TÜRK DÜNYASI VE YAYLA TÜRKLERİ; AYDINLI YÖRÜKLER
Türklüğün,yitmiş;Turkuvaz renkli,Hikmet-Yada Taşını bulup;Türklere duyurup, hissettirip, sahiplendirip, korutmaya çalıştık!İlgisizlik,duyarsızlık,bilinçsizlik,ipret almaz,öğüt,uyarı dinlemezlik, ayağa çalma,aşağılama,hakaret gibi nedenlerle;başarısız olunca, kaldırıp KUYUYA attık! Kendini;Türk,akıllı,aydın,bilgili,bilinçli,ilkeli,hikmetli,idealist,Alperen,cesur,öngörülü gören; Erdemli Türkler;yarım kalan,Turan Davasına,hizmet ödevini,tamamlasın!Emperyalist;nato,bod, imf, abd,ab-gb ve israilin maşası;pkk(*Partiya Karkaren Kürdistan!)canlı bombası ile; Osmanlının, 1821-1918 döneminde olduğu gibi,hemde sinerek değil,açıkça,azınlıkları kullanarak, TC DEVLETİNİN; özünü göynütüp,beynini eşip,Osmanlı ve Yugoslavya gibi üleştirip,yıkmasını önlemek! Türk Ulusunun;Türklük Ruhunu,Bilincini;Uyandırıp, kendi özüne döndürüp;Türk Birliğini, yeniden kurma İdealine,Türk Kimliğine, Türkiyeye sahip çıkmasını,sağlamak için;Taşı Kuyudan çıkarıp, gediğine koysun!Devlet İşlerini;bayır,yokuş,sarp,barı,yardan,yakanın yüzünden; İniş aşağı, akkına, kese yola çevirsin!Yumuş buyurulur, azık,dağarcık,tuluk, Meh diye verilmezmiş!
Yörüklerle ilgili, araştırma yapmaya ve bu derlemeyi hazırlamaya; Alevi,Arap,Balkan Göçmeni, Çerkez,Gürcü, Kürt,Laz, Ermeni,Rum,Süryani ve Yahudilerin; dernek, vakıf, tv, enstitü kurup; bilimsel ve kültürel çalışmalar yaparak; anadillerine, özkültürlerine, tarihi geçmişlerine, etnik ve dini kimliklerine, sahip çıkmaları; gazete, dergi, internet, tv, konferans, araştırma, kitap ve siyasi partiler aracılığıyla; kültürel ve demokratik haklar, elde etmek için yaptıkları çalışmalar, yöneltmiştir. Yörük olduğumuzu biliyorduk, ancak, kökenimizi araştırma gereğini, duymamıştık. Ailemiz, kendiliğinden: “Biz Yörüğüz, Yörük budur, sadece Yörüklerle konuşun, Yörük olduğunuzu gizleyin veya Yörüklügünüzle övünün”, hatta Türküz gibi, bir söz, söylememiştir! Ancak, Müslümanlığımız; sürekli hatırlatılıp vurgulanmıştır?
Bu konudaki araştırmalar,okuduğum dergi,KİTAP(*500 Kitap ile İslam Dininin; Kutsal Kitabı Kuranın; Arapçasını 2 kez, Türkçe anlamını ise farklı Meallerden, 5 kez okudum!), yaşlıların anlattığı, gözlem, duyum ve yaşamımda öğrendiğim kadarıyla; YÖRÜK’ler,Irken; tereddütsüz, özbeöz, katıksız, arı,duru,saf TÜRK’tür.*Irkları ve Ana Dilleri;Allah yaratmıştır.Arabın- Aceme ve Beyazın- Siyaha;Millet olarak, hiçbir üstünlüğü yoktur.Üstünlük;bireyseldir.Devlet ve Toplum için Yapılan; fedakar davranışlara ve öngörülü,ilkeli,akledip düşünülerek,vicdani sorumluluk bilinciyle, pilanlı çalışmayla Kazanılan,Başarıya bağlıdır. Allah katında;Takva sahibi,Allah yolunda Malı ve Canıyla Cihat eden, Hikmetli ve Salih-Saliha kişiler; Eşrefi Mahluktur.* Türklüğü, Türk Dilini ve Kelebek Kanatlarındaki Semboller örnek alınarak,Orhun-Yenisey-Göktürk-Etrüsk Alfabe Harflerine uyarlanan;38 karekterli,Tamga Türk Alfabesini;Bilge Kağan veya Atatürk, uydurmamıştır! Türkçe konuşup,Türk Alfabe Harfleriyle yazı yazmak;asla kavmiyetçilik, putperestlik ve cavırca,cavırlık değildir! Yörükler; Dini İnanç itibariyle de Kuran İslamına uygun; Müslümandır (*Hanefi mezhebi!Ancak,mezhepçi,tarikatçı,cemaatçı değildir!).Yörüklük ise Türkmenlik, Araplık, Lazlık, Çerkezlik, Kürtlük gibi;mensubiyet, ait olma duygusu ifade eden, bir simgedir. Yoksa bir meslek veya yaşam şekli değildir. Nasıl, Ermenilerin çoğunluğu sarraftır, o halde sarraflar, Ermenidir diyemezsek? Yörükler; yaylalarda hayvancılık yapar, yaylalarda hayvancılık yapanlarda; Yürüktür diyemeyiz! Yaptığı işe veya yerleştiği bölgeye bakarak, etnik köken belirlemek; bizi yanlışa götürür. Türklerde; Ulus ve Milliyetçilik duygusu zayıftır. Türkiye de bazı kişiler, kökeni sorulduğunda; (Günümüzde bile) Osmanlı, Müslüman veya Türkiyeli, hatta Anadolulu (Anatolia?) olduğunu söyleyip, Türküm diyememektedir. Şehirli bir Türk, Köylü bir Türke; “pis, kaba Türk” diyebilmektedir. Türkiyede kaç kişi merak edip; soyunu sopunu araştırmış? Veya kaç ana, baba: çocuğunu, yanına çağırıp; "Kızım, Oğlum biz Türk’üz, Orta Asya’dan; İÖ 3 bin (*Hatta 12 bin,6400,4200,2550,2250,1200)’li yıllardan başlayarak, en son büyük Müslüman Oğuz göçüyle 1071 de Anadolu’ya geldik.En az 5 bin yıldır,bu ülkede Türk olarak yaşıyoruz”, diyebilmiştir! Tıpkı 1492-1945 yılları arasında;İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinden; Abd'ye yapılan göçler gibi. Ortalık Asya’da halen,Anavatan-Atayurtta;Ele-Bele-Ana Dile sahip çıkan, Türklük Töresinin- Ötüken Yışın-Öttürgen Töre-Geçerli Yasanın; Karakol Bekçisi,Türk Karındaşlarımız var;Türkiye Türklerinden; 1944- Kırım-Balkar-Ahiska,1949-Doğu Türkistan Cumhuriyeti, hatta Kazan Türkleri, 1552 yılından beri, ilgi ve destek bekliyorlar!Bugün,aklımızı başımıza alıp,Türkistan Türkleriyle birlik kurmaz,Turan yoldaşı olmazsak; onların yarını olmaz ve TC Devleti;Afganistan, Yugoslavya, Irak ve Suriye gibi, İÇSAVAŞA itildiğinde;göçmen, mülteci olarak Gidilecek veya Yardıma Gelebilecek; ÖZGÜR, TAM BAĞIMSIZ, BAĞLANTISIZ, EGEMEN, GÜÇLÜ BİR TÜRK DEVLETİ’de bulunmaz?” Emperyalist batının;1911-Tırablus, 1912- Balkan ve 1914-1918- Birinci Dünya Savaşı ile 1914-1920; Arap-Ermeni-Rum-Çerkez- Kürt isyanlarının sebep olduğu, Osmanlı yangınının; yıkıntı ve külleri arasından;1919- 1923 yılları arası, işgalcilere karşı;İstiklal-Bağımsızlık Savaşı vererek,Tam Bağımsız, Bağlantısız, Egemen, Türkiye Cumhuriyetinin, kurulmasının; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Başkurt, Tatar ve Uygur-Kaşgar Türkleri ile Babür Şahın Torunları;Pakistanlı-Hindistanlı Müslümanların, gönderdiği;paralar ve Rusyadan satın alınan, silahlar vesilesiyle olduğunu;akıl ve vicdan sahipleri,asla unutmamalı! Çünkü,Allah; nankör, yalancı, münafık,zalim,cimri, savurgan, sabırsız, sevgisiz,saygısız, haddini bilmez,hırsız,fitneci,hain ve 4 mezhep, 72 fırka, 500 cemaata bölünenleri (*işte örneğin;içsavaşla perişan olan,batı sömürgesi 22 Arap Devleti); sevmez ve Rahmetini (*Esirgemek, Bağışlamak), bölünmüş korkakların üzerine indirmez!
OĞUZ HAN:iö 12 bin,8500,6500,4780,3500,2635,2500,1764,1517,1400,1200,yada 879 tarihinde; 24 Türk Boyunu, bir araya getirerek, siyasi bir birlik oluşturmuş ve bu birliğe, dahil olan Türklere; OĞUZLAR adı verilmiştir.(*Bilge Kağan, adını taşıyan; 5 ayrı Türk Hanı var!Demekki bu bilgilere göre;enaz 12, Oğuz adlı Kağan;Türkleri yönetmiş!). İS 9-11 yy’ da Oğuzlar, Müslüman olunca, bunlara;Fars ve Araplar:Türkmen-Türkman adını vermişler. Zamanla Oğuzlar adı unutulup, bu Türk grupları;Türkmen adıyla anılmaya başlamıştır.Bu ad değişimi, ilk değildir. Göktürk Anıtında adı geçen, birçok Türk boyunun adına; 100, 500 yıl sonra rastlanılmamıştır. Yine Selçuklu ve Osmanlının ilk döneminde varolan bu Türk boyları,günümüzde artık bu adları taşımamaktadır!Örneğin:Az, As, Alpagut,Apa-Altunapa, Adız, Basmıl, Barcın, İzgil,Kaş-Kaşka-Kaşkay, Karaman-Karamanlı,Kemer,Kuman,Kıpçak,Saka,Tursaka,Peçenek,Töles(Talas), Türkeş, Varsak -Farsak,Yatağan,Hunza-Kunak-Zorkun-Sorgun gibi. Eski Türk Tarihini incelediğimizde: Kırgız, Uygurlar gibi, birde Oğuz,Türkmen,Yörük adlı,bir Türk boyu olmadığını, bunların sonradan alınan veya verilen, örneğin; Göktürk,Gazneli, Karahanlı, Timurlu, Özbek, Balkar, Karaçay, Nogay, Selçuklu, Osmanlı,Azeri gibi, siyasi, idari teşkilat, federatif birlik,lider adı veya lakap olduğunu görürüz. Bazı ad ve deyimler, zaman içinde unutulmakta? Ör:Halaç, Karluk, Kanglı, Kimek,Kıpçak, Kuman, Kun-Zorkun-Kunak, Kemer-Kimmer, Manav-Anav, Peçenek, Göktürk-Tursaka-Saka-İskit-Ahiska-Mesket-Massaget, Etrüks,Turuva,Tırak, Etrak, Turukki-Turci, Türgiş-Türkeş, Oğuz, Dokuz Oğuz, Uz- Guz-Guzziye, On-Hun-Akhun-Hunza, Ok-Onok-Bozok-Üçok gibi? Zaman içinde, göç nedeniyle ve bölge değişimi sonucu;yeni ad ve lakaplar benimsenerek, kalıcı soyadı olabilmektedir: Ör: Azeri, Kazak, Özbek, Tatar ve Türkmen adı gibi. Türkmen adı; eski bir Türk boyunun, unvan değiştirmesi ve bu boyun, günümüzdeki devamı değil; 11 eski Oğuz, Türk grubunun oluşturduğu, birliği ifade eden, bir kavramdır. Günümüz Türkmenistanı,Türkmen Tireleri; *Ersarı, Göklen, Salur, Sarık, Teke ve Yomut. Yörük adına gelince; ne Hun, nede Göktürk dönemi Yazıtlarında; Yörük adına rastlanılmamaktadır. 1340’dan sonra,Akkoyunlular;Anadolu’ya yerleştirdiği göçebe Türk topluluklarından 10’u için;Karaevli-Karabölük,Yazır,Tekeli(Oğuz) ile Çakallu-Çakallıklı-Kara Çakaloz, Cırıklı(Çaruklu), Hayta, Keşli(Sarı-Kara Türkeş-Türgiş-Tırkeşli),Keşefli, Honamlı (Karluk), Horzum(Kanglı) için;ilk defa,YÖRÜKAN deyimini kullanmış, Osmanlılarda kanunname ve resmi yazışmalarda;bu adı kullanmayı, sürdürmüştür.Bazı dönemlerde, resmi kayıtlarda; Yörükler gibi;çadırda kalıp, (*Yörüklerin kullandığı,Kara Kıl Çadırın benzerini: Kürt, İranlı,Afgan, Tibetli ve Arap göçebelerde kullanmaktadır!)Yaylalarda koyun, keçi besleyen, başka göçebe Türk veya diğer etnik gruplar içinde Yörük deyimi;(*Türkmen Yörükanı, Tatar Yörükanı, Ekrat-Kürt Yörükanı, Çerkez Yörükanı gibi) kullanılmış isede; bu gruplar, Yörüklüğü kabul etmemiş, Yörüklerde o grupları;dil ve kültür farkı nedeniyle;benimseyip, kendilerinden görememiştir. Netice olarak, Yörük deyimi; yüzlerce yıllık,Kuşak döngüsü içinde, Anadolu’da; sadece göçebeliği ifade eden, bir kavram olarak kalmamış, tıpkı Azeri, Kazak, Nogay, Özbek, Türkmen, Tatar ve Uygur gibi; birleştirici, toparlayıcı, bir boy adı olmuş, temsil niteliği ve tarihi bir hususiyet kazanmıştır. Kırgızlar ise İÖ’den beri, bu adı taşımaktadır. Günümüzde bile, bazı bilinçli Yörükler, boy adlarını unutmayarak; Yazır,Horzum,Keşli,Sarıkeçili gibi, boy adını;oba adı olarak, kullanmayı sürdürmektedir. Yörükler, başlangıçta;Karluk, Kanglı ve Oğuz olmak üzere 3 Ana Boy, orta dönemde 10 boy; uzun zaman içinde ise birçok kola bölünerek;1800 de;63 ve nihayet,1934-1950 dönemindeki iskan kayıtlarında; Yörük Obası sayısı 2000’e ulaşmıştır.
Benim Ailem: Karluk Türk Boyunun, Honamlı Yörük Obasının, Eskiyörük kolundandır. Aydın yöresinde;yaz- kış çadırda kalıp,göçebe hayvancılık yaparken,1834 yılında, eşkıya zulmü nedeniyle;Antalya-Kemer-Göynüğe göçetmiş.Büyük Dedelerim;Eskiyörük ve Tekeli Yörüğü Nenelerimle evlenmiş. Birinci Dünya Savaşına kadar,Yazları;Anamas-Çirpen,3-9 Kuyu Yaylasına çıkmış, Kış aylarını ise,Aksu-Pınarlı,Kemer-Göynük ve Yanartaş-Çıralının Seyil-Sahil kesiminde geçirmiştir. 1914 yılında Mersin-Silifkeye göçetmiş.Yazın,Torosların Haçka,Tol yaylasında yaylamış, Kışları ise bir dönem, Göksu vadisinin Gülnar yönündeki Döneli Musa Yurdunda ve Mut- Şanşada kışlamıştır. Silifkenin;Sabah, Gündüz, Değirmendere, Karahacılı köyleri ile Mut-Şansa (*Eskiden Karamana bağlıydı!) ve Erdemlide, Akrabalarımız vardır. Savaş şartları nedeniyle; ilkönce, yazları Söbüceova, Sandıcak yaylasında yaylamış,kışı geçirmek için Karaman- Ayrancı- Çatköye yerleşmiş; bu köyde 4 yıl kalmış, sonra 2 yıl; Konya- Ereğli-Karaburun köyü ve bir yılda Düdende kışlamış. Daha Sonra,Adana-Sarıçam, Kozan ve Bahçeliye(*Büyük Dedemin mezarı burda), oradan Kayseri-Yahyalı-Taşhan köyüne yerleşmiş. Yörüğün Göçü;göçe göçe denkleşir, diye; buradan da ayrılarak, K.Maraş Türkoğlu-Eloğluna göçmüş;Aladağlar,Binboğa,Hasandağı ve Orta Toros-Bolkar Dağlarında yaylamıştır. Binboğa ve Bolkar yaylasında,havalar buyıl iyi gidiyor diye göçmeyip,yaylada kalmış ve Ağustos-Eylül sonu, Tipiye tutulup;2 kez, bütün hayvanlarını kaybedip, Çobanlığa dönmüşler!1934 yılında;1926 yılında iskan edilip,beğenmediği,Konya-Ereğli-Beyköye temelli yerleşmiş.Ancak Babam,Göçebe Hayvancılık yapmaktan vazgeçerek,1947 yılında köyden ayrılıp,Ereğli merkez-Dalmaz Mahallesine, sonkez göçetmiştir!Dedem,Nenem,Emmim ve Halamgil, yarı göçebe hayvancılığı; 1966 yılına kadar, devam ettirmiştir.Yazları bende,Dedemlerin yanına,yaylaya giderdim. * Sülalemden birçok erkek; Birinci Dünya ile İstiklal Savaşına katılmış? Gidenlerin, çoğu gelmemiş? Savaş sırasında,Hacı Molla Mehmet Koç Dedem;İç Anadoludan-Mersin limanına; Cephedeki Orduya gönderilmek üzere; buğday, arpa nakil işlerini yürüten ve sayısı; bine ulaşan, at, katır, deve ve eşek kervanında,görev yapmış.H.Hasan Kezer Dedemde; Antalya-Serikten göçedip,daha sonra Konya- Ereğli-Beyköye yerleşen, esas Cırıklı,bir tarafıda Karakoyunlu;(*Aydınlı Yörük Ali Efe gibi) keskin nişancı;Hüseyin Tüfekçiyle birlikte, Çukurovanın; işgalci fıransız ve işbirlikçi,hain ermenilerden (1919-1921) kurtarılması, mücadelesine; Sinan Tekelioğlu komutasında katılmıştır (bkz;30;Aydınlı ). Babamın amcası, Öğretmen, Mülazım; Hüseyin Hilmi Bey ise Sarıkamış ve İstiklal Savaşı Gazisidir.Afyon-Tınaztepe muharebelerinde, Suvari bölük komutanı olarak,görev yapmıştır. Emine Nenemin Babası; önce Çanakkale Savaşına katılmış, sonrası meçhule yürüyüp,hiç dönmeyenlerden olmuş,3 kız kardeş, öksüz büyümüştür!
Sülalem,Karluk Türk boyunun, Honamlı Yörük Obasından, olmasına rağmen, Akrabalarım; konup göçtüğü veya Devletçe, iskan edildiği yerlerde, çevre halkınca;O dönemde, SOYADI olmadığı için değişik lakaplarla anılmış ve bilinmiştir.Örneğin;bir yörede, dedemin; iri yapılı olması nedeniyle;Koca Musa,Koca Yörük, Eskiyörük,Honamlı, bir yerde dedem genç ölünce; Osmanlı eşi nedeniyle Dönenin uşakları, aynı isimli birkaç kişiyi ayırabilmek için Döneli Musa, Döneli Mustafa, Kaşlı İbrahim, biraz karayağız olan dedeme; Kara Ali, hacıya gidince Hacı Kara Ali, çocuklarına Hacı Kara Alinin uşakları ve kolaylık olsun diye; Hacıkaralı demişler.Bir dedemin; ayağı yanıp, engelli duruma düşmesi üzerine, hemen adı Topal Hasan, yine babamın diz kapağı rahatsızlanıp, dizi bükülmeyince, Topal Hüseyin olmuş! Hep merak ederim;İnsanlara niçin; İradeleriyle yaptıkları, kötü davranışına göre;Hırsız,Yalancı,Üçkağıtçı,İkiyüzlü,Tembel değilde! Bedensel Durum ve Engellerine bakılarak;Çolak, Kör, Köse,Sağır,Tat,Topal,Kel,Kara deniyor?
Bu kısa, araştırma ve derlemeye; eski Türk Devlet ve Beylik adları ile Türk Boyları ve onları oluşturan, Oymak,Oba adlarını, eklememin nedeni?Belirsizliklerin netleşmesi, yanlış söylentilerin, karanlık kalmış konuların, aydınlanması. Bazı karışık ve önemsiz gibi görünen; olay, bilgi ve belgelerin; birbirleriyle olan ve benim göremediğim; ilgi ve bağlantısının, kurularak; farklı, aydınlatıcı, Türk Halklarını birleştirici, doğru bir yorumun, yapılabileceği inancıdır.
Ulusalcı-Milliyetçi-Türklük Ruhu-Şuuru Taşıyan;Hikmetli Aydın,Erdemli Yazar ve Halk Sanatçılarının, Ulusal Görevi-Milli Ödevi:TC Vatandaşlarını;Osmanlının,özünü çürütüp, yıkılmasına neden olan;emperyalizmin işbirlikçisi,hain yöneticiler ile şeytanın evliyası,ruhban, münafık din tacirlerinin,yalanlarına karşı;Gerçek Kuran İslamının,ana ve tek kaynağı;HAYAT KİTABI, KURAN’I; Yaşayan Türkçeye çevirip,sabırla anlatıp, uyarıp; gafletten uyandırarak,ulusal amaç edindirmek, akledip düşünüp, sorgulamaya, öğüt, ipret aldırarak; duyarlı,bilgili,bilinçli,ilkeli, idealist, cesur, dürüst, ilerigörüşlü davranmaya, milletin derdine sahip çıkmaya, çevresiyle ilgilenmeye yöneltmek ve Devleti sahiplendirmek olmalıdır! Türklüğün; münafıkların hıyanetleri nedeniyle,tarihte yaşadığı, felaket ve acıların; Türklere hatırlatılıp, ipret almaları için uyarılıp, uyandırılmaları, Türk Tarih ve Ulusal Kültürün;Türklere anlatılıp, öğretilmesi ve Türk boylarının; birbirini bilip yakınlaşması,Türk Aydınlarının;birinci amacı,toplumsal hedefi olmalıdır. Halkı;ulusal bilinç, milli kimlik kazandırıp,idealistliğe yönlendirip; Millet-Ulus yapan; Aydınlar ile saldırgan düşmana karşı,Ulusu ve Vatanı, savunmak için destan yazıp, Ulusal Devlet kurduran;Yiğit Kahramanlardır. Halkı;72 fırkaya bölüp, devleti yıkıp,düşmana kul, köle, cariye edenler ise;şeytanın evliyası, dinidar tacirler ile işbirlikçi, mütarekeci,münafık yöneticilerdir. Ör;Osmanlı Devleti;Hangi şartlarda kuruldu?Nasıl gelişip, büyük devlet oldu?Neden duraklayıp, geri kalıp, zayıflayıp, savaşlarda yenildi?Niçin,42 Devletciğe bölünüp, parçalanıp, yıkıldı? Osmanlının, Tarihi Gerçekleri; sebepleriyle Okulda Öğrencilere anlatılıp, öğüt, ipret alınıp, Milli Şuur-Ulusal Bilinç kazandırılmazsa; Tarih tekralanır, aynı acılar, yeniden yaşanır? Osmanlının; Birinci Dünya Savaşındaki Asker kaybı 2 mn? Osmanlı vatandaşı, azınlıkların; etnik kültür, farklı inanç, anadile dayalı, ulusal,ırkçı devlet kurma, amaçlı;1821,1878-1922 döneminde; bağımsızlık isyanı ve yaptıkları jenosit nedenli,düzensiz göçler sırasında;yaşamını kaybeden, Türk Halkı; Balkanlarda enaz 5 mn,Kafkaslarda 2 mn,Türkiyenin Doğusunda ise ismen bilinenler 500 bin!? TC Devletininde; Selçuklu, Kazan ve Kırım Hanlığı, Osmanlı Devleti ve Doğu Türkistan Cumhuriyeti gibi; fitne ve ihanetle parçalanıp, yıkılıp tarih olmaması, Türklerin; Uyanıp, Gelişip, ulusal tasarımlı, yerli ve milli, silah, sanayi ve teknolojiye dayalı; Egemen, bağımsız, Bölgesinde Söz sahibi olup,Özgürlük,Namus, Şeref, Devlet, Bayrak ve Vatanlarını savunabilmeleri için; Türk Boylarının, öncelikle kendilerini tanımaları, kendilerine ve birbirlerine güvenmeleri, Türk Dünyasının birbiriyle olan ticaret ve kültürel iletişimini geliştirmesi; DİLDE- FİKİRDE- İŞDE, TÜRK BİRLİĞİNİ KURMASI, gerekir. Yıllar, 1944-2014 gibi boşa geçirilirse; ne Türk Birliği kurulur, nede 21’inci yüzyıl Türk Asrı olur! İslam Halifeliği, Türk-İslam Birliği ve Avrasyacılık; nato,bod,imf,moodis,abd dolarıyla ithalat,döviz,faiz,borsa şeytan üçgeni,gb gibi,bir abd-ab purojesidir! Türklerin ve Müslümanların; birlik ve üretici olmalarını engelleyip,bilim ve teknikte ilerlemelerini önlemeye, bu ülkelerde içsavaş çıkarmaya yönelik, münafıklık,fesat,nifak,fitne,Zirai Mücadele İlacı,Fenni Gübre,Şeker İlacı,Glikoz Şekeri, Hormonlu ,GDO’lu Sera bitkisi Tohumu gibi,sinsi bir bir tuzak,Soğuk Savaş Yöntemidir. (*Resmi gazeteye bakılırsa; hemen her hafta, bir TC yöneticisinin, Avrupa’ya ve Abd'ye gittiği görülmektedir. Türk Cumhuriyet ve Topluluklarıyla görüşmelere giden, yetkililer ise ayı geçtik, yılda bir bile değil!). Karşılıklı saygı, eşitlik, güven ve sevgi çerçevesinde yardımlaşmaları gerekir. Hükümetler dışında, ayrıca bilinçli, maddi durumu iyi ve zamanı olan, özellikle emekli vatandaşlarımızın; boylarıyla, hele Türkiye’ye okumaya gelen, onbin civarındaki bu boyların temsilcisi; Türk Kardeşlerimizle ilgilenmesi, onlara sahip çıkması; “Bir misafir Türk'e, Türkiye'de yalnızlık ve yabancılık çektirilmemesi”, maddi ve manevi olarak yardımcı, destek olması, hem insani, hem ulusal, hem de dini bir görevdir. Bu kardeşlerimize iyi günümüzde biz sahip çıkmazsak, onların gelecekte iyi bir günleri olmaz. Bizim olabilecek kötü bir günümüzde de haliyle bize yardım edemezler. Örneğin: Tatar Türkleri, Ekim 1917 'de Kırımda Cumhuriyet ilan etti. Numan Çelebi Cihan, Devlet Başkanı seçildi. Ancak 23.2.1918 de Ruslar Kırım Devlet topraklarını işgal edip, bağımsızlığına son verdiler. Aydınlar, devlet başkanı da dahil şehit edildiler. Kırım halkı, günlerce; "Çırpınırdı Karadeniz; Bakıp Türkün Bayrağına" umuduyla;Türkiye’den, Türk Kardeşlerinden; tıpkı 1552 ve 1774 te olduğu gibi, yine yardım gözlediler.1944 de de Ruslar, Tüm Tatarları; Kırımdan Sibiryaya sürdüler. Zamanında ilgilenip, gerek diplomatik, gerekse askeri açıdan, yardımcı olabilseydik; şuan bir Kırım Türk Devleti olacaktı ve bu devletin varlığı; durum ve dengeleri lehimize değiştirecekti. Türk Dünyasıyla 1918 den beri kopuk olan; ekonomik, siyasi ve kültürel iletişimin, yeniden kurulması çok önemlidir. İletişim eksikliği; bilgisizliğe, ilgisizliğe, sahipsizliğe, yanlış anlama ve yorumlara neden olmaktadır. 1920 yılında, Azerbaycan, İdil-Ural ve Ortalık Asyalı Türkistan Türkleri;Genç Türk Devletinin, İstiklal Savaşı yaptığını öğrenince; Sovyet yönetiminde sömürge olan; Azeri, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Tatar ve Başkurt Yönetici ve Halkları; yüzük, küpe, bilezik hatta çeyizlerini satarak, evlenmelerini erteleyerek, para toplayıp, Türkiye’ye göndermek istemişler. Lenin ve Stalin, önce buna karşı çıkmış ise de; daha sonra toplanan paranın yarısı, Sovyet Hükümetine bırakılma şartıyla; diğer yarısı Türk Hükümetine gönderilmiş ve bu parayla T.C. Devleti, Ruslardan silah almıştır. Yine o dönemde İngiliz sömürgesi altındaki Hintli Müslümanlar; (*Şimdiki Pakistanlı,Keşmirli, Bangaldeşli ve Hindistan Vatandaşı Müslümanlar) kendileri fakir ve muhtaç durumdayken, aralarında para toplayarak;TC Hükümetine göndermişlerdir. (*Pakistanlılârdaki Türklere olan sevgi ve saygının kökeni; Akhunlar ile oraya; İslam İnancını götürüp, yayan, Halkın birliğini sağlayan, iyi bir yönetim düzeni kuran; Gazneli Mahmut ve Babür Han'a dayanmaktadır). Bu güzel kardeşlik, dostluk örnekleri yanında, yine bir ilgisizlik, sahipsizlik örneği verelim; 1881 yılında Ruslar, İranlılarla Ahal anlaşmasını yaparak, Göktepe savaşında Türkmenleri yendiler; Ruslar Kuzey Türkmenistan, İran ise Güney Türkmenistan’ı (Horasan) işgal etti. 1917 yılında Rusya da komünist devrim olunca, Kuzey Türkmenistan, Cüneyd Han liderliğinde bağımsızlığını ilan etti. Ancak 1919 yılında Ruslar; Türkmenistan'a girerek, Türkmenlerin bağımsızlığına son verdi. Cüneyd Han, Karakurum çölüne çekilerek; 1931 yılına kadar, 12 yıl Ruslarla mücadeleyi sürdürdü. Güney Türkmenistan ise 20.5.1924 tarihinde bağımsızlığını ilan etti. Horasanda Türkmenistan Cumhuriyetini kurarak, Aksakallar meclisini açtı. Devlet Başkanı Osman Ahund, Türkmenistan’da yeni açılan askeri okula; Türkiye’den subay ve silah istedi. Ancak 1881, 1917 ve 1919 da Osmanlıların, Türkmenlerle ilgilenemediği gibi, T.C. Hükümeti de kendi sorunlarından başını kaldırıp, Türkmenlere yine yardımcı olamadı. İran Şahı Rıza Han, Ekim 1925 de yeterli silah ve tecrübeye sahip olmayan, bu yeni Türkmen devletine son verdi. (bkz:95, 104). Ulusal tasarımlı,yerli üretimli, milli Silah Fabrikasına sahip olmak, çok önemli! 1552-1881 yılları arası, Rusların;Sibirya ve Türk Ülkelerini, kolaylıkla işgal edebilme nedeni; Rus Malı, Top ve Tüfek üretim sanayisini, kurmuş olmasıdır! Yine Çinin; 1949 yılında,Doğu Türkistan Cumhuriyetini yıkıp,işgal etmesi; dinidarların, halkı; fitneyle, gelenekçi- yenilikçi diye ikiye bölüp, birbirine düşürmesi ile Çin malı, top, tüfektir? İngilizlerin; 1500-1914 yılları arası;Kuzey Amerika, Güney Afrika,Avusturalya, Mısır,Irak,Hindistan, Güney Doğu Asya ve Çini, sömürge yapıp, Üzerinde Güneşin Batmadığı, İmparatorluk olmasını sağlayan, en önemli sebep; Makinalı Tüfeği icat edip,Gemi Topunu geliştirmesidir! Bu yıllarda, Osmanlı ile Hindistan- Babürlü ve Ortalık Asya Türkistan Hanlıkları ise; tıpkı Bizansın,1453 yılında,Melekler; erkekmi- kadınmı, kaç kanadı var, diye, tartıştığı gibi? Kuranın Türkçeye çevrilemiyeceği, Abdestsiz okunamayacağı, Hutbe ve Duanın Arapça okunması gerektiği.Dünyanın boş,anlamsız olduğu,bir lokma ve hırkayla, Ruhun ancak; emelsiz,hırssız,Dünya Sevgisiz,Huzur bulacağı.Çocuklara Türkçe- Putperest adı verilemiyeceği, erkek çocukların Sünnet ettirilmesi.Kadınların saçının,bir telinin bile görülmemesi, Kız çocuklarının okutulmaması,yalnızca Namaz Surelerinin ezberletilmesinin,yeterli olduğu. Kızların-9, Erkek çocukların-12 yaşında; Akıl Baliğ-Büluğ-Reşit olduğu, Bu yaşa girip,Namaz kılmayanın dövülmesi gerektiği, Orucu, Namazı bozan şeyleri, Kurbanlık Hayvanın özelliklerini, Mezhep, tarikat,mehdi,deccal,Cavır icadı,teknik buluşları,Bidat ve Hurafeleri, tartışıp! 72 fırkaya bölünmüşler? Geçmişten öğüt almayanlar, gelecektekilere ipret olurmuş! Cahil ve Ahmaklar; yanlışta, hatada israr,inat eder, münafığın; yalan sözüne inanır, aynı hatalara, tekrar tekrar düşer. Allahın onu;hangi toplumsal amaç ve ödev için yaratıp,ne gibi yetenek ve beceriyle donattığını unutur. Günlerini;geçmişe üzülerek,gelecek kaygısı çekerek,birde akraba ve komşularıyla kavga ederek, birlik, dirlik ve huzuru bozarak, terör,tırafik keşmekeşi, döviz, enflasyon, telefonla dolandırıcı ve kapkaç- hırsız-soyguncu kabusuyla;huzursuz, mutsuz, umutsuz geçirirmiş?
Türk Dünyasıyla olan iletişim eksikliği, birçok şeylerin yanlış bilinmesine veya hatalı yorumlanmasına neden olmaktaydı. 1991 yılından sonra daha sağlıklı bilgiler edinilmeye başlanmıştır. Örneğin: Türkiye’de ki bazı Alevi sözcüleri, Alevilerin;Horasandan geldiğini söylemekte, bazı yazarlarda Alevilerin, Türkmen olduklarını iddia etmekteydi. Ancak günümüzde bilinçli araştırmacılarımız; Türkmenistan Cumhuriyeti ile Afganistan ve İran Türkmenistan’ına (Horasan) gittiklerinde; Alevi inancında Türkmen Oymağı bulunmadığını gördüler ve Alevilerin Horasandan geldiği görüşünün, ilmi ve tarihi bir değeri olmadığını öğrendiler. Yine araştırma için Altaylara, Sibirya’ya giden Aydınlarımız;Gök Tengri-Tek Tanrılı- Hanif ve Şamanist, Budist, Hıristiyan inancında, Türklerle karşılaştılar. Bu Türk toplulukları; Türklük bilincini koruyor ve Türkçe konuşuyorlardı! Demek ki bizim yıllarca duyduğumuz; "Her Müslüman Türk değildir, ama her Türk Müslümandır", "Türkler, Müslüman olmasaydı;Türklük bilincini koruyamaz, asimilasyona uğrayıp yok olurlardı",”Türkler,İslam Dinine girdikten sonra,büyük devletler kurmuştur” sözleri, doğru değilmiş! Ya bu yorumlar; hatalı veya birbiriyle ilgisiz,ulusal,ırki bir kavram olan Türklük ile manevi, Dini bir inanç olan Müslümanlık, kıyaslanmakta. Günümüzde Müslüman olmadığı halde “Türküm” diyen ve Türkçe konuşan; Altay, Çuvaş, Dolgan, Gagauz, Hakas, Kreşin, Tuva ve Yakutlar; Şamanist veya Hiristiyan, Karaylar ise Musevidir. Kuzeybatı Çinin,Ordos ve Kansu bölgesinde; Budist inancında Salar(*Salur-Oğuz Türkmeni farklı bir gurup!) Türkleri yaşamaktadır.
TC Devletinin;kurucu ve asli sahipleri, geçte olsa uyandılar! Ermenilerin;1831'den itibaren, Hınçak, Taşnak, Hoybun, Asala,Dhkpc? Kürtlerin ise 1878-Kürt Teali,1914-Azadi,1924-Kürt İstiklal Cemiyeti ve 1978 de PKK(*Partiya Karkaren Kürdistan) örgütünü kurup,29.cu Kürt İsyanını başlattığı;anadil, milli, kültürel kimlik ve ulusal devlet mücadelesine;1912’deki BALKAN FACİASI üzerine, Türk Ocağını kurarak,Türklerde katıldılar.Bilinçlenip,özedönüşün,geçmiş ve geleceğe sahip çıkışın, ilk öncülüğünü;çok uzun,bir gaflet ve uyuma dönemi sonunda,Antalya Yörükleri; Abdullah Duman önderliğinde, Antalya Yörükler Derneğini kurarak,başlattı.Bunu Afyon Yörükleri ve Hatay (Antakya) Yörükler Derneği takip etti.En son,Ankara'da"*YÖRTÜRK-Yörük Türkmen Vakfı" kurularak; Orta Asya'dan gelen, Türk Bozkır ve Yayla Kültürünün; unutulmaktan kurtarılıp, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması hususunda; çok önemli, tarihi bir adım daha atılmış oldu. Teknoloji, tv, emperyalizmin; soğuk ve içsavaşı ile şehirleşme, apartmanlaşmanın, hızla yok ettiği; TÜRK KÜLTÜRÜ; sahiplenildi.
Bulgaristan,Romanya,Yugoslavya ve Yunanistandan:1821, 1829, 1878, 1909, 1912, 1924, 1952 ve 1990 yıllarında büyük oranda ve toplu şekilde göçederek, Türkiyeye gelen insanlarımıza; eskiden Macır (*Arapça Muhacirden kısaltılmış;hicret eden,göçeden), şimdilerde ise tümüne birden Göçmen (Türkmen, Öğretmen gibi) denmiş,hatta ayrı bir milletmiş gibi davranılmıştır. Halbuki bu insanlar, bizimde mensubu bulunduğumuz; Büyük Türk Dünyasının, bir parçasıdırlar. Bu kardeşlerimizin kökenleri; ÖN-Türk olarak bilinen ve 7 bin-3 binlerde Balkanlar, Tuna boyu ve Alplere göçeden;Uz-Gagauz, Peçenek, Kuman, Kazak-Kunmu-Usun, Kıpçak, Karay, Tatar, Çuvaş, İdil- Balkar (*BULGARLAR SILAV IRKINDAN,TÜRKLERLE HİÇBİR İLGİSİ YOK! Bulgarları;Bulgaristan göçmeni Türklere ve Almanyada çalışan,gurbetçi İşçi Kardeşlerimize sorun! Veya Bulgaristana tatile gidip,görün,tanıyın!?!Bulgarlar;çin,ermeni,rum ve yahudiler gibi,azılı bir Türk düşmanı!!), Ahiska-Saka-Tursaka-İskit-Mesket,Avşar,Kemer,Anav-Manav, Kaşkay veya Karluk-Yörük Türküdür.Milattan önce Alplerde, Balkanlar, Kafkaslarda, Tarhuntaşta,Kılıkyada yaşayan; Etrak, Tırak, Tıracan,Tırhala, Tıraçi, Tırapzon, Tire,Tirebolu,Tirhen, Tirmil,Turuva, Tıroya, Tursaka, Etrurya-Etrüsk,Turukki,Turci, Kemer-Kimmer, Kaş-Kaşka-Kaşkay,Ahiska-Mesket,Avşar gibi, yerli ve milli, Kadim Türklerin, Torunlarıdır. Kendileri söylemese de komşu mahalle veya köy halkı; bunları ve yerleşim birimlerini tanımlamak için “Macır Mahallesi, Göçmen Köyü veya Selanik Macırı,Batı Tırakyalı, Bulgar, Balkan veya Rumeli Göçmeni”gibi deyimler kullanılmaktadır. Akkoyunlu’nun (1340-1502); verdiği, Osmanlının resmileştirdiği Yörük adı, deyimi de tıpkı bunun gibi,geçmişe uzanan bir zaman süreci içinde; 3-10 Türk Boyunu temsil eden, birleştirici, ortak bir ad,simge olmuştur. Günümüzde Yörük olmak, Yörüklük;Türklük Bilinci, Birlik, Ulusalcılık, Türk Kültürünü sahiplenmek, Doğa Sevgisi ve Özgür Yaşamaktır.
"Aslını inkar eden, haramzadedir. Bal bozulmaz, asıl azmaz. Her şey aslına döner. İrmikten baklava,incir ağacından oklava olmaz.Katranı kaynatmakla olmaz şeker,herkes cinsine çeker. Sılai rahim yapın, akrabalarınızdan ayrıysanız; ailenizi, ata yurdunuzu veya mezarlarını ziyaret edin. Hubbil Vatan,Minel İman;Vatan sevgisi, imandandır.Bizi aldatan, bizden değildir. Hayır yaparken, Zekat, Nafaka verirken; öncelikle fakir akrabalarınızı, sonra komşularınızı gözetin. Ev alma komşu al. Evin kötü sat kurtul,komşun kötü kaç kurtul.Kötü komşu, insanı;alet sahibi yapar. El şeyiyle gerdeğe girilmez,savaşa gidilip,zafer kazanılmaz.Elden gelen aş olmaz.Komşuda pişer, kokusu düşer. Elle gelen,düğün,bayram. Barış isteyen, savaşa hazır olsun.El,elin eşeğini; Türkü çağırarak arar. İnsanı yücelten; yaptığı işine, emek vermesi, akledip düşünerek, inancına ve milli şuuruna saygı gösterip, uygun davranmasıdır. İçi dışı bir; Dosdoğru ol. Birlikten kuvvet doğar. Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Dirlik, birliktedir. Soran dağ aşmış,sormayan düz yolda şaşmış. Gelecek geçmişte saklıdır." Sözlerinden çoğunu duymuşuzdur.İnsanın aslını araştırması; ırkçılık, kavmiyetçilik, faşistlik veya bölücülük değildir. Kültürel kimliğe sahip çıkmayı, onu gelecek kuşaklara ulaştırmayı amaçlayan, ilk biz değiliz. Dahası, insanları yüz ayrı dil ve bin civarında lehçe ile konuşturan, beyaz, sarışın, kumral, esmer gibi renklerde yaratan, kültürel farklılıklarla gruplandırarak; 72 millet ve 250 etnik gurup oluşturan,hatta bugün kullandığımız, Latin Alfabesi ve Rakamları; İnsan hayatını anlamlaştırıp,kolaylaştırmak için;Kelebeklerin Kanatları üzerine,bir süs, desen, sembol,tamga olarak koyan,bize hediye eden: Allah'tır.(Eke bkz). Türklük, Kürtlük, Farslık, Gürcülük, Ermeni veya Arap olmak;Allahın takdiri,bir Kaderdir.Dini İnanç ise;özgür iradeyle, gönülden yapılan, benimseme, duygusal bir seçim,inanmayı-imanı tercih etmektir.İnanç-Din ile Irk-Millet kavramının; hiçbir ilgisi yoktur!Hiçbir insan;ırkını,genini değiştiremez.Binlerce yıl, aynı devletin vatandaşı olarak,hatta aynı şehir ve mahallede, birliktede yaşasa;bir Ermeni,Kürt veya Rum; asla Türkleşmez!Milliyet duygusuda;yeme içme,uyuma gibi;Doğuştan,yani hem genetik, hemde ruhsal,duygusaldır,eğitimle kazanılmaz,değiştirilemez!Azınlıkları;eşit vatandaş görüp, başbakan, c.başkanı, tsk başkanı,meclis başkanı yapmak,yada kast sistemi gibi, gurup olarak dışlamak; hınçak-taşnak- asala ile pkk-kck-ypg-pyd-peşmerge, veya helen-eoka gibi,yıkıcı,bölücü; Türk düşmanı, terör örgütlerinin oluşumu ile Irak, Suriye benzeri bir İçsavaşı önlemez. Osmanlının; azınlıkların ihaneti ve düşmanla işbirliği sonucu,savaşta;sırtından vurularak; yendirilip, parçalanıp, yıkılması gerçeğini; Türklerin; hiçbir tavizi, anlayışı,ahmakca davranışı değiştiremez?Bir kürt mv;” *biz, Türklerle;asla kardeş değiliz, etle-tırnak hiç olmadık, bu benzetmeyi kabul etmiyoruz.!? ”Ermeni ve Kürt kökenli olmayan, TC Vatandaşlarından;Üst Kimlik olarak,Türklüğü değilde; Aleviliği, Solculuğu, veya Mezhebi, Tarikatı, alıp kullananların;bölücü, pkk terör örgütünün; okul, cami, hastane, araç yakıp, bombalaması, Asker ve Polisi; hiç acımadan öldürmesi ve 1978 yılından beri; TC Devleti ve Türk Halkına; 500 mr abd $ aşkın,Ekonomik zarar vermesinin, altında yatan gerçeği; Akledip Düşünerek görmesi ve tarafını belirlemesi gerekir!Bir kişinin,hem canı cennette, hemde şeyi şeyde olmaz? Birinci Dünya Savaşı öncesi,emperyalist batı;Osmanlı Devletini yıkıp, yerinde; 44 devlet kurdurmayı, pilanlamıştı!Ancak, Yunanlıların beceriksiz çıkıp,Atatürk ve Erdemli Arkadaşlarının; 1919-1923 yıllarının,çok çok olumsuz şartlarında; TC Devletini kurması üzerine ve Arapları küstürmemek için; israil ve kürt devletlerinin kurdurulması ertelendi? Ancak, yeni Türk Devletinin güçlenmemesi için Musul ve Kerkük Petrol bölgesi,TC sınırları içine aldırılmadı! İsrail Devleti; 1948 yılında kurduruldu ve İsrailin güvenliğini sağlamak için, sözde bağımsız, egemen TC; 1954 yılında, nato üye-bod mandası yapılıp, Adana-İncirliğe;abd-nato üssü kuruldu? (*Üssün bulunduğu yerin sahibi,abd vatandaşı bir ermeni ve tapusuda;Osmanlı!Abd mandacısı, sözde hükümetler; çoğu sahte veya işgal döneminde düzenlenmiş,tarih olmuş Osmanlının, çakma,düzmece Tapularını tanıdı!). Ertelenen, kürt devleti, kuruluş pilanı ise 1978 yılında pkk(*Partiya Karkaren Kürdistan) ayrılıkçı, terör örgütü kurdurularak,uygulamaya sokuldu? O tarihten bugüne,TBMM;pkk ile Savaş kararı almadı!Asker ve Polise;VUR EMRİ,pkk’lıyı vurup öldürme yetkisi,serbestisi tanınıp, VERİLMEDİ! Hiçbir hükümet,tsk,mit veya polis; pkk ile gerçekten mücadele etmedi? Hatta, terör örgütü; gözetilip korundu,yakalanan teröristler 5 kez affedildi,kamuya devlet memuru olarak alındı? Türkler; Tarihten,ders,öğüt,ipret almadığı için; tarih tekrarlandı.Osmanlının,yıkılış tiyatro seneryosu, birebir tekrar sahnelendi?Osmanlıyı yıkanların torunu;İşbirlikçi hainler ile dinidar tacir ve münafıkların Amacı;TC Devleti,Asker ve Polisini; güçsüz,çaresiz,karton gösterip;Türk Halkını,TC Devletinden soğutup,Türk Devletini; sahiplenip, savunup,korumasını önlemek? Osmanlı Devleti; meclisi, hükümeti, padişahı, halifesi, şeyhülislamı, ordusu,sarayı,olmadığı için değil!Sahipsiz, savunmasız bırakıldığı için kolaylıkla parçalanıp yıkıldı? Nedemek istediğimi,bir şehit yakınları, birde aklını,gönlünü;bir kişi veya görüşe kiralamayan; öngörülü,ilkeli,bilinçli,özgür kişiler anlar.
Türk İnsanı olarak, işimiz kavga değil?Ulusalcı Eğitimle;Dürüst,Cesur,Öngörülü, Bilinçli, İdealist Vatandaşlar yetiştirip,TC Devletini;Bu bilinçli,iyi,erdemli İnsanlara,emanet etmek!Ulusca, Öngörülü ve pilanlı çalışıp,zor olan hayatı, kolaylaştırıp güzelleştirmek.Millet olarak da,diğer uluslarla savaşmak değil? Barış, iyilik ve huzura ulaşmada;ulusal tasarımlı,bilim ve teknikle,ulusal kaynaklara dayalı,yerli ve milli,üretim ekonomisiyle;TM, tarım ve sanayi mallarıyla;karşılık, eşitlik, saygı ve güven ilkelerine göre,yarışmaktır.Çağımızın,millet-medeniyet mücadelesi;gelişmiş silah, bilim, teknik, kültür ve sportif alanda olmaktadır.Biz ise kültür diye halk oyunları ve müziğe, spor olarak ta futbola sahip çıkmış!Bidat, hurafe, cavır icadı diye, bilim ve tekniğe;ilgisiz kalmış, uzak tutulmuş, geri bırakılmışız.Ülkemizde yayınlanan 26 büyük Gazetenin, günlük satışı;sadece 5 milyondur. Türk Milleti,nüfus bakımından;3,5,Sekizinci sırada olmasına rağmen,Dünya ülkeleri arasında; bilim, teknik, sosyal, ekonomik ve siyasi bakımdan, hak ettiği, saygın yeri alamamıştır. Türklerin, önemli, etkin bir güç olabilmeleri için öncelikle kendilerine güvenmeleri, ortak bir tarihi geçmiş veya güvenli, güzel bir gelecek düşüncesinde, birleşmeleri gerekir. Bu ise, öze dönüşle, geçmişin, bugüne ve geleceğe; ulusal bir hedefle, taşınmasını sağlayacak; Özgürlük, Bağımsızlık kokan, Bozkır ve Yayla Kültürünün;günümüz,teknolojik dünyasına uyarlanıp,yaşamımızın bir parçası yapabilmekle, ancak mümkün olur. Milletler, üretim, dışsatım, ekonomik büyüme, huzur ve güvenliğe; bilim ve teknolojiyi kullanabildikleri oranda, sahip olmaktadırlar. Onları, bu çalışmaya iten,başarıya yönlendiren, muhtaç oldukları;özgüven, özsaygı, sabır, azim ve umut duygusunu veren güç; Bizde sanıldığı gibi yüksek gelir,unvan,olüshal,katı kanun,sert disiplin,ezberciliğe,kılasik sınava, dersaneye dayalı, eğitim-öğretim değil?Bunlarla olmadığı da ortada! Bir Halkı,Millet yapan; Ulusal kimlik, anadil,vatanseverlik ruhu, milli kültür,ulusal birlik,adalet, hak, görev ve vicdani sorumluluk bilincidir. Okumayı, araştırmayı, akledip düşünmeyi, sorgulama ve yazmayı seven, bir millet değiliz. Okumayla ilgili, sokak arası söyleşilerine kulak verirsek: "Okuyup ta ne olacak. Oku oku, yoktur sonu. Okuyup bir adam olacağına, evlen iki adam ol. Okuyunca,başın göğemi değecek? Okuyup başımıza bela olacak"gibi!Yine,teknik buluş ve yenilik konusunda;”Başımıza,yeni icat çıkarma, Eski köye,yeni adet getirme gibi”,iç karartan bir durumla karşılaşırız. Okumuş kişilerin bilgilerinden, gereğince yararlanamayan, HALKIMIZ;*Örneğin;Gelişmiş 7 ülke arasında yok! Ancak, gelişmekte olan 20 ülke içinde yer bulabilirken,TIRAFİK Kazalarında Dünya birincisi. 1974'ten beri, MALİYET ENFLASYONU(*Talep değil?) sürekli artar, ihracat; ithalatın altında kalır, bütçe açık verir, bir zamanlar dolar ve marktan değerli olan TL; paralıktan pulluğa döner, doktor hastayla ilgilenmez ve derdine çare bulmaz, veteriner hayvanı tedavi ve ameliyat edemez, veterinerin;kısır teşhisi koyduğu inek;1 ay sonra doğurur, ziraat mühendisi; çiftçilikten anlamaz,armut ile elma ağacını ayıramaz! 2 bin yıllık,Roma dönemi köprüsü ayakta dururken, iki yıllık köprü çöker! Ezbercilik ile klasik tip sözlü,yazılı sınavlara dayalı,emperyalistlerin yabancı dilini, zorla okutup, gençleri, başarısız,mutsuz yapıp;okumaktan soğutan,Yetenek ve Becerisine uygun dal, alanda; öğrenim görmesini engelleyen,Lise ve Üniversiteye Giriş Sınavlı,Taban Puanlı, ucube eğitim sistemi nedeniyle; OKUMANIN;boşa giden bir çaba olduğu, sonucuna varmıştır. "Bu çocuktan; ne sanatkar, ne esnaf olur, ne tarlada gözü var, ne bahçe, nede hayvancılık işinde, en iyisi okutun", öğüdüyle okutulan,markalı giyim peşinde koşan çocuk ile bir artist, futbolcu, şarkıcı kadar, değer verilmeyen, bilim adamlarıyla Türkiye; ancak böyle, sözde gelişmekte olan-GERİ KALMASI SAĞLANMIŞ!; (*abd mandası,nato-bod-cia emireri ve ab’ye GeBe), pkk TERÖRistlerinin insafına terkedilmiş; Akla Ziyan işler döndürenleri, seyreden Halkın;BİR GARİP ÜLKESİ;AZİDİSTAN OLARAK, sorunlar içinde bocalar durur!?
Ülkemizde hepimizin, bir ölçüde etkilendiği ve yakındığı, olumsuzlukların çözümü; yine eğitim, öğretimdedir. Okuyan, bilen, gören, duyan, araştıran, yazan;bilinçli, ilkeli,idealist, duyarlı, erdemli,hikmetli, salih- saliha, takva ehli,İNSANLAR;parti,dernek,vakıf gibi sivil toplum örgütleri aracılığıyla; yönetime katılıp, kamuoyu oluşturarak, politikayı; kamu yararına yönlendirmelidir. Aynı hatalara, tekrar düşmeyen, konumunu ve ne yapması gerektiğini bilen, bilinçli, ilkeli, idealist kişilerin, sayılarını arttırmamız şarttır. Yoksa,özgürlük,bağımsızlık,egemenlik,kalkınma,can,namus ve mal güvenliği, cumhuriyet, laiklik ve demokrasi lafta kalır.Emperyalizmin maşası,ruhban, dinidar adamlar; ülkenin; ulusal ve manevi değerlerinin özünü çürütür.Vatandaşları;sağcı-solcu,alevi- sunni, kürt- Türk diye; inancına göre guruplaştırıp, etnik fitne ve nifakla ayrıştırıp,72 Fırkaya, 500 mezhep,tarikat ve cemaata bölüp, birbirine düşman edip, içsavaş çıkartır. Hükümet kararlarının, kamu kurum ve devlet memurlarının, yaptığı icraatın denetçisi; yine devlet memuru müfettiş değil, hitap ettiği, hizmet götürdüğü;Hakkını ve Sorumluluğunu bilen,Bilinçli,İlkeli ve Özgür, Halk kesimi ile Halkın sözcüsü;Özgür Basın (gazete-tv) ve DKÖ-STK’lar olmalıdır.Bir Ülkede DEMOKRASİ varsa, o ülkede; RTÜK,TRT,A.AJANSI, YÖK, ANAYASA MAHKEMESİ, YSK,HSYK,ASKERİ YARGI, YARGITAY, DANIŞTAY, SAYIŞTAY ve 97 SİYASİ PARTİ olmaz!?Beş mn Milletin-Vatandaşın geliri;aylık 1 BAÜ iken,sözde MV;20 BAÜ maaş almaz!Bilgili,vicdani sorumluluk duygusu taşıyan, ileri görüşlü, ilkeli, idealist,dürüst,cesur, hayatı sevdirmeye ve kolaylaştırmaya çalışan, üretken insanlarımızı çoğaltabilirsek;tuttuğu futbol takımı maçı,partisi seçimi kazanınca;yaşlıyı, hastayı, uyuyan bebeği düşünerek;fanatikleşip,sokaklarda arabayla dolaşıp,korna çalmaz.Tv antenine, güneş enerjisine, elektrik lamba ve tellerine, tabancayla ateş etmez.Akledip düşünüp, Bilinçlenip; İslam Peygamberi,Hz Muhammedin;Doğum gününü anmak için olan,MEVLİDİ; sevdiklerinin, Cenaze töreninde okutmaz!Evleniyorum,çocuğa sünnet düğünü yapıyorum diye,içip sarhoş olmaz.Evinin,ailesinin sorunlarını çözmeye,çocuğunun eğitimiyle ilgilenmeye ayıracağı; boş zamanını, parasını,enerjisini;sigara dumanı içerisindeki; loş, pis, sağlıksız kahvelerde öldürmez. Saatler süren şehirlerarası yolculuklarda,bağımlı olduğu sigarasını,molalarda içerek;otobüsteki hasta ve çocukları zehirlemez. Herşeyi; yerinde,zamanında ve gereğince yapar.Sevinç ve üzüntüde aşırılığa kaçmaz.Hak ve hürriyetinin, diğer insanların hak ve hürriyetiyle sınırlı olduğunu,düşünür ve haddini bilir. Kendisine yapılmasını istemediği bir davranışı, başkalarına da yapmaz.
Kurulan, bu AYTÜRK dernek ve vakıfları; üyeler arasında karşılıklı sevgi, saygı ve güven duygusunun; doğup gelişmesine, işbirliği, yardımlaşma,anlayış ve sabrın; ilişkilere etken olmasına, sıcak bir dostluk, kardeşlik ortam ve iletişiminin kurularak; İnsanların; aile ve iş çevresinde daha mutlu, huzurlu ve başarılı olmasına, yardımcı olmalıdır. Ayrıca, vakıf üyesi olmayan, Bekdik gibi, diğer Göçebe kökenli; Avşar-Yörük-Türkmenlerle iletişim kurulması, özellikle gençlerin bilgilendirilip aydınlatılması, yanlışlıkların, bilinmeyenlerin, gün ışığına çıkarılarak, bilimsel çalışma ve uzlaşıyla;çözüme ulaştırılmasına, toplumsal birlik ve dayanışmanın yaygınlaştırılmasına, katkıda bulunmalıdır.İletişimin gelişmesiyle küçülen dünyamızda, kültür çatışması yeniden hızlanmıştır. Kültür mücadelesinde bazı gruplar;özveri ile çalışırken, bizim; boş oturup seyretmemiz, doğru değildir. Başka grupların; yıllardır kitap, dergi, gazete, radyo,tv yayınıyla verdiği kültür mücadelesine; biz de çok geç kalmış, olmakla beraber, katılmış bulunuyoruz. Türk Dili ve Kültürünü; önce kendimize hatırlatmalı, sahiplenmeli, sonra diğer gruplara tanıtmalıyız. Orta Asya’da Kazakların bırakmasıyla sadece Tuva,Yakut,Kırgız ve Türkmenler, İran’da Kaşgaylar ve Türkiye'de ise çok az sayıda;Avşar, Yörük ve Türkmen’in; Orta Anadolu Bozkırı ve Toros Yaylalarında sürdürdüğü, Türkün öz ve asıl,tarihi,bozkır yaşam biçimi;göçebe hayvancılığın, yoğurup biçimlendirip, oluşturduğu: Türk kültürünü; hiç olmazsa kitap ve belgesellerde bir hoşsada olarak yaşatmalı; açık oturum,yayın ve Türk Müziğinin,harman olduğu;yayla şöleni ve gecelerle; geçmişe köprü kurup, halkımızın milli duygu ve düşüncelerini uyandırıp, birlik ve kardeşlik bağlarını, canlandırıp güçlendirmeliyiz. Günümüzün madde dünyasında çoğumuzun hissettiği; ruhi açlığı, manevi boşluğu ve bunların yansıması ve dışa vurumu olan; sıkıntı, bunalım, sitres, şeker, yüksek tansiyon,şişmanlık, ülser, migren gibi, psikolojik rahatsızlığın tetiklediği,hastalıkları; dini, ulusal, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetler, Toros yaylalarına, hatta Orhuna, Altaylara, Yeniseye, Tanrı Dağlarına yapılacak; geziler ve okumakla yenebiliriz. İÖ 512 yılında, Orhun bölgesinde dikilen, Göktürk Anıtında: Bilge Kağan; "Üstte mavi gök çökmese, altta yağız yer yarılmasa! Türk Ulusu; İlini, Töreni kim bozabilir?Titre ve Kendine dön, özgür ve bağımsız yaşamak istiyorsan; Türk Töresi;Öttürgen Yasana uy, iyi iline sahip çık, birlik ol, görevini yap" diyerek; bize yol göstermektedir. Bu öze dönüş; özgün geçmiş tarihini, ulusal kültürünü, inancını; hamasi veya kronolojik olarak değil?Ana Kaynağından,doğru ve mukayeseli şekilde, sorgulayıp, yargılayarak, belgesiyle okutup, öğretmekle sağlanır. Tarihteki büyük olaylar, insana güç, yenilgiler,felaketler, acılar ise hırs, öğüt,ipret, ders, verir. Kökü derine uzanan çınarın; dalları budansa da yine, gövdesi güçlü olur, fırtınalara dayanır ve uzun yaşar. Tarih; öğünmek için okunmaz. Tarih, geçmişte yapılan ulusal, siyasi yanlışları; öğrenip, ipret alarak; aynı acıları, tekrar yaşamamak, bir sınav alanı, tercih ve seçim süreci olan, Dünyamızı; karartmamak, birlik beraberlik, uyum içinde,Can,Namus ve Mal Güvenliğinin sağlandığı, huzurlu, mutlu ve umutlu, bir yaşam kurabilmek için okunur. İslam ve Turan Dünyası; geçmişini, doğru öğrenip, bilemediği için bugünü huzur içinde yaşayamıyor, geleceği ise hiç öngörüp,pilanlayamıyor? Turan ve İslam Dünyası; sömürgecilerin, hammadde kaynağı ve açık,serbest pazarı. İyi bir gelecek, kurmasını sağlayacak; bilgi ve tekniği; boş, yararsız tartışmalar, çekişmeler ve terör yüzünden üretemiyor! Doğru ve yararlı bilgi edinmiş;Bilinçli, İlkeli İnsan; geçmişe üzülüp durmaz ve gelecek kaygısı çekmez.İşini,görevini;yerinde,zamanında, gereğince yapar.3 günlük(*Dün,Bugün ve Yarın!), İmtihan Dünyası için; zalimin, zulmüne boyun eğmez,kula kulluk etmez. İnançlı, özgüvenli, kendiyle ve toplumla barışık, sabırlı, şükreden, erdemli,hikmetli bir insan olur.Dürüst, idealist, öngörülü,cesur davranır.Şehitlik ve Gaziliği; en büyük makam bilir,saldırgan kötüler, hain teröristlerle, tavizsiz Cihat eder. Ahrette, ebedi Cennet hayatına, kavuşma umuduyla;Yaptıkları ve Kazandığına dikkat eder,iyiniyetli, özgüvenli,hikmetli, bilinçli, şerefli bir yaşam sürdürür.
1789 Fransız Devrimi ile ortaya çıkan, 1915’ler de canlanan, günümüzde de mikro milliyetçilik adını alan; halkların, etnik ve kültürel özgürlük arayışlarına; Türkler, genelde ilgisiz kalmıştır. Türkler dışındaki etnik gruplar ise; çocuklarına, küçük yaştan itibaren;anadilini,örf ve adetlerini, milliyetini, hatta aşiretini, kabilesini öğretmiş?Ad olarak, olduğunca milli isimlerini koymaya ve kültürünü yaşatmaya,özen göstermiştir.Ör;Kürtler;Kürt halkını bilinçlendirip, etnik kimliğini sahiplendirip,Kürt dilini,kültürünü yaşatıp;Birlik olup,kendi ulusal devletlerini kurmak ve bu sürede Türk Halkını;oyalayıp,devletleşmenin üstünü örtmek için;1978 yılında pkk örgütünü oluşturup, 29.cu Kürt isyanını başlatmış!Türk Halkından,sözde hükümetler;1984 yılındaki Şemdinli,Eruh baskınına kadar,pkk örgütlenmesini gizlemiştir!?Türklerin çoğunluğu ise 50-70 yıllık ömürlerinde çocuğuna;soyunu, kültürünü öğretme gereği veya fırsatını bulamamıştır. Tipi, konuşması, yaşantısıyla Türk olan bir kişi; "zağar Türküzdür, ne bilelim" diyebilmektedir. Okutulmayan ve yoksul bırakılan, halkımız böyleyken, okumuşlarımız sanki onlardan farklı mı? Danimarkalı, Macar, Alman, Fransız, Rus, İsveçli bir çok araştırıcı; merak sebebiyle veya Kökenlerini araştırmak,tarihlerine ilişkin bir belge bulabilmek amacıyla; Orta Asya’yı, Sibirya’yı gezmiş, Türk insanının yaşantısını, kültürünü incelemiş, Çin arşivlerini taramış, Türk boylarının konuştukları Lehçeleri bile öğrenmiş ve bir çok araştırma kitabı yazmıştır. Ama maalesef, hiç bir TC vatandaşının, eski Türk tarihi veya günümüz Türk Boylarıyla ilgili; bozkır, çöl sıcağında kavrulup, tundra,tayga, yayla soğuğunda donarak, at sırtında veya yayan dolaşıp, ağaç dibinde, inde, çadırda kalarak; ata yurdumuzun bekçisi, garip soydaşlarımızla; gün üzülüp, gün gülerek, içine sevgi, inanç, umut, düşkırıklığı, ter, uykusuzluk katarak, Oğuz Han, Bilge Kağan, Mete Hanla konuşarak, Ali Şir Nevai,Mahmut Kaşgarlı,Yusuf Has Haciple tartışarak; yapıtı orijinal, bilimsel kaynak olacak, bir araştırma yapmamıştır! Türk tarihi ile ilgili araştırmalar, hep Türk olmayanlara aittir. Kasıtlı veya bilgisizliğe dayalı olarak yapılan, yanlışlarla doludur. Milli duygu ve heyecan vermekten uzaktır.Örneğin;Bir deli; Bulgarlar, Türk’tür, demiş?Kimsede Bulgaristana gidip, Bulgarla- Türkü karşılaştırmamıştır? Bazı İslam seyyah ve tarihçileri de yazdığı kitaplarda; Türkleri, Yecüc Mecüc veya Kantura kavmi olarak göstermiştir. "Elin yaptığı iş böyle olur. El şeyiyle gerdeğe girilmez. Elden gelen yemek, aş olmaz" sözleride bu durumu açıklamaktadır. Kazaklar bir Türk boyu olduklarını, Türkiye Türkleride Kazakların Türk boyu olduğunu; 1991 yılında öğrendi! Kazakların mazeretleri var; özgür ve bağımsız değildiler, dış dünyayla haberleşme imkanları yoktu, verilen eğitim güdümlü ve yanıltıcıydı. Peki bizim mazeretimiz nedir? Yıllardır, 20 civarında devlet içinde dağınık olarak yaşayan, Birleşmiş Milletlerce yeterince ilgilenilmemiş, en temel ve doğal, sosyal, ekonomik, kültürel ve insani hakları bile kullandırılmamış! Türk Ulusu; fakir, cahil, Türklük ve Türkçe ise öksüz, kimsesiz, sahipsiz bırakılmıştır! Adı;Türkiye Cumhuriyeti olan bir Devlette;“Türküm,Turancıyım, Ulusalcıyım, Ergenekoncuyum, Ötükenciyim, Türk Milliyetçisiyim,Yurtseverim,Türk Milletini,Türk Vatanını,Türk Bayrağını,TC Devleti Kurucusu; Atatürkü Seviyorum,Bağımsızlığı,Özgürlüğü,Laikliği,Cumhuriyet,Demokrasi ve Türk Birliğini Savunuyorum” demek; cesaret isteyen,hatta delice bir davranış olmuştur! Türk deyimi, kavramı ve kültürüne; sahip çıkıp, yaşatmazsak; korkarım sonu: Mısır, Hint, Hitit, Kimmer, Maya, Aztek, İnka, Olmek, Toltek gibi, ansiklopedi ve müzelerde rastlanan, antik bir sözcük olacak..! Türkistan, Turan, Türkan, Turkuaz gibi kavramlar, Oğuz Han, Alper Tunga, Mete-Metin Han, Bilge Kağan, Gültekin, Manas Ata, Selçuk Bey, Alparslan, Kılıçarslan,Yunus Emre,Yusuf Has Hacip, Mahmut Kaşgarlı, Ali Şir Nevai, Korkut Ata, Tomris Hatun, İsmail Gaspıralı,Namık Kemal,Karacaoğlan,Avşar Dadaloğlu gibi, Türk Milletine önderlik, öncülük ve hizmet edenler; Ötüken, Orhun, Altay, Kaşgar, Balasagun, İdil, Yayık, Yenisey gibi, Türklüğe yurt olmuş, Türklükle Özdeşleşmiş Adlar;Üniversite ve Şehirlerimize ad olarak verilip, yaşatılmadıkça!; Döviz-Dolar, Borçlandırma-Faiz,Borsa, Petrol, Altın, Kırmızı Et, Mezhepcilik, Moda, İnternet, Terör, Domuz-Kuş Gıribi,Kene gibi,araç,yol ve yöntemler; silah gibi kullanılarak? Çok acımasız şartlarda sürdürülen; Bilim,Teknik,Sanayileşme, Tarım, Medeniyet ve Kültür Savaşını; kazanıp, Birliğimizi kurup, Dirliğimizi koruyup,Özgürlük ve Varlığımızı sürdüremeyiz. İnsan öyle garip olaylara şahit oluyor, konuşmalar duyuyor, yazılar okuyor ki; şaşmamak, üzülmemek elde değil. Bazen, bir kısım çevrelerin iddiası, doğru da yoksa; Allah'ın Varlığı ve Birliğine İnanan, Türk Vatanı ve Türk Milletini seven, cesur Türkler; savaşlarda hep Şehit oldular da; Türkiyede akledip düşünen, başı dik, cesur, idealist Türk, kalmadı mı diye;İnsan, tereddüde düşüp, korkuya kapılıyor! İnsanlarımızın, üzerinde düşünmesi, ibret alması gereken, örnekler: Atatürk dönemi hariç, Osmanlı ve TC Hükümetlerinin hiç biri; Ulusalcı politika izlememiş, Türk Dilinin Gelişmesi ve Türk Birliğinin Kurulması için çaba göstermemiş ve Türk Milliyetçiliği yapmamıştır! Osmanlının;8 mn Km2(*yerine kurulan,42 Devletcik Toprağı yüzölçümünü hesapladık;20 değil!) Vatan toprağını kaybedip, parçalanıp, yıkılması üzerine; Vatanseverler, kurtarabildikleri; 800 bin Km2 ‘lik Türkiye Topraklarında; TC Devletini kurmuşlar. Ancak, TC Hükümetleri, bilerek yada bilinçsizce, çok hayati bir hata yapmıştır? Almanya ve İngilterenin, toprakları; Türkiyeden küçük olduğu halde, bu ülkelerde; Türkiye nüfusundan, daha çok insan,güven ve refah içinde yaşıyor? Hükümetler; Osmanlının yıkılmasıyla; yurtları ülke sınırları dışında kalıp, azınlık durumuna düşen, Eskiden, Birinci Sınıf Osmanlı Vatandaşıyken; ırkçı,baskıcı politikalarla, yoksul ve eğitimsiz bırakılan; Yugoslavya,Yunanistan, Kıprıs, Bulgaristan, Romanya, Moldova, Ukrayna, Kırım, Kafkasya, Gürcistan, Ermenistan,Karabağ, Tebriz, Ahiska,Irak, ve Suriyedeki Türkler ile Afganistan ve Doğu Türkistan Türklerini;TC Vatandaşlığına kabul edip,Türkiyeye iskan etselerdi! Türkiye nüfusunun, enaz %90’ı;Türk Soy ve Soplu olur ve Türk Halkı;1978-2016 arasında; onbinlerce Türk Vatandaşını öldüren, okul, cami, araç yakan, Türk Halkına;500 mr abd dolarını aşkın, ekonomik zarar veren, insanlık düşmanı;pkk terör örgütünün, zulmüne uğratılamazdı? Ve Türkiye; özgür,tam bağımsız, bağlantısız, egemen,kendi kendine yeterli, bir ülke olarak, gelişip, kalkınıp, enaz bir Almanya olurdu?1821-1918,1922 arası,Batılı sömürgecilerle işbirliği yaparak,Osmanlı Devletini yıkanların torunları;1944-2016 döneminde; Türklerin saflığından yararlanıp,Türkleri;72 Fırka,500 Cemata bölüp,birbirine düşürüp,Türk Devleti yönetimini,tekrar elegeçirip,Türkiyeyi;hızla içsavaş ve SEVR batağına sürüklemiştir!? Türkler, gafletten uyanıp,Birlik kurmazsa;bu gidişin sonu; Afganistan, Irak, Suriye gibi İÇSAVAŞA sokulup, Yugoslavya gibi,7 Devletciğe parçalanmaktır! Hükümet, Füze sistemi;icat edip,geliştirip, ürettiğini değil,satın alacağını;öğünerek açıklıyor! Eğitim ve Fabrika yapımından kesilen,bu parayla alınacak;FÜZE;hangi ülkeye karşı,kimin uydu sistemiyle ve nezaman kullanılacak? El şeyiyle savaşılıp,zafer kazanılamayacağını;1850-53 Kırım Savaşından beri, hala öğrenemedik!
Gerçek Türkleri, mutlu eden haberi; ancak,ATLAS Dergisinin; Kasım 2012-236 sayısında; okuma bahtiyarlığına eriştik:Günümüz Tomris Hatunu,YEDİTEPE Üniversitesinden SELCEN KÜÇÜKÜSTEL;Moğolistana giderek, Sayan Dağlarında çadırda kalarak, yarıgöçebe hayvancılık yapan, TUVA Türklerinin, Dukha Obasında;2 ay geçirdi ve anılarını, bizimle paylaştı. Kendisine; çok teşekkür eder;akıl,ruh, beden sağlığı, huzur, güvenlik ve başarılar dileriz. Ayrıca, çalışmalarıyla Türk Tarihinin, yeniden yazılmasını gerektiren, gönül ve dava insanları, günümüz Türk Dünyasının; Tomris Hatunu-Hürü Apaları,Tarihi Taşa Anıtlaştıran Öner Binbaşıları,Yunus Emreleri,İsmail Gaspıralı’ları,Türkoloğ Katanov,Mahmut Kaşgarlı,Yusuf Has Hacip ve Ali Şir Nevai gibi;Hikmetli, Erdemli, Oğuz Özgüvenli, Bilge Kağan Bilinçli,Mete-Metin Han Ruhlu,Alperen Türkler:SERVET SOMUNCUOĞLU, Pr AHMET TAŞAĞIL,AHMET YEŞİLTEPE, KAZIM MİRŞAN,HALUK TARCAN, BİLİNMEYEN TÜRK TARİHİ,KÜLTÜRÜ ESERİ YAZARI;SELÇUK SİLSÜPÜR, YÖRÜKLER ve TÜRKLÜKLE İLGİLİ ARAŞTIRMA YAPAN,ULUSAL DEĞERLERİ GÜNDEME TAŞIYAN;YÖRÜK OBALARI YAPIMCISI-RAMAZAN KIVRAK,ZEKİ OĞUZ ve HULKİ CEVİZOĞLU, MUAZZEZ İLİMİYE ÇIĞ ile Bu Yazıları Okuyana;Dünya ve Ahret Saadeti diler, eniçten Saygılarımızı Sunarız. NE MUTLU!TÜRK DEVLETİNİN; BAĞIMSIZ, EGEMEN, GÜÇLÜ,TÜRK HALKININ; ÖZGÜR VE UMUTLU OLMASI İÇİN;AKIL VE EMEK SARFEDİP; GÜNEŞ-ELEKTRİK GİBİ AYDINLATAN,SU GİBİ YEŞERTEN, TÜRKE YARARLI BİLGİ, DÜŞÜNCE,TEKNİK VE DOĞRU TOPLUMSAL DEĞER ÜRETENLERE!
Gerçek,Ulusal Türk Tarihi; ancak, Türk Dilinin konuşulup, Türk Kültürün yaşandığı,Türk Yurtlarında;Tarihi Yapan Türklerin, İdealist, Cesur, Dürüst, Öngörülü, Bilge,Bilinçli Torunlarınca; derlenip,yazılıp,belgelenir!
**Ayrıca, 12 ay; Yaylak,Güzle ve Kışlakta-Seyilde Çadırda kalarak, Göçebe Türk-Yörük Kültürünün, son temsilcileri; SARIKEÇİLİ YÖRÜKLERİNİ ve SARIKEÇİLİLER DERNEĞİ BAŞKANI; PERVİN ÇOBAN SAVRAN’ı;inançla,cesurca ve özgüvenle yürüttüğü,bu onurlu, Ulusal, Kutlu, Kültür Mücadelesinden dolayı,kutlar! Dünya ve Ahret Saadeti diler, saygılar sunarız.
A- Türk Halkının çoğunluğunun, oy vererek başa getirdiği, Türk Halkını,sözde yöneten, bir üst düzey yetkili:”Türk Milliyetçiliği, ayağımın altındadır! Türkler; Bu ülke Vatandaşı,36 Azınlık Halka; “Ayrımcılık, anadil yasağı, red, inkar, yok sayma, asimile politikası izlemiş! Dini serbestce öğrenmesini, İbadetini ve tesettüre uygun giyimini engellemiş,ırkçılık, faşizan baskı, dışlama yapmış, Camileri ahıra çevirmiş, sömürü ve jenosit uygulamış” Diyebilmiş ve hiçbir şey olmamıştır! Acaba, Tarihi gerçekler, bu söylemleri doğruluyormu? Yine sözde TC yöneticisi biri; “Türk Medeniyeti diye bir şey yoktur! İslam Medeniyeti ve Anadolu Medeniyeti vardır”,demiş ve yalakalarda alkışlamıştır!?
1-a) 1944 yılında, devletin adının Türkiye Cumhuriyeti olduğu bir ülkede; bazı TC vatandaşları; Türkçülük-Turancılık suçlamasıyla cezaevlerine konulup, yargılandı? Tarih tekerrür etti: 2000-2015 arası;subay,gazeteci,yazar ve işadamları: ERGENOKONCU diye yargılandı?!!!!
b)Turan Devleti hayaline inanıp,2.ci Dünya Savaşı sırasında,Almanların;Turan Devleti kurdurma vaadiyle oluşturduğu; 150 bin kişilik, Turan ordusuna katılan, Türklerin çoğu,Ruslara karşı savaşırken öldü, Almanların yenilmesi ile ortalıkta kalan, 20 bin Türkle; Almanyadaki Türk Büyük Elçiliği ilgilenmedi ve Ruslara teslim edildiler! Ancak,Alman vatandaşı Yahudilere, TC Pasaportu verilip, kurtarıldı?
2) 70’li yıllarda İstanbul Belediye Sarayı karşısına, Göktürk Abidesi dikilecekti. Dönemin belediyesi karşı çıkınca, hükümet izin vermedi.
3) Ankara’nın,Kızılay meydanı ve Kurtuluş Parkı önünde dikili,Atatürk’ün:“Şurası unutulmamalıdır ki, Türk Milletinin en büyük düşmanı;Komünizmdir”Sözü yazılı,panolar;1974’te kaldırıldı.
4)Bazı,münafık TC vatandaşlarının,ATATÜRK düşmanlığı nedeni:İstiklal Savaşı yaparak, Vatanımızı;düşman işgalinden kurtarıp,kurduğu yeni Devletimize; Türkiye Cumhuriyeti adını veren, “Bir Türk dünyaya bedeldir ve Ne mutlu Türküm diyene”, Vecizelerini söyleyen. Türkçeyi, resmi yazışma ve eğitim dili yapan. Emperyalist Avrupa ülkeleri ve abd’ye,Siyonist ve mason israilin,ajanları;sözde dindar,münafık tarikatçılara, Türk düşmanı, ermeni ve bölücü kürtlere, Türkiyede;Komünist yönetim kurmak isteyen;Çin ve Rus uşaklarına, fırsat vermeyen.Türk Dil ve Tarih Kurumu ile DİB’i kuran,sadece Türk Dilini bilip, Türkçe konuşan, Türkler için; İslam Dininin, Kutsal Kitabı Kuranın; Türkçe anlamını-mealini hazırlatan, En Mükemmel Din İslamdır, diyen. Ermeni ile Şeyh Sait ve Dersim isyanlarını bastırıp, hainleri cezalandıran: İnançlı, Türk Milliyetçisi Atatürk’ü; dönmeler,devşirmeler,din tacirleri,komünistler,azınlık ırkçıları,ateistler; ya doğrudan, açıkça kötülemekte, yada münafıkca sahiplenmekte, daha doğrusu, gizli amaçlarını gerçekleştirirken, Türkleri;Atasından soğutabilmek için;susuz,yolsuz,fabrikasız ilçeye;Atatürk Anıtı yaptırarak,Dine, Türklüğe, Halkın değerlerine saldırırken;Atayı paravan,kalkan, kılıf olarak kullanmaktadırlar! Örnek; 1 Mayıs 1996 Kadıköy, Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi ve İstanbul Gazi Mahallesinde terör olayı çıkarıp, polis kurşunlayan, orak-çekiçli, yeşil-sarı-kırmızı bayrak taşıyan, insanları öldüren, iş yerini, araçları tahrip edip, yakanlara, pkk-kck ve asala- dhkpc ile işbirliği yapıp, gözyuman devlet memurlarına, sorulduğunda; devrimci olduklarını söylemekte, araştırılınca pkk’lı kürt veya komünist- alevi-ermeni oldukları görülmektedir. Ancak bunların, Abdal, Çepni, Evci, Tahtacı gibi, Türk Alevisi kökenli olduğunu, sanmıyoruz! Çünkü bir Türkün; inancı, siyasi görüşü ne olursa olsun; Türk Devleti ve Türk Milletinin malını, hele okuduğu okulunu, tahrip edebileceğine inanmıyoruz. Böyle insanlık ve medeniyet düşmanı kişilerin; Atatürkçü veya demokrat olmaları mümkün değil. Kanundan, cezadan kaçmak ve aynı zamanda saf halkın; düşüncesini karıştırıp, bulandırıp, Atatürk’ten soğutmak için; tüm bu karanlık işlerine, hemen Atatürk’ün adını karıştırmakta, karşısındakini suçlayıp, pasifize etmek için Atatürk’ün adının, arkasına sığınmakta, yada Atatürk düşmanlığını;yaşam sebebi yapmaktadır.Türklük ve Atatürk düşmanlarının;aslı, soyu araştırılırsa; etnik olarak,Türk kökenli olmadığı görülür.Ör: Kadir Mısıroğlu, Emine Şenlikoğlu, Abdullah Öcalan ve malesef, TC Devletini sözde yöneten ve birde maaş alan, Türklük, hatta Kuran İslamı düşmanı, yüzlerce azınlık ırkçısı …? Soner Yalçın:Efendi-Beyaz Türkler-BM ve Galatı Meşhur kitaplarını okuyun; içiniz kararıp,şoke olursunuz?
5) Türkçe olmayan yer adlarının, Türkçeleştirilmesi çalışmaları sırasında; Konya’nın Eskil, Korkut, Kızıl, Bilecik’in Ertuğrul adı değiştirildi. Oniki Oğuz boyunun grup adı olan Bozok şehri adı; Yozgat’a, Yörükleri oluşturan ana boylardan, birinin adını taşıyan Teke sancağı adı; Antalya’ya çevrildi. Burdur’un; Tirmil-Dirmil ilçesi Altınyayla, Oğuzhan ilçesi adı Bucak,Adana- Ayaz; Yumurtalık oldu. Antep, Antakya-Antiokhos-Antakios, Maraş, Silopi, Bitlis, Urfa, Mardin-Marduk, Bergama, Çorum, Ereğli-Erikli-Herakli!,Ladik,Hakkari, Isparta,İskenderun-Aleksandır, Sinop, Sivas, Samsun, Sason, Silvan, Silifke-Selefkos-Selevkid,Burdur,İzmir,İznik,Konya- İkonium, Erzurum ile Dicle ve Fırat gibi isimler, demekki Türkçeymiş de, eski adları ile bırakılmış!
6) Burdur merkezindeki Kültür Parkta; 70’li yıllarda yaptırılan, at üzerindeki Mete Han heykelinin yanındaki Bozkurt; sakıncalı görülüp, mahkemece kaldırtıldı!
7) 1949 yılında TC Hükümeti; Doğu Türkistan Cumhuriyetinin, bağımsızlığını desteklemedi ve Çin tarafından işgalini kınamadı?Yine TC;Cezayirin bağımsızlığını tanımadı,ancak 1948 yılında İsrailin bağımsızlığını tanıdı!
8) 1995 yılında TC Dışişleri Bakanlığı, Eminönü Belediyesine yazdığı bir resmi yazıyla; Eminönü ilçesinde yaptırılan ve Doğu Türkistan Cumhuriyetinin, son lideri; İsa Yusuf Alptekin’in, adı verilen parkın; isminin kaldırılıp,değiştirilmesi istendi!
9) Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde Belediyeler, Cumhuriyet, Osmanlı ve Selçuklu Türk dönemlerini atlıyarak, Helen, Roma,Bizans ve Hitit dönemlerinin ad ve sembollerini (*Noel Baba, Tuvana, Nemrut gibi) taşıyan, gideri; halkın tozdan, çamurdan, susuzluktan kurtulmak için verdiği vergilerden karşılanan,kültür festivalleri düzenledi. Antalya’ya Kral Attalos heykeli dikildi (Grek).
B-1) 57 milyon nüfuslu Türkiye’de: bazıları ve kimisine göre 20- 40 milyon Kürt, 20 milyon Alevi, 7 milyon Çerkez, 6 milyon Gürcü ve Laz, 5 milyon Çingen-Roman ile 20 milyon Balkan Göçmeni Müslüman; Arnavut ve Slav (*Boşnak, Pomak, Sırp, Hırvat vs) varmış?Daha Arap, Ermeni, Rum, Yahudiler de var. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde demek ki Türk olarak, bize sıra hiç gelmeyecek. Ne yapalım? Biz de bu devlete, adımızı vermenin onuruyla yetinelim! (*1990 NGS).Bazı Türk düşmanları;”Türkiyede Türk oranı; %9” derken,enaz 500 bin savunmasız Türkü öldürenler ise” Türkler;1915 yılında 1.5 mn ermeniyi jenosite uğrattı”,iftirasını dillendirmektedir!
2) Osmanlı;1826’dan sonra,vergi ve askeri sistemi gereği;bazı şehir,meslek ve sınıftaki halk ile bazı etnik ve dini grupları;(*Arap,Ekrat,Süryani,Keldani,Dürzi,Yezidi-Ezidi,Ermeni,Rum ve Yahudi gibi);bu vatan,devlet için savaşmaz,hatta düşmanla işbirliği yapıp, kendi asker,halk ve devletine, zarar verir diye; askere alınmıyordu?Ancak,Haklarını vermek gerekirse; Gürcü-Acara ve Lazlar; hem 1.ci Dünya, hemde İstiklal Savaşına katılmış ve Binlerce Şehit vererek, Vatandaşı Oldukları Bu Ülkeye, hizmet edip, Vatanlarını ve Masum Halkın; Can, Namus ve Malını, saldırgan düşman tecavüzüne karşı korumuşlardır. Bu askere alınmayan halklardan bir kesim, son zamanlarda mecliste, basında, dünya kamuoyunda tüm imkanları kullanarak, Türkiye düşmanlığını iş edindi. Nasıl olsa Türkler; geçim derdine düşmüş, en hayati güncel ülke sorunlarıyla bile ilgilenmiyorlar! 1915’lerin tarihi bir konusuna mı sahip çıksınlar diye, düşünmüş olmalılar ki; Çanakkale savasında Şehit düşen; 70 bin (*Hasta, yaralı,engelli Toplam; 250 bin) Osmanlı askerinin çoğunluğunun; Türk değil, kendi halklarından olduğunu ve Anadolu’nun; 1071’de fethi ve 1914-1923’de bağımsızlığı için en çok şehidi (*2 mn aşkın!) kendilerinin verdiğini iddia etmektedirler? Halbuki 1826 yılında, Yeniçeri Ocağı kaldırıldıktan sonra, etnik gruplar değil, Türkler askere alınıyordu. Ancak, Balkan göçmeni; Arnavut, Boşnak, Pomak ve Kafkas göçmenleri ile Karadeniz(Gürcü,Laz)Halkı;hem Osmanlı döneminde askere alınmış, hemde İstiklal Savaşına katılarak; Vatan savunması, Devletin bağımsızlığı, Namus ve Özgürlükleri için yararlılıklar göstermişlerdir. Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu; 1878’den 1918 yılına kadar, Rus işgali altında kalmıştır! Fakat 1914-1919 ile 1938 arasında, yeni kurulan Türk Cumhuriyetine karşı; 40’ı aşkın Ermeni, Çerkez ve Kürt isyanı(29) olmuş ve TC Devleti Kurucusu Atatürk’e yönelik, 11 suikast düzenlenmiş ve Atatürk 57 yaşında zehirlenmiştir!Osmanlıyı yıkıma sürükleyen ile Cumhuriyeti iğdiş edenler;subaylardır! Balkan Savaşında;”İttihatçı olmayan komutanların emrini dinlemeyin”,Telgırafı çekilmiş.Ayrıca Top çapına uymayan mermi gönderilmiş!Irak Kütül Amarede esir edilen,İngiliz subay ve askerler;esir değişimi beklenmeden,tek yanlı serbest bırakılmış!İngilizlerde,esir aldığı Türkleri;geri getirip vermemiş, esir kampında ölüme terketmiştir!27 Mayıs 1960,12 Mart 1971,12 Eylül 1980 ve 15 Temmuz 2016 Askeri darbelerini;TSK; abd emriyle,Türk Milleti ve Türk Devleti aleyhine yapmıştır.
3) Günümüzde Tuna boyu ve Karadeniz kıyısında Türkiye ile komşu olarak varlığını sürdüren, Bulgaristan devleti içinde azınlık olarak;Kıpçak, Kuman, Tatar,Peçenek, Gagauz ve Yörükler yaşamaktadır. Bulgarlar; bir Slav halkı ve vatandaşları arasında Türklerin de bulunduğu, bir Slav devletidir. Yanlış bilgilendirme sonucu Türkiye'deki halk; Bulgaristan ve Yunanistan’dan; evini, tarlasını, işini bırakıp, göçmen olarak gelen Türkleri; (*bir dönem Çingene-Romanlar da gönderilmiş) yıllarca Slav ve Yunan’dan gördüğü baskı, eziyet, zulüm yetmezmiş gibi, birde TC hükümetlerinin ilgisizliği nedeniyle dışladı. Türkiye dışında, Türk yokmuş gibi davranıldı.Karabağ ve Güney Azerbaycanlıların, Batı Tırakya ve Bulgaristan Türklerinin, Kırım Tatarlarının, Balkar, Karaçay, Karapapak-Borcalı, Terekeme ve Ahıska- Mesket Türklerinin, Suriye ve Irak Türkmenlerinin, Afganistan Türklerinin, Uygurların, feryatlarına kulak tıkandı. Sürgün,asimile ve jenosite uğratılmalarına göz yumuldu, gerekçe de iyi komşuluk ve barışın sağlanması idi! Bu BARIŞ! Ne demekse;pkk’lı Kürtlerin ağzındanda;“Özyönetim-Barış İstiyoruz”sözü, hiç düşmüyor?
4) Halkımız, Tatarlar ile Moğolları karıştırmakta, Özbeöz Türk olan Azeri, Başkırt, Kerkük ve Suriye Türkmenleri ile Özbek-Uzbek, Tatar ve Uygurlar; Türk sayılmazken; Arnavut, Avar, Hazar,Bulgar,Çerkez,Çeçen,Oset,Gürcü,Laz,Zaza ve Kırmançılar; Türk olarak görme, yanlışlığına düşürülmektedir. Zaza ve Kırmançılar; Türk asıllı ise neden Türkçe konuşmuyor ve pkk terör örgütü içinde yer alıyor? Örneğin Zaza'lar; Milattan Öncesini saymazsak, 1071'den beri, Türk devleti içindeler. Çin, Rusya, Yugoslavya, Bulgaristan, Yunanistan ile Afgan, İran, Irak ve Suriye Türkmenleri gibi, başka bir devletin egemenliği içinde de kalmamışlar? Niçin anadil, ulusal kültür, milli benlik ve etnik kimliklerini yitirsinler? TC Vatandaşı; Arap, Arnavut,Kürt,Roman-Çingene, Çerkez, Gürcü,Rum, Yahudi, Ermeni ve Süryaniler; anadilini, inancını, ırki-etnik ve kültürel kimliğini korurken, Türkler niçin kaybetsin? Bir kişi, hatta halk: çeşitli nedenlerle Dini inancını değiştirip, İslamlaşabilir. Çünkü, Dini İnanç;bir seçim, tercihtir.Ancak, bir Kürt, Gürcü,Laz, Arnavut, Arap, Ermeni, Yahudi, Rum; kişi veya topluluk olarak; istese bile asla Türkleşemez. Irk, millet, gen bir Kaderdir! Irk ile Dini İnanç; birbirinden çok farklı kavramlar,toplumsal değerlerdir. Irkları; imtihan nedeniyle farklı görünüm,renk,gen, kültür ve özellikte yaratan; Allah’tır.
C-1 ) Anadolu Ağızlarından Toplamalar, TDK yayını no 82, Prof. Ahmet Caferoğlunun Burdur Muğla yöresinde yaptığı bir araştırmada; bir Roman-Çingene ailesini; "Geygel Yürüğü" diye göstermiş? Sayfa XV ve 196’ da ki; Gizli Dil konuşmalarında geçen, cümlelerin; Yörüklerin konuşmalarıyla ilgi ve benzerliği yoktur. Bu cümlelerde; geçen "Gacı ve Şugar" kelimelerini Yörükler hiç kullanmaz. Ayrıca Yörüklerin, gizli dilleri de yoktur. Yörükler; hakiki Türk’tür ve Öz Türkçe konuşur. İslamiyeti;ruhban din adamlarının;Araplaşma olarak göstermesi nedeniyle bir kısım Arapça kelime ve terimleri kullanmaları,Arap isimlerini almaları da normaldir. İskan kayıtlarında Geygel Yörüğü adı da yoktur.
2) Isparta-Burdur yolunun, kenarına kurulmuş olan, Isparta’ya bağlı Gölbaşı köyüne; hem Yörük hem de Çingen yerleşmiş, çevrenin Çingen dediği halk ise kendinin, Abdal olduğunu söylemekte ve Çingenliği kabul etmemektedir. Bu köyden,Burdur'a dilenmeye gelen,bir kaç Çingen ailesi nedeniyle;konuyu tam inceleyip,durumu tam bilmeyen Burdur'lularda; “Yörükler Çingenmiş” veya “Çingenlerde Yörükmüş” gibi, yanlış bir kanaat oluşmuş. Hatta aslı Yörük olanlar da bu yanlış kanı nedeniyle “ Yörük değiliz” diyebilmekte ve Yörük olduklarını saklamaktadır.
3) TKAE yayını Türk Dünyası el kitabı (sh:104O) Pr Cengiz Orhunlu, Türkiye Türkleri adlı yazısında:"Türklerin; Sünni ve Alevi olarak ikiye ayrıldığını ve Alevilerin; Türkiye nüfusunun % 2O’sini teşkil ettiğini, büyük bir kısmını; yarı konar göçer, hayat yaşayan, Yörüklerin meydana getirdiğini" ileri sürmektedir.Bazı ansiklopediler, Yörükleri Alevi olarak göstermiştir. (bkz:95)
4) İdil’de: (370,580,969-1237,1552) yılları arasında Kıpçak-Tatar Türkleri’nin kurduğu ve bulunduğu yer adı ile anılan; Balkar Şehir Devleti’nin, kelime ve ad benzerliğinden başka, Slav, Tuna Bulgar Devleti ile hiçbir ilgisi yoktur. Nasıl bir Türk Boyu olan Kazaklarla, Ukraynalı, Slav Boyu, Don Kozak-Cossaklar karıştırılıyorsa, İdil Kıpçak-Tatar Devleti başkenti Balkır-Balkar-Bolkar- Bolgar şehri ile Slav Tuna Bulgar Devleti de tarihçilerce, bilerek ya da bilmeyerek, belki de kasıtlı olarak karıştırılmıştır. Benzerlikler günümüzde de vardır; Avusturya-Avustralya, Etiler-Etiyopya, Hindu-İndea=Amerikalı İndean-Kızılderili, Finikeli-Finlandiya, Sibirya Tuva Türkleri ile Büyük Okyanus Adası Tuva gibi.
5) Bazı yazarlar;bir kaç istisnai olaya dayanarak,genelleme yapmakta ve ısrarla Tahtacıları, Yörük olarak göstermeye çalışmaktadır.Tahtacılar;Salur boyuna mensup Türktür, fakat Yörük değildir. Yaşantıları da kültürleri de Yörüklere benzemez. Yaylaya çıkıp koyun-keçi otlatmaz. Egede, Akdenizde bazı fakir Yörükler; Çepni ve Salur gibi Oğuz boyuna mensup; Abdal, Evci veya Tahtacı Alevilerden, kız almış ve vermiş olabilir. Bunların çocukları ne olacak; Tahtacılarla kalıp, onlar gibi yaşayanlara;Tahtacı, Yörüklerin yanında kalıp, onlar gibi yaşayan ve Alevi inancını da sürdürenlere ise “Alevi Yörük” denmiş olabilir. Buna rağmen, Alevi Yörük köyü veya obası görülmemiştir! Araştırmacı Ali Rıza Yalman, Türk Oymakları adlı eserinin; 2.cild sayfa 42 ve 368" de; bir Honamlı Yörük Obası ile ilgili yazısında çelişkiye düşmüş, Kayseri'deki bir Alevi cemaatını; (*bu Honamlı tanımlaması samimi değildir!) Honamlı olarak yazmış ve genelleştirerek, sanki tüm Honamlılar; Aleviymiş, imajını vermiş.Ama yine de Alevi olarak gösterilen Honamlı obasının; koyun, keçi besleme adetinin, olmadığını da belirtmiştir! Diğer bölümde ise Honamlı obası için “Aydın aşireti oymaklarından biridir” açıklamasında bulunmaktadır. (bkz :27)
6) Azerbeycan ve İran'da yaşayan;Azeri Türklerinin bir kısmı Şii-Caferi, bir kısmı da Sünni-Hanefi'dir. Şii Akkoyunlularla, Tahtacı, Abdal, Çepni ve Evcilerin dahil olduğu; Salur ve Bayındır Oğuz Boyuna mensup, grupların, tümü Alevi değildir. Örneğin; Burdur Altınyayla Evciler köyü halkı Alevi değildir. Yine merkeze bağlı Bayındır köyü halkının, Alevilikle hiçbir ilgisi yoktur, Sünni Yörük'tür. Çankırı Şabanözü ilçesi, merkez Karahacı köyü halkı, Alevi’dir. Mersin- Silifke iIçesine bağlı, Karahacılı köyü halkı ise Sünni Yörüktür ve Alevilikle ilgileri yoktur. Devlet bazı dönemlerde yerleştirdiği göçebe gruplarının, iskan yerlerini; siyasi ve güvenlik amacıyla tekrar tekrar değiştirdiğinden, ilk iskanda verilen köy ismi ile halen köyde oturan halkın, ilgisi olmayabilir. Konuyu, bir cümleyle özetlemek gerekirse; “Yörükler, Türkiye’nin;asli unsuru ve temel taşıdır.” Ve Sonuç; inançla- etnik durum, birbirinden çok farklı kavramlardır.
Bazıları diyor ki; “Tarihle uğraşmak boş iş, tarihi okumak ve bilmenin, kimseye bir yararı yok”. Bunlara cevabı bir Özdeyişle verirsek: “Türk Çocuğu, Atalarını tanıdıkça; daha büyük işler yapmak için gerekli gücü, kendinde bulacaktır.Büyük Devletler kuran Atalarımız,büyük ve kapsamlı Medeniyetlerede sahip olmuştur.Bunu aramak,incelemek,Türklüğe ve Dünyaya bildirmek, Bizler için bir borçtur”. Tarih öğüttür; ipret almayanlar; tekrar hata edip, eski felaketleri yeniden yaşar. Biz,Türklüğün;Güksu Çayının, önüne çekilen setten;birkaç taş oynattık!Gönlünü kiraya vermemiş, Akıl tutulmasına uğramayıp, okuduğunu, gördüğünü, duyduğunu;sorgulayıp, yargılayıp; AKLEDİP DÜŞÜNENLER;pişirilen bu,Yayla tipi Aşure Çorbasındaki;yanlışları düzeltsin, eksiği tamamlasın, göremediğimizi görsün, yapamadığımızı yapsın, düşünemediğimizi akledip yazsın!
Bu Derleme Çalışmasını;Soyunu,Sopunu,Köklerini unutmayarak,Göçebe Bozkır Kültürünün araştırılıp,bizlere ulaştırılmasında;emeği geçen Aydınların,Büyük Türk Ulusalcısı ve TC Devletinin kurucusu;Atatürk ile yoldaşı;Şehit ve Gazi Mehmetciklerin;Kutlu Ruhlarına,esenlik ve saygılarımızla sunarız.Bu Derleme ile diğer 8 Yasa ve Yönetime İlişkinYazı;Enaz 40 Aydının, Fikirlerinin Harmanıdır.Bu yazıların, derlenip,tasarlanıp,düzenlenmesi,bilgisayarda yazılıp,baskıya hazırlanması ve internetten, ilgilenenlerin bilgisine sunulmasında;10 Hikmetli,Erdemli,Bilinçli, İlkeli, İdealist İnsanın;Aklı, Birikimi, Alınteri Emeği,Zamanı,Yetenek ve Becerisi vardır.Bu Takva ehli, Salih,Saliha İnsanlara; destek ve katkılarından dolayı,şükran borçluyuz.Bu vesileyle;Türklüğün Kutup Yıldızı, Mihenk Taşı,Oğuzu,Alpereni,Metesi,Tomris Hatunu,Bilgesi,Kürşatı,Mahmut Kaşgarlı, İsmail Gaspıralıların; Günümüz Türk Dünyasındaki Torunları;bu Hikmetli,Erdemli, Salih, Saliha, Takva Ehli İnsanların, herbirine; ayrı ayrı ve özellikle KARDEŞİM HASAN KEZER’e, yine Bu Derlemenin,TDAV yayınına konulmak üzere,Yayla ve Yörüklere ilişkin bilgilendirip, Belgesel Resim çeken, Emmi oğlu-Avcı Hilmi Lakaplı-Murat Kezer’e; Teşekkür Eder, Saygılarımı Sunar, Dünya ve Ahret Saadeti Dilerim.*26.08.1995.*
**Not: Bu, YÖRÜKLER, derleme çalışmasının, birinci bölümü: a) Tarih ve Medeniyet Dergisinin: 1995, Eylül ayına ait, 19 Nolu sayısında; özet şeklinde; 4 sayfa olarak, yayınlanmıştır.
b) Ayrıca,TDAV-Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, Dergisinin: 1995, Ağustos ayına ait, 97. sayısında: 16 sayfa olarak, birinci bölümün ta¬mamı, yayınlanmıştır.
c) Yine YÖRÜKLER Derlemesinin tamamı; 2002-2009 arası, İnternette- Google: www.yorukturk.com, 2012 yılında www.yorukler.org ve www.turanim.net sitesine, 2015’te ise Google: TRanayasam bıloğuna, konulmuştur.
BİRİNCİ BÖLÜM
l- YÖRÜK ADI :
YÖRÜK kelimesi; Yürümek fiilinden türetilmiş,bir isim ve sıfat olup, "YÜRÜYEN" anlamındadır. Bazı yörelerimizde halk; "yürü" yerine, "yörü" kelimesini, kullanır. Türk Sanat Müziğinde: bir usül adı “Aksak Yürük Semaidir’’. Yörük ve Yürük kelimelerinin Arapça yazılışı aynıdır. Aslında Arapça da “ö” harfi, harekesi, işareti ve okunuş biçimi yoktur. Uygurcada ise YORUK kelimesi; ışık saçan, yüce, nurlu anlamındadır.Yabancı araştırmacılar;Türkiyenin, Toroslar bölgesinde, Göçebe hayvancılık yapan, Türkler için; ”YURUK” deyimini kullanmaktadır.
Orta Asya’daki Altay ve Tanrı Dağlarından - Anadolu’daki Toros Dağlarına kadar, yürüdükleri için bu göçebe Türk boyuna; "Yörük-Yürük” denmiş olabilir. Afganistan Türkleri, iyi koşan atlar için; “Yürük At” deyimini kullanmaktadır.
Halk arasında;yaylak,kışlak dolaşıp,çadırda kalarak, göçebe hayvancılık yapıp;mal-koyun, davar-keçi, deve besleyenlere;"Yörük" denmekte!Bilgisiz ve ilgisiz Yörüklerde, bu yanlış tanımlama doğrultusunda, kendilerine, asılları sorulduğunda;"Eskiden Yörüktük;Yayla-Seyil göçerdik, şimdi yerleşik hayata geçip, Yürüklüğü bıraktık” ve yine;”Ben kasabalıydım, Yörüklere gelin gittim,Kocam yörük olduğundan;bende,çocuklarımda yörük oldu”, demektedir.
Yörükler, köye, kasabaya veya il merkezine yerleşse, koyun, keçi, deve, hatta kafeste kuş dahi beslemese, yaylaya turizm amacıyla bile gitmese, yine Yörüktür.Yörüklük, bir inanç, meslek, iş, sanat değil, geleneksel ve genetik bir yaşam biçimi, özgürlük ve Tarihi Türk Kültürüdür. Örnek: Kendileri unutsa, komşuları bilir ve söyler. İlkokula giderken, yerleştiğimiz ilçenin mahallesinde; Balkan ve Kafkas Göçmeni;Macır, Arnavut ve Çerkez ile yerli Türkmen, Bekdik ve Afşar komşularımız vardı. Mahallede bizimle birlikte üç Yörük aile yaşıyordu. Komşularımız birine, bir yer tarif ederken; "İşte şu, Yörüklerin bahçesinin karşısındaki ev”, mahallede kapı önünde oturup sohbet ederken; "Duydunuz mu? Yörüklerin çocuğu suya düşmüş","Yörüklerin, evi yanmış" gibi konuşmalarla; kendilerini, Yörüklerden farklı görürlerdi. Çocukları da, bu tür konular, evde konuşuluyor ki bizi kızdırmak için; "Meyvenin kötüsü erik,insanın kötüsü Yörük","Yörük Yörük yürüdü, kıllı deriyi sürüdü"diye sataşırdı.
Tırakya,Marmara, Ege,İç Anadolu, Batı ve Orta Akdeniz’de; Yörük olarak adlandırılan, bu Türk Boyu mensuplarına; Doğu Akdeniz’de (*Adana, Hatay, Gaziantep ve Kahramanmaraş) "AYDINLI" denilmektedir. Aydınoğulları Beyliğine mensup veya Aydın yöresinden gelen, anlamına kullanılmaktadır. (bkz:1,5,79)
Yörük adı; yaylaya çıkmakla, veya hayvan beslemekle alınmaz. Köye, şehre yerleşip; çiftçilik, esnaflık yapmak, veya memur, işçi olmakla da Yörüklükten çıkılmaz.Yörük adı, Kazak, Karluk, Kanglı, Oğuz, Türkmen, Tatar gibi bir Türk Boy ismidir. Yaylalara çıkıp, hayvan beslemelerine rağmen, niçin Kürt ve Lazlara Yörük denmiyor?
2- YÖRÜKLERİN TARİHÇESİ
a)Yörüklerin Kökeni ve Diğer Türk Boylarıyla İlgisi
Yörükler, ırken; bir Turan kavmi olup, Türk’tür. Dili de Altay dil grubundan Türkçe’dir. Günümüzdeki Uygur,Türkmen ve Afgan Türklerinin; lehçe ve şivesine çok yakın, bir Türkçe ile konuşurlar. Yörükler; Doğu Göktürklerinin bir kolu ve Uygur, Kazak, Kırgız ve Türkmen gibi, bir Türk boyudur. İö 879- is 580 yılları arası;Orhon, Altay, Tanrı, Sayan ve Aladağlarda;Türük Bil- Göktürklerin; kurucu ve asli unsuru olarak, göçebe yaşadılar. Göktürk Devleti dağılınca, Uygurlara tabi oldular.Çin ve Moğol saldırılarıyla iyice zayıflayan,Uygur Devleti;840 yılında yıkıldı. (bkz: 43)
Yörükler;Karahanlı(840,932-1212), Büyük Selçuklu (960,1040-1157) ve Harzemşahlar (1157-1231) hakimiyetine girdi.Moğolların;Harzemşahlar devletine son vermesi üzerine de Hunlarla başlayan,9. yy'dan sonra canlanan,Büyük Selçuklularla bilinçli şekilde organize edilip sürdürülen, Moğol zulmü sonucu, hızlanan,son Büyük Oğuz Göçüne,Yürüklerde katılarak Anadolu’ya geldiler.Ör;Oğuz-Selçuklu-Kınık-Sarıkeçili,Onok-Türkeş-Tırkeşli-Keşli-Keşefli ve Kanglı-Horzum gibi. (*Not: Bu değerlendirme ve yorum:Akademik Resmi Tarihe göredir?)
Orta Asya’da; 1930'lara kadar, nüfusunun çoğunluğu, göçebe hayvancılık yapan, Türk Halkları; Kırgız, Kazak, Türkmenler ve ayrıca İran'daki Kaşgaylar’dır. Diğer Türk halkları da büyük ve küçükbaş hayvancılık yapmakta ise de bu Türkler:Örneğin; Azeri,Balkar, Tatar, Özbek ve Uygurlar, göçebe değildir. Saha (Yakut) ve Tuva Türkleri de;yazları çadırda, yarı göçebe şekilde, bir hayat sürdürerek, Rengeyiği beslemektedirler.
9.cu Yüzyılda Balkanlara gelen: Peçenek, Kuman, Kıpçak, Uz-Gagauz ve daha sonra Evladı Fatihan olarak adlandırılacak olan:Makedonya Yörüklerinin, Karluk Türkleriyle ilgisi olabilir. Bu Türk boyları, Bizans, Cermen ve Slavlarla savaşmış, ancak kendi aralarında da anlaşıp birleşemedikleri için kalıcı bir devlet kuramamışlardır. Bu Türkler; Bizans Ordusunda paralı askerlik yapmış, ancak 1071 Malazgirt Savaşında; Selçuklu Ordusunun, Türk olduğunu anlayınca: Alparslan’ın tarafına geçerek, savaşın kaderini değiştirmişlerdir. Bizans; bu Türk Boylarının bir bölümünü: Anadolu’nun bazı yerlerine (*Örneğin: Toroslar, İç Anadolu ve Çukurova’ya) yerleştirmiştir. Uzlar, sayıları çok az olsa da (200 bin) Gagauz olarak, bugün Moldavya’da yaşamaktadır. Balkanlarda Boşnak(mühürdar anlamında) olarak varlıklarını sürdürenler; belki Peçenek? Pomaklar (yardımcı anlamında) ise Kuman-Kıpçak Türklerinin torunları olabilir? Pomak ve Boşnaklara karşı gösterilen, Slav düşmanlığının altında; Müslümanlıkla beraber, belki Türk kökenlilikte bulunabilir! Sırp lideri de Boşnakların Slav değil, Türk asıllı olduklarını açıklamıştır. Boşnakların mezar taşlarında ayyıldız vardır.Ayrıca Fin Tatarları ile Moğolistan Kırgızları ve Kuzey Kafkasya’daki Balkarların mezar taşlarında Ayyıldız vardır. Boşnak ve Pomakların tamamı; Müslüman, Sünni ve Hanefi mezhebindendir.Türküz demedikleri ve Türkçe konuşmadıkları itirazı ise araştırılmalıdır. Slav, Kuman, Kıpçak, Oğuz, Nogay ve Arapça karışımı bir dil kullanıyorlar. Amerika ve Almanya’da da doğup büyüyen: Türk asıllı ailelerin, çocuklarının bir kısmı da hiç Türkçe bilmemektedir. Hatta 1918’de bizden ayrılan Suriye’deki Türklerin, okuyan gençlerinin çoğunluğu da (*Müslüman olmasına rağmen, Suriye’nin uyguladığı Araplaştırma politikası sonucu) Türkçe bilmemektedir. Bu ülkelerdeki Türkler; azınlık olmaları ve T.C. Hükümetlerinin ilgisizliği sonucu; uygulanan aşırı, kültürel, dini (mezhepçilik), ekonomik, hatta siyasi (Türk düşmanlığı) baskı neticesi; milli benliklerini,belki gereğince koruyamamıştır.Boşnak ve Pomak aydınları; Türk kökenliliği kabul etmiyor! Türkiyeye göçedenlerin, tipi ve kültürü,Türkiye Türklerinden farklı!
Peçenek,Kuman ve Kıpçaklar;genelde sarışındır. Yeri gelmişken, bir yanlış kanıyı daha açmakta yarar var. Tatarların, Moğollarla bir benzerliği yoktur. Timur'unda Tatarlarla ilgisi yoktur. Tatarlar özbeöz Türk’tür. Hatta Türkiye’de milliyetçi, Turancı, Türkçü, fikir hayatının, doğmasını sağlayanlar: Kazan ve Kırım Tatarı ile Azeri ve Başkırt aydınlarıdır. Söylenenin ve sanılanın aksine, günümüzdeki 48 Türk grubundan sadece; Azeri, Abdal, Kazak, Kırgız, Mesket, Türkmen, Yakut gibi, on kadar grup esmerdir. (*Bir boyunda tamamı; aynı renk olmayıp, kendi içinde farklılık gösterebilir). Kazan Tatarları, Sarı Türkeşler, Sarı Uygurlar, Kumanlar, Peçenekler, Çuvaşlar, Tuvalar, Hakaslar,Karluklar ve Sarı Keçili Yörüklerinin, bir kısmı sarışın,çoğu kumraldır. Diğer Türk grupları ise genelde kumraldır. Örneğin; Teyzem ve kocasıda Yörüktür; çocuklarının bir kısmı, hemde çiğ sarıdır. Rahmetli Emmimin lakabı Gök Veliydi;gözleri mavi,saçları sarışındı, Rahmetli Atatürke benzerdi.
b) Orta Asya’dan Anadolu’ya Göç
Karluklar-Yörükler, Göktürk Devletinin, asli unsurlarından olarak; Altay,Tanrı ve Pamir dağlarında; uzun süre huzur içinde yaşadı. Bu bölgede Kazak, Kırgız ve Moğollarda tamamen göçebe olarak yaşıyor ve hayvancılıkla uğraşıyordu.Türkmenler ise genellikle yarı göçebe idi; Aral, Hazar doğusu-Türkmen Sahra, Seyhun, Ceyhun,Afganistanın kuzeyi ile İranın kuzey doğusu- Horasan bozkırında yaşıyorlardı. Göktürk, Akhun,Onok, Türkeş, Uygur, Karahanlı, Gazneli, B.Selçuklu ve Harzemşah hakimiyetinden sonra, bölgede Moğol tehlikesi baş gösterdi. Orta Asya çok istikrarsız bir bölge idi. Sürekli devletler kuruluyor ve yıkılıyordu. Türk Hanedan ve boylarının, iktidarı ele geçirmeye yönelik, kardeş kavgaları, bölge halklarını bezdirmişti. Asayiş iyice bozulmuş hiç huzur kalmamıştı. (bkz.39,43)
Karluklar-Yörükler,940 yılında,Arapların değil,Tacik-Samanlı etkisiyle İslam Dinine girmişlerdi. Kendilerini, Sünni-Müslüman Büyük Selçuklulara yakın hissettiklerinden, onların yeni ve huzurlu yurt teklifine olumlu baktılar. 1040-1071’den sonra, İran üzerinden Anadolu’ya; Türk Boylarının göçleri başlamıştı.Bu göçler, özellikle Moğolların;Harzemşahlar devletini yıkması üzerine (l23l); büyük boyut kazanarak, 1300'lere, daha sonra da azalarak, 1517 yılına kadar sürdü. 1187, 1232, 1244 ve 1270 yıllarındaki büyük göç dalgasıyla Orta Asya, Sibirya, İdil-Ural ve Kafkasya’dan 24 veya 48 (günümüzdeki) Türk boyundan, değişik oranlarla aileler(*Türkmen, Horzum, Avşar, Karakoyunlu) gelerek, Anadolu’ya yerleştiler. Selçukluların, Yörükleri iskan ettiği, esas bölge; Aydın, Balıkesir, Muğla, Çukurova ve Antalya yöresidir. Yörüklerin bir bölümü (Karakeçili); Kayıhan boyuyla (Osmanlılar) birlikte, Anadolu’ya gelmiş; önce Ahlata (Bitlis), oradan Fırat nehrinin aşağı kısımlarına (Suriye Caber Kalesi- Türk mezarı civarı), sonra Karacadağ (Urfa), daha sonra Ankara-Kırıkkale-Kırşehir ve en son olarak; Söğüt (Bilecik) ve Domaniç( Kütahya), Eskişehir ve Muğla çevresine yerleştirilmiştir. (bkz: 74,82). Osmanlı döneminde ise, birleşip başkaldırmasınlar diye, çeşitli dönemlerde;önce 1390-Balkanlara,sonra 1540-Suriyeye ve 1571- Kıprısa; 1700 yılından sonrada,onar- yirmişerli aile guruplarına bölünerek;çeşitli il ve ilçelere dağıtılıp, karışık olarak iskan edilmişlerdir! Örneğin; Karaman Yörükleri, Çukurova Yörükleri, Kozanoğluna bağlı Avşarlar, Dadaloğlunun Avşar Oymakları,Dulkadiroğlu Türkmen ve Yörükleri, Teke Yörükleri gibi?
Türkiye Selçuklu devletinin(1071-1243,1308);Moğol egemenliğine girip,Beylikler tarafından yıkılmasından sonra, Anadolu; 1515 yılına kadar, sayıları 34 civarında olan Beyliklerle yönetildi. Bu beyliklerden biri olan Osmanlılar (1299-1918,1922); 1517’ye doğru, tüm beylikleri hakimiyetleri altına alarak, Anadolu’da birliği sağladılar. İzledikleri politika sonucunda; Orta Asya ile irtibat kesildi. Toplu göçler, aile düzeyinde, sınırlı, düzensiz gelenler dışında durdu. Osmanlılar; her Türk boyunun kendini, diğer boylardan üstün ve daha soylu görmesi, her Türk Beyinin; yönetme hakkı, olduğuna inanması, kuruluşuna katıldığı devleti; idare etme arzusunun; sürtüşme ve komşu devletler ile azınlık halkların,kışkırtmasıyla; kardeş kavgasına,içsavaşa, dolayısıyla Türk devletlerinin, kısa ömürlü olmasına,(*Tarihte;6-16’sı İmparatorluk,105-150 Türk Devleti kurulmuş ve çoğunu; yine Türkler; düşmanların fitnesiyle, içsavaşla zayıflatıp, yıkıma sürüklemiştir?) neden olduğunu, gördüler. Fatih Sultan Mehmet; kılıç hakkına dayalı olarak, yönetime gelme geleneğini değiştirdi. Devlette kalıcılığı sağlayan;Bürokrasiyi kurdu. Kabileci duyguları olan Türkleri; yönetimden uzaklaştırdı. Yönetimin, kardeşler arasında bölüşülmesini ve kardeşlerin iktidar kavgasını, yasa çıkararak önledi. Subay ve Memuriyet görevlerine; Türklerin dışındaki,azınlık vatandaşlardan, genellikle devşirme sistemiyle, başta Slav- Sırp, Boşnak, Pomak, Arnavut olmak üzere; Yahudi, Ermeni, Rum,Arap,Çerkez,Gürcü,Kürt gibi, diğer etnik gruplardan alındı. 2.Abdülhamit zamanında bile süvariler Çerkez, muhafız alayı Arnavut, Hamîdiye Alayları ise Kürttü. (*Ancak Kürt Aşiret Alayları, sadece Ermeni ve Alevilerin çıkardığı, iç isyanların; "Doğu ve Çukurova" bastırılmasında görev yapmışlardır. 1877-78; Kafkas-93 harbine, çok azı;katılma ve destek sözü vermiş, Osmanlıların yenileceğini anlayınca da Gazi Ahmet Muhtar Paşadan, desteklerini çekerek, Ruslarla anlaşma yoluna gitmişlerdir. Osmanlı ordusuna vermedikleri buğday, arpa ve odunu, Ruslara satmışlardır!)
Farklı bir görüşte; Karluk, Ahiska- Mesket, Azeri, Peçenek, Kuman, Kıpçak,Kemer, Karaman, Manav,Avşar,Kaçar,Kayı, Kaşkay ve Gagauz Türk Boylarının: İÖ 3 bin, hatta 6400, 4200, 2550,1200 yılından beri;Anadolu, Kafkasya ve Balkanlarda yaşadıkları. KARLUK Yörüklerinin: Hitit(*iö1650-1180) öncesi bile; Ege, Orta Anadolu ve Akdeniz yaylalarında göçebe hayvancılık yaptıklarıdır. İÖ Toros Dağları adı; TARHUNTAŞ’tır!Anadolu-Anatolia ve Toros-Tauros adlarını koyanlar;B.İskender-Makedon,Roma ve Bizans dönemi yöneticileridir.Mersin ve Adana- Çukurova yöresinin, dağlık kesiminin adı olan;KİLİKYA sözcüğü, Hitit tapletinde, KILIKYA: Kıldan; Kılık, Kıyafet dokunan yer, olarak geçmekte ve göçebelerin çadırda yaşadığı, hayvan sürülerinin; çiftçilerin, tarladaki ürünlerine zarar verdiği, belirtilmektedir. Antik çağda Aydın yöresi:KARLUK; KARYA, Muğla bölgesi ise LUKKA- TİRMİL- TEKE yöresi olarak anılmaktadır. Bu Türklerin, İÖ yurtlarında bıraktıkları; Kurgan, Kaya resmi, Tamga ve Orhun-Yenisey- Göktürk Alfabeli Yazıtlara; Anadolunun bir çok yerinde rastlanmıştır. Batı Türkeli; yani Balkanlar, Kafkaslar, Kırım ve TÜRKİYE, Atatürkün deyişiyle; “En az 50 asırlık-5 bin yıllık, Türk Yurdudur”.
1299 ve 1453’den- 1922’yekadar, Sadrazamlık- Başbakanlık makamına getirilenlerden; (* ki bunlarda tartışmalı?) sadece ikisi Türk’tür. Şeyhülislamlar ise Arap,Kürt veya Yahudi etnik kökenlidir. Üst kademe, bürokrat yetiştiren Enderun’a; son zamana kadar Türk öğrenci alınmamıştır. Osmanlıların; 623 yıl süren yönetiminde;Rum,Arnavut,Boşnak, Sırp,Cermen,Çerkez, Gürcü kökenli;paşa ve vezirlerin,üçte ikisi görevden alınmış, malına el konulmuş, hatta boynu vurulmuş? Ancak, uygulanan,Azınlıkların atamasına dayalı, bürokrasi sistemi nedeniyle; maktul vezirin hakkını savunan, bir grup çıkmamıştır.Osmanlı siyasetine, azınlıkların iktidar mücadelesi, yön vermiş ve buda, devletin çöküş nedenlerinden biri olmuştur! 36 Osmanlı Padişahından,hiç birinin annesi Türk kökenli değildir!Orhan Gaziden itibaren;Rum İznik tekfurunun kızı Elefora-Nilüfer hatunun, Kanuniden sonraki tüm Padişahlar ise Ukraynalı- Sılav Hurremin torunudur! Diğer yandan, devletin kurucu ve asli unsuru olan, Türkler; pasifize edilme neticesi, toplumdaki itibar ve etkinlikleri yanında, zamanla ekonomik güçlerini de kaybettiler. Yetkililerde devlet imkanlarını, kendi ırkdaşlarına sundu. Türkler ise sudan çıkmış balık misali; yoksullaştırılıp, bilgisiz ve mesleksiz bırakıldı.Öyle ki devlet kayıtlarına;"Etrakı bi İtrak:Düşüncesiz Türk ve Evsiz, mesleksiz, seyyare; Yörük”olarak geçtiler.Türklük duygusu taşımak, çocuklarına Türkçe ad vermek; utanılacak bir davranış, hatta suç ve günah (putperest ismi) diye gösterildi. Türk sözüde; mesleksiz, cahil, kaba, ehli sünnet Müslümanı olmayan, anlamına bile kullanıldı. Şeyh ve hocaların; yanlış, kasıtlı yorum ve görüşleri sonucu; Türklerin adları hep Arap ismi oldu. Hatta Türkçe’miz dahi Araplaşarak % 30 oranında Arapça kelimelerle doldu. Ortalık Asya Türkleriyle; Batı Türklerinin, Anadildeki anlaşmazlık nedeni; günlük dildeki ortak Türkçe, kelime sayısının, üçte bir oranında oluşudur. Selçuklu döneminde; devletin; resmi yazışma ve okullarda öğretim dili Farsça, Osmanlıda ise Arapça idi! Osmanlıca denen, bu karma,çorba yazışma dilinin;Alfabeside;3 Farsça harf eklentisiyle Arapçaydı.
c) Yörüklerin Anadolu’daki Yerleşim Yerleri (bkz: 8, 18, 65, 113)
Selçuklular, Orta Asya’dan, göçle gelen Türkleri; meşguliyetlerine (*Örneğin: Esnaf ve sanatkarları şehirlere, çiftçileri ovaya, bahçe tarımı yapanları dere kenarlarına, Yörük ve Türkmenleri ise Hayvancılığa) uygun yerlere ve genelde de boy olarak, topluca yerleştiriyordu. Bir bölgeyi, fetheden komutana; orasını tahsis edip, boyunu da buraya iskan ediyor, İçişlerinde geniş yetki ve serbesti tanıyarak, bu beyi; bölgenin yöneticisi ve uç beyi olarak görevlendiriyordu. **Yörüklerin Yerleştirildikleri Yöreler:
1- Aydın Beyliği: (1302-1390) Aydın ve Çevresi.
2- Osmanlı Beyliği:(1299-1918,1922) Bilecik, Eskişehir, Bursa çevresi.
3- Karasi Beyliği: (1297-1343) Balıkesir, Çanakkale çevresi .
4- Saruhanlı Beyliği: (1302-1410) Manisa çevresi.
5- Germihanlı Beyliği: (1260-1428) Kütahya çevresi.*YAN;Ermenicede Oğlu demek!
6- İnançlu Beyliği: (1299-1343) Denizli çevresi.
7- Karaman-Karamanlı Beyliği: (1308-1397 veya 1256-1483). Ermenek, Ereğli, Karaman, Konya, Mersin, Silifke.Avşar-Karamanlı oymağı.
8- Tekeli-Teke Beyliği: 1300-1423. Antalya çevresi.
9- Hamiteli Beyliği: (1280-1324) Isparta, Burdur Çevresi
10- Menteşe Beyliği: (1260-1321) Muğla çevresi.
11- Ramazanoğlu Beyliği: ( 1352-1517)Adana çevresi.
12- Dulkadirli Beyliği: (1337-1521) Kahraman Maraş çevresi.
13- Kozan Beyliği: Kozan Çevresi(1339-1552). Avşar Boyundan.
14- Eşrefeli Beyliği: (1280-1324) Beyşehir,Seydişehir çevresi.
15- Çavuldur Beyliği: (1081-1097).İzmir.Çakan- Caka Bey.
*Yörükler bu Beyliklere, kurucu veya asli unsur olarak katılmıştır. Yörüklerin Anadolu’ya ilk geldiklerinde yoğun olarak yerleştirilip, yaşadıkları ilk bölge;Aydın, Balıkesir,Kütahya,Afyon, Muğla, Teke, İçel, Çukurova, yöre ve çevresidir. Osmanlılar;1683-1878 yıllarındaki dış yenilgilerle; devlet düzeninin sarsılması, otorite boşluğu, özellikle;vergi,yargı ve zaptiyedeki haksızlıklar, eşkiyalığın yaygınlaşması, yöneticilerin rüşvet ve haraç almaları, aşırı vergi ve uzun süreli (*10-8-4 yıl gibi?) askere almak amacıyla; halka baskı ve zulmünü arttırmasıyla başlayan; (*Halkın; rüsum- vergi-öşür- zekat diye Malı, cihat-savaş diye Canı alındı?) iç isyanları önlemek ve bastırmak için alınan tedbirler sırasında; Yörük Obalarını da parçalayıp, onlu-yirmili çadır grupları halinde, başka bölgelere dağıttı. Adana, Kahraman Maraş, Hatay ve Gaziantep taraflarında Yürüklere; "AYDINLI" denilmesinin nedeni budur.
3. YÖRÜKLERİN YAŞANTISI: (bkz: 15,17,18)
a)Orta Asya, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet Türkiye’sinde Yörükler:
Karluklar ve Honamlı Yörükleri, Anadoluya;Kıpçak,Kuman,Peçenek,Uz, Saka, Kemer, Manav,Oğuz- Avşar ve Kaşkaylar gibi, İÖ 6500,4200, 3 bin-İS 400,800 yıllarında, Kanğlı- Horzum, Kayı, Karakeçili,Onok, Sarıkeçili,Keşli ve Karakoyunlu Yörükleri ise Kaçar ve Türkmenlerle birlikte 1071 sonrası geldiler.
Yörükler; Sayan, Altay, Tanrı,Pamir ve Aladağlarda tamamen göçebe bir hayat sürmekte idiler. Yazları yaylalarda sürülerini otlatırlar, kışları ise vadi, nehir, göl kenarları veya orman içlerinde kışlarlardı. Otlatmakta oldukları sürülerin çoğunluğu küçük yapılı koyun (Akkaraman) olmakla beraber keçi (karakıl keçi, tiftik keçisi ve melez keçi), deve, eşek ve çok az sayıda inek, meliz(balarısı) ve atları vardı. (*At genelde bozkır, otlak hayvanı olup, dağlara uygun değildir.) Yörük aileleri geniş olup; nene, dede, ana, baba, çocuk, torun ve kardeşlerden oluşan obalar halinde ve yün çadırlarda kalırlardı. Anadolu’ya geldiklerinde bura halklarının, Ege ve Akdeniz’de yöreye uyumlu, hastalanmayan, karadavar-kılkeçi beslediklerini ve bu keçilerin kıllarından dokunan, kıl çadırlarda kaldıklarını gördüler. Yağmuru fazla geçirmeyen, keçeden daha hafif ve kullanışlı, taşıması kolay, bu kıl çadırlardan kullanmaya başladılar. Konya-Ereğlideki Bekdik Türkmenleri ise; 1930 yılına kadar, Ak-Topak Keçe Çadırlarda kalarak,Akasaray-Niğde-Bor-Ereğli-Karapınar arasındaki Bozkırda,Hayvancılık yaparak,Akkaraman cinsi Koyun beslemişlerdir.Daha sonra yerleşik hayata geçerek, ağıllarda koyun beslemiş ve çiftçilik yapmışlardır.
Her Yörük obasının; fermanla tahsisli, kendi yurdu (yaylak, güzle ve kışlağı) vardı. Nisan sonundan, Ağustos sonuna kadar, yaylalarda dolaşır ve genellikle de ayda bir, çevrede; malın, davarın yayılacağı otlar kalmadığından, başka bir yurduna göçerdi. Yörükler yazın batı ve orta Torosların; Beydağ,Anamas, Aladağ, Bolkar, Binboğa dağlarına... Isparta, Burdur, Afyon, Konya, Karaman, Kayseri,Niğde, Kahramanmaraş illerindeki Söbüceova, Aktaş, Sandıcak, Tozlu, Karagöl, Bolkar- Balkar Bozoğlan gibi yaylalara çıkarak, hayvanlarını otlatmakta, koyun ve keçilerden sağdığı sütlerden; peynir üretmekte, kışları ise Fethiye, Kemer, Silifke, Çukurova, Dörtyola inerek, kış mevsimini sahilde geçirmekteydiler. Ege ve Akdeniz sahillerine, kışları kar yağmadığından; koyun ve keçilerin barınması için Ağıl gerekmiyor ve hayvanların yayılabileceği,taze otlar, sürekli bulunabiliyordu.
Yörüklerin başında bir bey bulunur, beylikte babadan oğla geçerdi. Ancak bey başına buyruk hareket edemez; oba meclisini toplar, konuyu görüşür, tartışır bir oylamayla karara varırlardı. Sayıları pek fazla olmayan, okumuş kişilere itibar edilir. Bey dahi onun sözüne değer verir, yaşlılar ve din adamları da çok saygı görürdü. Yörükler, ürettiği; yapağı, süt ürünleri (*yağ, tulum peyniri, lor, çökelek, dolaz, yoğurt) ile kısır koyun, yoz ve erkek davarları satar,asli yiyeceği olan; un, tuz, kırmızı biber, bulgur, dövme ve kuru yiyecekleri (yemiş) satın alırdı. Selçuklular, Yörükleri; Aydın, Balıkesir, Muğla, Antalya, İçel ve Konya yöresine yerleştirmişti. Osmanlılar ise Balkanlarda yeni fethedilen; Yunanistan, Bulgaristan ve Yugoslavya’ya yerleştirdiler. Karaman Beyliğini yıkınca; halkın; ilerde birleşerek, isyan etmesinden çekinip, bu yöredeki Yörükler, zorla Balkanlara göçettirildi! Kıbrıs fethedilînce bazı Yörük obaları, Kıbrıs’a iskan edildi. Osmanlıların fetih hareketlerinin durması, devletin gerilemesi, ayrıca 1620,1639,1683 yılından sonra;1915 Çanakkale Zaferine kadar, savaşlarda (savunma amaçlı) yenilmeleri nedeniyle; devlet bütçesi açık vermeye başladı. Osmanlı hem vergi almak, hem de düzenli çalışmayan; devşirme (Yeniçeri) ve Tımar (Sipahi) sınıfı, asker yetiştirme, sistemlerinin karşılayamadığı, asker ihtiyacını sağlamak için; Yörükleri çeşitli defalar, zorunlu iskana tabi tuttu. Yörükler bazen direndi, çatışmalar oldu. (*Örneğin; Çukurova’da Avşar ve Ceritler gibi, yöredeki Türk boy,oymak ve Obalarının katıldığı, ayaklanma; Kuyucu Murat, Derviş Paşa tarafından bastırılıp, küçük gruplar halinde, iç Anadolu taraflarına dağıtıldılar.Sürülen,Türkmen ve Yörüklerin yerine,Çukurovaya; Arnavut,Çerkez ve Kürtler, iskan edildi? )
Osmanlı Padişah eşleri ile Osmanlıyı yöneten üst kademe bürokratlar, Türk değildi. Sultanlar veYöneticiler, kendi milletini kollayıp, gözetti. Yönetimde kurucu unsuruz diye, hak iddia eder, görevden alındığında; akrabaları başkaldırır korkusuyla; Türkler memuriyete alınmadı. Osmanlının anlayış, hoşgörü, ilgi ve hizmeti; hep Türkler dışındaki milletlere oldu. Devlet; Kavmi-Necip diye Arapları askere almıyordu.1826 yılında,Savaşmayıp,birde zorbalık yapmaları,nedeniyle kaldırılan;Yeniçeri musibeti örneğince;Yezidi,Süryani,Ermeni(Tebayı Sadıka),Rum(Tebayi Şahane), Yahudîleri"Çıfıt-Gayri Müslîm" bizim için savaşmaz diye, askere almıyordu.Kürtler içişlerinde serbest bırakılmış,Feodal Derebeyi,Ağa ve Şıhlar;vergi vermiş,halkı da askere alınmamıştı. Devlet üst yönetimi; devşirme,gayri Türk,etnik unsur ve gönülden inanan değil,sözde dönmelerden oluşturulmuş. Bunlarda, dış devletlerin yardım, baskı ve ilgilerinin sağlanmasında ve kendi milletlerinin, Osmanlıdan bağımsız olmasında büyük rol oynamışlardır. (bkz:49) Bulgaristan, Yunanistan, Yugoslavya,Ermenistan ve Arapların, bağımsızlık hareketleri incelenirse, daha iyi anlaşılacaktır. Sözün kısası; askere alınan ve niçin savaştığını ve neden yenildiğini, bile bilemeden, sürekli cephelerde ölenlerin (*Birinci Dünya savaşında 2 milyon asker) çoğu Türklerdi. Yörüklerin gelirleri; düzensiz ve yetersiz olduğundan,şehirliler gibi,bedel ödeyip,askerlikten de kurtulamıyorlardı. (*Yörükler; kendilerine çıkarılan,kişi başı beş liralık, yol vergisini bile ödeyemediklerinden, birer hafta, yol inşaatında çalışmışlardır?) O sırada satlıcan hapı bir lira, sıtma hapı 50 kuruşa, bir keçi;5 TL,koyun:7 TL’ye satılıyormuş. Keçi başı vergi; 50 kr, Koyun ise 1 TL imiş. Rahmetli Dedemgil: Koyun,keçi,halı, kilim satmadan, yani malın; yünü ve süt ürünüyle vergiyi ödeyemezlermiş?
Osmanlıların çeşitli dönemlerinde; medreseye gidenler ve burayı bitirenler (molla) askerlikten muaf tutuluyordu. Ancak Çift Bozan Akçesi gibi, bir vergi nedeniyle; herkes atasının yaptığı işe, devam etmek zorunda kalıyordu. Başka bir iş yapmak veya şehre gitmek için izin almak, vergi vermek, loncaya girmek, işyeri açmak için Ahi ocakların da çırak, kalfa eğitiminden geçerek; usta belgesi almak gerekiyordu. Bu katı,buyurucu, plancı, kuralcı ve objektif olmayan;Keyfi, Padişahlık Sistemi: İnsanların takdirine bağlı, kötüye kullanılması kolay, rüşvete açık, rekabete, yarışmaya, gelişme ve değişime kapalı, yeniliklere karşı, özgürlüğü kısıtlayıcı ve tutucu olması nedeniyle; Osmanlı Halkının; sanayileşip, gelişmesini engellemiş ve yıkılma nedenlerinden biri olmuştur. Bireysel Hak ve Özgürlükler ile Cumhuriyet,Demokrasi ve Laikliğin bulunmadığı, bu Sistemde; Yörük çocuklarının, okuyup,devlet memuriyeti veya işhayatına atılmaları, azınlıklarla birlikte, devlet imkanlarından; eşit ve adaletli yararlanmaları da; belirli bir yerleri olmayıp, sürekli gezdiklerinden, mümkün değildi. Yürüklerde, okur yazarlık oranı;(*Osmanlı döneminde;Halk geneli:% 6) % 2 oranını geçememiştir. Yörükler okumayıp, devlet hizmetine de giremediklerinden, haklarını; arayıp, savunamamış, genellikle mağdur olmuş, zarar görmüşlerdir. Zaptiye ve Adliye; Ağanın, Eşrafın, Şıhın, güçlünün yanında olmuştur. (*Adaletsizlik yoktu da niçin Osmanlı Devleti yıkıldı? Çünkü Adalet; devletin,sistemin, toplumun, mülkün esası ve temelidir! Allah, zulmü ve zalime; kulluk, kölelik yapanı, asla sevmez!)
Et ihtiyacının ucuz ve düzenli karşılanması için (*2015 yılı;Keçi ormanı yokediyor? Göçebeler; eşkıya,kaçakçı,teröriste;yardımcı oluyor; mantık ve uygulamasıyla?)Yörüklerin; Yaylak- Güzle-Kışlak sisteminin; çalışmasına,ayrıca yine,Doğu ve G.Doğu Anadoluda, Hayvancılık yapan, Kürtlerin,yaz aylarında; yaylaya,koma,mezraya,gitmesine,terör bahanesiyle izin verilmediğinden, et fiyatları;yoksul ve orta sınıfın; alım güçlerini çok aştı:BAÜ;1200(Net:950)TL, Benzin L:4.5 Tl, Et fiyatı:30-40 TL, 1$=2.70 TL, C.Altını: 700 TL?). Devlet,Yörüklere; yaylak ve kışlak tahsis etmiş! Ancak, Kanuni ve Yavuz Sultan Selim'in çıkardığı, kanunnameler ile besledikleri hayvan sayısınca, bölgenin tımar sahibine; yaylak ve kışlak vergisi vermeyi, zorunlu tutmuştur. Yavuz Kanunnamesi çok katı olup; kışlakta kayda alınan koyun sayısı; ölüm veya herhangi bir nedenle azalsa dahi, yaylak içinde, aynı sayıda mal için vergi ödeyecek. Yörük, yaylak ve kışlakta, birisiyle anlaşarak, koyun ve keçisini satamayacak?Satmak istiyorsa, şehre götürecek, pazara sokacak, resmi görevlinin belirleyeceği fiyattan, satıp,vergi verecek. Bazı padişahlar ise fermanla bu vergiyi azalttı, Yörükleri askere almadı. Vergiden askerlikten kaçmak veya iskandan yararlanmak isteyen; bazı etnik ve dini gruplarda, bu dönemlerde; kendilerinin de yörük olduğunu iddia ettiler. Tıpkı bazı kişi veya grupların, kendilerinin; Seyyit, Şıh,Şerif,Pir, Dede olduğunu, yani Peygamber soyundan geldiğini, ileri sürüp; hem toplumda saygın bir yer sağlamak, hem de askerlik ve vergiden muaf tutulmak, amacını taşıdıkları gibi?
2. Abdulhamit zamanında Bursa Valisi Ahmet Vefik Paşa: Yörükleri; zorunlu iskana tabi tuttu. Onlara ücretsiz arazi verdi. (*Ancak traktör, biçer yok, ihracat, hatta yol bile yok. Ürünü başka bir yere götürüp satamıyorsun, Yüklü arazi ve ürün vergisi nedeniyle çiftçilikte, karın tokluğuna yapılan bir iş olmuştu.) Ev yapmalarını, çiftçiliği teşvik etti. Çadırda oturmayı yasakladı. Bu tedbirler, hayvan sayısının azalmasına, verimin düşmesine ve maliyetin artmasına,neden oldu. Hayvanların; merada otlatılmayıp, yem, saman verilip, ahır besiciliği yapılması sonucu; Maliyetlerin artmasına rağmen,Kasaplardaki et fiyatları;narhla (resmi fiyat) belirlendiğinden,mal ve davar satış fiyatları sabit kaldı. Bu da, hayvan besleyenlerin; besi sayısını indirmesine, gelirlerinin azalmasına ve fakirleşmesine sebep oldu.Tıpkı şimdiki Buğday-Ekmek fiyatı gibi!?
b) Yörüklerin; Göçebe Hayvancılığı Bırakarak, Yerleşik Hayata, Geçme nedenleri:
Yürüklerin yaşamı, içinde bulundukları, doğal ortam nedeniyle çok zordu. Medeniyetin (uygarlığın) imkanlarının, hiçbirinden yararlanamıyorlardı. Yol, musluk suyu, banyo, sıcak su, elektrik, araba, ev, tv, radyo, fırın, gazocağı-tüplü ocak, hastane, doktor gibi... Tüm eşyaları; çadır, halı, kilim, keçe, yorgan, döşek, çuval, tava, tencere, kazan, leğen, kaşık, tabak,yayık,tuluk, tulum, dağarcık gibi, gereçlerden ibaretti. Doğayla iç içe: yüzü karartan, dudağı çatlatan, elleri ayakları donduran, yayla güneşi, havası, ayazı, yağmuru, karı, dolusu, sisi...., ama yine de mutluydular. Atalarından böyle gördükleri ve kıyaslayacakları, özenecekleri, başka bir yaşam biçimini de bilmediklerinden.
Yeni kurulan, Cumhuriyet idaresiyle birlikte; Türkiye’de bazı şeyler, değişmeye başladı. Zaten I.Dünya(1914-1918) ve İstiklal Savaşında(1919-1922);Yörüklerden, cepheye asker göndermeyen ve şehit vermeyen aile kalmamış, dirlik ve düzenleri bozulmuş, taşlar yerinden oynamıştı. Savaştan, geriye dönenlerinde; dünyaya bakış açıları, artık farklıydı. Yenilmişlik, sahipsizlik, yılgınlık duygusu, yokluk, açlık, ödenemeyecek boyuttaki vergiler, halkı; yönetimden soğutmuştu. Devlet,hükümet;bağımsız,egemen değil,adaleti sağlıyamıyor?Yasallık ve meşruluğunu yitirmiş, halka hiç birşey vermiyor! Eşkiyaya karşı, mücadele ederek, asli,temel ve birinci görevi olan; halkın can,namus ve mal güvenliğini dahi, sağlayamıyor? (*1800 yılından- 1923 yılına,hatta 1970’lere kadar (hamido, tilki selim gibi?), eşkiyalık düzeni amansızca sürmüştür.) Hep yenilgiyle biten,amaçsız savaşlar için ölecek asker ile (*Osmanlının son dönem savaşları;tıpkı;1978,1984-2015 arası,TC hükümetlerinin ve tsk’nın, sözde pkk ile yürüttüğü;Mehmetcikleri Şehit ettirme ve Ailelerini; TC Devletinden soğutma savaşına, benziyordu) hanedan ve bürokratların, saltanatlı yaşamı için gereken para; vergi diye (neredeyse malın yarısı) alınıyordu. (*İstanbul Boğazı ve Haliçteki;40 saray,kasır,köşk!; Osmanlının; yükseliş değil, gerileme ve çöküş döneminde, cephedeki askerin, yiyecek ve mühimmatından kesilen, hatta Dolmabahçe gibi,alınan borç paralarla yapılmıştır.)1683 yılından itibaren, Osmanlıyı ve 1944 ve özelliklede 1954 yılından sonra,TC Devletini, sözde yönetenlerin, Ahrette işleri çok zor!
Cumhuriyet Hükümeti, Öşür-Aşar (Tarımdan alınan ondabirlik vergi) ve Ganem-koyun vergisini kaldırdı. Almanların yönlendirmesiyle 1915 yılında, Tehcire tabi tutularak,Suriye ve Lübnana,zorla göçettirilen, hınçak-taşnakçı Ermeniler ile Mübadeleyle Yunanistan’a gönderilen,isyancı Rumlardan, boşalan evlere; bazı yerlerde o civarda bulunan, göçebe Yürükler yerleştirildi. Yörükler, ilk defa köye, kasabaya iskanın,yerleşik düzenin, ev hayatının lüksünü yaşadılar. İlköğretim seferberliği başlatıldı; Yörük çocuklarının çoğunluğu, okulla tanıştı. Soyadı Kanunu çıktı, çoğunluğu ilk defa nüfusa kaydedildi. Babaları ölen veya evlenen kardeşlere, ayrı ayrı soyadı verildi. Devletin, yeniden kurulup, işletilmesiyle; askerliği, herkes yapar oldu.Askerlikte gençlere, okuma yazma öğretildi. Yörükler, askerlik yaparken; otomobili, şehir hayatını, kolaylığı, rahatlığı görüp tanıdılar. Gazete ve kitaplardan; kendilerinin, hatta Türkiye’nin dışında bile, farklı bir dünyanın olduğunu öğrendiler. Yaylanın, buz gibi tatlı sulu pınarları, ardıç ve çam ağaçları, kekikleri, renk renk çiçekleri, taze koyun sütü, sündürmesi, gılanböreği, yanıksı yoğurdu, tulum peyniri, çemeni, kavurması, artık eskisi gibi, gözlerine güzel görünmüyor, burunlarına tütmüyordu. Taşlar yerinden oynamış,bir şeyler değişmeye başlamıştı.
Köy Kanunu (1924) ve Soyadı Kanunu (1934) uygulaması; göçebe Yörüklerin, geleneksel yaşam tarzlarında, büyük sarsıntı yaptı. Soyadı Kanunu uygulaması sırasında, genel nüfus yazımıyla; çoğunluğu, hiçbir yere kaydı olmayan, bu insanlar; (*1790 yılından sonra,iktidar meşruiyetini, muktedirliğini yitirmiş; toplum düzeni bozulmuş,köpekler başı boş gezerken, taşlar bağlanmış, adalet sarsılmış,rüşvet ve zulüm artmış, kurallara uyulmaz olmuştu..!) bulundukları yere en yakın, köy nüfusuna, zorunlu olarak kaydedildiler. Yörük o sırada yayladaydı (*Örneğin:Afyon, Burdur, Konya, Niğde ve Kayseri gibi) bulunduğu ilin, bir köyüne iskan edildi?Ancak kışlağı farklı bir ilin ilçesinde kaldı (*Örneğin:Aydın,Muğla,Antalya, Mersin, Adana gibi) veya kışlaktaydı tersi oldu. Selçuklu ve Osmanlı döneminde, obasına tahsis edilen; yaylak ve kışlak fermanları, yeni çıkarılan yasalarla geçerliliğini kaybetti. Yaylalar hangi köye yakınsa, hangi köy sınırı içinde kaldıysa o köyün malı oldu, onun kullanımına geçti. Yaylalar, meralar, devletin hüküm ve tasarrufuna alındı. Yörüklerin yayla Hakkı korunmadı. Aidiyet ve kullanım da; köy sınırı esas alındı. Kanunda; yayla, mera ve pınarlarla ilgili özel durum, istisnai haklar varsa; saklı kalacak, buralar müştereken kullanılacak, deniyorsa da, uygulaması sağlanamadı. Yaylak ve kışlaklar, hangi köy sınırı içinde kalmışsa, o köy; Yörükleri; mahkeme veya siyasi baskıyla verdirilen; emir, yazı, men ve idare kurulu kararıyla, bunlar yoksa, zorbalıkla yaylaya sokmadı veya otlatma hakkı için ücret aldı. Otlatma ücreti her yıl artarak, zamanla ödenemez boyuta ulaştı. Yörükten, yıllık kazancı; otlatma ücreti olarak isteniyor, kendisine de çektiği eziyetler kalıyordu. Yaylak ve kışlağa giderken; koyun ve keçilerini, yol üzerinde bulunan köyler, ekili arazimize za¬rar veriyor diye, geçirtmediler; keçi-koyunlarına el kondu, işe jandarma, mahkeme karıştı. Eskiden mera olan yerler, traktörün, pulluğun bulunması ile tarıma açılmış, iş araçlarıyla kanallar açılıp, sazlıklar bataklıklar kurutulmuş, sivrisinek gölcükleri tarla olmuştu. Baltalık kanunuyla, arazi açmak için çıkarılan yangınlarla, hele orman kesim idaresinin kurulması ve orman mühendislerinin buluşu;tıraşlama metoduyla ormanlar yok edildi? Yörüklerin beslediği karakeçilerin, ormanı yokettiği asılsızdır. Toroslarda keçilerin yokettiği, bir orman alanı yoktur. Toroslarda yüzlerce yıldır; orman-keçi-ot-su-dağ; beraber,denge ve uyum içinde yaşamaktadır. Doğaya; insandan başka, hiçbir varlık, zarar vermez. Yörüklerin, sahillerde çadırlarını kurduğu, hayvanlarını kışlattığı yerleri; sera, sebze ve narenciye bahçeleri, pamuk tarlaları, turistik tesis ve yazlık siteler, kooperatif evleri, yalı, villa, apartmanlar doldurdu.
Yörüklerin, genel yazımla birlikte; nüfusa kaydının yapıldığı, köyde oturup, hayvancılık yapması düşünülebilir. Bu köy; ya yaylak, yada kışlaktır. Bu köyde, başka hayvancılık yapanlarda vardır. Tarıma elverişli yerler ise ekilip dikilmekte, yani hayvan otlatmaya, yasak mıntıkalardır. Köylünün esas işi ve geliri; çiftçiliktir(*tahıl ziraatı, bahçe, sebze ve inek besiciliği). Koyunları olan varsa da (*Yörükler gibi tek işi ve gelir kaynağı,davar-mal olmadığından) sayısı azdır.Ağılda veya bahçe kenarında idare olmaktadır. Bu tür 200 hanelik bir köyün, toplam koyun, keçisi; en çok bir Yürüğün sürüsü kadardır;(300-1000 adet). Köye yerleşen Yörük; bu sürüsünü, köyün merasında en çok 2 ay otlatabilir, çünkü o sürede, çevrede ot kalmaz. O köyde 2-3 hatta daha fazla yörük ailesi varsa, veya köylü koyun otlatılmasına karşı çıkarsa, (*sadece, bizim sığırlarımız otlayacak diye!) ki böyle de olmaktadır. Pratikte; tek yaylak ve kışlakta kalınarak, açık arazide, otlatma şeklinde hayvancılık, artık yapılamamaktadır.
Yeni yetişen, köy, şehir gören, kızlı, erkekli Yörük Gençleri; gürültülü, hareketli hayata özenip, göçebe hayvancılığa, isteksiz davranmaya başladılar. Kızlar; köy, şehir evlerinde oturup, ev hanımı olmak istediler. Tüm bu idari, psikolojik ve fiziki şartlar sonucu; yazın yaylaya, kışın kışlağa gidilerek yapılan, göçebe hayvancılık; hukuken ve fiilen, yapılamaz hale geldi. Osmanlı dönemini görmüş, göçebe hayvancılığı, bir yaşam biçimi olarak benimsemiş, yaşlıların; direnmesiyle sürdürülen göçebelik, onlar ölünce (özellikle 1960’lardan sonra); oğulları, kızları tarafından, devam ettirilmedi. Koyunu, keçiyi, deveyi satıp, köye,şehire yerleşmeye, çiftçilik, bahçecilik, esnaf1ık (manifatura, bakkal gibi) yapmaya başladılar. Bunları gereğince yapamayanlar, tekrar, az sayıda koyun, inek alıp, bu sefer ahır besiciliğine yöneldiler. Bu tür hayvancılık; ahır inşaası ve 12 ay hazır yem yedirilmesini gerektirdiğinden; et maliyetini çok arttırdı, ayrıca barındırma problemi nedeniyle hayvan sayısı azaldı.Örneğin;Babam,1947’de Beyköyden Ereğliye göçtü. Çiftçilik,Bahçecilik,Hayvancılık,Çerçilik,Manavlık,Ayakkabıcılık,Lokanta,Bakkal ve Elektrikcilik yaparak;ev,bark sahibi ve emekli oldu.Selahattin Emmimde,1950’de Çobanlığı bırakıp, ilçeye yerleşti. İlkokula bile gitmemişti.Askerde Onbaşı ve Çok iyi bir Avcıydı.Okuma yazma ve İğne yapmayı öğrenip, yıllarca Sıhiyelik yaptı! Sümerbank Fabrikasına girip,Elektrik Ustası oldu.Almanyaya gitti. Bahçe ve Arıyla uğraştı.Ev,bark sahibi ve Emekli oldu.Emmim; büyük Dedem Koca Mehmete çekmiş;pehlivanlarla güreşmiş,yalnızca bir defa yenilmiş.2.ci Dünya Savaşı sırasında Tümende askermiş;yedekler silah altına alınınca,kuru ot dolu yataklarda;2-3 kişi yatırmışlar,günlük 2 olan yemek-karavana sayısını teke indirmişler,yeni asker sayısınca depoda silah ve topların;talim için kullanılacak,yeterli mermisi yokmuş! 2.ci DS keşke girseydik diyenlere, ithaf olunur!? Diyeceğim şuki Yörükler;girişken,atak,çıtak,mücadeleci insanlar;Vehbi Koç, Sabancı, Elçi, TSK’ya, Yargıya Başkan, Hükümete Başbakan olamadılar, ancak Devlete yük, kimseye muhtaç ve terörist, mafya, Türkün düşmanına işbirlikçi-vatan haini de olmadılar!
Yörükler, bu yeni ve farklı hayata, uyum sağlamaya çalıştılar. Çocuklarını okullara gönderdiler, okutamayanlar; sanayiye çırak olarak verdiler. Hastalık, doktor, ilaç, iğne bilmezken, yerleşik hayatta, bu sorunlarla tanıştılar. Yaylalarda bilinmeyen, önem taşımayan, hiç ihtiyaç duyulmayan, para; şehir hayatında insanca yaşayabilmenin, toplumda saygı görebilmenin, tek değer ve ölçü aracı olarak, karşılarına çıktı. Az olan sözcük dağarcıkları; yalan, kazıklanma, kandırılma, aldatılma, dolandırılma,hırsızlık,ahlaksızlık, dedikodu,sigara,çay,kahvehane, içki-kumar ve benzeri kelimelerle, sonuna kadar doldu. Büyük bir kültür şoku ve bunalımı yaşadılar. Yaylalara geri de dönemediler. Çağdaş,muasır,evrensel Medeniyet bataklığına, bir kere ayakları saplanmıştı, çırpındıkça daha da çok gömüldüler. Ellerinden tutup kurtaracak, yol gösterecek, kimsede bulamadılar. Tek ilgilenen;Din taciri, Süleymancı ve Nurcular olduğundan,bu dinidar keneleri, yıllarca, beslemek zorunda kaldılar.TC Devletinin, kurucusu ve temel taşı;Avşar,Türkmen ve Yörükler, dağlarda,bozkırda,mal-davar peşinde gezerken,azınlıkların; dedesi, babası okumuş, müsteşar, paşa, elçi, genel müdür olmuş. Dünyadaki değişimi ve gelişmenin yönünü görmüş, büyük şehirlerden, sahillerden arazi almış. Düne kadar, yörüğün çadır kurup, hayvan otlattığı yerler, bugün birilerinin özel mülkü olmuş. Yörük, hayatın gerçek yüzünü görmüştü. Ama bu hayat, yaylaya benzemiyordu. Dağlar, bugün tipisiyle üşütürse, yarın güneşiyle ısıtır, pınar suyuyla serinletir, yayla çiçeğiyle gönlünü alırdı.
Şehir ise hep soğuk yüzlü ve acımasızdı; hata, iyi niyet, saflık, yol bilmezlik, kabul etmiyordu. Her şeyin yolunun okumaktan, bilmekten geçtiğini, bunun da parayla olduğunu, sorunların parayla çözülebildiğini, para kazanmanın da; “hele çok olanı için” çalışmanın, yeterli olmadığını gördü.Sistemi çözenlerden ikisi;Malatyalı Kumarhaneci Topal ve Afyonlu Hayali ihracatçı Horzumdur?Sistemin bir parçası haline geldi,ancak karşılığında özünü ve kültürünü bıraktı. Türkiyenin, bu yüzünü görmek istemeyen,bir elin sayısı kadar SARIKEÇİLİ YÖRÜĞÜ; Amanosların kuytu bir bucağında veya Orta Torosların;Mersin,Silifke,Gülnar,Aydıncık Kışlağı ile Karaman- Ermenek, Konya- Beyşehir yaylalarında;Son Göçebe Yörükler olarak; yaşamın;savuran, öğüten, değer ve umutları bitiren; tüm idari ve ekonomik zorluklarına rağmen,onurla ayakta kalmanın, ata mirasını yaşatmanın, mücadelesini vermektedir. (bkz:25, 77, 121)
c ) Yörük Obaları ile Yörük Nüfusu:
Yörükler 63’ü büyük olmak üzere 2000 civarında obaya bölünmüştür. Mevlana Celalettin Rumi’nin 21. ve Osmanlıların 38. kuşaktan torunları bugün aramızda yaşamakta ve 600,hatta 700 yıllık, soy kütüklerini bilmektedirler. Günümüzde ise Yörüklerin çoğunluğu; dedesinin-nenesinin adını ve mezar yerini bile, bilmemektedir.Bilinçsiz davranış sebebi; genelde okur yazar olmamaları, maddi durumlarının zayıflığı nedeniyle, miras bırakamamaları, ev gibi sabit bir yerde oturmayıp, göçebe oluşlarından;maddi ve sözel değer ile kültür birikimlerini, sonraki kuşaklara aktaramayışlarıdır. Bu da, büyük bölümünün unutulmasına veya korunamamasına yol açmıştır. Farklı yerlere iskanlar ve maddi yetersizlik nedeniyle; uzun yıllar, aileler arası iletişim kurulmaması sonucu; akrabalık bağları zayıflamış, kardeş çocukları bile birbirlerini göremediklerinden, yabancılaşmışlardır. Örneğin;1914 yılında ayrılıp,Ata yurtta bıraktığımız akrabalarımız;2002 yılında; yeniden tanışıp,bağ iletişim kurmak için gittiğimizde,beklediğimiz ilgiyi gösteremediler, bizde, birdaha rahatsız etmedik!
Yörük Obalarından Örnekler:Eskiyörük,Honamlı,Horzum,Çakallu-Kara Çakaloz-Çakallıklı, Cırıklı, Hayta, Keşli, Keşefli, Menemenci,Karakeçili,Kızılkeçili, Sarıkeçili,Sarıtekeli, Karatekeli, Tekeli, Tırtar gibi (*Ayrıca, Türkmen ve Kazaklarında Teke ve Tekeli oymakları var). Yörüklerin Türkiye’de bölgesel dağılımı ve 2000 genel nüfus sayımına göre,bu bölgelerde yaşayan tahmini Yörük sayısı; 9 milyondur. Ayrıca 12 milyon civarında Türkmen bulunmaktadır. Diğer,48 boydan, Türki hakların sayısı ise 15 milyon olup;Türkiye nüfusunun, %60’ı Türk soyludur.Türk Boylarından, Türkiyeye; büyük guruplar halinde, göçedenler;Oğuz-Türkmen, Avşar,Peçenek,Uz, Karluk- Yörük, Özbek, Kanglı- Horzum, Ahiska- Mesket,Kemer,Manav,Halaç;Kaşkay,Kaçar-Koçer, Azeri,Karapapak, Terekeme, Kıpçak: Kuman, Tatar, Başkurt, Balkar, Karaçay, Uygur.
*Yörüklerin Bölgelere Göre Dağılımı:
1- Ege Bölgesi : 2. 200.000
2- Akdeniz Bölgesi : 3. 000.000
3- Marmara ve Tırakya : 1. 500.000
4- İç Anadolu Bölgesi : 2. 250.000
5- Güneydoğu Anadolu Bölgesi : 40.000*G.Antep
6- Doğu Anadolu Bölgesi : 7.000*Malatya
7- Karadeniz Bölgesi : 3.000 *Samsun-Yörükler, Kastamonu, Karabük-Safranbolu- Yörük köyü, Sakarya …!
Toplam: 9.000.000 kişi
Ayrıca Balkanlar, Kıbrıs, Suriye (*Osmanlının;Derbentlik-Yol Güvenliğini sağlasın diye, zorla yerleştirdiği, Türkmen ve Yörükler dışında; l.Dünya Savaşı çıktığında; "Şam ve Halep, düşman işgaline uğramazmış, Evliyalarca korunuyormuş” söylentisine inanan, bazı Yörük aile ve obaları, Suriye’ye göçmüşlerdir!), İran ve Orta Asya’da; yaklaşık 5-20 milyon civarında Yörük (Karluk- Kanglı- Oğuz-Onok-Türkeş-Halaç) olduğu sanılmaktadır. Balkanlar ve Anadolu’ya Yörük göçünden sonra, Asya’da çok az Yörük kaldı. Bunlar sayıca çok az olduklarından; ya Azeri, Kırgız, Kazak, Özbek, Türkmen ve Uygurlar gibi, Türk boylarıyla karışmış, bunlara katılmış, ya da bu bölgede azınlık olarak bulunan; Altay (60 bin), Dolgan (3 bin), Tuva (207 bin), Şor (17 bin), Hakas (82 bin) Türk boylarından birisiyle aynı koldan olabilir. Bu husus, bu Türk boylarının; yüz simaları ile şu an konuştukları lehçe, şive, ağız, ses tonları ile kullandıkları kelimelere;(**dıkız,dık, yavan, yuka, yufka, yumuş, keşik, keş, dolaz, yoğanta, hayta, soyka, zövelmek, sinmek, çıvmak, çıngı, çağşak, siyek, serik,dölek, döllük,çomaç, ihicik, meh, merise, pıstı, seyirt, yitişmek, zıylan, cice, tüngüdü, tüğlemek, yülümek, üleşmek, ulamak,evermek, eyleşmek, eylemek,erinmek,evtinmek, kırkmak, kanır, kakdır, güz, evmek, dengilmek, eletgel, endereye, elleğem, yu, yunak, çimmek, öteberi, pırtı, pıskırdı, yalak, bük, koyak, köşşek,köse,göde,tuluk,dağarcık,havaktı, arnaç, cula, enik, sapa, kese, oğlak, cebiç, aydaş, hırık, ağdı, söbü, sündü, yoyuldu, yeğni,yanış,yağır, ocudu, kaysak, kubuz, zıymak, zıllımak, zıvlatmak, girgeç, göğnüyük, aşıt,gedik, guz, kuytu, davar, erkeç, öveç, şişek, toklu, koç, ak,al,ala, boz,çandır, kırçıl,kara,kızıl gibi!)* ve yaşantılarına bakılarak, kolayca anlaşılabilir.Ve, en önemli ölçü;Türkün, aklı başına;iş işten geçtikten sonra, gelirmiş?
d) Yörüklerin İnanç ve Adetleri: (bkz. 61, 98, 116)
Yörükler Müslüman olup, İslam Dininin Sünni kolundandır. Tamamı; Numan bin Sabit-İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin; Ameli (İbadet, iş) ve İmam-ı Maturidi’nin; İtikadi (inanç) mezhebini benimsemişlerdir. Her obanın, kendi içlerinden okuyan veya ücretli bir hocası olmuş; obaya cuma, hatta vakit namazları kıldırmış, tüm kız ve erkek çocuklara (5) yaşından itibaren; İmanın, İslam’ın şartını, 32 farzı, gusül yapmayı, namaz kılmayı, orucun, zekatın gerek ve önemini, büyük günahları, namaz dualarını öğretmişlerdir.Nenem,Annem;Okula hiç gitmediği,okuma yazma bilmediği halde, Kuranın Namaz Surelerini ezberlemiş,biliyordu.Biraz daha akıllı ve istekli olanlar;Kuran okumasını da öğrenmişlerdir. Kızlar 8-12-18, erkekler 12-25 yaşından sonra namaz kılmaya, oruç tutmaya başlarlar. Evli kadınlardan, namaz kılıp, oruç tutmayan yok gibidir. Kurbanı da erkek; maddi durumu iyi olmasa bile, kadının nikahına düşer diye, genelde eşi adına keser. Erkeklerden, evlendikten sonra; oruç tutup, namaz kılmayan, çok azdır. Namaz kılıp, oruç tutmayanlar dışlanır. Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk döneminde, deve veya gemiyle Hacca gitmişler. Şimdi de çoğunluğu 50-60 yaşlarında iken, karı-koca Mekke ve Medine’ye gidip Hacı olurlar. İçki içen, kumar oynayan veya kanunen yasak ve Dinen haram işleri yapanlar, çok azdır.
Yörükler, az yemek yiyip, bol yürüdüklerinden; şişman ve göbekli değillerdir. Genellikle kumraldırlar. Esmer ve sarışınları da vardır. İşlerin çoğunu genelde kadınlar yapar. Çobanlık ise erkeklerin görevidir. Yörük kadınları; koyunu, keçiyi kesip, yüzebilir. Silah kullanabilir, eşeğe, deveye binebilirler. Yörüklerde evlilik; 18 yaşları civarında yapılır. Genelde yabancıdan, kız alıp-vermezler. Yakın akraba evliliği; tıbben sakıncalı olmasına ve uygulamada az da olsa, özürlü-engelli doğanlar (genetik hastalıkların etkisiyle) görülmesine rağmen, yapılmaktadır. Yörüklerin, en büyük hobileri, kara avcılığıdır: (*Tavşan, keklik, turaç,toy, urkekliği,yelfe,bağırtlak,yağmurça-geyik, dağ keçisi, dağ koyunu avı gibi; Onbaşı lakaplı, Selahattin Emmim,nam salmış bir avcıdır! Gitmediği koyak,çıkmadığı kaya, vurmadığı av yoktur.Dayanamayıp,Almanyada Sülün avlamıştır! Benim gibi;elinden bi uçan,bide kaçan, av kurtulan sınıfından,kubuz avcı değildir!). Balık avı genelde bilinmez ve yapılmaz. Erkeklerin çoğunluğu;Emmi,Dayı,Hala,Teyze Çocukları gibi, ava ve silaha meraklıdır. Kadınlarında altın takı (boğaz altını ve bilezik) merakı vardır. Kadınlar; başörtüsü örter, entari ve şalvar giyerler. Erkekler ise şalvar, pantolon, yelek, gömlek, şapka ve takke giyerler. Müzik aleti çalma (kaval, sipsi, def, kabak kemane, cura), halk oyunu oynama geleneği, fazla yoktur. Müzik uğraşı yaygın değildir (geçim için yapılmaz). Ayrancı (Karaman) ve Ereğli’deki (Konya) 12 yörük köyün de; profesyonel anlamda müzikle uğraşan, sadece 3 kişidir. Müziğe ve halk oyunlarına ilgi duyan, önem veren, Yörük obaları; Tekeli, Sarıkeçili,Karakeçili, Karatekeli. Müzisyen Yörükler: Çalgıcı Bahri Demirel(Cümbüş,Kanun),Çalgıcı Abdurrahman ve İbili. Baba tarafından Horzum, Ana tarafından Honamlı olan,eski Avcılardan,Kayın Pederim, Mahmut Demirel’de; gençliğinde amatör olarak, Saz çalarmış. Kadir Amcam; Hasan Dedem gibi, yetenekli ve becerikliydi. Kavallarını kendileri yapıp,çok güzel Türkü söyletip, çalar, ayrıca yün eğerip, çorap ve sallama sapan örer,deri eğler,tulum,tuluk, çarık yapar,kaşık,dibek, oklava, çevirgeç düzerdi. Dedem, Sanatkar bir insandı; 1915- Ermeni tehciri sonrası, iskan edildiği evin; kapı ve penceresini, uyanık, çok bilmişler sökmüş! Marangozda, işçokluğunu bahane edip,10-15 gün gelemiyeceğini söylemiş ve çok para istemiş!Ustaya kızan,Hasan Dedem; keser, çekiç, bıçkı, ağaç, tahta, çivi vs alarak; evin kapı ve percerelerini, kendisi yapmış! Bende gördüm, gayet düzgündü! Babamda, evde,işyerinde veya bahçede, yapılması gereken bir işi;önce kendi dener, beceremezse, ancak usta çağırırdı.
4- YÖRÜKLERİN, TÜRKİYE’DEKİ DİĞER, GÖÇEBE VEYA
HAYVANCILIKLA UĞRAŞAN, HALKLARLA İLGİSİ
a) Yörüklerin, Alevilerle İlgisi;
Osmanlı Padişahı; Yavuz, Kanuni, 4. Murat ile 2. Mahmut'un (1826) Yeniçeri Ocağını kaldırması sırasında ve 2.ci Abdulhamitin saltanat döneminde;idarecilerin yanlışı ve dış kışkırtmalarında etkisiyle, Alevi isyanları oldu. Osmanlı Devleti; doğudaki isyanları, güvenlik güçleriyle bastıramayınca; Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Sunni-Şafi, Kürt Feodal Bey-Ağa ve Nakşi Şıhlara; fermanlarla idari imtiyaz (vergi, askerlik, yönetimde özerklik), unvan (paşa, yüzbaşı, ağa, şeyh, bey), para ve silah vererek, onları ve silahlandırılmış adamlarını; Alevi isyanlarının bastırılmasında kullandı. Alevi isyanlarının, bastırılması sırasında; ayaklananların, bir kısmı öldürüldü, malları yağmalandı. (**Tarih,tekrardan ibaret derler ya! 1978-1984 sonrası; 2.Abdulhamitin; Hamidiye Alayları purojesi,yeniden diriltildi;pkk(*Partiya Karkaren Kürdistan) ile mücadele etsinler diye;sayısı 40 bini geçen,silahlı,sigortalı, aylık maaşlı, Korucu ordusu oluşturuldu? Yıl 2015, pkk hala duruyor? Alevi inançlı Türkleri ve 1915 yılında Hıristiyan Ermenileri öldüren, kürtler;hükümetle-mitle müzakere eder,hale getirilen,TC Devleti ve Türk Vatandaşlarına; 500 mr abd dolarını aşkın, ekonomik zarar veren,okul,cami,hastane,anbulans, tiren, tır yakan, binlerce TC Vatandaşını öldüren; bölücü, ayrılıkçı, 3-5 eşkıya,çapulcu, pkk gerillası-barış havarisi,özyönetimci teröristleri, öldürmedi,başını ezmedi,belini kırıp, silmedi???**) (*Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da; Kürt, Ermeni ve Arap kökenli Alevilere; saldırı olmadı, halende aynı bölgede yaşamaktadırlar!). Bunun üzerine, can güvenliğini korumak ve inanç özgürlüğünü sağlamak için Aleviler; doğudan batıya, şe¬hir ve kasabalardan, yolu bile olmayan köylere göçtüler. Bir kısmı, yeni gittiği yerlerde güvenlik amacıyla kendilerini yörük olarak tanıttı. Rum, Ermeni, Arap, Laz,Gürcü,Kürt veya Çerkez’im diyemedi. Çünkü, Türkçe’den başka dil bilmiyordu! 1915 ermeni tehciri sırasında ise,ata yurdunu,evini,bahçesini,işini bırakıp, suriye ve Lübnana gitmek istemeyen,ermeniler;Müslüman ve Alevi inançlı kürdüz diyerek, tehcirden kurtuldular? Örneğin; Tunceli,Erzincan,Erzurum,Muş,Bingöl,Elazığ,Adıyaman Ermenileri? Alevilerin; ne Yörükler, ne de göçebe hayvancılıkla, hiçbir ilgileri yoktur.(bkz: 8,73, 93).
Abdal,Bayat,Çepni,Evci,Tahtacı gibi, Alevi gruplarının;etnik kökenleri Türk ve konuştukları dilde Türkçe olmasına rağmen, Alevilerin; yüz simaları, fiziksel görünüşü, örf, adet anane ve inançları,Yörüklerden farklıdır. Aleviler; İran'ın Horasan bölgesinde yaşarken, Selçuklular ve Moğollarca; 13. yy.da Doğu ve Güney Doğu Anadolu’ya iskan edilmişler.(*Yörüklerin Orta Asya’da yaşadığı bölge olan Altaylar; Horasana çok uzak olup, bir bağlantısı yoktur.) Selçuklu Devletinin yıkılması üzerine, Aleviler; ilk Şii Türk devleti olan, Akkoyunlulara (1350-1502) ve daha sonra da Akkoyunlular devletini yıkan, Farsi ve Kızılbaş-Alevi Safevi devletine, Yavuz'un I5l7'de; Safevi devletinin, Doğu Anadoludaki egemenliğine son vermesi üzerine de Sünni Osmanlı devletine tabi oldular. Alevi isyanları sırasında, Doğudan Batıya göçen, bir kısım Aleviler; Torosların köy ve kasabalarına yerleştiler. Ancak bu yörede, eskiden beri yaşayan; Avşar, Türkmen ve Yörükler ile anlaşamadıkları gibi, Abdal,Çepni, Evci, Tahtacı, olarak adlandırılan, Alevi grupları da birbirleriyle karışıp, kaynaşamadılar. Her Alevi grubu, kendi kabuğuna çekildi. Türkiye’deki Alevîlerin tamamının Türk olduğu anlaşılmasın. Alevilerin,enaz yarısının kökeni; Kürt, Arnavut, Ermeni ve Arap’tır. Irki bütünlükleri yoktur. Onbeş civarındaki Alevi grubunun; inanç ve ibadet anlayışlarında da büyük farklılıklar vardır. Ancak Türkiye’de Alevilik adı; bir inanç sistemini ifadeden çok,Musevilik-Yahudilik gibi; ırki-dini bir isme dönüştürülmeye çalışılmaktadır, "Alevi olunmaz, Alevi doğulur" sözünün, yorumu bunu göstermektedir. Türk kökenli Aleviler; eski boy isimlerini unutup, inanç sistemlerini; yeni bir sosyal kimlik olarak, benimsemişlerdir. Buda mümkündür. Tarihte örnekleri vardır. Şimdi Kıpçak, Oğuz, Karluk, Akkoyunlu diye, bir grup var mı? Avrupalı bir yazar "Onuncu Kabile" adlı kitabında: Rusya,Ukrayna,Letonya ve Polonya’daki Yahudilerin, Türk kökenli olduğunu ileri sürmektedir. Son zamanlarda pkk, dhkpc gibi, bölücü Kürt ve Solcu-Alevi terör örgütlerinin, Kürt Kökenli Alevileri; Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Asker ve Polisine, düşmanlığa yönelik; terör olaylarının, içine çekme eylemleri, başta İstanbul olmak üzere sürdürülmekte, işin garibi Kürt Kökenli Alevilerin, araç yakma, işyeri tahribi gibi, şiddet hareketleri de; Türk kökenli Alevi gruplarınca, tasvip görüp, desteklenmektedir. İnanç, ırki özellikten, daha çok ön plana çıkarılmış, Türklük ise yok farz edilmiştir. Hükümetlerin, en büyük yanlışı; Türkiye’de yaşayan halklara;Türkiye’nin onların Vatanı olduğunu ve T.C. Devletini,benimsemeleri gerektiğini, eğitimle değil, polis, yargı ve askerle,kabul ettirmeye çalışmalarıdır. Abd; bizden daha çok(*250 ayrı, farklı inanç-devlet)milletten, vatandaşı olmasına rağmen, onlara Abd’liliği benimsetmiş, hatta sevdirmiş, ama aslını da korumasını, kültürünü yaşatmasını desteklemiş. Normal düzeyde eğitimi ve yeterli geliri olan, bir Abd’li; "Ben, önce Amerikalı, sonra İngiliz, Alman veya Po1onya asıllıyım” diyebilmektedir. Devletin çıkarı ile Halkın çıkarı arasında; paralellik, uyum, denge kurulmuştur. Çalışan herkesin, Demokrasi rejimin nimetinden, eşit yararlanması;hukukla ve uygulamayla sağlanmıştır. TC’nin şanssızlığı; azınlıkların, solcu ve tarikatçıların, TC Devleti Ulusalcısı olamayışıdır. 150 ayrı silah tasarlayan ve üretim hakkını devletine veren, Rus subay Kalaşnikof kapasitesinde, idealist bir Türk Vatandaşı; tasarımcı, mühendis, subay, yargıç,mitçi,elçi veya polis çıkmamıştır! Bunun dışında, ayrıca pkk, mafya ve kaçakçılarla, gerekli mücadeleyi yapmayarak; aldıkları maaşı, kendilerine haram etmiş ve daha dünyada yaşarken, onmamış; huzur ve mutluluğa hasret kalmışlardır.TC vatandaşları;1941-45 arası; Komünist SSCB halkının;birlik olup, ölümüne, Almanlara karşı,Sıtalingıradı;sokak sokak,bina bina savunmasında olduğu gibi, bilinçli, ilkeli, vatansever- yurtsever,idealist davranmamış,hatta TC Devletine zarar vermek için;pkk, abd ve israille işbirliği yapmışlardır!Türkiyenin, azınlıkları; ya aşırı solcu, yada milli görüşçü, nakşi, nurcu, fetöcü, süleymancı gibi,aşırı kindar-dinidar,Türklük, ulusalcı karşıtı ve TC Devleti düşmanı olup, pkk, dhkpc’ye kol,kanat gerip, korumuşlardır?
Alevi sözcülerine göre; Alevilik; İslam’ın Panteist, batini, tasavvufi ve akılcı yorumudur, “Anadolu dinidir”. İran Şiiliği, yani Caferi mezhebi ve Arap Aleviliği ile büyük farklılık gösterirler. Avrupa Alevi federasyonu başkanına, göre ise; “Aleviliğin, İslam Diniyle bir ilgisi yoktur. Alevilik, farklı bir İnanç Sistemidir. Atatürk’ede karşıdır; Cemevlerini kapatmıştır”. Âleviler ile Yürüklerin, inanç, ibadet ve kültür yönünden, birlikteliği yoktur. Yörükler, Aleviler için; genelde Abdal, Evci, Kızılbaş,Tahtacı ve Çepni ismini kullanır. TC Halkının; Birlik oluşturmasını engellemek ve dirliğini bozmak isteyen,din taciri,ruhban, yobaz imamların;etki ve yanlış yönlendirmesiyle Yörükler:” Alevilerle kız alıp vermezler. Kızılbaşın kestiği hayvanın etinin yenmeyeceğini ve Kızılbaşla Sünninin, nikahının olmayacağını,” sanırlar! Yörüklerin çoğunluğu; Ramazan ayında Oruç tutup, Kurban bayramında da Hacca giderler.Günde 5 vakitte,40(*aslında Farz 17) rekat Namaz kılarlar. Alevilerin ise inançları gibi yaşantılarıda farklıdır. Yörükler gibi göçebe veya yarı göçebe, çadırda kalarak, hayvancılık yapmazlar. Aleviler;eskiden beri, genellikle yerleşik hayata dayalı, bir yaşam sürdürmüşlerdir. Yörük ile Türk etnik kökenli, Alevilerin; ortak noktaları;iki grubunda Türkçe konuşmalarıdır. (bkz: 22) Bizim;Hatay, K.Maraş, Adana, Mersin;Erdemli ve Silifkenin;Sabah, Gündüz, Değirmendere, Karahacılı köyleri ve merkezde, yine Antalya, Aksaray, Karaman, Kayseri Yahyalı ve Konyada hısımlarımız var ve hiç biri, Alevi inançlı değil. Yine çocuklara verilen Ehlibeyt isimleriyle Alevilik arasında bir bağ yoktur. Örneğin:Dedelerimin adları;Hasan ve Mehmet, Nenelerimin ise Şerife, Babamın Hüseyin, Ağabeyimin Mehmet, Arif Hakkı, benim Ali, Kardeşimin Hasan, Anamın Cemile, eşimin ise Emine’dir. Biz, ne Arap ırkından, nede Alevi inancındayız. Sadece Türk ve Müslümanız. Dedem, Nenem, Anam, Babam ve Kaynanam Ayşe, Kayın babam Mahmut gibi; orta halli bir aile olmalarına rağmen, hepsi Mekkeye Hacıya gitmiştir.
b) Yörüklerin, Afşar, Arap, Çingene, Kürt,Laz ve Türkmenlerle İlgisi:
Türkiyede, göçebe ve yarı göçebe, olarak yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan halklara; Yörük demek çok yanlıştır. Türkler gelmeden de Anadolu’da dağlar, yaylalar, meralar, koyun ve keçiler ve haliyle hayvancılıkla uğraşan, insan toplulukları da vardı. Hatta Urfa’da, Suriye’de göçebe hayvancılık yapan, kılçadırlı Bedevi Arap kabileleri de vardı. Şimdi Araplara; "çadırda kalıyor, göçebe olarak, hayvancılık yapıyorsunuz, ohalde Yörüksünüz" denilebilir mi? Onların; "biz Arabız, dilimiz, rengimiz, fiziki görünüm ve kültürümüz farklı" itirazının, hiçbir önemi yok mu?
Bir millet veya kabileden olma olgusu; insanların icat ettiği,yada okumakla edinilen, bir kavram değildir. Bu, doğuştan sahip olunan, bir duygudur. İnsanlar kendilerini, hangi milletten hissediyorsa, o milletin bir mensubudur.Bir İnsan;cesur,atak olur ve çok isterse, devletini, dini inancını, mesleğini, işini, yaşayacağı şehri,malı,mülkü,makamı ve daha pek çok özelliği;hırsla, çok çalışmakla kazanıp,elde edip,değiştirip, seçebilir. Ancak, milletini ve ailesini seçerek, dünyaya gelmez. Bu nedenle de bu özellik ve değerleri değiştiremez. Mensubiyet duygusu,asla kaybolmaz ve yok edilemez.Örneğin, Yahudiler; 2 defa MÖ(*1700-1400-Mısır ve 626-Babil) ve bir defa da MS (*70-100 tarihlerinde Romalılarca) yurtlarından sürülmüş, ancak milliyetlerini ve inançlarını korumuşlardır. Anadolu yani Türkiye; 1071 yılından beri, Müslüman Türkler tarafından idare edilmesine rağmen; halen kendini Müslüman veya Türk görmeyen, hatta Türkçe bilmeyen;27,36 veya 57 etnik grup yaşamaktadır. Bu etnik grupların; ortak coğrafya, fiziki ve kültürel etkileşim sonucu, benzer görünüş, düşünce ve davranışlarının olmaması düşünülemez. Tabi yine de farklılıklar olacaktır.TC vatandaşı azınlıkları, işbirliğine iten, ortak nokta; Türk Düşmanlığıdır?
Göçebe veya yarı göçebe yaylak veya kışlaklarda hayvancılık yapan Kürtler; fiziki yapı, saç, yüz,burun konum ve gözleri, en önemliside dil,töre ve kültürüyle; Türkler ve özellikle Yörüklerden çok farklıdır.Besledikleri koyunlar bile benzemez.Benzer olan tek şey; kullandıkları kıl çadırlarıdır, onunda kuruluşu,çadır direği sayısı ve görünümü yine farklıdır. (bkz:57,88)
Yörükler, Anadolu’ya gelince; dağlık, ormanlık olması ve diğer bölgelere göre daha uzun süre yeşil otlar bulundurması nedeniyle Karadenize de gitmişler, ancak kışın kendilerinin barınacağı evleri ve hayvanlarının kalacağı ağıl ve ahırları, veya bunları inşa edecek, teknik bilgi birikimi olmadığından; sürekli yağan yağmur, sis ve metrelerce kara uyum sağlayamamışlardır. Karadenizde kar; deniz kıyısına bile yağmaktadır. Bu yörenin yerli halkı,Gürcü ve Lazlar da; Trabzon, Ordu ve Rize de yaylalara çıkmaktadır. Örneğin;Rize Çamlıhemşin’de Lazlar, yazları Kaçkar dağlarındaki Ayder yaylalarına göçerek;genelde sığır, hatta koyun, keçi beslemektedir.Ancak çadırlarda kalmayıp, yörenin iklim yapısına uygun taş ve ağaçtan yapılan, yayla evlerinde barınmaktadırlar. Günümüzde fındık ve çay tarımının gelişmesi, büyük şehirlerde fabrikalar açılması ve işçi talebi Üzerine; metropollere göç ve ayrıca hayvancılığın ekonomik olmaktan çıkması nedeniyle, yaylaya giden yarı göçebeler çok azaldı. Şimdi,yaylaya çıkma amacı değişerek;dağlarda tatile dönüştü.
KaradenizdeYörüklerin,yerleştiğiyerler:Samsun,Kastamonu,Zonguldak,Karabük,Sakarya.Yörüklerin, keçe (veya kıl) çadırda kalarak; çok yağmur yağan, Karadeniz bölgesinde; yazın ve kışın yaşaması, çok zor olduğundan, buraya gelenler; ya ayrılmış, ya da bölge şartlarına uyarak, ev sahibi olmuşlardır. Bu bölgeye, Yörüklerin geldiğinin kanıtı: Adapazarı- Akyazı ilçesinde Yörük yeri köyü, yine Samsun ve Safranbolu’da; Yörükler adını taşıyan, yerleşim biriminin varlığıdır. Ancak bu bölgeye gelen, Yörük sayısının, çok azlığı nedeniyle; bir etkisi, izi ve Yörükler ile Gürcü ve Lazların, karıştırılma durumu da olmamıştır. Çingene-Romanlar ile Yörükleri; ikisi de göçebedir, çadırda kalıyor diye, aynı boy veya milletten saymak, mantıksız bir düşünce olur. Yaşayış biçimi veya yaptığı işe göre; insanların, milliyet durumları belirlenirse; o zaman, bu mantıkla; apartman dairelerinde oturanların apartman,lojmanlarda kalan polislerinde, bir polis milletini oluşturması gerekir. Yine denize uzak bölgede kalıp, balıkçılık yapmayan, hamsiyi bile bilmeyen Lazlar ne olacak? Romanlar-Çingeneler; esas konuşma dillerini veya Türkçe’yi konuşurken kullandıkları telaffuzları, Kılasik Müziğe-Şarkıya-Arabeske, yetenek ve ilgileri,fiziki görünüşleri ile farklı bir halktır. Kendileri de bu farklılığı, gizleme gereği duymamakta ve milliyetlerini gururla belirtmektedirler. Doğru olan da budur. İnsanların utanacağı, duygu ve davranışlar; tembellik, yalancılık, hırsızlık gibi, kişiye ve iradeye bağlı özelliklerdir. Atalarımız: "Aslını inkar eden, haramzadedir",demişlerdir. İnsan;yaratılıştan,doğuştan gelen,ırsi,genetik özelliği, milleti-ırkı ve bedensel, herhangi bir engelinden dolayı, utanmamalıdır.
Yörüklerin;Türkmenistan Türkmenleriyle ilgisi yoktur.Akla ziyan,anlaşılmaz bir tutum ve davranış ama; ülkenin doğal kaynak ve maddi durumunun iyi,nüfusunun az olmasına rağmen, Türkmenistan Cumhuriyeti; Afganistan, Pakistan,Tacikistan,Irak,Suriye, hatta İran,Horasan Türkmenleriyle, hiç ilgilenmemiş, sahip çıkıp,Türkmenistan Vatandaşlığına kabul etmemiştir? Selçuklularla Türkiyeye gelen Türkmenler; genelde ovalarda (Konya, Ereğli, Karapınar, Çumra, Aksaray, Kırşehir,Sivas, Çorum, Yozgat, Çukurova gibi), yarı göçebe olarak, koyunculuk yapmaktadır. Ancak,Oğuz- Yıva Türkmen boyunun, bir kolu olarak, Toroslarda, Yörükler gibi yaylayan Karakoyunlu (Karakoyuncu) göçebelerde vardır. Karakoyunlular; Oğuz-Avşarlar gibi, yayla damında kalmazlar, kılçadırlarda barınırlar. Ancak,bir kısım Karakoyunlular; ne Yörüklüğü, ne de Afşarlığı kabul etmez. Aralarındaki sosyal ilişki de pek iyi değildir.
Bazı tarihçilerimiz, Anadoluda kurulan beyliklerin; (34 Adet) hepsinin, Türkmen olduğunu ileri sürmektedir. Bu görüş; "Oğuzlar; Müslüman olunca, Türkmen adını aldılar" tezi gibi, doğru değildir. Oğuzlar, çok geniş boyutlu bir kavramdır. Şuan varlıklarını sürdüren; 24 veya 48 Türk Boy ve oymağından; 6-10 kadarı, Oğuz boyudur. Ör: Türkmen, Avşar,Kayı-Karakeçili,Yıva-Karakoyunlu (bkz: 73).
Osmanlı Devleti;1690 yılından,özelliklede 1800'lerden sonra,Yörük obalarını; bulundukları yerlere, en yakın yerleşim birimine; zorla iskan etmeye başlamış, iskan faaliyetleri; Cumhuriyet döneminde de sürdürülmüştür. İnönü Hükümeti; karakeçi beslemeyi ve keçinin ormanda yayılmasını, yasaklayarak; dolaylı yoldan, Yörükleri iskana zorlamıştır. Yörükler; bu köylerde: Abdal, Evci, Tahtacı ve Kafkas Göçmenleri (1864-I9l7 yılları arasında gelmiş) ile komşu olmuş. 1912 Balkan savaşı sonrası ve özellikle 1924 den sonra, mübadeleyle bu komşulara; Balkan göçmenleri de katılmış. Bunlar birbirleriyle kaynaşmadan, katışmadan yaşayıp giderken; 1925-1937 Kürt isyanlarına katılan, Kürt aileler de; bu köylere iskan edilmişlerdir. Komşu Afşar, Türkmen köyleri de vardır. Afşar, Türkmen ve Kürtler; Yörükler gibi hayvancılıkla uğraşmaktadır. Ama tüm bu grupların; dili veya şivesi, yaşantısı, gelenek ve göreneği, adetleri, huyları, düğün, cenaze töreni, hatta fiziki görünüşleri, birbirinden farklıdır. Afşar, Türkmen, Yörük; kilim ve halıları bile; renk ve desen itibariyle, birbirine benzemez, değişiklik gösterir. (bkz:100)
Afşar ve Türkmenler, yarı göçebedir. Sonradan yörükler de yarı göçebe olmuştur. Afşarlar; çadırda kalmaz, taştan yapılmış, üzeri toprakla örtülü, küçük yayla damı- evlerinde yaşarlar. Yaşantı ve kültürleri; Yörüklerden farklıdır. Yörüklüğü kabul etmedikleri gibi, Türkmenliği de kabul etmeyenleri vardır. Türkmenlerin bir kısmı; Konya, Çumra, Karapınar ve Ereğli ilçelerinin; dağlarında değil,bin rakımlı ovada-bozkırda; yarı göçebe, hayvancılık yaparlar. Koyunları farklıdır, bu koyunlar; 2000-2500 rakımlı Toroslarda yaşayamaz. Beslendikleri otlar ve dolayısıyla;yağ, yoğurt ve peynirin, lezzetide değişiktir.Bozkırda 6 kg sütten;1 kg peynir, Yaylada ise 4 kg sütten 1 kg peynir olur. Afşarlar; daha çok Adana, Kozan, Tufanbeyli, Sivas ve Kayseri’de yaşarlar. (bkz:19,54).
Türkiye’de koyun keçi besleyip, yaylak, kışlak dolaşan topluluklara; Yörük denmesi yanlıştır. O zaman Afşar, Türkmen ve Kürtler ne olacak, onlara ne yörük deniyor, nede onlar yörüklüğü kabul ediyor. Yörük ismi de Tatar, Afşar, Türkmen gibi bir Türk boy ismidir. Akkoyunlu ve Osmanlı Mühimme, Tahrir Kayıtları, Kanunname ve salnamelerde; "Yörük’an Taifesi" şeklinde geçmektedir.
5- SONUÇ:
Türkiyeye(Anadolu ve Tırakya-Balkanlar);48 Türk boy veya oymağının,hemen hepsinden değişik zaman ve oranlarda insanlar gelmiştir. Bunlardan Afşar, Kaşgay, Kazak, Kırgız, Türkmen, Bekdik ve Yörük gibi, çok azı; göçebe veya yarı göçebe olarak, hayvancılıkla uğraşmaktadır. Antalya, Burdur, Mersin bölgesinde Yörükler gibi, göçebe veya yarı göçebe, hayvancılık yapan Kazak, Kırgız ve Manav-Anav kökenli gruplarda vardır. Ancak bunlar Yörüklüğü kabul etmezler. Antalya'nın Serik ilçesi adı Kırgızca’dır. İznik’te Kırgız Türbesi vardır. Sivas yöresinde kurulan Ertene beyliği kurucuları Uygurdur.Sakarya ırmağının çıkış kaynak-pınar adı;Başkurt gözesidir. Ankaranın bir beldesi ile Burdurdaki bir dağ beli-geçidi adı; Peçenektir.
Bazı insanlar; bilgisizlikten yada kasıtlı olarak, tarihi gerçekleri saptırmakta, buda insanların, yanlış bilgilendirilmesine yol açmaktadır. Gerçek neyse o söylenip, değerlendirilmesi; halkın anlayışına bırakılmalıdır. Örnek:
a- 1994 Yılı yaz aylarında, Hürriyet Akdeniz’de çıkan bir haber: "Antalya da Orman yakanlar, pkk’lı değil, kendilerine yörede; Tahtacı denen, Alevi Yürüklerdir.” Yörükler hem Alevi, hem de Tahtacı olarak gösterilmiş.Gerçekte ise Aleviler,Tahtacılar ve Yörükler, üç farklı gruptur.
b- “Kürtler, Türk boyudur, Orta Asya’dan gelmiştir. Orhun- Yenisey-Elegeş Abidelerinde; Kürt kelimesi geçmektedir!” iddiası?: Orhun Abidelerinde Kürt adı geçmesi; coğrafi ve tarihi olarak, mümkün değildir. Elegeş Yazıtından, çarpıtılarak aktarılan satırlar:”…Körtle Hanın verdiği, Al Urunu; belde bağladım, altın sadağı omuza aldım.Yaşım yetmiş dokuz. Urunu unvanlı beg babamda, bu dünyadan gitti…”Bu satırları; ”Ben Kürt beyi, Alp Urungu …”diye, değiştirmişler! Kürtlerin Dilleri farklı, Altay grubundan bile değil; Hint- Avrupa, ırkları Turani değil Ari. Fiziki görünüşleri, kültürleri farklı, M.Ö. 320 yıllarında Van gölünün alt tarafı ve Dicle ırmağının doğusunda; KARDUKLAR adlı bir kavmin yaşadığını, Ksenefon: "Onbinlerin Dönüşü" adlı kitabında bildirmektedir. (bkz: 66,67)
c- “Kürtler, Çanakkale ve İstiklal savasına katılmış ve en çok şehidi de onlar vermiş” iddiası: Çanakkale ve İstiklal Savaşı gazilerimizden, memleketi; Siirt, Hakkari, Mardin,Tunceli, Diyarbakır olan yoktur!Genel Kurmayın bu konuyla ilgili Askeri Belgeleri,Arşivlerden görülebilir. Hatta o dönemde Kürt,Çerkez ve Ermeni isyanları vardı! 1984-2015 yıllarında da pkk’nın şehit ettiği askerlerin kaçı; Olağanüstü Hal uygulanan bölge illerinden? “Hiçbiri!” Çünkü şimdi de, bu bölge insanlarına; pkk ile savaşmaz diye, batı bölgelerinde askerlik yaptırılıyor!
Çanakkale Savaşı sırasında orduda; hiç Kürt asker yoktu! Çünkü, Osmanlı devleti; Arap, Kürt, Ermeni, Rum,Süryani, Yahudi, Yezidi-Ezidi ve İstanbul’da yaşayanları, askere almıyordu. İstiklal Savaşı sırasında ise Kürtler; Milli Mücadeleye katılmadığı gibi,birde İngiliz,Rus ve Fransız Kışkırtması ve Ermeni desteğiyle 1914-1938 yılları arasında Koçgiri, Şeyh Said, Hınıs, Dersim 1-2 gibi toplam 28 isyan çıkartmış, ayaklanmalarda birçok Mehmetçiği şehit etmişlerdir. İsyana katılmayıp çekimser kalan aşiretlerde (şehir ve kasabalarda) vardır. Ancak bunlarda fiilen Atatürk’ü desteklememiş, telgraf çekerek Ankara Hükümetine bağlılığını bildirmişlerdir. Örneğin; Erzincan Kemaliye (Eğin) halkı. Bitlis- Mutki-Hizan gibi.
d- “Çok uluslu Osmanlı imparatorluğunda, ayrımcılığı ilk Türklerin başlattığı” iddiası: Türk Aydınlar, Balkanların elimizden çıktığı 1912 yılında İstanbul’da Türk Ocağı Cemiyetini kurdular. Ermeniler ise 1831 yılında İstanbul’da Fransızların desteğiyle Katolik Ermeni, 1850 de İngiliz desteğiyle Ermeni Protestan Cemiyetini, l878’de de Van da Rusların desteğiyle Kara Haç Cemiyetini, sonrasında ise ihtilalci;hınçak,taşnak,hoybunve asala örgütlerini kurdular. Din adamları ve öğretmenlerin, yoğun çalışması sonunda; ilk Ermeni ayaklanması 1890 yılında Erzurum’da gerçekleştirildi. 1915’e kadar, 20 civarında tedhiş ve isyan olayı düzenlediler. Ayrıca, Kürtlerde; 1968,1971,1976-1984 arası,Diğer Halklarıda amaçları doğrultusunda kullanabilmek için; Devyol, Devsol,Devgenç,Dhkpc gibi,aslında kürtçü,ermenici,Sol dernekler kurdular!1978 yılında kuruluş ve oluşumunu tamamladıkları pkk örgütünden çok önce; 1878 yılında, Rusların desteğiyle İstanbul’da Kürt Teali Cemiyetini, 1914’te Azadi ve 1923’de Kürt İstiklal Cemiyetini açtılar.1914 ile 1984 arası dönemde; 29 Kürt ayaklanması oldu! Balkanlardaki Slav devletleri, Avrupa hatta Abd’nin; teşvik ve kışkırtmasıyla; özgürlük ve bağımsız devlete kadar, giden yoldaki; ırkcılık ve silahlı isyan faaliyetleri: 1821-1912’ler dönemindedir. Türklerin ayrımcılığı başlattığı ve Türkiyedeki halklara; jenosit yaptığı iddiasını, tarih doğrulamıyor. Asimile veya jenosit olsa, Osmanlının yerine; 42 yeni devlet nasıl kurulacaktı? Osmanlı Devletinde; Abd, Almanya, Avusturya, Fıransa, İtalya gibi devletler; İstanbul, Selanik, İzmir, Antep,Beyrut gibi şehirlerde Okullar açtılar.Başarılı öğrencilere burs verip, ülkelerinde Yüksek öğrenim görmelerini sağladılar. Yabancı okulların açılmasından 5 yıl sonra; bu şehirlerde azınlıklar, örgütlenmeye ve eylemlere başladılar! Ermeni Hınçak ve Taşnak terör örgütleri ile Yahudiler ve Rumlar; 1914-1922 yılları arası, Rus, Fıransız, İngiliz ve Yunan ordularına; asker olarak katılıp, vatandaşı olduğu; Osmanlı Devletine karşı, savaşmış ve cephe gerisinden baskınlarla, askeri sevkiyatı kesmiştir. Ermeni çeteleri; köyleri basıp, adları belirlenen; 520 bin Türkü öldürmüş, jenosit uygulamıştır. Bilinçli olarak Kürtlere saldırı yapılmamıştır. Kürtlerin, Türklerle işbirliği yapmasından çekinmişlerdir. 1915 Ermeni Tehcirinin nedeni budur.Tehcir kararını; kendileriyle işbirliği yapmadıkları için Alman subaylar aldırmıştır! Ancak Tehcir kararı çok yanlıştır. Devletin, ilgisiz kadın ve çocukları göçettirmek yerine; Devlete-Vatana hıyanet suçu işleyen;taşnak,hınçak, hoybun gibi, çeteci Ermenilerle mücadele edip, iç güvenliği sağlaması gerekirdi. Osmanlı vatandaşı Rumlarda; 1919- 1922 yılları arası, Tırakya ve Egeyi işgal eden, Yunan ordusuna, yarı nisbetinde katıldıklarından, ingilizler ve abd; bu rumlara zarar verilmesini önlemek için Lozan anlaşmasıyla; Türkiye Rumları ile Batı Tırakya-Yunanistan Türkleri arasında; Mübadele kararı aldı! Yine son anda puştluk düşünüp, ilerde huzursuzluk çıkarıp, TC’ye karışabilmek için İstanbul Rumları ile Batı Tırakya-Gümülcine Türklerini, Mübadele dışı bıraktı ve 220 bin civarında Türk, Yunanistanda rehin kaldı!
e- "İstiklal Savaşında Ege halkının; düşmana karşı savaşmadığı, hatta Yunanla işbirliği yaptığı iddiası": Aydınlı YÖRÜK ALİ EFE ve Demirci Mehmet Efe;15 Mayıs 1919’da, Yunanlıların, İzmir'i işgali üzerine, topladığı milis güçlerle; Yunanlılara karşı, mücadeleyi başlatmış ve 28 Haziran 1919 da;1.ci Balıkesir Kongresi toplanarak, Kuvay-ı Milliye kurulmuştur.Bu mücadeleye, başka efe ve zeybekler ile Ali Fuat Cebesoy, Çerkez Ethem, Refet Bele gibi subaylar ve Celal Bayar gibi geleceğin siyasileri de katılmıştır.Bu sayılan subay veya milisler; herhalde Yunanla tek başlarına savaşıp, kendi kendilerine kumanda etmediler! Ankara da,TC Hükümetinin kurulup (*23 Nisan 1920!-29 Ekim 1923!), düzenli ordu teşkiline kadar, başka bölgelerden, buralara insan getirmek mümkün olmadığından, Yunanlılara karşı;(*İngiliz baskısıyla, İstanbul Hükümetinin; Kuvay-i Milliyeciler aleyhine çıkardığı, emir ve Şeyhülislam fetvasıyla;halkta oluşturulan, düşünce karışıklığına rağmen)bu bölge insanı savaşmıştır.İşbirlikçi ve hain çıkmıştır, ancak bunlar azınlıktır.İstanbul ve Egede; İşgalci ingiliz,fıransız ve Yunanlılarla işbirliği yapanlar, azınlık ırkçılarıdır!
Türkler-Yörükler; tarihi belgelerle sabit, gerçek kişi; Atatürk, Yörük Ali Efe ve Çanakkale Zaferi gibi, olaylara bile sahip çıkıp, bununla onurlanıp, öğünmezlerken; bazı gruplar, hayali kişiler yaratarak, gerçekleri tersyüz edip; Türklerin başardığı her işi; küçük ve basit göstermeye, yok saymaya veya kendilerine mal etmeye çalışıyorlar. Malazgirt ve Çanakkale savaşları, Fatih’in yaptırdığı toplar,İbni Sina,Barbaros Hayrettin, Mimar Sinan, Mevlana, eserleri ve milliyetleri gibi!
Yörüklük bir meslek veya işmi ki; koyun, keçi satılıp, çadır bırakılıp, şehre yerleşince, son bulsun. Öyle bile olsa, emekli subay, emekli işçi gibi: Emekli Yörük olunmaz mı? Türkiye’de koyun, keçi besleyen, çadırda oturan, tek Yörükler olsa; o zaman, Yörüklerle hayvancılık özdeşleşir, bırakıp yapmayınca da artık ilgisi kalmayacağından, bağ kopar: “Eskiden çiftçiydim” gibi, "Eskiden Yörüktüm" demesine de gerek kalmaz.
Türklük-Yörüklük; ait olma, kendini; bir bütünün, önemli parçası olarak, hissetme duygusudur. Her ne kadar, Yörüklerin;yaşantısı,kültürü,şivesi, hatta fiziki görünüşleri; aynı yörede oturan veya benzer işleri yapan;Arap, Alevi, Çerkez, Kürt ve Lazlardan farklı ise de, insanın milliyeti yine; rengine, kaşına, gözüne,şivesine, göre değil, benimseyip hissetmesine göre belirlenir. Kişi, kendini; hangi milletin, bir ferdi olarak görüyorsa, o millettendir. İnsan; atalarının yaptıkları işleri, tarihini, kültürünü tanıdıkça; geçmişini sevecek, bilinçlenerek; kişiliğini bulacak, güven, dayanışma, yardımlaşma, fedakarlık ve bir amaç için çalışma, duyguları canlanacak, geleceğe ümit ve güler yüzle bakacağından; cesur ve ilkeli davranıp, manevi bir doyuma ulaşıp, huzurlu ve mutlu olacaktır.
İnsanların bilgisizliği, ilgisizliği, duyarsızlığı, amaçla araçların karışması, manevi değerlerin yerini; maddiyatın alması ve yaşanan hızlı, kültür erozyonu sonucu, toplumda çok şeyler değişti. Eskiden Mersin-Silifke’ de "Yörük Festivali" düzenleniyordu. Şimdi yine düzenleniyor, ancak Yörük kelimesi kaldırılmış olarak, buna da Yörükler hiçbir tepki göstermiyor. Kendilerine; Çingen, Abdal, Alevi, Kürt aşireti diyenlere de tepki göstermedikleri gibi! Sanırım, Dünyada; en hoşgörülü, anlayışlı, tepkisiz, sabırlı, saf millet Türkler ve Türkiyedede Yörükler! 1990 yılında Saddamın zulmünden kaçan Iraklı Kürtler: Irakla sınır olan; Kuveyt, S. Arabistan, Ürdün, hatta halkının bir bölümü de Kürt olan Suriye ve İran’a değil de, niçin her olayda, Avrupa’ya kötüledikleri, Türkiye’ye sığındılar?2011-2015 arası, Suriye içsavaşından kaçan;Kürt,Ezidi,Ermeni ve Araplar, yine Türkiyeye sığındılar!Türk hükümeti;pasaport ve vizeniz yok diye!;Irak Tılafer Türkmenleri ile Suriyedeki Halep ve Bayır Bucak Türkmenlerini,Türkiyeye kabul etmedi ve Irak ile Suriyede, mezhep farklılığını kullanarak;Türkmen yokmuş gibi davrandı? Özal hükümetide; 1992 yılında, ermenilerin,Karabağ ve Hocalıda;Azerilere jenosit uyguladığında;Azeriler-Şii diyerek, sessiz kalması gibi? Bilecik-Söğüt’te düzenlenen "Yörük Bayramı", kutlamalarının adı; Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenlikleri’ne dönüştürüldü. Afyon’un Sincanlı ilçesi Çatkuyu Köyünde; 1996 yılının Temmuz ayında 5.’si düzenlenen; “Yörükler Ayran Şöleni”nin sonu da, daha yeni kutlanmaya başlamasına rağmen, sanırım öbürleri gibi olur.Ulusal Kültür mücadelesinin, kalıcı ve etkili olabilmesi için; Bekdik- Avşar- Yörük-Türkmen gibi, göçebe kökenli, Türk Boylarının oluşturduğu; Bozkır ve Yayla Türk Kültürünün, derlenip tanıtılması için üniversitelerimizde: BAYTÜRK, AYTÜRK veya TÜRKAY adlı, Araştırma Enstitüsü kurulması, çalışmaların yayınlanacağı dergilerede; Ergenekon, Ötüken, Orhun, Baykal, Yayık, Yenisey, Altay, İdil,Seyhun, Ceyhun gibi Türk Tarihiyle ilgili, adlar verilip,Türklük Ruhunun;canlı tutulması gerekir.
Bu Türkiyat Enstitüleri: Yörüklüğün; davarın satımıyla birlikte bırakılan, yayladan ovaya inmekle sona eren, çadırdan apartmana taşınmakla ilgisi kesilen, bir yaşam şekli, iş, meslek veya utanılacak, barbarlık gibi, kötü bir lakap değil, bilakis onur duyulacak, bir tarihi mirasın simgesi, olduğunu gösterebilir. Çingeneler-Romanlar; Mayıs ayı içinde Trakya’da kültür festivali düzenliyorlar. Yine Artvin’de yıllardır düzenlenen; Kafkasör yaylası şenlikleri de bir kültürün yaşatılması ve toplumsal dayanışmanın, en güzel örneklerindendir.
Yörükler, tarihi bulgu ve ilmi gerçeklere göre;ırken Türk ve Dini İnanç olarak;KURAN (Ehli Sünnet anlayışında)Müslümanıdır.İnsanın;kökünü araştırması,kültürüne sahip çıkıp yaşatması; ırkçılık değildir. Geçmişini bilmeyen, geleceğini sıhhatli kuramaz.Vatan Sevgisi,İmandandır. Düşman saldırısına karşı çıkıp;canı,namusu,alınteri malı ve Vatanını savunan;Gazi,Savunurken ölen Şehit! Savaştan kaçan,düşmanla işbirliği yapan ise haindir.Anavatanı,Anayurdu gidip,gezmek; Sılai Rahim! İlim Çinde bile olsa,gidip almak ve akledip düşünerek,bugüne uyarlayıp,günlük hayatımızda kullanmak,Toplumsal hedef ve Ulusal amaç edinmek;özgür,umutlu ve huzurlu olmak için şarttır! Konuyu Atatürk'ün bir kaç sözüyle bağlarsak; "Türk Genci; tarihini öğrenip, atasını tanıdıkça, kendisinde daha büyük işler yapacak, güç bulacaktır” Benim, en büyük servetim; TÜRK’lüğümdür. Allah nasip eder, ömrümde vefa ederse, Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım, Selanikte dahil Batı Trakyayı, Türkiye Hudutları içine katacağım. Birgün SSCB dağılacaktır. Hazırlıklı olun ve TÜRKİSTAN’da yaşamakta olan; tarihi, dili, kültürü bir kardeşlerinize, yardım edin.1.ci Dünya Savaşına girmek,çok büyük bir hataydı, sakın İkinci Dünya Savaşına Katılmayın. Komşularınızla;karşılık, eşitlik,güven ve saygıya dayalı, ikili ilişkileri geliştirip, dost olun ve dış ticaretin çoğunu, birbirinizle yapın.Yurtta Sulhu,Cihanda Barışı kurup,huzur içinde yaşayın.” Bize, ekliyecek bir söz kalmıyor.
*İKİNCİ BÖLÜM
YÖRÜK İSMİ VE YÖRÜKLERİN KÖKENİ
Nasıl insanlar, kendi kendilerine; ad ve lakap veremezlerse, Milletleri oluşturan boylarda; isimlerini genelde, kendileri verip belirleyemez,
*Boyları Oluşturan; Oymak, Oba,Uruğ,Cüz ve Tirelerin, Ad Alması:
a) Boyun bulunduğu veya yeni geldiği yöredeki esas etkili grubun, onların farklılığını belirtmek, tanımlamak için bir ad vermesi.Örnek:
l-Balkanlarda Peçeneklere; Slavlar, belki "Boşnak " (*Slavca;Mühürdar anlamında), Yine
Balkanlardaki Kumanlara; Macarlar: Kun-Kunos,Slavlar ise belki "Pomak" (*Slavca; yardımcı anlamında) demiştir. Ancak,Boşnak ve Pomak aydınları; Türk kökeni, kabul etmiyor?
2-Balkanlarda Uzlara; Slavlar "Gagavuz" demiştir.
3-Orta Asya’da Müslüman Oğuzlardan, bazı topluluklara; Arap veya Farslar; Terakime, Etrak, Türkman –Türkmen demişlerdir. Örneğin;Türkmenistan Cumhuriyeti halkını,meydana getiren, Türkmen Tireleri; Çavdır-Çavdar, Salur, Yemut, Ersarı, Göklen, Teke, Sarık gibi; Oğuz Boyları. Bugünkü Türkmenistanda; Avşar yok!.?
4-İdil ve Batı Sibirya’da; Kıpçak Türklerinin, bir koluna-boyuna: Ruslar "Tatar", İngilizler ise “Tartar” adını vermişlerdir.
5-Milattan önceki yıllarda Türklere; Farslar “Saka”, Yunanlılar İskit (Skyth), Araplar;Guz, Etrak. Yine Yunan,Bulgar ve Makedonlar; Balkanlara inen bir koluna,Tırak-Tıraçi-Tıracan-Tirhen-Tire-Tirebolu-Tırapzon-Turuva-Tıroya demişler(*Tirkeşli, Tırtar ve Tirmil-Dirmilliler;bu Türklerin torunlarıdır!). İÖ 3 binlerde İtalya’nın; Etrurya bölgesine yerleşen ve İÖ 100 yılında Hakka yürüyen; Alp Dağları halkına, Etrüsk denilmiş!
6-Diğer Türk boyları, simdi Kazak Türk boyunu oluşturan;6 Ana Türk Boyundan; KİMEK’in bir kolu olan;Kun-Kunmu-Usun-Vusun-Uysunlara; "Başına buyruk., sert, karısından korkmayan anlamında;" Kazak adını vermiş, bu ad zamanla bir boy adına dönüşmüştür.
7-Çin, kuzeyden gelen göçebe halklara;barbar,saldırgan anlamında HUN demiş,Çin Seddi engelini yapmış, ama ne gariptirki Çin,1.5 milyarlık nüfusuyla günümüzde bile, devleşerek varlığını sürdürürken; Barbar denen Hunlar; medeni şehirlilerce yokedilip! Hakka yürüyüp, tarih sayfaları arasında yer almıştır!
b) Boyun, Devlet Kuran Kişinin, Adını Alması :Örnek;
l- Altınordu Devletinin yıkılması ve Timur Hanın ölümü üzerine; Kıpçak,Karakalpak, Kanglı ve Karluk Türklerinin, birliğini sağlayarak,bağımsızlığını ilan eden; Özbek Hanın Kurduğu; Özbek Hanlığı(1428-1599).Özbek-Uzbek adı; zamanla boy ve halk adına dönüşmüştür. Günümüzde de bu devletin adı Özbekistan Cumhuriyeti’dir.
2- Oğuz-Kınık boyundan,Selçuk Bey’in kurduğu;Büyük Selçuklu Devleti (1037-1157)
3- Oğuz-Kayı boyundan,Osman Bey’in kurduğu;Osmanlı Devleti (1299-1918,1922)
4- 1260-1517 yılları arasında Anadoluda kurulan ve bir süre egemenliklerini sürdüren; kırk civarındaki Türk Beylik isimleri; ya kurucusunun ya da oba ve oymağının adını taşımaktadır. Tekeli, Aydın, Karamanlı, Dulkadirli, Hamideli, Menteşe Beylikleri veya Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri gibi.
YÖRÜK-YÜRÜK ADI ALINMASI:
Yörük adı;Yörüklerin,kendi kendilerine verdiği veya isteyerek aldığı,bir isim,sıfat değildir. Öyle olsaydı,Yörükler; her yerde, Boy Adalarını söylerlerdi. Oysa çoğunluğu, Yörük olduklarını; ya gizliyor, ya da inkar ediyorlar; özellikle Mersin ve Burdur yöresi Yörükleri.
Orta Asya’da Yörük adı taşıyan; boy, topluluk veya yer adı varsa da bilinmiyor, duyulmamış. Osmanlı döneminde;örneğin;Ertuğrul Gazinin babasının ölümünde,Fatih-Akkoyunlu ile Yavuz-Şah İsmail çatışması üzerine; bazı Türkmen Oymaklarının(*ör; Tekeli), Anadolu" dan; İran’a veya Orta Asya' ya geri gittikleri biliniyor. Bunlarla beraber, bazı Yörük obaları da gitmiş olabilirler. 1991 sonrası,Azerbaycana giden,bir TC’li Öğretim üyesine;Azerbaycanda tanıştığı kişi; Aslının Yörük olduğunu söylemiş. Ancak bilindiği kadarıyla İran ve Orta Asya’da yörük adını kullanan yok. Yörük adı ilk olarak, Selçuklu Döneminde ve Anadoluda kullanılmıştır. Selçuklu İskanı sırasında göçebe Türk topluluklarının tümüne birden değil, sadece üçüne(*Karluk,Kanglı, Oğuz), Yörük denilmiştir. Örneğin Türkmenler; 1071’de göçebe idi. 1934’lere kadar, kısmen göçebe olarak yaşantılarını sürdürmelerine ve ayrı coğrafyalarda yaşamalarına rağmen; Türkmenistan, Afganistan,İran,Horasan, Kafkasya, Kerkük, Halep, Konya, Afyon, Adana hatta Manisa'da yine Türkmen olarak anılmaya devam etmektedirler. Yörük ismi Anadolu dışında Kıbrıs ve Balkanlar’da da bilinmekte ve kullanılmaktadır. Nedeni de Osmanlı döneminde bazı Yörük obalarının, bu bölgeler fethedilince oralara yerleştirilmesidir. Batıya yerleştirilen Türkmen oymağı sayısı çok azdır. Türkmenler genelde; set şeklinde Suriye ve Irak ile orta, güney ve doğu Anadoluya yerleştirilmişlerdir.Türkiyede Yörük-Aydınlı tanımlaması adı altında toplanan boylar;Akhun-Hayta, Çaruklu- Cırıklı, Halaç, Kanglı, Karluk, Oğuz, Onok ve Türkeşlerdir.
*YÖRÜK-YÜRÜK-YÜĞRÜK DEYİMİ VE ÖZELLİKLERİ:
l- Halk Arasında Yörük Kelimesinin Kullanımı:
a)Köylerimizde Yörük asıllı olmayan, şakacı biri, Yörüğe takılmak için;
''-Yörük! '' diye bağırır, Yörük de genelde buna kızarak;
"-Ne var, sen yürümüyon mu?" diye tepki gösterir.
b)Yörük çocuklarını kızdırmak için o mahallenin, Yörük asıllı olmayan çocuklarının, tekerlemeleri; "Yörük Yörük yürüdü, kıllı deriyi sürüdü,"
c) Bir deyim: "Yürük at, yemini kendi arttırır. ''Yüğrük Atını Kaybeden, Dedenin Ağıdı(Tuva Türklerine ait). “Yüz atın biri yürük, ancak bin atın biri, uçan at olur.” “ Yürük değirmen gibi”.”Savaşa, Yürük Atla katılan, Bey olarak döner”
d) Müzikte bir usul adı; "Aksak Yürük semai"
e) Bir mısra; "Yörükte yaylasında yaylayamadım, ah şu deli gönlümü eyleyemedim."
f) "Ne iş yapıyorsun ?" "Yörükcülük."
g) Bir şarkıdan alıntı; "Yörük, yaylasız olmaz"
h) Bir yazıdan alıntı; "Yayla Türkleri, Yörükler"
ı) "Eskiden Yörüktük, ama devir değişti, büyük sıkıntı oldu, biz de yörüklüğü bıraktık, şimdi seracılık yapıyoruz. Bu köyde Yörüklük yapan, iki aile kaldı".
i) "Yörük~Yörüye gelen,Yörüyen: Yörü,anca gidersin:Yürümekle yollar aşınmaz"
j ) "Yörük=Nisan-Eylül aylarında dağlarda-Yaylakta, çadırda yaylayan, Eylül-Nisan ayların da ise Güzle ve Sahilde-Seyilde çadırda, Kışlakta-kışlayan, meşgale olarak koyun, keçi, deve ve eşek besleyen, organik-doğal Süt ürünü ve kırmız et üreten, Göçebe Halk."
k) "Osmanlı vergi memurlarının,, yaylak ve kışlaklara geldiğini haber alınca, çok ağır olan hayvan-otlak vergisini ödememek için o bölgeden kaçan, yürüyüp giden anlamında Yürük denilmiştir. Bir Yörük Kocası,Öğretmene,dertlenip,durumu özetlemiş;”Eskiden Konar-Göçerdik, ağır aşar vergisi ve uzun süreli askerlik nedeniyle; Uçar-Kaçar,Gezer-Tozar olduk!”
l) Özellikle Antalya,Burdur ve Silifke'de Yörük asıllı olmayanlar, Yörük kelimesini; "görgüsüz, kaba, basit, akledip düşünmeyen,cahil, yoksul,dangıl dungul,laftan anlamayan,söz bilmeyen anlamında ve ayırıp tanımlamak, aşağılamak, dışlamak maksadıyla kullanmaktadırlar. *Tıpkı, Abdalın;Ahmak,salak, Çakalın ve Haytanın; yaramaz,haylaz yerine kullanıldığı gibi!
m) Uygur Türk Lehçesinde,YORUK kelimesi:Nurlu,Işık saçan,Yüce!*Özbek Lehçesinde ise Aydınlık anlamındadır.*Mahmut Kaşgarlının;Divanı Lügatit Türk’te:Yorüg; Yorum,tabir, Yügrük At;İyi koşan at,yarış atı, Yüğrük Bilge;Akıllı,ferasetli alim, Yuğrum; Koşulacak, Yuğruşti;Koşuştu.
2-Günümüz Araştırıcılarına Göre, Yörük Deyiminin Yorumu;
Yörük kelimesi; "iyi ve çabuk yürüyen, eskiden olageldiği üzere, kendilerine tahsisli yerlerde; koyun, keçi besleyerek, yaşamını sürdüren, çadırda oturan, bir yere sürekli yerleşmeyen, göçebe veya konar göçer " halk" anlamında kullanılmıştır.Bir Osmanlı Belgesinde ise Yörük;"Evi ve Mesleği- İhtisası olmayan, konar-göçer,Göçebe Taifesidir." şeklinde tanımlanmıştır.Yörük deyimi; hem Anadolu, hem de Balkanlardaki bazı göçebe Türk topluluklarını; tanımlama ve sınıflandırmada kullanılmıştır. Bir araştırmacı; Kızılırmak nehrinin; doğusuna yerleştirilen, göçebe Türk topluluklarına; Türkmen, batısına yerleştirilenlere ise Yörük dendiğini ileri sürmektedir. Ancak Çukurova, Konya, Bursa, Afyon, Balıkesir, Aydın, Antalya yörelerindeki Türkmenler ve buralardaki Manav,Varsak,Kaçar-Koçer gibi, diğer göçebe Türk boyları, bu görüşü tartışılır hale getirmektedir. Örneğin;Konya Ereğli ilçesinde, hatta Hacımemiş köyünde; Yörük, Avşar ve Türkmen aileler vardır ve üç grup da aynı işleri yapmaktadır. Safranbolu ve Samsun’daki Yörüklerin varlığını açıklamak zordur. Yazarlar, Yörük kelime, deyim ve kapsamı üzerinde anlaşabilmiş değillerdir. Kimi göçebe hayvancılığı, kimi evi olmayıp çadır hayatı yaşamayı, kimisi bir Türkmen oymağını, kimi de ayrı bir Türk boyunu, ifade ediyor demiştir. Arşiv belgeleri de karışık ve çelişkili olduğundan (*örneğin; konar- göçer bir Tatar topluluğunun, bağlı olduğu taife; bir ilimizde Türkmen, bir diğerinde de Yörük olarak gösterilmiş, gerçekte ise Tatarlar;Kıpçakların kolu ve apayrı bir Türk boyudur.Türkmenlik veya Yörüklük ile ilgisi yoktur), bir sonuca varamamışlardır. Araştırıcıların yanılmalarının, esas nedeni ise çoğunluğunun, göçebe mensubu olmamalarıdır (*en azından çocukluğunu,aileleriyle birlikte,yaylak ve kışlakta geçirmemiştir). Yörük, Avşar veya Türkmen olarak; göçebe hayvancılık, yaşam tecrübesi olsa; Yörük, Türkmen, Avşar ayrılığını, farkını bilir. Hele, Yörükle- Tahtacıyı, Türkmenle- Kürdü, hiç ve asla karıştırmaz! İnsanlarla ilgili konularda genelleme yapmak, genelde kişileri, yanlış sonuca götürür. Doğuda yaşayanlar Kürt, kuzeydekiler ise Lazdır diyemezsek, Akdeniz’de yaşayanlarda Alevi, Türkmen veya Tahtacı diyemeyiz. Antalya'nın bir ilçesi bile (*Örneğin: Korkuteli, Elmalı) tamamen, aynı soy veya boydan değildir. Beş-altı grubun (*Girit- Balkan- Kafkas ile Van Göçmeni- Kaçar, Yörük, Türkmen, Tahtacı ve Çerkez, hatta Kürt)merkezde birlikte yaşadığı mahalle ve köyler vardır.
3- İ.Ö 800 – 500 yıllarında Kafkasya, Balkanlar ve Anadoluya göçeden ve yerli halklarca; İİRK- İYÜRK olarak adlandırılan göçebe Türklerin, zaman içinde Yörük olarak tanımlandığı, Balkan Türkü, Araştırmacı; İsmail Mızı Ulu tarafından, ileri sürülmektir.(*M.Gafkazın,TDAVY. İST, 1993)
4- Amerikada yaşayan 520 civarındaki Kızılderili Kabilesinden (Washington Eyaletine yerleşmiş) birinin adı;Yuruk-Yurok’tur.(*Dene Kızıl.E.G. Stewart. TDAVY.ist.2000.sayfa:XXIII).
5- Sibiryada bir ırmak adı; Möştü YORIK.
*Yörüklerle İlgili Deyimler,Değerlendirme Ve Özdeyişler:
Yerleşik halkın, Yörüklere bakışı ve onlarla ilgili değerlendirmelerinden, bazı örnekler, yazımıza alınmıştır. Bunlar yakıştırma,şaka,espiri, uydurma,yalan,yanlış,iftira da olabilir, gerçeği de yansıtabilir. Bu sözlerden alınıp, aslını inkara gerek yok. Beğenmediğin tanımlamadaki davranışı yapmazsın, kusursuz bir insan olursun. Yörüklerde bir insan olduğundan; hataları, yanlış tarafları vardır. Ancak, bu iyi yönlerini gölgelemez. Tanrı her millete; diğerlerine göre, bir şeyi daha iyi yapabilme, yeteneği vermiş. Bizim, niçin Almanlar gibi otomobil, Japonlar gibi elektronik, Çinliler gibi porselen,Abd gibi buğday, pirinç üretemiyoruz, İtalyanlar gibi ayakkabı, Yahudiler gibi ticaret, İngilizler gibi sömürgecilik, viski, Fransızlar gibi şarap yapamıyoruz diye üzülmemiz, ahmaklık olur.Türklerin, diğer halklardan, daha iyi yaptığı bir şeyler, mutlaka vardır.İlahi Donatım,Ulusal Yetenek ve Becerimize uygun,İşleri; araştırıp yapalım ve o konuda, söz sahibi olalım. Futbolu beceremiyoruz ne Avrupa ne de dünya şampiyonu hiç olamadık. Durumu kabullenip,Futbola harcanan;emek, para, zaman, fırsat ve imkanı, başka alanlarda kullanalım. Örneğin; Güreş, Voleybol, Basket, Şiir yazma (*Dünyanın hiçbir milletinde; bizim kadar çok sayıda, amatör ve başarılı Şair, herhalde yoktur!), Öğrenci ve Köylü Bayanların;El örgü ve nakışları,Dişbudaktan Kaşık, Türk Mutfağı-Aşçılık,Yufka,Bazlama ekmeği,Küçük ve Büyükbaş Hayvancılık, Tavukçuluk, Arıcılık, Seracılık,Meyve ve Sepze üretimi, Halı, Kilim, Bez ve Kumaş Dokuma, Başka bir örnek; Annemin emmisinin oğlunun, lakabı; Tüfekci Abdullah’dı: Basit aletlerle; silah tamir eder, hatta yeni silah yapardı. Hayvancılık dışında, Eski- Ön Türklerin,bir işide Demircilikti!
- “Yürük at, yemini kendi artırır”
- “Yürük değirmen gibi dönüyor"
- “Yörüğün göçü; göçe göçe, denkleşip düzelir": Kervan yolda düzülür.
- “Ben Yörükmüyüm? Susuz, yolsuz yerde, ev yapıp oturacak!”
- “Yörük ya ayağa, ya dağa dayanır.”
- “Bu iş, Yörüğün yol tarifine benziyor.”
- “Yörük, gün biterse çadır kurup oturur, ömrü bitince, öldüğü yerde gömülür.”
- “Yörük mezarı gibi”*”Şehirliden deveci,Yörükten değirmenci olmaz!”
- Yörük; yürüyen Türk.* -Kimlerdensin sorusuna?: -Doğalı beri Yörüğüz!
- “Yörük;bir korktuğuna,birde umduğuna dil döker.Korktuğuna boyun büker,Umduğuna dil döker”*”Heriften önce kalkan Avrat,Yumuşu buyurmadan tutan Uşak,Bahtiyarlıktır”
- “Yörükler; kıskanç, geçimsiz, ürkek, tembel ve görgüsüz olur.”
- “Bir kere düşünce yola,özlenen yaylaya;yokuş,bayır demez,yürürüz,Çünkü biz yörüğüz.”
- “Osmanlı ordusunun, sivil gücü Yörüklerdi.”
- “Yörüklük, harnup (keçiboynuzu) yemeye benzer.”
- “Yörükler, beynamaz olur.”
- “Yörükten, ne dinsiz olur, ne softa.”
- “Dağdan inme değil mi, ne olacak?”
- “Yediği süt-yoğurt, oturduğu bel-sırt, konuştuğu vırt-zırt”
- “Eşeği süren, yellenmesine katlanır.”
- “Görgüsüz; yeri eşek, keçi kığısından, göğü yıldızdan tanır.”
- “Davar,Mal, gündüz güdülürse; ot beğenmez,yayılmak için çok dolaşır.”
- “Ağılda oğlak doğunca, yar dibinde de otu biter.Keçiyi,yardan uçuran,bir tutam ottur.”,
- “Deveye diken, insanın ahmağına; eziyet,zulmeden yararmış.”
- “Dağ çalısız, yol delisiz, orman ıssız olmaz.”
- “Gavurun ekmeğini yiyen, kılıcını da sallar.”
- “Kekiğin koktuğu,Kekliğin öttüğü yerde eğleşin, Sazı ve Kazı bol olan yerde oturmayın.”
- “Yörük özgürlüğüne düşkündür, başına buyruk yaşamayı sever.”
- “O Grup, bizden daha Yürük" -
- "Yürük Yürük yürüdü, kıllı deriyi sürüdü"
- “Meyvenin kötüsü erik, insanın kötüsü Yörük
- “Yörük bu,dağdan iner, sözünden döner"
- “Ardıcın közü, Yörüğün sözü olmaz"
- “Yazın ayransız, kışın yorgansız olmaz"
- “Ağaçtan maşa, Yörükten paşa olmaz"
- “Allah'ın Yörüğü ne bilir bayramı, lak lak içer ayranı"
- “Yörüğe; paşa olsan, ne yaparsın demişler; "Pekmezi içer, soğanın cücüğünü yer, kaba ardıç gölgesinde yatardım" demiş."
- “Yörük;fırından, sıcak somun ekmeğini alıp;çıkın-yağlık-dağarcık-azığından, yufkayı, çıkarıp açmış; katık niyetine içine koymuş, dürüm-çomaç yapıp, yemiş"
- “Erikten bahçe, Yörükten komşu olmaz”
- “Yörükle yılanı, bir çuvala koymuşlar, yarım saat sonra yılan bağırmış; "yetişin..!Yörük beni ısırdı."
- “Yörükler, Osmanlı Devleti yöneticileri için: "Şalvarı şallak Osmanlı,paşası, kadısı kaypak Osmanlı, ekmede yok, biçmede yok, Yemeğe ortak Osmanlı"
- Yörükler;Şehirli,kasabalı yerleşiklere:tembel,gezmeyen anlamında;oturak,yatık, der.
- Bir Yörük Manisi-Deyişi: Develer Sunadır, Koyun Berber, Keçi Çerçidir, At Server.
- “Yörüğün canı, kıymetli olur”
- “Yörüğün, en doğrusu bile orak gibidir”
- “Bu iş, deli avradın, peynir tulumuna dönmüş”
- “Yaylacılık ve davarcılık, özgürlüktür”
- “Yapağı çalanın, boş kaçanı”
- “Yüklü deve, dinlenmez”
- “Çadır, Yörüğün evidir”
- “Tarlana ayrığı , bahçene eriği , ailene yörüğü sokma”
- “Peyniri deri, avradı eri korur”
- Türklüğün özü,mayası Yörüklük.
- Yörük böyle ölür.
-Dalaman Ovasında Eşekli bir Yörük, Heybesi dolu Erik.
-Kaba ardıç gölgesi, baş yayladır.
-Yiğit kişi; dostunun yüzünü güldürüp,düşmanlık edeni ağlatmalı.
-Yörük Herifinden,Oğluna, Öğüt,Uyarı;”Verilen Yumuşu-Görevi; yerinde, zamanında, gereğince yapki; sana,devlete ve halka, faydası dokunsun? İş; ikinci defa yapılıp, emek, zaman, fırsat, imkan ve para, boşa gitmesin!”
-Şeyiyle yaptığını,şeyiyle yıkar.*El şeyiyle gerdeğe girilmez.
-Dağa gidenin işiyle, kabak keçinin yaşı, belli olmaz.
-Yörüğün aşmadığı gedik,görmediği dağ,gitmediği yayla,çadır kurup konaklamadığı, yurt yoktur.*Yörük sabah kalkınca;önce Dağa,sonra Göğe,Yere,Mala,Davara ve Horantaya bakarmış!
-Yörük aksanlı; konuşması Yörüğe çalıyor,
-Yörük Gözlü! *Toparlak Kafalı.
-Yörük Kilimi.
-Bahar yapağısından,iyi Halı,Kilim, Güz yününden ise Keçe,Döşek olur.
-Keçi oğlağını,bebek anasını bilir.
-Sığırın alası dışında, insanın hilesi içinde.
-Uyuz keçinin,uyuz alıcısı olur.
-Keçinin uyuzu, pınarın gözünden, içermiş suyu.
-Koyunun kötüsü kürnekten,insanın ise dernekten kalırmış.
-Keçi varolduğu sürece;Yörükler,Türkmenler, Kültürünü; yaylada, bozkırda özgürce yaşayacak veTürk Devletide egemenliğini, varlığını koruyacaktır.
-İncir ağacından oklava,irmikten baklava,Yörükten ağa olmaz.
-Yörük;nasılsa birdaha, bu konalgaya gelmiyecem diye,bostan dibine konar,ekili yeşertiyi; mala,davara yedirirmiş.
-“Yalangı(*Şalba, Süpürge otu) çiçeği; Siğili iyi eder.”
-Kedi eve,köpek sahibine bağlıdır.
-Çadırın, orta direği Hatundur.
-Yörük Kadınının,Görevi;çocuğa bakmak,davar sağmak,südü aş,kılı,yünü, kilim etmektir.
-Honamlı keçisi gibi.
-Zekat keçisi gibi.
-Yörük inadı.
-Yörük; üreterek,yaşatarak yaşar.
-Yazın azıksız,kışın gocuksuz, yola çıkma.
-Yazın ayransız,kışın yorgansız olmaz.
-Köylünün avarası bostancı,öğrencinin haylazı, destancı olur.
-“Yörüklük ve Türkmenliğinizi yitirirseniz: Beylik ve Töreniz elden gider; Sürü olup güdülürsünüz.”
-Geçmişini bilmeyen,bu günü anlayıp,gönlünce yaşayamaz ve iyi bir gelecek, öngörüp kuramaz.
-Şu 5 şey, birlikte olur; koyun- keçi- deve, ağaç- orman, su,ot ve dağ. Bunlar doğanın, döngü, denge ve uyumunu;karşılıklı ve birlik beraberlik içinde sağlarlar.
-KEÇİ;Ormandaki otları, yeşilken otlayarak,kurumasını,dolayısıyla çıkan yangınların, büyüyüp yayılmasını önler.Ağaçların, dallarını budayıp,tohumu toprağa karıştırır,toprağı çapalar ve güpreler. Orman, ertesi yıl daha bir gürleşir.Keçi olan her yerde, ormanda vardır.Daha, bir keçinin; orman yaktığı,ormandan;balta veya bıçkı motoruyla tomruk kestiği,ulu ağacın dibine;kurusun diye, PORÇÖZ döktüğü, ormandan tarla açtığı,kereste kaçakçılığı yaptığı,görülüp duyulmamıştır!
-Yörükler,Nisanda Yaylaya göçer, Ağustos sonu Güzleye,Kasımda ise Seyile-Kışlağa döner.
-Koyun ve Keçinin hamilelik süresi 5 aydır;Ağustos-Eylül; koç-teke katımı,Şubat-Mart ise kuzu ve oğlakların yavrulama mevsimidir.Bu tarihler,İç Anadolu ile Akdenizde değişir!
-Yörükler,Çiğ damlasından; Yoğurt mayası,Keçi kursağından; Peynir mayası yaparlar.
-Yörük,Tavşanın ot yemediği gibi,küstüğü dağda; davar gütmez,odununu ocağında yakmaz.
-Yörük çocukları, erken büyür;sorumluluk alıp,çobanlıkla işin,hayatın, bir yanından sarılır.
-Yörükler eskiden Konar Göçerdi,jandarma,tahsildar,ormancı,çiftçi malları korucusu yüzünden, Kaçar Göçer oldu.
-Yörükler,vefalı ve vicdani sorumluluk sahibi, insanlardır.
-Katran ağacından, elde edilen Püse;antiseptik, yara merhemi olarak kulanılır.
-Laf göze anlatılır;dinlemeyeceksen,sözümü sebil etme.
-Osmanlı Devleti,Türklerle bağını kopardığı için sahipsizlikten yıkılmıştır.Türkiye ileriye; Töresiz, Öndersiz, Yörüksüz,Türkmensiz yürüyemez.
-Türkü Yörük yapan; çadırda kalarak, özgür bir ruhla ,yayla, güzle ve kışlakların otlaklarında, hayvanlarla göçebe bir yaşam, sürdürebilme mücadelesidir.
-Yörük aklı işte, ne olacak?
-Sen Yörükmüsün?
-Ev alma evlenirsin, Bağ alma bağlanırsın. Al deveyi, güt davarı, günden güne Bey olursun.
-Keçi, Köpek ve Kediye karışma, Çoluk, Çocukla uğraşma!
-Yörük; Ulu Ağaç görünce;ya altında uyur,ya karsamba yığar,yada kırıp odun yapar.
-Atın İyisi Ahal Teke, Aydının Yiğidi Yörük Ali Efe.
-Dere geçerken At, Zenginleyince Avrat,tam Evden çıkarken,Elbise değiştiren;Ahmaktır.
-Bulunca bulgur kaynatan,yoklukta aklın oynatır.
-Yörük, ne Zövele gibi anıtır-dikelir,nede Tavşan gibi seğirtir.
-Türkün, Aklı başına; iş,işten geçtikten sonra,oda ya Namazda,yada helada, gelirmiş!
-Yörük Ata Öğüdü;”Yetenek ve Becerine uygun,yasal, meşru,topluma yararlı; bir iş, sanat, meslek edin!Yaptığın iş, Seni;ya meşhur bir usta,ya başarılı,huzurlu, yada zengin etsin.En kötü iş; Çalgıcılıkmış! Onuda öğren, ama yapma!Geleceğin ne göstereceği belli olmaz, gün gelir,işine yarar.” Emanet Eşeğin palanının,kuskunu çürük olurmuş..!
** YÖRÜK - YÜRÜK KELİMELERİ
A- Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlüğünde; Yörük Kelimesi
- Yürük: (Sıfat) Çok çabuk yürüyen, hızlı giden, çok yürüyen,seyirtip yörüyen, iyi yol alan
- Yürük:(İsim)Osmanlı İmparatorluğunda;otuzar kişilik ocaklar olarak,Balkanlara yerleştirilen ve savaş zamanlarında; geri hizmetlerde çalıştırılan, tımarlı asker, göçebe
- Yürüklük,-ğü: (isim) Yürük olma durumu
- Yürük at yemini, kendi artırır.
- Yürük hayatı.
- Yürük semai: Türk Müziği usullerinden biri.
- Yüğrük, -ğü: (sıfat) İyi yürüyen, iyi koşan, çalışkan, çevik, güçlü.
- Yörük: Yürük, Yuruk.
- Yörük,- ğü: (Özel isim) Hayvancılıkla geçinen, göçebe Türkmen boyu.
B- Ana Britanica Ansiklopedisinde Yörük Kelime ve Maddesi : Yörükler olarak ta bilinir, Anadolu ve Balkanlar-Trakya'da hayvancılıkla uğraşan, göçebe Türklerdir.
Türkistan'dan, Anadolu'ya göç eden, Türk topluluklarının; göçebe yaşamı sürdüren ve yalnızca koyun, keçi yetiştirenleri, büyük olasılıkla 15. yüzyılda Yörük olarak anılmaya başladı. Anadolu beylikleri, bunlardan; küçük askeri birlikler, oluşturdular. Osmanlılar döneminde; Anadolu’daki Yörüklerinin, önemli bir bölümü, Balkanlara göç ettirildi. Fatih Kanunnamesinde Yörüklere; Reaya'ya göre, bazı vergi bağışıklıkları tanınmıştı. Bu ayrıcalıklar, Yörüklerin; Reaya olmasını önlemiş, bazı yasaklar ve sınırlamalar da Reayanın; Yörükler arasına, karışmasını engellemiştir. Fatih Kanunnamesinde, Yörüklerin; Ağnam Resmi (Vergisi) yükümlüsü oldukları, bedensel ve askeri yükümlülükleri, bulunduğu belirtilmiştir. Yörükler, Divanı Hümayundan beratlı (izinli-olurlu) Bey veya Kethüda (*KETHÜDA:Devlet ile Halk arasında aracı,Amir vekili,adına işgören, yaptıran, irtibat sağlayan,Kahya gibi) tarafından yönetilirdi. Bulundukları yer Kadılarının, verdiği cezaları da; Sancakbeyleri veya Subaşılar uygulardı.
Yörüklerin geçtikleri yerlerde ne kadar konaklayabilecekleri (*en çok üç gün), hangi yolları kullanabilecekleri, yaylak, güzle ve kışlak alanları belirlenmişti (*Bundan amaç; birbirinin yurduna gidip; olay, kavga çıkarılmamasıdır). Anadolu’daki Celali Ayaklanmaları(*1560-1613), bu ayaklanmayı izleyen, iç çalkantılar ve ekonomik bunalımlar; Anadolu’daki Yörüklerin, düzeninin bozulmasına yol açtı. Buna karşın, eski yaşam biçimini, belirli ölçüde korudular. Günümüzde Yörüklerin çoğu; Toroslarda, bazısı da Batı Anadolu'da yaşamaktadır. Bunlar, hayvancılığın yanı sıra; halıcılık, kilimcilik, demircilik vb el sanatları ve tarımla uğraşırlar. Çoğu, ALEVİ’dir? (*Yazar böyle yazdığı için bu yorum cümlesi buraya alınmıştır. Ancak, bu görüş doğru değildir. Alevi inancında bir Yörük obası yoktur. Abdal,Çepni,Evci ve Tahtacılarda, Türk’tür, ancak Yörük Obası değillerdir. Alevi toplulukları da; Yörükleri, Alevi cemaatları içinde görmez ve saymaz...)
Birinci Beyazıd (Yıldırım) ve İkinci Mehmet (Fatih) dönemlerinde; Balkanlara iskan edilen, Trakya Yörükleri; İstanbul'un batısından, Bulgaristan ve Sırbistan'a, Tuna kıyılarından Bender ve Akkermana (*Belgrad ve Ukrayna'ya) kadar, geniş bir bölgede ve askeri düzen içinde yaşıyorlardı. Fatih Kanunnamesi, bunların, ayrı bir sınıf olarak, örgütlerini gösteren, en eski belgedir. (*Yörükler; orduyla beraber sefere çıkıp, onların ağırlıklarını, deve ve eşeklerle taşırdı, orduya ok, çorap, keçe vs. yapardı). Balkan Yörükleri; bağlı oldukları yerlere göre, adlandırılırdı. Bunlar otuzar kişilik ocaklar oluşturur, Her ocaktaki beş kişi; Eşkinci (fiilen sefere giden), kalan 25 kişi; yamak (yardımcı) sayılırdı. Sefer çıkınca, yamak kalanlar; eşkincilere, her sefer sırasında; 50'şer kuruş Baç verir (*bu nedenle yamaklara "Ellici" de denilirdi).Buna karşılık, Avarız türü vergileri ödemezlerdi. Her bölgede bir Yörük Beyi (Miri Yörükan) vardı. Bunlar zeamet sahibiydi. Sefer çıkınca, eşkincilerini alıp, Balkan; Beyler Beyinin, bayrağı altında toplanırlardı. Yörük Beylerinin, dirlik dereceleri farklıydı. Balkan Yörükleri, Balkan eyaleti içinde; ayrı bir Sancak oluştururlardı. Balkan Yörükleri düzeni; 1683 yılından sonra, bozulmaya başladı. Bunları, Evladı Fatihan yaparak, disiplin altına alma girişimleri de, uzun vadede olumlu bir sonuç vermedi.(bkz.77)
1845 tarihli bir fermanla; Yörüklerin,Askeri düzeni,sona erdirildi. (*Yörüklerin; askeri elbise giymeleri, ata binmeleri ve silah taşımaları yasaklandı?). Yugoslavya'nın; Ograzden Dağlarının, güney yamaç-eteklerinde hayvancılıkla uğraşan, Balkan Yörükleri; Geleneklerini, Ana Dillerini ve ekonomik yapılarını korumaktadırlar.Yine,1989 yılında, göçmen olarak Bulgaristan'dan gelen, Yörük asıllı,80 yaşındaki bir kadının;giyimi, konuşması, Örf-adeti yanında getirdiği kefenliği, Türkiye'deki Honamlı kadınlarıyla aynıydı, hiç değişmemişti.
Osmanlı Devleti, Oğuz göçebelerinin; sık sık devlete başkaldırıp, fırsatını bulunca da; bağımsız beylik kurma geleneğini, iyi bildiğinden; Selçukluların düştüğü hatadan, ders alıp önlem geliştirdi. Göçebe Türk Boylarını; devlet yönetimi ile yerleşik halkı, rahatsız etmeyecek şekilde; On –yirmi çadırlı,küçük gruplara bölerek, birbirinden uzak bölgelere iskan etti. Göçebe beylerini, ordudan uzak tuttu, onları askeriyede yönetici yapmadı.(*Bey Ailesini(Karaman-Kozan gibi) Balkanlara, Fizana,Suriyeye,Kıprısa sürgüne gönderip,Ahrete uğurladı!Birdaha,asla Atayurduna dönemediler?) Sancak beyi, Vali, Bakan gibi, üst dereceli yönetim kademelerinede getirmedi. Gelirinin çoğunu, vergi yoluyla aldı.Okul açmayarak,cahil bıraktı! Sık sık politika değiştirerek ve tek taraflı dayatmacı kararlarla,Türkleri; yoksul ve görgüsüz insanlar, durumuna düşürdü?
Yörük Kelimesinin, Eski Türkçe-Osmanlıca'da Yazılış ve Okunuşu: Arapça'da sessiz harfleri; üstün, esire ve ötüre;harekeleri- işaretleri okutur. Harfleri, bu işaretler; e, i, ü şeklinde seslendirir. Arapça'da aslında; (ö) şeklinde okunuş biçimi yoktur.Arap Alfabesinde; P,J ve yumşak Ğ harfleride yoktur!Osmanlılar, bu 2- *3 harfi, Farsçadan almıştır!
Buradan konumuza geçersek, YÖRÜK kelimesinin; Arapça sessiz harflerle yazılışı;YE+ VAV- RA-KEF şeklindedir ve YÜRÜK olarak,okunur. Arap dilbilgisi kurallarına göre; Yürük, Yürek veya Yuruk şeklinde okunması gerekir. Ancak Türkçe telaffuzla,kulak duygunluğundan, genelde Yörük şeklinde okunmuştur. Yörük ve Yürük kelimelerinin, Arap harfleriyle yazım şekli aynıdır. Arap olmayan ve Arap dilini ve Arap dilbisini(Bina-Sarf-Nahiv) bilmeyen biri; Kelimenin anlamı ile Fiil-Fail-Meful/ Özne-Tümleç- Yüklemin, hangi kelime olduğunu, bilemeyeceğinden, Arapça kelimeyi,doğru okuyamaz! Örneğin yanlış okuma nedeniyle;Halaktü-Yaratıcı kelimesinin anlamı, yaratığa dönüşebilir!Yine Abdullah:Abd+Ullah;Allaha Kulluk kelimesi ise Abid-İbadet etmeğe (*Abd kelimesini görünce; bu bir mucize deyip,Abd-usa’ya kul olup,ülkeyide abd mandası yapıp, şerefini natonun boduna çiğnetmişlerdir!?). Takva ve Salih-Salah-Salat kelimeleride hep yanlış yorumlanmaktadır! Münafık- Din tacirlerinin, söyleminin aksine; Arap Dili ( ve Osmanlıca Alfabe), Çince ve Sanskıritçe ile birlikte, Dünyanın, enzor dil ve Alfabelerindendir?! Esas Arapça ve Osmanlıcada, kelimeler; sessiz harf olup, harekesizdir.İslam Dininin, Kutsal Kitabı Kuran; Arap asıllı olmayan Müslümanların, yanlış okumaması için; özel olarak harekelenip, işaretlenmiştir! Arapçadaki kelimelerin çoğunluğu; Fiil kökenlidir. Örneğin; Arapça sözlükte; Mermi- Mermiyyün kelimesini bulamazsınız!Kökü; Rama- Fırlatmak fiilidir. Yine Makas ve Kasap kelimeleri; Kassa-Kesmek fiilinden, türetilip çekilmiştir.
- Yörük: Geçimini, hayvancılık yaparak sağlayan, göçebe Türk.
- Türkmen: Oğuz Türklerinin bir kolu, bu koldan olan kimse.
- Yörük: Yörük adı, yürümek mastarından türetilmiş, yürüyen, çadır halkı, devamlı yer değiştiren, göçebe manasındadır. (İngilizcede; nomad)
- Osmanlı Vesikalarında, Yörük: Toprağı olmayan, belli bir yerde durmayan, konar göçer, yaylak ve kışlak hayatı sürdüren halk, anlamında kullanılmıştır. Osmanlı Kanunnameleri, yerleşik hayata geçmeyi; Yörüklükten, Türkmenlikten çıkmak, göçebelikten feragat etmek, olarak kabul etmiştir.Bir kayıtta;Eski Yörük tabiri-deyimi;çok eskiden beri,Yörük oğlu, Yörük olan! Yeni Yörük ise;sonradan, göçebe hayvancılık yapmak isteyip,buna izin verilenler için kullanılmıştır!Ör; Yeni Osmanlılar gibi.
- Tahtacı-Ağaçeri-Salur: Anadolu'da yaşayan,Türk kökenli Alevi grubuna, verilen addır.
- Yörüklük-Aydınlı Kimliği; Yakın zamana kadar, göçebe hayvancılık şeklindeki, geleneksel yaşam biçiminin, sürdürülmesine dayanıyordu. Ölçü olarak alınan, konar göçerliğin; ortadan kalkmasıyla Yörüklük; ortak tarih bilinci ile özgürlük havası içeren, geçmişteki nostaljik; göçebe bozkır-yayla kültürüne, ait olmaya;Yörüklük duygusunun oluşturduğu, kimlik bilincini, sahiplenip, koruyup, yeni kuşaklara aktarmaya,dönüştü, dayanır oldu.
Yörük adı; Osmanlı döneminde, idari nedenlerle, konar göçer hayvancılık yapan, toplumsal grupları; vergi ve askeri amaçlarla sınıflandırmak için, devletçe verilmiş; bir isim ve sıfattır. Bu adın; ırki ve dini bir bağla, ilgisi yoktur. Devlet bu adı;bir mesleğin,işin; yapılış şekli ve yerine dayalı olarak, bir toplum grubunu; diğerlerinden ayırmak ve tanımlamak için kullanmıştır. Ancak zaman içinde, Yörük tanımı; sadece Aydınlı denen ve göçebe hayvancılık yapan, gurupça benimsenip, ün-nam-ad-lakap olarak, kullanılmaya başlanmış ve tıpkı;Azeri,Kazak,Nogay,Özbek adı gibi, bir; Türk Boy adına dönüşmüştür. Araştırmacılar ve bir kısım halk, genelde; Avşar, Türkmen ve Yörükleri; meslekleri ve yaşam biçimlerinin benzerlikleri nedeniyle, birbirleriyle karıştırırlar. Ancak Türkmenler,Bekdikler ve Avşarlar; Yörüklükle aralarında bağ kurulmasına karşı çıkarlar ve kendilerine; Yürük denmesini kabul etmezler. (bkz: 25)
Tarihi bilgi birikimi ve ulusal bilince sahip, Yörükler; tüm Yörüklerin; Ortalık Asya'dan (Tanrı, Altay Dağları), ortak Türk boy ve kökenden geldiklerini, 63 ayrı oba oluşturduklarını, ileri sürer ve böyle olduğuna da inanır. Bir kısım Yörükler (Aydınlılar); siyasi, ekonomik ve sosyal sistem değiştikçe, göçebe yaşamı bırakıp, yerleşik hayata geçmişler. Zamanla oba fertleri arasındaki sosyal bağlar çözülmüş; okuyup memur, işçi, çiftçi ve esnaf olanlar; kültürel asimilasyona uğrayarak; göçebe yaşam tarzına, bağlı gördükleri,yörük kimliğini bırakmışlardır. Örneğin Burdur’da bir doktor; yörüklüğü; meslek, bir yaşam biçimi olarak, görüp anlamaktadır. "Benim annem, babam göçebe hayvancılık yapar, yaylada, çadırda kalırdı, dolayısıyla yörüktü. Ancak, ben okudum, uzman doktor oldum, yörük değilim!" Yine,Silifkeli bir öğretmen;yüz görünümü ve şivesi nedeniyle, Yörükmüsünüz sorusuna;”Yörük değilim,Silifkede de Yörük yok?” Cevabını verdi! Günümüzde Yörük Kimliği, emik ve etik olarak, dar anlamda; yalnızca göçebe yaşamı ve hayvancılık yapanları ifade etmez, ortak tarih ve kültür bilincine sahip, bir Türk boyunu tanımlar. (bkz: 23,121)
Yörüklerin, Alevi Türklerle ve Alevilikle de bir ilgileri yoktur Örneğin; Nevşehir-Hacıbektaş, Kırşehir, İçel,Adana,G.Antep,K.Maraş, Amasya,Tokat, Tunceli, Balıkesir,Uşak, Afyon-Emirdağ, Antalya, Isparta, Manisa, Muğla ve Yozgat gibi illerde, olduğu ileri sürülen, Alevi Yörüklerin; Abdal, Çepni, Bayat, Evci, Tahtacı gibi, Alevi inançlı; Türk boy ve gruplarıyla, karıştırılmış olması gerekir. (bkz: 22,24,93).Sıraç Alevileri ile Şavaklar; Yörük olmadığı gibi, Aydınlarınca, Kürt kökenli gösterilmiştir! Şavaklarla ilgili belgesel yapılmıştır.Alevi İnanç ile Sol görüşü, bir tarafa bıraksak bile; TC Devleti ve Türklüğün düşmanı;pkk ile dhkpc’ye,destek ve katılımı, nasıl açıklayacağız? Tunceli- Ovacıkta; koyun beslenip,Şavak-tulum peyniri, yufka ekmeği, saç böreği yapılması,kadınların şalvar giyip, saz çalması; Yörük veya Türk kökenli olmayı gerektirmez! Suriyedeki bedevi-göçebe Araplarda; kıl kara çadırda kalıp, keçi,koyun,deve besleyip, saçta yufka ekmeği yapıyor? Ancak,hiç Türkçe bilmiyor ve Arabım diyor, şimdi ne olacak?
Yörükler-Aydınlılar:İlkbahar ve Yazın Yaylakta, Sonbaharda Güzle de, kışın ise Seyilde-Kışlakta, çadırlarda kalarak, küçük baş hayvancılıkla uğraşan, göçebe Türklerdir. Yörük kelimesinin, yürümek fiilinden türetilerek; Osmanlı döneminden itibaren, kullanıldığı sanılmaktadır. Ancak bu kelime daha önceleri de bilinmekte ise de Aydınlı Obaları için ad olarak kullanımı sonradır. Selçuklu dönemi arşiv kayıtlarında, Aydınlı göçebelerine; Yörük denildiğine ilişkin, bir resmi belgeye rastlanamamıştır. Ayrıca Türkiye'de Yükseköğrenim gören K. Kafkasyalı-Balkar, Türkmenistanlı - Türkmen, Afganistanlı - Özbek öğrencilere sorulduğunda (1996); ülkelerinde Yörük adı taşıyan bir topluluk görmediklerini-bilmediklerini ve Yörük sözcüğünü de duymadıklarını belirtmişlerdir. Yalnızca bir Azeri öğrenci, memleketinde iken kendisini Horzum Yörüğü olarak tanımlayan, bir Azeri vatandaşıyla tanıştığını söylemiştir. Bu durum, Azerilerin, 1690 yılına kadar, Osmanlılarla olan siyasi birlikteliği, kültürel iletişim veya Akkoyunlu devletine, Anadolu'dan bazı oymak ve obaların katılımıyla açıklanabilir.
İÖ Aydın,Kütahya,Eskişehir,Afyon Muğla ile Kızılırmak ve Vanın kuzey bölgesinde, yaşadığı bilinen; önce Akkat,Asur,Hitit,Med,sonra Pers ve Makedonlarla savaşan Türkler ise; tarihi yazıtlarda;Turukki-Turci;6400,4200-2550-Akkat,1274-Hitit,Gaşka-Kaşkay-Kaşkai;(Hititlerle; 1400, 1300), Karluk(Perslerle;546,516,512),Karya(3000-1400,1180, 546,333), Lukka-Tirmil (1400, 1180, 546,333), Firik(3 bin-1400,1180-546,333), İskit-Saka (680-581-Med, 522-Pers), Kemer (714-645). Ayrıcı İtalya Alplerindeki Etrurya-Etrüks,Çanakkaledeki Turuva-Tıroya ile Kütahya, Eskişehir, Afyon,Ankara-Nallıhan bölgesinde egemen olan;Firikler;Tırak-Etrak,Tıracan Devletinin dağılmasıyla, kurulmuş yerel devletlerdir.Büyük Selçuklular; 1071 yılında, Bizansa karşı, Malazgirt savaşını; Avşar,Kayı,Salur-Tahtacı, Gagauz, Kıpçak, Kuman,Kaşkay,Kemer,Karluk, Manav- Anav,Peçenek,Saka gibi,Balkan ve Anadolu Türklerinin, desteğiyle kazanıp, bu Türklere dayanarak, Türkiye Selçuklu devletini kurmuşlardır!Balkan ve Anadolu Türkleri; iö 1650-1180 arası Hitit,1180-546;Gırek-Helen,iö 546-333:Pers egemenliğinden itibaren;is1071 yılına kadar, kesintisiz olarak; Makedon-333, Roma-190 ve is sonra ise 395 yılından itibaren, Bizans egemenliğinde,Bizans vatandaşı olarak yaşamış; diğer Anadolu halkları;Arap, Ermeni, Gürcü,Laz,Kürt ve Rumlar gibi,tam 1617 yıl süreyle, asimile olmadan;Anadilini,Ulusal Kültür ve Etnik Kimliğini korumuş!;1071,1299 ve 1923 yıllarında;Türkiye Selçuklu, Osmanlı ve TC Devletlerini kurmuş!Kutsal Emanet, Türk Vatanı ve Ülkesini;Tam bağımsız,bağlantısız, egemen ve özgür olarak,1944 yılına kadar, sahiplenip, koruyup, savunup, Dünyanın;yurtdışından;et,saman, pamuk,buğday almayan,dış ticaret dengeli, tarım ve üretimde,kendi kendine yeterli,denk bütçeli,borçsuz,enflasyonsuz,terörsöz,tırafik sorunsuz, ulusal tasarımlı,yerli ve milli,TM;3 uçak ve bir top fabrikası ile abd dolarından,daha değerli olan,TL parasıyla;Bizlere bırakmıştır.Eğer,Ata Emaneti TC Devletini; sahiplenip, savunup, korumaz; Asker,Polis Şehit edildiğinde,Okul, Cami,Hastane;bombalanıp,yakıldığında;sadece üzülüp,”Şehitler Ölmez,Kahrolsun pkk” diye, bağırıp? Veya Yugoslavya,Afganistan,Irak ve Suriye gibi,İçsavaşa sürüklenmesine, parçalanmasına, göz yumup, Türk Devletine ihaneti;1978 yılından beri, tv dizi filmi gibi seyredip, pkk’ya yıktırırsak, biz A. Türklere; yazıklar ve yuh olsun!
16. Yüzyılda; Batı Anadolu'daki yerleşim birimlerinde nüfusun; beşte biri ile yarıya yakını Yörüktü. 63 obadan oluşan yörüklerin çoğunluğu; Akdeniz ve Ege olmak üzere, Balkanlar-Trakya, Marmara, İç Anadolu, Karadeniz (Adapazarı, Bolu, Karabük, Kastamonu, Samsun) ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun dağ ve ovalarında, obalar halinde yaşıyorlardı. (bkz: 23)
Kanunnamelerde konar-göçer anlamında “Yörük” adına; 15'nci yüzyıldan itibaren rastlanır. Fatih ve Kanuni Sultan Süleyman'ın, Kanunnamelerinde; Yörüklerle ilgili hususlar, düzenlenmiştir. Osmanlılar, önceleri Yörük adını; Aydınlı, Avşar, Türkmen, Kürt, Çerkez, tüm konar-göçerleri tanımlamak-sınıflamak için göçebe anlamında kullandılar. Örneğin: Türkmen Yörükanı, Ekrat Yörükanı, Çerkez Yörükanı gibi. 1691, 1727,1732 İskan çalışmalarından sonra ise, yalnızca Aydınlı göçebe grupları için kullanıldı. (bkz:72)
Balkanlarda önceleri, orduya yardımcı olan; artçı göçebe grupları için Yörük adı kullanılıyordu, Daha sonra bu Yörüklere; Evladı Fatihan (Fetihçilerin Çocukları) adı verildi. Yörüklerin adının, ikinci kez değiştirilme nedeni; Yörüklerin, devletçe verilen bu adı, benimseyip kullanmalarıdır. (bkz:77)
GÖÇEBELERİN, YERLEŞİK HAYATA GEÇİRİLMESİ:
a-) İskan(*Kasabaya,Köye yerleştirmek,yerleşik hayata geçirmek); Göçebelerin, iskan işini yürüten, Komisyon Üyeleri: (*Kuyudu Kadime, Arşiv Belgelerine GÖRE)
1- Dergahı Ali Kapıcıbaşısı
2- İskan Katibi(Yerleştirmeye ilişkin, Belgelerin yazıcısı)
3- Kadı(Hakim)
4- Kaza Naibi(Yardımcı)
5- Oymak-Oba Beyi
6- Kethüda(*Kahya-Vekil-İdare ile Halk arasında Aracılık yapan,İdari emirleri ileten)
7- Ayrıca göçebeler; zorunlu iskana tabi tutulduğundan, onların iskan yerine götürülmesi ve orada zorla tutulabilmesi için; Beylerbeyi, Paşa, Vali veya Sancak Beyi, yeteri kadar asker ile (*örneğin; bir iskanda 2500 kişilik,askeri birlik görev yapmıştır) iskana nezaret ediyordu.(bkz: 37, 65,70,113)
b-) İskan Komisyonu Çalışma Şekli: İskan Komisyonları, 1000-1500 çadırlık, bir oymak veya obayı; 10-20-30 çadırlı-haneli gruplara ayırıyor ve 5-10 ayrı köye yerleştiriyordu. (*Bir çadır nüfusu; ortalama olarak,5 kişi kabul edilmiştir). Bazı köylere; Türkmen, Balkan göçmeni, Kafkas Göçmeni, Yörük ve Kürt iskanı, birlikte yapıldığı gibi, ayrıca Yürüklerden de 4-5 ayrı obaya ait aileler, aynı köye yerleştiriliyordu. Örneğin: Konya Sarayönü-Çeşmeli Sebil beldesi ve Konya-Ereğli Beyköy. Ailemin önce 1926 ve ikinci kez 1934'de iskan edildiği Beyköyde, yalnızca iki aile bizim akrabamızdı.Çeşmeli Sebil'ede; Göçmen, Yörük ve Kürtler, karışık olarak yerleştirilmiştir.
c-) İskan memurları, genelde göçebeleri; bataklık, sivri sinekli, dağlık, engebeli, yolsuz veya içme ve kullanma suyu bulunmayan;kurak,arazisi tarıma elverişsiz yerlere, zorla yerleştiriyorlardı. İstekleri dışında,zorla yerleştirildiklerinden,iskan yerinden kaçmasınlar diye, senet düzenletip, göçebeler; kefalete-rehine bağlanıyordu. Kefalet konusu; ya ödeme güçlerini aşan oranda, bir para cezası, ya da obanın sözü geçen kişisinin, yakındaki bir kalede; göz hapsinde tutulması şeklindeydi.Örneğin;Kıprıs ve Afyon Karahisara iskan olayı;Kaleye hapsedilen, oba ileri gelenleri, savaş nedeniyle unutulduğundan,açlıktan ölmüşler!? Ayrıca, esas boyu ile ilişkisi kesilsin, grupçuluk yapamasın, feodal bağ ortadan kalksın diye, oymak ve obalara; ya o grubun, o an lideri durumundaki kişinin adı (*Örneğin;Ahmetli,Helimli, Sarı Veliler gibi) veya yerleştirildikleri yerin bir özelliği (*Örneğin; Ayaz, Bozlar, Dazkırlı, Karadaşlı, Karaçalı gibi) yeni ad olarak veriliyor ve Maliye, Mühimme, Tapu ve İskan kayıt defterlerine de bu yeni adlarıyla kaydediliyorlardı. Eski kayıtlarda ve Türkistan'da bu tür ad taşıyan; Uruğ,Tire, Oymak ve Oba yoktur. Örneğin; Arife Gazili, Ali Ganem, Çobanoğlu, Deliler, Hacılar, Hacıkırlı, Halilli, Kırık, Koyunoğlu, Nefesli, Selman Fakılı, Yakuplu,Yeni Osmanlı,Sancaklı gibi.
d-) Arşiv Kayıtlarında Yörükler:
1) Cengiz Orhonlu'nun; arşiv araştırmalarına göre, genelde Yörükler; tımar ve has reayası, Türkmenler ise has reayası idiler. (bkz: 65).
2) Balkan-Trakya Yörükleri; önceleri 25 obaydı.Devletçe daha sonraları, askeri ve siyasi nedenlerle sayıları; obalar bölünerek, 30 gruba çıkarıldı.
3) Ege yöresindeki Sancaklı Yörükleri; Tahrir Defterine, 16 oba olarak kayıtlıydı. 1720 yılında bunlara eklenen, küçük gruplarla bu sayı, 30'a çıkarıldı.
4) 1691 tarihli, Osmanlı Maliye defterinde; “Türkmenlikten çıkıp, kazalarda sakin olup (İskan, yerleşme), ziraat edip” tabiri geçmektedir Türkmenlikten çıkma deyimi; konar göçer hayatı bırakıp, yerleşik hayata geçmek, anlamında kullanılmıştır.
5) "Bir Oba, konar göçer olmayıp, Yörüklükten tamamen vazgeçip, ziraatle meşgul olduğunda, on yıldır hangi köyde oturuyorsa, o yer reayası olur" (*16 yüzyıl Yörük Kanunnamesi).
6) Yörükler; 1385 ve 1387'de Saruhan'dan-Sereze, 1397'de Menemen ve Sarıgölden- Teselyaya, 1400'de Menemenden-Filibeye yerleştirilmiş. Bu Yörükler önceleri, Oba adıyla anılırken, sonraları Selanik, Vize gibi, yerleştirildikleri yer adlarıyla anılmışlardır. 1461 yılından sonra Yörükler, yerleşik hayata geçirilmiştir.Devlet,Balkanlara yerleştirdiği Yörükleri; askeri hizmetlerde ve madenlerde çalıştırmıştır. (bkz:105)
Göçebelerin, Zorunlu İskan Edilme Nedenleri: (bkz: 37,113)
16.cı ve 18.ci Yüzyıllarda; İran ve Avusturya ile yapılan savaşların, uzun sürmesi. Avrupalıların, ateşli silahları icat edip,geliştirip,etkili kullanımıyla,Osmanlı ordusunun, savaşlarda, ağır yenilgiye,insan ve toprak kaybına uğraması!Ancak Saray ile il ve ilçelerdeki Yöneticilerin; Saltanatlı yaşantılarını,eskisi gibi sürdürmeleri, ülke ekonomisini krize girdirdi.Yöneticilerin savurganlığı, Ekonomik istikrarsızlık,tarımsal üretim ile mal dağıtımın aksaması, adaletsizlik,rüşvet ve yolsuzluklar, sosyal patlamalara neden oldu. Celali isyanları(1560-1613),bir sonuç olup, buzdağlarının görünen kısımlarıydı. Eşkıyalık ortaya çıktı ve 1800 yılından sonra yaygınlaştı, Cumhuriyet dönemine kadar da sürüp gitti. Göçebelerin yaylak, kışlak hayatı aksadı. Halk; canı, namusu ve taşınabilecek malını, kurtarabilmek için; yolsuz, susuz yerlere kaçıp, oralara yerleşti. Köyler boşaldı, tarım alanları, ekilemeden öylece kaldı. Tıpkı,1978,1984-2015'lerde pkk-kck terörü nedeniyle; Doğu ve Güneydoğu köylerinin, çoğunluğunun; can korkusuyla boşaltılıp, halkın evini, tarlasını terkedip, koyununu, ineğini satarak; İskenderun, Adana, Mersin, Antalya,İzmir,Bursa, Denizli, İzmit, İstanbul gibi şehirlere, göç etmesi veya ettirilmesi gibi! Bunun sonucu, mera hayvancılığı yapılamadığından, et fiyatları; fakir ve orta halli halkın, alamayacağı miktarlara çıktı. Bu göçler ilerde, daha büyük sosyal huzursuzlukların nedeni ve göçettirilen halkın çocukları; teröre; militan kaynağı,canlı bomba eylemcisi olabilir. Çünkü bu insanların çoğu eğitimsizdir, mesleği, sanatı yoktur. Evi, tarlası eski memleketinde satılamadan kalmıştır. İnek, koyun parasıyla da kaç ay veya yıl geçinecek? Büyük şehirlerin, kenarına yaptığı, gecekondu getto,varoşunda; işsiz ve gelirsizken, sakin halde ne kadar duracak? Eğitimsizlik ve işsizlik nedeniyle, gecekondu semtleri; ilerde teröre, mafyaya, çetelere, eleman sağlayan,suç bataklığı,suçlu üretim merkezi olacaktır. Gecekonduları yıkmak, sorunu çözmez, devlete düşmanlığı daha da arttırır.TSK;pkk’yi yokedecek yerde; zorla göçettirmeye ek olarak,bir yanlış daha yapıp;yaylaya çıkmayı ve koma, mezraya gitmeyi yasaklamış? Tarihten;öğüt,ders,ipret almadığımız için;Türkün düşmanları,Halkı; devletten soğutarak, Osmanlıyı; parçalayıp,yıktığı, hiyanet senaryosunu;birebir, tekrar,sahnelemiş? Ancak, 1919-1923 döneminden farkı; Türk Halkının birliğini sağlayıp,öngörüyle yönlendirecek,Atatürk gibi, Ulusalcı, idealist, bir önderinin olmayışı?
Osmanlı Devleti (Saray ve Hükümet Bürokrasisi) harcamalarını hiç kısmadı. Yenilgileri durdurmak için; ulusal tasarımlı, yerli ve milli,Osmanlı Malı, silah üretmek yerine, daha çok kişinin Askere alınıp, kalabalık ordu beslenmesi ve Saltanatın savurganlığına; Mısır gibi toprakların, elden çıkmasıyla, gelirler yetmediğinden;Devlet, zaten çok olan vergileri, daha da arttırdı. Vergi veremeyen, veya 8-10 yıl süreli askerliğe, gitmek istemeyenleri, askeri güç kullanarak hizaya soktu. Halktan fedakarlık istenmesine rağmen,Saray ve memurlar; Kanuni dönemi yaşantısını, olduğu gibi sürdürdü ve sürdürebilmek içinde halka baskıyı arttırdı.
Eğitim, Sağlık ve Bayındırlık gibi toplumsal hizmetlere, para aktarılamaz oldu.Memurlara maaş bile verilemediğinden, 1854 yılında Avrupa bankalarından; ilk BORÇ para alındı.Bu borç paranın, bir kısmıyla Dolmabahçe Sarayı yaptırıldı? Vadesinde ödenemeyince, 1856 yılında; miras nedeniyle kardeşlik bağının,beton yığını Apartman yapmak için; şehirciliğin, yeşil alanların,çocuk oyun sahalarının,toplumsal adaletin; katili ve düşmanı! Terör,Mafya, Tırafik, Enflasyon gibi, sosyal sorunların, nifakın,büyük anası; TAŞINMAZDA ÖZEL MÜLKİYET FİTNESİ; satar,borcunuzu ödersiniz, kakma aklıyla ve bankaların; kıredi verirken, teminat olarak kullanması ve abd’ye göceden azınlıkların, isteği üzerine; batı emperyalizminin elçilerince, zorla kabul ettirildi? Bir çok il ve ilçede okullar ve hastaneler kapandı.Ör;1878’de Adana'daki okul ve hastane; personele maaş verilemeyip, ilaç ödeneği gönderilemediğinden, kapandı. Sistem bozuldu, ticari hayat durdu, merkezi otorite zayıfladı.Vatandaşın;kutlu Can,Namus ve Mal Güvenliği sağlanamadığı için; Devlet, Hükümet;iktidar olma hakkını,egemenlik,yasallık ve meşruiyetini kaybedip, zorba,zalim durumuna düştü! Devlet arazileri, kapanların elinde kaldı. Yöneticiler bilgisiz, ufuksuz, amaçsız olduklarından; adeletsiz, kuralsız, tutarsız, dengesiz, duyarsız, düzensiz davrandıklarından; sorunlara, çözüm bulamadılar. Devlet otoritesini; ulusal hedef belirleyip, adaleti, birlik ve beraberliği sağlayamadıklarından, sistemi yeniden kuramadılar. Devlet güçsüzleşince; uğursuzlara gün doğdu, halkı huzursuz ve mutsuz ettiler. Güvensiz, aç ve yarını olmayan bu insanlar; devlete sahip çıkıp, yönetime destek olamadılar. Bu durum 1920'lere kadar sürdü. Halkını seven, inanmış ve gerçekçi bir lider olan, Atatürk; kavgalı insanları barıştırdı. Milli duyguları harakete geçirerek; bölünmüş, yılmış halkı, kendine döndürüp birleştirdi.İstiklal Savaşını kazanıp, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurdu ve Gençliğe;Cumhuriyeti Sahiplenmeyi, hedef olarak gösterdi.(bkz: Nutuk Kitabı)
*Göçebelerin, Köylere Yerleştirilme Amacı ve İskandan Beklenen Yararlar: (bkz:65)
1- Sahipsiz ve harap hale gelmiş, tarla ve bahçeleri; yeniden tarıma açarak, halkın üreteceği bu ürünlerden, vergi almak.
2- Halk, evlerde oturup, bağ ve bahçelerde; mevsime bağlı olarak, sürekli çalışması gerekeceğinden, ev ve köylerinden ayrılmayacak, dolayısıyla devlet; gerektiğinde bunları, askere alabilecek, vergisini de kolaylıkla tahsil edebilecek.
3- Konar göçer hayat nedeniyle; yaylak kışlak arasında, gidip gelirken göçebeler; yerleşiklerin, ekili arazilerine zarar vermeyecek. Göçebelerle, yerleşikler arasında; kavga çıkmayacak, can ve mal güvenliği, sağlanmış olacak.
4- Boy, oymak ve obalar; küçük gruplara ayrılıp, bir çok köye dağıtıldığından, bu köylere de en az 3-4 ayrı grup birlikte yerleştirildiğinden; kabilecilik dayanışması yapılamayacak, vergi ve askerlikte, toplu başkaldırıya kalkışamayacak. Halk; zaman içinde kaynaşıp, yeni bir köylü ve vatandaş kimliği kazanacak. Böylece merkezi otorite kuvvetlenecek; şıhlık, beylik, ağalık son bulacak veya gruplar; kendi arasında, birbiriyle uğraşacak, devlet rahat nefes alacak...!
AÇIKLAMALAR-1
Yörüklerle İlgili Hususlar-1
a- İran'la bir sorun çıkmaması için, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da özellikle de Erzurum, Van- Erciş, Bitlis-Adilcevaz-Ahlat, Kars,Iğdır, Ağrı ve Urfa yöresinde; konar göçer hayatı sürdüren, Bozulus Türkmenleri; 1578-1640 yıllarında Orta Anadolu'ya getirilerek; Amasya, Sivas, Karaman, Ankara, Afyon, Aydın, Manisa ve İzmir taraflarına dağıtıldı. (bkz: 70)
b- Bozuluş Türkmenlerinin nüfusu, 1540'larda 7500 hane olup, 40 bin civarındaydı. Yine bu tarihlerde K. Maraş yöresinde; konar göçer hayat sürdüren, Dulkadirli Ulusu; 3 bin hane ve 15 bin nüfusa sahipti. (bkz:21)
c- Göçebelerin,zorunlu iskanları;1691'de başlatıldı.Önceleri devlet,şehirlerin,et ihtiyacının, ucuz ve düzenli olarak karşılanabilmesi için; göçebelerin, yerleşik hayata geçmelerini istemiyordu. Özellikle salgın afetlerde, göçebelerin yakınmalarını ve yerleşik hayata dönmelerini, önlemek için; göçebeliği teşvik edici, Kanunnameler çıkarılmıştı. Ancak, zaman içinde, dış ve iç gelişmeler sonucu; Has, Zeamet, Tımar ile Lonca sisteminin bozulması,Mısırın elden çıkması ve ipek yolu ticaretinin, Osmanlı toprakları dışına kayması.Savaşlarda,ateşli,geliştirilmiş, teknik silah unsurunun, önem kazanıp, eğitimsiz insan gücü-asker kalabalığının; önemini yitirip, ikinci plana düşmesi, iç ticaretin durması, kamu görevlilerine;doğuma bağlı,görevin ehli-uzmanı olmayan,Beşik Uleması kişilerin atanması, rüşvetin yaygınlaşması gibi, nedenlerle; Osmanlı Devleti, hasta adam oldu. Yugoslav, Yunan, Bulgar gibi azınlıklar başkaldırıp, kendi devletlerini kurdular. Türklerinde; zalimleşen Osmanlı yönetimine; başkaldırıp (Avşar, Yörük gibi), yeni bir Türk devleti, kurmalarını önleyip, saltanatlarını sürdürebilmek amacıyla; öncelikle Avşarları, zorunlu iskana tabi tuttular. Çünkü komşu İranı;1340-1502 tarihleri arası,Akkoyunlu Devleti, 1502-1736 döneminde,Safevi Devleti, 1736-1749 döneminde,Avşar asıllı,Türk Hanedanı, 1796-1924 yılları arası ise Kaçar Türk Hanedanı yönetti. 1924 yılında ülke yönetimi, tekrar Farslara geçti ve Rıza Pehlevi,İran Şahı oldu.
d- Akkoyunlu Devleti Hanı; Tur Ali Bey ölünce, yerine Kutlubey, ondan sonra da devletin başına Karayülük Osman Bey geçti (1389-1432). Osman Bey'in, oğullarına öğüdü; "Sakın oturak (şehirli, yerleşik) olmayın, yoksa beylik; Türkmenlik ve Yörüklük edenlere geçer..!" (bkz:8). Osmanlı hanedanı,bu nedenle;Avşar, Türkmen ve Yörükleri;okutmayıp memur,yönetici olmasını önledi. Kazancını vergi diye alıp yoksullaştırdı. Yenilgiyle biten,anlamsız savaşlarda;8-10 yıl,er olarak askerlik yaptırıp, aç,susuz, giyeceksiz, silahsız bırakıp,rus ve avusturyalılara kırdırıp, asimile edip, ezip, sildi?Yemen,Lübnan ve Cezayir isyanlarının, bastırılmasında ölen,Anadolulu Mehmetcik sayısı; 500 bini geçmiş ve Yemene giden Askerler, bir daha gelmemiştir! Osmanlı yönetici sınıfı; rum, ermeni,yahudi,arap,gürcü,çerkez,arnavut, pomak, Boşnak gibi,azınlık halklardan,Türk kökenli olmayan, etnik guruplardandır!Subay yetiştiren Yeniçeri ve Sipahi Ocağı ile Memur yetiştiren Enderuna, son dönemlere kadar, Türk kökenliler alınmamıştır?
e- Şam,Halep ile K.Maraş,Kırşehir, Yozgat, Sivas arasında;Kışlak-Yaylak hayatı sürdüren; Bozulus topluluğunun, çoğunluğunu; Avşar eli, Türkmen oymağı ve Yörük obalarının oluşturmasına rağmen, Kürt aşiretleri de vardı. Bağdat, Hakkari, Diyarbakır, Tunceli, Bingöl, Erzurum arasında yaylak, kışlak hayatı sürdüren; Kara Ulus topluluğunun, çoğunluğunu ise Kürt aşiretleri oluşturuyordu. Ancak bunların içinde de Bozok ve Üçoklu, Türkmen oymakları vardı. (bkz: 2,7,11,19,35,40)
f- Mevlana Mesnevisi ve Divanı Kebirde adı geçen Türk Boyları: Çiğil, Hatay-Hıta (Çin'de yaşayan Salar veya Şato Türkleri kastediliyor), Kıpçak, Oğuz, Türkmen, Tatar ve Yağma.
g- KARLUKLAR: Karluk(Honamlı) ve Kanglılar(Horzum), göçebe Türklerden; bir boy, bölük ve topluluğun adıdır. Oğuzlar ve Türkmenlerden ayrıdır. 24 Oğuz boy grubu içinde yer almaz. Karluk, Kanglı ve İranlı Kaşkaylar, Türkmenler gibi; konar-göçer hayvancıdır, yaşam tarzları birbirine benzer.Karluklar; önce Türkistan-Altay ve Tükiye-Anadolu olmak üzere, 2 Ana kola ayrılır. Türkistan Karluklarının, kolları;3 Karluklar:Yağma,Çiğil,Tuhsi-Taşlık.
h- Konya'nın; Ereğli ve Karapınar ilçeleri arasındaki Hortu köyüne, Beğdili oymağı-Bekdikler; 1721 yılında 171 hane olarak iskan edildi. Burada bir han vardı ve çevre bataklıktı. Bekdikler, K. Maraş tarafından Sultan 3. Ahmed'in fermanıyla buraya nakledilmişlerdi. Selçuklu ve Osmanlı döneminde kervancıların güvenliği ve rahatı için her 50 Km.'lik yerde bir Han ve dağ geçitlerine de Derbent yapılıyordu. Bu güzergahta Ereğli dışında, Karapınar ve Ulukışla'da birer Han vardı.
Yürüklerle İlgili Hususlar-2
a- Yörüklerin kullandığı, "Kara Kıl Çadırın" bir benzerini; Tibetliler, Farslar ve Kürtler ile Suriye ve Büyük Sahra Arapları da kullanmaktadır. Bu çadırlar; kara keçi kılından yapılmalarına rağmen; kuruluşu,şekli, direk sayısı,ebat ve görüntüleri farklıdır(1985).
b- Göçebe Yörükler, çocuk doğunca; kafaları yuvarlak ve güzel olsun diye "Çelme Çeler" yani çocuğun kafasını; tülbent veya bezle, sarıp bağlar. Kırkı çıkıncaya kadar, çocuğun kafasında bu bez sarılı kalır. Bu nedenle de kafalarının arkası; yumru, yani biraz dışa çıkık,Topak Kapalı olur. Bebeklerin hopuç edilip,sırta sarılıp taşınmaları ve yatış şekilleri de bu kafa yapısının oluşmasına neden olmaktadır. (1950-1970) döneminde, bu adet sürdürülmekte idi.
c- Balıkesir-Ayvalık ilçesine bağlı, Altınova beldesinin, dağlık kesimindeki köylerde yaşayan (1992), Yörük kadınları;Göktürk,Uygur ve Özbekler gibi giyinmektedirler. Paçası büzülmüş, bolca bir pantolon-uzun don, üstte yakasız, cüppe gibi bir pardesü, belde kuşak. Bu kıyafeti halen, Moğolistan'da hayvancılık yapan, göçebeler ile Türkistan'daki yaşlı Kırgızlar da giymektedir.
d- Altayların, Yenisey ve Abakan-Minusink bölgelerinde yaşayan; Dağlık Altay Türkleri ile, Aba, Kızıl, Kaşkay, Kaş, Kızılkaya, Şor-Kemer ve Tuba; Türk boy ve uruğları; Anadolu'daki Yörüklerle aynı boydan olabilir.Türkiye'ye öğrenim görmek için gelen bir Hakas Türkü;konuşma tarzı, ses tonu ile yüz yapısı, siması, göz ve bakışlarıyla Yörüklere (özellikle Honamlı) çok benziyordu(1997).
e- Yörüklüğü, konar-göçer hayatı sürdürüp, yaşayıp, çadırda kalarak, hayvancılık yapmak olarak gören, ayrıca yerleşiklerce, Yörük sözcüğünün; hakaret anlamında kullanılması(*kaba, dağdan inme, görgüsüz vs) nedeniyle Silifkeli bir öğretmen bayan; kendisi Yörüklüğü kabul etmediği gibi, Silifke'de de hiç Yörük olmadığını iddia etmiştir! (1990).
f- Mersin yöresinde, çok bilmiş bir yerleşiğe; Yörüklerin özelliklerini, saymasını isterseniz, hemen bunları sıralayacaktır: "Geçimsiz, kıskanç, görgüsüz, inat, aksi, yeniliklere kapalı, bildiğinden şaşmayan, öğüt dinlemeyen, ibret, ders almayan, ilgisiz, duyarsız, okumayı yazmayı pek sevmeyen, tepkisiz, isteksiz, hırslı değil, iyice araştırıp düşünmeden, karar verdiği ve işini de rasgele-salgaraya, oluruna bırakarak, yaptığından; çok pişman olan, ibadete isteksiz, üşengeç, sorumsuz davranan, cimri, kendini beğenen, çabuk kanan, kolay aldatılan, aynı hataya iki-üç kez düşen, azim, sebat, gayret, sabır duyguları zayıf, dedikoducu, çabuk küsüp darılan, özür dilenip gönlü alınınca, hemen kızgınlığı geçip affeden, güçlüden yana olan veya çekimser kalan, sakinlik ve sessizliği seven, hareketli sosyal yaşamdan uzak duran, genelde kendi halinde, sade insanlardır"(1973).
g- Konya-Ereğlili bir Bekdik kadınının duası (1998): "Tanrı hiç kimseyi, Yörüklere ve Karapınar Türkmenlerine gelin yapmasın? "
h- Yörükler, kızları gelin olarak istendiğinde; damadın ailesinin, tutum ve davranışını beğenmiyorsa, kızlarını vermez. "Tanasıda büyüyünce, anası gibi olur" düşüncesiyle; damadın özel durumuna (okuması veya sanat sahibi olmasına) hiç bakmaz. Dünürcülere, red kararının bildirilmesi üzerine, şayet kızın oğlanda gönlü varsa, kız oğlanla kaçar; bunun üzerine kız ailesi; kaçan kızları için; "Yandığı yerde sönsün, kendi çilesini kendi çeksin" diyerek, bu konuyu kapatırlar. Kızın geçimsizlik nedeniyle geri, Ana Ocağına dönmesini istemezler. Kızları ile genellikle küsüp, bağı-ilişkiyi kesip görüşmezler. Ancak çoğunluk, ilerde torunları olunca affedip barışırlar(1950-1970).
i- Türk boyları arasında anlayış ve davranış farkı var, örneğin; Kazak Türkleri aynı uruğ içinden evlenmez.(*Bir göbek 30 yıl, 7 nesil bir uruğ oluşturur.) Yörükler ise genelde, aynı oba içinden, akrabalar arası evlilik yapar.Yabancıya genelde kız vermez ve almaz. 1960'lardan sonra yabancılarla evlilikler çoğaldı.
j-1960 lara kadar,Yörük kadınları;fes ve şalvar giyerdi. Türkmen kadınları ise uzun entari ve paçası lastikli,uzun don (Eşortman benzeri giysi) giyerdi.Başı açık kadın yoktu.Ancak, fes giyen ile başörtü örtenlerin, saçları,zülüfleri; iki şakağından-yanağından ve alnının üzerinden görünürdü. Yaşlı nineler; Başına, gül kurusu-açık kahverengi renkli(*Sarı değil!), Buldan bezi örterdi. Başörtünün, bağ yeri,başının üzerinde-ortada olurdu. Genelde saçlarını,ortadan ikiye ayırırlardı.Bir kısmı, saçına Kına yakardı. Saçı kesmez, örüp; 2-4 belik yaparlardı.
YÖRÜKLERİN BAĞLI OLDUĞU BOY
Yörük obaları, Türk boylarının dahil olduğu, 6 ana gruptan; Karluk-Honamlı, Kanglı-Horzum, Türkeş-Keşli ve Karabölük,Yazır; Oğuzlara bağlıdır. (*Bir varsayım: Türkler,Şehirli ve Göçebe olmak üzere 2 ana gruptur. Bu ikinci grubu; göçebe, konar göçer, hayvancılık yapan; Bozkır ve Yayla Türkleri oluşturur; Halaç;Kaçar,Kaşgay, Kimek;Kazak,Kırgız,Tuva,Saha, Oğuz; Avşar, Bekdik ve Türkmen ile Yörükler gibi).Uygur,Kıpçak;Ahiska-Mesket,Azeri,Özbek-Uzbek,Tatar, Başkırt ve Çuvaşlar ise çok eski dönemlerde, yerleşik hayata geçmiş,Türk Boylarıdır.
Oğuzlar; önce Bozoklar ve Üçoklar olmak üzere, iki gruba ayrılır.Ayrıca, Onok ve 9 Oğuz olarak, yeni bir guruplaşma yaparlar. Bu iki grupta da 12’şerden 24 Oğuz boyu vardır. 24 Oğuz boyundan, Türkmen grubuna dahil edilebilecek, boy sayısı; ençok 11 dir. Bunlar: Alayundlu (alaca atlı, iyi atlı), Bayat, Beydili, Çavuldur(Çavdar-Çavdır), Döger, iğdir, Kayı(Karakeçili), Kınık(Sarıkeçili), Salur, Yuva ve Yüregir'dir. Oğuzlar; eşit Türkmen değildir. (bkz: 18,25, 93) Bazı Araştırmacılar, Azerilerin; Oğuz Türk Boyuna, mensup olduğunu iddia ediyor! Türkmenistan Türkmenleri ise 6 Tireden oluşur; Ersarı,Göklen,Salur,Sarık,Teke ve Yomut. Görüleceği gibi, Türkiye ile Irak ve Suriye, Türkmen oymaklarından,farklılık gösterir.Irak Türkmenleri,enaz 12 guruba bölünmüş olup,aralarında anlaşıp,birlik kuramıyor?İşin garip tarafı, Türkmenistan Cumhuriyetinde; Avşar ve Kayı Türkmeni ile Manav-Anav ve Varsak Türkleri yok!Maddi durumları iyi,yurtları geniş ve nüfusları az olmasına rağmen,Tacikistan,Afganistan,Pakistan,İran ile Irak ve Suriye Türkmenlerine; kucak açıp,Vatandaşlığa kabul ederek,bu Türkmenlere; insanca yaşayabilecekleri, güvenli,huzurlu bir hayatı sunmuyor ve Ülkelerini güçlendirip, geliştirme fırsatınıda kaçırıyorlar? Etrakı bi itrak-A.Türk olmak,demekki böyle bir şey?Sultan Sencerin sarayını basarak,Büyük Selçukluyu yıkanda;A.bir Türkmen beyi,komutanıydı!
Bu boy adlarının bazıları; İ.Ö. 209'dan itibaren- İ.S. 1880'lere kadar, değişime uğrayarak, Türkmenistan'da; Alieli, Ata, Çavdarlı, Ersarı, Göklen, iğdir, Kara, Sarı, Salur, Teke (Akalteke) ve Yemut oymaklarına- tirelerine dönüşmüştür. Kuzey ve Güney Türkmenistan (Horasan) da 1995 yılında ise bu oymak adları; Alili, Ata (Atabay), Caferbaylar, Çovdur, Gerkez, Göklen, iğdir, Kara keçili, Nohurlu, Teke ve Yomut olmuştur. Enson 1934'lerde iskan edilen Türkiye'deki bu ası1 ana Türkmen boyuna mensup oymaklar; kısmen isim değiştirerek, kısmen de büyük oymakların; devlet tarafından parçalanıp, yeni küçük oymaklar oluşturulmasıyla; sayıları artmış olarak, günümüze kadar ulaşmıştır.Çoğu aile adı taşıyan, küçük Türkmen oymağı sayısı; 2000'i geçmiştir.6 Ana Türk Boyuna ait kol,oymak,tire,oba,uruğ sayısı ise 23 bindir.Anadolu’daki Büyük Türkmen Oymakları: Atçeken, Beydili, Berelli, Barak, Bekdik, Cerit, Çavdır, Danişmentli, Elbeyli(İlbeyli), Gök (Gökçeli), Halep Türkmeni, Işıklar, Iğdır, Kara, Karakoyunlu, Karakeçili, Kızıl, Kızılkeçili, Mamalı, Sarı, Tabanlı, Teke, Yeni il Türkmeni (Caber, Musacalı gibi).Aynı Türkmen oymağına; Aydın'da Danişmentli, Yozgat'ta Mamalı, Ankara 'da Tabanlı denildiğinden; işin içinden çıkmak zordur. Avşar'larda Oğuz Boyudur, ama Yörükler, Azeriler,Kaşgaylar, Kaçarlar ve diğer bir Oğuz Boyu Peçenekler gibi,Türkmen değildir.Bir tarihçide Peçenekleri;Kanglı olarak sınıflamaktadır! Özbekistanın batısındaki Karakalpakların;Kıpçak ve Başkurt olduğu ileri sürülüyor! Yörükler halıcılığı, Türkmenlerden öğrenmişlerdir. Türkmenlerin ve Azerilerin Halısı, Yörüklerin ise Kilimi meşhurdur (bkz:100).
Yörüklerin bir bölümü; Oğuzların; Karaevli-Karabölük,Yaparlı-Yabırlı ve Yazır-Yazırlı boylarındandır. KARAEVLİ-Karabölük;Karaçadırlı Halk gurubu anlamındadır.Karaevli Obası; Tekirdağ, Konya, Kadirli, Isparta, Sinop, Antalya,Alanya, Kozan, Bolu, Kastamonu, Sivas, Tokat, Zonguldak, Ulukışla ve Balkanlara iskan edilmiştir.YAPARLI- Yaperli- Yıparlı- Yapar- Yapallı- Yabırlı- Yabır boy adı; önüne çıkanı yıkan, deviren, zorluklara, güçlüklere rağmen işini beceren, verilen görevi yerine getiren anlamındadır. Yapar-Yabırlı Obası; Karaisalı, Adana, Isparta, Ereğliye (Konya) iskan edilmiştir.Bolu (Gerede) ve Çorum (Alaca) da iki yerleşim birimi adı Yaparlı'dır. YAZIR- Yazırlı- Yazgır- Yazar boy adı; Halk ağası, çok il sahibi, il ağası anlamındadır. Yazırlı obası, Adana, Kozan, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya,Karaman, Akşehir, Edirne, Isparta, Burdur, Koyulhisar (Sivas), Edremit, Ankara, Korkuteli, Kumluca, Finike, Çorum, Denizli, Gaziantep, Tekirdağ, Kurşunlu, Kelkit, Aydın, Kütahya, Eskişehir ve Bolvadin'e iskan edilmiştir. Bu üç boy adı; uzun bir tarihi dönem içinde, boyu temsil niteliğini yitirmiş ve oba adı olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Karakeçi kılından dokunan, Karaçadırı; Karakoyunlular dışında genelde, Avşar ve Türkmenler kullanmaz. Konya,Aksaray ve Niğde Bekdik Türkmenleri;1930 yılların kadar, yünden yapılan; Ak keçe,Topak Çadırlar kullanmıştır.Bilecik Karakeçilileride çok eskiden,Keçe Çadır kullanmışlardır. Ancak karaçadır, Yörüklere özgü değildir. Göçebe hayvancılık yapan;Tibetliler, İranlılar ile Suriyeli Arap ve Kürtler de, karaçadır kullanmaktadır.
Karluk(*Karluklar;Asya ve Türkiye olmak üzere,2 Ana Gurup.Asya Karlukları 3 kola ayrılır; Yağma,Çiğil,Tuhsi-Taşlık), Kanglı, Oğuz, Kıpçak, Kimek ve Halaç, Ana Türk Boy adları; uzun dönem içinde, değişime uğramış ve unutulmuştur. Daha Orta Asya'da iken; yeni Yörük boy adları oluşmuş ve Yörükler; bu üç grup altında toplanmıştır. Bunlar;KARLUK- Honamlı, KANGLI- Horzum ve OĞUZ-Yazır,Tekeli,Sarıkeçili Yörük boy ve obalarıdır. Bütün diğer Yörük obaları; bu boyların, alt kollarıdır. Selçuklu ve Osmanlılar; karışıklığı önlemek ve düzeni sağlamak için Avşar ve Türkmenlerden, farklılık gösteren; Honamlı, Horzum ve Tekeli göçebe gruplarına, Yörük adını vermiş ve bütün yazışmalarda bunlar için; ısrarla Yörük adını kullanmıştır. Yörük adı da zamanla; Avşar, Azeri, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar, Türkmen ve Uygur gibi, bir Türk boy adı olmuştur. Honamlı adı; Hunlarla ilgilendirilmekte, "Hun yapılı şeyler, Hun namlılar" Ho, işaret sıfatı olarak işte şu, ünlü, şöhretli, şeklinde yorumlanmaktadır. Horzum adı isen Harzem, Harezm ve Huvarzem bağlantısı kurularak, acayip kaleleri olan ülke anlamında kullanılmaktadır. Horzum obası, Kanglı-Kağnılı; Ana Türk boyunun koludur. (bkz:45)
Özellikle 1071-Selçuklu Göç Politikası ile 1220-Moğol ve 1380-Timur'un zorlamasıyla Anadolu’ya; üç büyük grup olarak gelen;Kanglı-Horzum Yörük boyu; Aydın, Balıkesir, İzmir, Kütahya ve Afyon Yöresine, Honamlı'larda yine Aydın, Isparta, Antalya Yöresine, Teke Yörük Boyu ise; Antalya, Alanya, Burdur ve Fethiye Yöresine yerleştirilmiş. 1071- 1934 yılları arasında idari, siyası, ekonomik, güvenlik, askeri, sosyal-etnik vs nedenlerle devlet; bu Yörük obalarının yerlerini, defalarca değiştirmiş!Önce Doğu-Güney Doğu ve Suriye'ye(*Halep, Bayır Bucak, Türkmendağı bölgesi ile Lübnanın Suriye sınır bölgesine) yerleştirdiği, Türkmen oymaklarını; (*hatta Doğu ve Güney Doğudaki Kürt aşiretlerini bile, bazı dönemlerde)Konya, Isparta, Aksaray, Afyon ve Aydın'a yerleştirmiştir. Tersi de olmuş, örneğin; Horzum Boyuna mensup obalar; Afyon, Konya, Adana ve Mersin'e, Honamlılar ise Antalya, Mersin, Kahramanmaraş, Konya, Yozgat ve Aksaray'a iskan edilmişlerdir. Büyük obalara, otlakların yetmemesi, akrabalar arası geçimsizlik, savaş nedeni ile Balkanlar, Ege, Adana ve Mersin' in işgali, bölgedeki yerleşik grupların; göçebelere kötü davranışı sebebiyle, ana obadan kopmalar ve devletin;sayıca kalabalıklaşan grupları; Askerlik,Vergi ve Güvenlik için parçalayıp, dağıtması gibi nedenlerle; çoğalıp kayıtlara geçen, Yörük obaları sayısı; ikibini aşmıştır. Ancak bu oba adlarının çoğu, aile adıdır, örneğin; Çakır Ali, Cafer, Ahmetçe, Helimli,Darı hacılı obaları gibi. Bir kısmı da kamu görevlilerince, resmi işlemler sırasında verilmiş, uydurma, anlamsız lakaplardır. Örneğin; Bulut, Boncuklu, Cinliin, Çakmaklı, Cücüklü, Kömürcü, Gökgöt, Pekmezci obaları gibi.Bazı Avşar elleri veya Türkmen oymakları; nasıl ki halen boy adlarını taşıyorsa, yörük topluluklarından da aile adı yerine; Cırıklı, Keşli, Keşefli, Hayta, Honamlı, Horzum, Tekeli, hatta Yabır, Yazır gibi,Orta Asyadayken aldıkları,Tarihi boy adlarını taşıyanlar vardır. Adana, Hatay, Gaziantep ve K.Maraş’ta ki Yörükler ise kendilerini; Aydınlı olarak tanımlamakta, çevreden de Aydınlı olarak bilinip, söylenmektedirler.
Yörükler ile Türkiye’deki diğer göçebeler, karşılaştırılırsa; bulundukları coğrafi saha, iklim, yayla veya ovaya yerleşmiş olmalarına göre, lisan; kullandıkları günlük kelimeler, lehçe, şive, ağız ve ses tonu, ayrıca töre,örf, adet, anane, gelenek, görenek, hatta fiziki çehre, görünüş açılarından, farklı özellikler taşıdıkları görülecektir.Kayseri Pınarbaşı’lı bir Avşarla,Adana- Tufanbeyli, yada Karamanlı bir Ceritle, Isparta’daki bir Honamlı’nın; görünüş dahil, her şeyi farklıdır. Bu yaklaşım, yorum diğer gruplar içinde doğrudur, örneğin;Amasya-Sıraç Alevisi,yada Sivasın Zara ilçesindeki Alevi Türk ile, Balıkesir Kaz dağındaki Alevi Türk veya Erzurum-Tekman köyündeki Alevinin; ne fiziki görünüşü, ne konuşması, ne de tutumu, davranışı, birbirine hiç benzemez. *Kullandıkları sözcük, fiziki görünüş, günlük yaşantı, kültür açısından, aşağıda belirtilen, Türk Boylarını; araştırdım, inceledim, gözlemledim; Yörükler, kesinlikle bu boylardan değildir; Azeri, Peçenek, Gagauz (Uz), Karay, Kumuk, Karaçay, Balkar, Kuman, Tatar, Saha (Yakut). Yine Yörüklerin; göçebe, yarı göçebe veya yerleşik hayvancılık yapan; Avşar, Bayındır (Akkoyunlu, Bayat, Abdal, Evci), Çepni, Tahtacı-Salur ve Türkmenler (*Bekdik, Çayan, Cerit, Bilecikli Çirkin oymağı ve Irak-Kerkük Türkmenleri) ile boy, oymak,tire,uruğ ve obalık ilişkisi yoktur. Yörüklerle ortak noktaları; hepsinin de Türk kökenli olmaları, anadil olarak Türkçe konuşmaları, aynı bölgede yaşamaları veya hayvancılık yapmalarıdır. Yörüklere benzeyen, insanlar, günümüzde; Doğu Türkistan- Kaşgar, Özbekistan ve Afganistanda vardır.
Yörüklerle aynı boydan olabileceğini sandığım (*ancak o bölgeye gidip, inceleyerek, henüz karşılaştırma yapamadığım!), Türkiye dışında yaşayan, Türk Boyları: günümüzde de halen İran’da göçebe hayvancılık yapan Kaşgaylar ve Sibiryadaki Hakaslardır. Ulukışla (Niğde), Aslanköy ve Erdemli (Mersin) , Ayrancı (Karaman), Halkapınar, Ereğli (Konya) arasındaki Orta Toroslar Bölgesinin adı;Halk arasındaBolgar- Bulgar dağları idi (şimdiki adı Bolkar'dır). Buradaki yaylanın adı Bolgar Yaylası ve yüksekçe bir tepesinin adı ise Balkar Bozoğlan’dır.Halk arasında Bulgar denilmiş. Yine Adana, Kahramanmaraş ve Mersin’e iskan edilen, Bolgarlı adlı bir yörük obası vardır. Orta Asya’daki Aladağ, Altay, Tanrı (Tiyenşan) dağları ile Yenisey ve Kıpçak-Kazak Bozkırlarında; Yürüklerle aynı boydan gruplar, vardır ve de olması gerekir. Anadolu’ya yapılan göçlere, birkaç Honamlı, Horzum, Tekeli,Keşli,Sarıkeçili Yörük Obası;malına kıran girip, eşeği, devesi, çelerip öldüğünden, evin erkeği-kadını hasta olduğundan, veya oba beyine, kızıp küstüğünden katılmamış! Orta Asya’da; bir kapızda, koyakta, bucakta,kuytu,dulda, bir yer bulup kalmıştır. Özellikle Kırgızlar’ı oluşturan, boy ve bunların kolları arasında; Tekeli, Honamlı ve Horzum (*Kazakistan' da Balkaş gölünnün güneydoğusunda; Tekeli adlı bir şehir vardır) adlarını taşıyan, bir topluluk olabilir. Yürükler ile Kırgızların;Yüz görünümleri, Moğolu andırsada; düşünce, davranış ve yaşantıları arasında, büyük benzerlik ve yakınlık var. Manas destanı okunurken, sanki Yörük destanı okunuyormuş gibi,bir duygu oluşuyor. Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri ile ilişkiler geliştikçe, dil ve kültür eserleri,değişimi arttıkça;Yörüklerle kardeş boyda, ortaya çıkacaktır. Benim kanaatimce, Yörükler; Türkistan’daki Karluk,Kanglı, Türkeş, Halaç, Oğuz ve Onok Türk boylarının, Türkiye’ye göç eden kollarıdır.
YÖRÜK OBA ADLARININ, KÖKENİ(bkz:68-C.Türkay)
Selçukluların yönlendirip, organize ettiği, büyük göçlerle; Anadolu’ya gelen ve göçebe hayvancılığa elverişli, bölgelere yerleştirilen, Yörükler; yeni doğan bebeğe, ad konması gibi, bu yeni yaylak ve kışlaklarına, hatta devletçe; yeniden oluşturulan, obalarına, yeni ad verilmiş, almışlardır. Devlet karışıklık olmasın, her grup bir özelliğine göre bilinsin diye,Türk göçebelerini; şive, görünüş, yaşantı, gelenek, hatta koyunu, keçisi (*Karakoyunlu,Kuzucu,Filikçi, Karakeçili, Sarıkeçili, Karatekeli gibi!), kilimi ve çadırındaki farklılığa göre; Avşar, Türkmen diye ayırmış, bu ikisine, tam benzemeyen obalara da; Yörük adını vermiştir. Yeni bir ad verme nedeni; tarihle bağını keserek, onlara devlet kurma, başkaldırma çağrışımı yaptıracak, geçmişten bir iz taşımaması amaçlanmıştır. Türk tarihi incelenirse, Türk devletlerinin; zayıflama ve yıkılma nedenlerinin başında; Türk boylarının, iktidarı ele geçirme, mücadeleleri gelir. Türk Devletlerinin çoğunluğunu; komşular ile azınlık halklardan atanan bakanların, fitnesi ve kışkırtmasıyla yine, Türk devlet ve boyları yıkmıştır.Örneğin;Fatih Sultan Mehmet; İstanbulu Bizanstan almış, ancak yanlış öngörü ve azınlık, etnik guruplardan,dönme, devşirme yöneticilerin, yönlendirmesiyle; Karaman Beyliği, Kırım Hanlığı, Akkoyunlu Devletiyle savaşıp,çöküntüye sürüklenip,yıkılmasına neden olmuştur? Halbuki iyi, dostça ilişki kurup,yardımcı olsaydı; Türk Dünyası,bugün bile farklı konumda olabilirdi! Yörükler Anadoluda resmi kayıtlara, kendi öz adlarıyla;Karakeçili, Karakoyunlu, Kanglı, Karaevli, Yabır, Yazır veya Karluk, Onok, Türkeş, Honamlı, Horzum, Tekeli olarak geçselerdi ve topluca aynı bölgeye yerleştirilmiş olsalardı; Türk Devlet geleneğine göre; yönetimi ele geçirme mücadelesinde, adlarını duyururlardı.Boyun bölünüp,perakende guruplara parçalanması, veya Osmanlılık siyasi kimliği ile İslamiyet,Ehli Sünnet-Sunnilik,Şiilik,Alevilik,Nakşi-Nurcu ve Süleymancı gibi, İnanç Tarikatlarını ve Dini kavramları,kimlik edinerek; Ulusal-Irki Kimliği öteleyip, dışlayıp, Siyaset ve İnanç küpünde, Asimileleri ile Veba,Tifo,Çiçek Salgınları ve 1683 yılından itibaren, hep Yenilgiyle biten, amaçsız savaşlarda; Türk Halkının Jenosite uğratılması, neticesi; Türklük Şemsiyesi Altında,Bir Türlü,Bir Araya Gelemeyip,öteye beriye,itilip kakıldıklarından; 1071 den günümüze, Türk siyasi hayatına; damgalarını vuramadıkları, ağırlıklarını koyamadıkları, etkili olamadıkları gibi, dikkate dahi alınmamışlardır. Yönetimden uzak tutulmaları ve uygulanan politika sonucu; cahil ve fakir bırakılmış ve Türkiye tarihinde, hiçbir iz bırakamamışlardır. TC Devletinin,ikibinli yıllardaki MV Seçimlerinde bile;Gürcü,Ermeni,Alevi ve Kürt adaylara; önlerde yer verilirken,Türkmen ve Yörüklerin;aralarında Birlik ve Dayanışma olmadığından, adayları ve oy potansiyelleri, dikkate bile alınmamaktadır? Örneğin Yörük kökenli; Adanalı Ali Aydın Paşa, Muğla-Fethiyeli Ramazan Kıvrak,Antalyalı Abdullah Duman!
l-Ulus,Soy,Boy ismini,oba adı olarak alanlar:Osmanlı döneminde zorunlu iskana tabi tutulan;7230 aşiret,ulus,el,oymak,oba ve cemaatın (topluluk), ikibini aşkını yörük obasıdır. (bkz.68)
a) Yörük obalarının, 25 adedinin adları içinde; Gök ve Gökçe kelimesi vardır. Örneğin: Alanya, Biga, Ankara, Adana, Tarsus ve Vize’ye iskan edilen; Gökalili, Gökbeyli, Gökçe, Gökler ve Göklüce Yörük obaları gibi! Türük Bil- Göktürk -Kutluk Devleti, yıkılınca; Orhun, Ötüken yöresinde oturan, Türk boylarının çoğunluğu; Altay, Tanrı dağları, Pamir ve Siriderya (Maveraünnehir) bölgesine, göç ederek yerleşmişlerdir.
b) On Yörük obasının adında; kutlu, kutluca kelimesi vardır.Örnek: Adana, Bolu, K.Maraş ve Tarsus’a iskan edilen; Kutlubey Hacılı ve Kutlu Yörük obaları.
c) Ayrıca Türkeş, Türk ve Turan adını taşıyan,Yörük obaları vardır. Ör: Adana, Manisa, Uşak, Sındırgı, İçel, Yozgat, Kütahya, K.Maraş, Ankara, Kastamonu, Çankırı, Edirne, Bergama, Sivas, Ordu, Bolu ve Konya’ya iskan edilen; Turanlı, Turancalı, Turhanlı, Türkani, Türkanca, Türkanlı, Türk Doğanca, Türkeşinli,Tırkeşli, Türkeş oğulları ve Türklü Yörük obaları.
2- Orta Asya’dan geldiği bölgenin, özellik taşıyan bir yerinin adını, Anadolu’da iskan edildiği yere vermesi, veya oba adı olarak alması. Örnek:
d) Tanrıdağı Yörük Obası: Rize (*Tanrı Dağları Orta Asya’dadır.)
e) Sincanlı Obası; Ankara, Afyon (*Sincan Doğu Türkistan’daki bir bölgenin adıdır).
f) Tom, Tomalar Obası: Biga, Kütahya,Antalya-Döşemealtında bir Mahalle adı(*Tom; Baykal Gölü doğusundaki bir akarsu adıdır.)
g) Aladağlı Obası: Kırşehir, Yozgat.(*Aladağlar Orta Asya-Kırgızistandadır.)
h) Turfanlı Obası: Edirne. (*Turfan;Doğu Türkistanda bir şehir adı).
i) Orhan, Orhanlı, Orhunlu Obası:Alanya,Karaman.(*Orhun,Orhan,Orkun;Baykal gölünün güneyinde, bir akarsu ve havzanın adı).Sarı Orhanlı Obası:Adana,Tarsus.
j) Aktekinli Obası:K.Maraş,Yozgat.(*Tekin;Göktürklerde prens,şehzade,mirza unvanı. Kunçuy;Pirenses, Hatun-Katun;Hanın-Kağanın eşi,Kıraliçe,Hanım Sultan)
h)Kütügen Obası:Tarsus(*Ötügen;Orhun-Yenisey bölgesindeki ormanlık sa¬hanın adı.Bir yazara göre ise;Ötügen Yış=Öttürgen Yasa-Geçerli Yasa-Türk Töresi!)
3- Anadolu veya Balkanlara yerleştirildikten sonra, bölgenin düşman eline geçmesi-Rus işgali veya iç isyanlar, veya o bölgedeki etnik grupların, huzursuz etmesi nedeniyle; yeni bir bölgeye göç sonucu; Yörük Obasına, eski bölgeyle ilgili bir lakap veya ad verilmesi. Bu gelenek kavram kargaşasına neden olmuştur.Örneğin: 1950-53 de Kore’ye gidip, NATO ordusunda savaşan, Türk askerlerine;yurda dönüşte hemşerileri;Koreli,yine 1961 den sonra Almanya’ya; işçi olarak, çalışmaya giden ve 1974-80’lerde geri dönenlere ise; Almanyalı, Almancı denmesi gibi.
Yine Türkler, İran veya Kafkasya üzerinden, Anadolu’ya gelince; öncelikle Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yerleştiler. İklim farklılığı ve şartların ağırlığı, Ermeni, Gürcü veya Müslüman Kürt aşiretlerle çatışmalar, otlakların yetersizliği(*Hem Türkler, hem de bölge insanı, hayvancılıkla uğraşıyordu.Dahası,Arap ve Kürtler;Halifeler-Emevi ve Abbasiler döneminden beri,Müslüman inançlıydı), Türklerin;İran yönetimiyle anlaşmasından endişelenen, Devletin; Türklere baskı yapması gibi nedenlerle, bölgede huzursuz olan Türkler; Batıda yeni yerlerin fethedilmesi veya iskan politikası gereği, ikinci bir göç ile batıya sevkedildiler. Örnek:
a) Manisa ve Kütahya’ya iskan edilen; Kürt Osman Uşakları, Kürt Hüseyin Yörük Obası gibi. Ayrıca kayıtlarda; Ekrad Yörükanı, Türkmen Ekradı, Yerli Ekrad, Türkmen Yörükanı gibi, (*Bilgisizlik veya kasten yazılmış) ifadelerin bulunması;sağlıklı düşünmeyi önlemiş; Kürtlerin Türk veya Yörüklerin, Türkmen olduğuna ilişkin; yararsız ve boş tartışmalar başlatmış, milletin ve devletin; zaman ve parasının, yok olmasına neden olmuştur. Aslında hiç kimse, aslını unutmuş değildir. Örnek: Şekavet ve isyanları nedeniyle 1702 yılında; Ankara Haymana ile Konya’ya yerleştirilen; Cihanbeyli Ekrad Aşireti; aradan geçen bunca asra rağmen, asimile olmamış, benliklerini yitirmemişlerdir.Zorunlu iskana tabi tutulan, bu ailelerin gençlerinden; 1978,1984-2015 döneminde;bağımsız kürdistan devleti, kurma amaçlı, silahlı, bölücü, terör eylemleri yürüten;pkk-kck’ya;militan olarak katılanlar,yada parasal destek veren işadamı ile idari,yargısal görevlerinde;bu örgüt mensuplarına, destek olan; hakim, mv ve müdürler vardır.Bu olay, milliyet,kavmiyetcilik duygusunun,kendi ulusal devletini, kurma içgüdüsünün;eğitim, çevre ve ekonomik faktörlerle değişmeyeceğinin, kazanılıp, kaybedilmeyeceğinin, çarpıcı örneğidir. Karacadağ yöresinde kışlayan;Urfa-Siverek Karakeçililerinin çoğunluğu,batıya göçmüş,kalan çok az bir kısmıda;yerli Kürtlerle evlenerek, Devlet imkanlarından, yararlanma amaçlı,sonradan oluşturulan;Karakeçi Kürt Aşiretine katılıp, asimileye uğrayıp, Türkçeyi unutmuştur? Yoksa, yabancı egemenliğinde kalmamış, bir Türk oymağı; niçin Türklüğünü, Türkçeyi ve Türk Kültürünü unutsun? Kürtler, Gürcüler, Lazlar, Balkanlı-Arnavutlar,Rumlar, Ermeniler, Süryaniler,Kafkas göçmeni Çerkezler ve hatta, İS hiç devlet kurmamış olan Çingen-Romanlar; anadilini, kültürünü,ırki kimliğini unutmamış! Pekiyi Türkler niçin unutsun? Ard niyetli kişiler, sürekli;”Anadolunun Türkleşmesi” deyimini,kullanıyor? Bu doğru değil! Kürt ve Gürcü milleti;binlerce yıldır, Türkleşmedi? Türklerde asla, Acemleşip,Kürtleşip, Araplaşmaz ve Hepisi değil,hiçbiri bile Ermeni veya Rum olmaz? Hiçbir insan;ırkını,milletini,genini değiştiremez.Ancak,dini inancını ve dilini, kültürünü değiştirebilir. Türklerin; İÖ 6400,4200,2550,1350,1180,590,546 ve 512 yıllarında Türkiyede yaşadığı,Tırak-Etrak,Turuva,Turci,Turukku,Etrüsk,İskit-Saka, Karluk (Karya-Lukka), Kaşka- Kaşkay, Firik-Erzen,Kimer-Kemer,Tirhen-Tirmil gibi, bölgesel Devletler kurduğu,onlarca yazılı belgeyle kanıtlanmıştır. 1071 Türklerin; Türkiyeye-Anadoluya ilkgeliş tarihi değil, enson İÖ 546-512 yılında kaybettiği; ulusal egemenliğe,Türk Devlet yönetimine,yeniden kavuştuğu tarihtir. Türkler, Türkiyenin kadim halkıdır. Enaz 5 bin yıldır, bu topraklarda varlığını;Türk Dili,Türk Kültürü ve Türk Halkıyla sürdürmektedir.
b) Sivas, Yozgat, Tokat, Kahramanmaraş, Edirne ve Malatya’ya iskan edilen; Kafirkıran (Gavurkıran), Kafirli, Kafir ve Gürcülü Yörük Obaları.Obaların bu adı, Anadolu’ya ilk geldiklerinde yerleştikleri, bölge insanlarıyla yaptıkları, mücadele nedeniyle; almış olmaları gerekir. Veya Alevi inancında olmaları ve kendilerini, Yörük obası olarak göstermeleri nedeniyle; iskan memurla¬rınca, kayıtlara böyle geçmişlerdir.
c) Adana ve Anamura iskan edilen Frenkli (Frenkler) Yörük Obası: Bunlar Balkanlardan gelmiş olmalı. Çünkü Osmanlı döneminde Fransızlar için Frenk, İtalyanlar için Levanten sözcüğü kullanılıyordu.
d) Eflak Yörük Obası 18.yy.’da Adana-Dündarlı mıntıkasına yerleştirilmiş. Bu adı taşıması için Balkanların Eflak-Boğdan bölgesinden, gelmesi gerekir.
e) Selçuklu döneminde Halep tarafına yerleştirilen, (Örneğin) Beydili Türkmen Oymağına, mensup bir grup; Osmanlı döneminde Gaziantep'e iskan edilirken, kayıtlara adı; geldiği yer ve giyimleri nedeniyle; Araplı cemaatı olarak yazılmıştır.
f) Macarlı Yörük Obası: Balkanlardan gelmiş olmalı. Aslında Macarlar, ayrı bir millet.Avrupa Hunlarıyla Kumanlar,ortak devlet kurmuş.Macaristan Cumhuriyeti vatandaşları içinde,Kuman Türkleride var.Konya-Ereğli, Adana, İçel, Alanya ve Kırşehir olmak üzere; 17 yere iskan edilmişler.
g) Kahramanmaraş'a iskan edilen, Dağlı Yörük Obası.Dağlı;Kumuk,Nogay gibi,Rusya F, bağlı; Kafkasyadaki Özerk, Dağistan Cumhuriyeti halkıdır.
4 – Obaların; Türk Boy, Devlet veya Türk Büyüklerinin, Adını Alması: Yörük Obalarından bazılarının, Türk boy adı taşıması; ya yörüklerin, bu boylardan olduğunu, veya o boya bağlı, bu küçük topluluğun; bilgisizlik nedeniyle, iskan kayıtlarına, yanlış olarak yörük yazıldığını ve bu da resmi belgelerin, tam sıhhatli olmadığını gösterir. Örneğin: İskan ve vergi kayıtlarında; Merkit, Tatarlı, Horasanlı, Oğuzhanlı, Uzlu, Selçuklu, Avşar, Bayat, Kızık, Kayı, Peçenek, Salur ve Yiva Oymakları; Türkmen olarak gösterilmiş!
A- Türk Boy Adı Alan Obalar:
a- K. Maraş ve Yozgat'a iskan edilen; Ûyüklü Tatar ve Şeyhli Tatar Yörük Obaları.
b- Antalya, Isparta ve Ağlasun'a (Burdur) iskan edilen; Kara Uzlu Yörük Obası (Uz, Gagauz- Uzbek).
c- Alanya’ya iskan edilen; Saburlar Yörük Obası (Sabar, Sibir, Savur,Suvar)
d- Adana’ya iskan edilen; Kıpçak Yörük Obası.(*Bir yazar;Saruhan Beyliği kurucularının,Kıpçak asıllı olduğunu,ileri sürüyor!)
e- Bursa, Balıkesir'e iskan edilen; Özbek Yörük Obası.
f- Çanakkale’ye iskan edilen; Kuman Yörük Obası.
g- Adana, Kahramanmaraş, Tarsus’a iskan edilen; Balkarlı-Bolkar Yörük Obası.
h- Kahramanmaraş ve Tarsus’a iskan edilen; Saka Yörük Obası (*Yakut- Saha veya Saka-İskit-Ahiska-Mesket)
i- Afyon, Adana, K.Maraş'a iskan edilen; Halaçlı (Kalaç) Yörük Obası
j- Isparta, Afyon, Aydın, Manisa, Antalya, İçel, Alanya, Kütahya, Akşehir ve Yozgat'a iskan edilen;Kaçar-Koçer ve Kaçaroğlu Yörük Obaları.
B- Türk Devlet Adını,Taşıyan Obalar:
a- İçel, Konya,Aydın,Afyon ve Antalya’ya iskan edilen; Horzum-Kanglı obası. (*Harzemşahlar Devleti: 1157-1231, Semerkand)
b- Balkar, Balkarlı Yörük Obası; Adana, K.Maraş ve Tarsus’a iskan edilmiş.Balkar Hanlığı:(580-665)İdil ve Kafkasyada kuruldu.
c- Yozgat ve Sivas'a iskan edilen, Türkeşli obası:580-708,766 Yılları arasında Talas’ta kurulan:Türkeşli-Tirkeşli-Türgiş Devleti adını taşımaktadır.
C- Türk Büyüklerinin Adlarını Alan Obalar:
a- Edirne, Yozgat, K.Maraş, Aydın, Aksaray, Kütahya, Manisa ve Ordu'ya iskan edilen: Oğuzalanı, Oğuzlu, Oğuzoğlu, Oğuz Yurdu ve Oğuz adlı Yörük Obaları
b- Erzurum, İçel, Mut'a iskan edilen: Karahan ve Karahanlı Yörük Obaları. Karahan, bir Hun hükümdarıdır. Ayrıca Doğu Türkistan’da, Saltuk Buğra Han zamanında İslam Dinini topluca kabul eden, Devletin adı Karahanlıdır (840,932-1212).
c- K.Maraş ve Çorum’a iskan edilen; Timur, Timurlu obası: Orta Asya’da Timur İmparatorluğunu(1370-1501) kuran, Timur Beyin adını taşıyor.
d- İçel’e iskan edilen Tuğrul Obası:Büyük Selçuklu İmp. kuran(960,1040-1157) Selçuk Bey’in, torununun adını taşıyor.(*Selçuklu adını taşıyan bu oymakta; Türkmen olarak gösterilmiş. Ayrıca Selçuk Beyin 4 oğlundan, Musa’nın taraftarlarına; MUSACALI denmiştir.)
5- Yörüklerin; Yaptıkları İş, veya Besledikleri Hayvanların Cinsine Göre, Oba Adı Alması:
a- İçel, Kütahya, Adana, Tarsus, Çorum, Silifke, Aladağ, Edirne, Balıkesir, Isparta ve Bergama’ya iskan edilen; Yağcı, Yağcı Bedir Yörük Obası,
b- Niğde, Biga ve Zara’ya iskan edilen; Kilimli Obası
c- İçel, Isparta, Muğla, Alanya ve Manisa’ya iskan edilen; Derici Obası,
d- Kütahya, Muğla, Antalya, Aydın, İzmit, Manisa ve Afyon'a iskan edilen; Karatekeli Obası.
e- Muğla, İçel, Adana, K.Maraş ve Edirne’ye iskan edilen;Kürkçü obası.
f- Çanakkale, Ordu ve Edirne'ye iskan edilen ve inek beslediği için; İnekli, İnek obası, adını alan topluluk.
g- Bursa ve Ankara’ya iskan edilen; Deveci Yörük Obası.
h- Sarıkeçili Yörük Obası: Antalya, Burdur, Karaman, Konya,
i- Tekeli: Antalya, Manisa, Kütahya.
j- Sarıtekeli: Aydın, Antalya, Manisa.
6- Bazı Yörük Obaları, Anadolu’ya iskan edildiği yerin, adını; oba adı olarak almış veya oba adını, o yöreye vermiş.
a- Kuyucak, Karasu, Karadere, Karadağ, Karatepe,Sorgun-Zorkun gibi.
b- Erzinli, Erdekli, Ilgınlı Yörük Obaları gibi.
c- Antalya bölgesinin adı, eskiden Teke Sancağı ve yöresi idi. Ayrıca Erdemli (İçel), Denizli(İl Denizli) ve Sungurlu (Çorum) şehir adları; oba isimleridir.
7-Yörük Obalarının Çoğunluğu, iskan sırasında; oba beyi olan, kişinin adını almıştır. Nedeni; şuur eksikliği, yağcılık, kolaylık veya iskanda görevli, devlet memurunun bilgiçliği-ukalalığı veya geçmişle bağı koparma, düşüncesi olmuştur.(*Aynı durum,Soyadı Kanunu uygulanması sırasında da görülmüş, oba adı; genelde soyadı olarak aldırılmamış, bazen nüfus yazım memuru ailelere; onların isteğini uygun bulmayarak, kafasınca uydurma: OBA ve Soyadları vermiştir.) Örneğin:Dulkadirli,Davras, Deliler,Sancaklı, Sarıveliler,Kaymak, Karaisalı, Karaahmetli, Kerimli, Recepli, Korkudlu, Kiriş, Kılaslı, Sinanlı, Solaklı,Soğanlı, Sinek, Sücüllü, Ahmetli- Boz Ahmetli, Hacıcelilli, Helimli, Çolaklı, Çıplaklı, Coşlu, Döneli, Dudaklı, Kömürcü, Karsavurdanlı, Elekli,Erikli,Güccük-Küçük,Gedik,Hüseyin Fakılı, Müsürlü, Pekmezci, Sarıabalı, Tat,Yeni Osmanlı gibi.
8- Türk Boyları, Alt Grubu; Oymak ve Obaların Sınıflandırılması: Türk boyları, oluşturdukları devletlerce, düzenli yönetimlerin sağlanması için gruplandırılmış ve taşıdığı özellik veya yaptığı işe göre, adlar almıştır.
a- Yetiştirdikleri hayvan cinslerine göre ad alanlar:
1- Akkeçili: Akkeçili Oymağı
2- Akkoyunlu: Akkoyunlu Devleti
3- Akkuzulu: Akkuzulu Türkmen Oymağı
4- Atçeken: Osmanlı Devletine at yetiştiren, bir Türkmen Oymağı
5- Deveci: Kayseri Develi ilçesine ad olmuş
6- Karakeçili: Kırıkkale’nin bir ilçesine ad olmuş
7- Karamanlı;Karaman Beyliği, Karaman ili, Burdur Karamanlı ve Antalya-Döşemealtı İlçesi Yukarı Karamanlı semti,Karaman (ak, sarı, mor) bir koyun cinsi.
8- Karakoyunlu; Karakoyunlu Devleti. Iğdır’ın bir ilçesi
9- Karatekeli: Göçebe yörük obası
10- Kızılkeçili: Göçebe Türkmen oymağı
11- Koyuncu: Türkmen Oymağı
12- Koyunlu: Göçebe yörük obası
13- Kuzucu, Kuzu Güdenli: Göçebe Türkmen Oymağı ve Yörük obası
14- Sarıkeçili; Göçebe yörük obası.(*Oğuz Boylarından; Kınık-Selçuklunun bir kolu olduğu ileri sürülüyor).
15- Sarı Tekeli; Göçebe yörük obası
16- Tekeli: Antalya yöresi adı ve Antalya’nın eski ismi.
b- Yaşadıkları bölgenin, coğrafi şartlarından etkilenerek, yılların birikimiyle oluşan; fiziki görünümleri veya toplumdaki sosyal statülerine göre, doğadaki renkleri ad olarak alanlar:
1- Ak: Bazı dönemlerde yönetici sınıf için kullanılmış, Akhun, Akkoyunlu Devleti, Aklar, Aktekinli, Aksular, Akyazılı, Akyörük Oymak ve obaları, Aksaray, Akçakoca, Aksu, Akyayla, Akçaköy, Akyaka, Akçapınar gibi, yerleşim yeri adı.
2- Boz-Bozok- Bozulus deyimi; Osmanlı döneminde Avşarlar için kullanılmış. Bozlak bir türkü çeşidi. Bozova, Bozburun, Bozlar, Bozçay yerleşim birimleri. Bozok Oğuz Kolu, Bozdoğanlı Obası.
3- Gök: Mavi ve Gökyüzü anlamında. Göktürk Devleti, Gökler, Göğebakan Obası, Göksu, Gökçekaya, Gökalan yerleşim birimleri.
4- Kara: orta sınıf, halk tabakasını tanımlamada kullanılmış. Karahanlılar devleti, Karakeçili, Karatekeli, Karapapak, Karakalpak, Karakeşli,Kara Çakaloz gibi Türk grupları. Karamürsel, Karacakaya, Karaatlı, Karaot, Karaoğlak, Karaçal, Karaman, Karagöl, Karapınar, Karaköy gibi yerleşim birimleri.*KARAKOL:Halkı kollayan!
5- Kızıl. Bir Alevi grup için kızılbaş deyimi kullanılmış. Kızıl keçili oymağı,Kızıllar-Taşkale, Kızılyokuş ve Kızılseki gibi yerleşim birimleri. Tuva Özerk Cumhuriyeti Başkenti adı; Kızıl’dır.
6- Sarı: Sarı Uygur, Sarı Türkeşler, Sarıkeçili, Sarı Tekeli gibi Türk grupları ve yine Sarıveliler, Sarıova, Sarıotlu gibi yerleşim birimleri vardır.
YÖRÜKLERİN, YÜZLERCE KÜÇÜK OBAYA, BÖLÜNME NEDENLERİ:
1- Soyadın Olmaması: Oba mensubu aileler; oba içi ve çevrede karıştırılmamak, tanınabilmek için oba adı dışında, lakaplar almış ve kullanmışlardır. Müslümanlığında etkisiyle genelde babalarının adını almış, herhangi bir nedenle obadan ayrılınca da zamanla aile ismi oba adına dönüşmüştür. Oba mensuplarında genelde okur yazarlık olmaması ve yerleşik kültür hayatına geçmemeleri, zamanla ilk esas oba adının unutulmasına ve ortaya sayısız obacıklar (alt grup-kollar) çıkmasına, neden olmuştur.
2- Her göçebe Yörük obası; belirli bir tımar bölgesine iskan edilip, tahsis edilen yaylalar ve kışlaklar arasında, gidip-gelme ve bölge beyine; yıllık vergi verme, zorunluluğu getirilmişti. Ayrıca savaş hallerinde sancak beyleri, tımar beylerinden, asker istediğinde, askerler; tarım ve küçük ölçekli üretime dayalı,bez dokumacılığı,demircilik gibi el sanatlarında, aksaklık olmasın diye, göçebe erkeklerinden toplanıyordu. Göçebeler; idari yönden tımar beyine, yargı yönünden kadıya, güvenlik açısından da subaşıya(sonraları zaptiye-jandarmaya) bağlıydılar. Zamanla göçebeler; yaylanın yetersizliği, vergilerin adaletsizliği ve çokluğu, beyin eziyeti, eşkiya korkusu,oba içi anlaşmazlıklar veya uzun süreli askerlik gibi nedenlerle; bulundukları tımar bölgesi ve obalarından;birey, aile veya birkaç aile ile birlikte kaçıyorlardı. Yeni gittikleri bölge;genelde yolu, suyu olmayan yerde olsa, orada kalabilmek, geri iade edilmemek için;(*Çünkü kaçaklar, kanunname gereği; 10 yıl içinde yakalanırsa, tekrar eski yerine gönderiliyordu. Tımar Beyleri de; aldığı vergi azalacağından, kimsenin tımardan ayrılmasını istemiyor, çevreye yazılar yazarak, kaçanların; bulunup gönderilmesini istiyordu.) Esas oba adını,gizleyip söylemiyorlar,ilgisiz,iddiasız bir lakap-oba adı uyduruyorlardı. Kamu görevlilerince; aynı yörük obalarının, farklı oba adlarıyla, hatta bazı yerlerde de Türkmen olarak kaydedilme nedenlerinden biri de budur. Örneğin: Çirkin (Bilecik), Çayırlı (Adana), Çolaklar (K.Maraş), Çomaklar (Aydın), Erikli (Alanya), Soğanlı (Burdur) adları gibi.
3- Aşiret, Oymak ve Obalarla; idari, vergi, askeri veya yargıya ilişkin, görevi olan kamu görevlilerinin; bu tam göçebe, veya yarı göçebeleri (konar-göçer), birbirinden ayırabilmesi, yaşadığı yer ve yaşayış biçimi, birbirine benzeyen bu insanların; hangilerinin Yörük Obası, Türkmen Oymağı, Avşar Eli, Ekrad Aşireti,veya Bedevi Arap Kabilesi olduğunu, bilebilmesi (*kendiside göçebe çocuğu değilse) mümkün değildir. Mecburen onların güvenlik, vergi vs nedenlerle söyleyeceği; yanıltıcı beyanlarına, bağlı kalacaklardır.Örneğin: Keşliler, bazı yerde Yörük, bası yerde de Türkmen olarak gösterilmiş. Tatarlarda yine bazı yerde Yörük, bazı yerde de Türkmen olarak gösterilmiş.Aslında Tatarlar;Oklar-İskit-Kıpçakların kolu ve Yörük, Türkmenler gibi, bir Türk boyudur.
4- Yörükler; yeni gittiği, veya iskan edildiği bölgede; kendini azınlık olarak görürse, veya yörüklere karşı, bir tepkinin varlığını sezerse; o yöre halkının, veya beyinin, kendilerine zarar vermesini önlemek, güvenliklerini sağlamak amacıyla; yürüklüğünü gizlemiş, kendinin o bölgede hoşgörüyle karşılanabilecek, bir gruptan olduğunu söylemiştir. Bunun aksi de olmuş, kendini; yeni iskan edildiği bölgede, azınlık veya güvensiz gören; Alevi, Çingen veya Ekrad grupları; kendilerini;Yörük(*örnek:Sîlifke’de Abdal,Trakya’da Çingeneler) veya Türk; (*Badılı ve Rişvan Ekrad Aşiretleri; Alanya, K.Maraş ve Burdur’da kendilerini; Yörük ve Türkmen) olarak göstermişlerdir.Aynı durum Soyadı Kanunu uygulamalarında da görülmüş; Mardin Kızıltepeli,pkk üst düzey yöneticilerinden,Türklük düşmanı,mv, Kasrı Koncanın Ekrad Ağası; Türk soyadını almış, yine Şırnak’ta bir dönem belediye başkanlığı yapan, yeğenleri pkk’ya katılan,yörenin kalabalık Ekrad Aşireti,hiç ilgileri olmadığı halde; Tatar soyadını taşımaktadır?Nenem Kürd diye öğünen bir sanatçının, soyadı;Avşardır?
5- Oba nüfusu çok artıp, idaresi zorlaşınca, yayla otlakları yetmeyince,veya daha çok güvenlik kaygısı nedeniyle, Devlet tarafından obalar; 10-20 çadırlı gruplara ayrılarak, ayrı bölgelere dağıtılmıştır. Bu uygulamalar sonucu; yeni ve değişik isimde obalar oluşmuştur
6- Herhangi bir nedenle, esas obasından ayrılan, bir yörük grubu veya ailesi; yeni yerleştiği bölgede; genelde eski, esas oba adını kullanmamış,aileden bir kişinin, yeni bölgenin veya özellikli bir şeyinin adını almışlar. Veya o çevre köyleri, bunlara bir ad takmışlar. Yörüklere kalsa, genelde yörük olduklarını söylemediklerinden, yörük adı unutulur giderdi. Fakat yerli halkın ilgisini (*Her yerde sayıca azınlık ve yerlilerden, farklı olmaları nedeniyle) çekmiş, göçebelikten; konar-göçerliğe,yarı göçebeliğe, veya tamamen yerleşmelerine, hatta çiftçilik, esnaflık yapmaya başlamalarına rağmen, gayet bilinçli olarak, onlara; yine Yörük demeye devam etmişlerdir. Örneğin: Burdur’da Yörüklerin, Yörük olduklarını, gizleme nedenini, Yörük olmayan bir Burdur’lu, şöyle açıklamıştır: “Biz Yörük deyimini; mecliste söz sahibi olmayan, sözünü bilmeyen, kaba, patavatsız, görgüsüz, dağdan inme, cahil, fakir, alevi, yerli olmayan, evsiz, göçebe, geçimsiz, ekine, sebzeye zarar veren, kavgacı anlamda kullanmaktayız...” (1993 yılı).
TÜRK HALKININ, MİLLİYET BİLİNCİ VE ANLAYIŞINI GÖSTEREN ÖRNEKLER:
1- Devlet kademesinde görev yapan, eğitimli kişilerde; milliyet şuuru-ulusal kimlik bilinci zayıftır. Yavuz Sultan Selim zamanında, Safevi Hükümdarı Şah İsmail’le yapılan, savaş sırasında; bazı Alevi gruplarının, sempati beslemeleri nedeniyle, resmi belgelerde; Türkmenler için aşağılayıcı ifadeler kullanılmıştır.’’İki Alevi öldüren, Cennetliktir’’, uydurma hadisi gibi?İslamın Kitabı Kuranda ve Hz.Muhammet döneminde; mezhep, tarikat, tasavvuf ve dolayısıyla Alevilikte yoktu!Hadis,Sünnet, Mezhep ve Tarikatlar;Bidat ve Hurafedir? İslam Peygamberi Hz Muhammet; Hadis toplamayı yasaklamıştır!
2- Burdur’da iki komşu kadın, tavuğun zarar vermesi yüzünden, tartışırlar; Burdur’un yerlisi kadın; köyden mahalleye, yeni gelene; "Pis Türk" der. Daha sonra kavganın seyircisi, bir komşu, ona; “sen Türk değil misin?” diye sorduğunda; (*Burdur’da eskiden Rumlar da vardı. 1924 mübadelesiyle Yunanistan’a gitmişlerdir.) "Ben Osmanlıyım" diye cevap verir (1993 yılı).
3- Burdur’da Yerliler; Yürüklerden, İl veya ilçe merkezine yerleşenlere: "Görgüsüz, çarıklı, ayran içmesini bile bilmez; höpürdetir, dağdan inme, ne olacak işte, Yörük değil mi, düne kadar açlıktan nefesleri kokardı..." gibi sözler kullanmışlardır. Yörük kelimesi: görgüsüz, cahil, kaba, patavatsız, nasıl davranılacağını bilemeyen, hatta aşağılanma, hakaret anlamında kullanılmış, bu nedenle Yörüklerde: Yörük asıllı olduğunu, bilmeyenlerden saklamışlardır.
4- Diğer bir yanlış tanımlama da Yörükleri; Alevi (Tahtacı) veya Çingen-Roman olarak görmek. Yörükler Alevi veya Çingen sanılmamak için Yörüklüklerini gizlemekte veya inkar etmektedirler. Çünkü Yürüklüklerini ispat edecek, veya Çingen, Alevi olmadıklarını gösterecek (çoğunluğu); bilgi ve belgelere, sahip değillerdir!
5- Başka Müslüman (*Çerkez, Abaza,Gürcü, Kürt, Arnavut,Boşnak,Pomak gibi) etnik gruplarında yaşadığı, köy ve kasabalarda; Aleviler, kendilerini; Türk veya Yörük olarak tanıtmakta, bazı Yöruklerde soyu sopu sorulduğunda; Alevilerle aynı guruptan, sayılmamak için Türk veya Yörük değiliz demektedirler. Kendi aralarında da "duydunuz mu Türklerin Dedesi ölmüş» şeklinde! Alevi yerine, Türk kelimesini kullanmaktadırlar. Çünkü Türk kökenli Aleviler; kendilerini, Türkmen olarak tanımlamıyorlar. Aleviler, o yörede azınlıkta ise Çepni,Tahtacı,Abdal, Evci diye, tanınmaktan kaçınmakta, Alevi inancında olduğunu ise hiç söylememektedir. Ancak aynı Yörüklerde olduğu gibi, bunlarında aslını, çevredeki komşuları bilmektedir. Alevilerin, Türkmen ve Alevi sözcüğünü kullanmamasının nedeni; Fatih-Akkoyunlu Uzun Hasan, Yavuz – Safevi, Farsi Şah İsmail, Kanuni, 4. Murat, Sultan Mahmut ve 2.ci Abdulhamit dönemlerine uzanmaktadır. Alevi,Babai, Kürt, Ermeni ve Canik isyanları ile Devletin; bu isyanları, sert şekilde bastırması. Ayrıca yanlış bir yorum, yaklaşım ve tutumla; Aleviler ile Türkmenlerin, eşdeğer görülmesi, ilmi yolla halledilecek sorunun, askeri tedbirlerle çözülmeye çalışılması;Alevi inançlı Türkleri; günümüze kadar gizlenmeye, toplum dışına ve demokratik olmayan yöntemleri, kullanmaya yöneltmiştir. Osmanlıda Alevi düşmanlığı;1517’de Yavuz Selimin, Sunni Halifelik unvanını alması,1600’lü yıllardan sonra,Ehli Sünnetcilik ve Nakşilik akımlarının,devlet yöneticilerince desteklenmesiyle başlamıştır.
6- Karaman ili Ayrancı İlçesinde; Kırım Tatarları ile Yörük ve Türkmenler, karışık olarak iskan edilmişlerdir. Cahillik, yoksulluk ve kıskançlık nedeni ile bu üç Türk grubu; uzun süre birbirine, ısınıp, kaynaşamamış, kız alışverişi yapmamıştır. Komşu kavgalarında Tatarlar; Yörüklere "Kaba Yörük", Türkmenlere ise "Pis Türk" diye hitap etmiş? Zamanla her üç Türk boyuna mensup, bu insanların; gelir durumları biraz düzelip, çocukları okuyup eğitilince, sosyal ilişkiler gelişmiş, grupçuluk duygusu yerini; insani ilişkiye, hoşgörü ve sosyal yakınlaşmaya bırakmıştır. Demek ki İnsanların; karnının açlığı ve kafasının bilgisizliğini doyurmadan, çevresiyle barışıklığı sağlanamıyor.
7- Soyadı Kanunu uygulaması sırasında, nüfus müdürlüğü yazım memuru; ilk defa nüfusa kayıt ettiği, yörük ailesinin (Lakap bölümüne) oba adını yazmamış; gezgin,gezegen yıldız, sabit yeri olmayan, dolaşan,seyyar satıcı anlamında;"Seyyare"ibaresi,deyimini kullanmıştır.
YÖRÜKLERİN BELİRGİN ÖZELLİKLERİ (bz: 13,39,104)
1- Beklemeyi sevmez, sabırsızdır.
2- Duyduğunu sorgulamadan, araştırmadan kabul eder.
3- İyi niyetli ve önyargısızdır. İnsanlara önce inanır, güvenir,iyi davranır, hoşgörü gösterir.
4- İnsancıl ve barışseverdir.
5- İlgisiz, duyarsız, tedbirsizdir.
6- Çabuk sinirlenir, kızgınlığı da çok çabuk geçer, kinci ve intikamcı değildir, kan davası gütmez. Özür dileyeni affeder, barışır.
7- Bazısı aksi ve keçi gibi inatçıdır;bir pire için yorgan yakar.
8- Kadın ve yaşlılara, saygılı, yoksullara yardım severdir.
9- Vatansever, dindar,kanaatkar,tutumludur, Allah’a tevekkül eder.
10- Çevreye duyarlı, küçük çocuklara şefkatli, yetişkin aile fertlerine otoriterdir.
11- Ağaç, çiçek ve hayvan sevgisi, orta düzeydedir.
12- Dolduruşa, pohpohlanmaya, tava çabuk gelir, çabuk kanar, kolayaldatılır, çoğu kezde dolandırılır. Aklı başına genelde,iş işten geçtikten sonra,gelir.
13- Bazıları kıskanç, geçimsiz ve kavgacıdır.
14- Tüketim eğilimi yüksektir. Eline para geçerse düşünmeden harcar, tasarruf etmez, ancak genelde gösterişe düşkün ve şekilci değildir. Sade yaşarlar; Yörüğün Beyi ile Çobanının yediği ve giydiğinin, fazla farkı yoktur. Yaşantısı aynıdır.
15- Geleceği pek düşünmez. Örneğin: Yazdan güzü ve kışı düşünüp, tedbir almaz. Yağmur, ayaz,fırtına, kar ve soğuktan; hem kendisi, hem de hayvanları zarar görür.
16- Dedikoduyu (boş, lüzumsuz, gereksiz, faydasız konuşmayı,kubuzu,palavrayı) çok severler.
17- Lise ve üniversitede, Okuyanların dışında; gazete, kitap pek okumazlar.Ancak TV, Cep Telefonu ve İnterneti çok sevmişlerdir.
18- Okuyarak bilgi edinmeyi,araştırıp sorgulamayı,akledip düşünmeyi sevmez.Softa,yobaz, dinidar hocaların; etki ve yanlış yönlendirmesiyle;gözü açılır, ahlakı bozulur diye, çocukları ve özellikle kızları pek okutmazlar. Kızlara sadece 5-12 yaş arası;Namaz kılmayı,32 Farzı, Arapça Kuranı Kerimi, yüzünden okumayı öğretip, temel dini bilgileri ezberletirler.Nedeni; ruhban, din ticareti yapan, ücretli imamların; cemaatın, duygularını zehirleyip;kız ve erkek çocuk, ayrımcılığı yapması, kadınların;kocalarına itaat etmesi,çarşaf,türban giyerek, saçının bir telinin bile görünmemesi gereken,evde oturup çocuk doğuran,cariye gibi gösterilmesidir.
19- Kadınlar erkeklerden kaçmaz. Evlerde haremlik, selamlık yoktur.Kadınlar erkeklerle rahatça konuşurlar. Başlarını, saçları görünecek şekilde örterler. Dinde şekilci ve aşırı kuralcı değillerdir. Kadınların büyük çoğunluğu, erkeklerin ise çoğu namaz kılıp, oruç tutarlar; bu nedenle, manevi bunalıma düşeni ve intihar edeni çok azdır.
20- Genelde erkekler, tek eşlidir. 2-3 eşli olan enderdir. Çocuk sayısı, Arap ve Kürtlere göre çok azdır. Örneğin;Babamgil 6 kardeş,biz ise 4,benim çocuğum tek ve onunda bir çocuğu var?
21- Eşlerin her ikisi de oğlan çocuğu isterler, ama kız çocuğunu da evlat olarak kabullenirler. Ancak kızların yeri, evde ikinci sıradadır. Oğlanlar, bize yaşlılıkta bakacak diye; kız çocuklarına göre,daha çok sevip,gözetip, kayırırlar.En çok itibar gören,malın çoğu ve tarlanın iyisini alan, Oğlan ise;karısının etkisinde kalıp,nankörlük edip!Çalışma gücünü, gelirlerini ve sağlıklarını kaybeden;Ana-Babasına bakmayarak,yaptıkları yanlışı,elden ayaktan düşünce, gösterir? Komşular ile diğer akrabalarda,bu durumdan;biz çocuğumuzu, çok seviyoruz, o bize bu nankörlüğü yapmaz,kuruntusuyla, kendilerini kandırıp,hiç öğüt, ipret almazlar? Babalar, çocuklarını; elbebek gülbebek tarzında, sevmezler. Çocuklarını kucaklayan gezdiren çok azdır, büyüklerinden çekinirler. Erkekler, çocuklara bakmazlar. Çocuğu; emziren, yetiştiren, seven,eğiten, Kadındır.”Kızını dövmeyen,dizini döver”, Atasözü gereği; Çocuğu terbiye ederken, genelde döverler. Erkekler hem karılarını, hem de çocuklarını döverler. Kadınlar, erkek çocuğunu; “Kız olup ta, benim gibi rezil olmasın” diye ister.Kadınlığın zorluğunu, bizzat yaşamıştır.* Nenem,Dedem,Anam,Babam; küçüklüğümde ki yaramazlık,haytalığıma bakıp;sen,ADAM olmazsın dediği için;onları ileri görüşsüz duruma düşürmemek amacıyla, kendimi zorlayıp, adam olmaya çalışmadım!
22- Kadın, ev yönetiminde söz sahibidir.Çadırın orta direği, çok beceriksizler dışında kadındır.
23- Koyun, keçi güdülmesi;evin erkeğinin, Kuzu, oğlak, inek otlatılması;çocukların, Halı, kilim dokunması, koyun sağımı, inek, tavuk bakımı, sebze yetiştirilmesi,Kışlık peynir, turşu, salça, bulgur, erişte yapımı gibi, tüm ev işleri;kadınların görevidir.**Avşar ve Yörüklerin Kilimi, Azeri, Türkmen ve Uygurların Halısı, Kırgızların ise Koyun Yününden Keçe ve Çadır işçiliği, süslemesi meşhurdur.
24- Yörük kadınları, gelinleriyle geçimsizdir. Geline, ayrı bir ev açılmaz,evin bir odasına indirilir. Gelini, kaynana seçip, kendine hizmet ettirmek için almasına rağmen, bir süre sonra anlaşmazlık başlar. Oğlan ortada kalır, birisi anası, birisi karısı! Sonunda gelin, oğlanı ikna eder, kaynanayla küs olarak, oğlanı; baba ocağından ayırıp alır,çeker gider.
25- Düğünde eşya alınması, altın takı gibi tüm masrafı, erkek tarafı yapar. Kız tarafı; halı, kilim, yatak, yorgan, işleme gibi, çeyiz dışında eşya getirmez. Kız tarafının, başlık parası alma adeti yoktur.
26- Çocuklarına, evleninceye kadar pek güvenmezler, hatta büyüdüğünü bile kabullenmezler. Çocukların; sorumluluk üstlenip,öngörülü ve doğru düşünüp,sabırlı davranıp, iyi iş yapabileceğini, kabullenemez.Eşinin ve çocuğunun,önerisine, fikrine itibar etmez, İşine karışıldığında; "Çoluk çocuğun, aklı ermez" derler.
27- Anası, babası ve kardeşleriyle genelde geçimsizdir. Akrabalarının ne onduğunu, nede öldüğünü ister. Komşularıyla; inek, koyun otlatma, tavuk, köpek ve çocukların yaramazlığı, zarar ziyanı yüzünden, birbirine küsüp darılırlar. Ancak uzlaşmaya, anlaşmaya yatkındırlar. Genelde ilk saldıran, kavgayı başlatan değildirler.
28- Koyun kırkmak, yıkamak, halı kilim dokumak, harman kaldırmak gibi işlerde; imece yapar-yardımlaşır, sütte keşik yapar, ama borç para vermeyi sevmez."Yörüğün canını iste, parasını isteme."
29- Erkekler, koyun ve keçi yetiştirilmesinden anlar. 1950’lerden sonra, yerleşik hayata geçip, sebze, bahçecilik ve tahıl ziraatıyla da uğraşmışlar ise de, küçükbaş hayvancılık kadar(*inek besiciliği de pek verimli olmamıştır), başarılı olamamışlardır.İş Adamlığı;Esnaflık,Ticaret ve Sanayide; bulunduğu şehrin, en öne geçeni yoktur.Adı Türkiye Cumhuriyeti olan, bir Devletin, Ulusal Ekonomisinde söz sahibi olmuş, ilk 500'e girmiş,Türk kökenli, işadamı sayısı bile,yalnızca 5 kişidir!Büyük işadamları;Karadenizli,doğulu ve diğer etnik guruplardandır? Türkiye çapında, Adını duyurmuş,Yörük kökenli işadamı yoktur. Yörüklerden siyasetçi, memur, bürokrat, teknokrat, öğretmen, subay, bilim adamı; çok az sayıda çıkmış ise de; konusunda otorite ve meşhur olan yoktur. Bunun nedeni; Yörüklerin, birbirine sahip çıkıp, desteklememeleri, prensipli, düzenli,öngörülü, planlı çalışmamaları, ilke, ideal ve amaçlarına,gereğince sahip çıkmamaları, sabır, istek, azim, hırs, atılganlık, sosyal girişkenlik, yarışmacılık duygularının zayıflığı, veya yokluğudur. "Azıcık aşım, ağrısız başım", "Bir dönüm bostan, yan gel Osman", "Bana ne, boşver, neme lazım", Felsefesini benimserler.
30- Dinin ve kanunların, yasak ettiği yoldan, para kazananların sayısı(*hırsız, kapkaççı, eşkiya, mafya, terörist, kaçakçı, çete), yok seviyesindedir. Kötü kişiler sevilmez, dışlanır.
31- Sanat konusuna ilgi ve yetenekleri az olup,bu alanda fazla başarılı değillerdir.(*Herhalde, sabır, heves azlığı, yaşantılarının müsait olmayışı ve ortam bulamadıkları için. Örneğin, Dedem; En kötü meslek, Çalgıcılık derdi.Yine Atalarımız;Kızı,kendi haline bırakırsan, ya davulcuya, yada zurnacıya varır, diye; Bizleri, uyarmak ihtiyacı duymuşlardı!)
32- Kendinden fakiri,işsiz güçsüzü,sigara içip, kahveye oyuna gideni; küçük görür, kız vermek istemez. Hatta, kardeşinin oğlu bile olsa.
33- Çekingen, anti sosyal, kendi dünyasında, sessizliği seven insanlardır.
34- Genellikle tembeldir, çalışmayı sevmez.Sistemli,kurallı, düzenli, süreklilik taşıyan, şartları ağır ortamda, çalışmaya katlanamaz.Örneğin;Annemin, bir akrabası; TCDDY’de Ateşçiydi; emekli olmadan bıraktı! Aksilik buya,3 yıl sonra,DDY; Kömürle çalışan,Kara Tiren sistemini bırakıp, Mazotlu Lokomotif kullanımına geçti? Güvendiği varsa, veya mecbur kalmadıkça çalışmaz. Azla yetinir, yokluğa katlanır. Tembel Yörüğün; felsefesini, arzusunu gösteren deyim: "Pekmezi içip,kaba ardıç gölgesinde yatacan".
35- Ölümü de doğum gibi, normal bir olay kabul eder.Yakınlarını, nerede ölürse, o yerin mezarlığına gömer. Mezar başucu taşlarının çoğunda, Ölünün ismi bile olmaz. Çocuklar, gençler; genelde dedelerinin ve nenelerinin, mezarlarının yerini bile bilmez. Mezar ziyareti yapanlarda, çevredeki diğer etkin grupların, etkisinde kalanlardır. Yaşgünlerini kutlamaz, Ölüm günlerini de takip edip anmaz. Yörük mezarlarını anlatan; “Yörük mezarı gibi”, bir deyim vardır.
36- Sigara içeni fazladır. Ancak, alkol ve kumar bağımlısı çok azdır.
37- Atalarından gördüğü, bildiği gibi hareket etmek, aynı iş yapmak ister.İşi geliştirmek istemez, değişime direnir, yeniliğe kapalıdır.Töre,örf, adet, anane, gelenek ve göreneklere bağlıdır. Kitap ve Gazete,yokmuş gibi davranıldığı halde!Otomobil,Kalorifer,TV, Cep Telefonu, Bilgisayar ve İnternet; Yörüğün hayatının,ayrılmaz bir parçası olmuştur!
38- Kendi akraba ve milletinden, çok daha fazla, yabancılara iyi davranır. Başka etnik gruplardan kişiler, kan davası nedeniyle memleketlerinden kaçıp, Yörüklere sığınmışlardır. Yörük köyüne, mahallesine yerleşmiş, huzur ve güvenle yaşamışlardır. Yörükler, kimsenin malı, canı ve namusuna göz dikmez.
39- Nankör değildir, ekmeğini yediği kapıya hainlik yapmaz; iyilik gördüğü kişiye sevgi ve saygı duyar, hatır gözetir.
40- Hayalcidir, his ve duygularıyla hareket eder, gerçekçi değildir."İşini,öngörü ve sabırla; yerinde, zamanında, gereğince yap" kuralına uymaz. Geçmişi ve geleceği,pek düşünmez, rahattır, işleri genelde oluruna bırakır. Olaylardan ders almaz, aynı hataya tekrar düşer, rastgele- salgara davranır, işlerinde çoğunlukla başarısızdır, zarar edip,umutsuzluğa düşer.
41- Kendini doğru ve iyi görür, yaptıklarını haklı göstermeye çalışır. Yanlışını kabul etmek istemez, bildiğinden şaşmaz. Ekip, takım çalışmasına kapalıdır. Ortak iş yapmaya, işçi çalıştırmaya yatkın değildir.
42- Başarısızlık ve tembelliğine, hemen kendi dışında, bir bahane bulur.Uyarı,öğüt dinlemez, hatasını görmez ve kabul etmez. Kendini; akıllı sanır, ama şartları;doğru öngörüp, iyi değerlendirip, imkanları lehine kullanamaz.Başkalarının yanlış ve hatasını,çabuk farkeder, ancak bundan, ders, ibret almaz ve benzer hataya düşer.
43- İşe başlarken; anında, çevre ve şartlara göre değil, duygularıyla, araştırıp sormadan, acele karar verir.Uygulamaya geçince, yanlış olduğunu anlar, paniğe kapılır,zarar görür,batar, üzülür. Zaman geçer bunu unutur, yine benzer hataları yapar.Yörüğün Hayatı;maddi kayıp, pişmanlık ve üzüntüyle doludur.
44- Kızdığında, zorla yaptırılan veya sevmediği işi; baştan savma yapar.Sorumsuz davranır, ihmalci ve dikkatsizdir. Sert davranış ve katı kurallardan hoşlanmaz, başına buyruk yaşamayı sever. Kendine ve işine, karışılmasını istemez.
45- İlk gördüğü yabancı, kadın, zengin, yetkili kişi yanında; çekingen davranır, eziklik hisseder, arsız, yüzsüz değildir. Yabancı hayranlığı vardır.Yabancılara ilgi, saygı gösterir. Yörükten; milliyetçi, ulusalcı, komünist, tarikatçı ve siyasetçi az çıkar. Kendi aklını beğenir ve kendi kendisinin efendisidir. Özgür düşünür ve bağımsız hareket eder.
46- Eline fırsat (mevki, para) geçince, değişip çevresine zülüm, eziyet etmesini sevmez, baskı kurmaz. Biraz zengin olursa, camiye, fakir ve yaşlılara, kuran kursu ve öğrencilere, yardım etmeyi sever.
47- Kendine de kötülük gelmesinden korktuğu için; ezilenin yanında yer alıp,zalime,zulme, haksızlığa, karşı çıkmasa bile! Zalimin yanına da geçmez, mazlumu ezmesine, yardımcı olmaz, içinden zalime beddua eder, mazluma acır ve onun kurtuluşu için hayırdua eder.
48- Sisteme uyumlu, gelenek ve yasalara saygılı, devlete bağlıdır. Bir araya gelip, toplu olay yapmaz, katılmaz. Milliyetçilik, ırkdaşlık, birlik, dayanışma, beraberlik duyguları zayıftır. Ancak, acıma, merhamet, affetme duyguları canlıdır. Terör olaylarına katılıp,canlı bomba olup, insanları öldürmez,yollara kazmaz, okul,cami,hastane,anbulans,tiren,tır,halk otobüsü, taksi, orman yakmaz?Eşyaları, kırıp dökmez, yağma gibi eylemlere katılmaz. Bu konuda yapabileceği tek şey, kendini savunmaktır. Selçuklu, Osmanlı ve 80 yıllık Cumhuriyet döneminde, hiç yörük isyanı olmamıştır.
49- Birbirine lakap takar, onu üzecek, küçük düşürecek, ayıracak, farklılığını öne çıkaracak şekilde hitap eder; Topal, çolak, tat, kör, kubuz (palavracı), deli, kara, köse, çakır, sarı gibi.
50- Batıl itikatları vardır.Ocak,Olçum,Sınıkçıya gider. Hocalara hastalık için muska yazdırır. Nazar için kurşun döktürür, eve üzerlik, nazarlık asar, kocakarı ilaçlarını kullanır.
51- Para, mal konusunda; sağlıklı, geniş boyutlu düşünüp, eşit, adaletli, tarafsız hareket etmez. Mal verirken, çocukları arasında ayrım yapar. Kardeşler;ata mirasını paylaşırken veya ortak yapılan işte, daha çok çalıştığı veya hak ettiği düşüncesiyle; malın iyi ve çok tarafını, kendi alır. Ama yapılan, bu bencillik, haksızlık, çıkarcılık hayretmez.Kadeşlerine, kendini ispat edip, iddiasında haklı çıkabilmek amacıyla;daha çok ve çabuk kazanmak için yabancı biriyle iş yapar, oda malın tümünü çarpar, beş parasız kalır. Zengin, önemli kişi, işveren olup, arabaya, güzel bir eve, eşyalara sahip olmaya heveslidir. Ancak gerçekçi ve prensipli olmadıklarından, bunu sağlayamaz,yada uzun süreli,kalıcı olmaz! Yakınlarını kıskanma huyları vardır. Akraba ve kardeşlerinin; ne onmasını, nede ölmesini isterler.Yörük, kardeşini; yardan-uçurumdan atar,ancak son anda, düşmeden geri tutarmış? Birlikte hareket etme, ekip çalışması, paylaşma duygusu zayıftır.
52- Gülmeyi, eğlenmeyi, çevresini neşelendirmeyi bilmez. Zaten fazla neşeli tavırları, hoş karşılamazlar. Kızmak için bahane ararlar: “Yılışma, zevzeklenme, karı gibi ne gülüyon, ne sırıtıyon sözlerini,çok duyduk?”
53- Çoğunluğu giyimine özen göstermez.Moda olduğu veya zevk için değil, yöre şartlarına göre, soğuktan korunmak veya adet gereği giyinirler. Sadece düğün ve bayramlarda,giyimlerine özen gösterirler. Hatta çoğu, iş kıyafetiyle düğüne bile gider.
54- Yaşantılarının zorluğu,gelirlerinin;düzenli ve yeterli olmayışı, nedeni ile yemek kültürleri; yerleşik olanlara kıyasla, fazla gelişmemiştir.Şartlara ve elindeki imkanlara göre,farklılık gösteren, hayvansal gıda ağırlıklı,yemek çeşitleri vardır.Sepze ve meyve,menüde az yer alır.
55- TAE’ye isteyerek gider.Askerliği;dini ve milli,bir vatandaşlık ödevi görür. Askerde onbaşı, çavuş rütbesine yükselenler, sivil hayatta da bu unvanları, lakap olarak taşırlar.
56- Sorunlarını, kendi akıl ve bilgisiyle çözmeye,göbeğini kendi kesmeye çalışır.Akıl danışmaz, Uyarana, Öğüt verene de kulak asmaz.İşine karışılmasını, fikirlerine itiraz edilmesini istemez. Öngörülü Planlama yapmadığı,prensipli ve düzenli hareket etmediğinden, sorunlarını çözemez. Afşar, Türkmen ile kom ve mezralarda yaşayan Kürtler gibi, yaylak ve kışlaklarına; bir yıl fedakarlık edip, zorluğa katlanıp, ev ve ağıl yapsalardı; sonraki yıllarda, kendisi ve hayvanı üşüyüp, hasta olmayacak,koyunu kurt yemeyecek, hem çok rahat edecek, hem de ev ve ağıllarının çevresi, zilyetlik nedeniyle kendi mülkleri olacağından, zenginleşeceklerdi.
57- Kötülük yapmayı sevmez. Kendisine kötülük yapılmasını da istemez.
58- Demokrasi kültürü yoktur, ataerkil bir düzende yetişmiştir.Cumhuriyet ve Demokrasiyi; Seçimden seçime, partinin gösterdiği,hiç tanımadığı adaya, oy vermek sanır!Zaten, gösterilen adayı tanıyorsa,bir söz ve davranışına kızıp,tanıdığa,akrabaya oy vermez!
59- Yörüğün harmanı olmaz; işin tüm gereklerini yapmaz, sonuna kadar sabretmez, azmedip zorluklara dayanmaz.Son anda,cavıra kızıp,orucu bozar, pireye kızıp,yorganı yakar.
60- Yörükten zengin olmaz; eline para geçerse tembelliğe başlar, para hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. Daha da çok olsun diye uğraşmaz, Bana yeter der ve köşeye çekilir.
61- Yörükten Evliya? Aslında,Yörüklerin yapısı, duygu ve düşünce sistemleri; din adamlığına uygundur. Makam, mevki, mal edinme hırsından uzak, sakin, kendi halinde insanlardır. Kuran İslamına, Allah’ın rahmetinin geniş olduğuna, kendilerinin kusurlarını hoş görüp, eksik ibadetlerini affedeceğine inanırlar.
62- Akrabalarına tutkun, düşkün değildir. Diğer akrabalarına göre, zengin veya yetkili olunca; fakir ve işsizleri, etrafıma toplayayım, onları işe alıp;düzenli bir işe,yeterli gelire kavuşturayım, yardım edip, faydalı olayım, yol göstereyim de; okusun, iş meslek, mal mülk sahibi olsun demez. Yardım için gelenlerle de ilgilenmez, akrabalarından kaçar. Çoğunluğu, Dini Bayramlarda bile, akrabalarını ziyaret etmez!Tatillerde,Ata yurduna gitmez.Babam, sülalenin en yaşlı insanı, olmasına ve memlekette birçok akrabamız bulunmasına rağmen; bir Dini Bayram kutlama süresinde; sadece 3 akraba ziyarete geldi?
63- Yörüklerin, hayvansal ürünlerle ilgili düşüncesi; "Keçinin peyniri, Koyunun yoğurdu. Koyunun kellesi, Keçinin ciğeri iyidir".Koyunun;bel-sırtından,haşlama-yahni ile kuyruk yağı ve sütünün kaymağından yapılan;Keşkek,Kavurma ve Sepze Yemeği lezzetli olur.
64- "Ardıcın Közü, Yörüğün sözü olmaz"; Bunu; köylüler, yörükleri kötülemek için söylemişlerdir. Genelleme yanlıştır, Çoğunluğu sözünün eridir.
65- Yörükler, düşünce ve davranış açısından;şekilcilik, siyasi İslamcılıktan, tarikatcılıktan daha çok; içten, sade, Laik, hoşgörülü, Kuran İslamına yakındır.Yörüklerin inancı,Yunus Emre gibi, sevgiye, saygıya dayanır. Yörük kadınlarında;çarşaf, türban, Harem- Selamlık ve Kaç Göç yoktur.Sonuç ve özet olarak;Yörükten;evliya,paşa,ağa,dünya çapında büyük iş adamı,veya terörist,mafya,kaçakçı,kapkaççı,eşkıya ve vicdanını satmış,vatan haini çıkmaz!
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
AÇIKLAMALAR- 2
ŞİİLİK= ŞİAİ ALİ-ALİ TARAFTARI-ALEVİLİK
Alevilik, 661 yılında siyasi bir akım olarak ortaya çıktı. Hazreti Alinin Halifeliğini, Emeviler kabul etmedi ve Muaviye de Halifeliğini ilan etti. Müslümanlar; üç guruba bölündü. Aralarında fikir tartışması,askeri ve siyasi mücadele başladı.Harici-Vahhabiler iki halifeyide kabul etmediler. Zaman içinde Emevi tarafı; Sunni-Ehli Sünnet Velcemaat (*Sunniler; Kuranın; bölünüp, parçalanırsanız; zayıflar ve yüreğinize düşman korkusu düşer” Emrine rağmen;4 Mezhep, 72 Fırka ile 500 Tarikat ve Cemaata bölündü!?),*Hazreti Ali; yani Ehli Beyt tarafı ise Şii veAlevi adını aldı.Siyasi akım; Şii-Caferi Mezhebi ve Batıni -Alevilik İnancına dönüştü.
A- Şiiliğin Dünyadaki Büyük kolları: (200 kolu var)
l -Şiiliğin Caferi Kolu: İran, Irak, Azerbaycan, Nahcivan ve Türkiye
2-İsmailiye: Pakistan
3-Dürzilik: Lübnan ve Suriye, ayrıca Nusayri
4-Rafizi: İran
5-Batınilik-Haşhaşiler-Hasan sabbah felsefesi kolu: İran(1100)
6-Büveyhi Şiiliği: İran-Fars ve lrak(1030)
7-Karmati Şiiliği ve Zeydi: Doğu Arabistan ve Yemen-Husi
8-Farsi, Şah İsmail Aleviliği-Kızılbaşlık: İran(1500)
9-Fatimi Şiiliği:Mısır ve Kuzey Afrika(1100)
B- Anadolu Aleviliğinin Kolları:
1- Babailik: Şii Batıni. Baba İshak Amasya-1239 ve Celali-1560-1613
2- Bektaşilik: H. Bektaş Veli 14. yy Nevşehir (Bayadlar)
3- Hurufi
4- Haydariler
5- Kalenderiler
6- Abdallar: Abdal Musa, Pir Sultan Abdal, Kaygusuz Abdal, Kazak Abdal, Kumral Abdal, Hasan Abdal, Antalya-Elmalı, Karaman, Mersin: Sİlifke-Mut, Kayseri-Sarız, Kırşehir, Adana, Bilecik.
7- Kızılbaşlar-Safeviler: Sivas (Şah İsmail Hatayi müritleri)
8- Tahtacılar: Adana, Antalya, Mersin, Balıkesir
9- Çepniler: Kırşehir-Çiçekdağı, Gazi Antep,Balıkesir
10- Mevleviler: Konya,Şam,İstanbul
11- Ahiler: Kırşehir, Ankara
12- Evciler: Adana-Tufanbeyli, Afyon
13- Sıraç Alevileri: Amasya, İçel,Tokat-Hupyar
14- Arnavut ve Makedon Aleviliği: Balkanlar: Sarı Saltuk.
15- Alevi-Canik:Samsun-Canik,Tunceli,Erzincan,Tercan,Mercan,Elazığ,Erzurum-Tekman,
C- Alevilik: Alevilik, ırksal bir olgu değildir. İnançla ilgilidir. Kişiler, kendi duygu ve düşüncelerine göre, her zaman Alevi inancına girebilir veya çıkabilir. Alevilik kavramı Arap veya Türklere de özgü değildir Arap, Fars, Hint, Kürt,Ermeni,Canik, Türk ve Arnavut Alevileri vardır.”Alevi olunmaz, Alevi doğulur”sözü,sılogandır,demagojidir.Alevilik,İbrani-İsrail-Yahudilik-Musevilik gibi, bir Irki-İnanç değildir.Bazı Alevi örgüt sözcüleri;Aleviliği siyasileştirmiş,hatta Aleviliğin; İslamdan farklı,bir inanç sistemi olduğunu,ileri sürmüşlerdir.Selçuklular Sunni idi. Osmanlılar,1517’e kadar Bektaşilik ve Mevleviliğe,sonrası ise Sunniliğin-Ehlisünnet- Nakşibendi koluna, siyasi destek verdiler.Osmanlıda Alevi isyanları, bu tarihten sonra artmıştır.
D-ALEVÎ,BEKTAŞİ,KIZILBAŞ,Şİİ İNANÇLI;TÜRK BOY VE OYMAKLARI: (bkz:8, 22, 24)
Bu boy ve oymakların, bazı bölgelerdeki mensupları, Sünni inancındadır. Örneğin: Doğu Karadeniz Çepnileri, Afyon ve Burdur Evcileri, Burdur, Isparta Bayındırları ile Kırşehir, Adana, Kayseri Abdalları; çoğunluk olarak Sunnidir.
1- Abdal: Davulcu-Zurnacı, Demirci, Elekçi-Kalburcu, Fakçı-Façı, Kuşçu, Kuyumcu, Köçek, Sünnetçi, Yamak
2- Avcı
3- Azeri
4- Balabanlı
5- Bayat: Hacıbektaş ilçesi halkı
6- Bayındır: Akkoyunlu
7- Beğdili: Karagözlü
8- Biçerli
9- Çepni
10- Dulkadirli: Kızıldonlu, Şeyhli
11- Evci: Adana-Tufanbeyli
12- Hüdabendeli-Harklendeli
13- İnallı-İnanlı
14- Kaçar
15- Kerametli
16- Mansurbeyli
17- ŞamBayadı
18- Şamlı-Şumlu
19- Şahseven
20- Tahtacı-Salur
21- Terekeme
E-ALEVÎ-Şİİ YÖNETİMLER (bkz: 73,93)
a) Fars-İran Safevi Devletine Katılan, Türk Oymakları:
1- Akkoyunlu
2- Bayat
3- Bozcalı
4- Çepni
5- Dulkadirli (İmanlı Avşarı)
6- Halep Türkmeni (Gündüzlü-Alplı Avşarı)
7- Kaçar
8- Karamanlı
9- Mansurbey Avşarı (Kahguliye)
10- Silsüpür
11- Şamlu (Beğdili, Harbendelü, İnallu)
12- Talişler
13- Turgutlu
14- Ustacalı (Ustaclı-Usta Hacılı)
15- Varsak
16- Zülkadriye
b) Şii- Türk Akkoyunlu Devletini, Oluşturan Oymaklar:
l- Avşar Kutbeğilüler
2- Bayat
3- Bayındır
4- Çepni
5- Dulkadirli
6- Emirli
7- Hamza Hacılı
8- Halep Türkmeni
9- İzzettin Hacılı
10- Karahacılı
11- Musullu
c) Akkoyunlu El ve Oymakları (Oğuz -Bayındır Boyu: l5.yy)
l - Ahmetli
2- Bayındır
3- Beydili
4- Çavundur
5- Dodurga
6- Döğer
7- Emirli
8- Haydarlı
9- İzzettin Hacılı
10- Hamza Hacılı
11- Hoca Hacılı
12- Karkın
13- Musullu
14- Süleyman Hacılı
15- Şeyhli
16- Tabanlı
17- Yurtçu
d) Akkoyunlu Devletine Tabi Diğer Boy ve Oymaklar:
1- Alahacılı
2- Ağaçeriler
3- Avşar
4- Azeriler
5- Bayat
6- Çepni
7- Dulkadir
8- Danişmendli
9- Harbendeli
10- İnallı
11- Karamanlı
12- Kaçar
13- Teke
e) Karakoyunlu Devletine Bağlı Oğuz Boyları: 14.yy
1- Avşar
2- Düğer
3- Yazır
4- Yıva-Yuva (Hanedan Barınlı Obasından)
f) Fars Safevi Devletine Tabi Türk Boy ve Oymakları: 1501 yılı
1- Avşar
2- Dulkadir
3- Kaçar
4- Karamanlı: Berde ve Gence
5- Kutlu
6- Şamlı: Beğdili, Hüdabendeli, İnanlı
7- Talış
8- Tekeli
9- Ustaçlı
10- Varsak
F-TÜRKİYEDEKİ ALEVİ GRUPLARI:
1- Alevi: Çorum, Tunceli, Sivas, Erzincan.
2- Abdal: Adana, Kahraman Maraş, Sarız-Kayseri, Mut, Silifke, Mersin, Kırşehir.
3- Batıni: Iran, (Hasan Sabbah'ın Tarikatı)
4- Bayındır: Akkoyunlu kolu.
5- Bektaşi: İstanbul, Nevşehir-Hacıbektaş
6- Çepni: (Bir kısmı Alevi) Giresun, Balıkesir, Gaziantep.
7- Dai'ler
8- Dürzü-Dürzi: Hatay, Suriye, Lübnan.
9- Evci: Tufanbeyli-Adana, (Burdur ve Afyon'daki Evciler Alevi değil.)
10- Haşhaşiler (İran)
11-Karahacı: Çankırı-Şabanözü İlçesi Karahacı Köyü ( Silifke’deki
Karahacılılar Alevi değil).
12- Karmati: (Mısır)
13- Kalenderi-Haydari
14- Rafizi: İran ve Irak
15- Nusayri: Suriye,Lübnan
16- Şii İsna Aşeri: Sah İsmail’in Kurduğu mezhep
17- Siraç: Amasya, Silifke, Sivas, Tunceli.
18- Şahsevenler: Iran ve Afganistan
19- Şii-Şia: Adana, Hatay, Mersin, Ağrı, Kars, Ardahan, İran Caferi Kolu.
20- Şii : Pakistan- İsmailiye Kolu ve Mısır-Fatimileri
21- Tahtacı: Adana-pozantı, Mersin, Antalya, Balıkesir,Çanakkale, Muğla
22- Kızılbaş:Tunceli,K.Maraş,Erzincan
G-TURKİYE’DEKİ ALEVİ OCAKLARI:
1- Şeyh Çoban Ocağı : Erzincan-Tercan.
2- Ağuiçen: Sivas- Demirci, Hıdır ve Kasım Dede.
3- Ali Baba: Tunceli, Sivas
4- Balım Sultan
5- Avşan Ocağı
6- Pir Sultan Ocağı
7- İmam Rıza
8- Baba Mansur
9- Derviş Cemal
10- Sarı Saltuk
11- Cemal Abdal Ocağı
12- Kadıncık Ana Arapkir
13- Hasan Dede-Otman Baba Ocağı* Kırıkkale
14- Abdal Musa Kolu (Elmalı-Antalya)
15- Ali Baba Kolu (Tunceli)
16- Baba İshak
17- Şahkulu
18- Hacı Bektaş Veli Kolu: Nevşehir.
19- Pir Sultan Abdal Kolu: Sivas
20- Babai (Babalı)- Vefaiyye.
21- Karaca Ahmet: İstanbul
H-KAYNAK:
1- Türk Yurdu Dergisi: Aralık 1994, Sayı:88
2- Diyanet Dergisi: Ekim 1995, Sayı: 58
3- Türk Dünyası Tarih Dergisi: Aralık 1995, Sayı: 108
4- Nokta Dergisi: 18 Haziran 1995, Sayı: 25
5- Cem Dergisi: Eylül -1995, Sayı: 52
6- A.Aleviler Ve Tahtacılar, Y.Z.Yörükan, KBY, Ank-1985
6- Kızılbaş Türkler,N. Çetinkaya,K.Y. Ank-2010**Rıza Zelyut Eserleri*
7- Makalat,Hacı Bektaş Veli,KBY,Ank-1996
9- I.E.H.Bektaş Veli,K.Yeşiltaş,SÖY,İST-2012
*** BOZULUS VE KARAULUS DEYİMLERİ **
KARAKOYUNLU DEVLETİ(1380-1400,1469):Kurulduğu;Azerbaycan-Karabağ- Nahcivan,Revan-Bugünkü Ermenistan Toprakları, Ahiska-Borcalı ile Türkiyenin Güneydoğu,Doğu Anadolu (*Erciş,Ahlat,Adilcevaz gibi) ve Suriye, Irak (*Türklerin yoğun olduğu Kerkük, Musul, Erbil, Tılafer) ve Batı İran’daki, göçebe hayvancılık yapan toplulukları;Arap,Fars,Kürt ve Türk (Azeri, Ahiska,Karapapak, Avşar, Beğdili, Bayat,Halaç, Kaşkay, Kaçar) gibi, ırki durumlarına bakmadan, yönetim ve vergi amacıyla ve coğrafî şartları esas alarak; BOZULUS ve KARAULUS olarak, iki idari grupta topladı. (Bkz: 8,19,21).*AKKOYUNLU Devletide(1350-1400-Timur,1460-Osmanlı,1502-Şah İsmail) aynı bölgede kurulmuş olup,Tebriz Başkentlidir.
Göçebe hayvancılık yapan gruplardan kışı; Urfa, Diyarbakır ve Doğu Suriye de geçirenler, yazları Bingöl, Erzurum taraflarına yaylaya çıkıyorlardı. Bunlar KARAULUS grubunu oluşturmuşlardır. BOZULUS grubuna dahil olanlar ise kışı; Fırat Suyu, Şam, Halep, Rakka, Gaziantep civarında geçiriyor, yazları ise Yozgat (eski adı BOZOK) Kırşehir, Sivas, Ankara taraflarına yaylaya çıkıyorlardı.
Bu tanımlama ve sınıflama; Osmanlı döneminde de kabullenilip, bir süre devam ettirildiğinden, karışıklıklara ve yanlış yorumlara, neden olmuştur. Karaulus içinde; Karakoyunlu ve Karakeçili Türk Oymakları olduğu gibi, Bozulus içinde de; Araplar, Araplı gibi Arap kabilelerine mensup gruplarla, Cihanbeyli,Milli,Mihmatlı,Kara,Rışvan gibi Kürt aşiretleri,yer almıştır. Kürt aşiretleri, Üçoklar bölgesi olan Çukurova’da da bulunmuş; yazları Aladağlar, Binboğa ve Nurhak dağlarında yaylamışlardır. Her iki grupta ırki yönden arı değildir, birliktelik göstermezler. İçlerinde çeşitli boy hatta ırklardan; bir çok el, aşiret, oba ve oymaklar vardır. Ancak, Karaulusun çoğunluğu, Kürt aşiretleridir. Fakat Kara adı, Kürtlere özgü bir unvan değildir. Birçok Türk göçebe oymağı adı, kara adını taşır. Örneğin; Karakoyunlu, Karakeçili, Karatekeli, Karahacılı gibi. Grubun birine Bozulus denmesinin nedeni; grubu oluşturan oymakların çoğunluğunun, Oğuzların Bozok koluna mensup olmasıdır. (bkz: 57,88)
Bir grup içindeki aşiret, oba ve oymaklar, zaman içinde, birbirinden karşılıklı etkilenmişler, azınlıkta olanlar; çoğunluğun tesirinde kalarak, adetlerini alıp, dilini kullanmaya başlamıştır. Buda, yanlış sanı ve yorumlamayla, Kürtlerin; bir Türk boyu olarak, görülmesine neden olmuştur. Osmanlılar, başlangıçta, tüm göçebe grupları için Yörük deyimini kullanmışlardır. Yörükanı Ekrad, Yörükanı Türkmen, Çerkez Yörükanı, Tatar Yörükanı gibi.
YÖRÜK TAİFESİNİN DURUMU
Yörük taifesi, konup göçmeleri itibariyle kimseye raiyyet olmayıp, her nereye giderse, cemaatleriyle yazıldıkları sipahiye; raiyyet resimlerini verip,(buna) toprak sahibi müdahale edemez. Ama konar-göçer olmayıp, Yörüklükten tamamıyla feragat edip, davar ve topluluklarını dağıtıp, çalışıp kazanmakla meşgul olup, huzuru ihtiyar edip, tahrir zamanında; on yıldan fazla, hangi köyde oturup, mekân kurmuş (ve) raiyyet yazılmış ise raiyetini; defter mucibince, o karyenin sipahisine verir. O kimse, yörük olmaz. Bu takdirde raiyyet olmuş olur.
Raiyyet yerini tutan; yörük olsun, başkası olsun, çift akçesi, ona kulluk akçesidir. Onu da, o vilayette, çift resmi; defterde kaç akçe tayin olmuş ise, vermek kanundur.
Ama yörük taifesi, sonradan kendi baltaları ile açtıkları yerleri; tam çiftliğe tahammülleri varsa; 12 akçe, çift resmi alınması kanundur. Ama yörük taifesi, raiyyet yerlerini ziraat eyleseler, öşrünü ve çiftlik resmini, reaya gibi verirler.Bütün çiftten (tam çiftlik),12 akçe veririz diye,niza' edemezler. Bu husus, Selanik yörükleri kanunnamesinde,musarrah-açık şekilde kaydolunmuştur.
Yörük taifesi, yürüye geldikleri yerlerde; avlu-aul-ağıl yapıp, döllerini âlâ-geldikleri yerde, yine döllerini alsınlar. Kimse mani olmasın. Lâkin o yerlerde,bir kimsenin terekesine ziyan ederlerse; kadı marifetiyle tazmin ettirilir, diye fermani âlî sadır olmuştur. Yörük taifesi, sipahinin tımarı içinde oturup, ziraat edip, öşrünü verip, davarını otlatırken; otlak resmi talep edilirse, caiz değildir.
Öşür ve resim verenden, otlak hakkı talep olunmaz. Yörük taifesi, yaylaklarına gelmekte ve gitmekte; yürüdükleri yerde; 3 günden fazla oturmasınlar. Oturdukları vakit de kimseye zarar ve ziyan etmesinler. Ederlerse, şer'an sabit olduğunda, tazmin ettirilir.
Yörük; bir yerde ikametleri, kararları olmayıp, daima hareket üzere olmalarından, toprağa taallûkları yoktur. Gerdek resmi alınmaz; gerdek resmini almak, mukîm olan reaya avretine mahsustur. Yörük avretinden gerdek resmi alınmaz.
Yörük taifesi, göçer halkdır. Sancağa ve sancak beylerine ihtisası yoktur. Varisleri ağalarıdır. Şöyle ki birinden galiz (ağır, büyük) günah sadır olup, siyasete (ezaya) müstahak olsa, kadı; hükmedip, hüccet verdikten sonra, cezayı subaşıları verir, diye eskiden hükm-i şerif verilmiştir. (bkz: 123).
*ESKİ YÖRÜK VE YENİ YÖRÜK DEYİMLERİ
Eskiyörük: Yaz, kış, önceden belirlenmiş yayla, güzle ve kışlak arasında dolaşıp, çadırda kalarak, hayvancılık yapmak üzere, söz veren ve durumu: 1630-1690’dan önce, deftere böylece kaydedilen, göçebe gruplarıdır.
Yeniyörük; 1690 ve bunu takip eden yıllarda; iskana tabi tutularak, köy ve derbentlere yerleştirilip, yerleşik hayvancılık ve çiftçiliğe başlayan, ancak bu duruma alışamayıp, yeniden yaylak kışlak dolaşıp, hayvancılık yapmak isteyen ve deftere böylece kaydedilen, göçebe gruplardır.
*ŞECERE-SOY-SOB AĞACI, BELİRLEMEDE KULLANILAN, KAVRAMLAR:
Büyüklük durumuna göre sıralanmış ve eşdeğer, benzer olanlar, bitişik gösterilmiştir.Örnek:
a) IRKLAR: TURAN,ARİ,ÇİN,HİNT,ARAP,ZENCİ,KIZILDERİLİ
b) MİLLET-KAVÎM-BUDUN: TÜRK, RUS,CERMEN,İNGİLİZ
c) İL-EL-ULUS-DEVLET-TEŞKİLAT: OĞUZ,KARLUK,KANGLI,GÖKTÜRK, BOZULUS,
DULKADİRLİ,AVŞAR ELİ,KIPÇAK,KİMEK,HALAÇ
d) BOY-BOD-OK-HALK:AZERİ,KAZAK,KIRGIZ,ÖZBEK,TÜRKMEN,UYGUR,YÖRÜK
e) URUĞ-OYMAK-OBA-AŞÎRET-KABİLE-TAİFE-CEMAAT- TİRE-
TOPLULUK-BÖLÜK-GRUP-KOL: HONAMLI, HORZUM, TEKELİ,SARIKEÇİLİ
f) SOY (Baba Tarafı- Eskiyörük) - *SOP (Ana Tarafı): DÖNELİ - MENEMENCİ
g) AİLE: KEZER AİLESİ
k) YURT-MAHALLE-KÖY:BEYKÖY,SÖBÜCE OVA YAYLASI,DÖNELİ MUSA YURDU
M.K. ÇALIK, HÜSEYİN KUŞÇU VE KEMAL DEMİRAY'IN SÖZLÜKLERİNE GÖRE, BAZI KAVRAMLARIN ANLAMLARI:
-Aydın:(Sıfat)Kültürlü,okumuş,aydınlık,açık söz,münevver,ziya,entel,parlak
-Aşiret: (Arapça) Kabile, oymak, göçebe halinde yaşayan, çoğunluğu aynı soydan gelen cemaat, bir amaç ve idaredeki topluluk.* Ümmet:Aynı ortak inanca sahip, halk.
-ULUS:Halk,millet,budun.* Kabile:(Ar)İlkel şekilde yaşayan topluluk,boy,oymak.
-Oba : (İsim) Çadır halkı, göçebe ailesi, göçebelerin kullandıkları çadır, göçebelerin kaldıkları, kullandıkları yer. Yedi göbek, nesil,kuşak, bir oba oluşturur. Bir nesil: 20,30 veya 40 yıl.
-Oymak-OK: (İsim) Göçebe topluluklarında bölümler, aşiret, izci kuruluşlarında 16 ile 32 kişilik bölüm.Türkmenistan Türkmenleri;TİRE deyimini kullanıyor.Bozok,Üçok,Onok.
-İl-El:Ülke,yurt,yönetim,vilayet,oymak.Gagauzeli,Türkeli,Avşareli,Eskil,İçel,İldenizli
-Göç: Bir yerden bir yere taşınma.* -İFRAZ: Ayrılmış,bölünmüş.
-Göçebe: (Sıfat) Bir yerde devamlı oturmayıp, şartlara göre yer, yurt değiştiren
-Kavim: (Arapça) Dil, din, töre ve kültür bakımından, aralarında kuvvetli bağlar bulunan insan topluluğu.*Boy:(İsim) Aynı soydan insanların beraberce yaşadıkları,ilkel topluluk,Ok.
-Taife: (Arapça) Bölük, grup, takım, kavim, kabile, tayfa, klan.
-Millet: (Arapça) Aynı toprak üzerinde yaşayan, dil, ülkü, tarih ve din birliğine sahip, halk topluluğu. Benzer özellikler taşıyan ulus.
-Yayla: Genellikle yüksek vadilerde; derince yarılıp, parçalanmış düz yer. Dağlık bölgelerde kışı sert, yazı serin olan, hayvan otlatma yerleri.
-Bennak: Evli olup, geçimini sağlayacak oranda, koyunu bulunmayan veya arazisi olmayan hane sahibi.*Mücerret: İş görerek, kazanç elde edebilecek, çağa gelmiş erkek.
-Bakşı: Şaman inancında din adamı, kam.-Bahşi: Uygurlar döneminde bir kamu görevlisi unvanı.-Bahşiş: (Farsça) Hizmet karşılığı ödenen miktardan ayrı olarak, fazladan iyilik olsun diye verilen; para, bağış, ihsan, hediye, mükafat, lütuf. Bir yazar, bir kişinin yorumuna dayanarak Bahşiş Yörüklerinin adının, 18. yy’da Anamur’dan Kıbrıs'a iskan için gönderilenlerin, Kıbrıs Valisine bahşiş gibi verilme nedeniyle, bu adı aldıklarını ileri sürmektedir!( Bir başka görüşe göre: Bakşı; Şaman-Kam’dan gelmektedir.
-Navakiyye-Nevakiye: Eksik, yasaklı, intizama konulmuş, zahireci.
-Hayme: (Arapça) Çadır.Hayme Nişin: Çadırda oturan,göçebe.Nomat: (Latince) Göçebe.
-Duhan Resmi: Yörük, yüzdeci, yağcı, küreci ve türkmen taifesi gibi, yerleşik olarak bir yerde oturmayan, bir yerden bir yere gezen ve evli olan, yani müstakil bir ev tüttüren, kimselerden alınan vergi.-Çobanbeyi Vergisi: Reayadan alınan vergi.
-Koyun Vergisi(Ganem):Yerliden,Yörükten,eşkinci ve yüzdecilerden, farklı miktarlarda alınır.Yürüğün koyunu kırılıp hiç kalmazsa, bu gibilerden; resmi kara deyü, on iki akçe alınır.
-Arus (Gerdek-Gelin-Evlenme) Resmi: Bir kız veya dul evlenirken, kadıya verilen nikah vergisinden başka, tımar sahibi, yahut Sancak Beyine verilen resimdir. Kızdan 100, kadından 40 akçe alınır. Kız başka bir boy halkından birine veriliyorsa, nikahta sipahiye 200 akçe verilir.(*İmam Nikahı; bu yüksek vergi nedeniyle zaruretten,vicdanı rahatlatmak için çıkarılmıştır!)
-Yurt-Yurtluk: Göçebelerin yazın ve kışın, çadır kurup oturduğu yer, çadır, Tahsisli arazi.
-Güzle: Göçebelerin kışlağa giderken, Ağustos-Kasım döneminde kaldığı yer.
-Kışlak-Seyil: Göçebelerin kış aylarında, hayvanlarıyla çadır kurup kışladığı, kar yağmayan; deniz, göl, akarsu kıyısı, sahil,koy,koyak,bük,bucak, kapız, vadi, kanyon.
-AN: (Farsça)Çoğul eki.Yörükan, Turan: Türkler.MAN-MEN:Büyültme eki.Ör:Kocaman, Şişman, Türkman-Türkmen, Uzman, Toraman.* -CIK:Küçültme eki.Ör:Ufacık.
-ER,AR,LER,LAR,UR,IR,İR,AK,EK: Bu Ekler:Kavim,uruk,boy,topluluk,kişi ve çoğul anlamında.Ör:Oğuzlar,Kırgızlar,Kaçar,Düğer,Avşar,Salur,Yazır,İğdir,Sibir,Peçenek,Kıpçak,Farsak.
-OR:Merkez,üs,yüksek makam,devletin yönetildiği, yer anlamında.Ör:orta,orda,ordu.
-ERZ,İSTAN,YA,YE,İYE,UR,VAN,BOLU,BUL,KENT,POLİS,OSSOS,OS,MEDİNE: Yer, ülke,memleket,yurt,yüksek yer,bölge,toprak,şehir.Ör:Erzurum,Türkistan,Romanya,Suriye, Türkiye, Urfa,Urla,Tatvan,Safranbolu,İstanbul-Astanaboluk,Taşkent,Tiripolis,Sagalossos,Miletos.
-İ: (Ar)Aidiyet Eki: Ör:Türki (Türke ait,Türkle ilgili),Farsi,Arabi,Konevi.
-SUZ-SIZ: Olumsuzluk, yokluk eki.Ör:Akılsız, yurtsuz, çulsuz, yolsuz.
*AÇIKLAMALAR –3*
*1-Yörükler ve Diğer Hayvancılık Yapan,Topluluklarla ilgili, Deyimlerin Açıklaması:
a) Millet-Kavim-Ulus: aynı ırktan gelen, aynı dili konuşan ve aynı kültüre uygun yaşayan, gruplardan oluşur.Örneğin:Türk Milleti-Turan Halkları- Türik Budun-Türk Kavmi-Türk Ulusu.
b) Soy; Boyların bağlı olduğu bilinen, en eski topluluğu, ana grubu ifade eder. Örneğin: Göktürkler ve bunu oluşturan; Karluk, Kıpçak, Oğuz, Kanglı,Kimek ve Halaç Türkleri.
c) Boy: Bir bütünün ana kollarının, bölümlerini temsil eder. Örneğin ilk dönemde;Karluk, Kanglı ve Oğuz Boylarına bağlı olan;Türkler-Turan Halkları;Uzun dönemde, şartların zorlamasıyla; Karaevli, Yabır, Yazır gibi;Oğuz,Karluk,Kanglı Boylarından, kopup,ayrılarak;Yörük ve Türkmen Boyuna dönüşmüş ve zamanla tekrar, alt kollara bölünüp; Honamlı, Horzum, Keşli, Hayta, Tekeli gibi, Yörük Obaları oluşmuştur.
d) Boyu oluşturan ve genelde; aynı yerlerde gruplar halinde yaşayan, toplulukları ifade eden bu kelimeler; aynı veya yaklaşık anlamda kullanılmıştır; aşiret, cemaat (topluluk), halk, il-el (yeni il, eski il, içel), kabile, köy, mahalle, oymak, oba, sülale, şube, taife gibi. Örnek: Döneli obası, Işıklı oymağı. (*Karışıklığı önlemek için; OBA deyimini;sadece Yörük, OYMAK:Türkmen, Uruğ’u;Ortalık Asyadaki Türk Boyları kolu, Aşiret deyimini;Kürt, Kabile:Arap, EL deyimini ise; Avşar gruplarını anlatmak için kullandık. Bu, günlük kullanım ve tarihsel duruma da uymaktadır.)
e) Yurt deyimi; çadırı, daha çok çadırın kurulduğu yeri ve çevresini ifade eder, yurtluk şeklinde de kullanılır.*Moğollarda Çadır adı:Ger,*Arapçada;Hayme.*AKÇADIRA;Kırgızlar; Bozüy, Kazaklar; Üy,Tuva;Yurt.*Yörükler;Kara Kıl Çadır,*Türkiye Türkmenleri:Topak çadır.
f) Obalar küçük gruplara bölününce; perakende (parçalanmış) obacıklar, kol ve kanatlar, birbirine hısım-akraba-yakın, aileler ortaya çıkar.*Hasım: (Ar) Düşman!
*2- Hayvancılıkla Uğraşan Halklar: Dört ana grupta toplanabilir.*
a) Göçebe: hem yaylak, hem de kışlakta, çadırda yaşayan ve hayvanları da açıkta yatan. Örneğin; Honamlı Yörükleri; 1934’lere kadar bu şekilde yaşıyordu. Müsüroğlu Yörük obası halen yazın Aladağlar’da, kışın ise Seyhan Baraj gölü kenarında çadırda hayat sürdürmektedir. (1993 yılı)
b) Konar Göçer, Göçebe: Kışlakta evde ve hayvanları da ağılda-ahırda kalan, yaylakta ise çadırda kalan, örneğin 1934 iskanından sonra, Honamlı Yörükleri; kışın köyde, evde yaşamış, yazları ise yaylada çadırda kalmışlardır.
c) Konar Göçer-Yarı göçebe: Kışın köyde evde, hayvanları da ahırda,ağılda kalan, yazları yine yaylada; yayla damında- evinde kalan. Örneğin; Karapınar (Konya) Türkmenleri, Tufanbeyli (Adana) Avşlarları gibi. Ayrıca Antalya- Gündoğmuş ve Kayseri- Sarız göçerleri.
d) Yerleşik süt ve et sığırcılığı ile ahır besi koyunculuğu yapanlar.Örnek; Konya-Ereğli’de yaylaya çıkmayan, yerleşik Yörükler.
*3- Osmanlı Devletinde Halk İki Sınıfa Ayrılmıştır:*
1)Seyfiyye-Askeri Sınıf (Kul); Padişah beratıyla devlet hizmeti yapanlar; Raiyet Resminden (vergilerinden) muaf tutulmuştur.
a) Ümera; Tımarlı Sipahi, Devlet Erkanı, Kapıkulu.
b) İlmiyye Sınıfı: Kadı, Medrese öğrencileri ve mezun mollalar, bunların yanında çalışanlar, Seyyîtler.
c) Ehli örf:Kalemiyye- Memurlar.
2) Raiyyet Sınıfı-Reaya: Çalışıp,Vergi Veren Halk
A- Üretici sınıf:vergi yükü bu sınıfın üzerinde idi.
1-) Çiftçiler:Sebze, meyve, tahıl ziraatı ve büyük baş hayvancılık
a) Çiftlik sahipleri (şehirli, eşraf, ayan, ağa, bey)
b) Küçük çiftçiler (köylüler):kiracı, ortakçı ve tarım isçileri
2-) Tüccar, esnaf (şehirli)
3-) Sanat erbabı (şehirli): Loncalara bağlı usta, kalfa, çırak ve işçiler.
B- Konar göçer ve göçebeler;
1-) Konar-göçer (yarı göçebe): Kısın köyde evde oturan, yazın yaylaya çıkan koyun, keçi, at, katır, eşek, arı ve sığır yetiştiren, ayrıca ekin (buğday, arpa) ekerek ziraatla da uğraşan topluluk. Yazın yaylada, merada otlatma suretiyle, kışın ise ahır ve ağıllarda besi türü, süt ve et hayvancılığı yaparlardı. Halı dokumacılığı kışları evde yürütülen bir uğraştı. 1934 ve 1970’ ten sonra ise büyük çoğunluğu yerleşik hayata geçmiştir.
2-) Göçebe:Daimi yaylak, kışlak hayatı sürdürüp,12 ay çadırda kalan gruplar.Genelde kendi ihtiyacını, kendileri üretirlerdi (kapalı ekonomi). Aldıkları un, tuz, bulgur,kırmızı biber, değiş tokuş yaptıkları veya sattıkları ise hayvansal ürün, kilim ve keçe idi. Koyun, keçi yetiştirmiş ve taşımacılık içinde deve,eşek bulun¬durmuşlardır.1800’lere kadar Yörüklerin çoğunluğu, göçebeydi.
C- Berat sahibi olan, Reaya-Beraya:
1-) Geri hizmet sınıfı: Askeri ile Raiyet arasında, vergiden kısmen veya tamamen muaf ve müsellem(*herkesin kabullendiği!), serbest zümre. Bunlar devlet kontrolü altında; derbentci, köprücü, tuzcu, çeltikçi, madenci, suyolcu, menzilci, iskeleci gibi, geri hizmeti yürüten görevliler.Bu tür işlerde; genelde Yörük ve Avşar dışındaki Oguz boyları, Tatarlar (posta hizmetleri) gibi diğer Türk Boyları ve bazı Türkmen oymakları görevlendirilmiştir.
2) Hususi hizmet sınıfı: Padişah beraatı ile vergiden, muaf tutulan; doğancı, yuvacı, at çeken gibi. Bazı padişahlar, Yürüklere; askeri hizmetlerde görev vererek; geri hizmet, hususi hizmet ve raiyet rüsumundan, muaf tutmuşlardır. Örneğin; dedem H.Molla Mehmet; deve ve eşekleri ile 1.ci Dünya savaşında; subay, asker korumasında, iç kesimlerden (Niğde, Konya), Mersin limanına; buğday, arpa taşımıştır. Buradan da gemilerle cepheye gönderilmiştir.
*4- Osmanlı Döneminde Kanunname ve RESMİ EVRAKLARDA YÖRÜK Deyimi ve Yürüklerle ilgili Hususlar: (bkz: 72,123)*
A- Yörüklerle İlgili, Hüküm Örnekleri:
1-) Yaylak-Kışlak arasında göçerken, konaklanan bir yerde; 3 günden fazla oturulamaz.
2-) Bir yerde sürekli oturmayıp, daima hareket üzeredir.
3-) Toprak sahibi olup, bir yerde temelli oturanların, ödediği; "gerdek vergisine", Yörük kadınları; bir yerde daimi surette oturamadıklarından, dahil edilmez.
4-) Yörük subaşısının, karışamayacağı unsurlar:
a) Yörük oğlu, Yörük olmayanlar
b) Yörük gibi yaşamayanlar
c) Yörüklükle ilgisi olmayanlar.
5-) Defterde kayıtlı, Yörük taifesi(obası,topluluğu), Maliyeden verilmiş; Şerefli Emir Belgesini,ibraz etmedikçe;muaf olduk,vakıf halkından olduk diye,mütevel1ilerden senet alamazlar.
6-) Eski Yörük, Yürüklükten çıkmaz. Eğer bir yol bulup, başka taifeye katılıp, deftere yazılsa bile, yine Yürüklükte kalır.
7-) Yörük vergilerini; Yörük Subaşıları alır.
8-) Yörük taifesinin; eskiden beri kendilerinin olan, tahsisli yaylak ve kışlaklardan, ola geldiği gibi, yine yararlanmasına, kimse mani olamaz.
9-) Yörük taifesi; Yörüklükten vazgeçerek,bir yerde yerleşip, tarımla uğraşmaya başlar ve o köyde; on yıldan fazla oturup, o köyün halkı olarak yazılırsa, artık bu gibi kişilere; Yörük Beyi karışamaz.
10-) Yörük taifesi, tapuya tescilli toprakta; on yıldan fazla oturup, tarım yapar, toprak sahibine öşür vergisi verirse ve çevreye de zararı olmazsa, oradan kaldırılamaz.
11-) Yörük taifesi, konar-göçer halktır. Belli yeri, sancağı ve ihtisasları yoktur. Asayiş yönünden, Subaşı ve Kadıya bağlıdır.
12-) Yörük taifesi; on yı1dan fazla, bir köyde oturup, yazıcı o köye halk olarak yazsa; bu kimseler, Yörük olmaz, köy halkından olur.
13-) Yörük, Türkmen, Karaca Ulus (Ekrat) vs cemaatlerden, konup göçerken; konup göçmekten vazgeçip, davarlarını dağıtıp, bir yeri yurt edinerek, geçimini; ekip biçmekle, sağlamaya başlayan ve o köye yerleşme süresi; on yılı geçenler, artık oranın yerlisidir ve çift vergisi alınır.
14-) Defteri Hakani de (Tapu Defteri); Yörük vergisi istenecekler:
a)Yörük oğlu, Yörük olan
b) Yörük gibi davranan, Yörük gibi yaşayan, konar göçer hayvancılık yapan: Avşar Eli, Bedevi Arap Kabilesi, Karaulus (Ekrad) aşireti ve Türkmen Oymaklarına; yaptığı iş ve yaşayış şekli nedeniyle; Türkmen Yörükanı, Türkman Ekradı, Ekrad Yörükanı, konar göçer Türkman- Ekradı Yörükanı, Çerkez Yörükanı taifesi gibi, sınıflamalar yapılmış, isimler verilmiştir.
c) Yörüklükten çıkmış;(*yaylak-kışlak arası, konar göçerliği bırakmış) ancak, hala Yörüklükle ilgisi bulunan; köyde kalıp, çiftçilik (ziraat ve besi hayvancılığı) yapan, fakat on yılı doldurmamış olanlar.
d)Yörükan (Yörükler) defterine, yazılmış olanların, çocuklarından ve onlardan olanlardan; Yörük vergisi istenir.
B- 1724 yılında yayınlanan, bir padişah fermanıyla; (konar-göçer)- göçebe, Anadolu Yörük cemaatleri makulesi: “Ağnam (koyun vergisi), Sütran, Bennak(*çift ve arazisi bulunmayan, evlilerden alınan vergi) ve Mücerretlerine (bekar vergisi) fil cümle, mal tain olunmağla;
1-) Avarız (Olağanüstü durum vergisi)
2-) Nüzul (inme, konaklama)
3-) Sürsat
4-) Adet-i Ağnam (hayvan vergisi)
5-) İmdad-ı Seferiye (savaş vergisi)
6-) Hazariye (ikamet vergisi)
7~) Tekalifi Örfiye (*Kabul edilen,geleneksel vergiler, askeri vergiler)
8-) Sakka’dan muaf (eziyet verici, görev istenmeyecek) ve müsellem (herkesçe kabul) olmak ve taife-i Mezbure (adı yukarıda geçen) cemeatlarına, gayrı fert karışmamak şartıyla; Nizamı Cedit (Yeni düzenleme, kanun) defterine, kayıt edilerek, müceddeden Nizam verilip, tahtı zabıtaya ifrağ olunmuştur...”
C- "..nam mahalde kışlayıp ve ..nam mahalde yaylamak üzere ..taifesi 1731 yılında; Emri Şerif ile Divan-1 Hümayun tarafından ... ilçesi ,. . nam mevzi ye iskan edildi . . . . ;
D- "... mahalli iskanlarından Huruç (vazgeçip bölge dışına çıkıp) ve Rum tarafına firar ..."
E- "... olmamalarıyla, mahalli aharda müteferrik ve perişan olan, reayayı sahihası; bulundukları mahalden, hane ve zaman itibar olunmaksızın, marifeti şer ile (zorla) kaldırılıp, asıl cemaatleri Derununa, naklu iskan ettirmek için; evamiri Şerife verile geldiği mukayyettir. Emru ferman, devletlu Sultanım Hazretlerinindir..."
F- 1744 tarihli bir fermanda; “İçel sancağı, konar ve göçer Yörük cemaatları ve Ekrat ve Türkman taifelerinin; bennak ve mücerret ve şütran ve ağnam ve beher, mehar develeri hesabıyla gelen; rüsumu mirileri, cem ve tahsil ettirilmek, göçebe surutunda mukayyettir...”
G- Osmanlı Kanunnamesinden; "Yörük taifesi, konup-göçe geldikleri itibari ile kimseye raiyyet olmayıp, her kande gider olsa, cemaatiyle yazdıkları; karye (köy) sipahisine, resmi raiyetlerini verip, toprak sahipleri dehledemezler..."
H- 1716 tarihli, şikayet defterinden"*... men ve defolunmak babında, şerefli emrim ve TÜRKMEN ve YÖRÜK cemaatleri;bundan sonra,ATA BİNMEYİP, KILIÇ ve TÜFEK TAŞIMAYIP...münasip olan,yerlere yerleştirilmek,gereğince hareket olunmak,babında yazılmıştır."
I- "... Aşiretinden ... cemaaati, Bozok sancağının; hali-boş ve harap-terkedilmiş-virane yerlere- mahallerine, 1692 yılında iskan olunmuşlardır. "
İ- 1729 tarihli, aşiret iskan defterinden: "... iskan yerlerinden, hariç yerlere çıkmaktan sakınmakla, kış ve yazda, kendilerine mahsus yerler de; oturup ve yerleşip, kanunen istenenlerden (vergi ve ) tarımla uğraşmaları şartı ile güzel bir düzene sokulmuşken ... belli meskenlerinden çıkmaları ve ... tarafına kaçmalarıyla, bunların bu gibi hareketleri, sair taifelerede sirayet edip, istikrar bulan, iskan işlerinin karışmasına ve yurt düzeninin bozulmasına, sebep oldu¬ğundan ... yurdun huzuru ve halkın yüreklerinin, rahatı için; bulundukları yerlerden kaldırılıp, iskan yerlerine geri çevrilmeleri ... bir tek kişi, geriye kalmamak şartıyla ... yollarda bir yere kaçıp, kaybolmamaları için kethüda ve söz sahiplerinden, inanılır kimseleri; rehin olmak üzere, alıp ve münasip olan kaleye, koyduktan sonra, tümüyle sevkedip, göndererek "
J- 1731 tarihli iskanla ilgili emirden "..„ firar ile mali mirilerini edada, taallül ve muhalefet eylediklerinden ... bulundukları mahallerden alınıp, cemaatleri durununa nakil ve iskan olunup ... marifeti şer ile kavi nezre, kat ve hücceti şeriyye olunup ... eğer fima-baat dahi, nezirlerinin hilafı hareketleri, zuhur eder ise, cümlesi ahz ve haps ve muhkem haklarından gelinmek ... "
K- 1758 tarihili bir fermandan: " Yörükanı Anadolu, Cemaatleri reayası, konar ve göçer, göçebe taifesinden olup; bir mahalde, avarız hanesine kaydolunur, makuulesinden değildir..."
L- Tanrı Dağı Yörük Taifesi; Defteri Cedidi Hakani’de; Eşküncü Ocağı Mukayyettir.
M- Tekeli Cemaati; konar göçer, Bozdoğan Yörükanı taifesinden olup, 1724 senesinde; Yörükanın, Nizamı Cedid Defterine, ithal olunmuştur.
*-GÖÇEBE ve Konar Göçerlerin Sınıflandırılması.(*Osmanlı Tapu,Mahkeme,Vergi Kayıtları ve İskan Emirlerine Göre) (bkz: 71).*
*1- YÖRÜK ÇEŞİTLERİ:*
a) Anadolu Yörükanı
b) Anasıl Yörükanı
c) Etrakiyei Yörükan!(*Etrak-Etrüks-Tırak-Terakime:Yörük Türkü)&Ekrat ise Kürt!
d) Göçebe Yörükanı
e) Haymenişin Yörükanı (*Çadırlı Yörükleri-Hayme: (Ar) Çadır)
f) Konar göçer Yörükan taifesi
g) Konar ve göçer, göçebe Yörükan taifesi
h) Perakente Yörükan: Asıl oba ve iskan yerini terk ederek, başka bölgeye giden, aile veya küçük topluluk.
ı) Rumeli Yörükleri: Balkanlara iskan edilen, Yörük Obaları
i) Yerli Yörük: 18. yüzyıldan önce iskan edilen ve göçebeliği bırakarak, çiftçilik yapan Yörükler
j-) Yörükan taifesi: Yörük sınıfını, meydana getiren insanlar.
l) Yaylak Yörükanı (yaylakcılık): Nisan- Eylül aylarında, yüksek rakımlı dağlarda, çadırda kalarak, buradaki yaylaklarda; koyun, keçi otlatan, Yörükler.
*2-Yörükler Dışındaki,Göçebe ve Konar GÖÇERLERİN,SINIFLANDIRILMASI:*
a) Göçebe taifesi
b) Göçebe ulus taifesi
c) Göçer ulus
d) Göçer Evli Taifesi
e) Göçer evli, göçebe ulus taifesi
f) İfraz cemaatleri: Ayrılmış, tefrik edilmiş, vazifeye tayin edilmiş topluluklar.
g) Yerli taife: O yöreye eskiden yerleşmiş, hayvancılık yapan halk. Örneğin Trabzon'da yazları; inek, koyun ve keçileriyle; Karadeniz Dağlarındaki Yayla evlerine çıkanlar.
h) Yörük gibi yaşayan, cemaatler: Türkman Yörükanı, Ekrad Yörükanı, Türkman Ekradı Yörükanı, Çerkez Yörükanı gibi. Bunlar vergilendirme ve asayiş yönünden; Has ve Tımara göre yapılan bir sınıflandırmadır. Yoksa Yörük Türkmeni, Kürt Yörükleri, Türkmen Kürtleri veya Çerkez Yörükleri diye, bir şey yoktur.Bu Halklarda bu deyimleri benimseyip, kendini tanımlamada kullanmamıştır. Yalnız,seçim sırasında politikacıların;etnik kökeni,milliyeti farklı olduğu halde, Ayyıldızlı Rozet takıp Türklüğü,hatta Torosların Çocuğu,kavramını sahiplenip,Yörüklüğü kullandığını gördüm.
*1700-1934 Yılları Arasında,Zorunlu İskana Tabi Tutulan, Anadolu’daki HAYVANCILIK YAPAN GURUPLAR: (bkz: 11,105)*
A- Göçebe ve Yarı Konar Göçer, Türk Boyları:
1- Abdal
2- Avşar (Oğuz Boyu)
3- Çiğil
4- Halaç-Kaşgay
5- Kazak
6- Kırgız
7- Kaçar-Koçer
8- Kıpçak
9- Kuman
10- Nogay
11- Özbek
12- Peçenek (Oğuz Boyu)
13- Türkmen (11 adet, Oğuz Boyu Tireleri, Genel Adı)
14- Tatar (Selçuklu ve Osmanlı döneminde Türkiye Tatarları)
15- Uygur
16- Yağma
17- Oğuz Boyları (9 Oğuzlar)
18- Yörük (*3 Oğuzlar ile Karluk, Kanglı, Türkeş ve Onoklar)
B- Göçebe veya Yarı Konar Göçer, Hayvancılık Yapan, Diğer Gruplar:
1- Abaza - Çerkez
2- Acem-Fars
3- Arap
4- Çingen
5- Ekrad -Kürd
6- Gürcü
7- Laz
8- Macar-Mağyar-Avrupa Hun-Sekel
9- Yezidi-Ezidi-Ezi:Kürt diliyle konuşuyor,ancak kürtlerden farklı inançta!
*YÖRÜKLERİN İDAREYLE İLİŞKİLERİ (bkz: 72,118,121)*
Yörükler genelde, 12 ay süreyle, yayla ve meralarda; otlatma suretiyle hayvancılık yaptıklarından, sürekli yer değiştirmek, zorunda kalmışlar ve devamlı bir yurt tutamamışlardır. Diğer konar göçer, hayvancılık yapanlar ise; yılın 7 ayı, evlerinde kalıp,ağıl-ahırlarında besi hayvancılığı yapmışlar ve ziraatla da uğraşmışlardır. Bu durum, göçebelerin; diledikleri yerde, özgürce, serbest olarak, gezebildiklerini göstermez. Yaylak ve kışlağı, devlet belirler. Türkmen ve Yörükler, üzerlerinde bulundukları toprakların, teşkilatına bağlı olarak; Has, Tımar veya Evkaf Reayası olup, belirlenmiş bir vergi ile mukataaya dahil edilirler. Yörükler, umumiyetle Tımar ve Has Reayası, Türkmenler ise Has Reayası olarak yazılmıştır.Tımar sisteminin,3.cüsü ise Zeamettir.
Devlet; Anadolu ve Balkanlardaki Yörükleri;idari ve askeri işlerde, kullanmak üzere, teşkilatlandırmıştır.
a) Balkan Yörükleri: (bkz: 72,77,106).
1- Gemi yapım islerine malzeme temininde
2- Yolların emniyeti ve tamiri
3- Su yolları yapımı ve tamiri
4- Dağbeli-Dağ Geçitlerinin muhafazası (Derbentçilik)
5- Köprü inşa ve tamiri
6- Zahire toplaması, nakliye ve koruması
7- Madenlerin işletilmesi
8- Diğer nakliye işleri (özellikle top nakli)
9- Kale yapımı ve onarımı gibi, hizmet ve işlerde çalıştırılmışlardır. Sabit Evleri olmadığından, nerede iş varsa oraya gönderilmişlerdir. Yerleşik halkı; evi, tarlası,bahçesi,ahırda-ağılda ineği, atı veya Esnafın Dükkanı olduğundan; bu tür geçici işlerde, çalıştırmak zordur.
b-) Anadolu Yörükleri: İktisadi faaliyetlerine göre; Yüncü, Darıcı ve Ellici gibi adlar almışlardır. Han (örneğin; Sultan hanı, Çiftehan,Hortu hanı,Kadınhanı,Horozlu han) ve Derbent-Geçit (örn. Gülek Boğazı,Konya-Derbent) civarına, daha çok Türkmenler yerleştirilmişlerdir. Örneğin; Konya,Burdur, Aksaray, Kayseri, Sivas ve Niğde ilindeki Han ve Geçitler.
Yörükler; Asayiş yönünden Subaşılara, Yargı yönünden ise Kadılara bağlıdır.Devletle ilgili, idari ve mali işler yönünden ise Yörük Beylerine tabidir. Kanunnamelerle belîrlenen ve mahalli şartlara göre, değişiklik gösterebilen vergileri;Hükümet tarafından, tayin edilen Voyvodalar- Müstelzimler toplardı.Yürüklerin başında;Miri Yörükan denen, Yörük beyi bulunurdu. Türkmen oymakları ise doğrudan Sancak Beylerine bağlıydılar. Sancak Beyi, emrindeki Gediklilerinden veya Hanedandan (akrabasından) birini, Voyvoda olarak görevlendirirdi. Bu Voyvodalara Türkmen Voyvodası, Türkmen Ağası veya Derbend Ağası denirdi. Voyvodalar ahaliye zulmeder veya idarede acizlik gösterirse, Hükümet tarafından azledilirdi. Göçebelerin, baş kaldırı nedeninin çoğu; yöneticilerin baskısı, adaletsiz ve çok vergi alması, çok uzun süreli(8-10 yıl) ve sonu yenilgiyle biten askerlik ile Halkın şikayetlerinin;(*Avam, Göçebe, ilmi irfanı kıt, yol yordam bilmez, aklı ermez, cahil, kaba, fakir, ağzı un çorbası kokar, eti- peyniri- tereyağını satar, kendisi ot, ekmek yer gibi, gerekçelerle) dikkate alınmamasıdır.
YÖRÜKLER VE DİĞER GÖÇEBE VE KONAR GÖÇERLERDEN, ALINAN VERGİLER
A) Yörüklerden Alınan, Vergiler (bkz: 72)
1- Ağıl resmi-yatak vergisi
2- Caba resmi! (*koyun ve keçileri; hastalık nedeniyle kırılan, veya fırtına,ayaz,tipi,don nedeniyle telef olup, kalmayanlardan?)*Dedelerim;Birkez,Ağustos ayı sonuna doğru,Adana-Kayseri- K.Maraş arası- Binboğa Dağlarında, birkezde Konya-Ereğli-Mersin arası, Bolkarlarda; Tutuldukları Kar fırtınası ve dondurucu soğuk nedeniyle;Koyun,Keçi,Deve,Eşek gibi,tüm mal varlıklarını yitirip, Çobanlığa başlamışlar!
3- Ganem- Ağnam (koyun) resmi
4- Koru resmi; (konup yayladıkları yurtlar için alınırdı)
5- Kışlak resmi (kışlak, beriyye); aile başına kışladığı, tımarın sipahisine ödenirdi.
6- Otlak—mera resmi:* Tımar sahipleri; Tımar arazisinde, hayvan otlatan; Yörük, yerli, eşkinci ve yüzdeciden alırdı.
7- Yaylak-yaylatma Resmi: (*Bir belgede yaylaya çıkanlar için "Yabaneri Taifesi" ifadesi kullanılmış.)** Yörük;bu 7 vergiden geriye, bir şey kalırsa,onuda kendi yemiş? Savaş çıktığında, Seferberlik ilan edilince, birde Savaş Vergisi alınmış?*Dedem;”Hiçbir zaman, ek olarak hayvan satmadan, süt ürünü ve yünle, vergi ödeyemediklerini”, söylerdi!
B) Ayrıca Zamana ve Bölgeye Göre, Konar Göçerlerden, Kışlak Resmi Yerine;
1- Resmi Zemin
2- Resmi Bennak
3- Resmi Aruz (gerdek resmi; kız ve dullardan)
4- Yave Akçesi (kaçkın: sahipsiz hayvan)
5- Sefer Vergisi
6- Badı Heva Resmi (zarar ziyan vergisi ) gibi vergiler de alınmıştır.
7- Harp levazımatı yapan, bir kısım oba ve oymaklar ise vergi yerine, imal ettikleri ok ve yay gibi silahları, vermekle mükelleftiler.
C) Yaylak Resmi Alınacak, Vergi Mükellefleri;
1- Sürülerini, başka tımar sahibinin arazisinde (merasında) otlatan, sürü sahipleri.
2- Miri yaylaklar da davarını yaylatan, sürü sahipleri
3- Göçebe ve konar göçer taifeler: oymak, aşiret ve kabileler
4- Yörük obaları
Arşiv belgelerinde yaylak resminin; bazı yerlerde sürüsü olmayan Yörüklerden de alındığı, bazı yerlerde ise iki defa, hatta daha fazla alınması gibi, usulsüzlükler yapıldığı görülmüştür?
D)Yörüklerden, Alınmayan Vergiler:
l- Çift resmi: Ziraat yapılan bir toprağa sahip, köylü ailelerin ödedikleri vergi. Ayrıca dağ, düz veya baltalık yerden, kendi imkanlarıyla ziraat arazisi açanlar; tımar sahibine, çift vergisi vermekle mükelleftir. Buna, kulluk akçesi de denir.
2- Öşür: Zirai ürünlerden alınan, onda birlik vergi. Ancak toprağı ihya edip, ziraata açanlar, buradan kaldırdıkları ürünlerinin öşürlerini; Reaya gibi verirlerdi.
3- Çoban Beyi Resmi: Bazı zaman ve yerlerde, Ağnam Resmi ödeyenlerden alınmadı. Doğu ve G.Doğu Anadolu’da; koyunculuk yapan aşiretlerden, ağalar alıyordu.
4- Nevgi Yağı Resmi: Mardin ve Erzincan Yöresi Aşiretlerinden; Otlak ve Yaylak Resmi dışında, hane başından, nevgi yağı vergisi de alınıyordu.
5- Gerdek Vergisi: Toprak sahibi olup, köy ve kasabalarda oturan, evli erkeklerden; karıları için alınırdı.
E-Açıklamalar:
1-Bir nesil, göbek, batın, kuşak; çeşitli dönemlerde; 20, 25 ve 30 yıl olarak hesaplanmıştır. Bir kuşak; ortalama insan ömrünün üçte biridir.Araplara göre ise 40 yıldır.
2- Bir göçebe çadır halkı, ortalama; 5 kişi kabul edilir.
3-Türkler, ilkönceleri; Halaç (Kaşkay), Karluk (Uygur, Yörük), Kanglı (Horzum), Kıpçak
(Tatar), Kimek-Yemek (Kazak,Kırgız) ve Oğuz (Türkmen) gibi, 6 Boy iken, göçler, savaşlar sonucu; parçalanıp bölünerek;Bozok, Üçok, Onok, 9 Oğuz, 24 Oğuz Boyu gibi, guruplar oluşturdular. 1900’lara gelindiğinde Türk Boyu sayısı; 48’e, uruğ, oymak, tire ve oba sayısı ise 23 bine ulaştı. 1991’de; Boy adını,kimlik edinip; yaşatıp, taşıyan, birliğini, dirliğini koruyup, Boy adıyla Devlet Kuran; Bilinçli, İlkeli, Erdemli,İdealist, Büyük Türk Halkları; Azeri, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen.
* GÖÇEBELERİN İSKANI
*1- 18 ve 19.cu yy. da Osmanlı Halkının, Genel Durumu: (bkz: 65,70,105,113)*
1683 Viyana bozgunuyla birlikte, komşu devletlerle yapılan, savaşların artması,Batılı Devletlerin; Tüfeği icat edip,Top gibi,ateşli silahları geliştirmesi nedeniyle; yenilgilerin başlaması ve savaş ganimeti elde edilememesi sonucu; Has, Tımar ve Zeamet sisteminde bozulma başladı. Yöneticiler yaşantılarını korumak için;(*Nazır, Beylerbeyi, Subaşı, Mutasarrıf, Kadı, Vergi toplayıcı gibi, devlet memurları) halktan aldığı vergileri arttırdı. Askere alınan er adedi çoğaldı, askerlik süresi uzadı, ama cepheden evine dönen, gazi adedi azaldı. Gayri Müslimler (Ermeni, Rum, Yahudi), Araplar, Kürtler, İstanbul’da yaşayanlar, bedel ödeyen sanatkar, esnaf, tüccar ve büyük çiftçiler; ekonomik sistem aksamasın, üretim sürsün (veya savaşmaz) diye askere alınmıyordu. Sözün özü, anlamsız ve neticesiz savaşlarda ölenler; "ihtisası olmayan, düşünmeyen" Yörük, Türkmen, Avşar ile Gürcü, Laz, Çerkez veya küçük çiftçilerdi (köylüler). Dıştaki yenilgiler, hemen içerde de tesirini gösterdi. Merkezi yönetimin, taşra üzerindeki kontrolü, etkisi azaldı. Halk, bunu fırsat bilip; çocuğunu askere göndermek istemedi. Vergisini geciktirdi veya hiç veremedi. Yükümlü olduğu, geri hizmetleri aksattı veya yerine getirmemeye başladı. Susuz, iklimi sert veya çok sıcak, sivrisinekli yerlerden, sulu ve ılıman yerlere, kendiliğinden göçmeye başladı. Düşman eline geçen, eski Osmanlı topraklarından; Türk ve Müslüman ahali, Anadolu’ya göç etmeye başladı. Sistemin aksaması nedeniyle; devlet gelirleri azalırken, giderleri de artmaya başladı. Ayrıca vergi ve gelir dağılımı, adaletsizliği sonucu, bazı kişiler aşırı zenginleştiler. Yetkililer(Vali, Sancakbeyi, Kadı, Müstelzim, Zaptiye); yöre zenginleri ile (Ayan, Ağa, Eşraf, Şeyh,Seyyit,Şerif) işbirliğine yönelip, halka baskı yaptılar, veya yörenin esnaf ve ağalarının, halkı soymasına göz yumdular. Üretim, ticaret ve mal nakli (dolaşımı) aksadı.Açlık, yokluk ve salgın hastalıklar baş gösterdi.Orta sınıftan, yerleşik halk ile göçebeler; önce hallerinden, mahalli yöneticilere yakındılar, ilgi ve çözüm bulamayınca, mahalli yöneticileri üstlerine şikayet ettiler. Görevde kalmak isteyen, mahalli yöneticiler; halkın bu şikayet, dilek ve protestosunu yukarıya; devlete isyan gibi, gösterdi? Merkezi idare durumu, sağlıklı değerlendiremedi. Şikayet ve sorunların, esas nedenine inmedi ve ilgisiz kaldı. Hatta eski gücünü taşrada yeniden kurmak, gelirlerini daha da arttırmak için askeri yöntem ve tedbire başvurdu. Yolsuzluk, yoksulluk, öksüzlük, hastalık, çaresizlik,baskı ve adaletsizlikler; halkı bezdirmişti. Sosyal patlama için bir kıvılcım yeterliydi. Bu durumu gören, değerlendiren komşu ülkeler, bazı etnik grupları kullanarak, kışkırtarak; ülkede karışıklıklar çıkardı. Yer yer isyanlar baş gösterdi. Devlet bu isyanları bastırmak için kendi halkına karşı, kendi öz ordusunu kullandı, hatta bir ara isyan eden valisi; Mehmet Ali Paşa'ya karşı, İngiltere ve Fıransadan, askeri yardım bile istedi. İsyanların nedenini araştırıp, onlara din, ilim adamı gönderip, sorunlarını dinleyip, görüşüp barışçı yollarla, gerçekçi ve akılcı metotlarla, güzellikle, onları iknaya ve işbirliğine yönelmedi. Sorunu kısa, kesin ve sert yaldan çözerek, diğer halk kesimlerine de gözdağı vermeyi, tercih etti. "Cahil halk, koyun sürüsü gibidir, idaresi kolay olur" mantığıyla; zaten çok az sayıda olan okullarla hiç ilgilenmedi!(*Örneğin:Cumhuriyet Dönemine kadar, Karadeniz bölgesinde; İstanbul ve Kastamonu dışında lise yoktu,Sanat Mektebi- Endüstri Meslek Liseleri de; İstanbul, Kastamonu ve Konya'da açılmıştı). Gelir kaynağını yitirerek kapanan, Vakıf okullarının (*Örneğin İstanbul’daki bir orta okulun geliri; Sırp toprağı olmadan önce,Yugoslavya’daki bir Vakıf arazisinden sağlanıyordu) geliri kesildi. Yine 1880'lerde Adana Hastanesinde doktor kalmamış, okulların çoğu kapanmıştı. Hastaneden ayrılan doktorun yerine, yenisi atanmadı, ölenin yerine yeni öğretmen alınmadı. Halk; kendine sadece eziyet eden, aldığı vergiyi; kendini orada tutmak için Saraya rüşvet-hediye olarak veren, veya yaşantısını sürdürmek için kullanan, yöneticilerden soğudu. Verdiği vergi, kendine;yol,su,güvenlik,eğitim,sağlık hizmeti olarak değil, eziyet ve yolsuzluk olarak dönüyordu? Vatandaş, görevi; halka hizmet olması gereken ve halkın sıcak, soğuk ve çamurla boğuşarak, hayvan pisliğini koklayarak, romatizma, verem,tifo,veba, çiçek vs olarak, çok zor şartlarda kazandığı paralarla; halka göre, çok rahat ve lüks bir yaşam sürdüren, devlet memurlarının; kendilerine yardımcı olması, sorunlarını çözmesini beklerken, ilgi göstermemesi, hatta odasına bile kabul etmemesi, zorla askere alınıp, devletin; ücret vermeden, zaptiyelik yaptırdığı, evladının da dönüp kendine; aldığı emir gereği, eziyet etmesi karşısında; bu halkın ne yapması gerekir? O sıralarda Avrupa’da; doğalgaz, elektrik lambası, kalorifer, otomobil, tren bulunmuş, halk;bu ve buna benzer, hizmet ve kolaylıklardan yararlanmakta idi. Osmanlı halkının; çektiği yetmiyor gibi, bir de başında eşkıya belası vardı. 1800-1924 yılları arasında eşkıyalar, altın cağını yaşamıştır. Yönetici ve zaptiyeler;(*1978-2014 pkk-kck teröründe olduğu gibi) eşkıyalar ile mücadele de yetersiz ve etkisiz kalmış, halk; canilerin insafına bırakılmıştır! Çok az olan malı dışında; birde canı ve namusu da tehdit altına girmişti. Artık cahil ve fakir halk, ne çok ağırlaşan vergiyi vermek, ne de gidenin gelmediği, savaşlara gitmek istiyordu. (*Yemen Türküsünde sorulduğu gibi; ...giden gelmiyor, acep nedendir?). Bulunduğu bölgeyi, düşman işgaline karşı savunma ve direnme gereğini de duymuyordu. Bu umutsuzluk ve yılgınlık durumu, Cumhuriyet kuruluncaya kadar sürmüştü. İzmir’in işgali üzerine, Yunan'a karşı savaşmak için asker toplayanlara, Ege’de yaşlı bir köylü; "Bu Yunanlı; Osmanlı kadısından, zaptiyesinden, daha kötü olacak değil ya!" diyerek, halkın gözündeki devleti; acı bir şekilde göstermiştir. Yine yaşlı bir göçebe de; "Türkiye’yi, Türkler idare etse, Dünyaya hükmederdi" demiştir. Doğu ve batıdaki Türkiye topraklarının; Almanya, Japonya, hatta Kore’den; neresi kötü, neyi eksik? O ülke insanları çok mu akıllı, veya Türkler çok mu ahmak? Onlar,1600, 1800 ve 1945’lerden sonra, hızla kalkınırken, biz niye geri kaldık? Veya kibarcası, gelişmekte olan ülkeler, sınıfında yer aldık? İngiltere’nin gelişmesinin altında: 1600 yılından sonra ilim, tarım ve eğitime verdiği, önemin yanında, bir ülkeye; önce tüccar ve misyonerleri, daha sonra da işadamlarının, hakkını savunmak için gönderdiği; diplomat ve ordu vardır. Bizde ise örneğin, Bulgaristan’a; önce ordu, savaşarak girmiş, 1912’de ise savaşmadan, direnmeden, o bölgeye zorla iskan edilen; Müslüman halka, haber dahi vermeden, sessizce çekilip çıkmıştır. Halk, Slav Bulgarlarının melazimine terkedilmiştir.
*2- Göçebelerin, İskanını Gerektiren, SEBEPLER: (bkz: 70)*
Savunma amaçlı savaşların, yenliği ile sonuçlanması; içerde maddi ve manevi bir sürü soruna sebep oldu. Devletin, içte ve dışta itibarı sarsıldı.Düşmanın işgal ettiği,eski Osmanlı topraklarından, Anadolu'ya; Türk ve Müslüman göçü başladı. Muhacirler şehirlere yığıldı; idari, ekonomik, adli ve sosyal sistem bozuldu, üretim ve dağıtım aksadı, kıtlık oldu. Ülkenin bir çok yerinde eşkıyalar türedi, iç karışıklıklar, isyana dönüştü. Devlet, bu kötü durumu düzeltmek için; askeri tedbire başvurdu. Askeri tedbirler nedeniyle; harcamalar daha da arttı ve mali durum, daha çok bozuldu. Devlet cari giderlerini,dış ülkelerle yapılan ve yenilgiyle biten savaşların, harcamalarını karşılamak için; vergileri arttırdı ve yeni vergiler koydu. Halk daha da sıkıntıya düştü. Bazı maddelerin üretimi; tüketimi karşılamaz oldu, ithalat başladı.1854 yılından itibaren, Dış ülkelerden yüksek faizle, borç para alınmaya başlandı. Enflasyon ortaya çıktı ve halkın gelirini azalttı, para pul oldu. Üretici; vergi ve askeri yük altında, ezildi.
Devlet, gelirlerini arttırmak, yeni gelir kaynakları bulmak ve artan giderlerini karşılamak için (*giderleri azaltmayı, hiç gündeme getirmediler); ıslahat (reform) hareketleri başlattı. Fakat fedakarlık, samimiyet ve gerçekçilikten uzak, bu çalışmalar; kalıcı ve kesin bir çözüme dönüştürülemedi. Bunda, devlet memuriyeti dağıtımı, iskan yerlerinin belirlenmesi, askere alım ve vergi toplamada; rüşvetin, kayırmanın yaygın olması, görevin ehline verilmemesi, köylü, küçük esnaf, sanatkar ve göçebeler perişan olurken; memur, ayan (büyük çiftçi, tüccar), din adamları, subay, Ümera ve saraylıların; sanki Kanuni döneminde yaşıyormuş gibi, saltanat sürmelerinin, rolü büyüktür. İstanbul’daki Dolmabahçe,Çırağan, Yıldız, Küçüksû, Beylerbeyi gibi,40 civarındaki saray, kasır ve köşkler; hep bu çöküş döneminde,hatta Avrupa’dan alınan, borç paralarla yapılmıştır. Aynı günlerde, cephedeki asker ise mermisiz, yiyeceksiz, giyeceksiz (*yazlık elbise ile kışın Sarıkamış cephesinde; 48 bin askerimiz; daha savaşamadan, soğuktan donarak öldü) ve kötü yönetim,yanlış taktik sonucu, yenilip, ölüyordu.Tıpkı,1978-2014;pkk ile sözde mücadele dönemi gibi, sanki Mehmetcikler; kasıtlı olarak,yendirilip,jenosite uğratılıyordu!
*3- Göçebelerin İskanından, Umulan YARARLAR:*
a) İç karışıklıklar, Köylülerin; ev ve arazilerini terketmesine, bu da devlet gelirlerinin, azalmasına neden olmuştu. Sahipsiz kalarak, harap olan; bu ev, bağ, bahçe ve tarlalara; eski sahiplerini, veya göçebeleri yerleştirerek, atıl kalan bu değerleri, ekonomiye yeniden kazandırmak, azalan zirai üretimi ve devlet gelirlerini arttırmak.
b) Sınır boylarından içeriye, köylerden şehirlere olan göçü durdurmak, büyük şehirlere toplanan nüfusu, taşraya geri göndermek?
c) Sarsılan ekonomik ve sosyal dengeyle; bozulan asayişi düzelterek; halkın can, ırz, mal ve yol güveniliğini sağlamak. İdaredeki aksaklıkları düzeltmek, yasadışı davranış ve unsurları (eşkıya gibi) ortadan kaldırmak. Devlet düzenini; yeniden kurup, kurallarıyla yeniden, işler hale getirmek. Gelişen, değişen, iç ve dış şartlar, bilim ve teknolojideki gelişmeler, buluşlar; hiç dikkate alınmadı. Savaş yenilgisi ile iç huzursuzlukların nedeni;Halkın,İslam Dininden uzaklaşması, beynamazlığın artması gösterildi?Bir kişi çıkıpta;Osmanlı ordusunu yenen;Avusturya ile Rusya; Osmanlıdan daha iyimi Müslüman,”diyemedi? Yine, eski devlet düzeni,Saltanat, tekrar kurulmak istendi, ama başarılamadı! 1918’de; 619 yıllık Osmanlı Devleti: Mondros teslimiyet anlaşmasıyla sona erdi.Ülke başkenti dahil,vatan toprakları,1923’e kadar;abd,fıransız,ingiliz,italyan ve yunanlılarca işgal edildi? Devlet; bilim ve teknoloji üretememesi nedeniyle, çağa uyamadı. Devletin gerileyip, çökmekte olduğunu göremeyenler, yıkıldığını da kabul etmediler.Tıpkı İnsanın, hasta olduğunu kabul etmeyip veya yanlış teşhis koyarak, tedavi olamaması, iyileşmemesi veya daha da kötü duruma düşmesi gibi. 1992 yılında bir Öğretmen;Osmanlının yenilmediğini,Devleti Atatürkün yıktığını, iddia ediyordu?
d) Derbend (Yol geçidi) ve hana yakın köylere, göçebeleri yerleştirerek; insan ulaşımı ile gıda ve eşya naklinin, güvenliğini sağlamak.
e) Vakıf personeline maaş verecek ve vakıf hizmetini sürdürecek, birikmiş parası kalmadığından ve yenisi de gönderilmediğinden, faaliyetine son ve¬ren; vakıf okul ve hastanelerinin, ana gelir kaynağı vakıf arazilerine; göçebeleri yerleştirerek, arazi ve zeytinlikleri, yeniden üretime geçirmek, böylece vakfın amacı olan; kamu hizmetinin, yeniden verilmesini sağlamak .
f) Ülke sınır güvenliğini sağlamak, dengeyi temin, saldırılarda set teşkil ettirmek amacıyla Türkmen veya Yörükleri; Urfa, Adıyaman, Malatya, Sivas ayrıca Humus, Hama, Halep, Rakka ile Antakya, Amik, Azaz, Bağrasa ve ayrıca, kanunsuz davranışta bulunanları cezalandırmak üzere; Balkanlara ve Kıbrıs'a zorla iskan etti veya sürgüne gönderdi. Sürgün ve zorla iskana tabi tutulanlar: Çukurova, Maraş, Karaman, Burdur,Teke ile Aydın ve Manisa yöresi, Türkmen Oymak ve Yörük Obalarıdır. Tehcirin, başka bir amacıda; Türklerin bir önder etrafında birleşip, bozuk yönetime karşı ayaklanıp, Yeni bir Türk Devleti kurmasını önlemektir. Çukurova ve Maraştan çıkarılan Türklerin yerine; Arnavut, Çerkez ve Kürtler, iskan edildi!
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
TÜRKMENLER
TÜRKMEN DEVLET VE BEYLİKLERİ
(*FARUK SÜMER'e göre: Bkz. 73)
A) ANADOLU DIŞINDA:
1- Mangışlak Devleti (Kafşut): Maveraünnehir (XI-1128)
2- Kutb Şahi Devleti:Yuva-Karakoyonlu-Sultankulu.Haydarabat(1512-1687)
3- Büyük Selçuklu Devleti (Kınık-Selçuk Bey) (1037-1157):Orta Asya, İran, Anadolu, Suriye. Başkent Siriderya'nın kenarındaki Cent. *Türkmenler ve Harzemşahlar yıktı?
4- Kirman Devleti. Oğuz Beyi Dinar, 1187, Îran.
5- Salgurlu Devleti. Sungur Bey (1147-1286) Fars Eyaleti-Îran.
6- Huzistan Beyliği. (1152-1194) Avşar, Aydoğdu, İran.
7- Yiva Beyliği. (1158-1258) Perçem, Hemedan-Îran.
8- Karakoyunlu Devleti. (1380-1400,1469) Yıva.Erciş. Doğu Anadolu, Irak ve
İran. Akkoyunlular yıktı.
9- Akkoyunlu Devleti. Bayındır (1340-1400,1466,1502); Erzincan, Diyarbakır, İran
(Tebriz, Gence, Sistan) Basra. Uzun Hasan. Fatih-Osmanlı; zayıflattı ve Safevi Hükümdarı Şah İsmail yıktı.
10- Avşar Devleti. (1736-1804) Nadir Şah, Meşhet-İran. Kaçarlar yıktı.
11- Kaçarlar Devleti (1794-1925) Îran, Farslar yıktı.
12- Bek Tiginler B. (13.yy.) M. Gökbörü, Erbil-Irak.
13- Resuloğulları B. (1229) Nurettin Ömer, Yemen.**
14- Şehrizar (Salur). (1040-1200) Karabelli Oğulları-Îran.
15- Yaruklu (Yiva), (1040-1200) Halep, Suriye.
B) TÜRKİYE:
1- Türkiye Selçuklu Devleti: (Kınık) Süleymanşah. (1071,1092,1157-1243,1308), Konya. Alpaslan, Kılıçaslan,Alaattin Keykubat.Moğollar ve Karaman Beyliği yıktı.
2- Saltuklu:(1071-1201): Erzurum, (Mamalı) Mama Hatun.
3- Mengücüklü: (1071-1250): Kemah, Erzincan, Divriği.
4- Danişmentli: (1021-1178): Sivas, Tokat, Amasya, Kayseri,Malatya.
5- Artuklu : (Döger) (1071-1408) Mardin, Diyarbakır, Harput.
6- Yınal Beyliği: (1097-1183) Diyarbakır.
7- Dimleç ve Doğan Aslan: (1071-XIV yy. 2. yarısı),Bitlis,Ahlat,Adilcevaz,Erciş
8- Karaman Beyliği:(Avşar)(1256,1308-1466)Mehmet Bey,Karaman,Îçel,Konya
9- Osmanlı: (1299-1918,1922) Kayı-Karakeçili Oymağı.Birinci Dünya savaşında; İngiliz, Rus ve Fransızlara yenilerek yıkıldı.
10- Germihanlı Beyliği: (1264-1428) Kütahya.( Ger: Çadır)*
11- Eşrefeli:(1299-1324) Beyşehir, Akşehir.
12- Hamiteli: (1299-XIV yy. sonu) Isparta, Burdur.
13- İnanç-İnançlu: (1299-XIV yy. sonu) Denizli.
14- Menteşe: (1260-1321) Muğla.
15- Aydın : (1320-1390) Aydın Oğlu Mehmet Bey, Oğlu Umur Bey.
16- Saruhanlı: (1302-1410) Manisa.
17- Karasi: (1308-1345) Balıkesir ve Çanakkale.
18- Çobanlı: (1220-1309) Hüsameddin Çobanbey, Kastamonu.
19- Candarlı: (1309-1462),(Kayı) Kastamonu, Sinop.
20- Hacı Emir Beyliği (1297) Ordu, Giresun.
21- Tacettin Beyliği: (XV.yy. Birinci yarısı) (Niksar, Tokat, Karahisar, Canik.
22- Kadı Burhaneddin: (Salur) (1380-1398), Kayseri.
23- Ramazanoğlu: (Yüreğir) (1352-1517; Çukurova, Adana.
24- Dulkadirli: (Bayad-Bozok) (1337-1521), Elbistan, Yozgat.
25- Sahip Ata Beyliği (1288-1388) Afyon.
C)TÜRKMEN NÜFUSU (2000 Yılı):22-30 mn!
a) Türkmenistan Cumhuriyeti(Bağımsızlığı-1991): 4 Milyon.
b) Güney Türkmenistan (*Horasan:Afganistan-İran): 3 Milyon.
c) Irak; Kerkük, Tılafer,Musul,Erbil Türkmenleri:Resmi; 2,5 Milyon.Irak nü; % 10’u. Iraklı,Türkmen Liderlerin, iddiası; % 19 ve 6 mn.
d) Tacikistan, Stavropol (Kuzey Kafkasya) ve Rusya F: 500 bin
e) Suriye Türkmenleri:Resmi:% 1 ve 200 bin, S.TR iddiası;% 22 ve 4 mn.
d) Türkiye (Anadolu) Türkmenleri: 12 Milyon kişi.
D) TÜRKMENİSTAN VE İRAN’DAKİ TÜRKMEN TİRE- OYMAKLARI
a-Türkmen Tireleri (1935) b-TürkmenBoyları (1880)
1- Alili 1- Alieli
2- Ata (Atabay) 2- Ata
3- Caferbay 3- Çavdarlı
4- Çovdur 4- Ersarı *
5- Gerkez 5- Göklen *
6- Göklen * 6- İğdir
7- İğdir 7- Kara
8- Kara 8- Sarı – Sarık*
9- Nohurlu 9- Salur *
10- Teke* 10- Teke *
11- Yomut* 11- Yomut*
E) ANADOLUDAKİ BÜYÜK TÜRKMEN OYMAKLARI;
(*1690-1934 İskan Kayıtlarına Göre:* Diğer Oymaklar, bunların alt kollarıdır.)
1- Atçeken
2- Beydili-Beğdili
3- Berelli
4- Barak
5- Bekdik-Beğdik-Beddik-Çayan-Çayhan*
6- Cerit-Beydili*
7- Çavdır
8- Danişmentli (Boynuinceli)
9- Elbeyli (îlbeyli)
10- Gök (Gökçeli)
11- Halep Türkmeni
12- Işıklar (Işıklı)
13- İğdir
14- Kara
15- Karakoyunlu
16- Karakeçili
17- Kızıl
18- Kızılkeçili (Havna-Huna )
19- Mamalı
20- Sarı (Sarı Ulus)
21- Tabanlı-Daban (*Eskişehir yöresi!)
22- Teke
23- Yeni İl Türkmeni (*Caber, Musacalı )
*TÜRKMENİSTAN'DA YAŞAYAN; OĞUZ VE DİĞER TÜRK BOYLARININ, KOL VE OYMAKLARI:
*1643 Yılı, Faruk Sümer’in Araştırmalarına Göre (bkz:73)
a) SALUR BOYUNA MENSUP OYMAK-URUĞ-TİRELER:
1- Az (Azlar)
2- Bekavul
3- Benam
4- Borucu
5- Ersarı
6- İnal
7- Kabacık
8- Kara
9- Karaç
10- Koçak
11- Kutlu
12- Küneş (Gündeş)
13- Musa (Musacalı)
14- Olam
15- Sakman
16- Sakar
17- Sarık
18- Suvarcık
19- Teke
20- Timurtuğlu
21- Yaycı
22- Yemireli
23- Yomut
b) ÇAVULDUR(ÇAVUNDUR, ÇAVDIR) BOYU
c) İĞDİR BOYU: Esen, Göklen,Oklu, Soynacı, Sultanlı
d) Diğer Göçebe Türk Boy ve Toplulukları:
1- Ağar
2- Ali Eli
3- Ayaz
4- Aymaklı
5- Deveci
6- Eski
7- Hızır Eli
8- Karaevli
9- Kaşgacura
10- Kullar
-1819 Yılındaki Oğuz Boy ve Oymakları ve Diğer Göçebe Türk Toplulukları:
1- Ata: Güzeller
2- BAYINDIR
3- ÇAVDURBOYU: Abdal, Deli, Esen-Eşen, Kızıl, Koca
4- Ersan
5- Eymür
6- Göklen; Kızıl, Küçük
7- İĞDİR: Ak, Atabey, Daz, Güccük-Küçük
8- Sakar
9- Salur
10- Sarık
11- Tatar
12- Teke
13- Yemreli
14- Yomut: Arık, Doğan-Togan, Durdu, Karadağlı, Karakoca, Uşak.
-1863 Yılı Oğuz Boy, Oymak ve Diğer Türk Topluluk, El ve Kolları:
1- Ali Eli
2- Çavdur Eli: Abdal, Bozacı, Buruncuk, Esenli, Karaçavdur, Şeyh ve İğdir
3- Ersarı
4- Göklen EIi:
a) Beğdili: Boran
b) Çakır: Horta (Hortu), Karavul, Köse, Toramen-Toraman
c) Kayı: Darı, Kızıl
5- Kara
6- Salur eli:
a) Ana Böleği: Bakaç, Buhara, Timur, Töre, Yadçı
b) Ayderviş: Sarı, Çik!*
c) Bayındır: Kalaycı, Kezir, Körük
d) Gerkez: Köse
e) Karaman: Alam, Bey Böleği, Görçikli
f) Karabalkan: Çotur, Karakuzu, Kapan
g) Kırık: Gökçe
h) Yangak: Ekiz, Sarıca
i) Yalavaç-Yalvaç: Ordu Hoca, Sakar, Tizi,Yaz
7- Sarık:
a) Horasanlı: Hoca Ali, Kızıl
b) Alaca
8- Teke Eli:
a) Bahşi: Alacagöz, Akseki
b) Ötemiş-Hotamış
c) Toktamış: Arık, Gökçebey, Kara, Karaca, Kongur, Yazı
9- Yomut Eli:
a) Atabay: Temek (Tömük)
b) Cafer bay: Kötekli
c) Şerefcuni: Deveci, İmreli, Solak, Uşak
d) Terekeme
-1880 Yılındaki Türkmen Elleri ve Kolları-Tireler:
a) Ersarı (Ceyhun'da): Bekavul, Kara, Ulu (Tepe)
b) Göklen (Etrek ve Gürgen'de):
1- Ak
2- Bayındır
3- Bekdili (Beğdili-Beydili- Bekdik*)
4- Boran
5- Çakır
6- Çik!
7- Curık (Cırıklı)
8- Dağlı
9- Darı
10- Deli
11- Dodurga
12- Gerkez
13- Gökçe
14- Kara
15- Karakuzu
16- Karaca
17- Kayı
18- Kırık
19- Saranlı
20- Sarı
21- Suvar!
22- Temir (Demir-Timur-Teymür-Tamer)
c) Sarık (Horasan'da): Erden-Erdemli, Herzeği, Horasanlı, Kazancı, Mamatay, Soyunali
d) Teke (Ahal ve Merv'de):
1- Toktamış: Arık, Gökçe, Kara, Karaca, Kaşgal (Kaşgay), Kongur, Yazı
2- Otamış; Bahşi-Bahşiş-Bakşı-Kam!
e) Yomut: Etrek, Gürgen, Hive, Hazar Kıyısı ve Karaçuk:
1- Atabay: Akdaz, Aymir (Eymir), İkdir (İğdir)
2- Cafer Bay: Arık-Sakallı, Deveci, Keş (Keşli,Keşefli), Kızıl
*HAZAR ÖTESİ TÜRKMENLERİ : (16. Yüzyıl)*
a) Balhan-Balkan Türkmenleri: Ersarı (Salur)
b) Ceyhun Boyu Toplulukları:
1- Adaklı Hızıreli: Küt (*Ağzı küt bıçak, kesmeyen)
2- Ali Eli: Aliçora: Kaşgaçora
3- Ağar
4- Arabacılar: Turtkul
5- Aymaklı
6- Az: Düdük
7- Cabi: Usar
8- Deveci
9- Eski
10- Karaivli: Ali, Hızır ve Kaşgaçora
11- Kullar
12- Olam: Ürgençli, Suvar
13- Sakar: Kabacık
14- Yayacılar: Dinli, Karakol
c) Göklen Topluluğu: ( Etrek ve Gürgen Yöresi)
1- Bayındır
2- Beğdili
3- Eymür
4- Göklen: Ali Dağlı, Ayderviş, Çakır, Kırık, Yonyak sağrı
5- Kayı
6- Oklu: Aba, Abalı, Apa.
7- Salur: Ersarı, Sarık, Teke, Yemreli, Yomut
8- Dodurga
d) Harizm Türkmenleri:Salur
1- İç (içki) Salur :
2- Dış (Taşkı) Salur: Sarık, Teke, Yomut-Yemir
e) Hasan Eli Topluluğu: Mankışlak Yöresi
1- Çavuldur
2- İğdir
3- Kızılayak
4- Soynacılar
f) Horasan- Durun Yöresi:
1- Afşar
2- Eymür
3- İğdir
4- Kaçar
5- Oklu
6- Suvar
7- Yazır: Karataşlı
8- Yemir Eli: Tuğlu
g) Esterabat Yöresi:
1- Afşar
2- Çavuşlu
3- Kaçar
4- Karadağlı
5- Oklu (Ohlu)
6- Teke
7- Turgut
8- Ustacalı
9- Yomut
10- Zülkadir
-Güney ve Kuzey Türkmenistan, Türkmen Tireleri (1873)
A- Büyük Türkmen Oymakları; (Kuzey Bölgesi)
1- Atabaylar-Çaparbaylar
2- Ersarı
3- Göklen
4- Teke
5- Yomut
6- Sarık
B- Teke Türkmenleri
a- l-) Ahal Tekeleri
2-) Merv Tekeleri
b- 1-) Çomru: Yerleşik Tekeli: Çiftçi, sanatkar
2-) Çarva: Konar göçer tekeli
c- Tekeler, Tiğrelere (kol) ve Uruğlara ayrılır:
1- Toğtamışlar (Batıda oturur)
2- Utamışlar (Orta ve doğu kısımlarda)-Hotamış!
C- Balhan-Mangışlak ve Horasan Türkmen Oymakları:
l - Bayındır
2- Beğdili
3- Çavdur
4- Eymür
5- Göklen
6- Göklü
7- İğdir
8- Karkın (Halaç)
9- Kayı
10- Oklu
11- Salur
12- Sultanlı
13- Yaka
14- Yazır
D- Türkmenistan Türkmenleri-Türkman Tireleri:
1- Ali Eli
2- Balhan-Balkan
3- Bayraç
4- Çavuldur-Çavdır
5- Deveci
6- Döğer
7- Ersarı
8- Eymür
9- Göklen
10- Güniş
11- Hasan eli
12- İmir
13- İğdir
14- Karkın
15- Karabukavul
16- Mankışlak ili
17- Salur
18- Sarık
19- Soynacılar
20- Teke
21- Yomut
22- Yemr
*IRAK TÜRKMENLERİ: (14. Yüzyıl) (bkz:48,71)
Musul Atabeyliğini oluşturan; Türk Boyları ve Türkmen Oymakları: 30 Boy ve oymak.
1- Alayuntlu
2- Azeri
3- Bayat
4- Bayındır-Akkoyunlu
5- Beğdili
6- Büğdüz
7- Döğer
8- Karkın
9- Karakul Türkmenleri
10- Kınık
11- Kıpçak
12- Kızık
13- Peçenek
14- Salgur(Salur)
13- Yıva(Yuva)-Karakoyunlu
15- Şebek (Abdal-Usta-Efdal)
*16. YÜZYIL TÜRKMEN TOPLULUKLARI*
A- Hazar Ötesi Türkmenleri:
1- Harizm Türkmenleri
2- Horasan Türkmenleri
3- Mankışlak Türkmenleri
B- Batı Türkmenleri:
1- Bozoklar- Bozulus
2- Dulkadirli
3- Irak Türkmenleri: Musul, Kerkük, Erbil,Telafer, Mendeli
4- Suriye Türkmenleri: Halep, Rakka,Bayır Bucak,Tıraplus
5- Üçoklar: Çukurova
6- Yeni İl: Sivas
7- Stavropol-Kuzey Kafkasya Türkmenleri
*16. YÜZYIL KUZEY SURİYE TÜRKMEN TOPLULUKLARI
A- Halep Yöresi Türkmenleri:
1- Cerit
2- İnallı
3- Kuzugüdenli
4- Tecirli
b- Kızıkkolu:
1- Bozatlı
2- Göçer Kızık
3- Mihmatlı?**
4- Oturak Kızık
5- Pehlivanlı
c- Yeni İl Kolu:
1- Abdal-Efdal-Usta
2- Barak
3- Bayındır
4- Torunlar
5- Ulaşlı
6- Yabaneri- Yabanlı
d- Rakka Türkmenleri:
1- Barak
2- Bayındır
3- Beğdili-Beydili-Cerit*
4- Çelebi
5- Geneç-Bayraktar
6- Haydarlı
7- Kadirli
8- Kazlı
9- Şarkevli
10- Torun
11- Ulaşlı
*16. YÜZYIL, TARSUS YÖRESİ, TÜRKMEN TOPLULUKLARI
1- Akbaşlı
2- Aksaklı
3- Aydoğdu
4- Bayındır
5- Beğdili
6- Bozdoğan
7- Çavuldur
8- Dokuz
9- Döğer
10- İğdır
11- Gündeşli
12- Güneli
13- Kaçar: Ağcakoyunlu, Ağcalı
14- Karakoyunlu
15- Karacakoyunlu
16- Kızılkocalı: Alişarlı
17- Oğulbeyli
18- Salur
19- Sayık
20- Sevgülen
21 - Soynacı
22- Turgut
23- Varsak: Elvanlı, Gökçeli, Kusun, Kuştemur, Ulaş
24- Yaka
24- Yıva
*İRAN TÜRKLERİ
A- İran’da; Türklerin Toplu Yaşadığı Bölgeler:
İran nüfusunun % 25'i Türk. I998'de İran nüfusu 60 milyon. İran'ın 19 ayrı bölgesinde Türkler yaşıyor.*(İran üfusunun % 60’ı Türk diye iddia var? Ancak bu, Türklere hakaret ve büyük bir ayıp? Hem nüfusun çoğunluğu, hemde itilip kakılan, ikinci sınıf vatandaş olacaksın?)
1- Güney Azerbaycan: Tepriz, Kazvin ve Tahran yöresindeki şehir ve köylerde
2- Güney Türkmenistan: Horasan ve Gorkan
3- Hemedan ve Deşti Kebir
4- Khusistan (Basra Körfezine yakın)
5- Farsistan (Basra Körfezi kıyısı)
6- Baskird (Umman Denizi Kıyısı)
7- Kirman
8- Deşti Lut ve Serhat
B- İran Türklerinin Bağlı Olduğu Türk Boyları
1- Azeriler: Güney Azerbaycan-Tepriz
2- Avşarlar
3- Kaçar-Gacar-Koçer-Göçer
4- Kaşgaylar-Halaç
5- Şahsevenler
6- Türkmenler: Batı Horasan,Türkmen Sahra
C- İran Türkleri (l8. yy.)
1- Avşar
2- Azeri
3- Ağaçeri
4- Bayat
5- Beğdili
6- Hamse
7- Horasan Türkmeni
8- İnallı
9- Kaçar
10- Kaşgay-Halaç
11- Sumla
12- Zülkadriye-Dulkadirli
D- İran Türkleri (19. yy.)
1- Altuntaş
2- Artuklu
3- Beğtiginli
4- Biçek
5- Bulduklu
6- Buka
7- Büğdüz: Kuzucu
8- Çarığ-Çarıklı-Cırıklı
9- Çubuk-Çapak
10- Denizli-Tonuzlu-İl Denizli!
11- Dinar(Bozoklu)
12- Ertaş-Yinal
13- Göktaş
14- Humartaş
15- Karakuş
16- Karaman
17- Kınık
18- Kızıl
19- Kirman
20- Musacalı
21- Mansurlu
22- Navekiyye-Yavegiyye-Koçaklar
23- Saltuklu
24- Salur: Karacuk
25- Sumla
26- Taş
27- Togan Arslanlı
28- Yağmurlu
29- Yınallı (İnal)
E- Kuzey ve Güney Azerbaycan Türkleri:
l - Ağaçeri
2- Avşar
3- Azeri
4- Beyceğiz
5- Çobanlı
6- Kaçar
7- Karakoyunlu
8- Sarı
9- Terekeme-Terek-Terakime
10- Yalu-Yaylı
F- İran-Revan Türk Oymakları (1590):
1- Araban
2- Cebecili
3- Demircili
4- Develi
5- Kozanlı
6- Köseleli -Köselerli
7- Musahacılı
8- Yahyalı
G- İran-Esterabat Kaçar Türkleri (l6.YY.):
l- Aşağıbaş Kolu
a) Koyunlu (Kovanlı) Oymağı
b) Develi
3- Yukarıbaş Kolu: Altı oymaktan oluşmuştur.
TÜRKİYEYE GELEN OĞUZ BOYLARINA BAĞLI; EL, OYMAK VE OBALAR: (*FARUK SÜMER'İN ARAŞTIRMALARINA GÖRE-bkz: 71,73)
-KAY1: Kayıları oluşturan; oymak ve obalar ile kolları;
1- Atçeken
2- Aksaklı
3- Göklen
4- Karaman Kayısı
5- Karakeçili
6- Kayıcık
7- Kayı Yörükleri*
8- Kutlubeyhacılı
9- Menteşe Kayıları-Fethiye Karakeçilileri*
10- Savcı Hacılı
-BAYAT: 16. YÜZYIL
1- Beçili
2- Bozcalı
3- Gözlücekli
4- Halep Bayadı
5- İldilekli
6- Karabayat
7- Karacabayat
8- Kuzugüdenli
9- Melek hacılı
10- Özbayatlar (Akbayatlar)
11- Pehlivanlı: Çalışlı, Alibeyli
12- Reyhanlı
13- Şambayadı (Dulkadirli Bayadı) Kolları: Hasancalı, Hacılı, Hızırlı,
Karacakoyunlu, Kesmezli, Kızıldonlu, Şarklı, Şeyhli.
-BEĞDİLİ: (1698)
1- Balabanlı
2- Bekmişli
3- Bayraktar (Güneç)
4- Bozlu
5- Bozkoyunlu
6- Bozgeyikli
7- Çakır Beğdili (1863 Yılı Kayıtlarında) Kolları: Amanhoca, Boran,
Çakır, Karışmaz, Kolukara, Sarıavul
8- Çelebi
9- Çobanbeyli
10- Dimlekli
11- Fakihli
12- Güneş
13- Gün
14- Hoca Alişeyh oymağı
15- Hacımahlı
16- Haydarlı
17- Karaçalı (Büyük ve Küçük Karaçalı)
18- Karaşeyhli
19- Kazlı
20- Karahasanlı
21- Kadirli
22- Kuzucaklı
23- Otamışlı - Hotamışlı
24- Sincan
25- Süleyman Kethüda
26- Tatalı
27- Taşbaş
28- Topaklı
29- Ulaşlı
-DÜĞER (DÖĞER):
1- Düğerli
2- Halep Düğeri
3- Hama Düğeri
-KIZIK:
1- Bozatlı
2- Mihmatlı?
3- Pehlivanlı
-YAZIR:
1- Karadaşlı (taş)
2- Karaçalı (Anamaslı)
3- Kara Yazır
4- Sarı
5- Kıydır
-İĞDİR:
1- Biçer îğdiri
2- Bozdoğan
3- Horzum*Aslında;KANGLI Boyu!
4- Sarı Hamzalı
-ALAYUNTLU: Inallı
-KINIK:
1- Alalar
2- Göçeri
3- Kınıklar
4- Kınık Uşak
5- Konuklar
6- Selçuklu-Selçuk
*AVŞARLAR
A. Avşar (Afşar) Elleri:
l - Akkoyunlu Avşarı
2- Alplu
3- Aydın Avşarı: Avşarlı, Balabanlı
4- Bahrili
5- Bedil
6- Cingöz: Araslı, Deller (Deliler), Eberli, Torun
7- Elbendi
8- Günbendi
9- Genceli
10- Gündüzlü
11- Halusağı
12- Halep Avşarı
13- İmanlı Avşarı: Bidil, Kızıl
14- İmamkulu: Bebek, Esebeyli
15- Karahacılı-Hocalı
16- Karamuhlu
17- Kazıklı
18- Karagündüzlü
19- Karamanlı Avşarı*
20- Kutbeyi-Kutbegilüler Avşarı
21- Köpekli Avşarı: Alpli, Aydoğmuş beyli, Boynukısalı, Deliler, Köçekli,Sekiz
22- Kırklı
23- Karagündüzlü Avşarı
24- Kara Avşar
25- Mansurbey Avşarları: Huzistan (Şumla), Kuhguliye (İran)
26- Recepli Avşarı(*1580 yılı başlarında;Recep Kethüda adlı,ağa nedeniyle bu adı aldılar.
*KETHÜDA;oymağın vergi ve askerlik işlerini yürüten,devlet memuru.) **
27- Uşak Avşarı: Hocafakılı, Musacalı, Öksüzler.
*B. Avşar Elleri: Cerit, Kusun,Ulaş, Varsak,Barak,Kaçar-Gacar,Kaşkay-Kaşga!
C. AVŞAR-Afşar Kelimesi Anlamı:*Ongunu:Tavşancıl;Bir tür Kartal*Damgası;t-+
a) Çevik,Uşar,Çok çabuk davranan,
b) Vahşi hayvan avına hevesli,istekli,meraklı,
c) Toparlayıcı,
d) Zaptiye memuru,
e) "AVŞ" fiilinden türeyip; müsaade etmek, itaat etmek, itaatli.
D - Avşar Elleri-Oymakları:
1- Kuzey Suriye Avşarı:
a) Köpekli
b) Gündüzlü
c) Kutbeği
2- Halep Avşarları:
3- Boz-Ulus Avşarları:
4- Dulkadirli Avşarları:
a) Maraş (İmanlı) Avşarı:
b) Kars (Kadirli) Avşarı-Karsi Maraş
c) Boz-ok Avşarı
d) Yeni il (Sivas) Avşarı
e) Kozan Avşarı
f) Uşak Avşarı
g) Aydın Avşarı
h) Biga ve Karasi (Balıkesir)
5- Recepli Avşarı
6- İran Avşarları:
a) Mansur Bey (Kuh-giluye) Avşarı
b) İmanlı Avşarı
c) Alplu Avşarı
d) Usalu Avşarı
e) Eberli Avşarı
-BAYINDIR:
1- Akkoyunlu (Bayındırlı, Bayındiriye)
2- Elsiz Piri (Tülü Bayındır)
3- Halitli
4- İlarslan
5- Kalaycı
6- Karahacılı
7- Körük
8- Yasağlık
-ÇAVULDUR (ÇAVDIR):
1- Abdal-Efdal-Usta
2- Adil
3- Bozacı
4- Buruncuk
5- Esenli
6- Habil*(Not;Hz Ademin;öldürülen oğlunun adı!),diğeri Afganistan-Kabil?
7- İğdir
8- Karaçavdır
9- Şeyhler
-ÇEPNİ (*Trapzon ve Rize Çepnileri; Sunni, Kırşehir-Çiçekdağ, Gaziantep ve
Balıkesir Çepnileri; Alevi inancındadır.)
1- Başımkızdılı
2- Çepniözü
3- Dilçepni
4- Kandemir
5- KasabuIur
6- Karalar
7- Kızılkoca
8- Köseler
9- Kormazlı
10- Sarılı
11- Şuayıplı
-EYMÜR (Eymir, İmir)
1- Affan Eymürü
2- Bunsuzlu
3- Çarık
4- Dündarlı
5- Karagözlü
6- Sancarlı
7- Sancaklı
8- Sarı Eymir
9- Tosun
-PEÇENEK(16. Yüzyıl)
1- Bayırlı
2- Berayirli
3- Boyacılı
4- Ekiz (Ekizler)
5- Habilli
6- Hamutlu
7- Hızır Hacılı
8- İsa Hacılı
9- Piribeyli
10- Şahmelikli (Ali Kethüdalı)
11- Sipahiler
12- Yadbeyli
-PEÇENEKLER (9.YÜZY1L)
1- Çor
2- Çoban
3- Gülbeğ (Kulbey)
4- İrtim
5- Kangar
6- Karıbay
7- Kopun
8- Talmat
9- Yula
-SALUR ( Salgur, Selluriye):*D.Türkistandaki Salar Türkleri farklı!
1- Aksalurlar: Akıncılı, Alabozlu (İldeğen), Emet
2- Çoğunlu-Çuğun
3- Karabelli
4- Mürgap Salurları:
a) Ana Böleği: Buhara, Bekesli, Töre, Yadçı
b) Karaman: Alam, Beğböleği, Görçikli
c) Yalavaç: Ordu Hoca, Sakar, Tizi, Yaz
5- Salurlu (Çörmük)
6- Salihler
7- Şeyhsalur
8- Sipahiler (Keremler)
9- Türkmenistan ve Horasan salurları:
a) İç Salur: Ersarı
b) Dış Salur: Sarık, Teke, Yomut
- YIVA: Iva, İva, İve, Elivaiyye, ava, Yava, Yuva
1- Baharlı
2- Büyük Yıva
3- Dergeç
4- Durmuş Hacılı
5- Esenceli
6- Hayl Yıva (Atlı sınıf Yıvası)
7- Kaçar
8- Karakoyunlu: (Ağaçeri, Alpagut, Baranlı, Duharlı, Hacılı, Karamanlı,
Şadlı)
9- Küçük Yıva
10- Perçemli
11- Yahşihanlı
12- Yaruklu(ışık)
13- Yuvalı(Karayuvalı)
*TÜRKİYE TÜRKLERİ
A. TÜRKİYE'YE GELEN, KALABALIK ANA TÜRK BOYLARI: ( bkz: 2,7)
1- Azeri
3- Ahiska-Mesket-Tur Saka-İskit
3- Çiğil
4- Gagauz-Uz-Guz-Guzziye
5- Halaç-Kaşkay
6- Kaçar-Koçer-Koçar-Gacar
7- Karluk-Honamlı
8- Kıpçak
9- Kanglı-Horzum
10-Kuman
11-Oğuz-Avşar-Türkmen
12-Özbek
13-Peçenek
14-Tatar
15-Uygur
16-Yörük-İurk-Yurok
B. OSMANLILARCA YÖRÜK SIFATI ALTINDA TOPLANAN VE BU ADI BENİMSEYEN VEYA KOLLARI YÖRÜK OBASI KABUL EDİLEN, OĞUZ BOYLARI:
1- İğdir-Bozdoğan
2- Karaevli-Karabölük
4- Kayı: Karakeçili
5- Kınık:Selçuklu-Sarıkeçili
6- Yazır
7- Yıva- Yuva: Karakoyunlu
8- Yaparlı-Yabır
C. TÜRKİYEYE BÜYÜK GRUPLAR HALİNDE GELEN; TÜRK BOY, OYMAK VE OBALARI: (bkz:4, 40, 107)
l- Abdal-Usta-Efdal
2- Ahiska- Mesket (Saka – İskit)
3- Aba-Abakan-Apa-Altunapa-Alpagut
4- Alayuntlu
5- Ağaçeri
6- Avşar-Afşar
7- Artuklu
8- Akkoyunlu
9- Azeri
10- Bozlar-Bozoklar
11- Bekdik
12- Beğdili
13- Barak
14- Bayat
15- Bayındır
16- Büğdüz
17- Balkar (İdil, Hazar, Kafkas)
18- Çavuldur
19- Cerid
20- Çayan
21- Çarıklı-Cırıklı-Caruklu
22- Çepni
23- Çavdur-Çavdır
24- Düğer-Döğer
25- Dodurga
26- Evci
27- Eymir-Eymür-İmir
28- Gagauz-Uz
29- Göklen
30- Honamlı
31- Halac-Hallaç-Halaçlı-Kalaç
32- Hotamış
33- Horzum-Kanglı
34- Iğdır-İğdir
35- İlbeğli
36- Karkın-Kargın-Kargı-Kargun
37- Karakoyunlu
38- Karakeçili
39- Kızılkoyunlu
40- Kızılkeçili
41- Kuman-Kun-Kunak-Akhun-Hunza
42- Karatekeli
43- Karlık-Karluk
44- Kayı
45- Kınık
46- Kızık
47- Kıpçak
48- Karaçay
49- Kazak
50- Kırgız
51- Karapapak
52- Kumuk- Kumık
53- Manav- Anav- Yerli
54- Mamalı (Bozulus)
55- Ödemiş
56- Özbek
57- Peçenek
58- Sarıkeçili
59- Sarıtekeli
60- Saçıkaralı
61- Tatar
62- Tahtacı-Tatevci
63- Tecirli
64- Terekeme
65- Türkmen
66- Yazır
67- Yörük (Aydınlı): (63 Obaya ayrılır)
68- Yuva
69- Yüreğir
D- Göçmen-Macır-Muhacir:1683,1877,1908, 1912,1924,1951,1989 yıllarında Balkanlardan gelen milliyetine ve boylarına bakılmaksızın bu sıfat verilmiş. Örneğin Balkan göçmeni, Selanik macırı, Karkas göçmeni gibi Göçmen ve Macır Türklerin aslı: Balkar, Gagauz, Kıpçak, Kuman, Peçenek, Tatar veya Yörüktür. 1860, 1878, 1914 ve 1920 döneminde Türkiyeye göçeden Kafkas Göçmeni Türkler; Ahiska-Mesket, Azeri, Balkar, Kumık, Karaçay, Karapapak, Nogay, Tatar, Terekeme.
*ANADOLU BEYLİKLERİ VE BÜYÜK OYMAKLARIN, BAĞLI OLDUĞU BOYLAR:
1- Akkoyunlu (Bayındır)
2- Artuklu (Düğer)
3- Barak (Cerit)
4- Berçemli (yıva)
5- Dulkadirli (Bozok-Bayat)
6- Gündüzlü (Avşar)
7- İran, Nadirşah Dönemi (Avşar)
8- Kadı Burhanettin (Azeri veya Salur) .
9- Karakoyunlu (Yıva)
10- Karaman-Karamanlı (Avşar)
11- Kozan-Kozanlı (Avşar )
12- Köpekli (Avşar)
13- Kutbeğli (Avşar)
14- Osmanlı (Kayı)
15- Özer-Özerli (Üçok-Kınık)
16- Ramazanoğlu (Üçok-Yüreğir)
17- Salgurlu (Salur)
18- Selçuklu (Kınık)
18- Şumla (Avşar)
*FARUK SÜMER'İN ARAŞTIRMALARINA GÖRE; KONAR GÖÇER HAYVANCILIK YAPAN, YÖRÜK OBALARI: (bkz:71,73)
A- 16.yy Türkiyesi Yörük Obaları:
1- Ankara Yörükleri: Ankara, Kırıkkale, Haymana
2- Karacakoyunlu: İzmir
3- Kastamonu Yörükleri: Kastamonu, Bolu
4- Kütahya Yörükleri: Aydın, Manisa, Afyon
5- Söğüt Yörükleri: Bursa, Balıkesir, Bilecik, Eskişehir
6- Uluyörük: Tokat, Amasya, Çorum, Samsun (Yörükler Beldesi), Ortapare ve Şarkıpare Kolu, Akdağmadeni ve Zile
7- Bozdoğanlar: Yüreğir, Kadirli, Ceyhan, İçel
8- Tanrıdağı Yörükleri: Balkanlar
9- Naldöken Yörükleri: Bulgaristan
10- Selanik Yörükleri: Makedonya, Teselya
11- Vize Yörükleri: Vize, Lüleburgaz, Çorlu, Hayrabolu
12- Kocacık Yörükleri: Edirne, Kırklareli, Babaeski, Bulgaristan,Makedonya,Kosova
15- Karaevli: Bolu, Kastamonu, Sivas, Tokat
16- Menteşe Yörükleri: Muğla, Fethiye (Horzum,Sarıtekeli,Karakeçili ve diğer)
17- Kayı Yörükleri ( *Avşar ve Bayatlar, Yörükler arasında bulunmaz, ancak Kayıların bir kısmı; Yörükler arasında yaşamaktadır).
B- 17.yy Çukurova Yörük Obaları:
1- Aydınlı (Karacakoyunlu)
2- Bozdoğan yörükleri: Karahacılı, Menemenci, Tekeli*
3- Ekiz Yörükleri
4- Horzum Yörükleri: Aladağ, Çukurova,Bolkar, Binboğa,Afyon,Aydın,Konya,Karaman
5- İçel Yörükleri: Bolgarlı, Boynuinceli
6- KARAKEÇİLİ-KAYI Yörükleri(*Bingöl ve Urfadaki GARAGEÇİ AŞİRETİ ile isim benzerliği dışında,hiçbir bağ ve ilgisi yoktur? Garageçi Aşireti;Kürt-Zazadır ve Kürtçe konuşurlar?)
7- Ulu yörükler
C- 19.yy Anadolu Yörük Obaları:
a) Çukurova Yörük Obaları:
l - Bahşiş
2- Bozdoğan
3 -Karahacılı
4- Karakeçili
5- Karatekeli
6- Koyuncu
7- Menemenci
8- Sarıaydın Obası
9- Tekeli
b) Afyon Yöresi Yörük Obaları: (bkz: 16,71,73)
1 -Horzum
2- Karahacılı
3- Karatekeli
4- Sarıkeçili
5- Sarıtekeli
c) Aydın Yöresi Yörük Obaları: (bkz:1,5,71,73)
1- Ahmetli: Kula, Simav
2- Anamaslı-Karacalı: Demirci
3- Çarık: Kula
4- Eskiyörük: Aydın, Antalya, Mersin
5- Gökmusalı: Demirci
6- Güzelbeyli: Nazilli
7- Horzum: Aydın, Bursa, Afyon, Adana,Konya, Karaman
8- Karatekeli: İzmir
9- Karacakoyunlu
10-Kızılkecili: Kula, Muğla, Bursa
11-Narinceli: Kula, Denizli
12-Saçıkaralı: Nazilli
13-Sarıkeçili: Aydın
14-Sarıtekeli: Nazilli, Denizli, Bursa
15-Şebitli: Kula
16-Yağcıbedirli: Soma, Bursa, Balıkesir,Isparta
d) Ege ve Akdenizdeki; Dağınık Yörük Obaları:
l- İğdir Yörük Obası: İran’da Kaşgaylar arasında İğdir adlı bir oba, yine Türkmenistan'da Göklen Türkmenleri arasında Çarvar İğdir obası yaşamaktadır. İğdir- Oğuz boyu kolları: Bozdoğanlar, Biçer İğdiri, İğdir İsalı ve Sarı Hamzalı.
2-Ayrıca Davras Yörük Obası; Konya ve Isparta.
3-Yabır: Yapar-Çarıklı Yörük obası;Konya,Isparta,Kırşehir
4-Yazır: Karadaşlı kolları; Anamaslı (Karaçalı), Kara,Sarı, Kıydır;Karaman,Konya
**HONAMLILAR**
A-Honamlı Kelimesinin; Kökü, Aslı, Anlamı:
a) Hona ve Huna kelimelerinden gelmiş olabilir;
1) ho, hu; o, bu, şu anlamında
2) honu, hunu; onu, bunu, şunu
3) hona, huna; ona, buna, şuna
b) Hun Devlet ve Halkları Terimiyle İlgisi: Hun, Hunlu sıfatı, Honamlı şeklini almış olabilir. Zaman içinde sözcüklerde harf değişimi olabiliyor. Örneğin: Orhon-Orhun-Orkun-Orhan, Akhun-Hunza-Kunak-Zorkun-Sorgun, Avşar-Afşar, Varsak-Farsak, Ceyhun-Ceyhan, Seyhun-Seyhan, Köktürk-Göktürk, Kalaç-Halaç, Kültigin-Gültekin, Çetmi-Çepni, Döğer-Düğer gibi. *Macar- Mağyarlar; kendilerine Hun-Sekel, Kuman Türklerine ise Kun- Kunos diyordu.
c) Toplumlar zaman içinde;söyleme kolaylığı, şive,ağız farklılığı nedeniyle kelimeleri; günlük dilde değiştirebilmektedir. Örneğin: Ne yapıyorsun- Nörüyon, Ne ile- Nayle, Ne edecen-Nedcen, Gidiyorum-Gidiyim-Gidek,Demekten-Dedim-Dedi-Didi, Hatice-Hacca, Muhammet- Mehmet- Memetce- Memili- Memiş, İprahim- İbili- İbiş gibi.
**Hunlu veya Honalı sözcüğü; söyleme kolaylığı ve dil ağız, alışkanlığı sonucu; Honamlı şeklini almış,dönüşmüş olabilir.
B-Honamlı Sözcüğünün Menşei: (bkz:31)
a)Eski, Ön-Türkçede: HU-HO; Kudret, kuvvet. NAM ise günahsız, Tanrıya uçurulmuş, birleşmiş, başarı elde etmiş anlamında.*NAMU;Kuzey Afrika- Tuareg dilinde Asyalı anlamında.
b)Lı-Li eki: bir yere aidiyeti, ilgiyi, bir yere mensubiyeti bildiren ektir. İsimden sıfat türetmede kullanılır. Konya-lı, Kayseri-li gibi.
c)Honam sözcüğünü Türkler; Ortalık Asyada iken almış olmalı. Belki de bu sözcüğün aslı Çincedir. Bir savaş sonucu, bir Türk grubu, Çinlilerce; Çinin kuzey ve orta bölgelerine, asimile amacıyla yerleştirilmiş, daha sonraları Türkler;Çinli komutanların çıkardığı, bir iktidar- içsavaşı sırasında, fırsatını bulunca, batıya göçetmişlerdir. Eski yaşadıkları bölge nedeniyle, diğer Türk grupları, bunlara; o bölgenin adını vermiş olabilir. Bu adet Cumhuriyet Türkiye'sinde de sürdürülmektedir. Örneğin;1950-1953'te, Korede savaşıp dönen,Gazilere; Koreli,1961 sonrası Almanya’da işçi olarak çalışanlara; Almanyalı, Girite iskan edilip, elden çıkmasıyla geri dönenlere; Giritli, Kıprıstan gelenlere;Kıprıslı denmesi gibi. Konuya ilişkin, Çince kelimelerden örnekler:
1- Huangho : Cindeki Sarı Irmağın adı
2- Hsiungnu: Çinlilerin Hunlara verdiği ad.
3- Houtu : Gök 'dininde Ana-ilahe
4- Huangti: Toprak tanrısı
5- Huhanyeh : Hsiungnu Shanyüsü. İ.Ö. 51 de devlet ikiye ayrıldı.
6- Huo Kuang: İ.Ö. 50, Çinli General adı.
6- Hoten-Kotan: Doğu Türkistanda bir şehir adı.
7- Hotamış: Türkiye-Konyada bir kasaba
8- Horzum: Yörük Obası adı.
9- Horasan: Türkmenistanın güneyi.
10- Hui:Kuzey Çinli,Dungan,Tavgaç,Tapgaç,Hatay- Hıtay,Ordos,Kansu,Şansili.
11- Honan-Hunan-Hınan:Kuzey Çin’de bir eyalet adı:Hunanlı-Honanlı-HONAMLI!**
12- Hokant-Hokent: Doğu Türkistanda bir şehir adı.
13- Honaz: Denizlide İlçe ve Dağ adı.
c) d)**ÇİN KAYNAKLARINA GÖRE: Çin:iö133,126-102 ve is73-94,308, 349-402, 507, 580, 624-648, 712-742,751 yıllarında;Doğu Türkistanı ve Batı Türkelini; İpekyolu üzerinde hakimiyet kurabilmek için;Türk Boy Birliğini parçalayıp,birbirine düşürüp, uzun süreli savaşlar sonucu;bölgeyi işgal ederek, KARLUK,UYGUR, YUGUR, SALAR, SAKA-İSKİT-Akhun-Mesket-Kıpçak-Özbek TÜRK BOYLARINDAN, bir bölümünü; asimile amaçlı olarak, Çinin Kuzey ve orta bölgelerine, zorla yerleştirdi!Yerleşim yerleri: Kansu,Şensi,Yençi,Yinşan,Silan, Ordos, Sarı Irmak koridoru ile HONAN-Hunan- Henan-Hınan,Hochou,Yunnan. *751 yılındaki TALAS SAVAŞINDA;Karluk, Kırgız ve Uygurların;işbirliği ve desteğiyle; Arap Ordusu,Çini;çok ağır bir yenilgiye uğrattı? Bunun üzerine,Çinde; karışıklık, ayaklanma ve içsavaş çıktı!Çindeki Türklerin, birkısmı;754,840,907-960, 978- 1280 yıllarında, buradan ayrılıp, Türkistana gittiler?(*Çin,751-Talas yenilgisi sonrası, kendini;ancak 924’de toparlayabildi.Çin güçlenip,1715’de Doğu Türkistanı, tekrar işgal etti!).Türkistanda siyasi istikrarın bozulması üzerine ve sonrası; Büyük Selçuklunun,Göç Politikasıyla;1040,1071,1157,1187, 1210, 1231, 1243 yılları arası; Eski TÜRK YURDU olduğunu duydukları; TÜRKİYEYE; İran üzerinden, topluca, hatta hayvanlarıyla birlikte göçtüler?(bkz: 31)
C- Honamlı Kolları:
1- Filikçi: K. Ereğli, Aksaray-Kutluköy
2- Savran: K. Ereğli, Karaman-Ayrancı
3- Deveci: Mersin-Silifke
4- Eskiyörük :Antalya, Mersin-Gülnar, Aydın
5- Bolacalı: K.Ereğli, M-Silifke, Adana- Sarıçam, Aksaray- Kutluköy.
6-Döneli: K.Ereğli
7-Helimli: K.Ereğli,Antalya
8-Kuzucu: K.Ereğli
9-Hacıkaralı: Mersin-Silifke (Karahacılı!*)
10-Saçıkaralı:Ereğli
11-Boncuklu: Çukurova,Aladağ ve Binboğa yaylaları.
12-Pekmezci:Ereğli,Antalya
13-Ve Gökler, Karaevli-Karabölük,Kötekli, Telliler...!
D-Honamlı Yörük Obası:** (bkz:45) Isparta'daki Honamlılar: Ali Tanyıldız'ın araştırmalarına göre, Honamlının Kolları:
a- Adıgüzelli (Elekli)
b- Coşlu
c- Eskiyörük (Eskiler, Hacıcelilli)
d- Karsavurdanlı
e- Ötgünlü
f- Recepli
E- Honamlıların yerleştikleri iller: Adana, Antalya, Aydın, Mersin, Konya, Ereğli, Yunak, Sarayönü, Isparta, Aksaray, Osmaniye, K.Maraş, Yozgat, Karaman..!
F-TEKE :
1-Tekeli Yörük Obası: Antalya
2-Teke Türkmeni: Ahal ve Merv Türkmen Oymakları.
*TÜRKİYEDEKİ BÜYÜK TÜRKMEN OYMAKLARI
a- 1700 Yılı: (bkz:11)
l - Atçekenler (Konya)
2- Beydili Türkmeni (Gaziantep)
3- Bozok Türkmeni (Yozgat-Bozulus Türkmenleri)
4- Çepni (Trabzon, Kırşehir,Antep, Balıkesir)
5- Dulkadirli (K. Maraş)
6- Gündüzlü
7- Harbendeli
8- Halep Türkmenleri
9- Kınık
10- Özerli
11- Şam Türkmenleri
12- Trablusşam Türkmenleri
13- Varsak*
14- Yeni İl (Sivas)
14- Yüreğir (Çukurova)-Üçokların Kolu
b- 1800 Yılı (Bkz:65)
l - Avşar
2- Ayrıdamlı
3- Akkoyunlu
4- Barak
5- Bayındır
6- Bayat
7- Begdili
8- Bozkuş
9- Bozcalı
10- Cerit
11- Çoban Oymağı
12- Dulkadirli
13- Gündüzlü
14- İnallı
15- Karakoyunlu
16- Karakeçili
17- Kavurgalı
18- Kızılkeçili
19- Kutlubeyhacılı
20- Kuzugüdenli
15- Savcı Hacılı
*ÇUKUROVADAKİ TÜRKMEN OYMAKLARI
1- Ağcabekirli
2- Barak
3- Bayındır
4- Berelli
5- Beydili
6- Bekmişli
7- Cerit
8- Çepni
9- Çelebi
10- Dımışklı
11- Elbeyli-İlbeyli
12- Güneş
13- Harmandalı
14- Haydarlı
15- Kazı
16- Karaşıhlı
17- Kadirli
18- Şarkevli
19- Şahman
20- Tecirli
21- Torun
22- Ulaşlı
16- Yumuklu
*YERLEŞİK HAYATA, İLK GEÇENLER
1- Avşar (Kayseri, Sivas, Afyon, Adana)
2- Bayat (Nevşehir-Hacıbektaş İlçesi, Çorum)
3- Beğdili
4- Bozulus
5- Cerid (K.Maraş,Karaman,Adana)
6- Çavundur
7- Çepni (Kırşehir, Trabzon, Balıkesir)
8- Döğer (Burdur)
9- Dörtdivan
10- Emirdağ Türkmeni
l1- Hotamış (Konya)
12- Kuzugüdenli
13- Reyhanlı (Hatay)
14- Sayık
-KARAHACILI KOLLARI
1- Aflak (Avkuşu)
2- Bocu
3- Boruk
4- Boynuyoğunlu
5- Çiçekli
6- Hacılı
7- Hocalı
8- Kılbaş
9- Menevşe
10- Şahrıklı
11- Sofular
-BOZDOĞANLI KOLLARI
1- Boy
2- Boz
3- Çığcık
4- Kesik
5- Keli
6- Kütük-Kütükçü
7- Sarı Ahmetli
8- Yozbaşı
-CERİD OYMAĞI: Binboğada yaylar. Dulkadir elinin bir boyu, Kolları:
1- Almagüllü
2- Altıgöz Bekirlisi
3- Azılı
4- Bayırcerit
5- Ceyhan Bekirlisi
6- Çağlayan Cerit
7- Çakılı
8- Durak
9- Hamdili
10- Hunatlı
11- İmrenli
12- Karahasanlı
13- Kuşlu Cerid
14- Mamalı
15- Mustafabeyli
16- Oruç Gazili
17- Silsüpür Ceridi
18- SultanHacılı
19- Tatarlı
20- Vemeyli
21- Yalağevi
22- Yumutlu
-TECİRLİ OYMAĞI: Berit Dağında Yaylar
1- Alhanlı
2- Alcı
3- Budaklı
4- Böcüklü
5- Çerçili
6- Çırnazlı
7- Devrişeli
8- Domballı
9- Eloğlu
10- Gücüklü
11- Gününoğlu
12- Gürer
13- Hiboğlu
14- Kalalı
15- Karaobalı
16- Kabuklu
17- Karabibili
18- Kırmıtlı *
19- Kokulu
20- Komarlı-Kumarcı*:İmat, Molla Ömer Uşağı, Solaklı, Uyduranlı, Akçakoyunlu
21- Sarıhasanlı
22- Şekerli
23- Yazmalı
*BÜYÜK TÜRKMEN OYMAKLARI ( 1691-1928)
1- Avşar-Afşar
2- Atabay-Çaparbay
3- Alayuntlu-Ahatlı
4- Aydoğan
5- Alagözlü
6- Akçakoyunlu-Ağcakoyunlu-Alacakoyunlu
7- Akkeçili
8- Alpagut- Apa-Altınapa
9- Abdal-Usta
10- Aydoğdu-Aydoğan
11- Atçeken
12- Bayat
13- Barak
14- Bozkuş
15- Bayır Bucak
16- Büğdüz
17- Bekdik
18- Beydili
19- Bozulus
20- Bozkoyunlu
21- Bozgeyikli
22- Bozdoğan
23- Boranlı
24- Bayındır-Akkoyunlu
25- Boynuinceli
26- Boynuyoğunlu
27- Cerit
28- Ceceli
29- Çiriş
30- Çağırganlı
31- Çavdır-Çavuldur
32- Çepni
33- Çobanlı
34- Çayan
35- Çullu-Çulım-Bökli Çöllü
36- Dodurga
37- Düğer
38- Dağlı
39- Denizli-İldenizli
40- Develi
41- Demircili
42- Ersarı
43- Eymir-Eymür
44- Elbeyli-İlbeyli
45- Evci
46- Farsak-Varsak
47- Göklen
48- Gerkez
49- Gündeşli
50- Gündüzlü
51- Harman Dalı-Harben Deli
52- Hotamış
53- Işıklar-Işıklı
54- İnallı-İnanlı-Yinallı
55- Karakeçili
56- Karakoyunlu
57- Kayı
58- Kınık
59- Kızık
60- Karkın
61- Kızıl-Kızıllı
62- Kuzugüdenli
63- Koyunlu-Koyuncu
64- Köşekli
65- Karaçalı
66- Karamanlı
67- Kuşdoğan
68- Kızılkoyunlu
69- Kızılkeçili-Kızılcakeçili
70- Keçili
71- Kızılışıklı
72- Kutbeyli
73- Karalar
74- Köserellî-Köseler
75- Kirtiş
76- Manav-Anav-Yerli
77- Musacalı
78- Morcalı
79- Musluca
80- Nohurlu
81- Oğulbeyli
82- Özerli
83- Saraçlı
84- Süleklî
85- Selluriye
86- Savcılı
87- Salur
88- Sarı-Sarılar-Sarılı
89- Sarık
90- Sevgülen
91- Tabanlı
92- Teke (Ahal-Merv)
93- Tecirli
94- Torunlar
95- Tahtacı-*SALUR-Ağaçeri-Oner-Özer
96- Turgutlu
97- Ustacalu
98- Ulaş-Ulaşlı
99- Yabanlı
100-Yağmurlu
101-Yaka
102-Yomut-Yumutlu
103-Yıva-Yuva- Yuvalı
104-Yüreğir
*ÇUKUROVA'DAKİ TÜRKMEN OYMAKLARI; (bkz: 2,11,21)
A- 14. Yüzyıl:
1- Ağaçeri
2- Bayat
3- Bayındır
4- Beğdili: Taşkınlı
5- Bozdoğan
6- Bozoklar: İnal ve Dulkadirli Kolu
7- Döğer
8- Halep Türkmeni: Avşarlar
9- Harbendeli
10- Karakoyunlu
11- Kınık
12- Kızıl Kocalı (Alişarlı Kolu)
13- Üçoklar: Özerli ve Ramazanoğulları
14- Varsak
B- 15. Yüzyıl:
1- Bayat
2- Beğdili
3- Bozoklar
4- Bozcalı
5- Dulkadirli
6- Gündüzlü
7- Harbendeli
8- İnallı
9- Kınık
10- Köpekli
11- Kutbeği-Kutbeyli
12- MaraşlıIar
13- Özerliler
14- Ramazanoğulları
15- Sakalsız
16- Üçoklu
17- Yüreğirli
C-1658 Yılı Halep Türkmenleri: (bkz: 27,70,89)
a- Eski Halep Türkmenleri
1- Avşar
2- Bayat
3- Dulkadir-Zülkadriye
4- Döğer
5- Köpekli
6- Özerli
7- Ramazanoğlu
8- Varsak - Farsak
b- Yeni Halep Türkmenleri
1- Abalı
2- Avşar: Recepli
3- Akkoyunlu
4- Bayat
5- Cerid: Silsüpür
6- Eymir
7- Kaçar
8- Köçekli
9- Karakoyunlu
c- 1764 Yılı Halep Türkmenleri
l - Avşar
2- Ağcakoyunlu
3- Barak
4- Bayındır
5- Beğdili
6- Cerid
7- Çağırganlı
8- Dedekarkın
9- Eymir
l 0- Geyikli
11- İlbeyli
12- Karakoyunlu
13- Kabalı
14- Kınık
15- Kızık
16- Köçekli
17- Musabeyli
18- Özerli
19- Pehlivanlı
20- Reyhanlı
21- Sofular
22- Şambayadı
23- Tahtemürlü
24- Toktı
25- Ulaşlı
d- Halep Türkmenleri Kol ve Oymakları (16. YY.)
1- Acurlu
2- Alayuntlu
3- Bayat
4- Beğdili
5- Bahadırlı
6- Büğdüz
7- Düğer
8- Eymür
9- Gündüzlü Avşarı
10- Harbendelü
11- İnallı
12- Kınık
13- Karakoyunlu
14- Köpekli Avşarı
15- Karkın
16- Kızık
17- Peçenek
18- Uç Türkmenleri
D- Çukurova Türkmenleri (bkz:113)
a-1857 yılı
1- Bozdoğan
2- Çakallu-Çakallıklı-Kara Çakaloz*
3- Cerid
4- Dündarlı
5- Farsak -Varsak
6- Kaçar-Koçer
7- Kozan-Kozanlı
8- Manav
9- Tecirli
10- Toroğlu
b- 1707 Yılı
1- Avşar
2- Bozdoğan
3- Cerid: Çağlayan, Küçük, Silsüpür
4- Çağırganlı
5- Çalışlı
6- Develi
7- Döngeleli
8- Dulkadirli
9- Gökvelioğulları
10- Kebeli
11- Karsantılı
12- Kozanoğlu (*Avşar)
13- Kurşunlu- Kusun
14- Köçekli
15- Menemenci
16- Özerli
17- Ramazanoğulları (Yüreğir)
18- Tecirli
19- Ulaşlı
19- Üçoklar: Bayındır, Kınık, Salur, Yüreğir
c- 1691 Yılı
1- Avşar: İmanlı, Recepli
2-Barak
3-Bozulus: Acurlu, Avşar, İnallı, Köçekli
4-Cerit
5-Çepni
6-Çimeli
7-Dulkadirli
8-HalepTürkmeni
9-Yeni İl Türkmeni: Ağcakoyunlu, Beğdili, Musacalı
*BÜYÜK YÖRÜK OBALARI
Yörükler; Karluk, Kanglı, Türkeşler, Onoklar ve Halaç Türk Boyunun bir kolu iken; Karaevli- Karabölük ve Yazır gibi Oğuz Boylarının katılımıyla;3 boy iken, 6 oba olmuş. Daha ileri ki dönemlerde 12, 36 ve 1800'lü yıllarda ise Yörük Obaları sayısı 63'e ulaşmıştır.1690 ile 1934 iskan kayıtlarında adı geçen,Yörük Oba sayısı; bölünüp parçalandıklarından, 2 bini bulmuştur!
1- Aydınlı
2- Akkeçili
3- Bahşiş-Bakşı
4- Bolacalı
5- Bozdoğan- Bozdoğanlı
6- Cırıklı-Çaruklu
7- Coşlu
8- Cıngıllı
9- Çakaloz-Çakallı-Kara Çakallu-Çakallıklı
10- Daş-Karataş
11- Dazkırlı
12- Deveci
13- Döneli
14- Erdemli
15- Ekiz
16- Eski Yörük
17- Filikçi
18- Gedik-Gedikli
19- Gökler
20- Göğebakan
21- Gurbet-Gamet
22- Hayta
23- Honamlı-Karluk
24- Horzum-Kanglı
25- İğdir
26- Boynuinceli
27- Kaymak
28- Karatekeli
29- Karaevli-Karabölük
30- Karahacılı
31- Karakoyunlu
32- Karakeçili
33- Keşli- Karakeşli- Sarıkeşli-Tirkeşli-Türkeşler
34- Keşefli
35- Köteklî
36- Koca
37- Koraş-Kayabeyli
38- Koçak
39- Kuzucu
40- Kuduzlar
41- Kutluca
42- Kömürcü
43- Kiriş-Kirişli
44- Kızıl Keçili
45- Karaçal-Çal-Akçalı-Çallı-Böklü Çöllü-Çullu
46- Menemenci
47- Ötgünlü
48- Pekmezci
49- Saçıkaralı
50- Sarı Tekeli
51- Sarı Keçili
52- Saraçlı
53- Savran
54- Sancaklı
55- Tekeli
56- Tırtar
57- Toraman
58- Tatlar (*Tataş-Tatyan-Dadaş-Tat farklı-Fars?)
59- Töngüşlü
60- Yabırlı-Yaparlı
61- Yağcı
62- Yazır
63- Yeniyörük
*DULKADİR ELİ-DULKADİRLİ BOY VE OYMAKLARI:
1- Ağcakoyunlu-Musahacılı-Musacalı
2- Çağırkanlı
3- Çimeli
4- Çullu
5- Dodurga: Esenli, Bozca-Ertene Dodurgası, Beşaşık, Davut oymağı.
6- Dokuz: Bişenli-Başanlı
7- Döngeleli
8- Düğerli
9- Dündarlı:Çarıklı
10- Elçi
11 - Eymir
12- Gündeşli
13- Halep Türkmenleri
14- Haymana Sanlı oymağı
15- İmanlı Avşarı
16- Karacalı-Anamaslı
17- Kavurgalı
18- Küşne
19- Kızıllı
20- Mamalı
21- Peçenek
22- Savcı Hacılı
23- Tecirli
24- Tekeli
25- Varsak
26- Yuvalı (Karayuvalı)
*DULKADİRLİ BÖLÜK VE KOLLARI : (BKZ: 2, 11, 21)
1- Ağcakoyunlu: Çalışlı, Hamidli, Kozanlı, Musacalı
2- Anamaslı (Karaçalı): Karahaytalı, Kazancılı, Oruçbeyli, Ulaşlı, Urcanlı, Sevinçli,Yazır, Yolbasanlı
3- Avşar
4- Ayrıdamlı
5- Cerid: Kara Hasanlı, Mamalı, Oruç Gazili,Yabır Cerid
6- Çağırganlı
7- Çimeli
8- Demircili
9- Dokuz (Bışanlı): Avcı, Bazlamaçlı, Dokuzkoyunlu, Karamanlı, Demrek, Hacılar, Karkın, Karagöncülü.
10- Döngeleli
11- Elçi
12- Eymir
13- Eşkinciler: Dede Karkın, Karaca Ahmetli, Sulişeyhli
14- Eğlenoğlu-Eloğlu-Türkoğlu
15- Geclik
16- İmanlı Avşar
17- Kavurgalı
18- Karamanlı
19- Küşne
20- Kızıllı
21- Peçenek
22- Selmanlı
23- Savcı Hacılı
24- Tekeli
25- Tecirli
26- Varsak
27- Yuvalı-Karayuvalı
*16. YÜZYIL ÇUKUROVASI: EL, OYMAK VE OBALARI
Bir kısmı 1691'de iskan edildi. (bkz: 48,71)
-ÜÇOKLAR:
1- Elvan
2- Gökçeli
3- Karaisalı
4- Kınık
5- Kusun
6- Koştemür-Kuştemür
7- Ulaş
8- Yüreğir
-ŞAM TÜRKMENİ:
1- Boğayırlı
2- Eymir Gazili
3- Salur
4- Süleymanlı
-BOZULUS TÜRKMENİ-BOZOKLAR:
1- Avşar
2- Bayat
3- Beğdili
4- Dulkadirli
5- Halep Türkmeni
-AKKOYUNLU EL VE OYMAKLARI:
l - Avşar
2- Alpagut
3- Beğdili
4- Çavundur
5- Danişmendli
6- Dodurga
7- Döğer
8- Karkın
9- Kocahacılı
10- Musullu
11- Oğulbeyli
12- Süleyman Hacılı
13- Salurlu
14- Tabanlı-Daban
-DULKADİRLİ OYMAKLARI:
1- Ayaş
2- Anamaslı
3- Avcı
4- Avşar
5- Berendi
6- Cerit
7- Ceceli
8- Çimeli
9- Çağırganlı
10- Dodurga
11 - Eymir
12- Gündeşli
13- Karkın Musacalı-Ağcakoyunlu
14- Kızılkocalı
15- Kınık
16- Köçekli
12- Küşne
-HALEP TÜRKMENLERİ:
l - Acurlu
2- Bayat
3- Beğdili
4- Gündüzlü Avşarı
5- Harbendeli
6- İnallı
7- Karakoyunlu
8- Köpekli Avşarı
-YENİ İL TÜRKMENLERİ: İki ana kol;
a) l- Avşar
2- Bayat
3- Bayındır
4- Beğdili
5- Harbendeli
6- Karakoyunlu
b) l- Ağcakoyunlu
2- Barak
3- Boynuyoğunlu
4- Çağırganlı
5- Cerit
6- Çimeli
7- İmanlı Avşarı
8- Musacalı-Musahacılı
9- Tatar Alili
10- TecirIi
-ULU YÖRÜKLER:
1- Akkuzulu
2- Aksalur*
3- Alibeyli
4- Çapanlı
5- Çepni*
6- Çungar
7- Dodurga
8- Gökçeli
9- İkizli (Ekiz)
10- İlbeyli
11- Kuzugöllü
12- Karakeçili
13- Karafakılı
14- Özlü
15- Saraçlı
15- Turgutlu
16- Ustacalu-Ustahacılı
-GEDİKLER:
1- Ağcalı
2- Ağcakoyunlu
3- Deli Alili
4- Kara Yahyalı
5- Şam Bayadı
- KARATAŞ:
1- AliBeyli
2- Ağcalı
3- Kızılkocalı (Alisarılı)
4- Tecirli
-AKDAĞ:
1- Hisarbeyli
2- Karalı
3- Kırıklı
4- Kızılkocalı
5- Sevgülen (Sarıhalilli)
*1580 YILINDAKİ BÜYÜK GÖÇEBE GRUPLARI: ( bkz: 19,56,78)
1- Akkoyunlu (Bayındır)
2- Atçekenler-Konya
3- Ankara Yörükleri
4- Bayat
5- Bozulus Türkmen Elleri
6- Bozok Türkmen Oymakları
7- Dulkadirli Türkmenleri
8- Halep Türkmenleri
9- Karakoyunlu (Yıva-Yuva)
10- Çepni
11- Kayı
12- Oğuz Hanlı Oymağı
13- Tatar (Ak, Kara)
14- Ulu Yörük (Amasya, Sivas)
15- Yeni İl Türkmen Oymakları
-BOZULUS TÜRKMENLERİ:
*1690 yılında Orta ve Batı Anadolu'ya İskan edildiler.(bkz: 21)
1- Ankara,Eskişehir,Afyon yöresine yerleştirilen: Tabanlı-Daban Türkmeni
2- Kırşehir ve Nevşehire Yerleştirilenler:Karaca, Türkmen Kurutlu, Yabanlı,Yağmurlu.
3- Akşehir ve Ilgın Yöresine: Avşar, Danişmendli, Hamzahacılı, Şerefli.
4- Afyon, Balıkesir, Kütahya ve Manisa Yöresine: Gündeşli, Köçekli, Oğulbeyli.
5- Aydın, Afyon, Balıkesir, Denizli ve Isparta Yöresine: Danişmendli.
-ŞAM TÜRKMENLERİ: Bozoklar ve Bozulusun Önemli Kolları:
A- 1- Avşar
2- Bayat
3- Beğdili
4- Döğer
B- 1- Bozcalı (Bayat)
2- Dulkadirli (Bayat, Karaçalı)
5- Gündüzlü (Avşar)
6- Harbendeli-Hüdabendeli-Harmandalı
7- İnallı-İnallu
8- Karaosmanlı (Avşar)
9- Şam Bayadı
10- Sevgülen
*ÜÇOKLAR
A- 1-Bayındır
2-Eymür
3-Kınık
4-Salur
B- 1- Özerli (Kınık)
2- Karaisalı
3- Ramazanoğlu (Yüregir)
4- Ulaş
**AVŞARLAR
Avşarlar: Göçebe ve Konar Göçer olarak, hayvancılık yapan, bir Oğuz Boyudur. Zorunlu iskana tabi tutulan, ilk Türk boyudur. 1690-1870 yılları arasında iskan edilmişlerdir. İl: Avşarların yaşadıkları bölgeye, yurtlarına verdikleri ad. El: Avşarların kendi göçebe topluluklarına verdikleri ad. Bunu Türkülerinde; "Konak göçek, devran sürek elilen", "Kalktı göçeyledi Avşar elleri, Ağır ağır giden eller bizimdir" şeklinde ifade etmişlerdir.* Yörüklerde, El deyimi; Yabancı anlamında.
Avşar ileri gelenlerine; Avşar Beyi veya Avşar Kocaları da denir.(bkz:19,54)
*Avşar Elleri:
1- Yaşadıkları Bölgeye Göre:
a) Anadolu Avşarları
b) Hüzisyan
c) İran
d) Kuhgilay
e) Kazerun (Hazar)
f) Suriye (Halep, Rakka)
g) Urhiye
2- Anadoluda Yerleştikleri Bölgeye Göre;
a) Ankara Avşarları
b) Aydın
c) Bozok (Yozgat)
d) Bozuluş (Diyarbakır, Urfa)
e) Dulkadirli (Kadirli)
f) İmanlı (K. Maraş)
g) Kayseri
h) Kozan (Çukurova)
ı) Kütahya
i) Yeni İl (Sivas)
-Avşarlar; Adana (Tufanbeyli, Kozan, Kadirli, Ceyhan..), Ödemiş, Kayseri (Özellikle Pınarbaşı), Tarsus, Sivas (İmranlı, Zara, Gürün),Antalya,Karaman,Konya, Tokat, Denizli gibi illerimizde halen varlıklarını sürdürmektedir.Bazı Araştırmacılar; Avşarların; İÖ6400,4200 yılından beri, Anadoluda yaşadığını,Taşlar üzerine vurulmuş Avşar- OĞUZ Damgalarıyla belgelemiştir.
3- Avşar Ellerinden (topluluk adları) Örnekler:
Bahrilî Avşarı,Barak, Cerit,İmankuli Avşarı,Kusun, Karagündüzlü Avşarı, Karamanlı Avşarı, Kozanoğlu Avşarı,Kaçar,Kaşkay, Recepli Avşarı, Ulaş,Varsak...
4- Avşar Yaylak ve Kışlakları:
Akdağ,Aladağlar, Bolkar Dağları, Binboğalar, Gavur Dağları,Kırşehir-Çiçekdağı yöresi, Sivas- Gürün Yaylaları..! Kışlakları ise; Çukurovada Ceyhan nehri çevresindedir.
5- Avşar Türkü Çeşitleri;
Ağıt, Atışma, Bozlak, Destan, Güzelleme, Koçaklama, Koşma, Varsağı... Avşar Ozanı Dadaloğlundan (1785-1868) bir mısra; "Türk'ün olan Türkmen eli çökünce, Kaypak Osmanlılar size aman..." -Türkmen Türküleri; Barak Havaları, Horyat- Hoyrat ve Bozlak;Devenin;Yavrusu ölünce, üzülüp Bozulaması-Ağlaması, El’in Bozulması!
BEŞİNCİ BÖLÜM
GÖÇEBELERİN YAYLADIĞI: BAZI YAYLAK VE KIŞLAKLAR:
l- YAYLALAR: (BKZ: 12,101)
Yörükler ve diğer Göçebeler (Avşar, Türkmen....)23 Nisan,Mayıs-20 Ağustos,Eylül aylarında Toros yaylalarında yaylarlardı. Yaylaları dört grupta toplayabiliriz.
a) Batı Toros Yaylaları: Balıkesir, İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Uşak, Kütahya, Afyon ve Muğla yöresindeki dağların yaylaları:
- Balıkesir İvrindi’deki Toman yaylası.
- Ula İlçesi Akdağ yaylası.
- Kepsut Kazası- Üçbaş ve Alaçam Yaylası,Alaşehir- Çiçekdağı Yaylası.
- Denizli Beyağaç İlçesi; Topuklu, Alaçam, Yamaklı, Akdağ ve Gölgeli Dağı Yaylaları.
b) Orta Toros Yaylaları:
- Antalya Bey Dağları; Korkuteli Söbüce Yaylası.
- Burdur Yaylaları: Ağlasun, Bucak (Karacaören, Çamlık, Kargı-kısığı), Çamoluk, Gölhisar (Böğrüdelik, Yusufca), Tefenni (Eşelerdağı), Yeşilova (Salda), Tınaztepe, Kemer (Boz, Bozdağ, Kirazlı, Akpınar) ve Altınyayla (Dirmil)
- Anamas Dağı Yaylası: Çayır, Ketenlik, Sindel, Göçözü, Berçin, Cirit gediği,3-9 Kuyu, Çirpen, Sorgun, yaylaları. Antalya,Burdur, Isparta, Akşehir-Bozkır-Beyşehir-Konya.**Atalarım, Antalyada iken;Eskiyörük-Çirpen ve Üçkuyu yaylasına çıkarmış.Eskiyörük Kışlağı;Pınarlar.
- Beyşehir, Seydişehir, Bozkır (Konya) yöresi yaylaları.
- Akşehir yöresi Sultandağı yaylaları.
- Ermenek(Karaman), Hadim ve Taşkent(Konya)arasında bulunan;Barcın,Deve Meydanı.
- Sarıveliler (Karaman) ilçesinde;Yörük pazarı, Yunt yaylası.
- Gazipaşa Yaylaları:Çataltaş,Çayıryakası,Topsekisi,Ekinçalı, Günlercik, Mahı, Mırıklar.
- Anamur (İçel): Kırıkkuyu yaylağı, Kırahmetler
- Ulukışla (Niğde), Pozantı (Adana), Tarsus, Çamlıyayla, Erdemli, Silifke, Mut (İçel) Ayrancı (Karaman), Ereğli ve Halkapınar(Konya) arasındaki yaylalar: (Burası sanki yayla yöresi-bölgesidir.) Yüğlük Dağı, Bolgarbozoğlan, Karagöl, Eğriçayır, Perçemgediği, Sarıtaş gediği, Konca gediği, Yellibel, Yedigöl, Sandıcak,Tozlu, Tersakan, Söbüceova, Aktaş, Ulubel, Kırkpınar, Çakırcan, Akrep, Kızılgöl, Belpınar, Yepintîlik, KızıIkaya, Halilefendi Sarnıcı, Koyuncular, Goculu, Alahacılı, Suludere, Kozlu, Gerdekese, Tumlu, Uzunkuyu, Baldıran, Hacka, Haçpınar, Tol, Kozak..! (*Buradaki bazı dere adları: Güzle, Cadı, Cocak, Cehennem, Susanözü, Develiören, Kale kapızı. Birde dağ yüzü- yaka-bayır- Yokuş yukarı- İniş aşağı adı: Kızıl Yokuş).*YAR ise Uçurum anlamında!*Atalarım;Silifkedeyken-Haçka,Tol,Ereğlideyken;Sandıcak,Söbüceova…yaylalarında yaylardı. Adana ve K.Maraştayken ise Aladağ ve Binboğalarda yaylaya çıkardı.
c) Doğu Toroslar:
- Kayseri; Erciyes, Binboğa (Sarız) ve Beydağları (Tomarza),Yahyalı, Develi ve Zamantı Yaylaları: Tahrana, Dönberi...»
- Aladağ, Karaisalı, Pozantı (Adana), Çamardı (Niğde) ve Yahyalı (Kayseri) arasındaki Aladağlar üzerindeki yaylalar: Horzum, Namrun, Üçkapılı, Başyayla, Minastepe, Başpınar.
- K.Maraş-Göksun,Sivas(*Gürün:Uzunyayla, Salyurt),Kayseri-Sarız arasındaki yaylalar.
- Tufanbeyli (Adana); Beydağı yaylaları.
- Amanos Dağları Yaylaları: Adana, Gaziantep, Hatay.
c) Orta Anadolu Yaylaları: (*Bozkır, ovalık yer yaylaları) Ankara, Konya (Cihanbeyli, Sarayönü, Karapınar, Ereğli,Çumra) ve Aksaray ara¬sındaki yaylalar. Ayrıca Aksaray ve Niğde arasındaki Hasan ve Melendiz Dağı Yaylaları, Karacadağ ve diğer yaylalarda genelde Türkmenler yaylamaktadır.
2- KIŞLAKLAR:
Yörükler ve diğer göçebeler;Eylül,Ekim-Nisan,Mayıs arası,Güzle ve Kışlak Dönemini; Hatay, Adana, İçel, Antalya, Muğla, Aydın, İzmir, Balıkesir illerinin,Deniz Kıyısı,Seyil-Sahil şeridinde; kış mevsiminde bile çadırda kalarak,geçirirlerdi.Özellikle,Hatay-Kırıkhan,K.Maraş-Türkoğlu, Dörtyol, Osmaniye,Bahçeli, Çukurova’da Seyhan ve Ceyhan nehirleri boyu, Seyhan Baraj gölü çevresi, Sarıçam,Kozan ile Erdemli, Silifke, Mut'a doğru Göksu Vadisi, Anamur sahili, Antalya Manavgat, Aksu, Alanya, Serik, Antalya Merkez-Konyaaltı-Döşemealtı,Kemer-Göynük-Çıralı- Olimpos sahili,Kumluca,Finike, Muğla-Fethiye,Köyceğiz, Ayvalık ve Edremit çevresi.
-Bizim Sülalenin Kışlağı; Silifke'den - Mut'a giderken, Göksu vadisinde, sol kolda bulunan; "Döneli Musa Yurdu"idi. Annemin Annesigilin (Menemenci) Kışlağı ise Mersin-Mut’un Göksu vadisindeki Şanşa köyü.
-Fermanla tahsilli yaylalar; Söbüceova, Sandıcak, Tozlu, Karagöl, Hacka,Tol.
*1950-1960'lara kadar, Yaylaya çıkan, Göçebe Yörük obaları ve Batı Toros Yaylaları:
A- Batı Toros Yaylaları:
1- Ali Efendi 14- Karaağaç
2- Anamas 15- Kapaklı
3- Bardat 16- Melik
4- Balkusan 17- Nodar
5- Baran 18- Oğuz
6- Dirmil 19- Söbüce
7- Eynif 20- Söbüçimen
8- Feslekan 21- Sultandağı
9- Girdev 22- Sülek
10- Gembos 23- Sanlı
11- Gazipaşa 24- Yeşilgöl
12- Karıngöl 25- Yedikaza
13- Kızılcadağ
B- Batı Toros Yaylalarında Yaylayan Yörük Obaları:
1- Adıgüzel 14- Kötekli
2- Bahşis 15- Keşefli
3- Bayır 16- Ötgünlü
4- Coşlu 17- Recepli
5- Çakal 18- Sarıkeçililer
6- Eskiyörük 19- Saraçlı
7- Hacıkaralı 20- Saçıkaralı
8- Hayta 21- Sülek
9- Honamlı 22- Tekeli
10-Karakoyunlu 23- Töngüşlü
11-Karaevli 24- Varsak
12-Karahacılı 25- Yeniyörük
13-Karatekeli
C- Batı Toros Yaylalarında Yaylayan, Türkmen Oymakları:
l - Avsal 9- Kızılot
2- Boynuinceli 10- Kızılaliler
3- Çarıklar 11- Köselerli
4- Dimliler 12- Manav
5- Garkın-Karkın 13- Orhan
6- İkievli 14- Sarıhacılı
7- Kargı 15- Tekir
8- Karakeçili 16- Yuva
D- Teke Yöresi Yaylalarının, Tahsis ve Kullanım Şekli:
a) Fethiye Yörükleri:
1- Çaldağı eteklerinde; Gavurdöndü, Girder, Karanfilli, Kırkpınar, Kestanelik, Koru, Sakar, Seki, Taşdelen, Uzunca yaylalarında yaylarlar.
2- Babadağ üzerindeki Dokuzgöl.
3- Akdağ yaylaları.
4- Kızılcadağ yaylaları (Elmalı'da)
b) Kaş Köylerindeki Yörükler:
l - Akdağ
2- Susuz
3- Kızılcadağ
c) Finike ve Kumluca'da Kışlayanlar: Kızılcadağ'da.
d) Antalya Döşemealtında Kışlayanlar:
1- Korkuteli Söbüce
2- Burdur, Tefenni, Karamanlı yöresindeki Eşeler dağı.
e) Serik ve Manavgat'ta Kışlayanlar:
1- Anamas
2- Yalvaç-Akşehir yöresindeki Sultan dağlarında
3- Beyşehir, Seydişehir yaylalarında.
4- Yedikaza yaylası.
f) Alanya Yörükleri: Eşekkırıldığı, Gevre, Söbüçimen, Yenice pazar
g) Gazipaşa Yörükleri: Barçın, Feslekan, Yörük Pazarı
h) Anamur yörükleri.
1- Barçın, Feslekan
2- Mahram dağı Yaylaları
E-SarıkeçiliYörüklerinin, Yayladığı Yaylalar Ve Kışlaklar :
1-Konyanın; Ahırlı, Bozkır, Hadim, Seydişehir, Taşkent, Yalıhüyük ve Karaman- Ermenek ilçelerindeki; Gevrekli, İncesu, Namza, Sayalı, Söbüçimen, Karacakuyu, Kuruçay, Kayacık ve Tosmur yaylaları.
2- Kışlak;Mersin Bozyazı,Aydıncık ve Gülnar ilçeleri.
*19.YY'da Göçebe,Yarı Göçebe Hayvancılık Yapan: Oba ve Oymaklar: (bkz: 27,68)
a) Binboğa Dağlarında Yaylayıp, Çukurova'da-Yürükelinde Kışlayan Göçebeler:
1- Avşar 8- Karahacılı
2- Aydınlı 9- Karakoyunlu
3- Bozdoğanlı 10- Kürkçüler
4- Bozoklar 11- Reyhanlı
5- Cerit 12- Sarıkeçili
6- Honamlı 13- Tecirli
7- Horzum
b) Nurhak Dağlarında Yaylayanlar:
1- Barak 5- Karaman
2- Beydili 6- Köroğlu
3- Bozdoğanlı 7- Savcı
4- Cerit 8- Türkmen
c) Hasandağı ve Ahırdağında Yaylayanlar:
1- Başıbüyüklü 5- Karabacak
2- Hamzalar 6- Kestelli
3- Hayta 7- Süzenli
4- Îslameli 8- Tenzil-Tencili
d) Aladağ Konar Göçerleri:
1- Aydınlı 7- Karakayalı
2- Bozdoğanlı 8- Karakoyunlu
3- Bozok'lu-Bozulus 9- Karahacılı
4- Cerit 10- Karaevli
5- Horzum 11- Keşefli
6- Hotamlı (Hornamlı)!? 12- Sarıkeçili
e) Bolkar (Bolgar-Balkar) Dağı; Oymak ve Obaları:
1- Bahşiş 9- Keşefli
2- Bolacalı 10- Keşli-Karakeşli
3- Boynuinceli 11- Koçaş
4- Helimli 12- Koraş
5- Honamlı 13- Koyuncu
6- Karakayalı 14- Köserelli (Kulfallı)
7- Karahacılı 15- Savran
8- Kaçar
f) Orta Torosların Değişik Yaylalarında Yaylayanlar:
1- Bahşiş 10- Keşli
2- Bayad 11- Karakoyunlu
3- Bekdik 12- Kumarlı-Komarlı
4- Bolacalı 13- Menemenci
5- Boynuinceli 14- Sarıkeçili
6- Honamlı 15- Tecirli
7- Horzum 16- Yeniyörük
8- Kaçar (Harmandalı) 17- Yumutlu
9- Karahacılı
g) Aladağ ve Çukurova Yöresine Yerleşen, Oymak ve Obalar:
1- Akçakoyunlu 11- Farsak
2- Avşar 12- Horzum
3- Aydınlı 13- Karahacılı
4- Bahşiş 14- Karakoyunlu
5- Bayat 15- Karalar
6- Berelli 16- Kuzugüdenli
7- Beydili 17- Reyhanlı
8- Bozdoğanlı 18- Sarıkeçili
9- Cerit 19- Tecirli
10- Elbeyli 20- Türkmen
*YÖRÜKLERİN YAŞADIĞI, İLÇE VE KÖYLERİMİZDEN ÖRNEKLER
-AYRANCI VE KARAMANIN YÖRÜK KÖYLERİ:
-Ayrancı’nın 22 köyü vardır:
a) Ayrancı merkezine bağlı 4 mahalleye, Yörükler yerleşmiştir.
b) Buğdaylı (Horzum Yürüğü), Büyük Koraş, Çatköy (Güzeller), Küçük Koraş, Melikli (Keşli), Yarık kuyu (Sarı Keçili) Yörük köyleridir.
c)Karaman il merkezi ve Bucakkışla, Barut Kavran, Çimenkuyu, Güçler, İhsaniye (Menemenci), Kisecik (Sarıkeçili), (*Şansa-Mut-Mersin:Menemenci), Sarıkaya, Selerek, Üçbaş ve Yeniköy köylerinde Yörükler vardır.
-EREĞLİ-KONYA İLÇESİ, YÖRÜK KÖYLERİ:
-Ereğli’nin; 36 köyü vardır:
a) Merkeze bağlı mahallelerdede Yörükler vardır.
b) Yellice (Basdırık), Taşağıl Köyü (Yabırlar Mahallesi), Bahçeli (Menemenci), Burhaniye ve Belceagaç Köyleri (yörükler var), Hacımemiş (yörükler var), Karaburun (Gökler, Filikci, Saçıkaralı, Tat), Melicek (çoğu Bolacalı), Acıpınar (Tenekeci ), Çimencik (Yörük var), Yazlık (Yörük var), Beyköy (Çakal, Cırıklı, Deliler, Keşefli, Karakoyunlu, Hayta, Honamlı, Manav, Menemenci ). Beyköye ayrıca, Balkan göçmeni ile Kürt ailelerde iskan edilmiştir.
*Ayrıca Konya'nın;
1- Sarayönü ilçesi Çeşmeli Sebil beldesi halkı Yörüktür.Ayrıca Göçmen ve Kürt te vardır.
2- Akşehir ilçe merkezi ve köylerinde Yörükler vardır.
3- Yunak ilçe merkezi ve köylerinde Yörükler vardır.
4- Çumra ilçe merkezi ve köylerinde Yörükler vardır (Sarıkeçili Yörükleri).
5- Konya merkez Tepe köyü Yürüktür.
6- Kadınhanı ilçe merkezi ve köylerinde Yörükler vardır.
-BURDUR MERKEZ VE İLÇELERİNDEKİ YÖRÜK KÖYLERİ:
Burdur' un 10 ilçesi ve toplam 189 köyü bulunmaktadır, il merkezine bağlı iki belde, bir kasaba, elli köy ve otuzbeş mahalle vardır.
a) Merkez ilçe köylerinden Boğaziçi, Karaçal, Karapınar, Aziziye (Çamoluk Köyü halkı Sarıkeçili), Soğanlı, Erikli, Bereket, Kapaklı, Bayındır, Çallıca, Beşkavak köyleri Yörüktür. Ayrıca Akyaka, Hacılar, Kökez, Kartal Pınarı, Yassıgüme köyleri ve Kozluca beldesine de Yörükler yerleşmiştir. Burdur Merkez de bir yolun ismi Yörük Sokaktır.
b) Bucak ilçesi Yazıpınar (Kestel) köyü ve Keçili köyünün bir mahallesi Yörüktür. Ayrıca Bucak merkezinde Yörükler isimli bir mahelle vardır.
c) Tefenni ilçesine yerleşmiş az sayıda yörük vardır.
d) Yeşilova ilçesi Bayındır, Çardak, İğdir, Sazak ve Taşpınar köyleri yörüktür. Ayrıca Doğanbaba köyüne de Yörükler yerleşmiştir.
*YÖRÜK BOY VE OBA ADI TAŞIYAN, YERLEŞİM BİRİMLERİ (bkz: 99)
KÖY ADI İLİ İLÇESİ BUCAĞI BELDESİ:
Savranlı Adana Bahçe Merkez
Sarıkeçili “ Ceyhan “
Tekeli “ Kadirli “
Savran Adıyaman Gölbaşı “
Yörük Karacaören Afyon Bolvadin “
Yörük Mezarı “ Sincanlı “
Yörük atlı Ağrı Diyadin “
Eskiyürük Antalya Serik “
Savrandere Aydın - “
Tekeliler “ Karacasu “
Tekeli “ Koçarlı “
Yürükler “ Çine “
Yürük Keçidere Balıkesir Gönen “
Yürük Çepni Bilecik Bozöyük “
Dereyürük “ Osmaneli “
Darıyeri Yürükler Bolu Düzce Kaynaşlı
Yürükler “ “ Konuralp
Yeni Yürük Bursa İnegöl Merkez
Yürükler (Yörükler) Bursa İznik Merkez
Yürük Ali “ Mudanya “
Yürük Yenicesi “ Mudanya Zeytinbağı
Yürücekler (Yörücekler) “ Orhaneli Merkez
Yürekören (Yürükveren) Çankırı Ovacık Merkez
Yürüklü (Yörüklü) Çorum Sungurlu Merkez
Savran Denizli Çivril Merkez
Yörükoğlu “ Beyağaç “
Yörükçayır Eskişehir - “
Yürük Karacaören “ - “
Yürük kırka “ - “
Yürük yayla “ - “
Aşağı Tırtar Isparta Yalvaç Kumdanlı
Yukarı Tırtar Isparta Yalvaç Kumdanlı
Tırtar İçel - Arslanköy
Çukurkeşli “ - Merkez
Kayrakkeşli “ - Merkez
Belenkeşli İçel - Gözne
Günebahşiş İçel Anamur Merkez
Karabahşiş İçel Anamur Merkez
Tırtar İçel Erdemli Elvanlı
Arpaçbahşiş “ Erdemli Merkez
Karakeşli “ Erdemli Güzeloluk
Eski Yürük (Eski Yörük) “ Aydıncık Merkez
Yeni Yürük (Yeni Yörük) İçel Aydıncık Merkez
Yeni Yürükkaş “ “ “
Tekeli “ Mut “
Bahşiş “ Tarsus “
Keşli “ “ Gülek
Keşli “ Silifke Merkez
Tekeli İzmir - Cumaovası
Horzum “ Ödemiş Merkez
*YÖRÜK BOY VE OBA ADI TAŞIYAN YERLEŞİM BİRİMLERİ (bkz: 99)
KÖY ADI İLİ İLÇESİ BUCAĞI BELDESİ:
Karateke İzmir Tire Merkez
Melikli Karaman Ayrancı “
Yörükbayırı Kırklareli - “
Yörükcamili Konya Çumra “
Mellicek “ Ereğli “
Karayürük “ Kadınhanı Kurthasanlı
Tekeliler Manisa - Merkez
Horzum Alayaka “ Alaşehir “
Horzum Embelli “ “ “
Horzum Keserler “ Alaşehir “
Horzum Sazdere “ “ “
Aydınlı Batman Gercüş “
Yörük Şırnak İdil “
Yörükoğlu Muğla - Merkez
Yörükyeri Adapazarı Akyazı Dokurcun
Karateke “ Akyazı “
Yörükler Samsun Bafra Merkez
Aydınlı Samsun Vezirköprü “
Özyörük “ “ “
Yörükçal “ “ “
Akyürük Sinop Boyabat “
Horzum “ Erfelek “
Türkeşlik Sivas İmranlı Merkez
Yörükler Tekirdağ Hayrabolu Dambaşlar
Kozyürük “ Malkara Şahin
Yörücek “ Malkara Şahin
Yürük “ Malkara Yürük
Horzum Ş.Urfa - Akziyaret
Soğanlıyürük Zonguldak Ereğli Merkez
Yaraşlıyürük Zonguldak Ereğli Merkez
Yürükköy Zonguldak Safranbolu Merkez
*BAZI YÖRÜK OBALARININ İSKAN YERLERİ (bkz: 27, 65)
-1700-1934 Yılları arasında göçebelikten alıkonularak, zorunlu iskana tabi tutulan; Bazı Yörük Obalarının, yerleştirildikleri şehirler:
1- Aydınlı Yörüğü: Aydın, Antalya, Ezine, Alanya, Manavgat, Isparta, Muğla, K.Maraş, G.Antep, Hatay, Adana, Mersin.
2- Akyörük: Kastamonu, Taşköprü
3- Bahşiş: Anamur, İçel, Tarsus, Adana, Alanya.
4- Döneli: Aydın, Antalya, İçel, Silifke, Mut, Gülnar, Erdemli, Anamur, Tarsus, Bozkır, Ereğli (Konya), Karaman, Ermenek, K.Maraş, Bolu, Adana, Bilecik, Kilis ve Suriye.
5- Eskiyörük: Antalya, Alanya, Manavgat, Isparta-Yalvaç, Mersin- Ana¬mur- Gülnar- Aydıncık, Aydın, Denizli, Muğla, Manisa, Adana, Konya, Beyşe¬hir, Kıbrıs, Suriye.
6- Gökler: Ankara, Haymana, Adana, Tarsus, Ereğli (Konya)
7- Gurbetler: Antakya, Kütahya, Ereğli (Konya)
8- Horzum: Aydın, Kütahya, Manisa, Isparta, Yalvaç, Adana, İmamoğlu, Afyon, Dinar, Dazkırı, Denizli, Uşak, Antalya, Alanya, Muğla, Konya, Akşehir, Ereğli (Konya), İçel, Ayrancı (Karaman.)
9- Honamlı: Denizli, Aksaray (Kutluköy), Konya-Ereğli-Yunak-Gökpınar, Isparta, Antalya, Yunak, Türkoğlu- K.Maraş, Aydın, Adana-Kozan-Sarıçam ve Bahçeli, Mersin-Silifke, Erdemli, Kayseri-Yahyalı-Taşhan, Yozgat.
10- Karatekeli: Kütahya, Simav, Muğla, Antalya, Manavgat, Alanya, Aydın, İzmit, Manisa, Afyon-Sincanlı-Çatkuyu, Adana, İçel, Tarsus, Adapazarı, Kocaeli.
11- Koca Yörükanı: Antalya, K.Maraş, İçel.
12- Melikli: Fethiye (Muğla), Isparta, Ayrancı(Karaman), Adana, Antalya, Alanya, Bursa, Tarsus, İçel, Aydın, Balkanlar, Suriye.
13- Melli (Melicek): Antalya, G.Antep, Ereğli (Konya), Bucak (Burdur).
14- Menemenci: Adana-Karaisalı, Aydın, İçel-Tarsus,Mut, Karaman, Niğde, İncesu (Kayseri), Ereğli (Konya).
15- Sarıkeçili: Antalya, Kaş, Aydın, Isparta, Eğirdir, Uluborlu, Yalvaç, Adana, Burdur (Aziziye, Bereket), Çumra, Akşehir, Doğanhisar, İçel, Ayrancı (Yarıkkuyu Köyü), Karaman, Afyon, Dazkırı, Manisa, Kütahya, Honaz.
16- Sebil: Karaman, Çanakkale, Tarsus, Konya, Sarayönü, Ilgın.
17- Sarıtekeli: Aydın (Yörük Ali Efe bu obadan), Serik, Manisa.
18- Taş: Adana, Sivas, Ereğli (Konya), K.Maraş, Edirne, Kütahya, Bal¬kanlar, Suriye.
19- Tırtar: Aydın, İçel, Afyon, Ereğli (Konya), Isparta.
20- Tekeli: Antalya, Alanya, Manavgat, Manisa, Aksaray, Kütahya, Sivas, İzmir, Bergama, Aydın, Söke, İçel, Tarsus, Anamur, Silifke, Niğde, K.Maraş, Karaman, Ermenek, Adana, Aladağ, Kayseri, Muğla, Samsun, Balkanlar.
21- Yörük Beyleri: Adana, K.Maraş.
22- Saçıkaralı: Kütahya, Denizli, Konya, Akşehir, Beyşehir, Ereğli (Karaburun Köyü), Aydın, Antalya, Gazipaşa, Manavgat, Alanya, İçel, Anamur, Tarsus, Adana, Kozan, Saruhanlı- (Manisa), Uşak, Kıbrıs.
23-
*ÜNLÜ VE BÜYÜK YÖRÜK OBALARI*
1- Aydınlı (Aydın Obası) 27- Karakoyunlu
2- Göğebakan 28- Kökçü
3- Bahşiş 29- Koca
4- Boynuinceli 30- Kuzucu
5- Bolacalı 31- Kuduz-Kutuz
6- Çaruklu-Cırıklı(Kumar-Komar?) 32- Keşefli
7- Deveci 33- Keşli (Kara ve sarı)
8- Erdemli 34- Menemenci
9- Eskiyörük
10- Döneli 36- Melikli
11- Filikçi 37- Müsürlü
12- Gedikli 38- Saçıkaralı
13- Gökler 39- Sarıtekeli
14- Hayta 40- Sarıkeçili
15- Gurbet 41- Sinek
16- Helimli (Halimli) 42- Savran
17- Honamlı 43- Tenzil
18- Horzum 44- Tekeli
19- Karahacılı 45- Tırtar
20- Karaevli-Karabölük 46- Taş-Daş
21- Karatekeli 47- Tatlar(Dadaş-Tatyan farklı?)
22- Karaçal-Akçalı-Çallı-Çullu-Çöl 48- Toraman(Türemen)
23- Karakeçili 49- Yabır-Yaparlı-Bayır*
24- Kaymak Obası (Kaymakça) 50- Yazır
25- Karaçakal-Çakaloz-Çakallu-Çakallıklı 51-Yeniyörük
26- Kötekli
*YÖRÜKLER VE DİĞER TÜRK BOYLARI*
a- Yörüklerle Aynı Lehçe, Şive, Ağızla Konuşanlar
1- Abdal-Usta-Efdal
2- Avşar
3- Bayat
4- Bekdik-Çayan
5- Çepni
6- Gagauz
7- Karay-Karaim
8- Mesket-Ahiska-Saka-Türkata-Atabeyler
9- Tahtacı-Salur
10- Tatar (*Kırım)
11- Türkmen(*Irak)-Türkman-Terakime-Terek *Türkmen;Türk+Menem!
12- Yörüğün, konuşmasını anlayabildiği diğer Türk Boyları: Azeri, Afgan Türkü, Karaçay-Balkar, Özbek, Uygur.
b- Yörükler,Orta Asya'da iken;3-6- 12 büyük obaydı:Çaruklu-Cırıklı, Çakallu-Çakallıklı, Hayta, Horzum, Honamlı,Türkeş-Keşli-Keşefli, Karaevli-Karabölük, Tekeli ve Yazır gibi.
c- Yörük obaları sayısı, devletin izlediği “Böl-Yönet” politikası sonucu; 1800 yıllarında 63 gruba ulaştı. Aksığır, Bahşiş, Bolacalı, Eskiyörük, Gedikli, Karatekeli, Karahacılı, Karakoyunlu, Kızılkeçili, Kötekli, Melli-Melicek, Sarıkeçili, Saçıkaralı, Yeniyörük gibi.
d- Yörüklerle aynı lehçeyi konuşmayan, kullandıkları ortak kelimeler; ancak üçte bir oranında olan Türk Boyları:
1- Başkırtlar
2- Kazaklar
3- Kırgızlar
4- Özbekler*
5- Türkmenler: Orta Asya Türkmenistan Türkmencesi.(*Ancak Kerkük Türkmencesi; %80 oranında Yörüklerle aynıdır.Afgan Türklerinin,konuşmalarıda kolay anlaşılıyor!)
6- Tatarlar(İdil ve Sibir)
7- Uygurlar*
8- Kaşkaylar
e- Mete Han (İÖ 209-174): At binen, Yay çekip, Ok atan, 26 Halkla; Hun Birliğini kurdu. Yine Türik Bil-Göktürkler (iö 879-is 580): 24 Türk Boyunu, Gökbayrak altında topladı. Göktürk boyları arasında,Oğuzlar adı geçiyor! Buna göre Oğuz Kağan;iö 879 tarihinden önce yaşamış!
f- Yedi göbek; bir uruğ,oba,oymak oluşturur. Bir batın-göbek-kuşak ise 20,30 yıldır.
g- Yörükler; Karluk Türklerinin bir kolu, Kanğlı, Türkeş ve Onokların devamıdır.
h- Yörükler ile Yeniseydeki Hakas ve Kızıl Türkleri arasında; bir bağ, ilgi olabilir.
i- 1858-1865 yılları arasında; Bursa-Balıkesir yöresindeki Konargöçer Yörük Oba sayısı; 36 idi. Bu sayıya, oba kahyası veya beyinin adını, oba adı olarak kullananlar dahil değildir. Örneğin;Alhanlı, Kara Hüseyin, Baltaoğlu,Emirbeyli,Fettahlı,Hacıhamzalı, Hacı Eminli, Hacı Veli, Hacı Halil, Yörük Hacı, Pekmezci,Savakoğlu,Sarıabalı, Tabakoğlu, Tosunoğlu, Hacı Muratoğlu, Kelhasanoğlu, Solaklı, Çolak, Çıplak, Çirkin, Helimli, Recepli, Sarıveli, Sancaklı(*1400’lü yıllarda zorunlu iskan edildiği;Yugoslavya-Kosovanın;Sancak bölgesinden;1878-1912 döneminde, Türkiyeye göçetmiş!) Saraçlı,İnekli, Müsürlü gibi.
j) Oğuz Han; (*iö 6400,4200,3 bin, 2635, 1200 veya 879’da) 24 Türk boyunu, bir araya getirerek, Oğuzlar adlı siyasi birliği kurdu. Bu Oğuz boylarından; Karaevli, Kınık, Kayı, İğdir, Yaparlı-Yabırlı-Bayır, Yazır ve Yuva boyları, Osmanlı Devleti'nce yapılan bir düzenlemeyle Yörük Sınıfı adı altında toplandı.
k)Yürüklerin, Yaşadıkları Yörelere Göre Gruplandırılması:
l - Ankara Yörükleri
2- Aladağ Yörükleri
3- Bolkardağı Yörükleri
4- Bozdoğan Yörükleri
5- Güneyyurt Yörükleri
6- Makedonya Yörükleri
7- Menteşe Yörükleri
8- Sancaklı Yörükleri (Îzmir-Manisa)
9- Taşeli Yörükleri
10- Teke Yörükleri
11- Ulu Yörükler
l)Antalya Yöresi; Yörük Boy, Oba ve Kolları: (bkz: 17,23,117)
1- Ahatlı 14- Kızılkeçili 27-Kösereli
2- Bahşiş 15- Kötekli 28-Saraçlı
3- Çoşlu 16- Solaklı 29-Tırtar
4- Çakallu-Çakallıklı 17- Ötğünlü 30-Varsak-Farsak
5- Eskiyörük* 18- Saçıkaralı 31-Karakeçili
6- Çepel 19- Gebizli 32-Çal-Çallı-Akçalı-Karaçal
7- Gedikli 19- Sarıabalı 32-Sancaklı
8- Hayta 20- Sarıkeçili
8- Honamlı(*Pınarlı) 21- Suyabatmaz
9- İğdir 22- Tekeli*
10- Karatekeli 23- Töngüşlü
11- Karahacılı 24- Uluyörük
12- Karakoyunlu 25- Yazır
13-Keşli 26- Boynu İnceli
*A-AYRANCI-KARAMAN VE EREĞLİ-KONYA YÖRÜK OBALARI:* Bu obaların çoğunluğu, 1960'lara kadar, yarı göçebe hayvancılık yapmışlardır.
1- Bolacalı 24- Kökçü
2- Cıngıllı 25- Kötekli
3- Cırıklı 26- Koca
4- Çakallu-Çakallıklı 27- Kuduz
5- Deveci 28- Kıydır (Yazır kolu)
6- Karabölük
7- Boynuinceli 29- Menemenci
8- Döneli 30- Yeniler
9- Ekiz 30- Pekmezci
10- Eskiyörük 31- Saçıkaralı
11- Filikçi 32- Savran
11- Gökler 33- Sarıkeçili
12- Gurbet-Gamet 34- Tırtar
13- Güccük 35- Tenzil
14- Hayta 36- Taş-Daş
15- Honamlı 37- Tekeli
16- Horzum 38- Toraman
17- Helimli 39- Yabır –Yaparlı-Bayır
18- Karahacılı 40- Yazır
19- Karakoyunlu:Akgülü, Dudaklı
20- Karatekeli
21- Kaymak obası
22- Keşli
23- Keşefli
B- Bu Yörede Hayvancılıkla Uğraşan, Diğer Yarıgöçebe ve Yerleşik Türk Oymakları:
1- Abdal-Efdal-Usta 7- Manav
2- Avşar 8- Türkmen: Aydoğan, Hortulu,Işıklar,Çullu
3- Balkan göçmeni -Macır 9- Karacadağlı-Dağlı-Heybeli- Ağceketli
4- Bekdik-Çayan 10- Tahtacı
5- Cerit 11- Kırım Tatarı
6- Kafkas Göçmeni 12- Dereyüzlü-Kakçı-OĞUZ*
*-AFYON YÖRESİNE İskan Edilen, Oymak ve Obalar (1691-1934):*
A- Yörük Obaları
1- Adıgüzel 22- Karahacılı
2- Aydınlı 22- Keşefli
3- Bahşiş 24- Karakoyunlu
4- Çakallu-Çakallıklı 25- Koçak
5- Deveci 26- Kötekli
6- Eber 27- Kömürcü
7- Erikli 28- Kutluca
8- Eski Yörük 29- Melli
9- Eynegazi Yörükleri 30- Pekmezci
10- Gurbet 31- Saçıkaralı
11- Hacıkaralı 32- Sarıkeçili
12- Honamlı 33- Savran
13- Horzum 34- Sülekli
14- Hayta 35- Tırtar
15- İğdir 36- Tekeli
16- Karaevli 37- Tosunlar
17- Kaymak Obası 38- Töngüşlü
18- Karatekeli 39- Varsak
19- Keşli 40- Yazır
20-Kızılkeçili 41- Yörük Osmanlı*
21-Kiriş
B- Türkmen Tireleri-Oymakları (Türkmenler: 22 Büyük Kola Ayrılır)
1- Akkeçili 32- Karekeçili-Kulocağı
2- Akkoyunlu: Alpagut, Hüseyin 33- Karkın
Hacılı, Hamza Hacılı, Musullu, 34- Kınık
Oğulbeyli, Yurtçu 35- Koyuncu
3- Alagözlü 36- Karamanlı
4- Arsaklılar 37- Kuşdoğan
5- Alayuntlu 38- Karabağ Türkmenleri:
6- Akçakoyunlu Alabölüklü,Balcıoğlu, Çıntıoğlu,
7- Ağcalu Çiçekli,Duraklı, Gurduymazlı,
8- Boynuinceli Göğceli, Genceli, Koçaklı,
9- Bayındır Kösemenli, Memi Uşağı, palalı
10- Boynuyoğunlu
11- Bayat 39- Musacalı: Caberli, Çilli,
12- Beğdili Hacıfakılı, İncili, Öşili,
13- Bekdik Tanburacılı.
14- Barak 40- Morcalı
15- Bozoklar 41- Mamalı
16- Bozuluş 42- Muslucalı
17- Cerit 43- Manav-Anav-Yerli (*Karkın- Oğuz boyu
18- Cereler kolundan olabilir)
19- Çepni 44- Oğuzlar
20- Çobanlı (mugan) 45- Oğulbeyli
21- Çavdır-Çavdar 46- Sarı
22- Çil 47- Savcılı
23- Denizli 48- Saraçlı
24- Develi 49- Suriye-Halep Türkmenleri:
25- Danişmendli Avcı, Harbendeli, Köpekli, Ulaşlı
27- Dulkadirli: Akçalı, Dokaz 50- Tabanlı
Kavurgalı, Emirli, Kızılkocalı, 51- Turgutlu
Kuşne 52- Tecirli-Tecerli
28- Eymir 53- Üçoklar
28- Hale 54- Yüreğil
29- Işıklar 55- Yıva-Yuva
30- İnal-İnallı
31- Kayı
C- Diğer Türk Grupları:
l - Avşar
2- Balkan Göçmeni Türkler: Gagavuz, Kıpçak, Kuman, Peçenek, Tatar ve
Yörük. Bunların tümüne; Macır-Muhacir deniyor
3- Karluk
4- Kaçar-Koçer-Koçar: Ağcakoyunlu
5- Kafkas Göçmeni Türkler; Azeri, Ahiska Mesket, Balkar, Karaçay, Karapapak, Kumuk, Nogay, Karay, Tatar,Terekeme.
6- Salgur- Salur
7- Uygur-Salar
8- Özbek
*ZORUNLU İSKANA Tabi Tutulan Göçebe Türk Toplulukları:
CENGİZ ORHONLU'nun Araştırmalarına Göre (bkz: 65)
a) 1691-1694 yıllarında, Çukurova'ya iskan edilen; bazı Dulkadirli Türk Oba ve Oymakları: Bu bölgeye;* Mihmatlı, Milli, Lekvanik, Rışvan gibi Kürt aşiretleri ile *Fellah, Aneze, Simek, Şavi, Tay, Urban gibi Arap kabileleri de iskan edilmişlerdir.
1- Abdal-Efdal 8- Honamlı
2- Avşar 9- Karamanlı
3- Aydınlı 10-Karkın
4- Cerit 11-Sarılı
5- Çakallu-Çakallıklı 12-Tatarlı
6- Çepni 13-Tecirli
7- Çarıklı-Cırıklı
b) 1691-1696 yıllarında Orta Anadolu, Ege ve Akdeniz Bölgesinde; İskana Tabi Tutulan, Kalabalık, Göçebe Türk Oymak ve Obaları:
1- Abdal 23- Danişmentli 45- Kuduz-Kutuz
2- Abalı 24- Dodorga 46- Mamalı
3- Atçeken 25- Düğer 47- Musacalı
4- Avcı 26- Dulkadirli 48- Peçenek
5- Avşar 27- Eskiyörük 49- Ramazanlı
6- Aydınlı 28- Eymir 50- Saçıkaralı
7- Barak 29- Gündeşli 51- Salur-Salarlı
8- Bayad 30- Hale türkmeni 52- Sarıkeçili
9- Bayındır 31- Horzum 53- Savran
10- Beydili 32- İçel Türkmeni 54- Tabanlı-Dabanlı
11- Bekdik 33- İlbeyli 55- Tecirli
12- Boynuinceli 34- İnanlı 56- Tatar
13- Bozdoğan 35- Kaçar 57- Tekeli
14- Bozkoyunlu 36- Karaevli 58- Türkmen
15- Bozulus 37- Karahacılı 59- Uluyörük
16- Büğdüz 38- Karakeçili 60- Yağcıbedir
17- Cerit 39- Karakoyunlu 61- Yazır
18- Çakal 40- Karamanlı 62- Yeni İl Türkmeni
19- Çarıklı-Cırıklı 41- Karatekeli 63- Yörük
20- Çavuldur 42- Kayı 64- Yıva
21- Çepni 43- Kınık 65- Yüreğir
22- Çayan 44- Kızık
c) 1696'da Bozok (Yozgat) Yöresine iskan edilen; Mamalı Türkmen oymakları. Ayrıca bölgeye Çepni, Karakoyunlu ve Kınık oymakları da yerleştirildi.
1- Alibeyli 9- Kırık
2- Aliganem 10- Keller
3- Arife Gazili 11- Nefesli-Nefîsli
4- Bicili 12- Sarıklı
5- Haydarlı 13- Sarılı
6- Karaçalı 14- Selman Fakılı
7- Kafırkıran 15- Turgutlu
8- Kızıllı 16-Yakuplu
d)1729'da Gaziantep, Kilis ve Kahramanmaraş Yöresine iskan edilen Beğdili oymakları:
1- Balabanlı 8- Köcekli
2- Çağırganlı 9- Sarıçalı
3- Döğer 10- Silsüpür Ceridi
4- Doğanlı 11- Şerefli
5- Harbendeli 12- Tecirli
6- Karakocalı 13- Yabaltun
7- Karaceceli
e) 1712-1741 Yıllarında İçel ve Alanyadan; Kıprısa iskan edilen, oymak ve obalar:
1- Avşar 6- Kaçar
2- Çarıklı-Cırıklı 7- Saçıkaralı
3- Eskiyörük 8- Sendil
4- Hacı İsalı 9- Tırtar
5- Horzum
f) 1840-1887 Yıllarında, Afyon ve Konya Bölgelerine, İskan Edilen Obalar:
1- Karakoyunlu 3- Sarıkeçili
2- Karatekeli
g) 1843-1873 Yıllarında Bursa, Balıkesir, Saruhan ve Bergama Yöresine; 39 oymak ve oba iskan edildi. Kalabalık olanlar:
1- Akçakoyunlu 6- Karakeçili 10- Sancaklı
2- Burhanlı 7- Kılaz 11 - Yağcıbedir
3- Caferli 8- Kubaş
4- Çepni 9- Söğütlü
5- Hardal
*Karamanlı Beyliğini Oluşturan Topluluklar: (bkz:56) -14.y.y
1- Abdal-Efdal-Usta 5- Turgut Eli
2- Bayburteli 6- Türkmen
3- Karamanlı(*Avşar) 7- Tahtacı-Salur
4- Cerit 8- Varsak
4- Tatar 9- Yörük
-Antalya Yörükleri: (1930-1950)
1- Çakallıklı 7- Karatekeli
2- Eskiyörük 8- Karahacılı
3- Farsak-Varsak 9- Ahatlı
4- Gebizler 10- Saçıkaralı
5- Honamlı 11- Saraçlı
6- Karakoyunlu 12- Tekeli
-Aladağ Yörükleri: (1930-1950)
1- Bahşiş
2- Honamlı
3- Horzum
4- Karakoyunlu
5- Karaevli
6- Keşli
7- Müsürler
8- Sarıkeçili
*ÇUKUROVA (1525-1825):
a-Çukurova Türkmenleri:
1- Akkoyunlu 13- Karkın
2- Bayat 14- Karamanlı
3- Barak 15- Karakeçili
4- Bekdik 16- Kızılkoyunlu
5- Beydili 17- Mamalı
6- Boynu yoğunlu 18- Morcalı
7- Boynuinceli 19- Musacalı
8- Bozoklu 20- Musluca
9- Cerit 21- Savcılı
10- Çil 22- Tabanlı
11- Danişment 23- Turgutlu
12- İnal-înan 24- Yüreğir
b- Dulkadirli Eli Oymakları:
1- Çalışlı 4- Kebeli
2- Develi 5- Ulaşlı
3- Döngeleli
c- Dulkadirli eli Obaları:
1- Aydınlı 4- Kızılkeçili
2- Gurbet 5- Tekeli
3- Karakeçili
d- Cerit Oymakları:
Arbanlı 5- Kocahacılı
Bağlılar 6- Keçili
Dekirbalı? 7- Tabaklı
Dündar 8- Zeytinli
e- Çukurova Yörükleri-Aydınlılar:
1- Bolacalı 10- Keşli
2- Çakallu-Çakallıklı 11- Kiriş
3- Erikli 12- Koca
4- Eski 13- Kutluca
5- Gedik 14- Menemenci
6- Honamlı 15- Sarıkeçiİi
7- Horzum 16- Savran
8- Kaymak 17- Tekeli
9- Keçili 18- Tırtar
f- Çukurova'ya Yerleşen Diğer Türk Boyları;
1- Avşar 6-Kıpçak
2- Abdal 7-Manav (Anav-Karkın boyu kolu)
3- Çepni 8- Peçenek
4- Halaç(Kozan) 9- Tahtacı
5- Kaçar
*T. Gündüz’ün Araştırmalarına Göre: 16-18. yüzyıldaki Kalabalık, BOZULUS; Oymak ve Obaları; (bkz: 11)
l - Avşar
2- Avcı
3- Atçı
4- Alahacılı
5- Bayat
6- Begdili
7- Cerid
8- Çavundur
9- Çayan
10- Çepni
11- Danişmendli
12- Dodurga
13- Döğer
14- Eymir
15- Harbendeli
İ 6- Gündüzlü
17- İnallı
18- İleminli
19- İlbeylî
20- Karkın
21- KutbeyIi
22- Musullu
23- Musacalı
24- Oğulbeyli
25- Sarılı
26- Salarlı
27- Tabanlı
28- Karakoyunlu
29- Tekeli
30- Tecirli-Tecerli
31- Yavılı
*KARAKEÇİLİLER: (Prof. A. ÇAY'in Araştırmalarına Göre);*Kayı, Oğuz boyuna bağlı; Karakeçili Türkmen Oymak-Yörük Obası ile Bingöl ve Urfadaki;GARAGEÇİ AŞİRETİNİN; bir bağ ve ilgisi yoktur!Garageçi Aşireti;Kürt-Zazadır ve Kürtçe konuşurlar?
a- Keçili Cemaatleri
1- Akkeçili
2- Karakeçili
3- Karamanlı
4- Kızılkeçili
5- Sarıkeçili
6- Tekeli
b- Karakeçili Grupları
1- Aydınlı
2- Ayta (Hayta)
3- Bakılı (Bahşiş)
4- Develi
5- Kızılkeçili
6- Onamlı (Honamlı)
7- Şavak! (*Kürt aşireti – Kırmanç – Alevi)
8- Tekeli
9- Tevlezli
c- Karakeçili Oymakları
1- Akçainli
2- Hacıhalil
3- Hayam Kethüda
4- Karabakılı
5- Karakayalı
6- Kıldanlı
7- Özbekli
8- Poyrazlı
9- Sazlı
10- Softalı
11- Tolazlı
12- Veliler
*A. REFİK'in Araştırmalarına Göre; TÜRKMEN ve YÖRÜKLER: (bkz:2)
A- Büyük Türkmen Oymakları (1691-1730):
a) Avşarlar
b) Kaçarlar
c) Diğer Türkmen Toplulukları:
1- Atçeken Ulusu: Eskil, Bayburt, Turgut
2- Avcı
3- Abdal
4- Bayat
5- Bayındır
6- Barak
7- Bozulus Türkmenleri
8- Beydili
9- Bekdik
10- Beynuinceli
11- Bozkoyunlu
12- Cerit
13- Çayan
14- Çepni
15- Dulkadirli
16- Düğer
17- Danişmendli
18- Gökçeli
19- Gündeşli
20- Halep Türkmeni
21- Harbendeli
22- İnallı
23- İlbeyli (29 oymak)
24- Karkın
25- Kınık
26- Kayı
27- Kızık
28- Köçekli
29- Kuştemir
30- Mamalı
31- Musacalı
32- Oğulbeyli
33- Reyhanlı
34- Silsüpür
35- Salur
36- Tabanlı
37- Tecirli
38- Türkmeni Selluriye
39- Tarsus Türkmeni
40- Ulaş-Ulaşlı
41- Varsak
42- Yeni İl Türkmeni
B- Balıkesir Yöresi Türkmen Oymakları (14. yy):
1- Bozkoyunlu
2- Çepni
3- Döğerli
4- Kadirli
5- Musacalı
C- Yörük Toplulukları (1691-1730)
1- Ankara Yörükleri
2- Aydın Yörükleri
3- Bolu Yörükleri
4- Boyabat
5- Bozdoğan
6- Çakallu-Çakallıklı
7- Dulkadirli
8- Emirdağ
9- Eskiyörük
10- Horzum
11- Karaağaç
12- Karakoyunlu
13- Karahacılı
14- Söğüt
15- Sancaklı
16- Saçıkaralı
17- Tekeli
18- Tırtar
19- Uluyörük
20- Yağcıbedir
21- Yörükanı Sarıgöl
22- Yörükanı Evrenos
23- Yörükanı Araç
24- Yörükanı Selendi
25- Yörükanı Taraklı
*Ali Rıza Yalkın'ın Araştırmalarına Göre: 1934 Yılında Göçebe Ve Yarıgöçebe Olarak, Hayvancılık Yapan; TÜRKMEN OYMAKLARI ve YÖRÜK OBALARI: (bkz: 27)
1- a) Çukurova Oymakları:
1- Akçakoyunlu
2- Avşar
3- Ballıcalı
4- Bayındır
5- Beydili
6- Çepni
7- Cerit
8- Ceceli
9- Çimenli
10- Çetirevli
11- Elbeyli
12- Evci
13- Harmandalı
14- Karalar
15- Koyunlu
16- Karakayalı
17- Kaçar
18- Karagöçer
19- Karasaçlı
20- Körükçüler
21- Kumarlı -Komarlı
22- Köserelli
23- Tecirli
24- Tahtacı (Tatevci)
25- Ulaşlı
26- Varsak
27- Yumutlu
b) Çukurova Obaları:
1- Bahşiş
2- Bolacalı
3- Bozdoğan
4- Çakal
5- Hayta
6- Honamlı
7- Horzum
8- Karakeçili
9- Karahacılı
10- Karakoyunlu
11- Karadepeli
12- Keşefli
13- Menemenci
14- Sarıkeçili
15- Sarıtekeli
2-a) İçel Oymakları:
1- Avşar
2- Bekdik
3- Cerit
4- Çiriş
5- İmamlı
6- Karamanlı
7- Karakıllı
8- Karagöçer
9- Kaçar
10- Karaçadırlı
11- Kayacı
12- Koyuncu
13- Köserelli
14- Kocahasanlı
15- Sandallı
b) İçel Obaları:
1- Bahşiş
2- Bozdoğan
3- Bolacalı
4- Boynuinceli
5- Eskiyörük
6- Hayta
7- Honamlı
8- Karahacılı
9- Karakeçili
10- Karakoyunlu
11- Keşefli
1l - Menemenci
12- Sarıkeçili
13- Tırtar
14- Yeniyörük
3-a) Kahramanmaraş Oymakları:
l - Avşar
2- Beydili
3- Cerit
4- Elbeyli
5- İdilli
6- Karalar
7- Sarılar
8- Tecirli
9- Türkmen
10- Ulaş
11- Yahşiler
b) Kahramanmaraş Obaları:
1- Hayta
2- Honamlı
3- Horzum
4- Sarıkeçili
4-a) Gaziantep Oymakları:
l - Barak
2- Bayındırlı
3- Beydili
4- Çepni
5- Demirci
6- Elbeyli
7- Hamatlı
8- Karalar
9- Savcılı
b) Gaziantep Obaları:
1- Göğebakan
2- Honamlı
5-a) Afyon Oymakları:
1- Kızılışıklı
2- Manav
3- Manarlı
4- Türk
b) Afyon Obaları:
1- Horzum
2- Karahacılı
3- Karatekeli
4- Sarıkeçili
5- Sarıtekeli
6-a) Aydın Yöresi Oymakları:
1- Abdal
2- Akdağlı
3- Akkozalı
4- Alacakoyunlu
5- Beylikli
6- Burhan
7- Çepni
8- Dedekarkınlı
9- Derici
10- Harmandalı-Harbendeli
11- İmir
12- Cerid
13- Karamanlı
14- Karayağcılı
15- Köseler
16- Kirtiş
17- Kızılışıklı
18- Kocabeyli
19- Musalarlı
20- Omurlu
21- Rahman
22- Saraç
23- Taşevli
24- Yatağanlı
25- Yelaldı
b) Aydın Obaları:
1- Honamlı
2- Horzum
3- Karatekeli
4- Menemenci
5- Sancaklı
6- Sarıtekeli
*16. Yüzyıl Anadolu Coğrafyasındaki Bazı Oymak ve Obalar: KONYA Yöresindeki Atçeken Oymağının Kolları:
a) Eskil (Aksaray'ın ilçesi) Göçebeleri:
l - Boynuyumru
2- Davutlar
3- Hocantılı
4- Koştemür
5- Kurulu
6- Melikşah
b) Turgut (Konya-Yunak ilçesi- bucağı) Göçebeleri:
1- Çepni
2- Kusunlu
3- Reyhanlı
4- Sarıca Ahmetli
5- Şahbey Nökerleri
6- Yapa
7- Yunak ilçesinin 18 köyüne;Yörük obaları yerleşmiştir.Örneğin;Gökpınar'a; Honamlılar.
c) Bayburt Göçebeleri:
1- Emir Hacılı
2- Farsak(Varsak)
3- Kayı
4- Oğulbeyli
5- Peçenek
6- Tatar
-Aksaray,Niğde, Ş.Koçhisar,Ürgüp Yöresi Oymakları:
1- Bektaşlı
2- Bereketli
3- Bozkırlı
4- Bozdoğan
5- Bolgarlı (Balkan göçmeni veya Balkar,Macarlı gibi)
6- Elçili
7- Tatar
8- Yavalı
-İçel-Muğla-Burdur Yöresi Oymak Ve Obaları:
1- Beğdili
2- Bolgarlı
3- Bozdoğan
4- Bozkırlı
5- Horzum
6- Karahacılı
7- Kürkçülü
8- Kayı
9- Kızılcakeçili
10- Karamanlı
11- Tekeli
11- Yıva(Yuvalı)
-Aydın-Kütahya-Ankara Yöresi Oymak ve Obaları:
1- Akkoyunlu
2- Akkeçili
3- Avşar
4- Alayundlu
5- Bozkuş
6- Çullu
7- Ellici
8- Kayı
9- Karakoyunlu
10- Karakeçili
*ARAŞTIRMACI, ALİ RIZA YALMAN’A (YALKIN) GÖRE; TÜRKMEN, YÖRÜK VE DİĞER GÖÇEBE TÜRK TOPLULUKLARI
(1922—1950:BKZ:27)
*YÖRÜK OBALARI
- Bahşiş
- Boynuinceli
- Bozdoğanlı
- Bolacalı
- Göğebakan
- Honamlı
- Horzum
- Karatepeli
- Karaevli
- Karahacılı (24 kolu var)
- Kulfallı
- Keşefli
- Karakeşli
- Kocahasanlı
- Menemenci
- Sarı tekeli
- Sarıkeçili
- Tekeli
- Tırtar
- Tonbul (Tombul)
*TÜRKMEN OYMAKLARI
- Ağçabekirli
- Ayaş
*BARAK KOLLARI
- Çoksurukluğ ?
- Eseli
- Karakozaklı
- Marzibalı ?
- Mercanlı
*BEYDİLİ KOLLARI
- Bekmişli
- Güneşli
- Tirkenli
- Ulaşlı
*BERELLİ KOLLARI
- Emirli
- Harmandalı
- Karahasanlı
- Mahmutlu
- Zeynelli
*BAYINDIR KOLLARI:
- Baharlı
- Ballı
- Bekdaşlı
- Halitli, Saitli
- Bekdik (Beğdik)
- *BOZULUS-ULUS: Devletçe, BOZOK Türkmen grubuna verilen, genel ad.
*CERİT KOLLARI
- Azılı
- Alma göllü-güllü
- Çakılı
- Durak
- Hunatlı (Homatlı )
- İmrenli
- Tatarlı
- Vameyli
- Yalağevi
- Yumutlu
- Çakal
*ELBEYLİ KOLLARI
- Ferizli
- Gavurelli
- Karataşlı
- Perenli (Çördüklü)
- Şahveli
- Taflı
- Tırıklı (Tirkili)
- Koyunlu
- Koyuncu
- Karamanlı
- Karakeçili
- Kürkçüler
- Köserelli
- Karalar
- Karakoyunlu
- Karagöçer
- Koçaş
- Manav
- Kızılışıklı
- Sarıcalı
- Sarılar
- Savcılı
*TECİRLİ BÖLÜKLERİ
- Alhanlı
- Araplı
- Alcı
- Akçakoyunlu (Uyduranlı)
- Bekirli
- Böcüklü
- Budaklı
- Çırnazlı, Domballı
- Eloğlu-Türkoğlu
- Gücüklü-Güccük-Küçük
- Gürer (Gününoğlu)
- Hiboğlu
- İmatuşağı
- Karabilir
- Kırmıtlı ?
- Kalalı
- Karaobalı
- Komarlı-Kömürcü
- Ömer uşağı
- Solaklı
- Ulaş
*DİĞER GÖÇEBE TÜRK TOPLULUKLARI
- Avşar
- Abdal –Efdal- Usta Kolları :
Beğdili Yamak Abdalı, Fakcı (Avcı), Gurbet (Cesis, Sepetçi), Karaduman (Davulcu, Müzikçi), Köçekli, Tencilli (Canbaz, Kuyumcu, Üfürükçü).
- Çepni
- Evci
- Hayta
- Kaçar
- Karasaçlı (Saçıkaralılar farklı)
- Tahtacı (Tatevci)
*CEVDET TÜRKAY’A GÖRE; YÖRÜK ADI TAŞIYAN TOPLULUKLAR (bkz: 68)
1- An’asıl Yörükânı (Yör.)
2- Anadolu Yör.
3- Ağcakan Yörüğü
4- Akcakoyunlu Yörükleri
5- Adana Yör.
6- Akyörük
7- Arafalı Yörüğü
8- Anamuslu Yör.
9- Artuklar Yör.
10- Aydın Yör.
11- Başatlı Yör.
12- Bayram Hoca Yör.
13- Bellutlu Yör.
14- Birinci Yör.
15- Bozdoğan Yör.
16- Bozkır Yör.
17- Cihad Yör.
18- Çanaklı Yör.
19- Çonkar Yör.
20- Derici Yör.
21- Dışarcı Yör.
22- Dönüklülü Yör.
23- Düdüklü Yör.
24- Eskiyörük
25- Etrakiyeyi Yörükan
26- Geyik Yör.
27- Habil Yör.
28- Haymenişin Yör.
29- Haruniye Yör.
30- İçel Yörükleri
31- İmirli Yör.
32- Kaçar Yör.
33- Kafir Yör.
34- Kakan Yör.
35- Karacasu Yör.
36- Karahallı Yör.
37- Karamanlı Yör.
38- Karadere Yör
39- Karapınar Yör.
40- Kara Yör.
41- Kesen Yör.
42- Kızılca Yör.
43- Kızıllı Yör.
44- Kobaş Yör.
45- Koca Yör.
46- Kuyaş Yör.
47- Kuzular Yör.
48- Manavgat Eskiyörük
49- Müminler Yör.
50- Nacaklı Yör.
51- Ofcabolu Yör.
52- Orhanlı Yör.
53- Pirinçci Yör.
54- Sadıklı Yör.
55- Sakallı Yör.
56- Sivrikaya Yör.
57- Sarıoba Yör.
58- Tabaklı Yör.
59- Tacirli Yör. - Tecirli
60- Tanrıdağı Yör.
61- Tekeli Yör.
62- Teke Eskiyörük
63- Tokuz Yör.
64- Tur Yörüğü - Tor
65- Toraman Yör.
66- Uluyörük
67- Yuvalı Yör.
68- Yaylak - Yaylacıklı
69- Yahşili Yör.
70- Yeniosmanlı Yör.
71- Yörükosmanoğlu
72- Yüğrük şeyh
73- Yüğrük Viranı
74- Yörük Bıçakçılar
75- Yörük Hacı
76- Yörükler-Yörüklü-Yörük (Beştepe)
77- Alanya Yörükanı
78- Ankara Yörükanı
79- Adil Yörükanı
80- Araç Yörükanı
81- Aydos Yörükanı
82- Bursa Yörükanı
83- Bucak Yörükanı
84- Çapar Yörükanı
85- Çardak Yörükanı
86- Eğridir Yörükanı
87- Gedikli Yörükanı
88- Hanioğlu Yörükanı
89- İçel Yörükanı
90- Karacalar Yörükanı
91- Karasi Yörükanı
92- Kakan Yörükanı
93- Karayahşili Yörükanı
94- Kollar Yörükanı
95- Manisa Yörükanı
96- K. Maraş Yörükanı
97- Rumeli Yörükanı
98- SerikYörükanı
99- Tırtar Yörükanı
100- Yörük Pınarca
101- Yörük Sinan
102- Yörük Viran
103- Yörük Yeniceli
104- Yörücekler
105- Yörük Beyleri
106- Zile Yörüğü
*Cevdet TÜRKAY’a Göre; Kalabalık Yörük Obaları
1- Ahadlı
2- Akkeçili
3- Artuklu
4- Avsal
5- Aydınlı
6- Bahşiş
7- Bakraz
8- Burhan
9- Bozdoğan
10- Bulduklar
11- Bolgarlı
12- Çirkin-Cırkin
13- Deveci
14- Döneli
15- Elmalı
16- Erdemli
17- Erikli (Arıklı)
18- Farsak-Varsak
19- Gedikli
20- Gebizli
21- Güzeller
22- Gökler
23- Horzum
24- Honamlı
25- Karatekeli
26- Karaevli
27- Karadağ
28- Karadepeli
29- Karadöneli
30- Kaçarlı
31- Kemer-Kemerli
32- Kesirli
33- Kırlı
34- Köklü
35- Koca
36- Kocaman
37- Kuduz
38- Kuzular-Kuzulu
39- Menemenci
40- Orhanlı (Sarıorhanlı)
41- Püseli
42- Saçıkaralı
43- Sarıkeçili
44- Sarıtekeli
45- Savran
46- Serikli
47- Sincanlı
48- Sorgunlu
49- Sebiller
50- Sungurlu
51- Toraman
52- Tırtar
53- Taş, Taşlar
54- Tatlar
55- Tekeli
56- Doğancı
57- Yağcı
58- Yunaklar
*ALİ TANYILDIZ'A GÖRE; ISPARTA-ANTALYA YÖRESİ
*ANAMAS YAYLASI YÖRÜKLERİ: (bkz: 45)
1- Akkeçili
2- Ferttahlı
3- Güzelbeyli
4- Hacı Celilli
5- Honamlı Kolları;
a) Adıgüzelli (Elekli)
b) Çoşlu
c) Eskiyörük (Eskiler-Hacıcelilli)
d) Karsavurdanlı
e) Ötgünlü
f) Recepli
6- Horzum
7- Karahacılı
8- Karakoyunlu
9- Karaçakal
10- Kerimli
11- Kızılışıkiı
12- Kötekli
13- Kütüklü
14- Manavlı
15- Melli
16- Saraçlı
17- Sarıobalı-Sarıabalı-Sarıbalı!
18- Sarıkeçili
19- Saçıkaralı
20- Solaklı
21- Tırtarlı
22- Töngüşlü
*YAZARLAR VEYA OYMAK MENSUPLARINCA: YÜRÜKLÜK VEYA TÜRKMENLİĞE AİDİYETİ, İHTİLAFLI BAZI GÖÇEBE GRUPLARI
l- Avşar-Afşar
2- Ağcakoyunlu
3- Atçeken
4- Akkoyunlu Oymağı (Bayındır)
5- Akman
6- Avsallar
7- Aydoğan
8- Bozkoyunlu
9- Boynuinceli
10- Bozdoğan
11- Bekdik
12- Çakallu-Çakallıklı-Kara Çakaloz
13- Çepni
14- Çandır-Çavdır
15- Çunkar
16- Çayan
17- Deliler
18- Dirmil
19- Dokuzoğuzlar
20- Farsak
21- Gedikler
22- Gebizli
23- Göğebakan
24- Hayta
25- Harzem
26- Hotamlı-Hotanlı-Hotamış
27- İleminli
28- Karaman
29- Karakoyunlu-Karakoyuncu
30- Karaböcülü
31- Karakeçili
32- Karadedeli
33- Kemer
34- Koyuncu (Ödemişli)
35- Köseler
36- Kozanlı
37- Kızılkeçili (Havnalar)
38- Manav
39- Oğuzlar Oymağı
40- Söğüt
41- Abdal
42- Tahtacı
*Pr MEHMET ERÖZ’E GÖRE:GÖÇEBE TÜRK GRUPLARI(1965)(bkz:121)
A- YÖRÜK OBALARI:
1- Bahşiş
2- Bozdoğanlı
3- Eski Yörük Obaları
• Basırlı
• Bildirli
• Çıraklı
• Hacı Osmanlı, Kirtetikli, Marangozlar, Saçılmaz
4- Garaböcülü
5- Göğebakan
6- HONAMLI KOLLARI:
• Bekmezci
• Coşlu
• Elekli
• Garsavurdan (Karsavuran)
• Hacımahmutlu
• Karaevli*
• Kötekli
• Ötgünlü
• Recepli
• Telliler
7- Karakeşli
8- Keşli
9- Keşefli
10- KARATEKELİ Kolları
• Akkeçili
• Dırazlı
• Duragocalı
• Gafarlı
• Karakeçili (Türkmen Oymağı) *
• Karnıkaralı
• Sıçmazlı
• Sekareli
• Topallı
11- KARAHACILI KOLLARI
• Cüngüllü
• Eskiyörük (Honamlı kolu !)
• Galdırıcılar
• Hacıhamzalı
• Hümmetli
• Sarığbalı
• Solaklı
12- SARIKEÇİLİ KOLLARI
• Bağlı
• Demirci (Seytanlar-Çarıklı)
• Odabaşıoğlu
• Dazkırılı (Tazgırlı)
• Üsemoğlu
13- Tekeli
14- TIRTAR KOLLARI
• Dombalaklı
• Kasapuşağı
• Sunular
15- Yağcıbedir
B- TÜRKMEN VE DİĞER TÜRK GÖÇEBE TOPLULUKLARI
1- Avşar
2- Ayaş Türkmenli
3- BOYNUİNCELİ KOLLARI
• Dolan Uşağı
• Gafarlı Uşağı
• Gızıl Uşağı- Gözara
• Hacı Ali Uşağı
• Kerim Uşağı
• Sarıbeyoğlu Uşağı
• Sarı Oğlanlı Uşağı
• Şahbaz Uşağı
4- Bayazıdlı
5- Beğdili
6- Bekdik
7- Bozulus (Ulus)
8- Bayındır
9- Cerid (Cirid)
10- Çayan
11- Çavuşlu
12- Çakallu (Yörük Obası)
13- Danişmendli
14- Demircili
15- Dodurgalı
16- Dulkadirli
17- Emir
18- FARSAK (VARSAK) KOLLARI
• Dağlı
• Karacalı
• Yağbasan
19-Gelebekli
20-HAYTA KOLLARI
• Bacaklar
• Elekli, gocatlı
• Güccüklü (Ayrı bir oba olmalı)
• Hacıgaralı (Ayrı bir oba)
• Hacınasıflı
• Hacıaliler
• Hacı Süleymanlı
• Kötekli (Ayrı bir oba)
• Kerimli
• Neneli
• Saçıgaralı (ayrı bir oba)
21-Işıklı
22-İdrizli
23-İlbeyli
24-Kabasakallı
25-KARAKOYUNLU KOLLARI (*Yörük ve Türkmen olarak gösterilmiş)
• Balıklılar
• Dayılar
• Ebişler
• Hacıaliler
• İbişli
• Kuşçular
• Könterli
26- KÖSERELİ KOLLARI
• Aşağı Kösereli
• Yukarı Kösereli
• Sarıveliler
27- Karakeçili
28- Karakeçeli
29- Karadedeli
30- Kızılivalı
31- Mamalı
32- Musacalı
33- Recepli Avşarı
34- SARAÇLI KOLLARI (*Sıraç bir Alevi grubu ve Saraçlıdan ayrı!)
• Beyçukulu
• Cenger
• İhtiyarlı
• İşamtepe
• Sarıhasanlı
• Sarıimamlı
• Tarakçılar
• Taşbaşı
35- Sülekli
36- Satılar
37- Tecirli
38- Türkmen Uşağı
39- TÜRKMENLER (Yerleşim yerine göre)
• Halep
• Şam
• Yeni il (Sivas)
40- Tomballı
41- YENİ OSMANLI KOLLARI
• Araplar
• Başından Yoklu
• Çılbak-Çıplaklı
• Kirişçiler
• Kurşunlu
• Kömürcüler
• Topallı
- Mihmatlı: *Arap ve Kürtlerle karışık!
***ALTINCI BÖLÜM ***
**YÖRÜK TÜRKÜLERİNDEN ÖRNEKLER**
A) Silifke Yaylalarında Söylenen, Bir Yörük Türküsü;
Oof, Sarı yaylam seni yaylayamadım.
Oof, yavru palazımı avlayamadım.
Sende bu güzellik, "bende bu gençlik oldukça,
Alırım ahdımı gız, goymam sende, sürmelim ey.
Oof, Yörükler yaylasına göçer, hep koyaklar yurdolur.
Oof, nazlım yaylasına göçmüş, yüreğime derdolur.
Bu ayrılık ikimize derd olur.
Alırım ahdımı gız, goymam sende, sürmelim ey.
B) Bolkar Dağında yaylayan Yörüklerin, baharda yaylaya göçerken
söylediği bir yayla türküsü:
Yüce dağ başında yanar bir ışık,
Işığı bekleyen yiğit bir aşık.
Buğday benizli zülfü, dolaşık,
Göç giderken bir güzele rastladım.
Obasının önü yüksek yazılı,
Açılmış gülleri morlu mavili
Önü boz erkeçli, ardı sürülü
Göç giderken bir güzele rastladım.
XXX
Göçer Yörüklerde, her koyaklar yurt olur,
Nazlım göçmüşte, yüreğime dert olur.
XXX
***Artık Toros dağlarında bu türküler söylenmiyor****
XXX
Dağlar Yörüksüz; yalnız, ıssız,
Yörük yaylasız; öksüz, mutsuz.
XXX
Dağlar Yörüksüz dağ mı,
Yörük yaylasız yaşar mı?
XXX
Alp dağbaşı karsız, dumansız; kel olmuş,
Yörük yaylasız davarsız, yitmiş yokolmuş.
XXX
Yörüğün ömrü davarcılıkta çadırda geçer ,
Obası baharın yaylaya,güzün seyile göçer,
Rüyasını bile dağların ardıcı, kekiği, pınarı süsler.
Üretir yünü, yanık yoğurdu, tulum peynirini, kaymağı,
Kalbi geniştir,sever tüm Türk yurdunu, elini,gününü.
XXX
Afyon'lu Ozanımızdan bir dörtlük:
Yörük adıyla kendimi tanıdım
Orta Asyada başlar anıtım
Birlik düzenliktir muradım
Sevgiyi, yayla seyil taşır Yörükler.
XXX
Kara çadır is mi tutar?
Altın para pas mı tutar?
Eloğlu ölmüş neyine
El kızı yas mı tutar?
XXX
Zenginimiz bedel öder
Yoksul 4 yıl askerlik eder
Yörük; yakım yakıp, ünlenip,
Yaylalarda davar güder.
XXX
PAŞAELİ’NDEN
BİR YÖRÜKLEME
Misafirdik şuracıkta Musa Ağaya
Oturup ocakbaşında; sola, sağa,
Orada asılı dururdu, hep sacayağa.
Üstüne konurdu; Koyuneti ocağa.
Şahittir herşeye, şu koca değnek.
Ağam gelmediyse sorup öğrenek.
Serilmezse yere, keçe kepenek,
Kim demiş olaki nasıl dinlenek?
İlbulak'ı ara sıra duman bürürdü.
Şu bayıra doğru davar yürürdü.
Gelip gideni, iyi kötü haber verirdi.
Karabaş gece -gündüz herdem ürürdü.
Gül kurusuyla boyamıştık kolanı.
Güz başında everince oğlanı,
Elde avuçta ne varsa sevmem yalanı,
Katık ettik o yılda aşa soğanı.
Şuracıkta deve ile tuz yatardı,
Şuracıkta gelin ile kız yatardı.
Şu tarafa turna ile kaz batardı,
Şuracıkta Köroğluylan biz yatardık.
Hey gidi günler heeeey heey hey.
Ağam yerimiz kıl keçe yurttur.
Yiyip içtiğimiz yoğurt ile süttür.
Gezip konduğumuz bayır ile sırttır.
Göç zamanı; Ekim ile Marttır.
Bilmeyen bilmez ama, bilenlere derttir.
Yoğurda doyardı;kalaylı bakırlar, taslar.
Bir uçtan diğer uca ulaşırdı sesler.
Hayat yeniden başlardı. Yeni hevesler.
Domur-domur gözler, dudaklar nefesler,
Davullar başkaydı, dolu doluydu hisler.
Üçetekler, bindallılar, şalvarlar ve fesler.
Hatça bacıya dokuturduk dolağı.
Resul Babaya kurban ederdik oğlağı.
İlbulak ki KARAKEÇİLİ'nin yaylağı,
Bilmezdik o günlerde dönümü, evleği.
Bir başkaydı çanların, zillerin sesi.
Ürüzgarın kekik kokuluca esmesi
Kavalın KARAKOYUN'u, anıp anıp inlemesi,
Çobanların her sene kulakları enlemesi.
Evladın atayı, küçüğün büyüğü dinlemesi
Sanmaki bu gün değişip başkalaştı Töre,
KAYI BOYU'nun yedi asırlık aynı ünlemesi.
ERTUĞRUL Ocaklıyız, budur farkımız.
Kilimlerde çoraplarda şakır türkümüz.
Yalanı, riyayı, kötüyü, ezer çarkımız.
Şükürler olsun Allaha; yoktur korkumuz.
Eğilmez kullara, başımız, börkümüz.
Çok söylendi,Orhankulu, lüzumsuz,
Yüksektedir yaylamız, İLBULAK'tır Konalgamız.
*ORHAN TÜRKEŞ: SİNCANLI- AFYON
**NOT:Yörük Beyinin;Gençliğinde,yaylada yaşadığı yerlere gelip,eski günlerini hatırlaması. *Temmuz-1994
*ASLIM YÖRÜK
Özüm yörük, sözüm yörük
İşte benim aslım yörük
Bağrım yanık, kaderim kara!
İşte benim aslım yörük
Bahar ile gelen güzel yaz
İşte o an başlar işler
Koyun ile kuzu katıştığı zaman
İşte benim aslım yörük
Çağlayan sular, mis kokulu havalar
Ardıç ağaçları, Kamalak, Mezlee çamları
Gördüğüm zaman başlar, yörüklerin gücü
İşte benim aslım yörük
Güneşin doğuşunda keklikler ötüşür.
Yörük Muammer'im, Garip Garip düşünür.
Koyun ile kuzular suya akışır.
Kızlar ile gelinler bakışır
İşte benim aslım yörük.
*Honamlı Yörüklerinden- Muammer GÜLER. 08.04.1999:Türkoğlu-K.MARAŞ
& & & &
“-Gitti de Yörük Kızı gelmedi
Kocayada vardı besbelli aman.
Yörüğünde kızını küstürme
Yörük kızı Allah’ına yalvardım.”
& & &
-“Benim yarim yaylalarda oturur
Ak ellerin soğuk suya batırır.”
& & &
*BİZLERİZ*
Orta Asyadan kalkıp geldik Anadoluya
Deve katarlarını çektiğimiz günler nerede?
Sürüleri otlatıp bayırda kırda
Bağcak tutup bek atan BİZLERİZ.
Bilecikten Bursaya, derken ANKARA
Kazandık zaferleri atarak nara,
Keskin kılıçla düşmanı yara yara
Toprağa toprak katan BİZLERİZ
Osman Bey dedemiz, FATİHLER atamız
Onlar kurdu otağımızla Kayımız,
Yeterdi cihana zavurla hayımız,
Dünyaya Tekbir salan, BİZLERİZ.
Bilmezlerdi koltuğu, hem de sediri
Ala çovalla ederlerdi sıtırı,
Domaniç’e Söğüt’e kara çadırı
Çakıp kazığı, tutan BİZLERİZ.
Bileciği Bursayı gezip yaylayan
Sırbistanları, Bosnaları boylayan
Dünyanın dört bir yanına hükmeyleyen
Atlar koşturup, coşan BİZLERİZ.
Bindörtyüzelliüçtü, hem Salı günü
Duyuldu dünyaya Fatihlerin şanı,
Anmadan geçmem Ulubatlı Hasan’ı
Bayrağı burca takan BİZLERİZ.
Nice zalıma bildirdiler haddini
Dinlemediler düşmanların reddini,
Ya ALLAH-BİSMİLLAH deyip, Çin Seddini
Hiç dokunmadan aşan, BİZLERİZ.
FATİHLER, YUNUS EMRE, ALPARSLAN
Zaferi kazandıran imanla din,
Kuşatıp sur’u elli gece, elli gün
Elini Hak’ka açan, BİZLERİZ.
Tuluğumuz, yannığımız yağı, balı
Dokurlardı farda kilim, heybe, halı,
Koyunu, devesi, hem ala çuvalı
Develere yük çatan, BİZLERİZ.
Çanakkale’den, Anafartalar’a derke
Nice dersler verdik düşman denen herk’e
Selam olsun, önderimiz ATATÜRK’e
Saygı duyup, yas tutan BİZLERİZ.
Yerliler Türkmendir, malcılarsa YÖRÜK
Azeri, Tatar, Avşar kardeşiz, hepimiz Türk
Ayağına giyip yemeniyle çarık
Düşman boynuna, basan BİZLERİZ.
Yörük Hasan’ım, överim YÖRÜK’leri
Vatanını sevenler durmasın geri,
Kazanmak için nice zaferleri
Hasmın bileğin büken, BİZLERİZ.
*Yörük Hasan GEZER*
* Halk Ozanı- HATAYLI-1986*
YÖRÜK SÖZLÜĞÜ -1.
Türkler; çeşitli dillere kelime verdiği gibi (Örneğin: Kara, Yoğurt), bir çok dilden de kelimeler almıştır. Konuştuğumuz dil, Arı Türkçe değildir. Türkistanda ki Türk boyları (Özbek, Kazak, Kırgız gibi) ile anlaşmazlık sebebi; onlarla Türkiye Türklerinin,ortak kullandığı Türkçe kelimelerin, ancak üçte bir oranında olmasıdır. Türkistanda ki Türklerin, konuştuğu dil içinde: Rusça, Moğolca, Çince ve Farsça kelime oranı yüksektir. Batıdan örnek verirsek, 9.yy. da; Balkanlara giden ve halen Bulgaristan’ın Rodoplar bölgesinde yaşayan, Müslüman Kuman Türklerinin; konuştukları dildeki kelimelerin, köken oranları: %30 Ukrayna Slavcası, %25 Kuman-Kıpçakça, %20 Oğuzca, %15 Nogayca ve %10 Arapça. Günümüz İstanbul’unda; yüksek öğrenim görmüş bir Türk’ün; konuştuğu kelimelerin, kökenine bakarsak; %40 Türkçe, %20 Arapça, %20 Latince ve Batı dilleri; İtalyanca, Yunanca, İngilizce, Fransızca, Ermenice gibi Hint Avrupa grubu, %10 Farsça ve %10 oranında Asya dilleri (Moğol, Rus vb) ve diğer diller Kürtçe, Lazca, Gürcüce, Çerkezce vb olduğunu görürüz.
Sadece Yörüklerin veya diğer Türk boylarına göre, Yörüklerin daha çok kullandığı kelimelerden örnekler verilmektedir. Bir kişi, bu kelimelerin %70’inin anlamını biliyor veya kullanıyorsa; Yörüktür. Türkiye dışındaki Türk boylarının; kelime haznesinde, sözlüklerinde bu ve benzeri sözcüklerin varlığı, onlarla Yörüklerin, aynı boydan olduğunun; çok önemli bir gösterge ve belgesidir. Yörük köyü veya mahallesinde büyümemiş, annesi, babası memur, şehir ortamında yetişenler, bu kelimelerin çoğunluğunu duymadığı, kullanmadığı için bilemeyebilir. Ama anne ve babası yörükse, o da yörüktür. Anne ve babasından biri yörük değilse, çocuğun tercih hakkı vardır. Kendini ne hissediyorsa, ne görüyorsa odur. Yörüklüğün; kan bağıyla (ırsi, DNA, genetikle) ilgisi olmakla beraber, benimseme, ait olma, hissetme duygusudur. Gönül bağı ve Kültürel kimliktir. Çünkü; bütün milletlerin, ırkların, insanların Atası; Hz Adem ve Hz Havvadır!
- A -
Ağı; zehir
Ayaz: esintili soğuk rüzgar.
Abbacık: temiz
Alaf: ateş alevi.
Azık: yolculuk için yiyecek, kumanya
Arılık: Din adamına muska veya dua karşılığı verilen para.
Aşmak: geçmek
Aplak: yüzü geniş olan
Acar: yeni
Artık: geriye kalan, fazla
Artık yeter: dayanamıyorum, çekemiyorum.
Alay: kuş sürüsü topluluğu.
Ağız; yeni kuzulayan koyun veya buzağılayan ineğin ilk sütü.
Alıcı kuş; kuzgun
Abaru-anagız: şaşkınlık sözcüğü
Arnaç-annaç : karşıda
Aralık: dış kapı ile oda kapısı arasındaki boşluk,hol, giriş, sofa.
Atak: cesur, sosyal, girişken, girgeç.
Atik: hareketli
Ağıl: kuzuluk,hayvan damı, ahır.
Ahlat: yabani armut
Abuk sabuk konuşmak: mantıksız,boş, rastgele konuşmak.
Akça-ağca: beyaz
Avutmak: oyalamak
Andavallı: ahmak
Anıtmak: dikilmek, hareketsiz durmak
Al: kızıl, kırmızı
Anırma: eşek sesi
Aşina: bilinen, bildik, tanıdık.
Aşırmak: geçirmek (bir şeyin üstünden),
Ağrık: un, tuz, peynir gibi yük eşyası,
Aydaş: hastalıklı, cılız gelişmemiş çocuk
Alınyazısı, yazı: kader
Akrabalıkla ilgili sözcükler: ana (anne), aba (abla), boba (baba), baldız, dede, elti, birice (kuma), cice (yenge), bacanak, bacı, dayı,teyze, hala,abi, gardaş (kardeş),bey, herif,er, hanım, hatun,avrat, ebe-nene, koca, karı, torun, yeğen, emmi (amca), abi (ağabey).
Av-Yaban Hayvanları: dağ keçisi, dağ koyunu, geyik-yağmurça, tavşan, ur kekliği, turaç, yelfe, gazel tavuğu, bağırtlak, üveyik, lop güvercini, kaz, ördek, cırık.
Ağmak: süğmek, sarkmak, akmak, yürümek.
Aralamak: ayırmak, karışıklığı düzeltmek,aracılık yapmak.
- B -
Bağır: göğüs
Büngüldemek: kaynamak, hareketli
Bükmek: çevirmek, kıvırmak, eğirmek.
Bük: köşe, dönemeç, viraj, çıkıntı, burun,
Burmak: bükmek, sıkmak,eğmek, çevirmek
Buymak: üşümek, donmak
Boğuntu: sıkıntı
Binit: binilecek taşıt, hayvan.
Belemek: bebeği beze sarmak, kundaklamak,
Böğelek: sığırı sokup huysuzlandıran sinek.
Böğü: akrep cinsi zehirli örümcek
Bayır: yamaç, yaka, barı, yokuş, yukarı,
Birhoş: acaip
Bir kez: birdefa, daha, kere.
Bayat: tazeliğini yitirmiş, kart.
Bayındır: gelişmiş, yapılaşmış, düzenli,
Bazı: bir kısmı, bir bölük, bir grup.
Bel bel bakmak: şaşırmış, ahmak gibi.
Belik: saç örgüsü
Bozkır: ağaçsız, susuz, otlu yer.
Burmak: deve, eşek, teke, taşağı çekmek, hadım, iğdiş etmek.
Boa: sarı,deve tüyü rengi, uçuk renk.
Böğed: bend, set
Bitmek: tükenmek, sona ermek, yeşermek.
Böğür: koltuk altı boşluğu
Beri: bu yan.
Beriki: bu taraftaki, öbürü değil.
Bört, böcü, karaböcü: kurt.
Bunca: bu kadar, böyle.
Belişmek: üleşmek, parçalamak, bölmek.
Bel: dağ geçidi
Bürümek: kaplamak, örtmek.
Bizlemek: karıştırmak.
Bilişmek: tanışıp, görüşmek
Bıçmak: biçmek, doğramak, kesmek.
Bahna: hayvanın yem yediği yer.
Budamak: ağaç dalını kesmek.
Burkulmak: kıvrılmak, dönmek.
Bürgü: böşörtüsü
Bön bön bakmak: şaşkınlık
Bellemek: toprağı kazmak
Berkitmek: sağlamlaştırmak, düzeltmek.
Boşlamak: bırakmak.
- C -
Cıbıldak: çıplak.
Cavlak: saçsız, kel,
Caka: gösteriş, fiyaka.
Cücü; kuş
Cula; siyah karga
Cıvık: akışkan, sulu, sıvı.
Civcik: serçe
Cılk: bozuk
Cırnak: tırnak
- Ç -
Çiğin: omuz
Çetrefilli: karışık, zor.
Çandır-Kırma: melez, karışık
Çimmek: yunmak, yıkanmak
Çakıldak: koyunun arka bacaklarındaki tüylere yapışık sert gübre parçaları.
Çeltek: çobanın yardımcısı
Çavmak: yabana gitmek, sıçramak,
Çerçi: seyyar satıcı.
Çabut: bez.
Çolpa: beceriksiz, sünepe.
Çekişmek: kavga etmek
Çömelmek-çövmek: diz kırıp oturmak.
Çıngı: mini ateş parçası, köz parçacıkları, kıvılcım
Çendik: kazıntı, oyuntu, boşluk.
Çöğdürmek: işemek, küçük çişini yapmak
Çiğ: pişmemiş, sabahları çayırların sisten ıslanması
Çabuk: tez, acele
Çatmak: sataşmak, bulaşmak.
Çorak: susuz
Çaşak-çarşak: yamaçlardaki oynak küçük parça taşları olan yer.
Çelermek: koyunun kendiliğinden mundar olarak ölmesi,
Çekgit: uzaklaş
Çat: birleştiği yer (su, yol gibi iki şeyin)
Çıkılamak: çıkı dürmek,bohça,kese
Çilenti: hafif ve az yağan yağmur.
- D -
Durhele, duragör: bekle
Dıkız: kuru
Debelenmek: kıvranmak, hareket etmek, el ayak oynatmak.
Dıkamak: örtmek, kapamak
Dellenmek: aklını yitirmek.
Dinç: canlı, güçlü, sağlam.
Dal: arka, sırt.
Dalamak: köpek ısırması.
Döş: bağır, göğüs.
Dölek: uygun yer, düz, doğru
De: söyle, konuş.
Dağarcık: deri ekmek torbası.
Deve isimleri: köşşek, maya, buhur, daylak, avrana, tülü, yoz, lök, beserek, kirinci, boz.
Dokunmak: rahatsız etmek, hastalandırmak, üzmek, değmek
Diğer: öbürü, öteki
Dokunaklı: üzücü, etkileyici
Dokumayla ilgili sözcükler: ıstar, argaç, kirkit, tarak, kırklık (makas), çözgü, kilim, halı, tülü, seccade
Düğlemek: bağlamak, düğüm atmak
Dene: yapmaya çalış, tahıl tanesi
Depmek, tepişmek: tekmelemek
Dirliksiz: geçimsiz
Dıkmak: katmak, koymak.
Domuşmak: büzülüp oturmak.
Davranmak: kıpırdamak
Döşek: minder.
Dürü: Kız evine, oğlan evine götürülen hediye.
Dürmek: kapatmak, toplamak
Dolamak: sarmak
Dövmek: kavgada üstün gelmek, dayak atmak
Doşan: eski yıpranmış
Dipdiri: canlı, hareketli
Dıkım: sokum, lokma, bir parça yiyecek
Dingildemek: sallanmak.
Davranın: hazırlanın, kalkın, kıpırdayın
Dermek: biçmek, toplamak d
Dindi: yoruldu, durdu, kesildi, bitti.
Dönemeç: viraj
Dibinde: altında, yakınında, kıyısında
Diniz: sessiz, sakin
Dingin: yorgun
Dinelmek: ayakta durmak
Dibek: havan
Düzmek: ağaç parçasını yontmak
Döl almak: hayvanları yavrulatmak
Dımdızlak kalmak: herşeyini kaybetmek
Dıkmak: katmak
Dehle: sür
Dulda: gölge, siper, rüzgarsız yer
Dilmek: dilimlemek, parçalara ayırmak, kesmek
Devşirmek: toplamak
Daşmak: dışarı çıkmak, akmak
Düden: dere ve göl sularının yeraltına aktığı kovuk, delik
Dolak: dolama, kuşak: bele sarılan dokuma bez
Davar: keçi sürüsü
Dambaşı: evin üstü, çatı
Doğramak: kesmek, parçalamak
Ditmek: kazmak, deşmek, parçalara ayırmak, ufalamak,didiklemek
Denk: uygun, eşit
Denkleştirmek: tamamlamak, ayarlamak
Dürtmek: itmek,bir şeyle dokunmak
Depreşmek: ortaya çıkmak
Darılmak: dargın konuşmamak, ilişkileri kesmek
Dazlak: kel
Didişmek: inatlaşmak, tartışmak
Dubaracı: hileci
- E -
Eylenmek: oyalanmak
Eşik: elma kekeci, kapı girişi
Enlemek: kuzu ve oğlaklara belirtici işaret koymak
Eğlemek: oyalamak, bekletmek
Eğlenmek: dalga geçmek, zevklenmek
Elcek: çobanın bağcak ipi ile koluna bağladığı haberci koyun
El: yabancı, il, el
Eletmek: haber vermek, çağırmak
Emsiz: beceriksiz
Eğleşmek: uğraşmak, vakit geçirmek,oturmak
Etraf: çevre
Emlik: geç doğan ve anasını emen kuzu
Engin: alçak, yüksek olmayan, kısa
Enik: köpek yavrusu
Eşmek: kazmak, deşmek
Ergin: olmuş, yetişmiş
Esik : çukur,boşluk
Ergen: yeni yetme genç
Etmek: yapmak, eylemek, kılmak
Evmek: acele etmek
Evtinmek: oyalanmak
Eğirmek: yünden kirmanla ip yapmak
Evermek: çocuğu evlendirmek
Ermek: erişmek, ergin, ulaşmak, varmak, olmak, yetişmek
Er: erken
Erinmek: tembellik
Engeç: ençok süre, tanınan zaman
Ergeç: Sonunda
Eringeç: tembel
Eğri: düz olmayan, yanlış
Enderde: orda
Eşlerin birbirine hitap sözcükleri: er, koca, herif, bey-avrat, hatun, hanım, kadın, kız
Er kalkmak: erkence, şafakla birlikte
Ekelge: tahıl ekilmeye uygun arazi, yer
Entari: fistan, kadın elbisesi
Epeyi: çok
Essah: doğru
Eyleşmek: yerleşmek,oturmak
- F -
Fıcıtmak: fırlatmak, atmak
Fırtmak: yerinden çıkmak, fırtık
Fırdolayı: etrafı, çevresi
Fıyık: ıslık, sıtlık
Filik: tiftik keçisi tüyü, angora
Ferik: tavuk civcivi
Fingirdemek; oynaşmak
Feldirdemek: şaşkınlık ve korku nedeniyle eli ayağı titremek
- G -
Göğermek-güvermek: yeşermek
Güzle: sonbaharda yerleşilen yer
Gevmek: ısırmak, dişlemek, çiğnemek, ezmek
Gocuk: mont
Gubarmak: şişinmek, dayılanmak
Gedik: bel, dağ geçidi, araf, boşluk, eksik
Göynük: çok olmuş,çürümüş, eskimeye yüz tutmuş
Girgeç: girişken, sosyal, atak
Gözünün feri, çırası (ışığı) sönmüş: kör olmuş
Güleç: güler yüzlü
Gunnamak: yavrulamak, doğurmak
Geç: yetişememek, ilerle
Gine-yine: tekrar (gına geldi, çok uzadı)
Gocunmak: alınmak
Güdük: kısa
Güç: zor
Gürleme: kuvvetli yüksek ses
Göde: şişman, göbekli
Göçük, göçkün: yıkık, çok hasta, halsiz, geçkin
Gavurga: Kavrulmuş buğday
Gıdım gıdım: azar azar
Gücenmek: darılmak, incinmek, küsmek
Gök: açık mavi, turkuaz rengi tonu
Göğ, göv: olmamış, ham
Geğirme: mideden gelen ses
Gözü kamaşmak: gözünü almak, şaşırmak
Gönül: iç, duygu,kalb
Gıpran: toplan, hareketlen, davran,kıpırda
Gubat: kaba, uygun olmayan, patavatsız
Guz: gölgeli yer, dağın güneş görmeyen yamacı
Gelep: bir tutam ip
Gevrek: kuru, çabuk kırılan, çıtır çıtır
Gugumavvuk: baykuş
Gam, kasavet: üzüntü
Gurka yatmak: kuşun yumurtalarının üzerinde yatması
Gözer-kalbır: büyük elek
Geçek: geçit, yol, yaka
Gebermek: ölmek
Gaga: mıdık, ibik
Gurbet: yabancı yer, yadel
Gelipbatır: işte geliyor
Gerneşmek: kollarını yana açıp,derin nefes almak
Gününü göstermek: cezalandırmak
- H -
Hora geçmek: kıymeti bilinmek
Hırık: zayıf, halsiz, cılız
Hısım: akraba, yakın
Hışım: kızgınlık
Hopuç: bebeği sırtta taşımak
Hambeleş: murt, mersin ağacı meyvesi
Hayta: söz dinlemeyen, yaramaz-haylaz,
Hemi: öyle mi
Hergele, güdü: inek sürüsü
Hodul: kendini beğenmiş
Hangırda: nerede
Heye: evet, öyle
Hoşnut: memnun kalmak
Hoş: güzel, sevimli
Halka: daire, yuvarlak tel
Horanta: aile fertleri, kadın ve çocuklar
Hayvan yavruları: cüllü, cülük, kıri, sıpa, buzağı, oğlak, kuzu, malak, kulun, tay, enik, bosi, göcen, civciv, ferik, palaz, köşşek, boduk
Hele-bile: sözü kuvvetlendirici sözcükler
Hani: nerede
Horgörmek: aşağılamak, basit görmek
Hörflenmek: heyecanlanmak, hafif korkuya kapılmak
Hayıflanmak: kötü beklenti
Heves: özenti, arzu, istek
Hu: şu
Hunu: şunu
Huna: şuna
Ho: o
Hona: ona
Ho: öküze yürü komutu
Hoşt: köpeği azarlama sözcüğü
Höpürdetmek: bir şeyi sesli şekilde içmek
Haylamak: seslenmek
Hı, he: tasdik ve dinlediğini belirtme sözcüğü
Hah, tüh: eyvah, yapılması gereken "bir şeyin unutulduğu hatırlanınca söylenen söz.
- I -
Iccık: biraz, az
Ih: deveyi yere çökertme komutu
Irgalamaz: ilgilendirmez
Işıldamak: parlamak
Işımak: aydınlanmak
Irak: uzak
Istar: bez, kilim, halı tezgahı
Iprık: su kabı
Ilgıt-ıfıl: hafifçe tatlı esen rüzgar
- İ -
İhi, İhicik: dahacık
İhicanak: işte
İlmek: tutturmak, bağlamak, ilgeç
İletmek: götürmek, söylemek
İtdaşlamak: boş gezmek
İbik: gaga, mıdık
İşmar: gözle işaret etmek
İri: kocaman, büyük
İrkilmek: korkuyla sıçramak
İçine sinmek: benimsemek
İçlik: gömlek, mintan
İşdah: yemek yeme arzusu
İniş: yokuşun ters tarafı, bayır aşağı
İkircikli: ince fikirli, evhamlı, kararsız.
İnme inmek: felç
- K -
Kapız: koyak, dere, kanyon, vadi
Karaltı: alacakaranlıkta iyi seçilemeyen hareketli varlık
Kaykılmak: kösülmek, uzanmak
Kanırmak: zorlamak
Kese: yakın, kısa kolay yol
Külah: şapka, başlık
Kubuz: palavra
Kürsün-kürtün: kar yığını
Keşik: ödünç verme suretiyle yardımlaşma
Kuytu: rüzgarsız yer
Kirman: ağaç yün eğirme aleti
Katık: ekmeğin yanında yenen peynir ve benzeri yiyecek
Karaböcü: canavar, kurt
Keçi adları: oğlak, çebic, seyis, erkeç, teke
Koyun adları: kuzu, öveç, toklu, şişek, kıcık, koç
Keven: dikenli, çiçekli yayla bitkisi
Kuz: güneşsiz, serin yer
Kıran girmek: davarın salgın hastalık nedeniyle aniden ölmesi
Kekeç: elma eşiği, çekirdekli kısım
Kösre: bileyi, masat (bıçak ağzını keskinleştirici alet)
Koduş: kendini beğenmiş
Keleş: yakışıklı, sevimli
Kalgımak: zıplamak, hareket etmek
Küt: ağzı kesmeyen bıçak, makas
Kongur-konur: hafif esmer
Kesek: sertleşmiş toprak parçası
Kovuk: boşluk, delik, küçük mağara
Kakmak: sokmak, itelemek
Kopuk: bütününden ayrılmış, serseri
Kupay-zağar: tazı, av köpeği cinsi
Kemre: tezek, kurutulmuş hayvan gübresi
Kangrılmak: devrilmek, yan yatmak
Karalamak: kötülemek
Karaçalmak: iftira etmek
Karmak: suyun toplanması, yükselmesi
Kargın: akmayan su, birikinti
Koca: erkek eş, yaşlı, büyük, iri, bey
Koçak: babayiğit
Kostak: havalı yürüyen, kasalak, koduş
Kürnemek: koyunların bir araya toplanması, kürelenmesi
Karaltı yer: gözden uzak köşe
Koyuvermek: salıvermek, bırakmak
Kak: meyve kurusu
Körsen: karanlık, az ışıklı, seçilemeyen, sönük
Kurcalamak: karıştırmak, oynamak
Koz: avantaj
Köstek: bağ, ayak bağı
Kızık: kızgın, sinirli
Kepenek: çoban giyimi, paltosu, uyku tulumu
Kuşvıcırtısı: kuş sesi, cıvıltı
Körpe: taze, genç
Köstü: köstebek, tarla faresi.
Kakül: saç perçemi, alındaki saç
Koyun gütmek: koyunu otlatmak, merada yaymak
Kene: bit, pire, sakırga cinsi bir parazit (koyunlarda olur)
Kayırmak: gözetlemek, kollamak
Kısmak: azaltmak
Kıraç: susuz, sulanmayan yer, kır
Kırıntı: döküntü, küçük parça
Kürümek: karı damdan aşağı itmek
Kanırmak: zorlamak
Kaklık: içine kar ve yağmur suyu dolan çukur taş
Kapçak: kap, bir şeyin üzerine örtülen şey
Kelik: pabuç, terlik
Kayrak: oynak taşlı yer
Koyver: bırak gitsin
Kırpmak: makasla kesmek, kırpıntı
Kabarmak: şişmek
Kılmak: yapmak, etmek, yerine getirmek
Kısık: dağ geçidi, boğaz, çukur
Kısılmış: sıkışmış, büzülmüş, azaltılmış
Kırnap: ip
Kalgımak: zıplamak
Kancık: dişi
Kaygısız: dertsiz
Kırağı, çiğ: sisin otlarda bıraktığı ıslaklık
Kop: gel, ayrıl, koş
Kopmak: kırılmak, ayrılmak
Kasmak: önünü kapatmak, geri çevirmek
Katlamak:bükmek
Kutlamak: talih, saadet, şans iyilik istemek, teprik etmek
Kaypak: dönek, sözünde durmayan
Kuş sekmesi: kuşun yürümesi
Kurşun sekti: sıçradı, hedefe değmedi
Kaltak: kötü kadın
Kertmek: yontmak, çendik atmak
Konalga: yaylaya çıkarken dinlenilen konaklama yeri
Kirmen: elle yünden ip eğirme aleti, iğ
Kır: ak, kırçıl
Kısmı: cimri, hasis, varyemez
Kütürdetmek: ses çıkarmak
Katlanmak: dayanmak
Kürelenmek, küren: koyunların biraraya toplanması
Kater: dizi, sıra
Kargı: uzun sopa, sırık, çubuk
Kursak: mide
- M -
Muzu, muzuluk: yaramaz, yaramazlık
Meh: al
Muhmak: yumruk vurmak
Mahana: bahane
Mıh: çivi
Mıhlı: kurtlu, delikli
Mıdık: gaga, ibik, şapka siperi güneşliği
Mirt etmek: kıpırdanıp durmak
Miski: cimri, eli sıkı
Meymenetsiz: yaramaz, kötü
- N -
Nice: daha, tekrar, pekgçok, ne durumda
Nece oldu: nasıl, ne kadar
Nene gerek: ilgilendirmez, boşver
- O -
Oğcalamak: oğmak, masaj yapmak, sıvazlamak
Ocumak: soğumak, uzaklaşmak
Okuntu: düğüne çağrı hediyesi, davetiye
Obruk: mağara, oyuk, delik, çukur, boşluk, în
Onmak: iyileşmek
Onur: vakar, haysiyet, şeref
Olcum: halk hekimi
Ossaat: derhal, hemen
Oluk: hayvanların su içtiği ağaç tekne
Ocak: ateş yakılan yer tandır, hastalıklara iyi gelen, ziyaretgah
Oba: göçebe topluluğu
Ondankelli: ondan dolayı, daha sonra
Ondan ötürü: dolayısıyla
Oralı olmamak: ilgilenmemek
- Ö -
Örselemek: zedelemek
Ötlek: korkak
Öbek: yığın
Öbürü: diğeri, öteki
Örelemek: işi düzensiz yapmak
Öyek: bataklık
Öş: sabah vakti
Öymek: su sızıntısı
Öneze: keklik avında saklanılacak yer, siper.
Öksüz: annesi ölmüş kişi, kimsesiz
Öğümek: kusmak, içi bulanmak
Özemek: yoğurdu sulandırıp ayran yapmak
Özürlü,engelli insan lakapları: aydaş, çolak, çopur,dazlak, göde, hırık, kör, sağır, tat, topal.
Öşerti: şekil belirmesi, seçilmesi, hafif aydınlık.
Öte: karşı taraf, diğer
Öteberi: çarşıdan alınan tüketim maddeleri, eksik, gedik
Öfbe: bıkkınlık, istemezlik sözcüğü
Ötegün, öteğin: dünden önce, daha önceki
-P-
Pısmak: sinmek
Pörtlek: dışa çıkık
Peşkir: havlu
Pataklamak: dayak atmak, kötek
Pörsümek: bozulmak, örselenmek
Pufurmak: şişirmek
Pırtı: kumaş
Pür: yapraklı ağaç dalı
Pürçek: taze bitki yaprağı, tomurcuk
Pelit: palamut, meşe
Püse: katran
Parpı-paylamak: kızmak, azarlamak
Perakende: parça, bölük, tüm değil
Pek: sert, (peklik, kabızlık), katı, çok sıkı
Pavkırmak: ses çıkarmak
Pekitmek: pekiştirmek, sağlamlaştırmak, sıkıştırmak
Pus: sis, duman
Paskırdı: kabardı,püskürdü,
Pısıkmış: korkmuş, sinmiş
Paklamak: temizlemek
Peh: hayret sözcüğü
- R -
Renkler: al, alaca, ak,ağ, boz, kırmızı, ala, kızıl, kır, kırçıl, kara, çor, çapar, göğ-gök, gökçe, çakır, kongur-konur,kuzguni, çandır, doru, yağız.
- S -
Susa: Keçi yolu
Sinmek: pısmak, saklanmak, gizlenmek
Sahan: yemek tabağı, kabı
Sapa: uzak, ters yol
Sızı: ağrı
Sünmek: yorulmak, uzatılmak, uzanmak
Sekmek: zıplamak, hoplamak
Seki: teras,taraça,divan
Söbüce: dik, uzun, ince, zayıf
Sapak: dönemeç
Siyek: hayvan idrarı
Seyirtmek: koşmak
Sargın: hevesli
Seyrimek: göz atması, tik
Soyka: ölü çamaşırı, kötü kişi
Sakar: salak, çok kaza yapan, rastgele hareket eden, şaşkın
Sarkıtmak: uzatmak, göndermek
Sallama sapan: taş atmaya yarayan örme ip
Söykünmek: bir yere dayanmak, yaslanmak
Sofra yazmak: yemek malzemelerini getirip koymak
Sokum: bir lokma ekmek
Sürek: takip, sürekli, devamlı
Süt ürünleri: lor, keş, dolaz, yanıksı güz yoğurdu, opruk tulum peyniri, çökelek, yayık ayranı, kaymak
Saydaş:düz, ince, yassı taş
Sıyırmak, ziftimek: soymak, temizlemek
Sulu sepken: toprağı ıslatan ve çabuk eriyen sulu kar
Sak: uyanık, temkinli
Saklı: gizli
Su ile ilgili sözcükler: akar, akarsu, ark, bent, bataklık, böğet, dere, göz,göze, göl, gölcük, gölet, kaynak, oluk, öz, öyek, pınar, sulak, sulu, sazlık, sızıntı, gömük, balçık, ırmak, nehir, çay,şarlak,uçarsu, savak
Sarp: ters, aksi, anlayışsız, dik, yokuş
Serpmek: atmak, yaymak
Sürü: biraraya toplanmış ,alay, grup, küme
Sürmek: götürmek, sevketmek, çift sürmek, ilaç sürmek
Sürgün: yeni çıkan ağaç dalı,
Sası: tatsız
Sokmak: girdirmek, koymak
Sak: uyanık
Sığır: inek
Seyrek: aralıklı, sık olmayan
Süygün: taze dal. Süğmek:Uzamak
Sırnaşık: ısrarcı, arsız.
Saç şekil isimleri: kakül, perçem, zülüf, belik
Sırt: arka, dağ yüzü
Sırt: giysi, elbise
Sıkı sıkılamak: fişeğe barut, saçma doldurmak
Seme: ahmak, akılsız, menfaatini bilmeyen
Sitil: çul, çadır örtüsü
Seyil: sahil, göl, deniz kıyısı, göçebelerin kışladığı düzlük, ova, vadi
Sancı: acı, sızı, ağrı
Sıkıntı: üzüntü
Sırıtmak: gülmek
Semiz: besili, tıknaz
Seki: yayladaki düzlük
Sağmal: süt veren hayvan
Sökün etmek: hareket etmek, yürümek, göç
Sargın: bağlı, tutkun
Savruk: rastgele davranan, düşüncesiz, müsrif
Savak: su bendi, kanal, arkbaşı
Süğmek: sarmak, uzamak
Söğmek: küfür, kötü söz
Sıtır: gizlemek
Sınıkçı-olçum: kırık, çıkık tedavi eden
Sokurdanmak- sokranmak: söylenmek
- Ş -
Şavk: aydınlık, ışık
Şavkarmak: şafak atışı, ışımak
Şincik: hemen şimdi
Şincikten kelli: bundan sonra
Şıppadanak: çabuk
Şinik: ölçü birimi
Şar: şehir
Şah: ağacın yeni sürgünü, dalı
Şapırdatmak: ses çıkartarak yemek yeme
- T -
Tokuşmak-müsmek-süsmek-tosvurmak: koyunun ve keçinin kafa vurması.
Tor: ürkek, çekingen
Tanış: bildik, tanıdık
Tulum: deri peynir kabı
Tuluk: deri su kabı
Tat: dilsiz, kekeme
Toy: acemi, tecrübesiz
Tengerlemek: yuvarlamak
Tengerlenmek: yuvarlanmak
Terek: raf
Takdelen: ağaçkakan kuşu
Türlü: çeşitli
Tok: iştahsız, doymuş
Tüğlemek: düğüm atmak, bağlamak
Tünemek: yükseğe çıkıp oturmak
Tüymek: kaçmak
Tombuş-tombiş: temiz, sevimli, toplu
Tombalak: toplu, kilolu, şişman tombul
Tıkamak: kapamak
Turfanda: ilk yetişen meyve, sebze
Tuturuk gibi: ekşi
Tosmarmak: kötü duruma düşmek
Türemek: çoğalmak, artmak, ortaya çıkmak
Tıkıç gibi: şişman, tıknaz
Tıkıştırmak: tıkınmak, atıştırmak
Topak: toparlak, yuvarlak, top gibi
Tenha: seyrek, az insan olan sakin yer
Tene: tane
Tülbür: uzun karışık saçlı
Tosbağa: kaplumbağa
Tezikti: tezdi, kayboldu, kaçtı
Tınlamadı: dinlemedi, umursamadı
Tökezledi: yere yıkıldı
Tokuç: çamaşır döğme sopası
Tiril tiril etmek: canlı gibi görünmek
Teyin: sincap
Tez: acele
Taytay durmak: apalayan çocuğun ilk defa ayakta durmaya başlaması
Tahra: balta, satır, nacak
Teltik: değişik, farklı
Tiftimiş: kabarmış, tüylenmiş
Takat: güç, kuvvet
Tebelleş: musallat, başa bela, sıkıntı
- U -
Ulamak: birbirine bağlamak, ilave etmek, eklemek
Ulumak: kurt, canavar, çakal sesi
Uluk: bozuk,çürük
Ufra: un
Ummak: beklentisi olmak, ümit etmek
Uslu: sessiz, terbiyeli
Usanmak: bıkmak, bezmek, sıkılmak
Usulca: yavaş
Usuliyle: gereğince
Usuktu: kabullendi, sakinleşti.
Uşak: çocuk, yardımcı
Uçkur: don, şalvar bağı, ipi, kemer yerine kullanılan ip, bez.
Uç: kenar
Utlanmak: mahcup olmak
Ufak: küçük, minnacık
Ufalamak: küçültmek, parçalara ayırmak
Uy: takip et, ardından git, evyah
Ulu: büyük
- Ü -
Üleştirmek: bölüştürmek, paylaştırmak
Ünle: seslen, çağır
Ütülmek: yenilmek
Ümük: gırtlak, boğaz, :.
Ün: şöhret, nam
Ürkmek: korkmak, çekinmek
Üstün körü: gelişi güzel, baştan savma
Üzerlik: nazar otu
Ütmek: yenmek, ateşin alevine tutmak
Üşengeç: tembel, uyuşuk, gönülsüz
Ürkek: korkak, çekingen
Üşüşmek: gelmek, toplanmak
- V -
Vızıklamak: zırıncamak: inlemek, yakınmak
Vıcık: cıvık, sulu çamur
Varsak: gitsek
Vıcır, vıcır: çok kalabalık, gürültülü
- Y-
Yoz mal- sırkıntı: çıkıntı, kısır koyun sürüsü
Yaylak: bahar gelince davar otlatmaya çıkılan dağlardaki yayla, düzlük, otlak yerler:
Yazgı: kader, alınyasısı
Yalak: köpeğin yal-aş yediği çukur.
Yülemek: bıçak, makas, ağzını keskinleştirmek, bilemek
Yağır: uyuz
Yağlık: mendilin büyüğü
Yuka: sığ, derin değil
Yanış: işleme, desen, örgü., nakış
Yüğürmek: koçla koyunun çiftleşmesi
Yörük yemek çeşitleri ve hamur işleri: saç kavurması, topalak (Sulu köfte), sütlü çörek, yarma tarhanası, Arabaşı-Ara aşı, bulamaç, un helvası, bazlama, katmer,sıkma- çomaç, mayalı,börek, sündürme, keşkek, çörek, yağlı ufak, övelemeç-ovalama- ovmaç, un çorbası, höşmerim, kaygana, yufka ekmek, gılan böreği, hoşaf, paça-kelle, haşlama, çemen (közleme), yalancı mantı, mantı, erişte.
Yiğe: kurnaz, hileci
Yamaç: dağın yüzü, eteği,bayır
Yaka: taraf, kenar, kıyı
Yurt-yurtluk: yaylak,güzle ve kışlakta; obaların, çadır kurduğu ver.
Yeğni: hafif
Yumru: topak, şişlik
Yanaş: yaklaş
Yılgın: bezgin, çekingen
Yakım yakmak: ağıt söylemek
Yufka yürekli: merhametli, hisli, duygulu
Yakınmak: kendine acındırmak
Yerinmek: memnuniyetsizlik
Yazılmak: yayılmak, dağılmak, bir yere kayıt olmak
Yalama: bozulmuş, aşınmış, silinmiş
Yazma: yemeni, örtü, çember,burgu, başörtüsü
Yetmek: tamam olmak, başgelmek
Yetişmek: ulaşmak, varmak, kendini iyi hazırlamak
Yeşerti: yeşillik, bitki
Yenik: ısırılmış
Yitik: kayıp
Yörük mutfak eşyaları: kazan, haranı, tava, sahan, lenger, sini, leğence, ibrik, tahra, çomça, kevgir, dibek, tas, senit, oklava, şiş, eldeğirmeni, helke, cingil, güğüm, bakraç, tahta kaşık, sacayak, saç, yayık, su tuluğu, dağarcık.
Yörük isimleri: (bay): ahmat, abdil, bobulu, bulduk, bayramali, durmuşali, ibili, ese, esmen, hüseyin, hasanali, ıramazan, ibrağam, durhasan, hacı, kerim, memetce, memili, süllü, yusufca.
Yörük isimleri (bayan): ayşana, arzı, döndü, döne, durdu, dudu, eyşe, elif,imine, fadime, gülizar, hatça, ırazca, ireb, güllü, ümmü, kezban, ummanı, menevşe, selver, şerif, şerfece, teslime, sultan, zala.
Yapışkan: zamk, tutkal gibi şeyler
Yanal: pembemsi
Yova-yoğa, yoğanta: tembel, çalışmayan, makbul olmayan kişi
Yağma: bölüşmek, başkasının malını almak, kapışmak
Yanına komamak: bırakmamak, cezalandırmak
Yava: lezzetsiz, tatsız
Yavan: yağsız
Yitmek: kaybolmak
Yenilen yayla otları: çiğdem, burçalak, kenger, yemlik, teke sakalı, çıtlık, kuzukulağı, ekşimik-eğşi kulak
Yakı: vücuda tedavi için ilaç sarmak
Yarayışlı: faydalı
Yakarmak: yalvarmak
Yemeni: pabuç, çarık, ayakkabı
Yansılamak: tekrarlamak
Yokuş yukarı sarmak: yükseğe çıkmak, tırmanmak,ağmak
Yeldirme: bir çeşit kadın örtüsü
Yoymak: bozmak, telef etmek
Yenişememek: berabere kalmak
Yumak: ip çilesi
Yunmak: yıkanmak
Yanıltan: kandıran, aldatan
Yuvak: silindir biçiminde sertleştirme, yuvma taşı
Yeğlemek: tercih etmek
Yayladaki yabani ağaç ve bitkiler: koyun alıcı, ahlat, karamık, erik, payam, elma,andız giliği,ardıç,katran ağacı
Yaygı: çadırın tabanına serilen kilim, keçe, örtü
Yasılmak: eğilmek
Yangı: ateş, sızı, dert, sıkıntı, üzüntü
Yülemek: sürtmek, bilemek, bileylemek, keskinleştirmek
Yalınayak: çıplak ayakkabısız
Yazı: ova, düzlük, şehir dışı, kır, step, bozkır, yaban
Yetmemek: az gelmek
Yeltenmek: denemek, teşebbüs etmek
Yekinmek: davranmak
Yufka: ince saç ekmeği
Yar: dik meyil, uçurum,sevgili
Yeşerti: yeşil taze ot
Yalman: eğri, düz olmayan (yayvan, çukur)
Yarayışlı: faydalı, yararlı
Yeğ-yeğlemek: tercih etmek
Yalpalamak: sallanmak
Yumuş: hizmet, görev
Yokyav: inanılmazlık, şaşkınlık sözcüğü
Yermek: horlamak, kötülemek.
- Z -
Zıylan: kaygan
Zövelmek: dinelmek, dimdik ayakta durmak
Zövele: gelengi, dağ sincabı
Zağar: belki, sanırım
Zevzek: ciddi olmayan, sulu
Zülüf: yüz yanında kalan saç
Zıtlık: terslik, karşılık, uyumsuzluk
Zonklamak: bir çeşit ağrı
Zığarmak: karşı gelmek, itiraz etmek
Zıbarmak: öImek
Zırlamak: ağlamak
Zırnıcıdı: pişman oldu
Zıllımak: caymak, vazgeçmek, dönmek
Zıvıtmak: başından savmak
Zıvdırmak: savuşturmak, göndermek
Zırıncamak: gönülsüzlük
Zıvlatmak: kabuğunu soymak, kavlatmak
Zavur: azarlamak
Zorsunmak: gücüne gitmek, isteksizlik
***********
YÖRÜK SÖZLÜĞÜ - 2
- A -
Azarlamak: kızmak, çekişmek.
Az daha: neredeyse.
Ayıktı-ayıldı: kendine geldi.
Aha: işte, orada, eyvah.
Ayartmak: kandırmak, aldatmak
Algın alımını almış: hastalık kapmış.
Alayı: hepsi, tamamı.
Ağırlık Ölçü Alet ve Birimleri: Bir avuç, düzine, havayı, bir koşan, şinik, bir tutam, urup.
Ağaç Dalları: Çöğür, Fışgın, Filiz, Pürçek, Şah, Şıvgın, Süğgün.
Alan: düzlük, meydan.
Azıtmak: şaşırmak, atlatmak.
Apışıp kalmak: çok şaşırıp sessiz, hareketsiz kalakalmak.
Aşıt: gözden uzak yer, dağ geçidi.
Abanmak: üzerine yığılmak, yüklenmek.
Yaylada, Güzlede ve Seyilde (Kışlakta) yetişen ağaç adları: Andız, ardıç, alıç, ahlat, çalı, çam, çıtlık (menengiç, sakız), harnup-keçiboynuzu, ılgın, hambeleş(murt-mersin), karamık, katran, piynar (palamut, pelit, meşe).
Aksamak: topallayarak yürümek, kurulu düzenin bozulması.
Aykırı: ters,zıt, aksine.
Abdalkeyfı: şekerleme, çalışmayıp dinlenmek.
Adaş: aynı isimli olan.
Ayıtlamak-ayıklamak: seçmek, ayırmak.
Akcapakca: tertemiz, kiri, lekesi olmayan.
Aşırı: ileri, fazla.
Aşrı: uzak, görünmeyen yer.
Ayak diretmek: inat etmek, ısrar.
Ayak sürütmek: oyalamak, atlatmak.
Apalamak: el ve dizlerini kullanarak yerde sürünmek.
Abdal-aptal: ahmak, salak, anlayışı kıt, saf.
Abaza: uzun süre cinsel ilişkiden uzak kalan
Arap: yüz rengi kara veya saçı kıvırcık olan,siyahi,Zenci.
Acar: yeni.
Acemi: işe yeni başlayan, beceriksiz.
Apar topar: aceleyle.
Ardından; arkasından, daha sonra
Ardı sıra: peşinden, izinden, peşi sıra.
Aklını çekmek: aldatmak, kandırmak, önüne düşmek.
Aşermek: hamilelik sırasında bazı meyvelere aşın istek duyma hali.
Andırmak: benzemek, hatırlatmak.
Ağzınabaşa: söz dinlemeyen, başına buyruk.
Ara hastalığı: bulaşıcı, salgın hastalık.
Ağarmak: beyazlaşmak, aydınlık.
Avunmak, avuntu: olanla yetinmek, kendini kandırmak.
An: tarla ucu, sınırı.
Azarlamak: paylamak, kızmak
Ard: arka taraf, geriler.
Ayrı: farklı, değişik, aralarında bağlantı yok.
Avrat- Hatun- Karı: hanım,eş.
Artçı: arkadan, grup sonundan takip eden.
Avlak: av sahası, av yapılan yer.
Angut: ahmak, bir çeşit kaz.
-B-
Belmek-belişmek: bölüşmek, parçalara ayırmak.
Ban: yokuş.
Bunamak, bunak: aklını, hafızasını kaybetmek.
Bıçık-koyak-koy: dağda köşe, bucak, girinti, kesilmiş.
Bundan kelli: şimdiden sonra.
Besleme: evlatlık
Bulama: yepinti, kımız.
Bucak: dağların arısındaki girinti, kenar, köşe.
Burgaç: girdap.
Belek: bebeklerin sarıldığı bez.
Belemek: bebekleri kundağa sarmak.
Banane: beni ilgilendirmez.
Banmak: batırmak, daldırmak, tatmak.
Böcü bört: böcek, kurt, haşarat,
Bıkmak, bezmek: usanmak, gına gelmek.
Birden- birdenbire: aniden, ansızın.
Bitkin: yorgun, halsiz.
Bellik: işaret, İz.
Bile: hatta, dahi, de (öyle bile olsa).
Bari: keşke, olmazsa, öyleyse (geleyim bari).
Bildik: tanıdık, bilinen
Bağdaşmak: uyuşmak.
Bayakı: biraz, oldukça, eh işte, çok.
Bitelge: verimli tarla.
Böbürlenen: kendini beğenmiş.
Birebir: uygun, iyi gelmek
Bitene dek: tükeninceye kadar.
Büzülmek-büzüşmek: toplanmak, tostaparlak olmak.
Beraber: birlikte, yanyana.
Birde-bide: ayrıca, ilave olarak, hatta.
Bırakmak: salıvermek, koyu vermek.
Bağdaş kurmak: ayaklarını büküp oturmak.
Berinlemek: korkuyla, aniden uyanmak, irkilmek, ani hareket etmek.
Beri: buraya, bu tarafa doğru, bu yana, itibaren (dünden beri).
Beriki: bu tarafta olan.
Boşlamak: bırakmak, vazgeçmek.
Bobbak: meyve.
Bobalı boynuna: vebali, günahı kendine ait.
Buğu: buhar.
Billi-billik: çelik çomak, değnek oyunu
Bereli: ezik.
Badıldamak: anlaşılmaz şekilde konuşmak
Bicik: göğüs, meme.
Biriktirmek: Toplamak.
Bolartmak: bollaştırmak, genişletmek
Bu yana: bu tarafa.
Bişirik: sıva yapmak için toprağın saman ve suyla karıştırılıp özleştirilmesi.
Bulgur sokusu: taşdibek, havan.
Bilemek-bileylemek: bıçağın ağzını masata sürtüp, keskinleştirmek.
Bicecik-biricik: bir tane
Birezi-birazı: bir kısmı, bazısı.
Birazdan: az sonra.
Bundan dolayı: bu nedenle.
Bu yakaya: bu tarafa, bu yüze-
Büzmek: kese ve çuvalın ağzını, kenarlarını biraraya toplayarak kapatmak.
Bön: ahmak, (bön bön bakmak: anlamsızca).
-C-
Cozuttu: dağıttı, yanlış yaptı, sapıttı.
Cavır-gavur: inançsız, acımasız, çok kötü kişi.
Cırmalamak: tırnaklarını batırmak, tırmalamak.
Cice: yenge.
Cih-cık: olmaz.
Cingen: ısrarcı,arsız, isteyici, kavgacı (çingenelik yapma).
Cırcır: fermuar.
Çıngar çıkarmak: kavga, gürültü
Canavar: kurt.
Caymak: vazgeçmek, sözünden dönmek.
Cığışdatmak: rahatsız edici ses çıkarmak.
Cingil: yoğurt kabı, küçük helke, kova.
Cici-ciciş: sevimli, güzel, temiz.
Cıncık: cambilye, cam eşya (cıncık gibi parlıyor).
Cılız: zayıf, gelişmemiş.
Cıngıl: üzüm salkımı.
Cırlak: hoşa gitmeyen ses.
Cıs: uzak dur, değme, zarar verir.
Cabaya:Boşa, parasız
-Ç-
Çıfıt: kötü kişi.
Çomak: deynek, sopa.
Çağşak-çarşak: dağ yamacındaki (eteğindeki) parçalı, oynak taşlı yer.
Çuvaldız: büyük boy dikiş iğnesi.
Çolpa: salak, beceriksiz, şaşkın, emsiz.
Çimdiklemek: iki parmakla birinin derisini sıkmak
Çare: derman, çözüm.
Çömelmek: dizini büküp eğilmek.
Çemkirmek: öfkeli, kızgın halde bağırarak konuşma.
Çaylak: işinin acemisi, yenisi.
Çonmak-çonuşmak: başına üşüşmek, toplanmak, yığılmak.
Çapak: göz rahatsızlığı.
Çıkışmadı: yetmedi, az geldi, eksik kaldı, dekleyemedi.
Çıkışmak: kızmak, bağırıp çağırmak, azarlamak, çekişmek
Çemremek: kolu, paçayı büküp yukarı kaldırmak, sıvamak, kıvırıp geri toplamak.
Çıkla: Sade, yalnız
Çalpalamak: sağa sola sallayıp karıştırmak, çırpmak.
Çınlamak: ses çıkarmak, ötmek.
Çıngırak: küçük zil, çan
Çaşarat: gürültücü, kavgacı.
Çığırmak: çağırmak, haber vermek, seslenmek, bağırmak, türkü söylemek.
Çarkıt: çabuk bozulan uydurma alet.
Çığrışmak: bağrışmak, ağlamak, feryat.
Çiğnemek: üstüne basmak, ezmek, geviş getirmek, sakız gevmek.
Çıtak: gözü kara, atılgan, kavgacı.
Çenileyip durmak: acı nedeniyle uzun süre bağırmak
Çört: beceriksiz, salak
Çoban salık; çobanın kaldığı kulübe.
Çorak: borlu, susuz, tuzlu toprak, otsuz toprak.
Çelme takmak: ayağını uzatıp birinin yürümesini engellemek, tökezletmek.
Çırpı: küçük ağaç dalları.
Çırpıştırmak: hafifçe vurmak, geçiştirmek
Çelen: damın kenarı, saçak.
Çomça: kepçe, büyük kaşık.
Çekemezlik: kıskançlık, hasetlik.
Çelimsiz: zayıf, güçsüz, gelişmemiş.
Çıtlatmak: önemli veya gizli bir bilginin bir kısmını söylemek
Çimdirmek: yıkamak.
Çalkama: yoğurt suda ezilerek yapılan ayran.
Çarçur etmek: İsraf, parayı gereksiz yerlere harcamak.
Çakır: bir renk (yeşil, kahve karışımı).
Çul: bez
Çalmak: sürmek, bulaştırmak, hırsızlık, müzik aleti kullanmak
Çalgı: müzik aleti.
Çalgıcı: müzisyen.
Çıkıntı: arta kalan, fazlalık, dışarı kaymış.
Çatmak: birine kavga çıkarmak amacıyla laf atmak, birbirine tutturmak.(silahları çatmak)
-D-
Darı: mısır.
Dip: taban, alt kısım, hemen yan taraf.
Dolambaç: dolaşık, karışık, çetrefilli.
Damızlık: çiftleştirmek için ayrılan İnek, koyun.
Deriyi eylemek: işleyip, post, tuluk yapmak.
DERİ ÇEŞİTLERİ: gön, meşin, kayış, kiriş, kösele, post, sırım, sahtiyan, tulum, tuluk, yorak.
Dolaz: lor suyu kaynatılarak elde edilen çökelek.
Değirmi: yuvarlak.
Denilen: söylenen söz.
Dikleşmek-diklenmek: dik kafalık etmek, karşı çıkmak.
Dönemeç: viraj
Davdarlamak: şaşırıp yanlış davranmak.
Dölek: düz, uygun, doğru.
Dermek-deşirmek: toplamak, bir araya getirmek.
Deyesek: atasözü, deyim.
Dikelmek-dikelik-dinelik: doğrulmak, kalkmak, ayakta durmak.
Dalını çiğnemek: sırtına basmak.
DOKUMA VE İPLE İLGİLİ SÖZCÜKLER: argaç, atkı, bağcak, çile, çözgü, düğüm, gelep, ısdar, ilmek, kestel, kırnap, kirkit, kolan, kusgun, örk, urgan.
Dolaşmak: etrafta gezmek, birbirine karışmak.
Dalaşmak: kavga etmek
Dımdızlak kalmak: herşeyini yitirmek.
Devlikesi gün: bir sonraki gün, ertesi gün.
Dikbaşlı: aksi, söz dinlemeyen.
Dikme: fidan.
Dürtmek-dürtüklemek: el veya değnekle sertçe dokunmak, itmek, değerek uyarmak.
Dabış: salak, bastığı yere dikkat etmeyen, dikkatsiz.
Deklemek-denklemek: hazırlamak, ayarlamak, aynı hizaya getirmek, eşitlemek, nişan almak.
Denk geldi: Uygun düştü
Dangalak: rastgele konuşan, münasebetsiz.
Direnmek: karşı koymak.
Diretmek: çaba, gayret göstermek, mücadeleden vazgeçmemek.
Dürzü: yanlış iş yapan, belalı, ahlaksız.
Dala vereci: üç kağıtçı, düzenbaz, sahtekar.
Dünden beri: dünden bu yana, dünden itibaren.
Densiz: terbiyesiz, arsız.
Dahacık: işte orada.
Daha-dahanak: işte.
Diş bizlemek: Dişlerin arasını kürdanla temizlemek.
Dadanmak: bir şeye alışmak, bağımlı olmak, sıkça uğramak.
Dek: (varıncaya dek) varıncaya kadar.
Düşe yazdım: az kalsın düşecektim
Dobalan: keme de denilen patatese benzer bir çeşit mantar.
Davar gütmek-koyun yaymak: keçi ve koyunları merada-yaylada otlatmak.
Dönek: sözünden dönen, tutmayan.
Dakanak: İlişki, bağlantı, parasal borç.
Darmadağınık: her yere saçılıp, dağıtılmış.
Demek, de: söylemek, söyle.
Demek ki: (örn: demek ki derse çalışmıyorsun.) hakikatte, gerçekte , aslında.
Dövünmek: vah, tuh diyerek üzülüp yakınmak, pişmanlık.
Durumsuz: dur bilmeyen, sabırsız, söz anlayıp dinlemeyen.
Dilemek: istemek.
Dıkız-tıkız: kuru, sert, boğazdan zor geçen
Demin: az önce.
Düğürcük: ince taneli köftelik bulgur.
Düven: buğday sap ve başaklarını saman ve tane haline getiren harman aleti.
Dolambaçlı: dolaylı, dolaşık, karışık.
Düvek: toprak damları sertleştiren taş veya ağaç slilindir.
Değil: o olmayan, farklı.
Dellenmek: delirmek.
Dayak: sopa, dövmek, ağaç destek.
Dadak: bebek yiyeceği.
Don: külotun bol ve uzun olanı.
Dazkır: ağaçsız, otsuz, susuz ova.
Durgun: akışkan değil, hareketsiz.
Diğdirmek: ayakta küçük çiş yapmak.
Davranmak: harekete geçmek
Dişemek: bebeklerin dişlerinin çıkmaya başlaması.
Duragör: bekle.
Direlmek-dirilmek: canlanmak.
Dümbük: pezevenk, ahlaksız.
Dürmek: sarmalayıp, kapamak
Daldırmak: içine sokmak
Dolama: Dolak, kuşak
Densiz: Bilinçsiz,terbeyesiz
-E –
Elini kovşak tut: hazır ol, çok beklersin, boşuna umma
Emi: tamam mı? (uyarı, tembih sözü)
Ebe: nine
Emmi: amca
Evtinmelik: vakit geçirilen, oyalanılan şey
Evtik yapmak: can sıkıntısını gidermek için birşeyle oyalanmak
Evinmek: eli boş olmaktan canı sıkılmak, vakit geçirememek, kararsızlık hali, isteksizlik
Eylemek: yapmak, etmek
Eğip bükmek: kıvırmak
El: yabancı
Epey-epeyi: çok, oldukça, hayli, uzun süre
Epeydir: çoktan, uzun süreden beri
En: rumuz, simge, işaret, bellik, alamet, damga
Eletgel: götürüp dön, ilet, ulaştır
Elverişli: uygun
Ersiz: kocasız
Eşmek: deşmek, kazmak
Eh- eh işte: olabilir, idare eder, kabul
Elleğem: sanırım, tahminimce, aslında, sanki, herhalde
Elleşme: değme, dokunma, uzak dur, bırak, uğraşma
Eğlenceye almak: alay etmek
Elliyin körü: öyle olur mu hiç? Pes doğrusu
Emişdirmek: kuzuya annesinin sütünü emzirtmek
-F-
Fellik fellik aramak: köşe bucak her yere bakmak.
Fiyakalı: cakalı, gösterişli.
Fırıldak: topaç, rüzgarda dönen şey.
Fos: içi boş.
Fışkırtmak: su sıçratmak, püskürtmek, attırmak.
Fileke: ince düz, karo benzeri yassıtaş.
Fişgene: salyangoz, sümüklü böcek.
-G-
Göresek: görgü, kültür.
Götürü: pazarlık usulü, toptan, tümü birden, tahmini.
Gönlüm yok: razı değilim, istemiyorum, içimden gelmiyor.
Gürbüz: gelişmiş, dinç.
Gün ortası: öğle vakti.
Gün aşarken: güneş batarken.
Gün aşırı: birer gün aralıkla.
Gönenmek: zenginleşmek.
Göynek: iç çamaşırı, atlet
Gavlak: kabuğu çabuk soyulan.
Goruk: olgunlaşmamış, ham (üzüm)
Gözünü kırpmak: kapatmak
Güdü: çoban tarafından otlatılan sığır sürüsü.
Görüp batır: bizi görüp duruyor.
Gevrek: çok kurumuş.
Güz: sonbahar.
Güzlemek: güzle de konaklamak.
Gömü: define, topraktan çıkarılan eski para, eşya.
Göz seyrimesi: tik, göz atışı.
Görümce: kocanın kız kardeşi.
Gicimik-gicişme: kaşıntı.
Gilik: çekirdek.
Gıcık: boğazda tıkanma, koyun cinsi.
Gambersiz düğün olmaz: çalgısız düğün yapılmaz. (Gamber: düğünde çalgı çalan kimse.)
Gazel: kuruyup yere dökülen ağaç yaprakları.
Gel bari: ne yapalım, öyle olsun, sen bilirsin, istiyorsan gel.
Gırassamak- gırassıramak: arzulamak, özlemek, aşırı istek, yoksun kalmak.
Güzle: yörüklerin yayladan kışlağa dönerken, son baharda 1-3 ay süreyle konakladıkları yer.
Gıllan böreği: peynirli, yağlı börek, bir çeşit gözleme.
Gıncıvırlanmak: cilve, naz yapmak.
Gömük: batak, çamurlu yer.
Gıdık: çene altı.
Gönen: tav, hazır hale gelme, oluşmak, kıvamına gelmek.
Günaşık-güne bakan: ayçiçeği, cımışka.
Gülümek- külümek: koyunun üç bacağını birden iple bağlamak.
Göcen: tavşan yavrusu.
Gavurga: kuru yemiş olarak yenen kavrulmuş buğday, darı.
Güdük: kısa.
Gevmek: çiğnemek, geviş getirmek.
Govşak: (elini govşak tut) hazır bekle, el açmak, umut etmek.
Göde: şişman, göbekli.
Gangan-ganggang: araba, kağnı.
Gıcır: yeni, parlak, tertemiz.
-H-
Heybe: yolculuk sırasında içine, eşya konulan iki gözlü halı veya kilim torba
Halaç-hallaç: yay aletiyle yün atıp, yüne yumuşaklık kazandıran onu kabartan.
Hömermek: karşı gelmek, dikleşmek, kafa tutmak, başkaldırmak.
Homurdanmak: anlaşılmaz şekilde söylenmek
Hey, hişt: iletişim kurmak, çağırma sözcüğü, buraya bak anlamında.
Hemide: hatta, aynı zamanda, dahası, birde, dahi, ayrıca, üstelik.
Hepsi-hepiciği: tamamı, bütünü, tümü.
Höyle: böyle, bu şekilde.
Hele bigel - gel hele: tehdit ve istek içeriyor, ne olur, bir dene, ısrarcı söylem.
Ham: ergin değil, olgunlaşmamış.
Hincik-hindi: şimdi, şu an.
Hindiyedek: bugüne, şimdiye kadar.
Harar: büyük çuval.
Haranı: büyük tencere, kazanın küçüğü.
Hayli: çok, oldukça.
Hamlamak: düzensiz ve çok çalışma nedeniyle kol ve bacakların tutulup, ağrıması.
Hazağar: sanırım, belki, öyle olabilir.
Havaktı: yara iyileşmedi daha da kötüleşti.
Hörgüç: devenin sırtındaki bir veya iki yağ çıkıntısı.
Haydi gidelim: davranın, kalkın, artık yola çıkalım.
Hangi öyle: nasıl.
Hırpalamak: yormak, eziyet etmek.
Haylaz: yaramaz, afacan
Harcın değil: gücün yetmez.
Huylanmak: şüphe, tereddüt etmek.
Huysuz: geçimsiz, şımarık.
Harıltı-hırıltı: rahatsız edici ses.
HAYVAN SEMERLERİ: Eyer; at – Palan; eşek – Havut; deve
HAYVAN SESLERİ: At; kişner, Eşek; anırır, Öküz; böğürür, İnek; möler, Koyun; meler, Köpek; havlar, Kurt; ulur, Kedi; miyavlar, Tavuk; gıdaklar, Horoz; öter, Civcik (serçe); cik cik öter, vıcırdar.
HAYVANLARLA İLETİŞİM SÖZCÜKLERİ: Köpeklekle ilgili: kuçu, kis, bosi, geh, karabaş, hoşt. Kedi: bis, bistan. At eşek: deh, çüş, dırs. İnek: hoh. Deve: ıh. Tavuk: cücü, küş, kış. Koyun-keçi: ay, kiş, burt, hüt-hüüt, ci, cih, ceh.
Höykürmek: haykırmak, yükses sesle söylenmek.
Hırtlak: kelek, şalak, ham kavun.
Hısım: akraba.
Hendeki: senin elindeki, yanındaki.
Hendekini- henkini: sendekini, elindekini.
Hangisini: bunlardan birinimi, hangi şeyi.
Höyle: bu şekilde, böyle, bunun gibi.
Horda: orada
Hordan: oradan, ileriden.
Hordaki-hordakini: o, onu.
Hunda: bunda, şunda.
Huneci: bu ne, buda nesi.
Hüsüktü: kırıldı, suskunlaştı, çekindi.
Hora-hura: şura, şuraya, buraya, oraya
Hoyrat: kaba, düşüncesiz, çevresine saygı göstermeyen, çekinmeyen
Haydi ordan: olmaz, çekil git.
Haşarı: yaramaz.
Hödük: salak.
Haşırtı-hışırtı: rahatsız edici ses, gürültü.
Herif: koca, eş.
Hallice: durumu daha iyi
Habire: durmaksızın, devamlı, sürekli.
-I-
Issız-ıpıssız: insansız, sessiz, sakin, tenha.
Ismarıç-ısmarlamak: sipariş, bir şeyin satın alınmasını, getirilmesinin istemek.
Işamak: düşürmek, yere dökmek için sallamak, çırpmak
Iskalamak: isabet ettirememek, vuramamak
Ivır zıvır: lüzumsuz şeyler, ayrıntı.
Islaklık: yaşlık, sulanmış
Iğratma: değme sallanıp düşer, yerinden kıpırdatma.
-İ-
İlle: muhakkak.
İsilik: sıcaklık ve ter etkisiyle oluşan bir cilt hastalığı.
İyi bari: ne yapalım
İçi kıyılmak: midesi ağrımak.
İçi sızlamak: acımak, üzülmek.
İşkillenmek: şüphelenmek.
İlkmek: artırmak, biriktirmek, tasarruf.
İlmek: tutturmak, bağlamak
İlinti: ilgi, bağ
İmrenmek: özenmek, gıpta etmek
İşten kaytarmak: işe gitmemek.
İğreti tutturmak: özensiz, geçici.
İliştirmek: eklemek, sonradan takmak, koymak
İnek adları: Buzağı, Dana, Tosun, Düveği, Öküz, Boğa
İçikti: dugulandı, ağlamaklı oldu, içlendi.
İsteyici: dilenci.
İşler tavsadı: aksadı, terslik başladı.
İğdiş: hadım.
İştanak: daha orda
İşi rast gitmek: şanslılık, beklendiği gibi olmak.
İrermek-irileşmek: büyümek.
İteklemek: itmek, kakdırmak
İngi: diş ve damaktaki ağrı veren rahatsızlık
İteği: ekmek yaparken senitin altına serilen bez.
İyice: durumu biraz daha iyi, fena değil.
İlikle: önünü düğmele, kapat.
-K-
Kıymık: çok küçük ağaç parçası
Kene: asalak cinsi.
Kuduruk: kuduz, azgın.
Kötürüm: felçli.
Kel: çirkin, saçsız
Kötek atmak: dayak, dövmek.
Kevgir: süzek.
Karın: işkembe.
Kaymak: süt kreması.
Kaygana: peynir ve yumurtayı birlikte pişirmek,
Keş: kaymağı alınmış yayık ayranından kaynatılarak elde edilen çökelek.
Kırkmak: kesmek, kısaltmak.
Kırpık: uçları kesik
Kırpıntı: küçük parçacıklar.
Kalan: artık, bundan sonra
Kürümek: itelemek, kakdırmak.
Kürelenmek: bir araya toplanmak, yığılmak, öbek, grup oluşturmak.
Kırığı olmak: evlilik dışı ilişki amacıyla dost edinmek.
Kösülmek: uzanıp yatmak, ayaklarını uygunsuz uzatmak.
KÖPEK CİNSLERİ: Çomar, karabaş, kupay, tazı, zağar, süs
Köpeklere Yaş Dönemi,Görevi ve Vücut İriliğine Göre Verilen Adlar: Enik, bosi,
kopil, it, Pali,Koyun köpeği-Karabaş,Zağar,Tazı,Kupay.
Kercine davranmak: inadına, kasıtlı olarak.
Kart: yaşlı, zamanı geçmiş.
Keme-gelengi-zövele: yayla, dağ sincabı
Kaş: dağın yüzü, sırtı, yakası.
Kıvamına gelmiş: hazır, olmuş.
Kiriş: bağırsaktan yapılan yay ipi
Köfün: gövde, vücut
Kaytarıcı: işi gereğince yapmayan
Karakış: zemheri (Aralık ve Ocak ayları)
Kere-bir kere: kez, defa
Karman-çorman: karışık, düzensiz
Kocaman: iri, büyük
Koyvermek: bırakmak, salmak
Kovşak: açık, aralık, gevşek, iyice sıkıştırılmamış
Kabarmak: yükselmek, şişmek
Kıpranmak: kıpırdamak, hareket etmek, davranmak, kıynaşmak
Kıpırtı: hareket
Kimezi: kimisi, bazısı, bir kısmı
Kez: defa, kere
Kubat: kaba, şekli bozuk, özensiz
Kaka-eegh: pislik, pis.
Kursaksız: kıskanç, haset.
Kakdırmak: iteklemek.
Kıvrat: çevir, döndür.
Körsen yol: işlek olmayan, çok az araç geçen.
Körsen yazı: belirsiz, okunaksız, silik.
Keşgi, Keşke: olsa iyi olur, olmasını isterim.
Kabala: toptan, götürü.
Kolaysınmak: kolayına gitmek, işine gelen şekilde.
Kanakana su içmek: susuzluğu geçinceye kadar.
Kandırmak-Kandırıkçı: aldatmak, aldatıcı, hileci.
Koçmarkeler: kaya kertenkelesi
Kırangirmek: salgın hastalıktan toplu ölüm hali
Kekre: buruk, lezzetsiz, ham, acı ve ekşimtırak.
Karsamba: fazlalık, kullanılmayan ve rastgele etrafa bırakılan, dağınık durumdaki eşya, çıkıntı.
Kösteklemek: büyükbaş hayvanı ayaklarından bağlayıp otlamaya bırakmak
Küt (bıçak): kesmeyen, ağzı kör.
Koyak: dağlık bölgede, dağlar arasındaki girinti, bucak, deniz koylarının yaylada olanı.
Kısır: yavru yapamayan , bulgurdan yapılan etsiz çiğ köfte
Keven: Yörüklerin ısıtmada yakacak olarak kullandıkları, tikenimsi bir yayla otu.
Kısmı: cimri, pinti, elisıkı, kısan
Kışlak: Göçebelerin çadırda kalarak, hayvanlarıyla birlikte kış aylarını geçirdikleri, deniz, göl ve akarsu kenarlarındaki ılıman yerler. Akdeniz yöresindeki kışlak yerleri için seyil sözcüğü kullanılır.
Kör gelmek: nankörlük etmek, iyiliği bilmemek
Kırçma: sürtünme sonucu oluşan ezilme.
Kirekör: Kirleri göstermeyen renk.
Kuyruk ölüsü-böğü: akrep, tarantula cinsi örümcek.
Kümük (burunlu): içe basık, çökük.
Külüstür: eski, bakımsız.
Keymek: giymek.
Kubarmak: şişinmek, tüylerini kabartmak.
Kayış: kemer.
Kuşene: tencere
Kunnamak: yavru yapmak, doğurmak.
Kişelemek, Kişkişlemek: kovalamak, uzaklaştırmak.
Kengi: bel ve bacaklardaki romatizmal hastalık ağrısı.
Kümeli: toplu, bir arada.
Kovucu: dedikoducu, gıybetçi, laf getirip götüren.
Kınnap: İp, sicim.
Kip: uygun.
Kocamış: yaşlanmış.
Kekil-Kakül: perçem, zülüf.
Kicimek-kicikti: kinleşmek, inatlaşma, zıtlaşma, biriyle uğraşmak
Kamga: ağaç parçacığı.
Kerkinmek: sürtmek.
Kığı: hayvan gübresi.
Körpe: taze
Karık: Andallarda sebze dikmek için oluşturulan sıralar.
Kıkırdak: ateşte kavrulmuş kuyruk veya iç yağı parçaları.
Kavurma: saç üzerinde ve yağ içinde pişirilen kuşbaşı et.
Kırağı çaldı: soğuk vurdu.
Köse: sakalsız.
Kelli (bundan kelü): bundan dolayı, sonra, artık, gayri.
Kocalık yapmak: evlilik hayatını sürdürmek.
Kocakarı: yaşlı kadın.
Kıt-Kıtlık: az, yetersiz, noksan, yokluk.
Kazmık: sütün kaynatıldığı kabın dibinde oluşan yanıksı tortu.
Kıytırık: işe yaramaz, uydurma.
Kof: içi boş.
Kater: dizi
Kamaşmak: dişi sızlamak, gözü kırpışıp kapanmak.
Kuşluk vakti: güneşin doğuşundan sonraki zaman.
Kulp: halka, tutacak.
Karamık: yaprakları eşki bir çalı bitkisi.
Küsmek: darılmak, gücenmek, ilişkiyi kesmek.
Koyup gitmek: bırakıp ayrılmak.
Koşan: iki avuç içi kadarlık bir ölçü birimi
Kaygılanmak: tasa, üzüntü çekmek.
Kaç günde bir: ne kadar sürede.
Kırıtmak: salınarak yürümek.
Kertmek: bıçakla ağacı biraz yontmak, kesmek.
Kubuz: palavra, mavra.
Koğucu: dedikoducu, laf taşıyıcı.
Kirtikli: girintili.
-L-
Lor: peynir suyu kaynatılarak elde edilen çökelek.
Lades tutuşmak: hafıza (aklımda) ve unutkanlık yarışı.
-M-
Mehel: uygun.
Mısmıl: murdar olmayan, yenilebilir hayvan eti, uygun.
Mıhlı: kurtlu meyve, sebze.
Menevişli: işlemeli, nakışlı.
Maval-Martaval: asılsız, uydurma haber, boşsöz, palavra.
Murt, Hambeleş: Mersin ağacı ve meyvesi.
Mehel görmek: uygun bulmak.
Meğerse: gerçekte, aslında, halbuki, ama.
Mel mel- Melûl Bakmak: safça, bel bel, bön bön bakmak.
Mesmeye almamak: hesaba katmamak, yok saymak, önemsememek.
Mıncıklamak: parmaklarıyla sıkarak yoklamak.
Mitil: yatakyüzü, eskimiş bez.
Minnacık: çok küçük.
Meliz: bal arısı
Mızırdanmak: anlaşılmaz şekilde konuşmak.
Murayı: zevzek, sulu, şaklaban.
-N-
Nayle: nasıl, ne şekilde.
Nörüyon: ne yapıyorsun.
Niye-Neye: niçin, neden.
Namazlağ: halı, kilim, seccade, post.
Ne carcur edip duruyorsun: bağırıp durma.
Nevri dönmek: kafası karışmak, çok kızmak, kendini kaybetmek.
-O-
Oklava: hamuru yayıp incelten düzgün değnek.
Okşamak: sevgiyi el hareketleriyle göstermek.
Ovalamak: avucunda döndürerek yuvarlak hale getirmek veya küçük parçalara ayırmak.
Ovuşturmak: avuçlarını birbirine sürtmek.
Ondan öte: ondan sonra, dolayı, uzak
Oyalamak: boş şeyle vakit geçirmek, boş yere bekletilmek.
Ossuruk: yellenme, bağırsakların gaz çıkarması.
Olurmola: acaba öyle olur mu
Ortalık yer: meydan, göz önünde.
Oh olsun: Cezasını buldu.
Onuşmadı-Onmadı: iyileşmedi, gelişmedi, başarısızlık.
Oturak: iskemle, sandalye.
-Ö-
Öbür tarafa: diğer yöne doğru.
Öbür-Öbürsügün: sonraki gün.
Öte yaka: diğer yön, taraf.
Öz: akarsu,kaynak.
Öğün: günde üç defa yenilen yemeklerden her biri
Öyle değil mi: tasdik bekleyen soru şekli, biliyorsun, benim dediğim gibi!
Örklemek: hayvanı otlaması için, kazık ve sikkeyle ayağından çayıra bağlamak.
Önüne düşmek: kandırıp kötü yola götürmek
Ötürük: ishal, amel.
Ötürü: dolayısıyla, nedenle, sebebiyle.
Özlemek: göresi gelmek, arzu etmek, çok istemek
Ömük: boğaz, yemek borusu, hömürtlek.
Öteyüz: arka taraf
Özenmek: dikkat veya heves etmek,özen ve özenti.
Ödeşmek: alıp vereceği kalmamak.
Övmek: beğenmek, takdir etmek, yüceltmek.
Övünme: kendini beğenme, olayları abartarak anlatma.
Övüngeç: kendini çok meteden, boş yere övünen.
Ödünç: borç almak,vermek.
Ödü sıtmak: korkmak, çekinmek, ödü patlamak.
Ötgün: çok iyi öten.
Öş, Öşerti: loş, alaca karanlık, akşamla yatsı arası,veya sabah vakti,körsenlik hali.
Özemek:Suyla karıştırıp,ezerek,cıvıklaştırmak.Ör;Yoğurdu,özeyip;Ayran yapmak.
- P -
Palaz: keklik yavrusu.
Peşkir: havlu,yalık.
Pınar: suyun çıktığı kaynak, bulak.
Peynir ve Süt Ürün Çeşitleri: Tulum peyniri, Çökelek, Keş, Lor, Dolaz, Teleme, Yepinti, Ayran, Kaymak,Tere Yağ-Sadeyağ, Yoğurt
Püskürmek: uçuşmak, sıçramak.
Pimpirikli: Şüpheci, kararsız, huzursuz.
Püs: ağaç tutkalı, zamk.
Pu (pu sana): yaptığın ayıp, terbiyesiz anlamında kızgınlık belirten sözcük
Pus: sis, camda oluşan buhar
Pisi: kedi.
Pısırık: çekingen, beceriksiz.
Partal: eski püskü.
Pasaklı: kirli, dağınık, düzensiz.
Patavatsız: kaba, yersiz davranan, dangalak, dengesiz.
Peydahlamak: bulmak, meydana getirmek.
Paf: içi kof, göründüğü gibi olmayan
Pıskırdı, Tıksırdı: öksürdü, hapşırdı.
Pek-peklik: sert, çok, kabızlık.
Pekiyi: çok çok iyi, tamam, öyle olsun.
Peşi sıra gitmek: arkasından takip etmek
Parpılamak: tembih, kızgın halde öğüt vermek, eleştirip uyarmak.
-R-
Renkler:
akça,ak,al,alaca, alabula,boz, çil, çopur, ela, gökçe, karaca, karacuk,kır,kırçıl, kuzguni, kızılca, menekşe, vişne çürüğü.
Rastlamak: karşılaşmak.
Rast gitmek: işi iyi gitmek, beklentisi gerçekleşmek.
Rastgele: salgaraya, baştan savma.
-S-
Sakınmak: çekinmek, uzak durmak.
Sıvışmak: kaçmak, habersiz ayrılmak, sessizce uzaklaşmak.
Sakyatan: çabuk uyanan, yarı uyanık
Savmak: başından savuşturmak, göndermek.
Siğmek (Keçi Siğdi): küçük çişini yaptı.
Siyekli: pasaklı, paçaları pis.
Savran: deve yöneticisi.
Saçayak-Saçayağı-Sayacak: üç bacaklı portatif demir, ocağa tencere koymağa yarayan ayaklık.
Sündürmek: çekip uzatmak, gerdirmek.
Sırçan: fare.
Senit: ekmek tahtası.
Sataşmak: çatmak, sürtünmek, laf atıp kızdırmak.
Sıtmak: patlayıp delinerek dışarı akmak, sızmak, çıkmak.
Sırım: deriden yapılan ip.
Sıklat basmak: bunalmak, sıkıntı, sıcaklık, hararet.
Salgaraya: rastgele, baştan savma, salla parti, düşüncesizce.
Sopa: dayak, çomak, deynek.
Sopa çalmak: dövmek
Süsmek-müsmek: tos vurmak, kafa atmak, tokuşmak.
Salmak: salıvermek, bırakmak.
Somurmak-sömürmek: emmek.
Somurtmak: surat asmak.
Sığmak-sığışmak: bir yere zorlanarak girip yerleşmek, içine girmek,
sığınmak.
Sıvazlamak: okşamak, masaj yapmak.
Söbü: ince ve uzun.
Sarmak: dolamak.
Sırtlamak: sırtına almak, yüklemek.
Sardırmak: sarp yokuşa, dağa tırmanmak.
Sıtarası yok: itibarı, saygınlığı yok, şanssız.
Sanmak: zannetmek.
Sırtarmak-Sırıtmak: gülümsemek, dişlerini göstermek.
Sümsük: salak.
Sekitmez -sektirmez: kaçırmaz, attığını vurur.
Sökmek: çekip çıkarmak, kazarak dışarı çıkarmak.
Sınamak: denemek,
Semirmek: şişmanlamak.
Sargın: tutkun, istekli, bağlı.
Sündürme: tereyağda eritilmiş taze peynir.
Sırf (Sırf beni kızdırmak için): Özellikle, sadece, yalnızca.
Sırtını sıvazlamak: sevgisini, memnuniyetini el hareketleriyle göstermek.
Silkelemek: Çırpmak, sallamak.
Sarpadam: aksi, inat, ters, uzlaşmasız.
Sülük: batakta yaşayan emici bir solucan tipi.
Sini: tepsi.
Sıracalı: hırık,aydaş,hastalıklı.
Sıska: gelişmemiş, zayıf, küçük.
Sırıncamak: yük olmak, sıkıntı vermek, aşırı ısrar, çok uzatmak.
Sırıncatmak: çok bekletip ekşitmek.
Sırımak: dikmek, işlemek, örmek (yorgan sırımak).
Sırtını çiğnemek: ayağıyla birinin sırtına basmak.
Saçmasapan: mantıksız.
Sürünceme: gecikme, işteki aksaklık, uzama, beklemede kalma.
Saydaş: Düztaş.
Sakırga: parazit.
Satlıcan: zatürre, grip, soğuk algınlığı.
Sağmal: sütü sağılan hayvan.
Sırkıntı: çıkıntı, artık.
Savsaklamak: ihmal etmek.
Sığ: derin olmayan.
Sığıntı: bir yere sığınan, iltica eden.
Sokurdanmak: söylenmek, kızgın halde kendi kendine konuşmak.
Sançdı: sarsdı, salladı.
Sayıklamak: uykuda konuşmak.
Seyreltmek: azaltmak, aralıklı hale getirmek.
Sepelemek-sepinti-serpiştirmek: dağınık olarak atmak, yağmurun ince ve savrularak kısa süreli yağma hali.
Sulu sepken: karla karışık yağan yağmur.
Sızlanmak: kendine acındırmak için yalvarıp, yakarmak.
-Ş-
Şavkarmak: aydınlanmak, ışımak.
Şalvar: bol kesimli pantolon.
Şimdi: hemen, derhal, şu an.
Şımarık: arsız, dengesiz.
Şaplak vurmak: el çırpmak, tokat atmak
Şirnemek: Şirretleşmek, terbiyesizlik etmek.
Şiflemek: ayçiçeğini çitleyip, içini kabuğundan çıkarmak.
Şomağızlı: kötü tahminde bulunan.
Şora: şuraya, ileriye.
Şurdan ağrı: buradan başlayarak, ileriye doğru.
-T-
Te: daha, işte, orada.
Te orda: Uzaktaki, ilerdeki, işte.
Turalanmış: bükülmüş, örülmüş.
Tostoparlak: yusyuvarlak, top gibi.
Tepelemek: üstünde dolaşmak.
Tepmek: tekme vurmak, yeri belleyip kazmak.
Tepeleme doldurmak: üstünden basa basa, sıkıca yığmak.
Temelli: devamlı, sürekli olarak
Temelli gitmek: bir daha dönmemek üzere kesin olarak ayrılmak.
Tepik: tekme.
Tekin adam veya yer değil: güvenilmez, tehlikeli.
Tutkun: bağlı, sargın, tutmuş.
Tedirgin: husursuz, sıkıntılı
Tiremek: taşımak, çekmek, tutmak.
Tangırtı yapmak: gürültü çıkarmak.
Tıknaz: kısa ve kilolu.
Tok: karnı doymuş.
Tozak: ipin ucundaki püskül.
Tümsek: yükselti, yığın, çıkıntı, tepecik.
Tingildemek: korkuyla ani hareket etmek.
Tamtakır: hiçbir şeyin kalmaması, tümüyle yok olma.
Tabi: elbette (geleceğim tabi).
Tülek: çabuk tüylenen, çok kıllanan.
Ters: hayvan gübresi, dışkı.
Tingedek: aniden sallandı, düştü (kalbim ting etti), ürperdi.
Teltik: karışık, akılda zor kalan veya hemen akla gelmeyen, farklı.
Tıpırtı: hafif ses.
Tapırdanak: gürültülü şekilde, aniden
Tutuk: çekingen, isteksizce, antisosyal, girişken değil.
Tespermek: suyu çekilip kurumaya başlamak.
Tıksırmak: hapşırmak.
Tüh: eyvah, pişmanlık sözcüğü.
Tos tos durmak-Tosmarmak: surat asmak.
Tapışlamak: gönlünü almak, sırtını sıvazlamak.
Tepinip durmak: el, ayak haraketleri ve bağırarak karşıdakine tepkisini göstermek, onu razı etmeye çalışmak
Tıkış-Tıkıç gibi: tıknaz, şişmanca
Tırsımak: gözü korkmak, bıkmak, vazgeçmek, soğumak hali.
Tat: Türkçeyi iyi konuşamayan, bazı harfleri düzgün çıkaramayan veya İranlı anlamında.
Tavsamak: aksamak, işverimi düşmek, hızını, canlılığım yitirmek.
Terkisine almak: örneğin eşekle giden bir kişinin, ikinci bir kişiyi daha eşeğe bindirmesi.
Teres: yaramaz insan.
Tütsülemek: nazar için üzerlik otunun yakılıp dumanının koklatılması.
Tabansız: korkak.
Tırıs gitmek: çok hızlı koşmak.
Topal: Yürürken aksayan, bacak veya ayağı özürlü olan.
Tezcanlı: aceleci, sabırsız
Tüngüdü: Zıpladı
Takanak: Borç
-U-
Uçkun: Kayacak gibi, heyelana maruz.
Umursamaz: aldırmaz, ilgilenmez, önem, değer vermez
Ulaşmak: varmak
Uğru sıra yürümek: yanı başında.
Uslu: sakin, kendi halinde,usuktu
Usturuplu: uygun, tutarlı.
Uğunmak: acı sebebiyle kıvranmak.
Uğramak: yolculuk sırasında geçici olarak bir yerde durmak, varmak.
Usulca: sessiz olarak.
Urasa: nazara karşı yapılan kurşun dökme, üzerlik tütsüleme gibi şeyler.
Uğrak yeri: sürekli gidilen veya mola verilen yer.
Uğrak uğradı: nazar değdi, büyülendi, felç geçirdi, cin çarptı.
-Ü-
Üsiyetli olmak: uyumlu, geçim ehli, söz dinleyen.
Ürkütmek: korkutmak.
Üzerine çullanmak: üstüne abanıp bastırmak.
Üretmek: çoğaltmak.
Ürdü: köpek havladı.
Ütmek: ateşe tutmak, yenmek.
Ürpermek: heyecandan veya soğuktan titremek.
Ücra: kenarda, kıyıda, uzakta olan.
Ülbük-İbik: ibrik ve çaydanlıkların su dökülen yeri.
Üzerine (bunun üzerine): bu durumda, üstüne.
Üstelik: hatta, dahası,
Üstelemek: ısrar etmek, üstün çıkmaya çalışmak
-Y-
Yaş: ıslak, sulu.
Yarpız: yabani nane
Yaka: dağyüzü, meyilli-eğimli yer.
Yanılmak: yanlış düşünmek, hata etmek.
Yığmak: üstüste koymak.
Yaşmak: örtü.
Yaymak: hayvan otlatmak, haberi etrafa duyurmak.
Yazmak: Sermek etrafa dağıtmak.
Yaşıt: akran, aynı yaşta olan.
Yaya-Yayan-Yayak: binitsiz, yürüyerek.
Yeldirmek: acele etmek, koşturmak, hızlı gitmek.
Yanış: model, nakış.
Yılık-Yılmış: ümitsiz, gözü korkmuş, cesaretini yitirmiş.
Yumak-yu: yıkamak, yıka.
Yuh-Yuf olsun: ayıp, utan.
Yüzükoyun: yüzüstü.
Yoğlandı: kendini suçladı, üzüldü, canı sıkıldı.
Yeni yetme: çocukluktan gençliğe adım atan.
Yozluk yapmak: ayrı durmak, aksilik çıkarmak, kabalık, anlayışsız, yabani davranmak.
Yozlaşmış: bozulmuş, özelliğini yitirmiş.
Yanaşma: yatılı işçi.
Yanılgı: hata, yanlış düşünce.
Yalaka: yağcı, ayakçı, kıyakçılık yapan, aşırı iltifat eden.
Yüğrük: hızlı koşan, çevik, iyi yürüyen.
Yörük Çocuk Oyunları: Atçılık, Aşşık, Billik-Çelik-Çomak, Çember, Fırıldak, Fileke, Saydaş, Gındırgaç, Kemik, Saklambaç, Sobe, Sallama Sapan, Tura, Uzun Eşek, Yüssük.
Yaman: Çok uyanık, çıkarcı, fena.
Yağmur dindi: yağış kesildi.
Yengişten: yeniden, tekrar.
Yenişmek: yarış yapmak, iddialaşmak
Yığıştırmak: bir şeyleri üstüste düzensiz halde koymak.
Yiyip atmak: tüketmek.
Yatıp batır: olduğu gibi duruyor.
Yayık yaymak: yoğurdu döverek tereyağ yapmak.
Yoğurt çalmak: süte yoğurt mayası katmak.
Yatkın: eli işe uygun, becerikli, yetenekli.
Yörük Giysileri: Başlık, Bürgü, Çorap, Don, Delme, Entari, Fistan, Gocuk, Göynek, İşlik,Kelik, Kepenek, Külah, Önlük, Pırtı, Pontul, Şalvar,Tülbent, Tepelik, Yazma, Yaşmak, Yalık,Kuşak
Yörük Yemek ve Yiyecek Çeşitleri: Basarla, Bulama, Batırık, Çöz, Erişte, Papara, Pelte, Peliza, Sütlü Kabak, Sütlaç, Saç Böreği, Yağlı Halka, Saç Köfte, Yepinti, Yoğurtlu yarpız çorbası-Yayla,
Yörük Dokuma Ve Yer Döşemeleri: Cicim, Çul, Çabıt, Hasır, Halı, Heybe, Harar, Kilim, Kılçuval, Keçe, Minder-Döşek, Namazla, Post, Savan, Sergi, Sitil, Tülü, Yaygı.
Yayan yapıldak yola düştü: aceleyle, hazırlıksız yola çıktı.
Yemiş: incir
Yarmak: içini açmak, bölmek, ikiye parçalamak, deşmek.
Yuvarlamak: top gibi yapmak, iniş aşağı bırakmak.
Yıkışmak: güreşmek.
Yitişmek: iddialaşmak, ısrarcılık, inatçılık.
Yakışmak: uymak, güzel durmak.
Yeğen: kardeş çocuğu, kuzen.
Yirik: yarık, kesik, yırtık.
Yufka yürekli: ince ruhlu, merhametli, affedici.
Yasdanmak: sırtını dayamak.
Yas tutmak: bir şeye üzülüp iş yapmayı bırakmak.
Yüksünmek: isteksizlik, kıskanıp zorsunmak, hoşnutsuzluk.
Yalınayak: çorapsız, serseri.
Yapağı: koyun yünü.
Yadırgamak: uyumsuzluk, yabancılık çekmek, alışamama.
Yolmak: koparmak, dermek.
Yolak: yol, patika.
Yavşak: asalak, bir böcek türü.
Yamak: yardımcı, çırak, hizmetli.
Yoldaş: yolculuk arkadaşı.
Yılışık: güleryüzlü, neşeli, kendiyle barışık.
Yokuş: barı, rampa, bayır, yamaç.
Yaltaklanmak: alttan almak, yalvarmak.
Yamulma: eğilip, bükülme.
Yummak: kapamak, örtmek.
Yoyulmak: boşa gitmek, bozulmak.
Yönün yukarı yürü: düz git.
Yoğurmak: karmak, örneğin una su katıp karıştırarak hamur haline getirmek.
Yepinti: bir süt ürünü.
Yönü öte olan: ters tarafa bakan, arkası dönük kişi.
Yitirmek: kaybetmek.
Yetir: tamamla, durumu idare et.
Yorgan sırımak: yorgana yüzünü dikerek takmak
Yetiştirmek: büyütmek, beslemek, üretmek, götürmek, iletmek.
Yönet: doğru, iyi, düzgün.
Yönet konuş: doğru, düzgün konuş, saygılı ol.
Yön biri değil: ahlaksız, kötü.
Yönüne git: doğru yürü, sağa sola sataşma.
Yergi: kötüleme, beğenmezlik.
Yerinmek: durumunu beğenmemek, kendine acındırmak.
Yersinmek: benimseyip uyum sağlamak, alışmak.
Yumuşayık-Yumuşamış: sertliği kaybolmuş, gevşemiş.
Yontmak: alet kullanarak bir yerden parça koparmak.
Yüklük: evde yatak yorgan ve giyim eşyalarının konduğu bölüm, gardrop.
Yağlık: mendil, peşkir,bohçanın küçüğü
Yaşlık: ıslaklık.
Yal: Arpa ezmesi,Un kaynatıp pişirilerek yapılan köpek aşı.
-Z-
Zibidi: boş gezen.
Zıpır: yaramaz.
Zıt: karşıt, aksi, ters.
Zıtlaşmak: inatlaşmak, terslik yapmak
Zivziv gezmek: amaçsız dolaşmak.
Zıymak: kaymak.
Zırva: mantıksız, saçma-sapan görüş, tutarsız.
Zirgillenmek: başa bela olmak, rahatsızlık vermek.
Zivtimek: temizlemek, ayıklamak.
Zıypıtmak: yana kaydırmak, bir şeyin bir nesneye değerek teğet geçmesi.
Zibil: çöp,süprüntü,atık,pislik !
Zobu:Uzun boylu ve güçlü,Kaba,patavatsız,zorba
YEDİNCİ BÖLÜM
AÇIKLAMALAR- 4
*IRKLAR VE DİLLER
-Irklar: 6.cı yüzyıla kadar dünyada 7 ırk (*yedi düvel) olduğu sanılıyordu:Çin, İran-Fars, Hint, Arap,Zenci, Türk ve Bizans-Roma. 13.cü yüzyılda ise Yunus Emre'nin de bir şiirinde belirttiği gibi 72 millet olduğuna inanılıyordu. 18.ci yüzyılda yapılan bir sınıflamaya göre ırklar: Ari Beyaz Irk- Anglo Sakson (İngiliz), Arap, Cermen (Alman), Fars, Hindu, Kızılderili, Latin, Sarı Irk (Çin), Siyah ırk (Zenci), Slav ve Turan olarak sınıflandırılmıştır.
-2000 yılı itibariyle: 193- 210 Devlet-Ülke Birleşmiş Milletler üyesi. Bu devletlerden 57'si İslam ülkesi; 22'si Arap devleti(300mn nüfuslu), 7 tane de bağımsız Türk Devleti var(300-500mn).
-İnsanlar günlük hayatlarında 100 resmi dil ile 1000-6000 arasında lehçe, diyalektik, ağız ve şiveyle konuşmaktadır. Dünyada en çok konuşulan diller sırasıyla, İngilizce, Çince, Hintçe, Türkçe, Arapça, İspanyolca ve Sılavca'dır.Afrika dil ve şiveleri:20-50 arasıdır?Abd vatandaşları; 250 etnik gurup,farklı milletten, Rusya Federasyonu;100 ayrı ırk, Çin ise 55 farklı etnik guruptan oluşuyor! 6 Kıtanın, büyüklük durumuna göre,sıralaması;Amerika,Asya,Afrika,Avrupa ve Okyanusya. Antartika kıtasında insan yaşamıyor?Dünyanın; üçte ikisi Deniz,üçte biri Kıta Karası. İnanç açısından; 7 milyarlık Dünya nüfusunun; 2 milyarı Hıristiyan, 3 milyarı Budist-Hindu- Şinto-Tao- Konfüçyüst, l.5 milyarı İslam, 500 milyonu ise Putperest,Mecusi,Ezidi-Yezidi, Şamanist ve diğer inançlara sahiptir. İsrail-Yahudi-Musevi;7- 20 milyon!(*İsrail devletinin nüfusu belli,ancak Dünyanın 210 Ülkesine dağılmış, İsrailliler;güvenliği ve ekonomik çıkarı,tehlikeye girmesin diye, kendilerini gizliyorlar?Akledip,düşünüp,Osmanlıyıda;parçalayıp,yıkan;Bu Oyunu görmek isteyen; Beyaz Türkler Kitabını, sorgulayarak okuyup;1944’ten sonra,Türkiyeyi kimler yönetiyor ve ülkenin kaymağını kimler yiyor?TC niçin içsavaşa sürükleniyor?TC Vatandaşları; neden pkk elinde perişan ediliyor, 1978 yılından buyana,TERÖRLE Mücadele yerine,münafık masalı dinletiliyor,bunu anlasın!)
*DÜNYA DİLLERİ
-Diller; ses, şekil ve kelime öğelerinin, benzerliklerine göre;Dil Ailelerini oluşturur.
A- Afrika- Bantu Dilleri Ailesi:
-Masai, Tutu, Tutsi, Zulu, Hutu gibi; 20-50, hatta 100 Dil,Lehçe!
B- Çin Dilleri Ailesi:
-Çin, Laos, Vietnam,Taylant,Tayvan
C- Hint-Avrupa Dilleri Ailesi
l - Hint Grubu:Hinduca, Afgan-Peştun, Sanskritçe, Urduca.
2- Anglo-Sakson Grubu: İngilizce
3- Cermen Grubu: Almanca
4- İrani Grup: Farsça, Kürtçe, Soğd, Sard, Tacik, Taliş, Tat.
5- Latin Grubu: Fransızca, İtalyanca, İspanyolca.
6- Sılav Gurubu:Rus,Sırp,Leh,Bulgar,Kossak
7- Gırek Gurubu: Yunan, Rum
D- Kafkas Dilleri Ailesi
a) Kuzeybatı Kafkas Dilleri:
1- Abaza-Abhaz
2- Abzah
3- Adige
4- Çerkes-Çerkez
5- Kabardey
6- Şapsığ
b) Doğu Kafkas Dilleri:
-Dağıstan'da 32 ayrı etnik grup yaşıyor Bu halklar 30-80 arası dil-lehçe konuşuyor
1- Avar-Andi Grubu: Ahvah, Andi, Arçin, Avar, Baqva, Botli, Çamatul, Dido, Godober, Kapuçin, Karati, Tindi
2- Lak-Dargi Grubu: Dargi, Kaytak, Kubaçi, Lak
3- Samur Grubu: Ağul, Buduğ, Hınallık, Kirı, Lezgi, Rutul, Tabasaran, Tsahur.
c) Orta Kafkas Dilleri: Nah-Veynah Grubu:
İnguş, Kist, Çeçen ve ayrıca OSET,ALAN ile KALMUK-HAZAR Dilleri!
d) Güney Kafkas Dilleri (Kart ve Luri Grupları):
1 - Gürcüce Dialektleri: Gurya, Hevsur, İmer, İngilo, Mtiul, Psav,Raca, Tuş.
2- Acara-Adjara
3- Lazca-Pontos
4- Megrelce
5- Svanca
E- Sami-Arami Dilleri Ailesi
1- Arapça
2- İbranice (Yahudice, Dağ Yahudicesi)
F- Ural-Altay Dil Grubu Ailesi:
a) Altay Dil Grubu: Eklemli dillerden sonu ekli, fiilli dil.
1- Turan Dil Grubu:Halaç,İdil-Kıpçak,Karluk-Uygur,Oğuz,Kanğlı,Kimek,Çuvaş,Saha.
2- Moğol Dil Grubu: Moğol, Avar, Buryat, Kalmuk, Tunguz,Kitan-Hatay,Mançu,Cücen.
3- Japon ve Kore Gurubu.
b) Ural Dil Grubu:
1- Fin-Ogur Grubu: Fince, Komi, Mari.
2- Macarca-Hungari-Mağyar,Sekel, Sarmat,Arpat,Karpat, Alan, Kenger-Sümer.
3- Eston
4- Samoyet
5- Laponca-Sami(*İskandinavya;İsveç,Norveç,Danimarka,Finlandiya,Polonya,Estonya, Letonya,Litvanya,Rusyada bulunan,Bu Halk;bilinçli şekilde,jenosit ve asimilasyona uğratılmıştır!)
G- Amerikan Kızılderili-İndean: 600 büyük Kabile ve 200 farklı Dil-Lehçe.
*TÜRKÇE - TÜRK DİLİ (bkz:108)
-Türkçe: Ural-Altay dil grubunun, Altay Ailesinden, Morfolojik sıralamaya göre "Eklemeli-Bitişimli Diller", Kelime yapısı bakımından da "Sonekli Dil” grubundadır. Altay dil grubunu oluşturan diğer diller ise; Japonca, Korece, Moğolca ve Tuzguzcadır. Türk dilini, bütün lehçe ve şiveleriyle bugün, 120-300-500 milyon insan konuşmaktadır! Türkçe; Dünya sıralamasında;3, 5, veya Sekizinci dildir! İlk ana Türk Boy ve Halkları; HALAÇ-Kaşkay- Kaçar, KANGLI-Harzem-Horzum, KARLUK-Uygur-Yörük, KIPÇAK-Özbek-Tatar- Ahiska-Mesket, KİMEK-Yemek-Kazak-Kırgız-Tuva-Saha-Yakut ve OĞUZ-Türkmen- Avşar’lardır.İÖ 1200’lerde 24, İÖ 200’lerde 26’ya çıkan bu Türk Boyları sayısı; günümüzde bölünmeler sonucu;41 ve 48'e ulaşmıştır.Uruğ,Oymak,Oba,Tire,El sayısı ise 23 bin olmuştur!
“TÜRKÇE; konuşulduğu, söylendiği, duyulduğu, okunduğu gibi yazılan ve yazıldığı gibi okunan, bir dildir’’
*48 TÜRK BOYUNUN KONUŞTUĞU: TÜRK LEHÇE, ŞİVE VE AĞIZLARI:
-Türkçe; 5 Temel Yurt ve 11 gurup bölgesine, 6 Ana Boy ile 20-41-48 Lehçeye ayrılmaktadır.
A- Çuvaş Grubu:
1- Aşağı Çuvaş Ağzı
2- Yukarı Çuvaş Ağzı
B- Halaç Grubu:
l - Halaç Ağzı
2- Kaşgay
C- Kıpçak Grubu:
1- Altay*
2- Abakan Ağzı
3- Baraba Ağzı
4- Balkar
5- Başkırt
6- Batı Sibirya Tatarcası
7- Karaimce- Karay
8- Karaçay
9- Karakalpak
10- Karagas Ağzı-Kakasayca
11- Kazak-Usun-Vusun- Kunmu*
12- Kazan Tatarcası
13- Kırım Tatarcası
14- Kırgız-Burut-Kimek*
15- Kıpçak Özbekçesi
16- Kumuk
17- Nogay
18- Özbekçe
19- Salar
20- Sarı Uygur*
21- Soyon (Tuba)
22- Şor-Kemer
23- Uygurca*
D- Oğuz Grubu:
l - Anadolu Türkçesi-İstanbul Şivesi
2- Ahiska- Mesket Ağzı
3- Azerice
4- Balkan-Trakya Ağzı
5- Gagauz
6- İnallı Ağzı
7- Karluk
8- Kanglı
9- Kırım Osmanlıca'sı
10- Karapapak
11- Türkmen
12-Terekeme
E- Saha Grubu:
l - Dolgan Ağzı
2- Yakutça- Sahaca
*KIPÇAK LEHÇESİ
a- Diyalekt, Şive ve Ağızlar
1- KİMEK: Altay, Kırgız,Kazak, Nogay, Teleüt,Tuva*
2- Balkar,Karaçay,Karay, Kumuk, Kuman.
3- Kazan Tatarı, Mişer Tatarı, Kıreşin, Kırımçak, Sibirya Tatarı, Çöllü Kırım.
b- Kıpçak Lehçesiyle Konuşan, Türk Boylarının Yaşadığı Yerler:
1- Altaylar, Batı Sibirya, Batı Tanrı Dağları, Orta Asya Pamirleri, Kıpçak Bozkırları-Stepler, Ural, İdil (Volga) Havzası, Kuzey Kafkasya, Kırım.
2- Karay-Karaim Türkleri; Ukrayna,Polonya ve Litvanya.
*TÜRK YAZI DİLİNİN KOLLARI VE DÖNEMLERİ:
a- Eski Türkçe: Sözlü ve Yazılı Türk Edebiyatı:
l - Sözlü Edebiyat Dönemi: Destan, Ağıt, Türkü, Cır, Tamga, Yazıt-Kitabe: İlk çağlardan İ.Ö. 5 bin ve İ.S 6. yüzyıla kadar olan dönem. İskit-Saka, Hun.
2- İ.Ö. 3 Binden- İ.S. 6. yüzyıla kadar olan devre: Orhun-Göktürk,Altay, Kırgız-Yenisey Yazıtları.
3- Hakaniye Türkçesi-Kaşgar: Uygur(580-840) ve Karahanlı(840-1212):6.yy -13.yy.
b- Türkistan Türkçesi: İslamiyetten etkilenen Türkçe (10.-15 yy.):B.Selçuklu(960-1157), Harzem (1097-1231),Timurlu(1370-1501),
1- Kuzey Türkçesi: Kıpçak-Tatar-Saka. Ayrıca Kıpçak Edebiyatı;Tolunlu-Akşit(868-969), Memluk (1250-1382) yılları arası, Mısırda önemli eserler vermiştir.
2- Doğu Türkçesi; Çağatay-Harzem-Özbek. Çağatay Edebiyatı;Gazneli(961-1187), Delhi (1206-1525) ve Babürlü(1525-1858) yılları arası, Hindistan'da etkili olmuştur.
c- Batı Türkçesi:
1- Azerbaycan Türkçesi: Kuzey, Güney Azerbaycan ve Irak (Kerkük, Musul, Erbil) özellikle 1071-1800 dönemi, altın çağıdır.
2- Batı Oğuzca:
a) Selçuklu Türkçesi: Farsça etkisinde (1040-1308)
b) Osmanlı Türkçesi: Arapça ve Farsça etkisinde (1299-1928)
c) Türkiye Türkçesi: Sade bir yaşam sürdüren,bağrından; Yunus Emre,Karacaoğlan,Pir Sultan Abdal,Dadaloğlu gibi,Türkçe düşünüp,Türkçe söyleyen, Ozanlar çıkaran, Türk Halkının konuştuğu; arı,duru Türkçe. 1928'de Türk Harf Devrimi yapılarak, Latin Alfabesi alındı. Türk Dil Kurumu, 1932 de kurulup, başkan olarak;Agop Dilaçar adlı bir Ermeni getirilip! Öztürkcecilik hareketi başlatıldı?Aşama, koşul, sorun, örnek,sınav, yanıt gibi, Türkistan Türklerinin;bilip, kullanmadığı kelimeler, uydurularak türetildi!? Ortalık Asyayla kültürel bağlar, tümüyle kopartıldı!
-DİLİN ALT BÖLÜMLERİ:Dialekt,Lehçe, Şive, Ağız, Aksan.
-LEHÇE:Dilin eski kollarıdır.Lehçede ses,şekil ve kelime ayrılığı bulunur,örneğin: Çuvaş, Halaç ve Kimek lehçesi.5,7 veya 11 Türk dili lehçesi var.Bunlar;Çuvaş,Halaç,İdil- Kıpçak, Karluk, Kanglı, Oğuz ve Kimek-Kırgız-Saha-Yakut.Bazı dilcilere göre,Lehçe sayısı; 35.
-ŞİVE: Dilin, tarih akışı içinde kollara ayrılmasıyla oluşur Ses ve şekil ayrılığı bulunur. Örneğin; Kırgızca, Kazakça, Özbekçe gibi; 20 - 48 Türk dili şivesi vardır. Türkiye Türkçesini, İstanbul şivesi temsil etmektedir
-AĞIZ: Dilin ulusal sınırlar içinde ve son zamanlarda oluşan ses ve şekil değişiklikleridir. Günlük konuşma ile yazı dili arasındaki farktır. Trakya, Burdur, Kütahya ağızları gibi. Örneğin; Adanalıyım-Adanalıyık, Gidelim-Gidek-Gidiyim, Ne ile-Nasıl-Neyle, Ne yapıyorsun-Nörüyon, ne edeceksin-netcen, bigele, duragör gibi.
-Türkiye Yörüklerinin-Aydınlı;konuşup anlaştığı,aynı lehçe,şive ve ağızı kullanan,Türk Boyları: Kanglı-Horzum ve Avşar,Bayat,Karaevli,Yabır-Yapar,Yazır gibi Oğuz Boy ile diğer Türk boy ve toplulukları:Abdal,Beydili-Bekdik-Çayhan-Çayan,Cerit,Çepni,Evci,Gagavuz,Karay-Karaim, Karapapak -Borcalı,Ahiska-Mesket,Manav,Tahtacı ile Kırım Tatar ve Kuzey Afganistan (*Özbek, Türkmen) G. ve D. Türkistan Türkleri;Karluk,Uygur.
*TÜRK DİL VE KÜLTÜR DÖNEMLERİ(*bkz:B.Türk Tarihi,Kültürü.S.Silsüpür)
a-Türk Kültür Çağları:1)Karatav K:Saymalıtaş-Kırgızistan;30bin-15-8bin.Tamgalısay-Kazakistan; 9 bin-7 bin.Karadağ,Karakul gölü,Aral,Hazar.Kaya Resmi,Tamga.Gök Tanrı İnancı.
2)Anav-Manav Kültürü:9bin-6-4-3bin;Türkmenistan-Altay;Anu,Aşkabat,Göktepe. 3)Kelti Minar K:iö 3bin.Aral-Amuderya havzası. 4)Afenesyova K:2500-1700;Altay-Abakan-İdil. 5)Antronova K:iö 1700-1200:Tanrı Dağları-Yayık(Ural). 6)Karasuk K;iö1200-700:Yenisey. 7)Tagar- Taştık Kültürü:iö700-100; Abakan, Minusinsk.
b-Türk Dili Dönemleri:
1-Ön Türkçe: İÖ 5bin-4 bin; Kaya Resimleri(*Veya 30 bin-16-15-13 bin!):Kırgızistan- Çolpanata- Tanrı Dağları; Saymalı Taş.
2-Altayca: İÖ 4 bin-3 bin; Türk Tamgaları (*Veya 14-12 bin- 10,8,6 bin):Kazakistan-Turgay Sırtları- Kıpçak-Açlık Bozkırı; Tamgalı Say.
3-Ana Türkçe: İÖ 3 bin-1750 (*Veya 9,6,4,2 bin-iö 1000,516):Azerbaycan-Kobuz- Gobustan ve Ankara- Güdül vadisindeki; Kaya Resmi,Damga,Yazı ve Kurganlar.
4-Eski Türkçe: İÖ 3bin,1750,iö 879-İS 580; Orhun-Yenisey Yazıtları Türkçesi
5-Orta Türkçe: 580-1000;Budizm etkisindeki Uygur Türkçesi
6-Yeni Türkçe: 1000-1918; Moğol,Fars ile İslam ve Arap etkisinde kalan Türkçe
7-Günümüz Türkçesi: 1918,1928 ve 1991sonrası:
c-TÜRKİSTAN’dan, TARİHİ geçmişinden ve köklerinden kopuk, uydurma Öztürkcecilik. Türki Halklarla iletişimsiz, paylaşımsız, kimliksiz, sözde Ulusalcılık Akımı. Batı Kültürünün Tesiri ve Etkisi Altındaki çandır,melez,kırık,yoz,çakma,kakma,aşamalı,sorunlu,sınavlı Türkçe? Türkiye Türkçesindeki Kelimelerin; yalnızca üçte biri:Türkistan Türk Lehçelerindeki kelimelerle aynı!
d- Azınlık Durumundaki Türk Halklarının Türkcesi:
1)Çin ve Rus-Sılav etkisindeki Türkçe
2)Arap ve Fars etkisindeki Türkçe
3)Hıristiyan İnançlı;İngiliz,Amerikan,Fıransız,Alman dili ve kültürü etkisindeki Türkçe.
*TÜRK LEHÇELERİ SÖZLÜĞÜ
-Türk boyları arasında kültürel işbirliği ile yakınlaşmanın sağlanabilmesi ve Türk dilinin zenginleşebilmesi için karşılaştırmalı, mukayeseli Türk Lehçeleri sözlüğünün, üniversitelerimizce; onursal bir görev olarak, hazırlanıp yayınlanması gerekir. Avrupa ve Amerika'da her üniversite, bir sözlük hazırlamıştır. Bu Sözlüğe,Çuvaşçanında eklenmesi,daha yararlı olur. Dedem; (G) yerine, (K) harfi kullanırdı! Ör:Keymek, Kezmek,Keyik,Kabak,Kavun,Kayış,Kardaş,Konya gibi.Birde -K’ye; -G- diyen,anah dimissimci; Goca Gonya’lılar var!
*Örnek Türk Lehçeleri Sözlüğü:
Türkiye Türkçe’si Azeri Başkurt Gagauz Kazak Kırgız Özbek Tatar Türkmen Uygur
Ben
Çocuk
Gezmek
Giymek
Pınar
Var Men
Uşak
Gezmek
Geymek
Bulak
Var Min
Bala
Giziv
Kiyiv
Şişme
Bar Ben
Çocuk
Gezmee
Giimee
Pınar
Var Men
Bala
Kezüv
Kiyüv
Köz
Bar Men
Bala
Kezü
Kiyü
Bulak
Bar Men
Gödek
Kezmek
Kıymak
Bulak
Bar Min
Bala
Gizü
Kiyü
Çişme
Bar Men
Cağa
Gezmek
Geymek
Gözbaş
Bar Men
Bala
Kezmek
Kiymek
Menbe
Bar
*TÜRKLERİN KULLANDIĞI ALFABELER
1- Orhun-Yenisey Alfabesi: Türk boylarının damgaları ile Anadolu'da Yörük obalarının kullanmakta olduğu; yanış, sembol ve enlerden (*tanıtıcı bellik ve ongun işaretlerinden) meydana gelmiştir. Harfler, Türk oymak ve obalarının; doğal çevrelerinden,Kelebek Kanatlarındaki şekiller ile günlük hayatta kullanılan ok, yay gibi eşya ve aletlerden, örnek alınarak geliştirilmiştir. İskit-Saka- Ahiska-Mesket-Massaget, Hun ve Göktürklerce kullanıldığı bilinmektedir. Isıkgöl yakınlarında bir İskit mezarında bulunan; gümüş tabak üzerindeki Orhun yazısının,İÖ 5. yüzyıla ait olduğu belirlenmiştir.Ayrıca iö879-is580 yılları arası, Yenisey ve Orhun vadisine dikilen, abide yazılarında da; Orhun-Yenisey Alfabesi kullanılmıştır. Yenisey-Kırgız yazıtlarının harfleri de Orhun DAMGA Alfabesiyle aynıdır. Azerbaycan, TC Ankara- Güdül, Kuzey İtalya ve Tuna havzasında ele geçen; İskit, Etrüsk,Turuva,Tırak-Etrak,Firik-Ayzen ve Avrupa Hun-Kuman dönemine ait eşyalar üzerinde de Orhun yazısı görülmektedir. Orhun-Yenisey-GÖKTÜRK Alfabesi; 38 harflidir. Göktürk yazısı da denilmektedir. Bazı Türkoloğlar, Orhun-Yenisey-GÖKTÜRK Tamga yazısını; iö500, 1500, 2500, 4200, hatta 6500 ve 12 binlere götürmektedir.
2- Uygur Yazısı: İranlı Soğdlardan alınan bir alfabe olup; 14-18 harflidir.580-1209 yılları arası kullanılmıştır. Bu alfabeyle yazılmış bir çok kitap ve duvar yazısı günümüze ulaşmıştır.
3- Sanskritçe-Eski Hind Alfabesi: Budizm ve Maniheizm ile ilgili bazı dini metinlerin yazılmasında Sanskritçe yazısı kullanılmıştır
4- Arap Alfabesi:* İranlılar (Sasaniler), Halifeler döneminde (637-661) Müslüman olunca, Soğd Alfabesini bırakarak, Arap Alfabesini aldılar ve bunda bazı değişiklikler yaparak, örneğin; Arapçada olmayan;"P,J ile birde yumşak Ğ " harfini ekleyerek;32 harfli yeni Fars alfabesini oluşturdular. Türkler; İslam Dinini ve Arap alfabesini; Fars-Tacik-Samanilerden aldı (840-999). Bu alfabeyi almada; 708’de Semekandın, Araplarca işgaliyle başlayan, emperyalizm ile Azeri, Uygur, Tatar, Balkar ve Karluk Türklerinin, İslam Dinine girmeleri etkili olmuştur. Arap alfabesi 29 harflidir. Fars alfabesi ise; 3 yeni harf ilavesiyle (P,J,Ğ ve N,Y!) 32 harflidir. Karluk Türkleri, 751 yılında Arap ordularıyla işbirliği yaparak, Çin'e karşı savaştılar. Selçuklu ve Osmanlı Türk devletleri de resmi yazışma harfleri olarak, Arap alfabesini kullandı. Okur-yazar oranı %3 ile 6 arasıydı. Selçuklular döneminde resmi yazışma ile eğitim ve öğretim dili Farsça, Osmanlı döneminde ise Arapça idi!(**”TC Devleti;Türkçü,faşist;ırk adını kullanıyor!Ben Kürt,Ermeni kökenli olduğum için,bu devleti kabul etmiyorum...!” diyenlere,soruyoruz; Selçuk, hele Osmanlı(* Otto-Ottoman;Yahudi ismi!*) Devlet adında Türkçe kelime geçiyormu? Resmi Yazışma ve Eğitim Dili ve Devlet Memuriyetleri Görev dağılımında dahi(*ör;Selçuklu baş veziri;Nizamülmülk Fars!,Osmanlı vezir ve subayları ise Enderun ile Yeniçeri ocağında eğitilen;gayri müslim ve Türk kökenli olmayan halk çocukları!!*) Türkçülük yapmamışlar!Niçin,1243 Moğol saldırısında, Selçukluya destek olmadınız ve düşmanlarla işbirliği yapıp, Osmanlıyı;parçalayıp,yıktınız?
5- Kiril Alfabesi: SSCB'ye bağlı; Azeri, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar, Türkmen gibi, Türk boy ve topluluklarının, eğitim-öğretim ve yazışmalarında; Kiril-Slav alfabesi kullanımı; 1920-1928 yıllarında zorunlu hale getirildi. Böylece Batı Türkistan, İdil, Balkanlar ve Kafkasya'da yaşayan Türkler; Kiril Alfabesini kullanmaya başladılar. 1991 yılında bağımsız olan 5 Türk Cumhuriyeti yetkilileri, Latin alfabesine geçmeyi pilanlıyorlar!Kazakistan ve Kırgızistan (2011 yılında halen), Kiril alfabesini kullanmayı sürdürüyor. Kiril Alfabesi: 35 harfli.
6- Grek-Yunan Alfabesi:1829-1912,1915 yıllarından ve özelliklede 1923 tarihli Lozan Antlaşmasından sonra, Yunanistan'ın Batı Trakya bölgesinde;Rehin olarak bırakılan Türklerin; eğitim-öğretim ve resmi yazışmalarında kullandığı alfabe.
7- Latin Alfabesi:29 EKİM 1923 tarihinde kurulan,Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti; batıyla ilişkileri geliştirmek ve memleketteki okur-yazar oranını arttırabilmek için;1928 yılında Latin alfabesine geçti.Eğitim,öğretim ve resmi yazışmalarda;Latin alfabesini kullanma zorunluluğu getirdi.Bu yeni Türkçe Alfabe 29 harflidir. İngiliz alfabesinde 26 harf var.Türkçede;Q,W, X harfleri yoktur.Aslında bu Alfabe;cavırca veya uydurma değil, Kelebek Kanatlarındaki Sembollerdir!
8- Çin Alfabesi: Çin Hükümeti, hakimiyeti altında bulunan Doğu Türkistan Türklerine, 1949 yılında Çin alfabesini kullanma zorunluluğu getirdi. Çin alfabesi; 50 bin harf karakterli, şekil kelimeden oluşmaktadır. Türklerin; Hunlar ve Göktürkler döneminde de isteğe bağlı olarak, Çin alfabesini kullandıkları bilinmektedir.Normal okuma- yazma için 3-5 bin harf-kelime bilmek, yeterli olmaktadır. TC’de Öğrenciler; İlköğretim 1. sınıfın 2. Dönemi başında; okuyup yazabilmekte iken, Çinde ancak 4. Sınıftan itibaren, okuyup yazabilmektedir.
*TARİH BOYUNCA TÜRKLERİN GİRDİĞİ DİNLER:
1- GÖK DİNİ: Tek Tanrılı, tek yaratıcılı,Dünyanın imtihan yeri ve Ahretin varlığına dayalı; Hanif Dini inancı. İskit-Saka, Hun, Göktürk ve Uygurlar ile İÖ Çinlilerde Gök Dine inanmakta idiler.Hz Nuh: İÖ 12 bin veya 5 bin.Oğuz Kağan- Zülkarneyn:iö8500,6500,4780, 2635, 2555, 1700,1517 veya 879.Bazı Türk boyları;iö 500’lerden sonra,Konfüçyüs,Taoizm,Budizm-Lamaizm ilke ve inancını kabul ettiler. Türkçe Tanrı kelimesinin,anlamı:İlahi güç,Tek yaratıcı, Kutveren. Türkler, Peygambere Yalvaç-Ogüs-Oğuz diyordu. Allahın; Türklere gönderdiği Peygamberler:Hz Nuhun oğlu Yafes-Türk, Zülkarneyn-Oğuz Kağan. Bilinen bazı Peygamberler:Hz İbrahim:İÖ3450,2700. Hz Yusuf: İÖ2550, 2100, 1750. Hz Musa,Harun (İsrail):1350,1000. Hz Şuayıp-Medyen:İÖ1600,1000 veya 555. Hz İlyas:İÖ 880.*Yahudi ve İslam Tarihçilerine göre;Hz Adem;iö 5 bin yılında yaratılmış?Farklı bir görüşe göre ise;Hz Adem ve Hz Havva;Cennette yaratılıp,Dünyaya imtihan için gönderilmiş. Ademde, Dünya gibi;4.5 mr yaşında.Allah, Kuranda;Yerleri ve Gökleri,İnsanların yararlanması için yarattığını, açıklıyor. İnsanlık, sayısız Küçük kıyametler görmüş?Her millet,bir dönem,Dünyaya hakim olmuş? Şimdi, birinin aklı alırmı?Alan-As-Avar-Arpat-Karpat-Sarmatlar;iö 200 yılında;Kafkasya-İspanya arasında, imparatorluk kurmuş?2015 yılında bile İspanyada;Alan,As,Avarlar;Katalan,Bask ve Navara olarak yaşıyor!Günümüzde Dünyanın,en yoksul ülkelerinden biri olan,Tibetliler;Budizm inancında yitip gitmeden, kuzey batı Çini;Chiang,Tangut,Jung,Hsia Kırallıkları döneminde;is351-417 ve 1038-1227 yılları arası,egemenlikleri altına alıp,yönetmişler? Persler- İran;iö 555-333 arası, Çinden, Hindistandan, Orta Asya, Anadolu, Balkanlar,Mısır ve Yemene kadar,geniş bir sahayı yönetip, günümüzde adı bile, duyulup, bilinmeyen;Makedonyalılara(*Büyük İskendere- Aleksandır)yenilip, yokoldu?Şimdi,sıradan bir devlet sahibi olan, Moğollar; 1206’larda Cengiz Hanın yönetiminde; Rusya,Ukrayna,Polonya, Türkiye, Ortalık Asya-Türkistan,İran,Irak, Suriye ve Çini egemenliği altına alıp yönetmişti?İngilterenin adı, ilk defa 1175 yılında, Haçlı seferleri nedeniyle duyulmuş?1500-1915 arası,geliştirdiği;Makinalı Tüfek, Buharlı Gemi ve kullanışlı,etkili Gemi Topu sayesinde;Kuzey Amerika,Güney Afrika,Avusturalya, Hindistan, Güneydoğu Asya ve Çinde egemen olup;Üzerinde Güneşin Batmadığı,Büyük Biritanya İmparatorluğunu kurmuş! Çağımızın süper gücü abd’nin varlığından,Dünya;1915 yılında haberdar olmuş; Kızılderili Jenositindeki uzmanlığı ve savaş silahlarındaki üstünlüğüyle;İngiliz sömürgeciliğini devralmış? Yine Ruslar;1552 yılından önce,vergi veren,bağımlı bir pirenslikti?Türk düşmanlarının, gözlerden kaçırıp, yok saydığı bir gerçekte;Türklerin,Türkiyede;iö6400,4200,2550,2200, 1500,590, 576, 546 ve 516 yıllarında yaşadığı;şimdilik 15 yerde bulunan;Kaya Resmi, Oğuz Damgaları,Göktürk- Orhun-Yenisey Yazıları ve Kurganlarla, belgelenmiş durumda! İÖ Oğuz Kağan, Alper Tunga, Bilge Kağan, Mete- Metin Han ile Dünyaya hükmeden, Türkler!;Müslüman olduktan sonra,şeytanın evliyaları ve ruhban münafıklara kanarak;Alevi- Sunni, Devrimci-Ülkücü, Dinidar-Laik diye;4 Mezhep,72 Fırka ve 500 Cemaata bölünerek, 1978 yılından buyana; ayrılıkçı pkk terör örgütüne,dalatılıp, boğduruluyor? Devletlerin yıkımını getiren,bağnaz,yobaz,katı,şeriatçı Din anlayışı:Ör;Persler;637’de Mecusiliği; şekilcilik; Sarık,siyah cübbe ve Kara çarşaf görünce,Roma;is 395’de Hıristiyanlığı;Devlet Dini yapınca, Abbasiler, İslamın özünü;840’ta Hadis,Tasavvuf,Tarikat,Mezheple örtünce, Osmanlı;1517-1639,1651’de Hilafet, Şeyhülislamlık,Müneccimbaşılığa yönelip,Medreselerden;Türkçe,Felsefe,Astronomi,Tıp-Genel Sağlık, Matematik Derslerini kaldırınca;gerileyip,savaşta yenilip,parçalanıp,yıkılıp,tarih oldu!
2- BUDİZM:Bazı Türk kabileleri,iö70-is 750 arası Budizme girdiler.Türkler,Buda adını; Burkan– Burhan şeklinde kullandılar.Hint-Buda:iö565-485.Çin-Konfüçyüs:iö551-478 ve Taoizm-Lao Tseu: İÖ 6 yy. Allah; her Millete;Tebliğci,Uyarıcı,Müjdeci,Öğütçü;Resul-Peygamber-Elçi göndermiştir.
3- MANİ-MANİHEİZM: Uygurlar, 762 yılında Mani dinine girdiler.Mani: İS 215-276.
4- MECUSİLİK:Bu dini kabul eden Türk Uruğlar’da oldu.Bu İnanç;İÖ2000- 1750 veya Zerdüşt- Ateşperestlik: İÖ 660-583’de çıktı. Ahuramazda, Avesta. Mazdeizm: İS 487. Takke, Çarşaf, Siyah cübbe; Mecusilikten; Hıristiyanlık ve İslama geçti! Sarık ise Hinduizm-Sihlikten.
5- ŞAMANİZM: Dağ,Ağaç,Su gibi Doğa güçlerine ve Ata ruhlarına saygı, büyü ve mistik ağırlıklı, Şamanist inancı. Türkler, Moğollardan aldılar. Bazı Türk toplulukları, bu inanca girdiler. Din adamları; Şaman- Kam- Bakşı. Şamanlar aynı zamanda; Olçum, Sınıkçı, Şifacıydı. Şamanizm;MÖ 600’de çıktı, ancak Türkler; Hun devleti yıkıldıktan sonra (İS 200), bu inancı kabul ettti.
6- YAHUDİLİK: Hazar Devletine tabi Karay Türklerinin bir kısmı, Museviliğin Karaim mezhebine girdiler. Türkler,Talmutu değil,Tevratı kabul eder. Hz Musa:iö1350,1260 veya1000.
7- İSLAMİYET:İslam Dininin Peygamberi;Hz Muhammet;571-632.İslam Dini:Türkler arasında;637,708,751 yılından itibaren, yayılmaya başladı.Türkler:Farsların ve Müslüman tüccarların etkisiyle;632-637-642 yılından beri, birey olarak; İslam Dinine giriyordu.Azeri,Avşar, Halaç, Kaşkay ve Kaçar Türkleri;637 tarihinden itibaren;Araplar ve İranlı Müslümanların etkisiyle;İslama yöneldi. Karluk, Tatar, Balkar ve Uygur Türkleriyle,Türkmenlerin;toplu olarak İslam dinine girmeleri;840-920 yılından sonradır.Ortalık Asyada Samaniler(Tacik-Fars) döneminde (750,874-999);Türklerin büyük çoğunluğu İslam Dinine girmiştir.Ancak Araplar;buna sevinecek yerde, Türkleri ayırmış ve dışlamıştır.Türkler;Yecüc,Mecüc ve Kantura kavmi olarak gösterilmiştir.Örnek:Irak ve Suriye’deki Türklerin durumu ve Suudi Arabistan’ın Hac sırasındaki tutumu?Araplara göre: Türkten; evliya, imam,mürşit,müçtehit,şıh olmaz.İslam düşmanı,ruhban münafıklar;sahte hadis uydurarak, Müslümanları; Şii-Alevi ve Sunni-Ehli Sünnet olmak üzere,önce ikiye, daha sonrada 4 mezhep,72 fırka, tarikat ve 500 cemaata,ayırıp bölmüştür! Kuran’da, Hz. Muhammet ve 4 Halife döneminde;Alevilik, Sunnilik, Tasavvuf,Mezhep,Tarikatçılık,(*Müslümanlar;Kuranı duvara asıp,Hadise-Sünnete uyup; mezhep, fırka ve cemaatlara bölünüp;biri diğerini sapık sayıp,öldürmeye başlamış!),Sünnet,Hadis, mehdi, mesih, deccal, kabir azabı, şeyhülislam, müftü, molla, imam, çarşaf, türban,helal gıda kavramı, bidat-hurafe, DİB, Cami, ruhban din adamlığı,Hac ve Umre turları yoktu! Sarık;Hindu-Sih’lerden, Türban;Fıransız Hıristiyan Rahibelerden, Takke, Çarşaf ve siyah cübbe;Mecusilerden, İlahi-müzik, Mevlit, Cevşen,99 sembollü Esmaül Hüsna,Mehdi,Erkek çocuklarının Sünnet Ettirilmesi;Yahudilerden; Din kisvesi, altında, İslama eklenmiştir.Bu tür şekilcilik; tümüyle sonradan uydurulmuş, bidat ve hurafedir. Dini İnancın;Allahın Vahyi ve gönül,niyet konusu olduğunu unutup,İslam Dinini;Kurandan öğrenme yerine; Arap dilini;haşa Rab dili ve Arapça Dua ezberlemeyi, Dindarlık,İbadet sanmak. Arapçayı iyi bilmek, iyi Müslümanlık olsa;Arap halkı;en iyi Müslümanlar olurdu!Dinde örnek olarak, Arap Ümmetciliğini alıp,Dini;Arap kavminin yaşamını, giyimini, kültürünü, taklit etmek sandırılan, ahmaklaştırılıp, cahilleştirilen Türkler:Ana dilini, ulusal alfabesini, kültürünü, töresini,Türk-Ata-Ana adlarını, geleneksel kıyafet,hatta mesleklerini bırakıp;Dini İbadeti, Allaha Kulluğu;yanlış algılayıp, özden uzaklaşıp, şekilciliğe yönelmiş ve geri kalmışlardır! Doğu ve Kuzey Türkleri;Demokrat,yaşama sevinci olan, gönül insanı.Ör;Özbek,Uygur,Tatar ve Türkmenler;Müzik,Şiir,Sanat ve Halk oyunlarına, önem vermiş, ancak,Fars ve Arap kültürü etkisinde kalan;İran, Irak, Suriye ve Türkiye Türklerinde;Sanat, Müzik ve Teknolojik tasarım ile ekonomik mal üretimi,geri pilana düşmüş, Kadınlar ise gözardı edilmiş; hatta kuskunu kırık emanet,saçı uzun aklı kısa,karnından sıpayı,sırtından sopayı ırak etmeyip,dövülecek cariye olarak görülmüştür! Emanette; ya zamanında gelmez,yada kırık,çürük olduğundan,iş görmezmiş?
-Kıpçak- Kazan Hanı: Almış-Almas Han, 922’de Müslüman oldu ve 944 yılında Hacca gitti! Karahanlı hükümdarı Saltuk Buğra Han ise 920 de Müslüman oldu ve Arapça dilindeki Kuranı Kerimi; Müslümanlığı; ( Ehli Sünnetçiler gibi?) Namaz Duaları ve 32 Farzı Ezberlemek, olarak görmediğinden, Türk Halkının, Bu İmtihan Dünyasında;Kuranı, Rehber,Öğüt,Uyarı edinip;okuyup, öğrenip,anlaması, akledip düşünüp,sorgulaması ve günlük yaşamında; bilerek, isteyerek, kendiliğinden uygulayıp, Ahrete hazırlanabilmesi için TÜRKÇEYE ÇEVİRTTİ! Diğer K.Kerim çevirilerini; Akkoyunlu Hanı Uzun Hasan ve TC Devleti Kurucusu; Kemal Atatürk yaptırmıştır. Çünkü Kuran İslamında;Allaha İman, kulluk, günlük davranış ve İbadette Sorumluluk, bireyseldir. İslam Dininde zorlama,İbadetin kabul olması için Mescit-Cami-İbadethanede yapılması,Dini hizmet ve eğitim için ücret alınması ve Ruhbanlık- Din adamlığı yoktur! Irk-Millet,Anadil ve Alfabeyi Yaratan;Allah’tır!
8- HIRİSTİYANLIK: Hz İsa; MÖ 1.inci yıl: 24-25 Aralık-MS 36 yılı. Türklerden; 4. , 9. ve 10.cu Yüzyıldan ve özelliklede l552’den sonra, Hristiyanlık dinine girenler oldu. Rusların etkisiyle Hristiyanlığa geçen Türkler, Ortadoks mezhebine tabi oldular. Nasturi Hıristiyanlık inancında olanlarda vardır. Bizans Devleti ( 395-1071,1453): Vatandaşı;Anadolu Türkü; Karluk, Kıpçak, Kuman, Peçenek, Uz-Gagavuz,Kemer,Karaman-Avşar Türkleri için; İncili, Türkçeye çevirtti!
*GÜNÜMÜZ TÜRK DÜNYASININ İNANÇ DURUMU:
A- Farklı İnançlara Sahip, Türk Boy ve Toplulukları:
1- Altay Türkleri: Budist ve Hıristiyan
2- Çuvaşlar: Hıristiyan
3- Dolgan: Şamanist
4- Gagauz: Hıristiyan-Ortodoks
5- Hakas: Hıristiyan
6- Karay: Musevi-Karaim Mezhebi.*Talmut,Tora değil,Tevratı esas alırlar!
7- Kreşin: Hristiyan
8- Kırımçak: Hristiyan
9- Saha-Yakut: Hristiyan ve Şamanist
10- Salar: (Çin; Kansu-Şansi-Ordos): Budist
11- Tuva-Tıva: Budist ve Şamanist
12- Tofa-Tuba: Şamanist
B- Şii-Caferi Türkler
l - Azeriler
2- Terekeme
3- Irak -Tılafer Türkmenleri
C- Alevi ve Bektaşi İnancındaki Türk Boy ve Toplulukları:
1- Abdal: Adana, Kayseri, İçel-Mut-Silifke, Karaman, Kırşehir, Konya-Ereğli
2- Bayat: Hacıbektaş ilçesi halkı, Çorum ve bir kısım Irak TÜRKMENİ
3- Bayındır: Akkoyunlu oymağı
4- Çepni: (Karadeniz Çepnileri Sünni) G.Antep, Balıkesir, Kırşehir-Çiçekdağı
5- Evci: Adana-Tufanbeyli, Kırşehir, Afyon.
6- Şahseven: İran
7- Tahtacı: Adana, Mersin, Antalya, Balıkesir.
D- İslam Dininin; Ehli Sünnet Mezhebinin, Hanefi Kolundan Olan, Türk Boy ve Toplulukları: A, B, ve C maddelerinde sayılan Türk boy ve toplulukları dışındaki diğer Türkler. İslam Dininin-Sunni; Hanefi koluna mensup Türkler: Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar, Uygur,Türkmenistan ve Afganistan Türkmeni ve Yörük gibi.
E- Türk Tarikatları: Kurucu din adamları; Arap,Fars,Kürt,Yahudi soylu, ancak mensuplarının çoğunluğu, Türk olan; Dini,tasavvufi, felsefi topluluklar:
1- Yesevilik: 12. yy. Ahmet Yesevi-Türkistan. (1103-1166)
2- Haydari, Haydariye; 13. yy. Horasan.
3- Babailik, Babailer: 13 yy. Amasya, Baba İshak.
4- Bektaşilik: 13 yy. Nevşehir, Hacıbektaş Veli. (1208-1270)
5- Mevlevilik: 13 yy. Konya, Mevlana Celalettin Rumi. (1207-1273)
6- Ahilik: 13 yy. Kırşehir, Ahi Evran Veli.
7- Süleymancılık; Süleyman Hilmi Tunahan (1880-1960).* Kadiri,Nurculuk,Nakşilik,Menzil, Halidi ve Rufailik gibi tarikatlar ise Kürt,Fars,Arap veya Musevilikten, İslama geçenlerin tarikatıdır.
8- Arablar: Vahhabi, Hambeli, Maliki, Şafi ve Şii. Kürtler: Şafi ve Alevi. Ermeniler; çoğunluğu Alevi. İran-Fars: Şii. Hanefi Mezhebini benimseyenler: Türk, Tacik, Çerkez, Boşnak, Pomak ve Arnavut(*bir kısmı Alevi!). Araplar; Dinde, mezhep seçiminde bile,ırkçılık yapıyor! Araplar, Hanefi mezhebine girmemiş, çünkü İmamı Azam- Ebu Hanife-Numan bin Sabit; Arap asıllı değil, Mevlana Celaleddin Rumi gibi Tacik!
*MİLLETLERİN ADI
-Nasıl çocuk doğunca, kendine ad veremezse, Uluslarada adını komşuları vermektedir.
A- Yabancı Ülke ve Halklara, Türklerin verdiği ve Kendilerinin Kullandığı Adlar:
-Acem, Sard, Tat: İranlı, Fars, Pers, Tacik, Soğd, Soğdak
-Arnavutluk: Albania.
-Almanya: Germany, Deutschland, Cermen
-Cezayir: Algeria
-Hollanda: Nedherlands.
-İsviçre: Switzerland.
-Kürt:*Kendileri; Kürdara,Karduk,Med-Medyen (*Araplar ise Ekrat.)
-Makedonya: Macedonia.
-Mısır: Egypt.
-Macaristan: Hungary, Ungar, Hongrie, Magyar.
-Sırbistan: Serben, Serbia.
-Hırvat: Croatia
-Suriye: Syria.
-Yunanistan: Greece, Greek, Griechen, Helen, (Araplar ise Rum), Hellas.
-İspanya: Spain.
-İngiltere: England, Grand Britain.
-İsveç: Swedan.
-Polonya, Lehistan: Poland.
-Hindistan: İndia.
-Çin: China,Hen
-Gürcü: Georgia
-Lübnan: Lebanon.
-Ermeni: Armenia.
-Eston: Eesti.
-Cingen:Roman,* Çenkeri, Çigan,Cipsi, Gitano, Sigoyna*Avrupa halklarının verdiği at!
B- Coğrafi Yer Adları:
-Avrupa: Europe.
-Ege Denizi: Aegean Sea.
-Anadolu: Anatolia.
-Hazar Denizi: Caspua, Caspian Sea, Khabar
-Kafkasya: Caucas
-Tırakya-Balkan: Thrace, Thracien, Thrazien,Tıraçi,Tıracan ve bazıları Rumeli?
- Toros Dağları: Taurus (Boğa burcu anlamında, Latince.)Belkide aslı;Tur- Turan dağları! Hititler döneminde,Toros Dağları adı:Başvezir anlamında- TARHUN TAŞ! Çukurova bölge adı ise Dağlık ve Ovalık KILIKYA: Kıldan, Kılık Kıyafet Dokuyanlar, Yurdu, Memleketi!
C- 1) Yabancıların, Türklere Verdiği Adlar:
- (İÖ ve İS Dönemde):Tuku,Tukyu,Tukuye,Toukiue,Tuchüeh,Tures,Tucüe,Tik:Çin.* Turuha:Hint.* Targita,Tirhen:Yunan.*Tırki:Kürt*Turski-Turskog:Boşnak*
-Etrüsk: İtalyanlar (Etrurya: Kuzey İtalya Alpleri; 7 bin, 4 bin, 2000, 1000 - İÖ 100 yılları.). Etrak-Terakime: Araplar.* Etrüsklere;Yunanlılar; Tir, Tirhen.
-Tırak-Thrace-Tursko: Makedon ve Balkan Halkları:(Tıraklar; 2000-İÖ 516, 333).
-Tur-Turan-Türkan:İran-Farslar.*Turco,Turchetto,Turcica:İtalyanlar*Turuk-Turukki:Kafkas Halkı.*Turken,Türck,Türkei-Turkay:Almanlar*Turks,Türkei,Türkisch:İngiliz
-U.S.A. da Türk kelimesinin söylenişleri:Türkiş, Törkiş, Törki, Tırki, Türkey
-Türko:Çeçen.* Turquie:Fransızlar.* Turgi:Eston.*Török:Macar.* Turco-Türco: Yunan
2) Yabancıların, Türk Boy ve Devletlerine, Verdiği Adlar:
- Ahiska- Mesket: Caxa (Slavlar), Saka-Tursaka (İranlılar- Persler). Mesketlere:Skyth (Yunanlılar), Massaget-İskit (Kafkas Halkları), Askuzai-Asguz (Asurlar), Sakles-Seklap (Medler), Yüeci- Yavçi- Gurat (Çin- Hen). Akhunlara-Hunza:Hint.
-Kuman ve Kıpçaklara: Kerman (Bizanslılar). Farslar (Kirman). Kunak- Kunos- Kun- Sorgun- Zorkun (Anadolu Halkları ve Macarlar). Chardeş (Ermeniler).
-Peçeneklere: Beçenağ (Tibetliler), Besenyo (Macarlar.), Peçenyağ - Beçeneg (Bulgarlar), Bissenus (Latinler)- Bazdinağ – Patzinak- Pelasg (Yunanlılar), Polovtsi (Ruslar, Sarışın anlamında).
- Akhunlara: Yehta (Çinliler), Hunlara: Bun (Oset ve Kafkas halkları).
- Oğuzlara: Tork (Ruslar), Uz (Bizans), Gagauz (Romanyalılar ve Moldovalılar), El Guz- Guzziye (Araplar).
-Kırgızlara: Kirghizie (Fransızlar),* Burut (Çin) Kazaklara:Usun-Uysun-Vusun-Kunmu.
-Yörük-Yürük: Yoruk-Yuruk (Batılı araştırmacılar).
*TÜRK BOY ADLARI VE DEVLETLERİ*
-Oğuz Kelimesinin Tarih içindeki Söyleniş Biçimleri:Oğuz,Okuz-Guz,Guzziye,El Guzz,Uz, Kara Guz,Sir Tokuz Oğuz,Üç Oğuz,Uğuz,Oyguz,Ögüz,Toğuz,Gagauz,Uzbek,Askuzai.
-Avşar: Afşar (İranlılar-Farslar.)
-Horzum: Harzem, Harezm, Horezm, Kharezem, Harizm.
-Türkmen:Türkman, Türkoman, Turcoman, Türkmanend, Terek, Terakime, Terekeme
-Uygur: Uighur, Ouighours, Oigurs, Huihu, Uiqurica, Huchieh, Yugur.
-Balkar: Balkır,Bolgar, Bolkar.
-Hazar: Hazari, Hezer, Hazer, Kazar, Khazarica, Caspıo, Khabar.
-Akhun: Eftalit, Eftal, Abdal-Abdel, Hayta-Haita, Yehta.
-Hun: Huingnu, Hiyongnu, Hsiungnu, Hunni, Hienyun, Hui, Huna, Hsiehli, Bun, Kun,Kunos.
-Göktürk: Köktürk, Ashihna-Asena
-Halaç: Kalaç, Khalaç, Kaoçi (Çinliler).
-Tatar: Tartar(Batılı Araştırıcılar), Tata-Dada (Çinliler.),Tatar(Ruslar)
-Selçuk-Selçuklu Devleti: Seljoucides, Seljukides, Seljik.
-Osmanlı: Ottoman Empire, Devlet-i Ali Osmani,Devleti Aliyyei Osmaniyye.
-Çinliler, Türk Hakanlarına; Shanyü, Toraman’a-Teoman’a; Tuman,Yapgu Metin- Mete Han’a; Maotun-Motun, Bumin'e ise Tümen demektedir.
-Çinliler, Kırgız'lara: Kırıs, Hırgıs, Circis demektedir. (Not: Çin yıllıklarında; İÖ 220 ile İS 600 arası dönemlerde görevliler;Burut gibi, farklı sözcükler kullanmıştır.)
-Yorum: Kanatlı hayvanlardan bir tavuk,sülün cinsine: Türkiye Türkleri: Hindi, Mısırga, USA'lılar: Turkey (Törki)- Turkey Chıcken. Yine biz darıya: Mısır deriz.
-Başkurt- Başkırt Türkleri kendilerine Başgort, Türkçeye ise Töröksa demektedir.
-Oğul,oğlu kelimesini:Ruslar;Ev-Of,Sırplar;İç,Bulgarlar;Ov-Ova,Ermeniler;Yan,Araplar ise;Bin ve İbni şeklinde kullanmaktadır.Türk Töresinde; OĞLU kullanım tarzı yoktur!
-En, An: Farsçada çoğul ekidir. Yörük-Yörükan: Yörükler.
* TÜRK VE ÇİN YAZITLARINDA ADI GEÇEN; TÜRK HALKLARI :
A- İÖ 1750,1517,879 İle İS 580,840 Yılları Arası Dönemde; At binip, Yayçeken Halklar:
1-As-Az-Adız
2-Basmıl
3-Çiğil
4-Hakas
5-İzgil(İdil)
6-Hun-Akhun-Kun-Kunmu-Kunak-Kuman-Kaokun-Hunza
7-Kanglı-Horzum
8-Kıpçak
9-Karluk
10-Kırgız-Kara Kırgız! (* Kazak yerine:Kimek-Usun-Uysun-Vusun-Kunmu)
11-Kumul-Çumul-ÇU-Çungar-Çuvaş
12-Oğuz-Tokuz Oğuz
13-Onok-Üçok-Bozok-Ok
14-Saka-Massaget-Kuşhan-Yüeci-Yavci-Gurat
15-Şor-Kemer; Kimmer, Kam+Er
16-Tatar-Otuz Tatar
17-Talas-Töliş-Sir Tarduş-Telengit-Tinling
18-Türkeş-Tik-Tir-Türk-Tirkeşli
19-Tuba-Tofa-Tıva
20-Tongra-Tonra
21-Uygur-Tura-Turugur-Yugur-Kaokun-Salar
22-Üç Kurıkan
23-Yır Bayırku-Yabaku (Bayır Bucak)
24-Yemek-Kimek
*B-Bu Dönemdeki Komşu Halklar:*
1-Berçeker?
2-Buryat
3-Baktriya-Soğd-Soğdak?
4-Çin-Hen-Han-Tay
5-Kurdan-Ekrat-Kürd?
6-Kore:Bekçe- Coseon-Goguryo-Goryo- Şilla
7-Moğol:Avar-Juan-Apar-Kitan-Kitay-Hatay-Kalmuk-Hazar?
8-Pers-Part
9-Rum-Purum-Urum-Çorum-Erzurum-Urumkuş!
1o-Siyenpi-Tunghu-Topa-Tatabı-Tapgaç-Tavgaç?
11-Tacik-Tezik-Çik?
12-Tohar-Tokar!?
13-Tibet-Töpüt-Tangut-Togon-Tuygun-Chiang?
14-Tunguz-Mançu-Cücen-Cücel-Curcen-Cırkin-Çirkin?
15-Vuhuan-Ogan?
24 OĞUZ BOYU:
- Oğuzlar: 24 Türk Boyunun, bir araya gelerek oluşturduğu, siyasi ve idari birliktir. Bozoklar ve Üçoklar olarak, iki büyük ana kola ayrılır.
- 24 Oğuz Boy Adının, Değişik Söyleniş Ve Anlamları;
1- Afşar-Avşar-Uşar (Çevik, ava istekli, çok çabuk davranan).Avşarlar, Boy Kimliğini yitirmemiş günümüzde dahi koruyor.
2- Alayuntlu-Alayunt-Alayuntluğ-Alayurt-Yunt (ala atlı, ala kısraklı, iyi atlı)
3- Alkaevli – Alkabölük – Halkaavlu – Alkaravlı – Alka (başarılı, uzlaşır, her yere, şeye yarar.)
4- Bayat (öfkeli, gururlu, devlet nimet sahibi)
5- Bayındır-Bayundur-Bayandur: (tatlı, zengin ve nimet sahibi)
6- Beğdili-Beğdeli-(Berendili-Bekdik)-Beğtili-Baydili: (sözü kuvvetli olan, sözü değerli.)
7- Büğdüz–Bükdüz–Bunduz – Bekder – Büydüz - Büğüz (görevli, hizmet edici.)
8- Çavdır, Çavuldur - Çavundur - Çuvaldar - Çayıldır - Çavdâr (namuslu, nüfuz ve ün sahibi.)
9- Çepni-Çete-Çetmi-Çetni-Çetme-Çitme (kahraman, yiğit, gözü pek)
10- Dodurga-Tutırga-Totırka-Todurga (Yurt almak ve kurmakta "bilgili, mülki yasası olan)
11- Düğer – Tüger – Tüzer – Döğer – Dökör – Töker – Düver - Döver (Yuvarlak, değirmi, kovan, sürüp çıkaran ve güç bulmak için bir yere gelen).
12- Eymir-Eymür-Eymur-İmirli-Aymur-(Çok zengin, ulu).
13- Iğdır-îğdir, İkdir-Yiğdir-İydir (Büyük ulu, yiğit, iyilik eden.)
14- Kargı-Kargın-Karkın (zengin sofralı, doyurucu).
15- Karaevli-Karabölük-Karaat (Karaçadırlı).
16- Kayı-Kaya-Kayığ-Kayhan (Sağlam, kuvvetli, metin, güçlü).
17- Kınık-Kanık (Aziz, kıymetli, alçakgönüllü, saygıdeğer).
18- Kızık-Kızıklı, Kazık,Çarıklı (Sağlam, çaba gösteren, güçlü, kuvvetli)
19- Peçenek-Becenek-Beçene-Biçene-Peçene (Yapıcı, becerikli, çalışkan, iyi vuruşan).
20- Salguriye-Salur-Salgur (Kurnaz, saldıran, kılıç sallayan)
21- Yabır-Yaparlı-Yaperli-Bayır(önüne çıkanı yıkan,deviren,zorluk¬lara rağmen işini beceren)
22- Yazır-Yazgır-Yazar-Yazırlı (Halk ağası, il sahibi, il ağası)
23- Yuva-Yıva-Yava-Ava-Yıvva-Yuvalı (atar, iter, hakim, derecesi herkesten üstün)
24- Yüreğir-Yüreğil-Üreğir-Ülker-Üreğil-Üregür (her zaman iyilik eden bağışlayan, becerikli)
***********************
*NOT: TÜRKİSTANDAKİ KAYA YAZITLARINDA GÖRÜLEN DAMGALARLA, TÜRKİYENİN ÇEŞİTLİ YERLERİNDE BULUNAN; DAMGALARDA; BAZI FİGÜR VE ŞEKİL FARKLILIKLARI VAR! ANCAK, ÇOĞUNLUK AYNI, BENZER!
24 OĞUZ BOYU (Bkz: 73)
BOZOKLAR BOYUN ADI ANLAMI ONGUN (sembolü) DAMGASI
GÜN-HAN OĞULLARI Kayı Muhkem Şahin
1
Bayat Devletli ve nimeti bol “
2
Alkaravlı Nereye varsa başarı gösterir “ ) ( 3
Kara-evli Kara otağlı-Karabölük “
4
AY-HAN OĞULLARI Yazır Çok ülkeye hakim Kartal
5
Döğer Toplanmak için Bozkır
Kartalı
6
Dodurğa Ülke almak ve hanlık yapmak “
7
Yaparlı Becerikli “
8
YILDIZ-HAN OĞULLARI Avşar Çevik ve vahşi hayvan avına hevesli Kartal-
Tavşancıl
9
Kızık Kuvvetli, yasakta ciddi. Şah Kartal
10
Beg-Dili Büyükler gibi aziz. “
11
Karkın Çok ve doyuran aş “
12
ÜÇOKLAR GÖK-HAN OULLARI Bayındır Daima nimetle dolu olan yer Sunkur
13
Beçene İyi çalışır gayret gösterir Doğan
14
Çavuldur Şerefli, ünü yaygın “
15
Çebni Nerede yağı görürse hemen savaşır “
16
DAĞ-HAN OĞULLARI Salur Nereye varsa kılıç ve çomağı iş görür Uc
17
Eymür Son derece iyi ve zengin Delice
18
Ala-Yuntlı Hayvanları iyi “
19
Üregir Daima iyi iş ve düzen kurucu “
20
DENİZ-HAN OĞULLARI Yigdir İyilik, büyüklük, yiğitlik Çakır
21
Bügdüz Herkese tevazu gösterir ve hizmet eder Atmaca
22
Yıva Derecesi hepsinden üstün “
23
Kınık Nerede olsa azizdir “
24
OĞUZ BOYLARI (Camiüt Tevarih’e göre)
Oğuz boyları Kollar
Kabilenin adı
Kabilenin adının
Manası
Öngün
(Totem veya Mukeddes)
Hayvan
Damga
Sayı
BOZOKLAR Günhan Kolları Kayı Kuvvetli, sıkı Şahin
1
Bayat Zengin Şahin
2
Alkaevli Başarılı Şahin l l 3
Karaevli Kara Çadırlı Şahin
4
Ayhan Kolları Yazır Çok ülkelere hakim Kartal
5
Döğer Güç bulmak için bir araya toplanan Kartal
6
Dodurga Fetih ve idare Kartal
7
Yaparlı İşini beceren kişi Kartal
8
Yıldız Han
Kolları Avşar (Afşar) Çevik ve hayvan avına meraklı Tavşancıl (Bir nevi kartal)
9
Kızık Kuvvetli ve ciddi “
10
Beydili Büyüklerin sözü gibi değerli “
11
Kargın Çok, doyurucu yemek “
12
ÜÇOKLAR Gök Han Kolları Bayındır Nimetli ve bayındır yer Sungur
13
Biçene (Becenek, Peçenek) Gayretli ve iyi çalışan Sungur
14
Çavuldur (Çavundur) Şerefli, meşhur Sungur
15
Çepni Yiğit, düşmanı görür görmez savaşır Sungur
16
Dağ Han Kolları Salur Bulunduğu yerde kılıç sallar, saldırır Uç (bir nevi av kuşu)
17
Eymür Çok iyi ve zengin “
18
Alayuntlu İyi hayvanlar sahibi “
19
Üreğir İyi iş, nizam kuran
20
Deniz Han Kolları Iğdır, yiğdir (Iğdır) İyilik, mertlik Çağır (Bir nevi aladoğan)
21
Büğdüz Alçak gönüllü ve herkese hizmet eden “
22
Yıva Derecesi herkesten üstün “
23
Kınık Nerede olsa saygı değer,alçak gönüllü “
24
*İLK DÖNEM TÜRK TARİH VE MEDENİYETİ
A- Orta Asya'nın Sözlü ve Yazılı Kültür Dönemleri (bkz: 95,98,110)
a-1) Türkler: İÖ 3 bin-İÖ 1517,1200-879 yıllarında: Altaylar, Minusink Vadisi, Sibirya, İdil,Yayık-Urallar ve Kıpçak bozkırlarında tarih sahnesine çıktılar. Bu dönem Karasuk kültürü olarak adlandırılmıştır. İskit-Saka-Ahiska-Mesket Türkleri, etkinlik göstermişlerdir.Yerleşik Türkler olduğu gibi, çadırlarda kalarak, Konar göçer hayvancılık yapanlarda vardır.Türkler,önce ON-HUN ve OK-UZ olmak üzere 2 Boydu.Zamanla 6 Boy oldular:Halaç,Karluk,Kanğlı,Kıpçak, Kimek ve Oğuz.Türk Boyları sayısı,1900 yılında 48’e ulaştı.Okların Uzu;Oğuz Kağan;Türk Boylarını bir araya getirerek;24 Oğuz Boy Birliğini oluşturmuştur.
2)*TÜRK MEDENİYETİNİN: 30 bin-15 bin yıllarında: Pamir, Kırgızistan- (Saymalı Taş), Tanrı Dağları, Fergana Vadisi ile Yenisey Irmağı havzası ve Kazakistan- (Tamgalı Say) ortaya çıkıp, buradan:10 bin-7 bin;Kafkasya-Gobustan, Kırım, Balkanlar ve Anadoluya Türk Boylarıyla getirildiği, belgeli olarak ileri sürülüyor!(*bkz:Ön-Türk Uygarlığı:Haluk Tarcan, Kazım Mirşan, Selçuk Silsüpür ve Servet Somuncuoğlu Eserleri).
b- İÖ 879-400 yıllarında; Yenisey ve İrtiş ırmakları kıyılarında, Baykal, Balkaş Gölü ve Orhun havzasında görüldüler ve Ötüken'e yerleştiler. Bu döneme proto-Türk kültürü denilmektedir, Kağnılı-Kanglı Türk boyları bu dönemde ön plandadır. Türkü, destan gibi, sözlü Türk edebiyatı dışında bu döneme ait Orhun alfabesiyle yazılan, yazılı Türk edebiyatı örnekleri de bulunmuştur.
c- İÖ 400-İS 216 yıllarında Türkler Yenisey, Orhun havzası, Ötüken, Tanrı ve Aladağlar, Abakan, Selenga, Yedisu, Talas, Hazar'ın Kuzey Doğusu, Tula Havzası, Işık Göl, Altay-Pazırık'da hüküm sürdüler. Bu dönemde Çin'in kuzeybatısındaki Kansu ve Ordos bölgesinde yurt tutup yerleştiler. Bu döneme, Taştık veya Hun kültür dönemi denilmektedir. Çin yıllıklarına göre İ.Ö. 318 yılında Hunlar'la Çinli'ler barış antlaşması imzalamıştır. Türk Hakanı Toraman-Teoman İ.Ö. 220-209 yıllarında Hun Başbuğu olmuş, yerine Oğlu Mete-Metin Han geçerek, Î.Ö. 209-174 yıllarında; Hunlara Hakanlık yapmış.At binip,yay çeken;26 Türk boyunu bir araya getirerek, Türk Birliğini kurmuştur.
d- 350-557 yıllarında Akhunlar; Batı Türkistan-Maveraünnehir, Horasan, Afganistan ve Kuzey Hindistanda devlet kurdular. Hakanları Eftal, Toraman Tekin, Kula. Yazılı anıt diktiler.
e-TÜRİK BİL-1.ci Göktürkler:iö879-is580: Kırgız, Oğuz, Tatar ve Uygur gibi;tüm Türk boylarının katılımıyla oluşturduğu, bir federasyonla;tarihteki ilk Türk adını taşıyan, Türük Birliğini kurdu. Önce, Doğu Türkeli ve Batı Türkeli-Türkeşler-Türgişler olarak, ikiye ayrıldılar. 580'de Çin yönetimine girdiler.Tarihçilerce;2.ci Göktürkler olarak tanımlanan,Orhun Uygurları;Çin'den bağımsızlıklarını elde ederek, Orhun-Uygur Devletini, (580-840) kurdu. Türkler: Kapağan Kağan, Bilge Kağan ve Gültekin döneminde, altın devirlerini yaşadılar. Göktürkler, Orhun ve Yenisey Vadisine; Orhun-Yenisey Damga,Türk Alfabesi ve bazıları Çin alfabesiye yazılmış(*iö512-505 yılları arası), bulunan 732 adet, abide ve balbal diktiler.Türük Birliği ve devamı olan,Orhun-Uygur Devletini; Yunanlılar;İskit-Massaget, İranlılar;Saka-Tur-Turan, Kafkas Halkları;Kıpçak-Ahiska- Mesket, Tarihçiler ise Göktürkler olarak,tanımladı. Yine Kafkas Halkları;Büyük Hunlara; Akhun- Hunza(Hint),Kun, Kuman, Bun,Kunak demiştir.
f- Kıpçaklar (580-1224,1552): Tukay ve Almas Kağan; Hazar Denizi Kuzey ve Doğusu ile İdil Havzası ve Karadeniz'in kuzeyinde; Kıpçak- Tatar Devleti'ni kurdu. Kıpçak Devletini meydana getiren; Karay, Balkar, Karaçay, Peçenek, Karakalpak, Kuman, Nogay, Kumuk, Başkurt, Çuvaş, Tatar ve Özbek-Uzbek Türkleri;ilk olarak,İskit-iö2000-400,sonrası Tatar Hanlığı döneminde yerleşik hayata geçtiler.Başkent:Balkar,Saray ve Kazan şehri, Kırım Hanlığı döneminde ise Bahçesaray. Ahiska-Mesket, Azeri, Karapapak ve Terekeme Türkleri;OK-İskit-Saka Birliği içindeydi. Kıpçak Bozkırı ve Kafkasyada egemen,OK Birliği;bu 12-16 Türk Boyundan kurulmuştu.
g- Uygurlar (580-840): Kutluk Bilge Kağan,Orhun,Ordos,Kansu ve Doğu Türkistan'da; Uygur, Salar,Yugur, Karluk ve Yağma Türk boylarını, bir araya getirerek, Uygur Devletini kurdu. Yerleşik hayata geçen ilk Türk boyu, Uygurlardır. Şehirciliği başlatmışlar ve zengin bir Türk Edebiyatı meydana getirmişlerdir.Uygurlar:iö2000-400,hatta bazı Tarihçilere göre;iö 12 bin yılında, Doğu Türkistanda;Bağ,bahçe ve sebzelerini,Tanrı Dağı sularıyla sulamak için 2 bin km uzunluğundaki; KARIZ-Yeraltı Tünel-Sulama Kanallarını yapmış,altını işlemiş, ölüleri mumyalamıştır. *Türklüğü yok sayan veya karalayan çakma Tarihçiler;Türük Birliği, dağıldıktan sonra, yerine kurulan;Orhun-Uygur Devletini;Göktürk olarak tanımlamış,iö dikilen anıtlarıda; kıskançlıktan, is kurulan Uygur devleti dönemine, tarihlemişlerdir.
-Aslında Doğu Türkistanda; Türk Halklarının yerleşimi, çok eskidir.İÖ enaz 2 binlere ait, dokuma kumaş,ayakkabı,giysi,Orhun Damga Alfabeli Yazıt,kale ve Mumyalar vardır!Gobi;insan yaşamına uygun, akarsulu, yeşillikli bir Bozkırken, iklim değişikliği sonucu;iö 20 bin yılında Çölleşmeye başladı ve bugünkü haline,iö 5 bin yılında dönüştü!Gobi-Böklü Çölde,insan yaşamını gösteren bulgular ve Şehir kalıntısı var!
-Bazı araştırmacılar; Uygurların, İÖ 12 bin yılından itibaren, yerleşik hayata geçtiğini ve Büyük Uygur İmparatorluğunu kurduğunu, Bugünkü Kuzey Çin sınırları içinde; 100 adet Piramit yaptığını, Çin ülkesinin beşte birinin;eski Türk Yurdu olduğunu, ileri sürüyor.
h-Bir Halk;kendi Ulusalcı Aydınlarıyla; anadilini,ulusal tarihini, kültür ve coğrafyasını araştırıp, kendi öz sentezini yapıp, ortaya koymadıkça;Tarihten;öğüt, ders alamaz, idealist, ilerigörüşlü ve cesur davranamaz, özgüven ve özsaygı duyamaz; başarısız,mutsuz olur. Geleceğe umutla bakıp, kendiyle barışık olamaz. Huzurlu, mutlu,özgür bir hayat sürmenin, temel şartı olan; Ulusal Birliği kuramaz, Tarımsal,Ekonomik,Bilimsel ve Teknolojik bir başarıyı tadamaz. Sadece, komşu halklara;İpret ve pkk,işid,daeş gibi taşeron terör örgütlerine,rezil veya Kazan-Kırım Tatarları ve Doğu Türkistanlılar gibi, Dinci- İlerici bölünüp,Rusa,Çine;esir-kul-köle-cariye olur!?
-Çin, Fars, Arap, Rus ve Batı emperyalizmi; arkeolojik araştırma adı altında ve dini, ırki nedenlerle yıllardır; İÖ’den kalan Türkçe yazıtlarını, bulup yokederek?; Türkleri köksüz, yazısız, kültürsüz, töresiz, medeniyetsiz, barbar,jenositci,kuru kalabalıklar olarak, gösterme siyasetini yürütmektedir. Amaç; Türklerin geçmişini öğrenip: “Biz, eskiden neler yapmışız! Bir, beraber olursak, şimdi daha iyilerini, yine yaparız” özgüven duygusuna kapılıp, bilgilenip, bilinçlenip; sömürgecilerin, hammadde kaynağı,açık ve serbest pazarı olmaya,bağımlı ekonomiye, mandacılık, emperyalizme, natoya,bod purojesine kulluğa,karşı çıkmasını önlemek? ALLAH’ın; Var, Bir, Tek Yaratıcı olduğuna ve Ahrete İnanan, Altını, Demiri; çıkarıp işleyen, Kelebek- Damga-Göktürk Alfabesini oluşturan, Atı ehlileştiren,Tekerleği, Kağnıyı, Karasabanı,Yoğurt ve Pantalonu icat eden, Halıyı, Kilimi; tamga, nakış, desen ve yanışla dokuyan, Kaleyi, Binayı,Balballı Kurganı- Kezertaşı- Mezarı, Kaya Resimlerini,Eyeri,Oku,Yayı,Kılıcı,Bıçağı,yapan;bunların kitabesinimi yazamayacak! Hiç olurmu?
B- Hunlar (bkz: 95,110)
-ON-HUN-KUN Kelimesi;Başarı,onmak,insan,kişi,halk veya göçebe, savaşçı, kandökücü (Gönlümü HUN etti!);barbar,Hunter-Avcı ve Hungri-Aç anlamındadır.Kavimler birliği adı olarak kullanılmıştır.Çin kaynaklarına göre;İÖ4.cü yüzyılda Çin'in kuzeyinde yaşayan,göçebe bozkır kavimleri;Çin'e karşı birleşerek;Federe veya Konfederatif tarzda örgütlenmiştir.Hun birliğinin çekirdeğini,Doğu Türkleri oluşturmuştur.İÖ 220 yılında Hun birliği yönetimi, Mete-Metin Hanın uruğu,Tuku-Tukyu'lara geçmiştir.Hun birliğine katılan Halklar:Fin-Ogurlar, Macarlar(Mağyar-Hungar),Sarmat,Alanlar,Moğollar,Tibetliler,Soğdlar,Tacikler.Bazı yazarlara göre; Slav Bulgarları ile Doğu ve Batı Türkistan'da yaşayan;AT BİNİP,YAY ÇEKEN, 26 Türk Boyu katıldı. Çinli'ler, Hunlara;Hsiungnu,Hou,Hui diyorlardı.Çin;kuzey şehirlerine yapılan,Hun akınlarını durdurabilmek için 3 bin km uzunluğunda set-savunma duvarı yaptı.Çin Seddi,İÖ 214 yılında tamamlandı. Türklerin şanssızlığı,Metin Han(209-174) döneminde;Çinin başında,Çine adını verip,İmparatorluk haline getiren,İmp Chin-Tsin Shih Huangti(256,221-206) vardı!
-Hunlar, İÖ 318 yılında Çin ile antlaşma yaptılar. Hunlar İ.S. 48 yılında kuzey ve güney olarak ikiye bölündüler. Sienpiler İ.S. 156 yılında Kuzey Hun Devleti'ne son verdi. Son Güney Hun Devleti de İ.S. 216 yılında Çinlilerce yıkılınca; bağlı halkların bir kısmı, Çin Egemenliğine girmeyip batıya yöneldi ve üç yeni Hun Devleti kuruldu.
a) Hanedanı Moğol olan Kuzey-Batı Hun Devleti (147-156); Hakan Panu.
b) Hanedanı Macar olan Avrupa Hun Devleti (375-469): Balkanlar, Tuna havzası. Rua, Muncuk, Oktar ve ATİLA-Attila-Atilla(is434-452).*Bir Tarihçi;”Attilanın iö yaşadığını,Romanın daha kurulmadığını,İS 450’de bölgede kırallık yapanın;Got kıralı Tottila olduğunu ileri sürer!”
c) Hanedanı Türk olan Akhun Devleti (350-557): Batı ve Güney Türkistan, Horasan, Afganistan ve Kuzey Hindistan'da kuruldu. Aksuvar, Toraman.2 Hanedan; Efdal-Abdal-Usta ve Heita-Hayta. İranlı-Pers-Sasaniler(*is 226-637,642) yıktı!(* Göktürkler ise Çin saldırılarıyla is 402 yılında, toprakları işgale uğrayıp parçalandı ve 580 yılında yıkıldı!)
*TÜRK YAZITLARI:
1) Kazakistan'ın Almatı şehri yakınlarında; Isıkgöl'ün Kuzeyinde, Esik Kasabasındaki bir kurgandan;a)iö500 yılına ait;bir İskit-Tursaka-Türk Prensinin(Giray-Tekin)altın giysi ve eşyası çıktı; Gümüş tabağın alt kısmındaki;Orhun-Yenisey-Göktürk Alfabesiyle yazılmış,Türkçe yazı; "Tigin yirmiüçünde öldü,Isık Halkı başın sağolsun"şeklindedir.Bu Pirensin,Alper Tunganın(İÖ 728) oğlu olduğu ileri sürülüyor!Alper Tunganın,Mezarının yeri konusunda,Tarihçiler arasında, anlaşmazlık var;1)Semerkant Afrasyap Tepesi,2)Merv-2500,3)Nahcivan Afrasyap mağara, kuyusu!
b) Issık Kurgan- Altın Elbiseli Adam Yazıtı: (K.Mirşana göre): İÖ 3500 yılına ait. ON-HUN Dönemi, Ön-Türk Damga Yazısı. Okunuşu ve Anlamı;”OGÜN AN ONUY A ÖCÜ OK. UB-OZ UÇ ESİTİS OZ-ÖTÜ ONUY-OY EKİÇ EKİL ALIZ AT.” ”Yüceliğine Saygı Göstermekte Olduğumuz Kişi; Tanrıya Ulaşmış(*-uçmuş-ozlaşmış) Bir Oktur.”
2) Altay Dağlarının Pazırık Vadisinde:İÖ 3.cü yüzyılda yapıldığı belirlenen; bir Hun halısı ve altın İşlemeli at eyeri bulundu.Halının;dokuma tekniği ve desenleri ile Manisa- Gördes Halısı arasında, büyük benzerlik var.İki halıda;aynı ilmek tekniğiyle dokunmuştur.(Bkz-Pazırık)
3) İ.Ö.119 yılında yazılmış, Türkçe Sagu-Ağıt-Yakım; Hun-Kun Türkleri bir savaşta Çinlilere yenilip,bir kısım ülke topraklarını yitirince söylenmiş, Çin Devlet arşivinde bulunmaktadır. (*Çin Hanları; İ.Ö.11.ci yüzyıldan beri, olaylarla ilgili yıllık, günlük tutturup, devlet arşivinde korumuş!Bazı Çin hanı ile Mao ise birkısım belgeleri yaktırmıştır!?). Bu ağıttan bir deyiş;
" Yençi dağını yitirdik, Kadınlarımızın güzelliğini aldılar.
Silan yaylalarını yitirdik, Hayvanlarımızın otlağını aldılar."
4) Macaristan'ın Miklot Köyünde; Orhun-Yenisey Alfabesi ve Peçenek Türkçesiyle üzerine yazı yazılmış, İS 11.ci yüzyıla ait, altın bir tabak bulundu.Yine Macaristan'da; 5.-10.cu yüzyıllara ait, Kumanlara ait eşyalar bulunmuştur. Bunların üzerinde, Orhun-Yenisey Alfabesi harfleri kullanılarak yapılan,Damga işaretleri vardır.
5) Akhunlar (358-557), Hindistan'ın Gwalior şehrinde, yazılı anıt diktiler.
6) Orhun Anıt ve Kitabeleri: Göktürkler;iö879-is580 yılları arasında, Orhun Vadisinde; 732 adet yazılı abide ve balbal diktiler.Kurganlar ile Bina ve Sur kalıntılarıda vardır. Ahlattaki Selçuklu mezar taşlarının bazıları;Talas ve Orhun abidelerine benzemektedir. En önemlileri;Bilge Kağan Anıt Kitabesi ile Gültekin ve Tonyukuk Abideleridir. Göktürk paralarında Ayyıldız simgesi var. Bilge Kağan Anıt Kitabesinin; İÖ 512-505’de dikildiği, ileri sürülmektedir!
7) 580-840 yılları arasında Uygur Türkleri; Selenga Havzasında, Sineusu ve Karabalgasun Kitabelerini dikmiştir.
8) Yenisey Kitabeleri;iö1000 ile is 1000 yıllarında;İskit-Saka,Kimek;Kırgız,Kazak-Kunmu- Uysun, Altay, Hakas, Tuva ile Çiğil ve Karluk Türklerince dikilmiştir. Türk kitabeleri; yalnızca, istilacı Arapların, 637-708,751,840 yılları arası ulaşıp, sömürge yapamadığı yurtlarda kalmıştır. Araplar; Türkleri kimliksizleştirip, asimile edebilmek için Türk anıt ve kitabelerini; cahiliyet dönemi, İslam dışı, putperestlik, günah gibi gerekçelerle yoketmiştir! Ancak Moğollara teşekkür borçluyuz.Türk Kitabe-Anıt ve Kurgan-Mezarlara; sahip çıkıp, korumuşlardır!
9) Çilgiri Yazıtı: Türkiye Van Müzesi. Ön-Türk Damga Yazısı: İÖ 6500. Anlamı; ”Uygarlığın ilk oluşumunu sağlayan ÖGİS-OĞUZ(*ERMİŞ KİŞİ); OK’ların içinden çıkmış olan Ögis’tir. OK’ların uygar olmalarını sağlamış olan; OK’ların Kağan Atası olarak anılmalıdır. Cennete uçmuş olan;Tanrıya kavuşmuş demektir. İşte Oğuz’umuzun Canı, oraya uçmuş bulunuyor.
10) ON Notası: İÖ 4780 yılına ait, bir Ön-Türk Damga Yazısı. ON-UYUL, ÖDÜS UÇI Kağanının; OĞUZ- Ögüz Irmağı ötesindeki halkın liderine gönderdiği belge:”Liderlik iyeliği, Oguz aşa halk; işbu; yetkili ON-UYUL İradesidir.Bu Yazıyı; yönettiği savaşlarda, nam salan lider, Yabgu yazdı. Sana, Barış öneriyorum, bu barış şartları için Yüce Andım teminattır.”
11) ÖN- TÜRK YAZITLARINI, YAZAN: TÜRK TARİHÇİLER:
a- Bilge Atun Ukuk:İÖ 572-535:Tola Irmağı kıyısı:Türük Bili anlatıyor.
b- Öner Binbaşı:İÖ 530-493:Taryat-Terhingöl:Atoy Bilin kuruluşunu anlatıyor.
c- Alperin-Alperen:İÖ 322:Ongın Irmağı:İÖ 329 Semerkant savaşını anlatıyor.
d- Çur Tekin:İÖ 522:Kuşotu bölgesi:Ökili Çur’un Kafkas savaşını anlatıyor.
e- Yuluğ Tekin:İÖ 575:Ögey Gölü:Türük Bili(İÖ 879-575) anlatıyor.
f- ÖN-TÜRKLER ile ilgili; bulunup okunmuş; 600 Türkçe Yazılı Belge vardır. Yine; Miranda bulunan:İÖ 519-Yarlık Boltı belgesi;3 adet Kağıt yaprak. İÖ 879 ile İÖ 516 yılları arası, olayları anlatan; Hoytı Tamir Yazıtı. Şine Usu Bitik Taşı: Türük Bili anlatıyor: Taşa Uran BÖKE.
*Türk Heykel ve Resimleri:
1) İ.Ö. 2. yüzyıldan kalma bir Türk mezarı olan Kurat Kurganında; Kartal kabartması vardır. Ayrıca Kaşgarda açılan mezarlardan;İ. Önceki yıllarda mumyalanmış ölüler çıktı.
2) İö505 yılında Orhun Vadisinde dikilen, Bengütaştaki Göktürk Komutanı Gültekin büstünün, başlık kısmının önyüzünde, kanatları açık bir kartal figürü kabartması var. Bu kartal figürü, Selçuklu bayrağındaki Kartalın; Türklerce kullanımının, çok eskilere dayandığını gösterir.
3) Altaylar ve Sibiryada, kaya resimleri bulundu. Bunlar efsanevi, uçan Gökatların resimleridir. Yine Orhun Vadisi ile Kırgızistan- Aladağ- Saymalıtaştaki Kaya resimlerinin benzerleri, Kazakistan- Tamgalı say, Kafkasya-Azerbaycan-Gobustan, Türkiye-Hakkari-Gevaruk-Tirişin, Artvin,Kars,Erzurum,Ordu ve Ankara- Güdülde de bulunmaktadır. Kayalardaki Resim, Damga ve Orhun yazıları; İÖ 3 bin ile İS bin yılları arasına tarihlenmektedir.
4) İS 580-845 yılları arasında Uygurlar, mağara duvarlarına, Budizm ve Mani diniyle ilgili birçok duvar resmi yapmışlardır. Bu resimler günümüze kadar ulaşmıştır. Ayrıca Tanrı Dağlarından, içme ve kullanma amaçlı su temini için 2 bin km uzunluğunda, KARIZ Su kanal-yeraltı Tünellerini yapmışlardır.
5) Günümüzde T.C. Devletini temsil eden, Türk Bayrağındaki; Ay ve Yıldız'ın kullanımı, çok eskilere dayanmaktadır.1800 yılından sonra Osmanlılarla ilgili çekilen film ve yapılan resimlerde, Osmanlı Devleti'ni temsil eden bayrak, ay yıldızlıdır.Osmanlı döneminden kalan bina ön yüzündeki Osmanlı devlet armasında; ayyıldız vardır.Ancak Ay ve Yıldızın, devlet sembolü olarak, Türklerce çok daha eski dönemlerde kullanıldığı sanılmaktadır.Ay-Hilal;önceleri Gök Tanrı inancının,637’den sonra ise İslam Dininin sembolü olmuştur.Haç-Salip,+; Hıristiyanlığın, 6 köşeli siyon yıldızı ise Yahudilik-İsrailin sembolüdür.Örneğin:Kazakistan’ın Tengiz bölgesindeki mezar taşları üzerinde, Kırgızistan’daki eski bir camide ve Moğolistanda, Kuzey kafkasya’daki Balkar Türklerinin ve Irak Türkmenlerinin mezar taşlarında, Bosna Hersek’teki Boşnak mezar taşlarında bulunan; Ay ve Yıldız simgesi, büyük bir olasılıkla Türklerin eski tek Tanrılı,Gök-Hanif Dini ile ilgilidir.Selçuklu Bayrağında çift başlı, kanadı açık, kartal simgesi kullanıldığı, Selçuklu mimarı eserlerinde görülmektedir. Ay Yıldızın, Selçuklu öncesi Türk Devletleri'nce;ongun olarak kullanıldığı sanılmaktadır. Ayyıldız ongunu, Göktürk paralarındada vardır.
6) Kırgızistandaki Tanrı Dağlarının uzantısı; Aladağlar-Saymalıtaşta: 100 bin kaya resmi var!**Hz Nuhun oğlu Yafesin hatırarası, Tek bilok halindeki Anıt Kaya (Yada Taşı); Ahmak bir hanın, Çinli eşi tarafından;Çine götürülmek istenirken;100 bin parçaya bölünmüş. Bu olaydan sonra, Türk Devleti; Halkın arasına fitne girdiği, birlik,beraberliği bozulduğu için parçalanıp yıkılmış? Turan Yurdu: Kuraklık, hastalık,yokluk,açlıkla cezalandırılmış ve Türkler; Atayurdunu terketmiştir? Kaya Resimleri ve Tamgalar: İÖ12,6,4,3,2,1200 ile İS 1000 yıllarına tarihleniyor.
*TÜRKÇENİN TEMEL ÖZELLİKLERİ
1-Türkçe; konuşulduğu, söylendiği, duyulduğu gibi yazılan ve yazıldığı gibi okunan, bir dildir.
2-Genelde sesli harflerle başlayan kelimeler,sesli ve Sessizle başlayan ise sessiz biter. Ör:İri, Ana, Ulu ve Yurt,Kağan,Kuş. Bu kurala uymayanda vardır:Tanrı,İl,El,Al,Ak,Kara gibi. Bir yazar;Türkçe kelimelerin başına; -H- harfinin gelmiyeceğini, ileri sürüyor.O zaman bu kelimeler,hangi dilden; ho, hele, hemi,hangırda,hani,hopuç,heybe,hey,halaç,hortu,hala,helke?
3-Türkçede iki sesli yada sessiz harf, yanyana gelmez. Bu tür kelimelerin çoğunluğu yabancı kökenlidir. Örnek: Attila, Hayyam,Kassap,Mermiyyün,Naat, Saat,Seyyah, Zenne.
4-Kelimeler, dişi yada erkek değildir:ÖR;Emin-Emine,Nuri-Nuriye,Huri-Huriye,Ali-Aliye.
5-Türkçe adlar, sonuna; ” O” takısı almaz. Ör: Apo, Zaro, Zeyno, Marko, Aleko gibi. Yine isim sonuna; os, is, ev, ov,of, yan, ibni, bin, ebu, oğlu, efendi gibi, takılar konulmaz.
6-Türkçe, Bitişimli, Sonekli bir dildir. Sözcükler, köke; takı eklenerek üretilir.Ör;Ök-Süz,Aç-lık.
7-Türkçe; 2 Ana Gurup(* ON-HUN VE OK-UZ), 6- 8-11 Dal ve 41 Lehçe. Başka bir Dilciye göre, Türkçe; 48 Halk, Boy ve Lehçeye ayrılır.
8-Türk Dili:Türk Halkının;ortak köken,kültürel birikim,birlik ve dayanışmasının,en temel ögesidir.Türkün kimliğidir.İnsan Dostluğu;görüşmeyip,unutulup,hatırlanmayınca!Millet Kimliği ise Anadili, Ulusal Kültürü;unutup,konuşmayınca,özümseyip;günlük hayatta yaşatmayınca,ölürmüş!
9-Sıfat, Özneden önce gelir.
10-Türkçede Devrik Cümle yoktur.Türkçe Cümle Yapısı:BEN,TÜRKİYEDEN,YÜRÜYEREK-UÇAKLA-HAVA YOLUYLA,GELDİM:ÖZNE-Fail+TÜMLEÇ-Meful+YÜKLEM-Fiil.Eylem sözcüğü sonda yer alır.Arapça(*Haraçtü,Sirtü Seyran,Minel,Babil Medreseti:Fiil+Fail-Özne +Meful-Yapılan İşin şekli,nasıllığı),Kürtçe(*pkk:Partiya Karkaren Kürdistan;Partisi+İşçi+ Kürdistan) ve İngilizce(Ay Kam,Fıram Turkey,Türkish Air Lines:Özne+Fiil+ Yüklem+ Tümleç) farklı.
11-Kökler,genelde tek hecelidir. Arapçada olduğu gibi,Kelimeler;fiilden,çekilip,türetilmez. İngilizce dilinde olduğu gibi, yardımcı fiil kullanılmaz.Halkın günlük dilinde yardımcı fiil var; Duragör,Oturup durur,yapadur,ağlayıp durur,vurup durur,yiyip durur,uyuyup durur gibi!
12-Türkçe, vurgusuz bir dildir. Ayrıca,Türk Dilinde Artigil yoktur.
13-Ses uyumu vardır.
*TÜRK HALK EDEBİYATI
A- Türk Destanları: (bkz: 59,76)
-Sözlü olarak günümüze kadar gelen, Türk Destanları sayısı; yüzü bulmaktadır. Türkü, destan ve orta oyunu gibi, sözlü Türk edebiyatı ürünleri, çok zengindir. Sözlü edebiyat ürünleri, 12. yüzyıldan itibaren, derlenip yazılmaya başlanmıştır. Bazı Türk Destanları:
1) Alper Tunga Destanı:İÖ 2500-Merv,Semerkant veya 750-726 Nahcivan. Alper Tunga ile ilgili bilgileri; Kaşgarlı Mahmut’un (1070) Divanı Lügatit Türk adlı eserinde, yine İranlı yazar (1010) Firdevsi'nin Şehnamesinde bulabiliriz.Med-Medyen zamanında yaşamış ve iö726’da; 21 Mart-Nevruz günü,azınlıkların çıkardığı isyanda, Rahmetli olmuştur. Hükümet merkezi; Semerkant,Merv,Balasagun,Kaşgar,Isıkgöl,veya bugünkü Nahçivan’dır. İsyancıların lideri Kavanın, bayrak rengi; Sarı,Kırmızı,Yeşil!
2) Oğuz Destanı;iö6500,4780,3500,2635,2555,1517 veya 879 yılı. Oğuz Kağan ve Oğuzları anlatır.
3) İskit-Ahiska-Mesket-Saka-Tursaka-Kıpçak Hakanı;Tomris Hatun,Büyük Dedesi ve Oğlunu hileyle öldürten, Pers Kıralı Kirosu;Aras çayı kenarında,İÖ 552 veya 529’da yendi. Tarihçi Heredot(İ.Ö. 490-425):Heredot tarihinde;bu konuyu da anlatıyor.*Türkler;Batı Denizi yakınında:İÖ 590, 546, 516,512 ile 200 ve 100’de jenosite uğratıldı,Sağ kalanlar Ergenekon Vadisine göçetti!
4) Uygur Türklerinin Türeyiş ve Göç Destanları.
5) Hakan Su(*Su Destanı):İÖ 329 yılında,Semerkant yakınlarındaki Ongin Irmağı yakınında, Makedonyalı Büyük Iskenderle savaşıp, antlaşma yapmış. Saka Hakanlığının başkenti Balasagun idi.Kaşgarlı Mahmud'un Divanı Lügatüt Türk’ünde; bu destan özet olarak geçer.
6) Kırgız Manas Ata Destanı:Kırgızların;840-965 yılları arasındaki Moğol;Kalmuk, Kereyit ile Kitan-Hıtayla olan, savaş ve kendi iç mücadelesini işliyor.Dünyanın en uzun destanı.
7) Ergenekon Olay ve Destanı:İÖ 2635,1800,1190-Turuva,726-Med,512-Pers ve Etrüsk-100 yıllarında; Özü- Dinyeper,Kafkas,Balkan,Batı Denizi yakınlarında olduğu ileri sürülüyor!
8) Erlik Han Destanı
9) Tuva Destanı
10) Ural Batır-Başkırt Destanı ve Tatar İdegey Destanı
11) Alıp Manaş-Altay Destanı
12) Dede Korkut Hikayeleri:is 226 – 999 dönemindeki Oğuzların, yaşantılarını anlatır. O dönemde Oğuz devleti yıkılmış olup,bağımlı bir beylik olarak,varlıklarını sürdürmektedirler.
13) Altay Masalları.
B- Türk Halk Müziği Çeşitleri:
-Türk Halk Müziğine;Tatarlar Türkü,Yır, Nogaylar Cönk, Kırgızlar Cır, Kerkük Türkmenleri Hoyrat demektedirler.Halk Müziği ve Halk Oyunlarına önem veren Türk Boyları;Azeri, Uygur, Özbek,Tatar,Türkmen. Kerkük Türkmenleri;İslam Dinini kabul edince;Arap kültürü, baskısıyla: Kadınları Müzikten ve Halk oyunlarından uzak tutmuştur!
-Anadolu'da Söylenen Halk Müziği Türleri:
1- Ağıt-Yakım-Sagu
2- Atışma
3- Azeri Havası- Mahnı-Mugam-Divan
4- Barak
5- Bozlak; Avşar ve Abdal
6- Boğaz Havası: Kadınlarca gırtlaktan söylenir. Ezgi
7- Destan;* Manas Ata Destanı,söyleme geleneği.1960 yılına kadar Türkiyedede vardı
8- Deyiş
9- Gurbet Havası
10- Gazel
11- Hoyrat –Divan-Makam (* Kerkük Türkmenleri)
12- Kına Havası
13- Koçaklama
14- Koşma
15- Maya
16- Mani
17- Mugam-Meşrep-Divan-Nakşi-Lezgi (*Uygur ve Özbek)
18- Ovşama-Oğşamak
19- Teke Zortlatması
20- Türkü
21- Uzun Hava
22- Yayla Havası- Varsağı
23- Yol Havası
24- Zeybek Havaları
*TÜRK MİLLETİ, TÜRK DİLİ VE TÜRK KÜLTÜRÜNE HİZMET EDENLER;
-Türk Bağımsızlık Önderleri;Öncü,Örnek Türk Aydınları; Türkçe’nin ve Türklüğün Bayrak İsimleri; Türk Bilim, Kültür ve Sanat Adamları:
A- TÜRKİYELİ VE BALKANLI AYDINLAR, ÖNDERLER:
1) Cumhuriyet Dönemi:
-Mustafa Kemal ATATÜRK: 1881 Selanik-1938 İstanbul. T.C. Devletinin kurucusu. Asker, Devlet adamı, Nutuk adlı eserin yazarı. "Ne Mutlu Türküm Diyene" özdeyişini söylemiştir.
-Namık Kemal: 1840- 1888 Çanakkale- Bolayır. Cesur, İdealist, Yurtsever, Cumhuriyetçi Aydın, Şair, Yazar.” İnsan ölür ,toprak olur, Namı kalır.”
-Ömer Seyfettin: 1884 Balıkesir Gönen- 1920 İstanbul. Asker, yazar. Hikayeci.
-Arif Nihat Asya: 1904-1975. Şair. Öğretmen, Bayrak şiiri meşhurdur.
-Dr. Sadık Ahmet: 1947-1995. Batı Trakya Türkü, İnsan Hakları Lideri. Dedeağaç, İskece, Gümilcine: Yunanistan.
-Aşık Veysel Şatıroğlu: Sivas, 1894-1973. Halk şairi
-Mehmet Emin Yurdakul: 1869-1944. Şair.
-Nihal Atsız: 1905-1975.Turancı Aydın. Bozkurtlar romanı yazarı.” Çıkar yok görev vardır.” Dinidar,ruhban tacirler ile Miliyetçiliği pazarlayanlarca,öcü gösterildi! Adı Türkiye olan devlette; Türkçülük-Turancılık suçlamasıyla, 1944 yılında hapse atıldı.
-İgnacz Kunos: 1860-1945. Macaristan vatandaşı Türkolog. Aslı Kuman Türkü. Macarcada Kun-Kunus; Kuman, Kumanlı anlamında. 5 yıl Türkiye'de kaldı. Türk Halk Ürünü; Türkü, mani ve masalları derleyip yayınladı.Yeni Türk Alfabesini, 29 harfli olarak düzenleyende bir Macar Vatandaşıdır.
-Orhan Saik Gökyay: 1944. Şair. Bu vatan kimin şiirini yazdı.
-Mustafa Ertuğrul:1893-1968 Antalya. Gerçek bir Yurtsever. Topçu Yüzbaşı. Bir gurup isimsiz, gönüllü erlerle 1917’de; Antalya-Kemer ve Kaşta: Paris-2 ve Aleksandır adlı Fıransız savaş gemileri ile İngiliz Bn Mychre adlı savaş gemisini, kara topuyla batırdı. Böylelikle Antalyanın işgalini önledi. Bu olaylardan, ölümüne kadar hiç bahsetmedi.
2) Selçuklu ve Osmanlı Dönemi:
-Ahmet Gülşehri: 1250-1335. Kırşehir. Anadolu'daki ilk Türkçecilerden. Mevlevi. Fütüvvetname ve Mantıkuttayr adlı eserleri var "Ne derviş isteriz sahip, ne sultan, Ne dert işimize gelir, ne derman"
-Süleyman Türkmani: 1214-1281. Kırşehir. Mevlevi. Tezkerei Evliya adlı eseri var.
-Yunus Emre: 1241-1321. Kırşehir, Eskişehir, Karaman. İlk Türkçeci Tasavvuf Şairi. Divanı var. Sevginin Ozanı
-Aşık Paşa: 1272-1333, Kırşehir Anadolu’daki ilk Türkçeci. Garipname adlı eseri var.
-Nasreddin Hoca: 1208-1284 Akşehir. Halk filozofu, nüktedan-mizah ustası, güldürücü, düşündürücü, uyarıcı fıkraları vardır. Özbekistandada biliniyor!
-Piri Reis: 16.yy. Denizci, Haritacı. Karamanlı.
-Katip Çelebi: 1609-1658. Takvimü Tevarih, Fezleke ve Keşfişzünun yazarı. Adı Mustafa. İstanbul.
-Evliya Çelebi: 1611-1682. Seyehatname yazarı,Kütahya.
-Süleyman Çelebi 1342-1421 Bursa. Mevlit yazarı.
-Pir Sultan Abdal: 1520-1565. Ozan, Sivas.
-Vani Mehmet Efendi: 1620-1685.Türkçe Sözlük ile Araisül Kuran ve Nefaisül Furkan adlı eserin sahibi. İslamiyet ile Araplığı ayırmış, Türk düşmanlığına karşı çıkmış. Mezarı Bursa’da. Zülkarneyn Peygamber; Oğuz Kağan’dır demiş.
-Koçyiğit Köroğlu:16 yy. Ozan, zulme başkaldırıda halkın sesi, halk kahramanı. Bolu, Kars, K.Maraş. Türkmenistan ve Azerbaycandada biliniyor!
-Avşar Dadaloğlu: Ozan, halkın özgür ve cesur sesi. Çukurova. 1785-1868.
-Karacaoğlan: Sevginin Ozanı. Aşk şiirleri. Çukurova, Toroslar. 1606-1689.Varsak, Abdal veya Salur. Doğduğu yer:Cerit-Gökçeli-Feke-Adana.Mezarı:Mut-Mersin.
-Ercişli Emrah: Ozan. 17. yy. Birde Erzurumlu Emrah var?
-Süleyman Paşa: 1838-l892.Kastamonulu. Asker ve yazar.
-Ahmet Vefık Paşa: 1823-1891, Vali, Sadrazam, yazar. Bursada bir toplantıda, engeride, sessizce duran, bir Yörüğe;Söylediği söz; “Niye çekiniyorsun? Rahat ol,sen bu devletin gerçek sahibisin..!”
3) Azerbaycan, Irak Ve İlk Dönem Selçuklu, Osmanlı Aydınları, Önderler:
-Kutalmışoğlu Süleyman Şah:1074-1086.Türkiye Selçuklu Devleti kurucusu. İznik.Mezarı: Caber Kalesi,Suriye.2015 yılında,ışıd terör örgütü saldırısıyla,türbesi tahrip edildi? Dünya devletçisi, yeni Türkiyeci,abd mandacısı hükümet ile 2003 yılında kafasına nato-bod çuvalı giyen, tsk;uzlaşma,müzakere dışında;1978 yılından beri,bölücü pkk’ya bir şey yapamadığı gibi, Türkiyenin şerefinide koruyamadı? En doğrusu önder, lider insanların cenazesini; kimsenin bilmediği yerde, törensiz, habersiz toprağa vermek!
-Kılıç Arslan: 1092-1107. Anadolu Selçuklu Sultanı. Anadoludan Türkleri, Kudüsten Müslümanları çıkarmak isteyen, Haçlı Ordusuyla savaştı
-Caka-Çakan Bey: 1080-1091. İzmir beyi.Türkiyede donanma kuran ilkTürk komutanı.
-Ertuğrul Gazi: 1188-1281. Oğuz, Kayı boyu beyi. Gündüz Alpin oğlu ve Osman Gazinin babası.
-Osman Gazi: 1281-1324 Osmanlı devletinin kurucusu.
-Karamanoğlu Mehmet Bey: 1277’de Türkçeyi resmi devlet dili olarak kabul etti. Karaman. Yayınladığı Buyruk: ”Bugünden sonra; mecliste, devlet kapısında, kamuda, meydanlarda, kitaplarda, ibadet yerlerinde (Vaaz ve Hutbelerde); Türkçeden başka bir dil kullanılmayacaktır.
-Mirza Küçük Han: 1881-1921. Güney Azerbaycanın bağımsızlığı için mücadele etti. İttihadı İslam Cemiyetini kurdu. Cengelliler Hereketi liderliğini yürüttü. Dış siyasi destek ve silah bulamadığı için başarılı olamadı.
-Ebül Feyz Elçibey:1991-1993,Azerbaycan,Bağımsızlık ve Özgürlük Lideri.Tarihçi.
-İmadettin Nesimi: 1369-1418. Azeri. Şair, Felsefeci.
-Kul Nesimi:1580.Ozan.
-Süleyman Mehmet Fuzuli:1480,1495-1556. Azeri. Şair.Annesi Bayat Türkmeni. “Marifet, iltifata tabidir, müşterisiz meta zayidir.Sussak gönül razı değil,söylesek tesiri yok.Selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar.”
-Habibi: 1470-1520. Azeri şair.
-Genceli Nizami: 1141-1249 yy. Hüsrev ve Şirin yazarı
-Mehmet Emin Resulzade: 1884-1955. Azerbaycan bağımsızlık önderi.(1918).Azerbaycan Cumhuriyetinin ilk Devlet Başkanı.
-Serdarı Milli Settar Han: 1914. G. Azerbaycan bağımsızlık önderi.
-Şeyh Mehmet Hıyabani: 1880-1920. G. Azerbaycan bağımsızlık önderi.
-Bağdatlı Ruhi: Irak Türkmeni, Şair.
-Uzun Hasan Bey- Hasan Padişah: Akkoyunlu Devleti(1340-1502) Hükümdarı. Kuranı Kerimi Türkçeye çevirtti. Türk tarihini araştırıp eser yazdırdı.Oğuz boyundan.
-Genceli Cevat Han:1795-1804.Azeri, özgürlük önderi.
-Abdül Kadir Meragi:1350-1435.Azeri Aydın,Şair,besteci,hattat,yazar.
B- TÜRKİSTANLI AYDINLAR, ÖNDERLER:
l) Devlet Adamları-Askerler:
-Alper Tunga:iö2935,2635,2350,2295,2550,2255,1650,1200,726 veya iö 653-626.Turan-Kıpçak- İskit- Saka Hakanı.Afrasyap,Dahhak.Türkistan,Ortadoğu ve Anadolu. Kaşgar, Isıkgöl, Semerkant, Merv ve Nahcivan. İran Mecusiliğinde Dini Bayram günü olan;iö 21 Mart 726’da çıkarılan, Nevruz isyanında; Alper Tunga öldürüldü ve Saka Devleti yıkıldı! İsyancıların bayrağı; kırmızı,sarı ve yeşil renkliydi?Günümüzde Türkler;Bahar, Hasat veya Zafer Bayramı kutlayacaksa; 18 Mart, 23 Nisan, 6 Mayıs-Hıdrellez, 19 Mayıs,29 Mayıs İstanbulun Fetih günü, yada 26,29,30 Ağustos Malazgirt,Büyük Taarruz tarihlerini seçmeli?
- Tomris Hatun- Tomiris-Demir-Timur-Teymür Hatun-Hürü Aba: İ.Ö. 529. Azerbaycan. Saka Hakanı; Pers şahı 2.Kiros- Keyhüsrevle Aras boyunda İÖ 552 veya 529’da savaştığı ileri sürülüyor.
-Teoman-Toraman-Duman:iö240-209.İlk Gök Kun-Büyük Hun, Türk Hakanı. Ötüken- Orhun.
-Mete- Metin Han: İ.Ö 209-174. Gökhun-Büyük Kun- Kuman Hakanı. Gönüllü Askerlikten, purofesyonel ve zorunlu askerliğe geçti. Onlu Ordu Sistemini oluşturdu. “At binip, Yayçeken” 26 Türk Halkını; Gökbayrak altında topladı.
-Oğuz Han: Ahiska-Mesket-İskit-Saka Hakanı: İÖ 8500,6500,4780,2635,1764,1517,1400, 1200 veya 879 yıllarında yaşadığı ileri sürülüyor. TÜRKİSTAN; Altay, Ötüken,Tanrı Dağları ve Türkiyede: 24 Türk boyunu, bir araya getirerek; Oğuzlar adıyla siyasi bir Türk Birliği kurdu. Kurultayda Oğuz Kağan unvanı verildi. Kuranda adı geçen Zülkarneyn (AS) Peygamber olduğu söyleniyor.Doğu Türkistan (Kuzey Çin)daki AK PİRAMİT’in; Oğuz Kağanın Türbesi olduğu, iddia ediliyor! Belkide 9 ayrı Türk Hakanı; OĞUZ adı taşıyor!
-Bumin Kağan:Türik Bil- Göktürk Devleti kurucusu. Ötüken. Göktürkler:iö 879-is402, 580! Göktürk Devletinde; 6 Hanedan değişti?
-İstemihan: Göktürk Hakanı.
-Toraman: 515. Akhun devleti hakanı. Aksuvarın oğlu.
-İlteriş Kutluk Kağan: Göktürk-Kutluk Devleti kağanı.
-İlbilge Hatun: Bilge Kağan ve Gültekinin Annesi.
-Bilge Kağan: 684-734 değil?İ. önce yaşadı. Göktürk hakanı, Orhun Abideleri;iö512-505 yıllarında dikildi. (*Bilinen,Bilge Kağan adını taşıyan,5 Türk Hakanı var!)
-Gültekin: Bilge Kağanın kardeşi. Göktürk orduları komutanı.
-Kürşad İsyanı;Ötüken-Orhun-Göktürk-Hun-Uygur gibi Doğu Türkeli Türkleri, Çin esaretine karşı, Kürşat önderliğinde ayaklandı, ancak başarılı olamadılar Kürşat, Türklerin gönlündeki hürriyet meşalesini yakan Alperenlerin lideri. Kürşat olayının;is 402,580,624-648,742-750, 840 veya 924 yılında olması gerekir
-İnal Böğü; Göktürk hakanı. Kapgan Kağanın oğlu. İnallı göçebe Türk oymakları bunun soyundan gelse gerek.
-Bilge Tonyukuk:Bayla-Baga-Buğra-Buga Tarkan.Göktürk Aygucu-Başveziri.
-Kutluğ Bilge Gül Kağan:Orhun- Uygur(580-840) Devleti kurucusu. Orhun nehri kıyısında Ordubalık şehrini kurdu. Yerleşik hayata ilk geçen Türk boyları; Uygurlar, Ahiska-Mesket, Azeri, Başkurt, Çuvaş, Özbek ve Tatarlardır.
-Bayınçur: Uygur Kağanı.
-Alp Kutluk Bilge Kağan: Uygur Hakanı.
-Aslan Kağan: Uygur Hakanı.
-Alptekin: 962. Karluk. Gazneli Devleti kurucusu. Diğer önemli Hakanlar; Sebüktekin, Sultan Mahmut.
-Alp Er Manas Ata: 992. Kırgız halk kahramanı.Manas Ata’nın hayatını anlatan, Manas Destanı; dünyanın en uzun destanıdır.
-Selçuk Bey: 960-1009. Oğuz- Kınık boyundan. Büyük Selçuklu(960,999-1157) Devleti kurucusu. Dokak beyin oğlu.
-Tuğrul Bey: Büyük Selçuklu Sultanı.1040
-Çağrı Bey: Selçuklu komutanı, Tuğrul Beyin kardeşi.1040
-Alparslan: (1029-1072) Selçuklu Hakanı. Malazgirt savaşını kazanarak, Anadoluyu Türklere yurt yapan komutan.
-Turan Şah: 1085-1097.Kirman Selçuklu Sultanı.
-Saltuk Buğra Han: 893-959. Karahanlı hükümdarı. Kaşgar. ilk Müslüman olan hükümdar.
-Razıyye Hatun: 1236. Delhi Türk Sultanı. İltutmuşun kızı. Askeri valiler; sultanlığına karşı çıkarak ayaklandılar, îç savaşta öldürüldü?
-Türkan –Terken Hatun:1092.Karahanlı. Melikşahın eşi.
-Terken Hatun:1220.Harzemşahlar Devleti sultanı eşi.
-Abuş Hatun:1286.Selçuklu Şiraz Atabeği. Oğuz,Salur.
-Kurmancan Datka:1842-1907.Kırgız.Hokant Hanı eşi.Ruslara karşı savaştı.
-Babür Şah: 1483-1530. Hindistan, Pakistan ve Afganistandaki Babürlü(1526-1777,1858)- Gürganiye Devleti kurucusu. Cengiz Han ve Emir Timur'un torunu. Babürname adlı hatıratın yazarı.Mezarı;Afganistan- Kabilde.İngilizler yıktı.
2) Bilim, Kültür ve Sanat Adamları:
-Dede Korkut-Korkut Ata:Bilge, filozof. Türkistan veya Azerbaycan.(*İS 225-999) yılları arasındaki dönemde yaşamış olmalı.O dönemde Oğuzlar; Beylik, güçlü bir Devleti yok! )
-Ali Şir Nevai: 1441- 1501. İlk Türkçeci yazarlardan. Herat. Özbek veya Uygur Türkü. Muhakemetül Lügateyn, Hamse adlı eserin yazarı. O dönemde Arapça bilim, din, Farsça ise edebiyat dili olarak kabul edilmişti. “Türkçe, zengin bir dildir.”
-Yusuf Has Hacip: 1019-1069. Balasagun. Kutadgu Biliğ’in yazarı.
-Mahtum Kulu: 1733-1798.Aydın, Türkmen şairi. Aşkabat.
-Molla Meneç-Mari:Türkmen halk ozanı.
-Mahmut Kaşgarlı:1008- 1105. Divanı Lüğatit Türk’ün yazarı.
-Edip Ahmet Yükneki: 12. yy. Atabetül Hakayık. Taşkent’li. Şair ve yazar.
-Mehmet Uluğbey: 1394-1449. Semerkant. Astronom. Emir Timurun torunu. Kurduğu rasathanede Ali Kuşçu, Mesut Kaşi gibi bilim adamları yetişti. Semerkant Emiri. Asıl adı Muhammet Turgay.
-Reyhan Biruni:973-1048.Harezm,Gazne. Ay haritası ve atlasında adı bulunan Türk astronom.
-Nasireddin Tusi: Türk astronom.
-Farabi: 873-950. Asıl adı Muhammet Tarhan Uzluk.Sirderya ve Bağdat.Uygur. Filozof.
-Mahmut Carullah Zemahşeri: 1134. Keşşaf Tefsiri ve Arapça-Farsça-Türkçe sözlük yazdı. Özbekistan-Harzemli.
-Faraplı İsmail Cevheri: Lügat yazarı.
-Şekkaki: 15. yy. Semerkant. İlk Türkçe divan yazan şairlerimizden.
3) Son Dönem Türkistanlı Aydınlar, Önderler:
-İ. Yusuf Alptekin: 1901-1995. Uygur. Doğu Türkistan’lı. Bağımsızlık önderi. Türkiye’ye geldi ve İstanbul’da öldü.
-Osman Batır: 1898-1951. Kazak. Doğu Türkistan bağımsızlık önderi.
-Canım Han Hacı: 1933-1946. D. Türkistan bağımsızlık önderlerinden.
-Ali Beğ Hakim: 1933-Kazak D. Türkistan bağımsızlık önderlerinden.
-Ebül Gazi Bahadır Han: 1603-1663. Özbek. Hive Hanı. Şecerei Terakime ve Şecerei Türk eserleri yazarı.
-Fazlullah Reşidettin Tabip: 1248-1318. İlhanlı devleti veziri. Camiut Tevarih yazarı (Türk Tarihi ve Oğuz Kağan Destanı).
-Süleyman Çolpan: 1917. Özbek şair "Ağlama yurdum, gerçi bu gününde yoksa da bahar-Gelecek günlerde bahtın yıldızı parlayıp yanar." şiiri onundur.
-Esferayinli Hasanoğlu: 13. yy. Horasanlı şair.
-Mehmet Emin Buğra: Uygur. Doğu Türkistanlı aydın.
-Ali Han Töre: D. Türkistan bağımsızlık önderi. 1944. "Milletimiz Türk, Dinimiz İslam, Vatanımız Türkistan" sözünün sahibi.
C- İDİL, KIRIM VE KAFKASYALI AYDINLAR, ÖNDERLER:
-İsmail Gaspıralı: 1851-1914. Kırım Tatarı.Aydın,yazar, gazeteci. Türk Dünyasının, “Dilde, Fikirde, Gönülde, İdealde,Törede,Kültürde,Ekonomide-İşde Birliği” için mücadele eden aydın. Dilde, Düşüncede, Amaçta, Eylemde Türkçülük, akımı önderi.
-Yusuf Akçura: 1876-1935. Kazan Tatarı.Aydın, yazar,Türkçülük-Turancılık akımı önderi.
-Bekir Çobanzade: Kırımlı dilci,1924.
-Pr Zeki Velidi Toğan: 1913-1944. Başkırt, Yazar.
-Abdullah Tukay: 1886-1913. Kazan Tatarı. Şair.
-Mir Sait Sultan Galiev: 1892-1940. Tatar, Aydın,Siyasetçi.
-M.Ayaz İshaki:1900-1945.Tatar,Aydın.
-A. Battal Taymas: Kazak, tarihçi.
-S. Maksudi Arsel: 1917. Tatar. Yazar.
-Süyümbike Hatun: 1519-1557. Kazan Tatarı. Halk kahramanı.
-Ural Batır: Başkırt Halk kahramanı.
*-Pr. N. F. Katanov: 1862- 1922. Hakas. Dilbilimci. 60 bin kelimelik, Türk Lehçeleri Sözlüğünü meydana getirdi. Sagaylar ve Tuva Lehçesi ile Şamanlık konularında araştırma inceleme ve 48 Türk lehçesinin karşılaştırmalı analizini yaptı, Türkolojinin ana kaynağı bu eser 1600 sayfadır.Eserlerini,yayınlanması için Darül Fünun-İst.Ün.gönderdi!??*
-Mağcan Cumabayev: 1893-1938 Kazak. Yazar.
-Turar Rızkul:1894-1938.Kazak.Ulusalcı,Özgürlük ve Eşitlikci Aydın.
-Abay Kunanbayev: 1845-1904. Kazak. Şair.
-Muhtar Avezov: Kazak aydını
-Mustafa Çokay:Kazak aydını.Kazakistan-1890=1941- Berlin.Bağımsızlık önderi.İdil-Ural- Alaş Orda Cumhuriyeti, Devlet Başkanı-1917-1918.
-Bauırcan:Kazak aydını.1920-1982.
-Cengiz Aytmatov:Kırgız.Aydın,yazar.1935-2005.
-Sahabettin Mercani: 1818-1889. İdil. Aydın.
-K.Abdülkadir Nasiri: 1824-1902. İdil. Aydın.
-Hüseyin Feyzhani: 1826-1866. İdil. Aydın.
-İdegey:1352-1419. Tatar. Halk kahramanı.
-Salavat Yulay:1754.Başkurt.Aydın,şair.
**************
*ABDULLAH TUKAY’IN DİLİNDEN :
‘’Bence dünyada; gerçek renkte yoktur, güzelde yok
Hiç birinde bunların; lezzette yoktur, hazda yok
Bence sadece, millete hizmet aşkı var
Bence bunda güzellik var, lezzet ve hazda var’’
**********
‘’Altından daha büyük bela, şeytan görmedim
Her tarafta, her yerde insanlar bu metalin bendesi
Görmezler doğruyu, çünkü altın hakikatin perdesi
İnsanlara göre, dürüstlük o, ibadet, dinde o ‘’
**********
‘’Melanet, kir ve yalanla dolmuş içimiz
Tamamiyle fenalık ve bozukluktan ibaret işimiz
İrade yitik,rüzğarın savurduğu yaprak gibiyiz
Ne sebeple, yeryüzünde bedene hamam varda, ruha yok? ‘’
* TÜRKÇE VE TÜRKLÜKLE İLGİLİ SÖZLER
-Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Kurucusu; M. KEMAL ATATÜRK'ün sözleri:
"Ne Mutlu Türküm Diyene"
"Bir Türk Dünyaya Bedeldir"
'Türk Öğün, Çalış, Güven"
"Gerçekleri Söylemekten Korkmayınız"
"Benim Naçiz Vücudum, Elbet Bir Gün Toprak Olacak, Ama Türkiye Cumhuriyeti,İlelebet Payidar Kalacaktır"
"Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir."
“Milliyetin en önemli öğelerinden biri dildir. Türk milletindenim diyen insan, her şeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan, Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse, buna inanmak doğru olmaz. "
"Türk çocuğu atalarını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde güç bulacaktır."
"Her milletin kendine mahsus milli gelenekleri, adetleri, özellikleri vardır. Hiçbir millet, aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet; ne taklit ettiği milletin, aynı olabilir, nede kendi milleti içinde kalabilir. Bunun neticesi, şüphesiz ki acıdır"
*"Millete gideceği yolu gösterirken, dünyanın her türlü ilminden, keşiflerinden, gelişmelerinden yararlanalım, ancak unutmayalım ki, asıl temeli içimizden çıkarmak zorundayız"
*"Asla şüphem yoktur ki, unutulmuş olan eski Türk kültür ve medeniyeti, gün ışığına çıkarıldığında, Türklüğün büyük medeni vasfı ve kabiliyeti, bundan sonraki gelişimi ile atinin yüksek medeni ufkunda, tüm dünyayı aydınlatacaktır"
"Her milletin, ayrı bir milli kültürü vardır. Maddi ve manevi değerler, bütünü olan Kültür; bir topluluğa, millet olma vasfı ve bilincini kazandırır"
*"Kültürü; millet fertlerinin, ortak inanç, ideal, düşünce, zevk, duygu ve acıları ile ana geçim kaynağı; zamanın şartlarına göre, şekillendirip belirler"
*"Türk Kültürü; dil, inanç, töre, örf, adet, anane, gelenek, görenek, tavır ve davranışlar, hukuk, sanat, edebiyat, ekonomi, üretim biçimi, bilim ve teknik gibi, sayısız kurum ve unsurun oluşturduğu, bir toplumsal değerler bütünüdür"
*"Bir ülke insanları arasında; duygu, düşünce ve davranış birliğini; yaşatıldığı oranda, milli kültür sağlar. Polisiye tedbirlerle bir kültür yaşatılamaz ve değiştirilemez"
*"İnancı, dili, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır bulunmamız gerekir, Dil, inanç ve tarih bir köprüdür Köklerimize inmeli, kültürel ve ekonomik yönlerden, bir tarih süreci içerisinde bütünleşmeliyiz. Onların yakınlaşmasını beklemeyip, bizim onlara yakınlaşmamız gerekir"
*"Ey Türk Gençliği ! Birinci vazifen; Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir... Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur"
'Türkiye Cumhuriyetinin temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürüdür..."
"Türk Milleti, milli birlik ve beraberlikle, güçlükleri yenmesini bilmiştir..."
"Türk milletinin; yapısına en uygun düşen yönetim şekli,Cumhuriyettir."
*"Bayrak bir milletin şerefidir." “Özgürlük-Bağımsızlık benim karakterimdir”.
*"Büyük devletler kuran atalarımız, büyük ve etkili medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu araştırıp incelemek, Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizim için borçtur"
*"Dünyanın bize hürmet etmesini istiyor isek, önce biz kendi benliğimize ve milletimize saygıyı; duygu, söz ve davranışlarımızla gösterelim ve bilelim ki, milli benliğini bulamayan milletler, başka milletlerin esiri olur"
"Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir"
*"Kadınlarımız, erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgili olmak zorundadırlar"
"Vatan ve Cumhuriyet,Çalışkan insanların omuzlarında yükselir"
"Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir"
"Fikirler, zorla ve şiddetle asla öldürülemez"
-ALPER TUNGA: "İnsan kalbi ettir, çürür, bozulur gider. Ey insan onu iyi kolla.” “Ana diliyle konuşmak,Yurduna sahip çıkmak,Budununa Alpce hizmet etmek,Türk Töresinin en kutlu görevlerindendir.”
-OĞUZ KAĞAN: ”Size kağan oldum, gökyüzü çadırımız (otağımız), Ayyıldız ise tuğumuz olacaktır... Er kişi düşmanlarını ağlatıp dostlarını güldürmeli. Hakan da olsa, kimse Türk'ün töresini değiştiremez. Bir Bozoku herkes kırar, Üçoku zorlanarak kırar, ancak bir araya gelmiş Onoku, kimse kırıp, bükemez.”
-METE-METİN HAN: ”Türk Halkının; huzur ve güvenliğini sağlayabilmek için; komşu ülke hakanına; atımı hediye, kızımı gelin ederim. Ancak TuranYurdunun; çorak, dazkırda olsa bir bölgesini, hatta bir kara taşını bile vermem. Düşmanlık edip göz koyanlada; zafere ulaşıncaya dek, ölesiye savaşırım.” ” Bir insanın saygınlığını;aid olduğu milletin, şerefi ve gücü belirler.Eline-Ulusuna, Diline-Anadiline,Türk Töresine-Ulusal Kültürüne ve Beline-Yurdunun;Geçit ve Sınırlarına, sahip çık,savun koru! Anavatan,Atayurt,Devlet,Bayrak,Anadil,Töre; Özgürlük, bağımsızlık, onur-şeref, namus; Kişinin Bilinci, İradesi ve Ulusal Kimliğidir!Bu Toplumsal değerleri sahiplenmez, kaybedersen? İradesiz kalıp, yokolursun!”
-BİLGE KAĞAN: "Türk Milletinin, Türk Devletinin adı,sanı yok olmasın diye çalıştım. Az milleti çok, aç milleti tok kıldım. Yoksul milleti zengin, tutsak milleti efendi kıldım. Bunca yere Türk adını, Türk şanını ulaştırdım... Beyleri doğru olunca millette doğru olur... Bilgisiz kağanlar tahta oturmuş, kötü kağanlar gelmiş, bunların buyruk beyleri de bilgisizmiş. Bu durumdanda düşmanları yararlanmış; kardeşi kardeşe, milleti birbirine düşürmüş. Bu tuzağa düşen Türk milleti; il tuttuğu toprağı elinden çıkarmış, oğulları köle, kızları cariye olmuş. Türk adını bırakıp yabancı, adlar almaya başlamış, düşmana boyun eğmişler, işlerini güçlerini yabancılara vererek onlara hizmet etmişler. Düşmanlar, Türk milletini yok edeyim, soyunu kurutayım diye uğraşıyormuş. Türk milleti yok olmaya gidiyormuş. Ancak Tanrı, Türk Milleti yok olmasın, millet olarak kalsın diye... Tanrı güç verdiği için; ilsiz, öndersiz kalmış, töresini yitirmiş milleti... Atalarım töresince yeniden düzenlemiş... Kötü kişi gelip, birliğini bozmasın. Silahlı gelip seni dağıtmasın... Üstte gök çökmedikçe, altta yer varılmadıkça, Türk milleti senin devletini, töreni kim bozabilir? Ey Türk Milleti; titre ve kendine dön...!"
-ALİ SİR NEVAİ: "....Ana dilim üzerinde düşünmeye koyuldum. Türkçe'nin derinliklerine dalınca, gözlerime; on sekiz bin alemden, daha yüksek bir alem göründü. Bu alemin; süsler, bezekler içinde enginleşen göğü, dokuz kat, gökten daha üstündü. Bu erdemler, yücelikler hazinesinin incileri, yıldızlardan daha parlaktı. Bahçelerindeki gülleri, güneşler gibiydi. Bu alemin aydınlık alanlarında; ilhamın, şahlanan atını koşturdum... Cihanda, Türk Edebiyatı bayrağını kaldırmakla, Türkleri; tek bir millet, tek bir topluluk haline, sokmuş olacağım. Milli ve yüksek bir edebiyat; ancak milli şuur ve milli zevkin geliştirdiği, bir dille yaratılır... Türk, Farstan; daha keskin zekalı, daha anlayışlı, daha saf, üstün, daha kabiliyetli, daha pek yaratılışlıdır. Fars dili, yüksek ve derin konuları anlatmakta yetersizdir... Türkün bilgisiz ve zavallı gençleri, güzel sanarak, farsça şiir söylemeğe özeniyorlar. İyi ve etraflı düşünseler, Türkçe de bu kadar genişlikler, incelikler, derinlikler ve zenginlikler durup dururken, bu dilde şiir söylemenin ve sanat göstermenin daha kolay, şiirlerinin daha beğenilir olacağını anlarlar... Söz ve ibarede, kelimelerin anlam ve kavramında; Türkçe, Farsçadan üstündür. Türkün, öz dilinde; öyle incelikler, güzellikler, sanatlar vardır ki; bu kelime inceliklerini, özlerini ifade edecek, Farsçada karşılık yoktur... Türkler, doğru, dürüst, temiz niyetlidirler..."
-Yunus Emre, Karacaoğlan, Dadaloğlu ve Köroğlu gibi şairler; Türkçe şiir söyleyerek, Neva'iyi haklı çıkarmışlardır. Ali Şir Nevai; tarihin hiçbir döneminde, orduyla, kılıçla, hiçbir Türk komutanının; bütün Türk boylarını, bir bayrak altında toplayamadığını, ancak kendisinin, kalemle ve sözle, bütün Türkleri; Türklük duygu ve bilincini canlandırarak, Türkçe şiirlerin, engin güzelliğinde birleştirdiğini, ileri sürmüş ve bunun haklı gurur ve mutluluğunu yaşamıştır. 32 adet eseri vardır.
-MAHMUT KAŞGARL1: "...Tanrının; devlet güneşini, Türk burçlarında doğurmuş olduğunu ve onların, uçsuz bucaksız yurtları üzerinde; güneşin hiç batmadığını gördüm. Tanrı; dünya milletlerinin, idare dizginlerini, onlara verdi... Onlara Türk adını Tanrı verdi... Onları üstün kıldı. Tanrıya, şükürler olsun ki Türküm, Türkçe’yi en iyi konuşan, en iyi anlatan, en doğru anlayan Türklerdenim... Ben, Türklerin; bütün şehirlerini, obalarını, bozkırlarını, baştan başa dolaştım. Bütün Türk boylarının; dillerini, ağızlarını belledim... Türk dili ile Arap dilinin, at başı beraber yürüdükleri bilinsin... Türkler; esas 20 ana kökten oluşmuşlardır. Her boy ayrıca, uruğlara bölünmüştür... Akıl, Türkçe’yi öğrenmeyi emreder... Türklerin oklarından korunmak isteyenler; onlara düşman değil, dost olsun. Tatar, Türkten bir el-il'dir..."
-YUSUF HAS HACİB:" Millete içtenlikli, büyüğe saygılı, küçüğe dürüst ol... Yönetici tavrını düzeltir, eylemini doğru tutarsa, halkta davranışını düzeltir... İnsanı bilgisi korur... Töreye uyanın yüzü güler... İnsanın değerini; aklı, bilgisi ve erdemi yükseltir. Bilgili bilir, anlayışlı hoşgörü gösterir... Dünya beyleri arasında en iyileri, Türk beyleridir. Bu Türk beyleri arasında adı meşhur ve ikbali ayan beyan olanı, Alper Tunga idi. O yüksek bilgi ve faziletlere sahip idi. Bilgili, anlayışlı ve halkın seçkini idi... Uyanık, anlayışlı insan, bu dünyaya hakim olur... Türkçe söz, dağ keçisi gibidir... Bütün kötülüklerin anası cehalettir. Bir toplumda en önemli şey, eğitim öğretimdir... Eşitlik, zenginleri fakirleştirerek değil,yoksulları zenginleştirerek sağlanmalıdır... Ferdin saadeti, toplumun saadetine bağlıdır.Söz yazılırsa kalır, dünyayı dolaşır.Kişi uryan gelir,kendini dünyaya ısıtır, ancak yine yalın gider.İnsan ölür,ağaç kurur,mal yiter,para biter.Geriye, yazıya geçmiş söz ile taşa geçmiş emek kalır.
-MEHMET EMİN RESULZADE: " Türk boyları, farklı özellikleri olan birer akarsudur. Her IRMAK, kendi yatağında (yurdunda) aksa da sonuçta bunlar, Türklük (Turan) Denizinde birleşirler...TÜRKÇE;Türk Dünyasını oluşturan,Türk Boylarının;birbiriyle yeniden tanışıp, kaynaşmasının ve Türk Devletlerinin; sosyal, ekonomik ve siyasi gelişmesini sağlayacak, yegane araçtır. Türk Dünyasının Temeli;Anadil Türçedir,Türk Tarih ve Kültürüdür.”Bir kere yükselen Bayrak, bir daha inmez”. “İnsanlara Hürriyet-Özgürlük, Milletlere İstiklal-Bağımsızlık.”
-YUSUF AKÇURA: " Türklerin; Rusça, Arapça, Farsça gibi yabancı dillerden, kelime alması uygun değildir. Türk dilindeki yabancı kurallar ve anlaşılması güç Arapça, Farsça tabirler atılmalı, alaca bulaca iş olmaz. Kişinin üzerinde akçe olduktan gayrı, minnete ne gerek... Türk boyları; kendi şiveleriyle yayın yapmasın. Türkler arasında dilbirliği, en çok işlenmiş ve gelişmiş bulunan, İstanbul şivesi; esas alınarak, gerçekleştirilsin... Tatar sözcüğü, Moğolun değil, Türkün anlamdaşıdır. Türk ve Tatar birdir... Tatarlar, Türk boylarından biri ve Türk zümresidir. İstiklali olmayan devletin, istikbalide olmaz. Birlikten kuvvet doğar. Amacı olmayan millet, halktır, kuru kalabalıktır.”
-İSMAİL GASPIRALI: “Türk milletinin, birinci düşmanı; eğitimsizlikten kaynaklanan geriliktir... Türklerin, dünyada hakettiği yeri alabilmeleri için; Dilde, Fikirde, İşde(*Ekonomide) Birlik fikrini, hayata geçirmeleri, Türk devlet ve boylarının işbirliğinin, bu esaslar çerçevesinde yapılması gerekir. Ortak iletişim dili olarak, en gelişmiş Türk lehçesi, İstanbul Türkçesi seçilmelidir...”
-AHMET YESEVİ: "İnsan geçimini çalışarak sağlamalı, asalak olmamalıdır. Türklük kader, İslam tercihtir. "
-EMİR TİMUR: "Biz mülükü Turan, Emiri Türkistanız; Biz ki Türk oğlu Türküz. Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu (büyüğü), Türkün başbuğuyuz... Benim maksadım Tatarı, Türkü bir edip, Türkleri bir bayrak altında toplamaktır".
-KARAMANOĞLU MEHMET BEY: "Bu günden sonra mecliste, okulda, kamu kurumları ve meydanlarda; Türçeden başka bir dil kullanılmayacaktır".(*Şehir halkı,sanatkar ve esnaf; Farsça, Rumca ve Ermenice konuşuyordu.Resmi devlet;iletişim,yazışma ve eğitim dili ise Farsçaydı?)
-SULTAN l. MURAT: " Bir ordunun kuvveti, sayıca fazla olmasından gelmez".
-SÜLEYMAN PAŞA: "Osmanlı Edebiyatı demek doğru değildir. Dilimize Osmanlı dili, milletimize Osmanlı milleti, demekte yanlıştır. Çünkü Osmanlı tabiri, yalnızca devletimizin adıdır. Milletimizin adı ise yalnız Türktür. Bundan dolayı, dilimiz Türk Dili, edebiyatımızda Türk Edebiyatıdır. Gerçek Türk Tarihini,ancak gerçek bir Türk yazabilir.”
-ÖMER SEYFETTİN: "Milliyetimiz nasıl Türklük, Vatanımız Türkiye ise, dilimizde Türkçedir... Bir milletin, yalnız bir dili olur... Türk; Türkçeyi sever, Türkçe konuşur ve yazar... Milli birlik ve beraberliğin sağlanmasında;Türkçe, temel unsurdur... Türkçe bizim; manevi ve mukaddes Vatanımızdır. Bu manevi vatanın istiklali, kuvveti; resmi ve milli vatanımızın, istiklalinden daha mühimdir. Çünkü vatanını kaybeden bir millet; eğer lisanına ve edebiyatına hakim kalırsa, mahvolmaz (*Doğru!Örneğin:Azeriler ve Yahudiler), yaşar ve yine bir gün gelir siyasi istiklalini kazanır, düşmanlarından intikam alır".
-HACI BEKTAŞ VELİ: "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. Kadınları okutunuz. Ara, bul. İncinsen de incitme... Murada ermek sabır iledir... Araştırmak, açık bir sınavdır. Her ne ararsan kendinde ara... Eline, beline, diline sahip ol. Bilginler hem arıdır, hem arıtıcı... Alim-Bilim adamı ve Sanatkarın-Sanatçının, ilk makamı edeptir (terbiyeli olmak)... İnsanın iyiliği, sözünün güzelliğindedir. Kendine ağır geleni, başkasına da yapma.. Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız (*İnsanları; cinsiyetine,ırkına,manevi inancına,yüz,vücut görünüşü gibi,Yaratılış ve bireysel özelliklerine göre değil, Ahlakına, Davranışlarına göre;iyi-kötü olarak,değerlendirmek gerekir!). Düşünce karanlığına ışık tutanlara, yardımcı olunuz..Düşmanınızın dahi, insan olduğunu unutmayınız. Peygamberler ve Önder kişiler, insanlığa; Tanrının, bir hediyesidir"
-ALPARSLAN: “Size güzel bir yurt aldım. Birlik ve beraberliğinizi bozmazsanız, sonsuza dek Türk yurdu olarak kalacaktır”
-HAYDAR ALİYEV:” Azerbaycan ve Türkiye; iki Devlet,Tek Millet.”
-Bir Bürokratın-Siyasetçinin, TC’nin; 1998 Yılını Değerlendirmesi:
" Kültürünü, değerlerini ve geçmişini aramanın; siyasi bir tarafı yoktur.Bilinçli bir Türkün; kültürüne, tarihi eserlerine, sahip çıkılması gerekir. Farklı etnik grupların, birbirlerinin hayat hakkını, ortadan kaldırmaması gerekir.Güvenlik,Huzur ve Toplumsal Barış için;bu ülkede yaşayan herkesin, birbirine hoşgörü göstermesi lazım. Kültürel farklılıklar, toplumun zenginlikleridir. Türk vatandaşı olmamıza, birlik ve beraberliğimize, engel değildir... Türkiye de istikrar, sistem değişikliğinden geçiyor... Siyasi partiler Kanunu ve Seçim Sistemi şimdiden ele alınıp değiştirilmeli. Halk; sorunları çözecek, güçlü hükümet ve siyasi istikrar istiyor". (* Bu Siyasi; doğru konuştu,ancak,gerekeni yapmadı,Türkiyeyi;12 Eylül batağına itti!Abd ve ab;nato,imf,bod şeytan üçgeniyle bizi kandırıp,özümüzü çürüttü,natodan çıkıp,İncirliği kapatıp,abd-ab-gb ile ilişkimizi keselim, diye; Türk Vatandaşlarını uyarmadan,Ahrete göçüp gitti!. Menderes,Demirel, Ecevit, Özal ve TSK’nın yanlışları sayesinde;iktidara gelen ve din ticareti yöntemiyle,seçimde oyları alıp, saraylarda saltanat süren, bir siyasetçi ise:” Osmanlıyı yeniden kurup,Dünya devleti,-Sıfır Sorunlu-lider ülke olacaz(*deyip,Yeğnilettikleri Türkiyeyi;sıfır komşulu ülke yaptılar?).Abd’nin Bod eş başkanıyız. Türkiyede 36 farlı etnik gurup var!TC Hükümetleri,bu azınlıkları;ayrıştırmış,dışlamış, yok saymış,inkar etmiş,asimile yapmak için zulmetmiş,jenosit uygulamış.İnancını yaşamasına engel olmuş,anamın,bacımın başörtüsüne el uzatmış.Onlara,isyan etmekten başka yol bırakmamış..!)
*ÖZLÜ SÖZLER:
-“ Bir insanın saygınlığını; yararlı bilgisi, ileri görüşlülüğü, cesareti, dürüstlüğü ve başarısı ile Ailesinin Topluma katkısı, ait olduğu Milletin özgürlüğü, şerefi ile Devletin; tam bağımsızlık ve egemenliği ile Ulusalcı-Milliyetçi,bilinçli, Aydınların,Önder,öncü,örnek, rehber, Işık olduğu; idealist, ilkeli,dürüst,cesur,fedakar,öngörülü ve pilanlı çalışan, insan gücü belirler.Abd-ab’nin verdiği;Kakma akılla,yola gidilmez.Dökme suyla, değirmen dönmez. El şeyiyle savaş kazanılmaz. İstiklali olmayanın, İstikbalide olmaz.Kuvvet, birlikten doğar. ”
-" Türk’e Türk propagandası yapan, iki yüzlüdür. "
-“ Türkün, Türkten başka dostu yoktur".
-“ Türkü, Türk Yapan;Türk Dili ve Töresidir.”
-" Devletler yıkılır, Milletler; yenilir,jenosite uğratılır, hatta esir edilebilirler, ancak milli şuurları, asla yokedilemez".
-" Türk’ün, en büyük düşmanı;yine bilinçsiz,ilkesiz,idealsiz,ahmak,kıskanç bir Türk’tür. "
-" Aslını gizleyen;dönme,devşirme,haramzade,kırık,artniyetli veya münafıktır".
-" Uzun yıllardır devam eden siyasi ve ekonomik istikrarsızlık nedeniyle, kendiyle barışık Türk Halkı;güvensiz,şüpheci,kararsız,yılgın,umutsuz,amaçsız,kuru kalabalığa dönüştü".
-" Devlet sanatçısı olmaz, halk sanatçısı olur. Devlet sanatçılığı unvanı ve uygulaması; spora, sanata, bilime, siyaset, kayırma girmesi demektir, bu da toplumda; yozlaşmaya, küskünlüğe yol açar".
-“Yerli malı,yurdun malı,her Türküm diyen,Türk Malı kullanmalı.”
-“Göçebe Türk,çadırda doğar,at sırtında ölür.”
-“İyilerde kötüler kadar,cesur davranmadıkça; düzen sağlanıp, ülke kalkınamaz.”
-“Türküm, doğruyum, çalışkanım..."
-“Tanrı Türk’ü Korusun ve Yüceltsin.”
& & &
-Halkın, Vicdanının Sesi;NAMIK KEMAL (1840-1888):
‘’Felek her türlü eziyetini, toplasın gelsin;
Dönersem kahbeyim,
Millet yolunda bu azimetten.
Kaçarmı merdolan,
Bir can için, Meydanı gayretten..!, ..düşman hançerini, vatanın bağrına dayamış,yokmu kurtaracak?, Osmanlı devleti batıyor;uyanıp,sahip çıkın..! diye, halkı;uyardığı için!:
Dürüstlük,cesaret,öngörülü uyarı,idealist ve ulusalcı öğütleri nedeniyle; 3 padişah döneminde; Rodos,Midilli,Kıbrıs’a sürülüp;Magosa zindanına atıldı ve Sakızda 48 yaşında öldü! Namık Kemal, Mithat Paşa, Gazi Osman Paşa ve Gazi Ahmet Muhtar Paşa gibi Aydınlar; (*Süikastci, bombacı, isyancı, terörist,jenositci,hain Ermeni komitacılar; Avrupaya şirin görünmek için affedilirken?)Cumhuriyet yanlısı diye;ya görevine son verildi,yada sürgünü gönderilip, Ahret yurduna uğurlandı!.
*TÜRK ŞİİRİNDEN ÖRNEKLER:
-Alper Tunga Destanından:
"Alper Tunga öldü mü?
Issız acun kaldı mı?
Ödlek öcün aldı mı?
İmdi yürek yırtılır!"
-KARAHANLl DÖNEMİNDEN BİR ŞİİR:
"Ağdı Kızılbayrak
Doğdu kara toprak
Yetişip geldi oğrak
Savaşıp geçtik biz..."
-BİR UYGUR OZANINDAN DÖRTLÜK:
"Uygur açıp gözünü
Tanıtıp koy özünü
Ne zaman olsa ölüm
Cesur söyle sözünü..."
-TÜRKİSTANLI ÇOLPAN’DAN BİR DÖRTLÜK:
"Ağlama yurdum
Gerçi bu gününde yoksa da bahar
Gölgesi gönlümde
Parlayıp yanar..."
-YUNUS EMRE:
"Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim, sevilelim
Dünya kimseye kalmaz..."
“İlim, ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır.”
-AŞIK PAŞA:
Türk diline kimesne bakmaz idi
Türklere her giz gönül akmaz idi
Türk dahi bilmez idi bu dilleri
İnce yolu, ol ulu menzilleri...**
-AŞIK SAİD- LASTİK SAİD:
"Arapça isteyen Urbana gitsin
Acemce isteyen İrana gitsin
Frengiler Frengistana gitsin
Biz ki Türküz, bize Türki gerekir..."
-HALK OZANI: KOÇYİGİT KÖROĞLU-RUŞEN ALİ:
Ben bir Köroğluyum; dağda gezerim.
Esen rüzgarlardan, hile sezerim.
Köroğluyum, kayaları yararım
Halkın kılıcıyım hakkı ararım
Şahtan, padişahtan hesap sorarım
Uykudan uyanan katılır bana..."
"Yiğitler silkinip, ata binende
Derelerde, aç kurtlara ün olur..."
-HALK OZANI KARACAOĞLAN: ( 1606-1670)
"Yıkılmış dilberin mamur elleri
Susmuş bülbül söylemiyor dilleri
Dağılmış sümbülü solmuş gülleri
Yüzüne dökülmüş teller perişan..."
"Coşkun sular gibi akıp durulma
Kuru gazel gibi esip savrulma
Nerde güzel görsen çevrilme
Bizim elde cana kıyar beğler var..."
-HALK OZANI DADALOĞLU: ( 1785-1868)
"Dadaloğlu’mda der zatından zatı
Çekin eyerleyin gökçe kıratı
Göçmek değil bizim ilin muradı
Akyare gitmemiz güman görünür..."
"Hakkımızda devlet etmiş fermanı
Ferman padişahın, dağlar bizimdir..."
-M. EMİN YURDAKUL’DAN:
‘’Ben bir Türküm;dinim, cinsim,uludur
Sinem,özüm inanç ile doludur
İnsan olan; Ulu Tanrının, kuludur
Türk balası, evde durmaz, giderim…’’
-DOĞU TÜRKİSTANDA ÖĞRENCİ ANDI;
‘’Ulusumuz TÜRK
Dinimiz İSLAM
Vatanımız TÜRKİSTAN
Ecdadımız TURAN…’’
-BİR TÜRK AYDINININ, GÖZ YAŞLARI:
‘’Ben Türküm, özüm Türk oğlu Türk
Yurdum Türkistan, Vatanım Turan
Üzülerek gezdim Türk yurtlarını; hepsi viran
Yoksul, öksüz,ümitsiz insanlar; hepsi Türk…’’
-GEÇMİŞE ÖZLEM :
Yörük yürür,yayla,güzle,kışları seyilde kışlayık
Kaymak,lor,keş,dolazı; kor çomaca,eder katık
Ne deve bozulaması,ne ur ötüşü duyar,ne bağırtlak artık;
Sitres dolu apartmanda,ipe un serik, Türkün adı;tembel yatık.
***********
*-Irak-Türkmenelili: Aydın, Şair; ALİ YAŞAR’ın, NERDESEN Şiirinden:
“D U Y H E L E
Türkmenem demişem
Türkçe söylemişem
El insaf,vicdan dilemişem,
Kimliğim değiştirilmiş
Diri diri gömülmüşem.
Evimden,Yurdumdan
Göçe zorlanmışam,
Ölmem yetmemiş
Lime lime doğranmışam.
Merhamet beklerken
Zulüm bulmuşam.
Büyük devletlerin
Büyük oyunu;
Yoketmek Türkün soyunu.
DE GEL
Çuval geçirmişler başıma
Düşünmem,konuşmam yasak.
Bayrağım,Ğöğün Mavisi,
Ayyıldızım Sen,
Yurdum Türkmeneli,
Can özüm Sen.
Gavim Gardaş
N E R D E S E N ?
*TÜRKİSTAN’A GENEL BİR BAKIŞ
a) Doğu,Batı,Kuzey, Güney Türkistan ile Ortalık Asya ve Diğer, Türk Şehir Adlarından Örnekler:
1- Ahiska,Ant Uruğ,Atoğu Bolık,Astana Bolık,Balkar,Ebis Bolık,İdil,İzginti Ukuzun, Kapıkağan, Kazan,Orhun -Urgun,Ok Omığ, Saray,Selenge,Suboğ, Uç Iğıltır, Uşunuy- Şunyu, Ür Apa.
2- Aksu
3- Astana
4- Almatı
5- Belh
6- Buhara
7- Balasagun
8- Beşbalık
9- Barçınlı
10- Bağraş
11- Barkul
12- Cent
13- Çerçen
14- Farap
15- Gazne
16- Harzem
17- Hoten
18- Herat
19- Hami
20- Keş
21- Kuça
22- Kaşgar
23- Karaşar
24- Karabalasagun(Karakota;Antik Uygur kenti)
25- Karacuk
26- Karaganda
27- Merv
28- Ordubalık
29- Özkent
30- Ötüken
31- Semerkant
32- Sütkent
33- Turfan
34- Talas
35- Taşkent
36- Tokmak
37- Urgenç(Ur:Şehir;Yenişehir)
38- Urumçi
39- Yarkent
40- Yenikent
41- Yenisey
42- Yedisu
b) Türkistan’daki Türklerin, Ad Verdiği; Akarsular:
1- Aksu
2- Argun
3- Angora
4- Bulungir
5- Ceyhun-(Amuderya*Irmağın aktığı ova;Maveraün nehir-Ar.)
6- Hoten
7- İdil (Volga)
8- İli
9- İrtiş
10- Kaşgar
11- Kama
12- Manas
13- Orhun-Orkun-Orhon- Orhan Akarsuyu ve Vadisi
14- Özü (Dinyeper)
15- Selenga
16- Sarısu
17- Seyhun –(*Siriderya-Oğuz Suyu ve aktığı yer;Fergana vadisi)
18- Tarım
19- Terek
20- Tula-Tolo
21- Yayık (Ural)
22- Yenisey Akarsuyu ve Ötüken vadisi
23- Yarkent
c) Türkistan Dağları
1- Altay-Altın
2- Aladağ
3- Karakurum
4- Karanlık
5- Karacuk-Türkmenistan
6- Pamir
7- Sayan
8- Tanrı (*Tienşan-Çinçesi)
d) Türkistan Çölleri ve Stepler
1- Açlık-Kıpçak-Kırgız-Kazak Bozkırı
2- Karakurum Çölü
3- Taklamakan Çölü
4- Gobi-Bökli Çöl
e) Türkistan Gölleri
1- Aral
2- Bağraş
3- Baykal
4- Balkaş
5- Boğda
6- Hazar
7- Isıkgöl
8- İbinur
9- Karaburan (Lopnor)
10- Sayram
11- Ulunker
f) Türkistan Havzaları:
1- Çungarya-Çu-İli-Yarış
2- Fergana Vadisi
3- İdil
4- Kaşgarya
5- Maveraünnehir – Zerefşan
6- Orhun
7- Tarım
8- Turfan Çukurluğu
9- Yenisey-Ötüken
h) Türkistan Ovaları:
-Altay, Büyükyıldız, İli, Küre, Küçükyıldız, Turfan, Tokkuztara
*ÖZTÜRKÇE ADLAR:
a) Kazak Türklerinin, Çocuklarına Koyduğu Adlardan Örnekler
1- Alptekin
2- Akteke
3- Ayembet
4- Abay- Ablay
5- Alaş
6- Abak
7- Batır
8- Barsbey
9- Buğra
10- Can
11- Kubanbay
12- Canbey
13- Canbek
14- Canımhan
15- Canaltay
16- Candar
17- Erkin
18- Kanber
19- Kunanbay
20- Oraz
21- Tekin
b) Türklerin Macar ve Moğollardan Alarak, Çocuklarına Verdikleri Adlardan Örnekler.
1- Atilla – Attila – Atila: Macar-Avrupa Tuna Hun
2- Arık
3- Batu
4- Berke
5- Batur-Batır-Bahadır-Babür- Tunga:Asya Kaplanı, Kahraman anlamında
6- Cengiz –Timuçin: Moğol
7- Çağatay
8- Edige
9- Esen - Esmen
10- Giray
11- İlhan
12- Kubilay
13- Mengü
14- Noyan
15- Oktay
16- Olcay
17- Polat
18- Burak, Esra, Aleyna,Merve,Züleyha: Arap
19- Toktamış
20- İskender- Aleksandır (Makedon ve Arnavut)
21- Arap Halkından Alınan İsimler; Muhammet-Mehmet, Ali, Hasan, Hüseyin, Cem, Cemile,Emine, Hatice, Fatıma, Ayşe,Leyla, Belkıs-Yemen, Züleyha, Asiye,
22- Şamil (Avar-Dağistan)
23- Nesrin,Semiramis(Babil)
24- Bahadır, Zal, Rüstem,Ruşen,Cüneyt, (Fars-Afgan)
25- Davut,Süleyman,Osman-Otto,Musa,Harun,Sariye-Sara,Meryem-Meri(İsrail-İbrani)
26- Fırat,Dicle,Ezo,Zeyno,Selahattin Eyyubi(Kürt)
27- Temel(Laz)
28- Helin-Helen(Rum)
c) Timur ve Selçuklu Dönemi, Türk Adlarından Örnekler
1- Aktimur
2- Aydın
3- Akça
4- Aykent
5- Aybike,Ayça,Ayla,Aybala
6- Aksuvar
7- Aksungur
8- Aybey-Aybeğ -Aybek
9- Atsız
10- Arslan
11- Artuk
12- Alp
13- Alper,Alperen
14- Alparslan
15- Baysungur
16- Baykara
17- Balaban
18- Bars-Baybars
19- Baytekin
20- Çağrı
21- Doğan
22- Dursun
23- Demirtaş
24- Erkin
25- Ertan
26- Ertuğrul
27- Gündüz
28- Güner
29- Gökbörü
30- Gürkan
31- Hatun
32- Hakan
33- İlbilge
34- İldeniz
35- İnal
36- İltutmuş,İltüzer
37- İstemi
38- Kağan
39- Korkut
40- Kutuz
41- Kutluk-Kutlu ,Aykut
42- Kılıç-Kılıçarslan
43- Karaman
44- Oğuz
45- Orhan-Orhun-Orkun
46- Özbek
47- Saltuk
48- Sevinç
49- Sungur
50- Suyunbike - Süyümbike
51- Sülemiş
52- Sökmen
53- Sarıhan
54- Selçuk
55- Sancar-Sencer
56- Türkan -Terken
57- Turan-Turhan
58- Tuncay
59- Turgut
60- Toraman
61- Tekin,Aktekin,Karatekin
62- Tanrıverdi
63- Turgay
64- Tuğtekin
65- Tuğrul
66- Tutuş
67- Timur-Teymür-Demir
68- Timurtaş-Demirtaş
69- Tuğluk
70- Tomris Hatun-Demir Katun-Hürü Apa-Tomaris
71- Tamer
72- Uluğbey
73- Umur
74- Ulaş
75- Ünal
76- Yağmur
d) Hun, Göktürk, Uygur ve Diğer Türk Devletlerinden; Popüler Türk Adları:
1- Akşit
2- Argun
3- Aydoğdu
4- Alptekin
5- Aytekin
6- Ayhan
7- Akbaş
8- Akkuş
9- Almış
10- Ayaz-Ayas
11- Baytaş
12- Beydoğdu-Beydoğan
13- Burkan- Burhan
14- Berk
15- Bumin
16- Buğra
17- Buğa
18- Bilik
19- Barak
20- Bilge-İlbilge
21- Ceyhun- Ceyhan
22- Çolpan
23- Deniz
24- Demir
25- Erdem
26- Ertaş
27- Gündoğdu
28- Gökhan
29- Günhan
30- Gültekin
31- İşbara
32- İstemi
33- İlteriş-İlter
34- Kutalmış
35- Kürşat
36- Köymen
37- Kegen
38- Korkmaz
39- Kaya
40- Karahan
41- Kayır
42- Mete-Metin
43- Menteş
44- Manas Ata
45- Orhun-Orkun-Orhan
46- Oraz
47- Ödemiş
48- Sebüktekin
49- Seyhun- Seyhan
50- Sevindik
51- Tolun
52- Terken-Türkan
53- Tekiş
54- Tapar
55- Türker
56- Teoman – Duman-Toraman
57- Tarkan
58- Tağmaç
59- Yakut
60- Yıldızhan
e) Ad Olarak Alınan, Askeri ve İdari Unvanlar, Rütbeler
1- Akay
2- Atabey
3- Aygucu
4- Bahşi
5- Başbuğ
6- Bek- Bey- Bay- Beğ-Biy
7- Erkin
8- Er
9- Hakan
10- Han
11- İlteber
12- İdikkut
13- İlteriş-İlter
14- Kül Erkin-Gül
15- Kağan
16- Şad-Şadpıt
17- Tarduş
18- Tanrıkut:Tanrının kut verdiği,şeçtiği
19- Tekin:Prens
20- Tarkan- Tarhan- Tarhun: Başvezir
21- Yabgu
22- Tanju-Tanhu-Sanyü
f) Anadolu'nun Fethini Gerçekleştiren Selçuklu Hanları: (bkz:82)
1- Çağrı Bey (1021): Ermenistan, Gürcistan, Van
2- Musa Yabgu'nun Oğlu Hasan Bey: (1046)
3- Yakuti Bey: (1048) Azerbaycan
4- İbrahim Yınal: (1048) Hilvan
5- Kutalmış: (1048) Irak
6- Tuğrul Bey: (1048) Muradiye-Erciş, (1055) Irak, (1058) Cizre
7- Alparslan (1064) ve (1071)- Malazgirt ve G. Doğu Anadolu
8- Alparslan'ın Oğlu Ayas-Ayaz Bey: 1071-1078 Çukurova Yöresi
9- Kutalmışoğlu Süleyman Şah: 1078
10- Kutalmışoğlu: Polat Bey, Mansur Bey, Alp İliğ
11- Melik Tutuş: Suriyeyi aldı; 1092
12- Kılıçarslan: Süleyman Şah'ın Oğlu (1092,1097)
13- Sultan Melikşah: 1086
g) 1021 - 1028 - 1036 - 1048 - 1054-1071-1074-1080-1083-1084-1085-1176-1280; Anadolu'ya Akın ve Savaş Yapan, Selçuklu Ordu Komutanları:
1- Artuk Bey
2- Afşinbey (K. Maraş Yör.)
3- Ahmet Şah
4- Aytekin Bey
5- Bozan Bey
6- Buka (1048)
7- Çaka Bey (1080 İzmir)
8- Çavlı Bey
9- Dinar Bey
10- Dokak Bey
11- Danişmend Gazi (1097)
12- Duduoğlu
13- Dilmaçoğlu
14- Emir Karatekin
15- Emin Sunduk-Sandıklı
16- Emir Çubuk (1085)
17- Emir Saltuk
18- Emir Buldacı
19- Emir Çavlı
20- Göktaş (1048)
21- Gevherayin
22- Gümüştekin
23- Kızıl Sarı
24- Kızıl (1048-1060)
25- Muncukoğlu (1084)
26- Mehmet Bey
27- Menteşe Bey
28- Mansur Bey
29- Mengücek
30- Porsuk Bey
31- Savtekin
32- Türkmen Bey
33- Tutak Bey
34- Taranoğlu
35- Yağıbasan
h)Oğuz Boy,Tire ve Oymaklarına; Beylik Yapan Kadınlar: 800-1600:Boyu Uzun Bular, Barçın Salur,Şabatı Hatun, Künin Körkli, Kerçe Buladı, Kugatlı Hatun…
*TÜRK BOYLARI-TURAN HALKLARI (bkz:102,114)
A-1)TÜRK KELİMESİ: Türçe konuşan, aynı ırktan, kültür, medeniyet, yaşam biçimi, örf, adet, gelenek, görenek ve töre yönünden, birbirine yakın ve benzer olan; Azeri, Başkurt, Çuvaş, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Tatar, Uygur gibi Turan Halklarının, ortak ulusal, siyasi birlik ve bütünlüğünü gösteren, kutlu bir millet-ulus-halk-budun adıdır.
2)Türk Sözünün Anlamı Ve Kullanış Şekilleri:
-Türk:Kudretli, güçlü, gözü pek, savaşçı.* Tur;Görkemli,gösterişli,ulu
-Tur, Turlamak,Turci,Turan, Turuva, Turfan, Tura, Turunç, Turşu,Turaç,Turukku
-Tür, Türki,Türkü,Türkan,Türkmen,Türkman,Türkay, Türlü
-Tır,Tırlatmak,Tırafik,Tıransit,Tiren, Tirhen,Tirmil-Dirmil,Tire,Tırabzon
-Terk,Terekeme,Terakime,Terken,Tırak,Tıracan,Tıroya,Etrek,Etrak,Etrüsk,Etrurya
B- a) Avrupalı Türkoloğlara Göre: 6 Ana Boy
l- Halaç-Kalaç(Kaşkay,Kaçar)
2- Kanıklı-Kanglı-Kağnılı (Horzum)
3- Karluk(Honamlı)
4- Kıpçak(Ahiska Mesket, Tatar)
5- Oğuz(Avşar,Türkmen)
6- Uygur
b) Kaşgarlı Mahmud'un Araştırmalarına Göre :11. yy. Türk Boyları:20 Boy
1- Basmıl-Bismil
2- Başkırt
3- Çumul-Çu-Çuvaş
4- Çaruk-Cırıklı
5- Çiğil-Çiğli
6- Hatay (*Kuzey Çin,Kansu,Ordos Türkleri:Yugur,Salar,Karluk,Mesket)
7- Iğrak-Oğrak
8- Kayı
9- Kıpçak
10- Kırgız*(*Kimek!)
11- Oğuz
12- Peçenek
13- Salar (*Şato,Bökli Çöllü-Çullu-Çallı-Çal.Tabgaç,Çin ve Tibete komşu Türkler)
14- Tuhsi
15- Tankut (*Tibetlere komşu,Pamir yöresi Türkleri)
16- Tatar
17- Uygur
18- Yabaku (*Alpagut- Apa-Altun Apa)
19- Yağma
20- Yemek-Kimek (*Kazak,Altay,Hakas,Tuva-Tufa,Yakut-Saha Türk Boyları)
c) Camiüt Tevarihte: 6 Ana Boy
1- Halaç
2- Kanglı (Kanıklı-Horzum)
3- Karluk
4- Kıpçak
5- Oğuz (Türkmen)
6- Uygur
d) Neşri'ye Göre: 7 Ana Boy
1- Ağaçeri
2- Aykırı-Ayperi
3- Halaç
4- Kanglı
5- Karluk
6- Kıpçak
7- Uygur
C- a) 6. Yüzyıl Türk Boyları: Bu dönemlerde adı geçen, etkili olan Türkler;
1- Basmıl
2- Bayırku (*Bayır Bucak Türkleri-Yir Bayırku)
3- Çiğil
4- Halaç
5- Karluk
6- Kanglı
7- Kırgız
8- Onok
9- Oğuz
10- SirTarduş
11- Tatar
12- Töles
13- Türkeşler (Kara ve Sarı)
14- Uygur
15- Yağma
b) 7-9. Y.Y- Türk Boyları:
1- Balkar-Karaçay
2- Basmıl-Bismil
3- Karay-Karaim
4- Karluk
5- Kumuk
6- Kırgız
7- Kıpçak
8- Kuman
9- Kimek-Kazak
10- Oğuz(Uz-Gagauz)
l1- Peçenek
12- Salar
13- Tatar
14- Türkeş-Türgiş
15- Uygur-Sarı Uygur
c) 12. YY. Türk Boyları
1- Harzem (Horzum-Kanglı)
2- Karluk
3- Kırgız
4- Kıpçak
5- Kuman
6- Özbek
7- Şato Türkleri-Salar
8- Tatar
9- Türkmen
10- Uygur
11- Uz-Gagauz
*TÜRK BOYLARI SOY GRUBU
A-1) HALAÇ: Kaçar, Kaşgay, Barak, Varsak
2) KARLUK : 5 boy.*Önce:Asya Karlukları(*3 Karluk)ve Anadolu Karlukları diye 2 ana guruptu.
- Çiğil
- Tohsi
- Uygur-Yugur-Salar
- Yağma
- Yörük-Aydınlı
3) KANĞLI: Horzum
4) KİMEK-YEMEK: 8 boy
–Altay
–Hakas
-Kazak
-Kırgız
–Mişer
–Saha-Yakut
–Şor-Kemer
-Tuva
5) KIPÇAK- OK TÜRKLERİ:Günümüzde 14 Boy*İskit-Saka döneminde; 20 boy!*OĞUZLAR; 24 boy, *ON-HUN-KUN Türkleri; At binip,Yay çeken; 26 boy.
- Ahiska-Mesket
- Balkar
- Başkurt
- Çuvaş
- Karakalpak
- Karay
- Karaçay
- Karapapak-Borcalı (*Akçal-Karaçal-Çaltı?)
- Kumuk
- Kuman -Kun
- Nogay
- Özbek
- Tatar
- Terekeme
6) OĞUZ : Günümüzde 4 boy(*Eskiden 24 boydu!)
- Avşar
- Azeri
- Gagauz
- Türkmen
B-1) BOZKIR VE YAYLA TÜRKLERİ – GÖÇEBE TÜRKLER:1930-1970
- Avşar
- Bekdik-Çayan
- Çiğil
- Halaç
- Kanğlı-Horzum
- Kaçar-Koçar-Koçer
- Kaşkay
- Kazak
- Kırgız
- Karluk-Honamlı
- Kimek-Yemek
- Onok –Bahşiş
- Oğuz-Teke-Yazır
- Türkmen
- Türkeş-Keşli-Tırkeşli-Keşefli:Önce,Kara,Sarı 2 guruptu!
- Tohsi
- Yağma
- Yakut-Saha
- Yörük-Aydınlı
2)YERLEŞİK – ŞEHİRLİ TÜRKLER: (İÖ 5000,3000,1517,900, 777,500,İS 93,318,700,900)
Ahiska- Mesket, Azeri, Özbek, Salar, Tatar, Uygur
* TÜRK BOYLARI DİL GRUBU
*Üç görüş var:
1- 6 Lehçe, 20 Şive ve 34 Türk Dili Ağzı .
2- Türk Dili; 2 gurup(*ON-HUN ve OK), 8 Dal ve 41 (veya 48) Lehçe.
3- Coğrafi Bölgelere Göre Sınıflama: 6 veya 11 Gurup
A) GÜNEY :
- Azeri
- Avşar
- Gagauz
- İnallı
- Kaşkay
- Türkmen
- Tohsi
- Yağma
- Yörük
B) BATI
- Balkar-Karaçay
- Baraba
- Başkurt
- Batı Sibirya Tatarcası
- Kırım Tatarcası
- Karay
- Kumuk
- Kazan Tatarcası
C) MERKEZ
- Karakalpak-Peçenek !
- Kazak
- Kırgız
- Kıpçak
- Kuman
- Nogay
D) DOĞU
- Özbek
- Sarı Uygur-Yugur
- Salar
- Uygur
E) KUZEY
- Altay
- Çuvaş
- Dolgan
- Hakas
- Karagas
- Mişer
- Saha
- Şor-Kemer
- Tuva
F) TÜRKİYE TÜRKLERİ: ŞİVE VE AĞIZLARI
- Burdur
- Denizli
- Muğla
- Çukurova
- Elazığ,
- Urfa
- Erzurum
- İstanbul
- Trakya
- Trabzon
- Rize
*-Macar Araştırıcı Armin Vambery, Türkleri; Beş ana grupta toplamıştır:(*1985 yılında yayınladığı; “Antropolojik ve Etnolojik ilişkilerinde Türk Halkı,” Adlı eser)
A) SİBİR TÜRKLERİ
- Altaylı
- Baraba-Tobol
- Çolım
- Dağ Tatarı
- Kacin
- Kobol
- Karagas
- Kamasin
- Kızıl
- Kumandı
- Sagay
- Soyot
- Şor-Kemer
- Teleüt
- Yakut (saha)
B) ORTALIK ASYA TÜRKLERİ - TÜRKİSTAN
- Kırgız
- Kazak
- Uygur (Doğu Türkistanlı)
- Karakalpak
- Özbek
- Türkmen
C) VOLGA TÜRKLERİ (İDİL-KAMA-URAL- YAYIK)
- Başkurt
- Çuvaş
- Kazan Tatarları
D) KAFKAS TÜRKLERİ
- Ahiska-Mesket
- Karay
- Karaçay-Balkar-Malkar
- Kırım Tatarları
- Kumuk-Kundur
- Karapapak-Borcalı
- Nogay
- Terekeme
E) BATI TÜRKLERİ
- Azeri
- Gagauz-Agavuz
- İran Türkleri
- Türkiye Ve Balkan Türkleri
*ORHUN ANITLARINDA(iö512-iö505 dikildi) ADI GEÇEN VE GÖKTÜRK DEVLETİNİ(iö879-is580)OLUŞTURAN:TÜRK BOYLARI VE DİĞER HALKLAR
A) Türk Boyları: **(bkz: 43,67,75)
1- Az (Azeri - Uz! ) veya As(Astargan-Astarhan)
2- Basmıl
3- Çikler (-Kenger-Sümer?)
4- Kıpçaklar: İskit-Saka, Tatar, Özbek ve Kumanlar. Tanrı, Altay ve Sayan Dağları ile İdil- Yayık arasındaki bölge; Kıpçak Bozkırı- Açlık Bozkırı-Turgay Sırtları
5- Tatar, Dokuz Tatar, Otuz Tatar
6- İzgil
7- Karluk (*Orhun nehrine göre güneyde yaşıyorlar)
8- Kırgız
9- Kurıkan, Üç Kurıkan (Yakut-Saha)
10- Oğuz; Üç Oğuz, Dokuz Oğuz, Tongra, Yır Bayırku, Adız, İki İdiz (Çadırlı);Kuzeyde
10- On Ok.
11- Sir, Altı Sir (Siri Derya nehrine adlarını vermişler)
12- Şato-Çöl-Çullu- Bökli Çöllü Halk:Gobi Çölü-Ordos (Gün doğusunda)
13- Tarduşlar (Batı Göktürkleri: 6 Oymak)
14- Tölis (Doğu Göktürk)- Talas
15- Türgiş (Türkeşler) (Batıda)
16- Uygur
B) Tabi (Bağlı) veya Komşu Halklar:
1- Avar-Apar-Juan Juan-Rouran- Kalmuk-Kakmuk-Hazar-Moğol
2- Buryat
3- Bizans (*Purum, Doğu Roma,Urum)
4- Çin-Hen-Han
5- Cücen-Cücel-Cırkin-Mançu
6- İranlı: Soğd, Sard, Altıçup, Soğdak, Berçik, Persli, Tacik, Tat
7- Kıtay (Kitan-Hıtay-Hatay) (Doğuda; Kuzey Çin anlamında)
8- Sarmat,Sekel, Karpat,Alan, Macar-Mağyar-Hun; Oset?
9- Topa-Tapgaç-Tavgaç-Tatabı(Doğuda)
10- Tunguz-Tunghu-Siyenpi
10- Tibet-Tüpüt-Tangut-Chiang-Ti
11- Tuygut-Toygut-Tuygun-Togon-Çang-Tuyuhun
13- Wuhuan
*ORHUN ABİDELERİNE GÖRE, GÖKTÜRK HANEDANININ BAĞLI OLDUĞU; TÜRK BOYU: iö879-is580 Yılları Arası; 6 Hanedan Değişti?
a) "... İlsizleşmiş, Kağansızlaşmış, cariye, kul olmuş milleti (Çin'e), Türk töresini bırakmış milleti; ecdadımın töresince, düzenlemiş, yetiştirmiş. TALAS, TARDUŞ Milletini; orda tanzim etmiş, yapguyu, şadı, orda vermiş."
"b) "TÜRGİŞ(Türkeş) Kağanı Türküm, Milletim idi. Bilmediği için; "bize karşı, yanlış hareket ettiği, ihanet ettiği için, Kağanı öldü, Buyruğu, beyleri de öldü. ONOK Kavmi, eziyet gördü"
c) "Ecdadımızın tutmuş olduğu yer,su, sahipsiz olmasın, kalmasın diye;AZ Milletini tanzim ve tertip edip. ..Bars Bey idi, Kağan adını burda biz verdik, küçük kız kardeşim prensesi verdik."
d) "ONOk oğluna, ...yabancına kadar, bunu görüp bilin."
e) "Köğmenin yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, KIRGIZ Kavmini düzene sokup geldik. Savaştık... ilini geri verdik.
f) "TÜRK, OĞUZ Beyleri, Milleti işitin: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk Milleti, ilini töreni kim bozabilir? "
g) "Türküm için, Milletim için iyisini, öylece kazanıverdim. "
h) "DOKUZ OĞUZ Milletim idi. Gök, yer bulandığı için, ödüne kıskançlık değdiği için düşman oldu. Bir yılda dört defa savaştım."
ı) "Türk Bilge Kağanı ...SİR, DOKUZ OĞUZ, İKİ EDİZ, ÇADIRLI Beyleri,Milleti üzerine Kağan oturdum."(Bilge Kağan adlı; 5 Hakan var? Enaz 6 Kağanda;Oğuz Han adı taşıyor!)
i) "On dört yaşımda, TARDUŞ Milleti üzerine şad oturdum."
j) "BASMIL; İDİK KUT Soyumdan olan Kavim idi."
k) "Güneyde KARLUK Milletine doğru, ordu sevkedip, Tudun Yamtarı gönderdim.,,. KARLUK Beyi yok olmuş.... Halk kütlesi, kağanım geldi deyip, övdü..."
1) "TÜRGİŞ Kağanı (Göktürk Halkı için): Benim Milletim ordadır",
"Türk Milleti yine karışıklık içindedir", "OĞUZ yine sıkıntıdadır" demiş.
m) "Türk Bilge Kağanı; Türk SİR Milletini, OĞUZ Milletini besleyip oturuyor."
n) "Doğuda Kadırkan Ormanına kadar, Batıda Demirkapıya kadar kondurmuş, ikisi arasında pek teşkilatsız; GÖKTÜRK’Ü düzene sokarak..."
o) "Tanrı kuvvet verdiği için babam Kağanın; askeri kurt (böri) gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş."
ö) ",... Türk Milletinin.,,, dört tarafı hep düşman imiş..."
p) "İl veren Tanrı, Türk Milletinin; adı sanı yok olmasın diye..."
r) "Türk Tanrısı, mukaddes yeri, suyu Öyle tanzim etmiştir. Türk Milleti yok olmasın, Millet olsun diye...."
-Göktürk madeni parası üzerinde;Hakanın resmi ile AY-YILDIZ simge, ongunu var.
*8. YÜZYIL TÜRK BOYLARI
1. Az (Uz-Uzbek-Özbek) veya As (Astragan şehri) yada Azeri
2. Basmıl
3. Çik-Kenger (veya Kıpçak!)-İskit-Saka-Mesket-Tohar-Kuşan
4. İki İdiz(HieThie-Hayta) ve birde Adız Uruğu var
5. İzgil (Eskil)
6. Karluk (*Harluhiyye)
7. Kırgız
8. Kimek (Baya)
9. Oğuzlar: Üç ve Dokuz Oğuzlar (Kun, Tonra ve Yağma)
10. Onoklar
11. Tatar
12. Türkeşler: Kara ve Sarı Türkeşler
13. Tarduş
14. Tolis-Taliş-Talas
15. Uygur: Sarı ve On Uygur
16. Yır Bayırku (Bayır Bucak Türkmenleri)- Yabaku (Payeko)
*ONOKLAR (Batı Göktürkleri)
1- Barsganlar
2- Çaruk (Çarıklı-Cırıklı)
3- Ezkil (İzgil-Ezkiş-Ezgiş-Ekiz-Eskil)
4- Halaç-Kalaç
5- Kara (Türkeşler)
6- Koşu
7- Oğrak (Kara Yığaç)
8- Peçenekler
9- Sarı (Türkeşler)
10- Türkmenler (Oğuz-Uz)
*KARLUK BOYLARI
1- Biskil (Baskil)
2- Çiğil (Çiğli)
3- Bulak
4- Kol Erkin (Gül Erkin)
5- Tuhsi (Toksi-Tohsi)
6- Beyştan
7- Haym (*Haymana? Hayme(Ar:Çadır)!
8- Beriş
*PEÇENEK BOYLARI
1- Çor
2- Çopan (Çoban veya Çolpan yıldızı)
3- Gölbeğ (Kulpey)
4- İrtim-İrtiş
5- Kangar-Kenger!
6- Kanbay
7- Kopun
8- Talmat
9- Yula
*X. YÜZYIL- TÜRKİSTAN TÜRKLERİ
1- Çiğil
2- Ezgiş-İzgi
3- Halaç-Kalaç
4- Harizm-Harzem-Harezm-Horzum-Kanglı
5- Karluk
6- Kıpçak
7- Kırgız
8- Kimek
9- Oğuz-Uz (Türkmenler)
10- Peçenek
11- Tohsi
12- Uygur
13- Yağma
*XI. YÜZYIL TÜRK BOY VE OYMAKLARI
1- Çigil
2- Oğuz
3- Yağma
4- Tahsi (Karluk-Kara Îrtiş-Tuhsi)
5- Halaç-Halaciyye-Kalaç: Kaşkay Eli, Sahili, Save
6- Kimek-Kimekra-İki îmek: Ankaz, Balandur, Bayavut, Eclat, Han, Hifçak (Ifçak-Hıpçak), İmak, İmi, Karkara, Yasgan, Yasu, Yemek (İmek)
7- Kıpçak-Kıfçak: Çuğrak, Küçet
8- Kanglı-Cangle-Kanıklı, Kanlı, Kangıles
*ALTAY YÖRESİ TÜRKLERİ
A- Altayların Yenisey Bölgesinde Yaşayan Türk Boyları:
1- Abakan Türkleri: (*Araştırmacılara göre 19 yy.daki yaşantı ve kültürleri Anadolu Yörüklerine benziyor!)
2- Altay Türkleri
3- Abakan Minusink Tatarları
4- Hakas Uruğları: Beltir, Hoybal, Kızıl, Sagay, Sayan, Şor-Kemer, Tuva, Uryanhay
5- Tuva Uruğları: Oregay, Uri anchay
B- Abakan Türk Uruğları:
1- Aba- Kızıl
2- Beltir
3- Kaş
4- Kızılkaya
5- Koybat
6- Kamasın
7- Küerik
8- Sagay
9- Şor-KEMER-GİMER-KİMMER-KAMER*(KAM:ŞAMAN,BAKŞI!)
10- Tuba
*KARAKALPAK (*PEÇENEK veya BAŞKURT-KIPÇAK!)
A- Karakalpakların Kolları:
1- Kıtay
2- Kıpçak!
3- Keneges
4- Mangıt
5- Muiten
6- Kongrat
B- Karakalpak Uruğları
l - Açamaylı
2- İstek
3- Karakoylu
4- Karasingir
5- Oymavut
C- Karakalpak Şehirleri: Bunlar Uruğ Adları Olabilir
1- Akmangıt
2- Çimbay
3- Karauzyak
4- Karatav*
5- Kongrat
6- Moynak
7- Nukus
8- Şumanay
9- Tahi ataş
10- Törtkül-Dörtgül
11- Üstürte
*TÜRKEŞLER-Türkeşli Obaları:(*Çin kaynaklarından alınmıştır.Bu adlar Çincesidir.)
1-Aliche
2-Che Choti
3-Houlou Oy
4-Kiupliche
5-Kochou-Kosu
6-Moho
7-Moukoenlu-Monkoer
8-Shato(*Şato:Çöl)
9-Souoko
10-Topa-Tapo
11-Tchoumi
12-Tchou yue yese
13-Uc yenmien
*ONOKLAR: İki guruba ayrılır. Bu adlar Çincesidir.
a-Toulu-Tuhuolu;Toulon-TOLUN:
1-Cumi-Çuye
2-Hulyu
3-Iou-Iu
4-Loloche
5-Sunişe
6-Şesoti
b-Nouchepi Obaları:
1-Asikie(As-Az)
2-Choui niche
3-Kiye sekin
4-Pasai kan
*ORHUN VE KAŞGAR UYGURLARI: (580-840 ve 840-1212) (bkz: 53)
Uygur boy adları, Çin kaynaklarından alınmıştır. Çinliler; Çin’deki Müslümanlara günümüzde de "Hui" demektedir. Araplara; Tashih, İranlılara; Possu, Hintlilere; Hsitien, Hunlara; Hsiungnu, Göktürklere; Tuchueh, Uygurlara ise Huiho ve Weiwu demişlerdir. Yörük "boylarından Horzum ve Honamlı adları; Çinlilerin verdiği bir isim olabilir,
A) Uygur Uruğ ve Budunları:
1- Ayabire (Huyewu)
2- Baya Sığır (Moko Hsichi)
3- Ebirçeg-Abırçak (Awucho)
4- Hasar (Hoşa)
5- Huguzu (Huvussu)
6- Kaochang-Kaoche-Shachou, Hoço
7- Kürebir-(Hu)
8- Ötügen-Idıkkut
9- Sarı Uygurlar (Salar-Yugur)
10- Turfan
11- Uturgar (Hutuko)
12- Yağmurgar (Yuvuku)
13- Yağlakar
B) Uygur Federasyonuna Bağlı, Türkler:
1- Basmıl
2- Çik (Kırgızlara Komşu)
3- Dokuz Tatar (Selenga Irmağı "boyunda, Oğuzların doğusunda)
4- Karluk Grubu(Tanrı Dağları kuzeyinde)
5- Kırgızlar (Kuzeyde)
6- Oğuzlar (Orhun Bölgesi)
7- Şato (Sha-To) (*Sarı Uygur, Çin ve Tibet'e komşu).Shato: (Çince) Çöl
8- Töles Boy ve Oymakları: Buğu . ..
9- Türgeşler (Türkeşler) (Batıda oturuyorlar.)
C) Uygurlara Tabi veya Komşu Diğer Halklar: Çin, Kitan (Liao), Mançu, Moğol, Samani (Tacik-Fars), Soğd, Tangut (Hsi Hsia), Tibet, Tunguz.
D) Dokuz Oğuz Oymakları: (*Oğuzlar; Orhun, Selenga Irmakları boyunda otururken, 840 yılında, Siriderya boylarına göçedip, Maveraünnehire yerleştiler ve 999’da Bağımsız oldular. )
1- Apusse
2- Bayırku (Payeku): Bayır-Bucak Türkmenleri
3- Bükü (Puku)
4- Adız (Atie)
5- Hun (Hsiungnu)
6- Kipi
7- Kulunvuku
8- Sigar (ssechie)
9- Tongra (Tonra-Tunglo-Tola-Tula-Tunga-Tolga)
E) Orhun-Uygur Devletini Oluşturan; Türk Boy ve Toplulukları: (580-840)
1- Uygur: Sir Tarduş- Sarı Uygur-Yugur- Salar-Tura-Dili-Ting ling
2- Adız (İdiz-Ediz)
3- Basmil-Bismil-Basmacı
4- Bayırku
5- Çabiş (Çöbe)
6- Ekşid (Akşid)
7- Gön
8- İske (İskit)
9- Karluk
10- Tongra
11- Tokuz Oğuz
F) Uygur Uruğları:İS 400-840
l - Avuçay-Avçağ
2- Ayavirden-Ayavır
3- Adız
4- Ayrun
5- Bayırku
6- Buku
7- Baysarı
8- Bakasıkır-Bugaskar
9- Bayan
10- Bulak-Elke bulak
11- Basmil
12- Bayırku
13- Börkli-Tumağlık
14- Çipni-Çepni
15- Çipuli
16- Erkin
17- İzgil
18- İlcan
19- İl Tekin
20- Karsar-Gasar
21- Kogursu
22- Koorsuk
23- Kuttugur
24- Kızıl Tura
25- Kuga
26- Kiuy
27- Kurukan
28- Kun
29- Kumuk
30- Karluk
31- Sir Tarduş
32- Tora-Tolu-Turlım yıvar
33- Tarlan-Turlam
34- Tarbukan
35- Tuba
36- Telengit
37- Tongra
38- Uygur
39- Uyur-Uturkor
40- Yağma: Yabutkar, Taryat, Kara yağma
41- Yağlakar
42- Yuşupi
G) Karahanlı Devletini Oluşturan; Türk Boyları (840-1137,1212):
1- Argu
2- Çiğil
3- Karluk
4- Uygur(*Kurucu ve Ana boy)
5- Yağma
H) Kıpçak Türk Boyları: (Kıpçak-Kıfçak)
-Azeri!
-Ahiska-Mesket-Saka-Tursaka-İskit-Massaget
-Balkar-Karaçay
-Başkurt
-Çuvaş
- Kuman-Kun- Kundur
- Karakalpak! (*BAŞKURT!)
- Karapapak!
- Karay
- Kumuk
- Nogay
- Özbek
- Tatar
İ) Kimek-Yemek Boyları:
-Altay
-Abakan
-Hakas
-Kazak-Uysun-Vusun-Kunmu!
-Kırgız
-Saha-Yakut
-Tuva
J)Kanglı-Kaoçi Obaları: ( *Bu adlar Çince söyleniş şekliyledir.)
-Alun
-Balie
-Chichan
-Chifuli
-Chilu
-Chiehpi
-Chiyüan
-Çığfuli
-Fu
-Fufulo
-Hugu
-Hyenbi
-Huku
-Hulü
-İcan
-İchiching
-Moyün
-Pushuman
-Suepi
-Tapu
-Talien
-Tulu
-Vuyin
-Yeda
*Kanglılara;Ortalık Asyada Harzem, Türkiyede ise HORZUM denmektedir!
K) Hun Boy Ve Uruğları:* Çince söylenişi
-Chyao-Chioling
-Chiehlu-Hei-Shui
-Hosu
-Hsiju-Hsiyü
-Hsü-Hsün
-Huchie-Huchui-Huchieh
-Hulu
-Hiubu
-Hunyü
-Hunse-Shieh
-Kula-Kulim
-Kuhsi-Hohsi-Hohsa
-Kuyan-Huyen-Hiyen
-Luanti-Hilinte
-Lan
-Lifu
-Ngapu
-Pu-Supu-Supok
-Shih Hu-Sih ju
-Siulin-Suku
-Shato-Şato-Çöl!
-Tuku-Tukyu (Asena-Ashina)
-Yinyü
-Yuti-Yükien-Yükan
L) Hun Dönemi Türk Boyları: İÖ 240-İS 48,216
-As-Az!
-Altay-Telengit
-Bayırku
-Çiğil
-Çaruklu-Cırıklı
-Çuvaş-Çu-Çumul
-Eftalit ve Heita: Abdal ve Hayta*(Akhun!)
-Hakas
-Kanglı-Harzem-Horzum
-Kun-Gun-Bun
-Kıpçak-Yüeh Shieh
-Kırgız-Kokun
-Kazak-Uysun-Vusun
-Kuman-Poloves
-Karluk
-Kenger-Çik
-Mesket-Yavçi-Yüeci
-Oğuz-Huchieh-Chung vei
-Öngüt
-Saka-Sak-İskit
-Şato-Shato
-Sir Tarduş
-Teleüt-Tiele-Töles
-Tatar-Moho-Shih vei
-Tuva
-Türkeş-Tirkeşli
-Tingling-Sayan-Şor-Uybat
-Tura-Turugur
-Tirk-Tik
-Uygur-Yugur
-Yemek-Kimek
*TATAR TÜRKLERİ (l 7 YY.) (bkz: 114,115)
-Tatarlar:İskit-İdil-Yayık Türklerinin,bir kolu ve Kıpçak Türklerinin, en önemli unsurudur.
A- Yerleşim Bölgelerine Göre:
1- Abakan
2- Baraba
3- İli Havzası
4- Karaorman
5- Kazan-İdil
6- Kırım
7- Kumandı
8- Kondoma
9- Lebed
10- Mıras
11- Sibirya
12- Tara-Kurdak
13- Tom
B- Abakan Tatar Boyları:
1- Altay-Yenisey-Minusink Tatarları
2- Aba-Kızıl
3- Beltir
4- Hakas
5- Kamasin
6- Kaş
7- Kızılkaya
8- Koybat
9- Küerik
10- Sagay
11- Şor
12-Tuba
C-Tatar Uruğları:
-Astarhan
-Geyne
-Kazan-İdil
-Kıreşin
-Kasım
-Kırım
-Mişer
-Nuğrat
-Nogay
-Oka
-Ökügimin Yış-Ötügen Yış-Oral
-Sazyak
-Tabul
-Tara
-Tevriz
-Tümenlik-Omugı Kurgan
-Tipter
D- Kırım Tatar Boyları ve Elleri:
a- Tatar Boyları
l - Argun
2- Barın
3 - Kıpçak
4- Şirin
b- Tatar Elleri
1- Aslanbek Eli
2- Çekişk Eli
3- Doy Eli
4- Nevruz Eli
c- Tatar Oymakları
1- Bardaklı
2- Batlı
3- Mankıtlı
4- Mansurlu
5- Nakşıvanlı
6- Olanlı
7- Orlu
8- Sacunlu
9- Şirinli
E- Kırım Hanlığına Bağlı Türk Boyları:
1- Tatar
2- Balkar
3- Kırımçak- Kıreşin
4- Kuman
5- Nogay: Ulu Kiçi, Saydak, Urumbet
6- Kıpçak
7- Gagauz
8- Stavropol Türkmeni
9- Karay-Karaim
10- Kumuk
11- Karaçay
*H. ALTAY'ın Araştırmalarına Göre; (1917-1952) KAZAK Türk Boy ve Kolları
A- Ulu Cüzün Boyları ve Bağlı Kollar:
1- Alban
2- Dulat
3- Kanlı*
4- Suvan
5- Üysin-Uysun*(*Usun-Vusun-Uysun-Kunmu!)
B- Küçük Cüzün; Boy ve Kolları:
1- Alimoğlu: Karasakal, Kete, Şömeköy, Törtkara
2- Bayoğlu: Alsın, Sekti, Serkeş, Tana
3- Yediruv: Çağalbaylı, Kerderi, Tabın, Tama
C- Orta Cüz Boy ve Kolları:
1- Argın: Kuvandık, süyindik ve Momın.(Momın ise; Beğendik ve Şegendik)
2- Kıpşak: Bucay, Köldeneng, Kökmurın
3- Kongırat:
a- Köktinulu: Algiy, Batıkey, Karaköse, Köbek, Koyaşağası
b- Kötenşi: Başman, Baylar, Cansar, Cetimler, Kuyıskansız, Mangıtay, Tokbolat, Tınay
4- Nayman: Bağanalı, Ergenekti, Karagerey, Kökcarlı, Matay, Sadır, Sarcomart,
5- Terstangbalı, Türtuvıl
6- Uvak: Sarı, Sarman, Şoğa
7- Kerey: Cadık, Cantekey, Castaban, İteli, Karakaş, Könsadak, Merkit, Molkı, Sarbas, Şerivşi, Şıbaraygır, Şigmoyın.
D- Kerey Uruğlarına Bağlı Kazak Oymakları:
1- Atanbay 22-Elgeldi
2- Altanbay 23- İtkara
3- Abak 24- Köten
4- Akan 25- Kidir
5- Aytuğan 26- Kökey
6- Akbaktı 27- Koşan
7- Altantuman 28- Kurman
8- Barlıbay 29- Koçaş*
9- Bektemir 30- Kocabergen
10- Bektaş 31-Kulatay
11- Börte 32- Kultanbolat
12- Barak* 33- Naymangul
13- Baykara 34- Ötemiş*
14- Çank 35-Sarı*
15- Caka* 36-Satıbaldı
16- Caman 37-Suğıl- Şuğul*
17- Cırgalı 38-Tavsar
18- Cansarı 39-Tokay
19- Esen* 40- Temir (Demir)*
20- Esenbay 41-Töleke
21 - Esenbel
*W. RADLOF'un Araştırmalarına Göre; TÜRK BOYLARI (1859-1871):
a- Türk Boyları:
1- Altay
2- Kazak
3- Karakalpak
4- Kırgız
5- Özbek
6- Soyon
7- Şor
8- Tatar
9- Teleüt
10- Törböt
11- Türkmen
b- ALTAY Türklerinin Kolları (24 Boy)
1- Anuy
2- Başkaus
3- Çuy-Çuyu
4- Çarış
5- Çoros
6- Çargış
7- Çolışman
8- Duvoyedan
9- Katunya
10- Kuğu
11- Koksu
12- Mayma
13- Telengit
14- Tölös
15- Ulan
16- Urusul
17- Uba
c- KIRGIZLAR: 2 Guruba ayrılır;
1- Buğu, Kara Kırgız, Sarı Bağış, Sollu
2-KIRGIZ BOYLARI:-Arday,Aysak,Bayçora,Boston,Bolgon,Bağış,Badam, Cançora,
Çetigen,Çokesek,Dölös,Dabat,Ediger,Kağan,Karaçora,Karakalpak,Kıdırşa,Kızıloyak, Kuşçu, Kıpçak,Kölöp,Kökun,Kolca,Kılıçtamga,Kıbaa,Munduz,Noygut,Nabat,Okçu,Sumara, Seri, Sayak, Şibaa,Şankay,Şapıran,Teyit,Toloo,Totu,Takıldak ve MOĞOL!?
d- ÖZBEKLER-UZBEK:
1- Allat
2- Bataş
3- Behrin
4- Calayır
5- Kanagaz
6- Kıpçak*
7- Kongrat
8- Mangıt
9- Ming?
e- TATARLAR:
1- Abakan
2- Baraba
3- İli Havzası
4- Karaorman
5- Kazan - İdil
6- Kırım
7- Kumandı
8- Kondoma
9- Lebed
10- Miras
11- Sibirya
12- Tara-Kurdak
13- Tom
f- NOGAY Uruğları- Kıpçak Boyu:
-As!,Kereget?,Kıpçak!, Kilit, Nayman?, Obur.
g- Zerefşan Vadisi TÜRKMENLERİ:
1- Kara Abdal!
2- Nakrut
*ÖZBEK URUĞLARI-OYMAKLARI
1- Arlat
2- Barın
3- Bataş
4- Burkut
5- Hıtay ?
6- Kanglı !
7- Kıpçak !
8- Kırk
9- Kıneges
10- Kongrat
11- Ming ?
12- Muyten
13- Mangıt*
14- Nayman?
15- Saray
16- Tuyaklı (Toyaklı)
17- Uçuruğ
18- Yüz
*ALTAY OYMAKLARI
1- Çamal
2- Çay
3- Kan Oozı
4- Köş Agaş
5- Köksü Oozı
6- Mayma
7- Onday
8- Sabalin
9- Turaçak !
10- Ulagan
11- Ululu Altay
*BAŞKIRT URUĞLARI
1- Bürgen
2- Hun Kıpçak!
3- Kara Kıpçak!
4- Karagay Kıpçak!
5- Tamyan
6- Tungavur
7- Usergen
*YAKUT-SAHA-KURIKAN URUĞLARI
1- Betaras
2- Betun
3- Borogon
4- Kangalas !
5- Megin
6- Namas
*DİĞER SİBİRYA HALKLARI (*Türklerle Komşu, Fakat Türk Değil)
1- Evenki
2- Fin-Ugor:Aır, Çirmiş, İso-Ves,Karel, Mukşı, Yuğra-Vogul,Sami-Leton,Finno-Ugric
3- Komi
4- Mari-El
5- Moğol
6- Mordav
7- Tchovch
8- Tunguz (Tunghu)
9- Udmurt (*Türk boyu olduğu ileri sürülüyor;Besirman-Busurman!)
10- Çüngar-Çunkar!
*İRAN-FARS-PERS-PART-SASANİ-ACEM BOYLARI (5. yüzyıl)
1- Sard-Soğd-Tacik ve Tat
2- Baştarma
3- Neur
4- Roxolan
5- Skir
6- Sarmat:* Sarmat, Alan ve Osetlerin; Fars değil? Macarlarla kardeş halk olduğu, ileri sürülüyor!
*SLAV (RUS) Boyları (5.yy.)
A-Ana Boylar;
1- Ant-Slavyen
2- Novgorod
3- Sklaven
4- Veneda
B-Sılav Halkları;15 Boy;Beyaz Rus,Bulgar,Çek,Hırvat,Polanyalı-Leh,Rus,Sırp,Sıloven
*A-GÜNÜMÜZDEKİ TÜRK BOYLARI: 11 Gurup ve 48 Boy
1-ALTAY VE SİBİR TÜRKLERİ: ALTAY, HAKAS, SAHA-YAKUT, TUVA, Abakan, Besirman, Kızıl, Mişer, Sagay, Sayan, Şor-Kemer, Telengit, Teleüt: RF-Rusya Federasyonu, Bağımsız Devletler Topluluğu, Çin, Moğolistan, Türkistan, Türkiye.
2-AHİSKA-MESKET:İskit-Saka-Tursaka-Massaget-Kıpçak-Türkata:RF,BDT,Afganistan, Çin, İran,Kafkasya,Azerbaycan,Karabağ,Gürcistan-Ahiska-Borçalı,Ermenistan,Türkistan,Türkiye.
3-AZERİ:AZ-AS:Azerbaycan,Nahcivan,Karabağ,İran, RF, Gürcistan, Irak, Türkiye.
4-HALAÇ: Kaşkay-Kaşga-Kaşgai, Kaçar-Koçar-Koçer-Gacar, Manav-Anav-Yerli, Varsak-Farsak, Barak,Avşar: İran, Afganistan, Irak, Suriye, Türkistan, Türkiye.
5-İDİL, KAMA, YAYIK, KAFKAS, KIRIM VE BALKAN TÜRKLERİ: BALKAR, BAŞKIRT, ÇUVAŞ, GAGAUZ-AGAVUZ, KARAÇAY, TATAR, Karay, Karapapak-Borçalı, Kıpçak- Kırımçak- Kıreşin, Kumandı, Kundur, Kumık, Mangıt, Nogay- Solak, Terekeme: RF, Dağistan, Gürcistan, Ukrayna, Bulgaristan, Kosova, Moldova, Gagavuzeli, Makedonya, Romanya, Yunanistan, Kıprıs, Irak, Türkistan, Türkiye.
6-KAZAK: Kazakistan, RF, Moğolistan, Çin, Türkistan, Türkiye.
7-KIRGIZ: Kırgızistan, RF, Çin, Moğolistan, Türkistan, Afganistan, Türkiye.
8-ÖZBEK: Uzbek-Kıpçak, Kanglı-Harezm- Horzum, Karakalpak- Peçenek!: Özbekistan, Afganistan, RF, Çin,Tacikistan,Türkistan, Türkiye.
9-TÜRKMEN:Türkman-Oğuz:Avşar-Afşar, Abdal-Efdal-Usta, Bayat, Bekdik-Çayan, Çepni, Evci, Salur-Tahtacı,Çavuldur, Ersarı, Göklen, Sarık, Teke, Yomut:Türkmenistan,Afganistan,İran-Türkmen Sahra,RF,Irak-Kerkük-Tılafer,Suriye-Halep-Bayır-Bucak, Kıprıs, Türkistan, Türkiye.
10-UYGUR: Tura-Turuk-Utruk, Tarançi, Sarı Uygur, Salar, Öngüt, Şato, Yugur,Dolan: Doğu Türkistan, Çin, RF, Batı Türkistan, Türkiye.
11-YÖRÜK-Aydınlı Boy:Halaç,Kanglı,Karluk,Oğuz,Onok,Türkeş!Ana Yörük Obaları: Çaruklu- Cırıklı,Çakallu-Çakallıklı,Hayta,Honamlı,Horzum, Karakoyunlu, Karakeçili, Keşli, Keşefli, Sarıkeçili,Yazır:RF,Afganistan,Balkanlar,Kıprıs,Suriye,Türkistan, Türkiye.
B-BOY KİMLİĞİNİ KORUYAN,BİLİNÇLİ,DUYARLI,İLKELİ,CESUR TÜRK HALKI:
a-1) AZERİ: Azerbaycan Cumhuriyeti, Nahcivan ve Karabağ bölgesi. (*Azerbaycan ve diğer 4 Türk Cumhuriyeti; 1991’de SSCB-USSR’un dağılmasıyla, Bağımsızlığını kazandı.)
2) KAZAK: Kazakistan Cumhuriyeti
3) KIRGIZ: Kırgızistan Cumhuriyeti
4) ÖZBEK-UZBEK: Özbekistan Cumhuriyeti
5) TÜRKMEN: Türkmenistan Cumhuriyeti
b-1) TÜRKİYE CUMHURİYETİ:TC 1923’de bağımsız oldu.Turan ırkının,Ulus adını taşıyor. 48 Türk boyundan halk var.Ülkede ayrıca, 27 farklı millet-etnik guruptan, halk yaşıyor. Etkin bir Türk Boyu yok.Türklerden:Avşar,Bekdik,Karapapak,Karaçay,Özbek,Tatar,Uygur ve Yörükler; dernek, vakıf çalışmasıyla; Boy Kimliğini korumaya çalışıyorlar.
2) AKDENİZ, ALASYA TÜRK CUMHURİYETİ-KKTC: 1974’te bağımsız oldu. Öne çıkan, etkin bir Türk boyu yok.
c- Etnik kökenini unutmayıp, koruyan ve Ulusal Kimlik yapan, Türk Boyları: 1552,1800-1917 döneminde Çarlık Rusyası ve 1917-1991 arası SSCB komünist yönetimi altında yaşadılar:
1-ALTAY Özerk Cumhuriyeti. (Rusya Federasyonu)
2-BALKAR- KARAÇAY Ö C. ( R F)
3-BAŞKURT Ö C. (RF)
4-ÇUVAŞ Ö C.( R F)
5-HAKAS Ö C.( R F)
6-SAHA- YAKUT Ö C.( RF)
7-TATARİSTAN Ö C.( RF)
8-TUVA Ö C.( RF)
d-Özerk-Muhtar Türk Halkları:
1) AGAVUZ-GAGAUZYERİ ÖZERK BÖLGE (Moldova-Romanya!)
2) KIRIM TATAR Ö B Meclisi (Ukrayna ve RF!)
3) UYGUR-SİNCAN Ö B (Çin)
4) KARAKALPAK Ö B (Özbekistan)
e- NOT: 20’yi aşkın ülkede Türkler; azınlık bir etnik gurup olarak yaşıyor. Ancak hiçbiri ülke yönetiminde etkin değil. Bu Türk halkları; Dilde, Fikirde, Amaçda, Gönülde, Törede, Kültürde, Ekonomi ve İşde; TÜRK BİRLİĞİNİ kuramamış? Türkler, düşmanlarının oyununa kanıp; bölük pörçük olup, çil yavrusu gibi dağılmış; ulusal kimliğine, ata kültürüne, ana diline, devletine, doğal kaynaklarına,anayurduna,hatta Dini İnancına, sahip çıkamamış, özgürlük, bağımsızlık ve ulusal onurunu koruyamamıştır. Türkler;ulusal kimliksiz, öksüz, köksüz, bilgisiz, bilinçsiz, ilkesiz, idealsiz, öngörüsüz, itilip kakılan, yönetilen, yoksullaştırılmış, birliği engellenmiş, akıl tutulmasına uğratılmış, bir halk olarak, sözde yaşamaktadır?
C- GÜNÜMÜZ TÜRK DÜNYASI
a-Boy Kimliğini Koruyan, Bilinçli ve Siyasi Örgütlü, Türk Boyları (2000):
1- Azeri
2- Altay
3- Başkır-Başgort
4- Balkar-Karaçay
5- Çuvaş
6- Gagauz-Agavuz
7- Hakas
8- Kazak
9- Kırgız
10-Karakalpak
11-Özbek
12-Türkmen
13-Tatar
14-Tuva-Tıva-Tuba
15-Uygur
16-Yakut-Saha
b-Türkiyede; Dernek Çalışmasıyla Ve Folklor Ekipleriyle; Adını, Ulusal Benlik, Kültür ve Özünü Korumaya Çalışan, Türk Boyları:
-Ahiska-Mesket
-Azeri
-Avşar
-Balkar-Karaçay
-Bekdik
-Karapapak-Terekeme-Borcalı*
-Kazak
-Kırım Tatarı
-Kumuk
-Nogay-Mangıt-Solak
-Özbek
-Türkmen
-Uygur
-Yörük
c- Sibirya, Altay, Abakan, Yenisey Türk Halkları:
-Altay
-Beltir
-Buserman-Udmurt-Çu-Su-Çolım
-Hakas-Abakan-Baraba-Alpagut
-Kumandı-Kundur
-Kaş-Karagas
-Koybal
-Mişer
-Sagay-Soyon-Sayan
-Şor-Kemer
-Tuva-Tuba-Kızıl-Çik
-Teleüt-Telengit-Tölös-Talas
-Törböt
-Yakut-Saha
d- Burada Sayılan Türk Boyları; Halaç, Karluk, Kanglı, Kıpçak, Kimek ve Oğuz gibi, Ana Türk Boylarının ardıllarıdır. Bazı Türk Halkları, örneğin;Avşar, Apa, Alpagut,Kayı, Kaşkay, Kaçar, Karaman, Kemer, Kuman-Kunak, Manav,Onok, Peçenek, Salar, Salur, Saka, Tahtacı, Türkeşli, Varsak, Yatağan, Sorgun- Zorkun gibi!; Hakka yürüdü; sanki yokoldu, adı hiç duyulmuyor! Belkide bilinçlenip, olgunlaşıp,oymak, obalıktan kopup,gurupçuluğu aşıp; Türklük Okyanusuna katılıp, Turanlaştı?
*TÜRK BOY ADLARININ, GÜNLÜK DİLDE KULLANILAN ANLAMLARI:
-Altay: Kırmızı tonlu at yavrusu veya dağ adı olarak, Aladağ şeklinde, anlamında. Al: Kızıl, Kırmızı renk. Tav-Tay-Tau: Dağ
-Abakan: Yünlü giysi veya büyük kız kardeş, aba, abla
-Abdal: Ahmak, çıkarını bilmeyen, derviş
-Balkar-Balkır-Bolkar: Yaşadıkları bölgenin dağlık ve karlı olması nedeniyle Bolkarlı, çok kar yağan yer
-Balkan: Sık ağaçlık yer, çalılık, fundalık
-Bayındır: İmarlı, düzenli, gelişmiş
-Bayat: Eskimiş, tazeliğini yitirmiş, kart, bozulmaya başlamış.
-Büğdüz: Bükmek, eğmek, düzmek, düzelltmek, kesip düzeltmek.
-Çakal: Kavgacı, saldırgan, bir tür yırtıcı hayvan. Uyanıklık, fırsatçı, israrcı, ürkek
-Çavuldur-Çavdar-Çavdır: Çavmak; yana doğru gitmek
-Döğer: Döver, dayak, sopa atar
-Gagauz: Gaga; kuşibiği, Uz; uz gitmek.* GAGA- AGAV: DUA, UZ: DOĞRU!
-Göktürk: Gök, mavirenk, daha gök; olmamış, ham, yeşil
-Hayta: Yaramazlık yapan, afacan
-Halaç-Kalaç: Yünü yayla atıp kabartan, paskırtan. Kalaç; kalıp bekleyen ve kapıyı açan. Gitmeyip aç kalan
-Hazar: Hazağar, sanırım, belki
-Kınık: Kın; bıçak kabı
-Kanglı: Kagnılı; Atarabası olan, Gangan; araba
-Karluk: Karlı; üstü başıkarlı, karlık, karla örtülü, kar yığını
-Kıpçak: Kapçak; bir şeyin kabı, dışı, kapçığı. Kip: Uygun
-Kuman: Kum; Çok küçük taş parçacıkları, An; Farsça çoğul eki
-Kazak: Karı sözü dinlemeyen, başına buyruk erkek
-Kızık: Kızgın, sinirli, kızmış, ısınmış
-Kızıl: Kırmızıya çalan renk
-Kırgız: Kırdagezen, Kır: Yazı, yaban, bozkır, Ak, beyaz. Gız; Kız, bayan, Kırk Kız
-Kaçar: Zoru görünce geri dönüp gider, işi yarım bırakıp ayrılır.Koçer;Koç gibi Asker
-Karaçay: Karasu, rengi koyu olan akarsu
-Karakalpak: Siyah renkli başlık, şapka
-Kırım: Kırıma uğramış, kıran girmiş, kırılmış; salgın hastalık sonucu topluca ölmüş veya topluca öldürülmüşler. Kırım yapmak; indirim, iskonto, fiyatı aşağı indirmek.
-Karkın: Kargın; toplanmış, karmış, şişmiş, Kargı; deynek, sopa, sırık
-Karapapak: Papak; başlık, kalpak, börk
-Manav: Meyve, sepze satan
-Mesket: Misket; yuvarlak cam bilye, kokulu (misket) elma
-Özbek-Uzbek: Öz; su, pınar, akarsu, batak. Bek; pek; çok, sert, Bekçi ve bey. Ör: Yoğurdu özemek; sulandırmak, cıvıtmak. İnsanın, bitkinin özü,Özlemek.
-Peçenek: Peçe; yüzörtüsü, peçeli, İranda giyilen bir başlık adı. Kepenek kelimesi gibi.
-Salar: Bırakır, koyuverir* SAVUR:Fırlat at,Harman savur!
-Saka: Sucu, bir kuş cinsi. Sak: Uyanık. Sakar: Salak, dikkatsiz
-Şor: Şorlaşmak; biraraya toplanıp sohbet etmek, kürelenmek.
-Türkmen: Türkmaned; Türke benzeyen, Men; ben (Azeri lehçesinde). Man: -İnsan. Türkman: Türk İnsanı.
-Tatar: Atlı posta
-Terekeme: Terek; raf, dolap gözü, Terakime (Arapça ve Farsçada); Türkler, *Etrak- Utruk (Arapça); Türk
-Uz: Uz gitmek, Doğru, Düz, Uzamak, Uzak, Uzuv, Uslu, Usuktu, Uzluk, Uzlaşmak, Uzman, Usta.
-Uygur:Uygar,medeni, şehirli.Uygurlar yerleşik hayata geçip,şehirleşen ilk Türk boyudur.
-Varsak: Oraya ulaşsak. Burada varsak,varlığımızı ona borçluyuz.
-Yakut-Saha: Kıymetli bir taş cinsi. Saha; düzlük, alan, boşluk, Futbol sahası gibi.
-Yazır: Yaz; ser, dağıt, Yazı yaz, Sofrayı yazı ver, kur, yazı, yaban, bozkır.
-Yörük: Yürüyen, gezen, göçebe,seyyare.* Osmanlıda; Evi ve Mesleği olmayan!
*16 BÜYÜK TÜRK DEVLETİ*
1- TURAN İMPARATORLUĞU:
*SAKA- İSKİT-Ahiska- Mesket D:İranlı- Medler-Persler ve Çin yıktı. Oğuz Kağan, Alper Tunga, Tomris Hatun, Hakan Su.
a- iö6500,4200-iö2550,1200,774,726,546:Balasagun,Kazan,Astanabalık- İstanbul, İdil, Türkistan,Ordos,Kansu,İran, Kafkasya,Balkanlar,Türkiye.
b- İÖ 726,714-iö530,329,249: Isıkgöl,Türkistan, Merv, Semerkant,Kaşgar.
c- İÖ 653-iö625,585,552,546,529:Türkiye,Aras Havzası,Nahcivan,Bakü,Tebriz.
2- BÜYÜK HUN,ON- KUN, HUNZA-KUMAN, GÖK HUN İMPARATORLUĞU:
Ötüken, Astana. Teoman, Mete-Metin Han. Aşhina. Moğollar ve Çinliler yıktı.
a- İ.Ö. 318,240, 209 – İ.S. 48,140,150. Moğol-Siyenpi yıktı.* Büyük Hun, İS 48’de Kuzey ve Güney Hun olarak ikiye ayrıldı.
b- İ.Ö. 209 – İ.Ö 38 ve İ.S. 48,87,118, 216
3- AKHUN-KUNAK-HUNZA DEVLETİ:(350,420-557).G.Türkistan,Horasan.Hayta, Abdal-Efdal, Aksuvar,Toraman.Kuşhan,Yavçi,Yüeci,Mesket. İranlı- Sasaniler yıktı!
4- GÖKTÜRK-TURAN-TÜRÜK İMP:(iö 879-is402,580).Selenge,Orhun.İstemi,İlteriş, Bilge Kağan(*B.K;adı taşıyan;5 Türk Hakanı var!), Gültekin. Çinliler yıktı.Göktürk Hanedanı; 6 kez değişti. Orhun Abideleri; iö 512-505’de dikildi!
5- KIPÇAK-TATAR- İDİL- URAL DEVLETİ: (370,580-1245,1400,1552). Bolgar-Balkar, Kazan, İdil, Saray. Ruslar yıktı. Tukay Han, Almas Han-922, Altınbek, Emir İbrahim, Safa Giray, Süyümbike, İdegey.
6- TÜRKEŞLİ DEVLETİ:(580,699-708,766).İnal Tekin,Sulu Han,Bağa Tarkan. Tirkeşli -Keşli-Keşefli.Balasagun,Semerkant.Karluk,Onok,Kara,Sarı Türkeşler. 637,642-708 (*Semerkant),751 arası;Azerbaycan ve Türkistanı,Araplar istila etti.*820-999:Fars-Tacik Samani egemen oldu.Türkler,İslam İnancını;Tacik-Samanilerden gönüllü aldı!
7- ORHUN UYGUR-2.ciGÖKTÜRK D:(580-602,624,630,639,648,742, 840) .Orhun- Karabalasagun. Uygurlar.Kutluk Bilge,Gülkağan.Çin ve Kırgızlar yıktı.
8- KARAHANLI DEVLETİ:(840,924,1040-1137,1211).Balasagun,Kaşgar.Bilge Gül-Kadir Han, Saltuk Buğra Han-920. Uygur. Nayman ve Karahitaylar yıktı.
9- GAZNELİ DEVLETİ:(961,977- 1040,1187). Gazne. Karluklar. Alptekin, Sebüktekin, Sultan Mahmut.Selçuklu zayıflattı, Hintli Gur-Gorlular yıktı.
10- BÜYÜK SELÇUKLU İMPARATORLUĞU:(960,999,1040,1071-1157)KINIK. Yengi Kent,Cend, Merv,İsfehan,Nişabur,Rey.Selçuk Bey,Çağrı Bey,Tuğrul Bey, Alpaslan, Sultan Sencer. *Türkmenler!? ve Harzemşahlar yıktı.
11- TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETİ:(1071,1092-1243,1308)KINIK.İznik,Konya. Kutalmışoğlu Süleymanşah, Kılıçarslan.1243-1308: Moğollar ve Beylikler yıktı.
12- HARZEMŞAHLAR DEVLETİ: (1097, 1128 – 1220, 1231) Gürgenç. Kanglı ve Kıpçaklar. Anuştekin, Atsız, Muhammet ve Celalaettin Harzemşah. Moğollar yıktı.
13- OSMANLI İMPARATORLUĞU:(1299-1918,1922)KAYI-Karakeçili.İstanbul. Ertuğrul Gazi, Osman Bey, Fatih, Kanuni. Birinci Dünya Savaşında (1914-1918) Rus, Fıransız ve İngilizlere yenilerek yıkıldı.
14- BÜYÜK TİMUR İMPARATORLUĞU: (1370-1501) Semerkand. Turgay, Timur-Tamer, Uluğbey, Şahruh, Baykara. Özbek Şeybaniler yıktı.
15- AKKOYUNLU DEVLETİ:(1340-1400,1467,1502).Tebriz.Bayındır,Avşar,Azeri. Durali Bey, Kutluk Bey, Uzun Hasan Padişah.Osmanlı ile Safevi-Şah İsmail yıktı.
16- KARAKOYUNLU DEVLETİ:(1380–1400(*Timur),1469).Yıva. Erçiş,Iğdır, Musul. Bayram Hoca, Kara Mehmet Bey. Akkoyunlular yıktı.
*Not: Eski 16 Büyük Türk Devleti Listesiyle ilgili açıklama:
1- Yine,ahmak,öngörüsüz ve hain Türklerin yıktığı! Büyük Türk devleti sayısı; altı.
2- Avrupa Hun Devleti; Kurucu Aile, Hanedan Macar-Mağyar asıllı.
3- Altınordu Devleti, Kuzey Batı Hun Devleti, Avar İmpararorluğu ile Babür İmparatorluklarının; Kurucu aileleri ile Hanedanları; Moğol asıllı. Topraklarının bir kısmı Türk yurdu ve halkının bir bölümü de Türk boylarına bağlı urug, oymak ve obalar.
4- Hazar D. Hanedanı; Moğol (Kalmuk ve Avar) asıllı. Halen K. Kafkasyada yaşıyorlar.
5- Bulgarlar ise bir Slav halkı, Türklükle hiçbir ilgileri yok!
6-Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türkmen Devletleri; etraflarında yabancı, düşman; Arap, Fars, Kürt, Ermeni ve Gürcüler bulunmasına rağmen, birbiriyle anlaşmazlık, düşmanlık nedeni; birinin Ehli Sünnet-Sunni İslam, diğerinin Şii İslam olması! Hani Din, birleştiriciydi, barışçıydı?
*TÜRK BOYLARININ ÖZELLİKLERİ
(*KAŞGARLI MAHMUD'UN ARAŞTIRMALARINA GÖRE; bkz: 34)
- En güzel huylu, itaatli: Hotenli ve Karluk.
- En kötü huylu: Kıpçak ve Oğuzlar.
- En yiğit ve gözüpek: Kayı.
- En savaşçı el: Türkmen.
- Güçlük ve sıkıntılara en fazla katlanabilen ve işe yarayanı: Tatar ve Yağma.
- En yumuşak, nazik, iyi kalpli: Çiğil.
- İyi huylu, canayakın, iyiliksever insanlar: Yağma?*
- Güçlü ve savaşçı insanlar: Yağma?*
- Acımak, esirgemek bu oymaktan uzaktır. Nereden geçerlerse, oralar harap olurdu: Kanglı, Kuman, Kıpçak.
-En bahadır; Barshanlar.Türk halklarının pek sevilmeyeni, kötüsü; Barshanlardır.
-Yaşadıkları hayat tarzı ve çevrenin çetin şartlarının tesiriyle sert mizaçlı, savaşçı, ancak namuslu, doğru, konuksever: Oğuzlar.
-En Yeğni (hafif) ve ince (zarif) Türk Dili lehçesi: Oğuz lehçesi.
-En doğru Türk lehçesi: Tohsi ve Yağma lehçeleri (*Hakanlı Türkçesi: Orhun Abideleri bu lehçeyle yazıldı).
-*Yerleşik hayata geçerek şehirleşen ilk Türkler:Saka-İskit-Kıpçak ve Azeriler: (iö6400,4200-1500,800). Özbekler:( İÖ 2500, 800, 600). Uygurlar: (iö4780-1200 ve is580-840). Ülkeleri bayındır, halkı refah içinde, mutlu ve kültürlü.
-* Yerleşik hayata geçerek, uygarlaşıp medenîleşen (şehirleşen), diğer Türk boyları:Doğu Türkistan Karlukları:(850-1211) ve Tatarlardır:(580,642, 811, 984 -1237, 1552).
**KARLUKLARLA İLGİLİ AÇIKLAMA:
-Karluk Adının Anlamı: Kara-Ulu-Cüz: Karluk-uz.
-Kara: Halk,Yönetilen,Vatandaş.* Karakol: Halkı Kollayan, Koruyan.
-Uk – Ok: Boy, oymak,oba,cüz,tire,uruğ,el.
-Karluklar: ONOK Türklerinin, bir göçebe kolu.
-Karluk,Kıpçak ve Kemer Türkleri, TÜRKİYE’YE;İÖ 8500,6400,4200,1517, 1184, 879’da geldiler. İÖ590,546,521, 516, 512, 494 ve 334’de işgalcilerle savaştılar.Karluklar; Yazları Ege, Akdeniz ve İç Anadolu yaylalarında, Güzlede ve Kışları Seyilde, Göçebe olarak varlıklarını sürdürdüler. Turki-Turukku,Urartuklu,Tırak,Tıroya- Turuva, Firikya, Karya, Kaşga-Kaşgai-Kaşkay, Lukka-Likya- Tirmil ve Kılıkya Bölgesel Devletleri; Karluk ve Kıpçakların kurduğu, birer Türk Devleti olabilir! İS 1071; En son büyük Oğuz göçüdür.* KARLUK: KAR- LUK: KARya ve LUKka!
*TUVA-TIVA TÜRKLERİNİN ÖZELLİKLERİ
Tarımı (hububat ve sebze yetiştirmeyi) bilmiyorlar. Gelir kaynakları, çok sınırlı ve yetersiz. Bu nedenle de halkın çoğunluğu yoksul. Tiyatroyu ve halk müziğini seviyorlar. Konuksever insanlar, misafiri sofralarına buyur ediyorlar. Suyu; temizliğin, Sütü; sağlığın sembolü olarak görüyorlar. İnançları; Şamanizm, Budizm ve Hıristiyanlığın,karma,karışmış bir şekli. Kadınlardan da Şamanlık yapanlar var. Şamanlar, toplumda etkili. Tarihlerini araştırmada ihmalkar ve genelde bir idealleri yok.Çuvaşlar gibi, eski Türk Lehçesiyle konuşuyorlar. İçten, sevecen, özverili ve onurlu insanlar. Doğaya çok saygılılar. Su başlarında; yüksek sesle konuşmuyor, suya tükürmüyor ve su kenarında alkollü içki içmiyorlar.
*ÖZBEK VE KAZAKLARDA ÖZGÜRLÜK TUTKUSU
1851-1939 yılları arasında Batı Türkistan'da (özellikle de Özbekistan'da), Rus işgaline ve (*en çok 1917-1928 yılları arası yürütülen) Sovyet baskı ve zulmüne karşı; bini aşkın sayıda, başkaldırı hareketi olmuştur! Her öldürülen;bir Rus asker veya memuruna karşılık; en az on Türk kurşuna dizilmiştir!(*Fıransızların-Cezayirde,Çinin Doğu Türkistanda,Abd’in Kızılderililere karşı, İngilizlerin Hindistanda uyguladığı;bu Sömürgecilik yöntemini;TC Devleti;1978-1984 yılları arası; pkk teröristlerine karşı, uygulasaydı:2015 yılında Türk Halkı,pkk terör belasını çekmez ve enaz bir Almanya olurdu!1978-2015;Hiçbir Meclis ve TC hükümeti;pkk ile mücadele için;TBMM’den- Savaş Kararı bile almamış?Ayrılıkçı pkk ile sanki gırevci işçilerle mücadele ediyor gibi, su sıkarak, göz boyamıştır?!). Bu dönemde çoğunluğu öğretmen ve öğrenci olmak üzere,6 milyonu aşkın, Ulusalcı, Özgürlükçü Türkü, Türkistan'da; Ruslar hakimiyet sağlayabilmek amacıyla öldürmüştür. Türkistan'da Ruslarla mücadele eden, hürriyet ve bağımsızlık önderlerinden, ilk akla gelenler; Abdullah Kadiri, Batu, Behbudi, Çolpan, Elbek, Fıtrat, Kari, Osman Nasır..!
*KAZAKLAR
Kazakların, 1991 yılındaki nüfusları;1851 yılındaki nüfuslarının, ancak yarısıdır!? Kazakistan'ın; iklim ve arazi yapısının, yerleşime ve tarıma uygun olması; Rusların bölgeye göç etmelerine neden olmuştur. Kazak Türkleri, gerek Rus işgaline karşı direnirken, gerekse Çarlık ve Sovyet baskılarına karşı başkaldırılarda, binlerce vatansever aydınını kaybetti. Kazaklar, Rus vatandaşı olarak, birinci ve ikinci dünya savaşlarında; Rusya hesabına çarpışırken, cephede ve Rusların, Kolhoz, Sovhoz kurmak için yürüttüğü devletleştirmeler sırasında; düzensizlik, kıtlık ve salgın hastalıklardan ölmeleri nedeniyle, nüfuslarının çoğunluğunu kaybettiler. Bugün, Türkistan'daki Bağımsız Türk Cumhuriyetleri içinde, Rusların, en çok bulunduğu ülke; Kazakistan'dır.
*T ÜR K D Ü Ş M A N L I Ğ I
Çin, Fars, Arap, Makedon, Helen, Ermeni, Gürcü ve Sırp-Sılav-Ruslar ile Osmanlının son döneminde Avrupalılar; Türk Yurtlarına dikilen; Anıtlar ile Kaya Resimleri, Kaleler,Kurgan- Mezarlar ve Binalardaki Türkçe Yazıtları; Türkleri geçmişten koparıp, adsız, köksüz, yazısız, barbar bir halk gösterebilmek için yokettiler! Araplar ise Tarih düşmanlığını; Dini kılıfa sokup, putperestlik, küfür,bidat,hurafe, Dine aykırı diye, ortadan kaldırdı? Ancak Orhun, Yenisey gibi gözden ırak, yolüstü olmayan ıssız yerlerde; Türkten hatıra, yazıt kalabildi! Eski Türk Abidelerini; (*350 ayrı yerde,bulunan,bilinen;720 Anıt) sahiplenip korudukları için;Onurlu,Erdemli,Hikmetili, Saygıdeğer;Moğol Halkına ve Moğol Yöneticilerine;Aydın Türkler adına,Teşekkürü borç biliyoruz ve Saygı duyuyoruz. Türkiyede (Sadece Ege, Akdeniz ve Teke yöresinde; 80 Antik Şehir var!) depremlerden yıkılmış şehir kalıntılarında, ne gariptirki Türkçe Kitabe yok!? Eski Türkler; Binayı, Kaleyi, Mezarı, Kaya Resmini yapıyor, ancak kitabesini yazmayı unutuyor veya beceremiyor?
TÜRKLERİN KURDUĞU DEVLETLER
A- İMPARATORLUKLAR: (bkz: 75)
1-Turan-Saka-Ok-İskit:iö6500,4200-iö2550,1650,726,529.Astana.Oğuz Han,Alper Tunga
2- Büyük Hun-On-Gök Kun-Kuman İmparatorluğu: İki farklı görüşe göre;
a) İ.Ö. 318,240,209 - İ.S. 48, 150
b) İ.Ö.209 - İ.Ö.38,İ.S.48,87, 118, 216
-Asya Türk, Gök Hun Devleti Kurucusu Teoman, en önemli Hakanı Mete-Metin Han: (İ.Ö.209-174) Orhun Bölgesinde kuruldu. Moğol- Siyenpiler ve Çinliler yıktı.
3- Akhun-Kunak-Hunza Devleti:(350,420-557);Maveraünnehir, Horasan, Afganistan ve Kuzey Hindistan (502-530). Hakanları: Eftal, Aksuvar, Toraman, Kula. Komşuları bu devleti; Eftalit-Abdal-Abdel,Hayta-Heita olarak adlandırmışlardır. İranlı- Sasaniler yıktı.
4-Göktürk olarak bilinen;TÜRİK BİL-Turan-Turci-Tursci,Türki,Tırki,Türük-Turukki-Tursaka-Saka-İskit- Mesket İmp:(iö879-is402,580), Selenge, Orhun. İstemihan,Bİlge Kağan, Gültekin, Tonyukuk. 6 hanedan değişti.Çin yıktı.Orhun Anıtı dikilişi:iö512-505.Etrüsk-Etrurya-Tursci,Turukki, Turuva-Tıroya,Tırakya-Tıracan, Etrak-Terakime sözleri;TÜRÜK BİL’in batıdaki kollarına verilen addır?Bilinen,Bilge Kağan adı taşıyan; 5 Han var!
5-Kıpçak-Tatar Devleti:(370,580,641-1242,1552),Balkar-Bolkar,Saray,Kazan.Ruslar yıktı. İdil,Ural ve Hazar yöresi. Tukay Han, Almas-922, Altınbek, İdegey, Süyümbike.
6-Orhun,Uygur Devleti:(580-602,624,639,648,742(=Çin),840-Kırgız!)Ötüken,Kara balasagun. Kutluğ Bilge,Gül Kağan.Çin ve Kırgız yıktı.*Tarihçilerin;is552-744 arasına tarihleyip, Göktürk olarak tanımladığı;bu Orhun Uygurlarıdır.Doğu ve Kuzey Türkistandaki;Orhun ve Yenisey Anıtlarını(*iö512-505) diken ise Türük Bil Devleti.Uygurlarda Bengütaş,Balbal dikmiştir.
7-Büyük Selçuklu İmparatorluğu:(960,1040-1157),KINIK.Cend,Merv,İsfehan,Nişabur,Rey. Selçuk Bey,Çağrı Bey,Tuğrul Bey,Alpaslan.Sultan Sencer'in ölümüyle;devlet dörde bölündü. Horasan ile Kirman Selçuklu Devletleri;1194'de Harzemşahlarca yıkıldı.
8- Harzemşahlar Devleti: (1097,1128-1220,1231), Gürgenç. Kıpçak ve Kanglı. Anuştekin, Atsız, İlarslan, Tekiş, Muhammet Harzemşah. Moğollar yıktı.
9- Timur İmparatorluğu: (1370-1501), Semerkand. Timur Bey ve Babası Turgay, Şahruh, Uluğbey, Hüseyin Baykara. Özbek Şeybaniler yıktı.
10-OSMANLI İmparatorluğu:(26.09-_27.12.1299-30.10.1918,1922)KAYI.Söğüt,İstanbul. Ertuğrul Gazi,Osman Bey,Orhan Gazi.1.Dünya Savaşında:İngiliz,Fransız ve Ruslara yenilerek yıkıldı.Başkent İstanbul,13 Kasım 1918’de;Abd,İngiliz,Fıransız, İtalyan ve Yunanlıların, gemilerle getirdiği,81 bin askerce işgal edildi.İşgale karşı çıkan, subay ve askerler öldürüldü!İstanbulun işgali,1923’e kadar,5 yıl sürdü!İstanbulun nüfusu 200 bine düştü.2011’de İstanbulun fethinin;558.ci Yılını kutlayanlara,soruyorum?Hadi subayların hanımı vardı,pekiyi 81 bin er,5 yıl boyunca;parkta,köprü altındamı yattı ve cinsel ihtiyacını,oruç tutarakmı bastırdı?Atatürkün öngörüyle belirlediği,TC’nin Başkentini, tekrar İstanbula taşımayı düşünenlere hatırlatırız!Bir düşünün;Abd-Vaşinton, Rusya-Moskova,Çin-Pekin,İran-Tahran,Hindistan-Delhi,İngiltere-Londra, İtalya -Roma,Fıransa –Paris,Almanya-Berlin gibi,Devlet Başkentleri;Niçin Deniz kıyısında değilde, İçerde?
B-TÜRK DEVLETLERİ:*Bilinen Türk Devleti Sayısı;137-150- 163*
1- Ogünkü asıl adı Türk Hakanlığı olan;Karahanlı Devleti(840,1040-1137, 1211): Türkistan.Balasagun ve Kaşgar.Bilge Gülkadir Han, Saltuk Buğra Han.Uygur ve Karluk Türkleri kurdular.S.Buğra Han zamanında topluca müslüman oldular;(904-940).Nayman ve Karahıtaylar yıktı.Uygurlar; 1209-1515 yılları arası,Moğol hakimiyetinde kaldı.
2- Gazneli Devleti(969-1040,1187):Gazne.Karluk Türkleri kurdu.K.Hindistan, Afganistan, Doğu İran.Alptekin, Sebüktekin, Mahmut, Mesut, Bilge Tekin, Piri Tekin.Gur’lar yıktı.
3- Türkiye Selçuklu Devleti (1071,1074,1092,1157-1243,1308): İznik, Konya. Kınık boyu Türkleri kurdu. Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Kılıç Arslan. Moğollar ve Beylikler yıktı.
4- Karakoyunlu Devleti(1380-1400,1469):Erciş, Iğdır,Nahcivan,Erzurum,Kerkük,Musul, Erbil.Bayram Hoca,Kara Mehmet Bey,Kara Yusuf Bey.Akkoyunlu yıktı.Yıva,Bayat.
5- Akkoyunlu Devleti (1340-1400,1467,1502): Diyarbakır, Tepriz. Tur Ali (Durali) Bey, Kutluk Bey, Karayülük Osman Bey, Uzun Hasan Bey (Hasan Padişah). Avşar, Bayındır Boyu ve Azeri Türkleri kurdu.Osmanlı ile Fars Safevi- Batıni İran Şahlığı yıktı.
C-TÜRK BEYLİKLERİ: (bkz: 8)
1- İzmir Çavuldur Beyliği (1081-1097): İzmir. Caka Bey-Çakan Bey. Anadolu'da donanmayı ilk kuran beylik.
2- Danişmendli Beyliği (1092-1178): Tokat. Kınık boyu.
3- Saltuklu Beyliği (1092-1202): Erzurum
4- Artuklu Beyliği (l101-1409): Diyarbakır, Mardin, Harput. Döğer boyundan! Artuk. şüpheli:Ur-Uruk-Urartuk-Urfa-Marduk!?
5- İnallı Beyliği (l103-1183): Diyarbakır Yöresi.
6- Mengücüklü Beyliği (l118-1250): Erzincan, Divriği.
7- Karaman B(1256,1308-1466,1483):Ermenek,Ereğli,Karaman,Konya,Silifke.Kurucu: Avşar- Karamanlı Oymağı,bağlı;Kaçar,Salur,Beydili,Cerit,Yörük.Nure Sufi,Karaman Bey, Mehmet Bey.Osmanlı;İleri gelen aileleri(*Atatürk-Kızıllar);ilerde birleşip, başkaldırır diye;Antalya,Burdur,Makedonya,Bulgaristan,Kıprısa;tehcirle zorla iskan etti!
8- Pervane Beyliği (1277-1322): Sinop.
9- Menteşe Beyliği (1280-1424): Muğla.
10- Karesi Beyliği (1297-1345): Balıkesir.
11- Germihanlı Beyliği (1260-1429): Kütahya.
12- Hamit Beyliği (1280-1391): Isparta, Burdur.
13- Eşrefeli Beyliği (1280-1326): Beyşehir-(Konya)
14- Saruhanlı Beyliği (1302-1410): Manisa
15- Aydınlı Beyliği (1302-1425): Aydın, İzmir. Aydınoğlu Mehmet Bey, Umur Bey
16- Teke Beyliği (1300-1423): Antalya, Teke Yöresi.
17- Ertana-Eratna Beyliği (1327-1380): Sivas. Uygur boyu.
18- Dulkadirli Beyliği (1339-1521): Kahramanmaraş, Elbistan, Kadirli,Kırşehir.
19- Ramazanoğlu Beyliği (1352-1608): Adana. Yüreğirboyu.
20- Kozan Beyliği(1339-1552):Avşar.Çukurova ve Dağlık Kılıkya.Sudana sürüldü.
21- Kadı Burhanettin Beyliği (1380-1398): Sivas, Kayseri. Kurucusu; Burhanettin Ahmet Bey. Azeri. Yazar, kadı, bilim adamı.
22- Dopruca Beyliği (1354-1417): Balkanlar.
D-TÜRKLERİN KURDUĞU ATABEYLİKLER:
1- Tolunlu (868-898,905): Mısır. Oğuz Türkü Tolunoğlu Ahmet. Memluk-Kölemen Askeri.
2- Akşitler-İhşitli (935-969): Mısır. Kıpçak Türkü Muhammet Ebubekir. Memluk Askeri.
3- Tuğtekinli-Böriler (l 117-1154): Suriye
4- İl Denizli (l 146-1225): Tepriz, Azerbaycan, Nahçivan, Karabağ.
5- Irak Selçukluları ve Erbil- Musul Atabeyliği(l129,1146,1157-1232):Erbil, Musul, Irak. Baytekin, Gökbörü, Zengi. Eyyubiler yıktı.
6- Suriye Selçukluları (1092-1117,1171): Halep, Şam. Tutuş.B.Selçuklu ve Eyyubiler yıktı.
7- Horasan Selçukluları(1119,1157-1194):Hemedan.Sultan Mahmut.Harzem yıktı.
8- Kirman Selçukluları(1092, 1157-1187):Kirman,Fars.Kara Aslan Kavurt.Oğuzlar yıktı.
9- Salgurlu-Salur (l 147-1284): Fars-İran
10- Delhi Türk Memlüklü Sultanlığı (1206-1413,1525): Hindistan.
11- Ogünkü asıl adı,Ed Devletit Türkiyye olan;Bahri Memluklu-Kölemen D(1250-1382): Mısır. Kıpçak. İzzettin Aybek: Memlüklü Askeri Komutanı. Aktay, Kutuz, Baybars, Kalavun, Emir Türk.Kıpçakça-Arapça Sözlük yayınlandı!Bu Kıpçak komutanlar, iktidarı bölüşemedi, birbirine düştü? Çerkez Memluklu komutanlar, anlaşıp; Kıpçak yönetimi yıkıp, Çerkez Memluklu yönetimini kurdu;(1382-1517)Osmanlı- Yavuz yıktı.
E- AFGANİSTAN, Pakistan ve Kuzey Hindistan'da; Emegenlik Kuran, Memluklü Türk Askeri Komutanları ile Türklerin Kurduğu Yönetimler;
l - Bengal: Kaymaz Bey.
2- Multan-Uç: Nasirettin Kabacı Bey.
3- Sultan kot: Bahaeddin Tuğrul Bey.
4- Akhunlar (350,420-557): Aksungur, Kula, Toraman
5- Gazne: Tacettin Yıldız.
6- Gazneliler (969-1040,1187): Gazne.Alptekin, Sebüktekin, Sultan Mahmut. Karluk Türkü. Gorlar Yıktı.
7- Delhi Türk Memluk Sultanlığı (1206-1413,1525). Hanedanlar:
a) Kutbiler (1206-1210): Kıpçak Kutbeddin Aybey
b) Şemsiyye (1210-1266): Şemsettin İltutmuş, Raziye Hatun
c) Balabanlılar (1266-1290):
d) Halaçlar (1290-1321): Kalaç Celaleddin Firuz, Muhammet Kalaç, Mahmut Kalaç.
e) Tuğluklar (1321-1413): Gıyaseddin Tuğluk
f) Türk Şahiler; Son dönemde yönetimin;Gor ve Sihlerin elinde olduğu, ileri sürülüyor?
8- Mesketler-Saka:(*İÖ 749, 140, 50- İS 300, 420); Büyük Yavçi, Da Yüeci, Tokar, Kuşhan, Gurat Devleti. İran ve Akhun yıktı.*Akhun-Kunak-Hunza;350,420-557.Eftal,Hayta.Horasan.İran yıktı.
9-Hindistan Türk Devletine, 1526 yılında, Cengiz Han ve Emir Timurun torunu; Babür Şah son verdi ve Hindistan'da 1858 yılına kadar sürecek olan; Babür İmparatorluğunu kurdu. İngilizler yıktı.
F- TÜRK HANLIKLARI:
1- Türkeşli Hanlığı(580-708,766): Balasagun,Semerkant, Türkistan.Türkeşli,Onok ve Karluklar. Sulu Kağan, Bağa Tarkan. Kara ve Sarı Türkeşler.Araplar yıktı?
2- İdikkut, Uygur Hanlığı (840,856,911-1209): Turfan, Kuçu, Besbalık. Mengli Kağan, Alp Kutluk Bilge. Moğollar yıktı.
3- Kansu Uygur Hanlığı (840,870-940,1028,1125,1226): Kuzey Çindeki; Kançou, Gensu, Canyi, Cuciven, Enşi, Lencu, Ninşa şehirleri. Sarı Uygur-Yugur-Salar-Tarançi. Devlet kurulurken nüfusları 300 bin idi.Moğollar yıktı ve Çin işgal etti.
4- Saidiye Uygur Hanlığı (1515-1678): Kaşgar ve Yarkent. Saîd Han. Moğollar yıktı. 1759 'da da Çin ülkeyi işgal etti.
5- Doğu Türkistan Hanlığı (1866-1877):Kaşgar, Turfan.Atalık Gazi-Yakup Han.Çin yıktı.
6- Karluk Hanlığı (580,640,766-848,1215): Karaordu. Karluklar, toplu olarak İslam Dinine giren ilk Türk boyudur. Moğollar yıktı.751-Talas Savaşında Araplarla işbirliği yaptı!
7- Kırgız Hanlığı: (48-560, 580-681, 744-758).* 620-900-Kalmuklarla savaş! 840-920-Kereyitlerle savaş!*Orhun,Yenisey,Hakasya,Ötüken,Tuva, Isıkgöl,Altay,Tanrı Dağları. Kırgız Yurdu;920'de-Kitan,1207-1220'de-Moğol,1628-1642-Rus işgaline uğradı,1816-1860'da ise Rusya'ya katıldı.*Cakıp Han,Çayırdı,Manas,Semetey,Kurmancan Datka.
8- Balkar-Kıpçak Hanlığı(580,641-1391):İdil, Hazar,Kafkasya. İdil Tatar, Başkurt, Çuvaş, Balkar, Karaçay Hanlığı olarak da bilinir. Egemenlik dönemi 583,641-1242 arası.
9- Peçenek Hanlığı(580,860-1036,1091): İdil, Tuna. Turak, Tutuş, Kegen. 80 oymaktır. Peçenekler; Bizans döneminde ve 1071'de Selçukluya katılıp,Anadoluya yerleşti.
10- Gagauz Hanlığı (580,860-1068):Agavuzeli- Moldova-Romanya-Balkanlar.
11- Kuman Hanlığı (580,1055-1220, 1256): İdil, Tuna. Altun Apa, Sarı Han.
12- Özbek Hanlığı (1428-1599): Türkistan, Özbekistan.
13- Kazan Hanlığı (1437-1552): Kazan, Tataristan, Ruslar yıktı.
14- Kırım Hanlığı: (343- 543 ile 1419, 1441-1774, 1783): Bahçesaray. Kırım Tatarları. Hacı Giray. Osmanlı bağımlı yaptı, güçsüzleştirdi ve Ruslar yıktı.
15- Hive Hanlığı (1512-1873): Türkistan. İlbars, Ebülgazi Bahadır Han, İltüzer.
16- Buhara Hanlığı (1594-1868): Türkistan.*Taşkent;1865.Ruslar işgal etti.
17- Hokand Hanlığı (1710-1876): Türkistan.* Ayrıca 1917-1919 arası bağımsız oldu.
18- Türkmenistan Hanlığı (1860-1880,1884): Türkistan.
19- Avşar Hanlığı (1736-1749,1796): İran. Nadir Şah
20- Kaçar Hanlığı (1749,1796-1924): İran. Muhammet Han.
21- Oğuz Yapgu Hanlığı (900-1000): Türkistan.
22- Kıpçak H:(1103-1223): Kıpçak Bozkırı.
23- Sibir Hanlığı: 1227,1400-1581,1598 veya 1556-1598. Baraba Tatarı, İsker, İrtiş, Turalı, Tara, Terara oymakları. Közüm Han, İltüzer.
24-Kazak Hanlığı:1465-1621,1731,1847.K.Bozkırı.Kerey,Canıbek,İşim,Abay,Aslan Han. Ruslar yıktı.
25-Ahiska-Kıpçak Hanlığı:1218-1578!Ahilkelek-Güney Kafkasya.1828’de Rus-Gürcü işgali. 1918-1920 Rus-Ermeni işgali. Ahiskalı ve Azerilerin;Ahiska, Şirvan bölgesinden Tehciri. Eski Saka ve Azeri Yurdunda Ermeni Devleti kurulması. 1944’te Gürcistandan, Türkistana Tehcir.Yıl 2011,Ahiskalılar; hala Ata Yurduna dönemediler!TC Devletide, Türkiyeye; Türk nüfus artmasın diye,göçmen olarak kabul edip, yerleştirmedi?
26- Altı Alaş Hanlığı:580-1103 ve 1508-1800:Kazak Bozkırı.Alaş Han.
27- Nogay H:1226-1557: K. Kafkasya. Nogay Han.
G- TÜRK CUMHURİYETLERİ:
1- Ahi Cumhuriyeti (1243, 1308-1354): ANKARA, Kırıkkale ve Kırşehir. Osmanlı yıktı.
2- Batı Trakya Türk Cumhuriyeti (31,08.1913-1915,1919): İskece, Gümülcine, Kırcali, Rodop. Yunanistan ve Bulgaristan yıktı. Bu Cumhuriyeti Osmanlı tanımadı!
3- Tataristan Cumhuriyeti (1917-1920): Kazan. Ruslar yıktı.
4- Azerbaycan Cumhuriyeti (1918-1920 ve 30.08.1991): Bakü. Ruslar yıktı. Ebulfeyz ELÇİBEY,Haydar ALİYEV ve İlham ALİYEV.1918-1920’de Başkan; M.E.Resulzade.* Azerbaycanda, Rus işgali;1806,1859,1878 ve 1920!
5- Türkiye Cumhuriyeti (29.10 1923): Ankara.Kemal ATATÜRK.
6- Doğu Türkistan Cumhuriyeti (1933-1934 ve 1944-1949): Kaşgar. Hoca Niyaz Hacı, İ. Y. Alptekin, M. E. Buğra, O. Batur, Sabit Damolla, Ali Han Töre. Çin yıktı.
7- Hatay Cumhuriyeti (1938-1939): Antakya. Halk oylamasıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne katıldı. Tayfur Sökmenoğlu.
8- Akdeniz Alasya(Kuzey Kıbrıs)Türk Cumhuriyeti(1974,1983-2013):Lefkoşa.R. Denktaş.
9- Kırgızistan C.(1991): Bişkek: Askar AKAYEV ve Almazbek ATAMBAYEV.
10- Kazakistan C.(1991): Astana. Nur Sultan NAZARBAYEV.
11- Özbekistan C.(1991): Taşkent. İslam KERİMOV.
12- Türkmenistan C.(1991):Aşkabat.S.Murat Türkmenbaşı,Gurbanguli Berdi Muhammet
13- Başkurt Cumhuriyeti (1917-1918): Zeki Velidi Togan.
14- Alaş Orda Türkistan Cumhuriyeti (1917-1919):Hokant. Ali Han, M. Çokay.
15- Ardahan C.(1917-1918): Ardahan.
16- Kırım C.(1917-1918): Kırım Tatar Milli Kurultayı kararıyla kuruldu. İlk başkanı, Numan Çelebi Cihan. Ruslar yıktı; Başkan ve Tatar Aydınlar öldürüldü.
H- İÖ KURULAN, TÜRK DEVLETLERİNE İLİŞKİN YORUMLAR
*TURAN KAĞANLIĞI; adı ve tarihleri ile ilgili; çok farklı görüşler var:
1-İÖ 8500,6400,4200-iö2935,2635,1517:BİROY BİL:İnanç Egemenliği Birliği. Başkent: Suboğ, İdil,Uçuğıltır. Balkanlar,Karadeniz kuzeyi ve Kıpçak Bozkırı.
2-a)İÖ 1517- İÖ 1200, 879: AT-OY BİL: Tanrıya İnananlar Egemenliği: OK-AT, OK-UŞUY, AT-UKUZ OĞUZ, İSİKİZ OĞUZ, ÜÇÜL OĞUZ, DOKUZ OĞUZ, ÖK-ERİGÜN UŞ-OK, İŞİM OK URUĞU: BOZOK, ÜÇOK, ONOK: OK BİRLİĞİ: OĞUZLAR; 24 TÜRK BOYUNDAN OLUŞAN BİRLİK.*OK; Günahsız. Başkent; Atoğı Bolık. 60 Farklı Halk,Beylik, Kırallık; bu birliğe katılmış,yarı özerk Federasyon.
b)iö2555,1980,1764,1517-iö1200,879,774,728,546,516,512,330,244:Ahiska-Mesket-Saka-Tursaka-İskit -Kıpçak Devleti; Oğuz Han, Alper Tunga, Tomris Hatun. Çin, Med ve Persler yıktı.İskitlerle Göktürkler; aynı DİLİ ve ALFABEYİ kullanıyordu!Orhun Yazısı: 34 Harfli.
3-ON-HUN-KUN;HALKLAR BİRLİĞİ;* ON:Başarı,Uygar-UYGUR,Kişi.
a)iö10500,4780,2400,2300,1900-iö1700,1450,1200,700:ON UYUL–UŞUNUY-ŞUNYU –ŞUNUY-USUN-UYSUN–VUSUN-KUNMU:YÜCE EGEMENLİK-KAĞAN OTORİTELİ BİRLİK:Başkent;Semerkant–Kapıkağan.Altay,Tanrı Dağları,Fergana, Pamir, Kansu,Ordos;Sarı Irmak yayı kuzeyi.Karatau Kültürünü oluşturdular.
b)BÜYÜK HUN-GÖK KUN İMPARATORLUĞU:Kun-Kuman Devleti.Astana. Aşhina. Hakan Teoman, Mete Han, İki Ok, Cici, Gülçin. Çinliler yıktı. (İ.Ö: 318, 240- İÖ 38, İ.S 48, 87, 118,140, 150, 216).At binip,Yay Çeken 26 Halkın Birliği.
4-TIRAK-Tırakya-Etrak-Tırac-Tıraci-Tıracii-Thracians-Tıroya-Tırocan-Turuva,Turci, Turukki,Etrüks-Etrurya:Vize,Erenköy-İstanbul-Astanaboluk, Balkanlar- Tırakya, Çanakkale, Aydın,Kütahya, Eskişehir,Afyon:iö 6000, 3500, 2000, 1500,1224–iö546, 513 Persler. Yerine, İÖ Sofya başkentli; Daci- Dacians-Danube ve iö 341’de Makedon kırallığı kuruldu. Tıraklar ile Etrüsk-Etrurya, Etrak,Turuva-Tıroya ve Firik kostümleri, Çömlekleri, Alfabe- Yazıları;birbirine benziyor? Üstü tümsek,içi oda tipi Tırak mezarları: Bilecik ve Ankara-Nallıhanda dahi bulundu? Çinliler;Uygurlara Tarançi diyordu?
5-GÖKTÜRK KAĞANLIĞI:(Araştırmacı Kazım Mirşan’a göre) İS 552-630 ve 682-744 tarihleri arasında; Orhun ve Ötükende hüküm süren ve Tarihçilerce; Göktürkler olarak tanımlanan, bu Türk Devleti;Türük Bil değil? Aslında 580-840 yılları arası,egemen olan; ORHUN KUTLUK- TURA- UYGUR DEVLETİDİR!Orhun-Yenisey Abidelerini; iö 512-505 yılları arası dikenler ise iö879-is402,580 yılları arasında hüküm süren, Türük Bil Devletidir. Göktürk-Orhun Uygurlarının diktiği, Yazıtlarda bulunmuştur. İskit- Ahiska Mesket- Saka-Turan İmp olarakta tanımlanan, Bu Türk Devletin adı; TÜRÜK BİL; TÜRK BİRLİĞİ- TÜRK EGEMENLİĞİ’DİR. TÜR -ÜK -ÖK: Rabbani Türk, Tek Tanrıya İnanan. ÖTÜKEN YIŞ:ÖTTÜRGEN-EGEMEN TÜRK TÖRESİ- Geçerli Yasa. ÖK; Gök, Yaratıcı Tanrı, Kuvvet, Günahsız anlamlarında. Devletin Ana gücünü: DOKUZ OĞUZ, TÜRKEŞLER, KARLUK, OK-AT, ÜÇ-AT OĞILIK,BOZOK, ÜÇ-OK OĞIN, ÜÇ-OK URIK, ONOK, OTUZ- OK-ATA UR-TATAR;Türük Budunları oluşturur.*Sınırları: Batıda; Balkanlar-Tırakya-Tuna Kavisi-Türkiye-Artvin-Demirkapıdan,Doğuda Koreye, Kuzeyde Sibirden, Güneyde Pamire,Nahcivan,Hakkari-Gevaruka kadar uzanır. Başkentler: İdil, Selenge, Orhun Balık. KAĞANLAR; Bumin İstemi Kağan, İlteriş, Gül Bilge Kağan (İÖ 536-525; Orhun Abidesi dikilişi: İÖ 512-505!), Ökül Tekin, Türk Bilge Kağan, Alp Bilge Uyugur Kağan, Gültekin(İS 544-575).Birinci Göktürk Devletinin son Kağanı; 580:İniçu Apa Oyurıgın Turgan. Çinliler yıktı? Yerine,ikinci Göktürk olarak tanımlanan; Orhun-Uygur-Tura- Devleti kuruldu.
6-Ar Kazım Mirşan,Adile Ayda ve Dç Haluk Berkmen;iö4000,3000,1300-iö600,400, 100 tarihleri arası, Kuzey İtalya’ya gelip, Alplerin Kuman Vadisine yerleşen ve Orhun-Yenisey Damga yazısıyla yazılmış, belgeler bırakan halka: Romalıların; Etruschi- Etrusci- Etrüsk- Tursci ve bölgelerine Etrurya dediğini, bunların Türk asıllı olduğunu ileri sürmektedir. Bu halk; ya jenosite uğramış, asimile olmuş, yada bu bölgeden ayrılmıştır. Yunanlılar: TİR-TYRHEN-Turuvalı,Bulgar ve Romenler; Tiraçi-Tıracan-Tırak(*Araplar: Etrak), Anadolu Halkları ise Firik,Ayzen,Karluk;Karya-Lukka,Kaşkay, Kıpçak,Peçenek, Kuman, Kemer, Tarhun, Oğuz-Gagauz,İskit-Saka-Ahiska-Mesket,Turci,Turukki demiştir. Tirmil, Tire, Tirebolu, Tırabzon, Sagalassos, Sakarya; onlardan kalan hatıralardır.*Türkiye Türkleri; iö1650-1180 arası Hitit,iö576-546:Med,iö546-333:Persler,iö330-iö190,133 :İskender -Helen,iö190,133,64-is395:Roma,395-1071,1453:Bizansa tabi olarak, yaşadılar. Türkler; Anadoluda iö1650-is1071 arası, kısa dönemli, yöresel,bölgesel beylikler kurmuş, ancak Devletleşememiştir?2721 yıl süreyle başka devletlerin vatandaşı olarak, yaşamasına rağmen; ırki özelliğini,Türk Kültürünü korumuş,Anadili Türkçeyi unutmamış,Türk Kimliğini yitirmemiştir.Nasılki Araplar,Kürtler,Süryaniler,Roman-Çingeneler,Rumlar, Lazlar,Gürcüler,Çerkezler,Arnavutlar,Boşnaklar,Ermeniler,İsrailliler; kimliğini yitirmiyor, anadilini unutmayıp,konuşuyor? Türkler, niçin asimile olsun, silinip gitsin?
7-İÖ 3200- İÖ1975 arası; Ur-Uruk- Kiş Şehirlerinin, kurulu bulunduğu,Fırat Irmağı akış bölgesinde (*1990 yılında:Irak;Tılafer ve Kerkükte, halen Türkmenler yaşıyor!); Sümer Devletini kuranların; Türk asıllı olduğu ileri sürülüyor! Tabletlere göre; dili, alfabesi, kültürü farklı. Tabletlerde çok az sayıda Türkçe kelime var. Sümerler, kendilerine Kenger, Komşuları ise ÇİK(-Tacik?) diyordu. Bazı tarihçiler; Sümerler ile Macar, Alan ve Sarmat ilgisini kuruyor.
8-Bazı tarihçiler, Alper Tunga, Oğuz Kağan ve Mete Han’ın; aynı kişi olduğunu ileri sürmektedir! Türklerde başarılı insan kıtlığı mı var? Bazıları Türk diye bir Irk,Türkçe diye bir dil ve Türkiyede Türk yok! Kimiside Türkler;Müslüman olduktan sonra, medenileşip Devlet kurdu deyip, İslam öncesini yok sayıyor, inkar ediyor! Bunların karşısında olanlarda; Türkler;Müslüman olmayı;Araplaşmak ve Farslaşmak olarak gördü. Ana dili Türkçeyi, Orhun-Yenisey Damga Alfabesini,Türk Kültürünü,Türk Töresini, Türkçe adları, Türklerin geleneksel iş ve mesleklerini bıraktı ve kimliksiz, silik, itilip kakılan, Akledip düşünmeyen,yenilik ve değişime kapalı,yöneten değil, yönetilen;üçüncü sınıf biri oldu?
9- Oğuz Kağanın: İÖ 1517’lerde yaşadığı, Zülkarneyn peygamber olduğu ileri sürülüyor. Araplar ise Zülkarneyn AS, Makedonyalı Büyük İskender-Aleksandır (İÖ-333), diyor! Oğuz Hanın: İÖ8500, 6500,1200 veya 879 yıllarında yaşadığıda belirtiliyor. Oğuz adlı,farklı Türk liderleri olabilir.
10- KUŞHAN-OK UŞ HANLIĞI ile ilgili 2 farklı görüş var: a) Bu devlet:İÖ 10500, 4780, 2300, 1900-İÖ 1700, 1450, 1200,700 yılları arası;Başkenti:Kapağan- Semerkant .Demirkapı, Pamir ve Türkistandan -Kansuya dek egemenlik kuran, HUN devleti. Komşularınca;ON UYUL-UŞUNGUY-ŞUNYU- VUSUN- USUN-UYSUN-KUNMU VE YÜECİ gibi adlarla anılmıştır.
b) İÖ500-iö316,210, 174, 140, 50 -İS 300, 420 yılları arasındaki dönemde, Kansu-Ceyhun, Balkaş,Isıkgöl,Fergana,Kaşgar bölgesinde egemen olan; Büyük Yavçi- Gurat- Da Yüeci- Tokar- Küsen. Kuşhan’lar; Kıpçak– Özbek,Karluk ve Mesketler olmalı. Bugünkü Afganistan Türklerinin Ataları. Yapguları; Kusiu Kiok-Kutluok!
11-TURCİ-TURKİ-TURUKKU D:iö6400,4200,3bin-iö2935,2635,2550,2350,2255,1660,1200. Van -Erciş,Hakkari-Gevaruk, Bitlis- Ahlat- Adilcevaz, Erzurum-Cunni,Erzincan-Kemaliye, Kars-Borluk-Kağızman, Ardahan, Iğdır, Tepriz, Azerbaycan,Nahcivan, Karabağ,Ahiska,Borcalı, Dağistan-Nogay,Terek, Ordu-Mesudiye, Artvin-Arhavi-Demirkapı,Ankara- Güdül,Kütahya- Çavdarhisar, Eskişehir -Seyitgazi, Denizli, Burdur gibi,15 İlimizde,BİZE;TÜRKİYENİN TAPU SENEDİ;Kurgan, Kaya Resmi, Tamga ve Orhun Alfabeli Yazıt bırakmışlardır.
*GÜNÜMÜZ , TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI-2011:
a) Sözde Bağımsız;arkabahçe, sömürge, manda Türk Devletleri:
1- Azerbaycan (G.Kafkasya)-Bağımsız Devletler Topluluğu –Rusya F. zedesi!?
2- Kazakistan (B.Türkistan)-BDT
3- Kırgızistan (B.Türkistan)-BDT
4- Akdeniz Alasya- Kuzey Kıprıs- Türk Cumhuriyeti-AB-EU mandası
5- Özbekistan (B.Türkistan)-BDT
6- Türkmenistan (B.Türkistan)-BDT
7- TC(Anadolu,Balkanlar-Tırakya):abd-cia-imf-nato-bod-eu-gb- israil mandası!?Ne acıki;1978,1984-2014 arası;pkk-kck-dhkpc’ye teslim-rezil edilmiş,aciz bırakılmış;abd-natoca;tsk subaylarının başına çuval geçirilmiş,tc polisi ise abd-israil-işitce;esir alınmış,onuru çiğnetilmiş!
b) Muhtar-Özerk Bölge Cumhuriyeti; Unvanlı, Türk Toplulukları:
1- Altay ( Rusya Federasyonu)
2- Balkar (RF)
3- Başkırdistan (RF)
4- Çuvaşistan (RF)
5- Gagauzyeri (Moldova- Romanya)
6- Hakasya(RF)
7- Karaçay(RF)
8- Sahaeli-Yakut (RF)
9- Tataristan (Kazan)-(RF)
10- Tuva(RF)
*c) Türklerin Azınlık Statüsünde Yaşadığı Ülkeler: Türkler, en az 600-1400, hatta iö 5- 3 bin yılından beri, bu ülkelerde yaşadığından, bu toprakları Vatan bilmektedir.
l - Afganistan:Güney Türkmenistan,Herat,Doğu Horasan:Özbek,Türkmen
2- Bulgaristan
3- BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu),R. Federasyonu ve Kafkasya. Rusya Federasyonu topraklarının üçte ikisi; Eski Türk Yurdudur. Yine R. F. Nüfusunun üçte biri: Türk Soylu Halktır.
4- Çin:Sincan-Uygur öb;lafta? (Kazak, Kırgız, Salar, Uygur, Yugur)
5- Dağıstan: Kumuk,Kundur, Nogay
6- Irak; Telafer-Kerkük-Erbil-Musul: Türkmenler
7- İran:Batı Horasan,Türkmen Sahra,Güney Azerbaycan-Tebriz,Kirman
8- Kosova-Yugoslavya
9- Makedonya-Üsküp
10- Moğolistan
11- Romanya ve Moldova
12- Suriye
13- Tacikistan
14- Ukrayna: Kırım Tatarları, Karaylar
15- Yunanistan- Batı Trakya
15- Göçmen İşçi olarak; Ab ülkeleri, Abd ve Avustralyaya giden TC vatandaşları, genel toplamı: 5 milyon. Ençok Almanyada: 2.5 milyon ve 500 bini Alman Vatandaşlığına geçmiş.
TÜRKLERİN BULUNDUĞU ÜLKELER VE NÜFUSLARI
A- Dünyada Türk Nüfusu: Kırımlı İsmail Gaspıralı’ya göre;1889 yılında Dünyadaki Türk nüfusu; 50 mn.111 yılda,Türk nüfusu;10 kat artsa;500mn olması gerekir. Bugün,Dünyadaki Türk nüfusunun; 120-300-500 mn arası olduğu sanılmaktadır! Çünkü ülkeler,genelde ırkçı veya siyasi nedenlerle, etnik grupların nüfusunu; sağlıklı olarak vermemektedir. Örneğin; Abd resmi nüfusu; 300 mn: Beyaz göçmenlerin çoğu;İngiliz, Alman, İtalyan, Fıransız!Nüfusun; % 10’u İspanyol,% 8’i Zenci, % 1’i ise Kızılderiliymiş? Halbuki Vicdan Sahibi, Batılı Yazarlara göre; 1492-1900 yılları arası, yalnızca Abd ve Kanada sınırları içinde yaşayan ve jenosite uğrayıp, uçmağa varan Kızılderili nüfusu; 12 mn! Yine Afrika'dan 1500-1800 yılları arası 10-15 mn civarında Zenci, Amerika'ya götürülmüştür. Yunanistan, Bulgaristan, Suriye, Irak, İran, Gürcistan, Ermenistan gibi, bazı devletler ve hatta 1.5 mr’lık dünya devi Çin bile; ülkelerinde hiç Türk asıllı insan bulunmadığını, ülkelerindeki farklı inançtaki kişilerinde(Müslüman Hui),kendi ırkından kişiler olduğunu,ileri sürmektedir! Ör:Boşnak, Pomak, Gora, Torbeş, Acara, Hui ve Dungan-Doğanların,etnik kökeni? Birleşmiş Milletlere üye 193 veya Kıprıs ve Tayvan gibi olanlar dahil; 210 ülke içinde Türkler; 7 bağımsız devlet olarak ve 20 civarındaki ülke içinde ise azınlık statüsünde yaşamaktadır. Türkler, nüfus sayısı bakımından Dünyada; 3, 5 veya 8.ci sırayı almaktadır. İslam Konferansı Teşkilatına üye 57 İslam ülkesinden, 22'si de Arap'tır. (2000 yılı).
- Bağımsız Türk Devletleri:
l-Türkiye Cumhuriyeti:2000 yılı Resmi,Genel nüfus sayımına göre,nüfusu;67 mn (*2011:74 mn,2016 sonu;80mn).Araştırmacılara göre Türkiye'de:27, 36 veya 54 farklı, etnik gruptan, insan bulunmaktadır. ABD Webster Ansiklopedisi Türkiye maddesi ve bazı araştırmacılara göre,Türkiye'de;Türklerin oranı:%60, Kürt:%12(*2010:%20), Gürcü- Laz:%8'dir.Bu durumda TC toprakları üzerinde 48 Türk boyuna mensup; 35 milyon Türk asıllı insan, diğer TC Vatandaşlarıyla birlikte eşit statüde ve karışık halde yaşamaktadır. Türkiye Türklerinin çoğunluğu;Saka-Ahiska-Mesket,Oğuz;Avşar,Çepni, Salur, Kayı, Türkmen, Gagavuz,Peçenek,Karluk,Uygur, Kanglı,Kıpçak,Tatar,Özbek, Kuman, Kemer,Manav-Anav-Yerli ve Yörük kökenlidir. Kıpçak ve Karluk Türkleri, Türkiyede; İÖ enaz 3 bin ve bin yıllarından beri vardır. Türkiyenin bir çok yerinde Eski Türklerden kalan; Kaya Resimleri, Tamga ve Orhun Alfabeli Yazıtlar bulunmuştur.
2-Özbekistan Cumhuriyeti: 20 milyon, %70'i Türk asıllı.
3-Kazakistan Cumhuriyeti: 9 milyon;% 60 Kazak.
4-Azerbaycan Cumhuriyeti: 8 milyon.(*İran sınırları içinde kalan, Güney Azerbaycan'daki Azerilerle birlikte, tüm Azeri nüfusu; 16-25 milyon.)
5-Türkmenistan Cumhuriyeti: 3,5 milyon (İran sınırları içinde kalan Güney BatıTürkmenistan - Horasanda; 500 bin, Irakta; 1,5 –2,5 milyon, Afganistan: 500 bin, Suriye: 300 bin, Türkiye ve Tacikistandaki Türkmenlerle birlikte tüm Türkmen nüfusu:20-25 milyon.
6-Kırgızistan Cumhuriyeti: 3 milyon.
7-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti: 250 bin (120 bin seçmeni vardır.)
C- Türk Topluluklarının Azınlık Olarak Yaşadıkları Eski Vatan Toprakları ile Göçmen Olarak Bulundukları Devletler ve Nüfusları:
l-Rusya Federasyonu (Bağımsız Devletler Topluluğu): SSCB dağıldıktan sonra Rusyanın 1990 yılı nüfusu 150 milyon idi. Rusya Federasyonuna bağlı; Tataristan, Çuvaş, Başkurt, Saha, Tuva, Hakas, Altay,Dağistan,Balkar,Karaçay,Özerk Bölge Cumhuriyetlerinde:15-50 milyon, Türk soylu insan yaşamaktadır.Resmi;%8?RF topraklarının üçte ikisi;tarihi Türk yurdu,nüfusun ise;üçtebiri ile yarısı Türk soyludur.
2-Çin Halk Cumhuriyeti: Doğu Türkistan'da; Uygur, Sarı Uygur, Salar, Şato,Yugur, Doğan, Kazak, Kırgız, Özbek ve Tatar asıllı; 26-60, hatta 150 milyon Türk yaşamaktadır. Bazı araştırmacılar, Çin’deki Türklerin sayısının, 300 milyonun üzerinde olduğunu ileri sürmektedir. Doğu ve Batı Türkistan’daki Uygur Türkü sayısı ise 30 milyondur.Çin topraklarının beşte biri;eski,tarihi Türk yurdu ve Çin nüfusunun ise (1,5 mr) enaz beştebiri Türk soylu halktır. Çin ise 55 farklı azınlığın,toplam nüfusunun; % 1 olduğunu ileri sürmekte, hatta bazı dönemde, Türk varlığını inkar etmektedir.
3-İran İslam Cumhuriyeti: Güney Azerbaycandaki Azeriler, Güney Türkmenistanda ki Horasan Türkmenleri ve diğer bölgelerdeki Avşar,Halaç; Kaçar ve Kaşgay Türkleri sayısı; 10-30 milyondur! Abd Vebster Ansiklopedisi, İran maddesinde, İran nüfusunun % 25’ini, Türk asıllı olarak göstermiştir. İran nüfusu 70 milyon.
4-Afganistan: Afganistan'ın yerli halkı, Peştunlardır. Kuzey bölgesinde Özbek, Türkmen ve Kırgız Türkleri yaşamaktadır. Sayıları: 2-3 milyondur; nüfusun %15’i. Ayrıca Fars –Tacik- Hazaralarda vardır.
5-lrak: Irak'ın Kerkük, Telafer ve Erbil bölgesinde 1.5-2.5 milyon arası Türkmen yaşamaktadır. Türkler nüfusun % 10’u. Kürtlerin oranı ise % 20.Irak toplam nüfusu; 27 mn. Türkmen liderlere göre ise;Türkmenler;Irak nüfusunun % 19’u ve 6.3 mn!
6-Bulgaristan:Nüfus 9 mn. Bulgaristan'ın Rodoplar- Karaorman ve Güney bölgelerinde; Gagauz, Kuman, Yörük ve diğer Türk boylarından; kıpçak,peçenek gibi: 500 bin-1.5 milyon arası Türk asıllı insan yaşamaktadır. Türk oranı; %8-15.
7-Moldova:Nüfus; 4.5 mn. Gagauzlar;Resmi % 4; 200 bin.
8-Ukrayna: Gagauz, Kırım Tatarı, Nogay, Karaim-Karaylar: 160-400 bin. Türkiyedeki göçmen Tatar nüfusu; 6 milyon. Ayrıca Polonya ve Litvanyada da yaşıyorlar.
9-Romanyadaki Tatarlar: 35 bin, resmi istatistik. Gerçekte ise Gagauzlarla birlikte 100 bin Türk nüfus.
l0-Yugoslavya: Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ, Kosova; Peçenek, Kuman-Kun, Yörük ve diğer Türk boylarından, 30 bin ile 500 bin veya l milyon civarında Türk olduğu ileri sürülüyor. Kosovada 20- 30 bin Türk soylu halk var.
11-Makedonya: Üsküp ve diğer şehirlerinde; Kıpçak, Yörük, Peçenek, Kuman; 50-120 bin, bir görüşe göre ise 200 bin.
12-Yunanistan:11 mn. Batı Trakya'da; Gagauz, Peçenek, Kuman, Yörük ve diğer Türk boyları oranı:% 1 ?? 130-250 bin. İşe ve üniversiteye bu orana göre alıyor??
13-Gürcistan:Ahiska-Mesket, Karapapak-Borcalı,Terekeme,Azeri;100-250 bin.1944’de Türkler: Sibir ve Ortalık Asyaya sürüldü. Yıl 2011; daha geri dönmelerine, izin verilmedi!
14-Tacikistan:Nüfus;6 mn,Özbek,Türkmen,Uygur; Türk % 24; 1.5 mn.
15-Moğolistan: Kazak, Kırgız,Tuva; 250 bin.Ülke nüfusu; 2.5 milyon.
16-Suriye:19 mn.Resmi; Türkmen,Yörük: % 1; 200-300 bin. Bayır-Bucak ve Halep Türkmenlerine göre; %22 ve 4.8mn. Lübnanın kuzey doğusunda 3 Türkmen köyü var.
17-Finlandiya: 2 binTatar.
18-Diğer ülkeler: Çalışmak için başka ülkelere giden T.C. vatandaşı Türkler ile işçi olarak bulundukları ülke vatandaşlığına geçenler: Yabancı ülkelere Türkiye’den giden Türk Vatandaşı sayısı: 5 milyon civarındadır. Bu ülkeler Abd (200 bin), Almanya (2.5 milyon), Avustralya (20 bin), Avusturya, Belçika, Fransa(400 bin) , Hollandave İsviçre gibi. 1961-2006 yılları arası, 500 bin eski TC vatandaşı, Alman vatandaşlığına geçti.
*TÜRKLERDE DEVLET TEŞKİLATI (bkz:111)
HUN DEVLET YÖNETİMİ- HİYERARŞİ SİSTEMİ (İÖ 209)
A- Tanrıkut(Tanrının;Kut verdiği,elçi,uyarıcı seçtiği) -Kağan-Hakan-Han-Tanju-Şanyü
B- 1-Sol kol, Doğu Bilge Eliği: Veliaht Pirens-Tekin.
2-Sağ kol,Batı “ “ : Şanyünün oğlu.
3-Yapgu-Tarhun-Tarhan-Tarkan: Başbakan,Başvezir,Baş Aygucu
4-Sol Luli-Beylik
5-Sağ Luli
6-Sol Kutugu-Kutuz
7-Sağ Kutugu
8-Sol Kanat hanı(*Birinci Eş-Veliaht annesi)
9-Sağ Kanat Hanı
10-Sol Büyük Şengünü
11-Sağ “ “
12-Sol Kanat Büyük Tutuk Beyi
13-Sağ K.B.T.B. (*Her Beyin 10 bin Askeri var)
14-Sol Kanat Büyük Hazine Beyi
15-Sağ K.B.H.B.
16-Batı Hanı-Beyi: Tarım-Hazar arası bölge
17-Tümenbaşı: 10 bin kişilik Ordu beyi; 40 kişi
18-Binbaşı: 400 kişi
19-Yüzbaşı: 4 bin kişi
20-Onbaşı: 40 bin kişilik kadro.
*UYGUR, FEODAL DEVLET YÖNETİM SİSTEMİ (580-840)
A-1) Hakan
2) Hatun
B-Aksüyek(Beyler)-Karabodun(Halk) Yöneticileri:
1-El-İl Ügesi-Apa Tarhan-Tarkan-Tarhun: Başbakan
2-Tarhanlar-Tarhun(Bakan): 9 adet kadro: 3’ü İçişleri, 6’sı Dış işleri yürütür.
3-Yangun-Yanguntar (Danışman-Uzman): Halkın düşünce ve durumunu gözleyen.
4-Tekin: Pirens,Mirza,Şehzade*Kunçuy;Pirenses,Hanım Sultan
5-Tutuk: Askeri görevli
6-Tudun:Halk yöneticisi-Genel vali
7-Erkin: Bey, Güç sahibi, Hareketlerinde serbest olan
8-Baş Şengün: Askeri danışman-Uzman
9-Buyruk: Adli işler yöneticisi-Yargıç-Buyurgan-Savcı-Yargıç
10-Çur-Çora: Yardımcı
11-İlteber-İltüzer: İl baltacısı
12-Şengün: General; Hakan çocukları bu göreve getirilirdi.
*BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ: (bkz:82)
A- Merkezi Hükümet:
a-Sultan-Devlet Başkanı.
b-Başvezir-Başbakan
c-Bakanlar:
1-Dış İlişkiler Bakanı.
2-Ekonomi Bakanı: Kamu Maliyesi, Vergi toplama ile devlet giderlerini karşılama.
3-Adliye ve Teftiş Bakanı
4-Güvenlik Bakanı
B- Eyalet Yönetimi:
a- Askeri Komutan (Şahne): Bölgenin güvenlik hizmetlerini yürütür, doğrudan Sultana bağlıdır.
b- Vali (Amid): Şehir ve çevresindeki etkili boy, aşiret ve kabilelerin; beyleri içinden atanan, idari işlerden sorumlu memur.
c- Belediye Başkanı (Muhtesip): Genellikle şehir halkı içinden görevlendirilen ve beldenin günlük işlerini yürüten memur. Eğitim, sağlık, ibadet, yol, köprü, su ve Kervansaray- Han- konaklama hizmetleri, genelde Vakıflarca yürütülmüştür.
*OSMANLI DEVLETİ: (bkz:74)
A- Merkezi Hükümet:( 1540)
a) Padişah-Halife:Dersaadet-Sarayı Hümayun
b) Sadrazam- Başbakan:Babıali-Paşa Kapısı-Veziri Azam
c) Divan-ı Hümayun: Bakanlar Kurulu Üyeleri- Kubbealtı Vezirleri- Vekiller- Nazır- Paşa- Heyeti Vükela:* (*Bakanlık Sayısı;Kanuni dönemi-1555: 5 adet bakanlık ve Asker sayısı;20 bin! 1922;11 adet Bakanlık ve Ordu mevcudu: daimi 100 bin!TAE süresi;8 yıl? (*TC:1940 yılında TAE süresi; 4 yıl?) 1.ci Dünya savaşında silah altına alınan;4 mn, Kayıp;2 mn! (*İngilizlerin asker sayısı;600 bin, kayıp;40 bin!*2010 yılı, İngilterede; pr Asker sayısı:140 bin. İngiltere, Fıransa,Almanya ve Abd’de; Zorunlu TAE yok?).
1- Kazasker: Adliye ve Eğitim işleri: Anadolu ve Balkanlar-Trakya için iki ayrı Kazasker vardı.
2- Şeyhülislam: Din işleri, Fetva Makamı.
3- Defterdar: Devlet Maliyesi.
4- Nişancı-Reisül Küttap : Dış ilişkiler ve ferman yazımı.
5- Erkan-ı Harbiye: Askeri işler. Anadolu ve Balkanlar-Trakya için iki ayrı Beylerbeyi vardı. Kaptanı Derya ve Yeniçeri Ağası da Divan üyesiydi.
B- Yalnızca İstanbul'a Özgü Başkent Yönetimi:
a) Sadaret Kaymakamı: Saray ve Hükümet işleri dışındaki İstanbul'un; mülkî idare işlerini yürütürdü.
b) Şehremini: Belde halkının, günlük işlerini yürütürdü.
c) Vakıflar: Tüm ülkede olduğu gibi İstanbul'un; Cami, okul, hastane, huzurevi, çocuk yuvası, içme suyu, yol, köprü, han-kervansaray gibi hizmetleri, Padişah, Eşi Hanım Sultan, Vezir, Bey ve Paşaların; hayır için para ve mülk-taşınmaz, ev, işyeri, tarla tahsis ederek kurduğu,Vakıflar yürütürdü. Eğitim işlerini, II. Mahmut dönemine dek (1808-1839) Vakıflar yürütmüştür.
d) Ahi Ocak, Gediklik ve Esnaf Loncaları: 1727'de bir düzenleme yapıldı ve 1860yılına kadar meslek, sanat ve işyerleriyle ilgili; izin ve denetim hizmetlerini; Ahi örgütleri yürüttü. Ahi Teşkilatı ve Vakıflar, Anadolu ve Balkanların, bir çok il ve ilçelerinde kurulup faaliyet göstermiştir.
C- Eyalet Yönetimi:
a) Askeri Komutan (Beylerbeyi): Anadolu Beylerbeyi Kütahya'da, Balkan-Trakya Beylerbeyi ise Saray Bosna, Edirne veya Üsküp'te otururdu. Askeri işleri yürütürdü.
b) Şehirler büyüklük-nüfus durumuna göre: Vilayet, Liva-Sancak ve Kazalara bölünmüştü. Başlarında mülki görevleri yürütmek üzere; Vali, Sancak Beyi- Mutasarrıf ve Kaymakamlar vardı. İl ve ilçelerin güvenliğini sağlayan; Kadı, Subaşı ve Zaptiyeler, Mülki amirlere bağlı idi. Son dönemde Nahiye- Kasaba- Beldelerde kuruldu.
c) Mali işlerden: Mütesellimler sorumluydu, vergi toplarlardı. Defterdar ve Mal Müdürleri de devlet harcamalarını yürütürdü.
d) Kadı: Adli işleri yürütürdü. İstanbul'dan, Hükümet-Bakanlık atardı.
e) Boyların İdaresi: Oymak ve Obaların içinden veya dışardan; bir Bey veya Kethüda İstanbul'ca atanırdı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki Kürt Aşiretlerinde; Ağalık babadan oğula geçerdi. Ağa veya Şıh çocukları, Aşiretin başına Ağa veya Şıh olarak atanıp, Paşa veya Bey unvanı verilerek, içişlerinde serbest bırakıldı, yıllık vergi alındı.
f) Bazı büyük il ve ilçelerde Şehreminliği-Belediye Teşkilatı kuruldu. Başkanlar, önceleri atamayla belirlendi.
*OSMANLI YÖNETİMİNİN BÖLÜMLERİ
a) Osmanlı Devlet Memurları;4 grup,sınıftır.Halk ise 2 sınıftır:Vergi veren REAYA ve Devlete hizmet veren BERAYA:Derbent,Atçeken,Ok düzen,Orduya çorap ören,Taşımacılık yapan.
1) Mülkiye: Genel ve sivil idare, yerel yönetim hizmetleri.
2) İlmiye: Din işleri, Eğitim öğretim ve Kadı-Yargı hizmetleri .
3) Kalemiyye: Saray ve taşranın mali işlerinin yürütümü.
4) Seyfiyye: Ordu ve askerlik hizmetleri.
b) Enderun: 1460'da açıldı. Sarayın ve genel idarenin; üst kademe yöneticilerinin yetiştirildiği, eğitim- öğretim gördüğü okuldur. 19.yy’a kadar Türkler bu okula alınmadı. Öğrenim süresi 14 yıldır. Öğrenciler, 5-12 yaş arası devşirme olarak bu okula alınırdı. Bu 14 yıllık süre; İlköğretim, Lise ve Üniversite öğretimini kapsamaktadır.
c) Yeniçeri Ocağı: Kapıkulu askerleri ve komutanlarının yetiştirildiği, Askeri Okuldur. Yeniçeri ağaları- ordu komutanı paşalar; Ocak da eğitim-öğretim görmüştür. Yeniçeri Ocağı: Orhan Gazi tarafından 1362 yılında kuruldu, Sultan Mahmut tarafından; 1826'da kaldırıldı. Yeniçeri Ocağının kaldırılmasını, bazı tarihçiler Vakayi Hayriye, bir kısmı da Vakayi Şerriye olarak tanımlamışlardır. 18. yüzyıla kadar Yeniçeri Ocağına, yalnızca gayrimüslimlerin çocukları; devşirme usulü ile alınıp, askeri eğitim verilip yetiştirilmişlerdir. Yeniçeriler, ana baba olarak Padişahı ve devleti bilmişlerdir.
d) Dirlik Sistemi: Osmanlı Devleti; Vezir, Beylerbeyi ve Sancak Beylerine, Anadolu ve Balkanlardaki tarım arazilerini, dirlik olarak verirdi. Üst yöneticiler; Has, Zeamet ve Tımar olarak düzenlenen, bu toprakların geliriyle geçinir,.Ayrıca,belirli sayıda Sipahi (atlı asker) yetiştirip, bulundururdu.Bu kişilere ayrıca,aylık ücret ve emekli maaşı verilmezdi. Feodal sistem benzeri bir uygulama idi.Toprakta özel mülkiyet yoktu.Mülk Allah’ın, Taşınmazların yönetim görevide Devletindi.Ev ve işyeri yapımı için arsalar, çiftçilik için tarlalar ve hayvan otlakiyesi içinarazi, mera ve yaylalar; halka kiraya veriliyordu. Osmanlı, 1854’de 2 yıl vadeli ilk borcunu aldı. 1856’da borcunu ödeyemeyince;Kıredi teminatı için Bankalar ile azınlık; Ermeni, Rum ve Yahudilerin isteği ve Avrupalı emperyalist devletlerin baskı ve zoruyla; Taşınmazda Özel Mülkiyet Fitnesi kabul edildi.Emlak, Bankadan alınan Borçlara; karşılık gösterilecek,hemde Abd’ye göçenlerin,Anadoluyla bağını kuracaktı!
e) Beylerbeyi ve Sancak Beyleri: Bölgenin askeri Komutanı, Güvenlik ve Mülki Amiri; Vali,Mutasarrıf,Kaymakam,Nahiye Müdürü;Vergi, Altyapı, Eğitim gibi konularda Karar Makamı, Yargının başı ve Kadı'nın- Yargıcın kararlarının uygulayıcısıdır.
*T.C. DEVLETİ'NDE BAKANLIKLAR:
A- 30 Ekim 1923 Tarihinde Hükümet:
a- Cumhurbaşkanı: Mustafa Kemal ATATÜRK
b- TBMM Başkanı: Fethi Okyar
c- Başbakan : İsmet İnönü
d-Bakanlıklar-Nazır-Vekil: T.C. Devleti, Osmanlı Devletinden bu Bakanlıkları devraldı. Osmanlının: 1908-1918,1922 yılları arası, 11 adet Bakanlığı vardı:
1-Şeriye Vekaleti (*1924'de kaldırılıp yerine Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu).
2-Erkan-ı Harbiyeyi Umumiye Vekaleti (1924'de kaldırılıp yerine Genel Kurmay Başkanlığı kuruldu).*
3- İktisat Vekaleti (Ekonomi).
4- Dahiliye (İçişleri).
5- Müdafaa-i Milliye (Milli Savunma).*
6- Adliye Nezareti (Yargı).
7- Maarif Nezareti (Eğitim).
8- Nafia (Bayındırlık). “Nafi: Giderici, Faydalı,Yararlı’’
9- Sıhhiye (Sağlık).
10- İmar ve İskan (Bayındırlık ve Yerleştirme).
11- Maliye (Deftardarlık,Mal Müdürlüğü,Vergi, Bütçe, Milli Emlak)
B- 1937 Tarihinde T.C. Hükümeti:
a- Cumhurbaşkanı
b- TBMM Başkanı
c- Başbakan
d- Bakanlıklar:
1- Adalet Bakanlığı
2- Milli Savunma Bakanlığı
3- İçişleri Bakanlığı
4- Dışişleri
5- Maliye
6- Milli Eğitim
7- Bayındırlık
8- Ticaret (1924'te kuruldu)
9- Sağlık
10- Gümrük ve İnhisar (Tekel)
l l- Ziraat(1924'te kuruldu)
C- 11 Mayıs 1999 Tarihinde TC. Hükümeti:
a) Cumhurbaşkanı
b) TBMM Başkanı
c) Başbakan
d) Bakanlıklar:
1- Başbakan Yardımcısı: 2 Kişi veya 3 kişi.
2- Devlet Bakanı: 5-10-20 kişi olabiliyor!*Birde(2014), Bakan Yardımcısı atandı?
3- Adalet Bakanı
4- Milli Savunma Bakanı
5- İçişleri Bakanı
6- Dışişleri
7- Maliye
8- Milli Eğitim
9- Bayındırlık ve İskan
10- Sağlık
11- Ulaştırma
12- Tarım ve Köyişleri
13- Çalışma ve Sosyal Güvenlik
14- Sanayi ve Ticaret
15- Enerji ve Tabii Kaynaklar
16- Kültür
17- Turizm
18- Orman
21- Çevre
**YABANCI ÜLKELERDEN HÜKÜMET ÖRNEKLERİ
*1660 Yılında Almanya: Merkezi Hükümet:
a) İmparator-Kral-Kayzer
b) Şansölye-Başbakan
c) Hükümet; Bakanlıklar:
1- Maliye Bakanlığı
2- Dışişleri
3- İçişleri
4- Milli Savunma
5- Adalet
*Çin İdare Sistemi: Tang Devri: 618-906
A) Merkezi idare: (bkz:31)
a- İmparator
b- Yardımcı Birimler:
1- İmparator Danışmanları (3 Kişi)
2- Generaller (8 Kişi) ve Genel Valiler
3- İmparator Sekreterliği:
- Hususi arşiv
- Saray Yaverliği-Sekreterliği-Sansörlük
- Harem İdaresi
4- Devlet Sekreterliği:
- Başvekalet
- Hususi Sekreterlik
- Tarih Kurumu
c- Hükümet: (Bakanlıklar)
1 - Adalet Bakanlığı
2- Dışişleri ve Teşrifat Bakanlığı: Hariciye, Dini İşler Dairesi, Devlet Kurbanları, Ata Mabetleri İşleri.
3- İktisat ve Maliye Bakanlığı: Maaş verme dairesi, vergi.
4- İaşe Bakanlığı: Araba Dairesi, silah deposu.
5- İçişleri Bakanlığı
B) Başkent İdaresi:
l - Veliaht Sarayı Teşkilatı
2- Saray Muhafızları Teşkilatı: Şehir kapıları ve emniyet hizmetleri.
3- Silah Üretimi Teşkilatı
4- Çalışma İşleri Teşkilatı
5- İnşaat Dairesi
6- Nakliye İşleri Dairesi
7- Eğitim Dairesi
C) Eyaletler: Eyaletleri, İmparatorun atadığı askeri valiler yönetiyordu. Topladığı verginin bir kısmını merkeze gönderiyor, bir kısmıyla asker besliyor, memur çalıştırıyor, su kanalları ve savunma seddi yaptırıyorlardı.*Çin Halkı; 6 bin km uzunluğunda Çin Seddini ve 4 bin km Büyük Kanalı yapmış?
*ASKERLER VE TÜRK ORDU TEŞKİLATI
A- Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu Devleti, Ordusunu Oluşturan; Askeri Sınıf ve Gruplar;
l - Hassa Ordusu: Doğrudan Sultana bağlı. Maaşlı asker. Türkler dışındaki halklardan da askerler vardı.
2- Meliklere bağlı Saray Gulamları-Köle Kökenli Askerler.Üç ayda bir maaş veriliyordu.
3- Valilere bağlı köle kökenli askerler.
4- Sipahiler: İkta-Dirliklerden (Has, Zeamet, Tımar) maaş alırlardı.
5- Ücretli Asker: Savaş halinde şehir ve köylerde yaşayan halk içinden toplanan, geçici askerler. Savaş süresince aylık verilirdi.
6- Göçebe Oğuz beylerinin komuta ettiği ve beylerin; kendi boy, oymak ve obalarından oluşturduğu, savaş sırasında cepheye çağrılan, gönüllü askerler.
B- Akkoyunlu Devleti Ordusunu, Oluşturan Gruplar:
1- Hassa Askerleri: Profesyonel ordu. Aylık ödeniyordu.
2- Piyade: Kasaba ve köylerden toplanan bekar gençler. Savaş sırasında toplanır ve savaş süresince aylık ödenirdi.
3- Çeri-Çeteci:Göçebelerden toplanan askerler. Savaş süresince aylık ödenirdi.
4- Tımarlı Sipahi: Eyalet ve Vilayetlerde, Sancak Beyleri emrindeki toprağa bağlı askerler.
C- Osmanlılarda Ordu:
a- Kapıkulu Askeri:
1- Hassa Ordusu:Padişaha doğrudan bağlı, Saray muhafız alayı: (*1876-1909; ikinci Abdulhamit dönemi:İstanbul şehir muhafız alayı; Arnavut ve Kürtlerden oluşturuldu. Başlarında da Arnavut ve Kürt Paşalar vardı. "Sayılı Fırtınalar" adlı esere bakınız.)
2-Yeniçeri Ordusu: Piyade askeri, Cebeci, Süvari, Topçu, Humbaracı.
b- Eyalet Askeri:
l- Sipahiler: Has, Zeamet ve Tımar sistemine göre, toğrağa bağlı, Dirlik sahiplerinin yetiştirdiği atlı askerler.
2- Akıncılar: Yardımcı kuvvetler. Balkanlarda, hudut boyunda-serhatlerde görev yapan gönüllü askerler.
3- 1639 ve özellikle 1683 yılından sonraki savaşlarda Türkler; uzun süreli silah altına alınıp, cepheye gönderildi.
4- Balkan Yörükleri ve Evladı Fatihan: Savaş sırasında develeriyle; ordunun yiyecek ve silahlarını, taşıma işlerinde görev verildi.
c- Osmanlılar; savaşlarda uğranılan yenilgiler, veya komşu ülkedeki askeri-teknik gelişmelere göre, ordu sisteminde zaman içinde değişiklikler yapmıştır.
1- Bahriye Nezareti: 16. yüzyılda Kanuni döneminde kuruldu. İlk kaptanı Derya Barbaros Hayrettin Paşa'dır.
2- 1826'da Yeniçeri Ocağı kaldırılıp, Nizamı Cedid adlı askeri teşkilat kuruldu.
3- 19.yüzyılda Harp Okulu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı-Zaptiye Nezareti ile şehirlerin güvenliğini sağlamak üzere Emniyet-Polis Teşkilatı(1850) kuruldu. Osmanlılar I912'de orduya uçak aldılarsa da, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Cumhuriyet döneminde kuruldu.
**TÜRK DEVLETLERİNİN, GERİLEME NEDENLERİ
1- Hanedan üyeleri arasındaki olumsuz ve yıkıcı taht mücadelesi.
2- Devleti oluşturan Türk boy ve oymaklar arası, kanlı iktidar mücadelesi, siyasi gerginlik, iç savaş.
3- İnanç ayrılıkları ve yönetimin; tüm boyların, aynı inanca sahip olma dayatması, hoşgörüsüz davranması. Laiklik, sekülerizmin, toplum düşüncesinde olmaması.
4- Halkın çoğunluğunun, eğitimsiz ve yoksul olması. Bu nedenle de bilgisiz, bilinçsiz, ilkesiz, ilgisiz, duyarsız ve tepkisiz kalmıştır.
5- Demokrasi, Cumhuriyet ve Seçimin olmaması. İktidara; silahlı güce, savaşta başarıya dayanılarak gelinmesi ve yine silahlı darbeyle iktidarların değişmesi. İktidarın genelde babadan oğula geçmesi nedeniyle; yönetime çocukların, hatta delilerin bile gelebilmesi. Halka hesap verme zorunluluğu olmaması nedeniyle; yönetimin halktan kopukluğu, sorumsuz davranması.
6- Yöneticilerin saltanat sürüp, lüks ve israf içinde yaşaması.
7- Katı ve sert yönetim.
8- Halkın; memurların, baskı ve zulüm yapma durumunda, bu tür şikayetlerini Sultana, Hakana ulaştırıp, adalet isteyememeleri. Kötülüğün, yapanın yanına kar kalması, ceza görmemesi.
9- Ağır ve çok vergi alınması, halkın fakirleşmesi.
10- Devlet giderlerinin, gelirlerinden fazla olması; bütçenin açık vermesi.
11- Ekonomik dolaşımın, üretim ve ticaretin düzensiz olması, mal yokluğu, fiyat artışı. Yada ithal malların,piyasada çoğalıp,yerli üretimin azalması,halkın gelir düzeyinin düşmesi, gelir dağılımı adaletsizliği sonucu;alım gücünün zayıflayıp,maliyet enflasyonunun artması!
12- Hırsızlık, eşkıyalık,kaçakçılık olaylarının çoğalması. Halkın can, namus ve mal güvenliğinin yeterince sağlanamaması. Bu durum halkın devlete inancını ve güvenini kaybetmesine neden olmuştur.
13- Komşu ülkelerle amaçsız, sonuçsuz, uzun süren savaşlar. İnsan gücü ve milli gelir kaybına yol açıp, sosyal huzursuzluk ve ekonomik istikrarsızlığa neden olmuştur.
14- Okulların ve okuyan insanın azlığı yanında, bir de okullarda genelde dini eğitim yapılması. Arap dilini bilmeyen,Türk Öğrencilere; yalnızca, Arapça Kuran'ı Kerim'in yüzünden okunmasının öğretilmesi, namaz surelerinin ezberletilmesi ve namaz, oruç gibi ibadet kurallarının anlatılması.Kuran'ın;Türkçesi olmaz,Türkçe meal; Kuran sayılmaz, Kuran; Arapça değil,Rabca;Allah’ın dili,Cennette herkes Arapça konuşacak, Kurana bakmak bile ibadettir gibi gerekçelerle; Türkçe anlamının hiç okutulmaması. Sonuçta, nedenini bilmeden inanıp, ibadet etmesi nedeniyle insanlar, tutucu, bağnaz, yobaz olmakta, bilime, tekniğe, yeniliklere, değişime karşı çıkmaktadır. Yeni ve farklı söz, yorum ve gelişmeleri; bidat, hurafe, sapma, dinden çıkma olarak görmekte. Art niyetli hoca, şıh gibi inanç taciri,ruhban din adamları;bilgisiz halkı kandırıp, istismar edip kullanmaktadır. Düşünce ve fikir özgürlüğü yokluğu ve ezberci eğitim nedeniyle; hiçbir Türk, buluş, icat yapamadı! Fırsat ve imkan verilmediği gibi,çok az olan(*Lagari,Hezarfen,Vecihi Hürkuş gibi, Hikmetli,Salih,Takva sahibi,Erdemli),idealist,pırlanta insanlarında;Türk Milletine buluşuyla hizmet etmesi engelendi! Onun için tabancayı, mermiyi bile patentle üretiyoruz. Bilim ve teknikte diğer ülkelerden geri kalıyoruz.Cavıra bağımlı,manda oluyoruz.
15-Azınlıkların devlet yönetiminde üst kademelere getirilmesi. Onlarında kendi ırkından kişileri kollayıp, Türkleri, sistemli şekilde ezip, geri ve yoksul bıraktırıp, öz devletinden soğutması. Kendi etnik kökeninden insanların, milli duygularını; canlı tutup, devletin güçsüzleştiği bir an başkaldırarak, kendi bağımsız devletlerini kurmaları. Örneğin; Sırbistan, Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Ermeniler, Araplar, Farslar...
16-Üst yöneticilerin, başka milletlere özenip, milli duygularını yitirmeleri, toplumsal bir amaç ve gayelerinin bulunmaması, günlük düşünüp, mal peşinde koşmaları, zevk ve sefaya dalmaları. Halka hizmet için değil, halkı hizmetçi gibi kullanmak için, başta durmaları. Suyun başında kalabilmek için her türlü istismarı yaparak, bütün toplumsal değerleri yok etmeleri. Sosyal ve siyasi düzeni çökertmeleri Yöneticilerin birbirleriyle uğraşıp, karalama ve iftiralarla, birbirinin ayağını kaydırması. Kişiler arası yıkıcı, bölücü mücadelenin, halkı kamplara bölmesi ve gruplaşmasına neden olması. Toplumdaki birlik, beraberlik ve dirlik düzenin bozulması.
17-Yönetim, halkı küstürürse, insanlar havlu atar, gereğince çalışmaz, devlete sahip çıkmaz. İnsanın inanıp, sevip, koruyacağı, uğrunda mücadele vereceği değerli bir şeyleri olmalı. Kuru kavramlar, sözlükteki kelimeler gibi bir şey ifade etmez. Hükümetler; demokrasi, cumhuriyet, laiklik, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi kavramlara hayatiyet kazandırmalı, insanlar, bunların yararını; günlük yaşamında görmeli. Su, ekmek gibi onları bilip, sahiplenip aramalı. İnsanlar nasıl; elektrik, su kesildiğinde; hemen arıza servisini arayıp, tekrar verilmesi için çaba gösteriyorsa;bu toplumsal değerleri tanısa, uygulamasını ve yararını görse; askeri darbeye alkış tutmaz, sıkı yönetim dönemi daha iyiydi demez, TBMM'nin kapatılmasına ilgisiz, duyarsız, tepkisiz kalmaz. Devletin, adından ziyade uygulanışı, halka; yönetimin kararlarının yansıması önemli. Örneğin, İngiltere'de sistem krallık ancak halk demokrasiyle yönetiliyor. Çin ve İran ise Cumhuriyet, ancak ülkede demokrasiden eser yok!Halkın giyinişini, davranışını, konuşmasını yönetim belirliyor, neredeyse düşüncesine,rüyasına dahi karışılacak.
*HALKI HUZURSUZLUK VE İSYANA SÜRÜKLEYEN NEDENLER
1- Temel hak ve hürriyetlerin; kısıtlanması, aşırı baskı.
2- Can,Namus ve Mal Güvenliğinin sağlanmaması
3- Düşünce ve ifade özgürlüğünün olmaması
4- İnanç ve ibadet hürriyetinin sınırlanması
5- Aşırı vergiler ve merkeziyetçi yönetim nedeniyle, üretim ve ticaretin aksaması, gelirdağılımında bozukluk, kıtlık, yolsuzluk,maliyet veya talep enflasyonu, işsizlik ve yoksulluk.
6- Halka, hakkını, kanunlara uygun olarak, demokratik yollardan arama ve elde etme imkanının verilmemesi.
7- Aynı kişilerin uzun süre iktidarda kalması veya benzer sistem ve kuralları,silah gücüyle zorla dayatıp, dış gelişmelere aldırmayarak baskıyla sürdürmesi,
8- Daha kolay yönetilir mantığıyla; halkın, eğitimsiz, bilgisiz bırakılması. Bilgisiz, bilinçsiz insanlarında, kötü niyetli kişileri bilemeyip, bunlara aldanıp, tahrik neticesi devlete başkaldırması.
9- Rekabete ve ulusal üretime dayalı,bağımsız,özel sektör yürütümlü,hükümet kontrol, gözetim ve özgür basın denetimli,kendi kendine yeterli, yerel ekonomi şartlarının oluşturulamaması. Herşeyin,yurt dışından satın alınıp,Milli gelirin yanlış kullanılıp, Tasarruf yapılamaması sonucu; ekonominin çarpıklaşması, insanların işsiz ve yoksul duruma düşmeleri. "Aç fare; anbar-kiler duvarını kemirir,deler" deyimi gereği: Aç insanlar sağlıklı düşünemez. Aç, hasta ve umutsuz insanlar; bir toplumda çoğalırsa, bunları kışkırtıp, isyanlarına destek olacak, her devletin; mutlaka komşusu ve düşmanı vardır.
10- Kamu görevlerine; bilgili, dürüst kişiler yerine, çeteci, mafyacı, hırsız, bilgisiz, bilinçsiz, duyarsız, çalıp çırpmak, yiyip eğlenmekten başka, amacı olmayan, devlet düşmanlarının getirilmesi. Bu kişilerinde duruma göre;solcu,faşist,irtica,terör gibi,düşmanlar yaratıp, bunlarla mücadele eder gözükerek; halkı ezip, devletten ve yaşamdan soğutması.
11- Yöneticilerin, saldırgan, tutarsız, geçimsiz, amaçsız, tutum ve davranışları sonucu; komşu ülkelerle savaşa girilmesi. İnsanların en değerli varlıkları olan çocuklarını, birilerinin inadı ve ufuksuzluğu nedeniyle; genç yaşta kaybetmeleri ve bu tür mantıktan yoksun savaşların, genelde ağır yenilgilerle sonuçlanması.
11- Yöneticiler arasındaki uzun süreli iktidar kavgası.
12-Lale Devri gibi; iktidarın, halktan ve yaşam gerçeğinden kopuk olarak kendi dünyasında-billur sarayında yaşaması.
13-Yönetimin duyarsızlığı, halkın istek ve tenkitlerine kulağını kapatması ve halkın, toplumun değerlerine saygı göstermemesi.
13-Eğitim öğretimin;ezberciliğe dayalı olup,gençlerin; akledip,düşünme,sorgulama yeteneğini köreltmesi. Eğitim Sistemi,herşey öğretiliyor görünümünde;ancak,Türk Devletinin güçlü, egemen ve Türk İnsanının, günlük hayatında; yararlı ve mutlu olmasını sağlayacak, hiçbir bilgi verilmiyor! Örneğin: Türkiyede; İlköğretim,Lise,Üniversite ve TAE döneminde,Türk Gençlerine; İLKYARDIM ile Anız,Orman,Okul,Cami,İş Aracı,Otomobil Yakmanın yanlışlığı, Yalancılığın,Hırsızlığın,İnanç Ticaretinin,Kula Kulluğun,İsrafın,Meşru Müdafaa ve Vatan Savunması dışında,Öldürmenin;çok kötü bir davranış olduğu bile ÖĞRETİLMİYOR?
*TÜRK DEVLETLERİNİN YIKILMA NEDENLERİ
l - İktidarda bulunanların; halktan kopuk olarak, saraylarda lüks hayat sürmeleri.Örneğin İstanbulda; Topkapı,Yıldız,Dolmabahçe,Çırağan gibi;40 israf Saray,Kasır,Köşk var?Topkapı hariç diğerleri;1800 yılından sonra yapılmış!Bugünkü Türkiye sınırları-Anadoluda ise;15 Vilayet ve tamamında (*Medreseler hariç);1 Üniversite,5 Temel Eğitim Lisesi ve 3 Meslek Lisesi var? Okur yazar oranı; % 6.
2- Bir kişinin; 10-20-30 yıl ülkeyi yönetmesi, kendisinden sonra da yönetimi, aynı düşüncedeki akrabalarının sürdürmesi. Hanedan üyelerinin iktidarda kalabilmek için yeniliklere ve değişime karşı çıkmaları; bu nedenle de ülkenin gelişmeyip,duraklamaya başlaması ve geri kalması.
3- Siyasi istikrarsızlık: siyasilerin iktidarı; saltanat sürme ve yakınlarını; devlet imkanlarından yararlandırma yeri olarak, görmesi nedeniyle; Tüm Türk boylarının iktidarı ele geçirmeye çalışmaları. Hatta Sultan olmak için; kardeşin kardeşi veya babasını, oğlunu bile öldürtebilmesi. Devlet memuriyeti, fedakarlık ve feragat isteyen, onursal bir görev, Hakka ve Halka Hizmet, yarış yeri yapılamadığından, Türk tarihi; iktidar hırsı, devleti elegeçirme,kaptırmama ve yandaşlarına yağmalatma mücadelesine dönüşmüştür.
4- Devlet yönetiminde; bilgisiz, liyakatsiz, tecrübesiz, çıkarcı, kıskanç, beceriksiz, yağcı-yalaka, geçimsiz, hırslı, kavgacı,kinci,hain, ufuksuz kişilere görev verilmesi.
5- Gelir dağılımı bozukluğu nedeniyle; halkın %60'ının yoksul olması.
6- Yeterli okul açılmaması nedeniyle; halkın çoğunluğunun, bilgisiz, bilinçsiz, kıskanç, görgüsüz, geçimsiz, kavgacı ve kültürsüz olması.
7- Halkın çoğunluğunun;bilgisiz,öngörüsüz ve yoksul olması sonucu;öğüt,ipret alamayıp, başarı gösterememesi, kendi sorunları içinde boğulması. Dolayısıyla iktidara ilgi gösterip, ilkeli, bilinçli, duyarlı,ilerigörüşlü davranarak, devlete sahip çıkamaması. İktidara kimin gelip gittiğinin,devletinin adı ile bayrağın renginin,uygulanan siyasi sistemin; onun için bir anlamı, önemi olmayıp, ona bir yararının da dokunmaması.
8- Devlet yetkililerinin,kendi lüks yaşantılarını sürdürebilmek için;halktan,yüksek oranda vergi toplamaları. Vergi çok toplanıp, genelde de halkın sorununun çözümünde değil de, gösteriş,tahta çıkış töreni,gezi,fetih kutlaması,kutlu doğum,sünnet düğünü eğlencesi,lale devri şöleni,israf saray,hükümet konağı,saat kulesi,anıt,top mazgalı vs bina yapımı,sur,kale tamiri gibi, halka yararsız,boş,gereksiz ve yanlış yerlerde kullanıldığından;ülkede yeterli sermaye birikimi oluşamamış, müteşebbis çıkamamış,tarım ve sanayi gelişememiştir.Devletin,Halktan alacağı,Vergi oranı;yüzde 1,veya en çok 5 olmalıdır. Türk Halkının,% 99’u, Müslüman deniyor? İslam Devletleri uygulamasında,Dini Vergi; Zekatın oranı kırkta bir,Öşür ise;Onda bir ! Bunu bile tam veren, hiç oldumu?
9- Bilim ve teknikte geri kalınmış: TC kurulduğunda, İstanbul, İzmir, Bursa, Kastamonu ve Konya'da birer klasik lise ve teknik lise ile koskoca devlette, bir tek İstanbul'da üniversite vardı. Türklerin icat ettiği, geliştirdiği bir tane bile araç, alet ve cihaz yok. Türkler ömürlerini, ya üstlerini öğmek, ya da eşdeğerlerini kıskanıp kötülemekle geçirmişler. Eğitim diye Müslümana, yalnızca Kuran’ı Kerim'in Arapça'sını ezberletmişler. Anlamının öğretilmesine de;Kuranın Türkçesi olmaz diye, karşı çıkmışlar!Hıristiyan Bizans Devleti(is 395-1071,1453) ise; Vatandaşı Türkleri,bilinçli Hıristiyan yapabilmek için 400-900 yılları arası,İncili Türkçeye çevirtmiş? Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu(999,1071-1157,1243,1308) ile Osmanlı(1299-1918,1922) ise vakit bulup,İslamın Rehber,Öğüt,Uyarı Kitabı;Arapça Kuranı;Türkçeye çevirtememiştir?
10- Cumhuriyet rejimi, laik düzen, demokratik ortam ve adil yargı sistemi kurulamamış veya gereğince işletilememiş. Gerekli hukuki mevzuat ve uygulayıcı yargı organı ile alt yapı ve kurumları oluşturulmadığından; yönetim ve yargı, kişilerin anlayış ve insafına kalmış.
11-Halk,bilgisiz,kültürsüz ve yoksul olduğundan; vatandaş değil, öz çıkarını bile düşünemeyen; bir koyun,kul,Etrakı bi İtrak, olarak görülmüş. Halkta, “Ben Arap, Ermeni, Rum,Süryani,Arnavut,Boşnak,Çerkez,Kürt,Laz,Gürcü, kökenliyim, ancak, öncelikle Selçuklu, Osmanlı vatandaşıyım”diyememiş.Devlet sevdirilip, Vatandaşlık bilinci kazandırılmamış. Halkın-Toplumun çıkarı ile Devlet-Kamu yararı-Ulusal Haklar özdeşleştirilemediğinden;Halk;devleti ve yöneticilerini,benimseyip sahiplenmemiş. Devlette halkına güvenememiş, onlara düşmanca davranmış;Memur atamalarında; sömürge personel sistemi uygulamıştır. Devlet, kendini kabul ettirebilmek için halka;güven,saygı,sabır,anlayış,eğitim,metoduyla yaklaşıp, benimsetip, sevdirme yerine; masonluk, komünizm, faşizm,irtica,pkk,gezi,fetö gibi, bir düşman uydurup,sözde onunla mücadele eder gözükerek, yolsuzlukları perdeleyip,devlet imkanlarıyla;yandaşlarını zengin etmiş ve Halkı; ezip, sindirme,devletten ve yaşamdan, bezdirme yolunu seçmiştir.
12-Devlet, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yeterince takip etmiyor ve gelişmiş teknik aletleri de gereğince kullanmıyor. Halkın da bunları kullanmasını engelliyor. Halk, tüm ülkelerin TV yayınlarını izleyemiyor, her teknik, alet ve cihazı ithal edip kullanamıyor. Bazı kurum ve kişiler, halk adına düşünüp, en doğrusuna karar verme hakkını, kendinde görüyor. Bazı yazarların, fikirlerini sakıncalı görüp, kitabının; Türkiye'de basılıp okunmasını yasaklıyor. Aydınları;sağcı,milliyetçi,solcu,irticacı diye, görüşleri nedeniyle hapse atıyor?
13-İslam'ın; yanlış algılanıp uygulanması.İslam inançları ve ibadetin, şekilcilik olarak görülmesi; Müslümanları, tutuculuğa-gericiliğe, İslam ülkelerini de bilgisizlik, yoksulluk, dahası köleliğe, manda,doğal kaynakların sömürüsü ve açık,serbest pazar olmaya itmiştir.Sunni-Ehli Sünnet Müslümanın; görevi ve temel prensipleri; Müslüman kadınların türban ve çarşafla örtünmeleri, kadınların çarşı, pazar ve sokağa çıkartılmaması, kadının ev işi ve bahçe dışında çalıştırılmaması. Kadının görevinin; çocuk doğurup ona bakmak ve günlük ev işlerini yürütmek. Müslüman erkeğin ise, namaz, kılıp, oruç tutma dışında, sakal, bıyık bırakıp, takke ve bol elbise giyerek, karnını doyuracak kadar çalışıp, çok çocuk yapmak olarak, görülüp,gösterilip,uygulanmaya çalışılmıştır. Mal kazanma hırsı, dini konular dışında kitap okumak, dünya hayatını sevmek, iyi görülmemiştir.*İslamın,OKU EMRİ- Eğitim-Öğretim;Anadili Türkçe olan Çocukları;Kuran kursuna,İmam Hatip okullarına gönderip;Arapça Kuranı yüzünden okumak, Namuz Dualarını EZBERLETMEK, olarak algılanmıştır.Ruhban birine; Müslüman Kadın HASTA olduğunda,hangi doktora gidecek, dediğimde?;5 Vakit Namaz kılıp,Oruç tutup,Dua eden Müslümanın, hastalanmayacağını? İmanı zayıf Müslümanların ise Hastalandıklarında; Ölümden başka,her derde deva; Çörek Oto ve Balla tedavi olabileceklerini, Hacıya giderek,Analarından yeni doğmuş gibi olacaklarını, söyledi!
14-Konuyu özetlersek; Türk devletlerinin, kısır bir döngü içine girip, Millet-Din-Devletler yarışında; geri kalma ve savaşlarda yenilme nedeni; Zorunlu temel eğitimin 12 yıla çıkarılmaması, halkın en az yarısının yüksek öğrenim görememesi, bilim, teknik ve sanayileşmede gerilik, devlet memurlarının eski usullere göre görev yapmayı sürdürmesi, Vatandaşın işini;yerinde, zamanında ve gereğince yapmaması, Türk insanının geçmişi bilmemesi ve geleceği öngörememesi. Bilgisiz, beceriksiz, kıskanç,münafık, kavgacı, çıkarcı kişilerin; yönetici yapılması ile ülkede birlik, beraberlik ve kalkınmayı sağlayacak olan; Özgürlük, Cumhuriyet, Laiklik ve Demokrasinin, kitap satırları arasından, bir türlü günlük hayata geçirilememesidir.
*GÖKTÜRK DEVLETİNİN, BÜYÜYÜP GELİŞME NEDENLERİ:(*Orhun Türük Bil: iö879- is402, 580=Çin.* Orhun Uygur D:580-602,624,639,648,742(=Çin), 840-Kırgız!)
1- İyi, düzenli, eğitimli bir ordu kuruldu ve ülkeye düşman ayağı bastırılmadı. Halk, düşmanlarının sayısı çok diye bir korku duymadı.
2- Adliye teşkilatı, yargılama ve kanunlar, çok iyi düzenlenip işletildi.
3- Kültür ve sanata önem verildi. Türk yazısı geliştirilip, bengü taşlar dikildi.
4- Çin'den tarım aleti, tohumluk darı alındı. Önceki Türk devletleri; ipek, porselen, içki, altın, gümüş alıyordu.
5- Bütün Türk boyları, bir bayrak altında toplanıp, Türkistan'da; adalet, birlik, beraberlik, ulusal bilinç,dirlik ve düzen sağlandı.Halk;Eline,Beline,Diline Sahip Çıktı!
6- Ticaret düzenlendi, yol güvenliği sağlandı. Kötü kişilerin silahlanıp, halkın can, namus ve mallarına zarar vermesi önlendi.
7- Devletin yönetim görevlerine, toplumda iyi olarak bilinen, dürüst, cesur,ileri görüşlü ve işinin ehli- uzman kişiler getirildi.
8- Kağan inançlı ve bilgiliydi.Söz ayağa düşmemişti,sözü çok geçiyordu. Bilgili yardımcıları çoktu. Etrafına iyi kişileri toplamıştı. Planlı ve çok çalıştılar. Fırsatları iyi değerlendirip, kazandılar.
9- Kağan, iyi bir hükümdardı. Kağan, halkını, halkta Kağanını seviyor ve saygı gösteriyordu. Memurlar bilgili, dürüst ve cesurdular. Kağan, onlara danışıyor, işi, onu yapacak olanla tartışıyor, akıllı taktik uyguluyor, sorunu; önce iyilikle, olmazsa zorla ve kısa sürede çözüyordu. Güzel davranışlı ve başarılı olduklarından; Halk, arkasından yürüdü ve sevildiler. Türk milletini, küçük görmediler ve düşmanları karşısında aciz, korkak olmadılar. Onlar, Türk milletine, Türk milleti de Hakanlarına güvendi.
10- Ülkeyi yönetenler arasında düşünceye saygı, tutum ve davranış birliği vardı, uyum içindeydiler. Herkes,ödevini, görevini,yumuşunu bilip, gereğince yaptı, hakkına razı oldu, kıskançlığa kapılmadılar.
11-Geçmişten,Atasözlerinden;ipret,öğüt alıp,bilinçli davranıp;Komşularından, her zaman tehlike gelebileceğini düşünerek, hazırlıklı oldular. Komşularının kendilerine yönelik davranışlarını gözetlediler. Komşularıyla barış antlaşması yapıp, karşılıklı saygı,güven ve eşitliğe dayalı,çıkarları gözeten, iyi siyasi ve ekonomik-ticari ilişkiler kurdular.
12-Ülke içinde haksızlık, adaletsizlik, yoksulluk ve kışkırtma sonucu; isyan olmasını önlediler. Dış teşvikle çıkan isyanları da hemen bastırdılar.(*Her toplumda, her dönem, oranı farklı da olsa, kötü niyetli kişiler olagelmiş ve bunlar, fırsatını buldukça haksızlıklar yapmıştır. Burada devletin görevi; bu tür kişi ve davranışları görmezden gelmek, affetmek, hoş görmek, yapana, yaptığını yanına kar bırakmak değil, olaya el koyup, kötüyü cezalandırmak ve haksızlığı hemen gidermektir.) Göktürk yöneticileri, huzursuzluk ve hoşnutsuzluğa neden olan sorunları, zamanında görüp çözdüler. Ülkede gerekli disiplin, huzur ve güveni sağladılar. Milleti, ateş ve sudan (felaketlerden) korudular.
13-Devletinde, insanlar gibi, yenilik ve gelişmelere açık olarak, durumunu güçlendirmezse, ilerlemenin durup, zayıflamaya başlayacağını bildiklerinden, çok çalıştılar, hazırladıkları uzun vadeli plan ve programı, başarıyla uyguladılar.
14-Türk Töresi=Ötügen Yış=Öttürgen,Geçerli Yasa; gereğince uygulandığından; il dirlik düzene, halk ise huzura kavuştu.
15-Türk Milleti; tok ve efendi kılındı.
16-Yöneticiler, dürüst ve devlet düzeni iyi olursa, işler sağlıklı, zamanında ve gereğince yurütülürse; halk, devlete bağlı olur ve o toplumda kargaşa ve kötülük meydana gelmez. Devlet işleri, açıkta ve aydınlıkta yürütülürse; yanlış ve karanlık iş yapılarak,Milletin; parası, emeği ve zamanı boşa giderilmez. Yöneticiler halka değer verir, onların düşüncelerine saygı gösterirse,Halkta;Devleti, benimseyip sahip çıkar, yönetime destek olur; toplumda bir sıkıntı,kıriz ve bunalım oluşmaz.
*BÜYÜK HUN DEVLETİNİN, YIKILMA NEDENİ
1- Yöneticilerin Çinlilerle evlenmeleri; akrabalık sonucu Çinlilerin, devlet işlerine karışıp, müdahale etmesi. Yöneticilerin, yerleşik Çin kültürünün etkisinde kalıp, Türk Töresini bırakması.
2- Yöneticilerin ilgisizliği nedeniyle, devlet gelirleri azalırken, saray giderlerinin artması ve ekonomik sıkıntıya girilmesi.
3- Çin ve diğer komşular (Moğol, Tibet), askeri yönden gelişirken, Hunların bir gelişme ve ilerleme gösterememesi. Aynı silah ve taktiklerle;Eski Askeri eğitimin, sürdürülmesi.
4- Komşularla yapılan savaşların uzun sürmesi, yenilgiyle sonuçlanması ve hiç ganimet elde edilemediği gibi, insan ve mal kaybedilmesi.
5- Hanedan üyeleri arasında çıkan taht kavgalarının, komutanları, orduyu ve halkı bölmesi; kardeş kavgalarının, iç savaşın başlaması, birlik ve dirliğin bozulması.
6- Yöneticiler arasında, kıskançlık nedeniyle anlaşmazlık çıkması, sorunların; uzlaşma ve tavizle değil de çatışmayla, güç kullanarak çözülmeye çalışılması.
7- Vergi oranının ve çeşidinin arttırılması.(*13 çeşit vergi alınıyordu?).
8- Memurların, baskıcı ve adaletsiz yönetimi.
9- Halkta bıkkınlık ve bezginliğin oluşması.
10- Halk, devlete inancını yitirip, moralmen çöküp, fakirleşince, Çinlilerin ve Moğolların hücumuna, karşı koyamadı ve devlet yıkıldı.
*HAZARLARIN YIKILIŞ NEDENLERİ (bkz:44)
Hazar hanedanı(*Kalmuk-Avar-Moğol); Türk asıllı değil,ancak halkının çoğunluğu Türk soylu.
1- Asker sayısının ve askeri giderlerin çokluğu.
2- Ülkede birlik ve beraberliğin sağlanamaması. Dirlik ve düzenin bozulması. Halkı bir arada tutacak; Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, siyasi ve ekonomik istikrar, güvenli, huzurlu, barış ve refah dolu bir yaşantı veya din, dil,ulusal kültür birliği gibi,tarihsel, ortak milli ve manevi bir, toplumsal değerin bulunmaması. Hazarları oluşturan halkların birbirini benimseyip kaynaşamaması, diğerini yabancı gibi görmesi. Hakan ve çevresinin ayrı bir(Musevi) dinde, halkın başka dinlerde(Hıristiyan ve İslam) olması.
3- Ekonomik istikrarsızlık, gelir dağılımında dengesizlik, halkın yoksullaşmaya başlaması.
4- Ülkede can, namus ve mal güvenliğinin, yol ve ticaret emniyetinin sağlanamaması, soygun ve yağmalar, iç karışıklık.
5- Askeri ve ekonomik başarısızlık, devletin itibar ve güç kaybına, tabi devlet ve halkların başkaldırmasına, tüm bunlarda; devletin zayıflayarak, parçalanıp yıkılmasına neden olmuştur.
*BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİNİN, YIKILMA NEDENİ (bkz:38)
1- Hanedan mensuplarının, Sultan olmak için yaptığı taht kavgaları,Türkmen Beylerinin,başkaldırısı; devletin otoritesini ve gücünü sarstı. Devlet parçalandı ve dört küçük yeni Selçuklu devleti kuruldu.
2- İç savaşı firsat bilen, bağlı halklar; özgürlüklerini (Gürcü, Ermeni gibi), askeri Valilerde (Eyyubiler,Kirman,Irak,Suriye,Türkiye gibi) bölgelerinde beyliklerini ilan ettiler.
3- Batıniler iç savaşın olumsuz şartlarını kullanıp, faaliyetlerini yoğunlaştırdılar; ekonomik, sosyal ve siyasi huzursuzluk içindeki halkı, kendi felsefi düşüncelerine çekmeye çalıştılar. Engel olmak isteyenleri suikastlerle ortadan kaldırdılar. Hasan Sabbah'a bağlı;Batıni- Hashaşiler, Alamut Kalesini ele geçirerek, yıllarca ülkede terör estirdiler. Bu ve benzeri mezhep mensuplarının, yıkıcı faaliyetleri, ülkede karışıklığa neden oldu.Haşhaşileri,Moğol-İlhanlılar ortadan kaldırdı!
4- Büyük Selçuklu Devletinin çok kısa sürede yıkılma nedeni; devletin İran'da kurulması nedeniyle; memuriyetlere İranlıların atanmasıdır, Başvezir Nizamülmülk bile İranlıydı. Ayrıca Farsça, resmi devlet ve eğitim diliydi. Fars memurların etkisiyle, Sultanlar, Oğuz boylarını dışladı. Onları memuriyete ve askeriyeye almadı. Oğuzlarda bu devleti kendi devletleri olarak göremediklerinden, vergiye karşı çıktılar, sık sık ayaklanıp devleti zayıflattılar.
*TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETİ'NİN; GERİLEME VE YIKILMA NEDENİ
1- Siyasi İstikrarsızlık: Cumhuriyet sistemine geçilemediğinden, hanedan üyelerinin hepsi kendini tahtın varisi görüyordu. Şehzadeler arasındaki iktidar kavgaları; devletin zayıflayıp, parçalanmasına neden oldu. Sultanlık; babadan oğula geçtiğinden, tahta çocuk veya ehliyetsiz-liyakatsiz kişiler çıkabiliyordu.
2- Ekonomik İstikrarsızlık: Devletin, siyasi ve sosyal huzursuzlukların çözümünü, askeriyeye havale etmesi; devlet gelirlerinin, askeri harcamalara, gitmesine neden olmuştur. Askerlerin kendini ayrı bir toplumsal sınıf gibi görüp, kendi rahatını düşünmesi, çıkarlarını korumak için halka ve yönetime baskı yapması. Halktan savaş giderleri için sık sık vergi toplanması. Savaş nedeniyle ölümlerin, tarımsal faaliyetin ve eğitim- öğretimin aksaması, halkın gelir düzeyini düşürdü, salgın hastalıklar baş gösterdi, yokluk ve sefalet arttı.
3- Laikliğin-Sekülerizmin-Dinsel hoşgörünün sistemde olmaması, ayrıca devletin; dini gruplardan birinin tarafını, tutması sonucu; sosyal huzursuzluklar ve inançlar arası mücadele başladı. Devlet huzursuzlukları gidermek için baskıyı artırdı, bu da isyanlara neden oldu. Babai-Baba İlyas, Baba îshak ve Kalender isyanları, askeri güç kullanılarak bastırıldı. Halbuki aynı şehir, hatta köyde, iki farklı inançtan insanlar; birbirlerinin inancına, geleneklerine karşılıklı saygı, hoşgörü göstererek, yıllardır beraber yaşıyorlardı ve hala da yaşamaktadırlar. Devleti zayıflatan, bu tür huzursuzluk ve isyanlara;ahmak ve hain yöneticilerin, yanlış tutum ve davranışları, neden olmaktadır.
4- Demokrasinin olmaması: Yöneticilerin karar ve eylemlerinin, halk tarafından denetlenememesi, idarecilerin halktan kopuk, düşüncesiz, sorumsuz, keyfi davranmaları. Atamaların kayırma veya rüşvetle yapılması ve idarecilerinde ödedikleri bu rüşveti; halktan, baskıyla geri almasına, insanlar hayır deyince, olay çarptırılıp, devlete karşı ayaklanma olarak gösterilip, halk ezildi. Bu durumlarda, yönetimden memnun olmayanların başına; biri geçerek, isyan başlattı; devlet otoritesi, etkinliği sarsıldı. Her yerde haydutlar, eşkıyalar türedi. Şehirlerde yerel yönetim meclisleri olsa ve yerel yöneticiler; 5 yılda bir seçimle değiştirilse halk; yönetimin karar, iş ve eylemlerini denetliyebilse, haksızlığa uğrayanlar, seslerini yetkililere duyurup, adalet isteyebilseler! Haklarını; yargı yoluyla kısa sürede alabilseler, kimse; kötü niyetli kişilerin peşine düşmez ve isyan etmez. Hayat çok zor ve niçin, mutluluk ve huzur içinde yaşamak varken, sahip olduklarını tehlikeye atarak, hapse girsin veya öldürülme nedeniyle, sevdiklerinden ayrılsın? Bir Düşünürün deyişiyle; "Kaybedecek bir şeyi ve hayattan beklentisi olmayanlar, mutlu insanları kıskanıp, suça yönelir".
5- Anadolu halkı, yöneticilerin İran-Fars etkisinde kalmasına tepki gösterdi: Sultanlar; Alaattin, Keykubat, Keyhüsrev, Gıyaseddin, Ruknettin gibi adlar aldı. Farsçayı; resmi devlet ve eğitim dili yaptı. Üst kademe görevlere Fars kökenlileri getirdi. Selçuklu Hanedanı yalnızca, Türk boy halkının meydana getirdiği ve başlarında;o yöreyi fetheden ilk komutanın, soyundan;boyun doğal beyinin bulunduğu, eyalet askeri sistemini değiştiremedi. Eyaletlerin yönetimi, o yöreyi fetheden Selçuklu komutanlarının çocuklarının elinde bulunuyordu. Bu Türk beyleri, devlet güçsüzleşince; kendi özerk yönetimlerini kurdular veya ilerde görüleceği gibi, komşu devletlerle çatışma durumunda, güçlü olanın tarafına geçip; Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevilere katıldılar. 1243-1308 yılları arasında da Moğol hakimiyetini tanıyıp, İlhanlı Devletine bağlandılar. Ayrıca Türkmen beyleri, Şehzadeler arasındaki iktidar kavgalarına da taraf olup, devletin yıpranarak yıkılmasına neden olmuşlardır. Türkler devleti; kendilerinin kurduğunu, bu nedenle de kendilerinin hizmetinde olması gerektiğine inanıyorlardı. Bu olgu Türk devletlerinin yıkılma nedenlerinden biri olmuştur. Osmanlılar bu yanlışı gördü, geçmişten ders alıp;Yeniçeri Ordusunu;Türkler dışındaki halklardan,5-12 yaş arası devşirip,eğittiği askerlerden oluşturdu. Nüfûsları 15-30-50 bini, bazı yerde 200 bini bulan Türk oymak ve obalarını; parçalayıp dağıttı. Ör: Karaman, Çukurova, Teke ve Aydın yöresi. Sancak Beyliklerine, Valiliklere merkezden memur atadı, Eyalet askerlerinin başına da askeri okullardan yetişen subayları, paşaları gönderdi. Üst kademe devlet memurlarını;gayri müslim çocuklarından,devşirme sistemiyle toplayıp, Enderunda (14 yıl) eğittiği kişilerden atadı!Bu tutum ve davranışı sonucunda, 623 yıl gibi bir süreyle, Türk tarihinin;en uzun süreli,tek hanedanlı devletini kurmuş oldu. Osmanlılar, Türk göçebelerine uyguladığı böl-parçala-yönet politikasını; iktidarları için bir tehlike olarak görmediklerinden; Güneydoğudaki Kürt Aşiretleri,Arap Kabileleri ve Balkan halkları için uygulamadı.Doğudaki feodal aşiret düzeni; Pers,İskender,Roma, Bizans, Arap ve Selçuklu dönemlerinde olduğu gibi bırakıldı.Şıh ve ağalar;halkı;içişlerinde serbest olarak, geleneklerine göre,Cumhuriyet dönemine kadar, alışıla geldiği biçimde yönettiler!
6- Yönetimin halk desteğini kaybetmesi üzerine, devletin saygınlığı ve otoritesi; dışta ve içerde zayıfladı. Beyler, eyaletlerinde özerk beyliklerini kurdu. Bağlı devletler bağımsızlıklarını ilan etti. Komşu ilhanlı devleti; saldırarak, ülkeyi kendine bağladı. Marmara ve Ege'nin bir kısmı, tekrar Bizans hakimiyetine geçti. Devlet, karşılıklı saygı ve tavize dayalı olarak, komşularıyla iyi geçinse, davranışıyla onu silahlanma yarışına sokmasa, ekonomik yönden zarar vermese, ekonomik, sosyal ve kültürel konularda iyi ilişkiler kursa, iki ülke halkları yakınlaşıp kaynaşsa, ne huzursuzluk olur, ne savaşlar çıkar, ne de insanlar boş yere ölür. Barış Kurulursa; askeriye ve silaha gidecek paralar; eğitime, üretim tesisi açılmasına,tarıma,sulama sistemine, sağlığa, alt yapıya gider, halk saygınlık, güvenlik içinde, sağlıklı ve mutlu olarak yaşar. Böyle bilgili, bilinçli halk; devletine sahip çıkar.Bilgili,bilinçli, Zengin ve sağlıklı kişinin; kendine ve topluma faydası olur. Ölünün kendine bile bir yararı yoktur. İnsanlar kimin için ve niye ölsünler? Devlet,Halkı; Akılla, bilgiyle,adaletle yönetsin, güvenli bir ortam hazırlasın.İnsanların,bu benim Devletim diye, sahiplenmesini ve birlik,beraberliğini sağlayacak, bir nedeni ve mutlu olacağı;bir manevi, ulusal,toplumsal,ekonomik değerleri olsun. Güvenlik ve huzur içinde, insanca yaşamaya, yöneticiler kadar, sade halkında hakkı vardır. (bkz:80)
*AKKOYUNLU DEVLETİNİN; GERİLEYİP, YIKILMA NEDENİ
1- Babaları ölünce, altı kardeş birden, tahtta hak iddia ederek iktidar kavgasına başladı. Devlet parçalandı, 3 ayrı yerde yeni hükümet kuruldu. 18 yıl içinde 5 sultan değişti.
2- Askeri valiler, merkezi tanımayıp, beyliklerini ilan ettiler. İç savaş sonucu devlet zayıfladı. İranlı- Fars Safeviler; kolaylıkla Akkoyunlu devletine son vererek,Safevi devletini kurdular.Ayrıca Fatih sultan Mehmet:Karaman Beyliğini yıktı,Ahiska ve Kırım Tatar hanlığını,Osmanlıya bağladı ve Akkoyunlu devletine savaş açarak,devleti zayıflattı?
*ALTINORDU DEVLETİNİN; GERİLEYİP, YIKILMA NEDENLERİ
Altınordu; hanedan üyeleri arasındaki acımasız iktidar kavgası nedeniyle, zayıfladı ve parçalandı. Ruslar, yeni kurulan;Kazan,Kasım ve Astırgan Hanlıklarını;1552 de kolaylıkla yenerek yıktı. Altınordu devletinde 1357-1370 yılları arası kıyasıya devam eden iktidar mücadelesi sırasında, 5 yıl içinde 5 Han yakınlarıyla birlikte öldürüldü. Bu kadar kısa süreli ve kanlı iktidar değişimleri, devleti çökertti.
*KIRIM HANLIĞI VE KIRIM TATARLARI (1438-1774,1783)
-Tatar boyları, kendi aralarından en yaşlıyı, boya bey olarak seçer, Kırım Hanı;bu seçimi fermanla onaylar ve daha sonra bu bey azledilemezdi.Her boy beye,beylerde Hana tabi idiler.
-Kırım Hanı ölünce, şehirlerde Valilik yapan bütün çocukları-Mirza-Giraylar; Han olmaya hak kazanırdı. Mirzalar ve bunların destekçisi asker ve boy beyleri arasında, biri diğerini yeninceye kadar, taht kavgası-iç savaş sürerdi. Kırım Hanı Hacı Giray 1466 yılında ölünce, 8 oğlu arasında iktidar kavgası başladı ve 1478 yılına kadar devam etti.Emir Timur öldüğünde; oğulları ve torunları arasında Taht kavgası başladı!İçsavaşa dönüşen bu kavga, 2 yıl sürdü!* Bir çok Türk Devleti, taht kavgaları nedeniyle zayıfladı, isyan veya dış düşmanların saldırısıyla da tarihten silinip gitti.Göktürk ve Osmanlının, yönetim sistemi; Cumhuriyet, Demokrasi ve Laikliğe dayansaydı, belki doğu ve batı Asya'yı;halen Göktürkler ile Osmanlı, yönetiyor olacak ve Çin, İngiltere,Rusya,Abd gibi bir emperyalist devlette kurulamayacaktı.*Türk düşmanlarının,işbirlikçisi;şeytanın evliyası, münafık ruhbanlar;bu nedenle Cumhuriyet,Demokrasi,Laiklik düşmanı ve Kadının Okutulmasına,bilinçlenip;iş hayatına atılıp,çalışıp,üretmesine karşı!Çünkü Kadın Ana ve İlköğretmendir; Bildiğini,Çocuğuna öğretir ve para kazanıyorsa;hanım ağadır, hatundur, asla kula kulluk, cariyelik yapmaz!
**OSMANLI DEVLETİ'NİN, YIKILMA NEDENLERİ-A
*Osmanlı Devleti'nin; Duraklama, Gerileme ve Çöküş Nedenleri:(*bkz:69,74,81:Bu konuda E.Z.Karal, R.E.Koçu,C.H.Tarım eserleri ile Sayılı Fırtınalar ve Sodom Gomoreyi, Okuyun!)
1- Doğu, Batı Kervan ticaret yolunun değişmesi ve Mısırın kaybıyla: Osmanlı'nın, Çin, Hind ve Avrupa arasındaki ticarette, aracılık rolünü kaybetmesi.
2- Avrupa'da sanayi devriminin olması, fabrikaların kurulup, tarımda makinalaşmanın başlaması. Osmanlıda ise dışa kapalı ekonomi, aile içi tarım faaliyeti, el dokuması, babadan-oğula meslek aktarımı ile işi sürdürmeye çabalaması: Bilimsel ve teknik gelişmelere açık olmadığından sanayileşemedi. Ahi Ocakları-Esnaf Loncaları; fabrika kurulmasına ve matbaaya karşı çıktılar.Padişahların yaptıkları, ne devletin güçlenip devamını, nede Halkın güven ve mutluluğunu sağlamadı.
3- Bilim ve Teknikte gerileme:Avrupa'nın her büyük şehrinde üniversite açılırken, bizdeki medreselerde yalnızca dini derslerin okutulması. Türk Tarihi ve Türkçe dersi, ancak 1912 yılında konuldu! Halkta okur-yazarlık oranının %3-6 seviyelerine kadar inmesi. Üniversite yalnızca, İstanbul'da bir adet, Lise ise İstanbul, Bursa, İzmir, Kastamonu ve Konya olmak üzere beş ilimizde vardı. Sanat okulu 3 ilimizde açılmıştı. Arapça, resmi yazışma ve eğitim diliydi. Medreseler ise yalnızca Dini eğitim veriyordu, tek yönlüydü. 1600 yılından sonra,okullardan;Türkçe,felsefe,matematik,astronomi,tıp-sağlık bilgisi dersleri kaldırıldı!
4- Bilgisizlik sonucu;taassup,yobazlık, bağnazlık ve cehaletin artması. Her düşünce ve davranışın, dine dayandırılıp; hayatın her safhasının, dine göre yorumlanıp düzenlenmesi. Dünya hırsının, çok mala sahip olmanın, üst makam ve mevkilere gelmenin, banyosu, tuvaleti, çok odası olan konakta oturmanın, zenginliğin iyi görülmemesi. Müslümanın; mal, makam ve hırstan uzak olması gerektiği telkin edilmiş. Ancak ülkeyi sözde yönetenlerin;israf saraylarda saltanat sürmesi,gözardı edilmiş! Din adamları; matbaa, dokuma makinaları, silah, fotoğraf makinası, kalorifer, otomobil, telefon, ameliyat gibi, bilimsel ve teknik gelişmeleri; gavur icadı, din dışı, bidat, hurafe, şeytan işi olarak görmüş, göstermiş.Hatta Osmanlı'nın,1683 ve özelliklede 1878 yılından sonraki gerileme ve yenilgilerinin nedeni; İslam'dan uzaklaşmaya bağlanmıştır! Peki o sırada, İngiltere, Almanya,Rusya İslam dininde olmadığı halde, nasıl ilerlemiş? Hilafet, Şeyhülislam fetvası, Şeriat, tarikat, mezhepçilik; yenilik, ilerleme, gelişme ve faprika kurulmasına, engel olmuştur.İstanbuldaki Tophane ile Ali Kuşcunun kurduğu Rasathane tahrip edilmiş, matbaaya izin verilmemiş? Ancak,Halifelik,Şeyhül İslamlıkSaraydaki Müneccim Başılık,1854’te DEVLETİN-FAİZLE BORÇ ALMASI İLE 1856 yılında çıkarılan;KURANIN MÜLK ALLAHINDIR, İLAHİ KURALINA AYKIRI;TAŞINMAZDA ÖZEL MÜLKİYET FİTNESİ ve İdaredeki Belediye-Özel İdare,Polis-Jandarma, Belediye Şehir merkezi-Köy Nüfusu ikilemi-ayrımı-yanlışı, tüm yöneticilerce, hep gözardı edilmiştir?
5- Kadının; evden dışarı çıkıp okumasına, güzel sanatlarla uğraşmasına (tiyatro, resim, müzik gibi); ticaret ve sanayi faaliyetlerine, esnaf olarak katılmasına, memur olmasına izin verilmemiş. Meclise kadınlar alınmamış. Kocası ölen, çalışamayan, küçük çocuklu, yoksul ve kimsesiz kadınlar; bilgisi ve mesleği olmadığından, ekonomik hayata atılamamış, devletin ve toplumun, ilgisizlik ve acımasızlığı karşısında; yok olup gitmişlerdir. Osmanlı'nın son döneminde kızlar okula alındıysa da;Kız Ortaokulu, Kız Muallim Mektebi gibi, ayrı okul veya sınıflarda, öğretim görmüşlerdir.Balkan Faciası üzerine;bulgar,yunan,sırp zulmünden kaçan,Balkan Göçmenleri; 1912 Aralık ve 1913 yılı başında,ilgisizlik ve duyarsızlık nedeniyle;Anavatan diye Geldikleri İstanbulda perişan olmuş? Camiye sığınanları;Şeyhül İslam-Müftülük;herhalde Balkan göçmenlerini, Allahın kulu göremediğinden, Allahın Evi-Camilerden zorla çıkarıp,sokağa atmış?
6- Merkezi planlı, katı bir ekonomik sistemin uygulanması: Hangi şehrin, ne üretip, nereye satacağının; hükümetçe kararlaştırılması. Malların satış fiyatlarını da yine kamu görevlilerinin belirlemesi.
7- Şehirdeki, köydeki, mahalledeki vergiye tabi insanın ve aile bireylerinin; çiftçilik, hayvancılık yapacağına, zanaatla uğraşacağına, okuyabileceğine, asker olacağına, o yöredeki kamu görevlileri karar veriyordu. İnsanlar, oturacağı şehri, yapacağı işi, okumayı, seçemiyordu. Yörüğün, çocuğunun; Yörük, çiftçinin- çiftçi, bakırcının- bakırcı, subayın- subay, şıhın- şıh, ağanın- ağa, "beşik uleması" sözünde olduğu gibi, alimin- alim, kadının-kadı olması? Böyle olunca da işler; işinin ehli olmayan, beceriksiz kişilere kalıyordu. Sistemde, ekonomide; özgürlük, rekabet ve yarışma yoktu.
8- Ahilik ve Lonca Sistemi: Önceleri, meslek ve sanatların öğretilip geliştirilmesi, esnafların düzene sokulmasında, önemli hizmet yapmış olmasına rağmen, bilim ve teknolojiye, yenilik, değişim, ilerleme ve gelişmeye kapalılığı nedeniyle; son dönemde, devletin geri kalma nedenlerinden biri olmuştur. Nüfusa göre işyeri sayısının sınırlandırılması, örneğin; bir şehrin nüfusu 50 bin; 5 bakkal, 3 berber, bir demirci yeterli denilip, yeni işyeri açılmasına izin verilmemesi gibi. Rekabete ve özgür girişime dayalı, ulusal tasarımlı, yerli üretim ekonomisinin engellenmesi nedeniyle; yarışma ve gelişme olamamış. Fabrikalara ve makinalaşmaya karşı çıkılmış, İstanbul'a getirilen makinalar ve fabrika yakılıp, yıkılmıştır. Aynı zihniyet sürmekte olup, sendikalar ve kamu işçileri, devlet fabrikalarının özelleştirilmesine karşı çıkmaktadır. Örnak: 1980 öncesi, İzmirdeki Tarişe ait İplik fabrikası, gırevci işçilerce tahrip edildi. Ereğli Demir çelik işçileri, Ayşe adlı fırını bozdu.
9- Gerileme döneminden sonra, kamu kurumu, memur ve asker sayısının, milli gelir oranından daha fazla artması. 1639 yılından sonra yapılan savaşlarda; ordu yenildikçe, sebebinin yanlış yerde aranıp, sürekli asker sayısının arttırılarak, zafere ulaşılacağının sanılması. 1571,1639,1683,1699,1774,1853,1877,1911,1912 gibi, Yenilgilerin ard arda gelmesiyle; askeri harcamaların artması, bütçenin harcamaları karşılayamayıp açık vermesi, paranın değer kaybedip, halkın enflasyonla tanışması. Ancak ülkeyi yönetenlerin, kendilerini; hala Kanuni döneminde sanıp, lüks ve saltanatlı yaşamlarını sürdürmeleri. Batıyla yapılan 1838 Ticaret anlaşması; sonucu, batının,fabrikasyon ithal malları; Osmanlının aile tipi el sanatlarına dayalı ekonomisini çökertti? Yabancılar, Vergiden muaf tutuldu? Osmanlı; sömürgeci devletlerin; Açık-Serbest Pazarı ve Hammadde kaynağı oldu?Silah üretiminin olmazsa olmazı;KIROM, o dönemde yalnızca,Osmanlıda çıkıyordu? Yabancı ülkelerin, 1854’de verdikleri borçları, geri alabilmek için; 1881’de Düyunu Umumiye adı altında, devlet gelirlerine el koyup, alacaklarını kendileri tahsil etmeleri. Bankalar ile Azınlıkların isteği ve Batılı Elçiliklerin Dayatmasıyla;1856’da;”MÜLK ALLAH’INDIR” Kuralı kaldırılıp,şehircilik,yeşilalan ve kardeşlik ile sosyal dayanışmanın düşmanı; Özel Mülkiyet Fitnesinin kabul edilmesi?
10-Savaşların genelde yenilgiyle sonuçlanması nedeniyle, devlet otoritesinin sarsılması. Devlet yöneticilerinin yanlış politika ve ilgisizlikleri sonucu, eşkıyalığın yaygınlaşıp, can, namus ve mal güvenliğini tehdit etmesi. Artan devlet giderlerinin karşılanması için vergilerin arttırılması. Bitmeyen savaşlar nedeniyle; 8-10 yıl gibi(Cumhuriyetin ilk döneminde Askerlik 4 yıl), uzun süreli askere alınmalar ve yenilgiler. Yöneticilerin halka baskı ve zulmü, açlık, sefalet,sıtma, çiçek, veba,tifo, verem gibi salgın hastalıklar, toplu hayvan ölümleri; halkı bunaltıp, kendi devletine isyana zorladı, köyler, tarlalar boşaldı, şehirlere göç başladı. Devlet düzeni sarsıldı ve toplumsal hayat bozuldu. (bkz:124)
11-Devleti oluşturan 27 ayrı etnik grup ve 5 farklı İnançtaki (Müslüman,Şii,Alevi, Hıristiyan, Musevi) halkta; birlik, beraberlik ve dayanışmayı sağlayacak olan; özgürlük, bağımsızlık, dil, din, güvenlik, eşitlik,rafah, adalet kavramlarının; zedelenip, önemi yitirmesi. Vatandaşlık, halk egemenliği, yurtseverlik, düşünce ve fikir özgürlüğü, insan halkları, hukukun üstünlüğü, eşitlik, demokrasi, laiklik, Cumhuriyet gibi kavramların ise hükümetlerce zararlı görülerek, yaşama geçirtilmemesi, bu fikirlere hayat hakkı tanınmaması. Osmanlı yöneticileri, hiç Türk Milliyetçisi olmadı. Türk Halkıda Osmanlıyı benimseyip sahiplenmedi. Osmanlıyı;Savaşçı Doktorun İzinde, Sayılı Fırtınalar, Sodom Gomore kitapları ile Enver Ziya Karal ve Reşat Ekrem Koçu’nun eserlerinden, gerçek yönleriyle tanıyabiliriz. (bkz:94)
12-Osmanlı Yönetim Sisteminde, Bozulmalar:
a) Dirlik,Has,Zeamet, Tımar olarak bilinen, Toprak Sistemi; 1590 yılından itibaren bozulmaya başladı.
b) Yeniçeri Ordusu;durumu, düşüncesi veya yaşı itibariyle; askerliğe uygun olmayan kişilerin, (*Örneğin: esnaf, sanatçı, başı bozuk serseri gibi) Yeniçeri Ocağına alınmasıyla; Ocak, 1683 yılından sonra hızla bozulmaya başladı. Sık sık ayaklanıp darbe yaptılar, vezirleri, sadrazamı,hatta Padişahı öldürdüler. Katıldıkları savaşlarda yenilmeye başladılar. Osmanlı donanması: 1571’de İnebahtı ve daha sonra Çeşme ve Navarinde yokedildi ve bir daha, eski gücünü geç,donanma bile kurulamadı.
c) Osmanlıyı yıkıma sürükleyen nedenlerden biride, 1683 yılından sonra hızla yozlaşan ordudur. Bu tarihten sonra ordunun gücü yalnızca, sivil halka yetmiş, yoksul, cahil hatta düşman görülen halk; paşa, kadı,müstelzim-vergi tahsildarları,ayan,zaptiye ile eşkıyaların ve ayrılıkçı yunan,ermeni ve bulgarların zulmünden;“İnim inim inlemiş, sürüm sürüm sürünmüştür.”Osmanlının sade vatandaşlarının; Vergi-Zekat-Öşür diye, ürettiği, kazandığı Malı,Savaş-Cihat diye Canı alınmıştır!Osmanlı döneminde, hatta 1960’lara kadar, TC’de; Hacıya gidebilenler, çok azdı! Ya 2010’larda durum ne? Dedelerimin ve diğer yaşlı akrabalarımın, “Bakla oda, Nohut sofa” evlerinde; şehir-musluk suyu, banyo, wc, mutfak ve ikinci bir oda yoktu!? O devirde öyleydi diyenler! Tırapzon, İstanbul, İzmir, Sivas- Gürün ve Konya Ereğliye giderek, bir kısmı hala ayakta duran; 2-3 katlı, 3-5 odalı, mutfaklı, banyolu;Ermeni, Rum ve Yahudi evlerini görebilir! Osmanlıya methiye düzen, ikinci cumhuriyetçi ve yeni Osmanlıcıların kulağı çınlasın?
d) Medreseler: 1600 yılından sonra tutucu, bağnaz kişiler yetiştirmeye ve askerden kaçmak için Gidilerin sığınağı,Tekke olmaya başladı. Medreselerden;matematik, astronomi, felsefe,tıp gibi dersler kaldırıldı.
e) 1644 yılından sonra toplumun kültür seviyesi hızla düşmeye başladı. Sanatçıya, sanata, bilim adamı ve bilime, değer verilmez oldu.
f) Vakıf Müesseseleri; 1700 yılından sonra, toplumda oluşmaya başlayan değerler çürümesi ve ahlak çöküntüsünden etkilendi. Kediler, vakfın mumunu yemeye başladılar.
g) Yargı, 1700 yılından sonra işlemez oldu. Güçlüler haklı çıkmaya başladı.
h) Merkezi devlet otoritesinin, taşradaki gücünü yitirmesi; 1700 yılından itibaren eşkiyalığın ortaya çıkıp yaygınlaşarak, Cumhuriyet dönemine kadar sürmesi. Hatta Güney Doğu Anadolu'da eşkiyalık, kaçakcılık 1960-70'lere kadar devam etti. Çocukluğumuzda Hamido, Tilki Selim gibi eşkıyalar, hala hüküm sürmekteydi!
i) Bugünkü Ticaret ve Sanayi Odaları gibi, meslek kuruluşlarının yerini tutan, Ahi Ocakları-Esnaf Loncaları; 1700 yıllarından sonra bozulup, sanayileşmenin, gelişmenin engelcileri; ufuksuz,emperyalizmin uşağı, hain yöneticiler ve bağnaz, münafık din adamlarından sonra, sacayağının üçüncü bacağı oldular. Osmanlı sistemi, tümüyle çöküp yozlaştı. Devlet, Mondros ve Sevr ilede resmen intihar ederek, tarih oldu.
13-Araplardan; 1517’de Hilafetin alınması sonucu;
a) “Çocuklara Müslüman ismi verilmesi gerekir”fetvasıyla: Araplaştırma!
b) İslami Giyim adı altında: Araplaşma.
c) Günlük hayatın, şeriat kurallarına göre düzenlenmesi. Bilim, teknik, üniversite, tıp eğitimi, sanayileşme, cumhuriyet, demokrasi, laiklik ve ulusalcılık gibi kavramların, Din dışı hatta karşıtı gösterilip; silinip, aydınların sürülüp,hapsedilip,sindirilmesi.
d) Halkın, Kuran İslamından uzaklaştırılıp, mezhepçilik ve tarikatçılığa yönlendirilmesi.
e) Arap ve Yahudilik,örf ve geleneklerinin;Hadislerle Şeriat,Peygamber Sünneti gösterilip, Dini kural gibi uygulanması. Farklı herşeye Bidat ve Hurafe mantığıyla bakılıp; yenilik, gelişim, değişim ve ilerlemenin durdurulması.“İçtihat kapısı kapalıdır,Dini kural sorgulanamaz, Kuran Türkçeye çevrilemez” mantığı, toplumu; sömürü,bilgisizlik ve yoksulluğa itti.Türküm demek,Kafirlik olarak görüldü?
14-Hükümetin, orduya, polise; Ulusal tasarım,marka,patent,sıtandartlı ve yurtiçi, yerli üretim, TM silah vermeyip, ithal silahla savaşa-El şeyiyle gerdeğe gönderip,zafer beklemesi? Din adamı maskeli,İngiliz ajanlarının; Bilim ve Tekniğe, faprikalaşmaya, matbaaya, Yerli silah üretimine; ”Dua varken, silaha ne gerek” fetvasıyla karşı çıkması?
15-Soyadının olmayıp, halkın birbirini: kör, kel, köse, göde, gökgöt, sarısidik, kara, deli, kaz, topal, çolak, sağır gibi, itici lakaplarla tanımlayıp, dayanışma ve birliğin bozulması.
16-Devletin, geleceğe, dışa yönelik; dini, ulusal, kültürel, ekonomik bir amacı, hedefi olmayışı. Komşu devletlerle, ikili, karşılıklı güvene, saygıya, eşitliğe dayalı, sosyo-ekonomik ilişkiler kurmadı. Ahiska, Akkoyunlu,Karakoyunlu,Kırım,Kazan-Tataristan,Mısır-Memluk, Macaristan, Doğu Türkistan,Babürlü gibi, dost devletleri destekleyip, bağımsızlıklarını güçlendirip, ileriyi düşünerek, kendine müttefik hazırlamadı.
17-Sosyal sınıflar arasında korkunç gelir dağılımı adaletsizliği. Birinin yiyip diğerinin bakması.
18-Resmi Arap Alfabesinin;Dilbilgisi kuralları ve Fiil çekimleri nedeniyle; okuma, yazma ve öğretiminin zor olması.
19-*10-8 ve 4 yıl süreli; çok uzun, zorunlu askerlik ve kalabalık ordu.
20-Namık Kemal, Mithat Paşa,Ahmet Vefik Paşa, Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Gazi Osman Paşa, Dadaloğlu, Fuzuli,Nesimi, Pir Sultan Abdal gibi; yönetimi eleştirip, uyaran Aydınların, dışlanıp cezalandırılması.
21-Batıdan alınan borçlar. Borcun, borçla ödenmesi! Bütçe ve Dış ticaret açığı.
22-Daha kolay yönetilir, mantığıyla halk; cahil ve yoksul bırakıldı. Vergi, zekat diye malı, cihat, cennet, askerlik, şehitlik diye, canı alındı. İstanbulda, halka hizmet için halktan zorla alınan vergilerle yaptırılan; 40 saray, kasır, köşk, konak ve lojmanlarda oturan, halktan kopuk; dönme ve devşirmelerin yönettiği devleti: Halk; benimseyip sahiplenip korumadı. Devlet; Birinci Dünya Savaşı yenilgisiyle yıkılıp gitti.Bir Devletin;Manevi ve Ulusal Değerleri;içerden çürütülüp,birlik ve beraberliği bozulmadıkça, dış saldırıyla asla yıkılamaz. Devleti; asker değil, itibarı, saygınlığı, halka verdiği umut, amaç, adalet ve güvenin ayakta tuttuğu; hiç görülüp, kabul edilmedi!
23-Osmanlı Devletinin gücü zayıflayınca, Türk soylu olmayan halklar; düşman devletlerin kışkırtması ve yaptığı silah yardımıyla ayaklandı. Savaş sırasında düşmanlarla anlaşıp, orduyu ardından vurdu. Cepheye gönderilen yiyecek ve silah ikmalini kesti. Düşman ordusuna asker olarak katıldı.Azınlıklar, Osmanlı Devletinin; 1.ci Dünya Savaşında yenilip, yıkılması için gereken herşeyi yaptı. Köylerdeki savunmasız kadın, çocuk ve yaşlıları öldürdü, göçe zorladı. Tarih boyu, defalarca jenosit uygulanan, ancak hiç jenosit yapmayan, Erdemli Halklar: G.Doğu Asyalı- Arakanlı,Avusturalyalı-Y.Zelandalı Yerliler-Aborjinler,Cingen-Roman, Hintli, Kızılderili, Koreli, Moğol, Macar, Tibetli,Vietnamlı, Zenciler ve Türklerdir.
* OSMANLI İMPARATORLUĞU-B
-Osmanlı Devleti, Osman Bey tarafından; 26.09 veya 27.12.1299 tarihinde, Söğüt’ de kuruldu. İmparatorluklar dönemini kapatan, 1. Dünya Savaşında;4’ü büyük,toplam 11 cephede yürüttüğü savaşlarda; 1915-Çanakkale ve Ermenilere karşı kazandığı,1918-Bakü Zaferi hariç, diğer cephelerde; Rus, İngiliz ve Fıransızlara yenildiğinden, 31.10.1918’de; ordunun terhisi, silahların teslimi, başkent ve uygun görülecek yerlerin, işgalinin kabulü gibi, maddeleri kapsayan; Mondros Ateşkes Antlaşması ve devletin dağılması demek olan; 1920 tarihli Sevr Antlaşmasını imzalayarak, tarih sayfasındaki yerini aldı. (bkz: 95,114)
-Tanrı, her millete, hatta her Türk boyuna; devlet kurma şansını verdi. Bu fırsatı iyi değerlendirenlerin, kurduğu devletler; Roma, Çin, Rus, İngiliz ve Abd gibi, güçlü ve uzun ömürlü oldu. Devletlerde insanlar gibi, doğup gelişip yaşlanıp öldüğünden, Osmanlıda; günü gelince, gök kubbede bir hoşsada oldu. Osmanlı İmparatorluğu yükselme döneminde (16. YY) 8 milyon km2 toprak genişliğine ulaşmıştı. Osmanlılar, savaşlarda binlerce şehit vererek aldığı bu toprakları; idarecilerin yanlış yönetimleri nedeniyle; çıkan, savaş ve isyanlarda, yine binlerce şehit vererek kaybettiler. Osmanlı döneminde;Siyasi,Etnik ve Dini İnanç nedenli 200 halk başkaldırısı ile 10 Ordu darbesi oldu. 623 yıllık dönemin; 200 yılı savaşlarla geçti.*23 Nisan 1920-29 Ekim 1923’de M. Kemal ATATÜRK ve Yurtsever Arkadaşlarının kurduğu; TC Devletinde ise 91 yılda; 37 (kürt, ermeni, çerkez) isyan ve 5 (27 Mayıs-1960, 12 mart-71,12 Eylül 1980, 28 Şubat-1995 gibi) ordu darbesi- muhtırası yapıldı. 1984 de TC Devleti ve Türk Milletine karşı başlatılan; pkk-kck terörü, 29.cu kürt başkaldırı hareketidir. TC Devleti kurucusu Atatürkün sağlığında; Ataya ve Cumhuriyete yönelik; 21 isyan ve 11 suikast düzenlendi ve Atatürk 57 yaşında zehirlendi! 2015 yılında; Azerbaycan,Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Alasya- Akdeniz- KKTC’in varlığı ile TC Devletinin;içten ve dıştan, bu kadar hain,münafık ve düşmana rağmen,hala ayakta durması;bir mucize ve birtürlü birlik, beraberlik kuramayan,akledip,düşünüp sorgulamayan,Etrakı bi İtrak Türklere;Allahın;Rahmeti, hediyesidir! Sözde TC Vatandaşı,bazı münafık kindar ve hain azınlık ırkçıları;”biz, ABD,Kanada gibi ismi olsa, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNE; sadık vatandaş olurduk!Ancak,adı ırkçılık, kavmiyetçilik ve barbarlığı hatırlattığından,kendimizi vatandaş göremiyoruz!” Bu yalan teoriyi üreten, sözde vatandaşların, hain ataları; Osmanlı ve Selçuklu Devletlerine, niçin sahip çıkıp savunmamış?Hatta saldırgan düşmanla işbirliği yapıp yıkmış! Selçuklu adında Türk kelimesi geçiyormu? Selçuklu Devletinde; Resmi yazışma ve eğitim dili;Farsça idi! Yine Osmanlı kelimesi,Türkçe bile değil! Osmanlının, resmi yazışma,iletişim ve eğitim dili ise Arapça!1912 yılına kadar,okullarda Türkçe dersi bile yoktu! Devletlerin adı;Arabistan, Almanya, Çin, Fıransa,İngiltere,İtalya,Rusya olabiliyor, ancak nedense, TÜRK adı;sıkıntı yaratıyor,ırkçılığı, faşistliği çağrıştırıyor!
*-Osmanlının, bilim ve tekniğe önem vermemesi, daha kolay yönetilir inancıyla insanların okutulmayıp; eğitimsiz,bilgisiz, yoksul, özgürlük, laiklik, cumhuriyet, serbest seçim ve demokrasiden yoksun ve halkın geri bırakılması, yöneticilerin halktan kopuk olarak, saraylarda saltanat sürmesi sonucu; imparatorluk halkları; kendilerine bırakılan, aşırı merkeziyetçi, dayatmacı, baskıcı, katı yönetim kültürü, siyasi ve ekonomik miras nedeniyle; Osmanlı vatandaşı iken de, şimdilerde bağımsız olup, kendi devletinin vatandaşıyken de; insan hakları, demokrasi, laiklik, rekabete dayalı, Ulusal üretim ekonomisi, güvenlik, refah, huzur ve mutluluktan, hep uzak olarak yaşadı. Bugün, eski Osmanlı tebası,sözde bağımsız; 41 ülkede; siyasi ve ekonomik istikrar yok! Bilimsel ve teknik gelişmede, söz sahibi değiller. Gelişmiş ülkeler arasına girememişler. Osmanlının uyguladığı; baskıcı ve yanlış politikalar nedeniyle, hepside Türk düşmanı? Osmanlı, akıllı insanların; konuşarak, bilimle, siyasetle çözebileceği, toplumsal konuların, halledilmesi görevini; orduya vermiş, orduda; vergi vermeyen, askere gitmek yada yerleşmek istemeyen, veya farklı inanç ve görüş taşıyanları, silah gücüyle susturup, itaat ettirmiştir. Atatürk, 1920'lerde aynı hataya düşmemiş; milli mücadeleye karşı, İstanbul yanlısı ve başkaldırıcıların büyük çoğunluğunu, ikna suretiyle kazanıp, birçok iç isyanları durdurmuştur. TC hükümetleri, Atatürk döneminde başlatılan, komşu ülkelerle; güven, eşitlik, karşılıklı saygı ve çıkara dayalı;Rusya ile Saldırmazlık anlaşması,Balkan Paktı, Sadabat Paktı gibi, iyi komşuluk ve dostluk ilişkilerini, yaşatıp geliştiremediklerinden, bugün tümü aleyhimizde. Komşularımız: Bilim ve teknikte ilerleme, kalkınıp; refah ve huzur içinde yaşamayı; hedef olmaktan çıkarıp; Osmanlı, Selçuklu hatta, daha öncesi Türklükle uğraşmayı, kendilerine; saplantı, takıntı, iş haline getirmişler; tek amaçları; Türk Ulusunun; birliğini, dayanışmasını bozup, Mutsuz etmek ve Türk Devletini; güçsüzleştirip, parçalayıp yıkmak. "Türkiye, onmasında; zararı yok, bizde sıkıntı çekelim", düşüncesini; devlet politikası haline getirmişler!
-Osmanlıların fetih politikasını anlamak güçtür! Ne yönetimi altına aldığı, ülke insanlarına; Türkçe öğretmiş, ne de onları, iyilikle, sevdirerek veya zorla, İslam Dinine; yönlendirip girdirmiş. Deyim yerindeyse, 623 yıl; buz üstüne yazı yazdırmış, güneş çıkınca da tüm çaba, emek, zaman, para, boşa gitmiş..! İngilizler, 16. Yy’da başlattığı sömürge politikasında, Osmanlıdan farklı bir yol izlemiş; bir ülkeye, önce tüccar ve din adamlarını, daha sonrada, bunların haklarını, savunup korumak amacıyla; askerlerini ve İngiltere de huzuru bozan suçluları göndermiş. Böylece İngiltere; dikensiz gül bahçesine döndüğünden, bu güvenli ve huzurlu ortamda; hemen, refah, huzur, demokrasi ile bilim, teknoloji, tarım ve sanayi, yeşerip gelişmiştir. İngilizler, yönetimleri altına aldığı ülke halkını; okutup, İngilizce öğretmiş, ileri gelenlerin çocuklarına; İngiltere de yüksek öğrenim yaptırıp, İngiliz kültürünü; aşılayıp, benimsetmiş, ülke yönetimine de; görünüşü yerli, ancak gönlü, kafası İngiliz olan, bu kişileri getirmiştir. Üzerinde; güneşin batmadığı, devleti kuran, İngilizlerin; isyanlar sonucu kovulduğu ülke sayısı, yok denecek kadar azdır. Osmanlılar ise tüm sömürgelerinden, isyan ve savaşlar sonucu, zorla çıkarılmıştır. “Ölünün kendine bile yararı olmaz, bir İngiliz yaşarsa ancak, İngiltere'ye hizmet edebilir, sömürge toprakları için ölmeye değmez” düşüncesiyle; sömürge ülkelerden, askeri güçlerini çekerek, kendiliklerinden, bu ülkelerin bağımsızlıklarını tanımışlardır. Halen eski İngiliz sömürgeleri; İngiliz Milletleri Topluluğuna dahil olup, ülkelerinde İngiliz kültürünü yaşatıyor ve İngiltere ile ekonomik ilişkilerini sürdürüyorlar. İngilizler bugünde, dünyadaki gelişmiş; 7 ülkeden biri. İngilizler, kazdan yararlanabilmek için; ne Osmanlı gibi kesip etini yemiş, ne de yorgan yastık yapmak için Fransız ve Ruslar gibi, canlı canlı bağırtarak, tüyünü yolmuş! Yalnızca onların, yumurtasından ve gübresinden; yararlanmıştır. Osmanlılar, fetihlere; Türk gibi başlamış, ancak Alman gibi azimle, sabırla devam ettirememiş, hele hele çekilişi, İngilizler gibi akıllıca ve lehine hiç sonuçlandıramamıştır. Fetihlerde bir ülkeye; Örneğin Bulgaristan’a; 1371, 1393’ te ilk olarak Osmanlı ordusu girmiş, 1878,1885,1902,1912 yenilgilerinde de; ilk olarak Bulgaristan'ı, Osmanlı ordusu terketmiştir. Bulgaristan'a; Karamanlı Beyliği yıkılınca, sonradan; birleşip isyan etmesinler diye, zorla göçettirilip yerleştirilen, Türk halkı ise; Bulgarların insafına bırakılmıştır. Osmanlı, güçlüyken fetettiği toprakları; bilim ve teknolojide geri kalması ve yanlış kararları nedeniyle, kaybetmiş, yani Şehitlerin; kahramanlığı boşa gitmiştir. Osmanlının yıkıntıları üzerinde; Azınlıklar; 42 Yeni Devlet kurmuştur. Kürtler, önceleri; tam birlik olamayıp, yeterli dış destek göremediklerinden, 28 isyan başarısızlıkla sonuçlanmış. Ancak kürtler; devlet kurma fikrinden vazgeçmeyip, pkk-kck aracılığıyla yürütülen ve 1978,1984’de başlatılan;sinsi içsavaşla, hedefe çok yaklaşmışlardır. Kürt devletinin kurulmasını destekleyen; abd, israil, Ermenistan ve son olarak(*hükümetin;sıfır sorun-sıfır komşu politikası sayesinde) Rusya gibi devletlerin; kürtlere; siyasi, askeri destek şartı; aynı Osmanlı Devletinin, yıkılma sürecinde olduğu gibi, TC Devletini iyice yıpratıp, Türk Halkının gözünde itibarını sarsıp, yıkıma sürüklemeleridir! TC Devletini yönetenler, isteseydi; pkk örgütünü;1978-1984 döneminde ve ençok üç ayda yokederdi! Örgüte; göz yumulmuş, dahası kollanıp, desteklenmiştir? Hatta,solcu,bölücü pkk (*partiya karkaren kürdistan),terör örgütünü; mitin, dinci kürt örgütü hizbullahı ise jitemin kurdurduğu, ileri sürülmektedir?
-Osmanlı yönetimindeki topluluklar; duraklama, gerileme ve çöküş döneminde, dış güçlerinde yardımıyla çıkarılan; isyan ve savaşlarla, Osmanlıdan bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Bağımsızlık hareketini hazırlayıp başlatan, halkı bu harekete inandırıp, katılmaya yönlendirenler;Arap, Kürt, Sırp, Yunan, Bulgar ve Ermeni isyanlarında görüleceği gibi; öğretmenler ile din adamları olmuştur! Bizde ise sözde sözde aydın,yazar,eğitimci ile münafık,din tacirleri, subaylar, yargıçlar ve politikacılar; yaptıkları şekilcilik ve yanlışlarla;TC Devletinin içini çürütüp,yıkıma sürüklemiş, TC Vatandaşlarını; TC Devletinden soğutmuşlardır? Aynı yanlışlar; 2015-16 yılında bile sürdürülüyor? G.Doğudaki il ve ilçelerde; öz yönetim ilan eden,sokaklara barikat kuran,patlayıcı döşeyen yerlere; devlet; asker ve polisi gönderip,yüzlercesini,öldürterek,TC Devletinin itibarını, güvenirliliğini sıfırladı? Halbuki bu il ve ilçelerin; etrafını uzaktan çevirip,elektrik ve suyunu kesip,girişi engelleyip,kurtarılmış özyönetim bölgesinden, çıkmak isteyen; kadın,çouk ve yaşlılara yardımcı olup,sokağa çıkma yasağı koymadan,bir tane bile asker,polis öldürtmeden, sorunu çözecekti?
-Osmanlı devleti ve ordusu, 1571 İnebahtı ile şaşırmış, 1639 yılındaki İran savaşında zorlanmış, bu savaştaki insan ve para kaybı, bozulma ve gerilemeyi su yüzüne çıkarmıştır. İlginçtir! 1644 yılından sonra Ahlat’ta, türbe veya sanatsal değeri olan işlemeli mezar taşı hiç yapılmamıştır. Osmanlı toprak kayıpları, 1683 İkinci Viyana Kuşatması- Bozgunu ve 1699 Karlofça Antlaşmasıyla hızlanmıştır. Her savaş ve yenilgi(1774 Kaynarca) beraberinde, yeni toprak kayıplarını getirmiştir. Ülkenin sorunlarına, doğru teşhis konulamadığı için; yıkılıncaya dek, sağlıklı ve gerçekçi bir çözüm üretilememiştir. Felaketler önceden öngörülüp, tedbir alınamamış, olayların ardından koşulmuş, halka çektirilen acılar için ancak tören düzenlenip, ağıtlar yakılmış! Bazı Dinci aydınlar; “ Selçuklu ve Osmanlı Devletinin; gerileyip, yıkılma nedenini; İslamdan uzaklaşmak, Turancı aydınlar ise Türk Töresi ve Türk Kültürünü bırakmak” olarak yorumlamıştır. Aslında devletin çöküşünü; 3 ana nedende görebiliriz: Ulusal tasarımlı-Yerli malı silah yokluğu,Can,Namus ve Mal Güvenliğinin sağlanamayışı, Eğitim yetersizliği ve buna bağlı bilinç, ilke, ideal eksikliği ile Yerli- Ulusal Ekonominin yokedilmesi. Yabancılara vergi ve gümrük muafiyeti tanındı. İthalat serbest bırakıldı. Türkiye; yabancıların açık, serbest pazarı oldu. Yerli üretim geriledi ve çöktü. Halk işsiz kaldı ve yoksullaştı.
Devlet, gelirleri azalınca, giderini kısmak yerine: 1854’te Borç alıp, intihar etti! Bunun üstüne birde; 1856’da Taşınmazda Özel Mülkiyet Fitnesini çıkararak; Kardeşi, kardeşe düşman ve Şehirciliği, Yeşil alanları,Tarımı yok etti! Halkta; güvenliğini, adaleti sağlamayan, karnını doyurmayan, birde baskı, haksızlık yapan; hükümet ve devleti; sahiplenip, savunup, korumadı. Osmanlı Devleti; 1683 Viyana bozgunuyla şoka girip; 1915 Çanakkale Zaferine kadar, önemli hiç savaş kazanamadı. Osmanlı Askerleri; azınlık subayların; kasıtlı ve kötü yönetimi, ihaneti, geri teknoloji ve yetersiz silah, hatta açlık ve dondurucu soğuklar nedeniyle cephede yenilirken; ülkeyi yöneten, vicdani ve ahlaki, sorumluluk bilincinden yoksun, idareciler; Başkent İstanbula; yeni saray, kasır, köşkler yaptırmakla meşguldü! Topkapı sarayı hariç, diğer saraylar; gerileme ve çöküş döneminde, hatta borç para alınarak yaptırılmıştır.
*GÜNÜMÜZDE BAĞIMSIZ DEVLET OLAN, ESKİ OSMANLI VİLAYETLERİ
-Sayıları, 41 olan bu devletlerin, toplam yüzölçümleri: 8 milyon Km2 dir. Bu devletlerin, kısmen veya tamamen, Osmanlı yönetiminden; çıkış tarihleri, aşağıda gösterilmiştir:
1- Batı İran: 1639,1690; Güney Azerbaycan, Tebriz, Luristan, Hemedan. Ruslar, Batı ve Kuzey İran'ı, 1878,1915 ve 1920 de işgal ettiler. İlk Sılav saldırısı; 944’de Berdeye oldu.
2- Macaristan: 1683,1699, 1775; 140 Yıl Osmanlı egemenliğinde kaldı.
3- Ukrayna-Kırım: 1552,1699,1774,1783,1792,1812.
4- Polanya: 1775,1812; Lehistanın Galiçya ve bazı bölgeleri.
5- Slovakya: 1573,1596,1663 İle 1775 Ve 1812 yılları arasında.
6- Romanya: 1718,1878.
7- Moldova: 1812,1829,1878
8- Bosna-Hersek: (1463), 1683, 1697,1878,1908.
9- Hırvatistan: 1718,1775.
10- Slovenya: 1775,1882.
11- Sırbistan:1385- 1718,1804,1868,1878,1882,1912-Kosova
12- Karadağ:1385- 1878,1908,1910.
13- Makedonya:1385- 1878,1893,1903,1912.
14- Arnavutluk:1385- 1912,1913.
15-Yunanistan:Mora,Girît,Rodos,Selanik:1385-1826,1830,1881,1909,1912,1913,1919,1923 ve 1945 Adalar!
16- Kıbrıs:1571- 1856, 1878, 1964.
17-Bulgaristan:1885,1878,1902,1912,1915;*Bulgaristan,500 yıl(*1385) Osmanlı egemenliğinde kaldı.Çin,Rus, Ermeni, Yahudi, Kürt, Arap, Arnavut ve Yunanla beraber, en azılı Türk düşmanı oldu.*Balkarlar Türk! Bulgarlar Sılavdır?Kıpçak-İdil Hanlığı başkenti; Bulgar değil?Balgar-Balkar-Bolkar-Bolgar şehridir!Tuna Sılavlarıyla hiçbir ilgisi yoktur!
18- Dağıstan: 1878
19- Gürcistan: 1801.
20- Azerbaycan: 1806.
21- Ermenistan: 1805, 1914,1918,1920.
22- Cezayir:1515- 1830:Fıransa işgal etti. Bağımsızlık 1966.
23- Tunus: 1705,1881. Özerklik, İspanya ve Fıransa işgali.
24- Libya: 1911.
25- Mısır:1517- 1798 Fıransız işgali, 1805-Özerklik,1882 ve 1914 İngiliz işgali.
26- Sudan: 1882,1898.
27- Eritre: 1882
28- Etyopya: 1884
29- Somali: 1884.
30- Suudi Arabistan:1517-1915:Şerif Hüseyin ihaneti ve İngiliz desteğiyle Vahhabi isyanı-1916.
31-Yemen: 1820,1839,1915. İsyanlar, 1800’de başladı. Bir araştırmacıya göre;Giden Gelmiyor!- Acep Nedendir,Yemeninde;500 bini aşkın Türk Askeri;Açlık,Hastalık ve Ayaklanmada yokoldu!Tarih;öğüt,ipret almadığımız için; tekarlandı ve 1978’de başlatılan; 29.cu pkk isyanında;yine,geri gelmeyecek canlar! Sahi ne için,nasıl gitti?
32- Umman: 1915,1917.
33- B.A.E Katar: 1917
34- Bahreyn: 1917.
35- Kuveyt: 1915-1917.
36- Irak: 1917-1918 ve 1926!*BM-UN kararıyla; Musul ve Kerkük?
37- Suriye: 1918.
38- Lübnan (1517- 1917).Osmanlıya karşı İsyanlar; 1800’de başladı! Fıransız işgalinden ise ancak, 1943’te kurtulup, bağımsız olabildi!
39- Ürdün: 1917.
40- Filistin: 1917.İngiliz,Fıransız ve İsrail sömürgesi! (*Not: Yıl 2011, BM ve büyük devletler, hala Filistin Devletinin bağımsızlığını, tanımış değil!)
41- İsrail: 1917’de Kudüsü; İngiliz ve fıransızlar işgal etti, ancak İsrail Devleti 1948’de kuruldu.
*TÜRK BOYLARININ VE DEVLETİN MİLLİYETÇİLİĞİ
1- Kaşgarlı Mahmud' un, 1072 yılında yazdığı; Divanı Lügatit Türk adlı, eserde saydığı; Basmıl, Başkırt, Çaruk, Çumul, Çiğil, Halac, Harzem, Karluk, Kanglı, Kıpçak, Kırgız, Oğuz, Özbek, Peçenek, Salar (*o dönemde Mançu ve Kara Hataylıların ülkesinde, bugün ise Çin topraklarında yaşayan Türkler) ve Şato Türkleri (*Çinliler, Shato:Çöl adını vermiş). Bu Türkler, Topa ve Tibetli Tankutların ülkesinde, bazen onlara tabi oldu.Bugün Çin topraklarında yaşamaktadırlar. Tatar, Tohsi, Türkmen, Uğrak, Tura, Yâbâku, Yağma ve Yemek-Kimek gibi bazı Türk boylarının, adları zaman içinde değişmiş, eskisi unutularak yeni bir adla anılıp bilinmeye başlamışlardır. Günümüzde Basmıl, Çaruk-Cırıklı, Çumul, Çiğil, Halaç, İskit-Saka, Kıpçak, Kanglı, Karluk, Kuman, Oğuz, Peçenek, Tohsi, Türkeş, Uğrak, Yabaku, Yağma ve Yemek-Kimek adı taşıyan, bir Türk; devlet, boy, oymak, uruğ, tire ve obası yoktur. Ayrıca Alkaravlı, Alayuntlu, İğdir, Karaevli-Karabölük, Yapar gibi Oğuz boy adları da unutulmuş, kullanılmaz olmuştur. Büyük ihtimalle bu Türk boylarının adları, zaman içinde değişmiştir. Yörüklerin-Aydınlı Türklerinin; yukarıda sayılan veya bu gibi adı unutulan, Türk boylarından birinin, Anadolu'ya gelen parçası ve devamı olması gerekir. Büyük bir olasılıkla Yörükler; Kanglı ve Karluk boyundan olup, Anadolu'ya göceden; Horzum, Onok ve Türkeşli Türkleridir. Kara ve Sarı olarak ikiye ayrılan Türkeşlerin; Kara bölükleri; Kara Hacılı, Kara Keşli, Kara Tekeli, Sarı Bölükleri ise Sarı Keçili ve Sarı Tekeli gibi obalardır. 900 yıllarında Onoklar, Karluklar ve Türkeşler; Balkaş Gölü ile Irtiş Irmağı arasındaki yayla ve bozkırlarda yaşamakta idiler.
2- Türkistan'da 637, 660,708-840,1000 yılları arası devam eden;Arap-Emevi ve Fars-Tacik-Samani egemenliği sırasında;Arap ve Farslar; putperestlik diye, eski Türklerden kalan;Kurgan- mezar, yazılı anıt, heykel ve resimleri yok ederek, Türklerin geçmişiyle irtibatlarını kesmişlerdir. Ayrıca, eski Türk-Putperest adıyla Müslüman olunamayacağını ileri sürüp?, Türkleri Arap ismi almaya yönlendirmişlerdir!Ör;Karahanlı hükümdarı;Saltuk Buğra Han;Abdul Kadir adını almıştır! Ancak, İslam Tarihine bakarsak;Hz Muhammet dahil,4 Halife ve Sahabiler,20-40 yaşından sonra Müslüman olmalarına rağmen,isimlerini değiştirmemiştir?Osmanlılarda benzer bir siyaseti Anadolu'da uygulamıştır. Akrabalık duygusuyla toplu başkaldırı olmasın diye, göçebe Türkleri; yirmili, otuzlu çadır gruplarına ayırarak, farklı bölgelere dağıtmıştır. Böylece insanların; soy ve soplarını unutarak, İslam veya Osmanlı kavramları içinde asimile olup, erimeleri amaçlanmıştır. “Akrabalık bağlarını sürdürmenin kavmiyetçilik, eski Türk adı koymanın da putperestlik adedi ve dolayısıyla günah olduğu, kim olduğunu sorana; Elhamdülillah Müslüman'ım" demek gerektiğini, propaganda etmişlerdir. Bazı softalar; "Hem Müslüman'ım, hem de Türk'üm" sözünün, insanı küfre götüreceğini bile, ileri sürmüşlerdir.
3- Devlet, göçebe Türkleri, çocuklarına;yazılı bilgi, belge bırakmasın, kültür aktarımı yapamasın, uyanıp, bilinçlenip, gelişip, kalkınıp,birleşip; kültürüne ve hakkına sahip çıkamasın, yönetime karışmasın diye, okutmamıştır! Özellikle KADINLARI,Çünkü;Kadın Anadır: Okur, öğrenirse; Bildiğini Çocuğuna öğretir.Türk ve İslam düşmanları;Kadının, Bilinçlenmesini istemediğinden; eğitimini ve çalışmasını engellemiştir.Osmanlı yöneticileri:Cumhuriyet, Demokrasi, Laiklik ve Türk Boylarını; Saltanata yönelik, potansiyel bir tehlike olarak görüyordu.
4- Osmanlılar, göçebe Türk oymak ve obalarının, geçmişi çağrıştıran, ulu Türkistan'la bağ kuran, adlarını değiştirmişlerdir. Değişimi ve yeni adlarını kabul etmeyerek; Abdal, Oğuz, Türk, Türkmen, Çakal,Cırıklı,Cerit,Çullu,Tatar,Tahtacı, Bayat, Hayta,Keşli gibi, eski boy adlarını taşımakta ısrar edenleri; bu sıfatları ahmak, kaba, cahil, inançsız, yaramaz kişi, anlamlarında kullanarak, bu boy adlarını, terke zorlamışlardır. Aynı tavır, uygulama son dönemde Yörük, Ergenekon, Kürşat adları içinde geçerlidir. Devletin; Türklere yönelik politikası, böyle olumsuz olmasına rağmen; Türkler dışındaki Arap, Arnavut, Boşnak, Pomak, Çerkez, Fars, Gürcü, Kürt, Laz gibi halklarla, Hıristiyan inancındaki Ermeni, Gürcü, Rum ve Yahudilere, daha anlayışlı davranılmıştır. Bu, yabancıların; gülüp oynadığı, anlamına gelmez. Güvenlikle huzur içinde olsalardı, herhalde her fırsatta devlete başkaldırmazlardı! Bir söz vardır;"Zengin, yalnızca çıkarını düşünür ve kendini sever" diye. Devleti yönetenlerde, sahip oldukları saltanatı kaybetmemek, olduğu gibi sürdürebilmek için mücadele vermiştir.
5- İ.Önceki, Karluk,Kıpçak,Saka,Kemer,Kuman,Peçenek,Gagavuz,Kaşkay,Avşar ve Kayıları, tarihe bırakırsak! Türkler, Anadolu'ya; enson büyük,Müslüman Oğuz göçüyle, 1071 yılında geldi. Sistemli bir devlet politikası olarak, azınlıklara; jenosit ile kültürel, dini ve anadile ilişkin konularda, Çin ve İspanya gibi,asimilasyon uygulanmadığından; 940 yıllık Türk yönetimine karşılık; Arap, Cingen- Roman, Ermeni, Laz, Gürcü, Kürt, Rum, Süryani; etnik kökenini, ırki kimliğini, dinini, ana dilini, kültürünü unutmamış ve milli duygularını yaşatmışlardır. Türklerin ise çoğunluğu; obasını, oymağını,hatta boyunu bilmiyor! Üzerine fazla gidince de alınıp; "Bilsem ne ifade eder, faydası ne? Bunların zamanı geçti, boş şeylerle uğraşmayın, yabancılar aya gidiyor; siz bizi, geçmişe götürmeye çalışıyorsun" diyerek, ağzımızın payını veriyor. Hatta bazı Türkler;” ermeni ve kürtlerin, bağımsızlık mücadelesini; hiç anlamadığından;benim için devletin adı ve bayrağın rengi değil, güvenli ve huzurlu yaşamam, önemli diyor?” Bilemiyorum, belki onlar haklı, bunu zaman gösterecek. Soyunu, sopunu, Türk kültürünü unutan, daha doğrusu yönetimlerin uyguladığı, politikayla unutturulan, Türkistan'la kardeşlik bağlarını yitiren, Anadolu Türklerinin durumu; tabiri caizse bence, kültür alabalıklarına benzemiş. Tarihini unutan, köksüz ağaca benzer, kurur gider. İnsan topluluklarını, millet yapan; birlik, beraberliği sağlayan; ulusal hedef, ortak dil ve kültürdür. 72(*250 Farklı devlet,ırk ve inançtan) milletin oluşturduğu,Abd halkını;USA milleti yapan; Kızılderililerle savaş, İngilizlere karşı bağımsızlık savaşı, Kuzey-Güney iç savaşı,1.ci ve 2.ci Dünya Savaşları ve Hıristiyanlık inancı ile İngiliz dili ve Anglo-Sakson kültürüdür.(bkz: 98,104)
6- Türkler, göçebeliği bıraktıktan sonra; çalışma alanını, şeklini, buna bağlı olarak ta; hayat tarzını ve bakış açısını değiştirmiştir. Türkler; memur, işçi, çiftçi, esnaf, işveren, sanatçı olmaya çalışmışlarsa da, umdukları başarıyı elde edememişlerdir. Türkiye'nin 500 büyük iş adamının, ancak % biri Türk kökenlidir. Haklarını vermek gerekirse, Yahudi, Arnavut, Ermeni, Rum, Laz, Kürt ve Arap kökenliler; birbirine daha destekçi, girişimci ve başarılıdırlar. Ancak hayvancılıkta Türkler en iyiydi. Diğer halklar hayvancılığı yürütememiştir. Et hem pahalanmış hem de lezzetini yitirmiştir. Bu durumu Ruslar bile görüp kabul etmişlerdir. Komünist devrimden, özellikle de 1940'lardan sonra komünizmi halklara benimsetebilmek, herkesi eğitebilmek için göçebelik yasaklanmış; et sıkıntısı baş göstermiş, gerekli etin ahır besiciliği yoluyla elde edilemeyeceği de anlaşıldığından;Kırgız, Türkmen, Tuva ve Moğolların; göçebe hayvancılığa dönmelerine, yeniden izin verilmiştir.
7- Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, uyguladığı;coğrafi vatandaşlık politikası sonucu; Türkiye'de yaşayan insanlar, etnik köken ve dini inançlarına bakılmaksızın, hukuken; birinci sınıf, ayırımsız, eşit ve saygın; T.C. Vatandaşı kabul edildiğinden; Anadolu insanının, T.C. Vatandaşlığı, batılılışma ve laiklik potası içinde eridiği, etnik alt grubu olan; aşiret ve kabilesini hatta ırkını, mezhebini, dinini bile unuttuğu sanılıyordu!1978,1984 yılında başlayan;sol görünümlü,pkk-kck yönetimindeki, 29.cu; bölücü terör hareketi ve bunun şeriatçı versiyonu hizbullahın faaliyetleri, gösterdi ki; 23 Nisan 1920 tarihinden 1984 yılına kadar; kendini azınlık görüp, ayrımcılık ruhu taşıyan, etnik veya fanatik dini gurupların; T.C ne tavizi verirse versin, laiklik, demokrasi de uygulasın, hiçbir şeyi unutmadığını(*iö21 Mart 726 yılındaki;Kırmızı-Sarı-Yeşil bayrak açan, Kavanın; Saka Hanı-Alper Tungaya karşı;Nevruz başkaldırısını bile?) ve değişmediğini göstermiştir. Bu olayı iyi araştırıp doğru teşhis koymak gerekir. Canlı bomba olup, ölüme giden veya çatışmada vurulanların bir kısmı, belediyede memur, karayollarında kadrolu işçi veya üniversitede öğrenci. Yapılan eylemler, davranışlar; işsizlik, yoksulluk veya kandırılmışlıkla açıklanamaz! 38 yıldır süren, bölücü terörde;30-50 bin insan öldü! Türk Halkına;500 milyar dolar,Ekonomik zarar verildi? Durumun korkunçluğunu hala göremiyoruz veya yetkililer; gerçeği halktan gizleyip, oyalıyor, hatta pkk’yi kollayıp gözetiyor.Yapılan eylemler;"3-5 çapulcu", eşkıya, kaçakçı, veya uyuşturucu mafyasının işi değil. Meclis, Hükümet, Mit, Asker, Polis ve Yargı; ya pkk’dan daha akılsız, yetersiz, beceriksiz, yada bu ihtimal daha ağır ve acı; pkk; gözetilip, korunuyor, 6 defa af çıkarıldı! Hiçbir hükümet;TBMM’den;pkk ile Savaş kararı almadı? 1978,1984-2016: Her ay pkk; Asker ve Polise saldırıyor. Hiç insan 30 yıl süreyle, her ay; aynı hatalara, tekrar düşermi? Devlet;intihar,eşe şiddet gibi, bireysel suçu önleyemez, ancak suç örgütlerini; gerekli yasal düzenleme ve özel eğitimli timlerle, en çok 3 ay içinde yoketmeliydi! Terör, yeni anayasa ve içsavaş senaryosu, Yugoslavyada uygulandı ve ülke 7 parçaya bölündü. Türk Halkı, devletine ve ordusuna güvenini kaybetmek üzere. “pkk’nin görevi; Kürt devleti kurulup, bağımsızlığı BM’ de onaylanıncaya kadar, perde görevi yapıp, TC Devletini oyalamak ve Türklerin, TC’ye olan güven ve bağlılığını sarsmak, mümkün olursa,içsavaş çıkartarak,BM’nin müdahalesini sağlmak?”.Terörist pkk; gelirinin % 70’ini; Türkiyeden ve TC Hükümetinin aldığı, kararlar sayesinde sağlıyor. Günlük gideri; 5 mn dolar! Ana Gelir kalemleri;vergi iadesi, ihracat teşviği,korucu maaşı,tarıma yapılan doğrudan destek, ihalelerden alınan haraç, uyuşturucu, mazot, alkollü içki, sigara ve insan kaçakçılığı? TC Hükümeti; petrol ve sigara satış fiyatını düşürsün, uyuşturucu yakalayan; subay ve polise tazminat ödemesin!Kuzey Irak bölgesel kürt yönetimiyle; tüm ilişkileri ve elektriği kessin, petrol akışını ve mal ticaretini durdursun;Kandil filan kalmaz ve pkk; mali kırize girip, kendiliğinden dağılır! Ayrıca, güneyden Araplar saldırarak, kürt yönetimini yıkar! Devlet olayların arkasından koşuyor, İnisiyatifı ele alması gerekir. Askeri harcamalar ekonomiyi çökertti. Ancak pkk terörünün; ne beli kırıldı, ne başı ezildi, nede silindi! İstedikleri zaman eylem yapıyorlar ve kaçıp gidiyorlar.IŞİD terör örgütü karşısında pkk;rezil oldu! Politika değişikliği gerekir.30 yıldır sürdürülen mücadele biçimiyle bu terörün bitirilemeyeceği ortada. Halk, belki pkk ile bunlar mücadele eder diye, geçen seçimlerde yüzde onluk barajı bile aşamayan, Milliyetçi Hareket Partisini ikinci parti yaptı. Pkk (Partiya Kerkari Kürdistan) örgütü: Kürt kimlik, kültür ve ırka dayalı milliyetçiliğini, öne çıkarıp, Kürt kökenli olmayan T.C. vatandaşlarını öldürmeye başlayınca, 2009 yılına kadar 25 yıllık dönem içinde, Kürtcülüğe tepki olarak; TC Halkı, unutmaya başladığı öz milliyetini (soyunu, sopunu) ve dini inancını araştırmaya, bulabildiği milli ve manevi değerlerine, sahip çıkmaya başladı. 1920'den bugüne, kurulmasına gerek duyulmayan; Avşar, Yörük, Türkmen ile Balkan Göçmeni, Kafkasyalılar, Çerkez, Gürcü, Laz Dernekleri açıldı. Etnik guruplar, alt milli kültürlerini yaşatabilme, yeni yetişen gençlere benimsetip aktarabilmek için; şölenler düzenlemeye başladı. İnsanların içinde küllenmeye başlayan, milliyet duygusu, yeniden alevlendi. TC Halkı, sosyal çözülme sürecine sokuldu: Yeni ve Sıfır Nitelikli;Yugoslavya, Afgan, Sudan,Yemen, Suriye, Libya, Irak ve Ukraynalaşma yolundayız!
8- Türkler, 1071 tarihinden beri Anadolu'da, ırk ve inanç düzeyinde kesinlikle jenosit veya kültürel asimilasyon uygulamamıştır. Ermeni, Süryani, Kürt ve Rumlara; Türklerin, Jenosit uyguladığı iftirasına inananlar; lütfen, İlk Ermenistan Devlet Başkanının; (Kaçaznuni:1918-1920) Hatıratını okusun! Çeviriyi yapan; Akademisyen Mehmet Perinçek. TC Hükümetlerinin yaptığı kültürel eylem ve olgular;devletin adına Türkiye Cumhuriyeti denmesi, kamu binalarına Ayyıldızlı Bayrak asılması, resmi yazışma ile devlet okullarında eğitim-öğretim dilinin Türkçe olmasıdır. Devlet öğretim dilinin Türkçe olmasında bile katı değildir. Temel eğitimin 4. sınıfından itibaren; 1914-1918 arası savaştığımız emperyalist, işgalci devletlerin yabancı dili okutulmakta, Anadolu liseleri ile ODTÜ, Boğaziçi gibi bir çok devlet Üniversitesinde dahi eğitim, öğretim; sanki sömürge, manda bir ülke gibi İngilizce veya Fransızca yapılabilmektedir. Yoksa TC, savaşa girip yenilerek, bağımsızlığını yitirip, sömürge olduda haberimizmi yok? Ayrıca gelişmiş ülkelerle, iletişim ve entegrasyon kurabilmek için, Arap alfabesi bırakılarak, Latin alfabesine geçildi. Türkiye, milliyetçilik konusunda, komşularına göre daha ılımlı davranmaktadır. Komşu ülkelerde Türk kökenli Bakan, Milletvekili ve büyük iş adamı yoktur. Türkiye'de azınlıklar; Cumhurbaşkanı, Başbakan, Milletvekili, Profesör, Hakim, Vali, Subay ve büyük işadamı olabilmektedir. Her dönem milletvekillerinin, en az dörtte birini, Kürt kökenliler oluşturmaktadır. Ancak Türkler bu durumu hiç sorun yapmamaktadır. Türklük saplantıları yoktur. Hatta Türkler, birbirini kıskandığından, iyi geçinemediğinden, örneğin; kendi müdür olamayacaksa, tanıyıp, kıskandığı Türkünde müdür olmasını engelleyip, o olmasında kim olursa olsun diyerek, meydanı, Türklere göre, birbirine daha bağlı, destekçi, ırkçı, dinci, milliyetçi azınlıklara bırakmaktadırlar. Cumhuriyet döneminde; Atatürkten başka üst yönetime yükselmiş, Türk kökenli başka bir kişi yoktur! 1996-1999 meclis çalışma döneminde Kürt kökenli CHP milletvekili Hikmet Çetin, TBMM Başkanlığı görevini yürütmüştür. TC Devletinin İstiklal Marşını yazan M. Akif Ersoy Arnavut. Türk Dil Kurumu Başkanı Agop Dilaçar Ermeni. Türkçülüğün Esaslarını kaleme alan ve Cumhuriyetin ilk siyasi partisi CHP’nin, İlkelerini belirleyen, Ziya Gökalp; Diyarbakırlı Zaza Tevfikin oğludur. TC Devletinin 1928’de kabul ettiği Resmi Alfabeyi düzenleyen, bir Macardır. Osmanlı, hatta Cumhuriyet dönemindede Dışişleri teşkilatı personelinin % 90’ı, Türk soylu değil, diğer etnik guruplardandır. Ordunun durumuda benzerdir. Kenan Evren; Boşnak, TSK Başkanı ve Kilis Milletvekili Doğan Güreş; Çerkezdir. Yinede hangi vicdanla; Türkler, jenosit, faşistlik ve ırkçılıkla suçlanabiliyor, anlamak mümkün değil! Köken nedeniyle yurt dışında, Türk Halkının hakkı aranıp savunulmuyor, içerdede pkk, mafya ve diğer suç örgütleriyle gereğince mücadele edilmiyor ve yargıda cezalandırılmıyor!Etnik gurupları,Türk düşmanlığı birleştiriyor. Osmanlı Subayların çoğu;Sılav,Boşnak,Pomak,Arnavut,Rum,Ermeni,Yahudi,Çerkez, Gürcü, Kürt,Arap!Cumhuriyet dönemindede Ordu, Osmanlının devamıdır. Osmanlı döneminde General olabilen Türk kökenli; sadece 2 kişidir. Selçuklu döneminde ise Komutan ve Askerlerin çoğu Türktür. Devletin üst düzey sivil memurları ise Farstır.Selçuklu devleti resmi dili Farsça, Osmanlının ise Arapçadır. Türkçe ve Türklük; öksüz bırakılmış,Türkler;“Etrakı bi itrak” görülmüştür. Birde utanmadan: Türkleri; ırkçılık, faşistlik, kafatasçılık, asimile ve jenositle suçlamışlardır!
9- 1992-1999 yılları arasında Burdur ve Kırşehir illerinde tanıştığım kişilerden; yüz yapısı, konuşması, kültürü Türk'e benzeyen kişilere; oymağını, obasını sorduğumda, bilmediklerini söylediler. “Türk değil misiniz?” dediğimde; “Türk'üz ama, ne Türk'üyüz, bilmiyoruz” dediler. O köylüleri veya kişiyi tanıyana, onların milliyetini sorduğumda, onların Türk olduğunu doğruladı. Eşi ve kendisi devlet memuru olan, Kürt kökenli bir aile; çocuklarına, Dara ve Dalyan adını koymuş. Anlamını sorduğumda;” Dara'nın, tartıda brüt ağırlık, Dalyan'ın ise Ege'ye tatile gittiğinde; görüp çok beğendiği, Dalyan Kumsalının adı” olduğunu, söylemiştir?Bu açıklama, aklıma yatmadığından araştırdım.Dara-Daryüs; eski Pers hükümdarlarının ünvanı,Dalyan ise;Güneydoğudaki Kürt aşiretlerinden birinin, ismi çıktı! Bu Kürt ailesi; hem iki kişi birden, devletten maaş alıp, lojmanda oturuyor, hem de devletin; doğuyu sömürüp, kendilerini Kürt diye ezip, dışladığından yakınıyordu! T.C. Devletinin Kürtlere karşı tutum ve davranışının böyle olmasına rağmen, ellerine fırsat geçerse, Kürtler; acaba Türklere nasıl davranacak? Kuzey Irak'ta Usa ve İngiltere'nin desteğiyle bağımsız bir Kürt Devleti kuruldu. 1999 Temmuz ayında Kürt Millet Meclisi seçimleri yapıldı. Polis Akademisi açılmış, mahkeme kurulmuş. Hızla kamu kurumları ve silahlı Peşmerge kuvvetleri oluşturuluyor. Kuzey Irak'ın; Musul, Kerkük ve Erbil bölgelerinde 1.5-2.5 milyon civarında Türk kökenli insan yaşıyor. Kuzey Irak eskiden Araplarca yönetilirken, Türklere, devlet yönetiminde, eğitimde, sanayi ve ticarette, imkan ve fırsat tanınmıyordu, hatta engellenip, dışlanıyorlardı. Şimdi ne olacak? Kürtler de Araplar gibi mi davranacak? Bu bölgedeki Kürt nüfusunun 5 milyon civarında olduğu sanılıyor. Türklere, nüfus durumuna göre yönetimde söz hakkı verilecek mi? Eğitim- öğretimde azınlıklara ana dilini öğrenme ve kullanma serbestisi tanınacak mı? TC Devleti, Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti kurulması konusunda sessiz kaldı. Kuzey Irak'ta yaşayan Türklere de sahip çıkmadı. Irak'ta Türk yokmuş gibi davranıyor. Iraklı Türklerin özerk yönetim veya federe devlet kurma istekleri ile Türkiye'nin kendilerine destek olma taleplerine, olumlu bir cevap verilmiyor. Bu Türklerin temsilcileri, resmi olarak T.C. Hükümetince kabul edilmiyor. Kuzey Iraklı Barzani ve Talabani'yi, Türkiye; Kürtlerin resmi temsilcisi, olarak tanıyıp, görüşme yaparken, Iraklı Türkmen Liderleri kabul etmiyor. Bu durumda; 1918-1999 yılları arasındaki Türkiye'nin Irak Türklerine olan tutum ve davranışı göz önüne alınırsa, yapılması gereken iş; Irak'taki Türkleri, göçmen olarak Türkiye'ye kabul edip, Ceylanpınar, Mercimek, Sultan Suyu gibi Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kurulu Devlet Üretme Çiftliklerine yerleştirmektir. Iraklı Türkler; yıllardır kültürel asimilasyona tabi tutulmuşlardır. Amasya Tamimi ve Sivas Kongresinde Kerkük ve Musul, Misakı Milli sınırları içinde gösterilmişti.
*İNANÇLI VE İDEALİST OLMAK, NEYİ GEREKTİRİR ?
-Politikacı ve bürokratların çoğunluğu lafa gelince Türk, Atatürk milliyetçisi ve İslam inancında olduklarını söylüyorlar. Ancak davranış, uygulama ve olaylar, bu sözleri pek doğrulayıcı gözükmemektedir. Bu kavramlar, içtenlikle benimsenerek ve yerli yerinde kullanılmadığından, yeni nesilce yeterli ve gerekli kabulü görmüyor. Ülkeler; dürüst, inançlı, idealist ve fedakar insanlarla kalkınabileceğinden, maalesef Türkiye'de bu nedenle ileri gidemiyor. Örnekler;
1- Atatürk'ün yazdığı, Osmanlının çöküşü ve Kurtuluş Mücadelesinin verilme şartlarını anlatan Nutuk adlı eser, okullarda ders kitabı olarak okutulmadı. Bunun yerine, yazarın bakışı veya ders anlatan öğretmenin kapasitesi, zihniyet ve yorumuna göre, farklılık taşıyan; Atatürk İlkeleri ve Inkılap-Cumhuriyet-Devrim Tarihi, Coğrafya dersi gibi okutuldu! Böyle olunca, Türk gençliğinin çoğunluğu;Atatürk'ü anlayıp, sevip, Atatürk devrimlerine sahip çıkıp, Atatürk milliyetçiliğini benimseyebildi mi?
2- Çin gençlerinin, Rus aydınlarının çoğunluğu;Çin, Rus milliyetçisi. Milliyetçilikleri, solculuk ve komünistliklerinden önce geliyor veya Hem Ulusalcı-Milliyetçi Hemde Komünist. Bizde ise öğrenci, memur ve isçiler, bilgisiz ve bilinçsizlikten; hükümetle, devleti ayıramıyor. Hükümetin yanlış karar ve davranışlarını protesto için, toplumun malı olan okul, yurt, yemekhane, makine, araç-gereç ve ağaçları, kırıp yakıyor. Trafiği aksatıp, insanlara zarar veriyor.Protestoyu; yerinde, zamanında, doğru kişiye ve hukuka uygun olarak,gereğince yapmıyor. Mazlumken, zalime dönüşüyor. Öğretmenler; öğrencilere, bunu ilkokuldan üniversiteye dek, aileler ise; çocuklukta, gençlikte, niçin evlatlarına; bunu anlatıp öğretmiyorlar, anlamak zor.Yabancılar;ulusalcılığı-milliyetçiliği, dindarlığı, komünizmi-solu;topluma hizmetin; bir aracı, yolu, yöntemi olarak, görüyor ve kullanıyor.
3- Mîllî ve yüksek bir edebiyat ile bilgili, bilinçli ve idealist bir gençlik, yükseköğretimle sağlanır. 1999-2000 öğretim yılı için Üniversite giriş sınavlarına 1.5 milyon öğrenci başvurdu. Fakülte ve Yüksekokullara;ancak bunların %30’u alınacak. Japon kalkınmasının altında; ne tarım, ne maden, ne de petrol var. Japon gelişme ve refahı;halkın tümünün;12 yıllık temel eğitimden geçmesi ve çoğunluğunun yine,teknik dalda yükseköğrenim görmesine dayanır. Japonya'da devlet ve özel 400 Üniversite, abd'de ise 1-3 yıllık MYO-Kolejle birlikte; 2 bin Fakülte ve Yüksek okul var. Bizdeki üniversite sayısı ise 65?(*2016’da Üniversite;140 oldu.)Sanki bir zihniyet,Türk Milletinin;okuyup, bilgilenmesini, bilinçlenip ülkeye sahip çıkmasını istemiyor?Ayrıca,TEOG,YGS-LYS gibi Giriş Sınavı ve Taban puanı uygulaması ile Gençlerin; Yetenek ve Becerisine uygun,bir dalda; öğrenim görmesini, başarılı ve mutlu olmasını engelliyorlar? Abd,Almanya,Fıransa,İngiltere de;Lise ve Üniversiteye, Hazırlama Dersanesi soygunu,eziyeti ve Giriş Sınavı zulmü YOK*?!*
4- Türkiye'de Türkler ve sağcı iktidarlar; yıllardır,azınlık ve din tacirlerince; Turancılık, faşistlik, ırkçılık, Türk Milliyetçiliği yapmakla suçlanmaktadır. Peki o zaman niçin Türkiye'de Büyük Türk Ulusalcıları; Oğuz Han, Alper Tunga, Tomris Hatun, Mete Han, Bilge Kağan, Gültekin, Alişir Nevai, Mahmut Kaşgarlı veya Turan adını taşıyan, bir Türkiye Cumhuriyeti Üniversitesi yok? Yine göçebeliği bıraktırıp, Türkleri yerleşik hayata geçiren, ilk Türk şehrini kuran Uygur Hakanı Kutluk Bilge Gül Kağan'ın ve Anadolu'yu Türklere vatan, yurt yapan Alparslan ve Kutalmış oğlu Süleyman Şah'ın, adları; hangi ilimize, şehrimize ad olarak verildi? İstediği kadar planlanıp konuşulsun, tarlaya buğday ekilmedikçe, nasıl buğday hasadı yapılamazsa, Ulusalcılıkta günlük yaşama geçirilmedikçe; sözle oluşturulup,yaşatılamaz ve bir anlamda taşımaz. Ulusalcılık; Yetenek ve Beceriye uygun,topluma yararlı,yasal,meşru; bir İş,Sanat,Meslek edinmek!İşini, görevini; yerinde, zamanında,gereğince yapmak, Ulusunu sevmek, Ülkesine hizmet etmektir!Ne Sola ters, ne de Dine aykırıdır.İslam Dini;Zekat,nafaka,sadaka,fitreyi;öncelikle akraba,daha sonra komşudan, yoksul olanlara, vermemizi ve Sılai Rahimi-Ata Yurdunu-Akrabaları Ziyareti, emretmektedir.
5- Anadolu'daki ilk Türkçecilerden, Aşık Paşa'nın- Garipname adlı eseri; günümüz Türkçe'siyle hiçbir hükümet tarafından bastırılmadı. Ne bir kitabevinde satılıyor, ne de bir kütüphanede okunmak için bulunuyor.
6- Yine ilk Türkçe eserlerden, Divanı Lügatit Türk, Lehçetül Hakayık, Şecerei Terakime, Oğuz ve Manas Destanı gibi,Temel Eserler; yakın zamana kadar, günümüz Türkçe'siyle basılıp, öğrencilerin ve halkın bilgisine;gereğince ve yeterince sunulmamış. Okullarda bu kitaplardan örnekler okutulmamıştır. Halkın çoğunluğu; Türk Milletinin, bu kilometre taşlarından habersiz.
7- 19 Mayıs, Atatürk'ü Anma ve Gençlik Bayramı, kutlama törenlerinde; öğrenciler, spor hareketlerini; Kırşehir'de Ajda Pekkan'ın bir müziği ile yapıyor. Böyle müzik seçilirse, böyle duyarsız gençlik olur. Bu milli bir bayram; müzik olarak "Hoş Gelişler Ola, Mustafa Kemal Paşa"gibi, milli duygulara hitabeden, Ulusal nitelikli, bir müzik eserinin kullanılması gerekirdi.
8- l991'den sonra Türkistan'dan; öğrenim yapmak için Türkiye'ye gelen Türk asıllı öğrencilere, ne Solcular, ne Akıncılar-Milli görüşcüler, Nurcular, Süleymancılar ne de Ülkücü ve MHP'liler sahip çıkmadı! Türkiye'yi tanıtıp; kopan bağı, iletişimi yeniden kurmak mümkün iken, bu fırsat kaçırıldı. On bin öğrencinin çoğunluğu; ilgisizlik, hatta kötü muamele nedeniyle geri döndü. Bu öğrencilerin çoğunluğunuda; istekleri dışında, önemsiz ve ülkeleri için yararsız, programlara yerleştirdiler. Hem okuyup, hem de Rusça tercümanlık yaparak, çalışmasına ve daha iyi şartlarda eğitim görmelerine izin verilmedi. İşte calışabilselerdi; sade Türk halkını ve Cumhuriyet rejimini; yakından tanımış, bilgilenmiş olacaklardı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde, misafir öğrenciler ile ilgili değerlendirme ve onlara yönelik, davranışlardan, örnekler: "Siz olmasanız, okula bir Türkiyeli daha alınacaktı. Sizin yüzünüzden,yurda giremedik. İnançsız, pis, yalancı, hırsız, serseri mayın, ayaklı bela..." gibi tanımlamalarla karalanıp, hatta dövüldüler. Afrikalı, Yugoslavyalı futbolculara gösterilen ilgi ve Türk misafirperverliği, bu öğrencilere gösterilmedi! Bu öğrenciler, ülkelerinde; Türkiyenin, onursal konsolosu olurdu. Asya Türklüğü ile Türkiye Türkleri arasında kesilen bağı, iletişimi yeniden kurardı.*Aynı okulda,pkk’lı öğrencilerin;yakma,kırma,dövme eylemleri ise öğrenciden, puroftan,rektöre,polise,yargıya,hükümete,meclise;hep görmezden gelindi?
9- 1991 yılında bağımsızlığına kavuşan, yeni Türk Cumhuriyetlerine, yeterli kredi verilmedi. Yapılan anlaşmalara, zamanında ve gereğince uyulmadı. Rusya'dan, Abd'den çekinip; Türki devlet ve halklarla;ciddi ticari, kültürel ve siyasi ilişkilere girilmedi. Rusya ve batılı şirketlerin, sattığı fiyatın yarısı olduğu halde;Türkmen doğalgazı veya Azeri petrolü alınmadı. Rusya, İsrail, İngiliz veya Abd petrol şirketlerinden, alım sürdürüldü.
10-Balkanlar,Kafkasya, Ortadoğu ve Orta Asya Devletletlerinden:Yugoslavya, Bulgaristan, Yunanistan, Suriye, Irak, İran, Rusya ve Çin gibi devletler içinde, azınlık olarak yasayan, Türk topluluklarının; insani, ekonomik ve kültürel sorunları, olumlu bir yaklaşımla, Birleşmiş Milletlere iletilip, çözüm aranmadı. Dünyada başka Türk yokmuş gibi davranıldı. Uluslararası hukuk çerçevesinde bu Türklerle; iletişim kurulup, onlara insani ve kültürel açıdan, yardımcı olunmadı.
11-Karahanlı ve Akkoyunlu Uzun Hasan döneminde hazırlatılan; Türkçe Tefsirler, günümüz Türkçe'siyle yayınlanıp, Türk halkının bilgisine sunulmadı.
12-Oğuz Kağan, Alper Tunga, Su, Ergenekon, Manas, Dede Korkut gibi, yüz civarında Türk Destanı, okullarda ders konusu olarak okutulup, sınıfta tartışılmadı. Yine öğrencilere yalnızca kronolojik olarak siyasi ve askeri tarih okutuldu.Türk Devletlerinin büyüme ve çöküş sebepleri sınıfta tartışılmadı.Tarihin;mukayeseli olarak,bilim ve sanat tarihini de kapsayacak biçimde, okutulması gerekir.Ayrıca,Tarihi konularda Belgeseller hazırlatılıp,Öğrenciler;görsel olarak,bilinçlendirilmeli.
13-Lafla, hamasi nutuklarla, törenle, bayramla, kutlamalarla veya zorla; Türk Milliyetçisi-Ulusalcısı olunamaz, durumda ortada, olunamamıştır!Milliyetçilik;millete hizmettir, milletin kültürel değerlerine saygıdır, milletin hayatını kolaylaştırıp, güzelleştirmektedir. Türk vatandaşlarının, Amerikan vatandaşı gibi; Avrupa gümrüklerinde, hudut kapılarında; bekletilmeden, itilip kakılmadan, hoş geldiniz, güle güle denilerek, insanca davranılmasının, sağlanmasıdır. Milliyetçilik;"1 TL=1 Abd$= 1Euro" formülünün hayata geçirilmesidir. Milliyetçilik, orduya; Abd helikopteri almak, Alman G-3 silahı ve Alman patentli mermi kullandırmak, olmasa gerek? Devletimizin üst görevlilerinin, Alman malı Mercedes ve BMV araçlara binmesi, milliyetçilikle ne kadar bağdaşır, varın siz düşünün...! Kötü insanlar, tarihin her döneminde, her ülkede olmuş ve olagelecektir. Tümüyle önlemek mümkün değildir. Ancak Devletler; Eğitim ve caydırıcı, etkili Yargı sistemi ve ceza ile bunu, en aza indirebilir. "Türk ve Müslümandan;katil,hırsız,hain,sapık çıkmaz" deyişi de yanlıştır! Hırsızın dini, milliyeti olmaz, hırsız hırsızdır.Türkiye'de halk, bilgisiz ve bilinçsiz.Yalan,yolsuzluk,yasak, yoksulluk, hastalık; Köroğlu, Keloğlan veya Dindar diye aldanıp,seçtiği siyasilerce;kanbur olarak, sırtına bindirilmiş! Halkın çoğunluğu kitap, dergi, gazete okumuyor. 26 büyük gazetenin günlük tirajı; 3 milyon civarında. Ülkede 62 milyon nüfus ve 37 milyon seçmen var. İnsanların çoğu;dünyanın yuvarlak olduğunu, ana karnındaki bebeğin cinsiyetinin; babanın geniyle belirlendiğini, ırkla- dinin farkını, mimberi, yatsı namazının kaç rekat olduğunu bile bilmiyor. Cumhuriyet, hele demokrasiden hiç haberi yok. 29 Ekim 1998 günü, Kırşehir'de, Cumhuriyetin 75. Yılı Kutlamaları nedeniyle halkın %70' i ev ve işyerlerine T.C. Devletini temsil eden Türk Bayrağını asmadı ve törenlere katılmadı? Kırşehir merkez nüfusu 75 bin. Valilik, halka; evlerine asması için 10 bin bayrak, satın alıp,dağıttı!
14-Brüt Asgari ücret(1995 yılı); 78 milyon TL (*1 Abd doları=2.23-3.00 TL arası ve + 6 Sıfır? TL;Pul olmuş!). Memurların %70'i; 90-150 milyon TL. aylık ücret alıyor. Milletvekilleri ödeneği; aylık 1.5 Milyar TL. Ayrıca 740 milyonda görevde iken bile emekli maaşı alıyorlar. Devlet, geliri yetersiz üniversite öğrencilerine, ayda 16 milyon TL. burs veriyor. Hemen aklınıza; "Üniversitelerde öğrenciler niçin sık sık olay çıkarıyor? Sağcı ve Solcu olarak ikiye bölünüp, nasıl kolaylıkta tuzağa düşerek, kötü niyetlilere alet oluyor, kendini kullandırıp arkadaşlarına ve okullarına zarar veriyor?" düşüncesi gelmiştir. Emekli aylıkları;70-150 milyon TL arası.Bu durumda,asgari ücretli ve memurlar;ya üniversitede çocuk okutmayacak veya kendi yemeyip,çocuğunu okutacak.Birinden biri;sağlıksız, huzursuz olacağından, dengeli ve demokrat davranamayacaktır.(*1995:BAÜ:350 Abd$)
15-TC Devletide;Selçuklu(*Resmi yazışma ve eğitim dili;Farsça) ve Osmanlının(Arapça), yanlışını sürdürüyor.İlköğretim 4. sınıftan itibaren, Lise ve üniversitede, Türk Öğrencilere; zorla, Türk düşmanı, eski askeri sömürgeci ve yeni ekonomik emperyalistlerin, dili öğretiliyor! Ancak Almanyada 2.5 milyon Türk işçi olmasına rağmen, Türk Dili ve Edebiyatı,Alman okullarına;ders olarak, konulup okutulmuyor!Alman başbakanı; Türkçenin, Almanyada seçimlik ders olmasını, kabul etmedi ve “Madem Almanyada yaşıyorsunuz, Almanca bilmek ve konuşmak zorundasınız”, dedi! Türkiye;bir savaşa girip yenildimi, sömürgemi, esirmi? Niçin yabancı bir dil, zorla Türklere öğretiliyor?Belki, ilerki dönemlerde, adı TC olan devlette;Türküm demek,Türkçe konuşmak, Ayyıldızlı Al Bayrağı,göndere asıp dalgalandırmak,TL kullanmak,Hatta pkk ve sömürgeciamerikan askerine karşı,Vatan Savunmasında kullanılmasınlar diye, Silah Bulundurmak, yasaklanabilir?
*SOSYAL YANLIŞLAR
Tarihi konularda yanılgıya düşmemek için: “Tümevarım değil, tümdengelim metodu uygulamak, yani varolandan, sonuçtan, kabul gören olgulardan, yola çıkarak; başa, geriye, bilinmeyene doğru gitmek” bizi, daha sağlıklı bir senteze götürür.
Bazı yazarlar, yerinde ve karşılaştırmalı gözlem yapmadan, yalnızca isim benzerliğine dayanarak veya kasıtlı, yanlış yorumlarla, insanların akıllarını karıştırmışlardır. Örneğin:
1- Halen, Kuzey Kafkasya'nın Kabartay-BALKAR özerk bölgesinde yaşayan, tarihte de; İdil Kıpçak-Tatar-Balkar Devleti'ni kuran ve yine Karaçay ve Karaylarla;Sarmat,Macar,Avar ve Hazar Devletinin, kuruluşuna katılan, Balkar Türklerini; Slavların bir boyu, veya diğer bir teoriye göre, Fin-Ogurların bir boyu olan Bulgarlarla karıştırmışlar ve bu iki gurubun aynı boy ve Türk olduğunu ileri sürmüşlerdir? İdil Balkarlarından bir kol; Uz, Gagauz, Kıpçak, Kuman ve Peçeneklerle Tuna boylarına gitmiş olabilir. Ancak en sağlıklı görüş; Hazar ve Avarlara tabi olarak, Hazar Denizi Kuzeyinde yaşamakta olan Slav Bulgarlarının; Tuna Boylarına göçmeleridir. Osmanlılar Bulgarlar için Voynuk-Viynuk tabirini kullanmışlardır. Dilleri, fizyolojik yapı ve kültürleri farklıdır. Balkanlarda kurulu olan Bulgaristan Devleti'nin; Türklerle bir ilgisi yoktur. Hatta tarihte 500 yıl Osmanlı egemenliğinde kalmalarına rağmen, Türklere düşmanlık yapan, milletlerin başında gelmektedirler. Günümüzde 500 bin-1.5 milyon arası, Bulgaristan'da Türk asıllı insan yaşamakta olup, Bulgarlarla bir türlü uyuşamamaktadırlar! Günümüzde İskandinavyada yaşayan Fin halkı ile İÖ Lübnanda yaşayan Finike halkı arasında bir ilgi varmı? Veya Anadolu Etileri ile Afrikalı Etiyopyalılar akrabamı?
2- Kimek Türklerinden olan Kazaklarla, bir Slav boyu olup, Ukrayna'da yaşayan Kozakları (Kozaçi-Ukrain-Kossak-Don Koczak'ları); birbirleriyle karıştırmak, Kossakların Türk olduğunu ileri sürmek. Ukrayna Kozakları Türk değildir ve yüzlerce yıl Kırım Tatar ve Nogay Türkleriyle savaşmışlardır. Aralarında ırk, dil, din ve kültür birlikteliği yoktur.
3- Müzikle uğraşmaları ve tenlerinin esmerliği nedeniyle; Abdal Türkleri ile Roman-Çingeneleri birbiriyle karıştırmak. Abdal-Efdal-Ustalar, bir Türk boyudur. İran'ın doğusu, Afganistan ve Kuzey Hindistan'da (350-557 yılları arasında) Akhunlar Devleti'ni kuran;2 Türk hanedanından biridir. Selçuklular döneminde; Horasan bölgesinden, Anadolu'ya gelmişlerdir. Çingeneler- Romanlar ise dünyadaki 72 milletten biridir. Türklerle ilgisi yoktur. Araştırmacılara göre, Anadolu'daki Çingeneler; Hindistan(iö500-300 yılında!), Mısır veya Yugoslavya ve Romanya'dan gelmişlerdir. Çingeneler; Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya, Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya, Almanya, Macaristan ve Rusya'da yaşamaktadırlar.
4- Tarihte ve günümüzde; ülke ve halk adı, birbirine benzeyen milletler vardır. Ancak bu benzerlik, onların aynı ırktan olduklarını göstermez. Örneğin; Avusturya ve Avustralya, Hindular ile Kızılderililerin; (İndian) adıyla tanımlanmaları, İsveç ile İsviçre, Bir devlet adı olan Hazar Kelimesi ile Arapça- Hazar kelimesi, Erivan- Tayvan, Hayvan ile Yayvan kelimelerinin, hece benzerliği, bunların aynı dilden alındığını göstermez. Yine Hitit-Eti ile Etiyopya-Habeşistan ile Sibiryadaki TUVA Türk boyu ve Havai yakınındaki TUVALU adası yerlileri gibi.
5- Devlet yöneticileri yanlış düşünüp, hatalı uygulamalar yaparak, devlet düşmanlarına bilmeden hizmet etmektedir. Örneğin; nüfus sayımlarında halkın; anadili-etnik kökeni sorularak, Türkiye'nin; gerçekçi şekilde, bir etnik haritası çıkarılıp, azınlıkların;tam sayısı belirlenebilirdi. Azınlıklarda kendilerini fazla gösterme veya ses çıkaracak terör olaylarıyla;varlıklarını kabul ettirme, çabalarına girişmezdi. Azınlıklar yok farzedilerek,onların kültürel istekleri duymazdan gelinerek, azınlık sorunu halledilemez.Suriye, Yugoslavya, Bulgaristan, Gürcistan, Çin gibi devletler; "Siz azınlık değilsiniz, sadece inancınız farklı, bizim bir parçamızsınız, aynı milletiz" gibi dayatma ve zorlama yöntemlerle, azınlık sorununu çözemedi. Bir insan kendini, hangi millete mensup görüyor, hissediyorsa, o millettendir. Ulusçulukta; kanbağından, fiziki görünüm, konuşulan dil ve bulunulan coğrafyadan daha çok, ait olma duygusu önemlidir. Güvenlik Bakanlığı içinde; etnik gruplara ait masalar oluşturulmalı. O etnik grupların, tarih içinde yaptığı ayaklanma ve terör olayları belirlenerek, ülkenin huzur ve güvenliği için yeni planlar hazırlanıp, önlemler geliştirilmelidir. Türkiye; Bulgaristan, Arnavut, Yunanistan, Ermenistan ve Arap ayaklanmaları ile 1925 Şeyh Said, 1938 Dersim ve 1978, 1984'de pkk-kck örgütünün başlattığı silahlı hareketlere, habersiz ve hazırlıksız yakalanmıştır. Terörle mücadelede, 2015 yılına gelindiği halde,37 yıldır soruna, gerçekçi bir teşhis konulmadığından, kalıcı bir çözümde üretilmemiştir. Açıklamalara göre; "30 bin kişi, bu (1978,1984-2015) pkk terör olayında ölmüş ve Türkiye:500 Milyar Dolar, ekonomik zarara uğramıştır. Ama TSK’ya göre, irtica; pkk teröründen daha tehlikelidir ve pkk’nın kaybı, Şehit Asker sayısından çok fazladır!?"
6- Resmi söyleve göre;Türkiyenin % 99’u Müslümandır.Ermeni, Rum, Süryani,Keldani, Yezidi-Ezidi ve Yahudiler dışında, Türkiye'de azınlık yoktur. T.C. Devleti sınırları içinde yasayan herkes, Türk vatandaşıdır, denildiğinden ve etnik grupların hepsinin; iyiniyet taşıyacağı öngörülüp, yasalara uyup, dürüstçe çalışıp, vergi vererek, bu ülkeye hizmet etmesi beklenildiğinden, uluslararası hukuka uygun olarakta olsa, geleceğe yönelik, hiçbir önlem geliştirilmemiştir. Bu gruplara mensup, insanların kimisi, korkusuzca ve açık şekilde: Hınçal, Öcal, Öcalan, Savaş, Vural gibi ad ve soyadları alırken, bazıları da zarar görmemek için, Türklükle biyolojik veya kültürel ilgileri olmadığı halde, Orta Asya Türklüğüne ait adlar almaktadır. Örneğin: Türk, Öztürk, Avşar, Tekeli, Bayındır, Tatar, Turgut, Asıltürk, Oğuzhan, Orhan, Özbek, Türkmen, Bozkurt, Baykal, Talas, İstemihan, Bilge, Erbakan, Erdoğan, Türköne, Gül, Altaylı, İlker, Turan, Başbuğ, Ötüken, Ergenekon gibi. Halkın ise; bu kişilerin yaptığı, Türklük ve TC Devleti düşmanlığına, bir de ad ve soyadlarına bakarak; akıl ve düşünceleri karışmaktadır. Azınlıkların ileri sürdüğü, tahmini rakamlara göre, Türkiye'deki 27 etnik grubun, toplam nüfusu; 120 milyonu geçiyor! Türk kökenli vatandaşlar, bu sayıya dahil değil? Türkiye nüfusu ise, 1997 yılı sayımına göre; sadece 62 milyon! Türkler, Türkiye'de azınlıkta kalsa; herhalde 79 yıldır, devletin Türk adı da, Türk dili de silinir giderdi. Resmi söyleve göre, Lozan Antlaşmasıyla kabul edilen, azınlıkların ve İslam İnancında olmayanların oranı; yüzde birdir.
7- "Kimin ailesinde Ali, Haydar, Hasan, Hüseyin gibi isimler varsa, onların aslı Alevidir" . Bu yorumda "Alevi olunmaz, Alevi doğulur" sözü gibi, demogojik, anlamsız, bir görüştür. İslam Öğretisi, Müslümanlara; Hz. Muhammed ve onun ailesini (Ehli Beyti) sevmeyi ve sahabeleri hayırla anmayı, öğütlemiştir. Ayrıca bağnaz din adamları da, "Çocuklarınıza, İslami isim koyun; onlara Kuran'ı Kerimde geçen isimlerden veya Ehli Beyt'in adını verin" diye, sürekli telkinde bulunmuşlardır. Şiilik, Alevilik bir inançtır. İsteyen istediği zaman, Alevilik inancına girer veya çıkar. Alevilik;Yahudilik-İsraillik gibi, belirli bir ırka özgü, inanç da değildir. Halen Arap, Arnavut, Fars, Hindli, Ermeni, Kürt ve Türklerden insanlar, Alevi inançlarını sürdürmektedir.
8- Tarihte ve günümüzde; toplumun geri kalması, ileri gitmesi, girilen din, hükümetlerin uyguladığı siyasi politikalar, insanların benimsediği felsefi görüşler; doğuştan varolan, bir gruba ait olma, yani milli kimlik duygusunu silememiştir. Hz. Muhammet ve 4 Halife döneminde, mezhep, tasavvuf, tarikat,sünnet ve hadis yoktu? Mezhepler, bidat ve hurafedir! Kuranın, hangi ayeti; mezhebe, tarikata girin,parçalanıp:fırka ve hiziplere bölünün!Şii-Alevi ve Sunni-Ehli Sünnet diye ayrılıp, birbirinizle savaşın diyor?
a) İslamiyet nazari olarak;Ümmetçiliği ve Müslümanların;Din kardeşi olduğunu, Arab'ın Aceme, beyazın siyaha üstün olmadığını. Müslümanların; bir binanın tuğlaları gibi, birbirine eşit olduğunu bildirmiş!Ancak Araplar, Arap Milliyetçiliği yapmıştır. Veli, Pir, Evliya, İmam, Halife- Emirülmüminin, Şeyhülislam,Tarikat Şeyhi,Alevi Dedesi-Babası, İslam Alimi,Ulema, Müctehit, Müfessir, Mürşit, Kuran-ı Kerim yorumcusu olmak için; Arap kökenli, hatta Ehli Beytten;Seyyit-Şerif olmak gerektiğini, ileri sürmüşlerdir. Kendilerini Kavmi Necip olarak tanımlarken, Türkleri; İslam alimlerinin kötü gördüğü; Yecüc-Mecüc ve Kantura Kavmi olarak göstermişlerdir. Türk'ten evliya olamayacağını, Türklerin "Etrakı bi İtrak" olduğunu, ileri sürmüşlerdir. Halende aynı zihniyet sürdürülmekte olup, Türkiye'deki Diyanet İşleri Başkanlığının, dini günlerle ilgili hesaplamaları kabul edilmemekte, Suudi Arabistan; Türkiye'den, birgün önce Ramazan Orucuna başlamakta, bir gün önce Bayram yapmakta ve bir gün önce Hac ibadetini başlatmaktadır. İki görüş birden dağru olamayacağına göre, o zaman Müslümanlar; Hac konusunda ne yapsın? Kuran, tüm milletlere-insanlığa indirilmedimi? Niçin Arap ırkçılığı ve Arapçılık yapılıyor? Arapça; Allahın dilide, haşa Türk Dili ve Türkçe Alfabe cavırcamı!; Bilge Kağan ve Kemal Atatürkmü uydurdu?
b) Yine komünist sistemin ideolog ve uygulayıcıları: Sosyalist düzende insanların, eşit olduğunu, halkların farklı uygulamaya tabi tutulup sömürülemeyeceğini söylemişlerse de; Rusya, Yugoslavya ve Çin örneğinde görüleceği gibi; Rus, Sırp ve Çin milliyetçiliği yapılmış. O topraklarda yaşayan Moğol, Tibet, Türk, Arnavut, Boşnak, Pomak gibi halklar dışlanmış, ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmüş, üst yönetim görevlerine getirilmemişlerdir.
c) Çağımızın en büyük, süper devleti ve demokrasinin hüküm sürdüğü ülke kabul edilen, usa'da bile; Anayasa ve kanunlara göre, insanlar eşit denilse de, Güneydoğu Asya Kökenliler, Kızılderililer, Zenciler ile Hristiyan ve Yahudi inançlı olmayanlar; ekonomik-ticari hayatta ve bürokraside geri plana itilmekte, yükselişleri engellenmektedir.
9- Sorunlar, olduğu gibi kabul edilir ve sorun olmaktan da çıkarılmak istenirse; ülke şartlarına ve uluslar arası hukuka uygun, gerçekçi çözümler üretilerek, samimi uygulamalarla halledilir. Her şeyin bir kuralı vardır. Örneğin; Yangına körükle gidilmez, alev alan benzine, su dökülmez. İncir ağacından oklava,irmik unundan baklava olmaz.Ateş közü, elle değil, maşayla tutulur, maşanın da demirden olması gerekir, gibi. Butür kurallara uyulmazsa, kişi ya kendine, ya da çevresine zarar verir. Toplumsal ve bilimsel kurallara uyulmaması, toplumda huzursuzluk ve anarşi yaratır, ülkeyi de geri bıraktırır. Yanlış tespit, yorum, teşhis ve uyarıyı, dikkate almama; yanlış uygulamaya ve hastalığın artmasına yol açar. Para, emek, zaman boşa gider ve sorunda çözülmez. Sorunlu ülke insanı; güvenli, huzurlu ve mutlu olamaz, sağlıklı düşünüp, dengeli ve doğru karar verip, iyi iş yapamaz. Türkiye'nin; terör, enflasyon, trafik gibi sorunlarına; doğru teşhis koyup, acilen gerçekçi çözümler üretip,hemen uygulaması gerekir.
10-Bazı sözler düşünmeden konuşuluyor. Örneğin "Türkiye'nin %99'u Müslüman veya Bu çirkin işi, bir Türk, Müslüman yapamaz, Bunlar insan değil" gibi. İnanç konusu, kişi ile Tanrısı arasında, buna devletinde, diğer insanlarında karışmaya hakkı yok. Kişiler istediği dine inanır, isterse ibadet eder, istemezse etmez. Laiklik, din ve inanç özgürlüğü bunu gerektirir. Garip olan %99'unun Müslüman olduğu söylenen ülkede, son zamanlarda başörtü sorunu var. Okullarda, Kamu Kurumlarında giyilmesini engelleyen de herhalde diğer %1'lik kesim. Ayrıca inanç özgürlüğüne saygılıyız deniyor hem de Hristiyan, Yahudi ve diğer inançtakiler, yüzde birlik gibi küçük bir grupta toplanıp adeta yok sayılıyor.
11-İslamiyet ve Türkler: Türk Boyları; Gök Tanrı-Hanif, Şamanizm, Budizm, Mecusi, Mani, Nasturi, Musevi veya Hıristiyanlık gibi, tüm Dini İnançlara girmiştir:
a-Kitle halinde islamı kabul eden; ilk Türk boyu Karluklar,İlk devletler; Karahanlı, Kazan Tatar Hanlığı ve Oğuzlar-Türkmenlerdir:708, 751-840 ve 940-999 yılları arası. Birey olarak Türklerin İslam Dinine girmeleri;637 yılından itibaren başladı. İlk Müslümanlar; Irak- Tılafer Türkmenleri, Azeriler ve Ahiska-Mesketlerdir.
b-İdil – Kıpçak Tatar Devleti Hanı, Almış Han; 922’de Müslüman oldu ve hacca gitti.(*Halife olduğu halde, Hacca giden Osmanlı padişahı yoktur!)
c-Karahanlı- Uygur Devleti Hanı, Saltuk Buğra Han;Fars-Samani-Taciklerin etikisiyle 924 de Müsüman oldu. Sunni-Hanefi İslam İnancını, Resmi Devlet Dini Yaptı. Halbuki İnancın; gönülden, niyete dayalı olması gerekir.
d-Kuranı Kerim’de ve Hz. Muhammet döneminde;Ehli Sünnet- Sunnilik, Şiilik, Alevilik, Şafilik yani mezhepçilik, tarikatçılık ve tasavvuf yoktur. Hatta, Allah’ın Rahmetinin, birlikte olduğu belirtilip; fırkacılık, guruplaşmak, fitne, gıybet,nifak yasaklanmıştır.Peygamberimiz, sağlığında; K. Kerim Ayetleriyle karıştırılmasından,çekindiğinden;Hadis, Sünnet toplatmamış, yazılmasını istememiştir. Daha sonra 4 Halife ve Emevilerde;bu Hadis-Sünnet yasağını sürdürmüştür. Hadisler, peygamberimizin ölümünden 200 yıl sonra, Abbasiler döneminde derlenmiştir! Ör: İmamı Buhari; 816-878.
*TÜRKLERLE İLGİLİ YANLIŞ VARSAYIMLAR
-Tarihçiler iyice bilmediklerinden veya kasıtlı olarak Türk boylarıyla, diğer halkları veya Türk Devletleriyle, yabancıların kurduğu devletleri karıştırmışlardır. Bulgarlar gibi azılı Türk düşmanı olan bir kavmi bile, Türk gösterme garabetine düşmüşler veya Türklerle, ilgisiz icatları Türkler buldu diye, gençliği yanıltıp, kafaları bulandırmaya çalışmışlarıdır. Örnek:
A- Halklar:
-Kazak Türkleriyle; Slav Kossaklarını aynı, Ogur Kavmi olan Macarları; Türk,
- Moğolları; Türk, Balkar Türkleriyle; Slav Bulgarlarını aynı, Fin Ugor’larını; Türk,
- Abdal-Efdal-Usta Türk boyu ile ayrı bir millet olan Roman-Çingeneleri aynı.
- Karluk-Etrak-Başkurtlar ile Karduk-Ekrat-Kürtler, karıştırılmış?Hind-Ari Dil grubundan,bir İran kavmi olan; Kürd-Med-Karduk-Ekradlar; Türk-Etrak-Terek-Terakime-Türkoman-Karluk boyu diye,gösterilmiş?
- Uygur Türklerini; Çinli. Tatar Türklerini; Moğol. Kırgız ve Kazak Türklerini; Moğol. Özbek Türklerini; Moğol.Türkmen ve Yörükleri; Tahtacı, Alevi. Yine Yörükleri; Türkmenlerin bir kolu olarak göstermişler.Yörüklerin birkısmı:Oğuz kökenli, çoğunluğu:Karluk,Kanglı ve Halaç.
- Yenisey-Elegeş Kitabelerinde, Orhun Alfabesiyle yazılı; ÖKÜ ERTİL kelimesini; Kürt olarak okuyup, Kürtlerin adı; Orta Asya Türk anıtlarında geçiyor iddiası. Bu Kitabelerde Çinli, Tacik ve Soğd adı da geçiyor. Çin Alfabesiyle yazılmış kitabelerde var. Bu durum, onların Türk olduğunu mu gösterir?
- Müslüman İnançlı;Gürcü-Acara,Çerkez,Çeçen,Avar,Arnavut,Boşnak ve Pomakları; Türk!
B- Devletler:
- Bir Macar Devleti olan Avrupa Hunlarını; Moğol Devleti olan Avarları; Hazar-Kalmukları; Tibetli- Tangutları; Tabgaç, Topa,Kitan-Hatay ve Moğol Sienpileri; Türk.
- Cengiz Hanın Oğlu Cuci ve torunu Batu Han’ın kurduğu, Altınordu Devletine; Türk. Halkının çoğunluğu;Tatar,Başkurt,Çuvaş, ancak kurucu Hanedan Moğol?
- İÖ 12000,6400,4200-iö 2550,1650,1200,585,546,512,333 yıllarında Anadolu'da hüküm süren; Hatti,Karya,Lukka, Turuva,Tursaka, Turci-Turukki,Subar-Urartu,Tırak-Firik gibi, Devletlerin; Yönetici Hanedanı ile Halkın çoğunluğuna,Türk diyerek,Türkiyeyi;iö’den beri, Türk yurdu olarak göstermek!**Ancak,Kazım Mirşan’ın;Anadoluda Puroto Türkler, Haluk Tarcan’ın:Ön-Türk Uygarlığı ile Selçuk Silsüpür’ün;B. Türk Tarihi eserini, okuyunca:Türkiyenin, çok eskiden beri, Türk Yurdu olduğuna inandım!
- Akkoyunlu Devletini yıkan;İran, Fars, Safevi Devleti'ni; Türk göstermek,
- Bazı Çin Devleti, kurucu hanedanlarını,Türk göstermek.Ör; Chau, Hsia, Liang gibi.
- Irak’ta kurulan; Sümer-Kenger-Çik-Sarmat-Alan Devletine; Türk iddiası!
- Fas ve Tunus’ta;Göçebe Arap Bedevileri dışında;Günümüzdede Göçebe hayvancılık yapan, Tuareklere; Türk.*Birde,Göçebe hayvancı Berberiler var!
-Çanakkaledeki Turuvalılara (İÖ 3 bin-İÖ 1200);Türk?bkz:K.Mirşan:A.P,Türkler!
-İtalyanın kuzeyinde Etrurya bölgesinde;iö3 bin,1000-iö100 yılları arası egemen olan, Etrüskleri, Türk?Kazım Mirşan ile Adile Aydanın;ETRÜSKLER TÜRKMÜ İDİ, adlı eseri okuyunca,görüşüm değişti?
C- Yanlış Yorumlar, Görüşler:
- Bütün diller Türkçe'den türedi; Güneş Dil Teorisi.
- Türkler:Ortalık Asya'da;buzul,tufan-sel,kuraklık,çölleşme,salgın hastalık,kıtlık olunca; iö12 bin, 6400, 4200, 2000,1200 gibi yıllarda; Çin, Pasifik Adaları, Hindistan, Avrupa-Danimarka, Afrika; Mısır, Etopya ve Amerika'ya gittiler gibi, batılı tarihçilerin doğrulamadığı, göç yolları haritası çizmek? (*Ancak,son yıllarda bu göçlere ilişkin! Belgeler bulundu?)
- Etiler'in Türk olduğunu ileri sürüp,Anadolu'nun ilk çağlardan beri Türk Yurdu olduğunu iddia etmek. Etilerle ilgili yüzlerce yazılı tablet bulundu.Dillerinin Türkçe'yle, Alfabelerinin Orhun Yazısıyla ilgisi yok.(*Yeni Belgelere göre;Hatti,Karya,Lukka,Turuva,Tırak,Firik Türk?)
"Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlılar, 4 büyük, toplam 11 cephede aslanlar gibi çarpışıp, destanlar yazarak, zafer elde etmişler, ancak müttefikleri Almanlar yenilince, Osmanlılarda yenik sayılmış!? Yenilmediği halde, Padişahtan habersiz, Başbakan; ordunun terhisi, silahların teslimi, ülkenin işgali ve parçalanmasını kabul eden;Mondros ve Sevri imzalamış? Osmanlı Devletinide Atatürk yıkmış..! "
-Çin, Hint, Mısır, Mezopotamya, Girit ve Anadolu Medeniyetlerini; Türklerin kurduğunu ileri sürmek.
-“Türkler; Araplarla karşılaşınca;İslamın yayıcısı,Arapların; örf-adet-gelenek-görenekleri ile Şeriat ve Sünnetin; Eski Gök Tanrı-Hanif İnancı ve Türk Töresiyle uyuştuğunu görüp, hemen topluca Müslüman ve Türk-İslam sentezcisi olmuş”! Türkler; Arap ordularıyla;Kerkük,Tepriz-637 ve Semerkant-708’de karşılaştı. Azeri Babek ve Türkeş Hanı Sulu, Arap ordularıyla yıllarca savaştı. Arap orduları, eli kılıç tutan Türkleri öldürüp, çocuk ve kadınları; köle ve cariye yaptılar! Gördükleri Türk Eser, mezar ve Yazıtlarını; köksüz bırakmak için putperestlik suçlamasıyla yokettiler. Türk Yöneticiler baktılarki jenositle yokolacaklar!751-Talas ve 874-924,999 ‘da,Fars-Tacik-Samanilerin; gönüllere duygusal tebliği ile İslam Dinini; Topluca kabul ettiler; yani 200-300 yıl sonra!
D- Kasten Çıkarılan, Asılsız Varsayımlar:
-Düşünen, aklını kullanan Türkler; bunun, iddia edildiği gibi olmadığını anlayınca, inancı sarsılıyor, kendine ve devlete güvenini, büyüklere saygısını yitiriyor, aşağılık duygusuna kapılıyor. Almanya ve Fransa' daki Türkler; bu durumları yaşadıklarından, ya kabuklarına çekilmekte veya Türkiye'ye geri dönmekteler.
-Hamamı Türkler buldu. Günümüzde bile Anadolu'daki evlerin en az üçte birinde banyo, duş yok. Romalılara hamamı, Osmanlı Türkleri mi öğretti?Tuvaleti Türkler buldu, Avrupa'ya öğretti.Günümüzde bile köy evlerininin üçte birinde wc ve musluklu şebeke suyu yok.Tuvalet,00,wc,Hela,Kenef,Kılozet,Pisuvar,Lavabo,Abdeshane Türkçemi?
- Makarnayı Türkler buldu.
- Beyaz Peyniri Türkler Buldu. Döner Türk İcadı. Karagöz, bir Türk Orta Oyunu. Baklava, helva ve lokum; Türk tatlısı: Sibirya Türkleri; şekeri, bulguru bile bilmiyor!
- Yoğurdu Türkler Buldu. Avrupalılara öğretti.
- Lale soğanını Türkler geliştirip, Avrupa'ya tanıttı.
- Kubbeyi Türkler buldu, Avrupa'ya Türkler öğretti! İstanbul’daki Ayasofya Kilise-Cami-Müzesi ne zaman yapıldı ?(*500 yılında!Türklerin İstanbulu alışı ise 1453?)
-Türkler, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine; medeniyet, adalet götürdü. Türkleri çiçeklerle karşıladılar. Kardinal, "Osmanlı sarığı görmeyi, serpuş görmeye tercih ederim" dedi.
-Dünyada ilk üniversiteyi, Selçuklular kurdu.
-Osmanlı Devleti'nde demokrasi ve laiklik vardı.
-İbni Sina, Farabi, Harezmi ve Biruninin eserleri, yüzlerce yıl Batı Üniversitelerinde; ders kitabı olarak okutuldu? Bu bilim adamlarının kitapları, sapıtmış felsefeci diye, Osmanlı Medreselerinde dahi okutulmadı?Felsefe,Matematik,Astronomi,Tıp ve Türkçe dersleri: İslam Dinine aykırı diye;Fatih Sultan Mehmetin ölümünden,özelliklede 1600 yılından sonra: Medreselerden kaldırıldı? Vani-Ercişli Mehmet Efendi;Kuranın Türkçe anlamını ve Arapça- Türkçe Lügat hazırladı,diye?(1685)Görevden alınıp,Bursaya sürgüne gönderildi?
-Bir çok teknik buluşu Türkler düşündü, tasarladı, tam icat edecek iken, batılılar bunu alıp; kendi buluşu gibi ortaya sürdüler.
-“Amerika'yı keşfeden Kristof Kolomb'un yanındaki denizcilerden ikisi Türk'tü, Müslüman Türkler; Kübaya Cami yapmıştı”gibi? Bunların doğruluğunu tartışmak, yararsız, zaman öldürücü bir uğraş olur. Ancak,K.Mirşan-P.Türk Yazıtları,H.Tarcan- ÖNTÜRK UYGARLIĞI, Pr A.Erzenin-D.A.V.Urartular adlı eserleri ile Servet Somuncuoğlunun- Taştaki Türkler ve Damgaların Göçü çalışmalarını okuyunca;Anadolunun; 1071 Malazgirt değil? MÖ’den beri, Türk Yurdu olduğuna, bütün kalbim ve aklımla inandım!
E-Hayvanlarla İlgili Yanlış Bakış Ve Düşünceler:
“Keçi, ağaçların filizini yer; Ormanın düşmanıdır, Ormanı yokeder. İnek, Koyun; otları tazeyken yiyerek; toprağın neminin kurumasına, erozyona ve çöle dönmesine neden olur.” 1960’lara kadar İstanbul ve İzmir; yemyeşildi, 2014’de nasıl? Demekkki koyun,keçi yeşilliği yiyip yoketmiş!Pekiyi durum söylenildiği gibimi? Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde; inek, keçi ve koyun var, ama orman ve otlakta var! Hayvanlar, Doğaya asla zarar vermez!Siz hiç KEÇİNİN;Orman yaktığını,Balta veya bıçkı motoruyla Ağaç kestiğini,Ormandan Tarla, maden ocağı açtığını,Ormana izinsiz Villa yaptığını,fabrika kurduğunu ve 2-B ile Yağmacılık Affı çıkardığını, Orman emvali, kereste kaçakçılığı yaptığını,hiç GÖRDÜNÜZMÜ? Pekiyi Ormana, KEÇİNİN Girişini niçin yasaklıyorsunuz? Millletin, kedi, köpek ve keçisiyle uğraşacağımıza, kendi işimize, önümüze bakalım. Hayata Yörüğün gözüyle bakarsak: “Ev alma evlenirsin, Bağ alma bağlanırsın, Al deveyi güt davarı, Günden güne BEY olursun.”Demekki Devlet, Halkın çoğunun; yoksullaşıp; kömür, süt, Ramazan yardımına,Belediye iftar sofrasına, muhtaç olmasını istiyor!
*TÜRK HALKININ, MİLLİYET BİLİNCİ VE MİLLİYETÇİLİK DUYGUSUNUN; ZAYIF OLMASININ NEDENLERİ
1- Türklerin;okuma,yazmayı pek sevmemeleri!Okuma,Akledip,Düşünme ve Sorgulama Engeli nedeniyle yeni nesile;Tarih,Millet Bilinci ve Ulusal kültür birikimi,sağlıklı aktarılamamıştır. *Kürtler;iö 726’da,sarı-kırmızı-yeşil bayrak açıp!21 Mart Nevruz günü,SAKA’ya isyan başlatan, Kavayı unutmamış,biliyor ve her nevruzda,ateş yakarak anıyor?Bize yuh olsun!
2- Türk Tarihi araştırıcılarının çoğunluğunun,Türk kökenli olmaması; hatta bazılarının Türk düşmanı olmaları.Olayları ve gerçekleri saptırıp;Türklerin bilinçlenmesini,engellemişlerdir. *Bu konudaki meşhur örnekler:
a) Macar,Bulgar,Romen,Boşnak,Pomak,Kürt,Süryani,Laz,Pontos,Gürcü,Çerkez,Fin,Tacik, Hazar-Hazara, Avar, Soğd ve Moğollar; bir Türk boyudur, safsatası!
b) Buna karşılık, Türk boyu olduğunda, en ufak bir şüphe dahi bulunmayan;Ahiska- Mesket, Kıpçak, Gagauz,Özbek, Uygur, Kazak, Kırgız, Saha, Başkurt, Balkar, Tatar, Peçenek ve Kumanların; Türk boyu olmadıklarını ileri sürmek?Halbuki Türk Milliyetçiliği ve Turancılık kavramlarını ortaya çıkarıp, bunun felsefesini oluşturanlar; Tatar, Azeri, Başkurt, Kazak ve Uygur Aydınlarıdır.
c) İslamiyet öncesindeki Türklerin; Tek Tanrı İnancında (Gök Tanrı-Hanif Dini) olmayıp! putperest (Totemci, Pagan, Çok Tanrılı,Şamanist) olduklarını iddia etmek.
d) Dini İnanç ve İlahi duyguyla, etnik olguyu; birbiriyle karıştırmak, din ile milli kültürü, birbirine zıt, karşıt kavramlarmış gibi göstermek. Türkçe ad koymayı, putperestlik ve dolayısıyla günah olarak yorumlamak. Hz.Muhammed; İslam Peygamberi ve Müslüman olduğunda 40 yaşındaydı, arkadaşlarının çoğunluğu da öyle, hangisi Müslüman olunca; Sünnet oldu,çocuklarını sünnet ettirdi veya Arapça adını değiştirip, Müslüman ismi aldı? Peygamberimiz, çocuklarımıza güzel, anlamlı ad vermemizi istemiş, yoksa Arap adı verin dememiş! Arapça adlar, nereden Müslüman adı oluyor? Ad verme konusunda Türk tarihinden bir örnek verelim:
-Alper Tunga'yı; İranlı'lar Afrasyap, Araplar Dahhak, Çinli'ler:Metin- Mete'yi; Maotun lakabıyla anarlar. Genelde Tarihçiler; Tunga, Oğuzhan ve Mete'yi; birbirinden ayrı üç kişi veya aynı kişi olarak gösterir. Bu durum başka hükümdarlar içinde söz konusudur. Örneğin; Timuçin Moğol Hakanı olunca, Kurultayda Cengiz unvanı verildi. Osmanlı Sultanlarından; İstanbul'u fetheden 2. Mehmed'e- Fatih, Bayazıt'a- Yıldırım, Selim'e- Yavuz, Süleyman'a ise Muhteşem ve Kanuni, yine Osmanlı Kaptanı Hayrettin'e-Barbaros (Kızıl Sakallı) adı, Türkler veya yabancılarca verildi. 1934 yılında Soyadı Kanunu kabul edilince, T.C. Devletinin kurucusu Mustafa Kemal'e, ATATÜRK soyadı;TBMM'ce verildi.
3- Cumhuriyetten önceki Türklerde soyadı kullanılmaması:Türklerde soyadı geleneğinin olmamasını, göçebelik şartları, gelir azlığı ve bir de okur yazarlık oranının, düşüklüğü gibi nedenler etkileyerek;akrabalık bağının kısa sürede kopmasına, paylaşacak ortak geçmişi olmayan insanların,birbirinden uzaklaşmasına;dolayısıyla milliyetçilik bilincinin, doğmadan ölmesine yol açmıştır.Soyadı yokluğu nedeniyle insanlar;birbirini tanımlayabilmek için; Çolak, Gökgöt, Sarısidik, Gözükızıl, Kaz-Saf, Topal, Köse, Göde, Kör gibi lakaplar üretip, birbirini üzmüş ve bu;sosyal barışı,birlik beraberliği,toplumsal dayanışmayı, engellemiştir.
4- Türklerde; anlayış, yardımlaşma ve paylaşma duygularından daha çok; kıskançlık güdüsü hakimdir. Davranışlarını, mantıktan çok korku ve beklenti yönlendirir.
5- Yahudi, Ermeni, Japon, Çinli, Kürt ve Lazlardaki milliyetçilik bilinç ve duygusu, Türklerde yoktur. Örneğin:Tunceli-Mazgirtli; kış günü uzak bir köyde ölen,akrabasının cenazesine; 2 metre kara ve fırtınaya rağmen gitmekte,İstanbula göçünce,aynı mahallede oturup, varoş- getto oluşturabilmektedir.Durumu iyileşip iş kurunca, kendinden olanı işe almakta, kendinden esnafla alış veriş yapmakta ve kendinden olan sanatçının,müziğini dinlemektedir.
6- Doğal Afetler, Savaşlar ve yenilgiler sonucu, Türk Boyları; Ön Asya’ya, Balkanlara göç etti. Anayurdundan uzak düşen, geleneksel yaşam biçimini terkeden,Türk Kültür ve Türk Töresini, eski Türk adlarını bırakan,Ana Dilini;üçte iki oranında;Arapça,Farsça ve yabancı kelimelerle dolduran (*Bu nedenle Türkistan Türkleriyle anlaşamıyoruz!).İslamlaşmayı; Araplaşma olarak gören, Tarihi Göktürk-Orhun Damga Alfabesini bırakıp; ulusal bilincini, kimliğini yitiren, yönetirken yönetilen, bilgisiz, ilgisiz, akledip düşünmeyen, üretmeyen, geri, kuru bir kalabalığa dönüşen, bu halka; sanki öksüz, adsız, yoksul sığınmacı gibi; Yörük, Türkmen, Göçmen, Macır denildi!Türkler;Kuran İslamından uzaklaşıp;İmamı Gazali, Rabbani ile Nakşi-Nurcu-Menzilci,Fetöcü,Süleymancı vs Tarikata,Sünnete,Hadise, bidat ve hurafelere dayalı,Tasavvufçu Dindarlığa yönelince;bilim,teknik,sanayi ve tarımda; hızla gerileyip,yoksullaşıp,hatta devletini kaybedip, emperyalistlere sömürge oldu!
7- Türkiye toprakları ve Türk Halkı,1071’den buyana,(*1918-1923: İşgal, esaret ve sömürgelik dönemi hariç)Türk Devlet yönetiminde,kaldığı halde;Avşar,Alpagut,Apa-Altunapa,Kemer, Kıpçak- Saka,Kuman,Karaman,Orkun-Zorkun,Peçenek,Yatağan gibi Türk Boy ve oymakları; Batı Kültürü, şehirleşme ve teknoloji karşısında asimilasyona uğrayıp,Türk boy kimlik ve bilincini yitirip;yoksullaştırılıp,kuru kalabalıklara dönüşüp,Geçim Sisi içinde kaybolup gitmişlerdir!
8- İsveç, Danimarka, Belçika, Fransa, Avusturya gibi devletler;Niçin Türklük düşmanı? Nedeni; İskit, Peçenek, Kuman-Kun, Uz-Gagavuz, Kıpçak;Türk Göç ve Akınları ile Selçuklu ve Osmanlı Devletleri‘nin;Batı seferleri.Yine, Haçlı seferlerindeki yenilgi ve kayıpları! Türkler, ne tavizi verirse versin;Türklüğünü inkaredip,hatta dinini değiştirsin, yine batı kinini sürdürür.İşte Bosna-Hersekte yaptıkları,Amerika Kızılderili,İngiltere; Avusturalya Yerlileri(Aborjin,Maori),Afrikalı Zenci ve Cezayirlilerin jenosite uğratılması, Yunanistan (B.Tırakya), Bulgaristan,Ukrayna ve Moldavyanın; Türkleri dışlaması!
9- Saka-İskit, Büyük Kun, Göktürk gibi, eski Türk Devletlerinin;BATI SINIRI;*DEMİRKAPI GEÇİDİ olarak tanımlanmış.Tarihçelere göre;DEMİRKAPI:1)Azerbaycan-Dağistan arasındaki Derbent.2)Macaristan-Karpat Dağ vadi,geçidindeki Tuna suyu kıyısı. 3)Semerkant-Gissar-Buzgal geçidi. 4)Artvin- Arhavi-DEMİRKAPI Yaylası;iö12 bin-3 bin arasına tarihlenmiş;100 Kaya Resmi ve 2 Kurgan var! 5)Mersin-Mut Toros Dağları-Tarhuntaş;Demirkapı mevkii **BATI DENİZİ ise: Hazar, Karadeniz veya Akdeniz?* PURUM; Rum-Yunanistan, Bizans veya Roma İmparatorluğu!
10- Irak Türkmenleri; 1918-1926 yılları arası, Türkiyeden koparıldığı halde, niçin Abd, Arap ve Kürt zulmüne karşı, birleşip; tek yürek, tek yumruk, tek ses olmuyor? 2-3 milyon, Türk soylu (Irak nüfusunun;% 10’u)Halk; 32 ayrı sosyal ve 11-18 siyasi guruba bölünmüş. Irakta, 48 Türk Boyundan; Azeri, Akkoyunlu, Abdal, Avşar,Bayındır, Beydili-Bekdik, Barak, Bayat, Kanglı, Kıpçak, Akhun, Karakoyunlu, Kaçar, Kaşkay, Kuman,Karapapak, Özbek, Peçenek, Sabir, Saka, Türkmen, Terekeme ve Uygurlar yaşıyor. İ.Ö:6500- 3000,1000-500 ve İS 200-400, 637-900, 1040-1400 yılları arası bölgeye gelip yerleşmişler. 1918’den buyana, bir lider çıkıp, bu Türk Boylarını; Turan Kimliği, Türk Töre ve Kültürü ile Güvenli, Huzurlu Yaşama, Hedefi etrafında birleştirip;özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini başlatamamış! Ulusal konularda,Türkiye dahil,hiçbir devlet ve kuruluş,önder ve yardımcı olmamış? Türkmenler; dikkate alınmayan, öksüz, köksüz, itilip kakılan, bir sosyal grup olmuş. Dahada kötüsü; Arap ve Kürtler;ayırımcılık yapmasa, dışlamasa, kendinden kabul etse;bir tek bile Türk grubu çıkıp;biz Türküz demeyecek!Arapça, Kürtçe konuşmaya, asimile olup silinip gitmeye, çoktan razılar. İslamı, Araplaşmak olarak algılamışlar!Halbuki bütün Irkları, Anadilleri, Alfabeleri ve Tek Tanrılı Dini İnancı;sınav,uyarı,öğüt ve rehber olarak yaratan; Tek Tanrı-ALLAH. Ayrıca Irak Türkleri;Sunni ve Şii olarak,tekrar ikiye bölünmüş ve çoğu kimlik olarak Şiiliği seçmiş! Suriye;Halep,Bayır-Bucak,Türkmendağı Türkmenleride, Irak Türkmenlerinin, devamı ve aynısıdır!*Irak ve Suriye Türklerinin bir bölümü,iö 5bin-3 binlerden biri bu yörede,bir kısmı is 300’lerde,çoğu Abbasi döneminde;800’lerde bu yöreye yerleşmiş! Bir bölümü 1040-1071 sonrası Selçuklu hakimiyeti sırasında, Son olarakta Osmanlılar döneminde Türkler,bu yöreye iskan edilmiş!
SEKİZİNCİ BÖLÜM
ANADOLU VE TRAKYADA KURULAN DEVLETLER, YÖRE HALKLARI VE BÖLGEYE DIŞARDAN GELENLER
-Anadoluda iö(10 bin-6500,4200 veya) 3 bin yılından,20.yy kadar;30 ayrı kültür, egemen oldu ve medeniyet kurdu.iö Anadoluda:18,20,28,33 veya 80 Bölge devleti kuruldu.Yalnızca Akdeniz yöresinde 80 Antik şehir kalıntısı var.Bu şehirler,İÖ depremlerde yıkılmış. Anadoluda ilk birliği sağlayıp, İmparatorluk kuran: HATTİ-ATTİ(İÖ 2500-1650) ve ETİ-HİTİT(1650-1180)!
A) Asimile ve jenosit olmayıp; Anasır- Ekalliyet- Azınlık olarak kabul edilip, günümüzde de Anadolu ve Trakya’da varlığını sürdüren halklar: (1071-2011)
1- Arap;Sami,Arami,Akkad,Nebati,Asur,Süryani,Keldani,Bedevi,Fellah,Urban*1
2- Roman-Çingene
3- Bulgar-Voynuk-Sılav
4- Ermeni-Armenian (*İslam Dinine girenlerin çoğu; Alevi İnançlı)
5- Gürcü-Georgian- Acara-Adjara (*Acara:Müslüman İnançlı Gürcü)
6- Kadim Halk;Asuri-Süryani-Keldani-Nasturi-Nusayri-Dürzi-Arami-Sami-Akkad-Babil*2
7- Kürt-Ekrat-Karduk-Med-Medyen
8- Laz-Lazika-Lasica,Megrel-Colchis(*İslam İnançlı,Pontos.Yaşlılar Gırekçe konuşuyor)
9- Rum-Yunan (*Gırek-Helen Boyları: Aiakid, Aiol, Alkmai, İon, Dor, Onid, Sparta, Salamis)
10- Yahudi-İsrail-İbrani-Musevi-Jevish
11- Yezidi-Ezidi-Ezi (*Kendilerine özgü inançlı,Kürtçe konuşuyorlar)
B) İÖ Anadolu Halk ve Devletleri:
1-İ.Ö. Anadolu ve Trakya da yaşadığı bilinen, ancak zaman içinde asimile olup, tarihe karışan halklar: Hatti-Atti, Eti-Hitit-Neşa(*Hititlere bağlı;18 Yarı özerk eyalet-Beylik vardı!), Luvi, Hurri, Turuvalı, Tırak-Tıraçi-Tırabizon,Tire-Tirebolu-Tirmil,Karya,Kılıkya, Lidya, Lukka-Likya, Firik, Tarhuntaş?Ayrıca;As-Asya-Yas-Az-Azak,Alan-Oset, Cücen-Cücel-Cırkin, Canik-Can, Avar-Hazar-Kalmuk-Moğol,Kaşka-Kaşkay,Kimer-Kamer-Kemer,Kıpçak,Kuman,Peçenek,Gagavuz,Akhun-Kunak-Hunza,Apa-Altunapa,Sorgun-Zorkun,Macar-Sarmat-Sermet-Sekel, Tat-Tatyan-Tataş-Dadaş.
2-İÖ 2550,2295-2255 yılları arası,Akkad Kıralı Naram Sin’in;savaşta yenip,Babylon’a bağladığı; 17 Anadolu bölge, şehir, Beylik ve Kırallıklar:Ammana, Gusu, Bunana, Pakke, Uliui-KilAPAna!,*HATTİ-Pampa*,Kaneş-Zipani, Nur-Norşin, AMURRU-Huaruva, Parasi-Tissenki, Sedir-İsgippu,Tessi,Larak,Nikku-Urban,*TURKİ-İL SU NAİL*,Kursaurak-Tisbinki,*HURRİ* (*Hürü Apa= iö 552-529’da Ahiska-Sak-Saka-Tursaka-Mesket-Massaget-İskit Hanı;Tomris-Tomaris- Demir Hatunun,asıl adı!).
C) Anadolu,Kafkasya,Ortadoğu ve Trakya’ya, Akın ve Göç Eden; Türk Boyları:Türkler;İklim değişikliği,Buzul çağı,Sel,Tufan, Kuraklık,Çölleşme,Hayvan Hastalığı ve Düşman saldırısı gibi nedenlerle;iö7-12 kez;45bin,20, 15, 12,10 bin,6500,5800,3500,2000,1200,1000,500,*is13kez göçtü; 400-Hun,600-Sibir,900-Uz,Peçenek,1020-1300-Büyük OĞUZ,Halaç,Kıpçak,Kuman göçü!
1- İskit-Sak-Saka-Tursaka-Ahiska-Mesket-Massaget:* (İ.Ö:2635, 2500,1517,1200,925,879,740-İÖ726,680,645,612,590, 552, 546, 529, 522,516,512,329, iö200)
2- Karluk, Kaşkay,Kuman ve Kıpçak(İÖ:6,4,3 bin-İS 1000):Etrüsk,Tirhen,Pelask-Peçenek
3- Akhun ve Karluk (İ.S. 446)
4- Ağaçeri ve Sabarlar(İ.S.460)
5- Karay (656)
6- Kıpçak (l055)
7- Peçenek(1049,1071)
8- Kuman (9. yy, 1015,1071)
9- Uz-Gagavuz (l064,1071)
10- Türkmen ve diğer Türk Boyları:(1046,1071,1230,1400,1878,1912,1917,1952,1988);Son Büyük Oğuz Göçü-Türkmenler ile diğer Kafkas Göçmeni ve Balkan Macırı Türkler: Azeri, Ahiska -Mesket, Avşar,Balkar, Gagavuz, Halaç, Kaçar, Kanglı, Kazak, Kırgız, Karay, Karaçay, Kıpçak, Karapapak, Nogay, Özbek,Terekeme, Tatar, Uygur, Yörük..!
D) Eski Anadolu Halkları;
1- Azziler
2- Bitinya-Paphlagonia (İzmit-Düzce)
3- Can-Canik-Canit (Samsun-Canik, Erzincan, Tercan, Mercan)
4- Ermeniler (*Elvilei Selase; Bitlis, Diyarbakır,Erzurum,Elazığ,Sivas,Van)
5- Galatlar (Ankara)
6- Gaşka-Kaşkai- (Kastamonu)-Kaşkaylar!
7- Hititler (Kızılırmak Havzası-Çorum)
8- Hurriler (Elazığ, Dicle ve Aşağı Fırat).
9- Karyalı (Aydın,Muğla)
10- Karduklar (Fırat doğusu,Dicle,Zap boyu, Van gölü güney doğusu,esas Zağros Dağları bölgesi)
11- Kılıkyalı: Dağlık ve Ova (Adana-Çukurova-Mersin-Taşeli-Tarhuntaş-Toroslar!)*Kılıkya; Keçi kılından,Kılık-Kıyafet dokuyanlar yurdu!
12- Kapadokyalı (Nevşehir)
13- Komana-Komagenalı (Adıyaman).*Kuman-Kunlarla ilgisi yok!
14- Lukka-Likyalı (Antalya:Kaş, Elmalı ve Fethiye – Muğla)
15- Luviler(Çukurova, Silifke)
16- Lidyalı (İzmir)
17- Mitanniler (Hani Galbat-Diyarbakır!)*Maiteni-Medi:Dicle doğusu,Zap suyu ve Part batısı
18- Misyalılar (Balıkesir)
19- Pamfilyalı (Teke yöresi), Pisidya-Burdur, Isparta-Lykaonia
20- Pergamonlar-Perge (Manisa)
21- Rum: Grek, Yunan, Helen, İyon, Eolyalı, Dor, Pontos, Aka, Miken, Hellas
22- Sinoppeler-Paflagonia (Sinop)
23- Tat-Tataş-Tatyan-Tatvan-Dadaş(Erzurum,Bitlis)
24- Traklar-Tıraçi-Tıracan-*Etrak*-Etrüsk-Etrurya*Turuva-Tıroya (Trakya-Balkanlar)
25- Truvalılar-Tıroya (Çanakkale)
26- Urartular-Urartuklu-Uri-Huri-Hürü (Van)
27- Firikler(Afyon, Ankara-Polatlı, Eskişehir, Kütahya,Bilecik,Sakarya)
28- Saspires(Kars) ve İspir-Erzurum!
E) Anadolu da Egemenlik Kuran; Devletler:
1- HATTİ-ATTİ: iö6000,4000,3000-iö2550, Akkat-2255,1650-Hitit yıktı!
2- Hitit-Eti-Neşi:iö1650-1450,1180):Kavimler Göçü,Yunanlar veya İsrail-Hz Süleyman yıktı?
3- Med-Medyen:iö728-iö552-Persler yıktı.609-Urartu ve Kemer,605-Asur,590-İskit,585-Firik. *Kızılırmak kavisine kadar,Anadoluyu;iö595-581 arası işgal etti?
4- Persler (İÖ 555,546,516,512-334):Persler;iö546-334 arası,Anadoluda egemen oldu?
5- İskender-Makedon-Helen: (İ.Ö. 334-İ.S. 18,43)?
6- Roma-Anadolu Ege:(İÖ190,64,is18, 43-395).(*Roma İmp:İÖ 400,200,130-İS 395,476)?
5- Bizans (395,410-1071:Selçuklu,1206:Katolik Haçlı Seferi,1453:Osmanlı)?
6- Türkiye Selçuklu (1071-1243,1308)!- *Büyük Selçuklu (999,1040-1157)!
7- Moğol (1226-1344) İlhanlılar-Tebriz-İran(*Anadolu egemenliği:1243-1308)?
8- Osmanlı (1299-1918,1922) - (*27.12.1299-18.11.1922*)!
9- T.C. Devleti (*23 Nisan 1920 ve 29 Ekim 1923 &)!
F) Anadolu da Kurulan; Şehir ve Bölge Devletleri ile Anadolu'ya Akın Yapan Halklar
a- İ.Ö Kurulan Şehir Devletleri ve Bölgede Geçici Egemenlik Kuranlar:
1- Sümer-Kenger-Çik-Sarmat: (İö 3500-iö2276, 1975?).Ur, Uruk, Kiş, Tılafer.
2- İbrani – İsrail (İ.Ö 1300,1200,1075-İÖ 722, 587, İ.S 70-100)*iö1700 Mısıra Tehcir!
3- Akkad( İÖ 2340,2276-iö2159,2047,1728)
4- Elam (İö 3200,2550-iö2270,640)?
5- Babil-Babilon:İÖ2300,2047,1845,1728-iö1531,612,606-Med,546-Pers yıktı.
6- Mitanni:(iö1550,1475,1450-İÖ1350,1275,1267):Hani-galbat,Vaşşukani,Resulayn.
7- Komagene-Komana-Kom: Adıyaman-Samsat(İÖ 132-İS 102)
8- Firavunlar-Mısır-Suriye:İÖ3100,2670,2040,1550,1300-İÖ540-Pers,330-İskender,76-Roma
9- Hiksos:iö 1710-iö 1570(*Mısır ve Suriyede Türk Yönetimi!)
*10-TURKİ-TURCİ-TURUKKU(iö6500,4200-iö*2550,(*İLSU-NAİL-2255!),1650,1200,529!
11- Muşku (İ.Ö. 3000)
12- Pontos:iö 298-iö 63(*Doğu Karadeniz)
13- Gasgas-Kas –Kassit:İÖ 1700, 1531-İÖ 1223,1179!
14- Nairi:iö 2555-iö 1274,1208,iö 830-Asur yıktı.
15- Galatya:İÖ 280-iö274
I6- Sermet-Sekel-Sarmat-Karpat,Alan-Katalan,Bask-As:İÖ500,200-İS 200(*MACAR!- OSET?)
17- Kapadokyalı (İ.Ö 380-36)
18-Thrak-Traci-Tıraçi-Tıracan(iö6000,3500,2000,1500,1200-iö546,512!-Persler yıktı.* (Astana Boluk- Erenköy,Vize!)*Yerine; Sofya başkentli;Daci ve iö 341’de Makedon kırallığı kuruldu!
19- Thun-Hun-Hunza-Kun-Zorkun-Sorgun-Akhun-Kunak-Orkun-Orhun:Tarhuntaş!
20- **Etrüsk-Etrurya:iö5bin-3bin,1300-iö600,400,100(**İtalyan Alpleri)*
21- Lulubi:iö2230-2150
22- Gaşka-Kaşkay?(İ.Ö.3000, 1600-İÖ 1350, 1176):Kastamonu,Eskişehir,Çankırı!
23- Arzava-Lüvit-Luvi-Zaura:iö2000-iö1600,1180
24- Amazon!(*Karadeniz ve Ege):iö 650
25- Türik Bil-Göktürk:iö 879-is 420,580 (*Altaylardan-Tuna-Demirkapıya)
26- Pelask-Peçenek(*Balkanlar):iö 3 bin-iö 500
27- Misya- Mysia:iö 450
28- Karduk-İÖ 1600-İÖ1500,1200,800,555 Veya Med-Medyen;Şuayıp Peygamber?
29- Efes(İÖ 1700,1200-iö546,479,333)
30- Miletos;İÖ 1700,1300,1180-iö546,479,333
31- Hatti-Atti:İÖ3000,2500-İÖ 2255-Akkat,1650-Hitit!
32- As-Az;iö 1500
33- Eti-Hitit-Neşi:İÖ 1660-iö1450,1180 ?
34- Frig-Firik-Ayzen: İÖ 3000,1500,1176,800 –İÖ 684,671, 620,585-Med,546 ve 516-Pers!
35- Asur (İ.Ö 1155-900) veya 2480,1728,1375,1274,1157-iö612,605.Ninova,Med yıktı.
36- Subartu-Isıbura-Suvar:iö1517,879-iö726,714,590,552,546,512!
37- Girit-Minos:İÖ 6 bin, 3 bin,2 bin- İÖ 1800,1628,1180!
38- Grek-Miken-Aka-Di: İÖ 2100,1628,1500,1360,1184-İÖ 800, 546,516,334,133
39- Karya-Kar+luk:İÖ 6500,4600,1800-İÖ1531,1350, 1200, 546, 512, 333,133!
40- Urartu-Uruatri-Urarat-Biainili-Biane:iö1274,1208,1014,879,742,736,714,635,609-iö576,516!
41- Bergama (İ.Ö 321-iö133)
42- Pontos (İ.Ö 480,330-İS 343 ve1204-1461)
43- Turuva-Tıroya-Tıroas-Assuva-Viluşa:İÖ 3000-İÖ1380(Hititler),1194-1184,546,516,512,333!
44- İskit-Saka:(iö740,686–522,200)*8500,1517,879-iö726,679,645,625, 612,609,585,546,516!
45- Kimmer-Gimer-Kemer-Kamer:(İÖ 950,714-iö 650,645**iö714,676-iö 633,609,576-Med)!
46- Fenike(İÖ1200–iö520,200,190,140):1200 deki Kavimler Göçü Halkı,Muğla,Lübnan,Tunus?
47- İyon (İ.Ö 1184,800-iö 546,479)
48- Lidyalı (İ.Ö 3 bin,1280,687 – iö 546,333,133)
49- Lukka-Kar+luk:Karya-Lukka(*Likya-Gırek?):iö1800,1500-iö1300,1180,546,333!
50- Med-Medyen:(iö728-552)Veya iö4500,2925-iö2250,1300:Piştad,Kayani,Arioi,Arii.Hemedan?
51- Pers:iö555-iö330.(İÖ 546,516,512-iö330 Anadoluyu işgal ettiler.)
52- Makedon-Helen (İ.Ö 338-30)
53- Selevkos (İ.Ö 323-64)
54- Part (İ.Ö 249 – İ.S 228)
55- Antigonet (İ.Ö 218)
56- Uri-Hurri:iö8500,6400,5500,4200,3000,1475-iö2550,1950,1728,1686,1450,1274-Asur yıktı!
57- Guti-Kut-Kas-Kus-GUZ!: İÖ 2500-2250,İÖ1700!
58- Arşakuni-Eşganiyan:iöArtaksias-188,150-iö68,İS 428, 433(*Büyük Tigran:İÖ 134-54)
b- İ.S. Kurulan Devletler ve Bölgede Geçici Egemenlik Kuranlar;
1- Ağaçeriler (460)!
2- Romalılar (İ.Ö. 197,133,64 veya İ.S 18-395)
3- Bizanslılar (395-1453)
4- Sasaniler-İran (226 – 637,642)
5- Sibir-İspir-Sabir-Suvar-Sabar-Subartu-Isıbura (461-576)!
6- Hun-Kun-Kunak-Akhun-Hunza (363-396,446)!
7- Sermet-Sarmat-Karpat-Sekel-Alan-Bask-Macar-Oset (İÖ 500,200-İS 200 ve 628)?
8- Avar-Apar-Juan-Cücen-Cücel-Cırkin: (562-790) ve Hazar-Hazara-Kalmuk (656 – 965)
9- Gürcü: Tiflis (299, 1258, 1603-1800)
10- Ermeni:Sivas, Erzurum, Erzincan,Elazığ, Tunceli, Bitlis, Muş, Van, Diyarbakır yöresi.(* Fars, Roma ve Bizansa bağlı yöresel yönetim); İÖ 188-İS 428.*NOT: Türkler, 1071’de Anadoluyu; Ne Gürcü,Ermeni,nede Kürtlerden aldı. Bunlar, Bizans halkıydı. Türkler, Bizansla savaştı!
11- Araplar: Arami, Asur, Akkat-Babil, Sami, Amurrular.* Halifeler (632-661), Emeviler (661-750), Abbasiler (750-1040,1171,1258-Moğol), Şeyhoğulları (868), Hamdaniler (930)
12- Eyyubiler (l171-1228,1250-Mısır,1348-Şam) ?
13- Kıpçak Memlukluları (1250-1383) !
14- Çerkez Memlukluları (1383-1517-Osmanlı)?
15- Büyük Selçuklular (999,1040,1071 -1157) !
16- Türkiye Selçukluları (1071,1085,1092-1243, 1308)!
17- Trabzon Rum- Pontos Devleti (1204-1461)
18- İlhanlı Moğolları (1226-1344)* Moğolların;1243-1308- Anadolu Egemenliği
19- Kılıkya Ermeni Krallığı (1274-1375): Zeytun(Andırın-K.Maraş) ve Hatayın bir kısmı ile Feke, Saimbeyli,Tufanbeyli.*Memluklulara bağımlı yönetim?
20- Timurlu Dönemi (1402) !
21- Karakoyunlular (1380-1469)!
22- Akkoyunlular (1350-1502)!
23- Safeviler (1507-1515: Anadolu'daki hakimiyetleri)!?
24- Osmanlılar (27.12.1299-30.10.1918, 18.11.1922)!
25- Ruslar (1878-1918)
26- İtalyanlar(1918-1920).İstanbul-1923
27- Fransızlar (1918-1922-Adana,1939 Hatay).*İstanbul:1918-1923
28- İngilizler (1918-1923)
29- Yunanlılar (15.5.1919-09.9.1922):İzmir, Ege.* İstanbul ve Doğu Tırakya:1918-1923
30- TC Devleti: 23.04.1920 - 29.10.1923’de Kuruldu!!!!
*AZERBAYCAN YÖRESİNDEKİ DEVLET VE HALKLAR
A- Azeri Türklerinin, Etnik Köken ve Menşelerinin Dayandığı, Türk Etnosİarı-Proto Türkler:
1- İÖ12 bin-6500-4000 yılları:Kıpçak,Kimer-Kemer-KAM+ER,Karluk,Kaşkay,Manav-Anav
2- İÖ 3bin- 2 bin yılları: Kun-Su-Bun, İskit-Saka-Sak, Turci-Turukku-Terekeme-Terek
3- İ.Ö. 1500-500:Saka-Ahiska- Massaget-Mesket: Hanları; Alper Tunga, Tomris Hatun
4- İö Yörede kurulan Devletler:Atropatena,Albaniya,Manna,Maday,Med(714-552), Nairi, Subi, Kas- Kaspi, Kut-Guti, Lullube, İskit-Saka,Turukku-Turci,Hurri,Hatti-Atti,Urartu-Urartuklu…
5- İÖ 1200-900-800 ile İS 200 ve 446-576 yılından itibaren, bölgeye gelen; Oğuz Kağan-Oğuzlar, Akhun,Ağaçeri,Kuman,Ahiska-Mesket,Karapapak,Terekeme,Kanglı, Saspir-Suvar-Sabir- Sibir, Peçenek, Kıpçak, Uz-Oğuzlar (Türkmenler),Avşar,Halaç,Kaçar,Kaşkay, Karluk gibi diğer Türk Boyları.
5-1020,1040,1071-1502:Müslüman Oğuz Göçü:Bayındır,Bayat;Akkoyunlu,Karakoyunlu Boy, oymak, oba.
B- Azeri Sözcüğünün Anlamına İlişkin Görüşler:
1- Azar (Farsça): İncitme, kırılma, zulüm, küskün, paylama, küçük düşürme. Azgınlık, Azmaktan; Çocuk, sokakta azar.
2- Azer (Farsça): Mecusilere göre güneşe memur meleğin adı. Ateşe tapan, mecusi. Azer: Ay ve Gün adı.*AZERBAYCAN; BU YÖRENİN, TOPRAKLARIN,FARSÇA ADI. Tıpkı Türkiyeye; Küçük Asya ve Anadolu-Anatolia dendiği gibi.Azeri kelimesi; bu yörede yaşayan insanların; Siyasi kimliği, Vatandaşlık adı olmuştur? Hindu asıllı Müslümanlara; Pakistanlı denilmesi gibi.
3- Hazer (Arapça): Çekinme, korunmak, kaçınmak,
4- El Hazer (Arapça): Sakın!
5- Hazar (Arapça) : Bir şeyi bir kimseye vermemek, menetmek.
6- Hazar: (Arapça): Sulh zamanı, barış durumu, huzurlu olma, mukim olmak.
7- Hezar (Farsça): Bin, pek çok , bülbül.
8- Hazire (Arapça): Etrafı duvarlı bahçe, mezarlık.
9- Hazire (Arapça): Bir bölük asker, topluluk.
10- Azur (Farsça): Aç gözlü, hırslı, cimri.
11- a) AZERİ (Özel isim): Azerbaycan Türklerinden olan kimse. İ: iyelik eki; Aidiyeti gösterir. b)BAY;Buğ, bey, bek, beğ,biğ: Zengin, saygın, yönetici,erkek.*Kadın ise BAYAN!
12- İrani;İranlı.* Arabi; Arap kabilesinden gibi.
13- HAZARLAR: (Özel İsim): (651-965) yıllarında Hazar Denizi çevresinde Kalmuk – Moğol hanedanlığınca kurulan, halkı içinde; Azeri,Ahiska-Mesket, Balkar, Karaçay, Kumık, Nogay, Tatar, Karay, Karapapak ve Terekeme Türk boylarınında olduğu bir devlet.
14- Azer (Başkurtcada): Hazır anlamında kullanılan bir kelime
15- Hazağar (Türkçe): Sanırım, zannedersem, belki.
16- Ağaçeri-Azeri!
17- Hazar-Azer:Az+Er. *AZ: Çok olmayan, az sayıda.* ER: Asker, Erkek.* AZA: Üye, vücut parçası, organ.* Az: Azak Denizi, *Azık:Azmış,Katık,Yolcu yiyeceği.
18- ASLAR: Göktürk Devleti halkı;As-Yas-Yazığ-Az-İz! As-Az;İskit-Saka-Kıpçak Türk boyunun bir kolu. *AS:İlk,aslı,esası,enbaşta,asıl olan, bir, asmak. ASER; As+eri, As Askeri, Asker. Asi, Asabi, Asmak, Asa, Asalak. Asan; Kolay. As: Asuva, Arzava, Asya, Astargan, Astragan, Alas, Alasya, Astana boluk,ManAS, Aspir- Saspir-İspir.
C- Azerbeycan’a Komşu Halklar ve Devletler:
-Ermenistan, Dağistan, Gürcistan, İran, Türkiye ve Hazar Denizi karşısındaki Türkmenistan.
D- Azerbaycan Yöresinde ve Bölgede Egemenlik Kuran Halklar:
1- Elam ve Sümer?
2- Akkad-Asur-Sami-Arami-Babil:Arap
3- Urartuk-Haldi-Kut-Guti!
4- Turan:Oğuz-İirk-İürki-Turci-İskit-Saka-Kıpçak-Ahiska-Mesket!
5- Med-Medyen-Media:İÖ 1300-iö 1000 veya iö 728-iö 555,552
6- Pers
7- Makedon-Helen-Selevkos
8- Sasani
9- Bizans
10- Selçuklu!
11- Harzemşahlar!
12- Moğol: Avar, Hazar-Hazara,Kalmuk-Kakmuk, İlhanlı, Altınordu,Çağatay?
13- Timurlu!
14- Karakoyunlu!
15- Akkoyunlu!
16- Safevi-Fars?
17- Osmanlı!
18- Rus
19- İngiliz
20- İran
21- Ve diğer: Gürcü, Ermeni, Tat, Sarmat- Sermet-Alan ile Arap (Emevi ve Abbasi)
*** E-Can Ekinin Anlamı: Can, Frasça bir kelime;
1-Can: Ruh, nefis, nefes, varlık, öz, güç, dirlik, gönül, yaşam, hayat, dost, inanç kardeşi, yakınlık, sevilen. Cansız: ölü, güçsüz.
2-Canik-Canit:Samsun, Erzincan, Gümüşhane,Tunceli ve Elazığ yöresinde yaşayan Halk. Erzincan, Tercan, Mercan Halkı. Samsun’un eski adı Canik’tir. Canikler, Hitit halkı olabilir. Bu halk, Dini inanç olarak Aleviliği seçmiş. Türklüğü kabul etmiyorlar. Sol siyasi görüşteler. TC Devleti ve Türk Milleti aleyhine; Jenositci Ermeniler ve ayrılıkçı, ırkçı Kürtlerle işbirliği yapıyor, dhkpc,asala ve pkk-kck’ya destek oluyorlar.Türkleri:kendilerine;1915’de Tehcir, 1937-38’de Jenosit uygulamakla suçluyorlar! Benim anlamadığım şu:Haydi İ.Önceki Türkleri saymayalım. Türkler:1071 tarihinden,1915 ve 1937 yılına kadar; jenosit uygulamak için neden 844 yıl beklemiş? Ayrıca Türkiyedeki 27 farklı Azınlık: jenositci Türklerden; Anadilini, Kültürünü, Dini İnancını, Milli kimliğini, Irki Genini; Nasıl korumuş, asimile bile olmamışlar?
*ANADOLU’YA TÜRK GÖÇÜNÜN NEDENİ
A-1)Türk Boylarının önemli bir kısmı, Ortalık Asya’dan; topluca Kafkasya,Ortadoğu, Balkanlar ve Anadolu’ya göçetmiştir.Şu an, Dünya milletleri nüfus sıralama¬sında:3, 5 ve 8. olan Türklerin: (*Resmi:150-Gerçekte:300-500 milyon nüfus), bir kısmı; Türkiye’de yaşamaktadır.
2)Türkistan- Ortalık Asya tarihine kısaca göz atarsak; En belirgin hususun, Türk Boylarının birbirleriyle ve komşularıyla sürekli Savaşmaları olduğunu görürüz. Göktürk, Uygur dönemine bakarsak; istikrar, güvenlik ve huzur için Anadolu’ya göçüldüğünü anlarız. (bkz: 43,53,67)
3)Bazı araştırmacılar, Türklerin:Ortalık Asyadaki Büyük İklim Değişiklikleri;Aşırı kar yağışları, Dondurucu Soğuklar, Buzullaşma, Seller, Kuraklık, Çölleşme, Salgın Hastalık, Hayvan ölümleri, Kıtlık,Açlık gibi, Doğal nedenlerle: Boy,oymak ve obalar halinde; ılıman bölgelere göçettiklerini,belirtmektedir.Bu kitlesel göçler, diğer halklarıda etkilemiş ve Kavimler Göçüne dönüşmüştür.*Çinden kaçıp,batıda Rusa,Farsa,Araba,Kürde,Ruma Tutuldular!
B- Kafkasya,Kırım,Balkanlar,Ortadoğu ve Anadoluya Türk Göçleri:
a) İÖ 12 bin,9300,8700,6500,4200,3800,2635,1800,1200,879,726,546,330,İÖ 100
b) İS 156-216,350-450-HUN,580, 900-1250-Peçenek-Kuman-Gagavuz.1071’deki Müslüman Oğuz göçü,son toplu Göçtür.Ayrıca siyasi nedenle Türk Halkları,zorla, kitlesel olarak göçettirildi. Örnek:1552,1683,1690,1774,1821-1829,1877-1913,1917-1926,1944,1949,1954 ve 1988! c)ERGENEKON:Amerikalı Kızılderili, Afrikalı Zenci,Çingene-Roman,Batı Sibirya Baltık halkı; Lapon- Sami,Vietnamlı,Cezayirli,Yahudi(3-5 defa) ile Avusturya ve Yeni Zelandalı; Aborjin ve Maorilerle birlikte,Tarihte;ençok sürgün ve jenosite uğrayan,Halk;Türklerdir!Türk Tarihinde; onlarca Ergenekon olayı vardır!Örnek:İÖ 2635,1800,1184-Turuva,726,590,546, 516,512,333,326, 200, 100-Etrüks-Etrurya-İtalya! Ve yine İS 156-216,580-Göktürk,637-Azeri, 708-Semerkant, 900-1250,1552,1774,1821-1829,1877-1913 ve 1918- Bakü, 1941-1944, 1949, 1992- Hocalı, Karabağ gibi! Türkler, bize; jenosit uyguladı diye; 20 ülke parlamentosundan karar çıkarttıran;Ermeniler: 1 mn ile 3 mn arası, jenosite uğratıldık iddiasına rağmen, halen TC Devleti Ülkesinde;200 bin civarında nüfusla bulunmaktadır! Ancak, kadim Türk Yurdu olan;bugünkü Ermenistan devleti ülkesinde;ne kadar Azeri,Karapapak,Borçalı, Terekeme ve Ahiska-Mesket Türkü var? Karabağ ve Hocalıdaki Türklere; 1992’de ne oldu? Abd, Kanada, Fıransa ve Avusturalyadaki Ermeniler; Bu ülkelere ne zaman göçtü? Bizans döneminde (395-1071) Ermenileri:Hatay,Maraş, Adana, Kırşehir, Konya,Kastamonu,Kırşehir, Bilecik, İzmir, Selanik ve Bulgaristana: Tehcir ettiren Türklermiydi ve Niçin bu Tehcire başvuruldu? 1915 yılında Ermenilerin; Suriye ve Lübnana Tehcirini; kukla Osmanlı yöneticilerinden isteyen; Almanlardır! Nedeni ise Ermenilerin;Almanlarla işbirliği yapmayıp, Rus ve Fıransızlarla anlaşması ve bunların ordusuna katılıp, kendi devletine karşı savaşmasıdır. Bir halkın, zorla yurdundan, başka yere göçettirilmesi yanlıştır. Devletin,tehcir yerine, doğrudan; cephedeki Askere ikmali kesen; silahlı Ermeni hınçak ve taşnak örgütlerini, cezalandırması gerekirdi! Ayrıca Yunanistandaki Türkler ile Türkiyedeki Rumların; Mübadelesi kararını alan; İngiltere ve Abd’dir.15 Mayıs 1919-9 Eylül 1922 tarihleri arası, Egeyi işgal eden ve TC Devletiyle savaşan; Yunan ordusundaki askerlerin; yarıya yakını; Türkiyedeki Türk vatandaşı Rumlardı! TC’nin bunları; yargılayıp cezalandırmasını önlemek için 1923 de Lozanda Mübadele kararı alındı! Yinede Batı Tırakya Türkleri (250 bin kişi); Rehin bırakıldı! Ayrıca Batı; savaştan önce söz vermesine rağmen; Doğuda Kürt devletini kurdurmadı! Nedeni; ilerde Kürt Milliyetçilerini:TC Devletini; yıpratıp, bölmek için kullanma amacı! Birde Ermeniler: Büyük Ermenistan Devleti için;Doğu ve Güney Doğu Anadolu Topraklarının; boşaltılmasını ve Kürtlere:Kuzey Irak, Kuzey Suriye ve İranın Batısının verilmesini istiyor! Türkiyeyi sözde yöneten,münafık,şeytanın evliyası,azınlık kökenli;etkili ve yetkililerde:1978,1984-2016 yılları arası, Kürt Halkını; pkk, kck,dhkpc,asala işbirliğiyle;huzursuz ederek, yönlendirerek, hayvancılık yapan halkın; yaylaya çıkmasını yasaklayarak,kom,mezra,hatta Diyarbakır-Surdaki evlerini yakıp yıkıp, dahası öldürerek; doğudaki köy,kom, mezra, hatta ilçe ve illerden; Zorla Batıya Göçettirip, Ermeniler için Doğu Topraklarını boşalttırdı? İnsanlar; akledip düşünüp, Tarihini öğrenip; ders, ipret, öğüt almazsa; Atalarının başına gelen felaketleri; tekrar yaşayıp, üzülürmüş! Osmanlı Devletinin, yıkılma nedenlerinden biride: bazı azınlıkların ve bir kısım tarikatların; sömürgeci düşmanlarla işbirliği yapıp, fitne ve isyan çıkarmasıdır. 1914 ile 1938 yılları arası; dini ve ırki amaçlı; 22 isyan çıkarıldı!Örneğin:Arap(*İsyanlar;1540-Cezayir;Barbaroslara,1800;Yemen ve Lübnan?), Yahudi, Kürt, Çerkez, Ermeni ve Rum isyanları gibi. Adaletli ve dürüst davranıp, devletine ve vatanına bağlılık ve fedakarlık gösterenleride;hayırla yadetmek gerekir. Gürcü, Laz, Boşnak ve Pomaklar; hem Birinci Dünya, hemde İstiklal Savaşında; Devletin yanında yer alarak, Vatan savunmasına katılmıştır.
C-ORTALIK ASYAYI,BATI EMPERYALİZMİ GÖZLÜKLÜ;RESMİ TARİHE GÖRE DEĞERLENDİRİRSEK:*Gerçekte Göktürk Devleti;580 yılında yıkıldı! Yerine,Göktürkler olarak anlatılan; Orhun-Uygur Devleti kuruldu.*
1) 552 yılında Göktürkler; Avarları yenerek bağımsız oldular:
- Göktürk lideri İlteriş Kağan; Çinle 17 defa, Kitan-Hatayla 7 defa, Oğuzlarla 5 defa savaştı!
- 606 yılında Göktürklere bağlı, Oğuz ve Salarlardan; 100 bin çadırlık bir grup, ağır vergiler nedeniyle, Göktürklerin yönetiminden çıkarak, Çin’e göç edip yerleşti.
-630 yılında Uygurlar, Tarduşlarla işbirliği yaparak, Göktürklerle savaştılar.
- 630 Yılında Çinliler, Göktürkleri yenerek; 1. Göktürk Devletine son verdi.
-Araplar; 637-642 yılında İranı ve Azerbaycanı, 708’de Türkistan- Semerkantı işgal etti.
- 680 Yılında Göktürkler, yeniden bağımsızlıklarını kazandılar.
-Bumin ve İstemi Kağan; Çin, Kitay, Tatabı ve bazı Türk boylarıyla 20 defa savaştı.
-Gültekin; amcası zamanında; 13 savaşa katıldı.
-Gültekin Komutan olunca; Oğuz, Kitay, Tatabı ve Çinle 12 defa savaştı.
-Bilge Kağan, Tacik-Soğdlarla savaştı.
-742 yılında Oğuzlar, Göktürklere karşı ayaklandılar.
-743 yılında Oğuzlar, Uygurlarla birlik olarak Göktürklere saldırdılar.
-744 yılında Basmıllar, Göktürklerle savaştılar.
2) 744 Yılında Uygurlar, Bağımsız Devlet oldular:
-744 Yılında Uygurlar, Basmıllarla savaştı.
-744 Yılında Uygurlar, 2. Göktürk Devletine son verdiler.
-747 yılında Oğuzlar; Tatarlarla anlaşarak, Uygurlara saldırdılar.
-750 Yılında Oğuzlar, Kırgızlar ve Çinliler, anlaşarak; birlikte Uygurlara saldırdılar!
-750 yılında Uygurlar; Çik ve Tatarlara karşı savaştı.
-751 Yılında Karluklar; Araplarla anlaşarak Talasta Çinle savaştılar.
-786, 788, 789 yıllarında Uygurlar; Tibetle savaştı.
-795, 805 yıllarında Uygurlar; Tibet, Karluk ve Kırgızlarla savaştılar.
-820-840 Kırgızlar:Uygurlarla 20 Yıl savaştı; Uygur Devleti yıkıldı ve Kağanı öldürüldü.
-840 Uygur Halkı, kendilerine saldıran Kitan-Tunguz'larla savaştı.
-847, 905 Yılında Uygurlar, Çinle savaştı.
-911 Uygurlar, Çinle savaştılar.
-924 Yılında Uygurlar, Kitanlarla savaştı.
-924 Yılında Moğollar, Uygarlara saldırdı.
-933 Uygurlar, Tibetle savaştılar,
-1010, 1026 Yılında Uygurlar, Çinle savaştılar.
3)Uygurlar; önce Hun (İ.Ö.312-İ.S.216), sonra Avar (216-552) ve Göktürklere (552-744) tabi oldular. 1209’ da Cengiz Han’ın, 1280’ de Kubilay Han’ın, 1346’ dan 1422’ ye kadar da Çağatay Hanlığının egemenli¬ği altında yaşadılar.
4)Çin’de; 581-608 yılları arasında Sui Sülalesi, 618-905 Tang Sülalesi, 960-1279 yıllarında ise Sung Sülalesi hüküm sürmüştür. Türk Devletleri ve Çinliler genelde;birbirleriyle karşılıklı iyi geçinme,siyaseti uygulamışlardır.Türkler, Çinle;tarih boyu savaşmış ise de Çin’i egemenliği altına alıp, yönetmek istememiştir. Çinliler; güçsüz iktidar ve karışıklık dönemlerinde; hediye, yiyecek vererek, Türk Boylarını birbirine düşürerek, diplomasi tekniğiyle iyi geçinmiş. Türkleri sınırlarından içeri sokmamış, onları sınır bölgelerinde tutmuş. Güçlü dönemlerinde ise savaşıp Türkleri yenerek; kendine bağlamış, sınır boylarına iskan etmiş, uyguladığı kültür politikasıyla asimile etmeye çalışmıştır. Örneğin;Çoğunluğu İslam inancındaki Hui ve Dungan'lar; asimileye uğramış ve evlenme yoluyla Çinlileşmiş Türkler olabilir!*Çinin;Türklere saldırı ve savaşları: is48,87,216,402,580,602,624,639, 648, 742,751 ve 924!Görüldüğü gibi,Türkler;Çinin; fırtınalı, nemli YAĞMUR’undan,korunmak için Batıya göçmüş, ancak buradada İran-Fars,Arap, Bizans-Rum,Rus-Sılav,Cermen,Fıransız,İtalyan,İngiliz DOLUSUNA tutulmuş!
*ANADOLU VE BALKANLARA, TÜRK AKIN VE GÖÇLERİ
- Türkler, Anadoluya; İÖ 12 bin,6500,4200,2635, 2350, 2200, 1800, 1517, 1200 de; As,Saspir,Az,Uz,Ok,Karluk,Kaşkay,İskit,Manav,Kemer,Sibir,Turci,Etrüsk,Tir; Türk Boyları geldi.
- İÖ900,726-714,653-625,İÖ585,546,516’da Sakalar;Çin, Med ve Perslerle savaştılar.
- İÖ141-120 İdil Balkarları (Balkar, Kıpçak, Çuvaş, Başkırt, Sabir)
- İ.S. 216 Kumanlar (Kundur, Kumık, Karaçay, Karapapak, Terekeme...)
- 359-398 Hunlar, 440-568,576:Sibir-Sabir-Suvar-Savur, Akhunlar ve Karluklar.
- 460 Kıpçaklar; (Ahıska-Mesket, Kemer, Kuman, Tatar)
- 9,10, 12. yy Kıpçaklar: (Daha sonra bu "bölgeden Mısıra gidip; Tolunoğlu: 868-905, Akşit-İhşid; 933-969 ve Kıpçak Memluklu-Kölemenler Devletini: 1250-1382 Kurmuşlardır.)
- 1187,1210,1220’den 1308 yılına kadar,Moğol baskısı nedeniyle Türkiyeye aileleriyle birlikte göçeden;Uygur,Kanglı-Horzum,Özbek, Türkmen,Afşar,Halaç,Kaşkay,Kaçar-Koçer ve Azeriler.
- 1021,1040, 1071,1157-1243,1308 Selçuklu ve 1299-1918,1922 Osmanlı Devletini; Son Büyük Müslüman Oğuz Göçüyle gelen, Türkmenler kurdu.
- Rus baskısıyla Türkiyeye göçler: 1552, 1774,1783,l830,1860,1878,1917,1920.
*BALKANLARA TÜRK GÖÇLERİ
-İÖ6400,4200, 3 bin,1000,750-500: Etrüsk-Etrurya, Tirhen, Tırak, Turuva, Tursaka, Turci,Kemer.
-İÖ 200- İS 200: Alan, Sarmat- Sermet-Sekel’lerle birlikte
-İ.S. 378,461-550,576: Avrupa Hunları-Macarlarla birlikte; Kun-Kuman,Kemer
-679: İdil Balkarları-Tatar Türkleri, Kıpçaklar.
-830-1091: Peçenek : Oğuz Boyu
-9-11.yy: Uz-Gagauz
-10-13.yy: Kuman-Kun: Kıpçakların bir kolu. 1034, 1071, 1087 de Balkan-Rodoplara ve Anadoluya yerleştiler. Bizans, bu Türkler için İncili: Türkçeye çevirtti!
-1354,1461-1774:Osmanlı;yıktıkları,Karaman,Menteşe,Aydın,Saruhanlı,Dulkadirli ve Kozan Beyliğine bağlı; Türkmen ve Yörükleri: İlerde birleşip, tekrar Beylik kurmasın diye; Balkanlara ve Kıprısa; zorla iskan ettiler. 1878 ve 1912’den sonra, geri dönüş başladı.
*ORTA ASYADAKİ YER VE BOY ADLARININ, ANADOLUYA ETKİSİ VE BENZERLİKLER
1- Yenisey ve Orhun Bölgesinde bulunan; Ötügen Ormanı adı ile Honamlı Yörüklerinin bir kolu olan; Ötgünlü Yörük Obası.
2- Orta Asyada Maveraünnehir bölgesinde akan; Seyhun ve Ceyhun Irmakları ile Çukurova’daki Seyhan ve Ceyhan Irmakları. Özbekistan ve Konya; Taşkent şehri.
3- Kazakistan ve Kırgızistan arasındaki Aladağlar ile Adana Aladağ İlçesi ve bölgedeki Aladağlar silsilesi.
4- 450-564 yılları arasında merkezi İran olmak üzere, Hazar kıyılarından K.Hindistan’a, Afganistan’a ve İç Asya’ya kadar, büyük bir devlet kuran Akhunlara; çevre ülke halklarınca verilen ve o dönemde yazılmış arşiv belgeleri, eserlerde rastlanan adlar: Abdel,Haita- Haytal, Huna, Hunnoi gibi. Bu adlardan Abdel ve Haytal adı bize hiç yabancı değil, bugün Anadolu’nun birçok bölgesinde Abdal, Havna-Huna, Hayta adını taşıyan topluluklar var.
5- 1380-1469 yılları arasında Erbil, Nahcivan, Tebriz, Erzurum, Erciş, Musul bölgesinde devlet kuran, Karakoyunlu Devletini oluşturan; Oy¬mak ve Obalar: Kurucu Karakoyunlular ile Avşar, Döğer, Yazır, Yiva, Oğuz Boyları ve ayrıca Baran, Baharlı, Hacılı, Bozdoğan ve Karahanlı Oymaklarına mensup cemaatlar,
6- 1350-1502 Yılları arasında Diyarbakır, Sivas, Malatya, Urfa, Harput, Erzincan, Kemah, Erzurum, Bağdat, İsfehan ve Tebriz bölgesinde devlet kuran Akkoyunlu Devletini oluşturan oymaklar: Bayındır, Düğer, Bayat, Çepni gibi Oğuz boyları ve İnallı, Bayramlı, Hacılı, Musullu gibi gruplar.
7- Altay-Muhtar Cumhuriyetinde Beluka dağından çıkan nehrin adı Tekelidir, Bu nehrin üzerindeki bir şelalenin adı da Tekeli Uçarsuyu’dur. Antalya’nın eski adı Teke Sancağı ve bölgenin adı, Teke Yöresidir. Antalya Elmalıdaki şelale adı; Uçarsu.
8- Edirne’den akan Meriç Nehrinin kolu olan ERGENE Çayı; Orta Asya’daki Altay dağlarının bir vadisi, yaylası; ERGENEKON adını taşımaktadır.
9- Kayseri Talas yöresi ve Kırgızistan’daki Talas Bölgesi.
10- Tuva Özerk Bölgenin KIZIL şehri ve Türkiyede Kızıl adı taşıyan yerleşim birimleri ve akarsu: Taşkale(Kızıl), Kızılyaka, Kızılyokuş ve Kızılırmak.
*TÜRKLERE KOMŞU HALKLAR VE DEVLETLER:
A- Batı, Orta ve Doğu Asya Halkları:
a) Hun ve Göktürk Döneminde Türklerle Komşu Halklar ve Devletler: (İ. Ö. 318-İ.S 48, 216 ve 552-744,840):
1- Avar-Apar-Navara-Bask-Katalan-Alan
2- Afgan -Peştun
3- Cücen-Cücel-Cürcet-Cırkin-Çirkin-Jüchen
4- Çin-Hen-Han
5- Hatay-Kara Hatay-Kıtay- Hıtay-Kitan-Mançu-Tunguz-Tunghu
6- Hind-Sind
7- Juan Juan
8- Kore
9- Moğol
10- Merkut- Merkit
11- Mançu
12- Macar:Mağyar-Hungar-Arpat- Karpat-Sarmat-Alan-Katalan-Sermet-Semetli-Sekel-Yazığ
13- Ogur-Ugor-Uğrik
14- Pers: Sard-Soğd,Tacik, Baktriyalı, Sasani, Part, Tat, Hazara, Fars, İrani, Acem, Pehlevi, İr.
15- Sienpi-Şienbei-Xianbei-Juan Juan-Ruan Ruan-
16-Tibet
17-Topa
18-Tabgaç-Tavgaç
19-Tunghu-Tunguz-Yihlou
21-Wuhuan-Mujonj-Murong
b) 6 – 13 yy. ‘da Türklere Komşu Halklar ve Devletler:
1- Oset-Osetin-Osp-Avuaps-İri-Düger-Digor
2- Arap
3- Bulgar – Voynuk
4- Çin-China-Hen
5- Ermeni-Armen
6- Gürcü
7- Hind (Sind)
8- Karahıtay-Kitan
9- Kalmuk
10- Kerayit
11- Kabar- Kabardin
12- Moğol
13- Macar:Magyar-Hungar-Sekel-Yazığ-Sarmat
14- Mangıt
15- Mançu
16- Merkit
17- Nayman
18- Ongut
19- Ogur:Ugor-Ugrik-Fin-Wui-Uturgur-Kuturgur
20- Oyrat
21- Rus (Slav)
22- Fars:Soğd – Sard – Farsi-Pard-Pers-Acem
23- Samanlı – Tacik
24- Sabar-Sibir-İspir-Suvar-Subar-Subartu!
25- Sienpi-Siyenbi-Curcen-Cücen-Liao
26- Tibet-Tangut-Şişia
27- Tabgaç-Tavgaç
28- Tohar-Kuşan!?
29- Tunguz-Tunghu
30- Wuhuan
B- a) Ural, Sibir ve Baltık Halkları
l - Buryat
2- Chukchi-Çukçi-Çuvantsi
3- Evenke
4- Eskimo
5- Kamchadal-Kamçatkalı
6- Komi (Zıryan)
7- Karyak
8- Karel
9- Ket,Selkup
10- Kalmuk-Kakmuk
8- Mari
9- Moğol-Mongol
10- Mançu
11- Mordov-Mordva
12- Oryot-Oyrat
13- Ostyak-İştyak
14- Samoyet-Sami-Lapon
15- Tunguz-Tunghu
16-Ayrıca: Alaskalı,Hanti, İngri,Liv,Mansi,Naganasan,Nenet,Tiyen,Vep,Vod,Vogul,Yukagir
17- Sibir Türk Halkları:Altay, Dolgan, Hakas,Kırgız, Saha-Yakut,Şor, Tuva-Tuba, Tatar,Teleüt
b) Fin Kavimleri:
l - Çeremis- Çirmiş
2- Çud
3- Est
4- Merya
5- Mordvin- Mordva
6- Veşi
7- Vidivari- Votyak
c) Ogur-Ugor Halkları-Ugrikler:
1- Akaritler
2- Altı Ogurlar
3- Beş Ogurlar
4- On Ogurlar
5- Şara (Sarı) Ogurlar-Sami!
C- Türk veya Başka Milletten Olduğu; İhtilaflı Halklar ve Devletler: (NOT: -!- Dikkat-Ünlem işareti olanlar, bence Türk Devleti-Halkı!)
a- Devletler :
1- Altınordu (Hanedan Moğol. Halk; Tatar, Başkurt, Çuvaş)!
2- Babürlü (Baba Soyu:Cengiz Hana dayanıyor-Moğol. Ana tarafı;Timurlu)
3- Celayir /Moğol)
4- Eyyübiler (Kurucu hanedan Kürt:Ülke ve Halkın çoğu; Şam, Mısır, Irak; Arap)
5- Hun (Avrupa – Macar)
6- Kara Kıtay-Hatay-Kitan (Moğol)(Eskiden Çin’in kuzeyi)
7- Kuşan-Kuşhan-Tohar!
8- Sasaniler ve Samaniler(Fars)
9- Sümer-Kenger-Kangar-Çik ?
10- Sabar-Subartu-Usabura-Sibir-Savur- Suvar!
11- Tabgaç-Tavgaç
12- Tangut; Tibet, Tacik veya Tang Hanedanlığı
13- Tuyuhun
14- Tuan-Mançu
15- Topa(Moğol)
16- Hitit-Eti-Neşi ve Hatti-Atti?
b) Halklar:
1- Acara-Adjara (Mülüman Gürcü)
2- Abhaz-Adige-Çerkez-Çerkes
3- Alan-Katalan-Bask-Sarmat-Sermet-Semetli (Bask- Başkırt?)
4- Arnavut
5- Avar-Serir (Moğol):Navara
6- Akatemir-Akatzir-Ağaçeri-*Azeri !
7- Boşnak
8- Bulgar -Voynuk
9- Çeçen
10- Etrüsk-Etrurya!
11- Hazar (Kalmuk- Moğol)
12- Kurıkan !
13- Kuşan-Kuşhan!
14- Kürt-Kurdara-Karduk-Ekrat-Med-Medyen
15- Kore:Koguryo-Goryo-Coseon-Bekçe-Peykçe-Şilla-Balhaye-Buyo,Colbon,Okçeo
16- Macar-Hun- Mağyar-Sekel-ARPAT-KARPAT
17- Mankıt
18- Mançu:Cücen-Cücel-Curcet-Cırkin-Muki-Moho-Wei-Wuçhi-Vuki
19- Merkit
20- Nayman
21- Ogur- Ugor-Ugrik(*Gurlar farklı;Afganistanda)
22- Oset-Osetin
23- Pomak
24- Siyenpi-Ogan-Vuhuan
25- Sabar-Subar-Suvar-Sibir!
26- Şato-Shato!
27- Tat-Tataş-Dadaş-Tatyan (*Tatvan; Van: şehir anlamında)
28- Tacik-Tadjik (Fars)
29- Tırak-Thraci-Tıracan!:iö6,4,3,2BİN-iö512=PERS,511=DACİ,iö347=MAKEDON
30- Tohar-Tokar-Gacar-Kaçar-Koçar-Koçer-Göçer!
31- Teleüt !
32- Tingling!
33- Tunguz-Tunghu-Vogul-Şusen-İlou-Vusul-Yihlou
34- Tapgaç-Tavgaç
35- Tibet: Ti-Tuygun-Togon-Tuyuhun-Çang-Tangut
36- Udmurt!
37- Vusun-Usun-Uysun-Kunmu(Kazak)!
38- Yüeci-Yuezhi-Yavci-Gurat(Mesket)!:Fergana,Isıkgöl,Balkaş,Kaşgar!iö500-iö316,210!
*SELÇUKLULAR ANADOLUYA GELDİĞİNDE (1021,1046,1064,1071):
a) Bölgedeki Etkili Güçler:
1- İstanbul merkez olmak üzere Bizans Devleti. Selçuklular Bizansla 1046,1048 ve 1071 de savaştı.(Bizans İmp:395, 415-1071,1453)
2- Trabzon yöresinde Rum-Pontos Krallığı: İ.Ö 480-İ.S 343 ve 1204-1461
3- Tiflis yöresinde Gürcü Krallığı:(İ.Ö 299,1200- İ.S 1800)
4- Ermeniler:(İÖ188,150-İ.S 428):Fars,Roma,Bizans ve Araplara tabi. (Büyük Tigran: İÖ134-54). Sasaniler yıktı.İS 885-1020 ve 1042-1055:Bizans yıktı.1171,1274-1375 tarihleri arası,dönemde bağımsız oldu. Ermeni Devlet ve Merkezleri: Ani, Eşganiyan, Vaspuragan, Aşot,Bağrotuni; Bitlis, Diyarbakır,Erzurum,Elazığ,Sivas,Van.*Not; Bizans; Balkanlarda,Türk, Bulgar ve Sırplarla savaşınca;ermeniler hemen bağımsızlığını ilan ediyordu? Bu nedenle Bizans(*395-1071,1453);Ermenileri;zorunlu tehcire tabi tutup: İstanbul, Bilecik, Konya, Kayseri,Kastamonu,Adana,Hatay,Maraş,İzmir ve Balkanlara; küçük guruplara bölerek, zorla iskan etti!Doğudaki şehirlerde ermeniler,nüfus çoğunluğunu yitirdi. Yerlerine,İran ve Güneyden gelen Kürtler yerleşti! Tarih tekrarlandı; Osmanlı Devleti,Birinci Dünya Savaşına girince-1914! Bağımsız ermeni devleti kurmak için Vatandaşı olduğu Osmanlıya;isyan edip,Adana,Van ve Erzurumda isyan başlattılar.Bunun üzerine yine Tehcirle;Suriye ve Lübnana gönderildiler. Devletlerini;Rusyanın yardımıyla 1918’de; Ahiska ve Azerbaycan-Karabağda kurdular!)
5- Irak- Bağdat da: Abbasiler-Hilafet Yönetimi (750-1258)
6- İran'ın güneyinde: Şii-Büveyhiler Yönetimi.(932-1056)
7- Diyarbakır, Mardin, Cizre, Nusaybin, Hilvan bölgesinde: Mervaniler (984-1085) ve Nümeyriler (990-1086)
8- Musul, Cizre: Ukaylilerin Yönetimi:( 996-1096)
9- Mısırda: Şii-Fatimi Devleti (910-1171)
b) Selçuklu sonrası ortaya çıkan ve Anadolu coğrafyasını etkileyen yönetimler:
1- Eyyubiler: Mısır, Suriye, Kudüs,Irak (l171-1228^1250,1348):Irak ve Suriye Selçuklu Devleti ile Mısır Fatimi Devletini yıkarak, yerine kuruldu!
2- Haçlı Seferleri: 1096'da başlatıldı ve sayısı 8'e ulaştı. 1098-1289 yılları arasında Urfa, Antakya, Suriye -Trablus da Kontluk, Kudüste ise Hristiyan Krallıkları kuruldu.
3- Anadolu da Moğol istilası ve hakimiyeti: (1243-1308)-İlhanlı Moğolları.
4- İran Safevi Devleti: (1502-1736) Başkent: Isfahan. Fars Safevi devleti ve Batini Kızılbaş Aleviliğinin kurucusu Şah İsmail Hatai; Baba(Cüneyt,Haydar!) tarafından Fars-İranlı, Ana tarafından Akkoyunludur.Akkoyunlu Türk Devletini; Osmanlı Sultanı Fatih yıprattı ve Safeviler yıktı!
*TÜRKİYE’NİN ETNİK YAPISI:
A-Araştırıcılara göre;Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları içinde;27 farklı etnik halktan, insan grupları var.(bkz:94).Azınlıklar,Nüfusun üçte biri.Bunlardan 15 Halk; etnik kimliğini koruyor. 10 Halk ise anadilini, bilip konuşuyor. Bu halklar, inanç ve kültürlerinide yaşatıyor.
a)Türkler (Tüm Türk Boyları): 48 Türk Boyundan halk var. Türk soy ve soplu halk;nüfusun üçte ikisini; % 60’ını oluşturuyor. Türkiye Türklerinin çoğunluğu; Halaç,Kaçar-Koçer,Kaşkay,Avşar, Karaman, Kayı,Kıpçak,Kuman,Balkar,Karaçay,Azeri,Ahiska-Mesket,Karapapak,Terekeme, Manav, Kemer, Tatar, Peçenek, Özbek, Oğuz-Türkmen, Uz-Gagauz, Uygur, Kanglı, Karluk-Yörük
b)Müslüman Gruplar:
1- Acem (*İranlı,Fars, Soğd, Sard, Tacik, Pers)
2- Afgan (Peştun)
3- Arap (*Çokaz Hiristiyan ve Alevi inançlı da var)
4- Arnavut (1400-1952: Balkan Göçmeni)
5- Çerkez-Çerkes (*Ve diğer Kuzey Kafkas Halkları): 1830,1860,1878-1917
6- Çingene (*Çigan-Roman-Gitano-Cipsi-Sigoyna)
7- Kürt-Kurdara-Karduk-Ekrad-Med-Medyen-Gürani-Kırmanç-Lur-Sorani-Zaza
8- Laz-Megrel(*Anadili-Gırekçe-Pontos)
9- Macar-Mağyar-Hun-Arpat-Karpat-Sekel-Alan-Sarmat-Yazığ
10- Moğol(*Avar-Hazar-Hazara-Kalmuk-İlhanlı-Cücen-Cücel-Cırkin-Çirkin)
11- Zenci (*Kenyalı,Sudanlı, Habeş): Nigger-Africano-Black-Siyahi
c) Hristiyan Gruplar:
1- Asuri,Arami,Akkad,Babil,Keldani,Nasturi,Nusayri,Nebati,Sami,Süryani
2- Ermeni (*İslam Dinine-Alevi İnancına geçende var; Elazığ, Erzincan,Muş, Tunceli)
3- Eston
4- Fransız (Frenk)
5- Gürcü (* Müslümanı da var; Acara-Adjara)
6- İtalyan (Levanten)
7- Makedon
8- Polonyalı (Polenez)
9- Rum (*Helen, Grek, Yunan, Müslüman olanı da var; İznik,Isparta, Bilecik, Trabzon)
10- Rus (*Ukrain,Cossak, Malakan,Sırp, Hırvat gibi Slav Boyları)
11- Yezidi-Ezidi-Ezi (*Farklı bir inanç sahibi.Dilleri Kürtçe)
d) Museviler-İbrani: İsrail-Yahudi-İbrani-Jevish-Çıfıt:1492-1917,1941 yılları arası İspanya-Seferat ve Polonyadan- Eşkenaz geldiler. Kıprıs ve Kudüste-Jerusalem, İsrail Devletinin Kurulması, kabul edilmeyince; Osmanlının, içini çürütüp,isyanları yönlendirip,yıkıma sürüklediler! Osmanlı Şeyhül İslamları ve Tarikat Şeyhleri; Arap, Kürt veya İsrail kökenlidir! Türkten; imam,evliya,müçtehit,alim,din adamı, Şeyh ve hatta Peygamber olmazmış!? Son Osmanlı Şeyhül İslamı;mustafa sabrinin;Türklükten istifası,İngiliz muhibbiliği ve hezayanını belki duymuşsunuzdur!
B-Diğer Halklar:
1-Can-Canik: Samsun,Amasya, Tokat, Erzincan, Mercan, Tercan,Tunceli. Canikler, bir Hitit halkı olmalı. Çoğu Alevi inançlı.
2-Tat-Tadjik-Tataş-Dadaş-Tatyan: Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Tatvan.
3-Firik, Tırak, Turuva, Karya, Kaşka, Lukka, Tirmil, Tarhuntaş,Luvi, Kılıkyalı!
4-Gora, Torbeş, Boşnak ve Pomakların; Peçenek ve Kuman boylarından olduğu, ileri sürülsede; kendi aydınları ve resmi makamlar; Türk kökeni kabul etmiyor? Makedon, Arnavut, Yunan, Sılav-Sırp-Bulgar kökenli, Müslüman olduklarını, belirtiyor ve Sılavca konuşuyorlar.
C-ESKİ ANADOLU HALKLARI :
İÖ 2550,2200,1500,1180-İÖ 546,512,333 yılları arası Türkiyede yaşayıp, Turuva savaşına katılan, veya Hitit, Asur, Babil, Pers Belgelerinde adı geçen; Şehir, Devlet ve HALKLAR;
1-Asuva-Assuva-Assi-Asia-As!
2-Arzava-Tarhun-Arısama-Orzala-Hapalla!
3-Kaşka-Kaşkay(Kastamonu,Kütahya,Eskişehir,Afyon,Ankara-Güdül bölgesi)!
4-Amazon (Sinopi,Efes),Hurşama,Himmuva,Işuva
5-Asuri-Arami-Sami- Akkat-Babil- Keldani- Süryani
6-Tuvanuva,Tarsus,Tarhuntaşsa-Toros Dağları,Tarviza,Tumanna!
7-Alasya-Kıprıs!
8-Guti-Kut!
9-Hitit-Eti-Hattuşa-Neşa-Neşi ile Hatti-Atti?!
10-Hurri:Kızılırmak Doğusu ve Güneyi! Daha doğusu Hayaşa ve Azzi
11-İyon-Dor-Miken-Aka-Gırek-Helen-Hellas-Danoa-Pontos
12-Karia-Karya-Kayra(Karluk)!
13-Kaukan,Kaştama,Kammama,Kuşşara,Zalpa-Nerik
14-Kimmer-Gimer-Kam+er,Gemer-Kemer!
15-Kizzuvatna-Kılıkya-Taşeli Göçebeleri- Nomat!: Kılçadırda yaşayıp, Keçi besleyen,Kıldan; Kılık, Kıyafet dokuyanlar Yurdu!
16-Leleg-Lulahi-Lukka-Likya-Lukki-Luvi:Anadolu Güneyi ve Batısı:Teke yöresi:Tirmil-Dirmil!
17-Mitanni-Hanigalbat-Vaşşukanni, Amurru,Kargamış,Kassit,Labarna,Larsa,Yamhat-Alalha-Halpa
18-Lidya, Masa, Mari-Mıra,
19-Minos-Minoen-Minoa-Girit(Atlantida-Atlantis?!)
20-Mysia
21-Malonia,Pahhuva,Pitaşşa,Serisa,Şeha,Tagasta,Usapo
22-Pala-Pelasg-pelazj-Palon-Pelest (Peçenek)!
23-Phrygia-Firikya-Ayzen!
24-Rukku
25-Sümer-Kenger-Çik!?
26-Sardana
27-Sekeleş(Saka-Sagalassos-Sakarya-Tursaka)*Sakar Meke-Ahiska Mesket!
28-Turci-Turki-Turşa-Turukki!
29-Turuva-Tıroya-Tıraus-Viluşa!
30-Tırak-Thrace-Tıracan-Tıraçi-Etrak-Etrüsk-Etrurya-Tırabzon-Tirebolu-Tire-Tirmil-Dirmil!
31-Thymbre
32-Urartu-Uruatri-Urartuk-Artuklu!
33-Vavaş-Zakkari
D-AZINLIKLARIN NÜFUSU :
a-Bu nüfus; Azınlık Irkçılarının iddiasına göredir. *2010’da TC resmi Nüfusu; 74 milyon. TC’de 27 ayrı etnik guruptan, farklı Halk yaşıyor:
1-Kürt Nüfusu: 12,14,20,25,30,40 ve hatta 48 milyon!?* Doğu ve G. Doğudaki 22-26 ilde ve ayrıca İstanbul, Bursa, İzmir gibi, batıdaki büyük illerde,çoğunluk olduklarını ileri sürüyorlar!
2-Alevi(*Şii-Caferi hariç):20 mn.Alevi federasyonu Sözcüleri;”Alevi olunmaz, doğulur.Zorla İslamlaştırılmış; Canik,Zaza ve Armen gibi,ayrı bir etnik guruptur.İslam Dininden ayrı ve farklı bir İnanç sistemidir” görüşünü ileri sürüyor!
3-Müslüman İnançlı; Arnavut, Boşnak, Makedon, Pomak, Sırp; kendi tanımlarıyla Rumeli (Balkan-Tırakya) Göçmeni-Macır :20-25 mn.Bazı Arnavutlar;Alevi inançlı!
4-Çerkez: 8-10 mn.(Alan, Çeçen, Oset gibi, diğer Kafkas göçmenleride dahil)
5-Gürcü-Acara ve Laz birlikte: 8-10 mn.
6-Arap: 5-7 mn.
7-Çingen-Roman: 5-10 mn.
8-Afrika göçmeni: Siyahi-Zenci: 500 bin.
b-Bunlardan başka, Yurdumuzda 19 etnik gurup daha var. Bu 8 gurubun, nüfus toplamı;130 milyonu buluyor!* Adı Türkiye Cumhuriyeti olan bir ülke ve devlette, hiçmi etnik olarak Türk yok? Azınlık ırkçılarına göre;Türkiyede Türk yokmuş!Veya Kendini Türk sanan,farklı milletlerden; asimile, jenositle devşirme,derleme;% 3-8 oranında ve 5 mn kişi varmış? El insaf, pekiyi, TC adı ve Devleti; bunca kaçakçı, eşkıya,hırsız,kapkaççı, rüşvetçi,yasakçı,yolsuzluk ve yoksulluk üreticisi, hayali ihracatçı, işkenceci, dhkpc, pkk-kck teröristi, mandacı, natocu,bodcu, ab ve gb’ci; Türkiyede yeterli üretilen bir malı, sepzeyi, meyveyi,eti,samanı dahi, çok kazanç için ithal eden, otoparksız, ağaçsız, bahçesiz çürük bina yapan, buna gözyuman, suçlulara ceza vermeyen,hatta suçluyu affeden, Lise ve Üniversite önüne; Giriş Sınavı,Taban Puanı engeli koyarak, Gençlerin; yetenek ve becerisine uygun dalda; öğrenim görmesini, başarılı ve mutlu olmasını engelleyen, manda, sömürge ülke gibi;1914-1918 arası savaştığı,Osmanlıyı yıkan, emperyalist ülkelerin dilini; Türk Öğrencilere, İlköğretim 4’ten itibaren, Lise ve Üniversitedede zorla okutan,Türklere baskı yapsın, halkı bölsün, pkk’yı desteklesin diye;Adana-İncirlik ve Malatyada;Askeri Sömürge Üssü Kurduran, zihniyete ve tüm dönme, devşirme, işbirlikçi, tahkimci, mandacı, kapitilasyoncu, natocu, imf’ci, ab, gb, bodcu, mütarekeci, şeytanın evliyası,dini-imanı para;dinidar,münafık dintaciri, yalancı, mezhepçi, tarikatçı, çözülümcü,ruhsuz, Türklük düşmanları ve vatan hainlerine rağmen, Osmanlı gibi niçin yıkılmıyor?
E- KADİM TÜRKLERİN, TÜRKİYEDEKİ İZLERİ: 1)Ön Türklerin;iö 12 Bin, 6500-4200 ve 3000, 2550,1500 yılından beri; Kafkasya, Balkanlar ve Türkiyede yaşadığının, Tarihi Belgeleri:* Rusya Fed-Yenisey,Moğolistan-Orhun,Tuva, Kazakistan-Tamgalısay, Kırgızistan-Saymalıtaş- Çolpan Ata ve Azerbaycan-Gobustan ile aynı Kaya Resimleri, Oğuz Damgaları, Orhun-Yenisey-Göktürk Alfabe Harfli; Yazıt ve Kurganların bulunduğu yerler: Ankara-Güdül –Salihler Köyü!!!!
-Kars-Borluk Vadisi ve Kağızmanın Camuşlu, Kurbanağa,Şabanlı Köyleri ve Geyiklitepe.
-Erzurum-Karayazı-Cunni Mağarası.*Ve Şenkaya-Göreşken Yaylası.
-Kütahya-Çavdarhisar,Ayzen.* İÇEL:Gülnar.* ANTALYA:Beldibi.
-Antalya-Lara ve Kemer-Çıralıdaki mezarlık:Mezar şekli ve taşları;Kazakistan,Tuva ve Altay mezarlarıyla aynı!* Benzer mezarlık; Denizli ve Edirne Çömlekpınar-Kırıkköy Dikilitaşları.
-Erzincan-Kemaliye-Dilli Vadisi.
-Hakkari-Yüksekova-Gevaruk ve TırşinYaylası ile Sat Dağları.* VAN: Yedisalkım.
-Ordu-Mesudiye-Esatlı Köyü.* Artvin-Arhavi:DEMİRKAPI Yaylası;Kayaresmi ve Kurgan.
-Denizli ve Burdur yöresindeki;Mezar-Kurgan, Yazı, Tamga ve Kayaresimleri.
-Eskişehir-Seyitgazi: Damgalar ve Firik Vadisi-Yazılı Kaya.* Ayrıca Kastamonuda.
-İzmir-Ödemiş-Birgi Umur Bey Camisi Mimberi: Ayyıldız.*Bin Tepeler, yığma Anıt Mezarları.
-Fethiye-Eşen Çayı Vadisi: Mağara yazıları.
-Bitlis-Ahlat Mezarlığı.* DİYARBAKIR: Sinekçayı Mağarası.
-Konya-Beyşehir dağlık kesim: Mağara Resim ve Yazı.
-Kayseri-Yahyalı dağlık kesim: Mağaralar.
-Urfa-Göbeklitepe ile Konya-Çatalhöyükte;Saymalıtaş benzeri şekiller var!?
-*Dağistan: Nogay Mezarlığı, Balkar ve Karaçay bölgelerindeki resim, mezar ve yazıtlar.
-*Azerbaycan: Kobustan, Kobuz kaya resimleri.
-*Balkanlar:Bulgaristan,Romanya,Bosna-Kurgan….
2) İSKİT-SAKA-TURSAKA,GÖKTÜRK DEVLETİ, BATI SINIRI: *DEMİRKAPI*
- İÖ TÜRK DEVLETLERİ BATI SINIRI; BATI DENİZİ,PURUM YAKININDAKİ; DEMİRKAPI OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. DEMİRKAPI GEÇİDİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER;
a)TUNA IRMAĞININ;MACARİSTAN-ROMANYA ARASINDA YERALAN,KARPAT DAĞLARI VADİSİNDEKİ ENDAR GEÇİT ADI; DEMİRKAPI !
b)BALKANLAR,EDİRNE VE KIRKLARELİ; DEMİRKÖY VE ERGENE(*ERGENEKON) ÇAYI HAVZASI. BU BÖLGEDE 1960’LARA KADAR, TIRAK-ETRAK KURGANLARI VARDI!
c)TÜRKİYE-ARTVİN İLİ,ARHAVİ İLÇESİNDEKİ; DEMİRKAPI YAYLASI; BURADA İÖ 3 BİN YILINA AİT; KAYA RESİMLERİ, TAMGALAR VE KURGANLAR VAR.
d)KAFKASYA;AZERBAYCAN-DAĞİSTAN SINIRINDAKİ DERBENT !
e)TÜRKİSTAN-ORTALIK ASYA; SEMERKANT-AFGANİSTAN ARASI, PAMİR DAĞLARINDAKİ BUZGAL GEÇİDİ!
f)KARAMAN İLİ-YEŞİLDERE VE TAŞKALE(KIZILLAR) KÖYLERİNDEN İTİBAREN, MERSİN MUT’A DOĞRU,TOROSLARDA BİR KÖY ADI; DEMİRKAPI.
DOKUZUNCU BÖLÜM
AÇIKLAMALAR- 5
MOĞOL DEVLETLERİ
- Kurucusu, yönetici hanedanı Moğol ve halkın çoğunluğu; Türk ve yabancı olan devletler. Bu devletler genelde Sibirya ve Türkistan’da kurulduğundan, o dönemlerde Türk Halklarıda bu devletlere tabi olmuşlardır. (bkz: 58, 156, 374)
1- Wuhuan-Tunguz: (is 48,150-235).Doğu Asya.
2- Sienpi-Hsienpi-Yüven-Huyan: (120-431).Doğu Asya.
3- Wei-Topa-Tapgaç D: (216,295,310-394,536). Kuzey Çin.Hanedan Tunguz olabilir.
4- Hazar-Kalmuk-Kakmuk D: (620-965,1016).Ruslar yıktı.
5- Kereyit H:( 840-1204).Moğolistan
6- Tatabı-Tangut: (881,1032-1227). Bu devletin kurucu Hanedanının Tibet’li olduğu ileri sürülüyor.
7- Juan Juan: (394-552). Moğolistan ve Doğu Türkistan.
4- Sabar-Sibir Devleti: (455-764)
5- Avar-Apar-Serir: (558-835).Hazar Denizi, Karadeniz ve Kafkasya Kuzeyi, Tuna Boyu, Balkanlar. İspanyaya kadar akın düzenlediler.* Avar-Navara-Alan-Katalan-As-Astargan-Bask!
6- Kitan-Kitay: (907-1211).Hanedanın Mançu olduğu ileri sürülüyor
7- Cücen-Cücel-Cırkin-Juchen: (l114-1234). Hanedanın Tunguz olduğu ileri sürülüyor.
8- Hatay-Kara Hıtay: (1150-1211). Hanedanın Mançu olduğu ileri sürülüyor.
9- Cengiz İmparatorluğu: (1147,1203-1227) Temuçin-Cengiz Han. Karakurum-Moğolistan
10- Çağatay Hanlığı: (1209-1368,1515). Türkistan.
11- Nayman H: (1211-1218).Balasagun.
12- Curcet-Kin –Tonghia H: (1216-1227).Moğolistan.
17- Altınordu Devleti: (1224-1437) Cuci ve Batu Han. Kırım,Kazan.
18- İlhanlı: (1226,1243,1256-1308,1344) İran-Tepriz.* Anadolu Egemenliği: 1243-1308.
19- Kubilay Hanlığı-Çinin Yüan Dönemi-Pekin: (1259,1280-1369). Mingler yıktı.
20- Celayir Hanlığı: (1336-1431) İran.
21- Moğolistan H: (1368-1635,1921,1924).Urga. Ruslar yıktı.
22- Kasım Hanlığı: (1445-1552, 1681). Sibirya.Ruslar yıktı.
23- Astrahan-Astargan Hanlığı: (1466-1557). Hazar kuzeyi.Ruslar yıktı.
24-Çoros H:1600-1757.Ruslar yıktı.*Rus Zaferi nedeni?:Bu hanlıkların,birlik olamayışı ve Rus askerindeki Top ve Tüfek!
25-Koşot H: (1636-1717).Ruslar yıktı.
26- Babür İmparatorluğu;(1526-1707,1777,1858)Hindistan,Pakistan, Afganistan. Babür Şah; baba tarafından Cengiz Han’ın,ana tarafından ise Emir Timur’un torunu. İngilizler yıktı.Babür Şahın mezarı, Kabilde.
27-Moğolistan Cumhuriyeti: (1991)Ulanbatur.
-CENGİZ HAN DÖNEMİ, MOĞOL URUGLARI: (13. YÜZYIL)
1- Arulat-Arlat
2- Aryankat
3- Barulas
4- Bayagut-Bayaut-Kara Bayagut
5- Bisuut-Besut-Bergut-Bişe-Bekrin
6- Burut
7- Celayir-Curkin-Cirkin-Yurki*
8- Furi
9- Kalmuk-Hazar-Hazara
10- Kurulas-Kıyat-Kurlavut-Kurf-Kunkgayt
11- Kıreyit-Kereît
12- Kuri-Kurekan*
13- Mekrit-Merkit-Usuyit
14- Menkut
15- Nayman *
16- Suganut -Sekayit
17- Sunit
18- Sulduz-Suldus-Salduz
19- Tayeiut-Tayciut
20- Torgut-Tengut*
21- Tumat-Tumavut
22- Tunguz-Curcat-Cacirat
23- Uyrat-Oyrat(Dsongar,Hoşot veTörböt)
24- Urnaut-Urasut
25- Wuhan-Vuhuan
26-Kitan-Kitay-Hatay-Kara Hıtay-Leao-Kuzey Mançuryalı:Kuzey Doğu Çinde yaşayan*
-MOĞOL URUGLARI: (19 YÜZYIL)
1- Barga
2- Bayaud
3- Buryat
4- Darhad
5- Dörvöd
6- Khalkh-Halha
7- Khoton
8- Myangad
9- Tort-Torguud
10- Urianhai-Uryangut
11- Uzemchin
*MOĞOLLAR (*MONGHOL-MONGAL-MONGOL-MUĞHAL-MUGAL)
a- Etkin Moğol Boyları:
1- Hıtay (Liao, Kara Hıtay, Kitay, Kitan)
2- Kereyit
3- Merkit
4- Nayman
5- Oyrat-Duğlat-Ölöt-Kalmuk-Kakmuk
6- Tangut-Sihia
b- 1995 Yılındaki Moğol Boyları.
1- Bayaut
2- Buryat
3- Durbet-Dörvöd-Darhat
4- Dzak Hasaslar-Uriankhas-Urianhai
5- Halha-Khalkh (Moğolların % 80’i !)
6- Kalmuk-Kalmık
7- Targut-Torguut*
8- Uzemchin, Myangat, Khoton, Barga,
*KAFKAS HALKLARI
a- Turani Olmayan Halklar:
l – Avar- Kalmuk-Serir-Hazar
2- Andı
3- Agul
4- Adıge-Edige
5- Abhaz- Abaza- Abzah
6- Asetin
7- Çeçen
8- Çerkez: Besney, Hatkoy, Şapsığ, Ubuh vd: 12 grup
9- Dargin
10- Ermeni
11- Gonip
12- Gürcü-Georgian- Acara-Adjara- Megrel
13- İnguş
14- Kabardin -Kabardey
15- Kürt ?
16- Lak
17- Laz
18- Lezgi
19- Osset-Oset-Osetin-Ovs-Oss-Osp-Avuaps-Digoron-İri-İron-Kudayrağ.
20- Rutul
21- Rus ve Ukrain: Sılav
22- Suya-Svan
23- Tabasaran
24- Tasahur
b) Günümüz Kafkas Türkleri: Azeri, Ahiska-Mesket, Balkar, Karaçay, Karaim-Karay,
Karapapak-Borcalı, Kumık, Kundur, Nogay, Solak, Tatar (Kırımlı),Terek-Terekeme.
c) Adı Duyulmayan Kadim Türkler ve Eski Halklar:
1-İskit-Saka-Kıpçak, Kemer, Sibir-İspir, Suvar- Saviar, Az-Azak-As-Ast-Yas-Saspir !
2-Alan-Katalan,Bask,Sarmat-Sermet-Sekel-Arpat-Karpat
3-Avar-Navara-Apar, Hazar
*BALKAN HALKLARI:
- Arnavut (Albania) Boyları: Arnavutluk ve Kosova;Aynisoya, Gega, İlir, Lab, Shgiptar, Toska.
- Boşnak: Etnik kökenleri tartışmalı. Sılavca- Sırpça konuşuyorlar?
- Gora ve Torbeş: İslam İnançlı, Sılavca konuşuyorlar. Etnik kökenleri tartışmalı?
- Helenler: Yunan, Rum, Pontos,Grek, Epir, İyon, Hellas,Helen ve MAKEDON?
- İtalyan: Eski Latin,Roma halkı
- Macar: On Ogur-Hungari-Magyar-Sarmat-Sermet-Sekel-Arpat-Karpat
- Makedon??
- Moldov
- Pomak: Etnik kökenleri tartışmalı.Bulgar Sılavcasıyla konuşuyorlar?
- Romanya: Latin Romenleri ile Romanlar (Çingene-Çenkeriler) ve Sılavlar.
- Slavlar: Bulgar, Çek, Hersek, Hırvat, Karadağlı, Sloven, Slovak, Sırp (Serveg, Serbes, Serbia, Serben).
- Türkler: Gagavuz-Agavuz, Kıpçak, Kuman-Kun, Peçenek, Tatar,Yörük (Aydınlı). Balkanlarda devletleri yok, azınlık olarak varlıklarını sürdürüyor!
*MACARLAR:
-Kendilerini,Hun olarak tanımlıyorlar.İÖ500-200 ile İS 200 yılları arası, Karadeniz kuzeyinde devlet kuran; Alan-Sarmatların, hatta Sümer-Kengerlerin; Macarlarla kardeş halk olduğu ileri sürülüyor.
1- Avrupa Hun Devleti-Macar:(İÖ500-200-İS200 ve 374-469). Balamir, Huldin, Muncuk, Attila, Rua.Roma, Almanlar ve Bizans yıktı.*Macar-Mağyar-Hungar-On Ogur-Arpat-Karpat-Sarmat-Sermet,Sekel!
2- Macaristan Krallığı:830,869,895-1301,1526,1550, 1683,1850,1918 Avusturya, Osmanlı ve Ruslar yıktı. Arpat Han.Macaristan.1918’de Avusturyadan bağımsız oldu,ancak hemen sonra SSCB işgaline uğradı.
3-Macaristan Cumhuriyeti-Hungaria-Mağyar:1918,1945, 1991.
*BAĞIMSIZ DEVLET KURAN SLAV BOYLARI
A- Eski Sovyetler Birliği, Yeni Bağımsız Devletler Topluluğunu Oluşturan Slav Halkları:
1991’de;15 Cumhuriyetli SSCB dağıldı; yeni 15 Bağımsız Devlet kuruldu.
-Beyaz Rus - Belarus -Malakan-Molokan
-Bulgar: Fin-Ogur boyu olduğu da ileri sürülüyor. Esas Sılav, Dilleri Sılavca.
-Çek
-Litvan: Fin-Ogur boyu olduğu ileri sürülüyor.Diğer Baltık Devletleri;Eston ve Leton
-Moldov
-Polonyalı-Polenez-Leh-Ulah-Polska:Hıristiyan-Katolik mezhebinde,Ruslar ise Ortodoks!
-Rusya Federasyonu: RF; sözde, 15 Özerk Cumhuriyet?*TC’deki 97 Tabela,Muhalefet Partisi gibi?
-Romen(Latin halkı olduğu ileri sürülüyor)
-Slovak
-Ukrain-Casacs-Kossak-Koczak-Kozak-Kazaçi (*Bir Türk boyu olan Kazaklarla kelime benzerliği dışında bir ilgileri yoktur.)
B- Eski Yugoslavya'yı Oluşturan Slav Halkları:
-AB-EU’ya gireceğiz diye,Anayasalarını değiştirdiler!1991-1995-1998’de İçsavaş çıktı.Ülke parçalanıp Yugoslavya dağıldı; 7 yeni devlet kuruldu?Türk Halkı uyanıp, TC Devletini; sahiplenip korumazsa, sonuç; Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Sudan,Yemen gibi değil!Ukrayna(*Sevastopol ve Kırımı kaybetti), Gürcistan (*Osetya ve Abazyayı kaybetti),Yugoslavya(*Parçalanıp,7 devletçiğe bölündü?) gibi olur?
-Kosova: Halkın çoğu Arnavut etnik kökenli
-Makedonya
-Bosna- Hersek
-Hırvat-Hırvatistan
-Karadağlı-Karadağ-Gorno
-Sırp-Serben-Arkan-Çetnik-Sırbistan
-Sloven-Sılovenya
C- Eski Yugoslavya ve Sovyetler Birliği; Hristiyan Topluluklarından Olmakla Beraber, Slav Asıllı Olmayan Halklar:
-Arnavutlar: (Çoğu Hıristiyan,bir kısmı İslam ve Alevi inancında). Kosovalıların çoğu Arnavut.
-Boşnak:* Etnik kökenleri tartışmalı. Sılavca konuşuyorlar. Boşnakların aslının Peçenek Türkü olduğu ileri sürülüyor! Boşnakların çoğu İslam dininde. Aydınları Türk kökeni kabul etmiyor.
-Eston: Fin-Ogur Boyu
-Fin: Fin-Ogur Boyu
-Leton: Fin-Ogur Boyu
-Macar:Avrupa Hun- Hungary- Mağyar- Ogur – Sarmat- Arpat- Karpat
-Makedon: Helen-Grek asıllı veya Sılav olduğu ileri sürülüyor.
-Pomak:* Etnik kökenleri tartışmalı. Bulgar Sılavcası ile konuşuyorlar. Pomakların aslının Kuman Türkü olduğu ileri sürülüyor! Pomakların çoğu İslam dininde. Aydınları Türk kökeni kabul etmiyor.
-Roman-Romen: Çingene, ayrı bir millet. Bir kısmı Müslüman ve Hıristiyan. Çingeneler, Hint veya Mısır kökenli? Ancak Romanya halkının önemli bir kısmı Slav kökenli.Latin-Romalı olduğuda ileri sürülüyor.
*İRAN HALK VE DEVLETLERİ
A-İRAN-FARS DEVLETLERİ
-Elam: İ.Ö. 3200,2550- 635.Huzistan,Sus,Dizful.
-Med-Medyen:İÖ 728,714-552. Başkent Hemedan( Kürt D. olduğu ileri sürülüyor!)
-Persler: İ.Ö. 558,555,546-İÖ 330. Başkent Persepolis
-Partlar: İ.Ö.249- İ.S.228( Ahamenitler)
-Sasani: 225-637,642;Araplar yıktı!
-Samani: 874-999 –Orta Asya-Türkistan,Horasan;Fars –Tacik Devleti
-Büveyhi:932-1056-İran
-Fars Safevi Devleti : 1502-1736. Isfahan.
-İran Pehlevi Krallığı: 1924-1980. Tahran
-İran İslam Cumhuriyeti: 1980- Tahran.
-Tacikistan Cumhuriyeti:1991-Duşembe.*SSCB dağılınca bağımsız oldu!Çinle sınır*İÖ ve İS dönemdede Taciklerin;Baktriya,Sard-Soğdiyana,Samani gibi,Devlet kurduğu ileri sürülüyor.
B-İran- Fars-Acem Halkları: İr-İran-İrebi
1- Baktriyalı?
2- Fars-Pers-Part
3- Galca
4- Gur-Güran-Lur-Luri(* Kürt boyu olduğu ileri sürülüyor)
5- İranlı
6- Oset ve Alan! (Sarmat boyu olduğu ileri sürülüyor.)
7- Part-Ahamenit
8- Sarmat! (Macarlarla kardeş halk olduğu ileri sürülüyor)
9- Sard
10- Soğd-Soğdak
11- Tacik-Çik
12- Tat-Tatyan-Tataş-Dadaş ?
C-Fars Lehçeleri:
1- Pehlevice-Pazend
2- Deri
3- Persçe-Avestce-Avestan
4- Soğdca
5- Tacikce
6- Sardca
7- Acemce-Zendce
*KIZILDERİLİLER
-Kuzey, Orta ve Güney Amerika Yerlilerine verilen, genel ad İndian’dır. Afrika halklarına Zenci denilmesi gibi; İngiliz ve Abd’liler, bu yerliler için Kıta Kaşifi Kristof Kolomb'un (1492 yılında) yanlış olarak verdiği İndean (Hintli) adını, kullanmakta ısrar etmektedirler.
-Kızılderili halkları; gerek yüz ifadesi, rengi ve boy gibi fiziki görünüm, gerekse dil, inanç ve kültürleri açısından, birlik göstermezler; yani tek bir ırka mensup değillerdir. Kimi boylar; sakallı, bıyıklı, kimi ise kösedir.
-Bir araştırmaya göre; 1492 yılından 1900’lere kadar, Amerika kıta¬sında beyazlarca (ordu veya silahlı gruplar) öldürülen veya zorla göç-tehcir-sürgün edilip, açlık ve hastalıklara maruz bırakılan, jenosite-toplu katliama uğratılan kızılderili sayısı;12 milyondur! Abd hükümeti, nüfusunun % l’inin Kızılderili olduğunu ileri sürmektedir.Orta ve Güney Amerika ülkelerinde; Kızılderili sayı ve oranı; Abd’ye göre, daha yüksektir.Venezüelya eski Devlet Başkanı;Cesur Lider, Hügo Çavez, Kızılderili kökenliydi.Abd’deki Kızılderili kabile sayısı 557'dir. Kabile adlarından örnekler; Çayen, Çeroki, Apaçi, Karaayak, Komançi, Mohi-kan, Siyu, Navaho.
-Alaska Yerlileri:
a- Aleutler
b- Eskimo Kabileleri: Allivik, Aleut, Copper, Chukchi, Chugach, Igluik, İnipuat, İnuit, Koniag, Koryak, Kobuk, Netsilik, Polar, Yupik
c- Kızılderili kabileleri: Atapaskan, Haidalar, Eyak, Tsimhianlar,Tilingitler, Vaklar .
-1233 yılında, Moğol baskısıyla Orta Asya’dan; Kanada, Abd, Meksika’ya göç eden bu Kızılderili Kabilelerinin; Türk asıllı olduğu belgelerle ileri sürülmektedir. Araştırmacıya göre, bu dört grup; Nayman-Moğol ve Uygur-Türk boylarına mensuptur.*(bkz:Dene Kızılderilileri.E.G. Stewart ve T.Kızılderililer.R.O.Türkkan).
a) Na Dene
b) Dene (Hsi-Hsia, Çung-Hsing: Çince isimleri)
c) Atapaskan Dil grubuna mensup Apaçiler ve Navaho’lar (Napopo)
d) Ayrıca Meluncanların da; Baba tarafından Türk asıllı ve Ana tarafından ise Kızılderili melezi oldukları ileri sürülmektedir.
-Orta Amerika topraklarında yer alan Meksika’daki Kızılderili kabile sayısı 50’dir. Meksika’daki bir Kızılderili Kabilesinin günlük konuşma dilinde; 400 Türkçe ve 100 Moğolca kelime tespit edilmiştir.
-Kuzey yarımkürede göçebe hayatı yaşayan Kızılderili kabileleri; bir araya gelerek, bilinen tarihte bir devlet kuramamışlardır. Ancak Orta ve Güney Amerika Kızılderilileri; şehirleşmiş, Kızılderili Medeniyetini oluşturmuş; Aztek, İnka, Maya, Olmek, Toltek gibi; Kızılderili Medeniyet, Şehir ve Devletlerini kurmuşlardır.
-Bir başka araştırmacıya göre, Kızılderililer; 5 ana gurup, 180 dil, 600 kabile ve 200 ayrı lehçe, şive oluşturur.
*KIZILDERİLİ - İNDİAN BOYLARI (1998):
a-Kızılderili Halklarının sayısı; 600 civarındadır:
1- Atabaskan*
2- Apalaşyan*
3- Ana sazı*
4- Apachi-Apaçi*
5- Aztec-Aztek
6- Catawba
7- Cheroke-Çeroki
8- Chippewa-Chiapas-Çipevyan
9- Chehalis-Chilkat
10- Chickahominy
11- Cheyenne-Şayen-(*Çayan!)
12- Crow
13- Chilulu
14- Creek-Cree
15- Dalaver
16- Hupu-Huper
17- Hüron-Haida(*Hayta!)
18- İnuit-Eskimo-Aleut
19- İhak-Irok
20- İnka
21- Karaayak
22- Komançi*
23- Maya*
24- Mohikan-Mohavk
25- Navao-Navajo
26- Odibwa
27- Powhatan
28- Ponça
29- Pamunkey-Papiti
30- Sioux-Siyu-Dakota
31- Şhoshone-Şosoni
32- Toloma-Tolowa-*Tilingit!(*Telengit:Eski bir Türk boyu!)
33- Tohona-O'odham
34- Yurok (*Yörük Kelimesiyle Benzerlik var!)
b-Güney Amerika-Ant Kızılderilileri:
*Ant Kızılderilileri Dili; 36 Lehçeye ayrılır.
-Aymara
-Ayoreo
-Ayparavi
-Ayılu
-Chavin
-Chipaya
-Cholita
-Guarani
-Kişe-Kişua-Keçuva-Atakama*
-Kalamat
-Kakşikel
-Lüle
-Mapuçi
-Muhave
-Nahuatl-Naska
-Ogomçi
-Olmek
-Tahua
-Tupi-Guarani
-Tılaşkoltek
-Tertava
-Toltek
-Zakapo
*KÜRTLER (EL -EKRAD)
-Kürtler;Ari ırktan, eski bir İran kavmidir. Kürtçe ise Hint-Avrupa dil grubundan, aslı Farsça olan bir dildir. Kürtlerin menşei eski Guti,Med, Karduk ve Kardaslara dayanır. Ne Türk, ne Fars, ne de Arap'tırlar.Kürtlerin Anavatanı;İranın güney batısı ve Irakın doğusunda yer alan;Zağros Dağları bölgesidir.Van Gölünün altından,Dicle doğusu ve Zap suyundan başlayarak;Mahabat, Hemedan, Guye,Kirmanşaha dek uzanır.Zağros Bölgesi Kurden Halkları;Luri,Lullubi,Bahtiyarı,Şia Yaresan, Mithtras, Kirmanshan-Kırmanço,Kakai,Khurrian,Karduxi,Med-Medes-Medyen. Kürtler tarih içinde 5 gurup,15 boy,188 büyük aşiret ve bin civarında aşiret koluna-cemaata-taifeye bölünmüştür. (bkz: 57, 68, 88)
A-Kürt Dili Lehçe, Dialekt, Şive, Ağız ve Aksanları:
a- Kürt Dili Şiveleri : Kürtçe; 5 gurup ve 15 şiveye ayrılır:
1-Kurmançi:
-Zakhü, Gezire-Cezire- Zaho-Kirdaşi
-Bahdinan-Botan
-Amadia-Amed
2- Güran-Gur: İran ve Afganistan
3- Kalhur-Soran-Sorati-Yezidi: Kuzey Irak ve Hakkari
4- Lur-Lulubi: İran
5- Zaza: Tunceli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan
b-Kürt Dili Ağızları:
1- Anadolu Ağzı:
a)Kurmancı : Mardin, Van, Muş, Erzurum
b)Zaza-Dimli-Dersimce-Sobece: Tunceli, Elazığ, Diyarbakır
2-Irak Ağzı:
a) Badinani
b) Sorani
3-İran Ağzı :
a) Sorani
b) Gorani-Gürani-Gur
B- Ortadoğu'da Egemenlik Kuran Güçler ve Bölge Halkları:
a)Tarihteki Kürt Devlet ve Toplulukları:(*Kürt Tarihçilerinin İddiası)
- Namri -Naire(İ.Ö. 1130)
- Vanna-Manna - Med-Medyen-Media (ÎÖ 728-iö546)
- Musasir - Guran
- Muharro - Keldani-Nemrut
- Subarru - Part
- Naharroyan - Kordi
- Mitanni:iö1400-1375 - Ahemenid
- Hurri-Kelhuri - Kudraha
- Mada - Assirata
- Madahir - Mervaniler
- Hubiskiye - Hasneviyeler
- Kardaka (İ.Ö. 2 Bin)
- Millidas-Melitan- *Milli Aşireti?
- Kaldi-Haldi (İ.Ö. 7 YY.)
- Kardu-Karduk-Karru (İÖ 2400,1600-1200,850 veya İÖ 714-555,333)
- Guti-Lulu-Kurhi-Kurdi-Kurde-Kırti-Kurtie:iö 2622-2498, iö2250-2000, iö1900-1800)
- *200 Kürt Devleti kurulmuş:Lur,Kassit,Urartu,Mitanni,Karduk,Sophene,Gordyene, Mardia, Cortea,Kizuvatna,*Kommagene-1:iö6000-4000-Nemrut, 2.ci:iö850-700, 3.cü:iö130-is72; Roma yıktı.
b) Ortadoğu’da Kurulan Devletler ve Egemenlikler:
- Urartu - Haldi-Khaldi
- Kardukh-Kardaka - Asur
- Hatti-Hitit-Eti - Suzian
- Elam - Babil-Akkad
- Sümer - Müşki
- Sami-Arami - İbrani
- Med-Medyen-Media - Pers
- Helen-Selevkit - Roma
- Bizans - Part
- Kalijip - Keldani
- Süryani - Makron-Mukri
- Kolklar - Ahamenid
- Sasani - Arap:İÖ Mısır-Firavun ve İslam:622,637-1046,1250
- Büyük Selçuklu:999,1046-1157
- Türkiye Selçuklu:1071-1243,1308 *- Moğol-İlhanlı:Tebriz:1226,1243-1308,1344*
- Osmanlı:1299, 1512-1878,1915,1918,1922
- TÜRKİYE CUMHURİYETİ: 1923- MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
c) Ortadoğu Halkları :
1- Arap (Bedevi, Urban, Fellah) 9- Mukri
2- Asuri 9- Maruni
3- Çerkez 10- Nesturi
4- Dürzi (Hermen, Horan) 11- Süryani
5- Ermeni
6- Fars 12- Türk:Türkmen,Yörük,Azeri,Ahiska-Mesket...
7- Kürt 13- Yezidi-Ezidi-Ezi
8- Keldani 14- Yahudi
d) Kürt Olduğu İleri Sürülen Devletlerle İlgili Açıklama:
1- Urartu(iö880-iö726-Asur ve Med yıktı!): Kürtler, Kürt devleti, Ermeniler; Urartunun bir Ermeni devleti,bazı Türk yazarlar ise Urartuklu-Subartu-Sabar-Kıpçak-Saka-İskit-Türk olduğunu ileri sürmektedir!
2- Şeyhiler (869-899):Diyarbakır
3-Eyyubiler:(Mısır-1171-1250, Şam-1348):Araplar, devletin kurucusu Selahattin Eyyubinin; Irak-Tıkritili bir Arap olduğunu ileri sürüyor, İngiliz yazarlar ise Kürt.
4- Mervaniler (990-1096):Harbuhti Aşireti, Diyarbakır,Silvan,
5- Nümeyriler(990-1086):Harran
6- Mahabat Kürt Cumhuriyeti:1944.Batı İran;Urumiye,Hemedan,Zağros bölgesi. *Ruslar;1918-1920’ de Ermenilere Devlet kurdurdu!Ancak Kürt devleti kurulmasını;İngilizler engelledi! Mahabat KC; gelecekte pkk örgütünü öngördüğünden, İngilizler ve Farslar yıktı!
C- Kürt Boylarının Yaşadıkları Yerler:
a) Anadolu Kürtleri:*İddia;”Türkiyenin,Doğu ve GD 16-22 ilinde,Kürtler çoğunluk!” (*Ermeniler; Elvilei Sitte; Bitlis, Diyarbakır, Elazığ,Erzurum,Sivas,Van)
1- Dicle, Fırat, Botan Kürtleri
2- Dersim K.
3- Haymana, Kulu, Cihanbeyli:1700, 1925, 1938 de İskan
b) İran Kürtleri:
1- Bahtiyari
2- Horasan
3- Luri, Luristan
4- Zağros;Fars,Kirman Şah,İsfehan,Asadabat,Hemedan,Şiraz,Urumiye,Sena,Zohap.
c) Afgan Kürtleri:
-Herat ve Beluci
d) Irak Kürtleri:
-Barzan, Talaban, Yezidi-Ezidi: Süleymaniye (Sorani lehçesi).
e) Suriye Kürtleri: Cezire
f) Kafkasya Kürtleri: Arran, Konkabar
D- Kürt Aşiretleri:Araştırmacı A.Jahai'ye göre (1860) Kürtler;15 boy ve bunlar da 140 aşirete ayrılıyor.Kürt yazar Mesut Fani ve Araştırmacı A.Jaba'ye göre; Eski Kürt Aşiretleri (10. yy):
a- Anadolu Kürtleri:
1- Assirata 15- Medencan
2- Baban 16- Macerdan
3- Bacana 17- Mestekan
4- Barizan-Bariznan 18- Midrasi
5- Bohti 19- Milan
6- Cevanye 20- Sarat-Şarat
7- Debabile 21- Soran
8- Dimili 22- Şadencan
9- Guran 23- Şahacan
10- Helbaniye 24- Şuhacin
11- Halye 25- Yezidi-Ezidi-Ezi
12- Lezbah 26- Zaza
13- Lur 27- Zeylan-Zeydan-Zilan
14- Mazdenkan
b- Güneydoğu Kürtleri:
1- Barzan 12- Jirki
2- Baban 13- Koçkiri
3- Babak 14- Lek
4- Bahtiyari 15- Milli?(*Milli isyanı!)
5- Botan 16- Süphan-Siphan
6- Cirdi 17- Luri
7- Dimili 18- Şahacan
8- Guran 19- Şemdihan
9- Hakkari 20- Talaban
10- Haydaranlı 21- Yezidi
11- Hevrement
c- İran Kürtleri:
1- Azerkaniye 15- Memaliye
2- Azadduhitiye 16- Mışrıkiye
3- Brazduhtiye 17- Mubarekiye
4- Bendakiye 18- Sabahiye
5- Celiliye 19- Safariye
6- Bendatmehriye 20- Selmaniye
7- Estamberiye 21- Sairiye
8- Furatiye 22- Şehrakiye
9- İshakiye 23- Şehruaye
10- Kamaniye-Kaman 24- Şeyariye
11- Kerman 25- Şahuniye
12- Kectiye 26- Şahakaniye
13- Küsreviye 27- Tehmadhuniye
14- Musalibiye 28- Zenciye
E- Kürt Aşiretleri
a) Anadolu Kürt Aşiretleri:
1- Alac 26- Milanlı
2- Adamanlı 27- Makuri
3- Artuşi 28- Mehmedan
4- Aka 29- Orvaril
5- Boli 30- Oramar
6- Bilas 31- Punianiş
7- Cihanbeyli 32- Peniyan
8- Celali 33- Piran
9- Ceravi 34- Pizder
10- Destiki 35- Ravanduz
11- Dujik 36- Rişvan
12- Gidi 37- Süphanlı
13- Gavdan 38- Şidan
14- Gürkenari 39- Şikaki
15- Giligoyan 40- Şavlı
16- Haydaranlı 41- Şavak
17- Hasanlı 42- Şedanlı
18- Hakkari 43- Şekiya
19- Hacan 44- Şerifan
20- Herki 45- Takuri
21- Haylani 46- Tovi
22- Hosnov 47- Ziyaki
23- Jirki 48- Zirki
24- Kahuri 49- Zilanlı
25- Muhtan
b) Irak Kürt Aşiretleri :
1- Aşita 8- Mecerihan
2- Artuşi 9- Silivi
3- Barzan 10- Sincar Yezidileri
4- Brazi 11- Talaban
5- Bohtan-Botan 12- Urik
6- Dugerli 13- Zaza
7- Milli
c) İran Kürt Aşiretleri:
1- Anberbu 18- Kamberani
2- Baban-baben 19- Kalenderani
3- Bahadırlı 20- Luen
4- Besanlı 21- Lek
5- Bavenur-Behneverd 22- Lur
6- Bözürk Lur 23- Modanlı
7- Brahualar 24- Mukri
8- Caf 25- Ömerli
9- Celali 26- Pazoki
10- Cizkan 27- Pişnavend-Pişneverd
11- Feyli 28- Şemkanlı
12- Gürkenari 29- Şahgulanlı
13- Hamavend 30- Şevankare-Şabankare
14- Haume 31- Şumelani
15- Kupe 32- Sero-Servan-Cahlavan
16- Kiranlı 33- Tabir-Tahir
17- Kahuni 34- Zafan
d) Suriye Kürt Aşiretleri:
1- Alikanlı 5- Milli?
2- Ceiikanlı 6- Sincar Yezidi-Ezidileri?
3- Guran 7- Sineminli
4- Melikanlı
e) Kafkasya Kürt Aşiretleri:
1- Areş 3- Cevanşir
2- Cebrail 4- Zangazur
f) Tunceli-Dersim, Kürt -Zaza Aşiretleri (1921): Tunceli Halkı; Alevi inançlı. Etnik olarak ise Kürt, Ermeni, Canik, Alan,Avar,Hazar ve Tat kökenli.
1- Alan 29-Keçil
2- Arilli 30-Krişan
3- Badili* (Badıllı) 31-Kırgan
4- Birdinganlı 32- Koç Uşağı-Koçgiri*
5- Belit 33- Livili
6- Bizgar Uşağı 34- Lur
7- Celali*-Helikanlı-Eliyanlı* 35- Maksut Uşağı
8- Camadanlı 36- Maskan
9- Cündan 37- Meyilli
10- Ciranlı 38- Merkori
11- Çarmikli* 39- Merziki
12- Dimnan 40- Mahmuran
13- Eramanlı 41- Pillo
14- Ezdiran 42- Pilönk
15- Güran * 43- Pilön
16- Haydaranlı 44- Resik
17- Hasnalı 45- Şavak-Şewaxan*
18- Havşinan 46- Şadili
19- Hemuş 47- Şeyh Hasanlı
20- Hormikli 48- Şam Uşağı
21- Hiran 49- Şikal
22- Hizan 50- Şivili
23- İzoli* 51- Şirfan
24- İdamanlı 52- Takavi
25- Jirki* 53- Zeylli
26- Kalan 54 Zerkanlı
27- Keradi 55- Zilanlı
28- Kıskanlı
*KÜRTLER-EKRAD-MED-MEDYEN-KARDUK:
a- Kürd Boyları: 5 Ana Guruba Ayrılır;
1- Goran –Guran- Gürani-Gur
2- Kurmançi-Kırmanç
3- Lur
4- Soran -Sorani-Kalhur
5- Zaza –Dünbüli-Dımışk- Dersimli Aşiretleri: Koçuşağı, Karaballı, Abasan, Kureyşan, Koçgiri, İzolî, Şevaksa-Şavak.
b-Kürt İsyanları: Celali-1595-1603, Soran-1834, Bahdinan-1839, Botan-1847, Baban-1850,1909,1914,1915-Van,1921,1924, Koçgiri-1920, Şeyh Said-1925, 1926;7-isyan, 1927, 1928, 1930, 1934,Sason-1935,Dersim;1916 ve 1937* 1978-1984,2016;pkk-kck başkaldırısı;1914 yılından itibaren, yapılan 29.cu Kürt isyanıymış!
c- Kürt Aşiret isimlerinden Örnekler:
1-Anitanli 22- Lolan
2-Alikan 23- Milli-Badili
3-Asa 24- Merdanlı
4-Azan 25- Merdisi
5-Biziki Geylan 26- Merekanlı
6-Biziki Haran 27- Mengur
7-Beritan-Berivan 28- Omahyanlı
8-Binkanlı 29- Pervan
9-Biziki Rişvan 30- Purango
10-Buzurk 31- Racgutan
11-Berazi 32- Rezki
12-Bozan-Barzan 33- Rişi
13-Bendanlı 34- Sebikan
14-Cavikli 35- Şavak-Şevaksa
15-Celali 36- Tavan-Tayan
16-Cerikanlı 37- Tirikan
17-Disimlü 38- Uhbinikli
18-Gukanlı 39- Vamran
19-Hormek 40- Yezid Suhani
20-Jırki 41- Zahoranı Luhan
21-Izoli
* KÜRTLERİN NÜFUSU VE YAŞADIĞI ÜLKELER
A-Konuya İlişkin, Özet Tarihçe:
1-Lozan Barış Antlaşması görüşmeleri sırasında; Kürt kökenli Şerif Paşa başkanlığında bir heyet, İngilizlere başvurarak; Kuzey Irak ve Güneydoğu Anadolu'nun bir kısmını da içine alan bölgede; Kürt Devleti kurulmasını istediler.İngiltere;gelecekte pkk’yı öngörerek,Kürt devleti kurulmasına karşı çıktı ve bu bölgede, Asuri Devleti kurulmasına çalıştıysa da sonradan vazgeçti.
2-Abd; Doğu ve G. Doğuda, ortak-karma bir Ermeni-Kürt Devleti kurulmasını istediysede; bunu, Ermeni liderleri kabul etmedi.1915’de Ermeniler;6 il(*Bitlis,Diyarbakır,Elazığ,Erzurum, Sivas, Van;TC dönemine göre ise 81 ilin;15’i), Kürtler ise çoğunluk olduklarını ileri sürdükleri;16-22- 26 ili istiyorlar. Bu 15 il, 26 ilin içinde! Ruslar;(*Rusyadaki Ermenileri, buraya göçettirme şartıyla) 1915,1918-1920 de; Ahiska ve Azerbaycan topraklarının bir kısmından, Türkleri; Tehcire tabi tutup çıkartarak, başkenti Erivan olan,bugünkü Ermeni devletini kurdurdular.(*Bu bölge,Tarihi Türk Yurdudur!Vicdanlı,şerefli,adaletli bir Devlet varsa;bu günkü Ermenistan ülkesinde; yaşayan, Türk varmı,araştırıp;kimin gerçek jenositci olduğunu görsün?Halen,Türkiye ve Azerbaycanda nasılsa jenosite uğramamış,jenosit bekleyen,binlerce cesur ermeni var!??Osmanlının, 1912 nüfus sayımına bir bakın;ne kadar ermeni ve kürt var?1915’te nasıl 1.5 mn ermeni jenosite uğrayabilir? 1915’de, önce Suriye ve Lübnan tehcir edilen ve çoğu abd,kanada, fıransaya göçeden; 600 bin ermeni ney?Birde o dönemde; kim tapu alıyor? Fıransız,abd sigorta şirketine (*AKSA); EV, İşyeri ve Hayat Sigortası yaptırıyor?)** Önleyici İngiliz eli,o dönemde, bu bölgeye ulaşamadı!Ayrıca Rusya,Zağros bölgesi;batı İran-Urumiyede;1920’de Kürt devleti kurdurmak istedi,ancak İngilizler engelledi! Ruslar,1946’da,Zağros bölgesinde;Mahabat Kürt Cumhuriyetini kurdurdu! Ancak İngilizler, bölgede, o şartlarda; Ermeni, Kürt ve İsrail devleti kurulmasını istemiyordu?Bu Kürt devletini, İranla birlik olup yıktı! İsrail D. Filistinde ancak, 1948’de kuruldu. Aklıma takılan bir hususvar:” Osmanlı Devleti, 1915 Nisan ayında (*Osmanlı; 1914-1918 yılları arası, yıkılışına neden olan; Birinci Dünya Savaşına katıldı.); Ermeni komitacılarını tutuklamış,600 bin Ermeni vatandaşını,Suriye ve Lübnana Tehcir etmiş ve 1.5 milyon Ermeniyi Jenosite uğratmış! Ayrıca,yine 50 bin Kürdü ve Süryaniyi jenositle yoketmiş!” Bu, jenosit yaptı diyenler, nasıl sağ kalmışlar? Ayrıca, Türkler ile Ermeni ve Kürtler; İ.Önceki dönemi gözardı edersek;1071-1308 Selçuklu egemenliğinden beri, aynı ülkede, aynı devletin vatandaşı olarak,birlikte yaşıyorlar.Osmanlı Devleti ise 1299’da kuruldu! Niçin? 600 yıl bekleyip, güçlü döneminde değilde,savaşta yenilirken,yıkılırken bu jenositi yapmış!? Birde bu jenositci devlet, nasıl olur; 600 yılda Ermeni ve Kürtleri, ASİMİLE bile edememiş?Irklarını,Etnik Kimliklerini, ana dillerini, inançlarını ve kültürlerini korumuşlar!” Burada, mantığa aykırılık ve çelişki var!
3- İngilizler, Kürt Devleti kurulmasına da;1978, 1984-2015 yıllarında Türkiye'ye siyasi ve ekonomik açılardan, büyük zarar veren; (*pkk;30 bini aşkın TC Vatandaşının ölümüne neden oldu ve Türk Halkına-Devletine;500 mr $ aşkın ekonomik zarar verdi?)-peşmerge- pkk-kck-pyd etnik terör hareketini öngörüp, bunlar aracılığı ve içsavaş yoluyla, TC Devletini;bölüp, yıkmayı planladığından olsa gerek, karşı çıktı!Şimdilerde İngiliz mirasçısı abd;TC Devletini yıkma veya enaz Irak ve Suriye gibi, İçsavaş çıkarma şartıyla;pkk-kck-peşmerge-pyd-ypg-pejak’a destek olup, silah, araç veriyor?
4- Türkiye'de niçin Rum sorunu yok? 15 Mayıs 1919- 9 Eylül 1922 tarihleri arası, Tırakya dahil, Ankara polatlıya kadar, Ege ve İç Anadoluyu işgal eden, Yunan ordusunun; yarıya yakını Osmanlı Vatandaşıydı; düşmanla işbirliği yapıp, kendi devletine karşı savaştığından; 1923- Lozan Antlaşmasıyla, iç savaştan korkulup; Anadolu'daki Rumlar, Mübadeleyle Yunanistan'a, Yunanistan'daki Türklerde Anadolu'ya getirildi. Mübadele fikri, abd ve İngilizlerindir. Ancak yine bir çıbanbaşı, huzursuzluk kaynağı ve içişlerine karışma gerekçesi olsun diye; Ortodoks Patrikhanesi ve İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleri; mübadele dışı, rehine olarak bırakıldı.
5- Ayrıca İngilizler, halkın çoğunluğu Türk olan; Telafer, Kerkük ve Erbil bölgesinin; Türkiye'ye bağlanmasını da kabul etmediler.1926’da Kerkük Türkleri, Irak vatandaşı yapıldı.
6- İngiliz ve Fransızların, silah yardımı ve etkilemesiyle; 5.2.1925 tarihinde Diyarbakır- Hınıs-Erzurumda Şeyh Sait isyanı çıktı. İsyan bastırılınca, Şeyh Sait ile 1878'de kurulan Kürt Teali Cemiyeti üyesi Halit Paşa idam edildi. İsyancıların dört ayrı askeri birliği vardı.(*Türk Ocağı ise 1912'de açıldı! Okullara Türkçe derside 1912 de konuldu?). Şeyh Sait isyanının bastırılması, Birleşmiş Mîlletlere getirildi. 1925 yılında Kürtlerle ilgili olarak yapılan oturumda, TC. Devleti temsilcisinin yaptığı, konuşmadan bir bölüm: "Türkiye'deki Kürtler, hiçbir kısıtlama olmaksızın, Türklerin faydalandığı haklardan faydalanmaktadır. Milletvekili, Bakan, Vali, Elçi(Kamuran İnan) olma hakkı vardır. İran'ın, Kürtler konusundaki hassasiyetine karşılıklı saygı gösteririz. Çoğunluğu Türkiye'de bulunan Kürt unsurları adına, T.C. Hükümeti, diğer bir devletten, daha ziyade konuşma hakkına sahiptir?"
7-Türk Hükümeti, Kürtler için Abd ve İngilizlerce istenen, dil muhtariyetini, kabul etmemiştir. (*TC Hükümeti:2013’de Kürt diline serbestliği ve Kürdistan sözünü,kabul etti)
8- Abd kaynaklarına göre(1980);Türkiye Nüfusunun %12'si Kürt.1997 genel nüfus sayımına göre Türkiye nüfusu 62 milyon. Buna göre Türkiye'de 7.5 milyon Kürt var. 18 Nisan 1999 seçimlerinde Kürtçü Parti HADEP %5 oranında oy aldı. Seçmen sayısı ise 37 milyon. Abd, 2003 yılında, Irakı işgal edince, Türkiyede yaşayan Kürt halkı oranını, % 20’ye yükseltti!**Garo Sasuni: Ermeni- Kürt İlişkileri adlı eserinde(1969);”Türkiyede Kürt olarak bilinen; 6 mn halk var!Ancak bunun 1.5 mn etnik olarak Kürt.4.5 mn ise zorla İslamlaştırılmış,etnik Ermeni!İran,Irak ve Suriyede ise 3.3 mn Kürt asıllı halk var.Kürtlerle Ermenilerin kaderi, birleşik.”
B-TÜİK-DİE’ye Göre, Kürt Kökenli Halkın, Nüfus Durumu:
Yılı…..: TC Nüfusu…………..: Kürt Nüfusu…: Yüzde-Oranı…:
-1927 13.6 milyon 1.2 mn % 9
-1935 16 mn 1.6 mn % 10
-1950 21 mn 2 mn % 10
-1960 28 mn 2.3 mn % 8*BalkanGöçmeni geldi!
-1965 31 mn 2.8 mn % 9*Göçmen geldi!
-*NOT: Sonraki yıllarda etnik sayım yapılmadı!*
-KONDA’ya göre: 2007’de:TC- 70 mn; K – 9 mn ; % 12
-Abd’ye göre : 2007 * * ; K- 14mn ; % 20
-Bir Araştırmacıya göre;1990 yılı,Kürt Nüfusu ve Ülkelere dağılımı: 15 mn; Türkiyede % 34, İran %26, Irak % 24, Suriye % 11, Kafkasya % 4;Ermenistan ve Diğer % 1.
-Kürt Irkçılara göre: * * 20-38 milyon! Bu TC Nüfusunun % 30 ile % 55’i demektir. Kürtler, böyle bir nüfus oranına sahip olsalar; pkk-kck-kürthizbullah-hepar terörüyle; TC Devleti adı ve Türk Bayrağı, çoktan değiştirilirdi! Atatürk ve Mehmetciklerin Eseri; Türk Cumhuriyeti; Osmanlı gibi tarih olurdu! Pekiyi bu nüfusa rağmen Kürtçü parti, neden % 10’luk oy barajının altında kalıp, hep % 5-6 oranında oy alıyor? Ayrılıkçı, ırkçı Kürt partileri, % 10’luk barajın indirilmesini niçin istiyor? Sonunda HDP;(2007) baraji aşıp,TBMM’de MV kazanıp,gurup kurdu!
C- 1914- 1918 ve 1924-1926 Dönemi, Kerkük Sorunu:
a) İngilizlerce Hazırlanıp, BM’ye Sunulan; Kuzey Irak’taki Halkların, 1924 Tarihindeki Nüfus Durumu :
1- 425 bin Kürt*
2- 30 bin Yezidi-Ezidi (*Kürt etnik asıllı olduğu ileri sürülüyor. İnançları farklı.)
3- 186 bin Arap
4- 77 bin Hristiyan: Asuri,Keldani, Nasturi ve Süryani.
5- 65 Bin Türkmen!**
6- 17 bin Yahudi
b) Türkiye Cumhuriyeti Hükümetince Hazırlatılıp BM'ye Sunulan Kuzey Irak’taki Halkların 1924 Tarihindeki Nüfus Durumu :
1- 264 bin Kürt*
2- 20 bin Yezidi
3- 44 bin Arap
4- 31 bin Hıristiyan ve Yahudi- Gayri Müslim
5- 147 bin Türkmen!**
6- 170 bin göçer (*Türkiye bu gurubun ırki durumunu belirtmemiş, İngiliz raporunda bu grup yok. Ne kast edilmiş anlaşılmıyor!).(*1924 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin nüfusu 12 milyon. Türkiye; 1926’da Yunanistanla mübadele, 1952'de Bulgaristan, Yugoslavya ve Doğu Türkistandan büyük miktarlarda Türk göçmen kabul etti.)
c) Dünyadaki tahmini; 22 milyon Kürt nüfusun, devletlere dağılımı ve ülkedeki oranı:
1- Türkiye'de; Kürtlerin %35'i; 7,5 milyon, (*Türkiye:75 mn;Kürtlerin oranı %12-20; 2010 yılı.* Türkiyede 27 farklı etnik guruptan,Halk var; % 60 Türk ve % 40 azınlık.)
2- Irak'ta; %30'u; 6,5 milyon, (*Irak:27 mn;Kürt nüfus oranı % 18-20’si)
3- İran’da; %25’i; 5,5 milyon,(*İran:70 mn; % 7-15’i Kürt ve Lur:Zağros Bölgesi. Kürt aydınlara göre 6 milyon, İran’a göre ise 3 milyon )
4- Suriye'de; %5-10’u; l milyon (*Suriye:20 mn;Kürt % 6-10’u.*Kendi iddiaları;%40)
5- Kafkasya ve diğer ülkeler: Rusya, Ermenistan, Gürcistan, Avrupa ülkeleri, Abd ve Kanada: %5-10'u; 1,5 milyon.
d) Notlar:
-Irakın,1957 resmi nüfus sayımına göre, Irakta: 1 mn Kürt ve 136 bin Türk var. Irakın Resmi nüfusu: 5 mn.*Irakın 1990 yılı nüfusu ise 20 mn:% 18-20; Kürt nüfusu 4 milyon.
-Kürt ırkçılarının iddiası; “Türkiyede 38 mn Kürt var.”
-Alevi ırkçılarına göre; “Türkiyede 20 mn Alevi var.”
D- Kürtlerle İlgili Yayınlar:
1- Şerefname(Kürt Ulusu Tarihi),Şerafettin Han Bitlisi,YY,İstanbul-2009.
2- Kürdistan Tarihi, M.E. Zeki, Komal Yayınları.
3- Kürtler ve Sosyal Gelişimleri, Dr. M.F. Bilgili, Ank-1993.
4- Son Mevsim Şavaklar.Kazım Öz. Mezopotamya S.Yapım.2010.
5- Kürtler, Prof A. Taneri, Ank- 1976.
6- Her Yönüyle Kürt Dosyası, Prof. A.M. Çay, Ankara- 1996.
7- Osmanlıda Oymak, Aşiret ve Cemaatler, C. Türkay, Tercüman Y. No:l, İst- 1979.
8- 101 Soruda Kürtler.A.R.Özdemir.
9- Kürtler, H.Cemal, DKY, İst-2003
10- Kürt İsyanları, İ. Bozdağ, TY, İst- 2009*
11- Y.T.A.Ayaklanmaları,E.Aybars,TDAV,İst-1988*
12- M.M.Y. Kürt-Türk-Ermeni İlişkileri,Ş.K.Seferoğlu,TDAV,İst-1990*
13- Kürt Tarihi, A.G, TY, Ank-2013
14- B. Newroz, GA, YY, Ank-1998*
15- Türkçe-Kurmançı Sözlük,İst-2005
16- Gurmanç ve Kürtlerin Kökenleri,Ö.Özüyılmaz,KY,İst-2010
17- Kürtlerin Kökeni,İ.Nuri Paşa,YY,İst-1977
18- Kürtler,Babil Nikitin,Özgürlük Yolu,1986
19- Kürdistan ve Kürt İhtilalleri,Abdulazizi Yamulki
20- Kürt Özgürlük Hareketi ve pkk’nın Rolü,Tevn Y,2006
21- G.G.Kürtler ve Kürdistan,K.Burkay,DY,İst-1996
22- Doğuda Aşiretler,Aleviler,B.Kocadağ,İst-1997
23- Anabasis(Onbinlerin Dönüşü),Ksenefon,SY;İst-1984
24- Dünya U.Ç.Tabletlerle Y,Ali Narçın,SBY,İst-2016*
25- Doğu Anadolu ve Varto Tarihi,M.Şerif Fırat,1945
*E-Kürtlerin Temel Özellikleri:Kürtlük; tıpkı Arap,Fars,Rus,Gürcü,Yunan milletinden olmak gibi, DNA, genetik, etnik,anadil ve ulusal kültüre dayalı,doğuştan gelen,kalıtımsal,Irki bir olgu. Sonradan kazanılmaz, eğitimle veya asimile politikasıyla asla değiştirilmez,kaybedilmez. Yemek, içmek, uyumak, özgürlük, bağımsızlık, milli bayraklı,ulusal devlet kurmak gibi,ulusal bir duygu, his.Bülbülü;altın kafese koymuşlar,çalı-çöpten yuvası için ah vatanım,demiş, bunun gibi!
l- İnsanları, tavuk, inek, köpek, ot, çocuk kavgası, ailevi nedenler, borç alacak ilişkileri, terör örgütü veya mafya adına öldürmek. İnsan öldürmeyi normal kabul etmek. Güçlü iken acımamak, merhamet duymamak, affetmemek, hoşgörü göstermemek.
2- Kan davası gütmek, kendine kötülük yapana, anlayış gösterip bağışlamamak, eşi ve çocuklarını gereğince sevip değer vermediğinden, vurur hapiste yatarım düşüncesini taşırlar. Pekiyi eşi ve çocukları ne olacak?
3- Bencil ve anlayışsızdır. Sadece kendi çıkarını düşünüp korur. Yaptığı işten komşusu zarar görüyor mu, hiç düşünmez. Özür dilemez, bildiğinden şaşmaz.
4- Kaçakçılık, terör, uyuşturucu, eşkıyalık, mafyacılık, fedailik, yalan ve dolandırıcılık gibi kanun ve dinin yasakladığı; çok çabuk ve kolay para kazanma yöntemlerini, tercih etmek ve bu yollarla ailesinin geçimini sağlamayı normal görmek. “Ver Tanrım, kulun helal, haram demez, yer Tanrım” felsefesini benimsemek.*İstisna kaideyi bozmaz!Türklerden nasıl Kumarhaneci-Topal ve Hayali ihracatçı- Horzum çıkmışsa;Norşindende Kürt Saidi Nursi ve N.F.Kısakürek çıkmıştır!
5- Kızlarını evlendirirken amcaoğulları ile diğer akrabalara öncelik tanımak. Gelinin kocası ölünce, mal boşa gitmesin veya namus korunsun diye; gelini kaynıyla evlendirmek.
6- Kızı evlendirirken,başlık parası almak ve bu parayla,kıza;eşya almak yerine, kendi kullanmak.
7- Oğlan çocuklarını sünnet ettirirken, kirve âdedi uygulamak.
8- İnanç olarak %70 ölçüsünde Şafii ve %30 Alevi inancını taşımak. Kürtler, Hanefi mezhebine girmediler. Alevi inançlıların, Ermeni kökenli olduğu ileri sürülüyor.Örneğin;Erzurum-Tekman, Hınıs, Tunceli-Dersim,Erzincan,Elazığ gibi.
9- Akrabalara aşırı bağlılık, aşiretçilik ruhu: Cezaevlerindeki akrabalarını, her görüş gününde ziyaret etmek. Kış gününde bile komşu köydeki tanıdığının cenazesine gitmek. Büyükşehirlerde ölenlerin cenazesini köyüne götürüp gömmek. Yakını ölünce bir hafta traş olmamak. Büyükşehire göçenlerin aynı mahalleye yerleşip,getto oluşturması.Örgütlenip,İnşaatlarda birlikte çalışıp, semt pazarlarında işporta ticareti ele geçirmek, başkalarına pazarcılık,inşaat işçiliği yaptırmamak.
10- Genelde Şıh'a inanmak, bağlanmak. Türklere göre, oruç ve namaz ibadetine daha çok ağırlık ve önem vermek. Ancak temizliğe dikkat, itina göstermemek, az yıkandıklarından kokuyorlar. Kadiri-Geylani, Nakşi-Menzil, Nurculuk Kürt tarikatı. Süleymancılık ise Arap, Kürtler bu tarikata girmiyor!Türkler ise tüm tarikatlara,ayrımsız katılıyor? Kürtler;637-800 arası,Arap istilasıyla Müslüman oldu.Çoğu Şafi,azı Alevi,Şii ve Yezidi inancında.*Kürtler İslamı; Hanefi, Alevi, Şii Türklerden almadı!Çünkü Türkler,İslamı;Samani-Taciklerden aldı;920-940 !!!
11-Feodal yapıyı, ağalık düzenini sürdürmek. Ağaya mutlak itaat etmek ve karın tokluğuna, ağanın tarla ve ahır işlerini görmek. Baba ölünce, kardeşler malı bölüşmeyip, bir kişide bırakarak, ağalık düzeninin sürmesini sağlıyorlar.
12-Ziyafetlerde misafirlere erkeklerin hizmet etmesi, yemek pişirme ve servisin erkeklerce yapılması. Ayrıca bir Kürt ağasının, misafirini ağırlamak için 2-5 koyun birden kestirmesi. Türklerde böyle eli açık, misafirperver insan çok azdır.
13-1970'lerden önce müteahhit, taşeron ve bunların apartman yapımında çalışan işçileri; Gürcü ve Laz Karadenizlilerdi. 1980'lerden sonra ise müteahhitlik, taşeronluk ve inşaat işçiliği; Kürtlere geçti. Antalya, Ankara, İstanbul, Konya, Kırşehir'de; semt pazarcıları, hurdacılar, apartman inşaatı ve belediye altyapı işçileri Kürt kökenli. Yine Doğuya yatırım yapacağım diye, kredi alıp, Antalya'ya turistik otel açanların çoğunluğu ve bunların çalıştırdığı garson ve işçiler, Kürt kökenli. Az aylıklı, sabır isteyen,zor işleri; diğer etnik guruplar, genelde yapmak istemiyor.
14-Politikaya ve bürokrasiye aşırı ilgi: 20.ci dönem milletvekillerinin üçte biri, TBMM Başkanı Hikmet Çetin ve 55. Hükümette 9 Bakan Kürt kökenliydi. Kürtlerin yoğun olduğu Doğu ve Güneydoğu illerinin milletvekilleri, tümüyle Kürt kökenli olduğu gibi, Ankara, İstanbul, Aksaray, Burdur, Konya, Adana, Kırşehir gibi illerde de Kürt kökenliler iyi bir dayanışmayla milletvekili olabiliyorlar. Bakanlıklarda bir çok Genel Müdür, Daire Başkanı, İllerde ise özellikle Adliye, Milli Eğitim, Bayındırlık ve Sosyal Hizmetlerde;Kürt kökenli bürokratlar yer almaktadır. Diğer etnik guruplar; Kürtler kadar hırslı, girişken, dayanışmacı, mücadeleci değiller. Ayrıca Kürtler aşırı milliyetçi, bir ile, ilçeye atanan, oraya varmadan; oradaki Kürt kökenli memurları, öğrenip öyle gidiyor. Önce giden, yeni gelene yardımcı oluyor. Sürekli birbirleriyle görüşüyorlar. Kürt kökenli esnaf varsa ondan alış- veriş yapıyorlar Ayrıca TC Hükümetleri de Avrupa'ya şirin görünmek için Kürt kökenli insanları; önemli mevkilere getirmekte ve böylece yabancıların, pkk-kck veya Kürt sorunu bahanesiyle TC'nin içişlerine karışmasını, güya önlemeye çalışmaktadırlar! Tıpkı; 1821-1922 tarihleri arası, eski Osmanlı politikası gibi.Konya merkezden bir memur ile Ereğli ilçesinden bir memur,Denizlide birbirini hemşeri görmezken!Malatyalı, Vanlı ve Mardinli 3 il müdürü, hemşeri olup,görüşüyordu?
15-Kadın Hakları: Kızları genelde okutmuyorlar. Erzurum, Şırnak ve Urfa'da olduğu gibi genelde kadınlar çarşaf, peçe, ehram örtüyor. Erkeklerden uzak ve ayrı duruyor; kaç göç sürdürülüyor. Kürt kökenli birine kaç çocuğu olduğu sorulduğunda genelde yalnızca erkek çocuklarının sayısını söylüyor. Mirastan kızlara pay vermiyorlar.Kadın eli değince,Şafi Kürtlerin Abdesti bozuluyor?
16-Kürt mutfağının ana tüketim maddeleri: lavaş ekmeği, bulgur, çiğ köfte, su böreği, kadayıf dolma, kavurma et, patates, soğan, pirinç, acı (isot) biber, otlu peynir oluşturuyor.
17-Kürt kökenli bir kişi bir yere Bakan, Genel Müdür olunca, o kamu kurumuna işçi, memur olarak hep Kürt kökenlileri aldırmaktadır. Türklerde durum farklıdır Örneğin: Konya-Ereğlili bir kişi PTT Genel Müdürü olmuş, ancak bu sürede bir tane Ereğli’liyi ne işe almış ne de yardımcısı ve daire başkanı yapmıştır. Doğu il ve ilçelerindeki memur ve kamu işçilerinin, tamamına yakını Kürt kökenlidir. Batıdaki memur ve işçilerinde yine üçte birine yakını Kürt kökenlidir; özellikle büyük şehirlerdeki kamu kurum kadroları. Suriye, Irak ve İran'da ise Türk kökenli kamu görevlisi yok seviyededir. Sırbistan, Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Rusya, Romanya, Arnavutluk ve Çinde de aynı?Demekki sorun,Türklerin düşünce sisteminde!
18-Hedefini belirleyip, amacına ulaşmak için her yolu kullanmak. Doğuda ki ilçelerde, sağ ve sol partilerin başkanları; kardeş, amca çocuğu olabilmekte, hatta bunlar ortak iş dahi yapmaktadır. Duruma göre her seçimde, parti bile değiştirebilmektedirler.Üniversitedeki Kürt öğrenciler; hem nurcu, milli görüşcü-akıncı, ülkücü, hem de devrimci-solcu, pkk'lı, Hizbullahçı olabilmektedir. 100 kişilik bir siyasi grup içinde 5 Kürt kökenli öğrenci varsa, bunlar bir araya gelip, tek yumruk olup, beraber hareket etmekte, tüm grubu yönlendirip yönetime el koymaktadırlar. Okullardaki bir pkk'lı Kürt öğrenci ile, ülkücü! veya nurcu, Kürt öğrenci; görüşüp konuşmakta, hatta aynı evde bile kalabilmektedir.
19- Devlet malına zarar vermek: "Allaha havale ederim, Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var, Vakfın mumunu yiyen kedinin, gözü kör olur" gibi sözler, bir anlam taşımaz. Okullarda kavga çıkaran, kapıyı, camı kıran, sırayı, otobüsü, molotofkokteyli atıp yakan, üzerine patlayıcı sarıp canlı bomba olan, yemekhaneyi tahrip eden, tren oturaklarını kesip parçalayan, düzenli derse çalışıp güzel güzel okumak yerine, diğer öğrencilere de okul hayatını zehir eden, maalesef Kürt kökenli öğrenciler ve bunlara uyan,diğer etnik guruplardan gençlerdir. Olay çıkarmak, eğitimi engellemek, ortalığı kırıp yıkmak için adeta bahane arıyor, idarenin, devletin, her hatasını kullanıyorlar. Güneydoğuda sayısız Köy Hizmetleri iş makinesi, okul,hastane,anbulans ve aracı yakmadılar mı ? Hiç eşya suçlu olur mu ?
20-Devleti, ağa, baba gibi görüp, herşeyi devletten beklemek. 12 Eylül öncesi doğu ilçelerinde elektrik, su, telefon ve lojman kira parası ödememek. Ziraat Bankası kredilerini, doğal afet gerekçesiyle ödememek.
21- Resmi nikahı ve tek eşliliği benimseyememiş; 2-4 kadınla birden evlenip, 5-16 çocuk yapıyor. Türklerde ikiden fazla çocuk yapan aileler azınlıktadır. Kürtler yaptıkları çocukların geleceğini, eğitimini, bir meslek, sanat sahibi olmalarını, hiç düşünmemektedir Kürt çocuklarının çoğunluğu; çikolata, muz yemeden büyümektedir. Evlerin %70 inde kalorifer, banyo, wc, ayrı çocuk odası yoktur. Böyle olunca da sevgisiz, ilgisiz, Hüdai nabit büyüyen bu çocuklar, ailesi ve topluma, devlete karşı kinle, nefretle yoğrulmakta, eğitimi ve bir mesleği de olmadığından, zorunlu ve tek seçenek görüp; teröre ve mafyaya katılmaktadır. Çin hükümeti gibi, T.C. Devletinin de nüfus planlamasına geçip çocuk sayısına; en çok iki çocukla sınırlama getirmesi gerekir. Çin de ikiden fazla çocuk yapan ailelere; para ve hapis cezası veriliyor. Ayrıca kamu kurumunda çalışıyorsa, işten çıkarılıyor ve çocuklu ise kamu kurumunda bir işe alınmıyor. Bizimde bu tedbiri almamız gerekir. Vasıfsız ve İşsiz insan;topluma yük. Sevgisiz, ilgisiz ve birde şiddet görerek büyüyen, Çok Çocuk; sosyal patlamaların, terörün, hırsızlığın, mafyanın, kaçakçılığın, geri kalmışlığın, enflasyonun, önemli bir nedeni ve kaynağıdır. Terörü besleyip yaşatan, üç kaynak vardır; bunlar kurutulmadan terör bitmez. Biri eğitimsiz, işsiz, kaybedecek bir şeyi olmayan, bunalımlı insan. İkincisi uyuşturucu,siğara,alkollü içki,petrol kaçakçılığı gibi, kolay yoldan kazanılan para, diğeri de silah. Terörle mücadele için,öncelikle sivrisinek yetiştiren; bataklığın kurutulması gerekir. Tırakya, Orta Anadolu, Akdeniz, Ege ve Karadeniz'de de, yolsuz, susuz, ekecek tarlası, yeterli geliri olmayan; Türk,Balkan, Gürcü ve Laz kökenli insanlar var!Niçin onlarda terörist olup, devlet malına saldırıp, kırıp yakıp, diğer insanları öldürmüyor? 18 Nisan 1999 seçimlerinde; niçin Diyarbakır, Batman, Hakkari, Bingöl gibi illerde, halk; Kürt partisi ve pkk'lı olarak bilinen HADEP’e oy verdi. MHP ve DSP’ye niçin oy vermedi? DSP hükümeti birde Doğu ve Güneydoğuya trilyonlarca liralık kredi, ekonomik yardım aktardı! Pkk’ya katılan gençlere; pişman olun, vazgeçip teslim olun, sizi affedip, meslek, iş sahibi yapacağız dendi, niçin kimse teslim olmadı? ABD’de olduğu gibi,yöre insanlarına;TC Devletinin,Tırakya ve Anadoluda yaşayan, bütün etnik gurupların hepsinin,Ortak Devleti olduğu anlatılıp, eğitimle bu devlet ve ülke; 1923’ten beri birtürlü Vatan yaptırılıp, sevdirilemedi!?. TC Hükümeti ve memurları; doğuda işgal kuvvetleri gibi görülüyor, devlet denince yalnızca ordu-jandarma ve adliyeyi biliyorlar. İ.Öncesini biryana bırakalım, 1071’den beri Kürtler; Türkleri kabullenip, benimseyip sevmemiş, yani “Etle Tırnak” hiç olmamışlar! Her dış kışkırtmada, her fırsatta isyan etmişler! Devlete karşı,1978-1984:pkk-kck silahlı isyanı; Cumhuriyet dönemindeki 29.cu kürt isyanıymış!Osmanlı ve Selçukluya karşı yapılan, kürt isyanları, bu sayıya dahil değil?
22-Kürtçe, eski Farsça'nın bir koludur. Hind-Avrupa dil grubundandır Türkçe ise Altay dil grubunun Turani kolundandır. Türkiye'de bazı kişiler;” Kürtler, bir Türk boyudur, Kürtçe diye ayrı bir dil yoktur” diyorlar. Bir dönem sonrada doğu ve güneydoğudaki Hakkari, Bitlis, Çorum, Erzurum, Trabzon, Malatya, Mardin, Siirt, Kilis, Urfa, Van, Şırnak, G.Antep, Maraş, Konya gibi; Arap, Fars, Rum veya Ermenice olan il adlarını değil de çoğu Kürtçe olarak kabul edilen yer adlarını değiştirmektedirler. Ancak yöre halkı beldenin adı değiştirilse de eskisini kullanmayı sürdürmektedir. Örneğin, Tunceli (Dersim), Kemaliye (Eğin), Güroymak (Norşin) gibi Yine Batman ili Kozluk ve Sason ilçelerindeki dağ isimlerini örnek olarak verelim ve bu adların Türkçe olduklarına karar vermeyi size bırakalım: Arziv, Golat, Mekto, Selaş, Züpşer gibi. Kişi adlarında da durum böyledir. Arapça İbrahim adını; Yahudiler Abraham, Kürtler İbo şeklinde kullanıyor. Kürtçe kişi adları: Apo, Dilan,Dicle,Fırat, Haso,Haco,Hamido,Keke, Maho, Memo, Berivan,Diap, Ezo, Pervin, Rojin,Reşo, Zozan, Zana, Zeyno, Zaro gibi.
23-Örnek olay olarak, Muş ilini ele alalım: Muş kelimesi; sulak, otlak anlamındadır. Selçuklularla Bizans arasındaki Malazgirt Savaşı, 26 Ağustos 1071 de Muş topraklarında yapılmıştır. Muş, 18.02.1916’da Ruslarca işgal edilmiş. Ekim 1917’de Rusya’da Komünist devrim olup, Çarlık yıkılınca, Rus askerleri 23 Mart 1918 de Muştan çekilmişlerdir. İlçeleri: Malazgirt (Manzikert), Varto, Bulanık (Kop,Horhoriki). Dağları: Bilican, Hacreş, Hamurpet, Kurtik, Şeyhokom. Dere ve Gölleri: Badişah, Çar, Göşkür, Hamurpet, Heftrenk, Karni, Kelereş. Ovası: Muş ve Liz.
-Muş halk müziği ve oyunları:Yerleme: Halk müziği söylemek.* Halk müziği çeşitleri: Maya, Divan, Deyiş, Nefes, Mani, Eğin, Sümmani, Harput, Şah İsmail ağızları, Kerem ve Garip ezgisi.
-Halk oyunu Çeşitleri:Aşırme,Aysoki,Botani,Dendikbade,Gerandi,Halay,Şemmame,Keçiki, Koçeri, Mendo, Sinsin, Yakuşta, Zeyno. Mahalli Yemekler: Cavbelek, Çorti, Hez-Hazüt,Herse, Mırtöğe.
F-Kürt Atabeylik-Derebeylik-Tarikat Şıhlık-Feodal Ağalık:28Adet
1)Şebanköre:1056-1355, Luristan, Annazi ve Lur,Benu Fazloye,Hasanveyh, Şafi.
2)Luristanı Buzurq:1155-1424.Hezarespi, izaç-Malemir, Şafi.
3)Hurşidiler:Luristan, Kuçek. 1152-1597 Hurem Abad, Şii.
4)Kommagene-Kumnuhi-Nemrut Krallığı: (İ.Ö 163- İ.S 72),Adıyaman.Evlilik ve ittifak nedeniyle; Kürt, Ermeni ve Helen devleti olduğu ileri sürülüyor.Yazıtları Gırekçe.
5)Şerefhanlar Kürt Beyliği: (1220-1670) Bitlis Vilayeti.
6)Mahabat Kürt Cumhuriyeti: Batı İran-Urumiye. 1920’de SSCB kurmak istedi,İngilizler engelledi ve 1946’da Ruslar kurdurdu, İngiliz ve Farslar birlikte yıktı.
***** ÇİNLİLER VE ÇİN DEVLETİ (CHİNE-HEN)
-Liao,Yao-Yüeh,Tai,Yang-shao,Lung-shang gibi alt kültürler,Çin Kültürünü oluşturur. Çin kültüründe erkek egemendir.Çin Toprakları;10 mn km2’dir.Çin Halkı;55 farklı etnik gurup olup,7 farklı Dil ve 80 Lehçeyle konuşur.Çin Alfabesi;50 bin Karekterden oluşur.Çinliler;atı,arabayı, demiri, halıyı,kilimi,pantalonu,yoğurt,mantı ve makarnayı,Türklerden almıştır.(bkz:31)
A- Çin’de Egemen Olan Sülaleler: Tarih boyunca Çini, 15 ayrı sülale yönetmiştir:
1-a)Hsia-Hia-Hiya: 2400,2100,1900-1765,1600.Tang ve Yü. Efsanevi kırallık.
b)SHANG-Yin Sülalesi:İÖ1600,1450-1100,1050.Çin Alfabesi bulundu ve kullanıldı. Çince okuyup,yazabilmek için enaz 5 bin farklı yazı işareti, karakteri bilip,kullanmak gerekir.
2-CHOU: İ.Ö: 1100,1050-247. Kral Wu-Wang, Chou-Kung, Konfuçyüs (İ.Ö. 551-479) Çin'in Shantung eyaleti Lu derebeyliğinde yaşadı Diğer Felsefeci Lao-Tse'dir. İ.Ö. 300’de ve 260'da Çinliler, Hsiungnu (Hun)'lar ile savaştılar. Çin Seddinin yapımına (İÖ 315) devam edildi. Çin, İÖ 475-221 arası, 7 pirensliğe bölündü: Chi,Yen, Chou, Chin, Han-Hen, Wu, Wei.
3-Tsin-CHİN: İ.Ö:256,221-206: Shih-Huang-ti.* Çin Şeddi, İ.Ö. 214 yılında tamamlandı. Savunma Duvarı; Kuzeyli, Yayçeken Atlı askerlerin, şehirlere ve köylülere zarar vermemesi için Çinli köylülere yaptırıldı.Çin Setti;8 m yükseklik,7 m en ve 1850-3 bin-5 bin km uzunluğundadır.* Çin Elçisine göre ise Çin Seddi;Keçiler girip,sepzeleri yemesin diye yapılmış?
4-HAN-HEN: İ.Ö. 206- İ.S. 220. Liu Pang (Kao-tsu). Lü, Wu-ti, Han dönemine Gentry devletide denmektedir. Gentriler, arazi sahipleri ve memurlardır. İ.Ö. 200 yılında, Hun Kağanı Teomandan sonra devletin başına geçen Mete Han, Çin'le savaştı. Savaş sonunda anlaşma imzalandı. Çinin komşu halkları: Türkler, Moğollar, Tunguzlar, Mançular, Koreliler, Tinlingler, Japonlar, Fuyüler, Tibetliler,Tankutlar ve güneyde Tai kabileleri (Taylandlılar). Çinliler, Hunlara karşı; Yüecilerle ittifak yaptılar. Çinliler, Hunlara karşı, onlara tabi olan; Vusun, Tînling ve Moğol Wuhuanları ayaklandırarak, Hunları yıprattı. İ.Ö 58-51 yılları arasında yapılan, Çin-Hun savaşları sonucunda; Hunlar yenildi ve siyasi gücünü kaybetti. İ.S 46 yılında da;Otlakları ve Sarı Irmak üstündeki sulak arazileri, Çine kaybettiklerinden; kuraklık,hayvan hastalıkları ve savaş yenilgileri nedeniyle zayıflayan Hunlar; Moğol Wuhuan ve Hsienpi-Siyenbilere karşı koyamayarak, Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye ayrıldı. Güney Hunları, Çin’e tabi oldu.*
4- İS 220-588: Üç Devlet Devri ve 16 Devlet Zamanı: Budizm bu dönemde Çin’e girdi. Önceleri çok Tanrılı Bereket, Konfuçyizm, Taoizm, Şintoizm dinine inanılıyordu. Soylular arasında Tek Tanrılı-Hanif-Gök Dini inancıda yaygındı. Şamanist ve Budist olan Moğollar; Çinli'lere göre dindar olup, ibadetlerine daha çok önem vermektedir.
a) Vei Sülalesi: 220-265. Tsao pi. Shensi, Lyong, Honan.
b) Wu Sülalesi: 221-280. Liu Pei, Sihchuan eyaleti.
c) Yen: 232-237. Kung-Sun Yüan. Mançurya.
d) Shu-Han Devleti: 229-263
e) Çhin Sülalesi:265-317,419. Wuti-Sihma Yen.
f) Çheng: 304-339,347: 16 Pirenslik dönemi
g) Çhao Sülalesi:304-352. Shih Lo
h) Liang: 313-376, 400-421, 502-556.
i) Sung: 420-478.
j) Topa-Toba:385-550,591: Shansi:Kuzey Hanedan dönemi.
k) Chi: 420,479-501,550-576,589: Güney Hanedan dönemi.
1) Chou: 557-579,581:Batı Wei-Kuzey Chou
m) Cheen: 557-588:Kuzey Chin
6- Sui Sülalesi: 580-618. Büyük Su Kanalı yapıldı.*
7- Tang Sülalesi: 618-906.(Tangut veya Tanhu!)*751;Talas savaşı!
8- 906-1280: Geçiş Dönemi:
a) Beş Sülale Devri: 906-960.
b) Liao Sülalesi:907-1211.
c) Sung Sülalesi:960-1126,1127-1279.
9- Moğol Hakimiyeti: 1280-1368. Kubilay Han- Pekin-Yüan Dönemi.*
10- Ming Sülalesi: 1368-1644 Chu Yüan-Chang.
11- Mançu Sülalesi: 1644-1911. Fulin-Shun Chih
12- Cumhuriyet: 1912-1927, 1927-1937, 1937-1945: Sunyat Sen
13- Komünist Çin:1946:Mao Zedung* 1949 yılında,Doğu Türkistan Cumhuriyetini yıktı!
B- Çinin Türkistan Siyaseti ve Hakimiyet Yılları:
-Çin, batı ticaret yolu üzerinde bulunan Ordos, Kansu, Kuzey Shansi, batı ve kuzey Shensi ve Kaşgar bölgesini hakimiyeti altına alarak; hem kervan ticaretinden daha çok pay almak, hem de ipek yolunun güvenliğini sağlamak istiyordu.
-Çin'in Türkistan Seferleri:
1) İ.Ö. 141-89 yılları arası Çin, Türkistan'a seferler düzenledi.
2) İ.Ö. 133-119 yılları arası Çin, kesintisiz olarak Hun Türkleriyle savaştı. Hun Shanyüsü (Hakanı) Chünchen-Gülçin öldü ve Hunlar yenildi. Kansu ele geçirilip, garnizon kurularak bölgeye askerler yerleştirildi.
3) İ.Ö. 104-101: Çinliler Tarım Havzası ve Ferganayı ele geçirdi
4) İ Ö. 58-51: Hun devleti parçalandı ve Doğu Türkistan Çin egemenliğine geçti. İÖ 93, 56, 53 ve İÖ 36’da Hun Büyüsü bozuldu!
5) İ.S. 73-75; Batı Türkistan Çinlilerce işgal edildi ve 102 yıl Çin hakimiyetinde kaldı. Türk Halkları, 150-487,552 yılları arası; Siyenpi,Çin,Tunguz, Topa, Avar ve Moğol egemenliğine girdiler.
6) a- 180-200 yılları arasında asimile edip(*üzerlerinde ekonomik ve kültürel baskı siyaseti uygulayarak, Çin adetlerini almaya zorlayıp) Çinlileştirmek amacıyla, 19 Kun Türk’ü oymak; artık bir Çin eyaleti olan Shanside yerleştirildi. Bu Türk oymaklarının nüfusunun; 300 bin, 500 bin veya l milyon olduğuna dair rivayetler vardır. Bu Hun oymaklarına otlaklar tahsis edildi. Bu oymakların idari ve siyasi yönetimi de çevre ilçe ve bucaklardaki Çinli askeri vali ve komutanlara verildi. Ancak bu Kun oymaklarının nüfusunun çok kalabalık olması ve bu dönemde Çin'de vali ve prensler arasında baş gösteren iktidar mücadeleleri, tasarlanan bu asimile planlarının gerçekleşmesine imkan tanımadı. Bu Kun Türkleri, 304-960 yılları arası Çin’in kuzeybatısında birçok devlet kurdu.
b- Çin; Orhun bölgesini, 402 ve 924’de işgal etti.
7) Türkler (Tuchüeh) 581 yılında ikiye bölündü. Doğu Türkleri 600-602 yılında yapılan savaş sonucu, Hakan Chiman ile birlikte Çin egemenliğine girdi. Tölös Türk oymaklarıda 624'de Çin’e bağlandılar.*Aslında 1.ci Göktürk-Türik Bil D:iö 879’da kuruldu,is 402’de Çine yenilip, 580 yılında yıkıldı? Yerine,Tarihçilerin;2.ciGöktürk dediği-Orhun-Uygur Devleti kuruldu:580-840.
8) Çinliler; Uygurlar ile Sir Tarduşların, Orhun Uygur Devletine başkaldırısını, fırsat bilip, 627-630 yılında Uygur devletini kendilerine bağladılar. Türkistan, Çin topraklarına katıldı. Asimile amacıyla l milyon civarında Türk;yukarı Huangho-Sarı Irmak dirsek bölgesine yerleştirildi.
9) Çinliler; 639,640,647,648 yıllarında yürüttükleri sefer ve savaşlar sonunda, Türkistanı tümüyle hakimiyetleri altına aldılar. 708’de Semerkant, Araplarca işgal edildi.
10) Çinliler,742 yılında Türkistan'ı egemenlikleri altına aldı.751 yılında Talas savaşı oldu. Çin; Arap (*Uygur,Kırgız,Karluk Türkü destekli) Ordusuna yenildi ve Türkistandan çekildi.
11) Kitan-Kara Kitay-Hatay (Batı Liao-Hsi Liao); 1130-1211 yılları arasında Balasagun şehrini alarak, Türkistan da egemenlik kurdular.
12) Doğu Türkistan; Çinlilerce 1715’de işgal edildi. (Tibet'de Çin işgaline uğradı.)
13) Çin,Türkistanın İli bölgesini,1775 işgal etti.Çoros,Dörbet,Hosot,Hui ile Kazak Türkleri itaat altına alındı. Ayrıca Moğol- Kalmuk, Turgut ve Oyratlarda, Çin yönetimine alındılar.
14) 1758'de Kaşgar, Yarkent ve Uç şehirleri işgal edildi.
15) a-Uygur, Kazak ve Kırgız Türkleri: 1781, 1791, 1825, 1827, 1845, 1866, 1874 yıllarında Çin yönetimine karşı ayaklandılar. Türkistan 1874-1877 yılları arası, bağımsız oldu.*
b-Ordos, Yençi, Yinşan, Silan, Kansu, Şensi, Sarı Irmak Koridoru, Yunnan ve Hochou bölgelerinde yaşayan Salarlar ve diğer (Türk soylu!) Müslüman halklar(Dolan,Dungan-Huiler); Çin'in baskıcı yönetimine karşı; 1855,1864,1871,1873 ve 1895 yıllarında başkaldırdılar. Bağımsızlık için ayaklanan Türklere; ne siyasi açıdan, nede silah olarak; İngiltere, Fransa, Japonya, Rusya veya Osmanlı devleti yardımcı olmadı! Çin hükümeti; özgürlük için başlatılan ayaklanmaları, çok kanlı biçimde bastırdı. Çin askerlerinin 10-14 milyon Türk öldürdüğü ileri sürülmektedir! 1990'larda kendi ırkından, Çinli üniversite öğrencilerini bile, yalnızca demokrasi istedikleri için Tienenman Meydanında; tanklarla ezip, kurşunlayarak öldürdükten sonra, Türklere jenosit uygulama iddiası doğru olabilir. Günümüz Çin hükümeti, Çin de Türk olmadığını, ancak çok az sayıda Çin asıllı Müslüman olduğunu ileri sürmektedir! Çin, Doğu Türkistana; sürekli etnik Çinli yerleştirmektedir.Çine göre;55 farklı azınlığın, toplam nüfusu; % 1’ imiş? Halbuki bugünkü Çinin; beşte bir toprağı; eski Türk yurdu.Taklamakan- Lobnorda bulunan; Lolan Güzeli mumyası ve eşyalar; iö 1800 yılına tarihlendi? Tanrı dağlarından,tarım alanlarına su getiren, Karız; yeraltı su kanallarınında; iö yapıldığı belgelendi.Çinin; beşte biri; Tibet ve Tacik, yine beşte biri; Mançurya? Mançu, Kitan, Kara Hatay, Tunghu,Wuhuan,Cücel,Kore ve Moğol halklarına ait? *
16) Çin Hükümeti, 1882 yılında Ruslarla anlaşarak; Doğu Türkistan'ı Çin yönetimi altına aldı. Batı Türkistanda Rus yönetimine bırakıldı.1933’de Doğu Türkistan Cumhuriyeti kuruldu? *
17) Çin’de devrim oldu. İktidarı ele geçiren komünist yönetim, 1949 yılında Doğu Türkistan'ı da egemenliği altına aldı.D.TC yıkıldı? Önceki dönemlerde bölgeye, asker ve memur gönderen Çin yönetimi, yeni düzende Çinli göçmende yerleştirmeye başladı.*
C-KUN-Kuman-Gök Hun Türklerinin, Kuzey Batı Çin de Kurduğu Devletler:
304-352, 385-431, 397-439, 407-431: Bu Türk devletlerini, Tibetliler ve Çinliler yıktı. Ayrıca 923-960 yılları arasında Türk Şato(Çöl) Devleti kuruldu ise de Kitanlar yıktı.*
D- Çinli olmayan halklardan, Çinin kuzey ve batısında egemenlik kuran halklar: Bu devletler şehir ve bölge devleti ölçeğindedir:
1- Moğol: Hsienpi-Siyenbi-Mujung: 337-352, 352-370, 379-414, 384-395, 384-409, 385-431.Moğol Kabileleri: Wuhuan, Nayman, Kalmuk, Turgut.
2- Tibetli: Ti-Chiang; Tangut, Jung, Tüyuhun, Tufan ve Hsi-Hisia devletleri:351-394, 384-417,386-403, 1038-1227.
3- Moğol: Toba-Topa-Tabgaç: 385-550,557-579. Topa yönetimi zaman içinde evlilikler yoluyla Çinlileşti: Özellikle son dönemleri, Çin devleti olarak görülmüştür.
4- Moğol: Juan Juan -Avar: 385,460-552. Juan Juanlar, Karadenizin kuzeyine çekilerek Avar adıyla 565-805 yılları arasında büyük bir devlet kurdular.
5- Mançu: Kitan-Chitan-Çitan: 696-744-917-1125,1211.
6- Kore: Bohay-Pohai-Kaoli-Gavli:919-927.*
7- Tunguz:Cücen-Cürcen-Cücel-Jüchen-Nüchen-Nücın-Jurdjen:1114-1227,1234.
8- Mançu: Kara Kıtay-Hıtay-Hatay: 1130-1211.* HITAY; Tarihte Çinin kuzey bölgesi?
9- Moğol: Kubilay Hanlığı: 1280-1368. Pekin- Yüan dönemi.
10- Mançu: Hanedan Mançu Sülalesi: 1644-1911. Pekin. Ancak,Çin Devleti?
*DIŞ TÜRKLER
1- Osmanlı Devletinin (1299-1918,1922), Dış Türkler siyaseti hiç olmamıştır. Kendileri Türk kökenli değilmiş ve Türk diye bir halk, hiç yokmuş gibi davrandılar! 1552’de Kazan ve 1774-1783’te Kırım Tatar Türklerine.Yine,Astargan,Nogay,Özbek,Kırgız,Ahiska, Karapapak-Borcalı,Terekeme Türklerine;Rus saldırılarına karşı, yardım etmedikleri gibi. Babürlülerin; İngilizlere ve Endonezyalı Müslümanların; Portekiz ve Hollandalılara karşı, askeri yardım ve siyasi destek isteklerine de duyarsız kaldılar! Batılı devletlerle arasında serhat-sınır kalesi ve Halkının bir kısmı, Kuman Türkü olan; Macarlarla; dost ve müttefik olacak yerde, Macar devletini yıkıp, Avusturya egemenliğine geçip, sömürge olmalarına neden oldular. Ama Ceneviz,Venedik ve Fıransızlara; bol keseden, kapitülasyon ve imtiyaz tanıdılar? Yine 1830-1860 arası, Ruslara karşı;Vatanı savunan ve özgürlük mücadelesi yürüten, Şeyh Şamil yönetimindeki Müslüman;Dağistanlı Avar, Çecen, Çerkezler ile Azeri ve Ahiska- Mesketlerede yardım etmediler ve Ruslar; 1877-78’de hem Kafkasya, hemde Balkanlar üzerinden, Osmanlıya saldırdığında; kendine yardım edecek, bir dostta haliyle bulamadı! Daha öncede destek ve dost, müttefik olacak yerde; Kırım, Gagavuz,Akkoyunlu, Ahiska ve Azerbaycan Hanlıklarını, yıpratıp,çökertip, kendine bağlamış, Mısırdaki Kıpçak ve Çerkez Memluklu devletini ise ileri görüş eksikliğiyle yıkmışlardı!
2-Dış Türklerle, 1923’te kurulan; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, iletişimi yetersiz. Türk Hükümetleri; ilgisiz, ilkesiz, idealsiz, öngörüsüz, tutarsız, duyarsız davranmış veTürkiye dışındaki Türkleri yok saymıştır. Türklerle; Dilde, Törede, Fikirde, Amaçta, Gönülde, Kültürde, İşde- Ekonomide Birlik kurmamıştır. Hükümetler, ikili ya da Birleşmiş Milletler aracılığıyla: Türklerin bulunduğu ülkelerde; insanca yaşamasını,Türk dili ve Türk kültürünü,yaşatmasını sağlayamamış. *Yapılması gereken:
a) Yugoslavya-Makedonya- Kosova, Bulgaristan, Romanya, Moldova, Ukrayna,Kırım, Yunanistan, Kafkasya, Gürcistan-Ahiska, Afganistan,Tacikistan,Lübnan,Suriye,Irak ile artık iyi bir geleceği, olmayacağı anlaşılan; Kıprıs’taki Türk kökenli insanları; Türkiye’ye kabul edip; Anadolu’daki Türk etnik kökenli, insan sayısını arttırmak. Hem de yıllardır ezilen bu kardeşlerimizi, atıl durumdaki TİGEM’E bağlı devlet üretme çiftliklerine yerleştirerek, bu yerleri ekonomiye kazandırmak. Topraklar, her aileye 50 dönümlük parseller halinde dağıtılır. Dış Türklerin yerleştirilecekleri çiftliklerden örnekler: Antalya, Bursa, Aksaray, Urfa- Ceylanpınar, Konya, Ereğli, Malatya- Sultansuyu, Adana- Mercimek, Mersin- Erdemli, Sivas Gürün gibi.
b)İkinci Mübadeleyle Yunanistandan getirilecek, Türklere: Bozcaada, Yeşilada, Büyükada ile İstanbulun Beyoğlu ve Fener gibi semtlerindeki; Yunanistana, karşılık esasına göre göçettirilecek, Rumlardan boşalacak; ev, işyeri, arsa ve tarla gibi taşınmazlar; verilir. Patrikane ve kilise binaları ise Batı Tırakyada kalan; Türk Müftülüğü vakıf arazi ve Camilerine karşılık, Diyanet vakfına devredilir. Böylece 1821-1923’ten beri devam eden, Azınlık ve Batı Tırakya sorunu çözülmüş olur.
*RUSLAR VE RUS DEVLETİ
-Rus Çarlığı; Slavların Vareg kolundan Rurik adlı bir Knez (bey) tarafından 839-862 yılında Ladoga gölü kenarında kuruldu. Knez Oleg ise 882'de Kiev şehrini Slav birliği merkezi yaptı. Rus Knezliği, Hazar-Kalmuk Devleti'ne bağlı olup, yıllık vergi veriyordu. Ruslar, 988 yılında, Çar Vlademir zamanında;Ortodoks Bulgarlardan; Hıristiyanlığı ve Kiril Alfabesini aldılar. 1224-1437 yılları arasında Altınordu Devletine tabi oldular. Altınordu Devleti, 1395 yılında Timur'a yenilerek gücünü kaybedince, Litvanya ve Ruslar başkaldırdı. Altınordu 1437'de dağıldı; yerine Kazan, Kırım, Kasım ve Astarhan Hanlıkları kuruldu. Bu kargaşadan yararlanan Ruslar da 300 yıldır devam eden Türk (ve Moğol) hakimiyetinden kurtularak, 1486'da bağımsız Moskova Prensliğini kurdular. Rusya'yı; Müthiş İvan (Korkunç İvan) 1552'de Kazan Hanlığını yıkarak, büyük devlet haline getirdi. Rus devleti kurulduğu sırada Osmanlılar; en güçlü dönemlerindeydi. Ancak Tatar Türklerine, hiç yardım etmedi. Büyük Petro(Deli) ise Rusyayı imparatorluğa dönüştürdü. Ancak Türk devlet adamlarının, ileri görüşlü olmamaları, hatta Kırım Hanlığının içişlerine karışarak, Kırım Hanlığını zayıflatmaları sonucu, Ruslar hızla büyüyüp geliştiler. Baba tarafından Kırımlı, ana tarafından Alişir Nevai'nin torunu olan Evliya Çelebi’nin; "Ruslar çok tehlikeli bir kavim, bunlara göz açtırılmayıp fırsat verilmemeli, yoksa dünyayı fesada boğarlar" uyarısı, Osmanlı yöneticilerince hiç dikkate alınmadı. 1830-1860 yılları arası Şeyh Şamil’in, Rus ordularının Kafkasya'da ilerlemesine karşı, yardım yapılması isteklerine de duyarsız kalındı. 1877-1878 yılında Rusların; hem Balkanlar, hem de Kafkasya üzerinden, Osmanlı topraklarına girdiğinde ise, artık iş işten geçmişti.(bkz 115) Yapılabilecek tek şey, felaket ve yenilgiler için Ozanların, Aydınların; ağıt ve destan düzmeleriydi.
-Rusların;Türk ve Moğoİ Ülkeleri Üzerinde,Egemenlik Kurmaları:*Rusların, başarılı olmasını sağlayan;Türklerin bölünüp,birlik olamayışı ile Rus askerlerinin;Top ve Tüfeğe sahipliği!
a) 1552'de Kazan Hanlığı topraklarını işgal ederek,hanlığa son verdiler.
b) 1556'da Astrahan Hanlığı
c) 1598'de Sibir Hanlığı
d) 1604’de Sibirya Bozkırlarını,
e) 1628'de Kırgız Topraklarını,
f) 1681’de Kasım Hanlığını,
g) 1621-1731 yılları içinde Kazakistan topraklarını,
h) 1774-1783'de Kırım Hanlığını,
i) 1806’da Azerbaycanı,
j) 1859'da Kuzey Kafkasya'yı
k) 1865'de Taşkent,
I) 1868'de Buhara,
m) 1873'de Hive,
n) 1876'da Hokand,
o) 1880-1884'de Türkmenistan'ı, Rus toprakları arasına kattılar.
-Devrimle, 1917'de Rus Çarlığı yıkılıp, yerine SSCB kuruldu. Ancak Türk Halkları için değişen bir şey olmadı. 14 muhtar Birlik Cumhuriyeti oluşturuldu. SSCB nüfusu 300 milyon idi. 1991'de S.S.C.B. dağıldı. Putin, Rusya Federasyonunu kurdu ve Rusyayı eski gücüne tekrar kavuşturdu. R. F. Nüfusu; 150 milyon. 5 Türk Cumhuriyetine, sözde bağımsızlık verildi ve bunlar Bağımsız Devletler Topluluğuna;Rusyanın arka bahçesi olarak, meçburen katıldı.Rusya;5 Türk Cumhuriyetini, dikkate bile almayıp,Karabağ konusunda Ermenilere ve TC’ye savaş açan pkk’ya, destek oluyor?Azerbaycan ile Türkmenistanın; ilk Devlet Başkanları; BDT’ye karşı çıkıp, Türk Birliğini kurmaya kalktı;Ulu Tanrıya Uçmaya vardılar!Azerbaycan,TC’ye destek olmaya kalktı; Hazar denizindeki Petrol tesislerini, Rusya;uyarı,gözdağı için patlatıp yaktı;görevliler öldü! Abd ve Çin bile,Rusyadan çekinip, destek olmadı! Türkiye ise Daeş- IŞIT’tan bile korkup kaçan;pkk-kck’nın, boş tehdit ve şantajına, teslim olmuş!İktidar ve Muhalefet Partili Politikacıların; Kayıkçı Kavgası Tiyatrosu dışında; Türk Cumhuriyet ve Türk Halkları diye, bir gündemi yok! Rusya Federasyonu, yine yönlendirici ve egemen devlet olarak kaldı.
-ESKİ S.S.C.B.'DE YAŞAYAN TÜRKLER VE NÜFUSLARI
A-1) Rusya, diğer devletlerden farklı bir yol izlemiş. Azınlıkların varlığını, inkar etmeyerek, onları tanımış, hatta Azeri, Kazak, Kırgız, Özbek ve Türkmen gibi, 48 Türk boyunun her birini, ayrı, farklı bir Halk, millet olarak tanıyıp, kabul etmiştir. Ayrıca ülkeyi; eyaletlere, özerk cumhuriyet ve otonom bölgelere ayırmıştır. Abd benzeri bir yönetim yapısı kurmuştur. Azınlıklara, ana dilde İlköğretim hakkı vermiş, ancak lise ve üniversitelerde; eğitim öğretim dilini, Rusca yapmıştır. Kamu kurumlarının, resmi yazışma dilinide Rusca olarak belirlemiştir.
2) S S.C.B. Nüfusu: 290 milyon. Türklerin resmi toplam nüfusu 13 milyon! Türklerin oranı % 4 olarak gösterilmiş, gerçekte ise % 30-50! USSR topraklarının üçte ikisi; Eski-Tarihi-Kadim Türk yurdu ve ülke nüfusunun ise enaz üçte biri, Türk soylu Halk. Dünyadaki Türklerin çoğunluğu; Çin ve eski S.S.C.B. toprakları üzerinde yaşamaktadır. S.S.C.B' de yaşayan etnik grup sayısı 130'dur. (*Çindeki etnik grup sayısı ise 55'dir). Rusya’ da 48 ayrı boydan Türk asıllı topluluk var. Ruslar, her Türk Boyunu; ayrı bir millet olarak kabul edip göstermiş! Dünya nüfusu 7 milyar. Türk Hakları, 300-500 milyon nüfusuyla, Dünya Milletleri içinde; 3, 5 veya 8.inci sıradadır?
B-1989 Genel Nüfus Sayımına Göre,RF İçinde Yaşayan, Türk Boylarının Resmi Nüfusları:
a) İdil-Volga-Ural-Yayık-Kama Bölgesi:
1- Tatar: 7 milyon. Tataristan-Kazan
2- Çuvaş: 2 milyon. (Hristiyan)
3- Başkurt: l.5 milyon.
4- Kırımçak: 2 bin. (Hristiyan)
b) Orta Asya-Türkistan Bölgesi:
1- Karakalpak: 500 bin.
2- Uygur: 250 bin.
c) Sibirya Bölgesi:
1- Saha-Yakut: 400bin. (Şamanist,Hristiyan)
2- Tuva-Tıva: 200 bin. (Budist.)
3- Hakas: 100 bin (Hristiyan)
4- Altay: 100 bin.(Hristiyan,Budist)
5- Şor-Kemer: 20 bin.
6- Dolgan: 5 bin (Şamanist)
7- Tofa: Bin. (Şamanist)
8- Ayrıca,Udmurt,İtelmen,Sami-Saami,Sekel?
d) Kafkasya Bölgesi:
1- Kumuk: 300 bin
2- Ahiska-Mesket: 250 bin
3- Karaçay: 200 bin
4- Tatar: 160 bin. Kırım-Bahçesaray ve diğer yöreler.
5- Balkar: 100 bin
6- Nogay: 50 bin
7- Karapapak-Borcalı: 5 bin
8- Terekeme: 5 bin. (Şii-Caferi)
9- Stavropol Türkmeni: 5 bin
e) Batı Bölgesi:
1- Gagauz: 200 bin. Moldova. (Ortodoks-Hristiyan)
2- Karaim-Karay:3-5 bin. Ukrayna, Litvanya, Polanya (Musevi inancında)
C- 1991'de S.S.C.B’ den Bağımsız Olan; B.D.T Üyesi Türk Cumhuriyetleri:
1- Özbekistan: 20 milyon.
2- Kazakistan: 9 milyon.
3- Azerbaycan: 8 milyon.
4- Türkmenistan: 3.5 milyon.
5- Kırgızistan: 3 milyon.
*ÇİN'DE YAŞAYAN TÜRKLER
a) 1990 yılı, Çin Resmi İstatistiklerine Göre :
-Doğu Türkistan-Sincan Uygur Özerk Bölgesinde ;
-7 milyon : Uygur (Gerçekte en az 20 mn);1700,özelliklede 1949 yılından itibaren,bilinen enaz 40 mn Türk jenosit uygulanarak yokedildi? Çinin,1980 yılına ait bir resmi belgesinde; Doğu Türkistanda 30 mn Uygur olduğu bildirilirken, 2010 yılına ait bir belgede ise 20 mn gösterilmiş?
-1.5 milyon: Kazak, Kırgız, Özbek,Dolan ve Tatar.
-l milyon: Çinli Müslüman (Dungan- Tüngan-Hui?). Ancak Çin’de yaşadığı bilinen, Ordos, Kansu ve Gensi’deki;Akhun, Karluk,Saka-Mesket,Kıpçak,Halaç,Sarı Uygur, Yugur, Salar Türklerinden hiç bahsedilmemiştir, yok sayılıyor. Belki Çinli Müslüman olarak gösterilmişlerdir?
b)Bu bölgede yaşayan diğer etnik gruplar:
-Çin’in nüfusu:1955:580 mn, 1990: 1.2 milyar, 2010:1.5 mr.En kalabalık grup Çinliler. Çin’de 55 ayrı etnik grup var.Ancak Çin;Azınlıkların, toplam nüfusunu;% 1 olarak gösteriyor? Çin halkı 100 ayrı dialekt konuşuyor. Resmi dil Manderin lehçesi. Çin de yaşayan halklar: Çinli( Tay ve Hen), Dagur, Mançu, Moğol,Şibe, Tibet, Tacik, Koreli, Cuang, Evenke, Miao'li, Döngen ve Türk. Anayasa, halka; inanç ve ibadet özgürlüğü, din serbestisi tanıyor? 23 bin adet Cami var?
c)Tarihte Çin Nüfusu:
-İÖ 200 yılında: 42 mn veya 60 mn
-İS 157 yılında: 57 mn
- “ 190 “ : 8 mn!:Açlık, kıtlık,savaş, salgın hastalık, kuraklık,iklim değişikliği…
-“ 280 “ : 16 mn
- “ 584 “ : 11 mn.(*Güney Çin Nüfusu: 1.5 mn.)
-606 yılında: 46 mn,640:50mn, 754’te: 53 mn, 762’de:17 mn,1230:100mn,1280:60mn!
d) Türklerin Gerçek Nüfusları:
1-Günümüzde, Türklerin çoğunluğu; Çinde, Rusya FD ve İranda yaşamaktadır;
Doğu Türkistan Türkleri: a-22-44 milyon; Uygur
b-4 milyon; Kazak, Kırgız, Özbek ve Tatar.(*Dolan,Hui,Dungan tartışmalı!?)
c-Gensi-Kansu’da yaşayan Sarı Uygur-Salarların; bugünkü nüfusları bilinmiyor. Ancak Çin kaynaklarında; 840 yılında 300 bin nüfusa sahip oldukları belirtilmiştir.
-Bazı araştırmacılar, Çinin kuzey bölgesi ile Doğu Türkistan topraklarında yaşayan Türk asıllı insanların sayısının; 150-300 milyon olduğunu ileri sürmektedir. Çin topraklarının, beşte biri: eski- kadim Türk Yurdu ve yine Çin nüfusunun, beşte biri, Türk soylu halktır.
-1900 yılında sayıları 500 bin olan bir etnik grubun nüfusu; 2000 yılında 5 milyona ulaşmıştır. Genel kabul; 50 yılda nüfusun; 3 kat arttığıdır.
2-Tarihte Türk Nüfusu:
-İÖ 200 yılında: Hun; 300 bin.Doğu Türk Halkları: 3 mn.
-İÖ 127’de Doğu Türkistan ve Ordosta yaşayan Türk nüfus; 1.5 mn.
-İS 155 : Kuzey Hunları:200 bin.
-İS 200: Güney Hunları; 150 bin.
-İS 470: Doğu Uygurları-Tura uruğları:600 bin.
3-Çine Türk Yerleşimleri:
-İÖ 50:300 bin çadırlı bir Türk beyliği,Kuzey Çine yerleşti.Bir Çadır;ortalama 5 kişi
-İS 580:Göktürk dönemi sonu; 100 bin Türk, Kuzey Çine göçetti.
-İs 840: 300 bin Uygur; Ordos, Hopei, Kansuya göçetti.
-1210 yılından sonra, Kuzey Çine, yine Türk göçleri oldu.
*******************************
**ONUNCU BÖLÜM
*KIZIM TOMRiS HATUN
Mavi göklerde dalgalanan
Ay yıldızlı, nazlı bayraksın,
Sarı çiçekli yaylalarda, kaynayıp tüngüyen
Soğuk sulu, berrak bir pınarsın!Kızım.
Bebeğe bakan, yemeği yapan, evin yumuşçusu sen
Çocukları eğitip; dürüst, üretici insan,Bilge yapan sen
Koyunu sağan, soğanı eken, fasulyeyi deren sen
Barışta güvercin, savaşta kartalsın! Kızım.
Bilgili, ilkeli, bilinçli,duyarlı, dürüst ol
Anlayış, sabır göster, iyilikte, cesarette önder ol
Kendinle, ailenle, toplumla barışık ol
Oku, çalış,iş,sanat,meslek edin;Huzuru, kur kızım.
Olumlu, topluma yararlı, iyi işlere imza atan
Değerlere sahip çıkan, kurallara uyup, Türkiye’yi kalkındıran
Prensipli, ilkeli davranan, erken yatıp erken kalkan
İşi;yeri, zamanı ve gereğince yapıp, başaran; hep sen ol kızım.
Evimizin, yurdumuzun; biricik, asil direği
Umut, sevgiyle çarpsın; göğsündeki sevgi dolu, ana yüreği
Helal olsun sana; benim, ananın tüm emeği
Özgür, güvenlik yurdu Türkiye’yi; kuran sen ol kızım.
1938-2010; yıllar nasıl çabuk geçti, bitti onca umutlar
Kimi çete, mafya, kimi terörist oldu; yitti gençler
Kayıp nesil; sigara içip, kahveye oyuna gidenler
Bunlara uyma! Ne ez, ne ezil; ayakta kal; çünkü gelecek, sensin kızım.
Türk Bayrağını, gönderden indirme
Türk Askerinin başına, ÇUVAL GEÇİRTME!
Korkaklık, tembellik edip, elleri bize güldürme
Bilim, teknik, sanat ve sporda; sende ol kızım.
TC’nin; Özgürlük,Bağımsızlık, Bağlantısızlık belgesi; Lozanı deldirtme
Türkiyeyi; Yugoslavya gibi, parçalayıp bölmek isteyen; Sevri diriltme
Anadilini unutma, Tarihini iyi öğren, azılı düşmanını tanı!
Osmanlı gibi,Batıdan borç alıp; namusunu,şerefini, huzurunu çiğnetme.
Her İl’e; Üniversite; Tıp, Hukuk,Mühendislik açıp,
Cehalet, yolsuzluk, yoksulluğu yenen,
Azeri,Kazak,Kırgız,Özbek,Türkmeni; Tek Millet eden,
DİLDE,FİKİRDE,İŞDE; TURAN BİRLİĞİNİ, Kuran; SEN OL KIZIM.
*ERTUĞRUL GAZİ’NİN, OĞLU; OSMAN BEY’E(1281-1324) ÖĞÜDÜ!
-Bak oğul! "Türk olduğunu ve Türklük Töresini asla unutma.Birlik ve dirliğini sağlayıp, korumak için;Atalarını örnek ve öğütlerini dikkate al, Önderin; Oğuz Han, Alper Tunga, Mete Han, Bilge Kağan, Gültekin, Alpaslan, Rehberin;Kuran Yolunun Bengü Taşları, Kandilleri; Dede Korkut, Yunus Emre, Mahmut Kaşgarlı,Yusuf Has Hacip, Ali Şir Nevai,Şeyh Edebali,Karamanlı Avşar Mehmet Bey(1277 !) olsun.
-Bilimin aydınlattığı yol, karanlık olmaz ve yoldaşı; bilgi, sanat olan, asla şaşırmaz.
-Beylik Sana;İnsanlara hizmet edesin diye, Tanrının bir emanetidir. Kişisel çıkarların için kullanma. Sakarya çayı gibi daim ak. Akışın heybetli, görkemli, suyun yararlı olsun.
-Düşmanından;daha dürüst,cesur,çalışkan,sabırlı,eğitimli,ilkeli,bilinçli,ilerigörüşlü ve güçlü olursan;sana saldırmaya cesaret edemez. Güç ve zenginlik; sermaye, zaman ve emeğin; doğru, yasal, meşru, ileri görüşlü, akıllı, topluma yararlı ve verimli şekilde kullanılmasıyla elde edilir. Başın dik, erdemli ve onurlu yaşamak istiyorsan, borç para alma!El şeyine güvenip,bel bağlama. El şeyiyle savaşa gidilip,zafer kazanılmaz. Elden gelen, aş ve derdine çare olmaz.
-Balık, baştan kokarmış! Halk, seni örnek alacağından; ilkeli ve dürüst ol, adaletten ayrılma, kurallara uygun hareket et!İşini;yerinde,zamanında ve gereğince yap. Birde alkollü içki, haşhaş ve münafıklardan uzak dur.Bilesin ki sağlık ve huzur;kaybedildiğinde, insanın yeniden kazanamayacağı, en değerli hazinesidir.İyi bildiğin işi;akledip,düşünüp, öngörüyle sorgulayarak, hemen yap.Bilmiyorsan;işi,iyi bilen ile yapacak olanlara;danış,görüş,ortaklaşa karar ver.
-Öncelikle vatandaşlarının; can, namus ve mal güvenliğini sağla. Halkın huzurlu ve mutlu olmasını istiyorsan; onların kafasını; ilim, doğru ve yararlı bilgi,sabır,şükür, saygı, cebini ise parayla doldur. Özgür, bağımsız ve huzurlu insanların, gönülleri; kendiliğinden sevgi, birlik beraberlik ve umutla dolar.Halkın Güvenliğinin, sağlanamadığı ülkede;iktidar meşruluğunu yitirir, devlet değil,zorba olur! Halkının çoğu cahil,yoksul ülkenin başına;eşkıya,içsavaş, bağnazlık ve ahlaksızlık bela olur!
-Bu hitabemi vasiyetim say!
*ERTUĞRUL GAZİ ( 1188-1281)
“MANASTIRDA KOCACIKLAR AİLESİ
(*Yalçın ÖZALP- BEYE;Bu Makalesi için Teşekkür eder,saygılarımızı sunarız!)
ATATÜRK: Türk Milletinin olduğu kadar, Dünya Milletlerinin de gözünde bayraklaşmış, saygı duyulan, ortak bir kişi olmuştur. Fakat kişiler ne denli insanlığın malı olursa olsunlar; yine de soyca belli bir yerden, bir aileden gelirler, ama ne yazık ki tarihçiler ve araştırıcılar bu konu üzerinde durmamıştır. Yalnız Enver Benhan Şapolyo, bu konuda çalışmıştır.
Anne yönünden, Sarıgöl soyundan gelen Atatürk, Baba yönünden, Kocacıklar soyundan gelmektedir. Kocacıklar ailesi hakkında, Selanik bölgesinde röportajlar yapan, Numan Kartal; şunları tespit etmiştir.
Selanik'te oturan, tanınmış ailelerden; Emin Beyin anlattıkları, şunlardır:
"Atatürk'ün dedesi, Kocacıklı'dır. Oğlunu okutabilmek için Selanik'e gelmiştir. Kendisi, devrin okumuş aydınlarından olduğu için Selanik'te yerleşmiş, bir daha Kocacık'a dönmemiştir."
Yine bölgede yaşayan, Kocacıkların belirttiğine göre; Kocacıklar ailesinden gelen Manastırın ünlü müderrisi, Yahya Efendi'nin de anlatımı; Atatürk ile Emin Bey'in verdiği bilgilerin aynıdır.
Kocacıklar Ailesi, Yugoslayya'da ki bir Türk boyudur. Manastır denince, bu boy akla gelir. Çünkü, Yugoslavya'da Türk tarihi bu soy İle başlar, bu soy ile biter.
Kocacıklar özbe öz Türk'türler; bunlarla ilgili geniş bilgi, Topkapı Sarayı arşivlerinde vardır. Kocacıklar, hayvancılıkla geçinen Karagöz ile Palandöken boylarından gelen, Türkmenler'dir! Günümüze kadar bir tekerleme olarak gelen ve halen Kocacıkların ağzından düşmeyen "Namımız Konyarlar, Pirimiz İsa Bey" sözü de bunu gösterir.
Kendilerine hudut efendisi anlamında; “Konyarlar” adı verilmiştir! Konya, Sivas gibi İç Anadolu Bölgesinden, Balkanlara göç ettirilerek, Manastır’a yerleştirilmişlerdir. Bir kısmı da Aydın Bölgesi Türkmenlerindendir.
Yerleştirildikleri Manastır ise Yugoslavya'nın ünlü bir Türk şehridir.
Manastır’a gelen Kocacıklar, isimlerini; yaşadıkları bölgenin adından almışlardır.Kocacık; Manastır ilinin Debre-i Bala ilçesinin bir nahiyesidir. Yalçın tepelerin üzerinde olan bu yerde, bu bölgenin bugün bile ayakta duran, Büyük Şehitlik; bu savaşın canlı anıtı olarak, yüzyıllar ötesinin şahididir. Savaşı kazananlar, zamanla "Koca-cenk"i, "Kocacık" yapmış; bu isim, burda yaşayan Türklerin de adı olmuştur.
Kocacık zamanla gelişip; Ela, Hamzaoğlu, Novak, Aşağı Mahalle, Yukarı Mahalle, Taşlı Mahalle, Söğütlü, Bireştani, Yatüröz, İşkodra gibi, ondan fazla köyü ile tam bir yerleşme bölgesi olmuştur. Bu yerleşme bölgesinde; beş yüz yıldan fazla yaşayan Kocacıklar, yerleştikleri köylere; Golalar, Laburlar, Dagolar, Pırjılar, İşkodralar, Torolar, Moturolar gibi "Laub-Lakap" denilen, takma aile isimleri altında varlıklarını, günümüze dek sürdürdüler. Bunlardan özellikle Gololar ve Pırjılar, daha büyük aileler olarak, varlık gösterdiler. Varlıklarını böyle sürdüren Kocacıklılar; "Kocacıklar" adını, kendilerine genel ad olarak aldılar. Günümüze kadar, kapalı birer aile olarak yaşadılar. Yakın zamana kadar, kendileri dışındakilere kız vermedikleri gibi, kız da almadılar.
Hayvancılığa, dokumacılığa, silaha ve bilhassa okumaya önem verdiler.
Kocacıklar ailesinden bazılarının; Milli Mücadelemize hizmetleri geçmiştir. Sarayın Hassa Ordusu Komutanlarından, Akif Paşa; Kurtuluş Savaşı boyunca, Atatürk'ün Süvari Komutanlığını yapmıştır. Akif Paşa'nm kardeşi Tevfik Bey, Bursa Jandarma Komutanlığında bulunmuştur. Diğer kardeşleri, Bursa Askeri Lisesi'nin komutanlarındandır.
Milli Mücadelenin kazanılmasından sonra, Atatürk Kocacıklarla özel olarak ilgilenmiştir. Kocacıktan getirilenler önceleri, Adapazarı’nın Sarıdoğan Köyü ile Bursa ili İnegöl İlçesinin Cerrah Köyüne yerleştirildiler. Sayılan arttıkça İzmit, Adapazarı, Bursa, Menemen, Muradlı, İzmir, İstanbul bölgelerine yayıldılar. Bugün sayıları Türkiye'de yüzbinleri çoktan geçmiştir.”
(*Bu Metin, l0 Kasım 1982 tarihinde; Kahramanmaraş Valiliği tarafından düzenlenen, Sempozyumda ve 10 Kasım 1998 tarihinde; Gaziantep Üniversitesi- Kahramanmaraş Meslek Yüksek okulunda sunulmuştur.)
KAYNAKLAR
1- ŞAPOLYO, Enver Benhan; Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi.İstanbul-1958.
2- KARTAL, Numan;Atatürk ve Manastırda "Kocacıklar Ailesi" Türk Folklor anlaştırmaları, Sayı 256, Kasım 1970- İstanbul.
3- Atatürk’ün Soy kütüğü üzerine bir çalışma, B. Göksel, Kültür B. Y. Ank-1995.
4- Belge ve Fotoğraflarla Atatürkün Hayatı. O.Bircan. MEBY. İst- 1993.
5- Hemşehrimiz Atatürk. N.H. Uluğ.TİBY.Ankara-1997.
6- Atatürk Diyorki,M.Baykızı,KY,İST-2006
7- Atatürk ve Kocacık Türkleri.N.Kartal.KBY. Ankara-2002.
8- Atatürkü Kimler Öldürdü.A.Kuzu.BKY. İST-2007.
9- Atatürk Öldümü? Öldürüldümü? M. Öztürk. H.İzzet. NKY.İst-2007.
10- Atatürkü Kim Öldürdü? Aytekin Gezici,TY,2016
11- Atatürkün G.Bursa Nutku,R.Ülker,NKY,İST-2008
12- ATATÜRK VE KURTULUŞ SAVAŞI,F.ÇİL,KAY,İST-2005
13- 1.U.ATATÜRK VE TÜRK H.K.S.B,KBY,ANK-2001
14- ATATÜRKÜN BÜTÜN ESERLERİ,KAYNAK Y:30 CİLT,İST- 2008.
15- NUTUK,KEMAL ATATÜRK, ANKARA-1928.
*ATATÜRK’ÜN YAPMIŞ OLDUĞU; İNKILAP-DEVRİM-REFORMLAR
a. Siyasi Alanda Yapılan İnkılaplar:
1- TBMM’nin açılması (23 Nisan 1920)
2- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
3- Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
4- Halifeliğin Kaldırılması ve Laikliğin Kabulü (3 Mart 1924)
b. Toplumsal Yaşamın Düzenlenmesi:
1- Milletlerarası Rakamların Kabulü Hakkında Kanun (20 Mayıs 1928)
2- Milletlerarası Takvim ve Saat Hakkındaki Kanunların Kabulü (26 Aralık 1925.
3- Ölçüler Kanunu (26 Mart 1931)
4- Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)
5- Kadınların Medeni ve Siyasi Haklara Kavuşması:
1)Medeni Kanunla sağlanan haklar (17 Şubat 1926)
2)Belediye seçimlerinde Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması.(3 Nisan 1930) 3)Anayasada yapılan değişiklikle,Kadınlara; milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması (5 Aralık 1934)
c. Hukuk Alanında Yapılan İnkılaplar:
1- Şeriye Mahkemelerinin Kaldırılması, Yeni Mahkemeler Teşkilatının Kurulması Kanunu (8 Nisan 1924).
2- Türk Medeni Kanunu (17 Şubat 1926)
d. Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan İnkılaplar:
1- Eğitim ve Öğretimin Birleştirilmesi Kanunu (3 Mart 1924)
2- Yeni Harflerin Kabulü Kanunu (1 Kasım 1928)(Latin Alfabesi)
3- Türk Tarihi Araştırma Cemiyetinin Kuruluşu (12 Nisan 1931) Cemiyet daha sonra Türk Tarih Kurumu adını almıştır. (3 Ekim 1935)
4- Türk Dili Araştırma Cemiyetinin Kuruluşu (12 Temmuz 1932) Cemiyet daha sonra Türk Dil Kurumu adını almıştır. (24 Ağustos 1936)
5- İstanbul Darü’l-Fünun’un Kapatılmasına, Milli Eğitim Bakanlığınca Yeni Bir Üniversitenin Kurulmasına Dair Kanun (31 Mayıs 1933). İstanbul Üniversitesi 18 Kasım 1933 günü öğretime açılmıştır.
e. Atatürk İlkeleri: 6 OK ******
1-Cumhuriyetcilik-Demokrasi;Halk Yönetimi,Millet Egemenliği. Yöneticilerin Seçimle belirlenmesi, Düşünce, İfade özğürlüğü veTemel Hakların Güvenle kullanılması.
2-Devletcilik; Hukuka uygunluk, Hukukun üstünlüğü, Can, Namus ve Mal Güvenliği ile Adaletin sağlanması. Kuralcılık, kalıcılık, Amacı,hedefi, ilkesi, devletpolitikası olmak. Ayrımcılık ve dalkavukluktan uzaklık. Kamu kurumu, personeli, yazışması, harcaması en az, ancak birlik beraberlikci, toparlayıp yönlendiren, Güçlü, Etkin DEVLET.
3-Devrimcilik; İnkılap-Reform-Yenilik, değişim ve ilerlemeye açık olmak. Akıl, bilim ve tekniği; mürşit-yol gösterici-aydınlatıcı bilmek.
4-Laiklik-Sekülerlik: Din, İnanç,Vicdan ve İbadet özgürlüğü.
5-Halkcılık:Sosyal Adalet, Eşitlik.
6-Milliyetcilik-Ulusalcılık: Ulusal Hakları, Ulusal değerleri,Kamu Yararını, sahiplenip korumak. Özgür, tam bağımsız, bağlantısız, borçsuz ve onurlu olmak. Ulusal Egemenliği esas almak. İdealist, cesur, öngörülü, dürüst, saygılı davranmak, vicdani sorumluluk taşımak, fedakar olmak. Ulusuna karşı kendini borçlu hissetmek. Yasal, meşru, Topluma yararlı, beceri ve yeteneğine uygun, bir meslek edinmek. İşini, görevini; yerinde, zamanında ve gereğince yapmak. Yerli Malı kullanmak. Anadiliyle; konuşmak, eğitim, öğretim yapmak. Boş lafla milliyetçilik olmaz. Milliyetcilik; Milletin sorununu çözmek, özgür, tam bağımsız,egemen, bağlantısız, güvenli ve saygın yaşayabilmesi için; Gençlerin yeteneğine uygun dalda,Giriş Sınavsız,Taban Puansız,Atölyeli,Laboratuvarlı,İşyeri Uygulama Sıtajlı, Aylık Test Sınavlı(*Aklın çalışmasını.düşünüp,sorgulamayı,tasarımı,icat yapmayı, engelleyen, Ezberciliğe dayalı; Kılasik yazılı ve Sözlü Sınav, kaldırılır?), Ezbercilikten uzak, öğrenim görmelerini ve becerisine uygun, iş bulmalarını sağlayıcı, purejeler üretmektir.*Millet-Ulus: Aralarında kan-DNA bağı bulunan, aynı Anadille konuşan, Töresi –Kültürü ortak olan Halktır. İnsanları, Ulus yapan bu 3 ögeye; ortak Akıl-Ulusal Bilinç-Etnik Kimlik-Tarih; Acılar, Zaferler ile Coğrafya-Vatan, Dini İnanç ve Amaç- İdeal-Hedef birliği unsurlarıda eklenmektedir. Sonuç olarak Milliyetçilik-Ulusalcılık;Vicdani sorumluluk, bilinciyle davranmak, dürüst, cesur, öngörülü olmak,ilkeli ve fedakarca çalışarak, Millete yararlı, yasal, meşru iş,değer üreterek,Milletine hizmet etmek. Gerekirse, Kutsal, İlahi Dini,Manevi İnancı ve Canı, Namusu,Şerefi,Özgürlüğü ile Vatanı, Devleti, Bayrağı ve Ulusunu; Kahramanca Savunurken; Şehitlik Şerbetini İçebilmektir.
*SON SÖZ; ATANIN ÖĞÜDÜ
-EY TÜRK GENÇLİĞİ
-Birinci Vazifen; Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini; ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin, yegâne temeli budur. Bu temel; senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni; bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici düşmanların olacaktır. Bir gün, İstiklal ve Cumhuriyeti; müdafaa mecburiyetine düşersen; vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin, imkan ve şeraitini, düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait, bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine, kastedecek düşmanlar; bütün dünyada emsali görülmemiş, bir galibiyetin, mümessili olabilir. Cebren ve hile ile Kutlu Vatanın; bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi, bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten, daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar; gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini; müstevlilerin, siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakrü zaruret içinde; harap ve bitap, düşmüş olabilir.
EY TÜRK İSTİKBALİNİN EVLADI
İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret; damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! KEMAL ATATÜRK
Ya İstiklal Ya Ölüm!
“Bu kararın dayandığı, en güçlü düşünüş ve mantık şu idi: Temel ilke, Türk ulusunun, saygın ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu temel ilke;ancak, tam bağımsız olmakla savunulabilir. Ne denli zengin ve gönençli olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus; uygar insanlık karşısında; uşak durumunda kalmaktan kurtulup, daha yüksek bir işlem konusu olamaz. Yabancı bir devletin, koruyuculuğunu ve bağışını istemek; İnsanlık niteliklerinden yoksunluğu, güçsüzlük ve beceriksizliği, açığa vurmaktan başka, bir şey değildir. Gerçekten bu aşağılık duruma düşmemiş olanların, isteyerek başlarına, yabancı bir yönetici getirmeleri düşünülemez.”
İngiliz Sevgisi!
“İstanbul”da değişik amaçlarla, gizli ve açık olmak üzere de; birtakım parti, ya da dernek adı altında, kuruluşlar vardı. İstanbul’da, önemli sayılacak girişimlerden biri; İngiliz Muhipler cemiyeti idi. Bu addan, İngilizleri sevenlerin kurdukları, bir dernek anlaşılmasın. Bence, bu derneği oluşturanlar; kendi varlıklarını ve kişisel çıkarlarını sevenler ve varlıklarıyla çıkarlarının dokunulmazlığı yolunu, Lloyd George hükümeti aracılığıyla, İngiliz koruyuculuğunu sağlamada arayanlardır. Bu mutsuzların, İngiltere devletinin, bütünüyle bir Osmanlı Devleti bırakmak ve korumak dileğinde olup olmayacağını, bir kez düşünüp düşünmedikleri, üzerinde durmaya değer.”
* SÖZÜN ÖZÜ
-TÜRKİYE(Anadolu-Toroslar ve Trakya), Balkanlar, Kıprıs ve Suriyede yaşamakta olan 10 milyon nüfusa sahip; YÖRÜKLER- AYDINLI TÜRKLERİ; Turan Yurdu TÜRKİSTAN'IN; Altay, Tanrı, Aladağ, Gobi, Sayan, Pamir, Açlık-Kıpçak Bozkırı, Turgay Sırtları, Aral, Baykal, Balkaş, Isıkgöl, Yenisey, Orhun, Ötüken, Ordos, Yençi, Silan-Şian,Yinşan, Kansu, Şato, Honan, Şensi; Dağ, Yayla, koyak ve Bozkırlarında; Göçebe Hayvancılık yapan, bu Eski Türk Boy ve obalarından; TÜRKEŞ (Keşli, Keşefli), ONOK (Bahşiş), Çarıklı- Cırıklı, Çakallu- Çakallıklı, Akhun- Hayta, HALAÇ, KANGLI (Horzum), KARLUK (Honamlı) ile OĞUZLAR'IN; KARAEVLİ- KARABÖLÜK, YAZIR, YAPARLI-YABIRLI Boy ve TEKE oymakları devamıdır.
-Bazı Araştırmacılar, Oğuz Boylarından; KINIK (Selçuklu- Sarıkeçili), KAYI (Karakeçeli) ile YIVA (Karakoyunlu) Oymaklarınıda;Yörük sınıfı, adı altında toplamaktadır. Karakeçili, Karakoyunlu ve Ceritlerin bir kısmı;Yörük sıfat,tanımını,bazılarıda Türkmen kimliğini benimsemektedir. Günümüzde bile,Yaz-Kış 12 ay süreyle Çadırda kalarak,göçebe hayvancılık yapan; Göçebe Bozkır Kültürünün, son temsilcisi; Sarıkeçililerin Yörüklüğü ise tartışmasızdır!
-Günümüz Türkmenistan'ında,Türkmen varlığını devam ettiren,Türkmen Tireleri: Çavuldur-Çavdır -Çavdar,Ersarı,Göklen,Salur,Sarık,Teke(*Ahal,Merv),Yomut ve Bayat,Karadaşlı,Emreli.
-Irkta, inanç gibi bir duygu işidir. Ulusalcılık; Kendini, Ulusunun değerli bir parçası hissetmek, ulusal devleti, anadili, ulusal kültürü; benimseyip sahiplenmek, ulusal hakları,kamu yararını, özgürlük,bağımsızlık ve egemenliği; cesaret,öngörü,dürüstlük ve bilinçli şekilde,savunup korumaktır. Kendini Türk gören,''Ne Mutlu Türküm'' diyen, Türktür.Nüfus Kağıdı Müslümanlığıyla; nasıl Müslüman gibi davranılamıyorsa, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığıylada; Türk olunmaz ve hiçkimse Türkleşmez? Dini İnanç ile Irkın,Millet olmanın, hiçbir ilgisi yoktur! Biri ruhsal, özgür iradeyle, gönülden tercih,seçim, diğeri ise Allahın Takdiri,doğuştan ve fizikseldir.
-Türk Dili, Türk Kültürü ve Türklük bilincinin, Ulusalcılığın, kısaca Türk Kimliğinin yaşatılıp, onurla varlığını sürdürebilmesi için: Türk Üniverstelerinde TÜRKAY Enstitüleri kurmak. Türklük ve Türk Dünyasıyla ilgili yapılacak; bilimsel araştırma ve çalışmaları; ALTAY, BAYTÜRK, ORHUN, ÖTÜKEN, YAYIK, İDİL Dergilerinde yayınlamak; Türküm diyebilen, idealist, ileri görüşlü, VİCDANİ sorumluluk bilinci sahibi, dürüst, cesur, işini; zamanında ve gereğince yapan, fedakar, Ulu Alperenler ile Kutlu Türkan ve Tomris Hatunların; ulusal görevidir.
-Türk Boy ve Devletlerinin; GÖNÜLDE, AMAÇDA, DİLDE, FİKİRDE, KÜLTÜRDE, TÖREDE, İŞDE- EKONOMİDE BİRLİĞİNİ SAĞLAYACAK olan güç; Türklerin binlerce yıldır Turan Bozkırında sürdürdüğü; özgür ve tam bağımsız, yaşamak isteği ile geleneksel üretim biçiminin, yoğurduğu; Türk Töresi, Türk Dili ve Göçebe Türk Kültürüdür.
-TÜRK; çocuğuna, Türk adı veren, Türkçe düşünüp, Türkçe konuşan. Türkü dinleyip, Türkü söyleyerek; duygulanıp huzur bulan. Türk soy ve sopundan başka; üst, alt kimlik aramayan. Üstte mavi gök çökmedikçe; Türk kültür ve töresine, gönül verip yaşatan, Altta yağız yer yarılmadıkça, Türk ulusuna hizmeti,Töre edinen.Ulusal hakları,Kamu yararını, gözetip koruyan. Okuyup yazan, Akledip düşünerek, sorgulayan,öngörülü,pilanlı çalışıp, değer üretmeyi görev, emeği kutsal bilen. Dürüst, cesur, ileri görüşlü, ilkeli davranan. Kula kulluk, güçlüye yalakalık yapmayan. Titreyip, silkinip, kendi özüne dönüp, ilini töresini bozdurmayan; “NE MUTLU TÜRKÜM DİYEBİLEN” dir. Türk kalabilmek, Türküm diyebilmek için; Türk Ana-Babadan doğmak, yeterli değildir!
-Türk; Dünyada biraz daha fazla kalabilmek için; kötüye, güçlüye yalakalık, münafıklık yapmaz. İlkeli yaşar, şerefini, namusunu korur, her gün aşağılanıp, manen ölmektense, dürüst ve cesur davranarak, gerekirse;dini inancı,milleti,vatanı ve şerefi için bir defada,Şehitlik Şerbetini içer.
*SÖZÜN BİTTİĞİ YER
Bu derleme çalışması, Türk Devletinin; tam bağımsız, bağlantısız, egemen, güçlü ve Türk Ulusunun; özgür,özgüvenli, umutlu yaşamasını amaç edinen,Alperenler ve Türkan Hatunlar içindir.
“TÜRKİYEDE TÜRK VARMI?” Sorusuna; “VAR VE BEN TÜRKÜM!” diyorsan; o zaman, ahmak ve hain işbirlikçilere uyma,Şeytanın evliyaları ve münafıklara kanma! Türkiyeye ve Türklüğüne sahip çık. Yoksa Türkiyede; Doğu Türkistan, Kazan, Kırım, Selçuklu ve Osmanlı gibi TARİH olacak! Yada Filistin, Afganistan, Arakan, Sudan,Somali, Mısır, Lipya, Suriye gibi,içsavaşa sürüklenip, Iraklaşacak? Karabağ, Yugoslavya gibi parçalanacak!Yeni BOD, Haçlı Seferi başlatıldı!
Bir Türk!; her soy ve sopça, TÜRK İnsanı gibi,cesur,öngörülü,bilinçli davranmak,idealist ve Turancı olmak, Türk Boylarının;“TEK MİLLET, AYRI DEVLET; DİLDE, FİKİRDE, GÖNÜLDE, AMAÇDA, TÖREDE, KÜLTÜRDE, İŞDE- EKONOMİDE BİRLİK” İdealinin; hayata geçirilmesini, istemekle ödevli ve fedakarca çalışmakla yükümlüdür!
Bu derleme; Türk soy ve soplular, Türk Kimliğini onurla taşıyanlar, “Türküm ve Türkü Soydaş bilip,severim” diyebilenler için hazırlanmıştır. Dönme, devşirme, mezhepçi, tarikatçı, azınlık ırkçısı, gaflet, dalalet, ahmaklık,yalakalık ve hatta hıyanet içinde olanlar, bu çalışmayı boşyere okuyup, zamanını öldürmesin. Bu derleme çalışması; akledip düşünenler, araştırıp sorgulayan, yargılayan, kula kulluk etmeyen, Aklını ve Gönlünü; bir kişi ve görüşe kiraya vermeyen, En Kutlu Değer olarak; Tanrının Varlığı, Birliği,Tek Yaratıcı ve Dünyanın; Ahretin sınav ve yarışma yeri olduğu, İnancı taşıyan ile Türk Ulusunu seven, Türk Devletinin Özgürlüğü ve Tam Bağımsızlığı için mücadele eden ve Türk Vatanını; Kutlu Turan Yurdu görenler içindir. İslamın Din Kardeşliği, farklı bir husus; onuda kabul edip, saygı duyuyoruz.Türklüğe Bir zararı yok! Çünkü,Türklüğüde yaratan Allah! Siz; becerebiliyorsanız; hem Ana, Baba Bir; Can Kardeşinizle, hem İslam İnancından olan, Din Kardeşinizle, hemde Dede,Nene tarafından; aynı milletin mensubu olduğunuz;soy,sop,Kavim Kardeşinizle; görüşüp, konuşup,birlik,beraberlik ve barış içinde yaşayın,kötü gününüzde birbirinize destek olun! Bütün Kavimler gibi, Türk Ulusunu, Türklerin kan bağını,genini, Türk Dilini,Kültürünü, hatta Alfabeyi yaratanda Allah’tır!
“Arkadaşlar! Gidip Toros dağlarına bakınız. Eğer, ocağından duman tüten, bir Yörük Çadırı görürseniz; şunu çok iyi bilinki; bu Dünyada hiçbir kuvvet, Önderi Türk olan, Türk Birliğini yenemez.” Yörükler, Türkiyenin Temel Taşıdır. Aydın, Erdemli Yörük, Türkiyenin; Türk ve Türk Yurdu kalabilmesi için sorumluluk üstlenip; akıl, vicdan, gönül, bilgi, yetenek, beceri ve emeğini kullanan, gerektiğinde canıyla fedakarlığa hazır olan; inançlı, cesur, idealist, ilkeli, vicdani sorumluluk bilincine sahip, ilerigörüşlü, dürüst kişidir.
Geçmişi doğru bilmeden;bugünü gereğince yaşayamaz ve iyi bir gelecek, öngörüp kuramayız. Tarih;bir Milletin hafızası,tecrübesidir.Geçmişteki hatalardan ders, ipret, öğüt alınmazsa; Tarih tekrarlanır ve benzer acılar,yine yaşanır.Aynı hataya,ikinci kez düşen kişi ise ahmakmış! Dünyanın hiçbir ülkesinde,diktatörler dışında,seçimle;6 defa Başbakanlık ve birde Cumhurbaşkanlığı yapan,S.Demirel dışında,S.Parti lideri yokmuş?Bu şeref,biz Türklere ait!
Allah Türkleri, Türk Diliyle konuşur yaratmış. Türklerin çoğunluğunun; Dini Öğüt, Uyarı ve Doğru Yolu gösterici,Rehberi olan; Kutsal Kitap,Kuranı Kerimin; orijinal dili ise Arapça!; Bu nedenle Kuranın;Türkçe meali, anlamı, çevirisi, yorumu;her 50 yılda bir,İlahiyatçı,Arap Edebiyatçısı, Türk Dili ve Edebiyatçısı, Tarihçi, Yazar, Arapça Tercüman,Tıp Doktoru,Jeoloji Mühendisi, Ziraatçi,Ormancı,Astronom, Denizci Kaptan, Fizikçi, Kimyacı, Biyoloğ, Matematikçi, Felsefeci, Sosyoloğ,Pisikoloğ gibi, farklı mesleklerdeki uzmanlardan oluşturulmuş, enaz 20 kişilik, bir Komisyonca,yeniden yapılmalı! Yeni belgeler, bulunduğu için değil, dünya dönüp, zamanla olaylara; bakış açımızın değişmesi, bilim ve tekniğin gelişip, toplumda; yeni sorunların ortaya çıkması ve huzur arayan,mutsuz insanlara;Rehber,Aydınlık,Öğüt,Uyarı olması için.
İdealist, ilkeli, fedakar, sorumluluk ve bilinç sahibi, Türk Gençleri; Türk Dili Lehçeleri ve Edebiyatı ile Türk Tarihi bölümlerine! Matematik ve Tekniğe ilgi ve yeteneği olanlar ise Mühendisliklere gitsin!İÖ 12 bin,6500,4200, 2550,2255, yıllarında Anadoluya gelip,dağa taşa; Kaya Resmi, Orhun-Yenisey-Göktürk Yazısı ve Oğuz Ongunlarıyla;Damga vurarak;Turan Yurdu- Türkiye yapan, Ahiska- Mesket-İskit,Avşar,Kayı,Kaşkay,Kemer,Karluk,Kıpçak,Kuman,Peçenek, Gagavuz, Oğuz, Halaç Türklerinin; 1071 yılından sonra;Türkiyeye geldiğini,okumak ve duymaktan, gına geldi! Türk Tarihinin gerçeklerini,İlköğretim Ders Kitaplarında görmek istiyoruz! Türkleri, hep Elin Cavırının yaptığı; Cep Telefonu,Televizyon,Otomobil, Güneş ve RES’e,Lazere özenmekten ve aşağılık duygusundan kurtarsın! Türkler; % 100 Türk; Tasarım, Marka, Patent ve Sıtandartlı, TM, Yerli Üretim; Tabanca, Makinalı,Güdümlü Roket, Helikopter yapsın! Halk;yerli ve milli, TM;güneş ve rüzgar enerjisiyle çalışan; elektrikli otomobile binsin, evlerini; bu doğal,çevreye zararsız, bedava elektrikle aydınlatıp, kılimayla ısıtıp serinletsin. Kuru karabalık,bir HALKI; Ulusal Amaç, Anadil ve Ulusal Kültürle yoğurup,Ulusal Birlik ve Beraberliği sağlayıp,Ulusal Kimlikle; Millet yapanlar;Ulusalcı-Milliyetçi,Vicdani sorumluluk bilincine sahip, Aydınlar ile Alp-Cesur, Fedakar Kahramanlardır.Bir Milleti, Devletin Halkını;Alevi-Sunni,Sağcı-Solcu,Laik-Dinidar, Mundar, Devrimci-Ülkücü, Kürt-Türk diye,72 Fırkaya-farklı etnik ve inanç gurubuna; bölüp, parçalayıp, birbirine düşman edip, içsavaş çıkarıp, Osmanlıda olduğu gibi,emperyalistlerle işbirliği yaparak, Devleti yıkanlar ise;ruhban, münafık, şeytanın evliyası, dinidar adamlar,ahmak politikacılar, hain yöneticilerdir.
Ulusal Tarih; Tarihin yaşanıldığı Yurtlarda ve Tarihi yapanların, Torunlarınca yazılıp, belgelenirse; ilgiyle okunup, ders, öğüt alınır.İnsanlara; Toprağı Vatan, Bezi Bayrak yaptıran; Sevgi ve Saygı duygusununun, diğer yarısı olan; Allahın; Toplumun Güvenlik ve Huzuru ile Dünya Saadeti için, Ulusal birlik ve beraberliğin, mayası olarak yarattığı; Millet Olabilme Bilinç ve Ulusal Duyguyla; ancak özgür, tam bağımsız,egemen, güvenli, mutlu ve umutlu yaşanır.
Bu derleme, Kendini Türk hissedenlere; çomçayla sunulan, bir Turan yayla çorbası, Türklük aşuresidir. Okuyan, kısmeti kadar alsın.Rahatsızlığım nedeniyle Bu Derleme;gereğince olmadı! Siz;doğru ve yararlı gördüklerinizi, alıp; günlük yaşamınızı;iyileştirip, güzelleştirmekte kullanın!
*TÜRK BOYLARI BİRLİĞİ VE TÜRK DEVLETLERİNİN, BERABERLİĞİNİN ÖNEMİ
Türkler: İÖ12binlerde; 2 boy; ON-HUN ve OK-UZ, 6 binlerde; OKLAR-BOZOK-ÜÇOK-ONOK ve ON-HUN-AKHUN-HUNZA-KUN-KUNAK-KUNMU-KUMAN, 3 binlerde 6 boy(*Halaç-Kaşkay, Kanglı-Horzum, Karluk-Honamlı, Kıpçak-Tatar-Özbek, Kimek-Altay-Kazak ve Oğuz-Türkmen),Oğuz Kağan döneminde 24 boy,Mete Han döneminde ise At binip, Yay çeken 26 boy iken, İS 1700’lerde 48 boy ve 1900’lerde ise 23 bin oba, oymak, uruğ ve tireye bölünmüştür.7 Bağımsız (*AZERBAYCAN, KAZAKİSTAN, KIRGIZİSTAN, ÖZBEKİSTAN, TÜRKMENİSTAN ile TÜRKİYE CUMHURİYETİ ve ALASYA,AKDENİZ TÜRK CUMHURİYETİ - KKTC) Türk Devletinin, Özgür Vatandaşları ile Balkan, Kafkas, Tepriz, Kerkük, Horasan, İdil, Sibir, Ötüken, Orhun, Ordos, Kansu ve Doğu Türkistan Türkleri gibi,20 ayrı devletin, azınlık vatandaşı durumuna düşürülmüş;öksüz,kimsesiz Türkler, hep birlikte; 300-500 milyonluk nüfusları ve 20 milyon km karelik yurtlarıyla; Türk-TURAN Dünyasını oluşturmaktadır. Türk kökenli, Turan soylu insanları;*Yurtlarını ölçü alarak,11 gurupta toplayabiliriz.
Türk insanı, Varlığını; onurlu bir millet olarak, özgürce, güven ve huzur içinde sürdürmek, Kutsal, temiz Dini İnancını; Kutlu Kitabı;KURAN İSLAMINA uygun şekilde, gereğince yaşamak istiyorsa; akledip düşünerek, en azından; Dininin ve Milletinin düşmanlarının, yaptığını taklit edip; USA-Abd:50 Eyalet, EU-Ab:28 Devlet, Çin(*Batı Kore,Mançurya-Kitan-Hıtay,İç Moğolistan, Tibet, Doğu Tacikistan ve Doğu Türkistan Devletlerinin;55 Halkını,etnik gurup olarak;Tay ve Hen-Han- Çin Birliğine katmış!) ve 15 Özerk Cumhuriyetli,Orta ve Doğu Sibiryalı;Rusya Federasyonu gibi; aslına-özüne dönüp, yeniden, tekrar uluslaşarak; TURAN BİRLİĞİNİ KURMAK zorundadır! Tarihte Türkleri, Tek Bayrak altında toplayanlar: Oğuz Kağan- Oğuzlar, Alper Tunga-İskit-Kıpçak-Sakalar, Büyük Hunlar-Kumanlar-Mete Han, Bilge Kağan-Türük Bil-Göktürkler, Macarlar- Avrupa Hunları-Atila, Uygurlar-Akhun-Gazneli-Karahanlılar ile birlikte;Selçuklular-Harzemşahlar ve Timurlular. Ayrıca Pers İmparatorluğu-İranlı Sasaniler, Makedonyalı Büyük İskender, Emevi ve Abbasi- Arap İmparatorluğu, Cengiz Hanın-Moğol İmparatorluğu, Çin İmp, Rus Çarlığı- SSCB- Rusya Federasyonu! Fitneci-münafık-nifakçı-mezhepçi-ruhban-Şeytanın evliyası,Kardeş kavgacısı, sözde Türk liderlerinin; başaramadığını yapıp, Türkleri bir araya getirmişlerdir! Roma,İngiltere ve Abd; Turan Yurtlarını;silahla veya hileyle ele geçirip,sömürge yapamadı! Türkler, geçmişten ders, ipret, öğüt alıp; birlik kurmazsa; tarih tekerrür edip, milletler mücadelesi sonucu; bu 7 Türk Devletide (2011 yılı), geçmişte yıkılan; 16 veya 6 Türk İmparatorluğu ile 115-163 Türk Devleti gibi; yıkılıp, yokolup gider! Türk halklarıda; özgürlüğünü, bağımsızlığını, kutsal dini inancını, anadilini, ulusal kimliğini, kültürünü, vatanını kaybedip; kula kul, emperyalizme köle ve cariye olarak; Endülüs Arap Müslümanları(711-1492), Göktürkler, Uygurlar, Karahanlı, Selçuklu, Kazan, Kırım, Osmanlı, Doğu Türkistan Cumhuriyeti(*1949!) ve Yugoslavya(*1992-1995) gibi içsavaşla silinip, Tarih sayfaları arasında yerlerini alırlar! Amerika yerlisi Kızılderililere ne oldu? Kazan ve Kırım Tatarları, Uygur, Akhun, Gazneli Türkleri ne yapıyor?Ahiska,Revan,Şirvan ve Karabağdaki Ahiska- Mesketler, Borcalı-Karapapak,Terekeme ve Azeriler nerede?Aşiretlik,Kabilecilik,Emirlikte kalan ve Uluslaşıp,Devletleşemeyen Arapların durumuda;23 devletcik,250 milyonluk nüfus, onca petrol ve doğalgaza rağmen, bizden farklı değil! Akledip düşünüp, sorgulayarak, İslam veya Arap Birliğini kurmazlarsa;ne şeref, ne kimlik, ne namus, nede petroldan iz kalmayacak! Şurasını unutmayalım; İnsanları; Arap, Alman, Çin, Rus, Türk diye Yaratan, Milletleri; Farsça, Hintçe, Japonca konuşturan, Arap,Çin,İsrail,Sanskıritçe,Latince Alfabeyle;Yazı Yazdırıp,Okutturan; Allah’tır! Türklüğü,Türk Dilini,Türk Alfabesini; ATATÜRK uydurmamıştır,Deccalda değildir!
Ses, iki elden çıkar. Allahın rahmet ve yardımı; Birlik ve Beraberlik içinde, olanların üzerindedir. Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azap Vardır! Bölük pörçük ve fitne, fesat,nifak, hiyanet içinde olanlar, asla huzur bulamazlar.Dünya; bir İmtihan ve Yarış yeri olduğundan, Tarihte; uzun süreli, bir barış dönemi, hiç kurulamamıştır! Adeta, Tarihle- Savaş özdeşleşmiştir! Barış isteyenler, savaşa hazır olmalıdır. El Silahıyla, savaş kazanılmaz! Dünü iyi bilip, ders alarak,bugün aynı hatalara tekrar düşmeyelim. Bugünden, yarınları; doğru ve gerçekçi öngörerek; pilanlı yaşayan, cesur, ilkeli, bilgili,bilinçli, inançlı, öngörülü,idealist ve dürüst davranan; ancak, huzur ve mutluluğu hakeder. Türk, Türkün soydaşı, kankardeşi! Müslüman ise Müslümanın, Din ve Ahret kardeşidir! Bir, Diri, İri Ol. Eline-Milletine, Beline-Yol-Geçit ve Yurduna, Diline-Sözüne-Anadiline,Gönlüne Sahip Ol!
Ey Türk! Senin, Özgüvenli ve Birlik olmanı, yeniden; İskit-Saka-Kıpçak, Göktürk, Büyük Hun- Kun-Kuman, Selçuklu ve Osmanlı Devletlerini, kurmanı önlemek için; ırkçı, asimileci, kavmiyetçi, faşist, barbar, jenositci vs diye iftira ediyorlar.Türkler,Irkçı olsa;Ahmet,Ayşe gibi Arap, Davut, Süleyman,Sariye gibi Yahudi isimleri değil!Bilge,Kürşat,Oğuz,Tomris gibi Türk adları alırdı. Yine,Miladi Takvimi;Şubat, Mart, Nisan, Mayıs,Haziran,Temmuz,Ağustos,Eylül,Kasım ile Pazar, Pazartesi,Salı,Çarşamba,Perşembe, Cuma, Cumartesi gibi,Türkçe olmayan Ay ve Gün isimlerini kullanmazdı!Şuan Türkiye Türklerinin kullandığı Dildeki Kelimelerin,ancak üçte biri; ortak TÜRKÇE!Bu nedenle Ortalık Asya Türkleriyle anlaşamıyoruz!Türkiye Türkçesi;Farsça, Arapça, Rumca, Fıransızca,İngilizce gibi Batı dillerinin, istilasına uğratılmış!1923 yılında ATATÜRK ve GAZİ ARKADAŞLARININ kurduğu, TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin; adı ve Bayrağı dışında,Türklükle bir ilgisi bırakılmamış! 1821- 1918,1922 yılları arası,Osmanlı Devletini içten çürütüp yıkan ve Balkanlar,Kafkasya ve Doğu Anadoluda;bilinen enaz; 10 mn Türkü jenositle öldürenlerin TORUNLARI;1944,1954-2016 döneminde;Solcu,Milliyetçi ve Dindar görünümünde; emperyalist, haçlı batı ile işbirliği içinde; Türklüğün ve TC Devletinin,özünü çürütüp, hızla yıkıma sürüklemektedir! Tarihte Türkler:Din, mezhep, Siyasi görüş ayrılığı ve düşmanlarının; fitne ve nifakıyla çıkarılan; çekişme sonucu; fırkalara bölünüp, hiyanetle parçalanıp; ulusal amacını, birlik ve gücünü kaybedince; isyan ve saldırılarla; özgürlük, devlet, vatan ve şereflerini,defalarca kaybetmişlerdir! Türkün düşmanları;1978 yılında, pkk(*Partiya Karkaren Kürdistan) terör örgütünü kurdurarak,sinsice, Türklüğün;Ulusal ve Manevi Değerlerinin, içini çürütmeye ve TC Devletinin itibarını sıfırlayıp, yıkmaya yönelik, yeni bir jenosit politikası uygulamaktadır? Bölücü Terör örgütü pkk ile; TBMM’den savaş kararı alınarak,yerinde,zamanında ve gereğince mücadele edilmediğinden; Binlerce TC Vatandaşı öldürülmüş ve Türkiye 500 mr doları aşkın,ekonomik zarara uğratılmıştır! Bu para,eğitim ve üretime yönelik, yatırıma harcansaydı,şuan TC;enaz bir Almanya olurdu?Türk Ulusunun, geçmişinde; utanılacak, hiçbir kara lekesi yoktur. Türkler, hiçbir zaman ve hiçbir millete; asimile ve jenosit yapmadığı halde, masum Amerikalı Kızılderili,Afrikalı Zenci, Avusturyalı Aborjinler, İskandinavyalı Sami,Lapon ve Bosnalı Boşnaklar gibi, tarih boyunca; enaz 34 defa, Jenosite uğratılmıştır! (*ör: İÖ 2635, 1800, 1194, 726, 590, 552, 546, 516, 512, 330 ve İÖ 100 yılındaki Ergenekon olayları.Yine İS 190,580,637,708,762, 900,1000, 1552, 1556- 1888,1821-1829, 1830-1860 ve 1878-Kafkasya,1878 ve 1912- Balkanlar,1914-1919,1920; Adana- Çukurova, Maraş-Andırın,Antep,Van,Erzurum-Ilıca:Türk!, 1918-Bakü-Azeri, 1944-Kırım- Tatar, 1942-Polonya,Ukrayna-Karay, 1944-Balkar, Karaçay, Ahiska, 1949-Doğu Türkistan-Uygur, 1992- Hocalı- Karabağ- Azeri!!!). “Türk Olmak; çok zor, bir iş, ancak Hayat Mücadelesinde, onurla ayakta kalabilmek için yeterlidir.”
* GENÇ TÜRKLER: GERÇEK TÜRK TARİHİNİ, ARAŞTIRIRSA; ATALARINI TANIR VE ÜSTÜN BAŞARILARINI GÖRÜR! ÖNTÜRK, KAYA RESMİ İLE KELEBEK-DAMGA- ORHUN- YENİSEY HARFLİ, YAZITLARDAKİ SIRRI ÇÖZERSE; GELECEĞİN KAPILARI AÇILIR VE TÜRKLER;ULUSAL KİMLİĞİNE, YENİDEN KAVUŞUR! ÖZÜNE DÖNÜP, “ATALARIM ÖNEMLİ İŞLER YAPMIŞ, BEN NİÇİN BAŞARMAYAYIM” DER! TÜRKÜN DÜŞMANLARININ, BÜTÜN DERDİ;GENÇ TÜRKLERİN;AKLEDİP DÜŞÜNÜP, SORGULAYIP, BİLİNÇLENİP;TİTREYİP, ÖZÜNE-KENDİNE DÖNMESİNİ, ENGELLEMEKTİR? ATAMIZ: ”BİR TÜRK, DÜNYAYA BEDELDİR!, ÖĞÜN,ÇALIŞ, GÜVEN! MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET, DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR!, HAYATTAKİ,EN HAKİKİ MÜRŞİT,İLİMDİR!” DEMİŞ; ATAMIZIN, NE DEDİĞİNİ ANLAYIP!,ULU YARATICIYA; İNANIP, GÜVENİP!,BİLİNÇLİ, ÖZGÜVENLİ, UMUTLU VE BİRLİK OLARAK, GEREĞİNİ YAPTIĞIMIZ GÜN; DÜNYANIN TEK SÜPER GÜCÜ; TÜRKLERDİR? *ABD,AB,RUS,ÇİN,FARS,ERMENİ,RUM,ARAP VE pkk-pyd KURUP,29.CU KÜRT İSYANINI BAŞLATAN;KÜRTLERİN; TÜRK DÜŞMANLIĞI NEDENİ; SELÇUKLU,OSMANLI POLİTİKASI VE İSLAM İNANÇLI OLMAMIZDAN ÖTE,OKUL KİTAPLARINDA,BİZDEN SAKLANAN, AMA YABANCILARIN BİLDİĞİ; ÖN TÜRK TARİHİ VE ESKİ TÜRK UYGARLIĞIDIR!DÜNYANIN 20 DEVLETİNDE,500 MN TÜRK YOKMUŞ GİBİ DAVRANAN,KAPİTÜLASYONCU,MANDACI,BODCU,NATOCU, İMF’Cİ, AB’YE;GeBe,TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ,AYAKLAR ALTINA ALAN;TC DEVLETİ YÖNETİCİLERİ, VATANDAŞINA; MURGUL BAKIRI,ŞEYDİŞEHİR ALÜMİNYUMU VE KÜTAHYA BOR VE GÜMÜŞÜ İÇİNDE BULUNAN, ALTINI;2000 YILINDA BİLE AYRIŞTIRIP,İŞLETMESİNE, YİNE TÜRK TASARIM, ULUSAL PATENT,MARKALI, TSEK’Lİ, YERLİ VE MİLLİ SİLAH İLE ESKİŞEHİRDE DEVRİM OTOMOBİLİ,ŞEKER TIRAKTÖRÜ VE VECİHİ HÜRKUŞ UÇAGI ÜRETMESİNE;ÖZÜNE GERİ DÖNER, ÖZGÜVEN KAZANIP, YENİDEN TURAN DEVLETİ KURAR KORKUSUNDAN, İZİN VERMİYOR! AT BİNİP, YAY ÇEKEN,ESKİ TÜRKLER; UÇAN ATLAR, ISLIK ÇALAN OKLAR,ALTIN İŞLEMELİ,İPEKLİ ZIRHLI GİYSİLER, TABANI KABARALI ÇİZMELERLE; ÇİN SEDDİNİ AŞMIŞLAR, ATLARINI TUNADA SULAMIŞ,ALPLERDE YAYLAMIŞ, ASYA,AFRİKA-MISIR-NİL VADİSİ, AVRUPA VE AMERİKANIN; 20 AYRI BÖLGESİNDE 163 TÜRK DEVLETİ KURMUŞ VE ANADOLUNUN, ENAZ 18 YERİNDE; ORHUN-GÖKTÜRK-KELEBEK-DAMGA ALFABELİ HARFLERLE; TÜRKÇE, YAZILI ANIT BIRAKMIŞ!
* SARIKAMIŞ GAZİSİ, HÜSEYİN HİLMİ BEY*
Babamın amcası,H.Hilmi Bey: 1885 Antalya-1929 Konya: Honamlı, Tekeli ve Eskiyörüklerden, okuyup, devlet memuru olan;öncü,önder,örnek bir Yörük Aydınıdır. Mersin, Kayseri ve Konyadaki okullarda eğitim görmüştür.
Konya’da öğretmenlik yaparken: I.ci Dünya savaşı çıkıp, Osmanlı Devleti yöneticilerinin; geçmiş yenilgilerden,öğüt,ipret almayıp,bir ahmak gibi! Atatürk’ün uyarısını dinlemeyerek; bir hile, oldu bitti ve Turan İmparatorluğu kurma, kakma aklıyla,Alman komutasında ve el silahıyla, savaşa girmesi üzerine (1914-1918); Türk Ordusuna katıldı ve mülazım rütbesiyle Sarıkamış cephesine gönderildi. 3.cü Doğu Ordusu; 90 bini muharip, 118 bin 600 mevcutluydu: 9,10,11.ci Kolordu ve 17,23,28,29.cu Tümen ile bağlı Alay ve Taburlardan kuruluydu. Savaş öncesi, İstanbuldan Sarıkamışa, korumasız olarak, askeri malzeme götüren, 3 Türk Gemisini!; Ermenilerin, bilgi vermesi üzerine, Rus donanması; Karadenizde batırdı?
Dünya gerçeklerinden uzak, boş hayaller, yanlış yönlendirme ve planlama, 1911-Libyadaki İtalyan yenilgisi ile 1912-13’de Bulgar- Balkan faciasından ders almamak, Türk tasarımlı,milli ve yerli üretimli, yeterli savaş silah ve aracının bulunmayışı, Ermenilerin- Ruslarla işbirliği yaparak; askeri sevkiyatı sabote etmesi, sözde müttefik! Almanların etkisinde kalmak, kötü yönetim, arazinin durumu ve ağır kış şartlarının bir araya gelmesi! Ayrıca,Meleklerin,Şehitlerin, beyaz elbiseli Evliyaların,münafık ve ruhban din adamlarının; yardım ve dua etmemesi sonucu! (*Milli Görüşçülerin; Çanakkale Zaferi ile ilgili yorumuna kinaye!); Sarıkamış’ta; daha düşmanla karşılaşıp, savaşamadan; 14 Aralık 1914-5 Ocak 1915 tarihleri arası; 48 bin Osmanlı Türk Askeri; donarak öldü! 12 bin Türk Askeri; kurtulup, düzensiz, dağınık halde, memleketine geri döndü. (*Ordu’nun,bir İlçesinden; Sevilen Komutanın, Sarıkamışa gönderilmesi üzerine;400 Genç, gönüllü olarak, Sarıkamış cephesine gitti. Bunlardan ilçeye dönen, sadece 6 kişi!). Hüseyin Hilmi Bey’inde aralarında bulunduğu; 40 bin Türk askeri ise Çarlık Rus Ordusuna (1915’de) esir düştü. Tutsak Türk askerleri; Sibirya’daki çalışma kamplarına, tirenle sürgün edildi. Rus ordusu, Sarıkamış Faciasından sonra, hiçbir engelle karşılaşmadan, Ermenilerin, yol göstermesi ve yardımıyla; Tırapzon, Erzurum, Van dahil, Türkiyenin Kuzey ve Doğusunu işgal etti.
Özgürlükten yoksunluk, esaret psikolojisi, soğuk, bataklık, sivrisinek, ağır çalışma şartları, hastalıklar ve yetersiz beslenme (*sadece kabuska, un ve balık çorbası, patates yemeği ve ekmek) nedeniyle 40 bin Türk’ten; 20 bini, yolculuk sırasında ve kamplarda öldü. 1917’de Çarlık Rusyasında Bolşevik Ekim Devrimi oldu ve Çarlık yıkıldı. Rus ordusu; savaştan ve Türkiyeden çekildi. SSCB kuruldu ve 1924’e kadar devam edecek olan, içsavaş çıktı!
1920 yılında Yeni Türk Devleti: Rusya ile görüşmelere başladı. SSCB’deki esir Türklerden; Türkiye’ye; Özbek, Tatar, Azerilerin yardımı ve anlaşmayla ancak, 20 bini(*başka bir araştırmaya göre ise 7 bini) geri dönebildi. I.ci Dünya Savaşında, Osmanlı devletinin; şehit ve esir düşen, toplam kaybı; 2 milyon’dur! Hilmi Bey’de dönenler arasındaydı. Hemen Türk ordusuna katıldı. Batı Cephesine gönderildi ve Süvari Bölük Komutanlığı görevini yürüterek, işgalci Yunan’a karşı savaştı. Yunan Ordusunun üçte birden fazlası: Anadolulu Rumlardan oluşuyordu! Yunan ordusunda; ermeni ve yahudilerde vardı! 9 Eylül 1922’de İstiklal Savaşı kazanılıp, batı maşası Yunan’ın, İzmir’de denize dökülmesiyle; 8 yıldır ayrı kaldığı, ailesine kavuştu. Yeniden Konya’da öğretmenliğe başladı.
Hilmi Bey, ilgililerle görüşerek, göçebe hayvancılık yapan, ailesini; Konya-Ereğli-Beyköy’e iskanını sağladı (1926). Böylece Atalarım, konar göçerlikten, yarı göçebeliğe geçti. Ayrıca Yörüklerin; İlköğretim çağını geçmemiş, Çocuklarının; Okula yazılmasına, önderlik etti. Babamda 3 yıl okudu; 2 yıl Osmanlıca-Arap Alfabesi ve 1 yıl da: Yeni Türkçe Kelebek- Latin Alfabesiyle. Ancak, Hilmi Bey’in, geçirdiği başarısız bir Böprek ameliyatı sonucu, 1929’da Ulu Tanrı’ya kavuşması üzerine; dinidar, softa,ruhban hocaların;Çocukları, Şeytan Mektebinde niye okutuyorsunuz? Cavırmı yapacaksınız,gibi,yanlış telkinleri sonucu; ufku dar olan dedem; hem çocuğunu kurtarmak, hemde çobanlık, çiftçilik yaptırabilmek için babamı okuldan aldı!
H. Hilmi Bey, Konya Şems Camisi Mezarlığında toprağa verildi. Ortaokula başladığım 1963 yılında, dua etmek için Şems Mezarlığına gittiğimde mezarlığı bulamadım. Çünkü Belediye; burayı, Şems Parkına dönüştürmüş ve Kabirleri, Mevlana Türbesi yanındaki Mezarlığa taşımış.
Türk Ulusunu, Türk Vatanını savunup, güvenli ve bayındır etmek için; vicdani sorumluluk bilinciyle; cesur, dürüst, fedakarca,öngörülü çalışan ve gün batımında;uçmağa varıp, gülümseyerek Hakka yürüyen, nice adsız Alperenler, Bilgeler, İlbilgeler, Hürü Apa/Tomris Hatunlar, Oğuzlar, Meteler, Kürşatlar, Alpaslanlar, Gültekin, Manas, Baybars, Kaşgarlı,Yusuf Hacip, Nevai, Akçura, Gaspıralı, Uluğ Bey, N.F.Katanov, Vani Mehmet Efendi, Hezarfen, Lagari, Evliya Çelebi, Barbaros, Piri Reis, Nasrettin Hoca, Yunus Emre, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Fuzuli, Namık Kemal, ATATÜRK, A.N.Asya, Atsız, Türkan, Tomris ve İlbilge Hatunlar gibi; Hüseyin Hilmi’de! Gökkubbede bir Hoşseda olarak, yerini aldı. İnsanlar; fikirleri, eserleri ve anılarıyla; sevenlerin gönüllerinde yaşar, unutuluncada ölürmüş! Bu nedenle TC Devleti Kurucusu; Mustafa Kemal Atatürkü; 10 Kasımda değil!Doğum günü; 19 Mayısta analım!
******************************************************
*BU DERLEMEYLE İLGİLİ, BİRKAÇ YORUM YAZISI*
- “SAYIN KEZER, YÖRÜKLERLE İLGİLİ ARAŞTIRMA KİTABINI ALDIM. ÇOK GÜZEL BİR ESER OLMUŞ. SİZİ KUTLUYOR VE TEŞEKKÜR EDİYORUM.
BAŞARILAR DİLER, SAYGILAR SUNARIM. 26.07.1996. İBRAHİM AYDIN. ÇEŞMELİ SEBİL BELEDİYE BAŞKANI. SARAYÖNÜ- KONYA. “
- “Çalışmalarınızdan dolayı, size teşekkür ediyorum, çünkü ülkemizin, sizin gibi insanlara ihtiyacı var. Elinize, kolunuza sağlık. ALİ KIVRAK.27.05.2008”
- “Çalışmanızla bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederim. MEHMET- ISPARTA.19.08.2008”
- “Bu kadar muntazam belge ve bulguları, ortaya koyan dostumuza selamlar. CEVAT. 31.05. 2008.
-“Çepni ile Lazı; bir, benzer gören; bilim adamıyım, araştırmacıyım diye, ortalıkta dolaşmasın. Oğuz Buğra-Tırapzon”.*
- “Yıllardır horlanmış bir kültürün evlatları olarak bizler, gerek yazılarımızda gerek Yörüklükle ilgili eylemlerimizde dikkatli olmalıyız. Kendimizi tanımlarken, yazılarımıza kaynak göstermek noktasında hassas olmalıyız. Tarihi ve tarihsel olayları, kaynaksız yazmamalıyız. Yörüklerle ilgili deyimler ve tanımlamalarda da kaynak göstermeliyiz. ABDULLAH DUMAN. YÖRÜKLER DERNEĞİ BAŞKANI. 25.10. 2008.”*
- “Eline, diline sağlık. Biraz eksiği bulunsada emek harcanmış, güzel olmuş. Ben o sözlerin yanına:”NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” eklemek istiyorum. BEKİR ADIBELLİ.14.10.2008”*
- “Alevi Cemaatleri ile ilgili görüşlerinize katılmıyor ve biz Anadolu Türkmenlerini, son derece üzdüğünüzü belirtiyor, bu konuyla ilgili örnekler sunuyorum. Kaynakçaları ile verdiğim bu bilgiyi, dikkate alacağınızı ümit ediyorum. İSMAİL UÇAKCI.”**
-“ Siz Alevimisiniz? Alevileri; Önder, Türk Milletine, Türk Kültürüne hizmet eden Aydınlar olarak göstermişsiniz …”**
-“Böyle bir çalışmadan dolayı, teşekkür ediyorum. Çalışmalarınızı, dikkatle takip edeceğim, kolay gelsin. AKSARAYLI. 9.11.2008”
-“Tarih ve Türklük açısından, bu kadar değerli bilgilerin birarada olduğu, gerçeklerle dolu bir site … Ancak, sizin bilginizle ve cesaretinizle yazmış olduğunuz yazılarınız sayesinde kaynak gösterilebilecek bir eser ortaya çıkmıştır. Sizi teprik ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum. AHMET ÇETİNER, ARAŞTIRMACI, KÜTAHYA - TAVŞANLI”
-*NOT: Bu 360 sayfalık, Derleme Çalışması hakkındaki;Devenin Boynunun Eğriliği misali; olumsuz görüşler;çalışma hevesimi yoketti,Başağrısı Hastalığımı artırdı.Çünkü Marifet,iltifata tabi-Müşterisiz mal zayiymiş;bende pesedip,okuma ve derlemeye son verdim! Eleştirilerden örnekler:” Kürtler;bir Türk boyu değildir,farklı bir millettir yorumu;Devlet Politikasına aykırı,bunedenle bu derlemeyi, kitap olarak basamayız!*Türkmenler ile Yörükler;iki ayrı, farklı Türk Boyu,demişsin! *Alevileri ve Yörükleri aşağılamış,hakaret etmişsin!* Avar, Hazar, Hazara,Tacik-Soğd-Pers-Acem-Tat-Dadaş,Tibet, Hıtay-Mançu-Cücen-Kitan-Cırkin, Bulgar, Fin, İskandinav-Viking,Boşnak,İrlandalı, Romen, Moldov, Ukrain-Cossak, Rus-Sılav, Alan, Oset, Gürcü, Laz, Pontos-Yunan-Helen-Gırek, Ermeni, Süryani, Çerkez, Arnavut, Yahudi;Türk boyu değil, demişsin!* Bu çalışmayı okuyan,sözde bir doçentin değerlendirmesi;Yörükler,Göktürklerin bir koludur,diyen Dangalak senmisin?*Canik kökenli bir purof;Canikler, ermeni kökenlimi, sorusuna;bu yazıları kastederek;sen hastasın, saçmalamışsın!* Yine biri;bilim adamı,araştırmacı diye, ortalıkta dolaşıyorsun!*Milli görüşçü bir üst yönetici; Türk kavmiyetçiliği yaptığımı,Kuran İslamı söylemiyle;DİB’in Ehli Sünnet Görüşüne, ters düştüğümü, dolayısıyla Dinden çıktığımı, Tevbe etmem gerektiği,fetvasını verdi......!”* Bu derlemeyi,buraya kadar,sabırla okuduğunuza göre, birde bu derleme hakkında 14 sayfalık;”samimiyetsizlik,ayrımcılık,ne anlıyor,yazdıkları tamamen çelişkili, ilmi kurallara aykırılıktan, haddini bilmezliğe dek”; ağır eliştiri yapan;FAHRETTİN ÖZTOPRAK’ın; google’deki;bu yazısını tıklayıp,okuyun,benim niçin yazma,hatta okuma hevesimin kırılıp,HAYATA küsüp, çalışmayı bıraktığımı anlarsınız::** ”ALİ KEZER’İN “TÜRK DÜNYASI VE YAYLA TÜRKLERİ, YÖRÜKLER”ADLI ESERİ (BİR KİTAP ELEŞTİRİSİ)- FAHRETTİN ÖZTOPRAK-AKADEMİ “
ONBİRİNCİ B Ö L Ü M
*TÜRK DÜNYASI VE YÖRÜKLERLE İLGİLİ: ESER VE YAZILAR, DİPNOTLAR VE KAYNAKÇA- A
1- Aydın ili ve Yörükler; H.Şölen, Aydın 1945.
2- Anadolu'da Türk Aşiretleri, A.Refık, İstanbul l988
3- Aksiyon Dergisi, Sayı:39, Eylül 1995
4- Atlas Dergisi:Sayı: Temmuz 1995. Şubat, Mart, Ekim, Kasım, Aralık 1996. Şubat, Haziran, Temmuz 1998, Şubat 1999, Aralık 2007.
5- Aydın Oğulları Tarihi Hakkında Bir Araştırma, H. Aykın, İst. 1 946.
6- Ahkam Defteri, İ. Şahin, F.Emecan, TDAV.Y.
7- Anadolu’da Oğuz Boyları, H.Göktürk, C.l.Erz.l974,C.2.TDAV.Y. İST.1979
8- Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri, İ. H. Uzunçarşılı, TTKY. Ank.1988
9- Anadolu’nun Türkleşmesi Sürecince Kırşehir, A.Günşen, Ahi Vakfı Y.No:7, İst.l997.
10- Atatürk'ün Soykütüğü Üzerine Bir Çalışma, B.Göksel, KBY Ankara 1995. (Atatürk'ün; Ana(Manisa- Saruhan) ve Baba(Karaman-Kızıllar-Taşkale) tarafı Yörük).*
11- Anadolu’da Türkmen Aşiretleri Dr.T.Gündüz, Ank. 1 997
12- Akdeniz Bölgesi, H.Saraçoğlu,MEBY. İST 1989
13- Altaylardan Tuna Boyuna Türk Dünyasında O. Motifler, N.G.Kırzıoğlu, Türksoy Y. Ank. 1995.
14- Alexiad, Malazgirt'in Sonrası, A. Kommena İnkılap Kitapevi, İst. 1996
15- Adalar Nahiyesinde"Avşar ve Bulgar Göçmenlerinde İmler"M.Bayar, Folklor Dergisi, 1967
16- Afyon İli Tarihi, S.Gönçer, İzmir, 1971
17- Antalya Yörükleri, M.Gürdal, T.Etnoğrafya Dergisi, Sayı:15,1976
18- Anadolu Etnik Y.Oğuz- Türkmen-Yörük Üçlüsü, A.Caferoğlu. İ.T.Enst. D, C.5, Sayı:l-4, 1973.
19- Afşarlar, M.Işık, Ank. l963,
20- Bozkır İmparatorluğu, R.Grousset. İst. 1993.
21- Boz-UlusHakkında,F.Demirtaş; DTFC. C. 7.
22- Balıkesir’de Çepniler, İ.H. Kadıoğlu, Balıkesir 1935.
23- I. Akdeniz Yöresi Türk Top. S.K.Y. (Yörükler) Semp. KBY. Ank. 1 996.
24- I.Akdeniz Yöresi Türk Toplulukları Sosyo-Kültürel Yapısı (Tahtacılar) Sem.KBY.Ank.1 993.
25- Balıkesir ve Civarında Yörük ve Türkmenler; Kamil Su, İst. 1938.
26- Cenubi Anadolu Yörüklerinin Etno-Antropolojik Tetkiki, K.Güngör, Ankara 1941.
27- Cenupta Türkmen Oymakları, A.R.Yalkın (Yalman), KBY. Ank.1977*
28- Cevdet Paşa Tarihi,A.C.Paşa, MEBY. İst. l994
29- Camiut Tevarih, Reşidüddin, DTFC Der.No:3,4
30- Çukurova Kurtuluş Savaşında Adana Cephesi, K.Ener,KBY.Ank. 1996.*
31- Çin Tarihi W.Eberhard, TTKB, Ank. 1987*
32- Dadaloğlu, T.Kutsi ,İst.1975.
33- Doğu ve Güneydoğu Ağızları Üzerine Düşünceler, Prof. T .Gülensoy, Ank. 1993
34- Divanı Lügatit Türk, Kaşgarlı Mahmut, TDKY, Ank. l986.K.Y.İst.2007.*
35- Doğu Anadolu Aşiretleri, H.Başbuğ. TDA, Sayı:37, Ağustos 1985
36- Eski Türklerin Kutsal Ülkesinde, S.Jacopson,YKY, İst. 1996
37- Elazığ, Tunceli ve Bingöl İllerinde Türk İskan İzleri, M.B.Aşan, TKAEY, Ank. 1992
38- El E. A. F. U. A. (Selçukname), İbni Bibi, KBY, C:l,2, Ankara 1996
39- Eski Türk Yazıtları, H.N.Orkun,TDKY, Ank. l987
40- Fetihlerle Anadolunun Türkleşmesi ve İslamlaşması, M.Şeker, Ank. 1985
41- Gagauz Türkleri, H.Güngör, M.Argunşah, KBY. Ank. 1991
42- Gagauz Türkçesinin Sözlüğü, A.Doğru, İ.Kaynak, KBY. Ank. 1991
43- Göktürk İmparatorluğu, A.K.Meram, Milliyet Y.
44- Hazar ve Karay Türkleri, Doç.Ş.Kuzgun, Ank. 1993
45- Honamlı Yörükleri, A.Tanyıldız, İsparta, 1990*
46- Hamiteli Yörüklerinde Düğün Adetleri, M.Bayar, Folklor Der. 1973
47- Heredot Tarihi, Heredot.İBY.İst.2009*
48- Irak Türkmenleri, İ.Dakuki, Ank. 1970
49- İsparta Şeref Kitabı, F.S.Oral, Isparta 1986
50- İçel Folkloru, S.Uğur
51- İslam Ulusları ve Devletleri Tarihi, K.Brockelman, Ank. l992
52- İçel Kültürü Dergisi, Sayı:47, Eylül 1996
53- Kutluk Bilge Kağan ve Uygurlar, Doç.Ö.İzgü, KBY. Ank. 1986
54- Koca Avşar Köyü ve Tarihte Avşarlar, M.Eren. MEBY, İst. 1992
55- Kıpçaklar, F.Kırzıoğlu. TTKY. Ank.1992.
56- Karamanoğulları Tarihi, T.Ünal, Ank. 1957
57- Kürtler ve Sosyal Gelişimleri, Dr.M.F.Bilgili, Ank.1993
58- Moğolların Gizli Tarihi (1240) MNT. TTKY. Ankara 1948.Veya A.Temir.Ank-1986
59- Manas Destanı, A.İnan, MEBY, İst.1992*
60- Milli Mücadelede Develi ve Ermeniler, C.Gürbüz, KBY, Ank.1996
61- Makedonya Türkleri, Y.K.Kalafat,(*Türkmenler, Torbeşler, Türkbaşlar, Çenkeri-Çingene ve Yörükler Arasında Yaşayan Halk İnançları), İst. 1994*
62- Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, KBY, Ankara: 1-1983, 2-1986, 3-1987, 4-1992
63- Mühimme Defteri, Müşterek Eser, TDAVY,
64- Milli Kültür Dergisi, Sayı:62, Eylül 1988 (Sh.l8:Döşemealtı Yörük Halıları).
65- Osmanlı İmparatorluğunda Aşiretlerin İskanı (1691-1696), C.Orhunlu, İst.1987
66- Onbinlerin Dönüşü (Anabasis-Katabasis), Ksenefon. *
67- Orhun Abideleri, Prof.M.Ergin,İst. 1989**
68- Osmanlı İmp.da Oymak, Aşiret ve Cemaatler, C.Türkay, Tercüman Y, No:1, İst. 1979*
69- Osmanlı İmparatorluğunda Ayanlık, Y.Özkaya, TTKY, Ank. 1994
70- 18.Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunun İskan Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi,Pr. Yusuf Halaçoğlu, TTKY, Ank. 1991
71- 16. Asırda Anadolu, Suriye ve Irak’ta Yaşayan Türk Aşiretlerine U. B.Bakış, F.Sümer, İst. 1952
72- Osmanlı İmp. Yörük Sınıfının Hukuki Statüleri, S.Çetintürk, DTCFD, Cilt:2-l, Ank. l943
73- Oğuzlar (Türkmenler), F.Sümer, TDAVY, İst. 1992
74- Osmanlı Tarihi, J.V.Hammer, C:l,2, MEBY, İst. 1997
75- Orta Asya Türklerinin Tarihi, V.Barthold, EFY, İst. 1927
76- Oğuz Destanı, Z.V.Togan, İst. 1971
77- Rumelide, Yörükler, Tatarlar ve Evladı Fatihan, M.T.Gökbilgin, İst. 1957
78- Ramazanoğulları Türkmen Beyliği Tarihi, K.Ener, İst. 1979
79- Saruhanda Yörük ve Türkmenler, İ.Gökşen, Manisa Halkevi Y, İst. 1946*
80- Selçuklular Zamanında Türkiye, O.Turan, İst. 1971
81- Saruhanda Eşkiyalık ve Halk Hareketleri, M.Ç.Uluçay , İst. 1944*
82- Selçuklu Tarihi, İ.Kafesoğlu,MEBY , İst. 1972
83- Seyahatname, Evliya Çelebi, MEBY, İst, 1971
84- Selçukname: Ahmed Bin Mahmud, C: 1,2, T.1001, TE, İst. 1977
85- Şecerei Ensab, Fahrettn Mubarekşah, 12-13 Yy.
86- Şeriyye Sicilleri, Müşterek Eser, İki Cilt, TDAVY,
87- Şecerei Terakime, Ebul GaziBahadır Han , Simurg Y. Ank. 1996
88- Şerefname (Kürt Tarihi), Şerefeddin Bitlisi, 1596. Çev. M.E. Bozarslan, İst. 1975 *
89- Tarih Boyunca Adana Ovasına Bir Bakış, K.Ener, Adana 1990
90- Türk Yurdu Dergisi; Aralık 1994
91- Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Araştırma Dergisi; Ağustos 1995
92- Tarih ve Medeniyet Dergisi; 1995 Yılının 16,19,21 Ve 22 Nolu Sayıları, Ağustos 1997
93- Türkmen, Yörük ve Tahtacı, N.Kum, Folklor Araştırmaları Dergisi, Sayı:5, 1949*
94- Türkiye'de Etnik Gruplar, P.A.Andrews, Ant Yay. İst. 1992
95- Türk Dünyası El Kitabı, TKAEY, Ank.1966
96- Türk Köy Sosy. Mes. ve Yörük-Türkmen Köyleri, M.Eröz, İst. İktisat Fak. Y. 1966
97- Türk Dünyası Tarih D;1996 Yılı;112,113,118 ve 119 No. Sayılar:1997, Ocak, Mayıs 1998
98- Türk Bozkır Kültürü, Prof, İbrahim Kafesoğlu Ank. 1987
99- Türkiye Mülki İdare Bölümleri, Belediyeler, Köyler, İÇBY. No: 408-3-4, Ank. 1985
100- Türkmen,Yörük, Avşar Halı ve Kilim Motifleri, Y.Durul, Türk Etnografya Der. 2. 1957*
101- Türkiyede Yaylacılık ve Yaylalar, N. Tunçdilek,Coğrafya Enst. Der. Sayı: 12, 1961
102- Türk Kavimleri, A.Caferoğlu, İst. 1988
103- Tarihte Türklük, L.Rasony, TKAEY, Ank. 1988
104- Türklerin Tarih ve Kültürüne Bir Bakış, C.Heyet, KBY, Ank. 1996
105- Türk İskan İzleri, M.B.Aşan, TKAEY, Ank. 1992
106- Tekirdağ Yörükleri, H.Çevik, Tekirdağ Halkevi Y.İst. 1971
107- Türkiye Tarihine Giriş, Horasandan Anadoluya, O.Ünal, Ank. 1980
108- Türk Dili Tarihi, A.Caferoğlu, İst. 1970.
109- Türklerin Tarihi, J.P.Roux, Milliyet Y. İst. 1991.
110- Türklerin Altın Kitabı, R.Özdek, Tercüman Y. İst. 1990
111- Türk Devlet Geleneği, Prof.A.Taneri, MEBY, İst. 1997
112- Türkiye 1850, M.A.Ubucını, Tercüman 1001 TE, Sayı 64.
113- Türkiye İskan Coğrafyası, Kır İskanı, N.Tunçdilek, İÜ Y, İst. 1967
114- Umumi Türk Tarihine Giriş, Z.V.Toğan, İst. 1981
115- Vahşibatı Sibirya ve Ruslar, W.B.Lincoln, Sabah Y, İst. 1996
116- Valandova Y.Y.Yörük Türklerinin Düğün Adetleri,T.Tahir,Sesler A.Sanat D, Haziran 1988
117- Yarım Asrın Arkasından, M.Selekler, İst. 1960 (*Antalya Yörükleri Hakkında)
118- Yörükler, F.Sümer, İst. 1993
119- Yörükler, H.Dulkadir, İçel Kültür Dergisi, Sayı:29,30, Mersin 1993
120- Yörük Göçü, N.Eren, TFA, 18-19.362, Eylül 1979
121- Yörükler, Prof.M.Eröz, TDAVY, İst. 1991
122- Yörtürk, Yörük Türkmen Vakfı Dergisi, Yıl 3, Sayı 19, Ankara 1998
123- Yavuz Sultan Selim Kanunnamesi- TOKBY. H.Tuncer. Ank. 1987
124- Yakın Tarihimizde Anadolu Ayaklanmaları, Prof. E. Aybars, TDAVY, İst. 1988.*
*Not: Bu kaynak eserlerden, eski tarihli olup, Kitabevlerinde satılmayanları; İl, İlçe Halk ve Üniversite Kütüphanelerinde bulabilirsiniz.
*TÜRK DÜNYASIYLA İLGİLİ KAYNAK ESERLER-B
• Atatürk’ün Bütün Eserleri. Kaynak Y. (30 Cilt). İst.2008
• Atatürk ve Din Eğitimi, A. Gürtaş. DİBY. Ank. 1991
• Atatürk’ün Millet ve Milliyet Anlayışı. Y.Sarınay. TKAEY. Ank. 1990
• Alevilik ve Bektaşilik. M:Eröz. TDAVY. İst. 1992
• Alıp Manaş. Altay T.K.D. M.Ergun. KBY. Ank. 1998*
• Arapların Türkistan’a Girişi. Z.Kitapçı. TDAVY. İst. 2000
• Anayurttan Anadoluya. H.Altay. KBY. Ank. 1998
• Abdullah Tukay’ın Şiirleri, F.Özkan. TKAEY. Ank. 1994
• Azadistan Devleti. A.Azeri. Ank. 1994
• Avrupa Hunları. A.Ahmetoğlu. TDAVY. İst. 1995
• Avrupa’nın Eski Türk Runik Abideleri. S.Y.Bayçarov. KBY. Ank. 1996
• Budin Kan. ve Osmanlı Toprak Mes. M.S.Albayrak Ter. 1001 TEY. İst. 1973
• Bir İmparatorluğun Ölümü. P.Dumont. Cum.Y. İst. 1997
• Balkan Savaşları. Y.H.Bayar. Cum.Y İst. 1999
• Balkanlar ve Türklük. Y.Nabi. Cum.Y İst. 1999
• Bulgaristan Türkleri. B.N.Şimşir. Bilgi Y. İst. 1986
• Belge ve Fotoğraflarla Atatürk’ün Hayatı O.Bircan. MEBY. İst. 1993
• Babürname (Babür’ün Hatıratı) R.R.Arat. KBY. Ank. 1985
• Başkurt Halk Destanı. Ural Batır. M.E. G.İ. Türksoy Y. Ank. 1996*
• Cengiz Han. A.Temir. KBY. Ank. 1989
• Cumhuriyet Öncesi Türk Kadını. Ş.Yılmaz. MEBY. İst. 1997
• Çağlar İçinde Türk Destanları. A.Öztürk. A.Y İst. 2000
• Çadırın Işığı,H.Oral,2013
• Dene ve N.D. Kızılderilileri. C.H. A.K. Türkler. E.G.Stewart TDAVY. İst. 2000
• Doğulu Aşiretlerimiz ve Men. U. Şehri İÜTBY.
• Devletler ve Hanedanlar. Y.Öztuna. KBY. Ank. 1996 (*5 cilt)
• Doğu Anadolu Gerçeği. S.A.Arvasi. TKAEY. Ank. 1988
• Dünyada Türk Cumhuriyetleri, Türk Halkları. K.Ocak. D.Y. Ank. 1999
• Dede Korkut Destanları. Y.Akgül. MEBY. İst. 1997*
• Dede Korkut Öyküleri. Dilek Y. İst. 1980*
• Destanlar. C.Karataş. Yuva Y. İst. 2000
• Divanı Lügatit Türk’ten D. Ve U.F. Silaydaroğlu. KBY. Ank. 1997
• Divanı Lügatit Türk, Mahmut Kaşgarlı, Kabalcı Y, İst-2005
• Etrüsk Sanatı. E.T.Tulunay. ASY. İst. 1992
• Fethiye’de Yörükler V.K,Fethiye-2000;*RAMAZAN KIVRAK;*Yörük Obalarımız-2008* Yörük Ve Türkmenlerin Varlık Mücadelesi-2013*Yürüyen Türkler Yörükler-2014* Yörük ve Türkmenler,R.Kıvrak,Dahi Y,İst-2016**
• Yörük Obaları.R.Kıvrak.ARTY.Ank-2010
• Fatihler Yar. Kızılderili Soykırımı. Y.E.K.S.A.H.Z.M TZY. İst. 1992
• Harranda Bir Türkmen. K.K.H.A.M.A. KBY. Ank. 2001
• Hazar Rüzgarı. M.Halter. Ev.Y. İst. 2002
• Her Yönüyle Kürt D. A.H.ÇAY. TKVY. Ank. 1996
• Hemşehrimiz Atatürk. N.H.Uluğ. TİBY. 1997
• İran Türkleri. M.E.Rezulzade. TDAVY. İst. 1993*
• İşgal Yıllarında İstanbul’un S.D.M.Temel. KBY. Ank. 1998
• İstanbul’un Doğ. Bit. Oyun. P. Hopkirk. Y.Y.Y İst. 1995
• İdegey Tatar Halk Destanı*
• İstanbul’dan Orta Asya’ya Seyahat. M.E.E. KBY. Ank. 1986
• Kürdistan Tarihi. M.E. Zeki. Komal Y.
• Kürtler, A. Taneri. Ank- 1976.
• KarşılaştırmalıTürk Lehçeleri Sözlüğü. KBY. Ank.1992*
• Kafkasya Türkleri. M.E.Resulzade. TDAVY. İst. 1993**
• Kafkasya Halkları. A.Grigoriantz. Yenibinyıl Y. İst. 1991
• Kök Türk Tarihi. S.Bilgiç. Türksoy Y. Ank. 1997
• Kök T. Çocukları,A.Taşağıl,EKSY.İst-2013
• Kürtler,Hasan Cemal (*Gürcü-eşi Arnavut!?). Doğan Kit. Y. İst. 2004
• Devlet Ve Kürtler.M.Heper.DKY.İst-2009
• Laz Tarihi MV. AT. Ant Y. İst. 2000
• M.Gafgazın Etnik Tar. K. D.I.M.Ulu. TDAVY. İst. 1993
• Moğolistan ve Çin Günlüğü. A.B.Ercilasun. TKAEY. Ank. 1991
• Merhaba Özbekistan. A.Sevgi. MEBY. İst. 2001
• Milli M.Y. Kürt-Türk-Ermeni İl. Ş.K.Seferoğlu. TDAVY. İst. 1990
• Musul ve Kürdistan Sorunu. M.K.Öke. TKAEY. Ank. 1992
• Mondros’tan Mudanya’ya Kadar. S.Tansel. MEBY. İst. 1991
• Makalat. H.Bektaş Veli. KBY. Ank. 1996
• Macaristan Türk Al. Çiz. S.Takats. MEBY. İst. 1992
• NUTUK- Söylev. K.ATATÜRK. TDKY. Ank. 1978*
• Nevruz. A.H.Çay. Tamga Y. Ank. 1999
• Nasıl Müslüman Olduk? E.Aydın. Cum. Y. İst. 1999
• Orta Asya. An. Göç. Coğ. Tanrı D. M.N.K.H.Y.T. TMS Y. Ank. 1998
• Orta Doğu. B.Lewis YBY. İst. 1995
• Osmanlı İmp. S.Y.Y.B Çöküşün Tarihi. A.Palmer. YYY. İst. 1995
• 13. Kabile-Hazar İmp. V.M.A. Koestler. Say Y. İst. 1987
• Osmanlı D.T.S ve Tarsus Türkmenleri. A.S.Bilgili. KB Y. Ank. 2001
• Oğuzeli Azerbeycan. H.Açıkgöz. TDAVY. İst. 1989
• Oğuz Boyları,T.Uçakcı,BOY,Ank-2013
• Ötüken Türk Kitabeleri. A.Öztürk. MEBY. İst. 1996
• Pkk Gerçeği. EÜY. Kayseri. 1991
• Pazırık, Altaylardan Bir Halının Öy. E.F.Tekçe. KBY. Ank. 1993
• Rus Yayılmacılığının Tarihi Kök. C.S.Kırımer. TDAVY. Ank. 1997
• Sibirya’dan. W.Radloff. MEBY İst. 1994
• SSCB Halkları Gelenek ve Görenekleri. G.Kublitski. APNY. 1990
• Siyasetname. Nizamümülk. Dergah Y. İst 1981
• Savaş Sanatı Tarihi. J.Keegan. YYY. İst. 1995
• Savaşçı Doktorun İzinde.M.R.Serhadoğlu.RKY.İst-2005*
• Şark Mes. Dış Boyutu. S.N.Eden. K.Erciyes Ün. Y. Kayseri. 1990
• Tarih Boyunca Alevilik ve Aleviler. L.C. F.A. Tempo Y. İst. 1995
• Türkiye’nin S.T Ermeniler ve Ermeni Olayları. H.Metin. MEBY. İst. 1997
• Türkmenistan’da Toplum ve Kültür. B.Erşanlı. KBY. Ank. 1998
• Türk Halk Kültürü. K.H.Ed. S.B. KBY. Ank. 1996
• Tuyukunlar (Roman). A.Ergenekon. Turan Y. İst. 1978
• Türkmenler Arasında. H.D.C Blocqueville. KBY. Ank. 1988
• Türkmen Oym. Bir Yörük Beyi. E.Yalçın. KBY. Ank. 2001
• Türkiye’ye Yönelik Etnik İddialara D. Bölücü F. A.K.Bilgiseven. İst. 1991
• Türgişler. H.Salman. KBY. Ank. 1998
• Terör Dosyası ve Yunanistan. C.Başar. İNAFY. İst. 1993
• Topa ve Şato Dev. H.M.W.Eberhard. TDAVY. İst. 2000
• Türkistan Notları. E.Yaman. KBY. Ank. 1998
• Türkistan’la İlgili Makaleler. Ç.Koşar. KBY. Ank. 1991
• Türkiye Selçuk. Hük. Mek. R.Turan. MEBY. İst. 1995
• Türklerin Aile Merasimleri. G.Yoloğlu. AKMBY. Ank. 1999
• Türk Cumh. ve Topl. T.S.Gömeç. Akçağ Y. Ank. 1999
• Türk Mitolojisi. B.Ögel. MEBY. İst. 1994
• Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi. İ.Cem. Cem Y. İst. 1977
• Türk-Rus Mün. B.A.M.Saray. MEBY. İst. 1998
• Türk Kültürünün Gelişme Çağları. B.Ögel. MEBY. İst. 1971
• Uzun Havalarımız. M.Ö.M. Ank. 1996
• Uluslararası Osmanlı Öncesi Türk kültürü K.B. AKMY. Ank. 1997
• Yusuf Has Hacip ve Kutadgu Bilig. N.Külekçi. Toker Y. İst. 1980
• Yaşlı Tarihin Yankısı- B.Tatar Tarihi ve M.İ.Kurban. ADY. İst. 1998
• Yeni Bir Y.E Türkiye ve Türk Cumh. M.E Z.A. Vadi Y. Ank. 1994
• Yörük-Yörükler;B.Larousse S. Ans. (24.cilt.V-Z.12602-12603 sa) Milliyet Y. İst. 1992
• Y.Ö.Ç.Yörükler,Z.Oğuz,Aydın,2013
• Yörük Kültürü,B.Aygül,Aydın,2013
• 20.yy ve Modern Çağın Sonu. J.Lukacs. YYY. İst. 1995
• Yaralı Ceylan (Roman). R.Özen. MEBY. İst. 1999
• Yörük Yurdu (Şiir) Aşık İbrahim Yavrucu. İpekyolu V.Y. İst. 2002
*TÜRK DÜNYASIYLA İLGİLİ KAYNAK ESERLER – C
• ANA. VE R. YÖRÜKLER VE T.S.B. YÖRTÜRK V.KBY.ANK.2005
• AK.TOR. SARIKEÇİLİLER, ZEKİ OĞUZ, ÇY.KONYA-2016
• AN. YAYLACILIK.C.A.ALAGÖZ.CHPY.ANK.1938
• A.TÜRKİSTANA G.Z.K. TDAVY.İST.2000
• ALTAYLARDAN A. DAMGALAR, K.KARA,İST-2006
• ANADOLU KAYAÜSTÜ RESİMLERİ,ERSİN ALOK,A.Y.İST-1988*
• ANADOLUDA O.Y.TÜRK.D.B.Y.S.DİKER.TY.İST-2000
• A.AŞİRETLER,C.OYMAKLAR,YUSUF HALAÇOĞLU,TTKY.ANK-2009***
• A.TÜRKMENLER VE YÖRÜKLER.O.SAKİN.
• A.TÜRK. A.İ.BOZKURT.ÖY.İST-2010
• ALPER TUNGA.AHT.BO.İST-2010*
• A.V.TÜRKLERİN S.TARİHİ.S.MEYDAN.TY.İST-2007
• ALTAY MASALLARI.İ.DİLEK.AY.ANK-2007*
• A.V.K.KITA MU.S.MEYDAN.İKY.İST-2008
• A.YAZI BAŞLANGICI,KAZIM MİRŞAN,MBB,ANK-1994*
• ANADOLU P.TÜRKLERİ,K.MİRŞAN,MBB,ANK-1985*
• A.ALEVİLER VE TAHTACILAR,Y.Z.Y,KBY,ANK-2002
• A.TÜRKLER V.B.B.KIPÇAKLAR. M.ADJİ. DKY. İST-2016
• B. AK.B. YÖRÜKLERİ,M.SEYİRCİ, DERİN Y.İST-2000.
• B.YÜRÜK VE ÇETMİ TÜRKLERİ.K.ÖZER. BURSA- 1948.
• BOZOKLAR-ÜÇOKLAR.İSMAİL UÇAKCI. BY. İST-2015
• B.S.B.T.NEVROZ .G.A.YURT Y. ANK-1998*
• B.S.TÜRKLER.G.AZAK.ÖKY.İST-2008
• B.TÜRKLER.T.G.AY.ANK-2011
• B.TÜRK HALKLARI.L.S.I.O.SY.İST-2009
• B.TÜRK TARİHİ V.K.SELÇUK SİLSÜPÜR,BAM,2014-ANK***
• B.YÖRÜK C.S.YÖRÜKLERİNDÜNYASI.A.ÇELİK.KSY.ISP.- 2005
• ÇADIR DERGİSİ. ANTALYA YÖRÜKLER DER.Y. NİSAN-2006
• ÇİÇİ HAN.H.KANARGI.KY.İST-2016**
• ÇERKESLER.N.BERZEĞ.CYY.İST-2010
• D.B.TÜRK KÜLTÜRÜNÜN G.Ç.B.ÖGEL.TDAVY.İST.
• D.TÜRKLER.M.B.SY.İST-1995
• DOĞU TÜRKLERİ.Ç.K.İST-2008
• ESKİ TÜRKLER.L.N.G.İST-2008
• E.TÜRKLERİN İ.D.UYGARLIK A. N.SUMER. DY.ANK-2014
• 50 YIL ÖNCE T. YÖRÜKLERİN Y.HAYATI.U.J.KBY.ANK.2005*
• EGE YÖRÜKLERİ.M.SEYİRCİ.DERİN Y. İST.2003
• E. TÜRKLERDE K.A.N. SEVİNÇ.TDAVY.İST.
• ERKEN TÜRKLERİN S.YAZITLARI.K.MİRŞAN.TDAVY.İST.2006 *
• ERZURUM V.Ç.D.TARİHİ,H. Z.KOŞAY,TKAE,ANK-1984
• ERGENEKONDAN K.A.TAŞAĞIL.BY.İST-2016
• FETHİYE DERGİSİ-MUĞLA-ARALIK 2004
• GEVARUH VE TİRİŞİN Y.K.R.Pr M.UYANIK,1970*
• HUNLAR.L.N.G.SY.İST.2005
• HUNLAR V.TÜRKİSTAN.J.G.PY.İST.2010
• HİTİTLER.B.B.AY.ANK-2001
• HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR,HANEFİ AVCI,AY,ANK-2010
• İ.C.G.TÜRKLER VE TÜRK ÜLKELERİ.R.ŞEŞEN.TTKY.ANK.2001
• İ.Ö.TÜRK KÜLTÜR TARİHİ.B.ÖGEL.TTKY.ANK.2003
• İ.Ö.TÜRK TARİHİ VE K.G.Ç.TDAVY.İST.2003
• İ.Ö.TÜRK İNANCI.U.OFLAZ.İST-2009
• İRAN TÜRKLERİ.A.KAFKASYALI.BY.İST.2010
• *KAZIM MİRŞAN:ETRÜSKLER,ANADOLU P. TÜRKLERİ,P.TÜRKÇE YAZITLAR*
• K.TÜRK BUDUN KİMMERLER-KEMER*A.H.TERZİOĞLU.PY.ANK-2016*
• K.KIZILDERİLİ.K.B.C.BKY.İST-2005
• KİM BU TÜRKLER.H.ADIGÜZEL.BOY.İST-2016
• KIZILBAŞ TÜRKLER.N.ÇETİNKAYA.KY.ANK-2010
• KÜRT P.D.PERİNÇEK.KY.İST-2010
• KÜRT DİLİ V.S.Ü.İ.G.A. ÖTEKİ Y. ANK.1991
• KÜRTLERİN İ.Ç.TARİHİ.V.K.BERFİN TORİ.1998
• LAZLARIN TARİHİ M.V.A.T.ANT.Y.İST.2000
• MİLLETLER V.H.TARİHİ, TABERİ.MEBY.İST.1991
• METE HAN.A.TEKİN.KY.İST.2010
• O.A.TÜRK DAMGALARI,T.GÜLENSOY,TDAV.İST-2001
• OĞUZLAR,SELÇUK SİLSÜPÜR,BAM,2009-ANK
• O.ASYA MİRASI.A.S.TÜRKLER Y.R.N.F.AY.ANK-2009
• O.Ö.TÜRKLER.A.DELİORMAN.BY.İST-2010
• OSMANLIDA RÜŞVET,O.KITAL.E.Z.KARAL.ANK-1970
• ORTA A.TÜRK İ.S.DİVİTÇİOĞLU.ALFY.İST-2016
• ORTA A.TÜRK T.V.A.ÇAKAN.OKY.ANK-2015
• ÖZBEKİSTAN A.K.TÜRKH.İ.TDAVY.İST.
• ÖZBEKÇE TÜRKÇE SÖZLÜK. B.Y. TDAVY. İST.1994
• P.TÜRKÇE YAZITLAR,K.MİRŞAN,MBB,ANK-1970*
• SON YÖRÜK .O.ŞAHİN.BERFİN Y.İST.2002
• *SON DEVİR OSMANLIDA İ.ULEMASI,HAYDAR AKDEMİR,İBKY,ANT-2015 (*Osmanlı Dönemi;Okul Çeşit,Okutulan Dersler ve Osmanlıca Sözlük:*bkz;14,20,24,34, 40,187,192,232 Sayfalar ve Büluğ-Baliğ Yaşı;K-9 ve E-12: 225.ci Sayfa*).**
• SARIKEÇİLİ YÖR. A.YUNCU.TAK.YOR.SKY.HACETTEPE ÜN.ANK.
• S.V.TÜRK DÜNYASI.A.N.ÇOMAK.SY.İST.2009
• SELÇUKLULAR Z.TÜRKİYE. O.TURAN.B.Y.İST.2002
• SİBİR.-ANA.TAŞTAKİ TÜRKLER.S.SOMUNCUOĞLU.İST-2007*
• SARIKAMIŞTAN ESARETE.Z.YERGÖK ANILARI.S.ÖNAL,RKY,İST-2006
• SÜMERLİLER/K.TÜRKTÜR,V.T.T.B.S.SİLSÜPÜR,BAM,ANK-2016
• *SONER YALÇIN:G.M.DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR,KKY,İST-2016, AYRICA EFENDİ,BEYAZ TÜRKLER,BM,KKY,İST-2006 *
• ŞEHNAME (FARS DESTANI) FİRDEVSİ.MEBY.ANK.1994
• TAHTACILAR VE YÖRÜKLER .K.ÖZBAYRİ.İST.1972
• T.VE S.Y. İLE ÇUMRA YÖRÜK KÖYLERİ.M.Z.TÜRKER.KONYA- 1997
• TARİHİ Y. HALK KÜRTLER.G.A.AVESTE Y.İST.1996
• TÜRKLERİN DİLİ. F.BOZKURT.KBY.ANK.1999
• TÜRKÜN TARİHİ.A.TEKİN.KY.İST-2015
• TARİH TÜRKLERLE BAŞLAR,HULKİ CEVİZOĞLU,CY.ANK-2002.*VE 1919’UN ŞİFRESİ İLE YA SEV, YA SEVR.
• TÜRKLERİN KÖKENİ.O.KARATAY. KY.ANK-2011
• TÜRK H. KÖKENİ.K.T.I,İ.M.M.SY.İST.2008
• TÜRK SOYKIRIMI,K.ERMETİN,TÖRE Y.İST-2001
• TÜRKLERİN K.K.KÖKENLERİ.B.YILMAZ.NY.İST-2009
• TÜRK ŞECERESİ.E.B.HAN.IKSY.İST.2010
• TÜRKLERİN K.K.ETNİK YAPISI.M.IŞIK.YY.İST-2009
• TÜRK KİMLİĞİ.R.ZELYUT.YY.ANK-2010
• TÜRK BAYRAĞI. V.A.Y.F. KURTOĞLU . TTKY ANK. 1992
• TÜRKLER VE KIZILDERİLİLER.R.O.TÜRKKAN.İST-2008
• TÜRKMENİSTANDA. T.V.K.B.E. KBY.ANK.1998
• TÜRK DÜNYASI KONUŞMA KLAVUZU.M.TDAVY.İST.1992
• TÜRKÇE ADLAR DERLEMESİ. E. YURTSEVER.TDAVY.İST.
• TÜRK DÜNYASI TARİH DERGİSİ, Sİ. TDAVY. İST.2000
• T.B.ÖN-TÜRK UYGARLIĞI, R.T.Ç.H.TARCAN.TYG.İST.2004 *
• TÜRK K. KARAKEÇİLİ YÖRÜKLERİ .UBRG. AKMY.ANK.1999
• TÜRKLER VE UZAYLI ATALARI. ALİ BEKTAN.
• TÜRKLERİN H.T.VE D.LY.İST-2016**
• TÜRK HALKLARI.B.GOLDEN.OY.İST-2002
• T.V.FİRAVUNLARIN DİLİ.N.FETTAH.2008
• UYGURLAR.T.ALMAS.SY. İST-2010
• URARTULAR VE D.A.Pr AFİF ERZEN,TTK,ANK-1983
• YAYLALARIN ÖZGÜR ÇOCUKLARI YÖRÜKLER.Z.OĞUZ. KONYA- 2004
• YÖRÜK ÇUVALLARI E.PEKİN.SANAT DÜNYAMIZ:2,5.1975
• YÖRÜKLERDE YÜK ÇULU,E.PEKİN. KÜL.VE SAN.D: 4. 1976
• G.G. AYDINLI YÖRÜKLERİ, M.KELEBEK, K.MARAŞ-2015
******************************************************
*YÖRÜKLERLE İLGİLİ BELGESEL VE FOTOĞRAF BİLGİLERİ*
1 - Yörük Portreleri: çocuklar, yaşlılar, yöresel günlük giyimleriyle Yörük kadınları.
2- Çadır resmi; dış ve iç görünüşü,
3- Koyun-Mal ve Keçi-Davar sürüsü resmi.
4- Kışlak resmi
5- Yaylak resimleri
6- Güzle resmi
7- Pınar-Mığar-Bulak-Kaynak-Su Gözesi resmi
8- Koyun Köpeği; Karabaş resmi
9- Deve, Eşek resmi
10- Yörük kilimi, keçesi, sıra yastığı , heybe, dokuma çuval
11- Yayık,Peynir Tulumu,Su Tuluğu,Dağarcık Resmi
12- Ocak, Sacayağı
13- Yörük köy evleri: Kamış çelenli, toprak damlı, kireç ve aşı toprağı boyalı,tek katlı evler.
14- Yufka ekmeği yapanlar
15-Ardıç Ağacı:Afyon,Kütahya,Tufanbeyli-Adana,Toroslar;Konya-Ereğli-Mersin,Korkuteli- Fethiye arası.
16- Avşar yayla damı resmi:Adana-Tufanbeyli yaylaları ve Antalya- Gündoğmuş İlçesi Alara çayı civarındaki yaylalarda.
17- Türkmen yayla evleri resmi: Konya– Karapınar ve Ereğli ilçesi ile Ulukışla, Aksaray ili arasındaki bozkır, ovalık sahada; Türkmen yaylaları ve bu Anadolu Bozkırındaki Türkmen koyun ağılı, su kuyuları ve yayla evleri.
18- Türkmen çadırı : Söğüt-Bilecik ve Ankara Etnografya Müzesi
19 –Avşar Kilimi ve Türkmen Halısı resmi;Sivas,Taşpınar (Aksaray),Işıklar (Karapınar-Konya)
20- Masan, Sarnıç resmi; Antalya
21- Beyşehir, Karapınar (Konya) ve Afyon dolayında uzun ağaçlı Türkmen su kuyuları.
22- Çok az sayıda da olsa bazı Yörük Obalarının Mayıs-Eylül ayları arası, yayladığı Yaylalar:
a) Antalya- Korkuteli; Söbüce Yaylası
b) Konya- Ereğli- Yellice (Basdırık) Köyünden devamla- Mersin’e doğru; Söbüceova Yaylası
c) Karaman- Ermenek- Sarıveliler ilçelerindeki; Yörükpazarı ve Barcın Yaylaları
d) Adana-Niğde arasındaki Aladağ yaylaları; Üçkapılı, Başyayla
e) Antalya, Isparta, Beyşehir: Anamas, Çayır.
f) Antalya-Elmalı Yaylaları.*Burdur Yaylaları. Bozkır Yaylaları.*
23- Yörük Çadırı ve Yörüklerin kullandığı eşyaların görülebileceği yer: Antalya ili Kemer ilçesi Turban Yat limanı yanındaki Özel bir şahısça düzenlenip işletilen "Yörükparkı"
24-Muğla-Fethiye-Kargı Köyü: Yörük Çadırı ve Yörük Müzesi. Enver YALÇIN, işletmeci.
25-Kerimoğlu İsmail, Yörük Müzesi: Muğla-Fethiye.
25-Muğla-Fethiye-Karaçulha: Yörük Obaları ve Yörük Kültürü Müzesi. Ramazan Kıvrak ve Ali Kıvrak; Yörük Obaları ve Yörük Boyları puroğram yapımcısı:**yorukeditor@hotmail.com / facebook.com/yorukeditor
26-www.biroybil.com
27- www.yorukler.com
28- www.turan.org ** TRanayasam ** yorukocagi** turanim.net***
29- www.ozturkler.com
30- www.yorukturk.com
31- www.turkdirlik.htm
32- TRT Belgesel: Özütürk, Bozkırın Düşü, Son Göç, Kırk Pencere
33- YouTube**: Servet Somuncuoğlu: Damgaların Göçü, Karlı Dağlardaki Sır,Taştaki Türkler, Altın Elbiseli Adam B, MÖ Anadolu Türkleri, Türk Kaya Resimleri
34- Denizli Kadim Türk Tamgaları ve Yazıları
35- Kayıp Türkler;Rengeyiği Türkleri Belgeseli
36- Tomris Hatun;T.İ.Kadın Kağanı
37- Türk Piramitleri
38- Orhun Yazıtları
39- Tarihte Türk Devletleri:137
40- Oğuz Kağan; Zülkarneyn, Hayatı ve Mezarı
41- Adını Hiç Duymadığınız 5 Türk Kahramanı
42- Moğollar ve Haçlılara Diz Çöktüren Kahraman;Sultan Baybarsın Hayatı
43- Hz Ademin Çocukları Çaprazmı Evlendi? :M.Okuyan, C. Taslaman*
44- Dünyada Yaşamış Kadim Irklar ve 7 Kök Soy
45- Torosların Son Yörükleri. M.N.Hız. Albüm-2010* Yörükler-Zeki Oğuz
46- YouTube:ATATÜRK YÖRÜK MÜ?İşte Cevabı;Antalya 2.ci Yörük-Türkmen Çalıştayı
47- Sarıkeçililer:Atlas Dergisi B,Son Göç, Sarıkeçili Yörükleri Belgeseli;1,2. Dağları Yurt Tutanlar
48- YouTube:Hey Geçi, Honamlı Yörük Keçisi, Yörük Hayatı, Yörük Ali Efe B, Silifke Yörükleri, Toros Dağlarında Hatice Gelin B;1,2, Yörükler-Afyon B, Antalyadan Yörükler,Yaylalara Göçediyor, Yörükler Kimdir?, Yörükler-Afyon B,
49- Antalya Kumluca: Yörük Çadırı ve Müzesi
50-www.yorukobaları.com: yorukocagi.com: yorukler.com
51-YouTube: Skythen Das Türk Volk: Sakha Repuplik: Altai Kai: Kezertaş: Tanrı Dağları: Altay Dağları: Yenisey: Turan: Türkler: Uygurlar:Türk Piramitleri:*Yörükler:* Honamlılar.*
52-Pr Ahmet Taşağıl: Türklerle ilgili araştırma, belgesel ve konuşmalar:YouTube.
53-Servet Somuncuoğlu.Sibiryadan Anadoluya-Taştaki Türkler Belgeseli.2007.*
54-Ahmet Yeşiltepe:Zaman Yolcusu;Ekim,Kasım 2017;1,2,3,4. Türklerin İzinde.NTV Belgesel. 2013- 2014:YouTube:* Ergenekon Vadisi, Moğolistan-Orhun,Tuva,Hakas,Doğu Türkistan…!
55-TÜRK UYGARLIĞI, H.TARCAN:www.haluktarcan.com:Türklerin Tarihi, Türklük, Gerçek Türk Tarihi, Latin Alfabesi;Öntürk Alfabesidir
56-PUROTO-TÜRK YAZITLARI,K.MİRŞAN:www.prkazımmirşan.com: Anadoluda 1071’den Önceki Türk İzleri, 15 Bin Yıllık Türk Tarihi, Erken Türk Tarihi, The Proto Türk History-2
57-ADİLE AYDA: altayli.net/Etrüskler-Türk-mü-idi
58-TÜRK DİLİNİN TARİHİ KÖKLERİYLE İLGİLİ KEŞİFLER-ANADOLUDA TÜRKLER
59-ÖTEKİ GÜNDEM-TÜRK SIRLARI –OKTAN KELEŞ
60-Google:PROMETHEUS:YÖRÜKLER-KÖKENİ VE TARİHÇESİ
61-Google:KELEBEK KANATLARINDAKİ HARFLER VE RAKAMLAR—KELEBEK +KANATLAR +ALFABE
62-Google:Sungurtayf58 ;HANGİ TÜRK BOYUNA MENSUPSUNUZ?
***Ayrıca,Cengiz Alyılmaz,Oktan Keleş,Veli Sevin, Ekrem Memiş,Muvaffak Uyanık ve ÖN TÜRK TARİHİ UZMANI;TURGAY TÜFEKÇİOĞLU’nun; Hakkari Mezar Taşları, Kaya Resimleri ve Ön_Türklerle ilgili, Araştırma Eserlerini,YouTubedeki söyleşilerini, ilgilenenlere öneririz.
*****************************************************
***NOT:Ey İlgilenip,Bu Yazıları Okuyan,Bilinçli İnsan; Bu Konuşma ve Belgeselleri, bu görüşleri tümüyle doğru bulup, katıldığımız için buraya koymadık! Akledip,farklı ve gerçekçi düşünüp, ezber bozmanızı istedik! Vatan Sevgisi,İmandan ve Hikmet, Müminin yitiğiymiş;nerede bulursa,hatta Çinde bile olsa, gidip alması gerekirmiş. Aslında,çok dikkat edip;”Yörüğün Köpeğine,Taş Atma”- maya çalıştık! Demek istenen, özet olarak şu; “Yapıp, işlemediğin,yani ispat edemiyeceğin şeylerin peşine takılıp, güzel ömrü heder etmemek gerekirmiş!Koyver gitsin. Uğraşmaya değmezlere, boş,yararsız, anlamsız konulara; vaktini harcama!” Ancak, doğruyu görmek, doğru yolda yürümek, doğru, yasal, meşru ve topluma yararlı,kalıcı işler yapabilmek için; o konuda BİLGİ edinmek, AKLEDİP DÜŞÜNMEK, AKLI VE VİCDANI,BİRLİKTE KULLANMAK GEREKİYORMUŞ! Doğru ve yararlı Bilgi edinebilmek;tıpkı,dalından Yeşil Zeytini toplayıp,kırıp,çizip,suyunu değiştirerek tatlandırmak gibidir!Okuduğunuz kitaptaki bilgiyi,sorgulayıp,yargılamadan alıp, günlük yaşamda kullanmaya kalkmak;Yeşil Zeytini, dalından koparıp,yemeye benzer! Bilgiyi ve Aklı Kullanmaz,hatta Bilgi sahibi olmadan,Fikir sahibi olmaya kalkarsak, Sonumuz; Afganistan, Pakistan,Keşmir,Doğu Türkistan,Gidenin Gelmediği;Yemen ile Nankör ,Öngörüsüz Libyalı, Irak ve Suriyeliler gibi olur! 21.ci yy Türk Asrı Olacak,AVRASYA COĞRAFYASINDA; Türkler Birlik Olup, Turanı Kuracak, derken;Osmanlı(1914-1922),Doğu Türkistan (1949), Kazan(1552,1917), Kırım (1774, 1917, 1944) ve Ahiska Türklerinin(1639,1878,1944) durumuna düşüp;ezilip,silinip, yitip gideriz!** Dünü doğru bilmeyen;HATA VE YANLIŞLARDAN, ÖĞÜT, İPRET alamadığı için; Bugünü anlayıp,gereğince yaşayamaz,Geçmişin sorunlarını çözüp, kurtulamaz ve Geleceği gerçekçi öngörüp,sağlam temeller üzerinde kuramazmış! Halkının; özgürlük, güvenlik, refahı, Devletin devamı için;hiçbir değer üretmeden! Vatandaşı olduğu Devletin adından,üstünde dalgalanan Bayrağın renginden,bana ne diyerek; Ulusal Amaçsız,Manevi,Kutsal Hedefsiz, Huzursuz, mutsuz, umutsuz, kuşku ve korkunun egemenliğinde; sigara içerek,kahvede oyun oynayarak, eğlenmek için;içki içip,silah atarak,bir yük gibi taşıdığı hayatına, son naktayı koyacak; ÖLÜMÜ bekler!!
• “TÜRKMEN VE YÖRÜK AYNI TÜRK BOYUDUR,SEN FARKLI GÖSTERMİŞSİN”, İTİRAZINA İLİŞKİN, YORUM: TÜRKOLOJİ PR N.F.KATANOVUN, ARAŞTIRMASINA GÖRE-1900 YILI; TÜRKLER,48 BOYDAN OLUŞMAKTADIR. OĞUZ KAĞAN DÖNEMİNDE;24 BOY, METE-METİN HAN DÖNEMİNDE İSE 26 BOY!DAHA ESKİLERDE 6, İLK DÖNEMDE İSE OK-UZ VE ON-HUN-KUN OLMAK ÜZERE; 2 BOYDU!** Konya-Ereğlide ağzı laf yapan yaşlı bir amcaya, Yörükler Derneğine gelip,Gençlere;anılarını anlatıp,birikimini aktarmasını, teklif ettiğimizde; ben Yörük değilim,ne işim olur,Yörük Derneğinde dedi! Amcanın soyadı; Türkmen, Köyüde Türkmen köyüydü! Ereğli,karışık bir yer;Balkan(Arnavut, Boşnak, Pomak), Kafkas (Çerkez), Kırım Göçmeni-Tatarlar ile Şeyh Said ve Dersim İsyanlarına katılan kürtlerin aileleri;asimile olsun diye(*hdp açılmış,gençler pkk’ya katılıyor!),iskan edilmiş! Esas yerli Halk ise;Avşar,Bekdik,Çayan,Dağlı-Kakçı,Karacadağ-Aydoğan-Işıklar Türkmeni ve Yörük! Yörükler Derneğine,diğer Türk Boylarından olanlar, hiç gelmiyor! Derneğin adını değiştirip;*BAYTÜRK(*Bekdik, Avşar, Yörük, Türkmen (*Türk+men: Türk+Man=Ben Türküm:Türk Adam!)yapın,Diğer Türk Boylarıda katılsın,birlik, beraberlik, dayanışma sağlansın istedik, olmadı! Yörük ile Türkmeni, biz ayırmadık! Zaten bu halk kesimleri, Osmanlı döneminde;birlik olup,Avşar-Karaman Beyliğini, yeniden kurmasınlar diye; ayrıştırılıp, birbirinden uzaklaştırılıp, farklılaştırılmış!
**Osmanlı Padişahı 3.cü Selim;1683 Viyana bozgunundan beri,sürekli yenilen;Devşirme yönteme dayalı, Yeniçeri Ordu Teşkilatını;ıslah edip,askeri reformla yenilemek istedi! Ancak,subaylar buna karşı çıktı.Bunun üzerine Kadı Abdurrahman Paşayı;yeni bir askeri teşkilat olan;NİZAMI CEDİD’i kurmakla görevlendirdi. Nizamı Cedit kurulmaya ve yeni askerler,eğitime başlayınca; yeniçeriler, fitne ve nifak çıkardı. Selim,cesaret ve azimle yenilikleri sürdürüp, karşıt yeniçeri ağalarını yokedecek yerde, taviz verip,Nizamı Cedidi dağıttı ve A.Paşayıda görevden aldı.Ülke Vatandaşları, o dönemde;eşkıya zulmünden perişandı. Özellikle Aydın yöresinde halkın;can,Namus ve Mal Güvenliği yoktu!Asker görevini hiç yapmıyordu? Yine Antalyada, Halk;Serik-Antalya arasındaki Aksuda bile soyuluyor,ancak zaptiye bir türlü bu soyguncuları bulup, yakalayamıyordu! 1803 yılında yeniçeri ağaları,Tekelioğlu ile işbirliği yaparak, Kadı Abdurrahman Paşayı öldürttü ve malını yağmaladılar.Azan,darbeci isyancılar,padişah Selimide tahttan indirip,1808’de öldürdüler. Islahatçı Selimin yapamadığını,1821 yılında başlatılan yunan isyanının, bastırılmamasını öne sürerek,Halkın desteğini alan, Sultan Mahmut;yozlaşmış yeniçeri ocağını; 1826 yılında kaldırdı!Bu olay Tarihe;VAKAİ HAYRİYE olarak geçti!Tarih yine tekerrür etti,2.ci Abdulhamit;iyiniyetle birşeyler yapmak istedi.Ancak,bakanlarının; olumsuz,artniyetli,yanlış yönlendirmesinin etkisinde kalarak,yeterince kararlı ve cesur olmadığından,Millete;93 Harbinin acılarını yaşattı! Irkçı, ayrılıkçı;arap,kürt,bulgar,rum,ermeni ve yahudi teröristleri affederken;Devlet batıyor diyen;Namık Kemal ve Mithat Paşayı;uyarılarını dikkate alıp, Reform yapmak yerine,sürgüne gönderip,Ahrete yolcu etti!Ahmet Vefik Paşa ve Gazi Osman Paşa gibi Vatanseverleri,Cumhuriyetçi karalamasıyla, üst görevlerden uzak tutup,yetki vermedi,uyarılarını dinlemedi! Türk Tarihi ve İslam geleneğinde hiç görülmeyen;Güvenliği sağlamak ve Devlet işlerini yürütebilmek için;Halkın gelirinin,onda birini;Öşür-Aşar Vergisi olarak almak ve Bağımsız Devlet olmanın,Egemenlik gücü gereği; Para bastırıp,Gelirine göre,Harcamak yerine;1854 yılında başlanan,Yabancılardan DIŞ BORÇ alma, hastalık ve ahmaklığını devam ettirdi. Banka ve yabancı elçiliklerin dayatmasıyla,1856 yılında çıkartılan;Taşınmazda Özel Mülkiyet Fitnesini, kaldırmadı!Halkın,Veba,Çiçek salgınından,perişan olmasına aldırmayan, Sarayın; savurgan davranıp,saltanat sürmesi nedeniyle;Borçlar ödenemeyince, yabancıların Duyunu Umumiyeyi kurup, Osmanlı Devlet Gelirlerine elkoymasını kabullendi. Borca girerek, sadece,1906-1915 arası,9 yıl çalışan, Hicaz Demiryolunu yaptırdı.*2017 yılında bile, Demiryolu çalışmıyor!Hicaz Demiryolu, nedense tekrar Hacıların ve yolcuların hizmetine girdirilmedi! Yabancıların baskısıyla; Bira Fabrikası ve Genelev açılmasına izin verdi. Bugünkü MİT’i;Yıldız Teşkilatı adıyla kurdu. İttihatçılar,Teşkilatı Mahsusa adını verdiler. Ancak, Devlete ve Millete hiç yararı görülmedi!?! 31 Mart 1909’da,Şeyhül İslam fetvası ve askeri darbeyle;İslamın Halifesi,Padişah Abdulhamit, tahttan indirilip,hapse atıldı!Hilafetin Direği ve Devleti Ebed Müddet sandığı, Osmanlının;Birinci Dünya Savaşı felaketiyle;1918 yılında yıkıldığını duyarak,üzüntüden öldü! Kötüleri affetmeyip,gerekli reformları yapsaydı;hem kendi zindana düşmez,hem devlet yıkılmaz, hemde halk;düşman işgali ve zulmüyle, büyük acılar çekmezdi!*Bu anlatılan olaylar bize; Cumhuriyet döneminin yeniçerilerini hatırlattı! Osmanlı dönemindeki olumsuzluk ve yanlışlardan; Öğüt,Ders,İpret almadığımız için,aynı acıları tekrar yaşatmak amacıyla;bir sürü silah verilerek, BÜYÜK KÜRDİSTANI KURMA VAATLİ ve amaçlı;ayrılıkçı pkk-kck-pyd-ypg-peşmerge örgütü, başımıza bela edildi!1914 yılında, Hınçak, Taşnak, Hoybunu kurup: Adana,Van ve Erzurumda; Ermenistanın bağımsızlığını ilan edip,enaz 500 bin Türkü öldürdüğünde; hemen, batılı elçilik ve sözde aydınlar;”Asker,polis, ne yapmak istiyor? Ermeniler ile Komitacı,ayrılıkçı, silahlı örgütleri ayırın! Ermeniler,Tebai sadıkadır,etle tırnak gibiyiz!” Aynı senaryo,az bir değişiklikle,tekrar sahnelendi. Türk-Kürt kardeştir,etle tırnağız, Malazgirtte, Çanakkalede beraber savaştık laflarıyla, Türkler oyalanırken;abd,almanya, israil, ermenistan,ab destekli;ayrılıkçı pkk;29.cu kürt isyanını başlattı! 1978 yılında kurulup,Türk Halkından binlerce masum insanı öldüren, Türk Halkına; 500 mr $ aşkın Ekonomik zarar veren, pkk ile tıpkı yeniçeri ocağı yöntemi taklit edilerek,gerekli mücadele yapılmadı! Amaç;tsk’yı karton gösterip, Türk Halkını,TC Devletinden soğutup,TC Devletini;sahipsiz, savunmasız, korumasız bıraktırıp, Osmanlı Devleti gibi,kolayca parçalayıp, yıkmak! Türk Halkı; çözüm-çözülme-bölünme barışı süreciyle;kürt sorununun kabülü, açılım, barış söylemi ve “pkk;çapulcu sürüsü,3-5 eşkıya,belini kıracaz,başını ezecez,silecez, vurdukmu oturturuz” gibi,boş ve anlamsız laflarla; 2018 yılına kadar oyalanıp,kandırıldı! Devlet,savaş ilan edip, 3-5 ayda,silahlı pkk örgütü militanlarını yoketmedi! Askeri araç nakli,Yol takip,Arazi arama taramasında;uydudan izleme,İHA ile gözetme ve askeri konvoya,birliğe; üstten helikopter koruması yaptırılmadığından; pusuya düşürtülüp, mayına bastırılarak,Türk Halkına; binlerce Şehit verdirilip, eşler dul,çocukları öksüz bıraktırıldı ve devlet; sadece Şehit törenleri düzenledi! 1978-2018 döneminde, pkk ile mücadelede, aynı etkisiz, başarısız yöntemi ısrarla kullananları; Allaha havale ediyoruz! Allah;Vatandaşın güvenliğini sağlamak için para aldığı halde,pkk örgütünü yoketmeyen, pkk destekçisi;natodan çıkmayan,İncirlik şer üssünü kapatmayan,TÜRK EKONOMİSİNİ; ENFLASYON-FAİZ-DÖVİZ ŞEYTAN ÜÇGENİYLE, BUNALIMA, BATAĞA İTEN; abd ve ab’nin;çarkıt,döküntü,kaldırat,hurda,eski model; silah,araç ve cihazlarını satın alıp,paramızı pul eden,üstelik birde utanmadan;natoya bod,ab’ye GeBe olan, 27 Mayıs 1960,12 Mart 1971,12 Eylül 1980 ve 15 Temmuz 2016 askeri darbelerini yapan, bilinçsiz, ilkesiz, ruhsuz,ulusal duygusuz,hiç haketmeden Asgari Ücretlinin 4 katı,yüksek maaş alan,sözde subaylara;Dünya ve Ahret Saadeti nasip etmesin,aldıkları maaşın hayrını görmesinler,zehir,zıkkım olsun!Islah olmaları,doğruyu görmeleri,Vatansever olmaları için yaptığımız,Hayır Dualarımız kabul olmuyor,belki bu sefer, Yurtseverlik,Tüyü bitmemiş yetimler adına yaptığımız, Bedduamız tutar.
AI Website Generator