DEMOKRATİK YAPILANMA
Bir insan, nasıl durup dururken ve sebepsiz yere, doktora giderek, muayene olup ilaç almazsa; Duyarlı, Erdemli,Hikmetli,Bilinçli,İyi Kişilerde; boşuna ve laf olsun diye, Türkiye'nin; bir İdari Reforma ihtiyaç duyduğunu söylemez ve yeniden yapılanma modelleri üretmez. "Gelene ağam, gidene paşam / Nerde çalgı, orda kalgı / Ye iç, gül geç / Ne iyi, böyle yaşam" diyerek; sistemin böyle işlemesinde, çıkarı olanlarla uyuşup, onlara katılır; Ve”Yeni Türkiye,2023’te;Sıfır-O Sorunlu, Medeniyetler Buluşmacısı, Bölgesel Aktör.Kainat Devleti olacak”M-Ruhban Masalı ile gününü, gün etmeye çalışır. Ülkeyi yönetenler, görevlerini; dürüst, cesur ve ilerigörüş ile yerinde, zamanında ve gereğince yapsaydı; bölücü etnik terör, mafya, kaçakçılık, hırsızlık, dışabağımlılık, ekonomik kıriz, borç, enflasyon, yolsuzluk, işsizlik, yoksulluk, getto, gecekondu, betonlaşma, otopark,çocuk oyun bahçesi, yeşil alan, eğitim, sağlık, tarım, hayvancılık, şehircilik, yargı, polis,mit, tsk, nato,ab,gb,bod ve tırafik sorunu olmaz.Irakta; Askerin- tsk’nın başına, çuval geçirtilmez,Musulda;polis-ışıda esir edilmez, kaçakçılara ve teröristlere maaş bağlanmaz. Enaz 5 mn İşçinin, aylık ücreti; 1 BAÜ: 800 TL iken, MV 10 BAÜ maaş almaz. (*1.12.2014: Cumhuriyet Altını: 600TL,1$:1.24TL,MV maaşı:15 bin TL+6 bin TL.* Türk Halkının,enaz yarısının aylık geliri; 1BAÜ: 1000 TL?? Yine, 13.3.2016: Başkentteki 5.ci terör saldırısında 37 ölü,70 yaralı. Ancak hükümet; duruma hakim,sıfır sorun ve sıfır komşuyla, kıskanılan Dünya devleti?1$;3.00 TL, BAÜ; 1300 TL,C.Altını;800 TL,Petolün Varili;40 $, ancak TC’de:Benzin-L;4.20 TL?*)** Yabancılara; imtiyaz, kapitülasyon tanınmaz,azınlıklara;ülkeyi bölme, TC’yi yıkma hakkı verilmez; ve bu derleme çalışmasını, yapmak zorunda kalmazdık! Bu Reform Çalışmasında ileri sürülen fikirlerin; çok istenmesine rağmen, ne yazıkki hiçbiri bana ait değil! Hükümetlerin; uygulamasını gözlemledik, okuyup, sorup, dinleyip, derledik!Ancak bazısını; uygulamadaki yanlışlıkları dikkate alarak; birleştirdik veya kısmen değiştirdik.Bu önerileri, uygulayacak,insanları ikna edip, yönlendirerek; iyi, doğru ve güzeli;başarıp gerçekleştirecek;güç, beceri ve yeteneğim yok.Duygusal ve vicdani sorumluluk bilincine sahip, bir TC Vatandaşı olarak; akıl ve bilgimin erdiğince, yanlışlara dikkat çekip, doğruluğuna inandığım şeyleri, açıklıkla önerdim. Gerisi, Türk Halkını seven; inançlı, aydın, idealist, vicdani sorumluluk bilincine sahip, erdemli, hikmetli, takva ehli, salih-saliha kişilere kalıyor! Neden 1944’ten beri, Türkiye kalkınmıyor ve mucit, fedakar, sorumluluk sahibi, idealist, araştırmacı bilim ve yurtsever teknik eleman yetişmiyor? Çünkü; Birinci neden; Ezberci, Dersaneci, Giriş Sınavlı, taban puanlı,Çakma- Kakma Eğitim Sistemi! Diğer neden ise Marifetin, iltifata tabi olmasına rağmen; Aydınlara karşı duyarsız kalınıp, kamu görevlerine; siyasi nedenle kayırma yapılıp, işinin uzmanı, görevinin ehli ve topluma yararlı bir amacı olmayan, liyakatsiz,yeteneksiz,silik, kıskanç, vicdanı kiralık, TC düşmanı, ikiyüzlü, yalaka, hatta hırsız ve hain kişilerin atanması!*26 yıllık Memurluk dönemimde; görevinin ehli, liyakatli, işinin uzmanı, bilinçli, ilkeli, pirensipli, dürüst, cesur,öngörülü,pilanlı çalışan, görevini; yerinde, zamanında, gereğince yapan; sadece 5 DEVLET MEMURU gördüm? Ayda bir kitap okuyup; Kitaptan aldığı, doğru bilgiyle; Akledip,düşünüp, sorgulayan; Aydın, bilgili, bilinçli, ilkeli, ilerigörüşlü, hikmetli İnsan olarakta,5 kişi tanıdım? Biri,para ve makama kulluk eden; sözde Dindarların, şeytanı evliya edinen, ruhbanların dışladığı,üst bir göreve getirilmeyen;gerçek sağcı, Kuran Müslümanı, dördü ise Sol görüşlüydü!
Kaza geçirip ameliyat edilen;ruhen sağlıklı,özgüvenli,kendiyle barışık,yaşam sevinci,gelecek ümidi olan bir insan vücudu; nasıl doğal olarak ve kısa sürede, hücrelerini yenileyip, kendini iyileştirirse; ülke yönetimlerinde zamanla ortaya çıkan;hata,aksaklık, eksiklik ve yanlışlarda;" Devlet yönetimi, boşluk kabul etmez!", Toplumsal Kuralı gereği; resmi, özel veya dış güçler,hatta mafya ve terör örgütlerince; değiştirilip, doldurulup, kullanılıp, giderilmektedir. Ancak sistem, insanları; yalanla, yasakla, yolsuzluk, yoksulluk, baskı ile Solcu,Faşist,İrtica,pkk–dhkpc Terörü,Paralel-Fetö gibi, hayali öcü-canavar korkusu ve yargı dayatmasıyla idare ediyorsa! Yönetim; Devlet organlarını; yasal ve sağlıklı bir şekilde;TC Vatandaşlarına;sevdirip,sahiplendirip,savundurup,korutamıyor ve muhalif alternatifini, oluşturmamışsa; ülkede Özgür Basın, Güçlü STÖ,Vesayetsiz Kuvvetler Ayrılığı, Yargı Bağımsızlığı, Hukukun üstünlüğü, Yerli,milli,üretici Özel Sektör,Düşünce ve İfade Özgürlüğü ile 2 Partili Demokratik bir sistem ve bunu sağlayacak,sahiplenip yaşatacak,Cumhuriyet ve Demokrasinin Organları ile; inançlı, bilgili, bilinçli, duyarlı, ilkeli, ilerigörüşlü, idealist, cesur, vicdani sorumluluk sahibi, yasal, meşru ve akılcı tepki gösterebilen, dürüst ve fedakar vatandaşlar, çoğunlukta değilse, etkili bir Kamuoyu yoksa; orada kaos vardır. Değerler, kavramlar karışmaya, dengeler sarsılmaya başlar. Trafik kural ve işaretleri konulup ve buna uyulmadan; nasıl sağlıklı bir ulaşım sistemi, oluşturalamazsa: Güvenlik,Siyasi ve Ekonomik İstikrar sağlanıp, İnanç, Düşünce ve İfade Özgürlüğü tanınıp, kullandırılmadıkça da; Demokrasi kurulup yaşatılamaz. Değişik söz ve farklı düşünceler, demokrasinin trafik işaretleridir. Kurallar, doğru konulup, çoğunlukça uyulursa; o ülkede huzur ve gelişme sağlanır. Kötüler; binde bir oranındadır.Bana neci, nemalazımcılar çoğunluktadır. TC Nüfusu 70 milyon, Cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklu sayısı 100 bin. Ancak yinede 1 saatte 20 hırsızlık oluyor. Bunun nedeni ise;Sömürgeci Yönetim Sistemi: Polisin; tam olarak, görev bölgesinin özelliklerini ve suçluları öğrendiğinde, başka yere atanması! Çözüm: Hakim, Öğretmen, Polis, Savcı ve Subayların; iklimine, kültürüne alışık olduğu, kendi memleketinde görev yapması. Asker, Polis ve Yargının; adalet, barış ve huzuru sağlamak için; 7 gün 24 saat, düşünsel ve eylemli olarak, kötüler ve suç örgütleriyle mücadele edip,suç işlenmesini, önlemesi gerekir. Polisi; binaya kapatıp, suç işlenince göndererek; suç işlenmesi önlenemez ve bu yöntemle suçlular yakalanıp;ülkede huzur,barış sağlanamaz. Beni; hırsız, kapkaççı soyup, tinerci, terörist yaralayıp, öldürdükten sonra; polis, suçluyu yakalasa; ne ifade eder? İyi şeyler; zorla, yasakla, baskı, ceza ve dayatmayla değil;örnek davranış, iyilik ve eğitimle olur. ASKER,POLİS VE YARGIÇ; İyilikten anlamayan, insan şeklinde görünen, vicdansız, şeytanlar içindir! Osmanlı padişahı 4. Murat; Ülkede hem huzuru sağlamak, hemde diğerlerine ipret olsun, çekinsin, suçtan uzak dursun diye; kötüleri yoketmiş. Toplumun çoğunluğundan farklı inançta olanları, fuhuş yapan, alkollü içki, afyon, hatta tütün içenleri bile öldürtmüş? Ancak sonuç değişmemiş! İngiltere ve Fıransa gibi devletler; ülkelerinde huzuru,barışı,demokrasiyi, gelişmeyi, kallkınmayı; suç işleyen kötüleri,ailesi ile birlikte, sömürgelere sürgüne göndererek ve çocuklarını okutarak,en kötüleri asarak,sağlamıştır!
Ülkesini seven, akledip düşünen, ancak geleceği ışıklı, aydınlık değil! Türk Tarihinin karanlık günlerinden olan:1821-1918 yılları gibi, görenler; üzülür, mutsuz olur. Karanlığın habercisi sorunlara; kalıcı ve gerçekçi çözüm bulunmadığını, yetkililerin; kısır çekişmeler,kayıkçı kavgası, tören, toplantı, israf sarayı yapımı ve Dünya gezileriyle günlerini geçirdiğini veya aile sorunları içinde boğulduğunu; görüp, okuyup duydukça, daha da yıkılır. Birleşmiş Milletlere üye 190- 210 ülke içinde; Lise eğitiminin zorunlu olmadığı,ancak İlkyardımın,Meşru müdafaa ve silahla ateş etmenin bile öğretilmediği; TAE’nin, zorunlu olduğu,Lise ve Üniversiteye;Giriş sınavıyla girilen!Osmanlı Devletini yıkan, Kerkük, Tılafer,Bayır Bucak,Batı Tırakya,Gagavuz,Kırım,Ahiska Türklerini;Türkiye dışında bıraktıran;Türk düşmanı, sömürgeci bir ülkenin, yabancı dilinin, zorla okutulduğu, Gelişmekte olan (*geri kalmış, manda) ülkeler grubunda yer aldığımızı; Bilim ,Teknoloji ve Sanayi üretimi ile TL'nin alım gücünün;BM-UN raporları ve Döviz kurlarına göre 115. sırada olduğunu?? 1997’de: 170 (*2011’de ise 400) milyar dolar: (*kamu ile devlet garantili; bakanlık,belediye ve özel sektör) dış ve iç borcumuz bulunduğunu; 1974 yılından sonra, bir türlü % 40 ile % 70’lerden aşağı indirilemeyen, ekonominin termometresi gerçek Maliyet Enflasyonunu! 3-5 eşkıya,çapulcu sürüsü, pkk terörünün; sözde başını ezmek, belini kırmak, dize getirmek,bitirmek,yoketmek ve silmek için; 1978-1984’den sonra,pkk ile mücadele eder görünme bahanesiyle;silah,araç alınarak;100 milyar dolarlık, milli servetin; boşa harcandığını?(*1978,1984-2016 arası pkk;binlerce TC Vatandaşını, acımasızca öldürmüş, Türk Halkına- Devletine; 500 mr $ aşkın ekonomik zarar vermiştir!) Halka hizmet etmek, onlara yardımcı olmak, işlerini kolaylaştırıp, hayatı yaşanır hale getirmek için; maaş ödenen memurların, vatandaşa birde zorluk çıkardığını; sade yurttaşların; Polise, Jandarmaya, Mahkemeye, Tapuya, Nüfusa, Vergi ve Belediye; İnşaat Ruhsat İşlerine gitmeye, çekinip korktuğunu; Türk Gençleri için çok görülen 66(*Özel dahil 2011’de: 170 adet) Üniversite(Fakülte ve MYO) Sayısının: Japonya da 458, Abd'de ise 2000 adede ulaştığını ve haliyle 1997 yılında üniversiteye girmek için başvuran, 1.400.000 öğrenciden ancak; % 10'unun fakültelere, % 10’unun MYO ve % 10’ununda Açık Öğretime alındığını (*2012’de: 1.8 mn öğrenciden; 800 bini üniversiteye alınacak. Yine yarısı okuma imkanı bulamıyor). Geriye kalan % 70’in ise mutsuzluk ve umutsuzluğa itildiğini; Avrupa ülkelerinde bir doktora 150-300 arası vatandaş düştüğünü, Avrupadaki Sağlık Merkezi ile İbadethane sayısının, Türkiyenin tam tersi olduğunu!; Finlandiya’da sevinçle karşılanan; kar, hatta yağmur yağışının, bizde; alt yapısızlıktan, felaket olduğunu; Londra, Paris, Nevyork havaalanı veya Avusturya sınır kapısından; komşu ülke vatandaşları: 1-5 dakikada geçerken, TC Vatandaşlarının: "Siz Türksünüz" denilerek 1-2 saat bekletildiğini;Abd'de iki, Türkiye'de 15(*2014’de;4) kişiye bir Motorlu Taşıt düştüğü halde. Abd'de bir trafik sorunu olmadığı; her yıl sarhoşluk, aşırı hız,hatalı sollama ve kurallara aykırı davranış nedeniyle Trafik Teröründen; binlerce vatandaşın ölüp, milli servetin, boş yere yok oluşunu;okuyup görenler; bu olumsuz ortamda sağlıklı düşünüp, mantıklı hareket edemediğinden; umutsuzluk, huzursuzluk, mutsuzluk, saygısızlık, anlayışsızlık ve geçimsizliğe yönelmektedir.
TC Vatandaşlarının, dörtte biri; davacı ve davalı olarak, birbiriyle mahkemeliktir. 60 bin kişilik Ceza ve Tutukevlerinde, çoğu tutuklu yargılanan; 100 bin kişi kalmaktadır. Türkiye'de uygulanmakta olan sistemin; Atatürk'ün hazırlattığı; Anayasa, kanunlar ve oluşturduğu idari teşkilatla;1944 sonrası yürütülen, Türklük düşmanı politika sonucu, hiçbir ilgisi kalmamıştır!TC;abd-ab sömürgesi, emperyalizmin açık-serbest pazarı,hammadde kaynağı,abeye-GeBe,nato-bodun mandasıdır. Bağımsızlık, bağlantısızlık,halk iradesi ve egemenlik laftadır.1978 yılından beride,münafık ve fitnecilerce; pkk’nın merhametine terkedilmiş, itilip kakılan, sıfır sorunlu olamasada-sıfır komşulu, sözde kainat devletidir? 1920- 1938 şartlarında yapılanları; olduğu gibi koruyup, sürdürelim demekte, doğanın yasasına ve Atatürk'ün Türkiye'yi; ileri medeniyet seviyesine, ulaştırma felsefesine aykırıdır. Ancak 1944 ve özellikle 1970'den sonra, idari yapımızda meydana gelen değişiklikler; bilimsel ve teknolojik gelişmeye uygun ve olumlu yönde olmamıştır! Tüm dünyada devlet küçültülüp kamu görevlisi ve yerleşim birimi (*Örneğin Japonya ve Almanya) sayısı azaltılırken, bizde devlet herşey ve neredeyse herkes, kamu görevlisi olmuştur. Amerikayı ikinci defa keşfe gerek yok. Gelişmiş ülkeler ne yapıyorsa, bizde ülke şartlarına uyarlıyarak,Akıl ve Bilimin dediğini, yapmalıyız.
Niçin? Yeni bir Anayasa, Devlet Memurları Kanunu, Yerel Yönetim Kanunu, Siyasi Parti ve Seçim Kanunu ile Yeniden Yapılanmaya ilişkin çalışmaları yaptık? Türk Halkı, alınteri kazancından verdiği, vergilerle beni; 16 yıl, kurduğu devlet okullarında ücretsiz okuttu, 10 yıl yurtlarında barındırdı. 26 yıl süreyle; kaloriferli lojman, araç, telefon tahsis edip, üst düzeyden aylık maaş ödedi, yurt dışına gönderdi. Ben ise onca birikimimle, Halkın,devletin, ülkenin; hiçbir sorununu çözemeden, kalıcı ve yararlı hiçbir eser bırakamadan, hatta inisiyatif bile kullanamadan; kocaman bir odada, her gün 8 saat oturup, evrak imzaladım.(*TC Devleti Kurucusu ATATÜRK; 4 BİN KİTAP OKUMUŞ! Ben, yalnızca 500 kitap okudum ve bu Derleme çalışmalarını, yaptım? Aklım ve gönlümde oluşan düşünceleri; Yetenek,Beceri ile Fiziksel,Ruhsal donanımıma uygun, bir okula gitmeyip, yaratılış amacıma uygun işi yapmadığım için;düşünce ve amacımı, hayata geçiremeyip,başarısız ve mutsuz oldum! Başkent- Gazetecilik,Hacettepe-Turizm ile İstanbul-İktisadi Ticari İlimlerde okudum ve AÜ. SBF- Siyaset ve İdare-Kamu yönetimini bitirdim.ÖSYM’nin ;Y.Lisans sınavını kazandım ancak, Mülakat sınavını kaybedip,Mastır yapamadım!).Bu kadar, eğitim, öğretim, bilgi, görgü ve tecrübeden sonra; görev, yetki ve sorumluluğumun; bir imza ile sınırlı olması, beni rahatsız etti. Vatandaşın; benden beklentisi ile devletin bana tanıdığı, verdiği görev, yetki, sorumluluk ve hizmet etme imkanı; birbiriyle uyuşmuyordu! Vatandaşın; sorununu dinliyor, görüyor, ancak çözüm getiremiyordum. TC’nin Mevzuat ve teşkilat yapısı; sanki Vatandaşa zorluk çıkarmak, eziyet etmek, onu üzmek! TC Devletinden; soğutup, düşman ,mutsuz,umutsuz etmek için özellikle oluşturulmuş! Nankör duruma düşmemek, Türk Milletine olan; vefa borcumu ödemek, bana verdiği, sağladığı; kişisel ve maddi imkanların, vebalinden kurtulup, vicdanımı rahatlatmak için;Yönetim sisteminde gördüğüm; aksak, eksik, hata ve yanlışları; aklımın erdiği kadarıyla ve çözümüyle;Türk Milletine göstermek istedim. Aklın yolu bir, hatanın neresinden dönülürse kâr ordaymış. Aslında; Edison,Erikson, Tesla, Bil Geyt gibi bir buluşçu, Topolov, Kalaşnikov gibi bir teknik eleman veya Oğuz Kağan,Bilge Kağan, Mete-Metin Han, Selçuk Bey, Osman Gazi,Mustafa Kemal Atatürk gibi, birlik kuran bir önder, olmayı isterdim. Ancak, Tanrı: beni; doğaya,tarihi konulara duyarlı ve ilgili yaratmış.Hukuk ve Kamu Yönetimiyle ilgili birikim,toplumsal sorunlara ilişkin görüş ve düşüncelerimi; TÜRK HALKININ ve Vicdani sorumluluk bilinci taşıyan; Siyasilerin; bilgisine sunuyorum. Çalışmalarımı yönlendiren, duygusal bir insan olmam ve TC'ye olan borçluluk hissidir. Hiçbir siyasi parti,etnik topluluk, inanç gurubu, düşünce ve kuruma; hizmet etme veya karşı çıkma, amacım yoktur! Türk Milleti ve TC Devleti için acil olarak yapılmasını gerekli gördüğüm ve doğru olduğuna, yürekten inandığım, düşünce ve çözüm önerilerini, derleyip, yazdım. Selçuklu ve Osmanlıda; kalabalık ordusu ve çıkarcı, bencil yöneticileri olan, sözde bir Türk Devletiydi;ama halk küstürülüp,sorunları, zamanında çözülmediği için; diğer 150 Türk Devleti gibi, yıkıldı gitti.TÜRKİSTANDA;İdil,Ortalık Asya, Kafkasya ve Balkanlardaki;7 Türk Cumhuriyeti ve 20 ülkede; 120 ile 300-500 mn arası, Türk Halkına mensup, bölünüp parçalanmış insanlar, anavatanında,atayurdunda;yüzlerce yıldır, özgürlükten yoksun, devletsiz, sömürge olarak yaşadı ve halende bu durumda olanları var. Tarihten ve Çevresindeki gelişme ve olaylardan; ders, ipret, öğüt alıp,birlik olup, aklını ve cesaretini kullanmayan, işini; zamanında ve gereğince yapmayan, sorumsuz, ilkesiz, idealsiz, öngörüsüz insanlar; nasıl hayatta rezil oluyorsa; tarihini bilmeyen ve ulusal amaç belirleyip,ULUSALCI EĞİTİMLE; GENÇLERİNİ, geleceğe bilinçli hazırlanmayan milletlerin, durumu da böyledir. Geçmişini bilmeyen;gerçekçi bir Amaç belirleyemez ve Çocuklarına iyi bir gelecek kuramaz.
Devlet memurluğuna girdiğimde;tüm memurluk süresinde,insana; insanca davranan ve amirine yalakalık yapmayan, çok ender gördüğüm bir yetkiliye;Vatandaşa daha iyi hizmet vermek için; Hangi Kitap ve Kanunları okuyayım, diye sorduğumda;”Hiç okuma,şartlara ve aklına göre davran! Şikayet edilirsen;açıp Kanunlara bak;kendini savunmak için açık tarafını ara!Yasayı Bilirsen, uymak zorunda kalır; Halka hiç hizmet edemezsin? Sen o koltuğa gelen,ilk kişi değilsin! Senden önce onlarcası geldi ve çoğuda senden daha akıllı, becerikli ve teçrübeliydi! Gördüğün sorun, öncedende vardı.Birşey,tümüyle iyi- doğru- yararlı veya kötü-yanlış-herkes için zararlı değildir? Aldığın her karar ve yaptığın her iş, birine dokunur! İyi Memurluk Kuralları;Ye,Yedir, İç,Gül Geç, Görme, Duyma,Bilme,Kaçma,Karışma, Karıştırma, Çalışıyormuş gibi yapıp, ancak çalışma!?” Bu öğütlere uymadığım için;15 soruşurma geçirdim, mahkemede yargılandım,mümtazen terfi edemedim, aferin kademesi alamadım, birinci sınıf idareci olamadım ve üst düzey görevlere yükselemedim!Bir amirim, sicilime;müstakil görev yapamaz, yazmış! Biride;“Çalıyı,tersinden sürüyor,puroplem çıkarıyorsun. Sende ruhsal bozukluk var,idarecilik nosyonu yok,tedavi ol”,Öneride bulunduğum bir amirimde; Haddini bil,terbiyesiz,ukala!Sen kimi oluyorsunda,bana akıl vermeye kalkıyorsun! Sen akıllı olsan,bu koltukta oturur,ben ayakta durumdum”,demişti!? 26 yıllık Memurluk döneminde; 16 kez tayinim çıktı,22 valiyle;7 İl ve 9 İlçede çalıştım ve pes edip;emekli oldum?
*Bu Parağraf; Yeniden Osmanlıcılık yapmaya çalışanlar ile batı işbirlikçisi,ikiyüzlüler içindir:
Göktürkler, diktikleri Yazıtlarla; Türk Ulusunu uyarıp, öğüt verdi. Selçuklular, Türkiyeyi; yeniden özgürleştirip, Türklüğe kazandırıp, tekrar Vatan yaptı. Osmanlılar ise 623 yıl; dönme, devşirme, ruhban,tarikatçı ve azınlık ırkçılarıyla birlik olup:Türklüğü;”Etrakı bi itrak” görüp, dışladı. Türklerin; askerlik-cihat diye canını aldı, vergi-öşür-zekat diye, malını,angaryayla emeğini çaldı. Kadı, Zaptiye,Eşraf,Ağa,Ayan,Şıh, Dede baskısıyla; inim inim inletti, Yenilgiyle biten Savaşların, Cephelerinde; aç, susuz, hasta, hatta mermisiz; 8-10 yıl, sürüm sürüm süründürdü!” Osmanlı döneminde; ne Padişah Anneleri,nede Başbakanlık ve Şeyhül İslamlık makamına getirilenler içinde; Türk soylu kişi yoktur? Kuralcılıkla, törenle, bidat, hurafe, israiliyat,tarikat, mezhepçilikle, saray yapımıyla uğraşmaktan; bilim ve tekniğe vakit ayıramadılar. Osmanlıyı yönetenler; ne, vatandaşı yaptıkları halka; Türkçe öğretip, okullarda Türkçe okutup, Türkçe konuşturdular, nede zorla veya iyilikle; örnek, güzel davranışlarla, özendirip yönlendirerek; Müslüman yapıp, Namaz kıldırdılar! Osmanlının; Bugünkü TC Vatandaşlarına bıraktığı Miras: 3 bin Cami! (*Dinsizlik, sapıklık, darülharp, deccaliyet vb sıfatlarla tanımladıkları; Cumhuriyet Döneminde yapılan Cami sayısı ise yüz bine yaklaşmıştır! Aynı zamanda Halife olmasına rağmen, Mekkeye Hacıya giden; Osmanlı Padişahı yok! Cumhuriyet döneminde ise yılda 70 bin kişi, Hacca gidiyor! İşin dahada garip tarafı;Öğlen, bir abd dolarlık;tavuk döneri dürümüyle karnını doyuran,saf TC vatandaşı; Padişahı ve Saray yapıp, Saltanat sürmesini savunuyor,hatta Osmanlıyı;Atatürk yıktı diyor?). 1954 yılına kadar ödenen (*1854’ten itibaren alınan,400 mn Altın) Osmanlı BORCU!1856’da emperyalist batının, azınlık ve bankaların;SATAR ÖDERSİNİZ,kakma aklı ve dayatmasıyla, çıkarttıkları; “Mülk Allah’ındır” İlahi Yasasına aykırı; kardeşi kardeşe düşman eden, çarpık şehirleşmeyi,tırafik terörünü, beton yığınını doğuran, yeşili,Tarımı yokeden, gelir dağılımı ve adaleti bozan; TAŞINMAZDA ÖZEL MÜLKİYET FİTNESİ ile Komşu Halkların; Türklere düşmanlıklarıdır. Osmanlı; binlerce Şehit verilerek, Yurt yapılan, Vatan topraklarını: 1683 Viyana bozgunundan başlayarak- Birinci Dünya Savaşında; 2 milyon Şehit ve Esiri gözardı ederek, imzaladığı;ordunun terhisi, silahların teslimi ve ülkenin işgali; şartlarını taşıyan;31.Ekim.1918 tarihli,Mondros teslimiyet-düşmana kulluk sözleşmesiyle birlikte, kaybetti! TC Devleti Kuruluş Belgesi:Lozanı;Atatürk imzaladı!Lozan hezimettir, diyen Münafıklar; 1923-1938 şartlarında Atatürkün yapamadıklarını, eksik yaptıkları ile yanlış ve hatalı olanları;1938-1997,2016 yılları arası,düzeltip, olması gerekeni gerçekleştirselerdi ya! Pekiyi,Mondros ile Sevri kim imzaladı? Başkent İstanbul: 13 Kasım 1918 den- 6 Ekim 1923’e kadar: 5 devlete (*ingiliz, fıransız, yunan, italyan ve abd !?) ait; 81 bin düşman askerinin, işgali altında kaldı! Cumhuriyet düşmanlarına, soruyorum? Bu 81 bin düşman askeri; 5 yıl İstanbulda ne yaptı? Nerede yattı, cinsel ihtiyacını nasıl giderdi? Köprü altındamı yattı, oruçmu tuttu? Nasıl utanmaz bir yüz varki; 5 yıl, düşman işgali altında kalan, bir şehrin; ilk fetih yıldönümü kutlanıyor! ***** 29 EKİM 1997 *****
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL İDARİ DÜZENLEMELER
*ÇAĞDAŞ, MODERN BİR DEVLET İÇİN YAPILANMA MODELİ
1-Devletbaşkanlığı Sistemine geçilmesi; Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık kurumunun birleştirilip, Ülkeyi Yönetme; sorumluluk, görev ve yetkisinin, tek elde toplanması.*Cumhuriyet döneminde zaten, hiç; hem C.Başkanı,hemde Başbakan,birlikte ülkeyi yönetmemiştir! Biri,diğerinin,gölgesinde kalmış ve yardımcısı durumuna düşmüştür?Örneğin;Atatürk,İnönü,Menderes,Demirel, Özal, Ecevit, Erdoğan dönemleri?
2-İki partili siyasi sisteme geçilmesi:
a) Merkezden aşırı sağa kadar; milliyetçi ve muhafazakar görüşler;HİLAL PARTİSİ'nde yer alacak. Solcu, Demokratik Sol, Sosyal Demokrat ve Devrimci çizgideki kolları ise ULUSAL SOSYALİST PARTİ'de bir araya geleceklerdir.*(Ekim 2014: 95 Siyasi Parti,Seçimlere 14 SP katılıyor ve TBMM’de; 4 Partiden MV,var!)
b)Siyasi partiler;Dünyanın her yerinde ve her dönem, bir felsefi düşüncenin, siyasi fikrin takipçisi olmuşlardır. İnsanlık tarihinden beride;SAĞ ve SOL, felsefi düşünce olmak üzere, iki temel, belirleyici, yönlendirici; toplumsal görüş ve siyasi,felsefi gruplaşma görülmüştür.
c) Demokrasinin gelişip kalıcı olabilmesi için iktidar kadar, muhalefetinde güçlü olması gerekir. Çok partili sistemde muhalefet güçlenemez ve ülkede; siyasi ve ekonomik istikrarda sağlanamaz. Örneğin: 75 yıllık Cumhuriyet döneminde 20 genel seçim yapılmış, 56 hükümet kurulmuş; ortalama görev süreleri 1,5 yıl ve her 3,5 yılda da bir Genel seçim olmuş!
3-TUCUM üye sayısı; 100 olmalı! (şimdi 550?).Partiler ve Seçmen; adayları tanıyamıyor, gereğince belirleyemiyor, çoğu millet vekili 5 parti değiştirmiş. Türkiye, nüfus durumuna göre; il, ilçe ve belde ölçeğinde 95 seçim bölgesine ayrılır ve her dar bölgeden; bir millet vekili seçilir. 5 MV’de Dış Türklerden, bağımsız sıtatüde Seçilir.
4-TCUM: Bakanlar, Millet Vekili sıfatı taşıdığından, gereğince denetim görevini yapamıyor. Bakanların, TCUM dışından atanması gerekir. Sadece Eğitim, Ekonomi, Güvenlik, Sağlık ve Yerel Yönetim gibi; 5 temel Bakanlık olmalı! Halen 38 adet Bakanlık var ve Türkiye neredeyse sorunlar ülkesi. Liman, balıkçı barınağı, santral yapılması gibi bazı kamu hizmetleri; 10-20 müdürlük ve 3-5 Bakanlığın, görev alanına birden girebilmektedir. Tüm kamu hizmetleri, ilgisine göre, bu 5 bakanlıktan biri tarafından yürütülmelidir.İleri ülkelerde yönetim sistemi ruhu budur.
5-Bakanlıklar taşra ile yazışma yapmayacak. İl, ilçe ve beldelerdeki (*Adliye, Polis, Askeriye-Ordu, TEO ve Üniversite hariç) tüm resmi kurumlar, belediyelere bağlanacak. İl, İlçe ve Beldeler; Anayasa, Kanunlar ve Hükümetin yayınlayacağı BKK'lar doğrultusunda, yetki genişliği, hukukun üstünlüğü, ulusal haklar, kamu yararı ve yerindelik ilke ve esasları gözetilerek, yerinden yönetilecek. Türkiye'nin il, ilçe ve beldelerinin sorunları, imkanları birbirinden çok farklı. Devlet; İstanbul, Hakkari ve Erzuruma; Tarım- Ziraat Müdürlüğü, İstanbula; Özel İdare,Tarım Md ve İl Jandarma Alay Komutanlığı, Tunceli ile Nevşehir Hacıbektaşa Müftülük açıyor! Ankara; her şeyi düşünüp özel durumları görüp bilemediğinden, bir il, ilçe ve belde için en doğru kararı vermesi, masa başında hazırlanan plan veya rapora göre iş yaptırması ve işlemi; Ankara'daki ailesinden, çevresinden koparılarak gönderilen, müfettişle denetletmesi;Türk Halkına istenen hizmeti veremediği gibi, zaman ve para israfına da yol açarak, sorunların daha da büyümesine neden olmuştur. Türkiye'de halkın alın teri vergilerle kurulmuş, faaliyet göstermeyen; bir sürü fabrika (*Kırşehir, Darende, Burdur, Erzurum), okul, sipor salonu, yüzme havuzu var! (*Dörtyol, Denizli, Baskil, Kırşehir ve Bilecik…). Hükümet, Ankaradan Türkiyeyi yönetemiyor. TC Devleti, 1938 yılında; 3 UÇAK ve bir TOP fabirakası olan, borç almayan, dünyanın kendi kendine yeterli, 7 ülkesinden biriydi!1974 yılına kadar ise kendi kendine yeterli, 10 Tarım Ekomisinden biriydi? Enflasyon, Tırafik,Terör,Borç sorunu, Üniversite Sınava Hazırlık Dersanesi, yoktu! Et,Saman, Buğday, Pamuk, İpek kumaş, mısır, gılikoz,sigara,alkollü içki,pirinç, patates, bebek bezi, ithal etmiyordu?
6-İl, ilçe ve belde belediyeleri; birbirinden özerk olarak, nüfuslarına göre bu adları alacaklar. Her yerel yönetim Anayasa çerçevesinde, kendi kendini yönetecektir. Bir belediye sınırı; diğer belediye sınırına kadar devam edecek. İl, ilçe ve belde mülki sınırı ile belediye idari sınırı, aynı olacak. Ermenilerin isteği üzerine çıkartılan; ilçe ve belediye nüfusu, belediye ve ilçe sınırı, mahalle ve köy ayrımı, belediye ve özel idare, polis ve jandarma gibi, saçmalık ve garabetler kaldırılacak.
7-Defterdarlık, Malmüdürlüğü, Gelir Müdürlüğü, Vergi dairesi Müdürlükleri; Gelir Müdürlüğü adı altında il, ilçe veya belde belediyelerine bağlanacak.Devletin; Vergi, Harç ve Cezalarını, belediyeler toplayacak. Toplanan Vergi ve diğer Devlet Gelirlerinin, Dağıtımı:
A) % 20'i; Genel Bütçe- Hükümet payı olarak, Ankara'ya gönderilecek. Genel Bütçe; İl, ilçe ve belde belediyelerince gönderilen bu % 20'lik paylardan ve Egemenlik, Bağımsızlık göstergesi;Milli- Ulusal Para basımından oluşacak. Ankara bu parayla; TCUM, Devlet Başkanlığı ve 5 Bakanlığın (Dış temsilcilik, Eğitim, Sağlık, Adliye, Askeriye ve Polis dahil) tüm giderlerini karşılayacak.
B) Kalan % 80'lik kısmı ise toplanan yörede kullanılacak. Belediyeye kalan: %80'lik Vergi ve Diğer Devlet Gelirlerinin, kullanım alan ve dağıtım oranları :
a) % 50'lik kısım: Belediye'nin alt yapı ve teknik hizmetleri ile sağlık, çevre, personel vs tüm Belediye giderlerine kullanılacak.
b) % 10'luk kısım: Her ilde en az bir Devlet Üniversitesi kurulacak, Üniversite ilçe ve beldelere fakülte ve Yüksek Okul açacak. Belediyeler bu payı; yörelerinde hizmet veren Devlet üniversitelerine; Öğrenci sayısınca ödeyecek.
c) % 10’luk kısım: İl,ilçe ve Beldedeki Devlete ait TEO’ lara (İlköretim ve Lise) dağıtılacak.
d-1) % 10'luk kısım ise:Adalet ve Güvenlik Hizmetlerinin yürütümü için;Bina, araç, gereç, altyapı ve cari giderlerine harcanmak üzere; Belediyenin dahil olduğu bölgedeki TSK-Ordu ile Adliye ve Polise; Yargı,İç ve Dış Güvenlik hizmetlerinde kullanılmak üzere, personel sayısınca verilecektir.
2)Ancak TSK mensuplarının aylıkları, Ordu kışla, Eğitim birlikleri, Askeri okullar, TSK’nın silah, askeri malzeme alımı ve diğer giderleri ile Yargıç ve Polislerin Aylık maaşları ve hizmet giderleri, Güvenlik Bakanlığınca, merkezden gönderilecek, Hükümet Genel Bütçesinden ödenecektir.
8-a) Halkın, mutluluk ve kalkınmasına bir yararı görülmeyen, sembolik İl Genel Meclisinin kaldırılarak görev, yetki, sorumluk, imkan, araç ve personelinin, Belediyelere devredilmesi.
b)Belediye Şehir Meclisi Üyelerinin; tamamen,Mahalle ve Köy Muhtarlarından oluşturulması.
c)Belediye Şehir Meclisinin; ayda iki gün süreyle toplanarak, yöre sorunlarının, görüşülüp çözüm üretilmesi.
d)Belediye Şehir Meclisi; Belediye Bütçe tasarısını görüşerek kabul eder, Belediye karar, işlem ve harcamalarını; Basın-STÖ yoluyla; 7 Gün-24 saat gözetip, denetler.
9-Türkiye'nin; 5 Ordu ve 11- 14 İdari Bölgeye Ayrılması. Bölge meclisi üyeliklerinin; bölgeye dahil il, ilçe ve belde Belediye başkanlarından oluşması. Bölge Meclislerinin, yılda 4 defa ve 2 gün süreyle toplanıp, genel düzeyde bölge sorunlarını görüşmesi ve Belediyeleri bağlayıcı kararlar alması. Belediyeler Birliğine katılmak zorunludur.
10-TC Devletini Oluşturan Organlar, Kuvvetler ve Unsurlar:
A- Devlet, TC Halkına, hizmet için vardır. Görevi,Vatandaşların;can,namus- ırz ve mal güvenliğini, koruyup sağlamak.Vereceği altyapı hizmetleriyle hayatı kolaylaştırıp, güzelleştirmektir. Devletin aslı, esas sahibi, temel unsuru Halktır. Devlet Memurlarının görevi, Halka hizmettir. Halk, Ülke Yönetimine, demokratik kurumlar aracılığı ile katılır. Halk, Devlet Memurlarını; 7 gün 24 saat, karar, işlem anı, hizmet ve harcama sırasında;Basın ve STÖ’ler yoluyla,gözetip denetler. Çünkü harcanan kendi parası; yönetilende kendisidir. Devletin, Halktan gizli; hiç bir karar,harcama,örtülü ödenek ve işlemi olamaz.Devletin,hiçbir gelir ve gideri;fona,ajansa,vakfa vs aktarılıp, Bütçe dışında tutulamaz! Çağımız bilgi,açıklık-şeffaflık ve iletişim çağıdır. Devletlerin bile birbirlerinden gizlisi kalmamıştır. Halk,eğitim,öğretim,STÖ ve basın-medya yolu ile bilgilendirilir. Karar, tercih-seçim halka aittir.Kimse,Halk adına;TV,Gazete yayınını sansürleyemez ve kitap,internet tercihinde bulunamaz?Demokrasilerde;RTÜK,Muzur Kurulu,TRT,A.Ajansı,Basın İ.K, olmaz.Basınla ilgi hizmetleri, Hükümetten bağımsız olarak,Basın Odası yürütür
B- Devlet iç ve dış sorunlarını; konuşarak diplomasi yolu ile çözmeli. Ülkeye dışardan doğrudan silahlı işgal hareketi ve pkk gibi, bölücü,yıkıcı örgütlerin,başkaldırı ve içsavaş ıkarmaya yönelik, eylemleri olmadan, savaşa baş vurmamalıdır. Osmanlı Devletini; 1630 ve 1690’da yapılan, İran savaşı sarsmış, 1683 Viyana-Avusturya ve 1774 Rus savaşından sonra ise bir daha kendini toplayamamış. 1914'te ise çok hatalı,öngörüsüz, sanki intihar edercesine katıldığı; I. Dünya Savaşında yıkılıp gitmiştir. Ülkedeki tüm dengeler, bu savaşlarda bozulmuştur. Yine TC Devleti, tarihten ipret, öğüt almayarak;Türk düşmanı;ingilizin torunu-abd-nin oyununa gelip; 1950-1954 arası; Kore savaşına katılıp,natoya manda olmuş,yeniden batıdan borç almaya başlamış, milli silah sanayisini kapatmış? abd’nin yönlendirmesiyle sürüklendiği;1974'teki mantıksız ve amaçsız; Kıbrıs Savaşı ile bozulan, ekonomik ve siyasi istikrarını, bir türlü düzeltememiş, yükselen enflasyonu, tek rakama, yıllık % 5’in altına indirememiştir. Bunlar yetmez gibi,ab’ye- GeBe kalmış?Bod puroje yılanına sarılmış, tsk’nın başına;abd-nato çuvalı giydirilmiş, polis ise elçilikte ışıda esir düşürülmüş, halk; terör örgütü pkk elinde perişan edilmiştir.Pkk amacı;kürt kimlik ve birliği oluşturmak,kürt devleti kurulup,BM’ce onaylanıncaya kadar,Türk Halkını oyalamak,TC Devletinin parçalanmasını gölgelemek ve Türkleri; TC Devletinden soğutup,Osmanlıda olduğu gibi,TC’yi; sahipsiz, savunmasız, korunmasız bırakmaktır! 1978-2016 döneminde hükümetler ve tsk;pkk ile savaşıyormuş tiyatrosu oynamıştır!Sonuç; ülkede, sözde Nitelikli Demokrasi kurulup,Üretim tesisi KİTLER kapatılarak Yeğniletilen, TC’siz, Yeni Türkiye; Kainat Devleti olmuş ve TC, tarihinin en yüksek Borç yükü altına sokulmuştur?
C- Kamu Hizmeti Veren Kurumlar:
İdarenin Organları:
a)Yasama: TUCUM ve milletvekilleri,
b)Yürütme: Hükümet-Bakanlıklar,
c)Yerel Yönetim: Bölge Meclisi-Belediye Başkanları, Belediye yerel Meclisi-Muhtarlar,
d)Yargı: Bölge Adalet Kurulu, İl ve İlçe Yargı Başkanlığı ile Hukuk ve Ceza mahkemeleri,
e)İç ve Dış güvenlik kuvvetleri: Polis ve Asker
Bu kurumlarda; Atanmış, İstisnai ve Seçilmiş Devlet Memurları görev yapar.
D- Hukuka dayalı, demokratik sistemi benimseyen ülkemizde, Halk; Siyasi Partiler, Baskı grupları, DKÖ, STK ve Meslek örgütleri vasıtasıyla yönetime katılır.
1- Meslek kuruluşları: Baro,Birlik,Borsa,Kooperatif,Oda,Sendika, Federasyon ve Konfederasyon
2- Sivil Toplum Örgütleri: Demek, kulüp, vakıf, dini grup ve topluluklar
3- Siyasi partiler: İki partili çoğunluk sistemi; Hilal partisi,Ulusal Sosyalist parti
4- Üniversite: Enstitü, Bilimsel Kurum ve Kurullar
5- Yazılı, sözlü ve görsel Basın: MEDYA: kitap, gazete, dergi gibi yazılı ve radyo, tv, müzik vb sesli, görüntülü, CD, bellek, disket, kaset ve bantların Yayımcıları.
E- Bu Toplumsal kurumların hiçbiri, diğerinden daha üstün veya daha önemli değildir. Hepsi karşılıklı olarak , birbirlerini gözetip, denetleyip, görevlerini;yerinde, zamanında ve gereğince yapmasını sağlarlar. Biri diğerini kapatamaz, çalışmasını engelleyemez. Toplumsal kurumların, tümü özerktir. Ancak bu bağımsızlık, onlara; yanlış yapma ve keyfi davranma hakkı vermez. Demokrasiyle yönetilen TC’de:Vesayet, gözetim ve denetim yetkisine sahip, tek devlet organı ve güç;Halktır.
TC VATANDAŞLIK KİMLİK NUMARASI
-TC Vatandaşlarına verilmekte olan Nüfus cüzdanlarında iki ayrı numara bulunmaktadır; biri seri no (örneğin: 101 283 284 gibi matbu), diğeri ise nüfus cüzdanının düzenlendiği nüfus idaresince verilen elle yazılmış cüzdan kayıt no (örneğin: 110 8688 gibi). TC No ise: 28097135016.
-Ayrıca Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü; 1996 yılında, Vergi Mükellefiyet Kimlik Numarası uygulamasını başlatmıştır. (Burdur'dan bir Vergi Mükellefi Kimlik Numarası örneğin: 48 20039001). Dikkat edilirse nüfus cüzdanı seri no ve Vergi M. K. Numarasının verilen il ile ilgisi veya vatandaşı tanımlayıcı bir özelliği yoktur. Temsil niteliği ve kullanım kolaylığı olmayan kuru bir rakam yığınıdır, örneğin Burdur'un il plaka ve Posta Kod No'su 15'dir. Konyanın kodu ise 42’dir.
A- Genel Hususlar:
1- Her yeni doğan TC. vatandaşına, nüfus cüzdanı düzenlenirken; nüfusa kayıtlı olduğu yer (il, ilce veya Belde) Nüfus İdaresince; TC Vatandaşlık sicil numarası verilir.
2- Kişilerin evlenmeleri hali dışında, nüfus kaydı nakledilmez. Evlenen kişiler için yeni bir aile sayfası açılır. Evlenen kadın ve erkeğin soyadı değişmez. Ailelerine ait eski soyadlarını kullanmayı sürdürürler. Çocuklar ise yalnızca ana soyadını alırlar.
3- Nüfus cüzdanları yine erkek ve kadınlar için karışıklığı önlemek amacıyla mavi ve pembe olmak üzere 2 ayrı renkte basılır.Buna rağmen,Aziz Nesinin kulakları çınlasın;yine cinsiyet karışıklığı olmaktıdır? Ayrıca belirleyici ve kolaylık olması için Vatandaşlık Sicil Numarasının üçüncü bölümünü teşkil eden; doğum kayıt sıra numaralarının, tek rakamlı sayıları erkeklere, çift rakamlı sayıları ise kadınlara verilir.
4- Fotoğraf;yıl itibariyle 18 yaşına girenlerin,N. Cüzdanlarına-Kimlik kartlarına konur.Bebek doğumu ve Kimlik kartı kaybında;İlkönce hemen,eski tip kağıt NC verilir. Çocuklar ,16 yaşına girince;NC; Çipli Kimlik kartı ile değiştirilir.Kayıplardada biray içinde yeni çipli K. kartı düzenlenir.
B- TC Vatandaşlık Kimlik Numarası:
TC Vatandaşlık Kimlik Numarası 3 bölümdür, örnekler: (Toplam; 10 harf ve rakamlı)
İL-42 - 97 -9999 (*İl Sayısı ençok; 95)
İ -405- 5 l -0149 (*İlçe sayısı ençok:405)
B-500- 01 -0001 (*Belde sayısı ençok:500)
l .Bölüm: Nüfusa kayıtlı olduğu yer Belediye Kod Numarası: Yerleşim birimleri: İl (İL), ilce (İ) ve Belde (B) harflerinin temsil ettiği gruplara ayrılır. Sınıflandırmada il, ilçe veya belde belediyeleri esas alınır. Belediyeler il, ilçe veya belde şeklinde gruplandırılır ve her grup içindeki belediyelere harf sırasına göre yeniden ayrı bir kot numarası verilir, örneğin 01 Adana il merkez belediyesi gibi.
Bir belediye sınırı, diğer bir belediye sınırına kadar devam eder. Mahalle gibi köylerde;belediye sınırı içinde kalır.İl, ilçe ve belde merkez belediyelerine bağlı köylerde;bu belediye mülki idari sınırları içine alınır. (İL),(İ) ve (B) harflerinin temsil ettiği grup içinde sıralanıp numaralandırılır. Örneğin:
İL- 42: Konya ili belediye kot numarası. (*En çok il sayısı: 95)
İ -053: Ereğli ilçesi kot numarası. (*En çok ilçe sayısı: 405)
B -007: Çakmak Beldesi kot numarası. (*En çok belde sayısı:500)
-Sınıflama yapılıp kotlar verildikten sonra kurulan yeni belediyelere, harf sırasına bakılmaksızın, dahil edileceği grubun son kot sayısının devamı verilir, örneğin: Kilis Belediyesi ilçe iken il belediyesi oldu, il grubundan kot sayısı olarak 80 numaranın verilmesi gibi. Adı değiştirilen il, ilçe ve beldelerin kodları,birdaha değiştirilmez.Yerleşim birimi adedi;asla 1000’i geçemez!
2.Bölüm: Doğum yılı: Doğum tarihinin, yıl kısmının; son 2 rakamı yazılır, örneğin: 1951- 51, 1997-97, (2001'den-01 gibi.
3.Bölüm: Doğum, kayıt, sıra numarası: l Ocak-31 Aralık tarihleri arasında o yer nüfusuna kayıtlı olarak, canlı doğanlara; nüfus idaresine başvuru zamanı-anındaki; doğum kayıt sıra numarası verilir. Her yıl ocak ayı başında;sıra numarası, yeniden l 'den başlatılır. Örneğin:9999, 0149,0001 gibi.
C- Bu uygulamanın yararları: TC Vatandaşlık Kimlik numarası ile kişiler kolaylıkla bilinir; sahtecilik, dolandırıcılık suçları azalır. İşlemlerde akıcılık, hızlılık sağlanır. Resmi vs özel kuruluşlar bilgisayarda nüfus kayıtlarına girerek, kişilerin medeni halini, adli sicilden sabıka durumunu, tapudan taşınmaz mal durumunu; sağlıklı ve hızlı olarak öğrenebilir. Yazışma gerekmez, zaman kaybı olmaz. Borç ve kredi işlemlerinde;doğruluk,sürat ve kolaylık sağlanır.İnsanlar, oyalanıp kandırılmaz, toplumsal denetim, hızlı yaptırım vs dolayısıyla insanlar arası, bir güven oluşturulur.
D- TC Vatandaşlık Kimlik numarasının; zorunlu olarak kullanılacağı yerler:
l- Nüfus cüzdan no su olarak.
2- Evlenme cüzdanı no su.
3- Pasaport no su.
4- Oy kullanmada sandık seçmen no su.
5- İmza ile birlikte yazılarak, imzaya geçerlilik, doğruluk, özellik, farklılık kazandırmak için, bilhassa çek, bono, senet ve sözleşmelerde; imzayı kuvvetlendirici ve güven arttırıcı olarak.
6- Vergi Kimlik- mükellef sicil no su olarak: Tüzel kişilik olan şirketler için Gelir Müdürlükleri; TC Vatandaşlık Kimlik numarası benzeri Şirket Vergi Sicil Numarası, vereceklerdir. Şirket sicil numarası 3 bölümlü olacak, 1.bölüme; şirketin kurulduğu il, ilçe ve belde kodu, 2.ye; şirketin kurulduğu yıl, en son 3. bölüme de; şirketin sıra no su yazılacaktır. Vatandaşlık Kimlik numarasıyla karışmaması için son bölümün başına: Anonim şirketlerde (A), Limitet şirketlerde ise (L) harfi getirelir. Toplam; 11 harf ve rakamlı.
-Adana il sınırlan içinde 1997 yılında kurulan; Anonim ve Limited şirket, Vergi Kimlik no örneği:
İL-01-97-A- 0411, İ-011-97- L-0111, B- 111-97-L-0001
7- Sosyal Güvenlik Sigortası; Emeklilik ve sağlık sigortası sicil no.
8- Banka hesap no su.
9- Kredili, taksitli alışverişte borçluluk no su.
10- Araç, plaka no su.
11- Araç ruhsat no su.
12- Sürücü Belgesi-Oto ehliyet no su.
13- Arsa, arazi, bina gibi taşınmazların tapu sicil no su.
14- Ev vs işyerlerinin elektrik, su, telefon, doğal gaz abone no su.
15- Dernek, vakıf, siyasi parti, oda, kooperatif, birlik vs. üyelik no su.
16- Temel eğitimden-yüksek öğrenime dek tüm eğitim kurumlarında okul, öğrenci no su.
17- Okul bitirmelerde lise, yüksek okul, fakülte diploma no su.
18- ÖSYM'de aday numarası olarak.
19- Meslek, sanat icrada, işyeri açma ruhsat izninde;Meslek Oda sicil no su.
20- Askerlik yoklama, katılma, yapma ve terhis no su.
21- Adli sicil, sabıka no su.
22- Memuriyet kurum sicil no.
23- İşçi, işyeri sicil no.
24- Silah taşıma, Bulundurma ve Av Tezkeresi sicil no.
E- TC Vatandaşlık Kimlik numarası verilmesi uygulamasına başlanıldığında: Geçici madde:
l. Nüfus kütüğünde ölü olarak kayıtlı bulunanlara; vatandaşlık sicil numarası verilmez.
2. Beş yıllık bir dönem içinde eski nüfus cüzdanları; yeni sisteme göre, sicil numarası verilmiş nüfus cüzdanları ile değiştirilir. (*Ders verilemeyen öğretmenler, nüfus idarelerinde yenileme çalışmaları için görevlendirilir).Öncelikle yeni doğan ile K.K.kaybedenlere ve 18 yaşına girenlere verilir.
3. Yeni TC Vatandaşlık Kimlik Kartı- nüfus cüzdanları; Bankamatik-Visa kartı büyüklüğünde ve kıredi kartlarıyla aynı özellikteki maddeden, çipli, manyetik olarak yapılır.
MÜLKİ İDARE BÖLÜMLERİ
A-Tüzel Kişiliği Olan; özerk Yerel Yönetim Birimleri:
a)İl, ilçe ve beldelerdir. Beldeler ilçeye, ilçeler ile, iller ise merkezi hükümetin yönetim organı olan, Bakanlıklara; doğrudan bağlı değildir. Bunların, birbirinin üzerinde; idari vesayet ve bürokratik denetim, gözetim yetkisi ve astlık, üstlük durumu yoktur. Aralarında izin alma, olur verme, atama, nakil gibi, bürokratik kırtasiye işlemleri yapılmaz. İl, ilçe ve beldeler; iç işleyişinde, özerk, özgür, bağımsız yönetim birimleridir. Anayasa, Kanunlar,Ulusal Haklar ve Kamu yararına uygun olarak, aldığı karar ve yaptığı işlem, harcama ve hizmetleri, Halk; demokratik kitle örgütleri ve basın-medya aracılığı ile 7gün 24 saat, gözetip denetler.
b)İl, ilçe ve belde statüsü, yerleşim birimlerine; coğrafi ve ekonomik durum ile yöre halkının nüfus sayısına göre verilir. Esas belirleyici unsur nüfustur. Ayrıca coğrafi şartlar, ulaşım ve ekonomik durumlarına da bakılır. İl, İlçe, belde kurulması ve değişikleri TCUM (Genel Kurul) kararıyla yapılır.
l-İl: Mahalle ve köyleriyle birlikte en az: 100,000-700,000 nüfuslu idari birimler,
2-İlçe (Kaza): Mahalle ve köyleriyle birlikte; 50,000-500,000 nüfuslu yerleşim birimleri,
3-Belde (Kasaba): Mahalle ve köyleriyle birlikte; 20,000 -100,000 nüfuslu birimlerdir.
c)İl, İlçe ve Beldelerdeki; Adliye, Polis, Askeriye-Ordu, TEO ve Üniversiteler hariç, diğer kamu kurumları Belediyeye bağlıdır.İl,ilçe ve beldenin,mülki idare amiri, belediye başkanıdır.
B-Tüzel Kişiliği Olmayan Yerleşim Birimleri:
Bucak (muhtarlık-nahiye): 5000-50000 arası nüfusa sahip yerleşim birimlerine Bucak veya Muhtarlık denir. Muhtarlıklar,kendilerine bağlı;mahalle,köy,semt ve diğer küçük yerleşim birimlerinden oluşur. Bucak; aralarında ulaşım bağlantısı olan en az; 5000 nüfuslu mahalle veya köy grubunun, müşterek adıdır. Bucak mülki idare amiri Muhtardır. Muhtarlar aynı zamanda bağlı oldukları il, ilçe veya belde şehir meclisi üyesidirler.Belediye şehir meclisine, ayrıca başka bir üye seçilmez.Bucak-Mahalle-Köy Muhtarlıklarının; Tüzel kişiliği yoktur,Bütçe hazırlamazlar. Özel idare müdürlüğü görev ve yetkileri belediyelere devredilmiştir. Belediye şehir meclisi il genel meclisinin de görev ve yetkilerine sahiptir. Bir belediye sınırı, diğer bir belediye sınırına kadar devam eder. Muhtarlığın karar organı ihtiyar heyetidir; Bir muhtar ve en az 4 asıl ve 4 yedek üyeden oluşur.
*Muhtarlıklara Bağlı Birimler:
1- Mahalle: 1000-20000 arası nüfusa sahip, il, ilçe veya beldenin; belediye binası çevresindeki bitişik ev grubuna veya şehrin en dışındaki eve; 40 Km'den uzak olmayan sahadaki; merkezin parçası, dağınık yerleşim birimi ünitelerine; mahalle denir.Her mahalleden bir asıl ve bir yedek, üye seçilir.
2- Köy: 1000-20000 arası nüfusa sahip, il, ilçe veya beldenin; belediye merkez binaları ile arasında boşluk olup, şehrin en son binası ile arasındaki uzaklık 40 Km den daha çok olan, mahalleden ayrı yerleşim birimine; köy denir. Her köyden; bir asıl ve birde yedek ihtiyar heyeti üyesi seçilir.
3-Mahalle ve Köy Bağlıları:
a) 1. Grup Bağlılar:
Nüfusları 200-1000 arası olup kom, mezra, oba, oymak gibi adlarla tanımlanan, küçük yerleşim birimleri; İdari açıdan arasında ulaşım bağlantısı olan; en yakın mahalle veya köye bağlanır. Bu yerleşim birimlerine, belediyelerce; her türlü alt yapı hizmetleri götürülür.
b) 2. Grup Bağlılar:
1)Nüfusu 200'den az olup,yurt, yurtluk, yaylak, güzle, kışlak, yazlık, çiftlik gibi adlarla tanımlanan bu çok küçük yerleşim birimleri, idari açıdan, arasında ulaşım bağlantısı olan, en yakın mahalle veya köye bağlanır. Ancak bağlandığı mahalle veya köyle arasındaki uzaklık; 20 Km'den fazla ise, bu yerleşim birimlerine belediyelerce, hiç bir alt yapı hizmeti götürülmez.
2)Bu tür çiftlik tipi işyeri ve evlere elektrik; güneş, rüzgar enerjisi veya jeneratörle sağlanır. Su;pınardan alınır, yer altından kuyu veya elektrikle çıkarılır.Haberleşme cep telefonu ve telsizle yapılır. Devletin; bu kadar küçük yerleşim birimlerine, hizmet götürmesi, hem savurganlık hem de mümkün ve akılcı değildir.
3)Türkiye'de yerleşim çok dağınık ve küçük ölçeklidir. Toplulaştırmayla sayılarının azaltılması gerekir, ileri ülkelerin tümü yerleşim reformunu yapmıştır.
C- 18.1.1991 tarihi itibariyle; Türkiye'deki yerleşim birim sayıları:
-İDARİ VE COĞRAFİ BÖLGE: 7
-İL: 73 (*1999'da 81 oldu.* 1963’de: 67 il ve 571 ilçe vardı)
-İLÇE: 829 (*31.12.2000’de: 852 ve 1.1.2008’de ise 923 oldu. 2011:892-2014:919)
-BELDE: 1159 (*Belediye Sayısı:30.3.2014:1394;Belediye sayısı azaltıldı!)
-BELEDİYE: 30 Büyük Şehir Belediyesi ile il, ilçe ve belde belediye sayısı toplamı: 2061(2012).
-BUCAK: 699 (*2011: 634- 2014: 372)
-KÖY: 35187 (*2011: 34390- 2014: 19212)
-MUHTARLIK: Mahalle ve Köy: 45 bin adet. Ayrıca 15000 adet Köylerin Mahallesi ve 20000'i aşkın sayıda ise 3-5-10-20 ev grubundan oluşan küçük; Kom, Mezra, Oba denen Bağlılar vardır.
-*1.1.2012:İl-81, İlçe-892, Bucak:634, Köy:34390* 1.1.2013: İl:81, İlçe:918, Bucak:632, Köy:34335
D- Bu yeni yapılanma modeline göre, idari düzenleme yapılarak:
1) Belediye sayısı: 1000 adet ve Bucak Muhtarlığı sayısı (*eski mahalle ve köy muhtarlığı) ise 20 bin ile sınırlandırılır. Hiçbir Devlet! 60 bin- 90 bin yerleşim birimine; yeterli Eğitim, Sağlık, Güvenlik ve Altyapı hizmeti götüremez! (*1.1.2015:Mahalle ve Köy Muhtarlığı sayısı: 53 bin.)
2) Yerleşim birimi sayısı, İdari Reformla azaltılır ve TCUM- GKK ile 1000 adet olarak sınırlandırılır:
a) İDARİ ve COĞRAFİ BÖLGE: 11-14 adet. Ordu Bölgesi: 5 Ordu Komutanlığı kurulur.
b) İL: 95, c) İLÇE:405, d) BELDE: 500
*NOT:Bu Reform yasasının ruhuna uygun olarak, BELDE BELEDİYE teşkilatı kaldırılır.Beldeler; Bucak olur ve ulaşım yönünden en yakın olduğu İL, İLÇE’YE bağlanır.Yönetim birimlerinden Tüzel Kişiliğini yalnızca İL ve İLÇE korur.İL sayısı;95, İLÇE sayısı ise 405’i geçemez.Toplam:500 TKYB
E- İllerin durumu:
1) İller; nüfus, ulaşım ve ekonomik gelişmişliklerine göre,yeniden değerlendirilir. Bağlı ilçe ve beldeler hariç, merkez nüfusu 100 bin veya 40 km’ye kadar mesafedeki merkeze bağlı mahalle ve köyleriyle birlikte toplam nüfusu 200 binden aşağı olan iller; ulaşım bakımından en yakın ile bağlanıp, ilçe sıtatüsüne dönüştürülür. Bazı özellikli ve diğer illere çok uzak yerlerin, il olarak kalabilmesi için; köyleriyle birlikte toplam nüfusunun, en az 100 bin olması şarttır.
2) İlçeye dönüştürülmesi gereken iller: İlçe ve beldelerle birlikte taplam nüfusu 400 binden az, çekim merkezi olamayan, kendi kendine yeterli düzeye ulaşamayan, göç veren iller: Adıyaman, Ardahan, Artvin, Bartın, Bayburt, Bilecik, Bolu, Burdur, Bitlis, Bingöl, Çankırı, Düzce, Erzincan, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Karabük, Kırşehir, Kilis, Muş, Siirt, Sinop, Şırnak, Tunceli, Yalova.
F- Bir İl, İlçe yada Belde Nüfusu; o yerleşim biriminin merkez mahalle ile bağlı köylerine kayıtlı kişilerin, toplam sayısından oluşur. Nüfus sayımı; Nüfus idaresince, Bilgisayardaki Nüfus sicil kayıtları üzerinden yapılır. O yerin nüfusuna kayıtlı olmayan, ancak o yerde oturanlar, nüfus sayımında dikkate alınmaz. Ölenler; günlük işlem yapılan, nüfus kayıtlarından silinir. Ancak arşivdeki nüfus; cd ve belleklerinde korunur. Yerleşim birimi nüfusu;a) o yerde kayıtlı ve sağ olan, b)veya orada oturup,çalışan, TC Vatandaşlarını gösterir.
* İDARİ-COĞRAFİ BÖLGELER, BÖLGE MERKEZİ VE BAĞLI İLLER
A-1) TC sınırları içinde bulunan yerleşim birimleri; doğal durumu, coğrafi yapısı, iklim şartları, birbiriyle olan ulaşım bağlantısı, altyapı sorunlarının benzerliği, sanayi, tarım ve hizmet sektörleri ile ekonomik potansiyeli, ticari ve sosyal ilişkileri, kültürel yakınlık ve nüfus gibi faktörler açısından, benzer özellik gösteren iller; (*dolayısıyla ulaşım yönünden yakın, bağlı ilçe, belde ve köyler) guruplandırılarak, İdari Bölgeler oluşturulur.
2) TSK, Ordu görev bölgelerini; bu bölge sınırlarını esas alıp ve birbiriyle ilgili idari bölgeleri, bir Ordu gurubunda toplayarak; 5 Ordu bölgesi, kurup konuşlandırır.
3) Bölge Meclisi: Bölgeye bağlı, İl, İlçe ve Belde Belediye Başkanlarından oluşur. Bölge Meclisi, Bölge Merkezi ilde kurulur. Yılda 4 defa, 2 gün süreyle toplanarak, bölge sorunlarını görüşüp çözer. Bölge Belediyeler Birliğine, bölgedeki tüm belediyelerin katılımı zorunludur. Bölge Meclisi ve Bölge Bel. Bir. Başkanı; Bölge merkezi ilin Belediye başkanıdır.
4) Bölge sistemi; ABD, Almanya, Çin, Rusya gibi gelişmiş ülkelerde ve İran gibi komşularımızda da uygulanmaktadır. Selçuklu ve Osmanlı bu sistemi uygulamıştı. Amaç; merkezin, taşranın işlerine karışma ve baskısını azaltıp, demokratik yerel özerklikle; halkın, devlete saygı ve bağlılığını artırmak.
B- BÖLGE MERKEZİ VE BAĞLI İLLER:
1-TRAKYA BÖLGESİ: Tekirdağ-4 (+1 Fatih)
Edirne, Fatih ili- Eminönü (Avrupa yakası), Kırklareli, İstanbul (Beyoğlu- Galata, Beşiktaş, Şişli, Sarıyer...), Tekirdağ.
2-MARMARA BÖLGESİ: Bursa- 6 (+1 Alparslaneli-Kadıköy)
Bilecik, Bursa, Alparslaneli- Kadıköy (İstanbul’un Anadolu yakası ve Marmara adaları), Düzce, Kocaeli (İzmit), Sakarya (Adapazarı), Yalova.
3-EGE BÖLGESİ: Denizli-7
Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, İzmir, Manisa, Muğla.
4-AKDENİZ BÖLGESİ: Antalya-4
Adana, Antalya, İçel (Mersin), Osmaniye
5-BATI ANADOLU BÖLGESİ: Eskişehir-4
Afyon, Eskişehir, Kütahya, Uşak
6-TOROSLAR BÖLGESİ: Konya-4
Burdur, Isparta, Karaman, Konya
7-ORTA ANADOLU BÖLGESİ: Kırıkkale-Atatürkeli-7 (+1 Atakent- Çankaya!)
Aksaray, Ankara, Atakent- Çankaya, Kırıkkale, Kırşehir, Kayseri, Nevşehir, Niğde
8-ORTA KARADENİZ BÖLGESİ: Kastamonu -7
Bartın, Bolu, Karabük, Kastamonu, Samsun, Sinop, Zonguldak
9- KUZEY İÇ ANADOLU BÖLGESİ: Çorum-4
Amasya, Çankırı, Çorum- Oğuzyurt, Tokat
10-GÜNEY ANADOLU BÖLGESİ: K.Maraş-5
Adıyaman, Elazığ, Gaziantep, K. Maraş, Malatya
11-DOĞU ANADOLU BÖLGESİ: Sivas-7
Ardahan, Erzincan, Erzurum, Iğdır, Kars, Sivas, Yozgat.
* - * - * - * - *
*12- DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ: Tırabzon- 7
Artvin, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Ordu, Rize, Tırabzon
*13- DOĞU BÖLGESİ: Batman-11
Ağrı, Batman, Bitlis, Bingöl, Diyarbakır, Hakkari, Muş, Şırnak, Siirt, Tunceli, Van
*14- GÜNEY BÖLGESİ: Şanlı Urfa-4
Antakya(Hatay), Kilis, Mardin, Ş. Urfa
**NOT:Vücudu kurtarmak için;Irkçılık Kanserine,terör tümörüne tutulup,Kangıren olan;Birlik, bereberlik, dirlik,düzeni bozan,çocuk kadın demeden,insanları öldüren,okul,cami, hastane, anbulans, iş aracı yakan, et ve tırnaklığı kabul etmeyen;parmak ve ayağı;TBMM’den savaş kararı çıkarıp, 1978’den beri,binlerce insanın ölümünün ve Türk ekonomisine verilen;500 mr abd dolarlık zararın, hesabı sorulup, sonrası;nizamı alem,devleti ebed müddet için; ameliyatla kesip,atmak gerekir! Osmanlı Devleti:bu yapılmadığı için;azınlık isyanlarıyla parçalanıp yıkıldı!Vatan toprakları onda bire indi ve külleri üzerinde 42 yeni devletçik kuruldu!Tarih;Ataların,öğüt ve uyarısını dinlemeyen,ipret almayanlar için tekrarlanır, bilinçsiz,idealsiz, ahmak torunları; aynı acıları,tekrar yaşarmış!
C-İDARİ SINIR DÜZENLEMELERİ
1- Ülkede, sağlıklı işleyen bir idari yapının kurulması, Mülki sınır anlaşmazlıklarının giderilmesi, güvenlik ve ekonomi gibi, temel kamu hizmetlerinin; hızlı, etkin, düzenli, zamanında, gereğince ve iyi bir şekilde verilebilmesi, yerel katılım ve potansiyelin değerlendirilmesi için bazı idari bağımlılıkların, yeniden düzenlenmesi gerekir.
2- Ayrıca, yerleşim birimleri arasında anlaşmazlık ve kavgaların azaltılması için; il, ilçe ve belde sınırlarının; akarsu, göl, demiryolu, karayolu ile doğal engebeler olan; dağ, tepe Alpin- sırt noktası- çizgisi, vadi, çukur, toprak rengi gibi, değişmez, kalıcı yerlerden geçirilmesi gerekir. Sınırları, iki tarafın İhtiyar heyetleri birlikte çizecek, anlaşmazlık halinde ise belediye veya bölge meclisleri sınırı resen belirleyecektir. İdari Bölgeler arası sınır anlaşmazlıklarını ise ilgili Bakanlık çözecektir. Sınır anlaşmazlıkları, Yargıya götürülemez ve Yargı; taşınmaz, toprak ve sınır anlaşmazlıklarına bakamaz. 3- Yol, ırmak, göl, esas olarak, hangi belediyece kullanılıyorsa, sahiplik ve bakımı onun yetkisine bırakılır. Yada sınır; deniz, akarsu ve göl ortasından geçirilip, su ikiye bölünür. Doğal engebe bulunmayan, yerleşim birimleri arasındaki sınır çizgisi;90 derece, düz, dik olarak, çizilip belirlenir.
D-İDARİ REFORM: Yerleşim Birimlerinde Yapılması Gerekli Değişiklikler;
1-İstanbul’un, Asya-Anadolu Yakasındaki Beykoz, Kadıköy, kartal, Pendik, Şile, Üsküdar gibi ilçeleri ile yönetim merkezi İstanbul arasında, deniz- boğaz olduğundan; fırtına, sis, taşıt trafiği vs nedenlerle ulaşım ve hizmet aksıyor, halk eziyet çekiyor. Kadıköy ilçesi; ALPARSLANELİ adıyla İl yapılarak; İstanbul'un Anadolu yakası ve Marmaradaki yerleşim birimleri, Alparslan İli'ne bağlanır.(bkz-ilgi: md-44 ve 45)
2-Marmara denizindeki 9 ada, Kartal ilçesine bağlanır.(Büyükada, Heybeli, Burgaz, Kınalı, Sedef, Tavşan, Yassı, Sivri ve Kaşık).
3-Ege deniz savunmasında birlik ve düzen sağlamak için; Edirne'nin Keşan ve Enez ilçeleri, Çanakkale'ye bağlanır.
4-Artvin'in, Arhavi ve Hopa ilçeleri Rize'ye bağlanır. Bu iki ilçe deniz kıyısında, sorunları ve çözümleri Rize ile benzer. Ayrıca deniz savunmasında birlik ve düzen sağlamak için. Ayrıca, Şavşat ve Ardanuç ilçeleride, yakınlık ve benzerlik nedeniyle Ardahana bağlanır.
5-Adana Tufanbeyli ilçesi Kayseri'ye bağlanır. Adana'nın rakımı 23 m. Tufanbeyli ise 1500m. Ayrıca Adana'nın en uzak ilçesi, aşırı sayıdaki viraj nedeniyle ulaşımı zor( 4-6 saat). Kayseri'ye daha yakın, ulaşımı kolay, iklim şartları ve sorunları aynı. Veya Göksun il yapılıp oraya bağlanır. (bkz: Md- 37)
6-İçel'in Mut ilçesi, Karaman'a bağlanır. İçel'e çok uzak, iklimi ve sorunu farklı.( Ayrıca bkz: md-71)
7-Konya'nın Akşehir, Çeltik, Tuzlukçu, Yunak ilçeleri Afyon'a bağlanır. ( Veya Md- 38 seçeneği.
8-Konya'nın Ahırlı, Bozkır, Güneysınır, Hadim, Taşkent, Yalıhüyük ilçeleri Karaman'a bağlanır. Karaman'a yakın ve sorunları benzer, ayrıca Konya gerekli ilgiyi gösteremiyor. (Yada md- 39 ve 43)
9-Ankara Şereflikoçhisar ilçesi Aksaray'a bağlanır. Ankara gerekli ilgiyi hiç gösteremiyor.
10-Sivas- Gürün ilçesi, Malatya'ya bağlanır. Kayseri'ye yakın ancak kışın ulaşımı zor, Sivas'a ise ters.
11 -Diyarbakır'ın, Çüngüş ve Çermik ilçeleri, Şanlı Urfa'ya bağlanır. Kulp ilçesi ise Muş’a bağlanır.
12-Ağrı'nın Doğubeyazit ilçesi, İğdır'a bağlanır.
13-Osmaniye'ye Bağlanacak İlçeler: Gaziantep İslahiye, Nurdağı, Erzin (Hatay) ve K. Maraş Andırın.
14-Van Bahçesaray ve Çatak ilçeleri ile Narlı bucağı, Siirt'e bağlanır; kışın Van'la ulaşımı sağlanamıyor.
15-Kastamonu'nun Abana ve Bozkurt belediyeleri birleştirilip Karadeniz adıyla yeni bir ilçe oluşturulur. Genel prensip; iki yerleşim biriminin son evleri arasındaki uzaklık; 40 km' den az ise, birleştirilerek, tek bir belediyeye dönüştürülür.İki belediye arasındaki uzaklığın en az 40 km olması gerekir. Burada 2km.
16-Elazığın Kovancılar ve Palu belediyeleri; birleştirilip tek ilçe yapılır. (Aralarındaki mesafe 8 km.). İlçeye, ya yeni bir ad, yada nüfusu en kalabalık olan belediye'nin adı verilir.
17- Yozgatın Yerköy ilçesi ile Kırşehir Çiçekdağ ilçe belediyeleri birleştirilip, Yozgat'a bağlanır. (Aralarındaki mesafe 5 km). İlçeye; Çiçekdağı, Avşar veya Türkmenyayla adı verilir.
18-Coğrafi yapısı ve sorunları benzer olan; Sinopun, Boyabat, Durağan ve Saraydüzü ilçeleri Kastamonu'ya bağlanır.
19-Samsun, Vezirköprü, Havza ve Ladik ilçeleri Amasya'ya bağlanır.
20-Kars Kağızman ilçesi, Iğdır'a bağlanır.
21 -Elazığ Karakocan ilçesi, Bingöl'e bağlanır.
22-Diyarbakır, Ergani ve Dicle ilçeleri, Elazığ'a bağlanır.
23-Diyarbakır, Hani, Lice ilçeleri, Bingöl'e bağlanır.
24-Ordu Akkuş ve Aybastı ilçeleri, Tokat'a bağlanır.
25-Bolu Akçakoca ilçesi, Sakarya'ya bağlanır.
26-Kocaeli'nin Kandıra ilçesi, Sakarya'ya bağlanır.
27-Tekirdağ'm Saray ilçesi, Kırklareli'ne bağlanır.
28-Vanın Erciş ilçesi, SAKAYURT adıyla il yapılıp; Bitlis'in- Ahlat-Adilcevaz, Van'ın- Çaldıran- Muradiye ilçeleri ile Ağrının- Patnos ve ayrıca yakınlığı nedeniyle Muşun- Malazgirt - Bulanık ilçeleri, Sakayurt İline bağlanır.
29-Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, TOMRİSELİ veya SARIKIZ adıyla il yapılıp; Balıkesir'in- Edremit- Havran- Burhaniye- Gömeç ile İzmir'in- Dikili- Bergama - Kınık ilçeleri, bu ile bağlanır.(Veya madde 40, 41 ve 49 seçeneği.)
30-Bursanın İznik ilçesi, SELÇUK BARÇIN adıyla il yapılıp; Bursa- Yenişehir, Bilecik- Osmaneli- Gölpazarı- Yenipazar, Sakarya-Pamukova- Geyve-Taraklı ile Bolu- Göynük ilçeleri, Selçukbarcın İline bağlanır.
31-İçel'in Anamur ilçesi, YÖRÜKELİ adıyla il yapılıp; İçel'in Bozyazı, Aydıncık ve Gülnar ilçeleri ve Karamanın; Başyayla, Ermenek ve Sarıveliler ilçeleri Yörükeline bağlanır.(Bkz: Md 43,71)
32-Sivas Suşehri ilçesi, AKKOYUNLU adıyla il yapılıp; Sivas'ın Koyulhisar, Akıncılar, Gölova, Giresun'un Aluçra, Çamoluk, Şebinkarahisar, Tokat'ın Reşadiye, Erzincanın Refahiye ve Ordu'nun Mesudiye ilçeleri, AKKOYUNLU İline bağlanır.
33- Hatay'ın İskenderun ilçesi, ÜÇOK adıyla il yapılıp; Hatay'ın Erzin, Dörtyol ve Belen ilçeleri, İskenderun'a bağlanır. Ayrıca Arsuz beldesi ilçe yapılıp, ÜÇOK’a bağlanır.
34- Konya Ereğli ilçesi, TÜRKMENELİ adıyla il yapılıp; Konya'nın Halkapınar, Karapınar, Enıirgazi, Karamanın Ayrancı, Niğde'nin Ulukışla ve Adana'nın Pozantı ilçeleri, Türmeneliye bağlanır. Karışıklık olmaması için Ereğli ( Toros Ereğlisi) adı verilmez. 5 adet Ereğli var.
35- İçel'in Tarsus ilçesi,TÜRKMENÇAY adıyla il yapılıp;Çamlıyayla ilçesi Türkmençay'a bağlanır.
36- Kastamonu'nun İnebolu ilçesi, ALPERENELİ adıyla il yapılıp; aralarında ulaşım bulunan, coğrafî, sosyal ve ekonomik şartları benzerlik taşıyan; Ağın, Abana, Azdavay, Bozkurt, Cide, Doğanyurt, Çatalzeytin, Küre, Pınarbaşı, Şenpazar ilçeleri, Alpereneli’ne bağlanır.
37- Kahramanmaraş'ın GÖKSUN ilçesi il yapılıp; K. Maraş'ın Afşin, Elbistan, Ekinözü, Nurhak ile Adana Tufanbeyli, Saimbeyli, Feke ve Kayseri Safız ilçeleri Göksun'a bağlanır.
38- Konyanın Akşehir ilçesi, AKHUN veya HOCA NASRETTİN adıyla il yapılıp; Konyanın Tuzlukçu, Yunak, Çeltik, Doğanhisar, Afyonun Sultandağı ile Ispartanın Yalvaç ve Gelendost ilçeleri, bu ile bağlanır. (bkz:md-54)
39- Konyanın Beyşehir ilçesi, KORKUTATA adıyla il yapılıp; Konyanın Hüyük, Derbent, Derebucak, Seydişehir, Yalıhüyük, Ahırlı (Ahırlı ve Yalıhüyük ilçelerinin arası 4 km olduğundan. birleştirilir) ile Isparta’nın Şarkikaraağaç ve Yenişarbademli ilçeleri, bu ile bağlanır.(bkz:md-43)
40- İzmir’in Aliağa ilçesi, CAKABEYLİ adıyla il yapılıp: İzmir’in Menemen, Foça, Dikili, Bergama, Kınık ile Manisa’nın Soma ve Kırkağaç ilçeleri Cakabeyli’ye bağlanır.(bkz:md-29,49)
41-Balıkesir’in Edremit ilçesi, GÖKTÜRK adıyla il yapılıp: Balıkesir’in Ayvalık, Gömeç, Burhaniye, Havran ile Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi, bu ile bağlanır.
42-Muğla’nın Fethiye ilçesi, ERTUĞRULGAZİ adıyla il yapılıp: Muğla’nın Dalaman, Ortaca, Köyceğiz, Burdurun Altınyayla, Gölhisar, Çavdır, Tefenni ile Denizlinin Çameli ve Acıpayam ilçeleri, bu ile bağlanır. (Yada: bkz md-48)
43-Antalya’nın, MANAVGAT veya ALANYA ilçesi, il yapılıp: Antalya’nın Alanya, Manavgat, İbradı, Akseki, Gündoğmuş, Gazipaşa, ayrıca İçelin Anamur ve Konyanın Bozkır ve Derebucak ilçeleri, bu ile bağlanır. (Veya bkz: md-31 ve 39)
44- İstanbul’un Beyoğlu ilçesi, İSTANBUL adıyla il yapılır. İstanbul ili; Karaköy, Galata, Taksim tarafı olur. Karaköy ile Eminönü arasında Haliç var. İstanbul İline; Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş, Sarıyer gibi Boğazın Avrupa yakasında ve Haliçin Karaköy, Galata, Okmeydanı tarafında bulunan ilçe ve beldeler bağlanır. Şişli ilçe adı; Peçenek olarak değiştirilir. (bkz: md-1 ve 45)
45- İstanbulun Fatih ilçesi, FATİH adıyla Eminönü, Bakırköy tarafında il yapılır. Aksaray, Kumkapı, Yeşilköyden, Çekmeceye kadar, sahildeki ilçe ve beldeler, Fatih iline bağlanır. (bkz: md-1 ve 44
46- SİMAV (Kütahya), İSTİKLAL adıyla İl yapılıp, aşağıdaki ilçe ve beldeler bağlanır:
a- Emet, Hisarcık, Şaphane, Pazarlar, Gediz ilçeleri. (Kütahya),
b- Selendi, Gördes, Demirci ilçeleri ( Manisa ).
c- Sındırgı (Balıkesir)
d- Abide, Muratdağ,Çukurören, Borlu, Sidas,Düvertepe beldeleri.
47-SALİHLİ (Manisa), ALTAYELİ adıyla İl yapılıp, aşağıdaki ilçe ve beldeler bağlanır:
a- Alaşehir, Köprübaşı, Ahmetli, Gölmarmara, Kula, Sarıgöl ilçeleri (Manisa),
b- Kiraz, Ödemiş, Beydağı ilçeleri (İzmir),
c- Eşme (Uşak),
d- Buldan, Güney (Denizli),
e- Karataş, Yeşilyurt, Sart, Bozdağ, Birgi beldeleri.
48- ÇAVDIR (Burdur), İl yapılıp aşağıdaki ilçe ve beldeler bağlanır:
a- Tefenni, Karamanlı, Gölhisar, Altınyayla (Burdur),
b- Elmalı, Korkuteli (Antalya),
c- Acıpayam, Çameli, (Denizli),
d- Söğüt, Yelten, Bozova, Kızılcadağ, Seki, Gölova, Akçay beldeleri.
49- SOMA (Manisa), GÜLTEKİN adıyla İl yapılıp aşağıdaki ilçe ve beldeler bağlanır.(bkz:29,40)
a- Savaştepe (Balıkesir),
b- Bergama, Kınık (İzmir),
c- Kırkağaç, Akhisar (Manisa),
d- Palamut, Gelembe, Göçbeyli beldeleri.
50- NALLIHAN (Ankara), BİLGEHAN adıyla İl yapılıp aşağıdaki ilçe ve beldeler bağlanır:
a- Beypazarı (Ankara),
b- Göynük, Mudurnu, Seben, Kıprıscık (Bolu),
c- Mihalıççık (Eskişehir),
d- Çayırhan, Dutlu, Kırbası beldeleri.
NOT: Nallıhan ilçe adının değiştirilerek, il olması nedeniyle BARIŞKENT, BİLGEHAN gibi daha anlamlı ve güzel bir ad verilmesi uygun olacaktır.**NOT:Ayrıca,Ankara-İstanbul yolu;Bolu güzergahında; deprem ve yer kaymasından,etkilendiğinden; Ankara-İstanbul yolu; daha güvenli olan, Nallıhan---- Bilecik-Gölpazarı arasındaki eski kervan yolundan geçirilir!
51- BOĞAZLIYAN (Yozgat), OĞUZHAN adıyla İl yapılıp, aşağıdaki ilçe ve beldeler bağlanır:
a- Çandır, Çayıralan, Sarıkaya, Yenifakılı (Yozgat),
b- Felahiye, Özvatan (Kayseri)
c- Kozaklı (Nevşehir),
d- Hasbek, Akçakışla, Yenipazar, Karahasanlı, Kanlıca beldeleri.
NOT: Boğazlamak, boğaz kesmek iyi anlamı olan bir sözcük değil. Yan eki ise Ermenice kelime olup; oğlu anlamında. Bu yöreye Osmanlı Döneminde, Oğuzların; Bozok ve Üçok kol adlarından, BOZOK'un adı verilmişti. Yeni kurulacak ilimize, OĞUZHAN, Yozgat’a ise BOZOK adı verilmesi daha uygun olur.* Yoz mal; Yaşlanıp yavru yapmayan, kısır koyun!
52- FİNİKE ve KUMLUCA (Antalya) İlçe Belediyeleri birleştirilerek, GÜLTEKİN adıyla İl yapılıp, aşağıdaki ilçe ve beldeler bağlanır: (Finike-Kumluca arası; 18 km)
a- Elmalı, Kemer, Kaş, Kale-Demre
b- Gölova, Çatallar, Kalkan, Beldibi
53- a) Erzurum'un Pazaryolu ve İspir ilçeleri, Bayburt iline bağlanır; Coğrafî şart, iklim, kültür benzerliği, ekonomik ilişki ve ulaşım kolaylığı nedeniyle.
b) Erzincan Tercan ilçesi, Erzuruma bağlanır.
c) Erzurum: Erz; memleket, yer, arz, Urum-Rum ise Roma ve Gırek-Yunan, birlikte Rum yeri, memleki anlamında. Birileri sahiplenmeden, Selçukeli yada Serhat olarak değiştirebilirler.
d) ÇORUM İli sakinleride isterlerse, OĞUZYURT’a çevirebilir.
e) Konya adı; İkonyum; Dini nitelikte resimden geliyor. İkon; Hıristiyan azizleri resmi. Kutlukent adı, kulağa ve tarihi geçmişine daha uygun.
54- Ankaranın Polatlı ilçesi, TOMRİSELİ adıyla İl yapılır. Ankaranın Söğütözü ve Çayyolu, Polatlıyla birleşmiş durumda. Bağlanacak ilçe ve beldeler:
a- Ankaranın; Haymana ilçesi ve Yenice, İkizce, Yenimehmetli, Yassıhüyük, Temelli Beldeleri.
b- Afyon; Emirdağ
c- Konya; Çeltik, Yunak,
d- Eskişehir; Günyüzü, Mihaliçcık, Sivrihisar.
55- Ankara'nın Evren ilçesi, ulaşım kolaylığı sağlamak amacıyla Aksaray iline bağlanır. Yada,
Evren ilçesi ile Aksaray'a bağlı Sarıyahşi ve Ağaçören ilçeleri birleştirilip tek ilçe yapılarak Aksaray iline bağlanır. Evren- Sarıyahşi ilçeleri arası: 6 km. Sanyahşi ile Ağaçören ilçesi arası: 13 km. Ağaçören- Ortaköy ilçeleri arası ise: 15 km. Balcı beldesi de doğrudan Ortaköy belediyesine bağlanır. Birleştirilen ilçe ve beldeler, merkezin birer mahallesi olur. Evren, Sarıyahşi, Ağaçören ve Ortaköy ilçelerinin birleştirilerek; tek ilçe tüzel kişiliğine dönüştürülmesi ise en ideal olanıdır. Bir belediyenin; altyapı, şehircilik ve atık arıtma hizmetlerini yürütebilmesi için en az 100 bin nüfuslu olması gerekmektedir.
56- Hakkari, yıllardır il statüsüne ulaşamadı. Hakkari ilçe yapılıp diğer ilçeleriyle birlikte Van iline bağlanır. Doktor, Öğretmen, Subay, Yargıç, kimse oraya atanmak, gitmek istemiyor.
57- Şırnak'ta il havası, potansiyeli yok. Şırnak ilçe yapılıp, Siirt veya Batman iline bağlanır.
58-a) Tunceli il şartlarını oluşturamadı. Tunceli ilçe yapılır ve bağlıları; ulaşım durumuna göre, Erzincan veya Elazığ iline bağlanır.
b) Tunceli Pülümür ve Bingöl Yedisu ilçesi, Erzincana bağlanır.
59- Yalova konumu itibariyle il olmaya uygun değil, ilçe yapılıp, Kocaeli veya Bursa iline bağlanır.
60- Kilis'in il olma potansiyeli yok. İlçe yapılıp Gazi Antep'e bağlanır.
61- Ankara şehir merkezi, demiryolu sınır kabul edilerek, 2 İle bölünür. Çankaya tarafına ATAKENT İli, Ulus tarafına ise ANKARA İli denir.
62- İzmir şehri, Körfez ve Manisa yolu esas alınarak, 2 ile bölünür. Buca tarafı İzmir adını taşır. Bornova ve Karşıyaka semtlerine ise ALTAYLI veya SELÇUKLU adı verilir.
63- Üsküdar ilçesi adı, ATAELİ olarak değiştirilir.
64- Balıkesirin Bandırma ilçesi, TÜRKELİ yada CAKABEY adıyla İl yapılır ve bu İlçe ve Beldeler bağlanır: a- Bursanın; Karacabey, Bayramdere
b- Çanakkalenin; Biga, Karabiga
c- Balıkesirin; Gönen, Manyas, Erdek, Marmara, Türkeli, Paşalimanı.
65- Adana Vilayeti; Seyhan ırmağı sınır alınarak, 2 İle bölünür. Seyhan tarafı ADANA (veya KILIÇARSLAN) İli olarak kalır. Karşı taraf ise YÜREĞİR adıyla İl olur.
66- Bursa vilayet merkezi; NİLÜFER VE OSMANGAZİ olarak, 2 İle bölünür ve eski Bursa ilçeleri; ulaşım durumuna göre, bu yeni illere bağlanır.
67- Gebze(Kocaeli) ilçesi, KUTALMIŞ adıyla İl yapılıp; Hereke ve Körfez ilçeleri ile ulaşımı uygun beldeler, bu İle bağlanır.
68- Kırıkkale ili adı; ATATÜRKELİ olarak değiştirilir.
69- Adana Ceyhan ilçesi, CEYHAN adıyla il yapılır.
70- Bor ilçesi, Niğde İl Belediyesine katılıp, birleştirilir. Bor merkezi, semt olur.
71- Silifke(İçel) ilçesi, GÖKHUN adıyla il yapılıp, Mersinin: Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Erdemli, Gülnar ve Mut ile Karamanın; Başyayla, Ermenek ve Sarıveliler ilçeleri bağlanır. (bkz; md-6, 31, 43)
D- VİLAYET TÜZEL KİŞİLİĞİ KALDIRILACAK İLLER
İl Merkez Belediyesi, İlçe, Belde ve Köyleriyle birlikte; Toplam Nüfusu: 350 binden az İller:
1- Ardahan, İlliği kaldırılır ve Kars iline bağlanır.
2- Artvin, “ Rizeye bağlanır.
3- Bitlis, “ Batmana bağlanır.
4- Bayburt, “ Erzuruma bağlanır.
5- Bolu, “ Sakaryaya bağlanır.
6- Bingöl, “ Elazığa bağlanır.
7- Bartın, “ Karabük iline bağlanır.
8- Burdur, “ Ispartaya bağlanır.
9- Bilecik, “ Eskişehire bağlanır.
10-Çankırı, “ İlçeleri; Karabük, Kastamonu ve Kırıkkaleye bağlanır.
11-Düzce, “ Sakaryaya bağlanır.
12-Gümüşhane, “ Erzincan veya Tırabzona bağlanır.
13-Hakkari, “ Vana bağlanır.
14-Kırşehir, “ Nevşehir ile Kırıkkaleye bağlanır.
15-Kilis, “ Gaziantepe bağlanır.
16-Muş, “ Batman iline bağlanır.
17-Siirt, “ Batman iline bağlanır.
18-Şırnak, “ Batman iline bağlanır.
19-Tunceli, “ ilçeleri; Elazığ ve Erzincan illerine bağlanır.
20-Yalova, “ Kocaeli iline bağlanır.
21-Zonguldak, illiği kaldırılır ve Karabük İline bağlanır.
*MÜLKİ İDARE AMİRLİĞİ HİZMETLERİ SINIFINA; İŞLERLİK, ETKİNLİK, HALKA YARARLILIK VE SAYGINLIK KAZANDIRMAK İÇİN YAPILMASI GEREKEN DÜZENLEMELER VE İYİLEŞTİRME İÇİN ÖNERİLER:
1- Kaymakamların, hizmete alımı ve hizmetiçi eğitimi ile Vali ve Kaymakamların; atama, görev ve yetkisinin, İller İdaresi Genel Müdürlüğünde toplanıp, bu genel müdürlüğün; doğrudan, Başbakanlığa bağlanması. Mevcut durumda, İçişleri Bakanlığına bağlı olması nedeniyle, Vali ve Kaymakamlar, İçişleri Bakanlığı personeli, olarak görülmektedir.
2- İzin, hastalık, atanma ve görevli ayrılma gibi yokluklarında; Vali, Vali Yardımcısı ve Kaymakamlara; yine MİAH. Sınıfından; Vali Yardımcısı, Mülkiye Müfettişi, Hukuk ve Denetim Uzmanı ile Kaymakamlar vekalet ettirilsin. Uygulamada çeşitli sınıflardan; Doktor,Ziraat Mühendisi, Veteriner, İlçe Yazı İşleri Müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü, İlçe Emniyet Müdürü, İlçe Jandarma Komutanı gibi (*13) ayrı unvandan, Kamu Personeli; Kaymakamlara vekalet ettirildiğinden, herkesin yapabildiği bir göreve dönüştürülüp, Kaymakamlık meslek olmaktan çıkarılmıştır. Vekalet görev onayları, Valilerce verilsin.
3- Mülkiye Müfettişleri ile Mahalli İdare Kontrolörleri mevzuatında; değişiklik yapılarak, bu Kamu personelini inceleme, soruşturma vs de görevlendirme yetkisinin; Vali ve Kaymakamlara verilmesi. Mülkiye Müfettişleri ile Mahalli İdare Kontrolörlerinin, ikişerli kadrolarla; illere ve nüfusu köylerle birlikte (50) bini aşan ilçelere dağıtılarak, Vali ve Kaymakam emrinde; inceleme,araştırma, soruşturma,denetim ve vekalet görevi yaptırılması.
4- Valilik Makamının; siyasi ve ayrıcalıklı, bir Kamu görevi olmaktan çıkarılması ve Vali olabilmenin, objektif kurallara bağlanması. Örneğin:
a- En az (10) yıl süreli kamu hizmeti bulunmak,
b- Mastır yada bilim doktorası yapmak,
c- DSM’ye göre, en az (c) düzeyinde, Türkçe veya bir yabancı dil bilmek,
d- En az bir kitap yazıp, internette yayınlatmış veya bastırmış olmak,
e- Disiplin cezası bulunmamak,
f- Türk Ceza Kanununa göre, bir ceza almamış olmak,
5- Valilik görev süresini (5) yıl ile sınırlı tutmak. Merkez Valiliği unvan ve uygulamasını kaldırmak. Valilik görevini, saltanatlık ve kişilere özel bir görev, olmaktan kurtarmak. Bir kişiyi, ikinci defa veya dönem, yeniden Valilik görevine getirmemek. Beş yıllık bir süre, az değildir. Kişi marifetini göstersin, hizmetini yapsın. Yeni gelen, Öncekinin göremediğini görüp, çözemediği, yöresel sorunu çözebilir. Beş yıl süreli Valilik görevi sonunda bu personel; yine Kaymakamlığa, Bakanlık merkez görevlerine veya hukuk ve denetim uzmanlığına atanmalıdır. Valiler, beş yıllık görevleri süresince; Vali Yardımcılarıyla aynı lojmanda oturmalı ve aynı hizmet aracını, birlikte kullanmalıdır.
6- Vali, Kaymakam, Vali Yardımcısı, Müfettiş ayırımı yapılmadan, tüm MİAH. sınıfı personeline; aynı ek gösterge verilmeli. Makam ve Temsil Tazminatı, tüm M.İ. Amirlerine ödenmelidir.
7- MİAH.sınıfı personeline, unvan ayrımı yapılmaksızın, silah taşıma hakkı ve izni verilmelidir.
8- Vali Yardımcılığı sistemi yeniden düzenlenmeli; her İle (2) Vali Yardımcısı kadrosu verilmeli, İlin nüfus durumuna göre bu sayı arttırılmamalı. İkiden fazlası gereksiz ve yararsız. 1979 yılında İstanbul Valiliğinde; sadece 2 Vali yardımcısı vardı ve biride hasta raporluydu, Hukuk İşl. Md kadrosuna atama yapılmamıştı, ancak İşler aksamadan yürüyordu! 5-10 Vali Yardımcısına oda, lojman, araç bulunup verilemiyor. Çok olan şeyin değer, önem ve etkisi de az oluyor. Ayrıca kendi sorunlarını bile çözemeyenler, başkalarına da yardımcı olamıyor.
9- M.İ.Amirlerinin Görev ve Yetkilerinin Yeniden Düzenlenmesi:
İl ve İlçelerdeki Kamu Kurumları, birbirleriyle ve Bakanlıkta olan yazışmalarını, birim amirlerinin imzasıyla doğrudan yapmalı. Vali, Vali Yardımcısı veya Kaymakamlar, İl ve İlçedeki Kamu Kurumlarının hiçbir yazısını imzalamamalı. M.İ.Amirleri, kurumların yazışmasına karışmamalı.
Mülki İdare Amirlerinin Görevleri:
a-İl ve ilçede açılacak yol, yeni kurulacak veya kaldırılacak kamu kurumu, açılacak İlköğretim
Okulu, lise, üniversiteler ile fakültelerin programlarının belirlenmesi.
b-Şikayetlerin kabulü, inceleme ve soruşturma işleri, müdürlüklerin; görev, yetki, imkan ve sorumluluklarının, yasaya ve kamu yararına uygun olarak kullanımının, gözetim ve denetim işleri. Müdürlüklerin görev ve yetkilerini düzenleyen kanun ve yönetmeliklerin yenilenmesi, ihtiyaçlara göre değişimi.
c-İmar planı uygulaması ile alt yapı yatırımlarının izlenmesi, hizmetlerin planlama ve koordinasyonu. İl, İlçe ve beldelerdeki kamu kurumları, arasında çıkabilecek; idari, mali ve hukuki uyuşmazlık ve sorunların çözümü. Kamu hizmetlerinin eşgüdümü. Bakanlık, siyasiler ve kamu kurumları ile vatandaşlar arasında; denge kurulması, uyumun ve işbirliğinin sağlanması.
d- Vatandaşların; can, namus ve mal güvenliğinin sağlanması.
e-Mülki İdare Amirleri, bu görevlerini yürütebilmek için; dairede, büroda, odada oturup beklemez:
l- Her gün bir kamu kurumuna veya köye, mahalleye gider. Sorunları yerinde gözler,halkın bilgisine başvurur, önerileri alır, ilgili kamu kurum personeliyle konuyu görüşüp, çözüm üretir. İlçe ve İlin, gücünü aşan sorunları, çözüm önerisiyle birlikte; Başkente- Bakanlıklara götürür. Zamanında bitirilemeyen, kamu inşaatlarını inceler, nedenlerini belirleyip, konuyu çözer.
2- Basının uyarı, eleştirisi ile Muhtar, Sivil toplum örgütleri ve Siyasilerin, istek ve şikayetlerini yerinde araştırır. Öğrencisizlik nedeniyle ;okul binalarının kullanılamayıp, boş kalmasını, sağlık ocak ve evlerinin, sağlık personeli yokluğu sonucu terkedilip yıkılmasını ve kamu kurumlarının gereksiz yapılaşmasını önler.6 Dializ hastası ve Dializ makinası olan bir İL’e; resmi yazı ve telefona rağmen, Dializ uzmanı atamayan, Bakanlığın;bu anlaşılmaz,sorumsuz, vicdanı kararmışlık tavrını, Basına ve Halkın bilgisine iletir!Yine,İl Milli Eğitim, İl Bayındırlık, İl Emniyet, Defterdarlık, Askerlik Şube binaları gibi, bazı Kamu kurumları; bina, lojman, sosyal tesis yapımında yarışıyor. Çoğu, kuruluş amacını unutmuş, personelinin, tayini ve rahatı için uğraşıyor! Örneğin; Milli Eğitimin gündeminde öğrenci yok, meşgalesi; okul binası, öğretmen ataması ve ücretler? TSK’nın gündeminde; terörist, kaçakçı, Emniyetin gündeminde ise pkk-kck, hırsız ve kapkaçcı yok! İyide bunlar niçin maaş alıyor?
3- İl, İlçe,belde,köy kurulması ile yatırım isteklerini;ulusal haklar ve kamu yararı açısından, araştırıp rapora bağlar. KİT ve BİT kuruluşlarının, özelleştirme işlemlerini çabuklaştırıp yürütür. Yine Örneğin: Antalya-Burdur yolunun 37.nci kilometresindeki Çubukbeli- Dağbeli-Hafız geçidinin yamaçtan dolaşarak değil, tünelden geçmesini planlar. Dağbeli vadisinden, Kırkgöze çıkınca; soldan Aksu-Alanya yönüne, tepelerin yanından çevre yolu yapılsın, vasıtalar gereksiz yere, şehir tırafiğine girmesin. Kırkgözün yanındaki kireç fabrikası hemen kaldırılsın! Ayrıca, Korkuteliden gelip, Kemer tarafına gidecek vasıtalar, Yukarı Karamanlı semtinden başlayıp, Bey Dağları dibinden Limana dek yapılacak Çevre yolunu takip etsinler.
4- Çevre kirliliğini önleyici çalışmalar yapar. Antalya'dan sanayi tesislerini, Krom fabrikasını, Burdur ve Ispartaya kaldırtıp; Antalya'nın bir turizm ve üniversite şehri olması için çaba gösterir. Antalyada 5 Üniversitelik kapasite var. Alanya, Kemer, Side gibi Turizm merkezlerine; Fakülte ve MYO’lar açılır. Otel, Yazlık EV ve Pansiyonlarda; 4 ay(*Mayıs,Haziran,Temmuz,Ağustos) Turist kalır, 8 ay ise Öğrenciler. Böylelikle hem öğrenciler; kalacak yer, hem turizm işçileri 12 ay, düzenli iş bulmuş olur. Üniversitelere; kolay iş bulunacak ve ülkenin ihtiyacı olan, meslek dallarıyla ilgili bölümler açılsın! Örneğin; İlkyardım, Çocuk, Hasta ve Yaşlı Bakım MYO, Aşcı, Fırıncı, Pastacı MYO, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon F,Tıp F,Hukuk F, Gemi Kaptanlığı F, Uçak ve Helikopter Pilotluğu F, Hemşirelik gibi. Hemşirelik bölümüne, lise türü ayrımı yapılmadan, tüm lise mezunları kabul edilsin. Fen Fakültesi, Edebiyat F, Kamu Yönetimi,İktisat,İşletme ve Öğretmenlik puroğramı açılmasın! Hem iş bulamayan öğrencilere, ana-babalarına, hemde devlete yazık. Antalya Vakıf Zeytinliği, TİGEM Boztepe çiftliği, Fidanlık-Narenciye, DSİ ve Karayolları lojmanları, Kırom Fabrikası ve Dokuma Fabrikası arazisi, Devlet Üniversitesine tahsis edilmeli. Eski Dokuma Fabrikasının binaları, Üniversite öğrencileri için Yurt olmalı, bahçesindeki ağaçlar kesilmeyip, Kepez Halkı için Park ve Çocuk Bahçesi ve oyun sahası yapılmalı.
10-Mülki İdareyle İlgili Olarak, Diğer Kamu Kurum Mevzuatında,Yapılması Gerekli Değişiklikler:
a- Kamu kurumlarının;Bölge, İl ve İlçe müdürlüklerinde görev yapacak; öğretmen, doktor, ebe, mühendis, memur gibi, alt kademe personel, bu müdürlüklerce doğrudan göreve alınsın. Bakanlıklar; yalnızca bölge ve il müdürlerinin, atamasını yapsın. Diğer personelin, özlük işlerine karışmasın. Hatta bölge müdürlükleri kaldırılsın. Hiçbir yararı görülmedi.
b- Vali ve Kaymakamlar; bölge,il ve ilçe müdürleri ile diğer kamu personeli hakkında, doğrudan inceleme yapıp, suçlulara disiplin cezası verebilsin.
c- Kamu arazi, arsa ve binalarının, kullanım şekli ve hizmete tahsisi ile kiralama ve satışını Vali ve Kaymakamlar yapsın. Örneğin:KİYİB:Kirala,İnşaat Yap,İşlet,Bak formüllü, Kamusal yetki sözleşmeli, enerji santralleri gibi.
d- İl ve İlçe müdürlükleri ile Belediyelerin; yıllık yatırım programı onayı ile harcama, faaliyet, tahsis, atama tescil vs karar ve olurlarını; Vali ve Kaymakamlar versin.Yine, Okul, hastane, sağlık ocağı, içme suyu, kanalet, gölet yapımı, orman dikim ve kesimi ile köy yolları asfaltlanması, stabilize bakım, onarım; izin ve onayları;Başkentten-Bakanlıklardan değil, Vali ve Kaymakamlardan alınsın. Müdürlüklerin Bakanlıklarla olan yazışması en aza indirilsin. Bakanlıklar mevzuatla uğraşsın. Uygulama ve günlük işleri illere bıraksın. DSİ, Karayolları, Köy Hizmetleri,Orman,Tarım Genel Md ile bunların Bölge Müdürlükleri kaldırılsın. Altyapı Hizmeti veren bu yatırımcı İl Müdürlükleri; doğrudan Valiliğe,hatta belediyelere bağlansın.
e- Kamu personelinin adaylıklarının kaldırılması, izin, kademe ve derece onaylarını müdürlükleri versin. Yalnızca il müdürleriyle ilgili özlük işlemlerini, Valilik yürütsün.
f- ÇED raporu, Tavuk, Balık çiftliği, Fabrika kuruluş ve açılış olurlarını; Belediye, İl Müdürlükleri ve ilgili Meslek Odaları versin. Ankara, Türkiyeyi; başkentten gereğince yönetemiyor ve denetleyemiyor.Memurun,memuru denetleyemediği,acı bir şekilde görüldü; Atalarımız söylemiş;it iti, ısırmazmış?Hükümet; İl, İlçe ve Beldelere karışmasın, olur, izin, para vermesin, atama yapmasın. Taşradaki Kamu kurumları, yasalara göre, Basının; gözetim ve denetiminde, Halka, zamanında ve gereğince hizmet versin.
g- İlde yürütülen kamu hizmetleriyle ilgili; karar alma ve uygulamaya yönelik, tüm görev, yetki sorumluluk ve imkanın; ilin emrinde olması. İllerin, yetki genişliği ve yerinden yönetim ilkesi gereği, yörenin özellik ve ihtiyaçları ile halkın istekleri gözönünde tutularak!Ulusal haklar, kamu yararı ve hukuka uygunluk; gözetilip, korunarak, yönetilmesi gerekir. Durum, gelişmiş ülkelerin tümünde bu şekildedir.
h- Köyleriyle birlikte nüfusu; 100 bin-700 bin arası olan ilçeler, İL yapılsın.
i- Bir yerleşim birimine İLÇE statüsü verilebilmesi için;
1- Diğer bir ilçeyle arasında en az; 40 km. uzaklığın bulunması.
2- Yerleşim biriminin köyleriyle birlikte; 50 bin-500 bin nüfusunun olması, Şartları aranmalı.
3- Nüfusu, köyleriyle birlikte 20 bin-100 bin arası olan yerleşim birimlerine, Belde statüsü verilip, belediye teşkilatı kurulmalı.
j- Köyler, belediyelere bağlanıp, mahalle statüsü kazandırılsın. Belediye hizmetleri mahalleler gibi köylere de götürülsün. Bir belediye sınırı, diğer bir belediye sınırına kadar, devam etsin. Mahalle ve köy muhtarları, belediye meclis üyesi olsun.
k- Bucaklar anlamını yitirdi, kaldırılmalı. Yönetim birimleri; İl, İlçe ve Belde olarak düzenlenmeli. Hatta, uzun dönemde pilanlı olarak,Beldelerin;tüzel kişilliği kaldırılıp, il ve ilçelere;mahalle ve köy olarak bağlanmalı. Türkiye;yerleşim birimi olarak; İl ve İlçelerden kurulmalı.
11-a) İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu ile Mahalli İdareler Kontrol Grup Başkanlıkları kaldırılır ve personeli, İller İdaresi Genel Müdürlüğüne geçirilir. Bir daha İçişlerine Mülkiye Müfettişi ve Mahalli İdareler kontrolü alınmaz. Mülkiye Müfettişi ve Mahalli İdareler Kontrolörleri, ikili kadrolarla illere ve büyük ilçelere dağıtılır. Müfettiş ve Kontrolörler; Hukuk ve Denetim Uzmanı unvanını alır. Bunlar İl ve İlçelerde Vali ve Kaymakam emrinde inceleme, araştırma, soruşturma ve denetim ile vekalet görevlerinde bulunurlar. Merkez Valileri ile isteyen Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, Bakanlıkça; hukuk ve denetim uzmanlığı, kadrolarına atanır.
b)Hukuk ve denetim uzmanlarından, kaymakamlık ve vali yardımcılıklarına, atanmak isteyenler de; Bakanlığın uygun görmesi halinde, bu görevlere geçirilirler. Valilikte (5) yıllık görev süresini dolduranlar ile Bakanlıktaki Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı veya Daire Başkanları görevlerinden, alındıklarında; kaymakam, vali yardımcısı veya hukuk ve denetim uzmanlığı, kadrolarından birine atanırlar.
c)Bakanlık Hiyerarşi Kademesi, 5’li olsun; Bakan, Başkan, Müdür, Şef ve Memur. Diğer bürokratik idari kademeler ve yardımcılıklar, kırtasiyeciliği azaltmak için kaldırılsın.
12-Yüksek Lisans Eğitimi:
Yabancı dil öğrenmeye yetenekli ve yurt dışına giderek, lisans üstü eğitim görmeye istekli olanlar; görev yaptıkları, il ve ilçelerde;kendi imkanlarıyla yabancı dil öğrenirler. Mülki İdare Amirlerinden, YDS'ye katılarak; (A) ve (B) puanı alıp, yabancı dil bildiğini belgeleyenler; mastır ve bilim doktorası için Bakanlıkça yurtdışına gönderilir.
13- Yurtiçindeki Üniversitelerde mastır ve doktora sınavını kazanarak, lisansüstü eğitim yapmak isteyen MİA'ların; eğitim gördükleri illere atamaları derhal yapılır. MİA'lar, yüksek lisans eğitimi görmeye teşvik edilir, yapanlara da destek verilir.*Mastır kazanan bir kaymakamın;Ankarada bir göreve atanma isteği, kabul edilmemiş.Bakan görüşmemiş,Müsteşar ise;”Bende Mastır kazanmıştım, bakan yapmama, izin vermemişti”?İyi ya, ozaman sen izin ver, deyincede,Kaymakamı odasından kovmuş.Yine,Mastır yapmış ve KPYDS’den; A-100 puan alan bir Kaymakamı; Yozgatın ilçesine atamışlar, oda kızıp istifa edip,üniversiteye geçmiş? Yine Dışişleri Bakanlığı; Tek kelime Almanca bilmeyeni,Almanyada Türk Konsolosluğuna atarken, KPYDS’den;A- 99 puan alan, bir İçişleri Daire başkanının,Hukuk F mezunu,D.meslek memuru kardeşini,Yurtdışına hiç göndermemiş, oda Dışişlerinden ayrılmış?1979 yılında, Türkçe dahil 5 Dil bilen,Üniversite mezunu, Polis adayını;Mülakatta kazandırmadılar?Polisin;bilmesine,düşünmesine gerek yok! Emredileni yapsın, yeter!Çok bilmiş polis olursa,başa bela olur,Polislikte işine,belkide casustur,gibi gerekçelerle? TC bir garip ülke;geri kalması,abd mandası, bod uşağı, ab’ye gebe olması; salgaraya değil! TC Devletinin güçsüz ve terör karşısında aciz, Halkın mutsuz ve TC’den nefret edip, Devleti sahiplenip, savunup,korumaması için gereken herşey;pilanlı şekilde ve zamanında yapılıyor?
14- Kaymakamların Yetiştirilmesi:
-MİA'ya yeni alınan, aday personele; (6) ay süreyle ve (8) ayrı konuda,Hizmetiçi eğitim programı
Uygulanır:
*Kaymakam Adaylarına Uygulanacak, Staj Programı: Toplam 6 Ay
a- Valilikte İl Stajı: 15 gün
Valilik genel iş yürütümü, vali yardımcılığı, valilik büroları, yatırımcı şube müdürlükleri ve
belediyelerin faaliyet ve uygulamaları ile kurul toplantılarını izleme, değerlendirme.
b- Kaymakamlıkta İlçe stajı: 15 gün
c- Araştırma, İnceleme, Soruşturma Stajı: 30 gün
d- Bilgisayar Kursu: 30 gün
e- İngilizce Kursu: 30 gün
f- Bilgi-Görgü Artışı,Bakış,Ufuk Değişimi İçin Yurtdışı Gezi: 15 gün
Kaymakam adayları, bilgi ve görgülerini artırmak amacıyla, bir turizm şirketiyle anlaşma yapılarak, 15 gün süreyle; Abd veya Avrupa ülkelerine (*İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Rusya yada Çin!); geziye götürülür. Şehircilik uygulamaları, altyapı, atıksu arıtma tesisleri, çöp imha, organize sanayi bölgeleri, çevrecilik çalışmaları, yeşil alanlar; park, bahçe, milli park, trafik düzeni, tarım ve hayvancılık,polisin güvenlik hizmeti vb faaliyetler yerinde görülür.
g- Bilgi-Görgü Artırmaya Yönelik, Yurtiçi Geziler: 15 gün
Kaymakam adaylarına; ülke sorunları ve yurdumuz gerçeklerini tanıtarak, onları aydınlatmak, bilgilendirmek amacıyla; Askeri tesisler, cezaevleri, organize sanayi bölgeleri, fabrikalar, Kağıt üretimi, Petrol Rafinerisi,Tavuk ve Yumurta üretim merkezi,Et kesim yeri-Mezbane, Sera-Sepzecilik, Fidancılık,Un Fabrikası, Dericilik işyeri, Dokuma tesisi,Süt sığırcılığı tesisi,Süt –Peynir üretim merkezi, havaalanı, liman, kömür ocakları, mermer ve kum ocakları, elektrik santralleri, barajlar,GAP, milli parklar, Kapadokya,Ihlara Vadisi,Hayvanat Bahçesi, Dalyan Plajı, Uludağ, Yedigöller, Şerefli Koçhisar Tuz Gölü gibi özellik taşıyan yerlerle, çevre kirliliğine maruz kalan; Sakarya Nehri, İznik Gölü, İzmit Körfezi, Haliç ile erozyon sahası-Konya Karapınar, yanmış orman alanı, içme suyu havzaları, vb yerler gezdirilip gösterilir.
h- Kaymakam Adayları Kursu: 30 gün
Kaymakam adayları; son olarak, Ankara'da; bir ay süreli,Hizmetiçi Eğitim Kursuna tabi tutulur. Çeşitli Bakanlıklardan çağrılan, kamu kurum temsilcileri; ekonomi, çevre, trafik, terör gibi toplumsal konularda; seminer, konferans verir. Kurs sonu;Test tipi sınav yapılarak, başarılı görülenler; Kaymakam olarak, üçüncü sınıf ilçelere atanır. Kaymakam adaylığı stajı, toplam olarak 6 aydır.
15- İllerin Sınıflandırılması:
İller; nüfus, ekonomik durum, sosyal yaşantı, ulaşım ve iklim şartlarına göre, gruplandırılarak; üç bölge içinde toplanır. Sınıflama, Bakanlar Kurulu Kararıyla yapılır ve bütün Bakanlıkları kapsar ve bağlar.
a-Birinci Bölgeye Dahil İller:
Trakya- Marmara, Orta Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgesinde bulunan illerle, Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu da bulunmakla beraber; gelişmiş, özellikli iller. Birinci sınıf iller; 30 Adet: Ankara, Konya, Eskişehir, Kayseri, Kahramanmaraş, Antalya, Gaziantep, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Samsun, Giresun, Hatay, Kocaeli, Manisa, İstanbul, Bursa, Yalova, İzmir, Muğla, Ordu, Aydın, Adana, Mersin, Bolu, Sakarya, Tekirdağ, Trabzon, Zonguldak, Osmaniye.
b- İkinci Bölgeye Dahil İller:
İç Anadolu ve Doğu Karadeniz ile Marmara, Ege, Akdeniz ve Orta Karadeniz bölgesinde bulunmakla beraber; nüfusu az, ekonomik ve turistik önemi olmayan, iller ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ki gelişmiş iller. İkinci Sınıf İller; 30 Adet: Aksaray, Bilecik, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Amasya, Sivas, Elazığ, Malatya, Erzurum, Diyarbakır, Kütahya, Afyon, Uşak, Isparta, Burdur, Çorum, Karabük, Düzce, Edirne, Çankırı, Kastamonu, Tokat, Karaman, Bartın, Kilis, Rize, Sinop, Kırklareli.
c- Üçüncü Bölgeye Dahil İller:
Birinci ve ikinci sınıf hizmet bölgelerine girmeyen; Doğu Karadeniz, Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde yer alan iller. Üçüncü Sınıf İller; 21 Adet: Artvin, Ardahan, Kars, İğdır, Ağrı, Bingöl, Muş, Tunceli, Hakkari, Mardin, Bitlis, Şanlıurfa, Şırnak, Adıyaman, Bayburt, Gümüşhane, Yozgat, Van, Siirt, Erzincan, Batman.
16- İlçelerin Sınıflandırılması:
İlçelerin sınıf sayısı;altıdan, üçe indirilir. İlçeler, BKK ile yeniden sınıflandırılarak, üç grupta toplanır.Tüm Bakanlıklar, personel atamalarında; bu üç hizmet bölgesini, esas alır. Kaymakamsız ilçe kalmaması için, ilçe grup sayıları, duruma göre ayarlanır. Belediye sayısı; 1000 adetle sınırlandırılır. Bunlar: 95- İl, 405- İlçe ve 500- Beldedir. İlçeler, nüfus büyüklüğü esas alınarak, yeniden düzenlenir. Örneğin; birinci sınıf ilçe sayısı; (100), ikinci sınıf ilçe; (205), üçüncü sınıf ilçe; (100) gibi.
a- Birinci Sınıf İlçeler:
Birinci bölgeye dahil İl’lerin ilçeleri ile; İl’i, ikinci ve üçüncü bölgeye dahil olmakla beraber, gelişmiş, özellikli ve önemli ilçeler. Örneğin: Adalar, Beşiktaş, Fatih, Ödemiş, Antalya-Kemer, Beyşehir, Seydişehir, Kızılcahamam, Dörtyol, Eğirdir, Anamur, İznik, Silifke, Alanya, Bandırma, Bozüyük, Osmaneli, Gölpazarı, Bilecik-Söğüt, Konya-Ereğli, Akşehir, Burdur-Bucak, Çeşme, Datça. Eski yönetmelikte ki birinci sınıf ilçelerle batıdaki ikinci sınıf ilçeler, yeni birinci sınıf ilçeleri oluşturur.
b- İkinci Sınıf İlçeler:
İkinci bölgeye dahil illerin ilçeleri ile illeri; birinci veya üçüncü sınıf olmakla beraber orta derecede gelişmiş ilçeler. Örneğin; Darende, Mut, Gülnar, Karapınar, Ulukışla, Kulu, Sarıkamış, Mucur, Yeşilova, Konya; Güney sınır, Ağın, Bozkır, Cihanbeyli, Feke, Saimbeyli, Göksun, Şenpazar, Afşin, Gürün, Samandağ, Tatvan, Ahlat, Pozantı, Erciş. Eski yönetmelikteki üçüncü, dördüncü ile beşinci ve altıncı sınıf ilçelerden Orta Anadolu ve Batı Anadolu da yer alanlar ile Doğu ve Güneydoğuda ki çok nüfuslu, İl’e yakın ve gelişmiş ilçeler, bu grupta yer alır.
c- Üçüncü Sınıf İlçeler:
Üçüncü bölgeye dahil illerin ilçeleri ile bir veya ikinci sınıfa dahil illerin ilçeleri olmakla beraber, az gelişmiş, az nüfuslu ilçelerden oluşturulur. Örneğin: Eruh, Çatak, Karayazı, Tekman, Hınıs, Varto, Tufanbeyli, Ermenek, Sarız, Hizan.(* Eski yönetmelikteki altıncı sınıf ilçelerle, beşinci ve dördüncü sınıftan, az nüfuslu ve az gelişmiş, İl’e uzak, ulaşımı zor ilçeler, bu grupta yer alır.)
17- Bölge ve İlçelerdeki Zorunlu Hizmet Süreleri:
a- Birinci Bölgeye dahil birinci sınıf il ve ilçelerdeki hizmet süresi: 10-15 yıl
b- İkinci Bölgeye dahil ikinci sınıf il ve ilçelerdeki hizmet süresi:10-20 yıl
c- Üçüncü Bölgeye dahil üçüncü sınıf il ve ilçelerdeki zorunlu hizmet süresi: 5-10 yıl
d- Diğer Görevlerdeki hizmet süreleri:
1- Bakanlık Merkezindeki hizmet süresi:5 yıl
2- Valilik görev süresi: 5 yıl
3- Vali yardımcılığı ile hukuk ve denetim uzmanlığı görev süresi: 5-15 yıl
18-Atamalarla İlgili Esaslar:
a- Kaymakamlık kursunu bitirenler, ilk önce üçüncü sınıf bir ilçeye atanır. MİA'lar, mesleki hizmetlerini; sırasıyla 3,2 ve 1.sınıf ilçe ve illerde görev yaparak sürdürürler. Kaymakamlar; bekar, çocuksuz, çocuklarının okul sorunu çıkmadan, veya bir hastalığa yakalanmadan; kalkınmada öncelikli yörelerde, mahrumiyet ilçelerinde, idealist duygularla, devlet ve vatandaşlar için kalıcı, iyi bir şeyler yapabilirler.
b- Üst sınıftan boşalma olunca; duyuru yapılır. Kıdem sırası ile siciline bakılarak ve MİA'ların istekleri de dikkate alınarak; alt sınıftan; bir üst sınıf; il ve ilçelere, atamaları yapılır.
c- Her yıl periyodik olarak, toplu atama yapılmaz ve atama yapmak için belirli bir tarih beklenmez. Atamalar, genelde l5 Mayıs ile 15 Ağustos tarihleri arasında, okullar tatilde iken yapılır.
d- MİA'lar; bulundukları il ve ilçede, en çok görev sürelerini, doldurmuş olsalar dahi;
1- Kendileri istemedikçe veya
2- Şikayet edilip, soruşturma geçirmedikçe, alınamazlar.
e- Atamalar;
1-Kişinin isteği üzerine ve istediği yere veya
2-Şikayet edilip soruşturma üzerine, Bakanlığın uygun gördüğü yere,yapılır.
f- Bulunduğu sınıf ve bölgede, en az çalışma süresini dolduran, MİA'lar; istekleri üzerine, daha alt bölge, il ve sınıf ilçelere, atanabilir,
g- Birinci hizmet sınıfına gelmiş Kaymakamlar, kendi istekleri yada Valinin teklif ve Bakanlığın onayıyla; vali yardımcılığı veya Hukuk ve denetim uzmanlığı görevlerine atanırlar. Her il ve büyük ilçelere; ikişer adet, vali yardımcılığı ile hukuk ve denetim uzmanlığı kadrosu tahsis edilir. Nüfus çokluğu veya başka gerekçelerle kadro sayısı artırılamaz,
h- MİA'da, asıl olan Kaymakamlıktır. Valiler, vali yardımcıları ile hukuk ve denetim uzmanları, istekleri üzerine, yada Bakanlıkça doğrudan, Kaymakamlık görevlerine atanırlar. Valilik ve müfettişlik, akademik bir kariyer değildir.
19- Mevzuat düzenlemesiyle, Merkez Valiliği(*120 Merkez Valisi var), Bakanlık Hukuk Müşavirliği, Teftiş Kurulu Başkanlığı, Mahalli İdareler Kontrolörleri Grup Başkanlığı ile İl Hukuk İşleri Müdürlükleri kaldırılır. Devlete ve vatandaşa; bir yarar sağlamadıkları gibi,kanbur, yük olarak, zararda vermektedirler. Çağdaş devlette; Vatandaşa hizmet vermeyen, kurum personelini, cezalandırma amaçlı,yardımcılık,müşavirlik gibi, pasif makam ve görevler olamaz.
*Yeni sistemde;
a- Merkez Valiliği unvanı kaldırılan, MİA'lar; Bakanlıkta bir göreve, veya illerin;HDU- Hukuk ve Denetim Uzmanlığı kadrolarına atanırlar. Her il ve büyük ilçelere; ikişer adet HDU kadrosu tahsis edilir. Dileyenler, Bakanlıkça da uygun görülürse, Kaymakamlık görevine atanır.
b-Bakanlık merkez teşkilatında; Bakanlık Müşaviri ile Hukuk Müşavirlerinin yerine, inceleme, araştırma ve özel denetim işlerini yürütmek üzere;5 adet HDU kadrosu oluşturulup;Dil bilen, Mastır yapmış,Kitap yazmış,5 uzman MİA,burada görevlendirilir,
c- MİA'lardan;idari, mali, hukuki veya adli nitelikte bir suç işleyipte,suçu;meslekten çıkarmayı gerektirmeyen,ancak kaymakamlık, vali yardımcılığı ile HDU yapması da uygun görülmeyenler; Bakanlık,valilik veya belediyelerde;genel idareden,bir göreve atanırlar.
20-a) Vali ve Kaymakamlar, memurlar için yıllık sicil raporu doldurmaz. Sicil raporlarını: Şef, Şube Müdürü ve Müdürler doldurur. MİA'lar, en üst disiplin ve sicil amiridir. Alt ve orta kademe personelin; disiplin ceza ve sicil raporlarına, itirazını kabul edip, karara bağlar. MİA'lar; il ve ilçe idare şube başkanlarının, birinci, müdür yardımcıları ve şube müdürleri ile şeflerin ikinci ve diğer personelin ise üçüncü derecede sicil amiridir. İl ve ilçe idare şube başkanları da; yalnızca, üstün başarılı personel ile başarısız ve disiplin cezası alan; memurlar hakkında, yıllık sicil raporu doldurur. Diğer personele; sicil raporu aranmaksızın, yıllık derece ilerlemesi yaptırılır.
b) Sicil Raporları; yalnızca aday memurlar, başarılı görülüp ödül verilenler ve birde disiplin cezası alanlar için doldurulmalı. Diğer memurlar için Sicil Raporu gereksiz, doğrudan Ocak ayında toplu terfi etsinler.
*MİA-MÜLKİ İDARE AMİRLİĞİ
l.MÜLKÎ İDARE AMİRLERİNİN; MESLEĞE ALIMI, YETİŞTİRİLMESİ VE STATÜSÜ :
A - Mülki İdare Amirlerinin Mesleğe Alımı:
1 - Mülki İdare Amirliği Mesleğine; yalnızca Kamu Yönetimi Fakültesi mezunları, kabul edilsin,
2 – Giriş Yazılı sınavları; DSM Başkanlığınca yapılsın,
3 - Sözlü - Mülakat sınavına, yazılı başarı sırasına göre; alınacakların, üç katı çağrılsın,
4 - Bayan, erkek ayrımı yapılmasın,
5 - Mesleğe başvuru ve kabul yaşı; 22, en çok 30 olsun.
B - Mülki İdare Amirlerinin Yetiştirilmesi:
1 - Mastır yapmak zorunlu hale getirilsin. Mesleğe girmeden yada Kaymakamlık Adaylığı dönemi ile ilk 5 yıl içinde; konu sınırlaması olmaksızın,Mastır yapıp,Bilim Uzmanı unvanını alamayanlar; Kaymakamlığa alınmasın,veya bu kişiler, kabul ederse; Genel İdareden kadrolara atansın, istemezlerse; idarece, doğrudan görevlerine son verilsin.Yargıya itiraz edilemesin!
2 - Adaylık dönemi içinde, DSM’nin; YDS veya Türkçe sınavından, en az ( C ) derecede, Dil başarı puanı almak zorunlu hale getirilsin. Mesleğe girmeden önce yada Kaymakam adaylığı dönemi içinde, Dil sınavından yeterli puan alamayanlar, Kaymakamlığa;alınmasın veya atanmasın.
3 - Mülki İdare Amirleri;Bilim Doktorası yapmaya özendirilsin ve teşvik edilsin. YDS'den (A,B) puanı alanlar, yurt dışına doktora yapmaya gönderilsin.
4 - Mülki İdare Amirleri, staj süresi; 6 ay olarak düzenlenmeli.**
Önerilen Mülki İdare Amir Adaylığı, Staj Konu ve Süreleri:
a - İlde Valilik Birimlerini Tanıma ve Mesleğe Uyum Stajı: 40 gün; Kaymakam Adayları,
Hizmet içi Eğitime alınıp, Bilgisayar kursuna gönderilsin.
b - İlçede Kaymakamlık görev ve kamu kurumlarını,Tanıma Stajı: 30 gün.
c - Araştırma, İnceleme ve Soruşturma Stajı: 40 gün. İl ve İlçede yaptırılır.
d - Milli Güvenlik Kurulunda;TSK’yı tanımaları için Milli Güvenlik Stajı: l0 gün.
e - Bilgi, görgü artırma ve inceleme gezisi: Türkiye içinde bir tur şirketi aracılığıyla: 15 gün.(* Gezip görülecek yerler, örnek olarak: Hudut Kapısı ,Gümrük, Baraj , Hidro Elektrik Santrali, Arıtma Tesisi, Liman . Hava Alanı , Gar , Şeker Fabrikası, Otoyol, Tünel, Köprü, Su Deposu, Milli Park , Hayvanat Bahçesi, Sığır, Koyun, Keçi ve Tavuk Çiftliği, Konfeksiyon Atölyesi, Deri Fabrikası, Seramik Fabrikası, Hapishane-Cezaevi, Polis Teşkilatı,Sahil Güvenlik,Sınır-Hudut Güvenlik vb. )
f- Bakanlık Merkezinde Hizmet İçi Eğitim Kursu: Gereksiz, K. Kursu ve Mülakat var.
g-Kaymakam Vekilliği Stajı: Kaldırılsın, yararsız ve eğitim tamamlanmadığından sakıncalı.
h - Bilgi, görgü artırma ve inceleme gezisi: Bir Tur Şirketi aracılığıyla yurt dışında: 15 gün. (*Avrupa, Abd veya Rusya, Çin ve Hindistana)
i - Bakanlık Merkezinde Kaymakamlık Kursu ve Mülakat: 30 gün.
5 -Türkiye yerleşim birimleri; sınıflandırılma açısından, üç bölgeli olmalı. İl ve İlçeler; Nüfusu, deniz kıyısında bulunması, göl veya nehir kenarında kurulması. iklimi, arazi şekli, ulaşım durumu, gelişmişlik düzeyi gibi, özellik ve kriterler göz önünde bulundurularak, üç sınıfa ayrılmalı. Sınıflarına Göre: Bölge, İl ve İlçelerdeki Zorunlu Hizmet Süreleri :
a- Üçüncü Bölge , İl ve İlçelerde : 5 - 10 yıl,
b- İkinci Bölge , İl ve İlçelerde : 10- 20 yıl,
c -Birinci Bölge , İl ve İlçelerde : 10- 15 yıl,
6 - Kaymakamlık kursunu başarı ile bitirip, Mülki İdare Amirliği Stajını tamamlayanlar: Mülki İdare Mesleğine; üçüncü sınıf ilçelerden, kura çektirilerek başlatılmalı.
7 - Boşalan ilçe Kaymakamlıklarına; başka bir İlçe Kaymakamı, Vali Yardımcısı, Hukuk ve Denetim Uzmanı yada Kaymakam adayı, vekalet etmeli. Şimdiye kadar Doktor, Ziraat Mühendisi, Veteriner, Jandarma Komutanı, Emniyet Müdürü, Milli Eğitim Müdürü, Mal Müdürü, Nüfus Müdürü, Özel İdare Müdürü, Yazı İşleri Müdürü gibi, 13 çeşit meslekten kişi; Kaymakamlığa vekalet etmiş! Böyle oluyorsa; çabaya, emeğe ve MİA’ya ne gerek var? Herkesin yapıp, yürütebildiği bir iş; meslek veya sanat değildir!
C -Mülki İdare Amirlerinin Statüsü :
1- İller İdaresi Genel Müdürlüğü ile buna bağlanacak; Personel Genel Müdürlüğünün, Mülki İdare Amiri Atama Şubesi; yetki ve göreviyle Başbakanlığa bağlansın. İl ve İlçelerdeki diğer Bakanlıkların Müdürleri; Vali ve Kaymakamları, İçişleri Bakanlığı temsilcisi gibi görüyor. Kaymakam, ilçede; hem devletin, hem de hükümetin temsilcisi olmalı.
2- Temsil Tazminatı, tüm Mülki İdare Amirlerine verilmeli. Birinci sınıf Mülki İdare
Amirliğine yükselme, objektif kriterlere bağlansın. Tazminat, ya tüm Mülki İdare Amirlerine (Ek Gösterge) verilsin, yada Temsil Tazminatı, yıllara yayılarak ödensin. Örneğin:
a- 5 yıla kadar hizmeti olan Mülki İdare Amirlerine; Temsil Tazminatının % 25'i,
b- 5 ile 15 yıl arası hizmeti olanlara; %50'si,
c- 15 yıldan fazla hizmeti olan Mülki İdare Amirlerine; Temsil Tazminatının tamamı ödensin.
3 - Mülki İdare Amirlerinin suçluluğuna, komşu İl Mahkemesi karar versin. Adli suç işleyen Mülki İdare Amirleri, komşu İl Mahkemesinde yargılansın.
4 - Bakanlık Merkezinde; Daire Başkanı, Hukuk Müşaviri, Genel Müdür Yardımcısı, Genel Müdür, Müsteşar Yardımcısı, Müsteşar veya Vali olarak atanabilmek için objektif şartlar belirlenmeli. Sayılan bu unvanlı, Mülki İdare Amirlerinin, merkezdeki görev süresi; 5 yılla sınırlandırılmalı.
*-Üst Görevlere Atanabilme Şartları, Örnek:
a- Beş yıl Kaymakamlık yapmak,
b-Türkçeyi veya bir yabancı dili, en az (C) seviyesinde bildiğini; DSM'den alacağı, Dil başarı puanıyla belgelemek,
c- Mastır yapmış olmak, bilim doktorası yapanlar tercih edilir,
d- En az bir kitap yazıp, bastırmış yada İnternetten yayınlatmış olmak,
e- İyi derecede bilgisayar bilmek,
f- Adli veya İdari, bir ceza almamış olmak.
2. MÜLKİ İDARE SİSTEMİ, İDARİ YAPIM1ZDAKİ DEĞİŞİKLİKLER VE KAMU
YÖNETİMİNDE; YENİ GELİŞMELER İLE MÜLKÎ İDARE SİSTEMİNİN GELECEĞİ:
A-Dünyadaki Küreselleşme,Globalleşme,birleşmeler(Abd,AB,GB,BDT,Şangay gibi), İnsan Hakları, Demokratikleşme, Laiklik,Mikro Milliyetçilik,Terörizm gibi, siyasi ve kültürel gelişmeler nedeniyle; TC Anayasası , Devlet Yapısı ve Mülki sistemde; bilim ve teknolojideki değişiklik ve yeniliklere paralel olarak; reform, iyileştirme yapılması, hatta TC Devleti Kurucusu Atatürk’ün; İdarede başlattığı Devrimlerin, günümüz şartlarına uygun olarak, yenilenip,devam ettirilmesi şarttır.
B-Halk; Televizyon , internet ve cep telefonu sayesinde, Devlet Bürokrasinin ve Askeriyenin önüne geçmiştir. Gelişmiş ülkelerde kamu hizmetleri,işlemler ve oy verme; bire bir, binada, görüşme ve kırtasiyecilikle değil, faks ve internet üzerinden yürütülmektedir. En doğrusu; İlk ve Ortaçağlardan kalan, Valilik ve Kaymakamlık sisteminin kaldırılıp, Mülki görev, imkan, sorumluluk ve yetkilerin; Demokrasinin bir gereği olarak, Yerel Yönetimlere bırakılması, Halkın, kendini; hukukun üstünlüğü, ulusal haklar, laiklik, yetki genişliği, kamu yararı, yerindelik ve yerinden yönetim ilkelerine göre, özgür iradesiyle seçtiği; Belediyeler eliyle yönetmesi. Demokrasilerde; vesayet yetkisi olan, tek organ; Halktır. Devlet; 1978’den beri hızla artan; terör, borç, hırsızlık, kapkaç, tırafik canavarı ve enflasyona çözüm üretip, Halkın; Can, Namus ve Mal Güvenliğini, mutlaka sağlamalıdır. KİT, Turizm, İhracat teşviği, Tarım desteği(*daha doğrusu köstek,Türk Çiftçisini tembelliğe ve yalancılığa yöneltip, Tarımı çökertmekmi?), TOKİ, Fuar, Futbol vs Devletin görevi değildir!
C- Mülki İdare Sisteminin, Çağa Uyumu İçin Yapılması Gerekenler :
a - Devlete ve halka bir yararı olmadığı gibi; kağıt, kaynak ve zaman israfına, yolaçan; DPT, Sayıştay, Devlet Denetleme Kurulu, Mülkiye Teftiş Kıırulu ve Mahalli İdareler Kontrol Grup Başkanlığının kaldırılması. Mülkiye Müfettişleri ile Mahalli İdareler Kontrolörleri ve Uzmanların; il ve büyük ilçelere, Belediyelere; ikişerli kadrolarla Hukuk ve Denetim Uzmanı olarak atanması. Bulundukları il ve ilçelerde;Valilik oluru ile araştırma, inceleme, ön inceleme ve Disiplin soruşturması görevi verilmesi, kaymakam ve Vali Yardımcılarına vekalet ettirilmesi. Bu tür hizmetler Bakanlıkta; Hukuk Uzmanlarına- Müşavirlere gördürülsün.
b – İdarenin;karar,iş,işlem,eylem,harcama ve verdiği hizmetlerin denetimini;o hizmetten yararlanan Halk kesimi, Sivil toplum kuruluşları ve Basın;7 gün 24 saat,kesintisiz gözetip yapsın.2-3-5 yılda bir rutin, periyodik yada,şikayete bağlı görevlendirmeyle, memurun memuru denetleyemeyeceği görüldü. Adeta TC; yolsuzluk, yoksulluk,yayın yasağı, yasa tanımazlık ve terör ülkesine dönüştürüldü!
c – İl, İlçe ve Beldeler;yeniden düzenlenip, sayıları azaltılsın. Almanya ve Japonya; yerleşim birimleri sayısını azalttı. Küçük yerleşim birimleri kaldırılsın. Köy ve Mahalle Muhtarlığı sayısı;20 bine düşürülsün. İl, İlçe ve Belde Belediye sayısı; 1000 adette dondurulsun. Yeni belediye kurdurulmasın.
d - Bir yerleşim biriminin; İl, İlçe, Belde veya Köy, Mahalle olabilmesi için;aranacak, coğrafi, ekonomik, şartlar yanında :
1 - İl olabilmesi için en az; 100 bin -700 bin nüfus
2 - İlçe olabilmesi için 50 bin -500 bin nüfus
3 - Belde olabilmesi için: 20 bin -100 bin nüfus , ayrıca en yakın, belediye şehir merkezi ile arasında; en az 40 Km, mesafe olması aranmalı.
4 - Köy yada Mahalle-Bucak Muhtarlığı olabilmesi için:5 bin -50 bin nüfus,ayrıca komşu köy, yada
belediye şehir merkezi arasında; en az 20 Km, mesafe olması aranmalı. Köy ve belediyeler birleşince, katılanlar SEMT sıtatüsü kazanır, adları değiştirilmez. Kamu kurumları, tümüne dağıtılıp yayılır, bir yerleşim biriminde toplanmaz.
e – Köylerde, Belediye sınırları içine alınsın. Bir belediye sınırı; diğer bir belediye sınırına kadar, devam etsin. Belediye Meclisleri;BUCAK;Köy ve Mahalle Muhtarlarından oluşturulsun. Belediye Encümeni kaldırılsın. Encümen görevini; Belediye Şube Müdürlükleri yürütsün. Köylerin tüzel kişilikleri kaldırılsın. Bütçe yapmalarına gerek yok. Köy muhtarları da; mahalle muhtarlıklarıyla aynı statüde olsun.
f- Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Bölge Müdürlükleri kaldırılsın,Köy Hizmetleri İl
Müdürlükleri; Belediye veya Valiliğe, Şube Müdürlüğü olarak bağlansın. Yol, su gibi bölümleri; kısım şefliği olarak, hizmet versin.
g - Özel İdarelerin kuruluşunda, Bakanlık sayısı onbir idi, şimdi ise 37. Özel İdare Müdürlüğünün; yürüttüğü, bütün görevler konusunda; Bakanlıklar kurulmuş. Özel İdare Müdürlükleri kaldırılıp Belediyeler ile birleştirilsin. Görev karmaşası, kaynak, zaman, personel israfı olmasın.
h - Devlete ait;arazi,orman,mera,yayla,deniz,göl,akarsu,baraj,dağ,millipark,arsa ve binalar; Belediyeye devredilsin.Belediye; arazi, arsa ve binaları, ilgili kamu kurumlarına, ücretsiz tahsis etsin.
ı - Büyük şehir belediyeleri ve B.Ş.Bel.Meclisleri, kendisinden beklenen yararı sağlayamadığı gibi, bürokrasi ve kırtasiyeciliği artırdığı için kaldırılsın. Boş işlerle uğraşıp, Halkın hizmet beklediği paraları, çarçur ediyorlar. MİT’in, DSİ(*Baraj,sulama kanalı ile bataklıkları kurutarak,Su rejimini bozdu, iklim düzensizleşti,Konya ve Burdurda göller kurudu,çökmeler başladı?) gibi,Halka bir yararı yok, hatta zararı var!1978-2016 döneminde;pkk, dhkpc,ışıd gibi terör örgütlerinin yaptığı,bombalama, cinayet eylemlerini;mit, tsk ve polis,savcı;diğer sade TC vatandaşları gibi, hep TV ve Gazetelerden, duyup öğrendi ve terör olaylarını seyretti? Bu dönemde; binlerce TC Vatandaşı öldürüldü ve Türk Halkı- Devleti;500 mr $ aşkın,Ekonomik zarara sokuldu!Türk Halkı;TC Devletine; güveni,saygıyı ve yaşama sevincini,umudunu kaybetti!
j - Belediye Başkanı, köy ve mahalle muhtarları ile Milletvekilliğine; aday olup seçilebilmek için; Üniversite- en az Meslek Yüksek Okulu mezunu olma şartı getirilsin. Belediyecilik ; şehircilik , imar, muhasebe, hukuk bilgi ve tekniğini gerektiren, özellikli bir yöneticiliktir.
k - Belediyelerin Personel Durumu:
1 - Belediyeler için norm kadro belirlensin, Örnek:
a ) Belde Belediyeleri : 10-45 Memur kadrosu,
b ) İlçe Belediyeleri : 20 - 105 memur kadrosu,
c ) İl Belediyeleri : 50 - 150 memur kadrosu.
2 - Belediyelerde işçi kadrosunda personel çalıştırılmasın. Temizlik, elektrik, doğalgaz,toplu ulaşım, metro, su, kanalizasyon, arıtma, yol, park bahçe gibi altyapı hizmetleri;TC Özel Sektöründen, ihale ve sözleşmeyle, yada KİYİB yöntemiyle satın alınsın.Belediye,borcunu;işi,malzemeyi,malı,hizmeti aldığı tarihten itibaren,ençok 1 Ay içinde ödesin!
3 -Belediye iktisadi teşekkülü; BİT'ler özelleştirilsin. Belediye; ya satsın, yada özel sektöre kiralayıp, verilen hizmeti denetlesin. Ticari nitelikte kamu hizmetleri; "KİYİB" yöntemiyle gördürülsün. 40 yıla kadar Kiraya verilsin, ancak her 5 yılda bir incelenip, şartlara uygun hizmet veriyorsa, kira sözleşmesi, ihalesiz yenilensin.
4 -Belediyelere memur kadrosu, önce en az sayıda tahsis edilsin. İstek olursa, her 10 bin - 100 bin nüfus için ilave ( bir ) memur kadrosu daha verilsin.
5- Belediyelere alınacak memurlar için en az Meslek Yüksek Okulu mezunu olma şartı getirilsin.
6- Belediye, personel giderleri için; kesinleşmiş olan bir önceki yıl net gelirlerinin, en çok üçte birini ayırabilsin.
l- İller Bankası, Belediyelere, genel bütçeden dağıttığı payı; o il, ilçe yada beldenin nüfusuna kayıtlı olan, canlı vatandaş sayısına göre versin. Genel nüfus sayımları sağlıklı değil, Belde ve ilçe nüfusuna; merkezle birlikte köylerde oturanlarda dahil edilmeli. En doğrusu, İller Bankası günümüzde anlamsız; kaldırılsın ve görevlerini belediyeler yürütsün.
m- Belediyelerin, içerden ve dışardan borç alması yasaklanmalı. Denk bütçe uygulayıp, gelirine göre harcama yapmalı. Hükümet-Bakanlıklar; doğal afet ve ulusal nitelikteki büyük yatırımlarda, Belediyelere yardım eder.
3. MÜLKİ İDARE AMİRLERİ VE TOPLUMSAL GELİŞME :
a -1)Mülki İdare Amirlerinin, toplumsal gelişmeye katkıları açık. Bunu Osmanlı döneminde çekilen filmlerden gözlemleye biliyoruz. Ancak Türkiye'yi, Avrupa ve ABD ile kıyaslayınca , çağdaş medeniyet seviyesinden geriliğimiz hemen göze batıyor. Türkiye'nin kalkınıp , gelişip , refah toplumu olabilmesi için; tek Mülki İdare Amirlerinin, çabaları yetersiz. İyi bir TIRAFİK düzeni için; nasıl bilgili , bilinçli, sabırlı , tutarlı, anlayışlı, alkol almamış , yeterince uyumuş, trafik kurallarına uygun davranan, bir ŞOFÖR ile gerekli teknik özellikleri taşıyan, bir YOL ve bakımlı bir ARABA gerekirse; ülkenin kalkına bilmesi içinde ;
2) Bilgili, bilinçli, ilkeli, duyarlı, özgür, idealist, cesur ve kültürlü bir HALK;Hepsi, (12) yıllık zorunlu temel eğitimden geçmiş,% 70'i yüksek öğrenim görmüş, yeteneğini açığa çıkarıp, becerisini geliştirmiş, buna uygun bir eğitim görüp, meslek edinmiş, istediği işte çalışan,işini severek yaptığı için; başarılı, mutlu ve umutlu olan;özgüvenli,kendisiyle barışık,güler yüzlü,uzlaşıcı,barışçı insanlar.
b - Siyasi İstikrar Olması: iki partili sisteme geçilmesi, Demokrasi ve istikrar için iktidar kadar,
muhalefetinde güçlü olup;onu frenlemesi,uyarıp,yanlış yapmasını önlemesi gerekir.
c- Ekonomik İstikrar Olması : Yıllık Enflasyonun en çok % 5 olması gerekir. Daha yüksek olursa ülke geleceği kararır, ön görülmez , sağlıklı plan yapılmaz . Ülke krize girerse, halk; stres ve
umutsuzluk içinde kavranır.Türkiyeyi yönetenler arasında:Akledip düşünen,sorgulayabilen, öngörülü, geçmişi bilen, geleceği doğru öngören,ulusalcı ve Ekonomist yok? 1974 yılından beri, çift rakamlı seyreden Enflasyon; Talep değil? Maliyet Enflasyonu!!Hükümetler sadece,DİE-TÜİK’e yalan söyleterek, enflasyonu düşük,tek rakamlı gösterdiler.Ev fiyatları-İnşaat, Kira,Petrol,Cumhuriyet Altını gibi,Ekonominin göstergesi,Termometre Derecesi,yok sayıldı?
d- Can,Namus ve Mal Güvenliğinin Sağlanması:TC hükümeti,iktidar,egemen olma ve TC Devletini temsil iddiasındaysa,1978 yılından beri; pkk, dhkpc, devsol, hizbullah, ibdac,ışıd gibi terör örgütleri ile mafya ve çeteler karşısında, aciz ve çaresiz durmayıp! TBMM’den; bu terör örgütleriyle SAVAŞ KARARI alıp, kısa sürede çökertip, cezalandırmalı. Bunlar, hırsız, kapkaççı,dolandırıcı gibi,adli suçlu ve kötü,yaramaz insan değil!İnsan görünümlü şeytan, halk ve devlet düşmanları.Canlı Bomba olan, okul,cami,iş aracı,orman,tır,tiren yakan,durakta dolmuş bekleyeni ve çocuk öldüren, bir yaratığın; Tek anladığı;Polis,Savcılık,Mahkeme,Hapishane değil, Ordunun acımasız gücüdür! Bir Ülkede Güvenlik;Siyasi ve Ekonomik İstikrar ile Huzur, adalet, gelişme, refah ve mutluluğun, ilk şartıdır. Güvenlik yoksa, ekonomik sistem sağlıklı çalışmaz. Güvenlik sorunu çözülmezse, halkın devlete güven ve saygı sorunu başlar, toplumsal birlik bozulur. Bir süre sonra, ülke: Filistin, Somali, Afgan, Irak,Suriye, Libya, Lübnanlaşır. Sudan, Yugoslavya gibi parçalanır ve Endülüs, Selçuklu, Osmanlı, Doğu Türkistan devletleri gibi yıkılır gider. İbret alınmaz, öğüt dinlenmezse, tarih tekrarlanırmış! Bu devletlerin hepsinin; hükümeti,sarayı,kalabalık ordusu vardı. Ancak halkı; halktan kopuk yöneticilere, inanıp güvenmiyor,yararını,kendinin bir parçası görmediği devleti; sahiplenip korumuyordu! Çünkü Halk; Can, Namus ve Mal Güvenliğini bile sağlayamayıp,meşruluğunu yitiren, bir devleti; asla benimsemez,sahiplenip,savunup,korumaz.Yöneticilerle Halkın;Amacı, Fikirleri bir olur, yürekler beraber çarparsa, hiçbir düşman, Hükümetiyle yanyana duran, İnanmış bir Halkı; yenip, esir edemez ve Devletini yıkamaz!Örnek;Abd emperyalizmine karşı savaşan, Vietnam!
e- Osmanlıyı Yıkıma Götüren Nedenler: 1854’te alınmaya başlayan borçlar. Ulusal tasarımlı ve yerli üretim silahı olmaması nedeniyle;yabancılardan satın alınan,uyduruk,çakar almaz silahlarla- el şeyiyle savaşa gidildiğinden, 1683’ten itibaren, bütün savaşlarda (Çanakkale hariç!) yenilmesi. 1856’da kabul edilen; toprakta Özel Mülkiyet Fitnesi;Ülkenin dayandığı;Manevi ve Ulusal değerleri çürüttü, sistemin dengelerini bozdu, halkı yoksullaştırdı. Tahkim,İmtiyaz, Kapitülasyon, yabancılara tanınan Vergi ve Yargı muafiyeti, Yerli üretimi çökerten İTHALAT ve dışa bağımlılık; Osmanlıyı; hammadde kaynağı ve Açık-Serbest Pazara dönüştürdü!Ülkeye;Cehalet, yolsuzluk,yoksulluk,yalan, yasaklar, rüşvet, kaçakçılık, Kadı-Zaptiye ve Eşkiyaların zulmü ile tarikatların;bidat ve hurafeleri; Egemen oldu! Halk, Arnavut, Sırp, Yunan, Bulgar, Arap (Lübnan, Yemen, Vehhabi gibi), Kürt, Ermeni isyanlarından, teröründen,sonu felaket,faciayla biten Savaşlardan bıkmış, yaşama sevinci ve ümidini kaybetmiş, devlete duyduğu güven ve saygı yokolmuştu. Devlet, yabancılara boyun eğip, öz halkına zulmeden, onları vergi ve askerlik(* askerlik süresi;10-8 ve 4 yıldı!) aracı gören, halkı; hilafetçi- şeyhül islam-müftü,seyyit-şerif ve tarikatçı şıhların;HACIYA gitmeyip,sarayda saltanat süren, padişah; zıllullahtır-ulul emre itaat farzdır gibi, safsatalar ile kadı, zaptiye ve tahsildar üçlüsüyle baskı altında tutup, korkuyla yöneten, halkın kazancını;angarya,zekat,öşür,vergi diye alan; bir feodal derebeyine, canavara dönüşmüştü!
*İLÇE SINIFLARI*
ADANA İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler:Yüreğir, Seyhan, Ceyhan, Kozan, Yumurtalık, İmamoğlu, Karataş, Karaisalı
- İkinci Sınıf İlçeler:Pozantı, Aladağ, Feke, Saimbeyli
- Üçüncü Sınıf İlçeler:Tufanbeyli.
ADIYAMAN İLİ:
- İkinci Sınıf İlçeler: Kahta, Gölbaşı.
- Üçüncü Sınıf İlçeler: Besni, Tut, Sincik, Çelikhan, Gerger, Samsat.
AFYON İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Bolvadin, Dinar, Sandıklı, Emirdağ, Çay.
- İkinci Sınıf İlçeler: Dazkırı, Şuhut, İscehisar, Sincanlı, Sultandağı, Kızılören, Başmakçı, Bayat, İhsaniye, Evciler, Çobanlar, Hocalar.
AĞRI İLİ:
- İkinci Sınıf İlçeler: Doğubeyazıt
- Üçüncü Sınıf İlçeler: Eleşkirt, Patnos, Diyadin, Hamur, Taşlıcay, Tutak.
AMASYA İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Suluova, Merzifon, Taşova.
- İkinci Sınıf İlçeler: Gümüşhacıköy, Hamamözü, Göynücek.
ANKARA İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Altındağ, Çankaya, Keçiören, Mamak, Polatlı, Yenimahalle, Sincan, Etimesgut, Çubuk, Gölbaşı, Kızılcahamam, Elmadağ, Kozan.
- İkinci Sınıf İlçeler: Şereflikoçhisar, Beypazarı, Haymana, Evren, Kalecik, Nallıhan, Akyurt, Ayaş, Bala, Çamlıdere, Güdül.
ANTALYA İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: . Büyük Ş. B. Merkez İlçeler: Aksu, Döşemealtı, Konyaaltı, Kepez, Muratpaşa, Alanya, Manavgat, Kemer, Serik, Kumluca, Finike, Gazipaşa, Kaş, Kale.
- İkinci Sınıf İlçeler: Korkuteli, Elmalı, Akseki, Gündoğmuş, İbradı.
ARTVİN İLİ:
- İkinci Sınıf İlçeler: Arhavi, Hopa, Borçka, Murgul.
- Üçüncü Sınıf İlçeler: Ardanuç, Şavşat, Yusufeli.
AYDIN İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Kuşadası, Nazilli, Söke, Çine, Germencik, Didim, Koçarlı, İncirliova, Sultanhisar, Köşk.
- İkinci Sınıf İlçeler: Buharkent, Kuyucak, Bozdoğan, Karacasu, Yenipazar, Karpuzlu.
BALIKESİR İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Ayvalık, Bandırma, Gönen, Burhaniye, Edremit, Susurluk, Erdek, Havran, Marmara, Savaştepe, Gömeç.
- İkinci Sınıf İlçeler: Sındırgı, Bigadiç, İvrindi, Kepsut, Manyas, Dursunbey, Balya.
BİLECİK İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Bozüyük, Osmaneli, Söğüt, Gölpazarı.
- İkinci Sınıf İlçeler.Pazaryeri, Yenipazar, İnhisar.
BİNGÖL İLİ:
- Üçüncü Sınıf İlçeler: Solhan, Genç, Karlıova, Kığı, Adaklı, Yayladere, Yedisu.
BİTLİS İLİ:
- İkinci Sınıf İlçeler: Tatvan, Ahlat.
- Üçüncü Sınıf İlçeler: Adilcevaz, Güroymak, Hizan, Mutki.
BOLU İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler:Gerede.
- İkinci Sınıf İlçeler: Göynük, Mengen, Mudurnu, Yeniçağa, Dörtdivan, Seben, Kıprıscık.
BURDUR İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler:Bucak.
- İkinci Sınıf İlçeler: Yeşilova, Gölhisar, Tefenni, Kemer, Karamanlı, Ağlasun, Altınyayla, Çavdır, Çeltikçi.
BURSA İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım, Gemlik, İnegöl, M. Kemalpaşa, Orhangazi, Kestel, Karacabey, Mudanya, Gürsu, İznik, Yenişehir.
- İkinci Sınıf İlçeler:Orhaneli, Keleş, Büyükorhan, Harmancık.
ÇANAKKALE İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler. Gelibolu, Gökçeada, Ezine, Eceabat, Lapseki, Bozcaada.
- İkinci Sınıf İlçeler: Biga, Çan, Bayramiç, Ayvacık, Yenice.
ÇANKIRI İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Ilgaz, Eldivan.
- İkinci Sınıf İlçeler: Çerkeş, Kurşunlu, Atkaracalar, Orta, Korgun, Kızılırmak, Şabanözü, Yapraklı, Bayramören.
ÇORUM İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler:Sungurlu, Osmancık, Alaca.
- İkinci Sınıf İlçeler: İskilip, Mecitözü, Bayat, Kargı, Oğuzlar, Boğazkale, Dodurga, Ortaköy, Uğurludağ, Laçin.
DENİZLİ İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Buldan, Sarayköy, Tavas.
- İkinci Sınıf İlçeler: Çivril, Acıpayam, Güney, Çal, Çardak, Kale, Serinhisar, Akköy, Honaz, Bozkurt, Bekilli, Baklan, Babadağ, Çameli, Beyağaç.
DİYARBAKIR İLİ:
- İkinci Sınıf İlçeler: Silvan, Bismil, Ergani, Çınar.
- Üçüncü Sınıf İlçeler: Lice, Çermik, Çüngüş, Dicle, Eğil, Hani, Hazro, Kulp, Kocaköy.
EDİRNE İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Keşan, Uzunköprü.
-İkinci Sınıf İlçeler: Enez, Havsa, İpsala, Meriç, Süloğlu, Lalapaşa.
ELAZIĞ İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Sivrice, Baskil, Keban, Ağın
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Maden, Kovancılar, Palu, Karakocan, Ancak, Alacakaya
ERZİNCAN İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Üzümlü.
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Refahiye, Tercan, Kemah, Çayırlı, İliç, Kemaliye, Otlukbeli.
ERZURUM İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Ilıca.
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Pasinler, Hınıs, Horasan, Oltu, Aşkale, İspir, Narman, Karaçoban, Karayazı, Çat, Olur, Pazaryolu,Şenkaya, Tekman, Tortum, Uzundere, Köprüköy.
ESKİŞEHİR İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Sivrihisar, Çifteler.
-İkinci Sınıf İlçeler: Mahmudiye, İnönü, Sarıcakaya, Günyüzü, Han, Mihalıççık, Alpu, Mihalgazi, Beylikova, Seyitgazi.
GAZİANTEP İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Şahibey, Nizip, Şehitkamil
- İkinci Sınıf İlçeler: İslahiye, Oğuzeli, Araban, Yavuzeli, Nurdağı, Karkamış.
GİRESUN İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Tirebolu, Görele, Bulancak, Espiye, Eynesil, Keşap, Piraziz.
- İkinci Sınıf İlçeler: Dereli, Çanakçı, Yağlıdere, Güce.
- Üçüncü Sınıf İlçeler: Şebinkarahisar, Doğankent, Alucra, Çamoluk.
GÜMÜŞHANE İLİ:
- Üçüncü Sınıf İlçeler: Şiran, Kelkit, Torul, Kürtün, Köse.
HAKKARİ İLİ:
- Üçüncü Sınıf İlçeler: Yüksekova, Çukurca, Şemdinli.
HATAY İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Dörtyol, İskenderun, Kırıkhan, Reyhanlı, Samandağı.
- İkinci Sınıf İlçeler: Belen, Erzin, Hassa, Altınözü, Yayladağı, Kumlu.
ISPARTA İLİ:
- Birinci Sınıf İlçeler: Eğirdir, Yalvaç.
- İkinci Sınıf İlçeler: Şarkikaraağaç, Gelendost, Senirkent, Keçiborlu, Uluborlu, Yenişarbademli, Gönen, Atabey,Sütçüler, Aksu.
İÇEL İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Tarsus, Erdemli, Anamur, Silifke, Bozyazı, Aydıncık.
-İkinci Sınıf İlçeler: Mut, Çamlıyayla, Gülnar.
İSTANBUL İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler:
Adalar, Beşiktaş, Bayrampaşa, Beykoz, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Eminönü, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Pendik, Sarıyer, Silivri, Şile, Ümraniye, Üsküdar, Şişli, Zeytinburnu, Tuzla, Maltepe, Bahçelievler, Güngören, Bağcılar, Bakırköy, Avcılar, Sultanbeyli, Esenler.
İZMİR İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Bornova, Buca, Karşıyaka, Konak, Ödemiş, Tire, Balçova, Narlıdere, Çiğli, Gaziemir, Güzelbahçe, Aliağa, Bergama, Çeşme, Foça, Menemen, Selçuk, Seferihisar, Torbalı, Urla, Kemalpaşa, Dikili, Menderes.
-İkinci Sınıf İlçeler: Kınık, Bayındır, Kiraz, Karaburun, Beydağı.
KARS İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Sarıkamış.
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Kağızman, Akyaka, Digor, Arpaçay, Selim, Susuz.
KASTAMONU İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: İnebolu, Taşköprü, Tosya.
-İkinci Sınıf İlçeler: Cide, Araç, Çatalzeytin,Devrekani, Bozkurt, Abana, İhsangazi, Şeydiler, Hanönü, Azdavay, Daday, Küre, Ağlı, Doğanyurt, Pınarbaşı, Şenpazar.
KAYSERİ İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Kocasinan, Melikgazi, Talaş, Develi.
-İkinci Sınıf İlçeler: Bünyan, Pınarbaşı, Yahyalı, İncesu, Hacılar, Yeşilhisar, Tomarza, Özvatan, Akkışla, Felahiye, Sarıoğlan, Sarız.
KIRKLARELİ İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Lüleburgaz, Babaeski.
-İkinci Sınıf İlçeler: Demirköy, Pınarhisar, Vize, Kofcaz, Pehlivanköy.
KIRŞEHİR İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Kaman, Mucur.
-İkinci Sınıf İlçeler: Çiçekdağı, Boztepe, Akpınar, Akçakent.
KOCAELİ İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Gebze, Gölcük, Karamürsel, Derince, Körfez, Kandıra, Hereke.
KONYA İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Ereğli, Karatay, Meram, Selçuklu, Akşehir, Beyşehir, Seydişehir, Ilgın.
-İkinci Sınıf İlçeler: Cihanbeyli, Karapınar, Kulu, Sarayönü, Doğanhisar, Kadınhanı, Çumra, Bozkır, Yunak, Çeltik, Derbent, Tuzlukçu, Yalıhüyük, Halkapınar, Emirgazi, Akören, Altınekin, Hadim, Hüyük, Taşkent, Derebucak, Ahırlı, Güneysınır.
KÜTAHYA İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler:Tavşanlı
-İkinci Sınıf İlçeler: Gediz, Simav, Emet, Altıntaş, Çavdarhisar, Domaniç, Pazarlar, Aslanapa, Dumlupınar, Hisarcık, Şaphane.
MALATYA İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Battalgazi, Yeşilyurt.
-İkinci Sınıf İlçeler: Doğanşehir, Darende, Akçadağ, Arapgir,Kale, Hekimhan, Arguvan, Pötürge, Doğanyol, Kuluncak,Yazıhan.
MANİSA İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Akhisar, Salihli, Turgutlu, Alaşehir, Gölmarmara, Saruhanlı, Ahmetli.
-İkinci Sınıf İlçeler: Soma, Kırkağaç, Kula, Gördes, Demirci, Sarıgöl, Köprübaşı, Selendi.
KAHRAMANMARAŞ İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Elbistan, Afşin, Göksün.
-İkinci Sınıf İlçeler: Pazarcık, Türkoğlu, Andırın, Çağlayancerit, Nurhak, Ekinözü.
MARDİN İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Kızıltepe, Nusaybin, Yeşilli.
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Derik, Midyat, Dargeçit, Mazıdağı, Ömerli, Savur.
MUĞLA İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Fethiye, Marmaris, Bodrum, Milas, Dalaman, Köyceğiz, Datça, Ortaca, Yatağan, Ula.
-İkinci Sınıf İlçeler: Kavaklıdere
MUŞ İLİ:
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Hasköy, Bulanık, Malazgirt, Varto.
NEVŞEHİR İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Ürgüp, Avanos
-İkinci Sınıf İlçeler: Derinkuyu, Hacıbektaş, Kozaklı, Gülşehir,Acıgöl.
NİĞDE İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Bor
-İkinci Sınıf İlçeler: Altınhisar, Ulukışla, Çiftlik, Çamardı.
ORDU İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Ünye, Fatsa, Perşembe, Gülyalı.
-İkinci Sınıf İlçeler: İkizce, Çaybaşı, Ulubey, Kumru, Korgan, Kabadüz, Çatalpınar, Çamaş, Gürgentepe
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Gölköy, Aybastı, Akkuş, Kabataş, Mesudiye.
RİZE İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Ardeşen, Çayeli, Pazar, Derepazarı, İyidere.
-İkinci Sınıf İlçeler: Fındıklı, İkizdere, Güneysu, Kalkandere, Hemşin, Çamlıhemşin.
SAKARYA İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Akyazı, Hendek, Sapanca, Geyve, Karasu, Söğütlü, Ferizli, Pamukova.
-İkinci Sınıf İlçeler: Kocaali, Kaynarca, Karapürçek, Taraklı.
SAMSUN İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Bafra, Çarşamba, Alaçam, Havza, Terme, Vezirköprü, 19 Mayıs, Tekkeköy.
-İkinci Sınıf İlçeler: Ladik, Yakakent, Asarcık, Kavak, Sahpazarı, Ayvacık.
SİİRT İLİ:
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Kurtalan, Baykan, Eruh, Pervari, Şirvan, Aydınlar.
SİNOP İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Ayancık, Boyabat, Gerze.
-İkinci Sınıf İlçeler: Durağan, Dikmen, Türkeli, Erfelek, Saraydüzü.
SİVAS İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Suşehri, Şarkışla, Gürün, Zara, Hafik, Kangal, Yıldızeli, Gemerek, İmranlı, Ulaş.
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Divriği, Akıncılar, Koyulhisar, Gölova, Altınyayla, Doğanşar.
TEKİRDAĞ İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Çorlu, Marmara Ereğlisi, Şarköy, Malkara, Çerkezköy, Hayrabolu, Muratlı, Saray.
TOKAT İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Turhal, Erbaa, Niksar, Zile.
-İkinci Sınıf İlçeler: Pazar, Almus.
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Reşadiye, Başçiftlik, Sulusaray, Artova, Yeşilyurt.
TRABZON İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Açaabat, Of, Vakfıkebir, Araklı, Sürmene, Beşikdüzü, Çaybaşı, Yomra, Arsin.
-İkinci Sınıf İlçeler: Maçka, Çaykara, Hayrat, Dernekpazarı, Düzköy, Köprübaşı, Şalpazarı, Tonya.
TUNCELİ İLİ:
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Çemişgezek, Hozat, Mazgirt, Nazimiye, Pülümür, Ovacık, Pertek.
ŞANLIURFA İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Siverek, Viranşehir, Birecik.
- Üçüncü Sınıf İlçeler: Ceylanpınar, Bozova, Akçakale, Suruç, Halfeti, Harran, Hilvan.
UŞAK İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Banaz.
-İkinci Sınıf İlçeler: Eşme, Karahallı, Sivaslı, Ulubey.
VAN İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Erciş.
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Gevaş, Başkale, Edremit, Muradiye, Bahçesaray, Çaldıran, Çatak, Gürpınar, Özalp, Saray.
YOZGAT İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Yerköy,Sorgun,Boğazlıyan,Akdağmadeni,Çekerek, Sarıkaya,Şefaatli, Saraykent.
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Çayıralan, Çandır, Yenifakılı, Aydıncık, Kadışehri.
ZONGULDAK İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Ereğli, Alaplı, Çaycuma, Devrek.
-İkinci Sınıf İlçeler: Gökçebey.
AKSARAY İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Ortaköy, Sarıyahşi, Güzelyurt, Ağaçören, Eskil, Gülağaç.
BAYBURT İLİ:
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Aydıntepe, Demirözü.
KARAMAN İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Ayrancı, Kazımkarabekir.
-Üçüncü Sınıf İlçeler: Ermenek, Başyayla, Sarıveliler.
KIRIKKALE İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler:Bahşili, Keskin, Yahşihan.
-İkinci Sınıf İlçeler:Delice, Balışeyh, Çelebi, Karakeçili, Sulakyurt.
BATMAN İLİ:
-Üçüncü Sınıf İlçeler:Beşiri, Sason, Kozluk, Gercüş, Hasankeyf.
S1RNAK İLİ:
-Üçüncü Sınıf İlçeler:Cizre, Silopi, İdil, Beytüşşebap, Uludere, Güçlükonak.
BARTIN İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Amasra, Kurucaşile.
-İkinci Sınıf İlçeler: Ulus.
ARDAHAN İLİ:
-Üçüncü Sınıf İlçeler:Çıldır, Göle, Posof, Damal, Hanak.
IĞDIR İLİ:
-Üçüncü Sınıf İlçeler:Aralık, Karakoyunlu, Tuzluca.
YALOVA İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler:Çınarcık, Çiftlikköy, Altınova, Armutlu, Termal.
KARABÜK İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler:Safranbolu.
-İkinci Sınıf İlçeler:Eskipazar, Eflani, Yenice, Ovacık.
KİLİS İLİ:
-İkinci Sınıf İlçeler: Elbeyli, Musabeyli, Polateli.
OSMANİYE İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Kadirli.
-İkinci Sınıf İlçeler:Sumbas, Hasanbeyli, Düziçi, Bahçe, Toprakkale.
DÜZCE İLİ:
-Birinci Sınıf İlçeler: Akçakoca.
-İkinci Sınıf İlçeler: Gölyaka, Cumayeri, Kaynaşlı, Gümüşova, Çilimli, Yığılca.
*Mülki İdare Amiri, Atamalarına İlişkin, Genel Hususlar:*
1-Kaymakamlık kursunu bitirenler, üçüncü sınıf ilçelere; verecekleri beş seçenekli tercih dilekçeleri dikkate alınarak, sınav, kurs ve staj başarı derecelerine göre, sırayla atanırlar.
2-Kaymakamlık staj programını, ilk üç dereceye girerek, üstün başarıyla tamamlayanlar, boş ilçelerden dilediklerine doğrudan atanırlar. Diğer kaymakamlar hakkında Bakanlık; sınav, staj ve kurs başarı derecesi ile sicil durumunu göz önüne alarak, takdir yetkisini kullanabilir.
3-a) Üçüncü sınıf ilçelerden kaymakamsız olan ilçe yoksa; kaymakamlar, istekleri dikkate alınarak başarı derecelerine göre; üçüncü bölge illerin ikinci sınıf ilçelerine atanırlar. Üçüncü bölgede de yeter sayıda boş ilçe bulunamazsa kaymakamlar, ikinci bölgedeki ikinci sınıf ilçelerden birine atanır.
b) Bu maddeye göre, üçüncü sınıf ilçe hizmetini; ikinci bölgenin ikinci sınıf ilçelerinde yapanlar, bu ikinci sınıf ilçelerde, beş yılını tamamlayınca; istekleri de dikkate alınarak, üçüncü bölge illerdeki vali yardımcılığı yada hukuk ve denetim uzmanlığı kadrolarına atanırlar. Bu görevlerini beş yıl süreyle yürütürler.
4- Birinci ve ikinci bölgeden boşalan il yada ilçe kadrosu olunca; beklenilmeksizin duyuru yapılıp ikinci yada üçüncü sınıf ilçe veya bölge hizmetini tamamlayan MİA'ların; başarı, kıdem ve sicil durumlarına göre, beş seçenekli tercih dilekçeleri de dikkate alınarak, boşalan kadrolara atamaları yapılır.
5- Üçüncü sınıf ilçe hizmetini , üçüncü bölge dışındaki illerin bir ilçesinde yapanlar, üçüncü sınıf ilçe hizmetini tamamlayınca; istekleri de dikkate alınarak üçüncü bölgeye dahil illerden birinin ikinci sınıf ilçesine, yada üçüncü bölge illerden birinin vali yardımcılığı veya hukuk ve denetim uzmanlığı kadrolarına atanırlar.
6- Kaymakamların, ikinci yada üçüncü sınıf ilçe hizmetlerinden birini, üçüncü bölgeye dahil illerin birinde yapması zorunludur.
7- İkinci yada üçüncü sınıf ilçe hizmetinden birini, üçüncü bölgeye dahil illerin ilçelerinde yapamayanlar; üçüncü bölge illerindeki, vali yardımcısı yada hukuk ve denetim uzmanlığı kadrolarına atanırlar.
8- İklim, sağlık ve kültür sorunu yaşamamaları, hemşehrilerine gereğince hizmet verebilmeleri için kaymakamlar, hiçbir kısıtlama olmaksızın isterlerse, doğum yerleri ve maddi bağlantıları olan; il ve ilçelere de atanabilirler.
9- Bakanlık, adaletli bir planlamayla kaymakamların, birinci, ikinci ve üçüncü sınıf ilçe kaymakamlık hizmeti ile vali yardımcılığı ve hukuk ve denetim uzmanlığı görevlerini; üç ayrı bölgede yapmalarını sağlar.
10- MİA'ların üçüncü bölgedeki il ve ilçelerde, en az 5 yıl süreyle görev yapmaları zorunludur.
İL VE İLÇE YÖNETİMİNE, İLİŞKİN HUSUSLAR
A-MİA'ların Görevleri:
1- Merkez belediyesi ve belde belediyeleri ile ildeki kamu kurumları ve merkeze bağlı köylerin; karar, iş, işlem, eylem, hizmet, harcama ve mal varlıklarını; HALK adına gözetip denetlemek, kamu hizmetlerinin koordinasyonunu sağlamak.
2- Kamu kurumlarının, işlem ve harcamalarını;karar, eylem ve harcama anında;hukuka uygunluk, ulusal haklar ve kamu yararı açısından denetlemek ve yasaya uygun hareket edilmesini sağlamak.
3- Kamu kurumlarının ve kamu hizmeti veren kuruluşların; yasa hükümlerine, kamu yararına, ihale ve sözleşme şartlarına, uygun davranmasını; gözetip, denetleyip sağlamak.
4-a) Kamu inşaatlarının; zamanında ve gereğince yapılmasını, gözetip sağlamak.
b) Okul isteğinin gerekliliğini, okul yeri seçimi, okulun kapasitesi, öğrenci sayısı ve bina yapımını; araştırıp, pilanlayıp, inşaatını; gözetip denetlemek.
5- Kamu binaları ile özel işyeri ve konutların, depreme dayanıklı ve teknik şartlara, uygun olarak yapılmasını; belediye ve meslek odalarıyla işbirliği içinde, gözetip denetlemek.
6- Kural olarak devlet memurları, yürüttüğü kamu hizmeti ve çalıştığı kurum faaliyetleriyle ilgili olarak, izin almaksızın; Basın- Medyaya belge, bilgi ve demeç verebilir. MİA'larda izin almaksızın ve bir kısıtlama olmadan, il ve ilçe yönetimine ilişkin, açıklama ve yorum yapabilir. Bu, onların halkı bilgilendirme, bilinçlendirme göreviyle demokrasinin bir gereğidir. Demokrasilerde devletin, halktan gizli hiçbir eylemi, harcaması olamaz. Devlet işleri, açıklık ve şeffaflık ilkelerine göre, basın- medya ve sivil toplum kuruluşlarının, gözetim ve denetiminde yürütülür.
7- İlçe kaymakamları, ilçe ve belde belediyeleri ile ilçedeki kamu kurumları ve köylerin; karar, iş, işlem, eylem, hizmet, harcama ve mal varlıklarını; hukuka uygunluk ve kamu yararı açısından; işlem, hizmet anında ve harcama sırasında gözetip denetler, ilçedeki hizmetlerin eşgüdümünü ve kurumlar arası işbirliğini sağlar.
8- İl merkezi ve ilçelerdeki belediye başkanları ile kamu kurum amirleri ve valinin uygun gördüğü, diğer kamu personeli hakkında; inceleme, ön inceleme ve disiplin soruşturması yapmak, rapor düzenlemek.
9- Şehircilik ve Çevreye İlişkin Görevleri:
Toprak, su, hava ve yeşil alanların korunması, çevrenin kirlenmesinin önlenmesi. Bir yerin milli park olarak önerilmesi, sit alanlarının belirlenmesi. Çöp atık toplama, depolama ve atık arıtma tesislerinin kurulup işletilmesi. Orman dikimi ve orman kesimi karar ve işlemleri. Tarım, sanayi, otlak, su havzası, konut ve turizm alanlarının belirlenmesine ilişkin çalışmaları yürüten komisyonlara başkanlık etmek.ÇED Raporu, Çevrenin korunması iş ve işlemlerini;gözetip, koordine etmek. KOBİ'lerle OSB'lerin,ihtisas tipi, sanayi siteleri olarak, kurulmasını sağlamak.
10- Sosyal, ekonomik, teknik, hukuki, idari vb ilin sorunlarının, çözümü konusunda; sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının görüşlerinin, bakanlıklara iletilmesi. Yönetmeliklerin güncelleştirilmesine yönelik, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının; istek ve önerilerinin, bakanlıklara sunulması ve takibi. Ödenek aktarılması, hizmetin plan ve icra programına alınması ile kadro talepleri, aksayan kamu yatırımlarının, sorununun giderilerek, yatırımın tamamlanması yada kamu hizmetinin gereğince verilebilme konusunun,bakanlıklarda takibine yönelik, girişim ve işlemlerin yürütülmesini sağlamak.
11- Yerel yönetimlerin, zorunlu olarak katılacağı, yöre-bölge düzeyinde kurulan; çöp toplama, depolama, geri kazanım ve atıksu arıtma tesisleri gibi, KİYİB yöntemi ve Kamusal yetki Sözleşmesine göre kurulup çalıştırılan, Yerel Yönetim Hizmet Birliklerinin; yasalara, kamu yararına ve sözleşme şartlarına uygun olarak, faaliyet göstermesini gözetip denetlemek. Yeni hizmet birliği kurulmasını ve belediyelerin katılımını planlamak. Birliklerin, ihale iş ve işlemlerini, gözetip denetlemek. Yasaya aykırı davrananları, suç delilleriyle birlikte Yargıya bildirmek. Kamu hizmeti veren kuruşları; hizmetteki aksak, eksik ve yanlışları için; yazılı olarak uyarmak, düzeltilmesi için süre tanımak, para cezası vermek, gerekirse sözleşmelerini; tek taraflı olarak, iptal etmek.
B- Kamu Kurumlarının, İş ve İşlemlerinin, Yürütümüne İlişkin Esaslar:
1- İl ve ilçe idare şube başkanları ve daire müdürleri; vatandaş başvuru, istek ve şikayet dilekçelerini, vali yada kaymakam adına, doğrudan kabul eder ve dairesinden çıkan tüm yazılar ile alınması gereken olurları; vali yada kaymakam adına imzalar.
2- İl ve ilçelerdeki kamu hizmetlerine ilişkin, görev yetki ve sorumluluklar; iki ve daha çok kuruma dağıtılamaz. Aynı konuda; iki ayrı kamu kurumu, yada memur yetkili ve sorumlu olamaz. Kurum içinde de görev, yetki, imkan ve sorumluluk, dağıtılmadan, konusuna göre tanımlanıp, bir bütün olarak, aynı birimde ve bir memurda toplanır. Böylelikle kamu hizmetlerindeki aksak, eksik ve yanlışlıkların sorumlusu, kolaylıkla bilinip, kendilerinden hesap sorulabilir.
3- Dilekçelerle İlgili Hususlar:
a- Daire Müdürleri; başvuru dilekçesi kabul yetkilerini; ilgili şube müdürü, şef yada işlem memuruna devrederler,
b- Memurların şikayet edilmeleri ile yatırım hizmetlerine ilişkin, istem dilekçelerini ise daire müdürleri kabul ederler,
c- Kurumların en üst amirlerinin, şikayet edilmelerine ilişkin dilekçeleri ise; vali, yardımcısı veya kaymakamlar kabul ederler.
4- Evraklarla İlgili Hususlar:
a- Bakanlıklar, resmi yazıları; il ve ilçelerdeki kamu kurumlarına, doğrudan gönderir. Mümkünse yazışmayı; Posta-Kargoyla değil,Elektronik ortamda, e-devlet yöntemiyle yapar.
b- İl ve ilçelerdeki kamu kurumları; bakanlıklar ile il ve ilçelerdeki diğer kamu kurumlarına, yazılarını; doğrudan e-mail, web, faks yada posta aracılığıyla gönderirler. Bir yazı hem faks hem de posta aracılığıyla iki defa gönderilmez. Yazışma bir defa ve tek kanaldan yapılır. Resmi işlem telefonla yürütülebiliyorsa, ayrıca birde aynı konuda yazışma yapılmaz.
c- Kamu kurumlarına gelen evrakların ilgili birime, servise, memura havale işlemini; vali yada kaymakam adına; kurumun en üst amiri yapar. Kurum amirleri, havale yetkisini; müdür yardımcısı, şube müdürü yada ilgili şefe devrederler.
5- Dairelerden çıkan evrakları; normal olarak, vali yada kaymakam adına, ilgili kurumun en üst amiri imzalar, yada onaylar. Kurum amirleri, ilgisine göre müdür yardımcıları ile şube müdürleri, bölüm şefleri ve işlem memurlarına, evrak imzalama ve evrakı mühürleme yetkisini devrederler. Yetki devri sonucu; yapılan işlemlerden doğacak; hukuki ve mali sorumluluk, tümüyle kendisine yetki devredilen memura aittir.
6- Vali, vali yardımcısı ve kaymakamlar; kamu kurumlarının, hiçbir evrakını imzalamaz ve yazılarını onaylamaz. Kurumların; personel hasta sevk, derece ilerleme onayı, yıllık, sağlık ve mazeret izin onaylarının verilmesi, il içi atama, kurum içi görevlendirme, araç görevlendirme, ödenek talebi gibi tüm idari, teknik, mali ve hukuki konularda; karar, inisiyatif ve tasarruf yetkisi, doğrudan kurum amirinindir. Kurum amirleri, imza ve onay yetkisini; ilgisine göre müdür yardımcıları, şube müdürleri, bölüm şefleri ile işlem memurlarına devrederler. Kurum amirleri; büroda oturup, imza atmayı bekleme yerine; işleri planlar, işbirliği ve koordinasyonu sağlar. Çıkan sorunlara, personel ve halkla görüşerek çözüm üretir. Kurum imkanlarının; verimli ve etkin şekilde kullanılmasının, şartlarını oluşturur. Hizmetin verilmesini; gözetip, denetler.İş Toplantı ve hizmetiçi eğitim çalışmalarını yürütür.
7- Vali ve kaymakamlar, il ve ilçedeki memurların, üçüncü ve en üst sicil ve disiplin amiridir. Gerektiğinde, yalnızca kurumun en üst amiri için sicil raporu doldururlar. Sicil raporu ve disiplin cezalarına karşı, yapılan itirazları; görüşüp karara bağlarlar.
8- Kamu Kurumlarının, Yazışma Esasları:
a- İl, yada İlçedeki kamu kurumları, birbirleriyle eşdeğerdir. Astlık ve üstlük durumları yoktur, yazışmalarda birbirlerine arzederler.
b- Kamu kurumları, gerçek ve tüzel kişilere arzeder. Kamu kurumlarının görevi, vatandaşa hizmet olduğundan, yazışmalarında vatandaşlara, arzederler. Vatandaşlar ve özel kuruluşlar ise, bir kurala bağlanıp, zorlama olmaksızın; tamamen kendi isteğine bağlı olarak, kamu kurumlarına; dilerse arzeder, dilerse rica eder.
c- Kamu kurumları, eşdeğer kurumlara ve kendi üst kurumuna yazışmalarda arzeder. Alt birimleriyle yaptığı yazışmalarda ise rica ederler.
d- Kamu kurumlarının, başvuruları; en çok on gün içinde sonuçlandırması, yada cevaplandırması asıldır. İşlemler on gün içinde tamamlanamazsa;konu, nedenleriyle birlikte; vali ve kaymakamlara bildirilir ve en çok üç aya kadar ek süre istenir. Başvuru işlemlerini, on gün yahut üç ay içinde sonuçlandırmayan, kamu personeli hakkında; görevi ihmal, yada kötüye kullanma nedeniyle disiplin işlemi yapılır.
e- Kamu kurumları, sözlü başvuru yada dilekçelere, olumsuz cevap verdiklerinde; nedenini, yazılı olarak açıklamak zorundadır. Gösterilecek gerekçelerin, açıkça hukuk kurallarına ve kamu yararı ilkelerine, uygun olması gerekir.
9- Alım, satım, iş yaptırma ve inşaata ilişkin, ihale komisyonları; üç kişiden kurulur. Komisyon başkanı, ilgili kamu kurumunun, yani binayı yaptıracak, onu kullanacak olan birimin; müdür yardımcısı, yada şube müdürü veya bu düzeydeki bir elemanıdır. Diğer komisyon üyeleri ise; kurumun idari ve mali işlerini yürüten personel ile teknik kadroda görevli bir memurdur. İhale işlerini baştan sona bu üç kamu personeli yürütür. İhaleye ilişkin görev, yetki ve sorumluluk bu üç personelde toplanır. Komisyon başkanı; ihale işlemlerinin, yasa hükümleri,ulusal haklar ve kamu yararına uygun olarak, yürütülmesinden sorumludur. Üyelerin işbirliğini ve işlerin koordinasyonunu sağlar. Yapılan iş ve işlemleri, gözetip denetler. Tarafları, yazılı olarak uyarır. Komisyon kararlarını; yazılı olarak ve oylamayla alır. Karara katılmayan, itirazını karara ekler. Kararlar oy çokluğuyla alınır.
DEVLET TEŞKİLATINDA GENEL DÜZENLEME
-Kamu Kurumlarının Teşkilat Yapısı ve Standart Memur Kadroları:
Burada gösterilenler dışında yeni bir kamu kurumu, veya bağlı teşkilat birimi açılamaz ve azami kadro sayısı belirtilen; Atanmış, İstisnai Görevli ve Seçilmiş devlet memurları dışında, devlet dairelerinde başka bir personel çalıştırılamaz. Kamu Kurumu, idari ve coğrafi bölge, il, ilçe ve belde belediyesi kurulması, kaldırılması, memur kadrosu ihdasına TUCUM karar verir. Kadroları; il, ilçe ve beldelere; Bakanlıklar dağıtır.
A. TC - TUCUM – TÜRKİYE ULUSAL CUMHURİYETİ ULU MECLİSİ:
-TUCUM, Genel Seçimle belirlenen "100" üyeden oluşur. Millet Vekilleri; kendi içlerinden, bir Meclis Başkanı, 3 Meclis Başkan Vekili ve birde Meclis İdare Amiri seçerler.
- TUCUM Teşkilat ve Kadrosu:
1.TUCUM memur kadrosu; 100 seçilmiş milletvekili, istisnai görevli 10 uzman, 3 müdür, atanmış 15 şef ve 122 memur olmak üzere toplam 250 adettir. (*TUCUM ve Lojmanlarının güvenliğini sağlayan polisler, Çankaya ilçesi polis teşkilatı kadrosundandır, bu sayılara dahil değildir).
2.İdari Birimler: TCUM yönetim teşkilatı, 3 müdürlük ve 15 şeflikten oluşur.
a-Kanunlar, Kararlar ve Hukuki Düzenlemeler Müdürlüğü:
1-Kanun Teklifi ve Değişiklik İşlemleri Şefliği,
2-Meclis Genel Kurul Kararları, İşlemler Şefliği,
3-Meclis İçtüzük ve Diğer Hukuki Düzenlemeler Şefliği,
b-İdari ve Teknik İşler Müdürlüğü:
1-İdari İşler Şefliği,
2-Teknik İşler Şefliği,
3-Meclis Güvenlik İşleri Şefliği,
c-Basın, Halk ve Hükümetle İlişkiler Müdürlüğü
1-Basın, Halk ve Hükümetle İlişkiler Şefliği,
2-Yabancı Devlet Parlamentolarıyla İlişkiler Şefliği
B. DEVLET BAŞKANLIĞI:
Genel seçimlerde; en çok milletvekilliği kazanarak, mecliste üye çoğunluğunu elde eden; Siyasi parti genel başkanı; TCUM Başkanınca, Devlet Başkanı olarak görevlendirilir.
- Devlet Başkanlığı Teşkilat ve Kadrosu:
1. Memur Kadrosu: Bir seçilmiş Devlet Başkanı, istisnai görevli bir Devlet Başkanlığı Genel Sekreteri (Hükümet Sözcüsü ve Devlet Başkan Vekili), 10 uzman, 4 müdür, atanmış 15 şef ve l19 memur olmak üzere toplam 150 adettir.
2. İdari Birimler: Devlet Başkanlığı merkez teşkilatı; doğrudan bağlı, 4 müdürlük ve 15 şeflikten oluşur.
a)Hukuki Düzenlemeler Müdürlüğü,
b)Ekonomik, Teknik ve İdari İşler Müdürlüğü,
c)Parlamento, Bakanlık ve Yerel Yönetimlerle İlişkiler Müdürlüğü.
d)Genel Devlet Politikası ve Hükümet Siyaseti Koordinasyon İşleri Müdürlüğü,
C.BAKANLIKLAR:
Eğitim, Ekonomi, Güvenlik, Sağlık ve Yerel Yönetim olmak üzere, Bakanlık sayısı 5 adetle sınırlı tutulur. Bakanlıklardaki hiyerarşi (yönetim piramidi) ve bürokratik idari kademe sayısı azaltılır. Bakanlık merkezinde 13 ve illerde 8'e çıkan, bürokratik kademe sayısı; Bakan, Başkan, Müdür, Şef ve Memur şeklinde olmak üzere; 5 görevliyle sınırlandırılır. Yeniden yapılanma öncesi, paraf ve imza için, daire, şube, büro ve masalar arasında;en az 10-20 gün,hatta 2-6 ay dolaşan evraklar, yeni sistemde imzalanmayı beklemez. Resmi işlemleri; memurlar yapar, evrakları da anında; şef veya işlem memuru doğrudan, imzalar.Devlet dairelerinde;Görev,Yetki, İmkan ve sorumluluk; bizzat işi yapan, kamu görevlisi-memura verilir. Bakan, başkan ve müdürler: Kamu hizmetlerinde; öncelikleri belirler, hizmeti planlar, birimler arasında koordine ve işbirliğini sağlar, hizmetin ve personelin işyerinde ve işbaşında; vatandaşa verilişinin, gözetim ve denetimini yapar. Kamu hizmetlerinde görülen; aksaklık ve eksiklikleri belirler.Yeni yasal düzenleme yapılması, siyasi karar alınması ve politika oluşturulması için; hükümet ve meclise ileterek, üst yönetim görevini yerine getirir.
ATAMA VE VEKALET:
a-Bakan Ataması: TCUM üyeleri dışından,üniversite bitirmiş,sabıkasız, TC vatandaşları; 5 yıllık bir dönem için Devlet başkanının teklifi ve TCUM Başkanının onayıyla atanır. Bakanlık görevine getirilenler, TCUM Genel kurulunda yemin ederler. Aynı kişi, ikinci defa ve dönem için tekrar, bakan olarak görevlendirilemez. Bakanlık, istisnai bir devlet görevidir.
b-Bakanlıklarda, Daire Başkanlarının Görevlendirilmesi: Başkanlar;üniversite bitirmiş,sabıkasız TC vatandaşları arasından, 5 yıllık bir dönem için; ilgili bakanın teklifi ve Devlet başkanının onayıyla atanır. İstisnai görevdir.
c-Bakanlık Uzmanları: Her bakanlıkta 5 uzmanlık kadrosu vardır. Uzmanlar,üniversite bitirmiş, sabıkasız TC vatandaşları arasından, 5 yıllık bir dönem için; ilgili başkanın teklifi ve bakanın onayıyla atanır. İstisnai görevdir.
d-Bakanlık Müdürleri: Müdürler,üniversite bitirmiş,sabıkasız TC vatandaşları arasından, 5 yıllık bir dönem için; ilgili başkanın teklifi ve bakanın onayıyla atanır. İstisnai görevdir.
e-Görevden Alınma ve Vekalet:
İstisnai Görevli Devlet Memurları; atamalarındaki usule göre, gerektiğinde görevden alınabilirler. İstisnai memuriyet; atayan siyasi iradenin, 5 yıllık görev süresiyle sınırlı ve siyasi nitelikli bir görev olup, müktesep hak doğurmaz ve görevden alınma, kararlarına karşı, Yargıya başvurulamaz. İzin durumunda, bir istisnai görevli memura, aynı sınıf ve statüdeki diğer bir istisnai memur vekalet eder. Örneğin; izinli bir bakanın görevini, diğer bir bakan yürütür.
f-Şeflik ve Memurluk:
Şefler, atanmış devlet memurudur. Yüksek öğrenimi bitirmiş ve memurlukta 10 hizmet yılını doldurmuş olanlar, ilgili müdürün teklifi ve başkanın onayıyla şefliğe atanabilirler. İdari veya adli bir ceza almadıkça, memurlardan şeflik unvanları geri alınamaz. Kamu kurumlarındaki yazışmaları; şefler yapar ve evrakları şefler imzalayıp mühürler. Şeflere, izinlerinde; bürodaki hizmette en kıdemli memur, vekalet eder.
g- Atama:
TC vatandaşları, devlet memurluğuna;üniversite diploma başarı derecesi ve mülakat notuna göre, sıralanarak; açık kadro sayısınca; ilgili bölüm şefinin teklifi ve müdürün onayıyla atanırlar.
h-Memur Kadroları:
1- Bakanlıklar için standart birim ve kadro sayısı belirlenir. Bakanlıklarda duruma göre:2-3 Başkanlık, başkanlıklarda 1-5 Müdürlük, müdürlüklerde ise 1-5 şeflik kurulur. Her şefliğe 2-10 memur kadrosu verilir ve ayrıca her bakanlığa 5 uzman kadrosu tahsis edilir. Bakanlıklarda; bu standart teşkilat yapısı ve personel kadro durumu korunur; yeni birim kurulamaz ve kadro tahsis edilemez.
2- Bölge ve sınıf esasına dayalı, il ve ilçeler arası 2-5 yılda bir periyodik veya disiplin amaçlı naklen atamalardan; vatandaşa fayda vermemesi, iklim ve kültür farkı sonucu; memura eziyet ve ülkeye ekonomik yük olması nedeniyle derhal vazgeçilir. Bakanlıkların taşrayla yazışma ve başkentten olur, izin alma uygulamasının yanlışlığının,artık görülüp; il, ilçe ve beldelerin, günlük işlerinin yönetiminin, bu idarelere bırakılması. İl, ilçe ve belde yönetimlerinin; kendi memurunu, kendi hemşehrileri arasından seçip, kendisinin işe alması ve memurların; kendi memleketinde görev yaparak, kendi insanına hizmet etmesi.Doğulu memura-askere; batıda, batılılara ise doğuda görev yaptırılması yöntemi; sömürgecilik sisteminden kalmıştır!Birbirini ezsin,birlik olmasın, mantığına dayanan, bu zihniyet;Demokrasiye aykırıdır!
3- Bakanlık merkez teşkilatında ve taşradaki diğer kamu kurumlarında; sözleşmeli ve geçici de olsa, yabancı uyruklu; idari, teknik ve uzman personel çalıştırılamaz ve TC Vatandaşı olmayanlar; Kamu SGK’ya kaydedilip, devlet bütçesinden, aylık maaş-ücret ödenemez.
4- Memur kadrolarını, TCUM ihdas eder ve ilgili bakanlıklara gönderir. Bakanlıklar ihtiyaç durumu ve nüfus sayısına göre, memur kadrolarını; il, ilçe ve belde idarelerine dağıtır. Kamu kurumlarında; şoför ve yardımcı hizmetli (odacı) kadrosu olmaz ve bu görevle personel çalıştırılamaz. Kamu hizmetinin görülebilmesi için gereken, taşıt araçları; şoför ile birlikte ve hizmet süresince, özel sektörden kiralanır. Kamu binalarının; yapım, onarım, bakım, günlük, haftalık ve yıllık temizlik işleri; özel sektör işletmelerine, ihale suretiyle gördürülür. Kamu kurumlarına; iş araç ve makineleri de satın alınamaz. Bu tür hizmetler, özel sektöre; iş makineleri kiralanarak gördürülür.
5- TCUM tarafından ihdas edilen, memur kadrolarının;unvanı veya derece-kademesi yoktur. Kadrolar; atanmış, istisnai görevli ve seçilmiş olmak üzere,3 sınıf kamu görevlisi için ihdas edilir. Bir kadro, sınıfı içinde; 1-30 derece ve her türlü idari unvan için kullanılabilir. Kadronun kullanımı, l-3 yıl gibi bir süreye veya kişiye ve unvana bağlı değildir.
EĞİTİM BAKANLIĞI
l .Memur Kadrosu:
a- Bakanlık Merkez Yönetim Kadrosu:
İstisnai görevli l Bakan, 2 Başkan, 5 Uzman, 4 Müdür ile 20 atanmış Şef ve 168 Memur olmak üzere toplam 200 adettir.
b- İl, İlçe ve Beldelerdeki Devlet Temel Eğitim Okulları:
-TEO Öğretmen Kadrosu: 150 bin adet.
-Bu okullarda görev yapacak: öğretmen dışındaki, idari memur kadrosu: 22 bin adet.
- Öğretmen ve memur kadroları; belediye emrine gönderilir ve belediyeler, ihtiyaca göre kadroları; okullara tahsis eder. Personel alımı ve ücret ödemelerini, okul idareleri yapar.
c-Devlet Üniversiteleri, Öğretim Üyesi Kadrosu: 50 bin adet.
-Üniversitelerin, öğretmenler dışındaki memur kadrosu: 5 bin adet.
-Üniversite kadroları, Eğitim Bakanlığınca; doğrudan ilgili Üniversite Rektörlüğü emrine gönderilir. Personel alımı ve ücret ödemelerini; Üniversiteler yapar.
-Temel Eğitim Okulları ve Üniversitelerde; kadrolu öğretim üyesi ve öğretmeni bulunmayan, dersler; diğer kamu kurumlarındaki devlet memurlarına veya serbest çalışan yüksek öğrenim görmüş, uzman ve okutmanlara, ücretli ders verdirilmek suretiyle, öğrencilere gösterilir.
2.Bakanlık Merkez Teşkilatı İdari Birimleri:
a-Eğitim Öğretim İşleri Başkanlığı:
1-Eğitim Mevzuatım Düzenleme Müdürlüğü
2-Temel Eğitim Okulları ve Üniversite Eğitim Öğretimini Planlama ve Geliştirme Müdürlüğü. (İlköğretimden- Üniversiteye, Eğitim Öğretim bir bütündür.)
b-İdari İşler Başkanlığı:
1-Devlet, Temel Eğitim Okulları ve Üniversiteler, Personel Kadro Tahsis İşleri Müdürlüğü,
2-Devlet ve Özel,Temel Eğitim Okulu ve Üniversite; Kuruluş İzin ve Öğrenim Denklik İşlemleri Müdürlüğü. Hizmet ve ihtiyaç durumuna göre her müdürlükte 1-5 arası şeflik kurulur.
3-Eğitimle İlgili Genel Hususlar:
-Eğitim Bakanlığının, taşra teşkilatı yoktur. Devlet Üniversite ve T.E. Okulu arsa ve binaları, belediye mülküdür. Belediyeler, bu binaları; okul yönetimlerine, ücretsiz olarak tahsis eder. Belediyeler, her yıl için bütçe gelirlerinin; %10'unu Devlet T.E. Okullarına, ikinci bir %10'luk dilimi de yöre Devlet Üniversitesine verir. Okul binaları yapımı, onarımı, eğitim giderleri ve öğretmen maaşları bu paylardan ödenir. Eğitim Bakanlığı, ayrıca okullara ödenek göndermez. İl, ilçe ve beldelerde T.E. Okulları ve üniversitelerle ilgili işlemleri; kadro, okul binası ve okul alt yapı işlerini; Belediye Eğitim ve Kültür İşleri Şefliği yürütür. T.E. Okulları ve Üniversiteleri, Yönetim Kurulları idare eder. Bakanlık ve Belediyeler, Okulların;İç yönetim, kitap, ders programı belirleme ve öğretmen atama işlerine karışamaz ve okullarla yazışma yapamazlar. İl,ilçe ve beldelerde kurulu; devlet ve özel, T.E. Okulu ve üniversitelerin; aldığı karar,faaliyet ve verdikleri eğitimin kalitesini; belediyeler, basın, ilgili meslek kuruluşları,öğrenci aileleri ve tüketici dernekleri; gözetir ve denetler.
GÜVENLİK BAKANLIĞI
1.Memur Kadrosu:
-Bakanlık Merkez Yönetim Kadrosu:
İstisnai görevli; l Bakan, 3 Başkan, 5 Uzman, 9 Müdür, Atanmış; 30 Şef ve 202 Memur olmak üzere
toplam 250 adettir.
A- Adalet ve İç Güvenlik İşleri Başkanlığı: (Yargıç ve Polis)
Bağlı ve İlgili Taşra Personel Kadroları:
1-Yargı Personel Kadrosu:
a-Bölge Adalet Kurulu, istisnai üyelik kadrosu=65 adet
b-Yargıç kadrosu: 60 bin: 15 bin hakim ve 45 bin savcı: İllere:15-60 Savcı kadrosu ve 7-30 Hakim, İlçelere ise;12-40 savcı ve 7-20 hakim kadrosu tahsis edilir. Belde Polis Md; 2 ile 7 Savcı görevlendirilir. Hukuk Fakültesine, meslek lisesi ayrımı yapılmaksızın, tüm lise mezunları kabul edilir.
c-Adli Memur Kadrosu: 10 bin adet
2- İ1, İlçe ve Belde; İç Güvenlik-Polis Müdürlükleri, Personel Kadrosu:
-Polis Kadrosu:100 bin adet.(*Her 5 bin-20 bin nüfus dilimine, bir polis kadrosu tahsis edilir. En az nüfuslu bir beldenin, standart polis kadrosu 7'dir.)
3- Polis Yüksek Okulları Öğrenci, Öğretmen ve Memur Kadrosu:
-5 yıllık Polis Akademisi ve 3 yıllık Polis Meslek Yüksek Okulu, toplam öğrenci kadrosu:5500, Diğer öğrencilerle birlikte:8 bin adet. Her yıl:1500 yeni öğrenci alınır. Polisliğe;enaz % 10 oranında; ASFAK ve SEMYO mezunu alınır. 1 Polis Akademisi ve 2 Polis MYO açılır.
-Polis Yüksek Okulları, öğretmen kadrosu:700 adet
-Polis Yüksek Okulları, idari memur kadrosu:200 adet
B- Dış İlişkiler Başkanlığı:
- Dış İlişkiler Başkanlığı, toplam Yurtdışı Personel Kadrosu: 440 adet.
l- Büyükelçi ve Dış Temsilci Kadrosu = 40 adet istisnai.
2-Yurtdışı birimlerde sürekli görev yapacak, atanmış meslek memuru kadrosu = 400 adettir. Yurtdışında en çok; 20 devlet-ülkede Büyük Elçilik ile gereken durumda,istisnai ve geçici olarak; ençok 20 ülkede; dış temsilcilik açılır. Bu, 40: Büyük Elçilik ve Dış Temsilcilikte görev yapacak, toplam meslek memuru, personel kadrosu, en çok 400 'dir. Büyükelçilik ve Dış Temsilciliğe; Büyük Elçi ve Dış Temsilci kadorosuna ek olarak: iş durumuna göre: 2-7 arası; o ülke dilini bilen, meslek memuru kadrosu, tahsis edilir.
3-Dış Temsilci; Elçilik açılma şartları taşımayan, ülke ve şehirlere; geçici bir hizmet, istisnai görev nedeniyle, veya görüşme için gönderilir.Kalıcı,sürekli nitelikte, dış temsilcilik açılamaz.
4-TC Elçilik ve Dış Temsilcilikleri; 100 bin-200 bin TC Vatandaşı, veya Türk soylu halk ile, Türkiyenin; Dış Ticaretinde:ihracat-ithalatta; enaz % 10 pay sahibi olan; ülke ve şehirlerde açılır. Resmi Konsolosluk teşkilatı uygulamasına; İletişimdeki gelişme nedeniyle,son verilir.TC elçilik ve Dış Temsilciliği bulunmayan, ülke ve şehirlerde;Türk dostu kişilere; TC Devleti; Fahri- Onursal Konsolosluk unvanı verilir.O ülkedeki TC Vatandaşlarının nüfus ile Türkiyeye gelmek isteyen yabancılara, konsolosluk hizmetini; bu fahri konsoloslar verir.Veya diğer ülkelerdeki elçililikler ve Türkiyeden, online-internet üzerinden, e-devlet sistemiyle; işlemlerini yürütür.
C- TSK Başkanlığı:
l- Ankara Merkez Komuta Konseyi, toplam askeri personel kadrosu: 140 adet. Bu Askeri personel, Güvenlik Bakanlığı, Merkez personel kadrosu dışındadır. 2 Orgeneral, 20 Albay ile 118 adet; Eğitim Sb, Teknik Sb, Sağlık Sb, Meslek Sb ve PSA-Pr- Sz Asker.
2- T.Silahlı Kuvvetlerde görevli, toplam:Sb, Sözleşmeli uzman ile Er ve Erbaş kadrosu: 140 bin Asker:*Savaşı;Asker sayısı ve silah kazanmaz.Birinci Dünya Savaşında:1914-1918:Osmanlı Ordusu mevcudu; İngiliz,fıransız,italyanların;toplamından; fazlaydı! Ama yenildi! 2022:Rus-Ukrayna Savaşında: Rus Askeri sayısı ve Silah üstünlüğü bakımından;kıyas bile edilemez ama; Ukrayna; 1 yılı aşkın süredir: direniyor! Rusyanın;imajını,askeri karizmasını çizdi!
a- TAE gören Er ve Erbaş: 70 bin,
b- PSA-Pr-Sz;*Purofesyonel Sözleşmeli Asker: 30 bin.
3-TSK: 5 Ordu komutanlığı ve diğer Askeri birimlerde görevli, tüm rütbeli kadrosu:
- Ordu Komutanlıkları ve Askeri Okullarda: 7 Orgeneral, 50 Tuğgeneral ve 600 Albay kadrosu.
- 7 bin Eğitim Sb, 10 bin Teknik Sb, 6 bin Sağlık Sb ve 17 bin Meslek Sb olmak üzere, toplam: 40 bin adet.(*Bir rütbeli yönetimine;3 Er-Erbaş düşmektedir.Profesyonel asker ağırlıktadır. TAE’yi tamamlayan siviller, yedek, hazır Askerdir. Savaş halinde;(18-30 yaş arası) Orduya çağrılır.
4- Askeri Yüksek Okullar: Öğrenci, Öğretmen ve Memur Kadrosu:
-12 adet, askeri Yüksek Okulun, toplam öğrenci kadrosu:9 bin kadro.(*Her yıl: 2000 yeni öğrenci alınır. En az % 10 oranında;ASFAK VE SEMYO MEZUNU, Subaylığa alınır.)
-Askeri Yüksek Okullar, Öğretmen kadrosu:700 adet.
-Askeri Yüksek Okullar, İdari Memur kadrosu: 200 adet.
2.Bakanlık Merkez Teşkilatı, İdari Birimleri:
A- Adalet ve İç Güvenlik-Polis İşleri Başkanlığı:
l- İç Güvenlik İşleri Müdürlüğü:
a- İç Güvenlik Mevzuatı Düzenleme Şefliği,
b-Polis Kadro ve Özlük İşleri Şefliği,
c-Polis Eğitimi İşleri Şefliği (*Polis Akademisi ve Polis MYO),
2-Yargı İşleri Müdürlüğü:
a-Adli Mevzuatı Düzenleme Şefliği,
b-Adli Personel Kadro ve Özlük İşleri Şefliği,
c- Hukuk Eğitimi İşleri Şefliği,
d- Siyasi Partiler ve Seçim İşleri Şefliği,
e- Cezaevleri Şefliği.
B. DIŞ İLİŞKİLER BAŞKANLIĞI:
a) Merkez Teşkilat Birimleri:
l -Dış Temsilcilikler Müdürlüğü;
a- Büyükelçilik, Dış Temsilcilik ve Fahri Konsolosluklarla İlişkiler Şefliği,
b- Kadro, Atama ve Özlük İşleri Şefliği,
c- Yurtdışındaki, TC vatandaşlarının; Sorunlarının Çözüm ve Haklarını Savunma, İşleri Şefliği,
2-İslam ve Türk Dünyasıyla İlişkiler Müdürlüğü:
a-İslam Ülke ve Topluluklarıyla İlişkiler Şefliği,
b-Türk Devlet ve Topluluklarıyla İlişkiler Şefliği.
3 -Uluslararası Kuruluşlarla İlişkiler ve Anlaşmalar Müdürlüğü:
a-Hukuki Düzenlemeler ve İkili Anlaşmalar Şefliği,
b-Uluslararası Kuruluşlar ile İlişkiler Şefliği. (*BM, AB, İslam Konferansı, Karadeniz İşbirliği; NATO, BDT, BRİCS, Şangay İşbirliği vb.)
b) Dış İlişkilerde İlkeler:
1. Bir Ülkede Dış Temsilcilik Açılmasında, Aranacak Ölçüt ve Şartlar:
1- a) O ülkede; en az 100 bin-200 bin TC vatandaşı veya Türk Soylu insan olması: Daha az sayıdaki Soydaşlar, TC Vatandaşlığına kabul edilip, Türkiyeye göçmen olarak getirilir.
b) Dış Ticaretimizde (*İhracat ve İthalatta); en az yüzde 10'luk pay sahibi bulunması,
c) TC Devleti- Türk Ulusu için; Tarihsel, Siyasi, Kültürel ve Ekonomik açıdan, Özellik taşıyan bir ülke olması. Bu şartları taşımayan, ülke ve şehirlerde;gerekli olursa,geçici olarak,1 dış temsilci ile ençok 3 meslek memuru,geçici görevle gönderilir.Buradaki görev süreleri,ençok 5 yıldır.
2- Birinci maddedeki şartları taşımayan ülkelerde; Büyükelçilik ve Dış temsilcilik açılmaz. Bu ülkelerin, Türkiye ile diplomatik ilişkileri ve konsolosluk hizmetleri; en yakın ülkede bulunan TC Büyükelçiliklerince, yada internet üzerinden; e-devlet yöntemiyle-Türkiyeden yürütülür. Büyükelçilik kurulmayan ülkeler ve bunların şehirlerindeki; TC Konsolosluk iş ve işlemleri; Fahri Konsolosluklara gördürülebilir. Türkiye ile ikinci derecede ilişkisi, veya az sayıda TC vatandaşı bulunan ülke ve şehirlerdeki konsolosluk iş ve işlemlerini; TC adına yürütmek üzere; temsil vasfı bulunan, o ülkedeki bir "Türk soyluya", veya "Türk dostuna", "Fahri Konsolosluk" unvanı verilir. Fahri-Onursal Konsoloslara; aylık ücret, işyeri ve konut kirası verilmez. Ancak yılda bir defa haberleşme giderleri için 5 BAÜ tutarı bir ödeme yapılır. (*Halen dış temsilciliklerimizde 10 bini aşkın, TC vatandaşı devlet memuru çalışmakta olup, bina ve yönetim gideri hariç, memurlara ayda ortalama; 5 bin- 15 bin dolar aylık maaş ödenmektedir!).
3- Dışişleri meslek memurlarının,çoğunluğu;görev yaptığı(*eski;87- yeni104 B.Elçilik) ülkenin, dilini bilmemekte; dolayısıyla ne orada çalışan, yaşayan Türklere, nede TC Devletine; bir yararı yoktur! Sadece, Türk Halkının; kendisine hizmet verilmesi için; ödediği vergileri, maaş olarak alıp, emekli olmayı beklemektedir. Bu memurlar, Türkiye'nin tanıtımı ve ülkeye Turist gelmesi, Türklere atılan; jenosit iftirasının,asılsızlığının anlatımı, işçi çocuklarının; eğitimi ile sosyal, kültürel ve vize gibi sorunlarını mı çözmüş, Türkiye'de çok üretilen Tekstil ve satılamayıp çürütülen; domates, patates, soğan, elma,portakal,üzüm gibi, sebze ve meyvelere dış pazar mı bulmuşlar.?! Dil konusu çok önemlidir. Örneğin Suriye'deki Türk Dışişleri personeli çok iyi derecede Fransızca, İngilizce'de bilse; halkın, memurların, yazışmaların, gazete ve tv’lerin dili; Arapça olunca, anlaması ve bilgi edinmesi mümkün değildir. Dışişlerinde; Arapça, Farsça, Japonca, Çince, Hintce, Urduca, Rusça bilen personel, yok gibidir. Eskiler Fransızca, gençler ise İngilizce bilmektedir. Yabancı ülkeler; Türkiye'de görev yapacak, diplomatlarının çoğunluğunu; çok iyi Türkçe bilenlerden, seçip göndermiştir. Ör. Eski Rus Büyükelçisi; çok iyi Türkçe konuşmaktaydı..! ABD’nin,birçok Türkiye B.Elçisi; eski CİA Başkanıdır!
2. Büyük Elçilik ve Dış Temsilcilik Açılacak Ülkeler:* Ençok 20 ülkede; Büyük Elçilik açılır! Ayrıca, ençok 20 ülkede,Dış temsilcilik açılır.Yurtdışı, Dış Temsilcilik sayısı; 40 yeri geçemez!
a- A Gurubu Ülkeler: Büyük Elçilik Açılacak:
1- Azerbaycan
2- Çin
3- İran
4- Kazakistan
5- Kırgızistan
6- KKTC= ** Akdeniz, Alasya TC ** Alas Orda Türk Cumhuriyeti**
7- Özbekistan
8- Rusya Federasyonu
9- Türkmenistan
b- B Gurubu Ülkeler:*Büyük Elçilik, veya Dış Temsilcilik Açılabilecek:
1- Afganistan
2- Almanya
3- Bulgaristan
4- Endonezya!
5- Gürcistan
6- Irak & Suriye *UGB*
7- Kore & Japonya! *Uygun Görülecek Birinde*
8- Libya & Sudan & Mısır! *UGB*
9- Moğolistan
10- Moldovya-Gagauzyeri
11- Macaristan
12- Meksika & Arjantin & Brezilya! *UGB*
13- Pakistan & Hindistan! * UGB*
14- Ukrayna
15- Yunanistan!
c- Dış Temsilcilik Açılabilecek; Ülke ve Şehirleri:
1- Almanya: Berlin, Köln….
2- Azerbaycan: Nahcivan, Karabağ
3- Çin: Sincan-Urumçi-Kaşgar, Şangay
4- Irak: Kerkük, Erbil,Tılafer
5- İran: Tebriz
6- Pakistan: Karaçi
7- Rusya: Dağistan, Kazan, Novorossisk,Kırım
8- Yunanistan: Gümülcine, Selanik.
d- Genel Hususlar:
1- Türklük, TC Devleti ve İslam düşmanı;sömürgeci,terörist abd ile; TC Devletini; bölüp yıkmadan, her türlü, siyasi, askeri ve ekonomik ilişkiler kesilir. TC’ nin abd’deki Elçilik ve konsoloslukları kapatılır. TC Devletine ait binalar;Azerbaycan, veya Özbekistana devredilir. Türklerin bulunduğu şehirlerde, Fahri Konsoloslar görevlendirilir. TC; nato, imf, dünya bankasından,fed-merkez bankası ile merkezi abd’de bulunan;s-p,moodis gibi, bütün kuruluşlardan, hemen ayrılır. Adana İncirlikte Araplara karşı, israili korumak için kurulan; abd- nato üssü derhal kapatılır. Malatya ve diğer illerdeki radar ve füze üsleri kaldırılır. Karşılık, güven, saygı ve eşitlik ilkesi gereği; TC’deki abd elçilik ve konsoloslukları kapatılır. TC; abd’de bulunan;BM’deki temsilcisini çeker! TC’yi, UN- BM’de;Yetki Verilen:Azerbaycan,Özbekistan, Kazakistan,Türkmenistan,veya Pakistan temsil eder.
2- Dünyada;7 mr İnsan,250 Etnik Halk,212 Ülke ve BM üyesi 196 Devlet var!*TC Devletinin, 2010 tarihi itibariyle: 104 Devlette Büyük Elçiliği ve bu ülkelerde 10 bini aşkın dışişleri personeli, devlet memuru var. Ancak, Devletin devamlılığı ve Türk Halkının mutluluğuna hiçbir katkıları yok! Öneride sayılan ülkeler dışındaki Türk Elçilik ve Konsoloslukları kaldırılır. Bu ülke ve şehirlerde, TC’yi temsil görevi; Fahri Konsoloslara verilir. Günümüz Teknolojik ve siyasi şartlarında, Elçilikler; önem ve gerekliliğini kaybetti? Halkın sırtında,kanbur, gereksiz bir yük!
3- Komşu devletler ile siyasi ve ekonomik ilişkilerimizin, yetersiz olduğu ülkelerde, Elçilik açılmaz. Arnavutluk, Bosna Hersek, Gürcistan, Hindistan, Kosova, Küveyt, Makedonya, Mısır, Sırbistan, Suriye,Arabistan, Ukrayna gibi ülkelerde; TC’yi; görevlendirilecek Fahri Konsoloslar temsil eder.
C- Yeni TSK Başkanlığı, Merkez Teşkilatı:
Başkent merkezde toplam; 140 personel görev yapar. Kara, Deniz, Hava, Jandarma ve Sahil Güvenlik komutanlıkları, Askeri mahkeme ve Askeri cezaevleri ile aşağıda sayılanlar dışındaki tüm askeri kurum ve birimler, kaldırılır. Kore ve Kıbrıs savaşları ile pkk ve örgütlü kaçakçılığa karşı, etkili olamadığından, TSK’da reform yapılır. İllerdeki tüm askeri birimler, Ordu Komutanlığına bağlı olarak, hizmet yürütür. Eğitim güncelleştirilir. TSK; ulusal tasarımlı,milli ve yerli üretim;% 100 TM silah, araç, alet ve cihaz kullanır. TSK, TC Vatandaşlarına; gereğince hizmet edebilmek için Ulusallaşmak zorundadır. Derhal natodan ayrılıp,abd’ye bodluktan kurtulup, özgür,bağlantısız ve tam bağımsız olur. Sadece,Türk Halkına hizmet eder:,Vatan ve Halkın;Can,Namus ve Mal Güvenliği ile TC Devletini; isyan, içsavaş, bölünme, yıkım ve dış saldırılardan korur.
1- Hukuki Düzenlemeler Müdürlüğü:
a- Silahlı Kuvvetler Teşkilat Yapısı ve Görevlerine İlişkin, Mevzuatı Düzenleme Şefliği,
b- Silahlı Kuvvetler Kadro ve Özlük İşleri Şefliği,
2- Dış Güvenlik Müdürlüğü:
a- Ordu Komutanlıklarıyla İlişkiler Şefliği(*5 Ordu Komutanlığı!) ,
b- Kara Sınır Güvenlik İşleri Şefliği,
c- Sahil Güvenlik İşleri Şefliği,
d- Hazır Kuvvetler Birlik ve Destek İşleri Şefliği.
3- Planlama ve Harp Şubesi Müdürlüğü
4- Askerlik Eğitimi İşleri Müdürlüğü:
a- Er ve Erbaşların, Temel Askerlik Eğitim İşleri Şefliği,
b- Askeri Yüksek Okullar, Eğitim İşleri Şefliği,
c-PSA- Pr Sözleşmeli Askerler, Eğitim İş. Şefliği.
4.Güvenlikle İlgili Hususlar:
İl, İlçe ve Beldelerdeki Güvenlik Bakanlığına Bağlı veya İlgili Kurum ve Birimler:
A. BÖLGE ADALET KURULU
Bölge merkezlerinde kurulur. Beş üyeli kurul; bölgeye dahil il ve ilçe Adliyelerinden; gizli oyla seçilecek; bir hakim(veya temyiz yargıcı) ve bir savcı, Baro başkanlığınca görevlendirilecek; bir avukat ve bir noter ile yöre Üniversite rektörünce görevlendirilecek; bir hukuk profesörü, öğretim üyesinden oluşur. Kurul üyeleri, istisnai devlet memuru statüsündedir. Başkanlıkla eşdeğer bir görevdir. Kurulun Başkanlığını, seçimde en çok oy alan hakim veya savcı yürütür. Üyelerin görev süresi 5 yıldır. B. Adalet Kurulu; hakim ve savcıları göreve alır, denetimini yapar. Bakanlıktan gönderilen, hakim, savcı ve memur kadrolarını; il, ilçe ve beldelere dağıtır.
B. BÖLGE BARO BAŞKANLIĞI
Bölge merkezlerinde, avukat ve noterler ile yargı hizmetlerine ilişkin, diğer görevleri yürütmek üzere kurulur. Bölgeler, başkentte Barolar birliğini oluşturur. Avukat ve noterlerin; mesleğe kabulü, stajları, denetimi ile avukatlık ve noterlik işlem ücretlerinin, belirlenmesi işlemlerini yapar.
C. İL VE İLÇE, ADLİ YARGI BAŞKANLIKLARI
Hukuk ve Ceza Mahkemeleri ile Temyizde görevli; hakim, temyiz yargıcı ve savcılar; kendi içlerinden birini, gizli ve yazılı oylamayla; 5 yıllık bir dönem için il veya ilçe Yargı başkanı olarak seçerler. Yargı başkanı, Adliyenin en üst atama, sicil, disiplin ve idare amiridir. Yargıyı temsil eder.
-Yargı Başkanına Bağlı Birimler:
a-Mahkemeler:
1- Hukuk Mahkemeleri: Burada görevli hakim ve savcılar,
2- Ceza Mahkemeleri: Burada görevli hakim ve savcılar,
3- Temyiz Yargıçlığında görevli hakimler.
b- Adli İşler Müdürlüğü: Personel kadro sayısı; hakim, savcı sayısınca olur. Müdürü; şefliklerde çalışan personel, gizli ve yazılı oylamayla 5 yıllık bir dönem için seçer.
- Bağlı birimler ve görevleri:
1-Yazı İşleri Şefliği:Yargıya ilişkin karar ve resmi yazıların yazılması, tebliği ve seçim işleri.
2-Ceza, Tutukevi ve Adli Sicil Şefliği: Belde ve ilçelerde tutukevi açılır. İl ve bölge merkezlerinde ise isyan ve firar olmaması, mahkumların birbirine;dayatma,baskı ve tacizde bulunmaması için 2x5=10m2 ölçüsünde; tek kişilik odalı-hücre tipi, 2 katlı cezaevleri kurulur.
3-İcra ve İnfaz İşleri Şefliği: Mahkeme kararlarının uygulanması. İcra, haciz ve infaz işleri.
c- İçgüvenlik Müdürlüğü-POLİS Teşkilatı:
Polis; mahalle ve köylerin, kamu düzen ve güvenliğini, bir bütün olarak sağlar. Önleyici ve adli kolluk hizmetini yürütür.Tedbir alarak,devriye görevi yaparak; Halkın can, namus ve mal güvenliğine yönelecek saldırıları önler. Suç işleyenleri, yargıya sevk eder.
-İl, İlçe ve Belde, İçgüvenlik Müdürlüklerine Bağlı Birimler ve Görevleri:
l-Önleyici Kolluk ve İdari Hizmetler Şefliği:
a) Sivil Güvenlik Bürosu: İstihbarat işleri; bilgi toplama ve değerlendirme; Suç örgütlerinin belirlenmesi ve yıkıcı, bölücü eylem planlarının, gerçekleştirilmesinin önlenmesi çalışmaları: Bu büroda, genel personel kadrosunun; onda biri oranında, eleman görevlendirilir, ancak bu personel sayısı 10'u geçemez.* MİT, Polis teşkilatına bağlanıp kaldırılır, görevini polis yürütür. TSK, istihbarat örgütü kuramaz ve subayları; istihbarat amaçlı, sivil giyimli ve gizli görevle çalıştıramaz. TSK, gerekli istihbaratı, Polisten alır.Askeri ateşilik kaldırılır.
b) Örgütlü Suçlarla Mücadele Bürosu: Silah, mal, uyuşturucu kaçakçılığı, çek-senet, kumar, fuhuş mafyası, terörle mücadele, sahtecilik vb.
c) Halk Danış Bürosu:112:Acil Sağlık, Alo Polis, ihbar ve şikayetleri değerlendirme, basın ve halkla ilişkiler.*112:Acil Sağlık+İtfaiye+Polis:Ortak Çağrı Merkezi!
d) Devriye ve Denetim Hizmetleri Bürosu: Suç işlenmesini önlemek, kurallara aykırı davranan, huzuru bozanlara engel olmak, ceza yazmak, şikayeti kabul etmek, yakaladığı suçluları yargıya sevk etmek.
1) Mobil Ekip: İkişer polisli otolar; yol kavşaklarında ve çok suç işlenen yerlerde bekletilir. Telsizle bağlantı kurulup, kaçan suçluların;oto ve helikopterle takip ve yakalanması sağlanır.
2) İki Kişilik Yaya Resmi Devriye: Bankalar, sarraflar, park bahçe gibi çok suç işlenen yer ve bölgelerde dolaşarak, suç işleme potansiyeli olan kişilerde, caydırıcı etki yapar. (*Motorsikletli ve atlı devriye kaldırılır; yararsız, gereksiz, gösteriş.)
3) Sivil Devriye: Kritik ve suç işlenen yer ve bölgede bulunup, suç işlenmesini önlemeye çalışır, suç işleyenleri ise anında yakalar.
4) Helikopterli Devriye: Polis çağrısı üzerine, suçlu takibi yaparak, yakalanmasına yardımcı olur. Keşif, suçlu takip, olay yerine; görevli polis indirme hizmetleri.
5) Eğlence Yerleri Denetim Devriyesi.
6) Kamu Binaları; Dış Kontrol ve Koruma Hizmetleri Ekibi
e) İdari İşler Bürosu:
1) Silah Taşıma Ruhsatı, İşlemleri Masası,
2) DKÖ-Sivil Toplum Kuruluşlarıyla İlişkiler Masası,
3) Destek Hizmetleri:
a. Mobil ekip otosu ve helikopterlerin, hizmete hazır tutulması, bakım onarım işleri, araç görevlendirme.
b. Gerekli Silah, mermi ve diğer teknik araç ve gereçlerin temini,
c. Büro demirbaş ve kırtasiye ihtiyacının karşılanması ve diğer harcama işlerinin yapılması.
2- Adli Kolluk ve Asayiş Hizmetleri Şefliği:
a) Araştırma ve Takip Bürosu: Adli olay suç faillerini ve kanun kaçaklarını araştırma, tespit, yakalama ve suç delillerini, savcı adına toplamak, parmak izinin alınması, fotoğraf ve video kamera çekimi yapmak.
b) Sorgulama, Gözaltı ve Tutuklama Bürosu: Polis;suç işlenmesini önleme, suçlu yakalama,İfade alma, keşif, suç delillerini toplayıp, değerlendirmede, Savcılara yardımcı olur. Hükümlü ve tutuklu şevkini yapar. Gerekirse, mahkeme duruşmalarının güvenliğini sağlar.Adli inceleme, olay yeri keşfi, delil toplama, ifade alma, Sorgulama,soruşturma,kovuşturma,gözaltı ve Hakim kararı üzerine Tutuklama yapan savcılar; Polis merkezlerinde bulunup, görev yürütür.
c) Adli Tabiplik ve Laboratuvar Şefliği: Devlet Üniversitesine bağlı olarak, bölge merkezi illerde kurulur. Mahkeme ve polise, teknik hizmet verir. İç güvenlik müdürlükleriyle arasında bilgisayar iletişim ağı kurulur. Güvenlik Müdürlükleri; Nüfus, Tapu, Adli Sicil ve Belediye Gelir Müdürlükleri; bilgisayar sistemleriyle iletişim kurarak, kişilerle ilgili bilgilere ulaşabilir.
Adli Tabiplikte deliller değerlendirilir, DNA vb gerekli testler yapılır.
3- Trafik Hizmetleri Şefliği:
a) Şehir içi Ulaşımı Düzenleme Bürosu,
b) Şehirler arası Ulaşımı Düzenleme, Yol Güvenliğini Sağlama Bürosu: Yol ve araç kontrol hizmetlerinin yürütülmesi.
4- İçgüvenlik Müdürü:
İl, ilçe veya beldede görev yapan; polis memurları; içlerinden, adaylık dilekçesi veren birini, gizli oyla 5 yıllık bir dönem için İçgüvenlik Müdürlüğüne seçerler. Aynı kişi ikinci defa müdür olamaz.
a) İl, ilçe ve belde İçgüvenlik Müdürlükleri; il ve ilçe Yargı başkanlıklarına bağlı
olarak, görev yaparlar. Bakanlıkça Beldelere: 7-20, ilçelere: 14-200, illere: 50-900 Polis kadrosu tahsis edilir.
b) Poliste Hiyerarşi:
a. Yargı Başkanı,
b. İçgüvenlik Müdürü,
c. Bölüm-Şube Şefi,
d. Büro-Ekip Amiri-Komser,
e. Polis Memuru şeklindedir.
c) Poliste İdari Birimler:
a. Savcılık,
b. Polis Müdürlüğü,
c. Bölüm-Şube-Daire Şefliği,
d. Büro-Grup-Kısım-Ekip Amirliği-Komserlik,
e. İşlem Masası, Sorumlu Memurluğu.
d) Polis Okulları:
1- Polis Eğitimi Veren, Yüksek Okullar: Fakülte düzeyinde; 5 yıl süreli Polis Akademisi ve 3 yıllık Polis MYO’ ya; mezun olunca görev yapacağı il, ilçe veya belde nüfusuna kayıtlı öğrenciler; kontenjan durumuna göre, sırasıyla alınırlar. Polis Yüksek Okulu için başvurular; il, ilçe ve belde İçgüvenlik Müdürlüklerine yapılır. Lise mezuniyet başarı puanına göre, başvurular sıralanıp;bedensel sağlık, spor, psikolojik uygunluk gibi, seçim,tercih,test,sağlık raporu ve mülakat sonuçlarına göre, o yerleşim birimi için ayrılan, kontenjanın iki katı, asıl ve yedek öğrenci kazandırılır. Mezun olunca her polis kendi memleketinde görev yapar. Polis okulları; öğrenci alım sınavlarına karışmaz, okullar sadece, uygulamalı eğitim öğretim verir.
2- Polis Yüksek Okulu öğrencilerine, eğitim süresince; BAÜ'nün %30''u ile % 75'i arasında BKK ile belirlenecek oranlarda; her ay harçlık verilir. Barınma, yemek, giyim ve diğer eğitim ve öğretim giderleri, devletçe karşılanır. Polis eğitimi karşılığı, zorunlu hizmet yoktur.
3- Polis Okulları için:700 öğretmen ve 200 memur,kadrosu tahsis edilir. Toplam Öğrenci kadrosu: 7500. Polis okullarına; her yıl: 1500 Lise mezunu,yeni öğrenci alınır. 5500 kişilik; P.Akademi ve P.MYO kadrosu dışındaki,diğer: 2000 kişilik kadroya ise; Polis Teşkilatının ihtiyaç duyduğu;Dal ve Alanlardan; Sivil Fakülte ve MYO mezunları, kabul edilir.
4- Okul idaresince, Polis okulu öğrencilerinin,Kamu SGK’ya;zorunlu Sağlık sigortaları yaptırılır ve pirimleri her ay ödenir.
5- Polis Okulları, okul müdürlüklerince yönetilir. Bu okulların, genel gözetim ve denetim işleri; Adalet ve İçgüvenlik İşleri Başkanlığınca yürütülür. İkili anlaşmalarla Türkiye ile dost ülke öğrencileri; okul kontenjanlarının %20'si oranında, Türk Polis Okullarında; eğitim öğretim görebilir.
a) Polis Akademisi: 5 yıl x 500 = 2500 öğrenci kadrosu. Polis Akademisi;3 bölümdür. 3 tip öğrenciye; eğitim,öğretim hizmeti verir: 1)Lise mezunlarına; 5 yıllık Fakülte eğitimi. 2)MYO mezunlarına; 2 yıllık Lisans telafi. 3)Fakülte mezunlarına; 1 yıl süreli Yüksek Lisans- Master eğitimi verir. Çağımız şartlarında polis lisesi ve askeri lise olmaz! Polis Akademisi; tek okul olup, yalnız Başkent Ankarada açılır. Polis MYO; 2 ayrı yerde açılır.
b) Polis Meslek Yüksek Okulu: 3 yıl x 500 öğrenci=1500 x 2 Okul = 3000 öğrenci kadrosu.
*ASKERİYE - TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ
A- Askeri Yüksek Okullar:
-Askeri Yüksek Okullar, okul komutanlarınca yönetilir, bu okulların genel gözetim ve denetim işleri, TSK Başkanlığınca yürütülür.
-Askeri Okullar; her Ordu Komutanlığı bölgesine, bölgenin nüfusuna ve ordunun personel ihtiyaç durumuna göre, kontenjan ayırır. Askeri okullara alınacak öğrencileri; mezun olduklarında görev yapacakları; ordular, seçip belirlerler.Ordu bölgesine dahil; il, ilçe ve belde liselerini bitirmiş, başvuru sahibi öğrencileri; diploma başarı puanına göre sıralar; spor ve beden sağlığı ile askerliğe uygunluk, psikolojik durum belirleme, mülakatında aldıkları puana göre, öğrenciler; askeri okul sınavını kazanır. Askeri okullar, öğrencilere; sadece uygulamalı eğitim ve öğretim verir, aday öğrencilerin seçim ve sınavlarına ilişkin, görevi yoktur.
- Askeri Yüksek Okullar, Öğrenci Kontenjanları ve Eğitim Süreleri:
1- Harp Akademisi: Tez hazırlığı dahil eğitim süresi;l yıldır. Lisans üstü eğitim verir. Harp okulu ve Teknik Sb okulu mezunları alınır. Y. Lisans kadrosu 500 kişidir. Bu okula girenler, Yüksek Lisans (Mastır) eğitimi yaparak, Kurmay Subay olurlar.TSK personeli; subaylar, öğretim görür.
2- Harp Okulu: Lise mezunları alınır. Harp okulu eğitim öğretim süresi, 5 yıldır. Askeri Fakültedir. Eğitim sb yetiştirir. Toplam öğrenci kadrosu:3000. Zorunlu Hizmet yoktur!
a) Kara Harp Okulu: 5 yıl x 200 öğrenci = 1000 Öğrenci Kadrolu
b)Deniz Harp Okulu:5x200=1000(*GEMİ Kaptanlık Yetkisi alır.İsteyene,İngilizce kursu verilir)
c) Hava Harp Okulu: 5x200 = 1000 (*Sivil Uçak-Helikopter Pilotluğu için,ayrılma nedeniyle kontenjanı yüksek tutulmuştur. İstekli ve yetenekli öğrencilere, İngilizce kursu verilir.)
3- Teknik Subay Okulu:Lise mezunu alınır. Eğitim öğretim süresi:5 yıldır. Teknik eğitim veren, bir Askeri Fakültedir, Teknik Sb yetiştirir.Zorunlu Hizmet yoktur.Toplam öğrenci kadrosu:2000.
a) Deniz Teknik sb.Y.O : 5 x 200 = 1000(*Kaptan yetki ve unvanıda alırlar!)
b) Hava Teknik sb.Y.O : 5 x 200 = 1000(*Uçak-Helikopter-Pilotluk-Belgeside verilir
4- Askeri Meslek Sb Yüksek Okulu:Lise mezunu alınır.Mesleki eğitim veren:3 yıl süreli, bir askeri meslek yüksek okuludur.Zorunlu Hizmet yoktur. Toplam öğrenci kadrosu: 1200.
a) Deniz Meslek Sb MYO : 3 x 200 =600 (*Kaptanlık yetki ve unvanıda verilir)
b) Hava Meslek Sb MYO : 3 x 200 =600(*Uçak-Helikopter: Bakım,Onarım Sb:U-H-Pl-Bel/ver)
5- Askeri Sağlık Okulu (GATA): Lise mezunları alınır. Sağlık eğitimi veren: 5 yıl süreli; Tıp Fakültesi ve 3 yıllık; Sağlık Meslek yüksek okuludur. Zorunlu Hizmet yoktur. Toplam öğrenci kadrosu: 3200. Sağlık Sb, Gata’da; 1 yıl süreli:Tıp Mastırı yapar ve 2 yıl süreli T.U.Sıtajı görür.
a) Askeri Tıp Fakültesi: 5 x 200 =1000x2=2000 (*GATA’ya bağlı olarak, en çok 2 ilde, 2 Askeri Tıp Fakültesi açılabilir)
b) Askeri Hemşirelik ve Sağlık MYO: 3 x 200=600x2=1200 (*2 ilde, 2 A.H. SMYO )
B-Askeri Yüksek Okullarla İlgili Hususlar:
1-12 Askeri Yüksek Okulun toplam; öğretmen kadrosu 700; memur kadrosu 200, öğrenci kadrosu ise 9400 olup her yıl:2200 yeni öğrenci alınır. Ayrıca Askeriye (Ordu komutanlıkları); eğitimi verilmeyen ve ihtiyaç duyduğu dallarda, sivil fakülte mezunlarından, sözleşmeli Teknik subay, 3 yıllık sivil Mesleki- Teknik Meslek Yüksek Okulu mezunları arasından, sözleşmeli Meslek Sb alır. Bu personel; 2-8 ay arası, TAE ve özel nitelikli, askeri;mesleki ve teknik eğitime tabi tutulur.
2- İkili anlaşmalarla, Türkiye ile dost ülkenin öğrencilerine; okul kontenjanlarının %20'si oranında: Türk Askeri Yüksek Okullarında; eğitim, öğretim görmesine, izin verilir.
3- Askeri Yüksek Okul öğrencilerine, eğitim öğretim süresince; BAÜ'nün %25 ile % 75'i arasında BKK ile belirlenen oranlarda aylık harçlık verilir. Barınma, yemek, giyim ve diğer eğitim ve öğretim giderleri devletçe karşılanır. Eğitim karşılıksızdır, zorunlu hizmet yaptırılmaz. Harp Akademisinde; Kurmay Subaylık eğitimi gören, sb:Görevinden izinli sayılır ve Kendi asli,temel, maaşını alır. Ancak;eylemli görev tazminatı ödenmez.
4- TSK’ca Askeri öğrenciler için SGK’ya; Sağlık sigortası yaptırılır ve her ay pirimleri ödenir.
5- Lise düzeyinde askeri okul açılamaz. Askeri Yüksekokullarda öğrencilere; Türk ve Dünya, askeri ve siyasi tarihi, mukayeseli olarak okutulur. Teknik subay ve Meslek Sb M. Yüksek Okullarında teknik dersler; atölye ve laboratuarlarda: uygulama ağırlıklı olarak verilir. Askeri Sağlık okulu öğrencileri, Askeri Hastanelerde, uygulama sıtajı yapar.
6- TSK, Askeri okullarda öğrencilere; yabancı bir devletin dilini okutamaz. Gerekli,istekli ve yetenekli personel; dil kursuna gönderilerek, gereken yabancı dil öğretilir.
C-Ordu Komutanlıkları:
-Yerinden yönetim açısından, 81 il ve bağlısı ilçe, belde ve köyler; 11 ile 14 coğrafi ve idari bölge içinde toplanır. Stratejik durum ve çağdaş teknolojik gelişmelere göre; yurt savunmasını, gereğince yürütebilmek için TSK: 11- 14 bölgede; 5 Ordu Komutanlığı şeklinde konuşlandırılır.
a- Ordu Komuta Merkezleri ve Bağlı Bölgeler:
1. Ordu Komutanlığı: Bursa. Bağlı Bölgeler; 1. ve 2. Bölge il, ilçe ve beldeleri. Toplam: 10 il; Trakya Bölgesi ve Marmara Bölgesi.
2. Ordu Komutanlığı: K. Maraş.4, 7, 11, 13 ve 14.cü Bölge : Toplam 31 il:Akdeniz B, Orta Anadolu Bölgesi, Güney Anadolu Bölgesi, Güney Bölgesi ve Doğu Bölgesi.
3. Ordu Komutanlığı: Sivas.6,9 ve 12.ci: T.18 il: Toroslar,Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz B.
4. Ordu Komutanlığı: Denizli. 3. ve 5. Bölge. Topl. 11 il; Ege B ve Batı Anadolu B.
5. Ordu Komutanlığı: Çorum. 8 ve 10. Bölge.Toplam 11 il:Orta Karadeniz ve Kuzey İç Anadolu B.
b- Ordudaki askeri sınıf ve birliklerin; 1912, 1914 ve 1939 şartlarına göre yapılan; yerleşim ve eğitim durumları, dünyada meydana gelen; sosyo- kültürel ve siyasal değişimler ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda, yeniden düzenlenir. Merkezde toplanan yetkiler, kullanıcılara aktarılır. Her ordu bölgesi müstakil komutanlık olur. Ordu komutanları; bölgelerindeki tüm kara, deniz, hava, kara sınır ve sahil güvenlik komutanlık ve birliklerinin; idarecisi ve üst düzey yöneticisidir. Bir yörede olay çıktığında; Askeri birlik komutanlığı, Bölge Ordu merkezine,sadece bilgi verir. Ordu merkezi yada TSK Başkanlığından, emir, izin beklemez, şartlara göre gerekeni yapar. Helikopter, uçak, gemi isteğini, Ordu komutanlığına bildirir. İstek, beklenilmeksizin yerine getirilir. TSK Başkanlığı, en üst düzeyde; genel araştırma, planlama, koordinasyon,gözetim ve denetim hizmetini yürütür, Askeri Yüksek Okulların eğitim ve öğretimini düzenler. Türk Ordusunun; Asker sayısı azaltılır, ancak eğitim seviyesi yükseltilir. Ordu, ulusal tasarımlı, geliştirilmiş, yerli üretim,TM silahlarla donatılır. Hareket ve intikal hızı kazandırılır. TC vatandaşlarının, 18-30 yaşları arasında Askere alma işlerini: Bölgenin Ordu Komutanlıkları;il, ilçe ve belde Nüfus idareleriyle işbirliği yaparak,Basın-TV-İnternet aracılığıyla yürütür. Vatandaşlar, nüfusa kayıtlı oldukları yerin bağlı olduğu, bölge ordu komutanlığı birliklerinde;TAE eğitim, askerlik görev ve hizmetini, yerine getirir.
c- Ordu Komutanlarının Seçilmesi:
Ordu komutanlarının rütbesi Orgeneraldir. Ordu komutanlık bölgesine dahil askeri birliklerde görev yapan tüm; eğitim subayı, teknik subay, sağlık sb ve meslek subayları, ordu komutanlığında görevli, albay rütbesindeki bir subayı; gizli ve yazılı bir oylamayla 5 yıllık bir süre için ordu komutanı olarak seçerler. Aynı kişi, ikinci defa ve dönem, ordu komutanlığına aday olamaz ve seçilemez. Ordu komutanlığına seçilen, Albay; bu görevin rütbesi olan; Orgeneral unvanını alır. Bir ordu komutanlığı görevinin boşalması halinde, yeni seçilenin 5 yıllık görev süresi, her defasında yeniden başlar.
-Ordu Komutanlığına Bağlı Birlik, Sınıf ve Görevleri:
A-Orduya Bağlı Komutanlıklar:
a) Merkez komutanlığı: Ordu Komutan Vekilliği görevini yürütür. İstisnai nitelikte bir görev olup rütbesi Tuğgeneraldir. Ordu Komutanının teklifi üzerine, TSK Başkanınca bir albay, 5 yıllık bir dönem için bu göreve atanır. Orduya bağlı birliklerin komutan ve komutan vekilliklerini, Albay rütbeli, subaylar yürütür. Her ordu için 50 albay kadrosu tahsis edilir. Birlik komutanlarını birlik personeli seçer. B. Komutan vekillerini ise B. Kom. teklifi üzerine, Ordu komutanları; 5 yıllık bir dönem için atar. Diğer alt birim komutanlarını, Birlik Komutanı görevlendirir.
b) Eğitim Birliği:
l-Eğitim Birliği Komutanlığı (Bayan Er, Erbaş Askerlerin eğitimi)
2-Eğitim Birliği Komutanlığı (Erkek Er, Erbaş Askerlerin eğitimi yaptırılır. Yeni Eğitim sisteminde; silahlı atış ve gece eğitimine, önem ve ağırlık verilir. Askerlere haftada 2 gün, atış eğitimi yaptırılır. Özellikle yaz aylarında askerler, açık arazide konaklar.
c) Sınır Güvenlik:
l- Kara Sınır Güvenlik Komutanlığı: 5 Ordu bölgesinde, 5 Komutanlık kurulur. 2.ci Ordu ve 3.cü Ordu Komutanlığı bölgesinde, ikişer adet,birde Birinci Ordu-Tırakya Bölgesinde; Kara Sınır Güvenlik Birliği oluşturulur. Arazi arama tarama amaçlı olarak Askerler, sınırda yaya veya araçlı dolaştırılmaz. Sınır güvenliği; uydu üzerinden, mobese kameralarından, yada devriye uçuşu yapan insansız hava araçları ile veya uçak ve helikopter gözetim uçuşlarıyla sağlanır. Kaçakcılık ve terörist geçişi belirlendiğinde, uçak ve helikopterle olaya müdahale edilip, sınır güvenliği korunur. En son olarak olay bölgesine, helikopterle Asker indirilir.
2- Sahil Güvenlik Komutanlığı: 5 Ordu bölgesinde, 4 Sahil güvenlik komutanlığı kurulur. 2. ve
3. Ordu Komutanlıklarında;Sahil güvenlik bölümü oluşturulmaz.
d) Hazır Kuvvetler:
l- Hazır Kuvvetler Birlik Komutanlığı,
2- Hazır Kuvvetler, Destek Birlik Komutanlığı,
Bu iki komutanlık ayrı şehirlerde konuşlandırılır. Ayrıca, bir birlik komutanlığı; şartlara göre teşkilat birimlerini, iki veya daha çok yerleşim ünitesinde kurarak, görevlerini yürütebilir.
B- Komando Birliklerinin, Çeşit ve Görevleri:
a) Kara Komando Birlikleri:
l- Dağ Komando Birliği
2- Kar, Kayak ve Kızak Komando Birliği
3- Özel Komando Birliği (*Terör ve Organize Suç Örgütleriyle Mücadele Timi)
b) Deniz Komando Birlikleri:
l- Su üstü Savunma ve Taarruz Komando Birliği,
2- Su altı Savunma ve Taarruz Komando Birliği,
c) Hava indirme paraşüt Komando Birliği.
C- Ordu Merkez, Hazır Kuvvet, Destek Birlik, Kara Sınır ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarına bağlı, Mesleki ve Teknik Hizmet Grupları:
l -Yörenin Coğrafi özelliğine uygun, Komando Birliği; (kara, deniz veya hava).
2-Nakliye Uçak ve Helikopter Birliği; pist, radar, hava uçuş tırafik kontrol, teknik bakım hizmet personeli.*1923-2016 döneminde,savaş uçaklarının;ne caydırıcı,nede pkk ile mücadelede,bir etki ve yararı görülmediğinden,F-16-35 gibi savaş uçakları;TSK’ya alınmaz ve kullanılmaz!
3-Güdümlü füze, roket,uçaksavar, çok namlulu top birliği; silah kullanım ve teknik bakım hizmetleri personeli.
4-Sahil Güvenlik Devriye Gemileri ve Askeri Liman Birliği; Askeri Gemiler Kaptanlığı ve Gemi Teknik Bakım Hizmetleri personeli.Günümüzde uydu ve gelişmiş füzeler var!Savaş gemilerinin, bir etki,yarar ve anlamı kalmadı!TC savaş gemisi alıp,hangi ülkeye saldıracak?
5-Sağlık Hizmetleri Sınıfı; Askeri revir ve hastanede görevli, Askeri doktor,Teknik yardımcı Sağlık ve Hasta bakım sağlık personeli.
6- a) İdari Büro, Haberleşme ve Lojistik Destek Hizmetleri: Yazışma, uydu, telefon, faks, internet ve telsiz haberleşmeleri ile araç, yiyecek, malzeme, silah ve mermi temini gibi hizmetleri yürüten, askeri birim.
b) Bir orduda; Jip ve minibüs cinsi, yerli imalat, en çok 20 adet karayolu motorlu taşıt aracı bulunur. Otomobil, kamyon, otobüs ve iş makinası gibi, araçlar satın alınmaz; bu tür araçların yapabileceği hizmetler; özel sektöre, kiralama suretiyle gördürülür.
c)Yeni düzenlemeden sonra orduya; top( çok namlulu hariç), tank, zırhlı taşıyıcı araç,uçak, savaş gemisi, uçakgemisi, kimyasal gaz ve mayın gibi silahlar alınmaz. Ordu ihtiyacı, çağın gereklerine uygun olarak, ulusal tasarım,marka,sıtandart ve patentli,yerli üretim, TM;Araç,Cihaz,helikopter, Sahil Güvenliğe sürat teknesi,uzun menzilli güdümlü füze ve Silahlarla karşılanır. Her askere, yerli üretim bir 14'lü tabanca, 4 el bombası ve bir hafif makinalı- Kalaşnikof tipi,kullanışlı bir silah, demirbaş olarak verilir. Duruma göre, subay, çavuş ve onbaşılara; el telsizi yada cep telefonu verilir.
D- Genel Düzenleme:
1- Askeriyede; bu 6 hizmet sınıfı dışında,başka komutanlık ve yeni bir birim kurulamaz.Bando, mızıka, tankçı, istihkam, muhabere, piyade, jandarma, muhafız alayı, tören kıtası gibi, günümüzde anlam ve önemini yitiren, birim ve sınıflar, yeni düzenleme ile kaldırılır. Ankara'daki; Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri, Jandarma Genel ve Sahil Güvenlik Genel Komutanlıkları ile Asal Daire Başkanlığı kaldırılır ve görev ve yetkileri; Güvenlik Bakanlığı ile TSK Başkanlığı ve Ordu Komutanlıklarına devredilir. İl ve ilçelerdeki Askerlik Daire ve Şube Başkanlıkları ile il, ilçe Jandarma ve belde Karakol Komutanlıkları kaldırılır. Askere alma işlerini; Ordu Komutanlıkları, Nüfus idaresiyle birlikte yürütür. Jandarma ise Kara Sınır Güvenlik Komutanlıklarına dönüştürülerek, Ordu Komutanlıkları emrinde; ülke kara sınır,Sahil Güv kom ise;yine Ordu Kom bağlı olarak,denizlerde ülkenin,sahil güvenlik hizmetlerini yürütür. Mahallelerin asayiş ve içgüvenlik hizmetlerini yürüten Polisin, görev alanına; köylerde dahil edilerek, asayiş ve iç güvenlik hizmetleri, bir bütün olarak, tek elden Polisçe, düzenlenip, yürütülüp verilir. Askeriye, günlük kamu hizmeti yürütümüne karışmaz. TSK, ülke dış ve sınır güvenliğini; gerçekçi ve öngörülü bir pilanlamayla; genel düzeyde gözetip, kollayıp sağlar.
2- KADIN; Er ve Erbaş Askerler:
a) Temel Askerlik Eğitimi dışında, Kadın Askerlere; ilk yardım,Doğum,çocuk,hasta ve yaşlı bakımı, çocuk hastalıkları ile Zehirlenme,Duman ve Suda boğulmalarda;acil müdahale, kurtarma, sargı değiştirme, iğne yapımı, yara tedavi gibi, temel Sağlık bilgileri verilir ve pratik uygulaması gösterilir.
b) Ayrıca biçki, dikiş, ev ekonomisi, okuma yazma, konservecilik, tarım ve hayvancılık, sepze, çiçek yetiştiriciliği gibi konularda, genel bilgiler verilir.
c) Yine Temel Yurttaşlık Bilgileri, genel kültür olarak verilir.
d) Kadın Er ve Erbaşlar; nüfusa kayıtlı oldukları yerin, bağlı olduğu Ordu bayan eğitim birliğinde, Temel Askerlik Eğitimi görürler.
e) Askerlik hizmetlerini; ordu komuta merkezi; idari büro, haberleşme, lojistik destek, askeri yüksek okul, eğitim birlikleri, hastane, revir ile mutfak, bahçe vb birimlerde yerine getirirler. Er ve erbaşlara, eğitim ve mesleklerine uygun, görev verilmesine özen gösterilir.
3- ERBAŞLIK:
Onbaşı kurs ve kadrosuna alınmada, aday askerler için en az lise mezunu olma şartı
aranır. Çavuşluk için Üniversite mezunu olmak şarttır. Lise mezunları Onbaşı, Üniversite mezunları ise Çavuş olarak TAE yaparlar.
4- Er ve Erbaş Harçlığı ve İzin Durumları:
a) TAE gören Er, Onbaşı ve Çavuşlara, her ay; BAÜ'nün % 30'u ile % 75'i arasında, BKK ile belirlenecek oranlarda, harçlık verilir.
b) Hafta sonu çarşı izni:Cuma ve Cumartesi günleri:10-16 saatleri arası. Pazar günleri; eğitim yapılmaz, askerin genel temizlik ve banyo günüdür. Binalar, mutfak ve bahçe temizletilir.
c) TAE gören Askerlerin, Aylık memleket izni: Her ay için 5 gün Aile izni; 1 ve 2 aylık dönem sonunda topluca verilir. İzin kullanmayanlar, birikmiş izin süresi kadar erken terhis edilir.
5- Er ve erbaşların, yakınlarına yazdığı veya onlardan gelen mektuplar, açılamaz ve okunamaz. Ders ve Eğitim saatleri dışında Askerlere; Cep telefonu kullanımı yasaklanamaz.
6- Mermi imha: Adapazarı'ndaki silahlı kuvvetler mermi imha merkezi kaldırılır. İyi bir planlamayla mermiler; miadını doldurmaya 12, 6 ve 3 ay kala, eğitim atışlarında kullanılır.
7-PSA-Purofesyonel Sözleşmeli Asker:Eylemli TAE gören,sabıkasız,enaz lise mezunu,18-25 yaş arası, TC Vatandaşlarından; isteğe bağlı olarak, sözleşmeli Asker alınır. Kadrosu 30 bindir. Komando eğitimi verilir. Terör, mafya ve kaçakçılık gibi örgütlü suçlarla mücadele eder, sınırları korur. Atanmış devlet memurudur. Subaylarla benzer ve eşit haklara sahiptir.
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN GÖREVİ:
a- Eğitim Sb, Teknik Sb, Sağlık Sb, Meslek Sb, PSA-Sz Asker ile TAE gören Er ve Erbaşları; askeri okul ve eğitim birliklerinde, çağdaş ve bilimsel verilere göre eğitmek. Ulusal Tasarım- Patent- Marka ve Sıtandartlı, TM, Yerli Üretimli; modern teknik alet,geliştirilmiş cihaz ve silahları kullanmayı öğreterek; ülke savunması ve savaşa hazırlamak.Vereceği eğitim ve personelinin kalitesiyle; düşmanda caydırıcı etki yapmak. TSK’nın; karar, iş, harcama, hizmet ve faaliyetini; 7 gün 24 saat, Basın ve DKÖ’ler, Türk Halkı adına, gözetip denetler. Asker, Askeri denetleyemez, ancak suç işlendiğinde soruşturma açar. Ordu, sürekli ve düzenli olarak eğitim yapar, ancak askeri gösteri ve ortak tatbikat yapamaz, başka ülkelerin tatbikatlarınada katılamaz.
b- Orduyu; geliştirilmiş, vurucu gücü olan, etkili, ulusal tasarım ve yerli üretimli, TM; helikopter, hızlı sahil güvenlik botu,gerekli silah, araç, gereç ve teknik cihazla donatmak.
c- Türkiye'nin, kara ve deniz; sınır güvenliğini sağlayarak, sınırlardan kaçak insan ve mal giriş çıkışını önlemek. Bölücü, yıkıcı terör örgütleri, mafya ve kaçakçılıkla; etkili ve sonuç alıcı şekilde mücadele etmek. TC’nin; Selçuklu ve Osmanlı gibi parçalanıp yıkılmasını, Türk Halkının acı çekip, felaket yaşamasını önlemek. Osmanlınında ordusu vardı ama, komutanları ve hükümet; görevini yapmadığı, Namık Kemal ve Mustafa Kemal gibi, ileri görüşlü Aydınların, uyarı ve öğütlerine; değer vermediği, yanlış ve acılardan ders, ipret almadığı, halkına sırt dönüp, yabancılara; yalaka, manda, açık,serbest Pazar,hammadde kaynağı olduğu, borç ve emir aldığı, el silahıyla savaşmaya kalktığı için yıkılıp gitti,tarih oldu!
d- Geçmişteki tarihi olayları (yenilgi ve başarıları), gelecekte olabilecek siyasi gelişme ve teknolojik ilerlemeleri, dikkate alarak; barışta iken savaşa hazırlanmak. Çıkabilecek bir savaşı; uzatmadan, düşmanı yurda ayak bastırmadan, ülkeye yaymadan; en az zayiatla kazanacak şekilde, tedbir almak ve plan geliştirmek.
e- İkili anlaşmalarla, dost ülke askerlerine; Türk askeri okullarında eğitim vermek, bu ülkelere eğitici subay ve askeri malzeme göndermek.
f- Birleşmiş Milletler kararı gereğince, uluslar arası güce asker ve silah vererek, yabancı ülkelerde barış ve huzurun sağlanması operasyonlarına katılmak.
g- TCUM’un savaş kararı alması üzerine, saldırgan ülkeyle savaşmak, vatan topraklarını ve vatandaşlarını savunmak!Vatanı-Yurdu;içsavaş,isyan, saldırı, yağma,bombalama,yakma, yıkma ve tecavüzlerden korumak.
h- Hükümetin savaş hali ve sıkıyönetim kararı ile Belediye Başkanı veya Yargı başkanının; yardım çağrısı üzerine; il, ilçe ve beldelerde;polisin önleyip bastıramadığı, toplu ve silahlı, terör, başkaldırı hareketlerine, müdahale ederek, toplumun içgüvenlik ve huzurunu sağlamak. Her Ordu Bölgesinde; eğitim sb,teknik sb,sağlık sb,meslek sb ve pr sözleşmeli askerlerden oluşturulan;terörle mücadele birliği kurulur. Gerekli eğitim verilip,araç,silah ve cihazla donatılır.
i- Yangın, sel, deprem gibi doğal afetlerde; arama, kurtarma, ilkyardım hizmeti yürütüp, halka yardımcı olmak. Erozyonla mücadelede; ağaçlandırma çalışmalarına katılmak. Her Ordu Bölgesinde; subay,sağlıkcı ve pr söz. askerlerden; bir AKUT Birliği kurulur. Gerekli; Arama, Kurtarma, İlkyardım eğitimi verilir.
ASKERLİK HİZMETİ
1. Askerlik, 18-30 yaş arası, bedensel, zihinsel ve psikolojik engeli bulunmayan, sağlıklı, sabıkasız, TC vatandaşları için; kutlu ve zorunlu bir kamu görevidir. Bu görev, objektif kurallarla belirlenmiş, şekil ve şartlara göre, yerine getirilir. Askerliği ne şekilde yapacağına; bireyler, kendi özgür iradeleriyle karar verir. Dayatma, zorlama yapılamaz, seçim, tercih bireylere aittir.
2. Askerlik Çeşit ve Süreleri:Hükümet, Bakanlar Kurulu Kararıyla, TAE sürelerini; durum ve şartlara göre; yarı oranında azaltmaya veya iki katına kadar artırmaya yetkilidir.
A- Eylemli TAE:
a) Lise Mezunu olmayanlar: 3 ay süreyle Temel Askerlik Eğitimi Yaparlar,
b) Lise Mezunları: 2 ay süreyle TAE yaparlar,
c) En az önlisans seviyesinde yüksek öğretim görenler( *Açık Öğretim;Fakülte,MYO dahil. Özel- Devlet, Örgün-Yaygın, tüm Üniversite Öğretim diplomaları, hukuken eşdeğerdir): 1 ay süreyle TAE yaparlar.Yabancı üniversite diplomalarının;Eğitim Bakanlığınca,tanınması gerekir.
B-a) Lisans üstü eğitim görenler; Bilim Doktorası, Yüksek Lisans, Mastır, Tıpta Uzmanlık Stajı gibi, Askerlik hizmetini yapmış sayılırlar.
b) Harp Okulu, Teknik Subay, Sağlık Sb ve Meslek Sb okulu ile Polis Akademisi ve Polis MYO öğrencileri; iki yaz döneminde ve ikişer ay süreyle, Askeri Birliklerde, TAE görerek; askerlik hizmetini yapmış sayılırlar.
C- Bedelli Askerlik:
a) Yurtdışı Bedelli: En az 5 yıldır yurt dışında bulunan TC vatandaşları; Türkiye Büyük Elçilik, Konsolosluk veya Başkentteki TSK’nın, banka hesabına; Kamusal askerlik görevi karşılığı olarak, BAÜ'nün 5-20 katı arası miktarda parasal bedel ödeyerek; askerlik hizmetini yapmış sayılırlar. Alınacak bedel, her yıl için BKK ile belirlenir. Alınacak bedeller, TAE yapan Askerlere harcanır.
b) Yurtiçi Bedelli: BAÜ'nün, 5-20 katı arası parasal bedeli, TSK’ya ödemekle, TAE hizmetini yapmış sayılır.
D- Kamusal Hizmet:
a- Ayrıca, günde 3 saatten, haftada 3 gün, ayda 50 ve bir yılda toplam 500 saatten az olmamak üzere ; Huzurevi, Hastane, Devlet okulları, Engelliler okulu veya Yetiştirme Yurtlarında, bir yıl süreyle, ücretsiz, gönüllü sosyal hizmet yapan;
b)Veya deprem,sel,yangın gibi,doğal afette,3 yıl süreyle;Arama,Kurtarma,İlkyardım Ekibine katılan; askerlik hizmetini yapmış sayılır.AKUT’u seçene;birkez,on gün,teknik eğitim verilir.
3-ASKERLİK ŞEKİLLERİ:
A- Eylemli Askerlik:
1) TC vatandaşları askerlik hizmetini; ya eylemli olarak yaparlar ya da kamu hizmetlerinde çalışarak, veya bedel ödeyerek yapmış sayılırlar. TC Devleti, komşu ülkelerle ikili ve karşılıklı iyi ilişkiler kurarsa, bu barış döneminde zorunlu TAE kaldırılır ve sayıca az, purofesyonel orduya geçilir veya BM gözetiminde Askerlik sistemine son verilir.
2) Purofesyonel Sözleşmeli Askerlik-PSA-Pr-Sz Askerlik
B - Bedelli Askerlik:
TAE Hizmetini; bedel ödeyerek, yerine getirmek isteyenlerden; BAÜ'nün 5 ile 20 katı arası olmak üzere, bedel alınır. Her yıl için alınacak parasal miktar, BKK ile belirlenir.
a - Yurt Dışı Bedelli Askerlik : Şartları, çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
b - Yurt İçi Bedelli Askerlik: “ “
C- Kamusal Hizmet:
1) Başvuru tarihinden itibaren, bir yıl içinde; Huzurevi, Engelliler okulu, Yetiştirme Yurdu, Devlet okulları, Hastane gibi, yönetmelikte belirtilen kamu kurumlarının birinde; günde 3 saatten ve haftada 3 günden az olmamak üzere, bir yılda toplam beş yüz saat veya 150 gün, ücret almaksızın, Sosyal çalışma yapanlar; Askerlik hizmetini yapmış sayılırlar.
2) Bu bölümü seçenler; ücret almaksızın,zorunlu bir kamu görevi ve gönüllü vatan hizmeti, olarak; Deprem, sel , yer kayması , orman yangını , bina yangını ve diğer yangınların söndürülmesi gibi,olay ve doğal afetlerde; 3 yıl suretiyle; Arama, Kurtarma, İlk yardım Ekibinde, faaliyet yürütür. AKUT’u seçenlere;bir defa, on günlük, teknik eğitim verilir. 3 yılın sonunda, Askerlik hizmetini yapmış sayılır. Bu 3 yıllık süre içinde, hiç doğal afet olmasada, kamusal hizmet, yerine getirilmiş kabul edilir.
D - Askerlikten Muafiyet:
1) Enaz 5 yıldır, Çifte Uyruk hakkına sahip Vatandaşlar: TC vatandaşlığı ile birlikte; ayrıca, bir başka Ülke vatandaşı da olanlar: Yurt dışında elçilik ve konsolosluklara, Yurt içinde Ordu merkezine başvurup, çifte vatandaşlıkla ilgili belgelerinin bir suretini, vermeleri ve eylemli TAE yapmak istemediklerini, bir dilekçeyle belirtmeleri üzerine; askerlik hizmetini yapmaktan muaf tutulur. Gerekçe; iş düzeninin bozulmaması, Türkiye'yi Yurt dışında temsil ve bu gibi lobicilik faaliyetleri nedeniyle Ülkemize daha çok yararlı olacakları hususudur. Çifte uyruklu vatandaşların, bu haktan yararlanabilmeleri için; başvuru tarihinde; en az 5 yıldır, yabancı bir ülke vatandaşı olmaları ve yurtdışında çalışıp, ikamet etmeleri gerekir.
2) Yüksek Lisans Eğitimi Yapanlar :
Yurtiçi veya Yurtdışında, bir yüksek öğrenim programını bitirdikten sonra, yüksek lisansa devam edip; mastır, TUS veya bilim doktorası yapanlar, askerlik hizmetlerini yapmış sayılırlar. Gerekçe; bu kişilerin meslekleriyle ilgili görev yaparak , ülkelerine daha yararlı olacakları ve yüksek lisans eğitimi nedeniyle yaşlarının ilerlemiş olması.
3) Sağlık Durumu Uygun Olmayanlar :
Sürekli hasta olanlar, engelliler, boyu 1.55 cm. den kısa olanlar, boy ile kilosu arasında aşırı dengesizlik olanlar, kalıcı, olumsuz etki bırakan; bazı büyük ameliyatları geçirenler, akli dengesi bozuk olanlar, askerlik dönemi içinde,2 yıl ve daha uzun süreli, adli ceza alıp,sabıkalı duruma düşerek, hapiste yatanlar gibi, durumu; bedensel- fiziksel, zihinsel, psikolojik olarak, askerlik yapmaya uygun bulunmayan kişiler; resmi belgeye veya hastalığıyla ilgili uzman doktor raporuna dayalı olarak, askerlik yapmaktan muaf tutulur. Bu konu bir yönetmelikle düzenlenir.
4- ASKERLERİN SOSYAL GÜVENLİK DURUMU:
Temel Askerlik Eğitimi için silah altına alınan, erkek ve kadınların; TSK-Ordu Komutanlığınca ve TAE süresince;Kamu SGK’ya Sosyal güvenlik sigortaları yaptırılır. Askeriyece, aylık Sağlık ve Emeklilik sigorta primleri ödenir. Kişiler, terhisden sonra, zorunlu sosyal güvenlik sigortalarını; işçi, memur, işveren yada serbest meslek sigortalı olarak, devam ettirirler.
5- ASKERLİK DÖNEMLERİ:
1) Yıl olarak 18 yaşına giren TC Vatandaşları, 30 yaşına kadar; nüfusuna kayıtlı olduğu bölgenin, Ordu merkezine başvurarak, Nisan, Ağustos ve Eylül dönemlerinde, eylemli, Vatani kamu görevi TAE’yi yapmak üzere, Askere alınır. Askerlik dönem ve süreleri, objektif ölçüt: Öğrenim durumuna göre belirlenir.
2) Lise düzeyinde bir okul bitirenler;TAE Eğitimini: Onbaşı rütbesi,MYO ve Açık öğretim dahil, Üniversite mezunları ise Çavuş unvan ve rütbesiyle; Eğitim Birliklerinde yapar. TAE için onbaşı ve çavuş kursuna katılanlar, Askerlik hizmetini, Erbaş olarak yaparlar.
3) TAE Dönemleri:
a) Üniversite Mezunları: 1-27 Ağustos dönemi.
b) Lise Mezunları: 2 Eylül- 27 Ekim.
c) Lise Mezunu olmayanlar: 3 Nisan- 27 Haziran dönemi.
6- DİSİPLİN VE SİCİL İŞLERİ:
a- Anayasanın, Yargı Birliği İlkesi gereği; Askeri mahkemeler ve Askeri cezaevleri kaldırılır. Askeri suç işleyen, subay ve askerlere; DMK ve Askeri Disiplin yönetmeliğine göre,idari soruşturması yapılıp, Disiplin cezası verilir. TCK’ya göre suç işleyen, subay ve askerler ise, genel hükümlere göre, Adli Yargıda yargılanıp, cezalandırılır. Subay ve Askerlerde, hukuken; eşit TC Vatandaşıdır; ayrıcalık, üstünlük ve farklılık tanınamaz.
b- Her Ordu ve Okul Komutanlığında, bir Disiplin Kurulu oluşturulur. Kurul, 5 üyelidir. Kurul üyelerini, kadrolu subay ve askerler, adaylar içinden; 5 yıllık bir sürü için gizli ve yazılı oylamayla seçerler. Disiplin Kurulu; bir Eğitim Subayı, bir Teknik Subay, bir Sağlık Subayı, bir Meslek Subayı ile bir Purofesyonel Sözleşmeli Askerden oluşturulur. Kurul başkanlığı görevini, Eğitim Subayı yürütür. Disiplin Kurulu gerektiğinde toplanır. Kurul, oy çokluğuyla karar alır. Oylamalar, gizli ve yazılı şekilde yapılır. Soruşturma açılarak veya Savunma istenerek; Disiplin cezası verilen, Subay, Pr. Sz Askerler ile TAE gören Er ve Erbaşlar; 10 gün içinde gerekçeli olarak, bu kurula itiraz ederler. Kurul; Cezayı onaylar, hafifletir, değiştirir veya tümüyle kaldırabilir. Kurul kararlarına karşı; Ordu ve Okul Komutanlıklarına, gerekçeli şekilde ve 10 gün içinde itiraz edilir. Komutanlığın; askeri ve idari kararları kesindir. İhraç kararlarına karşı; TSK Başkanlığına itiraz edilir. Askeri ve İdari kararlara karşı, Yargıya gidilemez.
7- ULUSAL GÜVENLİK KURULU ÜYELERİ:
Kurul; gerektiğinde veya 3 ayda bir, katılan üyelerle toplanır ve gündemini görüşür. Güvenlik Bakanlığı, Sekreterya hizmetlerini yürütür. Kurul:20 üyelidir. Toplantıya gerektiğinde konunun uzmanları çağrılır. Hükümete; Ulusal Güvenlikle ilgili, öneride bulunur. Kurul üyelerinin, her gündem maddesiyle ilgili olarak: 5-10 dk konuşma hakkı vardır. Kararlar, oy çokluğuyla alınır. Oylamalar, gizli ve yazılı şekilde yapılır.
A-Onursal Katılımcılar:
-TBMM Başkanı
-Muhalefet Partisi Genel Başkanı
-Gündem konusuyla ilgili açıklama yapacak Uzmanlar*
B-UGK Üyeleri:
- Başkan: Devlet Başkanı
- Devlet Başkanlığı Genel Sekreteri
- Bakanlar: 5 Bakan
- TSK Başkanı, Başkan Vekili ve 5 Ordu Komutanı
- Adalet ve İç Güvenlik İşleri Başkanı
- Dış İlişkiler Başkanı
- Başkent Belediye Başkanı
- Başkent Polis Müdürü.
ASKERİ RÜTBE- UNVAN, HİYERARŞİ ve KADRO
1- General Rütbesi:
- Generallik; İstisnai bir görev olup, atanan veya seçilen subay, bu görevde en çok 5 yıl süreyle kalabilir. Sözleşmeli personelden,Generale dek,tüm askeri personel; atanmış devlet memurudur. General rütbesi; Devlet protokolü ile genel ve yerel idare hiyerarşisinde, başkan unvanı ile eşdeğerdir. Subaylar ençok, 30 yıl veya 55 yaşına kadar görev yapar.
a- Orgenerallik: 7 kadrodur.TSK Başkanı, TSK Başkan Vekili ve diğer 5 kadroyu ise Ordu Komutanı Subaylar kullanır.
b- Tuğgenerallik: 50 kadrodur. Bu kadroları; Başkentteki Karargah Merkez Komutanı, Harp Akademisi, Kara, Deniz ve Hava okul komutanları, GATA Başkanı,14 Askeri Okul Komutanı ile 5 Ordu Merkez Komutanı ( Ordu Komutan Vekili) subay kullanır.
2- Albay Rütbesi:
a- 600 kadrodur. Lisans üstü; Kurmaylık sıtajı, Tıpta Uzmanlık Sıtajı, yüksek Lisans; Mastır veya Bilim doktorası eğitimi yapan ve meslekte 20 hizmet yılını dolduran, üstün başarılı ve sicili olumlu subaylar, Albay rütbesine yükseltilirler. Bu kadroların, 20 adedi Ankara'da TSK Başkanlığına (Müdür veya Kurmay Uzmanlar için), 300 adedi;5 Ordu Komutanlığına, her Ordu için 60 kadro. Ordu Merkez Komutanlığı'nda; 2-5 arası Albay; Kurmay Uzman olarak görevlendirilir. 240 adedi; 14 Askeri Yüksek Okul Komutanlıklarına, 40 kadro ise iki GATA ve iki Askeri Hemşirelik ve Sağlık Meslek Yüksek Okuluna tahsis edilir.
b- Harp Okulu, Askeri Teknik Subay Okulu, Askeri Meslek Yüksek Okulu, Askeri Hemşirelik ve Sağlık Meslek Yüksek Okulları ile Eğitim Birlik, Kara Sınır, Sahil Güvenlik, Hazır Kuvvet ve Destek Birlik Komutan vekillerinin rütbesi Albaydır. Bu Okul ve Askeri Birlik Komutanlık görevleri, istisnai niteliktedir. Bu kadrolara atanan Subaylar, bu görevlerde 5 yıl kalabilir. Albay rütbesi; Devlet protokolü ile genel ve yerel idari hiyerarşisinde, müdür unvanı ile eşdeğerdir.
3- Türk Silahlı Kuvvetlerinde Askeri Hiyerarşi; Rütbeler, Bekleme Süresi ve Eşdeğer Görevler:
A- EĞİTİM SUBAYI RÜTBELERİ:
1-General: a) Orgeneral: 5 yıl
b) Tuğgeneral: 5 yıl
2- Albay: 5-10 yıl
3- Binbaşı: 5-15 yıl
4- Yüzbaşı: 5-20 yıl
5- Teğmen: 5-10 yıl
B- TEKNİK SUBAY RÜTBELERİ:
1- Binbaşı: 15-20 yıl
2- Yüzbaşı: 5-20 yıl
3- Teğmen: 5-10 yıl
C- MESLEK SUBAYI RÜTBELERİ:
1- Binbaşı: 11-16 yıl
2- Yüzbaşı: 7-18 yıl
3- Teğmen: 7-12 yıl
D- SAĞLIK SUBAYI UNVANLARI:
1- Askeri Akademik Öğretim Üyeleri: Bil. Dr, Dç, Pr.
2- Askeri Uzman Tıp Doktoru
3- Askeri Hekim
4- Askeri Hemşire
5- Askeri Sağlık Memuru
E- PUROFESYONEL,SÖZLEŞMELİ ASKER RÜTBELERİ: PSA
1) Çavuş
2) Onbaşı
3) Kadro Er.
4- PSA- Profesyonel Sözleşmeli Askerlik
a-Eğitim Sb, Teknik Sb, Sağlık Sb, Meslek Sb ve Sz. Askerler, Atanmış devlet memurudur. Atama, özlük hakları, ücret, disiplin, yargılanma ve Sosyal güvenlik açısından, Devlet Memurları Kanunu'na tabidir. Normal emeklilik, hizmet süre ve yaşı;25 yıl ve 50 yaş. Diğer Devlet Memurları gibi, en çok çalışma yılı 30, yaşı ise 55'tir.Erken emeklilik,süre ve yaşı ise 20 yıl ve 45’ tir.
b-Ancak sağlık ( fiziksel veya ruhsal) ve idari nedenlerle, 20 sigortalı yılını tamamlayanlar, TSK’ca; doğrudan emekli edilebilirler. İdari, disiplin veya adli bir suç nedeniyle meslekten çıkarılanlar; emeklilik hakkını elde edememişlerse; sosyal güvenlik sigortası pirim eksiğini, SGK’ya; işveren, serbest meslek sigortalı veya işçi olarak; ödeyip, tamamlayıp emekli olabilirler. 18 yaş ile işe giriş arası, emeklilik pirimi ödenmeden geçen boşluğu; SGK’ya borçlanabilirler. Borçlanma pirimleri; başvuru tarihindeki gösterge ve katsayı üzerinden alınır.
5- Türk Silahlı Kuvvetler Vakfı:
Kara, Deniz, Hava, Sahil Güvenlik,Jandarma gibi Askeriyeyle ilgili tüm vakıflar ile Türk Hava Kurumu, Elele ve Mehmetçik Vakıfları birleştirilir ve Türk Silahlı Kuvvetler Vakfı, tüzel kişiliğine katılır. OYAK'ta Türk Silahlı Kuvvetler Vakfına bağlanır. TSK Vakfı bağış gelirleri, diğer kamuya yararlı dernek ve vakıflar gibi, vergi ve harçlardan muaftır. Ancak vakfın kurduğu veya ortak olduğu; fabrika, banka gibi, ticaret ve sanayiye, üretime yönelik, kar-kazanç getiren işletmeleri, genel hükümlere göre vergiye tabidir. TSK Vakfı, TSK Başkanlığının izni ve denetiminde; Türkiye'de kurulu, helikopter, uçak, gemi, silah ve mermi,çok namlulu top, güdümlü füze ve roket üreten, yerli veya yabancı ortaklı, anonim şirketlere ortak olabilir. Ancak bir şirketteki ortaklık oranı ve hisse senedi payı; % 30'u geçemez. TSK, Huğlu gibi yerli silah fabrikalarına ortak olur. Türk Ordusunun kullanacağı; tabanca, el bombası, roket atar, makinalı vb silah, mermi ve helikopter gibi askeri araçları, yurt içinde;ulusal tasarım, marka, patent ve sıtandartta,yerli ve milli olarak, ürettirir. Silah tasarımlarını, kendi personeline yaptırır. Yabancılardan silah patenti alamaz. Gerekirse,Müzelerde bulunan; Selçuklu ve Osmanlının, geleneksel milli silahlarını; geliştirip, yerli ve TM olarak ürettirir.TSK;yurtdışından; uçak, gemi, tank, zırhlı araç,top vb silah ve araç, satın alamaz.TSK,savaş sıtratejisini; düşmanın yurdu işgaline engel olmak ve vatan sınırları içine girdiğinde, düşman askerlerini, imha etmek üzerine, yoğunlaşıp, pilan geliştirir. Sahil Güvenlik komutanlığının, kullanacağı;hızlı,hafif tip,silahlı askeri gemiler, Türkiyede, TM olarak, ürettirilir.
SAĞLIK BAKANLIĞI:
l. Memur Kadrosu:
a- Bakanlık Merkez Yönetim Kadrosu:
İstisnai görevli bir Bakan, iki Başkan, 5 Uzman, 4 Müdür ile 15 Atanmış Şef ve 123 Memur olmak üzere toplam 150 adettir.
b- İl, İlçe ve Belde, Belediye Ana ve Çocuk Sağlık Ocağı ile Aile ve İşyeri Sağlık Merkezi:
1- Doktor ile diğer Yardımcı Sağlık ve Teknik Memur Kadrosu: 30 bin.
2- Bu kadrolar, ilgili belediyeler emrine gönderilir. Personel alımı ve ücret ödemelerini belediyeler yapar. En az nüfuslu belde belediyeleri için: standart sağlık personel kadrosu; ikisi doktor, ikisi sağlık memuru olmak üzere: dörttür.
c- 1) Devlet Üniversiteleri Tıp Fakültesi, Eğitim, Araştırma ve Uygulama Hastaneleri; Öğretim üyesi doktorlar, diğer yardımcı sağlık ve teknik memur kadrosu: l7 bin.
2) Bu kadrolar, ilgili Devlet Üniversite Rektörlüğü, emrine gönderilir. Personel alımı ve ücret ödemelerini üniversiteler yapar. Tıpta Uzmanlık Sıtajı yapacak, lisans üstü öğrencileri için bir personel kadro durumu ve sayıca sınırlama yoktur. Lisans üstü öğrenim yapan öğrencilere, ücret ödenmez. Tıp fakültesi hastanelerinin,ana bölümlerine; 12 ile 44 arası Tıpta Uzmanlık Sıtajyeri öğrenci alınır. TUS Öğrencileri: P.tesi-Per. Ve Cuma- Pazar iki grup olarak ve 8'er saatlik 3 vardiya halinde staj yaparlar. Tıpta uzmanlık stajı süresi, bölümüne göre; 1 ve 2 yıldır. Bir yıl süreli TUS’lar, Mastır, 2 yıl süreli olanlar ise Bilim Doktorası düzeyindedir. TUS için sınav yapılmaz, diploma derecelerine göre kabul edilirler. TUS yapanlar, Öğrencidir; SGK’ya kaydedilmez, aylık sigorta pirimi yatırılmaz ve aylık ücret ödenmez.
2. Bakanlık Merkez Teşkilatı İdari Birimleri:
a- Sağlık İşleri Başkanlığı:
1-İlaç Üretim,İzin, Patent ve İthal İşlemleri Müdürlüğü: (ilgili odalarla işbirliği yapılır)
2-Sağlık Eğitimi ve Tedavi Hizmetlerini Düzenleme Müdürlüğü: Örnek Şeflikler;
-Önleyici sağlık, Salgın ve bulaşıcı hastalıklar, Çevre sağlığı hizmetleri,
-Yataklı tedavi kurumlarıyla ilgili düzenlemeler,
-Sağlık Eğitimi işleri,
-Yabancı Hastanelerin Türkiye'de şube açma izin ve işlemleri.
b- İdari İşler Başkanlığı:
1-Sağlıkla İlgili Hukuki Düzenlemeler ve Sağlık Politikası Müdürlüğü:
2-Yerel Yönetim ve Üniversitelere Sağlık Personel Kadrosu, Tahsis İşleri Müdürlüğü: Hizmet ve ihtiyaç durumuna göre, her müdürlükte 1-5 arası şeflik kurulur.
3. Sağlıkla İlgili Genel Hususlar:
a-Sağlık Bakanlığının, taşra teşkilatı yoktur. Sağlık Bakanlığı; Belediye Ana ve çocuk Sağlık Ocakları, Aile ve İşyeri Sağlığı Merkezleri ile Devlet Üniversite Hastanelerinin yönetimi ve personel atamalarına karışamaz, ancak kadro tahsisi ile sağlık mevzuatı düzenleme çalışmalarını yapar.
b-İlaç ithalatına ve hastane kurulmasına izin verir.
c-Devlete ait tüm hastaneler, Devlet Üniversitelerine; Eğitim, Araştırma,Uygulama,İhtisas ve Yataklı Tedavi Hizmetlerini yürütmek üzere, devredilir.
d-Uygulanan genel sağlık politikası ve verilen sağlık hizmetlerinin gözetim ve kalite denetimini; Türk Halkı adına; 7 gün 24 saat, Belediye, Üniversite,Özgür Basın, DKÖ, İlgili meslek kuruluşları ve tüketici dernekleri yapar.
EKONOMİ BAKANLIĞI
l. Memur Kadrosu:
a- Bakanlık Merkez Yönetim Kadrosu:
İstisnai görevli bir Bakan, iki Başkan, 5 Uzman, 6 Müdür ile 20 Atanmış Şef ve 166 Memur olmak üzere toplam 200 adettir.
b- İl, İlçe ve Beldelerde; Ekonomi Bakanlığına bağlı, taşra birimi ve personel yoktur. Vergi, Harç ve Ceza gibi tüm Devlet Gelirlerini, yasalara göre Belediyeler toplar; % 20'sini, Hükümet payı olarak Başkente gönderir. Kalan % 80'i mahallinde kullanılır. Sınır kapıları belediyelere bağlıdır. Vergi denetim görevini; belediye, basın, meslek oda ve tüketici dernekleri yapar. Ekonomi Bakanlığı genel düzeyde; ekonomik istikrarın sağlanması, Genel Bütçe, ekonomik mevzuatın düzenlenmesi, ekonomi politikasının belirlenip, dış ticaret rejiminin uygulanmasına ilişkin, çalışmaları yürütür.
2. Bakanlık Merkez Teşkilatı, İdari Birimleri:
a- Ekonomik İşler Başkanlığı:
1- Sanayi ve Ticaret Mevzuatını Düzenleme Müdürlüğü.
2- Genel Ekonomi Politikası ve İstikrar Tedbirlerini, Takip ve Uygulama Müdürlüğü:
a) Genel Bütçe İşleri Şefliği,
b) Vergi ve Gelir Mevzuatını,Düzenleme şefliği.
3- Çalışma Hayatı ve Sosyal Güvenlik Mevzuatını, Düzenleme Müdürlüğü:
- Yüksek Ekonomik Kurul Şefliği,
4- Banka, Borsa ve Diğer Finans Kuruluşlarıyla İlişkiler ve Düzenlemeler Müdürlüğü.
b- Dış Ticaret İşleri Başkanlığı:
1- Dış Ekonomik İlişkiler ve Anlaşmalar Müdürlüğü: -Yabancı sermaye izin işlemleri şefliği,
2- Dış Ticaret Mevzuat ve İşlemlerini, Düzenleme Müdürlüğü:
-İthalat ve İhracat İş ve İşlemleri Şefliği.
YEREL YÖNETİM VE KAMU HİZMETLERİ BAKANLIĞI
l. Memur Kadrosu:
a- Bakanlık Merkez Yönetim Kadrosu:
İstisnai görevli bir Bakan, 3 Başkan, 5 Uzman, 8 Müdür ile 30 Atanmış Şef ve 153 Memur olmak üzere toplam 200 adettir.
b- İdari açıdan, Yerel Yönetim Bakanlığına doğrudan bağlı, bir taşra birimi ve personel yoktur. Yerel Yönetim Bakanlığı; Belediyelerle ilgili mevzuat düzenlenmesi, il, ilçe ve belde belediyelerinin kurulması ve belediyelere kadro tahsisi işlemlerini yürütür.
c- Yerel Yönetim Bakanlığınca; İl, İlçe ve Belde Belediyelerine, Dağıtılacak Kadrolar:
l- Belediye Başkanlığı Kadrosu: bin Seçilmiş Memur.
2- Belediye Başkanlık Uzmanı Kadrosu: bin İstisnai Memur.
3- Belediye Başkanlığı Şube Müdür Kadrosu: 3 bin İstisnai Memur.
4- Bucak Muhtarı- Belediye Meclis Üyesi Kadrosu: 20 bin Seçilmiş Memur.
5- Atanmış Şef, Teknik Personel ve Diğer Unvanlı Memur Kadroları:170 bin
6- İhtiyar Heyeti Üyeleri-Aksakallar- Hatunlar Meclisi: Kadro sınırlaması yoktur. Üyelere ücret ödenmez. Devlet memuru değillerdir. Muhtarlık bölgesindeki her mahalle ve köyden; bir asıl ve bir yedek üye seçilir.(Fahri,Onursal,Ombudsmanlık,Halk Sözcülüğü,Doğrucu Davutluk,Keloğlan,Nasrettin Hoca,Yunus Emre,Köroğlu,Dadaloğlu,Karacaoğlan,Fuzuli, Namık Kemal,Aziz Nesin,Uğur Mumculuk görevi yürütür)En az,4 asıl ve 4 yedek üye olur.
d- En küçük yerleşim birimi olan, belde belediye standart memur kadrosu; 10 adettir. Ancak il ve ilçe belediyelerine, nüfus durumuna göre, tahsis edilecek kadro, 150 adedi geçemez.
e- Bu personellerin görevlendirilme ve diğer özlük işlemlerini, ilgili belediyeler yürütür. Hükümet, belediyelerle yazışma yapmaz. İmar, alım, satım, ihale ve yapım işlerine karışamaz. Halk adına; Belediyenin; karar, işlem, harcama ve yürüttüğü hizmetlerin, gözetim ve denetimini; 7 gün 24 saat, Basın ve Sivil toplum örgütleri yapar. Araştırma, planlama ve karar yetkisi Belediyelerindir.
2. Bakanlık Merkez Teşkilatı, İdari Birimleri:
a- İdari İşler Başkanlığı:
l- Yerel Yönetimler, Kadro Dağıtım ve Personel İşleri Müdürlüğü,
2- İ1, İlçe, Belde Belediyeleri ve Muhtarlık Kurulma ve İdari Düzenlemeler Müd.,
a) İdari Birim Kuruluş ve Değişiklik İşleri Şefliği,
b) Sınır Düzenlemeleri Şefliği,
c) Hukuki düzenlemeler Şefliği,
b- Tarım, Orman ve Hayvancılık İşleri Başkanlığı:
1- Tarla,Bahçe Bitkileri,Meyvecilik,Orman Geliştirme,Mevzuat Düzenleme Md.
2- Kanatlı, Küçük ve Büyükbaş Hayvancılığı Geliştirme ve Mevzuatını Düzenleme Müdürlüğü,
c- Teknik İşler Başkanlığı:
1- Bayındırlık, İmar, Çevre ve Turizm Mevzuatını Düzenleme Müdürlüğü,
2- Teknik Eğitimi Geliştirme ve Mühendislik Odalarıyla İlişkiler Müdürlüğü,
3- Altyapı Hizmetleri, Koordinasyon İşleri Müdürlüğü: Bağlı şefliklerden örnekler;
- Bölge ve ülke Düzeyinde Ulaşım ve Haberleşme İşleri Şefliği,
- İçme ve Kullanma Suları Şefliği,
- Enerji Üretim ve Dağıtım İşleri, Koordine Şefliği...
4- Doğal Kaynaklar, Mevzuat ve Politikasını, Düzenleme Müdürlüğü.
BELEDİYE ORGAN, BİRİM VE GÖREVLERİ
Belediye Karar Organları:
A. Belediye Başkanlığı:
l- Belediye Başkanı; 5 yıllık bir dönem için, TC Vatandaşı, sabıkasız ve üniversite- yüksek okul mezunu, partili veya bağımsız adaylar arasından seçilir. Seçilmiş devlet memurudur. Bir kişi ikinci defa, belediye başkanlığına aday olamaz ve seçilemez. Atanmış, istisnai ve seçilmiş devlet memurluklarından; aynı dönemde ikisi birlikte yapılamaz.
2- Belediye Başkan Vekili: Belediye Meclis Üyeleri, genel seçimlerle birlikte yapılan yerel yönetim seçimlerinden sonra, gizli oy ve oy çoğunluğuyla, Bucak muhtarlarından birini, 4 yıllık bir dönem için Belediye Başkan Vekili ve Belediye Meclisi Başkan Vekili, olarak seçerler. Başkan bulunmadığında, Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclis Başkanlığı görevlerini yürütür. Boşalan Belediye Başkanlıkları ve Meclis Üyelikleri (Bucak Muhtarları) için, 5 yıldan önce, ara yerel seçim yapılamaz.
3- Belediye Başkanlık Uzmanı: İstisnai bir görevdir.TC Vatandaşı,Sabıkasız,Üniversite mezunu bir kişi, belediye başkan vekilinin teklifi üzerine, 5 yıllık bir dönem için Belediye Başkanlığında, uzman olarak görevlendirilir. Yönetim hizmetlerinde, başkana yardımcı olur. İstisnai görevli belediye şube müdürlerinin, atama tekliflerini yapar.
B. Belediye Meclisi:
1- Bucak Muhtarlığı: mahalle ve köyler, nüfus durumuna göre gruplandırılarak, Bucaklar oluşturulur. Bucak Mülki İdare Amiri ve yöneticisi muhtardır. Muhtar; 5 yıllık bir dönem için, sabıkasız, Yüksek Okul mezunu, partili veya bağımsız, TC Vatandaşı adaylar arasından seçilir. Seçilmiş devlet memurudur. Maaş, sosyal güvenlik, özlük ve yargılanma yönlerinden, diğer atanmış, istisnai ve seçilmiş devlet memurlarıyla aynı statüdedir. Bir kişi ikinci defa ve dönem, muhtarlığa aday olamaz ve seçilemez. Muhtarlar maaşlarını belediyelerden alırlar. Bucak muhtarlıklarının, tüzel kişiliği yoktur, araç ve taşınmaz edinemez.Belediye bütçesi dışında ayrı bir bütçe yapamaz. Muhtarlar, belediye meclis üyesidir.
2- İhtiyar Heyeti-Aksakallar- Hatunlar Meclisi Üyeliği:
Bucağa bağlı mahalle ve köylerden; bir asil ve birde yedek, ihtiyar heyeti üyesi seçilir. Muhtar adayları, seçim kuruluna başvuruda bulunurken; bucağa bağlı her mahalle ve köyden; bir asıl ve birde yedek; İhtiyar Heyeti Üyesi belirler. En az 4 asıl ve 4 yedek üye ad ve soyadı yazılı İhtiyar Heyeti Aday Listesini de sunar. Muhtarlığı kazanan adayın, listesindeki kişilerde, ihtiyar Heyeti Asıl ve yedek üyeliklerini kazanmış olur. İhtiyar Heyeti Üyelerinin görev süresi, Yerel Yönetim seçimlerine bağlı olarak 5 yıldır. İhtiyar Heyeti Asıl Üyeliği için en az lise mezunu olmak gerekir. Asıl üyeliklerden boşalma halinde, yedek üyeler sırasıyla asıl üyeliğe geçirilir. Muhtarlığın, 5 yıllık seçim döneminin bitiminden önce boşalması halinde, asıl üyelerin biri; dönem sonuna kadar, muhtarlığa vekalet eder ve belediye meclis üyeliği görevini yürütür. İhtiyar heyeti üyeleri; seçildikleri mahalle ve köyü temsil eder, yöresinin sorunlarına; Basında, Aksakallar Meclisi, Belediye Meclisi ve Belediye Müdürlüklerinde çözüm arar. Muhtarın ve belediye başkanının, karar ve işlerini denetler. İhtiyar Heyeti üyeleri, devlet memuru değildir. Üyelerine; maaş, ücret, tazminat, yolluk gibi parasal bir ödeme yapılmaz ve sosyal güvenlik pirimi de kesilip yatırılmaz. İhtiyar Heyeti Üyeliği, sosyal çalışma, toplumsal önderlik ve manevi doyuma yönelik, gönüllülük esasına dayalı, onursal bir kamu görev ve yurttaşlık hizmetidir. Demokratik hayatın birinci basamağı, siyasi çalışmanın ilk adımı ve toplumsal hizmet okuludur. Boşalan Muhtarlık- Belediye Meclisi üyeliğine getirilecek, üniversite mezunu;İ. H. Üyesi yoksa, lise mezunu bir üye, oda yoksa ilk sıradaki üye, belediyece; vekaleten görevlendirilir.
3- Belediye Meclis Üyeliği ve Görevleri:
a- Belediye mülki idari sınırları içindeki bucak muhtarları, belediye meclis üyesidir. Belediye meclis üyelikleri, sadece bucak muhtarlarından oluşur. Ayrıca birde belediye encümeni kurulmaz. Belediye meclisi, belediyenin en üst ve genel nitelikli karar organıdır. Aldığı kararları, yasalara uygun olarak belediye başkanı, ilgili müdürlük personeline uygulatır.Yasayla düzenlenen, günlük, rutin belediye hizmet ve işleri için belediye meclis kararı alınmaz.
b- Belediye şube müdürleri ve başkanlık uzmanı, Belediye meclisi doğal üyesidir. Ancak Mecliste bu atanmış,istisnai üyelerin; söz hakkı var isede, oy hakları yoktur.
c- Belediye Meclisinin Görevleri;
1- Belediye bütçesini kabul eder.
2-Tüm il,ilçe,belde;belediye mülki sınırlarını kapsayan, imar planı ve değişikliklerini onaylar.
3- Belediye başkanı ile müdürlüklerin çalışmalarını; hizmet sırasında gözetip denetler.
4- Yatırım ve alt yapı işlerinin uygulamasını, inceleyip gözetir; aksaklık ve eksikliklerin giderilmesini sağlar.
5- Belediye Meclisine yapılan, itiraz ve şikayetleri, görüşüp karara bağlar.
6- Belediyenin yönetim ve hizmetlerine ilişkin, Yönetmeliği onaylar.
7- Belediye sınırları içinde, kamu düzenini sağlayıcı ve yaptırıma yönelik olarak alınacak, idari para cezalarını, düzenleyip onaylar.
d- Anayasa ve kanunlara aykırı olmamak üzere, TCUM'un görev alanına girmeyen ve yöre halkını ilgilendiren, tüm konularda karar alabilir.
e-Belediye Meclisi;Yılda 4 defa,Mart,Haziran,Eylül ve Aralık aylarının; ilk Salı ve Çarşamba günleri; olağan olarak, katılan üyelerle toplanıp, gündemini görüşür. Katılanların oy çoğunluğuyla karar verir. Oylamalar yazılı ve gizli şekilde yapılır.
f-Belediye Meclis Komisyonları:
1-Belediyelerde 3 veya 5 üyeli, Eğitim ve Kültür, Bütçe, Hukuk, İmar gibi, İhtisas Komisyonları kurulur. K. Üyeleri; adaylık koyanlar içinden, gizli ve yazılı oylamayla seçilir.
2-Komisyonlar, Toplantı; günü, saati ve yerinde katılan üyelerle toplanıp, gündemini görüşür. Kararlar; oy çokluğu ile gizli ve yazılı oylamayla alınır.
3-Komisyonlar, başkanın gönderdiği konuyu; ençok 10 gün içinde araştırıp, görüşüp, sonuçlandırıp, karara, rapora bağlamakla yükümlüdür.
C. Bölge Meclisi:
11- 14 Coğrafi- İdari bölge merkezinde, birer Bölge Meclisi kurulur. Bölgeye dahil il, ilçe ve belde belediye başkanları, bölge meclisi üyesidir. Bölge merkezinin bulunduğu İl’in Belediye Başkanı, aynı zamanda Bölge Meclisininde Başkanıdır.Yılda 4 defa ve ikişer gün süreyle toplanarak, bölge sorunlarını görüşür ve belediyeleri bağlayıcı kararlar alır. Daimi encümeni yoktur. Bölge Belediyeler Birliğine, yöre belediyelerinin katılması zorunludur.
İL, İLÇE VE BELDE BELEDİYELERİ, TEŞKİLAT VE KADRO ŞEMASI
A- Belediyelerin Genel Kadro Durumu:
1-İl, ilçe ve beldenin, belediye hizmetlerini yürütmek üzere, Yerel Yönetim Bakanlığınca, Belediyelere tahsisi yapılan, kadro adedi: 209 bindir. Bunlar idari, mali ve teknik dalda: 184 bin atanmış, 4 bin istisnai ve 21 bin seçilmiş devlet memurudur. Belediyelerin asli ve temel hizmet birimlerinde görev yaparlar. Ayrıca Sağlık Bakanlığınca, Belediye, Ana ve Çocuk Sağlık Ocakları ile Aile ve İşyeri Sağlığı Merkezlerinde hizmet vermek üzere: 22 bin Doktor, Teknik eleman ve Yardımcı Sağlık personel kadrosu tahsis edilir. Bu Sağlık Personeli, maaşlarını Belediyeden alır. 2-Bu Belediye Personeli dışında; il, ilçe ve beldelerde belediyece tahsis edilen hizmet binalarında görev yapmalarına ve belediye bütçelerinden belirli oranlarda pay almalarına rağmen; Adliye (Yargı), Askeriye- Ordu-TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri), İçgüvenlik (Polis),TEO- Temel Eğitim Okulları ve Üniversitelerde görev yapan, Atanmış ve İstisnai nitelikli devlet memurları; belediye personeli değildir.
3-Bucak (Mahalle ve Köy) Muhtarları için Belediye hizmet binalarında, Muhtarlık Bürosu kurulur.
Muhtarlık iş ve işlemleri; bilgisayarla ve internetten yürütülür. Muhtarlar bu bürolarda; haftada 2 gün ve günde 2 saat süreyle bulunur. Diğer gün ve saatlerde; gözetim, denetim ve meclis üyeliği görevini yürütür.
4-Temel Eğitim Okulları ve Üniversite dışındaki bu kamu kurumlarının, hizmet ve personel gideri, Güvenlik Bakanlığınca karşılanır. Belediyeler, özerk konumdaki bu kamu kurumlarının; Personel alımı ve yönetimine karışamaz.
B- Bakanlıklarca Belediyelere Tahsis Edilecek Kadrolar:
a) Seçilmiş Devlet Memuru Kadroları:
1) Bin: Belediye Başkanlığı kadrosu,
2) 20 bin: Bucak Muhtarı kadrosu,
b) İstisnai Görevli Devlet Memuru Kadroları:
1) Bin: Belediye Başkanlık Uzmanı,
2) 3 bin: Belediye Şube Müdürü,
c) Atanmış Devlet Memuru Kadroları:
1) 182 bin: Şef ve İdari, Mali, Teknik Personel
2) 30 bin; Doktor, Sağlık Hizmeti Teknik eleman ve Yardımcı Sağlık Personeli.
C- Belediyeler Kadro Şeması:
a- Standart Belediye Kadrosu:
1) Belediye Başkanı ve Belediye Meclis Başkanı: Tek kadro.
2) Bucak Muhtarı ve Belediye Meclis Üyeliği: Mahalle ve köyler, nüfus ve uzaklıklarına göre; gruplandırılarak, 5 bin-50 bin nüfuslu; Bucak adı verilen, yerleşim birimleri oluşturulur. Bucakların temsilcisi ve yönetim amiri muhtarlardır. 20 bin bucak muhtarı kadrosu, nüfus durumlarına göre; il, ilçe ve belde belediyelerine tahsis edilir.
3) Belediye Başkanlık Uzmanı: Tek Kadro.
4) Belediye Şube Müdürlükleri: 3 kadro. İl, ilçe ve belde belediyelerinde temel hizmet birimi olarak, ancak; İdari İşler, Teknik İşler ve Gelir Müdürlükleri kurulabilir.Belediyeler;Genel müdürlük, daire başkanlığı gibi bir birim,kurum oluşturamaz.
5) Belediye Bölüm Şeflikleri: il, ilçe ve belde belediye şube müdürlüklerinde; belediyenin nüfus durumuna göre l ile 5 arası şeflik kurulur.
6) Ana ve Çocuk Sağlık Ocağı ile Aile ve İşyeri Sağlık Merkezi, Belediyelere bağlanır. Sağlık Ocak ve Merkezlerine; Belediyelerin nüfus durumlarına göre: 30 bin doktor, Sağlık Hizmet teknik elemanı ve yardımcı sağlık personeli, kadrosu dağıtılır. Standart kadro dörttür. En az nüfuslu belde belediyesine: 2 doktor ve 2 yardımcı sağlık personeli kadrosu verilir.
7) Belediye İdari İşler, Teknik İşler ve Gelir Müdürlüklerinde görev yapacak; atanmış devlet memurlarının, en az nüfuslu Belde belediyeleri için standart personel kadrosu; l0'dur. En kalabalık İl belediyesine tahsis edilecek, kadro adedi ise; 150 ile sınırlıdır. Belediyeler, ulaşım, yol, su, yapım, onarım, bakım, temizlik, arıtma vb iş ve hizmetleri, özel sektöre gördürür.
8) Büyük Şehir Belediyeleri ve Meclisleri ile Özel İdare ve İl Genel Meclisleri kaldırılır. Görevlerini, il, ilçe ve belde belediyeleri yürütür. Köylerde belediye sınırı içine alınır ve bir belediye mülki sınırı, diğer bir belediye sınırına kadar devam eder.
9) Ek Kadro Verilmesi: Bir Yerleşim Birimi:
a) Bin-20 bin nüfuslu ise: Mahalle, Semt veya Köy,
b) 5 Bin-50 bin nüfuslu ise: Bucak Muhtarlığı,
c) 20 Bin-100 bin nüfuslu ise: Belde Belediyesi- Kasaba-Nahiye
d) 50 Bin-500 bin nüfuslu ise : İlçe Belediyesi: Merkez mahalle, semt ve köyleriyle birlikte, toplam nüfus esas ve ölçü alınır.
e) 100 bin-700 bin nüfuslu ise: İl Belediyesi yapılır.
-10 kişilik standart belediye personel kadrosu; 20 bin kişilik bir nüfus grubu içindir. Bu standart kadroya ek olarak; her 20 bin-100 bin kişilik fazla nüfus grubu için belediyeye bir memur kadrosu daha tahsis edilir.
b- Belediyelerde kurulabilecek Müdürlük ve Şeflik sayısı ile nüfusa göre şefliklere verilebilecek en az
ve en çok memur kadroları:
İL BELEDİYE. İLÇE BELEDİYE. BELDE BELEDİYE.
1) Ana Yönetim Birimi: 3 müdürlük, 3 müdürlük, 3 müdürlük,
2) Her Müdürlükte : 3-5 şeflik, 2-5 şeflik, 1-3 şeflik,
3) Her Şeflikte ise : 3-10 memur, 2-7 memur, 2-5 memur,
kadrosu bulunur ve personel çalıştırılır. Buna göre İdari, Teknik İşler ve Gelir Müdürlüklerindeki en az ve en çok toplam memur sayısı; İL:27-l50, İLÇE:12-105, BELDE Belediyelerinde ise: 10 ile 45 arası kadrodur. Bu belediye kadro sayılarına; belediye başkanı, muhtarlar (belediye meclis üyeleri), belediye başkanlık uzmanı, idari, teknik işler ve gelir müdürleri ile nüfus durumuna göre dağıtımı yapılacak 22 bin sağlık kadrosu dahil değildir. Bir beldede en az 4 muhtarlık olsa, 10-45 birim personeli dışında, 9 üst yönetim ve 4 kişilik sağlık personeliyle birlikte belediyeden maaş alan devlet memuru sayısı; en az 23 olmaktadır.
*BELEDİYE HİZMET BİRİMLERİ VE GÖREVLERİ:
1. İDARİ İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ: (Birim Personel Kadrosu:3-50)
a) İdari ve Hukuki İşler Şefliği:
Belediye Meclisi toplantı ve kararlarıyla, Belediye Başkanlık genel iş ve yürütüm faaliyetlerini düzenler.
b) Nüfus, Evlilik ve Vatandaşlık İşleri Şefliği:
Nüfus olayları, evlilik, pasaport düzenleme, askerlik çağına gelenlerin; bölge ordu merkezine bildirilmesi işlemleri.
c) Eğitim ve Kültür İşleri Şefliği:
Temel Eğitim Okulları ve Üniversitelere, arsa ve bina tahsisi, engelliler okulu, kütüphane, müze, stadyum ve spor salonu gibi kültürel hizmet ve sportif çalışmaların düzenlenmesinde; dernek-kulüp ve vakıflarla ilişkiler, işbirliği ve bu tür kamu kurumlarına, kamu binalarının ücretsiz tahsisi işlemleri.
d) Sağlık ve Sosyal İşler Şefliği:
Belediye, Ana ve Çocuk Sağlık Ocağı, Aile ve İşyeri Sağlık Merkezi ile Çevre Sağlığı, Huzurevi ve Yetiştirme Yurt hizmetlerinin, planlama ve düzenlenmesi. Bu konuda hizmet veren, dernek ve vakıflarla işbirliği yapılması.
2.TEKNİK İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ: (Birim Personel Kadrosu:4-50)
a- Taşınmaz Tahsis, Kira,Tapu Kadastro, Emlak İşleri Şefliği:
Her belediye, kendi mülki sınırları içindeki dağ, orman, yayla, otlak (mera), arazi, tarla, arsa gibi tüm taşınmazların; kadastro ve kullanım işlemlerini; 5 yıllık bir dönem içinde tamamlatır, kadostrosuz arsa, tarla ve arazi kalmaz. Bu şeflik; tarla, arazi, arsa, bina; tahsis, kullanım hakkını kiralama, sözleşme ve parselasyon onay işlemlerini yürütür.
b- Bayındırlık İşleri Şefliği:
Yol, su, kanalizasyon, arıtma, elektrik, telefon, doğalgaz , doğal afet,yangın söndürme, yeşil saha; orman, çocuk parkı, bahçe ve otopark gibi alt yapı hizmetlerinin, planlanıp yaptırılması, bakım, onarım ve özel sektörce yürütülen, altyapı hizmetlerinin; Basın ve DKÖ’lerle birlikte, 7 gün 24 saat, gözetim ve denetim işleri.
c- İmar Şefliği:
1- Belediye mülki sınırları içindeki tüm toprakların; bölgesel planlamayla, tarım, sanayi, yeşil alan ve konut gibi, kullanım alanlarına göre gruplandırılması, güneş, rüzgar, su ve diğer doğal kaynaklardan, enerji üretimi, maden arama ve işletme izinleri, konut ve işyeri binaları, fabrika, üretim tesisi yapım ve işletim izni verilmesi ile inşaat kontrol işleri görevi, Belediyelerindir. Konut veya işyeri yaptırmak isteyen, imar şefliğine; matbu İnşaat İzin, Başvuru formunu doldurup; ekli belgeleriyle birlikte verir ve l0 günlük bir süre içindeki gün ve saatli, Arsa Yer Kontrol Ve Temel İzni randevusunu alır. Belediye teknik elemanı; belirlenen zamanda, arsaya giderek, bina yapım yerini gösterir ve İnşaat İzin Belgesini, orada imzalayarak, başvuru sahibine verir.
2- Belediye teknik elemanı, inşaat izni verilen binaların yapım faaliyetlerinin yasaya uygunluğunu en geç haftada bir kontrol ederek; Yapı Gözetim ve Denetleme formu doldurur; formun bir suretini inşaat sahibine gönderir ve bu formda gerekli uyarıları yazılı olarak yapar. İnşaat izninin 10 günlük bir süre içinde verilmesi zorunludur. Binanın tümü ve daireleri için tek tek, kullanım izni (iskan ruhsatı) alınması uygulaması, anlamsız, gereksiz, rüşvete açık ve eziyet olduğundan kaldırılmıştır. Sadece işyerleri için;Bina kullanım ve işyeri açılış izni alınır.
3- Az nüfuslu Belediyelerde; Bayındırlık, İmar ve Taşınmaz Şefliklerinin görevi, tek şeflikte toplanır. Belediyelerde; bir inşaat mühendisi ve bir inşaat teknikeri çalıştırılır. Belediye kontrol ve denetimleri, genelde öğleden sonra yapılır, sabahları büro hizmetleri yürütülür. İnşaat izin ve yapım çalışmalarının gözetim ve denetimini, basın ve meslek odaları belediyelerle birlikte yürütür. Yasaya aykırı durumlarda; ceza verilir, inşaat durdurulur, gerekirse yıktırılır. Yapı Denetim Görevi: özel yapı denetim şirketlerine verilebilir.
3. GELİR MÜDÜRLÜĞÜ: (Birim Personel Kadrosu:3-50)
a- İşyerleri Şefliği:
1- İşyerlerinin açılma izin işlemleri ve işyerlerinin vergi açısından sınıflandırılması, görevini yürütür. İşyeri açmak isteyenler; İşyeri İzin Başvuru Formunu doldurup ekli belgeleriyle birlikte işyeri şefliğine sunar. Şeflik, 10 günlük bir zaman dilimi içinde, günlü ve saatli olarak, işyeri, Kontrol Randevusu verir. Kontrol günü, başvuru formunun ilgili bölümüne yazılır. Belediye personeli, belirlenen zamanda işyerine giderek, yönetmeliğe uygunluğunu kontrol eder ve gerekli şartları taşıyanlara; hemen orada İşyeri Açılış ve Çalışma İzin Belgesini düzenleyerek verir.
2-İşyerlerini sürekli olarak ve en az haftada bir, basının gözetiminde, belediye ve ilgili meslek kuruluşları denetler. Yasaya aykırı durumlarda; yazılı şekilde uyarır veya ceza verir. Denetimlerde İşyeri Denetim Formu doldurulur ve bir sureti işyerine verilir. Kontrol ve denetim genelde, öğle sonrası yapılır.
3-İlgili Meslek kuruluşlarına kayıt olmayanlar, işyeri açamaz ve bir meslek ve sanat faaliyetini yürütemez. Meslek oda veya Kuruluş Üyelik Belgesi; İşyeri İzin Başvuru Formuna eklenir.
b- Gelir Şefliği:
1-Vergi ve diğer devlet gelirlerinin; hesaplama, takip, toplama, gecikme ve usulsüzlük cezası uygulaması, icra ve haciz işleri ile denetim görev ve yetkisi belediye gelir şefliğine aittir.
2-Belediye bütçelerini, gelir şefliği hazırlar, belediye meclisleri kabul edip onaylar.
3- Her belediye şefliği, mal alım ve hizmet yaptırım işleriyle bunlara ilişkin tüm harcamaları kendisi yapar.
4-Belediyelerde tahsildar ve veznedar kadrosu bulunmaz. Belediye gelirlerini, belediye adına bankalar toplar. Tüm devlet alacaklarının yatırma süresi, ayın birinci ile son iş günü arasıdır. Bankalar, 30 günlük süre içinde topladığı belediye gelirlerini, en geç ertesi ayın 10'una kadar, belediye hesabına aktarır.
5-Kamu kurumlarının; karar, iş, işlem, hizmet ve harcamasının;yasaya,ulusal haklara, kamu yararına uygunluğunun,gözetim ve denetimini; 7 gün 24 saat, meslek odaları ile basın ve sivil toplum örgütleri; karar, işlem, harcama anı ve hizmet sırasında yapar. 2,3,5 yıl, yani iş işten geçtikten sonra, denetim yapılmaz ve kamuda müfettiş, kontrolör, denetmen, murakıp vb unvanlarla denetim elemanı çalıştırılamaz.
6-Gerçek ve tüzel kişilere ait, özel işyerlerinin; kuruluş, işletme, üretim, hizmet, çevre sağlığı ile iş hayatı kurallarına uygunluk, veya gelir ve harcama denetimini; belediyeler, basın ve meslek kuruluşları, süreyle bağlı olmaksızın, her zaman yapabilir. Belediyeler, özel işyerlerinin gözetim ve denetimi için, müfettiş, kontrolör gibi unvanlarla denetim elemanı çalıştıramaz. Gerektiğinde büro personeli, denetim hizmetleri için görevlendirilir.
DEVLET İHALE İŞLERİ İLE İLGİLİ GENEL HUSUSLAR
a- Devlet ihaleleri; resmi işlemlerin en şaibeli,yolsuzluk, rüşvet ve kayırmanın en yoğun olduğu, halkın hizmet beklentisiyle verdiği vergilerin, haksız çıkar sağlamada kullanıldığı, kamu işlerinin hiçbir zaman düzenli ve gereğince yürütülemediği, bir-iki yıllık bir yapım işinin; beş, on yıl sürüncemede kaldığı bir konudur.TSK inşaatları ile Bayındırlık Bakanlığı,Halkta;Hırsızlığı çağrıştırmaktadır. Bu nedenle onlarca defa değişikliğe uğrayan, eski Devlet İhale Kanunu, yürürlükten kaldırılır.
b- Kamu kurumlarına malzeme alım, yapım, bakım, onarım işleri ve kamu hizmetlerinin; KİYİB yöntemi ve Kamusal yetki sözleşmesiyle özel sektöre gördürülmesi ihaleleri, pazarlık suretiyle yürütülür. Konuyla ilgili o yörede faaliyet gösteren, en az 3 kuruluş davet edilir ve ihale, basına açık olarak yapılır.
c- Brüt asgari ücretin (BAÜ) 50 katına kadar olan ihale işleri; o yöreden ilgili, en az 3 ayrı firmadan teklif mektubu alınması ve uygun fiyatın, birim şefine-müdürüne onaylatılmasıyla yürütülür.
d-1) Devlet; prensip olarak, bina, yol, köprü, tünel, baraj vb. inşaat yaptıramaz.
2) Petrol ve Doğalgazın, ithali veya çıkarılarak, tüketiciye ulaştırılıp, pazarlanması, yol, baraj, elektrik üretim santrali ile elektriğin dağıtılıp, tüketicilere sunulması gibi alt yapı işleri; KİYİB yöntemiyle ihale edilip, kamusal yetki sözleşmesiyle özel sektöre gördürülür.
3)Tesislerin yapımı ile bu tür kamu hizmetlerinin gereğince verilmesini; belediye, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile basın-medya gözetip denetler.
4)Tüketicilerden; köprü, otoyol, metro, su, elektrik gibi alt yapı hizmetleri ve petrol, doğalgaz gibi, ürettikleri mal bedeli olarak; Almanya, Çin, Gürcistan, İran ve Rusyadaki bu hizmet ve mal fiyatlarının, ortalaması alınır.
e- Elektrik, otoban, telefon, köprü, yangın söndürme-itfaiye hizmetleri,minibüs-helikopterle;hasta taşıma-anbulans, mezarlık ve cenaze hizmetleri, temizlik, çöp, arıtma, içme suyu, kanalizasyon, şehir içi toplu ulaşım, metro gibi, alt yapı hizmetlerini üreten, özel sektör kuruluşları;yürüttükleri, verdikleri hizmet için; Almanya,Çin,Gürcistan,İran ve Rusya;birim başına,ne kaçlar ücret alıyorsa, Türkiye gerçekleri de gözönünde bulundurularak, benzer bir ücret belirler. Şirketlerin, meslek odalarıyla birlikte belirledikleri, hizmet fiyatlarının, miktarına itiraz ile verilen hizmetin kalitesiyle ilgili şikayetler; belediyelere yapılır. Başvurular; 3-5 kişilik hukuk komisyonlarında, en çok on gün içinde incelenip sonuçlandırılır. Taraflar, komisyon kararına karşı, gerekçeli olarak, belediye meclislerine itiraz edebilirler. Meclis kararı kesindir, ancak TCUM'a itiraz edilebilir. İdari konu ve kararlarda, Yargıya gidilemez.
f- Temel eğitim okulları ile üniversiteler; okul derslik ve öğrenci yurt binalarını, öncelikle dernek ve vakıflar aracılığıyla hayırsever vatandaşlara yaptırır. Bu yolla gerçekleştirilemeyen bina inşaatları ise, belediyelerden izin alınarak, kendi personeli gözetiminde genel hükümlere göre yaptırılır.
g- Devlet; bina ve altyapı, tesis ve onarım işlerini, kendi yaptırmak zorunda kalırsa, izlenecek
yöntem:
1- İhale Komisyonunun, kurulması ve yetkileri:
Projenin hazırlattırılması, ihalenin yapılması, inşaatın kontrolü, para ödeme ve işin kabul işlemlerini; doğrudan binayı kullanacak olan, kamu birimi yürütür. Proje, iş ihale, inşaat kontrol, aylık tahakkukları ödeme, geçici ve kesin kabul komisyonu; tek komisyon olup, üyeler aynı kişilerden oluşur. Alım-satım, yapım-onarım işlerini, başından sonuna hep bu; 2 (*ilgili Daire, birim amiriyle birlikte; 3) kişilik ihale komisyonu yürütür. Bu iki memurdan biri teknik, diğeri ise idari ve mali işlerden sorumludur. İhaleyle ilgili tüm görev, yetki ve sorumluluk bu iki personelde toplanır. Ödemeler çift imzalı olarak yapılır. Dairenin amiri, bu iki personelin karar, eylem ve harcamalarını, işlem anında, her an gözetip denetler, çıkan sorunları çözer. Bu iki personel arasında anlaşmazlık çıkması halinde, komisyona; daire amiri, başkan olarak katılır. Kararlar oy çokluğuyla alınır. Anlaşmazlık halinde, başkanın verdiği yazılı emre göre, hareket edilir. Ancak bu durumda tüm sorumluluk, yazılı emri veren, komisyon başkanına ait olur.
2- İhale komisyonu üyeleri, yapım ve onarım işlerini, her hafta birlikte kontrol eder, çalışmaları yerinde görür. Denetim sırasında standart Formtip-tutanak düzenler, doldurur; eksik ve aksaklıkları belirtip gösterir, gerekli uyarıları,yazılı olark yapar.Denetim sırasında,o an işte çalışan, personel sayısını ve yapılmakta olan işi yazar. Üç suret olarak düzenlenen, Formtip tutanağın, bir suretini işyerindeki yüklenicinin temsilcisine, bir diğerini kurumuna verir, birini de iş dosyasında saklarlar. İhale konusu işin, haftada en az bir defa olmak üzere, ayda 4 defa kontrolünün yapılması zorunludur.
3- Ödeneği olmayan yapım, onarım işi ihale edilemez.
4- Yapım ve onarım işi kısımlara bölünerek, birer yılda tamamlanacak bölümler halinde ve her yıl yeni bir bölümü ihale edilir. Bir yüklenici işini zamanında ve gereğince yapmışsa; işin devamı, ihalesiz bir sözleşmeyle yine eski yükleniciye verilir. İşte aksamalar olmuş, iş zamanında ve gereğince yapılmamışsa, sözleşme uzatılmaz ve işin yeni bölümleri, başka yüklenicilere ihale edilir.
5- Ayrıca yaptırılacak iş parçalara ayrılabiliyorsa, işin her parçası ayrı yapımcılara ihale edilir. Örneğin; proje, toprak kazı, betonarme, sıva, boya, elektrik, içme suyu, kanalizasyon, kalorifer, klima, karo, fayans, mermer, kapı, pencere, ahşap işleri, cam takılması gibi.
6- Özel sektöre yaptırılan iş, alınan hizmet veya malın karşılığı, her ay sonu ödenir. İdareye verilecek fatura ve raporların kontrol ve inceleme işlemleri, en çok on gün içinde tamamlanarak ödeme yapılır. Ödeme süresi;Hizmet,mal alındıktan,iş yapıldıktan sonra, en çok 30 gündür.
7- İhale konusu işi zamanında ve sözleşme şartlarına uygun olarak yapmayanlara: Her gecikilen ay için İhale bedelinin; % 5’i oranında,Veya işin durumuna göre;Gecikilen her gün için bir BAÜ ile 10 BAÜ arasında, para cezası uygulanır. Sözleşmeye aykırı veya eksik yapılan işlerin; proje ve sözleşme şartlarına, uygun hale getirilmesi;bu konuya ilişkin tutanak tutulur ve yazılı olarak istenir. On gün-1 ay içinde işe başlanmaz veya İdarece belirlenen-kabul edilebilir bir sürede bitirilmezse; sözleşme idarece iptal edilir ve iş; yeni bir yükleniciye verilir.İdare zarara uğramışsa, bu zarar, icra yoluyla sözleşme şartlarına uymayan, eski yükleniciden alınır. Yüklenici, İdarenin kararlarına karşı;Yargıya başvuramaz,İhale işine,Yargı bakamaz. Yüklenici, idari kararlara karşı; kamu kurumunun en üst amirine, Belediye ve Bölge Meclisi ile TBMM’ye gerekçeli olarak,itiraz edebilir.
8- Komisyon üyelerinin, yapım işini denetlemeleri sırasında düzenledikleri, form tutanakta belirtilen uyarılar; yüklenici tarafından, dikkate alınıp düzeltilmezse,veya olağanüstü nedenler ve kabul edilebilir geçerli bir mazeret olmadan, çalışmalara on gün-1 ay, ara verilirse; yüklenici yazılı olarak uyarılır ve tanınan;ek on günlük-1 aylık, yeni bir süre içinde işe başlamazsa, sözleşmesi iptal edilir ve ayrıca işin başka yükleniciye, yeniden ihalesi yapılır.
h- İhaleye İlişkin Esaslar:
Devlet bir yapım işini veya alt yapı hizmetlerinin gördürülmesini; o yerleşim biriminde vergiye kayıtlı olan ve bu tür işleri yapan, en az 3 özel sektör kuruluşunu davet ederek, bunlara pazarlık suretiyle ihale eder. İçmesu, Baraj, Arıtma,köprü, otoyol, hızlı tren,uydu haberleşme-telefon-tv gibi alt yapı hizmetlerinin, KİYİB modeliyle ihalesinde, yabancı şirketler;ancak, yerli ortaklar aracılığıyla ihaleye katılabilirler. İhaleler pazarlık suretiyle ve Basına açık olarak yapılır. İhale işlemi sonuçlanınca, başvuru formundaki, firmalara ait teknik bilgiler, önerilen fiyat, ihalenin kime verildiği ve tercih nedeni; basına açık olarak yapılan, ihale toplantısı sonrasında; basına ve katılımcı firmalara açıklanır.
i- İhale Komisyonlarının Çalışma Esasları:
İhaleye katılanların,, başvuru formlarında açıkladıkları bilgilere göre, durumları ve önerdikleri ölçülere göre değerlendirilir. Komisyon üyeleri aşağıdaki her madde için duruma göre 0,1 ile 0,5 arası bir puan verir. 5 tam puana göre, en çok puan toplayan;İhaleyi kazanmış olur.
** İHALE DEĞERLENDİRME FORMU:
1- Hazırlanan proje şartlarına göre, devlet ihalelerinde yüklenicilere, %20'lik bir kâr hakkı-oranı tanınır. Yükleniciler belirlenen bu ihale bedelinden, en çok %5 indirim-kırım yapabilirler, %5'ten daha fazla miktarlı eksiltme önerileri, dikkate alınmaz. Her bir puanlık indirim oranı için 0. l puan verilir.
2-a) İhaleye katılan yüklenicilerin; işyeri statüsünün, sınıf ve vergi açısından konumu: A Sınıfı Kurumlar vergisine tabi Anonim Şirketler ile Fakülte mezunları yüklenicilere;0.5, B Sınıfı Limited Şirketler iye MYO mezunu yüklenicilere;0.3, C Sınıfı işyeri ve Lise mezunu yüklenicilere;0.2 ve K Sınıfı Gelir Vergisine tabi,Yüklenici sınıf ve işyerleri ile İSMEK Sertifika Belgesi olanlar için ise;0.l puan verilir.
b) Yüklenici Sınıfları, okul düzeyine göre belirlenir:
-Fakülte mezunları; A Sınıfı, Yüklenici Belgesi,
-MYO mezunları; B,
-Lise mezunları: C,
-İSMEK Sertifika Puroğramı mezunu; K Sınıfı Yüklenici veVergi Mükellefi olur.
3- Yüklenicilerin o şehir nüfusuna kayıtlı olması veya firmanın o yer vergi dairesine kayıtlı olması; hem nüfus hem vergi dairesine kayıtlı olanlara 0.5, yalnızca nüfus dairesine kayıtlı olanlara 0.3, vergi dairesine kayıtlı olanlara ise 0. l puan verilir.
4- İhaleye katılan yüklenici firmanın; kuruluş veya bu tür işlere başlama tarihi: 20 ve daha uzun süreli ise; 0.5, 10-20 yıl; 0.4, 5-10 yıl; 0.3, 5 yıldan az ise; 0.1 puan verilir.
5- Yüklenicinin bir önceki yıl devlete ödediği vergi miktarı; 1000 BAÜ'den fazla ise; 0.5, 500-1000 BAÜ; 0.4, 100-500 BAÜ; 0.3, 10-100 BAÜ; 0.2, 10 BAÜ'den az ise 0.1 puan verilir. Yeni kurulmuş ise, bu bölüm için puan verilmez.
6- Yüklenicinin; daha önce o şehirde devlete ait, bir yapım ihalesini kazanıp, inşaat işi yapmış veya bu tür bir kamu hizmetini yürütmüş olması: Her alınan ihale, hizmet yürütüm ve yapım işi için 0.1 puan verilir. Yaptığı kamu işi yoksa hiç puan verilmez. Beşten fazla sayıdaki kamu işleri de hesaplamada dikkate alınmaz.
7- Yaptığı devlet işini, ihalede belirtilen zaman içinde, ihale ve sözleşme şartlarına uygun olarak bitirmiş olması: Zamanında ve şartnameye uygun bitirilen her iş için 0. l puan verilir. O şehirde hiç devlet işi almamış, yapmamış veya durumu olumsuz olana, hiç puan verilmez. Hesaplamada en çok beş iş esas alınır.
8- Yüklenici veya şirket sorumlu müdürü; Fakülte mezunu olup, A Tipi Yüklenici-Müteahhitlik Karnesine sahipse;0.5, Meslek Yüksekokulu mezunu olup, B tipi Y. K. sahipse;0.3, Lise mezunu olup, C Tipi Y.K. sahip olanlara ise;0.1 puan verilir. Durumu bu maddeye uymayan yüklenicilere, hiç puan verilmez.
9- Teslim ettiği, yürüttüğü kamu hizmetinde; kullanım problemi ve şikayet olmaması, veya kullanım sırasında ortaya çıkan; aksaklıkları çözümleyerek, zamanında servis ve bakım hizmeti verilmesi: Bu şartı taşıyan, iş yapmışsa, her olumlu iş için 0,1 puan verilir. Yoksa hiç puan verilmez. Hesaplamada en çok; beş iş esas alınır.*NOT:Devlet,satın aldığı mal,araç,alet veya yaptırdığı işlerde; 1 ile 5 yıl arası; Garanti-Güvence-Bakım-Servis teknik hizmet şartı; ister,gözetir ve arar. İhaleye bu şart konur.
10- Yüklenicilerin, halen bu ve benzeri, bir kamu iş ve hizmetini yürütmekte ve idarenin de; yapılmakta olan bu çalışmalardan, memnun bulunması! Dosyasında;Yüklenicinin, İşini; son 5 yıllık dönem içinde, çok iyi yürüttüğüne ilişkin;İdarece verilen yazı varsa; 0,5 puan verilir. Böyle bir yazı yoksa, hiç puan verilmez. İki ve daha çok yazıda olsa, tümü için tek puan verilir.
j- İhaleyi Alanın, Bakım ve Onarım Zorunluluğu
Kamu kurumları, hizmetle ilgili alım, yapım,bina inşaatı, onarım ve kiralama gibi işlerini; bu işin yaptırılacağı şehirde, bu konuda faaliyet gösteren, en az 3 firmaya yazılı olarak bildirir. İhale, bildirilen gün ve saatte, basına açık olarak, çağrılan firmalarla ve pazarlık usulü ile yapılır.
1- İş, sözleşmede belirtilen günde tamamlattırılır. Sözleşmede öngörülen, iş bitim tarihinden sonra, gecikilen her gün için yükleniciye; bir-10 BAÜ tutarında, günlük Gecikme cezası verilir.
2- İhale bitim ve iş teslim tarihinden itibaren, işin durumuna göre yükleniciden, düzenlenen sözleşmeyle; 1, 3 veya 5 yıl süreyle; yedek parça, bakım, onarım servis güvence-garantisi istenir. Bu süre içinde meydana gelebilecek; bozulma, kırılma, çökme, yıkılma, akma vb bozukluk ve aksaklıklardan, devlet işinin ihalesini alan; yüklenici sorumludur. Yaptırılan işte bir aksaklık görülürse, tutanak tutulup, mütahide- yükleniciye bildirilir. On gün içinde gelip,inceleyip, bakım ve onarımına başlamazsa, veya başlayıp ta bir ay-kabul edilebilir bir sürede, aksaklığı gideremezse, onarım başka bir firmaya yaptırılır ve yüklenici-müteahhitten yapılan giderler, icra yoluyla geri alınır.
3- Müteahhit-yüklenici, kamu kurumlarına sattığı; tüm elektronik,elektrikli,motorlu, mekanik, teknik araç, alet ve cihazları; kurup, çalışır,işler,görev yapar durumda,faal teslim etmek zorundadır. Çalışır halde teslim alındığı, düzenlenecek tutanakta belirtilir.
DEVLET TEŞKİLATINDA YAPISAL DÜZENLEME
A. Başkent Ankara'da Bulunan, Kamu Kurumlarının, Yeniden Yapılanması:
1. TCUM varlığını sürdürür, ancak teşkilat yapısı,çalışma esasları, İçtüzük; yeniden düzenlenir ve üye sayısı; 550'den 100'e indirilir.
2. Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık birleştirilerek, Devlet Başkanlığı sistemine geçilir. Hiç bir yararı görülmeyen, demokrasiyle bağdaşmayan, ancak gözetim,denetim,baskı unsuru ve askeri darbelerde, gözaltına almak için kullanılan, Cumhurbaşkanlığı muhafız alayı kaldırılır? Türkiyedeki incirlik gibi nato üsleride aynı işlevi yürütüyor?Bölücü terör örgütü pkk’ya karşı;nato; Türkiyenin güvenliği ve Türk Vatandaşlarının korunması için hiçbir yarar sağlamadığı halde? Birde hükümete;tehdit,dayatma ve baskı unsuru olmuş,emrini dinlemeyen, TC Hükümetlerine karşı; tsk’ya, askeri darbe yaptırmış,hatta pkk’ya;patlayıcı,silah,taktik vb desteği vermiştir??TC Devletinde; bu tür gösterişe ve israfa yönelik, halka bir faydası olmayan, kurum oluşturulamaz ve faaliyet gösteremez.Devlet Başkanlığına,bir kamu kurumu;doğrudan bağlanamaz, ilgilendirilemez.
3. 37 olan Bakanlık sayısı 5'e indirilir ve tüm kamu kurumları; bu 5 Bakanlıkla ilgilendirilir. Bakanlıkların; müdürlük ve personel sayısı, yeni sisteme göre düzenlenip, azaltılır. Bakanlıklar, icracı değil, genel nitelikte,hukuksal düzenleyici rolü üstlenir.
4. Ülke, sayısı 80-104 ve personel adedi 10 bini geçen Dışişlerinin;Elçilik teşkilatı kurulacak ülke:20, Konsolosluk kurulacak şehir sayısı: 20 ve Geçici Dış Temsicilik bürosu açılacak,veya dış temsilci görevlendirilecek ülke,şehir sayısı ise 10 adedi geçemez.TC Devleti,Yurt dışı Dış Temsilcilik, personel sayısı: İstisnai kadro;50 ve meslek memuru;450 kadro ile sınırlandırılır.
B.Bakanlıklarla İlgili Düzenleme: 17 icracı ve 20 devlet bakanlığının, görev ve yetkileri; bu 5 Bakanlıkta toplanır:
1) EĞİTİM BAKANLIĞI: Bağlanacak birimler;
a) Milli Eğitim Bakanlığı,
b) Kültür Bakanlığı,
c) YÖK: Eğitim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır; Görevini, Bakanlık ve Üniversiteler yürütür.
d) ÖSYM Başkanlığı: Eskişehir AÜ, AÖK’ye DSM olarak bağlanır.
e) TÜBİTAK, TÜİK-DİE, TSEK, Marka ve Patent Kurumu, T. Atom En. Kurumu, Marmara Nükleer Ar. Mer, Devlet Üniversitesine, Enstitü olarak bağlanır.
f) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü.
g) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurulu Genel Müdürlüğü: Mevzuat açısından Eğitim Bakanlığına, ancak il ve ilçelerdeki Çocuk Yuvası, Y. Yurdu ve Huzurevleri; Belediyelere bağlanır. Belediye birimi olur.
h) TDK ve TTK, AÜ DTCF’ye Enstitü olarak bağlanır.
2) GÜVENLİK BAKANLIĞI: Bağlanacak Birimler:
a) Adalet Bakanlığı: Anayasa Mah, Yargıtay, Danıştay, HSYK, YSK, İl ve İlçe Adliyeleri, İdare M, Vergi M ve Askeri Mahkemeler, Cezaevleri ile diğer yargısal kuruluşlar,
b) Dış İşleri Bakanlığı,
c) İç İşleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü,
d) Milli Savunma Bakanlığı; Askeriye ile ilgili tüm kurum ve birimler,
e) Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği,
f) Genel Kurmay Başkanlığı ile Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri, Jan Gen Kom ve Sahil Güv Kom,
g) Mit Müsteşarlığı ile KGT Müst,
h) Savunma Sanayi Müst, MKEK, Aselsan, Havacılık vb.
3) SAĞLIK BAKANLIĞI: Bağlanacak birimler;
a) Sağlık Bakanlığı,
b) Çevre Bakanlığı,
c) Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü.
4) EKONOMİ BAKANLIĞI: Bağlanacak Birimler;
a) Maliye Bakanlığı,
b) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,
c) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı,
d) Gümrük Müsteşarlığı,
e) Dış Ticaret Müsteşarlığı,
f) Hazine Müsteşarlığı,
g) Özelleştirme İdaresi Başkanlığı,
h) Tekel Genel Müdürlüğü.
i) Çay İşletmesi Genel Müdürlüğü,
j) Devlet Personel Bakanlığı,
k) Sayıştay, İMKB-BİST, Altın Borsası, Merkez Bankası vb.
5) YEREL YÖNETİM BAKANLIĞI: Bağlanacak Birimler:
a) Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü,
b) Ulaştırma Bakanlığı.
c) Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı
d) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve DSİ Genel Müdürlüğü,
e) Turizm Bakanlığı.
f) Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü,
g) Denizcilik Müsteşarlığı.
h) DPT Müsteşarlığı,
i) Toki-Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Arsa Ofisi,
j) Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü,
k) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü,
l) İller Bankası Genel Müdürlüğü,
m) D.Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü,
n) Tarım Reformu Müsteşarlığı.
C.1) TSK Başkanlığı, Güvenlik Bakanlığına Bağlanır. Balkan, birinci, ikinci Dünya savaş şartlarına göre konuşlanan, TC hükümetlerini ve Türk Halkının;Kutsal-Manevi İnancını; İrtica,hatta pkk terör örgütünden, daha tehlikeli bir düşman görerek;27 Mayıs 1960 ile 12 Eylül 1980’de evlerden silahlarını topladığı,**(*1774-Kırım,1821-Yunanistan, 1878- Balkan,Kafkas,Ahiska ve Kıprıs, 1912-Balkan, 1915-Sarıkamış,Van, 1918-Irak-Suriye gibi? Saldırgan düşmana karşı çıkıp,Vatanı ve Vatandaşı savunmak için mertce savaşacak yerde; Orduyu çekip,oradaki Türkleri;düşmanın acımasızlık ve zulmüne terkeden ve 2015 yılına kadar, Bu Türkleri hala göçmen olarak,TC Vatandaşlığına almayan, Osmanlı Devletinin yıkılmasına, Türklerin ise esir,köle,cariye yapılmasına neden olan..!) **Türk Halkına karşı; askeri darbe mantığına göre, oluşturulmuş, yapılanmış, silahlı kuvvetlerin; mevzuat ve askeri teşkilatı; yeni teknolojik ve bilimsel gelişmeler ile dünyadaki siyasi ve demokratik anlayış doğrultusunda, çağdaş ve etkin bir yapılanma sistemine kavuşturulur. Başkentteki TSK Bakanlığının personel sayısı: karar ve uygulamalara hız ve etkinlik kazandırabilmek için 133; Eğitim subayı, Teknik subay ve Meslek subayı kadrosuyla sınırlanır. Orta bölgelerdeki askeri birlikler, ağır taşıtlar ve silahlar sınır bölgelere kaydırılır. Düşman Başkente geldikten sonra, yapılacak bir şey varmı? TSK’nın iyi bir pilanlamayla, düşmanı Ata Yurdumuza- Kutlu Vatanımıza ayak bastırmaması, savaşı uzatıp, ülkeye yaymadan, daha düşman topraklarında iken zaferle sonuçlandırması gerekir. Yoksa Biz, niçin Ordu-Asker kahrı çekiyoruz?Ordu için harcanan milli servet;Eğitim ve Üretim sanayisi için kullanılsa,Halkın ihtiyaçları Türkiyede; yerli, TM olarak üretilse,Türkiye enaz,bir Almanya olurdu? Türkiyede bir Topolov, Kalaşnikov, Tesla, Edison, Bilgeyt çıkmasını engelleyen!Vecihi Hürkuşu hapse attarıp,uçağına izin verdirmeyen. İstanbul, Ankara, Kayseri Uçak ve Top Fabrikasını; abd’nin emriyle kapatan!İsralin korunması için; Adana- İncirliğe nato-abd üssü açtıran!Türk Tasarımlı, Devrim Otomobili ile Eskişehir-Şeker Tıraktörün üretimine izin vermeyen,Türkiyeyi geri bıraktırıp, abd- ab’ye gb,manda eden,Türk Milletinin kafasına; nato-bod çuvalı geçirtip, onuruna, özgüvenine, hiç çıkmayan, bir kara leke süren; TSK subayları ile Siyasi parti yöneticileri olmuştur! Ordu; bu Askeri birlik konuşlanması, jandarma ve askerlik şubesi teşkilat yapısı ve 1978 yılından beri, bölücü pkk örgütüne karşı yürüttüğü, anlaşılmaz;vurma öl, politikasıyla; yoksa kendine yüksek maaş ödeyen, Türk Halkınımı, tek düşman görüyor? Türkiye; 11- 14 idari- coğrafi bölgeye ayrılıp; Bursa,K.Maraş, Sivas, Denizli ve Çorum illerinde; 5 Ordu Komutanlığı kurulur. İl, ilçe ve beldeler gruplandırılarak,bu Ordu komutanlıklarına bağlanır. Jandarma; Sınır güvenlik komutanlığına dönüştürülüp,kara sınırlarımızın korumasında görevlendirilir. Sahil Güvenlikte; Ordu komutanlıklarına bağlı olarak,deniz güvenliğini sağlar.
2) Müsteşarlık, Genel Müdürlük ve Başkanlıklar:
Devlete ait, tüm genel müdürlüklerin, tüzel kişilikleri;taşra teşkilatıyla birlikte, sona erdirilip kaldırılır. Görevleri;ilgili bakanlık ve belediyelerce yürütülür.Teşkilat ve Personeli, belediyelere bağlanıp geçer. Genel müdürlük ve taşra teşkilatınına ait; bina, arsa. arazi ile taşınır mal ve araçları ilgili belediyelere devredilir. Bu genel müdürlüklere bağlı ekonomik (ticari ve sınai) nitelikli fabrika ve tesisler ise tek tek özelleştirilir. Belediyeler; devir alıp sahibi olduğu binaları, kullanım durumlarına göre; devlet temel eğitim okulları ve üniversitelere, derslik ve yurt olarak kullanılmak üzere, ücretsiz tahsis eder.
D. Özellik Arzeden Kurumlarla İlgili Düzenleme:
a) Bakanlıklara Bağlanacak, Kamu Kurumları:
1) Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT): Güvenlik Bakanlığına bağlanıp kaldırılır, görevini il, ilçe ve belde polis müdürlükleri yürütür.
2) Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği: Güvenlik Bakanlığına bağlanıp kaldırılır, görevini, TSK Başkanlığı yürütür.
b) Üniversitelere Bağlanacak, Kamu Kurumları:
1) Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile Türkiye Bilimler Akademisi
(TÜBA) birleştirilerek ODTÜ'ye bağlanır ve özerk statüde Enstitü olarak hizmet verir.
2) Türk Standartları Enstitüsü Başkanlığı (TSEK) görev, personel, bina ve arsaları, TOBB başkanlığına devredilir. 5 kişilik yönetim kurulu üyeleri: Başkanlığı ODTÜ temsilcisi bir profesör yürütür. 3 üye TOBB başkanlığınca belirlenir, denetçi üyede Ekonomi Bakanlığınca seçilip görevlendirilir.TOBB’a bağlı, Özerk bir enstitü olarak, görevini yürütür, Bakanlıklar yönetimine karışamaz.
3) Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü: Ankara'daki bina, arsa, arazi ve personeli ODTÜ'ye devredilir. İstanbul'daki rasathane ile Kandilli Deprem Araştırma Merkezi ve bunlara ait diğer mallar, İTÜ'ye devredilir. Diğer il ve ilçelerdeki taşınmaz ve taşınır malları; varsa üniversitelere yoksa belediyelere devredilir. Görevlerini üniversiteler yürütür.
4) Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı (DİE-TÜİK): Bina. arsa gibi taşınmaz ve taşınır tüm mal varlığı ile personeli TOBB Başkanlığına devredilir. DİE-TÜİK, özerk statüde,TOBB bağlı Enstitü olarak, görevini yürütür. Bakanlıklar yönetimine karışamaz. 5 kişilik yönetim kuruluna; Ankara Üniversitesi rektörlük temsilcisi başkanlık eder. İki üye TOBB başkanlığınca, bir üyesi Gazi Üniversitesince, denetçi üye ise Ekonomi Bakanlığınca belirlenip görevlendirilir.
5) Türk Patent ve Marka Kurumu; Enstitü olarak, TOBB Başkanlığına bağlanır. 5 kişilik yönetim kurulu başkanlığını ODTÜ temsilcisi yürütür. 5 yılda bir yönetim kurulu üyeleri değiştirilir.
6) Maden Tetkik Arama Genel Müd. (MTA): ODTÜ'ye devredilir ve Enstitü olarak hizmet verir.
7)ÖSYM-DSM(*Devlet Sınav Merkezi) Başkanlığı ile Eğitim Bakanlığının, Ölçme değerlendirme gibi sınavla ilgili tüm birimler; Eskişehir Anadolu Üniversitesi Rektörlüğüne- AÖK’ye bağlanır. Bütün Devlet Sınavları ile Açık Öğretim Kurumuna bağlı;Açık Fakülte,Açık MYO ve 12 yıl süreli Açık Temel Eğitim Okulu;Açık İlköğretim ve Lise iş ve işlemleri: il, ilçe ve beldelerdeki ilköğretim okulu ile işbirliği yapılarak,EAÜ-Es. Anadolu Üniversitesince yürütülür.Açık Öğretim Derslerinin; TV-İnternetten verilme görevini de yine EAÜ, yerine getirir.
8) Atom Enerjisi Kurumu: taşınır, taşınmaz mal varlığı ve personeliyle (TAEK) İTÜ'ye bağlanır. Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi ile birlikte,İTÜ'ye bağlı bir Enstitü olarak hizmet verir.
9) İhracatı Geliştirme Merkezi (İGM) ile Milli Prodüktivite Merkezi Başkanlığı (MPM):
Taşınır taşınmaz mal varlığı ve personeliyle birlikte TOBB başkanlığına bağlanır. Özerk statüde hizmet verir
10) Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Genel Müdürlüğü: Mal varlığı ve personeliyle birlikte Ankara Üniversitesine devredilir. Üniversiteye bağlı bir enstitü olarak görevini yürütür.
11) Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih, Yüksek Kurumu Başkanlığı: Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesine bağlanır ve özerk statüde Enstitü olarak görevini yürütür. TDK, TTK ve Atatürk Araştırma ve İnkılap Tarihi Merkezi Başkanlıklarıda, bu Enstitüye bağlanır.
12) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü: Yerel Yönetim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Görev ve yetkileri belediyelerce kullanılır. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi. Harita Genel Müdürlüğü ile Harita Genel Komutanlığı ve Harita ile ilgili diğer kamu kurumları; bina, araç gereç ve personeliyle Ankara Gazi Üniversitesine devredilir. Haritacılık konusunda yüksek öğrenim ve harita basım işleri bu üniversitece yürütülür.
13) Diyanet İşleri Başkanlığı; statü değişikliği ile Dini Kararlar Bilim Kuruluna dönüştürülür. Laiklik ilkesi gereği, DİB genel idareden ayrılır, Bakanlıktan özerk olur. Camiler ile Din görevlileri kadroları, Diyanet Vakfına devredilir.İl ve ilçelerdeki bina, araç gereç ve personeli ilgili dernek ve vakıflara devredilir.Cami;imam, müezzin ve vaizleri göreve;o yer Cami Dernek veya Vakfının, Yönetim Kurulu Üyeleri; İlahiyat mezunları arasından,mülakatla kendileri alır. Özerk statüdeki DK Bilim Kurulunun,idari işlerini;Ankara Üniversitesi,İlahiyat Fakültesi Dekanlığı yürütür. İlahiyat Fakültelerinin; Pr ve Dç unvanlı öğretim üyeleri ile en az 2 adet Dini nitelikte araştırma, inceleme yapıp, kitap yazan ve bunu bastıran, yada internette yayınlayanlar; Dini Kararlar Kurulunun doğal ve asli üyeleridir. Yılda bir kez Ramazan ayında, 5 gün süreyle toplanıp, dini konuları, bunlara ilişkin;Kıyası Fukahaları görüşüp, Fetva,İçtihat mercii ve İcmai Ümmet olarak, Müslümanları; aydınlatıcı,uyarıcı,öğüt niteliğinde karar alır.Öneri ve tavsiyede bulunur. İslam Dinini Temsil eden,öncü,örnek,önder,rehber olan,ipret,öğüt veren tek Kaynak ise Kutsal Kitap; KURAN’dır!
14-a) İstanbul’daki Devlet Kitapları Müdürlüğü ile Kültür Bakanlığına bağlı Bölge Şeflik ve Yayınevleri belediyelere devredilir ve kaldırılır.Yaynevindeki Kitaplar,arşivler ile İl,İlçe Halk ve Çocuk Kütüphanelerindeki Kitaplar;ilgisine göre, Devlet üniversiteleri ile Lise ve İlköğretim okulları, Kitaplıklarına dağıtılır.Kitap,Dergi Yayın hizmetini, özel sektör yürütür.
b-Milli Kütüphane;Kuruluş ve Çalışma esasları yeniden düzenlenip,Ankara Üniversitesine; Enstitü olarak bağlanır.Türkiyede yayınlanan;Her kitap,Dergi,Gazete ile Sinema Filmi,TV Dizisi ve Müzik kılip cd’sinden; bir basılı örnek ile varsa, bir cd,bellek kopyasının; Milli Kütüpheneye, Ücretsiz verilmesi,zorunlu tutulur. Türkiyedeki tüm elyazması eserler;Milli Kütüphanede toplanıp korunur ve bunlar;mikro filme,bellek ve cd’ye alınarak,Halkın ve Araştırmacıların, bilgisine sunulur.
15) Özelleştirme İdaresi Başkanlığı; Ekonomi Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Görevini ilgili bakanlıklar ile İl ve İlçe Geçici Özelleştirme Kurulları Yürütür.AŞ KİT’ler;BİST- İMKB’de özelleştirilir.
16) Kurul, Komisyon ve Koordinasyon üyelikleri yeniden düzenlenir. Üye sayıları;ençok, 5 kişiden oluşur. Bunlarda idarenin ağırlığı azaltılır, özerk statü verilir. Devlet temsilcisi, ya Kurul başkanlığı, yada Denetçi üyelik görevini yürütür.
17) Şap Enstitüsü, Yüksek İhtisas Hastanesi ve Ankara Hıfzısıhha Enstitüsü Hacettepe Üniversitesine bağlanır.
18) Numune Hastanesi Ankara Üniversitesine bağlanır.
19) SSK Ankara Hastanesi, Gazi Üniversitesine bağlanır.
c) Özelleştirilecek Kamu Kurumları:
-İDT, KİT, BİT gibi iktisadi nitelikteki kamu kurumlarının; tüzel kişilik ve genel müdürlükleri kaldırılır. Bina, arsa, eşya ve personeli belediyelere devredilir. Bunlara bağlı, ticari ve sanayi özellikli üretim tesisi, işletme ve fabrika,AŞ’lar; hisse senetleri İMKB’de satılarak özelleştirilir.
**-TC Merkez Bankası Başkanlığı;TC Ziraat Bankasına bağlanıp,kaldırılır.Görevini,TC ZB yürütür. Ekonomi Bakanlığına bağlı olarak,Genel idare kuruluşu konumunda, devlete ve halka, kamu hizmeti verir. Hükümet Puroğram ve Politikasını uygular,TL değerini ve Genel Bütçeyi gözetir. TC ZB;eski MB’nın,bağlı bulunduğu;ab merkez bankası,Dünya bankası ile İMF ve fed gibi kuruluşlarından ayrılıp,tüm bağını ve ilişkisini keser. TL değerini,Ulusal Hakları gözeterek, Ekonomi Bakanlığı belirler.
-Burada sayılan ve diğer bütün kamu bankaları, Cumhuriyet Bankası adı altında birleştirilip tek banka olur ve özelleştirilir. Devlet bir daha, asla banka kuramaz, bankacılık yapamaz, kıredi, teşvik, parasal destek veremez ve vergi iadesinde bulunamaz. Cumhuriyet Bankası Ortakları ve Yönetim Kurulu Üyeleri: SGK, TSK Vakfı, Polis Vakfı, Eğitim ve Öğretmenler Vakfı, Ençok Üyeli İşçi ve Memur Sendikası Konfederasyonu, Çevre ve Orman Vakfı. Cumhuriyet Bankasını oluşturacak Devlet- Kamu bankaları: Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye Kalkınma Bankası, Vakıflar Bankası, T. İhracat ve Kredi Bankası (EXİMBANK), Türkiye Emlak Bankası (KONUTBANK), Sümerbank, Etibank,Oyakbank..!
-Tütün ve Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TEKEL) ne bağlı fabrikalar; İMKB’de veya tek tek bulundukları il ve ilçede özelleştirilir. Arazi ve arsaları belediyeye devredilir.Müşteri çıkmazsa, Binaları kiralanır, Makinaları satılır.
- Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) ne bağlı fabrikalar, ya bütün olarak İMKB’de veya bulundukları il ve ilçelerde ayrı ayrı özelleştirilir. Arsa ve arazileri, Belediyeye devredilir.
- Etibank Genel Müdürlüğüne bağlı madencilikle ilgili fabrika ve işletmeler, ya bütün olarak İMKB’de yada il ve ilçelerde ayrı ayrı özelleştirilir. Etibankın banka kısmı, Cumhuriyet Bankasına katılır. Bor, Gümüş- Altın ve Kırom işletmeleri, TSK Vakfına devredilir.
- Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü kaldırılıp, İşletmeler; TSK V’na devredilip özelleştirilir.
- Havaalanı ve gemi limanları, ayrı ayrı özelleştirilir.
- Ayrıca Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, TPAO, TDÇİ, TCDD, Sümerbank Holding, TTK, TKİ, TMO, TUĞSAŞ, DHMİ, TMO, TZDK, T.Şeker Fabrikaları, TKİ, TÜPRAŞ, SEKA, ÇİTOSAN, BOTAŞ, EBK, TEAŞ, TEDAŞ, EİE, Türkiye Vagon Sanayi (TÜVASAŞ) gibi kamu kurumlarının genel müdürlüklerinin tüzel kişiliklerine son verilir. Sıtratejik olanlar, TSKV devredilir. İMKB’de tesisin işletme hakkı ve makinaları özelleştirilir. Bina, arsa gibi taşınmaz malları belediyeye devredilir. Belediye, üretime yönelik fabrika binalarını, işletmeciye kiralar, lojman gibi üretim dışı binaları ise üniversiteye tahsis eder.
- MKEK'nin tüzel kişiliği kaldırılır. Fabrikaları ayrı ayrı il ve ilçelerde özelleştirilir. Silah üretimi yapan fabrikaların %20 hissesi, İMKB’ özel sektöre satılır. %51'lik bölüm TSK-OYAK'a, % 29'luk Hisse payı ise Tesis Çalışanlarına; tazminat, kar payı, ikramiye olarak verilir. Ancak, Borsadan ve Tesis Çalışanlarının,Borsada sattığı H.Senedini alanlar;MKEK Yönetim Kurulunda yer alamaz. İşletmenin Yıllık getirisini;Hisse senetlerine göre,eşit kar payı olarak alırlar.
d) Başka Bir Kamu Kurumuna Bağlanacak, Kaldırılacak veya Özerk Statü Tanınacak, Kamu
Kurumları:
1) Ticaret Sicili Gazetesi; bina, eşya ve personeli ile basın ve yönetim işleri görevi, TOBB
Başkanlığına devredilir.
2) Tarım Reformu Müsteşarlığı; Yerel Yönetim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Bu görevi belediyeler yürütür.
3) Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Türkiye Kızılay Kurumu, Yerel Yönetim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Vakıf ve derneklerin; bina, arsa ve arazilerinin mülkiyeti, belediyelere, yönetimi ise ilgili vakıf ve derneklere bırakılır. Sahipsiz vakıf, dernek bina, arsa ve arazileri; belediye mülkü olur. Görevini belediyeler yürütür.
4) Karayolları Genel Müdürlüğü, DSİ Genel Müdürlüğü, Orman Genel Md, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, İller Bankası Genel Md, Arsa Ofisi Gn. Md, Köy Hizmetleri Gn Md; Yerel Yönetim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Bina. arsa, arazi, araç gereç ve personeli belediyelere devredilir. Görevleri belediyelerce yürütülür.
5) Hudut ve Sahiller Sağlık Gn. Md; Sağlık Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Görevini; belediye, Ana ve çocuk sağlık ocağı, Aile ve İşyeri Sağlığı merkezleri ile Üniversite Araştırma Hastaneleri yürütür.
6) Sosyal Hizmetler ve ÇEK Gn. Md.; Eğitim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Görevini belediyeler yürütür.
7) Telsiz Genel Müdürlüğü: Tüzel kişiliği kaldırılıp T.Telekom AŞ.'ye bir birim olarak bağlanır. Görevini Türk Telekom yürütür.
8) Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı: Eğitim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Görevini Eğitim Bakanlığı ile Üniversiteler yürütür.
9) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü; Eğitim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Arsa bina. araç ve spor sahaları ile personeli belediyelere devredilir. Görevlerini bakanlık ve belediyeler yürütür. Çeşitli dallardaki Spor Federasyon Başkanlıkları; Dernekler Kanunu çerçevesinde, özerk olarak faaliyetlerini yürütür.
10) Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Başkanlığı ile Özürlüler İdaresi Başkanlığı; Eğitim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Bina. arsa ve personeli belediyelere devredilir. Görevi bakanlık ve belediyeler yürütür. Bu konuda esas olarak, sivil toplum örgütü dernek ve vakıflar, faaliyet gösterir hizmet üretir.
11) Askeri Yargıtay, Askeri İdare Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Krl, Y.Seçim Kurulu, Yargıtay, Danıştay, Devlet Güvenlik, Bölge İdare, Uyuşmazlık, Vergi, İş, Tapulama mahkemeleri kaldırılır. Bunların bina ve arsaları, belediye mülkü olur. Belediyeler, binaları; eşyaları ile birlikte Hukuk ve Ceza mahkemelerine tahsis eder. Bu mahkemelerde görevli hakim ve savcılarla diğer personel; il ve ilçe Adli kadrolarına geçer. Türkiye'de Hukuk ve Ceza Mahkemeleri dışında, başka tür mahkeme kurulamaz.
12) Anayasa Mahkemesi kaldırılır, görev, yetki ve sorumluluklarını; TCUM kullanır. Bina ve personeli, hukuk ve ceza mahkemelerine devredilir.
13) Sayıştay, Devlet Denetleme Kurulu, Yüksek Denetleme Kurulu Başkanlığı; Ekonomi Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Bunların denetleme görevini; basın , belediyeler ve demokratik kitle- sivil toplum örgütleri yürütür.
14) DPT Müsteşarlığı; Yerel yönetim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Görev ve yetkilerini ilgili bakanlıklar ve belediyeler kullanır.
15) Devlet Personel Bakanlığı; Ekonomi Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Hukuki düzenlemeleri Ekonomi Bakanlığı ve ilgili Bakanlıklar yapar.
16) GAP İdaresi Başkanlığı ve Kalkınma Ajansları; Yerel yönetim Bakanlığına bağlanıp kaldırılır. Görev ve yetkilerini, ilgili bakanlıklar ve belediyeler kullanır.
17) Gümrük Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ekonomi Bakanlığına bağlanır. Bu konularda hukuki düzenlemeleri, Ekonomi Bakanlığı yapar. Gümrük vergisi ve gümrük teşkilatı kaldırılır. İnsan ve mal giriş-çıkış ve sınır kapılarının yönetim ve denetim görevi; belediyelere ve polise bırakılır. Dış Ticareti; İhracat ve İthalat işlemlerini, Bakanlar Kurulunun; yayınlayacağı, Karar ve Ekonomi Bak. Tebliğlerine göre, İhracatçılar Birliği yürütür.
18) Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü. Basın İlan Kurumu, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü, RTÜK,Muzur Kurulu, Başbakanlık Basımevi Müdürlüğü ile Resmi Gazete basın ve yönetimi; bu kamu kurumları bina, eşya ve personeliyle Basın Odasına devredilir. Görev, yetki ve sorumluluklarını Basın Odası kullanır, yürütür.
19) Tüm fonlar kaldırılır.Tüm Devlet gelir ve giderleri,Bütçe içine alınır.
20) Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü ile kamu kurumlarına ait, diğer Radyo ve TV istasyonlarının, tüzel kişilikleri kaldırılır. Devlet kurumlarına ait Radyo ve TV İstasyonları; okul dersleri, bilimsel ve belgesel yayın yapmak üzere; bina, araç gereç ve personeliyle birlikte, üniversitelere devredilir. Üniversiteler dışındaki kamu kurumları, Radyo ve TV istasyonu kurup yayın yapamaz, ayrıca kitap, dergi bastıramaz, gazete yayınlayamaz.TRT-1 TV ve AVAZ kanalı ile TRT-Fm Radyo; Es.Anadolu Ün.Açık Öğretim Kurumuna;Açık Öğretim Ders yayınları için tahsis edilip, personel,araç,cihaz ve yayın haklarıyla birlikte verilir.
21) Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü ile Sipor Toto Teşkilat Gn Md; Bağkur, Emekli Sandığı ve SSK Genel Müdürlüklerinin birleştirilmesiyle oluşturulan özerk statüdeki; Sosyal Güvenlik Kurumuna, bir birim olarak bağlanır.Bunlar özelliştirilirse;Şirketler,Bürüt Gelirinin % 5’ini;Sosyal güvenliğe katkı payı olarak, Kamu SGK’ya öder.
22) Öğretmenevi , Polisevi, Orduevi , Hakimevi, Karayolu ve DSİ Misafirhanesi, Polis Çocukları Öğrenci Yurdu, Subay çocukları Öğrenci Yurdu, kamu kurumlarına ait Eğitim ve Dinlenme Tesisleri ile kamu kurum lojmanları ve bunlara ait arsa ve araziler, belediyelere devredilir. Belediyeler, bu yerleri; Devlet TEO ve Üniversitelerine, derslik ve yurt olarak kullanılmak üzere, ücretsiz tahsis eder.
23) Kaldırılan veya yerleri değiştirilen, Askeri Birliklerin, boşaltacağı; bina, arsa ve araziler, belediyelere devredilir ve belediye mülkü olur. Belediyeler bu yerleri üniversitelere tahsis eder.
24) THK'nın Ankara'daki bina ve tesisleri ODTÜ'ye , Eskişehir'deki tesisleri Anadolu üniversitesine devredilir. Diğer il ve ilçelerdeki bina, arsa ve arazileri TSK vakfına geçer. Mehmetçik Vakfı. TSK Vakfıyla birleşir. OYAK, TSK vakfına bağlanır. Ancak OYAK'ta, ekonomik faaliyetleri için diğer kuruluşlar gibi vergi verir.
25) İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğü kaldırılır. Bina ve arsaları, Belediyelere devredilir. Görevlerini özel sektör ve basın yürütür.
26) Çarşı ve Mahalle Bekçiliği Teşkilatı kaldırılır. Bu görevi araçlı veya yaya polis devriyeleri yürütür.
27) Belediye Zabıta Teşkilatı kaldırılır. Görevlerini belediye gelir, idari ve teknik işler ile sağlık birim elemanları, polisler, meslek odaları ve Basın yürütür.
28) Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) Genel Müdürlüğü kaldırılır. Öğrenci Yurtlan, üniversitelere devredilir. Öğrencilere devlet kredi vermez. Devlet üniversiteleri; en az %30, özel üniversiteler ise enaz %10 oranındaki geliri yetersiz ancak başarılı öğrencisine; karşılıksız burs verir. Burslu öğrencilerden; okul harcı, kitap, CD, yurt ve yemek ücreti alınmaz. Dersten beklemeye veya sınıfta kalan,dönem kaybeden,suç işleyip;idari disiplin,yada adli ceza alan, öğrencilerin; Bursları kesilir,tekrar bağlanmaz ve bir daha verilmez.
29) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Anıtlar Yüksek Kurulu, Sit Kurulu kaldırılır. Mal varlığı ve personeli belediyeye geçer. Görev ve yetkilerini, Belediye Meclisi kullanır ve belediye birimleri yürütür.
30) Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kaldırılır. Arşiv bina ve malzemeleri, arşiv evrakları personeliyle üniversitelere devredilir.Kurumların; Saklama ve kullanma süresi biten, arşiv evrakları: yöre üniversitelerine; bilimsel araştırmalarda kullanılmak üzere verilir. Arşiv değeri olmayan evrak ve atık kağıtlar, gizli derecelide olsa yakılamaz, kağıt fabrikalarına gönderilir.
31) Turizm Bakanlığının, TÜREM ile Turbana bağlı otel ve tatil köyleri; derslik ve yurt olarak kullanılmak üzere, üniversitelere devredilir.
32) Devlet ve SSK Hastaneleri; Üniversitelerin Tıp Fakültelerine, Eğitim, Araştırma,İhtisas ve Uygulama Hastanesi olarak, kullanılmak üzere devredilir. Küçük ilçelerdeki hastaneler ise belediye Ana ve çocuk sağlık ocağı ile Aile ve İşyeri Sağlığı merkezi olarak hizmet verir. Örnek: Isparta Eğirdir ilçesindeki Kemik Hastalıkları Hastanesi, Isparta SDÜ Tıp Fakültesine. Bolu'daki fizik tedavi ve Rehabilitasyon merkezi ise Bolu Tıp Fakültesine devredilir. Verem ve sıtma dahil tüm sağlık kuruluşları; bina. araç ve personeliyle Tıp Fakültesine bağlanır.
33) Havaalanı ve Limanlar tek tek özelleştirilir. Balıkçı barınakları;Balıkçı kooperatiflerine devredilir. Yük limanları şehir içinden çıkarılır, buralar yolcu limanına dönüştürülür. Göl, baraj ve göletler; balıkçı kooperatiflerine, sulama kanallarının;yönetim ve bakımı ise sulama işlerini yürüten; Tarım Kooperatiflerine verilir.
e- İL VE İLÇELERDEKİ KAMU KURUMLARININ, YENİDEN YAPILANMASI:
-İl ve ilçelerde, devletten maaş ve ücret alan; 18 çeşit kamu kurum personeli var. Bunlardan, Üniversite, Temel Eğitim Okulları, Adliye. Polis ve Ordu Komutanlığına bağlı Askeri Birlikler dışındaki il, ilçe ve beldelerde bulunan, tüm kamu kurumları; belediyeye bağlanarak kaldırılır. Bina. arsa ve arazi ile eşya ve personeli belediyeye devredilir. Belediyeler; ücretsiz olarak, bu binaları TEO ve Üniversitelere tahsis eder.Bu kurumların; görev,yetki,imkan ve sorumluluklarını Belediyeler kullanır:
1) Valilik, Vali Yardımcılığı, Hukuk İşleri, Kaymakamlık ve bunlara bağlı; il ve ilçe Yazı İşleri, Mahalli İdareler, Özel Kalem, Basın ve Halkla İlişkiler, İl Planlama ve Koordinasyon, İl İdare Kurulu, İl Hukuk İşleri, İl ve İlçe Özel İdare, İl ve İlçe Sivil Savunma, İl Genel Meclisi ve İl Daimi Encümeni, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Meclisi;İl ve İlçe Belediyelerine bağlanıp kaldırılır.
2) Defterdarlık ve bağlı Mal Müdürlüğü, Gelir Müdürlüğü, Vergi Dairesi, Vergi Kontrol Bürosu, Muhakemat Müdürlüğü, Muhasebe Md, Milli Emlak Md;Belediyeye bağlanıp kaldırılır, görevini, belediye yürütür.
3) Türk Telekom, Posta İşletme, Tekel Pazarlama ve Dağıtım Md, TMO, TEDAŞ, TEAŞ, Şeker Fabrikası, SEK, EBK ile belediye ve özel idareye ait,diğer devlet iktisadi teşekkülleri özelleştirilir.
4) Milli Eğitim Müdürlüğü, İlköğretim Müfettişleri Kurulu, Öğretmenevi Md, Halk Eğitim Merkezi, Eğitim Araçları Merkezi ve Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlükleri, Kültür Md, Kütüphane Md, Güzel Sanatlar Galeri Md, Kültür Merkezi Md, Turizm Md, TUREM M, Gençlik ve Spor İl ve ilçe Müdürlüğü,
5) Sanayi ve Ticaret Md, Ölçü ve Ayar Md, Gümrük Md,
6) Sosyal Hizmetler İl Md., İş ve İşçi Bulma Kurumu Şb Md- İŞKUR,
7) Orman İşletme, Orman Fidanlık Md., Ağaçl. Erezy. Kont.ve Orköy Baş. Mühendislikleri, il ve ilçe tarım md., İl Kontrol Laboratuarı md.. Köy Hizm., Bölge ve İl Md., Karayolları Bölge ve İl Md., DSİ Bölge ve Şube Md., Zirai Donatım Kurumu Şube Md., Bayındırlık ve İskan Md.. Meteoroloji Md, Çevre Md.
8) Vakıflar Bölge Md., İl ve İlçe Müftülükleri kaldırılır.
9) Emekli Sandığı Gn Md ve Bağkur Gn Md ile S. Sigortalar K. Gn Md.'leri; SGK’ya bağlanıp birleştirilir ve her İdari-Coğrafi bölge merkezi İl’de, bir Kamu SGK Şube Md açılır. SGK, ayrımsız, eşit şekilde, tüm; işçi, işveren, memur ve serbest meslek sigortalılara, aynı mevzuatla, sağlık ve emeklilik hizmeti verir.
10) İl Sağlık Md., Devlet Hastanesi, Sağlık Ocağı, Doğumevi, SSK Hastanesi Baştabipliği, Bağkur Hastanesi ile diğer Kamu Kurum Hastaneleri, Rehabilitasyon merkezleri, Sıtma Savaş, Verem Savaş Dispanserleri, Sağlık Meslek Lisesi; Belediyeye bağlanır ve Üniversiteye tahsis edilir.
11) Tapu Sicil Md, Kadastro Md, Defterdarlık ve Milli Emlak Müdürlüğü birleştirilerek Belediyelere bağlanır ve bir belediye birimi olarak hizmet verir.
12) İl ve ilçe Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlükleri; belediyelere bağlanır ve bir belediye birimi olarak hizmet verir. Askerlik Daire ve Şube başkanlıkları kaldırılır. Görevlerini,Nüfusla işbirliği içinde; ordu komutanlıkları yürütür.
13) Bölge, il ve ilçe Jandarma Komutanlıkları ve karakollar kaldırılır. Jandarma silahlı kuvvetler içindeki asli görevine döner;Kara Sınır Güvenlik Komutanlığına dönüştürülüp,Ordu Komutanlıklarına bağlı olarak, Kara sınırlarımızın korunması, görevini üstlenir.Kaçak,insan,mal giriş ve çıkışını önler. İç güvenlik bir bütün olduğundan, şehir içi ve köy dahil il, ilçe ve belde mülki sınırları içindeki tüm güvenlik hizmetlerini; polis yürütür. İl, ilçe ve belde polis teşkilatları; savcılığa bağlı olarak, görev yapar. İdari, önleyici,tırafik ve adli kolluk, ayrılmaz bir bütündür.
14) Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen, işletilen yurt ve tesisler; ilgili vakıf ve demeklere devredilir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (Fak-Fuk-Fon) yönetimi: idareden arındırılarak, yöre halkının inisiyatifine bırakılır. Devlet vakfa para veremez.
15) Tarım Kredi Kooperatifleri, Pankobirlik, Çukobirlik, Fiskobirlik, Tariş, Marmara Birlik gibi Kooperatiflerin, Yönetimi; özerk statüye kavuşturulup, çiftçilere bırakılır. Devlet kooperatif yönetimi ile destekleme alımlarına ve çiftçilere kredi verilme işlemine karışmaz. Rekabete dayalı, ulusal üretim ekonomisi şartlarına göre; Kooperatif ve Birlik Yönetim Kurulları, iş ve işlemlerini kendileri, ulusal hukuk ve ekonomi kurallarına uygun yürütürler.
16) Devlet Bankaları, tüm şubeleriyle birlikte, Cumhuriyet Bankası A Ş genel müdürlüğü adı altında birleştirilir. Örneğin: Ziraat, Emlak, Vakıflar, Halk bankası, Etibank, Şekerbank, Denizcilik Bankası Genel Md gibi, Kamu Bankaları; tek banka çatısı altında birleştirilip, özelleştirilir.
İLDE KURULU KAMU KURUMLARI (* 01/01/2000 ) VE YENİ DÜZENLEME:
A) MEVCUT İL MÜDÜRLÜĞÜ VE ŞUBE BAŞKANLIKLARI
BİRİM ADI: AMİR SAYISI:
1. VALİLİK : 13 Amir
a) Vali
b) Vali Yrd. Ve Hukuk işl.md.
c) Özel kalem md.
d) İl Planlama ve Koordinasyon Md.
e). İl Yazı İşleri Md.
f) Basın ve Halkla İlişkiler Md.
g) İl Mahalli İdareler Md.
h) İl idare Kurulu Md.
2. BELEDİYE :10
a) Başkan
b) Bel.Bşk.Yrd.
c) Fen işl.Md.
d) Yazı İş. Md.
e) Su otobüs iş.Md.
f) Veteriner
g) Zabıta
h) İtfaiye
i) Muhasebe
j) Gelir
3. TUGAY :7
4. İL JANDARMA KOM :2
5. ASKERLİK ŞUBESİ BŞK :1
6. B.İ.İ.B.FAKÜLTESİ :3
a) Dekan
b) Dekan Yardımcısı
c) Fakülte Genel Sekreteri
7. B. MYO :3
a) Müdür
b) Müdür Yrd.
c) Genel Sekreter
8. ADLİYE :14
a) Savcı
b) Hakim
c) Adliye Yazı İşl. Md.
d) İcra Md.
e) Seçim İş. Md.
9. KADASTRO MD :1
10. TAPU SİCİL MD :3
11. MÜFTÜLÜK :4
a) Müftü
b) Müftü Yrd.
c) Şube Müdürü
d) KK.Md.
12. Meteoroloji Müdürlüğü :1
13. Gençlik Ve Spor İl Müdürlüğ :5
14. Sosyal HİZ. İl Müd. :3
15. İl EMNİYET Müd. :17
a) İl Emniyet Md.
b) İl Emniyet Md. Yrd. :4
c) Özel Kalem
d) İstb.ŞubeMd.
e) E.K.K.M.
f) Pas. Ve Yab. Md.
g) TEM Şube Md.
h) Asayiş Şb. Md.
i) Kaçakçılık Şb. Md.
j) Silah Ruh. Şb. Md.
k) Trf. Tescil Den. Şb. Md.
l) Bölge Tescil Den. Şb. Md.
m) Merkez Karakol Amirliği
n) Kademe ve Lokal
16. İl Özel id. İl Müd. :5
17. İl Nüfus Ve Vat. Müdürlüğü :2
18. İl Sivil Savunma Md. :2
19. DEFTERDARLIK :8
a) Defterdar ve Yrd.
b) Personel Md
c) Vergi Daire Md. :
d) Muh. Md.
e) Gelir Md.
f) Muhakemat Md.
20. Tekel :3
21. İl M. Eğt. Müdürlüğü :29
a) İl teşkilatı :13
b) Lise müdürlüğü :9
c) İlk öğr. Müdürlüğü :7
22. Bayındırlık Md. :7
23. Karayolları ŞB. :1
24. Sağlık Md. :16
a) Müdür yardımcısı.
b) Personel Şube Müdürü
c) İstatistik Şube müd.
d) İd.ve mali işler md.
e) Gıda ve Çevre k. Şube md.
f) Yataklı Tedavi şube md
g) Halk Sağ. şube md .
25. Köy Hizmetleri İl. Md :9
26. İl Tarım Müdürlüğü. :10
27. İl San. Md Ve Tic Md :2
28 Kültür Md. :4
29. Orman Md :1
30. Turizm Md :3
31. Posta İşletme :4
32. DDY Gar :1
33. Zirai Don.Kur :1
34. Vakıflar Şube Md :1
35. Sigorta Md :5
36. Bağ-Kur :1
37. İş ve İşçi Bulma Kur. :1
38. TEDAŞ :8
39. TELEKOM :7
40. DEVLET BANKALARI :9
a) Ziraat Bankası :3
b) Halk Bankası :2
c) Emlak K.B :2
d) Vakıflar B. :2
e) Diğer Bankalar:
B) YANLIZCA BAZI İLLERDE AÇILAN KAMU KURUMLARI:
1) Gümrük Md :2
2) İhracat Md. :2
3) Kara Ulaştırması Md. :2
4) D.İ.Md.
5) MiT
6} Liman İşletmesi
7) SSK HAST.
8) HAVA ALANI
9) Şeker Fab
10) Benzeri Bakanlıklara bağlı 20 civarında daha kamu kurumu şubesi var.
KİT, TİGEM,KOZA BİRLİK vs.
C) DURUM DEĞERLENDİRMESİ:
A) Mevcut Kamu Kurumları :
1) Bilecik de Kurulu Kamu Kurumu Sayısı : 43
2) Kırşehir'deki Kamu Kurumu Sayısı : 50
3) İstanbul gibi sahillerdeki büyük ve özellikli illerdeki kamu kurumu sayısı; 60-70'e
varmaktadır.
B) Üst Düzey Kamu Personeli:
İllerde kuruluşu, binası, müdürü, personeli, hizmet alanı, aracı farklı bu Kamu Kurumlarından; ayrı odası, lojmanı, hizmet- makam aracı olan üst kademe yönetici-amir düzeyinde; ( şefler ve amir unvanlılar hariç olmak üzere), 256-300 unvanlı kamu personeli vardır.
C) Yapılacak idari reformla yeni yönetim sisteminde
1) Kamu Kurumu Sayısı : 9
2) Müdür ve diğer üst düzey görevli personel sayısı : 42-55 olacaktır,
(yargıç sayısı, il nüfusuna göre artırılır.)
D) YÖNETİM REFORMUYLA YENİ SİSTEME GÖRE İLLERDE
OLUŞTURULACAK KAMU KURUMLARI:
Birim Adı____: Üst Yönetici Sayısı :
1) BELEDİYE: 5
a- Bel. Bşk.
b- Bel. Bşk uzmanı
c- İdari işler Md.
d- Teknik işler Md.
e- Gelir Md.
2) ADLİYE: 12
a) Yargı Başkanı
b) Savcı
c) Hakim
d) Adli işler Md.
e) İç Güvenlik- Polis Md.
3) ASKERİYE: 8
a) Ordu Komutanı
b) Merkez K.
c) Eğitim K-1
d) Eğitim K-2
e) Hazır Destek K-1
f) Hazır Destek K-2
g) Sınır Güv. K.
h) Sahil Güv. K.
4) TEMEL EĞİTİM OKULLARI: 3
a- İlköğretim Okulu Md.
b- Fen Lisesi Md.
b- Meslek Lisesi Md.(Mesleki ve Teknik Lise Tek. Müdürlük )
5) ÜNİVERSİTE: 10
a) Rektör
b) Fakülte Dekanı
c) MYO Bşk
6) KAMU SOSYAL GÜVENLİK KURUMU: l
Sosyal Güvenlik Md.
7) TELEKOM : l
Telekom Md.
8) TEDAŞ: 1
- TEK Md.
9) DEMİR YOLU İŞLETMESİ: l
Dem. İşl. Ve Gar Md.
*KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ GENEL HUSUSLAR
1- En az önlisans seviyesinde bir yüksek öğrenim kurumu programını bitirmeyenler, görevlendirme şeklinde istisnai devlet memurluğuna getirilemez veya seçimle kazanılan kamu görevlerine aday olup seçilemez.
2- En az önlisans seviyesinde bir yüksek öğrenim kurumu programını bitirmeyenler, atanmış devlet memuru olamazlar. Atama suretiyle devlet memurluğuna giriş; 22-30 yaşları arasıdır. Atanmış devlet memurları; en çok 30 yıl, veya 55 yaşma kadar görev yapabilirler. 25 hizmet yılını ve 50 yaşını dolduran, atanmış memurlar, emekliliğini isleyebilir. Sağlık veya idari nedenlerle; 20 hizmet yılını ve 45 yaşını dolduran, atanmış devlet memurları, idarece emekliye sevkedilebilir.
3- Atanmış devlet memurluğuna girmek isteyenler, çalışmak istedikleri boş kadrosu olan il. ilçe veya beldedeki ilgili müdürlüğe başvururlar. Yazılı sınav yapılmaz. Başvurular, üniversite diploma derecesine göre sıralanır. Boş kadronun 3 katı sayıda aday (*örneğin bilgisayar kullanımı gibi), beceri sınavına veya mülakata tabi tutularak, seçme sınavı yapılır. Boş kadro sayısınca adaya, sınav kazandırılır. A kurumundan alınan sınav kazandı belgesiyle B kurumunda işe girilemez. Kurumlar arası naklen atama yapılamaz.
Atanmış kamu görevlerine alınanlar, sözleşmeli olarak işe başlatılır. Başarılı, yararlı olup olumlu sicil alanların sözleşmeleri, her yıl için yenilenir.
4-a) Atanmış kamu görevlilerinin; bölge, il, ilçe sınıflama sistemlerine göre; 2, 3 veya 5 yılda bir; tayin, nakil suretiyle görev yerleri değiştirilmez. Sömürge yönetim sistemi de denen: memurların memleketinde çalıştırılmaması ve sık sık görev yerlerinin değiştirilmesi yöntemi; demokrasiyle idare edilen ülkelerde bırakılmıştır. Ödenen harcırahlar devlete gereksiz yüktür. Sık taşınma nedeniyle eşyalar çabuk eskidiğinden, yatırıma gidecek tasarruf, tüketime kayıp enflasyon artmaktadır. Memur genelde istemediği yere tayin edilmekte; hizmete isteksizlik yanında, bölgenin iklimi ve insanların kültürüne de uyumsuzluk nedeniyle bunalıma girmekte; kuruma ve bölge insanına hizmet verip, yardımcı olmadığı gibi, girdiği bu bunalım sonucu: kumarcı,rüşvetçi, alkolik olup, çevresine zarar dahi vermektedir. Kamu görevlilerinin intihar nedenleri araştırılırsa; eğitimsizlik, meslekte yetersizlik, ailevi geçimsizlik ve istenmeyen yerlere atamalar olduğu görülür.
b) Memurla birlikte, eşi ve çocukları da; 2-5 yılda bir yapılan, bu görev yeri değişikliğinden, olumsuz etkilenmekte;çocuklar genelde okulda başarısız ve psikolojik sorunlu, eşler ise ruhsal açıdan bir çıkmaza itilerek,huzursuz ve mutsuz olmaktadırlar.Çünkü kendi evlerinde oturamamakta, akrabalarından ayrı kalmakta ve çok sık yer değiştirdiğinden, arkadaş edinememektedir.Ayrıca çok taşınma nedeniyle eşyaları da kısa sürede yıprandığından,iyi bir gelecek için ayrılan tasarruflar, gereksiz yere, tekrar eşya alımına gitmektedir.Ör:26 yıllık Devlet memurluğu görevimi; 9 ilçe ve 7 ilde geçirdim! 26 yılda 16 defa atamam-tayinim yapıldı? Dahada ilginci, 26 yılda 22 ayrı Valiyle çalıştım? Tek çocuğum; İlköğretimi; 6 ayrı yerde, Liseyi 2 yerde tamamlayıp, İngilizce Öğretmeni oldu. Ancak gönlünden geçen, Bilgisayar Mühendisliği idi; Matematik nedeniyle kazanamadı!Eşim ise Ziraat Bankasında memurdu;Atamalardaki zorluk nedeniyle, 14 yıllık memurken,bıkıp ayrıldı!
5- Atanmış devlet memurları; idari neden veya disiplin suçundan dolayı, başka göreve, veya yere atanamaz. Soruşturma sonucu memur suçlu görülürse; ya idari para cezası verilir veya gerekiyorsa memuriyetine son verilir. Şikayet üzerine, başka yere naklen gönderilmesi yanlıştır. Orası Türkiye toprağı ve orada hizmet bekleyen insanlar TC vatandaşı değil mi? Bilmediği,istemediği yere zorla atanan kişi, kendisine haksızlık yapıldığını düşünerek: hayata küser, böyle bir memurun; halka değil, ailesine, hatta kendisine bile faydası, hizmeti olmaz. Tüm devlet memurları; nüfusa kayıtlı ve iklimine alışık olduğu,doğduğu,kültürü içinde büyüdüğü, yerde görev yapıp,hemşerilerine hizmet etmelidir. Her bölgenin sorunu ve çözüm şekli farklıdır. Merkezi yönetim ve tek tip projeyle halka; gereğince hizmet verilemez. Örneğin; Antalya ve Erzuruma, aynı tip öğretmen lojmanı ve okul yapılmakta. Soğuk, sıcak, rakım, iklim, kültür farkı, ayrıca bu projeyi hazırlayanların,çok daha farklı bir yer olan, Ankara'da yaşaması nedeniyle bu binalardan; her iki ilde gereğince yararlanamamaktadır. Merkezden yönetim ve merkezi planlama sistemiyle, alt yapı sorunlarını çözmüş, kalkınmış, hiçbir ülke yoktur. Tüm demokratik ve gelişmiş ülkeler; yetki genişliği esasına dayalı, yerinden yönetim modelini benimsemiştir. Memurlar, iklimine ve kültürüne alışık olduğu, kendi memleketinde,çalışıp,kendi evinde kalarak,kendi insanına hizmet etmelidir.
6- Kamu görevi; 8 saat masa başında, çay, sigara içilip, siyasi parti liderlerinin sözlerinin tartışıldığı, veya ücretlerin azlığı gibi konularda sohbet edilerek, devlete kızılarak, boşa geçirilen, veya maaş almak için aybaşının gelmesi, yada emekliliğin dolması beklenen, konumdan çıkarılmalıdır. Kamu kurumları, çeşit ve personel sayısı itibariyle gerekenden; 4 kat fazladır. Devlet Memurlarının, Görevi; sorunlara pratik çözüm ve halka hizmet üretmek, işleri, işlemleri kolaylaştırıp, hayatı güzelleştirmek, çevreyi yaşanır, güvenli hale getirerek; İnsanları, mutlu etmek olmalıdır. Mevcut durumda kamu görevlileri; gerek beklenen hizmeti verememeleri, gerekse sayıları, aldıkları maaş. Yararlandıkları;lojman, taşıt, tedavi hizmeti gibi, sosyal imkanların,boyutunun büyüklüğü ve halka verdiği yük nedeniyle, ülkenin ;önemli sorunlarından, birini oluşturmaktadır. Kamu kurumu,kamu personel sayısı ve kamu harcamaları;TC’de Osmanlı gibi Tarih olmadan,biran önce azaltılmalıdır.
7- a) Verilen kamu hizmetinin,kalitesinin denetimini;hizmet verilen, halk kesimi yapmalı. Yazılı, sözlü ve görsel basın ile DKÖ’ler Halk adına;bu için takipçisi, sözcüsü olmalıdır. Devlet memurları; bir kamu hizmetine, devletin parasını harcadıktan;2, 3, 5 yıl sonra değil, harcama anında denetlenmeli. Hatta alınan harcama kararı, yapılan ihale, sözleşme yapılan şirketin durumu, alınan malın veya yaptırılan işin kalitesi,iş ve hizmet karşılığı, aylık olarak yapılan, para ödemeleri; 7 gün 24 saat ve her işlem anında, basın ve halk tarafından, serbestçe denetlenebilmelidir. Devletin ve hizmetin esas sahibi, hizmet verilen halktır. Halk;1978 yılından beri, bir türlü bitirilemeyen terör, yıllık % 5 oranına düşürülemeyen enflasyon, önlenemeyen hırsızlık, kapkaç, çözülemeyen tırafik ve otopark sorunu, akmayan su, yanmayan elektrik, çalışmayan telefon, asfaltlanmayan veya zamanında onarılmayan yolun hesabını, kamu görevlisi veya özel şirket çalışanı, yetkili sorumlu birilerinden sorabilmelidir. Görev, yetki, imkan ve sorumluluk; aynı birim ve tek kişide toplanmalı ve bu kişi; kendine ulaşan, vatandaşın sorununa; hemen çözüm getirebilmelidir. Mevcut durumda halk, sorunlarını iletecek ve çözecek, bir muhatap bulamamaktadır. Görev, yetki, imkan ve sorumluluk; ayrı ayrı kurum veya memurlara, dağıtılmış durumda olup, aksaklık ve yanlışlıkların hesabı, sorulamıyor? MİT, Atom En. Kurumu, Anadolu Ajansı, TRT, Tübitak, TDK, TTK, MSB, Gn Kur Bşk, Sahil Güvenlik,Sayıştay,Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Dış İşl Bak gibi, çoğu kurum personeli, halka yararlı hiç bir hizmet vermeden, haksız yere maaş alıp gün geçirmektedir. Örneğin 15 Şubat 1996 İstanbul Tuzla Tersanesindeki gemi yangını: Gemi 3 gün süreyle yandı ve denize petrol aktı. "Denizcilikten sorumlu Devlet Bakanlığına bağlı, Denizcilik Müsteşarlığı değilde, Denizcilik Bakanlığı olmadığı için bu yangın 3 gün sürmüş !? " Yıllar önce ormanlarımız yanıyordu ve ormanlardan tarım bakanlığına bağlı, Orman Genel Müdürlüğü sorumluydu: şimdi ise müstakil Orman Bakanlığımız var. Ama ormanlarımız, yazları yine yanıyor. Zihniyet değişmeden, yalnızca isim değişikliği sorunları çözemiyor. İstanbul’da belediye dışında, deniz itfaiyesi olan kamu kurumları var, ancak İstanbul’daki hiç bir kamu görevlisi, onların bu yangına müdahale etmesini sağlayamadı. Tv'lerin konuyla ilgilenmesi üzerine Ankara'daki ilgili kamu kurumunun en üst amiri, yangına müdahale edin, emrini veya iznini verince; 4.gün yangın söndürülerek,daha büyük felakete dönüşmesi önlendi. Bu çarpıcı örnek üzerinde düşünülüp, benzer ülke sorunlarına çözüm bulunması gerekir. Yanan gemi devlete değil, özel şirkete hatta Yunanlılara bile ait olsa, müdahale edilip, yangının söndürülmesi gerekirdi. 9Günlük Bayram tatillerinde görüldüğü gibi,Kamu kurumlarının çoğuna gerek yok, hiç aranmıyor!Zaten,varmı,yokmu belli değil? Türkiyede kör topal, görevini yürüten kamu kurumu; bir elin 5 parmağını geçmez;Su,Elektrik,Doğalgaz,Yol,Çöp toplama gibi!
b- Müfettiş, kontrolör ve denetmenlerce, periyodik olarak veya şikayet üzerine yapılan, mevcut denetim sistemi;bir yarar sağlamamış ve sorunları çözememiştir. 2-5 yılda bir haziran ve ağustos aylarında; 5-20'şer günlük sürelerle, gezilerek yürütülen denetim; bir formaliteyi tamamlama ve şekilcilikten öteye, bir anlam ifade etmemektedir. Bu denetim sisteminin; ülkenin sağlıklı yönetimi, bütçe açığının kapatılması, ihracat artışı, enflasyonun düşürülmesi, terörün bitirilmesi, işsizliğin azalması, üniversitelere daha çok öğrenci alınması, milli gelir artışı veya halkın;güvenlik, huzur ve mutluluğuna, hiç bir katkısı görülmemiştir. Müfettişlerin; halk için ürettiği, olumlu, somut, hiç bir hizmet olmadığı gibi, birde her yıl teftişlerde kullandığı kağıt nedeniyle ülkemizin can damarları ormanlarımız, gereksiz yere azalmaktadır.
c- Devlet memurlarının, davranış ve çalışmalarını; ilk ve üst, disiplin ve sicil amirleri, her gün görev başında ve işlem anında, sürekli denetlemelidir. Müdür ve başkanlar; kamu binasındaki müstakil oda ve koltuğunda oturmamalıdır. Başkan ve müdürler; bağlı bürolarda veya hizmet verilen yerlerde, sürekli dolaşarak; halkı dinlemeli, verilen hizmeti gözleyip; yararını, kalitesini, gecikmesini, servisleri dolaşarak sorgulamalı. Aksak, eksik, yanlış karar ve işlemlerin; birikimiyle oluşmuş, sorunlara; halk ve memurla birlikte, çözüm üretmelidir.
d- Halk; kendisine hizmet vermek, vaadiyle toplanılan vergilerin; kullanım karar, tercih, yer ve şeklini; demokratik sivil toplum örgütleri vasıtasıyla; yönetim sürecine katılarak, etkileyip yönlendirebilmeli ve her aşamada denetleyerek, devletine ve ülkesine sahip çıkabilmelidir.
e- Ülke yönetimi ile Güvenlik ve Adaletin sağlanması; siyasetçi, bürokrat, teknokrat, polis, asker ve yargıç gibi, devlet memurlarının; eline ve inisiyatifine bırakılacak, bir konu değildir. Yönetimin aldığı karar, yaptığı iş; yaşlıyıda, bebeğide ilgilendirir. Alman bir yanlış karar, ters uygulama; kötü sonucuyla tüm vatandaşları, her yerde yıllarca etkiler. Onun için siyaset ve yönetim konusuna; kimse ilgisiz ve duyarsız kalamaz. Türkiye'de yaşayan insanların, her biri; ayrı ayrı bu ülkenin, 1. Sınıf vatandaşıdır. Kimse bu ülkenin, daha çok sahibi ve seveni değildir, hiç bir grup mevkii ve konumu nedeniyle, diğer kesimlerden, daha çok hak, imtiyaz ve ayrıcalığa sahip olamaz.
8- l milyon 840 bin memur. 280 bin sözleşmeli memur ve 600 bin kadrolu ve 140 bin geçici kamu işçisiyle birlikte kamu kurum ve kuruluşlarında çalışıp devletten maaş alanların sayısı: yaşlılık. sakatlık, dulluk, gazilik, muhtar aylığı ve korucu ücreti ödenenleri de katarsak 3 milyonu geçmektedir. Nüfus ve milli gelir durumumuza göre: Avrupada en çok siyasi partisi (1997;48 SP ve Kasım-2015 ; 97adetSP! ), bakanlığı (36 adet), milletvekili (550 adet), asker (650 bin), polisi (180 bin) , memuru (2,5 milyon), öğretmeni (550 bin-1.1.2016: 1mn!), kamyon, dolmuş, tıraktör, otobüs ve CEP TELEFONU-2016*; ençok olan ülkeyiz! Madalyonun öteki yüzene bakarsak, bir çelişki görürüz; Avrupada;sanayi ve tarım üretimi en düşük, enflasyonu en yüksek, para kuru-alım gücü en düşük, üniversite öğrenci sayısı en az, metro, elektrikli tren, özel otomobil sahipliğinde sonuncu, ancak trafik kazasında birinciyiz. Öğrenci sayısı en düşük, doktor sayısı en az, kitap ve gazetenin en az basılıp okunduğu ülkenin; Türkiye olduğunu görürüz?
9- Devlet kurumlarına personel alımı; merkezden, siyasi düşüncelerle ve plansız olarak yapıldığından, bazı yerlerde yığılma veya açık oluşmuştur. Örneğin İstanbul Tarım Müdürlüğünde 100 civarında Veteriner. Ziraat Mühendisi ve Teknisyen vardır! İstanbul’da tarım ve hayvancılıkla ilgili ne yapacaklar? Türkiye'nin hayvancılık merkezi Erzurum ve Hakkari'nin merkez ve ilçelerinde ise bunun yarısı kadar bile teknik eleman yoktur. Yine Burdur ilinde merkezde ders verilemeyip, sadece maaş ödenen 400 öğretmen fazlayken, köylerde ve bazı dallarda ise öğretmen açığı vardır, Burdur’da bir öğretmene il genelinde 15, il merkezinde ise 9 öğrenci düşmektedir.(*Avrupada bir öğretmene düşen öğrenci sayısı 20 ile 50 arasındadır.) Ancak Burdur’daki temel eğitim okullarının Türkiye düzeyindeki başarı durumu, öğretmen ve öğrenci sayısıyla ters düşmektedir. İlk otuza dahi girilememiştir. TC üniversitelerinin;bilim ve teknoloji üretimine bir katkısı,yok!Dünya üniverseteleri arasında ilk 100’e giren, TC üniversitesi yok?Halbuki Türkiyenin; purof ve doçent sayısı, İngiltereden fazla?
l0- Devlet memuru kadrolarını:TCUM, GKK ile çıkarıp,Bakanlıklarca; il. ilçe ve beldelere, nüfus durumuna göre dağıtılmalıdır.
11- Hükümet; il, ilçe ve beldeleri, doğrudan ilgilendiren, kamu hizmetleriyle ilgili; görev, yetki, sorumluluk ve imkanları; belediyeye devretsin. Böylece tüm ülkeyi ilgilendiren, çok önemli konularla uğraşacak; yeterli vakit ve eleman bulabilsin. Örneğin: ildeki, ilçedeki müdürün iznini ve yerine bakacak, görevlinin oluru; o il ve ilçede verilsin. Hazineye ait iki dönüm arsayı; bırakalım, o ilçedeki görevliler kiralasın veya satsın. Hangi köyün yolu; stabilize veya asfalt olacak, akarsuyun neresine köprü yapılacak, hangi müteahhide ihale edilecek; bırakalım, ilgili belediye kararlaştırsın.
12- Devlet; aklını kullanma gereği duymayan,memur olduktan sonra okumayan, düşünmeyen, araştırmayan, işini ve kendini geliştirmeyen, değiştirmeyen, tembel ve sorunlu kişilere; maaş ödeyen, hantal bir sosyal yardımlaşma, vakfına dönüşmüş. 3 milyon civarındaki kamu personelinin en az iki milyonunun, yaptığı görevin; mal üretimine, ihracat artışına, hayatın kolaylaşıp güzelleşmesine, halkın eğitimine, sağlıklı olmasına: mutluluk, huzur ve güvenliğine, hiçbir katkısı yoktur. Kamu personelinin, üçte ikisi; halkın sırtında,kene,kanbur, yüktür. 1984 yılından sonra uygulanan; dokuzar günlük, dini bayram tatilinde vatandaş: devlet kurum ve memurlarının, eksikliğini, yokluğunu hiç hissetmemiş, onları ve yaptığı işi aramamıştır. Devlet daire ve memurları, vatandaşa yardımcı olacak yerde: olmaz, yok diyebilmek için; kılı kırk yarıp, mazeret üreterek, zorluk çıkararak, onlara hayatı zehir etmekte, eziyete yönelik uygulamalarla; halkı; devletten soğutup, bezdirmektir. Devletle ilgili, deyimlerden örnekler: "Allah; düşmanımı bile, mahkeme kapısına düşürmesin", "İşin, devletin insafına bağlıysa, kara güne kalmışsın", "Hastanelere düşüp, doktor doktor sürün emi",”Fakir ile Devletin işine akıl ermez”gibi. Osmanlı ve TC yöneticileri; Türk Halkını, kendine düşman görmüş, asker, yargı, eğitim, resmi dini anlayış ve siyasi ideolojiyi kullanarak ve buda yetersiz görülmüşki 10 ile 4 yıl süreli zorunlu askerlik yaptırarak, çalışanların kazancını, vergi diye elinden alarak, yoksul, cahil, çaresiz yapmış. Yaşamı zehir etmiş, umudunu kırmış, ülkenin ilerleyip kalkınmasını engellemiş. Aydın,İdealist insanları; faşist, solcu veya irticacı diye, silip yoketmiştir.
13- Teknolojik gelişim ve çağdaş demokrasinin, doğal bir sonucu olarak; devletin küçülüp, günlük hayatımızdan çekilmesi, görülmez, güven, moral ve umut veren, manevi bir güce dönüşmesi; il, ilçe ve beldelerin; yerinden yönetim, yerindelik, yetki genişliği, kamu yararı, Halkın isteği, hukuka uygunluk ve Ulusal Hakların korunması ilkesi çerçevesinde, kendi kendilerini idare etmesi gerekir. Ankara; Burdurun yüksek öğrenim yurdunun önemini ve inşaatının çalışmalarını, nasıl bilip takip edecek? Yine Çavdır ilçesi Söğüt beldesi sağlık ocağı inşaatını; yıllardır Burdur İl Bayındırlık, İl Sağlık ve İl Özel İdare Müdürlüğü görevlileri bile gereğince takip ederek, tamamlatıp hizmete açtıramazken; bu sorunu Bakanlık; Bucak ilçesine yirmi. Çavdır'a bir doktor atayarak mı çözümleyecek? İlçedeki 1500 m2 hazine arsasının satışı, alabalık çiftliği kuruluş iznini; Ankara verirse, ilçedeki görev yapacak memuru bile; Ankara işe alıp, atamasını yaparsa, hayvan hastalıkları için kullanılan ilaç şişelerinin, imha tutanağı bile Ankara'ya gönderilirse... sonuçta devlet kitlenir, iş yürümez. Alt kademelere; güvensizlik, yetki, imkan ve sorumluluk verilmemesi, herşeyi Ankara bilir, kararlaştırır, verir mantığı; taşrayı düşünmemeye, yapmamaya, fikir ve iş yürütmemeye yöneltir. Bakanlıklar: köye yol, gölet yapılması, partiliye hayati tehlikeden silah ruhsatı verilmesi, il, ilçe ve şube müdürlerine yıllık izin, yerine bakacaklara vekalet oluru, belediye başkanı için, Almanya'ya gitme izni veya soruşturma emri alınması gibi, il veya ilçede halledilebilecek, lüzumsuz ve gereksiz ayrıntılarla uğraşırken, Devlet; çok önemli konularla uğraşmaya; vakit ve eleman bulamaz. Güvenlik kuvvetleri mensupları; çocuğunun okulunu, eşinin hastalığının tedavisini, düşünürken haliyle: pkk’nın; ne zaman eylem yapacağını, öngörüp önleyemez ve nereye kaçıp saklanacağını da bilip, yakalayamaz!
14- Devlet, memurunu; evinin bulunduğu, çocuğunun okuduğu, veya eşinin tedavi gördüğü Eskişehir’e değilde, Kırşehir’e atarsa ne olur? Türkiye'nin şuan içinde bulunduğu, durum gibi olur! Sorunlar daha da artar, çözümsüzlük kalıcı hale gelir. Kendi sorununu, çözemeyen insanlar; halka yardımcı olamaz. Mutsuz, huzursuz kişiler; sabırsız ve anlayışsız olur. Memurlarının çoğunluğu sorunlu olan bir ülke;toplumsal sorunlarını çözüp,kalkınıp, ilerleyemez.
YÖNETİM
KAMU KURUMLARI
l- KAMU BİNALARININ GÜVENLİĞİ
Yirmi dört saat esasına göre, görev yürütülmeyen veya günlük çalışma saatleri dışında, nöbetçi memurluğu sistemi uygulamayan;kamu kurumları, bina ve tesislerinin kapıları; çalışma saati bitiminden, mesai başlangıcına kadar; geceleri, hafta sonu ve bayram tatillerinde kilitlenir . Bu binalarda gece bekçisi ve nöbetçi memur kalmaz, bulundurulmaz . Çalışma saatlerinin bitiminden , günlük mesainin, başlamasına kadar geçen sürede ; bu binaların dış korumasını, polis sağlar . İkişer kişilik , araçlı veya yaya polis devriyesi , görev bölgesinin güvenliğini sağlarken , bölgedeki Kamu binalarını da gözetip denetleyerek, bunların genel koruma hizmetini yürütür . Bir günlük görevi süresince , aralıklı olarak; 2-3 kez binayı kontrol eder . Yangın , sabotaj , hırsızlık veya ihbar ve şüpheli durumlarda , konuyu hemen, polis müdüriyetine bildirir.
Kamu kurumlarında ; gece bekçisi , güvenlik görevlisi , korucu , çarşı ve mahalle bekçisi , nöbetçi memur gibi unvanlarla, personel çalıştırılamaz . Güvenlikle ilgili sorun olduğunda polis çağrılır . Kamu binalarının koruma hizmeti , özel güvenlik şirketi personeline de gördürülmez .
Özel kuruluşların bina ve tesis koruma hizmetini ise , özel güvenlik şirketlerine bağlı özel güvenlik personeli yürütür . Bu personel , görev yaptığı yerde , adli olay olursa durumu polise bildirir. Elektrik , su , baraj , boru hattı , santral , telefon ,otoyol , köprü , metro gibi özelleştirilen kamu tesis ve hizmetlerinin , güvenlik hizmetini de ; özel sektöre bağlı özel güvenlik personeli yürütür.
2 - YEMEK HİZMETİ :
a ) Kamu kurumlarında genel kural olarak, personele yemek verilmez.İstisnai olarak, yemek hizmeti verecek, kamu kurumlarında da , bu iş için kurumda; yemekhane , mutfak oluşturulmaz, aşçı , garson, hizmetli , bulaşıkçı , diyetisyen , gıda uzmanı ve yemek hizmetleriyle ilgili personel çalıştırılmaz. Kamu kurumları, sözleşme şartlarıyla belirlenecek, yemek ve kahvaltıları; özel sektöre ait, yemek fabrikaları veya lokantalardan; ihale-pazarlık suretiyle alır. Yemek ve kahvaltı, servis, temizlik hizmetini de bu özel şirket yürütür.
b ) Yemek Verecek, Kamu Kurumları :
l- TSK-Ordu : Erbaş ve Erler ile isteyen görevli,rütbeli personele.
2- Askeri Okullar : Askeri okul öğrencilerine ve isteyen personele .
3- Polis Okulları : Polis okulu öğrencilerine ve isteyen personele .
4- Hastaneler : Hastalara ve isteyen hastane personeline .
5- Üniversiteler : Üniversite öğrencilerine ve isteyen personele
6- Engelliler okulu öğrencilerine ve isteyen personele
7- Huzur evleri: Huzur evinde kalan yaşlılara ve isteyen personele!* Huzur evleri , yetiştirme yurdu ve çocuk yuvaları , aynı binada veya aynı bahçe içinde ve tek yönetim altında faaliyet gösterir. Bu kurumlar, yerel nitelikte olup, belediyelere bağlanır.Eşi ölen,ayrılan ve 2-4 çocuğu olup, çocuklarına bakma,çalışma zorunluluğu bulunanlar;Sosyal hizmetlere sözleşmeli alınır;hem kendi çocuğuna,hemde diğer insanlara bakar.
8- Yetiştirme Yurdu : Yurtlarda kalan 5-18 yaş grubu gençlere ve isteyen personele.Çocuklar, 5 yaşında İlköğretim okuluna başlatılır.
9- Çocuk Yuvaları : Yuvada kalan 0-5 yaş grubu çocuklar ve isteyen personele.
10- Ceza ve Tutuk evleri : Ceza ve tutuk evinde kalan hükümlü ve tutuklular ile isteyen personele. Günde bir defa;Bu Menü, Hergün Öğle sonu;15.00’de;1 litre pet su,1 somun ekmek,50’şer gr: beyaz peynir, zeytin, çilek veya gül reçeli ile bir adet haşlanmış yumurta,odalara servis edilir. Sıcak yemek verilmez.Burası; Rehabilite ve dinlenme merkezi değil! Toplumun huzurunu, birliğini bozan,Cennet Dünyamızı; Cehenneme çeviren;TC Kanunlarını tanımayan,Devlet ve Halk düşmanı; terörist, cani, sapık, hırsız gibi suçluların, kötülerin tutulduğu; Cezalandırma yeridir! Kantin açılmaz, Çay yapılmaz, Sigara, Alkollü içki,uyuşturucu içilmez. Kumar ve cinsel ilişkiye izin verilmez. Telefon, TV, İnternet, Gazete ve Dergi yasaktır. Kitap okumak, kalemle yazı yazmak,İbadet serbesttir. İsyan,saldırı ve hükümlülerin birbirine baskısını önlemek için; Cezaevinin her odasında, yalnız bir kişi kalır.Yemekhane,sipor salonu,iş atölyesi,havalandırma, gezi bahçesi gibi, bir bölüm yapılmaz. Hükümlüler;cezasının, enaz üçtebirini çekmedikçe, yakınlarıyla görüştürülmez. Rahatsızlanan hükümlüler, Hastaneye sevkedilmez! Gerekirse, cezaevi doktoru;hükümlüyü;odasında muayene edip,ilaç yazar. Kötü insanlar,Hapsaneye; özgür insanlara, zarar vermesin ve gençlere;ipret olsun diye, konur!
KAMU KURUMLARININ TEMİZLİK VE ISINMA İŞLERİ:
1)Kamu kurumlarının; günlük,aylık ve yıllık temizlik,bakım ve ısınma işleri ; beşer yıllık dönemler itibariyle özel sektöre ihale edilip , sözleşmeyle gördürülür . Kamu kurumlarında; odacı , hizmetli , teknisyen , kapıcı , kaloriferci , temizlikçi vb adlar altında memur çalıştırılmaz . Kamu kurumları elektrik (klima), doğal gaz veya kömürle ısıtılıp,serinletilir. Kamu kurumları; beşinci yılın sonunda , temizlik şirketinin verdiği, hizmetlerden memnunsa ; durumu tutanak ve raporla belirleyip, yeni bir ihale açmadan, pazarlık suretiyle sözleşmeyi; beş yıllık yeni bir dönem için uzatabilir. Şirket sözleşme şartlarına uymaz ; temizlik ve ısınma hizmetlerini gereğince yapmazsa , durum tutanakla belirlenip , şirket iki defa uyarılır .Sözleşmeye üçüncü defa uyulmama durumunda ise, idare , şirketle olan sözleşmeye son verir ve hizmetin yürütümü işini, yeniden ihale eder. İhalede en düşük teklifi yapsa da iş; eski şirkete, tekrar verilemez.
2) Özel temizlik şirketleri; kamu kurumlarının;
a- Günlük olarak; kaloriferlerini yakar, çöp sepetleri ve kovalarda biriken çöpleri alır, masa üstlerini siler.Oda, salon ve merdivenleri, paspasla silip, genel temizliği yapar.
b-Aylık temizlikte de camlar , kapı , halı , merdiven yıkanır ve bahçe temizliği gerçekleştirilir.
c-Yıllık genel temizlik ise;boya,badana ve küçük onarım dahil yapılır.
3) Malzeme ve işçilik ücreti ;ihale bedelinden ayrı olarak, ayrıca kamu kurumlarınca ödenir.
4)Günlük temizlik ; çalışma saatleri bitiminden sonra, aylık ve yıllık temizlikler ise; hafta sonu , geceleri ve bayram tatillerinde yapılır.
5) Teknik araç ve cihazların bakım ve onarımları; sözleşme yapılan şirketce; idarenin bildirim tarihlerinden itibaren, derhal işlemlere başlanmak şartıyla;en çok 10-30 gün içinde yaptırılıp tamamlatılır.
6) Kamu Kurumlarının, günlük atık kağıt ve kartonları ile yıl sonu Arşiv dışı yazışma evrakları ve basılı kağıtlar; gizlilik derecelide olsa yakılamaz. Atık kağıtlar, her hafta veya ay sonu, Belediyece toplatılıp, Kağıt fabrikasına gönderilmek üzere, depoda biriktirilir.
**NOT: ULUSAL GÜVENLİK PERSONELİ SINAVLARI:
-1)Türk Vatandaşlarının;Can,Namus ve Mal Güvenliğini sağlaması için Askeri Okula,Polis Okuluna öğrenci ve daha sonra;TSK ve Emniyet Teşkilatı ile Mit kadrolarına Devlet Memuru olarak alınan, öğrenci ve personelin;Eğitimi ile Sınav Biçiminin;yanlış olduğu; özellikle 1978-2016 döneminde, pkk ile mücadelede,çok acı şekilde görüldü! TSK Subayları ile Mit ve Polisin;değil Vatandaşları, TC Devletinin varlık,bağımsızlık ve egemenliğini;teröristlerin,nerede,nezaman eylem yapıp, olay sonu, nereye kaçıp saklanacağını öngörüp,önlem alıp,felaketi önleyemediği,teröristleri yakalayamadığı gibi!1980 Askeri Darbesini,15 Temmuz 2016 Fetö kalkışmasını dahi öngörüp, Hükümeti, halkı uyarmamış!Dahası kendilerini bile koruyamayıp,Halk;terörislerin, mafyanın, hırsızın, kapkaççının, dolandırıcının, sapıkların elinde perişan olurken!Subay ve Polislerde;pkk, kck, dhkpc, ışıd,daeş gibi, terör örgütlerince;sivrisinekler gibi,binlercesi Görev Şehidi edilmiştir! Bunların sonucu;TC Vatandaşlarının; tıpkı Osmanlı da olduğu gibi!TC Devletine güveni,saygısı kalmamış! Halk,pkkTerörü,Enflasyon Terörü ve Tırafik Teröründen bunalıp,yaşamaktan soğutulmuş! Devleti; sahiplenip, savunup, koruyamaz hale getirilmiştir!Osmanlının yıkılış nedenlerinden biri;Borçları, diğeri ise Devletin;Sahipsiz,savunmasız bırakılmasıdır!
2-Kaliteli,Görevinin Ehli,Liyakatli; Subay,Mitçi ve Polisi;Göreve almanın,Ülkede Güvenlik ve Huzuru Sağlamanın Yolu; 2016 süresince ve 2017 Ocak ayında;İstanbuldaki TV-8 ve TV-8.5 Kanalında yayınlanan;*NİNJA WARİOR TÜRKİYE; YARIŞMA PUROĞRAMINDAKİ; yarışmacılara uygulanan, Parkur Aletlerini;Subay Okulu,Polis Okulu Öğrenci Sınavları ile Mit, TSK ile Emniyete alınacak,Devlet Memurlarını;Bu Ninja Varior Yarışmasına sokup,Bu Parkurları tamamlamasını, şart koşmak! Ninja Yarışma Parkurundaki Aletleri başarıyla geçmek;Aklı,Cesareti, Fizik Gücünü, Bilgiyi,Yeteneği,Beceriyi,Teçrübeyi,Haddini-Sınırlarını-Kapasitesini bilmeyi ve Özelliklede ZAMANI; yerinde ve gereğince kullanmayı, öngörü ve sabrı gerektiriyor! Ninja yarışmasında başarı gösteremeyenler;Subaylık, Mit ve Polisliğe alınmasın!*Ayrıca TV-8 Kanalınca düzenlenen; *SURVİVOR YARIŞMASINDA; son beşe kalanlarda;Subaylık,Mit ve Polis Teşkilatı kadrolarına, memur olarak alınsın!** Ayrıca,Aklını kullanamayan,İradesine bile sahip olamayıp; Sigara içen,Kahveye gidip oyun,kumar oynayan,uyuşturucu,alkol kullanan,fuhuş gibi,bir kötü alışkanlık, zararlı bağımlılık edinip;Devlet ve Halk Düşmanına dönüşen, kayıp nesil, TC Vatandaşları; Mite, TSK’ya, Polisliğe,Elçiliğe,Öğretmenliğe,Üniversite öğretim üyeliğine,Yargıya, DİB ve Sağlık Teşkilatına alınmasın! Bu kamu kurumlarında çalışanlardan bu kabahati işleyerek, sağlığını bozan,Gençlere kötü örnek olanlarda; Devlet Memurluğundan çıkarılsın.Memur kadrosu azaltılırken, Bilgisayar bilmeyenlerle, sigara içenler,öncelikle ve tazminatsız, özgür yaşam yurtlarına yolcu edilsin!
*****
****NOT: 85.Cİ SAYFADAKİ D.T.K.P. CETVELİ EK-1’DE; BAZI DEĞİŞİKLİKLER YAPILMIŞTIR?BU CETVELİN SON ŞEKLİ İÇİN TABLO VE CETVEL BÖLÜMÜNE BAKIN!!
LOJMAN, HİZMET ARACI VE KORUMA VERİLECEK DEVLET MEMURLARI:
A. 1. Grup:Demirbaş eşyalı lojman tahsisi ile koruma ve araç hizmeti verilenler:
a- TCUM Başkanı:DMS-Devlet Memurları Sitesinde bir lojman tahsis edilir. TCUM Başkanına ayrıca, ulaşım hizmeti sağlamak için; yerli imalat bir polis otosu ile işyeri ve araçta güvenliğin sağlanması, çalışma saatlerinde koruma hizmeti verilmesi için; şoförlük ve aynı zamanda koruma hizmeti yapacak polis dahil, Başkent Polis Müdürlüğünden; 2 kişilik bir polis kadrosu görevlendirilir. Kadere inanmayıp, Öldürülmekten korkan, Halkına güvenmeyen, halkla arasına silahlı güç koyan, vesveseli, ürkek kişiler; siyasetçi olmasın!
b- Devlet Başkanı:DMS’de bir lojman tahsis edilir. İşyeri, araç ve lojmanda güvenliğin sağlanması, çalışma saatlerinde koruma ve ulaşım hizmeti verilmesi için; biri sürücü, diğeri koruma polisi olmak üzere, içinde iki polis bulunan, yerli imalat bir polis otosu görevlendirilir. Diğer koruma araçlarında tek polis olur. TC Devletinde makam araç ve hizmet uçağı uygulaması yoktur. TC Vatandaşı hiç kimseye, devletçe; makam ve hizmet aracı, tahsis edilemez ve kamu kurumlarına, ithal binek otosu veya zırhlı araç satın alınamaz. Üst düzey bürokratlara, yurtiçi ve yurt dışına görevli gidişlerinde, silahlı kuvvetler ve polise ait uçak ve helikopterler tahsis edilir. Hava yolu şirketlerinin, yurt içinde bir yere veya yabancı bir ülkeye, normal düzenli uçak seferi varsa, kamu görevlilerinin, bu hizmeti kullanması zorunludur. D. Başkanlığı için uçak, helikopter, gemi vb; satın alınamaz, bağış ve hediye olarakta kabul edilemez. Ayrıca, D. Başkanı, bir yere gittiğinde; tırafik akışı durdurulup, yol ulaşıma kapatılamaz!.
c- Devlet Başkanlığı Genel Sekreteri ( Devlet Başkan Vekili ve Hükümet Sözcüsü):DMS’den bir lojman tahsis edilir. İşyeri ve araçta güvenliği sağlamak ve araç kullanmak üzere;bir polis ile yerli polis otosu görevlendirilir.
d- Bakanlar: 5 kişi; DMS lojmanları tahsis edilir.
1-Bakanlar için; İşyeri ve araçta güvenliklerini sağlamak üzere; birer yerli polis otosu ile araç sürücüsü ve koruma olarak, birer polis memuru görevlendirilir.
2-DMS Lojmanlarının güvenliği toplu sağlanır: Lojmandaki polisler, 8’er saatlik dönemler halinde; iki polis birlikte, bina içi-dışı yada danışmada durarak, bina koruma hizmeti verirler. Koruma hizmeti verecek Polisler;Başkent İçgüvenlik-Polis Md kadrosundan görevlendirilir. Tahsisi yapılan hizmet araçları;(10 adet yerli üretim Polis otosu) Başkent İç Güv.Md demirbaşına kayıtlı olacaktır.
B.2.Gurup: Demirbaş eşyasız, lojman tahsis edilecek, devlet memurları:
a- TSK Başkanı ile Adalet ve İç Güvenlik– Polis İşleri Başkanına;DMS’den lojman tahsis edilir. Ayrıca, işyeri ve araçta güvenliğini sağlamak üzere; sürücü ve koruma olarak, birer polis memuru ile birer yerli polis otosu görevlendirilir.
b- Demirbaş eşyasız lojman tahsis edilecek, diğer devlet memurları:
1) Bu kamu görevlilerine koruma ve araç hizmeti verilmez. Normal günlük işlerine gidiş geliş için toplu ulaşım gideri tazminatı ödenir.
2) Görevle başka yere gidiş için ise, o yere mutat, otobüs tipi toplu taşım ve raylı ulaşım aracı çalışmıyorsa; kurumca özel sektörden, aylık olarak, otobüs, minibüs tipi, toplu taşım aracı kiralanır. Gerektiğinde asker ve polis helikopterleri, hizmete tahsis edilir. Başkentteki bu gruba dahil kamu görevlilerine; Devlet Memurları Sitesinden, lojman tahsis edilir.
C.3.Gurup: Başkentte DMS Lojmanı tahsis edilecek, Devlet Memurları: 500 kişi.
a- TBMM Üyesi Milletvekilleri; 100 kişi
b- Bakanlık Bölüm Başkanları (Daire Başkanı); 12 kişi
c- TSK Başkanlığında Görevli Subaylar; 50 kişi.
d- Başkent Yargı Organı Mensubu; Hakim, Savcı ve Temyiz Yargıcı; 50 kişi.
e- Başkent Polis Müdür, Amir ve DMS Koruma Polisleri; 71 kişi.
f- Başkent Belediye Başkanlığı: 10 kişi.
g- C. Merkez Bankası Başkanlığı: 10 kişi.
h-TBMM,DB ve Bakanlık Uzmanları; 30 kişi,
i-TBMM,DB ve Bakanlık Müdürleri; 30 kişi
j-DMS Lojmanı verilmesi uygun görülen, Diğer Kamu Görevlileri; 130 kişi.
D.4. Grup: Demirbaş eşyasız lojman tahsis edilecek, devlet memurları:
a- Kamu bina ve lojmanlarıyla ilgili genel hususlar:
1- Bazı atanmış, istisnai ve seçilmiş devlet memurları dışında, genel kural olarak; il, ilçe ve belde merkezlerinde görev yapan, kamu görevlilerine, lojman tahsis edilmez. Başkentte lojman tahsis edilecek, Polis korumalarla birlikte, görevli bürokrat ve memur sayısı; 500 kişidir.
2- Hükümet, BKK ile Lojman Verilecek, Kamu Personeli Cetvelini; yeniden düzenlemeye, değişiklik yapmaya yetkilidir.
3- Demirbaş Eşyalı Lojmanların, Eşya Gurup, Cins ve Sayısı:
-Eşya, cins gurubu; 4 ve toplam sayısı; 20’yi geçemez. Satın alınan eşyalar, en az 5 yıl kullanılır.
-Yatak Odası; Takım- 6 parça,
-Oturma Odası; Salon tk- 4 parça; Oturma gurubu, sehpa, tv, kılima,
-Mutfak; 6 parça; Tezgah-Lavabo, Fırın Aspiratörü, Fırınlı Ocak, Bulaşık Makinası, Buzdolabı, Yemek Masası ve 6 Sandalye.
-Banyo; 5 parça;Lavabo, Kılozet, Şofben, Duş, Çamaşır Makinası.
4- İki tip lojman modelinden biri seçilir.** Demokratik bir Devlet için en uygunu: Başkentte burada sayılan 500 kamu görevlisi için;DMS-Devlet Memurları Sitesi yaptırılır.C.B.Külliye-İsrafSarayı (*Elektriği; Güneş ve Rüzgardan elde edilmeliydi!);Üniversiteye tahsis edilir. Eski C.B. Sarayı, Çankaya- Başbakanlık ve Dışişleri Köşkleri; Cumhuriyet Müzesi olarak kullanılır.
5- Nostaljik, yararsız, C. Başkanlığı Muhafız alayı uygulaması kaldırılır. Cezaevlerini Asker beklemez. Asker; yalnızca sınırları korur, terörle mücadele eder, savaşa hazırlanır ve gerektiğinde; inançla, cesaretle, fedakarca, Türk Halkının Özgürlük, Namus ve Şerefi, TC Devletinin; Tam Bağımsızlık, Bağlantısızlık ve Kutlu Vatanı için; En Değerli Varlığı; Halkına, Bayrağına, Yurduna saldıran düşmanla, Zafere ulaşıncaya, yada Şehitlik Mertebesine kavuşuncaya kadar; yiğitçe, öngörü, sabır ve azimle savaşır.Suç örgütlerini ve dış tehditleri, anında etkisiz hale getirir. Türk Halkının; Can, Namus ve Mal Güvenliğini; kendi aklı, TM silah ve ulusal gücü ile sağlar! abd mandalığı, ab, gb uşaklığı, nato-imf- bod taşeronluğu ve borçla; bağımsızlık, egemenlik ve ulusal onur korunamaz! Bir Türk, asla teslim olmaz, esareti, mandalığı, başına çuval geçirilmesini kabullenmez. Ya Özgür yaşar, yada Şerefiyle Şehitlik şerbetini içer. TSK, vicdanına ve aldığı maaşa nankör gelip, Türk Halkını;pkk’danda tehlikeli,irticacı düşman görmez. TC Kanunlarına saygı gösterir, Halk ile kaçakçıyı, mafyayı, teröristi ayırır. Şehir merkezindeki eski TSK,Polis bina ve lojmanları, Devlet Üniversitelerine tahsis edilir: Öğrenci Yurdu ve Derslik olarak kullanılır.
6- Devlet teşkilatında yapılacak yeni düzenlemeyle, kamu kurumlarının kullandığı; arazi, arsa ve binalar, belediye mülkü olur. Belediyeler, kamu kurumlarına; bu arsa ve binaları, hizmet süresince ücretsiz olarak tahsis eder. Ancak binaların, yapım, bakım, onarım ve kullanım giderleri, tahsis yapılan kamu kurumunca karşılanır. Yeni yapılanmayla hizmetine gerek duyulmayan, kamu kurumlarının idari binaları, lojman ve tesisleri; temel eğitim okulları ve üniversitelere ücretsiz tahsis edilir. Bu binalar, öğrenci dersliği veya üniversite öğrenci yurdu olarak kullanılır.
b- Demirbaş eşyasız, lojman tahsis kuralı:
İşyeri; şehir merkezine, 20-40 km’ den daha uzak, dağbaşı, orman içi veya sınır boyunda olan veya şehir merkezinden işyerine, düzenli toplu taşım aracı çalışmayan ve işyeri servisi de bulunmayan veya 7 gün 24 saat- vardiya usulü çalışan, devlet memurlarına; demirbaş eşyasız, lojman tahsisi yapılır. Tahsis edilen lojmanların, görev yapılan hizmet binasına, yakın olmasına dikkat edilir. Görev yaptıkları bina; il, ilçe veya belde şehir merkezinde bulunan ve normal mesaiye tabi olan devlet memurlarına, lojman tahsis edilmez.
c- Demirbaş eşyalı ve eşyasız lojman kiraları:
Atanmış, istisnai görevli ve seçilmiş devlet memurları; kendilerine tahsis edilen, kamu konutları için; telefon konuşma,uydu tv,internet ücreti hariç, diğer tüm lojman giderleri dahil:
1) Kaloriferli Lojmanlarda oturanlar:Bir Brüt Asgari Ücretin (BAÜ); %20'sini; lojman kira, kalorifer, su, elektrik gibi, genel giderler için öder.
2) Sobalı Lojmanlarda Oturanlar: Bir Brüt Asgari Ücretin; %10 'unu; lojman kira ve genel giderler için öder; Elektrik, su, doğalgaz( varsa), çöp-ÇTV-arıtma vb.
E.5. Grup: Dış Temsilcilik Lojmanları;
a- Kural olarak yurt dışında görev yapan B. Elçi, Dış Temsilci, Konsolos ve diğer dış temsilcilik Meslek Memurlarına; Lojman, makam veya hizmet aracı, şoför ile koruma ve hizmetli;aşçı, odacı, kapıcı, bahçıvan vb tahsis edilmez. Lojman veya taşıt aracı satın alınmaz, sürekli olarak kiralanmaz veya lojman kira, yakıt ve taşıt tazminatı ödenmez.
b- Dış temsilciliklerde görev yapan atanmış ve istisnai nitelikli personele; diğer devlet memurları gibi, aylık temel maaş ödenir. Gelir vergisi ve Türk Sosyal Güvenlik Kurumuna; Emeklilik ve Sağlık Sigortası primleri kesilir. Bu personelin maaşları, ilgililerin görev yaptıkları ülkenin, banka hesaplarına gönderilir. Ancak, yurt içindeki memurlara ödenen tazminatlar, bunlara ödenmez. Dış temsilcilik personeline, BKK ile belirlenecek oranlarda; 2 ile 4 BAÜ arasında, aylık Yurtdışı Tazminatı ödenir.
c- Ayrıca hizmet binası ve yönetim giderleri için elçilik, daimi temsilcilik ve konsolosluklara, aylık; 10-20 BAÜ arası ödenek gönderilir. Elçilik ve konsolosluk vize, nüfus kayıt, belge vb verdiği konsolosluk hizmetleri için işlem veya basılı evrak başına, o ülke para birimiyle; bir BAÜ’nün % 1’i ile yarısına kadar oranlarda;ücret alır ve bu paralarıda idari hizmet giderlerinde kullanır. Yurtdışı personel; görevli olarak, bulunduğu şehirden, başka şehir veya ülkeye gittiğinde; kendisine, uçak veya o yörede kullanılan toplu taşım veya o hizmet süresince kiralanan taksi ücreti ile görev süresince yurtdışı yevmiyesi ödenir. Büyükelçilik ve konsoloslukların, idari bürolarının bulunduğu, bina ve kat içinde; mülkiyeti dış temsilciliğimize ait, lojman varsa; dışişleri personeli, bu konutlarda kalabilir. Lojmanda kalan personelden, kendilerine ödenen yurtdışı tazminatın; %20'si oranında; kira alınır. Hizmet binasıyla müşterek veya aynı bahçe içinde olmayan, lojmanlar ile daha önceden büyükelçilik, daimi temsilcilik ve konsolosluk hizmetleri için satın alınan, tüm taşıt araçları satılır.
d- Elçilik ve konsolosluklarda Ataşe bulundurma uygulamasından vazgeçilir. Eğitim, din , kültür, ticaret, Askeri vb ataşeler, Türkiyedeki asli görevlerine döndürülür. Subaylara; elçilik, konsolosluk ve yabancı kuruluşlarda görev verilemez, TSK personeli yurtdışına gönderilemez. Ayrıca dış temsilciliklerin ve görevlilerin korunması için Türkiye'den, koruma görevlisi olarak; Polis Memur ve Amiri gönderilemez. Dış temsilcilik bina ve personelinin, koruma hizmeti; ikili görüşmelerle ve eşitlik ilkesi gereği, karşılıklı olarak, o ülke güvenlik güçleriyle yürütülür veya görevlilerin, silah satın alıp taşımaları sağlanır.Güvenliksiz ülkelerdeki;TC Dış Temsilcilikleri, kapatılır.
e- Yeni düzenlemeyle yurt dışındaki temsilcilik sayısı;104'ten;20 Büyük elçilik ve 20 Konsolosluğa ve 10 bini geçen, yurtdışı personel kadrosu ise (*50 istisnai ve 450 atanmış olmak üzere) 500'e indirilir. Dış temsilcilikler; en az, 100 bin-200 bin Türk işçisi veya Türk soylunun bulunduğu veya dış ticaretimizde( İhracatta) %10'luk pay sahibi olan ülkelerde açılır. Dış temsilciler ise; TİKA, İKO, BDT, Şangay İşbirliği gibi kuruluşların, genel merkezlerinin bulunduğu şehirlerde ve TC Büyük Elçiliği açılmamış,Türklerin olmadığı, özellikli ülkelerde,geçici süreyle bulundurulur.
f- TC’nin Yurtdışı temsilciliklerine atanacak, temsilci olarak görevlendirilecek;TC Vatandaşı, sabıkasız, üniversite mezunu, personelin, görev yapacağı ülke Ana dilini; en az Orta- C derecede bilmesi şarttır. Yeni düzenlemeyle; TC Devletinin yabancı ülkelerdeki Büyük Elçilik, Konsolosluk ve Dış Temsilciliklerinde çalışan, TC Vatandaşı memurlardan, görev yapmakta olduğu ülkenin; Resmi Ana dilini; DSM-YDS, TOEFL yada ELTS’ye göre en az, C düzeyinde bilmeyenler, derhal geri çekilir.
g- Hükümet, yurt dışında; en çok; 20 ülkede Büyük Elçilik ve 20 şehirde Konsolosluk açabilir ve yabancı devletlere;geçici süreyle en çok 10 Dış Temsilci görevlendirebilir. Diğer ülke ve şehirlerdeki TC Dış Temsilcilikleri kapatılır. TC’nin bu ülkelerdeki Konsolosluk hizmetleri; Türk Dostu kişilere, Fahri-Onursal Konsolosluk görevi verilerek, bunlar eliyle yürütülür. Türk Konsolosluk Hizmetleri; doğrudan Türkiyedeki kamu kurumlarından;e-devlet, İnternet, Faks ve Telefonlada yaptırılabilir.
h- TC Pasaportları, 1 ve 10 yıl süreyle geçerlidir. Pasaport ve TC Vatandaşlık Kimlik Kartları; Kıredi ve Bankamatik kartı büyüklük ve özelliğinde, çipli olarak düzenlenir. Gerektiğinde, merkezden iptal edilir veya süresi uzatılır.Vatandaşlık Kimliği ile Pasaportu: Nüfus İdaresi ile Elçilik ve Konsolosluk verir.
KAMU PERSONELİNİN AZALTILMASI PLANI
*-Tüm dünyada; devletin yapacağı, kamu hizmet çeşitleri ile bunu yapabilecek elemanların, vasıf ve sayıları bellidir. Bir kişinin yapabileceği bir işe, 4 kişi alırsanız, o iş; daha iyi değil, ya hiç yapılmaz yada daha kötü, veya çok geç yapılır. Herkes işin yapılmasını, birbirinden bekler. Kendisi normal çalışsa, diğerlerine hiç iş kalmadığını görür ve onun boş oturup, aynı maaşı almasını kıskanır. Bir süre sonra oda, görevini savsaklamaya, vatandaşa zorluk çıkarıp,eziyet etmeye başlar.Kamu kurumlarındaki bir fazla memur bile, işlerin aksamasına neden olup; hizmet kalite ve iş yapılma süresini düşürebilir. Bileşik kaplar misali, memurlar ve dolayısıyla da birimler; birbirlerini, hem olumlu, hemde olumsuz yönde, hızlı ve devamlı şekilde etkilerler.
*-Örnek olay:Burdur SEK;1995 yılında özelleştirildi.İşveren, işçilerin hemen işten çıkarılmayacağını, bir süre iş verimlerinin gözlenip, çalışması yetersiz olanların;iş aktine son verileceğini bildirdi. Ancak personelin yarısı, özelleştirme bir ayını doldurmadan, disiplinli ve ciddi çalışmak zoruna gittiğinden, tazminatlarını alarak, kendi istekleriyle işten ayrıldılar. Çalışan personel sayısının, yarıya inmesine, her gün yapılmakta olan fazla mesailerin, kaldırılmasına rağmen, üretim iki katına çıktı. Normal bir hadise olarak görülen; sütün bozulup dökülmesi olayı, ender bir vaka oldu. Zarar eden işletmede kara geçti. KİT'lerin zararının; memur zihniyetiyle yönetim ve siyasi kayırmayla işe alınmış,görevin ehli olmayan, çok personelden kaynaklandığı, tezide doğrulanmış oldu. Ancak, Ankara EBK ve Karaman Sümerbank Dokuma Fabrikası özelleştirmelerinde yapılan hata; Burdur Sek’tede yapıldığından; yani işletmenin, üretim için gerekmeyen arsasının ayrılıp, Belediyeye verilmesi; Yalnızca isim, üretim, fabrika binası ve makinaların kiralanarak, özelleştirilmesi gerekirken; işletme arsasıyla satıldı! Hemde o konuyla ilgisi olmayanlara. Yeni sahipleri, bir süre sonra, karlı değil, zarar ediyoruz diye, üretim tesisini kapattılar ve insanlar işsiz kaldı. İşletmenin yerine;apartman,İşhanı,AVM-Süpermarket yapıldı.Keşke, Park, Çocuk oyun alanı olarak düzenlense ve Üniversiteye tahsis edilseydi.
*-Dünyada ve Türkiyede Kamu Çalışanları Sayısı:
Türkiye ile kıyaslama yapabilmek için, gelişmiş ülkeler, kamu çalışanları sayısına, bir göz atalım. ABD'de merkezi hükümet personeli 240 bin, eyalet memurları ise 800 bin. Almanya'daki merkezi hükümet personeli 80 bin, İngiltere’deki asker sayısı ise l40 bin kişi. Türkiye’de devletten maaş alan kamu personeli sayısı:1.840.000 memur! 450 bin Er- erbaş asker ve 200 bin rütbeli var. Polis;130 bin,DİB personeli;30 bin(*2016:100 bin!),Öğretmen;130 bin, 250.000 sözleşmeli ve 700 bin daimi kadrolu, geçici, mevsimlik KİT ve diğer kamu işçileri. (*1.3.2016; Türkiyede Öğretmen sayısı; 1 mn olmuş!Ancak 15 mn öğrencinin; eğitim ve kültür düzeyi, çok düşük!Kursa gitmelerine rağmen, üniversiteyi kazanamıyorlar? 60 bin öğrenci;YGS’de Sıfır Puan almış?).
*Üç milyonu aşkın, kamu çalışanı sayısının; 800 bine indirilmesi planı:
A. Genel olarak:
1- Emekliliği hak edenler, kurum amirince doğrudan emekliye sevk edilir. Hayat, sadece; kamu kurumlarında memur veya işçi olarak, çalışmak değildir.Yurdumuzun bölgelerini,dağı,taşı,doğayı gezsin, durumu uygunsa,yurtdışına,yabancı Ülkelere gitsin; insanları, tarihi yapıları,ormanları görsün. Derneğe, vakfa girip, sosyal çalışmalara katılsın. Birikimini; mahalle ve köyündeki insanlarla paylaşşın. Gençleri; okumaya, meslek edinmeye, sanata, sipora yönlendirsin. Okuduğu okulun, aldığı maaşın karşılığını, Halkına versin. Yaşına uygun spor yapsın, güzel sanatlarla uğraşsın, Bir hayvan beslesin, çiçek, fidan yetiştirsin. Siyasete atılıp politikanın kalitesini yükseltsin. İsterse özel işyeri açsın veya özel sektörde çalışsın. Devlet için çalıştığı yeter, halka hizmet edebildiyse ne ala!Edemediyse görevi bıraksın. Belki yeni gelen, gereğince hizmet eder. İnsanların genelde 55 yaşından sonra işverimi düşer. Kendisini yenileyemez, tutucu ve katı olur.
2- Kitler tümüyle özelleştirilip, kamuda işçi statüsünde personel bırakılmaz.
B. Belediyeler:
l- Birleştirilen veya kaldırılan; bakanlık ve genel müdürlüklerle, bunlara bağlı; il ve ilçe müdürlükleri ve yeni idari sistemde yer almayacak olan, diğer kamu kurum ve kuruluşları, tüzel kişiliğini yitirir ve tümüyle kapatılır. Kamu kuruluşlarına ait; bina, arsa ve araziler, belediye mülkü olur. Bu kurumların; görev, yetki, sorumluluk, araç, gereç, demirbaş eşya ve personeli de belediyelere devredilir. Belediyeler, idari binaları, lojman, misafirhane ve sosyal tesisleri; okul (derslik) ve yurt olarak kullanılmak üzere, mevcut eşyalarıyla birlikte, Temel Eğitim Okulu ve Üniversitelere tahsis eder. Kaldırılan kurumların, işlemli evrak dosyaları ise arşiv malzemesi olarak değerlendirilmesi için yöre üniversitesine teslim edilir. T.E. Okulu ve Üniversitelerin, kullanımına uygun, tip veya semtte olmayan, bina ve arsalar, belediye tasarrufunda kalır. Belediyeler buraları; yeşil saha, parkbahçe,otopark,çocuk oyun alanı,sipor sahası, huzurevi gibi kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere, yeniden düzenler.
2- Kurumlarının birleştirilmesi veya kaldırılması nedeniyle kadroları belediyeye geçen; eski Bayındırlık, DSİ, TCK, Köy Hizmetleri, TEÂŞ, TEDAŞ ve Özel İdare,B.Ş.Belediyesi gibi,kurum ve müdürlüklerin; memur ve işçileri, belediye personeli olur ve maaşlarını belediyeden alırlar.
3- 37 adet olan Bakanlık sayısı; bazıları birleştirilerek, bir kısmı da kaldırılarak; 5 bakanlık şeklinde yeniden düzenlenir. Bakanlıklar yeni sisteme göre, merkez teşkilatını oluşturur ve yasayla belirlenen sayıda personeli, kadrosuna alır. Kadro fazlası personelin ;dosyalarını ise nüfusa kayıtlı oldukları, yer belediyelerine gönderir.
**Kadrosu Belediyeye Verilen, Fazla Personelin Azaltılması:
1. Emekliliği hakedenler, en geç bir ay içinde, bağlı müdürlüğünce emekliye sevk edilir.
2. Memurların;TC Devletinin kurulduğu;1923 yılına göre;Ana-Baba ve Nene- Dedesinin nüfusa kayıtlı olduğu; il, ilçe veya belde de çalışması esastır. Atanmış devlet memurlarının dosyaları, nüfusuna kayıtlı oldukları,esas ata memleketlerinin bağlı olduğu, yer belediyelerine gönderilir. Ancak başka yerleşim birimine gönderilen veya emekliye sevkedilen memurlara; sürekli görev yolluğu (harcırah) ödenmez. Sürekli görev yolluğu ödenme uygulaması kaldırılmıştır. Ayrıca başkentten il, ilçe ve beldelere veya yerleşim birimleri arası, isteğe bağlı veya sürgün şeklinde memur atama (tayin) ve nakli yapılamaz. İl, ilçe ve beldelerdeki kamu kurumları, kendi memurunu kendisi alır.
3. Bakanlık, Belediyeler ve diğer kamu kurumlarının, Standart Personel Kadrolarını
Oluştururken, Göz önünde bulunduracağı Hususlar ve Memur Tercih Şartları:
a. Memurun, en az önlisans seviyesinde, bir yüksek öğrenim programını bitirmiş olması,
b.Memurun;o yer, nüfusuna kayıtlı,orada doğup büyümüş,o yer ilköğretim,lise ve üniversitesinden mezun olması,tercih sebebidir.
c. Bilgisayar kullanmayı bilmesi (temel bilgisayar mantığını bilmesi),
d. Bazı personel için yabancı dil bilgi seviyesi (DSM-YDS sınavı esas alınır),
e. Ençok 10 yıllık memur olması,
f. Görevini, devamlı ve gereğince yapmasını engelleyen; bedensel ve zihinsel bir hastalığı veya engeli olmaması.
g. Mastır, doktora yapması veya kitap yazması,
h. Adli ceza almamış olması,
i. İdari disiplin cezası almamış olması.
4. Belediyeler; itfaiye (yangın söndürme),anbulans,iş makinasıyla kazı,büz ve kaldırım,parke taşı üretimi, cenaze-mezarlık, temizlik, kanalizasyon, elektrik, su, şehiriçi toplu taşım, bina yapımı, et kesim (mezbaha), soğuk hava gibi hizmet ve işleri; özelleştirip özel sektöre yaptırır. Belediyeler işhanı, işyeri ve düğün salonu gibi ticari bina yaptıramaz. Ayrıca belediyelerde; orman mühendisi, ziraat mühendisi, laborant, eczacı, diş hekimi, veteriner ve harita mühendisi gibi, özel sektöre yönelik hizmet veren personel çalıştırılamaz. Ülkemizde Orman Bakanlığı, bölge, il. ilçe ve belde müdürlükleri ile Orman şeflikleri var. Ancak orman varlığımız; orman teşkilatlarının kurulduğu güne göre bugün daha az; hiçbir yararı olmamış? Yine Tarım Bakanlığının, tüm il ve ilçelerimizde tarım müdürlükleri ve bazı köylerimizde köy grubu ziraat teknisyenlerimiz var; ancak ziraat ve hayvancılığımız içler acısı. Halkımızın yarısı tarımla uğraşmasına ve 1974 yılına kadar, Dünyanın; kendi kendine yeterli,10 Tarım Ekonomisinden biri olmamıza rağmen, dışarıdan;saman, buğday, patates, pamuk,inek, et, yağ alıyoruz! Son otuz yılda dünyada tarım sektörü gerileyen tek ülke Türkiye? Almanya, Japonya, Abd; (intansif tarım metodunu uygulayarak) aynı birim araziden, bizim 4-5 katımız fazla ürün alıyor. Devlet memuru veteriner, ziraat mühendisi ve teknisyenler, okuldan mezun olduktan sonra; bilimsel ve teknik gelişmeleri, mesleki yayınları takip etmemiş, kendini yenileyip geliştirmemiş;sadece maaş alıp,emekliliği beklemişler. Çiftçiye ve hayvancıya; en küçük yardımda, katkıda bulunmamışlar. 77 yıldır anız yakmanın zararlı olduğunu dahi, çiftçiye anlatamamışlar? Vatandaş; göz kararı ve el yordamıyla kendi göbeğini kendi kesmiş. Halkın, hayatını kolaylaştırmaya, gelirini artırmaya katkısı olmayan, bu tür memurlara, artık devlet ücret ödemesin. "Ben kendimi iyi yetiştirdim mesleğimi gereğince yapıyorum" diyenler ise özel sektörde çalışsın veya kendi özel işini, çiftliğini kursun. Millete hizmet, sadece memurlukla olmaz. Türkiyenin birinci sınıf ,en erdemli, saygın vatandaşları;Düşünüp tasarlayarak, Türk Sıtandart, Marka, Patentini alıp,ithal edilen bir malı;İşşizlere;düzenli iş ve yeterli gelir sağlayarak, Yurdumuzda TM olarak üreten, Yerli üretimi; zamanında ve gereğince yaparak, yurt dışına satan ve devlete vergi verendir. Yine Çöpten;Kağıt,Naylon, Demir,Cam toplayarak,Geri dönüşümle Ekonomiye kazandıran,Sokakları süpürüp, çöpleri toplayan,Lambamıza Elektrik veren, Çeşmemizden su akıtan,Fedakar Emekçiler; gerçek ulusalcı, eli öpülesi,hikmetli, erdemli, takva sahibi, salih-saliha insanlardır.
5. Standart Kadro Fazlası, Personelin; Belediyelerce Eğitimi ve Ekonomiye Kazandırılması: Belediyeler, diğer kamu kurumlarından gönderilenler ile kendi kadro fazlası işçi ve memurları; unvan ve görevlerine bakmaksızın, öğrenim durumlarına göre, iki grupta toplar;
a. Lise ve yüksek okul mezunu personel: belediyece; özel sektör dersaneleri veya üniversitelerle anlaşma yapılarak. 2 ile 6 ay süreyle, Beceri Geliştirme ve İş, Sanat, Meslek Edindirme Kurslarına gönderilir. Kursiyerlere, istek ve yerleşim birimi şartları doğrultusunda, aşağıdaki dallarda teorik ve pratik (uygulamalı) eğitim verilir: İngilizce, bilgisayar, turist rehberliği. animasyonculuk, tur operatörlüğü, ihracat ve pazarlama, emlak danışmanlığı, moda tasarım, sitilistlik, tıbbi alet ve cihaz kullanım ve bakımı, helikopter pilotluğu, gemi kaptanlığı gibi.
b. Lise mezunu olmayan işçi ve memurlar ise yine 2-6 ay süreli, Beceri Geliştirme ve İş, Sanat, Meslek Edindirme Kurslarına gönderilir. Kurs dalları: Barmenlik, garsonluk, İlkyardım, Çocuk, Hasta ve Yaşlı Bakımı, Ateşçi (dinamit kullanma), kepçe ve dozer operatörlüğü, kaloriferci, su tesisatçılığı, karo-fayans döşemeciliği, aşçılık, boyacılık, koyun keçi ve sığır besiciliği, mera ve yayla hayvancılığı, hindi yetiştiriciliği, Keklik-sülün-bıldırcın, tavşan gibi av hayvanlarının üretimi, Avlak kurulması ve ücretli avcılık düzenleme, mantar yetiştirme(*Çinde Serada;Kuzu göbeği Mantarı yetiştiriliyor!Bizde, Muğla ve Antalya Orman içinde doğal olarak yetişen ve Domuzların bulup yediği;Dobalana-Patatese benzer,Sarı ve Kara renkli, TURF mantarını üretelim! Mantar;elle koparılmayıp,bıçakla kesilirse,yerinde seneye,yine mantar çıkıyormuş!) , deniz, tarla ve dere balıkçılığı, halı dokuma ve pazarlama teknikleri, çiçekçilik, meyvecilik, sebzecilik, seracılık, konservecilik, arıcılık, traktör ve biçer döver kullanım ve bakım kursu gibi.
6- Kursa Katılan Memurların Özlük Hakları:
a. Belediyece, 2-6 ay süreli, beceri geliştirme ve İş, sanat, meslek edindirme kurslarına gönderilen, işçi ve memurların; maaşları: kurs süresince, tam olarak ödenir,ancak tazminat verilmez. SGK’ya; emeklilik ve sağlık sigortası primleri yatırılır. Kurslar; özel sektör dersaneleri, mesleki ve teknik temel eğitim liseleri ve üniversitelerle işbirliği yapılarak düzenlenir. Kadro fazlası personelin bu kurslara katılması zorunludur. 10 gün süreyle kurslara katılmayan işçi ve memurların, görevine son verilir ve maaşları kesilir.
b. Kursu bitiren personele, yazılı olarak: Belediyede hizmetine ihtiyaç duyulmadığı, kadro fazlası olduğu, maaşlı olarak, zorunlu idari izin verildiği, belediyeye gelmeyip piyasa durumunu araştırması, 3 ay içinde kendisini özel sektörde bir iş bulması veya kendi işini kurması gerektiği bildirilir. Bu 3 aylık sürede; bir BAÜ tutarında aylık maaş, Belediyece verilir, ancak tazminat ödenmez. SGK’ya; emeklilik ve sağlık sigortası pirimi yatırılır. Tanınan bu 3 aylık süre sonunda: özel sektörde iş bulan veya kendi işini kuranların, belediyedeki memuriyet görevi sona erdirilir ve maaşları kesilir.
c. Belediyece tanınan, 3 aylık iş arama veya iş kurma süresi içinde; yeni bir işe giremeyen veya kendi işini kuramayanlara, ikinci bir 3 aylık süre tanınır. Bu 3 aylık idari izin süresince; personel belediyeye gelmez, iş araştırır. Ancak bu ikinci dönemde; sadece Bir BAÜ’nün yarısı ödenir ve SGK’ya; emeklilik ve sağlık sigortası pirimi yatırılır, Tazminat ödenmez. İş bulan veya kuranların, memuriyetle ilişkisi kesilir.
d. Verilen, ikinci 3 aylık iş arama ve iş kurma süresinde de iş bulamayan veya kuramayan personele, üçüncü ve son defa yeni bir 3 aylık idari izin verilir. Ancak bu üçüncü 3 aylık sürede; sadece bir BAÜ’nün üçte biri, maaş ödenir ve emeklilik ile sağlık sigortası primi yatırılır. İş bulanların belediye ile ilişkisi kesilir.
e. 2-6 ay süreli, İş, sanat, meslek edindirme kursları sonucunda ve üçer aylık sürelerle üç dönem halinde verilen, idari izinlerde; özel sektörde iş bulamayan veya kendi işini kuramayanların, belediyedeki görevlerine son verilir ve memuriyetle ilişikleri kesilir. Kurstan sonra, memuriyetten ayrılan veya çıkarılan personele; BAÜ'nün 5 katı tutarında, İşten Ayrılma Tazminatı Ödenir. Özel bir işe girmeyen veya kendi işini kurmayanlar, emekliliğine kadar olan, Kamu SGK sigorta primlerini, kendileri;Serbest Meslek sigortalılık kapsamında yatırırlar. Kamu hizmetine son verilenler: belediye ve diğer kamu kurumları aleyhine, işten çıkarılmaları nedeniyle; Yargıda dava açamaz ve Tazminat isteyemez.
İKİNCİ BÖLÜM
YARGI
A- Yargı; kadro, mevzuat ve idari düzenleme bakımından, Güvenlik Bakanlığı, Adalet ve İç Güvenlik İşleri Başkanlığına bağlıdır. Bakanlık; hakim, savcı, temyiz yargıcı, Adliye memuru ve polis kadrolarını, Bölge Adalet Kurulu Başkanlıklarına gönderir. B. Adalet Kurulu, bu kadroları; nüfus, adliyedeki dava dosya sayısı ve diğer hususları göz önüne alarak, bölgeye dahil il ve ilçe Adliyelerine dağıtır. Hakim, Savcı, Temyiz Yargıcı, Polis ve diğer Adli personelin maaşları, Bakanlık bütçesinden, B. Adalet Kurullarına gönderilir.
-Bakanlık; hakim, savcı, yargıç, polis ve diğer Adli personelin; göreve başlatılması, sicil, terfi, disiplin hizmetleri, hizmet içi eğitim ve atamalarına karışamaz. Böylelikle, özlük hakları yönünden, Yargıçlara; hukuk güvencesi ve dolayısıyla siyasi ve özgür karar verme açısından, tam yargı bağımsızlığı sağlanmış olur.
-Avukat ve Noterler, Barolar Birliğine bağlıdır. Barolar; avukat ve noterlerin; mesleğe kabul, staj ve mesleki denetimlerini yürütür. Avukatlık ve noterlik işlem ücretlerini belirler.
-Bakanlık, hukuk eğitimi, hukuk ve ceza mahkemeleri ile cezaevleri gibi konularda hukuki düzenlemeler yapar.
B- Adalet ve İç Güvenlik İşleri Başkanlığı, Taşra Kuruluşları:
-Bölge merkezlerinde birer Bölge Adalet Kurulu Başkanlığı, Bölge Baro Başkanlığı ve bölgeye bağlı il ve ilçelerde Adliye teşkilatı kurulur.
l . Bölge Adalet Kurulu:
Her idari bölge merkezinde, bir Bölge Adalet Kurulu oluşturulur. 5 Üyeli Adalet Kurulu; bölgeye bağlı il ve ilçe Adliyelerinde görev yapan, hakim, savcı ve temyiz yargıçlarının; kendi içinden seçeceği, bir hakim ve bir savcı ile Bölge Baro Başkanlığınca bölge merkezinde görev yapan üyeler içinden seçilecek; bir avukat ve bir noter ile yöre Devlet Üniversite Rektörünce görevlendirilecek profesör unvanlı, hukukçu bir öğretim üyesinden oluşur. Adalet Kurulu Başkanlığı, görevini; seçimlerde en çok oy alan, hakim veya savcı yürütür. A, Kurulu Başkanlığı denetiminde, bölge merkezindeki bir devlet üniversitesinde, Adli Tabiplik ve Kıriminal Laboratuvar Enstitüsü kurulur.
-Hakim ve savcıların; mesleğe kabulü, hizmet içi eğitimleri, bölgeye bağlı il, ilçe ve beldelere atanması ve mesleki denetim görevi;Bölge Adalet Kurulu Başkanlığınındır.
-Avukatlık, hakimlik, noterlik, savcılık, temyiz yargıçlığı; Adalet hizmeti veren, eşdeğer hukuksal görevlerdir. Bu meslek gurubundaki kişilerin, birbirlerine üstünlükleri veya aralarında amir memur, astlık üstlük durumları yoktur.
-Adalet Kurulu; 3 ayda bir,yılda 4 kez, 2 gün süreyle ve katılan üyelerle toplanır. Gündemini görüşür. Oy çokluğuyla karar alır. Oylamalar gizli ve yazılı olur. Aynı kişi, ikinci defa ve dönem, tekrar kurul üyesi olamaz. Kurul üyelerinin görev süresi beş yıldır,üyeler;5 yılda bir yenilenir.
-Adalet Kurulu, bölgeye dahil il, ilçe ve beldelerdeki adli kuruluşlarda ortaya çıkan, tüm sorunları çözer, karara bağlar. Kurul, adli konularda yasa değişikliği için Bakanlığa kanun teklifi yapabilir.
-Adalet Kurulu kararlarına karşı, kararın yeniden incelenmesi için, gerekçeli olarak tekrar Kurul Başkanlığına itiraz edilir. Kurul, 10 gün içinde, yapılan itirazı yerinde bulur veya gerekçeli olarak reddeder. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
2. Bölge Baro Başkanlığı:
-İdari bölge merkezlerinde birer Baro Başkanlığı kurulur. Baro yönetim kurulu, bölgeye bağlı il ve ilçelerde görev yapan, avukat ve noterlerin, kendi içlerinden seçecekleri 5 üyeden oluşur.
-Baro başkanlığı bölgeye dahil il ve ilçelerde görev yapan, avukat ve noterlerin; mesleğe kabulü, denetimi ve hizmet içi eğitim faaliyetlerini yürütür. Boşalan noterliklere görevlendirme yapar. Avukat ve noterlerin işlem ücretlerini, her yıl için Ocak ayı başında belirleyip açıklar. Bölgelerin, Baro Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri; adaylık koyanlar arasından, gizli ve yazılı oylamayla, başkentteki 5 kişilik Barolar Birliği Yönetim Kurulunu seçer. On üyesi bulunan il ve ilçelerde Barolar, şube açabilir.Beldeler;adli yönden bağlı olduğu,il veya ilçeden,işlemlerini yürütür. Hakim ve Savcılarda;Mesleklerini yürütebilmek için Hukuk Meslek Odası; Baro Başkanlığına, üye olmak zorundadır.
3. Adliye:
Bölgeye bağlı il ve ilçelerde; birer Adliye teşkilatı kurulur. Adliyenin başı Yargı başkanıdır. İl ve ilçe Adliye teşkilatında görev yapan; hakim, savcı ve temyiz yargıçları, adaylık koyan, kendi içlerinden birini; 5 yıllık bir dönem için gizli ve yazılı oylamayla, Yargı başkanı olarak seçerler. Aynı kişi ikinci defa aday olamaz ve seçilemez. Yargı başkanı; il ve ilçe Adliye teşkilatını temsil eder. Yargının o yerdeki en üst sicil, disiplin ve yönetim amiridir. Bölge Adalet Kurulu Başkanına karşı sorumludur.
C- Yargı Başkanlığına Bağlı Birimler:
a. Hukuk Mahkemesi (mahkemede görevli karar ve temyiz hakimleri)
b. Ceza Mahkemesi (mahkemede görevli karar ve temyiz hakimleri)
c. Savcılık (mahkeme ve polis teşkilatında görevli savcılar)
d. Adli İşler Müdürlüğü:
1)Yazı işleri şefliği (*Yargı yazı işleri,karar yazışma ve tebliği,uygulanması,infazı,icra, seçim işleri, sabıka kaydı vs.)
2) İcra ve İnfaz İşleri Şefliği
3) Ceza ve Tutukevi şefliği.
e. İç Güvenlik Müdürlüğü-Polis:
Her il, ilçe ve belde de müstakil İç Güvenlik Müdürlükleri kurulur. Jandarma ordu içine ve asli görevine dönerek; kara sınır güvenliğini sağlar.Polis;şehir içi,kırsal alan ve şehirler arası trafiğin düzenlenmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve suç işleyenlerin yakalanmasına yönelik,idari,önleyici ve Adli Kolluk Hizmetlerini;şehir,köy,kırsal alan ayrımı yapmaksızın,bir bütünlük içinde yürütür. İfade alınması ve suç delillerinin toplanmasında savcılara yardımcı olur. Köyler dahil, belediye mülki sınırları içindeki; tüm idari, adli kolluk işleri ve iç güvenlik hizmetini sağlar.
*Poliste Hiyerarşik Kademe:
1) Yargı başkanı
2) İç Güvenlik Müdürü: İç Güvenlik Müdürünü; il, ilçe ve belde, iç güvenlik müdürlüğünde görev yapan polisler; içlerinden aday olan birini; 5 yıllık dönem için gizli ve yazılı oylamayla müdürlüğe seçerler. Bir kişi,ikinci defa ve dönem için müdür olamaz. Müdür seçilen, eski görevinden izinli sayılır; süre bitiminde tekrar, eski görev ve unvanına döner. Müdürlük istisnai bir görevdir.
3) Bölüm, Birim, Şube Şefi
4) Kısım, Ekip Amiri, Komseri
5) Polis Memuru
HAKİM VE SAVCI KADROLARININ, DAĞITIM ESASLARI:
TCUM:20 bin Hakim, Temyiz Yargıcı ve 40 bin Savcı olmak üzere; 60 bin yargıç kadrosu ihdas eder. Adli hizmetlerin gereğince yürütülmesi için ayrıca Adliyelere; 10 bin kişilik Adli memur kadrosu verilir. Güvenlik Bakanlığı- Adalet ve İç güvenlik İşleri Başkanlığı, bu kadroları 11-14 Bölge Adalet Kurulu Başkanlığı emrine gönderir. Bölge Adalet Kurulu; her 50 bin -100 bin kişilik nüfus gurubu için; Adli olay sayısınıda dikkate alarak, Sıtandart, genel, norm kadroyu; İl ve İlçelere dağıtır. Yine, Adli olay durumunu göz önünde bulundurarak; her 200 bin kişilik nüfus gurubu için ek olarak, İllere; (1) Hakim ve (1) Savcı kadrosu tahsis eder. Standart, Norm kadro; nüfus ve adli olay dava dosya sayısına göre belirlenir. Ayrıca, nüfusu kalabalık veya adli olay sayısı yoğun İlçelere; bu genel hususlara göre oluşturulacak; standart, norm kadroya ek olarak; ilave her 100 - 200 bin kişilik nüfus gurubu için yine 1 hakim veya 1 savcı kadrosu verilir. Hakim ve Savcılar, İl ve İlçe Adliyelerinde, Hukuk ve Ceza Mahkemelerine bağlı olarak; Kovuşturma Savcısı, Karar Hakimi ve Temyiz Yargıçlığı görevini yürütürler.
-İl ve İlçe Adliyelerinin, Standart, Genel, Norm Kadro Durumu:
a) İller: (100 binin üzerinde nüfusa sahip yerleşim birimleri)
- 7-20 Hakim kadrosu verilir,
- 14-40 Savcı kadrosu verilir,
b) İlçeler: (Merkeze bağlı mahalle, semt ve köyleriyle birlikte; 50 binden fazla nüfuslu yerleşim birimleri)
- 4-10 Hakim kadrosu,
- 8 -20 Savcı kadrosu,
c) Beldeler: (Merkez mahalle, semt ve köyleriyle birlikte, toplam; 20 binden fazla nüfuslu yerleşim birimleri). Beldelere; Nüfus ve Suç durumuna göre; 2 ile 5 Savcı kadrosu verilir. Suç ve Ceza
Kovuşturmasında görevli Polis biriminde;Olay sayı ve durumuna göre;2 ile 5 Savcı bulunur.
SUÇ VE CEZA HUKUKU:
A. SUÇ: Bir gerçek veya tüzel kişinin; bilgisi, isteği, rızası dışında, kişiliğine veya malına; izinsiz, habersiz (hırsızlık), aldatılıp kandırılması (dolandırıcılık),veya zor, baskı, tehdit, şantaj, şiddet, fiziki güç, alet kullanılarak,yada biranlık dalgınlığından yararlanılarak(gasp,kapkaç) yapılan; maddi ve fiziksel nitelikli,veya manen, insanı huzursuz edici davranışlardır. Suç, genelde saklama gereği duyulan, başkalarının bilmesi ve görmesi istenmeyen, kötü ve zarar verici eylemlerdir. Konusu suç olan davranışlar, daha çok; saf, güçsüz, tedbirsiz, iyi niyetli, duygusal, savunmasız ve korunmasız kişilere karşı işlenir. Hiç, süper devlete, terör örgütüne, veya mafyaya kafa tutan, zarar veren gördünüzmü? İyi kişileri korumak ve kanunlara uymayıp, suç işleyen, haksızlık yaparak, toplumsal birliği bozan,halk düşmanı,insan şekline girmiş, kötü yaratıkları;Toplumda Adaleti,Birlik,Barış ve huzuru sağlamak için cezalandırmak; Devletin;birinci, asli ve temel görevlerindendir. Bir hükümet; Vatandaşlarının; Can,Namus ve Alınteri Mal Güvenliğini sağlayamıyorsa;Meşruiyetini yitirmiş, zalim, zorba veya aciz duruma,düşmüş olur!
B. CEZA:
1. Gerçek veya tüzel kişilerin; insan, hayvan, mal ve devlete- topluma verdiği maddi ve gerçekleşmiş, fiziksel zararın, ekonomik kayıpların karşılattırılması, suç işleyenlerin; bundan sonra daha dikkatli davranması için uyarılması veya istenmeyen davranışta bulunduğundan; kamu gücüyle kendisine de istemediği şekilde sert davranılarak,cezalandırılmasıdır.Ceza;düşüncesiz davranıp, zarar vererek başkalarını üzenlerin, Toplumsal Adaletin sağlanması için; Devlet gücüyle, aynı derecede zarar görüp üzülmesidir.Bireyler,birbirini dilerse affeder,ancak devletin;Suç işleyeni,haksızlık yapanı, affetme yetki ve hakkı yoktur.Zalimi affetmek,mazluma ikinci bir zulümdür.
2. Ceza; Yasalarla istenen yükümlülüğü, yerine getirmeyen veya yasa hükümlerine aykırı davranışta bulunanlara, uygulanan; idari ve adli para, hak kaybı veya hapis (hürriyetin kısıtlanması) gibi yaptırımlardır. Toplu, birlikte yaşam; bir takım Kuralları, Birlik beraberlik,barış içinde, huzurlu ve mutlu olabilmekte;haddini bilmeyi ve bu Toplumsal Kurallara,uygun davranmayı gerektirir.
C. SUÇ İŞLEYENLERİN CEZALANDIRILMA NEDENİ:
l .Amaç;TC Yasalarını tanımayan,karşı çıkan,Topluma zarar veren,kötülerin; yasalara uymasının, toplumsal düzen ve barışın,Halkın;can, namus ve mal güvenliği ile huzur ve mutluluğun sağlanması,
2. Suçlunun, bir daha tekrar suç işlemesinin önlenmesi için cezalandırılması,
3. Yaptığı kötü davranışın karşılığını görmesi,
4. Suç işleme potansiyeli olan kişilerin, bu tür yanlış, kötü düşüncelerinden vazgeçmesi, suç işleyenin, yanlış davranışın; cezasız kalmayacağının gösterilerek, suç artışının önlenmesi, başkalarına ibret teşkil etmesi, ders, öğüt vermesi,
5. Zarar verilen kişilerin, psikolojik olarak tatmin edilip, acılarının hafifletilmesi,
6.Suçlunun kanunlara uygun şekilde devletçe cezalandırılarak, mağdurların kişisel öç alma (intikam) ve adaleti kendince sağlama, duygusuna kapılmasının önlenmesi.* Halkta "bu ülkede; Yargı, Adalet var;suç işleyen, mutlaka cezasını çeker" kanaati oluşturulmalıdır. Yargı (mahkemeler); Adaletin sembolü,çaresizlerin çaresi, mazlumların sığınağı olmalıdır.
D.HALKIN BİLGİLENDİRİLİP BİLİNÇLENDİRİLMESİ:
1- Lise son sınıf öğrencilerine; TC Devleti Anayasası ve Türk Ceza Kanunu, ders olarak okutulmalı.
2- Tüm televizyonlara; hukuk ve adalet ile ilgili programlar konmalı, her gün yarım saat kanun, adliye, polis, cezaevi tanıtılıp gösterilerek, Halk bilgilendirilip aydınlatılmalıdır. Örneğin: Tüketicinin korunması, anız ve orman yakılması, ateşli silahlar, ceza kanunu tanıtılmalı, iç güvenlik müdürlüğü çalışmaları, savcılık sorgulamaları , mahkeme yargılamaları, mahkumların hapishanedeki yaşantıları her gün vatandaşa gösterilmeli. Evinde bunları seyreden vatandaş; haline şükretmeli, sahip olduğu imkanların, özgürlüğün değerini anlamalı ve "vurur hapiste yatarım, hapishane bu hayattan daha iyidir" gibi, yanlış düşüncelere kapılması önlenmelidir.
3- Halkın % 40'ı köylerde, tarlada, ahırda, soğukta, sıcakta, rüzgarda, yağmurda, çamurda çalıştığı, gecekondu ve sağlıksız evlerde üşüyerek kaldığı, gurbette inşaat ve mevsimlik tarım işlerinde çalışan, ancak aldığı ücret yetersizliği nedeniyle; bayramda bile ailesine ziyarete gidemeyenlerin yaşadığı, bir ülkede: kendine, ailesine, komşusuna ve yasalara, saygı göstermediği için hapse atılanların; kaloriferli ceza evlerinde kalıp, sıcak suyla duş yapması, günde 3 öğün, 3 kap sıcak yemek verilmesi, hastalananların devletçe tedavi ettirilmesi,Diş takılması, gazete okuyup, tv seyredip, radyo dinlemesi, sigara içmesi, hatta uyuşturucu ve alkol bulabilmesi, kumar oynayarak vakit geçirebilmesi. Tutuklu ve hükümlülerin bayramda, ayda hatta bazı ceza evlerinde haftada bir, aile ile yüz yüze görüşebilmesi, dışarı izni verilmesi, telefonla konuşabilmesi olacak iş değil? Bu uygulama, halkı suç işlemeye, ceza evine girmeye, neredeyse teşvik etme amacını taşıyor. Böyle olunca, bazıları; “ Vurur, yatarım” diyebilmektedir. Bu yetmez gibi, bazı kişiler ceza evlerinde çalışanlara; asgari ücret üzerinden maaş ödenmesini, haftada bir gün, eşi ile cinsel yönden birlikte olmasını, telefon görüşmelerine kısıtlama getirilmemesini, her hafta açık görüşme olması gibi, dünyanın hiç bir ülkesinde; hükümlülere tanınmayan, haklar istemektedirler.Gurbetçilere;Almanya ve Fıransadaki Cezaevlerini,sorun?
4- Koğuş tipi ceza evi modeli, çok yanlış. Koğuş tipi ceza evi uygulamasının zararları: firarlar hep bu tip ceza evlerinden oluyor, infaz koruma memurları rehin alınıp, dövülüp öldürülüyor. Hükümlüler, siyasi açıdan zorla eğitilip, şartlandırılıyor,ölüm orucuna yönlendiriliyor. Hırsızlık, kumar, sigara, uyuşturucu gibi kötü şeylere zorla alıştırılıyor. Parası, çamaşırı elinden alınıyor, dövülüyor, cinsel tacize uğruyor. Görevliler, kontrol için geldiğinde koğuşlara sokulmuyor. İsyan çıkarılıyor, yataklar yakılıyor. Devletin yaptırım gücü, olumsuz etkileniyor.
5- Cezaevleri, sadece illerde ve bölge merkezlerinde kurulsun. Hükümlüler; tek kişilik, önü demir parmaklıklı, içerisi görülen, herbirinin kapısı, ayrı ayrı açılıp kapanan, oda- hücre tipi ceza evlerinde kalsın. Hücreler; 2x5: 10 m2 ölçülerinde olsun ve her hücrede; WC, duş ve yatak bulunsun. Sıcak su haftada iki gün ve iki saat süreyle verilsin. Yemekler hücrelere dağıtılsın. Hükümlüler, ceza sürelerince hücrelerinden hiç çıkarılmasın. Hastalanmaları halinde doktor, hücreye gelip muayene etsin, tedavileri cezaevi revirinde yapılsın, mahkumlar kesinlikle hastaneye gönderilmesin. Aydınlatma ve havalandırma sadece koridor tavanından yapılsın.
6- Verilen hapis cezası, 12 aydan daha fazla olanlar; bu hapis cezalarını çekmek üzere, Polis ve ilçelerdeki tutuk evlerinden; il veya bölge cezaevlerine gönderilir. Ceza ve tutuk evlerinde; cinsel ilişki, kumar, sigara, uyuşturucu, alkollü içki içilmesi yasaktır. Ceza evlerinde çalışıp, bir şeyler üreten mahkumlara; bu çalışmaları karşılığı para ödenmez. Elde ettikleri gelir, kendilerine hazine lehine verilen para cezası veya yeme yatma karşılığı alınacak ücrete sayılır, veya ailesi çok muhtaçsa doğrudan ailesine gönderilir.
7- Mahkumların Hücrelerinde Yapabileceği Etkinlikler veya Yasak Davranışlar:
a-1. Kitap okuyabilir, elle yazı yazabilir, yabancı dil öğrenebilir. Dini inançla ilgili kitap okumak ve ibadet yapmak, bir engel ve kısıtlama olmaksızın serbesttir.
2. Temel ilköğretim, lise veya üniversitede öğrenci iken;Adli suç işleyip,tutuklanan ile hapis cezası alanların; Okul disiplin kurulu kararıyla; okulla ilişiği kesilir. Cezaevine girip,hapis yatanlar ile sabıkalı duruma düşenler: Cezaevinden çıktıktan sonra,kalan eğitimini sürdürmek isterse; ancak, Açık Öğretime devam edebilir.Cezaevinde yatanlar,hapis süresince,Okula devam edip,sınava giremez. Devlet,sicil affı çıkarıp,sabıkaları silemez.
3. Kanarya, muhabbet kuşu besleyebilir. Ortama uygun olan çiçekleri yetiştirebilir.
4. TAE’ye katılmadan veya tamamlamadan,suç işleyerek,hapise girip,sabıkalı duruma düşenlere; tahliye olduktan sonra,kalan süre tamamlatılmaz veya TAE için Askere alınmaz. Sabıkalılar, Askerlik dışı bırakılır.
5. Boncuk, çiçek, resim, boyama, hat sanatı gibi beceri ve sanata ilişkin,el işi uğraşları yapabilir.
6. Komşu veya karşı hücredeki mahkumla, satranç oynayabilir.
b-Tutuklu ve Hükümlüler;TC Kanunlarına aykırı davranıp, insanlara saygısızlık yaptıklarından;Eşit Yurttaşlık ve özgür vatandaşlık haklarını, kaybeder. Yasaklanan Davranışlar:
1. Ceza ve Tutukevinde; Gazete,dergi okuyamaz, radyo, müzik dinleyemez, tv seyredemez, telefon, internet, bilgisayar ile elektrikli ve elektronik bir cihaz kullanamaz.
2. Alkollü içki, sigara, uyuşturucu kullanamaz,Kumar oynayamaz, biriyle evlenemez ve cinsel ilişkide bulunamaz.
3. Şuç işleyip,cezaevine girenler; çocuklarını,beraberinde cezaevine götüremez. Hamile iken cezaevine girip, cezaevinde doğum yapanların çocukları; ailesi ve yakınlarına verilir.Bakacak yakını olmayanların, çocukları; Çocuk yuvası,Yetiştirme yurduna teslim edilir. Yıl olarak,16 yaşına girmeyen çocuklar; cezaevindeki anası ile babasının ve abisinin, ziyaretine gidemez.
4. Tutuklu ve hükümlüler: Seçimlerde oy kullanamaz. Hastaneye gidip ameliyat olamaz ve diş, purotez takdıramaz.
5. Cezaevinde;yemek,çay pişirilemez.Kantin açılmaz.Yanında para taşıyamaz ve dışardan yiyecek, içecek sipariş edip, satın aldıramaz. İççamaşırı, giyim eşyası getirilmesi serbesttir. Cezaevi yemek hizmeti ve servisi, işleri; özel sektöre ihaleyle verilir. Hükümlü ve tutuklulara; biri sabah 10.00’da kavaltı ve öğle sonu;15.00’te olmak üzere;Günde sadece 2 defa yemek verilir.
8- Hükümlülerden,5 yıla kadar hapis cesası alan ve verilen hapis cezasının üçte birini, cezaevinde yatarak çeken ve iyi hali görülen hükümlüler; ayda bir gün ailesiyle görüştürülür. Görüşme, her ayın son iş günü yapılır. Hükümlüler, sadece eş, çocuk, ana, baba ve kardeşiyle görüşebilir. Avukatlarıyla yalnızca, tutuklu yargılanırken, haftada bir görüşebilir. Cezası kesinleşip hükümlü duruma geçenler, artık avukatlarla görüşemezler. 5 ile 10 yıl arası hapis cezası alanlar; cezalarının, yarısını;yatarak çekmedikçe,yakınlarıyla görüştürülmez. Kasıt gurubuna giren suçlardan, 10 yıl ve üzeri ceza alan hükümlüler; cezasının üçte ikisini çekmedikçe ve iyi hali görülmedikçe, yakınlarıyla görüşmesine izin verilmez. Çünkü cezadan amaç;insani duygularını yitiren, vatandaşlık haklarını, iyi yolda kullanmayan,Halk düşmanlarını, hakettiği şekilde cezalandırmaktır.
9- Ceza evlerinde kalan hükümlülerin, ödeme gücü olanlarından; ceza evlerindeki kaldıkları günler için yemek ve yatak ücreti alınır. Ceza evi ücretleri, her ay sonu toplanır. Bir günlük ücret; BAÜ'nün otuz da biridir. Ödeme gücü olmayanlardan,İyi hali görülerek, şartlı bırakıldıklarında; para cezası karşılığı olarak, kamu hizmetlerinde çalıştırılırlar. Şartlı tahliyeden yararlanamayıp, cezasını tamamladıktan sonra bırakılan ve hazine lehine verilen, para cezası ile cezaevi ücretini ödeyecek, mali gücü olmayanların, bu borçları; bu durumun araştırılıp, belgelenmesi şartıyla, savcılık oluruyla kaldırılır.
10- Mahkemece; 12 ayı geçmeyen ve daha az süreli hapis cezası verilenler; evde göz hapsinde tutulur veya isterse cezası, paraya çevrilip alınır. Bir aylık hapis cezasının karşılığı; 1 BAÜ’dür. Bir günlük hapis cezası karşılığı ise 1 BAÜ’nün; otuzda biridir.
11- Cezaevi yönetiminde; şartlı tahliyeden yararlandırıldığında kaçmayacağı,tekrar,yeni bir suç işlemeyeceği kanaati oluşturan, hükümlüler hakkında, savcılıkça; kamu kurumlarında hapis ve para cezası karşılığı; bir kamu hizmeti yapmak üzere, şartlı tahliye suretiyle, ceza evinden, çıkma oluru verilir. Şartlı tahliyeden yararlananlar; haftada 4 gün, kendi özel işinde veya başkasının yanında gelir elde etmek için çalışır. Özel durumuna göre, kendinin önereceği 3 gün süreyle ise, görev verilen; park, bahçe, huzurevi, mezarlık, yol, Wc, devlet okulu bina ve bahçesi temizliği, bakımı, bahçıvanlığı gibi, kamu hizmetini yürütür. Haftada 2 veya bir ayda toplam 7 gün, kamu hizmet görevine gelmeyen, veya gelipte, en az 3 saat süreyle verilen işi; zamanında, yerinde ve gereğince yapmayan, (*bu durumlara ilişkin olarak, tutanak tutulur) hükümlünün; şartlı tahliye kararı, iptal edilip, tekrar cezaevine gönderilir ve bir daha bu yargısal haktan yararlandırılmaz. Ceza karşılığı çalıştırılanlara; sigorta yaptırılmaz ve ücret ödenmez. Sigorta pirimini,kendisi yatırır.
E. SABIKA:
-Sabıka; taksirli veya kasıt türü suçlardan dolayı, 12 aydan daha fazla süreli, hapis cezası almaktır.
Toplumsal kurallara uyulmadığında; anarşi,terör ve kaos olur, gelişme, değişim ve kalkınma durur, birlik, barış,huzur ve güvenlik yokolur. İnsanların çoğunluğunun; yasalara bağlı, haklara ve birbirinin kişiliğine saygılı, iyi birer vatandaş olmasını; eğitim veya ceza yoluyla sağlamak, devletin asli görevidir. İnsanlar Eğitimle; Bilgili, bilinçli, ilkeli, idealist, erdemli, dürüst, fedakar, anlayışlı, barışçı, sayğılı, sorumluluk sahibi olur. Cezadan amaç, insanları; duyarlı, sabırlı, dikkatli, planlı, prensipli, tedbirli, düzenli olmaya,ipretle düşünerek,öngörüyle hareket etmeye yöneltmektir. Lakayıt, rastgele, aceleci, düşüncesiz, hoşgörüsüz, saygısız davranıp; toplum kurallarına karşı gelen, dolayısıyla iyi bir vatandaş olmayan; toplumdan anlayış, birinci sınıf vatandaş muamelesi; bekleyemez ve iyilerin hakkına sahip olamaz. Kamu görevlileri, iyi vatandaşa saygılı, kötü vatandaşlara ise adalet ölçüsünde kurallara göre davranır. Ancak ceza verirken dahi; fiziki, psikolojik baskı, eziyet ve işkence yapamaz. Sabıkalılık; akledip düşünmeyen,sorgulamayan,öğüt dinlemeyen,ipret almayan, ahmak, öngörüsüz, cahil, halk düşmanı kişilerin;özgür iradeleriyle yaptıkları;kötü bir tercih,yanlış seçimdir. Sonucunada katlanmak zorundadır.Suçlular affedilemez,sabıka kaldırılamaz!Suçlu affı; İyilere hakaret, Toplum düzeni ve Adaletin temeline, dinamit koymaktır!
A- SABIKALILARIN Yapamayacağı İşler ve Kullanamayacağı Vatandaşlık Hakları:
Devlet; topluma düşman, kanunlara saygısız,insanlara kötülük yapan; suçlu ile yasaya bağlı, suçsuz, iyi insana; eşit ve aynı şekilde davranamaz! İyi ile kötüyü ayırmak zorundadır. Mazlumla- zalimi bir tutmak, mazluma zulümdür. İşlenen bir suç, insanın hayatını, tümüyle değiştirir. Ceza,kişinin durumu ve haklarınıda etkiler,değiştirir! Sabıkasız iken bu hakları elde edenler, sonradan sabıkalı durumu düşüp, yeterliklerini kaybedince; ruhsatları iptal edilir ve burada sayılan,TC Vatandaşlık haklarını, birdaha asla kullanamaz.
1. Sabıkalılara, sürücü belgesi verilmez, varsa iptal edilir,
2. Bulundurma ve taşıma türü, silah ruhsatı ve av tezkeresi verilmez, varsa iptal edilir ve silah başkasına devredilir,
3 . Kendi adına işyeri açamaz,
4. Anonim ve Limitet şirket kurucu üyesi ve ortağı olamaz,
5. Mesul müdür olamaz,
6. Müteahhitlik ve taşeronluk yapamaz,
7. Meslek odasına kayıt olamaz, kayıtlıysa sabıka alınca; meslek oda ve kuruluşundan çıkarılır. Örneğin: Eczacılık, doktorluk, mühendislik gibi, belirli bir eğitim sonucu, elde edilen ve bir meslek ve sanatı yapma hakkı veren; diploma, sertifika, izin belgesi, iptal edilir.
8. Baroya kayıt olamaz, avukatlık, hakimlik, noterlik, savcılık yapamaz, sabıka alanlar barodan çıkarılır.
9. Kendine yasak olan işleri, sabıkasız kişiler adına, vekaleten de yapamaz,
10. Yurt dışında da benzer davranışta bulunarak, TC vatandaşlarına leke getirmemesi için pasaport verilmez, varsa geri alınır,
11. Özel veya devlet, temel eğitim okulları ve üniversitelerde; öğretmen, öğretim üyesi ve öğretim görevlisi olamaz, sabıka alanlarda tazminatsız olarak, işten çıkarılır.
12. Atanmış, İstisnai ve Seçilmiş Devlet Memuru olamaz, sonradan sabıka alanlarda; derhal ve tazminatsız, memuriyetten çıkarılır. Bu karara karşı, Yargıya gidilemez.
13. Siyasi parti üyesi olamaz, sabıka alanlar üyelikten çıkarılır.
14. Dernek ve vakıf üyesi olamaz, sabıka alanlar üyelikten çıkarılır.
15. Eski mahkumların işe alınması çok yanlış, derhal bu yasa hükmü kaldırılmalı. Bu uygulama, hem kanunlara saygılı, erdemli kişilere hakaret, hemde eski mahkumun işe alındığı kurum amiri ve orada çalışan memurlara haksızlık, zulüm. Ben,eski hükümlülerden; devlete, millete teşekkür edip, görevini, gereğince yapanı hiç görmedim!Gece bekçiliği yaptırılan, eski bir mahkum;görevini gereğince yapmadığından,uyaran müdüre;”kafam zaten bozuk,senide vurur,intihar ederim..!”
B- SABIKALILARIN- Hükümlülerin Yapabileceği İşler:
-Madde (A)’da sayılmayan işler: Örneğin; Tarım, ziraat, hayvan yetiştiriciliği, inşaat işçiliği ile yabancı dilden çeviri, yazarlık, müzik ve ressamlık yapsın.
-Özel Sektör ile Sipor Kulüpleri, hükümlü- sabıkalı çalıştırma konusunda, serbest bırakılmıştır. Sabıkalı duruma düşen; idari ve teknik personel veya işçi ve siporcunun; isterse, tazminatsız olarak derhal görevine son verebilir, dilerse kalıp çalışmasına izin verir. Bu karara karşı, Yargıya gidilemez.
CEZADA GENEL PRENSİPLER:
1. Gerçek ve tüzel kişilere veya mallara verilen, gerçekleşmiş; fiziksel, maddi kaybın ve ekonomik zararın tamamı, suçluya karşılattırılır.
2. Ayrıca, suçlulara; işlediği bir suç için; l ay ile 10 yıl arasında hapis cezası verilir. Bir kişinin pişmanlık duyup, ibret alıp akıllanması için aslında; bir haftalık hapis cezası bile yeterli. Ancak bazıları, 5-20 yıl hapiste kalmalarına rağmen, hiç etkilenmemiş, hapisten çıktıktan sonra da; yanlış davranışlarını sürdürmüştür. Fakat, sayıları çok azda olsa pişmanlık duyup, ıslah olmak isteyenleri; 5-20 yıl gibi bir süreyle cezaevinde tutmanın topluma bir yararı yoktur. Aynı şekilde; ikinci, 5.ci, hatta 28.ci defa sabıka alan, toplum düşmanlarınında; serbestçe ortalıkta dolaşması yanlış. Katmerli sabıkalıları, yakınlarıyla hiç görüştürmeden, cezaevinde tutalım; Yeni suç işlemelerini ve iyi insanlara tekrar zarar vermelerini önlemiş oluruz. Bu, Devletin; İyi Vatandaşına bir vefa borcudur. Sabıkalı suçlulara,ceza indirimi uygulamak,yada tutuksuz yargılamak,çok yanlıştır.
3. Suçlulara, hapis cezası dışında ayrıca, hazine lehine para cezası verilir. Para cezaları, Brüt Asgari Ücretin katları şeklinde düzenlenmiştir. Cezalar, bir BAÜ tutarı ile BAÜ'nün 100 katı arasıdır. Hapis cezası, paraya çevrildiğinde; bir aylık ceza karşılığı bir BAÜ, bir günlük hapis cezası karşılığı ise BAÜ'nün otuzda biridir. Eski TCK’ ya göre ise bir aylık hapis cezası karşılığı; 150 bin TL'dir!(*l abd doları; 136 bin TL ve brüt asgari ücret; 17 milyon TL iken. Enflasyona ve TL’nin satınalma gücüne dikkat edin! Sözde TC’yi yönettiğini sananlar, parayı pula döndürmüştü. )
4. Bir kişiyi para vererek, aldatarak, tahrik ederek veya zor kullanarak suça azmettiren, suç işlemeye yönlendirende; suçu işleyen gibidir, işleyenle birlikte yargılanır ve aynı ceza verilir.
5. Zorla veya aldatma suretiyle cinsel taciz suçu; aile üyelerinden birine, hatta hayvanlara karşı bile işlenmiş olsa, suçun mahiyeti ile tecavüzcüye verilecek, ceza miktarı değişmez.
6. Ceza indirimi, evde gözetim hapsi, kamuda zorunlu çalışma, verilen hapis ve para cezasının uygulanmasının ertelenmesi, paraya çevrilmesi veya şartlı tahliye ile bırakılmada temel şartlar: sabıkasızlık, suçun ayrıntısıyla açıklandığı; pişmanlık ve verilen zararın karşılandığı; iyi haldir.
7. Ceza evlerinin, oda-hücre tipi yapılması, koğuş tipi cezaevi uygulamasından vazgeçilmesi, hükümlülerden hapiste yattıkları günler için her ay sonu yemek ve yatak ücreti alınması.
8. Hazine lehine para cezası ve cezaevi ücretini, imkanı olupta ödemeyenler, ceza süresince, ceza karşılığı olarak, kamu hizmetlerinde çalıştırılır. Çalışmayanlar tekrar cezaevine konulur.
9. Kötü davranış, dövme, yaralama, işkence suçu; aile üyelerinden birine, hatta hayvanlara karşı bile işlenmiş olsa, suçun mahiyeti ve suç işleyene verilecek, ceza miktarı değişmez.
DEVLET MEMURLARININ YARGILANMASI:
1- Atanmış (memur, şef ve diğer unvanlı personel), istisnai görevli (bakan, daire başkanı, elçi, konsolos, müdür, uzman) ve seçilmiş (milletvekili, belediye başkanı, muhtar, ihtiyar heyeti üyesi) devlet memurları; görevleri süresince, görevinden dolayı olmasada, görevliyken işledikleri adli suçlardan dolayı; hiç bir yerden izin alınmaksızın,genel hükümlere göre, doğrudan yargılanır. 12 aydan daha uzun süreli, hapis cezası alan ve cezası kesinleşerek, sabıkalı duruma düşenlerin; devlet memuriyetine son verilerek, tutuklanıp cezaevine konulur. Memuriyet sınıf ve grubunun; atanmış, istisnai veya seçilmiş olmasına bakılmaz ve görev süresinin bitmesi beklenmez.
2- Savcı ve hakimler; soruşturma ve yargılama için; hiç bir yerden izin almazlar. İşçi, işveren, çiftçi, memur, tüm TC vatandaşları hakkında; ihbar, şikayet, basın yoluyla veya bizzat, suç işlediklerini öğrendikleri anda, hemen soruşturma başlatıp, dava açarlar. Ancak şüpheli,suçlu,sanık, davalı; memur olduğunu açıklayınca; savcı ve polisçe; isim ve adres tespiti yapılıp, ilgili kamu kurumuna, memur kimliği doğrulattırıldıktan sonra, serbest bırakılır ve tutuksuz olarak yargılanır. Polis, savcı veya hakim; devlet memurunu; polis müdürlük ve karakoluna, veya adliyeye götürüp; ifadesini alamaz, sorgulayamaz ve tutuklu olarak yargılayamaz. Memur olduğu öğrenilen; zanlıya; hakkındaki suçlama, iddia; yazılı olarak tebliğ edilip, 10 gün içinde yazılı savunma vermesi istenir. Ayrıca varsa konuyla ilgili belgelerin eklenmesi ve olayı en iyi bilen; iki tanığın, isim ve adresinin yazılması hususu da tebligatta açıklanır. Memur; tanınan bu sürede savunmasını, yazılı olarak verir, veya kendini mahkemede; sorgulama, kovuşturma, yargılama ve temyizde; avukatı aracılığıyla savunur.
3- Devlet memurlarına verilen; 12 ay dahil hapis cezaları, paraya çevrilir.
4- Ayrıca, 1 ile 5 yıl ve daha az süreli, hapis cezaları ile alınamayan para cezaları ( ödeme gücü yoksa); ev hapsine- evde gözetim cezasına veya kamusal hizmetlerde zorunlu- ücretsiz çalışmaya çevrilir. Devlet memurları kural olarak, hapis cezalarını, evde çekerler. Ancak, evden ayrıldığı belirlenenlerin, Savcılıkca; Ev gözetimleri iptal edilir ve kalan cezalarını, hükümlü olarak cezaevinde tamamlar. Polis, en az haftada bir kez, ev hapsi verilen hükümlüleri;evinde denetleyip, gözetip kontrol eder. Bu kişilerin ayaklarına, elektronik cihaz takılabilir.
TUTUKLU VE TUTUKSUZ, YARGILAMA ESASLARI:
A.Tutuksuz Olarak Yargılanacaklar:
-Durumu,burada sayılan şartlardan;bir veya bir kaçına uyan,şüpheliler;Tutuksuz olarak yargılanır: a. Sabıkasız olmak, temel şarttır, ayrıca;
b. Atanmış, istisnai görevli veya seçilmiş, devlet memuru olmak,
c. Temel eğitim Okulu veya Üniversite öğrencisi olmak,
d. Askerlik yapıyor olmak, (Er ve Erbaşlar)
e. 15 yaşından küçük, veya 55 yaşından büyük olmak,
f. Meslek Odasına kayıtlı;Düzenli,adresi belli,yasal,meşru, topluma yararlı,bir iş yapıyor olmak,
g. Olay sırasında alkol almamış olmak,
h. Kasıt grubu dışındaki suçlardan, birini işlemek,
i. İyi niyetli olmak, ölçüsü: Karşılıklı-iki taraflı suçluluk olaylarında; olayı başlatan olmamak. Bu adli olaydan daha çok zarar gören, kötülük yapılan taraf, veya haklı olmak. Olaydan pişmanlık duyup; suç olayını ve suça ilişkin; bilgi ve belgeleri, doğru ve tam olarak, açıklayıp vermek. Sebep olduğu zararı,kaybı, kendiliğinden karşılayıp gidermek.Haksız alınan malı,parayı iade.
j. Yabancı uyruklu olup, kasıt grubu dışında bir suç işlemek.
k. Kendiliğinden, isteyerek adalete teslim olmak.
B.Tutuklu Olarak Yargılanacaklar:
1-İnsanlar prensip olarak tutuksuz yargılanırlar. Ancak, suçlu ile suçsuz, sanık ile tanık ve mağdur, davacı ile davalı, suç işleyen ile hata yapan, görevini ihmal eden ile kötüye kullanan; aynı olamaz ve bir tutulamaz. Yargı; yasaya saygılı, mazlum, güçsüz, iyi niyetli olanı, kötüye karşı korur. Adaleti, toplumsal barışı ve huzuru sağlamak için de koruması gerekir. Suç işlemeyen iyi vatandaşlar, yasa önünde, hukuken eşit haklara sahiptir. Kamu görevlileri, iyi vatandaşlara; güler yüzlü, saygılı davranmak ve yardımcı olmakla yükümlüdür. Toplumsal kurallara karşı çıkan, suç işleyen kişilere ise kuralları uygular, ancak baskı ve işkence yapamaz.Vicdanını kurutup,Suç işleyen, yaptığı kötülüğün karşılığını; adaletin sağlanması için yasaya uygun,ceza alarak görür.
2-Türk Hukukunda tutuksuz yargılanma için; kefil gösterilmesi veya zanlı ve sanıklardan; parasal teminat-kefalet parası alınma sistemi yoktur. Bu yöntem adil ve gerçekçi değildir. Çünkü bol para genelde mafyacı, terörist, kaçakçı gibi, yasadışı iş yapan kişilerde vardır. Hakimler, savcıların; suçlunun önceki durumu, suçun çeşidi ve ağırlığı gibi, hususları dikkate alarak yapacağı, öneri üzerine; sanığın; tutuklu, veya tutuksuz yargılanmasına karar verir. Suç olayı ve suçluluğu kesinleşmeyen, suçu işlediğine ilişkin,hakkında;kamera görüntüsü,parmak izi,görgü tanığı-şahit veya yeterli kanıt-delil bulunmayanlar, tutuklanamaz.
3-Durumu Bu Şartlardan Birine Uyanlar, Tutuklu Olarak Yargılanırlar:
a. Sabıkalılar,
b. Kendiliğinden teslim olmayıp, güvenlik kuvvetlerince yakalananlar,
c. Kaçarak, adli inceleme ve kovuşturmaya gelmeyeceği anlaşılanlar,
d. Terör örgütü militanları, ölümlü olay zanlısı, organize suç örgütü üyesi; mafya ve çete gibi,
e. Bürüt Asgari Ücretin 50 katı üzerinde, karşılıksız çek düzenleyen veya bu miktarın üzerindeki senetli borcunu, gününde ödemeyen,
f. Hırsızlık, kapkaç, gasp, dolandırıcılık ve sahtecilik suçu failleri,
g. Fuhuş yaptıran ve bu tür yasa dışı iş ve yerlerde çalışanlar,
h. Uyuşturucu; yetiştirici-üretici, imalatçı, satıcı ve kaçakcıları,
ı. Silah,Alkollü içki,Sigara,Petrol ve Elektrikli eşya,araç gibi,Kaçakçılık olayı zanlıları,
i. Kumar oynatanlar ile bu tür yasadışı iş ve yerlerde çalışanlar,
j. İzinsiz, ormandan kesim yapan ile orman, ekin , harman, ot veya devlete ve kişilere ait; ev,araç yada işyerini yakanlar,
k. Dikkatsiz, tedbirsiz, uykusuz, hatalı sollama veya aşırı hız yaparak, alkollü halde araç kullanarak, veya tehlikeli şekilde araç sürerek; ağır yaralamalı veya ölümlü trafik suçu işleyenler,
1. Fiziki güç, sopa, bıçak, taş, silah vs. kullanarak toplumun huzur ve düzenini bozan, ev, işyeri, okul veya araçlara zarar verenler,
m. "On gün iş gücüne mani ve on günde iyileşir" teşhisinden daha uzun süreli, rapor verilecek şekilde, ailesinden biride olsa, bir kişiyi döven ve yaralayanlar,
n. Av mevzuatına uygun şekilde ve av mevsiminde yapılan, avcılık sporu dışında, bir hayvana kötü davranan, yaralayıp öldüren veya karada, akarsu, göl ve denizde; yasadışı ve yasaklanmış şekilde avcılık yapan. (*Olta ve serpme ile balıkçılık; yasaklanamaz ve suç sayılamaz.)
o. Şehir içinde veya insanlar arasında, meşru müdafa amacı ve görevi dışında, silah kullananlar,
ö. İnsan kaçırma, şantaj, tehdit, ırza tecavüz suçu işleyenler ile yasadışı organ nakli işine karışanlar.
CEZA İNDİRİMİ UYGULAMASI VE HÜKÜMLÜLERİN ŞARTLI TAHLİYESİ:
1.Ceza İndirimi: Hakimler, bu unsurlardan bir veya bir kaçının varlığı halinde, sanığın durumu, davranışları, suçun işlendiği ortam ve sebeplerine bağlı olarak ve sanığın isteğide dikkate alınarak, sanığa verilen; hapis ve hazine lehine para cezasını; 1/5'ten, tamamına kadar indirir, hapis cezasını paraya çevirir veya verilen ceza kararının uygulanıp yerine getirilmesini (infazı) erteler (tecil) yada verilen hapis cezasını; ev hapsine- evde gözetime yada Kamusal hizmetlerde ücretsiz, zorunlu çalışmaya değiştirir. Ancak karşı tarafa verilen, maddi zararı (parasal eksilmeyi) karşılamaya yönelik olarak, belirlenen;tazminat miktarında indirim yapılamaz ve tazminat ödenmesi ertelenemez. Kanunun suç saydığı bir eylemi, yasa dışı bir amaç, kuruluş, kişi adına veya çıkar sağlamak için yapan ve verdiği ifadesi, pişmanlık unsurlarını taşımayanlar ile polisin; araştırma ve takip sonucu, yakaladığı suçlular; ceza indiriminden yararlanamaz.
2.Ceza İndirim Sebepleri:
a. Savunma-meşru müdafaa hali: kendisini, yakını veya bir başkasının canı, namusu veya malını, tecavüzden koruma; endişe, düşünce ve davranışı içindeyken, bir kişiye veya çevreye, zarar vermek suretiyle suç işlemek; ceza 4/5 oranında indirilir,
b. Çağrı üzerine, polis, asker ve diğer kamu görevlilerine; yardımcı olurken, suç işlemek: ceza 4/5 oranında indirilir,
c. Meşru müdafaa hali sırasında, zarar verilen saldırganın; daha önceden cinayet, örgütlü terör, sapıklık, ırza tecavüz, yasa dışı, mafya tipi faaliyet, hırsızlık gibi bir suçtan, hüküm alıp sabıkalı, veya aranıyor olması,yada deli (akıl hastası) olduğunun anlaşılması veya bu olaydan sonra, bu nitelikleri sayılan, kişilerden olduğunun, tespit edilmesi: ceza 4/5 oranında indirilir.
d. Sanığın sabıkasız, iyi niyetli, geçmişteki olumlu hali, iş güç sahibi, evli, eğitim görmüş olması, suçun oluş ve işleniş şekli, veya bir daha işlemeyeceği, kanaatini uyandırması hallerinde: 12 aya kadar verilen hapis cezaları; paraya çevrilip ertelenir, 5 yıla kadar cezalar paraya çevrilir, daha uzun süreli cezalar ise 2/5 oranında indirilir ve ev hapsine çevrilir.
e. Sanığın meslek, sanat veya işi nedeniyle; toplumda saygın bir yere sahip olması: ceza 1/5 oranında indirilir.
f. Sanığın; yazılı şekilde veya tanık huzurunda, aşırı derecede kışkırtılıp, suç işlemeye tahrik edilmesi: ceza 1/5 oranında indirilir.
g. Sanığın yaşının, 18'den küçük olması nedeniyle; aldatılıp suça yönlendirilmesi veya suç işlenmeye zorlanması. Ancak sanığı kandıran, veya zorlayan, aynı suçtan birlikte yargılanır. Bir saçu işleyebilen, cezasınıda çeker. Yaşı küçük sanığın, sabıkasız olmak şartıyla; cezası, sadece 1/5 oranında indirilir. Yaş küçüklüğü için daha çok indirim yapılması veya 15 yaşın altındakilere ceza muafiyeti tanınması, çocukların suç işlenmesinde kullanılmasına yol açar. Bu nedenle 18 yaşın altındaki çocuk ve gençler; bölge ceza evlerinin, çocuk suçlular bölümüne konur. Suçlu çocuklara, cezaevinde; isterlerse,okuma yazma, temel eğitimi verilir ve istekli olanlar ile kurallara uyanlara; bir iş,sanat, meslek öğretilir.
h. PİŞMANLIK; sadece, "yaptığıma pişmanım, özür dilerim" gibi, sözle veya takım elbise giyilip, kıravat takılarak gösterilmez, bu unsurları taşıması gerekir:
l) Kendiliğinden teslim olmak,
2) Suçu kabul etmek (ikrar)
3) Olayı teferruatı ile anlatmak, gerekirse keşfinde uygulamalı göstermek,
4) Suç delillerini teslim etmek veya göstermek,
5) Sanığın, karşı tarafa verdiği zararı, ödemeyi kabul ederek, kendiliğinden karşılayıp gidermesi,
6) Varsa, zorlayıp aldatarak, kendisini suça azmettirip, yönlendireni söylemek,
7) Zarar verilen tarafın, davacı olmaması veya şikayetinden vazgeçmesi,
8) Varsa suç ortakları veya önceden işledikleri suçlar hakkında; doğru ve yararlı bilgi vermek, onlar aleyhine tanıklık yapmak,
9) Terör olayları, uyuşturucu, silah kaçakçılığı gibi topluma yönelik, örgütlü, organize, toplu suçlarda, suç arkadaş ve ortaklarının;ad ve adresleri ile eylem planlarını açıklamak, örgüt binalarını göstermek ve yakalanmalarını sağlamak: Vereceği bilginin önem ve kullanabilirliğine göre; hakim, sayılan unsurlardan bir veya birkaçının bulunmasına ve her olay ve kişi için ayrı değerlendirme yapılmak üzere ve savcının teklifine göre, verilen cezalarda 1/5'ten 4/5'e kadar indirim yapar.
i. Sanığın akıl hastası (deli) olması: psikolojik engellilerde normal şekilde yargılanır ve ceza verilir. Ancak uzman doktorca, ileri derecede ve sürekli akıl hastası, olduğuna ilişkin rapor verilenler; zorunlu olarak, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanelerine yatırılır ve ceza süresince tedavi görür. Cinayet işleyen ve tedavisi mümkün görülmeyen, saldırgan davranışlı hükümlüler, yeni suç işlememesi için, ölünceye kadar, toplum içine serbest bırakılmaz, hastanenin ilgili bölümünde gözetim altında tutulur.Akıl hastalarını suç işlemeye yönlendirenler; akıl hastalarıyla birlikte yargılanır. Akıl hastalığı ceza indirim sebebi değildir. “Sürekli akıl hastasıdır”, raporu alanlar; işyeri açamaz, devlet memuru olamaz. Hiçbir insan, 7 gün 24 saat, akıllı veya deli değildir. Şartlara, duruma göre, ruhsal durumu değişir. Devlete ait sağlık kurumlarında, akıl hastalarını sakinleştirici ilaçlar ve iğneler; ücretsiz olarak verilip, yapılır.
j. Kusursuz sorumluluk; ihmal, kabahat, hata, kusur veya kasıt unsuru olmadığı halde, zarar vermek: ceza 2/5 oranında indirilir.
3. Mahkumların Şartlı Tahliyesi ve Kamusal Hizmetlerde, Ücretsiz Zorunlu Çalışma:
a) Cezaevinde cezasının; 1/3'ünü veya yarısını yatan hükümlülerden; kurallara uyumlu olup, iyi hali görülen ve dışarı çıktığında, tekrar suç işlemeyeceği kanaati oluşturanlar, şartlı tahliye hükümlerinden yararlandırılır.
b) Paraya çevrilen hapis cezasını, veya hazine lehine verilen para cezasını, veya yemek ve yatak ücretini ödeyemeyen mahkumlar, bu borçlarını; kamusal hizmetlerde, ücretsiz, zorunlu çalışma yaparak ödeyebilirler.
c) Suçluların yeniden topluma kazandırılması ve onların üretici olabilmesi için: Daha önceden sabıkası olmamak şartıyla; cezasının üçte birini, hapiste geçiren ve ödeme gücü olmayan hükümlüler; işlediği suçun cinsi, özelliği, psikolojik durumu, davranışları gibi hususlar dikkate alınarak, cezaevi şefinin teklifi ve cezaevi savcısının onayıyla, ceza süresince; kamuya yararlı işlerde, ücretsiz çalıştırılmak üzere, şartlı tahliye edilir. Görevlendirildikleri kamu hizmetinde; haftada en az 3 gün ve günde de 3 saat çalışmak zorundadır. Bu çalışma ceza karşılığıdır; verilen hapis süresince zorunlu olarak çalıştırılır. Sigorta yapılmaz, prim yatırılmaz ve hiçbir ücret ödenmez. Diğer gün ve saatlerde; hububat tarımı, hayvancılık, bahçe, sebze üretim faaliyetleri gibi kendi işini yapabilir veya inşaat ve temizlik işleri ile bir özel işyerinde çalışabilir. Serbest sigortalılığa kaydolup, SGK’ya sigorta pirimlerini yatırabilir.
d) Hapis cezası, paraya çevrilip ertelenen, veya şartlı tahliyeden yararlanarak, cezaevinden çıkanlar; ertelenen veya kalan süresi içinde; yeni bir suç işler, veya verilen kamu hizmetlerini gereğince yapmazsa, ertelenen para cezası alınır, veya şartlı tahliye kararı kaldırılarak, yeniden cezaevine konur. Şartlı tahliyesi iptal edilenler, ikinci defa bu haktan, tekrar yararlandırılmaz. Sabıkalılara, yeni suçları nedeniyle verilen hapis cezaları; paraya çevrilemez, ertelenemez ve şartlı tahliye hükümleri uygulanmaz.
e) Şartlı Tahliye Hükümlerinden Yararlandırılanların, Çalıştırılabileceği Kamu Hizmet Çeşitleri: Üniversite ve Temel eğitim okulu, sipor sahası, ağaç dikimi, park bahçe, orman, milli park, piknik alanları, yol, kaldırım, çiçek ve ağaçların bakım ve sulaması, tarihi eser, hastahane, huzurevi ve diğer kamu binaları temizliği ile Kamu binalarının geceleri ve tatil günlerinde; dış korunması. Mesai saatleri dışında, kamu kurum binalarının, giriş ve oda kapıları ile masa ve dolaplar kilitlenir.
f) Beş yıla kadar, 5 yıl dahil, kesinleşmiş hapis ve ödenemeyen para cezaları; hükümlü isterse; Para cezasına çevrilir veya Ev hapsine- Evde gözetime, yada Parkbahçe, sipor sahası, okul, hastane bahçesi gibi kamusal alanlarda: Ücretsiz Çalışma Yükümlülüğüne dönüştürülür. Buna Savcılık, karar verip uygular, hükümlüyü; polis vasıtasıyla gözetip denetler.
TAZMİNAT CEZALARI:
-Sanıkların, gerçek veya tüzel kişilere verdikleri; gerçekleşmiş, fiziksel, maddi ve ekonomik zararın ödettirilmesine ilişkin, yargı kararlarının uygulanması ertelenemez. İcra infaz şeflikleri, tazminatları; sanıklardan en geç bir ay içinde alarak, zarar görene öderler. Ancak tazminat tutarı, veya sanığın ödeme gücü dikkate alınarak, taksitle ödeme kararı verilip, bir ödeme planı yapılabilir. Fakat yıllık taksit sayısı üçü ve ödeme süresi 5 yıllık bir dönemi geçemez. Taksitli ödeme kararlarında; aylık tazminat ödeme tutarı, BAÜ’ye göre düzenlenir. Tazminat ödemelerinde taksitler geciktirildiğinde, aylık % 5 gecikme cezası uygulanır.
-Verilen tazminat cezası, hapse çevrilemez. Suçlunun hapiste yatmasının zarar görene bir faydası yoktur. Adalet, ancak verilen zarar giderilirse, karar yerine getirilirse sağlanabilir. Tazminat cezası; zarar verilen gerçek veya tüzel kişinin, gerçekleşmiş maddi kaybının, parasal olarak karşılattırılması şeklinde uygulanır. Türk Hukukunda: Gerçek zarar karşılatılır. Manevi tazminat davası kabul edilmez ve manevi tazminata hükmedilemez.
-Evlilliği sonlandırma-Boşanma Tazminatı;Haksız Boşanma nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürenler, Mahkemede dava açarak,Boşanma Tazminatı isteyebilir. Hakim; nedenlere ve tarafların mali durumuna bakarak;Evli kaldıkları her yıl için; 1 BAÜ ile 4 BAÜ arası,Tazminata karar verir.
İCRA, HACİZ, İNFAZ İŞLERİ:
1-Borçlu kişinin malı yok veya yetersizse ve eşi ile çocukları adına, kayıtlı mal varsa; bunlar haczedilerek, borcu veya tazminat cezası alınır. Ancak eşinin evlilik öncesi elde ettiği veya ailesinden miras kalan mallar, haciz işlemi dışında tutulur. Haciz işlemi konusu mallar; evlilikten sonra, eşlerin sahip olduğu, mallardır.
2-Devlet ve kişi alacaklarının tahsilinde, icraya verilen borçlu; şirket sahibi ise şirketteki hisseleri, ayrıca sahip olduğu; lüks ev eşyaları, bankadaki mevduat hesabı, borsadan aldığı hisse senetleri, şirket ve adına kayıtlı motorlu taşıt araçları ile kullanım hakkı bulunan; bina, arsa ve arazi gibi taşınmazlar, icra ve haciz işlemi konusudur. Ancak işyerindeki üretime yönelik iş makine, alet ve cihazlar haczedilmez.
3- Bir kişinin; iflas veya konkardato istediği, borç yaptığı,yada tazminat cezasına çarptırıldığı işi yapmaya başladıktan sonra; eşi, çocuğu, ana, baba ve kardeşine sattığı,senet verip;kendini borçlu, onları alacaklı gösterdiği çek ve senet iptal edilir, onlar adına para ödeyip aldığı veya hediye yoluyla devrettiği, tespit edilen tüm mallara; hileli ve kötü niyetli davranışı nedeniyle el konulup, haczen satışı yapılarak; çek, bono, ceza borcu ödettirilir, veya verdiği zarar karşılattırılır. Ancak borçlu yakınları, kullanım hakkına sahip oldukları; para ve mallarını, elde ettikleri kaynağı; mantıklı olarak açıklayıp gösterip, yasal ve meşru yoldan kazandıklarını belgelerse, el konulamaz.
ÇEK, SENET, BONO VE KEFALETLE İLGİLİ HUSUSLAR:
-Mevzuat hükümlerine uyulmadan, veya aykırı olarak düzenlenen; sözleşme, senet, borç, alacak vb belgelerin, hukuki geçerliliği yoktur ve Yargı konusu yapılamaz. Kefillik işlemlerinde de bu hususlara uyulur.
- Çek, senet, bono, kefalet gibi, borç- alacak durumunu gösteren, kıymetli evrakın düzenlenme esasları: Kıymetli evraklar, basılı standart formlardır.
a) Bir ile 5 BAÜ arası miktarda olanlar:
- Borçlu, kıymetli evrakı;düzenleyip imzalarken; adı, soyadı ile ödeme tarihi, borç miktarı ve vatandaşlık kimlik sicil numarasını, bizzat kendisi yazacaktır.
b) BAÜ'nün 5-50 katı arasında olanlar:
-Kıymetli evrakta; borçlunun, kendi el yazısıyla yazacağı; adı soyadı ile ödeme tarihi, borç miktarı, vatandaşlık kimlik sicil numarası ve imzası ile birlikte; borçlunun göstereceği bir tanığın da; adı, soyadı, vatandaşlık k.s.numarası ve imzası bulunacaktır.
c) BAÜ'nün 50 katı ve daha fazla miktarlı olanlar:
- Bu miktar ve üzerindeki kıymetli evraklar, noter huzurunda düzenlenir ve arkası noterce tasdik
edilir.
d)Çek ve Borç Senetleri;üzerinde yazılı olan, ödeme tarihinde geçerlidir.
e) Bir BAÜ tutarını geçen çek ve senetlerde, alacaklı adının gösterilmesi zorunludur. Bu miktarın
üzerindeki çek ve senetler, hamiline mahsus düzenlenemez.
f) Bir BAÜ’ye kadar mal satış ve hizmet bedelleri için pos cihazından fiş verilir, yada matbu satış fişi kesilir. Bir BAÜ’yü geçen, satış ve ödemeler için Fatura düzenlenir.
GENEL SEÇİMLER VE SEÇİM KURULLARI:
-Milletvekili Seçimleri ile Yerel Yönetim (Belediye Başkanlığı, Muhtarlık ve İhtiyar Heyeti Üyeliği) Seçimleri; Genel Seçimler adı altında birlikte, Yargının yönetimi ile Basının gözetiminde yapılır.
-İl ve ilçe Seçim kurulu üyeleri:
a)Hukuk mahkemesi Savcısı (Seçim kurulu başkanıdır),
b)Adli işler müdürü,
c)Tirajı en yüksek ulusal gazete yada yöresel tv’ nin; O İl veya İlçe Temsilcsi, Yada; O İl veya İlçedeki en kıdemli Basın Mensubu,
d)Hilal Partisi Temsilcisi,
e)Ulusal Sosyalist Parti Temsilcisi
ÖNEMLİ KONULAR
A- KAÇAK MAL YAKALAYANLARA, VEYA SUÇLUYU İHBAR EDENLERE;
TAZMİNAT-PARA ÖDÜLÜ VERİLMESİ, YANLIŞLIĞI!
Uyuşturucu, silah, altın, tarihi eser, dayanıklı tüketim malı kaçakçılarını, veya teröristleri ihbar eden, sivil vatandaş, veya yakalayan polis, asker ve diğer kamu görevlilerine, parasal ödül verilemez. Yıllarca halktan ihbarcı, veya memurlara tazminat ödenmiş, fakat bu tür suçlarda; hiçbir azalma görülmemiştir. Suç işlenmesini önlemek, veya suç işleyenleri yakalamak, güvenlik kuvvetlerinin asli görevidir. Yasadışı iş yaparak, devlete ve millete zarar veren, halk düşmanlarının; bu tür kötü işlerini öğrenen vatandaşların, bunları güvenlik kuvvetlerine bildirmesi, bir yurttaşlık ve insanlık görevidir. Bu muhbirlik, müzevirlik, casusluk veya hainlik gibi, kötü birşey değildir. Ülkeye hizmet, devlete verilen vergiye sahip çıkmak, yasalara bağlılık, hukuka ve kendine saygıdır. Uyanık, bilinçli, ilkeli, duyarlı, cesur, tepkici, yurtsever bir vatandaş davranışıdır. Dürüst, cesur, namuslu vatandaşlar; haber vermeyi, yakalamayı ve yargılamayı, bir görev bilip karşılıksız yapmışlar ve yapacaklardır. Bu nedenle suçluları ihbar eden veya kaçak mal yakalayanlara, para ödülü verilmeyecektir.
B-BAZI MALLARIN, SATIŞ, DEVİR VE KİRA İŞLEMİ:
l. Konut ve işyeri binaları ile arsa, tarla ve arazilerin, kullanım hakkının; 1-5 yıl süreyle veya 40 yıllık dönem için; tahsis, kiralama ve devir işlemi; Belediye Tapu- Taşınmaz İşleri Dairesinde, Motorlu taşıt araçlarının ve silah gibi kıymetli malların satış ve devir işlemleri ise Noter huzurunda yapılır.
2. Noterlerce genel (umumi) vekaletname düzenlenemez. Yetki verilen konular; tek tek sayılır ve açıkça yazılır.
C-MEDENİ, RESMİ NİKAH:
1-TC Devleti sınırları içinde, Medeni nikah işleri ve resmi evlilik sözleşmesi; sadece Belediyelere bağlı Nüfus idarelerinde yapılır. Medeni nikahtan sonra kişiler dilerse, İbadethane veya evinde, din görevlilerine; dini tören ve nikah duası yaptırabilir. Belediyeler, Nikah- Evlendirme memuru olarak, İlahiyat mezunlarını görevlendirir.
2-İslam Dininin Kutsal Kitabı Kuranı Kerimde; Dini nikah veya İmam nikahı diye, bir hüküm yoktur. TC Devleti, yalnızca, Belediye Nüfus İdaresinde kıyılan; Resmi Nikah Akdini tanır, kabul eder ve korur. Kuranda; Erkek çocukların pipilerinin kabuğunun, Sünnet (Gelenek demektir) adı altında kesilmesi hususu yoktur. Bu bidat ve hurafe; tıpkı helal et, helal gıda, mezhep, tarikat, tasavvuf, sünnet,hadis,müçtehit,seyyit,şerif,şeyh-şıh,pir,dede,imam, mehdi, deccal, evli kadınların saçının görünmemesi,çarşaf, türban,sarık ile “MÜLK ALLAH’INDIR” İLAHİ KURALINA, aykırı özel mülkiyet kavramları gibi; Yahudilik, Hıristiyanlık,Budizm ve Mecusilik İnancından, İslama geçmiştir. *Ezbere dayalı eğitim;örneğin; Kuran,Sure ve Ayetlerinin ezberletilmesi;özellikle Arap dilini bilmeyen Müslümanların, aklını depreme uğratır; birdaha, akledip, düşünüp, sorgulayamaz. Yenilik, değişim ve ilerlemeye kapanır. Çıkarcı ruhban ve dinidarların; Allah ile aldattığı insanlar; Farklı düşünüp, soruna çözüm üretemez, geleceği öngöremez ve teknik buluş yapamaz? Madenleri, alınteri emekleri sömürülür,halk içsavaşla perişan olur. Akletmedikleri, geçmişten ve komşularından; ipret, öğüt almayıp, KURANIN; MÜSLÜMANLAR; BİRBİRİNİN, DİN KARDEŞİDİR Kuralına uymayıp; Birlik olmadıkları için Afganistan, Irak ve Suriye gibi,Cehennemi, daha Dünyada; sağken yaşarlar?
D-EVLİLİK VE SOYADI:
-Evlenen kadın ve erkeğin, soyadı değişmez. Bayanlar, evlilik sözleşmesinden sonrada; soyadı olarak, analarının aile ismini taşımayı sürdürürler. Çocuklar ise yalnızca ana soyadını alır.
-İslama göre; Çocuklar üzerinde; Ananın hakkı 3, Babanın hakkı ise birdir(*Bakımı,eğitimi için gereken, parayı kazanmak).Çocuğu; 9 ay Ana karnında taşıyan, doğuran, 2 yıl emziren, altını temizleyen, bakıp, büyüten, eğiten; kim ve Soruyorum! Hz İsa Peygamber; kimin soyadını alacak?
E-KARI KOCANIN, MAL EDİNME VE KULLANIM HAKKI:
-Hukukumuzda mal ayrılığı sistemi geçerlidir. Ancak, evlilik sözleşmesinden sonra elde edilen ve ortak kullanılan mallar, boşanma halinde; eski eşlere; eşit olarak paylaştırılır.
-Boşanma halinde kişiler; birbirine, aylık nafaka vermez ve toplu tazminat ödemez. Ayrılan kişiler, yalnızca Çocuklarına; 18 yaşına kadar, aylık nafaka ödemekle, yada bakmakla yükümlüdür.
F-VATANDAŞLARIN,DOĞUM VE ÖLÜM İŞLEMİ:
-Bu durumu öğrenen,Kamu Kurum Memurları;derhal ilgili form-basılı belgeyi doldurup,olayı Nüfus İdaresine; İnternet yoluyla,yada yazıyla bildirir.Bu durum dışındaki Doğum ve ölümleri ise Aile birey ve yakınları;ençok bir ay içinde Nüfusa bildirir.Vatandaşlar ise Kamusal Görev olarak,görüp duydukları, adli ve toplumsal olayları,Polise haber verir.
G-VERASET İLAMI:
-V.İ. almak için Mahkemeye başvurulmaz.Miras bırakanın ölümü üzerine;Aile fertlerinden biri,o yer Nüfus İdaresinden;Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği alır.Bu belge,V.İlamı yerine geçer.Tapu İdaresi, Bankalar,Borsa vb kuruluşlar;Mirası,Varislere;bu belgeye göre;paylaştırır,öder,işlem yapar.
H-VASİ VE KAYYUM TAYİNİ:
-18 yaşından küçüklere,akıl sağlığını yitirenlere ve sorunlu şirketlere; ana,baba,yoksa bir akraba, yada bir Avukatı; Vasi-Kayyum olarak; Savcı görevlendirir.Vasi ve Kayyum ataması için Mahkeme Kararı gerekmez.
YARGIYLA İLGİLİ, GENEL HUSUSLAR
l. Suç işleyenler, suç işledikleri yer Adliyesinde yargılanır ve aldıkları cezayı da bu yöre, il ve bölge cezaevinde çeker. Kesinleşen ceza kararının bir sureti; adli sicile işlenmek üzere, suçlunun nüfusa kayıtlı olduğu yer adliyesine gönderilir. Sanık kamu hizmetlerinden men edilse dahi, yinede başka kurum ve diğer adliyelere bildirilmez. Kişilerin sabıka kayıtları, yalnızca nüfusa kayıtlı olduğu yer adliyesinde tutulur ve kayıtlar buradan sorulur,yada internet;e-devlet yoluyla öğrenilir. İç güvenlik müdürlüklerinde, polis karakollarında; kişilerle ilgili inceleme dosyası, arşiv kaydı vs işlemleri yapılmaz ve bilgi fişi tutulmaz. Sadece arananlar ve faili meçhul adli olaylarla ilgili kayıt ve bilgiler bulundurulur. Öğrenciler veya işe girecek işçi ve memurlar için güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması yapılmaz, gerekirse;e-devlet yöntemiyle sabıka kaydına bakılır.
2.Yargılamanın Hızlandırılması ve Adaletin Sağlanabilmesi İçin;
- Davacı, davalı, şikayetçi, şüpheli, sanık, tanık ve bilirkişi gibi adli dava taraflarının ifadeleri, yeminli olarak alınır.
- Kişiler ve Avukatlar, davayı; dava konusuna ilişkin tüm bilgi, belge ve tanık ifadelerini CD veya Belleğe alıp, matbu-sıtandart Dava Dilekçesine ekleyerek açarlar. Dosya 2 nüsha olur; biri savcıya diğeri davalı veya sanığa verilir. Eksik belgeli dava dilekçeleri, kabul edilmez. Kamu davalarında, belge ve bilgileri, savcı toplar ve ifadeleri alır.
3. Yargılamayı hızlandırmak ve adaletin gerçekleşmesini sağlamak için Avukatların yürüteceği,
hukuksal görev ve hizmetler:
a) Müvekkilinin ve göstereceği, dava konusunu en iyi bilen iki olay tanığının, yeminli ifadesini almak. Alınacak bu ifadeler mahkemede geçerlidir. Savcı; gerekli görürse veya hakimin istemi üzerine, farklı hususlarla ilgili, ek bilgi,belge ister.Savcı,yeniden ifade alamaz!
b) Dava konusuyla ilgili araştırma, inceleme yapıp, gerekli bilgi ve belgeleri toplayabilir. Özel kuruluşlar ile resmi kurumlar; istenen belgelerin, tasdikli bir fotokopisini, CD veya bellek kopyasını vermek zorundadır. Belgenin aslı verilmez.
c) Gerektiğinde yeminli bilirkişi raporu hazırlatıp, dava dilekçe veya dosyasına ekler.
d) Bilirkişilere ve özel dedektiflere, olay yerinde araştırma, inceleme, keşif ve tespit yaptırıp, film ve fotoğraf çektirebilir. Savcı ve hakim, belge ve raporlarda bir çelişki görürse; ancak, yeniden keşif ve tespit yaptırabilir.
e) Dava konusu olayla ilgili, birinci derecede kanıt olarak sunmak üzere; fotoğraf, video kamera ile film çekimi yaptırabilir,Ses alma cihazına ses kaydettirebilir. Yani davaya ilişkin; yazılı, sesli ve görüntülü deliller, Avukat veya Savcılarca toplanır; CD ve Belleğe alınır.
f) Soruşturma sırasında ve sorgulamada; konuşma ve ifadeler;yazılır,belleğe alınıp kaydettirebilir,
g) Sorgulamada bulunup, gerektiğinde soru sorabilir,
h) Hakim ve savcılar gibi , dava, soruşturma ve yargılamayla ilgili bilgi ve belgeleri; Basın; tv ve gazete, telefon, faks, bilgisayar-internet ve benzeri araçlarla toplayabilir.
i) Avukatlar, aldıkları dava ile ilgili bilgi ve belgeleri toplamak için yanlarında; TC Vatandaşı, askerlik, polislik, tıp veya hukuk alanında yüksek öğrenim görmüş, sabıkası olmayan kişileri; dedektif ve teknik eleman olarak çalıştırabilir. Bunların, ilgili meslek kuruluşuna kaydolmaları ve yanlarında mesleki kimlik taşımaları zorunludur.
4. Hakimler, davaları; dosya üzerinde ve dosyadaki bilgi ve belgelere dayanarak, en çok 3 ay içinde karara bağlar.(*Adli Yargı,duruşmaları;eski Anayasa, Danıştay, Yargıtay ve Bölge İdare Mahkemeleri gibi, dosya üzerinden yürütür.) Vatandaşın verdiği standart- form dilekçe veya avukatların hazırladığı dava dosyası ile savcıların düzenleyip sunduğu, soruşturma-kovvuşturma dosyaları; hakimlerce incelenip karara bağlanır. Hakim; dosyadaki ifade ve belgelerde; çelişki veya eksiklik görürse; Savcıdan: Sadece ilgili dava tarafının çağrılıp,o konuda yeniden sorgulanmasını veya belge ve delilin, tekrar incelenip araştırılmasını ve eksikliğin giderilmesini ister. Kararını, dosyadaki ifade ve belgelere göre verir. Yargılanan; kişiden ziyade, yasaya aykırı bir olaydır. Sorgulama için prensip olarak; şikayetçi, davacı, ihbarcı, davalı, sanık, şüpheli veya özellikle tanıklar birlikte çağrılmaz. Gerektiğinde sadece, avukatı yada ilgili dava tarafı, çağrılıp dinlenir. Sanığın firarda olması;soruşturma,kovuşturma, yargılama, duruşma yapılmasına ve karar verilmesine, engel değildir.
5. Suç olayınının şüphelisi, sanık veya davalı; suçlamaları kabul etmiyorsa; şikayetçi, davacı veya avukatı, yada savcı; iddialarını, ispatla yükümlü ve sorumludur. İddia eden, delilini de bulup göstererek, iddiasını ispat etmek zorundadır. Deliller; resmi belge, evrak, bilirkişi raporu, fotoğraf, video kaseti, film, ses bandı, suç aleti, parmak izi, kan, saç, suç eşyaları, sanığı suçlayan ve aklayan tanık ifadesi şeklinde sıralanır. İfadelerle birlikte, bu tür fiziksel ve kimyasal bulgular, mahkemece değerlendirilerek, dava tarafları lehinde veya aleyhinde, doğru karar vermek için kullanılır.
6. Kişinin işlediği bir suç, birden çok ceza grubunun maddeleriyle de ilgilide olsa, tümünden ayrı ayrı yargılanmaz, sadece durumuna en uygun olan ve en ağır ceza içeren maddeden yargılanır. Yine bir kişinin aynı yer, tarih ve benzer konularda işlediği birkaç suçtan yargılanması, aynı mahkemede ancak ayrı dava dosyalarında ve dava duruşmalarında görüşülmek şartıyla aynı süreç içinde olabilir. Ayrı yer ve zamanda işlenen suçlar benzerde olsa, dava dosyaları birleştirilemez ve aynı duruşmada görüşülemez. Toplu işlenen suç olayında olay birde olsa; her sanık için ayrı dosya düzenlenip ayrı duruşma yapılır ve her dava dosyası için ayrı karar verilir. İki veya daha çok kişinin yargılanması veya dava dosyasının görüşülmesi, aynı anda yapılamaz. Savcılık ve Polisce ortaklaşa yürütülen sorgulamada; aynı anda, dava taraflarından ikisi birlikte bulundurulamaz. Ayrı il, ilçe ve beldelerde de suç işleyen sanık, her suçu için ayrı adliyede yargılanır. Sanığın tutuklu bulunduğu yer hakim ve savcılarından, diğer adliyeler sanık hakkında istinabe yoluyla ifade alınmasını ve soruşturma yapılmasını isteyebilirler. Bu şekilde düzenlenecek, dava dosyasına göre, hakim; karar verir. Sanık; ilk yargılanıp cezalandırıldığı yer cezaevinde, cezasını çekince, istenip verilen cezasını çekmek üzere, yeni cezaevine konulur.Kişiler,Hukuki olayın meydana geldiği ve Suç işledikleri yer, adliye mahkemesinde yargılanır ve bu bölgenin, cezaevinde tutulur.
7.Suç işlendiğinde, sanığı bilinmese de olay soruşturulur, suç delilleri toplanır; bu aşamada suçlunun adının öğrenilmesi, ancak sanığın kaçak olup yakalanamaması, dava açılmasını geciktirmez ve yargılamayı ertelemeyi gerektirmez. (Örneğin: pkk lideri abdullah öcalan'ın durumu.) Yargılama, dosyadaki olaya ilişkin, evraklar üzerinde sürdürülür. Sanık, şüpheli; avukat aracılığıyla kendini savunabilir. Verilen karar, avukatı yoksa, Yargının İnternet- Web Sitesinden duyurulur. On gün içinde itiraz olmazsa kesinleşir ve sanık hakkında; gıyabi tutuklama kararı çıkartılarak, aranmaya başlanır. (1999 yılında abd, büyük tavizler kopararak;Türk Milletinden, Öc alanı; pimi çekilmiş bir bomba gibi, iyi korunması şartıyla; TC’ye teslim etti. Cesur Savcı ve Yiğit Hakimler, idam cezası verdi! Ancak, TBMM ve Hükümet, aynı iradeyi gösterip kararı uygulayamadı. Yıl 2012, Marmara adasında, özel aşçısı, doktoruyla kırallar gibi korunup bakılıyor! Dahası Devlet, 1984 öncesi memur yapıp, 14 yıl maaş ödemiş? Devletin ve Askeriyenin işine, kesinlikle akıl ermiyor. Bunun içinde TC Vatandaşları; Tırafik canavarı ve Terör belası zulmünden, abd-nato ve ab- gb mandalığından, kapitülasyon, tahkim, borç, enflasyon ve imtiyazlardan kurtulamıyor. Hiç örgütlü, bölücü bir terör; 1978,1984-2012, bunca yıl sürermi,etkisiz, yanlış, terörle mücadele yöntemi;aynen sürdürülüp, hatalar tekrarlanırmı?Terörü silme,başını ezme,belini kırma, yoketme yöntemi; ahmaklığı çoktan geçti?) **İnsan;Akıl,Vicdan,Amaç ve İradeden meydana gelirmiş.*VİCDAN ise:İnsanların, Askeri, Polisi, Yargıcıymış! Asker, Polis ve Yargı:vicdanı olmayan; insan görünümündeki halk düşmanı yaratıklar içinmiş?
8.Cumhuriyet Savcıları; şikayetçi, davacı, sanık, şüpheli ve tanıkların ifadelerini almaya;başvurudan itibaren, en geç,24 saat içinde başlar;sorgulama ve kovuşturmayı ise en çok 30 gün içinde tamamlar.
9.C.Savcıları,en çok 30 gün içinde; araştırma, inceleme, soruşturma, kovuşturma ve iddianameyi tamamlayarak; ya şikayet veya ihbar başvurusunu reddeder veya Hukuk ve Ceza Mahkemesinde; hukuk,ceza veya kamu davasını açar.Kamu davası açılma istemi uygun görülmeyip, takipsizliğine karar verilen olaylarda;şikayetçi,harç yatırarak,mahkemede;hukuk,ceza,tazminat davası açabilir.
10.a-Şikayetçi,sanık,tanık gibi dava taraflarının,İfadelerini,Savcılar alır. Polis, ancak;suç işlenmesinin önlenmesi, suçluyu yakalama, delil toplama, ifade alma ve sorgulamada; Savcılara yardımcı olur. Ayrıca dava, mahkemeye intikal ettikten sonra, hakimler; duruşmada, dava taraflarını tekrar dinlemez ve yeniden ifadelerini almaz.Yani hakim;dava taraflarını,hiç görmez. Dava takipçisi Avukatlar ile Savcıların aldığı ifadeler, mahkemede geçerlidir, yargılamada esas ve temel alınır. Sanık, davalı, davacı ve tanıklar, savcıya verdiği ifadelerini, değiştiremez. Hakim karar verirken, savcının aldığı ilk ifadeleri yok sayamaz. Dava tarafları sonradan ifadelerini değiştirseler bile, ancak ilk ifadeleriyle birlikte dikkate alınır. Hakim, kural olarak, dosya üzerinde karar verir. Ancak gerekirse, Savcıdan; dava taraflarını, savcılığa tekrar çağırıp, problem olan konuda, ek soru sorulmasını ve yeni belge isteyebilir.Sanık ve davalılar veya avukatları, mahkemeye: ek savunma verebilir. Yargılamada; sözlü olarak savunma ve açık duruşma yapılamaz. Aslolan yazılı savunmadır. Taraflar; yazılı başvuru, suçlama ve savunmalarını, avukatları aracılığıyla da yapabilirler.
b- Duruşma gününe kadar, araştırma, soruşturma, gerekirse yazışma yapılarak: tarafların kimlik ve sabıka tespiti yapılır ve dosya için gerekli evrak ve belgeler tamamlattırılır. Dosya tamamlanmadıkça duruşma yapılamaz. Hakimler, dava duruşmasını; önceden dava dosyasını okumuş ve gerekli notları almış olarak, tek başına yapar. Duruşmaya; şikayetçi, davacı, davalı veya sanık; çağrılmaz, dinlenmez. Hakim, dosyadaki bilgi ve belgelerin durumuna göre, gerekli görürse, Savcıdan; yeniden araştırma, inceleme ve ek belge isteyebilir. Sanık, davacı veya avukatları, duruşmaya çağrılmaz ve söz hakkı verilmez.
11-Hakimler, bir dava duruşmasını; en çok iki defa erteleyebilir. Duruşma günü, bir aydan daha ileri bir tarihe bırakılamaz. Hakim, davayı açıldığı tarihten itibaren, en çok 3 ay içinde sonuçlandırmak zorundadır. Hakim, davaya ilişkin verdiği kararını; duruşmayı takip eden 10 gün içinde; yazıp, cd-belleğe alıp, internet üzerinden;e-mail gönderir veya elden mahkemeye teslim eder. Mahkeme kararları; gerekçeli, ancak mümkün olduğunca kısa şekilde yazılır. Bakanlıkça, tek sayfalık standart, savcılığa şikayet ve mahkemeye dava açma,form dilekçeleri ile savcılık için başvuru ret ve iddianame ile mahkeme karar formları, hazırlanıp bastırılır ve Yargının internet sayfasınada yüklenir.
12-Temyiz ve Tetkik Hakimliği: Hakimler ya karşılıklı olarak, birbirlerinin verdikleri kararları; itiraz üzerine temyizen inceleyip denetler veya kadro durumu uygunsa, bazı hakimler sadece, hukuk veya ceza kararları; tetkik- temyiz hakimi olarak, görev yaparlar. İzin ve rapor durumunda,aynı yer yargıçları, birbirinin yerine vekalet ederler.
13-Yargı organınca, adli davalara ilişkin olarak verilen, kararlara karşı; o yer adliyesi temyiz hakimine; tebliğ tarihinden itibaren; en çok 10 gün içinde, gerekçeli şekilde itiraz edilebilir.Temyiz hakimi, itiraz sebeplerini göz önüne alarak, itiraz edilen yargı kararını; en çok 10 gün içinde inceler; ya verilen kararı, yerinde görerek onaylar ve karar kesinleşir. Yada uygun görmeyerek, gerekçesiyle tekrar görüşülmek üzere, geri çevirir. Kararı veren, mahkeme hakimi; geri çevirme gerekçelerini, dikkate alarak, davayı yeniden inceler; en geç 10 gün içinde ve dosya üzerinde karara bağlar. Bu karar kesindir, itiraz edilemez. Taraflar, bu ikinci defa verilen kararda; adaletin sağlanmadığı, toplum vicdanının tatmin edilmediği, hakkın gözetilmediği, kanaatinde iseler, dava konusunu ve kararı; Basına (medyaya) intikal ettirip, kamuoyu önünde tartışmaya açabilirler. Gelişmeler sonucu, elde edilen; yeni bulgu, belge, delil ve varılan farklı ve değişik yorumlara göre, veya kamuoyu baskısıyla; dava yeniden açılıp görüşülebilir. (Örneğin: Gökova ve Orhaneli termik santralleriyle ilgili dava kararları. Petrol ve doğalgazda dışa bağımlılık ile fiyat yüksekliği gibi hususlar. Ulusal haklar ve Kamuyararı dikkate alınır.)
14-İdari Karar, Eylem ve Cezalara Karşı İtiraz:
Kişiler, amaç (maksat), yetki ve sebep açılarından; hukuka veya kamu yararına, aykırı olarak alınan, düzenlenen; idari karar, eylem, işlem, idarenin verdiği zarar ve cezalara karşı; bu idari kararı alan veya işlemi yapan veya cezayı yazan memurun ;bir üst amirine, itiraz edebilir. İtiraz yapılan amir, l0 gün içinde itiraz konusunu inceler; ya itirazı yerinde görerek; kararı, esas veya miktar yönünden dilekçe sahibi lehine değiştirir, ya da gerekçesiyle talebi reddeder ve sonuç, dilekçe sahibine yazılı olarak, 10 gün içinde mutlaka bildirilir. İl, ilçe ve beldelerde, hukuka aykırılık veya toplumsal nitelik taşıyan, idari konularla ilgili kararlar; belediye meclisine ve bölge meclislerine götürülür. Bölgeler arası veya tüm Türkiyeyi ilgilendiren konular ise TCUM Başkanlığına intikal ettirilir. Meclis kararları; yargı kararı ve kanun hükmü gibi, tüm kamu kurumlarını bağlar, uyulması zorunludur. Meclis kararlarına karşı, kararın yeniden incelenmesi için gerekçeli şekilde tekrar meclislere itiraz edilir. İdari karar, eylem, işlem ve cezalara karşı;Kuvvetler Ayrılığı,Vesayetsizlik ve İdari Bağımsızlık İlkesi gereği, Yargıya başvurulamaz.
15- TCUM; ceza, vergi ve kredi borcuna ilişkin, genel af çıkaramaz. Sadece TCUM Başkanı; yaşlılık, yaş küçüklüğü veya iyileşmeyen hastalık gibi,bireysel nitelikli nedenlerle TC vatandaşı hükümlülerin veya yabancı uyrukluların, cezalarını tamamen kaldırabilir.
16- Yıl olarak 18 yaşından küçük hükümlüler, genel nitelikli normal ceza evlerine konulamaz. Adli suç işleyip,18 yaşına girmemiş olanlar, Bölge cezaevlerinin özel nitelikli, Bölge Islah Bölümüne alınarak, verilen ceza süresince;isterse, temel eğitime ve meslek edindirme kurslarına tabi tutulur. 12 aydan fazla ceza gerektiren bir suç işleyen, ancak yıl itibariyle 18 yaşına girmeyenlerin; varsa çocuğuyla ilgilenmeyen velisi veya onu suça yönlendiren, azmettiren, iten kişide bu suçtan yargılanır.
17-Yargı Mensuplarının Denetimi:
Yargı Başkanı; il ve ilçe Adliyesinde görevli; hakim, savcı ve diğer personelin, en üst disiplin ve sicil amiridir. O yerdeki adli yargı teşkilatının başıdır. Yargı personeli, memuriyet görev ve sıfatıyla bağdaşmayan, kanuna aykırı davranışlardan dolayı, o yer Yargı başkanına şikayet edilir. Yargı başkanı, konuyu araştırarak, yasaya göre gereğini yapar veya soruşturmasını yaptırarak, devlet memurluğundan çıkarılması istemiyle durumu; Bölge Adalet Kurulu Başkanlığına bildirir. Güvenlik Bakanlığı, Adalet ve İç Güvenlik İşleri Başkanlığı;Yargı Bağımsızlığı ve Yargıç Tarafsızlığı İlkesi gereği, hakim ve savcıların; atama, sicil, disiplin işlerine ve görevlerine karışamaz.
18-a)İki ve daha çok sanığın, davası; olay bir, ortaklaşa işlenmiş veya suçları benzerde olsa birleştirilemez. Herkesin işlediği suçun,dosyası ayrı düzenlenir ve duruşması, ayrı yapılır. Aynı kişinin farklı tarih ve yerlerde işlediği suçlar, benzerde olsa bir dava dosyasında toplanıp birleştirilemez ve dava duruşması birlikte yapılamaz. (Örneğin; geçmişte Kahramanmaraş, Sivas, Gaziosman Paşa, l Mayıs Kadıköy, Aczimendiler, Hizbullah, pkk, kck ve Ergenekon gibi dava sanıkları; toplu olarak yargılanmaya çalışıldı, ancak adalet gereğince sağlanamadı. Yine hayali ihracatçı Hamdi Menteş'in, on civarındaki suçları, bir mahkeme ve dosyada toplanıp, yargılanmaya çalışıldı; devletten aldığı, milyarlık haksız ihracat teşvikleri, geri alınamadığı gibi, zaman aşıma nedeniyle cezada verilemedi!)
b)Mahkemede esas olarak yargılanan; bir bireyin kişiliği değil, yasaya aykırı davranılarak işlenen suç olayıdır. Ancak ceza, bu suçu işleyen kişilere, olaydaki sorumluluk derecesi ve özel durumuna göre verilir.Cezanın amacı;caydırıcılık,pişmanlık ve zorla yaptırımdır.
19-Savcı, dava taraflarının ifadelerini teker teker alır, sorgulamalarını da yalnız olarak yapar. Dava taraflarını ve özellikle davanın tanıklarını, sorgulama sırasında birlikte bulundurmaz.
20. Kasıt gurubuna giren, suçlar için verilen, hapis cezası toplam süresi; 20 yılı geçerse, verilen bu ceza kararı; ömür boyu hapis cezasına çevrilir. Doğrudan veya neticeten, hakkında ömür boyu hapis cezası verilen sanığın, bu kararı temyizce onanırsa; kesinleşme tarihinden itibaren, on gün içinde yerine getirilir. Ömür boyu hapis cezası; 20 yıl süreyle hücre hapsi olarak uygulanır ve cezasının üçte ikisini;hapiste yatarak çekmedikçe,bu sürede yakınlarıyla hiç görüştürülmez.
21-Suç zanlısı, sanık veya davalı; suçlamaları kabul etmiyorsa, suçlayan; iddiasını, delil veya tanıkla, ispat etmek zorundadır. Sanığın, suçsuzluğunu ispat etmek zorunluluğu yoktur. Sadece hakkında ileri sürülen delil ve gösterilen tanıklara karşı, kendisini savunur.Ancak,suçlama ve iddialara karşı, savunma yapmayan,cevap vermeyen;iddiayı kabul etmiş sayılır.
22-Mahkemeler, maddi tazminat davalarında;verilen veya uğranılan, gerçek zararı;başvuru tarihindeki piyasa fiyatlarına göre, tamamen karşılatır. Mahkeme, zarar tespitini yaptırdığı an; alacaklı isterse, bu tazminat miktarını ayrıca, BAÜ olarakta belirler. Böylece zarar görenin, birde enflasyon yüzünden kayba uğraması, engellenmiş olur. İlgili, BAÜ’ye göre hesaplanan borcunu; toplu veya aylık taksitlerle TL olarak öder.Yabancı bir ülke parası;Yargı ve İdarede;ölçü,esas alınamaz. Ödemeyenlerin, malına, icra; haciz koyar.
23-Mahkeme kararlarına göre, ödenmesi gereken, para cezası ve tazminatlarda, paranın toplu ve taksit şeklindeki ödemelerinde; aylık gecikme cezası, oranı; % 5'tir.
24-Hiç bir suç veya suçlu, cezasız bırakılamaz ve kalamaz. Kişilerin; insana, topluma (devlete) veya hayvana, mala verdiği; fiziksel zarar, maddi ve ekonomik kayıplar, aynı oranda karşılattırılır.
25-a) Gözaltına alınan, tutuklanan ve cezaevine konan hükümlülere; mal ve gelir durumunu belgelemek için form belge doldurtulur. Yanlış ve eksik bilgi verenler, ayrıca cezalandırılır.
b) Ceza ve tutukevlerinde kalan, hükümlü ve tutuklulardan, her ay sonu; aylık olarak; yemek, yatak ve varsa, verilen sağlık tedavi gideri, ücreti alınır. Bir günlük yemek ve yatak ücreti tutarı; BAÜ'nün 1/30'udur. Bu alacaklar devlet alacağı hükmündedir. Gerekirse, zorla ve icra yoluyla alınır.
26- Akıl, ruh, sinir hastası, deli gibi zihinsel engelli olmak; "Bir suçu işleyebilen, cezasınıda çeker" prensibi gereği, cezadan muaflık doğurmaz. Akıl hastalarıda yargılanır ve suça göre cezası verilir. Ancak ileri derecede deli olduğu; uzman hekim raporuyla belirlenenler, ceza süresince veya iyileşinceye kadar; Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin, ilgili kısımlarında tutulur. Orta derecede akıl hastası olanlar ise normal cezaevi hücresinde kalarak, cezalarını çekerler. Tedavi edilemeyen ve çevresine zarar vermesi önlenemeyen,akıl hastaları;serbest bırakılmaz ve Akıl Hastanesinde tutulur.
27-Polis ve Asker gibi silahlı, güvenlik kuvveti mensupları; yüzlerini kapatarak, işyerlerini, araçları, tahrip edip yakan, elinde, üzerinde patlayıcı bulunduran veya halka silahla ateş eden, teröristlere; çağrı, ihtar ve uyarıda bulunmadan;Yasa ve Görev gereği doğrudan, silahla karşılık verir. Bu tür, güvenlik kuvvetlerine veya çevreye; silahla ateş eden, patlayıcıyla terör olayı çıkaranların; yaralanmaları veya öldürülmeleri halinde; yaralı veya ölü saldırgan, terörist ve sanıkların; inceleme ve soruşturma sonucu; silah ve patlayıcı bulundurduğu veya kullandığının tespiti şartıyla, güvenlik kuvveti mensupları; tutuklanamaz, yargılanamaz ve cezalandırılamaz.
28-Müktesep Hak: Hak, iyi niyetli ve yasalara uygun olarak, elde edilmişse vardır ve korunur. Sahiplenişte; art niyet, hile, sahtekarlık gibi, yasaya aykırı bir durum varsa, müktesep hak ileri sürülemez. Yeterlilik şartları; hem hakkı elde etmek, hemde sahipliğini sürdürmek için gereklidir. Objektif hukuk kurallarına göre, yeterlilik şartlarına sahip olarak, bir hakkı elde edenler, sonradan yasaya aykırı davranışları nedeniyle bu yeterlilik şartlarını yitirirse, bazı haklarını kaybederler. Bu durum, adaletsizlik değil, toplumsal düzen ve huzuru sağlamanın tek yoludur.(*örneğin sabıkasız iken elde edilen sürücü belgesi, silah taşıma ve bir mesleği yapma yetkileri, sabıkalı duruma düşünce; yitirilir, korunmaz.) 12 aydan daha uzun süreli, hapis cezası alanlar; sabıkalı olur ve kayıtlardan silinmez.
29- Asker, polis ve diğer kamu görevlileri, gizli bir araştırma amacıyla da olsa; her olay ve kişi için ayrı olmak üzere, savcılıktan yazılı izin almadan, gerçek ve tüzel kişilere ait; telefonu dinleyemez, kargoyu, postayı açıp yazıları okuyamaz, ev ve işyerinde arama yapamaz.Acil ve olay durumunda üst ve araç arama hususu,Yasayla düzenlenir.
30-Mahkeme harçları; BAÜ'nün %1'i ile 5 katı arasındadır. Her yıl için BKK ile belirlenir.
31- Avukatlık ve Noterlik işlem ücretleri, üst sınırları, her yıl için Barolar Birliğince belirlenir.
32- Mahkemeler, gerçekleşmiş; fiziksel, maddi, ekonomik zararları, tazmin ettirir. Manevi tazminat davası açılamaz ve Yargı, manevi tazminat cezası ödenmesine, karar veremez.
33- Yeni çıkan bir kanun, karar veya yönetmelik; yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Geriye, öncesine işletilemez ve yürürlük tarihi ertelenemez. Yasalar, geçici ve kişiye özel olamaz.
***ÖRNEK CEZA KANUNU: SUÇLAR VE CEZALAR***
- SUÇ: başkalarının, görmesi, duyması, bilmesi istenmeyen, yasaya aykırı, güven sarsıcı ve zarar verici, eylem ve davranışlardır. Suçlar; işleyen kişinin; amacına, düşünce ve davranış durumuna göre, dört bölümde toplanır. Ayrıca her bölüm içindeki suçlar, yöneldiği kişi ve işlenilen şeyin özelliğine göre, üç gruba ayrılır. Grup içindeki suçlarda;kişi,mal ve toplum üzerinde meydana getirdiği olumsuz etki ve zararın derecesine göre; kendi içinde hafif, orta ve ağır dereceli, olmak üzere sınıflanır. Savcı, kovuşturma sırasında işlenilen suçun; Bölüm, Grup ve Derecesini belirler. Hakim karar verirken: Savcının teklifine aynen uyar veya gerekçe göstererek değiştirebilir. Hiç bir suç veya suçlu, cezasız bırakılamaz. Burada sayılmasa da gerçek ve tüzel kişilere zarar veren, benzer nitelikteki eylem ve davranışlar; ilgili suç grubuna göre, cezalandırılır.
A.KUSURSUZ SORUMLULUK VE CEZASI
l) Suçun Kapsamı:
- Gerekli şekil şartlarına uyulmuş olsa veya yeterli tedbir alınsa dahi, verilen rahatsızlık ve sebep olunan huzursuzluğun, tazmin ettirilmesidir. Kusursuz sorumlulukta, gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurumlarına verilen, gerçekleşmiş; fiziksel, maddi ve ekonomik zarar, kayıp, eksilme, tam olarak karşılattırılır.
2) Kusursuz Sorumluluk Kapsamındaki Suçlar:
a- Kişilere Karşı İşlenilen Suçlar:
Madde l- Araç fireninin tutmaması, lastik patlaması vb nedenlerle insan, hayvan ve eşyaya zarar verilmesi.
Madde 2- Evcil hayvanların; insan, bitki, eşya ve diğer hayvanlara zarar vermesi.
b- Toplum Düzeni Aleyhine İşlenen Suçlar:
Madde 3- Düğün, nişan ve başka bir nedenle meydana gelen sesten, çevrenin rahatsız olması.
Madde 4- İş araçlarının makina gürültüsü, dumanı veya kimyasal maddenin; koku ve etkilemesinden, çevrenin rahatsız olması veya fiziksel zarar görmesi.
Madde 5- Zarar verme amacı olmadan, herhangi bir şekilde çevreye zarar vermek.
c- Canlı (hayvan), Cansız, veya Taşınır, Taşınmaz Mallara Yönelik Suçlar:
Madde 6- Çocukların, örneğin cam kırarak, çevreye zarar vermesi.
Madde 7- İnşaat temeli açılması veya sel, deprem gibi doğal afet ve diğer dış etkenler nedeniyle malın zarar görmesi, örneğin evin çökmesi.
Madde 8- Tavuk, koyun, inek gibi evcil hayvanların; komşu malına zarar vermesi.
3) Verilecek Cezalar:
- Hafif, orta veya ağır dereceli suçlarda;sadece verilen, gerçekleşmiş zarar,kayıp karşılattırılır. Ancak toplum vicdanında adaletin sağlanması için ayrıca; hapis ve hazine lehine, para cezası verilmez.
B. İHMALE DAYALI SUÇLAR VE CEZALARI
l) Suçun Kapsamı:
Lakayıtlık, gerekli araştırma, inceleme ve çalışma yapılmaması veya ilgi, önem ve dikkat gösterilmemesi, tedbir alınmaması nedeniyle; insana ve mala zarar vermek. Burada yapılması gereken bir iş, görev ve davranışı yapmamak veya unutma suretiyle görevi ihmal vardır. Pasif kalma sonucu, verilen zarar nedeniyle cezalandırma söz konusudur.
2) İhmal Nitelikli Suçlar:
a- Kişilere Karşı İşlenen Suçlar:
Madde 9-Kamu görevlilerinin, vatandaşa verdiği hizmeti;yerinde,zamanında ve gereğince yapmaması. (*Örneğin hastanelerde sağlık görevlilerinin, hastalara; zamanında ve gerekli tıbbi yardım yapmamaları. Memur ve meslek mensuplarına, disiplin cezaları; ilgili kamu kurumu amir veya meslek odası-kuruluşu yöneticilerince verilir).
b- Toplum Düzeni Aleyhine İşlenen Suçlar:
Madde 10-Askerlik yapması için çağrılanların, birliğine katılmaması veya Doğal afet, Olağanüstü hal, Seferberlik ve Savaş halinde, yetkililerce verilen kamusal hizmet görevinin; yerinde, zamanında ve gereğince yapılmaması.
Madde 11 -Genel ve Yerel yönetim veya diğer kamu hizmeti veren kurumların, idari emir ve yasaklarına uymamak, yasal isteklerini;zamanında,gereğince yapmamak,tam olarak yerine getirmemek: (*örneğin; Yanında Kimlik belgesi taşımamak. Atıksu arıtma tesisi ve Fabrika duman baca filtresi kurmamak, çalıştırmamak. Kızını evlendirirken, başlık parası istemek, almak. Açlık, fakirlik, hastalık, engelli olma gibi gerekçelerle dilenmek vb.)
Madde 12- Orman yangınını söndürmeye veya diğer doğal afetlerin;Arama,Kurtarma,İlkyardım çalışmalarına katılmamak.
Madde 13- Vergisini, zamanında ödememek.
Madde 14- Verilen, Kamusal hizmet görevini;yerinde,zamanında, gereğince yapmamak.
Madde 15- Yargı kararına uymamak, yerine getirmemek.
c- Canlı, Cansız ve Taşınır, Taşınmaz Mallara Yönelik Suçlar:
Madde 16- Gerçek veya tüzel kişilere, borcunu zamanında ödememek, anlaşmalara uymamak
veya sözleşme hükümlerini, yerine getirmemek.
3) Verilecek Cezalar:
- Varsa, verilen gerçekleşmiş maddi zarar, karşılattırılır. Ayrıca;
a) Hafif dereceli suçlarda: (l) ay hapis ve (1) BAÜ tutarında; Hazine lehine para cezası verilir.
b)Suç eyleminin,yapılan ihmalin, verilen zararın;etkisinin;kalıcı ve geçiciliğine göre Orta dereceli suçlarda: (2) ay hapis ve BAÜ'nün (2) katı tutarında; Hazine lehine para cezası verilir.
c) Ağır dereceli ihmalin neticesi, gerçekleşen suçlarda: (3) ay hapis ve BAÜ'nün (3) katı tutarında; Hazine lehine para cezası verilir.
C. TAKSİRLİ SUÇLAR VE CEZALARI:
l) Suçun Kapsamı:
Dikkatsiz, tedbirsiz, hatalı, kusurlu davranılan, yapılan eylemin; yanlış ve kabahat olduğu bilinerek, işlenen suçlardır. Hatta suçluların uyarılması, hatırlatıldığı halde zamanında ve gereğince yapmama, veya işi savsaklayıp önemsemeyerek, baştan savma durumlarıda vardır. Burada hatalı, yanlış bir davranış, zarar veren bir eylem, veya söz cezalandırılmaktadır.
2) Kusura Dayalı, Kabahat Nitelikli, Hatalı; İş, Görev, Davranış ve Suç Teşkil Eden Fiil ve Haller:
a- Kişilere Karşı İşlenilen Suçlar:
Madde 17-Çocuk, yaşlı veya engellileri dilendirmek.
Madde 18- Eşlerden birinin diğerini, bir başkasıyla ilişkiye girerek aldatması.
Madde 19- "0n gün iş gücüne mani, veya on günde iyileşir" ,teşhisinden daha az süreli doktor raporu verilebilecek şekilde;aile bireyide olsa, bir kimseyi dövmek, veya yaralamak.
Madde 20- Sözle, telefonla, yazıyla tehdit etmek, korkutmak, şantaj, baskı yapmak veya elle sarkıntılık, cinsel taciz.
Madde 21- Evinde, işyerinde, inşaatta veya açık alanda; zarar verme amacı taşımaksızın, kurallara uymamak, dikkatsizlik veya tedbirsizlik- önlem almama sonucu; bir kişinin yaralanması yada ölümüne neden olmak, sebebiyet vermek.
Madde 22- Sözlü veya yazılı olarak, doğrudan kişilerin şahsiyetine hakaret etmek.(*Alınan karar, yapılan iş ve hatalara ilişkin öğüt, uyarı ve eleştiri- tenkit; hakaret sayılamaz).
Madde 23- Telefon, mektup, internet gibi iletişim araçlarıyla insanları rahatsız etmek.
Madde 24- Yalan söyleyerek, yalancı şahitlik yaparak, yanlış veya eksik bilgi vererek, inkar ederek veya iftira atarak; kişilere zarar vermek, adaletin gerçekleşmesini önlemek.
Madde 25- Yazı, söz veya davranışla; kişilere zarar vererek, onların üzülmesine, bunalıma girmesine veya intihar etmesine neden olmak.
b- Toplum Düzeni Aleyhine İşlenen Suçlar:
Madde 26- Haraç, rüşvet istemek, vermek, teklif etmek, kabul etmek.
Madde 27- Gürültü yaparak çevreyi rahatsız etmek.
Madde 28- İçki ruhsatlı, yerler dışında; alkollü içki içmek.
Madde 29- İdari emir ve yasaklara, aykırı davranışta bulunmak.
Madde 30- İnşaat izni almadan, veya imar mevzuatına aykırı, bina yapmak.
Madde 31- İdeolojik veya mafya türü, yasadışı faaliyet gösteren bir örgüte, üye olmak veya bunların faaliyetlerine katılmak.
Madde 32- Meslek oda ve kuruluşuna kayıt yaptırmadan, veya belediyeden izin almadan; işyeri açmak, mesleki faaliyette bulunmak.
Madde 33- Meşru müdafaa hali ve görevi dışında, insanların arasında veya şehir içinde silahla ateş etmek,arazidede olsa,izinsiz patlayıcı kullanmak.
Madde 34- Örgütlü veya toplu olarak, ağaç, çiçek, çimen gibi doğal çevreye, veya bina ve taşıt araçlarına; zarar verici, ideolojik,siyasi eylemlerde bulunmak.
Madde 35- Resmi izinle açılan, genelev dışındaki yerlerde,seks yapmak (*TC vatandaşı olmayıp bu suçu işleyenler,suç dosyasıyla birlikte;sınır dışı edilmek üzere,elçiliğine teslim edilir. Sınırdışı edilen, birdaha Türkiyeye kabul edilmez ).
Madde 36- Sarhoş veya alkolsüz halde, insanları rahatsız edip, toplumun huzurunu bozmak.
Madde 37- Toplu taşım araçları, kamu binaları, okul, hastane gibi kamusal alan ve halka açık özel işyerlerinde veya özel düzenlenmiş sigara içme yerleri dışında; sigara içmek.
Madde 38- Töre, örf, adet, anane, gelenek, görenek gibi; toplumsal kural, manevi, ulusal, kültürel değerlere; uymamak, saygısız ve aykırı davranışta bulunmak veya bir gurubun, inanç değerlerine hakaret ederek; Halkın birlik, beraberlik, barış ve huzurunu bozmak.
Madde 39- Trafik kurallarına aykırı davranmak veya Araç konvoyu oluşturarak, yoldaki tırafik akışını bozmak, sürekli kılakson çalmak.
Madde 40- Hırsızlık, terör veya zarar verme amacı taşımaksızın; İzinsiz, habersiz;işyerine, tesise veya kamu kurum binalarına girmek. İzinsiz bahçeye girmek, tarladan geçmek; bir zarar verilmemişse bu madde hükmüne girmez.
Madde 41- Yola, kaldırıma, parka, kamusal alana; çöp, atık dökmek, çiş yapmak.
C- Canlı, Cansız Veya Taşınır, Taşınmaz Mallara Yönelik Suçlar:
Madde 42- Açlık, fakirlik nedeniyle, az miktarlı, gıda maddesi hırsızlığı yapmak.
Madde 43- Az miktarlı rüşvet almak,yolsuzluk, zimmet, ihtilas, irtikap, küçük boyutlu dolandırıcılık veya sahtecilik yapmak suretiyle, kişileri zarara uğratmak.
Madde 44- Çalıştığı kuruluşa, maddi zarar vermek (*Tüzel kişiliklere, manevi zarar verilemez. Kuruluş amaçlarına aykırı davranış ve faaliyette bulunanlar, idari yönden cezalandırılır. Kötü kişiler kollanıp, suçları gözardı edilirse, kuruluş o zaman leke alır).
Madde 45- Çöp veya zararlı atık dökerek; yol, akarsu, göl, deniz veya yeşil alanları kirletmek.
Madde 46- Gerçeğe aykırı; reklam, ilan, haber yayınlatarak, halkı aldatmak. Ürettiği, sattığı malın, verdiği hizmetin; garanti ve servis şartlarına uymamak, sözünü tutmamak, yerine getirmemek. İşini, görevini; bilerek ihmal etmek, kötüye kullanmak.
Madde 47- Hafif yaralamalı, veya ağır hasarlı trafik kazası yapmak, veya bir trafik kazasının meydana gelmesinde, kusurun çoğunluğu onda olmak.(*Tazminat, para, hapis cezası dışında ayrıca, suçun derecesine göre; sürücü belgesi; üç ay ile bir yıl arasında geri alınır).
Madde 48- Hayvanlara eziyet edip,kötü davranmak, onlara aşırı yük yüklemek, çok çalıştırmak, bakımım gereğince yapmamak veya hastalığını tedavi ettirmemek.
Madde 49- Hayvanları; zehirlemek, yaralamak veya meşru müdafaa dışında öldürmek veya av hayvanlarını; av mevsimi dışında ve av mevzuatına aykırı olarak avlamak.
Madde 50- İzinsiz, kumar ve şans oyunları oynatmak, piyango, hediye çekilişi düzenlemek.
Madde 51- Karşılıksız çek düzenlemek.(*Çekler;Borçlunun,Çekin üzerine; eliyle yazdığı tarihte, geçerlilik kazanır ve Bankaca ödeme; çekte yazıl olan, gün yapılır.)
Madde 52- Küçük miktarda ve sağlığa az zararlı, gıda maddesi üretmek.
Madde 53- Lokanta, otel, eğlence yeri gibi, hizmet sunulan yerlerde, müşterilerden; meslek oda ve kuruluşlarının belirlediği; mal ve hizmet fiyatı üzerinde, hesap çıkarıp, fazla ücret almak.
Madde 54- Sağlığa zararlı,bozuk gıda maddesi; satmak, veya müşteriye yedirmek.
Madde 55- Standartlara uygun olmayan; kalitesiz, sahte, taklit, bozuk, hileli mal üretmek veya bu tür malların satışını yapmak.
Madde 56- Sahte evrak, rapor ve belge düzenlemek, düzenletmek veya sahte belge kullanmak.
Madde 57- Tüketicinin Korunması hakkındaki kanuna;aykırı davranmak, kusurlu malı
değiştirmemek, veya Servis hizmetini; bakım,onarımı: zamanında ve gereğince yapmamak.
Madde 58- Tüketim ve dayanıklı tüketim malı, kaçakçılığı yapmak.
Madde 59-a)Vergi kaçakçılığına teşebbüs, sahte belge vermek veya kullanmak, vergiyi az vermek için hile yapmak, geliri az göstermek,satış fişi ve fatura vermemek veya az miktarlı vergi kaçırmak.
b) İhracat, ithalat, yatırım, kıredi, otel,tarım işletmesi vb ekonomik konularda; devlet veya bankayı, aldatmak, zarar vermek.
Madde 60- a)Yalan, eksik ve yanlış beyanda bulunmak, resmi belgede değişiklik,hile veya sahtecilik yapmak.
b)Askeri birlik,Okul veya Hastane gibi kamu kurumlarına;gıda,eşya, malzeme, ilaç alımı ile iş ve inşaat yaptırılmasında;eksik,hatalı mal verip,fazla para almak! Hile, sahtecilik yapan kuruluşla; sözleşme iptal edilir.Birdaha mal ve hizmet alınmaz, iş yaptırılmaz. Gerekirse bu gerçek ve tüzel kişilerin; işyeri açılış ve çalışma izni iptal edilir ve meslek odası üyeliğinden çıkarılırlar.
Madde 61- a) Yankesicilik, dolandırıcılık, veya bir yerden elle taşınabilen, az ve değersiz eşya çalmak gibi, küçük boyutlu hırsızlıklar yapmak.
b) Konut, araç veya işyerine; zorlayarak girmek, bina ve araca zarar vermek, eşyaları kırmak, bozmak, yakmak.
3) Verilecek Cezalar:
-Varsa, verilen gerçekleşmiş; maddi, ekonomik ve fiziksel, kayıp, zarar; karşılattırılır. Ayrıca;
a) Hatalı davranışın etkisi;geçici olur,yarım kalır,vazgeçer veya giderilirse,Hafif Dereceli Suçlarda : (5) ay hapis ve BAÜ'nün (5) katı tutarında; Hazine lehine para cezası verilir.
b) Orta Dereceli Suçlarda : (1) yıl hapis ve BAÜ'nün (10) katı tutarında; Hazine lehine para cezası verilir.* Bir yıldan daha uzun süreli, Hapis cezası alanlar,Sabıkalı sayılır.
c) Ağır Dereceli Suçlarda : (2) yıl hapis ve BAÜ'nün (20) katı tutarında; Hazine lehine para cezası verilir.
D. KASIT NİTELİĞİ TAŞIYAN SUÇLAR VE CEZALARI:
l) Suçun Kapsamı: Bilerek, isteyerek, planlayıp tasarlayarak, bilinçli şekilde yapılan, kin duygusu ve cezalandırma amacıyla veya örgüt adına işlenen, karşı tarafa dayanılması, katlanması zor acı, üzüntü ve ağır hasar veren suçlardır. Bu gruba giren eylemlerin suç olduğunu herkes bilir. Bu tür suçları işleyenler, genelde suçlarını gizlemek veya kaçıp saklanmak isterler. Kasıt grubunda yer alan suçlar; kişilerin, devlete ve topluma olması gereken; güven, sevgi, saygı, bağlılık ve anlayış duygularını; yok edici nitelikte, haksızlığa uğranıldığı kanaatini oluşturan ve onların bazılarını; bireysel öç almaya iten, olumsuz davranışlardır. 12 aydan daha uzun süreli, hapis cezası alanlar, sabıkalı sayılır.
2) Kasda Dayalı Suç Çeşitleri:
a- Kişilere Karşı İşlenilen Suçlar:
Madde 62-Ağır şekilde yaralayan, engelli bırakan, trafik kazası yapmak veya olmasına sebebiyet vermek. Ayrıca suçluluk derecesine göre, sürücü belgesi 1-5 yıl geri alınır.
Madde 63-Bir kişiyi "on gün işgücüne mani veya on günde iyileşir" raporu verilebilecek veya daha ağır şekilde dövmek veya yaralamak, işkence yapmak.
Madde 64-Düşmanlık-husumet,kin, öç alma-kan davası gibi nedenlerle, insan öldürmek.
Madde 65-Düşmanlık, şantaj, para, siyasi vb amaçlarla insan kaçırmak, bir yerde zorla tutmak.
Madde 66-a) Evlenme sözü ve amacıyla da olsa, kandırarak, zorla veya tehditle; insan kaçırmak, alıkoymak, cinsel tacizde- ilişkide bulunmak, tecavüz- iğfal etmek.
b) 18 yaşından küçüklere; aldatarak, zorla, tehdit yada şantajla; cinsel tacizde bulunan,yada ırzına tecavüz edenin;Yargı kararı ve Tıbbi yöntemle;cinsel organı, kısırlaştırılır.
Madde 67- Kişilerin zor, tehdit yada hileyle vücut organlarını almak. Yasadışı organ naklinde görev almak, bu işlere yardımcı olmak.
Madde 68- Güveni kötüye kullanmak.İnsanları;aldatıp,dolandırarak;mal ve parasını haksız almak.
Madde 69-Öldürme amaçlı yaralama.
Madde 70-Ölümlü trafik kazası yapmak. Ayrıca sürücü belgesi, sürekli olarak geri alınır ve bir daha verilmez. Her ölen kişi için ayrı yargılama yapılıp,ayrı ceza verilir.
Madde 71-Yöneticilik, resmi yetki ve kamu görevini; kötüye kullanarak, cinsel tacizde bulunmak.
Madde 72-Siyasi, dini amaçla, yada örgüt adına veya birinin yönlendirmesiyle; insan kaçırmak, tehdit etmek, işkence yapmak veya öldürmek.
Madde 73-Zorla, kandırarak, tehdit veya şantaj suretiyle; çocuk ve gençlere; hırsızlık, yankesicilik, kapkaç yaptırmak, Terör eylemlerinde kullanmak.
Madde 74-Zorla, tehditle, şantajla veya vaatle kandırarak; insanlara para karşılığı seks yaptırmak veya bu tür yasadışı yer işletmek veya bu işlerde çalışmak. Hazine lehine, fuhuş işinde kullanılan; bina, araç ve mallara el konulur.
b- Toplum Düzeni Aleyhine, İşlenen Suçlar:
Madde 75-İnancı ve toplumca kutsal sayılan;Dini,manevi ve ulusal değerleri; bireysel, gurupsal, örgütsel amaç ve çıkarları için kullanmak.
Madde 76- Yasaya aykırı örgüt oluşturmak ve bu örgütün, yasadışı faaliyetlerini yürütebilmek için, gelir sağlayıcı eylem ve işler yapmak. Ceza dışında, yasadışı kurulan veya yasadışı faaliyeti nedeniyle yasallığını yitiren örgüte ait;bina, taşıt, para ve mal varlığına, hazine lehine el konulur.
Madde 77-Örgüt adına, silahlı eylemlerde bulunmak, cinayet işlemek, halktan; para, yiyecek almak veya zorla evlerde barınmak.
Madde 78-Örgüt veya yabancı bir güç adına; silahlı ayaklanma, isyan çıkarmak, askeri darbe veya dış müdahale ortamı oluşturmak için; toplumsal huzuru bozucu (*örneğin; bombalama, yaralama, yakma, öldürme gibi), Ulusal haklara zarar verici, Halkı; etnik, dini ve siyasi guruplara ayrıştırıp, çatıştırıcı faaliyetlerde bulunmak.
Madde 79-Sahte nüfus cüzdanı, mesleki tanıtım kimliği, diploma, sürücü belgesi, pasaport gibi, resmi belgeleri;basmak, düzenlemek veya kullanmak.
Madde 80-Silah kaçakçılığı, veya kaçak silah satışı yapmak. Ceza dışında ayrıca kaçak silah ile kaçakçılıkta kullanılan ve elde edilen; taşıt,bina, para ve tüm mallara, hazine lehine el konulur.
Madde 81-Sözleşme şartlarına uymamak veya dolandırıcılık suretiyle; yabancı ülke vatandaş ve kuruluşlarını aldatarak; TC Devleti ve Vatandaşlarının, uluslararası itibarını, saygınlığını, güvenilirliğini zedelemek.
Madde 82-Uyuşturucu üretim, kaçakçılık veya satışını yapmak . Ceza dışında ayrıca uyuşturucu üretim ve kaçakçılığında kullanılan, elde edilen;bina, taşıt, para vs tüm mallara, hazine lehine el konulur.
Madde 83-a) Yasa dışı, çek, senet tahsili, kumar oynatılması ile insan,petrol,alkollü içki,sigara,mal vb kaçakçılık.
b)Kapkaç, dilendirme, soygun,hırsızlık, haraç ve fuhuş gibi,işleri yürütmek amacıyla; iki veya daha fazla kişinin, bir araya gelerek işbirliği yapması, eylemleri sırasında silah bulundurup kullanmaları. Bu kişilerin, yasa dışı faaliyetlerinde kullandıkları, elde ettikleri;bina, taşıt, para ve mallara, hazine lehine el konulur.
c- Canlı, Cansız veya Taşınır, Taşınmaz Mallara Yönelik Suçlar:
Madde 84-Borçlarını,vergisini ödememek,veya çıkar sağlamak için; yanlış bilgi ve sahte belgelerle; az gelir, hayali üretim,farklı miktar ve çeşitte mal teslimi,tüketim, gider ve zarar göstermek, işinde dolanlı iflas veya hileli konkordatoya başvurmak.
Madde 85 -Büyük miktarlı ve sağlığa çok zararlı, içki, sigara, ilaç veya gıda maddesi üretmek.
Madde 86-Evrak ve resmi işlemlerde sahtecilik yaparak, yalan bilgi vererek veya gerçeğe aykırı beyanda bulunarak, yürütülen hizmetlerde; eksik, farklı malzeme kullanarak, yada kanalizasyon, yol, bina vb inşaatlarda; gerçekleştirilmeyen işleri, yapılmış gibi göstererek, devleti, gerçek ve tüzel kişileri, zarara uğratmak.
Madde 87-Gerçek ve tüzel kişiler ve kamu kurumlarıyla olan; ihale, alım, satım ve bina yapım işlerinden, haksız çıkar sağlamak için; gerçeğe aykırı belge düzenlemek, hile yapmak, yanlış bilgi vermek, kalite, üretim veya hizmet sözleşme şartlarına uymamak, suretiyle; devleti, kuruluşu dolandırıp,yolsuzluk yaparak, halka zarar vermek.
Madde 88-Orman Suçu; orman yakmak, ormandan tarla açmak, İzinsiz; ormandan ağaç kesimi veya orman ağaçları kaçakçılığı yapmaktır. Ormandan ağaç keserken veya kaçakçılığını yaparken, yakalanan kişilerin; yanındaki ağaç,alet ve taşıtlara; hazine lehine el konulur ve bunlar satılmayarak, kamu kurumlarına verilir. Orman suçu işleyenlere, verilen cezalar, paraya çevrilemez ve ertelenemez.(* Orman içi ve kenarında; adaçayı, kekik, mantar, kozalak, kuru dal toplamak, hayvan otlatmak, mevsiminde avcılık ve piknik yapmak serbesttir. Ormana giriş yasaklanamaz).
Madde 89- Orman, ekin, tesis, taşıt,iş aracı,kamu kurum binası, konut veya işyerini yakmak.
Madde 90-Resmi kamu görevi nedeniyle; iş sahiplerinden çıkar sağlamak, yüksek oranda rüşvet almak veya anlaşarak yolsuzluk yapıp,devleti zarara sokmak,dolandırmak.
Madde 91-Sahte; resmi kıymetli evrak, form, para, hisse senedi, kıredi kartı, bankkart gibi kıymetli veya resmi belge; basmak, bastırmak yada kullanarak; Halkın, Devlete ve Birbirine olan toplumsal güven duygusunu sarsmak.
Madde 92-Şantaj yaparak çıkar sağlamak.
Madde 93-Silahlı soygun (gasp), kapkaç vb yöntem ve yollarla, hırsızlık yapmak. Evden, işyerinden, araçtan, depodan; oto, altın, elektronik eşya vb mal çalmak. Ceza dışında, suçta kullanılan, ele geçirilen; taşıt,bina, para ve mallara; el konularak, biliniyorsa sahiplerine verilir, sahibi belirlenemeyen çalıntı mallar, hazineye devredilir.
Madde 94-Örgütlü ve organize, yüksek miktarlı hırsızlık,soygun, dolandırıcılık veya çek, bono-senet sahteciliği yapmak.
Madde 95-Yüksek miktarlı, örgütlü, toplu kaçakçılık yapmak. Ceza dışında ayrıca, kaçakçılıkta kullanılan ve yakalanan;bina, taşıt aracı,silah, para vs mallara da, hazine lehine el konulur.
3) Verilecek Cezalar:
-Varsa, verilen gerçekleşmiş; maddi,ekonomik ve fiziksel zarar,kayıp; karşılattırılır. Ayrıca;
a) Hafif Dereceli; girişimde bulunulup, gerçekleştirilemeyen, vazgeçilen veya etkisi az Suçlarda: -(3) yıl hapis ve BAÜ'nün (30) katı tutarında; Hazine lehine, para cezası verilir.
b) Orta Dereceli Suçlarda:
-(5) yıl hapis ve BAÜ'nün (50) katı tutarında; Hazine lehine, para cezası verilir.
c) Ağır Dereceli Suçlarda:
1-(10) yıl hapis ve BAÜ’nün (100)katı tutarında;Hazine lehine, para cezası verilir.
2- Bir kişi,son 5 yıl içinde;kasıt gurubuna giren suçlardan;birden fazla suç işlemiş ve kasıt niteliği taşıyan suçlara verilen, hapis cezası toplamı;(20)yılı geçmişse,verilen bu cezalar; ömür boyu, ağırlaştırılmış hapis cezasına çevrilir. Ömür boyu hapis cesası;hükümlüyü, tek kişilik cezaevi hücre odasında; 20 yıl süreyle, tutma şeklinde uygulanır.
3-Adli ceza indirimi ve kolaylıklardan, hiç yararlandırılmaz. Bu hükümlülerden: 5 yıla kadar; hapis cezası alanlar: cezasının: üçte birini, 10 yıla kadar;ceza alanlar:cezasının yarısını, 10 yıldan fazla, ceza alanlar: cezasının: üçte ikisini,çekmeden; yakınlarıyla görüştürülmez. Avukat ile sadece,güzaltı ve tutukluluk döneminde görüştürülür.Hükümlü,avukatla görüşemez.
**TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERİN,YAKINLARIYLA GÖRÜŞ ESASLARI
**E-1;Tutuklu ile Avukatı;Haftada bir görüşebilir.Cezaevine,eşyaya zarar veren,kurallara uymayan veya aykırı davrananlara;O ay için Aylık görüş izni verilmez. Hükümlüler, yakınlarıyla; Ayda birkez, her ayın son işgünü,iş saatlerinde görüşebilir.Türk Hukukunda: Telefon, telsiz, internet vb yollarla görüşme,yasaktır.Cezaevinde kantin açılamaz. Tutuklu ve hükümlü; cezaevinde çay, yemek yapamaz.Tutuklu-Hükümlüye;Odasında;günde,bir kez; öğle üzeri; Kahvaltı-Soğuk Yemek verilir.Yemek hizmeti; yemek şirketinden satın alınır.**
** E-2; Hükümlülerin Yakınlarıyla Görüşmesi:1) 5 yıla kadar, Hapis Cezası Alanlar:Cezasının, üçte birini;cezaevinde hapiste yatarak çekmeden; bu süre içinde, Avukat ve yakınları dahil, hiç kimseyle görüştürülmez. 2) 5-10 yıl arası,HCA:Cezasının, yarısını; 3) 10 ve daha fazla HCA: Cezasının, üçte ikisini;çekmeden,yakınlarıyla görüştürülmez. 4) Hükümlülerin,Görüşebileceği Yakınları: Ana,baba,(16 yaşına girmiş)kardeş ile eş ve 16 yaşına girmiş çocuk! 5) Cezaevi;adı üstünde Devletin kanunlarına uymayarak,karşı gelerek,suç işleyip,Halka düşmanlık yapan; vicdansız, kötü ruhlu,insan görünümündeki yaratıkların;Cezalandırıldığı yerdir? Cezaevi: asla bir huzurevi veya rehabilite merkezi değildir? Devletin kanunlarını tanımadığı,topluma zarar verdiği, İyi İnsanları;Yaşamdan,diğer İnsanlardan ve Devletten soğuttuğu için, devletin nimetlerinden; eşit ve adaletli yararlandırılma hakkını yitirmiştir. Özgür ve Yasalara saygılı İnsanların haklarından;en az çeşit ve en az seviyede tanınıp verilir.Hasta olan; hükümlü ve tutuklulara; yalnızca ilaç verilir.Hastaneye sevkedilmez,ameliyat yapılmaz ve diş takdırılmaz. Hükümlüler; sabıkalı olduklarından,cezaevinde kaldıkları sürede;İlköğretim,Lise ve Üniversiteye kaydolamaz,Sınavlara katılamaz. (*Önceki dönem ve eski mevzuatta;onlarca hükümlü ve tutuklu;Hastaneye giderken yolda ve hastaneden kaçırılıp,Devletin itibarı sarsılmış,Halk;Devlete güven ve saygısını yitirmiştir.)
F. Mahkeme Hakimi tarafından, verilen; Hukuk ve Ceza kararları, Kararın; Temyiz Yargıcı- Tetkik Hakimince onanmasından itibaren; Savcılıkca; on gün içinde, yerine getirilir. İnfaz ve icra işlemi, için: Yargı organı dışında: ayrıca, başka bir kişi veya kurulun; kararı, kabul,veya onaması gerekmez.
YARGI VE GÜVENLİK
-Polisin, Önleyici Kolluk Görevi: Polisin, asıl ve temel görevi; ileri görüşlü tedbir alarak, suç işlenmesini önlemektir.
A- a) Polisler devriye görevine, ikişerli ekip- gruplar halinde çıkarlar. Devriye görevi sırasında,
duruma ve görev yapılan yerin şartlarına göre, resmi veya sivil giyinirler.
b)Polisler devriye görevine; Helikopter, minibüs veya yaya olarak çıkarlar. Atlı ve motosikletli polis devriyesi uygulaması; gösterişe yönelik, topluma yararlılıktan,uzak bir yöntemdir. Anlamını yitirmiş olup gereksizdir. Ekonomik ve kullanışlı da değildir. TC Devleti çok zor bir dönemden geçmektedir: Devlet, parçalanıp yıkılma tehlikesi içinde, Halk ise cinnet geçirme ve içsavaş aşamasındadır. Devlet ve kuruluşların; tören, gezi, şölen düzenleme,saray yapımı, kilise,sur ve kale onarımı, atlı devriye gibi, boş ve nostaljik saçmalıklarla uğraşacak zamanı ve boşa savrulacak parası yoktur! Eğitime, sağlığa, kalkınmaya ve ulusal tasarım, yerli üretim, savunma silah ve araçlarına kullanılması gereken; milli servetin, gereksiz harcamalarda yokedilmesi, hatta borç para alınması, günahtır, halka zulümdür.Osmanlının,batış nedenlerinden biride budur.
c) Helikopter devriyesi; saat başı, Büyükşehirlerin üzerinden uçarak; yol araç trafiği, insan güvenliği ve yaya dolaşımını kuşbakışı gözler. Yerdeki devriyelerle haberleşir. Soygun, sabotaj, gasp gibi bir toplumsal olay anında, haber merkezinin bildirmesi üzerine, devriyeye çıkış saatini beklemeden hemen havalanıp, yerdeki polislere yardımcı olur. Suçlu takibinde; havadan suçluyu gözleyerek, yaya ve araçlı devriyelere bildirir.
d) Nokta devriyeleri:
1- Polisler, suçun çok işlendiği; cadde, sokak, mahalle, bölge ve semtlerde; ikişerli ekip olarak bulundurulur. Nokta devriyesinde görevli polisler, genelde sivil kıyafet giyinirler. Nokta görevi yapılacak yerler: Bankaların bulunduğu cadde-sokak, döviz büfeleri çevresi, sarraflar çarşısı, park, çay bahçesi, pilaj, Dörtyol kavşağı, otogar, tren garı, havaalanı, liman, vapur iskelesi ile turistlerin çok bulunup gezdiği, yerlerdir.
2- Polisler, 8’er saatlik 3 gurup halinde,görev yaparlar. Bir günde en çok çalışma süresi; 8 saattir.
e) Polis müdürlük ve karakollarında, polislerin ençok % 30'u bulundurulur. Polislerin % 70'i; cadde ve sokaklarda, suç işlenmesini önlemek için devriye görevi yürütür.
f-1) Polisler, bir binaya toplanıp; olay çıkıncaya dek, saatler ve günlerce bekletilmez. Bu yanlış ve zararlı bir yöntemdir. Hem Polislerin, pisikolojisi bozulur, hemde olay yerine; cadde ve sokakların darlığı, yol kenarına otopark ve tırafik karmaşası nedeniyle zamanında yetişemez. Bir çok polis; bunalıma giriyor, hatta intihar ediyor. Sebebi; amirlerinin kötü davranışı, israrla sürdürülen yanlış görev anlayışı ve ailevi geçimsizlik! Askerlik ve Poliste, demokrasi ve huzur yok? Bu nedenle; Asker, pkk terörü, kaçakçılık, Polis ise kck ve mafya ile mücadelede başarısız.
2) Polis binasında; sadece başvuru, yazışma, soruşturma ve haberleşmede görevli, personel bulunmalı. Diğer Polisler, olay çıkan cadde ve semtlere dağıtılmalı;yani suçun işlenmesi önlenmeli. Ayrıca,Kaçış yollarına;nokta ve devriye görevlisi konarak, suç işleyenler hemen yakalanmalı.
g) Merkezde bir gurup Polis; uydudan, telefonla yada Mobese kameralarından; şüphelileri takip edip dinler, meydan, cadde ve sokakları izleyerek, veya devriye helikopterleri ile yaya ve araçlı devriyelerden; gelen bilgileri, ileterek; dış görevdeki polisleri; uyarıp yönlendirir.
B- a) Minibüs Tipi, Devriye Araçları
1- Polislere; görev ve devriye aracı olarak, genelde minibüs verilir. Otomobil ve motorsiklet, polis teşkilatında; binek ve devriye aracı olarak kullanılamaz.
2- Polis Minibüslerinin Özellikleri: Arazili pikaplar gibi, minibüslerde çift kabinli yaptırılır. Minibüslerin ön bölümündeki iki kabinde; biri şoförlük görevini yürüten iki veya 4 polis oturur. Polisler ile gözaltına alınanların konduğu, arka bölümün arası, çelik saçla kapatılır. Yalnızca, 20x40 ölçüsünde, içeriyi gözetlemek için kırılmaz camlı bir pencere takılır. Arka bölümün kapı ve kenar panellerinde cam bulunmaz. Tepeye küçük bir havalandırma takılır. Arka bölüme;suçlu, şüpheli, sanık,tutuklu ve hükümlüler konur. Bu bölümün kapısı yalnızca dışarıdan açılıp kapatılır. Minibüsün iç kenarlarına oturacak yer yaptırılır. Oturacak yerlerin kenar panellerine yirmi civarında demir halka konur. Suç şüphelisi sevk edilirken, bu demir halkalara ellerinden ve gerekirse bacağından kelepçelenir.(*Suçlular,normal insan olmadıkları için,bunlara insanmış gibi davranılmaz. Eski sistemde, Sevk sırasında;boş bulunan birçok asker ve polis öldürülüp, yaralandı!). Kapalı arka bölüme; asker veya polis bindirilmez.
b) El ve Ayak Kelepçeleri:
Polislere, sertleştirilmiş plastik veya bakalitten; 5-10 kelepçe verilir. Polis minibüslerinde ise yüzer adet; el ve ayak kelepçesi bulundurulur. Ayrıca toplumsal olaylarda kullanılmak üzere 20-50 adet sevk zinciri kelepçeleri de polis araçlarına konur. Toplumsal olaylarda ve organize suçlarda yakalanan, suç ve terör örgütü elemanlarının, el ve ayakları kelepçelenir. Her üç-beş kişilik grup bir sevk zincirine kelepçelenir.
c) Polislere Verilecek Diğer Görev Alet ve Cihazları:
1) Her polise bir telsiz ve bir de cep telefonu verilir. Telefonlara aylık sabit, serbest konuşma sınırı getirilir. Bu miktarı geçenlerden, fark kadar ücret alınır. Cihazlar; çağrı, mesaj, suçlu bildirme, yardım isteme ve takip için kullanılır.
2) Polisler, biri resmi-demirbaş, diğeri de şahsi-kişisel olmak üzere, iki tabanca taşırlar.
3) Minibüs devriye araçlarında; iki adet uzun namlulu,nişan silahı, 4 adet hafif makinalı tüfek ve bunlara ait en az 1000 adet mermi bulundurulur. Toplumsal olaylarda kullanılmak üzere polise; tabanca ve tüfek için plastik mermide verilir.
4) Minibüslerde; 20 adet gaz maskesi, 50 adet el bombası, Kelepçe, bayıltıcı mermi veya sis bombası atan gaz silahı, üst arama cihazı, kaçan araçların yolunu kesici, kanca vs. bulundurulur.
C-Toplumsal Olaylara Müdahale ve Teröristlerle Mücadele:
-Polis olaylara doğru teşhis koyar, önlemini gereğince alır ve müdahalesini buna göre yapar.
Toplumsal gösteri gruplarını, iki bölümde toplayabiliriz.
a) Dernek ve işçi sendikaları gibi sivil toplum örgütleri, memurlar, öğrenciler ile trafik kazası nedeniyle bir mahalle halkının, galeyana gelip yolu kapatması veya protesto yürüyüşleri, uyarı ve kınama mitingi yapanlar. Polis için bu tür toplumsal olayların, yapılmasına izin alınıp alınmaması, fazla önem taşımaz. Önemli olan, grubun kimliği ve amacıdır. Polis bu tür gruplara, yumuşak, sabırlı ve anlayışla yaklaşır. Polis, gruba uzakta durur. Yol boyu, işyerleri ve araçların yanında ikişerli grup olarak, aralarında 50-100 metre boşluk bırakacak şekilde, koruyucu güvenlik önlemi alır. Polis, müdahaleye hazır halde bekler. Uzaktan eylemci grubu, Video kameraya alır ve fotoğraflarını çeker. Eylemci grup, insanlarla, ağaç, araç, ev ve işyerleri gibi, çevreye zarar verici davranışlara yönelmedikçe , polis müdahale etmez. Ancak polis, eylemci grubun; şehir içine , işyerlerine, kamu binalarına girmemesi, yol trafik akışının engellenmemesi, buraları işgal etmemesi için önceden grubun yolunu kesip engelleyici tedbir alır. Grubun çevreye zarar vermeden dağılmasını sağlar. Polis, pankart, slogan ve protesto seslerine aldırmaz, tepki göstermez. Suç unsuru afiş taşınıyorsa, filmini çekip olaylar yatıştıktan sonra , durumu araştırıp, ilgililer hakkında soruşturma yapar. Polis eylemci grubun arasına girmez. Bu tür silahsız grupların taşkınlıklarına ve yasak bölgeye yürüme isteklerine karşı, polis araçlarından göstericiler üzerine su sıkılır.
b)Terörist ve Silahlı Grupların, Gösteri Eylemlerine Müdahale:
-Teröristler; bir terör olayının yıldönümünü anma, öğrenci harcı artışı, YÖK'ü protesto, depreme ilgisizlik , yanlış tutuklama, işkence iddiası, faili meçhul vb bir olayı kullanıp , masum tepki yürüyüşü görüntüsünde ise , olayların yakma, kırma, tahrip, yağma, öldürme gibi yıkıcı eylemlere dönüşmemesi için alınacak önlemler:
1.Teröristlerin gidebileceği yollar kesilmeli. Gösteri alanının çevresi, bir iki sokak ilerisinden, çepe cevre kuşatılmalı. Olay çıkarırlarsa, çember daraltılarak, teröristler kaçamadan yakalanmalı.
2. Grup dağılırken, işyerleri ve araçlara zarar vermesi önlenmeli.
3. Helikopter devriyesi, gözlem uçuşu yapıp, gelişmeleri yere bildirmeli.
4. Teröristlerin, dağılıp kaçabileceği yollarda, işyerlerinin önüne; her 50-100 metrede ikişer polis konup, teröristlerin geçişi veya kaçışında; güvenlik zinciri oluşturulmalı ve hazır beklenmeli. l Mayıs 1994 de İstanbul Kadıköy'de;polislerin tümü, meydanın bir yerinde toplu halde tutulmuş, cadde ve sokaklara, polisler; önceden konuşlandırılıp, güvenlik ağı oluşturulmağından; meydandaki eylemcilere;polislerin,toplu müdahalesi sonucunda, teröristler kaçarken;işyerlerini,araçları tahrip edip,yakmışlar;polis teröristlerin arkasından koşmuş,olayları önleyememiştir.Polis sayısı,teröristlerin en az iki katı olmasına rağmen; akledip düşünmemek, ileriyi görememek, organize bozukluğu, ilgisizlik, eğitimsizlik, teröristi hafife almak, teröriste; öğrenci, memur gibi davranmaya kalkmak, polisleri başarısızlığa yöneltmiştir. Polisler, terörist ve silahlı eylemci ile normal vatandaş, öğrenci ve memur protestosunu, birbirinden ayırmalı ve buna göre olaya akılcı ve farklı yaklaşmalıdır. İkisini de ayrım yapmadan, aynı şekilde müdahale etmeye kalkarsa; öğrenciye, memura şiddet kullanmış, teröriste karşı ise başarısız olmuş olur. l Mayıs Kadıköy olaylarında gördüğümüz gibi; polis teröristlerden dayak yer veya kaçar. Olayı bilmeyenler, acı durumu; o günkü gazetelerden okuyabilir.
5. Gösterinin; izinli veya izinsiz olması, hiç önemli değildir. Grup taşkınlığa başlayıp, çevreye zarar vermedikçe, polis müdahale etmemelidir. Polisin müdahale amacı; çevreye zarar verilmesini önlemek olmalıdır. Suç işlenip; masum bir insan ölüp, araç, işyeri yakıldıktan sonra, suçlu yakalanmış fazla önemli değildir. Devlet o teröristlerden, verilen zararı nasıl geri alacak? Hiç, şimdiye kadar alabildimi?
6. Araç,ev ve işyerlerine zarar verenleri, belirleyip, yakalaya bilmek için; eylemci terörist grubun, şiddet eylemlerinden önce ve eylem sırasında; eylemcilerin film ve fotoğrafları çekilir. Her toplumsal olaya, en az iki polis kameraman gönderilir.
7.a) Kanunsuz eylem yapan grupların, belirlenip yakalanabilmesi için, eylem yapılan yerlere, kırmızı yağlı boya püskürten, polis araçları gönderilir. Grup çevreye zarar vermeye, saldırıya başlayınca; eylemcilerin üzerine kırmızı yağlı boya püskürtülür. Böylece teröristler, Yargıda suçlarını inkar edemezler. Üstleri kırmızı boyalı olarak Yargıya sevkedilirler.
b) Eylemciler,Polisin; cadde veya sokağın, bir tarafında toplanıp, üzerine yürünerek kovalanmaz! Karşılıklı olarak, eylemcilerin; hem önü, hemde arkaları kesilir, ara sokaklardan kaçmamaları içinde; Polis; eylemcilerin bulunduğu bölgeyi, dört biryandan sarar. Çemberi daraltarak guruba yaklaşır, kaçmalarına izin vermez. Nasıl, analar her zaman kahraman doğurmazsa, terörist, hırsız, kapkaççı ve katilde doğurmaz. Suç olaylarını yapanlar; toplumun en çok binde biridir. Önceden önlem alınıp, hazırlıklı olunursa, teröristler kısa zamanda yakalanır: İstanbulda, Türkiyede huzur bulur.1978, 1984-2012 dönemine bakarsak; şaşkınlık içinde kalırız. Sanki terörle mücadele eder gözükülüp, teröristler; kollanıp, korunmuş, desteklenmiş, işbirliği yapılmış. Sivil hayatta eline silah almamış, gerekli askeri eğitim verilmemiş, çakma asker; Kurbanlık Kınalı Kuzular- Erler; dikkatlice seçilip, teröristlerin pilanladığı; pusu ve mayınların üzerine sürülmüş!
8. Teröristler silah kullanmadan, polisler; uyarı amacıylada olsa, silah kullanıp ateş edemez. Teröristler polise veya halka ateş açar, işyerlerine patlayıcı atarsa, polis kendine bir siper bulup, teröristlere karşılık verir ve onları zararsız hale getirilir. Bu durum yargısız infaz değildir. Kendini ve halkı, koruma görevinin yerine getirilmesidir. Silahla ateş etmekte olan bir teröriste, teslim ol! Çağrısı yapılmaz. Silahıyla ateş ettiği belirlenen bir teröristi; çatışmada vuran, yaralayıp öldüren, güvenlik görevlisi hakkında; idari ve adli inceleme ile kovuşturma açılamaz, tutuklanamaz, yargılanamaz ve ceza verilemez. O kişi, niçin polis yapıldı, neden maaş ödeniyor?
c)MİT; bu güne kadar, görevini hiç yapmadı; Halka hizmet etmedi. Ya ilgisiz, duyarsız kaldı, ya bireysel çıkarına kullandı, yada abd ve israile hizmet etti. Nedeni; göreve; Türk Ulusalcısı ve samimi, güçlü dini inanca sahip, idealist, ilkeli, erdemli, fedakar ve cesur insanların, MİT’e alınmaması. MİT, Emniyet Gn Md’ne bağlanıp kaldırılır. TSK- Askeriye; İstihbarat birimi kuramaz ve subayları, istihbarat görevinde çalıştıramaz. TC’de istihbarat görevini, yalnızca Polis yürütür.
D- Operasyon Hazırlığı:
-Polisler , ihbar veya istihbarat üzerine; mafya, çete, pkk, kck, hizbullah, ibda-c, dhkp-c, tikko,ışıd, daeş gibi, Terör örgütlerinin, yasadışı eylemlerini önlemeye veya teröristleri yakalamaya giderken ve operasyon yaparken:
1. Çelik yelek giyerler (* Her polise; ençok 2,5 kg ağırlığında olan, hafif, kaliteli çelik veya ipek yelek verilir.)
2. Bayıltıcı; gaz silahı kullanır veya gaz bombası atar.
3. Yanına, Kalaşnikof tipi hafif makinalı ve birde uzun menzilli silah alır ve çatışmada kullanır.
4. Polis, olay yerine; panzer gibi hafif zırhlı araçla yaklaşır ve operasyon sırasında zırhlı araç kullanır. (İnsan , memur; araçtan daha değerlidir.)
5. El bombası verilir, çatışmada kullanır.(*Terörist ve kaçakçılardan ele geçen; bomba, patlayıcı, silah ve mermi ve diğer eşya ve mallar: asla imha edilmez. Polis müdürlüklerine, TSK’ya ve DSİ, Karayolları,Köy Hizmetleri gibi,ilgili kamu kurumlarına verilir ve gerekli yerlerde kullanılır.)
6. Terör olaylarında, helikopter görevlendirilir. Kuşbakışı devriye uçuşuyla; uyarı ve koruma görevi yapar.
7. Bol miktarda çelik ve pilastik kelepçe verilir. Gerekirse suçluların, hem el, hemde ayaklarına kelepçe takılır. Toplu gözaltıda, sevk zinciri tipi, çoklu kelepçeler kullanılır.
8. Polis, yasa dışı eylem yapanların, tezgahlarına düşerek; şiddet olaylarında bilinçli olarak öne sürülen, 18 yaş altı çocukları ve kadınları gözaltına almaz.
9. Polis Müdürlüklerinde, kadronun ençok % 2’si; sivil kıyafetle, istihbarat hizmetlerinde görev yapabilir. İl, İlçe ve Beldelerde;Araştırma,İnceleme,Haberalma ve İstihbaratta görevlendirilecek polis sayısı: 2 ile 20 arasıdır. İstihbaratta; Basın, TC’nin dış temsilcilikleri ve duyarlı, sorumluluk sahibi, Ulusalcı Yurttaşların;verdikleri bilgilerden yararlanılır.Devlet, muhbirlere para ödeyemez.
YARGI
*KAÇAK MALLAR:
1. Kaçakçılık yapanlardan, mafya, teröristler veya hırsızlardan ele geçirilen; tabanca, tüfek, el bombası, roket atar gibi silahlar ile mermilerin; savcı gözetiminde, bilir kişi veya uzmanlarca, ayrıntılı tespiti yapılır. Malzemelerin polisçe fotoğrafları çekilir, gerekirse video kameraya- CD- belleğe alınıp tutanak tutulur. Silahlar, duruma göre polis veya askeriyeye teslim edilir. Polis ve askerler bu silahları görevde ve eğitimde kullanırlar. Yakalanan silah ve mermiler kesinlikle adli emanet depolarına konmaz ve mahkemeye çıkarılmaz. Yargılama belge ve evrak üzerinde yürütülür. Her silah türünden birinin laboratuar incelemesi yapılır, menşei, özellikleri belirlenir. Silah, mermi ve patlayıcılar kesinlikle imha edilmez. Kaçak mallar, mahkemece, yargılama sonucu, sahibine iade edilmez, satılmaz. Yasa dışı ticaret yapıldığından bu mallara hazine lehine el konulur ve kamu kurumlarına verilir.
2. Güvenlik güçlerince yakalanan esrar, eroin, baz morfin, kokain gibi toz, sıvı veya hap şeklindeki uyuşturucu maddelerin, savcılarca, uzman kişilere laboratuvarda analizi yaptırılır. Uyuşturucular artık, eskisi gibi mahkeme sonuna kadar, adli emanet depolarına konmaz ve yargılama bitiminde;kalorifer kazanında yakılarak,veya başka şekilde yokedilemez. Uyuşturucuda olsa bu madde, bir milli servettir.Uyuşturucu bağımlısı TC vatandaşları;3-7 günde bir, bu maddeleri elde edebilmek için mafyaya para vermektedir.Uyuşturucu bağımlılarının normal bir işte,düzenli olarak çalışması,imkansız olduğundan,bu insanlar kullanacağı uyuşturucunun parasını;genelde ahlaki ve yasal olmayan yollardan temin etmektedir. Bu nedenle yakalanan uyuşturucu maddeler;Tıp Fakültesinin ilgili bölümüne tutanakla teslim edilir. İl, ilçe veya beldelerde yaşayan uyuşturucu bağımlıları, bulundukları bölgedeki tıp fakültelerine giderek, ilgili servise kayıtlarını yaptırırlar. Bu kişiler için hastane; Bağımlı kartı düzenler ve bağımlıların adlarını gizli tutar.Bu servis duruma göre, bağımlı kişilere haftalık veya günlük olarak yeterli dozda uyuşturucuyu, parasız verir.Böylece uyuşturucu bağımlısı bu kişilerin, uyuşturucu satın alabilmek için fuhuş, gasp veya hırsızlığa yönelmesi, ailelerine sıkıntı vermesi,yük olması önlenmiş olur.Bazıları,hemen,Güney Müftüsü gibi;”Tedavi olsun veya içmeyip çıldırsın,çevresine zarar versin,iyi eğitip,tarikatçı yapamayan,ailesini öldürsün,bizene” diyebilir. Ancak, sigara, kumar, alkol ve fuhuş gibi,zararlı alışkanlıklardan bile,kişilerin kurtulması çok zorken, kötü bağımlılara; uyuşturucuyu bırak demek, gerçeklerle bağdaşmaz. Hastanelerde tedavi görüp, bu kötü bağımlılık ve zararlı alışkanlıktan kurtulanların oranı; ülkelere göre % 1-5 arasındadır. Bir kere uyuşturucuya alışıp, bağımlı hale gelenin, bırakması imkansız gibidir. Uyuşturucu, hem psikolojik, hemde biyolojik/fiziksel bağımlılık yapmaktadır. Bu kişiler;ahlaksız değil, duygusal olup, aslında şeker, tansiyon hastaları gibi, bir tip psikolojik kökenli,özgüveni az,iradesi zayıf hastalardır.
3. Devlet; Eğitim, Güvenlik, Sağlık ve Yerel Yönetim Bakanlıkları işbirliği ve aracılığı ile uyuşturucu üretici, kaçakçıları ve satıcıları ile mücadele eder. Devlet, uyuşturucu kullanan gençleri artık kabullensin. Yeni yetişen Gençlerin, uyuşturucuya alışmaması için gerekli eğitim çalışmalarını yürütsün. Uyuşturucu bağımlılarını bu alışkanlıklardan kurtarmak için üniversite ve hastaneler yine tedavi hizmeti versin. Ancak, şuda bir gerçektir ki uyuşturucu bağımlısı insanlar, bu tür maddeleri kullanmaya; eğimli ve yatkın olup, olumsuz olaylardan, çok çabuk etkilenirler. Sabır, azim, gayret, dayanıklılık ve sorumluluk duyguları zayıftır. Düzensiz, plansız, duygusal, romantik, hayalci ve gerçeklerden kaçan, insanlar olduklarından, tedavi olup iyileşmeleri çok zordur. Bu kişilerin yaşamı uyuşturucuyla adeta özdeşleşir ve bir yerlerden, bir şekilde bulup mutlaka uyuşturucuyu kullanırlar. Basının ve sivil toplum örgütlerinin; okul idaresiyle iş birliği yaparak, gençleri; bir çeşit kötü hastalık olan; uyuşturucu bağımlılığına karşı,Belgesel filmler göstererek, derslerde doktorların,ögütleriyle uyarmaları gerekir.
4. Uyuşturucu dışındaki kaçak mallar ile kaçakçılıkta kullanılan bina, araç ve cihazlar; cins, adet, menşe, değer vb. yönlerden gerekli teknik belirlemeler yapıldıktan sonra düzenlenecek bir tutanakla kamu kurumlarına verilir, tahsis edilir. Kaçak mallar, depolara konulup yıllarca bekletilerek çürütülmez, kaçakta olsa ele geçen bu mallar, milli servettir. Kamu kurumlarının işine yaramayan mallar; Adliyece duyurusu yapılıp, ilgilenenlere; en çok on gün içinde kapalı zarfla teklif alınarak veya açık artırma ve pazarlıkla satılır. Kaçakçılıkta el konulan mallar, eski sahiplerine satılmaz. Kaçak mallardan elde edilen para, devlet hazinesine gelir kaydedilir. Kaçak malı ihbar eden vatandaşlarla, yakalayan güvenlik personeline, bu para dağıtılmaz, ödül ve ikramiye olarak verilmez. Kanuna aykırı olan davranışları bildirmek; ulusalcılık, cesaret ve sorumluluk gerektiren, bir vatandaşlık görevidir. Yasa dışı işleri önlemek ve suçluları yakalamak ise, devletin güvenlik memurlarının asli görevidir.
*CİNSEL SUÇLARA VERİLECEK CEZA
1- Yaşı 18’den küçük olanlara; zorla, aldatıp, kandırarak, tehdit veya şantajla, cinsel taciz veya ırza tecavüz suçu işleyenlerin; Yargı kararı üzerine, hastanelerde, Tıbbi işlemle; cinsel organları, işlevsiz hale getirilir.(* Pekiyi, bu işlem, insanlık dışıysa; Erkek çocuklarının, Sünnet kavramı altında; pipilerinin kabuğunun kesilmesi ney?Kötüler,Suç işleyince insanlıktan çıkar;)
2- Yaşı 18’den büyüklere, istem dışı, zorla, cinsel taciz ve ırza tecavüz suçu işleyenlere; Suçun derecesine göre;4, 6 ve 10 yıl, hapis ve hazine lehine, para cezası verilir.
*YARGI KARARLARI
1- Yargı organı, hiçbir Adli işlem için gazete ve tv’lere, ilan vermez.
2- Dava taraflarına tebligat yapılamıyorsa, Mahkeme kararı; Yargının, İnternet sitesi-Web sayfasından, ilgililere duyurulur.
3- İl ve İlçe Yargı Başkanları ile Savcılar, gerektiğinde; Halkı bilgilendirip, aydınlatmak için Adli bir olay ve davayla ilgili olarak, Basına; açıklama yapıp, yazılı bilgi verir.
ÖZEL GÜVENLİK VE DEDEKTİFLİK
*Özel Güvenlik Teşkilatıyla İlgili Hususlar:
1. TC Vatandaşı ve Üniversite mezunu olmayanlar ile sabıkalılar; özel güvenlik teşkilatı kuramaz, güvenlik şirketinde görev alamaz ve bir kuruluşta güvenlik hizmeti yürütemez.
2. Özel güvenlik teşkilatları anonim veya Limitet şirket olarak kurulur.Şirketin mutlaka bir sorumlu müdürünün bulunması gerekir.
3. Özel güvenlik teşkilatı kurucu üyeleri ve sorumlu müdürü ile özel güvenlik teşkilatına bağlı olarak görev yapacak, özel dedektiflerin; En az ön lisans düzeyinde eğitim öğretim veren bir Askeri yüksek okul ile Polis yüksek okulu veya Siporla ilgili bir yüksek okulu yada burada sayılan Yüksek öğretim kurumlarından birini veya eşdeğerini bitirmiş olması gerekir: Bunlar; Tıp, Hukuk, Pisikoloji, Sosyoloji, Felsefe, Gazetecilik, İletişim, Halkla İlişkiler, Uluslararası İlişkiler, Kamu Yönetimi, İktisat, İşletme, Bir Öğretmenlik Puroğramı.
4.a) En az ön lisans düzeyinde, Açık Öğretim dahil, 2 yıllık bir yüksek öğrenim kurumunu bitirmeyen ile sabıkalı TC Vatandaşları;kamu veya özel sektörde, resmi veya özel güvenlik görevlisi olamaz. Kişi,konut,işyeri,araç,üretim tesisi için;özel kuruma hizmeti, bekçilik, koruyuculuk, korucu ve bodyguard’lık vb hizmet veremez. Özel güvenlik teşkilatında görevli personele; gerekli eğitim, mesleki kimlik ve silah taşıma izni verilir.Ayrıca,Özel Güvenlikçi olabilmek için TAE’yi;eylemli olarak yapmak gerekir.
b) TSK bünyesinde, Purofesyonel Sözleşmeli Asker olarak görev yapanlar, Ordudan ayrıldıktan sonra; özel kuruluşlarda Güvenlik Görevlisi olarak çalışabilir.
5. Gümrük, hava alanı ,liman, gar, otogar, çarşı, market, fabrika , yolcu ve yük indirme ve bindirme yeriyle, insanların toplu olarak bulunduğu bina, tesis vs, yerlerin düzen ve güvenliği, Özel Güvenlik Personeliyle sağlanır: Bu yerlerde adli bir olay meydana geldiğinde; özel güvenlik, durumu derhal polise bildirir ve soruşturma sırasında polise yardımcı olur.
6. Stat, kapalı spor salonu, spor karşılaşması, fuar, düğün salonu, konser, şölen, defile, tiyatro, müzik salonu gibi, insanların birlikte bulunduğu, gösteri merkez ve alanlarıyla, izleyici topluluklarının, düzen ve güvenliği, özel güvenlik görevlileriyle sağlanır. Özel güvenlik teşkilatından , geçici etkinliklerin güvenlik hizmeti için, saatlik veya günlük olarak, güvenlik personeli hizmeti kiralanır.
7. Özel temel eğitim okulları, özel öğrenci yurtları ile Özel veya devlet üniversitelerinde güvenlik, özel güvenlik görevlilerince sağlanır.Adli olay meydana gelince, okul idaresi veya özel güvenlik görevlilerince polis çağrılır.
8. 12 aydan daha uzun süreli hapis cezası alarak, sabıkalı duruma düşenler; özel güvenlik teşkilatı kuramaz, buraya ortak veya mesul müdür olamaz ve özel güvenlik teşkilatında dedektiflik yapamaz. Resmi veya özel, bir kamu kurumu veya özel kuruluşta, güvenlik görevlisi ve özel koruma olarak çalışamaz.
9. Siyasi parti kongreleri ile vakıf ve derneklerin düzenlediği miting yürüyüş toplantı ve şölenlerin yapıldığı salon ve alana, önleyici kolluk olarak polis gönderilmez. Ancak bunların yürüyecekleri veya dağılacakları yollarda, insan, bina ve araçları korumak üzere, polis şeridi oluşturulur ve gerekli güvenlik önemli alınır. Polis şeridi; her 50-200 metreye, iki polis konarak düzenlenir. Polisler; gösterici gruba, geliş ve gidiş yolunda yapılabilecek, dış müdahale ile grubun; çevreye zarar vermesini önler.
10. Kültürel ve siyasi etkinliklerin yapılacağı salon ve alana, normal olarak aynı görüşteki kişiler gelir. Bu vatandaşların, özgürce toplantı yapıp konuşup rahatlamaları, insani ve hukuki açıdan haklarıdır.
11. Toplantı ve şölenlerin düzenini , siyasi ve kültürel etkinliğe katılanların güvenliğini; beş kişilik düzenleme komitesinin alacağı kararlar doğrultusunda, görevli üyeler veya özel güvenlik görevlileri sağlar.
12. Özel Güvenlik Şirketleri; Yasada açıklanan özellikleri taşıyan, istekli TC Vatandaşlarını; en az 2 ay süreli, Güvenlik Görevlisi, Sertifika Meslek Kursuna alarak; Hukuk, Savunma siporu ve Atış eğitimi gibi gerekli konularda, nazari ve uygulamalı şekilde eğitir.
SİLAHLARLA İLGİLİ HUSUSLAR
A- Tabanca bulundurma, taşıma ve av tüfeğiyle avlanma, izin belgesi verilecekler:
a- 12 aydan daha uzun süreli, hapis cezası alarak, sabıkalı duruma, düşmeme ön şartıyla;
b- l) En az, lise düzey ve denginde, bir öğrenim kurumunu bitirenler
2) Atanmış, istisnai görevli ve seçilmiş devlet memurları (Görev süresince harçsız)
3) İhtiyar Heyeti- Aksakallar- Hatunlar Meclisi, asıl üyeleri.(Görev süresince harçsız)
c- l) b-2 fıkrasında sayılan kişiler; kamu görevleri süresince ve bu kamu görevinden emekli olduktan sonra da; tekrar bir işte serbest çalışırken ve emeklilik durumlarında; görevleri sırasında elde ettikleri bu haklardan yararlanırlar.
2) Bu kişilerin, sabıkalı duruma düşmesi, tırafik suçu işlemesi veya ölümleri halinde, silahları, varsa; bu şartları taşıyan bir yakınına devredilir, yoksa bu özellikleri taşıyan birine satılır .
3)Yabancılar;karşılık ve eşitlik ilkesine göre,özel izinle;silah alıp,bulundurup, taşıyabilir.
B- Ev ve iş yerinde, tabanca ve av tüfeği bulundurma izni verilecekler:
a- 12 aydan daha uzun süreli hapis cezası alıp, sabıkalı duruma düşmemek ön şartıyla;
b-1) En az lise ve dengi bir temel eğitim, öğrenim kurumunu bitirip, sürücü belgesi alanlar.
2) Bu yasa değişikliğinden sonra, lise öğrenimini tamamlamayanlara, sürücü belgesi ve silah ruhsatı verilmeyecektir. Eskiden, Silah ruhsatı veya Sürücü belgesi alıp Lise mezunu olmayanların, belgeleri; sabıka alınca yada bir tırafik suçu işleyince, tümüyle iptal edilir. Bireyler, ilkeli, tutarlı, sorumlu davranmaya,TC Yasalarına uymaya,Topluma saygıya yönlendirilmektedir.
3) İhtiyar meclisi yedek üyeleri(Görev süresince harçsız)
4) Çiftçilik, hayvancılık, mütahitlik, sarraflık gibi bazı işleri yapan, Meslek odalarına kayıtlı, Gelir ve Kurumlar Vergisi ödeyen TC Vatandaşları.
C-Genel Hükümler:
l- Bu yasanın yayım tarihinden itibaren üç ay içinde; önceden tabanca veya av tüfeği olanlardan, durumları; bu yasa hükümlerine uymayanlar, tabanca ve av tüfeklerini; kanunun aradığı şartları taşıyan kişilere; bağış veya satış yoluyla devretmek zorundadırlar. Üç ay içinde bu yasa hükümlerini yerine getirmeyenlerin, silahlarının devir işlemleri; doğrudan polis müdürlüklerince yürütülür.
2) Vatandaşların, bağış veya satış yoluyla edindikleri tabanca ve av tüfekleri; bu kişilerin nüfusa kayıtlı oldukları yer, polis müdürlükleri bilgisayar kayıtlarına işlenir.
3) Silah satan işyerleri, sürücü belgesini gösteren her TC vatandaşına, sürücü belgesinin bir fotokopisini çıkartarak, satılan silahla ilgili bilgileri, sürücü belgesi fotokopisinin boş kısmına işleyerek silah satabilir. Üç nüsha düzenleyeceği faturanın bir suretini alıcıya verir. Bir suretini iş yerindeki dosyada saklar. Satış faturasının üçüncü sureti ile Sürücü belgesi fotokopisini; işyerinin bulunduğu yer Polis Müdürlüğüne;posta, kargo veya faks ve internetle gönderir. Oyer P.Müdürlüğüde; bu silah belgelerinin bir suretini; satın alan kişinin; nüfusa kayıtlı olduğu yer, Polis Müdürlüğüne; internet veya faksla gönderir.
4) Vatandaşlar, silah bayiliğinden fatura karşılığı satın aldıkları veya noterde düzenlenen satış sözleşmesiyle devraldıkları, tabanca veya av tüfeklerini; ancak ev ve iş yerlerinde bulundururlar. Ev ve iş yerinde silah bulundurabilmek için başkaca bir işleme gerek yoktur. Silah faturası veya noter devir kağıdı, bulundurma izni belgesi yerine geçer. Kişiler, bulundurma silahlarını; araç ve üzerlerinde taşıyamaz. Aksine davrananların silahına; hazine lehine el konup, polisçe başkasına devri yapılır.
5-a) Tabanca taşıma izin belgesi almak isteyenler; nüfusa kayıtlı oldukları veya sürekli oturdukları yer, polis müdürlüklerine baş vururlar: Yasanın aradığı şartları taşıyanlara, taşıma belgesi verilir.
b) Silah taşıma belgeleri; 5 yıl süreyle geçerlidir. Süresi bitince, harç ödenerek yenilenir. Süresi içinde yenilenmeyen taşıma belgeleri, doğrudan bulundurmaya dönüşür.
6) Av tüfeği avlanma izin belgesi almak isteyenler; bulundukları yer avcılık derneğine üye olur.Yasanın aradığı şartları taşıyorsa, ilgiliye avlanma belgesi verilir. Av tüfeği ve avlanma belgesiyle ilgili her türlü işlemleri avcı derneği yürütür. Avlanma belgesi geçerlilik süresi 5 yıldır.
7) Sonradan, 12 aydan daha uzun süreli hapis cezası olarak, sabıkalı duruma düşenler; silah taşıma ve bulundurma haklarını kaybederler. Bunların silahı, durumu yasaya uygun kişilere devredilir.
D- Av Tüfekleri ve Tabancayla İlgili Hususlar:
a) Av Tüfeği ve tabanca bulundurma Belgesi ile Avlanma izin Belgelerini; il, ilçe ve beldelerde, birer adet olarak kurulabilecek olan Av Dernekleri verir. Av dernekleri, bir BAÜ' nün yüzde onu ile % 40’ı arasında olmak üzere, her yıl için BKK ile belirlenecek oranlarda tabanca veya av tüfeği satın alacaklardan, bulundurma belgesi harcı ile Av derneğine üyelik giriş aidatı, yıllık aidat ve avlanma izin belgesi harcı alır. Belgeler beş yılda bir yeniletilir.
b) TC Vatandaşlarından, durumu bu yasa hükümlerine uyanlar; Vatandaşlık Kimlik Kartı- Nüfus Cüzdanı ile Sürücü belgelerinin fotokopilerini; Av malzemeleri bayiine vererek, tabanca veya av tüfeği satın alabilirler. Kamu görevlileri; V. Kimlik Kartı ile Görev kimlik belgelerinin fotokopisini verirler.
c) Kullanılmış tabanca ve av tüfeklerinin, alım satım işlemi ve sözleşmeleri; Noterlerce yapılır. Noterler, dört nüsha olarak düzenledikleri satış sözleşmesinin; bir suretini alıcıya, birini devredene- satıcıya, birinide oyerin Polis Müdürlüğüne; faks veya internetle gönderir; bir sureti de Noterde kalır. Faks veya internetle PM gönderilen fatura üzerine; gönderilme tarihi yazılıp, Silah dosyasına konur.PM:bu belgelerin bir suretini;alıcının, nüfusa kayıtlı olduğu yer PM gönderir.
d) Av ve silah bayileri; üç nüsha olarak düzenleyecekleri, silah satış faturasının; bir suretini kendinde bırakır, bir suretini alıcıya verir, bir suretini de oyerin polis müdürlüğüne; faksla veya internetle gönderir. Polise, faks veya internetle gönderdiği belgeler için bir Silah dosyası açar, gönderme günü ve saatini belge üzerine yazarak, dosyasına kor.
e) Av tüfeği ve tabanca alım satım işlemleri; ya Av ve silah bayilerinde, yada Noterlerce yapılır. Bu kurala uyulmadan yapılan, satış işlemleri; geçersiz kabul edilir. Usulsüz el değiştiren, tüfek ve tabancalara; Polisce, doğrudan hazine lehine el konulur. Polis müdürlüklerince satılıp, hazineye gelir kaydedilir.Devlet:hiçbir gerekçeyle Ruhsatlı silahları toplatamaz ve Bulundurma ruhsatlı
silahlar için harç, vergi koyamaz.
f-1) Avcılık ve Atıcılık Dernekleri; kuruldukları il, ilçe veya belde de, birkaç uygun köyle anlaşarak, devletten- belediyeden; arazi ve akarsu kiralar. Bu arazide, yöre şartlarına uygun, av sahaları düzenler. Sözleşmeli veteriner çalıştırır. Av derneği; kaz, ördek, tavşan, geyik, dağ keçisi, ceylan, domuz, sülün, tavuk, keklik, bıldırcın, hindi, balık vb hayvanları; üretip, aşılatıp Avlağa bırakarak, dernek üyeleri ve yabancı avcılara; mevsimlerinde bir plana göre avlatır.
2) Avlanma Mevsimi; 8 Ağustos ile 2 Şubat tarihleri arasındaki dönemdir. Avcılık; sadece Avlak bölgesinde, Cumartesi ve Pazar günleri olmak üzere, haftada 2 gün yapılabilir. Avcılık ve Atıcılık dernekleri; Atış Poligonu kurar ve her yıl, silah ve okla atıcılık veya oltayla balıkçılık yarışması düzenler. Belediyeler, bu etkinliklere yardımcı olur. Gençler, yıl olarak 16 yaşına girdiklerinde, Avcılık derneğine üye olup, Av ve Atış Etkinlikleri ile Yarışmalara katılabilir.
GENEL VE YEREL SEÇİMLER
l-Seçimler:
a- Seçimden amaç; ekip çalışması ve demokratik mücadele kuralları içinde, birbirleriyle yarışan siyasi grup ve kişilerin, en iyisinin seçilerek, belirli dönemler için ülke yönetimine getirilmesidir. Bir kişi, aynı işi; uzun süre yaparsa, işinde oluşan aksak, eksik ve yanlışlıkları göremez, olaylara; eski kurallara göre bakıp, bildiği gibi hareket ettiğinden, farklı düşünemez ve yeni çıkan sorunlara; gerçekçi çözüm üretemez. Yöneticiler, her 5 yılda bir değiştirilmezse; Halk ve Devlet; yenilenen, değişen, gelişen çağa ayak uyduramaz; ülke geri kalır, insanlar ise mutsuz olur. Çözümü olmayan, ülke sorunu yoktur, yeterki görev ehline verilsin. Atanmış, istisnai ve seçilmiş olmak üzere; üç çeşit kamu görevi vardır. Seçimle gelinen, aynı tür kamu görevine, bir kişi; ikinci defa ve dönem için aday olamaz ve seçilemez. Örneğin; bir kişi ikinci defa milletvekili olamaz. Ancak farklı seçimlik görevlere; ayrı dönemlerde aday olup seçilebilir. Örneğin; bir kişi ayrı dönemlerde; muhtar, belediye başkanı ve milletvekili olabilir. Fakat aynı anda, iki ayrı yerde veya türde, iki seçimlik göreve birden, aday olamaz ve gösterilemez. Örneğin; hem Ankara, hem İstanbul'dan veya hem muhtarlık, hem de milletvekilliği gibi.
b- İşçiler ile unvan ve görevlerine bakılmaksızın, tüm atanmış devlet memurları; görevlerinden ayrılmadan veya kurumundan izin almadan, seçimlik kamu görevleri için aday olabilirler. Seçildiklerinde 5 yıllık yeni görevleri süresince; eski memuriyetlerinden, maaşsız izinli sayılırlar. Seçimlik görevi bitiminde; yeniden,atama oluruna gerek kalmadan,eski memuriyetlerine dönebilirler. İstisnai ve seçimlik devlet memuriyetinde bulunanlar için ise zaten; yeni bir seçimlik kamu görevine adaylıkları için hiçbir kısıtlama, veya çekilme gereği yoktur.
c- İl ve İlçe Seçim Kurulu Üyeleri: Seçimler; Yargı yönetimi, Siyasi partilerin gözetim ve
Basının denetimi altında yapılır.
1. Hukuk Mahkemesi Savcısı (Seçim Kurulu Başkanı),
2. Adli İşler Müdürü,
3. Hilal Partisi Temsilcisi,
4. Ulusal Sosyalist Parti Temsilcisi,
5. O yerdeki tv veya tirajı en yüksek gazetenin, Kıdemli Basın Temsilcisi.
d- Belde, Mahalle, Köy, Semt Seçim Sandık Kurulu Üyeleri:
1. Atanmış Devlet Memuru (Sandık Kurulu Başkanı),
2. Hilal Partisi Temsilcisi,
3. Ulusal Sosyalist Parti Temsilcisi.
2- Seçmen Listesi:
a) Vatandaşa zorluk, eziyet ve devlete büyük mali yük olan; Seçmen Sayım, Seçmen Kütük Listesi yenileme ve Seçmen Kartı yazım işlemleri kaldırılmıştır. Seçim günü seçmenler; ikamet ettikleri veya nüfusa kayıtlı oldukları veya o gün için bulundukları yerleşim biriminde; İnternet aracılığı- yoluyla, sürekli yaşadığı seçim bölgesi adayları için oyunu kullanır.
b) Seçmen, oyunu; iyi tanıdığı adaya vererek; bilinçli, ilkeli, duyarlı davranıp, demokratik hakkına, vatandaşlık görevine ve devletine sahip çıkmış, sorumluluklarını bilip, yönetimi; gözetip, denetlemiş olur.
ÖRNEK-1: TC OY PUSULASI, SEÇMEN KİMLİK BİLGİSİ BELİRLEME VE SEÇMEN OY KULLANMA TAKİP LİSTESİ: ÖRNEK-1
SIRA NO SOYADI ADI DOĞUM TARİHİ NÜFUSA KAYITLI OLDUĞU YER TC VATANDAŞLIK KİMLİK NO OY KULLANMA ŞEKLİ
1. İNTERNET
... ….
30 İNTERNET
3-Milletvekili, Belediye Başkanı ve Muhtar Adaylığı:
a- Bir siyasi partiden milletvekili, belediye başkanı veya muhtar olmak isteyenler; Siyasi partinin, başkentteki genel merkezine veya 11-14 idari bölge merkezinde kurulu; Siyasi parti bölge teşkilatına başvururlar. Adaylardan en çok; BAÜ'nün 10 katı, adaylık başvuru harcı ve bağış alınır.
1. a) Milletvekilliği (TCUM Üyeliği)- Ulusal Temsilci Seçimi; Türkiye il, ilçe ve belde ölçeğinde; 95 Seçim bölgesine ayrılır. Her Seçim bölgesinden bir milletvekili seçilir. Milletvekili sayısı 100'dür. 5 Milletvekilide, yurtdışında yaşayan TC Vatandaşları arasından, Dış- Gurbetçi Türkler Temsilcisi olarak seçilir.
b) Siyasi Parti Genel Merkezi: Milletvekili adaylarının, Gn Merkezce, Belediye Başkanı ve Muhtar adaylarının ise Bölge teşkilatınca belirlenmesine, Genel Seçimlerde kullanılacak Oy Pusulasında; tek aday gösterilmesi yöntemini, seçip benimseyip kararlaştırabilir.
2. Belediye Başkanlığı (Aynı zamanda Bölge Meclisi Üyeliği) seçimi:
a) İl, ilçe ve belde belediye başkanlığı sayısı; bindir. 11-14 İdari ve Coğrafi Bölge merkezinde birer Bölge Meclisi vardır. Parti içi demokratik mücadeleyi canlı tutmak, seçmene gerçekten tercih serbestisi ve seçme hakkı tanımak için; Milletvekili Genel Seçimi Oy Pusulası ile Belediye Başkanlığı seçimi oy pusulasında; her siyasi parti, ikişer aday gösterir. İkişer aday gösterilmesi zorunludur. Eksik aday gösterilmesi durumunda, o siyasi parti, o seçim bölgesinden milletvekilliği veya belediye başkanlığı seçimlerine katılmamış kabul edilir. b-1) Siyasi Parti Genel Merkezi; kendisine başvuran, milletvekili ve belediye başkan aday adaylarının durumunu inceler ve merkez yoklaması ile uygun görüp, yönetim kurulu kararıyla belirlediği, Genel Merkez Milletvekili ve Belediye Başkan Adaylarını; il ve ilçe seçim kurulu başkanlıklarına; internet veya yazıyla, adaylık başvuru süresi içinde, ayrı ayrı bildirir. Yazıya; her adayın, Vatandaşlık Kimlik Kartı- Nüfus Cüzdanı fotokopisi ile Savcılıktan alınacak, Sabıka durum kayıt belgesi ve Yüksek öğrenim Diploma fotokopisini ekler.
2) Siyasi Parti Bölge Teşkilatları da; benzer şekilde, kendisine başvuran, aday adaylarının; durumunu inceler, ön seçimle uygun görüp, bölge yönetim kurulu kararıyla belirlediği, bölge teşkilatının, Milletvekili ve Belediye Başkan Adaylarını; gerekli belgelerle birlikte ve süresi içinde, ilgili seçim kurullarına bildirir.
3. Bucak Muhtarlığı(Aynı zamanda Belediye Meclisi Üyeliği) Seçimi: Mahalle,semt ve köyler, gruplandırılarak;Bucaklar oluşturulur. Bucak Muhtarlığı sayısı;20 bindir. Bir siyasi partiden, muhtar adayı olmak isteyenler, siyasi parti bölge teşkilatına başvurur. Bölge yönetim kurulu, adaylığı uygun görülenleri; gerekli belgelerle birlikte, süresi içinde, ilgili seçim kurullarına bildirir. Bucak Muhtar adaylık, başvuru yazılarıyla birlikte, bucağa bağlı her mahalle ve köyden; bir asıl ve bir yedek, İhtiyar Heyeti Üye adlarının, bulunduğu Listede, Seçim kurullarına teslim edilir. Bucağa bağlı mahalle ve köy sayısı, daha azda olsa, İhtiyar Heyeti Üye listesinde en az 4 asıl ve 4 yedek üye adı bulunması zorunludur. İhtiyar Heyeti asıl ve yedek üyeleri, topluca; Bucak Aksakallar- Hatunlar Meclisini oluşturur. Bucak Muhtarlığına kim seçilmişse; onun belirleyip, Seçim kuruluna sunduğu listedeki İhtiyar Heyeti asıl ve yedek üyeleride seçilmiş olur. Muhtar adaylarının; milletvekili ve belediye başkanı adayları gibi; TC Vatandaşı, sabıkasız ve yüksekokul, ihtiyar heyeti asıl üyelerinin de en az lise mezunu olmaları gerekir. Milletvekili, Belediye Başkanı ve Muhtarlar, Seçilmiş Devlet Memurudur. İhtiyar heyeti üyeleri, devlet memuru değildir; yaptıkları iş, bir tür gönüllü, kamusal, toplumsal, sosyal hizmet, Halk Denetçiliğidir. Parti genel merkezleri; bucak muhtar adayı ve ihtiyar heyeti üyeliklerinin; belirlenmesi işlemlerine karışmazlar ve muhtar adayı gösteremezler.
b- Bağımsız, Belediye Başkanlığı ve Bucak Muhtarlığı Adaylığı:
Türk Hukukunda, bağımsız olarak milletvekilliğine adaylık konulamaz. Milletvekili adaylarını, Siyasi Partiler gösterir.Herkes,kendi memleketinden,Milletvekili adayı olup,kendi hemşerisine, yöresine hizmet eder!Kendi insanının,hakkını arayıp,savunur,vekilliğini yapar.
c- İl ve İlçe Seçim Kurullarının Görevleri:
1- Milletvekili ve Yerel Yönetim Seçimleri; Genel Seçimler adı altında, 5 yılda bir ve birlikte yapılır. İl, ilçe ve beldelerin, nüfus durumuna göre gruplandırılmasını, Bakanlık yapar: Türkiye; 95 Seçim Bölgesine ayrılır. Milletvekili, Belediye Başkanı ve Muhtarlığa adaylık başvuruları; Seçim kurullarına yapılır.
2- Seçim Kurulları; Milletvekili, Belediye Başkanı ve Bucak Muhtar adaylarının başvurularını; tanınacak süre içinde kabul eder. Adayların durumunu, öncelikle belgeler üzerinde inceler; durumu, yasanın aradığı şartlara uygun olan adayların, geçici listelerini; ilgisine göre seçim bölgesi; il, ilçe veya belde düzeyinde, internet ve Basın yoluyla;Halka açıklayıp,duyurur. Duyuru tarihinden itibaren; 10 günlük itiraz süresi içinde, adaylar hakkında yapılan itirazlar değerlendirilir. Kurul kararlarına karşı, yine kurula itiraz edilir. Kurul, hatalı veya açıkça yanlış bir kararında, ısrar ediyorsa; Bölge Adalet Kurulu Başkanlığına başvuru yapılır. Adayların, devlet memurları kanunundaki yeterlilik şartlarını, taşımaları gerekir. İtiraz süresi bitiminde, durumu yasaya uygun görülüp, adaylıkları kabul edilen adayların, kesin listeleri yayınlanır.
3- Siyasi partiler ve bağımsız adaylar, seçim gününe bir ay kala; il, ilçe ve beldede, geçici seçim büroları açarak, kapalı yer toplantıları düzenleyerek, radyo ve televizyonlarda açık oturuma, söyleşilere katılarak, gazetecilerle röportaj yaparak; seçim faaliyetlerini yürütüp,tanıtım ve propaganda çalışmaları yapabilir. Propaganda dönemi bir aydır. Seçim bitimi, geçici seçim büroları kapatılır. Seçimle ilgili kapalı yer toplantıları yapılacak ve bez, afiş, döviz asılacak yerler; Seçim kurullarınca belirlenir. Radyo ve TV de adayların propaganda konuşma saatleri, düzenlenir.
4- İl ve ilçe Seçim kurulları; seçimin düzenli, sağlıklı ve güvenli olarak geçmesi, yapılması, yürütülmesi için gerekli her türlü düzenlemeyi, yapmaya yetkilidir. Seçim kurulu ve Sandık kurulu üyelerine, görev yaptıkları günler için yevmiye ödenir. Seçimi kazanan adaylara, belgelerini; Seçim kurulları verir. Seçim sonuçlarına itiraz, Seçim kurullarına yapılır. Seçim kurulunun; yanlış karar veya işleri için ise Bölge Adalet Kurulu Başkanlığına, başvuru yapılır.
5- Bağımsız belediye başkanı ve bucak muhtar adayları; adaylık için Seçim kurullarına; bir ile on BAÜ tutarında Adaylık Harcı öderler. Siyasi partilerden aday olacaklar, adaylık harçlarını, ilgili partilere öderler. Bağımsız adayların harç miktarını Bakanlar Kurulu belirler.
d- Oy Pusulaları:
-Aday olmaları kesinleşen, Siyasi Partilerin gösterdiği Partili adaylar ile Bağımsız adaylar için Seçim kurullarınca; 2 ayrı oy pusulası için Bilgisayar Oy Kullanma Puroğramı Hazırlatılıp, Seçim Web Sayfasına konur.
1) TC Milletvekili Seçimi Oy Pusulası Örneği: ÖRNEK:2
2) TC Belediye Başkanlığı Seçimi Oy Pusulası Örneği: ÖRNEK:3
3) TC Bucak Muhtarlığı ve İhtiyar Heyeti Seçimi Oy Pusulası Örneği: ÖRNEK:4
e-Seçmenin Oyunu Kullanması:
1- Dar Bölgeli Genel Seçimler, tek derecelidir.GS; 5 yılda bir yapılır. Milletvekili ara ve kısmi Yerel Yönetim seçimi yapılmaz. Seçim, gizli oy ve açık sayım döküm şeklinde yapılır. En çok oy alan aday seçilir. Oy kullanmak zorunlu değildir. Vatandaşlar, isterse;oyunu kullanır ve seçme hakkına sahip çıkar. Demokratik seçme hakkını, kötüye kullanarak; aynı veya farklı sandıklarda; iki veya daha fazla oy kullanan, veya hileyle başkasının yerine, oy kullananlara; her fazla oy kullanımı için; hakimce dosya üzerinde; BAÜ'nün 20 katı para cezası verilir. Bir ay içinde para cezasını ödemeyenlerin, bu cezaları; hapse çevrilir.
2- Yıl itibariyle 16 yaşına giren, TC vatandaşı seçmenler; seçim günü: 10.00-15.00 saatleri arasında, bulundukları, oturdukları veya nüfusa kayıtlı oldukları yerin, seçim bölgesi için; iNTERNET üzerinden: Akıllı Telefon,Bilgisayar,Tabletle: oy kullanmak isteyen Seçmen; Seçim-Sandık Kurulu Başkanlığınca; milletvekili, belediye başkanı ve bucak muhtarlığı; siyasi parti veya bağımsız adayların, seçimleri için Hazırlatılan; oy pusulası örneğine bakarak, Yargının; İnternet Seçim Web sayfasından, adayları öğrenir. Seçmen, bağımsız aday için oy kullanmayacaksa, Hilal Partisi veya Sosyalist Partiden birini seçer. Bu durumda da seçmene, milletvekili ve belediye başkanlığı için demokratik bir tercih ve seçme hakkı verilmektedir. Taraftarı olduğu siyasi partinin, oy pusulasında, biri genel merkez, diğeri bölge teşkilatınca önerilen; iki adayı bulunmaktadır. Seçmen:internet üzerinden: e-devlet şifresiyle: seçim kurulu web sayfasına girer. TC Vatandaşlık Kimlik Kartı,Sicil Nosunu; ilgili beygeye yazıp: tercih ettiği, adayın altındaki "EVET" yazılı bölüme; İnternet üzerinden ( X ) işareti koyarak, oyunu kullanır. Muhtar seçiminde, aday tercihini; Bağımsız, Hilal Partisi veya Sosyalist Parti adayları arasından yapar. Böylece seçmen, üç ayrı kamu görevlisinin seçimi için oy kullanmış olur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
YEREL YÖNETİM
ŞEHİR PLANI (EK-7)
YERLEŞİM, KULLANIM BÖLGELERİ VE YOL AĞI
- OTOYOL
- METRO VE ELEKTRİKLİ TREN
- CADDE VE SOKAK
YA: YEŞİL ALAN
OP: OTOPARK
X : KONUT ALANI (YATAKHANE BÖLGESİ) :
- Tek Katlı Bahçeli Evler
- İki Katlı Bahçeli Evler
- Apartman ve Siteler
- Temel Eğitim Okulları
- Semt Spor Sahaları
- Çocuk Bahçesi ve Oyun Alanları
- Market, Kuaför
- Üniversiteler
YEREL YÖNETİME İLİŞKİN, HUSUSLAR ( A)
1.a) BELEDİYE; hukuki, mali tüzel kişilik ve yönetsel özerkliğe sahip, il, ilçe ve beldelerin, idari ve coğrafi sınırları içindeki; dağ, orman, ova, mera, arsa, tarla, arazi, deniz, göl, akarsu gibi doğal kaynaklar ile buralarda kurulu ev ve işyerlerinde oturup çalışan insanları kapsayan, bir mülki yerel yönetim birimidir.
b) Belediyeler; yetki genişliği, yerindelik, yerinden yönetim, kamuyararı, ulusal haklar, hukukun üstünlüğü ve hukukilik ilkelerine göre; yönetilen, yerel yönetim birimidir. Yerel yönetimler üzerinde; Halk adına: BASIN,DKÖ-STK ve TCUM dışında, Hükümet, Bakanlık, Yargı ve TSK’nın, Vesayet, gözetim, denetim hak ve yetkisi yoktur.
2. Belediye mülki sınırı; şehir merkezindeki mahalle ve semtler ile mücavir alan kavramlarını aşarak (örneğin; ilçe tüzel kişiliğine), bağlı köy, kom, mezra,oba ve yaylalarıda kapsar, içine alır. Bir belediye mülki idare sınırı, diğer bir belediye mülki idare sınırına kadar, devam eder. Köyler, hukuksal durum ve yerel belediye hizmetlerinden, yararlanma açısından; şehir merkezinde yer alan, bir mahalle, semt sıtatü ve konumundadır.
3. Muhtarlık: (Bucak-Nahiye) aralarında ulaşım bağlantısı olan; 5 bin-50 bin nüfuslu, mahalle ve köy grubudur. Muhtarlıklar bir araya gelerek, oluşturdukları nüfusa göre; il, ilçe veya belde belediyesi adını alırlar.
4. Belediye ve köylerle ilgili Hususlar:
a) Yeni belediye kurulacak, yerleşim birimi ile ona en yakın belediye arasındaki uzaklığın; en az 40 km olması zorunludur. Yada iki yerleşim birimi arasında; deniz, göl, akarsu ve dağ ğibi, karayolu ulaşımını engelleyen, bir doğal engelin bulunması gerekir.
b) Eski belediyelerle ilgili bağlayıcı düzenleme:
İki belediye şehir merkezinin, son evleri arasındaki uzaklık; 40 km den az ise birleştirilerek, tek belediyeye dönüştürülür.
c) Yasa gereğince, birleştirilerek oluşturulan, bu yeni belediyeye, ad olarak; ya ilk önce belediye unvanını alan yerleşim biriminin, ya nüfusu daha fazla olanın veya adı daha anlamlı olan yerleşim biriminin adı verilir. Örneğin; Yozgat- Yerköy ile Kırşehir- Çiçekdağı ilçeleri arasındaki uzaklık; 5 km ve birleşik yeni ilçe belediye adıda; yorumu gerektirmeyecek kadar açık. Birleştirilen belediyelerin eski meclisleri, yapacakları ortak bir toplantıyla; basın ve sivil toplum örgütlerinin de görüşünü alarak, belediyelerine yeni bir ad verirler.
d) Bir yerleşim biriminin Belediye statüsüne geçirilmeyi isteyebilmesi için; bağlı mahalle, köy, semt, kom, mezra vs ile birlikte en az; 20 bin nüfusa sahip olması gerekir. Bu yerleşim biriminin; 40 km’ ye kadar yakınında bulunan; mahalle, semt, köy ve küçük bağlılar, bu yeni belediyeye zorunlu olarak ve meclis kararıyla bağlanır.
e-1) Bir yerleşim biriminin, Muhtarlık statüsüne geçirilmeyi isteyebilmesi için en az; 5 bin nüfus yanında, ayrıca en yakın muhtarlık merkezinin evleri arasındaki uzaklığın; en az 20 km olması gerekir.
2) Yeni kurulacak bir köy ile komşu mahalle merkezinin evleri arasındaki uzaklık; 20 km’ den az olamaz.
3) Eskiden beri kurulu olup, nüfusları; bin’ den az olan, mahalle ve köyler ile aralarındaki uzaklık; 20 km’ den az olan mahalle ve köyler; Belediye meclisi kararıyla birleştirilerek; bir mahalle veya köy haline getirilir. En kalabalık yerleşim birimi; yeni köy ve mahallenin, merkezi olur. Yeni oluşturulan bu köy ve mahalle birimine: Belediye meclisi; o yöre halkının görüşünüde alarak, yeni bir ad verebilir.
4) Bir yerleşim biriminin; köy veya mahalle statüsü kazanabilmesi için; en az bin kişilik nüfusunun olması gerekir.
5. Kurban Bayramında; inek, koyun,keçi gibi,büyük ve küçükbaş hayvan kesilmesi: Belediyeler kurban bayramından önce, gerekli tedbirleri alırlar;
a) Kurbanlık hayvanlar, yalnızca belediyelerce belirlenen, hayvan pazarlarında satılır.
b) Veterinerler odası pazardaki hayvanları denetler, hasta hayvanlar satılamaz.
c) Belediyeler, hayvanların;cadde,sokak, kaldırım ve apartman önlerinde, kesilmesine izin vermez. Belediyeler, önceden mezbaha gibi resmi ve özel, et kesim yerleriyle anlaşarak, halktan bir ücret almaksızın, kurbanlık hayvanlarını hijyen şartlarına uygun olarak, buralarda kestirilmesini sağlar. Halk, iki gün önceden başlayarak, bayram günleri kestireceği hayvanı; kesim yerlerine götürüp teslim eder. Vatandaşlara; hayvanın kesim gün ve saati yazılı, randevu fişi verilir.
d) Vatandaşlar,ancak kasaba ve köylerde;bağevi ve bahçede, kurbanlarını kendileri kesebilir.
e) Kurbanların sokak aralarında kesilmesi; hayvana saygısızlık, kesene kestirene zorluk, komşular ve belediye açısından ise çevre kirliliği demektir. Ayıca çocuklar üzerinde psikolojik olarak, olumsuz etki yapmakta: doğuştan var olan hayvan sevgisini, acıma duygusunu yok ederek, veya duygusal, ince ruhlu olanları, bunalıma iterek, çocukların geleceğini karartmaktadır. Hayvanın çırpınışını, gözlerinin büyümesini, kanın akışını gören çocukların, bir kısmı aile içi geçimsizlik ve şiddetten de etkilenerek;güçlünün,gücünün yettiğine;istediğini yapabileceğine şartlandığından, büyüdüğünde terörist, mafyacı, çete,katil olabilmektedir.Basit gibi görülen, bu önlemi alarak; insanların doğa ve hayvan dostu olmalarını sağlayalım.
6. Resmi Dairelerde Oturma Düzeni ve Klima:
a- Meclis, Merkezi Hükümet ile Yerel Yönetim, Üniversite ve Temel Eğitim Okullarına ait, kamu binaları yaptırılırken; Güneş ve Rüzgar enerjisiyle elektrik üreten, sistem kurulur ve kuruma gereken elektrik, bu şekilde doğadan sağlanır. Kamu binalarının, ısıtılıp serinletilmesi, merkezi
sistem klimalı olarak planlanır.
b- Ayrıca, kamu kurum binalarında; müdür, şef ve diğer unvanlı memurların her biri için bölümler ayrılıp, oda tipi düzenlemeler yapılmaz. Kamu kurum binaları ,mevduat bankalarının oturma ve çalışma düzenine uygun, salon tipinde inşa edilip, birlikte ve hızlı hizmet verecek şekilde, planlanıp döşenir. Müdürlüklere bağlı, hizmet bölüm ve birimlerinin her biri, ofis tipi, büyükçe bir salon- odaya toplanır. Giriş önüne, banko konur. İlk sırada başvuru kabul memuru, arka kısma konulan masalarda ise şef ve diğer işlemci memurlar bulunur. Müdürlerde bu salon tipi büyük odanın bir köşesine konulan, masada oturur. Masadan, memurların çalışmasını izler veya birimleri, büroları, masaları, çarşıyı ve araziyi gezerek, memurları; idari işlem ,karar, harcama, eylem anı ve hizmet verilme sırasında, gözetip denetler.
c- Bir kamu hizmetiyle ilgili; tüm görev, yetki, imkan ve sorumluk aynı birim ve hatta bir memurda toplanır. Bakan, Başkan ve Müdür; evrak, belge imzalamaz,tasdik edip mühürlemez! İş, hizmet politikası, hedef tespiti, pilanlama, genel düzenleme yapar, koordine ve işbirliğini sağlar, yürütür. Yürütülen kamu hizmetinin; Gözetim ve Denetim görevini ise Halk adına, BASIN; 7 gün 24 saat, özgürce yapar. Memur, Halk ilişkisi ve Kamu Hizmeti; karşılıklı güven ve beyan esasına dayandırılır. Devlet memurlarının,gerçek, asli Amiri;Adalet,Eğitim, Güvenlik,İstikrarlı Ekonomi, Sağlık ve Yerel Altyapı Hizmeti beklentisiyle vergi veren,aylık ödeyen, HALK gurubudur. Devlet, Memur ve Halk; Bileşik Kaplar gibidir. Birbirine bağlıdır ve biri, diğerini etkiler.
7. Yerel Yönetim, Hizmet Birlikleri
Hizmet Birlikleriyle ilgili Genel Düzenleme:
a- l) Aynı belediyeye bağlı mahalle ve köylerin,Hizmet Birlikleri ile Kooperatifler; Belediye Meclisi kararıyla kurulur.
2) Aynı bölgede bulunan belediyeler, hizmet birliklerini; Bölge meclisi kararıyla kurarlar.
3) İki veya daha fazla bölgeye dahil belediyeler, bir ortak hizmet birliğini, Yerel
Yönetim Bakanlığının izni ile kurabilir. Birliğe katılmak, bölge belediyeleri için zorunludur.
b- Birlikler, gelir getirici, ticari ve sanayi faaliyetleri için gelir vergisi verirler. Hizmet Birliği; KİYİB yöntemi ve kamusal yetki sözleşmesiyle, özel sektöre ihaleyle verilir ve Hizmet, özel sektöre gördürülür. Hizmetin verilmesini: Belediye, Meslek Odası ve Basın; 7 gün 24 saat, gözetip denetler.
c- Yerel yönetimler veya halk tarafından, önceden kurulmuş,halk veya özel kişi,yada özel bir şirketçe yönetilip,yürütülmekte olan;bir yerel hizmet, sanayi üretim tesisi, ticari birlik faaliyeti veya işletme,yada yöre halkının; kurup,yönetip, işlettiği, bir Kooperatif varken, aynı yerde veya benzer konuda; ikinci defa,tekrar, yeni bir hizmet birliği, kooperatif kurulamaz. Örneğin; Van Gölü ve Keban baraj gölü çevresindeki yerel yönetimler, yeniden bir feribot işletme birliği veya su ürünleri- balıkçılık Kooperatifi kuramaz. Ancak özel sektör için bir sınırlama yoktur. Yine belediyeler ve kamu kurumları, örneğin; Bolu-Abant gölü ile Gölcük çevresinde, otel-dinlenme ve eğitim tesisi kuramaz. Bu tür hizmetler, özel sektörce, bu bölgenin insanlarınca, yöre imkan ve şartlarına uygun yürütülmelidir. Kamu kurumları, gerektiğinde konaklama hizmeti için özel sektör otellerinden, ücreti karşılığı yararlanır. Belediyeler,ticari işletmecilik faaliyeti yapamaz.
d- Eskiden kurulmuş, fabrika tipi üretim yapan, tesislerin makinaları ile ulaşım hizmeti veren araçları satılır. Üretimle ilgisi olmayan, bina, arsa ve araziler, Belediyeye devredilir. Diğer konulardaki hizmet birliklerinin, mümkünse işletme hakkı özelleştirilir. Özelleştirilemeyen hizmet birliklerini, belediyeler; işletip çalıştıramaz. Birlikler; üretim binaları, makine, araç, gereç ve işletim hakkıyla özel sektöre kiraya verilir. Belediyeler, yalnızca bu tür ticari hizmetin, sözleşme şartlarına uygun verilmesini;Basın ve Meslek odasıyla birlikte, gözetip denetler.
e- Belediyeler ayrıca; elektrik üretim ve dağıtımı, doğalgaz, telefon, park bahçe ve yeşil alan, içme ve kullanma suyu , kanalizasyon, arıtma , çöp toplama ve değerlendirme gibi, hizmet ve işlerini; özel sektöre, KİYİB yöntemiyle verip gördürür. Belediyeler, Altyapı hizmetinin, düzenli ve yeterli şekilde verilmesini; Meslek Odaları ve Basınla birlikte, 7 gün 24 saat gözetip denetler.
f- Cenaze ve mezarlık hizmetini, özel sektör yürütür. Mezarlıklar; tepelere ve orman içine yapılır. Tarım arazisine mezarlık kurulamaz.
g- Belediyeler, BİT, otel, lokanta, düğün salonu, fırın gibi tesisleri, özel sektöre kiralar. Ve bu tür ticari nitelikte, yeni işletme ve tesis kuramaz.
h- Helikopter ve minibüs anbulansla Hasta taşıma ile Orman dahil Yangın söndürme- İtfaiye hizmetlerini; ya TSK yada Özel Sektör yörütür.
i- Yol, tünel, köprü, baraj yapımı ile şehiriçi; metro- raylı toplu ulaşım, yolcu vapuru işletimi gibi taşımacılık; KİYİB yöntemiyle özel sektöre ihale edilip gördürülür.
8. YERİNDEN YÖNETİM SİSTEMİNİN, ÖZELLİKLERİ VE YARARLARI;
Merkeziyetçi, bürokratik pilanlı sistemden; kamu yararını gözeten, yerinden yönetim, yerindelik ilkesi ve yetki genişliği esasına dayalı, yerel sisteme geçilmesiyle elde edilecek yararlar; özet olarak aşağıda sayılmıştır. Merkeziyetçilik ile yerinden yönetimin, en iyi örneği Almanya'dır. Almanya 1945-1990 yılları arasında batı ve doğu olmak üzere ikiye ayrılmış. Batı, demokrasiye, akla, bilime, tekniğe, rekabete dayalı, serbest piyasa ekonomisiyle, Doğu Almanya ise sosyalist ideoloji, merkeziyetçi, planlı ekonomi ve tek partili sistemle yönetilmiş, sonuçta; aynı ırk ve dinden olmalarına rağmen; Batı Almanya,Dünyanın en gelişmiş; 7 ülkesi arasına girerken , Doğu Almanya ancak az gelişmiş, ülkeler grubunda yer alabilmiştir.
1) Kamu kurumlarının, yasa gereği olarak yürüttüğü ve verdiği hizmetlere ilişkin; görev, yetki, imkan ve sorumluluk, merkezden;ilgili il, ilçe ve belde belediyelerine devredilir. Yöresel kamu hizmetlerine ilişkin; karar, olur, değişiklik, takdir ve tercih yetkisi ile bunların yürütümüne yönelik, her türlü işlem, eylem ve harcamalara ilişkin;görev, yetki, imkan ve sorumluluk; bu hizmeti doğrudan verecek olan; birim,hatta memurda toplanır.Bir konudaki Görev, yetki, imkan ve sorumluluk; önce bir kurum,birim,sonrasında ise bir memurda; kişileştirilip, somutlaştırılır. Kamu hizmetinin; yerinde,zamanında,gereğince, yada geç, eksik veya yanlış verilmesinden; bir kişi sorumlu tutulup, suç oranında da cezalandırılır. Şimdiki sistemde; herkes görevli, ancak yetkili belli değil, hata ve zarardan, kimse sorumlu tutulamıyor. Yanlış ve eksik yapanın, yaptığı kötülük, yada hizmeti hiç yapmayanın ihmali,görevi savsaklaması; yanına kar kalıyor.
2) Meslek Odalarının, Sivil toplum örgütlerinin, Basının-Medyanın; kamu hizmetleriyle ilgili tercih ve kararlarda; öneride bulunma ve inisiyatif kullanmada; rol ve etkinliği artacağından, kamunun karar, iş ve işlemlerinde; arzulanan dürüstlük, kamuyararı, kalite, hız ve verimlilik sağlanacaktır.
3) Vatandaşlık duygusu geliştirilecek; "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir." Sözü, hayata geçirilecek. (*Allah’ın;Mutlak Egemenliği ve Yaratıcılığı;tartışılmaz ve insanla karşılaştırılıp, kıyaslanamaz! Bu konuyu ısıtıp,gündemde tutanlar,şarlatanlar ve münafıklardır!). Anlatılmak istenen, Halkın irade ve geleceğinin; bir kıral, diktatör, din adamı yada askeriye gibi bir kuruluşa verilemeyeceği; insanların, putlaştırılan bir kula; kul yapılamayacağıdır. Demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla işletilecek. Devletin; halkın huzur, güven, refah ve mutluluğu için varolduğu ,Vatanın en önemli unsurunun;Halk ve Devletin;temel,asli,birincil görevinin ise halka hizmet olduğu ve bunun başındada;Can,Namus ve Mal Güvenliğinin sağlanması geldiği, uygulamayla gösterilecek. Bir ülkede Halkın;Can,Namus ve Mal Güvenliği sağlanamıyorsa; o hükümet; meşruluğunu yitirmiş, kötülere kul,zulme ortak ve zorba olmuştur!Bir Ülkede,Demokrasi ve Özgürlük varsa, Halk; tüm kamu kurumlarına; Belediye Başkanlığı, TCUM Başkanlığı dahil, dilekçelerinde; "rica ederim" şeklinde hitap etmeli! Kamu kurumları ve devlet memurları ise resmi yazışmalarda, Vatandaşa: "arz ederim" ifadesini kullanacak. Demokrasilerde, "Devlet Baba" olmaz.
4) Vatandaş devleti ve kamu hizmetlerini sahiplenecek. Sokağı kendi bahçesi, memuru yanında kendisi için çalışıp, hizmet üreten bir personel olarak görecek. Devlet, memurlarının yaptığı işi ve harcamalarını; karar, işlem,hizmet sırası ve harcama anında;Basın,meslek odası ve sivil toplum örgütleri aracılığıyla; 7 gün 24 saat, sürekli gözetip denetleyecek. Vatandaş; memurun harcadığı paranın; kendi verdiği vergi ve yaptığı işin; kendine hizmet olduğunun, bilincine varacak. Vatandaş; hayat şartlarını iyileştirip, kolaylaştırmaya ve yaşamı güzelleştirip,sevdirmeye yönelik, kamu hizmetlerine ilgisiz, duyarsız kalmayacak. Vergi ile memurun yürüttüğü, hizmet arasında; doğrudan bir bağ kurup, bir yanlış iş gördüğünde hemen; "Ben vergi veriyorum, bu yanlış işe harcanan, benim param ve benim için kullanılması gerekir.Benim paramı;uçak,zırhlı mersedes alımı, israf sarayı yapımı, yalakalarla heray Dünya turu gibi, yanlış yerlerde ve hesapsız şekilde, harcayamazsınız! Bana verilmesi gereken;Güvenlik,Eğitim,Sağlık ile yeni kurulacak Üretim tesisinde çocuğuma İŞ gibi,Toplumsal ve Kamusal Hizmetleri geciktiremezsiniz" diye, demokratik tepki verecek. Halk;o yanlış işi durdurup, düzelttirip, doğru yönde hızlandırabilecek. Okul, hastane hizmetleri ve yol,otopark,çocuk oyun bahçesi gibi yapım işleri; özel okul ve özel hastanenin yönetilmesi veya kişilerin çiftliğine; bir müteahhide yol, bina yaptırması, bahçesini düzenlettirmesi gibi, kamu işleri de benzer şekil ve mantıkla gördürülecek. Böylece , kamu hizmetleri de özel işin kalite ve verimliliğine ulaştırılacaktır. Vatandaşların verdiği alın teri vergilerde, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi,Halka (*yolsuzluk, susurluk ,yoksulluk,çete olarak değil); yol, su, elektrik olarak, geri dönecektir! "Kızını kendi haline bırakırsan; ya davulcuya kaçar, ya zurnacıya" hesabı , memuru vergi gelirleriyle baş başa bırakır, ilgilenmezsen; ahmak değil ya, niçin sana fabrika, üniversite yapsın? Kendine lojman diye 800m’ lik villa , arazili taşıt diye zırhlı mercedes , eğitim tesisi diye deniz kıyısına 5 yıldızlı tatil köyü, orman yangını söndürme bahanesiyle gezi helikopteri alır. İlçeni , köyünü ziyaretinde beklediği ilgi ve saygıyı göremeyince de; "nankör millet, ahmak insan , koyun gibi, çıkarını bile bilmiyor diye," kızıp yakınır!
5) Devletin, gelirlerini; yerinde, zamanında ve gereğince kullanıp, yasaya uygun harcamasını sağlamanın yolu: Kamuyu; basın, meslek ve sivil toplum örgütlerinin, 7 gün 24 saat, gözetim ve denetimine açmaktır. Devletin giderleri, halk denetimi gerçekleştiğinde azalacaktır. Devlet harcamalarında tasarruf ise, denk bütçeyi sağlayıp yıllık enflasyonu; % 5'lere çekecektir. Ankara'dan alınan kararlarla, bir kaç müteahhidi kollamak için plansız ve programsız olarak; Kırşehir, Burdur, Bilecik, Ereğli, Elazığ, Hatay, Malatya, Erzurum vb il ve ilçelerimize yapılan; bir çok fabrika, okul, yüzme havuzu, spor ve kültür salonu kullanılamaz veya çalışmaz halde durmaktadır. Almanya'daki TC vatandaşlarının gönderdiği dövizler, esnaf ve çiftçimizin alın teri kazancından verdiği vergiler; plansız yatırımlar nedeniyle ekonomiye geri dönmeyip toprak altında atıl dururken,geçmişten ipret almayan, hükümetler; imf ve yabancı bankalardan, milli onuru kırıcı tavizlerle;1954 yılından bugüne; 400 milyar abd doları boç para almıştır!Hatta aylık memur ve emekli maaşları bile, ülkemizde kurulu,yabancı bankalardan borç alınarak, ödenmekteymiş? Çünkü,abd-ab-gb-nato-bodun;Hükümeti;iktidarda tutma şartlarından biri; apoya paşa gibi, el-gül bebek bakmak, diğeride borçla, buğday,saman,patates,et vb ithalatla,çarkı döndürmekmiş? Yoksa,natonun beslemesi-pkk’ya; Türkiyeyi parçalatır, ülkeyi; ırak ve suriyeye döndürtürüz, dayatmasıymış? Osmanlı Devletinin yıkılma nedenlerinden biride aldığı borçlardır! Yerinden yönetim sistemi hayata geçirilirse, devletin dışardan, hatta içerden bile borçlanmasına gerek kalmaz. Almanya, Japonya, abd, Fransa,Çin ve Rusya; kalkınmak için borç paramı alıyor? Bir ülke düşününki 110 milyar dolar dış, 250 milyar dolarda; TC’deki yabancı banka şubelerine iç borcu var ve her ay borç alarak, ücretleri ödüyor? Hiç böyle bir ülke, başı dik olup, bağımsız hareket edebilir mi? Alınacak bu borç parayla, ne yapılacak? Başkanlara, millet vekillerine mercedes otomobil alımı, siyasilere ve bürokratlara dış gezi, milletvekillerine özel villa yapımı, kıyak emeklilik, abd, Belçika, İtalya'dan;akıllı füze, silah,uçak,gemi alımı; elektronik silahların teknik ömrü ençok 5 yıl; Türkiyeye saldıran bir ülkemi var? Veya TC komşularına savaşmı açacak! Bitmedi; Van Akdamar ermeni ve Tırapzon Sümela pontos kiliselerinin tamiri, Hakkaride pkk için kaçakçılık yaparken öldürülen, her terörist için 220 bin TL tazminat, Van depremzedelerine yeni ev ve iş, sayıları 80 bini bulan koruculara aylık ve sağlık ödemesi, 1918 de yıkılıp tarihin sararmış sayfaları içinde yer alan bir devletin; 700.ncü kuruluş yıldönümü veya Dünya Başkenti? İstanbulun fethinin 550.ci kutlama harcama giderlerine vs...!
6) Vatandaşın , toplumsal, yöresel ve kişisel sorunlarını çözmek için Ankara'ya gitmesine gerek kalmaz. Politikacı ve bürokratlarda esas görevlerini yapmaya, fırsat ve zaman bulurlar. Sorunlu, hasta, mutsuz bir insanın, kendine bile faydası olmaz. İnsanlar sorununu, derdini çözemediği sürece; ailesine sıkıntı,topluma ise yüktür.Türkiye'yi; huzura ve refaha taşıyacak,insanlar;ancak bilgili,bilinçli,öngörülü,cesur, huzurlu, mutlu, sağlıklı, dürüst ve sorumluluk duygusu olanlardır.
7) Yerel yönetimler; kendilerine devredilen, kamu hizmet görevlerine paralel olarak, hizmete ilişkin idari ve teknik konularda; inisiyatif ve karar yetkisi ile uzman personel çalıştırma ve yeterli mali imkana da sahip olurlar. Ankara'dan, olur almaz,Bakanlıklardan para dilenmez, lütuf- ihsan beklenilmez. Yavrulu keçiden, ne kadar süt sağılsa, ne kadar kırkılsa kardır mantığı terk edilir. İhtiyaç , nüfus ve gelire göre, uzman personel çalıştırılır. Şu an belediyelerin çoğu personel aylığını bile ödeyemiyor.
8) Belde, ilçe ve il belediyeleri, temel hizmet birimi olma özelliği kazanır. İmar, kalkınma planı ve yatırımlarda , mahalle ve köyleriyle birlikte; yöre bir bütün olarak ele alınır.Doğa korunarak, Sağlıklı şehirleşme ve Sanayileşme gerçekleştirilir.Gettolaşma,varoş,mafya,pkk terörü, Gecekondulaşma ve çevre kirliliği önlenir,Tırafik sorunu çözülür.
9) Verimlilik, sürat ve etkinliği engelleyen; genel müdürlük, bölge ve il müdürlükleri gibi kamu kurumlarının hizmet üretmeyen üst birimleri kaldırılır. Görev, yetki , imkan ve sorumluluk; o yörede, o işi, doğrudan yapacak, taşra birimine verileceğinden, bina, personel-emek, araç, gereç, para ve zaman bakımından, büyük oranda tasarruf sağlanmış olur.Aklın yolu birdir. Kalkınmış bütün ülkeler,Kamu hizmetlerini;bu şekilde yürütmektedir.
10) Kamu hizmetleri, kanun ve yönetmelikler doğrultusunda yöre şartlarına göre; il, ilçe ve beldelerde planlanıp yürütülür. Kamu hizmetlerine ilişkin tüm araştırma, planlama, koordinasyon-eşgüdüm iş ve hizmetleri; ilgili belediye başkanlıklarınca sağlanır.
11) Halkın; kamu hizmetlerine ilişkin; istek, öneri ve eleştirileri, dikkate alınıp, kamu hizmetlerine ilgi, paylaşım ve katılımları sağlanarak; çağdaş toplum ve demokratikleşmeye yönelik, önemli adımlar atılmış olunur. Halk, vatandaşlık ve yurttaşlık kavramlarını; benimser, bilinç ve duyarlılık kazanır.Osmanlı devleti;memur ve askeri;cephelerde açlıktan,soğuktan ölecek kapıkulu, Halkı ise kazandığını; vergi,öşür diye verecek; reaya,etrakı bi itrak görüp, 40 israf sarayda, saltanat sürmeye başlayınca;sahiplenip,savunanı,koruyanı, kalmadığından; parçalanıp, yıkılıp,tarih oldu!
12) Yatırımlarda; yörenin kültürel değerleri, tarihsel geçmişi,geleneksel ekonomisi, yerel imkanları, bölgenin öncelik ve özellikleri gibi hususlar, gözönünde bulundurulup; hukuka uygunluk , kamu yararı ve ekonomik olma gibi, ölçütlere bağlı kalınarak; gerçekçi, uygulanabilir planlar, hayata geçirilir. Antalyanın Lara, Belek ve Çıralının; pilanlama, tahsis ve ihalesi Ankaradan yapılmaz. Deniz kıyısına, Orman, Tarım,Turizm bölgesine,Adananın Çukurova yöresine, fabrika kurulmaz.
13) İdarenin, hizmet verme imkan ve gücü daha çok artar. Hedefler; daha gerçekçi, ulusal haklar ve kamu yararı gözetilerek, belirlenebilir. İdari iş ve projeler, çağın teknolojisi kullanılarak, halkın beklentilerine, cevap verecek biçimde yürütülür. Plan ve projede, idari , teknik ve çevre şartlarındaki değişmelere göre, yapılması gereken düzeltme ve yenilikler, anında görülüp hemen uygulamaya konulabilir.
14) Kamu hizmetlerinin;karar verme ve planlamaya ilişkin, görev ve yetkiler ile işin yürütümü ve denetiminden sorumlu memurların; sorun ve imkanlarıyla birlikte;o yörede ve halkla birlikte, olması nedeniyle; hiç bir politikacı, bürokrat; hizmetin, yapılma veya yürütümündeki gecikme, aksama, yetersizlik veya yolsuzluğun suçunu; İl’e veya Başkente atamaz, halkı oyalayıp kandıramaz. Vatandaş, yöresel sorunlarının muhatabını , çözüm getiricisini; Ankara'da aramaz, belde , ilçe veya ilinde bulur.Seçimde vereceği oylarıyla; hesap sorar, veya teşekkür eder.
15) Görev ve yetki karmaşası, ikili sorumluluk, çok başlılık, sahipsizlik, vurdum duymazlık : valilik, kaymakamlık, bölge ve il müdürlüklerinin kaldırılıp, bunların görev, yetki, imkan ve sorumluluklarının, belediyelere devredilmesiyle, son bulur. Gecekondunun, mafyanın, çetelerin, terör örgütlerinin; doğup gelişmesine imkan sağlayan, yönetim boşluğu , enflasyon bataklığı, belirsiz durum ve dumanlı hava-sis, ortadan kalkmış olur.
16) Bürokrasideki 6-10 imzalı, klasik imza ve paraf hiyerarşisi kalkar. Vatandaşın işi; imza ve paraf için birim ve bürolarda; 10-30 gün, hatta 6 ay, masa masa dolaşmaz! İşlemi yapan memur, evrakı da imzalayıp, mühürler. Bakan, Başkan, Müdür ve Şefler; Memurlarla birlikte aynı salonda oturur; işlem , eylem, harcama anı ve hizmet sırasında; memurları gözetip denetler. Memurlardan ayrı yerde, sekreterli özel bir oda, büro kurulmaz: Amirler, sırça saray, koskoca makam odalarında memurdan ve halktan, kopuk olarak oturmaz.
17) Yatırımcı kuruluşlar; belediyelerin yönetim ve yetkisine, belediyelerde; Mesleki ve sivil toplum örgütleriyle basının gözetim ve denetimine girince, kamu hizmetlerinde; hızlanma , açıklık, şeffaflık, objektiflik, etkinlik ve verim sağlanır.
18) Kamunun yürüttüğü iş ve hizmetlerde; bilgisayar, internet, telefon, faks gibi gelişmiş teknoloji kullanım oranı artınca, bürokrasi azalır. Kırtasiyecilik kalkar, hizmet hızlı şekilde ve zamanında verilir. Devlet-Vatandaş işleri;Güven ve Beyan Esasına göre, yürütülür.Hile yapan, dürüst davranmayan, bu yanlışını;zarar görerek öder.
19) Bürokrat-politikacı sürtüşmesi-çekişmesi son bulur. Subaylar, hakimler, öğretmenler, sendikacılar, polisler, doktorlar vd kişiler, öncelikle kendi görev ve işleriyle ilgilenirler. Herkes kapısının önünü süpüreceğinden,sokaklar tertemiz olur. Kimsenin kimseye , kapının önünü süpür diye, karışmasına gerek kalmaz. Birey, grup, sınıf olarak, herkes kendinin veya grubunun hakkını arar, sorununu; doğru yer ve zamanda, doğru kişiyle, hukuka uygun olarak, yasal zeminde çözmeye çalışır. İnsanlar, ülke yönetimine ve kamu hizmetlerinin denetimine ( seçimlerde oy kullanma yöntemi dışında ); basın ve sivil toplum örgütleri aracılığıyla;katılıp,karışarak, yönlendirmeye çalışırlar. Cumhuriyet, Laiklik ve Demokrasiyle idare edilen, gelişmiş, özgür ülkelerde; Vatandaşlık temel hak, görev ve yetkisi,bu şekilde kullanılmaktadır. Demokrasilerde; devlet sırrı, gizlilik,örtülü ödenek,bütçe dışı fon,ödenek üstü harcama,açık bütçe, dış ticaret açığı, enflasyon,terör,tırafik canavarı, zorlama ve dayatma yoktur. Demokrasi; açıklık, şeffaflık, saygı, kural, özgürlük ve haddini bilmektir.Osmanlıda;cumhuriyet,demokrasi,laiklik, düşünce ve ifade özgürlüğü,her Beldede, İlçede Lise ve İlde Üniversite ile ulusal tasarım,marka, patent ve sıtandartlı,yerli ve milli, üretim Ekonomisi olsaydı, padişah ve zenginler; israf saraylarda, saltanat sürmeseydi; 400 mn altınlık BORÇ alınmaz ve 2015 yılında bile, güvenli, huzurlu, bir Osmanlı Vatandaşı olarak,yaşam sürdürürdük!
20) İl, ilçe ve beldelere, yalnızca gerekli kamu kurum ve birimleri açılır.Eski uygulamada; tüm Türkiye'deki il ve ilçelerde aynı teşkilat kuruluyor ve aynı yönetmelikle hizmet verilmeye çalışılıyor. 2100 rakamlı Erzurum-Tekman ile her yeri orman kaplı Kastamonu-Şenpazar'a; ziraat mühendisi, ziraat teknisyeni atanıyor.Nevşehir-Hacıbektaş ile Tunceli merkez ve ilçelerine; müftülük şubesi açılıp, cami yaptırılıyor.Yine Türkiyenin,tüm İl,İlçe ve Beldelerine; TC Devleti kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürkün,Anıt Heykeli dikiliyor?Anıt yerine;Atatürkün adını taşıyıp, hatırlatacak; Okul, Hastane, Fabrika açılsa,Halkın gönlünde,Atanın Hatırası,daha iyi yaşatılmazmı? Ancak buradaki okullarda; yeterli sayıda Matematik ve Türkçe öğretmeni ile sağlık ocağında Doktor ve Mutfakta musluğu açtığında akan SU, yok!Bu küçük yerleşim birimlerindeki Gençlerin çoğu İŞSİZ;Yaşam Sevinci ve Gelecek Ümidi yok! Erzurum'a yapılan okul ve loiman planı ile Antalya'daki aynı! Devlet,Denizli'nin bir ilçesine de, Erzurum'un ilçesine de aynı tip minibüs- cankurtaran- anbulans alıp gönderiyor. Bu araç kışın çalışmıyor, hizmet veremiyor, yaza kadar süs olarak duruyor. Yüksek rakımlı, kışı sert geçen yerlerde helikopter- anbulans şart.
21) Kamu kurumlarına, az sayıda, ancak bilgili, yetenekli, becerikli, konusunun uzmanı personel alınmalı. 1999'lar Türkiye'sinde; terör, mafya, çete, hırsızlık, kapkaç ve dolandırıcılığın, alıp başını gitmesi ve suç olaylarının,devamlı artış göstermesinin,birinci nedeni;polisliğe genelde, üniversiteyi kazanamayan, zar zor liseyi bitiren , elinden gelen tek becerinin; sigara içip, polis evlerinde kumar oynamak, alkol almak olan , mesleki , kültürel, bilimsel konularda; kitap, dergi okumayan, Osmanlı Devletini; Atatürkün yıktığını duyup,sorgusuz inanan,Nevruzu Türk bayramı ve sarı-kırmızı- yeşil renkleri;Türk ve Gökkuşağı rengi sanan, 29.cu kürt başkaldırısının,barış isteyicisi, yerel özerklikçi;pkk teröristi ile HES Karşıtını ayıramayıp, aynı şekilde davranmaya kalkan; insanların baş vurmasıdır! Kültürsüz, güvensiz , başarısız, mutsuz insanlar; kendisiyle barışık değildir, işini sevmez, yalnızca aylık maaş almak ve emekli olabilmek için yapılan, görevle de, ancak bu kadar; kişi can ve mal güvenliği sağlanabilir. Kendi işini kurup yürütemeyen, özel sektörün beğenip iş vermediği, yeteneksiz veya problemli kişilere acıyıp, onları kamu kurumlarına memur veya işçi olarak alıp, Türk halkına kötülük yapmayalım. Kamu kurumları-devlet daireleri; siyasilerin, bürokratların; beceriksiz ve tembel yakınlarının; gündüzleri hapsedildiği, yarı açık ceza-evi veya sorunlu, işsiz, bunalımlı tiplerin, toplanıp rehabilite edildiği bir sosyal güvenlik kurumu, huzurevi olmaktan çıkarılıp, halka zamanında ve gereğince hizmet veren, çağdaş bir işyeri haline getirilmelidir.
22) Halen, merkezi hükümet tarafından yürütülen, ancak belediyelere devri gereken, hizmet birimleri ile görev ve yetki örnekleri: (1.1.2002)
a) İller Bankası kaldırılır:Bina, personel ve görevleri,belediyelerce devredilir. İçme suyu, kanalizasyon, arıtma vb iş ve işlemleri, Belediyeler; kendi sorumluluğu ile Basın ve Meslek Odalarının, gözetim ve denetiminde; özel sektöre gördürür.
b) Yol yapım işleri; şehirler arası, köy ve şehir içi,
c) Güneş,Rüzgar,Deniz dalgası,Termal Kaplıca suyundan Elektrik üretimi, dağıtımı ile işletme ve bakım gibi, iş, işlem ve hizmetler,
d) Toplu Ulaşım;Raylı, elektrikli tren, metro
e) Baraj, göl, gölet, kanal yapım ve işletimi,
f) Turizm Bölgesi ve alanı kararı, turistik bina yapım ve işletme izin belgesi;
g) Temel eğitim okulları, üniversite derslik ve yurt binaları; yer seçim, bina yapım ve işletme izin belgeleri;
h) Belediyelere personel alım işleri,
i) Kamu binaları yapım ve kontrol işleri,
j) Toplum sağlığı, ana ve çocuk sağlık ocağı,aile ve işyeri sağlık merkezlerinin yönetimi,
k) Fabrika, fırın, kum ve mermer ocağı, maden arama ve işletme ruhsatı,Tavuk,balık üretim tesisleri dahil;Meslek Odaları ile birlikte, işyeri açılma izni ve bu yerlerin,Basın yoluyla; gözetim ve denetim hizmeti,
1) Tarım alan ve ürünlerininin,belirlenip düzenlenmesi,Tarım Reformu uygulaması,
m) Ormanların gözetim ve yönetimi n) Çevre sağlığının korunup gözetimi o) Öğretmen alımı
p) İçişlerine bağlı mülkiye müfettişliği, mahalli idareler genel müdürlüğü ile mahalli idareler kontrolörlüğü kaldırılıp( hiç bir yararı görülmedi), personeli; belediyelere uzman olarak görevlendirilir. Bakanlığın; Olur ve İzin yetkisini;Yeni Yerel Yönetim Reformuyla;Belediye Meclisi, Başkanı ve birimleri kullanır. Gözetim ve denetim hizmetini ise;karar,harcama,işlem anı ve iş, hizmet sırasında;belediye amirleri ile basın ve sivil toplum örgütleri yürütür. Kamu hizmetlerinin, verilişinin denetimini, o hizmetten yararlanan, halk kesimi yapar.
q) Belediye bütçe ve kararlarının; il veya Ankara'dan onaylanması ile bazı konularda merkezden izin alma yetkisi, belediye şube müdürlükleri ile belediye meclislerine devredilir.
23) Yerinden yönetim ve yetki genişliği sistemi esas alınınca; belediyeler, doğrudan bakanlıklara bağlı olmayacaklarından; bin belediye başkanının,hepsi birden, yanlış karar alması ve gecikerek uygulaması mümkün değildir. Her belediye yöre şartlarına göre, farklı düşünüp, farklı karar alacağından, çoğunluğu doğru karar verip, işlerini zamanında ve gereğince yürütecektir. Türkiye Ankara'dan yönetilemiyor. Ankara'dakiler; ailesine aldığı evin,yazlığın,arabanın taksidini ödeme, çocuğunun geleceğinin, özel işlerinin, sağlığının derdinde. İl, ilçe ve beldelerin önceliklerini göremiyor. Sağlıklı ve gerçekçi önlem ve çözümleri, zamanında üretemiyor, olayların akışına kapılmış, gelişmelere yetişip duruma hakim olamıyor. Hedef çizemiyor, başarıya yönlendiremiyor. Diyarbakır,Mardindeki çatışmalarda, hatta Ankara ve İstanbuldaki patlamalarda görüldüğü gibi,günde 5-6,hatta 30 asker,polis şehit oluyor?Vatandaşların;Can,Namus ve Mal Güvenliğini sağlamak için maaş alan; Asker-Subay ve Polisler;kendi güvenliğini bile sağlayamıyor? Nedeni, hep anlatmak istediğimiz, konuya uzanıyor. Örneğin;Mardinde görevli Subay ve Polisler; Mardinli değil? Çoğu, eşi ve çocuğunu getirmemiş? Mardinin;iklimi, havası, kültürü, insanı;çok farklı? Tam yörenin,şartlarına alışıp,durumunu öğrenip,suçluları tanıdığında ise başka ile tayini çıkarılıyor?
24) Dünya, hızlı bir değişim, yenileşme ve gelişim içinde. Ankara'dakilerin ufku, olaya , geleceğe bakışıyla, taşradakilerin çoğunluğunun bakışı, yorumu farklı! Türkiye'nin; gelişmesinin, kalkınmasının önüne, taş konuyor. Bu da Türk halkının, iyiliği için yapılıyor! Bir hafta önce TCUM'da, devlet televizyonu, TRT'nin; günümüz dünyasında da halen varlığını, asalak olarakta olsa sürdürebilmesi için kanun çıkarıldı. Bazı konuşmacılar, özel TV'lerin kapatılmasını dahi istedi. Halkın ve işadamlarının çoğunluğu hala, demokrasiye hazır değilmiş, kendisi için doğru olanı, çıkarını bilemiyormuş, halk için iyi, doğru ve güzel olana;Ankara;hükümet-iktidar partisi karar vermeliymiş......! Yerel yönetimler, merkezden özerk olacaklarından, bilimsel gelişme ve teknolojik yenilikleri, daha iyi takip edip uygulayacaklardır. Gelişme ve kalkınma; yenilik ve değişime açık olma, çağdaş teknolojiyi üretip, kullanmayı gerektirir.Biz kakma akıl ve el şeyiyle; kalkınma, başarı ve zafer olamayacağını;Osmanlı örneğine rağmen,hala göremedik! Kalkınma, demokrasi, çağdaşlık; tepeden emirle, yasayla, dayatmayla değil!Bilgili, kültürlü, bilinçli, duyarlı tabanın; tavanı uyarıp, yönlendirip, demokratik tepki göstermesiyle ancak sağlanır.
25) Yörenin coğrafi şartları, politik, ekonomik tercih ve öncelikleri, kültürleri, örf, adet, anane ve gelenekleri, inancı ve tarihi geçmişi dikkate alınmadan, merkezden yürütülen; hayalci ve zorlama yöntemlerle; teknik ve sosyal kalkınma, hele siyasi birlik ve ekonomik istikrar sağlanamaz. İnsanlarla ilgili olarak yapılan genellemeler, pek sağlıklı olmaz. Kardeşlerin bile düşünce ve davranışları, birbirinden farklılık gösterir. Aynı yönetmelik ve genelgeyle; doğu, batı, kuzey ve güneyiyle tüm Türkiye,Ankaradan;asla gereğince yönetilemiyor!Gerçek manada,huzur,barış ve Kalkınma; Cumhuriyet, Demokrasi, Laiklik, Sosyal Hukuk Devleti İlkelerinin,Yönetim Sistemine, esas alındığı, Temel Hak ve Özgürlükleri; insanların haddini bilerek,bilinçli, ilkeli kullandıkları; yerinden yönetim sistemi uygulanan, ülkelerde mümkündür.
26) Demokratik yönetimlerde Devlet; Dış ve İç Güvenliği sağlar. Kamu yönetiminin esaslarına ilişkin genel hükümleri belirler. Anayasa, kanun ve yönetmelikler; günlük iş yürütümüne ve işlerin ayrıntılarına girmez. Geçici ve değişken nitelikteki idari konular, BKK ile veya kamu kurum amirinin genelgesiyle düzenlenir. Demokratik hukuk devletinde devlet memurları; idari iş ve işlemleri: Anayasa ile sayıca az ve çok kısa metinli genel kanunlar çerçevesinde , yani hukuka uygun olarak, olayın özelliği ve hizmet şartlarına göre, sorumluluk kendine ait olmak üzere, inisiyatif-seçim-takdir yetkisini, kamu yararını gözeterek ve tasarrufa riayet ederek, kullanıp yürütür, görevini zamanında ve gereğince yapar.
27) Merkezi yönetim ve planlı ekonominin, doğal bir sonucu olarak, idarede, kararlar geç alınır. İşlemler kağıt üzerinde iyi görülür.İşler kuralına uydurularak yapılır. Devlet, memuruna ve halkına olan güvensizliği nedeniyle, pahalı ve hantal çalışır. Aşırı bürokrasi ve kırtasiyecilik, hizmette sürati, kaliteyi(verim) ve idarenin etkinliğini azaltır. Halkın idareye olan güven ve saygısını yok eder. Aslında Türkiyenin Kaynakları yeterli, Halkın istediği, beklediği kamusal hizmette; can, namus ve mal güvenliği ile su ve elektrik gibi mütevazi ve sınırlıdır. Kamu hizmetleri, zamana ve yöre şartlarına göre değişiklik gösterir. Gelişmiş ülkeler, yerinden yönetim ve yetki genişliği ilkelerini, esas aldıklarından; öncelikleri iyi belirleyip, kaynakları yerinde ve verimli şekilde kullanabilmektedir. Onun içinde gelişmiş ve kalkınmışlardır.
28) Belediyeler,Köylerden; metro ile ulaşım sağlanan, yeni yerleşim,yatakhane bölgeleri belirler. Tek katlı, en az bir dönüm (1000 m’lik); bahçeli, alt yapısı hazır ev arsaları üretir. Apartman ve gecekondu rantçılığına son verilir. Türkiye bir deprem bölgesi. Şehir içinde de olsa, giriş ve çatı katı dahil en çok 3 katlı,3 cepheli, ev ve işyeri yapımına izin verilir.
29) İçme suyu havzalarına; ev ve fabrika yaptırılmaz. Akarsu, göl ve baraj çevresi ağaçlandırılır. Piknik yeri ve yeşil alan olarak düzenlenir.
30) Her belediye, yörenin coğrafi, kültürel ve ekonomik şartlarına göre, bir işkolunda ihtisaslaşmaya, uzmanlığa yönelir. Tektip sanayileşmeye izin verir. Teşviki bu yönde kullanır. Örneğin: Denizli-Buldan dokumacılık. Antalya: Turizm ve üniversite, fabrika yapılmasına izin verilmez, kurulu olanlarda kaldırılır. Antalyada Üniversite sayısı;5'e çıkarılır. Kars, Erzurum, Sivas, Hakkari; hayvancılık, balcılık. Afyon; mermercilik. Rize; çay. Balıkesir;peynircilik gibi.
31) Eski eserler; restore et, işlet yöntemiyle özel sektöre kiralanır. Günümüz şartlarında kullanabilecek şekilde, tarihi özelliğini, dış görünümünü bozmadan restore edilir. Bu yapılar günlük hizmetler için kullanılarak yaşatılır. Tarihi eserlerin kullanma biçimleri; otel , lokanta, pastane, kafe, hediyelik eşya dükkanı, büfe , okul, müze, kitaplık gibi. Böylece, kale, han, saray, köşk, kervansaray, medrese, türbe, köprü ve sarnıç gibi tarihi eserler,halka kazandırılmış ve yaşatılmış olur. Kiralama işlemi, beşer yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar yapılır. Kiracı şartlara uymuşsa dönem bitiminde sözleşmesi, bir beş yıl daha ihalesiz yenilenir.
YEREL YÖNETİMLERLE İLGİLİ GENEL HUSUSLAR (B)
1- Bucak muhtarlıkları arasında, çıkabilecek uyuşmazlıkları: belediye başkanları çözer. Belediye başkanının, idari kararına karşı, belediye meclisine itiraz edilir.
2- Belediyeler arası anlaşmazlıkları, Bölge Meclisleri çözümler. İki ayrı bölgeye bağlı, yerleşim birimleri arasındaki uyuşmazlıkları ise ilgili Bakanlık çözümler. Meclis ve Bakanlığın idari kararına karşı, Yargıya gidilemez.
3- Bir belediye sınırı, diğer bir belediye sınırına kadar devam eder. İl, ilçe ve belde, mülki sınırı ile belediye sınırı aynıdır. İl. ilçe veya belde nüfusu: mülki idare sınırları içindeki mahalle, köy ve bağlılarında kayıtlı vatandaşların, nüfus toplamından oluşur.
4- Bir il, İlçe, belde veya mahalle ve köyde; ancak bir Tarım Kooperatifi kurulabilir. Tarım Kooperatifleri çok amaçlı olarak faaliyet gösterir: sulama, balıkçılık, sütçülük, ormancılık, nakliye, ulaşım, turizm, otelcilik, kredi, üretim gibi. Aynı ve benzer alanlarda faaliyet gösterecek, ikinci bir kooperatif kurulamaz. Kooperatiflere üye alımında, sınırlama konulamaz. Dileyen üye olur veya istediği zaman ayrılır. Kooperatifler, alım ve satım işlerinde üyelerine, öncelik ve kolaylık sağlayabilirler. Bir yerleşim biriminde, tarımsal amaçlı iki veya daha fazla, kooperatif bulunuyorsa: bu yasa hükmüyle birlikte; sonradan kurulanların tüzel kişiliği, yasa gereği sona erer ve ilk kurulan kooperatife katılmış sayılır. Yeni üyelerle birlikte, kooperatif yönetim kurulu seçimi yapılır ve kooperatif çok amaçlı olarak, faaliyetini sürdürür.
5- Muhtarlığın bulunduğu mahalle veya köy: bucak merkezi (nahiye, oymak, oba) unvanını alır. Bucaklar; 5 bin-50 bin nüfuslu: mahalle, köy ve bağlılarının (yurt. kom, mezra, yayla) gruplandırılmasıyla oluşturulur. Nüfusu; 20 bin-100 bin arası olan bucaklara; Hükümetin teklifi ve TCUM kararıyla; Belde tüzel kişilik ve (kasaba) unvanı verilir ve bu yerde belediye teşkilatı kurulur.
6- TCUM,Bakanlıklar,TSK-Askeriye,Yargı,Polis, Devlet TEO ve Üniversiteler ile diğer kamu kurumlarına ait; bina, arsa ve araziler, Belediye mülküdür. Bu taşınmazlar, belediyelerin hüküm ve tasarrufu altındadır. Belediyeler, bu yerleri ilgili kamu kurumlarına, kamu hizmeti vermek üzere, kirasız olarak tahsis eder. Ancak bu binaların bakımı, onarımı, hizmetin gerektirdiği yeni bina yapımı, altyapı giderleri, genel kullanım ve görevle ilgili hizmet giderleri: ilgili kamu kuruluşunca karşılanır. Kamu kurumları; elektrik, su, doğalgaz kullanımı veya Çevre temizlik vs giderleri için ücret ödemez, sadece telefon kullanım ücreti alınır. Kamu kurumları, her türlü vergi ve harçtan muaftır.Kamu kurum mallarına; icra, haciz uygulanamaz.
7- Belediyelerin;mal,hizmet satın alma ve bina yapım işlerini; ilgili müdürlüğün, kendi birimi yürütür. Alım, satım ve inşaat sözleşme işlemlerini, şeflerin sorumluluğunda; ilgili teknik ve idari-mali işler memuru, yapıp yürütür. Gerekli olur ve imzayı, şefler verir. İhale için gazetelere ilan verilmez. Hizmetin yaptırılacağı yerdeki veya diğer belediyelerdeki bu işi yapabilecek; 3 kuruluştan teklif mektubu almak, veya o hizmeti veren; en az 3 kuruluş temsilcisinin çağrılarak, pazarlık suretiyle iş, hizmet, özel sektöre gördürülür. Yeni bir hizmet ihalesinde: daha önce aynı veya benzer bir belediye işini, gereğince yapan, zamanında işi teslim eden, şirket, bu durum belgelenerek, işin verilmesinde tercih edilebilir. Belediye, beşer yıllık kiralama ve kamusal yetki sözleşmesi dönemi bitiminde, kiracı veya işleticisinden memnunsa, yeniden ihale yapmaz. Bu durum belgelenerek, kira veya kamusal yetki sözleşme süresi, yeni bir 5 yıllık dönem için uzatılır. KİYİB yöntemiyle ihale edilen, altyapı hizmetlerinin gördürülmesinde; bina, arsa ve araziler; 40 yıla kadar kiraya verilir.
8- Belediyeler; su, elektrik, doğalgaz, şehir temizliği, kanalizasyon, arıtma, itfaiye-yangın,anbulans gibi kamu hizmetlerini; KİYİB yöntemi ve kamusal yetki sözleşmesi ile bu konuda faaliyet gösteren özel şirketlere, 5 yıllık dönemler halinde ihale edip gördürür.
9- Kamu kurumlarının ve özel işyerlerinin verdiği, kamu hizmetlerinin denetimini; belediyeler, ilgili meslek odaları, tüketici dernekleri ve basın yapar. Bakanlık, belediye ve diğer kamu kurumları; müfettiş, kontrolör ve denetmen gibi unvanlarla ayrı bir denetim elemanı çalıştıramaz. Kamu hizmetinin, gözetim ve denetimi: kuruluş amirlerince ve hizmet verilirken yapılır. İşlem ve harcamalardan; 2,3,5 yıl sonra ve evrak üzerinde yapılan denetimin, bir anlamı yoktur. Bu tür denetime rağmen, usulsüzlük,yolsuzluk ve devletin soyulması, sürüp gitmektedir. Denetimin; karar alınırken, işlem sırası, harcama anı ve hizmet verilirken yapılması, bir değer ifade eder; görülen aksaklık ve yanlışlık, hemen düzeltilip, doğrusu yapılabilir. Ağaç kesildikten, bina yıkıldıktan, beton döküldükten sonra; işin yanlışlığını düzeltmek, mümkün değildir. Devlet için zaman ve para, memur için emek kaybıdır.
10- Devletin işlerinin;Devlet Sırrı,Örtülü ödenek ve Bütçe dışı Fon seccadesi altında, Halktan gizli yürütülmesi, çok sakıncalıdır. Gizlilik, uygulamada;yolsuzlukların örtülüp, art düşünceli personelin, korunma gerekçesidir. TC’nin askeri işlerini;abd-nato, mit’i,emniyeti;cia,israil, ekonomiyi ise;ab-gb; Türk Halkından,hatta devlet memurlarından bile, daha iyi biliyor! Pekiyi ozaman, bu gizlilik, devlet sırrı neyin nesi? Adana-İncirlik,sözde nato üssünün;israil devletini,Araplara karşı koruması gibi? Bazı acı gerçekler, Türk Halkındanmı gizlenmeye çalışılıyor? Devlet, halka hizmet için oluşturulmuştur, bu açıklık ve şeffaflığı gerektirir. Devletin halktan, basından, gizli işi olamaz ve olmamalıdır. Gizlilik yabancı ülkeler için ise, bu da günümüzde geçersizdir. Yabancı ülkeler Türkiye'nin herşeyini bilmektedir. Çünkü; askeri araç ve silahlar, uçak, helikopter, gemi, uydu, telsiz, telefon, teknik alet ve cihazları, bu ülkelerden alıyoruz. Baraj, köprü, santral gibi büyük ve önemli işlerimizi, yabancılara yaptırıyoruz.Uçak ve köprülere ÇİP konuyor ve uzun menzilli füzelerle, çok uzaklardan vurulabiliyormuş? Bu nedenle devlet işleri, halkın bilgisi, basının gözetimi ve denetimine açık olmalı. Kamu kurum personeli ancak bu takdirde, yasalara uygun çalışır ve kurumlarda kendinden beklenen hizmeti verebilir.
11- a) İki kamu kuruluşu, birbiri aleyhine Yargıya başvurup,Mahkemede dava açamaz.
b) Muhtar; bucağa bağlı mahalle, köy ve diğer küçük yerleşim birimlerinin sorunlarını ve aralarındaki uyuşmazlığı; İhtiyar Heyeti (Aksakallar- Hatunlar Meclisi) kararıyla kesin olarak çözümler. Heyet Kararına karşı, Belediye Meclisine itiraz edilir.
c) Belediye başkanı;il, ilçe veya beldesindeki kamu kurumları arasında, meydana gelen anlaşmazlıkları, belediyeye bağlı müdürlükler arası uyuşmazlıkları ve muhtarlıklar arası sınır dahil, tüm anlaşmazlık ve sorunları, kesin olarak çözer. Belediye başkanı kararına karşı, belediye meclisine itiraz edilir. Meclis kararına karşı, yine belediye meclisine itiraz edilir ve kararın yeniden gözden geçirilmesi istenir. Meclis itirazı yerinde görmez ve ilk kararında ısrar ederse gerekçeli şekilde, bölge meclisine itiraz edilir. Toplumsal konularda, belediye ve meclise karşı; kamuoyu oluşturmak için basın ve sivil toplum örgütleriyle ortak çalışma ve eylem yapılabilir. Bölge meclislerinden de kararlarını ikinci defa gözden geçirmeleri istenebilir. Bölge meclisi kararlarının iptali için TCUM'a itiraz edilebilir.
d) İdari karar, eylem, işlem veya eylemsizliğe karşı,Yargıya gidilemez. Vatandaş, idarenin kendisine, haksızlık yaptığını düşünüyorsa; öncelikle işlemi yapan memurun;bir üst amirine başvurur. 10 gün içinde başvurusuna, olumlu bir karşılık verilmezse, daha üst amire dilekçe verir. Bu itirazı, belediye meclisi, bölge meclisi ve TCUM'a kadar sürdürebilir. Ayrıca sorunu her aşamasında basına intikal ettirebilir, sivil toplum örgütleri aracılığıyla kamuoyu desteği sağlamaya çalışır. Bir memurun, karar veya işlemini; üst yönetici, kurul ile meclis kararlarını ise yine aynı kurul ile meclis veya bir üst meclis değiştirebilir. Kurul ve meclis kararlarını; bir kişi değiştiremez, kaldıramaz ve uygulanmasını durduramaz.
e) Bakanlık içi uyuşmazlığı, bakan çözer. Bakanlıklar arası uyuşmazlıkları ise devlet başkanı çözer. Tüm ülkeyi ilgilendiren konularda, son söz TCUM'a aittir. TCUM, duruma göre; ya genel kurul kararı alır, veya kanun çıkarır. TCUM’un aldığı kararlar ve çıkardığı yasalara karşı, yine TCUM'a itiraz edilir. TCUM, en geç bir ay içinde, itirazı görüşüp kabul eder, veya gerekçeli olarak reddeder. TCUM kararlarına; TCUM Başkanı, Milletvekilleri, Bakanlıklar ve bunların aracılığıyla;Basın, Mahkemeler ve sivil toplum örgütleri itiraz edebilirler.
** TRAFİK KAZALARI VE ÇÖZÜM YOLLARI
1- Millet olarak; bilim, teknik, sanayileşme ve hatta tarımda ilerlemenin, alt sıralarında seyrederken, Tırafik Kazalarında; uzun yıllardır, ilk sıralardan aşağı inmiyoruz. 1998 yılında meydana gelen; 500 bin trafik kazasında; 5 bin kişi öldü, 100 bin kişi yaralandı. Trafik kazaları; araç çokluğundan değil, trafik kurallarına uyulmamasından kaynaklanıyor. Abd'de; 2, Avrupa'da; 3-5, Türkiye'de (1990) ise; 13 kişiye (*2015’de;Tırafiğe kayıtlı 20 mn motorlu taşıt aracı var ve 4 kişiye) bir araç düşmektedir. Trafik kazaları sonucu, kaybedilen bir yıllık milli servetle, şehirlerarası yolları; gidiş-geliş ayrı yola- otobana-bölünmüş yola dönüştürebiliriz.*TIRAFİK SİGORTASI;Karşı tarafa verilen, hasarı, zararı ödesin, KASKO SİGORTA ise Sigortalının uğradığı zararı karşılasın!
2- Trafik kazalarının %90'ı; sürücü kusurundan kaynaklanmakta ve kazalara; trafik kurallarına uyulmaması veya aykırı davranılması neden olmaktadır. Başlıca trafik kazası nedenleri; hatalı sollama nedeniyle araçların karşılıklı çarpışması , aşırı hız nedeniyle direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi, alkollü araç kullanma nedeniyle oluşan dalgınlık, uykusuz araç sürülmesi nedeniyle yola dikkatin toplanamaması ve aracın teknik bakımının yaptırılmamasıdır.Ör;Firen patlaması.
3- Sağlıklı bir trafik akışı, kültürlü insanlarla kurulabilir. Bizde ise sürücülerin çoğunluğu eğitimsiz, bilgisiz, bilinçsiz, duyarsız, ilgisiz, dikkatsiz, tedbirsiz, can ve mala saygısız. Ayrıca trafiğin ikinci ve üçüncü boyutunu oluşturan; trafik polisleri ve karayolları personeli de yol yapım, bakım ile kontrol-denetim görevini gereğince yapmıyor.
4- Yolların fiziki altyapı yetersizliği de kazaları arttırıcı etki yapmaktadır.İstanbul- Ankara-Adana gibi, önemli şehirlerarası yolların; gidiş ve geliş hatları, mutlaka ayrılmalı. Tek yönlü bir yolda, en az üç şeritli olarak düzenlemelidir. Yol görüşünün yetersizliği nedeniyle virajlar, köprü yapılarak azaltılmalı.Yol; Antalya-Çubukbeli- Dağbeli kasabasında olduğu gibi, tepe üstünden değil, tünel açılıp tünelden geçirilmelidir. Şehirlerarası yollar, su birikip, buzlanma nedeniyle asvaltın bozulmaması için balık sırtı yapılıp iki tarafa da eğim verilmelidir.
5- Ülkemizde insan ve yük taşımacılığının; %70 oranında karayollarından yapılması, karayollarında araç trafiğini çok arttırmakta, yolların çoğunluğunun yetersizliği ve sürücülerinde trafik kurallarına uymaması, nedeniyle;Canavarlaşan Tırafik; Terör ve Enflasyonun yanına yerleşerek, Türkiye'nin; en önemli, üç sorunundan birisini oluşturmaktadır.
6- 1991 yılında Texas'ta (abd) bir öğretmen; Türkiye'nin, en önemli sorunlarını, sordu; terör, enflasyon ve trafik dediğimizde; terörün, sorun olabileceğini anladığını,fakat 1978 yılından buyana, hükümetlerce, terörün niçin bitirilmediğinin,Türk Halkınca;sorgulanması gerektiğini belirtti. Ancak, enflasyon ve trafiğin; niçin ve nasıl sorun olduğunu, anlamadı ve bizde bir türlü açıklayıp,anlatamadık! Çünkü abd’de;tırafik terörü ve enflasyon yok!!??Öğretmenin değerlendirmesi:” Akıllı bir Lise öğrencisi bile, Enflasyon, Terör ve Tırafik sorununu, en çok bir yılda, kalıcı olarak çözer”! Abd ve Avrupa ülkelerinin yıllık enflasyon oranı bile(*Yıllık Enflasyon: %1 ile %3 arası!), bizim bir aylık enflasyondan daha düşük. İstense demek ki bu sorunlar çözülecek, çözülebiliyormuş. İngilterenin- İra, İspanyanın-Eta-Bask, Almanyanın- B. Maynhof, İtalyanın- Kızıl Tugaylar,Rusyanın- Çeçen gibi, Terör Sorunu vardı ve çözüldü! Belki de hükümetler; halk sorunlar içinde bocalasın dursun, düşünmesin?Yolsuzluk,yoksulluk,yasak ve susurlukla ilgilenecek, hesap soracak, vakit bulamasın diye, kasten sorunları çözmüyordur! Almanya, İtalya, Avusturya yollarında otobüsler akıp gidiyor, en ufak titreme, sarsma bile olmuyor. Bizim Antalya- İstanbul yolunda insan felç oluyor. İstanbul-Edirne otoyolunda bile araçlar titreyip, zıplıyor, yolcuları sarsıyor. Türkiye'de bir şeyi yapacak ve yürütecek olan; insan unsuru,hep gözardı ediliyor. İyi trafik düzeni için; standartlara uygun yol, bakımlı araç ve bilinçli bir sürücü gerekir.
7- Türkiye şehirlerarası ulaşım sorununu çözmek için, önemli karayolları yapım işi ve işletmeciliğini; Dedelerinin, Romaya çıkan Yolları yaptığı, İtalyan firmalarına; KİYİB yöntemi ve kamusal yetki sözleşmesiyle 40 yıllığına versin. Ayrıca, Ankara-İstanbul arası gibi çok işlek önemli yollara; Japonlara; hızlı tren sistemi, yaptırıp, işlettirsin. İstanbul- Çanakkale- İzmir- Fethiye- Antalya- Mersin- İskenderun gibi Deniz kıyısı şehirlerimizde ulaşım denizyolu ile sağlansın.Petrol taşıması, kamyon,tır tankerlerle değil,tıpkı Botaşın Doğalgazı nakli gibi(*işte nato petrol boru hattı, örneği var?) borularla taşınsın! Büyük şehirlerde, şehiriçi toplu ulaşım; metro ve elektrikli tirenlerle yapılsın. Şehir merkezine, otomobil ve dolmuş girmesin: Özel araçlar, şehir merkezine girişteki otoparklarda bırakılsın. Şehirlerarası uçak seferleri de özel sektörce yürütüldüğünde; görülecektir ki Türkiye'nin trafik sorunu çözülmüş!
A- Trafikle İlgili Genel Hususlar
1-a) Sürücü belgeleri, yıl olarak 18 yaşına giren, sabıkasız ve en az lise düzeyinde öğrenim görenlere verilir. Yıl olarak 16 yaşına girenlerde, lisede öğrenci olma şartıyla sürücü belgesi alabilirler. Ancak bu kişiler 20 yaşına kadar liseyi bitiremezlerse, sürücü belgeleri geri alınır.
b) Üniversite mezunu olmayanların; tiren, metro, tıranvay, gemi, uçak, helikopter, otobüs, minibüs, dolmuş, taksi, çekici- tır, kamyon, tanker gibi nakliye ve toplu taşım aracı sürmesine,izin verilmez.
2- Sürücü kursları; 2 ay süreli olarak düzenlenir. Günde iki saatten, 2 ayda toplam 40 saat; ilk yardım, motor, araç bakımı,trafik kural ve kazalar konusunda ders verilir, belgesel filmler gösterilir. Ayrıca haftada en az iki defa-gün olmak üzere;2 ayda toplam 40 saat;trafik eğitim pisti ve karayollarında, uygulamalı trafik ve sürücülük eğitimi verilir. Şoförlerin bilgili, bilinçli, ilkeli, duyarlı, sorumluluk sahibi, sabırlı, tedbirli, kurallara uyan ve saygılı kişiler olması, ancak iyi bir eğitimle sağlanabilir.Trafik terörü, anarşisi ve canavarından;ancak trafik eğitimiyle kurtulabiliriz. Nüfusun, % 20’sinin motorlu taşıt aracı var. Üniversite mezunu oranı ise % 8.
3- Temel eğitim okullarının, birinci kademe ilköğretim bölümlerine; Trafik dersi konur.
4- Trafik cezalarının arttırılarak,caydırıcı ve etkin hale getirilmesi: Trafik suçu işleyenlere verilecek, trafik para ceza miktarları; en az, Brüt asgari ücretin; yüzde onu ile on katı arası oranlarda olmak üzere, her yıl için BKK ile düzenlenip,belirlenir.
5- Şehiriçi ve şehirlerarası yolda, trafik kurallarına uymayarak, trafik suçu işleyenlere, verilen trafik cezaları; araç plakasına yazılır. Yargının iş yükünün azaltılabilmesi için, trafik cezalarına itiraz; gerekçeli olmak üzere; cezayı alacak olan, aracın kayıtlı bulunduğu yer, Trafik teşkilatına yapılır. Ceza makbuzunun bir fotokopisi ile yapılacak gerekçeli itiraz; Trafik idarelerince incelenip: 10 gün içinde karara bağlanır. Ceza; ya onaylanır, ya da maddesi değiştirilir veya tümüyle kaldırılır. Trafik cezaları, ceza makbuzunun tebliğ veya kesinleşme tarihinden itibaren, en geç 30 gün içinde, banka şubelerine yatırılır.Cezalar,bildirim makbuzu veya kişilerin e-maillerine;internet ve cep telefonu- mesajıylada bildirilir. Gecikme cezası; her ay için % 5'tir.Tırafik cezasını,Tırafik polisleri; elden veya post cihazı-kıredi kartıyla, kesinlikle alamaz,tahsil edemez.
6- Trafik ceza makbuzu; öncelikle trafik kurallarına uymayan sürücüye; elden verilir, aracına bırakılır, cep telefonu mesajıyla, internet, faks veya posta- kargo ile adresine gönderilir, yada Tırafik Polisi; İnternet- Web sayfasında yayınlanır. Ayrıca bu 5 seçenekten uygulanan yöntem; ceza makbuzundaki ilgiliye tebliğ çeşidi yerine; (x) işareti konularak gösterilir.
7- Trafik suç çeşitleri, adet olarak azaltılır. Trafik kazalarıyla ilgisi olmayan eylem ve uygulamalar, trafik suçu ve trafik polisi görevi olmaktan çıkarılır. Trafik polisleri;TC Vatandaşlık Kimlik Kartı-N.C, Ehliyet-Sürücü Belgesi ve Taşıt Ruhsatı vb belge kontrolü yapmaz. Polisler; fren, ışık, zincir, egzoz gazı, alkol, uykusuzluk, kurallara aykırı yük, yıpranmış lastik, günlük araç kullanma zaman sınırının aşılması gibi, hususlara bakar, araştırır.Aranan kişilerle ilgili kontrol işlemlerini,Emniyet polisleri yapıp, yürütür.
8- Araç ve yolcu sigortası: Şehiriçi ve şehirlerarası yolcu taşıyan otobüs, minibüs ve taksilerin koltuk adedince; ferdi yolcu- trafik kaza sigortası yaptırması, kaza halinde, yaralanan yolcuların; hastane ve tedavi giderlerinin tümüyle karşılanması, ayrıca ölen yolcuların; cenaze giderleri ile birinci derecede yakını olan, eş ve çocuklarına; 20, 50 veya yüz BAÜ tutarında tazminat ödenmesi zorunludur. On günden daha uzun süreli, işinden uzak kalacak derecede yaralanan ile kalıcı engel bırakacak derecede, kazaya uğrayanlara; on BAÜ ile elli BAÜ arasında, ağır yaralanma, engellilik ve çalışamazlık tazminatı verilir. Trafik kazalarına sebep olan ve karışanlar; karşı tarafa verdikleri zararı; kusurları oranında öderler. Trafik raporuna göre belirlenen, tazminatı ödemeyenlerden, bu para; Yargı kararı ve icra yoluyla alınır. Trafik kazaları sonucu, araçlarda meydana gelen hasarların, onarım gideri, yolcu beraberindeki eşyadan, ekonomik değerini yitirenlerin tazmini, yaralıların tedavi gideri ile ölen yolcunun, tazminat giderlerinin karşılanmasından; sigorta şirketi, tur firması, taşıma şirketi, araç sahibi ve şoför birlikte sorumludur. Sigorta şirketlerinin karşılamadığı kaza giderleri, kusurlu sürücüden, kusuru oranında icra yoluyla alınır.
9-a) Şehiriçi ve şehirlerarası çalışan; tır, kamyon, tanker, kamyonet, pikap gibi mal ve eşya taşıyan, araçlar ile otobüs, minibüs, taksi gibi yolcu ve yolcu beraberinde eşya taşıyan, ticari araçlar; trafiğe kayıtlı oldukları sürece her yıl için, zorunlu, eşya trafik kaza sigortası yaptırmakla yükümlüdürler. Sigortalılık süresi bitmiş ticari araçlar, trafikten alıkonulur.
b)Araç Sigortası, yıllık pirim ücreti ile MTA, yıllık Vergileri;Aracın yaşına göre değil,Ağırlığına göre belirlenir. 2 bin motor gücündeki aracın;1 yaşındaki ile 10 yaşındakinden;aynı oranda,Sigorta pirimi ve Taşıt Vergisi alınır.Aslında Eski araçlar, doğayı daha çok kirletir ve daha çok kazaya neden olur!
10- Satılan, devredilen, motorlu eski, 2. el kullanılmış araçların; kontrol ve fenni muayeneleri ile egzoz gazı ölçümleri, özel sektör TÜV-Taşıt servis istasyonlarına yaptırılır. Yeni araç satın alma işleri; Bayiden, Eski, 2. el motorlu taşıt araçlarının satışı; Noterlerce, Sürücü belgesi, çalışma karnesi, plaka ve ruhsat işleri de;KUT- Kara Ulaşımı,Taşımacılık- Şoförler Odasınca yürütülür. Trafik idareleri ve polisin görevi; yalnızca şehiriçi ve şehirlerarası trafik düzenini ve yolcu güvenliğini sağlamaktır. Sürücü belgesi düzenlenip verilmesi, araçların satış ve devri, çalışma ruhsatı verilmesi gibi, büro ve kırtasiyecilik işlerini;KUT-Şoförler Odası yürütür.
11- TIRAFİK KURULU: Şehiriçi ulaşımı ve çevre otoyolu, otopark, öğrenci servisleri, iç hatlarda otobüs ve minibüs çalıştırılması, taksi durakları, taşıma ücretleri, deniz yolu ve raylı toplu taşıma sistemleri gibi; İl,İlçe veya Beldenin; yaya ve araç trafiğine ilişkin konularda, bağlayıcı kararları; il, ilçe veya belde Trafik Kurulları alır ve uygulatır. Trafik Kurulları; Belediyeden bir teknik görevlinin başkanlığında, Kara Ulaşım,Taşımacılık-Şoförler odası,TSO,Tüketici derneği temsilcisi ile Trafik teşkilatını temsilen, bir Tırafik polisinden oluşturulur.Kurul; Çağrı üzerine, katılan üyelerle toplanır.Oylama gizli ve yazılı olarak yapılır.Kararları, oy çokluğuyla alır.Kurul Kararlarına karşı,Belediye Meclisine, gerekçeli olarak itiraz edilebilir. Belediye hukuk komisyonu, itirazı; on gün içinde görüşüp karara bağlar.Meclis; Trafik komisyonu kararını; onaylar, veya değiştirilmesi istemiyle geri gönderir.
12- Trafik sorununun çözümü için ulaşım sisteminin mantığında reform gerekir.Trafik sorunu yalnızca, (*Teröre teslimiyet-barış müzakeresi gibi?)yeni bülünmüş Karayolu yapıp,iktidar yandaşı yüklenici, zengin etmekle çözümlenemez!Karayolundaki araç sayısının azaltılıp, trafiğin rahatlatılması için alınması gerekli önlemler:
a- Türkiye'nin üç tarafının deniz olması nedeniyle, yük ve hayvan taşımacılığının, öncelikle deniz yoluyla yapılması gerekir. Gemi taşımacılığı, kolay, verimli ve ucuz olması nedeniyle en ekonomik yöntemdir. Örneğin; iki litre mazotla: 10 km uzaklığa, kamyon; on ton yük götürürse, tren; 20 ton, gemi ise 40 ton yük götürür.
b- Yükün deniz kıyısı dışında bir yere taşınması gerekiyorsa, demiryollarının kullanılması, yük ve yolcu trenlerinin, tümüyle elektrikli sisteme dönüştürülmesi, mümkün olan her il ve nüfusu 100 bini geçen ilçelerden, tren yolunun geçirilmesi. Demiryolu ulaşımı, karayolundan; hem daha güvenli, hem de ucuzdur. l Km çift şeritli demiryolu maliyeti; otoyoldan 8 kat daha ucuz. Türkiye'nin Japonlarla anlaşarak hızlı tren sistemine geçmesi. Almanya ve Fransa'da trenler; saatte 200-300 km gidebilirken, Japonya'da 600 Km hız yapabilmektedir. Bizde ise 40-80 Km arasıdır. Fransa'da demiryollarının uzunluğu 6500 Km. Demiryolunun ömrü; karayolunun, 50-100 katıdır. Konya-Adana Demiryolu;1906 yılında ulaşıma açılmıştır!
c-1) Yurt içindede,Acele ve bozulabilecek yüklerin, taşıma işlerinin; kargo uçaklarıyla yapılması. Her il'e ve turistik, ekonomik özellik taşıyan ilçelere; havaalanı yapılarak, havayoluyla yolcu ve yük taşımacılığının özendirilmesi. THY tekeli ve özel havayolu taşımacılığının, önündeki engellerin kaldırılması. İnsanın, sağlıktan sonra, en değerli varlığı olan zamanın; otobüs koltuklarında yolculuk için boşuna öldürülmemesi.
2)Gazete,Dergi ile Posta ve Kargoların;İl,İlçe ve Beldelere günlük dağıtımının; yolcu Otobüsleri bagajı,Tiren ve Uçakla yapılması, mutat vasıta olmayan yerlere,ancak Kargo şirketinin taşıma aracı göndermesi.Böylece,Yollardaki taşıt aracı sayısının azaltılması. Ayrıca,PTT’nin özelleştirilip, mektup ve kargo,taşıma yetkisinin kaldırılması. Mektup,kutu,paket gibi kargoları; özel kargo şirketlerinin;uçak,tiren ve otobüslere taşıtarak, kargo hizmetini yürütmesi.
d- Kamyonla ve otobüsle yolcu ve yük taşımacılığının; en çok 200 Km uzaklığa kadar yapılabilmesi.
e- Petrol naklinin borularla, gemiyle veya trenle yapılması. Tankerle karayolundan, petrol dolum tesisine en çok 200 Km. uzaklığa kadar olan; il, ilçe ve beldelere yapılması.
f- İnsan taşımacılığının; öncelikle uçakla, helikopter, gemi, elektrikli tren ve metro ile yapılması. Bunlarla ulaşımın sağlanamadığı,Dağlık yerlerde;TELEFERİK ile küçük belde ve köylere ise otobüs ve minibüslerle yapılması.
13- Emperyalist batılıların, 1854’te verdiği borcun ödenmesine çözüm olarak, 1856’da dayatmayla kabul ettirdiği; Taşınmazda Özel Mülkiyet nedeniyle: Türkiye'de şehirlere nefes aldıracak geniş meydanlar, park ve bahçeler yok, Cadde ve sokaklar dar. Eski Türk kültürü ve şehirciliğin katili, apartmanların; otoparkları ya hiç yok ya da yetersiz. İmar Kanunu değiştirilerek, en küçük parsel: bir dönüm- 1000 m2 ile sınırlandırılmalı. Bitişik nizam bina yaptırılmamalı: İki bina arası açıklık, en az; 5+5= 10 metre olmalı. Sokak genişliği: 10- 20, cadde: 20- 50, Bulvar ise 50- 100 metreden aşağı olmamalı. Vatandaşlara, 40 yıl süreyle Kullanım hakkı kiralanan arsalarının; en çok üçte birine; konut veya işyeri yapma izni verilmeli. İkinci, üçte birlik bölüm;bahçe, yeşil saha, son kısımda; otopark olarak düzenlenmelidir.
14- Ulaşımın rahatlatılması için İstanbul(Eminönü,Sarayburnu-Üsküdar) ve Çanakkale(Anadolu- Tırakya) boğazları ile Gebze- Yalova arasına; deniz altından tüp geçit yapılması. Japonya'da adalar arasında ve Fransa ile İngiltere arasında tüp geçit var, güvenli ve gayet kullanışlı.
15- İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana,Denizli, İzmit gibi büyük şehirlere; yeni fabrika-imalathane, üniversite ve kamu kurumu açılmasına izin verilmemesi, Ayrıca 5-10 yıl içinde bu şehirlerden askeri birlikler, hapishaneler ve fabrikaların kaldırılarak, Anadolu'daki küçük il, ilçe ve beldelere nakledilmesi. Böylelikle büyük şehirlerdeki yığılma önlenir. Örneğin İstanbul'da sabah ve akşam işe gidiş gelişin, cehennem azabından bir farkı yoktur. Yollar bu şehir trafiğini kaldıramıyor. Büyük şehirler; eğitim,turizm, kültür, sanat, sağlık ve ticaret kenti olsun. Kaldırılan kuruluşların binaları; üniversite ve temel eğitim okullarına verilsin. Arsalar ise park-bahçe,otopark sipor sahası ve çocuk oyun alanı olarak düzenlensin.
16- Belediyeler, yolları taşıt trafiğine uygun olmayan, gecekondulaşmayı önlemek için; şehir merkezi dışındaki alanlarda; yol, su, elektrik, doğalgaz, telefon, okul, yeşil alan- bahçe,çocuk oyun alanı, sipor sahaları, otopark, ağaçlandırılmış meydanlar gibi tüm alt yapı hizmetleri götürülmüş, metro yapılmış, en az bir dönüm- 1000 m2 lik bina yapmaya hazır arsalar üreterek, ev yapmak isteyenlere; 40 yıl süreli kullanım hakkıyla kiralamalı. Şehir merkezi dışına, metro ulaşımlı, en çok 2-3 katlı, bahçe planlı evler, yatakhane şehirleri, banliyöler kurulursa, şehir trafiği rahatlatılıp, çarpık, sağlıksız yapılaşma,suç batağı;getto,varoş oluşumu, kontrol altına alınıp,önlenmiş olur.
17-1) İleri ülkelerde halkın; % 70'i, inancı nedeniyle veya kanundan, polisten, Yargıca cezalandırılıp, cezaevine girmekten, korktuğundan; işini iyi yapmakta, dürüst ve kurallara uygun davranmakta, geri kalmış ülkelerde ise halkın çoğunluğu; eğitimsiz, kültürsüz, bilinçsiz, ilkesiz olduğundan; acımasız, aşırı çıkarcı, yalan, kavga ve bencillik duygularına yenilerek, ancak % 30'u kurallara uymaktadır. Oranı değişikte olsa suç, ilk çağlardan beri, her ülkede işlene gelmektedir. Bu nedenle trafik düzeni ve toplum güvenliğini sağlayabilmek için;bazı trafik suçlarını işleyenler, mahkemelere sevkedilir. Hakimler, dosya üzerinde, evraklara dayalı olarak yapacakları yargılamayla, trafik davalarını, en çok üç ay içinde sonuçlandırırlar.
2)Trafik Cezalarıyla İlgili Hususlar:
a- Sürücüler, yaralamalı veya ölümlü trafik kazalarında, sebebiyet verdikleri her yaralı veya ölen kişi için ayrı ayrı yargılanıp, her biri için hazine lehine ayrı para ve hapis cezası alırlar. Örneğin bir trafik kazasında üç kişi ölmüşse, her ölen kişi için ayrı dava dosyası açılır. Ölüme neden olan kişi, sebebiyet verdiği; her üç ölüm için ayrı ayrı yargılanıp, cezalandırılır.
b- Sürücüler, yaptıkları trafik kazalarında, doğrudan bir hatalı davranış veya kusurları bulunmasa da, sebep oldukları hasarlı trafik kazası sonucu, karşı tarafa verdikleri, maddi zararı öderler.
c- Ayrıca, ağır hasarlı trafik kazası yapan veya sebep olan sürücülerin belgesi; 3 ay süreyle geri alınır. Hafif yaralamalı trafik kazası yapanların, sürücü belgesi 6 ay, ağır yaralamalı trafik kazası yapanların 12 ay süreyle geri alınır. Ölümlü trafik kazalarına, sebebiyet verenlerin, sürücü belgeleri ise sürekli olarak geri alınır. Bu kişiler artık, psikolojik olarak, sağlıklı düşünüp davranamayacaklarından; bir daha, motorlu araç kullanmalarına izin verilmez. Bu kişiler trafik kurallarına uysalardı, kaza olmazdı!
18- Üç ve dört gün, resmi izin- tatil süreli, Şeker ve Kurban Bayramında; Arife günleri ve bayram sonundaki mesai günlerinde, devlet memurları ile kamu işçileri, idari izinli sayılıp; 9 gün süreyle tatil kararı alınmaktadır. Bu 9 gün süreli, tatile gidiş ve dönüş gününde; onbinlerce kişi, aynı anda trafiğe çıktığından ve yollarda bu trafiği kaldıramadığından, her yıl katliam derecesinde trafik kazası olmaktadır. 1999 ocağında kutlanan şeker bayramında 200 kişi ölmüştür. Çözüm; Arife günlerinin resmi tatil sayılma uygulaması kaldırılsın. Ayrıca resmi izin- tatil süresi; Şeker bayramında 1 güne ve Kurban bayramında da 1 güne indirilsin. Halk, eskisi gibi yine, 3 ve 4 gün süreyle, bayramlaşma geleneğini yine sürdürsün, buna kimse karışamaz. Memurlara, bayramdan önceki veya sonraki günler için idari izin verilmesin. Günümüzde teknoloji çok gelişmiş, halk birbirinin bayramını; telefondan, internetten görüntülü kutlasın. Memleketini, yakınlarını ise yaz veya kış tatilinde ziyaret etsin.
19- a) Şehiriçi; semt, banliyö, mahalle ve köylerle, şehirlerarası; il, ilçe ve beldelere yolcu taşıyan,
otobüs ve minibüsler; gideceklere yere, tarifeli sefer yaparlar. Kalkış saatleri önceden belirlenir. Otogar, yazıhane ve duraklarından, belirlenen saatlerinde, yolcu sayısına bakılmaksızın, hareket ederler. Şehirlerarası yolculara, önceden numaralı yolcu bileti verilir.
b) Otogarlardan, aynı yöne gidecek, çeşitli şirketlere ait otobüsler, aynı saatte kalkış yapamaz.
Aynı şehre gidecek otobüslere, en az 60 dakika aralıklarla hareket izni verilir. Şoförler odası
ile Nakliyeciler ve Tur şirketlerinin, meslek kuruluşları, KUT Odası, Polis ve Belediye; bu hususu, gözetip denetleyip düzenler.
20- Trafik Polislerinin, Karayolu ve Taşıtları Denetimi:
a) Polis helikopterleri, her saat başı veya 3 saatte bir, otoyol ve şehirlerarası yol üzerinde 10-30 dakika uçarak, araç trafiğini kontrol eder. Karayolu devriyelerini bilgilendirip, uyarır. Ayrıca oto ile kaçan suçluların, havadan gözetimini yaparak, yolda devriye görevi yapan polisleri yönlendirir. Ayrıca yollar, Mobese kameraları ve uydudan izlenir.
b) Dörtlü yol kavşaklarında, polis devriye aracı bekletilir. Polisler telsiz araçlarını dinleyerek, kaçmakta olan suçlu araçlarını; yolu trafiğe kapatarak yakalar. Yola çivili engel çekilir.
c) Trafik devriyeleri egzozlardan siyah duman çıkaran, susturucusu bozulup gürültü yapan, araç şoförlerine ceza yazar. Zamanında aracına gerekli bakımı yaptırmayanlar, genelde trafik kurallarına da uymazlar.
21- Halk Otoparkı ve Toplu Taşımacılık: Büyük şehirlerin girişlerinde kurulacak otogar, metro, elektrikli tren garı, havaalanı, liman ile halk otobüsü, dolmuş, minibüs ve taksi durakları yanına, özel otomobillerin bırakılması için büyük halk otoparkları yapılır. Dış semt, mahalle, köy ve başka şehirlerden gelenler, araçlarını; bu halk otoparklarına park edip, gidecekleri semte, park yerine göre; vapur, metro, elektrikli tren, halk otobüsü veya dolmuşla giderler. Özel araçlarıyla belirli saatlerde bazı semtlere gidemezler. Böylece şehir içinde az taşıt olacağından, trafik rahatlar. Bu uygulamayı teşvik için cadde, sokak ve kaldırımlara, araç park edilmesi yasaklanır. Şehir içindeki otoparkların ücretleri de, halk otopark ücretinin;5-10 katı olarak belirlenir.
22- Şehirlerarası yol kenarında veya yola 5 Km'ye kadar, uzak alan içinde kurulu bulunan lokantalara; içki ruhsatı verilmez ve buralarda alkollü içki içirtilmez. Yol kenarındaki turistik belgeli otel, motel ve tatil köylerinde de alkollü içki servisi, saat 20'den önce yapılmaz. Çünkü insanlar buralara genelde özel araçlarıyla gelip, bu içkili lokantalarda alkollü içki içtikten sonra, trafiğe alkollü olarak çıkacaklardır.
23- Trafik düzeni ile can ve mal güvenliğinin sağlanmasında, çok önemli, onursal bir kamu hizmeti verecek olan, gönüllü Trafik müfettişliği- Kamu denetçisi- Ombudsmanlık sistemi yaygınlaştırılır. Sabıkasız, yükseköğrenim görmüş, en az 5 yıllık sürücü belgesine sahip ve trafik kazası yapmamış kişilerden, istekli olanlara; gönüllü trafik müfettişliği, yetkisi verilir. Bu onursal kamu görevlilerine, basılı Trafik Suç Tespit Rapor Formları dağıtılır. Bu kişiler trafik kurallarına uymayanları gördüklerinde, bu formu doldurarak, rastladıkları ilk trafik polisine veya polis karakoluna teslim ederler. Trafik polisleri de bu raporlara göre, trafik cezası yazar. Şehirlerarası yolculuklarda yüzlerce tır, kamyon, minibüs, otobüs, dolmuş, taksi, otomobil sürücüsü, kurallara uymuyor, aykırı davranıyor. 7 gün 24 saatlik bir zaman boyutunda, her an ve her yerde, trafik canavarına dönüşebilecek bu kişileri, trafik polislerine takip ettirip, denetlemek imkansız. Trafik yol denetim görevini, sağlıklı olarak, ancak onursal trafik müfettişleri yürütebilir. Trafik suç formlarında; araç plaka nosu, araç cinsi, tarih ve saat, olay yeri bilgilerini yazacak bölümler bulunur. Suç çeşitleri; 5 şıklı olup, dördü matbu yazılır. Beşinci sıra, diğer suçlar için boş bırakılır ve farklı olan bu suç; yazıyla yazılır. 4 suçtan biri işlendiğinde, ilgili bölümün önündeki kutuya (x) işareti konur. Formda bulunacak suç çeşitleri: Hatalı sollama, aşırı hız yapmak, fazla yük ve yolcu almak, alkollü araç kullanmak olarak düzenlenir.
24-Kamu kurumlarında 50 bini aşkın araç var. Bu taşıtlar gereğince ve ekonomik olarak kullanılamıyor. Yapılacak bir idari düzenlemeyle; askeriye ve polisler dışındaki kamu kurumlarına, taşıt aracı alınmaz. Bu kuruluşlara da Türkiye'de imal edilen, minibüs tipi araç alınır. Kamu kurumları, araç ihtiyaçlarını; özel sektörden, kiralama yoluyla karşılarlar. Kamu kurumlarına alınan araçlar, siyah renge boyanmaz. Farklı renk ve rakamlı plaka takılmaz. Üzerine resmidir diye yazıda yazılmaz. Kamu kurumlarındaki şoför kadroları da kaldırılır.
B- Şehir İçi Trafiğin Düzenlenmesi
l- Arsalar, 1000 m2 den daha küçük parsellere bölünemez. Belediyeler, arsaların en çok üçte birine konut veya işyeri yapma izni verirler. Diğer üçte birlik bölüm;açık veya kapalı otopark, son kısım ise yeşil saha olarak ayrılır. Buraya ağaç, çiçek dikilip, park-bahçe olarak düzenlenir. Cadde ve sokaklar ile kaldırımlara; araç park edilemez. Düzensiz araç parkı, temizliği ve sağlıklı tırafik akışını engelliyor. İtfaiye ve Anbulansların ulaşımını,geçişini zorlaştırıyor.
2- Vatandaşlar,yürüyen merdivenli olmayan, üst geçitleri kullanmıyor. Kavşaklara alt geçit yapılır. Altgeçite dükkanlarda yapılırsa, geçit kendini amorti etmiş olur. İşyeri bulunmayan altgeçit; serseri yatağı oluyor; pislikten, kokudan kullanılamıyor ve güvensiz.
3- Otoyolların şehire ulaştığı yerlere metro, elektrikli tren istasyonu, toplu taşıma otobüs ve minibüs durakları yapılır. Şehir dışından özel otolarıyla gelenler, istasyon ve durakların yanına yapılacak, halk otoparklarına, araçlarını bırakıp, şehir içine; toplu taşıma aracı, metro, otobüs ve dolmuşlarla giderler.
4- Şehir içi idare ve iş merkezi ile şehir dışına kurulan;üretim tesisleri, büyük mahalleler, banliyöler, köyler ve komşu belediyeler arasında; metro veya elektrikli trenler çalıştırılır.
5- Şehir içindeki cadde ve sokaklar, tek yönlü olarak, yalnızca gidiş veya geliş şeklinde kullanılır. Şehir içi yollar en az üç şeritli olarak planlanıp düzenlenir.Üçüncü şerit;itfaiye ve anbulans yolu olarak kullanılır.Şehiriçi yollar çok genişse (20-50 metre gibi) ikiye bölünerek, gidiş ve geliş olarak,düzenlenip kullanılır. Belediyeler genelde arsa rantıyla ilgilenip, araç trafiğini düşünmediğinden,şehir içi yollar dar bırakılmış,araç trafiğine cevap vermiyor. Çift yönlü, araç gidiş gelişine uygun değil.
6- Sağlıklı şehircilik ve düzenli trafik için:
a- Toplu taşıma sistemine geçilir. Şehrin dört yönüne metro veya elektrikli tren hattı döşenir.
b-1) Her şehirde, içine ağaç, gül, çiçek dikilmiş, en az üç meydan oluşturulur. Aynı Londra, Newyork, Moskova şehir halkları gibi. Türk Halkı; yürüyüş, dinlence, gösteri ve Açıkhava toplantısını,burada yapıp rahatlar. Şehir trafik akışını engellemez. Araç ve binalara zarar vermez.
2) Ayrıca her semtte,Taşıt Tırafiğine Kapalı Yol-Alışveriş Sokakları düzenlenir.
c- Her mahalle ve semtte, en az bir park-bahçe, oyun ve semt sipor sahası ve bir de çocuk bahçesi kurulur. Çocuklar oyun,yaşlılar dinlenme gereksinmesini burada giderir. Yolda koşup oynamaz.
d- Çocukların, sokaklarda top oynamak zorunda kalıp trafik kazalarında telef olmasını önlemek için, her okul bahçesi, mahalle ve semtte; basket ve voleybol sahası yapılır.
e- Sokak ve cadde kenarları; 1 m genişlikten geçirilecek, kaldırıma paralel bir çizgiyle işaretlenerek, bisiklet yolu olarak düzenlenir.
f- Elektrik, telefon, doğalgaz, su ve atıksu; kaldırım altından geçirilir. Kaldırım, Arnavut parke taşıyla kaplanır. Beton ve asfalt yapılmaz. Yol altından su, kanalizasyon geçirilmez ve yollar arıza bahanesiyle kazılıp sökülmez. Şehir içi yollar balık sırtı yapılır. Her 50 metreye bir yağmur suyu gideri konur. Kanalizasyon atık ve yağmur suları, cazibeyle akar.
g- Deniz, göl ve akarsu kenarlarına gül ve fidan dikilip ağaçlandırılır. Kıyı boyunca yürüme,
koşu, bisiklet yolu, dinlenme ve piknik yerleri ile balık tutma alanları yapılır.
7- Şehir içi cadde ve sokakların büyük bölümü: 08:00-18:00 saatleri arasında, motorlu taşıt trafiğine kapatılır. Bu yollar, yalnızca yaya ve bisiklet yolu olarak kullanılır. Buralardaki ev ve işyerlerine, yük indirme ve bindirme işlemleri, ancak: 18:00-08:00 saatleri arasında yapılır.
8- Cadde ve sokaklarda: 08:00-18:00 saatleri arası, park yasağı uygulanır. Otoparkı bulunmayan bu cadde ve sokak sakinleri, araçlarını, cadde ve yol kenarlarının bir tarafına ve tek sıralı olarak ancak: 18:00-08:00 saatleri arası park edebilir.Yolun her iki tarafına birden,araç park edilemez.
9- Kavşaklardaki ışıklı trafik cihazlarının;7 gün 24 saat süreyle; kırmızı, sarı ve yeşil(*Yeşil değiştirilip, Mavi-Turkuvaz yapılır!) şeklinde düzenli olarak çalıştırılmayıp, geceleri ve hafta sonları; yalnızca sarı ışıkların, uyarı amacıyla YAKIP SÖNDÜRÜLMESİ.(* Bu üç renk, birlikte bulununca, başka bir anlam verildiğinden; yeşil yerine; Turkuvaz-Gök Mavisi rengi kullanalım!). Bu uygulama yanlış, mantığı ve yararı yok. Herkes anlayışı karşıdaki sürücüden bekliyor ve sonuçta, araçlar çarpışıyor. Kırmızı ışık yanma süresi yolun araç durumuna göre ayarlanır, geceleri bu süreler daha da kısaltılır. Işıklı trafik cihazları;7 gün 24 saat süreyle;Kırmızı- Sarı- MAVİ yanacak biçimde çalıştırılır. Bazı yollarda kavşak yok, sadece sağa- sola dönüş veya yaya geçidi var: Bu yol geçidine, otomatik, merkezi tırafik işaret lambası değil, yaya geçmek istediğinde; düğmeye basılarak kullanılan, tırafik işaret lambası konulsun. 18.00-08.00 saatleri arası, ışıkların yanma süresi; gündüze göre kısa tutulur. Ayrıca,Dörtyol Kavşaklarına,ÜST Geçit yapılsın ve Taşıtlar,beklemeden geçsin.
l0- Şehirlerin dışına,tüm şehri çevreleyecek biçimde, çevre otoyolu yapılır ve transit araçlar; şehiriçi trafiğine girmeden bu yoldan geçerler. Şehirlerarası anayolların, şehirden geçen bölümlerinin;her iki yönüne;cadde,şehir dışı;arazi ve köylerden geçen,yerlerde ise anayola paralel;çiftçi yolu yapılır.
11- Her türlü sanayi tesisi, odun, kömür depoları, toptancılar, LPG depoları, sebze ve meyve hali, hayvan pazarı, otogar gibi işyeri ve tesisler, şehir dışına çıkarılır. Sanayi tesisi ve toplu iş yerlerinin bulunduğu yerlere, konut yapım izni verilmez.
12- Şehrin eski ve tarihi bölümü olduğu gibi bırakılır. Buraya apartman yaptırılmaz. Okul, park yapmak, yolların genişletilip,araç trafiğine uygun hale getirilmesi amacıyla da olsa; arsa ve binalar kamulaştırılıp yıkılarak, düzenleme yapılamaz. Buralarda bitişik nizam, yeni bina yapılmasına izin verilmez. Eski mimariye uygun olmak üzere, arsaların en çok üçte birine; yeni bina yapım izni verilir. Bu bölgedeki, eskiyip kullanılmadığından yıkılmaya yüz tutan, yanıp yıkılan binaların, 1000 m2 den küçük arsalarına; yeni bina yapım izni verilmez. Buralar temizlenip, otopark veya park-bahçe olarak düzenlenir. Tarihi sit bölgesine yeni okul ve resmi bina yapılmaz. Eski binalar restore edilip ev veya turizm amaçlı işyeri olarak kullanılabilir. Belediyeler, şehirciliğe elverişli alanlar bulup imara açar ve yol, su, elektrik gibi alt yapı hizmetlerini buralara götürür. En az 1000'er m2 lik parseller üretir. Ev yapmak isteyenlere; 40 yıl süreyle bu arsaların; kullanım hakkını kiralar. Ayrıca şehrin eski bölümünde; 1000 m2 den az arsası olup, yapı izni verilmeyen, bu arsaların kullanıcılarına; ek ücret alıp, ödemeksizin, parka dönüştürülen arsalarına karşılık; yeni şehirden, en az 1000 m2 lik yeni parseller verilir.
13-Şehir içindeki bar, pavyon, gece kulübü gibi tüm eğlence yerleri ve içkili lokantalar saat:20:00'de açılır. Saat:20:00'den önce, alkollü içki servisi yapılmaz.
14-Dönemeçlere 50 metre kala, yolun üzerine sağa, sola dönüş veya ileriye devamı gösteren ayrı renklerde kalın yol çizgileri çekilerek, trafik akışı daha düzenli hale getirilir.
C- Şehirdışı yol Trafiğinin düzenlenmesi
1- Şehirlerarası Karayolu Yapım Esasları:
a- Yol geçirilecek bölgenin, hava fotoğrafları çektirilir. Yol güzergahı helikopterle havadan belirlenir.
b- Yolların güvenli ve düz olması için, zigana geçidi gibi dağlık yerlerde tünel, çok virajlı yerlerde ise köprü yollar yapılır.
c- Karayolu, tünel, köprü ve otoyol gibi altyapı hizmetleri, özel sektöre; 40 yıla kadar, KİYİB yöntemi ve kamusal yetki sözleşmesiyle verilip gördürülür. Devlet yol yapmaz, hizmeti planlayıp, kullanıcı vatandaşlar,basın ve sivil toplum örgütleriyle birlikte, hizmetin gereğince verilmesini sağlayıcı, gözetim, denetim işlerini yürütür.
2- Yeni bir yol yapılsada, eski yol korunur. İkinci gidiş yolu veya çiftçi yolu olarak kullanılır. İstanbuldaki eski Galata Köprüsü ve Ankara-Aksaray eski karayolu gibi, yeni yol yapılırken; yıkılıp, bozulup, hizmet dışı bırakılmaz! Yeni bir yol yapılırken, eski yol ile arasında en az 5-10 m. Ara bırakılır. Eski Aksaray yolu korunsaydı; trafik çok rahatlayacak,ayrı gidiş-geliş olarak kullanılabileceğinden, yolda hatalı sollama- çarpışma olmayacaktı. Yeni otoyol yapılan bölgelerdeki eski şehirlerarası yollar, korunur. Eski yol; tır, kamyon, kamyonet,pikap veya çiftçi yolu olarak kullanılır. Yeni otoyoldan yalnızca otomobiller ve otobüslerin geçişine izin verilir. İstanbul eski Galata-Karaköy- Eminönü köprüsü korunup, yenisiyle beraber; biri gidiş, diğeri geliş yolu olarak kullanılsa, trafik çok rahatlardı.
3-a) Kamyon, tır ve tankerlerle rafinerilerden;petrol ve LPG türü madde nakli konusu,yeni düzenlemeye tabi tutulur.Tankerle petrol taşıma,dolum tesislerinden; en çok 200 Km'ye kadar uzaklıktaki il, ilçe, belde ve köylere yapılabilir.
b) Petrol ve doğalgaz, rafineri ve pompa istasyonlarından, il ve ilçelere borularla verilir. Atıl
vaziyetteki Nato petrol boru hattı geliştirilerek, bu hizmette kullanılır.
c) Deniz kıyısındaki il, ilçe ve beldelere; petrol, gemiyle, tren yolu geçen, il, ilçe ve beldelere ise
tren vagonlarıyla taşınır.
4- Devlet Demiryolları;bir bütün olarak,tümüyle veya bölgeler ölçeğinde özelleştirilir. Demiryolu ulaşım ağı, yenilenip geliştirilir.Trenler, elektrikli sisteme dönüştürülür. Tüm iller ve nüfusu 100 bini aşan ilçelerden, tren hattı geçirilir. İnsan, hayvan, tarımsal ürün, kömür, maden, petrol vs. eşya ve yük taşımacılığı tren yoluyla yapılır. Taşımacılıkta ağırlık tren yoluna kaydırılır. Ülkemizde, soğutucu ve donduruculu vagonlar üretilip,sepze ve gıda taşımada kullanılır.
5- Ankara-Erzurum, Diyarbakır-İstanbul, Erzincan-Antalya, Siirt-Mersin gibi uzun mesafeli şehirlerarası otobüs seferleri kaldırılır. İnsanlar otobüslerle, ya tur şirketi aracılığıyla 1,2,5,7 günlük turistik gezilere çıkabilirler ya da 200 km.'den uzak olmayan il, ilçe, belde ve köylere yolculuk yapabilirler. Bir şoför bir günde farklı araç veya başka yolcularla da olsa 200 Km.'den daha uzun mesafeli bir yere, yolcu ve yük götüremez. 200 Km.'den daha uzaktaki bir şehre otobüsle gitmek isteyenler, 200 Km.lik bir yolculuktan sonra, araç değiştirmek zorundadırlar. Şehirlerarası trafik kazalarının çoğunluğunu, uzun yol otobüs ve kamyon şoförleri yapmaktadır. 5,10,20 saat,yolcu koltuğunda bile oturmaktan;insanın, psikolojik dengesi bozulmaktadır. Şoförde İnsan olduğundan,bir anlık dalgınlık sonucu,doğal olarak trafik kazasını yapmaktadır. Çift şoför bulunduruyoruz gerekçesi de kabul edilemez. Uygulamada bir yararı görülmemiştir.Abd’de Teksas/Dallas-Nevyork arası,mutat vasıta; Uçak.Yük tireni var,ancak yolcu tireni yok. Teksastan-Nevyorka Otobüsle,yolculuk;Direk yok!Eyaletten-İlden- ilçeye-kasabaya aktarmalı;bir aksilik olmazsa,hergün bir defa olan seferi yakalayabilirsen; Yocluk,normal bir hafta sürüyormuş?
6- Her ile havaalanı yapılır. Havayolu ulaşımı geliştirilir. Aralarındaki uzaklık 200 Km'yi geçen il, ilçe ve beldeler arasında ulaşım uçakla yapılır. İller, bölgeler ve önemli ilçeler arasında karşılıklı ve düzenli uçak ve helikopter seferleri konulur.
7- Tır, kamyon, kamyonet, tanker, otobüs, minibüs, taksi gibi ticari araç kullanan sürücüler, her 100-200 Km yolculukta, en az 30 dakika mola verip, dinlenmek zorundadır. Ticari araç şoförleri bir günde en çok 6-8 saat araç kullanabilir. Yeniden yola çıkabilmesi için, en az 6 saat yolculuğa ara verip dinlenmesi zorunludur. Trafik kazalarının bir nedeni de uykusuzluk sonucu oluşan, dalgınlık ve dikkatin kaybolmasıdır.
8- Aralarındaki uzaklık 200 Km'yi geçen; il, ilçe ve beldeler arası, yük ve eşya taşımacılığı; tır, kamyon, tanker, kamyonet, pikap ve minibüsle yapılamaz. Ticari araçlarla ancak aralarındaki uzaklık 200 Km.'den az olan yerleşim birimleri arasında, yük ve eşya taşımacılığı yapılabilir.
9- Güneş battıktan sonra, şehirlerarası yolda; motorsuz,çiftçi taşıtları; seyredemez ve hayvan nakli yapılamaz.
10- Deniz yolları özelleştirilir. Deniz yolu ulaşımı geliştirilir. Deniz kıyısındaki il, ilçe ve beldeler arasında yolcu vapuru işletilir. Petrol, doğalgaz, kereste, kömür, maden gibi yük ve eşyalar, deniz yoluyla taşınır.
11- Demir, çinko, bakır, kömür gibi madenler ocak ile işletme arasında; ya teleferik, ya da tren yoluyla taşınır.
12- Türkiye'den transit geçecek insan, yük ve mallar; uçak, gemi veya trenle taşınır. Yolları bozan, şehirlerarası trafiği alt üst eden; tır, kamyon, tanker ve otobüslerin; ülke karayollarından transit geçişine izin verilmez.
13- İl, ilçe, belde ve köylerin, yakınından geçen şehirlerarası yolların; her iki yanına, bu yola paralel, çiftçi yolu ile insan ve araçların, sağlıklı geçişi için alt geçit yapılır. Şehirlerarası karayolları ve otoyolların her iki yanı, şehir içi yolu olarak, düzenlenip; traktör, atlı araba, canlı hayvan veya iş makineleri geçişine ayrılır. Şehiriçi trafik ve çiftçi taşıt araçları; şehirlerarası yola, girdirilmez.
14- Şehirlerarası yolların, uygun yerlerine ve her 50-100 Km’ de bir, mutlaka; güvenlik otoparkları yapılır. Özellikle kar tipili,çığ tehlikeli, dağ geçitlerinde,ormanlı, heyelanlı yollarda, uçurum kenarları, akarsu yanı, vadi tabanı ve yamaçtan geçen dar yollarda, çok virajlı, görüş mesafesi az olan yerler ve tünel yakınlarında; sisli havalarda,yoğun kar ve yağmur yağışında, trafik sıkışıklığında, kaza veya heyelan durumlarında;araçların, güvenli olarak beklemesi, yada konvoy oluşumunu önlemek için, güvenlik cebi ve otoparkı yapılır. Manzara seyretmek isteyen, arızalanıp tamirci bekleyen, veya uykusuz şoförler, dinlenmek için bu bölümlere park yaparlar.
15-a) Yol boylarına; her 50-100 Km.'de bir otopark, dinlenme ve piknik yeri yapılır. Buralar ağaçlandırılır.
b)Şehiriçi Cadde ve sokaklar,üç şeritli yapılır.Üçüncü şerit;acil,güvenlik hattı olup, sollama, anbulans, itfaiye yolu ve arızalanıp, çekici bekleyen, araçlar içindir.
16- Turistik belgeli otel, motel ve tatil köyleri hariç, şehirlerarası yol kenarları ile şehir merkezine 5 Km'den daha yakın alanlarda, kurulu bulunan lokantalara, alkollü içki ruhsatı verilmez. Belediye şehir merkezindeki içkili lokantalar, ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulur. Eğlence bölgesi dışında veya şehir merkezine 5 Km. 'den daha yakında bulunan yerlerde, içkili lokanta açılmasına izin verilmez. Çünkü kişiler buralara özel araçla gidecek ve dönüşte alkollü olarak, trafiğe çıkacaklardır. Halka açık piknik yerlerinde alkollü içki içilemez.
17- Şehirlerarası karayolları ile otoyolların gidiş ve geliş yolları, ayrı olarak ve tek yönlü yapılır. Ayrıca her bir yol en az üç şeritli olarak düzenlenir. Su birikip yolun bozulmaması için bu yollar balık sırtı yapılır. Geliş ve gidişleri bir olan, ikinci derece işlek şehirlerarası karayolları da, en az üç şeritli olarak planlanır. Orta şerit; tırmanma, sollama ve dönüşler için kullanılır,anbulans ve itfaiyeler için acil, güvenlik hattıdır.
18- Şehirlerarası yollarda, insan, araç ve yüklerin, trafik, güvenlik veya vergi kontrolü ile Taşıt araçlarının Teknik kontrolü; otogarda, otobüsler yük ve yolcu alırken, kamyon garajlarında,sepze halinde, şehir çıkış ve girişlerinde veya bölge trafik binaları yanında yapılır. Seyir halindeki araçlar, ancak ihbar veya ciddi şüphe üzerine, durdurularak aranır. Trafik aksatılarak, insanlara eziyet edilip, huzursuz bırakılarak; arama, kontrol ve yol denetimi yapılamaz. Kontrol noktalarında yapılan denetimlerde, durumu trafiğe uygun olmayan sürücü ve araçlar, trafikten alıkonulur.
19- Düzenli Trafik akışı; dikkatli, tedbirli, sabırlı, saygılı, anlayışlı olmayı ve kurallara uygun davranmayı gerektirir. İnsanların; bilgili, bilinçli, olgun, saygın ve duyarlı davranması; Aile görgüsü, eğitim, kültür ve Toplum adına; Basının; gözetim ve denetimiyle sağlanır.
20- Trafik Kazalarının Azaltılması:
-Her yıl, şehir içi ve şehirler arası yollarda; alkollü, uykusuz, dikkatsiz, tedbirsiz, bakımsız araç kullanma, aşırı hız. hatalı sollama, veya yolların teknik yetersizliği nedeniyle; yaralamalı, ölümlü (yılda ortalama 5 bin kişi) ve maddi hasarlı trafik kazalarında, binlerce yetişmiş insan gücü ve milyarlarca TL’lik milli servet yok oluyor.
-Trafik Kazalarının Azaltılması İçin Alınması Gerekli Tedbirler:
a) En az Trafik cezasının; bir BAÜ’nün (Brüt Asgari Ücret) % 10’u tutarında olması ve suça göre BAÜ'nün; % 20, % 50’si gibi oran ve katları şeklinde düzenlenmesi. Ayrıca uykusuz, alkollü, kurallara aykırı (hızlı, hatalı sollama) araç kullananlara, ağır para cezası verilmesi.
b) Alkollü araç sürdüğü belirlenenlerin; sürücü belgelerinin: 3 ay, ağır hasarlı trafik kazası yapanların; 6 ay, yaralamalı trafik kazası yapanların bir yıl geri alınması, ölümlü trafik kazası yapanların ise sürücü belgelerinin iptal edilerek, bir daha sürücü belgesi verilmemesi. Sürücü Belgesiz araç sürenlere; BAÜ'nün 10 katı para cezası verilmesi ve aracın; bir ay süre ile tırafikten men edilmesi.İkincide-3 ay,3.cü yakalanışında ise 6 ay süreyle aracın bağlanması!
c) Şehirlerarası otoyolların; gidiş ve gelişlerinin, ayrı olarak yapılması ve her bir yolun, en az üç şeritli olması. Ayrıca şehirlerarası yolların; şehir ve köy geçişlerinde, anayola paralel, her iki yana birde şehiriçi ulaşım veya çiftçi yolu yapılması. Şehir içi trafiğin veya traktör ve motorsuz taşıtların, bu yola girmesinin önlenmesi. Durumuna göre alt veya üst geçit yapılarak, yayaların otoyol yerine, bu geçitlerden geçmesinin sağlanması.
d) Şehiriçi yolla, yaya kaldırımı arasına bisiklet yolu yapılması.
e) Şehirler arası otoyol kenarlarındaki lokantalara içki ruhsatı verilmemesi. Yol boyundaki lokantaların içkisiz olması. Günlük piknik yapılan alanlarda içki içilmemesi. Çünkü buralara taşıtla gelinip taşıtla gidilebileceğinden, sürücüler alkollü olarak trafiğe çıkacaklardır.
f) Şehirler arası yollarda özellikle de geceleri, trafik veya güvenlik nedeniyle araç teknik kontrol ve suçlu araması yapılmamalı. Araçların aydınlatma, fren, yolcular için ferdi kaza sigortası ile çekme halatı, takoz, sağlık çantası, gibi teknik, idari ve donanım kontrolleri; otobüsler için otogarlarda beklerken, diğer araçlarda ise hemen şehir çıkışındaki araç parkında ve gündüzleri yapılmalı. Görev, hizmet yapacağız diye vatandaşlara eziyet edilmemelidir. Polisin davranışı, kurallara uyanla, uymayana farklı olmalı. Polis, terörisle kanunlara saygılı vatandaşı, birbirinden ayırmalı. *Polis; kurallara karşı çıkanla,Yasa-Kanun tanımayanlarla mücadele içindir.
g) Şehiriçi trafik güvenliğinin sağlanması için: şehir içindeki bar, pavyon ve benzeri içkili yer ve lokantaların; saat 20.00'den sonra açılması, böylece burada içki içenlerin; akşamları iş çıkışı saatinde, alkollü olarak, trafiğe katılmasının önlenmesi.
h) Otogar; şehir dışına yaptırılır. Otobüsler, şehir içine giremez. İstanbulun, hem Anadolu, hemde Avrupa yakasına; ayrı Otogar ve Toptancı Sebze Hali yaptırılır.
İMARLA İLGİLİ HUSUSLAR
1- Arsa ve Araziler:
a) Arsalar: Bir dönüm- 1000 m’ den az olamaz.
b) Sulu Tarla-sulanabilir arazi: 500 dönümden az olamaz.
c) Kıraç- susuz-sulanamayan arazi: 1000 dönümden az olamaz.
- Parselasyon-ifraz yoluyla arsa ve araziler; bu limitlerden daha aşağı miktarlı parçalara bölünemez ve bunlar için müstakil TAPU; Taşınmaz Kullanım Hakkı Belgesi düzenlenemez. Bu limitin altında bulunan arsa, tarla ve araziler, bu sayılara ulaşıncaya kadar, toplanıp birleştirilir. Sadece, üzüm bağı,meyve bahçesi,sebzelik ve seralar için tarla büyüklüğü aranmaz.Kişiler,bakıp ilgilenip işleyebileceği kadar tarla ve bahçede; meyvecilik, sepze üretimi ve sera tarımı yapabilir.
2- Yapılaşma ve Şehirleşme:
a) 1000 m2 den küçük arsalara, inşaat izni verilmez. Arsaların, en çok üçte birine; işyeri ve konut yapım izni verilir. Diğer üçte biri;açık veya kapalı, otopark olarak düzenlenir.Son üçte birlik kısım ise yeşil saha olarak, ayrılıp; buraya ağaç, çiçek dikilir.
b) 1) Arsalara işyeri de olsa bitişik nizam bina yapılmaz.
2) Yanyana iki bina ara mesafesi: 5+5=10 m’ den aşağı olamaz.
3) Sırt sırta veya karşılıklı iki bina arası uzaklığı; 10- 20 m’ den az olamaz.
4) Sokak genişliği-eni: 10- 20 m’ den az olamaz.
5) Cadde: 20-50 ve Bulvar genişliği ise: 50- 100 m’ den az olamaz.
- Dar sokaklı, eski şehir merkezleri; olduğu gibi bırakılır. Ancak yeni bina inşaatları, yeni imar mevzuatına göre verilir.Devlet, sabır ve kalıcılıktır. Acele edilip, para ödenerek Kamulaştırma yoluyla; binalar yıkılıp, eski yol ve caddeler genişletilmeye ve yeni yol açılmaya çalışılmaz.
c) Belediye Meclisleri, belediye mülki sınırlarını kapsayan, imar ve şehir planlarını kabul eder. Bu planlarda, konut, sit alanı, sanayi (buda kendi içinde kirli, gürültülü ve tehlikeli gibi, alt gruplara ayrılır), tarım, işyeri , eğlence, üniversite bölgesi, kamuya açık ortak kullanım alanları (resmi, daireler, mezarlık, yeşil alan, park bahçe gibi) gösterilir. Vatandaşlar yapılaşma ve iş çalışmalarını, kendilerine ayrılan bölgelerde sürdürürler.
d) Özel izne tabi, özellik taşıyan binalar hariç, işyeri ve konutlar; giriş, zemin ve teras-çatı katı dahil; 3 kattan fazla olamaz.
e) Her mahallede; parkbahçe ve her semtte; sipor ve oyun sahası ile çocuk parkı bulunması zorunludur.
f) Temel Eğitim okulu bahçeleri ve semt pazarları, otopark olarak kullanılabilir. Okul bahçeleri ve semt pazarlarının uygun yerlerine; basket,voleybol sahası ve çocuk oyun alanları yapılır.
g) Belediyeler, camilerin giriş katının, işyeri olarak planlanıp, düzenlenmesini zorunlu tutar. Cami giderleri; bu işyerlerinin, kira gelirlerinden karşılanır. İbadethane- Cami inşaatları içinde diğer binalar gibi, belediyeden inşaat izni alınır.
h) Her apartman, site ve işhanında, yönetim kurulu oluşturulur.Bina yönetimine ilişkin, karar alırlar. Kurul üyesi, bina sahibi veya kiracısıdır. Çağrı üzerine, katılan üyelerle toplanıp, gündemini görüşür. Oylama yazılı ve gizli olarak yapılır. Kararlar oy çokluğuyla alınır. Kararlar ilgilileri bağlar. Kurul kararına karşı, gerekçeli olarak yine kurula itiraz edilir. Kurul, en geç bir ay içinde toplanarak, itirazı görüşüp yerinde bulur veya gerekçeli olarak reddeder. Kurul, imar mevzuatına aykırı, karar alamaz.
3- İNŞAAT İZNİ:
1) İşyeri veya konut yaptırmak isteyenler; inşaat izin formunu doldurup, gerekli belgeleri ekleyerek, belediyeye başvurur. Bunlar; tapu. imar durumu, plan, proje, inşaat cinsi ve kullanım konusunu gösteren evraklardır. Belediyenin ilgili birimi; 10 günü geçmeyecek bir zaman süresi içinde, günü ve saatiyle: imar planına göre; arsa kontrolü ve temel yeri belirleme, randevu belgesi verilir. O güne kadar, belediye teknik memuru; belediyedeki belgeler üzerinde, inceleme yapar. Keşif günü inşaat sahibi veya temsilcisiyle birlikte inşaat alanına giderek, temel yerini belirler. Teknik eleman: 2 suret olarak düzenlenen, inşaat izin formunu, inşaat alanında imzalayıp, bir suretini inşaat sahibine verir. İnşaata; izne ilişkin bilgilerin yazıldığı, bir tabela asılır. Belediye teknik görevlisi, her hafta; inşaat izni verilen binaların, yapım faaliyetlerini; imar mevzuatına uygunluk açısından, denetler ve kontrol formu doldurup, bir suretini inşaat yetkilisine verir. İnşaat sahipleri bina tamamlandıktan sonra, ayrıca birde inşaat kullanım izni (iskan ruhsatı) almazlar. İnşaat-Konut kullanım izni uygulaması;anlamsız ve vatandaşa eziyet olduğundan, kaldırılmıştır.Belediye teknik görevlisi, randevu günü, inşaat alanına gelmezse; ilgili tekrar belediyeye başvurup, yeni bir on günlük dönem için, ikinci bir kontrol, randevu,yer gösterme günü almaz!Tutanak tutup,Belediyeye telefon eder.Özel Yapı denetim görevlisi, gözetiminde;inşaata başlar. Kontrola gitmeyen görevli hakkında da belediyece; soruşturma açılarak, ceza işlemi uygulanır. Belediye;BAÜ’nün % 5’i oranında, m2 olarak; Bina yapım harcı alır. Belediye Temel atılış ve inşaat yapım aşaması, Denetim Görevini; Özel Yapı Denetim Şirketlerine, verip bırakabilir.
2) Bina yapım izni almadan, veya imara, purojeye,pilana aykırı inşaat yapanların, binaları; Milli Servet olduğundan yıkılmaz. Yapılan bina, İmara uygunsa; her konut dairesi veya işyeri için 2 ile 10 BAÜ arası, para cezası verilir. Ancak bina İmara aykırı ise kaçak yapılan; her konut- daire veya işyeri için 10 ile 40 BAÜ arası para cezası verilir.
3)İnşaat işlerinin aksaması, Bina yapımının gecikip,Belediyeden alınan sürede bitirilmemesi ile plan ve proje değişikliklerinde; belediyeden, tekrar izin alınması zorunludur.
4) Bina basit onarımı,Terasın örtülmesi,Balkonun oda veya mutfağa katılması,Banyo,Mutfak,Wc gibi yerlerde fayans,lavabo,küvet yenileme gibi, bina içi kullanım değişikliklerinde;Apt yönetim kurulundan, izin alınması zorunludur.Uydu çanağı-TV anteni takdırılması, Cam balkon, Pencerelerin pimapene dönüştürülmesi,oda taban döşemesi değişimi, Çelikkapı,Günısı,Dolap ile Boya, Badana yaptırılması, Taşınma gibi durumlarda ise Site,Apt yöneticisine, Bilgi verilir. Demir, Taş,beton, harç kullanımı gerektiren, veya akan Çatının tamiri,yada yeniden yapımı ve kaldırılması gibi, önemli değişiklik ile kat ilavesi ve balkon yapımı gibi, büyük onarım ve plan proje değişiklikleri için ise Belediyeden izin alınır.
5) Arsaların en çok üçte birine, konut veya işyeri olarak yapılaşma izni verilir. Diğer üçte biri otopark, son bölüm ise yeşil saha olarak düzenlenir.
6) Giriş (zemin) katın altına (kotaltı, bodrum, izbe); işyeri veya konut yapılamaz.
7) Konut tipi apartmanların her katına;en çok iki daire yapılabilir.Apartman dairelerinin, enaz 3 cepheli olması zorunludur.Yıldız şeklinde Apt yapılabilir.
8) Yeni yapılacak işhanları ve küçükte olsa müstakil işyerlerinde; WC bulunması
zorunludur.
9) İl ve İlçe merkezlerinde,Yeni yapılacak işyeri ve konutlar için; Bina Sigortası yaptırılması zorunludur. Elektrik, su, telefon ve doğalgaz şirketleri:İşyeri ve konutları ;bu hizmetlere abone yaparken, bu yerler için; Bina Sigortası yaptırılmış, olma şartını arar.
4-a)40 yıl süreyle Taşınmaz için kullanım hakkı edenler,dilerse;buna ek olarak,40 yıllık yeni kirayı peşin ödeyerek,süreyi uzatıp, 80 yıllık kullanım,işletim,tasarruf hakkına sahip olabilirler. Bu kazanılmış Hak, Belediye Tapu İdaresinin onayı ve aynı şartlarla;eş, çocuk ve torunlarına ve Şirketse; Tüzel kişiliğede geçer.Mirasçıların isteği üzerine,Tapu sözleşmesi;doğrudan,ilansız, ihalesiz yenilenir. Ancak bu taşınmaz; 2 yıl süreyle kullanılmaz,işletilmezse; İdarece, sözleşme; tek taraflı olarak, tazminatsız iptal edilir.Yargıya itiraz edilemez.
b)Köy,kom,mezra,oba ve yaylalar ile Belde merkezinin10 km dışındaki;imarsız, altyapısız,kırsal alanda bulunan; arazi,tarla,bağ.bahçelere; Tek katlı, 90 m2’yi geçmeyen; çiftlik ve bağevi, ahır, ağıl, sera, halı atölyesi,mandıra gibi binaların yapımı için Belediyeden;İnşaat İzni alınır. Ancak, İnşaat Harcı alınmaz.Ayrıca, yüklenici-taşeron sözleşmesi,mimari pilan, puroje, zemin etüdü raporu, yapı denetim ile inşaat kullanım- iskan izni alınması gerekmez.Vergi,harç, ceza, Kamu SGK pirimi istenmez. Vatandaşlar sadece,bilgi için bağlı oldukları Muhtarlığa;Belediye inşaat izni, belge sureti ekli, dilekçe verir.
KAMU YÖNETİMİYLE İLGİLİ, GENEL DÜZENLEME
l-Temel hak ve hürriyetlere; uygulama imkanı ve koruma sağlanması, demokrasinin bir gereğidir. Devlet memurları; temel eğitim okulu ve üniversite öğretmenleri dahil; görevine uygun, temiz, düzenli şekilde ve giyim zevkine göre, dilediği biçimde giyinebilir. Dileyen; kot,sipor,takım giyer, kravat takar veya başörtüsü örter. Bilim ve teknoloji çağında, insanların giyimine karışmak, onların temel hak ve özgürlüğünü kısıtlamak, zorlama yapmak; boş ve gereksiz davranışlardır. Ülke sorunlarını ve gündemini saptırmak, zamanı boşa harcamak ve Türk halkına saygısızlıktır.
2- Temel Eğitim Okulları ve Üniversite öğrencileri, kültür ve giyim zevklerine, veya modaya göre, diledikleri biçimde giyinebilirler. Öğrenciler isterse, takım elbise veya spor giyinir. Okul yönetimi öğrencinin kot pantalonuna, kravat veya başörtüsüne karışamaz, Bir şeyi giyip giymemek kişinin, insan olması nedeniyle; en doğal seçim ve demokratik tercih hakkıdır. Öğrenciler, forma gibi belirli, standart giyime zorlanamaz. Öğrenciler isterlerse, okul forması giyebilir. Okul yönetimlerinin görevi: öğrenciye temel bilgileri öğretmek, okuma zevki, toplu yaşama, ekip çalışması ve takım dayanışma duygusu kazandırmak, demokratik insan ilişkilerini uygulamayla göstermek, öğrencinin ilgisini, enerjisini; iyi, yararlı şeylere yöneltmek, yeteneğini ortaya çıkarmak, becerisini geliştirmek ve Gençleri; özgüvenli, kendiyle barışık, huzurlu, sevdiği işi yapan, başarılı, mutlu ve umutlu bireyler olabilmeleri için hayata hazırlamaktır. Eğitim, Öğretim; asla ezbercilik, yazılı sınav, hazırlık kursu, SBS,TEOG, YGS ve LYS değildir, olamaz! TC’de zorla, dayatmayla uygulanan, eğitimin; yetersizliği ve yanlışlığı ortada: Öğrencilerin % 70’i; okul dersleri dışında, birde zaman ayırarak, para ödeyerek,ayrıca özel ders alıyor veya Sınavlara hazırlık dersanelerine gidiyor. 50 bin öğrenci ise YGS’den; 0 puan aldı! Hiçbir teknolojik buluşumuz yok, ithalatımız; ihracatın 2 katı, borç boyumuzu aşmış, Türk tasarımlı, yerli üretimli, TM silah yok; el şeyiyle 1978 yılından beri, terör örgütü pkk’ya karşı, savaş kazanmaya çalışıyoruz. Dahası, tohum, buğday,pamuk,saman,inek ve et, ithal eder hale getirildik! Halk teröristlerin insafına terkedilmiş! Devletin yaptığı tek şey; “başını ezecez,belini kıracaz,silecez,yokedilecek,terör sona erinceye kadar,mücadele devam edecek” gibi, boş laf,palavra, kubuz atmak ve Şehitler için tören düzenlemek!
3- TC vatandaşları, kurban bayramında ibadet amacıyla kestikleri, kurbanlık hayvanların derilerini, diledikleri kurum ve kuruluşlara bağışlayabilir.
4- Devlet, 12 yıllık Temel Eğitim okulu öğrencileri için yatılı okul açamaz. Ayrıca bu yaş grubu ve eğitim düzeyi öğrencileri için yurt işletemez. Yerleşim birimlerinde temel eğitim okulu bulunmayan öğrenciler, 12 yıllık zorunlu eğitimlerini; ya yakın bir yerleşim biriminde, ya Açık TEO(*12 yıllık, Açık İlköğretim ve Açık Lisede) veya yatılı Özel Temel Eğitim Okulu ile özel öğrenci yurtlarında kalarak sürdürürler.
5- 12 yıllık TEO birinci kademe (İlköğretim) veya ikinci kademe (Lise) öğretimleri; okul dışından bitirme sınavlarına, girmek suretiyle yürütülemez.Türkiyede, Derslere devam etmeden, okunabilecek, tek temel eğitim okulu;Açık İlköğretim ve AÖL'dir. İleri yaştan okumak isteyen; AÖL "ye kaydolarak, 12 yıllık temel eğitimden, eksik olan sınıfları tamamlar. Bir öğrenci, AÖL dahil, temel eğitim okullarında iki veya daha fazla sınıfı, bir yıl içinde okuyamaz. Ancak, üstün zekalı ve (A) derecede başarılı Öğrenciler; Lise ve Üniversitede: 3 ve 4. Sınıfları; birlikte ve aynı yıl içinde okuyabilir.
6- Kamu kurumlarına ait şehir içlerindeki ihtiyaç fazlası idare binaları, memur lojmanları ile deniz, göl kenarı ve yaylalardaki misafirhane, eğitim, dinlenme tesisi ve kamplar, devlet üniversitelerine ücretsiz olarak tahsis edilir. Bu binalar, derslik veya öğrenci yurdu olarak kullanılır.
7- Kamu kurumlarına ait Hastaneler, Devlet Üniversitesi Tıp Fakültelerine devredilir. Eğitim, Araştırma, İhtisas ve Uygulama Hastanesi olarak hizmet verir. Her İl ve nüfusu 100 bini geçen İlçelerde Tıp Fakültesi açılır. Ana,Çocuk Sağlık Ocağı ile Aile, İşyeri Sağlık Merkezi, Belediyelere bağlı olarak hizmet verir.
8- Konut ve İşyeri Kiralarının, Belirlenmesi Esasları: Kira sözleşmesi düzenlenirken: her 100 m2’lik bir yerin birim fiyatı;
a-1) Binanın bulunduğu semt,yaşı, inşaat sınıfı gibi faktörler, dikkate alınarak, BAÜ'nün; yüzde onu ile ellisi arasında bir miktar, aylık kira olarak belirlenir.Ancak belediye işyeri kiralarını, yıllık olarak alır.
2)Belediye Sosyal Konut ve Kamu Kurum Lojmanlarında,Aylık kira miktarı:Bir BAÜ’nün; Sobalılar için % 10’u, Kaloriferliler için ise % 20’sidir.Kal. yakıt ücreti;Kira içindedir.
b) Aylık kira miktarı, binanın kendisini; 40 yılda amorti etmesini sağlayacak oran kadardır. İstenen kira tutarı, hesaplanacak bu miktarı geçemez.
c) İstenecek yıllık kira artış oranı, yıllık enflasyon tutarının; artı, yüzde yirmisini geçemez.
d) Konut ve işyerleri, yabancı para cinsinden kiraya verilemez, TL kullanılması zorunludur.
e) Kiraya veren ile kiracılar arasındaki uyuşmazlıklar, Belediye organlarınca çözümlenir.
f) Belediyeler, kiraya verilecek konut ve işyerleri için kişileri; bağlayıcı düzenlemeler yapabilir. Örneğin; kiralık konutlar; kaloriferli olacak, konutlarda buzdolabı, fırın, bulaşık ve çamaşır makinesi, korniş, perde, kılima,günısı,şofben vb demirbaşlar bulunacak gibi.
9- Kamu kurumları; yılı, bekleme süresi dolan veya işlemden kaldırılan basılı form, defter ve tüm diğer resmi yazışma evraklarını, yakarak imha edemez.TSK ve Banka gibi Kamu kurumları ve özel kuruluşlar dahil;gizli dereceli belgede olsa,asla kağıt yakamazlar. Kullanılmayan veya saklanılmayacak olan, işlem dosyaları; yeniden kağıt yapılmak üzere, kağıt fabrikalarına gönderilmesi için;oyer Belediyesine verilir.TC Ülkesi; orman düşmanı ve aklını kullanmayan, düşünüp sorgulamayan, insanlar yüzünden, uyuz dağ ve çöle dönüştü. Kamu kurumları arasındaki haberleşme ve bilgi ulaşımı, mümkün olduğunca;telefon,internet-bilgisayar;e-devlet ve fax ile sağlanacak, yazışmaya en alt seviyede yer verilecek.Vatandaşlardan, resmi işlemler için en alt düzeyde evrak istenecek, israftan kaçınılacak.Resmi işlemler;güven ve beyan esasına,dayanacak. Polis-Savcılık- Mahkemeler;Nüfus idaresinden, nüfus kaydı istemeyecek. Sabıka kayıtları,sadece kişilerin nüfusa kayıtlı oldukları, yer adliyesinde tutulacak, başka yerlere bildirilmeyecek.
10- Kamu Kurumlarının. Altyapı Hizmetleri Kullanım Giderleri:
a- TCUM, Bakanlıklar, Belediyeler, Belediye Ana,Çocuk,Sağlık Ocağı, Aile,İşyeri Sağlık Merkezi, Belediye stadyum, kapalı spor salonu, park bahçeler, Devlet Temel Eğitim Okulları ve Üniversiteler, Üniversite Hastaneleri, Üniversite Yurtları, Askeriye ve Polis Yüksek Okul ve yurtları ile Ordu, Polis, Yargı gibi kamu hizmeti veren diğer kamu kurumlarının, bina ve tesislerinde kullandıkları: Elektrik, su, atıksu, kanalizasyon, çöp, doğalgaz için, bu hizmeti veren kuruluşça; abone kullanım ve tüketim ücreti alınmaz. Bu binalar için abonelik işlemi yapılmaz ve ölçüm saatide takılmaz.Ayrıca, Cadde, sokak, park, tırafik işaret cihazları, tünel elektrik lambaları ile parkbahçelerdeki ağaç ve çiçekler için gereken suyun; motopomplarla yeraltından çekilirken kullanılan, elektrik;tüm halkça müştereken karşılanmış olur. Yine, elektrikli metro ve tren hatlarının, elektrik enerjisi kullanımı da bu hükme tabidir, bu kuruluşlardan da elektrik ücreti alınmaz. Devlet,elektrik ve su parası,ödemez.Yeni yapılan Kamu binaları;Güneş ve Rüzgar enerjisinden üretilecek, elektrik enerjisiyle;aydınlatılıp,ısıtılıp,serinletilir.
b- (a) maddesindeki kamu kurumlarına, görevlerini yürütebilmeleri için tahsis edilen, bina, arsa ve arazilerin sahibi belediyelerdir. Belediyeler, hüküm ve tasarrufları altındaki hazine bina, arsa ve arazilerini, kamu kurumlarına; hizmet süresince ücretsiz olarak tahsis ederler. Kamu kurumları, her türlü harç ve vergiden muaftır. Kamu kurumlarına, imar mevzuatına uygun olarak, yeni hizmet binası yapım izinleri;Belediyelerce, harçsız olarak verilir.Kamu binaları,inşaatını;ilgili kurumun amiri ile Basın;7 gün 24 saat,gözetip,denetler.Kamu binası inşaatlarının;gözetim ve denetim görevi, özel yapı denetim şirketlerine, verilemez!
11- Kamu kurumlarında; hizmetli (odacı), şoför, gece bekçisi, çarşı mahalle bekçisi, aşçı, bahçevan, imam, müezzin gibi unvanlı,kamu görevlisi ve işçi statüsünde personel çalıştırılamaz. TC Kamu kurumlarında;atanmış,istisnai ve seçilmiş bir göreve,girebilmek için;TC Vatandaşı, sabıkasız,üniversite mezunu olmak gerekir.
12- Kamu kurumlarının; günlük, haftalık ve yıllık temizlik işleri; özel sektöre, ihale ve sözleşmeyle yaptırılır.
13- Kamu kurumlarının araç gereksinmesi;şoförüyle birlikte, her görev için ayrı olmak üzere, özel sektörden, kiralanmak suretiyle karşılanır.
14- Kamu kurumları, ithal taşıt aracı alamaz. Çankaya ilçesi polis teşkilatı hariç, yerli imalatta olsa otomobil türü taşıt aracını; TCUM, bakanlıklar, belediyeler, üniversite, ordu, polis, yargı, temel eğitim okulları ile kamu hizmeti veren meslek odaları, sendikalar, kooperatifler ve ayrıca dernek ve vakıflar satın alamaz,bağış,hediye olarakta kabul edemez.Ellerindeki ithal,yerli binek,arazili jip ve otomobilleri; 3 ay içinde bulundukları il, ilçe ve beldelerde;açık artırma suretiyle halka satarlar.
15- Evlenen, erkek ve kadının; soyadı değişmez; Eşler, Aile soyadını kullanmayı sürdürür. Ancak çocuklar; karnında 9 ay taşıyan, doğum yapan ve emziren, Kadın olduğu için sadece Ana Soyadını alır. Evlenen erkek ve kadının: Vatandaşlık Kimlik Kartının- N. Cüzdanının;bekarken boş Medeni Hali Bölümüne; evlendiği karı ve kocasının; ad ve soyadı yazılır.
16-Türk Hukuku,Mal Ayrılığı Sistemi gereği; eşlerin,evlenmeden önce sahip olduğu, veya evlendikten sonrada olsa, ailesinden miras kalan mallar, yine kendilerine aittir. Ancak evlendikten sonra, erkek veya kadının, birlikte sahip olduğu mallar, beraberlik süresi içinde; ortak akıl, çaba, emek ve tasarrufla kazanıldığından, müşterek maldır. Boşanma halinde, eşlere; yarı yarıya, eşit şekilde bölüştürülür.Ancak,boşanan eşler;birbirinden toplu tazminat isteyemez ve Yargı kararıyla aylık nafaka bağlanamaz. 18 yaşına kadar çocuklara; aylık nafaka ödenmesi, durumu farklıdır.
17- Bir kişi sağlığında, veya vasiyet yoluyla, ölümü halinde; mirasçılarına kalacak mallarının: % 20'sini; uzman doktor raporlu ve noter onaylı, avukata düzenlettireceği sözleşme- vasiyet senediyle: Temel Eğitim Okulu, üniversite, hastane veya sosyal amaçlı dernek, vakıf veya kanuni mirasçıları dışındaki bir kişiye, bağış suretiyle verebilir, veya miras bırakabilir. Bu karara karşı,Yargıda; dava açılamaz ve iptal ettirilemez. TC’de Miras; sadece, birinci derecede yakın olan; eş ve çocuklara kalır. Ölen kişinin, eşi veya çocuğu yoksa, mirası;Devletindir ve Tüm Halk adına, Belediyeye kalır.
18- CMUK'a göre, ücretsiz avukat görevlendirilmesi gibi, adli yardımdan, sadece suç işleyen şüpheli ve sanıklar yararlandırılmaktadır! Dövülüp, öldürülüp, evi soyulup haksızlığa uğratılan kişi ise bu adli yardımdan yararlandırılmıyor. Bu uygulama mantığa, eşitliğe ve adalete aykırıdır. Baro başkanlığınca, suçlu kişileri savunmaları için görevlendirilen, avukatların ücretleri; sanki şaka, fıkra gibi; devletçe, iyi, suçsuz vatandaşların, çalışıp kazanıp, kendisine hizmet verilmesi için ödediği, vergilerden karşılanmaktadır. Toplum hayatı, kurallara uymayı gerektirir. Askerin, polisin, yargının görevi; suç işlenmesini önlemek ve kurallara uymayanları, yakalayıp cezalandırmaktır. Suçluların; ücretsiz olarak avukatlarca savunulması, yasayla affedilmesi ve eski mahkumların işe alınması uygulamasına, derhal son verilmelidir.Bu, adaletin, kamu yararının ve toplum vicdanının, bir gereğidir.
19- Nüfus Hüviyet Cüzdanları; banka kredi kartları şeklinde, aynı özellik, büyüklük ve maddeden, çipli olarak yapılır. Fotoğraflar 16 yaşına girince konur.Kan grubu bölümü,sadece sürücü belgesinde bulunur. TC Vatandaşlık Kimlik Kartları, Polis Pos cihazından geçirilerek, şüphelinin; suçlu, sanık, aranan şahıslardan olup olmadığı, kolaylıkla belirlenir.
20- Anonim ve limited şirket ortakları; şirkette sahip oldukları hisse senedi oranı veya ortaklık için koydukları sermaye kadar, kârdan pay alırlar. Ortaklardan şirkette çalışanlara, ayrıca verdikleri hizmet karşılığı olarak, genel hükümlere göre; aylık ücret ödenir ve işveren statüsünde, Kamu Sosyal Güvenlik Kurumu Sigortasından yararlandırılır.
21- Siyasi parti, Sendika, Oda, Borsa, Kooperatif, ticari şirket, dernek, vakıf, vs. Yönetim Kurulları; 5 kişiden oluşur. Genel kurul kararıyla; 5 yılda bir seçilen üyelerin görev süresi; 5 yıldır. Aynı kişi; ikinci defa ve dönem için tekrar, yönetim kurulu başkanı seçilemez. 5 yılda bir, olağan kongre yapılır. Kurul, kararlaştırılan günde, katılan üyelerle toplanır ve gündemini görüşür. Kararlar katılan üyelerin oy çokluğuyla alınır. Oylamalar gizli ve yazılı olarak yapılır. Toplantı ertelenmez, iki üyenin katılımıylada olsa karar, alınabilir. Yönetim kurulu üyelerine; bir BAÜ tutarının; bir ile üç katını geçmeyecek şekilde, toplantı yevmiyesi veya aylık kurul üyelik ödeneği ödenebilir. Apartman, site ve işhanlarında yönetim kurulu üyeleri: taşınmaz sahipleri ve varsa kiracıların, tamamından oluşur.
-Yönetim Kurulu Üyelerinin, Unvan ve Görevleri:
1) Başkan: Kurumun tüzel kişiliğini temsil eder,
2) Başkan vekili: Divan başkanı, Sözcü,Hukuk danışmanı,
3) İdari sekreter : Genel sekreter,Raportör,Yazman,Katip üye,
4) Mali sekreter : Sayman, Muhasip, Harcama yapan; Ödeme emirleri, çekler, çift imzalı olmak zorundadır; başkan ve mali sekreter, birlikte imzalar.
5) Denetçi:Üyeler adına, tüzel kişiliğin;faaliyet,harcama ve kararlarını,7 gün 24 saat, gözetip denetler. Şirket yönetim kurulunda; işyeri işçi sendikası temsilcisi, denetçi görevini üstlenir. Kamu kurumu temsilcileri: kurullarda ya başkanlık görevini,yada denetçilik görevini yürütür.
22- Sivil savunma müdürlüklerince yürütülen,ancak insanlara, eziyetten öte, hiçbir yararı olmayan: Araç Sefer Görev Emri,Koruma pilanı,Kamu kurumu ve Fabrikalarda;savaş halinde çalışacak, Personelin erteleme işlemi, Avcı Birlikleri Teşkili gibi; kırtasiyeci, bürokratik, hayali işlemlerden vazgeçilir. Savaş çıktığında: askeriye, yöresinde bulunan, ihtiyacı kadar araca;sürücüsü ile birlikte elkor ve kullanır. Yine TAE görenler;40 yaşına kadar, her yıl ihtiyat yoklaması yaptırmakta;bu eziyete gerek yok.Günümüz savaşları, teknoloji ağırlıklı. Mevcut asker yetersizse, her ordu; kendi bölgesindeki insanları askere alır. Askerlik dönemi; 18-30 yaş olarak düzenlenir.
HAZİNE ARSALARI- MAL EDİNMEK VE MİRAS
Tapusuz Arsa ve Araziler İçin Tapu; Taşınmaz Kullanım Belgesi Düzenlenmesi:
TC Hükümetleri; 77 yıldır, il, ilçe ve beldelerin, mahalle ve köylerindeki; orman, mera (otlak), dağ, akarsu, göl ile arsa ve arazilerin, kadastro çalışmalarını tamamlatıp; özel kullanım konusu taşınmazlar ile hazineye ait yerlerin, ayrım ve tapulama işlemlerini,dahi yaptırtamamıştır. Bu durum: kötü niyetli kişilerin, devlet orman ve meraları, hazine arsa ve arazileri ile eski vakıf arazilerini yağmalamasına, arsa mafyası ve sağlıksız kentleşme-gecekondulaşmanın doğmasına, suç odağı varoş, gettoların oluşmasına, güvenlik kuvvetleri ve belediyelerin, görevlerinin artmasına, yargının çalışamaz, iş üretemez, hale gelmesine neden olmuştur. Bu olumsuz durumda, halkın; devlete güvenini sarsmıştır.* ÇÖZÜM:
1- İl, ilçe ve belde, belediye sınırları ile mülki idare sınırları aynı olur. Köyler belediye sınırları içine alınır, mahalleler gibi köylere de, belediye hizmetleri götürülür.
2- Özel kullanıma konu olmayan: deniz, göl, akarsu, dağ. yayla, orman, yol ve %40'dan fazla eğimli (meyilli) ekonomik anlamda, tarıma elverişsiz araziler ile henüz üzerinde tarımsal faaliyet ve yapılaşma olmayan, devlet hazinesine ait, boş arazi ve arsalar; belediyelerin hüküm ve tasarrufu altındadır, belediye mülküdür. Belediyeler, bu bina ve arsaları, kamu kurumlarına; ücretsiz olarak tahsis ederler.
3- Otogar ile Sepze-Meyve Hali; şehir dışına yaptırılır. Otobüsler ve Sepze Kamyonları, şehir içine giremez. Belediye, İstanbula; 2 ayrı, Otogar ve Sepze-Meyve Hali yaptırır; biri Anadolu, diğeri Tırakya- Balkan yakasına.
4- Belediyeler, mülki idare sınırları içinde bulunan, tüm yerler için; imar planları yaparak, toprakları; kullanım şekline göre, bölgelere ayırır. (EK-7,8,9)
a-Halkın Faydalanmasına Açık, Genel Kamusal Alan ve Yerler:
1) Milli park, orman, dağ, yayla (mera-otlak), deniz, göl ve akarsular ile tarihi eser ve tabiat
varlıklarının bulunduğu, sit bölgeleri.
2) Parkbahçe, yeşilsaha, çocuk bahçe ve oyun alanı, mezarlık alanı, piknik alanı,
3) Yol, otopark, tünel, alt ve üst geçitler, metro sistemi, köprü, meydan,
4) Spor tesis ve alanları:Kapalı spor salonu, stadyum, semt sipor sahaları, bisiklet yolu, yürüyüş ve koşu yolu,
5) Kamu bina, bahçe ve arazileri ile bu yerlerin, Kullanım ve İşletimi: Belediyeler, bu yerler ve çevresini; özel sektöre, kontrolü altında; beşer yıllık sürelerle, 40 yıla kadar, iç ve dış turizme yönelik, otel ve kamp kurulması için KİYİB yöntemiyle kiraya verir.
b- Tarım Bölgesi:
1) Sulu tarım alanları: Bahçe, sebze, tahıl ve diğer sulanabilir;Bitki ziraat alanları.
2) Susuz, kuru (kıraç) tarım alanları:
3) Hayvancılık alanları: ahır besiciliği ve otlatma türü (mera ve yayla).
- Bu yerlerin kullanım ve İşletimi: Tarım alanlarına, sanayi tesisi kurulmasına izin verilmez. Bu bölgeye ancak; çiftlik evi, ahır,ağıl ve doğrudan tarımla ilgili binalar yapılabilir. Belediyeler, otlakları (mera ve yayla); hayvancılık yapan, şirket ve ailelere, düşük bedelle, beşer yıl süreyle kiraya verir.
c- Yatakhane Bölgesi-Konut Alanı:
1) Tek katlı bahçeli evler bölgesi.
2) İki katlı bahçeli evler bölgesi.
3) Toplu konut alanı: 3 katlı apartman ve siteler bölgesi.Binalar,Yıldız tip olabilir.
-Bu yerlerin Kullanımı: Konut (mesken) bölgesine; market, kuaför, temel eğitim okulu, çocuk oyun alanı, semt sipor sahası, semt pazarı gibi, günlük sosyal yaşama yönelik, çevreye zarar vermeyen işyerleri açılıp hizmet verebilir. Üretime yönelik işyeri açılamaz. Yatakhane bölgesi ile Şehir merkezi arasında ulaşım; elektrikli tiren- metro ile sağlanır.
d- Sanayi Bölgesi:
1) Küçük sanayi siteleri: Siteler iş kollarına göre ayrı ayrı yapılır. Tamir- bakım- onarım ile
küçük ölçekli imalat ve toptan satış gibi.
2) Organize Sanayi Bölgeleri: Bu bölgede, iş kollarına göre alt bölümlere ayrılır. Fabrikalar, birbirinden etkilenmeyecek şekilde,aralıklı ve işkoluna göre, gruplara ayrılmış halde kurulur. Gıda, Deri, Tekstil, Plastik, Metal, Mermer, Kereste-Mobilya gibi.
*Organize sanayi bölgeleri kendi içinde iki ana gruba ayrılır:
A- Çevreyle Uyumlu ve Zararsız İşkolları: Doğal çevreye zarar vermeyen, olumsuz, kalıcı etki bırakmayan, sanayi dalları.
B- Tehlike Arzeden ve Çevreye Zarar Veren, İşkolları:
1) Tehlikeli Sanayi: Patlayıcı, parlayıcı, yanıcı, zehirli gaz yayan sanayi, iş kolları.
2) Kirletici, duman,is,koku çıkaran sanayi, iş kolları:Baca ve filtre sistemi kurdurulur.
3) Çevreye gürültü yayan; sanayi, iş kolları.
4) Zararlı atık çıkaran, sanayi, iş kolları:Atıkların çevreye zarar vermemesi için ortak Arıtma tesisleri kurdurulur. Ortak atık arıtma tesisi kurulabilmesi için aynı tür işyerleri, aynı bölgeye yaptırılır.
-Bu Yerlerin Kullanımı: Her sanayi işkolu, kendine ayrılan bölgede kurulup,faaliyet gösterir. Sanayi bölgesinde; konut, resmi daire ve büro tipi, özel işyerleri açılamaz.
e- İşyerleri Bölgesi:
1) Resmi işyerleri; kamu kurumları bölgesi,
2) Büro tipi özel işyerleri bölgesi, imalata yönelik olmayan hizmet sektörü.
3) Oteller bölgesi,
4) Lokantalar bölgesi,
5) Hayvan pazarı,
6) Oto pazarı,
7) Mahalle, Semt ve şehir açık pazar yerleri ile sebze ve meyve Hali: Sebze Hali, şehir dışına yaptırılır. İstanbulun; hem Anadolu, hemde Tırakya yakasına,2 ayrı Hal yapılır.
8) İşyeri depoları bölgesi.
- Bu Yerlerin Kullanımı: Bu bölgelere üretime yönelik sanayi tesisi yaptırılmaz. Konut türü bina yapılmasına, izin verilmez.
f- Üniversiteler Bölgesi:Devlet ve özel tüm yüksek öğretim kurumları,yurtları,İSMEK Sertifika Dersaneleri.
g- Eğlence Yerleri Bölgesi: İçkili lokanta, bar, disko, şans oyunları salonları, gazino,
GeceKulübü, Pavyon, Pub, birahane, genelev, müzikhol ve bu tür işyerleri.
YENİ DÜZENLEME:
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Kadastro ve Tapulama Mahkemeleri kaldırılır. İl ve ilçelerdeki Tapu ve Kadastro müdürlükleri;Belediyelere bağlanır.Tapu ve kadastro işlemlerini; belediyeler yürütür, itirazlar belediyelere yapılır. Belediyeler, mülki sınırları içindeki bina. arsa ve araziler ile, orman ve otlakların: kaldırılan il müdürlüklerinden, kadroları belediyeye aktarılan; elemanların; belediye Tapu ve Kadastro İdaresi, sorumluluk ve emrinde yapacakları çalışmayla; durum tespitini yaptırır. Bazı bölgelerde uçakla arazi fotoğrafları çektirir. Elde edilen, bu son yerleşim ve arazi kullanım, durum bilgileriyle:
a) Eski Özel İdare; Tahrir Kayıtları,
b) Belediyelerde bulunan; bina, arsa, arazi Emlak Beyannamaleri,
c) Eski Milli Emlak ve Vergi Müdürlüklerindekı emlak kayıt bilgileri,
d) Eski orman müdürlüklerindeki ormanlık saha kayıtları.
e) Tapu Müdürlüklerindeki Tapu Kayıt Defterlerinde kayıtlı, bilgiler karşılaştırılır. Özel kullanıma konu olan tapulu ve tapusuz yerlerle, kamuya ait yerler belirlenir. Tapusu olan taşınmaz mallar; il, ilçe ve belde belediyelerine göre, mevkisi (semti), pafta, ada ve parseliyle bilgisayarlara kaydedilir. Daha sonraki değişiklik işlemleri, bilgisayar kayıtlarından yürütülür.
- TAPU: Taşınmaz Kullanım ve İşletim Hakkı Belgesi; Kira sözleşmesi hükmünde olup, gerçek ve tüzel kişiye, Taşınmaz üzerinde; 40 yıl süreyle kullanım ve işletim, hak ve yetkisi verir.
- Bu durum tespitinden sonra belediyeler:
a) Tapulu bina, arsa, tarla ve arazilerin; eski mevzuata göre verilen ve yeni düzenlemelere aykırı olmayan, kullanım ve işletim haklarını korur, saklı tutar.40 yıllık bir dönem içinde; kamulaştırma, eski bina yıkım işlemi ve kamu kurumu için yeni binayapılmaz. Ancak yeni tapu; yapılanma ve kullanım izinleri, Yeni İmar Kanunu ve Uygulama Plan ve Programlarına göre verilir. Eskiden verilmiş imar ve kullanım izinleri,süresiz şekilde müktesep hak doğurmaz. Mevcut kullanım şeklinin bırakıldığı veya idari iznin;alıcısının değiştiği veya iznin verildiği tarihten itibaren, ençok 40 yıl sonra, müktesep hak ortadan kalkar.Yeni imar kanunu ve imar planlarına göre, işlem yapılır.
b) Devlet hazinesine ait bina, arsa ve arazilerin, belediye ile gerçek ve tüzel kişiler arasında olan, kullanım ve kira sözleşmesi,uyuşmazlıklarının çözüm yeri;belediye başkanlığı ve belediye meclisleridir. Kamu mülkü ve resmi kurumlarla ilgili,taşınmaz uyuşmazlıkları;Kuvvetler Ayrılığı ve Vesayetsizlik İlkeleri gereği;Yargıya götürülemez. Gerçek ve tüzel kişilerin, kendi aralarındaki taşınmazların kullanımıyla ilgili, uyuşmazlıkların çözüm yeride;Belediyelerdir. Belediyeler, kişiler arasındaki; taşınmaz hak ve kullanım uyuşmazlıklarına bakar. Gerçek ve tüzel kişilerin, kullanım hak veya kişiler arası taşınmaz uyuşmazlıklarına, Yargı karışmaz.
c) Belediyeler, kanunla aranan,taşınmaz büyüklük oranlarının,altında kalan;arsa,tarla ve arazileri; toplulaştırma görev ve yetkisi gereği,birleştirir.Taşınmaz konusu,Yargının görevi dışındadır.
TAPUSUZ ARSA VE ARAZİLER
- Arsa ve arazinin, esas sahibi; hazine, orman, 2-B, eski vakıf gibi, kamu olup, vatandaşlarca işgal edilerek, tapu alınmadan, üzerinde bina veya tarım yapılarak, kullanılan ve üç grupta toplanan; arsa, tarla ve araziler için; kullanıcısı- zilyedi olan şahıslara, belirlenen miktarda harç alınarak, Belediyece; 40 yıllık kullanım hakkı tanıyan, Tapu düzenlenip verilir.
-Kanunun Aradığı Zilyetlik- Kullanım Süresi:
a) Tapu verilmesi istenen, tarla ve arazinin: tarım yapmak için sürüldüğü, buraya izne tabi bir ürünün ekildiğinin resmi bir evrakla belgelenmesi. Ör: haşhaş, tütün, çay, pancar, kenevir gibi.
b) Üzerine bina yapılan arsanın sahipliğinin ise, bu evin o kişilerce yapılma ve kullanımını ispatlayan, süresini gösteren; binaya ait elektrik, su, telefon tesisatı bağlanması veya ücret ödemeye başlama tarihinin makbuzla belgelenmesi.
c) Tapusuz bina, arsa veya arazi için belediyeye verilen beyannamenin tarihi; zilyetlik başlangıç tarihini gösterir.
d) Tapusuz bina, arsa veya arazisini noter aracılığıyla önceki zilyetten satın almış ise, noter satış sözleşmesi tarihi. Noter huzurunda yapılmayan satış sözleşmeleri, taşınmaz zilyetliğinin belirlenmesinde dikkate alınmaz.
e) Zilyetlik bir başkasına devredilemez, zilyetlik babadan çocuğa, eşten eşe geçmez. Zilyetlik fiili kullanımı ifade eder.
-Belediyelerce, Zilyetlik Suretiyle Arsa ve Arazilere; Taşınmaz Kullanım Belgesi- Tapu Verilme Şartları:
a) Adına tapu düzenlenecek kişinin; yıl olarak, enaz 18 yaşına girmiş olması,
b) Arsa ve arazinin, harita mühendis-teknikerlerine parselasyonunun yaptırılması,
c) Arsa ve arazinin; hazine, orman,2-B, veya eski vakıf gibi, kamuya ait olması. Zilyet taşınmazın; özel bir kişiye ait olmayıp, tapusuz olduğunu dilekçesinde belirtir.
d-1) Taşınmaza; 5 yıldan daha uzun bir dönem süresince, zilyet olunması. Yılın belirli aylarında da olsa; bu taşınmazı hüküm ve tasarrufu altında tutarak, tarımsal faaliyet amacıyla kullanması. Zilyetlik başlangıcını, yıl olarak, resmi bir evrakla belgelemesi veya bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; arazi veya arsanın; fiili zilyedi (tarlayı ekiyor, binada oturuyor) olması. Zilyetlik suretiyle tapusu istenen; arsa, bina, tarla ve arazi için Emlak Beyannamesi verilmiş veya Emlak Vergisi ödenmişse, dilekçeye bunların fotokopisinin eklenmesi.
2) Zilyedi olduğu bina, arsa, tarla veya arazinin; emlak kayıtları veya diğer resmi belgelere
Göre; 5 yılı aşkın süredir, fiilen-eylemli kullanımında olduğunu belgeleyen,
3) Taşınmazı; enaz 5 yıldır kullanan veya daha eskide olsa zilyetlik başlangıcını: emlak beyannamesi, emlak vergisi, noter satış vaadi sözleşmesi veya su, elektrik, telefon gibi altyapı hizmetlerinin, bu vere bağlanış veya kullanım ücretlerini yatırma makbuzu gibi, bir resmi evrakla belgeleyemeyenler. Bu gruba girenlerin yasadan yararlanabilmesi için: Başvuru anında; zilyetinde- işgalinde olan arsa veya araziyi; fiilen ve halen kullanıyor olması, konut, işyeri yapmış bulunması veya burada tarımsal faaliyet göstermesi gerekir. Fiili zilyetlik aranır.
*Zilyetlik Yoluyla;Taşınmaz Tapu, Kullanım Belgesi Verilecek, Arsa ve Arazilerle İlgili, Genel Hususlar:
a) Arazi tapuları: Sulu tarım yapılan veya sulamaya uygun yerlerde; 50 dönüm, susuz (kıraç) ve sulanamayan arazilerde ise 100 dönümle sınırlıdır. Kişi başına verilecek arazi büyüklüğü, bu miktarlardan az veya çok olamaz. Kişilerin, zilyetlik yoluyla tapu almak istedikleri, arazinin büyüklüğü, bu miktarlardan az ise; 50 dönüm, veya 100 dönüme ulaşıncaya kadar, parseller birleştirilerek; 2, 3, 5 veya 10 kişiye birden müşterek- hisseli, kiralama tapu belgesi düzenlenir. Herkes iştirak halinde, eskiden beri kullandığı yeri; hissesi oranında kullanmaya devam eder. Hisseli tapuya sahip kişiler, yeri kullanmaktan vazgeçerse; Belediye izniyle hisselerini; birbirlerine devreder, yada doğrudan belediyeye geçer veya teslim eder.
b) Arsa Tapuları: Ev veya işyeri yapılmasına, uygun bölgelerde; bir arsaya zilyet olanlar, harita mühendislerine, imar planına uygun, parselasyon yaptırırlar. Zilyetlik yoluyla Arsa tapusu verilecek, bir parselin; en az 1000 m2 ( bir dönüm) olması şarttır. Bir kişiye, zilyetlik nedeniyle en çok 10 dönüm arsa tapusu verilir. 1000 m2 den daha az miktarda,arsaya sahip olanların yerleri; belediyelerce doğrudan birleştirilerek, Hamur Kuralı gereği, adalar oluşturulur. Bu arsa sahiplerine; 1000 m’ lik parselleri kapsayan, müşterek tapu verilir. Herkes, hissesi oranında o yeri kullanır. 1000 m2 den az miktarlı arsalara, müstakil imar izni verilmez. Kişiler, müştereken sahip oldukları bir arsaya; işhanı veya aparman yaptırabilirler veya arsa hisselerini, birbirlerine öncelikle devrederler.
c) Arsa ve arazilerin parselasyonu yapılırken, bölgenin imar planına göre; yol gibi ayrılması, gösterilmesi gereken hususlar, yönetmelikle düzenlenir. Parselasyonla belirlenip, belediyeye bırakılan, yol ve kaldırımlar; doğrudan belediyeye geçer. Belediyeler bu yol için arsa ve arazı sahiplerine, hiçbir ücret ödemez. Ancak imar planında, park bahçe, okul gibi, kamu hizmet birimlerinin; kuruluş yeri için özel şahıs kullanımındaki arsalar gösterilmişse, belediyenin bu arsalardaki; konut, işyeri ve meyve ağaçlarını, kamulaştırması gerekir.
*ZİLYETLİK YOLUYLA ARSA VE ARAZİ TAPUSU VERİLMESİ
Zilyetlerin, form dilekçe ve gerekli evraklarla başvurusu üzerine, belediyelerce; ilgili birimlerin araştırması ve başkanın onayıyla; harç karşılığı, zilyetlere tapu verilir. Böylece, yıllardır mahkemeleri meşgul eden, kadastro, keşif ve tapu tescil davaları, ortadan kalkar. Mahkemelerde görülmekte olan, bu tür dava dosyalarıda belediyelere gönderilir. Mahkemeler artık, kadastro ve tapu tescil davalarına bakmazlar. Ayrıca kişilerin, birbirleriyle olan, taşınmaz kullanım, 3091 ve 5917 sayılı Taşınmaza Tecavüz,işgal ile taşınmazın bir kısmı veya tümünden, haksız yararlanma gibi, ekonomik ve idari konulardaki anlaşmazlıkları; Belediyeler çözer.
BELEDİYELERİN, TAPU VERİRKEN ZİLYETLERDEN ALACAĞI
HARÇ MİKTARLARI VE ZİLYETLİK GURUPLARI:
A-Zilyetlik Gurupları:
1.Gurup: İl ve İlçelerin Köyleri ile Beldelerin Köy ve merkeze bağlı Mahallelerindeki Taşınmazlar.
2.Gurup: İlçe merkez mahallesindeki Taşınmazlar.
3.Gurup: İl merkez mahallesindeki Taşınmazlar.
B-Harç Miktarları:
1.Gurup:İl ve İlçe Köyleri ile Beldelerde Zilyet olanlar:
a) Bina: İmar mevzuatına uygunsa,1 ile 3 BAÜ kadar, harç alınarak, taşınmaz kullanım belgesi verilir.
b) Arsa: İl, ilçe, belde veya şehir merkezi ve köylerde olmasına göre: 1000 m2 lik bir parsel için; BAÜ (Bürüt Asgari Ücret)'in (1) ile (4) katı arasında,
c) Sulanabilir arazi: 50 dönümlük bir parsel için: BAÜ'nün (5) ile (10) katı kadar,
d) Kıraç arazi: 100 dönümlük bir parsel için; BAÜ’nün (2) ile ((5) katı kadar, harç alınarak; taşınmaz kullanım, işletim hakkı ve tasarruf tapu belgesi verilir.
2. Grup: İlçe merkez mahallesinde zilyet olanlar:
a) Bina: İmar mevzuatına uygunsa; BAÜ'nün (3) ile (5) katı arasında,
b) Arsa: Semtine göre; BAÜ'nün (2) ile (7) katı arasında,
c) Sulanabilir arazi: Arazinin durumuna göre; BAÜ'nün (7) ile (15) katı arasında,
d) Kıraç arazi: Arazinin durumuna göre; BAÜ'nün (3) ile (7) katı arasında harç alınarak tapusu verilir.
3. Grup: İl merkezine bağlı mahallelerde zilyet olanlar: Eylemli şekilde halen zilyetliğini sürdürmekte olanlar, arsa ve arazileri için parselasyon yaptırdıktan sonra:
a) Bina: İmar mevzuatına uygunsa; BAÜ'nün (4) ile (10) katı arasında.
b) Arsa: Semtine göre; BAÜ'nün (3) ile (10) katı arasında,
c) Sulanabilir arazi: Arazinin durumuna göre; BAÜ'nün (10) ile (20) katı arasında.
d) Kıraç arazi: Arazinin durumuna göre; BAÜ'nün (5) ile (10) katı arasında, kullanım harcı alınarak tapu belgesi verilir.
- Zilyetlik yoluyla tapu düzenleme işleri için kişilerden; Taşınmaz Kullanım ve İşletim hakkı Belgesi, harcı dışında ayrıca, arsa bedeli, emlak kirası, ecrimisil, emlak kiralama- devir vergisi gibi, herhangi bir ücret alınmaz.
-Tapu: Taşınmaz Kiralama, Tapu Kullanım Belgesi, Harçlarının ödenmesi Esasları:
a) Bir ile 5 BAÜ tutarı kadar, olan harçlar: işlem sırasında toplu veya 1 yıl içinde, 2 taksit olarak ödenir.
b) 5 BAÜ tutarı ile (10) katı arasındaki harçlar; 3 yıl içinde, faizsiz ve sabit olarak, en çok
(5) taksitte ödenir.
c) 10 BAÜ'yü gecen harçlar: beş yıllık bir dönem içinde faizsiz ve sabit olarak, en
çok (10) taksitte ödenir.
d) Paranın tamamı ödenmeden; 40 yıl süreyle kira ücretsiz, Taşınmaz kullanım ve işletim hakkı veren; Kira Sözleşmesi düzenlenip, Kullanım ve İşletim Tapusu verilmez.
e) Dileyen kişiler;ikinci bir 40 yıllık dönem için; bu taşınmazın,Kira ücretini ödeyerek,bu 40 yıllık zilliyete dayalı kullanım hakkını; 80 yıla çıkarıp,bu taşınmazın;eşi,çocuğu ve torunları içinde kullanım ve işletim hakkını,garanti etmiş olur. Tapu sözleşmesi yapanın Ölümü halinde, mirasçılarının isteği üzerine, kullanım hakkı,aynı şartlarla ihalesiz yenilenir.
MAL EDİNME, KULLANIM, İŞLETME VE MİRAS HAKKI
(*Eski Türkler, Selçuklu ve 1856 yılına kadar Osmanlı Devletinde; Taşınmazlarda ÖZEL MÜLKİYET yoktu! MÜLK ALLAH’INDI ve Devlet, Toprakları; Kamu yararına uygun kullanılmak üzere, Halka; kiralanıyordu! Amerikaya göçeden:ermeni,rum,yahudilerin;Anadolu topraklarıyla bağlarını koruma ile bankaların garanti, teminat amaçlı isteği ve emperyalist batının, tuzak ve baskısıyla; Osmanlı, yetersiz silah yardımı yapılarak, 1853 yılında Ruslarla savaştırıldı. Yenilgi nedeniyle Osmanlı maliyesi, zor duruma düşürüldü. 1299 Tarihinden beri ilk defa, Osmanlı, 1854 yılında; batı bankalarından, 2 yıl vadeli BORÇ PARA aldı! Borcu ödeyemeyince, dayatma ve verilen:” Toprakları satar, borcunuzu rahatça ödersiniz” sokma-kakma akıl sonucu, 1856 yılında, taşınmazlarda; şehircilik, medeniyet, doğadaki yeşillik, birlik, kardeşlik, adalet, huzur ve toplumsal barışın düşmanı, katili; Özel Mülkiyet Fitnesini, kabul etti. TC Devletinin, geri kalma, abd –nato- imf- ab- gb ve bod’ a manda, kul olma nedeni; borç alma hastalığı ve özel mülkiyet fitnesinden bir türlü kurtulamamasıdır. Terör, tırafik, enflasyon, gelir dağılımı bozukluğu, yoksulluk ve hırsızlık gibi sorunların, temelinde; hep bu fitne, deccaliyet vardır!)
1- Taşınmazlarla ilgili, düzenleme yapan yasanın, yürürlüğe girmesiyle birlikte: TC Devleti sınırları içindeki bina(konut ve işyeri), arsa, tarla, arazi, dağ, yayla, otlak- mera, taş, kum, maden, mezarlık, orman ile akarsu, göl ve deniz gibi taşınmazlar; ek bir karar alınıp, yeni bir hukuki işlem yapılıp, veya bir para ödenmeksizin, doğrudan ve tekrar; Devlet, Kamu Malı olup, Devlet adına, Belediyelerin; Hüküm ve Tasarrufu altına girer.
2- Gerçek ve Tüzel kişilere ait, taşınmaz tapuları: Kira Sözleşme Belgesi, hükmündedir. Bu tapular, kişilere: 40 yıl süreyle, yeni bir işlem yapmadan, bu taşınmazlar üzerinde; ücretsiz, kullanım hak ve işletme yetkisi sağlar. Sürenin bitiminde kişiler; bu yeri, yine kullanmak ister ve belediyenin; bu yerle ilgili, farklı pilan ve purojesi yoksa, belediye bu yeri; eski kullanıcıya, ihalesiz ve öncelik tanıyarak, yeniden kiralar, Ancak kullanıcı, bu yeni dönemde; belediyeye, kira ücreti öder.
3- Arsa: 1 Dönüm(= 1 Dekar= 1000 m2), Sulu, sulanabilir Tarla: 500 dönüm, Susuz, kıraç Arazi: bin dönümden küçük parsellere bölünemez.
4- a) Belediye; kamu kurumlarına, hizmet yürütümünde kullanmaları için bina, arsa, tarla ve arazileri; hizmet süresince, ücretsiz olarak tahsis eder.
b) Belediye, gerçek ve tüzel kişilere; bina (konut, işyeri), arsa, tarla ve arazi gibi taşınmazların, kullanım hak ve işletme yetkisini, 5’er yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar kiralar.
c) Kiracılar, Belediyeden; ücret karşılığı kiraladığı, taşınmazın: bina yapım, kullanım, işletim, bakım ve onarım giderlerini, kendileri karşılar.
d) Siyasi Parti, Sendika, Dernek, Vakıf, Birlik ve Meslek Odalarının kullandığı; bina, arsa ve arazilerin sahibi, Belediyelerdir. Belediyeler, bu taşınmazlar için 40 yıl süreyle kira almaz, sonraki yıllar için kira alır.
5- a) Bina, Arsa, Tarla, Arazi gibi Taşınmaz Kiralarını: Belediye Meclisi; taşınmazın bulunduğu mahalle, semt, binanın yaşı, büyüklüğü ve kullanım durumuna göre, farklı belirler. Taşınmazlar, kiraya verilirken; öncelik; halen kullanmakta olanlara, o köy, belde, ilçe veya ilde oturanlara tanınır. İhale, aynı şartları taşıyanlar arasında açılıp yapılır, yabancı katılamaz.
b) Taşınmazlarla ilgili anlaşmazlıklarda, kişiler; Yargıya gidemez.Sorunun çözümü için Belediye Meclisine başvurur.
c) Hükümet, BKK ile Taşınmazlarla ilgili Yasadaki sayısal oran ve parasal miktarları; 2 katına kadar artırabileceği gibi, yarı oranına kadarda azaltabilir.
d) Sobalı normal konutların, Yıllık kirası: 1 BAÜ’ye kadar. Kaloriferli konutlar ile konak, villa ve yalıların yıllık kirası ise: BAÜ’nün 1 ile 2 ve 5 katı arasıdır.
e) İşyeri yıllık kiraları: BAÜ’nün 1 ile 2 ve 5 katı arasıdır.
f) Arsanın dönümünün yıllık kirası: 1 BAÜ’nün % 1 ile 5 ve 10’udur. Tarla, Arazi, Yayla, Otlak- Mera yıllık kirası ise: 1 BAÜ’nün binde 1 ile 5 ve 10’udur.
6-a) Gerçek ve tüzel kişilerin, belediyeden; 40 yıla kadar kiralayarak, kullandığı; taş, mermer ocağı, maden, fabrika, altyapı işlemesi, tünel, yol, baraj, enerji santralı, su, otel, işyeri, arsa, tarla, bahçe, arazi, çiftlik, yayla gibi taşınmazlar; Bu taşınmazı kullanan ve tesisi işleten şirketin; iflası veya eldeğiştirmesiyle birlikte, bu tüzel kişilikçe; belediyeden habersiz, doğrudan devredilemez. Belediye kabul ederse, ihalesiz olarak, yeni işletmeciyle yeni bir sözleşme yapar. Veya bir taşınmazı kullanan, işleten gerçek kişi ölürse; işletme ve taşınmaz, ölen kişinin eş ve çocuğuna miras olarak kalmaz. Ancak mirasçılardan biri, bu taşınmazı yine kullanmak isterse; Belediye önceki tapu belgesi yada sonra yapılan, kira sözleşmesinin, 40 yıllık süresinin sona ermesine kadar, ihalesiz ve aynı şartlarla; bu mirasçıylada, yeni kira sözleşmesi yapar. İlk yapılan sözleşmenin bitiminde; belediyenin, bu taşınmazla ilgili başka bir pilanı, purojesi yoksa ve kişi, kira sözleşmesini yenileyerek, bu taşınmazı tekrar kullanmak istiyorsa, belediye; 5’er yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar, yeni bir kira sözleşmesi düzenler.
b) Türk Hukukunda Mirascı; yalnızca eş ve çocuklardır. TC Vatandaşı bir kişi ölünce, malı; birinci derecede yakını olan eşi ve çocuğuna kalır. Eşi veya çocuğu yoksa, malı; toplum adına, doğrudan belediyeye geçer.
c) Türkiyede, Türk Hukukunda; Taşınmaz üzerinde, Özel mülkiyet hakkı yoktur. Kişiler, yalnızca, 40 yıl süreyle, taşınmazların kullanım hak ve işletim yetkisini elde edebilir. Taşınmazlar, kamu, devlet malı olup, tüm Halka aittir ve Kamu yararına uygun kullanılır. Konut, işyeri, arsa, tarla ve arazi gibi taşınmaz mallar, miras kalmaz.
d) Miras Kalacak, Taşınır Mallar: Bankadaki vadeli, vadesiz TL mevduat ve döviz hesabı, Motorlu ulaşım, tarım, iş ve binek taşıt araçları, Şirket hisse senetleri, Şirket ortaklık payı, İşyerindeki makine, malzeme, araç, alet, cihaz ile Ticaret ve Sanayi malları, Evde kullanılan dayanıklı eşyalar, Eski eser, antika, resim tabloları, Altın ve mücevher ile at, inek, koyun, keçi gibi canlı hayvanlar.
e) Bankadaki para ile Motorlu taşıt araçlarından; Bankaca ödeme ve Noterce aracın devri sırasında, Mirascıdan; % 5 oranında Veraset ve İntikal Vergisi ile % 10 oranında Taşıt Alım ve Devir Vergisi kesilip alınır. Bu iki çeşit miras malı dışındaki diğer mallardan, hiçbir vergi alınmaz.
7- a) Yabancı elçiliklerin kullanımındaki bina ve arsalar, TC Devleti malı ve Belediyelerin hüküm ve tasarrufu altındadır. Elçilikler, bu taşınmazları, 40 yıl süreyle, vergi ve kira ödemeksizin, kullanırlar.
b) Belediye: Elçilik ve konsolosluklara, kullanacakları, hizmet binası, lojman ve arsaları; hizmet süresince, karşılık, eşitlik, güven, saygı ilkeleri ve ikili ilişkilerin boyutuna göre, ya ücretsiz tahsis eder, yada ücret karşılığı kiralar.
c) Elçilikler, bina; yapım, bakım, onarım ve elektrik, su gibi, günlük kullanım giderlerini, kendisi; belediyeden; inşaat izni alarak, yaptırıp karşılar.
8- Yabancı uyruklu kişiler ile yabancı şirketlerin veya Türkiyedeki şubelerinin; tapulu bina, arsa ve arazilerinin sahibi TC Devletidir. Bu taşınmazlar, Belediyelerin hüküm ve tasarrufu altındadır. Tapu belgeleri; yabancı gerçek ve tüzel kişilere, bu taşınmazları, 40 yıl süreyle, kirasız kullanım hak ve yetkisi tanır, sağlar. Süre bitiminde, bu yeri yine kullanmak isterlerse, Belediyeden; 5’er yıllık dönemler halinde kiralar ve yıllık kira ücreti öderler.
9- a) Gerçek ve tüzel kişiler, konut ve işyeri binası yapımı için Belediyeden, İnşaat İzni alır. Ayrıca birde, konut kullanım- iskan izni alınmaz. Ancak işyeri açmak için Belediye ve Meslek odasından, izin alınır.
b) Belediyeden, maden veya üretim tesisi yeri kiralayan; 3 ay içinde yapım çalışmalarına başlamaz, veya 1-3 yıl arasında, tesisi tamamlamaz, yada üretim faaliyetine, bir yılı aşkın süreyle ara verirse; tutanak tutulup,şirket veya işyeri uyarılır.Yeniden tanınan, 3 aylık süre içinde çalışmalara, tekrar başlamazsa; Kiralama sözleşmesi Belediyece, tazminatsız olarak iptal edilir. Bu gerçek ve tüzel kişiye, birdaha yer, tesis ve maden kiralanmaz. Bu konuda kişiler, Yargıya gidemez, ancak Belediye Meclisine itiraz hakları vardır.
c) Belediye, konut ve işyeri yapmak isteyen, gerçek ve tüzel kişilere, yüklenicilere; 40 yıllığına, yol, su ve elektrik gibi altyapısı hazır, parselli arsa kiralar. Bina yaptıran, yada yükleniciden, belediye onayıyla alan; 40 yıl süreyle, belediyeye kira ödemeksizin, bu yerde oturur, süre bitiminden itibaren, kira ödeyerek kullanır.
10- a) Belediyeler, Çiftçilere, Hayvancılık yapanlara; tarla, arazi, otlak- mera ve yayla ile ahır ve ağılları veya bina yapılacak yerleri; 5’er yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar kiralar.
b) Belediye; belde, köy, kom, mezra ve obalarda oturanlardan:
1) Konut, ahır, ağıl, bahçe,bağ, sebzelik, sera ile 5 dönüm Arsa,50 dönüm Tarla ve 100 dönümden az miktarlı; Arazi, yayla ve otlağın; her biri için kira ve vergi gibi, hiçbir para, ücret almaz.
2) Ayrıca,20 büyükbaş hayvan,50 kovan arı,200 küçükbaş hayvan ve 400 adetten az kanatlı hayvan yetiştiricileri ve çiftçilerden,hiçbir vergi ve otlak kullanım ücreti,kira alınmaz. Amaç; organik tarım ve hayvancılığın, doğal şartlarda geliştirilerek, kırsal kesim insanlarının, maddi durumlarının iyileştirilip, kendi kendine yeterli hale getirilmesi, şehirlere göçün, düzensiz büyüme, pilansız yapılaşma, gecekondu, getto, varoş oluşumu, gelir dağılımı adaletsizliği ile gençlerin; eğitimsiz ve mesleksiz kalması ve suç artışının önlenerek, toplumsal barış ve huzurun sağlanmasıdır.
Hükümet,BKK ile burada yazılı oran ve miktarları; 4 katına kadar artırabileceği gibi, yarı oranına kadarda azaltabilir.
**ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ ÜCRETLERİYLE İLGİLİ DÜZENLEME
A-1)Konut ve İşyerlerine;Elektrik,Su ve Doğalgaz SAYACI takılmaz!Ev ve İşyerlerine; her ay veya 3 ayda bir,görevli gelip,sayaçlardan tüketim okuyup,Bildirim Makbuzu vermez.
2)Elektrik,Su ve Doğalgaz Tüketim ücretleri;3 ayda bir olmak üzere,Bankalarca alınır.
3)Elektrik ve Su tüketim ücreti;birlikte alınır.Doğalgaz kullanıyorsa,ayrıca alınır.
B-Kullanıcılar, Bina büyüklüğüne göre, 3 gurupta toplanır:
1) 51 m2 kadar olan,Konut ve İşyerleri;Elektrik ve Su kullanımı için aylık tüketim ücreti olarak;1 BAÜ’nün %5 oranında (*E:% 3, S:% 2) ücret öder.Varsa ayrıca,Doğalgaz için %2 ek ücret alınır.
2)51-101 m2 arası,Konut ve İşyerleri:%10; (*E:%6, S:%4).Doğalgaz için %4.
3)101 m2 Geçen,Konut ve İşyerleri;3 Gurup olarak düzenlenir;
a-101-201 m2 arası:%20. Doğalgaz için %10.
b-201-501 m2 arası:%40. Doğalgaz için %20.
c-501 m2 ve daha büyük,Konut ve İşyerleri:
1)Konutlar için 1 BAÜ’nün;%50. Ayrıca Doğalgaz için ek %50.
2)Büyük işyerleri,fabrika,üretim tesisi gibi işletmelere;Eletrik,Su ve Doğalgaz tüketimlerini belirlemek için;KONTÜRLÜ ölçüm cihazı bağlanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ÇALIŞMA HAYATI İLE İLGİLİ DÜZENLEME (A)
1- Devlet (Bakanlık ve Belediyeler), özel teşebbüsün yapabileceği; sanayi, ticaret, tarımsal üretim ve altyapı hizmetine yönelik, kar amaçlı, kazanç getirici, ekonomik faaliyette bulunamaz. Bu tür işlerini; özel sektöre, ihaleyle kiraya verir. Kamusal yetki sözleşmesi ve KİYİB yöntemiyle gördürür.
2- Çalışanlar 4 grupta toplanır:
a) İşçi: özel sektörde başkası nam ve hesabına çalışan,
b) İşveren: Sabit, belli veya, geçici iş veya işyerinde, kendi nam ve hesabına çalışan, veya yanında işçi çalıştıran, gerçek veya tüzel kişiler.
c) Memur: Devlete ait, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve devletten maaş alanlar. Devlet Memurları; Atanmış, İstisnai Görevli ve Seçilmiş olmak üzere, 3 gruba-sınıfa ayrılır.
d) Serbest Meslek Çalışanları: Belirli, sabit, düzenli bir işi veya işyeri olmayan, hem kendi hem de başkası hesabına çalışanlar, örneğin: seyyar satıcı, pazarcı, mevsimlik ve geçici işçi, yevmiyeli çalışan, ne iş olursa yapan, gündelikçi, hamal,ailesinin işini gören;ev kadını, tarım işçisi, küçük ölçekli; çiftçi, meyve, sepze üreticisi, inek, koyun, keçi, tavuk besleyen ve öğrenciler gibi.
e) Ayrıca dernek, vakıf,sipor kulübü, oda, kooperatif, sendika ve siyasi partilerde; kişisel gelir elde etme gayesi taşımayan, üyeleri veya belirli halk kesimlerinin bilgilendirilip, bilinçli ve duyarlı hale getirilmesi,dayanışma amacı taşıyan,butür sosyal, kültürel konularda, gönüllülük esasına göre, kamu hizmeti veren, demokratik kuruluşlarda;ücret almadan hizmet eden, üye ve sempatizanlar.
3- Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı:
a) Kimse, 15-18 yaş arası, Lise ve Üniversite Öğrencilerinin;işyeri uygulama stajı ve Meslek edindirme amaçlı; İSMEK Sertifika Dersanesi Kursları veya İşyerinde Çıraklık eğitimi hariç, 18 yaşından önce; bedeni gücü, veya psikolojik durumuna uygun olmayan, bir işte çalıştırılamaz. İşyerlerinde yaptırılacak, mesleki ve teknik öğretim,işyeri uygulama stajı ile İSMEK veya sanat edindirmeye yönelik, çıraklık eğitimi kurslarına katılabilmek için yıl itibariyle 15 yaşına girilmesi zorunludur. Sıtajyer ve Kursiyerler için Kamu SGK’ya: Bireysel sağlık sigortası yaptırılır ve aylık, sağlık sigorta pirimi yatırılır.
b) Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Kişileri spor veya eğitim yapmaları veya kültürel etkinliklere katılmaları, isteyenlerin hafta sonlarında ek iş veya tarımda çalışmaları için yeterli zaman verilmesi ve büyük boyutlara varan; işsizliğe, bir çözüm olmak üzere:
1) Haftalık,normal çalışma günleri; Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe birinci ve Cuma, Cumartesi, Pazar günleri ise ikinci grup olarak düzenlenmiştir.İşyerinin, özelliğine göre;Çalışanların bir bölümü birinci, diğer bölümü de ikinci grupta, görev yapacaktır. Bu durumda,bir İşçi veya Memurun; resmi ve özel kuruluşlarda;1 haftalık sürede, normal çalışma gün sayısı; 4’tür. Kalan 3 gün ise Çalışanların; ailesiyle ilgilenme,çocuklarına önder,örnek ve destek olma, biriken ev işlerini yapma, dinlenme, kültürel ve sportif faaliyetleri içindir.
2) 24 saat çalışma gerektirmeyen, bakanlık ve belediyelere bağlı, kamu kurumlarında; genelde günlük mesai; normal 6, 5,veya özelliğine göre 4 saat olacaktır.
3) Temel eğitim okulu ve Üniversitelerde; öğretmen ve öğretim Üyeleri, maaş karşılığı; bir haftada en az 4 gün işe gitmek ve bir günde, ortalama;6 saat derse girmek, veya idari görev yapmak zorundadır. Aylık,asli,temel Ücret ve Tazminatlar, fiilen- eylemli yapılan, hizmet karşılığı ödenir.Eylemli olarak günde,ortalama;6 saatlik,zorunlu ders veya idari görev yapmayanlara, tazminat ödenmez. Öğretmen ve öğretim Üyelerine, yarıyıl ve yaz tatillerinde, 4 ay süreyle; sadece aylık, asli,temel ücretleri ödenir, tazminat hiç verilmez.
4) Okullarda görevli, Öğretmenler dışındaki diğer idari ve teknik personelede; yarıyıl ve yaz tatili süresinde, yıllık ve sağlık izni kullandırılır.Okul personeli ile Öğretmen ve Öğretim üyelerine, Öğretim dönemi içinde ayrıca; ücretli yıllık, sağlık ve mazeret izni verilmez.
5) Hükümet, BKK ile Çalışma Gün, Saat ve Sürelerine ilişkin, ülke düzeyinde, genel düzenleme yapabilir. Belediyeler, mevsime ve şartlara göre, bazı kamu kurumu ve özel kuruluşların, çalışma gün ve saatlerinde; değişiklik ve ayarlama yapmaya yetkilidir.Ör;Müzeler ile Berber ve Kuaförler; Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri; açık tutulur.Bunun yerine;Pazartesi,Salı ve Çarşamba günleri; yasal, tatil günü, izinlerini yapıp, kullanırlar.
ÇALIŞMA GÜN VE SAATLERİ
A- Kamu Kurum ve Kamu Hizmetlerinde; Normal Mesai Gün ve Saatleri:
1) TCUM: Salı ve Çarşamba günleri olmak üzere, haftada 2 gün ve 14.00-16.00 saatleri arası, günde 2 saattir.
2-a) 24 Saat çalışma gerektirmeyen, bazı kamu kurumlarında, normal mesai günleri; Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri olmak üzere, haftada 4 gün. Normal mesai saatleri; 09.30-13.30, 09.30-14.30,09.30-15.30 arası ve günlük çalışma süresi ise kesintisiz;4, 5 veya 6 saattir.
b) Kamu kurumlarında; 4, 5 veya 6 saat, kesintisiz hizmet verilir.Zorunlu çılışma,hizmet süresinde; yemek ve çay molası yoktur.Hangi resmi dairelerde;4, 5 veya 6 saat, çalışma yapılacağını; Hükümet, Bakanlık ve Belediyeler, belirleyip kararlaştırır.
c) Kamu Sağlık kurumlarında, çalışma gün ve mesai saatleri:
-09.30-13.30: Tıp Fakültesi Hastane Polikıliniği, Aile ve İşyeri Sağlığı Merkezi ile Ana ve Çocuk Sağlık Ocağında Ayakta muayene; Haftada: 4 gün ve Günde: 4 saat, aralıksız sağlık hizmeti. Normal, mesai gün ve saatleri dışında ise, hastalananlara; Acil Servisler, Sağlık Hizmeti verir. Özel Sağlık sektörü, kendi personel durumuna göre, pilanlama yapar ve sağlık hizmeti verir.
- Polikılinik Muayenelerinde; Bir gün önceden, internet, veya telefonla, Saatli randevu sistemi uygulanır. 3 günden daha uzak süre için: randevu günü verilemez.Randevusuz gelen hastalarda; 09.30- 13.30 saatleri arası; uzman doktor;mümkün olmazsa:nöbetçi,görevli: Aile ve İşyeri hekimince, mutlaka, muayene edilir. Gerekenler;Acile yönlendirilir!
- Hastanelerde yataklı tedavi: Haftada 4 gün ve günde 6 saat. Diğer günler ile bu zorunlu çalışma saatleri dışında;Çağrıya bağlı Uzman,her serviste tek doktorlu,Nöbetçi memur sistemi uygulanır.
-Hastane ve Hızır Acil Servisler; 7 gün 24 saat, açıktır.
d) Bankalar ile Borsa’da Çalışma Gün ve İşlem Saatleri: Haftada 4 gün ve bir günde 5 saat: 10.00- 15.00 saatleri arası, kesintisiz hizmet yürütülür.
e) Kamu kurumlarında; öğle, dinlenme ve ara tatili veya yemek, çay izni, sigara molası gibi izinler verilmez. 4, 5 veya 6 Saatlik çalışma-mesai, tam ve kesintisizdir. Resmi işlemlerin, günlük kamu hizmetinin, normal mesai saatleri içerisinde yapılması esastır. İstisnai durum ve şartlarda, sınırlı sayıda, kamu görevlisine:, günde, en çok: 2 saat, fazla mesai yaptırılabilir.
3) 24 Saat çalışma gerektiren:kamu kurum ve devamlılık gösteren, kamu hizmetlerinde; çalışma gün ve saatleri;bu kurumlardaki personel;2 grup ve 3 vardiya olarak, görev yapar. Grup ve vardiyalarda görevlendirilecek, personel sayısı;kuruma, yöreye, iş hacmi veya olay durumuna, hafta sonu, gece veya gündüz olmasına göre, değişik miktarlarda olabilir.Nöbetçi Personel sayısı;il,ilçe ve beldelerde, ilgili kurum amirince belirlenir.Bu tür kamu görevlerinde maaş karşılığı,günlük zorunlu çalışma süresi 6 saattir. Ayrıca gerektiğinde 2 saatte,ücretli fazla mesai yaptırılır. Örnek:
a)Yargıda:
1) Karar ve Temyiz Hakimleri: Haftada 4 gün ve bir günde 6 saat,
2) Savcılar: Haftada 4 gün ve bir günde 6 saat, maaş karşılığı çalışma ve gerekli görülürse; 2 saatte, ücretli fazla mesai yaparlar. Normal mesai gün ve saatleri dışında;gece, hafta sonu ve resmi tatil günlerinde;haftada 2 grup ve günde 8’er saatlik; 3 vardiya halinde;Nöbetçi Savcılık uygulaması yapılır.
b) Silahlı Kuvvetler:
Maaş karşılığı, zorunlu çalışma süresi: Haftada 4 gün ve bir günde 6 saattir. Bazı bölümlerde gerekli görüldüğünde, 2 saatte ücretli fazla mesai yaptırılır. Normal mesai gün ve saatleri dışında; gece, hafta sonu ve resmi tatil günlerinde; 2 grup ve 8’er saatlik;3 vardiya şeklinde;Nöbetçi Subay uygulaması yapılır.
c) Polis (İç güvenlik Hizmetleri):
Maaş karşılığı, zorunlu çalışma süresi: Haftada 4 gün ve bir günde 6 saattir. Gerekli görülen bölüm polislerine: bir günde en çok 2 saat, ücretli fazla mesai yaptırılır. Polisler; Haftada 2 grup ve günde 8’er saatlik; 3 vardiya şeklinde görev yaparlar. Yörenin özelliklerine, adli olayların; oluş saat ve durumuna göre, personel sayısı; grup ve vardiyalarda, farklı miktarlarda belirlenir.
d) 24 Saat Çalışma Gerektiren, Diğer Kamu Hizmetleri:
Acil sağlık hizmeti veren;hastaneler ve cankurtaran-anbulans, itfaiye-yangın söndürme, Doğalgaz, Karayolu, Toplu Ulaşım, Elektrik, İçme ve Kullanma Suyu ve Atıksu,Arıza,Çöp, Telefon gibi; 7 gün 24 saat çalışma ve acil müdahale, bakım, onarım gerektiren;iş, hizmet personeli; Haftada;Pt ve Cuma olmak üzere 2 grup ve bir günde 8’er saatlik 3 vardiya halinde çalışırlar. Normal mesai gün ve saatleri dışında;nöbetçi personel uygulaması yaptırılır. Bu tür altyapıya ilişkin kamu hizmetleri;Kamusal yetki sözleşmesi ve KİYİB yöntemiyle;özel sektöre gördürülse dahi, çalışmalar yine bu şekilde yürütülür.
4- Eğitim, Öğretim Kuruluşları:
a) Temel Eğitim Okulları ve Üniversitelerde:Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe olmak üzere, Öğrenciler: Haftada 4 gün ve bir günde 4 saat ders görürler. Okul yönetimi;Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri;Okul:derslik,anfi, salon, atölye ve laboratuvarlarında; istekli öğrenciler için görevli öğretmen, siporcu ve sanatçıların, yönetiminde;sipor,müzik, halk oyunu, resim, tiyatro, bilimsel ve teknik araştırma, deney çalışmalarını, düzenleyip yürütür.Normal mesai gün ve normal mesai saatlerinde; haftada 4 gün ve bir günde 6 saatlik,maaş ve tazminat karşılığı, ders verme veya idari görev yapma, zorunluluğunu; yerine getirmeyen,Öğretmenler;ikili, ikinci öğretim veya Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri;2’ci öğretim, sosyal, kültürel, sportif etkinliklerde görev alarak, veya yetiştirme kursu vererek, maaş ve tazminata hak kazanırlar.Zorunlu ders saatlerini tamamladıktan sonra, ikinci veya ikili öğretimde, ek derse girenlere, ders ücretleri %50 fazlasıyla ödenir.
b) Okulların Çalışma ve Öğrencilerin Ders Saatleri: Tüm Okullarda:İkili Öğretim Yapılır!
1) Temel Eğitim Okulları: a-İlköğretim: 10.00-14.00 ve 14.00-18.00,
b- Lise: 10.00-14.00 ve14.00-18.00. (***1 Ders süresi;60 dk;45 dk,ders ve 15 dk ara*)
-Saatleri arası, sabahçı ve öğlenci olmak üzere, ikili öğretim yaparlar. İlköğretim Okulu ve Liselerde; Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri;okul bahçe, sipor sahası, sınıf ve salonları, eğitsel, kültürel ve sportif çalışmalar için ve otopark olarak kullanılabilir. Okul binası yetersiz, mahalle ve semtlerde;Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri;İlköğretim ve Lise düzeyinde hatta Üniversitede İkinci öğretim yapılabilir. 3 günde: 16 saat ders okutulur.
2) Üniversiteler: 10.00-14.00 ve 14.00-18.00 saatleri arası, sabahçı ve öğlenci olmak üzere, ikili normal eğitim öğretim ve 18.00-22.00 arası ise ikinci öğretim (*Paralı Gece öğretimi) yapılır. Hafta sonu: Cuma, Cumartesi ve Pazar günlerinde; İkinci Öğretim, veya Atölye ve Laboratuvar dersleri konulabilir. Mesleki ve Teknik Üniversite öğrencilerine, işyeri uygulama stajları; 8 aylık eğitim dönemi süresince, Cuma ve Cumartesi günleri yaptırılır. Bazı bölümlerin bilim, atölye, laboratuvar ve uygulama dersleri, resmi tatil günlerine konulabilir. Tıp, Hemşirelik ve Turizm gibi bazı bölüm öğrencilerine; Pazar günleri ile Yarıyıl ve Yaz tatilinde, İşyeri Uygulama Sıtajı yaptırılabilir.Yaz okulu açılamaz.Yazın;Ders ve Sınav yapılamaz!
B- Özel Kuruluşlar:
1-a) Bir hafta boyunca ve 24 saat süreyle faaliyet gösteren, sektör ve işyerlerinde, işçiler: 2 grup ve altışar saatlik 4, veya sekizer saatlik 3 vardiya halinde çalışırlar.İşçinin,ödenen,aldığı ücret ve tazminat karşılığı, zorunlu çalışma süresi;günde 6 saattir. Gerekirse günde en çok 2 saat Ücretli fazla mesai yaptırılır. Fazla mesai saat ücreti; bir BAÜ’nün, otuzda birinin yarısıdır.(* Savaş, yangın, deprem, sel gibi doğal afet ve salgın hastalık hallerinde yaptırılacak, fazla çalışmalar, ayrı bir kanunla düzenlenir).
b) Üçlü, dörtlü vardiya saatlerini; işin niteliği, işyerince verilen, hizmetin özellikleri, müşterilerin isteği ve şehrin ulaşım durumuna göre; İşveren ve İşyeri Sendikası, birlikte kararlaştırır. İki grup ve 3,4 vardiyalı olarak, haftada 4 ve 3 gün süreyle çalışan, tüm işçi grupları, aynı ücreti alırlar. Bir grubun çalışma günü; bir gün az, ancak çalışma zamanı, hafta sonu tatilini kapsamaktadır. Gruplardan birine;aylık temel ücret ve tazminatlar,az veya fazla ödenemez.Kamu SGK sigorta pirimleride; 30 gün üzerinden ve aynı oran-miktarda yatırılır.
2) Haftada 3,4, veya 7 gün açık olan ve günde de 24 saat süreyle, faaliyet göstermeyen, özel işyeri, çalışma saatleri; işyerinin, sektörün, verilen hizmetin türü, özelliği ve şehrin trafik akışına göre; belediye, meslek odaları ve sendikalarca müştereken, işkolları düzeyinde; 3-5 grup olarak düzenlenir. Belediyeler, işverenin başvurusu üzerine, sendikanın görüşünü ve işyerinin özel durumunu göz önüne alarak, işyeri açılış kapanış ve işyerleri çalışma saatlerinde özel düzenlemeler yapabilir:
a) Genel olarak, özel işyerleri,Açılış Saatleri:05.00, 08.00, l1.00, 14.00 veya 18.00'dir. 24 saat Sürekli ve 3 vardiyalı işlerde, Çalışmaya, Başlama Saatleri: 07.00, 15.00 ve 23.00.
b) Genel olarak, özel işyerleri,Kapanış Saatleri:13.00, 16.00, 19.00, 22.00 veya 02.00'dir.
c) Konut bölgesinde bulunan ve evlerin içindeki işyerleri: 08.00-18.00 saatleri arası faaliyet gösterebilir, bu saatler arasında da yine gürültü yapamaz. Bir gerçek veya tüzel kişinin, Saat 24.00'den sonra, İşyerini açık tutabilmesi için belediyeden; özel izin alması gerekir. İşçi çalıştıran, lokanta ve her çeşit eğlence yerleri, en geç 24.00'de kapatılır. Ancak işveren, işyerinde; dilediği gün sayısı ve istediği kadar, saat ve süreyle bulunabilir.
d) Aynı işçi; hem 4 günlük normal mesai günlerinde, hemde 3 günlük hafta sonu tatil günlerinde, bir işyerinde çalıştırılamaz. Ayrıca bir işçi; bir haftada 4 günden, bir günde ise 2 saat fazla mesai dahil, 8 saatten daha uzun süreli, çalıştırılamaz.
3) Özellikle geliri yetersiz ÖĞRENCİLERİN;öğrenim giderlerini karşılama ve eğitimlerini sürdürmelerine, maddi imkan sağlamak için;işin özelliğine göre işyerleri,haftada 1-3 gün veya günde 1-3 saatliğine, geçici nitelikte, saat ücretli olarak; Öğrenci çalıştırabilir. Bu tür işlere örnek; petrol istasyonları, marketler,AVM,Kafe, lokanta ve otellerde; tezgahtar, garson, çocuk, hasta veya yaşlı bakıcılığı,aşçılık, bahçıvanlık,ev ve işyeri temizliği, bakım,onarım,servis işleri,mal tanıtım ve pazarlamacılığı ile tercümanlık gibi. Günde 3 saati, haftada 3 veya 4 günü veya l ayda toplam; 36 veya 48 saati geçmeyecek şekilde; sabit bir işyerinde veya süreklilik taşıyan işte de olsa çalıştırılan Öğrencilere; aylık maaş ve tazminat yerine, saatlik ücret ödenir. Bu tür işlerde çalışan Öğrenciler; işyeri sendikasına giremez. İşverenin; bu çalıştırdığı öğrencileri;Kamu SGK’ya sigorta ettirme ve onlar için aylık;emeklilik ve sağlık sigorta pirimi yatırma zorunluluğu yoktur. Bu tür işlerde çalışan Öğrenciler; SGK’ya; serbest sigortalılık kapsamında, Sağlık ve Emeklilik Sigortası pirimlerini, kendileri yatırarak, sosyal güvenlik hizmetlerinden, yararlanırlar. Öğrenciler için; Kamu SGK: Emeklilik sigortası zorunlu değilsede, Sağlık sigortası zorunludur! Ülkemizde okuyan yabancı uyruklu öğrencilerde, bu haktan yararlanır. Oturma ve öğrenim izni alanlar, doğrudan, butür sınırlı çalışma izninede sahip olurlar.
4) Bakanlık, belediyeler ve diğer kamu kurumları; uzmanlık gerektiren konularda, günde 3 saat, haftada 3 veya 4 gün ve l ayda toplam; 36 veya 48 saatten az süreyle, kadro karşılığı olmadan; Tıp doktoru, diş hekimi, veteriner hekim, mühendis, öğretmen, sanatçı, siporcu, tercüman veya avukat çalıştırabilirler. Bu tür geçici statüdeki meslek uzmanlarına; aylık maaş ve tazminat verilmez, saatlik ücret ödenir. Saatlik ücretler: 1 BAÜ’nün, otuzda birinin yarısıdır. Bu kişiler için,Kamu SGK’ya; emeklilik ve sağlık sigorta pirimi yatırılmaz ve SGK hizmetlerinden yararlandırılmaz. İşyeri sendikasına da üye olamazlar. Kendileri, esas işlerine göre, SGK’ya başvurarak, sigorta pirimlerini yatırırlar. (2 Sayılı Cetvel)
İZİN VE TATİLLER
1) Resmi, Haftasonu Tatili:
-İşçi ve memur aylıkları; 30 tam gün, üzerinden ödenir.Kamu, Sosyal Güvenlik K;Emeklilik ve Sağlık Sigortası primleri de yine; 30 tam gün üzerinden, hesaplanıp, kesilerek yatırılır. Bir işyerinde tek grup olarak çalışanlar; haftada 3 gün, iki grup olarak çalışanların bir bölümü ise 4 gün, ücretli hafta sonu, dinlenme tatili kullanır. Evinin, Ailesinin sorunları, Çocuklarının eğitimleri ile ilgilenir. Sağlıklı yaşam için sipor yapar, doğaya yönelir, bitki yetiştirir,tarla ve bahçesindeki işleri yapar.
a- Kamu kurumlarının normal çalışma günleri: Pazartesi, salı, çar¬şamba ve perşembe olmak üzere, haftada 4 gündür. Cuma, cumartesi ve pazar günleri ise resmi, hafta sonu tatil günleridir. Bakan¬lık ve belediyelerle, verdikleri hizmetler; 24 saat, çalışma ge¬rektirmeyen, kamu kurumları, bu genel kurala uyarlar.
b- İşçi çalıştıran,Özel kuruluşlar; nitelik ve durumlarına göre; ya genel kurala uyarak; haftada 4 gün çalışıp, 3 gün resmi tatil yaparlar veya iki grup olarak; üçlü, dörtlü vardiyalar halinde ve ayrı ayrı işçi çalıştırma şartıyla, resmi, haftasonu tatil günlerinde de; işyerlerini açarak, faaliyetlerine devam edebilirler.
2) Dini ve Milli Bayramlar, Anma Günleri:
A) Resmi Tatil olan, Bayram Günleri ve Resmi tatil süreleri:
a- 19 MAYIS:Anadil, Bağımsızlık, Bayrak, Barış, Bahar, Birlik, Erdemli Cumhuriyet, Çalışanların Emeği, Demokrasi, Ulusal Egemenlik, Görenek- Kültür- Töre, Özgürlük, Saygı, Tutumluluk, Ulusal Haklar, Yerli Malı ve ÇOCUK BAYRAMI, TOYU: l Gün tatil,
b- Ramazan (Şeker) Bayramı: Çalışanlar için 1 gün resmi tatil,
c- Kurban Bayramı: l Gün. (*Kurban; 3.cü gün, ikindi namazına kadar kesilebiliyor. Halk, eskisi gibi geleneklere göre, yine 4 gün Bayramı kutlar. Değişen bayram günü sayısı değil! Düzenleme sadece, devlet memurlarıyla ilgili olup, halka daha iyi hizmet verebilmeleri ve Tırafik Kazalarının azaltılması için resmi tatil süresi kısaltılmıştır. Devlet; Vatandaşlarının, İnancına ve İbadetine asla karışamaz.)
B) Diğer,5 Ocak-Sarıkamış,8 Mart-Dünya Kadınlar günü, 18 Mart-Çanakkale,Şehitleri Anma Günü, 23 Nisan- Ulusal Meclis Açılışı, 29 Mayıs İstanbulun fethi,26 Ağustos-Malazgirt, 30 Ağustos Anafartalar Zaferi, 29 Ekim, Cumhuriyetin ilanı gibi; Milli, Şehirlerin Fetih ve düşman işgalinden Kurtuluş Günleri gibi tarihi, l Mayıs gibi sosyal ve siyasi, 10 Kasım gibi anma ve Arife, Kandil, Muharrem-Aşure, Hıdrellez- Hızır İlyas, Mihrican, Nevruz, Christmas, Noel, Yılbaşı, Paskalya, Yortu gibi inançla ilgili günler¬de, resmi tatil yoktur. Bu Anma günleri;okul, tv veya ilgili kuruluşlarda; günün anlam ve önemiyle ilgili, konuşmalar yapılarak, sosyal, kültürel etkinlikler düzenlenerek anılır, kutlanır. Anma ve Kutlamaların, milletler ve ülkeler arasında; iletişim ve dostluk sağlayıcı, düşmanlığı ise azaltıcı nitelikte olması gerekir. TC Devletinin kurucusu ve ad babası; ATATÜRK’ü anma gününün; 10 Kasım 1938 değil, 19 Mayıs 1881 olarak değiştirilmesi, daha anlamlıdır. ATATÜRK; TC Devleti, Devrimleri, Nutku, Andı, Fikir ve Eserleriyle; sevenlerinin gönlünde yaşıyor!
C) Bu kanunda sayılan resmi tatil günleri dışında, hiçbir nedenle; işçi, memur veya öğrenciler için normal iş ve okul günlerinde, tatil yapılamaz.(*İslam Dini dışında,farklı bir inanca sahip, TC vatandaşlarına, istekleri halinde;Dini Bayramlarında,yılda toplam;2 gün,Dini bayram izni verilir). D)Türkiye, hem dini, hemde ulusal konularda, şekilcilikten uzaklaşıp; öze, akla yönelmelidir. Türban, çarşaf, sakal, bıyık, heykel, rozet, bayram, gezi ve törenle uğraşacak, kaybedilecek zamanımız yok! Okullarda; başına Türban örtmek isteyenle, karşı çıkıp,okuldan atan arasında, hiçbir fark yoktur. İkiside şekilci,bağnaz ve yobazdır.Boş, yararsız işle uğraşıp, halkın zamanını öldürmektedir. Başı açık veya örtük banane, bize bir zararı veya faydası varmı! Önceki (2001) C Başkanının ve Başbakanın, eşlerinin başları açıktı, şimdiki (2011) yöneticilerin eşlerinin ise başları örtülü: Netice olarak; TC Devleti ve Halkının; ogün ile bugünkü sorunları aynı, hiç değişmedi, sadece borçları ve Şehit sayısı arttı! Vatandaş olarakta bana; ne zararı, nede yararı dokundu.Beğendiğim Evi;1990 yılından beri alamıyor? Aynı ekonomik ve çözümsüz sağlık sorunlarıyla, uğraşıp duruyorum. TC’nin sorunlarını çözüp, TC’yi; bir Almanya, abd, Çin,Japonya, Rusya yapmak için maaş alıp, ancak tesettürle oyalayıp, terör,tırafik,döviz,enflasyon,yolsuzluk, yoksulluk, işsizlik sorununu; türbanla örtüp,borca sokup, teröristin, kaçakçı, mafya ve BOD Jenositinin insafına terkedenlerin; aldıkları maaş, zehir zıkkım olsun! TC Devleti ve Türk Halkı; 1944-1954 yılından sonra, hızla uçuruma doğru sürüklenmektedir. TC; 1821-1918 yıllarındaki Osmanlı Devletinin, durumuna düşürülmüştür! TC’nin başında 61. Hükümet var. Her hükümet, yeni bir sorun çıkarmayıp, iktidarı süresince sadece 1 sorun çözseydi; bugün 61 adet sorunumuz olmazdı! TC’nin sorunlarına bir bakarsak; Terör, Enflasyon, Döviz, Borç, Gelir dağılımı adaletsizliği, Eğitim ve Tırafik gibi; abd, Avrupa, İngiltere,Almanya,Çin ve Rusyada böyle bir sorun olmadığını, yada çıksada bir yıldan fazla sürmediğini görürüz! Türk Halkı,1944-1954’ten beri; aldatılıp oyalanıyor, ahmak yerine konuyor!?
3) Bazı Kamu Kurumlarında Resmi Tatil:
a- TCUM resmi tatili; yılda 2 defa ve toplam 4 aydır: 1 Ocak-1 Şubat ve 1 Haziran- l Eylül arasıdır.
b- Temel Eğitim okulları ve Üniversitelerde resmi tatil; yılda 2 defa ve toplam 4 aydır: l Ocak-1 Şubat Kış yarıyıl ve l Haziran-1 Eylül tarihleri arası ise Yaz tatilidir.
4) İşçi ve Memurlara verilecek izinler:
a- Ücretli Yıllık izin:
1- İşçi ve Memurlara, yılda; 30 gün ücretli izin verilir. Yıllık izinler, yapılan işin özelliğine göre, topluca veya personelin yarısı, görevde kalacak şekilde, planla¬ma yapılarak verilir.
2- 30 günlük, yıllık izin süresince,işçi ve memura;almakta oldukları;aylık temel ücret, maaş ve tazminatları, tam olarak ödenir.
3- Öğretmen ve öğretim üyelerine; 4 ay süreli; kış yarıyıl ve yaz tatili dışında, ayrıca 30 gün süreli yıllık izin verilmez. Eylemli- Fiili çalışma karşılığı ödenen tazminatlar, yarıyıl ve yaz tatili süresince, öğretmen ve öğretim üyelerine ödenmez. Bu 4 aylık sürede, sadece asli maaşları ödenir. Öğretmenler için okul ders ve işgünü toplamı; yılda 150 gündür. Ek ders ücretleri de; girilen ders saatine göre ve girildiği süre için ödenir.
4- İşçi ve memurlar, aylık ücretlerini; aybaşında- ayın birinde, çalışmadan, her ay için 30 tam gün üzerinden aldıklarından, iznin içinde geçen, resmi tatil ve bayram günleri için ayrıca ilave yapılarak, 30 günlük yıllık izin süresi, arttırılıp uzatılamaz.
b- Mazeret izni: İsteği halinde, işçi ve memurlara; saatlik ve günlük olarak, l yılda toplam; 10 gün mazeret izni verilir. 10 günlük izin süresince, sadece asli, aylık temel ücret ödenir. Tazminat, fazla mesai ve ekders ücretleri; eylemli çalışma karşılığı olduğundan ödenmez.
c- Sağlık izni: İşçi ve memurlara; hastaya refakat, hastaya bakma, muayene, ayak¬ta ve yataklı tedavi için istekleri halinde, doğrudan işyerince veya hastalık üzerine tek tabip veya hastane ve sağlık kuruluşla¬rınca düzenlenen sevk, kontrol, istirahat ve uzman doktor sağlık ra¬poru veya bayanlara doğum öncesi veya doğum yapmaları nedeniy¬le düzenlenen, uzman hekim sağlık raporu üzerine; ilk sicil ve disiplin amirin¬ce Sağlık izni verilir. Bir mali yıl içinde verilen sağlık izinlerinde:
l- Bir ay süreyle sağlık izni alan personelin;SGK’ya;emeklilik ve sağlık sigortası pirimi,tam olarak kesilir ve yatırılır. Ancak ücret ve maaşı,kesinti yapılarak ödenir,tazminat ise hiç verilmez:
a- İlk 10 gün için sadece, asli, aylık temel ücret veya maaşı ödenir,
b- İkinci 10 günlük süre için asli maaşının %20 si kesilir.
c- Üçüncü 10 günlük süre için asli maaşının %50'si kesilir.
2- İki ve üç ay süreyle sağlık izni kullananlar; Bir takvim yılı- mali yıl içinde, kullandığı sağlık izni toplamı; bir ayı doldur¬duğu halde yine sağlık izni alanlar; çalıştığı kurum veya kuruluşça, en çok iki ay ücretsiz izinli sayılır ve bu süre için ücret ve tazminat ödenmez. Ancak bu 2 ay süreyle, çalıştığı kurum veya kuruluşça, SGK’ya; sağlık ve emeklilik sigortası primi; 30 tam gün üzerinden, yatırılır.
3- Bir takvim yılı içinde kullandığı sağlık izni süresi 3 ayı dol¬duranlara; hastalığının tedavisinin sürmesi ve isteği üzerine, son olarak, yeni bir üç aylık dönem için ücretsiz izin verilir. Bu üç aylık sürede, çalışanın kurum ve kuru¬luşunca, sadece SGK’ya; sağlık ve emeklilik sigortası primi; 30 tam gün üzerinden yatırılır.
4- Bir mali yıl içinde kullandığı, toplam sağlık izni süresi; 6 ayı dolduran personeli; çalıştığı kurum veya kuruluş; o işyerinde çalıştığı, her hizmet yılı için; bir BAÜ tu¬tarında olmak üzere, tazminat ödeyerek işten çıkarabilir. İşyeri Sendikası bu durumu araştırır. Sağlık nedeniyle çıkarma kararına karşı, Yargıya gidilemez.
d- Ücretsiz İzin: İşçi ve memurlara istekleri üzerine; eşin görevi, seçimde adaylık, eğitim, doğum, sağlık, yurtdışına gitme gibi nedenlerle; l, 3, 6, 12 ay veya istisnai devlet memurluğuna görevlendirilme veya bir kamu görevine seçilme nedeniyle 5 yıl süreyle ücretsiz izin verilir. İzinli perso¬nele bu süre için ücret, maaş ve tazminat ödenmez. SGK’ya; Emeklilik ve sağlık sigortası primi kesilmez . Ancak ücretsiz izin alan işçi veya memur isterse, SGK’ya; bu süredeki bireysel emeklilik ve bireysel sağlık sigortası primlerini; doğrudan, toplu, yada her ay kendisi yatırabilir.
ÇALIŞMA HAYATI İLE İLGİLİ GENEL HUSUSLAR - B
1- Haftanın; 7 günü çalışan işyerleri, grup uygulaması yapar:
l .Grup:Pazartesi, salı, çarşamba, perşembe günleri olmak üzere; 4 gün,
2.Grup:Cuma, Cumartesi ve Pazar; 3 gün çalışır.
İkinci grupta yer alanlar; 3 gün çalışmasına rağmen, resmi tatil günlerinde çalıştıklarından, yine birinci gruba ödenen, 30 tam günlük aylık ücretin, aynısını alırlar.
2- Günde 24 saat çalışma yürüten işyerlerinde; üçlü veya dörtlü, vardiya sistemi uygulanır. Bir işçi maaş karşılığı; günde 6 saat çalışır.
3- Bir günde, fazla mesai; en çok 2 saat yaptırılabilir. İş saatleri dışı, hafta sonu veya bayram tatilinde yaptırılacak, feda çalışma ücreti; normal bir saatlik, mesai için ödenen, ücret miktarından az olamaz ve saatlik ücretin iki katını da geçemez. (*İnsanın dengeli, sağlıklı ve düzenli yaşayabilmesi için gelir getirici bir işte çalışmasının dışında,boş vakte sahip olarak; spor yapması, gezmesi, kültürel faaliyette bulunması, eş ve çocuğunun sorunu ve eğitimi ile ilgilenmesi gerekir.)
4- İşçiler, grup veya vardiya sistemine göre, ayda; 12 gün ve 72 saat veya 16 gün 96 saat çalıştırılır. Ancak aylık maaşı; 30 tam gün üzerinden ödenir. Yine SGK; emeklilik ve sağlık sigortası pirimi; 30 tam gün üzerinden, hesaplanıp yatırılır.
5-a) Günde 3 saat ve haftada 3 veya 4 gün ve bir ayda toplam; 36 veya 48 saatten az süreyle (günlük 2 saatlik fazla mesailer ve hafta sonu, ay sonu gibi yaptırılan ek çalışmalar dahil) bir iş veya bir işyerinde çalıştırılan; Öğrenci, Sıtajyer ve Çırakların, SGK’ya; işverence sigortasının yaptırılma zorunluluğu yoktur, işveren;emeklilik ve sağlık sigorta pirimi,kesip ödemez, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası da yaptırmaz. Bu tür düzensiz, parttaym veya kısa süreli iş yapan kişilerin, SGK; serbest meslek sigortalılığa başvurarak; emeklilik ve sağlık sigortalarını, kendilerinin yaptırması ve pirimlerini de kendisinin yatırması gerekir.
b) Bir ayda 36 veya 48 saatten az süreyle; işyeri, üretim tesisi, petrol istasyonu, otel ve marketlerde sıtaj yapan öğrenciler ve meslek öğrenen çıraklar ile işyerine, eve; geçici çağrılarak; ev işlerine, yemeğe yardım, temizlik, tamir, onarım, bakım işi yaptırılanlar, geçici veya mevsimlik veya parça başı, götürü, saatlik olarak çalıştırılanlar veya evinde; işyeri için fason ve parça başı makine ve elişi yaptırılanlar veya pirimle çalıştırılan pazarlamacılar, kadroya alınmaz, maaş ve tazminat ödenmez ve işyeri sendikasına üye olamazlar. Bu kişiler parça başı veya saatlik ücret alırlar veya yaptıkları satışa göre pirim ödenir. Ancak bu kişilerin, işyerindeki bir aylık toplam çalışması; 36 veya 48 saate ulaşmışsa; ödenecek aylık ücret; bir BAÜ’den az olamaz. Bu kişiler, SGK’ya; serbest meslekten, sigortalılık başvurusu yaparak, emeklilik ve sağlık sigorta pirimlerini kendileri yatırır.
6- Çevreye gürültü, pis koku yaymayan, mahalle, apartman sakinlerini rahatsız etmeyen, tehlikesiz işler için evler; işyeri olarak kullanılabilir.
7-a) İşçiler ve devlet memurları (atanmış, istisnai görevli ve seçilmiş); iş ve görevlerini aksatmamak şartıyla; ikinci veya ek iş olarak; tarım veya ticaretle uğraşabilir, eşi ve çocuğuna,işyerlerinde yardım edebilir, şirkete ortak olabilir, boş zamanlarında özel bir şirket veya işyerinde çalışabilir. Amaç; vatandaşların, bilgi, birikim ve becerilerini; ülke ekonomisi için gereğince kullanarak, daha çok gelir elde etmesi ve yaşantısını iyi şartlarda sürdürmesidir.Ancak devlet memurlarından;tıp doktoru, diş hekimi, hakim,savcı,avukat ve mühendis gibi,diplomasıyla;bir meslek,sanat yürütenler; kendi adına, özel işyeri,muayene açıp çalışamaz,diploması ile imza yetkisini kullanamaz.
b) Her TC vatandaşı,sadece bir işinden dolayı,SGK’ya;sosyal güvenlik sigortası yaptırır ve ayda bir kez,emeklilik ve sağlık sigortası pirimi yatırır.Ancak,her iş gelirinin vergisini,ayrı öder.
8- Aile ve dolayısıyla ülke ekonomisine, katkı amacıyla; işçi, memur ve diğer aile fertlerince evde, bahçede, tarlada, pazarda ortaklaşa yürütülerek, ek gelir elde edilen, emek yoğun işlerden vergi alınmaz. Örneğin; halı, kilim, bez dokuma,örgü, elişi, geleneksel sanatlar,kindi oturmakta olduğu evin, odasında pansiyonculuk,bahçede,serada; sebze, meyve yetiştiriciliği, 20 adedi geçmeyen inek gibi büyükbaş, 200 adedi geçmeyen koyun, keçi, 400 adedi geçmeyen; tavuk, hindi, sülün, keklik, bıldırcın, kaz, ördek, tavşan ve 50 kovanı geçmeyen Arı yetiştiriciliği, semt ve üretici pazarında işportacılık, seyyar satıcılık gibi.
9- Bir işletmede işçilere ödenecek ücret toplamı; bir önceki yıl şirket gelirlerinin %25'ini geçemez. Sendikalar, şirket gelirlerinin %25'ini geçecek şekilde, toplu sözleşme görüşmelerinde, işçi ücreti talep edemez.
10- Şirketler, bir önceki yıl net gelirlerinin (kar, kazanç) %5'i veya ödediği; vergi miktarı kadar; para, mal veya eşyayı; eğitim, kültür, sağlık gibi konularda, topluma hizmet veren; kamu kurumu, dernek ve vakıflara, makbuz karşılığı bağışlayabilir. Resmi belgeye dayalı bu bağışlar;Yasal gider olarak kabul edilir. Kamu kurumu, şirket, dernek ve vakıflar, Siyasi Partilere; bağış, yardım yapamaz. Siyasi Partilere bağışı ancak; TC Vatandaşı, gerçek kişiler yapabilir.
11- İşyerleri, çalışanın ölümü halinde ailesine (*Kamu Sosyal güvenlik kurumunca yapılacak ödemeden ayrı olarak); 3 BAÜ tutarında Cenaze yardımı yapar.
12- Her 50 kişilik çalışma grubuna karşılık, iş yerlerinde bir engelli çalıştırılır. Engellilerin, aylık ücret, tazminat, vergi ve SGK sosyal güvenlik pirim oranları, diğer çalışanlar gibidir. Ayrıcalık, farklılık tanınamaz.
13- Ücretli yıllık izin, 30 gündür. İşyerleri, iş durumlarına göre, çalışanlarına, yıllık izinleri; işyerini bakım programına alarak, topluca veya yarısı görevde olacak şekilde, veya 15’ er günlük 2 parça halinde kullandırır. Yıllık izin süresi içinde kalan, haftasonu ve bayram tatilleri, ayrıca yıllık izine ilave edilerek, 30 günlük azami izin süresi uzatılamaz. Çalışanların aylık ücreti; 30 tam gün üzerinden ödenmektedir. Çalışanların fiziken veya psikolojik olarak, dengeli ve sağlıklı olabilmesi için izin kullanması gereklidir. Yılı içinde kullanılmayan izinler, ertesi yıla aktarılmaz ve izin hakkını kullanmayana, ek ve fâzla ücret ödenemez.
14- Çalışanlara ayrıca istekleri halinde, yılda; 10 gün mazeret ve 30 gün sağlık izni verilir. Mazeret izinleri; saatlik, günlük veya toplu verilebilir.
15-a) Çalışanların rahatsızlıkları nedeniyle, başka yerleşim birimindeki sağlık kuruluşlarına, şevki halinde; geçici görev yolluğu (yol taşıt ücreti ve oturma yevmiyesi) ödenmez. Ancak hastanın acil olarak ambulansla gitmesi gerekirse, çalıştığı kuruluş; hastanenin veya özel bir şirketin ambulansını çağırır veya başka bir araçla hastayı, sağlık kurulusuna gönderir. Ambulans ücreti, bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kuruluşu veya çalıştığı kurumca karşılanır.
b)Ayakta durabilecek veya mutat taksi veya toplu taşım aracıyla hastaneye gidebilecek durumda olanlara, ambulans hizmeti verilmez.
16- Zorunlu işveren yükümlülük sigortası:
İşveren, tehlikeli, riskli işler veya işyerindeki zehirli gaz, ilaç, duman, koku, toz gibi,sağlığa zararlı maddeler nedeniyle; kalıcı meslek hastalığı meydana getiren, sağlığa zararlı iş ve yerlerde çalışanları; kalıcı meslek hastalığı ve iş kazasına karşı, özel bir sigorta şirketine; iş görememezlik, sakatlık ve ölüm sigortası yaptırmak zorundadır. Aylık pirim oranı; BAÜ'nün %5 ile % 10’u arasıdır. İşverenin, sigortalının durumunu; idari ve tıbbi raporla, özel sigorta şirketine bildirmesi üzerine: kalıcı meslek hastalığına yakalananlara veya iş kazası sonucu ölenlerin, sadece eş ve çocuklarına: her prim ödenen yıl için en az bir BAÜ tutarında, Yükümlülük Sigortası Tazminatı ödenir. Tazminatın, olay tarihinden itibaren, en geç bir ay içerisinde ve topluca ödenmesi zorunludur. Ancak ödenecek tazminat tutarı; hiç bir şekilde, BAÜ'nün 10 katından az olamaz. Yükümlülük sigortası işlemlerini; işçi ve memur sendikaları ile Basın ve meslek odaları, takip ederek, uygulanmasını sağlarlar.
17- İşsizlik Sigortası:
Bu sigorta çeşidini, özel sigorta şirketleri yapar, katılmak zorunlu değildir. Çalışanlar, isteğe bağlı olarak; BAÜ'nün %5 ile % 10 arası orandaki aylık sigorta primlerini, tamamen kendileri yatırır. İşsiz kalınca; işsizlik sigorta primi yatırdığı her yıl için; pirim yatırma süresince, aylık olarak BAÜ'nün yarısı oranında; işsizlik sigortası ödemesi yapılır. Hiç işsizlik tazminatı ödemesi yapılmadan, emekli olan veya kendi isteğiyle işinden ayrılanlara; her prim yatırma yılı için bir BAÜ tutarından az olmamak üzere, toplu işsizlik sigorta tazminatı ödemesi yapılır.Kamu SGK;asla özelleştirilemez! TC Hükümetlerinin,yanlış bir kararla çıkarttığı;özel bankalara tanınan,Bireysel Emeklilik Sigortası, yeni SGK Kanunuyla birlikte;İşsizlik Sigortasına dönüştürülür.Türkiyede; gerçek, tüzel veya yabancı, hiçkimse ve kuruluş,TC Vatandaşları için Emeklilik Sigortacılığı yapamaz. Kamu SGK’nın,Sağlık Sigortasına ek olarak,özel sigorta ve bankalara;Bireysel Sağlık Sigortası yaptırmak serbesttir.2001 kırizinde,25 Banka ve bunların Emeklilik sandıkları battı?
18- Grev ve Lokavt :
a- Türk Hukukunda, Gırev ve Lokavt yoktur.
b- İşveren ile Sendika ve Çalışanlar arasında çıkan anlaşmazlık ve uyuşmazlığı;Ekonomik İşler Kurulu, Meslek Odası, Belediye Başkanı, Belediye Meclisi ve Bakanlık çözümler. Bu konuda Yargıya gidilemez. TCUM uyuşmazlık konularını, Yasayla düzenler.
c- Hukukumuzda Gırev yasak olmasına rağmen; kanuna aykırı şekilde, bir işyerinde oylama yaparak, oy çokluğu ile grev kararı alan sendika; grev süresince, üyesi işçi ve memurların, ücretlerini ödemek zorundadır. İşveren, grevdeki işçiye, memura; grev süresince veya grevden sonra, çalışılmayan bu süreler için hiç bir ücret ödemez. Grev süresince, SGK’ya; zorunlu emeklilik ve sağlık sigortası primleri de sendikaca yatırılır.İşveren SGK sigorta piriminide yatırmaz.
d- Çalışanların, yasaya aykırı olarak, greve gitmesi nedeniyle işverende; gırevci işçileri, işten çıkarma kararı alırsa; işten çıkarılan grevci işçilere; o iş yerinde çalıştıkları her yıl için; bir BAÜ tutarında, İşten çıkarma tazminatı ödemek zorundadır. Tazminatlar en geç l ay içinde ödenir.
19- İşsiz Kalma Tazminatı:
İşyerinin kapatılması, iflası, zarar etmesi veya üretimde büyük boyutlu teknoloji değişimi nedeniyle çalışanlar; işledikleri bir suç veya kendi irade ve hataları dışında, işten çıkartılırsa; işçilere, o işyerinde çalıştıkları her yıl için bir BAÜ tutarında, işsiz Kalma Tazminatı ödenir. Ödeme işlemleri en geç l ay içerisinde yapılır.
20- Memurların İlerleme- Derece Yükselmesi:
a) Devlet memurlarından 6 yıllık sicil notu ortalaması 90 ve daha yukarı olanların; bulundukları aylık maaş derecelerinden, bir kademe ileriye yükseltilmesi, uygulamasından vazgeçilir. Başarılı personele, kademe ilerlemesi yerine; görevinde üstün başarı gösterdiğinde, bir BAÜ tutarında teşvik ödülü verilir.
b) Birinci derecede öncelikli yörelerde görevli, devlet memurlarına; her iki yıllık çalışmaları karşılığında, ayrıca bir kademe ilerlemesi daha verilmesi, beklenen yaran sağlayamamıştır, kaldırılır.
c) Bazı görev ve unvanlara atananların, veya siyasi bir kararla bazı dönemlerde, tüm devlet memurlarının; bir üst dereceye yükseltilmeleri, devlet memurlarına ödül olarak veya siyasi tercihle, kademe ve derece yükseltilmesi, veya hizmete bağlı olarak, yapılacak olan; normal kademe ilerlemesinin; verilen ceza nedeniyle durdurulması, uygulamalarından vazgeçilir. Başarılı ve başarısız memurlara, idari ceza veya para ödülü verilir.
d) Öncelikli yörelere eleman temini için tazminat ödenir.
e) Devlet memurları ile işçi, işveren ve diğer serbest sigortalıların; öğrenim durumlarına göre, maaş Cetveline intibakları yapılır. Her emeklilik sigorta pirimi ödenen, hizmet yılı için; Ocak ayında bir derece yükseltilir.
f) Memurun başarılı veya cezalı olmasının; derece ilerlemesi ile ilgisi ve bulunduğu maaş derecesine etkisi yoktur. İlerleme ve derece yükselmesi, tamamen sigorta pirimi ödenen hizmet süresi ile ilgilidir.
g) Devlet memurlarının, işlediği suçlar nedeniyle; bulundukları dereceden, 1-3 yıl süreyle ileriye doğru kademe ilerlemesi yapmasının durdurulması uygulamasından vazgeçilerek; suç işleyen memura, idari para cezası verilir.
h) Devlet dairesinde göreve başlayan memurlardan; l hizmet yılını dolduranların; ilerleme ve derece yükselmeleri; hangi ayda göreve başladıklarına bakılmaksızın, her yıl l Ocak tarihi itibariyle topluca yapılır.
i) Memur kadrolarının, derecesi yoktur. Tahsis edilen memurun; öğrenim durumuna ve hizmet süresine göre: 1-30 derece arasında geçerlidir. Verilen kadro, emekliliğe kadar kullanılır. Her yıl, kadroların; vize edilerek, yenilenmesi uygulaması; gereksiz bir işlem,boş bir kırtasiyecilik olduğundan, kaldırılmıştır. Yeni sistemde torba kadro yoktur.
ÇALIŞANLARA SAĞLANACAK, SOSYAL HAKLAR
-Çalışanlara, sendika ve işverenin yapacağı, toplu sözleşme görüşmeleri sonucu, işyerinin karlılık durumu, işin özellikleri ve personel sayısına göre, işyerlerince sağlanabilecek, sosyal haklar:
1- İşyeri hekimliği: İş yerinde ilk yardım hizmeti, gerektiğinde ambulans temini, muayene, ayakta tedavi, ilaç için reçete yazımı gibi, sağlık hizmeti verilmesi.
2- Çalışanlara işe gidiş, dönüş için servis aracı tahsisi veya kiralanması: Ulaşımı zor, düzensiz ve uzak semtlerde, şehir dışında veya ikili grup veya çift, üçlü, dörtlü vardiya sistemi uygulayan ve işe başlayış, ayrılış saatleri uygun olmayan, iş yerlerinde; çalışanlara servis temin edilmesi.
3- Yaptığı görev ve işin özelliği nedeniyle, araç tahsis edilmesi gereken, ancak işyerince kendisine araç verilmeyen; görevini kendi özel taşıtı veya toplu ulaşım araçlarıyla yapan, bazı görevlilere; BAÜ'nün %10-20'si arasında Ulaşım Tazminatı ödenebilir.
4- Çalışanlar arasında sosyal dayanışmayı sağlamak, çevre bilinci ve sevgisi oluşturmak, personelin iş yeri stresi ve ailevi sorunlarından, bir süre içinde olsa uzaklaşmasını sağlayarak; iş huzur ve verimini arttırmak amacıyla; çevreyi gezdirmek, günlük pikniğe götürmek, hafta sonu tatilinde tanıtıcı ve eğitici gezi düzenlemek, turlara katılmak.
5- İşyerinde çalışırken giyilmesi veya kullanılması gerekli, özellik arzeden; iş elbisesi, önlüğü, eldiven, çizme veya alet, araç ve gereçlerin verilmesi.
6- İşe alınmada; O yer nüfusuna kayıtlı olanlarla, orada doğan, oyerdeki okuldan mezun olan veya işyerinden emekli olanların çocuklarının (İşyerince aranan elemanın niteliklerini taşıyorlarsa) tercih edilmesi ve öncelik verilmesi.
7- Özel sektör çalışanlarına; işletmenin bir önceki yıl net gelirinin; %20'sinin, kar payı (kazanç) olarak 3 eşit taksitte (Şeker, Kurban Bayramı ve okulların açılacağı Eylül ayı başında) dağıtılması. Çalışanlara, karpaylarının; % 15’i eşit olarak, kalan % 5’lik bölüm ise işyerine katkısına,AR-GE başarısına, satışlardaki rolüne göre, farklı miktarlarda dağıtılması (*verim artışı sağlanması ve karlılıkta özel çabası olanların teşviki) gibi hususları, işveren ve sendika, birlikte kararlaştırır.
8- Çalışanların bilinçlenip, işine ve işyerine sahip çıkmasının sağlanarak, üretim ve verimliliğin artırılması için; hisse senedi yoluyla; iş yerine ortak olmaya özendirilmesi ve çalışanlara nominal değerinden veya taksitle hisse senedi verilmesi. Böylelikle tasarruf teşvik edilmiş, küçük birikimler yararlı şekilde ekonomiye aktarılmış ve sabit, dar gelirli kesime ek gelir sağlanmış olur.
9- Çalışma şartlarının iyileştirilmesi, iş yerinin sağlıklı ve düzenli hale getirilmesi, kalorifer, klima, havalandırma, duş vs yaptırılması.
10- Üretim kapasitesi, kullanım oranının, verimliliğin, karlılığın, kalitenin, iç ve dış satışın artırılması, veya verilen hizmetin iyileştirilmesi, piyasada etkinlik ve kalıcılığın sağlanması.
11- İşyerinin genişletilmesi, araştırma, geliştirme çalışmalarıyla üretim tekniğinin yenilenerek, maliyetin azaltılması ve üretimin çeşitlendirilmesi.
12- Üniversitelerle işbirliği yapılarak, çalışanların; yeni teknolojik gelişmelere, uyumu için hizmet içi eğitim çalışması yapılması, vasıfsız işçilerin; mesleki ve teknik kurslarda eğitilerek, bilgi ve becerilerinin, arttırılıp geliştirilmesi.
13- Sicil raporları çok iyi, iş arkadaşlarıyla güzel geçinen, vatandaşa veya müşterilere iyi davranan, çok çalışkan, ileri görüşlü,iyileştirme,geliştirme, buluş yapan, görevini; yerinde, zamanında ve gereğince yaparak, üstün başarı gösteren, işçi ve memurlar; sendika ve işverence birlikte belirlenir. Üzerinde anlaşmaya varılan personele; yılda bir maaş tutarında teşvik ödülü verilir. Bir işletme ve kuruluşta bir yılda ödül verilen personel sayısı %2 oranını geçemez.
14- Siyasi Parti, Sosyal, kültürel ve dini amaçlı, dernek ve vakıf yönetim kurulu üyelikleri hariç, gelir getirici, üretim ve hizmete yönelik, şirket yönetim kurulu üyelerine; Üst Yönetim Karar ve Sorumluluk, Toplantı Tazminatı olarak, maaş ve ücret gelirleri dışında, ayrıca BAÜ'nün 1-3 katı arası, aylık olarak, ek para ödemesi yapılabilir. Ancak yönetim kurulu üyelerine; lojman, makam veya hizmet otosu, helikopter, uçak, yat vb alınamaz, tahsis edilemez ve kiralanamaz.
ÇALIŞANLARA; SOSYAL HAK OLARAK, VERİLMESİ; EŞİTLİK VE EKONOMİK AÇILARDAN, UYGUN OLMAYAN YARDIMLAR
A-İşçi ve memurlar için uygulanmakta olan, bu ve benzeri, tüm sosyal hak ve ödemeler, genel düzeyde ülke ekonomisi, gelir dağılımı ve sosyal grupların statülerine, olumsuz etki yapmaktadır. Ayrıca maliyet giderlerini arttırarak, sermaye birikimini azaltmakta, üretim, verim ve kalite artışına katkısı olmadığı gibi, fiyat yükselmesine neden olarak, iç ve dış, ürün satışlarını da düşürmektedir. --- Hatta ücret ve gelir dağılımı dengesini bozması nedeniyle; fazla ücret alan kesimlerde, nüfus artışını ve dolayısıyla işsizliği teşvik etmektedir. Sosyal haklar, objektif ölçülere göre verilmediğinden, çok çalışıpta yararlandırılmayanlar, bunalıma girmektedir.
- İşçi ve devlet memurlarının çalışması, başarısı ve verilen hizmete hiçbir katkısı, yararı, olumlu bir etkisi görülmeyen, özendirme özelliği de taşımayan, hatta çalışanlara ve işyerine psikolojik ve ekonomik zarar veren, bu ve benzeri, adaletsiz ödeme ve yardımlar yapılamaz. Burada sayılanlar veya benzeri hiçbir harcama kalemi, toplu sözleşmeye konulamaz. Parasal ödeme, emeklilik ve sağlık hizmetleriyle ilgili olarak, devlet veya özel sektörde çalışan, bir sosyal gruba; ayrıcalık sağlanamaz ve farklı hak ve imkanlar verilemez, tanınamaz.
B-KALDIRILAN ÖDEME ÇEŞİTLERİ:
1- Yıpranma tazminatı-fiili hizmet zammı:10 yıllık hizmetin; 12.5 yıl sayılması, subay, polis gibi bazı devlet memurları; 20 yıl çalışıp, 25 hatta 28 yıl üzerinden emekli oluyorlardı. Diğer devlet memurları; 3 yılda bir derece yükselmesi yaparken, yargıçlar 2 yılda bir, ileri dereceye yükseltiliyordu!
2- Ek gösterge
3- Taban aylık
4- Makam tazminatı
5- Yüksek Hakimlik tazminatı
6- Yan ödeme: İş Güçlüğü, Temininde Güçlük, Mahrumiyet zammı ve İş Riski Tazminatları.
7- Olağanüstü Hal Tazminatı
8- Özel Hizmet Tazminatı
9- Hizmet tazminatı: Mülki idare Amirleri, Silahlı Kuvvetler, Emniyet, Sağlık ve teftiş Hizmetleri gibi bazı sınıf mensuplarına ödenen Hizmet tazminatları.
10- Sürekli Görev Yolluğu: Devlet memurluğuna ilk atama il, ilçe ve beldeler arası tayin ve kurumlar arası nakillerde kesinlikle S.G. yolluğu ödenmez, idarece çalışanların; sürekli, zorunlu veya isteğe bağlı olarak il, ilçe ve beldeler arası, görev yerleri değiştirilmez, tayin ve nakilleri yapılmaz.Kişiler, kendi memleketi veya nerede çalışmak istiyorsa; orada işe girer.Şehirler ve kurumlar arası, görev ve iş nakli yapılamaz. Kişi iş değiştirmek istediğinde, personel ihtiyacı olan kurum ve kuruluşlara başvurarak, görüşme suretiyle ve aranan elemanın vasıflarını taşıyorsa, işe alınır.İdari ve Adli bir suç işleyen memurun;başka bir ile veya ilçeye naklen ataması yapılmaz.
11- Bazı üst düzey kamu görevlilerinin ve bazı emeklilerin; yurt dışına muayene, teşhis, tedavi ve ameliyat için gönderilmesi ve ameliyat ettirilmeleri.
12- Zorunlu Tasarruf kesintisi uygulaması (Çalışanlardan kesilen ile devlet ve işveren katkısı) daha öncede Meyak Uygulaması olmuştu. Tasarrufu kişiler, kendi istekleri ile yapar.
13- Sakatlık indirimi: (*Engelli vatandaşların, 50/1 oranında;Kamu kurumu ve Özel Sektörde işe alınma zorunluluğu kaldırılmalı!Bedensel ve Zihinsel engeli nedeniyle; daha az çalışarak, çok daha az üretim,hizmet yapan engellinin, daha çok ücret alması,yada az vergi kesilmesi,çok yanlış.)Kamu kurumu ve özel sektör;merhamet,acıma,rehabilite yeri değil,halka;mal ve hizmet üretme merkezidir. Engelliler, engelsiz personelin moralini bozarak,iş verimini olumsuz etkilemektedir. Engelliler; İsviçredeki gibi, Bilgisayar Puroğramı,Oyunları,Çizgi filmi,animasyon yapsın, yada evinde, rehabilite merkezinde dursun. Devlet,parasal yardım yapsın,iş,hizmet beklenmesin,görmesin! Gördüğüm, engelli hakim ve engelli öğretmen;memura,halka ve öğrenciye,sadece zulmediyor!
14- PTT, THY gibi KİT personeli ile polis, subay ve öğretmenlerden:telefon, ulaşım, yemek, misafirhanede konaklama vs. hizmetler için diğer TC vatandaşlarına göre,daha düşük ücret alınması.
15- Kıdem, ihbar ve işten çıkarma tazminatı.Ayrıca Devlet memurlarına, emekli olurken;emekli ikramiyesi ile İşçilere emekli olurken; kıdem tazminatı verilmesi, yanlış. Herkes, tasarrufunu, kendi özgür iradesiyle yapsın.
16- İş tazminatı, işsizlik tazminatı, iş güvencesi tazminatı: (işveren; işini öğrenen, bilen, gereğince yapan, dürüst çalışan, iş arkadaşlarına ve müşterilere; saygılı davranıp, güzel geçinen, iş yerine yararlı olan bir personeli, niçin işten çıkarsın?!İşçinin güvencesi, yaptığı işin kalitesi olmalı.)
17- Evlenme yardımı.
18- Aile yardımı.
19- Çocuk yardımı.
20- Doğum yardımı.
21- Eş ve çocuklar için ölüm yardımı.
22- Eş, çocuk ve evlatlıklara, hatta ana baba ve dahası kardeşe; bir sigortalının ödediği, prime karşılık; sağlık hizmeti verilmesi. (*Sigorta sağlık yardımından şuan, çalışanın; eşi, çocukları, anne, babası, hatta kardeşleride karşılıksız yararlandırıldığından, sigortaya prim ödeyenlerin 5-10 katı bir nüfusa sağlık hizmetleri verilmeye çalışılmakta, ancak sigorta prim geliri az, gideri çok ve sağlık hizmeti verilen sayıda çok yüksek olduğundan, prim ödeyenlere verilen, sağlık hizmeti; kalite ve zaman açısından, yetersiz kalmaktadır! Her şey paraya dayalıdır, karşılıksız hizmet olmaz.
23- Ölen sigorta emeklisinin eş, çocuk evlâtlık, hatta ana babasına dul, yetim ve muhtaçlık maaşı verilmesi. (Dul maaşı alırken başkasıyla nikahlanan ve dul maaşı kesilen, sonra yeni eşinden boşanan ve ilk sigortalı eşinden yeniden dul maaşı isteyen eşe, tekrar maaş bağlanabilmektedir?)
24- İstiklal savaşı, Kore, Kıbrıs ve pkk savaşında; gazi olanlara maaş verilmesi, şehit olan veya gazilik sırasında ölenlerin; eş ve çocuklarına maaş bağlanması.
25- İşyerinde kreş açılması(bu hizmeti; dernek,vakıf ve özel sektör yürütsün)
26- Bazı personele giyim yardımı yapılması. Elbise, ayakkabı, gömlek, parke, havlu gibi giyim eşyaları verilmeyecek. Ancak işte giyilmesi gereken; iş önlüğü, çizme, kask, eldiven gibi giyeceklerle, kullanılması lüzumlu aletler iş verence sağlanacak.
27- Er ve erbaşlar dışında, memur ve öğrencilere; resmi üniforma giydirilmesi uygulamasından, ortaçağ zihniyetinden vazgeçilmesi. Herkes özgürce, zevkine ve kendisine yakışır biçimde, yerine ve şartlara göre giyinebilmeli. Polis ve subaylar, sırf resmi üniformaları nedeniyle teröristlerce öldürüldü! Görevi elbise değil, insanın aklı, zekâsı, bilgisi, tecrübesi, gayreti yapacaktır. Polis ve subay okulu öğrencileri içinde, kıyafet serbest olsun. Devlet her yıl, yazlık ,kışlık, tören, iş vs. olarak milyarlarca Tl'yi; elbise, ayakkabı parası alımına harcamakta, ancak rengi, deseni ve modeliyle zorlamaya dayalı bu üniformaları, çoğunluk istemeyerek giymektedir. Öğrenci ve Askerler, eğitim ve sipor yaparken, eşortman giyebilir.
28- Çalışanlara, işyerinde;kahvaltı, öğle, akşam yemekleri veya ücretsiz çay servisi.
29- İkramiye verilmesi; yılda iki maaştan, 6-12 maaşa kadar, seyyanen işletme zarar etsede, herkese ödenen ek para; amacı belirsiz, işletmeye yararı, ekonomiye olumlu etkisi yok.
30- 200 işçi çalıştıran işyerlerinde basket, voleybol, güreş, yüzme gibi spor dallarında; takım kurulup, profesyenel oyunculara, paralı spor yaptırılması. Bu sporcular, işyerinde hiçbir iş yapmayıp, sadece sporla uğraşmaktadır.-İşyerinde çalışan esas işçilerin, boş zamanlarında spor yapıp;sağlıklı bir bünyeye kavuşmaları amaçlanmış isede gerçekleştirilemediğinden bir yararı olmamıştır. Çünkü işyeri ve spor salonu ile işçilerin oturduğu mahalle ve evler, farklı yerlerdedir.
31- Bayram harçlığı,Yoğurt,süt gibi gıda maddesi veya havlu,sabun gibi malzeme verilmesi.
32- Birkaç ay, tehlikeli iş ve yerde çalışıp (döküm bölümü veya yer altında) sağlık kurulu raporu alarak, tehlikesiz bir yere veya göreve geçmek, fakat sanki yine tehlikeli iş ve yerde çalışıyor gibi, (müktesep hak adı altında haksız olarak) tazminat almak ve vergi indiriminden yararlanmak. Zonguldak Taşkömürü Kömür İşletmesinden, maaş alan; 25 bin işçinin çoğunluğu, bu hileyi yaptığından, kurum felç olup, zarardadır. Ocak tipi bu işletmede; fiilen ocağa inen işçi sayısı; 4 bini geçmemektedir. Herkesin fiilen yaptığı işin, görevin tazminatını alması; hak, adalet ve ekonomik kuralların gereğidir.
33- Sosyal yardım (Yakacak vb) ile Engellilerin;ayrımcılık yapılarak,özel sınavla işe alınıp, vergi muafiyeti tanınarak,normal çalışandan daha çok ücret verilip,hatta erken emekli edilmesi!? Bu yazıyı okuyanlar,bir kere akledip düşünsünler: Görme engelli bir avukat;il sosyal güvenlik kurumunda ne yapıp,kuruma ve halka nasıl yararlı olacak?SGK müdürü;avukattan yararlanamadı!
34- Kira tazminatı ve Lojman tahsisi (Lojman tazminatı, diğer ev kiralarının, artmasına neden oluyor. Devlet lojmanları ile eğitim ve dinlenme tesisleri; yurt ve derslik olarak kullanılmak üzere, Üniversitelere tahsis edilsin.)
35- Konut edindirme yardımı ; Önemi, anlamı, fonksiyonu yok.
36- Vergi iadesi: Eziyet ve gereksiz. Vatandaş alışveriş fişini, vergi iadesi ödenmeden de alır, Bir çok malın fişi zaten vergi iadesinde kabul edilmiyor.
37- Vardiya indirimi.
38- Tayin-İaşe Bedeli:
39- Eski hükümlü-mahkum çalıştırılması: Doktorlar ile ingilizce, rehberlik, okul öncesi bölümleri hariç öğretmenlere, Açık öğretim fakültesi mezunlarına, jeoloji, orman ve ziraat mühendislerine; 15 yıl okuyup hem psikolojik olarak, kafayı yıpratmaları hem de ortalama 50 bin TL para harcamalarına rağmen, devletçe görev verilmiyor. Ancak dini inanç ve ulusal toplum kurallarına, kanuna karşı çıkan, insanlara ve devlete zarar verici nitelikte, suç işleyerek; 12 aydan fâzla süreyle hapiste yatan kişilere; 50/1 oranında zorunlu olarak kamu kurumlarında, özel sektörde;Kamu SGK güvenceli, emeklilik ve sağlık sigortalı, iş ve maaş veriliyor! Diğer yandan yasalara saygılı, efendi, okumuş, sicili temiz, ancak torpilsiz kişiler, iş bulamayıp boş gezmekte, bunalıma girmektedir. Acımasız,bilinçsiz,sorumsuz,fedakarlıktan uzak,ulusal ideali,Allaha Saygı ve Cehennem korkusu bulunmayan, düşüncesiz,topluma ve yasalara saygısız, devlet ve halk düşmanı kişilerin; kamu kurumlarında, fabrikalarda işe alınması; insanları suç işlemeye teşvik etmektir.Akledip düşünmeyen,“vurup yatarım”diyenler; inşaat, tarım ve hayvancılık alanında çalışsın; hayvan beslesin, ağaç, sebze, tahıl yetiştirsin.
40-Doktor ve puroflara, döner sermaye ve fonlardan, maaş ve tazminat dışında, ek para ödenmesi.
41- Geçici görev yolluğu: sürekli görev yapılan il, ilçe ve beldenin sınırları içindeki mahalle ve köylere, göreve giden memur ve şoförlere; geçici görev yolluğu ödenmesi. Özellikle şoförlere her araba sürmesinde genellikle harcırah ödenmektedir. Bu kişilerin yaptığı, başka bir iş yok ki, görevi sadece araba kullanmak. Geçici görev yolluğunun, sadece başka İl, İlçe,Beldeye; geçici bir kamu göreviyle gönderilen, personele ödenmesi.
42- Başka il ve ilçedeki sağlık kuruluşuna muayene ve tedavi amacıyla gidenlere; geçici görev yolluğu ve gidiş dönüş otobüs veya uçak ücreti ödenmesi.
43- Devlet kurumları ve kamu hizmeti veren sendika, oda gibi meslek kuruluşları; doğrudan veya mensuplarınca kurulan; birlik, dernek, vakıf aracılığıyla da olsa eğitim, dinlenme tesisi, kamp, misafirevi ve lokal gibi, halka açık ve toplum geneline kamu hizmeti vermeye yönelik olmayan, tesis açamaz ve işletemez. Ayrıca otomobil kiralayamaz. Personeline vereceği kurs, seminer gibi hizmet içi eğitim çalışmalarını, turizm sezonu dışındaki aylarda, özel sektör otellerinde yürütür. Hizmetiçi eğitimi; Üniversiteler ve İSMEK Dersaneleri verir.
GERÇEKÇİ VE İNSANİ ÜCRET
a-Türkiye'de işçi ve memur ücretleri; kabuledilebilir kurallara ve kalıcı "bir sisteme bağlanamamıştır. Yapılan artışların, sosyal ve ekonomik bir mantık ve dayanağı yoktur. Örneğin: 1996 yılı ocak ayı için memur maaş artış oranı: Aralık 95'te yapılan seçim nedeniyle % 50, 1997 zam oranı % 30 olarak belirlenmiştir. Bazı sınıfların, bu artış oranını az bulması nedeni ile Hükümet; bu genel artış oranına ek olarak; ayrıca silahlı kuvvet mensuplarına %50, polislere ise %19 zam yapmıştır. Aynı eğitimi görmüş ve aynı görevi yürüten bir memur; DPT, TEK, Maliye ve Kültürde farklı ücretler alabilmektedir. Devlet memuru maaşları; kurum ve unvana göre; 25 mn ila 280 milyon TL arasıdır. Yine Antalya Dedeman, Antalya Migros ve Antalya Mis'te çalışıp benzer iş yapan işçilere, değişik ücretler verilmektedir. İşçi ücretleri de; 11mn ila 150 milyon TL arasıdır. (l ABD Doları 100 bin TL(2011’de: 1.80 TL). Başka bir örnek, yıl-2006: Bir Cumhuriyet Altını: 130 TL ((*2011’de: 650 TL,2016-Mart başı;800 TL,1$=3 TL,1 Euro=3.25 TL,BAÜ:1300 TL,MV ayığı;20 bin TL!)), bir BAÜ: 500 TL, Milletvekili aylığı: 7 bin TL, C. Başkanının ise:14 bin TL). İşçi ve memurlara ücret veya maaş ödenirken, esas alınabilecek tek objektif ölçü; Eğitim öğretim durumudur. Kadın, erkek isteyen herkes okuyabilir. En adaletli ücret, öğretim durumuna göre verilendir. Yeni ücret sisteminde kural; eşit öğrenime eşit ücret, özellikli yer, zor ve tehlikeli işe ise farklı tazminattır.
b-İşçi ve memurlar, giriş ve yükselenebilecek derece tablosuna göre (Ek:1) öğrenim durumuna uygun tablo ve dereceden; intibakları yapılıp, işe başlatılır. Sigortalı Hizmet süresine göre, her yıl için bir derece yükseltmesi yaptırılır. Maaş ve ücretler, aylık Ödeme Cetveline göre ödenir. (Ek:2).
c- Ücret- maaş dışında, ayrıca yapılan işin önem ve zorluğu dikkate alınarak, işçi ve memurlara; Tazminat Cetvelindeki gösterge rakamlarına göre; Tazminat ödenir. İşçi ve memurların; her iş yeri için özel durumlarına göre, Tazminat cetvelindeki (Ek:3) hangi gruba gireceğini, işveren ve işyeri sendika temsilcileri, birlikte kararlaştırır. Tazminatta, külfet nimet dengesi gözetilir.
d- Aylık Ücret-Maaş; bilinçli emeğin, pilanlı, kurallı üretimin, adaletli karşılığıdır.
1) KADRO TAHSİSİ, AYLIK VE TAZMİNATLAR:
A- Giriş ve Yükselecek Derece Tablosu:
Çalışanların öğrenim durumlarına göre, giriş ve yükselecek basamak dereceleri; (EK:1)’ deki tabloda gösterilmiştir. Çalışanlar; sicil, başarı, görev unvanı, yapılan işin önemi gibi, durumlara bakılmaksızın, öğrenim durumlarına ve varsa sigortalı hizmet sürelerine göre, buna uygun tablo ve basamaktan işe başlatılır. Her hizmet yılı için bir derece yükselmesi yaptırılır. Kadrolar, Bakanlıklarca belirlenen standart sayıda verilir. Boş bir kadronun, unvanı ve basamak derecesi yoktur. Tahsis edildiği personelin öğrenim durumu ve hizmet süresine göre; 1. derece ile 30. derecenin her basamağındaki memur, şef, müdür, başkan ve diğer tüm unvanlı görevler için kullanılabilir. Torba kadro yoktur.Baş kadro tahsis edildiği personelin;mükteseb derece ve unvanının, özelliklerini taşır. Personelin öğrenim durumu ve unvanı değiştiğinde veya hizmet süresi çoğaldığında kadrosu değiştirilmez. Müdürlüğünce, eski kadro derecesi, otomatik olarak yeni derecesine; yükseltilip intibakı yapılır.
B- Aylık, Prim Kesenek ve Gösterge Cetveli- Aylık Ücret- Maaş ve Emekli Aylığı Ödeme Cetveli:
1-Kamu ve özel sektör çalışanları, işçi ve memur; ücret- maaş gösterge puanları; (EK:2)’deki cetvelde gösterilmiştir.
2-Çalışanların, aylık temel ücretlerinden; % 5 oranında GV ile % 20 oranında;Kamu SGK: Bireysel, sosyal güvenlik sigorta primi, kesilir:a)Aylık temel ücretten;% 10 bireysel Emeklilik sigortası,
b) BAÜ’nün % 10’u oranında, zorunlu,bireysel Sağlık Sigortası parasal miktarı;Bu cetvelde gösterilen, tablo basamak puanlarının, Asgari ücret katsayısıyla çarpılması sonucu, belirlenir.
3-Bürüt Asgari Ücret: Tablo- 1'deki birinci basamak göstergesi olan 1000 puanın; Yüksek Ekonomik Kurulca önerilen ve her mali yıl için Hükümetin BKK ile belirlediği katsayı ile çarpılarak, bulunan miktardır. Asgari ücrete tazminat dahil değildir.
4-Primler ve Gelir vergisi, aylık gösterge puanına göre hesaplanır. Tazminatlardan, SGK sigorta primi kesilmez.
5-Bir işyerinde bir işçiye, aynı mali yıl içinde, Asgari Ücret üzerinden, aylık;en çok üç ay süreyle ödenebilir. 3 ayın sonunda; adaylık, deneme, iş öğretimi, mevsimlik ve geçici çalıştırma süresi dolar. İşçinin, öğrenim durumuna, uygun taplodan, intibakı yapılır.
2) AYLIK TEMEL ÜCRET:
A- Genel Hususlar:
1- SGK Sigortasına girişte, tablo ve derece intibakları; öğrenim durum ve sigortalı hizmet süresine göre belirlenir.
2- Her prim ödenen, sigortalı hizmet yılı için; bir derece yükselmesi yaptırılarak, öğrenim durumuna uygun tablonun, en son basamağına kadar çıkarılır.
3- Liseden sonra; 30 gün ile 2, 6, 8 veya 12 ay gibi sürelerle, devlet ve özel sektör okullarında verilen; Hizmetiçi, İSMEK ve mesleki, teknik eğitim, yüksek öğretim sayılmaz. Bu tür meslek edindirmeye veya beceri kazandırmaya yönelik, hizmet içi eğitim, kurs ve seminer belgeleri; tablo ve basamak ilerlemesinde dikkate alınmaz, sadece görev ve unvan değişiklikleri ve Tazminatla ilgili değerlendirmelerde esas alınır.
4- Sicil raporlarının; pekiyi veya orta olması; tablo ve derece yükselmelerini etkilemez.
5- İşe başlanılan sınıf, görev ve unvanın; tablo ve basamak alınmasıyla ilgisi yoktur.
6- Torba kadro uygulaması kaldırılmıştır.
B- 0rtak Hükümler:
1- Sigortalılar, öğrenim durumuna uygun; tablo ve basamak derecesinden, işe başlatılır. Prim ödenen her hizmet yılı için, otomatik olarak; sigortalının isteğine veya sicil durumuna bakılmaksızın, bir basamak derecesi yükseltilir.
2- Sigortalıların, öğrenimlerine göre başlatıldıkları ve hizmet süresine göre bulundukları, tablo ve basamak gösterge puanının; her yıl için tesbit edilen; asgari ücret katsayısı ile çarpımıyla bulunacak olan, aylık maaş-temel ücret miktarının;Kamu SGK için:
a- % 10'u: Bireysel Emeklilik sigortası, primi olarak kesilir.
b- % 5'i: Gelir Vergisi olarak kesilir (*işçi ve memurlardan).
c- Tüm sigortalılardan,eşit miktarda, çalıştıkları sürece, 2 sayılı cetvelin; 1/1. Dereceli,Bürüt Asgari Ücret, gösterge puanının, asgari ücret katsayısı ile çarpımının: %10'u oranında, her ay zorunlu, bireysel, Kamu SGK, Sağlık sigortası primi kesilir.
*NOT: AŞAGIDAKİ TABLO VE CETVELLERDE, DEĞİŞİK YAPILMIŞTIR.BU RESİM- FOTOKOPİ GİBİ OLANLARI DEĞİL,YAZILI TABLO VE CETVEL,ESAS ALINMALI!
………………………………………………………………………………….
*NOT:BU TAZMİNAT CETVELİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI! Lütfen Girişteki Cetvele Bakınız!
*NOT:Bu TAZMİNAT TABLOSUNDA Değişiklik Yapıldı! Lütfen,Girişteki Tablo ve Cetvellere bakın!
4) İşçi ve Memurlara Verilebilecek, Diğer Tazminat ve Ödemeler:
1-a) Karpayı Tazminatı- Kâr payı;Özel sektörün, kazanç sağlamak, gelir elde etmek amacıyla kurduğu; Ticaret, Sanayi, Üretim, Tarım ve Hizmet sektöründe çalışanlara; bir önceki yıl Net Gelirinin- Kârının- Kazancının:% 20'sinin;üç taksit halinde verilmesidir. Ödeme zamanı; Şeker ve Kurban Bayramı ile Okulların açıldığı;Eylül ayıdır. Bu % 20'lik oranın, % 15'i; genel ve eşit olarak, tüm çalışanlara, % 5'lik kısım ise sadece kârlılıkta, üstün başarısı görülen ve önemli katkısı olanlara verilir. Zarar eden kuruluş çalışanlarına;ikramiye,karpayı, temettü, teşvik primi, verimlilik ödeneği, bayram harçlığı, geliştirme payı vs gibi hiçbir ad ve şekilde, parasal ek, yan ödeme yapılamaz.
b) Ayrıca şirket, net gelirinin %50'sini; hisse senedi sahiplerine, hisseleri oranında, her tertip hisseye eşit olarak dağıtır.
c) Kalan % 30'luk bölümü ise şirket; ürün araştırma,geliştirme,işi genişletme, teknoloji yenileme ve yeni yatırım harcamalarına ayırır.
2- Bazı Kamu hizmet, kurul ve komisyon üyeleri için karar, sorumluluk, toplantı ve üst yönetim gideri, ödeneği, tazminatı:
a- Bir BAÜ (Bürüt Asgari Ücret) tutarında, aylık tazminat ödenecek, kamu görevlileri;İl,ilçe ve beldelerdeki; sendika, kooperatif, Hizmet Birliği vb Başkanlarına.
b- BAÜ'nün iki katı tutarında, aylık tazminat ödenecek, kamu görevlileri:
Bölge merkezlerinde kurulu Bölge Birliği, Bölge Meclisi, Baro, Borsa, Federasyon ve Meslek Odası Başkanları ile Bölge Adalet Kurulu Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerine.
c- BAÜ'nün üç katı tutarında, aylık ve tazminat ödenecek, kamu görevlileri:Başkentteki T. Barolar Birliği, Meslek Odaları üst Birliği, Konfederasyon, Ekonomik Kurul, Kamusal Kurul, TOBB Yönetim Kurulu üyeleri ve ayrıca Şirketlerin Yönetim Kurulu Üyelerine.
3- Fazla Mesai: İşçi ve Memurlara, günde en çok 2 saat fazla çalışma yaptırılır ve 2 saatlik ücret ödenebilir.
4- Ekders Ücreti: Öğretmenler, maaş karşılığı; haftada 4 gün ve bir günde 6 saat derse girmek veya idari görev yapmak zorundadır. Zorunlu ders saati dışında girilen, her ders saati için ekders ücreti ödenir. Ek ders ücreti; bir BAÜ’nün otuz güne bölünmesiyle bir günlük ücret bulunur. Bu rakamda ikiye bölünürse, bir saatlik ekders ücreti belirlenmiş olur. Hükümet, BKK ile bu oranı, 2 katına kadar artırabileceği gibi yarı oranına dekte azaltabilir.
5- İşçiye Emekli maaşı- aylığı ödenmesi.
6- Memura Emekli maaşı- aylığı ödenmesi.
7- Sağlık hizmet giderlerinin karşılanması.
8- Sigortalı Ölüm tazminatı.
9- Cenaze gideri yardımı.
10- Özel, Zorunlu işveren yükümlülük sigortası tazminatı.
11- Özel, işsizlik sigortası tazminatı: Kişi, kendi bireysel tercihiyle özel işsizlik sigortası yaptırır.
12- İşsiz kalma tazminatı: İşyerinin iflası, kapanması vb.
13- Bireysel veya toplu, Haksız işten çıkarılma tazminatı.
14- Grev ödeneği adı altında bir ödeme yapılamaz.
15- Lokavt tazminatı: Türk İş Hukukunda Gırev ve Lokavt yoktur ve yasaktır.
16- Ulaşım tazminatı.
17- Teşvik ödülü
18- İşyerinin ekonomik gücüne göre, toplu sözleşmeyle sağlanabilecek, diğer sosyal haklar.
5) MAAŞ VE TAZMİNATLARLA İLGİLİ HÜKÜMLER:
1- Aylık ücret ve maaş ödeme tablosu, Sosyal Güvenlik Prim Kesenek Tablosu ve Tazminat Cetveli; Gösterge puanlarının çarpılacağı, Asgari Ücret Katsayısını; Her yıl için Yüksek Ekonomik Kurulun, önerisi üzerine, Hükümet; BKK ile belirler.
2- Çalışanlara; ücret, maaş ve tazminatlar dışında, ek ödeme yapılamaz.
3- Kesintiler: Aylık Temel Ücretten, ençok % 25 oranında kesinti yapılır:
A) Gelir Vergisi Kesintisi: Maaş ve ücretlerden, %5 oranında gelir vergisi kesilir. Tazminatlardan; SGK’ya sigorta pirimi kesilmez, sadece % 5 oranında GV kesilerek ödenir.
B) Kamu Sosyal Güvenlik Kurumu, Prim Kesintileri: İşverence, her ay, Sosyal güvenlik kurumunun, banka hesabına yatırılır.
1- Çalışanların maaş ve ücretlerinden: % 10 oranında, zorunlu, bireysel SGK emeklilik sigortası primi kesilir.
2- Çalışanların aylıklarından; BAÜ'nün % 10'u oranında, zorunlu, bireysel kamu sağlık sigortası primi kesilir.
C) Zorunlu İşveren yükümlülük Sigortası:
İşveren, tehlikeli, riskli veya hastalık meydana getiren işlerde veya yerlerde fiilen çalışanlara; zehirligaz, ilaç, duman, koku, toz vb maddelerin, neden olduğu; kalıcı meslek hastalığı, veya iş kazasına karşı; özel bir sigorta şirketine; meslek hastalığı, sakatlık ve ölüm sigortası yaptırmak zorundadır. Aylık Prim oranı: BAÜ'nün; %5 ile %10’u arasıdır. İşçi ve memurun durumunun, sigortaya; idari ve tıbbi raporla bildirilmesi üzerine, meslek hastalığına yakalanan veya sakat olanlara veya ölümleri halinde eş ve çocuğuna tazminat; sigortaca, olay tarihinden itibaren, en geç üç ay içinde ve topluca ödenir. Tazminat miktarı; her prim ödeme yılı için bir BAÜ tutarı kadardır. Ancak ödenen tazminat miktarı, BAÜ'nün 10 katından az olamaz. SGK, Sendika, Basın, Meslek Odaları ve Belediyeler: Sosyal Güvenlikle ilgili kanunların uygulanmasını, takiple görevlidirler.
4- a) Maaş ve Ücretler; aybaşında- ayın birinde- ilk gün, çalışılmadan ve 30 tam gün üzerinden ödenir. SGK: Sosyal Güvenlik primleride; aylık olarak, yine 30 tam gün üzerinden hesaplanıp, kesilip, SGK’ nın banka hesabına yatırılır.
b) Tazminatlar; çalışıldıktan sonra, fiili olarak- eylemli işgünü, saati veya üretilen parça başına göre, hesaplanarak ödenir. 30 günlük ücretli yıllık izinler dışında, izin, rapor alarak fiilen- eylemli şekilde görev yapmayanların, bu süreler kadar,tazminatları kesilir. Tazminatlar emeklilere ödenmez. Tazminatlar, ertesi ayın 15’inde veya sonraki ayın başında, aylık ücretle birlikte ödenir,
5- Bir kişi mevsimlik, geçici statü veya iş öğretme, kurs gösterme, çıraklık, vb adlar altında da olsa, bir iş yerinde asgari ücretle, en çok üç ay süreyle çalıştırılabilir. İşi gereğince öğrenemeyen ile diğer çalışanların yaptığı işin, aynısı veya benzerini yapamayanlar; çalışmaları yetersiz görülerek, veya disiplin suçu nedeniyle üç ay içinde, tazminatsız olarak işten çıkarılabilir. Bir iş yerinde üç aylık geçici çalışma süresini dolduranlar; asli kadroya alınma, sendikaya üye olma ve toplu sözleşme hükümlerinden, yararlanma hakkına sahip olurlar.
BÜRÜT ASGARİ ÜCRET
1-a) Bürüt Asgari Ücret: Çalışanların gıda, konut:ısınma, ulaşım, dayanıklı eşya, elektrik, su ile eğitim, kültür, giyim ve sağlık gibi, zorunlu temel gereksinmelerini, asgari düzeyde karşılayabilecek miktarı, ifade eden ücrettir. Sadece Çalışana, yani bir kişinin, zorunlu insani giderlerine göre, belirlenir.
b) Asgari ücret: Tablo-1'deki 1.basamak olup gösterge puanı 1000’dir.
c) Asgari ücret; bu gösterge puanının, her yıl için belirlenecek, asgari ücret katsayısı ile çarpılarak bulunur.
d) Bürüt Asgari Ücret: 3 ile 7 Cumhuriyet Altını miktarı, parasal tutarından, daha düşük veya yüksek oranda belirlenemez. BAÜ; 22 ayarlı, 20 gıram altından az ve 50 gr altından çok olamaz.
2- Yüksek Ekonomik Kurul:
-Her yıl ocak ayının ilk haftasında bir araya gelen, Yüksek Ekonomik kurulun; toplantı süresi, üç gündür. Kararlaştırılan gün ve saatte, katılan üyelerle toplanır ve oy çokluğuyla karar alır. Oylamalar, gizli ve yazılı yapılır. Kurulun sekreterya hizmetleri, Ekonomi Bakanlığınca yürütülür. Kurul; öneri, tavsiye niteliğinde karar alır. Hükümet, Kurul kararını dikkate alarak, BKK ile Katsayıyı belirler.
*-Kurul Üyeleri:
a- Başkan: Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi,
b- BASIN Odası Temsilcisi,
c- En çok üyeye sahip, Çalışanlar Sendikasının Temsilcisi: DESK (Demokratik İşçi, Memur Sendikaları Konfederasyonu) veya GÜVENİŞ (Güven İşçi, Memur Sendikaları Konfederasyonu)
d-TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) Temsilcisi,
e- Üniversite Temsilcisi (Ankara Üniversitesi Rektörünce belirlenecek bir ekonomi profesörü).
3- Asgari Ücret Katsayısı: Vergi, cezalar, aylık maaş ve ücretler ile tazminat ve sosyal güvenlik prim puanlarının hesaplanmasında; çarpan olarak kullanılacak, Asgari ücret katsayısı: Yüksek ekonomik kurulca; 12 aylık bir dönem için belirlenerek, öneri şeklinde Bakanlar kurulunun onayına sunulur. Bakanlar kurulu, ülkenin sosya ekonomik ve siyasi durumunu dikkate alarak, katsayıyı kararlaştırır. Asgari ücret l ocakta yürürlüğe girer. Hükümet, Katsayıyı; bir yıllık veya Ocak-Haziran ve Temmuz- Aralık olmak üzere, 6’şar aylık iki dönem için farklı belirleyebilir.
4- Asgari Ücret Katsayısı Belirlenirken, Dikkate Alınacak Hususlar:
a- Bir önceki yılın enflasyon oranı,
b- Türkiye'nin genel ekonomik durumu,
c- Dış Ticaret Hacmi, İthalat ve ihracat durumu,
d- Tüketici fiyat endeksleri, hanehalkı tüketici endeksleri.
e- Gıda, barınma, eğitim, kültür, giyim ve sağlık gibi temel gereksinmelerin yeterli, dengeli ve düzenli bir şekilde karşılanması,
f- Dünya ekonomik durumu,
g- Asgari ücret tespit edilirken; çalışan, tek kişi olarak ele alınır. Yaşlı, hasta, evli, çocuklu olması gibi özel hususlar dikkate alınmaz. Çalışanların tümü için ortak ve genel nitelik taşımayan, bu özel durumların; işçinin, memurun başarısına, işe ve işyerine, hizmetin kalitesine, üretim ve kârlılığa, olumlu bir katkısı yoktur.
5- Asgari Ücret Gelirinin; Temel Tüketim Harcamalarına Dağılımı: TÜFE: Tüketici fiyat endeksinde esas alınacak, kişisel gelirin dağıldığı, Ana Tüketim Grupları ve 1000 puanlık, Bürüt asgari ücret- taban puanındaki oranları:
a- Konut % 40 (400 puan): Kira, ulaşım, elektrik, su, telefon, ısınma ve pişirme yakıt gideri, ev eşyası: mobilya, beyaz eşya, dayanıklı tüketim mal ve aletleri ile evin bakımı ve eşya onarımı.
b- Gıda % 30 (300 puan): Bireyin; dengeli, düzenli, yeterli, sağlıklı beslenmesi ve mutlu yaşamasını sağlamaya yönelik,TÜFE hesaplamasında esas alınacak,Temel Gıda Maddeleri ve Mutfak giderleri; Kuru Gıda;fasulye,nohut,bulgur,pirinç,ekmeklik un,makarna,toz şeker, çay, tuz. Yaş Meyve ve Sebze;elma,muz,soğan,patates,domates ve salça. Diğer Gıdalar;Ayçiçek,zeytin, tereyağ, pastörize inek sütü,yoğurt,beyaz peynir,sofralık zeytin,yumurta,sığır eti,tavuk,kültür alabalık ve ekmek gibi temel besin maddeleri ile çeşitli dayanıksız, tüketim mal ve hizmetleri.
c- Eğitim-Kültür % 10 (100 puan): Günlük tv izlenmesi, bir adet haftalık gazete, bir aylık dergi, üç ayda bir kitap alımı ile okul, kurs, haberleşme, internet, gezi, eğlence, piknik, spor giderleri vd.
d- Giyim % 10 (100 puan): Mevsime uygun; Elbise, ayakkabı ve çamaşırlar.
e- Sağlık % 10 (100 puan): Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen, Yataklı Tedavi dışındaki; önleyici, koruyucu, ayakta tedavi ve ekstra sağlık giderleri.
SENDİKACILIK
1- Sendika Kurma Hakkı:
a- Çalışma şartlarının iyileştirilmesi,işyerinin; üretim, verimlilik ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi, çalışanların; birbirleri, işveren ve hükümet ile sağlıklı iletişiminin sağlanması. Çalışma mevzuatının güncelleştirilip iyileştirilmesi,sosyal, ekonomik hak ve menfaatlerin, korunup arttırılması ve düzenli şekilde uygulanabilmesi. İşçilerin, eğitim seviyesinin yükseltilmesi, mesleki teknik kurslarla bilgi ve becerilerinin artırılarak,vasıflı hale getirilmesi için:10 ve daha fazla personel çalıştıran, işyerlerindeki; işçi ve memurlar:işyeri düzeyinde sendika kurma hakkına sahiptirler. İşyeri düzeyinde kurulan sendikalar,İşkolu düzeyindeki bölge Federasyonlarına katılır. Federasyonlarda en üst düzeydeki çalışanlar sendikası kuruluşu olan,Konfederasyonları oluştururlar.
b- İşçi ve atanmış memur dışındaki; seçilmiş, görevlendirilmiş istisnai memurlar ile işveren ve diğer serbest meslek çalışanları; işkolu düzeyinde, Oda kurarak veya Dernek,Vakıf, Birlik çatısı altında bir araya gelerek; sosyal, ekonomik, hukuksal hak ve çıkarlarını arayıp, savunucu, koruyucu çalışmalar yapabilirler.İstisnai görevli ve seçilmiş devlet memurları, işveren statüsünde olup, Hükümeti temsil eder ve Devlet gücünü kullanırlar.
2- İşyerinde Sendika Kurulması:
a- İşçiler için işyeri deyimi: (Belirlemede esas alınacak ölçü) Aynı il, ilçe veya belde, belediye (mülki idari) sınırları içerisindeki aynı adı taşıyan, aynı kurumlar veya gelir vergisine tabi olan, aynı amaçlı, birbiriyle irtibatlı veya birbirini tamamlayan fabrika, imalathane, tesis, kuruluş, depo veya aynı şirketin aynı konuda faaliyet gösteren şehrin değişik semt ve mahallelerindeki satış şubeleri; işçiler için bir işyeri sayılır.
b- Devlet Memurları için İşyeri Deyimi:
1) Bakanlıkların herbiri, Ankara'daki merkez kuruluşunda çalışanların tümü için bir işyeri sayılır. Her bakanlıkta bir sendika kurulur; görevine, unvanına, mesleğine bakılmaksızın tüm atanmış memurlar; bu sendikanın doğal üyesi kabul edilir. Hiçbir memur, sendikaya üye olmaz ve çıkarılamaz. Sendika içindeki gruplar, yönetimi ele geçirmek için demokratik yöntemler kullanarak, birbirleriyle mücadele ederler. Etkili çalışan, fikir ve hizmet üreten, grup kazanır. Federasyona-Konfederasyona katılma ile yönetim kurulu seçimi; Genel Kurul kararıyla ve oy çoğunluğuyla gerçekleştirilir. Oylamalar, gizli ve yazılı şekilde yapılır.
2) İl, ilçe veya beldede, devletten maaş alan memurlar için:
a- Ankara'daki bakanlık merkez memurları,
b- Görevlendirilmiş istisnai ve seçilmiş memurlar,
c-Fiilen eğitim öğretim hizmetlerinde çalışan, öğretmenler hariç; il ilçe veya belde bir işyeridir. Seçilmiş, görevlendirilmiş istisnai memurlarla öğretmenler dışındaki diğer atanmış kamu görevlileri; il, ilçe veya belde ölçeğinde; Kamusen adı altında, işyeri düzeyinde bir Sendika kurar. Bu Sendikaya: Adliye (Hakim, Savcı, Polis ve diğer personel), Askeriye (subay), Belediye (sağlık personeli, teknik elemanlar ve idari personel) ve unvanlarına bakılmaksızın diğer (üniversite ve temel eğitim okullarındaki; idari, teknik ve sağlık personeli gibi) Kamu kuruluşlarındaki atanmış memurların hepsi, zorunlu ve doğal olarak, Kamusen üyesidirler. Ayrıca Kamusen üyesi memurlar; ilgili meslek odası, vakıf, dernek ve siyasi partiye üye olup, mesleğiyle ilgili veya sosyal, kültürel, siyasi etkinliklere, özgürce katılabilir.
3) İl, ilçe veya beldedeki özel ve devlete ait, yüksek okullar ile temel eğitim okullarında görevli (akademik unvanlarına bakılmaksızın) tüm öğretmenler için; il, ilçe ve beldeler; ayrı ayrı işyeri sayılır. Örneğin ilçe mahalle ve köylerinde, devlet veya vakıf, dernek, şirket gibi özel sektöre ait Fakülte, yüksekokul ile ana, ilköğretim ve lise düzeyindeki eğitim kurumları veya mesleki ve teknik öğretim kurslarında eğitimci olarak, görev yapanların işyeri;İLÇE’dir. İlçe ölçeğinde tüm öğretmenler için bir Eğitimsen Sendikası kurulur. Tüm öğretmenler, bu sendikanın zorunlu ve doğal üyesidir.
c- Her işyerinde;çalışanlar adına,yalnızca bir adet, İşyeri Sendikası kurulabilir.Bir işyerinde çalışan; 10 veya daha çok işçi veya memur; yasayla genel olarak düzenlenen ve yönetmelikte şekil şartları gösterilen, Sendika Tüzük Formunun; ilgili bölümlerini doldurup, noter huzurunda (kurucu üyelerin) imzalaması ve Noterin;Tüzüğün, kurucuların özgür iradesiyle düzenlenip, imzalandığını, onaylaması üzerine, Sendika kurulmuş olur. Dört nüsha olarak düzenlenen Sendika Tüzüğünün; bir nüshası, İşyeri sahibine; (şirket tüzel kişilik veya kamu kuruluşu ise en üst yetkiliye) alındı belgesiyle teslim edilir. İkinci suret Güvenlik (emniyet) Müdürlüğüne verilir. Bir sureti Sendikada bırakılır. Sendikanın, kuruluş tarihinden itibaren, en az bir ve ençok üç ay içinde tüm sendika üyelerinin katılımıyla (üyelere tek tek yazılı bildirim yapılarak) düzenlenecek, Genel Kurulda;Önce, 5 kişilik İşyeri Sendikası,Yönetim Kurulu üyeleri seçilir.Sendika üyelerinin çoğunluğunun tercihleriyle; işkolu ve bölge düzeyinde faaliyet gösteren, sendika bölge üst kuruluşu, Federasyon;gizli oylamayla yapılacak, seçimle belirlenir. Genel Kurulun, katılım kararı aldığı, Federasyona; bir sendika tüzüğü ve birde katılım kararıyla birlikte başvurulur. Federasyon seçimiyle en üst kuruluş olan, konfederasyona da girilmiş olunur.
d- Federasyon ve Konfederasyonlar;
1-a) Sendikaların;çalışanların hakkını savunabilmesi için ekonomik ve idari yönden,güçlü olması gerekir. İşyeri düzeyinde tek sendika, işkolu düzeyinde ikili federasyon ve en üst seviyede ise yine ikili konfederasyon sistemi, en etkili ve çağdaş, demokratik sendikacılık sistemidir.
b) Halen sayısı üç olan: DİSK, HAKİŞ ve TÜRKİŞ gibi işçi Konfederasyonları ile Memursen, Kamusen, Eğitimsen gibi, sayıları beşi geçen Memur Sendikaları; bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, tüzel kişiliğini yitirip, feshedilmiş sayılır. TÜRKİŞ'in taşınır, taşınmaz, tüm mal varlığı;GÜVENİŞ'e(*GİMSEK:Güveniş;İşçi,Memur,Sendikaları, Emekçiler Konfederasyonuna), DİSK ve HAKİŞ'e ait taşınır, taşınmaz mal varlıkları ise DESK'e (*Demokratik, Emekçiler, işçi, memur Sendikaları Konfederasyonuna) geçer. Bu yeni oluşturulan iki konfederasyonun genel merkezi Ankara'dadır. 11-14 Bölge merkezinde (EK: 5) birer şube açar. Bu şubede iş kolu düzeyinde ve o bölgede faaliyet gösteren iş yeri çeşitlerine uygun işkolları sayısınca Federasyon kurar. Örnek işkolları: Banka, finans iş, Basın iş, Büro iş, Demirçelik, Eğitim Sen, Hizmetiş, Kamusen, Madeniş, Madeni eşya, Otel, lokanta ve Turizm hizmetleri, plastik iş, Tarım iş, Tekstil, Ağaç iş, Toprak iş, Seramik, Yapı iş, Film-Müzik-Tiyatro-Sanat iş gibi, İşkollarını; Hükümet, İşveren ve Konfederasyon Temsilcilerinin katılacağı bir komisyon belirler.
c) Birsen, Kamusen, Kesk, Eğitimsen, Türk Memursen gibi memur sendikalarıda; Çalışanlar sendika Konfederasyonu olan; DESK veya GÜVENİŞ KONFEDERASYONLANINDAN birine katılmak zorundadır.
2) İşyeri düzeyinde kurulan sendikalar, Genel Kurul Kararıyla, bölgelerinde işkolu düzeyinde faaliyet gösteren iki federasyondan birine katılır. Sendika başkanı, katıldıkları federasyonun üyesi olur: 5 yılda bir federasyon yönetim kurulunu seçerler. Federasyon başkanları, konfederasyonunun üyesidir. Federasyon başkanları ile Federesyonun 5 kişilik Yönetim kurulu üyeleri; 5 yılda bir;Başkentteki Konfederasyon yönetim kurulunu seçerler.
3) Sendika, Federasyon ve Konfederasyon ile ilgili ortak hususlar:
a- Bir kişi ancak bir dönem (5 yıl süreyle), sendika başkanlığı yapabilir. İkinci defa ve dönem için tekrar aday olamaz,seçilemez.(*Beş yıllık dönem,az değildir.İstenen, her hizmet gerçekleştirilebilir. Dünya hergün değişmekte ve kendini yenilemektedir. Toplumların, gelişip, huzuru yakalaması; değişik, farklı ve yeni fikirlere, yönetimde fırsat tanınmasıyla olur. Akıl, akıldan üstündür. Demokrasi;insanların, iyilik, güzellik, doğruluk ve ikna suretiyle nöbetleşe- sırayla kendilerini yönetme, toplumda;birlik, uyum, denge kurma ve sorunları; açıklık, şeffaflık ve özgürlük içinde çözme, sanat ve sistemidir. Yönetim, toplumun her kesimine, her düşünceye, yarışma, tercih ve seçime açık olmalıdır.Yönetimin;sürekli aynı kişi ve grubun elinde olması, toplumları ve kurumları, içten çürütür, yozlaştırır ve krize sürükler.)
b- Genel Kurul toplantıları ve yönetim kurulu seçimi; önceden duyurulan gün, saat ve yerde katılan üyelerle yapılır ve oy çokluğuyla karar alınır. Oylama, gizli ve yazılı olur.
c- Bölgelerde işkolu düzeyinde yeni bir federasyon açılabilmesi için en az 10 adet işyeri sendikasının üyeliği şarttır. Bağlı olduğu Bölge İdare merkezinde; Federasyon bulunmayan; bölge, il, ilçe ve belde sendikaları; ulaşım yönünden en yakın bölgenin, Federasyonuna katılır.
d- Sendika başkanı ve yönetim kurulu üyeleri, işyerinde çalışmalarını yine sürdürürler. Federasyon başkanı, işyerinden maaşsız izinli sayılır, maaş ve tazminatını genel hükümlere göre federasyondan alır. Yine konfederasyonun 5 kişilik yönetim kurulu üyelerinin tümü, işyerlerinden maaşsız izinli sayılır. Maaş ve tazminatları konfederasyonca ödenir. Sendika, Federasyon ve Konfederasyon Yönetim Kurulu üyeleri, görevleri açısından kamu görevlisi sayılırlar.
-Ayrıca, maaş ve tazminatlarına ek olarak, Brüt Asgari Ücretin:
1) Sendika Başkanlarına: l katı tutarında sendikaca;
2) Federasyon Başkanlarına: 2 katı tutarında, federasyonca;
3) Konfederasyon başkanı ve diğer Yönetim kurulu üyelerine:3 katı tutarında, konfederasyonca; temsil, toplantı, ulaşım ve Üst Yönetim Gideri Tazminatı ödenir.
e- Federasyon Başkanı ve Konfederasyon Yönetim Kurulu üyelerine; lojman tahsis edilemez, makam, hizmet aracı alınıp,kiralanıp verilemez.Sendika,federasyon ve konfederasyonlara, oto, gemi veya uçak türü araç alınamaz. Ulaşım hizmetleri, toplu taşım ve her iş için ayrı araç-taksi kiralama suretiyle karşılanır. Sosyal tesis ve hizmet binası yaptırılamaz. Eğitim çalışmaları özel sektör tesislerinde, hizmet ise kiralık binalarda yürütülür.
f- Sendika ve Federasyon Yönetim Kurulları: Sendika Yönetim Kurulu 5 kişiden oluşur. Sendika Genel Kurulu, 5 yılda bir, katılan sendika üyeleriyle toplanır. S. Y. K; Genel kurulca seçilir. Bölge Federasyon Y. K. Üyelerini; Federasyona bağlı Bölge S. Y. K. Üyeleri; adaylar arasından, 5 yılda bir, gizli ve yazılı oylama ve oy çokluğuyla seçer. Başkanlar, ikinci defa ve dönem için yeniden başkanlığa aday olamaz ve seçilemez.
-Yönetim Kurulu üyelerinin unvan ve görevleri:
1) Başkan : Tüzel kişiliğin temsilcisi, karar uygulayıcısı, genel yönetici, koordinatör
2) Başkan Vekili : Divan Başkanı,Hukuk Danışmanı
3) İdari Sekreter: Raportör –Yazman,Sözcü
4) Mali Sekreter : Sayman- Muhasip- Mali Danışman. Harcamaları; Başkan veya yetki verilirse; B.V; ile Mali sekreter, birlikte ve çift imzalı kararla yapar.
5) Denetçi: Üyeler adına, 7 gün 24 saat; karar, faaliyet, harcama ve çalışmaları, gözetip denetler.
g- Konfederasyon Yönetim Kurulu üyeleri; 5 yıllık bir dönem için Bölge Federasyon Yönetim Kurulu üyelerince seçilir. Her üyelik için ayrı adaylık konur ve ayrı seçim yapılır. Eski Başkan, ikinci defa veya dönem için yeniden başkanlığa aday olamaz ve seçilemez. Diğer yönetim kurulu üyeleri, tekrar aday olabilir. K. Y. Kurulu seçimi; 5 yılda bir yapılır. Ancak üyelerin yarıdan bir fazlasının yazılı istemiyle her zaman olağanüstü toplantıya çağrılarak, Yönetim Kurulu seçimi; daha erken yenilenip, Konfederasyonda yönetim değişikliği yapılabilir. KYK; Bölge Federasyon YK ile Sendika Y. Kurullarını, hiçbir nedenle görevden alamaz! K. Yönetim Kurulu toplantısı, her ay veya üç ayda bir yapılır. Konfederasyon merkezinde; YK dışında ayrıca, Kadın, Eğitim gibi Çalışma Kolları ile Hukuk, Disiplin gibi gereken dallarda;3-5 üyeli, İhtisas Komisyonları kurulur.
*Sendikayla İlgili Genel Hususlar:
A- Sendikaya Giriş ve Sosyal Güvenlik Sigortası:
a) Bir iş yerinde sendika kurulabilmesi için o iş yerinde; en az 10 personelin çalışıyor olması gerekir. Bir iş yerinin; 10’ dan daha az sayıdaki çalışanları, o iş yerinde sendika kuramaz ve başka bir işyeri sendikasına da üye olamaz. Bir işyerinde çalışanlar, o işyerinde kurulu Sendikanın; zorunlu ve doğal üyesidir. Sendikaya üyelik durumu yoktur: İşçi, işyerinden ayrılmadıkça, sendikadan çıkarılamaz.
b) İşveren Sendikaya, işyerinde uygun bir yeri;Büro veya Evrak Dolabı olarak, tahsis eder.
c-1) Her Ocak ayında; bir kez ve 12 aylık bir dönem için; işyeri sendikası üyesi çalışanların, maaş bordrosundan: bir ay için BAÜ'nün % 1'i oranında olmak üzere, sendika aidatı kesilir ve işverence sendikanın bankadaki hesabına yatırılır. Ayrıca sendika üyelerinden, maaş ve tazminat artışlarında; bir aylık artış farkları, işverence kesilerek, sendikaya ödenir. Sendika aidatı, yalnızca aylık temel ücretten kesilir. Tazminatlardan, sendika üyelik ödentisi kesilmez.
2) Sendikalar, gelirlerinin: % 50'sini; kendileri kullanır. Diğer % 50'sini de federasyon ve konfederasyon payı olarak, bağlı oldukları konfederasyona gönderir. Konfederasyonlar, aidat, ücret artışı farkı ve bağış gelirlerini; TC’de kurulu; bir ulusal-yerli bankanın; TL cinsinden, vadeli mevduat hesabında değerlendirerek; genel gider, sosyal ve kültürel etkinlikler, mesleki ve teknik kurs ve hizmetiçi eğitim çalışmalarında, üyeleri için kullanırlar. Sendikalar, bir siyasi parti, dernek veya vakfa, para veremez. Ancak, DKÖ, Meslek Odası ve Siyasi Partilerle;ortak etkinlik düzenleyebilir.
d) Toplu iş sözleşmesi: Sendikalar, çalışanların ekonomik ve sosyal durumlarını iyileştirmek, çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla; işverenle, işyeri düzeyinde, toplu sözleşme yaparlar. Toplu sözleşmeler, 5 yıllık bir dönemi kapsar. Bu beş yıllık dönem; altışar aylık, birer yıllık uygulama, iyileştirme ve artış sürelerine bölünebilir. Toplu sözleşme süresinin bitimine,6 ay kala; yeni toplu sözleşme dönemi için görüşmelere başlanır.
e) Bir iş yerine; mevsimlik, geçici statüde, veya aday olarak alınan, işçi ve memurlar; asgari ücretle ve tazminat ödenmeden, en çok üç ay çalıştırılır. Bu dönemde de yine,Kamu SGK’ya; sağlık ve emeklilik sigortası pirimi kesilir. İşçi ve memur; üç aylık,deneme süresi içinde; bilgisi, beceri, yetenek ve çalışması; yetersiz, disiplinsiz, uyumsuz ve işyerine yararsız görülerek, işten çıkarılmamışsa; 4. ayın başında otomatikman- kendiliğinden- doğrudan kadro hakkı kazanır. Öğrenim durumuna göre intibakı yapılır. İntibakına göre maaş ve görevine göre tazminat ödenir. İşyerinde kurulu işçi ve memur sendikasına;direkman üyelik hakkını elde ederler.
f) Çalışılan işyeri veya yapılan iş; İşkolu veya görev olarak, çalışanlar için tehlikeli veya sağlığa zararlı ise: işçi ve memurların; işe girdikleri günden itibaren, işverence, iş kazası (sakatlık, ölüm) ve meslek hastalığına (kısmi veya kalıcı çalışamazlık) karşı özel bir sigorta şirketine sigorta ettirilmesi zorunludur. Bu özel sigorta priminin tamamını işveren yatırır. Sendikalar bu konuyu titizlikle takip eder. İşverenle yaptığı toplu sözleşmede; iş kazası ve meslek hastalığı sigortası yaptırılacak, iş bölüm, birim, görev ve unvanlar veya personel, ismen belirlenip, sözleşmeye konulur. Kamu SGK, bu tür bir hizmet vermez.
B- İşçi ve Memur Sendikalarına, üye Olamayacak Kamu Görevlileri ve Diğer Çalışanlar:
1- TCUM Üyeleri, Belediye Başkanları ve Muhtarlar gibi, Seçilmiş Devlet Memurları ile İhtiyar Heyeti Üyeleri,
2- Devlet Başkanı ve Vekili, Bakanlar Kurulu Üyeleri, Bakanlık Daire Başkanı, Büyükelçi, Konsolos, Dış Temsilci, Uzman ve Şube Müdürleri gibi, İstisnai görevli devlet memurları,
3- Türk Silahlı Kuvvetlerinde- Ordu birliklerinde: TAE gören Erbaş ve Erler,
4- İşyerlerinde uygulama stajı yapan;Üniversite- yüksek öğrenim ve Temel eğitim okulu öğrencileri,
5- 18 yaşına girmemiş, iş öğrenen çıraklar ile işyerinde 3 ayı doldurmamış Geçici çalışanlar,
6- İşyeri sahibi, şirket ortağı, işveren,serbest meslekten çalışanlar ile şirket ve tesis müdürleri,
7- İdari ve Kamusal Kurul üyeleri,
8- TC Vatandaşı olmayanlar, Emekliler, hükümlüler.
C- Çalışanların Katılacağı, veya Temsil Edileceği Kurul ve Komisyonlar: Sendikaların temsil ettikleri, üyelerininin; haklarının iyileştirilip korunması, işyerlerinin; sağlıklı yönetilmesine bağlıdır. Çalışanlar, işyerinin asli unsurlarından biridir; işyeri yönetiminde bulunması, söz hakkı olması, demokrasinin ve çağdaş akılcı, yönetim sisteminin bir gereğidir.
-İşçiler çalıştıkları tarım, sanayi ve hizmete yönelik işyerlerinde, Sendikalar aracılığıyla temsil edilirler.
a) Limited ve Anonim şirket, Yönetim Kurulu Üyelikleri:
1- Yönetim Kurulu Başkanı (En büyük hisse sahibi veya temsilcisi),
2- Yönetim Kurulu Başkan Vekili (2.ci büyük ortak veya temsilcisi),
3- İdari Sekreter (Gn Md,Şirket Müdürü, Fabrika Md. yada 3.üncü Ortak)
4- Mali Sekreter (Şirket Muhasibi veya 4.üncü Ortak )
5- Denetçi (İşyeri Sendika Temsilcisi).
b) Fabrika ve İşyeri Yönetim Kurulu Üyeliği:
1- Yönetim Kurulu Başkanı (Müdür),
2- Başkan Vekili (İdari veya Teknik şube Müdürü veya muhasebe Şefi),
3- İşveren Temsilcisi (En büyük hisse sahibi),
4- İşveren Temsilcisi (ikinci büyük ortak),
5- Denetçi (İşçi sendikası işyeri temsilcisi),
c) Çalışanlar, her yıl için asgari ücret katsayısını belirleyen, Yüksek Ekonomik Kurulun üyesidir.
1- Kurul Başkanı: Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi,
2- Basın Odası Temsilcisi,
3- DESK (Demokratik,Emekçiler, İşçi, memur,Sendikaları Konfederasyonu) veya GİMSEK- GÜVENİŞ (*Güven;İşçi,Memur Sendikaları,Emekçiler Konfederasyonu), Çalışanlar Sendikası Konfederasyonu Temsilcisi. En çok üyeye, hangi Konfederasyon sahipse, Kurula Temsilciyi o gönderir,
4- TOBB Temsilcisi (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği),
5- Üniversite Temsilcisi:Ankara Üniversitesi Rektörünce görevlendirilecek,bir ekonomi profesörü,
d) İşçiler,Özelleştirilecek Devlet Kitlerinin,İl ve İlçelerde kurulacak,Özelleştirme Komisyonu Üyesidir.
1- Komisyon Başkanı: Belediye Gelir Müdürü, Defterdarlık Gelir Müd veya İlçe Gelir veya Malmüdürlük Saymanı,
2- Serbest Muhasebeci ve mali müşavirler odası temsilcisi,
3- Sanayi odası temsilcisi,
4- Tesisin bulunduğu mahalle veya köyün muhtarı,
5- Özelleştirilecek tesiste çalışan işçilerin üye olduğu işyeri Sendika Temsilcisi. Dördüncü ve beşinci sıradaki komisyon üyeleri; her özelleştirilecek tesis için yenilenir. Bunlar geçici üyedir. Ayrıca komisyona, bölgedeki üniversiteden, danışman olarak, bir öğretim üyesi çağrılır. Danışman üyede görüşmelere ve karara katılarak oy kullanır. Üyelerin, söz hakkı ve oyları eşittir.
D- Grev ve Lokavt; Türk İş Hukuku ve Türk Çalışma Hayatında yoktur, yasaktır ve suçtur.
a) İşçi ve Memurlar; Genel hükümler dahilinde, ekonomik ve sosyal haklarıyla ilgili olarak, işverenle toplu sözleşme yapılamaması ve anlaşmazlık halinde, yasalara uygun olarak; o yer Ekonomik İşler Kurulu ve Belediye Meclisine gitme hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme, işyeri düzeyinde yapılır. İşverenle görüşmeye, Federasyon ve Konfederasyon temsilciside, işyeri sendika başkanıyla birlikte katılabilir.
b) Grev yapmanın,greve katılmanın,işi yavaşlatmanın,işe gelmemenin,hizmet vermemenin; kesinlikle yasak,halk, devlet düşmanlığı ve toplumsal suç kapsamında olduğu,kamusal iş, görev ve hizmetler:
-Özellik ve toplumsal önemi nedeniyle aşağıdaki 11 çeşit işte çalışan işçi ve memurlar; hiç bir nedenle işlerini yavaşlatamaz, aksatamaz, araveremez, bırakamaz, geç gelemez, erken ayrılamaz. Mesaisine düzenli olarak gelmek, dikkatli çalışmak, işini gereğince, yerinde ve zamanında yapmakla yükümlüdür. Aksine davranan personel hakkında, tutanak tutulup soruşturma açılır. Suçu sabit görülen, personelin işine; idarece, tazminatsız son verilir. Bu karara karşı, Yargıya gidilemez.
1- Su (içmesuyu ve atıksu), elektrik, doğalgaz, telefon, yol, tünel, köprü, alt üst geçit gibi, altyapı hizmetlerinin yapım, üretim, dağıtım, bakım ve onarım hizmetlerinde çalışanlar.
2- Cenaze yıkama, taşıma ve mezara defin hizmetlerinde çalışanlar.
3- Güvenlik hizmetlerinde çalışan; polis memuru,amir vd personel.
4- Resmi ve özel üniversiteler ile ana sınıfından liseye kadar 12 yıllık temel eğitim okullarında görevli öğretmen ve diğer personel.
5- Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu: E. Sb, T. Sb, S. Sb, M. Sb, PSA:Pr. Szl. Asker ile Orduda TAE gören Erbaş ve Erler ile askeri birlik ve tesislerde görevli diğer sivil personel.
6- Hastane,Aile ve İşyeri sağlığı ile Ana ve çocuk sağlığı merkezlerinde, sağlık hizmeti verilmesinde görevli; doktor, ebe, hemşire, teknisyen ve diğer personel.
7- Şehrin temizlik hizmetinde çalışanlar; el veya araçla çöp süpürülmesi, evsel artıkların toplanması, çöp biriktirme, arıtma ve imha merkezine taşıma, çöpün yeniden kazanım işleri.
8- Yargı hizmetlerinde görev yapan hakim ve savcılar ile mahkeme ve ceza evlerinde görevli diğer personel.
9- Bina ve Orman Yangınlarını söndürme ve anbulans hizmetlerinde çalışanlar.
10-Sel, deprem, yerkayması, çığ gibi doğal afetlerde, arama, kurtarma, ilkyardım ekiplerinde çalışan, görev yapanlar.
11-Banka, Borsa gibi toplumsal, kamusal, ekonomik iş, görev ve hizmetlerde çalışanlar.
c) TC Yasalarına göre yasak ve suç olan, greve katılanların, ekonomik ve sosyal hakları: Greve katılanlara, grev süresince, İşveren: maaş veya ücret ödemez. SGK: Emeklilik ve sağlık sigortası primleri, kesilip yatırılmaz. Grev sona erip,anlaşıp,işbaşı yapıldıktan sonrada, İşverenden; Grev nedeniyle çalışmadan geçirilen, süreler için maaş ve tazminat istenemez. İşveren greve katılanlar için grev süresince, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta primlerinide yatırmaz. İşverenin, kanunsuz gırev yapanları; tazminatsız işten çıkarma, hak ve yetkisi vardır.
d) Yasa hükümlerine aykırı olarak grev başlatan, sürdüren, işçi ve memurlar; bu durumları tutanakla tesbit edilip, tazminatsız olarak, iş veya görevine son verilir. Ancak tehdit ve zorlamayla, can korkusu nedeniyle greve katılanların; iş veya görevine son verilmez. İşverence; İşyerinde sendika kurmak, sendikal çalışma yapmak gibi davranışlar; suç görülüp, yasal bir gerekçe bulunmadan, haksız şekilde işten çıkarılanlara: Hukuk mahkemesince, bu haksız işlemin tesbitine bağlı olarak; o iş yerinde çalıştığı her hizmet yılı için; BAÜ’nün l ila 3 katı arasında, işverenin tazminat ödemesine karar verilir. Ancak ödenecek tazminatın miktarı, hiçbir şekilde BAÜ'in 10 katından az olamaz.
e) Toplu Sözleşme görüşmelerinin yapılmasını veya toplu işten çıkarma kararı,alınıp uygulanmasını; işyeri ve yerel düzeyde Belediye Başkanları, bölge ölçeğinde veya tüm yurtta ise Hükümet; gerekli görürse BKK ile: 3-6 süreyle erteler veya yasaklar. Türkiyede, işyeri ve İşkolu düzeyinde veya genel nitelikte grev,asla yapılamaz. Faaliyeti devam eden, bir işyeri,tesisin çalışanları; toplu işten çıkarılamaz.İşyerinin kapanma ve iflas durumu, ayrı ve farklıdır.
f) Toplu sözleşme görüşmelerinin; yasaklanması, ertelenmesi, yapılamaması durumunda, yada anlaşmazlık veya görüşmelerin, çıkmaza girip, 3 ayı doldurması halinde; Taraflardan birinin başvurusu üzerine, sendika ile işveren arasındaki toplu sözleşme uyuşmazlığı; o yer Ekonomik İşler Kurulunca çözülür. E. İ. K. Kararına karşı, Belediye Meclisine itiraz edilebilir. Belediye Meclisi kararı kesindir, tarafları bağlar, toplu sözleşme hükmündedir.(*Anlaşmazlığın, aylarca uzamasının; gırev ve lokavtın;ne işçi,ne işveren, nede ülke ekonomisine, bir yararı yoktur. Tarafları daha çok çözümsüzlüğe, olumsuz davranışlara, anlayışsızlık ve ekonomik kayba itmektedir.)
g) İşyerinde anlaşmazlık çıkıp, çalışanların; işi yavaşlatması üzerine; İşverende;durum tesbiti yaptırıp, tutanak tutup, yasa hükümlerine uygun olarak, eylemcileri işten çıkarma kararı alırsa; işten çıkarılan işçilere, o iş yerinde çalıştıkları her yıl için; bir BAÜ tutarında İşten çıkarma tazminatı ödemek zorundadır. Tazminatlar, en geç bir ay içinde ödenir.
ÜRETİM VE HİZMETE YÖNELİK:İŞ KOLLARI VE SEKTÖRLER İLE MESLEK ODALARI VE KURULABİLECEK BÖLGE İŞÇİ FEDERASYONLARI
- Hükümet; güçlü DKÖ istemediğinden, Meslek Odası sayısını; (1.1.2013) 365’e bölüp,çıkarmış? Siyasi parti sayısıda;97!* Meslek Odaları bu şekilde örgütlendirilir.
1- ALT YAPI HİZMETLERİ: Yol, Köprü, Tünel, Elektrik, Doğalgaz, Su, (içme, kullanma, sulama), kanalizasyon, atık arıtma vb işletme, dağıtım, bakım ve onarım hizmetleri, yangın söndürme, cenaze hizmetleri, temizlik, çöp toplaması vs.)
2- BASIN-YAYIN-MEDYA: Basım, Yayım, Matbaa (Kitap, Dergi, Gazete), Bilişim, İnternet, tv, Radyo, Müzik, Tiyatro, Sinema, Plastik Sanatlar (Resim, Heykel) vb.
3- DEMİRÇELİK VE METAL : İnşaat demiri, Profil, Metal eşya, Anametal, Madeni eşya, Silah, harp silahı, mermi-mühimmat, vb.
4- DERİ SANAYİ; Hamderi işleme, Deri tekstil, Ayakkabı, Çanta...
5- DOKUMA: Çırçır, İplik, Kumaş, İçgiyim, Tekstil, Konfeksiyon,Halı, Kilim, Örgü vb.
6- EĞİTİM, KÜLTÜR VE SİPOR HİZMETLERİ: 12 yıllık Temel Eğitim, Üniversite öğretimi, İSMEK, hobi, Spor...
7- ENERJİ: Elektrik enerjisi üretimi ( Su, Kömür, Doğalgaz, Güneş, Rüzgar, Termal, Deniz akıntı ve dalgası, Nükleer...)
8- GIDA:Unlu, Şekerli, Yağlı, Sütlü, Alkollü içki, Su, Maden suyu, Gazlı içecek, Tuz, Tütün...
9- HİZMET, MUHASEBE VE BÜRO İŞLERİ: Özel sektör işleri ile tüm Kamu görevi ve hizmetleri...
l0- İNŞAAT: Ev, İşyeri,Tarihi bina restore-yenileme,yalıtım-izolasyon, Yol, Köprü, Tünel, Su, Kanalizasyon, Arıtma, elektrik, Telefon, Doğalgaz boru hattı gibi, Altyapı Hizmetleri: Yapım, kurulum, bakım, onarım işleri...
11- İLETİŞİM: Haberleşme, Telekomünikasyon, Telsiz, İnternet, Telefon, Uydu...gibi tesislerde teknik işlerin yürütüm, işletme, bakım ve onarım hizmetleri
12- MAKİNE, MOTOR, CİHAZ ÜRETİMİ: Makine, Otomotiv, Taşıt araçları Yedek Parça, Kamyon, Tiren, Gemi ve yat üretimi, Uçak, Helikopter, Traktör, elektrikli ve elektronik eşya, Dayanıklı Tüketim malları, Beyaz eşya vb.
13- MALİ SEKTÖR-FİNANS: Banka, Sigorta, Fin. Kir. Lea. Fakt. Sermaye piyasası- Borsa (Menkul kıymetler, Yat.Ort. altın, Döviz...) gibi parasal, mali sektör.
14- ORMAN ÜRÜNLERİ: Ağaç, mobilya, Kereste, Sunta, Doğrama, Kağıt, Tutuşturucu odun, Odun kömürü vb.
15- PETROL VE KİMYA SANAYİ. Petrol ürünleri, Boya, Gübre, İlaç, Lastik, Plastik, Kauçuk, Sünger vb.
16- SAĞLIK HİZMETLERİ: Önleyici, ayakta ve Yataklı Tedavi, Dişçilik, Tıp Doktorluğu, Eczane, Optik, Hastane, İlaç- Ecza deposu,Tıbbi alet,cihaz üretim ve pazarlama,Tıbbi Tahlil Laboratuvarları, Sosyal Hizmetler (Huzurevi, Engelli eğitim merkezi...) vb.
17- TARIM: Tarla bitkileri (Hububat, Pancar, Yem vs.) Meyve,Üzüm Bağı, Sebze, Seracılık, Çiçek, Hayvancılık (Kanatlı, Küçükbaş, Büyükbaş, Balıkçılık vd).
18- TOPRAK VE MADENCİLİK: Taş,Kum,Çakıl,Mermer,Kireç, Çimento,Cam, Seramik, Karo, Fayans, Tuğla, Kiremit, Biriket ile Kömür, Demir, Çinko, Bakır vs. Madenler...
19- TOPTAN VE PERAKENTE TİCARET: Market (* Marketlerin;otoparkı olması zorunludur. AVM’lerin; belediye- şehir merkezi sınırları dışına, açılmasına izin verilir).Esnaf, Bakkal, Bayii, Oto galeri gibi, ticari işyerleri ve ticari hizmetler, Pazarlama.
20- TURİZM: Otel, Motel, Tatil köyü, Pansiyon, Lokanta, Bar, Gece kulübü gibi müzikli, içkili eğlence yerleri, Kahvehane, Pastane, Hamam, Kaplıca,Güzellik Salonu, Kuaför-Berber, ayrıca Tur acenteleri.
21- ULAŞIM- TAŞIMACILIK: Kara, Deniz, Hava ve Demiryoluyla insan , hayvan eşya ve yük taşımacılığı. Depolama, Turistik Gezi ve Turlar, Şoförler, Ulaşım Şirketleri, Taşımacılık şirketleri, Nakliyecilik vs.** Şoförler ve Ot. Odası adı; KUT: Kara Ulaşımı ve Taşımacılık Odası olur.
22- DİĞER İŞ KOLLARI: Meslek Odalarına bağlı, özel işyerlerinde çalışıp ta yukarıda sayılan (21) işkolu ve sektörlere girmeyen; iş, meslek, hizmet ile farklı üretim sanayi ve teknoloji işçileri, çalışanlar..!
ZORUNLU, KAMUSAL, SOSYAL GÜVENLİK SİGORTACILIĞI
*KAMU SOSYAL GÜVENLİK KURUMU: S G K
1- GENEL ESASLAR:
A- Amaç, Kapsam ve Kuruluş:
1) İşçi, işveren, memur ve serbest çalışan diğer toplum kesimlerinin, zorunlu, bireysel emeklilik ve kamusal sağlık sigortası, hizmetlerini yürütmek üzere; 10 mn-milyar-trilyon TL! Sermayeli: Kamu SGK oluşturulur. Ortakların; payları ve oyları eşittir, asla değiştirilemez. Kamu SGK,asli ve temel, bir Devlet Kurumudur, özelleştirilemez.
2)SGK Yön. Krl. Üyeleri, Ortakları ve Pay Oranları: 8 üyelidir.
a-1) SGK Yön. Krl. Başkanı: Devlet, Hazine, Hükümet adına, Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi; Yönetim Kurulu Başkanıdır. Ekonomi Bakanlığınca atanır.Temsil: % 70 + % 30
2) Başkan vekili:SGK Genel Müdürü: SGK hissesi: % 70
b- Yönetim Kurulu Üyeleri:
1- Türk Eğitim ve Öğretmenler Vakfı Temsilcisi. Hisse oranı: % 5.
2- TOBB T. Hisse oranı: % 5.
3- Türk Polis V. T. Hisse oranı: % 5.
4- TSK V. T. Hisse oranı: % 5.
5- Türkiye Çalışanlar Konfederasyonu T. Kurula Temsilciyi; en çok üyeye sahip, İşçi ve Memur Sendikaları Konfederasyonu gönderir. Hisse oranı: % 5.
6- TEMA- Doğa Vakfı T. Hisse oranı: % 5.
3) TC Vatandaşlarının;zorunlu, bireysel emeklilik ile sigortalılık ve emeklilikte; sağlık hizmet ve işlemlerini yürütmek üzere;TC Anayasasına bağlı,TBMM,Basın,STÖ denetimli, Ulusal Haklar, Kamu Yararı ve Ulusal Üretim Ekonomisinin, genel ilke ve hükümlerine tabi, kamu gücüne dayalı, SGK adında, bu tüzel kişilik kurulmuştur. Bu kurumun yapacağı işler; kamu hizmeti niteliğinde olup, yasayla düzenlenen görevleri; kamusal yetki sözleşmesiyle bu kurumun, tüzel kişiliğine verilmiştir. Her türlü vergi ve harçtan muaftır.Mal varlığı üzerine;icra,haciz konamaz. SGK aleyhine;Yargıda dava açılamaz,kurum yargılanamaz ve tazminat ödemesine hükmedilemez. Alacakları devlet (hazine) alacağı hükmündedir.Bu ortaklık hisse oranları değiştirilemez ve başkalarına devredilemez.Her yıl,kurum kar-kazancının; % 30'u, ortaklara; hisseleri oranında- eşit dağıtılır. SGK; kurum gelirlerini ve nakit sermayesini; TC ulusal bankaları, vadeli ve vadesiz,TL mevduat hesaplarında tutar ve en çok % 20’sini; BORSA’da değerlendirir.
B- Sosyal Güvenlik Sigortacılığı, Kamusal Görev ve Yetkisi:
l-a) TC Devleti sınırları içinde,TC Vatandaşlarından;zorunlu sosyal güvenlik sigortası için,belirli bir dönem, emeklilik pirimi toplanarak,dönem sonunda;ölünceye kadar, aylık, bireysel emeklilik maaşı, ödemesi şeklinde;zorunlu bireysel,yaşlılık,emeklilik,sigortacılık hizmetini yapma, işlemlerini yürütme, prim toplama; kamusal yetki, hak ve görevi,sadece SGK’ ya aittir.
b)Hiçbir sigorta şirketi, yardımlaşma sandığı, banka, vakıf, dernek, kooperatif, birlik, sendika, yerli ortaklık veya tamamen yabancı sermayeli bir finans şirketi veya başka türlü bir kuruluş; mensup, üye ve katılımcılarına: 5, 10, 15, 20 yıllık gibi dönemler sonunda, dövize endeksli veya TL olarak, aylık emekli maaşı veya birikmiş nema, kar ve faizin ana parayla birlikte toplu ödenmesi vs vaadiyle prim toplayamaz, bireysel emeklilik, yaşlılık sigortacılığı faaliyetlerinde bulunamaz. Ancak,Kamu SGK’nın,zorunlu bireysel,sağlık sigortasına,ek olarak,Sağlık Sigortacılığı yapabilir.
c)Önceden, bireysel emeklilik,yaşlılık sigortacılığı yapan, özel kuruluşlar, topladığı bu pirimleri; işsizlik sigortası, pirim ve hakkına, çevirip dönüştürür. Bu müşterilerine, İşsizlik Sigortası hükümlerine göre, ödeme yapar. *Gerekçe:Birçok banka,sandık, sigorta şirketi iflas ederek, mudilerini mağdur etmiş ve TC Emekli Sandığı;bu kuruluşların, mudilerine olan, emekli maaş ödemelerini, karşılıksız üstlenerek, kurum ve devlet, haksız ödemelerle zarara uğratılmıştır. Örneğin: İstanbul Bankası, Öğretmenler Bankası gibi. Yine 1990-2004 arası, 25 banka batmıştır!
2- Özel Sigorta Şirketleri; Bireysel Emeklilik ve Yaşlılık Sigortacılığı yapamaz. Ancak trafik, kasko, yangın, su baskını, deprem, terör, hırsızlık, bina, ulaşım, tarım gibi klasik ve normal sigorta hizmetleriyle birlikte, zorunlu kamu sağlık sigortası dışında; isteyen vatandaşlara ücret karşılığı ve ek olarak; muayene, filim, tahlil vb ayakta ilaçlı tedavi ile ameliyat gibi yataklı tedaviyi kapsayan, özel sağlık hizmetleri sigortası ile ölüm, işsizlik, meslek hastalığı, ev, işyeri, eşya, taşımacılık, turizm, terör olayı, iş kazası vb sigortacılık dalları için prim toplayıp hizmet verebilirler.
C- SGK Yönetim Kurulu:
-Yönetim Kurulu, bu 8 üyeden oluşur. Üyeler, genel seçim dönemine uygun olarak, 5 yılda bir ortaklarca yenilenir. Üyeliklerde boşalma halinde, yeni görevlendirilen üye, kalan süreyi tamamlar. Yönetim kurulu üyelerinin oyları eşittir. Her üyenin bir oyu vardır. Kararlar oy çokluğu ile alınır. Oylama, gizli ve şekilde yapılır. Kurul, çağrı üzerine toplanır ve gündemini görüşür.
a-1)Yönetim Kurulu Başkanı:Devlet,Hükümet, Hazine adına,Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi.
2) Başkan vekili:SGK Genel Müdürü; Ekonomi Bakanlığınca atanır.
b) Yönetim Kurulu Üyeleri:
1) T. Eğitim ve Öğretmenler V. T,
2) TOBB T,
3) En çok üyeye sahip, Türk İşçi ve Memur Sendikaları Konfederasyonu (*yeni düzenlemeyle DESK veya GİMSEK-GÜVENİŞ) Temsilcisi.
4) T. Polis V. T,
5) TSK V. T.
6) TEMA-Doğa Vakfı T.
D- SGK Genel Müdürlüğü:
SGK Genel Merkezi, Başkenttedir. Genel Müdürlük; sadece araştırma, planlama, üst yönetim, gözetim, koordine,düzenleme, mev¬zuat geliştirme, yenileme ve toplanan primlerin değerlendirilmesi faaliyetlerini yürütür. Sigortalı kayıt, emeklilik, sigorta primi, toplama ve aylık ödeme iş ve işlemleriyle uğraşmaz. Taşradaki bölge Müdürlüklerinin;karar ve işlemlerinin, dolayısıyla verdikleri hizmetin, gözetim ve denetimini;Türk Halkı adına,7 gün 24 saat; TCUM,Basın, Belediye Meclisleri, Kurum Ortakları, Meslek Odaları, DKÖ, STK ile kurumun esas sahibi; Sigortalılar ve Emekliler yürütür. (*Teftiş kurulu gibi birim oluşturulamaz ve denetim yetkisi ve görevi; müfettişlere verilemez. Personelin günlük çalışmasını; gözetip denetlemek, zaten birim amirlerinin; doğal ve asli görevidir. İşlemden; 2, 3, 5 yıl sonra, denetim yapılmasının, bir yararı görülmemiştir. Denetimin; karar, işlem, eylem, harcama ve hizmet sırasında, yapılması şarttır.
E- Genel Müdürlük Birimleri:
-Bu yasayla belirlenen; birim ve personel sayısı arttırılamaz. Genel Müdürlük merkez personeli kadro sayısı:100 veTaşra SGK Bölge(*11-14) Sigorta Müdürlüğü, toplam kadro sayısı ise 650'dir.
- Merkez Kadrolarının Dağılımı:
a) Genel Müdür ve diğer Yönetim kurulu üyeleri: 8 kadro,
b) İdari ve Hukuki Düzenlemeler Müdürlüğü: 15 kadro,
c) Prim Gelirleri ve Mal Varlıklarını Değerlendirme Md: 18,
d) 11-14: SGK, Bölge Sigorta Müdürlükleriyle İlişkiler Müd: 9 kadro,
e) Şans Oyunları İşletmesi Müdürlüğü; 50 kadro, kadro dağılımı:
1- Şans oyunları müdürlüğü: 5,
2- Piyango şefliği: 20,
3- Spor toto ve Sayısal loto şefliği: 25
F- SGK’ya Devredilecek, Bağlanacak, Devlete ait Kamu Kurumları ile Aktarılacak Kanuni paylar ve SGK Gelirleri:
a) Sosyal Güvenlik Kurumları:
1- Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü,
2- Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü,
3- Bağkur Genel Müdürlüğü;
- Görev, yetki, evrak, dosya, borç, alacak, hisse senedi, tahvil, banka mevduatları ile araç, gereç, demirbaş eşya gibi taşınır ve diğer malları, personeliyle birlikte, SGK’ya: Devlet adına, % 70’lik Ekonomi Bakanlığı hissesi karşılığı, devredilir. Hazine hissesi kar payı, SGK’da kalır.
b) Ancak bu üç kuruma ait, hastane gibi yataklı sağlık kuruluşları; Devlet Üniversitesi, Tıp Fakültesine, ilçelerdekiler ise Aile ve İşyeri Sağlık Merkezi olarak hizmet vermek üzere, il ve ilçe belediyelerine; bina, arsa, araç, gereç ve personeliyle birlikte devredilir. İlaç Fabrikası ise özelleştirilir.
c) Ayrıca, Bir Kamu Kurumu Olan:
1- Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü ve
2- Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü (Spor toto, Sayısal Loto, İddia ve Gol Toto gibi):
-Tüm bölüm ve birimleri; görev, yetki, mal, araç, gereç ve personeliyle birlikte, SGK’ya: % 70'lik Ekonomi Bakanlığı- Hazine hissesi karşılığı olarak, devredilir. SGK Genel Müdürlüğü içinde, bu iki kurum birleştirilerek, Şans Oyunları İşletmesi- Şube Müdürlüğü adını alır. Piyango işleri ile Spor Toto ve Loto, Şeflik halinde faaliyetini sürdürür. Bu kurum, özelleştirilirse; yıllık gelirinin, % 5’ini; Sosyal güvenlik katkı payı olarak, her yıl Ocak ayı içinde, SGK’ya öder. Ayrıca Belediyeye, %5 oranında Kurumlar-GV öder.
d) At Yarışı, Bahis Oyunu oynatma hak ve yetkisi kendine verilen, T. Atçılık ve Jokey Kulübü; bu hak ve yetkiyi kullanmaya devam eder. Ancak yıllık gelirinin: % 5'ini; her yıl ocak ayı içinde, SGK'ya; şans oyunları kamusal yetki kullanımı nedeniyle, sosyal güvenlik katkı payı olarak öder.
e) TC Ülkesinde, Kumarhane açılmasına izin verilirse, Kumarhaneler; yıllık gelirlerinin, % 5’ini; heryıl ocak ayı içinde, Sosyal güvenlik katkı payı olarak, SGK’ya öderler.
f) Belediyeden;Konut ve İşyeri için Bina Yapım İzni alan, gerçek ve tüzel kişiler; inşaatın, her m2’si için; BAÜ’nün % 1’i oranında, SGK’ya; Sosyal Güvenlik Sigortası,Katkı Harcı öderler.
g) Alkollü içki ve Sigara, üretici ve ithalatçıları; gelirlerinin, % 1’i oranında, SGK’ya; Sosyal güvenlik, katkı payı öder.
h) SGK;Tüm TC Vatandaşı Sigortalılardan, her ay:2 sayılı, Aylık Pirim Kesenek Cetveline göre:
1)Aylık Temel Ücretin % 10’u oranında: Zorunlu, Bireysel, Emeklilik sigortası pirimi,
2) Ve yine BAÜ’nün % 10’u oranında: Zorunlu,Bireysel, Sağlık sigortası pirimi alır.
2- SGK, Bölge Sigorta Müdürlükleri:
A- Görevi:
a) Türkiye'deki il, ilçe ve belde belediyeleri; birbirine yakınlıkları, ulaşım durumu, coğrafi ve sosyo ekonomik şartları gözönüne alınarak, Vatandaşa daha iyi hizmet verebilmek amacıyla; hukuka uygunluk, ulusal haklar, kamu yararı, verimlilik, etkinlik, yerindelik, yetki genişliği esasına dayalı, 11-14 Yerel yönetim, İdari bölgesine ayrılır. Her bölgede bir SGK sigorta müdürlüğü açılır. Bu bölgeye bağlı; il, ilçe ve beldelerin, merkez ve köylerinde yaşayan halkın; bireysel emeklilik ve zorunlu sağlık sigortası kayıt işlemleri, sigorta pirimlerinin hesaplanması (tahakkuku) ve toplanması (tahsilat), zamanında yatırmayanlara, gecikme cezası verilmesi ile haciz işlemleri, emeklilere aylık maaş ödenmesi ile sigortalıların ve sigorta emeklilerinin;sağlık tedavi hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık kuruluşları ve eczanelere ilaç ve tedavi giderlerinin ödenmesi, doktor ve sağlık kuruluşlarıyla anlaşma ve sözleşme yapılması gibi, iş ve işlemleri yürütür.
b) Sigortalılar, bölge müdürlükleri ile olan iş ve işlemlerini;
1- Posta, kargo,faks, telefon ve bilgisayar- internet-e-devlet gibi,iletişim araç,yol ve yöntemiyle yapabilirler. Bölge SGK- Sigorta Müdürlükleri; sigorta kayıt, prim tahsilinin takibi, emekli maaş ödemeleri ve sağlık hizmet giderlerinin,karşılanması gibi, tüm hizmet işlemlerinde bilgisayar kullanır. Bölge Müdürlük bilgisayarları birbirine ve Genel Müdürlüğe; online, internet sistemiyle bağlanır.
2- Aylık sigorta pirimi toplama ile emekli maaşı ve sağlık hizmeti ödemeleri, Banka sistemi aracılığıyla yürütülür.
c) Bölge Müdürlüklerine personel alımı ve bu personelin,tüm özlük işlemleri, bölge müdürlüklerince yürütülür. Müdürlükler arası personel nakil işlemi yapılmaz. Memurlar, bölgenin bulunduğu il nüfusuna kayıtlı, kişiler arasından alınır ve her memur; nüfusa kayıtlı olduğu yerde görev yapar. Sadece,SGK bölge sigorta müdürü; Genel Müdürlükçe işe alınır ve gerektiğinde görevine, Genel Müdürlükçe son verilir. İdari gerekçe veya disiplin nedeniyle müdürlerin görev yerleri değiştirilemez. Personel ve müdürün görevine, disiplin soruşturması sonucu, suçlu bulunursa, son verilir. İşten çıkarılan personel, Yargıya başvuramaz ve tazminat davası açamaz. SGK Başkanlığına, gerekçeli olarak itiraz edebilir.
d) Müdürlüklerde vezne ve tahsildar bulunmaz, sigortalıların prim borçları; doğrudan ve nakten alınmaz ve emeklilere parasal ödeme yapılmaz. Sigortalılar, primlerini; SGK’nın banka hesabına yatırır ve Emekliler maaşlarını bankadan alır. Anlaşmalı bankalar;her ayın biri ile son işgünü arası, topladıkları primi; enson prim tahsil gününden itibaren; 10 gün içinde, SGK Bölge Sigorta Müdürlüğünün, bankadaki hesabına aktarır. Bankalar prim yatırma karşılığında, sigortalılara; prim tahsil pulu verir. Sigortalı, her ay için farklı renkte düzenlenen, bu pulları; prim takip kartının, ilgili bölümüne yapıştırır. Pul, kırtasiyeciliğe neden olur ve teknolojik gelişme sayesinde, Pirim takibi; bilgisayardan- internet üzerinden yapılırsa;gerek duyulmayacağından,Pul sistemi uygulanmaz!
B- SGK, Bölge Sigorta Müdürlük Birimleri:
Müdürlüklerin, standart kadro sayısı: bir müdür, 4 şef ve 45 personel olmak üzere, toplam 50'dir.
a- Sigortalı Kayıt İşlem ve Prim Tahakkuk Şefliği: (25 kadro)
Sigortaya kayıt işlemleri,prim hesaplama,tahakkuk, prim tahsilat takibi, gecikmiş prim alacaklarının; İdari ve hukuki işler Şefliğine, her ay bildirilmesi gibi, işleri yürütür.
l- İşçi ve Memur servisi:
a) İşçi Sigorta İşlemleri Masası: (*Eski SSK’lılar, Özel sektör çalışanları.)*TC Devleti ve Türk Ülkesi sınırları içinde;Kamu SGK Sigortasız, İşçi çalıştırılamayacağı gibi! 18 yaşına giren bir TC Vatandaşı,Kamu SGK’ya; bireysel emeklilik ve sağlık sigortası yaptırıp, aylık SGK sigorta pirimlerini;heray bizzat kendisi yatırmadan;kendi işini göremez ve başkasının işinide geçicide olsa yapamaz.
b) Memur sigorta işlemleri masası: (*Eski Emekli sandığına tabi olanlar, Bakanlık, Belediye, Üniversite, Askeriye, Yargı gibi devlete ait kamu kurumlarında çalışanlar.)
2- İşveren ve Serbest Meslek Yürütenler Servisi:
a) İşveren Sigorta işlemleri Masası: (*Eski Bağkurlular, Özel işyeri sahipleri veya limited, Anonim Şirket gibi tüzel kişilik ortakları, Avukat, Noter, Büyük Çiftçi, Serbest Doktor, Mühendis gibi, özel işyeri açanlar,gerektiğinde işyerinde işçi çalıştıranlar.)
b) Serbest Çalışanlar İçin Serbest Meslek Sigortalılık Masası: (*Eski İsteğe bağlı,serbest ve Tarım sigortalılar). İşçi, Memur ve İşveren dışındaki: Evkadını;Resmi nikahla evlenen eşler, yerel sanatçı, serbest çalışan müzisyen, siporcu, sanatçı, ressam, boya ve badana işleri yapan, taksi, dolmuş, iş makinası veya tıraktör şoförü, İşyeri uygulama sıtajı yapan; 18 yaşına girmiş öğrenci, tarım ve orman işçisi, çoban,Köy,Kır,inşaat vs bekçisi, işportacı, pazarcı, seyyar satıcı, ara işçisi, hamal, gündelikçi, temizlikçi, kapıcı, Kaloriferci, hizmetçi, çocuk, hasta ve yaşlı bakıcısı, seyyar tamirci ustası, geçici ve mevsimlik işçiler, yüklenici ve taşerondan bağımsız çalışan; inşaat usta ve işçileri, ev pansiyonculuğu yapan, evinde; örgü, dikiş, nakış yapan, halı, kilim,bez dokuyan, bir sürüden (200 adet) az küçükbaş (koyun, keçi) veya 20 den az büyükbaş hayvanı, veya 400 den az kanatlı kümes hayvanı yetiştiren, 50 kovandan az arıcılık, olta ve kayıkla balıkçılık,veya 50 dönümden az tarlada, küçük ölçekli çiftçilik; bağcılık, meyvecilik, sebzecilik, seracılık yapanlar. Belirli bir işi, düzenli bir geliri, veya evi dışında sabit bir işyeri olmayan,Serbest Sigortalı kapsamındaki Vatandaşlar; 18 yaşına girince, bir TC Vatandaşlık, hak ve ödevi olarak, Kamu SGK’ya giderek; doğrudan,zorunlu Bireysel Emeklilik ve Bireysel Sağlık sigortasını yaptırıp, düzenli şekilde, Kamu Sosyal Güvenlik Kurumuna;Aylık Sigorta Pirimlerini, kendileri öderler. Hükümet,BKK ile Bu Listede değişiklik,ekleme ve çıkarma yapabilir.Sayısal oranları; 2 katına kadar artırabileceği gibi,yarı oranına kadarda azaltabilir.
b- Emeklilere: Aylık Maaş, Ödeme işleri Şefliği: (15 Kadro)
c- Çalışan Sigortalı ve Emeklilerin, Sağlık işlemleri ve Tedavi Giderleri, ödeme Şefliği: (5 Kadro) (Eczane ve Hastanelere; İlaç ve Tedavi Ücretlerinin Ödenmesi)
d- İdari ve Hukuki İşler Şefliği: (5 Kadro)
Prim tahakkuklarının tahsilinin takibi, gecikme cezası, mahkeme- icra, haciz işlerini yürütür. Sözleşmeli avukat çalıştırılır ve davabaşı avukatlık ücreti ödenir, kuruluşa kadrolu avukat alınmaz.
e- İşyerlerinin, Sosyal güvenlik sigortası açısından denetimini; 7gün 24 saat, ilgili Meslek Odaları, Basın ve Sendikalar yapar.
3- Zorunlu Bireysel Emeklilik, Sağlık Sigortası Pirimleri:
a- Zorunlu Kamu Emeklilik Sigortası ve prim Oranı:
1) Türk Sosyal Güvenlik Sistemine göre, tüm T.C. Vatandaşları; 18 yaşına gireceği yılın; 1 Ocağından- 31 Aralık tarihine kadar,Zorunlu, Bireysel Emeklilik sigortasına, kayıt yaptırmak zorundadır. Yıl itibariyle 18 yaşına girmeyenler için;Kamu SGK’ya; bireysel emeklilik sigortasına giriş işlemi yapılamaz ve emeklilik primi yatırılamaz.
2) Zorunlu bireysel Emeklilik Sigortası prim oranı; Öğrenim durumuna göre (Ek:l) başlanılan ve eylemli, sigorta pirimi yatırılmış,hizmet süresine göre ilerlenen, sigorta prim kesenek cetvelindeki (Ek:2) göstergenin; her yıl için belirlenen, asgari ücret katsayısı ile çarpılmasıyla bulunacak, tutarın:% 10'udur.
3) SGK, Aylık Sigorta Pirimleri; 30 tam gün üzerinden ve 30 günlük olarak alınır. Sigortalılar, kendiliğinden ve zorunlu olarak, pirim ödenen her yıl için bir derece, ilerleyip yükselir. En çok sigortalı çalışma yaşı 55 ve pirim yatırma süresi 30 yıldır. Ancak dileyenler, emekli olduktan sonrada, pirim ödemeksizin çalışabilir.
4) SGK’ya ilk defa kayıt yaptıran; işçi, memur, işveren ve diğer serbest çalışan sigortalılardan: 1 BAÜ’ nün % 40’ı oranında, SGK’ya; Giriş ve İşlem Ödeneği alınır, kesilir ve SGK banka hesabına yatırılır.
b- Zorunlu, Bireysel, Kamu Sağlık Sigortası ve Prim Oranı:
l) 18 yaşına giren bir TC. Vatandaşı; işçi, işveren, memur olarak çalışıyor,yada serbest iş yapıyorsa, veya evlenince;resmi nikahlı eşlerin;SGK’ya:bireysel emeklilik sigortasıyla birlikte, kamu sağlık sigortasıda yaptırmakla yükümlü ve zorunludur. Sağlık sigortası;18 yaşından önce, isteğe bağlı olup, zorunlu değildir.
2) İsteyen TC vatandaşları, doğumla birlikte çocuklarını; özel sigorta şirketlerine veya SGK, kamu sağlık sigortasına, sigorta ettirebilir.
3) Yıl itibariyle 15 yaşına giren ve iş yerlerinde; iş, sanat, meslek öğrenmek amacıyla çalışan çırakların; SGK’ya; kamu sağlık sigortası primleri; işveren, özel işyerlerinde uygulama stajı yapan öğrencilerin ise üniversite rektörlüğü ve ilgili okul müdürlüklerince yatırılır.
4) Zorunlu, Bireysel Kamu Sağlık Sigortası prim oranı; tüm sigortalılar için l-l dereceli Bürüt Asgari Ücret gösterge puanının; Asgari ücret katsayısı ile çarpımının: % 10’udur. 18 Yaşına girmemiş; çırak, stajyer öğrenci ve çocukların; sağlık sigorta prim göstergeside yine l-l derecenin; % 10’ udur.
c- SGK, Bireysel Sosyal Güvenlik Sigortası Pirimi:
İşçi ve memur çalıştıran, işyeri ve kurumlar; işçi ve memurların, temel aylık ücretlerinden; her aybaşında, maaşla birlikte hesaplanarak, bordroda gösterilen ve Çalışanlardan kesilen, zorunlu emeklilik ve sağlık sigortası primlerini; anlaşmalı bankanın, SGK sigorta hesabına yatırır. Çalışılan gün ve saate göre, ay sonunda hesaplanan ve ertesi ay ortasında ödenen tazminatlar; Sosyal güvenlik sigortası payına dahil edilmez ve tazminatlardan pirim kesilmez.
d- TC Devletinde, Yabancı Uyruklu Çalışanların, Sosyal Güvenliği:
1) Türk Kamu SGK’ya; kayıt yaptırabilmek için TC Vatandaşı olmak zorunludur. Yabancılar, SGK’ya; giremez, pirim yatıramaz, emekli olamaz ve aylık ödenemez.
2) Türk şirketleri ile Yurdumuzda faaliyet gösteren yabancı şirketlerin, çalıştırdığı; yabancı uyruklu işçiler ve TC’de işyeri açıp, çalışan yabancılar; Vatandaşı olduğu devletin; Sosyal güvenlik kuruluşuna üye olmak ve emeklilik ile sağlık sigortası pirimini, her ay yatırmakla yükümlüdür. Yabancılar;ayakta ve yataklı,sağlık hizmetini;Türkiyede kurulu,özel sigorta şirketi ve özel hastanelerden anlaşmayla alabilir,veya sağlık işlerini, yabancı sigorta şirketleriyle yürütürler.
3) Ülkemizde, TC Vatandaşı yada yabancı uyruklu hiç kimse, sosyal güvenlik sigortasız çalıştırılamaz. Sigorta pirimi yatırılıp, vergi verilmeden iş yapılamaz, ekonomik faaliyet yürütülemez.
4) Yabancılar, özel sigorta şirketlerine, özel sağlık sigortası yaptırıp, Yurdumuzda verilen özel sağlık hizmetlerinden yararlanabilir.
5) Yabancı gerçek ve tüzel kişiler;işyerlerinde Çalıştırdıkları, TC Vatandaşı işçilerin;sosyal güvenlik sigortasını;TC Devleti Kamu SGK’ya;yaptırıp,aylık emeklilik ve sağlık, sigorta pirimlerini, yatırmakla yükümlüdür.
4- Bireysel Emeklilikle İlgili Düzenlemeler;
A) Emeklilik Sigortası Şartları:
1) TC Vatandaşları, yıl itibariyle 18 yaşına girince; Çalışma hakkını, kullanma yetkisine sahip olur. İşçi, Memur olur, İşveren sıfatıyla işyeri açabilir veya Serbest çalışıp; Kamu SGK’nın; zorunlu bireysel emeklilik sigortasına kaydolarak, bireysel emeklilik sigortası için prim yatırır.
2) 18 Yaşına giren TC Vatandaşı; işçi, memur (22 yaş), işveren ve serbest çalışanların; Kamu SGK’ya; bireysel emeklilik sigortası yaptırması zorunludur.TC Devletinde,TC Vatandaşları; Kamu SGK’ya kaydolmadan;serbest veya işveren olarak özel iş, yada bir yerde geçici iş yapamaz. Ve Kamu SGK’sız, işçi çalıştırılamaz.
3) İşçi, memur, işveren ve serbest sigortalılar, emekli olduktan sonra; aynı veya farklı bir işte yine çalışabilirler. Bunlar için ikinci defa emeklilik ve sağlık sigortası primleri kesilmez. Emekli olduktan sonrada işte çalışanlara; bağlanmış olan, emekli maaşı ödemesine devam edilir ve sağlık hizmeti verilir. Sigortalılar gibi, Emekli olduktan sonrada, bir üst öğrenimi bitirenlerin, başvuru üzerine intibakları yapılır. Yeni emekli maaşları, öğrenim durumuna uygun derecenin, gösterge puanından ödenir.
4) SGK’dan, normal şartlarda bireysel emekli olabilmek için; 25 yıl sigortalılık ve bu süre içinde de öğrenim durumuna göre, intibak ettirilip (Ek:1) ve her prim ödeme yılı için bir derece ilerlemesi yaptırıldığı, prim kesenek cetvelindeki (Ek:2) derece gösterge puanına göre; en az 280 ay prim yatırması gerekir. Emeklilikte; sigortalı olarak geçen yıllarda; prim ödenen ay sayısı esas alınır. Ancak sigortalının emeklilik başvurusu yaptığı yılda; enaz 25 yıl pirim ödemiş ve 50 yaşında olması şarttır.
5) 25 yıl sigortalı hizmete bağlanacak, emekli maaş oranı; prim kesenek ve emekli maaşı ödeme cetveline (Ek:2) göre; bulunduğu derece gösterge puanının: % 55'idir. Fazla her hizmet yılı için bu oran; bir puan arttırılır ve eksik heryıl içinde bu oran; bir puan azaltılır. Ancak 30 yıldan fazla yapılan çalışma süreleri, emekli hizmetinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Sağlık ve idari nedenlerle, 20 yıl ve 45 yaş şartıyla Erken emeklilikte, maaş bağlama oranı; % 50 ve 30 yıl sigortalı çalışanlarda ise % 60’tır. Emekli maaşından:Kamu SGK için; %10 emeklilik ve %10 sağlık sigortası pirimi ile %5 GV kesilmeyeceğinden;Elegeçen net Emekli aylığı oranı;% 85, yani çalışırken aldığı temel aylıktan, ele geçenin; % 10 daha fazlası olacaktır.Emeklilere, eylemli görev tazminatı ödenmez. Sadece asli temel maaşlarını alırlar.
B) Erken Emeklilik:
1-a) İş kazası, meslek hastalığı, engellilik, malullük, yaşlılık gibi kalıcı fiziki engel veya ruhsal-psikolojik bozukluğu, rahatsızlığı nedeniyle; işgörme yeteneğini, çalışma gücünü, en az % 40 oranında kaybederek;işini, görevini, gereğince yapamayan sigortalılar:İdari karar veya uzman doktor raporu üzerine; kamu kurumu, işveren veya sigortalının, isteği üzerine; SGK’ca;20 yıl süreyle; Kamu SGK’ya; sigorta pirimi ödeme şartıyla;emekliye sevkedilir.Erken emeklilik için en az 45 yaşında olmak ve Kamu SGK’nın; sosyal güvenlik sistemine bağlı olarak,bu sürede; en az 220 ay, emeklilik ve sağlık pirimi ödemek gerekir.
b)Erken Emeklilik isteyen;SGK’ya; 20 yıl pirim ödemiş,ancak 45 yaşına girmemişse;Emeklilik istemi, SGK’ca; şartlı kabul edilir.İşten ayrılır ve Pirim yatırmaz.Kendine,diğer SGK emeklileri ile aynı sağlık hizmeti verilir.Ancak,hakettiği emekli aylığı;45 yaşında bağlanır.Bu sürede, maddi sıkıntı çekmemesi için;heray,bir BAÜ’nün yarısı oranında;Sosyal yardım ödemesi yapılır.
2) Emeklilik başvurusu ile 18 yaşından sonraki zaman içinde; prim ödenmemiş yıllar varsa; eksik hizmet süresi kadar, aylık olarak;SGK’ya;bireysel emeklilik ve sağlık sigortası borçlanması yapılıp, pirimler topluca ödenir ve erken emekliliğe hak kazanılır.
3) Borçlanılan geçmiş yılların primi; uygulanmakta olan prim sistemine göre, öğrenimine uygun dereceden ve borçlanmanın yapıldığı ayın puan ve katsayısı üzerinden, topluca veya değişken taksitlerle ödenir. Borç ödemesi tamamlanmadan emekli maaşı bağlanmaz. Borçlanan kişiden; hem emeklilik, hemde sağlık sigortası primi alınır.
4) Yurtdışında çalışan TC Vatandaşları; yurt içinde çalışmaları yoksa, 20 veya 25 yıllık süreyi, yurtiçinde sigortalı çalışmaları varsa, eksik kalan miktarı, öğrenimlerine uygun dereceden borçlanarak, SGK’dan emeklilik hakkı elde edebilirler. Ancak yatırılacak aylık emeklilik ve sağlık sigortası prim tutarı; 1 BAÜ'nün % 25’inden az ve BAÜ'nün yarısından çok olamaz. Borçlanacak kişilerden alınacak, aylık pirim miktarını; her yıl için Hükümet BKK ile belirler.
5) 45 ve 50 olan, en az emeklilik yaş sınırı, borçlanma yapacak bu vatandaşlarımız için de aranır. Yurtdışında çalışan TC Vatandaşlarından borçlananlara; emekli maaşı ödenir ve sağlık hizmeti verilir. Çifte Vatandaşlık hakkına sahip olanlarda, SGK sigortasından yararlanabilir.
5- Sigortalı veya Emeklinin, Ölümü Halinde; Mirasçılarıyla ilgili Düzenlemeler:
a) Emeklilik İkramiyesi ve Kıdem Tazminatı;Türk Hukukunda yoktur.
İşçi ve Memur sigortalısı ile işveren ve serbest çalışanlar, emekli olmadan ölürse; eş ve çocuklarına; SGK’ca; emeklilik ikramiyesi ve kıdem tazminatı olarak, toplu veya aylık bir ödeme yapılmaz.
b) Emeklilik maaş tazminatı:
Emekli olmadan ölen sigortalıların, eş ve çocuklarına; Emeklilik maaş tazminatı, veya başka bir ad altında, topluca veya aylık olarak,bir ödeme yapılmaz.
c) Sigortalı Ölüm Tazminatı:
Sigortalı; çalışırken veya emekli olup, emekli maaşını aldıktan sonra ölürse:
1) Emeklilikte 5 yılını dolduran sigortalının, eş ve çocuklarına;5 BAÜ tutarında Sigortalı Ölüm tazminatı verilir.
2) Emeklilikte 5 yılını doldurmayan veya çalışırken ölen sigortalının, eş ve çocuklarına; 10 BAÜ tutarında Sigortalı ölüm tazminatı verilir.
d) Cenaze Gideri Yardımı:
Ayrıca Sigortalı veya emeklinin ölümü halinde, eş ve çocuklarına; cenaze giderlerinin karşılanması amacıyla sigortalılık süresine bakılmaksızın; 3 BAÜ tutarında cenaze gideri yardımı yapılır. Eşi ve çocuğu olmayan, sigortalı ve emeklinin, ölümü halinde; cenaze giderleri, SGK’ca karşılanır. Sosyal güvenliği bulunmayan kimsesiz kişilerin, cenaze işlem ve giderleri ise Belediyece yürütülüp karşılanır.
e) Emekli maaşı; kişiye özel ve bireyseldir. Sadece,Kamu SGK’ya;bireysel sigorta primini yatırana; gerekli şartları yerine getirmesi halinde, emekli maaşı bağlanır ve yaşadığı sürece ödenir. Emeklinin ölümü halinde, emeklilik hakkı ve maaşı, mirasçılarına geçmez.(*Nasıl bir okuldan alınan diploma, kazanılan unvan, sanat, meslek, görev; eş, çocuk ve ana, babaya; miras olarak, intikal edip devredilemezse, emekli maaşıda; külfet, nimet kuralının bir gereği olarak, başkasına bağlanamaz. Bir kişi milletvekili, elçi, öğretmen, memur, polis veya subay olarak; bu halka, devlete hizmet etmişse, maaş olarakta karşılığını almıştır. Çiftçinin tarlayı sürüp, ekin ekmesi, inek, koyun yetiştirmesi, ulusa, devlete hizmet değilmidir? Çift sürerken, at tepmesi sonucu ölen çiftçinin, durumu ne olacak? İş kazasımı, yoksa görev şehidimi? Hiçkimse, kanunları çıkarına yorumlayıp, yapmadığı görevini, devleti istismar ederek, başkalarının hakkına tecavüz etmesin! Gerçek yetim ve kul hakkı budur! Hile, yalan ve sahtecilik, asla uyanıklık olamaz.)
6- Sosyal Güvenlikle ilgili Genel Hususlar:
a) Sigortaya Başvuru ve Yapılacak İşlemler:
1) İşveren, işe alacağı işçi ve memur için: SGK sigortasına başvuru formunu doldurup, işveren bölümünü imzalar. Sigortaya kaydı yapılacak kişiler için; iki adet fotoğraf (Sigorta kayıt kartı ve Sigortalı kimlik belgesi için), TC Vatandaşlık Kimlik Kartı- Nüfus cüzdanı ve Öğrenim belgesi fotokopilerini de ekleyerek, bağlı bulunduğu bölgenin, SGK Sigorta Müdürlüğüne; aday işçi ve memuru işe başlatmadan, en az bir gün önce gönderir. Sigorta ile olan işlemler; posta, kargo, banka, internet-e-devlet, faks ve bilgisayar aracılığıyla yürütülebilir. Telefonla yalnızca bilgi alınır.
2) İşveren ve Serbest çalışanlar, SGK sigortasına kayıt yaptırabilmek için: SGK Sigortasının Başvuru formunu doldurup, ayrıca iki fotoğraf, TC Vatandaşlık Kimlik Kartı-Nüfus cüzdanı ve Öğrenim belgesi fotokopilerini ekleyerek, işyerinin bulunduğu, çalıştığı veya sürekli ikamet ettiği; il, ilçe veya beldenin bağlı olduğu, bölge SGK Sigorta Müdürlüğüne başvurur. Kamusal, zorunlu, bireysel Emeklilik sigortasıyla birlikte, bireysel Sağlık sigortasına da kaydedilir. Özel bir sigorta şirketine, isteğe bağlı, özel ek Sağlık sigortası olanlarında ayrıca, SGK Sigortaya; kamu sağlık sigortası yaptırması zorunludur.(*İnsanlar gençken, çok para kazanırken, SGK sigortanın sağlık hizmetine gerek duymayabilir, ancak hayatın ne göstereceği bilinmez;işsizlik, iflas, iş göremezlik, yaşlılık, engel ve uzun emeklilik günlerini, Devlet düşünmek zorundadır!)
3) İşçilikten, memurluktan ayrılan, işveren olan, serbest çalışmaya başlayan, sigortalı veya emekli iken,bir üst öğrenimi bitiren, ikamet ettiği şehri veya işini değiştirenler: durum değişikliğini, yeni işin bulunduğu veya ikamet edeceği şehrin bağlı olduğu, bölge SGK Sigorta Müdürlüğüne; internet-e-devlet, faks veya kargoyla,yazılı olarak bildirir. Bölge SGK sigorta Müdürlükleri, sigortalı veya emeklinin durumunu; yeni konumuna göre düzenler.
b) İşveren, yükümlülük Sigortası:
Tehlikeli, risk taşıyan veya zehirli gaz, ilaç, duman, koku, toz vs etkisiyle hastalık meydana getiren iş ve yerlerde çalışan, 18 yaşına girmiş işçi ve memurları, işveren: iş kazası, veya bu işte çalışmaya bağlı; kalıcı meslek hastalığı,engellilik ve ölüme karşı; yükümlülük sigortası yaptırmak zorundadır. Bazı işlerde veya fabrika ve işyerinin, tehlikeli veya sağlığa zararlı, bazı birim, bölüm, şube ve kısımlarında çalıştırılan, personelin; yükümlülük sigorta primini, işveren öder. Bu sigorta kapsamına giren, iş kolu ve işlerin: Ekonomi Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, ilgili Meslek odaları, Birlikler ve Konfederasyon temsilcilerinin, katılımıyla oluşturulacak; bir Komisyonla; Genel ilkeleri kararlaştırılır. Bu konuda yayınlanacak Yönetmelik esaslarına göre, ise işyerlerinde; işveren ile sendika; tek tek yükümlülük sigortası kapsamına girecek, personeli belirler. İş kazası ve meslek hastalığı sigortacılığını; özel sigorta şirketleri yapar. Tüm sigortalılar için eşit ve sıtandart, Aylık Matrah; bir BAÜ ve Prim Oranı ise BAÜ'nün: % 5 ile %10’u arasıdır. İşyerleri; iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle ölen, engelli kalan, yada hastalık nedeniyle sürekli olarak, çalışmayı bırakan; işçi ve memurunun durumunu, sigorta şirketine yazıyla bildirir. Personelin durumunu gösterir; Sağlık, İdari veya Adli raporuda ekler. Özel sigorta şirketi, bildirim tarihinden itibaren, en geç bir ay içinde, incelemesini tamamlayarak; tazminatı topluca öder. Tazminat miktarı, her pirim ödenen yıl için; en az bir BAÜ tutarı kadardır. Ancak yapılacak toplam tazminat Ödemesi,pirim ödeme yılı azda olsa, hiçbir şekilde BAÜ'nün 10 katından az olamaz.
c) İşsizlik Sigortası:
1) 18 yaşına giren; İşçi, İşveren, Serbest çalışan ile Atanmış, İstisnai Görevli ve Seçilmiş Devlet Memurları, Ev Kadınları ve diğer TC Vatandaşı tüm çalışanlar; kendi istekleriyle ve özel sigorta şirketlerine;bir BAÜ’lük,eşit ve sıtandart matrah üzerinden; bir BAÜ'nün % 5'i ile % 10’u arası oranda; prim yatırarak, İşsizlik Sigortası yaptırabilirler. İşsiz kalma, iş göremezlik veya çalışamaz duruma düşünce; İşsizlik sigortası primi yatırdığı, toplam yıl ve ay süresince; aylık olarak: 1 BAÜ'nün yarısı oranında, İşsizlik Tazminatı ödenir. Hiç işsizlik tazminatı ödemesi yapılmadan; emekli olan, ölen veya bir daha çalışmamak üzere, işinden ayrılanlara; her, işsizlik primi yatırılan yıl için bir BAÜ tutarından az olmamak üzere, İşsizlik tazminatı topluca ödenir. Toplu tazminat,Sigortalı ile ölen sigortalının; eş ve çocuğuna verilir.
2) Bu Yasadan önce, özel sigorta şirketlerine, banka, sandık ve vakıflara; bireysel Emeklilik Sigortası yaptıranların, elde ettiği kazanım ve hak; İşsizlik Sigortasına, dönüştürülüp korunur.
d) Sigorta Primlerinin Toplanması ve Gecikme Cezası:
1)Zorunlu,Bireysel Emeklilik ve Sağlık Sigortası Primi; aylık olarak düzenlenen bordroya göre, her ayın birinci ve sonuncu işgünü arasında,SGK Sigortası hesabına; anlaşmalı banka şubelerine yatırılır.
2) Zamanında yatırılmayan, prim borçlarından; gecikilen her ay için % 5 oranında gecikme cezası alınır. Gecikmeleri, ilgili SGK Sigorta Müdürlükleri takip ederek, ceza miktarlarını; işyeri veya sigortalılara, üçer aylık dönemler halinde, yazılı olarak bildirir.
3)Pirim geciktirme cezalarıda banka şubelerine yatırılır. Sigorta prim alacağı; sosyal ve ekonomik boyutu nedeniyle; tüm vatandaşları ilgilendirdiğinden, zorunlu olup, devlet alacağı hükmündedir. Prim borcu veya gecikme cezası, 3 ay içinde ödenmezse, SGK Sigorta Müdürlükleri, mahkemelere başvurarak, sigorta alacaklarını; borçlu kişi ve kuruluşlardan, İcra yoluyla alır.
4-a)O ay için veya geçmiş aylara ait, sağlık sigortası prim borçları, sonradan ödendiğinde; prim takip kartındaki ilgili bölümlere; borcun ödendiği aya ait, prim tahsil pullarından yapıştırılır. Yıl içinde sağlık sigortasına yeni başvuranların, prim takip kartlarının, önceki aylara ait boş bölümleri: SGK Sigorta Müdürlüklerince, yazılı ve tarihli açıklamayla iptal edilir.
b) Sigorta Pirimi toplama işlemleri; bilgisayar, internet ortamında yapılıp, yürütülüp takip edilirse: Ayrıca birde, takip kartı ve pirim pulu kullanılmaz.
c) SGK Sigortalılarından, yataklı tedavi için sağlık kurum ve kuruluşlarına başvuranların; son 6 aylık, Sağlık sigortası pirim ödeme durumuna, bakılır: 2 ve daha çok ay süreyle pirim yatırılmamışsa, SGK adına Yataklı sağlık hizmeti verilmez ve SGK; pirim ödemeyen bu kişiler için para ödemesi yapmaz.
7- Çırak-Kalfa ve Stajyer Öğrencilerin Durumu:
a-1)Yıl olarak 18 Yaşına girmiş bir kişi, bir iş yerinde; iş, sanat, meslek öğretilecek, bir çırak veya işyeri uygulama stajı yapacak, öğrenci unvanıyla da olsa; sigortasız çalıştırılamaz. İşe girdiği günden itibaren, 3 ay süreyle, 1 BAÜ üzerinden;zorunlu, bireysel Emeklilik ve Sağlık sigortası primi kesilir. 4,cü aydan itibaren ise Sosyal güvenlik sigorta pirimleri, Aylık Temel ücretinden ve bordro üzerinden kesilip; SGK sigorta Md; banka hesabına yatırılır.
2)18 yaşına girmiş, İş öğretilen çırak, sıtajyer öğrenci, aday, deneme amaçlı, geçici veya mevsimlik olarak çalıştırılanlara; ençok 3 ay süreyle Asgari ücretten maaş ödenir. Kadrosuz olan bu kişilere, Tazminat ödenmez. Bir işyerindeki çalışması, 3 ayı dolduranlar, işyeri sendikasına üyelik hakkını kazanırlar.
b) Yıl itibariyle 15 yaşına girmiş ve 18 yaşına ulaşmamış,işyerlerini,iş hayatını tanıma, uygulamalara katılarak, iş tecrübesi kazandırma ve iş öğretme amacıyla;işyeri stajı yaptırılan,öğrenci ve çıraklara; aylık temel ücret ve tazminat ödenmez,emeklilik primi yatırılmaz.Ancak sağlık sigortası yaptırılması zorunludur. Bir işyerinde,İşyeri Uygulama Stajı yapan öğrencilerin;Kamu SGK’ya; 1 BAÜ’nün % 10’u oranındaki sağlık sigortası primlerini; okul idareleri, İş, sanat, meslek öğretilen çırakların, sağlık primlerini ise işyerleri yatırır.
c) Staj yapan öğrencilere ve iş öğrenen çıraklara; iş yerlerince işin ve işyerinin durumuna göre; BAÜ'nün: % 30'u ile %75 'i arasında, Harçlık verilir. Harçlıklardan; % 5 oranında GV alınır.Kamu SGK için emeklilik sigorta pirimi kesilmez. Aylık temel ücret ve tazminat ödenmez, sendikaya üye kaydedilemezler. Ancak Kamu SGK’ya;sağlık sigortası pirimi kesilmesi zorunludur.
d) Yıl itibariyle 15 yaşına girmeyenlere: Bir iş yerinde; iş, sanat, meslek öğretme, edindirme, amaçlı, çıraklık veya işyeri uygulama stajı yaptırılamaz, iş öğretilme amacıylada olsa çalıştırılamaz. 15 yaş altı öğrenciler, ancak TEO’ların; Atölye ve Laboratuvar derslerine katılır.
e) 18 Yaşından küçüklere, işyerlerinde; yetişkinlerin yapabileceği ağır işler verilmez. Bunlara ancak, yaş, pisikolojik durum ve fizik güçlerine uygun; bir iş,sanat, mesleği tanımaya, öğrenmeye yönelik, çalışmalar yaptırılabilir.(*Çocuklar, 15 yaşından önce; çocukluğunu yaşamalı, gelecekte tekrar yaşayabileceği, bir çocukluk dönemi olmayacaktır. Çocuk, bu dönemde; hayatın yükü, zorlukları ve acıları altına sokulmamalıdır. Bırakalım oynasın, kitap okusun, doğayı gezip tanısın, spor yapsın; hayatı,hayvan ve insanları, sevebilsin. Küçükken Çocukluğunu yaşayamayan, mutluluğu tadıp sevgiyi bulamayanlar; büyüdüklerinde de huzur, sevgi, saygı, anlayış, dini inanç,tutumluluk, sabır, şükür, merhamet, hak, adalet, ideal, sorumluluk, yurtseverlik gibi,Vatandaşların;Birlik ve beraberliğini, dirlik ve düzeni sağlayan,Halkı Vatandaş yapan;Toplumsal,Ulusal,Kültürel, Dini, Manevi Değerlere;uzak ve yabancı kalıyor! İnsanları düşman görüp, toplumsal kurallara karşı çıkıyorlar. Yanlış tutum ve davranışlarından; hem kendileri, hemde toplum çok zarar görüyor. Terörist, mafyacı, kaçakçı, kapkaççı, dolandırıcı, katil, hırsız ve intihar eden insanların geçmişine bakarsak, bunların;çocukluklarını gereğince yaşayamadığını,çoğunun;çok çocuklu veya parçalanmış aile bireyleri olduğunu, ezilip, dışlanıp, horlandığını görürüz.)
8- Kamu Sağlık Sigortası ve Tedavi Hizmetleriyle ilgili Genel Hususlar:
a) Sigortalı Yakınlarının, bireysel Sağlık Hizmetlerinden Yararlandırılması: İşçi, memur, işveren ve serbest sigortalıların, sigortalı iken ve emekli olduktan sonra da, SGK’nın; kamu sağlık sigortası hizmetlerinden yararlanabilmesi için; her ay BAÜ'nün ( 1/1 derecenin): % 10'u oranında, bireysel sağlık sigortası primi ödemesi gerekir. Bireysel Sağlık sigortası primi; sigortalı, tek kişi olarak kabul edilip, buna göre alınır ve sağlık hizmetide sadece prim ödeyene verilir.
1) 18 Yaşından küçük çocuklar için istenirse, ayrı ayrı herbiri için % 10 ek bireysel sağlık primi yatırılarak, SGK’nın kamusal sağlık hizmetlerinden yararlandırılır. Veya özel sigorta şirketlerine, özel sağlık sigortası yaptırılır. Özel sigorta şirketlerinin, isteyebileceği aylık pirim oranı: 1 BAÜ’nün % 5 ile % 20’si arasıdır.
2) Yine sigortalının, 18 yaşına giren çocuklarıyla eş veya anne ve babasını; SGK’nın, bireysel kamu sağlık hizmetlerinden, yararlandırabilmesi için; bunların sosyal güvenlik mevzuatına tabi bir işe; işçi, memur olarak girmeleri veya işveren olmaları, yada serbest sigortalılık kapsamında; emeklilik sigortası ve sağlık sigortası yaptırarak, aylık prim ödemeleri gerekir. İleri yaşlılık nedeniyle emeklilik sigortasına dahil olmak istemeyip, sadece sağlık hizmetlerinden yararlanmak istiyorlarsa; ya SGK’ya kamu sağlık sigortası veya özel bir sigorta şirketine, özel sağlık sigortası yaptırmaları gerekir.
3) Külfetsiz nimet, emeksiz başarı olmazmış. Her hizmetin bir bedeli, karşılığı vardır. Sosyal hukuk devletinde; tüm sigortalılara; eşdeğer ve çağdaş, sağlık hizmeti verilmesi ve alınacak sağlık primininde, eşit olması gerekir. Kamu hizmetlerinin, Vatandaşlara; yerinde, zamanında, adaletli, eşit, gereğince ve yeterli ölçüde sunulması şarttır.(*Aynı primi yatıran, iki sigortalıdan; biri bekar, diğeri evli, anneli, babalı ve üstelik 7 çocuklu ise; bu sigortalı, sadece kendisi için ödediği bir kişilik,sağlık sigortası primi karşılığı;10 yakınını,sağlık hizmetlerinden yararlandırarak, diğer sigortalıların hakkına tecavüz etmiş; onlara verilebilecek sağlık hizmetinin, süre ve kalitesini, azaltmış olacaktır. 1996 yılında mevcut durum böyledir:7 milyon sigortalı var ve sağlık hizmeti verilen sigortalı yakını ise 20 milyon. Hastaneler yetersiz, ilgi, isabetli teşhis ve gerekli tedavi yok. Kurum borç batağında, sadece SSK'nın açığı; 40 trilyon-milyon TL. Devletin yıllık; önleyici, ayakta ve yataklı tedavi ile ilaç gideri; 12 milyar abd doları! (1 $= 1.80 TL) TC’nin; terör, enflasyon, gelir dağılımı adaletsizliği,tarım,işsizlik, borç, tırafik, şehircilik, altyapı ve eğitim yanında, birde Sağlık sorunu var! İnsanlar, ruhsal durumu ve ekonomik gücüne göre; bakıp, besleyip, ilgilenip, sevip, eğitebileceği, sabır ve anlayış gösterebileceği sayıda (*Benim, TEK çocuğum var:üniversite mezunu,öğretmen!Tek çocuk olmasına rağmen;ana ve babasının devlet memuru olması nedeniyle;beklediği ilgi,özen,desteği gösteremedik?)ve en çok; 3 çocuk sahibi olmalı! Eski Ailesinede yardımcı olması gerekiyorsa: hayat daha zor, çok gelirli bir meslek veya ek iş seçmelidir. Demokratik ülkelerde; insanlar, birbirini aldatıp kullanmaz, kimse kimsenin sırtından geçinmez, iyi, doğru ve güzel şeyler; pilanlı çalışmadan, akledip düşünüp, sorgulanmadan, eğitimsiz, sabırsız, emeksiz, karşılıksız ve fedakarlık yapılmadan,elde edilemez.)
b) Sigortalıların, Tedavi Amacıyla Yurtdışına Gönderilmeleri:
SGK, hiçbir sigortalı veya emeklisini;muayene veya tedavi için yurtdışına gönderemez.TC Vatandaşı doktorlar;”biz geri zekalıyız;Batılı doktorların, tırnağı bile olamayız”,diyorsa;Tıp fakültelerini kapatıp,Osmanlı gibi;Dua ve Karkoca ilaçlarıyla, tedavi olalım? Kendiliğinden gidenlerinde harcamalarını karşılayamaz ve fiyat farkını Ödeyemez. Yurt içinde tedavi gören hastası için yurt dışından özel olarak doktor, veya sağlık ekibi getirtemez. Türkiye'de bulunan yabancı uyruklu doktor, sağlık ekibi veya yabancı sermayeli hastanelerden de sağlık hizmeti alıp, ödeme yapamaz. Yurtdışından ilaç, tıbbı cihaz ve alet ithal edemez. Sadece tabip ve eczacılar odasının uygun görüşü ve Sağlık Bakanlığının izniyle ithal edilip, ülkemiz eczanelerinde satılan; ilaç ve anlaşmalı hastanelerde kullanılan; tıbbı alet ve cihazların, kullanım faturaları ödenir. (*SGK’nın; tüm sigortalı ve emeklilerini, yurtdışına tedaviye göndermesi, maddeten mümkün olmadığı gibi, gerekte yoktur. Eski uygulamaya bakılırsa, sadece siyasi torpillilerin gittiği, hatta turistik gezi amacıyla kullanıldığı görülür. Tıp eğitimi, dünya ülkeleriyle atbaşı yürütülmektedir. Türk doktorları, Avrupalı doktorlardan geri değildir. Hastanelerimizde en gelişmiş tıbbı alet ve cihazlar mevcuttur. Sadece, zihniyet, mevzuat, örgütlenme ve sistem bozukluğu nedeniyle; zamanında, gereğince, yeterli ve düzenli hizmet verilmiyor?Bazı sanatçı ve işadamları,yurtdışında tedavi oldu,sonuç?)
c) TC Vatandaşlık Kimlik Kartı, sicil numarası; aynı zamanda Sigortalılık ve Emeklilik sicil numarasıdır. Sağlık kuruluşu ve eczanelerce düzenlenecek faturalara; ilgililerin vatandaşlık sicil numarası mutlaka yazılır. (*Vatandaşlık sicil numarası; doğumla birlikte, ilgilinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, Nüfus İdaresince verilir.)
d) SGK Sigortaya kaydolanlara; Sigortalı Kimlik Belgesi, Sağlık Prim Takip Kartı ve Reçeteli- Sigortalı Sağlık Karnesi, Emeklilere ise Emekli Kimlik Belgesi ile Reçeteli- Emekli Sağlık Karnesi verilir, (*Fotoğraf sadece kimlik belgelerine yapıştırılır ve diğer belgeler, kimlik belgeleriyle birlikte kullanılır.) Sigortalı Kimlik Kartı ve Emekli Kimlik Kartı; Visa kartı şekil ve özelliğinde düzenlenir. Sigortalı sağlık pirim takip Kartı,Sağlık Karnesi ile Hasta dosyası, film, tahlil, uzman hekim sağlık raporu, reçete gibi resmi işlemler; bilgisayar, internet, üzerinden yapılıp, yürütülebilir.
e) Sağlık Primi Takip Kartı: Sigortalıya, her yılın ocak ayı başında, bir yüzünde sigortalının kimlik bilgileri, diğer yüzünde ise 12 bölüm bulunan, Sağlık primi tahsilatı Takip Kartı verilir. Her ayın primi; o ayın başı ile sonu arasında ve 30 tam gün üzerinden, aylık olarak yatırılır. İşçi ve memurların sağlık primi, maaş bordrosunda; emeklilik primiyle birlikte gösterilir ve aybaşında maaşlarından kesilerek, o ay içinde, SGK’nın; sigorta banka hesabına yatırılır. Sağlık Sigortası primini bankaya yatıranlara; her ay için değişik renkte, bankaca; ay ve yılı yazılı, sağlık prim pulu verilir. Sigortalı bu aylık pulu S.P.T. Kartının ilgili bölümüne yapıştırır. Pirim takibi konusu; internet ortamında, bilgisayar kayıtlarında tutulup takip edilebilir. Bu durumda, Kart ve Pul sistemi, uygulanmaz, kaldırılır.
f-1) Sigortalı, anlaşmalı, yataklı sağlık kuruluşlarına; yataklı muayene, tedavi ve bunların eczanelerine, reçete karşılığı ilaç almak için başvurduğunda; görevliler, TC kimlik belgesi ve pirimini kontrol eder, yapılan işlemi sağlık karnesine işler. Ayrıca pirim kartına bakılarak; o ay hariç, önceki aylara ait sağlık prim tahsil pulu eksikliği varsa, yani aylık bölümüne,pirim yatırma pulu yapıştırılmamışsa, sağlık primi ödenmediğinden; sigortalının yataklı muayene ve tedavisi, SGK adı ve hesabına yapılamaz, ilaçta verilemez. Sağlık kuruluşlarınca, kurallara uyulmadan verilen, yataklı sağlık hizmeti, fatura bedellerini, SGK Sigorta Md ödemez. Genel olarak pirim kartında; iki veya daha fazla, aylık prim tahsili pulu eksik olan sigortalılar; SGK Sigorta Md.nün, Tedavi hizmetlerinden yararlandırılamaz. Pirim takibi, internetle bilgisayar kayıtlarından yapılabilir.
2) Emeklilerin sağlık işlemleri: TC Vatandaşlık Kimlik Kartı ile Emekli Kimlik Belgesi ve Reçeteli Sağlık karnesine göre yapılır. Vatandaşlık K. K. ile internet üzerindende yürütülebilir.
g) Sağlık Harcamalarına Katılım, Katkı Payı, Sağlık Ödeneği ve Sağlık Giderlerinin Denetimi:
1)Sigortalı ve Emekliler; ayakta muayene ile ayakta tedavi sonucu, doktor ve sağlık kuruluşlarınca düzenlenen reçete karşılığı, eczanelerden alacakları ilaç, tıbbı malzeme ile gözlük, diş ve ortopedik cihaz bedellerini, tümüyle ve bizzat kendileri karşılar. Bu ilaç, gözlük, diş ve tıbbi alet giderlerine katkı payı olarak; sigortalı ve emeklilere: Yarısı Ocak, diğeri Temmuz ayında olmak üzere, her yıl için toplam; bir BAÜ tutarında, Sağlık Ödeneği verilir. Sigortalı ve Emekli; dişçi, gözlükçü veya eczaneye; aldığı alet, yaptırdığı diş veya reçete fatura bedelini, bizzat kendisi öder. Hükümet dilerse, BKK ile Sağlık Ödeneğini; 4 katına kadar artırabilir veya yarı oranına dek azaltabilir.(*Sigortalılar, böylelikle sağlık hizmeti ve harcamalarını, gözetip denetleme; yükümlülük ve zorunluluğunu hisseder: SGK’nın;yolsuzlukla hortumlanıp, soyulmasını, önlemiş olur.)
2) Devlet Üniversitesine bağlı Tıp Fakültesi, Eğitim, Araştırma, İhtisas- Uzmanlık ve Uygulama Hastanelerinde: Yataklı tedavi hizmeti gören, sigortalı için; verilen yatak, yemek, muayene, tahlil, filim çekimi, ameliyat ile hastanece alınıp, takılan protez, alet, cihaz ve hastanece yataklı tedavide kullanılan, ilaç gibi, sağlık hizmetlerinin bedeli; işlem anında makbuz ve fişlere işlenir. Sigortalı Hasta; yataklı tedavi sonunda, hastaneden çıkış yaparken; hastanece; önceden hazırlanan fatura tutarının: %10'u oranında Katılım payını, vezneye öder.
3) Sigortalı ve Emekliler:
a) Yataklı muayene ve tedavilerini; anlaşmalı, özel yataklı klinik, özel hastane veya özel üniversiteye bağlı tıp fakültelerinde yaptırırlarsa;bu özel, yataklı sağlık gideri fatura bedelinin; %30'unu, kendileri,Katılım payı olarak, karşılayıp öder.
b) Katılım payları, emekli hastaların maaşlarından, SGK’ca doğrudan kesilir. Emekliler, hastane çıkışı, % 30 veya %10 katılım ve katkı payı ödemez.
c) Hastanelerde, refakatçi kalamaz, refakatçi ücreti istenemez ve ödenmez. Hastalara, Hastanede; ilgili kuruluşun, sağlık personeli;doktor, hemşire veya hasta bakıcı, bakıp ilgilenir, tedavi eder.
4) Sigortalı ve Emeklilerden; Devlet ve özel hastanelerce düzenlenen yataklı muayene, ilaç, cihaz ve tedavi gideri faturalarının: % 10 ve % 30'u oranında, sağlık harcamalarına katılma ve katkı payı alınmasının nedeni;verilen sağlık hizmetinin kalitesi ile SGK ödemelerinin; yerindelik ve doğruluk denetiminin sağlanması içindir.
5) SGK Sigorta Md; Sigortalıların; yataklı muayene, film, tahlil, ameliyat, ilaç ve tedavi ile tıbbı ortopedik cihaz gibi, sağlık giderlerini; anlaşmalı devlet tıp fakültesi ve özel hastanelere; düzenlenecek fatura tutarı üzerinden, sigortalıların; çıkışta ödeme yapmaları gerektiğinden, bu katılım paylarını düşerek; %10 veya %30 eksiğiyle öder. SGK, % 10 veya % 30’luk denetim ve katılım payını; sigortalı hasta, hastane çıkışı ödememişse ve ilgili kurum; bu katkı payını, SGK’dan istemişse: SGK bu parayı; sigortalının, aylık ücretinden; 3 eşit taksit halinde, doğrudan kestirir. Mümkün olmaz ve sigortalıda, kendiliğinden 3 ay içinde bu borcunu, SGK’ya ödemezse: SGK; bu payı, icra yoluyla alır.
h) Büyük işyerleri ve kuruluşlar, işçi ve memurlarının; muayene ve ilaç yazımı amacıyla işyeri dışına gitmeleri, veya muayene sırası beklemeleri nedeniyle; oluşacak zaman ve işkaybını önlemek için; işyerlerinde, işyeri ve kurum doktoru bulundurabilir, veya özel doktorlarla işyeri hekimliği sözleşmesi yapabilir. Ancak SGK Sigorta Md; bu iş yeri doktorlarının, yaptığı bu ayakta tedavi ile yazdığı reçete bedellerini; anlaşmalı bir yataklı sağlık kuruluşu ve yataklı tedavi hizmeti olmadığından ödemez. Sigortalılar, ayakta tedavi giderlerini, tamamen kendileri karşılar.
i) Hile yapan, gerçeğe aykırı veya sahte belge düzenleyen, yalan ve yanlış bilgi veren, fazla ücret alan, SGK’yı zarara sokan, hastane ve eczane gibi, sağlık kuruluşlarından; bir daha sağlık hizmeti alınmaz. Önceden yapılan Hizmet sözleşmesi iptal edilir. Ayrıca, Yargıya suç duyurusunda bulunup, haksız elde edilen para, geri istenir. Yargıca suçu sabit görülen işyerlerinin, çalışma izinleri geri alınır.
*EK MADDE l.- Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte; BAĞKUR, EMEKLİ SANDIĞI ve SSK gibi, Sosyal Güvenlik Kurumlarıyla, Milli Piyango G. Md. ve Spor Toto Teşkilat Müdürlüklerinin tüzel kişilikleri sona erer. Bu kamu kurumları, bir ay içinde:SGK- SOSYAL GÜVENLLİK KURUMU, çatısı altında birleşir ve diğer 4 ortağında katılımıyla yeni yasa hükümlerine göre teşkilatlanarak, çalışmaya ve tüm sigortalı ve emeklilere; ortak ilkeler ve aynı kurallar doğrultusunda; adaletli, eşit ve yeterli, Sosyal güvenlik hizmeti vermeye başlar.
2.- Bu Sosyal Güvenlik Yasası, hükümleri; yayın tarihinden itibaren, yeni ve eski tüm sigortalı ve emeklilere; ayrımsız,eşit uygulanmaya başlanır. Üç aylık dönem içinde; tüm sigortalıların, öğrenim durumuna göre, prim intibakları ile Kamu SGK’ya; emeklilik sigorta pirimi yatırılan; yıl ve ay süresi esas alınarak;emeklilerin maaş göstergeleri, bu yasaya göre yeniden düzenlenir. Sadece eski yasaya göre prim yatırıp, yasa hükümlerine uygun olarak kazanılan ve fiilen kullanılan, bireysel emeklilik hakkı korunur. Eski emeklilerden ek prim istenmez. Başka hiçbir menfaat ve durum, müktesep hak olarak ileri sürülemez. (*Ekonomik ve genel hukuk kurallarına aykırı olarak, siyasi ve sosyal düşüncelerle;TBMM ve TSK’dan emekli olanlar ile sigortalı yakınlarına tanınan; muayene tedavi ve yüksek emekli maaşları, sosyal güvenlik kurumlarını; mali krize, borç batağına soktuğu gibi, enflasyonu azdırarak, devlet maliyesini ve toplumsal ilişkileri olumsuz etkilemiş,Halkın; TC Devletine olan güvenini sarsmıştır. Hiçbir sınıf yada toplum kesimi, başka bir gurubun hakkını; zorla veya aldatarak yiyemez. Zulüm; adalet, toplumsal birlik ve barışı bozar, ilerleyip kalkınmayı engeller. )
3.- Belirli bir dönem sonunda aylık olarak, Bireysel emekli maaşı veya topluca emekli ikramiyesi ödeme vaadiyle prim toplayan; sigorta şirketi, banka, sandık veya diğer kuruluşlar; üç aylık bir dönem içinde, iştirakçilerinden topladıkları primleri (*her pirim ödenen yıl için bir BAÜ-bürüt asgari ücret tutarından, az olmamak üzere); ana para ve getirisiyle birlikte topluca öderler. Dövize endeksli olarak toplanan primler yine dövize endeksli olarak ödenir. Yada bu Bireysel Emeklilik Sistemi; İşşizlik Sigortasına dönüştürülerek, katılımcıların hak ve hukuku korunur ve zarar görmesi önlenir.TC Sınırları içinde,TC Vatandaşları için;yerli veya yabancı, hiçbir gerçek veya tüzel kişilik;Kamu SGK dışında; bireysel emeklilik,yaşlılık sigortacılığı yapamaz ve bu amaçla pirim toplayamaz.
4.- Anne, baba, dede, torun, çocuk veya eşten; dul, yetim ve muhtaçlık maaşı alanlar hakkında; bu yasa hükümleri uygulanır.
5.- SGK’ya devredilen 5 kurumun personeli; yeni düzenlemeye göre, fazlalık gösterip; iş verimliliği ve yönetim düzenini olumsuz etkileyeceğinden; emeklilik hakkını kazanan, tüm personel; zorunlu olarak emekli edilir. İsteyenler, başka kurumlara geçer, geriye kalan ihtiyaç fazlası personel ise kadrosuyla birlikte belediyelere aktarılır. Yeni Bölge SGK Sigorta Md personelinin;TC Vatandaşı, üniversite mezunu,sabıkasız olması ve bilgisayar bilip, kullanması zorunludur.
6.- SSK ve Bağkur Sigortalıları ve bu iki kurumdan emekli olanlardan; ilköğretim- ortaokul, lise veya yüksek okul bitirmiş olanlar; noter tastikli, öğrenim belgesi fotokopilerini, 3 ay içinde, bağlı oldukları, Bölge SGK Sigorta Müdürlüklerine göndermekle yükümlüdür. Bu süre içinde öğrenim belgesi vermeyenlerin, yeni kanuna göre,tablo ve derece intibakları; 2 Sayılı Cetvelin;1-1:Tablo-Derecesine göre yapılır.
7. SGK, ZORUNLU, BİREYSEL EMEKLİLİK VE SAĞLIK SİGORTASI ESASLARI
1- Memur ve İşçilere, aylık temel ücretleri; çalışmadan, her ayın birinde, 30 tam gün üzerinden, peşin olarak ödenir. Aylık Temel Ücretler; Öğrenim durumu ve Kamu SGK’ya;Sigorta pirimi yatırılmış, hizmet süresine göre belirlenir. Tazminatlar ise eylemli olarak çalışıldıktan sonra, ertesi ayın başı veya 15’inde ödenir. Tazminat çeşit ve oranını; İşveren ve Sendika, Tazminat Cetveline göre, işin zorluğu, işçinin, memurun unvanı, verim ve başarı durumu, gördüğü hizmetiçi kurslar vb hususlara bakarak, her çalışan için ayrı belirler.
2- Bireysel, zorunlu Emeklilik Sigortası pirimi: 30 tam gün üzerinden, aybaşında, sadece aylık temel ücretten: % 10 oranında hesaplanıp, kesilir ve SGK Bölge Sigorta Md banka hesabına yatırılır. Hiçbir nedenle, aylık bireysel emeklilik, sigorta piriminin; oranı % 10’dan ve gün sayısı ise 30 günden az hesaplanamaz, olamaz. Tazminatlardan, sigorta pirimi kesilmez.
3- Bireysel, zorunlu, kamu Sağlık Sigortası Pirimi: Çalışandan, emeklilik pirimi gibi tek kişilik alınır. İşçi ve Memurların, aylık temel ücretlerinden, aybaşında: 30 tam gün üzerinden ve tüm sigortalılardan eşit oranda alınır. Sağlık sigortası aylık pirim oranı: 1 BAÜ’nün % 10’udur. Kesilen pirim, SGK hesabına yatırılır.
4- Gelir Vergisi; işçi ve memurun, aylık temel ücret ve tazminatlarından; % 5 oranında, bordro üzerinde hesaplanıp kesilerek, Belediyenin banka hesabına, her ay yatırılır.
5- SGK sigortası pirim kesintileri, çalışanın aylık temel ücretinden yapılır. Tazminatlardan sigorta pirimi kesilmez. Yasaya göre, Aylık ücretten yapılan, toplam kesinti oranı; % 25’tir.
6- Tehlikeli ve İnsan sağlığına zarar veren, Bazı işkolu ve işyerlerinde Çalışanlar için; İşveren, özel sigorta şirketlerine; Zorunlu Yükümlülük Sigortası yaptırır ve her ay pirimini yatırır. Bu pirim tutarı, çalışanın aylık ücret ve tazminatından kesilemez. Ayrıca işverence ödenir. Sigorta pirimi konusunu; SGK, Sendika, Meslek Odası ve Basın: 7 gün 24 saat, gözetip denetler.
7- İşyeri Sendikası, zorunlu, aylık üyelik ödenti oranı: 1 BAÜ’ nün, % biridir. İşveren; İşçi ve Memurun aylık temel ücretinden; her Ocak ayında, Sendika üyelik ödentisini, bir yıllık olarak topluca kesip, Sendikanın banka hesabına yatırır.İşçi ve Memurlar;Sendika üyeliği ve üyelik aidatı- ödentisiyle ilgili konularda, Yargı organına başvuramaz.
BEŞİNCİ BÖLÜM
GENEL EKONOMİK DÜZENLEME
VE VERGİ REFORMU
-Vatandaş, vergi mevzuatı çokluğu, teşkilat ve bürokrasinin karmaşıklığı, hantallığı ve düzensizliği sonucu oluşan, kırtasiyecilik yüzünden; bunalmakta, devlette vergi mükellefi ve vergi işlemlerine ekonomik zihniyetle bakarak, mevzuatı güncelleştiremediğinden, vergiyi toplayamamaktadır. Ayrıca vergi sistemi, çok pahalı ve ağır işlemektedir. Genelde memurlar, Vatandaşa; sömürge idaresi görevlisi gibi davranmakta, vergi mükelleflerini para kazandıkları için hem kıskanıp, hemde suçlu olarak görmekte, yardımcı olmadığı gibi birde, zorluk çıkarıp eziyet etmektedir. Çözüm; Maliye Bakanlığını Ekonomi Bakanlığına, il ve ilçe teşkilatlarını ise Belediyelere bağlayıp; tüm birimleri, Belediye Gelir Müdürlüğü teşkilat çatısı altında toplamak, vergi mevzuatını basitleştirmek, vergileri; çeşit ve oran olarak azaltmaktadır.
l- Alınması Gerekli Tedbirler:
a- Bazı vergileri, birleştirmek veya kaldırmak: Örneğin;ÇTV-Çevre Temizlik Vergisi ile içme, kullanma Suyu ve Atıksuyu birleştirip, tek; Su Tüketim Bedel ve Vergisi adı altında almak. Yıllık Emlak, Emlak alım satım, Gayrimenkul değer artış, Damga, Yıllık Motorlu taşıt,KDV,Reklam, İlan, Eğlence, vb vergileri kaldırmak. KDV(* Dünyanın,en adaletsiz vergisidir.Ülkenin en zengin işadamı Sabancıdan ve asgari ücretle çalışan, işçiden;aynı oranda alınmaktadır?) Kullanım, Tüketim, Hizmet, Özel İşlem ve İletişim gibi vergileri; ÖTV adı altında toplayıp, tek kalemde almak. Bu Kanunda sayılanlar dışında yeni bir vergi konamaz.
b- Kamu Kurumları ve Meslek Odaları ile kamuya yararlı dernek ve vakıfları, her türlü harç ve vergiden muaf tutmak.
c- Yeniden düzenlenip, belirlenen, bu vergiler dışında, belediyelerce; şehirlere ayak bastı veya şehirde oturmak için para alınamaz. Bu tür işlemler, kötüye kullanıma açıktır veya eziyet teşkil eder. Osmanlı döneminde; iç pasaport, izin, vize uygulaması yapılmış hatta İstanbul'a "son elli yıl içinde gelip boşgezen, sanatı, mesleği ve işi olmayanlar, memleketlerine zorla gönderilmiş," ancak bu demokrasi dışı zorlamalar, olumlu bir sonuç vermemiştir.
d-1) Bazı vergi, harç ve işlemleri kaldırmak: Örneğin; KDV, Emlak, Damga, Gümrük Vergisi, Zirai Kazanç Gelir V, Geçici V, İlan ve Reklam V, Eğlence V,Sıtopaj,Yangın Sigorta Vergisi ve tüm Fonlar. 2) Hükümet; ithalat ve ihracat yapılamayacak ülkeleri ve malları BKK ile açıklar. Bazı ülke ve mallara, alım satım sınırı-kotası koyar. Ancak bu kararların, ithal mallarını pahalandırmaması ve dış satımı zorlaştırıp (izin işlemiyle), ihracatı düşürmemesi gerekir.
3)Devletin, İhracata; parasal teşvik, destek, kıredi, sigorta, vergi iadesi yapmasına gerek yoktur, engel olmasın yeter. Yatırım ve İhracatı teşvik tedbirleri, derhal kaldırılır. Bir ihracat işlemi için İhracatcıya; 5, 6 Bakanlık, müdürlük dolaştırılıp, 20 evrak düzenlettirilirse, o işten hayır gelmez.
4) İthalat, İhracat işlerine meslek odaları, Borsa ve Birlikler- TİM baksın. Devlet, sadece hudut kapılarının; güvenlik ve düzenini sağlasın. Halen yüzlerce; gümrük yoklama memuru, müfettiş, güvenlik görevlisi olmasına rağmen, teşvik ve rüşvet nedeniyle; hayali ihracat, mal kaçakçılığı, farklı mal giriş veya çıkışı, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, hızla sürmektedir. Yeni düzenlemeyle hudut kapılarında, sadece güvenlik görevlisi bulunsun. Giriş çıkış yapan araç ve mallar, ancak çok ciddi ihbar, şikayet ve şüphe üzerine aransın. İşlemler, güven ve beyan esasına göre yürütülsün. Pasaportlar; Visa kartı büyüklük ve özelliğinde, çipli olsun. Sadece matbu sıtandart, mal belgelerine; giriş, çıkış tarih ve damgaları vurulsun. Hudut kapılarının, idari iş ve yönetimi; Belediyeler ile Dış Ticaret Birliklerine bırakılsın. Kapılardaki işlemler, bilgisayarlarla internet üzerinden yürütülsün.İl,İlçe ve Beldelerden;Jandarma teşkilatı kaldırılsın. Jandarma TSK içine geri dönsün ve Ordu Komutanlıklarına bağlı;Kara, Sınır Güvenlik Komutanlığı olarak; Türkiyenin Kara sınırlarının,Güvenliğini sağlasın.Kaçak;insan,mal giriş çıkışını önlesin.Sınır güvenliğini; uydu, kamera,insansız uçak gibi,teknolojik alet ve cihazları kullanarak ve helikopter devriye uçuşlarıyla sağlasın.TSK;Sınıra karakol yapmasın,askerleri;yayan veya araçla; arazi,yol takip, arama taramasına gönderip;mayınla,patlayıcıyla,boşa öldürtmesin!Asker,ancak yaşayarak, devletine ve halkına hizmet eder.Sınırdan kaçak geçenlere ve terör guruplarına;önce uçak ve helikopterle müdahale edilsin,askeri tim bölgeye;sonra helikopterle indirilsin.
e- Ayrıca, TRT payı, Tv, Müzik seti bandrol vergisi, damga resmi, ilan reklam, eğlence ile bina iskan harcı, tellallık harcı gibi otuz civarında vergi, harç ve tüm fonlar kaldırılmalıdır.
f- Devlet; güvensizlik, şüphe ve zorlamaya dayalı, idare sistemini değiştirmeli. Özellikle TSK ve Üniversiteler; Türk Halkını ve Halkın inancını;potansiyel tehlike ve irtica olarak görüyor! Hatta, İrticayı; 1978 yılından beri binlerce TC Vatandaşını öldürüp,Türkiyeye 500 mr abd dolarını aşkın, ekonomik zarar veren pkk’dan, daha tehlikeli görüp, Türkiye;İran olacak diye,Halkla alay ediyor? Kara Kuvvetleri; piyade, top ve tank birlikleri ve Jandarma; Halkı baskı altında tutabilmek için Türkiyenin ortasında ve tüm il, ilçe ve beldelerde; birlik bulundurarak, darbe yapmak ve Halkla mücadele edecek biçimde konuşlanmış! 1960 ve 1980’de abd’nin emir ve yönlendirmesiyle; askeri darbe yapmış ve halk karşı koymasın diye,evlerden silahları toplamış! Afganistan, Irak ve Yugoslavyada olduğu gibi, Günümüz Savaşları; 1.ci ve 2.ci Dünya Savaşına hiç benzemiyor!TSK; tank, top ve Askeri birlikleri sınıra gönderinceye kadar, savaş çoktan biter!Ayrıca,nato;Türkiyeye sattığı açak,helikopter ve tanklara;çip koymuş?Gerektiğinde,Akdenizden atacağı füzelerle, hangardayken vurup,yokedecek? Dünya hızla değişiyor!TSK’da değişsin? Önce, Adana- İncirlik- abd- nato askeri üssü: neden Adanada ve ne amaçla kuruldu, kime hizmet idiyor, nato kafalı olmayanlar, bunu bir akledip,düşünüp,sorgulamalı? Bakanlık ve Belediye yönetimi;güven, beyan, saygı ve kurallara göre, vatandaşa;yerinde,zamanında,gereğince, hizmet esasına dayandırılmalı. Devlet, Halkı; basit, cahil, yoksul, akılsız, suçlu ve düşman gibi görmemeli, öncelikle memuruna ve vatandaşına, Vatan¬daşta; devlete ve memura güvenmeli. Güven ve yetkiyi kötüye kullananlarda; en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Hükümet, iki üç yılda bir askerlik ve emeklilik süresini değiştirmemeli,geçici ve kişiye özel, kanun olmaz.Olursa,Vatandaşın,devlete;güven ve saygısı kalmaz ve sahipsiz devlette;Osmanlı gibi,yıkılır gider! Vergi, prim, hükümlü, kredi, imar, orman, taşınmaz vs affı çıkarmamalı, vergi ödeme süresini uzatmamalıdır.Kötüye,acımak,iyilik; iyilere zulümdür. Herşey beyan esasına dayanmalı, gereksiz belge istenmemelidir. Ör: İşyeri açmak isteyen, o yer Belediyesine: sadece ilgili meslek odasına onaylatacağı; oda üyelik belgesi ile meslek diploma veya sertifikası, TC Vatandaşlık- Nüfus cüzdanı fotokopisi ve 2 fotoğrafla başvurarak, İşyeri Açış İzin Formunu doldurmalı. Belediye, engeç 10 gün içinde randevu verip, işyerini kontrol ederek, İşyeri Açılış İzin Belgesini düzenleyip vermelidir. Eski uygulamada; sağlık raporu, adli sabıka kaydı, polis güvenlik fiş durum belgesi, askerlik belgesi, ikametgah belgesi, diploma, ustalık belgesi, maliye vergi ve ceza borcu yoktur,hatta askerlik şubesinden bile, belge istenmekteydi. Bürokrasi; insanlara zorluk çıkarıp, eziyet ederek, işin başında insanın hevesini kırmakta, kişiler mecbur kalıp, izinsiz kaçak çalışmaya yönelmekte, rüşvetle, zorbalıkla, hatta mafya ve terör örgütüyle uzlaşarak, işlerini yürütmeye sevkedilmektedir.
g- TC Vatandaşı veya yabancı uyruklu, gerçek ve tüzel kişilere;KDV, ÖTV veya başka bir çeşit, vergi iadesi yapılamaz.
h- Üretici firma tarafından, doğrudan yurtdışına ihraç edilsede, ayrımsız ÖTV’ye tabi tüm mallara; yinede ÖTV Vergisi konulur ve alınır. Eski uygulamada; İhraç mallarından vergi alınmazdı! Ancak bu yöntem tutmadı: özellikle serbest bölgede üretilen mallar, dışarı ihraç gösterilip, vergiden muaf tutuldu, ancak içeri satıldı! En doğrusu; ithal edilen veya fabrikada üretilen mala, ÖTV’ yi; ülkeye veya ekonomiye girdiği an koymak, ya dışarı ÖTV’li ihraç etsin veya ülkemizde satabildiği kadar, yurtiçi tüketim için üretsin. Üretici, fabrika, ihracatçı veya Turistik oteller dahil; hiçbir mal, hizmet, vergiden muaf tutulmasın. İhracat, turizm, üretim ve yatırıma; vergi iadesi, destek ve teşvik uygulaması, kötüye kullanıldı, kaldırılsın. Kur ve enflasyon farkı ödenmesin. Şirketlerin aldığı kıredilere, devlet garantisi tanınmasın! Demokrasilerde böyle yanlışlar yapılıp, devlet soydurulup, halk yoksullaştırılmaz!
2- Ekonomik İşler Kurulu:İl,ilçe ve beldelerde;Ekonomik işler kurulu oluşturulur.Vergi düzenlemeleri, götürü usulde vergiye tabi işyeri sahiplerinin vergi grubu sınıflaması, vergi ve vergi cezalarına, belediye ve meslek odalarının verdiği idari cezaların esasına, veya miktarına itiraz ile tüm diğer ekonomik konularda görüş bildirir, veya bağlayıcı karar alır. Kurul kararları kesindir. Ancak Kuruldan,verdiği kararı tekrar gözden geçirmesi, gerekçeli şekilde istenebilir. Aynı kararında yine İsrar ederse, belediye meclisine itiraz edilir. Kurul veya Belediye Meclis kararlarına karşı, Yargıya başvurulamaz. Kurul kararları gerekçeli verilir.
- Kurul Üyeleri:
a- Başkan; Belediye Gelir müdürü.
b- En çok üyeye sahip işçi, memur Sendika temsilcisi.
c- Serbest Muhasebeci ve mali müşavirler odası temsilcisi.
d- Basın odası temsilcisi.
e- Yöre,Devlet Üniversite temsilcisi: Rektörün belirleyeceği bir ekonomi profesörü.
3- Yeni Vergi Sistemine Göre; VERGİ ÇEŞİTLERİ:
Gerçek ve tüzel kişilerden, alınacak; Vergiler ve diğer mali yükümlülükler.
A- GELİR VERGİSİ-GV:
Gelir Vergisi; yalnızca Bürüt Gelir üzerinden hesaplanıp alınır. Sabit ve değişken giderler ile yeni yatırım, kazanç; kar ve zarar, vergi miktarını belirlemede dikkate alınmaz.
1) GERÇEK Usulde, Gelir Vergisine Tabi Mükellefler:
Anomim ve Limited Şirket statüsünde olmayan veya yanında ençok dokuz işçi çalıştıran, işyeri sahipleri ile kendi nam ve hesabına çalışan, geliri düzensiz, belirsiz olan veya bir işyerine bağlı olmaksızın çalışanlar. 18 Yaşına girmemiş; iş,sanat,meslek öğrenen, çırak-kalfalarla,işyeri uygulama stajı yapan, öğrenciler; Basit ve götürü usülde, işyeri statüsünün belirlenmesinde, ölçü olarak alınan, dokuz işçi sayısına dahil edilmezler. Gerçek usule tabi, vergi mükelleflerinden, (b) götürü gurubunda yer alanlar; muhasebe defteri tutmaz, bir muhasebeciyle anlaşma zorunluluğu yoktur. Ancak bu işyerleri de satışlarda; fatura veya fiş düzenlemek zorundadır. Gerçek Usulde GV; 2 guruptur:
a) BASİT Usulde Gelir Vergisi:
Yıllık Ticaret, Sanayi, Tarımsal üretim, Hizmet veya Diğer Gelirleri: Düzenli, İşyeri Belli ve Sabit Olan Mükellefler; Bu guruba giren mükellefler, Basit usulde vergilendirilir. Bir muhasebeciyle anlaşırlar. Bu tür gelir getirici faaliyetlerde bulunan vatandaşların Bürüt Gelirlerinden; Basit usulde % 5 oranında Gelir vergisi alınır. Ancak ödenecek en az, yıllık vergi; (15) BAÜ tutarından daha aşağı olamaz.
b) GÖTÜRÜ Usulde,Yıllık Gelir Vergisi-YGV:
Yıllık Gelir Miktarı Belli, İşyeri sabit ve düzenli Olmayan, küçük ölçekli iş,sanat ve meslek Sahipleri; Ekonomik işler kurulunca: İşyerinin cinsi, yaptığı iş, işkolu, semti, çalıştırdığı işçi sayısı gibi hususlara göre, Vergi Mükellefleri; bu vergi sınıflarından birine dahil edilir. Sınıf veya gurup değiştirmek isteyenlerin, muhasebeciyle anlaşma yapıp, bilanço düzenlettirmeleri gerikir.
-Götürü Usulde Vergi Sınıfları Cetveli;
1.Sınıf G.Vergisi Mükelleflerinin Ödeyeceği: Y.G.Vergisi : BAÜ'nün (10) katı
2.“ “ “ “ “ : “ (5) “
3.“ “ “ “ “ : “ (1) “
2) TÜZEL KİŞİLİK:ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETTEN ALINACAK, GELİR VERGİSİ:
İşyerinde;10 ve daha fazla işçi çalıştıran, ticaret hacmi geniş, üretim kapasitesi yüksek işyerleri ile 2-5 veya daha çok, sermaye veya işgücü ortaklı kuruluşlar, şirketleşmek zorundadır.
a) Limited ve Anonim şirketler:
Türkiye'de sadece limited ve Anonim Şirket kurulabilir. Holdinglerin, vergi düzenlemesiyle bir ilgisi yoktur. Limited ve Anonim şirketler; muhasebe defteri tutmak, anlaşmalı, sözleşmeli bir serbest muhasebeci, mali müşavirle çalışmak veya meslek odasına kayıtlı, kadrolu, aylıklı muhasebeci istihdam etmek zorundadır.
b) Blançolarına göre şirketler:Kurumlar Vergisi tabiri kaldırılmıştır.Kurum denince, Kamu-Devlet anlaşılır. Limited ve Anonim şirketler; 1 Ocak ile 31 Aralık döneminde elde ettikleri, yıllık Bürüt Gelirlerinin; % 5'ini;Şirket Gelir Vergisi(*Eski deyimle; Kurumlar Vergisi) olarak öderler. Vergi hesaplamasında; yeni yatırımlar, giderler ile kar- zarar durumu, dikkate alınmaz.
c) Hükümet, 5 yıllık bir dönem için yıllık ödenecek, alınacak GELİR VERGİSİ oranını: BKK ile düzenler, belirler. Hükümet, Yasadaki: üst sınır olan: % 5’ lik, Gelir Vergisi miktarını; % 1 oranına kadar azaltabilir.
d) Şirketlerin, Sosyal,Toplumsal yardım İşleri:
1- Limited ve Anonim şirketler, bir önceki yıl bürüt gelirlerinin; en çok %5'i tutarında veya ödedikleri vergi kadar; para ve mal varlıklarını; altyapı, sağlık, eğitim öğretim, dini ve kültürel konulardaki hayır işlerine, sosyal hizmet amaçlı, kamu kurumları, özel ve devlete ait, Temel eğitim okulları, üniversite veya dernek ve vakıflara, bağış yapabilir. Yada okul,hastane,üst geçit, yaptırabilir. Hazine arazisi tahsis ettirip,özel orman kurabilir.Resmi belge karşılığı yapılan, bu toplumsal bağışlar; yasal gider olarak kabul edilir.
2-Ancak şiketler, Siyasi Partilere bağış yapamaz.
3-Şirketlerin, yıllık; reklam, ilan, tanıtım, öğrenci bursu,sanat,sipor vb,kültürel etkinliklere,katkı, destek gibi,sıponsorluk giderleri toplamı; önceki yıl ödediği vergiyi, yani bürüt gelirinin; (yeni kurulan şirketlerde ise sermayesinin) % 5’ini asla geçemez. Zarar beyan eden şirketler, reklam vb harcama yapamaz! Bu tür harcamalar,yasal gider olarak kabul edilmez.
e) Gelirlerin Dağıtım ve Kullanımı: Anonim Şirketler, her yıl, vergi sonu net gelirlerinin;
1- %50'sini: hisse senedi sahiplerine, her hisseye eşit şekilde karpayı olarak dağıtır. Kurucu ortak veya A, B, C, tertibi gibi hisse senedi ayrımı yapılarak, hisse senetlerine, farklı miktarlarda karpayı ödenemez(Temettü).
2-Şirket gelirleri, kaynağında ve toplu vergilendirildiğinden, hisse senedi sahiplerinden ikinci defa, hisse senedi gelirleri için vergi alınmaz. Hisse senedi geliri olan kârpayları, vergilendirilemez(*Temettüden stopaj alınamaz).
3- %30'unu: Araştırma, geliştirme, yenileme gibi teknoloji değişimi ve yeni yatırıma ayırır.
4- Kalan %'20 lik kısım ise, sendika ve işverenin belirleyeceği şekilde, çalışanlara; karpayı- ikramiye olarak dağıtılır: % 15’lik kısım, tüm çalışanlara eşit miktarda, kalan % 5’lik bölüm ise yalnızca, üstün başarı gösteren, personele verilir. Ayrıca işçi ve memurlara, maaş dışında ek olarak, birde ikramiye ve teşvik adı altında, para ve mal ödemesi yapılamaz.
5- Şirket yönetim kurulu, aksine karar alıp; şirket karının dağıtımını erteleyemez ve bu oranları değiştiremez.
f) Şirketler Gelir Vergisi, Ödeme Alt Sınırı:
TC Vatandaşı ortaklı ve Türk Sermayeli, Tüzel kişiliklerle, Türkiye'de faaliyet gösteren, tamamen yabancı sermayeli, veya kısmen yabancı ortaklı olan, veya şube durumunda bulunan şirketler; ticari faaliyetlerinden zarar etse, veya az kar- kazançda beyan etse; bu kuruluşlar, kamu veya sosyal amaçlı,dernek,vakıf gibi hayır kurumu olmadıklarından, yinede yasada belirlenen oranda, vergi ödemek zorundadırlar. Kar etmeyi beceremiyorlarsa; ya şirketi, bu işi bilenlere devreder, yada kapatırlar! Ticaret, zarar ederek sürdürülemez.
-Şirketlerin ödeyeceği, enaz vergi miktarı; İki aşamalı olarak, belirlenir:
1- Şirket 10 kişiden fazla işçi çalıştırıyorsa, her çalıştırılan personel için: Şirket, BAÜ'nün (2) katı tutarında, vergi öder.
2- Şirkette sadece ortaklar çalışıyorsa veya çalıştırılan işçi 10 kişiden az veya şirket gerçekten zarar etmiş, veya çok az kar etmiş veya düşük gelir beyan edilmişde olsa; Yine de limited şirketler; BAÜ'nün (30), Anonim şirket ise (60) katından az vergi veremez. Şirket, az kazanıyorsa; basit ve götürü usule geçer. Zarar ediyorsa, iş türünü veya semtini değiştirir, yada işyerini kapatır. İşi, daha iyi yapabilecek, başka işadamlarına bırakır.
g) Yabancı Yatırım:Hükümet ve Belediyeler,yabancı uyrukluların;Türkiyede kurduğu,işyeri, tüzel kişilik veya yabancı sermayeli şirketlerin, Türkiyede açtıkları şubelerine; vergi muafiyeti tanıyamaz,Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi gibi anlaşma yapamaz. Yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilere; teşvik, destek ve vergi iade ödemeside yapılamaz. Yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişiliklerin, TC Ülkesinde; iş kurup, faaliyet göstermesine, Bakanlık izin verir. Ancak yabancılar; arsa, arazi, maden sahası tahsisi ile bina yapımı, işyeri açımı ve maden arama ile üretim izinlerini, tümüyle ilgili meslek odası ve yerel belediyeden alır. Yabancıların, çalışma ve üretim faaliyetlerinin, yasaya uygunluğunu: Belediye, Basın, Meslek Odaları ve DKÖ’ler: 7 gün 24 saat, gözetip denetler.
3) Muhtelif Gelir Vergisi-MGV:
a- Muhtelif gelirlerden, vergi; % 5 oranında alınır. Vergisiz kazanç olmaz. Bir tüzel kişi ve vergi mükellefi olan şirketler ile kamu kurumları; kişi ve kuruluşlara; geçici iş ücreti veya bir hizmet karşılığını öderken (mal alımı hariç): %5 gelir vergisi keserek, belediyelerin bankadaki hesabına yatırırlar ve ödeme işlem formu veya makbuzunun bir suretini, belediyeye gönderirler. Bu belgenin bir suretinide; MGV aldıkları, kişiye verirler. Belediyeden, yer kiralayanlar; ödemelerden vergi kesemez.
b- Bir BAÜ tutarından daha az olan, geçici nitelikte ve düzensiz muhtelif gelirlerden, miktarı ekonomik olmadığı için vergi alınmaz.
c- İşçi ve Memurların, Aylık Maaşlarından(Asli,Temel Ücret ve Tazminat): %5 oranında Gelir Vergisi alınır.
d- Bakanlar Kurulu;BKK ile % 5 olan,Gerçek Usulde GV ve Şirketlerden alınacak Gelir Vergisi oranını; şartlara göre, yüzde bire indirebileceği gibi, bir yıl süreli olarak, iki katına kadar da çıkarabilir.
B-TAŞINMAZ, KİRA SÖZLEŞMESİ VE HARCI:
l- Taşınmaz, Kira Sözleşmesi:
Gerçek ve Tüzel Kişiler, Belediye Tapu ve Kadastro İdaresine başvurarak; Taşınmaz kullanım ve işletme hakkı sözleşmesi yapar; bina (konut, işyeri), arsa, tarla ve arazileri; 5’er yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar kiralar. Taşınmazlara ilişkin bu vb işlem ve eski vergiler kaldırılır: Ör; Emlak beyannamesi, Yıllık Emlak Sahipliği Vergisi, Emlak Değer Artış Vergisi, Alt Yapı Katılım Payı gibi. Bu tür vergilerin; tahakkuk, tahsil, kontrol ve takibi zor, devlete yük, toplanan miktar az ve uygulama vatandaşa eziyet. Verginin; emlaktan değil, gelirden alınmasının uygun olması nedeniyle yıllık emlak kullanım vergisi kaldırılır.
2-a)Taşınmaz Kira Sözleşme Harcı:Belediyeden; bina(konut, işyeri), arsa, tarla ve arazi kiralayandan; taşınmaz kira sözleşmesinde gösterilen toplam kira miktarının; % 5'i oranında, Tapu dairesince, kiralama sırasında, Taşınmaz kira sözleşme harcı alınır.
b)Tapulu ve tapusuz taşınmazların; kira sözleşmeleri ve tahsis işlemlerinin, Tapu dairesinde yapılması zorunludur. Tapu İdaresinde yapılmayan taşınmaz kira sözleşmeleri, geçersizdir, hukuki bir değer ifade etmez; İdarede ve Yargıda delil olarak ileri sürülemez.
c) Kiraya verilecek arsalar: 1000 m2( bir dönüm), sulu tarla: 500 dönüm ve kıraç araziler ise bin dönümden az olamaz. Bu miktarlardan küçük arsa ve araziler; ilgili kiracıların başvurusu üzerine veya belediyelerce doğrudan birleştirilerek, bu büyüklüklere dönüştürülür. Üzüm bağı, meyve ve sebze bahçesi ile seralar için bu büyüklükler aranmaz.Belde ile İl ve İlçelerin Köylerinde oturan ve Yasada sayılan miktardan, küçük;arsa, tarla,arazi kullanan çiftçilerden; harç, kira ve vergi alınmaz.
d) Taşınmaz tapusuzda olsa bina (konut, işyeri) ve bu ölçekli, arsa, tarla ve arazileri kiralayandan, işlem sırasında bir defa için alınacak; % 5 oranındaki Taşınmaz Sözleşme Harcı, miktarı; bir BAÜ tutarından daha az olamaz.
e) Taşınmaz Sözleşme Harcı; kamu kurumları, meslek odaları,birlik,kooperatif, özel veya devlete ait Temel Eğitim okulu, hastane, üniversite, siyasi parti, dernek ve vakıflar dışındaki gerçek ve tüzel kişiler ile karşılık ve eşitlik esasınca, yabancılara yapılan, taşınmaz kiralama işleminden alınır.
C- ÖZEL İŞLEM,İLETİŞİM VE TÜKETİM VERGİSİ (ÖTV):
1- Genel Hususlar:
a) Hükümet, yayınlayacağı BKK ile harcama grupları için yasada gösterilen bu alt ve üst sınırlar arasında, 5 yılık bir dönem için alınacak: ÖTV oranlarını kararlaştırır. Gerektiğinde BKK ile yeniden düzenleme yapabilir.
b) TC Uyruklu gerçek ve tüzel kişilere, veya yabancılara, ÖTV iadesi yapılamaz.
c) ÖTV, genel kural olarak, malın satış fiyatı içindedir. Malın, Üretim yada ithalat aşamasında; maliyet yada satış fiyatına eklenir. ÖTV, bir defa konur, katlamalı ve mükerrer değildir. Perakende satış sırasında ayrıca ilave edilmez, fiş veya faturada gösterilmez ve ayrıca alınmaz.
d) Elektrik, doğalgaz, telefon ve su tüketimi için alınacak, ÖTV; bunların, aylık tüketim miktarlarının hesaplandığı, fatura tutarlarının; BKK ile belirlenen oranlarla, çarpımı sonucu bulunur ve ayrıca gösterilir..
e)Malın, maliyet ve satış fiyatı içinde gösterilmeyen, fiş ve fatura tutarı ile ÖTV oranının çarpılması sonucu,ayrıca hesaplanan ÖTV'lerde ise; gerçek ve tüzel kişiler, topladıkları ÖTV'leri; her ay sonu, belediyenin bankadaki hesabına yatırır. Ayrıca, aylık işlemli ÖTV ödeme bildirim formunuda belediyeye gönderir.
f) Taksitli satışlarda; satış fiyatı içinde gösterilmeyen ÖTV'nin tamamı, peşin olarak alınır.
g) Faturasız, yazarkasa fişsiz veya makbuzsuz satış yapılamaz. Ancak, istisnai olan; Gazete, ekmek, simit ile küçük üretici ve semt pazarındaki geçici, seyyar gıda, elişi, meyve ve sebze satışı gibi. Fiş, makbuz ve faturasız satışı yapılacak, tüketim malları ve hizmetler, BKK ile belirlenir.
h) Bir BAÜ tutarını geçmeyen, mal satış ve hizmet bedeli için yazar kasa fişi veya makbuz kesilir, fatura düzenlenmez.
2- ÖTV Alınacak Mal Ve Hizmetler Ve Vergi Oranları:
Aşağıda sıralanan, mallar dışındaki diğer mal ve hizmetlerden, ÖTV alınmaz. Özel İşlem,İletişim ve Tüketim Vergisi alınabilecek, İthal veya yerli üretim: tüm mal ve hizmetler; Bu ÖTV kapsamına dahil edilmiştir.
a) Alkollü İçkiler: -Vergi Oranı:
1- Viski, şampanya, cin, likör, rom ve vermut : % 1- % 5
2- Rakı, votka, kanyak ve diğer alkollü içkiler : % 1-5
3- Şarap ve bira : % 1-5
4- İspirto, alkol (saf ve sanayi dahil) : % 1-5
b) Tütün ve Mamulleri:(Sigara,tütün,puro,pipo,nargile vb) : % 1- % 5
c) Akaryakıt Ürünleri:
1- Benzin, motorin, fueloil ile diğer petrol ürün, çeşit ve türevleri : % 1- % 5
2- Sıvılaştırılmış LPG, otogaz, bütangazı, propan, doğalgaz vb. : % 1-5
d) Lüks mallar:
1- Balıkçı mesleği dışında kullanılan deniz taşıtları : % 1- %5
2- 1700 cc ve daha yüksek motor hacimli Jib ve otomobil : % 1-5
3- Silah:Tabanca, tüfek, fişek ve mermi : % 1-5
e) Dayanıklı Tüketim Malları, Beyaz Eşya ve Motorlu Araç:
1- TV, Bilgisayar : % 1- % 5
2- Cep telefonu, ev, iş Telefonu : % 1-5
3- 950 cc ve üzerinde motor hacimli otomobiller : % 1-5
4- Minibüs, pikap, jip, kamyonet, kamyon, tır, otobüs : % 1-5
5- Buzdolabı, Fırın, Kılima, Bulaşık, Çamaşır ve Kurutma Makinası : % 1-5
f) Bazı Mallar Tüketim ve Kullanım Hizmeti Vergisi:
1- Elektrik Tüketim vergisi : % 1- % 5
2- Doğalgaz tüketim vergisi : % 1-5
3- İçme suyu, kullanma suyu, ÇTV ve atıksu; SU Tüketim Vergisi : % 1-5
4- Telefon, İnternet Kullanım ve İletişim vergisi(Ev,işyeri,cep,araç) : % 1-5
D- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ:
1- Miras (tereke) bırakanın, bankadaki parası (TL ve Döviz) ile motorlu taşıt araçlarından: % 5 oranında alınır. Diğer miras eşya ve mallarından alınmaz.
2-Ayrıca, izinle düzenlenen piyango türü bilet, at yarışı, sipor toto, sayısal loto, iddia gibi verilecek ikramiye ile para ve eşya, şans oyunu çekilişlerinden, hediye, hibe ve bağışlardan da; veraset ve intikal vergisi alınmaz.Konut ve İşyeri gibi Taşınmaz ve Motorlu Taşıt Araçlarının; çekilişi yapılamaz ve ikramiye olarak dağıtılamaz. Hediyede edilse,normal satış gibi,vergiler alınır.
3- Kurumlar-Şirketler GV; ikramiye çıkan kişilerden değil, İkramiye için toplanan paradan; % 5 oranında ve bir defa alınır.
4- Veraset ve İntikal Vergisinin alınması: Bu vergiye konu malların, devrini yapan: Noter ve Bankalar; işlem sırasında, malı devralandan, vergiyi, peşin olarak alır ve belediyenin banka hesabına yatırırlar. Veraset ve intikal vergisini, kendisine miras kalan, bağış ve hediyeyi kabul eden öder. Kamu kurumları, özel veya devlete ait Temel eğitim okulu ve üniversiteler ile siyasi parti, sendika, meslek odası, dernek ve vakıflar; veraset ve intikal vergisi ödemezler.
E- TAŞIT VERGİSİ:
-Motorlu Taşıt Aracı, Alım Vergisi:
1-a) Mazotlu ve Benzinli,Motorlu Taşıt Aracının; Yenisinin, Bayiden alım ve ikinci el,satış devir işlemleri, Noterde yapılır. Noterler; oto galerisi veya kişilerden: ikinci el- kullanılmış- eski devir, veya bayiden yeni taşıt alanlardan; yenilerin fatura fiyatı, eski devir, bağış, miras, hediye vb taşıtlardan ise beyan edilen değer üzerinden: % 10, Motorlu Taşıt alım vergisi alır ve bu vergiyi: Belediyenin: Bankadaki hesabına yatırır. Ancak, motorlu taşıt alım vergisi, hiçbir şekilde bir BAÜ tutarından daha az olamaz. Hükümet, BKK ile Motorlu Taşıt alım vergisini; 2 katına kadar arttırmaya veya % bire kadar indirmeye yetkilidir.
–b) Elektrik Aküsü,Pil Batarya, Rüzgar ve Güneş enerjisiyle çalışan; Elektrikli taşıt araçları; doğayı kirletmediklerinden; Taşıt Alım Vergisi: % 1 oranında alınır.
–c) Kullanılmış, İkinci el,bir Motorlu Taşıt aracını devreden, satandan; Taşıt vergisi ve ÖTV istenmez, alınmaz. Vergiyi sadece,Taşıt Aracı satın alan öder.
2- Polis; Taşıt Sürücü Belgesi, Ruhsat, Pilaka, Çalışma Karnesi, taşıt yeni alım, kayıt ve devir işlemlerine bakmaz. Bu tür işlemleri; KUT Odası yürütür.
3- Yıllık, Motorlu Taşıt kullanım vergisi; eziyet olduğundan kaldırılır. Motorlu taşıtlardan, 6 ayda, yılda bir, başkaca vergi alınmaz.
4- Her yıl veya 2-3 yılda bir yaptırılan, Araç Fenni muayene ve Araç Egzoz gazı salım ölçüm işlemleri; halka zorluk,eziyet ve yararsız olduğundan, kaldırılmıştır. Fenni muayene ve Egzoz ölçümü; yalnızca kullanılmış- ikinci el Araç: satış ve devirlerinde,zorunlu olarak yaptırılır.
5- Elektrikli veya benzinli Motorsikletler için; sürücü belgesi, ruhsat ve pilaka gerekmez. Motorlardan, yıllık taşıt vergisi alınmaz. Egzoz ve fenni muayeneleri yapılmaz. Motorsikletlerin alım ve devir işlemlerini; Noterler düzenler. Bisikletler ise doğrudan satıcıdan, yazarkasa fişiyle alınır. Noter işlem belgesi ile yazarkasa fişi;motor ve bisiklet sahipliği göstergesi olarak,saklanır.
6- TSK ve İçgüvenlik-Polis Müdürlükleri dışında, hiçbir kamu kurumu, kurum adına, kamu parasıyla otomobil satın alamaz,kiralayamaz, veya otomobil türü bir taşıt aracını, bağış ve hediye olarak kabul edemez.
F- TOPLUMSAL DAYANIŞMA,EK VERGİSİ-TDV:
1- Alkollü içkiler ile Tütün mamülleri; fabrika yerli üretim satış ve ithalat toptan satış fiyatı üzerine; % 5 oranında, BKK ile TD, Ek Vergisi konur.
2- Şans Oyunları düzenleme yetki ve izni verilen, kurum ve özel kuruluşların, gelirlerinin: % 5’i, TDV olarak alınır. Bu gelir; bu 5 kuruma: % 1’lik paylarla dağıtılır. TDV ödeyecek; kurum ve kuruluşlar: Piyango İdaresi, Sipor Toto İdaresi, Jokey Kulübü- At yarışı vb Şans oyunları. Otel ve Gazinolarda Kumar oynanmasına, izin verilirse,bu kuruluşlar;Gelirlerinin % beşini, TDV olarak, ödemekle yükümlüdür. % 5 oranındaki GV ile Şirket-Kurumlar Vergisi, ayrı ve farklıdır.
3- TDV’yi toplayan; banka, kurum ve kuruluş; TDV’yi, Belediye hesabına aktarır. Belediye, topladığı TDV’yi; % 1’lik paylarla, yöre halkına hizmet veren, bu kurumlara dağıtır:
a- O yer Belediyesi: Kendi kullanır.
b- Eğitim ve öğretim: Devlet TEO ve Devlet Üniversitelerine, Öğrenci sayısınca verilir.
c- Kamu Sağlık kurumlarına: Sağlık hizmetlerinin yürütümü için.(*Personele verilemez!)
d- SGK- Kamu Sigorta Bölge Md.
e- Yörenin; Çevre,Doğa, Su,Ağaçlandırma ve Orman hizmetlerine;Belediyece harcanır.
G- HARÇ VE CEZALAR:
l- Harçlar:
Damga vergisi ve Damga pulu uygulaması: ekonomik olmadığından kaldırılmıştır. Hükümet: Harca tabi resmi işlem ve evraklar ile bunlardan alınacak harç miktarını; BAÜ'nün: % 2’si ile 20 katı arasında olmak üzere, her yıl için BKK ile Ocak ayı başında kararlaştırır. Noter ve Bankalar hariç, harç alan,Kamu Kurumları; topladıkları harcın: %30’unu kendileri kullanır, % 70’ini ise Belediyenin banka hesabına yatırır. Kamu Kurum Hesaplarında: Kuruş hesaplanmaz,gösterilmez, Yalnızca Lira kullanılır.
- Harç Çeşitleri ve Oranı ile Harç Alacak ve % 30’unu Kullanacak Kurumlar;
a) Bina Yapım,Konut ve İşyeri İnşaatı,İzin Harcı:Her bürüt m2 için BAÜ’nün; % 5’i oranında: Belediye. (*Konut kullanım-iskan izni gereksiz, kaldırıldı).Alınacak harç miktarı bir BAÜ’den az olamaz.
b) İşyeri açma izin harcı: BAÜ’nün; % 50’si ile 5 katı arası: Belediye ve Meslek Odası
c) Gerçek ve Tüzel kişiler için vergi mükellef kartı: BAÜ’nün; % 20 ile 2 katı katı arası: Belediye
d) Yargı harcı: BAÜ’nün; % 10 ile 10 katı arası: Adliye
e) Tabanca Taşıma harcı: BAÜ’nün; 5 ile 10 katı arası: Polis- İçgüvenlik müdürlüğü. Taşıma izni, 5 yıllık dönem için verilir.Bu oranlar, 5 yıllık bir dönem içindir.
f) EĞİTİM Harcı: Öğrenim harcı ve Diploma harcı: BAÜ’nün; % 1’i ile 2 BAÜ arası: TEO ve Üniversitelerde: *Geliri yetersiz ailelerin çocuklarından, Eğitim harcı alınmaz.
g) TC Vatandaşlık Kimlik Kartı- Nüfus cüzdanı,(*Evlilik cüzdanı ve Uluslararası aile cüzdanı!; Sembolik, günlük hayatta kullanımı yok?) ve Pasaport Harcı: BAÜ’nün; % biri ile 2 BAÜ arası: Belediye- Nüfus idaresi, Elçilik, Konsolosluk.
h) Tapu ve Kadastro, Taşınmaz Kira Sözleşmesi, Kullanım, İşletim,Tapu Belge Harcı:Taşınmazın kira süresi için bir defalık alınır.Arsa;her m2 için BAÜ’nün % 1’i,alınacak harç;1 BAÜ’den az olamaz.Tarla ve Arazi;her dönüm için BAÜ’nün % 1’i.Belediye-Tapu ve kadastro idaresi.
ı) Meslek oda ve kuruluşlarına, yıllık üyelik ve kimlik harcı: BAÜ’nün; % biri ile yarısı kadar: Meslek kuruluşları. Bir defada ödenir.
j) Balıkçı belgesi harcı: BAÜ’nün % biri ile yarısı kadar: Oda, kooperatif, dernek. Belge 5 yıl geçerlidir.
k) Ticari, motorlu taşıt aracı sürücülüğü ve Çalışma Karnesi Harcı; Taksi, dolmuş, otobüs, tır, kamyon, pikap, iş ve tarım aracı, metro, tiren: BAÜ’nün % biri ile yarısı kadar: KUT odası.
1)* Tüfek ve Tabanca Bulundurma Harcı:Polis;BAÜ’nün;% 20 ile 2 katı arası.** Avlanma İzin harcı: BAÜ’nün;% 20’si ile tamamı kadar: Avcılık ve Atıcılık Derneği. Belge 5 yıl süreli verilir. Bu harç 5 yıl içindir.
m) Sürücü belgesi- Ehliyet, Taşıt Plaka ve Araç Ruhsat harcı: BAÜ’nün % 20’ si ile tamamı kadar: KUT Odası.
n) SGK, Sigorta Harcı: Bina-inşaat;her bürüt m2 için BAÜ’nün; % biri oranında, alınacak miktar; 1 BAÜ’den az olamaz: Konut ve İşyeri yaptıranlardan;İnşaat izin başvurusunda, Belediyece alınıp, SGK hesabına aktarılır.
o) Noter İşlem Harcı; Noter toplar,Belediye hesabına aktarır.Hükümet, Bkk ile BAÜ’nün;% beşi ile tamamı arası olmak üzere,Noter İşlem Harcı oranlarını belirler. Noter işlem ücretlerini ise Noterler Birliği-başkent yönetim kurulu; her yıl için Ocak ayında belirler.
2- Para Cezaları:
a) Para cezaları Adli, İdari ve Trafik olmak üzere üçe ayrılır. Verilebilecek ceza miktarı: BAÜ'nün % 10'u ile 100 katı arasıdır.Kanunda sayılan Özel durumlar saklıdır. Cezaların, alt ve üst sınırları; BAÜ'nün katları şeklinde ve Kanunla düzenlenir. Genel nitelikteki cezalar; her yıl veya 5 yıllık bir dönem için BKK, yerel nitelikteki idari ve mesleki cezalar ise; meslek kuruluşları ile il, ilçe ve belde ekonomik işler kuruluşunun önerisi üzerine, Belediye Meclislerince kararlaştırılır. Mahkemelerce, hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde, bir günlük hapsin karşılığı, para cezası; BAÜ'nün otuzda biri (1/30) olarak hesaplanır.
b) Cezaları; Mahkemeler, güvenlik güçleri: polis ve subaylar ile belediyelerin ilgili memurları ve meslek odaları verir. Cezalar: kişilerin, yasaya aykırı davranışı, veya zarar verici hareketi, yada yasaya uygun davranışta bulunmamaları nedeniyle verilir.
c) Para cezaları; kişileri, yanlış davranıştan caydırmaya yöneliktir. Meslek mensupları, işyerleri; önce yazılı olarak Uyarılır. İkinci aşamada;Para Cezası verilir. Olumsuz davranışı ve yasayı aykırı durumu sürdürenlere ise; kısa veya uzun süreli, meslekten men cezası uygulanır. Ancak o iş yerinde başka çalışanlarda varsa, işyeri kapatma cezası verilemez.
d) Gerçek ve Tüzel kişiler; kendilerine verilen, ceza kararlarının aslına veya miktarına karşı; ilgili kurum ve kuruluşun amirine, yazılı ve gerekçeli olarak itiraz edebilir. İtiraz edilen;cezayı, yasaya uygunluk açısından, inceleyip; onaylar, düzeltir veya kaldırır. İtiraz tarihinden itibaren, engeç 10 gün içinde,incelemenin tamamlanarak, sonucun; itiraz sahibine;yazıyla veya e-devlet yoluyla bildirilmesi zorunludur. İtiraz üzerine verilen bu karara karşıda; il, ilçe, belde Ekonomik işler kuruluna, bu kurulun kararlarına karşıda; Belediye Meclislerine itiraz edilebilir. İdari ve trafik cezalarına karşı; Yargıya başvurulamaz.
e) Mahkemelerce verilen, Adli para cezalarına karşı, yazılı ve gerekçeli şekilde Temyiz Hakimine itiraz edilir.
3- Vergi, Harç, Para Cezası Oranları ve Vergi Ödeme Dönemleri:
a) Hükümet, BKK ile Vergi oranı, Harç ve Para cezalarını; süresi bir yılı geçmemek üzere; 2 katına kadar artırabileceği gibi, yüzde bir oranınada indirebilir.
b)Vergiler;Mart ve Eylül ayında,2 eşit taksitte ödenir.Verginin tamamını,Mart ayında peşin ödeyenlerden, Vergi Tutarından:% 10 oranında;indirim yapılıp.daha az alınır. Diğer Devlet alacakları;gerçekleştiği andan itibaren;1 aylık süre içinde ödenir.Bir ay içinde ödeme yapmayanlardan,her ay için;% 5 Gecikme Cezası alınır.
4- İşyerleri Gelir ve Vergi Denetimi:
Bir BAÜ tutarını geçen miktardaki hizmet bedeli ve mal satışları için 3 nüsha fatura düzenlenir: Birinci nüsha, alıcıya verilir, ikincisi satıcının işyerinin bulunduğu yer, Belediye Gelir Müdürlüğüne; faks veya internetle gönderilir, üçüncü nüsha ise satıcıda kalır. Belediyeler ve Meslek Odaları, gerektiğinde bu fatura aslı ve suretiyle işyerlerini denetlerler. Bir BAÜ tutarını geçmeyen, mal ve hizmet satışları için yazarkasa fişi veya makbuz kesilir.
5- Satış İşlemlerinde Evrak Kullanımı:
a- Sigorta şirketlerinin, kasko, poliçe ile Bankaların müşterileriyle yaptıkları; kıredi, bono, mevduat vb ayrıca kira, iş, hizmet, yapım ve yürütüm sözleşmelerindeki şartlar, sorumluluk ve yükümlülük maddeleri, kısa tutulup, tek sayfada toplanır. Sözleşmeler, en çok 2 suret düzenlenir. İşlemlerde, en az sayıda evrak ve kağıt kullanılır.
b- Alım satım işleminde; ya basılı kağıt yada e-fatura düzenlenir. E- fatura, bilgisayarda, elektronik ortamda kesilir.
c- Silah satışıyla ilgili Faturalar; 3 nüsha düzenlenir: biri satıcıda kalır, ikincisi alıcıya verilir, üçüncü sureti ise; TC NC ve Sürücü Belgesi Fotokopisiyle birlikte;o yer Polis Müdürlüğüne; (*Alıcının, nüfusuna kayıtlı olduğu, yerleşim biriminin, Polis müdürlüğüne;gereği için bildirilmek üzere;) kargo, faks veya internetle gönderilir.Silah bayisi; tabanca, tüfek,mermi satın alanın;TC N.C- Vatandaşlık Kimlik Kartı ve Motorlu Taşıt Sürücü Belgesi fokopilerini,aslıyla karşılaştırıp; bu 2 belge fotokopisi üzerine;”aslı görüldü”yazarak, ancak satış yapabilir. TC NC ve TC Sürücü Belgesi olmayana ve bunların ikişer adet, fotokopilerini almadan; silah ve mermi satamaz.
YÜKSEK ENFLASYON
-İki veya üç rakamlı yıllık enflasyon, bir ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarsızlığının, sosyo kültürel durumunun bozulduğunun bir göstergesidir. Bir ülkede yıllık enflasyon oranı %5'i geçiyorsa; o ülke yönetim yapısında yanlışlık, işlemesinde aksaklık ve israf, halkın sorunlarına ise ilgisizlik vardır, eğitim sistemi bozuktur, ülke gündemi kısır çekişmelerle doludur, gelir dağılımı adil değildir, nüfus artış hızı yüksektir, hastane koridorlarında insanlar, ölüm meleğinin ilgisini beklemektedir, devlet yabancı ülkelere 70 milyar dolar borçludur (*Belediyelerin ve özel sektörün; devlet garantili kıredi borçlarıyla birlikte; TC Devleti borcu: 2011’de; 400 mr abd $ ulaştı!) ve dış politikası ipotek altındadır..! Yüksek enflasyon; ülkeyi geri kalmışlığa, yönetimi demokrasi dışılığa, dar ve sabit gelirli halk yığınlarını ise yolsuzluklar nedeniyle;yasaklar, yoksulluk, kültürsüzlük, ve umutsuzluğu götürür. TL'den kaçış başlar, halk tüketime yönelir, yabancı para TL'nin yerini alır. Yüksek enflasyon ekonomik gelişmeyi durdurur, sosyal dayanışma ve yardımlaşma duygusunu zayıflatır, ahlaki değerleri zedeler, toplumsal barış ve huzuru bozarak sosyal ve siyasal iç çatışmalara yol açar. Yükselen enflasyon, insanların sağlıklı düşünmesini ve mantıklı hareketini, milli parayla tasarrufu engeller, emeklilerin maaş kuyruğu oluşturmasına yol açar.
-Türkiye'de enflasyonu yükselten, ilk olay; 1974 Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle yapılan, yüksek askeri harcamadır, l Ağustos 1997 tarihi itibariyle; Türk lirasının uluslararası para piyasasındaki değeri, satın alma gücü: Birleşmiş Milletlere üye 210 ülke içinde 115. Sıradadır. Yüksek enflasyonun nedenlerine bakarsak, sorunun çözümünün de yine burada olduğunu görürüz. Türkiye, diğer sosyo ekonomik ölçütlerde;Dünyada 20-40.ncı sıralarda yer alıyor.
-Yüksek Enflasyonun Nedenleri: Birinci nedeni,bu Toplumsal ve Ekonomik hastalığa; yanlış teşhis konulmuştur! Türkiyedeki Enflasyon; Talep değil?, Maliyet Enflasyonudur!? Bu nedenlede,1974-2015 hala, yıllık % 5 düzeyine çekilememiştir?Avrupa-ab-gb ülkelerinde ve abd’de, yıllık enflasyon; ençok % 3’tür! Bu ülkelerde Talep enflasyonu yoktur.Bu enflasyonda, enerji maliyet artışından kaynaklanmaktadır.
1- Sosyal ve ekonomik dengeyi bozarak halkı fakir, ülkeyi geri bıraktıran;ülkeyi, natoya manda yapıp, nato ülkelerinin;döküntü,geri teknoloji,bizim için özel imalat,çakar almaz, uyduruk silah ve askeri cihazlarına, verdiğimiz para ile aslında,subay lojmanları,askeri kamp ve ordu evlerine harcanan, sözde askeri giderler. TC niçin silah alıyor? Bir ülke bize savaşmı açtı, yoksa bizmi saldıracağız? Unutmayalım, elektronik silahların teknik ömrü; 5 yıl! Özellikle 1984’den beri pkk terör örgütüyle mücadeleyi sürdürmek için ilan edilen, Ol.Üs.Hal bölgesinde harcanan paralar, korucu giderleri ve pkk’nin Türk Halkına verdiği,ekonomik zarar; 400 mr abd dolarını geçti!
2- Liseye giden ve yüksek öğrenim gören, insan sayısının azlığı, gazete ve kitap satışları ile okuma oranının ve dolayısıyla ülke genelinde; eğitim ve kültür seviyesinin düşüklüğü.
3- Yanlış yer ve teknoloji seçimi, aşırı istihdam, partizanca yönetim ile alım ve satımlardaki yolsuzluklar nedeniyle oluşturulan KİT zararları ve bu zararların; vergi geliriyle yada borç alınarak karşılanıp,kapatılması ve yine;yandaşlara,yanlış özelleştirme sonucu, KİT’lerin çoğunun kapanması!
4- Devlet teşkilatının, yavaş ve pahalı işlemesi.
5- Bütçe açığı; devlet gelirlerinin, giderleri karşılayamaması.
6- Dış ticaret açığı; ihracat azlığı ve en kötüsü; gereksiz mal ve hatta Türkiyede yeterli düzeyde üretilen malların dahi ithal edilmesi! Dış ticaretin; karşılıklı çıkarın gözetilmesi, eşitlik, saygı ve güven ilkelerine göre yürütülmemesi. Petrol ve doğalgaz alım ücretlerinin, % 70’inin; TC’de üretilen mallarla karşılanması gerekir.
7- Sosyal güvenlik mevzuatının düzensiz, kurumlarının üçe bölünmüş ve parasının ekonomik kurallara aykırı kullanılıyor olması, emeklilerin aylık maaş ve tedavi gider ödemelerinin bankalardan borç para alınarak yapılması ve kurum borçlarının vergi gelirleriyle kapatılması.
8- Faiz oranlarının yüksekliği: pahalı toplanan paranın, yatırıma aktarılmaması.
9- Bakanlık ve belediyelerin giderlerini, iç ve dış borçlanmayla karşılaması. Borçların; itibar, saygınlık, bağımlılık, iç işlerine müdahale kavramlarını çağrıştırması. Ayrıca BORÇLAR; Türk Halkının, Devlete, Hükümete güvenini ve iyi bir geleceğe olan; inanç ve umudunuda yitirmesine neden olmaktadır.
l0- Yatırımları devletin yapıp, özel sektöre yatırım için kaynak bırakmaması. Dolayısıyla geleceğe dönük, rekabetçi, kontrollü, ulusal üretim ekonomisi şartlarına uygun, karlı yatırım yapılamaması. Bu durumunda ithalatı azdırması.
11- İhracat azlığı.
12- Toplanan vergilerin azlığı. En az vergi, anonim ve limited şirketlerin ödediği vergiler! Doğu ve G. Doğudaki 26 ilin, Vergi gelirlerindeki payı; % 4, ancak Genel Bütçeden aldığı pay ise % 40 ! TC’de 81 il olduğunu hatırlayalım. Erzurum ve Van illerinin ödediği vergi; o ilde görev yapan devlet memurlarının maaşı ile kışın yürütülen karla mücadele giderini bile karşılamıyor?
13- Askeri giderlerin çok yüksek olması;eğitim,sağlık ve yatırıma ayrılacak, ödenekleri azaltması. Halkın üretimi ve devletin geliri belli. TC’nin dünyadaki yeride, bunu değiştirmek zor! O zaman, lüzumsuz harcamalardan vazgeçip, az olan milli geliri; doğru yatırımda kullanacağız, yada yabancılara uşaklığa,natoya mandalığa,ab’ye gebeliğe devam edeceğiz!
14- Çok partili seçim sistemi; etkisiz koalisyon hükümetleri, güçsüz muhalefet ve bunun doğal sonucu oluşan, siyasi istikrarsızlık.
15- Kamu çalışanlarının, sayıca çok fazla olması ve bunların giderlerinin ekonomiye olumsuz etkisi. Bazı belediyelerde Genel müdürlük, Daire başkanlığı bile var!1996 yılında durum böyleyken; bonraki hükümetler; 17 olan bakanlık sayısını, iki katına,buda yetmemişki bakan yardımcılığı ve eş başkanlık garibesini çıkardı? 130 bin olan, Öğretmen kadrosu; 1.1.2016’da; 1 mn oldu? Eğitim durumu ise, Türkiye eğitimde,ilk 30’a giremiyor? 650 bin subay,sözleşmeli ve zorunlu TAE gören Ere rağmen, TSK;3-5 eşkiya,çapulcunun;başını ezemiyor,belini kıramıyor,silemiyor, ama mücadelesini, pkk terörü bitinceye kadar sürdürecekmiş?
16- Mafya ve terör örgütlerinin yasadışı faaliyetlerinin önlenmesi, halkın can. namus ve mal güvenliğinin temini, yargının süratle karar verip, suçluyu cezalandırıcı ve suça meyilli kişileri, caydırıcılık görevini yerine getirmesi; özellikle olağanüstü hal bölgesinde sağlanamamış. Huzurlu ve güvenli bir ortamın kurulamaması da; bölgeye yatırım yapılmasını engellemiş, hatta insanları ve parayı bölgeden kaçırmıştır.Doğu halkı;batıdaki büyük şehirlere göçüp,güvensizlik ve umutsuzluğu, tüm ülkeye yaymıştır?
17- İş adamlarının, genelde eğitimsiz oluşu; dürüstlük ve sorumluluk azlığı, açgözlülük ile yeni ve gelişmiş teknolojiye, uyum sağlama, geçme ve kabul zorluğu. Ayrıca bürokrasi ve mevzuatın, makine ithalatındaki engelleri. Bunların doğal sonucu olarak: araştırma, geliştirme, iyileştirme, verim, kapasite, üretim, çeşit, kalite ve satışta; dünya ülkeleriyle yarışta, geride kalınması, ürünlerin rekabet gücü olmaması. Dünyada, kabul gören, aranan;bir Türk tasarım,marka, patent,ulusal ve uluslararası sıtandartta, yerli ve milli,TM ürün yok, hepsi montaj, fason,çakma,kaldırat marka!
18- Devlet;banka ve dış kıredi ile yüksek faizli borçlanma, hazine ve bono tahviliyle; halkın tasarruflarını toplayarak: sermaye piyasasının gelişmesini, küçük tasarrufların özel sektör hisse senetlerine yönelerek, yatırıma gitmesi ve sermayenin, tabana yayılmasını önlemiştir.
19- Halkın; bürokratların, siyasetçilerin sözlerine ve uyguladıkları politikaya, hükümet programına dolayısıyla TL'ye güvenememesi. Piyasada oluşan düzensizlik, belirsizlik ve karamsarlık nedeniyle: TL’yi; altına, dövize yatırıp, milli paranın piyasadaki dolaşımım aksatarak, krizin boyutunu büyütmesi. Bankalara güvensizlik sonucu, TL ve dövizin; dolaşım dışı, yastık altında tutulması. 25 banka battı, zararı devlet karşıladı! Mevduata devlet garantisi hemen kaldırılmalıdır.
20- Yabancı sermaye girişi azlığı. Gelen yabancı sermayede; meşhur markaların, giyim mağaza şubesi, AVM,Kola, market, pizza ve hamburger zinciri!
21- %20'lere ulaşan, işsizlik ve nüfus artış hızı yükseklik ve oranında, yatırım olmaması,
22- Tarım girdilerinin sübvansiyonu,destekleme alımları,devletin kredi, vergi iade ve teşvik vermesi. Sahte belgelerle devlet soyuldu, halk tembelliğe yönlendirildi!
-Yüksek Enflasyonu Aşağı Çekmenin Yolları:
Aslında Türkiyede MALİYET ENFLASYONU var, ancak yıllarca, Talep Enflasyonu olarak gösterildi! Teşhis yanlış konursa,bağımsız devlet kurma amaçlı;29.cu kürt isyanında olduğu gibi, binlerce tc vatandaşını öldüren ve Türkiyeye 500 mr abd doları,ekonomik zarar veren,ayrılıkçı, etnik- pkk terörü; 1978 yılından-bu güne;3-5 çapulcu,eşkıya,hatta irticadan daha sevimli gösterilirse; haliyle sorunda çözülmez! Bizi yönetenler ne diyor: “pkk’liler; cahil, eğitimsiz, işsiz, yoksul, aldatılmış, pişman, sonrası dönüp; bunlar 3-5 çapulcu, eşkıya, sözde gerilla, başını ezecez, belini kıracaz, silecez! Pekiyi pkk (*Partiya Karkaren Kürdistan-kürdistan işçi partisi!) ne diyor? “Dünyada devleti olmayan,en kalabalık halk(*Kızılderili,Roman-Çingen,Çerkez,Çeçen;Tibet.!?). Türkiyede 48 mn nüfusa sahip; inkar edilen,yok sayılan, asimile ve jenosite uğratılan,anadili ve kültürü yasaklanan,TÜRKLERE; et ve tırnak olmayan,bir halk var? kürt sorununun tanınması, kürtçe eğitim, özerklik, barış, bağımsız,büyük kürdistan devleti kuruluncaya kadar, özgürlük savaşına devam…” Yüksek enflasyon; tedavisi bulunamayan Kanser, AİDS gibi çaresiz bir sosyo-ekonomik hastalık değildir. Komşularımız içinde; Irak, İran dahil enflasyonu en yüksek ülkeyiz. Eski Sovyet Cumhuriyetleri, Meksika ve Arjantin gibi bir çok ülke, uyguladığı gerçekçi, samimi devlet politikasıyla enflasyonu; tek rakama indirmiştir. Türkiye de ekonomi politikalarının başarısızlık nedeni; yöneticilerin, fedakarlığı; hep halktan beklemeleri, kendilerine iğneyi hiç batırmamaları, halkın görevinin;sultanlık, padişahlık ve kırallıkta olduğu gibi; üst kademedeki Yöneticilere;eşek gibi çalışıp,it gibi hizmet etmek,kulluk yapmak olduğuna inanmalarıdır. Enflasyon; geliri artıramayan;işçi, memur, küçük çiftçi ve esnafı etkiler, iki üç ayrı dalda faaliyet gösteren, büyük işletmeler; enflasyonun olumsuz, yıkıcı yanını görmez ve hissetmez. Hatta kimisi,enflasyon ortamında,ekonomik kırizlerde daha çok kazanır.
-*Aşağıda sıralanan tedbirler alınarak, yıllık enflasyon oranı; % 5 seviyesine indirilebilir:
l-Devlet Teşkilatının Küçültülmesi:
Devleti; merkeziyetçi, hantal yapısından, hiçbir olumlu etkisi, yararı, fonksiyonu olmayan; (*Anadolu Ajansı, Basın Yayın Enformasyon, Anayasa, Danıştay, Yargıtay, Sayıştay, Devlet Güvenlik- Özel yetkili Mahkemeler,Askeri Mahkemeler, MSB, Jandarma, MİT, RTÜK, YÖK, Sosyal Hizmetler, Bayındırlık, DSİ, Özel İdare, Milli Eğitim ve Sağlık Müdürlükleri, İGM, Atom Enerji Kurumu gibi) kamu kurumu ve bunların sadece maaş alan (merkez valisi, müşavir, müfettiş gibi), halkın huzur ve mutluluğuna hiçbir katkısı olmayan, hatta yük olup maddi zarar veren, bit, kene, kanbur memurlarından kurtarmak. Görev, yetki, sorumluluk ve imkanları yerel yönetimlere, işi yapacak birimlere vermek. Hizmeti ve görevlileri; karar, harcama,eylem,işlem ve iş anında; 7 gün 24 saat, Basın ve DKÖ’ler arcılığıyla; gözetip denetlemek.
a- Yirmisi devlet ve on yedisi icracı 37 bakanlık sayısını: 5'e indirmek. Devleti asli görevlerine
döndürmek. Bakanlık Sayısı; Kanuni dönemine (16.yy) kadar 5, 1914 yılında 11, 1929 da 9, 1951 de 13, 1993 de 32 idi. Dünyanın süper gücü abd'de; genel düzenleme yapan ve koordinasyonu sağlayan 10 bakanlık var. Abd’nin,şoför,odacı diye bir kadrosu ve makam aracı yok?Başkanlık sarayı ile Parlamento binasını,hiç değiştirmemişler? Abd Anayasası 10 maddelik,4 Temmuz 1774 yılından beri,hiçbir maddesi değiştirilmemiş! TAE Zorunlu değil, Asker ve kamu görevli sayısı, Türkiyeden az? Yıllık enflasyon; % 3 oranını hiç geçmiyor?
b- Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık, görev ve yetkilerini birleştirerek; yönetimi iki başlılıktan kurtarıp, devlet başkanlığı sistemine geçmek. Ayrıca, Valilik ve Kaymakamlığı kaldırıp; görev, yetki, imkan ve sorumluluğu, tek el ve birimde; Yerel Yönetim organı; Belediyede toplamak. Ör; İlçe Belediye Başkanı; mahalle ve köyleriyle birlikte, tüm ilçenin; belediye ve meclis başkanı, hemde mülki idare amiri olmalı. Yine bir, çok başlılık, savrukluk, kırtasiye, bürokrasi, uyum ve denge bozucu, anlaşmazlık kaynağı olan; Büyükşehir belediye sisteminin derhal kaldırılması gerekir. Bir kamu hizmet görevinin yürütülmesinden; bir birim ve bir memur sorumlu olmalı, başarısız oluncada, hesap sorulup; ya işten atılmalı yada cezaevine gönderilmeli!
c- Milletvekili sayısını; 550'den, 100'e indirmek. Sayıca azaltıp niteliği yükseltmek. Nerde çokluk, orda israf ve kargaşa.
d- 55 bini hizmet otosu, 20 bini makam ve iş araçlarıyla birlikte 200 bini geçen kamunun araç sayısını; Türkiye'nin imkanlarına göre yeniden düzenlemek. Japonya'daki makam arabası sayısı sadece 20 adet! Bir bakanlıkta bulunabilecek en çok araç sayısı 5, bir orduda 10. İl, ilçe, belde Polis Müdürlüğü: en çok 20, Belediyeler 10'ar adetle sınırlandırılmalı. Bu araçlar hizmet aracı statüsünde ve minibüs olmalı, makam aracı uygulaması kaldırılmalı. Tüm kamu kurumlarına satın alınabilecek araç sayısı 20 bin ile sınırlanmalı. Dernek, vakıf ve sendikalar, otomobil türü araç satın alamamalı. Kamu kurumlarının satın alacağı binek türü araçlar, kesinlikle yerli imalat olmalı. Askeriye, belediye, polis; arazili ve minibüs türü araçlara binmeli, otomobil almamalı.
e-01.07.1997 tarihi itibariyle Kamu Personeli:
1) 1.878.000 memur.
2) 215 bin sözleşmeli,
3) 710 bin Kadrolu ve mevsimlik geçici Kamu İşçisi.
4)Devletin aylık maaş, ücret ödediği personel sayısı: 2 milyon 803 bin kişi. 250 milyon nüfuslu Abd'nin çalıştırdığı, kamu personeli sayısının; iki katı?
5)Türkiye nüfus durumuna göre; dünyada en çok dışişleri personeli olan ülke. Yurt dışındaki görevliler; ayda ortalama 5 bin,hatta 15 bin $ ücret alıyor ama; ürettiğimiz mala müşteri bulup, ihracatımızı artırmıyorlar, yabancı ülkelerle ikili ilişkilerimizi geliştirmiyorlar. Dış ülkelerle olan sorunlarımızı diplomatik yolla çözmüyorlar, işçilerin derdiyle ilgilenmiyorlar. Gurbetçi işçi ve tır şoförlerinden sorunu olanları, konsolosluğa sokmayanlar bile var! Nedeni de gayet basit; %90'ı bulunduğu ülke dilini bilmiyor, torpille atanmış, kültürsüz, Türkiyeye düşman ve Türk insanına duyarsız, ilgisiz. Türkiye'nin;110 Büyük Elçiliğinde 10 bini aşkın memur çalışıyor, abd'den daha fazla.
6) Yine, Türk Ordusu:650 bin, Er ve Erbaş sayısı ise 450 bin! İngilterenin ise 140 bin askeri var? TSK, ülke nüfusuna göre, dünyanın en kalabalık ordusu. Rusyaya göre çok az, diğer komşulara göre ise çok çok fazla. Ancak ne yazıkki emperyalist batının, eski teknoloji silahlarının alıcısı, bu karavana denetimcisi ve boş fişek toplatıcısı, ordu; 1978- 2016 arası, Türk Halkının; 500 mr abd doları parasının,uçup gitmesine ve binlerce Şehidine rağmen; sayısı 1500 ile 5 bin olduğu söylenen, pkk’nın; ne başını ezdi, ne belini kırdı, nede sildi! Dünün sözde 3-5 çapulcu,eşkıyası, bugün hükümetle pazarlık yapar hale geldi. Terör örgütünün günlük gideri;5 mn abd dolarıymış? Adeta Hükümetler, aldıkları kararlarla; pkk örgütünü, mali açıdan finanse edip, devamını ve etkin olmasını sağlıyorlar. İhracat teşviği,Vergi iadesi,Doğrudan Tarımsal destek ödemeleri; kaldırılsa? Petrol ve sigara; komşu devletlerle aynı fiyata satılsa, belki pkk; asker ve polise gerek kalmadan; parasızlık nedeniyle; militanlar birbirine girip,örgüt kendiliğinden dağılacak!Pkk Gelir sağlamak için; mütahitlik, döviz büfesi, oto galerisi, Tedaş, petrol istasyonu, Çin malı satan mağazalar ile insan, organ, silah, uyuşturucu, sigara, alkol ve petrol kaçakcılığı gibi, tüm yasadışı işleri yapıyor, teröristleri eğitip; içsavaşa hazırlıyor ve ailelerini besliyor. Neyse, artık günümüzde savaşlar; kılıçla, mızrakla, okla yapılmıyor! Kuru asker sayısının, savaşta; ülkeyi zafere ulaştırmada bir yarar ve önemi yok. Ör:Yugoslavya,Afganistan,Irak, Libya,Sudan,Yemen,Gürcistan,Ukrayna ve Suriyenin; askeri yokmuydu? Türk Ordusunu yönetenler; 1683’ten bu yana, El silahıyla savaşa gidip, zafer elde edilemiyeceğini, hala görmek istemiyor! Rusya ve Çin; 1552-1949 yılları arası, 8 Türk Devletini, niçin ve nasıl yendi ve Türkleri egemenliği altına aldı! Bir düşünün, yoksa duayla, büyüylemi? Türkiyeden; Rus Kalaşnikof,Topolov, gibi ulusalcı, idealist, mucit bir subay,mühendis veya İsveçli Erikson gibi bir yurtsever mühendis çıkmadı!Belki daha doğrusu, körletildi, çıkartılmadı! İşte geçmişteki örnek; Vecihi Hürkuşun-Yerli ve Milli-TM Uçağı,Eskişehir;Devrim Otomobili ve Şeker Tıraktörü! 26 yıl, idari reform konusunda fikir ürettim, söyledim,Siyasi Partilere ve 100 yetkiliye; yazı gönderdim, Sonuç; ya yokmuşum, yada deli biri gibi davrandılar, veya haddimi aşmakla suçlayıp, uyardılar! Hiçbir amir, çağırıp:” sen ne demek, ne yapmak istiyorsun, açıkla” demedi?
7) Türkiyenin polis sayısı 138 bin. 1980'de;Polis 30 bin,DİB ruhban personeli-imam;20 bin idi (*2012: Polis 600 bin!,İmam 100 bin! Ve Yolsuzluk,Yoksulluk,Yalan,Münafıklık, Hırsızlık,Terör; altın çağını yaşıyor?) Polis sayısındaki artışa rağmen; kaçakçılık, kapkaç, hırsızlık, fuhuş, uyuşturucu, kumar, mafya, terör ve trafik kazalarında buna paralel olarak, bir azalma olmadığı gibi artma oldu!Halbuki yeni polisler,Üniversiteli?
8)Yine 500 bin devlet memuru öğretmen(*3.3.2016:Öğretmen:1mn!) sayısıyla dünyada ilk sıradayız! Ancak bunların verdiği eğitimin kalitesiyle ise sonlarda yer alıyoruz.Öğrenci birde Dersaneye gitmezse,Lise ve Üniversite sınavını kazanamıyor?Türkiyedeki purof ve doçent sayısı, İngiltereden fazla! Ancak, akademik araştırma, geliştirme, bilimsel ve teknik buluş ile sanayi işbirliğinde; Türk Üniversiteleri;Dünya sıralmasının ilk yüzünde; YOK! TEO ve Lise öğrencilerinin önüne; yetenek ve becerisine uygun öğretim görmesin diye;giriş sınavı ve taban puan engeli konup, okula ek olarak birde; sınava hazırlık dersanelerine gitmeye zorlayıp; resmen öğrencilere ve ailelerine zulmediliyor! Almanya, Fıransa, İngiltere ve abd; geri zekalı; SBS,TEOG, YGS ve LYS gibi engizisyon işkencelerini, akıl edemiyor? Nüfus, Tapu,Aile Sağlığı Merkezi, Devlet Hastanesi, Yol, Telefon, Elektrik, Su gibi, birkaç kamu kurumu hariç; devletten halka hizmet için maaş alıp, görevini; yerinde, zamanında, gereğince ve dürüstçe yapmayanların, aldıkları bu para; zehir zıkkım olsun, Ahrette hayrını ve huzur görmesin, onmasın!
f- Teknolojideki gelişmeler, çağın değişen gerekleri ve ülkenin ihtiyaç durumuna göre, Türkiye'nin olması gereken; Atanmış. İstisnai Görevli ve Seçilmiş Devlet Memurları Kadro sayıları:
A) TBMM: 100 seçilmiş Milletvekili, 13 istisnai uzman, müdür ve 137 atanmış memur olmak üzere 250 kamu görevlisi kadrosu.
B) Devlet Başkanlığı: 150 devlet memuru kadrosu
C) Bakanlıklar:
1) Eğitim Bakanlığı:
a) Merkezde;200 devlet memuru kadrosu
b) Taşrada : 215 bin devlet memuru kadrosu:
-150 bin; Temel Eğitim Okulu Öğretmeni (*iyi bir planlama ve okul yönetimlerine tanınacak özerklikle 500 bin öğretmenin veremediği eğitim öğretimin, çok daha iyisi sağlanır.Ör;1923-1954 arası dönemdeki Eğitim seviyesi!)
-10 bin; T.E. okulu memuru kadrosu.
-50 bin; Devlet Üniversiteleri Öğretim Üyesi Kadrosu,
- 5 bin; Devlet Üniversiteleri memur kadrosu,
2) Ekonomi Bakanlığı:
- 200 Devlet memuru kadrosu.
3) Güvenlik Bakanlığı:
a) Merkezde: 250 devlet memuru kadrosu.
b) Taşrada: 340.600 devlet memuru kadrosu:
-65 adet Bölge Adalet Kurulu üyesi kadrosu,
-60 bin Yargıç; 20 bin Hakim, 40 bin Savcı,
-10 bin Adliye Memuru,
-100 bin Polis.
-10 bin Polis Yüksek Okulu öğrenci kadrosu
-700 Polis.Y.O. Öğretmen kadrosu.
-200 Polis Y.O. Memur kadrosu,
-500 adet: yurt dışı temsilcilikler görevli kadrosu:M.M;450+İst.Elçi;50
-38 bin rütbeli: 7000 Eğ.sb, 10 bin Tk.sb, 6 bin Sğ. Sb, 15 Ms. Sb
-Üst düzey komuta kadrosu:
7 Orgeneral, 50 Tuğgeneral, 600 Albay
-70 bin: TAE gören Er ve Erbaş kadrosu,
-30 bin: PSA- Pr Sz Asker
-10 bin adet Askeri yüksek okul öğrenci kadrosu.
-700 askeri Y.O. öğretmen kadrosu.
-200 askeri Y.O. memur kadrosu.
4) Sağlık Bakanlığı
a) Merkezde: 150 devlet memuru kadrosu.
b) Taşrada; 44 bin devlet memuru kadrosu.
-27 bin: Belediye; Ana, Çocuk Sağlık Ocağı ile Aile ve İşyeri Sağlık Merkezi; Doktor ve yardımcı sağlık personeli kadrosu.
-17 bin: Üniversite Tıp Fakültesi;eğitim,araştırma,uzmanlık ve uygulama Hastanesi;Doktor ve yardımcı sağlık personeli kadrosu.
5) Yerel Yönetim Bakanlığı:
a) Merkezde : 200 devlet memuru kadrosu.
b) Taşrada : 209 bin devlet memuru kadrosu.
-1000 belediye başkanı kadrosu.
-20 bin bucak muhtarı kadrosu.
-1000 belediye başkanlık uzmanı.
-3 bin belediye şube müdürü,
-184 bin: belediye; idari, mali. teknik unvanlı personel kadrosu.
g- Sonuç olarak, 7 ayrı temel kamu kurumunda; devletten maaş alan, kamu görevli kadrosu; 800 bin kişiye indirilmiştir. KİT'ler özelleştirildiği,yada kapatıldığından, kamu işçisi de kalmayacaktır. Böylece kamu kurumları; partililerin ve bürokratların çocuklarına; maaş, kamp, tedavi, emekli vb hizmet veren, rehabilite va sosyal güvenlik kurumu niteliğinden çıkartılarak, asli devlet görevine dönecek! Halkın; can, namus, mal güvenliğini sağlayan, günlük hayatını kolaylaştırıp, güzelleştiren, sağlıklı bir yapıya kavuşturulmuş olacaktır. Devlet koyun besleyeceğim, kumaş dokuyacağım, zeytin üreteceğim, müzede bilet kesip, odacı, memur tayini yapacağım derken; en hayati kanunu Meclisten çıkaramıyor, pkk'nın, kaçakçının, sınırdan giriş çıkışını, önleyemiyor, çek, senet, uyuşturucu, fuhuş, kumar mafyasını ve terör örgütlerinin; yurt içi ve dışı faaliyetlerini önleyip, faillerini cezalandıramıyor. Güneydoğu ve doğuda, hatta büyük şehirlerde, Halkı; pkk ve kck’nın insafına terkediyor, yaşamak istiyorsan, teröristle uzlaş diyor. Can, namus ve mal güvenliğini sağlayıp, okullarda eğitim ve öğretimi; olması, gereken düzeye getiremiyor.
h- Bürokrasideki idari birim ve yönetimdeki hiyerarşik kademe ile unvan sayısını azaltmak; böylece zaman, bina, oda, eşya, personel sayısında tasarruf sağlanmış, yönetimde karar alma. uygulama ve denetim faaliyeti, hızlandırılmış olur.
1) Mevcut Hiyerarşik Kademe:
a) Bakan.
b) Müsteşar.
c) Müsteşar Yardımcısı.
d) Genel Müdür.
e) Genel Müdür Yardımcısı,
f) Daire Başkanı.
g) Daire Başkan Yardımcısı.
h) Şube Müdürü.
i) Şube Müdür Yardımcısı,
J) Şef,
k) Bazı Kurumlarda amir.
1) Şef yardımcısı.
m) Memur
-Bir evrak, Bakanlığa girişinden, cevabı taşraya postalanıncaya kadar; Bakanlıktaki bu 13 bürokratik kademe arasında (illerde de kademe sayısı l0'u bulmaktadır): 10 gün ile 6 ay süreyle, yazım, paraf ve imza atılması için dolaşıp beklemektedir.
2) Yeniden yapılanmayla, bürokrasideki hiyerarşik kademe;
a) Bakan.
b) Başkan,
c) Müdür.
d) Şef;
e) Memur, şeklinde düzenlenir.*Belediyede; 4 kademelik.
-Görev, yetki, sorumluluk ve imkan, bizzat işi yapana verilir. Evrakların imzalanması, istemin onayı ve mühür kullanım işlemini, şefler yürütür. Müdür ve Başkan; iş sırasında memurların çalışmasını ve verilen hizmeti gözetip, denetler, hizmetin hızlı, kaliteli, verimli olması için düzenlemeler yapar. Bakanlar ise hükümet programına göre; genel politika, koordinasyon ve hukuki düzenlemeleri yürütür. Bakanlıkların taşra ile yazışma yapması, olur vermesi, personelin merkezden atanması kaldırılır, iller arasında yazışma yapılmaz. Resmi işlemler; telefon, faks, bilgisayar ve internet-e-devlet aracılığıyla yürütülür.
3) Pahalı çalışıp, devlet bürokrasisinde; giderlerin azaltılması, tasarrufa suyun gözünden
başlanması.
a) Uydu kiralama ve helikopter hariç, kamu kurumları için; Türkiye'de üretimi yapılmayan hiçbir malın satın alınmaması.Sahil güvenlik komutanlığı için hızlı küçük gemilerin TM olarak üretilmesi. TSK’ya;kullanışsız,hiçbir işe yaramayan; uçak,top,tank ve askeri gemi alımının durdurulması. Gereken araç,cihaz ve silahların;yerli,milli ve TM olarak üretilmesi.
b) Kamu kurumlarındaki Mersedes, BMW gibi tüm ithal binek taşıt araçlarının, bir ay içinde bulunduğu; il, ilçe ve belde de halka satışının yapılması. Bir daha taşıt satın alınmaması, bağış ve hediye olarakta kabul edilmemesi. Araç gereksinimi toplu ulaşımla sağlanır, o yere, yöne, toplu taşıma yoksa, her iş için ayrı olmak üzere, özel sektörden araç kiralanır.
c) Karşılama ve açılış törenleri gibi, halkın huzur ve mutluluğuna bir katkısı olmayan, padişahlık dönemi kalıntısı gösterişe, zaman ve para israfına yönelik, protokol işlerinden vazgeçilmesi. Sıtad ve sipor salonunda, şeref tiribünü ve purotokol yeri uygulamasının kaldırılması.
d) Devlet parasıyla: şenlik, balo. kokteyl, festival, şölen, sünnet düğünü, müzik konseri gibi bir faaliyet yapılamaz. Bakanlık ve belediyeler, TC vatandaşlarına: devlet parasıyla yemek yediremez ve hediye veremez. Devlet parasıyla heykel, anıt yaptırılamaz, tablo ve antik eser alınamaz.
e)Dış gezi harcamalarının kısılması:
Devlet memurlarının görevli olarak yurt dışına çıkabilme sayı ve süreleri: Devlet Başkanı ve Bakanlar yılda l defa. Milletvekilleri ve Belediye Başkanları, 5 yılda bir defa ve en çok on gün süreyle görevli veya davetli, misafir olarak yurtdışına çıkabilirler. Kendilerine; gidiş dönüş, uçak ücreti ile en çok 10 günlük yurtdışı yevmiyesi ödenir. Yurt dışında yapılacak, Türkiye'yi ilgilendiren; toplantı, görüşme ve anlaşmaların imzalanmasına prensip olarak, genelde o ülkedeki görevli Türk elçilik mensupları katılır. Burada sayılmayan atanmış, istisnai ve seçilmiş, diğer devlet memurları, resmi görevli olarak, sadece elçiliklerce çözümlenemeyen çok önemli durumlarda, yurt dışına gönderilebilir. Bu görevlilere gidiş dönüş ücreti ile en çok 5 günlük yurtdışı yevmiyesi ödenir.
f) Devlet memurları için yeni lojman yapılmaması. Eskiden yapılan lojmanlar, eğitim ve dinlenme tesisleri ile derslik, yurt ve pansiyona uygun kamu konutları; üniversitelere tahsis edilir.
h) Temel Eğitim Okulu ile Üniversite derslik, laboratuar ve hastane hariç, 10 yıl süreyle; yeni kamu binası yapılmaması. KİYİB yöntemiyle; doğalgaz, baraj, elektrik santralı, sulama kanalı, yol, köprü gibi altyapı yatırım hizmetlerinin, özel sektöre gördürülmesi. Elektrik üretiminde; Güneş ve Rüzgar enerjisi kullanımına öncelik ve ağırlık verilmesi. Doğalgaz sadece elektrik üretiminde kullanılır. Evler, kılima ve elektrikli kalorifer ile ısıtılır. Elektrik enerjisi ucuzlatılır.
2- Eğitimde Reform Yapılması:
Eğitimi, çağın teknolojik ve ekonomik gelişimiyle uyumlu, hale getirmek. Ezberci,her şeyi bilen, insan tipinden; kültürlü, araştıran,akledip, düşünen,sorgulayan, hobi veya ihtiyacı için okuyan, bildiğini uygulayan: üreten, bilinçli, duyarlı, soran, tepki gösteren, hakkını arayan, görevini bilip kurallara uyan, kendini kullandırmayan, özgüvenli, çevreci, vasıflı insan yetiştirmeye yönelmek. İnsanlara bir amaç gösterip, kendilerine özgüven duymalarını, geleceğe umutla bakmalarını, gülümseyip mutlu olmalarını, doğayı sevmelerini, sosyal etkinliklere katılmalarını sağlayarak; yüksek enflasyonu durdurabiliriz. Enflasyonun kontrol altına alınarak tek rakamlı hale getirilmesi; eğitimli, bilinçli, kararlı vatandaşların sayıca artması, kişisel haklarına ve devlet malına sahip çıkmasıyla olur.
a) Zorunlu temel eğitim, 12 yıla çıkarılmalı. Lise öğrenimli vatandaşların:en az %70 oranında, üniversiteye devamı sağlanmalı. İnsanlar; sevdikleri,eğilim ve karakterleriyle uyuşan dalda, öğrenim görmeli, yetenek ve becerilerine uygun, hoşlandıkları işte çalışmalıdır. Türkiye'nin ne zaman; çiftçileri ziraat mühendisi, çobanları veteriner, esnafı da ekonomist-mühendis olursa, o zaman kabuğumuzu kırar, kısır döngüden çıkarız. Ufkumuzu genişletip; bir Almanya, Abd, Japonya olabiliriz. Bu ülkeleri; gelişmiş, büyük, halkını mutlu yapan; ne ordusu, ne de doğal kaynaklarıdır. Tek güç iyi eğitilmiş insandır. Bu ülkelerde, bina inşaat ve onarımı yapan işçiler, vasıflı olup büyük çoğunluğu meslek yüksek okulu mezunudur.
b) Eğitim geliştirilip yaygınlaştırılmalı. Her ilde üniversite kurulup, her üniversitede; Hukuk. Tıp, Dişçilik, Hemşirelik, Okul Öncesi ve Engelli, Fen ve Matematik ile Türkçe ve Sosyal bilimler öğretmenliği, inşaat mühendisliği, Liman ve Havaalanı olan illerde sivil gemi kaptanlık ve uçak-helikopter pilotluğu Fakülteleri ile İlkyardım, Çocuk, Hasta ve Yaşlı Bakım MYO, Aşçı, Fırıncı, Pastacı MYO bölümleri açılmalı. Üniversiteler bu dallarda; ülkenin ihtiyaç duyduğu, eleman miktarının, en az iki katı mezun vermeli ki okulla beraber, eğitimde bitmesin. Kişiler, okuyup araştırarak, bilgilerini yenileyerek, birbirleriyle yarışsın, bilgileriyle, yaptıkları iş ve üretim becerileriyle: kendilerini geliştirip, değişime uydurarak, kabul ettirsinler. İnsan, kendini topluma; siyasetçi, siporcu,sanatçı gibi; ailesi, inanç, unvan, giyim, güzellik ve fiziki görünümüyle kabul ettirmeye çalışır ve bu durum;Toplumda kabul görür ve yaygınlaşırsa; okumak, ilim öğrenmek, bilgi,öngörü, yetenek, beceri, dürüstlük, işini iyi yapmak, çalışkanlık, cesaret, toplumda önemini kaybeder, görevler ehline verilmez, sonuçta ülke geri kalır.
c) Açık Öğretim Fakültesinde: Hukuk Fakültesi, Turizm, İngilizce, Hemşirelik, İlkyardım, Çocuk, Hasta, Yaşlı Bakım ve Sağlık M.Y.O. bölümleri açılsın. Bu bölümlere;liselerin tür, alan, kol sınırlaması olmaksızın; her yıl, yüzer bin öğrenci alınsın. Bu öğrencilere, ders dönemi içinde, hafta sonu ve akşamları işyerlerinde: 3-8 ay mesleki staj yaptırılsın. Amaç herkesi avukat, hakim, savcı yapmak değil, vatandaşın hukuku, toplumsal kuralları, sağlık ilkelerini öğrenip; bilinçli, duyarlı hareket etmesidir. İnsanların iyi yetişmesi, hayatta mutlu ve başarılı olmasında; annelerin, büyük rolü vardır. Annelerin bilgili ve bilinçli olması, doğru davranabilmesi; toplum hayatımızdaki bir çok eksiklik, aksaklık,sorun ve yanlışlıkları düzeltecektir.Ana;İlk Öğretmendir;Çocuğuna bildiğini, öğretir. Türklük ve İslam düşmanları;bu nedenle Türk Kadınının;okuyup,bilgilenip, iş hayatına atılıp, kendini yetiştirip,ufkunu genişletip;Topluma çeki düzen verip,yeni Oğuzlar,Meteler, Tomris-Hürü Aba, Türkan Hatunlar, Atatürkler, yetiştirmesini istemez! Açık öğretimde açılacak;Sağlık, Hemşirelik ve Ebelik MYO’da; çocuk bakımı, yetiştirilmesi, beslenme, okul öncesi eğitimi, hasta ve yaşlı bakımı, ilk yardım, yara pansumanı, iğne yapma, önleyici sağlık, diyet, temel anatomik bilgiler, temel cinsel bilgiler, bulaşıcı hastalıklardan korunma,cilt bakımı gibi, sağlık bilgilen verilir. Amaç bu kişilerin hemşirelik, sağlık teknikerliği yapması değil, manavlık, çiftçilikte yapsa, sağlığını koruyup, mutlu yaşamasıdır. Ülkenin gelişip kalkınması;özgüvenli,kendiyle barışık, yaşamaktan zevk alan, okumayı, çalışmayı zevkli bir görev bilen, işini severek yapan, toplumsal ilişkilerini; iyilik, anlayış, sabır, sevgi, saygı ve dürüstlük temelinde yürüten, son yolculuğa giderken arkada iyi bir eser ve hoşsada bırakan,umutlu, üretken insanların, toplumda çoğunluğa ulaşmasıyla sağlanır.
3- Siyasi İstikrarın Sağlanması:
a) Bir ülkede; siyasi istikrar sağlanmadan, ekonomik istikrar da sağlanamaz. Ekonomik istikrara kavuşturulamayan bir ülkede; enflasyon oranı: iki, üç rakamlı olur. İstikrar için halkın hükümete güvenmesi, canı ve malının korunması endişesinden, uzak olarak, kendi işi gücüyle uğraşabilmesi gerekir. Bir ülkede 47-59(*2016; 97 ?Bunlardan 4’ü TBMM’de,Hükümet tek parti, ancak karşısında, yanlışına dur diyebilecek güçte,Muhalefet partisi yok!) siyasi parti kurulmuş; bunların sekizi mecliste temsil hakkı elde etmiş, iktidar 3 ortaklı koalisyondan oluşmuş, muhalefet ise 5 gruba bölünmüş. 24 aralık 1995'ten 24 temmuz 1997ye kadar geçen 1.5 yılda üç defa hükümet değişmişse; böyle kaygan ve değişken bir siyaset zemini olan ülkede, siyasi istikrar sağlanamaz. Siyasi istikrarı olmayan ülkede, demokratik hakların varlığı ve kullanımının yeterli hukuki güvencesi, gerekli ortam ve şartları sağlanamaz, ileriye dönük sağlıklı plan ve kalkınmayı sağlayacak yatırım yapılamaz.
b) Yeni hukuki düzenlemeyle; iki partili, dar bölgeli, tek dereceli çoğunluk sistemine geçmek. Koalisyonsuz, hükümet programına göre hizmet yapacak, güçlü hükümet ve onu denetleyecek, en az onun kadar güçlü bir muhalefeti olan, iki partili demokratik, siyasi sistem kurulmalıdır. 2002- 2016 yılları arası, bir parti; tek başına iktidar oldu ve istediği yasayı, icraatı rahatlıkla gerçekleştirdi. Ancak bu kezde sorun, muhalefet tarafında çıktı: Muhalefet Mecliste 3 ayrı gurup olarak yer aldı. Meclis dışında ise halk; 93 siyasi partiye dağıldı ve Muhalefet, birlik olamadığından, Hükümetin yanlışlarına engel olamadı. Muhalefet milletvekilleri sadece,20 BAÜ maaş alıp, boş konuştu!
c) Milletvekillerinin; bakanları, hükümeti gereğince denetleyebilmesi için, Bakanlar; TCUM üyeleri dışından görevlendirilmelidir. İstikrarlı, gelişmiş, huzurlu ülkelerin uyguladığı siyasi sistemler bu şekildedir. Örneğin; Abd, Japonya, İngiltere, Almanya gibi. İtalya uyguladığı çok partili sistem ve bunun neticesi oluşan, koalisyon hükümetleri nedeniyle; dünyada etkin olamamış, hak ettiği yeri alamamış, yetişmiş vasıflı insan gücü ile ekonomik ve teknolojik potansiyelini kullanıp, halkına gelişmişlik ve huzurun nimetlerini gereğince sunamamıştır.
d) Siyasi İstikrarı Sağlayıcı Diğer Tedbirler:
1) Enflasyonun önemli nedenlerinden biri olan olağanüstü hal uygulamasına derhal son verilmelidir. Hükümet;1978,özellikle 1984'ten beri,artarak devam etmekte olan, pkk sorununa; acil ve kesin bir çözüm bulmalıdır. Olağan üstü halin devlete bir günlük askeriye ve polisiye yükü 4 milyon dolardır, ülke halkına verdiği zarar hariç. Ayrıya ekonomiye yük teşkil eden ve bu güne kadar olumlu bir yanı görülmeyen koruculuk sisteminden vazgeçilmesi. Halkın güvenliği, resmi güvenlik kuvvetleriyle sağlanmalıdır.
- Ayrıca GAP ile ilgili yatırımlar bekleneni veremediğinden durdurulmalıdır. GAP dipsiz kuyu olmuştur.
2) 700'ü aşkın sayıdaki Devlet, Belediye ve Özel İdare KİT'leri; en geç üç ay içinde özelleştirilerek, Devlet; asli görevine dönmeli; bez dokumayı, bankacılığı, peynirciliği, kasaplığı, bakkallığı özel sektöre bırakmalıdır. ÖZELLEŞTİRME: öncelikle Borsa-İMKB-Bist’de; hisse senetleri satılarak yapılmalı, veya İşletmenin olduğu yerde, oralı ve benzer işi yapan kişilere; kiralanmalı, yada Kit Çalışanlarına kiralanıp, devredilmeli.
3) Bağkur, Emekli Sandığı ve SSK birleştirilerek,oluşturulacak; Kamu SGK; özerk bir yapıya kavuşturulmalı. Sosyal güvenlik mevzuatı, popülizmden uzak, çağın ve ekonominin gereklerine göre; emeklilik sistemi; eğitim durumu ölçü ve sigorta pirimi yatırılan yıl süresi esas alınarak, külfet nimet dengesi gözetilerek, yeniden düzenlenmelidir.
4) Nüfus artış hızı yüzde ikiden, binde ikiye çekilmeli. İnsanlar aile planlaması faaliyetleri doğrultusunda; sevgi, ilgi gösterip, eğitebileceği, gelir durumuna göre; dengeli, düzenli, yeterli düzeyde, besleyebileceği sayıda, çocuk sahibi olmalıdır. Çocuk sayısı; ailenin ekonomik ve sosyal durumuna göre; 1-3 arası olmalıdır. Çünkü eğitim, sağlık ve sanayi yatırım oranı, nüfus artışının gerisinde kalmakta; buda. fakir ve problemli ailelerin, gerekli bakım ve eğitimi veremediği çocuklarını; cahil, işsiz ve toplum düşmanı yapmakta, yokluk, kin. nefret ve kıskançlıkla büyüyen bu çocuklar; pkk, Terör. Mafya. Hırsızlık ve Sapıklığa yönelerek, ailesinin vermediği sevgi, eğitim ve emek eksikliği ile ezilmişliğin intikamını, toplumdan almaktadır. Cennet Türkiyeyi,Cehenneme çeviren;pkk(*Partiya Karkaren Kürdistan?)peşmergeleri;uzaydaki Marduktan gelmiyor?Etle-Tırnaklığı kabul etmeyen,Türk kelimesini duymak istemeyen,1914-1978 döneminde 29.cu K. Devleti kurma isyanını başlatan;rus-yahudi-abd koridoru evliyası, Kavanın torunları, Türk devleti ve Türk Bayrağı düşmanı, azınlıkların çocukları!
5) Halkın, hükümete ve TC'ye güveninin sağlanması:Buda, az konuşup,dünyayı az gezip, savurganlığı bırakıp,dürüstlüğü seçip,topluma yönelik hizmet üretmekle olur. Enflasyon nedeniyle; tasarruf edilen TL, değerini yitirmesin diye; gereksiz yere, şeye harcanması,dövize çevrilmesi, altına dönüştürülmesi; akılcı, kalıcı, ciddi,öngörülü, ekonomik tedbirlerle önlenerek; TL'den kaçısın durdurulması ve TL'ye satın alma gücü kazandırılması. Halka güven ve umut verilmesi. En yüksek, memur veya işçi, aylık temel ücreti, bir BAÜ’nün 4 katı olmalı. 1.1.2012’de: Net Asgari ücret; 701 TL- BAÜ: 9oo TL. TC’de 5 mn kişi BAÜ karşılığı çalışıyor. Bu insanlar, kirayı nasıl verecek (Kira: 300-500 TLarası), Çocuğunu nasıl okutacak, Et yemiyecekmi? Et, Kg: 25- 30 TL, Cumhuriyet altını: 650 TL(*1.9.2016:850 TL), 1 abd $: 1.80 TL, Benzin Litre: 4 TL. Milletvekilinin, aylık ücreti:10 bin TL ve emekli maaşı: 4 bin TL. TC’ de niye terör ve 1 ayda ortalama 360 hırsızlık oluyor? Yorumsuz!
6) İşçi ve memur maaş sistemindeki aksaklık ve yanlışlıklar, yapılacak bir ücret reformuyla giderilmeli. İşçi ve memurlara, ücretleri en objektif ölçü olan öğrenim durumlarına, tazminatları ise yaptıkları işin zorluk ve önemine göre, verilmelidir. İşçi ve memurlar;eşit çalışanlar, olarak görülmeli, memur ve işçiler, aynı sendikal haklardan yararlanmalıdır. Sendika mevzuatı yeniden düzenlenmeli.Sendikalar; görevinin, sadece toplu sözleşme yapmak ve işçi ücretlerini artırmak olmadığını görmeli; işçilerin hizmet içi eğitimi, vasıflı hale getirilmesi, iş yerinin büyütülmesi, kapasitesinin tam kullanımı, üretimde verimliliğin sağlanması, satış ve karın artırılarak, İşçinin; İşyerini; kendi işi,ekmek teknesi görüp,savunup,koruyup,sahiplenmesi gibi, konularda çalışmalar yaparak, çağdaş sendikacılığa geçmeli.İşçi ile memur ve atanmış, istisnai, seçilmiş devlet memurları arasında, ücret uçurumu olmamalı.
7)97 Partili Siyasi sistem ile makam oda ve ithal,lüks,makam otolarıyla kurum bağlayan;devlet kurumları tıkanmış! Osmanlı gibi,yokolup gitmeden;derhal,bir devlet reformu yapılarak; kamu kurumları, mevzuat ile israfçı, saraycı, saltanatçı,gezip tozucu,kubuzcu,törenci zihniyetin; çağdaş bilim ve teknolojiye göre, yeniden düzenlenmesi şart.Daha önce, sistemde düzenlemeler yapılması için MEHTAP gibi araştırmalar yapılmış, ancak Milli Eğitim Şura kararları gibi hiçbirisi uygulanmamış. Sorunlar birikmiş, memur, enbaşta halk bunalmış. Hükümet, memur ataması ve yazışmalarla uğraşmaktan, asıl görevini yapamaz hali gelmiş. Yargı çok yavaş işliyor, adalet gecikiyor. İlköğretimi bitiren 100 öğrencinin ancak 30 tanesi Liseye devam edip bitirebiliyor. Yüksek öğrenim görmek isteyen 100 öğrenciden ancak 30'u fakülteye alınabiliyor. Türkiye'de halkın %70'i; geri kalmış ülke şartlarında üretim yapıyor ve yaşıyor: evinde kalorifer, kılima, şebeke suyu, banyo ve ayrı çocuk odası yok! Kırmızı eti ve balığı, yılda 2 defa yiyebiliyor? Adam bunu, eşi hele çocuğuna nasıl anlatacak? Geriye kalan %30'luk, mutlu azınlık ile orta kesim ise, gelişmiş bir avrupa ülkesi vatandaşı gibi, kazanıp tüketiyor. Bu gelir dağılımı adaletsizliği ve bozukluğunu düzeltip, halkın %70'ine, çağdaş devletin imkanlarını sunacak olan, bürokrat ve politikacılar; idealist, uzun vadeli, geniş boyutlu düşünmeyip, oy ve şahsi çıkar kaygılarıyla hareket ettiğinden, devlet memuriyetini;onurlu bir, hizmet yarış yeri değil, su akarken doldurulacak, kap olarak gördüğünden, sorunların çözümsüzlüğü, halkın mutsuzluğu sürüp gitmektedir. Yüksek enflasyon, çözümü olmayan, sosyo-ekonomik bir hastalık değildir. Arjantin, Birezilya ve eski Sovyet Bloğu ülkeleri, uyguladıkları ciddi ve akılcı politikalarla; yüksek enflasyonu tek rakama indirmişlerdir. Türkiye'nin ihtiyacı olan, yeni yüzler, farklı düşünce ve değişik çözümlerdir. Dünya değişiyor. Türk insanının düşüncesi, hayata bakışı da değişiyor, Özgür, Bilinçli, genel seçimlerle; yönetenler de değişsin;çünkü gelişme,ilerleme, kalkınma, huzur,güvenlik ve umut; yenilik ve değişimdedir.
8) Devlet memurları,yasaları;yerinde,zamanında,dürüst,cesur,öngörüyle uygulayıp,görevini gereğince yaparak, kurumları çalıştırmalı. Sistem kontrol altına alınmalı. Bir insan; niçin terörist, dolandırıcı, hırsız, veya sapık,dinidar, tarikat irticacısı olur? Bizi,sözde Yönetenler, bunu niçin hiç düşünmüyor? Kaybedecek bir değeri,İdeali,Vicdanı,İnsan Emeğine Saygısı,Doğaya Sevgisi, gelecek umudu olan, yasadışı yola yönelip; masum insanları öldürmez,okulu,camiyi,ormanı,tırı,iş aracını yakmaz! Mafyacı, çete, irticacı, terörist, vergi kaçıran ve halkı dolandırana göz açtırmamalı, bu toplum düşmanlarının yaşadığı bataklıklar kurutulmalı. Kolay ve bol para kazanmanın tek yolu; okumak, pilanlı çalışmak ve akledip düşünerek üretmek olmalı. Devlet memurları, kanun hazırlanması ve hizmet düzenlenmesi dışında, mal üretim ve para dağıtım sisteminden uzak tutulmalı. Halk, Devlete;TCUM, Hükümet, Belediye, Yargı, Polis, Asker ve Üniversite, daha doğrusu bu kurumlara hayatiyet veren, devlet memurlarının kararlarına, davranışlarının doğruluğuna; inanıp güvenebilmeli, saygı duyabilmelidir. Üç ayda, yılda bir hükümet, bakan değişmemeli. Memur, Halkın vergileriyle yaptığı işlerin, hesabını vermeli, birinin yaptığını diğeri bozmamalı. Siyası istikrarsızlık; içerde güvensizliğe, dışarda itibar kaybına; Türk insanına vize konulmasından, kendini bilmez devletlerin küstahlaşmasına kadar bir çok olumsuzluğa yol açmaktadır.
9) Devletin; belediyeler ve devlet garantili özel sektör kıredileri dahil 70 milyar dolar dış ve 40 milyar dolar iç borcu var. Borçlanma politikası sürdürüldüğünden: 1.1.2011’de borç toplamı 400 mr dolara çıktı. Seçimde iktidara gelecek partiyi, yabancı bankalar finanse ediyor, karşılığındada kendinden borç alınmayı ve ithalatın kendi ülkesinden yapılmasını şart koşuyor. Amerika; Kırgızistan ve Moğolistandan mal alıyor ama TC Hükümeti alamıyor! TC Devleti Borç bağımlısı haline gelmiş, ana para ve faiz ödemelerini, yeni borç alarak yapıyor, ekonomiyi enflasyon, hükümetleri ise borçlar, yönlendirip yönetiyor. Neredeyse hükümetlerin görevi; kamu giderleri için borç bulmak, bu borcun faizini ödemek,olağanüstühal süresini uzatarak,pkk ile sözde mücadele eder görünmeye, para aktarmak olmuş.(*1978-2016 döneminde;TSK ve Polisin; bilerek, isteyerek pkk’lı öldürdüğüne,hiç inanmıyorum? Tesadüfen terörist vuran;asker ve polis hakkında, hemen soruşturma açılıp,tayini başka yere yapılıyor?Ayda bir- iki ölen pkk’lılarıda; kendi iç hesaplaşmasında, yine pkk öldürüp, devletin üstüne atıyor?MİT personelinin yarısı, pkk’lı imiş, yoksa,1978-2016; pkk dahada güçlenerek,devletle müzakere ederek varlığını sürdürebilirmi? Pkk merkezi Kandilin,kaçyüz kez bombalandığını,sayamaz oldum? Bunlar cinmi, bombada tesir etmiyor?). Böyle oluncada paramız pula dönmüş. TL'nin alını gücü, 185 ülke içinde 115. sırada. Komşu ülkelerin parası; Irak, Bulgaristan dahil, bizim paramızdan daha değerli. Devleti, sözde yöneten,Osmanlı torunları;el gördüğü, halkın parasını, elinin kiri gibi harcıyor. Devlet tercihini,hatalı yapıyor, parasını yanlış yere harcıyor. Örneğin Antalya'da sürekli elektrik kesintisi oluyor, sorun; hatlar eski. trafo yetersiz, çözüm; ödenek yok. Antalya-Alanya yolu trafiği kaldırmıyor; her gün kaza, insanlara ulaşımda eziyet ve sıkıntı veriliyor, acilen gidiş gelişi ayrı otoyol ve birde çiftçi yolu gerek; ancak ödenek yok denilerek hizmet yapılmıyor. Fakat Antalya'ya deniz manzaralı yedi katlı polis binası, yine dışı mermer kaplamalı çok katlı defterdarlık sarayı, belediye için devasa toplantı ve H. İşcan kültür salonu,Konyaaltında akvaryuma para bulunup, inşaat hızlı sürdürülebiliyor. Antalya-Burdur arasındaki Çubuk Beli'nde araçlar dağ yamacından dolaştırılacağına; 200 m bir tünelle düz olarak, Dağbeli kasabasına ulaştırılıp trafik rahatlatılabilir.Yine,Dokumada;Özdilek park-Metro yolu üstünden, Yayalar için üst geçit yaptırılıp, Taşıt tırafik akışı hızlandırılır. Türkiye'de yetkililer;hangi millet ve inançtan seçip getirildiyseler;TC Vatandaşları hayrına;asla Akledip,düşünüp,olayları sorgulayıp, sorunlara çözüm üretmiyor? Sorunlara çözüm bulanlarda;halka ve yetkililere ulaşıp, etkili olamıyor.Zaten Halkın çoğunluğu,aile problemleri ve geçim sıkıntısı içinde bunalıp boğulmuş, hükümete, dünyaya bakamıyor, görüp duyamıyor. Devletin yanlış yatırım örnekleri, her il, ilçe ve belde de mutlaka vardır. Burdur da Veteriner Fakültesi için ödenek ve personel bulunamazken, inşaatı hızla sürdürülen; polis müdürlüğü, öğretmen evi, ilçe jandarma komutanlıkları, Afyon da defterdarlık binası, inşaatları gibi. Çözüm devletin, alt yapı yatırımlarını özel sektöre bırakmasıdır. Kamu yatırımları durdurulsun, bu yarım binalarda: Temel Eğitim Okulu ve Üniversitelere; yurt ve derslik olarak kullanılmak üzere devredilsin. Vatandaşlar bunları kısa sürede tamamlatır. Ayrıca,ulusal haklar,kamu yararı, eşitlik, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkelerine aykırı ve devlete yük olan: kamu kurumları kamp, eğitim ve dinlenme tesisleri, ordu evi, polisevi, öğretmenevi, Yargıçevi, karayollarıdsi misafirhanesi gibi, halkın vergileriyle yapılan bina ve tesisler, üniversitelere devredilmeli.Yeni açılacak üniversite ve bölümlere alınacak öğrenciler, buralarda ders görüp konaklamalıdır. Türk ekonomisi ve Türk halkının, beklenti ve sosyal durumu: verdiği vergilerle onun için kapalı spor salonu, stadyum, tiyatro, anıt veya her 4-5 yılda bir, şehir merkezindeki kaldırım parkelerinin; daha renklisiyle değiştirilmesi? çöpü toplatılamayan, ağacı, çimeni susuzluktan kurutulan parkın; genişletilmeden, yeni; bir fidan bile dikilmeden, tekrar yandaş bir yükleniciye sözde düzenlettirilip,Ramazanda iftar sofrası karşılığı, zengin ettirilmesi!Kamu kurumlarının çevresine duvar yapılması,festival düzenlenmesi, İran Ateşperestlik dininin,bayram günü olan;Nevruzun kutlanması?Gelenek görüntülü, bir boş iş Örneği; Edirne Belediyesince düzenlenen, Kırkpınar Yağlı Güreşleri:Edirne halkının hiç bir sorununu çözmemiştir. bunun ekonomiye ve Türk insanına;hiç bir katkısı olmadığı gibi;acil para bekleyen içme suyu yatırımı, okul,üniversite yurt yapımı, yol onarım ve hastaneye cihaz alımı gibi bir çok hizmeti geciktirmiş, hatta engellemiştir. İdealsizlik, halkı düşünmemek, plansızlık gibi nedenlerle;fabrika, okul ve hastaneler yarım kalmakta,işsizler, öğrenci ve hastalar; mağdur edilmekte, terör örgütleri bu durumu kullanarak, taban bulmaktadır. Zamanında bir kaç milyon TL verilerek eğitimle, bina yapmakla halledilecek bir sorun; çözüm getirilmemesi nedeniyle, bugün teröre kaynak olmakta ve bir kaç trilyonda harcansa,askeri ve polisiye tedbirlerle 1978'den beri çözülememektedir.
4- Ekonomik İstikrarın Sağlanması:
A. Alınması Gerekli, Ekonomik İstikrar Tedbirleri:
- Rekabetçi, açık, şeffaf, kontrollü, ulusal üretim ekonomisi kurallarına göre, işlerin yürütülebilmesi için; devletin, ekonomideki etkin, planlayıcı, düzenleyici rolünün azaltılması. Bir işin kararının alınmasının, o işi bizzat yapana bırakılması. Örneğin; hastanın ameliyat günü ve şeklini, nasıl ameliyatı yapacak doktor belirliyorsa, ihracat karar ve işlemlerini de; ihracatçılar birliği gözetim ve denetiminde; İhracatı yapacak olan, İhracat şirketi,pilanlayıp, düzenlemelidir.
** -İdari ve Ekonomik görevli, kurul ve komisyonlara; devlet müdahalesi, en aza indirilmeli, sağlıklı karar alabilmesi için kısmen özerk bir statüye kavuşturulmalıdır. Kurullar; öneri, tavsiye niteliğinde karar alır. Kurul kararı, Hükümeti, Belediye ve Kamuyu bağlamaz. Tüm sorumluluk, gerekli kararı verip, uygulayacak olan Hükümet ve kamu kurumlarına aittir.
**- Yeniden oluşturulacak, İdari ve Ekonomik Kurulların üyeleri ve görevleri:
a) Yüksek Ekonomik Kurul Üyeleri ve Görevi:
1) Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi (Başkan).
2) En çok üyesi bulunan İşçi Memur Sendikaları Konfederasyonu Temsilcisi.
3) Basın Odası Temsilcisi.
4) TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) Temsilcisi,
5) Üniversite T:(*An.Ün.Rektörlüğünce görevlendirilecek, bir Ekonomi Profesörü).
-Görevi;1)Her yıl için, ocak ayı başında,Asgari Ücret Katsayısını belirleyip, Hükümete önermek.
2) Çalışma hayatını düzenleyici kararlar almak. - Kurul katılan üyelerle toplanır, oy çokluğuyla karar alır. Oylamalar, gizli ve yazılı şekilde yapılır.
b) Merkez Bankası;TC Ziraat Bankasına bağlanıp,kaldırılır.Görevini;Ekonomi Bakanlığına bağlı olarak, Hükümet politikası doğrultusunda,ZB yürütür.ZB;Halk,Vakıflar gibi,diğer Kamu Bankalarıyla birleştirilip, CUMHURİYET BANKASI adını alır.
**CB Yönetim Kurulu Üyeleri ve Ortaklık Hisse oranları:
A-Başkan: Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi: Tüm üyeleri temsil eder.
B-Üyeler: Ancak Üyelerin oyu eşittir.
1) TSK Vakfı T: Hisse oranı; % 5
2) Basın Odası Temsilcisi: Hisse oranı; % 5
3) SGK Temsilcisi: Hisselerin % 65’i SGK’ya aittir.**
4) TOBB Temsilcisi: % 5
5) İşçi ve Memur Sendikaları Konfederasyonu Temsilcisi: % 5
6) Türk Polis V.T: % 5
7) Tema-Doğa V.T: % 5
8) Türk Eğitim,Öğretim V.T: % 5
** - Cumhuriyet Bankasının Görevi:
1) Hükümetin belirlediği para politikasıyla, uyum ve tutarlılık sağlamak.
2) TL ve döviz vadeli, Mevduat ile kıredilere;verilecek, istenecek, uygulanacak, faiz miktarlarında; üst sınırı belirlemek. Faiz oranları, 6 aylık dönemler için belirlenir. Sabit faiz sistemi uygulanır. Mevduat vade süreleri: 6ay, 12, 24 ay ve 5,10 yıl olarak uygulanır. Vadesiz mevduata faiz verilmez. Döviz mevduatına yıllık, en çok: % 5, TL cinsi mevduata ise yıllık, en çok: % 7 faiz verilebilir. Kıredilerden ise en çok aylık: % 1 oranında faiz istenip alınabilir. Kırediler;6 ay, 1yıl, 2, 5 ve 10 yıl vadeli olarak verilir.
3) Yabancı paraların, 6 aylık bir dönem için resmi, en üst;döviz alım, satım kurlarını belirlemek. TC Ülkesinde, Sabit Kur politikası izlenir. Serbest, dalgalı döviz kuru uygulanamaz.
4) Ekonomideki belirsizliği giderici, mali istikrar ve dengeyi sağlayıcı tedbirler almak,
5) Düşük,Maliyet ve Talep Enflasyonu, sağlama politikasında, hedefe ulaşıcı tedbirleri almak,
6) Fiyat istikrarını korumak. Yabancı derecelendirme kuruluşlarına üye olmaz ve yabancıların, TC ile ilgili kararlarını tanımaz. Mal,ürün ve hizmetlere; Zam ve fiyat ayarlaması; Ocak ve Temmuzda olmak üzere, yılda 2 kez yapılır.Yeni mal farklıdır.
7) Bankaları, Basın aracılığıyla gözetip, izleyip,denetleyerek: Bankalara yatırılan mevduatların, güvenliğini sağlayıcı tedbirler almak. Mevduat ve kıredi sigortacılığını geliştirmek.
8) Hükümetin BKK ile isteği ve TCUM Gn Krl kararıyla kağıt para basmak. Piyasanın bozuk para ihtiyacını ise kendiliğinden karşılamak. Basılacak Kağıt Para, Oran, Birim ve Çeşitleri: 10 TL, 20, 50, 100 ve 200 TL. Bozukluk Madeni Para, Oran ve Çeşitleri: 25 Krş, 50, 100, 250 ve 500 Krş.
9) Tüm ödemeler, Bankacılık sistemi kullanılarak yapılır. İşyeri, araç, kişi üzeri ve evde- yastık altında, para tutulup bulundurulamaz. Sigorta, işyeri, araç, kişi üzeri ve evden çalınan, para ve altını karşılamaz. CB; Yasalara uygun olarak,Bankacılık hizmetinide yürütür.
c) Sermaye Piyasası Kurulu:
1) Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi (Başkan),
2) Basın Odası Temsilcisi.
3) Muh. Mali Müşavirler Odası Birliği Temsilcisi.
4) TOBB Temsilcisi.
5) Üniversite Temsilcisi( Ank. Ün. Rektörlüğünce görevlendirilecek bir Ekonomi Pr )
- Görevi: Sermaye Piyasası ile ilgili düzenlemeleri yapmak.
d) Rekabet Kurulu:
1) Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi (Başkan),
2) Basın Odası Temsilcisi.
3) TOBB Temsilcisi.
4) Tüketici Dernekleri Birliği Temsilcisi.
5) Üniversite Temsilcisi (Ank. Üniversitesi rektörünce görevlendirilecek bir Hukuk profesörü)
-Görevi: Haksız rekabeti ve tüketicinin aldatılmasını önleyici, düzenlemeler yapmak.
e) BORSA; İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Yönetim Kurulu:
1) BORSA Başkanı: Ekonomi Bakanlığı temsilcisi.
2) BORSA üyesi, aracı kuruluş temsilcisi: En çok portvöye- müşteri sayısına sahip olan şirket.
3) Basın Odası temsilcisi,
4) TOBB Temsilcisi.
5) Üniversite T (İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünce görevlendirilecek bir Ekonomi profesörü).
- Kurulun Oluşturulması ve Görevi:
1- Kurul, kararlaştırılan günde katılan üyelerle toplanır, gündemini görüşür ve oy çokluğuyla karar alır. Oylamalar, gizli ve yazılı şekilde yapılır.
2-İMKB'nin sağlıklı çalışabilmesi için gerekli tüm düzenlemeleri yapar.
3- Gerektiğinde Ekonomi Bakanlığı, Borsa çalışmasını durdurup, İşlemlere; süresiz ara verebilir.
4-Üyelere toplantı ödeneği verilir. Toplantı, en çok ayda bir yapılır. T. Ödeneği; bir BAÜ’nün % 20 ile % 50’si arasıdır. Her yıl için BKK ile belirlenir. Ayrıca yılda bir kez, bir BAÜ tutarında ulaşım yolluğu ödenir.
5- İMKB ve diğer kamusal görev yürüten kurullar, Hükümet ve Bakanlık, genelge ve tebliğlerine uygun, işlem yapmakla yükümlüdür.
B. Kamu Kurumları ve Mevzuata İlişkin Düzenlemeler:
1) Devlet gelirlerini, toplama görev ve yetkisi, Belediyeye verilir. Maliye ve Sayıştay, vergi ve gelir toplama ile denetim görevini yapamamıştır. Bu nedenle; Devlet gelirlerini toplama ve harcamalarını denetlemekle görevli; Sayıştay ile Maliye Bakanlığına bağlı merkezdeki müfettiş, denetçi, kontrolör, uzman, murakıp gibi denetim ve teftiş hizmet elemanları, personel ile Maliye Bakanlığının, il ve ilçelerde kurulu; taşra teşkilatı olan defterdarlık ve mal müdürlükleri; bina,eşya ve personeliyle birlikte;belediyelere bağlanıp, devredilir. Vergi, harç, ceza gibi, tüm devlet gelirlerini, belediye gelir müdürlükleri toplar. Gelirin %80'i mahallinde harcanır, %20'si ise başkente merkezi hükümet payı olarak gönderilir. Tüm devlet harcamalarını, ilgili müdürlükleri yapar. Giderler; karar,işlem ve harcama anında, hizmet verilme sırasında;Halk adına, 7 gün 24 saat, üst birim amirleri, basın ve sivil toplum örgütlerince, gözetilip denetlenir. Mevcut sistem; teşkilat yapısı, mevzuat karışıklığı ve personelin durumu nedeniyle yavaş ve pahalı çalışıyor, vergiyi gereğince toplayamıyor.Enaz vergi veren;Siyasilerin finansörü,anonim ve limitet şirketler? Hükümete, saçıp savuracağı ençok geliri sağlayan;en adaletsiz vergi türü olan KDV ve BENZİN?
2) Hükümet, bir önceki yıl Milli Gelirin; %30'u oranında, BKK ile TCMB’ye,kağıt para bastırır. %30'u aşan oranda para basılabilmesi için TCUM Genel kurul kararı alınması gerekir. Bozuk para basım işi, Merkez Bankasınca, piyasanın ihtiyaç durumuna göre düzenlenir.TL;Türkiyede basılır.
3) Hükümet (Bakanlıklar), belediyeler ve diğer kamu kurumları; hazine bonosu, dolar, euro karşılığı iç borçlanma senedi. TL iç borçlanma senedi, gelir ortaklığı senedi, otoyol senedi, özelleştirme tahvili, devlet tahvili, borçlanma tahvili, köprü, arsa sertifikası vs çıkararak, banka ve kişilerden; iç borçlanma yapamaz. Ayrıca yabancı devlet, uluslararası kuruluş ve bankalardan; kısa veya uzun vadeli, kredi alamaz, tahvil satarak borçlanamaz. Devlet, yurt içi veya dışından, hiç bir nedenle borç para, hibe, bağış,yardım alamaz.Borçlanmayı gelir olarak gösteremez,hediye kabul edemez. Giderlerini; vergi, harç, ceza, arsa, tarla, arazi kiralama ve yasaya uygun oranda para basımından sağlar.
4) Denk Bütçe, uygulama zorunluluğu:
Hükümet, belediyeler, üniversiteler, temel eğitim okulları ve diğer kamu kurumları; gelirlerinin üzerinde harcama yapamaz. Bütçe yılı tahmini gelir tutarı, bir önceki yılın gerçekleşen bütçe gelirlerini geçemez. Tüm devlet gelir ve giderlerinin, ceza dahil bütçede gösterilmesi zorunludur. Fon, örtülü ödenek kurulamaz ve bütçe dışında tutulamaz. Üniversite, Hastaneler ve Temel Eğitim Okulları döner sermaye işletmesi gelirleri; bina. demirbaş ve hizmet giderleri dışında, amacına aykırı kullanılamaz, ve personele ek ücret olarak ödenemez.
C. Diğer Kısa ve Uzun Vadeli Tedbirler:
1) Bankalar, çok kısa dönemli mevduat için; repo, gecelik ve günlük faiz işlemleri yapamaz. 6 aydan az süreli hesaplar, vadesiz mevduat kapsamındadır. Kısa ve belirsiz süreler için bankada tutulan paralara faiz ödemesi yapılmaz, işlem ve korunma karşılığı olarakta komisyon alınmaz. Faiz uygulanacak mevduat vade süreleri; 6, 12, 24 ay ve 5 yıldır. Ana para faiz ödemeleri de dönem sonunda yapılır. Uygulanacak faiz üst sınırı; Bankalar birliğinin teklifi üzerine Merkez Bankasınca belirlenir. Ancak ödenebilecek yıllık faiz miktarı; yıllık enflasyon tutarı dahil: % 5 ile % 7 arasıdır. Kişilere ödenen mevduat faizlerinden hiçbir vergi alınmaz. Mevduat tasarrufa yönelik olduğundan, kişilerde mevduat getirisi için ayrıca bir vergi ödemez. Bankaların, açtığı, verdiği kıredilerden isteyebileceği aylık faiz oranı; % 1’i geçemez. Kırediler; 1, 2, 5 ve 10 yıl vadeli olarak verilir.
2) Anonim ve Limitet Şirketler, gelirlerinin %5'ini;Şirket Gelir Vergisi olarak, Belediyelere öder.
- Anonim Şirketler, Net karın: a-%50'sini, şirket ortaklarına, hisse senetleri oranına göre; karpayı (temettü) olarak dağıtır. Kar payları; hisse senetleri arasında, kurucu, A,B.C, tertibi gibi ayrım yapılarak farklı oranlarda ödenemez, tüm hisse senet değerleri eşittir. Kişilere ödenen hisse senedi gelirlerinden; temettü stopajı veya gelir vergisi kesilemez. Kişilerde, kar payı gelirleri için; önceden şirket gelirleri vergilendirdiğinden, ayrıca ve ikinci defa ek vergi ödemez.
b-%30'luk kısmını araştırma, geliştirme, genişletme, makine yenileme ve yeni yatırım için kullanır. c- Geriye kalan %20'lik kısım ise; şirket çalışanlarına, sendika ve işverenin ortaklaşa belirleyeceği şekilde; karpayı (ikramiye) olarak dağıtılır. Şirket yönetim kurulu, bu oranları değiştiremez, ortak ve çalışanlara yapılacak, karpayı ödemelerini geciktiremez veya erteleyemez. Hisse senedi sahiplerine her yıl karpayı ödemesi yapılması: insanları tasarrufa ve şirketlere ortaklığa yöneltir.Sermayenin tabana yayılması; yeni yatırımları, işsizliğin azalmasını, kişilerin gelir düzeyinin yükselmesini, ekonominin; sağlıklı büyümesini sağlar.
3) Vergi Sisteminin Yeniden Düzenlenmesi:
a-Vergi mevzuatının, kısa, basit ve açık olması. Vergilerin çeşit olarak azaltılması. Vergi oranlarının, %5 olarak makul bir seviyeye çekilmesi. İşlemlerin basitleştirilip, vergi mükelleflerine eziyet edilmemesi. Vergilerin,gelir müdürlüklerinin gönderecekleri, bildirim yazısı üzerine, sadece bankalara yatırılması. Götürü verginin yaygınlaştırılması. Şirket Gelir vergisi ödeyecek olan: anonim ve limitet şirket dışındaki vergi mükelleflerinin, tümüyle götürü vergiye tabi tutulması. Verginin toplanması hususunda çağdaş, uygulanabilir tedbirler geliştirip, vergi gelirlerinin: devlet gelirleri içindeki oranının % 50'ye yükseltilmesi.
b-Göz ardı edilmemesi gereken önemli bir husus; vatandaşın vergiyi ödeyebilmesi için işyeri açması ve sağlıklı bir ekonomi için de güvenli, huzurlu, rahat, geleceği doğru öngörüp, umutlu çalışarak, para kazanması gerekir. Bu durumu sağlamak için; işyeri açma. üretim ve ihracatta; işverene, gerek mevzuat, gerekse devlet memurlarınca çıkarılan, zorluk ve engellemeler kaldırılmalı, hatta kolaylık gösterilmelidir. Yatırımları, özel sektör;ekonomi kurallarına göre yapsın. Devlet sadece, özel sektörü yeni yatırım yapmaya özendirsin, bilgilendirip yönlendirsin.
c-Vatandaşların; kamu kurumlarındaki işleri; karmaşadan, keyfilikten, rüşvet ve kayırmadan kurtarılmalı. İş sahibi, bir müdürlüğe başvurup, bir memurla muhatap olmalı, belgeyi şefler imzalamalı. Sorumluluk, birden fazla kişiye dağıtılmayıp; Görev, yetki, imkan ve sorumluluk; bir birim ve aynı kişide toplanmalı.Amir,Memuru;evrağa imza atarak değil, hizmet verirken,karar,işlem anında, eylem sırasında, işbaşında denetlemelidir.Alabalık üretim çiftliği kurmak için; 6 ayrı kamu kurumunda, 30 evrak düzenlettiriliyor ve bu işlemleri gerçekleştirmeye yönelik: ilçe, il ve başkent arasındaki koşuşturma; 3-6 ay arası, hatta yıllarca sürüyor. Mermer Ocağı açılması izni de benzer şekilde. Yem Fabrikası yatırım izni işlemleri de 1.5 yıl sürmekte. Sanki birileri, Türk Halkına:” okuma, yatırım yapma, işyeri açma, üretme, ihracat yapma, bina inşaat izni alma, polise, mahkemeye gidip, hakkını boşuna aramaya kalkma, hastalığını tedavi ettireceğini sanıp hastaneye gitme, haddini bil!”, Sana; Ramazan iftarı ve gıda paketiyle verilen,makarnayla yetin,Sosyal yardımlaşma kömürüyle ısın,sözde yöneticiler,TV’den;ne diyorsa ona inan ve denileni tut, nankörlük etmeyip, 5 yılda bir iktidar partisine oy ver, diyor!
d-Altyapı ve diğer Ekonomik kamu hizmetlerinde: KİYİB yöntemi uygulansın. Yerli veya yerli ortaklı yabancı şirketlere; kamusal yetki sözleşmesiyle ve 40 yıl süreyle; enerji üretimi, yol, köprü gibi hizmetlerin yapım, kullanım ve işletim hakkı verilip gördürülsün. Hatta özel sektör bu işlerden kar edeceğinden, devlet birde vergi alsın. Altyapı hizmet bedelleri: hükümet, belediye, meslek oda, sendika ve şirketlerce, dünya fiyatlarına göre belirlensin. Verilen hizmeti: belediye, basın ve meslek odaları, tüketici dernekleri, 7 gün 24 saat, gözetip denetlesin.
4) Tarım Refomu; a- Buğday, çay, fındık, haşhaş, tütün, pamuk gibi ürünlerin, taban fiyatını açıklama ve devletçe; destekleme amaçlı satınalma uygulamasından vazgeçilmesi. Ürün fiyatları; kontrollü, ulusal üretim ekonomisi, şartlarına göre oluşsun, tüccar veya tüketici ve kullanıcıları tarafından, doğrudan satın alınsın. Ancak; tahıl, sepze, meyve gibi,hiçbir Tarım Ürünü, toptan veya perakente; 1 TL altında bir fiyatla, alınıp satılamaz. Ayrıca tarımsal faaliyetleri için devletçe: kredi verilmesi, avans ödemesi, destekleme primi, teşvik verilmesi, transfer tertibinden gübre, ilaç ve hayvan alımlarının sübvansiyonu, yemde, tarımsal yatırımda vergi iadesi uygulamaları, ekonomi dışı işlemlerdir, kaldırılması gerekir. *b- Abd'de tarımla uğraşanlar; nüfusun %4'ü, bizde ise % 45'i. Biz yine Abd'den pirinç, buğday,pamuk,inek, süttozu, yağlık ayçiçeği. Avrupa ülkelerinden et, keçi,peynir, saman,patates, alıyoruz!Aklın yolu birdir. Nüfus çoğunluğunu;sanayi malı üretimi ile hizmet sektörüne kaydırmalıyız. c- Biz ise tarımda teşvik uygulayarak, miras nedeniyle tarlaları bölerek, halkı; aile tipi küçük çiftçiliğe zorluyoruz. Toprak reformu yanlıştı, tarım reformu yapılması gerekirdi. Bir çiftçinin; gerekli tarımsal araç ve girdilere sahip olması, kârlı ve verimli faaliyette bulunabilmesi, ziraat mühendisi ve veteriner hekim çalıştırabilmesi için yeterli ekonomik büyüklükte; tarım arazisine sahip olması gerekir. Tarla ve Arazilerin, miras ve parselasyon yoluyla bölünmesi önlenmeli: sulanabilir tarla 500 dönüm, susuz arazi (kıraç) ise en az bin dönüm olmalıdır. İlçe ve beldelerde tarımla uğraşan aile sayısı azaltılmalı. d-Belediyelerin, hüküm ve tasarrufu altında bulunan, tarıma elverişli araziler; tarım yapılmak, % 40'dan daha fazla eğimli olanlar ise ağaç, orman dikilmek üzere şirketleşmiş çiftçilere, mera ve yaylalar ise hayvancılık yapanlara düşük bir bedelle kiralanmalı. Ya ziraat mühendisi, veteriner olanlar: çiftçilik, hayvancılıkla uğraşmalı yada çiftçilerle anlaşmalı, sözleşmeli çalışmalı. Türkiye de bilimsel gelişme ve yeniliklerden uzak olarak, geleneksel tarım yapıldığından verim çok düşüktür. Almanya, Japonya aynı büyüklükteki bir araziden, bizim 4 katımız ürün almaktadır. Tarım sektörü, ayakları üzerine kalkıp, sağlıklı yürüyemezse, sanayileşmeyi geciktirir, sanayiye akacak kaynakları kullanır, ülkenin gelişip kalkınmasını engeller. Tarımsal kalkınma gerçekleştirilmeden: sanayileşmede sağlanamaz.
5) Sınır Ticaretinin Geliştirilmesi:
Komşu ülkelerle düşük seviyede yapılan sınır ticaretini, mal çeşidi ve işlem hacmi olarak arttırıp geliştirmeliyiz. Sınır ticaretine, karşılıklı olarak; ülke milli paraları veya mal değişimi şeklinde yapılma zorunluluğu dışında, hiçbir sınırlama getirmemeliyiz. Sınır ticaretine; sepze, meyve, tekstil, canlı hayvan, şeker,çay,tütün, petrol vb her tür ticari mal, dahil edilmeli ve kesinlikle sınır ticareti, vergiden muaf tutulmalıdır.Türkiyede üretilen,esnaf,bakkal ve AVM’de satılan,hermal;Sınır ticaret pazarında, gümrüksüz, vergisiz,serbestçe satılabilmeli. Böylelikle yöre halkının geliri artar, kaçakçılık gibi yasadışı yola başvurmaz. Terör örgütleri, önemli bir gelir kaynağını kaybetmiş olur.Her kapıda, ikili anlaşmayla Sınır ticaret pazarı kurulur.
6) İhracatı teşvik amacıyla, ihracatçılara sağlanan: teşvik, kredi, vergi iadesi gibi, parasal devlet desteğinin kaldırılması; İhracat artışı sağlamıyor, suistimale açık ve devlete yük. Devlet, ihracat işlemlerinin formalitelerini azaltsın. İhracat işlemlerini; İhracatçılar Birliği yürütsün. İşletmeler ürünlerini, yurt dışına serbestçe satsınlar. Bakan ve elçilerimiz; yurt dışı gezilerinde, anlaşmaların imzalanması ve ikili ilişkilerde, karşılıklı ticareti geliştirip, Türk Mallarına pazar arasınlar. Abd başkanı, dış geziler ve ikili anlaşmalarda; halkını gözetip, abd mallarının pazarlamasını yapıyor! Demekki abd, bunun için süper devlet olmuş!
7) Yatırımcılara, devletçe; kredi, teşvik gibi parasal destek verilmemesi. Yatırımlarla ilgili görev, yetki ve sorumluluğun, yöre belediyelerine ait olması. Kalkınmada öncelikli yöre ve sanayi kolunu belirleme yetkisinin, belediye meclislerine bırakılması. Yatırımcılara: yol, metro, su, elektrik, doğalgaz, telefon, kanalizasyon, arıtma gibi alt yapı hizmetleri götürülmüş, devlet mülkü arsa, tarla ve arazilerin; belediyelerce, 5’er yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar ve düşük bedelle, kiraya verilmesi. Yine Belediyelerce, yatırımcılara: 3, 5 ve 10 yıl süreyle, vergi indirimi uygulanarak, yatırımların objektif ölçülere göre desteklenmesi ve işsiz kişilere iş imkanı sağlanması.
8) Ekonominin; dışa bağımlılık, ithal, fason, montaj ve yabancı patentten kurtarılması. Üniversite ve özel sektör işbirliği ile öğrencilerin; işyeri uygulama stajlarına ciddiyet kazandırılmalı, Laboratuvar deneyli, atölye uygulamalı, eğitime ağırlık verilmeli. Araştırma, geliştirme, tasarım ve buluşa yönelik çalışmaların; üniversite- işyeri işbirliğiyle yürütülmesi. Üniversite öğretim üyeleri, hem öğrencilere ders verip, hemde özel işyerlerinde;Uzmanlık görevi yaparak; nazari eğitimle uygulamayı, atbaşı birlikte yürütmeli, yerli üretimle, çağdaş bilim ve teknolojiyi bağdaştırmalıdır.
9) Ülke içi üretim ve çeşit azlığı, mamul mal ithalat oranını yükselttiğinden, hammadde ve yarı mamul mal ithalatına yönelerek, ithalde ağırlık taşıyan malları, yurt içinde üretmeliyiz. Kaliteli ve ucuz mal, alıcısını kendi bulur, kendisini beğendirip sattırır. Bileşik kaplar kuralı gereği; gelişmiş teknolojiye dayalı yeni bir yatırım, üretimi; oran ve çeşit olarak artırır. Verim artışı, kalite ve rekabetin gelişmesine yol açar. Bu iç piyasanın canlanmasını ve ihracatta artışı sağlar. Yurda yabancı para girişi ve TL'nin iç piyasada dolaşım, kullanım hızının artışı, halkın gelir seviyesini yükseltir. Bu hem tasarruf, hem de tüketim eğilimini canlandırır, yeni yatırımlar yapılır ve işsizlik azalır.
10) Halkın, çalışmak isteyen kesimi; özel sektör dersanelerinin, İSMEK sertifika puroğramlarıyla, ekonominin ihtiyaç duyduğu dallarda, geçerli bir meslek edinmeye yönlendirilerek, düzenli bir işe ve yeterli gelire sahip olmaları sağlanır. Kişilerin geliri artınca, buna paralel gideride artar. Üreticiler, talebi karşılamak için kapasite kullanımını, % 70’lere çıkarır. İhracat yapacaz diye yırtınacağımıza, halkın gelir düzeyini artıralım ve ithal edilen malları, ülkemizde üretelim. Böylece yeni işyerleri ve kapasite artışı nedeniyle, işsizlikte azalır. Ayrıca, sabit maliyet azalacağından, daha çok ve daha ucuz, kaliteli mal üretilmiş, verim sağlanmış olur. Ekonomi düzelince, BAÜ’de artırılır ve refah tabana yayılmış olur. En ciddi Ekonomik gösterge; milli gelir, kalkınma hızı, ekonomik büyüme, bütçe dışı fazla, yıllık enflasyon oranı,işsiz sayısı,doğum oranı,turist sayısı,ithalat ve ihracat gibi,hükümetlerin yalan söylettiği,hayali rakamlar değil? Develetin iç ve dış borcu, Dolar ve Eurodaki Döviz kuru,pompacıdaki petrol-benzin litre fiyatı,Altının gıramı-Cumhuriyet Altını ve BAÜ miktarıdır! Gerisi boş laf! Tüketicisiz, üretim ve ekonomik gelişme olmaz.
*TARIM, SANAYİ, TURİZM VE DİĞER HİZMET SEKTÖRLERİNİN İYİLEŞTİRİLMESİ İLE İTHALATIN AZALTILMASI VE İHRACATIN DÜZENLENMESİ
A- Kayırma ve kötü kullanıma açık, mevcut teşvik sistemi, yanlış uygulamalar nedeniyle; devlete ve halkımıza çok zarar vermiştir. Yatırım ve işletme kredisi kullanımı, rekabetçi üretim ekonomisi kurallarına göre yürütülsün. Kişi ve kuruluşlar, ekonomik kurallara göre, özel bankalardan kredi alsın ve ürününü, rekabetçi piyasa şartlarına göre pazarlasın. Devletçe işletmelere, kredi, teşvik verilmesin, parasal destek,vergi iadesi yapılmasın.
a)Kaldırılacak, Ekonomi Dışı, Yanlış İşlemler:
1) Tarımda destekleme alımları; Tütün, çay, fındık, haşhaş, pancar, buğday, pamuk vb.
2) Taban fiyatı uygulaması ve tarlası olan Çiftçiye, doğrudan tarımsal destek,
3) Devletin tarımla uğraşan çiftçi ve işletmelere, düşük faizle kredi vermesi: Gübre, hayvancılık, yem,
tohum vb. Yine 1985-86 yıllarında;Erzurumda;Bedava güpre, yem dağıtımı,ertelenen ve silinen kıredi, hayali yemde vergi iadesi vs yoluyla,devletin soyulup,halkın dolandırıcılığa yönlendirilmesi?
4) İhracatçılara; yatırım ve ihracat kredisi verilmesi, İhracatcıya vergi iadesi, Kur farkı ödemeleri,
Vergi iadesi, Teşvik primi uygulaması.Tüm bunlar;HAYALİ İHRACATI DOĞURMUŞTUR!
5) Devlet bankalarınca tesis ve işletme kredisi verilmesi:Sonuç;Yarım kalmış,kapısı kilitli fabrikalar!
6) Turizm yatırımlarına ve işletmelerine, faizsiz veya düşük faizle karşılıksız kredi ve teşvik primi
Verilmesi; Ekonomik olmayan turistik yatırım ve Hayali Turistler!
b)Yukarıdaki maddelerde ve değişik biçimlerde devletin; tarım, sanayi, ticaret (ihracat) ve hizmet sektörüne yapmakta olduğu, parasal ödemelere yönelik, işlem ve uygulamalarını bırakması gerekir. Gelişmiş ülkelerde bu tür teşvik yoktur. Herkes, dünya, ülkemiz şartlarına ve kendi özel durumuna, parasına göre, planını, projesini yapıp, işlerini; ulusal üretim ekonomisi kurallarına göre yürütmelidir.
c) Genel mevzuat düzenlemesi dışında, hükümetler teşviğe karışmamalı, yerel teşvik tedbirlerini ilgili belediyeler, yöre şartlarına göre alıp uygulamalıdır.
d) Teşvik kesinlikle parasal olmamalı. Belediyeler, arsa ve araziyi, ucuza kiraya vermeli, yolu, suyu, elektriği getirtmeli.
B- Yabancı Şirketlerin, Türkiye’de Yatırım Yapma, Genel İzin Şartları:Yabancı şirketlere, Türkiye’de yatırım yapma ve faaliyet konusu, genel iznini; Ekonomi Bakanlığı verir. Hükümet, bu genel şartlar dışında, ayrıca özel şartta ileri sürebilir. Yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişiler, Türkiye’de; kendi adına şirket kurup, veya özel işyeri açamaz. Tüzel veya gerçek kişilik olarak, ya Türkiye de; bir TC Vatandaşıyla ortak işyeri açar, veya TC Vatandaşlarıyla şirket kurar yada ülkesinde kurulu şirketinin, bir şubesini açabilir. Yabancılar; yer kiralama, maden arama, işletme ve üretim ile bina yapma izinlerini, o yer Belediyesinden alır ve tüm işlemlerini o yerde yürütür..
-Tamamen yabancı sermayeli şirket Şubesi, veya yerli ortaklı yabancı şirket ve İşyerleri:
1) Yabancı Şirketler, Gelirlerinin % 10'unu; Şirket Gelir vergisi olarak öder. Zarar gösteremez ve yıllık olarak, BAÜ'nün (Bürüt Asgari ücretin): 100 katından daha az miktarda vergi veremez. Yabancı Gerçek kişilere ait İşyerleri ise % 10 GV öder. Ancak ödeyeceği vergi, BAÜ’nün: 50 katından az olamaz.
2) Vergiden sonraki net karının; ençok % 50'sini, ülkesine transfer edebilir.
3) Kuruluş ve işletmelerin, idari ve teknik birimlerinde; vasıflı veya vasıfsız- beden işçisi olarak, en az %50 oranında TC Vatandaşını; sendikalı ve sigortalı personel statüsünde çalıştırmak zorundadır. İşletmenin Muhasebecisinin, TC Vatandaşı olması zorunludur.
4) Çevreye zarar verici üretim biçimi, veya teknoloji kullanamaz ve faaliyette bulunamaz.
5) Ekonomi bakanlığı; yapılan üretimin, belirli bir yüzdesi için ihracat şartı koyabilir.
6) Yabancılar, ithal edilen malları; üretecek tesis, yada maden, petrol, doğalgaz çıkarma, işleme ve mamul halde(*mümkün değilse, enaz yarı mamul olması,şarttır!Ör;geçmişte olduğu gibi, demir, kırom, bor,bakır,alüminyum ve altını,hammadde olarak,yurt dışına çıkaramaz) ihraç etme, faaliyetinde bulunabilir. Yabancılara, TC’de üretilen mallarla aynı konuda, işletme açma izni verilemez. TC Vatandaşlarının, yürüttükleri hizmet ve yaptıkları işleri, yapamazlar.
C- Belediyelerce; Yerli Limited ve Anonim şirketlere Uygulanacak, Yeni Teşvik Sistemi Esasları:
TC Vatandaşlarınca, TC Yasalarına göre ve ulusal sermayeyle kurulan; Limited ve Anonim şirketlere; üç tür teşvik uygulanır. Şahıs işletmelerine teşvik verilmez. Belediye şehir meçlisi, Bölge plânlaması yaparak, sanayi, ticaret ve tarım bölgelerini, işkollarına göre belirler. Örneğin, sanayi teşvikleri; organize sanayi bölgelerine ve teşvik tedbirlerine uygun olarak yapılan, yatırımlara verilir.
1) Arsaların Kiraya Verilmesi:
1-Boş arsa ve araziler; belediye meclisi onayıyla, beşer yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar şirketlere kiralanır.Şirketler isterse;kirayı peşin ödeyerek,yeni bir 40 yıllık dönem için taşınmazın; kullanım, işletim hakkını,kiralayıp,tasarruf süresini; toplam 80 yıla çıkarmış olur.Bu kazanılmış hak, Belediye onayıyla mirasçılarada geçer.Her beş yılda bir, işletmelerin durumu incelenerek, durumu uygunsa,ihalesiz, kira süresi uzatılır. Bir-iki yıl süreyle faaliyetlerini,üretimi,çalışmayı durduran veya zarar eden şirketlerin, kira sözleşmesi iptal edilir. Ayrıca, arsa,arazi tesliminden itibaren; 3 ay içinde inşaata, maden arama faaliyetlerine veya 1-3 yıl içinde tesis bitirilerek, üretim faaliyetine başlanmaz,yada işletmeye,çalışmalara,üretim faaliyetine;1-2 yıl süreyle ara verirse;yazılı uyarılır ve kira ve işletme sözleşmesi,tazminatsız iptal edilir. Bu yer,başkasına kiraya verilir.
2-Arsa,arazi,tarla,yayla,maden sahası,yada üretim tesisi,fabrika, tahsis edilen şirket, bu yeri; başkasına devredip, kiralayamaz. Arsanın, belediyeden yeniden kiralanması gerekir. Belediye ile arsa tahsisi yapılan, şirketler arasındaki uyuşmazlıklar, belediye meclislerince çözümlenir. Belediye meclis kararlarına karşı; Yargıya başvurulamaz, ancak Bölge meclislerine itiraz edilebilir.
3-Belediyeler, kiraya verdiği, arsa,arazi,tarlalardan:
a) İlk beş yıllık dönem için kira almaz,
b) İkinci beş yıllık dönem için belirlenen kira bedelinin yarısını alır. (Yıllık kira bedeli; bir dönümlük arsa, arazi için bir BAÜ tutarının, % 10’unu geçemez),
c) Sonraki dönemler için Kiraları; yıllık olarak peşin, veya ençok iki eşit taksitte alır.
d) Kurumlar vergisi indirimi uygulanan şirketlere, belediyeler; arsa, arazi tahsis etmişse; Kurumlar vergisi kısmi vergi muafiyeti süresi kadar, bu şirketlerden arsa,arazi kirası almaz.
2) Altyapı Hizmetleri:
a- Belediye meclislerince belirlenen, organize sanayi bölgelerine; ilgili altyapı hizmet kuruluşlarınca; yol, metro, su, elektrik, kanalizasyon, atık su arıtma sistemi, doğalgaz, telefon gibi tüm altyapı hizmetleri götürülür. Yerleşim ve işyeri bölgelerine, altyapı hizmetlerinin götürülmesini ve hizmetin düzenli olarak verilmesini sağlamak, hizmet kalitesini gözetmek, belediyelerin görevidir. Altyapı hizmetlerini veren kuruluşlar, tesis ve işletme gideri olarak, belediye ve özel kuruluşlardan, altyapı tesis veya onarım gideri için para ve katılma payı alamaz. Sadece bu hizmetleri kullanım ücreti alır.
b- Baca filtre ve arıtma sistemini şirketler, kendileri yaptırmak zorundadır.
c- Altyapı hizmetleri, kuruluş, işleyiş, hizmet tüketim, birim fiyatı tespiti, verilen hizmetin kalite denetimi gibi konular; belediye, meslek odaları,sendika ve üniversite temsilcisinin katılımıyla oluşturulan İl, İlçe ve Belde Ekonomik İşler Kuruluyla, ilgili altyapı hizmet şirketleri arasında çözüme kavuşturulur.
d- Altyapı, hizmet kullanım birim fiyatı: Almanya, Çin, Gürcistan, İran ve Rusyadaki bu ürün veya hizmetlerin, satış fiyatlarının ortalamasından daha yüksek olamaz.
3) Şirket Gelir Vergisi ödemesinde, kısmi muafiyet tanınması:
-Gerçek ve tüzel kişiler için % 5 olan, GV ile Şirket Gelir Vergisi; Belediyece teşvik belgesi verilen şirketlerden; teşvik süresince, aşağıdaki indirimli oranlarda alınır.
-Şirketin el değiştirmesi durumunda; yeni yönetimin, teşvik için belediyeye başvurarak, yeniden sözleşme yapıp, belge alması gerekir.
-Şirket Gelir Vergisi, Teşvik Belgesi Alan, Yerli Şirketlerden:
a) 50-100 arası sendikalı, sigortalı TC Vatandaşı işçi çalıştırandan; 3 yıl süreyle % 1 oranında alınır,
b)100-200 arası sendikalı, sigortalı TC vatandaşı işçi çalıştırandan; 5 yıl süreyle % 1 oranında alınır.
c) 200 ve daha fazla sendikalı, sigortalı TC vatandaşı işçi çalıştırandan; 10 yıl süreyle % 1 oranında alınır, ileriki yıllar için % 5 Vergi öder.
*- YABANCI Uyruklu Kişiler ve Yabancı Şirketlerle İlgili Hususlar:
a-1) Vergiden muaf tutulamaz. % 10 oranında;Gelir veya Şirket Gelir Vergisi alınır.Yatırım teşviği, desteği tanınan,yabancı şirketlerden;enaz % 5 Şirket GV alınması zorunludur.
2) Vergi iadesi yapılamaz, ihracat teşviği, kıredi,enflasyon farkı,tazminat vs verilemez.
b-1) Türkiyede banka satın alamaz, kuramaz. Yabancılar ancak karşılık, güven, saygı ve eşitlik ilkelerine göre; ülkelerinde kurulu bir bankanın, Türkiyede şubesini açıp, TC Yasalarına uygun olarak faaliyette bulunabilir.
2) Ülkelerinde faaliyette bulunan, üniversitelerin; şube fakülte ve MYO’larını açıp; internet, CD vb araç ve yöntemlerle eğitim, öğretim hizmetini yürütebilir.
3) Türkiyede, 40 yıla kadar, bina( Konut, işyeri), arsa, tarla ve arazinin; kullanım ve işletim hakkını kiralayabilir.
c-1) Türkiyede üretilen bir mal, yada yürütülen bir hizmetle aynı konuda, işyeri açmasına izin verilmez. Ancak, Hastane açıp,sağlık hizmeti verebilirler.
2) Yabancılar, ithal edilen mallara ilişkin, Türkiyede işyeri açıp, faaliyette bulunup, üretim yapabilir.Ör:Bilgisayar,Cep telefonu,elektrikli otomobil,Güneş ve Rüzgar enerji türübünü…
3) Altın, bor, kırom, nikel,demir,bakır, uranyum gibi, Türkiyede çıkarılan, bir maden; işlenip, en az yarı mamul hale getirilmeden, yurt dışına çıkarılamaz, hammadde olarak ihraç edilemez.
4) Yabancı gerçek ve tüzel kişiler, Türkiyede; tekstil, dikimevi, ayakkabı, market veya kola, bira, viski, şarap, hamburger, pizza gibi, yiyecek üreten, satan işyeri, vb tesis, işletme açamaz.
d-1) Petrol, doğalgaz, maden arama, işletme ve üretim faaliyetleri için izin verilir.
2) Nükleer,Deniz akıntı ve dalgasından, Rüzgar, Güneş, Kömür ve Termal Enerjiden, Elektrik enerjisi, üretim santralı kurma ve işletme izni verilir.
3) Atık arıtma tesisleri, kurma ve işletme izni verilir.
4) KİYİB yöntemiyle (İstanbul ve Çanakkale Boğazına) Tüp Geçit, Köprü, Tünel, Metro, Hızlı Tiren, Otoyol gibi altyapı tesislerini, 40 yıla kadar kurma, işletme hak ve yetkisi verilir.
5) Yabancılar, ülkemizdeki mütahitlik ve inşaat işleri ihalesine, ancak Türk ortaklarla birlikte katılabilir.
e- Yabancılar; maden arama, veya tesis, üretim izin aldıktan sonra; en çok 3 ay içinde çalışmalara başlamaz, veya 1-3 yıl içinde tesisi tamamlayarak üretime geçmez, yada faaliyetine bir-2 yılı aşkın süreyle araverirse; tutanak tutulup, şirket uyarılır. Bir ay içinde çalışmalara başlamazsa, tekrar tutanak tutulup, yabancı şirket veya ortaklığın izni ve kira sözleşmesi; Belediyece, tek taraflı iptal edilir. Y. Şirket, Belediyenin kararına karşı, Yargıya veya yabancı kuruluş ve mahkemelere başvuramaz, kabulde edilmez. Ayrıca bu iptal kararı nedeniyle yabancılara, kesinlikle tazminat ödenmez. Bu tür şirketlere, TC’de; bir daha arama, üretim ve hizmet yürütüm izni verilmez.
f-1) Yabancı uyruklu kişiler, Sosyal güvenlik işlemleri ve emeklilik haklarını; vatandaşı olduğu devletin sosyal güvenlik kuruluşuyla anlaşarak yürütür. Ancak, sağlık hizmetini, ücretini vererek, özel sigorta şirketleri ve özel sağlık kuruluşlarından alabilir.
2) Yabancıların, Türkiyedeki işyerlerinde çalıştıracağı, idari, teknik, vasıflı ve vasıfsız işçilerin, en az yarısının, TC Vatandaşı ve o yöreden olması zorunludur.
*BARKOTTA YENİ DÜZENLEME
-Barkotların daha kullanışlı, tanıtıcı ve yararlı olması için yapılması gereken değişiklik:
A- Barkotlar, şu an: 28, 30, 31, 39 ince ve kalın, dik, kara çizgili, şeritli ve 13, 14 rakamlı. Sol baştaki ilk rakam; 8 veya 9 ise Türk Malı olduğu anlaşılıyor. Diğerleri bilinmiyor, Üreticiler biliyordur. Barkot örnekleri:
-Bisküvi Barkotu: 08 69 07 05 32 30 65
-Süt Barkotu: 8 69 50 77 00 05 38
-Kitap Barkotu: 97 99 75 63 63 507
-Gazete Barkotu: 9 77 13 01 57 90 45
B- Önerilen Barkot Modeli:
1- Ülke kodu, ülkeyi tanımlayıcı olarak, en başa konulsun
a) Uluslararası Tırafik Kotları, ülkelerin Kara vasıta işaretleri( Plate Numbers), belirleyici olarak alınsın. (01.01.07 tarihi itibariyle Dünyada: 205 Devlet ve 230 ülke var.) Örnek: Abd: USA, Almanya: D, Özbekistan: UZ, Rusya: RUS, Suriye: SYR, Türkiye: TR gibi.
b) Yada Milletlerarası Telefon kod numaraları( İnternational Telephone Dialing Codes), Barkotun başına, hangi ülke malı olduğunun anlaşılması için konulsun. Örnek: Abd:1, Almanya: 49, Kırgızistan: 996, Rusya: 7, Suriye: 963, Türkiye: 90 gibi.
2- İkinci Bölüme:o ülkede,bu malın üretildiği şehrin kodu konur.Örnek:İL 95, İ 405, B 500 gibi.
3- Sektörler Kodlanır ve bu ürünün Sektör Kodu yazılır. Örnek:
01- Gıda, 02- Giyim, 03- Eğitim, 04- Sağlık, 99- Metal gibi.
4- Üretici Firmanın, kuruluş yılı kodlanıp, üçüncü bölüme konur. Örnek:
1951 yılında kurulduysa: 51, 2007 ise 07.
5- Son bölüme; ürün, mal çeşit ve özelliğiyle ilgili; ayırıcı, tanıtıcı, patent kodu, Firma üretim Seri No gibi teknik rakamlar konur. Örnek: 019, 245 gibi.
C- Çizgiler: Eski uygulama olduğu gibi sürdürülür. İnce, kalın, dik ve kara renkli olarak kullanılır.
D-1) Önerilen Yeni Barkot: 5 bölümlü ve 12, 13 veya 14 rakam ve harfli. Harf sayısı; ülkeyi tanımlayan Ul. Tır. Kodlarının; 1, 2 veya 3 harfli olmasına göre değişmektedir.
2) Yeni Barkot numarası rakam ve harfleri: Örnek: TR- İL- 07- 01- 51- 019. Bunun açılımı: Türkiye, İl, Antalya, Gıda sektörü, 1951 yılı, Yoğurt.
KİTLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ
1.a) 300 Devlet KİT'i, 700 civarında ise Belediye BİT ve Özel İdare İktisadi Teşekkülü var. Son dönemde eski Sovyet Cumhuriyetleri dahil, özelleştirme yapan 20 ülke içinde özelleştirmenin; en yanlış, pilansız yapıldığı,yavaş ve pahalı yürütüldüğü ülke Türkiye.Görevini yapamayan Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı kaldırılacak. Tüpraş, Petkim, Demirçelik gibi büyük kitler;BORSA’da hisse senedi satımı yoluyla özelleştirilecek. Diğer Kitlerin, Özelleştirme iş ve işlemlerinin yürütümü; yerel idarelere bırakılacak. Bir KİT, hangi il, ilçe sınırları içinde ise o tesisi, o yer il veya ilçe Özelleştirme Kurulu özelleştirecek. Kurulun aldığı kararda bir teknik hata veya usulsüzlük varsa, ilgililer delilleriyle o yer belediye meclisine itiraz edebilecek. Belediye Meclisi; itirazı en geç 10 gün içinde görüşüp, kurul kararını onaylayacak veya ihaleyi yeniletecek. Yöre insanının demokratik temsilcisi olan, Belediye Meclislerinin; kararı kesin olup, meclis kararına karşı, Yargıya başvurulamayacak.
b) Özelleştirme rüzğarı batıda birden kesildi. Abd, Almanya, Fıransa,Çin ve Rusya, özelleştirmeden vazgeçti. Ör:Rusya;Gaz Purom gibi,Özelleştirilen bazı kuruluşları yeniden kamulaştırdı! Özelleştirmede izlenecek en doğruyol: KİT’in yalnızca, makinaları, markası, patenti ve işletme hakkının satılması. Üretim için gerekli Arsa, arazi ve binalar; 5’er yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar kiraya verilir. Lojman ve bahçeler ise Belediyeye devredilir.
2. Devlet KİT'inin satış bedelinin %50'si, tesisin bulunduğu il, ilçe veya belde belediyesine bırakılır, %50'side devlet geliri olarak Ekonomi-Maliye Bakanlığına gönderilir.
3. Geçici İl ve İlçe Özelleştirme Kurulları:
a. Genel Hususlar:
-Bu kurulların görev süresi 3 aydır. Bu süre içinde il veya ilçe mülki sınırları içinde bulunan; tüm devlet, belediye ve özel idarelere ait, Kamu İktisadi Teşekküllerinin tüzel kişilikleri, veya kamu ortaklık hisseleri; açık pazarlık veya teklif mektubu almak suretiyle kullanım, işletim hakkı satılır ve bina ile arsası kiraya verilir. Büyük Anonim şirket ise BORSA’da; hisse senedi satışı yoluyla özelleştirilir. İzmitteki Tüpraş,Petkim,Karabük ve İskenderun Demirçelik, Kırıkkaledeki MKE fabrikaları gibi,sıtratejik ise TSK Vakfına devredilir.
-Kurul üyeleri, göreve başlamadan önce; Belediye Meclisi Huzurunda, görevlerini dürüst olarak yapacaklarına dair, yemin ederler. Üyelere, en çok 3 ay süreyle, günlük 1 BAÜ'nün % 20’ si tutarında TL olarak, görev yapılan her gün için yevmiye ödenir.
b. Geçici, Özelleştirme Kurulu Üyeleri:
1- Başkan: Belediye Gelir Müdürü, yoksa Belediye Saymanı veya Defterdarlık Gelir Müdürü veya İlçe Gelir Müdürü veya Malmüdürlük Saymanı.
2- Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Temsilcisi.
3- Sanayi Odası veya yörenin Baro Temsilcisi.
4- KİT'in bulunduğu yerdeki Mahalle veya Köyün Muhtarı.
5- Özelleştirilecek tesiste çalışan İşçilerin, üyesi bulunduğu Sendikanın;İşyeri Temsilcisi. 4 ve 5. Sıradaki Komisyon Üyeleri; her özelleştirilecek tesis için değişir, bu kişiler geçici üyedir. Ayrıca komisyon gerekli görürse, yöre üniversitesinden;Uzman olarak, bir öğretim üyesi çağrılabilir.
4. Özelleştirme Şekli:
Bakanlar Kurulunun özelleştirmeye ilişkin kararının yayınlanmasından itibaren, yöresinde veya Türkiye'nin herhangi bir yerindeki KİT'leri satın almak isteyen, gerçek ve tüzel kişiler; Belediyelerde kurulacak, kurul sekreterliğine; bir dilekçeyle başvururlar. Başvuruya: bir tüzel kişiliği temsil ediyorsa, şirket yetki belgesini, şahıs ise nüfus cüzdan fotokopisini ekler.
-Dilekçede Açıklanacak Hususlar:
a-Kiralamak istediği KİT'in adını, adresini,
b- Halen ne işi yaptığı, işinin cinsi, faaliyet konusu.
c- Şahıs olarak mı başvurduğu, yoksa bir tüzel kişiliği mi temsil ettiği (Limitet, Anonim, Yabancı Şirket...),
d- KİT'i; arsa, bina ve makineleriyle birlikte bir bütün olarak mı kiralayacağı,
e- Makinelerini satın alıp, 5-40 yıl süreyle arsa ve binasını da kiralayarak, tesisi çalıştırmak istediği,
f- Sadece makinaları satın alıp, başka bir yerde tesisi kurmak istediğini,
g- Tesisin faaliyet alan ve sahasını değiştirecek mi? Değiştirecekse hangi amaçla kullanacağını,
h- Tesisi amacına uygun çalıştıracaksa, yenileştirme, geliştirme ve genişletme yapacak mı?
i- Halen tesiste çalışan; işçi ve sözleşmeli personelin; % kaçını işten çıkarmayı düşündüğü,
j- Tesisi ve işletme hakkını kiralamak için ne kadar fiyat önerdiği;
1- Nakit ödeme yapıp, peşin kira veya satın alacağını,
2- Önerdiği fiyatın %10'unu peşinat olarak yatırıp, ilk yılı ödemesiz, 5 yılda taksitle satın almak, kiralamak istediğini (Taksit ödeme planı eklenir)
5. İl ve İlçe, Özelleştirme Kurullarının Çalışmaları:
a-Kurul,duyurulan l0 günlük süre içinde, teklif mektuplarını kabul eder. Yine kurul,bu 10 günlük süre içinde, verilen bu teklifleri, görüşüp değerlendirir. KİT'lerin, kira ve satışını, 3 ayrı güne böler. Duyurusu yapılan günlerde, o güne ayrılan KİT kira ve satışlarını; basına ve alacaklılara açık olarak yapar. Öncelik ölçülerine göre ve oy çokluğuyla tercih edilen, firma-kişi ile satış, kira şartları açıklanır. Sonuç, yazılı olarak basına ve taraflara bildirilir. Kurul kararına karşı, Belediye Meclisine, 10 gün içinde gerekçeli şekilde itiraz edilebilir. Meclisçe iptal edilen, KİT satış ve kiraları için basına açık olarak, pazarlık suretiyle yeniden satış yapılır.
b- Özelleştirme kurulu, katılan üyelerle ilan edilen gün ve saatte, belediyede toplanır ve oy çokluğuyla karar alır. Kurul üyelerinin oyları eşittir. Üyeler sadece kabul veya ret oyu kullanabilir, çekimser oy yoktur. Oylama gizli ve yazılı yapılır.
c- Kurul, satılamayan KİT'lerin durumunu tekrar görüşür. Pazarlık suretiyle o konuda faaliyet gösterenlere veya tanınacak 10 günlük süre içinde yeni teklif verenlere kiralar.
d- Ek süre içinde de satılamayan KİT'lerin, arsa ve binaları; belediyede kalmak üzere, makineleri ve işletme hakkını; KİT'te çalışan en az 5 kişilik bir komiteye, beşer yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar kiraya verilir. Tesis,Belediye malı olur.Belediye, bina ve makina kirası alır. Çalışanlardan kiraladıkları bu tesis için; ilk 5 yıl kira ücreti alınmaz. Tesisin sabit ve değişken; işletme, kullanım, onarım, yenileme, bakım ve genişletme giderleri, kiracıya aittir.
e-Belediyeler, sahip oldukları veya devralıp kiraya verdikleri KİT'lerin; işletilmeyip iadesi veya üretim dışı kalması üzerine, tekrar kiraya vermeyip, makinelerini satar. Ancak arsasını, kiralayıp satamaz. Tesisin arsasını, halka açık, park bahçe,çocuk oyun ve sipor alanı olarak düzenler. Tesisin eğitim öğretime uygun binalarını, yurt ve okul olarak kullanılmak üzere, Üniversite ve temel eğitim okullarına tahsis eder.
f- KİT’e alıcı çıkmaz, çalışanlarda devralıp, kiralamak suretiyle çalıştırmak istemezlerse: tesis kapatılıp, arsa, bina, makine ve personeliyle birlikte, belediyeye devredilir. Belediye, makinelerini satar, arsasını; yeşil saha olarak düzenler. Tesisin uygun binalarını, Temel Eğitim Okulu ve üniversitelere tahsis eder.
6. İlgili Bakanlıklarca Özelleştirilecek KİT'ler:
a-Üretim veya hizmet açısından bölünemeyen veya iki veya daha çok il ve ilçeyi kapsayan banka, otoyol, demir yolu, telefon, baraj, elektrik gibi geniş ölçekli KİT'ler, ilgili Bakanlıkça, bölge veya Türkiye ölçeğinde bir bütün olarak, BİST-İMKB’de özelleştirilir.
b-Özel kuruluşlardaki kamu hisse payları ve tüm sermayesi, hisse senedine dönüştürülmüş KİT'lerin, tüzel kişilikleri;bir bütün olarak doğrudan, Borsa aracılığıyla halka arz edilip özelleştirilir. Ancak fabrika türü, küçük ölçekli KİT'lerin, bulundukları il veya ilçe Geçici Özelleştirme kurulunca mahallinde özelleştirilmesi zorunludur.
7. Verilen Teklifleri Değerlendirmede Öncelikler:
a- KİT, en çok fiyat veren, peşin alacak olan veya kısa dönemli ödeme planı olana, doğrudan kuralanıp satılmayacaktır. Az bedelli fiyat veya taksitli ödeme planı da önerse, aşağıda sıralanan gerçek ve tüzel kişilerin tekliflerine, öncelik tanınacaktır. Bu 4 türden teklif veren alıcı yoksa, diğer teklif sahiplerinin önerileri, değerlendirilip oylanacaktır:
1- KİT çalışanlarının, işyeri sendikası veya en az 5 kişilik bir komite oluşturarak, tesisi kiralayıp, işletmek istemeleri,
2- KİT'i kiralamak isteyen kişinin; o yer nüfusuna kayıtlı olması, veya tüzel kişiliğin o yerde kurulu ve faaliyette olması
3- KİT'i kiralamak isteyen gerçek veya tüzel kişinin, halen aynı, veya benzer konuda faaliyet gösteriyor olması,
4- TSK Vakfı( OYAK), Kiti almak için başvurursa, ihalesiz devredilir.
b- Yeni KİT İşletmecisini, ikinci derecede tercih nedenleri:
1- KİT'e peşin fiyatla, en yüksek kiralama ve işletme teklifi veren,
2- Anonim şirketler,
3- Taksitli ödeme dahil, en yüksek işletme hakkı fiyatı öneren,
4- KiT'in sadece makinelerini almak isteyen,
5- Diğer
8- Özellik Taşıyan Kitlerin Özelleştirilmesi:
a- Antalya'dan özelleştirme örneği:
MKE pil fabrikası, Sümerbank Dokuma ve Etibank Krommanyezit fabrikalarının, makine ve işletme hakları satılır. Ancak Antalya 1. Sınıf bir turizm yöresi olduğundan, satın alan kişiler, yeni fabrikalarını, Antalya dışında kurar. Antalya merkezi ve sahil bölgesi, Türkiye'ye; tarım, turizm ve üniversite alanında hizmet verir. Fabrika özelleştirilip makineleri, başka bir yöreye nakledilince, arsa ve binaları belediyeye devredilir. Belediye buraları, halka açık yeşil saha, park bahçe, spor alanı, bisiklet yolu olarak düzenler, yeni bina yapamaz, ağaçları kesemez. Mevcut binalardan uygun olanlar ile Vakıf Zeytinliğini, Boztepe Tigem- Devlet üretme çiftliğini, Narenciyeyi, Orman Bölge, İl Tarım arsaları ve DSİ, Karayolları lojmanlarını, Ordu evi, Karpuzkaldıran, Side ile Yargı ve TRT kamplarını, Üniversiteye: bahçe, derslik ve yurt olarak kullanılmak üzere, tahsis eder.
b- Elektrik üretiminin özelleştirilmesi (TEAŞ):
Hidrolik, doğal gaz veya termik; elektrik üretim santrallerinden herbiri, bağımsız bir işletme kabul edilip, ya BORSA’da yada bulunduğu il veya ilçe özelleştirme kurulunca tek olarak özelleştirilir. Ancak hidrolik elektrik santralının kurulu bulunduğu barajdan aynı zamanda arazi sulaması da yapılıyorsa, arazi sulama yetki ve hakkı da bu şirkete elektrik santralıyla birlikte verilir. Hidrolik elektrik santralı, su toplama barajı ve sulama kanalları, işletme hak ve yetkisi, bir bütün olarak kiraya verilip özelleştirilir. Barajın bakım ve idaresi, santralı alan şirkete ait olacaktır. Elektrik santralı hangi ilçe sınırları içinde ise, baraj gölü sahasının yayıldığı, diğer il ve ilçelere bakılmaksızın ihale yetkisi, o yer ilçe Özelleştirme Kuruluna (Belediyesine) ait olacaktır. TSK Vakfı isterse, bütün elektrik santralleri, ihalesiz devredilir.
c- Elektrik Dağıtımı (TEDAŞ):
1-Elektrik dağıtım hatları, yapım ve bakımı ile abonelere elektrik satış işleri, bölge ölçeğinde özelleştirilir. Bir bölge sınırı içinde kalan, tüm yüksek gerilim enerji nakil hatları ile sanayi ve konut elektrik;direği,teli, trafo merkezleri ve tüketilen enerjinin belirlenip, kullanım ücretlerinin toplanması işleri; tüzel kişiliklere bölge düzeyinde bakanlıkça ihale edilir. İhaleyi alan Elektrik Dağıtım Şirketleri daha sonra, elektrik santralını işleten elektrik üretim şirketiyle anlaşma ve sözleşme yaparak, faaliyetlerini sürdürürler. Aynı şirket hem üretim santralı hem de dağıtım işlerinin ihalesine katılıp, ikisini birden kiralayarak, işletme hakkını alabilir.
2- Yapılacak bir pilanlamayla, konut ve işyerlerindeki Elektrik, Su ve Doğalgaz sayaçları, yerli üretim Kontürlü, Kartlı Saatlere dönüştürülür. Görevliler, ev, işyeri gezerek sayaç okuyup, belge düzenlemez.
3-Ayrıca devlet; güneş ve rüzgar enerjisinden,elektrik üreten jeneratör sisteminin,üretimini destekler, konut ve işyerlerinde kullanımının, yaygınlaştırılması hususunda düzenlemeler yapar.
4-Elektrik Üretim ve Dağıtımının, Özelleştirilerek verildiği şirketlerin, yürüttüğü kamu göreviyle, halka sunduğu hizmetin kalitesinin, denetim ve gözetim görevini, 7 gün 24 saat; Belediyeler, Basın, Tüketici Dernekleri ve ilgili Meslek Odaları yapar.
d- Kamu Bankalarının Özelleştirilmesi:
1-Ziraat, Halk, Vakıflar ve Merkez Bankası dahil, tüm Kamu Bankaları, tek genel müdürlük çatısı ve Cumhuriyet Bankası adı altında, toplanıp birleştirilir. Yurtdışı ve Türkiye çapında; taşınır, taşınmaz sahip olduğu; tüm mal, şube ve çalıştırdığı personeliyle birlikte; SGK ve TSK Vakfına devredilip özelleştirilir. İşbank ve diğer özel bankalardaki;CHP, TDK ve TTK gibi kamu payları da Cumhuriyet Bankasına verilir, geçer.Cumhuriyet Bankasının, % 70’lik hissesi;ihalesiz ve bedelsiz olarak, Kamu SGK’ya devredilir.
2-Bazı Kitlerin Özelleştirme işlemlerini, ilgili bakanlık yürütür. Özelleştirme işlemlerinin en çok üç ay içinde bitirilmesi zorunludur. Özelleştirme amacıyla inceleme-etüt çalışması yaptırılamaz, ilan ve reklam verilemez.
e- Tütün, Şarap, Rakı ve Çay Fabrikalarının Özelleştirilmesi:
Bu tür KİT'leri, kurulu bulundukları il veya ilçedeki Özelleştirme Kurulları, birbirinden bağımsız olarak özelleştirir.
f- THY, TÜPRAŞ, PETKİM, Petrol Ofisi, TPAO, Atatürk, Afşin, Keban, Karakaya gibi Elektrik Santralleri, bağlı tesisler, Ereğli Demir Çelik gibi büyük ölçekli KİTler; toplu hisse senedi satışı yoluyla Borsa da Özelleştirilir. Hisse senedi satın almada bir sınırlama yoktur. Ancak, bu gibi sıtratejik özellikli kitlerin, % 55 hissesi; idarece doğrudan;SGK,TSK Vakfı,Polis Vakfı,Tesis Çalışanları İşyeri Sendikasına, ihalesiz ve bedelsiz devredilir.Bu 4 Kamusal ortak,hisselerini satamaz. Yabancı, gerçek ve tüzel kişilerle ortaklık kuramaz.Yönetim kurulu üyelerinin,oyu eşittir.Bu kuruluşların, BORSA’dan;% 45’lik hisse senedini satın alanlar;Yönetim kurulunda yer almaz, yalnızca, hisse senetleri için yıllık karpayı alır.* Üretim Şirketi, Yönetim Kurulu Üyeleri: 1-Başkan: Bakanlık Temsilcisi;% 55 ve %45 hisseleri Temsil eder.
2-SGK T: Hisse oranı % 40
3-TSK Vakfı T: %% 5
4-Polis V T: % 5
5-İşyeri Sendika T:% 5
g- Kömür, demir ve diğer madenlerin özelleştirilmesi:
1-Ocak veya saha olarak, il, ilçe ve beldelerdeki; altın, petrol, doğalgaz dahil tüm madenler, özelleştirme kurullarınca, ayrı ayrı veya grup olarak özelleştirilir. Maden; arama, işletme, çıkarma hak ve yetkisi kiralanmaktadır.Tüm TC Halkına,Kamuya ait olan; maden sahaları, satılamaz.
2-Maden işleyen fabrikalar, maden ocaklarından, ayrı ve bağımsız bir tesis şeklinde özelleştirilir. İsteyen müteşebbis hem fabrika hem de maden ocağı ile sahasının işletme hakkını alabilir.
3-Maden şirketleri,Madenleri; açık işletme yöntemiyle çıkartır.Ayrıca, maden çıkardığı sahaların, her yıl, en az % 10'luk bölümüne:29 Ekim-18 Mart tarihleri arasında dikim yaparak, ağaçlandırmak zorundadır.
h- Otoyol, şehirler arası karayolu, köprü, tünel gibi ulaşım hizmetine yönelik, altyapıların; inşaat, bakım, onarım ve işletme hak, görev ve yetkisi; il, ilçe veya bölge ölçeğinde KİYİB yöntemiyle özelleştirilir. Şirketler, belediyelerle kamusal yetki sözleşmesi yaparak, beşer yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar, alt yapı hizmetlerinin, işletme hakkını kiralarlar.
i- TİGEM'e bağlı Devlet Üretme Çiftlikleri, özelleştirilmez. Çiftlikler, bulundukları yer belediyelerine; taşınır, taşınmaz, tüm mal varlıkları ve personeliyle birlikte devredilecek. Belediyeler yöre üniversitelerinden talep gelirse, Ziraat ve Veterinerlik bölümlerine; arazi, bina ve hayvanların tahsisini yapacak. Tahsis dışı yerler veya üniversite hizmetlerine uygun olmayan çiftlik arazileri, ağaçlandırılıp yeşil saha, orman, piknik yeri olarak düzenlenecektir.
j-1)THY, THK, Kızılay, Hava alanları yönetimi ve Deniz Liman işletimi, özelleştirilir. Ancak bunların: % 55 hissesi; doğrudan Bakanlıkça, SGK, Türk Polis Vakfı ve TSK Vakfına devredilir.
2) Ülkemizdeki Altın,Demir,Kırom ve Bor madenleri; arama, çıkarma ve işletimi özelleştirilir. Ancak bu işletmelerin % 55 hissesi; SGK ve TSK’ya devredilir.
3) Ülkemizdeki Petrol ve Doğalgaz arama, çıkarma ve işletme hakkı özelleştirilir. Ancak, % 55 hissesi, SGK ve TSK’ya devredilir.
4) TSK’nın kullandığı, araç, cihaz, silah ve mermi üreten MKEK bağlı fabrikalar ile Barutsan, Roketsan, Tusaş Tesisleri, Aselsan vb üretim tesisleri; Bakanlıkca özelleştirilerek, hisselerinin tamamı; TSK Vakfı, Polis Vakfı, İşyeri Sendikası ve SGK’ya devredilir. Bu kamusal kurumlar, hisselerini satamaz ve başkasına devredemez. Ortakların, oyları eşittir.
*k-Ulusal Nitelikli Üretim Şirketlerinin, 5 Kişilik Yönetim Kurulu Üyeleri ve Hisse Oranları:
1- Başkan: Bakanlık Temsilcisi
2- SGK T: Hisse oranı; % 70
3- Polis V. T: % 10
4- TSK V. T: % 10
5- Tesis Çalışanları, İşyeri Sendika T: % 10
TÜRK TELEKOM AŞ'nin ÖZELLEŞTİRİLMESİ:
A-1) PTT Genel Müdürlüğünün; Türk Telekom AŞ Ve Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü olarak ikiye ayrılması; idari, mali, hukuki ve teknik bir hatadır. Bu kamu kurumu özelleştirilmeye hazırlanmamış, sanki yeniden ve daha çok devletleştirilmiştir. İllerdeki baş müdürlük ve bölge müdürlüğü sayısı ikiye çıkarılmış. Teleks, online, telefax ve telgraf ile ilgili görüşme ve hizmetlerin yürütümü görevi; bu hizmete ilişkin teknik alt yapısı, uydusu ve hattı olmayan, Posta İşletmesine bırakılmıştır.
2)Yine benzer araç ve cihazları ortak kullanan TELEKOM'a bağımlı hizmet veren Telsiz işleri de yeni yapılanma dışında bırakılarak, üç ayrı kuruluş oluşturulmuştur.
3)Hatta Telekom;sahip olduğu teknik sistemden,Avea,Türkcell ve Vodafon’u yararlandırmayıp, il, ilçe ve beldelerde; milli geliri gereksiz yere, ithal malzemeler için harcatarak, yeni baz istasyonları kurdurmuş ve Türk Halkına, pahalı hizmet verilmesine neden olmuştur. Haberleşmeye ilişkin tüm Teknik altyapı hizmetini; konut, işyeri ve araç telefonunda olduğu gibi, cep telefonu, telsiz, karasal yayın, 3 ve 4-G, internet, uydu, yansıtıcı, tv ve radyo yayınlarındada; Telekom, ücreti karşılığı vermelidir.
4)Diğer bir yanlışta, Dünya 4-G teknolojisine geçerken, TC’nin doğrudan bu yeni sistemi kurdurmak yerine, birkaç kişiyi zengin etmek için geri teknoloji 3-G’yi satın alması!
5)Telekomun çok hayati bir hatasıda, geleceğini ve kaderini; Fıransızların insafına, parasıyla bırakması! Uzaya, Türk Tasarımı, Türk Malı uydu gönderemiyorsak, o zaman; bir ülkeye bağlı ve bağımlı olmak yerine, en az 3 ayrı ülkenin uydularından, haberleşme kanalı, iletişim hattı kiralayalım. Örneğin: Fıransa, Rusya, Çin. Gelecek günlerin ne göstereceği belli olmaz.
B- Yapılması Gereken:
a- Telsiz Genel Müdürlüğünün kaldırılarak, Türk Telekom AŞ içerisine alınması.
b- Posta İşletmesi Genel Müdürlüğünün kaldırılarak, taşınır taşınmaz tüm malları ve personeliyle birlikte, Türk Telekom AŞ'ye devredilmesi. Bir çok il ve ilçede aynı binada görev yapıp hizmet vermektedirler:
1- Posta işletmesinin, mektup ve koli gönderme-taşıma işlerinin, özel kargo şirketlerine bırakılması.
2- Posta işletmesinin para gönderme hizmetlerinin, bankalara bırakılması. Bankalar; vergi, ceza ve para havale işlerini daha düzenli, güvenli ve süratli yapmaktadırlar.
3- Posta işletmesinin teleks, telefax, telgraf ve online hizmetlerinin T.Telekom AŞ ve özel Bayileri tarafından yürütülmesi.
4- İl, ilçe ve beldelerdeki; TRT, TSK, Polis, Belediye vd kamu kurumlarına ait; uydu, telsiz, baz istasyonu, tv alıcı, verici ve yansıtıcıların, T.Telekom Aş.'ye devri. İnternet, kaplo tv, radyo ve tv yayınlarının dinlenip izlenmesine yönelik alet ve cihazların; proje, montaj, bakım, onarım görevinin T.Telekom Aş. tarafından yürütülmesi.
5- Yeni karasal yayın cihazları, Cep telefonu- gsm baz istasyonu, uydu alıcı ve yansıtıcıları, Telekomca kurulup işletilir. Telefon şirketlerine, bu hatlardan ücret karşılığı teknik hizmet verilir. Türkiyede yeni bir telefon şirketi kurulmasına izin verilmez.
TÜRK TELEKOM AŞ GENEL MÜDÜRLÜK TEŞKİLATI
A- Genel Hususlar:
1- Türk Telekom Aş Genel Müdürlük personel sayısı; en çok 100 kişi olacaktır. Kadro fazlası personel, taşra teşkilatına; ihtiyaç durumuna göre dağıtılır. Bürokrasi ve hantallığı azaltmak için Bölge ve Başmüdürlük türü teşkilat yapılanması bırakılır. Bu tür unvan ve hiyerarşik düzenleme uygulamasından vazgeçilir. Emekliliği gelen personel emekli edilir, hizmetine ihtiyaç duyulmayan vasıfsız veya kadro fazlası personel ise tazminatı verilerek işten çıkarılıp, kuruluştaki aşırı istihdam giderilir.
2- Büyük İl ve gerekli görülen bazı ilçelerde; Telekom Müdürlükleri veya şeflikleri kurulur. İl Müdürlüklerinde en çok 3 şeflik açılabilir. İl ve ilçelerdeki Telekom Müdürlük ve Şeflik personel sayısı; uydu yayın tesis ve istasyonları, telefon, abone vs durumuna göre; 5-100 kişi arasında olacaktır. Genel Müdürlük, her taşra birimi için standart kadro sayısını belirler.
3-Her birim;alım, yazışma, özlük ve maaş işlemlerini, kendisi yürütür. Evrakları şefler imzalar. Müdürlük, personel ve hizmetin, gözetim ve denetimini yapar.
4-Telekom Genel Müdürünü; % 45 hisse sahibi İşletmeci firma atar.
5-Telekom, bazı il ve ilçeler ile beldelere; kendisi birim, şube açmaz, bayilikler verir.
6-Telekom, taşradaki yapım, bakım ve onarım işlerini, özel sektöre ihale ederek, sözleşmeyle gördürür.
B-Türk Telekom Aş Merkez Birimleri:
a) İdari İşler Müdürlüğü: (20 kadro: 7 kişilik yönetim kurulu dahil)
l- İdari işler şefliği
2- Taşra teşkilatıyla ilişkiler şefliği (kadro, birim kuruluş ve değişiklikler)
3- Hukuki düzenlemeler şefliği
b) Teknik İşler Müdürlüğü: (80 personel)
l- Etüt proje, yatırım, inşaat işleri şefliği
2- TSK ve Polis Tafics şefliği
3- Yayın işleri şefliği (Radyo, tv, uydu alıcı istasyonu, yansıtıcı, kablo tv, internet, 3 ve 4-G, tv kanal, bant, frekans, hat tahsis işleri)
4- Teknik İşletme ve Bakım İşleri Şefliği,
5- Telefon işleri şefliği (araç, cep, konut, işyeri),
6- Telekomünikasyon işleri şefliği,
7- Telgraf, teleks, telefax, online işleri şefliği,
8- Telsiz işleri şefliği,
9- Uydu haberleşme şefliği.
C- Özel şirketlere ait Cep Telefonu-gsm Baz istasyonları; ücretsiz olarak Telekoma devredilir. İşletim, bakım, yapım ve onarımını Telekom yürütür. Baz istasyonlarının devrine karşılık Telekom, GSM şirketlerinden; 5 yıl süreyle ücret almaz.
D-Türk Telekom Aş Yönetim Kurulu Üyeleri:
1-Yönetim kurulu, 7 üyeden oluşur. Üyelerin oyu eşittir. Çağrı üzerine katılan üyelerle toplanır. Gündemini görüşür. Oy çokluğuyla karar alır. Oylamalar, gizli ve yazılı şekilde yapılır. Üyelerin görev süresi 5 yıldır. Yönetim kurulu üyelerine; her ay için 3 BAÜ, temsil, üst yönetim ve denetim tazminatı ödenir. Borsadan, hisse senedi alan yeni ortaklar;bu yönetim kurulunda temsil edilemez.
2-Yönetim Kurulu Üyeleri:
a-1) Yönetim Kurulu Başkanı: Bakanlık atar. Bakanlık temsilcisidir. Hisseler, % 55 ve % 45 olarak iki guruba ayrılır. Yönetim kurulu başkanı, tüm hisselerin genel temsilcisidir.
2) Telekom Gen. Müdürü: % 45 Hisse Temsilcisi ve İşletmeci Şirket Yöneticisi. Günlük, idari ve teknik hizmetleri,doğrudan yürütür.Ancak,yenileme,alım,satım gibi,önemli ve genel nitelikli idari, mali, teknik konularda;Yönetim kurulu izin ve onayını,almak zorundadır.
b- Üyeler:
1) SGK Temsilcisi,
2) TSK Vakfı T,
3) Telekom Çalışanları, İşyeri Sendika Konfederasyonu Temsilcisi, Denetçi,
4) Polis Vakfı T,
5) Basın Odası T.
c- Genel Müdürlük Temsilcisi; Genel Müdür, Yönetim Kurulu üyesidir. Gn Müdürü; % 45’lik hisseye sahip İşletmeci Şirket atar. Gn Md’lük, Yönetim kurulundan ayrı ve farklıdır. Ancak, Yönetim kurulunun, gözetim ve denetiminde hizmet yürütür. Yönetim kurulunun, kararlarını uygular.
E- Türk Telekom AŞ'nin Ortakları ve Pay Oranları:
a- Yönetim Kurulu Başkanı: Tüm hisseleri temsil eder.
b- Kamusal Ortaklar: % 55
1- SGK T: % 35
2- TSK T: % 5
3- T. Ç. İ. Sendikası K. T: % 5
4- Polis V T: % 5
5- Basın Odası T: % 5.
c- Telekom Genel Md- İşletmeci Şirket: % 45.
F- Telekom AŞ’nin; İşletme, Hizmet Esas ve İlkeleri:
1- a) % 45 oranındaki haberleşme hizmetleri hissesi; kamusal yönetim yetkisi ve işletme hakkı sözleşmesiyle; Bakanlıkça, teklif mektubu alınmak veya açık görüşme suretiyle, Telekom idari ve teknik görevlerini yürütebilecek, bu alanda faaliyet gösteren yerli, veya yerli ortaklı, yabancı bir şirkete, ilk 5 yılı deneme amaçlı, bir geçiş süreci olmak üzere, 5’er yıllık dönemler halinde; 40 yıla kadar, bina ve cihazlarıyla birlikte, işletme hak ve görevi;KİYİB yöntemi ve Kamusal yetki sözleşmesiyle ihale edilip, kiralanır.
b) Telekomun; % 55 kamu ve % 45 özel şirket, ortaklık hisse oran ve payları değiştirilemez, devredilemez. Telekom hisseleri; Borsa aracılığıyla TC vatandaşı veya yabancı, gerçek ve tüzel kişilere satılamaz. Bu yasada sayılanlar dışında hiç kimse, Telekom Yönetim Kurulunda, yer alıp temsil edilemez. Telekomun sermayesi artırılamaz ve yeni hisse senedi çıkarılamaz.
c) % 5 Kurumlar Vergisi, ödendikten sonraki net gelirin; % 50’si: ortaklara, hisseleri oranında dağıtılır. Yönetim kurulu; kar dağıtımını erteleyemez ve bu oranları değiştiremez.
d) Net Gelirin % 15’i: Tüm, Türk Telekom çalışanlarına, ayrımsız ve eşit olarak, yıllık teşvik ikramiyesi, destek tazminatı, iş, hizmet verimlilik tazminatı veya kar payı olarak dağıtılır. Kazancın % 5’lik bölümü ise yalnızca; verimlilik ve karlılıkta payı olan, üstün başarılı personele verilir.
e) Net Gelirin % 30’u: Bakım, onarım, yatırım, yenileme, genişletme ve AR-GE için harcanır.
2-a)Telekom Aş'nin alacağı haberleşme hizmet ücretleri: Avrupa ve komşu ülkelerdeki haberleşme ücretleri ve Türkiye'nin ekonomik durumu dikkate alınarak; Telekom Aş Yönetim Kurulunun yapacağı öneri üzerine, yıllık veya altışar aylık dönemler için, Bakanlık onayı ile belirlenir. Bu konuda Yargıya gidilemez. Tüketiciden istenecek hizmet bedeli: Almanya, Gürcistan, Çin, İran ve Rusya’nın, hizmet satış ücreti ortalamasını geçemez.
b)Türk Telekomun, % 45'lik hissesi ile işletim hak ve yetkisini kiralayan şirket; deneme süresi olan ilk 5 yılda ve sonrasında, Telekom'un sahip olduğu; araç, cihaz, bina ve arsalarını satamaz. Hizmet için gereken, Telekom bina ve cihazların, yapım, yatırım, kullanım, alım, bakım, onarım gideri, İşleticiye aittir. Devraldığı % 45 oranındaki hisse senetlerinin, tamamını veya bir kısmını, başka bir şirkete devredemez. Ancak sözleşmenin feshini isteyerek, hisseleri geri iade edebilir. Bakanlıkça bu durumda, yeniden Telekomun özelleştirmesi yapılır. Sözleşmesi Bakanlıkca tek taraflı feshedilen veya İşi bırakan eski şirkete, hiçbir nedenle ve kesinlikle tazminat ödenemez. Bu konuda: Yargıya gidilemez ve yabancı mahkeme ve kuruluşların kararı, kabul edilemez.
c)Telekom Aş Genel Müdürlüğü ve Taşra Müdürlükleri; çalışmasını yeterli veya yararlı görmedikleri personeli; tutanak tutup, yazılı şekilde uyararak, her zaman, iş kanunu hükümlerine göre, işten çıkarabilir. Bu karara karşı Yargıya gidilemez. Telekom Aş il ve ilçe müdürlüklerinde en az % 50 oranında o yer nüfusuna kayıtlı, TC Vatandaşı personel, Genel Müdürlükte ise yine en az % 50 oranında TC vatandaşı, idari, mali ve teknik personel çalıştırılması zorunludur. Telekom Genel Md ve diğer müdürleri işe; % 45 hisseye sahip şirket alır ve gerekli görürse değiştirir. Yönetim Kurulu, personel alımına karışmaz. Genel ve üst düzeyde, telekomun çalışmasını ve verdiği hizmeti, gözetip denetler.
d) Telekomun kullandığı bina, arsa ve araziler, Devlet adına Belediyelere aittir. Bakanlıkca, Telekom şirketine; hizmet yürüttüğü sürece, ücretsiz kiralanıp tahsis edilmiştir.
e) T. Telekom Aş, haberleşme hizmetlerinin gerektirdiği tüm; teknik araç, uydu, cihaz yenileme, değiştirme, alım, kiralama, kurulum, kullanım, bakım, onarım ile gerekli yeni bina yapım işlerini, zamanında ve gereğince yapmak zorundadır. Bunlar için TC Devletinden ek ücret isteyemez. Telekomu devralan şirket, sözleşme şartlarına uymazsa, yazılı olarak uyarılır, uyarı sayısı üçe ulaşınca, sözleşmesi iptal edilir.
f) Telekom çalışanlarını ve verdikleri haberleşme hizmetlerini; Bakanlık, Belediyeler, Basın, Meslek Odaları ve Tüketici Dernekleri, 7 gün 24 saat, gözetip denetleyip, Telekoma karşı haklarını, yasal yollardan arayabilirler.
A L T I N C I B Ö L Ü M
EĞİTİM
EĞİTİM REFORMU (A)
1-Eğitim,Öğretim:Bizde;okuma yazmayı öğretmek, bazı temel bilgilerin, ezberlettirilerek verilmesi ile diplomayla bir meslek edindirmek şeklinde algılanmıştır. İleri ülkelerde ise, İnsanın; yeteneğinin açığa çıkarılması,atölye ve laboratuvarla becerinin geliştirilmesi, kendisini ve çevresini tanıması ile doğaya zarar vermeden, huzurlu, mutlu, kendisiyle barışık, özgüvenli yaşamayı öğrenmesi, olarak görülüp uygulanmıştır. İleri ülkelerde eğitimin,birinci amacı ve en temel,asli,önemli unsuru; öğrenci iken, bizde Öğrenci; binalar, kurumlar, kurallar ve öğreticilerden sonra, bir değer ifade etmektedir. Aslında Yunus Emre, daha 13. Yy da:"İlim ilim bilmektir / İlim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsen / Bu nice okumaktır" diyerek, yanlışlığı göstermiş ise de;bu uyarıya kulak veren olmamıştır. İnsanı,hayvandan ayıran;en belirgin özellik;okula gidip, okuyup yazması,akledip, düşünüp,Özgür İradeyle sorgulayıp,öğüt alıp,sorun çözüp,öngörüyle yarına hazırlanmasıdır.
2- Eğitim kavramının; görev, sorumluluk,aydınlanma, bilinçlenme, olgunluk, anlayış,sabır, yararlılık gibi, iyi duygu ve topluma faydalı davranışlarla, yakından ilgili olduğunu, eğitimle toplumsal güzelliklerin at başı yürüdüğünü, toplumun eğitim düzeyi ne kadar yüksekse; kalkınma, huzur, mutluluk, güvenlik , bireysel hak ve özgürlükler ve demokrasinin de;bileşik kaplar misali, o seviyede olduğunu görürüz. Temel hak ve özgürlüklerin elde edilmesi ve toplum yararına kullanılması, teknolojinin yenilenip geliştirilerek, medeniyetin ilerlemesi ve dolayısıyla günlük hayatın kolaylaştırılıp, yaşam kalitesinin artırılması.Vatandaşların; hak ve yükümlüklerine ilişkin, toplumsal görev bilincinin, doğup gelişip, bilgili, duyarlı ve tepkici olmaları.İnsanların;yasal,meşru, topluma yararlı,yetenek ve becerisine uygun;bir iş,sanat,meslek edinip!İşini,Görevini;yerinde, zamanında, gereğince yaparak,toplumca onanıp,başarı ve huzuru tatması!Dengeli, düzenli, yeterli beslenmesi, aile ve çevre düzeyinde,sağlıklı toplumsal ilişkilerin, kurulup geliştirilmesinde; temel alınacak olan; sevgi, saygı, anlayış ve doğruluğun, kazandırılıp kullandırılabilmesi, hep eğitimle ilgilidir. Dünya ülkelerine baktığımızda; iyi, doğru ve güzele ulaşmanın, tek yolunun;Eğitim olduğunu, insanlarının, %70'inin; lise ve üniversite mezunu, olan ülkelerin; bilim ve teknoloji yanında, ekonomi, tarım ve sanayidede ileri gittiğini,icat ve buluşları bunların yaptığını görürüz. İleri ülkelerde; bir insanı,diğer insandan ayıran,ona farklılık ve üstünlük kazandıran,erdemler; yaptıkları, kazandıkları ile akıl ve emeğine bağlı başarılarıdır.Toplum;bu başarılara bakarak; SU- GÜNEŞ-ÇİÇEK Mİ? o kişiye,buna göre, değer verip ödüllendirir. Eğitimli kişilerin; az yemek yediği, her gün spor yapıp, 1-2 defa yıkandığı, hatırat yazıp, kitap, dergi okuduğunu, sigara, alkol , uyuşturucu, fuhuş ve kumardan uzak durduğu, evinde; çiçek yetiştirdiği, kedi, köpek, kuş gibi bir hayvan beslediği; büyük çoğunluğunun hiç eşini ve çocuğunu dövmediğini, belayı; aklını kullanarak, zarar görmeden, kavgasız uzaklaştırdığını, İşini, görevini;öngörüyle,dürüstçe ve cesaretle, zamanında ve gereğince yaptığını, çoğunluğu böyle erdemli, salih, takva ehli, ilkeli, bilinçli, sorumluluk sahibi kişilerden oluşan, toplumun; enflasyon, terör, borç, işsizlik, yoksulluk, trafik keşmekeş ve kazalarını tanımadığını, klimayla ısınıp serinlediğini, yağmuru felaket, kış mevsimini bir dert sıkıntı olarak, bilmediğini görmekteyiz. İleri ülkelerde merkezi veya yerel yönetim kurumları;sorunların kaynağı değil, siyasi ve ekonomik istikrarın sağlayıcısıdır.Kamu kurumlarının;partizanca hesaplardan uzak olarak, hizmet gereklerine göre, yönetilmesindeki sır ise; toplum çoğunluğunu oluşturan, eğitilmiş kişilerin; siyasi partilere değil, aday gösterdikleri kişilerin; şahsiyetlerine (karakterlerine) oy vermeleridir. Çünkü eğitimli, bilinçli,ilkeli,idealist kişi için; ülkeyi kimin, hangi partinin yönettiği değil, nasıl yönettiği önemlidir. Bu nedenle, 1944’den bu yana TC Hükümetleri, Türk Gençlerinin; yetenek ve becerisine uygun dalda, üniversite öğrenimi görmesini; ezberci eğitim sistemi, TEOG, SBS,YGS ve LYS türü Giriş Sınavları,Taban Puanı ve Sınavlara Hazırlık Dersaneleri gibi, zulüm, soygun, okumaktan soğutma yöntemleri bularak, engellemiştir. Okulun dışında, birde sınavlara hazırlık dersaneleri kurdurarak, hem öğrencilerin zamanını boş yere öldürmüş ve ezberci yöntemlerle okumaktan soğutmuş, hemde ailelerinin kıt kazançlarını, dersane tezgahıyla çaldırmıştır. Amerika, İngiltere, Almanya, Fıransa,Japonya ve Rusyada; Üniversiteye hazırlık dersanesi varmı? Bu dersaneler, birleşip; İlköğretim, Lise, Üniversite açsın yada 2-8 ay süreli, İSMEK sertifikası eğitimi versin!
3- Her ne kadar, bu kurumumuza Milli Eğitim Bakanlığı adını vermiş ve 570 bin (*2012:830 bin, 2016:1mn Öğretmen ve 16 mn Öğrenci!) personelle, köylere dek tüm idari ünitelerde teşkilatını kurmuş isekte, Eğitim sözcüğünü; günlük yaşama kazandıramamışız. Öğretim de halkın çoğunluğu için ilköğretim okuluna gitmek ve okumayı öğrenmekle sınırlı kalmıştır. Lüks veya gereksiz görülen ve çok az bir toplum kesiminin yararlandığı; lise ve üniversite öğretimi ise bu temel eğitimin genişletilmiş, kötü bir tekrarından ileri gidememiştir. Kültürlü insanlar, kendi kendini yetiştirmiştir. Genelde ilköğretim mezunu ile üniversite mezunu arasındaki fark; düşünce, davranış ve beceride değil, sahip olunan diplomaların ismindedir. İkiside sigara içer, sarhoş araç kullanır, kahvede zaman öldürür, futbol maçı seyreder, kurallara uymaz, okumayı, yazmayı,akledip düşünmeyi,sorgulamayı, öğüt, ipret alıp,öngörülü davranmayı sevmez.
4- Hoca, muallim, eğitmen, yüğürtmeç, öğretim üyesi-görevlisi ve okutman sözcükleri pek tutulmamış. Öğretmenler ise öğrencilerine (*eski deyimiyle talebe=isteyen); okuma ve yazma zevki, düzenli ve sürekli ders çalışma, teknik ve alışkanlığı, araştırma önem ve gereği,akledip, sorgulayarak, sağlıklı düşünme yöntemi, her gün diş bakımı, spor yapma alışkanlığı, kendini, çevresini tanıma, özgüven, sorunları çözme;tekniğini verip,becerisini geliştirememiş, dürüst çalışma, olumlu ve idealist davranma,yaşama sevinci, duygu ve arzularını;canlandıramamıştır. Bir filiz olarak, eğitime başlayan çocuklarımızın; iyilik ve güzellik duyguları; zamanında, yerinde ve gereğince; iyi bakım, özen, sabır, anlayış, destek, saygı ve sevgi gösterilmediğinden, kurumuştur! İstisnalar hariç, gençlerin çoğunluğu için; okulla birlikte okumakta bitmiş, dahası onlar kitaptan nefret etmişlerdir. Bir şeyin; iyi, kötü, yararlı, zararlı olduğu;ya okuyarak, yada başa gelip çekilerek öğrenilir. Tecrübeyle, deneme yanılma,kazık yeme,iflas,aldatılma veya hıyanetle;insanları öğrenme, hayatı tanıma;pahalı, uzun, tehlikeli ve çoğu kez;intihar gibi,dönüşü olmayan bir yoldur. Bazan, son Pişmanlıkta fayda vermediğine göre!İyi ve Doğruyu öğrenmenin, en sağlıklı yolu;Eğitimdir. Bu nedenle, Türk Milleti ve Türk Devletinin düşmanları;Türk KIZLARININ,OKUTULMASINI İSTEMEZ! Çünkü,Kadın Anadır ve Öğrendiği,Bildiği herşeyi;en değerli varlığı olan, ÇOCUĞUNA; ÖĞRETİR!Bilgili,bilinçli,özgüvenli,öngörülü,cesur Çocuk ve Gençleri ise kötüler; aldatıp, kandırıp, kullanıp,taciz edip, hayatını karartamaz,köle,cariye yapamaz!Bilgili, Bilinçli, ilkeli, idealist,özgür düşünen, aklederek,sorgulayarak yetişen Genç;asla kula-kulluk yapmaz! Gördüğünü, duyduğunu anlamak, iyiyi; kötüden, yanlışı,doğrudan ayırmak ve işi; doğru, güzel yapmak için bilmek zorundayız. Okuyan bilir, geleceği doğru öngörür,bilgili kişide aldatılamaz. Bilenle bilmeyen, bir değildir.Ezberci eğitim ile ezbere dayalı;KILASİK TÜR YAZILI VE SÖZLÜ SINAV; beyni felç eder, akledip düşünmeyi,sorgulamayı önler.Ezberci eğitim;insan aklını, yokettiği için kişi; Farklı düşünemez, sorun çözemez,öngörülü karar veremez, özü göremez, icat, buluş,keşif yapamaz! Daha doğrusu,Ezberci(eğitim değil!)öğretim nedeniyle;Türkiye ve İslam ülkeleri; bilim, teknik ve silah sanayisinde; emperyalizme,sömürgecilere;aklını,emeğini,vicdanını satan, kiralayan maşalar; siyasetçi,subay,mitçi,bürokrat,öğretmen,ithalatçı işadamı ile münafık dinidar tacirler yüzünden; geri bıraktırılıp, cavırların; kulu, kölesi, cariyesi, durumuna düşürülmüş, Afganistan, Yemen, Irak ve Suriye örneği gibi,rezil,perişan edilmiştir?Mezhep,Tarikat nedeniyle;birbirini öldürüyorlar? İslamın Kitabı Kuranda, Hz Muhammet ve 4 Halife döneminde; mezhep, tarikat, tasavvuf, hadis, sünnet, imam nikahı diye bir kavram,olgu varmıydı?İşte, Bidat ve Hurafe bunlardır!
5- Yürürlükteki eğitim öğretim sistem ve programıyla; insanlarımızı eğitip, yaşam kalitesini yükseltemeyeceğimiz, vatandaşlık hak ve yükümlüklerini bilen, dengeli ve düzenli, bir aile ve sosyal yaşamı olan, güler yüzlü demokrat vatandaş, yetiştiremeyeceğimiz açıktır. Öğrenciler; genelde huzursuz, mutsuz ve en küçük sorunlarını bile çözemeyen, üreticilikten uzak, bunalımlı, tembel, kıskanç, geçimsiz, ekip çalışmasına kapalı, eleştiri kabul etmeyen, sormayan, okumayan, ön yargılı, karşıdakine saygı duymayan, dinlemeyen, sabırsız, kavgacı , amaçsız olarak, eğitilemeden; okuldan, mezun edilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı; yandaşlarına, kendi kalıplarına uygun, ders kitabı yazdırıp değiştiren, partili müteahhitlere okul binası yaptıran, öğretmen tayin, sürgün ve nakliyle uğraşan, bir kuruma dönüşmüştür.
6- Okulun en önemli fonksiyonu; bir arada yaşamayı, okumayı öğretmek, bilgilendirip kültürümüzü artırmak, araştırmayı sevdirmek, neyi nerede bulacağımızı, bilgiyi nasıl kullanacağımızı öğretmektir. Gerekli her şeyi bize veremez, ancak ilgi ve yeteneğimizi açığa çıkarır, şekillendirip yönlendirir. Biz, bir meslek ve sanatın inceliklerini, ancak işyerinde uygulama yaparak öğrenebilir ve konuyla ilgili kitap dergi okuyarak, kendimizi yetiştirip, geliştirebiliriz. Kişiliği; aile, okul, iş hayatı ile mahalle çevresi, birlikte şekillendirip oluşturur. İyi bir eğitim görmüşsek,ancak olayları; ön yargısız algılayıp, sağlıklı ve geniş boyutlu düşünüp, doğru yorumlayabiliriz.
7-Eğitim; Ülke Gençlerine; savaşlardan, felaketlerden ders aldırmak, toplumsal amaç edindirmek ve ulusal hedeflere yönlendirerek; milletine hizmet etmenin, vicdani sorumluluğunu kazandırmaktır.
Eğitim, Öğretimde Görülen, Bazı Yanlışlıklar ve Çözüm Önerileri:
A- Öğrencilere, her yıl, ders kitabı satın aldırma veya ücretsiz dağıtma uygulaması kaldırılmalıdır. Binlerce ağaç; ders kitabı yapılmak için kesilmekte, öğrencilerin beyninde bilgiler yeşersin istenirken, Türkiye çölleşmektedir.
B- Önerilen Ders Araçları:
a. Okullarda sabahçı öğlenci diye ikili eğitime geçilsin ve her öğrenciye bir bilgisayar verilsin. Öğrenciler dersleri o amaçla hazırlanmış CD'ler ve İnternetten takip etsin. Öğretmenler, öğrencilere; okumayı, yazmayı, hesap makinasını, bilgisayarı kullanmayı, internetten bilginin elde edilip değerlendirilmesini öğretsin.Öğrenciye;öğütçü, rehber, yol gösterici, uyarıcı ve yardımcı olsun.
b. Bir yazarın Kitabından, okunması gereken dersler varsa, bu tür kaynak kitaplar; okul demirbaşına alınıp, Öğrencilere ders dönemi süresince, kiralansın veya cd,bellekleri verilsin.Ör;Kemal Atatürk- Nutuk ve H.Tarcan- Ön-Türk Uygarlığı.Ayrıca derslerde; İstiklal Savaşı belgeseli(1919-1922), Servet Somuncuoğlu-Taştaki Türkler B, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı B,Habılın Uzay-Yıldızlar B, Kaptan Kustonun Denizaltı B,Amazon Ormanları ve Çöller B, Afrika Serengeti Hayvan belgeseli, ile Güney Korenin Tarihi Filmleri, gösterilir ve olaylar tartışılır. TARİH; ipret, öğüt almayanlar için tekrarlanıp, ahmaklara, aynı acıları yeniden yaşatırmış?
c. Öğretmenin, internet, bilgisayar ve CD ile yapılan öğretim dışında; vermek istediği farklı bilgi ve belgeler varsa; bunların fotokopisinin yapılıp, öğrencilere dağıtılması veya derslerin; teksir notu olarak hazırlanması. Derslerin; verilen bu fotokopi veya teksir notları üzerinden yapılması.
C- 1) Temel eğitimden amaç; insanların, gençken eğitilmesidir. Eğitim, bilgi ve kural ezberletmekle sağlanamaz. İnsan, bir süre sonra duyduğunu hatırlayamaz, okuduğunu, ezberlediğini unutur. İnsan beyni, verilenlerden ilgi duyulanı (algıda seçicilik), gerekli olanı belleğine alır. Kullanamadığı, nazari, gereksiz,boş bilgileri ise zamanla siler, atar.
2) Öğrenci velilerinin, Okul Derneklerine üye olması,Okul Aile birliğine;aktif olarak katılması, çocuklarının eğitimiyle yakından ilgilenmesi gerekir. Çocuk için en iyi okul; en meşhur ve pahalı olan değil, eve en yakın olanıdır. Kötü okul yoktur, problemli öğretmen ve iyi yönetilemeyen okul idaresi vardır. Yönetimdeki bozukluğun nedeni; genelde parasızlık, kişisel sorunlar ve personel arasındaki kıskançlığa dayanır. Okullarımıza sahip çıkalım. Öğretmenlere; çocuklarımızın daima yanında olduğumuzu ve onların en iyi şekilde eğitilmesi gerektiğini, gösterelim. Ancak eğitilmesi için çocuğumuzu teslim ettiğimiz,öğretmenlere de güvenelim, yardımcı olalım. Ama güvenilmez, sorunlu, tembel, yetersiz kişileri de öğretmenlikte tutmayalım. Kötü doktor; ancak 2-3 hastayı, ilgisizlik, ihmal veya yanlış teşhis ve hatalı tedaviden, öldürebilir.Ancak, kötü öğretmen,vicdanı kiralık, şeytanın evliyası,ruhban, dinidar tacir adamlar ile(*İttihat ve Terakki Partililer gibi!) gaflet, dalalet ve hıyanet içindeki yönetim ise koskoca bir neslin,içini çürütüp, toplumu çökertir,devleti yıkar. Osmanlı Devleti,Kazan,Kırım ve Doğu Türkistan cumhuriyeti dahil,150 Türk devletinin yıkılma nedeni; hep bu, ulusal bilinçsiz,ilkesiz,münafık, sözde insanların, Türk düşmanlarıyla işbirliğidir!
3) İnsanlar zorda olsa ve isterlerse, her yaşta bir şeyler öğrenebilir.Ancak, ileri yaştaki bir kimse, eğitilemez. Temel Eğitimin; 5-18 yaş arasında yapılması şarttır. Eğitim, sadece ders kitapları ile yapılmaz ve Ezberciliğe dayalı; eğitim ve öğretimin;insana ve ülkeye, bir yararı olmaz.
4) Belde, İlçe, İl, Bölge ve Türkiye düzeyinde; İlköğretim, Lise ve Üniversiteler arası, Sipor karşılaşmaları, Aralık,Ocak ve Mayıs, Haziran aylarında yapılır.
D- Eğitim Araçları:
a. Cadde ve sokaklarda uygulamalı trafik eğitimi yapılsın ve ayrıca bar, pavyondan çıkıp, düşe kalka yürüyen, sarhoş araba kullanan ve trafik kazası yaparak; kendini, aracını yok eden, ailesini zorda bırakanların durumu; polislerce videoya alınıp, bu görüntüler derste seyredilsin. Ayrıca, ipret, öğüt olması ve ders alıp, özgürlüğün kıymetini bilmeleri için Cezaevlerindeki hükümlülerin durumu; polislerce filme alınır ve okullarda öğrencilere gösterilsin.Kimse,”vurur yatarım”,diyemesin!
b. Tarihi şehir, bina, yer ve müzelerin, gezilerek; geçmişi tanıma, bugünü iyi anlama ve geleceği doğru, gerçekçi öngörüp, sağlıklı bağlantı kurabilme eğitimi.
c. Fabrika tipi, sanayiye yönelik iş yerlerinin, baraj ve elektrik santrallerinin; gezilip, üretim faaliyetlerinin izlenmesi.
d. Milli park, Hayvanat Bahçesi, Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin; yayla, çiftlik, tarla, bahçe, sera ve ahırda gözlenmesi. Gençlerin, gönül ve beyninde, doğa, ağaç, hayvan sevgi ve duygusunun canlandırılması.
e. Yüzme,Futbol,Güreş,Bisiklet yarışı,okçuluk, koşu, basketbol, voleybol gibi spor dallarında; uygulamalı beden eğitimi.
f. Masal, destan , hikaye, roman, fıkra, bilmece, atasözü, makale, şiir, mani gibi bir edebi yazının sınıfta okunması veya özet olarak anlattırılıp yorumlanması, eleştirilmesi (tenkit). Böylece öğrencilerin düşünmeye, aklını ve bilgisini kullanmaya yöneltilmesi. Okumayı, yazmayı sevdirerek; kendine özgüven,özsaygı duymasını sağlamak. En iyi ve en sadık arkadaşın kitap olduğunu göstermek. Bu tür zihinsel eğitim yoluyla öğrencilere; konuşma, dinleme, sabretme, doğru düşünme, isabetli karar verme, anlatma,ikna etme ve kendiyle barışık olmayı öğretiriz.
g.Akledip,düşünmek,sorgulama bilinci kazandırmak amaçlı; Zihinsel eğitim verebilmek için sınıfta ders kitabı olarak, okutulabilecek;Örnek Eserler: Nutuk -K. Atatürk,Yunus Emre Divanı, Oğuz, Manas Ata ve Köroğlu Destanı, Karacaoğlan ve Dadaloğlunun Cönkleri. Başımıza Gelenler-Ahmet Arif,Çukurova K,S,A,Cephesi-Kasım Ener, Çanakkale Destanı, Viyana, Yemen, Kanal, Sarıkamış ve Balkan Faciaları. Kapı-Kilit-Konak serisi-M. Necati Sepetçioğlu, Oğuzlar-F. Sümer, Kelile ve Dimne- Beydeba, Bostan ve Gülistan-Sadi Şirazi, Ön Türk Uygarlığı- H. Tarcan, Orhun ve Yenisey Yazıtları. İslam Dininin Kutsal Kitabı;Kuranı Kerimin Türkçe anlamı, TC Anayasası ve TCK, Türkçe Sözlük, Atasözleri ve Deyimler, Yazım ve İmla Kılavuzu..!
h. Öğrenciler, 10-17 yaşları arasında, yaz tatillerinde, milli parklara, yayla,deniz ve orman kamplarına götürülmeli, çadırlarda kalarak, kırda karnını doyurarak, günlük işlerini kendisi yaparak, yokuşta, inişte, ormanda yürüyerek; doğayı, bitki ve hayvanları tanımalı. Temiz deniz, yayla, Bozkır ve orman havası alarak; yaşadığını ve özgür olduğunu hissedebilmeli. Bunların kıymetini öğrenip, kaybetmemek için mücadeleye hazır olmalı.Tabiat, kitaptan okuyup, öğrenilemez ve tanımadan sevilemez. Tabiatı, tüm saflığı ile durduğu yerlere gidip, en az 15 gün orada kalıp, doğa şartlarına uygun olarak, yaşamakla tanıyabiliriz. İnsan, doğanın verdiği eğitimle; ancak özünü görüp bulabilir, hayatı ve hayvanları, daha çok sever, temiz çevrenin değerini anlayıp, iyi bir Çevreci olur. Doğayı sevmeyen, hatta nefret edende çıkacaktır. Ancak bunların oranı doğayı yakından tanıdıktan sonra %10-20'lere düşecektir. Doğa eğitimi verilmediğinden; şimdi tersi olup, çevre dostlarının oranı %10-20'dir.İnsanlar,3 gurup;İyiler,Boşvermişler ve Kötüler. Türkiye nüfusu 75 mn, Hapishanedeki insan sayısı ise 100 bin!Yani kötü binde bir?
i. Ayrıca, İlköğretim ve Lise Öğrencileri için Yaz tatillerinde, Özel Okul ve Dersaneler ile Dernek ve Vakıflarca, Yaz Okulları açılır. Öğrencilere: basket, voleybol, futbol, yüzme, güreş, judo, okçuluk ile bilgisayar, İngilizce, satranç, müzik, halkoyunu, resim ve tiyatro dallarında kurs düzenlenir. Bakanlık ve Belediyeler; Yaz okulu ve İSMEK sertifika eğitim kursu açamaz. Dileyen ailelerde, çocuklarına; İnancına ait temel bilgileri; internet ve CD’den öğretir, yada İbadethanelerde açılan yaz okulu Dini kurslara gönderir.
j. Demokrasi Eğitimi: İlköğretimden, Lise ve Üniversiteye dek, tüm okullarımızda, Öğrenci Dernekleri açılır. Öğrencilerin tümü derneğin doğal üyesidir. Öğrenciler, eğitim dönemi başında, gizli ve yazılı oylamayla Sınıf başkanını seçerler. Sınıf başkanları da kendi içlerinden birini, gizli ve yazılı oylamayla Okul Öğrenci Derneği başkanı olarak seçerler. Bir kişi ikinci defa, başkan adayı olamaz ve seçilemez. Okul öğrenci derneği başkanı, Okul Yönetim Kurulu Üyesidir. Okulla ilgili tüm kararlara katılır. Öğrenciler, okul derneğinin zorunlu bir üyesi olarak, derneğin tüm sosyal ve kültürel etkinliklerinde yer alır.Öğrenci Derneğinin;bütçesi yoktur,öğrenciler;üyelik aidatı ödemez.Okul bitince,üyelikte biter.Görev, yetki verilip, sorumluluk alarak, sabır, ekip çalışması, işbirliği, yardımlaşma duygu ve davranışlarını; duyar, görür, yaşayarak öğrenir. Demokrasi bilinci doğar, alışkanlığı oluşur, gelişir. İnsan ilişkilerinde sevgi, saygı ve dürüstlüğün önemi görülür. Sevinç ve üzüntünün paylaşılması, dayanışma; toplumsal eğitimle kazanılır. Kalıcı arkadaşlık ve güzel dostluklar, bu tür sağlıklı sosyal ilişkilerle kurulur. Yüzmek nasıl suya girilerek öğreniliyorsa, demokrasinin de; ilköğretim ana sınıfından itibaren, günlük yaşamın, davranışlarımızın, ayrılmaz bir öğesi yapılması gerekir.
E- Okulda, İnsan davranışları konusunda, eğitilen bir kişi, hayata atıldığında; bu kötü alışkanlık, zararlı bağımlılık ve yanlış davranışlarda bulunup,suç işlemez:Özgür,Bilinçli,Şerefli,İlkeli,Huzurlu ve iyi bir insan olarak yaşar.
a. Verdiği randevuya, zamanında gider, insanları bekletmenin; onlara saygısızlık ve zamanlarının çalınması olduğunu, düşünür ve bilir.
b. Kapalı yerlerde, ulaşım araçlarında ve özellikle çocukların yanında sigara içmez. Alkollü iken araç kullanmaz. Düğün ve maçlarda, sevinç ve mutluluğunu; içki şişesini kırarak, silah atarak ve sokaklarda klakson çalarak göstermez. Mutluluğunu; okullara bağışta bulunarak, yaşlıları ziyaret ederek, hayvanat bahçesine giderek, dolu dolu yaşar, olumlu gösterip, belirtir.
c. Ekmek yediği işine, saygı duyar, görevini;dürüstçe,yerinde, zamanında ve gereğince yerine getirerek, yaptığı işin hakkını verir; işine verdiği önem ve değerin, kendi karakterini şekillendirdiğinin, saygınlığını artırdığının bilincindedir.
d. Uzaylı yaratık, resim veya bilmece gibi imza atmaz. İmzanın, kendisini temsil ettiğinin bilincindedir. İmzayı; ad ve soyadını harfle yazarak, kuralına göre ve estetik boyutta atar. Örneğin: Atatürk'ün İmzası gibi; "Önceki; M. Kemal, Son; K.Atatürk"
e. Zalimden Korkup sinmez, haksızlık karşısında,banane deyip susmaz, baskıcıya yaltaklık, yalakalık ve yağcılık yapmaz, kendini, kullandırıp ezdirmez, hakkını arar, korur. Ahmak değildir, vaatlere kanıp sürekli aldatılmaz, aynı hataya tekrar düşmez.
f. Okur, araştırır, gözlemler; bilgili, bilinçli ve duyarlıdır. Haksızlık ve yanlışlıklara demokratik tepki verir.Maşa dururken,elini ateşe sokmaz.
g. Konuşmak kadar, dinlemenin de önemli ve bir erdem olduğunu ve insanın, yeni bir şeyi, en kolay ancak, dinleyerek öğrenebileceğini bilir. Karşıdakinin konuşmasını not eder ve sırası gelince; kendi düşüncesini açıklar,sorulanın cevabını verir.Fikrine karşı çıkılmasını,fazla önemsemez, herkes hürdür;dilediğine inanır. Diğer konuşmacının, sözünü kesmez ve şahsiyetine saldırıp hakaret etmez. Kişileri hedef almaz, özel olayları örnek olarak göstermez. Doğru gördüğü fikirlere katılır, genel mahiyetteki sorunların çözümünü, olabilirliğini tartışır. İnatlaşmaz, zıtlaşmaz, kin gütmez. Kötü düşünce ve davranışın, dönüp dolaşıp,gelecekte birgün, esasta en çok sahibine zarar vereceğini bilir. Kendisine terste gelse, karşıdakinin fikrine saygı duyar, tahammül gösterir. Önerisinin doğruluğu ve kabulünde ısrarcı olmaz. Uyarı ve öğüdü dinler. Yapılan bir hata veya yanlışı kabul edip, özür dilemenin; büyüklük,erdem olduğunun bilincindedir.
h. Topluma yararlı, bir hizmet yapamasa bile, zarar verici davranışta da bulunmaz. Kamu görevlisi olsa; idari işlemlerde zorluk çıkarmaz, kolaylık gösterir. Öğretmen olsa; öğrencilerine okumayı sevdirir, okuldan bıktırıp, soğutmaz, problemlerine çözüm bulmada yardımcı olur. Görevini, işini; kanuni ve vicdani sorumluluk bilinci içinde, zamanında ve gereğince yapar.
i. Normal yetenek,beceri ve orta düzeyde zekaya ve eksik bilgiye sahip, bir insanın; başarılı bir sanatkar olması, nasıl çok zorsa , toplum hayatında efendi, kibar olmak, bir işi insanlara iyilik-güzellikle yaptırmakta, o derece, hatta daha da zordur.İyi eğitimli bir insan; özgüvenlidir, sabreder, kızmadan, sinirlenmeden, bağırmadan, kavga etmeden, kendinden güçsüzleri dövmeye kalkmadan, sosyal ilişkilerini; ölçülü,mesafeli,aşırılığa kaçmadan,abartmadan, dengeli kurup, düzenli, prensipli yürütebilir.
j. İyi eğitimli bir insan, kendini ezdirmez, başkalarını da istismar edip kullanmaz.
k. Hakkını, görevini, sorumluluğunu, çıkarını bilir ve yasal yollarla arar. Yöneticilere saygı gösterir, ama kendisine de üretmesi ve vergi vermesi nedeniyle saygı gösterilmesini ister.
-**SONUÇ; Türkiye'de, güvenliğin, siyasi ve ekonomik istikrarın, toplumsal barış ve huzurun, sağlanması için; acilen, bir Eğitim Reformunun, yapılması şarttır.
1- Çünkü, görüldüğü gibi, İlköğretimden- Üniversiteye, okullarımız; ihtiyaç duyulan; özgüvenli, kendi ve toplumla barışık, öngörülü, umutlu, bilinçli, ilkeli, idealist, erdemli, onurlu, tutarlı, kararlı, zararlı alışkanlık ve kötü bir bağımlılığı bulunmayan, dürüst, cesur, okumayı, yazmayı seven, yetenek ve becerisine uygun, meslek edinip, İşini; zevk alarak, zamanında ve gereğince yapan, akıl, bilgi, yetenek ve becerisini kullanıp; Boğaza köprü, Tüp geçit, akıntı, dalga, rüzgar, güneş ve sıcak termal sudan; Elektrik üreten Türbün, Akarsuya baraj yapan, Devrim Otomobili,Şeker Tıraktörö, cep telefonu icat eden, Kansere, Şekere, Tansiyona çare, deva bulan, TSK için Silah tasarlayıp, Türk Ordusunun, silah, araç ve cihaz ihtiyacını: Türk Malı, Yerli Üretimle karşılayan, Yıllık enflasyonu % 5’in altına çeken, 1 TL= 1 Euro= 1 $ denklemini, bulmacasını çözen, Sera için gereken, lezzetli, hormonsuz, domates, salatalık tohumunu; % 100 Türkiyede ve Bal Arısı- doğal yöntemle üreten, Kanparası, elemeği, rüşvet almadan ameliyat yapan, Ençok iki duruşma ve 10 günde bitecek bir davayı; 3-5-10 yıl uzatıp, insanları süründürmeyen, İşleri kolaylaştırıp, Şartları iyileştirip, Yaşamı güzelleştiren; Değerli, Erdemli, Büyük, Eli öpülesi, Yurtsever İnsanları, neyazıkki yetiştiremiyoruz!
2-Nedeni;Okullarda,ders çeşit ve saatinin çokluğu (*bir yarıyılda 10 çeşit ders ve bir günde 6-8 saat ders olurmu?Herşeyi ezberletmek isteyip,ancak hiçbir şey veremesede,Eğitim sistemi, böyle Olur derseniz? İşte tam böyle olur ve Türkiye;pkk terör belasını,enflasyonu,tırafik canavarını bile yokedemez!*) ile ders konu ve içeriğinin,günlük yaşamdan kopukluğudur. Öğrencilere; olta yapımı ve balık tutmasının, öğretilmeyişidir! Okullarda, Öğrencilere;hayat boyu kullanılmayan, hiçbir yararı görülmeyen mevzular, sözde Ders diye okutuluyor!Ancak sonuçta; somut, kalıcı hiçbir şey verilmiyor! Öğrenci, okuldan mezun olduktan sonra, aldığı diplomayla: İş bulamıyor (* Tıp doktorluğu şimdilik hariç!) veya bulduğu işi gereğince yapacak, birikime sahip değil.Yaptığı iş için insanca yaşayabileceği miktarda,yeterli ve düzenli ücret verilmiyor. Bilgisi ve yaptığı iş, onu;başarılı,zengin, huzurlu, sağlıklı ve mutlu etmiyor! Pekiyi, bu ne biçim bir bilgi ve eğitim?
3-Sömürgeci batının; işbirlikçi,mütarekeci,etnik ırkçı,tarikatçı azınlıkların,yardım ve desteğiyle dayattığı, Resmi ideolojinin amacı; Gençleri oyalayıp, akledip düşünmeyen, sorgulayıp itiraz etmeyen, efendilerine hizmet eden köleler üretmek. Batı, bir daha; Türklerin birlik olup, Yeni İSKİT-SAKA-GÖKTÜRK-TÜRİK BİL- TURUKKU-TÜRKİ-TIRAK-ETRAK-TÜRKEŞ- TURUVA- TIROYA- ETRÜSK- ED DEVLETİT TÜRKİYYE- SELÇUKLU- OSMANLI VE DOĞU TÜRKİSTAN CUMHURİYETİ Devletlerini kurmasını istemiyor! Ve Türklerin; akledip, düşünüp, sorgulayıp, titreyip,silkinip, kendine dönmesini engellemek için; mezhep, tarikat çıkarıp, Müslümanların vicdanını çürütüp;Sunni-Ehli Sünnet ve Şia-Aleviliğe, 4 Mezhebe, 72 fırkaya, 500 Cemaat ve Tarikata bölüyor. Halk, iktidarı gözetip, uyanmasın diye, başına; ayrılıkçı, pkk- kck etnik terörünü, enflasyon, hırsız, kapkaç, tırafik ile SBS, TEOG, YGS, LYS canavarını bela ediyor.** 10 yıl Yurtta Yatılı kalarak,4 Ayrı Lise de Öğrencilik yıllarımı sürdümdüm. Gazetecilik, Turizm,Ticari İlimlerde okudum,Siyaset ve İdareyi-Kamu Yönetimi bölümünü bitirdim, Erzincanda TAE ödevi ve 26 yıl devlet memurluğu yaptım! Gördüğüm ve yaşadıklarımın özeti; TC’de herşey;Türk Halkını mutsuz, Türk Devletini güçsüz etmek için; bilinçli olarak, pilanlanıp yapılıyor. Normal Türkler için iş hazır! okumasına gerek yok; büyük TARIM çiftliklerinde işçilik, inşaat,fabrika işçiliği ile turistik otel ve süper marketlerde; 1 BAÜ karşılığı; 12-16 saat çalışmak! Yüzde değil,milyonda bir orandaki Üstün zekalı olanları; zaten, cazip imkanlarla 1954 yılından beri, abd vatandaşlığına alıyorlar? Emperyalist batı; sömürüyü 2 şekilde başarıyor; Ülkenin başına;dış görünümü yerli,gönlü batı işbirlikçisi, kiralık, münafık, şeytanın evliyası,HAİN kişileri seçtiriyor ve bunlar eliyle;din, demokrasi,milliyetçilik veya solculuk maskesiyle; Ulusalcılıktan uzak, EZBERCİ BİR EĞİTİMİ dayatıp,gençleri;hayat gerçeklerinden koparıp, düşünemeyen, üretmeyen, batı hayranı mankurt,abd-nato milliyetçisi,rus solcusu, pkk ırkçısı, veya Türk düşmanı; dinidar tacir, ruhban tarikatçı yapıyor!
4-Türkiyede anlamakta zorluk çektiğim, bir durum var:Emek için ödenen ücretle, karşılığında verilen hizmet, doğru orantılı değil! Örneğin: Türkiyede en az ücret ödenen insanlar; turistik otel ve süper market-AVM işçileri ile sepze üretimi ve serada çalışanlar. Günde; 10, 12, hatta 16 saat; 1 BAÜ; 700 TL(*2016 da;1300 TL) karşılığı çalışıyorlar ve çoğunun, sigortasıda tam yatırılmıyor! Siz, hiç turistik otelde bir hizmet aksaması veya süper markette kargaşa, yada semt pazarında bir sepze, meyve yokluğu gördünüzmü? Pekiyi birde, TC’de ençok aylık ücret ödenen kişilere, iş için gidin; bir elçi, konsolos, milletvekili, bakan, müsteşar,genel müdür,vali, hakim, savcı ve jandarmanın; size davranışına, işinizi yapışına bakın! Bunlar, bu görevlerini yapmak için;10 BAÜ ile 30 bin TL ve 5-15 bin abd $ almaktadır. Bu Bankamatik Memurlarının, Sigortasıda tam yatırılıyor!
5- Türkün; birlik içinde, başarılı, özgüvenli olması ve cesur davranması, bilinçli şekilde önleniyor. Biz Türksek, bu ülke Vatanımız ve TC devletimizse;Selçuklu ve Osmanlı gibi parçalanıp yıkılıp, tarih olmadan, sahip çıkıp,savunup koruyalım.Devleti, özgürlüğü olmayan, insanın;şerefi, namusuda olmaz, ailesine sahip çıkıp koruyamaz. Akıllı insan;başkasının başına gelen felaketten, ders alıp, doğruyu gereğince yapandır. İşte Irak, Afganistan, Filistin, Suriye, Somali, Yemen,Mısır, Yugoslavya ve Libyadaki halkın iç yakan durumu! Aklını kullanmayan ve 72 fırkaya bölünen halkı, Müslümanda olsa Allah korumuyor. Düşürüldüğümüz bu durumdan sözde kurtulmak için nereye itiliyoruz: ab’ye üye olmak, imf’den borç para almak, abd ve almanyadan geri teknoloji silahları dilenmek! Niçin borç para, uçak,gemi,tank ve bu uyduruk silahları, alıyoruz diye,kalan aklımıza sormuyoruz? Ne zaman,kimle ve neden savaşacağız,veya bize kim,niçin saldıracak? Örneğin; Yunanistan, İran, Rusya;1923’den beri,Türkiyeye;niçin saldırmamış,veya kim, neden,nasıl engellemiş? Hiç kullanmadığınız aklınızla,biran olsun,bir düşünün?
6-Yahudi israilin, Müslüman devletlerden korunması için Adana- İncirlikte askeri üs ve Malatyada radar üssü kurulmasına, göz yumuyoruz?2003- Irakta; 11 Türk subayının, başına çuval geçirilme ve 2014-TC Musul Konsolosluğunda; polislerin esir edilip, aşağılanma ve sorgulanma hakaretine, 1090 yılından,hatta 1923 yılından sonrada Laik Cumhuriyete rağmen, ayakta duran;Suriye-Caber kalesindeki Türkiye Selçuklu Devleti, Kurucusu;Süleyman Şah Türbesinin,2015’te,neidüğü belirsizlerce yıkılmasına, ses çıkarmıyoruz, misliyle karşılık vermiyoruz?Türkiye;abd elçisinin kakma aklıyla;kuralsız,ilkesiz,münafık;TC düşmanlarının lafına göre, sürüklenip yuvarlanan,3 euroya mülteci bekçiliği yapan, bir çadır devletçiğine dönüştürülmüş?(* Bu subay ve polislerede yuh olsun! Siz öğretmen ve doktor değilsinizki! size;bizi korumanız için onca yıl, aylık ödedik. Ancak siz kendi şerefinizi bile koruyamadınız. Bir gün hepimiz gibi, sizde öleceksiniz; karşı koyup, bir mehmetcik gibi şerefinizle ölün. Siz TC Devleti ve Türk Halkını temsil edecektiniz ama, tsk’yı, polisi bile temsil edemediniz? Bu kara leke 100 yıl çıkmaz!). Çuval olayı üzerine; TC Devletinin, abd ile tüm ilişkilerini kesip, natodan çıkıp, İncirlik üssünü kapatıp, abd’deki;Türkiye ve Türklere hiçbir yararı olmayan,Türk elçilik teşkilatını kapatıp,elçilik taşınmazlarını;Özbekistana devredip, Özbekistanı; BM-UN’da TC Devleti temsilcisi ilan edip, Türkiyedeki abd vatandaşlarınıda sınır dışı etmesi gerekirdi.Gafletten uyanıp, Birlik ve Bereberliğimizi kurmak için bize sunulan, son fırsatıda kaçırdık. Irak Musuldaki TC Konsolosluğunu koruyan polisler; İŞİDE esir oldu? Biz polislere, esir ol diyemi, ücret veriyoruz? TC Devleti, ölmüş, ağlayanı yok!(**Neyse TC Devletinin;15 temmuz 2016 gecesi,Ruhban dibce Selası verildi!Geriye,Osmanlı gibi,TC’nin Cenaze Namazının kılınması kaldı! Türkler ahmak olursa,buda yakındır!Osmanlıyı yıkanların torunları;TC’yi içten çürütüp, yıkmak için pkk ile işbirliği halinde,sinsice,ikiyüzlü,amansız bir savaş yürütüyor!).1978 yılından beri, pkk terör örgütünü yoketmeyen, hatta destek olan;politikacı,bürokrat,mitci,yargıç ile subay ve polisler, aldıkları maaşın hayrını görmesin, Allah;bu sorumsuz,bilinçsiz, TC düşmanlarına, Ahret Saadeti nasip etmesin.
7-Anlamadığım, onurumuzu, niçin ayak altına seriyoruz? Dış Türkler ve Türkiye Türkleri: 1821-1918 ve yine 1944’ten bu güne; hep eziyet, sıkıntı ve zillete katlanıyor! Pekiyi Niçin ve Ne Zamana Kadar? Dünyada 20 devlet ve abd’nin 20 eyalet meclisi; “1915 yılında Türkler; 1.5 milyon ermeniye jenosit uyguladı” kararı aldı ve biz bunuda görmezden geliyoruz. Bu ülkelerle ticaretimizi hala sürdürüyoruz. Şuna inanın, Türkler asla jenosit, asimile ve dinde zorlama yapmamıştır. Bakın hala Türkiyede 27 ayrı ırktan halk yaşamakta, dinini bilip uygulamakta, anadilini konuşmakta ve etnik kültürünü devam ettirmektedir. Bu nasıl bir jenosit,ırkçılık,faşistlik,barbarlık, kavmiyetçilik, milliyetçilikki;100 binden fazla ermenistan vatandaşı, kaçak olarak ülkemizde kalıp çalışmakta? Ancak Türkiyede kalmak,çalışmak, hatta TC Vatandaşlığına geçmek isteyen; Iraklı, Suriyeli Türkmenler ile Ahiska Mesket, Batı Tırakya, Afganistan,Türkistan, İranlı Azeri ve Kırımlı Tatar Türkleri, Sınır dışı edilmektedir!
*EĞİTİM REFORMU (B)
1-TEO- Zorunlu Temel Eğitim; 10 yıldır. TC vatandaşları;güne, aya bakılmaksızın, 5 yaşına girdiği yılın, Eylül ayında; Temel Eğitim Okuluna başlamak ve 18 yaşına kadar olan dönemi, okulda; eğitim öğretim, yaparak geçirmek ve temel eğitimi, tamamlamak zorundadır. Temel Eğitim Okullarında sınıfta kalma yoktur. Ancak 5'li not sistemine göre;Temel Eğitim Okulunu, en az orta (3=C) dereceyle bitirmeyenler; devlet ve özel üniversitelere bağlı, Fakültelere alınmazlar. Diploma başarı notu, D ve E olanlar; sadece AÖK- MYO (Açık Öğretim Kurumu- MYO) bölümleri ile Devlet Üniversitelerinin; 3 yıllık Meslek Yüksek Okullarına veya Özel Üniversitelerin; 3 yıllık MYO puroğramlarına devam edebilir.
2- Temel Eğitim Okulları ve Üniversitelerde; 5'li not sistemi uygulanır. Ancak Üniversitelerde D ve E zayıf nottur. Üniversitelerde;derste, sınıfta kalma olduğundan, derslerden geçebilmek için;dönem içi, yarıyıl ve yılsonu,final,bekleme,bütünleme Test tipi sınavlarda; A,B,C notlarından, birini almak gerekir.
A: Pekiyi :4.5-5.0 :5 :Üstün başarılı: 45-50 : 8.5-10 : 85- 100
B: İyi :4.0-4.5 :4 : Başarılı : 40-45 : 7 – 8.5 : 70- 85
C: Orta :3.0-4.0 : 3 : Yeterli : 30-40 : 4.5-7 : 45-70
D: Yetersiz :2.0-3.0 : 2 :Yetersiz : 20-30 : 3-4.5 : 30-45
E: Zayıf :1.0-2.0 : 1 : Zayıf-Boş : 10-20 : 1-3 : 10-30
3- Zorunlu TEO- Temel Eğitim Okulu Çeşitleri:
A- Birinci Kademe, Temel Eğitim Okulları: (EK-A)
1) Temel Eğitim Okulları iki kademedir. 1.ci Kademe eğitimi; Okul Öncesi, Ana Sınıfı dahil, 5 yıl süreli olup; İlköğretim okulu adını alır.
2) İlköğretim zorunlu olup, devlet okulları ücretsizdir.
3)Tüm devlet okullarında, sabahçı ve öğlenci şeklinde; ikili, eğitim öğretim yapılır. Bina ve derslik durumu yeterli, okullarda;birinci ve ikinci kademe öğrencilerine,birlikte eğitim verilir.
4-a)Öğrencilere 1.ci ve 2.ci yarıyıl sonları,Karne verilir.İlköğretimin ilk 3 yılında;Test sınavı yapılmaz ve öğrencilere Karne verilmez. İlk 5 yıllık 1. kademe eğitimini tamamlayanlara diploma verilmez. Diploma sadece liseyi bitirenlere verilir. İlköğretimi tamamlayanlara;İlköğretim Başarı Belgesi verilir. İlköğretim Başarı Belgesine; 4 ile 5.ci sınıf,Karne not ortalamaları alınıp, İlköğretim Başarı Puanı olarak yazılır.
b)İlköğretim Başarı Belgesi ile Lise Diplomasında; Matematik dersi ortalaması ile Fen Bilgisi dersi ortalaması, yer alır! Lise ve Üniversitenin; Matematik ve Fenle ilgili bölümlere girişte, dikkate alınır. Lisede Fen bilgisi okumayan,Matematik dersini seçmeyenler ile Başarı belge ile Lise mezuniyet derecesi; A-B olmayanlar; Fen veya Matematikle ilgili bölüme giremez,alınmaz.
5)TEO’larda, derslere devam zorunludur.
6) Her ayın son okul,ders günü, tüm derslerden ve o ay görülen konulardan; Test tipi-usul- teknikle, Test yazılı Sınavı yapılır. Birinci yarıyıl 3 ve ikinci yarıyıl 3 olmak üzere;her öğretim yılında, toplam 6 Test Sınavı yapılır. İlköğretim okulunda TEST sınavları, 4.üncü sınıftan itibaren başlatılır. TEO ve üniversitelerde; eski tip,ezbere dayalı; Yazılı ve Sözlü sınav yapılamaz!
7) TEO ve Üniversitelere kayıtlar; İnternet üzerinden yapılır.Okul kayıtları,her öğretim yılı başında yenilenir.
B- İkinci Kademe Temel Eğitim Okulları:
1) İkinci kademe Lise öğrenim süresi:(* özel okulların,yabancı dil hazırlık sınıfı dahil) 5 yıldır.
2)A grubu lise: Fen Lisesi Müdürlüğü. Her yerel yönetimde bir müdürlük bulunur. Ancak bu okul müdürlüğüne bağlı olarak, mahalle ve semtlerde açılacak; şube okul dersliklerinde, aynı eğitim öğretim, yapılıp verilir. (EK-B)
3) B grubu lise: Meslek Lisesi Müdürlüğü. Bir il merkezi, ilçe veya beldedeki tüm meslek liseleri, aynı okul müdürlüğüne bağlı olarak; aynı bina, veya farklı mahalle ve semt dersliklerinde eğitim, öğretim yürütür. (EK-B)
4) C grubu Lise:AÖK-TEO. Açık,Temel Eğitim 1.ci Kademe,İlköğretim Okulu ve AÖL(EK -A): Ana sınıfından 10.cu sınıfa kadar; l.ci kademe İlköğretim ve 2.ci kademe Lise eğitimini, birlikte veren okul.
5)A ve B grubu liselerin; öğrenci sayısı 20, öğretmen 3, yada öğrenim gören sınıf sayısı; 3'ün altına inerse; bu okul müdürlük veya şube okul şeflikleri kapatılır. Buradaki öğrenciler, kalan öğrenimlerini;10 yıllık, Açık öğretim kurumu,temel eğitim okulunda sürdürür.
6) A ve B grubu Liselerde, derslere devam zorunludur.
7) Her ayın son okul günü, tüm derslerin, o ay görülen konularından;Test tipi,yazılı sınav yapılır.** Bir İlköğretim, Lise veya Üniversite Öğrencisi; bir dersin, dönemiçi 3 test sınavı ile dönem sonu kurtarma, telafi sınavı ve beklemeye kalıp girdiği;bekleme, bütünleme sınavından; 5.ci kez, tekrar yetersiz, zayıf not alırsa;başarısız olduğu bu Dersi, değiştirip, başka,yeni bir dersi seçip okur.
C- Açık Öğretim Esasları:
a)Bulunduğu yerleşim biriminde, temel ilköğretim okulu veya lise olmayan,İlköğretim ile A ve B grubu liselerin, ara sınıflarından ayrılan, veya bu okullardan disiplin suçu nedeniyle çıkarılan,yada yaşı 10 veya daha yüksek olup, ilk defa okula başlayacak olanlar; AÖK;Açık İlköğretim ve Açık Lise'de okumak zorundadır. Ayrıca öğrenci sayısı 20'nin altına düşen okullar kapatılır. Öğrenciler, ya en yakın okula giderler, veya 10 yıllık AÖK’de öğrenimlerini sürdürürler.
b) Her il, ilçe veya beldenin; İlköğretim okulu Md; AÖK büro hizmetlerini yürütür.
c) Her yarıyılda 4 olmak üzere, bir öğretim döneminde 8 ayrı ders okutulur.
d) AÖK sınavları, Aralık ve Mayıs aylarında olmak üzere; yılda iki defa, yazılı test yöntemiyle, il, ilçe ve beldelerde yapılır.
e) AÖK uygun gördüğü dersleri; Öğrenciye gönderilen CD-Bellek kitaplar dışında, AÖK'ce; internet, radyo ve Tv'dende sabah ve akşamları olmak üzere, günde iki kez verilir.Sınıftaki dersler, canlı olarak yayınlanıp, öğrencilere internetten iletilebilir.
4- TC Vatandaşlarının, 10 yıl süreli, Temel Eğitim Okulunu bitirmesi; gerektiğinde Vatanı korumak için TAE görmek, Gelirinden Vergi vermek gibi zorunlu, onursal bir kamu görevidir. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren (*verilmiş, kazanılmış haklar saklı kalır, korunur, ancak); Temel eğitim okuluna devam edip, bitirmeyenlere, burada sayılan konularda; resmi belge veya izin verilmez, bu kamusal hakları;Ulusal Görevlerini yerine getirmedikleri için kullanamazlar:
a) Traktör,tarım ve işmakinası hariç,Karayolu Motorlu Taşıt, Sürücü belgesi verilmez,
b) Tabanca ve av tüfeği satın alamaz, adlarına ruhsat düzenlenmez,
c) Şirket kurucusu ve yönetim kurulu üyesi olamaz,
d) Sendika ve Siyasi Partilerin, yönetim kurulu üyeliğine seçilemez,
e) İthalat, ihracat yapamaz,
f) Bankalarca kredi verilmez,
g) Kendi nam ve hesabına, bir işyeri açamaz,
h) Pasaport verilmez, yurt dışına çıkamaz(*İşçi,turist olarak gitse bile, bir TC Vatandaşı olarak, Türkiye'yi temsil etmektedir,bilgili olması,sorumluluk taşıması,ilkeli,bilinçli davranması gerekir)
5- Temel Eğitime Katkı Payı-Öğrenim Harçları:
a-Üniversite ve Temel eğitim 2.ci Kademe-Lise öğrencilerinden;okul bina ve öğretim hizmet giderlerine, katkı amacıyla, her öğretim yılı için: BAÜ'nün %10'u ile 10 katı arasında öğrenim harcı alınır.
b- Hükümet, Bakanlar kurulu kararı ile 5 yıllık bir dönem veya her yıl için okullara göre; ayrı ve farklı oranda alınacak, harç miktarını; Temmuz ayı başında belirler. Fen Lisesi ile Tıp, Dişçilik, Mühendislik, Mimarlık, Pilotluk,Kaptanlık gibi Fakültelerin, öğrenim harcı; diğer lise tür ve fakülte harçlarının, 2-4 katıdır. Harçlar, Eylül ve Şubat aylarında olmak üzere, 2 taksitte alınır.
c-Ancak, sabıkasız,maddi durumu yetersiz ve başarılı öğrencilerden, öğrenim harcı alınmaz. Öğrenim harcı alınmayan, öğrenci sayısının; devlet okullarında en az % 30, özel okullarda ise en az % 10 olması zorunludur.
d) Hükümet, Diploma harçlarını; 5 yıllık bir dönem veya her yıl için BKK ile kararlaştırır. Karne ücretleri ise okul idarelerince belirlenir. Öğrenim harcı alınmayan, öğrencilerden;dönemiçi, dönem sonu,bekleme sınavları ile karne, kitap, CD-Bellek parası ve diploma harcıda alınmaz.
6- İmam Hatip lisesi adının; "Alperen Sevgi Lisesi" olarak değiştirilmesi. Böylelikle yıllardan beri "kızlar imammı olacak, İmam Hatip Lisesinde işi ne? İmam Hatip Lisesi mezunları, Üniversiteye alınmasın, bu kadar imam ne yapacak? Yeni İmam Hatip Lisesi açılmasın..!" gibi kısır boş, lüzumsuz, yararsız, gündem saptırıcı tartışmalara, son verilmiş olunur. Dinde zorlama yoktur. Bu nedenle, Dini eğitimin, gönüllülük esasına dayanması, gençlerin, bilinçli şekilde, isteyerek seçmesi gerekir. Dini eğitim; yüksek okullarda; Alperen Fakültesi ve Sevgi MYO düzeyinde verilmelidir. Yoksa, ruhban, yarım din adamları, halkı dinden soğutur. Diğer kişiler, Temel Dini Bilgileri; internet, cd-bellek, tv, kitaplar ile ibadethane ve yaz Kuran kurslarından;özgürce, kısıtsız edinip, öğrenebilir. Ayrıca bir kesim; son dönemde artan,yolsuzluk,hırsızlık,israf,münafıklık,hainlik ve öğrenci yurtlarındaki cinsel tacizler nedeniyle; İHO Kelimelerine, farklı anlam yüklemeye başladı? İ.H adı, hemen kaldırılsın!
7-a) Açık Temel Eğitim Okulunun; 5 yıllık 1.ci kademe, İlköğretim kısmını tamamlayan öğrenciler; normal olarak aynı şekilde; 5 yıllık 2.ci kademe,Lise eğitimini de sürdürürler. Bu öğrencilerden,Lise öğrenimine; Fen veya Meslek Lisesinde; devam etmek isteyenler için bu liselere giriş sınavı yapılmaz. Bu okullara başvuran öğrenciler, temel eğitim okulu 1. kademe 5 yıllık ilköğretim okulu;4 ve 5.ci sınıf notları ortalaması olan; İlköğretim Başarı Belgesi, Puanına göre sıralanır. İlköğretim başarısına göre değerlendirilen, öğrencilerin; kontenjan sayısı ve puan sırasıyla, okula kaydı yapılır. Her okulun öğrenci kontenjanını, ilgili Okul Yönetim Kurulları belirler. Sınıflar, derslik durumuna göre 20-40 arası öğrenciden oluşturulur. Anfi ve salonlarda verilen derslerde, sayı aranmaz.
b)Öğrenciler;mahalle,semt ve köyündeki okula, sınavsız kaydolur.En iyi okul, eve en yakın okuldur. Taşımalı sistem, eğitim,öğretime son verilir.YİBO’lar kaldırılır.
c) Özel okullar, alacağı öğrencileri; kendi kurallarına göre belirler, kabul eder. Yazılı sınav yapamaz.
8- Milli eğitim, sağlık, maliye, askeriye, polis, TCDD, tarım, orman bakanlığı ve il özel idare müdürlüklerine bağlı: Ana, İlköğretim ve lise öğrenimi yapılan okullar; tüm bina, araç ve arsalarıyla birlikte ilgili belediyelere devredilir. Bu okullara ait,arsa ve binalar,belediye mülkü olur. Belediyeler bu okul binalarını;ilgili okul müdürlüklerine, ücretsiz olarak tahsis ederler. Devir alınan öğrenci yurtları ise Yüksek Okul Öğrencilerinin kalması için Devlet Üniversitelerine verilir. Devlet; yatılı temel eğitim okulu-YİBO ve Yatılı Lise açamaz ve temel eğitim okulu öğrencileri için devlet öğrenci yurdu kurup, işletilemez. Temel eğitim okulu öğrencileri için öğrenci yurtlarını;Belediyeden izin alarak, sadece özel eğitim kuruluşları açabilir.Okul kuruluş,eğitim iznini;Eğitim Bakanlığı verir.
9-A)Temel Eğitim Okul Yönetimleri, özerktir. Eğitim Bakanlığı ve belediyeler; okul müdürlüklerinin yönetim faaliyetlerine, öğretmen alımı ve okullarda okunacak, ders kitaplarına karışamazlar. Her okul müdürlüğü; eğitim öğretim faaliyetlerini, ilgili yasalar ve ilgili okul yönetim kurulu kararları doğrultusunda yürütür. Eğitim Bakanlığı; kadro verir, mevzuatı düzenler.Belediyeler ise okul bina ve alt yapı hizmetlerini, iyileştirip planlar, düzenleyip yürütür.
B- Temel Eğitim Okulları Yönetim Kurulu Üyeleri:
a) Okul Müdürü (Yönetim Kurulu Başkanı): Her okulun öğretmenleri, kendi içlerinden; adaylık koyan birini; gizli, yazılı oylama ve açık sayımla 5 yıllık bir süre için okul müdürü olarak seçer. Aynı kişi ikinci defa müdürlüğe aday olamaz ve seçilemez.
b) Okulun bulunduğu yerleşim biriminin Muhtarı,
c) Okul Öğrenim Derneği veya Vakfı Başkanı,
d) Öğrenci velilerinden oluşan; Okul Aile Birliği Başkanı,
e) Okul Öğrenci Derneği Başkanı (*Okulda okuyan öğrencilerin temsilcisi):
C- 1)Tüm Temel Eğitim Okulu Öğrencileri, Sınıf Başkanlarını; gizli, yazılı oylama ve açık sayım suretiyle adaylar arasından, ders yılı başında, her öğrenim dönemi için bir yıl süreli olarak kendileri seçerler.Amaç,hedef; Demokrasi kültürünün, oluşup gelişip,benimsenebilmesidir.
2)Sınıf başkanlarıda kendi içlerinden birini, Okul Öğrenci Derneği Başkanlığına seçer.
3)Seçim, her öğretim yılı başında tekrarlanır. Aynı öğrenci ikinci defa aday olamaz ve seçilemez. 4)Tüm öğrenciler, okul öğrenci derneğinin zorunlu ve doğal üyesidir. Üyelik aidatı alınmaz. Okul öğrenci derneği kurulmaz, her okul müdürlüğünde doğal ve yasal olarak, bir öğrenci derneği vardır. Demokrasi, sorumluluk, ekip çalışması, yapıcı muhalefet gibi kavramlara; okul sırasında hayat hakkı verilirse, uygulanırsa, ancak gelişir, benimsenir.
10- Her okul idaresi, çevre şartları, bina ve öğretmen durumuna göre; haftalık ders programını, günlük okutulacak ders çeşit ve saatlerini belirler. Yörenin özelliğine göre, hangi meslek veya teknik derslerin okutulacağına; okul yönetim kurulları karar verir. Devlet, Temel eğitim okullarında; fen-matematik-sosyal-meslek;tüm dersler eşittir,kredili ders uygulaması yapılamaz.
11- Öğrencilere mümkün olduğunca dersler, kitaptan değil, TV, CD, fotokopi ve internetten verilir.
Bakanlıkca, Ders kitabı yazdırılmaz. Tektip, robot gibi insan yetiştirme politikası yürümemiştir. Hangi çeşit ders ve konular okutulacağına, okul yönetim kurulu karar verir. Okul yönetimi, bir kitabın; ders olarak sınıfta okutulmasına karar verirse, gerekli sayıda kitap veya CD’sini; okul demirbaşına alır ve o dönem için öğrencilere kiraya verir, dönem sonu geri toplar. Öğrencilere kitap satın aldırılmaz.
12- İlköğretim Okulu ve Liselerde Öğrenciler: 20-40 kişilik sınıflarda, yada 50-100- 400 kişilik anfi- salonlarda ders görür. Öğrenciler; şube ve sınıflara; okula kayıt sırasına göre değil, okul başlangıcı yapılacak; Yetenek, Beceri, Müzik, Resim ve Sipora İlgi ve Zeka Testleri ile Dönem içi aylık test sınav sonuçlarına göre: A, B ve C-1,2,3 şeklinde guruplandırılarak oluşturulacak sınıflara dağıtılır. Örneğin: Okulun lise son sınıfları 3 gurupsa; sınıfın birindeki öğrencilerin; not ortalaması birbirine yakın, yetenek, beceri ve ilgileri benzer, pilanlı çalışan, başarılı, yada orta düzeyde, veya tüm sınıf; derse ilgisiz, notları düşük, yada hepsi siporcu, müzisyen veya ressamdır. Yeni sistemde, çalışkan ile tembel, uyumlu ile kavgacı, siporcu ile müzisyen, fenci ile ressam, aynı sınıfta birlikte oturmaz. Kimse kimseyi değişime zorlayamayacağı gibi, eğitim hakkınıda engelleyemez.
13- AFACANLAR- YAMANLAR SINIFI:
a)Devlete ait her ilköğretim okulu ve lise müdürlüğünde; bir Afacanlar- Yamanlar Sınıfı açılır.
b)Bu sınıf öğrencilerinin şubelerine bakılmaksızın, tümüne, ortak olarak; Türkçe, Müzik, Sipor ve Belgesel- Gezi dersleri, verilip okutulur.
c)Afacanlar sınıfı öğrencileride, her ay sonu yapılan, kendi esas sınıfının test sınavlarına katılır.
d)Afacanlar sınıfına; erdemli, sabırlı, anlayışlı,bilinçli,idealist, fedakar öğretmenler görevlendirilir.
e)Dönem içi, aylık test sınavı yapılan derslerden; 7’nci zayıf notu alan, veya sınavına girmediği, yada sorusunu cevaplamadığı, ders sayısı: 7’ye ulaşan! Arkadaşı, yada öğretmeniyle kavga eden, İdari izni, yada sağlık raporu olmadan, okula devamsızlığı: 100 derse ulaşan, veya Kopya çektiği anlaşılan! Okul bina, derslik, alet veya cihazlarına;maddi zarar veren!Adli suç işleyip,Mahkemeden ceza alan! Sigara, uyuşturucu,alkollü içki,kumar,fuhuş gibi,bir kötü alışkanlık,zararlı bağımlılık edinen! Ders dinlemeyen, arkadaşlarını engelleyen, sınıfta puroplem çıkaran, Okul kurallarına uymayan, yada aykırı davrananlar; Tutanakla belirlenip, durumu; Ailesine bildirilir ve Okul Disiplin Kurulu Kararıyla; Afacanlar Sınıfına gönderilir.
f)Görevli Öğretmenler; her 2 ayda bir, Afacanlar sınıfı öğrencilerinin durumunu, Raporla değerlendirir: Eski sınıfına dönmesi, uygun görülenler; ODKK ile sınıflarına geri döner.
g)Afacanlar sınıfındada; uyumsuzluk gösteren, puroplem çıkaran, sınıfın huzurunu bozan, arkadaşları veya öğretmeniyle kavga edenler, hakkında;tutanak tutulur; durumu ailesine bildirilir. Öğrenci yazılı olarak uyarılır. Olumsuz tutumunu,yine sürdürenler; ODKK ile okuldan uzaklaştırılıp, dosyası AÖK’ye gönderilir. Öğrenci, eksik kalan öğrenimini; 10 yıllık, Açık Öğretimde tamamlar.
h)ODKK’ye karşı, Yargıya başvurulamaz. Bir yanlışlık olduğunu, ileri sürenler, kararın düzeltilmesi için: tekrar, ODK’ye başvurur. ODK’nın: ikinci kararı, kesin ve bağlayıcıdır.
i)İLKÖĞRETİM VE LİSE: OKUL DİSİPLİN KURULU, ÜYELERİ:
1)Başkan: Okul Müdürü
2)Okul Öğrenci Derneği Başkanı- Öğrenci Temsilcisi
3)Okul Aile Birliği Başkanı
4)Bir Bayan Öğretmen
5)Bir Bay Öğretmen.
14- Üniversitelerde:
1)Yönetmeliğe uymayan veya aykırı davranan, Öğrenci yada öğretim üyesiyle kavga eden, Adli suç işleyip, Mahkemeden ceza alan, Okul bina ve malzemelerine maddi zarar veren, Dersi engelleyen, Kopye çektiği belirlenen, Fakülteyi 6 ve MYO’yu 4 yılda bitirmeyenlerin; Üniversite Disiplin Kurulu Kararıyla; Üniversiteden ilişiği kesilip, dosyası AÖK’ye gönderilir. Eksik kalan öğrenimini, AÖF yada AÖMYO’nun; benzer veya yakın bir bölümünde sürdürür.
2)ÜDKK’ye karşı, Yargıya başvurulamaz. Gerekirse, kararın düzeltilmesi için tekrar ÜDK’ye itiraz edilir.
3) ÜNİVERSİTE DİSİPLİN KURULU ÜYELERİ:
a)Başkan: Fakülte Dekanı veya MYO Başkanı
b)Fakülte veya MYO Öğrenci Temsilcisi
c)Bir Purofesör: E. Öğretim Üyesi
d)Bir Bayan: Öğretim Üyesi
e)Bir Mastırını tamamlamış Araştırma Görevlisi.
15- Adli bir suç işleyen ve 12 aydan daha uzun süreli ceza alıp, sabıkalı duruma düşen öğrencilerin: okulla ilişiği hemen kesilip, dosyaları AÖK’ye gönderilir. Eksik kalan öğrenimlerini, isterse Açık Öğretimde tamamlar.
16-a)10 yıllık TEO öğretmenlerinin; 5 yıllık süre içinde, Lisans üstü eğitim görerek, en az mastır düzeyinde bir Yüksek Lisans eğitimi yapmakla yükümlüdür. Mastır; alan, konu, dal, puroğram sınırlama ve kısıtlaması yoktur. Yetenek ve ilgisine göre, mastır alan ve konusunu; Üniversite ile birlikte belirler. Üniversiteler, mastır başvuru sınavı yapmaz. Bir mastır puroğramına en az 20 öğrenci alınır. Kontenjandan fazla başvuru varsa; kabulde; lisans diploma derecesi ile oyer nüfusuna kayıtlı, orada doğup büyümüş ve oyer ilköğretim,lise ve üniversitesinden mezun olma gibi,objektif hususlar esas alınır. Mastır için yabancı dil bilme şartı konamaz ve yabancı dil bilmek istenemez.
b)AÖK; uygun bölüm ve dallarda, falkülte mezunları için;giriş sınavsız,diploma derecesiyle,öğrenci kabul edilen, tezsiz, bir yıl süreli,yüksek lisans- Mastır puroğramı açar, lisans üstü eğitimi yürütür.
17-EĞİTİM, ÖĞRETİM VE KÜLTÜR YÜKSEK KURULU
a-Üyeler: Başkan; Eğitim Bakanlığı Temsilcisi,
- Ekonomi Bakanlığı T,
- Güvenlik Bakanlığı T,
- Sağlık Bakanlığı T,
- Yerel Yönetim Bakanlığı T,
- Bir Devlet Üniversitesi Rektörü,
- Bir Devlet Lisesi Müdürü,
- Bir İlköğretim Okulu Müdürü,
- Açık Öğretim Kurumu T,
- Özel Öğretim Kurumları Birliği T,
- İSMEK Dersaneler Birliği T,
- Eğitim Vakfı T,
- Basın Odası T,
- Barolar Birliği T,
- İşçi, Memur Sendikaları Konfederasyonu T,
- TOBB T.
b- Toplantı:
1) Yüksek kurulun, sekreterya işlerini; Eğitim Bakanlığı yürütür.
2) Yılda birkez, 3 gün süreyle toplanır. Eğitim ve Kültür mevzuatının, güncelleştirilmesi ve sorunların çözümü konusunu görüşür. Yasama ve Yürütme organına; öneri ve tavsiyede bulunur.
*EĞİTİM ÖĞRETİMLE İLGİLİ GENEL HUSUSLAR
1- Fen Lisesi hariç, Meslek Lisesi ve Açık Öğretim Lisesinin; 1, 2, 3, 4 ve 5’inci sınıflarında Matematik dersi seçmelidir. Matematik dersini seçmeyen öğrenciler; bu ders yerine; Türkçe,Sosyal veya Meslek dersi seçip,görür, okur.
2- Devlete ait İlköğretim okulu, Lise ve Üniversitelerde; yabancı bir dille, eğitim öğretim yapılamaz. Devlet okullarına; yabancı dil hazırlık sınıfı veya yabancı dil dersi konamaz ve bir ders, yabancı dille okutulamaz. Özel okullarla ilgili bir kısıtlama yoktur. İsteyen, özgürce, dilediği yabancı bir dili: internet, tv, cd-bellek, kitaptan veya kursa giderek öğrenir.
3- İlköğretim okulu tamamlandığında, diploma verilmez. İlköğretim Başarı Puanı Belgesi düzenlenir. Bu Belgede; son 2 yılın, sınıf karnelerinde yer alan, tüm bilgiler ile not ortalaması, başarı derece puanı ile devamsızlık durumu,Ev Ödevi,Tez,Puroje,UAL puanları bulunur.
4- İlköğretim okulu, Lise ve Üniversitelerde; 1.ci yarıyıl derslerine 15 Aralık, 2.ci yarıyıl derslerine ise 15 Mayısta, ara ve son verilir. Üniversite öğrencilerinin; yarı yıl, yıl sonu, final, bütünleme ve bekleme sınavları ile TEO öğretmenlerinin; Hizmetiçi eğitimleri başlatılır. Sınavlar ve Hizmetiçi eğitim bitiminde ise; Yarı yıl- Kış ve Yaz Tatiline girerler. Okul yönetimleri; Kış ve Yaz Tatilinde; Öğrenciler için ders ve sınavlara hazırlama Kursu veya Yaz okulu açamaz, eğitim öğretim ve sınav faaliyeti yürütemez.
5- İlköğretim okulunda Aylık Test Sınavları, 4.cü sınıfta başlatılır. 1-3’cü sınıflarda sınav yapılmaz ve Karne verilmez. Öğrencilere bu dönemde dersler; Belgesel izletilerek, veya doğada, yada kurum ve kuruluşlara geziye götürülerek; Belgeselle, Deneyle, Görsel ve Laboratuvarda Uygulamalı olarak, yapılıp, verilerek; Bilgi,Gerçekci Bakış,Deneyim,Öngörü ve Özgüven Kazandırılır.
6- Türkiye Cumhuriyeti Devletinde; tüm özgür,egemen,bağlantısız ve tam bağımsız devletlerde olduğu gibi; resmi haberleşme,konuşma, yazışma ve eğitim öğretim dili; TÜRKÇE’dir. Devlet okullarında, Türkçeden başka bir dil okutulamaz. Ancak özel okullarda; azınlıklar,etnik gurup ve yabancılar, isterlerse, anadillerini seçerek, ekders olarak okuyabilir.
7- Özel liselerin Hazırlık sınıfları ile Hazırlık sınıfı konulan özel üniversitelerin puroğramlarında; günde 3 saat yabancı dil ve bir saat Türkçe dersi okutulur. Özel okullardada Türkçe, zorunlu derstir. Hazırlık sınıfında okumak istemeyenler ile yabancı bir dili seçmeyenler; günde 4 saat: normal, mesleki puroğram dersi görürler.
8- Özel lise ve özel üniversitelerde, yabancı dil seçimlik derstir. Yabancı dil, sadece seçen öğrencilere okutulur. Yabancı dil dersi okumak, zorunlu tutulamaz!
9- İlköğretim okulunda; matematik ve fen dersi, zorunludur. Fen Liselerine; İlköğretim başarı puanı; A ve B olanlar, kabul edilir. Matematik dersi; Meslek, Açık Öğretim Lisesi ile Üniversitelerin bazı bölüm, puruğram ve sınıflarında, Seçimlik derstir. Örneğin;Makinayı, Motoru, Bilgisayarı, Yer bilimini seviyor, ancak matematikle beyni,ruhu,yeteneği uyum sağlamıyordur!
10- İlköğretim, Lise ve Üniversitede;aynı ders ve konular, sürekli tekrar edilip, okutulmaz. Her dönemde; farklı ders konuları, işlenip gösterilir.
11-İlköğretim,Lise ve Üniversite Öğrencileri arası;sipor karşılaşması,müzik,halkoyunu yarışmaları; Aralık, Ocak ve Mayıs,Haziran aylarında yapılır.Karşılaşma ve Yarışmalara katılan öğrencilere; Okul idaresi, İdari İzin verir. Bu süre içinde yapılan; sınav, ders ve eğitim çalışmalarından,görevli öğrenciler, muaftır. Sorumlu tutulmazlar. Ders Notları;önceden katıldığı yazılılara göre belirlenir.
*BAZI DERS ADLARININ AÇILIMI
- T. D: Türk Dilbilgisi
- KTLS: Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü
- T. E: Türk Edebiyatı
- Ö. U: Ön- Türk Uygarlığı
- O Y Y: Orhun, Yenisey Yazıtları
- Y. Beceri: Yetenek Açığa Çıkarma, Beceri Geliştirme ve Meslek Edindirme Yöntemleri
- EMB: Elektronik ve Mekanik Buluşlar
- FK: Dijital Fotoğrafçılık ve Kamera Tekniği
- Tasarım: Teknik Resim, Gırafik, Dekor, Dizayn, Endüstriyel Tasarım, Desen Çizimi, Sitilistlik
- Temel Elektrik, Elektronik
- T. Yapı Bilgileri: Piratik Bakım, Onarım: Su Tesisatı, Elektrik, Kalorifer, Kılima, Boya, Fayans
- Matematik: Aritmetik, Cebir, Geometri, Ekonometri, Analiz, İstatistik
- Fen-FKB: Fizik, Kimya, Biyoloji, Astronomi, Jeoloji
- Sos Bil: Tarih, Coğrafya, Felsefe, Sosyoloji, Pisikoloji
- Temel Hukuk: TC Anayasası ve Türk Ceza Kanunu
- Makine, Motor; Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım,Servis Teknikleri
- Yazarlık, Senaristlik Teknikleri
- Tarım ve Hayvancılık
- UAL: Uygulama, Atölye, Laboratuvar
- İŞYERİ UYGULAMA SITAJI: Cuma ve Cumartesi Günleri, Ders dönemi süresince. Sağlık ve Turizm Sıtajı; farklı şekilde düzenlenip, pilanlanıp, uygulanabilir.
- S: Seçmeli Ders
- Z: Zorunlu Ders
- Mat- Türkçe: Seçimlik Ders;MATEMATİK Dersini seçmeyenler;Matematik ile ilgili bölümlere gidemez! Matematik dersini seçmeyen; Türkçe,Sosyal okur. Türkçeyi seçenlere;Mahmut Kaşgarlı, Ali Şir Nevai, Yusuf Has Hacip ve İsmail Gaspıralı gibi, aydınların eserlerinden, seçmeler ile KASIM ENER’in; Çukurova K. S. A. Cephesi eseri, okutulur.
- ERDEM - Güzel Ahlak Bilgisi: Ulusal Bilinç:Hırsızlık,Kapkaç,Kaçakçılık, Terör, Savaş, Yalan, Dolandırıcılık, Sahtecilik, Sabırsızlık, Cinsel taciz,sapıklık,Dedikodu,Gıybet,Fitne,Emanete hiyanet,Döneklik,Hile gibi Toplumsal Birlik ve Huzuru bozan, Ahlakı kötüleştiren, yanlış tutum ve davranışlar işlenir. Sigara, uyuşturucu, alkol, kumar, fuhuş gibi kötü alışkanlık ve zararlı bağımlılıklardan, korunma ve edinmemeye ilişkin; uygulamalı eğitim, belgeseller gösterilir. Öğrencilere:Doğa, Hayvan Sevgisi, ayrıca orman ve anız yangını, kuraklık,hava ve su kirliliği ile iklim değişikliği gibi, konularda belgesel izletilir, Doğa gezileri düzenlenir. İsteyen öğrenciler, dilekçe vererek, Ahlak Bilgisi ve Lisede Sosyal Bilgiler dersinde; İslam Dininin Kutsal Kitabı Kuranı Kerimin; Türkçe anlamını,Ek ders olarak seçip okuyabilir. Ancak sınavda, bu konuda soru sorulmaz.Ayrıca Ülke sorunları ile çözüm yolları anlatılıp,Ulusal Bilinç,İdeal kazandırılır.
-Sağlık Bilgisi: Derste öğrencilere, Ana karnında Bebeğin oluşumu, gelişimi, doğum Belgeseli ile İlkyardım belgeseli ve önemli Hastalıkların; belirti ve nedenlerine ilişkin, belgesel gösterilir. Ayrıca Uzay, Jeoloji, Hayvanlar,Orman,Çöller ve Denizaltı Belgeselleri, gösterilir.
-Seçmeli Dersler: Okul İdaresi, OYK Kararı ile; Ülkenin ihtiyacı, yöre şartları ve veliler ile öğrencilerin isteğini, dikkate alarak: Seçilecek dersleri, bölüm, puroğram ve konular ile okutulacak kaynak eserleri, belirler. Açık Öğretim ve Meslek Lisesinde: Matematik dersini, okumak istemeyen öğrenciler; başka bir ders seçerler. Seçimlik dersler; temel derslerin ve günlük ders sayısının, dörtte bir oranını geçemez.
A
*10 YILLIK TEMEL EĞİTİM: AÇIK İLKÖĞRETİM OKULU-5 İLE AÇIK TEMEL EĞİTİM LİSESİ-5 YILLIK
DÖNEM VE SINIFLARINDA OKUTULACAK DERSLER
SINIF 1. DÖNEM (GÜZ) DERSLERİ 2. DÖNEM (BAHAR) DERSLERİ
1. KADEME İLK ÖĞRETİM OKULU 1. SINIF ANA SINI
FI 1-Çevre (Doğanın ve şehrin tanıtımı)
2-Müzik( Türk Halk Müziği- Türkü)
3-Spor (Temel Beden Eğitimi Hareketleri)
4-Toplumsal Kurallar (*Birlikte yaşama, katılım, yardımlaşma- imece- keşik, ekip çalışması, iş bölümü, fedakarlık, vicdani sorumluluk) 1-Çevre (*Gezi; bitki ve hayvanların tanıtımı, sevdirilmesi ve korunması eğitimi)
2-Müzik( Türk Halk Dansları)
3-Spor (Sporu sevdirme ve alıştırma)
4-Sözlü Halk Edebiyatı (*Masal, destan, mani, fıkra, bilmece, hikaye anlatımı)
2.
SINIF 1.Türkçe (okuma ve yazma)
2.Müzik
3.Resim
4.Trafik Bilgisi (Temel Trafik Kuralları) 1.Türkçe(İmza-paraf atılması)(Türk Masalları)
2.Müzik
3.Spor
4.Resim ve Türk Sanatı
3.
1.Türkçe (Konuşma, diksiyon, fonetik)
2.G.A.U.Bilinç(*Sevgi, saygı, anlayış, doğruluk, zarar vermemek gibi güzel erdemler işlenecek)
3.Spor
4.Matematik (Sayılar, Çarpım tabl, Hes Mak Kl) 1.Türkçe(Türk Destanları)
2.Güzel Ahlak Ulusal Bilinç*
3.Sosyal Bilgiler (Yurttaşlık Bilgileri)
4.Çevre (Çevreyi tanıma gezileri)
*4.
1.Türkçe (Yazım- İmla Kılavuzu)
2.Sağlık Bilgisi(*Uyuşturucu,sigara,alkol,kumar gibi kötü alışkanlık ve zararlı bağ. korunma)
3.Fen Bilgisi (Tabiat bilgisi)
4.Matematik 1.Türkçe
2.Sosyal Bilgiler (Türkiyenin tanınması)
3.Sağlıklı Beslenme (Dengeli, düzenli ve yeterli)
4.Toplumsal Kurallar (*Adet, töre, gelenek, görenek ve Yasalar )
*4.
1.Türkçe ( Türkçe Sözlük)
2.Sosyal Bilgiler( Türk Kültürü)
3.Fen Bilgisi
4.Matematik - Z
1.Türkçe( Türkçe Sözlük)
2.Sosyal Bilgiler(Türk Coğrafyası)
3.Görgü Kuralları(Evrensel değerler)
4.Elişi (dikiş, nakış, örgü, dokuma)
*4.
1.Türkçe( K T Lehçeleri Sözlüğü)
2.Geleneksel El Sanatları
3.Fen Bilgisi
4.Matematik 1.Türkçe(KTLS)
2.Aşçılık, Pastacılık, Fırıncılık
3.Ev Yönetimi
4.Tarım
*4.
1.Türkçe( Türk Hikayeleri)
2. Sosyal Bilgiler (Türk Tarihi)
3.Fen Bilgisi
4.Bilgisayar
1.Türkçe(Türk Romanları)
2.Ev Ekonomisi (Temel Mutfak Bilgileri)
3.Tarım
4.Temel Hukuk
5.
1.Türkçe(Türk Atasözü ve Deyimleri)
2.Sosyal Bilgiler(Fel- Sos- Pisikoloji)
3.Genel Muhasebe
4.Temel Sağlık Bilgisi(İlk yardım, Bulaşıcı Hast) 1.Türkçe(Türk Kültürü ve Mitolojisi)
2.Teknik Tasarım (Çizim, buluş temel bilgileri)
3.Fen Bilgisi
4.Matematik
*NOT: BİRİNCİ KADEME İLKÖĞRETİM OKULUNUN, İLK 3 YILI; OKUL ÖNCESİ VE ANA OKULUDUR. YAZILI SINAV-TEST YAPILMAZ VE KARNE VERİLMEZ. OKUL VE OKUMAK SEVDİRİLİR. OKUMAK,YAZMAK ÖĞRETİLİR. SINAVLAR; 4.Cü SINIFTAN İTİBAREN BAŞLATILIR. *EKE BKZ:İLKÖĞRETİM SÜRESİ; 5 YILA İNDİRİLDİ!% %
%% NOT: LİSE EĞİTİM SÜRESİ, YENİ DÜZENLEMEYLE 5 YILA YÜKSELTİLDİ. YENİ DERS PUROĞRAMI İÇİN; EKE BKZ!
EK-B
TEMEL EĞİTİM OKULLARI, 2. KADEME EĞİTİM, ÖĞRETİM VEREN, FEN , MESLEK VE AÇIKÖĞRETİM LİSESİ
DÖNEM VE SINIFLARINDA OKUTULACAK DERSLER
A-GURUBU LİSE
FEN LİSESİ B-GURUBU LİSE
MESLEK LİSESİ C-GURUBU LİSE
AÇIKÖĞRETİM LİSESİ
1. SINIF 1. YARIYIL 1. Türkçe (T.D)
2. Sos.Bil. (Ö.U)
3. Fen
4. Matematik (Z) 1. Türkçe (T.D)
2. Sos.Bil. (Ö.U)
3. Meslek
4. Yetenek ve Beceri 1. Türkçe (T.D)
2. Sos.Bil. (Ö.U)
3. T.Elektrik
4. Yetenek ve Beceri
2. YARIYIL 1. Türkçe (O.Y.Y.)
2. Nutuk
3. Fen-UAL
4. Matematik 1. Türkçe (O.Y.Y.)
2. Nutuk
3. Meslek
4. Elektronik ve
Mekanik
1. Türkçe (O.Y.Y.)
2. Nutuk
3. Tarım
4. Elektronik ve Mekanik
2. SINIF 1. YARIYIL 1. Bilgisayar
2. Temel Hukuk
3. Fen-UAL
4. Matematik 1. Bilgisayar
2. Temel Hukuk
3. Meslek
4. UAL 1. Bilgisayar
2. Temel Hukuk
3. Ev ekonomisi
4. Makine-Motor
2. YARIYIL 1. Tasarım
2. Sağlık
3. Fen-UAL
4. Matematik 1. Tasarım
2. Sağlık
3. Meslek
4. UAL 1. Tasarım
2. Sağlık
3. Fotoğrafçılık
4. T.Yapı Bilgileri
3. SINIF 1. YARIYIL 1. Türkçe
2. Bilgisayar
3. Fen
4. Matematik 1. Meslek
2. Meslek
3. Bilgisayar
4. UAL 1. Türkçe (T.D)
2. Bilgisayar
3. Fen
4. S: Mat./Türkçe/SB
2. YARIYIL 1. Türkçe
2. Sos. Bil. (A.ve TCK)
3. Fen
4. Matematik 1. Meslek
2. Meslek
3. Sos.Bil. (A.ve TCK)
4. UAL 1. Türkçe (Türk Şiiri)
2. Sos.Bil. (A.ve TCK)
3. Fen
4. S: Mat./Türkçe/SB
*4 -*5. SINIF 1. YARIYIL 1. Türkçe
2. Bilgisayar
3. Fen
4. Mat. 1. Meslek
2. Meslek
3. Bilgisayar
4. UAL 1. Türkçe (Çağdaş T.E)
2. Bilgisayar
3. Fen
4. S: Mat./Türkçe/SB
2. YARIYIL 1. Bilgisayar
2. Yetenek-Beceri
3. Pazarlama
4. Elektro-Mekanik
1. Meslek
2. Meslek
3. Bilgisayar
4. UAL 1. Bilgisayar
2. Halkla İlişkiler
3. Pazarlama
4. Yazarlık
YÜKSEK ÖĞRENİM VE ÜNİVERSİTELER
a-Türkiye'de insanların %90'ı, üniversiteye; bir iş, sanat,meslek sahibi olmak,yeterli bir gelire kavuşmak,kolay, iyi,düzenli bir iş bulmak gibi,bireysel amaç için gitmektedir. Kültür düzeyini ve sosyal statüsünü yükseltmek, ideal,ulusal ödev, vicdani ve toplumsal sorumluluk, ailevi görev, saygınlık veya zevk için okuyanların sayısı çok azdır. Türkiye'de demokrasinin gelişip yaşaması ve ülkenin kalkınıp, huzur ve refaha ulaşabilmesi ancak, Halkın; %90'ının lise ve yine en az %70'inin yüksek okul mezunu olması ve Toplumsal amaç taşıması-İdealistlikle sağlanabilir. Petrol, doğalgaz, maden geliriyle kalkınan ve demokrasiyi kurup yaşatan, bir ülke(*Örnek Araplar) yoktur! Hatta,petrolü,doğalgazı, demiri, kıromu, altın madeni olmayan Almanya;bilim ve teknikte ileri, idealist,ulusalcı insanları sayesinde; Dünyanın 3.cü büyük ekonomisidir.
b-Bilgili, bilinçli, duyarlı, kurallara uyan, ileri görüşlü, idealist, vatansever, tedbirli, dürüst, anlayışlı, cesur, tutarlı, kararlı, özgüvenli, kendiyle barışık ve olumlu tepki veren, vatandaşların artması, sanayileşme, ekonomik kalkınma ve gelişmenin temelinde; eğitim öğretim vardır.
c- Her ile en az bir devlet üniversitesi ve her üniversitede de;Tıp,Hukuk ve uygun illere ise İnşaat, Pilotluk ve Kaptanlık bölümleri açılmalıdır. İnsanlar, başarılı ve mutlu olabilmek için yetenek, beceri ve eğilimine uygun,Okula;Giriş Sınavsız,Taban Puansız girebilmelidir. Öğrenciler, Fakülte ve Meslek yüksek okulu, alan tercihlerini; kolay iş bulunuyor, çok para kazanıyor, insanlar çekinip, itibar gösteriyor diye değil, yetenek, beceri ve ilgilerine göre yapmalıdır.
d- Sevmediği bir işi yapmak zorunda kalan insanlar; özgüvenli, başarılı, mutlu, umutlu ve huzurlu olamaz. Böyle vatandaşları olan ülkede, ilerleyip, kalkınıp demokrasiye ulaşamaz. Pilanlı Çalışan, kaliteli üretim yapan her insan, ulusal bir değerdir. Toplumda iş bölümü esastır, her iş önemlidir. Ülkemizin ve insanlarımızın zamanı, emeği ve parasının boşa gitmemesi için üniversitelerimizde; Türkiye'nin ve Dünyanın, ihtiyaç duyduğu elemanları yetiştiren, bölümler açılsın. Üniversiteler; ulusal kültürünü, kimliğini, tarihini, bilgisayarı ve mesleğini iyi bilen, işinin en iyisi, konusunun uzmanı, elemanlar yetiştirsin.
l- Ankara, İstanbul ve İzmir hariç, diğer illerimizdeki Devlet Üniversitelerinde açılacak bölümler:
a) Sağlık ve Fen bilimlerine bağlı;Tıp, Dişçilik, Ebe ve Hemşirelik, İlkyardım, Çocuk, Hasta ve Yaşlı Bakımı, Fizyoterapistlik, Sağlık MYO
b) Mühendislik ve İktisadi bilimlere bağlı;İnşaat, Bilgisayar, Elektrik,Makine, Endüstri Mühendislikleri. İşletme ve Pazarlama Fakültesi ile Matematik ve Fen Bilgisi Dersi öğretmenliği ve meslek yüksek okulları,
c) Ayrıca yörenin özelliğine göre Veteriner Fakültesi veya Ziraat Mühendisliği, Havalanı olan illerde Uçak ve Helikopter Pilotluğu, Liman olan illerde Gemi Kaptanlığı bölümleri,
d) Sosyal Bilimler: Hukuk Fakültesi; Halkın bilinçlenmesi için Açık Öğretim ile her üniversitede ve her ilde açılır.
e) Yörenin Ekonomik potansiyeline ve eleman ihtiyacına uygun dalda, MYO’lar açılır: Ör; Mobilya, İnşaat,Eski Eser Onarım ve yenileme,Mermer,Aşçı,Fırıncı,Pastacı,İplik, Dokuma,Tekstil, Silah Sanayii, Elektrik, Elektronik, Mekanik Alet ve Cihazlar, Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım, Servis Teknikleri MYO, İlkyardım,Çocuk,Hasta,Yaşlı Bakım MYO gibi.
f)Türkiyedeki yabancı ve Özel üniversitelerde;Askerlik,Polis,Açık öğretim ile Eğitim Fakültesi ve Öğretmenlik bölümü açılamaz. Devlet Üniversitelerinde: Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Matematik ve Fen Bilgisi öğretmenliği ile Okul Öncesi, Ana Sınıfı,Rehberlik ve Engelliler öğretmenliği olmak üzere, yalnızca 3 alan ve dalda, öğretmenlik bölümü açılır. Sınıf öğretmenliği günümüzde anlamsız. Sipor, Sanat, Meslek ve teknik derslere de o dalda eğitim görüp, uzmanlaşan, örneğin; Avukat, doktor, sporcu, müzisyen, ressam ve mühendisler, ders ücreti alarak girsin. Çünkü günümüzde motor bölümü mezunu araba, elektronikçi TV, dikiş bölümü terzilikten, yapı meslekçi inşaattan, üretim ve onarımdan anlamıyor ve sevmiyor!. Meslek dersci ve teknik öğretmenler, öğrencilere; işini öğretmiyor ve sevdiremiyor! Çevremize bakarsak; inşaatta çalışanların, çiftçilik veya mobilya yapanların, otomobil tamir edenlerin, büyük çoğunluğunun ilgili dalda teknisyen, tekniker veya mühendislik eğitimi görmemiş!Aile zoruyla,Çıraklıktan yetişen,gerekli iş bilgisi ve mesleki sorumluluktan yoksun kişiler olduğunu görürüz. Bu nedenle işini; severek, isteyerek, dürüstçe, zamanında ve gereğince, ailesi ve ulusu adına; başarmak için yapmıyorlar: Sonuç olarakta; Türkiye, geri kalıyor, borç bataklığına sürükleniyor, manda ve sömürge oluyor!
2- Üniversitelerimizdeki; yeteneği açığa çıkarıp, beceriyi geliştirip; meslek edindirmeyen, iş bulmaya faydası olmayan bölümleri kaldırmalıyız. Bazı bölümleride sadece Ankara, İstanbul veya İzmir'deki bir üniversitede toplamalıyız. Örneğin;
a) Arap, Çin, Fars, Rus, İngiliz Dili ve Edebiyatı, Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji gibi bölümler; sadece Ankara Üniversitesi DTCF veya İ.Ü Edebiyat Fakültesinde öğrenim vermeli.
b) Üç ilimizdeki üniversiteleri, ihtisaslaşmaya yöneltelim. Örneğin;
l- Ankara üniversitesinin; Mühendislik, Teknik ve Fen Fakülteleri: ODTÜ'ye bağlansın. ODTÜ'nün sosyal bölümleride Ankara Üniversitesine.
b) Teknik Öğretmen okulu; Endüstri Mühendisliği Fakültesi adını alır ve Olgunlaşma Enstitüsü ile birlikte, ODTÜ’ye bağlanır. Ayrıca TÜBİTAK,TÜBA- Bilim kurulu, TSE, Marka ve Patent kurumu ve MTA, Enstitüye dönüştürülüp ODTÜ’ye bağlanır. TÜİK-DİE; TOBB’a bağlanır.
2- Hacettepe üniversitesinin;mühendislik bölümleri,ODTÜ’ye, sosyal bölümleri; Ankara üniversitesine, Ankara üniversitesinin, sağlıkla ilgili bölümleri ise Hacettepe Üniversitesine devredilir.İbni sina, Yüksek İhtisas, Numune,E.Dışkapı SSK hastanesi Hacettepeye bağlanır.
3- Yine İstanbul Üniversitesinin, Mühendislik ve Fen bölümleri; İTÜ'ye, sağlıkla ilgili bölümleri; Cerrahpaşa- Sağlık Bilimleri Üniversitesine dönüştürülerek oraya, İTÜ'nün Sosyal bölümleri de İstanbul üniversitesine bağlanır. Marmara Nükleer Araştırma Merkezi ile Kandilli Rasathanesi ve Meteoroloji Gen Md; Enstitü olarak İTÜ’ye bağlanır
c) Spor, Müzik, Resim, heykel ve tiyatro gibi yetenekle ilgili, hobiye yönelik sanatsal konuların mesleği olmaz. Bunlar amatör ruhla yapılacak,fedakarlık gerektiren, boş zamanları değerlendirici uğraşlardır. Devlet Üniversitelerinden bu tür bölümler kaldırılır. Ancak bazı konular, ilgili bölümlerde ders olarak okutulabilir. Öğrenciler, boş zamanlarını; üniversite öğrenci derneği bünyesinde kurulacak; müzik, resim, tiyatro, dağcılık, basketbol, halkoyunu klüp ve takımlarında değerlendirirler.
d) Sanat Tarihi ve Arkeoloji bölümü sadece İzmir ve Antalya'da kalsın. Diğer üniversitelerimizden kaldırılsın. Ayrıca Sümerce, Latince, Hititçe gibi ölü dillerle ilgili bölümler kaldırılsın, gerekiyorsa sadece Sanat tarihi ve Arkeoloji bölümünde, seçmeli ders olarak okutulsun.
e) Merkezi hükümet ve merkezden planlama nedeniyle; kamu hizmetleri zamanında ve gereğince verilemiyor ve pahalı oluyor. Örneğin; Antalya İlimizde devlete ait, bir tek Akdeniz Üniversitesi var. Özel sektörün üniversite açmasına ise izin verilmemiş! Bu üniversitede; mühendislik, Hukuk, Öğretmenlik hatta turizm şehri olmasına rağmen İngilizce ve Bilgisayar bölümleride yok(1992). Antalya ili; Türkiye'nin en çok oteli, yazlık evi ve pansiyonu olan illerimizden biri olup; 5 üniversite daha açılabilecek imkana sahiptir. Üniversite öğrencileri: kış ve baharda- okul döneminde; yazlık evlerde pansiyoner olarak kalırlar. Otellerin bir kısmı da öğrencilere yurt gibi hizmet verir; böylece öğrencilerin barınma sorunu olmaz. Hemde atıl duran milli servet kullanılıp değerlendirilmiş olur. Antalya, Türkiye'ye; seracılık, üniversite ve Turizm merkezi olarak hizmet vermelidir. Mevcut krom manyezit, Dokuma, Pil, Kırkgöz Kireç Fabrikası vb sanayi tesisleri, Antalya'dan kaldırılıp, komşu illere taşıttırılmalıdır.
f) Antalya'ya yeni kurulacak ve Örneğin: Korkut Ata, İlbilge Hatun,Mahmut Kaşgarlı, Alpaslan, Tekeli, Oğuz gibi adlar verilecek, bu üniversitelerde açılması ülke için yararlı bölümler:
- Tıp Fakültesi, Fizyoterapi,
- Dişçilik F ve Diş Yapım Teknikleri MYO
- Ebelik-Hemşirelik, İlkyardım, Çocuk, Hasta ve Yaşlı Bakımı,Sağlık MYO
- Sağlık Cihazları, Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım,Servis MYO
- Hukuk
- Kaptanlık,
- Mühendislik F; Bilgisayar, İnşaat, Endüstri, Tasarım, Estrüman
- Elektromekanik Cihaz, Alet, Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım, Servis MYO
- El Sanatları, Dikiş, Nakış, Örgü, Elişi MYO
- Uçak ve Helikopter Pilotluğu F.
- Eski Eser, Onarım, Yenileme MYO
- Aşçılık, Fırıncılık, Pastacılık MYO
- Antrenör, Teknik Direktör, Hakemlik ve Sipor Masörlüğü MYO
*NOT:Yabancı dil öğrenimine ilişkin,faaliyetleri;özel okullar ile dersaneler, kurs açarak yürütsün. Bu Kurslara; Yabancı dil öğrenmeye hevesli ve yetenekli kişiler,akşamları,haftasonu tatili veya yaz tatilinde gitsin.
g) Sahillerimizdeki Kamu Kurumlarına ait eğitim ve dinlenme tesisleri, Belediyelere devredilir. Belediyeler, bu tesisleri, üniversitelere tahsis eder. Üniversiteler, yataklı kısımları öğrenci yurdu ve pansiyon, idari binaları ise derslik ve amfi olarak kullanır.
h) Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük illerimizden; Ziraat, Veteriner, Jeoloji, Maden ve Orman gibi Fakülteler kaldırılsın. Bu fakültelerin Ankara da, İstanbul’da işi ne? Veterinerlik; Erzurum, Kars'a, Ziraat; Konya, Adana ve Urfa'ya, Orman; Bolu ve Kastamonuya taşınsın! Ankara ve İstanbul'daki bu fakültelerimiz, görevini hiç yapmamış? Birleşmiş Milletlerin araştırmasına göre; Türkiye de geriye giden tek sektör tarım; ziraat ve hayvancılıktır. Ne bu üniversite öğretim üyeleri, nede mezunları, 77 yıldır, Türk tipi kültür ırkı bir inek, koyun, keçi, tavuk veya hiprit mısır, domates, salatalık tohumu bile, geliştirip üretememişlerdir. Her yıl binlerce dolar milli gelir; dayanıklı ve verimi yüksek, inek ve domates tohumuna gitmektedir. Abd, Almanya, Japonya, bir dönüm araziden:Nitrat Güpresi kullanarak; bizim, 4-5 katımız; buğday,pamuk, patates, soğan,pancar, pirinç üretmektedir. Tarım, Orman ve Çevre Md ile Müftülük; Halka; Anız ve Orman yakmanın,bataklığı,gölü kurutup,kirletip,doğal dengeyi bozmanın; zararını bile anlatamamış!
i) Bazı üniversitelerimizde bölümler açılırken Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu dallar ve eleman sayıları, hiç dikkate alınmamış, sonuçta; ülkede doktor, yargıç, avukat, inşaat mühendisi, ebe, kaptan, pilot (*birde dağılım bozukluğu ve büyük şehirlere aşırı yığılma nedeniyle) gibi elemanların sakıntısı çekilirken;İktisat,İşletme,Kamu yönetimi, Ziraat, orman, jeoloji, kimya, maden mühendisi ve ilkokul sınıf öğretmeni fazlasıyla karşılaşılmıştır. Bu kişilere gerekli, yeterli, teknik bilgi verilmediği ve meslekleri de sevdirilemediği için kendi işini yapamıyor, özel sektörde çalışamıyor, devletteki aşırı istihdam nedeniyle artık memur da olamıyor. Sonuçta üniversitelerin bazı bölümleri; mesleki, bilgi ve teknik becerisi olmayan; işsiz, bunalımlı insanlar, üretim merkezine dönüşüyor. Yapılması gereken, Örneğin;
1- Mimarlık,Jeoloji, maden, eczacılık, fizik, kimya, matematik,ekonomi, istatistik gibi bölümler, sadece Ankara ve İstanbul'da, birer üniversite de kalsın.Diğer üniversitelerden kaldırılsın, bölüm sayısı ve bu bölümlere alınan, öğrenci kontenjanı azaltılsın. Yüzyüze öğretimde, Fakülte ve MYO’ların bölümlerine;20 ile 200 öğrenci alınır. Açık öğretimde kontenjanlar; 50 bin ile 200 bin arası belirlenir.
2- Orman Fakülteleri, tüm üniversitelerden kaldırılsın. Sadece Bolu veya Kastamonu Üniversitesine bağlı; Orman Endüstri Mühendisliği bölümü, Türkiye için yeterlidir.
3-ODTÜ, İTÜ gibi üniversitelerimizde;Endüstri Mühendisliği (Elektromekanik), Biyoteknoloji mühendisliği, Endüstriyel Tasarım gibi, çağın gözde bölümleri açılmalı, Endüstri Mühendisliğine alınan öğrenci kontenjanları arttırılmalıdır.
j) Üniversitelerde öğrencilere sadece bölümleriyle ilgili dersler okutulmalıdır. Amaç, öğrencilere; hayatında kullanabileceği, temel bilgileri vermek olmalı. Öğrencilere, her şey okutulmak isteniyor ancak sonuçta hiçbirşey verilemiyor.Öğrenciler, okumaktan soğutuluyor;araştırmacılığa, düşünmeye, üretmeye yöneltilmiyor. Eğitimde ezbercilik esas olmuş, kimse kendi fikrini ortaya koyamıyor ve savunamıyor. Üniversite mezunlarının çoğunun; kendine ve bilgisine güveni yok. Okulla birlikte oda bitmiş, hayattan tek beklentisi ve isteği; devlet memurluğuna girmek ve emekli olabilmek. Üniversite ona, diplomadan başka hiçbirşey verememiş. Örneğin 20 yıl önce, Tarım Bakanlığı, Ziraat Fakültesini bitirenleri, hemen sınavsız olarak memuriyete alırken, Ziraat Mühendisliği bölümüne ilgi fazlaydı ve giriş puanı da yüksekti. Günümüzde ise devlet, Ziraat Mühendislerini memuriyete almayınca, en düşük puanın; Ziraat Mühendislikleri bölümü olduğunu görüyoruz. Demekki gençler, ziraatı sevdiğinden ve çiftçilik yapmak istediğinden değil, devlet dairesine, kolaylıkla memur olarak girmek için Ziraat Fakültesine gidiyormuş. Bu nedenle öğrencilere; hayatta ve işinde faydası olmayan, zamanı ve kafayı, boş şeyle dolduran, gereksiz dersler okutulmamalıdır. Öğrencilere beceri kazandırılarak, kendilerine güven duymalarını sağlamak için; atölye, laboratuar dersleri ve öğretim dönemi süresince; cuma ve cumartesi günleri, işyerlerinde yaptırılacak; stajlarla mesleki ve teknik uygulamaya, ağırlık ve önem verilmelidir. Öğrenciler, okulu bitirince,özgüvenle; " Ne iş olsa yaparım" değil, şu konuyu iyi bilirim, ve şu işi iyi yaparım diyebilmelidir.
k) Üniversitelerde; Türkçe dersi, sadece yabancı dil hazırlık sınıfında, Türk Dili ve Edebiyatı, Türkçe ve Sosyal Bilgiler öğretmenliği gibi puroğram, alan, dal ve bölümlerde okutulmalıdır. Yine, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Pisikoloji ve Sosyoloji gibi derslerde aynı şekilde, sadece ilgili bölüme konur.
- Okutulacak derslerle ilgili örnek:
l- Matematik ve Fen Bilgisi öğretmenliği, puroğramı, alanı, dalı veya mühendisliği bölümü öğrencilerine, okutulacak dersler: Matematik, Ticari Aritmetik, Cebir;Lineer ve Matematiğin diğer tüm bölüm, alan ve dalları, Geometri, FKB( Fizik, Kimya, Biyoloji),Astronomi, Jeoloji, Bilgisayar, İstatistik, İktisadi Analiz gibi. Öğretmen olacaklara ayrıca, Pedagojik Formasyon eğitimi ile Öğretmenlik Sertifika derside verilir.
2- Sanayileşmiş illerimizin Üniversitelerinde açılacak olan, ESTRÜMAN ve Endüstri Mühendisliği (Elektromekanik) bölümü öğrencilerine, okutulacak dersler: Elektrik, Elektronik, Makine, Motor, Tasarım- Sitil-Dizayn- Teknik resim ve Bilgisayar. Bu bölüm mezunları, elektrikli, elektronik ve mekanik cihazların; Tasarım,Ar-Ge,Yenileme,Kurulum, işletim, kullanım, bakım, ve onarım işlerini yürüteceklerdir. Bu bölüm öğrencilerine:ders dönemi süresince, haftada 2-3 gün, işyerlerinde uygulama sıtajı yaptırılarak, İş Dünyası ile Akademik Eğitim arasında, iletişim, bağ kurulmalıdır.
l) Temel Eğitim okulları ve üniversitelerde; 2-3 yılda bir kitap yazdırma veya her yıl değişik kitap seçilip okutma uygulamasından, hemen vazgeçilmelidir. Ders kitapları okula ait olmalı ve öğrencilere kiralanmalıdır. Kitap alımı için ya aileler zorlanıyor,yada devlet üstlenip,daha önemli yere kullanılması gerekirken,milli servet araya gidiyor veya kağıt üretimi için ormanlar yok ediliyor. En doğrusu, okullarda eğitim öğretimin;tv,belgesel, internet, cd,bellek aracılığıyla yürütülmesidir. Öğrencilere; işyeri ve atölye çalışmaları, üretim, laboratuvar deney ve belgesel cd’leri verilir, gösterilir.
m) Toplumda, vatandaşlık bilinci ve demokrasiyi sahiplenme duyarlılığı, eğitimle başlar. Sivil toplum örgütleri aracılığıyla yönetime katılma, olaylara yapıcı tepki gösterme şeklinde, gelişip yerleşir. Vatandaşlık kavramı,Yurttaşın;Ülkeyi,Devleti benimseyip,sahiplenebilmesi için;kendini ilgilendiren herşeyi, rahatlıkla, serbestçe duyup öğrenmesi ve düşüncelerini;özgürce ifade edebilmesini içerir. Kanunlar, hapa benzer, içilirse-uygulanırsa, yarar sağlar. İnsanlar, demokrasinin yararını görmeliki ona sahip çıksın. Ülkeyi,hangi partinin, kimin yönettiği değil, nasıl yönetildiği ve halkın çoğunluğunun durumu önemlidir.Örneğin;İngiltere Kırallık,ancak Demokrasi var.Çin Halk Cumhuriyetinde ise;Dünyanın en kalabalık halkı,en ucuz işçisi ve Cumhuriyet var ama,Demokrasi yok! Bir Öğretmenimiz;Faşist İktidar diyen, bir Arkadaşa;Türkiyedeki yönetim;ne faşist,ne dikta, ne demokrasi, ne kırallık,ne kapitalizm,nede komünizm! Ne üdüğü belirsiz bir, yalan,dolan,talan siyasetiyle sözde yönetiliyoruz,biçiminde,konuya yorum getirmişti!Halk;oy, vergi veren, askerlik yapan konumu yanında, demokrasilerde; aynı derecede isteklerine değer verilen, hizmet edilen, canı, namusu ve malı tecavüzden korunan, devletin en önemli,temel ve asli unsurudur. Vatandaş, Devletin, kamu kurum ve memurlarının; aldığı karar,yaptığı harcama ve verdiği kamu hizmetinin, 7gün 24 saat, gözetip denetleyicisi olmak zorundadır. Yoksa, onu yönetenler, Vatandaşa hizmet için aldığı vergileri;israf saray, heykel yapımında,Akdamar kilisesi ve sumela manastırı onarımında, yalakalarıyla Dünya turunda, uçak, yat, mersedes alımında kullanıp, yokeder. Devletin varlık sebebi; halk ve görevi de halka hizmet etmek, yaşamı kolaylaştırıp güzelleştirmektir. Halk, Anayasaya uygun olarak,Kuvvetler Ayrılığı İlkesine göre, kendisini yönetme yetkisini; TCUM, Hükümet ve Belediyeye, Yönetenleri özgürce denetleme görevini de; Basın, DKÖ ve Muhalefet Partisine vermiştir. Demokrasilerde; Ordu, Polis,Dini Kurum ve Yargının, Vesayet Yetkisi olamaz. Çünkü bu 4 güç; hiçbir zaman, halkın yanında olmamış, iktidarla,hatta devlet,halk düşmanlarıyla uzlaşıp, saltanat, dikta ve baskının, bir aracına dönüşmüştür. Osmanlı niçin yıkıldı? Meclisi, Hükümeti, Ordusu, Polisi, Mahkemesi,Padişahı,Halife ve Şeyhülislamımı yoktu? Topkapı Sarayı, Mukaddes Emanetler bölümünde;7 gün 24 saat,Hatimmi indirilmiyordu? Dua etmesini bilen, Müftü, Evliyamı yoktu?Yoksa,Ayasofya; Kilise veya Müzemiydi? Veya Medreseler, Türbeler, Dergah, Tekke ve Zaviyeler kapatılıp,Kapısına kilitmi vurulmuştu?Yada Cuma günleri, işgünü yapılıp, memur ve öğrencilerin; Camiye gitmesi yasakmıydı? Namaz kılan öğrenciler,Başını örtenler okuldanmı atılıyordu? Vicdan sahipleri;bunları bir Akledip, Düşünüp, Sorgulasın!
n) Seçim, demokrasinin en temel göstergesi ve yaşamının bir gereğidir. Demokrasi; eğitimle doğup geliştiğine göre, eğitim kurumlarının başındaki yöneticilerin, seçimle belirlenmesi gerekir. İnsan, insandan farklıdır; birinin görüp yapamadığını, bir başkası gerçekleştirebilir. Ör: Osmanlı padişahı, Meclisi ve Hükümeti; 1. Dünya Savaşında; ordunun yenilmesini, 2 mn kişinin ölüp, esir düşmesini, yurdun düşmanlarca işgalini, sivil halkın; öldürülüp, namusunun tecavüze uğramasını ve devletin parçalanıp yıkılmasını önleyememiş! Ancak, inançlı, idealist, ilkeli, erdemli, cesur, doğru, köleliği kabul etmeyen, Atatürk ve Arkadaşları; ileri görüş ve özgüvenle;umudunu yitirmiş, Halkı;Zafere inandırıp, yönlendirerek,çok zor şartlarda İstiklal savaşını kazanmış, düşmanı Yurdumuzdan kovmuş, Özgürlük ve Bağımsızlığı sağlayarak, 1923’de TC Devletini kurmuştur. Gelişme ve ilerleme; toplum kesimlerinden farklı görüşlere ve kişilere, saygı gösterilmesi, değer ve yönetimde, görev verilmesiyle sağlanır. Cumhuriyetçi ve Demokratik yönetim sistemlerinin, temel özelliği; yöneticilerin: 5 yıl gibi, önceden belirlenen bir dönem sonunda, gizli, yazılı ve Vatandaşların özgür iradesine dayanan, bir Genel Seçimle değiştirilmesidir.
o) Üniversite yönetimi özerktir. Eğitim Bakanlığı ve Belediyeler, üniversite yönetimine karışamaz. Üniversiteler, kendi kendilerini;Anayasa ve Kanunlara uygun olarak, çıkaracağı Yönetmelik ve Üniversite Yönetim Kurulu kararları doğrultusunda,yönetip, idare ederler.
1- Fakülte Dekanı ve MYO Başkanlarını; Fakülte veya MYO'da görev yapan Profesör, Doçent gibi öğretim üyesi ve araştırma görevlileri; gizli, yazılı oylama ve oy çokluğuyla 5 yıllık bir dönem için seçerler. Dekan ve Başkanlığa adaylık için; Pr’lar, yazılı dilekçe verir. Adayların, aynı fakülte veya MYO’nun, Profesör kadrosunda öğretim üyesi olması zorunludur. Bir kişi ikinci defa veya dönem için aynı unvanlı göreve, tekrar aday olamaz ve seçilemez. Ancak MYO Başkanlığı, Dekanlık ve Rektörlük görevlerinin üçüne, ayrı ayrı dönemlerde, aday olup seçilebilir.
2-a) Üniversite Rektörü Seçimi: Fakülte Dekanları ve MYO Başkanları, Üniversitenin; adaylık koyan, profesör unvanlı öğretim üyelerinden birini,tek dereceli seçim,gizli, yazılı oylama ve oy çokluğuyla, 5 yıllık bir dönem için rektör olarak seçerler. Rektörlük yapan, ikinci defa ve dönem için yeniden rektörlüğe aday olamaz ve seçilemez.
b) Fakülte Dekan ve MYO Başkanları,Rektöre;Enstitü Müdürü, Bölüm ve Ana Bilim Dalı ile Atölye, Laboratuvar ve Kısım Şeflerinin, atama ve görevlendirilmelerini, teklif ederler.
3- *A-Üniversitede Hiyerarşik Kademe:
a- Üniversite Rektörü
b- Fakülte Dekanı
c- MYO Başkanı
d- Enstitü Müdürü,
e- Bölüm, Ana Bilim Dalı,Atölye,Laboratuvar ve Kısım şefi
*B- Öğretim Üye Unvanları:
a- Purofesör: Pr
b- Doçent: Dç
c- Bilim Dotoru: Dr
d- Uzman: Uz
e- Araştırma Görevlisi: Ag ve Okutman: Ok
*C- Öğretim Üyelerinin, Bekleme Süreleri:
a- Pr: 2-22 yıl
b- Dç: 2-24 yıl
c- Dr: 2-26 yıl
d- Uz dönemi: 2-28 yıl
e- Ag: En az 2 yıl- en çok 5 yıl
4- Akademik Unvanlar; Profesör, Doçent, Bilim Doktoru, Doktora eğitimini sürdüren ve mastırını tamamlayıp, Uzman olanlar ile Araştırma Görevlileri ve Okutmanlar. Yardımcı Doçent unvanı kaldırılır.
5- Üniversite Yönetim Kurulu Üyeleri:
a- Başkan: Üniversite Rektörü,
b- Rektörlüğün bulunduğu yer Belediye Başkanı veya Belediye Temsilcisi,
c- Sanayi Odası Başkanı veya T,
d- Üniversiteyle ilgili Yüksek öğrenim Derneği veya Vakfı Başkanı,
e- Üniversite Öğrenci Derneği Başkanı.
6-a) Üniversite Senatosu: Üniversitede görevli tüm; Purof, Doçent, Bilim Doktoru, Uzman ve Araştırma Görevlilerinden oluşur. Başkanı Rektördür. En az 10 Öğretim üzesi imzalı, istek dilekçesi üzerine, Rektörce toplantıya çağrılır. Öneri, tavsiye niteliğinde karar alır.
b)Üniversite Akademik Kurulu: Araştırma Görevlisi kadrolarına,Akademik personel alımı ile doçent ve purofluğa yükselmelerde, çıkabilecek sorun ve anlaşmazlıkları çözümler, Rektörlükce verilecek Akademik görevleri yürütür. Kurulu, Rektör oluşturur.
-Akademik Kurul Üyeleri:
1) Başkan: Rektörce görevlendirilecek bir purofesör
2) Doçent üye
3) Bilim Doktoru üye
4) Uzman üye
5) Araştırma Görevlisi.
7- Üniversite Öğrenci Derneği Başkanı Seçimi:
-a- Üniversitedeki tüm sınıflarda, her öğrenim yılı başında öğrenciler; adaylık koyan, kendi içlerinden bir öğrenciyi: gizli, yazılı oylama ve oy çokluğuyla Sınıf Başkanı seçer. Sınıf başkanları ise kendi aralarından birini, Fakülte veya MYO Öğrenci Temsilcisi olarak seçer.
-b- Fakülte ve MYO Öğrenci Temsilcileride biraraya gelerek; gizli ve yazılı oylamayla; aralarından "bir öğrenciyi, Üniversite Öğrenci Derneği Başkanı olarak seçerler.
-c- Üniversiteye kayıt yaptırıp, öğretim yılı süresince, okulda okuyan tüm öğrenciler; Üniversite öğrenci derneğinin, doğal ve zorunlu üyesidir, üyelik aidatı alınmaz. Öğrenciler derneğe kayıt edilmez ve çıkarma işlemi de yapılamaz.
-d- Her öğretim yılı başında; Sınıf Başkanı, Öğrenci Temsilcisi ve Üniversite Öğrenci Derneği Başkanlığı seçimleri yenilenir. Aynı öğrenci ikinci defa başkanlık ve temsilciliğe aday olamaz ve seçilemez. Sınıf Başkanları ve Öğrenci Temsilcileri; öğrencilerin; öğretim üyeleri,bölüm, kısım, , Ana bilim dalı,Atölye,Labaroratuvar Şefi, MYO başkanı, Enstitü Müdürü veya Fakülte Dekanı ile olan idari işlerini ve ilişkilerini düzenler. Öğrencilerin, dilek ve isteklerini; okul idaresine iletir. Üniversite Öğrenci Derneği Başkanı ise sınıf başkanları ve öğrenci temsilcileri ile koordineli çalışarak, üniversite öğrencilerini, Ün. Yön. Kurulunda temsil eder, onların haklarını savunur. Öğrenci Derneği Başkanı, diğer Üniversite Yön Krl üyeleri ile aynı haklara sahiptir, oyları eşittir.
YÜKSEK ÖĞRENİMLE İLGİLİ GENEL HUSUSLAR
1) Üniversitelerde; her yarı yılda; 4 ayrı ders olmak üzere, bir öğretim döneminde toplam; 8 ders okutulur. Ders programları hazırlanırken, bir ders gününe, ençok 4 saat ders konur. Ancak, okulun durumuna göre, Atölye ve Laboratuvar dersleri; Cuma, Cumartesi veya Pazar günlerinede konulabilir. Öğretim üyeleri; aylık maaş ve tazminat karşılığı, bir günde ortalama; 6 saat derse girmek veya idari görev yapmakla yükümlüdür.
2-a) Her ayın son ders günü, o ay görülen ders konularından, test usûlü sınav yapılır. Dönem içi Test Sınavlarında: Toplam 40 soru sorulur. Testte: Her dersten 10 soru bulunur. Cevaplama süresi, 60 dakikadır. Her doğru cevap, 5 puandır. Test sınav sorularının, cevap şıkları; 2 tercihli, 2 ‘den seçmelidir.
b) Her yarı yılda; 3 test sınavı yapılması ve öğrencilerin bu sınavlara katılması zorunludur. İdari izin veya Sağlık Raporu almaksızın, sınavlara girmeyenlere; sınav notu olarak: (1-E) puan verilir. İzinli ve raporlu olanlar, bu süre içinde yapılan sınavlardan muaf tutulur.Ders ve Sınıf geçmesi, girdiği diğer sınavlara göre belirlenir. Ezbere dayalı,Kılasik Yazılı,Ucu Açık ve Sözlü sınav, kaldırılmış olup, yoktur. Aralık ve Mayıs ayında dönem içi test sınavı (arasınav) yapılmaz. Bazı bölüm ve derslerde; okul yönetimi, derslere devamı; zorunlu tutup, sınıfta yoklama yapabilir.
3-a) Dönem içinde yapılan;zorunlu 3 test sınavı ortalaması: A, B veya C olmayanlar; Aralık ve Mayıs aylarının; 15 ile 30 tarihleri arası yapılacak olan, yarıyıl sonu; Final-Yeterlik Sınavına girerler. Yarıyıl sonu, Yeterlik sınavında da başarılı olamayanlar:15-30 Mayıs tarihleri arası yapılacak olan Bütünleme, Bekleme Test Sınavına katılırlar. Öğrenciler; ençok 2 dersten, bir üst sınıfa borçlu olarak geçebilir. 2'den fazla dersten, başarısız olanlar; sınıfını geçemez, yeni ders seçemez, ertesi yıl zayıf not aldıkları derslerini, tekrar ederler.
b) Dönem içi, yarıyıl yeterlilik, yıl sonu bekleme ve bütünleme Sınav Sorularını, dersin öğretim üyeleri hazırlamaz. Test Sınavı sorularını; okul idaresi belirler ve Sınav kağıtlarını; okul yönetimi değerlendirir. Öğretim üyeleri, öğrenciye not verilmesine karışmaz. Görevi; eğitim ve öğretimdir. Okul idaresi isterse, sınavları; AÖK-DSM ile birlikte yapar. Sınav soruları, derste işlenen konulardan sorulur. Eski tip, ezberciliğe dayalı klasik yazılı ve sözlü sınav yapılamaz.Ev Ödevi, Tez, Puroje, Atölye, Laboratuvar ve İşyeri uygulama sıtajlarını, dersin öğretim üyesi yürütür ve bu eğitim etkinliklerinin, başarı derece notunu verir. Karne ve Diplomada; derslerden alınan başarı notu ortalaması ile eğitim etkinlik değerlendirme notu, derse devamsızlık durumu ve disiplin notu yer alır. Ancak, etkinliklerin zayıf notla değerlendirilmesi, öğrencinin ders notu ortalamasını etkilemez ve sınıfta bırakmaz. Etkinliklerden, beklemeye ve sınıfta kalınmaz. Bu konular,Ailesini ve İşvereni; bilgilendirme, değerlendirme ve tercih içindir.
4) Dönem içi derslerinin, her birinden; katılıp aldığı;zorunlu 3 test sınav notu ortalaması: A, B ve C olanlar; başarıya ulaşıp, derslerini ve sınıflarını geçerler. Dönem içi derslerinin, sınav notu ortalaması; D ve E olup, başarısız sayılanlar; Aralık ve Mayıs ayında, Dönem sonu; final, yeterlik, bekleme ve bütünleme sınavına katılır. 1. ve 2. Yarıyıl sonu Yeterlilik ve Mayıs Bütünleme, Bekleme sınavlarında; sadece geçerli not alınmayan derslerden, test usulü 10 soru sorulur ve 60 dakika cevaplama süresi verilir. Her ders soru gurubu, 50 puan üzerinden, ayrı değerlendirilir ve gösterilir. Ancak notlar, cetvel ve belgelere; 5’li Not Sistemine göre, A- E şeklinde aktarılır.
5) Üniversite öğrencilerine; dersin öğretim üyesince, her ay için bütün derslerden; ev ödevi, deney sonuç raporu veya puroje hazırlattırılır. Ayrıca, kendi belirleyeceği son sınıf derslerinin birinden; kendi akıl, yetenek ve becerisiyle yapabileceği; bir araştırma, inceleme ve kişisel yoruma dayalı, Mezuniyet Tezi (veya projesi, deney raporu) hazırlatılır. Başarılı görülen tezler üniversitece yayınlanır. TEO Öğrencilerinede, her ay için bütün derslerden Ev Ödevi verilir. Öğrenciler, Ev Ödevlerini; yardım almaksızın, öz akıl, bilgi, yetenek ve becerileriyle hazırlayıp yapar.
6) Yüksek Öğrenim Yapmayı, Teşvik Tedbirleri:
a) Zorunlu bir Vatandaşlık Ödevi ve Kamu görevi olan;Askerlikle ilgili düzenleme:
1- Üniversiteye giderek, Önlisans veya Lisans seviyesinde bir yüksek öğrenim puroğramını bitirenler: 1 ay TAE yaparlar.
2- Tıpta Uzmanlık Sıtajını, yada Lisans üstü mastır veya bilim doktorası eğitimini tamamlayanlar, askerlik hizmetini yapmış sayılırlar.*****
b) Atanmış, istisnai görevli ve seçilmiş devlet memurluğu ile ilgili düzen¬leme: En az önlisans seviyesinde yüksekokul mezunu olmayanlar; atama suretiyle devlet memurluğuna alınamaz, istisnai devlet memurluğu görevine getirilemez veya seçimle gelinen, memuriyet görevlerine; aday olamaz, gösterilemez ve seçilemez.
7-a) Devlet Üniversiteleri ile devlete ait; Fen ve Meslek Lisesi öğrencilerinden, her öğretim dönemi için 2 taksit olarak yarıyıl başlarında, BAÜ'nün: %10 ile 10 katı arasında okullara göre farklı şekilde, BKK ile belirlenecek oranlarda; Öğrenime Katkı Payı Harcı alınır.
b) Geliri yetersiz ve başarılı öğrencilerden, harç alınmaz.
c) Engelli öğrencilerden, eğitim öğretim harcı alınmaz.
d) Devlet İlköğretim okulu ile Açık İlköğretim ve Açık Lise öğrencilerinden; sadece ders kitapları kirası ile cd-bellek ve sınav ücreti alınır. Öğrenim harcı ve Öğr. Katkı payı harcı alınmaz.
8) Temel Eğitim Okulu Öğretmenleri ile kamu kurumlarında görevli memurlar veya özel sektörde yada kendi hesabına çalışan, meslek odalarına kayıtlı, yüksek okul mezunu, sigortalı veya emekli TC. vatandaşları; eğitim, iş, sanat, müzik, sipor,meslek ve ihtisasıyla ilgili konularda, İlköğretim, Lise ve Üniversitelerde, Okutman olarak, ücretli derslere girebilir.
9-a) Fen Lisesi, Meslek Lisesi veya Açık Öğretim Lisesinden;A-B ve C-D dereceyle mezun ve sabıkasız olanlar;Nüfusuna kayıtlı oldukları,doğup, büyüdükleri,ilköğretim ve liseyi bitirdikleri; il,ilçe ve beldedeki: Devlet Ün. Fakülte ve MYO’ya;diplomayla başvurup,Giriş sınavsız,Taban puansız kaydolup, okuyabilir. Fakülte ve MYO’ya;% 70 oranında yerli,% 30 ise diğer iller ile yabancı uyruklu öğrenciler alınır.
b) Öğrencilere, okudukları temel eğitim lisesi türüne göre, bölüm seçmede sınırlama getirilemez. Ancak, Üniversiteye kayıtta; bazı bölümler için örneğin; fen veya matematik sınav notları ile İlköğretim ve Lise Diploma başarı derecesi esas alınır. İnsanların, yetenek, beceri ve ilgilerine uygun dalda, sınavsız eğitim görmeleri, en doğal haklarıdır. İnsan ancak, istediği dalda eğitim görürse, başarılı ve mutlu olabilir. İnsan, 10-15 yaşında yetenek ve ilgi alanını tam olarak bilemeyebilir veya ailesi ve arkadaş çevresinin, yanlış yönlendirme ve etkisinde kalır veya yaşadığı yörede istediği okul türü yoktur, yada ailesinin maddi durumu yeterli değildir. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı, yapılan bir yanlış, lise tercihi nedeniyle; kişilerin okuma ve alan seçme hakkı, sınırlanıp, gelecekleri karartılamaz.
10-a) Okumak; Planlı, programlı, sistemli olarak derse çalışan, azimli, istekli, idealist ve duygusal kişilerin, en doğal hakkıdır. Maddi imkanları yetersiz, ancak çalışkan öğrencilerin, okumalarını sağlamak için; Devlet üniversiteleri, Öğrenci mevcudunun en az %30'u, özel üniversiteler ise en az %10 oranında,sabıkasız, sınıfını doğrudan ve en az iyi (B) derece ile geçen maddi gücü kısıtlı öğrencilerden; Öğretim Harcı ve Öğrenim Giderlerine Katkı Payı harcı almaz. Öğrenim harcı alınmayan, bu öğrenciler, Üniversite yurdunda kalıyor ve üniversite yemekhanesinden yemek yiyorsa,yemek, yatak, kitap vs ücretide alınmaz.
b)Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, kaldırılarak; görev, yetki, personel, araç ve yurt binalarıyla birlikte devlet üniversitelerine devredilir. Üniversiteler, öğrenciye tanıdığı harç, yatak, kitap ve yemek gibi sosyal yardım bedellerini, öğrenci okuldan mezun olduktan sonra geri almaz. Bu hizmet, Sosyal Devlet İlkesi gereği karşılıksız olarak yapılır. Devlet kurum ve üniversiteleri, öğrencilere ayrıca, birde parasal burs veya kredi vermez.
c)Devlet kurumları, yurt içi veya yurt dışında, mecburi hizmet karşılığı, burslu öğrenci okutamaz. Ancak özel şirket, dernek ve vakıflar; maddi gücü yetersiz ve başarılı öğrencilere; doğrudan veya üniversiteler aracılığıyla; karşılıksız veya mecburi hizmet karşılığı; önlisans, lisans ve yüksek lisans seviyesinde, parasal eğitim bursu verebilir.
11) Yüksek Öğrenim yapmak isteyenler, kendi memleketinde, ailesinin yaşadığı şehrin üniversitesindeki istediği Fakülte ve MYO bülümüne başvurur. Bölüm kontenjanının % 70’ine: o yöre nüfusuna kayıtlı olan, o yerde doğan, o yöre İlköğretim okulu ve lisesini bitirenler alınır. Kalan % 30’luk bölüm kontenjanı ise yabancılar içindir. Kayıt yaptırdığı puroğramı beğenmeyenler,
dilerse ertesi yıl bölüm değiştirebilir. Okul ve bölüm değiştirme nedeniyle fazla ve ek harç alınmaz. Üniversite mezunları isterlerse, tekrar önlisans veya lisans seviyesinde yüksek öğrenim yapabilirler. İkinci defa önlisans veya lisans düzeyinde eğitim görenler, okudukları benzer derslerden muaf tutulurlar.
12) Devlet üniversitelerinde, tüm bölümlerin, birinci sınıflarına; enaz 20-40 öğrenci alınır. Ancak bu sayı Tıp Fakültelerinde 40-100, Hukuk Fakültelerinde ise 200 den aşağı olamaz.
13) Türk Halkının, demokratik haklarını öğrenip, bunlara sahip çıkabilmesi için Hukuk öğrenimi yapması, çağımız şartlarında gerekli görüldüğünden; AÖK'ye bağlı olarak, 5 yıl süreli, dersleri; internet, tv ve cd’den verilen, Açık Öğretim Hukuk Fakültesi bölümü açılır. Bu AÖK Hukuk Fakültesine, her yıl en az 100-200 bin öğrenci alınır. Hukuk Fakültesi son sınıfında iken veya bitirenler; Baro başkanlıklarına başvurarak, Yargı kurumlarında:4 ay süreli, Hukuk: Yargı, Avukatlık ve Noterlik stajı yaparlar. Bu kişilerin iş hayatlarında avukatlık yapmaları şart değildir. Buna gerek ve böyle bir amaçta yoktur, istenen; insanların haklarını, görevlerini bilmesi, elini ateşe sokmadan, zarar görmeden, kısa sürede sorunu çözüp, adaleti sağlaması, hukukun üstünlüğünü savunup koruması, Sivil toplum örgütlerinde, Meslek Odalarında, Siyasi Partilerde görev alarak; açık, şeffaf, özgürlükçü, paylaşımcı, uzlaşıcı, çoğulcu, katılımcı demokrasiyi, yaşama geçirmesidir.
14) Temel Eğitim okulu ve Üniversitelerde; bina, eğitim araçları ile personeli, ekonomik olarak kullanmak amacıyla öğrenciler:
a-Sabahçı ve öğlenci şeklinde gruplandırılarak, ikili öğrenim yapılır.
b-Ayrıca üniversitelerin bazı bölümlerinde, akşamları veya hafta sonu tatil günlerinde, ikinci (paralı) öğretim yapılır.
c-Öğrenciler, okul bahçesindeki sipor ve oyun alanını, derslik ve salonu; mesai günlerinde ders bitimi sonrası ile hafta sonu, yarıyıl ve yaz tatilinde; spor, müzik, halk oyunu,tiyatro ve benzer sosyal, kültürel etkinlikler için kullanır. Okul yönetimi, butür çalışma yapacak öğrencilere, yardımcı olmak üzere, öğretmen görevlendirir.
d-Ancak, Yarıyıl ve Yaz Tatili günlerine: eğitim, yaz okulu, hazırlık ve sınav ile sağlık ve turizm bölümleri hariç, işyeri uygulama sıtajı konamaz.
15-a) Türkiye de TC Vatandaşlarına; Devlete ait Temel eğitim okulları ve Üniversitelerde; Türkçe’nin dışında, yabancı bir dille, eğitim öğretim yaptırılamaz.
b-Fakat, özel ilköğretim ve özel lise ile özel üniversitelerde: Almanca, Arapça, Çince, Farsça, İngilizce, Rusça vb yabancı veya etnik ana dilleri; yabancılar, azınlıklar ve isteyenler; bu özel okulların; birinci veya ara sınıflarında, seçmeli ders olarak, seçip, okuyup, öğrenebilir.
c-Ancak Devlete ait, Temel eğitim okullarının; 5 yıllık 1. kademe ilköğretim ve 5 yıllık lise bölümüne, yabancı bir dil dersi, kesinlikle konulamaz ve okutulamaz. İsteyen öğrenciler; dil kursuna gider, cd, kitap ve internet yardımıyla; yabancı dil veya ana dilini öğrenir. Türkiyede, dahası Selçuklu ve Osmanlı döneminden beri öğrencilere; sanki sömürgeymişiyiz gibi, zorla Farsça, Arapça, Fıransızca, Almanca ve İngilizce okutuluyor! Ancak kasıtlı olarak tam öğretilmiyor. Örneğin İmam Hatip Lisesi veya İlahiyat Fakültesi mezunu: Ne İslamın Kutsal Kitabı Kuranı Kerimi, Türkçeye tercüme edebiliyor, nede Hacıya gittiğinde Araplarla konuşup anlaşabiliyor! Bu ne biçim yabancı dil öğrenimi? Ayrıca birde; Solcular ve Aleviler; İmam Hatip ve İlahiyat mezunlarının; Orduya, Polis Teşkilatına, Hukuk Fakültesi ve Tıpa alınmasına karşı, bunları insan olarak bile görmüyor. Diğer yandada Nurcu, Süleymancı ve Milli Görüşcüler; bunların, laikçi, dinde reformist olduklarını, “Dini; Cami mimberinden, yani içten yıkacaklarını” söyleyip, Müslüman olarak bile görmüyür! Adı, Sözde Milli Eğitim Bakanlığının, İngilizce öğretimide aynı: İlköğretim 4’e kadar indirilen, bu Yabancı dil; israr, inat ve takıntısı; hem Türklere hakaret, zulüm ve hemde boş, gereksiz, yararsız uğraş. Bu yabancı dil öğretimi işini, TC Devleti bıraksın; Halktan istekli ve yetenekli olanlar, kendi çabasıyla dersanelerden, cd ve internetten öğrensin. Devlet önce, pkk- kck,dhkpc,ışıd, mafya, kaçakçılık, hırsızlık, kapkaç, dolandırıcılık, yolsuzluk, sorununu çözsün!Can,Namus ve Mal Güvenliği ile Siyasi ve Ekonomik istikrarı sağlasın! Ab, gb, nato- incirlik- malatya ve imf masalını, anlatmaktanda vazgeçsin!
16) Temel Eğitim okulları ve üniversitelerde:
a-1’inci ve 2’nci yarıyıl şeklinde olmak üzere, bir öğretim döneminde; 8 ay süreyle eğitim öğretim yapılır.
b-Bir öğretim döneminin; 130 ders gününü tamamlaması zorunludur.
c-Her yarı yılda; 4 farklı ders olmak üzere, bir öğretim döneminde; 8 ders okutulur.
d-Her okul günü; 4 saat ders yapılır. Hangi çeşit derslerin ve bir dersin, haftada kaç saat okutulacağına, okul idareleri karar verirler. Kitap ve konu seçiminde, okul yönetimi yetkili ve görevlidir. Yörenin potansiyel ve ihtiyacını gözeterek, belirler.
17) Temel Eğitim okulu ve üniversitelerde, Mesleki ve teknik bölüm öğrencileri, işyeri uygulama stajlarını; 8 aylık eğitim dönemi süresince, hafta sonları; cuma ve cumartesi günleri yaparlar. Zorunlu, işyeri uygulama stajları, yarıyıl ve yaz tatili dönemine konmaz. Sağlık ve Turizm gibi bölümlerin uygulama sıtajları, farklı yürütülebilir.
18) Yerli ve Yabancı, Özel üniversiteler; Tıp, Dişçilik, Mühendislik, Mimarlık,Tasarım, Kaptanlık, Pilotluk, İşletme,Yabancı Diller, Hukuk gibi bölümler açabilir.Ancak,Askeri okul,Polis Okulu, Açık Öğretim ile Öğretmenlikle ilgili Eğitim Fakültesi,Genel Pedagojik formasyon ve Öğretmenlik Sertifikası veren, puroğram açamaz.
19) Test Sınavları: Sınav işlemlerini, okul idaresi yürütür. Öğretim üyeleri ve öğretmenler, notlara karışamaz. Okul idareleri isterse, Dönem içi- Ara, Yarı yıl-Dönem sonu- Yeterlik ve Bekleme- Bütünleme Sınavlarını, AÖK- DSM’ye yaptırabilir.
a) AÖK;Açık öğretim öğrencileri için yılda 2 kez sınav yapar.10 yıllık Açık TEO; Açık İlköğretim ve Açık Lise ile Açık Öğretim Fakülte ve Açık MYO’ların; 1.ci Yarıyıl dönemi ile bekleme, bütünleme Test sınavı; Kasım ayında, 2.ci Yarıyıl dönemi ile bekleme,bütünleme Test sınavı ise Nisan Ayında yapılır. AÖK;DÖNEM SINAVLARI;KASIM VE NİSAN AYLARINDA YAPILIR. DİĞER AYLARDA VE EYLÜLDE; ÜÇÜNCÜ BİR, EK SINAV KONUP, DÜZENLENEMEZ.
b)Devlete ait, tüm diğer Üniversitelerin; birinci yarıyıl- kış dönemi;final,yeterlik,bekleme ve bütünleme test sınavı: 15-30 Aralık tarihleri arası; o dönemde okutulan derslerden, dönem içi, ay sonunda yapılan;3 Ara Test sınavından, alınan ders not ortalaması; (C) den düşük, derslerden yapılır.Dönem içi dersin, aylık 3 sınav notu ortalaması;A,B ve C olanlar; o dersten sınıfı geçtikleri için dönem sonu,final,yeterlik sınavına katılmaz. Üniversitelerde,1.ci yarıyılın, Öğrenim ve derslerine; 15 Aralıkta son verilir.
c)Fakülte ve MYO’ların; ikinci yarıyıl- bahar dönemi; final,yeterlik,bekleme ve bütünleme test sınavları: 15-30 Mayıs tarihleri arası; o dönemde okutulan derslerden,dönem içi,3 ara sınav notu ortalaması; (C) den düşük dersler ile önceki dönemden bekleme ve bütünlemeye kalanlar için yapılır.Üniversitede,öğrenim ve derslere; 15 Mayısta son verilir.
d)AÖK’ye bağlı;Açık Fakülte ve Açık MYO ile diğer Üniversitelerin;Fakülte ve MYO derslerinden; bekleme ve bütünlemeye kalanlar için Yazın veya Eylülde;tekrar,yenibir bütünleme, bekleme sınavı yapılmaz. 1.ci ve 2.ci yarıyıl derslerinden;dönem içi katıldığı, aylık; 3 ara sınav notu ortalaması;(C)’den düşük olup, dönem sonu yeterlik sınavındada geçerli not alamayarak, beklemeye,bütünlemeye kalınan dersler için Üniversiteler; Yalnızca, yılda 2 kez;Aralık ve Mayıs aylarında sınav yapar.
e)İlköğretim, Fen ve Meslek Lisesi ile 10 Yıllık Açık Temel Eğitim Okulunda, sınıfta ve dersten, beklemeye,bütünlemeye kalma,borçlu geçme yoktur. Öğrenciler; 5+5=10 yılın sonunda, okuldan mezun olurlar.
20) Birinci ve ikinci yarıyıl bitiminde yapılan; AÖK; Fakülte ve MYO ile Açık- TEO ve diğer Üniversitelerin; dönem sonu yeterlik veya bekleme, bütünleme test sınavına katılmayan öğrenciler, katılmadıkları her sınav için not olarak: (1) puan- E notu, almış kabul edilir. Hastalık veya başka idari bir mazereti de olsa, ikinci bir sınav hakkı verilmez.İdari izinli veya sağlık raporu olanlar, bu süredeki sınavlardan, muaf tutulur.Önceki ve sonraki sınav notları, esas alınır.
21-1) Üniversite öğrencilerinin; devamsızlık, bazı derslerde başarısızlık, aynı sınıfı iki yıl üstüste tekrar edip, bir üst sınıfa geçememek, okulu normal eğitim süresinde bitirememe gibi nedenlerle öğrencilerin üniversiteden ilişiği kesilemez. Öğrencilerin ancak, adli olaylara karışma veya disiplin suçu nedeniyle ve disiplin kurulu kararıyla, üniversite ile ilişiği kesilebilir. Bu öğrenciler isterse öğrenimine, AÖK’de devam eder.
2)Üniversite öğrencileri: okullarını, normal eğitim süresinin (5 yıllık Fakülteler:6, 3 yıllık MYO’lar ise 4 yılda); Bir yıl fazlası zamanda bitiremez ve AÖK’ye okul naklini yaptırmayıp, bu okulundan ayrılmayarak, eğitimini sürdürmek isterse;bu öğrencilere: okula devam hakkı tanınır, ancak, Derslere,UAL’ye giremez, sadece dönem sonu sınavlarına katılabilir. Ayrıca:
a) Askere alınma işleminin ertelemesi yapılmaz,
b) Ulaşım araçları için indirimli öğrenci kartı verilmez.
c) Yüksek Öğrenime katkı payı harcı, normal öğrenim harcının iki katı olarak alınır.
d) Üniversite öğrencilerine ücretsiz verilen, sağlık hizmetlerinden; ancak ücret ödeyerek yararlanabilir.
e) Üniversite öğrenci yurdunda kalamaz
f) Yeni burs verilmez, önceden verilmekte olan burslarda kesilir. Burs: bir dersten veya sınıfta kalınınca, kesilir ve bir daha tekrar bağlanmaz.
g)Sınıflara girip, ders dinleyemez, sadece dönem sonu ve bekleme sınavlarına katılabilir.
h)Fakültede 8, MYO’da 6 yılını doldurup,yine,hala okulu bitiremeyen öğrencilerin: okul kayıtları, doğrudan AÖK’ye gönderilir. İsterlerse öğrenimlerini; Açık Öğretim Fakültesi ve Açık MYO’da sürdürür.
22) Üniversitede okumak isteyen, TC Vatandaşı öğrencilerden; kayıt için istenebilecek belgeler:
1-a)İlköğretim Başarı Puanı ve Lise diploması:* Fakülteye kayıt için diploma derecesi:A,B olmak. C,D Dereceyle mezun olanlar;MYO’ya kabul edilir. Öğrenciler, İlköğretim ve Lisede sınıfta bırakılmaz. 10 yıl sonra mezun olur. Ancak, E dereceyle mezun olanlar, sadece: 2 AY- 4 AY SÜRELİ, İSMEK SERTİFİKA DERSANESİNE devam edip,Ustalık Belgesi alabilir.
b) TC Vatandaşlık Kimlik Kartı-Nüfus cüzdanı fotokopisi,
c) Biri; üniversitece verilecek öğrenci kimlik belgesine yapıştırılmak, diğeri ise okul öğrenci dosyasına konulmak üzere 2 adet fotoğraf.
2-a)Bu 3 belge dışında, okumak isteyen öğrencilerden, eziyet olsun diye, gereksiz yere başka bir belge istenemez.
b) Üniversite yurdunda kalmak isteyen öğrencilerden; yurt kimlik belgesi için fotoğraf ve üniversite öğrenci kimlik belgesi fotokopisi istenir ve yurda başvuru formu doldurtulur.
23) YÜKSEK LİSANS EĞİTİMİYLE İLGİLİ HUSUSLAR
A- Devlet Üniversitelerine, Araştırma Görevlisi olarak alınacak, TC Vatandaşlarında aranılacak şartlar:
1- TC Vatandaşı ve Sabıkasız olmak,
2- Fakülte diploma derecesi, en az iyi (B) olmak.*Fakülte bölüm birincileri; sınavsız olarak, doğrudan Ar-Görevlisi kadrolarına alınır.
3-a) Türkçe Dil Sınav notu en az İyi (B) olmak. TC Devlet Üniversiteleri; yabancı dil bilme şartı koyamaz ve isteyemez.
b)Bölüm ve okul birincileri;Üniversiteye,Araştırma görevlisi olarak,tercihen alınır.
4-Başka bir şart aranmaz, güvenlik soruşturması yaptırılmaz. Yalnızca Adli sicilden Sabıka kaydı sorulur. Genel hükümlere göre; 12 aydan fazla adli cezası varsa, devlet memurluğuna alınmadığı gibi, üniversite öğretim üyeliğine de kabul edilmez.
5-Başvurular, fakülte diploma ve Türkçe başarı durumuna göre sıralanır. Mülakata, boş kadro sayısının en az 3 katı aday çağrılır.
6- Ayrıca yazılı sınav yapılmaz. Yapılacak mülakatta; öğretmenlikte çok önemli olan; konuşma (diksiyon), anlatma, sestonu, ahenk, açıklama, etkileme, ikna etme, sabır, hafıza, zeka, akıl, duruma intibak, anlayış, yönlendirme gibi sosyal ve duygusal yetenek ve beceri gücüne bakılır.
B- Devlet üniversitelerinde, yüksek lisans eğitimi yapacaklarda aranacak özellikler:
1- Lisans üstü mastır eğitimine başvurmak için;
a- 4 yıllık fakülte bitirmek,
b- Üniversite diploma derecesi: Okul idaresi tercihte dikkate alır.
c- Türkce ve YDS’ye katılmak,
d- İnsanlar, istedikleri dalda mastır yapabilirler. Sınırlama getirilemez. Tıp ve Mühendislik gibi bazı istisnai dallar, hariç tutulur. Sınav yapılmaz, başvurular diploma ve Türkçe sınav derecesine göre sıralanır, kontenjana göre sırayla kayıt yapılır.
e- Üniversitelerde açılacak mastır ve doktora bölümleri, öğrenci sayısının (kontenjan); 20-40 adet olması zorunludur. Mastır eğitimi süresi, tez hazırlama dahil 1 yıldır.
2- Bilim Doktorası eğitimine başvurmak için:
a- Lisans üstü mastır eğitimini tamamlamak,
b- Türkçe veya YDS sınav notu, en az orta (C) olmak. Doktora yapmak için başvuranlar sınava tabi tutulmaz, Mastır diploma dereceleri ile Türkçe ve yabancı dil seviye tesbit sınav notları, ortalamasına göre sıralanıp, kontenjana göre, okula kayıt yapılır. Bilim Doktorası eğitimi süresi, tez dahil 2 yıldır.
3-TUS- Tıpta Uzmanlık Sıtajına, Başvuru Şartları:
a- Genel Şartlar:
1- Tıp Fakültesini bitirmek: Diploma başarı derecesine göre sıralanıp, kontenjan sayısınca ve sırasıyla kayıt yapılır.
2- O yöre nüfusuna kayıtlı olmak, orada doğmak, O yerdeki İlköğretim, Lise ve Tıp Fakültesini bitirmiş olmak. Kontenjanın % 70’i o yörelilere ayrılır. Yabancılar ise % 30’luk bölüme kabul edilir.
b- Uzman Hekimlik için başvuranlar, sınava tabi tutulmaz. Bölümüne göre; 1 yıllık mastır, veya 2 yıl süreli, bilim doktorası şeklinde yaptırılacak; TUS süresince, staj yapan öğrencilere; Tıp Fakültesi ve Hastanece; aylık ücret ödenmez, sosyal güvenlik sigortası primi kesilip yatırılmaz. Tıp Fakültesinden; Aile ve İşyeri Sağlığı Hekimi, unvanıyla mezun olan, doktorlar; hangi Tıp Fakültesi hastanesinde, uzman hekimlik stajı, yapmak istiyorlarsa, o Fakülte Dekanlığına başvururlar. Başvurular; Tıp fakültesi diploma derece notu ortalamasına göre, sıraya konur. Bölüm kontenjanı doluncaya kadar, sırasıyla kayıt yapılır. Bir bölüme; 20-40 arası, Tıpta uzmanlık staj öğrencisi alınır. Uzman Hekimlik staj öğrencileri: Pazartesi- Perşembe ve Cuma-Pazar şeklinde iki grup ve 8’er saatlik üçerli, nöbetçi hekim vardiyası şeklinde; Tıp Fakültesi ile Fakülte Hastanelerinde; işyeri uygulama sıtajlı, Akademik eğitim, öğretim yaparlar.
c- TUS’a devam eden doktorlar; kamu kurumu yada özel sektör hastaneleri ile açabilecekleri, kendi özel bürolarında,turistik otel ve sipor kulüplerinde; serbest çalışmalarını, normal olarak sürdürürler. SGK’ya aylık sigorta pirimlerini; bu çalıştıkları işyerleri, yada kendileri yatırır.
d- Sipor Hekimliği, Narkoz, Röntgen, Cilt Bakım, Güzellik, Böbrek Diyaliz Makinası uzmanlığı gibi bir yıl süreli, TUS ihtisas dalları: Master, Yüksek lisans düzeyindedir. 2 yıl süreli TUS ise Bilim Doktorası seviyesindedir.
TEST SINAVI VE ÜNİVERSİTEYE HAZIRLIK DERSANELERİ
1-10 Yıllık Temel Eğitim Okullarının, 4’üncü sınıfından itibaren, her ayın son ders gününde, öğrenciler; o ay gördükleri ders konularından, dönem içi test sınavlarına tabi tutulurlar. Bir öğretim döneminde, her yarı yıl için; 3 tane olmak üzere; toplam 6 defa test tipi sınav yapılır. Klasik tür, ezbere dayalı, sözlü, yazılı,ucu açık sınav yapılamaz. Klasik sözlü ve yazılı sınavlar; objektiflikten uzak, yanlı, ezberciliğe yönelik, akledip düşünmeyi dışlayan, yararsız değerlendirme yöntemleridir.
2- Üniversiteye giriş için AÜ-AÖK-DSM-ÖSYM'ce, yapılacak: YGS ve LYS sınavlarında öğrencilere; Açık Öğretim Lisesi ve Fen Lisesinin; 9.cu sınıfı(1 ve 2’ nci dönem) ile 10.cu( 1’inci dönem) sınıfında okutulan: Türkçe, Fen Bilgisi (FKB), Matematik ve Sosyal Bilgiler ders kitaplarındaki bilgilerden, soru sorulur. Test soru cevapları;2 şıklıdır, 2’den seçmelidir. Bu kitaplarda olmayan ve derste işlenmeyen konulardan veya tamamen yorum niteliğinde soru sorulamaz.
3-Bu uygulama başlayınca, Üniversiteye hazırlama dershanelerinin bir anlam, işlev ve önemi kalmayacağından, bu dershaneler kaldırılır. Dershaneler, sahip oldukları mevcut öğretmen, araç ve bina gibi değerlerini; öğrenciler ve ülke için daha yararlı bir şekilde kullanabilirler. Eski şekliyle dershanelerin, eğitim öğretime hiçbir olumlu katkısı yoktu. Fakülte kontenjanları belli, dershanelerin, üniversiteye alınacak Öğrenci sayısını; bir kişilik bile olsa arttırma fonksiyonu yok. Üniversiteye hazırlık dershaneleri açılmadan önce, okul döneminde ders kitaplarına çalışarak, öğrenciler: 350-400 puanla istedikleri bölümlere giriyorlardı;1923-1970,1980 arası. Dershaneler açılıp, yaygınlaştıktan sonra, yine okul döneminde planlı çalışan öğrenciler; birde dershaneye gidip, Ailesine yük olup, bir sürü para harcayarak, kursta zaman ve emeğini gereksiz yere tüketerek, test usulü sınav tekniğini geliştirip, daha çok soru yaparak: taban puanı uygulaması nedeniyle 400-500 puanla, istedikleri bölümlere yine girdiler. Prensipsiz, idealsiz, sorumsuz ve tembel öğrenciler, dershaneye de gitseler yine kazanamadılar. 2012’de; YGS’ye katılan, 1.8 mn öğrenciden 50 bini; 0 puan aldı!?*Üçtebiride, Açık öğretim için gereken,Taban puanı bile alamadı?
4-Dershaneler, ülke eğitim öğretimine katkıda bulunmak istiyorlarsa, Vakıf şeklinde örgütlenerek, yeni özel üniversiteler kurabilir.Veya kreş, okul öncesi, spor, müzik, resim gibi yetenek, hobi ve sanat dallarında Kurs, İlköğretim okulu, Fen ve Meslek Lisesi veya çeşitli konularda; yetenek kullanım ve beceri kazandırma ile İSMEK Sertifika puroğramı açabilir.
5-Yeni sisteme göre; İlköğretim, Açık Öğretim, Fen ve Meslek Liseleri için; SBS, OKS,TEOG gibi giriş sınavları yapılmayacağından, dershanelerin; bu okulların giriş sınavlarına, hazırlık kursları; anlamsızlaşıp, kendiliğinden kalkacaktır. Açık lise ile Fen ve Meslek Liselerine öğrenciler; Temel Eğitim okullarının, 5 yıllık 1. kademe karne notları ortalaması olan, İlköğretim okulu başarı puan belgesine göre, alınacaktır. Öğrenciler, kendi mahalle ve semtindeki Liseye başvurur. Başvurular, ilköğretim başarı puan derecesine göre sıralanır ve kontenjan doluncaya kadar kayıt yapılır. Ancak ilerde öğrencinin zorlanıp, bunalıma girmemesi için; İlköğretim okulu başarı notu ortalaması, en az iyi (B) ile Matematik ve Fen Bilgisi notu ortalaması, enaz(B) olmayanlar, Fen Liselerine, alınmaz, kaydedilmez, devam edemez. Özel okullar; alacağı öğrencileri, kendi ilkelerine göre belirleyip, seçer. En belirleyici unsur ise paradır.
6- Temel Eğitim okulu öğrencileri, bazı derslerden yetersiz olur, dersi takip edemez veya üniversiteyi kazanmada zorlanacağı anlaşılırsa: Ailelerinde isteğiyle; okul yönetimlerince; kendi okullarında ve Birinci ve ikinci;öğretim dönemi içinde, az bir ücret karşılığı, yetiştirme kursları açılabilir.Yaz okulu ile Yazın Derse,Sınava hazırlama,yeterlilik kursu açılamaz. Özel kuruluşlar, Temel Eğitim okulları derslerine yetiştirme,ETÜT,ÖDEV ve üniversite ders ve memurluk sınavına,TUS sınavına, hazırlama kursları açamaz. İsteyen öğretmenler, aynı anda 3 öğrenciyi geçmemek şartıyla öğrencilere; özel ücretli, yetiştirme, yeterlik kursu verebilir.
ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ, SEÇME SINAVLARI:
a- Hükümet, YGS ve LYS’yi kaldırmazsa; izlenmesi önerilen yol, sistem:
1-DSM-ÖSYM'ce yürütülen, ÖSYS;YGS ve LYS birleştirilip, Sınav;Mayısın ilk Pazar günü ve TEK aşamalı olacaktır. ÖSYS dışında ayrıca, Spor, müzik, resim gibi bölümler için özel yetenek sınavı yapılmayacaktır. Bu sınavlarda haksızlık ve kayırmalar olmaktadır. Öğrenciler, gitmek istedikleri, üniversitenin; Fakülte bölüm ve dalını; yetenek, beceri, eğilim, ilgi ve imkanlarına göre, Sınava başvuru sırasında belirleyecek ve Fakülteler için toplam;en çok 5 tercih yapacak. Taban puanı uygulanmayacak, Tercihi; yetenek, beceri ve ilgisi belirleyecektir. Başvurular, ÖSYS'de alınan puana göre, sıraya konacak, bölüm kontenjanına göre ÖSYM'ce, öğrenciler yerleştirilecek. Fakülte kontenjanlarının, % 70’ine, o bölge öğrencileri,% 30’luk kısma ise diğer bölgeler ile yabancı uyruklu öğrenciler,alınacak.
2-Tüm MYO’lara, başvuru ve kayıtlar ile Fakültelerdeki Kontenjan açıklarını ise ilgili üniversiteler: İnternet üzerinden,ön kayıt sistemiyle ve o yöreden başvuranların, Lise diploma başarı puanlarının, sıralamasına göre, yerleştirip,doldurur. Taban puan aranmaz. Fakülte Kontenjan açıkları için yada önkayıtla MYO’ya girmek için başvuranların; sabıkasız, o yöre nüfusuna kayıtlı, o yörede doğmuş,büyümüş, Fakülte ve MYO’nun, bulunduğu şehir ve bölgedeki İlköğretim ve Liseden, mezun olması gerekir. Bu 5 şart tutanlar, öncelikle tercih edilir.
b- ÖSYS, Mayıs ayının ilk pazar günü yapılır. ÖSS tek aşamalıdır. Sınav süresi 60 dakika olup öğrencilere 40 soru sorulur. Soru cevapları: 2 seçmeli, 2 şıklıdır. 2 yanlış cevap, bir doğru cevabı götürür. Doğru cevaplanan her soru için: ( 2) puan verilir: ( 40x 2= 80 Puan). Ayrıca lise diplomasındaki başarı puanına bakılarak, 10 yıllık Temel Eğitim Okulunu; Pekiyi (A) derece ile bitirenlere: ÖSYS 'de verdikleri her doğru cevap için: (+ 0.50 ), iyi (B) derece ile bitirenlere ise (+ 0.25) puan ek olarak verilir. Örneğin; Liseden, pekiyi derece ile mezun olan ve 40 soruyuda tam ve doğru olarak cevaplandıran, bir öğrenci, ÖSYS'den; 100 tam puan ( 40x2.5= 100) almış olur. En adaletli, gerçekçi ve objektif yöntem budur. Okul türü, okul öğrencilerinin genel başarısı, üniversite puroğramı gibi hususlar, Sınav başarı puanının hesaplanmasında dikkate alınmaz. 10 Yıllık bir emek, sadece bir günlük, bir saatlik sınavla ölçülemez, 10 yıllık çaba, çalışma, gayret gözardı edilemez. Bunun dikkate alınması, değerlendirilmesi gerekir. Diğer tembel öğrencilere haliyle ek puan verilmez. Geçmişte düzenli çalışmadıkları için sınavları; sadece ÖSYS'de gösterecekleri gayret sonucu, ortaya koyacakları başarıya göre belirlenecektir.Uygulamada görüleceği gibi bu öğrenciler, Hazırlık Dersanelerine gitmelerine rağmen, yine başarısız olmuştur. (EK.-C)
c-Üniversite sınavına, başvuracak öğrenciler; TF, TM, TS ve TD şeklinde 4 ayrı grup olarak düzenlenecek, ÖSYS'nin; sadece bir bölümünü tercih edip, sorularını cevaplayacak( EK- C). Üniversiteler, tüm fakülte ve yüksekokullara; bu 4 puan grubuna göre öğrenci alırlar. Öğrenci, temel eğitim okulunda iken; hangi derslerden başarılı ise, hangi derslere çalışmayı seviyorsa, hangi bölümde okumak istiyorsa, o dalın soru gurubunu seçmesi gerekir. Normal düzeyde bir öğrencinin, lise sıralarında iken, iki ve daha çok bölüme birlikte hazırlanması veya sınavda iki ve daha çok grubun sorularını, bilerek cevaplaması mümkün değildir. Eski sistemde 6 puan grubu olup: 120-180 veya 178-211 arası soru sorulmakta ve 3 saat cevap süresi verilmekte idi. Uzmanlara göre, insan beyninin normal çalışma temposu, 45 dakikalık bir dönem sonunda yavaşlamaktadır. Verilen bu uzun süre ve soru çokluğuna rağmen; 1996 yılında, ÖSS'ye başvuran l.5 milyon öğrenciden 400 bini, net 15 soru yapıp; 105 taban puanı dahi alamamıştır.60 bin öğrenci ise sınavdan;-0-puan çekmiştir!
*d- En doğrusu, Eğitim Bakanlığının; ÖSS’yi:(*OGS,LGS,OKS,SBS,TEOG,YGS,LYS) derhal kaldırmasıdır. Dersanelerin kurs ücreti; aile bütçelerine büyük yük, öğrenciye ise eziyet ve zulüm! Aile kursa göndermese, öğrenci başarısızlığının suçunu ailesine yüklüyor! Almanya, Fıransa, İngiltere, abd ve Japonya gibi gelişmiş ülkelerde:SBS,TEOG,YGS,LYS yok? Öğrenciler, Lise diploma başarı derecesine göre, kendi il, ilçe ve beldesindeki üniversiteye kabul ediliyor. Öğrenciler, İlköğretim okulunda açığa çıkarılan, Lisede yönlendirilip geliştirilen, yetenek ve becerisine uygun; okul bölümüne başvuruyor. Ailesiyle birlikte kaldığı ve severek, isteyerek o bölüme yazıldığı için derslere zamanında ve gereğince çalışıyor. Kendini yetiştirip, yeni şeyler üretip, başarılı ve mutlu oluyor. Okulla beraber, öğrencide bitip tükenmiyor! Diplomayla birlikte, bilgi, görgü, kültür ve bilinçte kazanıyor. Hükümete, birbirine kızıp, sağ sol adına; okulun camını, kapısını kırmıyor, yatakları yakmıyor, laboratuvarı tahrip etmiyor! Bu ülkeler, bu nedenle gelişip kalkınıyor, büyük devlet oluyor.
e- Üniversitede okumak isteyen 1.5 mn öğrenciden ancak 500 bini; üniversite sayısı ve öğrenci kontenjanı azlığı nedeniyle, okula kabul ediliyor. (*2012-13 yılında: 1.8 mn öğrenciden, 900 bini Üniversiteye kabul edilecek!). 1 mn öğrenci, okuma fırsatı bulamayıp, hayata küsüyor. % 20’lik zengin kesim, çocuklarını yurt dışına gönderip, yabancı ülkelerde okutuyor ve milli servet gereksiz yere, dışa gidiyor. Bu eğitim sorununun çözümünün; 2 yolu var:
1) Açık öğretimde; 100 bin, 200 bin kontenjanlı, hukuk, sağlık gibi yeni ve ihtiyaç duyulan bölümler açmak.
2)Gereksizliği ve Yararsızlığı nedeniyle,Kaldırılması istenen; Lise, Üniversite, Uzmanlık ve Memuriyet Sınavlarına, Hazırlık Dersanelerinin; birleşerek, yeni özel Vakıf Üniversiteleri kurmaları. Bu üniversiteler, Tıp, Dişcilik gibi ihtiyaç duyulan dallarda Fakülte ile Ebelik,Hemşirelik Sağlık MYO ve İlk Yardım,Çocuk,Hasta,Yaşlı Bakım,Sağlık MYO ile Aşçılık,Fırıncılık,Pastacılık MYO, Bilgisayar MYO açsın. Özel Hastanelerde, bu özel Tıp fakültelerinin, Eğitim, Araştırma, İhtisas ve Uygulama Hastanelerine dönüştürülsün.
ÖSYS SORU GURUPLARI VE ÜNİVERSİTELERİN; İLGİLİ BÖLÜMLERİ İLE
ALAN SINAV GURUPLARI ( EK- C ) :
*A- Sınav Soru, Puan Gurubu: 4 Guruptur:
1- TF: Türkçe ve Fen Testi:
2- TM: Türkçe ve Matematik Testi
3- TS: Türkçe ve Sosyal Bilgiler Testi
4- TD: Türkçe ve Yabancı Dil Testi
*B- Soruların, Derslere Göre Dağılımı: Toplam 40 soru:
1- TF:
a) Türkçe: 10 soru
b) Fen: 30 soru:
- Biyoloji:10
- Fizik: 5
- Kimya: 5
- Astronomi: 5
- Jeoloji: 5
2- TM:
a) Türkçe: 10 soru
b) Matematik: 30 soru
- Aritmetik: 5
- Cebir: 5
- Geometri: 5
- İstatistik: 5
- İktisadi Analiz: 5
- Bilgisayar: 5
3-TS:
a) Türkçe: 10
b) Sosyal: 30
- Tarih: 10
- Coğrafya: 5
- Felsefe: 5
- Sosyoloji: 5
- Pisikoloji: 5
4- TD:
a) Türkçe: 10
b) Yabancı dil: 30
*C- Fakültelerin, Ana Öğretim,Bölüm ve Dalları:
1-TF’ye göre; Sağlık ve Fen bilimlerinde yer alan puroğramları, tercih edenlerin cevaplaması gereken, test ana gurubu: Örneğin; Dişçilik, Eczacılık, Hemşirelik, Kimya M, Matematik ve Fen Bilgisi Öğretmenliği, Tıp, Veterinerlik, Ziraat.
2- TM’ye göre; İktisat, Teknik ve Mühendislik puroğramları: Örneğin; Bilgisayar, Endüstri, Elektrik, Elektronik, İnşaat ve Makine Mühendisliği, Mimarlık, Matematik ve Fen Bilgisi Öğretmenliği, İktisat, İşletme.
3- TS’ye göre: Sosyal Puroğramlar: Örneğin; Hukuk, Tarih, Coğrafya, Sosyoloji, Okul Öncesi, Ana Sınıfı,Rehberlik ve Engelliler Öğretmenliği, Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği.
4- Yabancı Diller Puroğramı: İngiliz Dili ve Edebiyatı, Tercümanlık ve Çeviri ile diğer yabancı dillerle ilgili Öğretim Puroğramları.
D- Bu, 4 Gurup Sınav Sisteminin, Uygulanacağı Yerler:
1- Bu, 40 soru, 100 tam puan üzerinden değerlendirilir. Türkçe gurubu puanı, yine ayrıca gösterilir.
2- İlköğretim, Lise ve Üniversitelerin; dönem içi ve sonu sınavlarında ise 4 dersin her biri, 5’li not sistemine göre, ayrı değerlendirilip, gösterilir. Her dersten 10 olmak üzere, toplam 40 soru sorulur.
3- Araştırma Görevlilerinin;Mesleğe ilk girişinde, Mastır, Uzmanlık, Bilim Doktorası, Doçent ve Purofesörlük unvanlarını almada; Akademik yükselme sınavlarında kullanılır. Tez, Puroje, Kazı çalışması, Deneme,Rapor hazırlayıp vermek, Akademik Araştırma Kitabı, İnceleme yazısı, Makale yazıp, bilimsel dergilerde veya internette yayınlatmak, Atölyede Tasarım, Laboratuvar Deneyi, İşyerlerinde uygulamaya yönelik; teknik, bilimsel çalışma, yeni ürün buluşu, icat, teknoloji geliştirme gibi, etkinliklerin her biri ve her yazılan kitap için ayrı puan verilir. Ayrıca, DSM’nin yapacağı bu 4 Alan Sınavından birine katılır. Kitap, Makale, Buluş, Puroje, Tez ve Alan Sınav notu gibi, Akademik çalışmaların değerlendirilmesinde: Akademik Kurulca verilen not ortalaması; en az (C) olanlar; bir üst Akademik unvan ve göreve, doğrudan yükselmiş kabul edilir. Bölüm başkanı, MYO Başkanı, Dekan, Kurul, yada Rektörün; Akademik yükselmelerde, inisiyatif yetkisi, takdir hakkı, not verme, kırma görevi yoktur. Yükselme; objektif şartlarda yapılır. Yükselme kararını, Akademik kurul verir. Kurul kararına karşı, kararın düzeltilmesi için, gerekçeli olarak, Rektöre itiraz edilebilir.
4- Devlet İlköğretim okulu ve Devlet Liselerinde görev yapan, öğretmenlerin; Fen Liseleri ile Devlet Okullarının idarecilik görevlerine geçişte ve Uzman Öğretmen ile Başöğretmen unvanlarını kazanmada; bu alan sınavları uygulanır. Öğretmenler, sadece bir bölümün sorusunu seçip, cevaplandırır. Askeri okullar, Polis okulu ve Fen Lisesi Öğretmenliği ile Baş Öğretmenlik sınavına katılabilmek için: enaz 5 yıl! Yine Uzman Öğretmenlik için: en az 3 yıl, eylemli,Kamu SGK sigortalı, özel okul veya kamu okulunda,eğitim,öğretim hizmeti yapmak gerekir.
5- Devlet, TEO Öğretmenlerinin, göreve girmeden önce veya ilk 5 yıllık görev dönemi içinde, dilediği dalda, Akademik Mastır yapması zorunludur. Bilim Doktorası yapmak ise isteğe bağlıdır. Memuriyete girmeden önce,Yüksek Lisans eğitimi yapan öğretmenlerin, bu akademik çalışması kabul edilir. Mastırı tamamlayana,Uzman Öğretmenlik unvanı ile Baş Öğretmenlik unvanı Sınavını kazanana; ek olarak; 1 derece! Bilim Doktorası yapanlara; 2 derece: Görevli olduğu Okul İdaresince verilir. Tüm Devlet Üniversiteleri ile AÖK’de, Yüksek Lisans eğitim puroğramı uygulanır. AÖK’de açılacak; Bir yıl süreli, Master ve Bilim Doktorası sıtajları; Tezsizdir.
*ÖZEL ÜNİVERSİTELERDE AÇILACAK BÖLÜM VE PUROĞRAMLAR
1- Fakültelerin eğitim, öğretim süresi 5 yıl, MYO’ların ise 3 yıldır. Yüksek Lisans; Tez hazırlama dahil, Mastır süresi; 1 yıl, Bilim Doktorası ise 2 yıldır.
2- Özel Vakıf Üniversiteleri ile Yabancı Üniversiteler, Yurdumuzda:Açık Öğretim, Askerlik ve Polislik gibi dal ve puroğramlar ile Eğitim Fakültesi, Pedagojik formasyon ve Öğretmenlik sertifikası veren bölüm açamaz, bu mesleklerle ilgili eğitim, öğretim veremez, yapamaz.
3- Tıp, Dişçilik, Hemşirelik, Hukuk, Kaptanlık, Uçak ve Helikopter Pilotluğu, Mühendislik, Veterinerlik Fakülteleri, Sipor ve Güzel Sanatlarla ilgili, Bölümler açılabilir. Üniversitelerde hangi bölüm açılıp, hangi derslerin okutulacağına, Üniversite Yönetim Kurulu karar verir. Okutulacak ders kitaplarınıda; Öğretim üyelerinin önerisi üzerine, ÜYK kararlaştırıp, belirler.
4- İngiliz, Rus, Çin,Arap, Fars vs Dil ve Edebiyatı Fakülteleri ile Çeviri ve Tercümanlık Bölümü.
5- Meslek Yüksek okulları: 300 çeşidi aşkın meslek vardır. MYO Yn K; yöre şartlarına ve ihtiyaca göre, açılacak MYO ile okutulacak meslek dersleri ve içeriğini belirler. Örnek;
- Aşçılık, Fırıncılık, Pastacılık MYO
- Atçılık ve Binicilik
- Altın, Mücevher İşleme ve Takı Tasarımı
- Ayakkabı Tasarım ve Üretim
- Tasarım, Sitilistlik, Moda, Dekor, Dizayn
- Bilgisayar
- Buğday Üretimi
- Tarım Araçları, Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım, Servis
- Tarım Alet ve Makineleri, Tasarım, Geliştirme, Üretim
- İş Makineleri, Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım
- Küçükbaş, Büyükbaş, Kanatlı Hayvan Yetiştirme, Besi Bakım ve Tedavi Teknikleri
- Sağlığa Yararlı,Tıbbi Bitki Üretim,Tarım Teknikleri
- Halk Tıbbı,Bitkisel İlaç Yapım Teknikleri
- Tarla Bitkileri Üretim
- Soğan Üretimi
- Pirinç Üretim Teknikleri
- Patates Üretim Teknikleri
- Seracılık
- Meyvecilik, Sepzecilik
- Süt Ürünleri
- İlkyardım, Çocuk, Hasta, Yaşlı Bakım,Sağlık MYO
- Sağlık Cihazları, Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım, Servis
- Diş Yapım Teknikleri
- Ebelik, Hemşirelik, Sağlık MYO
- Gemi, Yat Yapım, Bakım, Onarım
- Gemicilik
- Gemi Motorları, Bakım, Onarım, İşletim
- Yolcu Vapuru, Deniz Otobüsü, RO-RO, Kullanım, Bakım, Onarım
- Tiren, Metro, Tireleybus, Raylı Sistem Kullanım, Bakım, Onarım
- Film Yapım ve Televizyonculuk Teknik Hizmet
- Matbaacılık ve Basım Teknikleri
- Eski Eser, Arama, Kazı, Güncel Kazanım ve Yenileme Teknikleri
- Deri İşleme, Değerlendirme
- Tekstil, Konfeksiyonculuk
- Sipor, Çalıştırıcı ve Maç Yönetimi
- İnşaat
- Köprü, Tünel, Tüp Geçit, Alt ve Üst Geçit, Yapım, Bakım, Onarım
- İşyeri, Konut, Yapım, Bakım, Onarım
- Su Tesisatcılığı
- Mobilyacılık
- Pazarlama ve Reklam Teknikleri
- Kılima, Günısı, Kurulum, Bakım, Onarım, Servis
- Güneş ve Rüzgar Enerjisinden Elektrik Üretimi
- Motorlu Taşıtlar, Kurulum, Bakım, Onarım, Servis
- Otomobil, Kurulum, Bakım, Onarım, Servis
- Uçak, Helikopter, Kurulum, Bakım, Onarım
- Makine, Kurulum, Kullanım, Bk On Sr
- Elektro Mekanik Cihazlar, Kr, Kl, Bk, On, Sr
- Silah Tasarım, Üretim, Bk, Onarım MYO.
*ÖZEL DERSANELERİN AÇACAĞI, İSMEK SERTİFİKA PUROĞRAMLARI
1- Okul dersleriyle ilgili Yetiştirme ve Sınavlara Hazırlama amaçlı, Kurs açılamaz
2- Bir Din ve Mezheple ilgili,yatılı,Dini eğitim,öğretim kursu açılamaz. Dini eğitim, Devlet ve özel Üniversitelerde, Fakülte ve MYO düzeyinde yürütülür.*İbadethanelerde Akşamları,Haftasonu ve Yaz tatili döneminde,Dini Kurs açılması ve katılım serbesttir.
3- İSMEK Sertifika Puroğramları: 2 ay ile 4 ay sürelidir.
4- Kursa Katılıp,Ustalık Sertifikası,Belgesi almayan; Meslek Odasına üye olamaz, işyeri açamaz ve o işi: bir işyeri, üretim tesisi,çiftlik, yada fabrikada yapamaz.
5- Bakanlık, Belediye ve K.Kurum Müdürlükleri: İSMEK, Hobi, Sipor ve Sanat Kursu açamaz.
6- Kurslar: yazılı, sözlü, cd-bellek ile görsel, atölye, laboratuvar ve işyerinde uygulamalı yapılır.
7- Kursa katılabilmek için en az Lise Mezunu olmak gerekir. Ancak, Çobanlık, Kasaplık, Arıcılık, Seracılık, Sebzecilik, Ev işleri ve düzeni, Dikiş, Halı, Bez dokuma ve Tıraktör sürücülüğü gibi, bazı kurs dalları için diploma aranmaz, İlköğretim mezunlarıda kabul edilir.
8- Açılabilecek Kurslar:
- Sürücü Belgesi Kursu-Motorlu Taşıt Ehliyeti
- Otobüs, Taksi, Dolmuş, Öğrenci Servisi Şoförlüğü, sertifika
- Küçük Deniz Taşıtları, Tekne, Yat Kaptanlığı K
- İş Makinaları, Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım K
- Tarım Araçları, Kr, Kl, Bk, On K
- Yabancı Dil Kursu: Arapça,Farsça, İngilizce, Rusça,Gürcüce, Çerkezce, Kürtçe gibi
- Yabancılar için Türkiye Türkçesi Öğretimi ve Etkili Konuşma, Diksiyon, Fonetik K
- İlkyardım, Çocuk, Hasta, Yaşlı Bakım K
- Aşçı, Fırıncı, Pastacı K
- Turizm Elemanı ve Otel Personeli Yetiştirme
- Özel Güvenlik Personeli Eğitimi
- Yaz Öğrenci Kampı
- Su Siporları
- Yaz Sipor Kursu
- Kış Siporları
- Sipor Antrenörlük,Teknik Direktörlük ve Hakemlik
- Halk Oyunları
- Temel Müzik Bilgisi ve Saz Öğrenimi
- Resim, Heykel
- Ebru ve Hat Yazı Sanatları
- Tiyatro, Film Sanatçılığı
- Hosteslik
- Eczacı Kalfalığı
- Cilt Bakım ve Güzellik
- Sipor ve Sağlık Masaj Teknikleri
- Tıbbi Masaj Teknikleri
- Mankenlik
- Bilgisayar
- Berberlik, Kuaförlük
- Ev Düzeni, Hizmet ve İşleri
- Turist Rehberliği
- Kara Avcılık ve Atıcılık Belgesi
- Elişi, Dikiş, Nakış, Örgü
- Konfeksiyon
- Tasarım, Sitilistlik
- Ağaç İşleri
- Oymacılık
- Mermercilik
- Boyama
- Gemi, Yat Yapım, Onarım, Bakım
- İnşaat İşleri
- Ateşci, Patlayıcı Kullanım Belgesi K
- Kaloriferci
- Maden İşçiliği
- Balıkcılık
- Çiçekcilik
- Çobanlık
- Kasaplık
- Jokeylik ve At Bakımı
- Kanatlı, Küçükbaş ve Büyükbaş Hayvan Yetiştiriciliği, Sertifika Kursu…..!
ÖĞRETMEN FAZLALIĞI SORUNU:
1- Matematik, Okul Öncesi,Rehberlik ve Engelli Öğretmenliği gibi, bir kaç dalda açık var ise de;650 bini aşan (1.3.2016: 1mn) Öğretmen kadro ve personeline rağmen; bazı il, ilçe, belde ve köy okullarındaki öğretmen yokluğunun nedeni, plansız dağıtım ve sözde normlaştırılmış atama sistemidir? Üniversiteler dahil, devlete ait, temel eğitim okulu öğretmenlerinin çoğu, sağlık ve çocuklarının okulu nedeniyle il merkezlerinde toplanmıştır. Maaş karşılığı girmesi gerekli, ders saatlerini doldurmadan, hatta hiç derse girmeden maaş alan; en az 300 bin öğretmen vardır. Örneğin: (1992) Burdur'da öğretmen fazlası 600 'dür. Türkiyedeki Devlet Okullarının, Öğretmen mevcudu; 577 bin, Öğrenci sayısı ise 12 milyondur. Bir Öğretmene; 21 Öğrenci düşüyor! Pekiyi buna paralel başarı oranı ne? ÖSS’de; 50 bin öğrenci 0 puan, 3 öğrenci ise tam puan aldı!
2- Temel Eğitim Okulu ve Üniversitelerde;ihtiyaç fazlası öğretmenlerin azaltılarak,standart kadronun
oluşturulması için alınacak tedbirler:
a-1)Emekliliği gelenler, emekliye sevkedilir. Öğretmenliği sevenler, özel okullarda öğretmenlik yapsın, özel ders versin yada kitap yazsın.
2)Öğretmenlik Mesleğini Yürütme Şartı;Bilgisayar bilip,kullanmak.Öğrencilere örnek olacağından;Sigara içmemek,Alkollü içki kullanmamak.Kahveye gidip,oyun oynamamak. Bu şartı taşımayanlar;Diğer kamu kurumlarına atanır.
b)Kadro fazlası Öğretmenler, harcırahsız olarak naklen, nüfusuna kayıtlı olduğu il, ilçe veya beldenin okullarına gönderilir.
c)Eğitimde çok başlılık ve karışıklık yaratan, ancak olumlu bir katkısı olmayan YÖK, Talim Terbiye Kurulu, il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri, Halk eğitim merkezi müdürlükleri, Mesleki eğitim merkezi gibi kurumlar kaldırılmalı. Bu kurum ve kurulların, görev ve yetkisini; Bakanlık, Rektörlük ve Okul müdürlükleri kullanmalıdır.
3- Tüm Devlet Üniversite ve Temel Eğitim Okulları, özerk olmalıdır. Okullar: Anayasa, Eğitimle ilgili kanunlar, okulların yayınlayacağı yönetmelik ve okul yönetim kurulu kararlarıyla kendi kendilerini yönetmelidir.
4- Eğitim Bakanlığı, okul, arsa ve binalarını, Belediyelere devreder. Belediyelerde, ilgili okullara, ücretsiz olarak, bu arsa ve binaları tahsis eder.
5- Eğitim Bakanlığı, il ilçe ve belde belediyelerine; nüfus durumuna göre, öğretmen kadrosu tahsis eder ve eğitim öğretim mevzuatını düzenler. Bakanlık ve Belediyeler, üniversite ve temel eğitim, okul yönetimine karışamaz. Belediyeler, üniversite ve temel eğitim okullarının, altyapı hizmetlerine, derslik, yurt binası yapım ve onarım işlerine,izin verir, yardımcı olur.
6-a) Temel Eğitim Okulları ve Üniversite Yönetim Kurulları, ihtiyaç duyduğu dallarda ve açık kadro sayısınca, öğretim üyesi ve öğretmeni mülakatla göreve alır. Öğrencinin,velinin istemediği ve hizmetini yeterli bulmadığı, öğretmenleri; genel hükümlere göre işten çıkarır. Diğer idari personeli de kendisi göreve alır. Okul müdürünü, okul öğretmenleri kendi içlerinden; 5 yıllık bir süre için seçer.
b) Öğretmenlerin, kendi memleketinde; iklimine, kültürüne alışık olduğu yörede, görev yaparak; hemşehrilerine, kendi insanına hizmet etmesi gerekir. Doktor, Polis, Subay ve Yargıçlarında, nüfusuna kayıtlı oldukları; il, ilçe ve beldelerde görev yapmaları, hem devlet, hem halk için daha yararlı olacaktır. Çağın süper gücü, abd’nin;uygulaması bu şekildedir. TC hala, Osmanlıdan devraldığı; Sömürge Yönetim Sistemini(*yani; kendi memletinde, kamu görevi yaptırmama; iti, ite boğdurma, etki-tepki,birbirine ezdirme,aralarına nifak sokma,birleşmelerini, dayanışmayı engelleme siyaseti), uygulamaktadır.
7- Temel Eğitim Okulları ve Üniversite yönetim Kurulları; okullarındaki öğretmen, öğretim üyesi sayısını, standart kadro adedine indirir. Temel Eğitim Okulları ve Üniversitelere; araştırma görevlisi dahil akademik unvanına bakılmaksızın, 20-200 kişilik öğrenci grubu için; ortalama her: 50-100 öğrenciye, bir öğretim üyesi veya öğretmen kadrosu verilir. Öğretmenlerin standart kadroya alınmasında; Okulda,o dal öğretmenine ihtiyaç duyulması, öğretmenin o yer nüfusuna kayıtlı olması (*herkes kendi memleketinde çalışsın; hemşehrilerine hizmet etsin, sorumluluğunu bilip, kendini tanıyanlarca denetlenebilsin. Konut ve taşınma problemi olmasın, kendi evinde otursun, tarım ve hayvancılıkla uğraşıp, ek gelir sağlayabilsin...), Genç olması, üniversite mezuniyet derecesi, göreviyle ilgili araştırma, akademik mastır ve bilim doktorası yapması,bastırtıp,yada internetten, kitap yayınlaması veya benzeri çalışmalarla kendini kabul ettirmesi, Türkçe dil seviyesi, psikolojik ve bedensel sağlığı, öğrenciler tarafından sevilmesi gibi, hususlara dikkat edilir. Okulun standart kadrosu, kol ve branş durumuna ve sayılan bu şartlara uygun öğretmenlerle doldurulduktan sonra, ihtiyaç ve kadro fazlası öğretmenlerin, sicil dosyaları, o yer belediyesine gönderilir.
8-Belediyeler; Özel İSMEK Dersaneleriyle anlaşarak;ülkemizde ihtiyaç duyulan,alan, tür ve dallarda: Sipor hakemi, Antrenörlük, İngilizce, Bilgisayar, Turizm, Aşçılık, İlkyardım, Çocuk, Hasta ve Yaşlı Bakımı, Kuaför, Sipor Masörlüğü gibi konularda, bu kadro fazlası öğretmenleri; 2 ay- 4 ay süreli, İSMEK ve Beceri Kazandırma, Sertifika kurslarına tabi tutar. Kadro fazlası bu öğretmenlerle, Bakanlıklardan, il ve ilçelerdeki bütün kamu kurumlarından gönderilen, diğer kamu personelini; Belediyeler; bir yıllık bir dönem içinde, Özel Dersanelerin kurslarında eğitir, özel sektörde iş bulmaları veya kendi işlerini kurmalarında,destek, yardımcı olur. Bu bir yıllık süre içinde öğretmenlere, asli maaşları ödenir, tazminat ödenmez. Bir yıl sonunda; iş bulamayan veya kendi işini kuramayan, memur ve öğretmenlerin; maaşları ve memuriyetle: ilişkisi kesilir.
9- Temel Eğitim Okulları ve Üniversitelerde; günde ortalama 6 saat, haftada 24 ve 1 ayda toplam; 96 saat derse girmeyen, veya idari görev yapmayan, yada ders ve idari görev verilemeyen, öğretmen ve öğretim üyelerine; fiili görev yapmadıkları ilk ay için; sadece asli maaşları ödenir, tazminat ödenmez. İkinci ve üçüncü aylar için; asli maaşları kademeli şekilde %20 ve 50 oranında azaltılarak verilir. Fiili görev yapmama durumu, bir öğretim yılında; 3 ayı dolduranların;okulda hizmetine ihtiyaç duyulmadığından, okul yönetim kurulu kararıyla, okuldaki görevine son verilir.
10- Sayısı 60'ı bulan, öğretmenlik branş-dal-alan sayısı; 3’e indirilir. Böylece öğretmen dağılımı sağlıklı olarak planlanabilir.
11-Yabancı dil öğrenmeye; İstekli ve yetenekli öğrenciler; kursa giderek, dil kitaplarını okuyarak, cd-bellek, internet, yada uydudaki tv kanallarından, özgürce ve serbestçe, bir yabancı dili öğrenir. Dil yetenek, beceri ve öğrenme isteği olanlara; hiçbir zorluk, engel çıkarılamaz. Karşı çıkılan; zorlama, dayatma, yanlış yöntem ve yararsız uygulamadır. Konyadaki bir Veteriner, yada Nüfus memurunun; İngilizce öğrenmesinin, bilmesinin,kime neyararı var? İngiliz ve abd’lilerin, % 90’ı; yabancı bir dil bilmiyorlar! Bunun, bu ülkelere ve halka zararı ne?* Türkiyede, her düzeydeki tüm Devlet okullarında; yabancı bir dille eğitim, öğretim yapılamaz. Bir yabancı dil, ders olarak konulamaz ve okutulamaz.
EĞİTİM ÖĞRETİMDE DÜZENLEME, YÜKSEK ÖĞRETİM İLE İLGİLİ HUSUSLAR:
-Her ilde en az bir devlet üniversitesi kurulur.
A. Devlet Üniversitelerinde, Açılması Zorunlu, Fakülte ve Programlar:
1) Eğitim Fakültesi: Bu 3 dal dışında, öğretmenlikle ilgili başka bölüm ve program açılamaz.
a) Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği: (Türk Dili, Türk Dil Bilgisi, Türkçe Sözlük, İmla Kılavuzu, Atasözleri ve Deyimler, Türk Lehçeleri ve Edebiyatları ile Türk Tarihi, Türk Coğrafyası, Sosyoloji, Felsefe, Pisikoloji)
b) Matematik ve Fen Bilgisi Öğretmenliği: (Matematik, Geometri, Bilgisayar, İstatistik, İktisadi Analiz, Fizik, Kimya, Biyoloji, Astronomi, Jeoloji)
c) Okul Öncesi, Ana Sınıfı,Rehberlik ve Engelliler Öğretmenliği: (İşitme, Konuşma, Zihinsel, Görme Engelliler öğr gibi tüm programlar okutulur). Öğretmen ilgi duyduğu, başarılı olduğu dalda hizmet yapar.
2) İktisadi ve Sosyal Bilimler:
a) Ekonomi ve Pazarlama
b) Hukuk
c) İşletme
d) İlahiyat Fakültesi ve İlahiyat MYO adı: Alperen Fakültesi ve Sevgi MYO şeklinde değiştirilir.(*Not: 1963 yılında adı: Yüksek İslam Enstitüsü idi, İslam kelimesi kaldırıldı! )
e) Turizm
3) Fen ve Sağlık Bilimleri: (Bölge şartlarına uygun programlar açılır)
a-1) Ağaç İşleri Endüstri Mh. ( Orman Fakültesi; Orman Endüstri Mühendisliğine dönüştürülür)
2) Tarla Bitkileri
3) Su Ürünleri
b- 1) Tıp Fakültesi
2) Diş Hekimliği F.
3) Eczacılık F: (Sadece bir devlet üniv. açık kalır, diğerleri kapatılır!)
4) Hemşirelik, Ebelik, Sağlık MYO
5) İlkyardım, Çocuk, Hasta, Yaşlı Bakım ve Eğitimi, Sağlık MYO
6) Sağlık MYO
7) Fizyoterapi, Sipor ve Tıbbi Masaj MYO
8) Diş Teknikerliği MYO
9) Bitkilerle Tedavi ve İlaç Yapımı MYO
10)Rontgen, Tomoğrafi, MR, Film ve Tıbbi Cihazlar; Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım ve Servis Teknikerliği MYO
c-1) Veteriner Hekim F.
2) Veteriner MYO
4) Mühendislik Bilimleri: (Bölge şartlarına uygun programlar açılır)
-Teknik Öğretmen okulu uygulaması kaldırılır. Bu okullar, Mühendislik Fakülte ve Teknik MYO’lara dönüştürülür.
a) Bilgisayar.
b) Elektrik-Elektronik,
c) Bilgisayar puroğramlama
d) Endüstri Ürünleri Tasarımı.
e) Gemi İnşaatı,
f) Gemi Kaptanlığı (Güverte),
g) Uçak ve Helikopter Pilotluğu,
h) İnşaat,
i) Makine, Motor, Otomotiv, Doğalgaz, Su Tesisatı vb,
j) Mimarlık,
k) Seramik,
l) Savunma ve Silah Endüstrisi
B. Aşağıda sayılan bölüm ve programlar Devlet Üniversitelerinden kaldırılır. Devlet Üniversitelerinde bu konularda eğitim veren fakülte ve yüksek okul açılamaz. Ancak bu konular: fakülte ve yüksek okulların, ilgili bölümlerinde, ders olarak okutulabilir. Özel üniversitelerde ise bu programlarda bölüm açılabilir.
a) Devlet Üniversitelerinden kaldırılacak, yeteneğe dayalı, Sosyal Ağırlıklı Yüksek Öğretim Programları:
1) Konservatuar: Bale, bando, folklor (halk oyunu), dans, opera, tiyatro, müzik, şan ve çalgı gibi bölüm ve dallar.*Bu okul ve TRT’deki Müzik aletleri;Müzik Müzesine konur!
2) Bedeneğitimi ve Spor
3) Güzel Sanatlar ve İletişim Fakültesi: ( Özel Üniversiteler, bu bölümleri açabilir)
Heykel. Müzik, Resim. Tiyatro, Sinema. Radyo, Televizyon, Gazetecilik, Fotoğraf vb.
4) Yeteneğe İlişkin, öğretmenlikle ilgili düzenleme:
Beden eğitimi ve spor öğretmenliği. Müzik öğretmenliği. Resim-iş öğretmenliği gibi yeteneğe dayalı uğraşların, öğretmenliği olmaz ve meslek edinilmez. Bu dallar yetenek, ilgi ve sevgiye bağlı olarak, esas iş dışında, ruhsal ve bedensel sağlığı dengede tutmak için: boş zamanları değerlendirmek amacıyla yapılan;hobi türü,kültürel,amatör etkinlik, dinlendirici çalışmalardır.
b) Devlet Üniversitelerinden Kaldırılacak Olan, Öğretmenlik Dalları:
Bu dersler, bu konularda uzmanlaşmış; siporcu, sanatçı, usta ile akademik ve teknik elemanlara verdirilir. Özel ve yabancı üniversiteler;eğitim fakültesi ve öğretmenlik bölümü açamaz.
1- Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği,
2- Müzik Öğretmenliği,
3- Resim-İş Öğretmenliği,
4- Bilgisayar Öğretmenliği,
5- Uygulamalı Sanatlar Öğretmenliği,
6- Biyoloji Öğretmenliği,
7- Fizik Öğretmenliği,
8- Kimya Öğretmenliği,
9- Elektrik-Elektronik Öğretmenliği,
10- Makine Öğretmenliği,
11- Matbaa Öğretmenliği,
12- Metal Öğretmenliği,
13- Mobilya ve Dekorasyon Öğretmenliği,
14- Tekstil Öğretmenliği,
15- Yapı Öğretmenliği,
16- Aile Bilimleri ve Tüketici Öğretmenliği,
17- Endüstriyel Teknoloji Öğretmenliği,
18- İşletme Öğretmenliği,
19- İşletme. Muhasebe ve Ticaret Öğretmenliği,
20- Sınıf Öğretmenliği,
21- Coğrafya Öğretmenliği,
22- Felsefe Grubu Öğretmenliği (felsefe ders olarak, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği
bölümü öğrencilerine okutulur),
23- Aile Ekonomisi ve Beslenme Öğretmenliği,
24- Çiçek, Örgü, Dokuma Öğretmenliği,
25- Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmenliği,
26- Çocuk Gelişimi ve Ev Yönetimi Öğretmenliği,
27- El Sanatları Öğretmenliği,
28- Giyim Endüstrisi ve Giyim San. Öğretmenliği,
29- Giyim Öğretmenliği,
30- Kuaförlük Öğretmenliği,
31- Nakış Öğretmenliği.
32- Okul Öncesi Eğitimi Öğretmenliği,
33- Tarih Öğretmenliği,
34- Trikotaj Öğretmenliği,
35- Turizm Öğretmenliği,
36- Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği,
37- Almanca ve İngilizce Öğretmenliği: Özel Ün; Yabancı dil ve edebiyatı öğrenimi, Çeviri ve Tercümanlıkla ilgili faaliyetleri yürütebilir.
38- Arapça ve Dini Konularla İlgili Meslek Dersi Öğretmenliği,
39- Özel Eğitim Öğretmenliği,
40- Fransızca Öğretmenliği,
41- Japonca Öğretmenliği,
42- Sağlıkla İlgili Meslek Dersleri Öğretmenliği,
c) Devlet Üniversitelerinden; aşağıda sayılan sosyal nitelikli, bölüm ve programlar kaldırılır. Gerekli olanlar, ilgili bölümlerde sadece ders olarak okutulur. Özel üniversitelerde bu bölüm ve programlar açılabilir. Devlet Ün’den; Fen Fakülteleri ve Edebiyat Fakülteleri kaldırılır.
1-Bilim Tarihi,
2- Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme,
3- Ekonometri,
4- Enformatik,
5- Ev Ekonomisi,
6- Maliye,
7- Sağlık İdaresi,
8- Coğrafya,
9- Eğitim İletişimi ve Planlaması,
10- Eğitim Programları ve Öğretim,
11- Eğitim Yöneticiliği ve Deneticiliği,
12- Eğitim Yönetimi ve Planlaması,
13- Ev İdaresi ve Aile Ekonomisi,
14- Felsefe,( Bazı bölümlerde, ders olarak seçip okunabilir)
15-Halk Eğitimi.
16- Kamu Yönetimi,
17-Psikoloji,
18- Psikolojik Danışma ve Rehberlik,
19- Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık,
20- Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi,
21- Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler,
22- Sosyal Antropoloji.
23- Sosyal Hizmetler.
24- Sosyoloji,
25- Uluslararası İlişkiler.
26- Arkeoloji ve Sanat Tarihi,
27- Arşivcilik.
28- Çağdaş Türk Lehçeleri ve ve Edebiyatları,
29- Dokümantasyon ve Enformasyon,
30- Etnoloji,
31- Gazetecilik,
32- Halk Bilimi (Folklor),
33- Halkla İlişkiler ve Tanıtım,
34- Hititoloji.
35- Klasik Arkeoloji.
36- Kütüphanecilik,
37- Prehistorya,
38- Prehistorya ve Önasya Arkeolojisi,
39- Radyo ve Televizyon.
40- Sinema,
41- Sanat Tarihi.
42- Sümeroloji,
43- Tarih.
44- Türk Dili ve Edebiyatı.
45- Türk Halk Bilimi,
46- Alman Dili ve Edebiyatı.
47- Alman Dili ve Kültürü.
48- Amerikan Kültürü ve Edebiyatı,
49- Arap Dili ve Edebiyatı,
50- Bulgar Dili ve Edebiyatı,
51- Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı,
52- Dil Bilimi,
53- Fars Dili ve Edebiyatı,
54- Fransız Dili ve Edebiyatı,
55- Hindoloji,
56- Hollanda Dili ve Edebiyatı
57- Hungaroloji (Özel üniversiteler, Yabancı Dillerle ilgili, puroğram, bölüm açabilir)
58- İngiliz Dil Bilimi,
59- İngiliz Dili ve Edebiyatı,
60- İngiliz Dili ve Kültürü.
61- İspanyol Dili ve Edebiyatı,
62- İtalyan Dili ve Edebiyatı,
63- Japon Dili ve Edebiyatı,
64- Kore Dili ve Edebiyatı,
65- Latin Dili ve Edebiyatı,
66- Leh Dili ve Edebiyatı,
67- Romen Dili ve Edebiyatı,
68- Rus Dili ve Edebiyatı.
69- Sinoloji.
70- Urdu Dili ve Edebiyatı,
71- Yunan Dili ve Edebiyatı, Ermenice, Süryanice, Kürtçe: Özel Üniv. Bu vb dil eğitimi verebilir
72- Müzik, Müzik Bilimleri.
73- Tiyatro,
74- Türk Halk Oyunları,
75- Cilt,
76- Çizgi Film (Animasyon),
77- Eskiyazı,
78- Fotoğraf,
79- Geleneksel Türk El Sanatları.
80- Heykel.
81- Resim.
82- Tezhip (süsleme).
83- Adalet Yüksek Okulu. Adalet.
84- Basım ve Yayıncılık.
85- İletişim Sanatları,
86- Yönetim ve Organizasyon,
87- Ev İdaresi.
88- Halkla İlişkiler.
89- Mahalli İdareler.
90- Sosyal Bilimler.
91- Kooperatifçilik, Tarımsal Kooperatifçilik,
92- Avrupa Topluluğu,
93- Matbaacılık,
94- Mahalli İdareler (zabıta),
95- Maliye,
96- Gümrük İşletme,
97- Orta Kademe Yöneticilik,
98- Seyahat İşletmeciliği.
d) Devlet Üniversitelerinden, aşağıda sayılan Fen ve Teknik nitelikli, bölüm ve programlar kaldırılır. Gerekli olanlar, ilgili bölümlerde sadece ders olarak okutulur. Özel üniversitelerde bu bölüm ve programlar açılabilir.
1- Astronomi ve Uzay Bilimleri.
2- Biyoloji,
3- Çevre,(Seçmeli ders olarak okutulabilir)
4- Çevre Koruma,
5- Çevre Mühendisliği,
6- Çocuk Sağlığı ve Eğitimi.
7- Fizik.
8- Fizik Antropoloji,
9- Fizik Mühendisliği,
10- Havacılık Mühendisliği,
11- Hidrojeoloji Mühendisliği,
12- İstatistik.
13- Jeofizik Mühendisliği,
14- Jeoloji Mühendisliği(Sadece ODTÜ Üniversitesinde kalır)
15- Kimya,
16- Moleküler Biyoloji,
17- Moleküler Biyoloji ve Genetik.
18- Genetik,
19- Orman Mühendisliği,
20- Paleoantropoloji,
21- Tıbbi Biyolojik Bilimler,
22- Tütün Eksperliği,
23- Toprak,
24- Zootekni,
25- Makine,
26- Matematik.
27- Matematik Mühendisliği,
28- Meteoroloji Mühendisliği,( Sadece İTÜ’de kalır)
29- Nükleer Enerji Mühendisliği,
30- Petrol Mühendisliği,
31- Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği,
32- Şehir ve Bölge Planlama,
33- Tarım Ekonomisi,
34- Uçak Mühendisliği,
35- Uzay Bilimleri ve Teknolojisi,
36- Demiryolu Araçları.
37- Çay Eksperliği (Bu bölüm Çay Yetiştiriciliği ve Üretimi dersine dönüştürülür)
38- Pamuk Eksperliği ve İplikçilik (Bu bölüm Pamuk Yetiştiriciliği dersine dönüştürülür)
39- Radyo ve TV yayımcılığı,
40- Tütün Yetiştiriciliği ve İşletmeciliği (Tütün ile ilgili derse dönüştürülür)
e) Üniversitede bölüm ve programlar; yörenin coğrafi ve ekonomik şartları, göz önünde tutularak
açılır. Örnek:
1- Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ankara'dan kaldırılsın. Ziraat fakülteleri; Konya. Adana, Urfa gibi tarımla uğraşan illerde açılsın.
2- Ankara ve İstanbul’daki Veteriner Fakülteleri kaldırılıp, Veteriner fakülteleri; Edirne-Tekirdağ-Kırklareli, Balıkesir, Kars,Konya,Karaman,Erzurum, Hakkari. Burdur gibi,hayvancılık yapılan illerde açılsın.
3- Orman İdaresi keserek, bilinçsiz halk ise yakarak, ülkede orman bırakmadı. Orman fakülteleri kaldırılıp, bu bölümler; Ağaç İşleri, Endüstri Mühendisliği programına dönüştürülsün. İstanbul, Trabzon gibi illerimizde, bu tür ormancılık ürünleri programının açılmasına gerek yoktur. Sadece Bolu ve Kastamonu Üniversitesinde açılacak olan; Ağaç İşleri, Endüstri Mühendisliği Türkiye için yeterli.
4- Türkiye'de insanlar, genellikle meslek edinmek, iş bulabilmek, hatta devlet dairesine memur olarak girebilmek için okuyor. Devlet, görev, iş veremeyeceği dallarda, eğitim öğretim yapmasın, bölüm ve program açmasın. İnsanları diplamalı işsiz durumunda bırakmasın. Üniversite bölümleri % 95 ölçüsünde özel sektör için eleman yetiştirsin. Türkiye'de yüksek öğrenimi geçtik, Lise eğitimi dahi; sosyal statü ve kültürel gereksinimi karşılamak için yapılmıyor. Okumak; Eğitim, Öğretim; zevk, hobi veya su, gıda gibi bir sosyal ihtiyaç değil, zorlama, angarya, eziyet, gereksiz ve boş bir çaba olarak görülüyor. Okullarda verilen, eğitim, öğretim; ne gençleri; özgüvenli, kendiyle barışık, mutlu yapıyor, ne yeteneğini açığa çıkarıp, becerisini geliştiriyor, nede bir iş, sanat, meslek sahibi yapıyor.Okullar, sadece diploma veriyor ve karşılığında;hayattan koparıp,okumaktan soğutup,mutsuz,özgüvensiz,amaçsız yapıyor!
*10 YILLIK TEO;İLKÖĞRETİM VE LİSE EĞİTİMİNDE DÜZENLEME
a- Genel Hususlar:
1- Tüm TC Vatandaşları:Gün ve Ay hesabına bakılmaksızın, 5 yaşına girdiği yılda; 10 yıl (5+5) süreli, zorunlu Temel Eğitim Okuluna başlamak ve bir lise türünü bitirmekle ödevlidir.OKUMAK; hem kişilerin doğal hakkı, hem insanlık görevi,hemde vatandaşlık ödevidir. İnsanların, sağlıklı yaşayabilmesi için; nasıl hava, su ve ekmeğe ihtiyacı varsa, hayatta; geleceği gerçekçi öngörüp, doğru karar vererek, başarılı ve huzurlu olabilmesi içinde akledip düşünmesi, bunun içinde, doğru bilgiye, ihtiyacı vardır. İnsan;doğruyu- yanlıştan,iyiyi-kötüden, ancak bilgiyle ayırt edebilir. Kullanılmayan, yararsız bilgi, kişiye yüktür. Bilenle- bilmeyen, sağlamla- hasta,başarılı-başarısız, iyi ile kötü, bir değildir, aynı,eşit ve eşdeğer olamaz. Bilgili Kişi; bilinçli, ilkeli, öngörülü- ileri görüşlü, akledip düşünen, doğru karar verebilen,özgür iradeli, dürüst,cesur,özgüvenli, sabırlı, anlayışlı davranandır.
2- Dışarıdan, İlköğretim ve lise bitirme sınavlarına girilerek, Temel Eğitim Okulu Diploması alınamaz. Belirlenen yaş sınırını aşanlar, Açık Öğretim Lisesine yazılıp, her yıl bir sınıf geçerek, eksik öğrenimlerini tamamlayabilirler. İki veya daha çok sınıfın ders ve sınavlarına, aynı dönemde girilemez.
3- Devlet okulları arasında:Ailenin yer değişimi nedeniyle; karne başarı durumu ve not ortalaması esas alınarak, öğrencilerin okul ve bölüm değiştirme istekleri, yerine getirilir. Tüm okullardan, Açık Öğretime geçiş yapılabilir.
4- Devlete ait, ilköğretim ve lise seviyesinde, yatılı okul açılamaz. Devlet, Temel Eğitim Okulu öğrencileri için yurt açıp işletemez. Yatılı ilköğretim okulu ve lise ile, Temel Eğitim Okulu öğrencileri için öğrenci yurdunu; ancak özel sektör, vakıf ve dernekler açıp işletebilir. YİBO ile Taşımalı Sisteme ve kahvaltı, öğle yemeği verilmesine dayalı, Eğitime son verilir.
b- Devlete Ait Temel Eğitim Okulu ve Devlet Liseleri:
1- Temel Eğitim birinci kademe: 5 yıllık İlköğretim Okulu,
2-Fen Lisesi,
3- Meslek Lisesi,
4- 10 yıllık Açıköğretim Lisesi (*Açıköğretim lisesiyle ilgili işlemleri; her il, ilçe ve beldedeki devlet ilköğretim okulu müdürlüğü yürütür.)
c-Devlete ait, tüm Temel Eğitim Okulları, bu 4 grup, okul müdürlüğü çatısı altında toplanır. Fen ve Meslek Liseleri, 5 yıllık ilköğretim okulundan sonra; 5 yıl sürelidir. Temel Eğitim, Açıköğretim Lisesi; 5+5 şeklinde ve 10 yıl sürelidir. Bu 3 lise dışında, yeni,başka bir tür lise açılamaz. Özel Vakıflar ile yabancılar; Fen ve Meslek Lisesi ile Okul öncesi Yuva-Kıreş ve İlköğretim okulu açıp işletebilir. Ancak, Temel Açık İlköğretim okulu, Açık öğretim Lisesi, Açık Öğretim Fakülte ve Açık MYO ile Eğitim Fakültesi, Polis ve Askeri okul açamaz. Özel Üniv. Dini Fakülte açabilir.
d- Devlet Okullarından; Kaldırılacak Olan, Lise Türleri:
Kaldırılan okul türlerine ait binalar, belediye mülkü olur. Belediyeler bu yerleri Temel Eğitim Okulu olarak kullanılmak üzere, ilköğretim ve lise müdürlüklerine ücretsiz tahsis eder. Yörenin durumuna göre burası; İlköğretim Okulu, Fen ve Meslek Lisesi olarak kullanılır. Kaldırılan lise türlerinde verilen, eğitim öğretim; üniversite düzeyinde yürütülür. Bu tür hizmetler, günümüz dünyasında, bu yaştaki kişi ve lise seviyesinde verilen, bilgiyle yürütülemez.
l- Askeri Lise (Askeri Eğitim Öğretim Üniversite seviyesinde yapılmalı. İnsanlar askerliği, bilinçli olarak seçmelidir.)
2- Akşam Lisesi (verimsiz ve gereksiz, sonradan okumak isteyenler; Açıköğretim Liselerinde eğitimini tamamlar)
3- Güzel Sanatlar, Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi (Sanatın okulu değil , sanatla ilgili teknik ders olabilir)
4- Öğretmen Lisesi, Anadolu Öğretmen Lisesi (Öğretmenlik eğitim öğretimi, üniversite düzeyinde yapılmalıdır. Öğretmenlik severek, isteyerek bilinçli seçilmeli.)
5- Ticaret Meslek L, Anadolu Tic.M.L, Limme programı uygulayan Tic.M.L.; (Ticaret Eğitim Öğretimi; üniversite düzeyinde sürdürülmelidir.)
6- Teknik Liselerden Kaldırılacak Olan Türler: Yörenin durumuna göre; bu okul ad ve konuları, ders olarak okutulabilir veya eğitim, üniversite düzeyinde verilir.
• Anadolu Gazetecilik Lisesi
• İnşaat Teknik Lisesi
• Kimya Teknik Lisesi
• Meteoroloji Teknik Lisesi
• Ziraat Teknik Lisesi
7- Endüstri Meslek Liselerinden Kaldırılacak Olan Türler: Endüstri Meslek ve Teknik Lise.
• Kimya Meslek Lisesi
• Matbaa Meslek Lisesi
• Yapı Meslek Lisesi
• Anadolu Gazetecilik Meslek Lisesi
8- Kız Meslek Liselerinden Kaldırılacak Olan Türler:
• Kuaförlük Meslek Lisesi
• Geleneksel Türk El Sanatları K.M.L
• İç Mimarlık ve Restorasyon An.K.M.L
• Süs Bitkileri Meslek L.
9- Sağlık Eğitim Öğretimi; Lise seviyesinden kaldırılır. Ön Lisans, Lisans ve Yüksek Lisans düzeyinde yürütülür. Kaldırılan Sağlık Meslek Liseleri Türleri:
• Sağlık M.,An.Sağlık M.L.
• Özel Sağlık M.L.
• Çevre Sağlığı M.L.
• Laboratuar S.M.L.
• Hemşirelik M.L.
• Özel Hemşirelik M.L.
• Ortopedik Cihaz ve Protez Teknisyen Okulu
• Sağlık Bilimleri Koleji
• Hayvan Sağlığı Memurları M.L.
• Veteriner Sağlık Teknisyenleri M.L.
• Veteriner Sağlık M.L. (Veterinerlik eğitimi, fakültede verilir)
• Laborant M.L.
l0- Askeri Liseler ile Astsubay Hazırlama Okulları: Lise düzeyinde eğitim veren bu okullar, yüksek okula dönüştürülür. Askeri yüksek okullara; 10 yıllık T.E.O. mezunları alınır. Liseden sonra Harp Okulu: 5 yıl, Teknik Subay Y.O:5 yıl, Meslek Subayı MYO: 3 yıl süreyle eğitim, öğretim verir. Kara, Deniz ve Hava Astsubay Hazırlama Okulları,Yüksek Okula dönüştürülür. Teknoloji Çağında; gerek, anlam ve önemini yitiren; Jandarma, piyade, tankçı, topçu ve Mızıka Astsubay Hazırlama Okulları ise tümüyle kaldırılır. Görevi; vatanı savunmak, düşmanla savaşmak olan Asker, sivil halkla ilgili, günlük bir kamu hizmeti yürütemez. Çünkü uygulamada görüldüğü gibi,acımasızdır, halka zulmeder ve devletten soğutur.Teröristle-Çobana, Kaçakçıyla- Bakkala, aynı şekilde davranıyor!
11- Kaldırılacak Olan Diğer Meslek Liseleri: Bu liselerden bazıları Yüksek Öğretim düzeyinde eğitimlerini sürdürürler: Bunlardan eğitimi Teknik nitelikli olanlarda Meslek Lisesi grubuna alınır ve bazı programlar ders olarak okutulur.
• Adalet Meslek Lisesi '
• Anadolu İletişim Lisesi
• Ev Ekonomisi Meslek Lisesi
• Maliye Meslek Lisesi
• Polis Akademisi;5 yıl. Polis Koleji(*ön lisans seviyesinde 3 yıl süreli Polis Meslek Yüksek Okuluna dönüştürülür)
• Spor Meslek Lisesi (sporun lisesi olmaz, Gençlerin, sağlıklı yetişmesi için eğitim öğretim dışında, bir spor dalıyla uğraşarak, boş vakitlerini değerlendirmesi gerekir. Spor amatör ruhla yapılır. Meslek olamaz.)
• Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi: En az ön lisans seviyesinde Haritacılık yüksek okuluna dönüştürülür.
• Tarım (Ziraat) Meslek Lisesi: Ziraat Fakültesine dönüştürülür.
• Konservatuar: Müzik hobi ve yeteneğe yöneliktir. Müzik meslek olamaz.
• Mahalli İdareler Meslek Lisesi. An.Mahalli İd.M.L.
• Demiryolu M.L.
• Meteoroloji M.L,. An. Meteoroloji M.L,
e- Devlet Liselerinden Kaldırılacak Olan Alan ve Kollar. Bu bölüm ve programlar ilgili liselerde gerekirse, ancak ders olarak okutulabilir. Kaldırılan alan ve kollar; Ön Lisans ve Lisans seviyesinde yüksek okullarda; bölüm ve program şeklinde açılabilir veya ders olarak okutulabilir.
1- Ticaret
2- Adalet
3- Altyapı
4- Anestezi, Anestezi Teknisyenliği
5- Bankacılık
6- Beden
7- Besin Endüstrisi. Besin Endüstrisi İşleme
8- Besin Teknolojisi
9- Besin Teknolojisi-Gıda Kontrol ve Analizleri / Besin Kontrol ve Analizleri
10- Besin Teknolojisi Kurum Beslenmesi / Kurum Beslenmesi
11- Borsa Hizmetleri
12- Büro Yönetimi
13- Cilt ve Serigrafi / Ciltleme ve Serigrafi
14- Çay Teknolojisi
15- Çevre Sağlığı
16- Çocuk Gelişimi ve Eğitimi / Çocuk Gelişimi / Çocuk Gelişimi ve Bakımı
17- Dekoratif El Sanatları / Dekoratif Resim / Dekoratif Sanatlar
18- Deniz ve Liman İşletme
19- Deniz Turizmi
20- Dış Ticaret
21- Dil ve Edebiyat
22- Diş Protez Teknisyenliği
23- Dizgi
24- Ebelik
25- Edebiyat
26- Eğitim Araçları
27- El Sanatları ve Çiçek / El Sanatları
28- Emlak Komisyonculuğu
29- Dekorasyon / Dekoratif Sanatlar
30- Ev Ekonomisi
31- Ev Yönetimi ve Beslenme / Ev Yönetimi / Beslenme ve Ev Yönetimi
32- Fotoğraf ve Klişe
33- Gazetecilik
34- Genel Hizmetler
35- Genel Kültür
36- Gıda Teknolojisi
37- Harita ve Kadastro
38- Hayvan Sağlığı
39- Hemşirelik
40- Hukuk Sekreterliği
41- Hidrolik ve Pnömatik Teknolojisi
42- İçmekaıı Düzenleme / İçmekan Tasarımı 43- İnşaat
44- İnşaat Üstyapı
45- İşletme / İşletmecilik
46- Kat Hizmetleri
47- Kimya
48- Klasik Ciltçilik
49- Konservasyon
50- Kooperatifçilik
51- Kütüphanecilik
52- Laborant
53- Laboratuar
54- Lastik Teknolojisi
55- Maden
56- Mahalli İdareler
57- Maliye
58- Matbaa / Matbaacılık
59- Matematik
60- Meteoroloji
61- Muhasebe
62- Müzik
63- Ofset Baskı / Ofset Baskı Serigrafi
64- Ortopedik Cihaz ve Protez Teknisyenliği
65- Petrokimya
66- Plastik Sanatlar (Heykel)
67- Plastik Sanatlar (Resim)
68- Plastik İşleme
69- Proses
70- Radyo Televizyon
71- Radyoloji
72- Radyoloji ve Tedavi Laboratuarı
73- Reprodüksiyon ve Klişe
74- Resim
75- Resterasyon
76- Sağlık Memurluğu
77- Sanat
78- Sekreterlik
79- Servis / Servis Hizmetleri
80- Seyahat Acentalığı
81- Sınıf Öğretmenliği
82- Sigortacılık
83- Soğutma ve İklimlendirme
84- Sosyal Bilimler / Sosyal Bilimler ve Edebiyat
85- Süper, Anadolu, Genel ve Çok Puroğramlı Liseler
86- Su ürünleri / Su Ürünleri İşleme / Su Ürünleri Üretme
87- Süs Bitkileri
88- Tabii Bilimler
89- Tapu Kadastro
90- Tarım
91- Tesis İşletmeciliği
92- Tesisler
93- Tıp Elektroniği
94- Tıp Sekreterliği
95- Ticaret
96- Tipo Baskı / Tipo Baskı Serigrafı
97- Türkçe / Matematik
98- Uygulamalı Resim
99- Veteriner Sağlık Teknisyenliği
100- Yabancı Dil
101- Yapı/Yapıcılık
102- Yol
103- Yönetim ve Ticaret Sekreterliği
104- Ziraat
105- Astsubay Hazırlama Okulları , Uzmançavuş Hazırlama Okulları (Yüksek Okula
dönüştürülür)
106- Öğretmen Okulları kaldırılır. (Öğretmenlik Eğitimi, Fakülte düzeyinde verilir)
107- Alevi, Solcu, Süleymancı ve tarikatçıların,düşman olduğu;İmam Hatip Liseleri adı; öncelikle Alperen Sevgi Lisesine dönüştürülür. İnanç ve İbadetlerle ilgili temel bilgiler; 3, 5-12 yaş arası, Cami gibi İbadethaneler ile kitap, cd, tv, internet ve Aileden alınıp öğrenilir. Din eğitimi, bilinçli, isteyerek seçilir ve üniversite düzeyinde verilir. İlahiyat Fakültesi adı; Alperen Fakültesine, İlahiyat MYO’lar ise Sevgi MYO’ya çevrilir. Yatılı meslek kursu- medrese, ilköğretim ve lise düzeyinde, dini eğitim veren okul açılamaz.Kuran İslam Dininde; zorlama,ruhbanlık-din adamlığı, doğuma ve yere bağlı üstünlük, yoktur.Eşrefi Mahlukat;Takva ehli,Salih-Saliha,Hikmetli insanlardır. Bilenle-bilmeyen,iyi ile kötü bir değildir. İnsanlar;Yaptıkları ve Kazandıklarına göre; iyi veya kötü olmayı,kendileri;özgür iradeleriyle seçerler.
*EĞİTİMDE ÇAĞDAŞ DÜZENLEME
a) İlköğretim Okulu, Lise ve Üniversitelerde:
1) Okullar için ders kitabı yazdırma uygulamasından vazgeçilir. Dersler; Tv , video, CD, İnternet,
fotokopi gibi araçlarla öğrencilere verilir. Eğitim, öğretim; atölye, laboratuvar ve işyeri uygulama sıtajı, ağırlıklı yürütülür. Hangi alana ilişkin derslerin okutulacağına ve dersin konusuna, okul yönetimi karar verir, Bakanlık karışamaz.
2) Kılasik yazılı,ucu açık ve sözlü sınav yapılamaz. Ezberciliğe dayalı eğitim olmaz.
3) Her ayın son okul günü, Test tipi sınav yapılır. Okutulan 4 dersin o ay görülen konularından, her dersten 10 soru olmak üzere; toplam 40 soru sorulur. Sınav süresi 60 dakikadır.
4) Test sınavını; okul idaresi, hazırlayıp yapar. Öğretmen, sınava ve nota karışmaz.
5) Üniversitelerde; dönem içi sınav notu ortalaması, en az © olanlar, doğrudan sınıflarını geçmiş sayılır. Dönem sonu yeterlik,final sınavına katılmazlar.
b) 10 Yıllık TEO Öğrencilerine, Türkçe ve Sosyal Bilgiler derslerinde okutulacak kitaplar:
- TC Anayasası
- Türk Ceza Kanunu ve Seçim Kanunu
- TC Devleti Kurucusu, Kemal ATATÜRK'ün; NUTUK adlı eseri,
- Türkçe Sözlük,
- Yazım-İmla Klavuzu,
- Türk Atasözleri ve Deyimleri,
- Türk Masalları, Halk Hikayeleri ve Destanları:Ör;Oğuz Kağan,Manas Ata…
- Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü
- Türk Halk; Mani ve Bilmeceleri.
- İslam Dininin Kutsal Kitabı Kuranı Kerimin, Türkçe Çevirisi, Anlamı
- Ön- Türk Uygarlığı: H. Tarcan
- Uygurlar: T. Almas
- Oğuz Han Destanı ve Khan: S.R
- Manas Destanı
- Dede Korkut Hikayeleri
- Babürname; Babür Şah.
- Sarıkamıştan Esarete; S. Oral
- Savaşçı Doktorun İzinde; M.R.S
- Haliçte Y.S: H.A
- Balkan Harbi: M. Muhtar
- Son Turuvalılar: S. Meydan ile Etrüksler;Adile Ayda
- Orhun Yazıtları ve Puroto Türk Yazıtları: K. Mirşan
- Başımıza Gelenler: M. Arif
- Çanakkale Savaşları, C. Yıldız
- Alper Tunga: A.H.T
- Tomris Hatun- Hürü Apa
- Mete Han: A.H.T
- Binbir Gece Masalları
- Bostan ve Gülistan: Sadi
- Babilin Kervan Taciri
- Babil Büyücüsü:D.S.V
- Seyahatnameden Seçmeler: E. Çelebi
- Mevlana:Mesneviden Hikayeler
- Yunus Emre: Divanından Seçmeler
- Nasrettin Hocadan Fıkralar
- Dadaloğlu, Karacaoğlan ve Köroğlundan Deyişler
- Kelile ve Dimme: Beydaba
- Çukurova K.S.A.C. K.Ener
- Newruz,G.A.Yurt Y,Ank-1998
- Beş Paralık Öyküler
- Mustafa Çokayın Hatıratı
- İlk Ermenistan D.B.O.Kaçaznuni Hatıratı *Ç:M.P.Rus Arşivinde Erneniler
- Kürt İsyanları:İ.Bozdağ(*Not:İnsanlar gerçeği öğrensin,kafasını kuma sokmasın!)
- Türkmen O. B. Y. Beyi: E. Yalçın
- Paganlar: F. Herczeg
- Ali Şir Nevaiden Seçmeler
- Mahmut Kaşgarlıdan Seçmeler
- Yusuf Has Hacipten Seçmeler
- Gezi Notları: Pr Orhan Kural
- Laboratuvar FKB Deneyleri:İnternet ve cd’den
- Yaratılış Atlası: H. Yahya**FOSİLLER ve Kuran Mucizeleri-Belgesel:1,2
- Milli Ekonomi Modeli:Pr H.Baş(*Farklı bir bakış için;değişik görüşler,okutulur!)
- National Geo: Doğa, Hayvan,Orman,Denizaltı ve Çöl Belgeselleri
- Hubble Uydusundan;Uzay-Yıldızlar Belgeseli
- YouTube: NTV-Türklerin İzinde: Ahmet Yeşiltepe
- Karlı Dağlardaki Sır:TRT Belgesel.Taştaki Türkler:Servet Somuncuoğlu
- Türklerin İzinde-Belgesel:Ahmet Yeşiltepe
- 1. Ve 2. Dünya Savaşı Belgeselleri;*50 mn aşkın insanın,hiç için ölümünden; ipret ve öğüt almak için sınıfta,derste seyredilip,yorum yapılır!
-Meltem,Mesaj TV:2013-16;Güney Kore,Tarihi tv dizi Film:Kıral Seyong,Efsane Pirens,Saraydaki Mücevher,Tacir vb (*Not:Bazı filmde Türkler var!Film,tarihi gerçeklere uygun çekilmiş). Tarihten; Öğüt,İpret almak için!Ve K-7 TV:Eylül-Aralık-2016’da yayınlanan;Hint,tv dizi filmi;Deli Divane.
c) İlköğretim Okulu, Lise ve Üniversitelerde, Giyim Özgürlüğü ve Serbestisi:
1)Önlük, Forma-Üniforma zorunluluğu kaldırılır. Öğrenciler, okuluna, sınıfa, derse; modaya, iklime, zevkine uygun olarak, serbestçe giyinip gelebilir. Öğrenciler, Türkiyedeki tüm okullarda, cinsiyet; erkek, kız ayrımı yapılmaksızın, kumaş veya kot pantolon, sipor ayakkabı, eşofman, tayt, tayyör, takım elbise, kıravat vb dilediği şekilde giyinip, derslere girebilir. İsteyen başını açar, dileyen türbanla örter. Okul idaresi ve öğretmenler; öğrencinin giyimine kesinlikle karışamaz.
2) İlköğretim, Lise ve Üniversitelerde; kız erkek ayrımı yapılmaksızın, tüm bölümlerde, karma eğitim yapılır.
3)Sınıflar, 20-40 kişilik olarak planlanıp düzenlenir. Anfi derslikler öğrenci mevcuduna göre ayarlanır. Öğrencinin, dersteki masa, sandalye ve sırası; tek kişilik olarak tasarlanıp yapılır. Sınıflarda her masa, sandalye veya sıraya; bir öğrenci oturur.
d) Açık İlköğretim, Açık Lise, Açık Öğretim Fakülte ve Açık MYO; AÖK’ye bağlanır. AÖK; TC Devleti adına, Eğitim Bakanlığının gözetim ve denetiminde, Eskişehir Anadolu Üniversitesine bağlı olarak, eğitim öğretim hizmeti yürütür. AÖK dışında, özel,vakıf, veya resmi, yada yabancı, hiçbir kurum veya kuruluş; Açık Öğretim okulu açıp, kitap, cd, tv yada internet üzerinden, eğitim öğretim faaliyeti yürütemez ve belgeleri; diploma olarak tanınmaz. ÖSYM, DSM adıyla, AÖK’ye bağlanır. TRT-1 tv ile Radyo-1; cihaz, yayın sistemi ve personeliyle birlikte AÖK’ye tahsis edilir. AÖK tv, radyo kanalı ve internet sitesi; öğrenim dönemi süresince, sabah ve akşam olmak üzere, günde iki kez, Açık İlköğretim, Açık Lise ile Açık Öğretim Fakülte ve Açık MYO’nun, uygun ve gereken derslerini yayınlar. AÖK tv’si; haber, müzik ve film yayınlayamaz. Yerli ve yabancı belgesel yayınlanır. AÖK-DSM; Açık öğretim sınavları ile YDS, Anabilim dalları sınavlarını ve isteyen; ilköğretim okulu, lise ve üniversitenin sınavlarını yapıp yürütür.
YEDİNCİ BÖLÜM
ÖZELLİK TAŞIYAN KONULAR
DEVLET TV VE RADYOLARI
a- TRT Kurumu, işlevini ve devrini tamamlamıştır. Demokratik ülkelerde devlet Tv'si olamaz. Medya özgür ve özel sektöre ait olmalıdır. TRT'de 6 bin kişi çalışıyor. Aynı kalitede program yayınını, 300 kişilik bir personel kadrosuyla, özel tv gerçekleştirebiliyor. TRT, tüzel kişiliğine son verilerek, özelleştirilmelidir. Özelleştirme Planı:
1. TRT-1 Tv ve Ankara Radyosu- Radyo-1 istasyonu; bina, araç, gereç ve personeliyle birlikte Eskişehir Anadolu üniversitesine- AÖK’ye devredilir. Buradan Açık İlköğretim ve Lisesi ile Açık Öğretim Fakülte ve MYO dersleri verilir. Haber, film ve müzik yayını yapılamaz.
2. TRT-6 VE GAP-TV, Diyarbakır Radyosu ve çevre illerdeki TRT kanal , istasyon, personel, bina, eşya, araç gereç ve teknik cihazlarıyla birlikte Van Yüzüncüyıl Üniversitesine devredilir. Bilimsel, belgesel ve kültürel yayınlar yapar.
3. TRT-İNT, TÜRK, TRT-AVAZ tv ve Türkiye'nin Sesi radyosu, Ankara Üniversitesine devredilir. Günde en çok 4 saat bilimsel, belgesel ve kültürel yayınlar yapar. Haber programı ve film yayınlanamaz. Belgesel, mahalli sanatçılarla ilgili müzik ve Okul derslerine ilişkin yayın yapılır.
4. TRT- 4 TV ve İstanbul Radyosu; Marmara Üniversitesine devredilir.
5. TRT-3 TV ve İzmir Radyosu, Ege Üniversitesine devredilir.
6. TRT'nin TV ve radyo yayınlarıyla ilgili, tüm uydu ve yer alıcı, verici, yansıtıcı istasyon ve bunlarla ilgili; bina. araç, direk ve cihazlar; kullanıcı personeliyle birlikte; Türk Telekom AŞ'ye devredilir. T.Telekom; internet, Tv ve Radyo yayın frekansı ve kanal tahsisiyle ilgili teknik hizmetleri, Basın Odasıyla işbirliği yaparak yürütür. Elektrik gelirlerinden TRT'ye yapılan yüzde dörtlük ödeme kaldırılır.
7. TRT'nin Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır ve Van dışındaki Tv ve Radyo binaları ile bunların içindeki yayın cihazları ve personeli o yöre üniversitelerine devredilir.*İsterlerse, Bir TRT kanalıda; Dini yayın yapmak üzere;Türkiye Diyanet Vakfına verilir.
8- Radyo, Tv gibi elektronik cihazlara; Bandrol yapıştırılma uygulaması kaldırılır.
b- l. TCUM'a tahsis edilen,Meclis TV yayını,iptal edilir. TCUM çalışmalarıyla ilgili haberleri; Özel Tv'ler, bir kısıtlama olmaksızın, yayıncılık ilkelerine uygun olarak, serbestçe verirler.
2. RTÜK kaldırılır. Bina, Araç, cihaz ve personeli; göreviyle birlikte, Basın Odasına devredilir. TV, Radyo ve Gazeteleri; demokrasinin genel kuralları içinde; Yazılı, Sözlü ve Görsel Basın Odası; gözetip denetler. Basın hür ve iktidardan bağımsızdır. Demokrasinin varlığı ve Kuvvetler Ayrılığının bir gereği olarak; hiçbir konuda yayın yasağı konamaz, TV ve radyolar kapatılamaz, gazete, kitap ve dergiler; toplatılıp,yakılamaz.Basın Odası medyayı uyarır ve para cezası uygular.
3. Üniversiteler dışında, belediyeler dahil, devlete ait hiç bir kamu kurumu; Radyo ve TV istasyonu açıp işletemez. Kitap, gazete ve dergi yayınlayamaz. Kamu hizmeti veren; siyasi parti, sendika, demek, vakıf, oda ve kooperatiflerde yazılı, sözlü ve görsel basın faaliyetlerinde bulunamaz. Meteoroloji, polis gibi kamusal radyo istasyonları; yayın hayatına son vererek, teknik cihazları yöre üniversitesine verir.
4. Anadolu Ajansı, Basın ilan Kurumu, Başbakanlık Basımevi (Resmi Gazete Basım İşleri), Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve Etik, İnsan Hakları, Muzır Kurulu gibi kamu kurumlan; görev, yetki, personel, bina, araç ve cihazlarıyla birlikte; Basın Odasına devredilir. Basın odası; bu kurumları birleştirerek, tek bir birim oluşturur, demokrasiye uygun olan, görev ve hizmetleri sürdürür.
5. Varsa, diğer kamu kurumlarının; TV ve radyo istasyonlarıda kapatılır. Cihaz, araç ve gereçleri, yöre devlet üniversitelerine devredilir.
DİNİ KURUMLARLA İLGİLİ DÜZENLEME
A- Din İşleri Yüksek Kurulu:
Sekreterya ve idari yönden, Ankara Üniversitesi (İlahiyat)Alperen Fakültesine bağlı, özerk ve bilimsel bir kamu kurumudur. Üyelere, bu kurul üyeliği nedeniyle, maaş veya bir ücret ödenmez. Türkiye'deki fakülte ve yüksek okulların; profesör ve doçent unvanlı, din eğitimi dalı, öğretim üyeleri ile Dini konuda en az 2 kitap yazıp, bastırtan veya internetten yayınlayanlar, bu kurulun doğal üyesidir. Her yıl, Ramazan ayının ilk haftası içinde, 3 gün süreyle toplanarak, dini konuları görüşür: Kitap ve Sünnete göre "İcma-i Ümmet olarak: yeni konular için İslam alimlerince "Kıyas-ı Fukaha" yetkisiyle ortaya konan görüş, yorum ve açıklamaları; inceler ve toplumda; fırkacılık, fitne,nifak, ikilik çıkmasını önlemek için akla ve ilme en uygun olanını; "İçtihat Makamı" olarak onaylar. İslam adına hüküm (fetva) ve ihtilaflı dini konularda "İçtihadı Birleştirme Kararı" verir. Din eğitimi ve dini nitelikli sosyal, toplumsal kurumlar için öneride bulunur, tavsiye kararı alır. Kurul; ibadethane, inançevi, cemevi, cami,mescit, kilise, havra vb dernek ve vakıflların, yönetimlerine karışamaz.
B- Camilerle İlgili Hususlar: Diğer dinlere ait ibadethanelerde, aynı mevzuata ve sıtatüye tabidir.
1- Camilerin ve sahip oldukları malların yönetim ve denetimi;
Caminin yapım, bakım ve yönetimi; kurucu dernek veya caminin başlı olduğu vakfa aittir. Vakıflar Genel Müdürlüğü kaldırılır. Her vakıf, özerk ve müstakil olur. Genel müdürlük denetimindeki vakfa ait; ev, işyeri, arsa ve tarlalar; varsa ilgili vakfın kullanımına verilir, yoksa belediye mülkü olur ve okullara tahsis edilir. Bu taşınmazları, cami dernek veya vakıf yönetim kurulları yönetir.
2-Belediyeyle Sözleşme yapılarak; Camilerin giriş katı, işyeri olarak düzenlenir. Halktan bir kez para toplanır. Daha sonraki tüm yönetim giderleri: kiraya verilen, bu işyerlerinden karşılanır.
3- Günümüzde namaz vakitleri takvimlerde gösterilmekte olup, teknolojinin gelişmesiyle ucuzlaşan saatleride herkes edinebilmektedir. Bu nedenle, camiler için minare yapılması ve camilere hoparlör sistemi taktırılması,israf ve gösteriştir. Mahalleli caminin yerini bilir, yabancıda sorup öğrenebilir.Günümüzde;TV,Radyo,saat,internet var.Bu nedenle,Ramazanda; Davul çaldırılmaz, top veya havai fişek atılmaz
4- Dernek ve vakıf camileri, yönetim kurulları; imam, müezzin ve vaizlerini, mülakatla kendileri göreve alır ve gerektiğinde işine son verir. Ancak "İlimsiz din, kör; dinsiz ilim, topaldır", "Yarım doktor; insanı candan, yarım imam ise dinden eder" kuralı gereği;dini kuruluşlarda,göreve getirilecek kişilerin;üniversite mezunu olmaları şarttır.Dini nitelikte yüksek öğrenim görmeyenler; imam, müezzin, vaizlik,şıhlık ile cemevine pir, dede,baba ve sinagog ile kiliselere;hahamlık, papazlık gibi görevlere atanamaz,SGK sigortası yapılıp, ücret ödenemez.
5- İlahiyatla ilgili 2 yıl süreli;MYO ve 4 yıl süreli Dini eğitim veren öğretim kurumu;fakülte olduğundan; ayrıca birde 1-5 yıl süreli yatılı Kuran Kursları, Medrese ve İHL açıp işletmek, ülke ve çağın gerçekleriyle bağdaşmaz. Günümüzde Kuran öğrenimi ve Dini konularda; kitaptan, teyp kaseti, video kaseti, bilgisayar yardımıyla sanal ortamdan, interaktif CD, internete dek sayısız materyal var. Yatılı Kur'an kurslarına çocuklarını gönderenler, genellikle fakir ve dar gelirli ailelerdir. Amaçları; kendisi yeterince bilmediği için çocuğuna öğretemediği; dini bilgileri aldırmak ve onu bir iş ve meslek sahibi yapmaktır. Bazılarıda durdan anlamaz, laf dinlemez, yaramaz çocuklarını; uslanıp olgunlaşmaları için göndermektedir. K. Kurs binalarının: Temel Eğitim Okulu ve Yüksek Öğretim Öğrencileri için özel okul ve özel yurt olarak kullanılması, daha uygun ve yararlıdır. Din görevlileri, mahalle ve köylerdeki camilerde: kışın veya akşamları yetişkinlere, yaz tatili ve hafta sonlarında ise öğrencilere; K.Kerim okumayı ve temel dini bilgileri, gönüllü, sevdirerek, ögretip daha iyi verebilirler. En doğrusu ve uygunuda; çocukların, aileleri yanında kalarak, dini eğitim görmesidir.
6-Türkiye'nin amacı, ihtiyacı; bakkallık, tuhafiyecilik, seracılık, hayvancılık, taksicilik oto ve emlak alım satımı yapan, imamlar değil, dinini bilen ve kuralına göre hareket eden, insanlara saygılı, sabırlı, güleryüzlü, dürüst, cesur, işini iyi şekilde; zamanında ve gereğince yapan, inançlı, bilgili, bilinçli, ilkeli, idealist, takva ehli, salih, erdemli, kula kulluk etmeyen, Allahın Rızasını arayan; çiftçi, tüccar, sanayici, işçi, memur, polis, subay, elçi, doktor, mühendis, yargıç yetiştirmek olmalıdır. Din adamı sınıfı ve din hizmetinin, para karşılığı yapılan bir resmi görev, meslek olması; halkın bu konuya ve ilgili kişilere ilgi, güven, sevgi ve saygısını azaltmıştır. Din adamları, toplum üzerindeki birleştirici ve yönlendirici etkisini, günümüzde yitirmiştir.Dini hizmet; gönülden,Allah Rızası için,çıkar gözetilmeden,sela,cenaze namazı, mevlit parası alınmadan,olmalı,
7-Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılarak; görev yetki ve sorumlulukları; Üniversiteye bağlı dini eğitim kuramları ve Din İşleri Yüksek Kurulu ile dini dernek ve vakıflara devredilsin. Diyanette bir devlet KİT'i olmuş, özelleşmesi gerekir. 1996 yılında, ilçeleriyle birlikte bir ilimizde; Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak çalışan ve müftülüklerden maaş alan imam ve müezzinler içinde: mastır, doktora yapan; KPDS den 70'ten yukarı puan alan, kitap yazan, spor, resim veya müzikle uğraşan, ildeki sosyal etkinliklere önderlik yapan veya katılarak; din adamlığını güncelleştirip popülerlik ve saygınlığını artıran, bir görevli maalesef yoktu! Ancak, diğer devlet memurları kadar maaş alıp,onlarla aynı hakka sahip olmasına,hatta bedavaya Cami lojmanında oturmasına rağmen; inek besleyen, ekin eken, oto alım satımı yapan, eşinin adına işyeri açarak bakkallık, kuruyemişçilik, tekel bayiliği yaparak, ek gelir sağlamaya çalışanı çok! Öyle duyarsız din görevlileri var ki: günlük giydiği elbise ve çoraplarla camiye gelen; güncel konularda vaaz ve hutbe hazırlayacak yerde, gününü sigara içmekle geçiren, yıllık izindeyken camiye gitmeyen, ekpara verilmezse cenaze namazı kıldırmayan, kuran öğrettiği çocuğu döven; kısaca bu işi genelde sırf para için yapmaktadırlar. Nedeni de daha çocukken istemediği, yetenek, eğilim ve ilgisi olmadığı halde; ailenin zoruyla, baskıyla İHL, İlahiyat ve Kuran Kursuna gönderilmesidir.
8-Din adamlığının, bilinçli seçilmesi ve severek isteyerek yapılması gerekir. Dinde zorlama yoktur. Dini İnancın, İbadetin; ergenlik yaşı, büluğ çağından sonra; bilgi birikimi, bilinç, özgür irade ve istekle seçilmesi gerekir. Ata mirası, yada kağıt üzerindeki sözde inancın, kimseye yararı olmaz. İnanç; okuyup araştırılarak, Dinin esas Kitabından, ana, temel mesajı öğrenilerek, bilinçle seçilip benimsenip, akledip düşünülerek,sorgulanak, içtenlikle uygulanıp yaşanırsa, ancak kişiye; sabır, şükür, anlayış, merhamet, sevgi, saygı, huzur, mutluluk, doğruluk, cesaret ve ümit verebilir. İnanç; madde ile mananın, dünya ile ahretin, akıl ile gönlün, bilim ile duygunun, kesiştiği, dengelendiği, uyum içinde buluştuğu noktadır. İbadet; yalnızca, Allaha baş eğip, kulluk etmek, kişinin; kendini, haddini ve Yaratıcıyı bilmesi, gönlün aydınlanıp,arınmasıdır.İlahi Tabiat Kanunlarının, bir düzen içinde oluşmasında; Allahın; Varlığı,Tek Yaratıcılığı ve Birliğinin görülerek, kabulü ile doğada, dünyada meydana gelen, afet ve olaylardan;uyarı, ders, ipret, öğüt alınmasıdır. İnançlı Kişilik; insanları aldatmamak, eli, dili ve beline sahip olmak, topluma, çevreye zarar vermemektir. İbadet, kişi ile İnandığı Tanrı arasındaki çok özel manevi konudur, yalnızca Allaha kulluk etmektir. Bir kişinin, inanmaması, ibadet etmemesi, yada çok ibadet etmesi, başkalarını ilgilendirmez. Yaratıcı Allah ile kulu arasına girmeye, kimsenin hakkı yoktur. Herkes, kendi davranışına bakmalı! Kişi dinen, sadece kendinden sorumludur. Komşunun; oruç tutmaması, yada gecelerini namaz, gündüzlerini oruçla geçirmesinin, hatta her yıl hacıya gitmesinin, başını türbanla örtmesi, veya açmasının, bana ne yararı,nede zararı olur?
SPORLA İLGİLİ DÜZENLEME
A-SİPOR:1- Ruhsal ve Bedensel-fiziksel sağlığa, sahip olabilmek, hemde boş zamanları değerlendirebilmek amacıyla yapılan; düzenli, programlı bir çalışma, insanın kendisine güvenini sağlayıcı, bir sosyal etkinlik ve stresi gideren, bir çeşit rahatlatıcı hobidir. İnsanlar; Akıl, Ruh, İrade sağlığına ve huzura; okuyup, doğru bilgi edinerek ulaşır. Türkiye'de herkes spor yapma hakkına sahiptir. Geri kalmış ülke özelliklerinden biride; halkın, sahaya inip, ferdi spor yapmak yerine, tribüne çıkarak, futbol gibi, seyirlik oyunları seyretmesidir. Spor, amatör ruhla yapılır. Para kazanma aracı ve meslek olamaz. Sipor; boş zamanları, sağlıklı değerlendirmek için yapılan, bir sosyal uğraş biçimidir. Ülkemizde profesyonel sporculuk yapılamaz. Spor dernek-kulüp ve ilgili kuruluşları; takımlarında oynayan, görev yapan sporculara ve yöneticilere; transfer ücreti, aylık ücret veya başarı pirimi vs adı altında para ödemesi yapamaz.
2-Kamu kurumları,belediyeler ve özel kuruluşlar,profesyonel spor kulübü,veya takımı oluşturamaz. İşyerinde işi sporculuk olan memur, veya işçi çalıştırılamaz. Ancak resmi veya özel işyerlerinde çalışan memur ve işçiler, bireysel veya çeşitli spor dallarında takım kurarak, boş zamanlarında; amatör ruhla, sportif faaliyetlerde bulunabilirler. Bu çalışmalarına, işyerince yardımcı ve destek olunur.
3-İl, ilçe ve beldelerdeki tüm kapalı spor salonu, yüzme havuzu, stadyum ve diğer spor alan ve tesisleri, belediyelere devredilir. Belediyeler; mahalle, semt ve köylerde; basket, voleybol sahaları yaptırır. Belediyeler, spor tesislerini, spor kulüplerine, ücretsiz olarak tahsis eder. Halk kulüplerde, öğrenciler ise okullara ait spor tesislerinde, spor yapabilir. Finlandiya halkının, %70'i; amatör spor yapıyormuş. Spor kulüplerine, spor tesisi yapabilmeleri için, hazine arazileri; belediyelerce ücretsiz olarak, 40 yıla kadar tahsis edilir.
4- Spor kulüpleri serbest iradeleriyle bölge ve Türkiye düzeyinde örgütlenebilir. Kamu kurumlarından özerk olarak, basketbol, futbol, voleybol gibi spor dallarında; federasyonlar oluşturabilirler. Spor kulübü başkanları, üye oldukları federasyonun; 5 kişilik yönetim kurulu üyelerini, 5 yılda bir seçer. Bakanlık ve belediyeler, kulüp ve federasyonların, seçim ve yönetimine karışamaz. Federasyonlar, spor kulüp ve okul takımları arasında; il, ilçe, belde ile bölge ve Türkiye düzeyinde; çeşitli dallarda;l.ci, 2.ci lig ve bölgesel kümeler şeklinde spor karşılaşmaları düzenlenebilir. Okullar arası, spor karşılaşmalarını da. ilgili spor federasyonları düzenler ve yürütür. Belediyeler spor takımı kuramaz, spor turnuvası ve spor karşılaşması düzenleyemez.
5- Belde, İlçe, İl, Bölge ve Türkiye düzeyinde; İlköğretim, Lise ve Üniversiteler arası Sipor karşılaşmaları; Aralık,Ocak ve Mayıs,Haziran aylarında yapılır. Siporcu öğrencilere, İdari İzin verilir; derse devamsız sayılmaz ve izin süresinde yapılan; Test sınavından, muaf tutulur.
B-YAĞLI GÜREŞ:
Yağlı pehlivan güreş karşılaşmaları düzenlemez. Yarışmalarda dereceye girenlere, para ödülü verilemez. Yağlı güreşin, serbest ve grekoromen güreşle ilgisi yok, şekil ve kural olarak uluslararası güreşlerden çok farklı. Yağlı güreş şampiyonları, minder güreşinde varlık gösteremiyor, Avrupa şampiyonu olan bile çıkmadı. Yağlı güreşte oyun yapılamıyor, güreşten daha çok gösteriye dönük, seyirlik, eğlence, spor bile sayılmaz. Ata sporuda kesinlikle değil. Ortaasyada Türkler ve Moğollar günümüzde de Karakucak ve Aba güreşi yapıyorlar. Ortaasyada zeytin yetişmiyor ve zeytinyağıda bilinmiyor. Yağlıgüreş; Makedon, Grek, Helen, İyon gibi eski Ege ve Balkan kavimlerinden alınmış, Türklerle ilgisi yoktur.
C-BOKS:
Boksun sporla ilgisi yok. Öğrenilmesi ve boks karşılaşmaları, ülkemizde yasaklansın. Fiziksel ruhsal bozukluğa neden oluyor. İki kişiden biri yenilecek. Biri öbüründen beş yumruk eksik yese, ne olur? Kavganın, yumruklaşmanın sporu olur mu?
SAĞLIKLA İLGİLİ, GENEL DÜZENLEME -1
1- Yıl olarak 18 Yaşına giren tüm TC. Vatandaşlarının, zorunlu Kamu Sosyal Güvenlik Kurumu sigortasına kaydolması ve bireysel sağlık sigortası yaptırması zorunludur. Kişiler isterlerse, 18 yaşına girmemiş çocukları içinde, sağlık sigortası yaptırabilir. Ayrıca, Zorunlu kamu sağlık sigortası dışında, birde özel,ek bireysel sağlık sigortası yaptırabilirler.
2- Halka, Önleyici Sağlık ve Ayakta tedavi sunacak; Ana, Çocuk Sağlık Ocağı ile Aile, İşyeri Sağlık Merkezi, Belediyelere bağlı olarak, hizmet verirler. Sağlık merkezlerinde görev yapacak, sağlık personeli kadrosunun tahsisini, Sağlık Bakanlığı yapar.
3- Büyük il ve ilçelerimizdeki devlete ait hastaneler (Sağlık Bakanlığına bağlı devlet hastaneleri, SSK, Bağkur ve diğer kamu kurum hastaneleri); Devlet Üniversitelerine bağlı, Tıp Fakültelerine devredilir. Tıp Fakültesi,Halka; Eğitim, İhtisas, Araştırma ve Uygulama Hastanesi olarak, hizmet verir. Tıp Fakültelerinin, hizmet vermeye uygun bulmayarak, kabul etmediği hastaneler ise, belediyelere devredilip, Sağlık ocağı ve Sağlık merkezi olarak hizmet verir.
4- Huzurevi, Çocuk yuvası, Yetiştirme Yurdu ve Engelliler Merkezi, Belediyelere devredilir. Belediyeler; Huzurevi, Çocuk yuvası, Yetiştirme Yurdu ve Engelliler Merkezini; Sosyal Amaçlı Vakıf ve Derneklere, ücretsiz kiralar veya birlikte işletir. Yaşlı, fakir, muhtaç, veya kimsesiz olanlara, huzurevlerinde bakılır. Yeşilkart uygulaması, 2002 Sayılı yasaya göre verilen yaşlılık, engellilik, dul ve yetim maaşı, aylığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca yapılan; giyecek, yiyecek, odun, kömür verilmesi uygulamasından vazgeçilir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, sivilleşir, üyeleri sadece o yörenin hayırsever insanlarından oluşur. Devlet bu vakıflara para ödemez. Yeşilkart uygulamasına ve yeşil kartlı hastaların, sağlık giderlerinin, Maliye Bakanlığınca hastanelere ödenmesine son verilir.
5- Hastanelerde hasta odaları: 3x5=15 m2ölçeğinde ve tek kişilik olarak pilanlanıp yapılır. Koğuş tipi hastane odası düzenlenemez. Her odada bir hasta kalır. Her odaya; duş, wc, dolap yapılır. Refakatçi uygulaması kaldırılır. Hastalara; doktor, hemşire, sağlık memuru ve hasta bakıcılar bakar.
6- Belediye Sağlık Ocak ve Sağlık Merkezlerinde, ayakta muayene ve tedavi olan hastalardan; BAÜ’nün (Bürüt Asgari Ücretin) % 1’i ile % 20’si arasında; katkı payı olarak, her yıl için Belediye Meclislerince belirlenecek oranlarda; muayene, doğum, film, tahlil, aşı, tedavi vb hizmetler için ücret alınır. Fakir hastalar ile öğrenciler ve 0-5 yaş gurubu çocukların; muayene ve tedavileri parasız yapılır. Fakirlik belgesini, Muhtarlar düzenler.
7- Devlet ve Özel Tıp Fakülteleri, Eğitim,Uzmanlık,Uygulama ve Araştırma Hastanelerince alınacak, polikılinik muayene, film, tahlil, tedavi ve ameliyat ücretleri; her yıl için Tıp Fakülteleri ve Özel hastanelerin önerisi üzerine, Tabipler Odasınca belirlenir. Belirlenen ücretler, üst sınırdır. Daha az alınabilir, ancak daha fazla istenemez.
a) Muayene, tahlil, film vs. ücretleri: BAÜ'nün %1'i ile %30'u arasında belirlenir.
b) Ameliyat ücretleri: BAÜ'nün % 50 si ile 3 katı arasında belirlenir.
8- Devlet Tıp Fakülteleri ve hastanelerinde görev yapan, öğretim üyesi, doktor, sağlık ve diğer personele; maaş ve tazminatları dışında, ek para ödemesi yapılmaz. Döner sermaye gelirleri, Tıp Fakültesi ve Hastanenin genel giderlerine harcanır.
9- a) Devlet Tıp Fakültesi hastanelerinde, ayakta ve yataklı tedavi gören, SGK sigortasız hastaların; % 30’u, Özel hastanelerde ise % 10’u oranından az olmamak üzere, fakir olanlardan; muayene, film tahlil, ilaç, yatak, yemek, ameliyat gibi, tedavi süresince verilen, hiçbir hizmet için ücret alınamaz.
b) 0-5 yaş arası bebek ve çocuklar ile 12 yıllık Temel Eğitim Okulu ve Üniversite öğrencilerinin, film, tahlil, ameliyat dahil, ayakta muayene ve yataklı tedavileri, Belediye Sağlık Ocak ve merkezleri ile Devlet Tıp Fakültesi Hastanelerinde, ücretsiz olarak yapılır.
10- Hastane Ücretleri:
a) Uzun süreli hastanede yatırılsada, ameliyat yapılmadan çıkarılan hastalardan, tüm masraflar dahil, en çok bir BAÜ kadar ücret alınabilir.
b) İki veya daha fazla ameliyat yapılmışta olsa, hastanede ölen hastalar için en çok bir BAÜ tutarı kadar ücret alınabilir.
c) Hastanede çok uzun sürelide kalsa, iki ve daha çok sayıda ameliyatta yapılsa, bir hastadan tüm tedavi giderleri için en çok BAÜ'nün 5 katı ücret alınabilir.
11- Tıp Eğitimi:
1) Çağımız ihtisas asrı ve zaman çok değerli. Tıp eğitimide;nasıl daha, lisans düzeyindeyken; dişçilik, eczacılık gibi alt uzmanlık dallarına ayrılıyorsa;Tıp Fakültesi birinci sınıfında, öğrenciler; genel nitelikte sağlık eğitimi görsünler. İkinci sınıfa geçenler; istek ve başarı durumlarına göre; alt- ana uzmanlık bölümlerine ayrılsınlar. Bu bölüm mezunları;o dalda,Mastır düzeyinde; TUS- Tıpta uzmanlık sıtajı, yapmış sayılsın. Uzmanlığa ayrılmayıp, Genel Tıp Fakültesini bitirenler; Aile ve İşyeri Hekimi unvanını alsın.Pıratisyen doktor deyimi kullanılmasın. Tıptan mezun olduktan sonra isteyenler; 1 yıl süreli,mastır düzeyinde TUS, bu Mastır Tusunu tamamlayanlarda; 2 yıl süreli; Bilim doktorası düzeyindeki TUS’u, yapsın.Buna göre bir kişi;Uzman dr, operatör olabilmek için; 4+1+2= Toplam 7 yıl, okumuş olacak!
2) Tıp Fakültesi;Ör;Alt-Ana Uzmanlık Bölümleri:Alan ve Dalı;Tıp Fakülteleri belirler
a) Göz hastalıkları doktorluğu;*Ameliyat için Bilim Doktorası gerekli olsun.
b) Röntgen, Tomografi, Görüntüleme,Radyoloji
c) Cilt Bakım,Güzellik,
d) Kadın Doğum,
e) Kulak, Burun Boğaz;*Ameliyat için Bil.Doktorası gerekli olsun.
f) Anestezi,
g) Çocuk Hastalıkları,
h) Ortopedi:Ameliyat için Bil.Dr.gerekli olsun.
i) Diyaliz
j) Beslenme ve Diyet
k) Fizik Tedavi,Rehabilitasyon
l) Bulaşıcı Hastalıklar
m) Sipor Hekimliği
SAĞLIKLA İLGİLİ GENEL HUSUSLAR -2
a) Her il ve nüfusu 100 bini geçen ilçelerde, devlet üniversiteleri kurulur.Tüm üniversitelerde:Tıp Fakültesi, Fizyoterapi ve Dişçilik bölümleri açılır. Tüm Tıp Fakültelerinde;2 yıllık,Ebelik, Hemşirelik, Sağlık meslek yüksek okulu ve İlkyardım, Çocuk, Hasta, Yaşlı Bakım MYO programı açılır. Ayrıca Anadolu Üniversitesi AÖK’ de; 2 yıllık, İlkyardım, Çocuk, Hasta, Yaşlı Bakım MYO ile Ebelik,Hemşirelik,Sağlık MYO programı açılır.Okul türüne ve cinsiyete bakılmaksızın; Her yıl tüm lise mezunlarından;100 bin öğrenci alınır.
b) İlkyardım, Çocuk, Hasta,Yaşlı Bakım, Sağlık Meslek Yüksek Okulunun eğitim öğretim esasları:
1. Sağlık MYO 2 yıl sürelidir. Mezunlarına sağlık teknikeri unvanı verilir.
2. Sağlık MYO da kız ve erkek öğrenciler, karma eğitim yapar. Her yarı yılda 4 ders olmak üzere l yılda 8 ders okutulur. Taban puansız ve Kontenjansız olarak, kız ve erkek öğrencilerin başvuruları; Lise Diploma, başarı puanlarına göre, kabul edilir.
3. Tüm liseler; Fen, Meslek ve Açık öğretim lisesi mezunları, okula başvurabilir.
4. Öğrenciler; Pazartesi, salı, çarşamba, perşembe günleri okulda nazari ders, cuma, cumartesi ve Pazar günleri ise hastane, sağlık ocak ve merkezi, huzur evi, engelliler merkezi, yetiştirme yurdu ve çocuk yuvalarında; uygulamalı sıtaj, eğitim ve pıratik ders görürler.
5. Hemşirelik ve Sağlık Meslek Yüksek Okullarında okutulacak dersler:
l) Anatomi;İnsan vücudu ve organları
2) Hastalık Belirtileri, Bulaşıcı Hastalıklar, Önleyici ve Koruyucu Sağlık Teknikleri
3) Ebelik; Gebelik, doğum, bebek ve çocuk bakımı
4) Hemşirelik:Gece Nöbeti, Acil Servis, Ameliyat Yardımcılığı ve Yoğun Bakım
5- a) İlkyardım,Yara pansumanı, Sargı, Açık yara dikimi
b) İğne, aşı yapma, serum takma, Tahlil için kan alma; tüm sağlık personeli iğne yapabilir
6) Hasta, yaşlı ve yatalak insanların, özel bakım ve Diyaliz teknikleri,Refakatçılık
7-a) Beslenme, diyet,hijyen, egzersiz, sağlıklı zayıflama yöntemleri,
b) Tıbbi masaj ve Sipor masajı teknikleri
c) Güzellik ve Cilt Bakım Teknikleri
8) Tıbbi Sekreterlik ve Bilgisayar kullanımı.
c) Tıp Fakültelerine Bağlı olarak, tıbbi alet ve cihaz teknikerliği MYO bölümü açılır. Öğrencilere hastanelerde kullanılan; Röntgen,Tomografi, MR gibi tıbbi aletler ve cihazların: Kurulum, kullanım, bakım, onarım ve servis teknikleri öğretilir.
d)Ameliyat Yardımcılığı bölümü, teknikerliği: Narkoz teknikerliği ve diğer ameliyatlarla ilgili konularda uygulamalı eğitim verilir.
e) Tıp fakültelerinde, Tıbbi tahlil ve laborantlık bölümü açılmaz. Fakültelerin Kimyagerlik bölümü mezunları bu işleri yürütür.
TÜRKİYE'NİN SAĞLIK SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE İLİŞKİN ÖNERİLER: - 3
1- Avrupa ülkelerinde her 150-300 kişilik halk grubuna, bir doktor düşüyor, Türkiye de ise bin kişiye bir doktor. Her ile ve nüfusu köyleriyle birlikte 100 bini geçen ilçelere, Tıp Fakültesi açılır. Sağlık Bakanlığı ile SSK, Bağkur ve diğer kamu kurumlarına ait hastaneler, üniversitelere devredilir. İl merkezi ve büyük ilçelerdeki bu devlet hastaneleri; Tıp Fakültelerine bağlanarak Eğitim, Araştırma, İhtisas ve Uygulama Hastanesi olarak görev verir.Hastahane adı;ŞİFA- YATAKLI SAĞLIK MERKEZİ olarak değiştirilir. Selçuklu ve Osmanlı döneminde; Darüşşifa idi!
2- Tıp Fakültesi bulunan il ve ilçelerde, bunlara bağlı olarak 2 yıllık,Ebelik, Hemşirelik ile İlkyardım, Çocuk, Hasta, Yaşlı Bakım,Sağlık Meslek Yüksek Okulu açılır. Lise düzeyinde yürütülen, sağlık eğitim öğretim faaliyetine, son verilir. Sağlık Meslek Lisesi binaları, sağlık eğitiminde kullanılmak üzere, üniversitelere devredilir. İnsanların, başarılı ve mutlu olabilmesi için meslek, sanat ve işlerini; üniversite eğitimi sırasında, özgür ve bilinçli şekilde, yetenek ve becerilerine uygun dallardan, seçmesi gerekir.
3- AÖK'ye bağlı Sağlık Meslek Yüksek Okuluna, alınacak öğrenci sayısı 100 bine çıkarılır. Hiçbir kısıtlama olmadan, tüm lise mezunları, erkek-kız ayrımı yapılmaksızın, bu bölüme kabul edilir. Öğrencilere, okul dönemi süresinde; engelliler merkezi, huzurevi, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu ile hastane, sağlık ocak ve merkezlerinde uygulama stajı yaptırılır. Bu bölümü bitirenler,isterse, yabancı dil kurslarına da katılarak, kalifiye sağlık personeli olur ve yurt dışına giderek, dolgun ücretle çalışma imkanı bulur. Yurt dışında Türkiye'yi bilinçli şekilde temsil ederler.
4- Sağlıkla ilgili fakülte ve MYO öğrencilerine; iğne, yara pansumanı ve dikişini yapma, serum takma, kan örneği alma, tahlil yapma, ilk yardım, hasta ve yaşlı bakıcılığı, doğum ebeliği, çocuk bakımı, muayene hemşireliği, tıbbi sekreterlik, ameliyat hemşireliği gibi sağlıkla ilgili temel hususlar ve teknik konular gösterilip öğretilir. Meslekle doğrudan ilgili olmayan dersler kaldırılır. Türkçe, tarih, fen bilgisi, fizik, kimya, biyoloji gibi temel eğitime ilişkin dersler, ilköğretim okulu ve lise döneminde okutulur.
5- Sağlık mevzuatına göre, iğneyi; doktorların veya doktor kontrolünde yardımcı sağlık personelinin yapması gerekiyor. Ancak bu kuralın uygulaması yok. İğneyi hukuken; doktor, eczacı, dişçi, ebe, hemşire, sağlık memuru gibi, tüm sağlık personeli,yasal yetkili olarak yapabilmelidir.
6- Tıp Fakültesi Hastanesi ile Aile,İşyeri Sağlık Merkezi ve Ana,Çocuk,Sağlık Ocaklarında görevli; doktor, ebe, hemşire ve sağlık memurları, görev yaptıkları bölgede, yanlarına isterlerse, güvenlik personeli alarak; muayene veya ölüm raporu düzenlemek için; ölü, hasta evine veya hastanın, yaralının bulunduğu yere, zorunlu olarak ve görev gereği gitmelidir. Hastanın her zaman sağlık ocağına, hastaneye götürülmesi mümkün olmamaktadır. Uygulamada personel, isterse ve para verilirse gitmektedir.
7- Doğum olayı; hastalık ve bir çeşit ameliyat olarak kabul edilmeli. Uygulamada estetik operasyonu
gibi görülüyor.
8- Sağlık Kurumlarının Sınıflandırılması ve İşlevi:
a- Tüm il merkezleri ile nüfusu, köyleriyle birlikte 100 bini geçen ilçelere, Tıp Fakültelerine bağlı olarak hastane açılır. Sigortalılara, emeklilere ve diğer vatandaşlara hizmet verir. Hastaneler, uzman personel ile tıbbi araç cihaz açısından, tam teşekküllü olarak donatılır.
b- Nüfusu, köyleriyle birlikte 100 bine yaklaşan ilçelerdeki hastane, dispanser ve sağlık ocakları; Aile,İşyeri Sağlık Merkezine dönüştürülür. Sağlık merkezlerinde doğum uzmanı dışında, ihtisas yapmış, sağlık personeli çalıştırılmaz.
c- Bağlı köyleriyle birlikte, nüfusu 100 binden az olan, ilçelerdeki hastane ve dispanserler; Ana, Çocuk Sağlık Ocağı statüsüyle; muayene ve tedavi hizmeti verir. Sağlık ocaklarında;Aile,İşyeri Sağlığı Hekimi(-eski pratisyen doktor-hekim) çalıştırılır. Sağlık ocakları kadrosu; 2 doktor ve biri ebe, 3 yardımcı sağlık personeli, olmak üzere; 5’i geçemez. İl, İlçe ve beldelere; Özel hastane ve özel doktor muayenesi açılması serbettir.
d- Belediyelere bağlı olarak Beldelerde; Sağlık Ocağı açılır. Sağlık Ocağında; sağlık hizmetlerini yürütmek üzere; ebe, hemşire ve sağlık memuru olmak üzere 3 personel görevlendirilir. Doktor ataması yapılmaz. Kültür ve iklim şartlarına daha iyi uyum sağlayacaklarından, hekim ve yardımcı sağlık personeli; öncelikle nüfusuna kayıtlı oldukları il, ilçe veya beldenin sağlık kurum kadrolarına atanırlar. Memurlar, kendi memleketlerinde görev yapacaklarından, konut ve uyum problemi de olmaz.
9- a- Köy, mahalle, kom ve mezralara, sağlık ocak ve merkezleri açılmaz ve bu gibi küçük yerleşim birimlerine, sağlık personeli atanmaz. Uygulamada; küçük yerleşim birimlerine atanan, doktor, ebe ve sağlık memurları; halkın beklediği sağlık hizmetini veremiyor, bunalıma girip birde sorun çıkarıyor.
b- Sağlıkta yapısal düzenleme yapıldıktan sonra, 3 aylık bir dönem içinde; devlet hastaneleri, Devlet Ün Tıp Fakülteleriine, dispanser,sıtma savaş,verem savaş, sağlık merkezi, sağlık ocağı ve sağlık evleri; görev, personel, bina, araç ve cihazlarıyla birlikte ilgili belediyelere devredilir. Sağlık hizmetleri, Sağlık Bakanlığının hazırlayacağı kanun ve yönetmeliklere göre; Tıp Fakülteleri, belediye sağlık kurumları ve özel sağlık kuruluşlarınca yürütülüp verilir. Sağlık Bakanlığı, belediyelere nüfus durumuna göre: 27 bin doktor ve yardımcı sağlık personeli kadrosu tahsis eder. Ayrıca Tıp Fakültesi hastanelerine de toplam l7 bin doktor ve yardımcı sağlık personeli kadrosu verir. Sağlık Ocak ve Sağlık Merkezlerine; Diş hekimi ve Eczacı kadrosu tahsis edilmez. Halk bu hizmeti, Tıp Fakültesi ve özel sektörden alır.
10- Sağlık hizmetlerinin, kamu kurumları ve özel sağlık kuruluşlarınca; hukuka ve kamu yararına uygun olarak verilmesini; basın - medya ile meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları, gözetip denetler.
11- Hastanesi olmayan ilçe, belde ve köylerde oturan vatandaşlarımız, rahatsızlanıp, özel yada ticari taşıt araçlarıyla hastaneye gidemedikleri durumlarda; telefonla yapacakları ( kendilerinin yada sağlık kurumlarının sevk) istek başvurusu üzerine; şartlara göre, hastanenin acil minibüs ambulans veya helikopter ambulanslarıyla tıp fakültesi hastanelerine, acil müdahale için sevk edilirler. Sağlık merkez ve ocaklarına; ambulans ve şoför kadrosu tahsis edilmez. Devlete kurumlarına ait Anbulanslar, Tıp fakültesi hastanelerine devredilir. Kamu Sağlık kuruluşlarına; uçak ve helikopter anbulans alınmaz. Köylerdeki acil hastaları, uçak veya helikopterle tıp fakültelerine; TSK ve Polise ait hava taşıtları götürür. Gerektiğinde özel sektörden, anbulans hizmeti satın alınır.
12- Yeni düzenlemeyle Devlet, il, ilçe ve beldelerde, daha az sayıda Sağlık Merkezi ve Sağlık Ocağı binası yapacağından; elde edilecek tasarrufla il merkezi ve büyük ilçelere; tam teşekküllü Tıp Fakültesi hastanesi açarak ve burada gerekli uzman hekimlerle tıbbi araç ve cihazları bulundurarak, halkın sağlık problemlerine; zamanında ve yeterince etkili, verimli ve kalıcı çözüm üretir. Devlet her ilde, yeni bir Cerrahpaşa,Hacettepe, Numune, İbnisina Hastaneleri kurarak; halkın Ankara'ya, İstanbul'a taşınıp, rezil olmasını önler. Sağlık hizmetini Anadolu'ya yayıp, halkın ayağına götürür. Şuan il ve ilçe hastanelerinin çoğunluğu, uzman doktor, yada tıbbi cihaz yokluğu nedeniyle hizmet veremiyor. Devletin parası,Halk; sağlık hizmeti beklerken, toprağa gömülmüş beton yığını olarak, boş yere duruyor. Ör: Konya- Bozkırda, Tıbbi cihazlar var, ancak uzman doktor yok. Bilecik- Bozhüyükte; Böbrek hastaları var, Diyaliz cihazıda var, ancak uzman hekim yok! Hastalar her hafta Eskişehire gidiyor?Konu,hem resmi yazıyla,hemde sözlü olarak, İlgili Bakana iletildi; ancak dializ uzmanı, doktor sorunu çözülemedi?Dializ Doktoru atamasına artık;Başbakanmı yoksa, abd başkanımı bakıyor, bilemedik?
13- Hastane döner sermaye gelirleri; hastanenin temizlik, klima, ısıtma, havalandırma, ilaçlar, film, tahlil malzemeleri, tıbbi alet ve cihazlar ile demirbaş eşya alım, bina bakım ve onarımlarına harcanır. Döner sermaye gelirlerinden, doktor ve diğer yardımcı sağlık personeline; aylık veya yıllık olarak ek ödeme yapılmaz. Hiçbir sağlık personeline, Devlet Memurlarına verilen, aylık ücret ve tazminatlar dışında, ek ödeme yapılamaz. Suistimale neden olduğundan ve vatandaşa verilen sağlık hizmetlerinde, iyileşmeye yönelik, bir katkı sağlamadığından; Döner Sermaye gelirlerinden, sağlık personeline yapılan, ek ödemeler kaldırılmalıdır. Doktor görevini, yeminine sadakatten ve aldığı memuriyet maaşı, karşılığı olarak, gereğince vicdanen yapmalıdır. İyi ve çok çalışana, ek para vermek yerine, görevini gereğince yapmayana, disiplin cezası verilmelidir. Sağlık personelinin; hastalardan alınan, muayene, tedavi ve ameliyat ücretleriyle ilgisi kesilmeli, sağlık personeli, parasal konulardan, idari görevlerden, uzak tutulmalıdır.
14- Doktorlar, Hastane ve Sağlık Merkezlerinde; yaptıkları muayene, yataklı tedavi ve ameliyat hizmetleri karşılığında, hastalardan ücret isteyemez ve alamaz. Doktor ve diğer sağlık personeli, görevli olduğu sağlık kurumunda, günde altı saat, sağlık hizmeti vermek zorundadır. Mesai saatleri dışında ve tatil günlerinde, Hastane ve Acil sağlık hizmeti veren kurumlarda, doktor ve diğer sağlık personeli, 8’er saatlik dönemler halinde, Nöbetçi personel olarak görev yürütür. Nöbete kalan personele, nöbet hizmeti tazminatı - yevmiyesi ödenir.
15- Doktorlar ile diğer sağlık personeli, seçim, tercih yapmak zorundadır. Ya özel işyeri açacak veya özel hastanede çalışacak ya da yalnızca kamu sağlık kurumunda çalışacaktır. Bir doktor; hem kamu hastanesinde, hem de açtığı özel işyerinde çalışamaz. Doktorlar, maaş karşılığı yürütmek zorunda olduğu, görev saatleri dışındaki zamanda; görev alanlarıyla ilgili konularda yayınlanan, bilimsel yayınları takip edip, bilgilerini yeniler, gelişim ve değişime ayak uydurur. Spor yaparak, hobileriyle uğraşarak, kendini ertesi güne hazırlar. Dinlenmiş ve zinde olarak, görevine başlar. Kanser, Aids, Migren, Ülser, Şeker, Yüksek Tansiyon gibi hastalıklara çare arar. Yaşam, sadece çalışmak ve para kazanmak değildir.
16-a) İnsanlarımız; şu kamu görevinde çok maaş veriliyor, devlet memurluğuna girebilmenin en kolay yolu; doktor, hakim-savcı, öğretmen, polis yada subay olmak gibi, yanlış düşüncelerle meslek -iş edinip; hayatını karartıyor, geleceğini yok edip mutsuz oluyor. İnsanlar okullarını, iş ve mesleklerini; yetenek ve becerilerine uygun daldan seçmeli. Kişi, yetenek ve becerisine uygun olmayan, bir işte çalışırsa; işe alışamaz, benimseyip sevemez. Huzursuz, başarısız ve mutsuz olur. Yaptığı iş ve verdiği hizmette, bir şeye yaramaz,sorun çözemediği gibi,birde kendisi sorun olur. Örneğin; hastalar;gereğince muayene edilmez, yanlış teşhis konur; hastalığı tedavi edilemediğinden, sağlığı daha çok bozulup, mutsuz olur. Doktorluk, hemşirelik yalnızca para için gereğince yapılamaz. Mesleğini sevmek, dikkatli, sabırlı olmak, fedakar ve feragatle davranmak, özenmek gerekir. Doktorluk stresli bir meslektir. Kişi doktorluğu severek, isteyerek yapmıyorsa, kendinden beklenen hizmeti, gereğince veremediği gibi, birde çevresine ve ülkesine zarar verir. Türkiye'nin, Almanya, abd seviyesine ulaşamama nedeni; öğretmen, doktor, din görevlisi, mühendis, polis, subay ve yargıçların görevlerini; cesaret, dürüstlük, fedakarlık,öngörü,idealistlik ve vicdani sorumluluk bilinci içinde, gereğince yapmamasıdır.
b)Devlet memurlarının ücreti, öğrenim seviyesi ve hizmet süresine göre, verilmeli ki; insanlar çok maaş, lojman, sosyal imkan gibi nedenlerle; meslek seçimine yönelmesin.TUS- İhtisas yapan, uzman doktorlara; diğer kamu kurumlarında ki bilim doktorası yapan, kamu personeliyle aynı ücret ve tazminat ödensin.
17-a) Tıp Fakültesi; hekimlik, doktorluk, eğitim öğretim süresi; 4 yıla indirilir. Tıpla doğrudan ilgili olmayan dersler kaldırılır. Haftada 4 gün okul - teorik eğitim - laboratuar ve 3 gün (Cuma, Cumartesi ve Pazar) hastanelerde uygulama stajı konular. Stajlar; ikinci sınıfta başlayıp, hem birinci hem de ikinci dönem, öğrenim süresi içinde yapılır. Yaz tatillerine staj konulmaz. Bıkkınlık vermektedir.
b)Ayrıca Tıp Fakülteleri, 2. Sınıftan itibaren; Dişçilik, Eczacılık ve Kimya da olduğu gibi bölümlere ayrılır. Tüm öğrencilere, genel tıp eğitimi verilmez. İkinci sınıftan itibaren, seçilebilecek, ihtisaslaşmaya yönelik, Tıp Fakültesi örnek bölümleri: Göz Hekimliği, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Kadın Doğum, Çocuk Hastalıkları, Kemik Hastalıkları-Ortopedi, Cilt Hastalıkları, Üroloji, Diyaliz, Röntgen, Film, Tahlil gibi. Uzmanlık sınıfına ayrılmayan öğrenciler, Genel Tıp Fakültesinden; Aile,İşyeri Sağlığı Hekimi unvanıyla mezun olurlar. Pıratisyen hekim deyimi kullanılmaz.
c) Tıp Fakültelerinde; Hekimlik için gerekmeyen: Türkçe, tarih, hukuk ve FKB dersleri okutulmaz. İnsan vücudu, hastalık belirtileri, teşhis ve tedavi gibi, gerekli mesleki dersler konur.
18-a) Tıpta Uzmanlık Stajı (TUS) sınavları, kaldırılır. Tıp Fakültesi mezunları, staj yapmak istedikleri ilin Tıp Fakültesi Hastanelerine başvurarak, ihtisas yapmak istedikleri, bölümleri belirtirler. Adaylar, Tıp Fakültesi diploma başarı derecesi ortalaması ile o yer nüfusuna kayıtlı olma ve o yer okullarından mezun olma durumuna göre sıralanır. Bölümlere Öğrenciler; % 70 oranında o fakülteden mezun olma şartı ile başarı derecesine göre ve sırayla kabul edilir. KBB, İç Hastalıkları, Çocuk gibi tüm bölüm şefliklerine; en az 20 ile 40 arası, uzmanlık eğitimi için stajyer öğrenci alınır. Stajyerler: Pazartesi- Cuma 4 gün ve 8 saat vardiya süreli ve yine Cuma-Pazar günleri 3 gün ve 8 saat vardiya süreli olmak üzere, iki gruba ayrılır ve hastanedeki stajına bu günlerde gelir. Fakültedeki Teorik dersler ile laboratuar çalışmaları dışındaki uygulama stajlarını; 8’er saatlik dönemler itibariyle hastanede, 7 gün ve 24 saat nöbet( 8 saatte bir değişim) esasına göre yaparlar. Hastanelerde stajyer uzman doktor sıkıntısı var. Böylelikle hastanede yatan hastalar; mesai saatleri dışında ve tatil günlerinde, kendi haline bırakılmamış, stajyerlerin ilgi ve gözetimine verilmiş olunur. İsteyen her doktora, uzmanlık stajı yapma imkanı verilmelidir.
b)Tıpta, Uzmanlık Stajı yapan doktorlara, para ödenmesi şart değil. Doktorlar hem özel muayenehanesi veya özel hastanede çalışır, hem de fakültede uzmanlık stajını yapar. Bir yerde çalışmayıp, sadece Uzmanlık stajı yapan doktorlara; aylık bir BAÜ tutarında ücret verilebilir. Sosyal güvenliği olmayanlar; bu bir BAÜ'lük miktar üzerinden, sosyal güvenlikten yararlandırılır. (*BAÜ: Brüt Asgari Ücret). Tıp Fakültelerindeki Araştırma Görevlileri, bu konu dışındadır.
19- TUS süresi yeniden düzenlenir. Staj süresi: uzmanlık dalının özelliğine göre; l ve 2 yıl olarak belirlenir. Tez hazırlama dahil, 1 yıl süreli Mastır, 2 yıllık TUS ise Bilim doktorası düzeyindedir. Radyoloji -Röntgen mütehassıslığı, Diyaliz, Aile, İşyeri ve Toplum Hekimliği gibi ihtisas alanlarında süre bir yıl olarak tespit edilir. Tahlilleri kimya fakültesi mezunları yapar. Uzun süreli T.U. Sıtajları, doktorlara; bıkkınlık, meslekten nefret duygusu vermektedir.
20- Türkiyede'ki sağlık hizmetleri çok pahalı. Muayene, tahlil, film çekme ve ameliyat ücretleri ile hastane yatak ve yemek ücretleri, yeniden düzenlenmeli. Sağlık Bakanlığı, hazırlayacağı yasayla Türkiye şartlarına göre, T.C Anayasasındaki Sosyal Devlet ilkesini, esas alarak: muayene ve tedavi ücretlerinin, üst sınırlarını belirlemelidir. Buna uygun olarak, Sağlık Odası: istenecek, muayene ve tedavi ücretlerini, yıllık olarak açıklar. Fiyat istikrarı sağlamak için alınacak ücretlerin; Brüt Asgari Ücrete göre, ayarlanması uygun olacaktır.
*Örnek Sağlık Hizmetleri Ücret Tarifesi:
a- Yatak ve Yemek Ücretleri:
Hastanede kalan, hastalardan alınacak, yatak ücretleri; o şehirdeki Birinci Sınıf oteller ile Tek Yıldızlı otel ücretlerinin, dörtte biriyle yarısı kadar. Yemek ücreti de yine bu otellerin yemek ücretinin dörtte biriyle yarısı kadardır. Hastanedeki hasta odaları; wc-duşu içinde, dolaplı ve tek yataklı olarak yapılır. Eskilerde bu şekilde yeniden düzenlenir. Hastaneler, merkezi sistem, klimayla ısıtılıp, serinletilir. Hastalar, koğuş tipi 2-5 kişilik odalarda yatırılamaz. Normal, sağlıklı bir kişi; horlayan, hırlayan, bağıran, sayıklayan, inleyen, ağlayan,ruhsal durumu bozuk hastaların bulunduğu, koğuş tipi odaya yatsa, sabah psikolojik olarak hastalanıp kalkar.
b- Muayene Ücretleri:
Doktor ve Sağlık Kuruluşlarınca; hastalardan istenecek, muayene ücreti;aile hekimi- pratisyen ve uzman doktorlar için: Bir BAÜ'nün yüzde biri ile yüzde 5’i arası oranlarda olmak üzere, devlet ve özel hastaneler ile serbest çalışan doktorların, isteyebileceği ücret üst sınırını, yıllık olarak, Meslek odaları kararlaştırır.
c- Tıbbi Tahlil, Röntgen ve Film Ücretleri:
Bir BAÜ'nün, yüzde biri ile yüzde otuzu arası miktarlarda belirlenir.
d- Tedavi Ücretleri, Ayakta ve Yataklı:
Basit, orta dereceli ve büyük, riskli ameliyatlar için; bir BAÜ'nün % 50’si ile BAÜ'nün 5 katı arası oranlarda ücretler belirlenir.
e- Diş Hekimliği ve Dişle İlgili Ücretler: Bir BAÜ’nün % biri ile % 20’si arasıdır. Alt ve üst, komple diş takım ücreti; 2 BAÜ’yü geçemez.
21- Hastanelerde hasta yanında, refakatçi bulundurma uygulamasına, son verilir. Hastalara, hasta bakıcılık eğitimi verilen; hemşire, ebe ve sağlık memurları bakar. Hemşire, ebe, sağlık memuru gibi tüm yardımcı sağlık personelinin, yüksek öğrenim görmesi şarttır. Hastanelerde hizmetli kadrosunda personel çalıştırılmaz. Hastanenin temizlik hizmetlerini, özel temizlik şirketleri yürütür. Hastanede görevli hemşire, ebe ve sağlık memurları; hizmet içi eğitime alınarak, HASTA BAKICILIĞI konusunda eğitilir.
22- Hastanelerde hastalara verilecek yemekler; özel yemek şirketleriyle anlaşma yapılarak, özel sektörden sağlanır. Hastalara yemek servisi hizmetini de, yemek şirketi elemanları yürütür.
23-a) Hastanelere ziyaretçi, yalnızca haftanın Pazar günleri kabul edilir. Hastaları; sadece birinci derecede yakını olan; eşi ve çocukları ile ana, baba ve kardeşleri ziyaret edebilir. Diğer yakınları ve arkadaşları, hastanedeki hastaların kaldığı bölümlere ve hasta odalarına alınmaz. Diğer ziyaretçiler hastayla, hastanın durumu uygunsa, hastane ziyaretçi salonu veya bahçede görüşebilirler.
b)Hastanelerde, görevli personel ile hastalar ve ziyaretçiler, kesinlikle sigara içemez. Hastane kurallarına aykırı davrananlar, hastane güvenlik personeli, yada polisçe yargıya sevk edilir.
24- a)Sağlık hizmetleri, uzun dönemde özel sektörce verilir. Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerine standart getirir.Hizmetin verilmesini;Basın ve Meslek odaları yoluyla, gözetip denetleyerek, hizmetin kalitesini artırır. Sağlık Bakanlığı ile SSK, Bağkur, Emekli Sandığı, sağlıkla ilgili kurumlarını; Devlet Üniversiteleri ile Belediyelere devreder. Kamu ve özel sektör sağlık kuruluşlarının çalışmasını ve verilen sağlık hizmetini; Belediye, Basın, Sağlık Odası ve STÖ’ler: 7 gün 24 saat, gözetip denetler.
b)Kamu, Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortalı ve emeklilere, sağlık hizmetini; Tıp Fakültesi hastanelerinden ve özel sektör hastaneleri ile serbest çalışan doktorlardan alır. Çalışanlar ve emekliler, muayene ve tedavilerini; istedikleri özel yada resmi kişi ve kuruluşlarda; yaptırma hakkına ve serbestisine sahip olmalıdır. Ancak bu durumu istismar eden, devleti soyan; eczane, doktor ve sağlık kuruluşları ile işbirlikçisi personel ve emeklilere de en ağır ceza verilmelidir. Örneğin: Sahtecilik yapan hastaneler ile eczacıların; ruhsatları iptal edilir, bir daha hizmet alınmaz ve T.C sınırları içinde işyeri açmasına izin verilmez. Ayrıca, Yargı kararıyla dolandırıcılıkla sağladığı haksız çıkarın iki katı, hazine lehine para cezası alınır.
25- Devlet üniversitesi hastaneleri, bir önceki yıl muayene ve yataklı tedavi hizmeti verdiği, hasta sayısının, en az yüzde otuzu oranında, fakir hastaya; ücretsiz, ameliyat dahil muayene ve tedavi hizmeti verir. Ayrıca, yöresindeki temel eğitim okulları ( ilköğretim ve lise ) ile üniversite öğrencilerine ve 0-5 yaş gurubu bebek ve çocuklara, ücretsiz, ameliyat dahil muayene ve yataklı tedavi hizmeti verir. Özel sağlık kuruluşlarının da en az yüzde on oranında fakir yurttaşlara, ücretsiz muayene ve yataklı tedavi (ameliyat dahil) hizmeti vermesi zorunludur. Bu hususu Sağlık Bakanlığı, Belediye, Meslek Odaları ve Basın gözetip denetler. Yeşilkart uygulaması yanlış, hemen kaldırılmalıdır.
26-a) İlaçların Toplattırılıp İmha Ettirilmesi:
İnsanların, hastalıklarını tedavi için kullandıkları; hap vb ilaçları, üreten fabrikalar ile Veteriner ilaçları ve Zirai Mücadele İlaçlarının, Üretici ve İthalatçıları: İlaçların, Son Kullanma Tarihine,bir hafta kala; satılmayan ilaçları; ilaçları pazarlayan Ecza- İlaç Depolarına, Meslek Odası ile Basının gözetim ve denetiminde, geri toplatır. Ecza Depoları, Eczane, Veteriner ve Zirai Mücadele Bayilerine; kendi satış fiyatı üzerinden, bu ilaçların ücretlerini, geri öder.
b) Toplattırılan Son Kullanma Tarihi geçmiş ilaçları: İlaç Fabrikaları, İthalatçı Firma ile Eçza Depoları, Meslek Odası ve Basının gözetiminde, imha eder. Geri ödediği paraları; imha tutanaklarıyla birlikte, imha yılı içinde, bilançoda gider ve zarar gösterir. Kesinlikle son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar, kullandırılmaz.
c) Kurallara uymayan; Eczacı, Veteriner ve Zirai İlaç bayisi, Ecza- İlaç Deposu ile üretici ve ithalatçı ilaç firmalarına, ağır cezalar uygulanır. İlaçların, yasa hükümlerine uygunluğunun gözetim ve denetim hizmetini; Meslek Odaları, Tıp Fakülteleri, Belediye Sağlık Merkezi ile Basın ve DKÖ, 7 gün 24 saat, yürütür.
d) Sağlıkla ilgili konularda; kurallara uymayan, aykırı davranan, hile, sahtecilik yapan, toplum sağlığıyla oynayan, vergi kaçıran, kurumlara zarar veren; hastane, ilaç üreticisi, ithalatçı, ecza deposu yada eczanelerden; bir daha SGK ve diğer kamu kurumları, sağlık hizmeti ve ilaç almaz. Ayrıca, duruma göre; çalışma izni idarece iptal edilir, işyeri kapatılır. Haklarında, Yargıya suç duyurusu yapılır, tazminat davası açılır ve verilen zararın, en az 2 katı ceza alınır.
SAĞLIK SORUNU -4-
İŞÇİ MEMUR VE EMEKLİLERE VERİLECEK TEDAVİ HİZMETLERİYLE İLGİLİ HUSUSLAR:
A- l-Hastanelere muayene ve tedavi için başvuranların günlük olarak muayene ve tedavilerinin yapılması esastır. Acil olarak hastaneye başvuran hasta için muayene, teşhis, bakım ve tedavinin beklenilmeksizin başlatılması, insanlık ve aklın bir gereğidir. Acil olmasa da, psikolojik yada biyolojik olarak, kendini hasta hisseden ve teşhis ve tedavi için hastanelere başvuran insanlara; " yarın sabah 07.00'den önce gel, yada iki ay sonra, Perşembe günü 08.00'de gel.... filmini çekmemiz gerekiyor, film çektirmek için altı ay sonra saat 14.00'de gel...." gibi geyik, mantıksız uygulama, Uganda veya Patagonya 'da bile yoktur. İnsan hasta olmasa niçin hastaneye gelsin? Kişiler " ben 3-4 ay sonra böbreğimden hasta olabilirim, gidip ürolojiye başvurup muayene için bir randevu günü, alayım mı diyecek? " Hastanelerin; aylar sonraya gün vermesinden, daha ayıp olanı; yaptığı çıkarcı uygulamadır. Örneğin:"Şubatta, şiddetli baş ağrısı için Bursa Tıp Fakültesine yapılan, başvuru üzerine;Nisan ayına gün veriliyor. Çok rahatsızım denildiğinde ise; " o zaman vezneye 30 milyon TL. para yatırın( 2000 yılı), hemen muayene olursunuz" Çözümü sunuluyor. Aynı doktorun, memur olarak, resmi sevkle gidince, muayene edecek zamanı yok! para ödeyince var? Böyle mantıksızlık ve insafsızlık olur mu ?
2-a) Tüm kamu kurum ve Devlet Tıp Fakültesi Hastanelerine yapılan, hasta başvuruları; derhal kabul edilecek. Hastaların muayenelerine, başvurduğu gün hemen başlanacak. Tahlil, film çekimi gibi gerekli teknik işlemler hızla yürütülecek ve bu işlemler;en çok üç gün içinde tamamlanacaktır. İşlemlere, genel kural olarak, kuruma başvuru üzerine derhal başlanıp, aynı gün sonuçlandırılmaya çalışılacaktır.
b) Sağlık Kurumlarının, Muayene Gün ve Saatleri: Devlete ait Tıp fakültesi hastanesi polikıliniği ile belediye Sağlık Merkez ve Ocaklarında;Muayene,Film,Tahlil; Haftada 4 gün ve 08.00- 12.00 saatleri arasıdır.Diğer gün ve saatlerde,kamuda acil müdahale hizmeti, Hastane Acil Serviste verilir.
3- Tahlil cihazı, ultrason, tomografi, MR gibi tıbbi teknik alet ve cihazlar; kural olarak, kamu kurum hastanelerine alınmayacak. Bu tür hizmetler özel sektörden satın alınacaktır. Hastane ve sağlık ocakları, hastalığın teşhis ve tedavisi için, tahlil ve film gereksinmelerini; özel sektör sağlık kuruluşlarından sağlayacaktır. Sosyal Güvenlik Kurumları, özel sektörden satın aldığı, bu tür tahlil, film, hatta muayene ve ameliyat bedeli karşılıklarını, en çok, işlem tarihinden itibaren; bir ay içinde ödeyecektir. Türkiye'de ki sağlık kurumları;kullanılmayan atık, paslı, HEK'lik;en ucuzu diye tercihen alınmış, teknolojik gerilikte,çarkıt,kaldırat marka;tıbbi alet ve cihazlarla dolu. Bunlar milli servet, yazık! Kamu kurumlarına fotokopi cihazı da alınmasın.Fotokopi gereksinimi, özel sektörden sözleşmeyle sağlansın. Bazı alet ve cihazlar, sözleşmeyle Tıp Fakülteleri; film odalarına konur. Özel sektör teknik elemanı, hastaların filmlerini burada çeker. Hasta, o haliyle dışarıya gitmemiş olur.
B- İşçi, Memur,İşveren,Serbest Sigortalı Ve Emeklilerin İlaç Alımı, Gözlük, Kulak-Ayak Protezleri İle Diş Yaptırma Şekli Ve Bunların Bedellerini, Ödeme Usulü:
1- Sigortalı ve Emeklilerin; hastanede yatarak, kendilerini yataklı tedavi kurumlarında yapılan ve verilen; muayene, ilaç tedavisi, yatak ve yemek, tahlil, film, ameliyat, vücuduna protez takılması gibi, tıbbi hizmet ve işlemlerin ücreti; bu hastanenin özel, yada resmi olmasına bakılmaksızın; yönetmelik esaslarına göre; %10 ile %30' u, sağlık giderlerine katılım payı olarak, hastadan alınır ve geri kalan kısmı, Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenir.
2- Kamu Sosyal Güvenlik Kurumunun, sigortalı ve emeklilerinin, hastanelere yaptıkları, sağlık gideri borçlarını; işlem tarihinden itibaren, en geç bir ay içinde ödemesi zorunludur.
3- Sigortalı ve Emekliler; diledikleri özel sektör sağlık kuruluşları, yada kamu kurum sağlık ocak ve hastanelerine başvurup, ayakta tedavi görerek;aile hekimi- pratisyen yada uzman doktorlara reçete ettirir. Yazılan ilaçlar ile her türlü diş dolgu ve protezlerini, kulak, el, ayak vs. protezlerini, ayakta yaptırılan, tahlil ile çektirilen film ücretlerini; tercih ettikleri bu özel yada resmi gerçek yada tüzel, sağlık kurum ve kuruluşları ile doktor ve eczacılara; doğrudan kendileri öderler. Ayakta tedavi görürken, yaptırılan tahlil, çektirilen film ve alınan ilaçların bedelini, Sosyal Güvenlik Kurumu ödemez. Ancak sosyal güvenlik kurumu, sigortalı işçi , memur ve diğer sigortalılar ile emeklilere; Ocak ve Temmuz dönemlerinde; yarımşar BAÜ oranında olmak üzere, yılda iki kez ve toplam olarak bir BAÜ ( Brüt Asgari Ücret) tutarında; Ayakta tedavi, muayene, tahlil, film, gözlük, kulak-ayak protez cihaz vs. aletleri ile diş dolgu, çekim ve diş protez takma ücret ve bedelleri karşılığı olarak, ödemede bulunur. Kişiler, isterse o yıl hiç hasta olmasa ve ilaç almasa veya 5-10 defa hasta olup eczaneden yüzlerce ilaç alıp ayakta film de çektirse; sosyal güvenlik kurumu bu duruma bakmaksızın ve kişiler arasında ayrım yapmaksızın, tüm işçi ,memur ve diğer sigortalılar ile emeklilere; her yıl için bir BAÜ tutarında, sağlık gideri, ödenek yardımı yapar. Kişiler sigara ve alkolden uzak durup, dengeli, düzenli, yeterli beslenip, spor yaparak, sağlıklarını koruyucu, önleyici tedbirlere başvurur. Eski uygulama çok yanlış. Herkesin evi bir iki içilip bırakılan ilaçlarla dolu. Milli servet boşa gidiyor. Halkımız ilaçkolik olmuş. Sosyal güvenlik kurumunun, mali durumu sarsılmış. İlaçlar bedava diye çok kullanıldığından, yan tesirleri nedeniyle insanlar; hastalıklara karşı direnç ve bağışıklıklarını da kaybediyor. Kısacası ayakta tedavi giderleri ve ilaç reçete bedelleri; sosyal güvenlik kurumunca ödenmez. Ancak yataklı tedavi kurumunda yatarak, tedavi gören hastaların, tüm sağlık giderleri karşılanır. Ayakta tedavi gören hastalar, muayene, ilaç, film, tahlil, diş tedavi, protez, gözlük bedellerini, ilgili kurum veya kuruluşa, kendileri öderler. Bu giderleri için sosyal güvenlik kurumu ayrıca bunlara, bir ödemede bulunmaz ve ayakta tedavi giderlerini karşılamaz. Hükümet isterse, BKK ile bir BAÜ tutarındaki Ayakta Tedavi Ödeneğini; 4 katına kadar artırabilir yada yarı oranına dek azaltabilir.
4-a) Sosyal Güvenlik Kurumu, hiçbir TC vatandaşını, muayene ve tedavi için yurtdışına gönderemez. Yine bir TC vatandaşını; Türkiye de tedavi ettirmek için yurtdışından doktor ve sağlık ekibi getirtemez. Sosyal güvenlik kurumu, yada kamu hastaneleri, yurtdışından ilaç veya tıbbi alet ve cihaz ithal edemez. Tıbbi ilaç ve cihazlar, Sağlık Bakanlığından izin alınarak, özel sektör sağlık kuruluşları ve ilaç firmalarınca; ilgili yönetmelik hükümlerince ithal edilir. İthal ilaç bedeli de; eczanelerde satılan, diğer yerli üretim ilaç ücretleri gibi, aynı usulle sosyal güvenlik kuruluşu, yada hastalarca ödenir.
b) Yerli ilaç üretimi ile tıbbi cihaz yapımı teşvik edilir. İlaç üretim iznini; TSE-Sıtandart, Marka ve Patent Enstitüsü Kurumu verir, marka ve patentini onaylar. İlaç ve Tıbbi Cihaz ithal izni, Sağlık Bakanlığından alınır. Satış fiyatlarını, Eczacılar Odası Birliği belirler. İtiraz Sağlık Bakanlığına yapılır. Bu konuda Yargıya gidilemez.
5- Sosyal güvenlik kurumu;isteyen,gerçek ve tüzel,serbest çalışan tüm doktor ve özel sağlık kuruluşlarıyla anlaşma yapar; sigortalı ve emekliler; hastalandıklarında diledikleri doktora yada kamu kurum hastanesi veya özel sektör hastanelerine gidip; muayene olup, tedavisini yaptırabilir.
C- l- Sağlık kurulu raporu, uygulanmasından vazgeçilir. Konusuna göre, kişiler için o durumda gerekli ve önemli olan neyse, o dalda ki bir uzman doktordan, rapor olması istenir. Bürokrasi ve kırtasiyecilikten vazgeçilir. Sağlık Raporlarının; tek aile hekimi-pratisyen tabip yada uzman bir doktordan alınması istenir. İki ve daha çok doktorun, imzası olan sağlık kurulu raporu, uygulaması kaldırılır. İşe girecek, yada sürücü belgesi alacaklardan; işin durumuna göre, örneğin; yalnızca uzman psikologdan,veya göz doktorundan sağlık raporu istenir.
2- Sağlık kurulu raporu kaldırılarak, süreklilik arzeden; verem, şeker, tansiyon, kalp, migren gibi hastalıklarda kullanılan, ilaçların bedelinin; yüzde yirmi oranında hastalarca karşılanması kuralının göz ardı edilmesi, uygulamasından da yeni düzenlemeyle vazgeçilir. Bu hastalardan kurul yada uzman raporu istenmez. İlaç alımı, kullanımı ve ödemede diğer hastalarla aynı prosedüre uyarlar.
D- Tıp Fakültesi hastanelerinin bir bölümü; ihale ve sözleşmeyle; Özel Eczane ve Özel Film, Tomoğrafi, MR ile Özel Tahlil Laboratuvarlarına kiralanır. Devlet Hastanesi; yataklı tedavi gören hastalarının: ilaçlarını buradan alır, filmlerini çektirir, tahlilleri yaptırır. Devlet Hastanesi kesinlikle bu işler için Eczane, Film merkezi ve Tahlil laboratuvarı açamaz, eczacı, tahlilci ve film için teknik eleman,alet,cihaz alıp, çalıştıramaz. Hastane, özel sektörden satın aldığı, ilaç, film ve tahlil üçretlerini, en geç bir ay içinde öder.
E- AKIL,SİNİR VE RUH HASTALARI:Aklı olmayanın,Dini sorumluluğu yoktur.Allah;bu kişileri, ailesi ve toplum için imtihan sebebi olarak yaratmıştır.Kendi halinde,sessiz,zararsız,engelli insanlar, konu dışıdır. Ancak, ailesine, çevreye zarar veren, delilerin; toplum içinde serbestçe ve huhuksal, cezai sorumluluğu olmadan dolaşmasına ve insanların hayatını kabusa çevirmesine,izin verilemez. Delilerin, kendini akıllı görmesi nedeniyle; tedavi edilmeleri,mümkün değildir.Bu nedenle aileden biri, yada zarar görenin; Savcılığa,Polise başvurması, yada delinin; adli suç işleyip, ceza alması üzerine, mahkemece; saldırgan,zarar veren deli; Hastaneye sevkedilir. Duruma göre, iyileşinceye kadar,tedavi görür.Durumu normale dönünce, ailesine teslim edilir. Saldırganlığı devam ediyorsa, Akıl Hastanesinin ilgili bölümünde,aldığı adli ceza süresince, veya ömürboyu tutulur.
ULUSLARARASI İLİŞKİLER
1- Türkiye:çekiçgüç, SEİA ve nato üsleri ile ilgili anlaşmaların yenilenmesinde, politika değişikliğine gitmeli. Bunların süresini uzatmak için. kredi, ihtiyaç fazlası eski askeri malzeme istemek yerine, geniş boyutlu düşünüp, abd'ye göçmen göndermelidir. Abd heryıl 20-50 bin civarında çeşitli ülkelerden, göçmen kabul ediyor. Bu göçmenlerin 5-10 binini Türkiye'den kabul etsin. Yararı; hükümet. Türkiye lehine lobi faaliyetlerini yürütsün diye, abd'li şirketlere her yıl milyonlarca dolar tutarında döviz ödemekte, hemde istenen sonuç elde edilememektedir. Abd'ye göçmen olarak gidecek vatandaşlarımız; Türkiye'yi orada temsil eder. hakkımızı savunur, kendine iş bulur veya iş kurar, çocukları diledikleri dalda, iyi bir eğitim yapma imkanına kavuşur. Abd'deki Türk ve Müslüman nüfusu artar, lobi şirketlerine dış tanıtım parası ödemekten kurtuluruz!Abd;210 Ülkeden, 250 farklı etnik ve inanç gurubundan insanı;göçmen olarak alıp,abd milleti yapmış!Abd vatandaşları; önce Amerikalı, sonra İngiliz,İtalyan,Alman,Sılav?Ne Osmanlı, nede TC Hükümetleri; 27 farklı etnik ve 10 civarındaki inanç gurubuna,Türk vatandaşlığını benimsetip,devleti sahiplendirip, vatanı savunduramamış?Yönetenler,sadece vergi toplayıp,israf saraylarda saltanat sürmüş? Birde Türkleri;1639,1683-1918 arası,(*Çanakkale-1915 hariç!)Yenilgiyle biten,amaçsız, öngörüsüz, yönetilemeyen savaşlarda;hatta düşmana kasten yendirip,yoketmiş!
2- Silahsızlanma ve Birleşmiş Milletlerin (UN), Askeri Gücünün Etkinleştirilmesi:
Türkiye, Birleşmiş Milletlere silahlanmayla ilgili bir rapor ve plan hazırlayıp götürsün ve konunun yakın takipçisi olsun. Birleşmiş Milletlerin Etkinliği; Filistin, Sudan, Irak, Lübnan, Libya, Suriye, Yemen, Gürcistan;Abazya-Osetya sorunu,Ermenistanın;Azerbaycanın %20’sini işgali, Bosna Hersek, Kosova,Çeçenistan, Ukrayna-Kırım sorunu, Tacikistan, Afganistan, Keşmir,Arakan ve Somali iç savaşları nedeniyle çok azaldı.BM’de;imf,nato gibi,abd’nin;baskı,sömürü araçlarından birine dönüştürülmüş durumda.Rusya ve Çin bile,etkili silahları nedeniyle; abd emperyalizmine, karşı çıkamıyor? Türklere zarar vermek için kurdurulmuş olan,pkk’yı;hem abd,ab,hemde rusya destekliyor! Vayki vay halimize?
-**BM'nin; Dünya Barış, Güvenlik ve Huzurunu Sağlayacak; Konum ve Etkinliğe Ulaşması İçin Alınması Gerekli Tedbirler:
a) Nato, AGİT, BAB, eski Varşova yeni BDT gibi, askeri pakt ve ittifaklar, dağıtılıp kaldırılsın. Devletler birbirleriyle;askeri işbirliği değil,saldırmazlık ve dostluk antlaşması imzalasınlar. BM'ye üye her(*210) ülke;kurulacak, 2 bin ile 20 bin kişilik, BM silahlı Barış Gücüne;10 ile 100 arası asker- polis versin, bu asker- polislerde görev dışındaki zamanlarda, kendi ülkelerinde dursunlar. BM, devletler arası anlaşmazlık, veya ülke içi etnik, dini veya siyasi kökenli; iç çatışmaları, siyasi olarak halletmek için diplomatik girişimde bulunur. Tarafları uzlaştırmaya, anlaştırmaya ve barışı yeniden sağlamaya çalışır. Sorunu görüşmeler yoluyla halledemez ve taraflar silaha başvurursa, BM'de; olayların boyutu, daha fazla büyüyüp, çevreye yayılmadan, saldırgan ve savaş yanlısı tarafın üzerine, BM Barış Gücü askerini göndererek, iki ülke arasındaki çatışmayı, veya ülke içi içsavaşı, silah zoruyla durdurur.Saldırgan ülke veya guruplarla bunları destekleyen ülkeleri,ekonomik yaptırımla cezalandırır. Cezalar; Afganistan, Keşmir, Doğu Türkistan,Filipin-Moro,Seylan-Tamil,Arakan,Kırım,Ukrayna,Gürcistan, Yugoslavya, Irak, Suriye, Sudan, İran, Somali, Lübnan, Filistin ve Libyada olduğu, yapıldığı gibi halka değil, hükümet ve liderlere, yönelik olmalıdır. Çok ilginç!Dikkat edilirse,sorunlu ülkelerin çoğu; İslam İnançlı? Demekki 1090 yılında başlatılan,Haçlı Seferleri;1250,1492 yılında bitmemiş, hala devam ediyor? Abd başkanı buşt;1991 yılındaki Irak bombardımanı için;bu,yeni Haçlı Seferidir,demişti?
b) BM üyesi ülkeler, katı ve merkeziyetçi yönetimden; cumhuriyetçi, demokratik,laik ve yerel yönetim ağırlıklı, bölgesel, özerk eyalet sistemine geçmeye yönlendirilir. Ülkelerin, vatandaşı olan azınlık halklarına (etnik veya dini) insanca davranması, temel hak ve hürriyetlerini kullandırması sağlanır. Ülke içi çatışma ve bölünmeyi önlemek için etnik gruplara; kültürel faaliyetlerde serbesti ve yerel idari özerklik, tanınması hususunda, BM karar alabilir.Bu modele; Abd’nin; 50 eyaletten oluşan sistemi ile 15 özerk cumhuriyetli, Rusya Federasyonu;örnek alınır. Eyalet sistemi uygulayan bu iki devlet;şuan Dünyanın iki süper gücü!Yerel özerkliğin,demekki zararı değil, yararı var.Kendi kendini, yönetme isteği;Ulusal Egemenlik,Bağımsızlık,Etnik Miliyetçilik duygusu; yeme,içme,uyuma gibi;Doğuştan, eğitimle ve yaşam düzeyinin iyileşmesiyle, sonradan kazanılmıyor! Çin halk cumhuriyeti topraklarının;beşte biri-% 20’si Türk; Doğu Türkistan, Kansu,Ordos!Çin Toprakları;Tay ve Hen Çinlilerinden sonra; Tibet,Doğu Tacik, İç Moğolistan, Kitan-Hatay- Mançu-Cücel ve Batı Kore Halklarının, kadim yurdu! Çinde; 55 farklı etnik gurup var.Rusya Federasyonunda ise 100 ayrı etnik guruptan, halk yaşıyor.
c) BM Genel Kurulunda; Abd, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin gibi 5 büyüklerin; veto hakkı ve gelişmiş; 7 veya 15 ülkenin, ayrıcalığı kaldırılsın. BM üyesi 190-202-210 ülkenin; oyu eşit olsun. Ayrıca Avrupa Birliği, NAFTA,Şangay,BİRİCS gibi uluslararası kuruluşlar ve üyeler, birbirleriyle eşit olsun.Kurullar; belirlenen gün ve saatte, katılan üyelerle toplansın, gündemini görüşsün. Oylamalar gizli ve yazılı olarak yapılsın. Kararlar oy çokluğuyla alınsın.
d) Her ülkenin nüfus durumuna göre bulundurabileceği ençok subay ve er toplam Asker sayısı ile Polis mevcudu belirlensin. Silahlanmaya sınırlama getirilsin. Örneğin; her 10bin- 50 bin nüfus grubu için bir asker bulundurulsun. Her 5bin- 20 bin kişilik nüfus grubu içinde bir polis kadrosu oluşturulsun. Uzun dönemdede askerlik kaldırılsın. Ülke içi ve uluslararası güvenlik polis gücüyle sağlansın.Askeri Helikopter,Lazer silahı, Tabanca, tüfek ve hafif makineli dışında silah üretimi yasaklansın. Bu yoldan tasarruf edilecek paralar; eğitim, sağlık ve altyapı hizmetlerine, fabrika kurulmasına, eğitimsizlik, işsizlik ve fakirliğin beslediği; terör ve mafya ile mücadeleye harcansın.
e) Top, tank, zırhlı araç,savaş uçağı,savaş gemisi vb saldırıya yönelik, ağır savaş silahları, bomba, nükleer silah, mayın, zehirli kimyasal gazlar ve uyuşturucuların üretim, satış ve kullanımı yasaklansın. Bunları gizli üreten ülkelere, ekonomik yaptırımlar uygulansın.
f) Ayrıca, askeri özellik taşıyan uçak, gemi, füze, roket, bomba, güdümlü roket, tanksavar, uçaksavar gibi saldırı veya savunmaya yönelik, savaş araç,cihaz ve silah üretim ve kullanımına; ülke nüfusuna göre, sınırlama getirilsin. Birleşmiş Milletler, basın, sivil toplum örgütleri; silah fabrikalarının üretim ve satışlarını denetlesin. Silahlanma yarışı durdurulsun. Dünya ikinci bir Hitler- Sıtalin veya Saddam-Buş krizi yaşamasın, yeni bir körfez harekatı veya 3.Dünya savaşı olmasın.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATI VE U.N. SİLAHLI GÜCÜ
A) l)Birleşmiş milletler teşkilatı, genel kuruluna; her üye ülke; biri daimi temsilci, diğeri de temsilci danışmanı-uzman olmak üzere, toplam iki uzman personel gönderir. Her üye ülkenin, B.M.'de; iki personeli bulunur. Genel kurul ve yönetim kurulunda; söz ve oy hakkı, yalnızca daimi temsilcinindir. Diğer üye; temsilci danışmanı ve temsilcinin vekilidir.
2) Birleşmiş Milletlere üye her ülke, genel kurulda; eşit söz ve oy hakkına sahiptir. B.M.G. Kurulu; üye ülke temsilcilerinin katılımıyla, olağan olarak, yılda iki defa toplanır. Genel hususları ve gündemi görüşür. Gerekirse, yönetim kuruluna ve B.M.G. Sekreterine, belirli konularda yazılı yetki verilebilir. Olağan toplantı;Mayıs ve Kasım aylarının, ilk haftasında yapılır. Dönem toplantıları süresi, aksine karar alınmadıkça 5 gündür.
3) B.M.G. kurulu; önceden açıklanan ve üyelere duyurulan tarihte, katılan üyelerle toplanır ve Genel sekreterce belirlenip,üyelere gönderilen, gündemini görüşür. En az 10 üye, yazılı başvuru ile bir konunun gündeme alınmasını, Genel sekreterden ister.
4) B.M.G kurulu, toplantıya katılan üyelerin, oy çokluğu ile karar alır. Oylamalar, gizli ve yazılı( yada dijital) olarak yapılır. G.K kararlarına karşı, Genel sekreterin veya üyelerin üçte birinin, gerekçeli ve yazılı başvurusuyla itiraz edilir. Genel kuruldan; kararın yeniden görüşülmesi ve düzeltilmesi istenebilir. İtiraz edilen kararlar; en çok on gün içinde,yeniden görüşülür. İtiraz üzerine verilen,kararlar kesindir. Tüm üyeleri dolayısıyla devletleri bağlar. Kararlara uyulması zorunludur. B.M teşkilatı;kararlarına uymayan, ülkeler hakkında; ekonomik, siyasi ve silahlı yaptırım kararı alıp, ceza uygulayabilir.Hiçbir ülke,BM kararını, veto edemez,yada mahkemeye götürüp,iptal ettiremez.BM kararlarına karşı,Yargıya gidilemez.Gerekçeli olarak, tekrar BM Gn kuruluna, itiraz edilir.
5) B.M.Gn kurulu, üyeleri arasından ve gösterilen adaylar içinden, gizli ve yazılı oylamayla; 5 üyeli, hukuk, barış, ceza yaptırımı, göçmenlik,uluslar arası ilişkiler, insan hakları,kültür gibi konularda, ihtisas komisyonları kurar. Komisyonlar;Genel sekreterce, kendilerine havale edilen konuları, en çok on gün içinde araştırır, bir rapora bağlayarak, Genel sekretere sunar.
6) B.M.G kurulu, üye ülkelerin üçte birinin, gerekçeli olarak, genel sekreterliğe başvurusu üzerine; genel sekreterce, her zaman olağan üstü toplantıya çağrılabilir. Kurul toplantıları, gündemin görüşülüp, karara bağlanmasına kadar devam eder.
7) Görüşmeler basına açık olarak yapılır. Alınacak kararların oylaması ise gizli ve yazılı olarak yürütülür. Bilgisayar ortamında elektronik, dijital oylama da yapılabilir.
B) 1) B.M yönetim kurulu: B.M. Genel kurulu, adaylık için yazılı başvuruda bulunan üyeleri arasından; gizli ve yazılı oylama ile beş yıllık bir dönem için, 5 kişilik bir yönetim kurulu seçer. Bu 5 kişilik yönetim kurulu ise, kendi içinden birini, gizli ve yazılı oylamayla B.M genel sekreterliği ve yönetim kurulu başkanlığı görevine getirir. Bir üyeyi de Yönetim kurulu başkan vekili olarak seçip belirler.Birleşmiş Milletler,Yönetim kurulunun 5 üyesi;BM Daimi Temsilcisidir.
2) B.M. Yönetim kurulu üyelerinin, görev süresi; 5 yıldır.
3) B.M. Yönetim kurulu, her ayın ilk haftasında, katılan üyelerle toplanarak, önceden genel sekreterce belirlenip, üyelere gönderilen, gündemini görüşür. Kurul oy çokluğu ile karar alır. Görüşmeler açık, oylamalar gizli ve yazılı olarak yapılır. Yönetim kurulu toplantıları, gündem görüşülünceye kadar sürer.
4) Yönetim kurulu kararlarına karşı, üyelerin en az üçte biri, yazılı ve gerekçeli olarak genel kurula itiraz edebilir. İtiraz, on gün içinde genel kurulda görüşülür. Genel Kurul, yönetim kurulunun kararını; onaylayabileceği gibi, değiştirerek te kabul edebilir.
5) Birleşmiş milletler teşkilatı personeli, genel sekreterlikçe işe alınır. Bilgisayar yazılım, tercümanlık ve diğer teknik görevleri yürütecek, personel sayısı; 200'ü, hukuk, siyasal, ekonomik ve güvenlik alanındaki uzman personel sayısı ise 20'yi geçemez. Bina temizlik, kullanım ve koruma hizmetleri ise özel şirketlere gördürülür.
C) Birleşmiş Milletler Silahlı Gücü ve Genel Hususlar:
1) Nato, Varşova Paktı, Batı Avrupa Birliği, AGİT, CENTO, BDT, NAFTA, Şangay İşbirliği Örgütü gibi, bağımsız devletlerin katılımıyla kurulmuş olan, askeri işbirliği ve silahlı örgütlenmelere ilişkin,bölüm ve yapılanmalar kaldırılır. Askeri ittifak ve işbirliği anlaşmaları iptal edilir. İyi komşuluk, saldırmazlık, dostluk, ekonomik, siyasi ve kültürel iş birliği anlaşmaları, bu kuralın dışındadır.
2) B.Milletlere üye ülkelerdeki; ordu teşkilatları ve askeri okullar kaldırılır. Devletin iç güvenliğini polis sağlar. Dış güvenliğini, ise BM silahlı gücü sağlar.
3) Ülkeler;her 5000-20000 nüfus birimi, grubu için;bir polis kadrosu oluşturabilir. Üye ülkeler, nüfusu,ekonomik gücü ve toplumsal olay durumuna göre,polis sayılarını belirler. Ancak polis sayısı bu oranı geçemez.Bu kurala göre;örneğin 50 milyon nüfuslu bir ülkenin, Polis mevcudu; en çok 10 bin kişi olabilecektir. Polis memurlarının,suç olaylarını;aklı, bilgisi ve öngörüsüyle önleyebilmesi için yüksek okul mezunu olması gerekir.
4) Polisler, silah ve araç gereç olarak; tabanca taşır. Gerektiğinde hafif makineli tüfek, el bombası, bayıltıcı gaz ve iğne, plastik mermi, kelepçe, elektrik şoklu polis copu ile telsiz, oto-minibüs ve helikopter kullanır. Polisler ve polis teşkilatları; tank, top, çok namlulu top, zırhlı araç, füze, roket, ağır makinalı gibi, harp silahları kullanamaz ve bulunduramaz.
5) Birleşmiş Milletler Gücü:
NATO teşkilatının adı değiştirilecek, B.M. silahlı güvenlik gücüne dönüştürülür. Bu örgütlenmeden başka dünyada, hiç bir ülke; silahlı güç ve askeri teşkilat kuramaz ve bulunduramaz. B.M. üye her ülke, bu güce 10 polis verir. Komutanlarını, bu karma polis birlikleri; yazılı ve gizli oylama ile kendileri seçerler. Polisler, barış döneminde; kendi ülkelerinde bulunup, asli görevlerini yerine getirir, yılda bir kez bir araya gelip, bir ay süre ile tatbikat yaparlar. B.M. gücü askeri, operasyonlarda tabanca, hafif makineli tüfek, el bombası, silahlı helikopter, bayıltıcı gaz ve Lazer silahı kullanır. B.M. gücü, diplomat ve politikacıların, önleyemediği; iç savaşları bastırır, bir ülkenin diğerine saldırısını engeller, caydırıcı güç görevini yürütür. B.M. kararına uymayan, ülkeleri; cezalandırmada görev alır. Karışıklık çıkan ülkelerde, iç güvenliği sağlar. Bir devlete yapılan, silahlı harekata; o ülkenin polisleri alınmaz.
6) Birleşmiş milletler, askeri amaçlı silahların; üretimini ve bulundurulmasını yasaklar, bu tür silahlar, imha edilir:
-Devletlerin Üretemeyeceği;Saldırı,İmha ve İşgale yönelik Silah Türleri;
a) Nükleer silahlar
b) Mayınlar
c) Zehirli, öldürücü kimyasal ve biyolojik gaz ve maddeler; hardal, sinir VB
gazları, Kırım –Kongo Kenesi,Deli Dana, Tavuk-Kuş-Domuz gıribi gibi, Laboratuvarda geni değiştirilmiş, biyolojik silah vb.
d) Atom bombası
e) Hidrojen bombası ve benzeri patlayıcılar
f) Tank, panzer gibi zırhlı savaş araçları
g) Klasik top ve çok namlulu toplar
h) Uçak savar silah sistemleri
i) Askeri savaş uçakları (*Helikopterler Polislerce kullanılabilir.)
j) Güdümlü füze ve roketler
k) Ağır makineli tüfekler
l) Askeri denizaltılar, askeri amaçlı savaş gemileri. Polis-Sahil güvenlik:
devriye, kontrol ve denetim hizmetlerinde; bot ve motor gibi, küçük ancak
süratli gemiler kullanabilir.
D) Dünyada; Güvenlik, Barış, Huzur ve Demokrasinin,Kurulmasına Yönelik Düzenlemeler:
1) Ordular kaldırılır. Askeri okul; polis okulu ve sivil üniversitelere dönüştürülür. Böylece ülkeler arası, mantıksız silahlanma yarışı son bulmuş, askeri harcamalara giden, ülke milli geliri; %10 ile %50 oranında tasarruf edilmiş olur. Bu paralar; eğitim, sağlık, bayındırlık ve üretim tesisi kurulmasına, Ar-Ge’ye aktarılarak, ülke halkına; insanca yaşam sürdürebileceği,güzel,güvenli, huzurlu bir ortam hazırlanır. Halk; kaloriferli evde oturur, dengeli, düzenli ve sağlıklı beslenir. Herkes temel eğitimden geçer, isteyen yüksek öğrenime devam eder.Hayat çok zor. Hükümetler; sayısı 650 bini bulan, ordu kurup oluşturarak, halka yaşamı daha da zorlaştırıyorlar.İnsanların; gerginliğe, düşmanlığa, kamplaşmaya değil, iyiye, güzele, doğruya, sevgi, saygı, yardımlaşma, sabır ve anlayışa ihtiyacı var. Toplum, bu tür olumlu değerlere yönlendirilsin. Kavgayla, savaşla, binlerce yıldır; bir şey elde edilememiş, hiç bir sorun çözülememiştir. Silah ve savaş, sorun çözmez; sorunu erteler ve çözümü zorlaştırır. İnsanlar, deprem, sel, iklim şartları, soğuk, sıcak, susuzluk, cehalet, hastalıklar ve yoksullukla gelen sorunları, dahi çözemiyorlar. Birde savaş olmasın. İşte 93 harbi, Balkan, Sarıkamış, l.ci ve 2.ci Dünya savaşları!Ülkeler, milletler ve inançlar;güvenlik, barış ve dostluğun, egemen olduğu, ortamda;Sipor yöntemiyle yarışsın,Turizm yoluyla;birbirinin yudunu gezip, kültürel değerlerini paylaşsın.Devletler ve Halklarla; Bilim, teknik, müzik ve sportif alanda yarışalım. Bunun kimseye bir zararı olmadığı gibi, yarışma; beraberinde başarıyla birlikte, gelişme, ilerleme, yenilik,değişim ve mutluluğu da getirecektir.
2) Devletler, bütçe ve milli gelirinin, en çok %10’ unu; güvenlik ve savunma hizmetlerine, ayırıp
harcayabilmelidir.
3) Her devlet, B.M. teşkilatının; temel felsefesinin, bir gereği olarak, ülkelerindeki etnik ve dini azınlıkların, kültür ve inancına saygılı davranır. Günümüz dünyasında devletler, kendini oluşturan halklar ile etnik köken, dil ve inanç açılarından, renkli bir mozaik görünümünde olup çok kültürlüdür. Her halk topluluğu, diğerine zarar vermeden, dilini, inancını, kültürünü yaşama ve yaşatma hakkına sahiptir.Tüm ülkelerin, kamu kurumlarındaki haberleşme ve yazışmalar ile devlet okullarındaki eğitim öğretim, o ülkenin resmi diliyle yapılır. Türkiyedeki etnik ve dini azınlıklar ise Türklük ve Türkçenin;Atatürk tarafından uydurulup, kendilerine dayatıldığı,zannındadır?Aslında, TC Devleti,Hükümeti;azınlık ileri gelenlerini,uçakla; Amerika, Avusturalya, Çin-Doğu Türkistan,Afrika, Sibirya ile Avrupa Birliği tam üyesi;Yunanistan,Bulgaristan ve Romanyaya götürüp;bu ülkelerin, gerçek sahipleri; Kızılderili, Aborjin, Uygur,Zenci, Yakutlar ile iö enaz 6 bin yılıdır,Turuva,Tıroya,Etrüsk,Tırak,Tracan olarak,bu ülkede yaşayan;Gagavuz,Kuman.Kıpçak,Peçenek Türklerinin; hangi devletin vatandaşlık kimliğini taşıdığını, anadiliyle; evde,sokakta konuşup,okulda okuyup,mahkemede kendini,nasıl savunduğunu, hatta anadiliyle basın yayın durumunu;gözüne sokarak,yerinde göstermeli!Ülkelerin, azınlık halkları; kendi ana dillerinde gazete, dergi, kitap, müzik, kaset ve CD çıkarabilir, istediği tür ve dilde müzik dinleyebilir. Kendi ana dilini özel okullarda seçmeli ders olarak okuyabilir veya özel kurslarda öğrenip geliştirip,serbestçe konuşabilir. Tüm halklar, kendi ANA Dilleriyle yayın yapan; radyo istasyonu ve özel TV'ler kurabilir. Bunların yayınlarının,insanları;suça, isyana, içsavaşa yöneltip, yöneltmediğini, Basın odaları denetler. Suç işleyen kişiler, bir fert, birey olarak, yargı organında yargılanır. Silahlı başkaldırı veya toplu olarak, insan, araç, bina ve doğal çevreye zarar verici, davranışlarda bulunulmadıkça; azınlıkların temel hak ve hürriyetleri ile kültürel faaliyetlerine, kısıtlama getirilemez, engellemede bulunulamaz. Adli suç işleyen azınlık mensupları, bireysel olarak yargılandırılıp cezalandırılır. Azınlıkların, kültürel özerklik hakları vardır. Ana dillerini; resmi devlet dili yanında, ikinci dil olarak kullanabilir. Bu serbesti insanlara; devletini sevdirir, gerginlik, düşmanlık, küskünlük ve çatışmadan uzak tutar. Azınlıkları, o ülkeyi vatan olarak görmeye yöneltir, devleti benimsetip sevdirir. Böylelikle o ülkede barış ve huzur kurulmuş olur.Dünyamızda 210 Devlet ve 7 mr İnsan,ABD’de 250 farklı etnik ve inanç gurubu, Rusya F;100, Çinde 55,TC Ülkesinde ise 27 etnik guruba mensup Halk var!
4) Her insan ve topluluk;Dini İnancını ve İbadetini, evinde,veya ibadethanede;başkalarını rahatsız etmeden ve onlara zarar vermeden, dini kurallara göre, serbestçe yaşayıp, yapar. Kimse ona karışamaz, onlarda kimseyi kendileri gibi düşünmeye, inanmaya ve davranmaya zorlayamaz. İnanç ve İbadet; kişi ile inandığı Tanrı arasındaki; gönül bağı,manevi iletişim,içten,samimi duygudur. Bu konuya; ne devlet, ne bir örgüt, ne din adamları, nede kişiler karışamaz.Araya giremez, aracılık yapamaz, Tanrı adına karar verip,Af yetkisi kullanamaz.İpret almamız için Sadece bilgilendirip, uyarır, öğüt verir.
5) Temel hak ve özgürlüklerden olan, düşünce ve ifade özgürlüğünün, tanınıp kullandırılması: İnsanlar, yasayı çiğneyerek, bir kişi veya şeye;fiziksel,maddi,ekonomik zarar verip, adli suç işlemedikçe, tutuklanıp yargılanamaz.Kişiler, düşüncelerini açıklamada, serbest ve hürdür.
6) BM, halkını huzursuz ederek, ülkesinden kaçırıp, başka devletlere, yasa dışı yollardan ilticaya-sığınmaya yönelten ülkeleri; takibe alır, uyarır, ekonomik ve siyasi yaptırım uygular. Örneğin; 1990 yılından beri, Türkiye üzerinden;Yunanistan ve İtalya'ya, kaçak olarak girmek isterken yakalanan; Bangladeş, Pakistan, Afganistan,İran,Suriye,Afrika ve Iraklı mülteci sayısı;milyonu geçti! Bu insanları; binlerce yıldır, atalarının yaşadığı, evinin, barkının, akrabalarının olduğu, vatan topraklarını terketmeye, iten Sebep ne? İnsanlara; ekonomik, dini, etnik, siyasi ve kültürel baskı yaparak, onları huzursuz edip,devletinden soğutup,vatanından kaçırtan hükümetler; cezalandırılmalıdır!
7) Komşular ve milletler arası, düşmanlığı canlı tutup, iyi komşuluk ve iş birliğini, huzur ve barışı engelleyen, savaşlara dayalı kurtuluş günleri ve milli bayram kutlamaları uygulamasından, vazgeçilir. Yıllar önce politikacıların sebep olduğu, acı ve zulüm dolu günler veya kanlı savaşlar: her yıl hüzünle anılmaz, veya buruk bir sevinçle kutlanmaz. Yenilgi ve zaferler, zamanın değerlendirmesine bırakılıp,tarihin yaprakları arasındaki yerini alır.Ne Roma İmparatorluğu, yeniden kurulabilir, ne Sarıkamış ve Çanakkale Şehitleri, geriye getirilebilir. Akıllı insan, halk ve milletler; tarihten ders alıp, aynı hatalara tekrar düşmez; acı ve felaketleri, yeniden yaşamaz. Bilinçli, ilkeli davranırsak, 21. Yüzyıl; barış çağı olabilir.
8)Devletler komşularıyla silahlanma yarışına gireceğine, askeri harcamaların, onda birini; komşu devletlerle iyi ilişkiler kurmaya, harcasa; barışa ulaşır.Artan milli gelirde;şeker, kanser, romatizma, AİDS gibi hastalıkların, tedavisine harcanıp, insanların daha sağlıklı, huzurlu ve mutlu yaşamaları sağlanır.
E) AZINLIKLAR
Dünya ülkeleri arasında vatandaşları içinde, azınlık bulunmayan devlet, çok azdır. ABD, Çin, Rusya gibi devletlerde;dini azınlık ve etnik grupların sayısı;250,55 ve 100 civarındadır. Etnik grupların, ülke içinde dağılımı düzenli olmadığından, her azınlığa; idari özerklik ve kültürel özgürlük, hak ve yetkisi tanımakta, mümkün değildir. Sınırsız özgürlük,devlet yönetimini; tümüyle işlemez hale sokabilir. Ancak azınlık; hak ve isteklerini göz ardı etmek, onları dışlamak, veya ezmek ise ülkeye sorun açabilir. Bir çok ülkede görüldüğü gibi iç savaşta çıkabilir. Örneğin; Afganistan, Tacikistan, Kosova, Ukrayna- Kırım,Lübnan, Filistin, İrlanda, Bosna-Hersek,Gürcistan,Çeçenistan,Endenozya, Keşmir, Arakan, Kuzey Irak,Suriye,Libya,Yemen gibi. Türkiye'deki etnik grupların sayısı; 27'dir.Bunlardan 15 etnik gurup, dernekleşip, anadilini,kültürünü yaşatıp,basın yayın faaliyeti sürdürmektedir.Kürtler ise 1978 yılında,* pkk (*Partiya Karkaren Kürdistan) terör örgütünü kurarak;29.cu Kürt isyanını başlatmış olup, silahlı mücadele ve kürt-Türk içsavaşı yolu ve abd-ab-israil-rusyanın desteğiyle;Irak,İran,Suriye ve Türkiyeden koparılacak;22-26 hatta 40 ilin katılımıyla;bağımsız,büyük kürdistan devleti,kurma peşindedir.
-Azınlıklarla İlgili Alınacak önlemler:
a) Bir il, ilçe veya beldede bir etnik grubun nüfus oranı, o yerleşim biriminin toplam nüfusunun; %70’ ini geçerse, o il, ilçe veya beldedeki azınlık gruba; idari ve kültürel özerklik tanınır. Bu yerleşim bölgesinde etnik grupların arasında; kavga ve iç karışıklıkların çıkmaması için %30'luk gruplarda yer alan azınlıklar, başka büyük şehirlere göç ederler. Bu tür idari ve kültürel özerklik tanınan etnik gruplarda; azınlıkta kaldıkları yerleşim bölgelerinden, özerklik verilen yerlere, göç ederler. Yoksa,bunlar;özerk bölgesindeki etnik ve dini azınlığa, kötülük yapınca; etki-tepki kuralı gereği, azınlıkta kaldığı diğer yörelerdede kendine,aynı şekilde karşılık bulacaktır?
b) Ülkenin büyük ve önemli şehirleri, tüm etnik gruplar içindir. Herhangi bir etnik gruba verilemez. Türkiye için örnek Ankara, İstanbul, İzmir vb.Birinci Dünya Savaşı sonunda;1918-1923 yılları arası, İstanbul;5 yıl süreyle, 81 bin;abd,İngiliz,İtalyan,fıransız ve yunan askerince işgal edildiğinden; Halk;canı ve namusunu korumak için Anadoluya göçettiğinden,esaret süresince İstanbulun nüfusu; 200 bine düşmüştür.Cumhuriyet dönemine kadar, zaten İstanbulun nüfusu; tarihte hiç 1 mn geçmemiştir.1971 yılında bile 3 mn idi!
c) Azınlıklarda; diğer asli unsur halkla, aynı hak ve özgürlüklere sahiptir. Azınlıklara, eğitim, çalışma, iş kurma ve siyasi faaliyet gibi konularda, bir hak kısıtlanması yapılamaz.
d) Azınlıkların bir il, ilçe veya beldede nüfuslarının tespitinde, ora nüfusuna kayıtlı olanlar esas alınır. Örneğin Türkiye için 1923 ve 1934 yılı nüfus kayıtları esas alınır. Sonraki yıllarda yapılan nüfus kütüğü değişimi ve nüfus kaydı nakilleri dikkate alınmaz. İdari ve kültürel açıdan, bir yerleşim birimine özerklik tanınabilmesi için bir azınlık grubunun, orada; en az beş yüz yıldır, yaşıyor olması gerekir.
e) İdari ve Kültürel Özerkliğin, Sağladığı Haklar;
1) Azınlıkların, kendi dilinde; gazete, dergi, radyo, TV, Müzik,Film(TV Dizi,Sinema,Belgesel), Kaset ve CD-Bellek, yayınlama hak,yetki ve serbestisi.
2) Tarihini,ana dilini, kültürünü; araştırma ve yaşatma özgürlüğü.
3) Kültürel dernek ve vakıf kurma, milli folklorunu yaşatma özgürlüğü. Dernekte, ana dil, müzik ve milli folklor kursu açılabilmesi.
4) Dışişleri, askeriye-ordu,polis-içgüvenlik ve dış ticaret gibi,ulusal konularda; anayasa, ulusal haklar, ulusal meclise ve merkezi yönetime bağlılık. Yerel yönetimde ise kendi etnik gruplarından kişileri seçme ve kendi kendini yönetme hakkı. Yerinden yönetim, kamu yararı,hukuka uygunluk ve yetki genişliği, ilkelerinin uygulanması.
5) Ana dilini, özel okullarda, ders olarak seçip okuyabilme, evde, günlük hayatta konuşabilme özgürlüğü.
6)Laiklik İlkesi:İnancına uygun,İbadethane açıp,inancına uygun,ibadet yapabilme hakkı ve imkanı.
7) İdari ve kültürel özerklik tanınan il,ilçe veya belde belediyeleri, yerel yönetimin tanıtıcı bayrağı olarak; kültürel geçmişlerine uygun sembolü, belediyeyi tanıtıcı bayraklarına amblem olarak alıp,resmi- milli- ulusal bayrakla yanyana asabilirler. Abd eyaletlerinde uygulama bu yöndedir.Ör;Teksastaki kurum ve kuruluşlarda;2 bayrak direği olup;birinde abd devleti bayrağı, diğerinde ise Teksasın bayrağı asılıdır.Rusyadada aynı uygulama vardır. Çin,Yunanistan ve Bulgaristanda ise Bayrak,etnik milli kıyafet,hatta farklı yazı bile yasaktır.
8) Azınlıklar, çoğunluğun koyduğu kurallara uyar. Ancak çoğunluğunda, azınlığa saygılı davranması, toplumsal hayata,düzene; zarar vermediği sürece, azınlığın kültürünü yaşatmasına; fırsat, imkan vermesi gerekir. Din, inanç, anadil, ırk ve kültür; halkların kimliğidir, hafızasıdır. Bebek veya çok yaşlı insanların, nasıl kendilerine faydası olamazsa, ailesine yükse. Belleğini yitirmiş halklarda; toplumların başlarına beladır. Bunalıma giren kişilerin, idaresi, psikolojik tedavileri nasıl zorsa, kimliksiz, bilinçsiz halklarda öyledir.
f) Bir il, ilçe veya beldedeki azınlık grup; idari ve kültürel özerklik istiyorsa; o yerel yönetim birimi, belediye meclisi üyelerinin;yapacakları gizli ve yazılıoylamada; en az %70 oranında, özerk olma isteğini açığa koyan, bir karar alması gerekir. Bu karar, özerkliğin 1.ci şartıdır. İkincisi ise bu kararı, hükümet görüşür ve özerklik isteğini uygun görürse; o il, ilçe veya beldenin idari ve kültürel özerkliğinin tanınmasına ilişkin,bir Bakanlar Kurulu Kararı yayımlar. Bakanlar Kurulu Kararı, gerekçeli olarak yayınlanır. Özerklik, parçalanma ve bağımsızlık değildir. Rusya Federasyonunda; 15 Özerk Cumhuriyet- Bölge vardır. Yine abd’de; 50 adet özerk eyalet ve bunların bölge meclisleri vardır. Unutulmamalıdırki Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür. Vatan toprakları üzerinde yaşayan, tüm halklar; eşdeğer, birinci sınıf vatandaştır. Devlet,Bayrak,İstiklal Marşı, Meclis,Ordu ve Hükümet; tüm halkların, ortak toplumsal değerlerindendir.
g) Azınlıklar, yurt dışındaki yasal dernek ve vakıflarla işbirliği yapabilir. Uluslararası sergi, konferans, yarışma, kültürel etkinlik ve şenliklere katılabilirler.
h) Azınlıklar, ülkede faaliyet gösteren; 2 siyasi partiden ayrı olarak, azınlığı temsil edecek, yeni bir siyasi parti kuramazlar. Ancak azınlık temsilcileri, yerel yönetim seçimlerinde bağımsız aday olabilir veya siyasi parti içinde grup oluşturabilirler.
i) Ülkeler, komşu devletler içindeki azınlık gruplarının, temel insani ve kültürel haklarına sahip olmasını ve kullanmasını gözetir. Azınlıklara yönelik, hak ihlali ile zulümleri; Birleşmiş Milletlere götürür. Bu durum, komşu ülkelerin iç işlerine karışmak sayılmaz. Devletler, komşu ülkelerdeki halkların; kıtlık, doğal afet ve salgın hastalıklar nedeniyle zor duruma düşmesi halinde, kendi etnik köken ve inancındaki insanlara, öncelik tanıyıp, daha çok yardım yapabilir.
*KKTC-ALASYA,AKDENİZ TÜRK CUMHURİYETİ-* KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ
*-Kıbrıs Sorununun, Gerçekci ve Kalıcı Çözümü (*29 Ekim l997):
Kıbrısta, eşit haklara sahip, iki toplumlu, iki bölgeli, açıklık,karşılıklı güven,iyiniyet ve saygı ile özgür seçime, vesayetsizlik, kuvvetler ayrılığı ve hukukun üstünlüğüne dayalı, yetki genişliği, yerindelik ve kamu yararını gözetici, yerel yönetim ağırlıklı, bir idari sistem oluşturulur. Rum veya Türkler; istedikleri zaman, her bölge veya şehre seyahat edebilir, ancak diğer bölgeden arsa, bina almak ve işyeri açmak için yerel yönetimden izin almaları gerekir.
** Uzlaşma Ve Karşılık Esasına Dayalı, Yönetimin Esasları:
1- Biri Rum Demokrasi Partisi,diğeri Türk Barış Partisi olmak üzere;iki siyasi parti kurulur. Sistemin gereği olarak, yönetim görevi bölüşülür:Her 5 yılda bir, karşılıklı değiştirilmek üzere, sırayla ve dönerli olarak!Örneğin; Türk Barış Partisi Genel Başkanı;Meclis Başkanlığı, Rum Demokrasi Partisi Genel Başkanı ise Devlet Başkanlığı makamına getirilir ve bu görevi 5 yıl süreyle yürütür. Aynı kişi ikinci defa, aynı göreve aday olamaz ve getirilemez.
2-a) Millet Vekili ve Yerel yönetim seçimleri, Genel Seçimler adı altında ve birlikte yapılır. Seçimler; serbest, eşit, tek dereceli, dar bölgeli çoğunluk, gizli genel oy, açık sayım ve döküm, Yargı yönetim ve Basının gözetim ve denetiminde yapılır. Rum bölgesi 10 seçim bölgesine. Türk bölgesi de 10 seçim bölgesine ayrılır. Her seçim bölgesinden bir milletvekili seçilir. Kıbrıs Meclisi üye sayası; 20 milletvekilinden oluşur. Milletvekillerinin;10'unun Rum ve 10'ununda Türk bölgesinden seçilmesi, zorunludur. Milletvekili seçiminde bağımsız adaylık konulamaz. Belediye Başkanı ve Muhtar seçimi için bağımsız adaylık konulabilir. Belediye Meçlisi üyeleri;yalnızca, Muhtarlardan oluşur.
b)Meclis, toplantı günü, katılan üyelerle toplanır, gündemini görüşür. Oylamalar yazılı ve gizli yapılır. Kararlar oy çokluğuyla alınır. Milletvekilleri; hükümeti ve yerel yönetimleri;gözetip, denetler ve yasa çıkarır.
3- Hükümet; 5 bakandan oluşur. Milletvekilleri, hükümeti denetleme görevi nedeniyle bakan olamaz. Bakanlar meclis dışından atanır. Seçime bağlı olarak, bakanlarında görev süresi 5 yıldır. Sağlık, Ekonomi ve Yerel Yönetim Bakanlıkları Rum Partisine. Eğitim ve Güvenlik Bakanlıkları ise Türk Partisine verilir. Devlet Başkanı, bu partilerin önereceği adayları, bakan olarak görevlendirir. Bu durumda bakanların üçü Rum, ikisi de Türklerden atanır.İkinci 5 yıllık dönemde;Meclis ve D.başkanlığı değimi gibi,bakanlıklarda değiştirilir.
4- İl ve ilçelerdeki tüm kuruluşlar, belediyelere bağlıdır.Yerel yönetimin başı ve mülki idare amiri; Belediye Başkanlarıdır. İdarede ayrıca valilik, kaymakamlık gibi bir teşkilatlanmaya gidilmez. Bakanlıklar, il ve ilçelerde teşkilat açamaz. Bakanlıklar, il ve ilçelerle yazışmaz. Personel,alım ve atamasını, il ve ilçeler kendisi yapar.Her Okul kendi öğretmenini,mülakatla kendi alır.
5- Kıbrıs Devletinin ordusu ve harp silahı yoktur. Adada; askeri üs, silahlı ve üniformalı asker bulundurulamaz. Kıbrıs: İsviçre gibi tarafsız statüde, askeri paktlar dışında, bir barış devletidir; İç güvenliğini; Yargıya bağlı olarak görev yapacak olan; 500 polis sağlar. Dış güvenliği ise Birleşmiş Milletler Teşkilatı. Türkiye ve Yunanistan, garantör devlettir.Kıbrıs Devleti;Halkın çoğunluğu isterse, AB’ye (Avrupa Birliği'ne) katılabilir.
6-** Aslında TC; Adanın tamamını 1974’te alıp, bu şekilde hemen, Kıprıs Devleti ve Hükümetini kurup, bağımsızlığını tanıyacaktı.Ancak,Abd’nin yönlendirme ve kakma aklıyla;yarım iş yapılıp, hata edilmiş ve oluşan sorun;1974-1997, 2016; hala çözülememiştir!
7- Kıbrısın; resmi haberleşme,yazışma, eğitim, öğretim ve Devlet Dili; Rumca ve Türkçe olmak üzere, 2 dilli belirlenip, yürütülür.
8- Kıbrıs Cumhuriyeti Devleti: İnsan haklarına, etnik durum, anadil, dini inanç ve siyasi görüş gibi kültürel farlılıklara saygılı, Anayasaya bağlı, Devleti oluşturan: Halk, Özgür Basın, Kurum ve Kuruluşlar, Siyasi Partiler ile Demokratik Kitle Örgütlerinin; eşitliğine ve birbirini; 7 gün 24 saat, karşılıklı gözetip denetlemesine, dışa açık, rekabetçi, kontrollü üretim ekonomisi, hukukun üstünlüğü ve bireysel girişimciliğe dayalı,yerinden yönetim,yetki genişliği,yerindelik,kamu yararı ilkelerini gözeten, 2 Siyasi Partili, özgürlükçü, tam bağımsız, bağlantısız, katılımcı, demokratik, laik, Kuvvetler Ayrılığını esas alan, bir sosyal hukuk devletidir. Halk, Devlet ve Yönetim üzerinde: Askeri, Polisiye, Yargısal, Dini veya Siyasi Parti Vesayeti, kabul edilemez, konulamaz. Kuvvetler Ayrılığı ilkesi gereği;İdare-Yargıya, Yargıda-İdarenin;karar,atama,iş,işlem,eylem ve harcamalarına karışamaz! İdare ve Yargı;birbirinden özerk, tarafsız ve bağımsızdır.
9- **Rum tarafı, bu önerilen, Yönetim Modelini kabul etmezse:
a-** KKTC-Türk Yönetimi: ALASYA, ALAŞ ORDA, AKDENİZ TÜRK CUMHURİYETİ DEVLETİ adını alır! Ve bağımsızlığının onaylanması için BM’ye başvurur. BM, bağımsızlığını, 3 ay içinde onaylamazsa; 1939’ da Hatay Cumhuriyeti Meclisi gibi, TC’ye katılma kararı alır ve TC Devletinin, 82’nci Vilayeti olur!
b-** İngilizlere; Larnaka ve Limasoldaki Askeri üssü;1856 ve 1878 yılında, Ruslarla yapılan savaşın, kaybedilmesi üzerine, İngiliz desteği sağlamak için;bağış olarak,Türkler vermişti. Bu seferde Ruslara; Magosa, Karpaz ve Erenköyde, Askeri deniz ve hava üssü tahsis eder. İşgalci Türk Ordusu çekilsin deyip, İngiliz ve abd üslerini görmezden gelenlerede, anlayacağı dilden, bir cevap verilmiş olur.
10-** Kıbrıslı Türkleri; TC Vatandaşlığına kabul edip, Türkiye Topraklarına yerleştirelim. TC Ceza evlerindeki 70 bin hükümlü ile bunların ailesi ve eski sabıkalılarla ailelerini, Kıprısa iskan edelim. Tıpkı İngilterenin 1500 yılından sonra, suç işleyenleri; Avusturalya ve Amerikaya iskan ettiği gibi!
11-**KIPRIS TARİHİ:ÖN-TÜRKLER;İÖ 6400,4200,2500 yıllarında;Anadolu,Kafkasya,Balkanlar, Ortadoğu ile Kıprıs-Alasya-Alaş Orda,Girit,Avrupa Alpleri,İstanbul-Erenköy ve Çanakkale dolaylarını,Yurt tuttu. Bu Türkler; Turci-Turukki-Terek-Terakime-Etrak-Tırak-Tıracan-Tıroya-Turuva- Etrüsk- Etrurya- Tursaka- Tirmil- Tırapzon-Tirebolu-Tire,ayrıca İskit-Massaget-Saka-Ahiska- Mesket, Kuman,Kıpçak, Peçenek, Oğuz-Uz-Gagavuz, Akhun-Kunak-Hunza-Tarhun, Kimmer- Gimer- Kamer-Gemer- Kemer, Selçuklu ve Osmanlı gibi atlarla anılıp! Türklere; Türkiyeyi, Kıprısı, Giriti Yurt yaparak, Ahrete yürüyüp gitmişlerdir. Kıprısı;iö 1500’lerde Hititler almış. iö1180 yılında; Kıprıs ve Girit; Turuvanın düşüşüyle Aka saldırısı, sonra Kavimler göçü ve İsrailli yazarlara göre;Yahudi istilasına uğramış. Fenike yönetimi: iö 1000- iö 546, iö 120’de; Roma egemenliğine kadar sürmüş. İö 546-iö333 arası; Pers yönetiminde kalmış. Roma dönemi: iö 120- is 395.** Aka,İyon, Makedonyalı Büyük İskender dönemi, Helen, Rum,Gırek,Yunan yerleşimi; iö 1180, iö800,479,330-323, iö190 ve is Bizans; 395-1453 ile İngiliz yönetimi dönemi; 1856,1878- 1964!* Kıprısta Arap egemenliği dönemi; iö Firavunlar, bir dönem Kıprısı yönetti, yine is 714 yılından: 1097-Haçlı seferlerine kadar, Araplar; adaya hakim oldu. Haçlı Şövalyeleri dönemi; 1097- 1260- 1571 yılları arası. Osmanlı Devleti; 1571,1853-1856, 1878. *Kıprıs Adasının alınması sırası ve Savaşı sonu,Donanma demirlendiği? İnebahtı limanında; İtalyanlarca, top ateşiyle imha edildi ve yangında; 40 bin Şehit verildi!
*Osmanlı Devleti; 1350 sonrası,Balkan Politikasını izleyip, 1571’den itibaren,Kıprısa; Antalya, Mersin, Adana, Konya, Karaman,K.Maraş-Dulkadirli, Kayseri yöresinden, Türkleri; zorla iskan etmiş! 1854 ve 1878 yılından sonrada;Kafkaslar, Balkanlar, Suriye ve Irakta olduğu gibi, kendi kaderlerine terketmiştir. * Yorumu ve Adanın kimliğini: Aklı ve Vicdanıyla; Akledip, düşünüp, sorgulayıp, yargılayanlara bırakıyoruz!
**-1964 ve özellikle 1974’ten sonra, TC’yi zora sokan, TC’nin varlık, egemenlik, namus ve ulusal onur sorunu olan; Kıbrıs Mesele-Sorununun, başkaca bir çözüm şekli yoktur!
DIŞ POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ ŞART-ULUSALCI DIŞ POLİTİKA ESASLARI:
1- TC Devlet ve Hükümeti, geleneksel: "Yurtta Barış, Dünyada Barış" ilkesi ışığında, yine barışçı bir politika izleyerek, dış ilişkilerini yeniden düzenlenmelidir. Sıfır Sorun politikası;Sıfır Komşu-Hiç Dost, acı gerçeğiyle sonuçlanmıştır?
2- İnsan ilişkilerinde; dostluk, dürüstlük, sadakat, ahde vefa gibi toplumsal değerler, devletler arası ilişkilerde ise karşılıklı; güven, eşitlik,açıklık, saygı, ulusal hak ölçüleri ve ekonomik çıkarlar esas alınmalıdır.
3- Ondokuzuncu yüzyıldan bu yana, sosyo-ekonomik ve siyasi ilişkilerimize egemen olan; Batılılaşma, Çağdaş Medeniyet Hedefi, Bekle Gör, Büyük Devletlerle Birlikte Hareket Et.... Politikaları, günümüzde yeniden sorgulanmalı ! Bilim, teknoloji, özelliklede iletişimdeki gelişmeler ışığında; Açıklık, Şeffaflık, Çağdaşlaşma, Refah toplumu, Özgür Basın-Medya, İnsan Hakları, Hayvan Hakları, Hukukun Üstünlüğü,Ulusal Haklar,Ulusal Egemenlik,Üretim Ekonomisi, Tam Bağımsızlık, Bağlantısızlık,Kamu Yararı,Yerinden Yönetim, Kuvvetler Ayrılığı, Vesayetsiz Yönetim, Sivil Toplum Örgütleri, Hür Teşebbüs .... gibi kavramlara, güncel hayatımızda yer verip, yaşama hakkı tanımalıyız.
4- Türkiye'nin,1944, 1946, 1952-54’de NATO'ya girme ve 1963 ve 1974'lerde Avrupa ve 1995’te Gümrük Birliğine katılma isteği nedeni;o zaman için Sovyetlerin ve Komünizmin; yakın, potansiyel bir tehdit ve tehlike olarak görülmesi ve halka gösterilmesiydi! SSCB dağılınca; tehdit değişti; pkk, ışıd, daeş,irtica (Türkiye İran olacak!),Paralel-Fetö gibi,3-YYY’ci;abd mandacısı-bodcu,sözde hükümetlerin; yandaşlarını gözetirken; ürettikleri bahane,halkı korkuttukları;hayali düşmanlar, uyduruk senaryolu tiyatrolar hiç bitmiyor?
5- Dünyada akla gelmeyen, hayal bile edilemeyecek, değişim ve gelişmeler yaşandı. 1917'de kurulan Komünist sistemi, resmi olarak kabul eden ilk devlet, Sovyetler Birliği; 1991 de dağıldı. Türkiye için sürpriz oldu; devlet ve hükümet bu durum için hazırlıklı değildi; Atatürk'ün bu konuda 29.10.1933 yılında öngörüde bulunup,devlet görevlilerini hazırlıklı olmaları konusunda uyarmasına rağmen! TC Devleti yöneticileri, 91 öncesi ve sonrası, Türklük konusunu yok saydı?
6- Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla,Türkiye Cumhuriyeti Devleti Toprakları dışında; çoğunluğumuzun varlığından haberdar bile olmadığı, bir kısmımızın yok saydığı;120-300 hatta 500 milyonluk bir Türk Dünyasının,varolduğu ortaya çıktı.48 farklı lehçeyle konuşan, bu Türk toplulukları, beş yeni bağımsız Türk Devleti kurdu. Sırasıyla Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan.Ayrıca,Rusya,Çin,İran gibi 20 devlet içinde, Türkler;azınlık, etnik gurup olarak, var olmaya çalışıyor.Rusya Federasyonu topraklarının; üçte ikisi, Çinin ise beşte biri, eski Türk Yurdu! Ancak,adı;Türkiye Cumhuriyeti olan, Devleti;sözde yöneten,sözde TC vatandaşı, sözde yöneticilere göre ise; Türk diye bir varlık,ırk yok? Türklüğü, Türkçeyi ve Kelebek Kanatlarındaki Sembol ile motiflerden oluşturulan; Orhun-Yenisey-Göktürk Alfabesini:Bilge Kağan, Latin Alfabesi Olarak Tanımlanan;ESTRÜK Kökenli-Yeni Türk Alfabesini ise;Atatürk uydurmuş!?
7- Türklük ve İslam Düşmanı, emperyalist ve barbar(*Haçlı Seferleri, Birinci ve İkinci Dünya ile Vietnam, Irak- Körfez,Afganistan,Libya ve Suriye içsavaşını,kim çıkardı?) Avrupa Birliği;1964, 1973,1985 ve 2000 yıllarında AET ve AB'ye kabul etmediği, Türkiye'yi;önümüzdeki onlu, yirmili yıllarda da birlik üyeliğine almaz.AB’yi;6 devlet kurdu.Türkiye;AB üyeliğine başvurduğunda;9 üyesi vardı!2015 yılında AB;28 üyeli ve TC hala üye değil?Ulusal tasarımlı,yerli ve milli,TM;3 Uçak ve bir Top Fabrikasını kapatan,Devrim Otomobili ve Şeker Tıraktörün;seri üretimini engelleyen, Türk Gençleri; yetenek ve becerisine uygun, Lise ve Üniversite puroğramına girmesin, başarısız ve mutsuz olsun diye, önüne;abd,almanya,İngiltere,fıransa,Japonyada olmayan;Giriş Sınavı ve Taban Puan engeli koyan, Hazırlık Dersanesi açtırıp,eğitim sistemini yok sayan, bu tür sözde yöneticilerle; Türkiye; G-7 (Gelişmiş) ülkeleri arasına,asla giremez. G-20 (Gelişmekte olan) ülkeleri üyeliğinden, bir yarar göremedik. 57 üyeli, İslam ülkeleri ise nostaljik, sembolik, hayali bir birlik. Olması gereken; 7 Türk Cumhuriyetinin öncülüğünde, Çin, Hindistan, İran, Japonya, Kore, Pakistan ve Rusyanın kurucu ve eşit üye olduğu;ASYA BİRLİĞİ! Yoksa TC; Selçuklu ve Osmanlı gibi tarih olur? Avrupa Birliğine tam üye olmadan, 1995’te Gümrük Birliğine katılmamız, Türk ekonomisi için bir yıkım oldu. Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerinin bir nedeni de; bu dar görüşlü, aceleci kararımız. Diğerleri;faiz,döviz,borsa; Şeytan Üçgeni girdabına tutulmak,döviz kurunun tetiklediği; yüksek enflasyon, ithalata dayalı,dışa bağımlı,üretmeyen ekonomi, dalgalı kur rejimi, aşırı borç, pkk-kck terörü ve dışa bağımlı, abd-nato-bod mandalığı, AB’ye- GeBelik,israilin şube müdürlüğü ile Askeriye ve Mitin; yanlışları?
*-Birliğe Alınmama Nedenlerimiz:
a- Bilim ve teknolojide gerilik. Kitap, gazete, dergi okuma oranı düşüklüğü, bilimsel makale ile araştırma geliştirme çalışmaları yetersizliği. Uluslar arası kabul gören teknolojik tıbbi buluş ve bilgisayar programı yapamayışımız. Dünyada bir numara olduğumuz; üretim dalı, bir uluslararası markamız,icat-buluş ve keşfimiz yok.
b- Ekonomide kara delikler oluşturan; KİT'li, İDT’li,ÖİİT’li, BİT'li, karma ekonomili devletçi sistem. 100 milyar Abd $ geçen dış ve yine 100 milyar $ bulan iç borçlar( Borç 2007’de: 460 mr $). Bütçenin ve dış ticaretin açık vermesi. Özelleştirmenin tamamlanıp, Rekabete dayalı, kontrollü, Ulusal Üretim Ekonomisi şartlarının oluşturulamaması; Teşvik, Vergi İadesi, Destekleme Alımı, Kıredi ve Mevduata Devlet Garantisi gibi, popülist- kayırmacı, yanlış politikaların sürdürülmesi.
c- Zorunlu sosyal güvenlik sisteminin hayata geçirilemeyişi, halkın çoğunluğunun bireysel emeklilik ve sağlık tedavi hizmetlerinden yeterince yararlandırılamaması.
d- Milli gelirin çoğunluğunun, kamu kurumlarınca kullanılması. Devletin, Devlet Tahvili, Hazine Bonosu ve hatta Repo yoluyla; özel sektörün, yatırımlarında kullanacağı; kişisel tasarrufları toplayıp, cari harcamalarında kullanması. Bu nedenle BİST-İMKB’nin yeterince gelişip, sermayenin tabana yayılamaması; dolayısıyla özel sektörün; cılız kalıp, her krizden etkilenmesi. Ekonominin dışa, desteğe bağımlı ve yapay etkilere açık, yönlendirilir olması. 2011’de 5 yabancı banka; hem İMKB, hem Ekonomi, hemde yönetimi elinde tutup, santajla ülkeyi; abd ve ab isteklerine göre yönetiyor. Hükümet direnirse, bu kezde nato yoluyla; tsk’yı kullanarak, askeri darbe yaptırıyor! Ör: Osmanlının son dönemi, 1960, 1971 ve 1980 askeri darbeleri gibi.
e- Kamu Kurumları ve Kamu Personeli reformu yapılıp; kurumların ve memurların, sayısının azaltılamaması. Aynı konuda 3-5 kamu kurumunun birden; görevli,yetkili, sorumlu olabilmesi; ancak aralarında işbirliği, ekip çalışması, eşgüdüm sağlanamadığından; planların ve kamu hizmetlerinin, aksak, eksik olması ve yeterince verilememesi sonucu;imkan ve kaynakların,boşa gitmesi! Bazı kamu kurumlarının, şeklen varolup, halk yararına hizmet üretmemesi. Konusuyla ilgili sorunları çözememesi. Örneğin: Atom Enerjisi Kurumu, Marmara Nükleer Araştırma Merkezi, Türk Tarih ve Türk Dil Kurumu, Orman Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, MİT, Trafik Daire Başkanlığı, DPT, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Arsa Ofisi gibi. 196-210 ülke içinde Dünyada en çok dış temsilcilik teşkilatı ve personeli olan ülkeyiz. On bini aşkın TC vatandaşı; sayısı 150 (85 Büyük Elçilik) civarındaki dış temsilciliklerde memur. 65 milyonluk Türkiye'nin kamu işçisi ve memur sayısı; 250 milyonluk Abd'nin, kamu personelinden daha çok. Yapılması gereken; Milletvekili sayısını:550' den 100'e, Bakanlık sayısını:37'den 5'e. Kamu personeli sayısını:2.5 milyondan 800 bine, ortalama sayısı 55 olan; il müdürlükleri sayısını 10'a, 650 bin olan Asker mevcudunu ise 138 bine indirmektir.İngiliz ordu-asker mevcudu;140 bin.İngiltere,Almanya ve abd’de; Askerlik zorunlu değil!
f-Abd ve Avrupa'da yönetim sistemi;güven ve beyan esasına dayanıyor. Devlet, memuruna ve halka güveniyor. Halkta, memura ve devlete güveniyor.Bu ülkelerde bir kişi;kendi için çalışıp, üretince; hem kendi,hemde devlet,kazanmış oluyor.Türkiyede ise bir işveren;üretim yapıp,para kazanmak için;halkı kandırması,kanunu,yönetmeliği tanımaması,memura rüşvet vermesi,iktidar partisine; bağış yapması ve vergi kaçırması gerekir. İleri ülkelerin, Kamu Yönetiminde; kuvvetler ayrılığı, vesayetsizlik,ulusal hakların ve kamu yararının gözetimi, akılcılık, yasallık, hukukun üstünlüğü, dürüstlük, açıklık, şeffaflık temel alınmış. Bizde ise kimse kimseye güvenmiyor. Okumak isteyen öğrenciden, silah ruhsatı almak isteyen,görevli savcıdan; 10-15 belge istiyoruz. Balık çiftliği ile tavuk çiftliği gibi işyerleri, kuracaklardan;5 ayrı kurumdan, 10-30 belge,getirmesini isteyip, bu işverenleri – müteşebbisleri; 6 ay -2 yıl boş yere dolaştırıyoruz. Ev yapmak için inşaat izni almak isteyene; 25 imzalı evrak düzenlettiriyoruz, 48 Belge, işlem gerekiyor. Türkiye;Akla Ziyan işlerin ülkesine dönüştürülmüş?Futbol maçı ve ithal teknoloji kullanımı ile öğünüyoruz?
g- Avrupa ülkeleri ve abd’de, yıllık maliyet enflasyonu;% 1-3 arası. Hatta çoğunlukla yıllık enflasyon yüzde bir seviyesinde. Türkiye'de ise enflasyon; otuz yıla yakın bir süredir çift, bazı yıllar ise üç rakamlı. Enflasyon, gelir dağılımını bozuyor, dar ve sabit gelirli aileleri yoksulluğa sürüklüyor. Bizi sözde yönetenler;1974-1978 yılından beri,Enflasyon,Tırafik ve Terör sorununu çözmediği gibi,birde Enflasyonu;yanlış tanımlamayı,inatla sürdürüyor?Türkiyede Talep değil, Maliyet Enflasyonu var ve sürekli çift rakamlı! TÜİK-DİE yönetimi,görevden alınmamak için rakamlarla oynayarak,oranı; tek rakamlı gösteriyor? Enflasyonun,gerçek göstergeleri; Benzinin pompa fiyatı, Altının sarraf-kuyumcu vitrin fiyatı,yeni apartman dairesi fiyatı ve memur ikramiyesi karşılaştırması, bayideki yeni otomobil fiyatı, abd doları ve ab eurosuna-dövize karşı; TL değeri, Ev kiraları, Kulanılan kıredi borçlanmalarında,bankanın istediği faiz oranı!Ve 20 yıl önce; ayda kaç kilo; Kırmızı Et yiyorduk,şimdi ne oluyor?
h- Nüfus artışı hızı bizde yüzde iki, Avrupa ülkelerinde yüzde bir düzeyinde.
i- Türkiye'de siyasi istikrar yok. 5 yıllık bir dönem için yapılan genel seçimlerden, bir ay sonra; birkaç siyasi parti ortaya çıkıp, seçimlerin yenilenmesini isteyebilmektedir! Ülkede 55 (*2015: 97) siyasi parti, TBMM'de ise 4 siyasi parti var. Ülke, 1960’tan sonra, 2002 Kasımına kadar, koalisyon hükümetleriyle yönetildi. Hem iktidar hem de muhalefet güçsüz ve etkisiz. Demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla oluşturulup, hayata geçirilmemiş. Sivil toplum örgütleri etkisiz, Kamuoyu baskısı zayıf. Tam Bağımsızlık,Düşünce ve İfade Özgürlüğü,Hukukun Üstünlüğü, Kuvvetler Ayrılığı,Vesayetsizlik, Demokrasi, Laiklik, Ulusal Haklar,Kamu Yararı,Yerinden Yönetim, İnsan Hakları, Basın Hürriyeti gibi, Kavramlara; Toplumsal değer hüviyeti kazandıramadık. Basın –Medyaya; kamu denetçiliği; görev, yetki ve sorumluluğunu verip, devletin; tüm karar, eylem, işlem, harcama ve hizmetlerini;7 gün 24 saat, karar, eylem ve harcama anında denetletmeliyiz. Abd, İngiltere, Japonya gibi ülkeler, iki partili siyasi sistemle idare ediliyor.Biz de demokrasi ve siyasi istikrarı; ancak muhalefetin güçlü ve iktidar alternatifi olduğu, iktidarın yanlışına,dur diyebileceği; iki partili, sisteme geçerek sağlayabiliriz.
j- Abd ve Avrupa Birliği ülkelerinde 10 yıllık temel eğitim zorunlu. İsteyen her lise mezunu, üniversiteye devam edebiliyor. Türkiye'nin ise üçte birinin okuma yazması yok. Lise mezunlarının, Açık üniversite dahil ancak % 30’una üniversitede okuma şansı veriliyor.(2012-13 öğretim döneminde bu oran; % 50’ye çıkarıldı!). Ayrıca Abd ve Avrupa'da ücretler; öğrenim düzeyi ve hizmet yılına, tazminatlar ise yapılan işin önemi ve zorluğuna göre veriliyor. Bizde ise TEDAŞ müdürü, şoförünün üçte biri aylık maaş alıyor! Yine milletvekili, Asgari ücretlinin yirmi katı ücret alıyor. Siyasetçinin danışmanı ise 30 BAÜ alıyor?
k- Almanya'da 2-4 milyon TC vatandaşı ve Türk soylu insanımız var. Bir kısmı Alman kanunlarının açık taraflarını öğrenmiş; lehine kullanıp, hiç çalışmadan hastalık gerekçesiyle işsizlik parası alıyor. Bir bölümü Alevi, Milli Görüşçü, Ülkücü, Nurcu, Gülenci, Süleymancı, Işıkçı-İhlascı, Nakşi, Menzilci, Kadiri, Kaplancı, ya da pkk-kck, Hizbullah, TİKKO, DHKP-C, TKP-ML-C gibi fanatik, tutucu, radikal, aşırıcılık ve terörist grupları, benimseyip Kamplaşmış, Gettolaşmış, Varoşlarda oturuyor; Alman toplumundan ve Kendilerinden saymadığı Türklerden, Kendilerini soyutlamışlar. Sosyal ilişkilerinde genelde dürüst değiller; işlerini zamanında ve gereğince yapmıyor ve kurallara uymuyorlar. Fazla para almak için nüfusa çok çocuk yazdırıyor. Türkiye'deki yakınlarına para yardımı yapmadığı halde, yapmış gibi aile yardım beyannamesi veriyor vs. İşçilerimiz, Almanya'da bulunurken; TC. Devleti ve Türk Halkını temsil ettiğini düşünmüyor. TC Devleti ve Türk Milleti lehine lobicilik yapamıyor. Ayda ortalama 5-15 bin $ maaş ödediğimiz; Türk Büyük Elçilik ve Konsolosluklarında görevli Dışişleri personelinin; tutum ve davranışları da işçilerimizden farksız. Almanya'daki Türk Elçilik ve Konsolosluk görevlerinin büyük çoğunluğu, Alman dilini bilmiyor, öğrenme gayret ve çabası da yok. Almanya'daki Türk işçi ve öğrencilerinin, ya sorunlarına ilgisiz kalıyor, ya da dil bilmediklerinden; gereğince yardımcı olamıyorlar. İnsanlarımız Almanya'da; dil,din, idari, hukuki, adli sorunlarıyla baş başa kalıyor; kendi göbeklerini kendileri kesmeye çalışıyorlar. Elçilik personeli dahil Almanya'da çalışan insanlarımızın, ortak amacı ; para biriktirip geleceğini garanti altına almak. Türk ya da Alman Devletini düşünen yok. Alman Devleti de bir yöntemini bulsa, Almanya'daki Türkleri, Türkiye'ye geri gönderecek! Niçin Türkiye'yi Avrupa Birliğine kabul edip, yenilerini de başına bela etsin?Bazı TC vatandaşlarıda;Avrupa darül harp,Almanlar cavır; dürüst çalışır,işimi iyi yaparsam;küfür düzenine hizmet etmiş,onu güçlendirmiş olurum. Hile yapsam,anlayıp bana ceza verirler.En iyisi,çalışır gözüküp,savsaklayıp,almanları kazıklayıp, cihat yapayım,diyor!Bazı Almanlar;”Papazların anlattığı;Hıristiyanlık inancıyla sorunumuz var. Eğer siz, bir Müslüman olarak, dürüst,güzel ahlaklı,ümütli,huzurlu davranıp,işinizi;yerinde, zamanında, gereğince yapsaydınız; belki Almanların yarısı; etkilenip, İslam Dinini seçerdi!
l- Hazreti İsa Peygamberin doğup yaşadığı ve mezarının bulunduğu Kudüs (Jerusalem) ve çevresindeki kutsal toprakların; Müslümanların eline geçmesiyle ayrıca Hristiyan Bizansa ait Anadolu Topraklarının, Selçuklu Türkleri tarafından 1071 yılında işgal edilmesi üzerine; Katolik Dünyası Lideri Papa; kutsal toprakların geri alınması ve Türklerin Anadolu'dan çıkarılması için kutsal savaş başlattı. İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya gibi Hristiyan devletlerinin kral ve halklarının katıldığı ordular oluşturuldu. 1096 ile 1270 yılları arasında Kudüs'ü geri almak için 8 Haçlı Seferi düzenlendi. Bir batılı yazara göre Haçlı Seferleri sırasında 2,5 milyon Hristiyan Avrupalı, haçlı savaşçı öldü! Yine Osmanlı Türklerinin;1390-1683 arasında, Trakya ve Balkanları işgal ederek, Viyana- Avusturya'ya kadar ilerlemesi ve Hristiyan Avrupa Devletleriyle yapılan onlarca savaş; Avrupa halklarında "BARBAR TÜRK" imajını doğurdu. Bu nedenle Avrupa devletleri, pkk ile mücadele, ya da Ermeni jenositi gibi olayları kullanıp, İnsan Hakları görüntüsü altında, bizi sürekli dışlayacaktır. Osmanlı Devleti; 1530, özellikle 1800 yılından sonra bu kötü imajı silmek, Fransa'yı yanına çekebilmek için birçok imtiyaz, kapitilasyon tanımış, ancak olumlu bir sonuç elde edememiştir. Bizim çabamız da boşunadır. Avrupa Devletleri bizi, hiçbir zaman Avrupa Birliğine kabul etmez. Avrupanın kültürünü, dinini benimseyip, ana dilini alıp, asimile olursak o zaman başka! Fakat yinede zannetmem, çünkü Yugoslavya Sırplarının durumu ortada; Hıristiyan olmalarına rağmen, 1992 de parçalayıp yokettiler? Yine, Moldovadaki Gagavuz Türkleri; Hıristiyan inançlı,ancak Türk kökenleri nedeniyle; ülkenin en verimsiz bölgesinde yaşıyor ve ülke yönetiminde; etkili ve zengin olmalarına, izin verilmiyor?
8- Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Türkiye:
a- Milenyum çağında, Türkiye için bir Rusya ve Komünizm tehdidi;ne görünürde, ne de potansiyel olarak yok. İrtica ve Şİİ-İran tehdide öyle. Ancak,1978 yılından buyana,pkk-kck’nın yönlendirdiği; Bölücülük, İçsavaş, Parçalanma ve TC Devletinin yıkılması ise potansiyel olarak, ülke ufkunda karabulutlar gibi duruyor. 1978-2015 yılları arası, pkk-kck ile gereğince mücadele edilmeyip, bölücülüğe pirim verilmesi, Türk Halkının; meclis, hükümet, ordu, polis ve yargıya olan inanç ve güvenini sarstı, iyi bir gelecek umudunu kuruttu, mutsuzluğa itti. Hele sabayların kafasına, nato-bod çuvalı giyme ve Süleyman Şah Türbesinin yürütülmesi hadisesi, halkı moralmen yıktı.Türkler belki,40 yıl geçip,nesil değişmedikçe,özgüven ve özsaygı kazanamaz!
b- Türkiye, kabul edilmeyeceği anlaşılan Avrupa Birliği (AB) ve Batılılaşma sevdasından vazgeçip, Çağdaşlaşma-Muasır Medeniyet, Refah Toplumu, Demokratik Hukuk Devleti, Sanayi toplumu, İnsan Hakları gibi kavramların hayat bulduğu; Japonya, Avusturalya, Güney Kore gibi ülkelerin oluşturacağı, yeni yapılanma sisteminde şansını aramalı.
c- Aslında yapılacak en akıllı iş; Türkiye'nin coğrafi durumu, tarihi geçmişi ve stratejik önemini göz önüne alarak; BDT üyeliğine başvurmasıdır. BDT üyeleri arasında Türk soylu halkların kurduğu; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi beş bağımsız Türk Devleti var. Yine Rusya Federasyonu, Ukrayna, Kafkasya gibi BDT üyesi ülkeler ile komşuları; Çin, İran ve Afganistan'da 120-300 veya 500 milyon, Türk kökenli soydaş insan var. Yani BDT üyeliğine girmekten çekinilecek; ne tarihsel, ne dini, ne de sosyo-ekonomik ve kültürel hiçbir olumsuz durum yok. Ayrıca uzun dönemde BDT'ye; Çin, Hindistan, İran, Pakistan gibi ülkelerde kabul edilerek , Bağımsız Devletler Topluluğu,Asya Birliğine dönüştürülebilir. Özellikle Çin, Hindistan ile İran, Pakistan,Kore ve Japonya'nın katılması, BDT''yi;abd,ab karşısında, bunların yanlışına dur diyecek, yeni bir dünya gücü haline getirecektir.
d- Türkiye;Haçlı Emperyalistler Birliği, AB'ye alınsa bile, şu anki durumuyla ancak;28 ab üyesi devlet içinde; Trenin son vagonu, ya da zurnanın son deliği olur. İnanç, Irk ve Kültürü,hesaba katmasak bile;Bilim, teknik, ekonomi, tarım teknolojisi,silah üretimi ve sanayileşme yönünden, AB üyelerinden, çok geri durumda. Halbuki BDT' ye katılsak, 15 devlet içinde ilk üçe girebiliriz. Ayrıca petrol, doğal gaz, kömür, elektrik gibi bizim ihtiyacımız olan malların çoğunluğunu; BDT ülkeleri üretip satıyor. Bizde BDT'ye; küçük ve orta ölçekli sanayi tesislerimizin, ürünlerini ihraç edebiliriz. Dahası ticareti, karşılıklı ülke milli paralarıyla veya mal değişimi şeklinde yaparak; Abd $, Alman markı- Euro gibi döviz kullanmamış, dolayısıyla paramızın itibarını korumuş oluruz. Aldığımız petrol ve doğal gazın, yarı yada üçte ikilik bölümünün karşılığını; otomobil, beyaz eşya, tarım araç ve aletleri, gün ısı, gübre, un, makarna, bulgur, bisküvi, çikolata, tavuk, yumurta, ayakkabı, deri giyim, tekstil, havlu, seramik, fayans, porselen, şeker, tütün, şarap, rakı ile sera sebzesi, narenciye türü meyve vs ile ödeyelim.Türkiye, bu şekilde ve beş yıl içinde, borçlarını ödeyip, enflasyonu tek rakama indirerek, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıktan kurtulabilir. Bölücü terör ve irticanın, yandaş bulup, varlığını sürdürme nedeni, yine hep bu siyasi ve ekonomik istikrarsızlıktır. Türk halkının, yüzde yetmişi; kalorifersiz, sağlıksız, evlerde kalıyor, yüzde otuzu da;bilinçsiz oyveren ahmaklar sayesinde, Paris, Londra Türküsü çağırıyor.
e- Türkiye geçimsiz; komşu ülkelerle dargın, küskün, ikili ilişkilerine gergin ve soğuk bir hava hakim. Kuşku, güvensizlik, inatlaşma, düşmanlık; barışı kovmuş, sınırlarda nöbet tutuyor. Tarihe bakarsak, barışa dostluğa; savaşla kanla değil, karşılıklı; güven, eşitlik, saygı, anlayış, taviz, uzlaşı ile iki ülke halkları arasında; ab ülkeleri arasında olduğu gibi; serbest, ekonomik ve kültürel ilişkilere engel olan; tel örgülerin, duvarların, mayın tarlası, gümrük mevzuatı ve silahlı nöbetçi kulelerinin kaldırılmasıyla ulaşıldığını görürüz. Türkiye'nin, Bulgaristan, Yunanistan, Suriye, Irak, İran ve özellikle Rusya ile ikili ilişkilerini canlandırarak; barışıp, dost olmasında, sayısız yarar vardır. Türkiye, Rusya'yı düşman ve Türkiye için tehdit olarak görmesi nedeniyle; 650 bin kişilik orduyu, silah altında tutuyor ve eğitim,sağlık,sanayi tesisi gibi yatırımlarının, iki üç katı milli geliri, askeri giderlere harcıyor. BDT' ye katılırsak, NATO' dan çıkar, ordu miktarını 100 bine indirir, silah harcamalarını da yine büyük ölçüde azaltır, tasarruf edilecek bu paralarla; hem bütçenin açık vermesini önler, hem de eğitim, sağlık ve altyapı ile ithal edilen malların; yerli ve milli olarak,Türkiyede üretimini gerçekleştirerek, ülke kalkınmasını sağlamış oluruz.TSK; savaş uçağı,büyük savaş gemisi ve tank alamaz,kullanamaz? TC; hangi ülkeye, niçin saldıracak? Deniz taşıtı olarak; Sahil güvenlik komutanlığında; denetim yapmak üzere; hızlı botlar, küçük ve hızlı deniz araçları, alınıp,kullanılır.TSK gerekli silah,araç ve cihazları,Türkiyede; ulusal tasarımlı, yerli ve milli olarak ürettirir. TSK Silahları; helikopter,çok namlulu top,sınır gözetleme uydusu, insansız hava aracı ile düşman;uçak,helikopter ve füzelerini;havada vurmak için uçaksavar silahı ve füze.TSK’ya; otobüs, kamyon,tır, Zırhlı araç, otomobil,jeep alınmaz. Gereken yerlere; savaş timleri, helikopterle bırakılır.Askeri Sevkiyat; Helikopter korumasıyla yapılır ve uydudan izlenir.
9- Türkiye, ABD- NAFTA, Avrupa Birliği ile şeklen kurulu olup işlerlik kazanamayan; Japonya'nın başı çektiği Güneydoğu Asya Pasifik Birliği ve G-8 İslam Birliği Ülkeleri (*20’si Müslüman Arap Devleti ve 57 İslam Konferansı üyesi, devlet var) dışındaki beşinci bir uluslar arası güç olan BDT' ye katılmak zorunda değildir. Türkiye, NATO üyeliğinden (*Sovyetler Birliği dağılınca, NATO' nun; bir anlam, önem ve gereği kalmadı) ayrılıp, yakın bir dönemde kabul edilmeyeceği anlaşılan, Avrupa Birliği üyeliğinden vazgeçince; ille de yeni bir uluslar arası gücün gölgesine sığınmak, eteğinden tutmak zorunda değildir. İlke edindiğimiz "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" prensibi gereği, TBMM ve TC Hükümeti, Birleşmiş Milletlere (BM, UN) başvurarak; Türkiye'nin hiçbir komşu ülkeden, toprak isteği olmadığını, komşu ülkelerle ikili ilişkilerini, ekonomik ve kültürel konularda, karşılıklı güven, haklara saygı, eşitlik, çıkar esaslarına dayalı olarak, sürdürmeyi amaçladığını, İsviçre gibi Tarafsız Ülke Statüsüne geçmek istediğini, Orduyu kaldıracağını ve silahlanmaya para harcamayacağını, ülke iç güvenliğini polis gücüyle sağlayacağını, bildirir. BM'den, dış güvenliğini sağlamasını ve garanti vermesini ister.
l0- NATO, statü değişikliğiyle, BM Silahlı Gücüne dönüştürülür. BM ordusuna, tüm dünya ülkelerinden (196-210 BM üyesi ülke var); onar kişilik, eşit sayıda güvenlik personeli alınır. BM ordu mevcudu; en çok iki bin kişilik olarak planlanır. Bu ordu; BM kararlarına uymayan, ülkesinde iç savaş çıkan,vatandaşlarını ayrıştırıp,zulmedip,ülkeden kaçıran, yada komşu ülkeye saldıran, devletlere karşı kullanılır.
11- Abd ile İkili İlişkilerimizdeki Yanlışlıklar:
a- TC Devleti ve Hükümeti; 1946 ve 1950-1954 yılından beri, tek taraflı olarak,sözde; Abd'nin müttefiki, sıtratejik ortağı, sadık dostu? BM'de, Abd'nin kullandığı oya; Kıbrıs, Ege gibi, bir iki istisna dışında katılan, Abd'nin kola, sigara, TV filmi pazarı, Abd ordusunun kullanmaktan vazgeçtiği, güncelliğini, önemini yitirmiş,uçan tabut,kaldırat,çakaralmaz silahlarının alıcısı ve İncirlik, Malatya, Erhaç, Sinop gibi Vatan Topraklarını, yabancılara üs olarak tahsis eden, başına çuval geçirilmesini, tatbikatta gemisinin vurulmasını kabullenen, manda ülke olmaktan vazgeçmelidir. Abd ile Türkiye'nin ilişkileri, piramide yada ütopik aşka benziyor. Elli yıldır bir türlü Küçük Amerika olamadık! Türkiyeyi, 53’cü eyaletleri olarak görmüyorlar. Abd’nin ataları Ab’de; TC’yi 1963-1974’ten beri, asil üyeliğe kabul etmedi. Ab kurulduğunda 6, Biz başvurduğumuzda 9 üyeli idi, şimdi(2012) ise 28!
b- Abd Elçilik, Konsolosluk ve Üslerinde görevli personelin; silah ve beyaz eşyadan tutun,hatta süt, peynir, sabun gibi günlük tüketim malzemelerine kadar, tüm ihtiyacı;1954 yılından beri, gümrükten muaf olarak, Abd'den karşılanıyor. Kar olarak bize, atık ve çöplerin, doğaya verdiği kirlilik kalıyor.Sağolsunlar,çöplerini bize bırakıp,geri götürmüyorlarmış?
c- Her yıl onlarca subay ve sivil memuru; staj, öğrencileri ise yüksek öğrenim için Abd'ye gönderiyoruz. İngilizce dili öğrenimini zorunlu yapıp, ilköğretim okullarının dördüncü sınıfına kadar ders programına aldık. Madem AB’ye üye olmak istiyoruz, pekiyi o zaman, niçin Halkımıza, TV de; Türk filmlerinden daha çok, Abd filmi seyrettiriyoruz? Alman, Fıransız, İtalyan filmleri seyredip, AB kültürünü tanımıyoruz? Küçük Abd olamadık,pekiyi bu uygulamayla; nasıl küçük AB mandası olacağız?
d- Abd yönetimi; SEİA antlaşmasının yenilenmesi, yada askeri malzeme alımı döneminde; Ermeni jenositi tasarısını, Senato gündemine alıyor, Kıbrıs sorununu dayatıyor, yada pkk ile mücadelede insan hakları ihlalleri gibi gerekçelerle, zayıf karnımıza yükleniyor. AB ile olan ilişkilerimizde bizi tutar gibi gözüküp, ancak somut adım atmıyor. NATO'nun, Agitin komuta kademesine, Türkiye'yi almıyor ve kararlara karıştırmıyor. Taviz veren, oyalanan, zarar gören, hep Türkiye oluyor. Anlamadığım şu; Tanrı bize,hiç akıl, cesaret, özgüven,öngörü, yetenek vermemişmi? Niçin, ahmaklık denizinde yüzüp, hep birilerinin eteğine tutunmak istiyoruz?
e- Türkiye'nin, komşularıyla arasında bir çok sorun var. Yunanistan'la; Kıta Sahanlığı, Hava Koridoru, Kıbrıs, Adalar ve Batı Trakya. Bulgaristan'la; Meriç'in suyu. Rusya'yla; Boğazlardan gemi geçişi ve Boğaz Trafiğinin düzenlenmesi. Suriye'yle; sınır, Asi ve Fırat'ın suları gibi. Abd, bu sorunlarımızın komşularımızla; barışçı yönden çözümüne yardımcı olmadığı gibi, birde İran Devrimiyle İran ve Körfez Savaşı dolayısıyla; Irak ve Suriye'yle ikili ilişkilerimizin, kopmasına neden oldu. İran ve Irak ile Abd baskısı nedeniyle, ticari ilişkilerimizin kesilmesi sonucu, petrol ve doğal gaz alımı ve bu ülkelere mal satamayışımızla birlikte; Türkiye'nin 1980- 2000 dönemindeki ekonomik kaybı; 200 milyar Abd $ buldu. İran'la tren ulaşımına 20 yıl önce ara verilmişti. Abd; Suriye, Irak ve İran'la sınır ticareti yapmamızı istemedi. Et fiyatları 4-5 milyon TL(2012: Kg 30 TL) oldu. Benzin, doğalgaz fiyatı Irak, İran ve Rusya'da 15-20 cent, bizde ise1 DM (2012: 2 $ oldu). Türkmenistan, Rusyaya doğalgazın m3’ünü; 7 sente veriyor. Pekiyi biz Rusyadan kaça alıyoruz?
f- Abd güdümündeki Dünya Bankası ve İMF, tıpkı Osmanlı gibi, yanlış reçetelerle Türkiye'yi; 120 (*2015 yılı BORCU; 400) milyar abd $ borçlandırarak, Türk Hükümetini, siyasi ve ekonomik bir çıkmaza soktu. Türkiye enflasyonu düşüremiyor, dışarıya mal satamıyor. Devlet, kamu çalışanlarının, aylık ücretlerini; bankalardan borç para olarak ödüyor. Abd ve AB'de faizler; yıllık % 1-3,ençok % 6, bizde ise % 142(2012: % 8-14). Halkın tasarruflarını, hep devlet talep eder duruma geldi. Özel sektöre, yatırım ve cari harcama için para bırakılmıyor. AB'ye üye olmadan Gümrük Birliği'ne girdiğimiz için, ülkemiz; adeta ithalat cenneti,açık,serbest, semt pazarı oldu. Cılız, montaja dayalı Türk sanayisi, adeta can çekişir hale geldi. Siyasi ve ekonomik istikrar bir türlü sağlanamıyor. Dış ticaret, bütçe açığı kapatılıp, ödemeler dengesi kurulamıyor.
g-Abd ve Ab vatandaşları; Türkiye'ye vizesiz girerken, Abd ve Ab Hükümetleri; TC Vatandaşlarından vize istemektedir. Ayrıca, Abd her yıl 5 bin - 20 bin göçmen almasına rağmen, herhalde Abd'deki Türk nüfusu artıp, Türk Lobisi güçlenmesin diye, Türkiye'den göçmen kabul etmiyor. Bir abd yetkilisinin gerekçesi; “ Türkler, tembel, hırs ve girişimcilik yok! Birde Kızılderililerle akrabalar?) Gerçek dostsa, her yıl 2 - 3 bin lise, üniversite, mezunu, Türk Vatandaşı, göçmen kabul etsin! Abd'deki Yahudi, Ermeni, Rum ve pkk- Kürt lobilerine karşı, Türk lobisi de güçlenmiş olsun.
12- Dışişleri Teşkilatının, Yeniden Yapılandırılması ve Dışişleriyle İlgili Düzenlemeler:
a- Elçilik ve konsolosluklar; Dış ticarette ( ihracatta) en az %10 pay sahibi olan, ülkeler ile en az 100 bin-200 bin TC vatandaşı veya Türk soylu insanın yaşadığı, ülkelerde açılmalı.
b- Dış Temsilcilikler; TC Dış ilişkileri ve Ekonomisinde önem taşıyan ülkelerde, Büyük elçiliklere bağlı olarak açılıp, bu temsilciliklere; bir daimi temsilci, bir uzman temsilci vekili ve birde o ülke dilini iyi bilen memur, olmak üzere, 3 personel atanmalı.
c- Yabancı ülkelerle olan, dış siyasi, kültürel ve ekonomik ilişkilerimiz; karşılık, güven, eşitlik ve saygı ilkesi, esaslarına göre yürütülmelidir. Türkiye'de; diplomatik elçilik, konsolosluk veya temsilcilik açmış ülkelerden; elçilik ve konsolosluk teşkilatı, kurmadığımız devletler ile bu ülkelerin önemli şehirlerinde, Fahri - Onursal Konsolosluklar oluşturulur. Fahri Konsolosluk unvan, görev, yetki ve sorumluluğunu; öncelikle o ülkede yaşayan, Türk soylu insanlara, yada o ülke vatandaşı Türk dostu insanlara verilir. Türkiye'nin bu ülkelerdeki konsolosluk iş ve işlemlerini, bu Fahri konsoloslar yürütür. Dışarda yaşayan Türkler; internet üzerinden, e-devlet yoluylada işlerini, doğrudan TC Kurumlarından, online yürütebilir.
d- Yurtdışındaki elçilik, konsolosluk ve temsilciliklere atanacakların; görevle gönderilecekleri ülkenin; yabancı dilini, bilmeleri zorunlu tutulmalı, YDS'den en az C (orta) dereceli puan alamayanlara, yurtdışı teşkilatında görev verilmemelidir.
e- TC Devletinin, şu an 110-129 ülkede elçilik teşkilatı var. Bu dış temsilciliklerimizde görevli TC vatandaşı personel sayısı ise on bini geçiyor! 196- 210 ülke,devlet arasında, yurtdışı teşkilatında en çok personel çalıştıran ülkeyiz! Bu personel, unvanına göre ayda;5 -15 bin Abd $, Euro, aylık ücret almasına rağmen; ne bu ülkelerle dostluk ve kültürel ilişkilerimizi geliştiriyor, ne ihracatımızı artırıyor, nede Türkiye'ye turist gönderiyor. Yıllardır Türkiye'nin dışardan aldığı mal; dışarı satabildiğinin iki katı. Dış ticaret sürekli açık veriyor. Yunanistan, İtalya, Fransa, Almanya, İngiltere ve Abd'de; Türkiye'nin durumu, gereğince anlatılamıyor ve hakları savunulamıyor. Komşularımızla kavgalıyız.Pakistandan başka, Bizi destekleyen dost ülke yok gibi. Yalnızlığa itilmişiz. Türkiye'nin yurtdışı teşkilatlarının varlığı ile yokluğu bir. Yurtdışı personeli, kendi ailevi ve kişisel sorunları içinde boğulmuş, yada bulunduğu yabancı ülkenin dilini bilmediğinden; Türkiye aleyhine başlayan gelişmelerden, ancak iş işten geçtikten sonra haberdar oluyor! Örneğin; İtalyan ve Fransa Parlamento kararları. Türk elçilik personeli, bu ülkedeki Türk işçi, şoför ve öğrencilerin sorunlarıyla da ilgilenmiyor!
f- Yeni düzenlemeyle Dışişleri Teşkilatı, personel kadrosu, 500 kişiyle sınırlandırılmalı.
-TC Devletinin; YURTDIŞI TEŞKİLATI ve Personel Sayısı: Ençok;
1- a) 20: Büyükelçilik
b) 10: Dış Temsilcilik.Dış Temsilciler, Elçilik ve Konsolosluk açılma şartlarını taşımayan, ülkelere, geçici olarak açılıp,geçici görevle gönderilir.
2- 20: Konsolosluk (* Bir ülkede en çok üç konsolosluk açılmalı.Fahri- Onursal konsolosluklar bu sayıya dahil değildir.)
3- 450: Meslek memuru ve diğer personel: Uzman, teknik, tercüman, İdari Memur v.s
g- Dışişleri Bakanlığı dışındaki, diğer bakanlıklar, yurtdışında teşkilat açamaz ve yurtdışına; ataşe, müşavir, müfettiş, temsilci, koruma görevlisi vb adlar altında personel gönderemez. Eğitim, kültür, ticaret, tarım, nüfus ve askerliğe ilişkin görev, iş ve işlemleri; yurtdışındaki Büyükelçilik ve Konsolosluk personeli yürütür. TC vatandaşlarının noterlik işlerini, yurtdışındaki o ülkenin noterleri yürütür. Gerekirse elçilik ve konsolosluk bu belgeleri onaylar. TC Hükümeti yurtdışına noter, avukat gönderemez. Büyükelçilik, konsolosluk ve dış temsilcilik personelinin; can ve mal güvenliklerini; ilgili ülkelerin yasasına ve karşılık esaslarına göre, o ülkelerin güvenlik kuvvetleri sağlar. Dışişleri personelinin güvenliğinin sağlamak için Türkiye'den asker veya polis yurtdışına gönderilemez. Ayrıca yurtdışındaki personel için araç satın alınamaz. Personel, araç ihtiyacını; toplu taşıma ve her görev için ayrı araç kiralama suretiyle karşılar. Dış temsilciliklere şoför kadrosu da verilmez. Hizmet binası ve lojman ihtiyacı, kiralama suretiyle karşılanır. Elçiliklere; aşçı, hizmetli,garson, bahçıvan gibi yardımcı hizmet personeli de görevlendirilemez ve kadro verilemez. Türkiye'nin yurtdışı teşkilatında görev verilecek personelin; TC Vatandaşı ve sabıkasız olması, yüksek öğrenim görmesi ve o ülkenin Ana Dilini bilmesi şarttır.
h- Pasaportlar;1, 5 ve 10 yıl süreli verilip,uzatılmalı. Pasaport, viza-bankamatik büyüklük ve özelliğinde, çipli üretilmeli.Vize ile Yabancıların oturma ve çalışma izin belgeleri, ayrı düzenlenip, pasaportla birlikte geçerli olmalı. Kırmızı pasaport; Türk Elçilik personeli dışında, üst düzey kamu görevlileri ile en çok Vergi veren; ilk 5 şirketten, beşer yetkiliye verilmeli. Gıri pasaport kaldırılıp, tüm devlet memurlarına yeşil pasaport verilmeli. TC Devleti, karşılık, güven, eşitlik ve saygı ilkeleri gereği; TC Vatandaşlarına vize koyan ülkelere, tam bağımsızlık ve egemenliğini gösterip, vize uygulamalı!
ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ
A- Elektrik Üretimine ilişkin, Genel Hususlar ve Üretim Biçimleri:
1- Küçük akarsular ve barajlar:
a) Akarsuların eğimli ve akışının hızlı olduğu yerlerde, genellikle Batı, Orta ve Doğu Kara denizde; Baraj tipi Hidroelektrik santralleri kurulmaz.
b) Barajlar, orman sahası dışındaki bozkır yerlerde, tarım ve orman alanları dışındaki vadilerde kurulur. Baraj yapılacak yerler; EGE ve AKDENİZİN ormansız yerleri ile Doğu, Orta ve GÜNEYDOĞU ANADOLU bölgesinin dağlık,taşlık,tarıma elverişsiz topraklarıdır.
c) Doğu Kara denizdeki fırtına vadisi gibi, ormanlık alanlarda ,orman içi vadilerde baraj kurulmaz. Bu tür sahalarda akar suların eğiminin fazla olduğu yerlere; su kanalı, bent, su seti yapılıp, hızlı düşümden yararlanarak, elektrik üretecek su türbinleri konur. Saniyede 125m3 su akıtan akar suların, en az % 40 eğimi olan yerlerine, türbin kurulur. Buralardan elde edilen enerji, yöresel elektrik ihtiyacını, yerinde karşılar. Bu ilçe,belde ve köyler, ulusal elektrik hattına bağlanmaz
2- Elektrik Üretim Kaynakları:
a) Güneş Enerjisi:
1)Türkiye'nin Kara deniz bölgesi hariç ,diğer bölgelerimizde hava genelde açıktır. Yılın 200-300 günü güneşli veya parçalı bulutludur. Devlet; güneş enerjisinden elektrik üreten, güneş paneli ve türbin üretimini teşvik edip, halkı güneşten elektrik elde eden, cihaz alım ve kullanımına yönlendirmelidir. Karaman- Ayrancı ilçesi; 11 ay Güneşli ve 6 ay Rüzgarlıdır.
2) Köyler ve çiftlikler ile nüfusu 200’den az kom, mezra gibi küçük yerleşim birimleri; elektriği: Güneş ve Rüzgardan üretir. Suyuda yeraltından, bu doğal elektrik enerjisiyle çıkarır ve yine bu güçle tarlalarını sular. Karaman- Mut arası; Sartavul- Amcam çeşmesi mevkii ile Konya-Ereğli ve Mersin arasındaki Toroslar; sürekli rüzgarlıdır.
b) Rüzgar Enerjisi:
Çanakkale sahil şeridi ve boğaz çevresi, Muğla Bodrum, Bursa gibi rüzgarın sürekli olarak ve kuvvetli estiği, il ve ilçelerimizde; rüzgarla çalışıp elektrik üreten, rüzgar türbinleri kurulur. Bu yörelerin ihtiyacı olan yerel elektrik, yel değirmenlerinden üretilir.
c) Deniz Akıntıları:
İstanbul Boğazındaki, biri Kara denize diğeri Marmara'ya yönelik, deniz akıntılarından, elektrik enerjisi üretiminde yararlanılması .Bu akıntıların önüne türbin konarak elektrik enerjisi üretiminin sağlanması. Kara bölümüne su kanalı yapılıp, deniz akıntısı buradan geçirilebilir.Yine Şile-Sinop arasında, Deniz Dalgalarından, Elektrik üretilebilir. İzmitten Karadenize dökülen, akarsunun; Karadeniz- Körfez bağlantısı yapılıp,körfezin akıntıyla temizlenmesi,araştırılmalıdır! Bu su yolundan, gemi ulaşımı sağlanabilirse,İstanbul Boğazının,Gemi geçiş tırafiğide rahatlar.
d) Nükleer Enerji:
1)Çernobil faciası daha hafızalardan silinmedi. Çevre kirliliğine yol açmaması için ,gerekli önlemler aldırılarak,KİYİB yöntemiyle,kurulmasına izin verilmeli. Biz genelde dikkatsiz, sorumsuz ve tedbirsiziz , kurallara uymayız. Ayrıca pkk, Hizbullah,dhkpc, İbda-c gibi, TC düşmanı; etnik bölücü,solcu ve canlı bomba olup,kendini patlatan irticacı tarikatlar; buraya ajan sokup, sabotaj yapabilir veya en azından görevini zamanında ve gereğince yapmayarak, büyük bir doğa felaketine yol açabilir. Nükleer elektrik üretecek santralde çalışacak personelin tümü yüksek öğrenimli olmalıdır. Abd'de 24 nükleer santral var. Almanya, Japonya gibi gelişmiş ülkeler elektrik ihtiyacını, Nükleer santrallerden çok ucuza sağlıyor. Halka, kömür, odun yaktırmıyorlar. Evler ucuz elektrikle çalışan klimalarla ısıtılıyor veya serinletiliyor. Komşularımız Ermenistan, Yunanistan bile nükleer santral kurdu. Ayrıca Uludağ'da, Toroslarda birçok madenin( ör: Alüminyum) içinde karışık halde nükleer enerji ham maddesi;uranyum, ülkemizde var. Türkiyenin kalkınabilmesi için dışa bağımlılıktan kurtulması gerekir. Bu nedenlerle;Elektrik üretiminde; Doğalgaz ve Nükleer enerji, TC için uygun değil!
e) Yıldırım -Şimşek Enerjisi:
Bir şimşek çakmasında, ortaya çıkan enerji ile Dünyanın bir yıllık elektrik enerjisinin karşılanabileceği ileri sürülüyor. Teknik üniversiteler , küçük çekmece Nükleer Araştırma Merkezi, Kandilli Rasathanesi,Aselsan ve TÜBİTAK; ortak bir projeyle,yıldırımın saçtığı enerjiyi; aküye toplayacak, cihaz geliştirmeye çalışsın. 1930'larda; TV, Bilgisayar,cep telefonu, faks bir hayaldi, gerçek oldu. Jeotermal enerjiden, elektrik üretimi de geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır.
B- Enerji Politikası:
a) Hükümet, özel sektörün; Rüzgar, Sıcak su, Kömür ve Güneş enerjisinden; elektrik üreten, türbin fabrikası kurulmasını teşvik eder. Nüfusu 200 den az küçük yerleşim birimleri ile şehir dışındaki fabrika, çiftlik, yayla evleri , yazlıklar , tatil yörelerindeki turistik oteller, piknik yerleri , kara yolları, tünel, israf sarayların aydınlatılması ile kamu kurumlarının,su motorları vb yerlerin, elektrik ihtiyacı; rüzgar veya güneş enerjili, türbinlerden sağlanır.
b) Enerjide popülist politika bırakılır. Zararına elektrik satılmaz. Ayrıca kom, mezra , çiftlik gibi yerlere de ulusal enerji hattından elektrik bağlanmaz. 01.01.2000 tarihi itibariyle dağ başındaki bir eve bile enter konnekte, ulusal hattan elektrik verildiğinden, üretilen enerjiden kullanılamayan, kaybolan enerji miktarı , üretimin % 25'ine ulaşmaktadır. Enerji kaybı ciddi ve gerçekçi tedbirlerle önlenmelidir.
c) Hava kirliliğine yolaçan, ormanların; hızla yok oluşuna neden olan, mevcut ısınma politikası, terk edilmeli. Kaloriferler elektrikle çalıştırılmalı. Odun ve kömür sobası kullanımı yasaklanmalıdır. Elektrik fiyatı; G-7 ülkeleri ile komşu ülkelerde satılan elektriğin satış fiyatı ortalaması alınarak, belirlenmeli. Evler ve işyerleri; geliştirilmiş A enerjili,elektrik sobası ve klimalarla ısıtılmalı.
d) Halk, güneş ve rüzgar enerjisiyle evini aydınlatmalı, kaloriferlerini, klimasını, buzdolabını, fırınını, ocağını bu elektrikle çalıştırmalı. Suyunu günısıdan almalı. Seralar güneş enerjisiyle ısıtılmalı, su motorları, sokak ve tırafik lambaları, güneş enerjisiyle çalışmalı. Böyle yapılınca hem halk, devlete yük olmaz, hemde ucuz elektrik enerjisi kullanılmış olur. Doğalgaz, fueloil ve odunla ısınma ve mutfaklarda doğalgaz kullanımından, derhal vazgeçmeliyiz.
C- Ekonomik ve Sağlıklı Olmayan, Elektrik Üretim Biçimleri:
a) Petrole Dayalı Elektrik Enerjisi Üretimi:
Fuel oil, mazot-motorin, benzin, gazyağı gibi, dışa bağımlı ve hava kirliliği yapan maddelerden, elektrik üretimine son verilir. Petrolle çalışan Elektrik Santralleri ile jeneratörler; doğalgaz ve LPG ile çalışacak şekle dönüştürülür. Ekonomik ve teknik ömrünü doldurunca da faaliyetine son verilir.
b) Doğal Gazla Elektrik Üretimi:
1)Doğalgazı dışarıdan almaktayız. Pahalı ve dışa bağımlı bir yöntem. Ülkemizde artık yeni doğal gaz santrali yaptırılmaz. Eski santraller ekonomik ve teknik ömrünü dolduruncaya kadar çalıştırılır. Tesiste yenileme ve genişletme yapılmaz.
2)Ülkemizin bazı yörelerinde;su kuyularından doğalgaz çıkmaktadır. Örneğin: Burdur- Karataş gölü çevresi, Antalya Çıralı, Hatay-Amanos dağı, Tırakya, Aksaray- Kutluköy, Samsun gibi illerimizde; Doğalgaz aranıp, çıkan doğalgaz da elektrik üretiminde kullanılmalıdır. Aksaray'daki yeraltı sulama kuyularından çıkan gaz, haftalarca yanmakta, Çıralıdaki doğalgaz bacalarından ise yüzlerce yıldır alevler, hiç kesilmeksizin çıkmaktadır. İ.Ö. 8. YY yazılan destanda bile Olimpos-Çıralı ile Hatay- Amanos dağındaki ateşten bahsedilmektedir.
c) Termik Santral:
Kömüre dayalı, elektrik enerjisi üretimi çok yanlış. Ülkemiz kömürlerinin; kalorisi düşük , kükürt oranı yüksek, çıkartılması zor ve ekonomik değil, çok pahalıya mal oluyor. Kömür yakarak elektrik üreten termik santraller doğayı öldürüyor. Gökova, Manisa-Soma, Bursa ve Afşin örnekleri ortada. Kirli ve asitli dumandan ağaçlar, otlar bile kuruyor. İnsanlardaki direnç ve bağışıklılık sistemini olumsuz etkileyip, kanser ve benzeri birçok hastalığa yol açıyor. Gökova termik santrali dahil tüm termik santrallerinin, doğalgaza dönüşümü yapılıp, ekonomik ve teknik ömrünü dolduruncaya kadar işletilmeli ve yenileme, geliştirme yapılmadan kaldırılmalıdır. İthal kömürle çalıştırma politikası yanlış, oda çevre kirliliği yapıyor ve kalkınmada kullanılacak milli servetin, gereksiz dışa gitmesine neden oluyor!Atalarımız;Dökme suyla Değirmen dönmez,El şeyiyle gerdeğe girilmez, Kakma akılla, iteklemeyle ancak yedi adım gidilir,gibi;öğüt ve uyarılarda bulunmuştur.Akledip düşünme yetisini kaybetmeyen, sorgulayıp uysun.
D- Petrol, Elektrik ve Doğalgaz Alım Politikası:
a-1) Türkiye de üretilen elektrik enerjisi, Türkiye'nin ev ve sanayiye dönük tüketimine yetmemektedir. Acil olarak ihtiyaç duyulan elektrik enerjisi ihtiyacı, komşularımızdan satın alınarak karşılanmaya çalışılmaktadır.
2) Türkiye; ihtiyacı olan petrolün, ancak yüzde yirmisini üretebilmekte, yüzde sekseni ithal edilmektedir.
3) Türkiye'nin tükettiği doğalgazın tamamı, yabancı ülkelerden ithal edilmektedir. Ayrıca bir de T.C. Hükümetleri komşularıyla iyi geçinmediğinden, bu ülkelerle olan sosyal ve siyasal sorunlarını da çözemediğinden; Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Irak ve İran ile ticaret yapılamıyor. Sonuçta da petrolü iki katı, doğalgazı üç katı pahalı olarak alıyoruz. Bu ticaret, ödemeler dengesi ve bütçeye açık verdirmekte ve enflasyonu azdırmaktadır. Halbuki, insanların dostu, düşmanı olur, devletlerin ise karşılıklı ulusal hakları. İkili ilişkileri; karşılıklı,dürüstlük,açıklık, güven, eşitlik, saygı ve ulusal çıkarlar belirler. TC Devleti, duygusal nedenlerle Ermenistan'dan elektrik almıyor. Bazı ülkelerle olan pamuk ipliğine bağlı, siyasi ilişkiler kopmasın diye; Azeri ve Kazak petrolünü, Kazak ve Türkmen Doğalgazını da çok ucuz olduğu halde, uluslararası tekellerden çekindiğinden alamıyor. 1990’da abd’ye yalakalık olsun diye kapattığı; Irak petrol boru hattını; zararı, 100 milyar Abd dolarını geçtiği halde, on yıldır hizmete açamıyor. Yine İran'ın cazip petrol ve doğalgaz satış teklifini, sınır ticaretinin geliştirilmesi önerisini; Türk Hükümeti masaya oturup görüşmüyor bile! Sözde Dost,sıtratejik ortak ve müttefik abd?, Bizim: Azerbaycan ve İranla ticari ve kültürel işbirliği yapmamızı istemiyor, hatta engel olup, karşı çıkıyor?
b- Türkiye, satın alacağı petrol, doğalgaz ve elektrik için, satıcı ülkelerle anlaşsın: Satın alınan petrol, doğalgaz ve elektriğin bedelini, aylık taksitle ödesin. Ödemelerin yarısını;bankacılık sistemiyle, ülkelerin karşılıklı milli para tıransferi, diğer yarısınıda Türkiye de üretilen; tarım ve sanayi mallarıyla ödesin. Dış ticarette, abd $ yada ab eurosu kullanmasın!
-Ödemede Kullanılacak; Ürünler ve Maddeler:
• Patates, soğan, domates, elma, fındık, zeytin,portakal,limon, karpuz, kavun,mantar
• Halı, kilim, battaniye...
• Giyim, tekstil ürünleri, iplik, havlu, örgü ürünleri...
• Gıda; un,bulgur, bisküvi,helva, kurutulmuş meyve, pekmez,bal ve Tavuk,Yumurta
• Beyaz eşya, otomobil, mobilya vb.
• Ayakkabı,Kürk,Deri giyim
• Seramik,Fayans,Lavabo,Kılozet,Mermer gibi,İnşaat malzemeleri vb…
E- İçme ve Kullanma Suyu-Su politikası:
a- Yüzlerce yıldır ülkemizden çıkan sular; kanal içine alınmadığından ve vadiler; ormanlık, ağaçlık olmadığından; ülke topraklarını alıp götürmekte, sınırlarımız dışına, denizlere boşyere akarak, birde erozyona neden olmaktadır. Tanrı, bazı ülkelere petrol, doğalgaz vermişse bize de suyu vermiş. Bunu paraya dönüştürüp, ekonomimize kazandırmamız gerekir. Dicle, Fırat, Aras, Meriç ve Çoruh'ta bunu uygulamamız, bu şartlarda zorsa da; Manavgat; Aksu, Göksu, Limonlu; Kızılırmak, Yeşilırmak, Seyhan, Ceyhan; Sakarya, Büyük Menderes ve Gediz gibi akarsularımızda mümkündür. Petrol boru hattı gibi karadan ve denizden borularla suya ihtiyacı olan;Kıprıs,Suriye, İsrail, Ürdün, S. Arabistan gibi ülkelere, içme ve kullanma suyu olarak satarız. Suyu petrole karşılık olarak ta verebiliriz.2 Varil-galon suya= bir varil- galon petrol gibi. İzmir, Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerimizde içme ve kullanma suyu sıkıntısı başladı. Denize akan akarsuları ve arıtıp deniz suyunu kullanmalıyız.
b- Türkiye'nin Ege, Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde, içme , arazi ve sulama amaçlı olarak, yer altı suyu çok kullanılmaktadır. Akarsuların boş yere denize akmasına ilgisiz kaldığımız gibi kanalizasyon ve diğer kullanılmış atık suları arıtıp, düden ve mağaralardan yeraltına pompalamıyoruz. Yeraltına su verilmediğinden ve su motorlarıyla sürekli yeraltından su çekildiğinden( Ör: Konya-Karapınar) doğanın dengesi bozulmakta,çökme sonucu;obruk ve düdenler oluşmaktadır. örneğin: Adapazarı, Düzce depremleri, yine Burdur da göl çekildi ve İnsuyu'nun suyu kayboldu, bazı kuyular kurudu. Eskiden şeker pancarı ekimi yapılan bazı yörelerde şimdi kuraklık ve susuzluktan ekim yapılamıyor. Böyle giderse Türkiye, ilerde içme suyu bile bulamaz.
c- Türkiye, tek taraflı bir tasarrufla Fırat nehrinden Suriye'ye saniyede 500 m3 su veriyor. Devletler arası ilişkiler; uluslararası hukuka uygun olarak düzenlenir ve karşılıklı güven, eşitlik, saygı, hak ve çıkar, esasına dayanır. Dicle ise Suriye ve Irak'a "saldım çayıra, mevlam kayıra" felsefesine göre akıp gidiyor. Yapılması gereken: Suriye'den gelip Amik ovasından geçerek, Hataydan denize dökülen Asi nehrini; Fırat'a karşılık olarak ileri sürmek. Suriye ocak- mart döneminde, Suriye tarafında bulunan barajın kapaklarını, Türkiye'ye haber vermeksizin açıyor, sonucunda 30 civarında köyün tarım arazileri, su altında kalıyor. Buğday, pamuk gibi ekili bitkiler çürüyor. Suya ihtiyaç duyulan Mayıs-Ağustos aylarında ise damla su gönderilmiyor. Türkiye su rejimini, bir kurala bağlamalı. Örneğin:
1) Asi nehrinden Türkiye ye saniyede 250 m3 su verilirse; Türkiye'de Fırat'tan saniyede 500 m3 su vermeli.
2) Asi'den 100 m3 su verilirse; Fırat’tan 200 m3 su verilmeli. 3) Asiden 50 m3 su verilirse; Fırat’tan 100 m3 su verilmeli. Suriye bu şartları kabul etmezse; baraj türbinlerinden akan sular, bentlerde toplanıp, sulama amacıyla;motopomplarla çekilip, kanallarla Ş.Urfa, G.Antep, K.Maraş, Hatay'daki Amik ovasına Konya ovasına gönderilir veya düden ve obruklardan yeraltına pompalanarak; kuyulardan çekilen su yerine,yeraltı suyuna takviye yapılıp, doğadaki su dengesi sağlanır.
d- Irak'la da Dicle, Zap ve Fırat suları pazarlık konusu yapılıp, suya karşı petrol ticareti yapılabilir.
*SOSYAL SORUNLARA ÇÖZÜM ARAYIŞINDA, BAŞIN VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ROLÜ -1
*KAMU KURUMLARI İLE HALKIN İŞBİRLİĞİ , OMBUDSMANLIK VE KAMU PERSONELİNİN DENETİMİ:
İşsizlik, yoksulluk gibi ekonomik ve sosyal sorunların çözülebilmesi için, Mülki İdare Amirlerinin, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla işbirliğine gitmesi, bunun içinde kamu hizmetlerinin plan, proje, karar ve uygulamalarına; Sivil Toplum Kuruluşlarının, aktif katılımını sağlaması gerekir. Şimdi yapıldığı gibi yalnızca görüşlerine başvurmak, isteklerini, önerilerini dinlemek yeterli değildir. Bu görüşleri uygulanabilir hale getirip, hayata geçirmek gerekir. İdarenin; karar,işlem,harcama, eylem ve hizmetleri; halkı ilgilendirdiğinden ve halk için olduğundan, halkın isteklerinin dikkate alınması, onay ve gönüllü katılımlarının, sağlanması gerekir. Demokraside budur. Halka rağmen, baskı, şantaj, dayatma ve cezayla iyi bir iş yapılamaz. İdarenin karar, işlem ve harcamalarında; açıklık, şeffaflık yoksa, orda demokraside yoktur. Halk bilmediği, karıştırılmadığı işi; benimseyip, onaylamaz ve sahip çıkmaz. Saklı, gizli,devlet sırlı, üstü kapalı işlerde, dedikodu mekanizması işler; o işte kötüye kullanma, yanlışlık yoksa da, halk yine kuşkulanıp, şüpheyle bakar. Arşiv kayıtları araştırılırsa görülecektir ki Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk dönemlerinde; günümüzde olduğu kadar, orman yangını yoktur. Orman Genel Müdürlüğü hatta Orman Bakanlığı kurulup; ormanlar tümüyle devlet malı haline getirilip, halkın; ormandan kuru kopuk dal, kozalak, dağ çayı, mantar vs. toplaması, ormana girmesi yasaklanıp, keçi, koyun ve ineklerinin ormanda yayılması- otlaması engellenince; ormanı düşman gibi görmeye başladı. Cehaletin ve yoksulluğunda etkisiyle, Orman Muhafaza memurlarına kızıp ormanları yaktı. Orman idaresinin, aylıklı Orman Yangını Söndürme ekipleri kurup, bu göreve; siyasi tercihle personel almasına, kızan köylüler; eskiden karşılıksız olarak, vatandaşlık görevi bilip gittikleri, orman yangınını söndürme faaliyetlerine, katılmaz oldular. Bunun nedeni devletin, Orman Köylülerini orman konusunda muhatap kabul etmemesi, ormanla ilgili kararlarda onları dışlaması, onların gerçekçi istek ve ihtiyaçlarını bile kulak ardı etmesidir. Vatandaşa her şey zamanında ve olduğu gibi açıklanıp, onların kamu hizmetlerine; fikir, mal ve fiziki güçleriyle, katılımı sağlanıp kazanılmazsa; devlet başarılı olamaz, sorunlar büyür ve her geçen gün daha da çözümsüzleşir.
Devlet; Vatandaşın güvenliğini sağlamak,şartları iyileştirip kolaylaştırmak ve hizmet etmek için vardır. Devletin,Hükümetin, meşruluk ve Onur ölçüsü; Halkın,güvenlik, özgürlük, huzur ve refah içinde yaşatılmasıdır. Hükümetler, açık, şeffaf olur; Halkla sağlıklı bir iletişim kurar,ulusal hakları, kamu yararını,hukukun üstünlüğünü gözeterek, demokrasiye uygun ortamı hazırlarsa; halk da yurttaşlık bilinç ve sorumluluğunu taşıyarak, görevlerini zamanında ve gereğince yerine getirir. Hükümetlerin halktan aldığı vergileri, yine halka; güvenlik, eğitim, sağlık ve yol, su, elektrik gibi alt yapı hizmetleriyle, geri vermesi gerekir. Halktan alınan vergiler, halka; çete, mafya, terör, yolsuzluk,yolsulluk ve susurluk olarak geri döner, halk, yöneticilerin odalarına alınmaz, seslerini parlamentoya duyuramazsa; işsizlik ve yolsuzluğa itilir. Huzur ve umudunu yitirince; ya intihar eder, yada sokaklara dökülüp bağırarak yürür!
A- DENETİM VE ÇEŞİTLERİ
a- Denetim: Bir işin yapılmasını gözetlemek, yada görevli personelin; davranışlarını izleyip, yaptığı işlemleri kontrol etmek, harcamaların usulüne uygun, yapılıp yapılmadığını, gerekli evrakların düzenlenip, düzenlenmediğini araştırmak, sonuçta, elde edilen bilgi ve bulguları; bir rapora bağlayıp, denetimi isteyen üst birimlere sunmak.
b- Denetim Çeşitleri:
1-Yönetsel,İdari,Hiyerarşik;Amirin,Astlık-Üstlük şeklinde,personel davranış ve işlem denetimi.
2- Müfettiş, Kontrolör ve Denetmen gibi memurlara, memurların yaptıkları;işlem ve harcama evraklarının denetletilmesi. İşlemden 2,3,5 yıl sonra, evrak üzerinde yaptırılan periyodik, rutin, sembolik, göstermelik, şekilci denetim.
3- Siyasal denetim: Yasama organı TBMM'ce, Kamu Kurumlarının faaliyeti ile Bakanların çalışmasının ve kamu kurumlarının kesin hesaplarının, denetlenip aklanması.
4- Yargı Denetimi: "İdarenin karar, eylem, işlem ve harcamaları, yargı denetimi dışında tutulamaz." Kuralı gereği, İdarenin yargıca denetlenerek; idari kararların ve yasaların;(*Anayasa ve Danıştayca) iptali ile idarenin tazminata hükmedilmesi.”Yargı denetimi;Hukuk Devleti olmanın, bir gereğidir”,diyenlere;karşıt düşüncedekiler;”Bu yöntem,Demokrasi ve Kuvvetler Ayrılığı İlkesine aykırı ve devlet otoritesini, zedeleyicidir”, görüşündedir.
5- Kamuoyu Denetimi: Basın-Medya ile Sivil Toplum Kuruluşlarının;İdarenin;karar, iş, işlem, eylem, harcama ve verdiği hizmetleri;7 gün 24 saat, vatandaş ve yurttaşlar adına, gözetip denetlemesi. ( Demokratik Toplumlarda)
6- Uzlaşma Yöntemi: Örneğin Maliye- Defterdarlıklarda, vergi uyuşmazlıklarında, tarafların; kurul aracılığıyla; rüşvet vererek,yada siyasi torpil bularak uzlaşması,
7-Vesayet Denetimi:Güvensizlik ve Kırtasiyecilik mantığına dayanır.Demokrasiye terstir.”Alt kademe; bir şey bilmez,aklı ermez,memurun;üstünden gözünü,sırtından sopayı eksik etmiyecen!” Emir altındakiler; herşey için amirden,izin,onay almalı,mantığına dayanır. Vesayet makamları; parlamento, iktidar partisi-komünist partisinin,üst ve bölge yönetimi, yargı, ordu-polis gibi silahlı güç, halife,şeyhülislam-DİB-müftülük gibi,ruhban bir Dini kurum ile yabancı;bir devlet,kurum ve mahkemenin, vesayet, gözetim ve denetimi.Tam bağımsız, bağlantısız,egemen bir devlette; Vesayet, tahkim, kapitülasyon,imtiyaz, asla olamaz ve kabul edilemez. Vaseyet; dikta yönetimler ile manda, sömürge devletlerde vardır.Bu sözde devletlerde;Özgür Basın, Düşünce ve ifade özgürlüğü, Laiklik, Kuvvetler ayrılığı ilkesi, uygulaması ve Demokrasi yoktur.
c- Denetimin Kapsadığı Hususlar ve Denetimin Amacı:
1- İdari işlerde Hukuka ve Hukuk Devleti ilkesine uygunluk; Kanunilik-Yasallık,
2- Yerindelik ilkesine uygunluk,
3- Ulusal haklar ile Kamu yararını gözetmek; Toplumun genelinin çıkarını korumak,
4- Adaleti tesis, haksızlığı önlemek, haklının hakkını vermek,
5- Verimliliği sağlamak,
6- Kaliteyi korumak,
7- Zamanında, yeterince ve gereğince hizmet verilmesi,
8- Hizmetin, geciktirilmeden, hızlı verilerek, devletin etkinliğinin sağlanması ve işlerin sürüncemede bırakılmaması.
d- Denetim Sisteminin Sağlıklı Çalışabilmesi ve Beklenen Faydanın Sağlanabilmesi İçin Yapılacak
Düzenlemede:
l - Yönetim açık ve şeffaf olmalı.
2- Kamu hizmetlerinde güven ve beyan esas alınmalı. Devlet;memura, memur;halka, halkta; memura ve devlete güvenebilmeli.Vatandaşlar,kamu kurumuna;idari bir iş için başvurduğunda; bir form dilekçenin doldurulması yeterli olmalı, beyanı esas alınmalı. Dilekçeye;(Nüfus cüzdan sureti dışında) belge, evrak eklettirilmemeli.Sahtecilik yapan, Yalan,yanlış,yanıltıcı,eksik, beyanda bulunanda, bu durum anlaşıldığında, ağır şekilde cezalandırılmalı.
3- Basın- Medya ve Sivil Toplum Kuruluşları, halk adına, kamu kurumlarının aldığı karar, yaptığı iş, işlem, eylem ve harcamaları; işlem sırasında ve harcama anında 7 gün 24 saat süreyle gözetip denetleyebilmeli.
4- Gözetim ve denetimi, esas olarak; kamu hizmeti verilen, halk kesimi yapmalı: Kesilen elektrik, akmayan su, yıkılan köprünün durumunu, mağdur vatandaşlar; anında kamu kurumu ile basına iletip, acilen işin yapılmasını, takip edip sağlayabilmeli. İlgili kamu kurumu, basın ile sivil toplum örgütü temsilcilerini, muhatap kabul edip, bilgi, demeç, belge verebilmeli. Sorun, yanlış, aksaklık ve eksiklik; kamu personeli ile vatandaşlar arasında; ikili ilişkiyle çözülebilmeli, konunun İl'e ve Başkente, iletilmesine gerek kalmamalı. Personel,yürüttüğü iş,hizmet konusunda; görevli, yetkili, sorumlu ve bilgili olmalı,imkan ve kaynakta, bu personelin emrine verilmeli.
5- İşten sorumlu memur, şef ve diğer kamu görevlileri, amirlerinden izin almadan, basına;çalıştığı kurum ve yaptığı işle ilgili olarak, bilgi, demeç, belge fotokopi ve cd-bellek kopyası verebilmeli.
6- Yargının yavaş çalışması, idareyi ve halkı olumsuz etkilemektedir. Yargı kararlarının, adil, etkin ve caydırıcı olabilmesi için; Yargıçların en çok üç ay içinde, karar vermesi gerekir. "Savcılar;en çok 30 günde, konuyu inceleyip soruşturmayı tamamlar ve iddianameyi mahkemeye sunar yada takipsizlik kararı verir. Hakimlerde dava duruşmasını en çok iki defa ve birer ay süreyle erteleyebilir. Kararı, dava kendine geldiği tarihten itibaren, en çok üç ay içinde verip, kararını yazarak, Adliyeye teslim etmek,yada Yargı sayfasına internetten göndermek zorundadır..." Adaletin böyle işlemesi şeklinde kanun çıkarılırsa; Türkiye'de, Yargıya ve Devlete güven artar. Kişiler, polisliğe ve yargıçlığa kendileri soyunmaz, dolayısıyla huzur ortamı kurulmuş olunur.
7- Adli olayların tarafları, yargının yanlış karar verdiği ve adaletin gerçekleşmediği görüşündeyseler, konuyu Basın- Medyaya iletir. Yargıya intikal etmiş bir davanın ve kesinleşmiş yargı kararının; Basın- Medyada tartışılması, yargıya müdahale değildir. Yargı bağımsızlığına gölge düşürülmediği gibi, adaletin zamanında ve gereğince gerçekleşmesine de yardımcı olur. Suçlular halk vicdanında da yargılanarak, aklanmış yada cezalandırılmış olunur. Halk, suçu duyar, suçluyu tanır ve kısa sürede cezalandırıldığını görür, bu olaydan ders alır. Yargının çalışma ve kararlarının, Basın- Medya ve halkın, gözetim ve denetimine açılması; yargıyı hızlandırarak, doğru kararlar vermesini sağlar. Yargıçlar arkalarında basını ve halkın desteğini bulur. Daha cesur, güçlü ve etkili olurlar.
8- Yetki Genişliği ve Yerinden Yönetim Hakkının, Yerel Yönetimlere tanınıp verilmesi. Görev, yetki, sorumluluk ve imkanın, yerel yönetimlere devri; mali ve idari özelliği getirecek. Mahallilik sahiplenmeyi, buda, hizmette; planlama, koordinasyon kolaylığı, yerel katılım, destek, tasarruf, verimlilik ve etkinliği sağlayacaktır. Böylece merkezi hükümetten, onay, izin alınmayacak, para yardımı istenmeyecek.
9- Düşünce ve ifade Özgürlüğü ile İnanç ve İbadet Hürriyeti Kavramlarının, hayata geçirilerek; birey ve grupların topluma kazandırılıp, yönetime; gönüllü katılımlarının sağlanması.
B- YÖNETİMİN DENETLENMESİ VE OMBUDSMANLIK SİSTEMİ:
a- Ombudsmanlık Kavramı: Ombudsman; halkın şikayetlerini dinleyen, yurttaşların; memurlar yada yönetim ile arasındaki anlaşmazlıklarında, arabuluculuk yapan. Halkla-Yönetimi; aralarında ortak bir nokta bulup, tarafları; karşılıklı anlayış ve tavize zorlayarak, barışçı yoldan, uzlaştıran kişi. Yargı dışı bir denetim çeşididir. Ombudsman; uzlaştırıcı, arabulucu ve kamu denetçisidir. Devlet ile bireyler arasında, adaleti sağlamaya çalışan, haklıyı koruyan,hukukun üstünlüğünü,ulusal hakları, toplum yararını gözetirken; bireyin haklarını da savunan, devlet ile bireyden, birini diğerine yeğlemeyen, tarafsız kişidir. Çeşitli ülkelerde ombudsmanlar; Genel müfettiş, Kamu hakimi, Halk avukatı, Deli Dumrul, Doğrucu Davut, Aksakal, Osmanlı Kadın,Hanım Ağa,Hanım Sultan,Devlet Hatun, Yörük Kocası, Kamu sözcüsü gibi deyimlerle tanımlanmaktadır.
b-1) Eskiden beri Türkiye'de, kör- topal da olsa, Basın-Medya;hukukun üstünlüğünü, yönetimin hukuka uygun hareket etmesini, ulusal hakları,kamu yararını gözetmesini, öncelik ve yerindelik ilkesiyle yetki genişliği ve yerel yönetim hakkının tanınıp, uygulanmasını sağlamak amacıyla; demokratik yollardan ve fahri olarak, devlet işlerini ve devletten maaş alan memurları, kamu adına; uyarıp, gözetip denetlemiştir.
2)Basın- Medya, halkın şikayetini dinler, devletin karar, eylem, işlem, harcama ve alt yapı hizmetlerini gözetip izler; Yurttaşlar ile Yönetim arasındaki anlaşmazlıklarda; konu ile ilgili olarak yorum yapar,uyarı ve öneride bulunur. Vatandaşları sabırlı ve sakin olamaya davet eder. Uzlaşmaları için hakem, arabuluculuk rolü oynar.
c- Selçuklu ve Osmanlı Devleti döneminde, bir tür Ombudsmanlık görevi yürüten, meşhur kişiler. Örneğin: Saraydan akçe, bahşiş almayan Aydın, Yazar ve Halk Şairleri: Nasrettin Hoca, Yunus Emre, Karacaoğlan, Köroğlu, Dadaloğlu, Fuzuli, Pir Sultan Abdal,Namık Kemal, Nesimi, Şair Eşref, Marko Paşa ile "dokuz köyden kovulup, onuncu köye hiç sokulmayan; Doğrucu Davut gibi!" Sonuç; halka iyilik,önderlik,adalet için İktidarı uyarıpta,bu cesaret ve dürüstlüğünün, cezasını çekmeyen, Doğruyu söyleyip,iyilik edipte, kötülük bulmayan, yoktur!Selçuklu ve Osmanlı,durup dururken niçin yıkılsın?Afganistan,Irak ve Suriyeye,Allahın bir düşmanlığımı var?Bu içsavaş belasına niçin sürüklendiler?
d- Ombudsmanlık Görevi Verilecek, Kişilerin; Görev, Unvan ve Konumları:
1- Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık yapanlar.
2- TBMM Başkanı ile TBMM Üyesi eylemli Milletvekilleri.
3- Eskiden TBMM Başkanlığı, Bakanlık, Milletvekilliği ve Belediye Başkanlığı yapanlar.
4- Emekli; Mülki İdare Amirleri, Subaylar, Hakim ve Savcılar, Müsteşarlar, Genel Müdürler, Daire Başkanları, İl İdare Şube Başkanları ve İl Müdürleri ile Emekli Müfettiş, Kontrolör ve Denetmenler. Yardımcılar da asıllarıyla aynı statüdedir.
5- Basın kartı sahibi, Basın- Medya mensupları.
6- Baroya kayıtlı Avukat ve Noterler.
7- Eski Belediye Meclisi ile İl Genel Meclisi Üyeleri.
8- Borsa, Oda gibi Meslek Kuruluşlarının Oda Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanları.
9- Dernek, Vakıf,Meslek Odası gibi,DKÖ ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Başkanları.
10- Mahalle ve Köy Muhtarları ile İhtiyar Heyeti Üyeleri.
11- Profesör ve Doçent Unvanlı Öğretim Üyeleri.
12- Siyasi Partilerin Genel Merkez ve Bölge Y. Krl. Üyeleri ile Eski İl, ilçe ve belde Başkanları,
e- Ombudsmanlık Görevinin Verilmesi ve Sorumlulukları.
1- ( d ) Maddesinde sayılan kişilerden, gönüllü ve istekli olanlara; başvuruları halinde il ve ilçe Cumhuriyet Başsavcılıklarınca;Fahri- Onursal Ombudsmanlık Görev,Kimlik Kartı verilir. Ombudsman kimlik kartı sahiplerinden isteyenlere; il, ilçe Trafik Müdürlüklerince; Fahri-Onursal Trafik Müfettişliği Kimlik Kartı ve ayrıca Tabanca satın alma hakkı ve harçsız taşıma ruhsatı verilir.
2- Kişilerin, Ombudsmanlık görevini yürütebilmesi için; 1 yıldan daha fazla süreli, hapis cezası alarak, sabıkalı duruma düşmemeleri gerekir.
3- Ombudsmanlar, kamu kurumlarının; işlem, hizmet ve personelini; "7 gün ve 24 saat" süreyle gözetip, denetleyebilir.
4- Ombudsmanlar, idarenin ve idari görev yürüten, altyapı hizmet kuruluşlarının; karar, eylem, işlem, harcama ve hizmetlerini; karar, işlem, harcama anında ve hizmetin verilmesi sırasında, gözetip denetler.
5- Ombudsmanların istemeleri halinde, kamu kurum personeli; sorun konusu işlem, harcama ve aksak, eksik, yanlış yürütülen,yada durdurulan hizmetle ilgili, her türlü bilgi, belge fotokopi veya kopyasını vermek zorundadır. Bilgi ve belgelerin fotokopisi ile bellek, cd kopyası, en çok 10 gün içinde verilir. Resmi defter ve belgelerin,aslı verilmez.
6- Ombudsmanlık;fahri- onursal bir kamu hizmet görevidir. Ombudsmanlara, halk adına yürüttükleri bu toplumsal kamu denetçiliği, görevi nedeniyle, aylık maaş, yada giderleri için bir ücret verilmez.
7- Ombudsmanlar, bu kamu görevi sırasında, görevlerini kötüye kullanarak TCK'ya göre bir suç işlerlerse; hiçbir yerden izin alınmaksızın, genel hükümlere göre yargılanırlar.
f- Ombudsmanhk Kurumuyla Yakından İlgili Kavramlar:
1- Cumhuriyet ( Arapça;Cemaat-Cem-Topluluk-Cuma-Cami ): Milletin, yönetim ve yasama hakkını; belirli süreler için seçtiği, milletvekilleri aracılığı ile kullandığı,Devlet başkanını- Cumhurun başını;seçimle belirlediği,yönetim, devlet şekli.Ör:İngiltere Kırallık;Cumhuriyet yok, ancak Basın,Düşünce,ifade ve Din- İnanç özgürlüğü;yani Demokrasi var!Meclisin yarısı ve Başbakan; seçimle belirleniyor?
2- a- Demokrasi (Sümerce ve Yunanca ): Halkın özgürlüğüne, egemenliğine,seçime dayanan, yönetim sistemi.
b- Demokrasilerde Devlet; halk için vardır ve hizmet üretir. Devlet derin ve kutsal değildir. Devletin sırrı, gizli işi ve mit gibi bir kurumu yoktur,olamaz!Devlet;vatandaşını potansiyel suçlu, düşman göremez.Ayrıca,Kanunları tanımayarak,Halka saygısızlık ederek;Suç İşleyeni; sade vatandaşla bir tutamaz ve suçluyu,affedemez.Devletin görevi;halk düşmanlarını, affetmek değil, suç işlenmesini önlemek.Kanunu tanımayıp,suç işleyerek, halka düşmanlık yapan, kötüleri, yakalayıp;ipret,öğüt olması için,en ağır şekilde cezalandırmaktır.
c- Demokrasi;Hükümetin; hukuk kurallarına uyduğu,ulusal hakları, kamu yararını ve yerindelik ilkesini gözettiği, kamu kurumlarının, karar, işlem, eylem ve harcamalarının;basın ile sivil toplum örgütlerinin; gözetim ve denetimine açık tutulduğu, yasaların ve devlet memurlarının; halka güvenip, idarede güven ve beyanın esas alındığı, halkın; devletten isteklerine karşı; devletin duyarlı davrandığı,özgürlük ve hukuk kurallarının egemen olduğu, sistemdir.
d- Temel İnsan haklarının, kağıt üzerinde ve yasa maddelerinde olması değil, uygulama önemlidir. Örneğin: İngiltere, Krallıktır ve Cumhuriyet yoktur. Ancak Demokrasi, tüm kurum ve kurallarıyla işler haldedir. Ayrıca İngiltere'nin Anayasası da sözlüdür; yazılı bir Anayasası da yoktur. Yine adı Çin Halk Cumhuriyeti olmasına rağmen, uygulamada Çin Devleti; Polit Büro aracılığı ve merkezi sistemin planlı ve komünizmin katı dikta prensipleriyle, halkını yönetmektedir. Sistemin Cumhuriyet ve Demokrasiyle ilgisi yoktur. Kişi ve gruplara, düşünce, ifade, inanç ve ibadet hürriyeti tanımamaktadır.
C- Devlet İle Halk Arasında İşbirliğinin Sağlanıp, Sosyal Sorunlara, Kalıcı Çözüm Üretilmesi
İçin; Yöneticilerden Beklenen, Davranış Biçimleri ve Amirlerin Taşıması Gerekli Özellikler:
1- Onurlu,şerefli, şahsiyetli, erdemli, saygın kişilik, cesaret, ileri görüş-öngörü.
2- Bilgili, kültürlü, okuyup araştıran,akledip düşünüp,sorgulayan, kendini yenileyip geliştiren; yenilik ve değişime açık.
3- Çalışkan; işini,görevini;yerinde, zamanında ve gereğince yapan.
4- Vicdani Sorumluluk Bilincine sahip, tutarlı, kararlı,ilkeli, kendine güvenen.
5- Doğru, dürüst, iyi niyetli, içten davranan, adaletli, güvenilir.
6- Yasaya, Kurallara uygun davranan, sorumluluk sahibi olan. Töre, Örf, Adet, Anane, Gelenek ve Göreneklere saygı gösteren.
7- Astlarına sabırlı, anlayışlı, sevecen, üstlerine saygılı, halka kibar, efendi ve nazik davranan. Ancak, terörist,mafya,hırsız,yolsuz gibi,halk düşmanlarına,anladığı şekilde sert olan.
8- Çevresindeki insanlar için hayatı , yaşamı güzelleştirip, sevdiren iş ve işlemleri kolaylaştıran, kendiyle barışık.
9- İş arkadaşları ve vatandaşların; yaşına, tecrübesine- deneyimine, yetenek ve becerisine, emeğine; saygı gösteren. Başarılı insanları kutlayıp, ödüllendiren. Yeni başarılara imza atmaları için, önlerini açan, yardımcı destek olan.
10- Uyuşturucu, sigara, alkol, kumar, fuhuş gibi, kötü alışkanlık ve zararlı bağımlılık edinmeyen, zayıf, kullanılacak,şantaj yapılacak,olumsuz tarafı olmayan.
11- Sakin davranıp, geniş boyutlu düşünen, geleceği görüp gerekli önlemleri alarak, sorun çıkmasını önleyen.
12- Dernek, Vakıf, Siyasi Parti, Meslek Kuruluşu gibi, Sivil Toplum Kuruluşlarına üye olup, sosyal faaliyetlere aktif olarak katılan. İnsanlarla sağlıklı ilişki kuran, iletişim kanallarını açık tutan; çok kimlikli.
13- Çiçek, balık yetiştirmek, kuş, kedi, tavşan, köpek beslemek veya resim ve müzik yaparak; hoşça vakit geçirip, psikolojik olarak dinlenebileceği bir hobi edinmek; ruh sağlığını güçlendirmek.
14- Ekip takım çalışmasına açık olup; personelin, kendini geliştirmesi için iş uyumu ve işyeri barışı ile bilenin; bilgi ve becerisinden, gereğince yararlanıp, işte verimi, kaliteyi sağlayıcı; iş ortamını kurmak, düzeni sağlamak.
15- Kararları; halkın istek ve önerilerini dinleyerek, işi yapacak personelin görüşünü alıp, onların katılımını, sağlayarak alan. Halk, memur ve işçilerin; işi benimseyip,sahiplenmeleri için onların gönüllü katılımını sağlamak.
16- Aklının ve bedeninin sağlıklı çalışması için, dengeli, düzenli, yeterli beslenip, her gün 10-60 dakika düzenli spor yapmak.
17- Öldükten sonra, ardından; " iyi biriydi" diye anılan ve toplumun yararlanacağı, güzel bir eser bırakarak; fikir, eser ve hizmetiyle unutulmayap, insanların gönlünde; öldükten sonra da yasayan.
18- Günlük hayatı, yaşamı; planlı, düzenli olan. İşiyle- ailesi arasında, sağlıklı denge kurup, birini diğerine tercih etmeyen.
19- Halkı ve memurları, ikna edebilme, güvenini kazanma, önderlik edip,öncü, örnek olup, onları iyi şeylere yönlendirebilmek.
20- Bilinçli,ilkeli,idealist,öngörülü davarınıp,gerektiğinde fedakarlık yapabilen.
21- Üstlerine ve halka, doğru bildiğini, çekinmeden söyleyebilen, açık sözlü.
22- "Kurum ve kuruluşlarda yönetim sorunu çözülmeden, idari, mali ve teknik aksaklıklar giderilemez. Ülkede siyasi istikrar sağlanmadan, ekonomik krizden çıkılamaz....." özdeyişlerinden ibret, ders alan, öğüt dinleyen. Deneyimli kişilerin tavsiyelerinden yararlanan.
23- Kurum içi, birlik, beraberlik, işbirliği, dayanışma ve eşgüdümü sağlayan.
24- Amirler, personelini; baskı, dayatma, zorlama ve cezalandırma tehdidiyle verimli çalıştıramaz ve kurumu bu şekilde başarıya ulaştıramaz. Personel, kurumun amaçları doğrultusunda üstlendikleri görev, yetki ve sorumlulukları; edindikleri bilgi, kültür ve bilinçle yerine getirirken; Amir personeli, duygusal zeka ile motive edip, yönetir. Personel ise özgüvenle çalışıp, birbirini denetler. ( oto kontrol)
25- Amirler, işlem anında ve hizmet sırasında, personelle beraber olmalı, odasına kapanıp oturmamalı. Ancak ayrıntılara da karışmamalı. İşi, genel düzeyde planlayıp düzenleyerek, eş güdüm ve işbirliğini sağlamalı.Aksaklıkları,kopukluğu;anında müdahale ederek,düzeltmeli.
26- Halkla, personelle iletişim kuran, sorunları dinleyip, halk ve memurlarla; soruna, birlikte çözüm arayan. Aksak, eksik ve yanlışlıklara; gördüğünde, hemen çözüm üreten.
27- Kullanılmayan öz kaynakları,harekete geçirip, değerlendiren.
28- Merkez bürokrasisinin zorlamaları ve yerel siyasi baskılara direnip;haklı memuru savunan, ulusal hakları ve kamu yararını koruyan. Siyasi parti,inanç ve etnik açıdan yansız,ancak haklının, hukukun, adaletin ve iyi niyetlinin, yanında olan.
29- Mafya, terör ve çetelerin, baskı ve tehditlerine,zorlama ve dayatmalarına, aldırmayan; bunlarla Basını ve Sivil Toplum Kuruluşlarını, yanına alarak; mücadele edip, hukuka uygunluğu ve kamu yararını savunan.
D- Kamu Görevlilerinin, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla İşbirliği Yapamama Ve Halkın Beklediği
Kamu Hizmetini, Verememe Nedenleri:
1- Mevzuatın,çok karışık olması ve ince ayrıntılara inerek, personelin şartlara göre davranmasının engellenmesi. Personelin, duruma göre davranıp; inisiyatif, takdir yetkisini kullanamaması. Formalitelerin işlem ve hizmeti aksatıp, geciktirmesi. Sonuca değil, şekilciliğe önem verilmesi. Denetimlerin, evrak üzerinde ve işlemden 2, 3.5 yıl sonra yapılıp, şekil şartlarının aranması.
2- Hiyerarşik kademe çokluğu ve katı bürokratik işlemlerin,kırtasiyeciliği arttırıp; kamu hizmetlerinin verimli, etkin, kaliteli ve hızlı verilmesini engellemesi.
3- Teşkilat ve örgüt yapılanmasından kaynaklanan, olumsuzluklar. Görev, yetki ve sorumlunun belirsizliği. Aynı konuda 2-4 kamu kurumunun birden yetkili olması ve aralarında işbirliği ve koordinenin sağlanamaması. Yanlış davranış ve verilen zararlarda; olumsuzluğun hesabının sorulamaması. Örneğin; tavuk çiftliğinin açılıp çalışması konusunda; Çevre Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı aynı derecede yetkili. Çiftlik belediye mücavir alan sınırları içindeyse, belediyede Tavuk İşletmesine karışabilecektir. Görev, yetki, sorumluluk ve imkanın aynı birimde ve görevli personelde toplanması gerekir. Kötüye kullanan cezalandırılır.
4- Nitelikli personel yetersizliği: Devlet memurlarının çoğu; ilköğretim okulu ve lise mezunu. Tüm devlet memurlarının yüksek öğrenimli olması şarttır. Kurumların temizlik işi,akşamları,mesai bitimi; özel temizlik şirketlerine yaptırılır. Ulaşım aracı ihtiyacı ise, her iş için ayrı araç kiralama yada aylık olarak sözleşme ile özel sektörden taksi yada diğer taşıt araçları; şoförleri ile birlikte kiralanarak giderilir. Gelişmiş ülkelerde uygulama bu şekildedir.Kamu kurumlarında;aşçı,garson, bahçıvan, kapıcı,odacı,hizmetli ve şoför olmaz!Çarşı ve Mahalle Bekçiliğide,derhal kaldırılmalı; yetkisi ve bilgisi yok!Sadece maaş alıyor,vereceği yok?Dul kadına tecavüz eden,işyerinden hırsızlık yapan,gündüz bir yerde çalışıp,yorulup,gece dükkanda yatan,hırsızlarla ortak çalışan..?
5- Yörenin ve konunun özellik ve önceliğinin gözardı edilerek, merkezin yanlış tercihine, yada siyasilerin; müdahale, baskı, kişisel çıkar ve yönlendirmesine göre, hareket edilmesi. Bu durum halkı, idareden uzaklaştırmakta, devlete olan güven ve desteğin, azalmasına neden olmaktadır.
6- Aşırı merkeziyetçi ve merkezi planlama sistemi nedeniyle; Her tür faaliyet oluru ve harcama izninin, Başkentten, Bakanlıklardan verilmesi. Bu durum kamu hizmetlerinin, yavaş, geç ve pahalı verilmesine, hatta gecikme ve hiç verilmemesine, neden olmaktadır.
7- Çekingenlik nedeniyle, görev ve yetkinin, gerektiği biçimde ve yerinde kullanılamaması. Sorumluluk almaktan kaçınılması. Duymayan, görmeyen, bilmeyen,sormayan, konuşmayan, hiçbir şeye karışmayan ve bir şey yapmayan, memurun; hata da yapmaması, TCK'ya göre suçta işlememesi nedeniyle; pasif memurluğun, en iyi memuriyet biçimi sayılması, Susup oturan memurun gözde olması.
8- Ankara'dan taşraya; zamanında ve yeterli kaynak aktarılmaması.
9- Araştırma, Planlama,Geliştirme, Etüt, Proje yetersizliği ile birim ve personel arasında; iletişim ve eşgüdüm zayıflığının; idareyi, pasifleştirmesi, iş yapamaz ve hizmet üretemez, hale getirmesi.
10- Müfettiş, kontrolör ve denetmenlerin; kamu personeli ve işlemleri;periyodik, rutin denetimi, yararsız ve anlamsız. Memurlar 2-5 yılda bir periyodik olarak, değiştirildiğinden, her zaman aynı konular tenkit ediliyor. Personelin görev yeri periyodik olarak; 2-5 yılda bir değiştirilmesin. Yanlış eksik yapandan hesabı sorulsun.
11- Memurlar, istek dışı olarak, iklim ve kültürüne yabancı olduğu, yerlere atandığından; ruh ve beden sağlığı bozulmakta. Memleketinde görev yapma, yasağı olduğundan (nedense!) Memur, sömürge yönetim sistemi mantığıyla; tanımadığı illere atanmakta; burada konut sıkıntısı ve ücret azlığı nedeniyle sağlıklı bir ev bulamamakta. Ayrıca birde geçim sıkıntısına düştüğünden, sağlıklı düşünüp, mantıklı hareket edememekte; ailesi, iş arkadaşları ve vatandaşlarla tartışıp, bunalıma girmekte; sonuçta kendinden istenen hizmeti, zamanında ve gereğince verememektedir.
12- Halk adına, Denetimi; Basın ve Sivil Toplum Kuruluşları; kamu personeli ile verilen kamu hizmetlerini; 7 gün ve 24 saat gözeterek yapmalı. Memurlar verdiği hizmete ilişkin, Basına bilgi demeç ve belge fotokopisi,cd kopyası verebilmelidir.
13- Gösterilen ferdi, üstün başarı ve toplumsal hizmetlerin; genelde kıskançlık, yada siyasi düşünce ayrılıkları nedeniyle, Amirlerce takdir edilmemesi.
14- Türk kamu yönetimi; katı, kuralcı, anlayışsız, tutucu, bağnaz, yenilik ve değişime kapalı. Modernleşmeye, çağdaşlaşmaya karşı. Geçte olsa kabullenebildiği tek yenilik, daktilo olarak kullanılan Bilgisayar, Telefon konuşmaları ve Faksla hala hizmet verilemiyor. İlla da yazılı olması gerekiyor. Acil yazılar; bir Faksla, birde yazıyla, iki kez gönderiliyor! İnternete çoğu kamu kurumları bağlı değil. Telefondan tasarruf amacıyla, vatandaşa hızlı hizmet verilme imkanı, göz ardı ediliyor?
15- Türk kamu yönetimi; 1071 yılından beri, Anadolu ve Balkan toprakları üzerinde; kesintisiz devlet hizmeti, sürdürmesine rağmen, hala oturmamış. Devlet ile Hükümet kavramı, karıştırılıp bir tutulmuş. Yönetim anlayışı, idarenin kural ve uygulaması, kişilere göre değişmiş. Temel, kalıcı doğruları, standardı yok. Örneğin; bir Hükümet ve Bakan geliyor;Sümerbankı kuruyor! Sonra gelen ise kapatıyor?Biri EBK(Et,Balık Kurumu) açıyor,diğeri kapatıyor,bir sonrakide Et, Süt, Kurumu adıyla yeniden açıyor?Biri DİE’yi kuruyor,diğeri; adını TÜİK yapıp, görevinde, bağlılığında değişiklik yapıp,kendi adamlarını dolduruyor.Yine biri,İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğünü kuruyor, bir başkası bunu kaldırıp yerine;Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünü kuruyor; kimse çıkıp bir şey diyemiyor, nedenini ve bu değişikliğin, ülkeye yararını soramıyor! Bakanların değişim, gelişim ve kalkınmada;önder, öncü, örnek ve yönlendirici olması gerekir. Başkent ve illerdeki üst düzey görevliler, göreve atanır atanmaz, ilk icraatları; arabayı yenilemek, Lojmanın demirbaş eşyalarını, hatta halı, fayans, mutfak dolabı ve küveti dahi değiştirmek? (*Sözde bir, devlet büyüğünün, eşi;”ben asla,başkasının kullandığı eşyayı kullanmam?”) Makam odasına, yeni masa ve koltuk aldırmak olmaktadır. Bakanlığının yurtdışıyla ilgisi olsun olmasın, her fırsatta;TC Devletinin,yüzden fazla ülkede, Dışişleri Teşkilatı bulunmasına rağmen, yurt dışına geziye çıkan, her Bakan; ayrı ayrı Abd'yi, Almanya'yı yeniden keşfetmektedir. 63 yıldır uygulama aynıdır. Sadece renk ve zevksizlik farkı vardır.
16- 1974'lerde iki rakama, bazı dönemlerde üç rakama çıkan enflasyonu; tek rakama düşürme ve 645 bin işçi çalıştıran; İDT, KİT,ÖZİT ve BİT'leri özelleştirme vaatleri, bir türlü (2001 yılındayız) gerçekleştirilmediğinden; halk, devlete güvenini yitirmiş, yöneticilerin doğru sözlerine de inanmaz olmuştur.
17- Özellikle 1981'lerden sonra problem olmaya başlayan Trafik Terörüne, çözüm bulunmamış. Her yıl ortalama 5 bin ölü ve yüz bin vatandaşın yaralanmasına yol açan trafik kazaları; milyarlarca dolar milli servet ve iş kaybına neden olduğu halde, Trafik sorunu; Enflasyon, pkk-hizbullah-dhkpc, kaçakçı, uyuşturucu mafyası ve çeteleri gibi, Türkiye gündeminin üst sınırlarındaki yerini korumaktadır. Halbuki bir yıllık Trafik kazaları kaybıyla; önemli yollar otoban, ikinci dereceli yollar ise üç şeritli hale getirilerek, trafik kazalarının birinci nedeni; hatalı sollama ve karşılıklı çarpışma ortadan kaldırılabilir. Ayrıca ulaşımın ağırlığının Denizyolu ve Demiryolu taşımacılığına kaydırılması, hem trafik kazalarını azaltıp, yol araç trafiğini rahatlatacak, hem de taşımayı; yüzde elli, yüzde yetmiş beş ucuzlatacaktır.
18- Kamu kurumları; yavaş, geç ve pahalı çalışıyor. Özel sektörün bin TL'ye üretip pazarladığı hizmeti; devlet, en az beş bin TL'ye ve daha zor üretip, daha geç halka sunabiliyor. Devlet hizmetleri ya hiç, ya geç, yada aksak, eksik, kalitesiz ve pahalı veriliyor. Parlamento- TBMM üye sayısı; yüz milletvekiline indirilip, üyelere de üniversite mezunu olma şartı, getirilmeli! Bakanlık sayısı; 5 Bakanlıklara sınırlanmalı.Askerlikte;Subay ve Sözleşmeli sayısı;50 bin kadro ile sınırlanmalı ve zorunlu TAE kaldırılmalı. Polis, Yargı, Cezaevi, Karayolu, DSİ, Köy Hizmetleri, Belediye Çöp, Su, Kanalizasyon gibi, tüm kamu iş ve hizmetleri; özelleştirilip, özel şirketlere gördürülmeli.
19- Devlet; denk bütçe sistemine geçip; geliri kadar harcama yapmalı. Dış ülkelerden ve Türkiye içinden asla borç para almamalı. Milletin yapacağı tasarrufları, özel sektör; İMKB kanalı ile ve Hisse Senedi yoluyla toplayıp, il ve ilçelerde yöre özelliklerine uygun şekilde kurulacak, ihtisas tipi organize sanayi bölgelerinde, fabrikalar açarak; İşsizlik ve Yoksulluğa son vermeli. Borç para alarak devlet, özel sektörün ihtiyacı olan sermaye ve banka kredisi kaynaklarını kurutmaktadır. Güvenlik sağlanmadan,siyasi ve ekonomik istikrar, Tasarruf,Sermaye ve yerli,milli üretim olmadan; sanayileşme, İthalat azaltılmadan da; kalkınma ve refah olmaz.
20- Devlet, her ile üniversite ve nüfusu köyleriyle birlikte 100 bini geçen ilçelere; tıp ve hukuk fakültesi açmalı, üniversiteye başvurup,Fakülte ve MYO’lara yerleşemeyen tüm öğrencileri, Giriş Sınavsız olarak, Açık yüksek öğrenim,bölüm ve puroğramlarına almalı. Halkın sağlık sorununa kesin çözüm getirmeli: Kamu kurum hastanelerini, Tıp Fakültelerine bağlayarak, Üniversite Eğitim, Araştırma, İhtisas ve Uygulama Hastanesi olarak, hizmet vermesini sağlamalı.
21- Kamu görevlileri, zamana değer vermiyor ve tasarrufa riayet etmiyor. Her gün yazışmalar ve yanlış yazım nedeniyle; binlerce orman ağacı kesilerek, yapılan kağıtlar çöpe atılıyor. Başkent ile taşra arası yazışma kaldırılsın. Her türlü izin ve oluru; il ve ilçeler,durum ve şartlara göre, kendi alıp versin. İl ve ilçeler, yerinden yönetim, yetki genişliği esaslarına,kamu yararı ve yerindelik ilkesine göre yönetilsin. Kamu işleri;Açıklık,şeffaflık,Güven,Beyana dayansın ve telefon, faks, internet; e-devlet ile yürütülüp,yapılsın. İlçeler, iller, birbiriyle ve başkentle yazışma yapmasın. Ormanlarımız kesilmekten kurtulsun. Böylece idari iş ve işlemler hızlanmış, bürokrasi ve kırtasiyecilik kaldırılıp, devlet işleri ucuzlatılıp,hızlandırılarak etkinlik sağlanmış olur. Halkında devlete, güveni tazelenir;Sahiplenip,savunup,korur.
22- Kamu kurumları işsiz, yoksul, bilgisiz, kültürsüz, eğitimsiz, yeteneksiz, beceriksiz, özgüvensiz, tembel, geçimsiz, ufuksuz, kendiyle bile kavgalı kişilerin, toplandığı tekke olmuş. Bu kişilerin kendilerine bile hayrı yok. Kurumuna, devlete ve halka nasıl yararı olsun? Hatta vatandaşa zorluk çıkarıp, bir de eziyet etmektedirler. Devlet dairelerine; memurlar; akraba, yada siyasi yakınlık gözetilerek alınmış. Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1999 ve 2000 yılında, devlete işçi ve memurlar; ÖSYM'nin yaptığı yazılı;DİŞ ve DMS ile kayırmasız alındı. Hak edenler, devlet kadrolarına yerleştirildi. ÖSYM; 2006-2012 yılları arası, sınavlara hile karıştırdı, sistem güvenilmez oldu! Bu iyi örnekle beraber, Eğitime temeline dinamit konuldu; Veteriner, Ziraat Mühendisi, Kimyager, İktisat mezunu gibi boşta gezer, orta zekalı insanlar, sınavsız öğretmenliğe kabul edildi ve Eğitim Sistemi çöktü! Bunun olumsuz etkileri belki 40 yıl silinemeyecek. Eğitime yapılan diğer kötülükler ise YİBO, Taşımalı Sistem, SBS,TEOG, YGS, LYS ile Hazırlık Dersaneleridir. Bilinçli olarak öğrenciler:İnancından koparılıp, okumaktan, hayattan ve TC Devletinden soğutuldu! Aile eğitimi engellendi.Sistemli şekilde ve haince pilanlarla;pkk terör örgütü kullanılarak, manevi inanç istismar edilerek, Türk Halkının özü çürütülüyor?Münafıkların Hedefi;TC Vatandaşlarının, birlik beraberliğini bozup, dirlik ve düzenini yokedip,birbirine düşürüp;Afganistan,Irak ve Suriye gibi, İÇSAVAŞ ÇIKARMAK!
23- Hükümetler popülizmden vazgeçmeli. Kamu hizmetinden yararlanmak isteyenler, karşılığını ödemeli. Emeklilik ve sağlık hizmetini; sosyal güvenlik kuruluşu; prim yatıranın, kendine vermeli. İşçi, memur; anne, baba, kardeş, eş ve çocukları için, sağlık hizmeti istiyorsa; onlar içinde sosyal güvenlik kurumuna, sağlık primi yatırmalı. Fakir, aciz, kimsesiz insanlara ise, devlet; vakıf ve derneklerle işbirliği yaparak; huzurevi, yetiştirme yurdu ve çocuk yuvalarında bakmalı. Ayrıca sosyal hizmetler ve bağlı birimleri, Belediyelere devredilmeli. Her hastane, yılda; bir önceki yıl hasta sayısının; yüzde 10 ile 30'u arası, fakir hastalara, ücretsiz bakmalı. Bina, Personel, alet, cihaz orada duruyor. Biraz zaman ve insani ilgi gerekiyor. Sakatlık ve 65 yaş aylığı, Yeşilkart, Asker Ailelerine yardım, tedavi hizmeti ile Şehit Ailelerine ve Gazilere, para ödülü ve aylık maaş verilmesi; yanlış, kaldırılsın. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları; il ve ilçe halkına devredilsin. Devlet Vakıflara para yardımını kessin. Hayırsever vatandaşlar, bu vakıf hizmetini, destekleriyle sürdürsün. Ayrıca Kızılay, THK, Çevre Vakfı gibi dernek ve vakıflar, devletten arındırılıp, yönetimi sivil halka bırakılsın; Özelleştirilsin.
24- Deprem sigortası yaptırmanın, zorunlu tutulması çok yanlış! Devlet "evini yada işyerini, deprem sigortası yaptırmayanlara; binaları depremde yıkılırsa, hiçbir yardım yapmaz, ucuz konut kredisi de verilmez...." diye açıklar. Halk ister sigorta yaptırır, isterse uyanıklığının sonucuna katlanır! Hapse atmak, ceza vermek, başvurulacak en son çaredir. Devlet zorlamadan kaçınmalı. Adli suç işleyene de acımamalıdır. Devletin davranışında tutarsızlık, çelişki var. Af demokrasiye de aykırı.
25- Demokrasilerde "Baba DEVLET" olmaz. Devletin ve kamu personelinin görevi; halka hizmettir. Aslolan halktır.
26- Bir çok kamu kuruluşu, kuruluş amacını, görevini unutmuş, kendi personeline hizmet eder hale gelmiş. Örneğin: Milli Eğitim Bakanlığı; Öğretmen tayini, ücretleri, lojman yapımı, taşıt aracı alımı, öğretmenevi yapımı, kitap basımı ve kitaplardaki cümlelerin değişiklikleriyle uğraşmaktadır. Öğrenciler, unutulup gitmiştir. Okul binalarını, hayırsever halk yaptırmakta, bu değerli kişileri de çoğu yöneticiler küstürmektedir.
27- Türkiye'nin sıkıntısı, sorunlar içinde boğulması, terör, işsizlik, yoksulluk ve ülkenin geri kalma nedeni; Kamu görevlilerinin, işlerini;uzak görüşlülükle, sorumluluk duyarak, gereğinde fedakarlık yapıp, içtenlikle, zamanında ve kuralına göre,yerine getirmemesinden kaynaklanmaktadır.
28- "Kıl pis değildir ama, mide bulandırır" özdeyişi gereği,bazı şeyler önemlidir. Basit görünmesine rağmen ileride çok büyük zararlara yol açabilir. İnsanların toplu, örgütlü suç işlemesine, anlayış göstermekte böyledir. Selçuklu dönemindeki Baba İshak ve Osmanlı dönemindeki Celali İsyanları ile günümüzdeki pkk gibi. Yılanın başını, küçükken ezmek gerekir. Hırsız, rüşvetçi, gaspçı, katil, kaçakçı, mafyacı, terörist, çeteci, irticacı gibi halk düşmanı, vatan hainlerinin; Türkü, Müslümanı, Milliyetçi ve Solcusu olmaz.Kötüler;sapkın inançlı, tek bir millettir. Devletin, görevini zamanında ve gereğince yapmaması, sorumluluklarını yerine getirmemesi, gereksiz anlayış göstermesi, hatta bir kesimi kayırıp ekonomi ve adalette haksız davranış ve tasarruflarda bulunması; bu tür kişi ve yıkıcı örgütleri; halkı üzücü eylemlere yöneltir, devletin saygınlığını ve itibarım zedeler. Toplumun devlete olan, güven duygusunu sarsıp, huzur ve mutluluğunu yok eder. Devletin birinci vazifesi; hukukun üstünlüğünü, kanun hakimiyetini, can, namus ve mal güvenliğini sağlayarak, yolsuzluklarla mücadele etmektir. Kötülüklerin yaşaması ve çoğalmasına neden olan;cahillik, işsizlik, yolsuzluk,hırsızlık ve yoksulluk bataklıklarını, kurutmaktır.
Sözlerime bir özdeyişle son vermek istiyorum; "Milletin üstünde bir makam vardır: O da, milletin varlığı, özgürlüğü, vicdanı ve milli egemenliğidir."
SOSYAL SORUNLARA BİR ÇÖZÜM ARAYIŞI -2-
EKONOMİK İSTİKRARIN SAĞLANMASINDA;
KAMU KAYNAKLARINI, ETKİN VE VERİMLİ ŞEKİLDE, KULLANMA ESASLARI:
İşsizlik ve yoksulluğun önlenmesi, ekonomik sorunların çözümlenmesine bağlıdır. Ülkede siyasi istikrar kurulmadan ekonomik istikrar ve kalkınma sağlanamaz. Hükümetin önünü görerek sağlam kararlar alabilmesi, programını zamanında ve gereğince uygulayabilmesi için; ekonomik sorunlara çözüm olarak sunduğu, ekonomik istikrar programının, samimi, gerçekçi, güvenilir olması gerekir. Ayrıca programı uygulayacak ve bundan yararlanacak olan; devlet memurları ile sivil toplum örgütlerinin, görüşlerinin alınması, katılımının sağlanarak; programı benimsemeleri ve gönüllü işbirliğine gitmeleri gerekir. İkinci Dünya Savaşı, öncesi mantığıyla; gerçeği halktan gizlemek, kazandığını vergi diye elinden almak, 12 ay askerlik yaptırıp, ezmek, yaşamdan, devletten soğutmak, SBS, TEOG,YGS,LYS gibi,Giriş Sınavları ve Taban Puanı engeliyle,Gençleri okutmayıp; ”Bilgisiz insan, koyun sürüsü gibidir, kolay yönetilir” mantığıyla davranmak, devlet sırrı, yüksek menfaatleri arkasına sığınmak, polisiye tedbir ve cezai müeyyide ile artık günümüzde, halk yönetilip, güzel şeyler başarılamaz.
Siyasi istikrarın sağlanması için, öncelikle siyasi partiler ve seçim kanununun değiştirilip; sisteme, demokratik bir hüviyet kazandırılması. Ekonomik istikrarın sağlanabilmesi içinde; halkın hükümete, güveninin tazelenmesi gerekir. Güvensizlik ve geleceği görememekten dolayı, halk; 70 milyar abd $ tutarındaki parasını; yastık altında; altın ve döviz olarak saklayıp, piyasanın günlük ekonomik dolaşımı dışında tutmaktadır. Çeşitli nedenlerle parayı, evde, bankacılık sistemi dışında tutmanın; ekonomiye verdiği zararın, pkk teröristinin; devlete ve halka verdiği zarardan, bir farkı yoktur!
Ülkemizde meydana gelen son ekonomik kriz nedeniyle; esnaflar, çiftçiler, memurlar sokaklarda yürümekte, "hükümet istifa diye bağırmaktadırlar...." Halk, yönetim ile sağlıklı bir iletişim kuramazsa, demokratik yollardan, sorun ve isteklerini; yöneticilere iletemez ve sorunlara makul bir sürede, çözüm sunulmazsa;halk, hükümete güvenini kaybeder, sağlıklı düşünemez. Zamana bağlı olmayan ve bir mantığa dayanmayan, davranış ve tepkilerde bulunur. Sesini duyuramamak, sözle bile olsa, tatmin edilememe, yarına güvensizlik; onu, sonradan pişmanlık duyacağı, toplum için zararlı davranışlara yöneltebilir. Kimi intihar eder, kimi işyerlerinin, araçların camını kırar, polisi taşlar vs! İş çığırından çıkmadan, hükümetin; sivil toplum örgütü temsilcileriyle bir araya gelip, onları dinleyip görüş ve isteklerini, hayata geçirmesi gerekir. Halkın isteklerini dinleyip, önerilerini kabullenip, uygulamaya geçirmek; teslimiyet ve küçülme değildir. Bunlar düşman değil, devletin asli sahipleridir. İşleri düzgün gitse, Hükümet gereğince ülkeyi yönetse, halk niçin kızıp, sokaklara dökülsün? Bu demek değildir ki Hükümet popülist davransın! Yönetimlerden istenen, dürüst ve açık olmasıdır. Ülkede işler; kurallara, mantığa uygun yürümüyor. Ortada bir terslik var ki; halk, kurulu düzene aykırı davranıyor, kendine ve topluma, zarar verici hareketlerde bulunuyor. Yanlış, ikinci bir yanlış davranışla düzeltilemez. Şiddet, ancak anlayış, olgunluk, bilinçli, duyarlı, kararlı davranış, taviz ve uzlaşı ile barışa dönüştürülebilir. Bir ülkede demokrasinin, kural ve kurumlarıyla kurulup, yaşatılabilmesi; halkın çoğunun yüksek öğrenimli, bilinçli olması ve yanlış davrandığında kaybedeceği, değerlere sahip olmasıyla sağlanabilir. Kaybedeceği hiçbir şeyi olmayan ve serseri mayın gibi ortalıkta dolaşan insanlar; ne polisten, ne de hapisten korkar; böyle kişiler çoksa ve cahil olarak nitelenip, karar mekanizması dışında bırakılmışsa, o ülkede de demokrasi olmaz. Zaten demokrasi olan ülkelerde; ekonomik kriz çıkmaz, terör sorunu olmaz,yada çok kısa sürede, geniş bir katılım ve toplumsal destekle çözülür. Sivil toplum örgütleri ve aydınlar; düşünce ve ifade özgürlüğünün bulunması ve hükümet ile halk arasında; iletişim kanallarının, açık olması nedeniyle; hükümete uyarılarını yapar, öğütlerine kulak verilir. Önceden önlem alınıp, sorun çıkmadan çözülür. Demokrasilerde; Özgür Basın ve Sivil toplum örgütleri;Devletin;karar, eylem, iş, işlem, harcama ve verdiği hizmetleri; 7 gün 24 saat süreyle; karar, işlem, harcama ve hizmet anında, gözetip denetleyerek; Hükümetin,Belediyenin;yanlış yapmasını,yolsuzluğu önler! Basın, halkın gözü kulağı olur. Tüm kamu kurumlarından; bilgi ve belge alabilir. Memurlar, yaptığı işle ilgili bilgi, demeç verebilir. Devlette açıklık ve şeffaflık esas alınır. Günümüzde Devletin, halktan gizlisi,sırrı, israf sarayı, uçağı, mersedesi,koruma polisi, olamaz!Olursa,sonu;Türkiye,Afganistan,Irak ve Suriye gibi olur!
*Siyasi ve Ekonomik Kökenli; İşsizlik ve Yoksulluk Gibi, Sosyal Sorunların, Çözümü İçin Yapılması Gerekenler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolleri:
A- Genel Hususlar:
1- Devletin aldığı karar ve yaptığı işleri; Basın-medya ile Sivil Toplum Örgütlerinin, gözetim ve denetimine açmak. İdarede açıklık ve şeffaflığı esas kılmak. Basının, tüm kamu kurumu ve memurlardan, kamu hizmetleriyle ilgili; bilgi ve belge isteyebilmesi. Memurların;çalıştıkları kurum ve yürüttükleri, kamu hizmetlerine ilişkin olarak; izin almaksızın, basına bilgi, demeç verebilmeleri. Basın ve sivil toplum örgütlerinin, halk adına; kamu kurumlarının; karar, eylem, işlem, harcama ve verdiği hizmeti; 7 gün 24 saat süreyle; karar, eylem, işlem, harcama anında ve hizmet sırasında gözetip denetleyebilmesi. Kutsal, gizli ve derin devlet mantığıyla; demokrasi bağdaşmaz ve bu sistemde kalkınma, refah sağlanamaz. Devlet memuru, devlet memurunu denetleyemez. Denetimi; verilen kamu hizmetinden yararlanan, halk kesimi adına; sivil toplum örgütleri ve basın yapar. Halkla devletin işbirliği; ancak, demokrasinin hayata geçirilmesiyle sağlanabilir.
2- Halkın bilgisi artıp, düşüncesi değişince, beklentisi ve davranışı da değişir. Halkı zamanında ve doğru bilgilendirip, doğru kararı vermeyi, yine halka bırakmalıyız. Karşılıklı güven,eşitlik,açıklık ve saygı olmadan; işbirliği kurulamaz ve olumlu bir sonuca ulaşılamaz. Devlet, memuruna ve halka güvenmeli. Halkta, memura ve devlete güvenebilmelidir. Buda dürüstlük ve açıklıkla sağlanabilir. Yöneticiler, halkla arasında, duvar örüp,onlarca korumayla, sırça köşklerde oturursa, sağlıklı iletişim sağlanamaz ve güven ortamı kurulamaz.
B- Eğitim Sistemi, Yeniden Düzenlenmeli:
1- Bir il, ilçe ve belde de, devlete ait en çok, üç temel eğitim okulu müdürlüğü bulunmalıdır. Bunlar; İlköğretim Okulu Müdürlüğü, Fen Lisesi Müdürlüğü ve Meslek Lisesi Müdürlüğüdür. Örneğin bir il veya ilçede ki tüm meslek ve teknik okullar; bir müdürlük çatısı altında toplanır. Farklı müdürlük ve binalarda Kız Meslek Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi, Ziraat Meslek Lisesi, Ticaret Lisesi, Turizm Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Teknik Lise, Endüstri Meslek Lisesi, Güzel Sanatlar Lisesi gibi, ayrı ayrı okul müdürlükleri olmaz. Bunların binaları birleştirilir. Duruma göre elektrik, inşaat, mobilya, tarım, bilgisayar sınıfları açılır, yada dikiş, elişi, örgü vb dersler okutulur. Bölümler ve okutulacak dersler; okul müdürlüğünce, yöre şartları ile öğrencilerin ve velilerinin istekleri, göz önünde bulundurularak belirlenir. İlköğretim okulu veya Meslek Lisesi müdürlüğüne bağlı olarak ve öğrenci sayısı göz önüne alınarak; mahalle, semt ve köylerde; ilköğretim okulu ve meslek lisesi, okul şube şeflikleri açılır.
2-a) 10 yıllık temel eğitim; zorunlu tutulup, Temel eğitimde, sınıfta kalmak kaldırılır. Ancak,A-B dereceyle; Liseden mezun olanlar; Fakülteye, C-D dereceyle bitrenler;MYO’ya gider. E dereceyle liseyi bitirenler ise sadece;İSMEK SERTİFİKA DERSANESİNE gider.* b)İlköğretim, Lise ve Üniversitede, Sınav Notları: 5’li Not Sistemi üzerinden; A-pekiyi-5, B-iyi-4, C-orta-3, D-yetersiz-2 ve E-zayıf-Boş-1 şeklinde, değerlendirilip, verilir.
3- Açık Temel Eğitim,Öğretim Lisesi ( AÖL:5+5 ), 10 yıla çıkarılıp, geliştirilerek yaygınlaştırılır.
4- Liseyi bitiren tüm gençlere; Fakülte, Meslek Yüksek Okulu (MYO ) veya AÖK’de okuma imkanı tanınır. Fakülte ve MYO’ların,öğrenci kontenjanı:enaz 20-50 olarak belirlenirr. AÖK’de, 50-100 bin adet kontenjanlı A.Ö. Hukuk Fakültesi ile İlkyardım,Ebelik,Hemşirelik,Çocuk,Hasta ve Yaşlı Bakım, eğitimi verecek; 3 tür lise mezunlarını,engelsiz,ayrımsız kabul eden ve kız-erkek gibi, cinsiyete göre ayırmadan, karma eğitim yapan: 3 yıllık A.Ö. Sağlık Meslek Yüksek Okulu açılır.
5- Yeni düzenleme sonucu, mesleki ve teknik liselerin; Meslek Lisesi adı altında birleştirilmesiyle, boş ve hizmet dışı kalan okul binaları, yöre üniversitelerine devredilir. Bu binalar Fakülte ve MYO olarak kullanılır.
6- Öğrencilerin başarılı olması, sınıfta huzur ve güvenliğin sağlanabilmesi için, her okul müdürlüğünde bir AS-AFACANLAR SINIFI açılır. Her ay, tüm derslerden yapılacak; 40 sorulu, Test sınavlarından, yedinci defa zayıf puan alan; öğrenciler ile sınıfta ders dinlemeyen, arkadaşı ve öğretmeniyle kavga eden,Derse devamsızlığı;70 saati geçen,Ceza Kanununa göre, suç işleyerek, Adli ceza alan, öğrenciler; kaçıncı sınıfta olmasına bakılmaksızın, Okul Disiplin Kurulu kararıyla, AS'a geçirilir. Durumunu düzelten öğrenciler;Uzman- Danışman öğretmenin teklifi ve ODK kararıyla daha sonra tekrar eski sınıfına döndürülür. Olumsuz davranışını, AS’dada sürdüren öğrencilerin ise okulla ilişiği kesilerek, AÖL'ye kayıtları aktarılır. Problemli öğrenciler, öğrenimlerini AÖL'de sürdürürler.
7- Üniversitelerde öğrenimi aksatan, öğrenim huzurunu bozan, arkadaşları ve öğretim üyeleriyle kavga eden, okul bina ve dersliklerine zarar veren, Adli ceza alan,kurallara uymayan,yada aykırı davranan, üniversite öğrencilerinin: Fakülte ve MYO'dan; Üniversite Disiplin Kurulu kararıyla ilişiği kesilerek, bunların AÖK'ye kayıtları aktarılır. Üniversiteden çıkarılan bu öğrenciler, öğrenimlerini AÖK'de sürdürür.
8- Askeri liseler ile Astsubay Hazırlama Okulu ve uzman çavuş okulları kaldırılır. Askeriye; subay, teknik ve sağlık subayı ile meslek subayı ihtiyacını; 5 yıl süreli Harp Okulu, 5 yıl süreli Askeri Tıp ve Teknik Subay Fakültesi ile 3 yıl süreli Meslek subayı, Meslek Yüksek Okullarından sağlar. Bazı teknik daldaki personel ihtiyacını da diğer sivil Fakülte ve MYO mezunları arasından sınavla alır. TSK, en az % 10 oranında öğrenci ve subayını; Alperen Sevgi Okulu- İHL- İlahiyat mezunlarından almak zorundadır. Askerin görevi, ney?Devleti, Vatanı ve Halkı için savaşıp ölmek! İnançsız insan; ailesini, evini, maaşını, arabasını, dünyanın güzelliklerini bırakıp, şehit olmak istermi? İstemez ve 1978,1984-2012 pkk ile boşyere ölmemek için mücadele etmez, hatta uzlaşır! Askerin görevi savaşmak olduğundan, Demokrasilerde, halkla ilgili, günlük idari görev yaptırılmaz. Günümüz dünyasında, lise seviyesinde askeri okul uygulaması, gerçekçi ve yeterli değildir. Ordu profesyonel olmalı ve en gelişmiş bilimsel ve teknik bilgi ve cihazlarla donatılmalıdır. Körfez-1991 ve 2003 savaşında da görüldüğü gibi ordular; insan gücünden daha çok, teknoloji ile savaşmaktadır. En gelişmiş, en güçlü, ulusal, yerli,milli teknoloji kimdeyse, savaşı da o ordu kazanmaktadır. Bu nedenle TSK’nın kullanacağı silah ve araçların; Türk Tasarımı ve Yerli Üretim- TM olması gerekir. El silahıyla Savaş kazanılmaz! İşte örneği; Afganistan, Irak, Libya,Suriye ve TSK?
9- TSK'nın 650 bin olan Asker mevcudu (*Subay, Sözleşmeli Asker ile TAE gören Er sayısı ); 138 bine indirilip, gelişmiş teknolojiye sahip kılınmalı. Ayrıca Temel Askerlik Eğitim ( TAE ) süresi; TC vatandaşlarının, eğitimi düzeyine göre, yeniden belirlenerek; İnsanlarımız Okumaya yönlendirilmelidir. Devletin, ülkemizi kalkındırabilmek için, bilgili, kültürlü, bilinçli, kendine güvenen, kendiyle barışık, özgür düşünceli insanlara, ihtiyacı vardır. Ayrıca insanları lise öğrenimine yönlendirmek için; sürücü belgesi ile tabanca ve tüfek ruhsatlarını, enaz lise mezunu olanlara verelim.
*-ASKERLİK GÖREVİ VE TAE SÜRELERİ:
a- Lise mezunu olmayanlar için: 3 ay süreli TAE
b- Lise mezunları için: 2 ay.
c- Üniversite mezunları: 1 ay(*Açık Öğretim dahil, Tüm Fakülte ve MYO mezunları).
d- Tıpta uzmanlık stajını tamamlayan, Mastır, Bilim Doktorası yapanlar; askerliklerini
yapmış sayılır. Bunlar TAE için çağrılmaz. Görüldüğü gibi ayrıcalıklı, imtiyaz taşıyan, bir
şart yok,tümü objektif. Yüksek Lisans eğitimini tamamlayanlar, mesleklerini yaparsa; TC Devleti ve TC Vatandaşlarına, daha çok hizmet etmiş olacaktır. Uygulanan,Zorunlu TAE’nin, tek faydası; sivil hayatın, özgürlüğün değerini göstermesi. Yoksa,ne ilkyardımı, ne savaşmayı öğretiyorlar, ne sipor alışkanlığı,sağlıklı yaşam bilinci kazandırıyor, nede konuşma ve davranışlarıyla; TC Devleti ve TSK’yı sevdiriyorlar. Amaç; mantığı çökertmek, birliği dayanışmayı kırmak. Zorla TAE gösterilen, Türk Askerinin başına; Türk düşmanı olarak bilinen; bir ermeni, rum,yahudi veya bulgarı getirsinler: sanırım, insan olduğu için;bukadar kötü davranmaz, aşağılamaz, anamıza, dinimize sövmez?*1982 yılında Erzincanda yaptığım,zorunlu Askerlikte;kendime olan özgüveni, özsaygıyı,barışıklığı,yaşama sevincini,gelecek umudu ile TSK’ya duyduğum; güven, sevgi ve saygıyı yitirdim!Birdahada geri kazanamadım!
10- Polislik eğitimi yeniden düzenlensin: Polis okulu öğrencileri, ilk yıl, TSK’da 2 ay TAE görsün ve Askerliğini yapmış sayılsın. Polis adayları, 5 yıllık Polis Akademisi veya 3 yıl süreli Polis MYO'da eğitim öğretim gördükten sonra, mesleğe kabul edilsinler. Polis koleji -Lisesi ve bir yıl süreli polis okulu kursu ile çağımızın gerektirdiği vasıflı, bilinçli polis yetiştirilemez. Polis lisesi uygulaması yanlış. Kişilerin mesleğini; üniversite çağındayken; yetenek, beceri, istek ve beklentilerine göre ve özgür iradeleriyle seçmeleri gerekir. Ana, baba zorlamasıyla girilen işte; kişiler başarılı, huzurlu ve mutlu olamaz. Bu tür kişilerin yaptığı işte, halka bir yarar sağlamaz. Zaman, emek ve para kaybıdır. Ankara'daki Polis Akademisi binası ile bir çok ilimizde bulunan Polis Okulu binalarından 3’ü Polis okulu binası olarak bırakılıp, diğer binalar, yöre üniversitelerine; Fakülte ve MYO olarak kullanılmak üzere devredilir. Ankara'daki Polis Koleji binaları da, Polis Akademisi ek binaları olarak kullanılır. Nüfus durumuna göre kontenjan belirleyip; tüm il, ilçe ve beldelerden, toplam olarak; 10 bin; Polis Akademi ve Polis MYO öğrencisi alınır. İl, İlçe ve Belde Polis Müdürlükleri, polis okulunu bitirenleri, mülakatla boşalan kadrolarına alırlar. Polisliğe kabul edilmeyen polis okulu mezunları ise; özel kuruluşlara, özel güvenlik görevlisi olarak,işe girip, sivil hizmet verir. Polis ve Subay Eğitimi karşılığı, zorunlu hizmet yoktur.* Çağımız bilim, teknoloji asrı. Emniyetin; güvenlik Hizmeti için, ihtiyaç duyduğu;bilgisayar,elektronik,FKB,motor,makine gibi,Teknik hizmet alan ve konularda; Polis Memuru alımında; enaz MYO mezunu olmak şartı aranır. Teknik hizmet için alınan, Polislere; TSK Eğitim Birliğinde; 2 ay süreli TAE verilip, Askerlik yaptırılmalı, Ayrıca,yürüteceği, idari,teknik görevle ilgili olarak; 2 ay- 4 ay süreli Hizmet İçi Eğitim verilmeli. Polisliğe; en az % 10 oranında, AS-ALPEREN SEVGİ FAKÜLTESİ VE SEMYO:SEVGİ MYO (*DİB,İHOO VE İHL HEMEN KALDIRILMALI; DİNİN OKULU VE KURUMU OLMAZ! İLAHİYAT ADIDA DEĞİŞTİRİLMELİ!İLK ADI;İSLAM ENSTİTÜSÜYDÜ!) İlahiyat mezunu alınmalı.
C- Ekonomik İstikrarı Sağlamak İçin Alınması Gerekli Tasarruf Tedbirleri:
l- Devlete bağlı kamu kurumları ile bunlara bağlı birimlerde çalışan, memur sayısı azaltılır, devlet harcamaları kısılır, kamudaki araç sayısı en aza indirilerek devlet küçültülür. Ancak devletin çalışmasına canlılık, hız, faaliyetlerine verim ve etkinlik kazandırılarak, devlet güçlendirilir. Bu konuda yapılması gerekli, idari ve yapısal reformlara birkaç örnek:
a- Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık birleştirilerek, Devlet Başkanlığı sistemine geçilir.
b-1) TBMM'deki Milletvekili sayısı, 550'den 100'e indirilir.
2)Sayıları 97 olan,Siyasi Parti sayısı; 2 Paritili sisteme geçilerek,ikiye indirilir. Genel seçimlerde encok oy alan;İktidar partisi, diğeride iktidara alternatif,güçlü bir Muhalefet partisi olur.İktidarın yanlışına dur der.
c- Hükümeti oluşturan 36 Bakanlık sayısı, Osmanlının Kanuni Dönemindeki bakanlık sayısı olan; 5'e indirilerek, Bakanlıklar; Eğitim, Ekonomi, Güvenlik, Sağlık ve Yerel Yönetim Bakanlıkları şeklinde yeniden düzenlenmelidir.
d- İl ve ilçelerdeki sayıları 60'ı bulan müdürlük, kamu kurum ve birim sayısı; birbiriyle birleştirilerek ( örneğin DSİ, Karayolları, Köy Hizmetleri gibi ) yada Belediyeye bağlanarak ( Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, Tapu, Kadastro Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü gibi )on birim olarak sınırlanmalı. Örneğin: Askeriye, Adliye- Polis, Belediye, İlköğretim Okulu Müdürlüğü, Fen Lisesi Müdürlüğü, Meslek Lisesi Müdürlüğü, Üniversite gibi. Ayrıca Tedaş, Telekom, PTT, DDY, Liman ile KİT, İDT ve BİT türü, iktisadi devlet kuruluşları ise hemen özelleştirilmelidir. İşçi Bulma Kurumu, kaldırılır. Vatandaş işi; Basın ve özel sektör kuruluşları aracılığıyla bulur ve İSMEK’ten meslek edinir.
e- Devlet hizmetlerinde uygulanan bürokrasi, hiyerarşi kademe sayısı ve dolayısıyla kırtasiyecilik azaltılır. Örneğin: Bakanlıktaki sayısı; 10-11'e ulaşan, kırtasiyeci imza- paraf hiyerarşisi; 5'e indirilerek, idari iş ve işlemler hızlandırılır. Başkent-taşra arasındaki yazışma; izin ve onaylar kaldırılır. İl, ilçe ve beldeler; yerinden yönetim, yetki genişliği, yerindelik, hukukilik, kamuyararı ilke ve esaslarına göre yönetilir.
*-İmza-Hiyerarşi Piramidi:
A- Genel İdarede- Bakanlıklarda; Şuan Uygulanan, Bürokrasi:
1- Memur;Yazıyı hazırlayan,işi yapan!
2- Şef (Bazı kurumlarda Şef yardımcılığı var)
3- Şube müdürü Yardımcısı yada Amir
4- Şube Müdürü
5- Daire Başkanı Yardımcısı
6- Daire Başkanı
7- Genel Müdür Yardımcısı
8- Genel müdür
9- Müsteşar Yardımcısı
10- Müsteşar
11-Bakan Yardımcısı
12- Bakan
B-Önerilen Piramit:
a) Genel İdare:
1- Memur
2- Şef
3- Müdür
4- Başkan
5- Bakan
b)Belediyede;
1-Memur
2-Şef
3- Müdür
4-Uzman
5-Başkan
2- Kamu Taşıt Araçları:
a- Sayıları 221 bin, 125 bin, yada 88 bin, 55 bin olarak, basında yer alan, kamu taşıt araçlarından; 5 yıllık ekonomik ve teknik ömrünü dolduranlar; il ve ilçe Defterdarlık, Malmüdürlüğü yada Belediye ve Özel İdare Müdürlüklerince, bulundukları il ve ilçelerde, açık artırma suretiyle satılır,
b- 5 yıl süreyle kamu kurumlarına yeni taşıt aracı alınmaz. İlerde alınmasına izin verilecek araçlarında; yerli yapım olması şarttır. Kamu kurumları, yabancı ve yerli,bir taşıt aracını; bağış ve hediye olarakta kabul edemez. TBMM,CB,Başbakan,Bakanlıklar,TSK,Yargı ve diğer komu kurumlarındaki; İthal binek araçları,kaç yaşında olduğuna bakılmaksızın; defterdarlık, malmüdürlüğü ve belediyelerce, hemen açık artırmada satılır. TBMM,Bakanlık,Müdürlük ve Belediyeler; günlük,haftalık,aylık veya yıllık olarak,asla araç kiralayamaz!
c- Kamu kurumları; yangın söndürme uçağı,helikopteri ile otobüs, minibüs, kamyon, pikap, traktör gibi araçlar ile kepçe, dozer, kazıcı gibi iş makinası gereksinme ve ihtiyacını; özel sektörden, şoförüyle birlikte; iş yapım- bitimine ilişkin, altyapı inşaat hizmeti süresince; saatlik, haftalık, yada aylık olarak; ihale,pazarlık veya teklif mektubu yöntemiyle ve sözleşme yapmak suretiyle karşılar. İş yapım, alım, kiralama ücretleri, gerçek ve tüzel kişilere;işin tamamlanıp, teslim alınmasından itibaren, en çok bir ay sonra ödenir,
d- Makam aracı uygulamasına son verilir. Aşağıda unvanı yazılı, kamu görevlilerine; Ankara Emniyet Müdürlüğünce; biri aracı kullanacak;polis şoför ve diğeri, koruma hizmeti verecek; polis olmak üzere;toplam 2 polisli, yerli üretim, sivil plakalı, fabrika orijinal renginde, birer, polis demirbaşına kayıtlı, hizmet aracı tahsis edilir. Yerli üretilen aracı,Beğenmeyen ile Ölümden Korkanlar, bu kamu görevlerine gelmesin!
*-Koruma Görevlisi Polis Verilecek ve Araç Tahsisi Yapılacaklar: 9 kamu görevlisi.
-1- TCUM Başkanı
-2- Devlet Başkanı
-3- Devlet Başkanlığı Gn Sekreteri
-4- Bakanlar ( Her bakana bir araç ):* 5 Bakan
-5- TSK Başkanı.
e- Ayrıca can güvenlikleri tehlikede olan, TC vatandaşlarına; polisçe ve savcılık kararıyla; özel dedektif, koruma tutma hak ve yetkisi ile silah satın alıp, taşıma ve meşru müdafa durumunda kullanma; hak, yetki ve izin belgesi verilir. Vatandaşlar ile Kamu binaları, dışardan, 12 ay-7 gün 24 saat, polisçe; çok iyi hazırlanmış bir pilana göre, korunup; can,namus, mal ve bina güvenliği sağlanır. Gerçek ve Tüzel Kişi;Bina ve İş Güvenliğini ise, Özel Güvenlik Şirketi ve Özel Güvenlik Personeli sağlar. Özel Güvenlik Personelinin:enaz MYO mezunu, sabıkasız, Zorunlu TAE-Askerlik Hizmetini; eylemli olarak yapmış olma,zorunluluğu vardır!* Gelişmiş ülkelerde, resmi araç tahsisi yapılan, kamu görevli sayısı; 5-20 arasıdır.
3- Diğer İdari Düzenlemeler:
a- 10 yıl süreyle kamu kurumlarına yeni memur alınmaz. Kamu kurumları, acil personel ihtiyaçlarını; diğer kamu kurumlarından, naklen atama, yada geçici görevlendirme suretiyle karşılar. Eş durumu dışında naklen atama yapılmaz. İki, üç ,beş yılda bir periyodik olarak, memurların görev yeri değiştirilmez,
b- Devlet; 10 yıl süreyle yeni hizmet binası veya yol, köprü gibi, altyapı hizmet ihalesi yapamaz. Yalnızca ileri ki dönemler için hizmetlerin etüt ve planlaması yaptırılır, projesi hazırlanır. Ancak bina ve yolların yıllık acil bakım ve onarımları yapılabilir,
c- Bakanlık, bağlı kuruluşlar ve belediyeler; 10 yıl süreyle, meydan, park ve bahçelere;bina yaptıramaz, kaldırım parkelerini değiştiremez.Anıt,heykel yaptıramaz.
d- Bakanlık, ilgili birimler ve belediyeler; 10 yıl süreyle, kutlama, tören, karşılama, açılış yapamaz. Resmi yemek, balo, kokteyl veremez. Festival, eğlence, şenlik, şölen, kuruluş yıldönümü vs töreni düzenleyemez,
e- Kamu kurumları ve özel kuruluşlar, yalnızca;Cumhuriyetin Temelinin atıldığı; 19 Mayıs Çocuk, Gençlik Bayramı Gününde, tören yapabilir,
f- Kamu kurumları, kuruluş yıldönümleri ile Çanakkale,Sarıkamış, Malazgirt Savaşı ve Ertuğrul Gaziyi Anma vb kutlama törenlerini; 5 yılda bir ve sonu O ve 5 ile biten yıllarda, enaz masrafla ve encok birgün süreyle yaparlar.Bu tür Tarihi,Ulusal ve Manevi anlamlı günler: mana ve önemini anlatan, konuşma, panel, konferans gibi etkinliklerle anılıp, kutlanarak; yeni kuşaklara aktarılıp, bilinç kazandırılıp, sahiplendirilir.Dini ve Milli Günlerde; Sanatçı konseri ve yemek olmaz!
4- Kamu Malları:
a- Kamu kurumlarının bina, arsa ve arazileri belediyelere devredilir. Kamu mülkleri belediye taşınmaz malı olur. Belediyeler, kamu kurumlarına; kullandıkları bu bina, arsa ve arazileri; ücretsiz olarak, beşer yıllık dönemler için sözleşme yaparak tahsis eder. Kamu kurumları yeni binaları, belediyeden inşaat izni alarak, kendi parasıyla yapar. Bakım ve onarım giderlerini de ilgili kurumlar kendileri karşılar.
b- Kamu kurumlarına ait, kamu konutu lojmanlar ile eğitim ve dinlenme tesisleri, göl ve deniz kampları, öğretmen evi, orduevi, polis evi, yargıç evi, lokal gibi tesisler, belediyelere devredilir. Bunların sahibi belediyeler olur. Belediyeler bu binaları, derslik ile öğrenci yurt ve pansiyonu olarak kullanılmak üzere, üniversitelere ücretsiz tahsis eder. Üniversitelerde bu alt yapıya kavuşunca, Fakülte ve MYO'ların kontenjanını 2-5 kat artırır. Lojmanlar, her oda ve salonda birer öğrenci kalacak şekilde kullandırılır. Bekar öğretim üyeleri de lojman odalarında öğrenciler gibi pansiyoner olarak kalabilir.
5- Bursa-Karacabey, Adana-Mercimek, Hatay, Mersin, Antalya, Sivas- Gürün, Urfa-Ceylanpınar, Konya merkez, Konya-Ereğli ve Malatya; Gürün ve Sultansuyu gibi, il ve ilçelerimizde kurulu bulunan TİGEM'e bağlı Devlet Üretme Çiftlikleri; günümüzde anlam ve önemini yitirdiğinden, belediyelere devredilir. Çitlikler belediye mülkü olur.
a- Şehir içinde ve kenarında kalan, üretme çiftliklerinin binaları; üniversitelere derslik ve öğrenci yurdu olarak kullanılmak üzere, ücretsiz tahsis edilir. Bahçeleri ise yeniden düzenlenerek, otopark, park, bahçe, çocuk parkı ve piknik alanı, spor sahası olarak kullanılır. Buralarda yapılaşmaya izin verilmez. Yeşil alan olarak korunur.
c- Şehir merkezine uzak mesafelerdeki devlet üretme çiftlikleri ise; parselasyonu yapılır. Arsa veya sulu, susuz tarım arazisi olma durumuna göre: 5 bin m2, 20 bin m2 veya 100 bin m2'lik parseller şeklinde; Suriye, Irak, Balkanlar: Yunanistan, Makedonya, Kosova,Bulgaristan,Romanya,Moldova,Sırbistan,Ahiska,Borcalı, Kırım ve Kafkasya,ayrıca Afganistan ve Doğu Türkistan 'da; azınlık olarak yaşayan, Türk soylu insanlar, göçmen statüsünde Türkiye'ye getirtilerek, bu çiftliklere, iskan edilip yerleştirilir. Arsa ve tarım arazileri ile çiftliklerde bulunan hayvanlar; nüfus durumlarına göre dağıtılır. Böylece,Osmanlının hatası telafi edilmiş,düşmanın insafına terkedilip, yıllardır ezilen bu insanlara; Dini İnanç,etnik,anadil ve ulusal kültür özgürlüğü ile güven,huzur,umutla,onurla; Birinci Sınıf Vatandaş olarak, yaşama imkanı verilmiş, hem de tahsis edilen, bu topraklar, ekonomiye kazandırılmış olur.
6- Özelleştirme:
a- İl ve ilçelerde Defterdar, Malmüdürleri veya Belediye Muhasebe ve Özel İdare Müdürleri başkanlığında Geçici Özelleştirme Komisyonları kurulur. Komisyon il ve ilçedeki özelleştirme iş ve işlemlerini; en çok üç ay içinde tamamlar.
b- Beş Kişilik İl ve İlçe, Özelleştirme Komisyonu Üyeleri:
1- Defterdarlık, Malmüdürlüğü, Belediye yada Özel İdare Müdürlüğü Temsilcisi; Başkanlık görevini yürütür.
2- Yöredeki Üniversite Rektörlüğünün görevlendireceği, üniversite temsilcisi.
3- Yöre Baro Başkanlığı temsilcisi.
4- Yöre Sanayi Odası Temsilcisi.
5- Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir Odası Temsilcisi.
c- Komisyon, özelleştireceği İDT, KİT ve BİT'in kurulu bulunduğu; mahalle veya köyün muhtarı ile özelleştirilecek Kitin;İşyeri Sendika Temsilcisini; toplantılara, yöresel danışman ve bilirkişi olarak çağırıp, bilgi ve görüşlerine başvurur.
d- İDT, KİT ve BİT'ler; komisyonun,Basına açık olarak yürüteceği, açık artırma şeklindeki ihaleyle; öncelikle yöre nüfus veya vergi dairesine kayıtlı, gerçek ve tüzel kişilere, yada satılan KİT'le ilgili dalda faaliyet gösteren, ulusal düzeydeki şirketlere satılır. KİT'ler, alıcı çıkmazsa, Türk ortaklı, yabancı şirketlere veya yalnızca makinaları da satılabilir,
e- Özelleştirme Esasları:
1- İl ve ilçe belediye sınırları içinde kalan, KİT'lerin; yalnızca fabrika binalarında kurulu makinaları satılır. Kitin üzerinde kurulu bulunduğu; arsa, kitin bahçesi, tarlası, lojmanları, alıcı şirketlere satılmaz ve kiralanmaz. Kitin fabrika ve üretim üniteleri ayrılarak, makinaları satılır. Üretim binaları ise beşer yıllık dönemler halinde, 40 yıllığına alıcı firmaya kiralanır.
2- Alıcı firma; 3 ay içinde çalışmalara başlamaz, yada bir-3 yıllık sürede tesisi tamamlayıp, faaliyete geçmez, yada üretime 1-2 yıl süreyle ara verirse; kira sözleşmesi iptal edilir. Yapılması gereken tesislerin,ençok 3 yıl içinde kurulması zorunludur.
3- Kit'lerin arsa ve tarım arazileri, iş ve fabrika binaları ile lojmanları, belediyelere devredilir ve belediye mülkü olur. Belediyeler, KİT'İ satın alan firmaya, fabrika binası ve üretimle ilgili binaları, beşer yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar, sözleşmeyle kiralar.
4- Belediyeler, Kit'lerin arsa ve arazileriyle sosyal tesislerin, idari bina ve lojmanlarını derslik ve öğrenci yurt ve pansiyonu olarak kullanılmak üzere, yöre üniversitelerine ücretsiz tahsis eder. Ağaçlık, bahçe ve boş alanları ise yeniden düzenleyerek; otopark, park bahçe, çocuk bahçesi, oyun sahası ve piknik yeri olarak, halkın kullanımına sunar. Örneğin: Antalya'daki Sümerbank Dokuma Fabrikası, Etibank- Krom Fabrikası, MKE-Pil Fabrikası, Vakıf Zeytinliği gibi.
5- Yine şehir içinde bulunan, kamu kurumlarına ait, kullanım dışı; arsa, bina ve lojmanlar, belediyelere devredilir. Belediyeler, bina ve lojmanları;derslik ve yurt olarak kullanılmak üzere, üniversitelere ücretsiz tahsis eder. Bahçe ve boşluk alanları ise otopark, park bahçe, oyun ve spor alanı olarak düzenler. Örneğin: Antalya'daki DSİ, Karayolları, Orman, Tarım Müdürlükleri Hizmet binaları ile lojmanlarının bulunduğu arsalar ve otogar yakınındaki vakıflara ait zeytinlikler.
6- a- Üniversite ve TEO öğrencileri, Huzurevi, Engelliler okulu, Yetiştirme Yurdu, Çocuk Yuvası, Kamu Kurum personeli, Cezaevleri, Polis ile Askeri kuruluşlardaki askerler için yemekhane kurulmaz, yemek pişirilmez ve aşçı, garson gibi personel çalıştırılmaz. Yemek pişirtme ve servis hizmeti, özel yemek şirketlerine sözleşmeyle yaptırılır.
b- Sokaklarda çöp süpürme, çöp toplama ve depolama, atık arıtma, su, kanalizasyon, elektrik, telefon, yol, tünel, köprü,Asfalt işi gibi, kamusal altyapı hizmetleri; KİYİB yöntemi ve Kamusal Yetki Sözleşmesiyle özel sektöre gördürülür. İhale ve sözleşme işlemleri, yöre belediyelerince yürütülür.
c- Kamu Kurumları kazanç getirici, sonuçta kar-zarar hesabı veren, iktisadi nitelikteki; taşımacılık, ticaret, sanayi ve tarımsal faaliyetlerle uğraşamaz. Elindeki iktisadi kuruluşları, devlet; ya satar ya da işletme hakkını kiraya verir.
7- a- Çay, tütün, fındık, şeker pancarı, buğday gibi tarım ürünleriyle ilgili olarak, yürütülmekte olan;Doğrudan Tarımsal destek, Taban Fiyatı uygulaması ve Destekleme Alımlarından, Teşvikten,derhal vazgeçilir. Rekabete Dayalı, kontrollü, ulusal üretim Ekonomisinin uygulandığı, demokratik sistemlerde; bu tür merkezi planlı ve devletçi, popülist politikaların varlığı, sistemin işleyişini bozar. Ekonomi, kuralına göre yönetilmelidir. Karma ekonomik sistem sağlıklı yürütülemez. Ekonomimiz, uykusuz ve sarhoş haldeki bir ambulans şoförünün; saatte 120 km hız yaparak, kalp krizi geçiren hastayı, acilen hastaneye yetiştirmeye çalışanın, durumuna benziyor.
b- Ayrıca TMO'lar satılarak özelleştirilir. Taban fiyatı ve destekleme alımı kaldırılır. Malların fiyatları, uluslar arası ve ulusal piyasalardaki Arz ve Talep dengesine göre serbestçe belirlenir, kendiliğinden oluşur.
8- a- İşçi, memur,emekli ve esnafa yapılmakta olan, üç ayda bir ve yıllık vergi iadesi uygulamasından vazgeçilir. Eziyet, yararsız, kötü kullanıma açık ve devlete yük.
b- SanayiYatırımcısı,Turizm İşletmesi ve İhracatçılara; yatırım,işletme ve ihracat teşvik primi ödemesi kaldırılır. Teşvikler; vergi indirimi, yol, su, elektrik, arazi kiralaması şeklinde yapılır. Parasal teşvik verilmez.
D- 1984 yılından beri, Diyarbakır, Şırnak, Hakkari ve Tunceli illerinde uygulanmakta olan, olağanüstü hal kaldırılır. Olüshal tazminatı ve mücavir illerde ödenmekte olan tazminatlar ödenmez. Ayrıca Koruculuk sistemine de son verilir. Osmanlı dönemindede Hamidiye Alayları kurulmuştu, çok yanlış ve sakıncalı.
E- l- Bakanlıklar ve Genel Müdürlüklere bağlı, Teftiş Kuralları ile Kontrolör ve Denetmen, Grup Başkanlıkları kaldırılır. Müfettiş, kontrolör ve denetmenler, kadrolarıyla; il ve ilçelere dağıtılır. İllere ve büyük ilçelere ikişer, küçük ilçelere ise birer müfettiş ve kontrolör kadrosu tahsis edilir.
2- Müfettiş, kontrolör ve denetmenler; Valilik yada Kaymakamlık oluru ile il veya ilçede İnceleme, Ön İnceleme, Disiplin Soruşturması, Gözetim, Denetim, Araştırma, Vekalet ve benzeri görevleri yürütür.
3- İl ve ilçelerde görevlendirilecek müfettiş ve kontrolörler, bölgesindeki idari karar, eylem, işlem, harcama ve hizmetleri; karar anında, işlem, harcama ve hizmet sırasında, gözetip denetler. Uygulanmakta olan sistemde, Ankara'dan gidilerek, 3-5 yılda bir, evrak üzerinde ve iş işten geçtikten sonra, çoğu zaman işi yapanlar;tayinle oradan ayrıldıktan sonra; rutin denetim yapılmakta. Kağıt üzerinde de genelde işler, kolaylıkla, yasaya uygun gösterilebilmektedir. Doğrusu, yanlışa; işin başında müdahale edilip, sorunun çıkması önlenmeli. Bir iş, iki defa yapılıp; zaman, emek ve para israf edilmemelidir.
F- İşsizlik Sorununa Çözüm:
a- Limanı veya havaalanı olan, durumu uygun üniversitelerde;Tıp, Hukuk, Yüksek Hemşirelik ve İlkyardım, Çocuk, Hasta ve Yaşlı Bakıcılığı, Kaptanlık ile Uçak ve Helikopter Pilotluğu, Aşcılık, Fırıncılık, Pastacılık bölümleri açılır.
b- Açık Öğretim Fakültesinde; 3 yıllık, Sağlık Meslek Yüksek Okulu açılır. Tüm lise mezunları bu bölüme kabul edilir. Karma eğitim yapılır. İlkyardım, iğne, pansuman, ameliyat teknikerliği gibi yardımcı sağlık hizmetlerine yönelik bilgiler, uygulamalı olarak öğrencilere öğretilir. Öğrencilere, iki dönem, ikişer ay süreyle, huzurevi, engelliler okulu, yetiştirme yurdu, çocuk yuvası ve hastanelerde uygulamalı eğitim ve işyeri stajı yaptırılır.
c- Bu okullara 50 bin-200 bin öğrenci alınarak, Gençlere; tüm dünyaca ihtiyaç duyulan, aranılan dal ve mesleklerde eğitim verilmiş olunur. Bu insanlarımız, Abd, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerde kolaylıkla iş bulabilirler. Orada yerleşip, o ülke vatandaşlıklarına geçerek;pkk belasından, hırsız, kapkaççı şerrinden kurtulup,Türkiye lehine Lobicilik faaliyetlerinde de bulunabilirler.
G- Görüşmeleri hızlandırmak, kararları daha gerçekçi ve uygulanabilir kılmak, idareyi etkinleştirmek için; Kurul, Komisyon, Yönetim Kurulu; Dernek ve Vakıflar ile Baro, Borsa ve Meslek Kurulu ve Oda Meclis üyelikleri, beş üye ile sınırlandırılmıştır.
- Önerilen, yeni kurul üyelerinin; unvan ve görevleri:
1- Başkan
2- Başkan Vekili ve Divan Başkanı
3- İdare Sekreter- Raportör- Sözcü
4- Mali Sekreter- Sayman- Muhasip
5- Denetçi (*Şirket yönetim kurulunda denetçi sendika temsilcisidir. Belediye ve Kamu kurumlarının temsil edildiği, Yönetim kurullarında, Devlet Memuru üye; ya kurula Başkanlık eder, yada Denetçilik görevini yürütür.)
*SOSYAL SORUNLARA,ÇÖZÜM ARAYIŞ SEMPOZYUMUNDA, SUNULACAK TEBLİĞ: -3
A- İşsizlik, Yoksulluk ve Ekonomik Sorunların Çözümünde; Mülki İdare Amirlerinin (MİA) ve Sivil Toplum Kuruluşlarının, Rolleri ve İşbirliğinin Önemi:
1- MİA'lar, görev, yetki, sorumluluk ve imkanlar; merkezi idarede ve Başkent-Ankara'da toplandığından, devlet hizmetleri siyasileştirildiğinden(* yani çoğu kez yalnızca, iktidar partisinden olana verildiğinden),önemli kamu hizmetlerinin;karar, planlama, etüt, proje, ihale ve kontrol çalışmaları, Ankara'daki merkez Bürokrasisince yürütüldüğünden; Taşraya ve MİA'lara, yalnızca uygulayıcılık görevi kalmaktadır. İstese de MİA'ların;devletin güçlendirilmesi, harcamalarda tasarruf, işlerin hızlandırılması,hizmetin etkinleştirilmesi, halkın hayatının kolaylaştırılıp güzelleştirilmesi, gelir düzeyinin arttırılması, trafik, işsizlik, yoksulluk, terör, enflasyon, eğitim, sağlık, alt yapı gibi, toplumsal sorunların çözümü konusunda,yapabileceği fazlaca bir şeyler yoktur. İdealist olanı, basına bilgi, demeç verip rahatlar, yada sinirlenip kriz geçirir, beyin kanaması sonucu, mesleğin stresinden kurtulur!
2- Köye su getirilmesi, yolun stabilizesi, köprü yapımı gibi, tamamı yerel ve takdir gerektirecek konularda dahi; önceliği ve yapılabilirliği;Ankara'da Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü belirlemekte; ilgili Bakanda, bu faaliyet programını onaylamaktadır. MİA'lara devlet hizmetleriyle ilgili, inisiyatif kullanma, takdir hakkı, öncelik belirleme, yerel ve özel şartları dikkate alma, yerindelik, kamu yararı, halk isteği gibi konularda; karar vermede serbestlik ve yetki genişliği tanınmamıştır. MİA'lar, yalnızca hukuka uygunluk, kanunilik kuralının yerine getirilmesini, takip edebilir; yani çalınan minareye, kılıf-kapçak yaptırıp,aksak,eksik,yanlışın üstünü örtüp,görünürde formalite, eksik evrakları tamamlatır.
3- MİA'ların, il ve ilçe müdürlerini; başka yere atama,görev değiştirme yetkisi ve gücü yoktur. Hele SSK, Bağ-kur, SSK Hastane ve Dispanserleri, Orman İşletme(*MİA;Orman dikimine,Tomruk kesimine, Kereste satışına,Baltalık sahaya,Orman emvali ihalesine,Hayvancıların; orman içi ve kenarında, hayvan otlatmaya yasak saha ile Avlakların belirlenmesine,kesinlikle karıştırılmıyor? Ancak, Orman Yanınca;görev,yetki ve sorumluluk,MİA’nın oluyor?), TC -D.D.Y, Karayolları gibi, bazı kamu kurumları, tümden başına buyruktur. Milletvekili desteğini de yanına alabilen, sancak beyi gibi hareket etmektedir. MİA'lar, kanun gereği; Adli ve İdari Yargıya, Askeri Kuruluşlara,Kitlere karışamadığından, birde bu modern beyliklerde sayıya dahil edilince; MİA'ların, gözetip denetleyebileceği, kamu kurumu olarak;Valilik ve Kaymakamlık bağlısı, Müdürlükler kalmaktadır. İktidar partisi; milletvekili,belediye ve İl Başkanları, örneğin; aynı binada bir memurun, Mahalli İdare Müdürlüğünden, Yazı İşleri Müdürlüğüne geçirilmesine bile karışabilmektedir. MİA’lar, 7 Kocalı Hürmüz, durumuna düşmüştür.
4- MİA'lar bu şartlarda, kamu kurumları arasında; hangi olumlu eşgüdüm rolü oynayacak ve kimlerin arasında işbirliği sağlayacaktır. Bazı il müdürleri, hem halkı, hem de personelini, odasına kabul etmemekte, yürüttüğü idarecilik yöntemine ve kuruluşunun işlemlerine de kimseyi karıştırmamaktadır. İsteği, öneriyi bile, müdahale görüp yapmamaktadır. Tartışıp takışınca, Amire gidip, kendisine "terbiyesizlik, ukalalık yapıldığını, bizimle çalışmak istemediğini ve dairesinin başka birine bağlanmasını" isteyebilmekte, Amirler de genelde bu isteğe uymaktadırlar. 26 yıllık memuriyetimde; bir vatandaşın bile, kamu kurumlarıyla arasında çıkıp, bize getirdiği, sorununu çözüp, Vatandaşı memnun olarak, Devlet Dairesinden uğurlayamadım. Genelde vatandaşlar; "madem yetkin yok! Bu koskoca odada,niye oturuyorsun?" diyerek, kafaları daha da karışmış halde, aklı ve gönlünde, devleti bitirmiş olarak,Hükümet(*aslında Hükümet değil, Devlet olmalı!Bir yanlışta; Vali;hem hükümet,hemde devleti temsil ettiği halde,Kaymakam;hükümetin temsilcisi?) Konağından ayrılmaktadır!
B- YAPILMASI GEREKLİ DÜZENLEME:
1- Kamu Kurumları arasında işbirliği sağlanamıyor. Bu durumda yapılacak işlem; işbirliğine gerek duyulmayacak şekilde, yeni bir yapılanmaya, örgütlenmeye gitmek. Örneğin; Karayolları, Köy Hizmetleri, DSİ, İl Tarım, Çevre, Orman İşletme gibi, benzer ve birbirleriyle ilgili dalda hizmet veren, kamu kurumlarını birleştirip, tek bir müdürlük haline getirmek ve belediyelere bağlamaktır.
2- Müfettiş, Kontrolör ve Denetmenlerin, kamu personeli ile yürütülen kamu hizmetleri, iş harcama ve işlemleri denetlemesi; beklenen yararı sağlamıyor.Halk arasında bir söz var;”İt,iti ısırmaz”diye! Rutin, periyodik ya da şikayet üzerine, yapılan denetimin, bir anlamı, önemi yok. Kamu kurumlarının aldığı karar, yaptığı iş, işlem, harcama ve verdiği hizmetlerin; 7 gün ve 24 saat süreyle; işlem anında ve harcama sırasında; Gözetim, Denetim Yetki ve Görevini; demokrasinin bir gereği olarak, Basın-Medya ile Meslek Oda ve Sivil Toplum Kuruluşlarına vermeliyiz. Memurun memuru denetlemesinin devlete ve halka bir faydası olmamıştır. Yüzlerce müfettiş, kontrolör ve denetmene rağmen, yolsuzluklar, ihmaller,rüşvet ve hukuk ihlalleri, sürüp gitmektedir.
3- Devlet memurlarına;çalıştığı kurum ve yaptığı işle ilgili olarak, hiçbir yerden izin almadan, basın ve sivil toplum kuruluşlarına; bilgi, demeç,belge fotokopi ve cd kopyası verme, yetkisi,hakkı, görevi tanınmalı. Yine basın ve sivil toplum kuruluşları, kamu hizmetleriyle ilgili olarak, kamu kurumlarından bilgi isteyebilmeli ve belge fotokopisi,cd kopyası alabilmeli. Kamu kurumları bu istekleri, en çok on gün içinde yerine getirmeli. Memurların ve verilen hizmetin denetimi, ancak bu şekilde sağlanabilir.
4- Atanmış, İstisnai Görevli ve Seçilmiş, tüm kamu kurum kadrolarına atanmak veya girebilmek için, üniversite mezunu olma(*Açık öğretim dahil,en az önlisans düzeyinde, yüksek öğrenim görme) şartı getirilmeli. Mevcut kamu personelinin, ancak dörtte biri üniversite mezunu. Abd ve Avrupa ülkelerinde görüldüğü gibi; kişiler ancak eğitimle; bilgili, bilinçli, ilkeli, kararlı, tutarlı, kültürlü, görgülü, ileri görüşlü, geniş ufuklu olur, duyarlı, sabırlı, özgüvenli, sorumlu, onurlu,idealist ve fedakarca davranır.Ulusal hakları, Kamu yararını,hukukun üstünlüğünü savunur.
5- MİA'lar ile Belediye Başkanlarına, İl, ilçe ve beldelerde, İhtisas Tipi OSB kurma yetkisi tanımalı. Örneğin; bir ilçedeki OSB, yalnızca Mermer, Tekstil, Boya, Tuğla, Gıda, Ayakkabı ya da Fayans konusunda faaliyet göstermeli. Her ilçenin OSB'si yalnızca bir iş kolunda üretim yapmalı. Böyle olunca Atık su arıtma tesisi, kolaylıkla kurulup verimli şekilde çalıştırılabilir. OSB'deki işyerleri, aynı tür olacağından, elbirliğiyle müşterek sorunlarını çözebilir.Antalya,Bilecik,Kırşehir ve Burdurdaki OSB’ler; karma, çakma, sütten,dokumadan,pilastik boruya;Çok sesli Müzik gibi, her daldan çalıyor?
6- Özellikle Yerli,Milli,TM üretim yapacak, girişimcilere;Bakanlıklar ile il ve ilçelerdeki kamu kurumları, bu Anadolu Kaplanlarını; yatırımdan vazgeçirme noktasına varan derecede, zorluk çıkarıp eziyet etmektedir. Örneğin ÇED Raporu ve İzin Belgesi alınması; 1-2, hatta 5 yıl sürmekte, 3-15 kamu kurumu dolaşıp, onlarca evrak düzenlettirilmekte ve yüzlerce imza attırılmaktadır. Türkiye'de; siyasi partiye yardımzede ve bürokrasiden rüşvetzede, bu şekilde yarım kalmış, çürümeye, yıkılmaya terkedilmiş,milli servetin toprağa gömüldüğü; yüzlerce atıl işletme, fabrika vardır. Müteşebbisler işletmenin kuruluş ve açılışına ilişkin, kırtasiyeciliği; iktidar partisinden olmadığı veya rüşvet vermediği için aşamamakta; çoğu kez, yetkililerin yanına bile kabul edilip, derdini anlatamamaktadır. Sonuçta da milli servet, çoğu kez üretim yapamadan, bina ya da makine olarak, kendi halinde OSB ve arazilerde boşuna durmaktadır.(*1944,özelliklede1954 yılından sonra, hükümetler; TC Vatandaşlarına;Tarla sürüp,buğday,pamuk, ekip, dikme,Keçi besleme, yaylaya çıkma, ormanda otlatma,inek,hatta tavuk bile besleyip,Hayvancılık yapma!Yerli,milli,TM olarak, sakın bir mal üretmeye kalkma! İthalat-Alsatçılık yap,Teknosa,Koçtaş,Migros,Özdilek aç, yabancıların malını satıp; villa yaptır,mersedese bin,hayatını yaşa.Bu girişimciler ile siyasilerin yakınları dışındakilerde;okumak,meslek edinmek gerektirmeyen;bu çakma AVM’lere, işçi olarak girip, bir BAÜ karşılığı, 12 saat çalışıp,nankörlük etmeyip,hükümete oy versin!) İhtisas tipi OSB'lerde ÇED Raporu düzenlettirilmesin, Kuruluş-Faaliyet-İşletme-Açılış izni alınmasın, bu tür formaliteler kaldırılsın. Fabrika açılma konusundaki tüm yetkiler; il, ilçe ve belde belediyelerinde toplansın. Başvuru Form Belgelerinin, doldurulup; belediyelere verilmesi, işyeri kurulup açılması için yeterli olsun. Ankara, Türkiye'yi;Başkentten yönetme, iddia ve ısrarından vazgeçmeli! İl, ilçe ve beldelerin yönetimi; yasaya uygunluk, yetki genişliği, yerinden yönetim ve yerindelik ilkelerinin uygulamaya geçirilmesi ve kamu yararının sağlanabilmesi, hele hele işlerin; zamanında bitirilip, hizmet verir hale getirebilmesi için yerel yönetimlere bırakılmalıdır.
7- MİA'lar ve Yerel Yönetimler, yapmayı düşündükleri her kamu hizmetinde; hizmet götürülecek halk kesimi ile Sivil Toplum Kuruluşlarının, görüşüne başvurmalı. Planlama, etüt ve proje safhalarında konu; enine boyuna araştırılıp, hangi yöntem izlenirse; çevreye en az zarar verilir, en çok tasarruf yapılır, proje en kısa sürede gerçekleştirilir, en iyi verim alınır, en çok yarar, sağlanır gibi hususlar; tartışılıp, hesaplanıp, kararlaştırılmalı. Kararlar, halk kesimi, özgür basın ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortaklaşa alınmalı. İşi yapacak olanla, hizmetten yararlanacakların, karara katılımı sağlanmalı ve uygun görüşleri, alınmalı. Yararlı, kazançlı, kalıcı, verimli, etkin hizmet; ancak bu şekilde verilebilir. Halka rağmen, halka hizmet edilmez.Halksız;Kalkınma ve Huzur olmaz!
8- İdare, yenilik, değişim ve gelişmeye açık olmalı. Bazı kuruluşlarımız halen, Faks ve İnternetten alınan çıktılara göre, işlem yapmıyor, illaki 5-20 gün postadan evrak gelmesini bekliyor! Basın, Meslek Odası,STK ve DKÖ’ler;7 gün 24 saat, Kamu kurumlarının; iş, işlem,harcama ve verdiği hizmetleri, sürekli gözetip denetlemeli. Olabilecek, ortaya çıkacak; aksak, eksik ve yanlışlıklar; şeffaflık ve açıklık prensibi gereği;fark edilince hemen, idareye ve Kamuoyuna iletilmeli. İdare konuyu basın ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yaparak, derhal sorunu çözmeli. Pkk terör örgütü olayı gibi, Kamusal sorunlar; halktan gizlenmemeli! *Etnik,bölücü,pkk terör örgütü;(*Partiya Karkaren Kürdistan)1978 yılında kuruldu.Türkiyeyi;bölüp,parçalayıp,içsavaş çıkarıp,Yugoslavya gibi yıkmak için; silahlı,şiddet eylemlerine başladı!Ancak,meclis,hükümet,askeriye,polis ve yargı; mızrak çuvala sığmayıncaya,yani iş, işten, atı alan,Üsküdarı geçinceye;29.cu Kürt başkaldırısı olan;1984-Eruh ve Şemdinli ayaklanmasına,pkk güçlenip,örgütünü yayıp,militanlarını eğitinceye kadar, pkk gerçeğini;saklayıp,duyurmadı?Bu kezde,pkk;çevreci,gezici,paralelci,apo severler derneği gibi gösterilip,Halktan;pkk’nın amacı,hedefi gizlenmeye çalışıldı?Tesadüfen yakalanıp,hapse atılan, pkk’lılar; pişmanlık gibi,oyunlarla;5 kez affedilip,bırakıldı,kamu kurumlarına,hatta mite, memur olarak alındı?Toplumsal Sorunlar;yıkıcı,bölücü,silahlı terör örgütü olayında olduğu gibi; eşkıya, çapulcu gibi tanımlamalarla;basit,küçük gösterilip, üstü örtülüp, biriktirilmemeli. Her şey olduğu gün ve olduğu şekliyle açıklanıp, yorum halka bırakılmalı. Dedikodu, fısıltı basını; acı gerçekten daha çok, yönetimde tahribat yapar. Halktan gizlilik, kutsal ve derin devlet, mantığıyla yönetilen ülke, geri kalır. 12-15 milyar Abd $ borç para için kapı kapı dolaşılır. "Borç yiğidin kamçısıymış!"; Borç alarak, yiyerek, yiğit olmuş, kalkınmış bir ülke acaba var mı? Hükümetler iş işten geçince, doğruları halka açıklasa da; geç olmakta ve halk, güvenini yitirdiğinden, artık doğruyada inanmamaktadır.
C- SORUNLARA YAKLAŞIM VE ÇÖZÜM BULMA ZORLUĞU:
1- Sorunu çıkaran, sorun çıkmasına neden olan, yada sorun çıkmasını engelleyemeyen kişiler, bu sorunları çözemez. Nedeni; ya sorun olduğunu görüp, kabullenememesi, yada sorunu bilinçli olarak çıkarıp, " halk kesimi bu sorunlarla uğraşırken, ben rahatça kendi geleceğimi, garanti altına alayım" düşüncesinde olduklarından. Birinde öngörüsüz,düşüncesiz. beceriksiz, diğerinde ise art niyetlidirler.
2- Kötü ve yanlış bir işi yapmak, sorun çıkarmak, çok kolaydır. Orta zekada biri bile, patlayıcı kullanarak, Edirne Selimiye'yi bir saat uğraşmayla yıkabilir. Ancak yapmak için, Mimar Sinan gibi bilinçli, kültürlü,çok iyi bir mimar ve mühendisler ile en az 5 yıllık bir zaman, yüzlerce emek ve milyarlarca lira para gerekir.
3- İşsizlik, yoksulluk, enflasyon, bütçe açığı ve dış ticaret dengesizliği gibi, ekonomik sorunların çıkış nedeni ile bu sorunların;1974 yılından beri, çözümlenememe sebepleri; açıkça araştırılıp öğrenilmeden, gerçekçi proje üretilemez. Soruna taraf olanların, katılımı sağlanıp, fedakarlık yapılmadan; asla sorun, kalıcı şekilde çözülüp, halk huzur ve refaha kavuşturulamaz.
4- Ekonomik sorunlar çok yönlüdür.Su damlatan musluk vanasının, contası değiştirilerek; su damlaması durdurulabilir. Ekonomik sorunların çözümü ise bunun gibi kolay değildir. Bu tip sorunlarda olayın;Parlamento, Hükümet ve Bürokrasi dışında, birde halk boyutu vardır. Halkın hükümete güvenmesi, sorunun çözüleceğine inanması gerekir. Ayrıca insanlar kadar, sistemde de hata vardır. Sorun üreten sistemde; köklü bir reforma gidilmesi, yapısal değişiklikler yapılması şarttır. Geliş- gidişi ayrı, en az 4 şeritli yol ve gerekli trafik işaretleri, bakımlı taşıt aracı ve bilgili, bilinçli, trafik kurallarına uyan; bir şoför olmadan, nasıl trafik sorunu; yalnızca ceza yazılarak, çözülemezse! Ekonomik sorunlarda;vicdani sorumluluk bilincine sahip, duyarlı,fedakar, bir avuç ekonomistin; bireysel çabalarıyla çözülemez. Sistem tüm boyutlarıyla ele alınıp, fedakar,öngörülü, köklü ve gerçekçi reformlarla; sağlıklı bir yapıya kavuşturulmalıdır. Sistem tıkanmış, durmuş, işlemiyor.
*SOSYA-EKONOMİK SORUNLARA, ÇÖZÜM ARAYIŞLARI: -4
A- İşsizlik ve Yoksulluğun Giderilmesinde, Yabancı Sermayenin Önemi ve Ülkemizde; Yabancı
Sermayeli Şirketlerin, Tabi Olacağı, Çalışma Esasları:
-Türkiye'nin, ekonomisini düzeltmek için dış borç almak yerine; terör, mafya ve çeteleri yokedip, güvenli ve huzurlu bir ortam hazırlayarak, yabancı sermayeyi, Türkiye'ye çekmesi gerekir. Yabancı sermaye, güvenli bir ortam ile siyasi ve ekonomik istikrar ister. Hükümetler, çok sık değişmemeli ve kurallarla fazla oynamamalıdır. Yerli girişimciler gibi yabancı sermayede, yarını açık olarak görebilmek, uzun vadeli, sağlıklı ekonomik planlar, yapmak ister.
B- Yabancı Sermayeli Şirketlerin Tabi Olacağı Esaslar:
1- Yabancı sermaye Türkiye'de, şirket olarak faaliyet gösterebilir. Bu, yurtdışında kurulu ana şirketin bir şubesi, yada yerli bir şirketle ortaklık şeklinde olabilir. Yabancı sermayeli şirketler, Limited yada Anonim ortaklık şeklinde kurulabilir.
2- Yabancı sermayeli şirketlerin, işyerlerinde çalıştıracağı; idari, teknik ve vasıfsız personelin, en az yarısının, TC Vatandaşı olması zorunludur.
3- Yabancı şirketler, çalıştıracağı;TC Vatandaşı personeli;Kamu SGK'ya bildirmek ve aylık sigortalarını, düzenli yatırmak zorundadır.Kamu SGK’nın, Sağlık ve Emeklilik sigortasına kayıtsız, işçi çalıştırılamaz. SGK Sigorta primi; aylık temel ücret: 1 BAÜ’den; ve 30 tam gün üzerinden kesilip, SGK’ya ödenir.
4- Yabancı şirkette çalışan işçilerde, sendikaya üye olabilir.Ancak, Sarı sendikacılığın, sendika ağalığının işçiye bir yararı yoktur. 12 Eylül öncesindeki yıkıcı, terör örgütünü andıran, militanvari sendikacılık; yabancı sermayeyi kaçırır. Ör: İzmir Tariş iplik faprikasındaki dokuma tezgahlarının parçalanması ile Zonguldak Ereğli ve Karabük Demir Çelik Fabrikalarının, gırev kararı alındığındaki durumu! Ayşe adlı Fırını- ocağı unutmadık!
5- Yabancı sermayeli şirketler, TC Vatandaşı;idari ve teknik personeline,aşağıda belirtilen miktarlardan; daha az ücret ödeyemez ve çalışan personelde; yabancı şirketten, burada belirtilenden daha yüksek düzeyde, aylık ücret isteyemez.
* -Çalıştırılacak Personele Ödenecek, Aylık Ücretler: (*Aylık Ücret ve Tazminat dahil, fazla çalışma hariç)
a- Lise mezunu olmayanlara: 2-3 BAÜ tutarında.
b- Lise mezunu olanlara: 3-4 BAÜ tutarında.
c- Üniversite mezunu olanlara:
1- Önlisans-MYO: 4-5 BAÜ,
2- Lisans-Fakülte: 5-6 BAÜ tutarında aylık ücret ödenir.
6- Yabancı sermayeli şirketlerde çalışan personel, Grev yapamaz. Yabancı şirketler, gerekçe gösterip, tazminatını ödeyerek, çalıştırdığı personeli, işten çıkartabilir.
7- Yabancı Sermayeli Şirketlerin, Ödeyeceği Vergiler ve Vergiye İlişkin Düzenleme:
a- Yabancı şirketlere; vergi muafiyeti,imtiyaz,üstünlük,ayrıcalık,kapitülasyon tanınamaz. Vergi iadesi yapılamaz.Şirket merkezi yurtdışında veya Çifte vergilendirmenin önlenmesi gibi, gerekçelerle; vergi almaktan vazgeçilemez. Türkiye'de elde ettiği gelirinden;Gelir-Kurumlar- Şirketler vergisi alınır. Gelir Vergisi hesaplanırken;gider,yatırım,yenileme,yada zarar gibi hususlar, dikkate alınmaz.
b- Yabancı şirketlere, vergi iadesi yapılamaz ve ihracat ve üretim için;destek, teşvik primi verilemez. Türk bankalarınca kredi açılamaz.
c- Yabancı şirketler,bürüt gelirlerinin % 10'u oranında;Kurumlar-Şirket vergisi öderler. Şirket zararda gösterse; çalıştırdığı her işçi için BAÜ'nün 5 katından az olmamak üzere; bir yılda toplam olarak, en az 100 BAÜ tutarında kurumlar vergisi ödemek zorundadır. Vergiler, gerçekleştiği 31 Aralık tarihinden itibaren, en çok bir ay sonra ödenir,
d- l- Yabancı şirketler, vergiden sonraki net gelirinin; en çok %50'sini; yurtdışına transfer edip,
ortaklarına hisse senedi karşılığı; kazanç-kar payı olarak,dağıtıp, ödeyebilir.
2- Net gelirlerinin % 20'sini, çalıştırdığı idari, teknik ve diğer personele; kazanç- kar payı, yıllık ikramiye olarak eşit şekilde dağıtır. Bunun dışında ayrıca çalışanlara ikramiye verilemez. İkramiye ancak, kar yapılırsa ödenir.
3-a) Net gelirlerinin %30'unu; şirketin geliştirilip, makine ve teçhizatın yenilenmesi ile pazar, piyasa ve Ar-Ge çalışmalarına harcanır.
b)Tanıtım, reklam, sıponsorluk ve burs gibi konulara; en çok, bir önceki yıl gelirlerinin % 5’i kadar harcama yapabilir.Şirket yeniyse,bu gider toplamı;Sermayesinin,% 5’ini geçemez. Bu oranlar aşılırsa; yasal harcama kabul edilmez.
8- Yabancı şirketler; TC Vatandaşları ile Türk şirketlerinin yaptığı işleri yapamaz. Ör: Marketcilik, Hamburger, Giyim mağazası gibi. Kurulu bir işletmeyi devralıp çalıştıramaz. Ancak, ithal edilen bir malın, yada yapılmayan bir işin, yurdumuzda üretim tesisini kurabilir, veya işletilmeyen bir madeni çıkarıp, işletebilir. Bir madenin, yurt dışına ihraç edilebilmesi için en az, yarı mamül hale getirilmesi zorunludur.
C- Yabancı Sermayeli Şirketlere, Üretim İçin Arsa Tahsisi ve Altyapı Hizmetleri:
l- Yabancı sermayeli şirketlere öncelikle OSB'lerden, bir yıl süreli dönüm ücreti ( Bin m2 / TL'si ): BAÜ'nün yüzde ellisinden çok olmamak üzere, yıllık olarak arsa kiralanır. Kiralama işlemlerini belediyeler yürütür. Kiralama beşer yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar yapılır. OSB'lerde arsa yoksa, kamu arazileri, aynı şartlarla Yabancı şirketlere kiralanır. Şirket, tahsis tarihinden itibaren, en geç 3 ay içinde çalışmalara, maden aramaya, yapım işine, kuruluş faaliyetine başlamaz veya en çok 1-3 yıl içinde; bina,tesis,makine kurulumunu tamamlayıp, faaliyete,üretime geçmez, yada çalışırken; bir-2 yıl süreyle faaliyetine ara verirse,Tutanak tutulup,yazıyla uyarılıp; sözleşmesi tek taraflı iptal edilir. Ve bu yer,başkasına kiralanır. Hiçbir nedenle de tazminat ödenmez. Yabancı şirketler; arsa, bina, tesis,fabrika,işletme ve makinalar ile Borsadan hisselerini;Borsa başkanlığına bildirmeden ve belediyelerin olur izni olmadan, başka kişilere devredemez.Ancak,şirketi ve tesisi,belediyeye geri iade edebilirler. Yeni bir kişiye devri,ihaleyi,sadece Belediye yapmaya yetkilidir.
2- Yabancı sermayeli şirketlere tahsis edilen fabrika- işyeri arsasının; elektrik, yol, atık su, kanalizasyon, su, telefon, doğal gaz gibi altyapı hizmetlerini, devlet, ilgili kuruluşlara yaptırır. Yabancı şirketten, bu altyapı hizmetleri için kuruluş-tesis ücreti alınmaz. Yabancı şirketler yalnızca hizmet kullanım ücreti öderler. Elektrik ve su ücreti olarak da, diğer Türk şirketleriyle aynı ücret alınır. Yabancılara;elektrik,su,petrol ve doğalgaz; vergisiz veya daha ucuz ücretle verilemez!
3- Yol, Köprü, Denizden Arıtılmış İçme-Kullanma Suları, Atık su Arıtma, İletişim, Otoyol, Tünel, Hava alanı, Liman, Demiryolu, Metro, Nükleer,Güneş,Rüzgar,Termik,Deniz ve Akarsudan;Elektrik Enerjisi Üretim Santralı ile benzeri hizmetleri vermek, yada faaliyetlerde bulunmak isteyen, yabancı şirketlere;öncelikle,bu altyapı hizmetlerini;Türkiyede yüretmek için,ilgili Bakanlıkca izin,onay verilir! Sonrası,oyer Belediyesince; KİYİB yöntemi ve Kamusal yetki Sözleşmesiyle, beşer yılık dönemler halinde, 40 yıla kadar;yapım,kullanım ve işletme hakları verilir. Yabancı şirketler; kullanım ücreti olarak; kendi ülkesi ile Almanya, Çin, Gürcistan, İran ve Rusya da verilen, aynı tür hizmetlerin, fiyat ortalaması kadar; verdikleri yol, su, elektrik vs kullanım ücreti alırlar. Buna göre belirlenecek ve yabancı şirketlerce alınacak ücretleri, ilgili Bakanlık onaylar. Yabancı şirketlere; belirli sayıda, müşteri kullanım garantisi, eksik kalırsa farkını ödeme, kur farkı ve enflasyon farkı ödeme gib,i bir taahhütte bulunulamaz ve bu tür sözleşme yapılamaz.
4- Yabancı şirketlerin: verdikleri hizmet,yürüttüğü iş, yaptıkları üretim ile düzenlenen sözleşme, iş, işlem, harcama, faaliyet ve diğer hususları: TC DEVLETİ VE TC VATANDAŞLARI ADINA; ilgili bakanlık, belediye, ilgili yerel, Türk kamu kurumları ile Özgür Basın-Medya, Meslek odaları ve Sivil Toplum Kuruluşları;12 ay-7-24 gözetip, denetler. Kişiler arası,Adli bir sorun çıktığında; yabancı şirketin kurulu bulunduğu ve faaliyet gösterdiği, yer mahkemeleri görevlidir. Kesinleşen hükmü taraflar, Uluslar arası bir mahkemeye,kuruluşa, veya tahkime götüremez. Yargı kararı kesindir. Yabancı şirket ile Kamu Kurumları arasında çıkan; İdari anlaşmazlıkları; Belediye ve Bakanlık, kesin olarak çözer. Yabancılar, Türk Kamu Kurumuyla olan; idari anlaşmazlık ve sorunları; Yargıya götüremez. Kesinlikle ve hiçbir nedenle,yabancılara tazminat ödenmez.
5- Yabancı şirketler, en gelişmiş teknolojiyi kullanmak, üretim yapıp hizmet verirken; hava, su, toprak, ağaç ve insanlara; zarar vermemek zorundadır. Verdiği zararlar; iki katı miktarda, tazmin ettirilir.
6- Yaptıkları işte kirli atık çıkıyorsa; bunu arıtarak, doğaya bırakmak zorundadırlar. Yabancı şirketler, yalnızca Belediyelerden izin alırlar. ÇED Raporu istenmez. Maliye, Emniyet vb. Kamu Kurumlarıyla olan ilişkilerine, Belediye aracılık eder. İş ve işlemlerini belediyeler yürütür.
7- Türkiyede iş yapmak,tesis kurmak isteyen, yabancı şirket; ilgili bakanlığa başvurur. Türkiyede iş yapmasını ve çalışma konusunu, Bakanlık uygun bulup, onaylar. Diğer işlemleri, ilgili belediyeler yürütür. Tüm yapım,işletim ve üretim izinlerini, belediye verir.
D- Sigortalı İşçi Çalıştırmayı Teşvik Tedbirleri:
1- Yabancı sermayeli şirketlerde çalışan;Yabancı uyruklu,idari ve teknik personelin, Sosyal Güvenliği: Bu Kişilerin, vatandaşı olduğu ülkeyle ilgilerdirilir. Türk Kamu SGK; yabancı uyruklulara; Sosyal güvenlik hizmeti vermez. Yabancı şirketler esterse,şirkette çalıştirdiğı yabancı uyruklu personel için;özel sağlık kuruluşlarına,ek sağlık sigortası yaptırır.* TC Vatandaşı işçilere, yapılan ödemelerden; sadece bu 3 çeşit kesinti yapılır: Toplam kesinti tutarı: % 25.
2- Gelir Vergisi Stopajı olarak işçi aylıklarından: % 5 kesinti yapılır.
3- İşçi aylıklarından; aylık, Kamu SGK bireysel emeklilik sigortası primi olarak:Öğrenim durumu ve SGK’lı hizmet süresine göre, intibak ettirildiği,Cetvelin gösterge puanından; % 10 oranında kesinti yapılır. Bu parayla işçiye, emekli olunca, emeklilik aylığı ödenir. Kamu SGK;Emeklilik Sigorta pirim kesenek Matrahı; 1 BAÜ Göstergesinden, az ve 4 BAÜ göstergesinden, çok olamaz.
4- İşveren, 1 BAÜ'nün: % 10'u oranında; Sosyal Güvenlik Kurumuna, sigortalı iken ve emeklilikte, sağlık ve tedavi hizmetlerinden, işçinin yararlandırılması için, her ay işçi aylıklarından, bireysel sağlık sigortası, prim kesintisi yaparak,Kamu Sosyal Güvenlik Kurumu hesabına yatırır.
E- İşsizlik ve Yoksulluğu Azaltıcı, Diğer Alternatif Çözüm yolları:
1- Eğitim Md,Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri ile Halk Eğitim Müdürlükleri, Belediyelere bağlanır. Bu, Belediye eğitim,kültür birimi; İl, ilçe ve Beldelerdeki;her mahalle,semt ile tüm okul bahçelerine, uygun meydanlara, pazar yerlerine; basketbol, voleybol ve futbol sahaları yaparlar. Ayrıca spor salonu ile okul salonlarında; Güreş, Halter ve benzeri spor kursu açılır. İl, ilçe ve beldelerde eski sporcular, antrenörler ve hevesli- istekli çalıştırıcılar bulunarak; Basketbol, Voleybol, Futbol, Yüzme, Atletizm-koşu, tenis, kayak gibi spor dallarında sporcu yetiştirme kursları açılarak, sipor;tabana yayılır. Adeta spor dalında, milli seferberlik ilan edilir. Okuyan öğrenciler, işsiz yada çalışan gençler, bu kurslara katılarak, kendilerine uygun dalda eğitilirler; yalnız Türkiye değil, dünyanın her yerinde iyi futbolcu, basketbolcü ve tenisçi olarak, hem saygı görür hem de çok para kazanırlar. Bu gençler başarıya ulaşırsa; ülkemizin barış elçileri olup, Türkiye için olumlu lobi faaliyeti yaparlar. Uluslar arası İstanbul Avrasya maratonu birincisine; 60 bin $ verildi! Maraton ve Bisiklet yarışında, Kadın ve erkek, hiç Türk kazanmadı?
2- Turizm okulları ve Turistik tesisler; Özel İSMEK Dersaneleriyle işbirliğine giderek, il, ilçe ve beldelerde; Aşçılık, Fırıncılık, Pastacılık kursları açarlar. Kız ve erkek gençlerden, bu kurslara katılanlara; bilimsel ve uygulamalı olarak; 4-8 ay süreyle Aşçılık eğitimi verilir.Ayrıca İstekli ve yetenekli olanlar, yabancı dil kurslarına katılıp, dünyanın her yerindeki, otel ve lokantalarda iş bulabilir. Türkiye'de genç nüfus çoğunlukta, ancak % 70'i; vasıfsız iş gücüdür.
3- İl ve ilçelerde Milli Eğitim Müdürlüğü öğretmenleriyle Üniversite Öğretim Üyelerinden ve okul dersliklerinden yararlanarak, yada özel dersanelerce; akşamları ve hafta sonu tatilinde, İngilizce kursları açılır. Böylece dil bilen, yurt dışına gönderilebilecek işçi adayları yetiştirilmiş olunur. Yeni Zelanda, Abd, Kanada, Avustralya dil bilen,vasıflı işgücü talep etmektedir.
4- Hükümet, bu ülke Büyük Elçilikleri ile iletişim kurarak, bu ülkelerin istedikleri, işgücü çeşidi öğrenilip, o dallarda işsiz gençler için pratik, uygulamalı, 4-8 ay süreli, Meslek Kursları açılır. Örneğin: İlkyardım, Çocuk, Hasta, Yaşlı Bakımı, Su tesisatçılığı, Elektrikli Cihazlar;Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım ve Servis, Tasarım ve Sitilistlik, Bahçıvanlık;Çim biçme, ağaç budama gibi. Yine inşaat işçiliği, marangozluk, pirefabrik bina yapımı, fayans döşeme vb kurslar.
5- Ayrıca İlköğretim Okulu ve Lise mezunu gençleri;pıratik olarak vasıflı hale getirmek, kendilerine özgüven duymalarını sağlayabilmek için, ücretsiz bilgisayar kullanma kursları açılır.
*EKONOMİK İSTİKRARIN SAĞLANMASI -5
Ekonomik İstikrarı Sağlama Proğramı:
1. Türk Ekonomisinde;1974 yılından beri, hep Maliyet Enflasyonu var! Ancak, kasten Talep enflasyonu politikası izlenmektedir? Yanlış teşhis konulduğu içinde, enflasyon sorunu çözülemiyor!
Enflasyon, bir hastalık değil, ekonominin hasta olduğunu gösteren, ateşinin şiddetini belirten, bir derecedir. Enflasyonla mücadele edilmez ve enflasyon; nedeni araştırılıp ana sorun çözülmedikçe düşürülüp tek rakama indirilemez. TC’de enflasyon, abd-imf bağımlılığı, mandalığı nedeniyle düşmüyor. Döviz, faiz ve Borsa gibi, enflasyonda, kasıtlı indirilip yükseltilerek, TC Hükümetleri üzerinde bir tehdit, şantaj unsuru olarak kullanılıyor! Buna birde pkk eklendi? Abd doları; ekonomiye;yerli üretime, dış ticarete, bütçeye, milli gelire,borç durumuna göre belirlense, dünyanın en değersiz parası olur, abd’de bile geçmez,kullanılmaz!
2. Devletin, uluslararası finans kuruluşları ile yurtiçinden, borçlanmayı azaltması ve egemen, özgür, bağımsız, cesur ve ulusalcı bir planlama dönemi sonunda,borç almaktan tamamen vazgeçmesi. İç borçlanmanın da gerçekçi bir ödeme pilanıyla sonlandırılıp, tümüyle bırakılması gerekir. Hükümetler; Devleti temsil ettiğini, egemenlik ve bağımsızlık, hak ve yetkisini kullanıp, para basacağını unutuyor! Hükümet, belediye veya bir özel şirket değil? Hazine bonosu ve Devlet tahvili çıkarma politikasına, derhal son verilmeli. Osmanlıyı, yıkıma iten nedenlerinden biri; aldığı 400 mn altın borç, diğerleri; ulusal tasarımlı, yerli üretimli,milli silahı olmaması, eğitimde gerilik ve her şeye Bidat- Hurafe gözlüğüyle bakan Medreseler ile Matbanın kullanımını engelleyen Şeyhülislamlık ve fabrika kurulmasına karşı çıkan, esnaf loncalarıdır. 1517’de Halifelik alınıp, Medreselerden; tıp, matematik, felsefe, astronomi ve Türkçe dersleri kaldırılınca, Osmanlı duraklama ve gerilemeye başlamıştır. Devlet, para gereksinimini; vergiyle ve para basarak, Anonim şirketler ise Hisse senedi çıkarıp, Borsada satarak karşılasın.
3. TC’de, Bankalar,vadeli mevduatı; 3 ay,6 ay, bir yıl ve 3 yıllık olarak toplar. 3 aydan, daha kısa süreli mevduat; vadesiz mevduat kapsamında olup, faiz verilmez. TC’de;Gecelik Repo,Bono, Tahvil uygulanamaz.
4- TC Devleti adına; Cumhuriyet Merkez Bankası; mevduata uygulanacak faiz oranlarının; üst sınırını belirler.Vadeli Mevduata; en çok, yıllık % 5 oranında faiz verilebilir. Bankalar,verdiği borç ve kıredi için; ençok % 7 faiz isteyip,alabilir. Dövizde vadeli mevduat, faizi,yıllık % 3 oranını geçemez.
5- Bankaların topladığı; TL ve döviz türü mevduata ve alınan kıredilere, uygulanmakta olan, Devlet Garantisi, derhal kaldırılır. Bankalar rekabete dayalı, kontrollü, ulusal üretim ekonomisi şartlarına göre, mevduat toplar ve kıredi verir. İflas eden bankalar ve dolandırılan halk; batırılan diğer fabrikalar ve işyerleri gibi, öngörüsüzlüğünün sonucuna katlanmalıdır. Açıklık, kararlılık ve dürüstlük; geleceğe bakışı kuvvetlendirir ve piyasada güveni sağlar. Kriz, belirsizlik ve güvensizlikten doğar. Çelişkili, yanlı davranış, duyarsızlık veya kayırma; hem devlete, hem de halka zarar verir. Kişiler, araştırıp; güvenilir bulduğu, finans kuruluşlarına, parasını yatırmalıdır.
6- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu,Para Piyasası kurulu, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankalar Birliği, Sigortacılık ve Reüsürans Kurulu ile BİST-İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, Altın Borsası Başkanlıkları birleştirilir. Bankacılık, Finans ve Sigortacılık işlemlerini düzenleyecek, 5 kişilik, yeni bir Para Piyasası Kurulu oluşturulur. Ekonomi Bakanlığı politikasına uygun, hizmet yürütülmesini,sağlar. Bakanlığın, gözetim ve denetiminde,hizmet yürütür.
* -Para Piyasası Kurulu üyeleri:
a- Başkan: Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi
b-Ankara Üniversitesi Rektörlüğü' nün seçeceği;bir Ekonomi profesörü:Üniv.T
c-Cumhuriyet Bankası T
d-Basın Odası T
e-En çok mevduat toplayan,özel Bankanın temsilcisi katılır.
*- Yapılması Gerekenler:
a- Cumhuriyet Bankası, Para Basımevi (Darphane), Takasbank, İMKB ve Bankacılık Yeminli Murakıplığı gibi finansla ilgili kamu kurumları; Bankacılık, Finans ve Sigortacılık Kurumu, BDDK, SPK, Bankalar Birliği ile Para Piyasası Kurulu, Ekonomi Bakanlığına bağlansın.
b- Para Piyasası Kurulu: Bankacılık,Finans, Borsa ve Sigortacılıkla ilgili tüm düzenlemeleri yapsın. Katılan üyelerle toplansın. Oylama gizli ve yazılı olsun. Oy çokluğuyla karar alsın.
c- Kurul; Banka, Borsa ve Sigorta Şirketlerinin, her birinin sayısını: 5 ile sınırlasın. Mevduat, sermaye, şube sayısı, personel sayısı, portföy sayısı, karlılık durumu, ödediği vergi gibi hususlar, dikkate alınarak; Banka, Borsa ve Sigorta Şirketleri sıralansın. Her gruptan ilk 4’ü kalsın. Diğerleri tanınacak üç aylık bir süre içinde; ya ilk 4’e katılıp onlarla birleşsin, yada tümü birleşip 5’inci Banka, Borsa, yada Sigorta şirketi olsun. Birleşmeyen şirketler kapatılsın. Bundan sonrada 6’ncı Banka, Borsa, yada yeni bir Sigorta Şirketinin açılmasına, izin verilmesin. Kurulu şirketler; Kurumdan izin alarak, birleşebilir yada başkalarına satılabilir, iflaslarını da isteyebilir yada kurum iflasını ilan eder. Bu durumda Türkiye'de: en çok 5 özel Banka, 5 Finas-Borsa Şirketi ve 5 Sigorta Şirketi faaliyet gösterebilir.
d- Ziraat Bankası, Halk Bankası, Emlak Bankası, Yatırım Bankası, Vakıflar Bankası, Ekzimbank ve Merkez Bankası dahil, tüm devlet,kamu bankaları; üç ay içinde, CUMHURİYET BANKASI adı altında birleştirilip, Tek Bankaya çevrilir ve 6.cı banka olur.TC MB;Ziraat Bankasına bağlanıp,kaldırılır. Merkez Bankası görevini, Ziraat Bankası yürütür. Kamu Bankalarının birleştirilmesinden sonra; MB görev ve yetkisini; Cumhuriyet Bankası,kullanıp yürütür. Devlet,Kamu Kurum ve Belediye Memurları ile Kamu Kurum İşçilerinin,tüm kamu personelinin; Aylık Ücretleri ile Kamu SGK’nın;Emekli Maaşı ödeme görevini;Yalnızca Cumhuriyet Bankası, yapıp yürütür. Çalışanın Aylık Ücret ve Emekli Maaşı ödeme görevi;özel Bankalara verilemez.* Devlet, bir daha banka açamaz ve bankacılık faaliyeti yapamaz. Gerçek ve tüzel kişilere, kredi, teşvik,destek,hibe,katkı veremez. Kazanç getirici faaliyette bulunamaz. Ticaret, tarım ve sanayiyle uğraşamaz.** Cumhuriyet Bankası ortakları ve yönetim kurulu Üyeleri: Başkan; Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi! Üyeler: SGK T, TSK V T, Polis V T, Eğitim Öğretim V T ve En çok üyeli İşçi ve Memur Sendikaları Konfederasyonu T. Bu kamusal hizmet yürüten kurumlar; hisselerini satamaz, yabancılarla ortak olamaz ve devredemez. Her yıl kar payını alırlar.
e- Hükümet, piyasanın ihtiyacına göre; BKK ile bir önceki yıl Milli Gelirin; %30'u oranına kadar, kağıt para bastırma kararı alır ve MERKEZ BANKASI; gerekli miktarı,Türkiyede bastırır. TL; asla yurtdışında bastırılamaz. Kurum, piyasanın bozuk para ihtiyacını, kendiliğinden takip eder ve aylık olarak, bozuk parayı piyasaya verip karşılar. Bozuk para basımı ve bankalara verilmesi için, BKK gerekmez. %30 oranından daha çok TL basımı için, Hükümetin, TCUM'a başvurarak; Meclisten, Genel Kurul Kararı,para basım,izin ve onayı, alması gerekir. Basılacak Bozukluk- Madeni Para değerleri: 25 kr, 50, 100, 250 ve 500 kuruş. Daha küçük değerde para basılmaz. Paranın değeri azaldıkça, boyutu ve ağırlığıda azalır. Kağıt Para- Banknot: 5 TL,10 TL, 20, 50 ve 100 Türk Lirası. Kağıt paranın; rakamsal değeri düştükçe, eni ve boyu küçültülür.
7- Kamu Kurumları, çalıştırdığı personelin;aylık temel ücretini, her ay başı, peşin verir. Yaptırdığı işin, satın aldığı malın bedelini,alış tarihinden itibaren, en çok bir ay içinde öder. Çalıştırdığı personelin, sosyal güvenlik sigortası kesintilerini, en geç bir ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yatırır. Devlet, yaptırdığı yol, su gibi alt yapı hizmetleriyle, bina inşaatı bedellerini ve hizmet kullanım karşılığını, fatura veya istihkak bildirim tarihinden itibaren, en çok bir ay içinde öder.
8- Devlet, ilkeli ve onurlu bir iradeyle; borçlanma politikası, izlemeyi bırakır. Dışarıdan ve içeriden; Devlet Tahvili, Hazine Bonosu, Devlet Borçlanma Senedi, yada Gecelik Repo yoluyla borçlanmaz. Türkiye'nin Milli Geliri az ve düşük seviyede. Birde devlet % 8, 12,14, 40, 80 ile %142 arasındaki oranlarda borçlanarak, bu kıt kaynağa talip olunca; esnaf ve özel şirketlere, para kalmıyor. Özel sektör, bankalardan uzun vadeli, düşük faizli; kuruluş, yada işletme kredisi alamıyor. Küçük tasarruflar, borsaya akıp, sermaye şirketleri güçlenip büyüyemiyor. Devlet borçlanmayı bırakınca, Halk küçük tasarruflarıyla hisse senedi alır. Yıllık getirisiyle aile ekonomisi rahatlar. Harcamalarla piyasa canlanır, şirketler güçlenir.
9- Şirketler hukukunda, değişiklik yapılarak, şirketin kazancı, net karı, üçe bölünür. Vergiden sonraki:
a- %50' lik kısım: Şirket ortaklarına, hisseleri oranında dağıtılır. Kurucu hissesi,A,B tertibi ayrımı yapılamaz. Anonim şirket yönetim kurulu;bu oranları değiştiremez ve kar dağıtımını erteleyemez.
b- % 30' luk kısım: Yeni makine alımı, teknik yenileştirme, AR-GE, yeni yatırım ve geliştirme çalışmalarına harcanır.
c- %20' lik kısım: Şirket çalışanlarına kar payı, ikramiye, verimlilik, teşvik, temettü olarak dağıtılır:
1- %15'lik kısım,tüm çalışanlara eşit olarak.
2- %5' i ise, üstün başarılı personele, teşvik primi,ödül,mükafat olarak, ayrıca verilir.
l0- Devlet bütçesinin açık vermemesi: Bakanlıklar ile belediyelerin ve diğer kamu kurumlarının; bir önceki dönem, bütçe gelir miktarı ve gerçek geliri kadar, harcama yapması. Ayrıca Bütçelerin beşer yıllık bir dönem için hazırlanması sağlanmalıdır.
11- Dış ticaretin geliştirilip, ihracatın teşvik edilip,artırılmasından daha çok;İthalatı,dışa bağımlılığı azaltıcı, ithal edilin malların;yurt içinde;ulusal tasarımlı,yerli,milli ve TM olarak üretimi;politikaları izlenip, geliştirilerek,dış ticaret dengesi kurulup, Dış Ticaretin açık vermesi önlenir. Ancak kesinlikle, parasal teşvik, vergi iadesi gibi, sakıncalı yöntemlere başvurulmaz. Yeni bir hayali ihracat furyası,yada naylon,balon yerli üretim patlamasına izin verilmez. İhracat mevzuatı azaltılıp, işlemler kolaylaştırılır ve İhracat işleri, yönetimi görevi;İhracatçılar Birliğine verilir.Hükümet ve Belediye; Basın, STK,DKÖ yoluyla,bunların yürüttüğü işlemleri,gözetip,denetler.
12- Komşu devletlerle sınır ticaretinin geliştirilmesi. Petrol, doğalgaz, canlı hayvan gibi ithal edilecek tüm malların alımının, karşılıklı olarak, ülke milli paralarıyla veya takas- mal değişimi şeklinde yapılması.
13- KİT, İDT, TİGEM, BİT,ÖZİT gibi tarım, ticaret ve sanayi nitelikli, kamu kurumlarının özelleştirilmesi. Özelleştirmeyi; kamu kuruluşunun kurulu bulunduğu ; il ve ilçe Özelleştirme Komisyonları; o yerde ve üç ay içinde yapıp, tamamlar.
a- Yeni düzenlemeye göre özelleştirme komisyonlarının: Defterdar yada malmüdürleri veya Belediye Yazı İşleri Müdürleri Başkanlığında, Mali Müşavirler Odası Temsilcisi, Sanayi Odası Temsilcisi, Baro Başkanlığı Temsilcisi ve yöredeki Üniversite Rektörlüğü Temsilcisinden kurulması. İlgisine göre komisyona; tesisin kurulu bulunduğu yer mahalle yada köy muhtarı ile Özelleştirilecek tesisin İşçi Sendikası temsilcisi, çağrılarak, görüşü alınır.
b- Özelleştirme Komisyonlarının, belirlenen gün ve saatte katılan üyelerle toplanması. Oylamaların gizli ve yazılı yapılması. Kararların oy çokluğuyla alınması. Özelleştirme işlemlerinin, Basın-Medyanın gözetim ve denetimine açık olması. Kamu kurumlarının, öncelikle o yer nüfusuna kayıtlı gerçek ve tüzel kişilerle, benzer iş yapan şirket ve şahıslara satılması.
14- Çöp toplama, Atık Arıtma, Kanalizasyon, İçme suyu, Elektrik, Telefon ile ticari nitelikteki Otoyol, Demiryolu, Metro, Denizcilik İşletmesi, Elektrik Santrali gibi Altyapı ve diğer kamusal hizmetlerin: KİYİB Yöntemi ve Kamusal Yetki Sözleşmesiyle özel sektöre yaptırılması. Verilen hizmeti de, hizmetten yararlanan halk kesimi adına; 7 gün 24 saat süreyle Sivil Toplum Örgütleri ile Basın- Medyanın gözetip denetlemesi. Sözleşmeleri Özel Sektör ile Belediyeler yapacak ve sözleşme şartlarına, uyulmadığı durumlarda;tutanak tutulup,yazılı uyarılıp, ceza verilerek; sözleşme tek taraflı iptal edilip,başka birine ihale edilecek.Sözleşmesi iptal edilen,Eski kişiye, yeniden verilemez. Devlet, hiçbir nedenle tazminat ödemez. Taraflar,bu gibi idari konuda;Kuvvetler Eyrılığı İlkesi Gereği, Yargıya gidemez.İl ve İlçedeki;Gerçek ve Tüzel kişilerin, İdareyle olan sorunlarını: Belediye Başkanı ile Belediye Meclisleri; kesin olarak,ençok bir ay içinde çözer. Yargı, Kuvvetler Ayrılığı İlkesi Gereği; Gerçek ve Tezel Kişiler arası,sorun ve anlaşmazlıklara bakar. Kamu Kurumlarına karışamaz, kamusal işlere ilişkin karar alamaz! Bir Kamu kurum kararının; uygulanmasını durduramaz ve iptal edemez! Kamu kurumlarının,özel kişilere, tazminat ödemesine karar veremez.* Devlet memurlarına,idari suçtan dolayı, Kurumunca;Disiplin Cezası verilir. Yargı organı, Devlet Memurunu; ancak, adli suç nedeniyle ve tutuksuz olarak yargılar. Memur,adli cezası kesinleştikten sonra,ancak tutuklanır.10 yıldan az hapis cezası alan, memurlar; isterse cezasını; elektronik kelepçe takılarak, ev hapsine çevirtebilir.
15- Kamu kurumları ve devlet memurları, ekonomik nitelikteki, kar ve zarar doğuracak, ticari ve parasal faaliyetlerden uzak durmalı. Devlet, üst düzeyde ve genel nitelikte, araştırma, Geliştirme, Planlama ve Eşgüdümle uğraşmalı. Tesis ve işletme kredisi, vergi iadesi, yatırım ve ihracata Teşvik Primi ile Pancar, Tütün, Çay, Fındık, Haşhaş, Buğday gibi tarım ürünlerine, taban fiyatı belirleme ve destekleme alım kampanyaları uygulamasından, kesinlikle vazgeçmelidir. Arz talep dengesi ve fiyatlar; rekabete dayalı,üretim ekonomisi şartlarına ve dünya piyasalarına göre, serbestçe belirlenmelidir. Partizanlık ve popülizmden kaçınmalı. Hayvanı hastalıktan ölene, ekinini sel alana, depremde evi yıkılana, devletçe yardım yapılmamalı. Kişiler, malını sigorta ettirsin. Her nimetin bir külfeti, karşılığı olmalı.
16- Ekonominin kara deliklerinden olan Emekli Sandığı, Bağkur ve SSK birleştirilmeli. Bu üç Sosyal Güvenlik Kurumu, bir Genel Müdürlük şemsiyesi altında toplanıp, aynı mevzuat, ile sigortalılarına eşit hizmet vermeli. Prim ve emekli maaşları; öğrenim durumu ve sigortalı hizmet süresine göre belirlenmeli. Sağlık ve emeklilik hizmeti, yalnızca prim ödeyen sigortalılara verilmeli.Kamu Sosyal Güvenlik Kurumu; iyi yönetilip zarar ettirilmemeli. Genel Sağlık Sigortası zorunlu olmalı ve çalışan herkes, sosyal güvenliğe tabi tutulmalı. SSK, Bağkur, Emekli Sandığı, hastane ve dispanserleri; Araştırma, uygulama,eğitim ve ihtisas hastanesi olarak, kullanılmak üzere; Devlet üniversitelerine devredilmeli.
17- İdarede yapılacak, yeniden yapılanma reformuyla; Kamu Kurumlarının Teşkilat, Birim, Örgüt ve Personel sayısı azaltılmalı.
A- Kamu personelinin, aylık temel ücretleri; öğrenim düzeylerine ve sigortalı hizmet sürelerine göre, Tazminatlar ise, yaptığı işin önem ve zorluk derecesine göre ödenmeli.
B- Kamu Reformuna İlişkin, Gerçekçi Öneriler:
a- Milletvekili sayısı, 550'den; 100'e indirilmeli,
b- 36 olan Bakanlık sayısı; 5'e indirilmeli, Bakanlıklar: Eğitim, Ekonomi, Güvenlik, Sağlık ve Yerel Yönetim.Sayısı azaltılınca;görev,yetki,sorumluluk karmaşası olmaz ve kaynaklar israf edilmez,
c- 2.096.315 olan Kamu personeli-Devlet Memuru sayısı; 800.000'e indirilmeli,(*2021 tarihinde: 1 mn Öğretmen olmak üzere,Kamu Personeli sayısı: 4 mn!)
d- Özelleştirme ve unvan değişikliği yapılarak, personel sayısı 645.000 olan Kamu Kurum ve KİT işçiliği sınıfı kaldırılmalı,
e- 650.000 olan, TSK Asker sayısı, 138 bin'e indirilmeli. Profesyonel ordu sistemine geçilmeli: Yeni kadro; 38 bin Subay, 30 bin PSA- Pr Sl Asker ve 70 bin TAE gören Er.
f- Şu an sayısı 50-60 olan ildeki; bakanlıklara bağlı il Müdürlüğü - İdare Şube Başkanlıkları; 10 birime indirilmeli: Belediye, Yargı, Üniversite, Sosyal Güvenlik Kurumu, TEO, Askeriye,Polis, Telekom, TEDAŞ ve TC- D.Y. işletmesi gibi,
g- Bakanlıklarda 10, illerde 6 olan idari kademe, Hiyerarşi - Bürokrasi piramidi sayısı; 5'e indirilmeli. Örneğin: Bakan, Başkan, Müdür, Şef ve Memur. Resmi evrağı, işlemi yapan memur yada ilgisine, önemine göre şef imzalamalı. Müdür;yürütülen görev ve verilen hizmetin, işlem anı ve sırasında; denetim ve gözetim, görevini yürütmelidir,
18- Ekonominin tek elden yönetilmesi gerekir.Şimdiki gibi çok başlı bir yönetimde, ekonomik istikrar sağlanamaz, enflasyon düşürülemez. Çok başlılık, yetkili ve sorumlu kişilerin belirsizliği; karışıklıklara ve ekonomik krizlere yol açmaktadır. Ekonomi( Maliye) Bakanlığına Bağlanacak Kamu Kurumları:
a- Hazine Müsteşarlığı
b- Dış Ticaret Müsteşarlığı
c- Gümrük Müsteşarlığı
d- DPT Müsteşarlığı
e- Bankacılık, Finans ve Sigortacılık Kurumu (Ban.Düz. ve Den. Kurumu)
f- Sermaye Piyasası Kurulu
g- Rekabet Kurulu
h- Diğer ilgili kurum ve kurullar: Ör: Özelleştirme İd.Bşk, Cumhuriyet Merkez Bankası, Para, Kredi ve Koordinasyon Kurulu gibi.
19- Ekonomi (Maliye) Bakanlığı, ekonomik istikrarı sağlamak için genel kuralları kesin ve net biçimde ortaya koymalı. Gelişen, değişen şartlara göre, ekonomi piyasasını; BKK yada Genelge ve Tebliğ ile düzenlemeli. Ancak piyasanın, günlük normal işleyişine karışmamalı. Fakat yurt içi yada yurt dışı kaynaklı, ekonomik krizlere anında müdahale edip, gerekli ekonomik ve siyasi önlemleri almalı. Kasım 2000 ve Şubat 2001 de olduğu gibi; tahvil faizlerinin % 142, Reponun % 1700 ve abd $ 670.000 TL' den 1.400.000' a çıkmasına seyirci kalmamalı. Ekonomik buhran, Siyasi kıriz durumunda, Bakanlık olaya müdahale edip; Döviz alım satımını, Borsa işlemlerini süresiz durdurmalı. Faizin dalgalanmasına, yükselmesine, asla izin vermemeli. Sabit, kontrollü, Döviz ve Faiz sistemine geçilmeli ve üst oranları: 6 aylık dönemler için Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenmeli.
20- Döner Sermaye Kuruluş gelirleri ile bütün Fonlar, Genel veya Katma Bütçe içine alınmalı.
21-a)Hatay ve Mersin ilinden -Çanakkale'ye kadar, sahil bandında; binlerce yazlık ev yapılmış; çoğu boş olarak duruyor. Bir bölümü de yılda bir ay kullanılıyor. Milli servet değerlendirilemiyor. Yalnızca Antalya merkezi ve ilçelerinde 100.000 konut tamamlanmış müşteri bekliyor. Alıcı yok. Metrekare yapım maliyeti 150 milyon TL. Ama 15 milyar TL' ye alıcı bulamıyor.(* 2012: m2 inşaat birim fiyatı; bin TL ile 2 bin TL ve 1 $: 1.80 TL). Daha proje, harç, arsa bedeli var. Devlet, bir kanun çıkararak, sahillerimizdeki bu evlere Finlandiya, İsveç, Rusya, Almanya gibi soğuk iklimli ülke halklarının, kullanımına sunmalıdır. Hem bu ülkelerle yakınlaşma olur, hem de evler, 40 yıllık kullanım hakkıyla satılır ve para ekonomiye canlılık getirir. Evleri satın alan bu insanlar, yazları yada emekliler, sürekli gelerek, yörede oturur; sebze, meyve, yumurta, süt, tavuk alarak, tarımı ve tavukçuluğu canlandırırlar. Böylece ihtiyacımız olan dövizi; faizsiz olarak bulmuş oluruz. Bir TC Başbakanı, Abd' den ev alabiliyor. Yabancılarda Türkiye'den alsın. Çağımız Globalleşme çağı.
b)Öneri; Devlete ait eğitim ve dinlenme tesisleri;üniversitelere verilip,okul olsun. Öğrenciler;1 Eylül-15 Mayıs tarihleri arası,yazlıkları kiralayarak, yada turistik otellerde kalarak,buralarda üniversite eğitimi görsün.15 Mayıs-1 Eylül arası ise tesisler,Turizme,halka hizmet versin.
22- TRT özelleştirilsin. Demokrasilerde Devlet TV ve Radyosu olmaz.TRT’nin bir kanalı, Diyanet Vakfına, Dini yayın yapmak üzere verilir.Diger,radyo ve tv kanalları; o ildeki devlet ünüversiteleri, iletişim faküktelerine devredilir. Radyo-1 ile TRT-1 tv kanalı; Eskişehir,AÜ,AÖK başkanlığına; Açık; lköğretim,Lise,Fakülte ve MYO derslerinin, yayını için verilir.Dersler; internettende yayınlanır, ayrıca derslerin cd ve bellekleri, öğrencilere satılır.Kitap bastırılmaz ve öğrencilere satın aldırılmaz.
23- Zamların Zamanı: Her hafta yada her ay zam yapılması yanlıştır. Belirsizlik , düzensizlik ve tutarsızlık; insanlarda, kararsızlık ve güvensizliğe yol açar. İnsanlar, sağlıklı ve gerçekçi şekilde, geleceği öngörüp planlayamazlar. Zamlar, yılda bir yada en çok mevsimlik olacak şekilde, iki defa yapılmalıdır. Petrol, doğalgaz, elektrik, telefon, su vb zamlar; yılda 2 kez ve yalnızca Ocak ve Temmuzda yapılmalı.
24- Meslek odaları, üyelerinin çalışmasını, üretimini gözetip denetlemeli. Zarar eden, yanlış yönetim sonucu iflasın eşiğine gelen, işletme ve iş yerlerini; takibe alıp, bu işi; daha iyi yönetecek olanlara devrini sağlamalıdır.
25- Ziraat Odaları, Tarım Reformunun gerçekleşmesini sağlamalı. Arsa, tarla ve arazilerin; parselasyon ve ifrazla ekonomik büyüklüklerini yitirmesi önlenmelidir. Yasa değişikliği ile; en az arsa; bir dönüm (1000 metrekare), Sulanabilir ve sulu tarlalar: 500 dönüm, Kıraç, sulanamayan arazilerin ise; bin dönümden daha küçük parçalara bölünmesi, önlenmelidir. Ayrıca % 40'dan daha çok eğimli yerler, tarım arazisi olarak kullanılmayıp, buralar, ya mera-otlağa dönüştürülmeli yada ağaçlandırılarak orman sahası yapılmalıdır. Tarımın sorunları çözülmeden, sağlıklı sanayi ve ticaret kurulamaz. Düz alanlarda, ovada bulunan otlak- meralar tarıma açılmalıdır.
25- Ülkede ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için öncelikle siyasi istikrarın olması gerekir. Siyasi istikrarın varlığı ve devamı; Abd, İngiltere, Japonya örneğinde olduğu gibi, iki partili siyasi sistemde daha kolay kurulabilmektedir. Fransa ve İtalya, çok partili sistemle yönetildiğinden, bir türlü siyasi istikrarı sağlayıp, dünyada hak ettiği yeri alamamakta ve ekonomik potansiyelini gereğince kullanamamaktadır. Parasının satın alma gücü, İngiltere'ye göre daha düşüktür. Ayrıca demokrasinin, kurum ve kurallarıyla oluşturulup, işletilmesi için iktidar kadar, muhalefet partisinin de güçlü olması gerekir. Türkiye'de 97 siyasi parti var? Kim iktidar, kim muhalefet belirsiz! Derhal iki partili sisteme geçilmeli. Örneğin: iki siyasi parti; Hilal Partisi ile Ulusal Sosyalist Parti kurulup, bu eski tabela partileri; bu iki partiye katılarak,demokratik şartlarda iktidar mücadelesi vermelidir.
27- İDARİ PARA CEZALARI
a- Kanun ve yönetmeliklere uymayan, veya aykırı davranan, gerçek ve tüzel kişilere; Yargı, Belediyeler, Meslek Odaları, Polisler(*Nüfus personeli:*Nüfus Cüzdanını kaybedenlere,ceza verilme ulgulaması kaldırılsın!TC Vatandaşlık Kimlik Kartı- NC ücreti; Doğumda: 1BAÜ’nün; % biri, Değiştirmede;% ikisi,Kayıpta;% beşi-yada onu olsun!) ile Yetki verilen kurum, kuruluş ve görevliler; suç durumunu, 2 imzalı tutanak veya tek imzalı Sıtandart,Basılı Form Raporla belirleyerek, yada kabahat işleyenin yazılı savunmasını alarak, Yasada öngörülen oranlarda; Adli ve İdari Para Cezası verir. Yargının verdiği adli para cezaları, ayrı düzenlenmiştir.
b- İdari para cezalarının;aslına,yada miktarına karşı, Yargıya itiraz edilemez. İtiraz; cezanın öğrenildiği tarihten itibaren, en çok 10 gün içinde, ceza yazan görevlinin;bir üst, sicil,disiplin, veya atama amirine, yazılı ve gerekçeli olarak yapılır. İtiraz dilekçesine, ceza makbuzunun bir fotokopisi eklenir. Amir, dilekçeyi; en çok 10 gün içinde inceleyerek; Cezayı: onaylar, değiştirir, yada tamamen kaldırır. Sonucu, itirazı yapan kişiye, yazıyla veya internet üzerinden bildirir. Cezalar, kesinleştiği tarihten itibaren, en çok 1 ay içinde, bankaya ödenir. Aylık gecikme cezası; % 5’tir. İdari ve adli cezalar, devlet alacağı hükmündedir.
d- Tırafik Polisi,sürücüye,Tırafik cezasını;Araç pilakası,Araç Ruhsatı,Nüfus Cüzdanı veya Pasaporta göre yazar.Para cezası,bankaya yatırılır.Ceza elden alınamaz.
ÖRNEK PARTİ PROGRAMI( 2002 Yılı)
-*Halkımız;Akledip,düşünür,bilinçli, ilkeli, idealist,öngörülü,fedakar ve sorumluluk duygusu içinde davranıp, araştırıp sorgular, inanır, güvenir, benimser, aklı ve gönlüyle oy vererek, bizi iktidara getirirse; Hükümet olarak yapacağımız, öncelikli işler,Yürütülecek Parti Politikası:
I- İlk olarak ele alınıp, kalıcı çözüm bulunacak sorunlar:
1- a) ENFLASYON CANAVARI:İleri ülkelerde ve komşu devletlerde, sorun olmaktan çıkan, bizde ise kangrene dönüşen;MALİYET ENFLASYONU;Popülist olmayan, kalıcı, ciddi, gerçekçi tedbirlerle üç ay içinde yenilip, yıllık yüzde 5 seviyesine çekilecek.Bunun içinde devletin; içerden ve dışardan, borçlanma politikasına son verilecek. Devlet giderleri azaltılıp, denk bütçe uygulanacak.Devlet Bankaları ve KiT'ler;üç ay içinde özelleştirilecek.
b) Ekonomik istikrarsızlığın, ekonomik krizin göstergeleri;iki rakamlı enflasyon,yüksek döviz kuru, yüksek faiz, bütçe açığı, dış ticaret açığı, düşük oranlı BAÜ artışı ve miktarı, Konut fiyatları ve Ev kiraları, kamu borçları, benzinin pompa fiyatı gibi, kalemlerdir.TL’nin;dolar ve yuroya olan, göbek bağı kesilecek!Türkiyede ve ikili ticarette; karşılık, eşitlik,saygı ve güven ilkeleri gereği;ticaret yapılan ülkelerin, ulusal paraları kullanılacak.
2- SUÇ ÖRGÜTLERİ; TERÖR VE MAFYA:
a- Halkla yöneticiler arasındaki; maddi ve pisikolojik;güvensizlik,basit,görgüsüz görme duvarı kaldırılacak. Kamu kurum bina ve bahçe kenarlarına;duvar ve pencerelerine,demir yapılmayacak. Devlet daireleri ve resmi işlemlerdeki bürokrasi ve kırtasiyecilik azaltılacak. Resmi işlemler; Güven ve Beyan esasına dayandırılacak. Vatandaşlar, potansiyel tehlike, iç düşman, işbirlikçi, yardım ve yataklık, yapan olarak görülmeyecek. Suçlar kişiselleştirilecek. Kurum, kuruluş değil, suç işleyen yöneticisi, üyesi yargılanıp cezalandırılacak. İç barış, birlik, beraberlik sağlanıp "Bu Vatan, Bu Devlet Hepimizin" sloganı, hayata geçirilerek.Terör örgütleri, mafyanın; gelir kaynakları kesilip,eylem yapması; öngörüyle,sıkı takiple önlenerek; tabansız, gereksiz, yandaşsız hale getirilecek. Suçlu yaratan; cehalet ve yoksulluk bataklığı kurutulup, Halkla Devletin yakınlaşıp, bütünleşmesi sağlanacak. Halk, devleti benimseyip sahip çıkacak. Devletin varlık nedeni, görevi; halkın can, namus ve mal güvenliğini sağlamak, günlük hayatı kolaylaştırıp güzelleştirmek, özgüvenli, sağlıklı, kendisiyle barışık, geleceğe umutla bakan insanları; toplumda çoğaltıp, halka yaşamı sevdirmektir. Devlet halka hizmet için kurulmuştur. Aslolan kurum, kavram değil, bireyin; güvenlik, huzur ve mutluluğudur.
b- TCUM; pkk-kck,dhkpc,ışıd vb ile mücadele için savaş kararı alır. Tamamen subay ve PSA- Sözleşmeli Askerlerden kurulu, özel eğitimli, helikopter ve uçağı olan, terörle mücadele askeri timi; arazi arama taramasına çıkmaz. Teröristler, İnsansz hava aracı, uzaydan uydu ve kameralarla izlenir, görülünce; bölgeye timler, helikopterle indirilir. Öncelikle teröristler, uçak ve helikopterle bombalanır. Köy, kırsal alan ve dağlardaki karakollar kaldırılır, bu devirde karakol olmaz. Askeri tim, teröristlerle çatışmak için ordu komutanlığı, bölge yada Ankaradan izin almaz. Tim komutanı tam yetkilidir; ne gerekiyorsa onu, oan; duruma göre, pilanlayıp yapar. Silahlı kişilerle yaptığı savaş nedeniyle, tim komutanı ve görevli askerler hakkında; soruşturma açılamaz ve bu askerler; kesinlikle yargılanıp, cezalandırılamaz. Gönüllü Polislerden, terörle mücadele timi kurulur. Polis timi; dhkpc, ışıd, daeş,pkk- kck gibi terör örgütleri ile savaşır. Askeri tim gibi, tam yetkilidir. Göreve helikopterle giderler. Polisler, silahlı teröristi vurmakla suçlanıp, yargılanamaz. Hükümet, demokratik yollarla siyaset yapana, aynı yöntemi kullanarak politika yürütür. Silah kullanana ise silahla karşılık verir ve asla teröristi, teslim alıp hapse atmaz! 1978, 1984-2015; pkk-kck bitirilmezse, TC; Osmanlı gibi, parçalanıp dağılacaktır. Türkiye hiç ileriye gitmiyor, Türk Halkı; devlete, meclise, hükümete, yargıya, tsk,mit ve polise; güven,saygı ve yaşama ümidini kaybetmek ve Türkiyenin adı değişmek üzere!
3- TRAFİK CANAVARI:
a-Yılda ortalama beş bin kişinin ölüp, yüz bin kişinin yaralandığı, trafik sorununun çözümü için: Sürücü belgeleri, en az lise mezununa verilecek.
b-Ulaşımda ağırlık, öncelik; elektrikli tren yolu, deniz yolu ve havayoluna kaydırılacak.
c-Önemli yollar; otoyol, gidiş geliş ayrı yol, yada 3-4 şeritli yol olarak düzenlenecek.
d- Petrol taşımacılığı; deniz yolu, yada borularla yapılacak. Kamyon,tanker ve otobüsler; 200 km den daha uzağa; yük,petrol ve yolcu taşıyamayacak.
e-İstanbul ve Çanakkale Boğazına; deniz altından, tüp geçit yapılacak.
f- Şehiriçi Tırafiğin düzenlenmesi için: Arsaların en çok üçte birine; Konut, yada İşyeri yapım izni verilecek. Diğer üçte biri; Bahçe, kalan son bölüm ise OTOPARK olarak düzenlenecek. Cadde ve sokaklara, araç park edilmeyecek. Ayrıca, Sokaklar: 10 m-20 m genişliğinde, Caddeler: 20 m- 50m, Bulvar ise 50m- 100 m genişliğinde pilanlanıp yapılacak. Yine, bitişik nizam bina yapılmayacak; Binalar arasında: karşılıklı, sırt sırta veya yanyana; 5+5= En az 10 m mesafe olacak. Eski şehre yeni bina yaptırılmayacak. Köylere metro yapılıp, buralar yatakhane bölgesine dönüştürülecek. Büyük şehirlerdeki Sanayi ve üretim tesisleri;Tarıma uygun olmayan; küçük il, ilçe ve beldelere kaydırılacak.
II- Türkiye'nin; Siyasi ve Ekonomik Krizden Çıkabilmesi, Gelişip Kalkınması, Devletin Güçlü, Halkın; Güven İçinde Huzurlu ve Mutlu Olabilmesi, Geleceğe Umutla Bakabilmesi İçin Yapılması Planlanan, Hükümet İcraatı:
A- Devlet Teşkilatıyla İlgili Düzenlemeler. Devletin, Yeniden Yapılandırılmasına Yönelik, Öncelikli Temel Reformlar:
l- Siyasi istikrarın sağlanması için Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığın birleştirilip, Devlet Başkanlığı sistemine geçilmesi. Böylece yönetim iki başlılıktan kurtarılmış , görev, yetki ve sorumluluk, tek elde toplanmış olur. Milletvekili seçimlerini kazanan, Siyasi Parti Genel Başkanı , Devlet Başkanlığı görevini yürütür. Görev süresi, genel seçimler gibi beş yıldır. Bir kişi; ikinci defa, veya dönem, siyasi parti genel başkanlığı , milletvekilliği , bakanlık, yada Devlet Başkanlığı görevine;tekrar aday olamaz, seçilemez, yada getirilemez.
2- 79 yıllık Cumhuriyet döneminde: 21 seçim yapılmış 57 hükümet kurulmuş. Buna göre 3.7 yılda bir seçim yapılmış ve 1.3 yılda ise Hükümet değişmiş. Yasaya göre 5 yılda bir seçim yapılıp, seçimi kazanan partinin de; 5 yıl iktidarda kalarak, vaatlerini; Hükümet olarak, yerine getirmesi gerekirdi. Her Cumhuriyet Hükümeti;yeni bir sorun çıkarmayıp, Türkiye'nin; yalnızca bir sorununu çözmüş olsaydı;şu an Türkiye'nin;57 sorunu eksilecek ve Türkiye, Almanya, Japonya gibi, gelişmiş bir ülke olacaktı!
3- Siyasi parti sayısı;97'ye ulaştı. 1999 seçimlerine 20, 2002 seçimlerine ise 19 parti katıldı. Tek başına bir parti iktidar olamıyor. Koalisyon hükümetlerinde hiçbir parti programını uygulamaya koyamıyor. Koalisyon ortakları eski sorunları çözecek yerde, yeni sorunlar çıkarıyor ve suçu birbirinin üstüne atıp, hataları sahiplenmiyorlar. İki partili siyasi sisteme geçmeliyiz. Biri Sağcı Hilal Partisi diğeri de Solcu Ulusal Sosyalist Parti. Halkın çoğunluğu; kimin programını, gösterdiği adayları beğenirse, onu iktidar yapar, başarısız olandan da hesabını sorar. Dünyada ileri gitmiş, kalkınmış ülkeler; iki partili sistem uyguluyor. Örneğin Abd, İngiltere ve Japonya. İki partili sistemin, diğer bir iyi tarafı da; muhalefet partisinin de aynı derecede, iktidar partisi kadar güçlü, etkin ve alternatif olabilmesi.Halkı;anında bilgilendirip, uyarıp,bilinçlendirmesidir. Demokrasilerde muhalefet partisi; iktidar partisinin, başına buyruk hareket etmesini önler ve iktidarı gözetip denetleyerek, onun; yanlış iş yapmasına engel olur. Siyasi istikrar oluşturulmadan, ülkede güvenlik, ekonomik istikrar, gelişme ve refah sağlanamaz.
4- Siyasi Partiler, Seçim ve Seçmen Kütükleri Kanunu; birleştirilip, değiştirilir. Milletvekili seçimleri ve Yerel Yönetim-Belediye seçimleri birlikte; Genel Seçimler adı altında, 5 yılda bir, Eylül ayının ilk Pazar günü yapılır. Seçmen; partilerin göstereceği, iki katı aday arasından, tercih yapabilecek. Vatandaş oyunu, evinden, işyerinden; internet aracılığıyla; seçim sandık bürolarına gitmeden, kullanabilecek. TC vatandaşlık numaraları esas alınacağından, seçmen kütüklerine, seçim kimlik kartına da gerek kalmayacaktır. Seçimlerin yapıldığı gün; yıl olarak 16 yaşına giren, her TC vatandaşı, seçmen sayılıp, oy kullanabilecek. Birden fazla oy kullanan, yada başkasının yerine hileli sahte oy kullanan, yada kullanmaya teşebbüs edenlere; bir BAÜ'nün 5 katı para cezası ve 5 ayda hapis cezası verilecektir. Yıl olarak 22 yaşına giren, sabıkasız, üniversite mezunu, her TC vatandaşı, seçimde adaylık koyabilecek veya siyasi partice gösterilebilecektir.
5- Milletvekili seçiminde; Dar Bölge Sistemine geçilecek. Türkiye nüfus durumuna göre; il, ilçe ve belde ölçeğinde; 95 seçim bölgesine ayrılacak. Milletvekili sayısı 100 kişi olacak. Her bölgeden bir milletvekili, 5 milletvekilide Dış Türklerden seçilecek. Böylece siyasi partiler ve seçmen, milletvekili adaylarını, daha iyi tanıyabilecek. Milletvekilleri BAÜ'nün 20 katı değil, diğer devlet memurları gibi, en çok BAÜ'nün 4 katı, aylık ücret alacak. Ülkedeki siyasi istikrarsızlık ve ekonomik krizin bir nedeni de 97 siyasi parti, 37 Bakanlık ve 550 Milletvekili olmasıdır. 550 dayalı döşeli lojman , Mercedes makam araçları, her Milletvekiline ayrı danışman, sekreter, lüks oda, deri koltuk, istediği doktora, özel hastaneye, hatta yurtdışında tedaviye gitme imkanı, dış geziler ve Kıyak Emeklilik. Milletvekili emekli aylığı, SSK ve Bağkur emeklisinin 10 katı. Milletvekillerine emekli aylığı; öğrenim durumu ve sigortalılık süresine göre , diğer emekliler gibi ödenecek. Türkiye de bir kişi, grup yada sınıfa; farklılık, ayrıcalık, üstünlük tanımak, Anayasaya aykırıdır ve demokrasiyede uymaz. Bakanlık, Milletvekilliği , Belediye Başkanlığı, Subaylık, Yargıçlık; devlet imkanlarını, yakınlarına paylaştırma, zengin olma makamı değil, cesur, idealist, ilkeli, öngörülü, erdemli insanların,Halkına hizmet yarış yeri, onursal bir kamu görevi olmalıdır.
6- Demokrasinin varlığı için, kuvvetler ayrılığı prensibi gereğince; Yasama, Yargı, Yürütme, TSK ve Yerel Yönetim ile Basın-Medya, birbirinden tamamen ayrı ve bağımsız olmalı. Kamu kurumlarının: karar, iş, işlem, harcama , eylem ve verdiği hizmetleri, işlem anı ve harcama sırasında, 7 gün 24 saat süreyle , Basın, Meslek Odaları ve Sivil Toplum Örgütleri; gözetip denetleyebilmelidir. Kamu yönetiminde, şeffaflık ve açıklık esas olmalı, Devletin hiçbir şeyi halktan gizli tutulmamalıdır. Her kamu görevlisi; kurumu ve yürüttüğü, kamu hizmetiyle ilgili olarak; üstlerinden izin almaksızın, Basına bilgi,demeç,belge kopyası ve fotokopisi verebilmelidir. Karanlık ve yanlış işler, aydınlıkta ve ortalık yerde yapılamaz. Demokrasilerde; Askeri, Dini yada Yargı Vesayeti olmaz.
7- Şu an 37 olan Bakanlık sayısı 5'e indirilecek. Bakanlıkların sayısı Atatürk döneminde 11 , Osmanlı Devletinin Kanuni döneminde ise 5 idi. TCUM'un Kanun çıkarmak dışında, ikinci asli işlevi olan Hükümeti denetlemek, Bakanlıkların iş ve işlemlerini gözetmek görevini yerine getirebilmesi için , Bakanların; Milletvekilleri içinden değil , konusunun uzmanı bilim adamı , bürokrat ve teknokratlardan atanması gerekir. Bakanlık seçilmiş değil, istisnai bir kamu görevi olmalıdır. Görüş açıklama özgürlüğü , konuşma dokunulmazlığı hakkı, yalnızca Milletvekillerine tanınmalıdır. Mevcut 37 Bakanlığın görevleri; bu 5 yeni Bakanlıkla ilgilendirilir. Yeni Bakanlıklar şunlardır: Eğitim, Ekonomi, Güvenlik, Sağlık ve Yerel Yönetim.
8- Devletten aylık ücret alan, tüm kamu personeli; Atanmış, İstisnai Görevli ve Seçilmiş olmak üzere, üç grupta ve üç Devlet Memurluğu Sınıfında toplanır. İşçi sınıf ve unvanında, kamu personeli olmaz. En az ön lisans seviyesinde bir Yüksek Öğrenim Kurumunu bitirmeyenler ile sabıkalılar, devlet memurluğuna alınmaz. Memurlar için en çok çalışma yaşı 55, çalışma süresi ise 30 yıldır. Bay, bayan ayrımı yapılmaz, emekli olabilmek için en az 25 yıl çalışmak ve sosyal güvenlik primi ödemek gerekir. Memuriyete giriş yaşı ise 22’dir. Emeklilik sigorta pirimi; aylık olarak ve 30 tam gün üzerinden hesaplanır. Aylık Ücret; çalışmadan, aybaşında peşin, Tazminat ise eylemli çalıştıktan sonra, ertesi ay ödenir.
9- Devlet sistemindeki Yönetim, Hiyerarşi Piramidi;Bakan, Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür gibi; 10-14 basamaklıdır. Bu sayı; Bakan, Başkan, Müdür, Şef ve Memur olmak üzere 5'e indirilerek, işlemlerin süratli ve etkin yürütümü sağlanır. Bir resmi işte vatandaşla kim muhatap oluyor, evrağı kim düzenliyorsa, gerekli imzayı; o memur atacak ve evrağı da o mühürleyecek. Görev, yetki, sorumluluk ve imkan; bizzat işi yapan memur da toplanacak. Kamu kurumlarının iş ve işlemleri, Bürokrasi ve Kırtasiyecilikten kurtarılacak. Kamuda anlayış, uygulama değişikliğine gidilecek. Devlet; vatandaşı düşman, potansiyel tehlike olarak görmeyecek. Devlet, vatandaşa ve memuruna güvenecek. Resmi işlemlerde güven ve beyan esas olacak. Doldurulan form dışında belge istenmeyecek.
l0- TC Vatandaşlık No'su; tüm iş ve işlemlerde kullanılacak. Örneğin: okul öğrenci no, diploma no, araç plaka no, vergi kimlik no, sosyal güvenlik sicil no, kurum sicil no, seçmen kimlik no, tapu sicil no gibi. Anonim ve limitet şirket gibi tüzel kişiliklere de TC kimlik no verilecek. Şirketlere kimlik nosunu; Belediye ve Mali Müşavirler Odası birlikte verecek. TC kimlik no üç bölümlü olacak. Birinci bölüm; il, ilçe ve belde kodu, ikinci bölüm; doğum yada kuruluş yılı, son bölüm ise o yer nüfus teşkilatınca verilecek olan; l Ocak 31 Aralık tarihleri arasını kapsayan, doğum yada kuruluş sırasını belirtecek. Sayılar her yılbaşı yeniden başlatılacak. Örnek: TC Vatandaşlık No: İL-95 . 51. 0149. On hanelidir. Yerleşim biriminin il, ilçe yada belde olmasına göre başına (İL), (İ) veya (B) harfleri getirilir. İl, İlçe ve Belde Kodlarını Başbakanlık belirler. İlçe ve Beldeler için örnek Kot: İ-405.01.0199, B- 500.99.0007. Şirket kodu: Anonim Şirket; A, Limited şirket: L ve Şirket sicil no: 11 haneli. Yerleşim Birimi Sayısı: İl; 95, İlçe;405, Belde: 500, Belediye Başkanlığı: 1000, Muhtarlık: 20 bin.
11- Sayıları, Sözleşmeli ve kamu işçileri ile birlikte 3,5 milyona ulaşan, devletten maaş alan personel sayısı; 800 bine indirilecek. Türkiye'yi borç batağına , gerilemeye sürükleyen, TC vatandaşlarının sırtında; yük,kambur,kırım-kongo kenesi olan, gereksiz , asalak, yararsız kamu kurumları, benzerleriyle birleştirilir, yada kaldırılır. Örneğin; Turizm Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Orman Bakanlığı, Büyük Şehir Belediye Teşkilatı, Atom Enerjisi Kurumu,DPT,Sayıştay,Anayasa M, TÜBİTAK, M. Nükleer Araştırma Merkezi, MTA, MİT, KGT Müsteşarlığı, Kanser Araştırma Kurumu, Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Gümrük, Sıtma Savaş, Verem Savaş Dispanserleri , Devlet Opera ve Balesi, Mehterhane, Devlet Tiyatroları, Devlet Halk Dansları Topluluğu, C. Senfoni Orkestrası, Devlet Sanatçıları, RTÜK, YÖK, BDDK, TRT, İŞKUR, T. Sanat ve Halk Müziği Koroları , Gümrük Müsteşarlığı, Hazine Ve Dış Ticaret Müsteşarlığı,Sit kurulu, TEAŞ, TEDAŞ, EİE vb. ayrıca devlete ve halka hiçbir yararı görülmeyen, hayali,sanal memurluk ve unvanlardan olan; Müfettiş, Kontrolör ve Denetmenlik teşkilat ve kadroları kaldırılır. Memur, memuru denetleyemez. Devletin ve kamu kurumlarının karar, iş, işlem, eylem ve harcamalarını; Basın-Medya,Meslek Odaları ve Sivil Toplum Örgütleri, 7 gün 24 saat, sürekli gözetip denetler. Devletin, halktan gizli işi olamaz. Devlette açıklık,şeffaflık ve serbestlik esas alınır. Her kamu kurumu ve her devlet memuru; Türk Halkının yararına, bir hizmet üretmek zorundadır. Kamu hizmetlerini; o hizmetten yararlanan, halk kesimi; gözetip denetler. İsteyen herkes, devletten bilgi, belge suret,fotokopi ve cd kopya, ister, alır. Memur; izin almaksızın, çalıştığı kamu kurumu ve yaptığı işle ilgili; bilgi, belge, demeç verebilir. Memurda işçi gibi, bir siyasi partiye üye olup , seçimlerde izin almaksızın ve görevinden ayrılmadan, adaylık koyabilir. Seçilen görev süresince, işinden aylıksız izinli sayılır.
12- Osmanlı İmparatorluğu ve SSCB yıkılıp tarihe karıştı. Bunlardan alınan sömürge tipi yönetim sistemi; artık bırakılmalı. Çağımız; demokrasi, bilim, teknik, insan hakları çağı. Memurlar, askerler; iklimine, kültürüne alışık olduğu, kendi memleketinde görev yapıp, kendi insanına hizmet etsin. Kendi ilinde askerlik yapsın. Süper devlet Abd'de; öğretmen, yargıç, subay, polis, doktor gibi tüm kamu görevlileri; kendi ili, ilçesinde devlet memurluğu yapıyor ve hiçbir sorun da çıkmıyor. İnsanlar 2-3-5 yılda bir göçüp , eşyaları yıpranıp kırılmıyor. Kendi evinde , ana baba ocağında oturuyor. Kendini, sürgüne gönderilmiş değil, hemşerileri için; hizmet üretmeye, borçlu hissediyor.
13- TC Devletinin; tam Bağımsızlık,Bağlantısızlık,Egemenlik ve Türk Halkının; özgürlük ve onuru için; nato, imf, ab üyelik süreci ve gb’den derhal çıkılacak, Türk Halkı; batı emperyalizminin;mandalığından, kapitülasyon, imtiyaz ve tahkimden kurtulacak.
B- Eğitim Reformları:
1- Zorunlu Temel Eğitim süresi; ilk 5 yılı ilköğretim ve ikinci 5 yılı lise olmak üzere, 10 yıldır. TEO’ya başlama yaşı;Yıl olarak 5’tir. Devamsızlık yada başarısızlık nedeniyle sınıfta kalma kaldırılır. Ancak devamsızlık yapılan gün sayısı karnede yer alır. Ayrıca liseyi en az orta-C dereceyle bitirmeyenler; Fakülteye alınmaz ve burstan, krediden yararlandırılmaz, bu öğrenciler okumak isterse; MYO ve AÖ MYO'ya devam edebilirler.
2- Türkiyede Devlet okullarına; yabancı dil dersi konulamaz, bir yabancı dil okutulamaz ve yabancı bir dille eğitim, öğretim yapılamaz. Özel Ün ve Özel Liselerin, ilk yılında; yalnızca isteyen öğrencilerin devam edeceği, Türkçe ve İngilizce derslerinin okutulduğu Hazırlık sınıfları açılabilir. Özel okullarda ayrıca anadil, seçmeli ders olarak okutulabilir.
3- Her İl, İlçe ve Beldede (kasaba-bucak- nahiyede); en az bir devlet ilköğretim okulu ve bir devlet lisesi (meslek) açılır. İl, İlçe ve Beldelerdeki tüm devlet okulları üç müdürlük çatısı altında toplanır. Bir yerleşim biriminde en çok üç devlet okulu müdürlüğü kurulabilir:
a- İlköğretim Okulu Müdürlüğü: Bir yerleşim biriminin nüfus durumuna göre; köy, mahalle ve semtlerinde, gerekli sayıda ve bu okul müdürlüğüne bağlı olarak, ayrı okul binalarında; İlköğretim okulu ve meslek lisesinin şube şeflikleri açılır. Şube Okul Şefliği açılabilmesi için en az 40 öğrenci olması gerekir. İl, İlçe ve Beldelerde; Açık İlköğretim, AÖL ile AÖF ve AÖ MYO iş ve işlemlerini, İlköğretim okulu müdürlükleri yürütür.
b- Meslek Lisesi Müdürlüğü: Bir İl, İlçe yada Belde sınırları içinde bulunan tüm meslek, teknik ve endüstri meslek liseleri, bu müdürlüğe bağlanır. O yöre meslek liselerinde hangi programa, alana yönelik eğitim yapılacağı, hangi meslek derslerinin okutulacağına; Meslek Lisesi Müdürlüğü Yönetim Kurulu , yöre şartları,istek ve ihtiyaç durumuna göre, karar verir.
c- Fen Lisesi Müdürlüğü: İlköğretim başarı puanı; en az iyi-B derece ve Fen ile Matematik dersleri not ortalaması (A) olan öğrenciler,Giriş sınavsız olarak alınır. Başvuruda bulunanlar, ilköğretim başarı derecesine göre sıralanır. Kontenjan sayısınca kaydı yapılır. Fen lisesinde okuma hakkı kazanamayan öğrencilerin; Meslek Lisesi, yada (10) yıllık AÖL' ye devam etmesi zorunludur.
4- Klasik ve Anadolu Liseleri kaldırılacak. Boş kalan ve meslek lisesi olarakta kullanılmayan okul binaları, belediyelere devredilecek. Belediyeler, bu binaları; MYO, yada Fakülte olarak kullanılmak üzere ücretsiz, Üniversitelere tahsis edecek. Belediye mülkü olacak bu binaların, bakım ve onarımını, kullanan kurumlar yapacak.Örneğin;Bilecik –Söğütte;Okul Binası bolluğu ve öğrenci kıtlığı var!İlköğretim ve Lise Öğrencileri; 3 okul binasında toplanır ve diğer binalar; üniversiteye tahsis edilir.
5- Devlet İlköğretim Okulu Ve Lisesi Yönetim Kurulu Üyeleri: Okul Müdürü, okulun bulunduğu yer Mahalle Muhtarı- yada Köy Muhtarı, Okul Vakıf- Dernek Başkanı ile Aile Birliği Başkanı ve Okul Öğrenci Derneği Başkanıdır. Her devlet okulunda okuyan öğrenciler; o okulun öğrenci derneğinin; zorunlu ve doğal üyesidir. Bir okulda ikinci bir öğrenci derneği açılamaz. Öğrenciler, her sınıfta; gizli ve yazılı oylamayla; birer sınıf başkanı seçerler. Sınıf başkanları da yine, gizli ve yazılı oylamayla, okul öğrenci temsilcisi olan; Okul Öğrenci Başkanını seçerler. Başkanlık süresi bir yıldır. Her öğrenim yılı başında, yeni başkan seçimi yapılır. Başkanlar okul yönetimi ile öğrenciler arasında,demokratik iletişimin kurulup, sağlıklı yürütülmesini sağlar. Öğrenci derneği, belirlenen gün ve saatte; katılan öğrencilerle toplanır. Gündemini görüşür. Oylamalar gizli ve yazılı olarak yapılır. Kararlar oy çokluğuyla alınır. Okul yönetim kurulları da kararlarını, oy çokluğuyla alır. Kararları okul müdürleri uygular.
6- Her okul müdürlüğünde, bir adet; öğrencilerin, kaçıncı sınıfta olduklarına bakılmaksızın, kabul edilen; Afacanlar Sınıfı açılır. Her ay sonu, o ay görülen ders konularından yapılan, test sınavından;bir yarıyılda yedinci kez zayıf not alanlar, ders dinlemeyenler , arkadaş yada öğretmenleriyle kavga veya onları rahatsız edenler , bir yarı yılda; toplam yada ardarda; 70 derse girmeyenler;Adli suç işleyip,Mahkemeden ceza alanlar; Okul Disiplin Kurulu kararıyla Afacanlar Sınıfına gönderilir. Afacanlar Sınıfında iken, durumunu düzeltenler, tekrar esas sınıflarına döndürülür. Afacanlar sınıfında da, olumsuz tutum ve davranışını sürdürenler, yazılı olarak uyarılır; durumunda düzelme olmazsa, örgün öğretimden çıkarılıp, kaydı AÖK'ye aktarılır. Afacanlıkta ısrar eden bu öğrenciler, öğrenimlerini 12 yıllık AÖL'de sürdürürler. Üniversite disiplin kurulu kararıyla; üniversitenin, örgün öğretiminden çıkarılan, öğrenciler de; yüksek öğrenimlerini, AÖK'de sürdürürler.
7- Zorunlu hale getirilecek (10 yıllık) temel eğitimi teşvik için , lise öğrenimini tamamlamayan TC Vatandaşları, bazı kamusal halklardan yararlandırılmaz. Örneğin: Lise mezunu olmayanlara; Sürücü Belgesi verilmez, kendi adlarına işyeri açamazlar, taşıma yada bulundurma olarak tabanca ve tüfek ruhsatı, avlanma belgesi verilmez, TSK’ya;PSA- pr sz Asker ve üretim tesislerine işçi olarak alınmaz. Lise mezunu olmayanlar; ancak çiftçilik, hayvancılık yapabilir veya inşaatlarda çalışabilirler.
8- Gençler öğrenim görmeye teşvik edilecek. Günlük hayatın her alanında olduğu gibi, askerlikte de en objektif ölçü olan; öğrenim durumu esas alınacak, TAE süreleri; öğrenim durumuna göre belirlenecek:
a- Lise Mezunu Olmayanlar: 3 ay süreyle,
b- Lise Mezunları: 2 ay süreyle,
c- Üniversite Mezunları: 1 ay süreyle,
d- Yüksek Lisans (Mastır, Doktora) yapanlar TAE'yi tamamlamış sayılacak. Yaşları ilerlemiş ve mesleklerini yaparak, ülkeye daha yararlı olacaklarından,
e- Eğitim Subayı;Harp Okulu, Sağlık Sb;Askeri Tıp Fakültesi ve Sağlık MYO, Teknik Subay; Fakülte, Meslek Sb ise MYO mezunu olacak,
f- Erbaşlık:lise mezunları TAE’yi; Onbaşı,Üniversite mezunları ise MYO ve Açık Öğretim; Fakülte ve MYO dahil,Çavuş olarak yaparlar.
g- TAE için Askerliğe Alınma Dönemleri:
1- Lise Mezunu Olmayanlar: 3 Ay süreyle: 3 Nisan-27 Haziran,
2- Lise Mezunları: 2 Ay süreyle: 2 Eylül-27 Ekim,
3- Üniversite Mezunları: 1 Ay süreyle: l Ağustos-27 Ağustos.
9- Üniversiteler, her il ile nüfusu 100 bini geçen ilçelerde; Tıp ve Hukuk Fakültesi açarlar. Ayrıca her ilçe ve uygun beldelerde MYO açılarak, Üniversiteye gitmek isteyen öğrencilere, yüksek öğrenim görme imkanı tanınır. Prof ve doçentler; küçük ilçe ve belde okullarına gitmez. Üniversitenin merkez kampüsünden; internet, TV, radyo, kablolu yayın, uydu, online, video kaseti, audio, CD, bellek, vb araçlar yardımıyla; öğrencilere, ders verirler.
10- Lise ve üniversitelerin; tüm dal,alan,program ve bölümlerinde okuyan,öğrencilere; okudukları ana derslerin, uygulanmasına yönelik; işyeri uygulama stajı, ödev, tez, proje, atölye, laboratuar dersleri konur. Uygulama programı, birinci ve ikinci yarı yıl ders ve öğrenim dönemi süresince, haftanın; Cuma, Cumartesi ve Pazar(*Sağlık ve Turizm bölümlerine) günleri, planlı şekilde yürütülür. Uygulama notu karnede yer alır.
11- Lisansüstü eğitim; mastır ve doktora yapmak, ilköğretim okulu ve lise öğretmenlerine zorunlu hale getirilir. İlerki dönemlerde doktorasını tamamlamayan öğretmen adayları, devlet ilköğretim okulu ve liselerine öğretmen olarak alınmazlar. Mevcut öğretmenlerinde 5 yıllık süreç içinde mastır yapmaları istenir.Master ve Doktora yapacak Öğretmenlere, yabancı dil bilme şartı konamaz.
12- İş bulma imkanı olmayan, hayatın gerçeklerinden uzak, bir meslek, sanat edindirmeyen, yetenekleri açığa çıkarmayan, beceriyi geliştirmeyen, yararsız, nostaljik bölüm, program ve dallar, devlet üniversitelerinden kaldırılır. Ancak öğrenciler isterse, bu disiplinleri seçip ders olarak okuyabilir. Örneğin, Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Sümerce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Japonca, Bale, Fizik, Kimya, Biyoloji, Jeoloji, Latince, Orman ve Ziraat Mühendisliği gibi. Orman Fakültesi Bolu,Kastamonu veya Artvin'de bırakılır ve bu Orman Mühendislikleri de Orman Endüstri Mühendisliğine dönüştürülür. Ziraat Mühendislik Fakülteleri; Aydın, Adana, Konya ve Urfa'da toplanır. Diğerleri, kaldırılıp kapatılır. Veteriner Fakülteleri; Balıkesir, Kars,Konya,Karaman, Van, Erzurum, Burdur ve Edirne'de toplanır. Diğerleri kaldırılıp kapatılır. Gençlerin bir meslek ve sanat sahibi olmaları, ülkemiz ve yurt dışında, kolaylıkla iş bulabilmelerini sağlayıcı bölümler açılır. Üniversitelerde açılacak yeni bölümlere örnek; Tıp, Hukuk, Kaptanlık, Uçak Ve Helikopter Pilotluğu, Yüksek Hemşirelik, Bilgisayar Programcılığı, Stilistlik- Endüstriyel Tasarım, Futbol, Tenis, Kayak, Voleybol, Sipor Masörlüğü, spor dalları Antrenörlüğü, sipor hakemliği, İlkyardım, Çocuk, Hasta, Yaşlı Bakım MYO, Aşçılık, Fırıncılık, Pastacılık MYO, Elektronik Cihazlar;AR-GE,Yapım,Kurulum, Kullanım, Bakım, Onarım ve Servis MYO gibi.
13-Türkiyedeki Özel ve yabancı üniversiteler;Eğitim fakültesi ve öğretmenlik bölümü ile Açık Öğretim, Askeri Okul ve Polis okulu açamaz. Sayıları 66’ya çıkarılan öğretmenlik dalları; 3 bölüm çatısı altında birleştirilip, yeniden düzenlenir. Devlet üniversitesi Eğitim Fakültelerinde açılabilecek;Öğretmenlik bölüm,dal ve programları:
a- Türkçe Ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği
b- Matematik Ve Fen Bilgisi Öğretmenliği
c- Okul Öncesi, Ana Sınıfı, Rehberlik Ve Engelliler Öğretmenliği: Bu bölümde okuyan öğrencilere; İlkyardım,Çocuk Gelişimi, Rehberlik, Görme, İşitme, Konuşma Ve Zihinsel Engelliler İçin Ortak Eğitim Programı uygulanır. Mezun olunca, en başarılı olduğu dalda, hizmet verir.
14-a) Tek tip düşünen, giyinen, insan yetiştirme politikası bırakılıp; tıpkı üniversiteler gibi, ilköğretim okulu ve lise öğrencilerine; giyim özgürlüğü, serbestliği tanınır. Resmi üniforma ve kara-mavi önlük zorunluluğu kaldırılır. Öğrenciler isterse takım elbise, çorap giyer, kravat takar, isterse kot pantolon , tişört, eşofman, spor ayakkabı, sandalet giyer. Sevmiyorsa çorapsız okula gelir. Irk, İnanç, Cinsiyet; kız, erkek öğrenci ayrımı yapılmaz. Öğrenciler maddi imkanına, mevsime, zevkine, yada modaya göre, özgürce giyinip okula gelebilir, derse kot pantolon, eşofman-eşortman veya entariyle girebilirler. Öğrenciler saçlarını da diledikleri biçimde kestirip, boyatabilirler yada uzatabilirler. İsteyen başını örter veya açar. Okul yönetimi ve öğretmenler;öğrencilerin giyimine,asla karışamaz,baskı,dayatma,zorlama,yönlendirme yapamaz. Çünkü çocukların, gençlerin okula gelmesinden , eğitim ve öğretimden amaç; okuma yazma öğretmek , temel bilgileri vermek, yeteneklerini açığa çıkarıp, becerilerini geliştirerek , ülkenin yarını olan gençlerin; özgüvenli, kendisiyle barışık, üretici, bilinçli,ilkeli, idealist, fedakar, vicdani sorumluluk sahibi, birer insan olmalarını sağlamaktır. Ezberciliğe dayalı , robot gibi tektip düşünüp, davranmayı isteyen , yarışmacılığa yönelten, sıkıcı eğitim; gençleri yaşamaktan soğutur, geleceklerini karartır, huzurlu , umutlu ve güleryüzlü olmalarını engeller.
b) Okulda sadece gerekli ve bölümle ilgili dersler okutulur. Bir öğretim yılında; birinci yarıyıl 4, ikinci yarıyıl-dönem 4 olmak üzere, en çok 8 ders okutulur.
15- Fen ve Meslek Liselerine, Giriş Sınavı kaldırılır. Öğrenciler;yetenek ve becerilerine uygun, istedikleri, sevdikleri okul, bölüm ve programa başvurur. Öğrenci başvuruları; 8 yıllık ilköğretim, başarı puanına göre sıralanır ve bölümlere, kontenjan sayısınca kayıt yapılır. En iyi okul; eve en yakın olandır. İlköğretim ve Lise düzeyinde, yatılı devlet okulu açılamaz. Öğrenciler, ailesinin evinde kalarak, okula devam edip, aile terbiyesiyle yetişir. YİBO ve Taşımalı Eğitime son verilir.İlköğretim ve Lise öğrencilerine, okulda yemek verilmez.
16- İlköğretim Okulu, Lise ve Üniversitelerde; 5'li not sistemi uygulanır: a)
a- A: Pekiyi :5 : 4,5-5,0 : Üstün başarılı
b- B: İyi :4 : 4,0-4,5 : Başarılı
c- C: Orta :3 : 3,0-4,0 : Yeterli
d- D: Yetersiz :2 : 2,0- 3,0 : Yetersiz
e- E: Zayıf : 1 : 1,0-2,0 : Zayıf –Boş
b)100 üzerinden puanlama yapılırsa, bunun; 5’li Not Sistemine Dönüştürülmesi: A:85-100,
B:70-85, C:45-70, D:30-45, E:10-30.
17- İlköğretim Okulu, Lise ve Üniversitelerde; ezberci klasik yazılı ve Sözlü Sınav yapılmaz. Öğrenciler; her ayın, son haftasının, son okul günü , o ay içinde okudukları ders konularından; Test usulü sınava tabi tutulur. Her dersten 10 soru olmak üzere, bütün derslerden, toplam; 40 soru sorulur ve 60 dk cevaplama süresi tanınır. Test sınavları; her ders yarı yılında;3 kez yapılır.
18- Bir öğretim yılında; birinci ders yarı yılı 4, ikinci ders yarı yılında 4 olmak üzere, toplam 8 ayrı ders , kitap okutulur. Öğrenciler, her yarı yılda, istedikleri bir dersten; ev ödevi, puroje, tez konusu alıp, hazırlamak zorundadır. Bu araştırma rapor ve inceleme çalışmaları, karnelerinde; bilgi ve tercih için; Ev Ödevi, Puroje ve Tez Notu olarak, yer alır, ancak bunlardan, ders ve sınıfta kalınmaz. Ayrıca tüm üniversite ve lise öğrencileri, hem birinci, hemde ikinci yarı yılda ve öğrenim dönemi süresi içinde , Cuma , Cumartesi ve Pazar günleri; Atölye, Laboratuvar çalışması ve işyerlerinde uygulama stajı yaparlar. Yarıyıl ve yaz tatilinde staj yaptırılmaz. Atölye, laboratuvar ve uygulama stajı notu, karnede; bilgi için yer alır.Bu etkinliklerden, derste ve sınıfta kalınmaz. Uygulama stajlarının yararı; öğrenciler, iş hayatını, insanları yakından tanır, teori ve pratiği bağdaştırır, hayalcilikten kurtulur, yetenek ve becerisini;açığa çıkarıp öğrenir.O bölümü sevmediğini anlarsa , bölüm, program ve okul değiştirir. Öğrenciler, yatay bölüm,alan, dal ve hatta okul değiştirebilir. Başarılı ve çalışkan öğrenciler, isterlerse;2.ci sınıftan itibaren, biri Açık öğretimde olmak üzere, aynı anda 2 fakülte ve MYO' ya, birden devam edip , iki okuldan birden diploma alabilir.
19- Üniversiteye Hazırlık Ve Lise Sınavlarına Hazırlama Dershaneleri, kapatılıp kaldırılır. Gereksiz, yararsız, çocuklara , gençlere eziyet, sıkıntı, ailelere ise maddi yük ve zaman kaybı. İlköğretim Okulu, Lise ve Üniversitelerde; yıliçi ders sınavları, test usulü yapılacağından, öğrencilerin test tekniğini öğrenmek için ayrıca dershaneye gitmelerine gerek kalmaz. Lise ve Üniversiteye giriş sınavları (TEOG- OKS-SBS ile YGS-LYS)kaldırılacak. Öğrenciler; Fakülte ve MYO’lara; Lise diploma derecesine göre, üniversite giriş sınavsız kaydedilecek. Bir il,ilçe ve beldedeki Üniversite- Fakülte ve MYO kontenjanının;% 70’ine; sabıkasız,o yer nüfusuna kayıtlı olan, o yerde doğan, o yöre ilköğretim ve liselerini bitirenler, giriş sınavsız alınacak.Kalan % 30’luk kısma ise diğer illerden gelen, TC Vatandaşları ile Yabancı uyruklu öğrenciler alınacak. Bu durumda varlıklarını devam ettirmelerine gerek kalmayan, Lise ve Üniversite Sınavlarına Hazırlık Dershaneleri, bir araya gelerek; Anonim şirket veya Vakıf kurup, Özel İlköğretim Okulu , Lise ve Üniversite; Fakülte yada sadece MYO açarlar. Devlet okullarına alternatif olup, yeni çağı, bilim, değişim ve teknolojiyi yakalamada yarışırlar.Kıreş,Engelli rehabilite ve eğitim merkezi, Huzurevi ile 2 ay- 4 ay süreli;İSMEK Sertifika puroğramı ve Yabancı dil kursu açarlar.
20-a)TC Hükümeti;Giriş Sınavından vazgeçmeyip, inatla giriş sınavı yapacam;öğrenci ve ailelerine, zulüm edecem derse?(*5 defa, ÖSYM’nin;Üniversite Giriş,Seçme Sınavına katıldım!). Sınavlara ilişkin öneri; Üniversite- Fakülte sınavları (YGS-LYS) , bir defa ve Nisan ayının son Pazar günü yapılır. Sorular; 4 ayrı kitapçık ve konuda hazırlanır. Öğrenciler, yalnız birinden sınava girebilir. Her sınav grubu, soru kitapçığında 40 soru yer alır ve 60 dk. cevaplama süresi tanınır. Tam puan 100’ dür.
b)Üniversiteler, Fakülteye öğrencileri, aşağıdaki Test Sınav Gruplarından birine göre alırlar.
Test sınav grupları:
A- Türkçe, Sosyal = Türkçe'den: l0 -Sosyalden: 30 Soru
B- Türkçe, Matematik =T:10 -M :30 Soru
C- Türkçe, Fen =T:10 -F: 30 Soru
D- Türkçe, İngilizce =T:10 -İ:30 Soru
c) Yapılması gereken:hemen, SBS,TEOĞ,YKS,YGS,LGS,LYS vb’nin kaldırılmasıdır. Öğrenciler, üniversiteye; Lise diploma başarı derecesine kabul edilir. Fakülte ve MYO’ya; % 70 oranında; o yer nüfusuna kayıtlı, oyerde doğan ve oyer okullarından mezun olanlar, kaydedilir. Böylelikle Gençler; yetenek ve becerisine uygun dalda, öğrenim görme fırsatını yakalamış olur. Ancak Hükümet, ben Türk Gencine ve Ailelerine zulmedecem, onları akla ziyan Giriş Sınavı ve Taban Puanı engeliyle;yetenek ve becerisine uygun olmayan,bölümde okumaya zorlayıp,başarısız, mutsuz edip,yaşamdan,okumaktan,TC Devletinden soğutacam! Ayrıca ezberci eğitimle,Akledip düşünüp,sorgulamasını,icat,keşif yapmasını önleyip, teba, kul, köle yapacam diyorsa, hiç olmazsa biraz merhametli davranıp; Sınavlara Hazırlık Dersanelerini kaldırsın ve Üniversite-Fakülte sınavlarını; bu 20’nci maddeye göre yapsın. Bizim örnek aldığımız; abd, almanya, fıransa ve ingilterede; dersane ile lise ve üniversiteye giriş sınavı yok! Cavır Eziyeti deniyor ama,Cavırlar; Bizim gibi, Öğrenciye zulmetmeyi düşünememişler!
21- Fakülte ve MYO'lara kayıtlarda; taban puan uygulaması kaldırılır. Öğrenciler, puanlarına bakılmaksızın, yetenek, ilgi, karakter ve becerisine uyan, sevdiği, beğendiği, istediği daldan bir okulun, programını seçip;İnternet üzerinden,tercih ve kayıt yaptırır. Bir okul programına girmek için başvuru yapanlar; İlköğretim ve Lise diploma derecesi, başarı puanına göre sıralanır. Yukardan aşağı, kontenjan sayısınca ve sırayla; tercih edilen bölüme yerleştirilir.Ençok 3 veya 5 tercih yapılabilir.
22- İlköğretim Okulu, Lise ve Üniversiteler l Eylülde açılır, l Ocak’ ta, l aylık; yarı yıl-kış tatili için öğretime ara verilir. İkinci yarıyıl öğretimine okullar, 1 Şubatta başlar. Öğrenciler ve öğretmenler; l Haziranda, 3 ay süreli yaz tatiline girer. Tatil, toplam 4 aydır.
23- Devlet okullarında;öğretmen, bina, derslik, sıra, araç ve gereçlerden, ekonomik olarak yararlanabilmek amacıyla;sabah ve öğle sonu olmak üzere ikili,hatta üçlü (paralı- gece veya hafta sonu) öğretim yapılır. Öğrenciler, haftada 4 gün okula gider ve günde 4 saat ders görür. Haftasonunun 3 günü ise; Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri; Atölye , Laboratuar derslerine girer ve işyerlerinde uygulama stajı yapar. Öğrenciler, günlük katılacakları; 4 saatlik ders ve staj saatleri dışında ise, sosyal, kültürel, fiziksel gelişimlerini sağlayacak, etkinliklerde bulunur; ödev ve spor yapar, oyun oynar,ogün işlenen derse çalışır,yarın göreceği;derse gözatar. Öğretmen ve Öğretim üyeleri; aylık temel ücret-tazminat karşılığı, günde ortalama 6 saat derse girmek veya idari görev yapmakla yükümlüdür.Toplam olarak;bir haftada 24 ve bir ayda 96 saat, görev yapmayanların; önce tazminatları-ücretleri kesilir ve sonra görevlerine son verilir.
24- İlköğretim okulu, lise ve üniversitelerdeki öğrenci sıraları; yan tarafı yazı tahtalı ve tek kişilik sandalye, masa şeklinde olur.Böylece öğrenciler, birbirlerini rahatsız etmez. Ders yapılan sınıflar (Anfi derslikler hariç); 20-50 öğrenci kapasiteli olarak düzenlenir. Sınıflar; kalorifer ve kılimayla ısıtılıp, serinletilir.
25- Okullarda açılacak; bölüm, program ve öğrenim dalıyla , okutulacak kitaplar; yöre şartları, öğrenci, veli isteği ile ihtiyaç durumu dikkate alınarak, okul yönetim kurullarınca kararlaştırılır. Okutulmasına karar verilen kitaplar, okul yönetimince demirbaş olarak satın alınır. Ders kitapları öğrencilere kiraya verilir. Öğrenci velileri, kitapçılardan ders kitapları satın almaz. Kitabı bulunmayan derslerden, öğrencilere; dersle ilgili bilgileri içeren teksir, fotokopi, cd, bellek verilir. Derste okutulmak için kabul edilen bir kitap, en az on yıl okutulur, daha önce değiştirilemez. Dersler genelde, internet, tv ile belgesel ve deney cd’leri yardımıyla verilir, işlenir.
26-a) İlköğretim okulu ve liselerde sınıflar;öğrencilerin kayıt sırasına göre oluşturulmaz. İlköğretim okulu 5 ve lise l'de öğrenciler; IQ zeka testine tabi tutulurlar.Öğrenciler, zeka testinde aldıkları puana göre, üç gruba ayrılır:
a- Üstün zekalı( A Sınıfı)
b- İleri zekalı ( B Sınıfı)
c- Yeterli -Normal zekalı ( C Sınıfı). Bu 3 guruptan birine girmeyen, Zihinsel engelli öğrenciler; Engelliler Okul ve sınıfına alınır.
b)Her grup kendi içinde; 20-50 kişilik sayıda sınıflara ayrılır. Yıl içinde ve ara sınıflarda; aylık test sınavlarında gösterdiği, fiili performans-başarı durumuna göre, gerekirse öğrencilerin bu üç grup arasında değişimi yapılır. Bu üç grup öğrenci aynı sınıfta karışık oturursa, öğretmen dersi; hangi grubun seviyesine, düzeyine göre anlatacak? Mecburen bir grubu tercih edecek ve diğer iki grubun biri iyi anlamayacak, diğerine ise basit gelip sıkılacak , dersi dinlemeyecek.
c) Ayrıca öğrenciler; yetenek, beceri ve ilgisine göre, guruplandırılır ve buna göre şube sınıflar oluşturulur. Ör: Sipor, Müzik, Resim, Doğa ve Hayvanseverler gibi.
27-EĞİTİM BURSU: Devlet Okullarına kayıt yaptıran Öğrencilere;GELİR DURUMU VE BURS BAŞVURU BELGESİ, doldurtulur.Burs Belgesine; Aile Nüfus kaydı belgesi ile Anne ve Babasının İş durum belgesi ve Savcılık Sabıka belgesi, eklenir. Devlet Okulları; enaz % 30, Özel Lise ve Vakıf üniversiteleri ise enaz % 10 oranında öğrencisine; Burs imkanı tanır. Geliri yetersiz,çalışkan ve başarılı öğrencilere, okullar; parasal,nakit burs vermez. Burslu öğrenciden; Okul öğrenim harcı, ders kitap, cd ve sınav ücreti, yemek ve yurt ücreti alınmaz. Öğrencilere, parasal-nakit bursları; STÖ,tüzel şirket ve gerçek kişiler verir.
a) Gelir düzeyine göre, Öğrenciler, 3 guruba ayrılır:
1)Ailesinin Aylık Geliri: 3 BAÜ ve üzerinde olanlar ile yabancı uyruklular,bu lise ve üniversitenin hizmet verdiği, il,ilçe ve beldeler dışından, bu bölgeye okumaya gelen ile Diploma derecesi;A-B olmayan,TC Vatandaşları; Burstan yararlandırılmaz, Eğitim giderlerini, kendileri karşılar.
2)A.Aylık Geliri: 2 ile 1 BAÜ arası olan öğrenciler; YARIM BURSLUDUR. Okul idaresince alınan, tüm öğrenim giderlerinin; yarısını öderler.Gelir düzeyi şartı dışında bu yarım bursluluktan yararlanabilmek için;Öğrencinin; O bölge Nüfusuna kayıtlı, oyer il, ilce ve beldesinde doğması ve oradaki bir ilköğretim ve liseden, mezun ve Diploma derecesinin enaz( B) olması gerekir.
3)A.Aylık Geliri: 1 BAÜ ve daha az olanlar;TAM BURSLUDUR. Öğrenim görmek için okula, hiçbir ücret ödemez.Tam Bursluluktan yararlanabilmek için; Gelir düzeyi dışında, ayrıca, Öğrencinin; o il, ilçe ve beldeden olması, o yer okullarını bitirmesi ve Lise Diploma derecesinin; A-B olması şarttır.
b)Burslulukla ilgili hususlar:Dersten beklemeye veya sınfta kalanların, Bursu kesilir ve yeniden bağlanmaz. Okul disiplin kurulunca ceza verilen ile adli suç işleyip,mahkemece cezalandırılanların, bursu kesilir. Belgeler; Güven ve Beyan esasına dayanır.Öğrencinin; eksik,yalan ve yanlış bilgi verdiği anlaşılırsa; bursu kesilir. İsterse okula; burssuz devam eder,
B- Ekonomiye İlişkin Reformlar:
1- Hükümet ve Belediye Bütçeleri; 5 yıllık bir dönem için yapılır. Yıllık uygulama plan ve programları, hazırlanıp yürürlüğe konulur. Denk bütçe prensibi gereği, devlet harcamaları; gerçek gelirlere göre yapılır.
2- Sayısını, Maliyecilerin bile tam olarak bilemediği, halktan alınan vergiler; Gelir, Kurumlar ve ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) gibi 3-5 temel vergi şeklinde bırakılıp, çeşit olarak azaltılır. Gelir ve Kurumlar Vergisi oranı ise yüzde 5 olarak belirlenir. KDV, İlan, Reklam, Tabela, Eğlence, Gümrük, Damga, Kira, Temizlik, Çöp, Yıllık Emlak , Yıllık Taşıt Vergileri kaldırılır. Vergi iadesi, Teşvik, Destekleme gibi, ekonomi dışı, kötüye kullanıma açık uygulamalara son verilir. Hükümet, gerekli görürse, BKK ile Vergi Oranını: 2 katına kadar artırır, yada % 1 oranına dek azaltır.
3- KİT , İDT, Kamu Bankaları ve BİT'ler , bulundukları il ve ilçelerde oluşturulacak; 5 kişilik özelleştirme komisyonu tarafından,ençok 3 ay içinde özelleştirilir. Özelleştirme Komisyonu Üyeleri: Defterdar, Malmüdürü yada Belediye Muhasebe Müdürü ile Üniversite Temsilcisi , M. Mali Müşavirler Odası Temsilcisi, Baro Temsilcisi,İşyeri İşçi Sendikası Temsilcsi, Tesisin, işletmenin bulunduğu; mahalle yada köy Muhtarından oluşturulur. Şehir içi yada kenarında yer alan KiT'ler, özelleştirilirken; yalnızca makinaları satılır. Arsa ve binalar; 5 er yıllık dönemler halinde 40 yıla kadar kiraya verilir. Özelleştirme yapılırken;KİT faaliyet konusuna benzer iş yapanlar ile o yer nüfusuna kayıtlı olanlar, tercih edilir. KiT'in asli görevi ve üretimle ilgili olmayan birimleri, tesisten ayrılır. Arsa ve araziler ile lojman gibi binaları, belediyeye devredilir. Belediye, buralara; dinlenme parkı,bahçe,çocuk oyun alanı,sipor sahası ve otopark yapar.Binaları ise üniversitelere; derslik ve öğrenci pansiyonu olarak kullanmak üzere, ücretsiz tahsis eder. KİT'i o tesiste çalışan işçiler devralmak isterse, öncelik bu işçilere verilir. Tesis; peşin ödemesiz, işçilere kiralanır. Kamu kurumları ve belediyeler , ticari ve sinai nitelikte işyeri açamaz, iktisadi kuruluşlara ortak olamaz.
4- Finans kuruluşlarının sayısı; 5’e indirilir ve yeni para, banka, finans, sigorta kuruluşu açılmasına da izin verilmez. Şube açmak isteyen yabancı finans kuruluşlarına; haklarında araştırma yapılarak , dünyaca tanınmış ve etkin değilse, Türkiye'de şube banka faaliyetine izin verilmez. Ençok 5 Banka, 5 Sigorta Şirketi ve 5 Hisse Senedi, fon gibi menkul değerler konusunda hizmet üreten Finans Şirketine çalışma izni yerilir. Bu üç tür para ve finans kuruluşları, kendi gurupları içinde; sermayesi, mevduatı, karlılık-kazanç, işlem hacmi, sigortalı sayısı, şubeleri, temsilcilikleri, portföy vs. durumlarına göre sıralanır: ilk 4’ den sonrakiler; 3 ay içinde ya ilklere katılır, ya birbirleriyle birleşip 5’inci sırada yer alır, yada kapatılır.
5- Bankalar, Finans ve Sigorta Şirketleri üst yöneticilerinin katılımıyla; Bankacılık ve Finans Birliğini oluşturur. Birlik, Para Kurumu ve Finans Odası gibi, faaliyet gösterir. BDDK görev ve yetkileri bu birliğe geçer. TMSF, SPK, İMKB, Rekabet Kurulu, Deprem Sigortası Kurumu, Bankalar Yeminli murakıplığı , Altın Borsası, Sigortacılık Ve Reasürans Kurumu ve diğer Parasal Kuruluşların faaliyetlerini;CUMHURİYET BANKASI;Basın ve Meslek Odaları aracılığıyla gözetip denetler. Şirket kıredi ve Banka mevduatındaki devlet garantisi, kaldırılır. Halk , parasını yatıracağı finans kuruluşunu araştırsın , incelesin, gözetip denetlesin. Parasını; sağlıklı çalışan, güçlü kuruluşlara yatırsın. Bankacılık ve Finans Birliği Yönetim Kurulu; 17 üyelidir. Belirlenen gün ve saatte katılan üyelerle toplanır. Gündemini görüşür. Oylamalar gizli ve yazılı olarak yapılır. Kararları oy çokluğuyla alır. Başkanı, Ekonomi Bakanı atar, Başkan Vekilliği görevini; Cumhuriyet Bankası Başkanı yürütür. Kurul sözcülüğünü başkan vekili yapar. Üyeler arasından iki de Denetçi seçilir. Bulunduğu şirket yöneticiliğinden ayrılan kişinin, kurul üyeliği de kendiliğinden düşer. Yeni genel müdür, doğrudan kurul üyeliğine seçilmiş sayılır. Kurul üyelerine her toplantı için BAÜ'nün (Bürüt Asgari Ücret) onda biri oranında toplantı ödeneği ödenir. Ayrıca kurul üyelerine ikramiye, karpayı ve aylık ücret verilmez.Bankacılık ve F.Birliği Toplantıları, basına açık olarak yapılır. Basın, Birliğin iş ve işlemlerini, gözetip denetler. Basının bilgi ve belge isteği, en geç 10 gün içinde karşılanır veya gerekçeli şekilde, yazılı cevap verilir.
6- Devlet;bakanlık,belediye vd kamu kurumları, yurt içinden ve yurtdışından, borç para, kredi alamaz. Kamu kurumları, harcamalarını; bir önceki yıl gerçekleşen, gelirlerine göre yaparlar. Kamu kurumları, parası bulunmayan bir resmi işin, ihalesini yapamaz. Kamu kurumları; hibe, bağış, hediye olarak; mal, taşıt aracı,alet,cihaz vs kabul edemez.
7- Emekli Sandığı , SSK ve BAĞKUR birleştirilerek; tekbir kamu Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğü çatısı altında toplanır. Sosyal Güvenlik Kurumu Bölge Müdürlükleri; TC Vatandaşlarına; memur, işçi, işveren- esnaf ve serbest sigortalı; bağımsız çalışan, ev kadını , çiftçi gibi ayrım yapılmadan; sigortalılardan: öğrenim durumu ve sigortalılık süresine göre, prim alır ve bu prim cetveline göre de emekli aylığı bağlar. Tüm sigortalı ve emeklilere; aynı mevzuatla; eşit, adaletli ve yeterli hizmet verir. Cumhuriyet Bankası, Milli Piyango İdaresi ve Spor Toto Teşkilatı, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlanır. Gelirleri sigortalılara harcanır. Memur, işçi, işveren, serbest meslek ayrımı yapılmaksızın, sigorta primi otuz tam gün üzerinden, aylık olarak alınır. Sigortalılık süreleri de ay ve yıl olarak hesaplanır.
8- Kamu personeli ve özel sektör işçileri; öğrenim durumu ve hizmet sürelerine göre,aylık temel ücret alır. Ayrıca yaptıkları işin zorluğu , tehlikesi, görevin önemi, ustalık ve uzmanlık gerektirmesi gibi şartlara göre;işveren ve işyeri-işçi sendika temsilcisinin;her çalışan için ayrı ayrı belirleyeceği miktarlarda; Görev Tazminatı ödenir. Görev tazminatlarının çeşidi ile gösterge puanlarının, alt ve üst sınırlarını; Bakanlar Kurulu belirler. Bakanlar kurulu ayrıca her yıl için maaş cetveli ve tazminat puanlarının, paraya çevrilmesinde kullanılacak; Asgari Ücret Katsayısını, kararlaştırıp açıklar. Maaş yada tazminat, gösterge tablosundaki en yüksek gösterge puanları, en düşük gösterge puanının 4 katını geçemez. Hükümet, her yıl için BKK ile Bir BAÜ’yü: 3 ile 7 Cumhuriyet Altını, parasal değeri arasında belirler.BAÜ:22 Ayar, 20 gr Altından az ve 50 gr’dan çok olamaz.
9- Destekleme alımı, Taban fiyatı belirleme, Vergi İadesi, Doğrudan gelir desteği ve Parasal Teşvik uygulamalarına son verilecek. Yararsız, eziyet ve kötüye kullanıma açık.
D- Güvenlik Reformları:
1-Bölücü terör örgütü pkk-kck, hizbullah, dhkp-c, ibda-c,ışıd-daeş gibi terör, ve mafya gibi suç örgütleriyle gerekli mücadeleyi;yerinde,zamanında yaparak, bu halk düşmanlarını yok etmeyen , hırsızlığı, kapkaçı, organize suçları önleyemeyen, halkın can, mal ve namus güvenliğini sağlamada yetersiz, geç, etkisiz kalan , suçluları yakalayıp; adalet önüne çıkarmada, başarısız olan; Güvenlik Kuvvetleri ile suçluları; hızlı, etkili şekilde yargılayıp, onları caydırıcı, pişman edici ve mağdurların vicdanını, rahatlatıcı biçimde cezalandırıp, Adaleti sağlayamayan; geç, yavaş işleyen,etkisiz Yargı Organı; yeniden yapılandırılacak. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerinde izlenen, yargılama sistemi, aynen Adli Yargıda, il ve ilce adliyelerindede uygulanacak. Güvenlik ve yargı sistemi; bilimsel ve teknolojik gelişmelerden yararlanılarak, etkili ve işler hale getirilecek. Polislik ve Yargıçlığa alınmada; o yerli olanla, mastır ve doktora yapanlara öncelik tanınacak.
2-ADALET,YARGI REFORMU: Hukukun üstünlüğünün ve Adaletin sağlanabilmesi için Hakim ve Savcı kadro sayısı:60 bine yükseltilecek. 45 bin Savcı ve 15 bin Hakim kadrosu.Savcı;inceleme, soruşturma, kovuşturmayı;ençok bir ayda hazırlayıp;ya mahkemede dava açacak, yada talebi reddedecek. Hakimde; ençok 3 ayda duruşmaları tamamlayıp,kararını verip, yazacak. Temyiz Yargıçlarıda il ve ilçelerde bulunup,ençok 10 günde;itirazı inceleyip; Mahkemenin kararını; ya onaylayacak, yada gerekçe göstererek, geri çevirecek.Yargı;hızlı ve etkili olacak.
3- Zaman, emek, para, bina ve araç gereç, israfına yol açan, aralarında işbirliği ve eşgüdüm sağlanamayan;Emniyet Genel Müdürlüğü ile KGT Müsteşarlığı ve MİT birleştirilecek. Polisliğe, en az % 10 oranında; İHL- İlahiyat mezunları-Alperen Sevgi Okulu- alınacak. Polis kadrosu; 100 bin kişi olarak dondurulacak. Polisler yerli malı,ulusal tasarımlı,milli silah kullanacak. Jandarma kaldırılacak. Şehir, Kırsal alan ayrılmadan,Güvenli hizmeti görevini,bir bütün olarak, Polis yürütecek. Demokrasilerde, görevi düşmanla savaşmak olan Asker;günlük idari hizmet yapmaz ve Öz Halkına asla kötü davranamaz.
4- Ordu teşkilat ve eğitim açısından , bilim ve teknikteki gelişmelere göre, yeniden düzenlenecek. TC Ordusu; ulusal tasarım,marka,patent,sıtandartlı,yerli üretim,TM;araç,cihaz ve silahlarla donatılacak. Piyade, Tank, Bando, Jandarma gibi bir çok askeri sınıflar kaldırılacak. Askerler Kara Komando, Deniz Komando, Hava Komando birlikleri ve teknik yardımcı birimlerden oluşacak. TAE gören Er ve Erbaş sayısı; 70 bin kadro ile sınırlandırılacak. TSK; 7 bin Eğitim Subayı, 10 bin Teknik Subay, 6 bin Sağlık Sb ve 15 bin Meslek Sb olmak üzere, subay kadrosu; 38 bin sayısında tutulacak. Astsubay ve uzman çavuş unvanları; kaldırılıp, kullanılmayacak. Meslek Sb Askeri personel dahil, tüm subaylar; üniversite mezunu olacak. Askeri Okullara ve Subaylığa; en az % 10 oranında; Alperen Fakültesi- Sevgi MYO- İHL- İlahiyat mezunları alınacak. Askerlik; savaş ve ölüm demek! Tanrıya, Ahrete, Cihada, Şehitliğe İnanmayan, İbadet etmeyen kişi, niçin ölsün? İnançsız insan, asla zafere ulaşamaz!Ancak,kendi halkına karşı,abd yönlendirmesiyle;27 Mayıs 1960,12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 15 Temmuz 2016 Askeri darbelerini yapar! Durum ortada; 1978-2016; pkk-kck hala kabus gibi! İnsanları öldürüyor, okulları, araçları yakıyor! Askerler, sayıca azaltılırken uzmanlaşacak, profesyonelleşecek. Acemi askerlere ilk yardım, doğum kontrolü gibi dersler verilecek. Bay ve Bayan ayrımı yapılmaksızın, tüm TC vatandaşları; 18 yaşına girdiği yıldan itibaren, TAE (Temel Askerlik Eğitimi) için askere alınacak. Bir bölgedeki tüm askeri birlikler, o bölge Ordu komutanlığına bağlanacak. Ordu; dış güvenliği ve sınır emniyetini sağlayacak. Kaçakcı, mafya, pkk,ışıd; istediği zaman; sınırlardan rahatça girip çıkamayacak. Sınır karakolları kaldırılacak, Askere; yaya;yol takip, arazi arama, taraması yaptırılmayacak. Sınır,Yol; Kamera ve uyduyla gözlenecek, uçak ve helikopterle; teröristlere, kaçak girişlere,önce havadan müdahale edilecek,sonrası helikopterle,kaçış yönüne, tim indirilip, teröristler yokedilecek. Milli Savunma Bakanlığı, Sav. San. Müşt, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlıkları; Genel Kurmay Başkanlığıyla birleştirilecek ve TSK Başkanlığı adıyla; Güvenlik Bakanlığına bağlı olarak, Türk Devleti, TC Vatandaşları ve Türk Vatanını; Türkün düşmanlarından, ölümüne savaşarak, koruyacak. Başına çuval geçirttirmeyecek ve Subaylar: ayrı bir millet, devlet, halk gibi, varlığını sürdürmeyecek; Oyak, Oyakbank, Oyak sigorta, Orduevi, askeri gazino, sinema, Ordu pazarı, askeri mahkeme, askeri cezaevi, Deniz kıyısındaki askeri kamplar, askeri lojmanlar, askeri korumalar, askeri makam araçları, subay çocukları için öğrenci yurtları, askeri ateşelik, askerlik şubeleri, il, ilçe, belde jandarma komutanlıkları ile askeri karakollar vb kurumlar; TC’de Demokrasinin gelişebilmesi ve bir daha askeri darbe olmaması için kaldırılacak! Subayların, görevde ve emeklilikte sahip olduğu; farklılık, üstünlük, ayrıcalık kaldırılacak. Diğer devlet memurlarıyla aynı ve eşit haklara sahip olacaklar. Osmanlınında Ordusu vardı ama, Osmanlı subayı; maaş aldığı kendi devleti ve halkına karşı, darbeci ve baskıcı olduğu için;el silahıyla savaşta zafere ulaşamadı ve yıkılıp gitti.
5- İl, İlçe ve Beldelerdeki Polis teşkilatı;Adli Yargıya bağlanacak, Cumhuriyet Savcılığı sorumluluğu ve Basının;gözetim,denetiminde,TC Yasalarına göre, görev yapacak. Taşıt aracı, alım satımı, ruhsat, ehliyet gibi işler; KUT-Şoförler Odasına, Kahve, bar, pavyon , otel konaklama vs idari işlemler; Belediye ve ilgili Meslek Odasına devredilecek. Polisler yalnızca, suç işlenmesinin önlenmesi, Yurttaşların can , namus ve mal güvenliğinin korunması,suç işleyenlerin yakalanıp adalete teslimi görevi ile yol trafik akış ve güvenliğini sağlayacak.Şüpheli,Suçlu ve Davalıların; iddia ve suçlamalara ilişkin ifadesini; Savcılar alacak. Polis;sorgulama,soruşturma,kovuşturma,işyeri, konut, araç, üst arama,araştırma, bilgi ve delil toplamada; Savcılara yardımcı olacak.
6- Jandarma, asli görev yeri olan Askeriye içine dönecek ve Kara Sınır Güvenlik Komutanlığı olarak; yurt savunması ve sınır güvenliğini sağlayacak. Askeriyenin; Yargısal ve idari görevleri; Polise devredilecek. Köyler; belde, ilçe ve merkez ilçe (il) sınırları içine alınarak, mülki sınır ile belediye sınırı birleştirileceğinden;Polis, mahalleler gibi,köylerinde güvenlik hizmetlerini yürütecek. Köylerde belediyeye bağlanıp, mahalle statüsü verileceğinden: Polis, asayiş planını; mahalle ve köyleri bir bütün halinde ele alıp, İl, İlçe ve Belde; Kırsal Alan ve Şehir güvenliğini, tek birim olarak sağlayacak.
7- Her İl ve İlçede Cezaevi yapılmaz. Gelişmemiş yörelerde bölge ihtiyacını karşılayacak düzeyde; bin, beş bin, on bin kişilik, bölge cezaevleri yapılır. Hükümlü ve tutuklular, ceza evlerinde; 2x5=10 metrekarelik, tek kişilik, müstakil odalarda kalırlar. Böylelikle hükümlü ve tutuklular;olumsuz bir şey yapmaya, isyana, intihara, ölüm orucuna, yatakları yakmaya, gardiyan ve diğer hükümlüleri öldürmeye zorlanamaz, dayatma, şantaj, baskı yapılamaz, terör konusunda eğitilip yönlendirilemez, kötü düşüncelilerce rahatsız edilemez, cinsel tacize uğramaz, yiyeceği, giyim eşyası, parası elinden alınamaz. Her odada bir sabit ranza, yatak, duş ve WC bulunur. Bir özel yemek şirketiyle anlaşılarak, tutuklu ve hükümlülere:Sabah 10 ve Öğlesonu 15’de olmak üzere; günde;2 öğün yemek verilir ve bu yemek servisi, odalarına yapılır. Mahkum odaları karşılıklı olup, aralarında koridor bulunur. Kapılar dışarıdan tek tek açılıp kapanır. Oda kapı ve penceresi,sert alüminyom parmaklıklı olup, koridordan bakınca mahkumlar görülebilir. Cezaevinde; alkol, uyuşturucu, sigara içmek, kumar oynamak ve cinsel ilişkide bulunmak,ayrıca gazete, dergi okumak, tv seyretmek, radyo ve müzik dinlemek, cep telefonu, bilgisayar ve internet kullanmak yasaktır.Burası,tatil kampı,rehabilite merkezi, huzurevi değil, adı üstünde Cezaevi;Devletin koyduğu kanunları tanımayan,insanlara, kütülük yapan,iyilik ve güzellikten anlamayan,hükümlü ve tutuklunun,cezalandırıldığı,yani;”Canımı sıkanı Vurur,paşalar gibi yatarım,”diyemiyeceği,yerdir!Suç işleyenlerin, elbette yaşamı kısıtlanacak ve yaptığının cezasını;hapiste çekecekki;akledip,düşünüp,sorgulayan diğer insanlara; ders, ipret, öğüt olsun! Mahkumlar odalarında;isterse çiçek yetiştirebilir,muhabbet kuşu,kanarya besleyebilir, kitap okuyabilir, hikaye, roman, şiir yazabilir.Dini kitap okumak ve İbadet yapmak serbesttir. Mahkumlar hastalandığında; odaları, yada cezaevi revirinde tedavi görür. Gerektiğinde doktor cezaevine gelir. Hükümlüler,aldığı ceza süresinin; üçte biri, yarısı veya üçte ikisini çekmedikçe ve kurallara uyum göstermedikçe, yakınlarıyla görüştürülmezler. Hükümlü ve tutuklular ile 16 yaşından küçük yakınları;Ruhsal durumları,hapisliği anlayamayıp,küçük yaştan bozulmasın diye, görüştürülmez. Görüşmeye; cezası kesinleşinceye kadar;haftada bir avukatı ile sonrasında, ayda bir ve her ayın son işgünü olmak üzere; sadece ana, baba, kardeş, eş ve yetişkin çocukları gelebilir.
8- Ceza Kanunu güncelleştirilir. Kapkaç, dolandırıcılık, isteyerek insan öldürme, sahtecilik, hırsızlık, namusa tecavüz, sarkıntılık, tehdit, şantaj, haraç,rüşvet gibi bilerek, isteyerek, kasden işlenen suçlara da; banka soyguncusu, uçak kaçıran, gasp, terör, kaçakcılık yapan, uyuşturucu üreten, satan kadar ceza öngörülür. Suçluyu isterse, kişiler affedebilir!Devlet suçluyu affedemez ve Af Kanunu çıkarılamaz. Demokrasilerde siyasi suçlu olmaz. Suçun oluşması için gerçekleşmesi, topluma, bireye veya çevreye;maddi,fiziksel yada ekonomik zararın, verilmesi gerekir. Demokrasilerde bir kişi hapse:iradesiz,sabırsız,akledip düşünmeyen,sorgulayamayan,acımayan, ne zaman, ne yapacağı belli olmayansa, dışarda serbest kalırsa, çevresine zarar vermemesi için konur.
9- Ceza Kanunundaki suçlar; Kusursuz Sorumluluk, Kusura Dayalı Kabahat Ve Kasten, Bilerek, İsteyerek, İşlenen Suçlar şeklinde;3 gurup olarak sınıflandırılır. Ayrıca, topluma, kişilere ve mala karşı işlenen suçlar olmak üzere,bölüme ayrılır. Bu üç grup suça, suçun ağırlığına göre, farklı para ve hapis cezaları getirilir. Akıl hastaları ile yaşlı ve yaşı küçük olanlara tanınan;suç işleme özgürlük ve ayrıcalığı,imtiyazı ile ceza indirim garabeti ve erteleme uygulaması,derhal kaldırılır. Bir suçu işleyebilen, cezasını da çeker. Aşırı derecede akıl hastalarına da ceza verilir ve cezalarını; akıl hastanelerinin, mahkumlar bölümünde, ceza süresince kalarak çeker. Basit ve kısa süreli, ceza gerektiren, suçları işleyenler ile para cezasını ödeyemeyenler , ceza evindeki yemek ücretini veremeyenler, işlediği suçtan pişmanlık duyup; suçla ilgili , bilgi ve belgeleri, kişileri, adalete tam ve doğru bildirip, teslim edenler, cezasının en az üçte birini çekip, iyi hali görülenler; hükümlülerin istemesi ve savcılığın uygun görmesi halinde, ceza karşılığında; park, bahçe, orman dikimi, yol temizliği gibi kamu hizmetlerinde çalıştırılır.Kişiler isterse; 5 yıla kadar hapis cezaları; paraya çevrilir yada ev hapsine dönüştürülür. Kısa süreli ceza alan, suçlular; verilen hapis cezası süresince , ceza karşılığı olarak, evlerinde kalır, sokağa çıkamaz. Ceza karşılığı gördürülen, kamusal işlere; zamanında gelmeyen, gelipte işi gereğince yapmayan, veya evden ayrılanlara, tanınan; bu Adli haklar; iptal edilip, ilgililer cezaevlerine konulur ve ikinci defa tekrar yararlandırılmaz. Sabıkalı kişiler, ikinci defa yine suç işlerlerse;Adli indirim ve sosyal haklardan yararlanamazlar. Yatağını yakan, yırtıp parçalayana,kırana, birdaha yenisi verilmez!
10-a) Yargı Sistemi yeniden düzenlenip, yargılama işlemi; hızlı ve etkili hale getirilir. İl ve İlçede; sadece Hukuk Mahkemesi, Ceza Mahkemesi ve Temyiz Yargıçlığı kurulur.
b) İl, İlçe ve Beldeler, birbirinden özerk hale getirilir. Bağlı köylerle birlikte nüfusu;20 bin-100 bin arasındaki yerleşim birimleri: Belde-Kasaba-Nahiye-Bucak, Nüfusu:50-500 bin arasındaki yerleşim birimleri ilçe, nüfusu:100 bin ile 700 bin arası olan yerleşim birimlerine de il statüsü verilir.
c)Bir İl yada İlçe Adliyesine; en az 4 Hakim ve 5-10 Savcı kadrosu tahsis edilir.
d) Eski Tapulama, Vergi, İdare, Aile, Çocuk, Sulh, Asliye, Bölge Mahkemeleri İle Yargıtay, Danıştay, YSK, Anayasa Mahkemesi, Devlet Güvenlik- Özel Yetkili, HSYK, Askeri Mahkemeler kaldırılır. Ülkede Yargı Birliği, Yargı Bağımsızlığı Ve Hukukun Üstünlüğünü sağlayıcı, bir ortam oluşturulur. Hakimlik ve savcılık kadrolarında bir boşalma olunca, duyuru yapılır. Hakim ve savcılar, hangi il, ilçe yada beldede görev yapmak istiyorsa, orası için başvurur. Görev yerinden, kendi isteği dışında, başka bir yere ataması yapılmaz. Hakim ve Savcıların;kendi memleketinde görev yapması,asıldır.
e)İl ve İlçelerdeki Hakimler; Hukuk Hakimi, Ceza Hakimi ve Temyiz Hakimi- Tetkik Yargıcı Unvanını taşır. Savcılarda; Hukuk, Ceza ve Nöbetçi (mesai saatleri dışı) Savcı unvanını taşır.
f) Yargı kararlarına, itiraz halinde; temyizen, bu davalara; kararı veren Hakim dışındaki diğer Hukuk ve Ceza, yada doğrudan Temyiz Hakimi bakar. Temyiz Hakimi; ya verilen kararı; bir gerekçe göstererek bozar ve yeniden görüşülmek üzere, geri çevirir, yada kısmen ve tamamen onaylar. Böylece yargılama süreci kısalmış, temyiz işlemi hızlanmış olur. Temyiz hakimi; en çok 10 gün içinde itirazı inceleyip, kararını verir, yazar ve Adliyeye teslim eder.
11-a) Yargıya başvuruda ve kararların yazılmasında; Basılı,Sıtandart, Form Belgeler kullanılır. Adliyeye yapılan, Hukuk ve Ceza davalarına ilişkin, başvuruları; Yargı Başkanı kabul eder ve dilekçeleri, Savcılara gönderir. Doğrudan Polise yapılan, adli suç başvurularını ise Yargı başkanı adına: Polis Müdürlüğünde görevli Savcı, Polis Müdürü, veya Nöbetçi Polis kabul eder.
b) Savcılar, kendilerine intikal eden, suç yada hukuksal olayı; en çok 30 gün içinde araştırıp, inceleyip, soruşturup, kovuşturup; ya gerekçesiyle başvuruyu reddeder, yada mahkemede dava açar. Savcılar, suç işlendiğini; gördüğü, duyduğu , haber aldığı zaman; bir yerden,emir, izin almaksızın, hemen inceleme, soruşturma ve kovuşturma başlatır.
c) Polis; üst, araç, ev ve işyeri arama ile kişi izleme, telefon dinleme iznini, Savcıdan alır. Suçlu ve şüpheliyi, Savcı adına ve emriyle gözaltına alır. Savcının isteği üzerine;Tutuklu yargılama ve Ceza kararını ise Hakim verir.
12- Hakimler, mahkemeye dava açıldıktan sonra; en çok üç ay içinde, dava dosyasını inceleyip, konuyu irdeleyip , karar vermek, kararını yazmak ve Adliyeye teslim etmek zorundadır. Hakim, dava duruşmasını; en çok iki defa erteleyebilir. Erteleme bir aydan daha ileri bir tarihe bırakılamaz. Yargılama, sanıklar bulunmasa, yada kaçsada , suç olayına göre, sanıkların gıyabında-yokluğunda-ardından, yürütülüp tamamlanır. Hakimler ifade almaz, dava taraflarını;görmez ve dinlemez. Hakim gerek görürse, savcı yada taraf avukatından; yeni ek, bilgi, belge, delil ve ifade ister. Adli Yargılamada da; eski Danıştay, İdari Mahkemeleri , Yargıtay ve Anayasa Mahkemesinin yargılama usulü ve şekli uygulanır. Hakimler dava duruşmalarını, dosya üzerinde yapar. Kararını dosyadaki belge, delil ve bilgilere bakarak verir. Davalı, davacı, bilirkişi,şüpheli,suçlu, sanık, tanık ifadeleri; gizli, tek olarak ve tümüyle yeminli olarak alınır. İfadeleri, kişilerin avukatı, yada savcılar alır.
13- Adli soruşturma , kovuşturma ve yargılama da; her türlü video bandı, film, kaset, Audio, bellek, CD gibi yazılı, sesli ve görüntülü materyaller ile parmak izi, saçkılı, uzman, bilirkişi, doktor ve tahlil raporları , suç işlemede veya suç olayını görüntüleme ve belirlemede kullanılan; alet ve cihazlar; birinci derece de , sanık, tanık ifadeleri gibi, delil olarak kabul edilir ve kullanılır. Kanıtın- delilin, bilginin; nasıl elde edildiğinin,hiçbir önemi yoktur. Kanıt; olayı aydınlatma, suçu ispat etme ve suçluyu belirlemede önemliyse, birinci derecede, adli delil olarak kabul edilir.
14- Beldelerde Adliye teşkilatı açılmaz.Beldelerin Adli hizmetini;ulaşım bakımından en yakın, il veya ilçe Adliyesi yürütür. Beldelere Polis teşkilatı açılır. Her beldeye, suç işlenme durumuna göre,1-3 Savcı görevlendirilir.Beldedeki Savcılar, Belde Polis Müdürlüğünde görev yapar.
E- Sağlık Reformları:
l- Genel Sağlık Sigortası kanunu çıkarılır ve bireysel sağlık sigortası yaptırma zorunluluğu getirilir. Bay, bayan, çocuk, genç , yaşlı herkes, BAÜ'nün;yüzde 10'u oranında,Kamu Sosyal Güvenlik Kurumuna; bireysel sağlık sigortası, primi yatırır. İşçi, memur,işveren ve serbest sigortalıdan; bir kişilik, sağlık sigortası primi alınır ve bireysellik ilkesi gereği,sigortalı ve emeklilerden; yalnızca sağlık primi yatırana, sağlık hizmeti verilir. Kişiler,bakmakla yükümlü olduğu; çalışmayan anne, baba, kardeş, eş ve çocuklar için ayrıca sağlık primi yatırmak zorundadır. Sosyal Güvenlik Kurumu, emeklilik ve sağlık sigortası, primi yatırmayana; emekli aylığı ve sağlık hizmeti vermez. İşçi, memur, işveren, serbest sigortalı ile emekliler ve diğer sağlık primi yatıran tüm kişilere, sağlık hizmetini; Sosyal güvenlik kurumu verir ve sağlık giderlerini karşılar.
2- Sağlık Bakanlığı ile SSK ve diğer kamu kurumlarına ait hastaneler, Devlet Üniversiteleri Tıp Fakültelerine devredilip bağlanır. Bu hastaneler, Eğitim, Araştırma, İhtisas ve Uygulama Hastanesi olarak, halka sağlık hizmeti verir. SGK; Sağlık hizmetini, kamu sağlık kurumları ile özel sağlık kuruluşlarından satın alır. SGK; hastane, eczane, laboratuvar açamaz ve sağlık personeli çalıştıramaz.
3- Devlet Üniversitelerine bağlı olarak, her ilde ve nüfusu 100 bini geçen ilçelerde, Tıp Fakültesi açılır. Özel üniversitelerinde; Tıp Fakültesi ile İlyardım,Çocuk,Hasta,Yaşlı Bakım,Sağlık MYO açması, teşvik edilip,desteklenir. Nedeni;Abd ve Avrupa ülkelerinde; her 100-150 kişilik halk gurubuna bir Doktor düşmektedir. Türkiyede ise bin kişiye; bir doktor bakıyor?Doktor dağılımıda dengesiz. Bu Doktor eksikliği sorununu;ordunun,polisin silahları ile otomobil ve cep telefonunda olduğu gibi, Japonyadan, Robot doktor, ithal ederekmi karşılayalım?
4- Sigortalı ve emeklilerin, yataklı tedavi giderlerinin tümünü, Sosyal Güvenlik Kurumu karşılar.
5- Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortalı ve emeklilere; yılda iki defa (Ocak ve Temmuz aylarında) Ayakta muayene ve ilaç tedavi giderleri için yarımşar BAÜ (Yılda toplam 1 BAÜ) tutarında; Önleyici Sağlık ve Ayakta Tedavi Gideri, Ödeneği, öder. Sigortalı ve emekliler,istedikleri;Ana, Çocuk Sağlık ocağı,Aile,işyeri sağlık merkezi, üniversite hastanesi veya dilediği özel doktor , özel sağlık merkezi, yada özel hastaneye gidip, muayene ve ayakta tedavi olur. İlaçlarını da istediği eczaneden satın alır. Böylece hastanelerde yığılma, kuyruk, birkaç ay sonraya gün verme sorunu da çözülmüş olur. Hükümet dilerse, BKK ile Ayakta Tedavi-Sağlık ödeneğini; 4 katına kadar artırabilir, yada yarı oranına dek azaltabilir.
6- Sağlık Bakanlığına bağlı; Aile,İşyeri sağlık merkezi, Ana,Çocuk sağlık ocağı , sağlık evleri , verem savaş ve sıtma savaş dispanserleri vb devlete ait tüm sağlık kuruluşları; Belediyelere devredilir. Bu kurumlar, Belediye İl,İlçe,Belde; Aile,İşyeri Sağlık Merkezi ve Belediye Ana,Çocuk Sağlık Ocağı olarak hizmet verir. Köy Sağlık Evleri uygulamasından vazgeçilir; yararsız ve anlamsız. Küçük yerleşim birimlerindeki hastalar, Hastanelere; özel araç, cankurtaran-anbulans ve gerekirse Askeriye ve Polis helikopterleriyle taşınır.
7- Sağlık Bakanlığı; sağlık mevzuatını hazırlar, güncelleştirip yeniler, sağlık eğitimini planlar. Sağlık araç, gereç ve ilaç ithalatı , ilaç patenti işlemlerini düzenler. Sağlık Bakanlığı , sağlık eğitimi , önleyici hekimlik, ayakta ve yataklı tedavi hizmetlerinin planlama ve yürütümünde başarısız olmuştur. Ülkemiz, içi; hemşiresiz, doktorsuz,hasta bakıcısız, aletsiz, sağlık ocak,merkez, hastane, sağlık evi mezarlığına dönmüştür. Örneğin; Bilecik ili ve ilçeleri. Sağlıkta zorunlu hizmette yanlıştır.Zorla verdirilen sağlık hizmetinin, kimseye yararı olmaz. Çözüm; Tıp Fakülteleri sayısını ve öğrenci kontenjanını artırarak, doktor sayısını çoğaltmak. Tıp eğitimi süresini; 4 yıla, TUS’u ise alan-dal- bölümlere göre; 1 yıl mastır ve 2 yıl bilim doktorası olarak, sınırlayıp indirmek. İhtisas için her hastaneye, bir bölümden; en az 20 sıtajyer doktoru,TUS için ihtisasa kabul etmek. İhtisas sınavını (TUS) kaldırıp, doktorlara ilgi duydukları alanda, ihtisas yapma imkanı tanımak. Ayrıca Dişçilik, Eczacılık, Veterinerlik gibi, Genel Tıp fakültesi dışında, müstakil eğitim veren; Göz Hastalıkları Fakültesi, KBB Hastalıkları Fakültesi, Kadın Hastalıkları Fakültesi vb. açılır. İsteyen öğrenciler, boş yere 4 yıl genel tıp eğitimi görmek yerine, ilgi duydukları alanda doğrudan, uzmanlık eğitimi görmüş olurlar. Piratisyen hekimlik sözcüğü kaldırılır; uzmanlık dalına devam etmeyen doktorlar; Tıp Fakültesinden, Aile,İşyeri Hekimi unvanıyla mezun edilir.
8- Emekli Sandığı, BAĞKUR ve SSK birleştirilir. Emekli Sandığı Mensubu, SSK'lı, BAĞKUR'lu , Serbest- İsteğe Bağlı Sigortalı, Tarım Sigortalı ayrımı kaldırılır. Tüm sigortalılara; aynı mevzuatla, adaletli ve eşit şekilde; sağlık ve emeklilik hizmeti verilir.
9- Sigortalı ve emekliler, sağlık merkez, ocak yada hastane polikıliniğine başvurduğunda; Acil serviste olduğu gibi, hemen hastanın; kaydı yapılıp, muayene, tahlil, film çekimi ve tedavi hizmetleri başlatılır. Film çekimi için başka bir güne randevu verilemez. Ayakta Muayene, tahlil, film gibi, teşhis ve ayakta tedaviye yönelik işlemler; Haftada 4 gün ve 08.00-13.00 saatleri arası yürütülür. Mesai bitiminde hala sırada hasta varsa, bunların tedavileri tamamlanıncaya kadar, ek çalışma- fazla mesai yapılması zorunludur. Bugünün işi yarına bırakılamaz. Çalışma gün ve saatleri dışında hastalananlara; hastane Acil servislerinde hizmet verilir. Hastalara: 3-7-10 gün yada 1, 2 ay sonraya randevu verilemez. Tüm hastalar başvurduğu gün muayene olacak ve tahlil, film vs teşhis tedavi işlemleri, o gün başlatılacaktır. Doktorlar, tercihte bulunup bir seçim yapacak; ya devlet hastanesinde, sağlık merkez ve ocağında çalışacak, yada özel muayenehanesinde veya özel sağlık kuruluşunda. Devlet memuru doktor, sağlık personeli; hem memurluk yapıp, hem de özel hastanede çalışamaz ve özel muayene, klinik, sağlık merkezi açamaz.
10- Döner sermaye gelirlerinden; öğretim üyesi, doktor ve diğer sağlık personeline, ek ödeme yapılamaz. Üniversite ve hastanelerin döner sermaye gelirleri, yalnızca; kurumun elektrik, doğal gaz, su, telefon, temizlik, demirbaş, dayanıklı tüketim, eşya, küçük onarım, yemek ve ilaç gibi, günlük temel, asli giderlerine harcanır.
F- Yerel Yönetime İlişkin, Düzenlemeler:
1- Bir belediye sınırı, diğer bir belediye sınırına kadar devam eder. Köylerde mahalle statüsüne kavuşturulur. Belediyeler, köylere de hizmet götürür. İlçe mülki sınırları ile belediye sınırı, aynı olur.
2- İl Genel Meclisi, İl Daimi Encümeni ve İl, İlçe Özel İdare Müdürlükleri; Belediyelerle birleştirilip, bağlanıp, kaldırılır. Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Meclisi de kaldırılır. Görev ve yetkisini, il ve ilçe belediyeleri yürütür.Geçmiş uygulamada,Partizanlık nedeniyle; işbirliği ve koordinasyon sağlanamadı. Kırtasiyecilik, bürokrasi arttı,İsraf çoğaldı. Belediye meclis üyeleri, Mahalle ve Köy Muhtarlarıdır. Belediye Encümeni kaldırılır. Belediye meclisi kararlarını; belediye başkanı ile belediye şube müdürlükleri; kullanıp, uygular.
3- Belediyeler, mülki sınırları içindeki arazi kullanımını; mahalle, köy yerleşimi, tarla, bahçe, mera, otlak, yayla ve sahilleri, bir bütün halinde ele alıp, planlar. İmar planlarını buna göre hazırlar. Orman bölgesinde, sahilde, kıyıda;yerleşime, tarım alanı ve yatakhane bölgesinde;sanayi tesisi kurulmasına izin vermez. Arazi ve hakim rüzgar durumuna göre; tek katlı, bahçeli, 2,3 katlı evler mahallesi ile site ve apartman bölgelerini,belirleyip planlar. Karışık, düzensiz, plansız yapılaşmaya, gecekondu ve otoparksız,çocuk oyun bahçesiz, betonlaşmaya göz yummaz. Beldesini, arazilerini; mevcut durum ve gelecek yüzyılı öngörerek; Yerleşim-Konut -Yatakhane Bölgesi, Sanayi Bölgesi, İşyerleri Bölgesi, Eğlence Bölgesi, Tarım Bölgesi, Mera-Otlak,Yayla,Avlak Alanı, Ormanlık Alanlar, Milli Park, Baraj, Gölet, Piknik, Turizm Alanı, Park bahçe, Otopark, Meydan, Çocuk Bahçesi, Çöp Toplama Yeri,Spor Ve Oyun Sahaları,Üniversite Ve Okul Yeri olarak ayırıp belirler.
4- Belediyeler; İstanbul ve İzmir'de olduğu gibi, evleri; otoparksız, yolsuz, kaldırımsız,çocuk oyun alansız, park bahçesiz, susuz, kanalizasyonsuz, birbirine bitişik , üstüste yaptırmaz. Evleri yatakhane bölgeleri şeklinde beldenin uygun yerlerine yayar. Yatakhane bölgeleri ile işyerleri arasında her 30-60 dk’da hareket eden metro, elektrikli trenler konur. Belediyeler,pilanlı, düzenli ve sürekli olarak; ev, işyeri ve sanayi için arsa üretir. Elektrik, su, kanalizasyon, yol, metro, telefon gibi altyapı hizmetlerini getirtir. Örneğin: İnşaat yapmaya hazır bu arsaları, ev yapmak isteyenlere; 40 yıllığına kiralayıp verir. Böylece ne gecekondu yapılmış, nede sağlıksız işyeri, fabrika kurulmuş olur. Evleri, işyerlerini; sel suyu basmaz, çatıları; rüzgar uçurmaz, binaları; deprem yıkmaz.
5- Belediye bütçeleri; 5 yıllık dönemi kapsar. Giderler, gerçek gelirlere göre planlanıp, denk bütçe yapılır. Belediyeler, borç para, kredi alamaz. Parası olmayan işler, ihale edilemez.İhaleler; öncelikle o bölge nüfusuna, maliyesine kayıtlı,yada o beldede daha önce iş yapmış, başarılı yüklenicilere tercihen verilir. Aldığı ihaleyi yarım bırakan, gereğince ve zamanında yapmayan, yüklenicilere; yeni kamu ihalesi verilemez.
6- Belediyelere, personel kadrosu; nüfus durumuna göre, Bakanlıkça tahsis edilir. İl, İlçe ve Belde belediyeleri, birbirinden özerk ve bağımsızdır. Astlık, üstlük durumları yoktur. Bir belediyede , İdari İşler Müdürlüğü , Teknik İşler Müdürlüğü ve Gelir Müdürlüğü olmak üzere, en çok üç müdürlük kurulur. Belediyeler, farklı bir isimle, başka bir müdürlük kuramaz. Her müdürlükte, belediyenin nüfus durumuna göre; l ile 5 arası Şeflik açılır. Bir şeflikte de 2 ile 10 arası memur çalıştırılabilir. Bu genel kurala göre; İL Belediyelerinde :27-150, İLÇE Belediyelerinde 12-105, BELDE Belediyelerine ise 10- 45 arası memur kadrosu tahsis edilir. Belediye Başkanı, Meclis Üyeleri, Başkanlık Uzmanı, Müdürler ile Sağlık Personeli kadrosu, bu sayının dışındadır.
7- Taşınmaz Mal Hukuku yeniden düzenlenir.
a- Yeni düzenlemeye göre; Arsa: Bir dönüm( 1000 m2) den, Sulu- Sulanabilir Tarla: 500 dönümden, Kıraç Arazi-Susuz Tarla ise bin dönümden aşağı olamaz.
b-1) Hiçbir nedenle arsa ve araziler; bu miktarlardan daha küçük parçalara bölünemez ve bunlar için müstakil tapu düzenlenemez.
2)Yeni yasa; Tarım arazileri, çiftlik ve tarlaların tapusuna sahip olanlara; bu yerlere, 40 yıl süreyle, kullanım ve işletme hak ve yetkisi verir. 40 yıl süreyle Belediyeye; kira ve vergi ödemez. Tapu sahibi aileden hiçbir kişi; çiftçilik yapmak istemezse, çiftlik, tarla, arazi, doğrudan Belediyeye geçer. Belediye bu yeri, çiftçilere kiralar.
3) Belediyeden, arazi, işletme kiralayan, maden arama sözleşmesi yapanlardan; 3 ay içinde çalışmalara başlamayan, veya tesisi 1-3 yıl içinde kurup işletmeyen, yada faaliyetine bir yılı aşkın süreyle ara verenlerin, sözleşme ve izinleri, tazminatsız iptal edilir ve bu yer, başkalarına kiralanır. Taşınmaz ve kiralamayla ilgili anlaşmazlık konularında, Yargıya gidilemez, Tahkime başvurulamaz. Belediye birimleri ve Belediye Meclisi, kesin olarak çözer.
c-1) Mülk Allah’ındır. Kişiler toprağın sahibi ve mirasçısı olamaz, yalnızca emanetçisidir.
2) Taşınmaz malların yöneticisi, toplum yararına kullanılmasının gözeticisi, doğadaki dengenin koruyucusu; Devlet adına, Belediyelerdir. Basın ise Halk adına; 7 gün 24 saat, bu hususu gözetip, denetler. Belediyeler, kamu hizmetlerinin yürütümü için devlet dairelerine; taşınmazları, ücretsiz tahsis eder. Bireylere ve özel şirketlere ise taşınmazların; kullanım ve işletim, hak ve yetkisini; 5’er yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar, sözleşmeyle kiralar.
3) TC Devletinde,Taşınmaz üzerinde, Özel Mülkiyet yoktur.Taşınmaz mülk, miras kalmaz. TC’de sadece, Taşınır mallar, yalnızca birinci derecede yakın olan;eş ve çocuğa,miras olarak kalır.
d- Yurdumuz deprem bölgesi. Bu nedenle konut amaçlı apartmanların, en çok üç katlı olarak yapılmasına izin verilir. Çok katlı yapım gerektiren, işyeri tipleri için belediyeden özel izin alınır.
e- Bitişik nizam, konut ve işyeri yapılamaz. Bir katta en çok, iki konut dairesi bulunabilir. Bataklık, göl, akarsu boyu, deniz kıyısı, sahil ile baraj kenarı ve su havzalarına ve buraların; 50 m ile 500 m yakınına, Binaların;bodrum,kot ve giriş altına; konut ve işyeri yapılamaz.
f- İki bina arasında; yanyana, karşılıklı veya sırt sırta; en az(5+5) 10- 20 metre mesafe, ara, boşluk bırakılması zorunludur.
g- Sokakların genişliği: 10 m- 20 metre, Cadde: 20 m-50 m ve Bulvarlar ise 50 m-100 metreden az olamaz.
h- Bir Arsanın; en çok üçte birine; ev yada işyeri yapılabilir. İkinci üçte birlik alan otopark, Kalan son bölüm ise yeşil alan, bahçe olarak düzenlenir: Ağaç, çiçek dikilir. Taşıt araçları; yol kenarına, kaldırıma park edilemez.
i- Bina (konut, işyeri) yapmak için belediyeden; İnşaat Ruhsatı- Bina Yapım İzni alınır. Evler için ayrıca birde, iskan- oturma- yerleşme- kullanma ruhsatı alınmaz. İskan ruhsatı uygulaması gereksiz, eziyet ve yararsızdır. Ancak gerçek ve tüzel kişiler , bir binayı işyeri olarak kullanmak, işyeri açmak istiyorsa, ticari ve sınai nitelikte olmasına göre, ilgili meslek odası ve belediyeden, Binayı İşyeri Olarak Kullanma ve İşyeri Açma İzni alırlar.Belediye,İnşaattan m2 olarak;bir BAÜ’nün; % 5’i oranında, Bina Yapım-İnşaat Harcı alır.Alınacak, İnşaat harç miktarı;1 BAÜ’den az olamaz.
8- Kamu bina, arsa ve arazileri ile mera-otlak, dağ, orman-, yayla, park bahçe, milli park, spor sahaları, cadde- sokak, karayolu, tren yolu, köprü, tünel, liman, deniz, göl, akarsu gibi toplumun ortak kullanımına açık, taşınmazların mülkiyeti;Devlet adına Belediyelerindir. Belediyeler sahip oldukları bu; devlet bina, arsa ve arazilerini; kamu kurumlarına , hizmet süresince ücretsiz olarak tahsis eder. Kamu kurumalarının kullanmadığı bina, arsa ve arazileri ise belediyeler , özel kişi yada kuruluşlara kiralar.
9- Belediyeler, ticaret ve sanayi tipi işletme kuramaz ve butür özel işletmelere ortak olamaz. Belediyeler, eskiden sahip, yada ortak oldukları, gelir getirici, ekonomik nitelikteki işletmelerinin; ya hisse senetlerini,bilok olarak,Borsada satar, yada makinalarını satıp özelleştirir, veya KİYİB yöntemi ve Kamusal yetki Sözleşmesiyle, özel sektöre; 5’er yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar kiraya verir.
l0- Belediyeler, Yol, Köprü, Tünel, Su , Kanalizasyon, Çöp Toplama Ve Arıtma, Elektrik, Doğalgaz ve Telefon gibi toplumsal hizmetleri, sözleşmeyle özel sektöre gördürür. Uygun olanları, KİYİB yöntemiyle kiraya verir. Belediye, özel sektörün yürüttüğü kamusal hizmetleri, Basın ve Meslek Odalarıyla birlikte, 7 gün 24 saat, gözetip; zamanında ve gereğince verilmesini,denetler. Denetimi esas , kamu hizmetinden yararlanan, halk kesimi yapar.
11-Defterdarlık, malmüdürlükleri,vergi daireleri; Belediyelere bağlanıp, birleştirilir. Vergi, Ceza, Harç gibi tüm Devlet Gelirlerini, Belediyeler toplar. Belediyeler,topladıkları Devlet Gelirinin:
a- % 20’sini;Başkente Hükümete, Genel Bütçe payı olarak, gönderir.
b- % l0 'unu; yöresinde hizmet yürüten Devlet Üniversitesine verir.
c- % l0 'unu; yöresindeki Devlet İlköğretim Okulu ve Devlet Liselerine, öğrenci sayısına göre verir,
d- % 10'unu; Güvenlik hizmetlerinin yürütümü için; Adliye ve Polis Teşkilatı ile ( personel kadro sayısınca) yörenin bağlı bulunduğu TSK- Ordu Komutanlığına verir.
e- Kalan % 50'lik Devlet gelirlerini ise; Belediye bütçesine aktarır. Yıllık uygulama plan ve programlarına uygun olarak, bölgede yaşayan insanların; daha huzurlu, mutlu olmalarını sağlamak, halkın günlük hayatını, kolaylaştırıp güzelleştirmek;TC Devletini ve yaşamı sevdirmek için; altyapı, teknik, personel ve diğer belediye giderlerine harcar.
12- Bir fabrika,tesis,işyeri,satış şubesi, üretim yeri, maden ocağı vs nerede kurulu ise,faaliyet gösterip, bir gelir elde ediyorsa;gelir ve kurumlar vergisini,o yer belediyesine öder. Şirketin yönetim merkezinin başka yerde olması, vergi açısından bir anlam taşımaz. Bir kuruluşun Holdinge dahil olması da vergi açısından fark etmez.Kuruluş, gelirinin vergisini;işyeri merkezinin bulunduğu, şubesinin faaliyet gösterdiği, yer belediyelerine; o yerdeki satış miktarına,gelir durumuna göre, ayrı ayrı öder. Bu asla, çifte vergilendirme değildir.
13-a) Bayındırlık, Karayolları, İller Bankası, DSİ, Köy Hizmetleri, Orman, Çevre, Nüfus, Tapu, Kadastro, Turizm, Kültür, M. Eğitim , Gençlik Ve Spor, Tarım, Sanayi ve Ticaret, Sosyal Hizmetler (Çocuk Yuvası, Yetiştirme Yurdu, Huzurevi), Sağlık ve TİGEM'e bağlı işletmeler gibi, İl, İlçe ve Beldelerde kurulu; bölge, şube, müdürlük ve diğer kamu kurumları;görev, yetki, sorumluluk, personel, bina, araç ve gereçleriyle birlikte;Belediyelere, doğrudan bağlanır, devredilip birleştirilir. Belediyeler, bu kamu kurumlarını; yeniden düzenleyip, yapısal değişime gider ve personeline yeni görevler verir. Emekliliği gelen personeli, emekli eder. Bakanlıklar; İl, İlçe ve Beldelerde, doğrudan kendilerine bağlı; müdürlük, kurum, birim açamaz.
b) Belediyeden Özerk, Kamu Kurumları:Yargı, Polis, Ordu-TSK, Devlet Üniversitesi, Devlet TEO’ları: İlköğretim Okulu, Fen Lisesi ve Meslek Lisesi, Telekom, Tedaş ve SGK Bölge Md. Ancak Belediye,Taşrada;Devletin Temsilcisi Olarak;Basın,Meslek Oda,STK ve DKÖ’ler aracılığıyla, bu kurumların ve Özel Sektörün;yöre Halkına verdiği,kamusal hizmetin,kalite ve yeterliliğini; 7 gün 24 saat, gözetip denetler, gerekirse uyarır ve Yasaya aykırı durumda, İdari para cezası verir.
14- Bürokrasi, kırtasiyecilik ve harcamaları artırdığından, ancak Halkın; güvenlik, huzur ve refahına hiçbir yararı görülmediğinden; Büyük Şehir Belediye Başkanlıkları ile Meclisleri kaldırılır. Ayrıca, İl Özel İdare teşkilatı ve İl Genel Meclisleri, Belediyelerle birleştirilir. Ör: İlçe Belediyesi; mahalle ve köy ayrımı yapmaksızın, tüm ilçeye bir bütün olarak hizmet verir.
G- Yabancı Sermayeyi Teşvik Tedbirleri:
a- Belediyeler, yöre şartlarına göre İhtisas Tipi Organize Sanayi Bölgeleri kurar. Örneğin: Afyonda; Mermer, Şekercilik, Bursada:Dokuma, Bilecik-Bozüyük ve Söğüt'te:seramik, fayans, Konya'da: Un, gıda, Uşak'ta:deri, Erzurum'da:hayvancılık, Burdur'da;süt mamulleri gibi.
b-1) Bakanlık, Türkiye'de yatırım yapmak isteyen,yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilerin, Türkiye'de yatırım yapmasına ilişkin; genel izin verir ve çalışma, üretim konusunu onaylar. Yabancı yatırımlarla ilgili, diğer gerekli; bütün iş, işlem ve denetimleri,maden arama,çıkarma,işletme,bina yapım, kullanım,açılış ve üretim izinlerini, ilgili belediyeler;verir, yürütür.
2) Yabancılar; otoyol, köprü, raylı sistem, metro, elektrik santrali, petrol, doğalgaz, altın, bor madeni ve kırom arama, çıkarma ve işleme ile ithal edilen malların, Yurdumuzda üretimini yapabilir. Türkiyede üretilen bir mal ile verilen bir hizmet konusunda, işyeri, tesis ve işletme açamaz. Kurulu bir tesisi, satın ve devralamaz,ortak olup, işletemez. Yabancılar, TC Vatandaşlarının ve Türk Şirketlerinin, yapmakta olduğu işleri yapamaz. Ör: süpermarket, hamburgercilik, giyim ve ayakkabı satış mağazası gibi.
3) Yabancılar, Bakanlıktan izin alarak, karşılık, eşitlik, güven ve saygı ilkelerine göre, Türkiyede: ülkelerinde kurulu; bir banka,sigorta,borsa-finans şirketi, üniversite, yada TEO’nun,ancak şubesini açabilir.
c- Yabancı Yatırımlarla İlgili Hususlar:
1- Yabancı yatırımcılar, işyerlerinde çalıştıracakları; idari, teknik ve diğer personelin, en az yarısını; TC Vatandaşları arasından, seçip çalıştırmak zorundadır.
2- Çalıştırılan TC vatandaşları için Kamu SGK’ya; emeklilik ve sağlık sigortası yaptırılması ve her ay,30 tam gün üzerinden,sigorta pirimlerinin,kamu SGK’ya yatırılması zorunludur. İşçiler, İşyeri Sendikası kurup, üst kuruluşuna katılabilir,ancak yabancı şirketlerde çalışanlar, grev yapamazlar. Bir kişi, geçici ve mevsimlik olarak, en çok 3 ay çalıştırılabilir.
3- Yabancı Yatırımcılar, çalıştıracakları TC Vatandaşlarına; belirlenen bu miktardan, daha aşağı seviyede ücret ödeyemez, İşçi ve Sendika da, bu üst sınırdan, daha çok ücret isteyemez:
* -Aylık Ücret Cetveli: Maaş ve Tazminat dahil, fazla mesai hariç.
1- Lise mezunu olmayan işçilere:
2 BAÜ ile 3 BAÜ arası.
2- Lise mezunu işçilere:
3 BAÜ ile 4 BAÜ arası.
3- Üniversite mezunlarına:
4 BAÜ ile 8 BAÜ arası.
d- Yabancı Yatırımcılar: Bürüt Gelirlerinin, % 10’unu; Gelir veya Kurumlar vergisi olarak öderler. Vergi hesaplanırken; yeni yatırımlar ile gider, kar ve zarar, dikkate alınmaz. Vergiden sonraki net karlarının %50'sini; ülkelerine, ortaklarına transfer edebilir. Kazancın geri kalan %30'u; işyerini genişletip, geliştirme, ürün araştırma, makine, araç, cihaz yenileme ve yeni yatırıma harcanır. Son %20'lik bölüm ise karlılıkta; emek, hak sahibi olan, işletmedeki tüm çalışanlara; karpayı, teşvik primi, geliştirme ikramiyesi, başarı ödülü vs adlarla dağıtılır. Bu % 20'lik bölümün, %15'i; tüm çalışanlara eşit olarak, kalan %5'lik kısım ise işyerinin;kazanç- karlılığında etkili olan, verim artışı sağlayan, pazarı geliştiren , buluş yapan, üstün başarı ve yararlılık gösteren, personele; ödül olarak verilir. Sıponsorluk, reklam, tanıtım, sosyal faaliyet vb üretim dışı, etkinlikler için ençok; gelirinin % 5’ini harcayabilir. Yeni kurulan şirketlerin bu tür harcaması ise Sermayesinin; % 5’ini geçemez.
e- Belediyelerin, Yabancı Yatırımcılara Uygulayacağı Teşvikler:
1- Arsa ve Altyapı Teşviği:
a- Belediye, yabancı yatırımcıya; organize sanayi bölgesinden bir arsayı, yada uygun hazine arazisini, beşer yıllık dönemler halinde, 40 yıla kadar kiralar.
b- Kira, işletme veya maden arama, çıkarma sözleşmesi yapıp, izin alan, gerçek ve tüzel kişi: 3 ay içinde çalışmalara, veya maden, petrol aramaya başlamaz, tesisi 1-3 yıl içinde kurup işletmeye açmaz, yada faaliyetine; bir yılı aşkın süreyle ara verirse, tutanak tutulup, yazılı olarak uyarılır ve sözleşmesi, tazminatsız olarak iptal edilir. Anlaşmazlık halinde Belediye Meclisi yetkilidir. Yargıya ve Tahkime gidilemez ve hiçbir nedenle yabancılara tazminat ödenmez ve anlaşmazlıkla ilgili olarak, yabancı meclis ve mahkeme kararları, kabul edilmez ve uygulanmaz.
c-İlk beş yıl için arsa, arazi kirası alınmaz. Daha sonraki yıllarda alınacak; arsa, arazi yıllık kirası; bir dönüm için BAÜ 'nün yüzde onunu geçemez.Şirket, elektrik,su,doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin; kurulum ve kullanımına ilişkin hususlarda; bu hizmeti veren kuruluşlar ile sözleşme yapar ve kullanım ücretini, mevzuata göre,kendisi öder. Bina ve yol yapımı ile maden çıkarımı, üretim ve inşaat faaliyetleri için mevzuata göre, Belediyeden izin alır.
2- Uygulanacak Vergi İndirimi:
a- 50 ile 100 arası, TC Vatandaşı sigortalı işçi çalıştıran, Yabancı şirketler: 3 yıl süreyle Bürüt Gelirlerinden % 5, ileriki yıllarda ise % 10 Kurumlar vergisi öder.
b- 100 ile 200 arası, TC Vatandaşı sigortalı işçi çalıştıran, Yabancı şirketler: 5 yıl süreyle % 5, ilerki yıllarda ise % 10 kurumlar vergisi öderler.
c- 200 ve daha çok, TC Vatandaşı sigortalı işçi çalıştıran, yabancı şirketler: 10 yıl süreyle % 5, ilerki yıllarda ise % 10 kurumlar vergisi öder.
d- Yabancı şirket zararda etse, gelirini azda gösterse; yıllık, yüz BAÜ'den daha az oranda vergi ödeyemez. Genel Kural: Her çalıştırılan işçi için 5 BAÜ tutarında Vergi alınır.
3 - Yabancı Yatırımcılara; Burada Sayılanlardan Başka; Teşvik verilemez, vergi muafiyeti tanınamaz, vergi iadesi yapılamaz, ihracat, yatırım teşvik vb indirimden yararlandırılamaz, KDV iadesi yapılamaz. Parasal teşvik verilemez, döviz, kur farkı ödemesi yapılamaz.
4- Yabancı yatırımcılarla anlaşmazlık halinde; yatırımın bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir. Anlaşmazlıklar; yöre mahkemelerinde görüşülüp sonuçlandırılır. Türkiye'de çıkan anlaşmazlıklarla ilgili olarak, yabancı ülke; meclis, mahkeme, kurum, kurul ve kuruluşlarınca verilen kararları, Türkiye kabul etmez ve TC Kurum ve kuruluşlarını, bağlamaz.
5- TC Devleti kurumları ve TC Vatandaşlarıyla ilgili olarak; yabancı devlet, meclis, mahkeme yada kuruluşlarının, aldığı kararları: TCUM: Genel Kurul Kararıyla uygun bulup, onaylamadıkça, asla uygulanamaz.
6-Yabancı şirketler, ürettiği malı, verdiği hizmeti;Türk Halkına:Almanya, Çin, Gürcistan, İran ve Rusya ile kendi memleketindeki; bu mal ve hizmetlerin,satış fiyatı ortalamasını ve TC Bakanlığının, onayını alarak, satışa sunar.Daha yüksek ücret;isteyemez, alamaz ve ödenmez.
H- DİĞER REFORMLAR:
1- Demokrasilerde Devlet Radyo ve TV'si olamaz. TRT binaları, Belediyelere devredilir. Yayın araç, cihaz ve materyalleri yöre üniversitelerine verilir. TV, Radyo, uydu, verici ve yansıtıcıları TELEKOM'a devredilir. TRT personeli ise Üniversite, TEO ve Belediyelerde görevlendirilir.
2- Devlete ait Lojman, Misafirhane, Eğitim ve Dinlenme Tesisleri; derslik ve öğrenci pansiyonu, yurdu olarak kullanılmak üzere, üniversitelere devredilir. Ayrıca Kredi ve Yurtlar Kurumu kaldırılıp, görev, bina ve personeliyle birlikte, Üniversitelere bağlanır.
3-TCUM ve Devlet Başkanlığı dahil, tüm Bakanlık, TSK, Yargı, Belediye ve Müdürlüklerde kullanılan; ithal binek, taşıt araçları; bir ay içinde Defterdarlık ve Belediyelerce, bulundukları yerde, halka satılır. Kamu kurumları ve Kamu personeli, yerli imalat taşıt , araç kullanır. Araçlar makama değil, kamu hizmeti yürütümüne tahsis edilir. Kamu kurumları, motorlu taşıt aracı gereksinimini; taşıt satın alarak değil, özel sektörden, her iş için geçici veya aylık şoförlü araç kiralayarak karşılar. Kamu kurumlarında, şoför ve hizmetli-hademe kadrosunda personel çalıştırılamaz. Kamu kurum binalarının, asansör,teknik alet vb cihazların; günlük temizlik, aylık, yıllık bakım ve onarımları, özel sektör temizlik şirketlerine ve teknik servislere; sözleşmeyle yaptırılır.
4- a) TSEK: ODTÜ Üniversitesine bağlanır ve döner sermayeli bir Enstitü olarak, Halka; Sıtandart, Marka ve Patent hizmeti verir. Marka ve Patent kurumları birleştirilir ve TSEK’e bağlanır. TSEK’in; Sıtandart, Marka ve Patentini kabul etmeyen ülkelerin, düzenleyip verdiği belgeleride TC kurum ve kuruluşları kabul etmez!
b) DİE-TÜİK; Enstitü olarak, TOBB’a bağlanır ve bağımsız olarak hizmet yürütür. TOBB, yalnızca TÜFE için bilgi toplar ve sadece, aylık ve yıllık TÜFE istatistiği yayınlar. ÜFE,İL, BÖLGE, TOPTAN EŞYA, İŞSİZLİK gibi, ayrıntı konularda istatistik yapılmaz,yayınlanmaz.
c) İŞKUR; kaldırılır, Meslek ve İş Edindirme görevini; özel sektör İSMEK Dersaneleri ile Basın- Medya yürütür.
5-* CUMHURİYET BANKASI : (*TC MB;TC ZB bağlanıp,kaldırılır,görevini;ZB yürütür.Kamu bankaları birleştirilir ve Ekonomi Bakanlığına bağlı olarak,CB adıyla;devlete ve halka hizmet verir.)
A- Yönetim Kurulu Üyeleri, CB Ortakları ve Hisse Oranları:
a) Başkan: Ekonomi Bakanlığı Temsilcisi; Tüm hissedarları temsil eder. Hükümet Politikasına uygun hareket eder. Üyelerin oyları eşittir. Ancak, hisseleri oranında Karpayı alırlar.
b)Üyeler:
1) Eğitim V.T: % 5
2) SGK T: % 65*
3) Basın Odası T: % 5
4) İşçi ve Memur Sendikaları Konfederasyonu T: % 5
5) TOBB T: % 5
6) TSK Vakfı T: % 5
7) Türk Polis Vakfı T: % 5
8) Tema-Doğa V.T: % 5
B- CB’ye Bağlı Kurumlar:
1) Başkentteki Genel Merkez ile il ve ilçe Merkezlerindeki CB Şubeleri,
2) Darphane
3) İ. Borsası(BİST-İMKB) ve Altın Borsası
4) Kıredi Kartları Merkezi
5) Bankalar Birliği
6) BDDK
*İDARİ GÖREV YÜRÜTEN, KAMUSAL KURULLAR
-İnsan Hakları Kurulu, Üyeleri:
1-Başkan:TBMM T: Ulusal Meclisçe seçilir.
2-Basın T
3-Üniversite T
4-Barolar Birliği T
5-İnsan Hakları Derneği Temsilcisi.
*-Enerji Piyasası, Düzenleme Kurulu Üyeleri:
1-Başkan:Bakanlık T
2-Basın T
3-Üniversite T
4-İlgili Meslek Odası T
5-Enerji Üreticileri Birliği T.
*-Ulusal Güvenlik Kurulu, Üyeleri: (*Toplam: 20 üye; 13 Sivil, 7 Asker)
A-Başkan: Devlet Başkanı
B-Onur Konuğu: *-TBMM Başkanı
* -Onur Konuğu:Muhalefet Partisi Genel Başkanı
C-Kurul Üyeleri:
-Başkent Belediye Başkanı
-Başkent Polis-Emniyet Müdürü
-Devlet Başkanlığı Genel Sekreteri
-Bakanlar: 5 Bakan
-TSK Başkanı,TSK bşk Vekili ve 5 Ordu Komutanı
-Adalet ve İçgüvenlik İşleri Başkanı
-Dış İlişkiler Başkanı.
*-İl, İlçe, Belde Tırafik Kurulu Üyeleri:
1-Başkan: Belediye T
2-Basın Odası T
3-Üniversite T
4-KUT Odası T
5-Tırafik Polisi-Emniyet T.
*-İl, İlçe, Belde: Ekonomik İşler Kurulu, Üyeleri:
1-Başkan: Belediye T
2-Basın Odası T
3-Üniversite T
4-SMMM Odası T
5-Ençok üyeli, İşçi ve Memur Sendikaları Kon. Bölge T.
*-Üniversite Sınav ve Akademik Yükselme Kurulu, Üyeleri: 5 Kişi
1-Başkan: Rektörün atayacağı bir Purofesör
2-Bir Doçent
3-Bilim Doktorasını tamamlamış, bir Öğretim Üyesi
4-Üniversite Vakfı T.
5-Üniversite Öğrenci T.
*ÜNİVERSİTE SENATOSU
1-Senato; Üniversitede görevli, tüm Öğretim Üyelerinden oluşur.
2-Eğitim, Öğretim ve Yönetimle ilgili, Genel Karar Organıdır.
3-Doğal olarak, öğretim yılı ve yarıyıl başında olmak üzere, yılda 2 kez, katılan üyelerle toplanır. Oy çokluğuyla karar alır. Oylamalar; gizli ve yazılı olur. Kararları; Fakülte Dekanı ve MYO Başkanları uygular. Rektör; uygulamayı, gözetip denetler.
*-Üniversite Disiplin Kurulu Üyeleri: 5 Üye
1-Başkan: İlgili Fakülte Dekanı veya MYO Başkanı
2-Bir Doçent
3-Bilim Doktoru
4-Üniversite Vakfı T.
5-Fakülte veya MYO Öğrenci Temsilcisi.
*-Okul (İlköğretim ve Liseler) Disiplin Kurulu Üyeleri:
1-Başkan: Okul Müdürü
2-Bir Bayan Öğretmen
3-Bir Bay Öğretmen
4-Öğrenci T: Okul Öğrenci Derneği Başkanı
5-Okul Aile Birliği Başkanı: Öğrenci Velileri T.
*-Anonim Şirket-Üretim Tesisi-İşletme-Fabrika Yönetim Kurulu Üyeleri: 5 Kişi
1-Yön. Krl. Bşk: Ençok hisseye sahip Ortak
2-İkinci sırada hisseye sahip Ortak
3-Şirket, Üretim Tesisi, İşletme, Fabrika Genel Yöneticisi-Gn. Müdür
4-Muhasebe Müdürü
5-Çalışanlar Sendikası, İşyeri T: Denetçi Üye.
*-Kamuya- Devlete ait; Banka, Üretim tesisi, İktisadi nitelikteki AŞ. Yönetim Kurulu Üyeleri ve Ortakların Hisse Oranları: (*ör: Cum.Bank, THY, PETKİM, TÜPRAŞ, ASELSAN, TUSAŞ)
a-1)Başkan: Ekonomi Bakanlığı T
2)Başkan vekili: Şirket Genel Müdürü.***Üyelerin oyu eşittir!
b-1)SGK T: % 70
2-Doğa- TEMA V T: % 5
3-TSK Vakfı T : % 5
4-Türk Polis V T: % 5
5-Eğitim V T : % 5
6-TOBB T: % 5
7-Ençok üyeli İşçi ve Memur Sendikaları Federasyonu T: % 5.
*-Türk Sipor Federasyonu Başkanlığı, Yönetim Kurulu Üyeleri: Her sipor dalı için TSF’de; bir şube açılır. Ör: Atletizm, Basketbol, Futbol, Güreş, Voleybol gibi. Her üyelik için adaylar, dilekçeyle başvurur. Gizli, yazılı oyla; 5 yıllık bir dönem için seçilir.
1-Başkan: Sipor Dernek Başkanları arasından; Dernek Temsilcisi
2-Sipor Teknik Direktörü- Antrönör T
3-Sipor Hakemi T
4-Siporcu T(*Ençok üyeli veya en popüler Sipor Dalından!)
5-Sipor Yazarı- Basın T.
İŞ BAŞVURU, BİLGİ FORMU
• Soruları, tam olarak ve doğru cevaplandırın.
Gerçeğe aykırı ve eksik bilgi verenlerin, bu durumları
anlaşıldığında, işe kabul edilmiş olsalar bile, yalan
söylemeleri ve idareyi aldatmaya çalışmaları nedeniyle;
iş akitlerine, tazminatsız son verilir.
• Nüfus Cüzdanınızın, önlü, arkalı: bir fotokopisini ekleyin.
(*N.C; TC Vatandaş Kimlik Kartı)
*Bu formun ilgili maddeleri, tarafımdan; gerçeğe uygun olarak doldurulmuştur.
...../......./............. İmza
A- KİŞİSEL BİLGİLER
*TC VATANDAŞLIK KİMLİK NO:………………………………….
l- Ad ve Soyadınız: .....................................................................................
2- Cinsiyetiniz: E □ , K □
3- Ana Adı ve Soyadı:..................................................................................
4- Baba Adı ve Soyadı:.................................................................................
5- Doğum tarihiniz:.......................................................................................
6- Doğum yeriniz:.........................................................................................
7- Nüfusa Kayıtlı Olduğunuz Yer:................................................................
8- Haberleşme Adresiniz:..............................................................................
...................................................................................Şehir:............................
Tel:............................
9- Boyunuz:...................
10- Kilonuz:..................
11- Gözlük Kullanıyor musunuz ? Evet □ , Hayır □
12- Göz Hastalığınız : Uzak □, Yakın □ , Derecesi:.............................
13- Engeliniz Var mı ? Grubunu ve Derecesini Yazınız: ................................
14- Görevinizi etkileyecek derecede, fiziksel engel veya psikolojik rahatsızlığınız var mı?
Gurubunu ve Derecesini Yazınız.....................................................................
15- Görevinizi gereğince yapmanızı engelleyen ve süreklilik taşıyan bir hastalığınız var mı ?
Hastalığınızın Adını Yazınız............................................................
16- Ameliyat Geçirdiniz mi? Cinsini ve Yılını Yazınız..............
17- İşitme ve diğer organlarınızda protez kullanıyor musunuz ?........................
18- Askerlik Durumunuz :..........................................................
19- Sabıkanız Var mı ? Evet □ , Hayır □ , Yargılanma nedeniniz ile suç çeşidini kısaca yazınız: .. .
…………………………………………………………………………………………………….
20- Bu şehirde oturan, hakkınızda bilgi alabileceğimiz; esnaf, işçi veya memur iki kişinin adı,
soyadı, işi, görevi ile adres ve telefon numaralarını yazınız.
l-..................................................................................................................
2-................................................................................................................
21- Oturmakta olduğunuz evin mülkiyet durumu: Kendimizin □ , Kira □
B- AİLEVİ DURUMUNUZ
l- Evli □, Bekar □
2- Bekarsanız, ne zaman evlenmeyi düşünüyorsunuz ?................................
3- Evliyseniz, eşinizin adı ve ilk Aile soyadı:..................................................
4- Eşinizin öğrenimi: İlköğretim □ , Lise □, Önlisans □ , Lisans □
5- Eşinizin süreklilik taşıyan hastalığı varsa, adını yazın :............................
6- Çocuk durumu: Çocuksuz □ , Bir □ , İki □, Çok Çocuklu □
7- Bakımını veya geçimini üstlendiğiniz yakınınız var mı? Varsa yakınlık
dereceniz:......................................................................................................
8- Bekar veya çocuksuz evliyseniz, kaç çocuğa sahip olmayı düşünüyorsunuz ?
...........................
9- Çocuklarınızdan öğrenim gören varsa, devam ettiği okulun adı ve sınıfı:
.....................................................................................................
C- EĞİTİM - KÜLTÜR
1- Öğrenim Durumunuz: İlköğretim □ Lise □ Önlisans □ Lisans □
2- En son bitirdiğiniz okulun;
a) Adı ve şehri:.............................................................................................
b) Bölüm, Branş, Dal, Alanınız :...................................................................
c) Diploma Başarı Dereceniz :.......................................................................
3- Lisansüstü Eğitim Yaptınız mı?
Yüksek Lisans-Master □ , Doktora □ , Konusunu yazın:..........................
4- Bildiğiniz yabancı diller ve derecesi:
a) İngilizce □ : Pekiyi □, İyi □ , Orta □ , Yetersiz □
b) Almanca □ : Pekiyi □ , İyi □, Orta □ , Yetersiz □
c) Diğer: .........................................................................................................
5- KPYDS' ye girdiyseniz aldığınız en yüksek,Yabancı dil, sınav notunu yazınız.
..........................................................................................................................
6- Bilgisayar kullanabiliyor musunuz ? Evet □ , Hayır □
a- İyi derecede bildiğiniz, program dillerini yazınız.
b- Program yapabiliyor musunuz ? Hangi konuda program yaptınız.
7-İmkanınız olsa ve fırsat bulsaydınız, hangi dalda Yükseköğrenim yapmak isterdiniz ? ....................................................................................................
8- a) Adınızın anlamı nedir ?.........................................................................
b) Soyadınızın anlamı nedir?....................................................................
9- Kitap yazıp yayınlattırdınız mı? Adı ve Konularını Yazınız………………………..
10- Okuduğunuz günlük gazete var mı? Adı ve bu gazetedeki en beğendiğiniz köşe yazarının adı
soyadı:.....................................................................................
11- En son okuduğunuz kitabın adı, yazarı, konusu ile anlatmak istediği ana fikri bir cümleyle
özetleyiniz................................................................................
12- Sürekli aldığınız aylık dergi varsa adı:
13- Kültürel faaliyet gösteren bir dernek veya vakfa üye iseniz, adı ve bulunduğu
şehir:............................................................................................................
14-Boş zamanlarınızı,hangi sosyal etkinlikte bulunarak,değerlendiriyorsunuz? ................................................
15- Hobilerinizi yazınız..............................................
16- Lise veya Üniversitede öğrenci iken, en çok sevdiğiniz ders ile öğrencilik döneminde en yüksek
not aldığınız; üç dersin adını yazınız............................
17- Öğrencilik döneminde müzik, edebiyat vs kolları başkanı veya takım kaptanı seçildinizmi? ...............................................................................................
18- Okul veya iş hayatınızda, kültürel etkinlik düzenlemek için girişimde bulundunuz mu ? Nasıl başarılı oldunuz?
...............................................................................................
...............................................................................................
D- İŞ DURUMU
1- Kamu SGK’ya tabi olarak, bir işte çalıştınız mı? Evet □ , Hayır □
2- İlgili olduğunuz sosyal güvenlik kurumu: BAĞKUR □ , EMEKLİ SANDIĞI □ , SSK □
3- Sosyal güvenlik numaranız :................................................................
4- En son çalıştığınız işyerinin adı, adresi ve telefon numarası:
………………………………………………..
5- Çalıştığınız bu işyerinde; ne iş yapıyordunuz ? Görev ve Unvanınız neydi ?
………………………………………………….
6- En son çalıştığınız işten, ayrılma nedeniniz ?.............................................
7- Bu işyerindeki işinizi ve yönetim kadrosunu beğeniyor muydunuz ?
……………………………………………………
8- Son işinizde çalıştığınız toplam süre :.......................................................
9- Mesleğiniz nedir?.....................................................................................
10- Mesleğinizi nasıl öğrendiniz:
Okuldan □ , Kurstan □ , Çıraklıktan □ , Ailemden □
11- En iyi yaptığınız iş nedir ?
………………………………………………………..
12- Yapmaktan hoşlandığınız, veya yapmak istediğiniz; iş çeşidi nedir ?
…………………………………………………………
13- İş ve mesleğinizle ilgili katıldığınız, kursların yılı, süresi, adı ve konusu:…………….
………………………………………………………………………………………………..
14- İşyerinde uygulanan grup ve vardiya sisteminden, çalışmak istediklerinizi işaretleyin:
a) Pazartesi-Perşembe □, Cuma-Pazar □ , Farketmez □
b) Gündüz □ , Gece □ , Her ikisinde de çalışırım □
15- Normal çalışma saatleri bitiminden sonra, her gün (2) saat fazla çalışma yapmak ister misiniz ? Evet □ , Hayır □
16- Anneniz;İşveren- esnaf, memur, işçi veya emekli mi ?..........................................
17- Babanız; esnaf, işçi veya emekli mi ?.......................................................
18- Eşiniz; esnaf, işçi veya emekli mi ?..........................................................
19- İş ve mesleğinizle ilgili, okuduğunuz bir kitap adı:...................................
20- İş ve mesleğinizle ilgili, abone olduğunuz veya sürekli aldığınız bir dergi adı………………….
21- Sizin yetenek, beceri ve isteğinize en uygun, meslek hangisidir ?............................................
22- Hangi işi yapmak; sizi başarı, huzur ve mutluluğa ulaştırabilir ?..........................................
23- Hangi tür işte ve ne olarak çalışmak isterdiniz.............................................
24- Çalışanların; işyerini ve işini benimseyip, daha bilinçli ve istekli hizmet vermesi için ne yapılmalıdır ?
□ a- Personele hizmet içi eğitim verilmeli.
□ b- İşyerinde demokrasi olmalı, personel amirlerinin yanına rahatça girebilmeli. Yapılacak İş; işi yapacak olanlarla konuşulup, ortaklaşa kararlaştırılmalı. Çalışanlar için ayrıca; gezi, eğlence gibi sosyal etkinlikler düzenlenmeli
□ c- Verimli çalışanlara, başarılı olanlara pirim verilmeli, işyerlerine ortak yapılmalı
□ d- Farklı bir görüşe sahipseniz, yazınız:............................................................
25- Bizde Sendikacılık; yalnızca toplu sözleşme yapan ve ücretleri arttırmaya çalışan, isteği kabul edilmeyince de greve giden, klasik bir örgüt imajı vermektir. İleri ülkelerde ise, işyerine klima yaptıran, iş kazalarını azaltıcı tedbir geliştiren, işçilere sürekli kurs, hizmet içi eğitim verdirip, onları yenileyip, vasıflı hale getiren, iş yerinin; mali analizini yaptırıp, gerekiyorsa ücret artışı istemeyen, işyerine; işverenden daha çok, sahip çıkan, işveren gibi, düşünüp çalışan, çağdaş bir örgüt hüviyetindedir. Hangi sendikacılık anlayışını uygun buluyorsunuz ?................................................
26- İleri ülkelerde, özel ve resmi,tüm işyerlerinde;iş sırasında sigara içilmesi yasak. İşe ara vererek veya dinlenme saatlerinde,sigara salonu ve açık havada, sigara içenlere ise, sigaraya bağımlılıkları nedeniyle dikkatleri dağılıp,verimli çalışamadıkları için, günlük iki saatlik,ücretsiz fazla çalışma yaptırılmaktadır. Sizce bu uygulama doğru mudur? ..........................................................................
27- İşyerinde biri size, hakaret etse, ne yaparsınız ?
□ - Bir üst amirime, şikayet ederim.
□ - Polise şikayet ederim.
□ - Bende ona karşılık veririm.
* - Hiçbiri çünkü: ………………………………
………………………………………………………………………………………………….
E- YÖNETİCİLİK: Size, Uygun Olanları İşaretleyin.
□ l- Okulda iken sınıf başkanı, sınıf karşılaşmalarında takım kaptanı seçilirdim.
□ 2- Kavga edenleri ayırır, aralarını bularak, onları barıştırırım.
□ 3- Yola tükürene, çöp atana, kedi ve köpeklere eziyet edene, kısacası yanlış yapana,müdahale
edip, uyarır; onları, doğru davranışa yönlendiririm. İyi, doğru ve güzeli öğütlerim.
□ 4- Çevre kirliliğini önleme, ağaçlandırma, öğrencilere yardım gibi sosyal
Konularda; bu etkinlikleri, genellikle ben başlatıp,önder,örnek olurum veya bu tür çalışmaları,
yoğun biçimde desteklerim.
□ 5- Belediye alt yapı hizmetleri ve trafikte gördüğüm;eksik,aksak ve yanlışlıkları, hemen
ilgililere ve basına iletirim. Kamu hizmetlerinin zamanında ve yeterli verilmesi için çaba gösterip, mücadele ederim.
□ 6- Takım-Ekip çalışmasına açık ve Yatkınım.
□ 7- Yalnız başıma, sessiz ortamda çalışmayı severim.
□ 8- Mesleğimle ilgili, yeterli bilgi birikimi,yetenek ve beceriye sahibim.
□ 9- Araştırmacı ruhu taşıyorum.
□ 10- Başvuruda bulunduğum iş kolunda, bilgi düzey ve birikimim ile iş tecrübem yetersiz.
Ancak kısa sürede, bilgi eksikliğimi giderip,becerimi geliştireceğime inanıyorum.
□ 11- İnsanları; bilgi, kültür, konuşma, yetenek ve becerimle etkileyip, ikna edebileceğime
inanıyorum.
□ 12- İşlerimi; bir plan ve programa göre değil, esnek davranıp, oluruna bırakırım. El yordamı ve
göz kararıyla yürütürüm. A ve B pilanı hazırlamam.
□ 13- Çalışanlar ile üretilen mal ve hizmeti, sürekli gözetip denetler, kontrol ederim. İşleri
planlama, koordinasyon ve denetleme alışkanlığına sahibim.
□ 14- Personele ve iş sahiplerine yaklaşımım, resmidir.
□ 15- Personele ve iş sahiplerine yaklaşımım, duygusaldır.
□ 16- Verdiğim emirlerin; yerine getirilmesini gözetir, sonucunu da, takip edip denetlerim. Ayrıntılara dikkat ederim.
□ 17- Emirlerim, kesin olmayıp esnektir, uygulayıcıya da belirli oranda,serbestlik, katkı payı
bırakırım. İşin yürütümünü gelişmelere göre, ek talimatla değiştirebilirim.
□ 18- Sorunları ilgili personelle tartışır, çözümü ortaklaşa üretirim. Kararı oylamayla alırım.
□ 19- Görev verirken, işe başlayış ve bitiş tarihlerini belirlemem, işi yapacak olana bırakırım.
□ 20- İşin önce kolay kısmını, ayrıntılarını hallederim. Zor ve karışık tarafları,sonraya bırakırım.
□ 21- İşlerin çok mükemmel, kusursuz ve gösterişli yapılmasını isterim.
□ 22- Yarım kalmış, uzun süredir devam eden, pürüzlü işlerle ilgilenmem.
□ 23- Aynı anda birden çok işi, birlikte yürütebilirim.
□ 24- Dağınık ve düzensiz ortamda çalışmak, beni rahatsız etmez.
□ 25- İşleri, başka birilerinin de benim gibi, yapabileceğine inanmam.
□ 26- Görev, yetki, imkan ve sorumluluğu, kendimde toplarım. Kötüye
kullanabileceklerini gözönüne alarak, alt kademeye karar ve imza yetkilerimi aktarmam.
□ 27- Sorunları görmezden gelir, hiç sorun yokmuş gibi davranırım.
□ 28- Yardımcılık gibi pasif ve belirsiz görevlerin, kişi sağlığı ve işyeri için olumsuz sonuç
doğurduğuna inanırım. İnisiyatif, takdir, karar ve imza yetkisini; işi bizzat yürüten memura
veririm. Görev, yetki, imkan ve sorumluluk, aynı kişide toplanmalı. Amirde;işyürütümü
ve kurala uygunluğunu, gözetip denetlemeli.
□ 29- Sorun getiren personeli "Sonra görüşelim... Yarın gel" gibi gerekçelerle geri gönderip,
sorunun çözümünü, uygun bir zamana bırakırım.
□ 30- Personelin sorun, öneri veya isteğini sabırla dinler. Sözünün bitiminde ya onun görüşünü
dikkate alıp,kabul eder ya da "Hayır, Yok, Olmaz" gibi kesin ifadelerle ve kararlılıkla anında
reddederim.
□ 31- İşyerinde kurulu düzenin, olduğu gibi sürdürülmesi taraftarıyım.Çok büyük bir sorun yoksa,
değişiklik önerilerine ve yenilik yapılmasına karşı çıkarım.
□ 32- İş toplantısında görüş farklılığı olur ve doğru çözümü bulmakta zorlanırsam;……………
……………………………………………………………………………………………….
□ 33- İşimle ilgili yayınları takip etmek ve tüm iş toplantılarına katılmak prensibimdir.
□ 34- İş ilişkilerimde, hemen karar vermem,yada reddetmem,esnek ve politik davranırım.
□ 35- Benim sözlüğümde; "Hayır, Yok, Olmaz, Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum"
sözcükleri yoktur.
□ 36- İşimi çok sevdiğim için; işi, iş saatleri dışına, eve ve tatile de taşırım.
□ 37- Kişisel ve ailevi sorunlarımı, işyerime getirmem.
□ 38- Ufkum geniştir; Geleceğe yönelik isabetli kararlar alırım.
□ 39- Temsil yeteneğim vardır.
□ 40- Personelin sorunlarıyla ilgilenir, çözümlenmesine yardımcı olurum.
□ 41- Yeni fikirleri ve teknolojik gelişmeleri takip ederim. Yeniliklere açığım ve değişime
kendimi çabuk uydururum.
□ 42- Modayı takip ederim ve markalı giyinmeye özen gösteririm.
□ 43- Okur, araştırır, sorar, işimi geliştirmek, karlılık ve verimi artırmak için çaba gösteririm.
44- Personelin olumsuz tutum ve davranışlarını, olumlu yönde değiştirebilir misiniz? Bunu nasıl
yapacağınızı kısaca yazınız............................................
45- Personelle, aranızda olabilecek kişisel sorun veya iş anlaşmazlığını nasıl çözmeyi
düşünüyorsunuz?...........................................................................
46- İşyeri barışının sağlanması için, personele olumlu yaklaşma, ortak noktaları çoğaltma ve işe
ilgilerini arttırma dışında, sizce başkaca ne yapılabilir ?........
47- İşyerinin bir bölümünde, sürmekte olan sorun; o kısımda çalışan işçilerin,diğer servislere
dağıtılmasıyla mı, yoksa bölüm şefinin değiştirilmesiyle mi çözülür?Veya,hangi tedbire
başvurulmalıdır: ...........................................
48- Bölüm şefi veya şube müdürü olabilmek için sizce ne gibi özellikler gerekir ?.....................
- Bu özelliklerin,bir kişide olup olmadığını,nasıl belirlersiniz?Kısaca yazınız..................................
□ 49- Akıllı insanlar, şanslarını kendileri yaratıp, davranışlarıyla kendilerini kabul ettirirler.
□ 50- İnsanların kendilerini göstermesi, yetenek ve becerilerini kanıtlayıp, başarılı
olabilmesi için; onlara fırsat, görev, yetki, imkan, sorumluluk ve destek verilmesi gerekir.
51- Personeli daha iyi çalışmaya, fedakarlığa nasıl güdümler, iş verimini arttırırsınız?:
.............................................................................................
52- İşyerinde çıkan sorunlarda, neden-sonuç bağlantısını ve olayları;nasıl tahlil edip, doğru
değerlendirirsiniz:.......................................................................
□ 53- İşte meydana gelen olumlu ve olumsuz gelişmeleri;ast ve üstlerime hemen duyururum.
□ 54- Çalışanlar için yazılı iş bölümü yapar, görev talimatı düzenlerim.
□ 55- İşyeri için çalışma kuralları belirler, üretim planları yapar ve bu hususlara, öncelikle kendim
uyarım.
□ 56- Boş zamanlarımda okur, yenilikleri takip eder, düşünür, yeni iş konuları ile üretim ve
pazarlama teknikleri geliştirir, üstlerime öneririm.
□ 57- Yalnızca sorumluluğuma verilen işlerle ilgilenir, verilen görevi; sabırla, zamanında ve
istenilen şekilde yaparım.
□ 58- Karışık ve değişken olmayan,düzenli işleri severim, tek başıma ve sakin ortamda çalışmaktan
hoşlanırım, yalnızlıktan hiç sıkılmam.
□ 59- Yapılması gereken işi, emrimdeki personele, onları motive ederek, iyilik ve güzellikle,
gereğince anlatırım. İnsanları, birbirine yardımcı olacak şekilde, bir ekip olarak, işbirliği ve
uyum içinde çalıştırabilirim.Grup halinde çalışırken, kendimi daha güvenli ve huzurlu
hissederim.
60- Personelin, suç işlediğini, öğrendiğinizde;
□ a- Hatalı, yanlış davranışı; görmezden, duymazdan gelirim.
□ b- İlk suçuysa ve yeni personelse, yalnızken çağırır, öğüt verir, uyarırım
□ c- Hemen soruşturma açar, gerekli disiplin cezasını veririm. Ayrıca suç adli nitelikte ise polise
suç duyurusunda bulunurum.
□ 61- Kuruluşun müdürü,siz olsanız;boşalan, bölüm şefliğine getireceğiniz kişide;hangi özellikleri
ararsınız ve şefi nasıl belirlersiniz ?
a- Belirleme Şekli;
□ - İyi tanıdığım bir personeli res'en şef olarak görevlendiririm.
□ - O bölümde çalışan işçilerden, kimin şef olmasını istiyorlarsa;gizli ve yazılı olarak,
bildirmelerini ister ve en çok oy alan personeli; şef olarak görevlendiririm.
□ -Farklı Görüşteyseniz:..........................................................................
b-Aranılan Özellikler;
□ - Yönetimle ve arkadaşlarıyla; iyi ilişkiler içinde olan.
- Hırslı, azimli, titiz, etkileme ve ikna gücü bulunan, bir personeli.
□ - Çalışkan, dürüst, işine zamanında gelip-giden, kendi halinde, kimseye karışmayan, kurallara
uyan, sessiz, kibar, nazik bir personeli.
□ - Farklı görüşteyseniz:.........................................................................
c- Fikir Jimnastiği;
- Almanyada bir fabrikada; emekli olan bir Şefin yerine, iki adaydan; yerli marka araç kullanan, atanmış. Bu tercihe ilişkin, görüşünüzü, kısaca yazın:……………………………..
……………………………………………………………………………………….
- “Alman gibi düşünüp, davranıp, pilanlı çalışmak ve işi; dürüstçe, zamanında ve gereğince yapmak.” Bu söz, sizde ne çağrıştırıyor? …………………………………………………..
..,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,…
- “Türk gibi gözü kara başla, Alman gibi pilanlı çalış, sabır ve azimle devam ettir, İngiliz gibi kazançlı sonuçlandır.” Sözü, sizde ne çağrıştırıyor? : ……………………………………………
……………………………………………………………………………………………………
- “Olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi ol.” Bu sözdeki hangi şık, daha akılcı ve uygulaması kolay? : ……………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………….
F- KENDİNİZİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ, NASIL TANIMLARSINIZ, SİZE UYGUN OLAN MADDELERİ İŞARETLEYİNİZ.
□ l- Girişken, atak, sosyal, rahat, gamsız, neşeli
□ 2- Şanssızlıktan yakınan, halinden şikayetçi, karamsar, umutsuz, kendine acındıran.
□ 3- Disiplinli, ciddi, kuralcı, katı.
□ 4- Çekingen, suskun, içedönük, duygusal, yalnızlığı seven, sessizlik arayan, kendi halinde,
kararsız.
□ 5- Düşüncelerimi rahatlıkla anlatabilirim, güzel konuşurum, etkileme ve ikna gücüm var.
□ 6- Düşüncelerimi sözlü olarak değil, yazılı şekilde daha iyi açıklayabilirim.
Genellikle yanlış anlaşılırım,kendimi tam ifade ve insanları bir türlü ikna edemem.
□ 7- Başkalarına bilerek zarar vermem, kimseyi rahatsız etmem, üzmem, sabırlıyım, isyan etmem.
Farklı fikir ve davranışlara, anlayış ve saygı gösteririm.
□ 8- İnsanlara kolaylık gösterir, bana zararı olmayacaksa, veya vermeyecek şekilde, yardımcı
olurum.
□ 9- Sosyal ilişkilerimde;açıklığı, doğruluğu ve güveni esas alır, dürüst davranırım.
□ 10- İnancına,görüşüne bakmadan,önyargısız,tüm insanları sever,herzaman anlayışlı,hoşgörülü,
Uzlaşıcı, sabırlı, barışçı davranırım.
□ 11- Fikir tartışması yapmam,inat,israr etmem ve iddiaya girmem.
□ 12- Ülke yönetimi ve toplumsal sorunlarla ilgilenir, okur, araştırır, bilgilenir, kültürlü kişilerle
arkadaşlık yaparım.
□ 13- Bilinçli,duyarlıyım. Çevremde yanlış yapılınca;uyarır, yapılması gereken doğru davranışı
söylerim.
□ 14- Çevremde bir yanlış yapıldığında;uyarıdan anlasa,zaten bu davranışta bulunmazdı diyerek,
oradan uzaklaşır, hiç karışmam.
□ 15- Yapıcı eleştiri ve tepkimi, doğru yer ve zamanda, doğru kişiye gösteririm.
□ 16- Amaç ve prensibim, düzenli bir iş ve yeterli gelire sahip olmak, topluma yararlı bir iş ile işi
zamanında ve gereğince yapmak. Toplumsal kurallara uygun davranmak. Boş zamanı
değerlendirmek için; kitap okumak, günlük tutmak, çiçek yetiştirmek, kuş ve kedi beslemek,
spor ve müzik gibi, hobi edinip,dinlendirici uğraşlarda bulunurum.
17- Sizce,Birleşmiş milletler üyesi 210 Devlet içinde,Türkiye; niçin ileri,G-7 ülkeleri değil de, gelişmekte olan ülkeler içinde yer alıyor:........................................
18- Akabe, Kuba, Merve, Safa, Say ve Sevr kelime gurubu, sizde hangi kavramı
çağrıştırıyor:.................................................................................................
19- Ekim 1917, Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Kolhoz, Sultan Galiyev, Şeyh Bedrettin ve Yeşilordu Kelime
Gurubu, size ne anlatıyor:.................................................
20- Bayındır, İdil, Kazan, Tanrı, Yakut, Avşar ve Yazır kelime gurubu, size ne ifade ediyor:
..........................................................................................................
21- Piyango ve Loto'dan, büyük miktarda para çıksa, ne yaparsınız ?
□ - Ev, araba, arsa alırım.
□ - Bankaya, Borsaya yatırır ve gizleyip, kimseye haber vermem.
□ - İş kurarım.
□ - Para çıktığını dostlarıma söyler, gezer, eğlenir, hayatımı yaşarım.
□ - Hayrıma okul veya cami yaptırırım
□ -Diğer:.............................................................................................
22- Çocukları sever, onlarla oynar, onlara oyuncak veya dergi, kitap alır mısınız?
Evet □, Hayır □
- En son aldığınız kitabın adı? : ………………………………….
23- Çocuk Yuvası, Yetiştirme Yurdu, Engelliler Merkezi ve Huzurevine gidip,sosyal çalışma yapıyor
musunuz ? Yapıyorsanız, bu sosyal kurumun;açık adresini yazınız:………………………….
24- On gün süreyle yayla veya deniz kampına gidiyorsunuz . Yanınızda götüreceğiniz, olmazsa olmaz, onlarsız yapamam dediğiniz, öncelikli 4 şeyin adını yazınız.
l-..................................................................................................................
2-..................................................................................................................
3-..................................................................................................................
4-..................................................................................................................
25- Bir yıldır tasarruf ettiğiniz parasal birikiminizi, aşağıdaki seçeneklerden hangisi için
kullanırsınız?
□ - Eşim ve çocuklarımın istediği tatil köyüne, gezmeye giderim,veya arkadaşlarımla
birlikte tatile çıkarım.
□ - Eşimin çoktandır istediği, bulaşık makinesini alırım.
□ - Konut Kooperatifine girer, veya yatırım amaçlı, arsa parseli alırım.
□ - Diğer...................................................................................................
26 - Yolculuk sırasında ve istirahat ederken, müzik dinler misiniz ? Dinlediğiniz müzik türü ve en
beğendiğiniz ses sanatçısının adını yazınız………………………………………..
27- Doğada ve gökkuşağında bulunan, ana renkler hangileridir?....................................................
28- Size en uygun düşen, tanımlamayı işaretleyin.
□ - Çılgın, pervasız, romantik, maceracı, cesur, yaratıcı, atak.
□ - Sabırlı, duyarlı, prensipli, tedbirli, olgun, kurallara uyan.
□ - Utangaç, Çekingen, İçine kapanık, Sessiz, kendi halinde, kibar, nazik, sevimli, güleryüzlü.
29- Kızıp sinirlenince,veya çok canınız sıkıldığında;sakinleşip rahatlamak için ne yaparsınız ? ...................................................................................................
30- Hayatta en çok yapmak istediğiniz,veya sizin için birinci derecede önem taşıyan,şey nedir ? .....................................................................................................
31- Elinize imkan geçse, hangi ülkeye gitmek istersiniz, niçin ?............................................
32- Günboyu onsuz yapamam, dediğiniz şey nedir ?................................................
33- Çocukları hayata hazırlamak, onlara iyi bir gelecek sağlamak için anne ve baba ne yapmalıdır?
.............................................................................................
34- Genelde spor-rahat giyimmi,yoksa takım giyinmeyi mi,sevip tercih edesiniz ?..........................
35- Sizi en çok heyecanlandıran,sevindirip, mutlu eden şey, neydi ? ..........................
36- Geçmişe mi takılıp kaldınız, yoksa geleceğe dönük olarak mı yaşıyorsunuz? ..........................
37- Hayal kurmayı sever misiniz ?................................................................
38- Boş zamanlarınızı değerlendirmek, hoşça vakit geçirmek için; ev planı ve resim çizme, beste
yapma, fotoğraf çekme gibi, bir sanatsal uğraşınız var mı ?.................................
39- Sizi, en çok üzen şey, ne oldu ?.................................................................
40- En sevdiğiniz renk, hangisi ?....................................................................
41- "Moda,insanın kendine yakışanı ve rahat ettiği kıyafeti giyinmesidir"Tanımlaması, sizce
doğrumu ?........................................................................
42- "Dünyada herkes,bir aktör veya aktristir,ancak alkışlanıp ödül alanlar; yalnızca rollerini
kabullenip,gereğince oynayanlardır" sözüne katılıyor musunuz ?..... ..........................
43- Sizi çok etkileyen, unutamadığınız bir film var mı. Adını Yazın:............. ..........................
44- İşinize son verseler, veya kirayla oturmakta olduğunuz evden çıkarsalar;Ne yaparsınız ? Nasıl
davranırsınız ?..................................................................
45- Arasıra ölümü düşündüğünüz oluyor mu ? . ..........................
46- Yakınlarınızı kıskandığınız oluyor mu ?.... ..........................
47- Arasıra küçük, beyaz, pembe-mavi yalanlar, söylediğiniz oluyor mu ? ..........................
48- Eşiniz sizden ayrılmak-boşanmak istiyor; bu durumu nasıl karşılarsınız, ne yapar, nasıl
davranırsınız? ................................................................................
49- Kişiler;geleceğini,okulu,işi,eşini; kendimi seçip,belirlemeli, yoksa ailesiyle birliktemi kararlaştırmalı? ..............................................................................
50- Evli insanlar da, bekarlar gibi özgür yaşayabilir mi ? Yoksa evlilik, yaşam özgürlüğünü sınırlayıp, eşlere; birbirinin davranışına, karışma hakkı verir mi ?
..............................................................................
51- "Evlilik aşkı öldürür" , sözü sizce doğru mu ?............................................
52- Evlenmek istediğiniz kişide, hangi özellikleri ararsınız:
a- .................................................................................................................
b-..................................................................................................................
c-..................................................................................................................
d-.................................................................................................................
e- .................................................................................................................
53- Mutlu bir evlilik için, sizce; eşlerde bulunması gereken, özellikler nelerdir ?
a- .................................................................................................................
b-..................................................................................................................
c-..................................................................................................................
d-.................................................................................................................
e- .................................................................................................................
54- Bu Toplumsal Değerlerden, birini seçmek zorunda kalsanız, hangisini tercih edersiniz ?
□ - Sağlık
□ - Şöhret, Makam, Mevki
□ - Zenginlik,
*Veya …………………………………………………………..
55- Bir kişiyi beğenip, saygı göstermeniz için hangi özellikleri taşıması gerekir:
□ - Dürüst, çalışkan, hayırsever
□ - Tanınmış, meşhur, zengin, yetkili,siyasetçi,inanç önderi
□ - Artist, futbolcu, ses sanatçısı, yazar
□ - Kibar, nazik, neşeli
□ - Farklı düşünüyorsanız:......................................................................
56- "Ülkeyi, kimin yönettiği değil, nasıl yönettiği ve benim durumumu,iyileştirip iyileştirmediği önemlidir" sözüne katılıyor musunuz ?..................................
57- Sizce, Türkiye'nin; en önemli beş sorunu nedir ?
a- .................................................................................................................
b-..................................................................................................................
c-..................................................................................................................
d-.................................................................................................................
e- .................................................................................................................
58- Sizce Enflasyon canavarı, nasıl kontrol altına alınır ?............................................................
………………………………………………………………………………………………….
59- Türkiye,Terör sorununu, nasıl çözümleyebilir ?.........................................................................
………………………………………………………………………………………
G- AŞAĞIDAKİ TUTUM VE DAVRANIŞ BİÇİMLERİNDEN, SİZE UYGUN OLANLARI VE İŞ HAYATINIZDA UYGULADIKLARINIZI, İŞARETLEYİNİZ.
Psikolojik Durum:
□ l- Beklenmedik olaylarda; telaşlanıp paniğe kapılırım.
□ 2- Ani,anlık olayda bile paniklemem;inisiyatif kullanıp, isabetli karar verebilirim.
□ 3- İşyerinde doğabilecek problemleri; önceden görme ve çözüm üretme, tedbir alma,yetenek ve becerisine sahibim.
□ 4- Saygınlığımı, her durumda koruma içgüdüsü ve kararlılığına sahibim.
5- Sosyal ilişkilerde, Sıcak, sempatik □ , Disiplinli, ciddi □ ,
Karamsar, çekingen, içine kapanık bir yapıya sahibim □
□ 6- Kendimle ve diğer insanlarla barışık, hayata gülerek bakan,bir ruh yapısına sahibim.
□ 7- Beni kızdırırsa, personeli veya müşteriyi; büromdan kovarım.
□ 8- Şimdiye kadar personelle ve müşterilerle hiç tartışmadım. Sorunu, aklımı kullanarak, zarar görmeden, sabır ve anlayışla çözerim.
□ 9- İlkeli davranırım ve anlayışlıyım.Sorumluluk ve fedakarlık duygusuna sahibim.
□ 10- İş arkadaşlarımla iyi iletişim kurar, bildiklerimi onlarla paylaşırım.
□ 11- Zamanı iyi kullanırım.
□ 12- Randevuma zamanında gider, iş ve toplantı saatinden önce, yerime oturmuş olurum.
□ 13- Çalışma heyecanına ve başarılı olma hırsına sahibim.
□ 14- Yaratıcı ve geliştirici zekaya sahibim.
□ 15- Tarafsız kalıp, objektif davranabilirim.
□ 16- İnsanları kolaylıkla ve güzellikle ikna edebilirim.
□ 17- Yapılmasını istediğim işleri, yazılı olarak bildiririm.
□ 18- Hafızama tam güvenmem, yanımda ajanda taşır, önemli hususları not ederim.
□ 19- Şansa, fala, burçlara, büyüye, nazara, uğura ve uğursuzluğa inanmam.
□ 20- Ülkemizin birçok yerinde bulunan türbeleri, ara sıra ziyaret eder, mum yakıp, dilekte
bulunur, adak adarım.
21- Evinizde otururken, veya yolda giderken; bir adli olaya şahit oldunuz, ne yaparsınız ?
□ a- Bana ne der, ilgilenmem.
□ b- Duyarlı bir vatandaş olarak, hemen telefonla polise bildiririm.
□ c- Karakola gidip olayı haber verir, mahkemede görgü tanıklığı yaparım.
22- Seyahate çıkarken, yanıma;kimlik kartı, adres ve telefon defteri, pijama, terlik diş fırçası ve macunu ile ..........................................................................................................alırım.
□ 23- Açık sözlüyüm, gerçekçiyim. Beğendiğimi veya farklı düşündüğümü, çekinmeden
hemen açıklarım.
□ 24- Birisine farklı görüşte olduğumuzu,veya tutum ve davranışının yanlışlığını,
onu üzmemek için veya kızdırmaktan çekindiğimden söyleyemem, susup
içime atarım.
□ 25- Kendimi yenilemek, değiştirip geliştirmek için; sürekli ve planlı şekilde, işimle ilgili
olarak ve hoşlandığım konularda; dergi, kitap okurum. Her gün 1-2 saatimi kültürel ve sportif
etkinlikler ve çalışmalara ayırırım.
□ 26- Aksilikler karşısında sakin, esnek, sabırlı ve tahammüllüyüm. Hemen kızıp sinirlenmem.
□ 27- Girişimlerimle ilgili olarak, tek seçeneğe bağlı kalmam, en az iki farklı alternatif geliştiririm.
Olumsuz tepkilere de hazırlıklı olur, önlem alırım.
□ 28- Konuşmak kadar, dinlemenin de önemli olduğunun bilincindeyim. Biri konuşurken, itiraz
etmem, araya girip sözünü kesmem. Katılmadığım hususları not alır, konuşması bitince,
kendi düşüncemi açıklarım,görüşüne karşı çıkıp,onunla tartışmam.
□ 29- Bilgisiz ve ilgisiz kişiler ile bir konuyu tartışmam. Genel terim, kural ve doğruları kabul
etmeyen, örneğin dünyaya düz, yumurtaya kara diyenle, konuşmayı,devam
ettirmem.
□ 30- Sorunlar zamanla çözümünü üretir. Sorunlarla yaşamak beni rahatsız etmez. İşi şansa,
olayları doğal akışına bırakırım.
□ 31- Hayatımı iyileştirip, güzelleştirmek, gelir düzeyimi daha çok artırmak için çaba gösteririm.
Zorluklar karşısında yılıp, olumsuzlukları kabullenmem. Pes edip kabuğuma çekilmem.
□ 32- Planlı, programlı, düzenli çalışırım.
□ 33- Verdiğim sözü tutar, borcumu gününde öderim.
□ 34- "Herkes kapısının önünü süpürse, sokaklar tertemiz olur" görüşündeyim. Sorumluluk
sınırım dışındaki kişilerin, yanlış davranışına karışmam!Ancak onların olumlu yönlerini
örnek alırım.
□ 35- Mahallenin doğrucu Davud'u ve namus bekçisiyim. Yanlış yapana ve yanlış işlere
karışır, insanları uyarırım. Böyle davranmanın yurttaşlık gereği olduğuna inanırım.
□ 36- Suç işlendiğini, kurallara aykırı davranıldığını gördüğümde,hemen ilgililere duyururum.
□ 37- Beğenilmekten, takdir edilmekten hoşlanırım, beni eleştirenlere ise kızarım.
□ 38- “Bir insanın, huzurlu ve mutlu olmasının; inancı veya yaptığı işiyle ilgisi
yoktur.”
□ 39- "Adam olmak;yetenek,becerisine uygun,yasal,meşru ve topluma yararlı; bir iş,sanat, meslek edinip, işini,görevini;yerinde,zamanında,gereğince yaparak; başarıya ulaşmak ve başkalarına muhtaç olmadan, yaşamaktır.”
□ 40- “Önemli olan, kalbin temiz olmasıdır. Sigara, alkol kullanmak, kumar oynamak,
okumamak, bir işte çalışmamak, yalan söylemek gibi davranışlar, insanı kötü kişi
yapmaz.”
□ 41- “Bir düşünür " Ya Olduğun Gibi Görün, ya da Göründüğün Gibi Ol" demiş. İnsanlar,
inancına uygun, davranıp yaşamalı.”
42- Sizce, iyi olarak vasıflandırılabilecek bir insanda;Bulunması gerekli,Temel Özellikler?
a) ..........................................................................................................
b)...........................................................................................................
c)...........................................................................................................
d)...........................................................................................................
e)...........................................................................................................
□ 43- “Akıllı ve başarılı kişileri kıskanmam, onları takdir eder, çalışma prensiplerini
örnek alırım. Kendi yetenek ve olumlu yönlerimi, araştırıp geliştirmeye ve bu dalda
başarılı olmaya çalışırım. Her insanın, diğer kişilere göre, bir üstün tarafının
bulunduğuna ve bir işi, başkalarından,çok daha iyi yapabileceğine, inananlardanım.”
□ 44- Bir kimse, her konuda uzman olup,doğruyu görüp,işi; en iyi şekilde beceremez. Herkesin, bir başkasından üstün yanı olduğu gibi, öğrenebileceği bir şeyde vardır.
□ 45- İnsan ilişkilerinde;doğruluk,güven,açıklık, sevgi ve saygı unsurlarının,esas alınması gerekir.
□ 46- Toplumsal kurallara uymayı, ilke edinirim.
□ 47- Düşünmeden, sormadan, araştırmadan, bir şeye karar vermem. Sonradan pişman olmanın,bir
yararı olmadığının bilincindeyim.
□ 48- Duyduğum habere, tanımadığım bir kişinin sözüne,hemen inanmam, sözün doğruluğunu
araştırır, emin olduktan sonra,kabul edip,buna uygun hareket ederim.
□ 49- Bana bir zararı olmayacaksa,suç,günah değilse;yardım isteğini,olumlu karşılar ve gücüm
Oranında, parasal veya iş olarak, yardımcı olurum.
□ 50- İş arkadaş ve komşularımla kavga etmem, bana yanlış davranan ve kötü söz söyleyenleri
ilgililere bildiririm. Ayrıca onlarla ilişkimi keserim. Maşa dururken, elimi ateşe
sokmam. Kızgınlıkla davranan, zarar görür. Kötülük, kötülükle önlenemez. Kötülüğü ancak,
sakin olmak ve sabırlı davranmakla başımdan, zarar görmeden savuşturabileceğimin
bilincindeyim.
□ 51 - Sigara tiryakisiyim ve canım istediğinde; kimseden izin almadan, her yerde içerim. İnsanlar
bana anlayış ve saygı göstermek zorunda. Özgürlük, demokrasi ve insan hakları bunu
gerektirir.
□ 52- Sorunların, hoşgörü içinde ve birbirimize saygılı şekilde, karşılıklı taviz verip anlaşarak,
çözümlenebileceğinin bilincindeyim.Hiçbir sorun;kavgayla,tek taraflı alınan karar, dayatma
ve zorlamayla çözülemez.
□ 53- Çocuklara ve sevdiklerime; bayram, yaşgünü ve özel günlerde, kitap hediye ederim.
□ 54- Günlük tutar, beni üzen veya mutlu eden olayları, akşamları; günlüğüme yazarım. Günün
olaylarını yazınca, sıkıntılarımı atıp rahatlıyorum.
55- Bu yaşınıza kadar sizi, en çok sevindirip, mutlu eden olay nedir?...............................................
56- Sizi en çok etkileyen ve üzen olay nedir ?.....................................................
H- KENDİNİZİ TANITICI: TUTUM, DAVRANIŞ VE GÖRÜŞLER:
1- Sabahları saat kaçta kalkarsınız : ..................................................
2- Akşam saat kaçta yatarsınız : ......................................................
3- Uğraştığınız bir spor dalı varsa adı: .............................................
4- Spor kulübü üyesi iseniz, kulübün adı: ........................................
5- Spora, ne kadar zaman ayırıyorsunuz ?
Günde bir saat □, Haftada 1,2 saat □ , Farklı:.....................
6- Evinizde beslediğiniz hayvan varsa, cinsi ve adı:........................
7- Alışkanlık ve Bağımlılıklarınız :
a) Sigara içer misiniz ? Evet □ , Hayır □
b) Alkollü içki içer misiniz ? Evet □ , Hayır □
c) Uyuşturucu madde kullandınız mı ? Evet □ , Hayır □
d) Kahveye, lokal vb; oyun oynamaya gider misiniz ? Evet □ , Hayır □
e) Bara, diskoya, gece kulübüne eğlenmeye gidiyor musunuz ? Evet □ , Hayır □
f) Yaz ve güz aylarında ailecek veya arkadaşlarınızla;kıra,pikniğe gider misiniz ? Evet □ , Hayır □
8- İş çıkışı, boş vaktinizi; nerede ve nasıl geçirirsiniz ?...................................
9- Hafta sonu, bayram ve yaz tatilinizi, nerede ne yaparak geçirirsiniz ?.................
..............................................................................................................................
10- Hatalı davrandığınızı anlayınca, özür diler misiniz ?
Evet □ , Hayır □
11- Yanlış yaptığınızı kabul edip, verdiğiniz maddi, manevi zararı giderici; davranışta bulunur
musunuz ?
Evet □ , Hayır □
12- Aşağıdaki deyim, söz ve davranış biçimlerinden, sîzin hayat felsefenize, uygun olup,
katıldıklarınızı işaretleyiniz:
□ - Hatanın neresinden dönersen, kâr ordadır.
□ - İşten değil, dişten artar.
□ - Kötülüğü;Akledip düşünerek, sabırla ve olgun davranarak uzaklaştır.
□ - Ne kimseyi döv, ne de dövül.
□ - Kişi, arkadaşı gibidir.
□ - Aylık gelirinin yarısını, bu olmazsa üçte birini,Gelecek için tasarruf et.
□ - Birine yardım etmek istiyorsan, ona balık tutmasını öğret.
□ - Sana yapılan kötülüğü unut, iyiliği hatırla.
□ - İnsanları ne kullan, ne de kendini kullandır.
□ - Ölenle ölünmez.
□ - İki güzellik bir arada olmaz.
□ - İt ürür, kervan yürür.
□ - Ya hep,ya hiç.
□ - İnsanın cesur diye canını, cömert diye malını alırlar.
□ - Soran dağ aşmış, sormayan düz yolda şaşmış.
□ - Rüzgar eken, fırtına biçer.
□ - Emeksiz, yemek olmaz.
□ - Ye iç, gül geç
□ - Kan Kanla değil, suyla yıkanır.
□ - Azıcık aşım, ağrısız başım.
□ - Bilgisiz, fikir olmaz.
□ - Dinsiz ilim topal, ilimsiz din kördür.
□ - İnsan yeni bir şeyi, konuşarak değil, ancak okuyarak, veya dinleyerek öğrenebilir.
□ - Bana değmeyen yılan, bin yaşasın.
□ - Devlet malı deniz, yemeyen keriz.
□ - Salla başı, al maaşı.
□ - İşin yoksa tanık, paran çoksa kefil ol,eşe dosta, borç ver.
□ - Zorla fikirler değiştirilemez.
□ - Aynı ve benzer hatayı, ikinci defa yapan, ahmaktır.
13- İddiaya girişir, ısrar eder, gerekirse kin güder misiniz ?...........................
14- Sizce,bu kavramlardan hangisi, devletin en önemli öğe ve özelliklerindendir. Bayrak, bağımsızlık,
cumhuriyet, demokrasi,egemenlik,dil, din, egemenlik, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, kültür, milli marş,laiklik, liberalizm, parlamento, seçim, silahlı kuvvetler, sosyal devlet ilkesi:
...........................................................................................................
15- Yurt dışına gittiniz mi ? Evet □ , Hayır □ . Yurtdışında sizi çok etkileyen veya en beğendiğiniz
şey ne oldu: ................................................................
16- Kaç günde bir banyo yapar, gömlek ve atletinizi değiştirirsiniz ?
..............................................................................................................
17- Çocuğunuza, harçlık yapacağı parayı, nasıl verirsiniz ?
□ - Bir şey almak için isteyince.
□ - Her hafta düzenli olarak, belirli bir miktar.
□ - Başka:
18- Çocuğunuzu, topluma hazırlamak, eğitip, terbiye etmek için nasıl bir yöntem izlersiniz :
□ - Özendirme ve ödüllendirme; işin, davranışın doğrusunu anlatıp, aksaklıkları;
sabırla, anlayışla karşılamak,uyarıp,öğüt vermek.
□ - Yanlış yapınca; kızıp cezalandırmak, hakaret edip, kulağını çekmek.
□ - Başka: …………………………………………….
19- Size göre en erdemli insan veya en beğendiğiniz beş Türk kimdir ? Sırasıyla yazınız.
a)..................................................................................................................
b)..................................................................................................................
c)..................................................................................................................
d)..................................................................................................................
e)..................................................................................................................
20- Size göre, Türkleri;diğer milletlerden farklı kılan, olumlu veya olumsuz, beş temel özellik
hangileridir?
a) .................................................................................................................
b) ..................................................................................................................
c) ..................................................................................................................
d) ..................................................................................................................
e) ..................................................................................................................
21- Sizce, Türkiye; Avrupa birliğine kabul edilir mi? Edilmezse nedenleri?
.............................................................................................
................................................................................................
22- Bilgi, para ve sağlık; insanı akıllı ve güçlü kılan öğelermiş ! Bunları elde etmek için ne gibi
çabalar gösteriyorsunuz ?
.........................................................................................................
23- İnsanların, birbirlerinin, inanç, ibadet, düşünce ve davranışlarına,karışma hakkı var mı ? Yoksa bu
Konu;kişi ile Tanrı arasındaki özel bir husus mu ?........................................................
24- Bahçenizin veya okulunuzun bahçesine, hiç ağaç diktiniz mi ?...........................................
25- Avrupa ve ABD'de; günlük hayatta kullanılan, gazete, dergi ve kağıtların; %70'i, tekrar fabrikaya dönüp,yeniden kağıt oluyormuş! Bizde ise bu oran %20'lerde. Neden, suların ve güzelliğin kaynağı, ormanlarımız; odun ve kağıt yapılmak için yok ediliyor? Ucuz elektrik, klima, güneş, rüzgar enerjisi ile ısınıp, internet ve telefonla haberleşemez miyiz?
....................................................................................
26- Büyüklerinizin verdiği; her emri, buyurduğu her işi, görev bilip, yapmaya çalışır mısınız?
.......................................................................................................
27- Laikliği kısaca tanımlayınız.
.......................................................................................................
.......................................................................................................
28- Demokrasiyi kısaca tanımlayınız.
.......................................................................................................
.......................................................................................................
29- “Dinsiz İlim Topal, İlimsiz Din Kördür” sözüne katılıyormusunuz, neden?
.......................................................................................................
.......................................................................................................
30- Sizce, Türkiye Cumhuriyeti Devleti;
□ - Tam Bağımsız,Tarafsız,Bağlantısız,Egemen olmalı!
□ - AB’ye katılmalı,
□ - BDT’ye katılmalı,
- - Natoda kalmalı
- - Natodan çıkmalı
- - Şangay İşbirliği-BRİCS Örgütüne girmeli
- - Türk Birliğine katılmalı
- - İslam Devletleri Örgütüne katılmalı
□ - Başka: ……………………………………………………………….
SAYGIDEĞER İNTERNET KULLANICILARI;
- ATATÜRK'ün Özdeyişiyle: "Hakikatleri söylemekten, korkmayınız."
- İlkeli, Bilinçli, Duyarlı, Vicdani Sorumluluk sahibi, Erdemli ve Aydın Kişilerin Bilgisine:
- TRanayasam bıloğundaki araştırma ve derleme çalışmalarının, yapılmasında; 10 vicdanlı, erdemli insanın; aklı, emeği,çabası var!İlgilenip,belleğe alıp,okur,doğru, yararlı bulup, katılırsanız;Hukuka
Dayalı, Demokratik bir yönetim sisteminin, oluşumu için, size değer verenlere ulaştırın.
- Doğumdan ölüme dek, bizi etkileyip, biçimlendiren;YÖNETİM; yalnızca asker, siyasetçi ve bürokratların takdirine, bırakılamayacak kadar, bizim için önemlidir. Akmayan su, Kirlenmiş dere, göl, deniz, Yok edilen ormanlar, Sokak köpekleri, Doktorsuz, ebesiz, hastane, sağlık ocak ve merkezi, öğrencisiz okul binaları, elektrik kesintileri, Çevreyi kirleten, termik santraller gibi, çevremizde varolan her şey, bizi ilgilendirmeli. "Bana ne" deme! Yasal, Sivil Toplum Kuruluşlarına; üye olup, Sende; Çağdaş Vatandaş, duyarlı birey ve çevreci Yurttaşlar arasına katıl. Toplumsal sorunları, üstüne vazife bilip, çevrende gördüğün; aksak, eksik, yanlış, kötü, her şeye karış; iyi, doğru ve güzeli sağlamak için; bilinçli tepkini, demokratik yollardan göster. "Egemenliğin, Millete ait olduğunu, asla unutma ve bunu, senin adına kullanan;TUCUM'da; sesini duyur. Kıyak maaş ve kıyak emeklilikten yararlananlara: TL'nin; neden? abd dolarına eşit olmadığını, abd'ye, Avrupa ülkelerine girerken, niçin vize istendiğini, başına abd çuval geçirsin, terörist başını korusun, pkk- kck yokmuş gibi davransın, şehitler için tören yapsın, diyemi? Subaylara maaş ödediğimizi?Avrupa Birliği ülkelerinde yıllık; yüzde bir-3 olan; MALİYET Enflasyonunun, bizde neden;% 8 (*gerçekte; % 40-60) olduğunu! Bütçenin,Dış ticaretin, niçin açık verdiğini, Bu Asgari ücretle; nasıl geçinilip, kira ödenip, birde çocuk okutulacağını,niçin abd ve avrupanın; çarkıt, kuskunu kırık,kopuk,çürük,çakaralmaz,kaldırat,döküntü,Hek araç ve silahlarını alıp, depoya, hurdalığa atıyoruz? Üçgüne kadar,bir ülkeyemi savaş açacağız, veya bir devletmi bize saldıracak? El silahıyla;1978-1997,2016;pkk’ya karşı bile başarılı olamadık!Türkleri ahmak görüp, Güneydoğuda devlet kurmayı bıraktı; TC Devletini yıkıp,İstanbulu;kürt-ermeni devletinin,başkenti yapmak istiyor? Niçin,TSK ve Polis;Türk tasarımlı, ulusal marka, patent, sıtandartlı, yerli,milli,TM silah, araç, gereç,cihaz;ürettirip, kullanmıyor? Akledip,düşünüp,sorgulamadan,kime oy verdiğini bile bilemeden, oy kullandığın seçimde; seçerken, SOR!Koyunluğu kabullenip, Me Me diye, meleyerek; seni yönetmesini, birilerinden isteme. Bilerek, özgür iradenle, bilgili,vicdanlı, bilinçli, sorumluluk sahibi, idealist, ilkeli, inançlı, erdemli, salih, takva ehli,hikmetli, duyarlı, cesur, fedakar, dürüst, ileri görüşlü, özgür insanı, önder yap! Emperyalizmin; açık, serbest pazarı,hammadde kaynağı olmaya,çifte vergilendirme aldatmacasına, imtiyaza, tahkime, kapitülasyona, nato-bod mandalığına, ab’ye- GeBe’liğe, dur diyecek, Türk Devlet ve Halkları Birliğini ve İslam Ülkeleri İşbirliği ile Karşılık,Açıklık, Eşitlik, Güven ve Saygıya dayalı;dolara,euroya kulluk yapmayan, Ulusal parayla yürütülen; ikili Ticareti, hayata geçirecek, değerli insanları, yönetime getir.
- Şunu hiç unutma ki, ülkemizde demokrasinin varlığı ve yaşaması için; on yıllık temel eğitimin, zorunlu olması, isteyen her gencin; dilediği dalda,Giriş Sınavsız,Taban Puansız, yüksek öğrenim görebilmesi ve iktidar partisinin;yanlışına dur diyecek, muhalefet partisinin de; güçlü ve etkili olması, yani İki partili siyasi sisteme geçilmesi gerekir.Türkiyede 97 Siyasi Parti var! TBMM’de ise 4 Siyasi Parti!
- TC Devleti ve bu Yurt Coğrafyası; bu topraklar üzerinde yaşayan, TC Anayasası ve Kanunlarına saygılı, alınteriyle geçimini sağlayan,erdemli,hikmetli TC Vatandaşlarına aittir! Tam Bağımsızlığın, Eşitlik, Can, Namus,Alınteri Mal Güvenliği ve Özgürlüğün sembolü, temsilcisi; Devletinin, Vatanının ve bir parçası olduğun, Halkınla; Vicdanının arasına; bu kutlu değerlerin düşmanı, Osmanlı Devletinin yıkıcısı, emperyalistleri koyma! Batının, Yugoslavya, Gürcistan, Somali, Libya, Mısır, Lübnan, Irak, Suriye ve Afganistan’a ne vadedip, ne verdiğini, akledip düşün, sakın dünü unutma! Domuzdan namaz postu ve eski düşmandan, 1974 ambargocusundan, Afganistan, Irak, Libya ve Suriyeyi kana bulayan; Türk ve Müslüman katilinden, asla dost olmaz. Aynı hataya, 2.ci kez düşen ahmaktır. Osmanlı Devleti; nasıl büyüdü, neden geriledi ve niçin parçalanıp, yıkıldı? Osmanlının; padişahı,40 israf sarayı,Dua edecek; ruhban, münafık, şeytanın evliyası; şeyhülislamı,müftüsü,Arapçanın;sarf, nahiv, binasını ezberletecek; Medresesi, meclisi, hükümeti, bakanları,polisi, ordusumu yoktu? Biz, bunun doğru cevabını bulamazsak; TC’nin SORUNLARINI çözemez ve Tarih oluruz. Esas yıkılma nedeni; Osmanlıyı yönetenler ve Halkın Emeği-Milli Servetin, kaymağını yiyenler arasında; Osmanlıyı sevip,sahiplenip, koruyup, savunacak; Tarihten ipret,öğüt alan; Vatansever, Yurtsever, İdealist,Milliyetçi,Ulusalcı, Cesur, Öngörülü, Hikmetli;Yunus Emreler,Karacaoğlanlar,Nasrettin Hocalar,Yusuf Has Hacipler, Takva ehli Mahmut Kaşgariler, İsmail Gaspıralar,Salih Alperenler,Bilgeler, Saliha Tomris ve İlbilge Hatunlar, YOKTU? Sayıları çok az olan;Namık Kemal,Köroğlu,Dadaloğlu gibi,Dürüst,Cesur insanlarıda;Saltanat Sistemi, Halkı uyandırıyor diye,amaçları için tehlikeli görüp,Yoketti! **TARİH; boşyere öğünmek için değil, geçmişteki hata ve yanlışlardan; ders, ibret, öğüt almak için okunur. Hayat; açlık, hastalık, yakınların ölümü, hırsızlık, terör, sıcak, soğuk, umutsuzluk, üzüntü ile çok az sevinç ve umuttur. Dede ve Nenelerimiz, nereye gitti? Bir gün bizde ölüp toprak olacağız? Onun için bu dünyada; şerefimizle, özgür, dürüst ve cesur yaşayalım, asla kula;kulluk etmeyelim,zalime,zulme, emperyalizme baş eğip, kölelik, cariyelik, mandalık yapmayalım. Dünyamız gibi, Ahretimizde kararmasın.
**Allahın,Bizi;Yaratış anlam,amaç ve fiziksel vücut donatımı ile lütuf ve hediyesi;fiziksel beden, akıl, bilgi, yetenek ve becerimize uygun,yasal,meşru,topluma yararlı; bir iş,sanat,meslek edinelim. İşimizi, görevimizi;vicdani sorumluluk bilinciyle;yerinde, zamanında,gereğince yaparak; devletimizin güçlü, halkımızın mutlu olması için,doğru düşünce ve ekonomik değer,toplumsal hizmet üretelim. Biz ancak,hizmet bekleyen, iyi insanların; işlerini kolaylaştırıp,şartları iyileştirip, çevreyi güzelleştirip, yaşamı;iyilikle sevdirerek, kalıcı,ıslah edici, iyilik yaparak, iyi insan olabiliriz. Nefsimizin kötü istekleriyle ve Bizim Ulusal ve Kutsal Değerlerimize saldıran, düşmanlarla; bilinçli, önörülü ve cesurca mücadele edip, Vatanı;Şehitlik rütbesini kazanıncaya kadar savunup, Cenneti hak edelim. Allah,Bizi Ahrette; Bu Geçici İmtihan,Sınav Dünyasındaki Niyetimiz,Seçim ve Tercihimiz ile Yaptıklarımıza ve Kazandıklarımıza göre değerlendirecek.Yani Kişi, Dünya hayatında; Ağaç,Çiçek, Meyveler ve Akar Sular ile Yanardağ, Lavlar, Sıcak Sular ve Zakkum gibi, Ahretin örneklerine bakarak, özgür iradesi ve bilinçli tercihiyle; Ahrette gideceği,CENNETİ;Kuranı Rehber, Uyarı,Öğüt edinerek, Seçmekte! Veya şeytanı,ruhban münafığı; şıh,evliya,mürşit görüp,ardına düşüp, aklını,vicdanını kiralayarak,doğru yoldan sapıp; CEHENNEMİN, Ateşini; bu Dünyadan; cüzdan, mide ve gönlüne doldurarak, götürmektedir.
“DEMOKRATİK YÖNETİM:Vatandaşların,geçmişi düşünüp,hatırlayıp, üzülmediği! Geleceği öngörürken, devleti,ailesi ve çocukları için; kaygı, endişeye,umutsuzluğa kapılmadığı, seçim ve tercihlerin; akledip, düşünülerek,özgürce yapıldığı! Halkın,herşeye egemen olduğu,Tam Bağımsızlık, bağlantısızlık, Basın özgürlüğü,Yargı bağımsızlığı ve kişiler arası yargıç tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü ile laiklik, kuvvetler ayrılığı, vesayetsizlik, Basın denetimli; ulusal üretim ekonomisi ve kamu yararı ilkelerinin; Yönetimde esas, temel alındığı; Açıklık, Şeffaflık, Vatandaştan gizlenen,Bir Devlet Sırrının olmadığı, kuralların egemen olduğu, Halkın Ortak Aklının Yönettiği, Sistemdir.”
*AKLEDEN, DÜŞÜNEN, SORGULAYAN; BİLİNÇLİ,İLKELİ BİR İNSAN OL! ALLAH’IN: KURANDA APAÇIK ANLATTIĞI; İSLAM DİNİNİ, İLİM VE TEKNİĞİ TERKEDİP, KAFANI VE GÖNLÜNÜ; BİR GÖRÜŞ VE KİŞİYE, KİRALAMA! ALLAH’IN;SENİ YARATMA VE BUNA UYGUN;YETENEK VE BECERİYLE DONATMA, AMAÇ VE TOPLUMSAL GÖREVİNİ, ÖĞRENİP! BUNA UYGUN OLARAK SEÇTİĞİN;YASAL,MEŞRU,TOPLUMA YARARLI; KUTLU İŞ,SANAT,MESLEĞİNİ;ŞEREFLİ,İYİ BİR İNSAN OLABİLMEK İÇİN; YERİNDE, ZAMANINDA,GEREĞİNCE, ÖNGÖRÜ, DÜRÜSTLÜK VE CESARETLE YAPKİ! BAŞARI, HUZUR VE UMUTLA, DÜNYADA İKEN TANIŞMIŞ OL!
*Bu Dünyada yeterince oyalandık,Gidecekler kervanına yoldaş olduk,Kalanlara Selam Olsun!
**EY KURAN MÜSLÜMANI;Arapça dilini bilmiyorsan!Allahın Sözü KURANI, Hayat Rehberi, Uyarı, Öğüt,Müjde edinip, bilgili,bilinçli,ilkeli davranabilmek için: Mehmet Okuyan,Ahmet Hulusi, Hüseyin Atay, Hakkı Yılmaz, Mustafa İslamoğlu ve R. İhsan Eliaçık tarafından hazırlanan; Kuranın Türkçeye Çeviri,Anlam,Meal,Yorum Çalışmalarını; Allahın sana hediyesi öz aklınla, özgürce; KARŞILAŞTIRARAK, AKLEDİP, DÜŞÜNÜP, SORGULAYARAK, birlikte OKU! Misal; Kevser Suresinin,Türkçe anlamını; ELMALILI HAMDİ YAZIR’ın Kuran Mealiyle karşılıştır. Allahın verdiği ilahi akılla,İlahi Kitap Kurandan, ne anlıyorsan;Senin için DİN odur! İslam Dininde zorlama ve Aklı olmayanın, Dinide yoktur! DİNDE Sorumluluk Bireyseldir. Kimse, kimsenin günahını çekmez ve birine Şefaat edemez. 600 sayfadan, SEN; 1 sayfa anladıysan; onu, günlük yaşamında; bilinçli, samimi uygula!O bir sayfalık İSLAM DİNİ: İRADEYE VERDİĞİ ŞUUR,VİCDANİ UYARI VE AKLA ÖĞÜDÜYLE; SENİ; İMANINA UYGUN YAŞATIP, SAMİMİ MÜMİN VE GERÇEK MÜSLÜMAN! YANİ, İYİ İNSAN YAPAR ve AHRETTE dosdoğru CENNETE götürür! İslamın Şartı;DİBCİ;maaşlı, dinidar tacir, ruhban din adamlarının,söylediği gibi, 5 değildir! Kuranda Bildirilen, Tüm Emir ve Yasaklar: İslamın Şartıdır. İslamın Şartı;Kişinin Erkek veya Kadın olmasına- Cinsiyetine, Yaşına,Aklına, Zenginlik veya Yoksulluğuna, Sağlıklı veya Hasta Olmasına göre, değişmez!
No Code Website Builder